Page 1

OMC

e-konomi dergisi 01 Ekim 2013 Sayı 14

Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı, 2013 Yılı İlk Sekiz Ayında %12 Arttı.

ISSN: 2148-0222

NURETTİN KULEN: “Otomotiv sektörüne baktığımız zaman; Türkiye’de hala daha çok iş var.”


BAŞ YAZI

OMC Türkiye adına İmtiyaz Sahibi Reşat GÜNEY resat.guney@omcekonomi.com

Reşat GÜNEY resat.guney@omcturkiye.com resat.guney@omcekonomi.com

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Melih FALAY melih.falay@omcekonomi.com Satış Sorumlusu Cevdet GÜNEY Editör Mustafa Ali BUDAK

Merhaba,

Bu ay ki sayımız yoğun istek üzerine her ayın başında yayınlanmaya başlayacak tekrar bildiğiniz üzere her ayın 15’ın de yayınlıyorduk dergimizi ayın sonuna doğru dergimiz ulaşıyordu okuyucularımıza bu sebeple artık her ayın başında dergimizi sizlere ulaştıracağız

Biliyorsunuz OMC TV de geçtiğimiz ay yayına girdi ve şu ana kadar sizlerin takdirleri bizlere ulaştı öncelikle gösterdiğiniz ilgi için son derece teşekkür ederim ümit ederim yakın zaman da farklı konu ve içeriklerle de OMC TV ‘yi zenginleştireceğiz, Bu arada OMC Türkiye’den de haberler vermek istiyorum sizlere bu ay İzmir ve Bursa şubelerimizde Ankara’dan sonra hizmet vermeye başlıyor ümit ederim başarılı oluruz. Bu ay ki yerel gündem kapak konuğumuz Kımızıtaş Holding İcra Kurulu Başkanı/Ceo Nurettin KULEN, çok değerli ekonomik değerlendirmeler de bulundu zevkle okuyup bilgi edineceğiniz birçok konuyu bu ay ki sayımızda bulacağınız düşünüyorum. Keyifle bilgiye ulaşmanızı, savaştan uzak, mutlu, başarılı ve bol kazançlı ve riskleri az bir çalışma ayı diliyorum…

Yazarlar Avni AKER Ayşen HAMAMCIOĞLU BAGEV Cüneyt ARIK Duran ÇİFTÇİ Erol KABADAYI Günay ŞENCAN Reşat GÜNEY Şükrü ERDEM Yayın Türü Bölgesel Süreli Yayın ISSN: 2148-0222 Baskı ve Cilt Yenigün Matbaacılık Kışla Mah. 35. Sokak Gökalp Apt. No: 10 / A 07040 Muratpaşa / ANTALYA Tel: 0242 241 88 44 Yönetim Yeri OMC Türkiye Mevlana Kavşağı Mirador İş Merkezi Ofis: 17 Antalya / TÜRKİYE T: 0242 312 88 46 - 47 OMC e-konomi OMC Türkiye tarafından ayda bir yayınlanan bölgesel ekonomi dergisidir. Bu yayının tamamı ya da bir bölümü yayıncısının izni olmaksızın çoğaltılmaz ve yayınlanmaz. Bu dergide yayınlanan köşe yazıları, yazarların sorumluluğundadır. 3


14

EKONOMİ 6- Şimdi Şiir Zamanı Şükrü ERDEM

14- KDV ve ÖTV Artışları İç Talepte Artışı Gösteriyor Güngör URAS

16- Antalya-Konya Hızlı Tren Hattı BAKA

18- Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı, 2013 Yılı İlk Sekiz Ayında %12 Arttı. Otomotiv Distribütörleri Derneği

26- Batı Akdeniz - Ekometre - VI BAGEV

TABLOLARLA EKONOMİK ANALİZ 24- Demiryolları Uzunluğu, Tren, Yolcu, Yük Taşımaları Ve Ton Kilometre TUİK

25- Havaalanlarında Toplam Yolcu Ve Yük Trafiği TUİK

RÖPORTAJ Kımızıtaş Holding İcra Kurulu Başkanı/Ceo Nurettin KULEN


SEKTÖREL MAKALE 40- Kurumda İnsan Kaynakları Stratejisi Belirleme Teknikleri Reşat GÜNEY

42- Deniz Yolculuğu Ve Kruvaziyer Turizmi Avni AKER

46- Dünyanın En Şanssız Adamı Erol KABADAYI

50- Ağaç Dikmek İçin Ağaç Kesmek Cüneyt ARIK

54- Sub.Liminal - Eşik.Altı Ayşen HAMAMCIOĞLU

58- Daha Hızlı Ve Sürekli İhracat İçin… Günay ŞENCAN

62- Şirket Sözleşmelerinin TTK’na Uyarlanması Duran ÇİFTÇİ

KÜLTÜR SANAT 66- Antalya’da “Anadolu Sihiri”

YEREL GÜNDEM 23. Dönem Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü ÇÖLLÜ


EKONOMİ

Şimdi Şiir Zamanı Giriş: Gündemden ve Güncelden Çıkmak İçin

Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama

Sonra koş git işine, dünden önceki günden hatta daha da eskiden yarım ne kadar

Yarım saat erkene kurulsun saatin

işin varsa hepsini tamamla

Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine

Ohhh şöyle bir hafifle

uyandım diye sevin..

Bir güzel kahve ısmarla kendine

Pencereni aç yağmur da olsa fırtına da olsa nefes al derin derin Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin…

Doç. Şükrü ERDEM Akdeniz Üniversitesi İktisat Bölümü sukru.erdem@omcekonomi.com

Geceden hazır olsun yarın ne giyeceğin Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart Çek kızarmış ekmek kokusunu içine

de Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık Yağmur varsa ıslan güneş varsa ısın hatta üşü hava soğuksa Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil görerek bak Çiçek görürsen kokla köpek görürsen

Bak güzelim kahvaltının keyfine..

okşa çocuk görürsen yanağından makas

Ayakkabıların boyalı olsun kokun mis

al..

Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin

6

Seni mutlu eden sesi duymak için alo

Sonra şöyle bir düşün kimler sana yol açtı, sen çok darda iken kimler seni


EKONOMİ duygularının azdığını ve özellikle genç nesli kaybetmekte olduğumuzu görüyorum. Okuyucuyu üzecek veya sıkacak şeyler yazmak -özellikle de bir ekonomi-iş dünyası dergisinde bu tür şeyler yazmakbelki de sorumsuzluk. Ama Türkiye’de her yerdeki ideoloji kamuflajlı iktidar savaşlarının topluma ödeteceği bedelin bugün ödettiğinden çok daha ürkütücü olabileceğini söylemek gerek. Toplum, kurumlar ve bireylerin çok büyük kısmı temel insani değerleri kaybediyor. Bireylerin ve toplumun psikolojisini sağaltacak makro, mezo ve mikro düzeyde toplumsal ve bireysel önlemler alınmazsa geç ferahlattı? Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı? Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi? Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara Hatırlarını sor öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor… Bu sadece onların değil senin de yüreğini ısıtacak yüzünde güller açtıracak… Günün güzeldi değil mi?

Bu yıl, bir dostum verdi Can Yücel’in bu farklı şiirini, ilaç yerine. “Gel-

Anayasa, zihniyet ve kurumsal değişim

mişiz, çekeceğiz” noktasına gelmemişler,

gibi şeyler olmazsa Türkiye “bir musibet

özellikle de gençler için öğretici ve bu

bin nasihatten iyidir” sözünü doğrulaya

nedenle derste de kullandığım bir şiir.

doğrulaya evrilecek.

Böyle bir şiir bile bırakılabilecek en güzel

kumaş örtü olsun…

Birileri hiç olmazsa TSE’nin kalite bel-

miraslardan birisidir. Hasan Ali Yücel’in

gelendirme sistemini yeniden ele alsa, şu

de o dönem yaptırmış olduğu klasikler

kalite bayrakları baştan başlayarak bütün

çevirileri (Smith, Ricardo, Keynes’lerden

kurumlara değerler eğitimi koşuluyla

Gölpınarlı’nın çalışmalarına kadar inanıl-

yeniden verilmeye başlansa. Hiç olmazsa

maz bir yayın zenginliği) önemli hizmet

kendimizi bu kadar kandırmasak.

mirasıdır.

Akşamın da güzel olsun… Yemeğin ne olursa olsun masanda illaki

olacak. Korkarım ki, insan ve ahlak odaklı

Şunu ekleyerek bu bölümü bitireyim. Bunların ekonomiyle ilgisiz konular

Türkiye ne yazık ki, bu şiirde yazan

olmadığını sanıyorum. Hatta bence tersi,

yaşama sanatını öğrenmedi, öğretme-

bu konular şu anda Türkiye için MB para

Saklama tabakları bardakları misafire

di. İyiliği ve güzelliği, doğru yaşamayı

politikası kadar önemli.

Sizden alâ misafir mi var bu dünyada

öğretmeyen bu sistemin toplumu bir

Ailecek kurulun sofraya, öyle acele

nefret-şiddet-cinnet sarmalına soktuğu

acele değil, vazife yapar gibi hiç değil

Basında Dikkatimi Çekenler: Şiir, Felsefe, Ahlak Reformu ve İktisat

acaba yalnızca benim kötümserliğim mi?

Yazıya böyle başladıktan sonra bir

Yıllar boyu her tür büyük ideolojik nutuk

gazetecimizin, Bardakçı’nın “Türkiye’de

lezzet katar gibi eksik bıraktıklarını ta-

ve tavırların birey veya grup hesapları-

artık iyi şair kalmadı” sözlerini ve “sussan

mamlar gibi tadına var akşamının…

nın kamuflajı veya psikolojik savunması

olmuyor susmasan olmaz, yazsan olmu-

Gece evinde dostların olsun

olduğunu gördüm. Bugün de bu kültürün

yor yazmasan olmaz” şarkısını aktardığı

Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun…

yarattığı çöl ikliminde sevgisizlik, ada-

dikkatimi çekti. Büyük şair neden kalsın

Arkadaşım, hayat bu, daha ne olsun?

letsizlik duygusu, güvensizlik, saygısızlık,

ki, Türkiye şair, yazar, bilim adamı kaç

Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

kabalık atmosferinin yayıldığını, nefret

evladını bağrına bastı, bırakalım bağrına

Şöyle keyife keyif katar gibi lezzete

7


EKONOMİ basmayı evlatlarını yemedi mi? Kaç şairin, yazarın anıtı var, hangilerinin ismi üniversitelere verildi? Türkiye’nin “O, Türkiye’dir, dokunulmazdır” denilen bir şairi, yazarı oldu mu? Tam tersine ezilmeyen, hırpalanmayan bir tek büyük sanatçı kaldı mı? Türkiye bir ulusun ancak herkesin bağrına bastığı büyük fikir adamı, filozof, şair, yazar, sanatçılarla ortaya çıkabileceğini, “Pantheon”u olmayan bir ulusun

larda en güzel saptamalardan birisini

istihdam, can ve mal güvenliği, fikir ve

olamayacağını bir tek gün düşündü mü?

Sayın Uras’ta okudum. ”Ne gerekiyor ise

vicdan hürriyeti, insan hakları, çevre,

yaparız. Ülkede inşaat sektörü gelişir”

demokrasi, teknoloji, bilim, sanat, kültür,

konularda ve hatta “lokantalar üzeri-

deniliyor. Olimpiyat ruhunu, felsefesini

opera, tiyatro, konser gibi alanlarda ülke

ne” yazılarını hayranlıkla okuduğum, bu

hatırlayan yok....Olimpiyatların ‘te-

insanına çağdaş insanların sahip oldukları

konuda Türkiye’de ilk olmuş bir ustadır.

sis’den ibaret olmadığı, ....sporun her ne

imkânlar sağlanamıyor ise, büyüme de

İktisadın bugünkü gibi herkesin öğrenmiş

pahasına olur ise olsun yarış kazanmak

kalkınma da bir anlam ifade etmez”.

olduğu popüler bir alan olmadığı, hatta

olmadığı hatırlanır. Sporun arkasında,

bir rant alanı olduğu zaman çok şeyi

ahlâk, sevgi, huzur, barış gibi değerlerin

ondan öğreniyorduk. Ustalık motivasyonu-

bulunduğu fark edilir... İnsanların, onurla- anlatırdık, ama anlaşılan onu da yapama-

nun verdiği enerjiyle yüksek bir tempoyu

rının korunduğu barış ve huzur ortamında

-Sayın Güngör Uras, gençken ekonomik

spora yönlenmelerinin önemini görelim,

Biz de kalkınmayı büyümeden farklı olarak bu yönde bir yapısal değişim olarak

mışız. -Bir köşe yazarımız, “ahlak reformu” kavramını kullanmış, güzel kavram, yapısal reformların birinci konusu olmalı. Ancak, aynı günlerde “felsefe derslerinin kafa karıştırmamak için azaltılması” gündeme geldi. Felsefe derslerinin 1980’de kaldırıldığını sanıyordum, demek ki, bazı fakültelerde kalmış. “Demek ki, bazı şeyler yıllara ve kişilere bağlı değil, “muhteşem” bir devamlılık söz konusu” diyecektim ki, kararın geri alınacağı duyuruldu. -Bir iktisatçımız soruyor “çeyreklik kredi artışları 50-60, üretim artışları 30 milyar TL, nasıl oluyor?”, diğer iktisatçı-

nicelik ve nitelik olarak hiç düşürmeden

mız “birinde enflasyon yok” diyor ve biz de görüyoruz ki, kredi ve GSYH ilişkisi

yazıyor. Sayın Uras’ın yazılarında “çizgisi-

Kim okudu, kim sakladı bilmem ama bu

ni bozmaması” da çok az gördüğümüz bir

bir şeyin ruhu, felsefesi konusu çok büyük

üzerine onlarca makale var, ama bilgimiz

örnektir. Antalya için, OMC için yazması

konu.

yok. Burada da Sayın Cansen’in “İktisat-

büyük bir jest, umarım devam eder bizi onurlandırmaya. 2020 Olimpiyatları için günlük yazı-

8

bilelim”...

Bu da Sayın Uras’ın büyüme-gelişme

çılar iktisatla ilgilensin” yazısı aklıma

ayrımı üzerine hatırlatması: “Sağlık,

geliyor. Bütün bölümlerimize dağıtılması

eğitim, sosyal güvenlik, gelir dağılımı,

gereken bir yazı.


EKONOMİ Ve İktisat İkinci Çeyrek Büyüme: Üretim çok harcama az, demek ki stoklar artmış Beklentileri oldukça aşarak %4.4’e ulaşan büyüme hızında kredi destekli tüketim, kamu harcamaları ve stok artışının rol oynadığı çok yazıldı. Stoklardaki değişimin büyüme, kur artışına karşı önlem, beklentiler ve bir dengeleme kalemi olduğu için diğer etkenlerle ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Grafik stok artışının 2001 ve 2009 krizlerinden sonra gerçekleştiğini gösteriyor (2013’de yıllık veri olmadığı için grafik sert bir değişim görüntüsü vermektedir). 2012 yılındaki büyümenin ne denli düşük kalmış olduğunu da daha iyi anlıyoruz. Şimdilik büyümenin ciddi ölçüde inşa-

yazıldı ve Özatay tarafından da aktarıldı.

düşük ücret temelli ihracat yönlü büyüme

Dolayısıyla bu biçimde yalnızca devresel

modeli sorgulanır oldu.

etkenlerle açıklanmasının anlamı kalmadı.

Türkiye’de de ilgili Bakanlık, Sanayi Stratejisi belgesini, bir kurum da 2023 İhracat Stratejisi belgesini hazırladı. Bu raporlarda tekstil, otomotiv, demir-çelik gibi -artık çok geç de olsa- özel sektörde bir bilgi birikimi oluşmuş geleneksel sektörler ele alınıyor. Ancak, yeni teknolojilere ilişkin bir bilgi birikiminin, hedefin, iddianın olmadığı görülüyor. İnsansız keşif uçağı, “milli uydu” gibi çalışmalar bulunuyor. Ancak, sanayi

Büyüme ve stok değişimi at yatırım veya harcamalarına dayandığı, dengeli olmadığı, kalitesinin yüksek olmadığı, cari açık nedeniyle sürdürülebilir görünmediği söylenebilir. Yıllık 55 milyar dolarla yeniden %6’ya

Sanayi Politikası: Var mı, Olmalı mı, Olacaksa Nasıl? Türkiye ekonomisinde büyüme de cari açık da sanayileşmemizin derecesi ve kalitesi ile ilgili. Bu nedenle şimdi geçen

ulaşan cari açık oranı ve Temmuz ayın-

sayıda belirttiğim konuya, sanayi politika-

da yalnızca resmi rezerv ve net hata

sına geçelim;

kalemiyle finansman, sürdürülemezliği

veya ihracat stratejisi raporlarında yeni teknolojilere ilişkin yazılanlar benim bile bir günde oturup yapabileceğim kadarını geçmiyor. Kıyıda köşede yapılan deneyler, ürün çalışmaları henüz bütünü görme bilgisi üretmiyor.

Son küresel kriz sonrası sanayi politi-

kanıtladı. Dış dengede veya cari dengede

kası yeniden gündeme alınan bir konu.

bozulmada kur artışının kısa dönemli de-

İngiltere’de kriz sonrasında sendikalar bir

ğer etkisi, altın ithalatında anlaşılmaz(!)

araya gelip yeni sanayi politikası raporu

artış ve petrol fiyatlarındaki artış rol oy-

hazırladılar. ABD’de kriz özel sektö-

nuyor. Ancak, bu açıklama artık anlamsız.

rün yeni teknolojilere yönelerek atılım

Yapısal cari açık konusu MB uzmanlarınca

yapmasını sağladı. Gelişen ülkelerde de

9


EKONOMİ Şimdi bir de Fransa’nın henüz yeni sa-

üreteceği, ne tür yasalara, kurumlara,

gibi kendilerini inşaat, elektrik santrali,

yılabilecek hükümetinin geçen hafta ilan

finansmana gereksinim duyulduğu çalı-

hizmet zincirleri (restoran, kafe, pera-

ettiği sanayi stratejisine bakalım. Aslında

şılmalıdır. Yani, yeni teşvik sistemindeki

kende), e-ticaret portalı, otel, medya

bu yazıda G. Kore örneği üzerinde dura-

ithal ikameci stratejik sektör tanımının

gibi sanayi dışındaki tüm sektörlere atmış

caktım, ama Fransa’nın strateji belgesi

ötesinde bir bakış gerekiyor.

durumdalar.

de Japon ve G. Kore deneyimlerini ele

Öyle görünüyor ki, bugün bunu Türki-

Sanayide ithal ikamesi, ihracat yönlü

almış ve şu aşamada Türkiye için daha iyi

ye’de tek başına yapacak kurum yok. Bazı

büyüme dönemlerinden sonra ithalata

bir örnek olabilir.

bakanlıkların ne ile uğraştıklarını, nasıl

dayalı büyüme modeline geçtik. Büyük

Fransa’nın ilgili bakanlığı, McKinsey

gruplarımızın bir kısmı da anlaşılan “yerel

grubu ve özel sektör firma ve kuruluş-

düşün yerel davran” öz-modellerine geri

ları ile birlikte 34 konuda eylem planı

döndüler. Devlete inşaat yapmak Türk

hazırladı. Bu 34 konu içinde bizim yeni

özel sektörünün sermaye birikiminin

sektörler dediğimiz alanlar var elbet,

temellerinden birisidir. Şimdi sistem yine

ama asıl önemlisi somut hedefler var.

devrede, yapı aynı, tur farklı.

Örneğin, geleceğin yüksek hızlı treni,

Felsefe olmadan bilim ve ahlak, onlar

geleceğin fabrikası, elektrikli uçak ve

olmadan da gelişme olmaz. Çok yazdım,

uydu, elektrik pilleri, otomatik pilotlu

tekrar etmeyeyim.

Ve Yine Fed: ABD’nin Parası Bizim

motorlu taşıtlar, 100 km’de 2 litre altında

Çenemizi Yoruyor

tüketim yapan standart otomobil, yeşil ve akıllı maddeler, akıllı ağ yönetimi, akıllı

Umarım uzun süre ne Fed-FOMC (Fe-

tekstil-(ışıklı perde), medikal biyotekno-

deral Açık Piyasa Komitesi) tutanaklarına bakar ne de yazarım. Sanıyorum dünyanın her yerinden çok sayıda ilgili kişide, uzmanda ciddi bir özgüven eksikliğine neden oldular, çok kişiye de iş ve para kaybettirdiler. Komite, çok gerekli olmadıkça altı haftada bir olmak üzere yılda sekiz kez toplanıyor ve yılda dört toplantısından sonra basın toplantısı yapıyor. Kimse ne yapacaklarını bilemediğine göre futboldan sonra üzerine bahis oynanabilecek bir başka küresel konu haline geldi.

loji, nano- elektronik, robotik, biyolojik

çalıştıklarını yakından gördükçe şaşkınlık

Küresel ekonomi medyası magazincilik

sebze-meyve fabrikası, yanda tasarımı

ötesi duygular yaşıyorsunuz.

yapmasa ve piyasanın nevrotik yapısını

görülen ekolojik gemi gibi ürün düzeyin-

10

Özel sektörün geleceğin teknolojilerine katılaştırmasa konu bu kadar büyümez-

de hedefler, bunları yapacak firmalarla

dönük ciddi bir atılımı kendi başına ger-

di. Bir sonraki toplantı çilesi Ekim sonu,

birlikte ele alınmış.

çekleştirme gereksinimi, arzusu ve gücü

basın toplantılı olanı ise 16 Aralık..

Türkiye’de yapılması gereken de bu-

belirsiz. Bazen çelik denildiğinde tencere

dur. Geleceğin insanı, şehirleri, fabrika-

anlaşılıyor. Bazı gruplarımız konuyu stan-

sıkılaştırma zamanlamasına ve faiz oranı

ları, eğitiminin düşünülmesinden vazgeç-

dart ürünlerini geliştirme olarak görmek-

artışlarına ilişkin oylama sonuçlarının

tim, hiç olmazsa hangi ürünü kimin nasıl

teler. Bazıları ise daha önce de yazdığım

grafik gösterimi yer alıyor.

