Issuu on Google+

www.onikidergisi.com

Kasım 2009

Şehircilik Ramazan Demir demirrot@hotmail.com

S

ize

nasıl bir

evde

oturmak istersiniz di-

ye sorsam , nasıl cevaplardınız?

Muhtemelen cevabınız iki ya da üç katlı, arabanızı park .edebileceğiniz önünde park alanı olan ve çevresinde çok da büyük olmasa bile küçük bir bahçeli bir ev tariflersiniz ya da en azından ben öyle yapardım.

Peki

hangimiz

böyle bir evde oturuyoruz?

Yaşadığımız çevreyi, evleri biraz düşünürsek, hiç böyle bir evde ikamet edenimiz yoktur ya da iyimser bir yaklaşımla düşük bir yüzde vardır. İşte problem de burada, herkes böyle bir evde oturmak 20

isterken neden bu oranlar çok düşük? Bu sorunun kaynağında bir kaç neden var. Problemin birinci ve asıl kaynağında planlama eksikliği, yani şehirlerin bu şekilde dizayn edilmemesi vardır. İkinci ve daha vahim olanı ise bilinç eksikliğidir. Bilinç eksikliği ile kastedilen bu tür bir yaşam tarzı bilinmediğinden insanlar bu tür yaşam alanlarını talep etmemektedir. Planlama konusunu ayrıca irdeleyeceğiz ama insanların bu tür evleri talep etmemesi ise büyük bir hatadır. İnsanların talep etmemesinin açıklaması ekonomik kaynaklı olduğu varsayılabilir. Ancak bu varsayım ne yazık ki yanlıştır. Nedeni ise 18. kattaki isimleri şehir ile biten sitelerdeki apartman dairesine

kucak dolusu para vermeleri, insanların paralarının . olduğunun kanıtıdır. Planlama eksikliği konunun çözümünde anahtar rol oynamaktadır. Bu tür yaşam alanları talep edilse bile insanlar şu anda bu tür yaşam alanları pek bulamamaktadır. Bizim şehirlerimizde planlama yapılırken, yapılar dikey düzlemde büyürken, gelişmiş olarak kabul edilen ülkelerde yapıların, kat sayısı sınırlandırılarak yatay düzlemde genişlemesi sağlanmıştır.


www.onikidergisi.com Bu karar şehirlerde yaşanan birçok problemin asıl kaynağıdır. Şehirlerde yaşadığınız ilk problem nedir? İlk akla gelen konu trafik problemidir. * Medeniyetimizin matematik biliminde ne kadar güçlü olduğu bilinmektedir. Dört işlem ile basitçe çözülebilecek bu problem neden insanların yakıt, zaman, araçların yıpranması ve ruhsal çöküntü gibi büyük problemlere sebep olmaktadır. Planlama eksiği nedeniyle, şöyle ki genişliği belirli olan bir yoldan geçebilecek maksimum araç sayısı belli iken siz o yolun kapasitesinin yetmeyeceği sayıda araç geçirmeye çalışırsanız tabi ki sıkışıklık olacaktır. Bu problem apartmanlarda oturan insan sayısına göre değil, yol kapasitesinin o bölgenin yüzey alanında yaşayabilecek insan sayısına göre planlanmasından . kaynaklanmaktadır.

Bu tür yaşam alanlarında karşılaşılan bir diğer problem ise yeşil alan eksikliği ve park ve bahçe sayılarındaki eksikliktir. Kocaman kocaman apartmanların yanında bir ağaç, nüfusu en az 288 kişi olan birapartman için yeşil alan sayılamaz tabi ki. (18 kat x 4 daire/ kat x 4 kişi)

Kasım 2009 Kocaman kocaman apartmanlarda yaşamak mı istiyoruz yoksa? İnsanların eğilimlerine baktığınızda evet, 288 dairenin bir binaya sığdırıldığı ve insanların bir komşusunu bile tanımadığı evler. Şimdi insanların birde otoban manzaralı evlere kucak dolusu para vermeleri var ki, insana ilginç geliyor. İşte buradan hareketle, insanlar talep etseler hayal ettikleri evlerde yaşamayı, bu şekilde evlere aynı kucak dolusu paralarla sahip olabilecekler.

İnsanların önemine tam olarak farkına varmadığı yeşil alan eksikliği esasında çok mühimdir. Bu alanlarda yaşayarak büyüyecek çocukların ve boş vakitlerinde bahçelerinde ailesi ile meyve ve sebze yetiştiren ebeveynlerin psiko-lojileri bu işle uğraşmayanlara göre tabi ki daha iyimser olacaktır. Bir diğer maruz kalınan problem, ikametgâh için kullanılan yaşam alanlarının kalitesizliğidir. Yazımın başında ki sorumun asıl amacı buydu. Hayal ettiğimiz gibi evler ne yazık ki çok fazla mevcut değil; ancak insanlarda bu şekilde bir yaşam talep etmiyorlar ki. * Cebirin babası El Harezmi olarak kabul edilir. Avrupalılar bu ismi Al harız mi ve al garizmi olarak telaffuz ettiklerinden kendi dillerinde cebir bilimine algebra ve bu problemlere algoritma adını verirler.

Konunun diğer bir kanadı ise insanlar istediğinde yapılabilecek mi? Sorunun cevabı elbette evet, bir kaç farklı ülkenin mimarisine bakarsak İtalya, Almanya ve Amerika da bu tür yaşam alanları çokça mevcut. Nasıl yapılıyor? Bir kaç sihirli anahtarla, şehir ve bölge planlama ve insanların nüfus sayıları için şehrin nüfus kapasitesini planlayarak yapılmaktadır.

21


www.onikidergisi.com Tabi ki bu konu bahsettiğimiz gibi kolayca yapılabilecek bir dönüşüm değildir. Öncelikle insanların yaşamak istedikleri bu tür yaşam alanları planlanmalıdır. Sonrasında engel oluşturan metruk yahut dönüşüme engel olan yapıların tahliyesi ve bu yapıların mümkünse dönüştürülmesidir. Eğer dönüşüm mümkün değilse bu yapıların kaldırılıp yerine rahat yaşam alanlarının inşa edilmesi gereklidir. Önemli bir tanımı vurgulamak istiyorum, modern değil rahat yaşam alanları planlanmalı ve geçiş . yapılmalıdır.

Kasım 2009

İtalyan Mimarisi

▄ Alman Mimarisi

22


ONİKİ DERGİSİ KASIM RAMAZAN