Issuu on Google+

Gücümüz birliğimizden gelir!

Saldırılara karşı birliğimizi güçlendirelim, uyanık olalım! Patronlar asıl gücünü biz işçilerin örgütsüzlüğünden almaktadır. Bu zamana kadar patronların fabrikalarda oluşturdukları sömürü saltanatı devam ediyorsa, bizim bir araya gelemememizden kaynaklıdır. Ontex işçisi kardeş silkin ve kendine gel. Ontex işçileri olarak özellikle uyanık olmamız gereken bir süreçten geçiyoruz. Çünkü Ontex işçileri sömürüye dur demek için, insanca yaşanacak bir ücret için bir araya gelip örgütlenmeye başlamış durumda. Bu durumun farkında olan Ontex patronu birliğimizi bozmak için her türlü kirli oyunu, ittifakı ve kışkırtmayı devreye sokuyor. İlk önce şunun bilincinde olmalıyız. Hepimiz sonuç itibariyle işçiyiz. Ontex işçilerinin hepsinin çıkarı ortaktır.


Bu süreçte bu oyunlara gelmemek için Ontex işçileri uyanık olmak zorundadır. Çeşitli gerekçelerle ve hatta bekli de para ve mevki vaat edip ya da işten atmakla tehdit edip sizden ispiyonculuk gibi bir onursuzluklar yapmanız istenebilir. En başta işçi sonra da insan olmaktan gelen onurumuzdan kaynaklı bu tür teklifleri reddedelim ve hemen teşhir edelim. Onurunu kaybeden insan insanlıktan çıkmış demektir. İspiyonculuk bu davranışı yapanların anlında bir ömür boyu kara bir leke olarak kalır arkadaşlar. Bir düşünün çocuklarımıza nasıl anlatacağız bu durumu. Patron ilk hamlesini yapmış durumda işçilerin vardiyasını değiştirerek, birliğimizi dağıtmaya çalışıyor. Vermiş olduğumuz haklı ve

onurlu mücadeleyi güçten düşürmeye çalışıyorlar. Buna karşı sakin olalım. Unutmayalım iç biriliğimizi koruduğumuz sürece bu durum mücadelemize hiçbir zarar veremez. Mesaiye kalma ve kalmama yönündeki isteklerimiz kabul edilmiyor. 3’er 5’er gruplar halinde psikolojik baskıya maruz kalıyoruz. Bizleri yılgınlığa düşürmek için vermiş olduğumuz bu haklı mücadeleyi karalıyorlar. Türlü yalan ve dedikodularla iç birliğimizi bölmeye çalışıyorlar. Bu tip dedikodulara kesinlikle itibar etmeyiniz. Ontex işçisi kardeşlerim, Bu mücadele ekmek mücadelesidir. Bu mücadele emek mücadelesidir. Dik duralım emeğimize sahip çıkalım. Ontex’den bir işçi


TİS sürecinde işten atılırsam? Atılan arkadaş; zalamayalım! im i y e lg e b ir b akkında bilh 4 Hiç m ru u d ı ız m n arkadaşları 4 Hemen bütü m! çeyle başvuralı gilendirelim! k e il d e ’n ü ğ ü rl şma Müdü 4 Bölge Çalı m! direnişe geçeli e d n ü n ö ın ın p 4 Ka rkadaşlar; Fabrikadaki a m hakkında ru u d ı ız m rı a şl a n arkad 4 Hemen bütü ! kete geçelim! re a h in iç bilgilendirelim k e k verm aya daşımıza deste a rk a n la tı A atta iş durdurm 4 h a y a tm a şl a v a ndan iş y Yemek boykotu hazır olalım! kadar eylemlere


Sendika nedir? Ne olmalıdır? Sendika nedir? İşçiler, yaşamlarını devam ettirebilmek için bir ücret karşılığı çalışmak yani emek güçlerini patronlara kiralamak zorunda olan insanlardır. Patronların sisteminin temel yasası kar olduğu için üretim maliyetlerini sürekli olarak aşağıya çekmeye çalışırlar. Onun için patronlar işçileri daha uzun süreler çalıştırmaya, daha yoğun çalıştırmaya ve işçi ücretlerini mümkün olduğu kadar düşük tutmaya çalışırlar. İşte böyle işleyen bir düzenin içerisinde işçiler, ağır yaşam koşulları karşısında tek başlarına çözemedikleri sorunların üstesinden gelebilmek için güçlerini birleştirmiştir. İşçi sınıfının ortaya çıkışından bugüne kadar yardım sandıklarından derneklere kadar bir dizi farklı örgütlenme oluşturan işçilerin hak alma mücadelesi, sendikaları yaratmıştır. Bugün işçilerin haklarını aramak için kitlesel olarak yan yana geldikleri ve mücadele ettikleri örgütlere sendika denmektedir.