Aşağıda Komite tutanaklarında parasal


EKONOMİ Son toplantıda Komite üyelerinin büyük çoğunluğunun sıkılaştırma için uygun zamanın 2015 olduğunu düşündüğü görülüyor. Fed faiz oranının artış takvimine ve orana gelince ise Komite üyelerinin çoğunluğunun faiz artışına yine 2015 yılında %1 düzeyinde olacak biçimde geçilmesinden yana olduğu ortaya çıkıyor. 2016’da faiz oranının %2-3 arasında olması, uzun dönemde ise %4 düzeyine gelmesi öngörülüyor. Elbette bu düşünceler şu andaki verilerin sonucu. Büyüme, işsizlik, enflasyon, ABD hükümeti bütçe politikası ve borçlanma sınırı konuları kararlar üzerinde birinci derecede etkili olacak konular. Komitenin ekonomik projeksiyonu

görmemek mümkün değil. Fed, sabit kur

Sonuç olarak Türkiye gibi gelişen ülke-

rejimindeki asimetrik gücünü dalgalı kur

ler kur baskısı karşısında bir soluk alma

rejiminde yeniden edinmiş durumda.

fırsatı buldular. Ancak, önceki haftalarda

da enflasyon ve işsizlik hedeflerine 2015 yılında erişilebileceğini ortaya koyuyor. Fed veya Bernanke’nin Mayıs ayındaki açıklamalarının belirsizlik yarattığı ve hata yapıldığı da söylendi. Küresel finans piyasasının Fed kararlarına tepkisinin ABD’de büyümeyi olumsuz etkilediğini Fed’in kendisi de kabul etti, ancak bu Fed’in hakim oyuncu olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Gerçekten çok fazla veriyle ve güçlü kadrolarla çalışan bir merkez bankasının bağımsız karar gücünü

11


EKONOMİ Fed kararları sonrası oluşan panik ne kadar yanlıştıysa, bugünlerde fazla iyimserlik de yanlış olacaktır. Döviz kurunda önemli risk yabancı yatırımcıların çıkışı kadar içeride kur beklentilerinin bozulması, dolarizasyon olgusunun yeniden canlanması ve dövize yönelmenin artmasıydı. Mayıs ayından sonra Ağustos sonu itibariyle döviz mevduatının 10 milyar dolar artarak 145 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Son haftalarda bu yönelimin hızlandığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde yabancı yatırımcının güveninden daha önemli olan iç piyasada şirketlerin güvenlerinin sağlanıp sağlanmayacağıdır. Yandaki tablo TCMB tarafından yayımlanan reel sektör döviz pozisyonunu göstermektedir. Son günlere kadar genel olarak dış borçlara bakıyorduk, oysa döviz pozisyonu daha farklı bir tablo ortaya koyuyor. Sorun kısa vadeli döviz pozisyonu açığı değil, kur farkı zararlarıdır. Türkiye ekonomisi geçmiş yıllarda kur sıçramaları sonrası dönemlerde kurun geri gelmesi, enflasyon ve yüksek büyüme sayesinde kur farkı zararlarını telafi edebiliyordu. Ancak mevcut makro ekonomik durum farklıdır ve asıl riski bu tablonun oluşturduğunu söylemek çok abartı olmayacaktır. Halen paniğe yer olmadığı açıktır, ama en azından bir süre daha devam edecek küresel likidite bolluğundan zaman kazanarak kur riskinin azaltılması üzerinde durulması gerekir. Ekonomi yönetimi bu konuyu daha yakından incelemeli ve gerekirse vadeli piyasa araçlarıyla reel sektöre kur riskinden korunma konusunda destek olmayı da düşünmelidir. Kur farkı zararlarının karşılanması gibi uç taleplerde bulunanlar da bu yöntem üzerinde durmalıdır.

12


EKONOMİ

KDV ve ÖTV Artışları İç Talepte Artışı Gösteriyor Merkez Bankası tarafından yayınlanan

doğrultuda, altın ticareti hariç tutuldu-

bildiride, “Faiz oranlarına dokunulma-

ğunda cari işlemler açığındaki kademeli

yacağı, çünkü ‘Son dönemde açıklanan

iyileşme eğiliminin süreceği tahmin

verilerin yurtiçi nihai talep ve ihracatın

edilmektedir.”

ılımlı büyüme eğilimini koruduğunu göstermekte olduğu’” belirtildi.

Merkez Bankası bildirisinde yer alan değerlemelerden (1) Yurtiçi nihai talep-

Bildiride ayrıca şu ifadelere yer verildi: teki büyümenin devam ettiği konusundaki

14

“Mevcut politika çerçevesi cari işlemler

tespit doğrudur. Önceki gün yayınlanan

dengesini olumlu yönde etkilemektedir.

2013 Ocak-Ağustos bütçerakamları bunu

Güngör URAS

Sermaye akımlarındaki zayıflamanın,

doğrulamaktadır.

Ekonomist

temkinli para politikası duruşunun ve

İhracat yerine ithalat artıyor

alınan makro ihtiyati önlemlerin etkisiy-

Ancak ihracattaki ılımlı büyümeden

le önümüzdeki dönemde kredi büyüme

ve de mevcut politika çerçevesinde cari

hızlarının kademeli olarak daha makul

işlemler dengesindeki olumlu gelişmeye

düzeylere geleceği öngörülmektedir. Bu

işaret eden ifadeler tartışılabilir. Çünkü:


EKONOMİ büyüme” durumuna. Maliye Bakanı tarafından açıklanan ağustos ayı bütçe rakamları ve ocak-ağus-

Ocak-temmuz döneminde ihracat yüzde 1.3 oranında artarken, ithalat artışı yüzde 7.6 olarak gerçekleşti. - Haziranda cari açık 4.6 milyar dolar iken temmuzda 5.7 milyar dolara yükseldi. Ve de önemli olan cari açığı kapatacak sermaye girişi durdu. Ülkeye döviz girmiyor. Gelelim “yurtiçi nihai talepteki ılımlı

Ocak-ağustos döneminde, 8 aylık sürede gelir toplamı 259.6 milyar TL oldu,

ithalattaki artışın ve iç talepteki canlan-

259.9 milyar TL harcama yapıldı. Yedi

manın boyutunu ortaya koymaktadır.

aylık bütçe 231 milyon TL fazlalık verdi. 2013 yılı için 12 aylık bütçe hedefi 361

vergilerdir. Dahilde alınan KDV ve ÖTV

milyar TL harcama, 332 milyar TL gelir ve

gibi vergilerin artışı halkın harcamasının

29.4 milyar TL açık olarak belirlenmişti.

arttığını gösterir.

2.2, ithalat artışı yüzde 10.2 oldu.

bütçeyi güçlendirdi.

tos dönemi 8 aylık bütçe gerçekleşmesi,

Bizim bütçemizin ana kaynağı dolaylı

- Temmuz ayında ihracat artısı yüzde

lerindeki artış ile özelleştirme gelirleri

İthalde alınan KDV geliri ise ithalat arttıkça büyür. KDV ve ÖTV artışı hızlandı - Dahilde alınan KDV‘de 8 aylık artış

Devletin harcamalarını, bütçe geliri sınırlar. Gelirden fazla harcama bütçe açığını büyütür. Büyüyen bütçe açığı borçlanmayı getirir. İşte bunun için yıllık bütçe açığının

2012 yılında yüzde 2.6 iken 2013 yılında

milli gelire oranının yüzde 3’ün altında

yüzde 22.4 oldu.

kalması istenir. Bizim bütçe açığımızın

- ÖTV artışı geçen yıl yüzde 6.4 iken bu yıl yüzde 24.1 olarak gerçekleşti. - Geçen yıl ithalde alınan KDV’de bir yıl öncenin aynı dönemine göre artış sıfır

milli gelire oranının küçüklüğü, ekonomimizin en başarılı yanıdır. 2013 yılında açığın milli gelire oranının yüzde 2.2 dolayında olması bekleniyor.

idi, bu yıl yüzde 29.6’ya yükseldi. Yılın ilk 8 ayında KDV ve ÖTV vergi-

15


EKONOMİ

Antalya-Konya Hızlı Tren Hattı Antalya-Konya hattı Manavgat-Alanya

kabul görmektedir. Antalya-Konya hat-

seviyesinden 1000 küsur metre yüksekliğe

arasından veya Alanya’yı geçtikten sonra

tının, hatta bu hattan bağımsız olarak

kadar çıkma zorunluluğu oluşturmaktadır.

Konya’ya yönelecektir. Tahmini mesafesi

Antalya’ya demiryolu yapmanın zorluğu

Bu eğimi koruyarak Torosları aşmanın yolu

385 kilometre, seyahat süresi bir buçuk

belli bir eğim oranını koruyarak deniz

tünel kazmak veya köprü yapmaktır. Ya-

saat civarında olacaktır. Bölgede yapılacak etüt çalışmalarından sonra kesinleşecek olan güzergaha, rayların eğimine, yapılacak tünel ve köprü gibi yapıların miktar ve uzunluklarına bağlı olarak hattın 2.5 milyar ile 5.5 milyar dolar arasında tutacağı tahmin edilmektedir. Demiryollarında şu an için kabul gören ray eğimi binde 12,5’tir. Ray eğimi trenin nihai hızında belirleyici faktör olmaktadır. Daha yüksek hızlar için ray eğiminin daha düşük olması gerekmektedir. Bu da demiryolunun inşa maliyetini yükseltmektedir. Ancak gelişen demiryolu teknolojisi

16

ile günümüzde daha yüksek eğimlerde


EKONOMİ pılacak tünellerin boyu uzadıkça maliyet

belirtildiği gibi iyileşmeler olması bek-

daha fazla düşmektedir. Eskişehir ve

katlanarak artmaktadır.

lenmektedir. Bu tabloda belirtilen normal

yapım aşamasında olan Bursa hattının

süre ile karayolunda saatte 110 km. hız

devreyegirmesinden sonra da Bursa’ya

ile alınabilecek süre kastedilmektedir.

seyahat sürelerinde küçük de olsa iyileş-

Antalya’ya yapılması planlanan diğer hatlardan bağımsız olarak değerlendirildiğinde, Antalya-Konya hızlı tren hattı-

Tablodan da görüldüğü gibi Ankara,

nın yapımıyla, ulaşılabilecek şehirlerin

İstanbul, Konya ve Alanya’ya olan seyahat

seyahat sürelerinde aşağıdaki tabloda

süreleri hızlı tren ile yarı yarıya ve hatta

meler olmaktadır. Kaynak: BAKA

17


EKONOMİ

Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı, 2013 Yılı İlk Sekiz Ayında %12 Arttı Otomobil Pazarı %21 Artarken, Hafif Ticari Araç Pazarı %9 Azaldı. Türkiye otomobil ve hafif ticari araçtoplam pazarı 2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre

2013 yılı Ağustos ayında otmobil satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %25,16 artarak 51.611 adet olarak gerçekleşti. Bir önceki aya göre ise %7,36 oranında daraldı. Hafif ticari araç pazarı 2012 yılının Ağustos ayına göre %20

%12,43 artarak 518.382 adet olarak gerçekleşti. 2012 yılında

,58 azalarak 13.432 adet seviyesine geriledi. Bir önceki aya

461.084 adet toplam pazar gerçekleşmişti.

göre ise %15,44 azaldı.

Otomobil satışları 2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde bir

2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı

öncek yılın aynı dönemine göre %20,94 artarak 399.429 adete

dönemine göre, 1600cc altındaki otomobil satışlarında %22,9 ve

ulaştı. 2012 yılında 330.257 adet satış gerçekleşmişti.

2000cc üstü otomobillerde %13,3 artış görülürken, 1600-2000cc

Hafif ticari araç pazarı 2013 yılı ilk sekiz ayında geçen yılın

aralığında motor hacmine sahip otomobil satılarında %4 azalma

aynı dönemine göre %9,08 oranında azalarak 118.953 adet sevi-

görüldü. Ülkemiz iç pazarında 2013 yılı ilk sekiz ayında 85kW

yesinde gerçekleşti. Geçen yıl 130.827 adet satışa ulaşılmıştı.

altı 29 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşti.

Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı, 2013 Yılı Ağustos Ayında %12 Arttı. Otomobil Pazarı %25 Artarken, Hafif Ticari Araç Pazarı %21 Azaldı.

2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde otomobil pazarını ortalama emisyon değerlerine göre incelediğimizde, en yüksek paya %35,5 oranıyla 100-120 gr/km arasında yer alan otomobiller 141.858 adet ile sahip oldu.

2013 yılı Ağustos ayı otomobil ve hafif ticari araç pazarı

2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde dizel otomobil satışlarının

65.043 adete ulaştı. 58.148 adet olan 2012 yılı Ağustos ayı

payı %59,1, otomatik şanzımanlı otomobillerin payı ise %37,7’ye

otomobil ve hafif ticari araç pazar toplamına göre satışlar%11,86 ulaştı. oranında arttı. Bir önceki aya göre ise %9,15 oranında küçüldü.

18

2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde otomobil pazarı segment


EKONOMİ dağılımının %85,8’ini vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde yer alan araçlardan oluştu. Segmentlere göre en yüksek satış adetine %51,3 pay ile C segmenti (204.816 adet), kasa tiplerine göre ise en çok tercih edilen gövde tipi Sedan otomobiller (%44,3 pay, 176.857 adet) oldu. 2012 yılı ilk çeyrek (-%25,39) ve ikinci çeyrek (-%14,6) so-

%9,15 oranında küçüldü. Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Ağustos ayı ortalama satışlara göre %31,68 artış gösterdi. Türkiye Otomotiv pazarında, 2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde otomobil satışları bir önceki yılın aynı dönemine göre %20,94 artarak 399.429 adete ulaştı. Geçen sene aynı dönem-

nuçlarına göre daralan otomobil ve hafif ticari araç pazarında, üçüncü çeyrekte (%4,68) artış gözlendi. Ancak 2012 yılı son çeyreğinde pazar %5,34 daralarak, 2012 yılını %10,03 küçülme ile tamamladı. 2013 yılının ilk çeyreğinde %12,41 artış görülürken, ikinci çeyreğinde de %11,84 artış yaşandı. 2013 yılının ilk yarıyılında; - Ekonomi gündemini kredi kuruluşlarının not artırımları, TCMB’nin faiz indirimleri oluşturmuştur. - Düşük faiz ortamı otomobil pazarını olumlu etkilemiştir. - Düşük büyüme süreci ise ticari araç pazarını olumsuz etkilemeye devam etmektedir. 2013 yılı ikinci yarıyılında; - Amerikan Merkez Bankası FED’in 2014 yılı içerisinde tahvil alımlarınıdurdurma ihtimali, - FED açıklamaları sonrasında gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışları, - Kur ve faizdeki seviye ve hareketliliğin artması,

de 330.257 adet satışa ulaşılmıştı. 2013 yılı Ağustos ayında otomobil satışları bir önceki yılın

- Görece yüksek faiz ortamı,

aynı ayına göre %25,16 artarak 51.611 adete yükseldi. Geçen

- Haziran ayında başlayan güven endekslerindeki düşüş

sene aynı dönemde 41.236 adet satış gerçekleşmişti.

etkili olmaktadır. Otomobil ve hafif ticari araç pazarında, yılın ilk sekiz ayında %12,43 seviyesinde büyüme gerçekleşti. Otomobil pazarında

Bir önceki aya göre ise %7,36 oranında daraldı. Otomobil pazarı, 10 yıllık Ağustos ayı ortalama satışlara göre %64,86 artış gösterdi.

%20,94 artış yaşanırken, hafif ticari araç pazarında ise %9,08 daralma görüldü. 2013 yılı otomotiv sektörü toplam pazarının 820-860 bin adet aralığında gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. Türkiye Otomotiv pazarında 2013 yılı Ocak-Ağustos dönemi otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı 518.382 adet olarak gerçekleşti. 461.084 adet olan 2012 yılı otomobil ve hafif ticari araç pazar toplamına göre satışlar %12,43 oranında arttı. 2013 yılı Ağustos ayı otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı 65.043 adet olarak gerçekleşti. 58.148 adet olan 2012 yılı Ağustos ayı otomobil ve hafif ticari araç pazar toplamına göre satışlar %11,86 oranında büyüdü. Bir önceki aya göre ise

19


EKONOMİ

Otomobil pazarının “Mevsimsellik ve Takvim Etkisinden Arındırılmış Yıllık Satış Temposu“ 2013 Ağustos ayı için 720.000

Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık Ağustos ayı ortalama satışlara göre %25,74 düşüş gösterdi.

adet seviyesinde gerçekleşti.

Hafif Ticari Araç pazarının “Mevsimsellik ve Takvim EtkiTürkiye Otomotiv pazarında, Hafif ticari araç pazarı 2013 yılı ilk sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre %9,08 oranında azalarak 118.953 adet seviyesinde gerçekleşti. Geçen sene aynı dönemde 130.827 adet satışa ulaşılmıştı. Hafif ticari araç pazarı 2013 yılı Ağustos ayında yılın aynı ayına göre %20,58 oranında azalarak 13.432 adet seviyesinde gerçekleşti. Geçen sene aynı dönemde 16.912 adet satış gerçekleşmişti. Bir önceki aya göre ise %15,44 oranında küçüldü.

20

sinden Arındırılmış.Yıllık Satış Temposu“ 2013 Ağustos ayı için 165.000 adet seviyesinde gerçekleşti.


EKONOMİ 2013 yılı Ocak-Ağustos dönemi otomobil pazarını motor hacmine göre incelendiğinde, en yüksek paya %93,8 oranıyla

(141.858 adet) ve ardından yine %33,1 pay ile 120-140 gr/km arasındaki otomobiller (132.059 adet ) sahip oldu.

yine 1600cc altındaki otomobiller 374.574 adet ile sahip oldu. Ardından %5,4 pay ile 1600-2000cc aralığındaki otomobiller ve %0,8 pay ile 2000cc üstü otomobiller yer aldı. 2012 yılı aynı dönemine göre 1600cc altındaki otomobil satışlarında %22,9 ve 2000cc üstü otomobillerde %13,3 artış görülürken, 16002000cc aralığında motor hacmine sahip otomobil satışlarında %4 azalma görüldü. Ülkemiz iç pazarında 2013 yılı ilk sekizi ayında 85 kW altı 29 adet elektrikli otomobil satışı gerçekleşti.

2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde dizel otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine göre %21,2 oranında arttı. 2013 yılı ilk 8 aylık otomobil satış adetleri, 2012 yılı aynı dönem ile kıyaslandığında, dizel payı %59’dan %59,1’e (236.088 adet) ile ulaştı.

2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde otomobil pazarını ortalama emisyon değerlerine göre incelendiğinde, en yüksek paylara %35,5 oranıyla 100-120 gr/km arasındaki otomobiller

21


EKONOMİ

2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde otomatik şanzımanlı otomobil satış adetleri 2012 yılı aynı dönemine göre %28,3

2013 yılına ait görünüm; IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, 2013 Temmuz ayı

arttı. 2013 yılı ilk 8 aylık otomobil satış adetleri geçen yıl ile

tahminlerine göre; Dünya için 2013 yılı büyüme tahmininin

kıyaslandığında, otomatik şanzımanlı otomobil satışlarının payı

%3,1’e indirildiğini görmekteyiz. IMF gelişmekte olan ekonomi-

%35,5’den %37,7’ye (150.475 adet) yükseldi.

lerin büyüme hızlarında yavaşlamanın yanı sıra, Euro Alanında da daralmanın artacağını öngörmektedir. Dünyanın büyüme konusunda lokomotifi olan Amerika’daki büyüme hızının ilgili

2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde otomobil pazarı segmentinin %85,8’ini yine vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde yer alan araçlar oluşturdu. Segmentlere göre değerlendirildiğinde, en yüksek satış adetine %51,3 pay alan C (204.816 adet) segmenti ve ardından yine %34,2 pay ile B (136.613 adet) segmenti ulaştı. 2013 yılı Ocak-Ağustos döneminde kasa tiplerine göre değerlendirildiğinde, en çok tercih edilen gövde tipi yine Sedan otomobiller (%44,3 pay,176.857 adet) oldu. Sedan otomobilleri %38,4 pay ve 153.382 adet satış ile H/B ve %11,1 pay ve 44.148 adet satış ile SUV otomobiller takip etti.

22


EKONOMİ raporda 2013 için %1,7 olduğunu, Türk otomotiv ihracatı için

Çeyrek sonuçlarına göre 2013 yılı dünya toplam otomotiv üreti-

son derece önemli yer tutan Avrupa içinde büyüme hızının

mi geçen yıla oranla %2,3 artışla, 87 milyon adet düzeyinde

-%0,6 seviyesinde olacağı tahmin edilmektedir. Dünya ve Avru-

tahmin ediliyor. 2014 yılında ise dünya otomotiv üretiminin bir

pa için yapılan düşük büyüme tahminleri, gerek dünya ekono-

önceki yıla göre %6,4 artışla 93 milyon adete ulaşması bekle-

misini gerekse sektörümüzü olumsuz etkilemeye devam edecek

niyor.

gelişmeler olarak görülmektedir.

Türkiye’deki büyüme hızının Ekim ayında açıklanan Orta

LMC Automotive, 2013 yılı 1. Çeyrek itibariyle 2014 yılı

Vadeli Programa göre, 2013 yılında %4 seviyesinde gerçekleş-

dünya otomotiv pazarı tahminlerini yayınladı. 1. Çeyrek so-

mesi bekleniyor. IMF’nin açıklamasına göre, Türkiye 2013 yılı

nuçlarına göre 2013 yılı dünya toplam otomotiv pazarı geçen

büyüme tahmininin %3,4 olarak yer aldığını görmekteyiz. Dün-

yıla oranla %2,9 artışla, 86 milyon adet olarak tahmin ediliyor.

ya Bankasının 2013 yılı büyüme tahmini ise %3,6 seviyesindedir.

2014 yılında ise dünya otomotiv pazarının bir önceki yıla göre %6,9 artışla 92 milyon adete ulaşması bekleniyor. LMC Automotive, 2013 yılı 1. Çeyrek itibariyle 2014 dünya otomotiv üretimi tahminlerini de yayınladı. LMC Automotive 1.

Tüm bu göstergeler doğrultusunda, 2013 yılı otomotiv sektörü toplam pazarının 820-860 bin adet aralığında gerçekleşeceğini öngörmekteyiz. Kaynak: Otomotiv Distribütörleri Derneği

23


ANALİZ

Kaynak:TUİK

24


ANALİZ

Kaynak:TUİK

25


EKONOMİ

Batı Akdeniz - Ekometre - VI 013 yılı Ağustos ayı itibariyle bölgesel ve il düzeylerinde açıklanmış bazı temel ekonomik verilerin, Türkiye, Batı Akdeniz Bölgesi ve Antalya, Burdur, Isparta illeri için gerçekleşmeleri aşağıdaki tablolarda verilmiştir. Tüketici Fiyatları Endeksi TÜFE’de (2003=100) 2013 yılı Temmuz ayında Batı Akdeniz Bölgesi’nde bir önceki aya göre %0,44, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,92, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,82 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,12 artış gerçekleşti. Türkiye genelinde ise bir önceki aya göre %0,31, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,32, bir önceki yılın aynı ayına göre %8,88 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,47 artış gerçekleşti. İstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) Düzey 2’de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) (%5,38) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) (%10,71) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) (%8,23) bölgesinde gerçekleşti. Tablo 1: İstatistiki bölgelere göre tüketici fiyatları endeksi ve değişim oranları (2003=100)

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu Kurulan Kapanan Şirket İstatistikleri Antalya’da kurulan şirket sayısında bir önceki aya göre %4,58 ve kooperatif sayısında %100, gerçek kişi ticari işletme sayısında %5,71 artış olmuştur. Burdur’da kurulan şirket sayısında bir önceki aya göre %100 ve gerçek kişi ticari işletme sayısında %200 artış olmuştur. Isparta’da ise kurulan şirket sayısında bir önceki aya göre %12,50 ve gerçek kişi ticari işletme sayısında %20 azalış olurken, kooperatif sayısında % 50 artış olmuştur. Türkiye genelinde kurulan şirket sayısında bir önceki aya göre %1,50 ve kooperatif sayısında %6,49 artış olurken, gerçek kişi ticari işletme sayısında %3,46 azalış olmuştur. Antalya’da kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre %34,78, kooperatif sayısı %75, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı %38,81 artmıştır. Ispar-

26


EKONOMİ ta’da kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre %400, koopera-

ratif sayısı %33,33, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı da

tif sayısı %33,33, gerçek kişi ticari işletme sayısı %60 artmıştır.

%60 artmıştır. Türkiye genelinde ise 2013 yılı temmuz ayında

Türkiye genelinde ise kapanan şirket sayısı bir önceki aya göre

kapanan şirket sayısı, 2012 yılının aynı ayına göre %2,61,

%25,68 ve kooperatif sayısı %51,43 artarken, kapanan ger-

kapanan kooperatif sayısı %4,43 ve kapanan gerçek kişi ticari

çek kişi ticari işletme sayısı (Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 51.

işletme sayısı da %18,64 artmıştır.

Maddesine istinaden Haziran ayında re’sen iptal edilen işletme çokluğuna bağlı olarak) %93,67 azalmıştır.

2013 yılının ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı Antalya’da %12,86, kurulan kooperatif sayısı % 200 artmış, gerçek kişi ticari işletmesi sayısı ise %13,43 azalmıştır. Burdur’da 2013 yılının ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı %50, gerçek kişi ticari işletme sayısı %40,30 artmıştır. 2013 yılının ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı Isparta’da ise %71,43, kooperatif sayısı %20 artarken, gerçek kişi ticari işletmesi sayısı ise %2,35 azalmıştır. Türkiye genelinde ise 2013 yılının ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı %20,96 artarken, kurulan kooperatif sayısı aynı kalmış, gerçek kişi ticari işletme sayısı ise %10,72 azalmıştır. Antalya’da aynı dönem içinde kapanan şirket sayısı %32,09 artarken, kapanan kooperatif sayısı %4,17 ve kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı %63,60 azalmıştır. Burdur’da aynı dönem içinde kapanan kooperatif sayısı %100 artarken, kapanan

2013 yılı Temmuz ayında, 2012 yılı Temmuz ayına göre ku-

gerçek kişi ticari işletme sayısı %59,73 azalmıştır. Isparta’da

rulan şirket sayısı Antalya’da %73,91 artarken, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı %7,96 azalmıştır. Burdur’da kurulan şirket sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre %500, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı %80 artmıştır. Isparta’da ise 2013 yılı temmuz ayında, 2012 yılı temmuz ayına göre kurulan şirket sayısı %133,33, kurulan kooperatif sayısı %50, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı %60 artmıştır. Türkiye genelinde ise 2013 yılı Temmuz ayında, 2012 yılı Temmuz ayına göre kurulan şirket sayısı %59,86 artarken, kurulan kooperatif sayısı %8,89 ve kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı da %12,51 azalmıştır. Antalya’da 2013 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı, 2012 yılının aynı ayına göre %16,98, kapanan kooperatif sayısı %16,67 ve kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı da %47,62 artmıştır. Burdur’da 2013 yılı Temmuz ayında kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı geçen yılın aynı ayına göre %400 artmıştır. Isparta’da 2013 yılı Temmuz ayında kapanan şirket sayısı, 2012 yılının Temmuz ayına göre %150, kapanan koope-

ise aynı dönem içinde kapanan şirket sayısı %27,27, kapanan kooperatif sayısı %25 artarken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı %51,43 azalmıştır. Türkiye genelinde ise aynı dönem içinde kapanan şirket sayısı %15,96 ve kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı Haziran ayındaki re’sen iptal çokluğuna bağlı olarak %173,43 artarken, kapanan kooperatif sayısı %6,21 azalmıştır.

27


EKONOMİ Tablo 2: Kurulan kapanan şirket istatistikleri

Kaynak: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İhracat Rakamları Türkiye ihracatçılar Meclisi’nin (TİM) açıkladığı verilere göre yılın ilk 7 ayında Batı Akdeniz Bölgemizin ihracat şampiyonu yine Antalya oldu. Antalya’yı bölgede Isparta ve Burdur izledi. Antalya’nın ilk yedi ayındaki ihracatı, bölgedeki diğer iki ilin ihracatını geçti. 2013’ün Temmuz ayı sonunda Antalya gerçekleştirdiği 691 milyon 442 bin dolarlık ihracatla birinci oldu. Antalya’yı 109 milyon 633 bin dolarlık ihracatla Isparta, 82 milyon 233 bin dolarlık ihracatla Burdur izledi. Tablo 3: İhracatçı firmaların kanuni merkezleri bazında ihracat performansları

Kaynak: Türkiye İhracatçılar Meclisi

28


EKONOMİ

İşgücü Ve İşsiz Bilgileri

Tablo 5: Açık işler ve işe yerleştirmeler

Antalya’da İŞKUR’a kayıtlı işgücü sayısı aynı yılın geçen ayına göre 853 kişi artarak 5.817, Burdur’da 41 kişi artarak 513, Isparta’da ise 126 kişi artarak 1.358 kişi olmuştur. Tablo 4: Başvurular ve işe yerleştirmeler Kaynak: Türkiye İş Kurumu Temmuz ayı içerisinde Antalya’da İŞKUR’a iş aramak amacıyla 326, Burdur’da 16, Isparta’da 33 engelli kişi başvuruda Kaynak: Türkiye İş Kurumu Antalya’da ay içinde alınan açık işler aynı yılın geçen ayına göre %9,68 oranında artarak 4.691 olmuştur. Burdur’da %3,41 oranında artarak 334 olurken, Isparta’da ay içinde alınan açık işler aynı yılın geçen ayına göre %6,56 azalarak 955 olmuştur. Antalya’da ay içinde yapılan işe yerleştirme aynı yılın geçen

bulunmuştur. Temmuz ayı içerisinde engellilere yönelik Antalya’da 2.426, Burdur’da 28, Isparta’da 12 kişilik açık iş alınmış olup, yine aynı ay içerisinde Antalya’da 286, Burdur’da 12, Isparta’da 7 engelli kişi işe yerleştirilmiştir. Tablo 6: Engelli eski hükümlü ve terör mağdurlarının başvurular, açık işler ve işe yerleştirmeler kapsamında dağılımı

ayına göre %14,70 oranında azalarak 1.155 olmuştur. Burdur’da %18,36 oranında artarak 245 olmuş, Isparta’da ise ay içinde yapılan işe yerleştirme aynı yılın geçen ayına göre %61,80 artarak 775 olmuştur.

Kaynak: Türkiye İş Kurumu

29


EKONOMİ

Motorlu Kara Taşıtları

devir ile otomobil ilk sırada yer aldı. Otomobili sırasıyla 201

Antalya’da haziran ayı sonu itibariyle trafiğe kayıtlı toplam

ile kamyonet, 173 ile motosiklet, 114 ile traktör takip etti.

811.489 adet taşıtın 353.268’ini otomobil, 135.530’unu kam-

Isparta’da ise devri yapılan toplam 2.418 taşıt içinde 1.587

yonet, 237.977’sin motosiklet, 40.579’unu traktör, 19.665’ini

devir ile otomobil ilk sırada yer aldı. Otomobili sırasıyla 314 ile

kamyon, 13.024’ünü minibüs, 10.119’unu otobüs, 1.327’sini ise

kamyonet, 218 ile motosiklet, 108 ile traktör takip etti.

özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Burdur’da trafiğe kayıtlı toplam 108.702adet taşıtın 42.137’sini otomobil, 10.771’ini kamyonet,

Tablo 8: Devri yapılan motorlu kara taşıtları sayısı, Haziran 2013

29.916’sını motosiklet oluşturdu. Isparta’da ise 140.179 adet taşıtın 61.100’ünü otomobil, 18.231’ini kamyonet, 34.236’sını motosiklet oluşturdu. Tablo 7: Motorlu kara taşıtları sayısı ( 2013 Haziran ayı sonu itibariyle)

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu Antalya’da devri yapılan toplam 16.745 taşıt içinde 10.408 devir ile otomobil ilk sırada yer aldı. Otomobili sırasıyla 2.820 ile kamyonet, 2.471 ile motosiklet, 322 ile minibüs takip etti. Burdur’da devri yapılan toplam 1.707 taşıt içinde 1.062

30

Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu


NURETTİN KULEN: “Otomotiv sektörüne baktığımız zaman; Türkiye’de hala daha çok iş var.”


RÖPORTAJ

Öncelikli olarak OMC e-konomi’nin bu mutlu, güzel bir hayatımız var. ay ki konuğu olduğunuz için size çok teşekkür ediyorum. Nurettin Bey televizyonumuz da ikinci ayına girdi, ekonomi

buldunuz? İstanbul’dan sonra Antalya çok keyifli

Mutfak dolaplarıyla ilgili bir fabrikamız da var. Fabrikamızda Akdeniz ve Türkiye’deki birçok otele, eve ve iş yerine malzemeler

ile ilgili sizler gibi mesleğinde, işinde ön

geldi. Her zaman mavi bir hava, güzel

üretiyoruz. Evlere daha çok mutfaklar ve

planda olan insanları konuk etmekten

bir güneş var. Antalya pırıl pırıl, tertemiz

mutfak kapakları üretiyoruz. Antalya’dan

ayrıca mutluluk duyuyoruz.

bir şehir, İstanbul’da tabi trafik sorunu

Yurt dışına mebran kapak ve panel ihra-

hat safhada, güvenlik sorunu hat safhada

catı yapıyoruz. Ayrıca Akdeniz Sanayide

nomisini değerlendirelim arzu ederse-

İstanbul çok meşakkatli bir şehir haline

demir toptancılığımız var yılda 12000

niz.

dönüştü. Şahsen Antalya’da 1970-1972

ton civarı hacimle çalışıyor. Isparta yolu

yıllarındaki İstanbul’un güzel ortamını

üzerinde bir beton santralimiz var. Yeni

tekrar yaşıyorum.

sanayide orman ürünlerini de kapsayan

Sizi tanıdıktan sonra da Türkiye eko-

Böyle güzel bir programa beni davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim, yaklaşık sekiz senedir Antalya’dayım Kırmızıtaş

34

İstanbul’dan sonra Antalya’yı nasıl

inşaat sektöründe, organize sanayidedir.

İcra kurulu üyesisiniz, şirketinizin

bir yapı marketimiz var. Havalimanı yolu

Holding’in icra kurulu başkanı olarak

birçok faaliyet alanı olduğunu biliyoruz.

üzerinde hem Nissan hem Kia hem de

çalışıyorum. Bu sürecin dört, dört buçuk

Bu sektörler hakkında, faaliyet göster-

Geely olmak üzere 3 otomotiv markasında

senesi otomotiv grup başkanı olarak geçti

diğiniz alanlar hakkında biraz bizleri

hizmet veriyoruz. Bir sigorta şirketimiz

yaklaşık dört senesi de icra kurulu başkanı bilgilendirebilir misiniz?

var bir de seyahat dediğimiz kiralama

olarak geçti. Daha öncede İstanbul’da Su-

Şirketlerimizde toplam 327 kişi istih-

şirketimiz var. Ben de bu yapının içeri-

mitomo Coperation’da görev yapıyordum.

dam ediyoruz. Holding çatısı, 5 anonim,

sindeki icra kurumunun başkanı olarak

Yaklaşık 12-13 sene de orada çalıştım,

2 limited olmak üzere toplam 7 şirketten

görev yapıyorum. Direkt yönetim kurulu

oradan da Antalya’ya geldim. Burada çok

oluşuyor. Bu şirketlerin büyük bir kısmı

başkanına bağlı olarak çalışıyorum. İcra


RÖPORTAJ gibi organize olmuş bir şirketimiz var. Bu şirketimizde bu periyot içinde baktığımız zaman altın anlar yaşadı. Bazen de bir durağanlığa girdi ama genel anlamda eski yıllara göre daha çok regüle oldu, daha toparlandı, daha güçlü şirketler ayakta kaldı. Rekabet ortamı olsa dahi bundan çıkan şirketler güçlü şirketler olduğu için bizim adımıza olumlu geçen yıl ve yıllar oldu. Otomotiv sektörüne baktığımız zaman; otomotiv sektörü geçen sene toplam 857 bin adetle kapandı. Bu senede 800-820 bin seviyelerinde kapanacağı ön görülüyor. Bu sene ticari araçlarda bir daralma söz konusu ama binek araçlarda geçen senenin üstünde bir satış var. Bu da şunu söylüyor Türkiye’de hala daha çok iş var. Ticari pazarla ilgili ön görümüz tamamiyle büyümeyle doğru orantılı Türkiye’de bu sene ön görülen 3,4 büyüme oranına kurulunda toplam 5 tane arkadaşımız var.

Avrupa’ya yapmaktadır bu sebepten

İcra kurulumuz şirketlerin genel müdürle-

Türkiye de bu olumsuz havadan nasibini

ri ve mali idari işler müdüründen oluşu-

aldı. Fakat Türkiye gerek nüfus yapısı

yor. Hep birlikte bu süreci götürüyoruz.

gerek ekonomisindeki bazı dinamiklerle

Ekonomiye giriş konusunda doğru

-çok kuvvetli bir banka alt yapısı- bu sü-

yerden başlayacağız anlamına geliyor

reci dünyada en az zararla bugüne kadar

çünkü birçok sektörden bahsettiniz

getiren ülkelerden bir tanesi oldu ve bu

ekonomiye hem sektörel hem bölgesel

yönden de çok şanslıyız. Türkiye’de siyasi

bakabiliriz hem de genel bakabiliriz.

bir istikrarın olması çok çok önemli, bili-

Nasıl değerlendirmek, görmek lazım?

yorsunuz ki geçmiş yıllarda koalisyonlarla

Dünyada 2007 yılında başlayan bir

yapılan hükümetler de her zaman bir

süreç var. 2007 yılıyla başlayan bu süreç

uyumsuzluk görülmüş ve bu ekonomiye de

günümüze kadar baktığımız zaman çok

çok ciddi bir şekilde yansımıştı; ama bu

inişli çıkışlı geldi. Özellikle Amerika

süreçte tek yerden yönetilmesinin de bir

ötesinde yaşanan bu mortgage sıkıntısıyla

avantajı oldu, onun için Türkiye bu süreci

başlayan süreç Avrupa pazarında da çok

çok çok hafif atlattı.

etkili oldu ve Avrupa pazarındaki rasyo-

Antalya’ya baktığınız zaman Antalya

lara baktığınız zaman birçok sektör çok

için turizm başkenti diyoruz ve biz bu

geriye gitti. Türkiye Avrupa pazarını takip

turizm başkenti içinde bir kolumuzda se-

eden bir ülkedir ve ihracatının da %60’ını

yahat dolayısıyla rent a car -oto kiralama-

baktığınız zaman bunun ticari araca da yansıdığını görüyoruz ki orada da bir daralma var, geçmiş yıllarda bu oran %5-6 hatta %7’lere kadar çıkmıştı. Doğru orantıda ticari araçların satışları da artmıştı. Ticaride aşağı yukarı %50 daralan bir pazar var ama binekte tam tersi geçen senenin daha üstünde bir satış var. Bu da şunu gösteriyor; İnsanlar artık araba işinde muhafazakârlıktan daha serbest hale geçtiler, bunu bir yatırım aracı görmüyorlar; aracı kullanmak ve araçla belirli bir zaman geçirmek eğilimindeler. Araca sahip olma duygusundan daha çok belirli bir zaman sonra değiştirme geleneğine girdiler böylece; o pazarda hakikaten çok güzel satışlar oluyor. İnşaat sektörüne baktığımız zaman; Antalya’da dinamik sektörlerden bir tanesi buna hem otel yapımı anlamında bakabiliriz hem de konut

35


RÖPORTAJ yapımı anlamında bakabiliriz. Bu itibarla orada ki büyüme hala devam ediyor ve her sene de yenilendiği için hep üstüne koyan bir sektör konumunda dolayısıyla onlarda da oldukça mutluyuz daha da büyütmeyi planlıyoruz. Son dönemlerde özellikle son bir ayda dövizde ciddi bir artış, altında yükseliş oldu, sonra altın tekrar aşağılara indi. Bir şirkette üst düzey yönetici olarak bunu nasıl görmek lazım? Şimdi dolar, döviz ve faiz her beş senede bir dengeleme yapar. Dolayısıyla bir dönem baktığınız zaman faiz önde gider, döviz geri kalır ama 5-6-7 sene içinde muhakkak birbirini nötrlerler şimdi bu dönemde baktığınız zaman faizler pek geri gelmişti ve döviz de geri gelmişti. Pek

kitaplara uymayan, geçmişteki tecrübe ve

tarzı değildi ama yine geçenlerde Türki-

deneyimlere uymayan bir ekonomik yapı

ye’deki para çıkışından dövize olan aşırı

vardı. Hem dövizin yerinde sayması, hem

talepten kaynaklı bir yükselme oldu. Bak-

faizlerin geri gitmesi borsanın da ileri

tığınız zaman geriye dönük 5-6 yıl içinde

gitmesi pek kitaplara uygun bir ekonomi

faiz oranıyla döviz birbirini dengelemiş olarak gözüktü. Zaten olması gereken seviye 1,900 -1,957 dolarlarda yani 2,002,57- 2,58 gibi rakamları dövizde spekülasyon görüyoruz ama o dengeleme kendi içinde muhakkak oluyor. Bunu tetikleyen coğrafyamızda yaşanan çok sıcak gelişmeler var. Bu sıcak gelişmelerden dolayı dünyadaki küresel sermayenin hareketi gerçekleşti ve bu hareket dalgalanmaya, dövizde bir miktar artışa neden oluyor. Ama bizim şu anda umudumuz ve beklentimiz; önümüzdeki yıllarda tekrardan bu sermayenin Türkiye’ye geleceği yönündedir. O zaman göreceksiniz dolar bir miktar yukarı gitmesi lazımken dolar bolluğundan geri gelecektir. Onun için dengeleyecektir bu dengeleme içinde de işimizi yönetmeye çalışıyoruz. Amerika Merkez Bankası’nın almış olduğu kararlar ne boyutta etkilidir, çevredeki bölgesel sıkıntılar vesaire gibi konular var ama dövizdeki hareketliliğin baş kaynağı FED diyebilir miyiz?

36


RÖPORTAJ girdiğini görüyoruz. Dolayısıyla meslek ve yüksek okullarıyla eskiye göre artık çok daha regüle olmaya başladı. Bunlar da bizi çok çok mutlu ediyor. Çünkü sektörümüzde birçok iş adamıyla görüşüyoruz özellikle turizmde hakikaten nitelikli iş gücüne çok büyük ihtiyaç var. En büyük problemlerden bir tanesi nitelikli yetişmiş personeldir. Yeni Milli Eğitim yasaları çerçevesi içerisinde zannediyorum önümüzdeki yıllarda burada ciddi gelişmeler olacak Türkiye’nin gerçek bir ihtiyacıdır, FED artık büyük etkenlerden bir tanesi

yetersiz, öğretmeni yetersiz, teçhizatı

önem veriyoruz. Peki, yine ekonomik düzeyde devam

ama en büyük etken; FED’in 3. Dünya ül-

yetersiz dolayısıyla Türkiye teknolojisi ile

kelerinden tahvil almayı artık pek düşün-

kalifiye eleman yetiştirmede çok geride

edelim ilk 500 firmaya baktığımız da

mediğini söylemesidir. Bu evet önemli bir

kaldık, ülke dinamikleri ile, turizmi ile,

otomotiv sektöründe faaliyet gösteren

gelişme ve bu bizim ekonomimizde sıcak

tarımı ile, organize sanayileri ile ileri

firmaları da görüyoruz. En azından ilk

para hareketini de bir miktardan etkile-

giderken bu konuda sınıfta kaldı açıkçası.