Bütün sendikalar mücadele eder mi? Bu tarihsel gelişim içerisinde sendikalar da değişime uğramıştır. İşçilerin hak alma mücadelesinden korkan patronlar sınıfı işçi örgütlerinin içerisine kendi ajanlarını sokmuş, türlü oyunlarla, rüşvetlerle işçilerin içerisinden hainler devşirmiştir. Sonuç olarak bir kısım sendika bu saldırılara karşı kendini koruyamayarak bugün “sarı sendika” denen hale gelmiştir. Yani işçilerin birliğini ortadan kaldıramayanlar “öyleymiş” gibi


davranan örgütler yaratmışlardır. Sonuç olarak bu “öyleymiş” gibi davranan örgütler de hak almak için mücadele etmek yerine patronların sözcülüğünü yapmaya başlamışlardır. Sendikalar nasıl olmalıdır? Sendika eğer bir işçi örgütü ise doğal olarak örgütlü olduğu yerdeki işçilerin kararları doğrultusunda hareket etmeli, onların ihtiyaçlarına cevap verebilmelidir. Ortada olan ihtiyaç “işçilerin” ihtiyaçları olduğuna göre, üretimden kopuk olan “sendikacılar” bu ihtiyaçları anlayamayacak hatta önemsemeyeceklerdir. Bir sendikal örgütlülükte temel taleplerimiz şöyle olmalıdır: • İşyerlerinde TİS komiteleri, işyeri komiteleri kurulmalı, tüm kararlarda işçilere söz ve karar hakkı tanınmalıdır. • İşyeri komiteleri ve temsilciler seçimle iş başına gelmeli, gerektiğinde geri çağrılmalıdır. Toplu sözleşmede yetkili işyeri komiteleri olmalıdır. • Sendika yönetimine gelen işçiler görevlerini yerine getirmediği koşullarda derhal geri çağrılabilmelidir. • Sendika üyelerinin eğitimi-

ne yeterince fon ayrılmalıdır. • Profesyonel çalışan sendikacıların ücreti, o işkolundaki işçilerin ortalama ücretini geçmemelidir. • Gelirler ve harcamalar konusunda tüm işçiler bilgilendirilmelidir. Sendikalar bizlerindir, işbirlikçilerden temizleyelim! Kısacası bugün bir dizi sendikanın başına çöreklenmiş olan işbirlikçiler işçi sınıfına ihanette sınır tanımasa da aslında sendikalar bizlerin örgütleridir. Ve bu yüzden sendikalara sahip çıkmak ve bu işbirlikçilerden temizlemek bizlerin görevidir. Sendikal bürokrasi denen bu ağa takımını yola getirmenin yolu da kendi birliğimizi sağlamaktan geçmektedir. Bizleri bölmek için kullandıkları bütün oyunlara inat, farklılıklarımızı renklerimiz sayarak birlikteliğimizi kurmalıyız. Unutmayalım, işçiler gökkuşağı gibidir. Nasıl ki gökkuşağı yedi ayrı renkten oluşursa bizler de öyle farklılıklara sahibiz. Ancak gökkuşağının anlamı o yedi ayrı rengin bir arada durmasındadır. Bizler de bu birliği sağladığımız ölçüde karşımızda ne patronlar durabilir ne de sendika ağaları!


Ontex’de çalışan kadın işçilere çağrı…

Mücadelede yerimizi alalım!

Ontex işçisi kadın arkadaşlar, Bizler fabrikamızda birçok sorunla karşı karşıya kalıyoruz. Hem kadın olduğumuzdan, hem de işçi olduğumuzdan kaynaklı bu sorunlara karşı duyarlı olabilmeliyiz. Yoğun ve ağır çalışma koşullarına dur demeliyiz. Koşullar ağırlaştıkça baskılar da ağırlaşmakta. Sadece kadın işçiler değil, bütün Ontex çalışanları aynı sorunlarla karşı karşıya. Bu zamana kadar bizi uyutanlar bizi uyandırmamak için ellerinden geleni yapmaktadır.

Her türlü baskıyı ve tehdidi biz işçilere uygulamaktadırlar. Bu zamana kadar sessiz kaldık ancak artık hesap sormanın zamanı gelmiştir. Ontex işçileri artık yeter demiştir. Toplu sözleşmelerine sahip çıkan Ontex işçileri haftalardır, bu zamana kadar kendilerinden gizlenerek imzalanan toplu sözleşmelerine kitlesel olarak sahip çıktılar. Bu çerçevede eğitim toplantıları düzenlediler. İşlerini yapmayan sendika temsilcilerine görevlerini hatırlattılar.