20 de muhakkak yer alıyorlar. İhracat

yecek hadisedir ama baktığımız zaman

Ancak yeni yeni hem sağlık alanında, hem

gerçekleştiren, üreten .

Suriye’deki barışa yönelik bu güzel son

turizm alanında hem de mesleki okullarda

gelişmeler, Kuzey Irak’ın artık eskiye göre

Avrupa Birliği uyum süreci çerçevesin-

borçlanma süreci yaşanmıyor. Otomotiv

regüle olması yeni anayasanın düzenlen-

de Milli Eğitim Bakanlığı’ı artık destek

alırken nelere dikkat etmek lazım, bunu

mesi taleplerinin bitmesi gibi sebeplerden veriyor. Dolayısıyla Antalya’ya baktığımız

Türkiye’de halk açısından doğru bir

nasıl yorumlamak gerekiyor? Otomotive baktığımız zaman otomotiv

dolayı olumlu bakıyorum. Ama ben yine

zaman özellikle sağlıkla ilgili meslek okul-

FED’in aldığı bu kararı gözden gereceğini

larının çoğaldığını görüyoruz. Turizmle

pazarı bundan 5 yıl önce yılda yaklaşık

düşünüyorum.

yine ilgili baktığımız zaman bazı okulların

300 ila 500 bin adet satış kapasitesi olan

yeniden özel olarak yeniden devreye

bir pazardı. 5 yıl içinde bu pazar yaklaşık

Şimdi tabi hem sanayi yönünüz var hem ticaret ağırlıklı bir grubun icra kurulu başkanısınız sektörler nitelikli personel sıkıntısı yaşıyor siz de sektörünüzde aynı sorunları yaşıyor musunuz? Önerileriniz neler, tespitleriniz neler? Aynı sıkıntıyı biz de yaşıyoruz özellikle üretim yapan şirketlerde kalifiye, hatta çıraklıktan başlayan bir süreçte büyük sıkıntılar var. Bunun büyük nedeni artık hiçbir aile artık çocuğunu bu tür işlere vermek istemiyor dolayısıyla ilk sıkıntı oradan başlıyor. Bunun üstüne baktığımız zaman meslek okulları da Türkiye’de hiç özendirilmedi. Ekipmanı yetersiz, sayısı

37


RÖPORTAJ

38

800 bin bandına oturdu. 2017 yılından

Yani 0 faiz imkanları veya baz faizin çok

ve destekler mevcut. Tüketiciler de zaten

sonra da yılda 1 milyon adet araç satıla-

arzu edilen bir seviyeye inmeyecek şekil-

gidip bu işi bir şekilde yapıyorlar ve yılda

cağı ön görülüyor. Dolayısıyla otomotiv

de desteklenmesi, bunların duyurulması

800 binlik Türkiye pazarını artık bize oluş-

pazarı dünyada çok önemli pazarların-

anlamında dolayısıyla günümüz insanı

turdular. Bu pazar çerçevesinde Türki-

dan bir tanesidir. Tabi böyle önemli bir

çok güzel bir model gördüğünde eğer bir

ye’nin alt yapısı müsait olduğu için bugün

pazarda da üreticiler inanılmaz bir yarış

takım da finansal imkanları var ve elinde

birçok dünya markası da Türkiye’de

içerisindeler. Hal böyle olunca 5 yıl, 7 yıl,

de bir aracı varsa bunu hemen takas yollu

üretim yapıyor. Özellikle Marmara bölge-

10 yılda bir değişen araç modeli nere-

iyi bir kredi ile yeni arabaya sahip olmak

sinde istihdam anlamında yetişmiş perso-

deyse günümüzde üretilen bir arabanı;

istiyor. Veya kiralayıp belli bir dönem

nelin olması önemli bir faktördür. Deniz,

1 yıl içinde hafif bir makyaj, 2 yıl içinde

kullanmak istiyor dolayısıyla bu çember

hava, tren imkânının Marmara’da uygun

ağır bir makyaj, 3 yıl içinde de tamamen

içinde gidip büyüyen bir sektör. Avrupa’ya

olmasından kaynaklı devlet teşviklerini de

kasasının değiştiğini görüyoruz. Çok hızlı

baktığımız zaman Avrupa’da her 1000 ki-

çok üst düzeyde verdiği için bugün birçok

şekilde her şeyi tükettiğimiz gibi işi de

şide yaklaşık ortalama her 500 kişi araba

markanın Türkiye’de ya üretimi var ya da

tüketiyoruz bu duruma yetişmek adına

sahibi. Türkiye’de bu oran her 1000 kişide

montaj hattı var. Bunların hepsi Türkiye

üreticiler bir üst düzeyde çalışmalar

170 kişi seviyesinde. Bu itibarla Türki-

ihracatına çok büyük katkı sağlıyor. Hem

yapıyor. Bu işi destekleyen tabi dünyada

ye’nin de bu sektörde alacağı daha çok

bölgeye istihdam anlamında katkı sağlıyor

da çok ciddi finans şirketleri var, bankalar

yolu var. Çok geniş bir üretim yelpazesi

hem ihracat rakamlarını çok destekliyor

var. Bankaların bilançolarına baktığınız

ve bu üretim yelpazesinde üretilen çok

hem de Türkiye pazarı yaklaşık 800 binlik

zaman taşıt gelirlerinin de önemli bir payı güzel teknolojik modeller, bu modellerin

bir pazara oturmuş oluyor. Önü de hala

var. Dolayısıyla onlar da çok teşvikliyorlar. satın alınmasına çok uygun finansal banka

çok çok açık olan bir sektör.


RÖPORTAJ büyülüğüne göre kuramadığınız takdirde zaten daha yukarı seviyeye çıkmamız mümkün değil. Antalya’daki Kırmızıtaş Holding’e baktığımız zaman 7 tane şirketi olan toplam yuvarladığımız zaman 330 kişinin istihdam edildiği ve kendi içinde de değişik sektörlerden oluşan bir yapı dolayısı ile bu yapının yönetilebilmesi için muhakkak profesyonel bir yönetime ihtiyaç var. Dolayısıyla ben de böyle bir talebin olmasından dolayı kendime bunu değerlendirdim. Şehrin hakikaten yaşanılabilir olması böyle bir yapıda yapabileceğimiz çok şey olması ve bu yapıyı kurup büyütebileceğimize insancımız bizi Antalya’ya kadar sürükledi. Yaklaşıkta 8 sene sonuna geldiğimiz zaman bütün şirketleSöze başlarken sizi tanıyalım diye

na rapor eden bir sistem çerçevesi içinde

rimizde profesyonel yöneticiler, genel

sorduğumda bir uluslararası bir şirket-

gidiliyor. Dolayısıyla dünyadaki en önemli

kurulumuz, icra kurullarımız, baktığımız

ten bahsettiniz orada 12 sene çalıştı-

işte başarılı olan ülkeleri incelediğimizde

zaman bir yönetim danışmanımız, mali ve

ğınızdan bahsettiniz. Bundan öncesini

insan kaynakları çok çok önemlidir yani

idari işlerde aldığımız özel danışmanlıklar,

de biliyorum ama siz söylemediniz,

bir şirketin var olması, büyümesi, geliş-

insan kaynakları ve yapılanması çerçevesi

yurtdışı kültürüyle çalışmış; hep yaban-

mesi ve rekabet edebilmesi çok doğru bir

içinde çok yol kat ettiğimizi görüyorum.

cılarla, yabancı ortaklı ya da yabancı

şekilde bir insan kaynakları yönetiminden

Yeterli mi? Asla değil! Her geçen gün üstü-

şirketlerde görev aldığınızı biliyorum.

geçiyor. Ondan sonra iyi bir finansman

ne koyarak çok çok da iyi gittiğimiz bir

Şirketlerde kültür çok önemli siz de şu

yapısı gerekiyor. Dünyaya entegre olmuş

sistem açıkçası.

an bulunduğunuz yerde uzun süredir

sadece bölgesinin dışındaki bütün dina-

görev alıyorsunuz. Sonuçta iyi bir yerli

mikleri kullanabilen güzel bir yönetimle

sermaye ve bir aile şirketi diyelim. Siz

finansmanı yönetmesi çok önemli ondan

nasıl aştınız ya da nasıl yapıyorsunuz,

sonra eğitim yani mevcut bir durumun

dik. Bizim sahip olduğumuz sektörler

nasıl değerlendirmek lazım bunu?

eğitimle gidebilmesi doğru sektörler se-

açısından ikinci altı ay biraz daha kırılgan

çimi mali disiplin bunların hepsi bir araya

geçti. Ama 2014 yılından açıkçası çok

seyrine baktığımız zaman büyümüş, ge-

geldiği zaman sonuç geliyor dünyada bu iş

umutluyuz, mutluyuz inşallah iyi bir

lişmiş ilk 8 ülkenin veya gelişmekte olan

böyle. Çalıştığımız uluslararası şirketler-

2014 yılı geçeceğine inanıyoruz. Herkese

20 ülkenin ticaretini incelediğimiz zaman

de; mali disiplin elde edilmiş, belirli bir

şimdiden inşallah 2014 hayırlı uğurlu olur.

bir profesyonelleşmeden bahsedilir hep

hedefe sahip,-o hedef ölçülebilir, deşifre

Bizim için iyi geçeceğine inandığımız bir

bu profesyonelleşmede de esasen patron

edilebilir olmalı- raporlama sistemi, top-

yıl.

olmaz. Patron yönetim kurulunu temsi-

lantı yöntemi gibi kavramların hepsi pat-

len belirli kararların içinde devam eder.

ron dediğimiz kelimenin altında toplan-

Şirketlerin icrasını tamamen icra kurulu

mıyor. Profesyonel yapı dediğimiz zaman

pozisyonuyla götüren ve yönetim kurulu-

bu yapı çok önemli bu yapıyı şirketlerin

Şöyle bakmak lazım; dünyada ticaretin

Çok teşekkür ediyoruz eklemek istediğiniz bir konu var mı? Yılın ilk altı aynı çok iyi değerlendir-

Sizlere de işinizde ekibinizle beraber başarılar diliyoruz, görüşmek üzere. Çok sağolun teşekkürler.

39


SEKTÖREL MAKALE

Kurumda İnsan Kaynakları Stratejisi Belirleme Teknikleri Bu yazımda sizlere İnsan Kaynakları

anlaşan bir birim olmasını kolaylaştıracak-

Strateji belirleme tekniklerini aktaraca-

tır. Böylece, çalışanları ve diğer birimleri

ğım.

birer taraf ve hatta rakip olarak gören bir

İnsan kaynaklarını sınırlı bir alanda uz

anlayış yerini, onları iç müşteri ve stra-

Bu yazımda sizlere İnsan Kaynakları

tejik iş ortağı olarak gören bir anlayışa

Strateji belirleme tekniklerini aktaracağım. İnsan kaynaklarını sınırlı bir alanda

Reşat GÜNEY İnsan Kaynakları ve Yönetim Danışmanı resat.guney@omcekonomi.com

bırakacaktır. İnsan kaynakları stratejisi aşağıdaki soruları işletmeniz açısından değerlendi-

uzmanlık ve destek hizmeti sunan bir

receğiniz ve bu doğrultuda bulduğunuz

birim olmaktan çıkararak organizasyonla

cevaplarla şekillendireceğiniz bir strateji

bütünleşmiş, onun vizyonunu, misyonunu

olmalıdır. Her şirketin stratejisi kendine

ve amaçlarını tüm birimlere ve bireylere

has olduğu için insan kaynakları stratejisi

taşıyan ve paylaşılmasını sağlayan güçlü

de o işleye has olmalıdır.

bir merkeze dönüştürecektir. Stratejik yönetim anlayışı içinde çalışmak, insan kaynakları bölümünü,

İşletme, kendisini rakiplerden farklı

kendi terminolojisini kullanan içedönük

kılmak için ne yapıyor? Ayırt edici özellik-

bir birim olmaktan çıkararak iç ve dış

leri ve yetenekleri nedir?

müşterilerin dilini konuşan, dışa açık ve

40

1.İşletmenin stratejisi nedir?

2.İşletmenin stratejisini etkin bir şe-


SEKTÖREL MAKALE kilde uygulayabilmesi için tüm düzeydeki personellerinin hangi tür yetenek, tavır ve davranışları olması beklenir? Yetkinlikleri hangi yönde olmalıdır? 3.İşletmenin şu konulardaki ilke ve uygulamaları nedir? a.İşe alma sistemi (hangi kaynaklardan ve ne tür araçlarla işgücü istihdam edilebilir, işletmeye ne tür işgücü çekilmelidir) b. Seçim sistemi (işe yerleştirmede hangi yol ve yöntemleri benimsemeli, personelin niteliklerine ve çalıştıracakları iş konularına göre ne tür testler uygulanmalı, mülakat yöntemleri nasıl olmalıdır) c. Ücret sistemi; hiyerarşik seviyeye ya da birimlere göre ücret farklılıkları, bilgi ve beceriye dayalı ücret, performansa dayalı ücret, gibi yaklaşımları içeren ne tür ücret sistemleri belirlenmelidir? İşçiler için, saat başı, aylık, parça başına, primli, teşvikli, kaliteye dayalı ücretlendirme sistemlerinden hangisi uygulanmalıdır? Bunun için tüm tarafların (personel, sendika, işveren) itirazsız kabul edilebilecekleri bir iş değerleme yöntemi ve uygulaması nasıl gerçekleştirilebilir? d.İşletmede ne tür bir kariyer sistemi olmalıdır? İnsan kaynakları ihtiyacı belirlenerek, ne yönde bir terfi sistemi oluşturulacaktır? Organizasyonun yapısına göre de unvanların nasıl kullanılacağı belirlenmelidir? e. Eğitim sisteminde nelerin olması gerektiği belirlenmelidir. Mevcut personelin hangileri yeni stratejinin gerektirdiği bilgi, beceri ve davranışları gösterebilmeleri için eğitilmelidir? Hangi personeli teknik bilgi ve beceriler, hangi personeli yöneticilik ve beşeri ilişkileri güçlendirme, hangilerini de kurumsal kültür,

stratejik vizyon kazandırmak için eğitime

sa ve rekabet şartlarına uyumunu sağlaya-

tabi tutmalıyız? Kurum içi ve dışı eğitim

bilmek, işçilerin sosyal ihtiyaçlarına daha

seçenekleri, eğitim araç ve yöntemleri

fazla cevap verebilmek için katı çalışma

neler olmalıdır?

kurallarında nasıl yumuşama ve esneklik

İşe yeni giren personelin ortamla ko-

sağlanabilir?

layca bütünleşebilmesi için, nasıl bir işe

Mevcut yasalara göre, işçi alma ve

alıştırma ve geçici rotasyon programları

çıkarma, gezici işçi çalıştırabilme veya

uygulanır?

kısmi zaman esasına göre (part-time) işçi

f.İş güvencesi, işten çıkarmalar ve

çalıştırabilme, çalışma sürelerinde ya

işletmenin personellerine karşı sorum-

da işe başlama ve bitirme zamanlarında

lulukları, sendikalarla ilişkiler ve toplu

esneklik ile fonksiyonel esneklik gerçek-

pazarlık konularında çatışmalı, uzlaşmacı, leştirilebilir mi? katılımcı ve bunun gibi politikalardan hangisi izlenecektir? g. İşte uzmanlaşma ve iş bölümü seviyeleri nasıl olmalıdır? h. Performans sisteminin nasıl olması gerektiği açıklanmalıdır? 4. Yeni stratejinin gerektirdiği alışkanlıklar davranış biçimleri ve disiplini için personel nasıl hazırlanmalıdır? Küresel

6. Sosyal olanaklar; kreş, kafeterya, kantin, spor tesisleri, prim ve ikramiye sistemleri, personel taşıma servisleri ve bunun gibi sosyal olanakları personeli işletmeyle bütünleşmesine ve geleceğini bu işletmeye bağlayarak daha özenli çalışmasını sağlayıcı teşvik politikaların nasıl olacağıdır. Evet bu soruları işletmemize uygun

strateji izleyen uluslar arası işletmelerde

şekilde cevapladığımızda ve daha önceki

iş gücü çeşitliliğinin yarattığı kültürel

yazılarımla konuyu birleştirdiğinizde

farklılığı işletme kültürü ile nasıl bağdaş-

işletmenizin geleceğini daha net görebile-

tırabilir?

ceğiniz düşünüyorum.

5.İşletmenin üretim kapasitesine, piya-

41


SEKTÖREL MAKALE

Deniz Yolculuğu Ve Kruvaziyer Turizmi Denizde seyahat etmek tarih boyunca insanların ilgisini çekmiştir. Aynı şekilde

artmaya başlamıştır. Kruvaziyer turizminin dünyadaki

Dünya’mızın keşfinde gemilerle yapılan

geçmişi aslında 1800’lü yılların ortalarına

seyahatler büyük rol oynamıştır. Keşif-

kadar uzanır. Bu tarihlerde ABD ile Avrupa

ler sonrası deniz yolu sayesinde ticaret

arasında seyahat edecek zengin kişileri

gelişmiş, doğunun farklı ürünleri batıya

taşıma amaçlı yolcu gemileri çalışmaya

getirilerek, değişik ihtiyaçlar kolaylıkla

başlamıştı. Daha sonra 1900’lü yıllardan

karşılanmıştır. Batı ülkelerindeki kişiler de itibaren 2. Dünya Savaşı’na değin İngiliz,

42

doğunun gizemini merak etmişler, önce-

Alman, Amerikan ve Fransız şirketleri

leri ticaret yapan teknelerle buralara se-

Avrupa ile Amerika kıtası arasında lüks

yahat etmişlerdir. Karayolu ile seyahatin

yolcu gemileriyle en hızlı ulaşımı sağlama

zorlu koşulları onları denizyoluna yönlen-

yarışına giriştiler. 14 Nisan 1912’de 270

dirmiştir. Zaman içerisinde bu teknelerde

metre boyundaki Titanik’in ilk seferin-

Avni AKER

yolcular için de ayrı kamaralar yapılmaya

de, buzdağına çarpıp batması, yolcu

İNKAY Başkan Yardımcısı

başlanmıştır. 20.Yüzyılın başında buharlı

ve mürettebattan 1502 kişinin hayatını

avni.aker@omcekonomi.com

gemilerin seferlere başlaması ile hem bir

kaybetmesi (bu faciadan 705 can kurta-

seferde daha çok yolcu taşınması sağlan-

rılabilmişti) bile bu hızı kesmemiştir. 2.

mış, hem de yolcuğun fiyatı ucuzlamıştır.

Dünya Savaşı’nın patlak vermesi ile ne

Birçok kişi için ilgi derleyen denizyolu ile

yazık ki Atlantik ve Akdeniz kıyılarında

seyahatlere talep özellikle bu dönemde

düzenlenen seferler yapılamamıştır.


SEKTÖREL MAKALE 20. yüzyılın başlarında bu hatta çalışan transatlantikler arasında Titanic, Olympic 1930’larda hizmete giren Queen Eizabeth ve Queen Mary vardır. Bu seferlere katılmak, yolcular için de farklı bir tatil ve yolculuk anlayışını da beraberinde getirmiştir. Gemilerdeki restoran, kahve veya akşamları müzikli eğlenceler, danslar yolcuların seyahatlerinin daha keyifli geçmesini sağlamıştır. Ancak, 1960 sonrası hava taşımacılığındaki teknolojik gelişmeler, özellikle Atlantik aşırı seyahatlerde deniz yolculuğuna ilgiyi azaltmıştır. Avrupa ve Amerika’daki denizciler ve deniz yolculuğunu sevenler tarafından deniz taşımacılığının daha uygun fiyatlarla yapılabileceği saptanmıştır. Deniz yolculuğuna katılan ünlü kişilerle ilgi derleyici röportajlar yapılmış, bunlar başlıca A.B.D.ve Avrupa dergi ve gazetelerinde yayınlanmış ve bu şekilde deniz yolculuğu özendirilmeye çalışılmıştır. 1841 yılında ilk Seyahat Acentalığı faaliyetini başlatan İngiliz Thomas Cook’un 1880 yılında Kruvaziyer Turizminin babası olduğu da bilinmektedir. İngiltere’den hareket eden ve başlıca Akdeniz Limanlarına uğrayan, birkaç hafta süren geziler,

“Kruvaziyer Turizminin” başlangıcını

turizm kategorisi içinde yer almaktadır.

oluşturmuştur.

Kruvaziyer turizminde liman ziyaretle-

Kruvaziyer (cruise/ seyir, turistik gemi

ri, o bölgedeki tarihi eserleri veya ören

yolculuğu) sözcüğünün nereden geldiğine

yerlerini rehber eşliğinde gezmek ve

baktığımızda da, “ Büyük Yolcu Gemi-

alışveriş yapmaktan oluşan aktiviteler

leri ile belli bir programa göre limanlar

vardır. Kruvaziyer gemilerinin uğradığı

arasında gezinti” anlamına gelmektedir.

limanlar ve bu limanlarda, kruvaziyer

Doğal olarak bu turizm türüne de “ Kruva- yolcularına sunulan turistik hizmetler, ev ziyer Turizmi” denilmektedir. Kruvaziyer turizmi, deniz temelli

sahibi ülkelerin ağırlıkla yatırım yaptıkları alanları oluşturmaktadır. Gemi seyahati, gemide sunulan her türlü hizmet ve liman ziyaretlerinden oluşan bir turistik ürün olarak kruvaziyer turizmi, diğer ulaştırma ve konaklama hizmetlerinden de yararlanmaktadır. Kruvaziyer gemi seyahati belirli limanlardan başlar. Belirli sayıda limanlar arasında ve belirli sürede sürecek olan seyahatin öncesinde ve sonrasında, katılımcıların ulaşımı ve konaklaması, turistik ürünün diğer bileşenleridir. “Kruvaziyer Turizmi” diyebileceğimiz etkinlik de aslında dünyada havayolundaki gelişimden sonra Avrupa ve Amerika’da deniz yolculuğuna ilgiyi çekmek için uzun

43


SEKTÖREL MAKALE erimli araştırma ve çalışmalar sonucunda belirlenmiştir. Kruvaziyer yolcularının beklenti ve ihtiyaçlarına göre kruvaziyer yolcu gemileri inşa edilmiştir. Buna göre, amacı sadece taşıma veya ulaştırma değil, konukları olan yolcuları ağırlamak olan ve bu amaçla her türlü hizmet donanımına sahip bulunan büyük gemilerle yapılan deniz seyahatleri, kruvaziyer turizm ürününün ana eksenini oluşturmaktadır. Bu süre içinde; gemide eğlence, değişik spor aktiviteleri, film gösterileri, müzikaller, danslar, disko, farklı dekor ve özelliği olan restoranlar, barlar ve benzeri olanaklar yolculara sunulmaktadır. Kruvaziyer turistik ürünü satın alan misafirler gemiye hangi limanda ne zaman bineceklerini, hangi limanları ne kadar süre içinde ziyaret edeceklerini, bu ziyaretler sırasında liman ülkesinde, karada hangi aktivitelere katılacaklarını, dönüşün hangi limana ne zaman olduğunu normal koşullar altında bilirler. Örnek olarak İstanbul başlangıçlı bir kruvaziyer gemi ile bir hafta süre ile Karadeniz de beş liman ziyareti satın alan bir kişi kendi olanaklarıyla İstanbul’a gelir. Programlı

seyahatine başlar bitince yine aynı liman-

genellikle kruvaziyer seyahat ücretine

da gemiden ayrılarak ülkesine geri döner.

dahil değildir. Çünkü, bazı yolcular varış

Kruvaziyer gemiler yanaştıkları li-

limanlarında herhangi bir organizasyon-

manda ihtiyaçlarını karşılarlar. Gemi ve

dan bağımsız olarak kendileri de gezmek

yolcuları için giriş-çıkış işlemleri yapılır.

isteyebilirler. Ancak, uygulamada gör-

Limanlarda genellikle belli sürelerde

düğümüz yolcuların çoğunluğu organize

kalınır. Örneğin gemi sabah 07.00 de

kent veya yöre turlarına katılmaktadır.

limana yanaşır, kahvaltı sonrası yolcular

Kruvaziyer gemilerinin son yirmi yıl içeri-

ister kendileri, isterlerse o limandaki

sinde boyutları giderek büyümüş, 2000 -

yetkili seyahat acentasının düzenlediği

3000 yolcu kapasitesi ve bin kişi civarında

kent, müze, ören yeri ve çevre gezilerine

mürettebatı ile neredeyse yüzen otellere

katılırlar. Akşam saat 20.00 – 01.00 arası

dönüşmüştür. Limana yanaşan gemiler-

gemi hareket edip, programındaki diğer

deki yolcuların yöre turlarına katılması

limana gider. Bu aktivitelere katılım,

için, yerel seyahat acentaları 50 – 60 Profesyonel Turist Rehberi ve bir o kadar da otobüsle onları karşılamakta, gün boyu onları gezdirmektedirler. Konuyla yakın ilgisi olmayanlar, Kruvaziyer yolcularını da “turist” olarak görmektedirler. Bu geziler, batı dillerinde “Excursion” olarak ifade edilmektedir. Gemiyle gelip o limanda 24 saatten daha az kalanlar, turizm literatüründe “Excursionist – Günübirlikçi “olarak adlandırılmaktadır. Denize kıyısı olan her ülke için kruvaziyer turizmi yarattığı sosyal ve ekonomik

44


SEKTÖREL MAKALE Eylül ayının ilk haftası İzmir, Çeşme, Urla, Alaçatı, Selçuk ve Bodrum gibi Ege Bölgesi gezilerim sırasında, bu liman kentlerimize gelen yolcuların guruplar halinde ören yerleri ve müzeleri gezdiklerini görmek gerçekten çok güzeldi. Kuşadası’na gelen yolcular Selçuk Müzesini, Efes Ören yerini ve Bülbül Dağı’ndaki Meryemana Evini adeta doldurmuşlardı. Buralarda yapılan doğru ve yerinde düzenlemeler de onların rahatça gezmelerine olanak sağlıyordu. Seyahat acentaları ve rehberlerimiz de onları rahat ettirmek için gayret ediyorlardı. Liman kentlerimizde turizm eğitimi veren bazı fakülte hareketler ile liman kentleri ve çevre-

Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü verile-

sinde önemli katkıları olmakta, ticari

rine göre, kruvaziyer gemiler Akdeniz’de

hayatın canlı tutulmasını sağlamaktadır.

8, Ege’de 10, Marmara’da 4 ve Karade-

Türkiye’nin kruvaziyer limanlarına

niz’de de 4 olmak üzere toplam 26 limana

gelen günübirlikçi sayısı son10 yılda 5 kat- yolcu getiriyor. Türkiye’de kruvaziyer tan fazla artarak, 2012 yılında (1685 gemi

gemilerin en fazla tercih ettiği liman olan

) 2.133.000 kişi olmuştur. Bu gerçekten

Kuşadası’nı sırasıyla İstanbul, İzmir, Mar-

önemli bir gelişmedir. Bu yılın ilk 5 ayında

maris ve Antalya izliyor. Kruvaziyer Turiz-

ise toplam 470 bin 720 kişinin kruvaziyer

mi alanında Türkiye ise, Akdeniz ülkeleri

gemilerle Türk limanlarından giriş yaptığı- arasında İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın nı görüyoruz.

ardından 4’üncü sırada yer alıyor.

ve yüksekokullarımızda kruvaziyer turizmi derslerinin eğitim programlarına alınmış olduğunu da belirtmek gerekir. Kruvaziyer turizminden yararlanabilmek için bu olumlu tarafların yanında yolcu ve gemi mürettebatı için bazı organizasyonlarımızın eksik olduğunu vurgulamakta da yarar vardır. Bazı küçük guruplar 6 -7 kişilik minibüs, bazıları ise bisiklet ve motosiklet kiralayarak kendi başlarına tur rotaları dışındaki yerleri de gezmek, ziyaret etmek istemektedirler. Gemi personellerinin limanda veya çevresinde gün boyu vakit geçirebilecekleri bazı aktivite alanlarının olmasını talep ettiklerini de görüyoruz. Özellikle engelli yolcular için ulaşım açısından hala bazı eksikliklerimiz olduğunu da söylemek gerekir. Sıcak yaz günlerinde tercihinizi denizden yana kullanarak, ya da gemiyle düzenlenen yolculuklara katılarak deniz yolculuğunun keyfine varmanız dileklerimle, iyi günler diliyorum. Esen kalın…

45


SEKTÖREL MAKALE

Dünyanın En Şanssız Adamı Eğer Apple bir ülke olsaydı, 450 milyar

dilince duygusallaşır ve ağlardı. Nadiren

dolarlık değeriyle bugün Türkiye’nin he-

geri adım atardı.)

men 3 sıra gerisinde dünyanın 20. büyük

Kayıp Ortak

ekonomisi olurdu.

Jobs böyleydi ama bu makale O’nu

24 Şubat 1955’de dünyaya gelen Steve

tekrar anlatmak niyetiyle yazılmadı

Jobs biyolojik ailesi tarafından terk

elbette. Bu yazının asıl kahramanı birçok

edilmiş ve -üniversiteye gönderilmesi

kişinin hakkında pek az şey bildiği birisi;

şartıyla- başka bir aileye evlatlık verilmiş- dünyanın en zengin şirketinin ilk 3 kuruti. Bu olayın iç dünyasında yarattığı büyük cusundan biri olan ve sonradan hisselerini

Erol KABADAYI

travmaları kendisi açıkça ifade etmese de

devreden dünyanın en şanssız adamı

AVEKON yazılım Kurucu Ortağı

O’nu iyi tanıyanlar ne kadar etkilendiğini

Ronald Wayne.

erol.kabadayi@omcekonomi.com

görebiliyorlardı.

Isaac Newton’un ağaç altında oturur-

Birçok kişiye göre, içindeki bu duygusal ken kafasına düşen elmada esinlenilerek boşluk, O’nu bir efsaneye dönüştüren ve

çizilen ilk Apple logosunun tasarımı da

Apple’ı da dünyanın en değerli şirketi

Ronald Wayne’e aitti. 1 Nisan 1976’da

yapan başarma ve kabul edilme dürtüsünü ortaklar tarafından imzalanan kuruluş

46

tetiklemişti. (Steve Jobs, talepleri kabul

sözleşmesini kaleme alan kişi de Ro-

edilene kadar direnir ve fikirleri redde-

nald Wayne’di. Ama tüm bunlar Ronald


SEKTÖREL MAKALE Wayne Neden Vazgeçti? Apple Computer’i 1 Nisan 1976 kurdular ve Wayne şaşırtıcı şekilde iki hafta içinde ortaklıktan vazgeçti ve 12 Nisan 1976’da hisselerini 800 dolara geri verdi. (Daha sonra 1.500 dolar daha aldı.) Wayne, Nevada’da küçük bir evde ve tek başına yaşamasına yol açan bu kararı neden bu kadar çabuk vermişti? Neden vazgeçmişti? Kendini Tazeleyememişti ve Enerjisi Düşüktü O tarihte Wayne 42, Jobs 21, Wozniak 26 yaşındaydı. İlk bakışta güzel bir karma olduğunu düşündürtüyor insana. Wayne’in Wayne’in önündeki büyük serüvene ortak

arkadaşı yoktu. Wayne iyi anlaştığı sadece

olmasını sağlayamadı.

bir kaç kişiden biriydi.

Jobs’un hızından, girişkenliğinden ve

Wayne’in daha önce kendi şirketini

çok fazla banka kredisi kullanmasından

kurmuş olması Jobs’ın O’na karşı bir

korktuğu için sahip olduğu %10 Apple

hayranlık duymasını sağlıyordu. Nitekim

hissesini şirketi kurduktan çok kısa bir

Jobs’un Wayne’i Apple Computer’in kuru-

süre sonra 2.300 dolar karşılığı diğer iki

cu ortaklığına davet etmesinin altında bu

ortağına aceleyle geri satan Ronald Way-

hayranlığın da etkisi vardı. Hem şirkette

ne eğer hisselerini satmasaydı bugün 46

tecrübeli birisinin olmasının iyi olacağını

Milyar dolar gibi muhteşem bir servetin

düşünüyordu hem de Wozniak’ı ikna ede-

sahibi olacaktı.

bilecek güçlü birisinin kurucular arasında

Ronald Gerald Wayne

olmasını istiyordu.

şirket içinde ebeveyn rolünü üstlenmesi kaçınılmazdı. Çocuklarının haylazlıklarıyla baş etmesi, küstüklerinde barıştırması ve onları tehlikelerden koruması gerekirdi. O ise kendini tüm bunları yapmak için çok yaşlı hissediyordu. “Kaplanı kuyruğundan yakalamak gibiydi, bu adamlarla daha fazla devam edemezdim” diyerek gereken enerjiye sahip olmadığını kendisi de dile getirmişti daha sonra. Ama gerçek öyle değildi. Henüz 42 yaşındaydı ve biyolojik açıdan gayet

17 Mayıs 1934’de doğan Wayne, Steve Jobs ve Wozniak’la birlikte Apple Computer’ı kurdukları 1976 yılına gelene kadar; elektronik bileşenler üreten farklı Amerikan şirketlerinde çalışmış ve kendi kurduğu slot makineleri işinde de başarısız olmuş ve iflas etmişti. Wayne ve Jobs Apple Computer’ı kurmadan önce Atari şirketinde birlikte çalışmışlardı. Jobs’ın insan ilişkilerinde küstah olması ve kötü kokması nedeniyle (Jobs uyguladığı özel vegan diyeti sayesinde yıkanmasına gerek olmadığını düşünüyordu ve çok az yıkanıyordu) neredeyse hiç

47


SEKTÖREL MAKALE

sağlıklıydı. Asıl mesele Wayne’in zihnen yaşlanması ve gücünün yetmeyeceğini

Riskten Kaçıyordu, Fırsatları Göremiyordu

Ürünü Tanımıyordu ve İşe İnanmıyordu

düşünmesiydi. Kendini tazeleyememiş ve

Apple 1’in üretilmesi ve satılabilmesi

bir önceki başarısızlığının izlerini sileme-

için gereken para henüz ellerinde yoktu

mişti.

ve ileride büyük parasal sıkıntılar yaşa-

istediğini anlamamıştı. O’nun ricasıyla or-

yacaklarını düşünüyordu. Daha önce bir

tak olmayı kabul etmişti ama nasıl bir işe

kere büyük miktarda para kaybetmişti ve

girdiklerini tam olarak bilmiyordu. Apple

aynı şeyi tekrar yaşamak istemiyordu.

1’in ve kişisel bilgisayarların ne büyük bir

Zihni Doluydu. Fırsatlara Değil Yaşadığı Kötü Deneyimlere Odaklanıyordu Wayne kurucular arasındaki en deneyimli girişimciydi. Slot makineleri üreten

Riski hesaplamaya o kadar çok enerji

bir mühendislik şirketi kurmuştu fakat

harcıyordu ki önündeki fırsatı görmesini

istediği başarıyı elde edemeyerek iflas

engelleyen bir perde inmişti zihnine.

etmişti. Kendisi için büyük sayılabilecek miktarda bir para kaybı yaşamasının ge-

Steve Jobs’un daha çok kredi çekme-

Wayne, Jobs’ın tam olarak ne yapmak

devrim olduğunu çok daha sonra fark etti ama fırsat kaçmıştı bir kere. Eğer içinde işle ilgili az da olsa bir inanç taşısaydı diğer tüm kötü hislerinin

sinden ve bu parayı geri ödeyemeyecekle- üstesinden gelebilirdi ama bunu başara-

tirdiği çekingenliği aşamadı. Önündeki fır- rinden korktuğu için risk almak istemedi.

48

yılında 117 milyon dolara yükselmişti.

madı.

satlara odaklanması ve yeniden denemesi

Halbuki Apple’in gelirleri ilk yılda 174 bin

Tutkusuzdu

gerekirken geçmişteki kötü deneyimlerini

dolar, ikinci yıl 2.7 milyon dolar, üçüncü

Steve Jobs fırsatı görmüştü ve elle-

düşünmeye devam etti.

yıl 7.8 milyon dolar ve nihayet dördüncü

rinde geleceği şekillendirecek bir ürün


SEKTÖREL MAKALE

olduğuna inanıyordu. Tutkusu o kadar

lerinin izlerini o kadar yoğun taşıyordu

kendisine hediye edilen iPad2 dışında hiç

yüksekti ki O’nu gören büyüleniyordu. Bu

ki kendisine küçük ve risksiz bir dünya

bir Apple ürününe sahip olmamıştı. Bu

tutku olmaz denileni oldurdu, yapılamaz

kurmayı tercih etti.

yaşamı kendisi bilinçli olarak mı tercih

denileni yaptırdı. Wayne ise ne ürüne ne de geleceğe dair bir tutku taşıyordu. Kötü deneyim-

Hiç Apple Ürününe Sahip Olamadı

etti bilemeyiz ama 1976’da almış olduğu

Eski madeni paralar ve pul satarak

o tarihi kararı sık sık hatırladığına eminim

geçimini sağlayan Wayne 2011 yılında

ama 46 milyar doları aklına getirdiğinde gülümsediğini pek sanmıyorum. Sonuç Wayne, bir girişimcinin sahip olması gereken özelliklerin bazılarına ne yazık ki sahip değildi.

1.İleri görüşlülük, 2.Motivasyon, 3.Tutku, 4.Özgüven, 5.Cesaret, 6.Esneklik, 7.Yönetim, finans ve iletişim becerisi. Dünyanın en şanssız adamı diyebileceğimiz Ronald Gerald Wayne’in bu çarpıcı başarısızlık hikâyesi çok özel bir vaka olarak incelenmeyi fazlasıyla hak ediyor.

49


SEKTÖREL MAKALE

Ağaç Dikmek İçin Ağaç Kesmek Hiç mi vicdan kalmadı sende!.. Bu ne pervasızlık, bu ne vurdum duymazlık, bu ne aymazlık! Anladım! Kendini kurtardın, bu dünyada göreceğini gördün yaşayacağını yaşadın belki. Yarın ne olacağı ve nasıl olacağı umurunda değil, anladım! Nasıl bu hale geldin sen? Çocuğunu,

Cüneyt ARIK

Palavra!.. Hepsi ve tüm söylediklerin palavra. Şu an bu satırları okuyan sana diyorum!.. Her kimsen, ne görevde ve ne yetkide olursan ol, evet sana diyorum. Milyon dolarlık şirket sahibi, en gözde illerin belediye başkanı, sanayici, iş

onun eline batacak kıymıktan sakınan,

adamı, çiftçi, polis, millet vekili, asker,

Agrikey Genel Koordinatörü

onun için dünyaları yakan sen değil miy-

doktor, mühendis, hakim...

cuney.arik@omcekonomi.com

din? Torun sevgisinden bahseden, ailesi,

Adın her neyse sana diyorum.

anası, babası, kardeşleri ve dostları için

Bugün sahip olduklarını fikren dahi olsa

canını bile vermeye hazır olan!.. Sen de-

50

bırakmayan?

bana satmanı istiyorum.

ğil miydin sevdiklerin ve onların geleceği

Becerebileceksen eğer vazgeçmeni

ile ilgili tüm hassasiyetlerini ardı arkası-

istiyorum buğdaydan, mısırdan, pirinçten

na sıralayan, konuşurken mangalda kül

ve bunlardan elde ettiklerinden. Karşılı-


SEKTÖREL MAKALE Bu beyefendi hatırı sayılır büyüklükte bir meyve bahçesinin sorumluluğunu üstlenmiş bir bey. Son derece bilinçli, iş bilen, kılıç kuşanan bir abimdir. Sorumlu olduğu meyve bahçesinde file sistemi kururlumu yapmak istiyor, benimle de istişare etmek istemiş. Sohbetin içinde bir yerde bu sistemi kurmak için ağaç direkler kullanmayı düşündüklerinden bahsetti. Fakat bahsederken de yüzündeki ifadeden anladığım kadarı ile kendisinin pek içine sinen bir ğında son model dünyanın en prestijli ve pahalı arabalarını teklif ediyorum. Çıkarabilecek misin hayatından tüm

almak zorunda kalabileceğin günü düşün. Bu dünyada yaşayan her insana sesleniyorum.

yöntem olmadığını anladım. Anladım ki bu yine başkaları tarafından ortaya atılan bir seçenek olarak sunulmuş.

meyveleri, en güzel bayanlar en yakışıklı

Yani sana, bana, onlara...

Ya arkadaşlar soruyorum size…

erkekler uğruna. Domatesin kokusunu,

Herkes tarıma ve doğaya duyarlı olmak

Milyon liralık yatırım yapacaksın,

limonun ferahlığını istiyorum senden akıllı zorunda. Gündelik ihtiraslarımız, zevkle-

binlerce dönüme meyve ağacı dikeceksin,

telefonlar ve gelişmiş bilgisayar teknoloji- rimiz ve yaşamsal olmayan ihtiyaçlarımız

hem ülkeye, hem doğaya hem de gelece-

leri karşılığında.

uğruna feda etmeye devam ettiklerimizi

ğe ve ekonomiye ciddi faydalar üretecek-

fark etmek zorundayız. Bu gidişe dur de-

sin, sonra kalkıp ağaç dikmek için ağaç

söyle bana ve vazgeç. Kaç para eder, ne

meli, birileri durmalı, birileri durdurmalı,

keseceksin, kesilmesine göz yumacaksın.

ödemeliyim sana?

durmayanı da ayıklamalı artık.

Tüm besin kaynakların için bir bedel

Ya da yarınlarda yaşayabilmek için çocukların ne ödemeli sana, bana? Ne enteresan değil mi bunları duymak. Bir de bunları gerçekten yaşadığını düşün. Mesela son dilim ekmeği ya da son bardak suyu kendin veya çocuğun için satın

Şimdi de sizlere sesleniyorum Türk tarımının saygıdeğer yatırımcıları;

Zaten kendilerinin de içine sinmemiş bir yöntem görünüyor ki araştırmaya devam ediyorlar. Ama maalesef hala file

Bu doğanın kaynakları için oluşturduğu- sistemi yapmak için günümüzde bir seçenuz katma değerin farkındayım, farkında-

nek olarak önümüze getirilen bu durum

yız. Büyük ve değerli paralarınızı tarıma

için her yıl binlerce ağaç kesiliyor. Kesilen

yatırıyorsunuz, biliyorum.

bu ağaçlar yüzünden de doğanın dengesi

Bu bir ticaret ve ticari bir gelir beklentiniz var, anlıyorum. Bu yolla ülkem insanına istihdam alanları açıyorsunuz, kutluyorum.

alt üst oluyor, floramızdan binlerce canlı yok oluyor. Bu bağlamda bir parça daha duyarlı davranmanın öneminin altını çizmek iste-

Bir çoğunuz atıl durumda, neredeyse

rim. Zaten içinize sinmemiş olan bu yön-

çorak sayılacak topraklara meyve orman-

temi bir kez daha düşünün isterim. Güzel

ları kuruyorsunuz, görüyorum.

bir iş yapmak için bir başka güzeli yok

Ancak anlamadığım bir şey var... Yıkmadan yapamıyor muyuz?

ettiğimizi, ağaç dikmek için ağaç kesmenin anlamsızlığını bir kez daha hatırlat-

Anlamadınız değil mi? Anlatayım.

mak istiyor, yatırımcılarımıza yapmak için

Yakın zaman önce ziraat mühendi-

yıkmayacağımız günler diliyorum.

si bir abim ile iş sohbeti yapıyorduk.