Ancak kadın işçiler bu süreçte sınırlı olarak yer almakta. Sonuçta biz kadınlar da Ontex’de anımsanmayacak derecede üretim süreçlerinde yer alıyoruz. Biz kadınlara bu süreçte daha fazla sorumluluk düşüyor. En fazla susturulan bizleriz. İşten çıkarılma olunca ilk tehdit edilen biz kadılarız. Düşük ücretlere çalıştırılıyoruz. Kadın olduğumuzdan kaynaklı rahatlıkla psikolojik baskı ve hakarete maruz kalıyoruz. Bu sorunlara karşı Ontex işçileri olarak çözüm üretemediğimiz oranda susturulmaya ve sindirilmeye devam edeceğiz. Kadın işçi kardeşlerim; Ontex işçilerinin yükselttiği mücadele hepimizin mücadelesidir. İnsanca yaşanabilecek bir ücret için, işçi haklarını koruyan ve

geliştiren bir toplu iş sözleşmesi için, patronun değil işçilerin sorunlarıyla ilgilenen sendika temsilcisi için bir araya gelen Ontex işçileri, kadın işçi kardeşlerini mücadelede bir adım daha önde görmek istiyor. Kadın işçilerin bu süreçte daha aktif yer alması gerekiyor. Sorunlarımızın çözümü birlik olmamızdan geçiyor. Eğer birliğimizi oluşturamazsak çocuğumuz geleceği her geçen gün kararacak. Eve götürdüğümüz ekmeğimiz her gün küçülecek. Geçim sıkıntısından psikolojimiz bozulacak. Bunlarla karşılaşmamak için kadın işçiler de bu mücadelede yerlerini almalıdır. Kadın erkek işçiler el ele örgütlü mücadeleye! Ontex’den bir kadın işçi


Direnişteki UPS işçilerini ziyaret ettik 12 Ocak sabahı İstanbul Mahmutbey’deki AKSA Jeneratör önünde toplanmamızın ardından coşkulu sloganlarla direniş alanına doğru yürüyüşe geçtik. Direniş çadırı önünde ilk olarak bir arkadaşımız söz aldı. UPS direnişini selamlayarak sözlerine başlayan arkadaşımız geçmekte olduğumuz toplu sözleşme sürecini aktardı. UPS direnişini sahiplendiğimizi ve ifade eden arkadaşımız, işçi sınıfının mücadeleden başka yolu olmadığını söyledi Ardından söz alan TÜMTİS İstanbul Şube Başkanı Çayan Dursun ise direnişte geçen 8,5 ayın ardından yaşanan gelişmeleri aktardı. Yapılan görüşmeler sonucunda UPS yönetimiyle anlaşmak üzere olunduğunu ifade eden Dursun, Türkiye çapında işten atılan işçilerin 11’i dışında taşeron işçiler de dahil olmak üzere tüm işçilerin işbaşı yapacağını ifade etti. Konuşmaların ardından UPS işçileriyle oldukça canlı geçen sohbetler gerçekleştirdik. Çaylarımızı içerken yaptığımız sohbetlerde UPS işçilerinin deneyimlerinden öğrenirken önümüzdeki sürecin ne kadar zorlu olduğunu anladık.

PTT işçilerine destek verdik 18 Ocak günü ise Topkapı’da direnişte olan PTT işçilerini ziyaret ederek mücadelelerinde başarılar diledik. Direniş çadırı yakınında servisten indikten sonra çadıra doğru yürüyüşe geçtik. Yürüyüş sırasında “Direne direne kazanacağız!”, “PTT işçisi yalnız değildir!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!” sloganlarını hep bir ağızdan haykırdık. Bizleri sloganlarla karşılayan direnişçi PTT işçileri süreçleri hakkında bilgilendirerek direnme kararlılıklarını vurguladılar. Daha sonra bir arkadaşımız yaptığı konuşmada, toplu sözleşme sürecini anlattı ve bu mücadele sürecinde hakları için direnen PTT işçilerinin yanlarında olmak istediklerini ifade etti. Hazırladığımız TİS taslağını sendikaya vereceğimizi de söyleyen arkadaşımız sözlerini noktaladıktan sonra sendikaya gitmek üzere direniş alanından sloganlarla ayrıldık.


Ontex İşçi Bülteni