51


SEKTÖREL MAKALE

Sub.Liminal - Eşik.Altı Beyin, gün içinde karşılaştığı binlerce mesajı hızla unutur. Üç tür mesajı ise

yukarıda okuduğunuz, kitaptan kısa bir

unutmaz ve bunlar bilinçaltına yerleşir;

alıntıydı.

Dehşet, seks ve ölüm. Bilinçaltı doğası bunlara hayır diyemez. Bunları reklamda ve propagandada çok

Ayşen HAMAMCIOĞLU

mıştı beni. Aslında haksız da sayılmazdı,

Bunlar gibi nice şaşırtıcı pes yani dedirtesi örnekler var. Bilinçaltı ve bilinç üstü farklı çalışıyor. Beyin saniyede 400 milyar bit bilgi işliyor,

açık kullanma şansı yoktur. Öyleyse en iyi

fakat biz sadece 2000 bitlik bilgiden ha-

teknik, görüntülerin içine gizlice yerleş-

berdar olabiliyoruz.Yani farkında olabili-

aysen.hamamcioglu@omcekonomi.com tirmektir.

yoruz!..

Ne yalan söyleyeyim; Ahmet Şerif İzgören’in ”EŞİK ALTI BÜYÜCÜLERİ” kitabını okumaya başladığımda önce saçma ve abartılı bulmuştum, Şerif Hoca da abartmış demiştim. Sınırlı sayıda basılmış bir kitaptır, öyle ha deyince de piyasada bulamazsınız. Ayrıca kitabını imzalarken ”Ayşen, oğlun için 2 sene beklemen gerek 18 yaş altı bu kitabı okumamalı!” diye de uyar-

54

Basit bir eşik altı örneği!.. (Ters cevir yüzü kapat bir bak.)


SEKTÖREL MAKALE da daha yüksek frekansları algılayabilecek kapasitededir. Dikkat!.. “duyabilecek” değil, “algılayabilecek” diyorum. Yani, kulağımız ancak belirli bir titreşim aralığındaki sesleri duyabilir. Fakat beynimiz bu aralığın çok daha ötesindeki sesleri algılar, hisseder. Oturduğunuz mekandaki alıcılar hangi kapasitede ise onu algılayabilir. Örneğin hiç bir ses duymadığınız bir ortama radyoyu getirin açın sesler size uyumlanır ve duyarsınız, daha öncesinde o sesleri duymamanız, seslerin orada olmadığını asla göstermez. Sadece sizin beyin alıcılarınız frekanslarınız onları algılayamamıştır. Kişinin şuuraltına, subliminal me-

İnsan kulağı sadece belirli titreşim

saj göndermenin birçok yolu olduğunu

sıklığı aralıklarındaki sesleri duyabiliyor.

telefon konuşması vardır, ancak algılamak

söyleniyor. Bunlardan bir diğeri de 25.

Eğer siz bir müzik parçasını rahatça duya-

için bir telefon aletine ihtiyaç duyarız.

kare tekniği. Peki, nedir bu 25. kare.

biliyorsanız, bu sizin duyabileceğiniz tit-

Çünkü ‘’Allah insanı bir ölçüye kadar

Gördüğümüz bir anlık görüntü (655 satır

reşim aralığında olduğunu gösterir. İnsan

yaratmıştır’’. Ancak bu diğer seslerin

ve frame/çerçeve denilen) 24 kareden

beyninin algısı ise, bundan daha düşük ya

görüntülerin yok olduğunu ispat etmez.

oluşuyor. Sinema şeridinde, saat, daki-

Ya da bulunduğunuz yerde milyonlarca

Bu anlamda subliminal uygulamalar

ka, saniye olarak bir diziliş vardır. Her saniyeden sonra bir yabancı kare gelir ve bir saniye 24 karedir. Her 24 kare ise bir ekran büyüklüğündeki kareyi oluşturur. Her 327,5 satırda bir de “control-track” denilen aralık vardır. İşte bu aralıktaki görüntüler kesilip, aralarına başka görüntüler atılarak; 25. kare oluşturulur ve bu son kare olan 25. kare anlık yani görüntü, saniyede 1/24 olacakken, bu 1/25′e çıkar. Kareler 25 olunca bir anda bir görüntü gelir ve anında kaybolur. Genellikle göz ve beyne görünmez, daha doğrusu görülür ama şuuraltında kalır. İşte bu aralıkta istediğiniz telkini yapabilirsiniz. Bunlar genelliklede alışveriş merkezlerinde satışa yönelik olarak kullanılmaktadır.

55


SEKTÖREL MAKALE

hayrınıza da, zararınıza da kullanıla-

saadet olmaz!”, bu vesile paranız olunca

bilecek yaptırımlardır. Ben bunlardan

huzursuz oluyor, huzurunuz olunca da

dinletisi sizin iç organlarınızı harekete

hayrıma olduğunu düşündüğüm Kuran-ı

paranız olmuyor gibi.

geçirmiyor. Sadece bilincinizi uyandırıyor.

Kerim ayetlerinden seçilmiş yaşantım-

Eğer geçmişinizi sorgularken hep aynı

Aslında PÜF noktası da burası, Cd

Kimisi yalnız iken yer mesela aslında

da aşmakta zorlandığım bazı konuları

sorunlarla karşılaştığınızı fark ediyor ve

yediği yemek değil istemediği lanet olası

seçerek bir CD hazırlattım. Kullanma

bu konuda çaresizlik içinde iseniz, içerik-

“yalnızlık”tır, kimisi sorunlu olunca yer, o

talimatına uygun olarak dinliyorum. Nasıl

lerini bilmek kaydı ile subliminal uyumla-

da sorunların bitmesini ve hayatta kalma

mı? 21 gün müzikleri dinliyorsunuz bir

maları kullanabilirsiniz…

dürtüsünü doyurmak istiyordur yedikleri

hafta bekliyorsunuz 3 tekrarla bitiriyorsu-

Geçenlerde eczanede ”Uyurken zayıf-

ise vesiledir.

nuz. ‘’Çekirdek inanç’’ diye google’den

layın !” diye bir afiş gördüm. Sorduğumda

araştırabilirsiniz...

eczacı da tam ne olduğunu anlamadığını

mide doyar ruh aç kalır ve maalesef

komik bir uygulama olduğunu söyledi..

kilolar gelir de gelir.

Hayatımızda oluşturduğumuz, öğren-

Bir duyguyu doyurmaktır amacı, ancak

diğimiz, şartlandırıldığımız bazı kalıplar

Tabii kim istemez ki hem yesin hem de

Ben bir fayda sağladım mı?..

bizi engelleyebiliyor. Örnek; ”Para ile

yan gelip yatıp zayıflasın..

Evet, tavsiye eder miyim, içeriklerini bilmeniz ve konuyu tam anlamıyla anlayıp öğrenip kabullenmeniz kaydı ile kocaman bir EVET… Farkında ve farklı bir ay geçirmeniz dileklerimle. Sub latince altında Limen de eşik anlamına geliyor (Eşikaltı).

56


SEKTÖREL MAKALE

Daha Hızlı Ve Sürekli İhracat İçin… Evet… Ne yazık ki ilk 2 çeyrekte hedeflediğimiz beklentileri, özellikle ihracat

leri ile ilgili istatistiklerine ve grafiklerine

rakamlarını yakalayamadık. 2013 yılı ihra-

de yer verdim...

cat beklentimiz 158 milyar dolarken aşa-

Günay ŞENCAN Kurumsal Dış Ticaret Danışmanı

nedenle size TÜİK’in dış ticaret beklenti-

29 Ağustos 2013 - 2013 yılı Temmuz

ğıda verdiğim TÜİK’in istatistikî verilerine

ayında ihracatımız bir önceki yıla göre

göre Temmuz ayı itibariyle 88,3 milyar

%2,2 oranında artarak 13,1 milyar dolar,

dolar olmuştur… Bu da hedeflenen 2013

ithalatımız ise %10 oranında artarak 22,9

yılı ihracat hedeflerimize yaklaşamaya-

milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Tem-

cağımızı göstermektedir. Bunun yanında

muz ayı dış ticaret hacmi geçen yılın aynı

ihracatı etkileyen ithalat verilerine de

ayına göre %7 artışla 36 milyar dolara

göz atmak gerekir diye düşündüm ve bu

yükselmiş ve dış ticaret açığı %22,5 artışla

Grafikte ihracat ve ithalatın aylık seyri gösterilmektedir.

58


SEKTÖREL MAKALE

9,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiş-

dış ticaret açığımız ise %18,3’lük artışla

vindirmiş ve diğer bir deyimle bizi teğet

tir. 2012 yılı Temmuz ayında %61,6 olan

60,5 milyar dolara yükselmiştir. İhracatın

geçmişti… Bir politikacı/siyasetçi değilim,

ihracatın ithalatı karşılama oranı 2013

ithalatı karşılama oranı ise bir önceki yıla

sadece dış ticaretimizin, uzun yıllar bu

yılı Temmuz ayında 4,4 puanlık azalışla

göre 3,7 puanlık düşüşle %59,4 olmuştur.

sektörde çalışmam nedeniyle nasıl ve

%57,2’ye gerilemiştir.

Aşağıda Türkiye İstatistik Kurumu-

nelerden hemen kırılganlık gösterip, et-

nun aylık ihracat verilerine baktığınızda

kilendiğini yaşadığım için söyleyebilirim;

ihracatımız bir önceki yılın aynı döne-

ihracat, ithalat ve aradaki farklılıkları

daha sakin, daha uzlaşmacı ve daha kont-

mine göre %1,3 oranında artarak 88,3

kolaylıkla göreceksiniz..

rollü olursak, üretimimize, tüketimimize

2013 yılı Ocak-Temmuz döneminde ise

milyar dolar, ithalatımız ise %7,6 oranında

Bu tutarsızlığın en büyük nedeni

dikkat edersek bize bir şey olmaz... Zor

artarak 148,8 milyar dolar olarak kayde-

dünyanın içinde bulunduğu siyasi kaos en

mu; Biraz.. Bizi yoracak mı; Evet … Ama

dilmiştir. Buna göre, dış ticaret hacmi-

basit deyimiyle karışıklık… Son yıllarda

daha önceki yıllarda da benzer durumlar

miz %5,2’lik artışla 237 milyar dolara,

ekonomimizdeki iyileşme hepimizi se-

yaşadık..

59


SEKTÖREL MAKALE Bu durumdan kurtulmak için ticaret

tüzel kişilerle, tüzel kişilikleri olmayan

yapmamız özellikle dış ticaretimize önem

ancak hukuki tasarruf yetkisine sahip ki-

vermemiz ve ihracatımızı arttırmamız

şilerin ortaklıkları da artık ihracat yapma

fatura ki bu ürünümüzü yurtdışı etmek

gerekiyor… Peki, nasıl yaparız da ihra-

hakkına sahip… Bu nedenle şahıs firmaları

amacıyla gümrükte beyanname açılması

catımız artar; öncelikle ihracata karar

da ihracat yapma hakkına sahip ama ye-

için, yani ürünü sattığınızı belgeleyebil-

vermemiz gerekir… İhracat yapan bir

rine getirmeleri gereken başka şartlarda

meniz için gerekir. İç piyasada kullandığı-

firma olabilirsiniz ama ihracat için gere-

var tabii ki..

nız faturanın aynıdır… Yurtdışına gön-

ken şartları yerine getirmediyseniz, yine

c) Faaliyet alanınıza göre Ticaret yada

ihracat yaparsınız ama biraz zorlanarak…

Sanayi odalarından birine yada her ikisine

e) Tabii ki; Maliye onaylı ve seri no’lu

derilmez.. Daha önceki yıllarda Türkçe fatura üzerine aynı zamanda ticari dil

İşinizi kolaylaştırmak, daha hızlı ve verim- de üye olabilirsiniz… Özellikle ihracat

olan İngilizcelerini de yazıp yurtdışında

li, sürekliliği olan ihracat yapabilmenizi

yaparken; ürünlerin indirimli vergi ya da

malı çekerken kullanmaları için alıcıya

sağlamak için belli bir sistem içinde işlem

vergiden muaf olarak çekilebilmesi için

gönderirdik… Ama bilişim sektörünün

yapmanızı öneriyorum...

kullanılan“Dolaşım belgelerinin” ihracat

gelişmesiyle artık yurtdışına gidecek

sırasında onaylatılabilmesi amacıyla üye-

yabancı faturaları bilgisayarda istediğimiz

liğiniz gerekir.

formatta düzenleyebiliyoruz. Yine bu

Öncelikle ihracatçı olma şartlarını yerine getirmeniz gerekiyor… Nedir bu şartlar…

d) İhracatçı Birliklerine üyelik ise;

sistemde işlem yapan firmalar az da olsa

a) Elbette firma olmanız gerekiyor..

kayda bağlı ihracatta GB’nin ihracatçı

Geçmiş yıllarda dış ticaret yapabilmeniz

birlikleri tarafından da kayda alınabil-

için firma unvanında dış ticaret ibaresinin

mesi, bunun yanında birlikler tarafından

hemen ihracata başlayalım? Hayır… Bir de

geçmesi gerekiyordu. Ama artık böyle bir

operasyonel anlamda teşvikler ve devlet

neden ihracat yapıyoruz bunu bilmemiz

zorunluluk yok…

yardımları işlemlerinin kolaylıkla yürütü-

gerekiyor…

b) Vergi usul kanununda yapılan değişiklikle; vergi numarasına sahip resmi ve

60

işlemler için birliğe kayıt gerekir.

görülmektedir. Peki, bu şartları yerine getirdikte

lebilmesi amacıyla ve bunun gibi yürüt-

• Bir kere genel olarak döviz girdisi

mesi ihracatçı birliklerine bırakılmış tüm

yaratmak için deriz… Türkiye nin ekono-


SEKTÖREL MAKALE

misine katkı sağlamak için deriz de; ken-

malarının getirdiği ekonomik risklerden

olan ürün yani satılabilirliği olan ürün

dimizi düşündüğümüzü para kazanmak ve

korunmak içinde ihracat yaparız. İç

olup olmadığının araştırılması…

karlılık sağlamak istediğimizi söylemeyiz… piyasanın inişe geçtiği dönemlerde, ihra-

• Ticari koşulların uygunluğu… Sataca-

Elbette kendi cebimizi düşünüyoruz…

cat yaparak riskli dönemi en az zararla

ğımız ürünün hedef ülkede fiyat uygunlu-

Daha fazla kazanmak, daha fazla karlılık

atlatmış oluruz…

ğunun olması…

sağlamak için… • Markalaşarak; ürünlerimizin satışını arttırarak, daha fazla kazanabileceğimizi

İhracata karar verirken dikkat etmemiz gereken en önemli unsurları sıralarsak… • Üretim kapasitesi… Ne miktarda

de belirtmeden geçemeyiz… Buna bağlı

satabileceğinizin belirlenmesi için özel-

olarak; Devlet Yardımları kapsamında;

likle bilmeniz gerekiyor ki, kapasitenizin

Marka desteği yada Marka ve Tanıtım

üzerinde açığa satış yapmayınız…

Desteklerinden faydalanarak, markanızı

• Ürünün ihraca uygunluğu… Ürünün

Buraya kadar daha hatasız, daha hızlı ve sürekliliği olan bir ihracat yapabilmeniz için size faydalı olabilecek bilgiler vermeye çalıştım… İnanıyorum ki; içinde bulunduğumuz dönem güçlü ve zorluklardan yılmayan ülke yapımız nedeniyle, bize hasar

öne çıkarabilirsiniz.. Eğer marka olursanız ihracında; çıkışta kendi ülkemizin, varış

vermeden geçecek ve ihracatımız hızla

seçilebilirliğiniz artacağı için daha fazla

yerinde ise alıcı ülkenin şartlarına uygun

artmaya devam edecek…

satış, daha fazla kazanç, daha fazla karlı-

olacak şekilde hazırlanması…

lık sağlayabilirsiniz. • Bunun yanında; iç pazar dalgalan-

• Hedef pazarlardaki satış payı… İhraç edeceğimiz ürünün, hedef pazarda talebi

61


SEKTÖREL MAKALE

Şirket Sözleşmelerinin TTK’na Uyarlanması Bazı maddeleri hariç olmak üzere

Duran ÇİFTÇİ Antalya Barosu duran.cifci@omcekonomi.com

büyük bölümü 01.07.2012 tarihinde

yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve

yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret

tasfiye memurları, kanundan ve esas

Kanunu (kısaca TTK) ile yine aynı tarihte

sözleşmeden doğan yükümlülüklerini

yürürlüğe giren 6103 Sayılı Türk Ticaret

kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem

Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli

şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket

Hakkında Kanun (kısaca UK), sözleşmele-

alacaklılarına karşı verdikleri zarar-

rini TTK’ye uyumlu hale getirilmesini te-

dan sorumludurlar.” Belirtilen kişilere

min açısından bir kısım anonim şirketlerin

sorumluluk yükleyen bu hüküm, TTK’nin

yönetim kurulu üyeleri ile yöneticilerine

644. maddesinin birinci fıkrasının (a)

ve limited şirket müdür veya müdürleri-

bendi uyarınca, limited şirket müdür veya

ne kanuni bir görev yüklemektedir. Aksi

müdürlerine de kıyasen uygulanacaktır.

taktirde bu kişiler, TTK’nnin 553. maddesi

Buradaki sorumluluk 557. madde uyarınca

uyarınca şirkette oluşacak zararlardan

müşterek ve müteselsil bir sorumluluktur.

sorumlu tutulmuştur.

Aşağıda belirtilen kanun hükümleri ano-

TTK’nin, anonim şirketlere ilişkin

62

şu şekilde düzenlenmiştir. “Kurucular,

nim şirketlerin esas ve limited şirket, şir-

“Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin,

ket sözleşmelerinin kanuna uyumlu hale

yöneticilerin ve tasfiye memurlarının so-

getirilmek üzere değiştirilmesini emret-

rumluluğu” kenar başlıklı 553/1 maddesi

mektedir. Bu emredici yasal düzenlemeler


SEKTÖREL MAKALE sebebiyle, TTK’nin 453. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu veya yöneticileriyle limited şirket müdürlerinin yapması gereken işlemler: Değiştirilecek mevcut sözleşme hükümleriyle birlikte, şirket organları tarafından hazırlanacak değişiklik taslağının 414. maddede belirtildiği şekilde ilanının yaptırılıp kanunda belirlenen süre içinde genel kurulların toplanarak şirket sözleşmelerinin değiştirilmesi yönden karar alınmasını sağlamaktan ibarettir. 6103 Sayılı Kanun’un “Esas sözleşme” başlıklı 22. maddesi uyarınca, anonim şirketler esas sözleşmelerini ve limited şirketler şirket sözleşmelerini, TTK’nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on iki ay içerisinde Türk Ticaret Kanunu’yla uyumlu hale getirmek zorundadırlar. Bu süre içinde gerekli değişikliklerin yapılmaması halinde ise, anonim şirket esas ve limited şirket şirket sözleşmelerindeki mevcut düzenlemeler yerine TTK’nin o hususlara ilişkin ilgili hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Uygulamada kolaylık sağlanması açısından, UK’nin 20/2 maddesine göre anonim şirket esas sözleşmesi ve limited şirket şirket sözleşmelerinin TTK’ye uyumlu hale ge-

tirilmesi için yapılacak genel kurullarda (

resmi gazetede yayınlanan kararı ile bir

01.07.2013 tarihine kadar yapılacak genel

yıl uzatılmış bulunmaktadır.

kurullarda) toplantı nisabının aranmaya-

Önemli Uyarı

caktır. Bu sürenin ( 01.07.2013 tarihinin)

Genel olarak şirket sözleşmelerinin

geçirilmesinden sonra yapılacak genel

TTK’ye uyumlu hale getirilmesi çalışma-

kurullardaki sözleşme değişiklerinde ise;

larında aşağıdaki hususlara önemle dikkat

Türk Ticaret Kanunu’nun genel kuru-

edilmesi gerekmektedir.

lun toplantı ve karar nisaplarına ilişkin

1- TTK’nin 340’ıncı maddesinin 1.

hükümleri uygulanacaktır. UK’nin 22/3

fıkrası anonim şirket, 579. maddesinin 1.

maddesi ile, her ne kadar Gümrük ve

fıkrası ise limited şirketler için emredici

Ticaret Bakanlığı’na sözleşmelerin TTK’ye

hükümleri düzenlemekte olup anonim

uyumlu hale getirilmesi öngörülen süreyi

şirketler esas sözleşmelerindeki, limited

bir defaya mahsus olmak üzere bir yıla

şirketler de şirket sözleşmelerindeki var

kadar uzatabileceği düzenlenmiş olup,

olan TTK’nin emredici hükümlerine aykı-

sözkonusu, süre ise Gümrük ve Ticaret

rılıkları mutlaka gidererek TTK’ye uyumlu

Bakanlığı tarafından 28.06.2013 tarihli

hale getirmelidirler. Aksi taktirde, sözleşmelerde yer alan, emredici hükümlere aykırılıklar yok hükmünde sayılacaktır. 2- TTK’nin 125. maddesi ticaret şirketlerinde tüzel kişilik ve ehliyeti düzenlemekte olup, kanuni istisnalar saklı olmak üzere, ticaret şirketlerinin Türk Medeni Kanunu’nun 48. maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabileceği ve borçları üstlenebilecekleri belirtilmiştir. Ayrıca UK’nin 15. maddesi uyarınca, şirketin hak ehliyetinin şirket sözleşmesinde veya esas sözleşmesinde yazılı işletme konusu ile sınırlı olduğunu belirten hü-

63


SEKTÖREL MAKALE

kümler bulunması halinde, bu hükümler

başlıklı 479. maddesinin 1. fıkrası “Oyda

TTK’nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren genel kurullarda 6762 Sayılı Kanunun

imtiyaz, eşit itibari değerdeki paylara

yazılmamış sayılırlar. Bu sebeple, esas ve

genel kurulların toplantı ve karar nisap-

farklı sayıda oy hakkı verilerek tanınabi-

şirket sözleşmelerinde şirketin hak ehli-

ları hakkındaki hükümleri uygulanır. Bir

lir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bir anonim

yetinin işletme konusu ile sınırlı olduğunu

esas sözleşmede esas sözleşme değişiklik-

şirket esas sözleşmesinde bu şekilde bir

düzenleyen hükümlerin bulunması halinde lerine ilişkin olarak 6762 Sayılı Kanunun

düzenlemenin var olması halinde, anonim

bunların da sözleşmelerden çıkarılarak

388’inci maddesindekinden daha ağır

şirket, esas sözleşmesini TTK’nin yayı-

yeni TTK’ye uyumlu hale getirilmesi yasal

nisaplar öngörülmüş olup da bunlar Türk

mı (14.02.2011) tarihten itibaren üç yıl

bir zorunluluktur.

Ticaret Kanununun 421’inci maddesinin

içinde (14.02.2014 tarihine kadar) esas

birinci fıkrasında öngörülen nisaplardan

sözleşmesini TTK’ye uyumlu hale getir-

mesinde veya bir limited şirketin şirket

daha ağır olursa, bunların uygulanmasına

mek zorundadır.

sözleşmesinde genel kurulun toplantı ve

devam olunabilir. Ağırlaştırılmış nisaplara

5- Keza 479. maddenin 2. fıkrasının

karar nisaplarına, madde numarası belir-

dair esas sözleşmedeki veya herhangi bir

birinci cümlesi “Bir paya en çok onbeş oy

tilerek veya belirtilmeksizin 6762 Sayılı

sözleşme veya hukuki metindeki özel dü-

hakkı tanınabilir. şeklinde düzenlenmiştir.

Eski Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin

zenleme Türk Ticaret Kanununun 421’inci

TTK’nin 479’uncu maddesinin ikinci fık-

uygulanacağı öngörülmüşse, bu şirketler,

maddesine göre daha hafifse 421’inci

rasında belirtilen sınırı aşan sayıda oyda

TTK’nin yürürlüğe girmesinden itibaren

madde uygulanır. Buradan hareketle ge-

imtiyaz öngören esas sözleşme hükümleri,

on iki ay içinde sözleşmelerini değiştire-

nel kurul esas sözleşme değişikliği nisap-

TTK’nin yayımı tarihinden ( 14.02.2011)

rek, TTK’ye uyumlu düzenleme yapmalı-

larının da TTK’ye uyumlu hale getirilmesi

itibaren üç yıl içinde (14.02.2014 tarihine

dırlar. Aksi halde, bu sürenin geçmesiyle

gerekir.

kadar ), anılan fıkraya uyarlanır.

3- Bir anonim şirketin esas sözleş-

TTK’nin genel kurulun toplantı ve karar nisaplarına ilişkin hükümleri uygulana-

64

caktır. Sadece bu on iki ay içinde yapılan

4- TTK’nin anonim şirketler huku-

6- Anonim şirket esas sözleşmesiy-

kunda “Oyda İmtiyazlı Paylar” kenar

le “nama yazılı payların devrinin” ret


SEKTÖREL MAKALE c) Ek ödeme yükümlülüklerinin öngörülmesi, bunların şekli ve kapsamı. d) Yan edim yükümlülüklerinin öngörülmesi, bunların şekli ve kapsamı. e) Belirli veya belirlenebilir ortaklara veto hakkı veya bir genel kurul kararının oylanması sonucunda oyların eşit çıkması halinde bazı ortaklara üstün oy hakkı tanıyan hükümler. f) Kanunda ya da şirket sözleşmesinde öngörülmüş bulunan yükümlülüklerin hiç ya da zamanında yerine getirilmemeleri halinde uygulanabilecek sözleşme cezası hükümleri. g) Kanuni düzenlemeden ayrılan rekabet yasağına ilişkin hükümler. sebeplerinin gösterilerek veya gösterilme- gün önce yapılması (TTK 414,), yönetim yerek sınırlandırılmış bulunması halinde,

kurulu başkanı veya enaz bir başkan veki-

anonim şirketler, Türk Ticaret Kanununun

linin genel kurul tarafından seçilmesi TTK

yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl

366, vs gibi ).

içinde, esas sözleşmelerini değiştirerek, Türk Ticaret Kanununun 492 ilâ 498’inci

Ayrıca ve de özellikle limited şirketler için olası ihtimaller olarak da:

maddelerine uyarlamak zorundadırlar.

a) Esas sermaye paylarının devrinin

Aksi halde UK’nin 28/7. maddesi uya-

sınırlandırılmasına ilişkin kanuni hüküm-

rınca, bu sürenin ( 01.07.2013 tarihinin)

lerden ayrılan düzenlemeler.

geçmesiyle tüm sınırlamalar geçersiz hale gelecektir. 7- Genel kurullarda pay sahipleri temsilcilerinin pay sahibi olmasını düzenleyen bir sözleşme hükmünün var olması halinde bunun geçersiz olup, sözleşmeden çıkarılması gerekir. 8- Pay sahipleri veya şirket ortaklarının talepleri sonucu kanuna aykırı olmayan

b) Ortaklara veya şirkete, esas sermaye payları ile ilgili olarak önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları tanınması.

h) Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin özel hak tanıyan hükümler. ı) Genel kurulda karar almaya, oy hakkına ve oy hakkının hesaplanmasına ilişkin kanuni düzenlemeden ayrılan hükümler. i) Şirket yönetiminin üçüncü bir kişiye bırakılmasına ilişkin yetki hükümleri. j) Bilanço kârının kullanılması hakkında kanundan ayrılan hükümler. k) Çıkma hakkının tanınması ile bunun kullanılmasının şartları, bu hallerde ödenecek olan ayrılma akçesinin türü ve tutarı. l) Ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin özel sebepleri gösteren hükümler. m) Kanunda belirtilenler dışında öngörülen sona erme sebeplerine dair hükümler.

ihtiyari sözleşme değişiklik istemlerinin de yerine getirilmesi gereklidir. Örnek olarak: yönetim kurulu üye sayısının iki kişi olması, şirket müdürün iki veya üç kişi oluşması, yönetim kurulu toplantılarının haftada bir yapılması, genel kurul

9- Yasal bir zorunluluk olmamakla birlikte TTK’nin 135 maddesinde düzenlenen kavramların değişikliğinin de yapılarak sözleşmeye eklenmesinde yarar bulunmaktadır.

ilanlarının toplantı gününden en az 30

65


KÜLTÜR SANAT

Antalya’da “Anadolu Sihiri” Antalya Devlet Opera ve Balesi 2013-

beğeni toplayarak kapalı gişe sahnelenen,

20 bale sanatçısı olmak üzere toplam 128

2014 Sanat Sezonu’na “ANADOLU SİHİ-

kapsam ve kadrosu genişletildiği için

sanatçı kadrosu ile yeniden düzenlenmiş

Rİ” müzikalinin prömiyeri ile merhaba

ismi “Anadolu Sihiri” olarak değiştirilen

olarak 28 Eylül Cumartesi akşamı saat:

diyecek. Geçtiğimiz sanat sezonlarında

eser, Anadolu tarihi, kültür ve sanatını,

20.00’da Haşim İşcan Kültür Merkezi Ope

Ankara, Samsun ve Mersin Devlet Opera

türkü, dans, tiyatral anlatımını, evrensel

ra Sahnesi’nde Antalyalı sanatseverlerin

ve Balesi Müdürlükleri yerleşik sahnelerin- formlarla düzenleyerek, senfonik orkestra de, yurtiçi ve yurtdışı turnelerinde büyük

66

eşliğinde, 5 solist, 43 koro, 60 orkestra ve

karşısına çıkacak.


KÜLTÜR SANAT

67


KÜLTÜR SANAT

13 Eylül 2013 Cuma günü bilet satışları başlayan Mevlana, Mehteran, Hacivat Karagöz, Köroğlu, Aşık Veysel, Sıra Geceleri, Kına Geceleri, Kırk Pınar Güreşleri ile birlikte tüm yörelerimizin türkü ve folklorundan örnekler verilecek olan ve hazırlıkları bütün hızıyla devam eden eserin araştırma, metin ve librettosu Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür Yardımcısı Şadi ERDOĞAN’a, müzik düzenleme ve bestesi ise Ali AYKAÇ’a ait. Anadolu tarihi, kültür ve sanatının özü bozulmadan, evrensel formlarla işlenip kaynaştırılarak, müzik, dans, tiyatral anlatımla temsil edilecek olan eser Mehmet BALKAN tarafından sahneleniyor. Eserin orkestra şefliğini Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Prof. Rengim GÖKMEN ile Antalya Devlet Opera ve Balesi orkestra şefi Ömer YÖNDEM üstlenirken dekor Tayfun ÇEBİ, kostüm Sevtaç DEMİRER imzasını taşıyor. Eserde koro şefi Mahir SEYREK, ışık tasarımı ise Mustafa ESKİ’ye ait.

68


RÖPORTAJ

7


RÖPORTAJ

7


OMC

e-konomi dergisi

Yerel Gündem

01 Ekim 2013

HÜSNÜ ÇÖLLÜ: “Belediye başkanı toplumla iç içe olabilmeli, halka inebilmeli, halkın sıkıntılarını bilmeli.”


BAŞ YAZI

Reşat GÜNEY resat.guney@omcturkiye.com resat.guney@omcekonomi.com

Merhaba,

Bu ay ki sayımız yoğun istek üzerine her ayın başında yayınlanmaya başlayacak tekrar bildiğiniz üzere her ayın 15’ın de yayınlıyorduk dergimizi ayın sonuna doğru dergimiz ulaşıyordu okuyucularımıza bu sebeple artık her ayın başında dergimizi sizlere ulaştıracağız

Biliyorsunuz OMC TV de geçtiğimiz ay yayına girdi ve şu ana kadar sizlerin takdirleri bizlere ulaştı öncelikle gösterdiğiniz ilgi için son derece teşekkür ederim ümit ederim yakın zaman da farklı konu ve içeriklerle de OMC TV ‘yi zenginleştireceğiz, Bu arada OMC Türkiye’den de haberler vermek istiyorum sizlere bu ay İzmir ve Bursa şubelerimizde Ankara’dan sonra hizmet vermeye başlıyor ümit ederim başarılı oluruz. Bu ay ki yerel gündem kapak konuğumuz 23. Dönem Antalya Milletvekili Sayın Hüsnü Çöllü, çok değerli ekonomik değerlendirmeler de bulundu zevkle okuyup bilgi edineceğiniz birçok konuyu bu ay ki sayımızda bulacağınız düşünüyorum. Keyifle bilgiye ulaşmanızı, savaştan uzak, mutlu, başarılı ve bol kazançlı ve riskleri az bir çalışma ayı diliyorum…

2


HÜSNÜ ÇÖLLÜ: “Belediye başkanı toplumla iç içe olabilmeli, halka inebilmeli, halkın sıkıntılarını bilmeli.”


RÖPORTAJ SEKTÖREL MAKALE

OMC e-konomi dergimizin bu ayki yerel gündem kapak konuğu 23. dönem Antalya

1982 yılında İnşaat mühendisi olarak

Evet, çok teşekkür ediyorum. 1960

üniversiteyi bitirdim. Daha önceki eğitim

Milletvekili Hüsnü Çöllü, siz okurlarımız

doğumluyum, 3 kız çocuğu babasıyım.

hayatımı Antalya’daki devlet okullarında

için Antalya’yı ve yaklaşan yerel yönetim

Babam 40’lı yıllarda Antalya’ya göçmüş

sürdürmüştüm. Üniversiteyi bitirdikten

seçimlerini değerlendirdi.

Burdurlu bir ailenin oğludur, Antalya’da

sonra kısa bir dönem inşaat ve ticaret

esnaf, emeği ile iş yapan biri olarak mo-

yaptım, sonrasında da denizcilik sektörü-

Hüsnü Bey öncelikli olarak OMC e-ko-

tor yenileme atölyesi kurmuş, biz de onun ne atıldım. Denizcilik sektöründe, deniz

nomi’nin yerel gündem konuğu olduğu-

disiplinli eğitimi ile hayat mücadelesinde

malzemelerinin toptan perakende satışı

nuz için çok teşekkür ediyoruz.

yola çıkmış kişileriz. Bu süreçte altını

ve son dönemlerde de ithalat olarak sek-

çizmek istediğiniz konuyu vurgulayayım;

törün ticari boyutunda yer almaya devam

Allah ömür versin babamızın Antalya’ya

ediyoruz.

Beni konuk ettiğiniz için ben teşekkür ediyorum. Siz Antalya’nın önemli bir siması-

5

de var.

güzel bir hayrı olmuş. Antalya’dan ka-

Çok iyi bir okuldan mezunsuz ve eği-

sınız, hem iş adamı şapkanızla, hem

zandığımı Antalya’nın hayrına yatırayım

timini aldığınız bölüm denizcilik ile ilgili

siyasi şapkanızla hem de sivil toplum

düşüncesiyle dokumada ki Hüseyin Avni

değil, bu sektöre girişiniz nasıl oldu?

kuruluşlarında önceki dönemlerde almış

Çöllü İlköğretim Okulu’nu yaptırdı. Okulu,

olduğunuz görevlerle Antalya’da öne

üniversiteyi inşaat mühendisi olarak bi-

İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakül-

çıkan şahsiyetlerden birisisiniz. Önce-

tirdiğim yıllarda yapmam kısmet oldu. Bu

tesi’ni bitirdim. Reşat Bey, bu bir sevda

Okulumdan her zaman gurur duyarım.

likli olarak Çöllü ailesini ve sizi tanıyabi- güzel bir hayırdı. tüm Antalya’daki hayır

işidir, gönül işidir. Ben bu açıdan kendimi

lir miyiz? Ailenizden, işte babanızdan,

severler, imkanı olan herkes dilerim ki

çok şanslı görüyorum, denizcilik sektö-

okulunuzdan eğitiminizden bize biraz

kendilerine böyle imkanlar yaratırlar ve

ründe mesleki hayatımı sürdürebildim.

bahseder misiniz? Bir de hayır işleriniz

bağışlar yaparlar.

İş hayatını ve parayı bu yolla kazandım.


RÖPORTAJ Beraberinde Türkiye denizciliğine yön veren Antalya Deniz Ticaret Odası’nda 14 yıl gibi bir süre yönetim kurulu başkanlığı yaptım derken yine denizciliğin önemli bir birimi olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Deniz Ticaret Odaları Konseyinde 5 yıl konsey üyeliği görevinde bulundum. Bu sevdanın daha başarılı üretime geçmesi bu şekilde yol buldu, gönülden gelen bir şeyi üretime daha kolay dönüştürebiliyorsunuz. Ben bugün birçok konuya değinmek istiyorum. Denizle alakalı sorular sormam daha doğru olur, hem bir anlamda

lendirmek gerekiyor. Antalya ekonomisi

lir. Yani Antalya’da sıkça tartışılan demir

Deniz Ticaret Odası konusuyla deniz

nasıl şekilleniyor, ekonomi buna ne dere-

yolu yapılsın söylemlerinin altında da bu

ticaretine girmiş olduk.

ce izin veriyor, ihtiyaç var mıdır? Bunları

yatıyor. Bunun yapılması gerekiyor. Peki,

değerlendirerek düşünmek lazım. Çünkü

Antalya yeni yükleri nerede bulacak? Şu

Antalya’da bir liman var. Limanın

büyütülmesi gerektiği ya da farklı şeyler Antalya limanı bildiğim kadarıyla şu anda

an mevcut liman yükünün büyük bir ke-

yapılması gerektiğine dair bazı fikirler

%70 kapasite ile çalışıyor. Yani, %30 yeni

simi çimento, çimento hammaddesi olan

var. Siz de uzun süre Deniz Ticaret Oda-

yüklere ihtiyaç olduğu söylenilebilir.

“klinker” ve son dönemlerde konteynır

sı başkanlığı yaptınız. Bunu nasıl değer-

Başarılı bir liman yönetimi var. Geçmiş

yükü olarak teşkil eden mermer yer

lendirirsiniz, ne tür bir yol izlenmeli?

yıllara göre limanı çok iyi yöneten ve

almaktadır. Çimento bekli bir süre sonra

Zaman zaman gündeme gelen liman

işleten bir liman işletmesi görüyoruz.

az gelişmiş ülkelere, Afrika ülkelerine

büyütülsün, yeni liman yapılsın düşünce-

Antalyalı ve denizi seven bir kişi olarak

kayabilir. Dolayısıyla buradaki potansi-

si, Antalya denizciliğinin kalkınması için

bu da mutlu ediyor beni. Yeni liman, yeni

yel, neredeyse liman yükünün yarısını

direkt olarak önerilen bir projedir. Yeni

yüklerin ortaya çıkmasıyla olabilir. Yeni

oluşturan “klinker” ve çimento yine aynı

bir projeyi desteklemek gerekli mi diye

yüklerin ekonomik olarak limana taşınma

tonajda kalacak ve gelecekte bu yük

düşünmeliyiz Bazı şeyleri doğru değer-

ihtimali varsa, yeni limanlar düşünülebi-

azalırsa liman düşük kapasite kalabilir. Bunu doğru analiz etmek gerekmektedir. Yakın çevremizde sanayi şehri bulunmamaktadır. Denizli yükünü genel olarak İzmir’den nakletmektedir. Konya ve Kayseri ise ise yükünü Mersin’den taşımaktadır. Antalya limanı Burdur, Isparta ve Afyon mermerinin taşımasını yapmaktadır. Ancak bu üç şehrin yükündeki bir artış, sanayisindeki bir gelişme gündeme gelmeli ki yeni liman daha fizıbıl olsun. İkincisi Antalya da yer alan sahillerin tümü turizme ayrılmış durumda. Dolayısıyla limanın yapılabileceği korunaklı yerler kısıtlıdır,

6


RÖPORTAJ

her yere liman yapamazsınız. Rüzgâra

mine, yolcu gemisi trafiğine bir imkân

bir Meryem anası var. Bizans’ın Konstanti-

karşı korunaklı olması gerekir. Yükü elle

sağlar. Gazetede bir haber dikkatimi

nopolis’i çok önemli. Bu nedenle İstanbul

işleme sürecinde ulaşım alt yapısının,

çekti. Dünyanın büyük gemilerinden biri

başlı başına bir değer. Ancak Antalya’da

yük taşıma alt yapısının uygun yerlerde

olan 293 m boyundaki bir yolcu gemisinin

çok önemli! Antalya’da biz turizm olarak

olması gerekir, dolayısıyla Antalya’da

Alanya iskelesine yanaştığını okudum. Bu

güneş, deniz, kumsalı satıyoruz. Romanın

liman yapmak zor. Belki bir cruise limanı

ne kadar güzel bir şey! Antalya’mıza da

tüm kalıntılarını, birçok tarihi değerini

yapılabilir, yapılması da gerekir. Kurvazi-

bir firmanın kayda değer gemileri geliyor

turistik alt yapıyla sunabiliriz.

yer turizmini Antalya’da geliştirmek adına ancak sayısını tam olarak bilmemekle bir-

Yük limanındansa öncelikli olarak cru-

en kısa zamanda kurvaziyer limanı ya da

likte, yılda 30-35 olan gemi sayısını, biz

ise limanı veya iskelesini yapmakta fayda

Kuşadası’ndaki gibi bir rıhtım yapılabilir.

neden 100-150-200-300 e çıkarmayalım?

görüyorum. Yük limanı için çevre yükleri-

Bu yatırım da Alanya’da olduğu gibi iki

Neden Kuşadası’nın performansını yakala-

mizin artışıyla ve yük taşıma imkanlarının

iskelenin yapımı ile Antalya cruise turiz-

mayalım! Kuşadası’nın turisti oraya çeken

gelişmesi ile birlikte birlikte bunu tekrar gündeme getirmekte fayda görüyorum. Antalya bir sanayi şehri değildir, turizm şehridir diyorsunuz. Antalya turizm şehri olduğu için denizden faydalanmak ve denizi cruise gemilerine uygun bir hale getirmeyi, Antalya’nın gerçeği ile kendi kimliği ile örtüşür buluyorsunuz. Çünkü Antalya bir Kocaeli, Mersin, İzmir değil. Bu anlamda güçlü olduğumuz yönde geliştirmemiz gerektiğine inanıyorsunuz. Çok doğru! Bu Turizm ile ilgili dinamiği daha güçlü ve daha etkin kurmamız

7

gerekir.


RÖPORTAJ hepsi uluslararası kredilerle çözülen projeler. Bu kredide bir şekilde faizi ile geri ödeniyor. O yüzden en iyi hesabı yaparak adım atmak gerekir. Bu proje konuşulurken şöyle bir yorum almıştım. Gelen turisti peribacalarına, Göreme’ye ve o bölgeye taşımayı hedefliyoruz. Yılda en az 3-4 milyon turist Antalya’ya geliyor. Bu turistleri taşımayı düşünüyoruz. Bu planların hepsi yapılabilir, hepsi hesap edilebilir. Tabi ki Antalya’nın demir yolunun maliyetini bu kadar yüksek tutan da, kısa mesafede yüksek bir irtifayı aşma zorunluluğudur. Torosları aşıyorsunuz. İki tane organize sanayimiz var. Bu-

taşıma adına bir demir yolu ihtiyacı yok.

radaki kapasite artışının önüne geçe-

Yolcu taşıma adına demir yolunu istiyo-

mezsiniz. Zaten ihtiyaç olursa bunlar

ruz diyelim. Peki, havayolunun böylesine

kendiliğinden şekillenir. Limanın kapasi-

uygun olduğu bir süreçte biz demir yoluna

tesi büyütülebilir. Gemi sahaları tekrar

yolcuyu nereden bulacağız. Bunu da bir

gözden geçirilebilir. Limanın sadece elleç- düşünmek lazım! Antalya’nın lehine olan leme kapasitesi önemli değildir, önemli

her projeyi destekleme düşüncesindeyim

olan geri sahalarıdır. Bunları korumak ve

ama Türkiye’nin fizıbıl olan projeleri

geliştirmek gerekir. Bunlar, atılması gere-

hayata geçirmesi lazım. Çok güçlü bir

ken önemli adımlardır.

ekonomimiz yok, mevcut likidimizi, biriki-

Az önce Demir yolu ile bir giriş yaptık. Sık sık limanla beraber demir yolu da

mimizi boşa harcayamayız. Yani bunların

Yani Antalya Burdur 100- 110 kilometredir bunu bir düz bir hat olarak düşünürsek 60-70 km eder, ancak 60 km mesafede 1000metrelik rakıma çıkmak için çok güçlü bir lokomatif gücü ve demir yolu alt yapısı gerekmektedir. Bu da yatırım maliyetiyle birlikte işletim maliyetini de beraberinde getiriyor. Teknoloji çok çabuk gelişiyor bu da aşılabilir ama bir maliyet söz konusudur. Bakılması gereken ihtiyaçlar bu maliyetleri tolere edecek düzeydemidir..

Antalya’nın gündemine taşınan, tartışılan bir konudur. Her ikisini de hem denizci hem de inşaat mühendisi olarak, mesleki bilgilerimle gündeme getirmek istiyorum. Birçok defa ısrarla “Demir yolumuzu istiyoruz!” “demir yolumuzu getirelim!” şeklinde söylemlerin yapıldığını görüyorum. Antalya demir yolunu yapmak için 3-5 sene önceki rakamlarla 1.4 katrilyon yani 1 milyar dolara yakın bir bütçe gerekiyordu. Demir yoluna neden ihtiyaç duyarız? Yolcu taşımacılığı için mi yoksa yük taşımacılığı için mi? Yük nereye lazım? Limana lazım. Limanın kapasitesi, elleçleme kapasitesi ortada. Şu an yük

8


RÖPORTAJ

Peki, Antalya denizciliği ile alakalı

sı, halk Yörük kökenli kara toplumu ve

olarak ne söylemek istersiniz. Ne yapıl-

Ülkesinin ana kara ve adaları arasın-

göçebe toplumdur. Denize sırtını dönmüş

malı, size göre neler eklenmeli?

da ulaşımı sağlamak için. Peki neden

denizle ilgilenmemiş iç içe olmamış. Bir

Antalya’da denizcilik gelişmemiş? Bence

de denize ihtiyaç duymamış. Son 20-30

bunun iki nedeni var. Biri halkın yapı-

yılı dikkate aldığımızda. Araziler çok ciddi

Bir Antalyalı olarak hep şunu söyleriz; 640 km bir sahilimiz var, denizimiz var ve bunu bir türlü değerlendiremiyoruz. Bu yaklaşım ilk bakışta doğru ama bir gerçeği de göz önünde bulundurmak lazım. Genelde denizcilikte gelişmiş ülkeler veya kendi ülkemizdeki gelişmiş bölgeler, denizle haşır neşir olmak zorunda olan yerlerdir. Yani İstanbul denizcilikte en önemli yerdir, iki kıtayı birleştiriyor, adaları birbirine bağlıyor denizcilik olmazsa olmaz. Karadeniz keza öyle; Türkiye’de ki armatörlerin, gemiz adamlarının, balıkçıların büyük bir kısmı oradan çıkıyor. Karadeniz, denize dik yüksek dağlara sahiptir. Dik yamaçlarda, ya çay ya fındık üreteceksin ya da kıyıya inip denize gideceksin denizcilik, balıkçılık yapacaksın.

9

Yunanistan niye denizcilikte ilerlemiş?


RÖPORTAJ denizin denizciliğin ne olduğunu güzel projelerle anlatmak aşılamak lazım. Bunu yaptığımız zaman marinadaki ailelilerin çocukları gibi tüm çocuklar denizle daha haşır neşir olur. Babasının keyifçi teknesiyle balığa çıkan çiftçimizin çocuğu, halde çalışan, sanayide çalışan esnafımızın çocuğu denizle daha çok iç içe olur. İlgili otoriteler, eğitmenler ve benzeri bu odaların temsilcilerinin sosyal projeler geliştirerek halkı denize alıştırması ve denizle barıştırması gerekir. Bunları başlıklar olarak söyleyebilirim. Antalya ekonomisine güç verecek değer kazanmış. Öyle olunca denizde

tini çekmektedir. Tabi burada devletin

projeler neler olmalı dersek; denizcilikle

ne değer var, ne yapacağım ben deniz-

duruşu da çok önemli. Ben milletvekilliği

ilgili az önce söylediğim turizme büyük

ciliği diye sorgulamış insanlar. Fakat son

sürecinde de hep bunu işledim. Denizci-

destek verecek olan Kurvaziyer limanı

dönemler turizmle beraber yat turizmi

lik bir devlet politikası olmak zorundadır.

veya iskeleleri bir an önce yapılması

de gelişti. Tekne taşımacılığı, turizmine

Denizciliği bir devlet politikası yaparsak,

gerekir. Deniz Ticaret Odasında bundan

yönelik bölgemizde yapılanan marina

hem ülke denizciliğimiz o derece gelişir

önceki dönemlere bakıldığında, göreve

yatırımları halkın denize olan ilgisini

hem de halkımız o derece bilinçlenir. Yani

gelen yönetimdeki arkadaşların bu konu-

daha bir güçlü kılmakta, daha bir dikka-

denizciliği ilkokula başlayan öğrencilere,

da çalışmaları olduğunu biliyorum. Tüm

10


RÖPORTAJ SEKTÖREL MAKALE

Antalya’nın buna destek vermesi gerek-

Nehir marinalarımız hayata geçebilir.

görev üstlendiniz ve Antalya’yı millet-

tiğini düşünüyorum. Mevcut marinaların

Kundu ve Aksu derelerinin debisi kont-

vekili olarak mecliste temsil ettiniz.

ve yeni yapılmakta olan marinaların bir

rol edilebilir şekilde düzenlenerek bu

Bu çok onur verici bir görev, ben bu iki

an önce tamamlanarak bu marinaların

derelerde marinaların hayata geçirilmesi

konuyu birleştirmek istiyorum. Milletve-

yerli halk tarafından kullanılmasının yanı

söz konusu olabilir. Ama öncelikle halka

killiği sürecinizde denizcilik sektörüyle

sıra Marmaris, Fethiye ve Bodrum’da ki

denizi sevdirmeli ve her fırsat da halkı

ilgili 3 tane kanun teklifinde bulunduğu-

marinalar gibi yabancı yatlarında buraya

denizle buluşturmalıyız...

nuzu ve denizcilik sektöründe yoğun bir

gelmesini sağlamak lazım. Daha önceki yıllarda yabancı yelkenlilerin buraya gelişi fazlaydı. O dönemki marina yöneticileri daha güçlü teknik hizmet veriyorlardı. Ucuz marina kirası ve başarılı teknik hizmet desteği ile bu tekneleri buraya çekiyorlardı. Egeye gitmek yerine buraya geliyorlardı. Belki marina yöneticilerinin bunları tekrar gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Yerli teknecilerin bu işin emekçisi olan teknecilerin birçok sorunları var. Bu sorunların çözülmesi gerektiğine inanıyorum ve bunların Antalya bölgesine ivme kazandıracağını düşünüyorum.

11

Geçtiğimiz dönemde çok önemli bir

şekilde çalışma gösterdiğinizi biliyoruz.


RÖPORTAJ O süreçler hakkında biraz bilgilendirir misiniz? Millet vekilliği süreci hayatımda çok özel bir yeri olan süreçti ve güzel işler yapmama imkan sağladı. Daha önceden hazır bir birikimle gitmiştim. Söylediğim gibi oda başkanlığı ve bir türlü hayata geçiremediğimiz projeleri aktif olarak mecliste takip etme imkânını yakaladım. O üç teklif kendi yazdığım kanun teklifiydi ve 2 tanesi yasalaştı. Maalesef Savarona yatının denizcilik müzesine dönüşmesi ile ilgili kanun teklifimi yasalaştıramadım.. Yasalaşan iki kanun teklifime gelince; Biri halkın bildiği şekilde açıklayayım. Deniz cezalarında en küçük bir hatada ödenen tutar 5 bin liraydı. Karadaki araçlara kesilen ceza miktarı ise 250 liraydı. Sektörde faaliyet gösteren emekçilerimiz balıkçılarımız bu cezalarla işini yapamaz olmuştu. Denizi öğrenmek, onu sevmek, gönül vermek isteyenler denizden uzaklaşmaya başlamıştı. Bu yasa ile yapılan yeni düzenleme hem bunun önünü açtı hem de o dönemki denizcilik müsteşarlığına ciddi güç verdi bıraktı. Bu ses getiren bir yasaydı. Oda başkanlığı sürecinde bir türlü hayata geçiremediğimiz diğer bir konu ise; Tüm teknelere Türk bayrağına geçişi kolaylaştıran beraberinde motorlu taşıt vergisinin şeklinin değiştiren yasayı çıkarmıştım. Bu yasa motorlu taşıt vergisini kaldırırken hem devletin kazancını koruyor hem, hem de denizciye Türk bayrağına geçişi teşvik ediyordu.. Daha önceden motor beygir gücüne göre deniz araçlarından vergi alınıyordu. Yani 4,50 – 5 m boyundaki amatör teknenin arkasında diyelim ki 60 beygir motor varsa, neredeyse karadaki lüks bir cipten daha fazla vergi ödeniyor-

du. Burada teknenin boyuna göre vergi-

le ilgilenen insanlar daha sakindir, daha

lendirmeye gidildi. 5m ye kadar amatör

huzurludur daha mutludurlar. Bu o kadar

denizcilere, keyifçilere, toplumun her

da pahalı bir uğraş da değil. Bu hizmeti

kesiminin alabileceği teknelerin vergileri

veren, satışı yapan işletmeler de imkan-

kaldırıldı. Daha büyük teknelere boyuna

ları kısıtlı bir memur ya da bir emekli öğ-

göre vergi getirildi.. Bunun sonucunda

retmen kendi başına veya bir arkadaşıyla

da sanıyorum 2500’ü aşan tekne yabancı

birlikte bu yatırımı yapabiliyor. Ama hafta

bayraktan Türk bayrağına geçti. Dünyada

sonu balığa çıktığı, balığı oltasının ucunda

ki tüm uygulamalar böyle. Bizde yanlış bir

hissettiği zaman ki duyduğu rahatlık

düşünce var denizcilik sanki zenginlerin

inanın ülkenin ruh haline bile bir katkı

uğraşı gibi görülüyor. Denizcilik bir yaşam

sağlıyor. Bu yasada bu anlamda çok güzel

biçimidir, sağlık adına bir terapidir. Deniz- gelişmelere vesile olmuştum.

12


RÖPORTAJ lar sorduk, cevaplar bulduk. Bu cevapları kamuoyuyla tarafsız bir şekilde paylaştık. Kamuoyunun bilgilendirilmesini sağladık. İkisi kendi yasam olmakla birlikte, 40’ı aşkın yasanın hem hazırlanmasına katkı sağladım, hem de imza attım. Mecliste çalışma komisyonlar vardır. Yasaların hazırlandığı yerlerdir bu komisyonlar. Önemli bir komisyonda görev yaptım; Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Teknoloji ve Bilişim komisyonuydu adı. Milletvekili arkadaşlarımızla birlikte ciddi çalışmalar yaptık bu komisyonda ülke yararına.. Dolu dolu bir milletvekilliği süreci geçirdim ve Ülkeme, Antalya’ya gereken hizmeti verdiğime inanıyorum. Arzu ederseniz siyasete biraz küçük bir giriş yapalım. Seçim dönemine giriyoruz yaklaşık 7 aylık bir periyot var. Bundan sonra yerel seçimler, genel seçimler, cumhurbaşkanlığı seçimleri diye arka arkaya gelecek bir seçim periyodu var. Yakın zaman içerisinde bir yerel seçim gündemde ve ben şöyle değerlendirmek istiyorum. Sonuçta sizin siyasi ve siyasetçi kimliğiniz var siyaseti değerlendirmenizi istiyorum ve bununla ilgili size 3 soru sormak istiyorum. Bir; genel kapsamda siyaseti değerlendirmenizi istiyorum. İki; yerel seçimlerde ön yasanın hemen fotokopisini çekip altına

görünüzü merak ediyorum ve önerile-

muhalefet partisinin üyesi olarak o

imza attılar. İki partinin yasasıymış gibi

rinizi almak istiyorum. Üç; siz bu yerel

dönemde yasa çıkarmak o kadar kolay

kabul görmesi ve yasanın çıkması çok

seçimlerin neresinde olacaksınız böyle

değildi. Çıkaramazsınız, mümkün değil

önemli bir adım olmuştu. Bu yasa ülke de- bir düşünceniz var mı?

izin vermezler buna. Burada şöyle bir yol

nizciliğinin gelişimine çok önemli bir katkı

izlememin katkısı oldu. Geçmiş yıllardaki

sağladı. Tabi 4 yıllık milletvekilliği sürece

şu an ben aktif bir politikacı değilim.

bu birikimin mevcut bakanların, otori-

sadece denizciliğe hizmetle geçmedi.

Tabi bir politikacı kimliğim var. Ama aktif

telerin beni tanıyor ve bilgi birikimine

400’ e yakın soru önergesiyle hem ülke-

milletvekili olarak bir değerlendirme yap-

değer veriyor olması önemli bir etkiydi.

mizin, hem sektörün, hem Türkiye’nin,

ma imkanım yok. Bir vatandaş gözüyle

Beraberinde AKP’li milletvekili arkadaş-

hem de Antalya’nın sorunlarını masaya

ancak genel siyaseti değerlendirebilirim.

larımızın da bana inanarak hazırladığım

yatırdık. Başbakana, ilgili bakanlara soru-

Türkiye’nin gerek dış ilişkilerimizdeki

Tabi bunun da bir süreci var bir ana

13

Genel siyaseti değerlendirecek olursak


RÖPORTAJ sevgi kalmadı, ilişkilerde çıkar daha ön plana çıktı, Tüketim toplumdan çıkmalıyız daha üretken bir toplum olmalıyız. Birbirimizi sevmemiz saymamız gerektiğini düşünüyorum daha önce bu toplumda doğu-batı ayrımı, suni-alevi ayrımı veya buna benzer başka sıkıntılar yaşanmıyordu. Herkes birbiri ile iç içeydi. Aslına bakarsanız bu olumlu ilişkiler halka indiğiniz zaman yine devam ediyor, halkın birbiri ile hiçbir sorunu yok temelde.. Ama gelinen noktada bu olumlu yapı olumsuz anlamda zorlanmakta… Siyasetçinin gündemi ile halkın gündurumu gerekse ekonomik durumu ile

kanalın gerek reklamları, gerek izlediği-

demi çok farklı. Bu toplum Kürdü’yle,

birçok anlamda gelinen noktayı hiç iç

miz diziler, filmlerde eğitim içeriğinden

Türküyle, Çerkez’i ile sünnisiyle, alevisiy-

açıcı bulmuyorum. Pek olumsuz konuş-

öte tüketime yönelik içerikler mevcut.

le zaten geçiniyor. Hiç sıkıntı yaşamıyor.

mayı sevmiyorum ve insanların negatif

Tüketim toplumu olup çıktık. Üretimin

Kız almış, kız vermiş, akraba olmuş, aile

enerjiyle gündeme gelmesini istemiyo-

olmadığı bir ülkede ekonomiyi nasıl geliş-

olmuş. Yani Kürt vatandaşlarımızda mec-

rum ama siyaseten daha farklı adımlar

tirebiliriz. Tabi sağlıklı bir gelişmede söz

liste temsil ediliyorlar, zaten bu anlamda

atılması gerektiğine inanıyorum. Geli-

konusu değil. Yapılması gereken öncelik,

bir sıkıntı yoktu.. Fakat son dönemde

nen noktada daha önce sorun olmayan

dış politikamıza çeki düzen vermek ve

bilinçli ya da bilinçsiz yaşanan ayrıştırma

komşularımızla, sıfır sorun diye yola çıkan

komşularla ilişkilerimizi olumlu bir nokta-

politikası bu ülkeyi çok kötü noktalara

bu hükümetti. Yanlış hatırlamıyorsam şu

ya getirmek olmalıdır. Tabi ki komşumuz-

götürüyor.. Yandaşlık olgusu toplumu

an sorunsuz bir komşumuz yok. Bu bizim

daki sıkıntılar ve savaş, gibi olumsuzluklar derinden etkiliyor..

iç enerjimizi ciddi anlamda düşürüyor.

bizleri de üzer, bizleri üzmesi de gerekir

Daha önce ülke içerisinde hiç sıkıntı

fakat bizim de hiçbir şekilde komşunun iç

yaşanmazken veya daha farklı sıkıntılar

işlerine karışmamamız gerektiğini düşünü- ciddi ayrıştırmalar söz konusu.. Bunların

yaşanırken, şimdi açılım adı altında çok

yorum. Yol gösterebiliriz, katkı koyabili-

nedenleri de belli. O daha bir ileri siyaset

daha farklı sıkıntılar yaşanmaya başlandı.

riz. Ama onların rejimine müdahale edici

konusu şu anki konumumda buna açıkla-

Ekonomi için ben üzülüyorum. Biz neden

davranışlarımız olmamalıdır. Komşularla

ma getirmeye gerek görmüyorum.

üreten bir ülke değiliz. Sanayiye, Endüst-

ve dış devletlerle ilişkiler uzun yıllara

riye neden yatırım yapmıyoruz? İş adamı

dayalı devlet çıkarları göz önüne alınarak

seçimleri Antalya ve genel olarak nasıl

kimliğimle baktığımda, her yıl daha fazla

tesis edilmelidir. Günü birlik politikalarla

değerlendiriyorsunuz? Yerel seçimler ön

kişi çalıştırma heyecanını yaşıyorum ve

dış ilişkilerin şekillendirilmesi ülkemize

görüleriniz nelerdir?

bunun için çaba sarf ediyorum ben. Bizim milletimize büyük zararlar vermektedir..

Farkındaysanız Televizyonlar ayrıştırıldı, gazeteler ayrıştırıldı, kısaca toplum da

Diğer soruya geçecek olursak yerel

Yerel seçimlerde bir seçmen olarak

ülkemiz neden sanayi, neden endüstri ve

Toplum olarak kendimize biraz çeki

öncelikle şuna dikkat etmeliyiz.. Yerel

kimya sanayinde güçlü olamıyor. Ekono-

düzen vermemiz gerekmektedir. Daha

seçimlerde başarının algısı değiştirildi.

miye bakıyorum, tamamen sıcak paraya

tutumlu olmamız gerekiyor, üretmeye ça-

10 veya 20 yıl önce bir belediye başkanı-

ve tüketime dayalı ve halk da bu şekilde

lışmalıyız. Toplumun dokusu da 1980’den

nın başarılı olup olmamasının kriterleri

şekillendiriyor. Televizyonlarda ki onlarca

sonra ciddi anlamda değişti; insanlarda

şuan çok farklı. Daha ziyade belediyeler,

14


RÖPORTAJ

15

sosyal belirleyicilik, yani halkın yaşamı-

Yani bir belediye başkanı ilçesindeki

özellikle kapanan veya başka yere bağla-

nı kolaylaştıran sosyalleşmesine katkı

veya beldesindeki vatandaşın sorunu ile

nan belediyeler bu tepkiyi gösterecekler-

sağlayan projeleri gerçekleştiren yerlerdi. ilgilenmezse bir dahaki sefer seçilemiyor.

dir. Antalya sayın başbakanın da rövanşını

Özellikle son 10 yılda yol, alt geçit, köprü

Bu biraz daha büyük ölçekte olan Antalya

almak için mücadele edeceği bir şehir.

ve benzeri inşaatla ilgili yatırımlar yapan

gibi illerde farklılık gösteriyor. Antalya’da

Beraberinde İzmir’i de aynı grupta görü-

belediyeler başarılı gibi bir algı oluşturu-

daha da fark var. Antalya’da bütün şehir,

yorum. Burada Antalya’nın doğru adımlar

yor. Ben bunun doğru olduğunu düşünmü-

büyük şehir yeni belediyeler yasasında

atması gerekiyor. Yerel siyaset, ülke

yorum. Bu nedenle de halkımızın oyunu

da yine bu yatırımlar vesaireler kalkaca-

siyasetini de bu dönemde şekillendirecek.

verirken öncelikle kendine gerçekten ya-

ğı için daha farklı bir boyut oluyor. Tabi

Tartışmasız çok etkili olacak. Vatandaş ne

kın bir belediye başkanı seçmeli. Başkan

burada seçimi fikrimce etkileyecek olan,

şekilde yönetilmek istiyorsa, bir anlamda

toplumla iç içe olabilmeli, halka ine-

belediye başkanlarının yapısıdır. Tabi ki

yerel siyasette ona da karar verecek. Yani

bilmeli, onun içinden gelebilmeli, onun

bilinçli halk bunu göz önünde bulundu-

72 milyonu aşan bir nüfusumuz var ve

sıkıntılarını bilmeli. Gerçekten toplumun

racak. Ama daha ziyade genel siyasetin

toplumun isteği önemlidir. Toplum ben bu

sorununa çözüm bulacak adımlar atabil-

baskısı hissedilecek. Yani iktidarın yasal

şekilde katılmak istiyorum veya şu şekilde

meli. Milletvekilliği daha farklı, daha güç-

düzenlemeyi yaparken bunu göz önünde

olmasını istiyorum dediğinde ona göre

lü siyaset yapılıyor. Tabi ki bölgesini, şeh-

bulundurduğunu da düşünüyorum. Yani

değerlendirecek.

rini, ülkesini temsil ediyor, sorunları takip

kendi siyasi parti performansını, ülke

ediyor ancak daha makro düzeyde yapıyor

siyasetindeki duruşunu kullanarak ben

içerisinde vardır bir daha hatırlatmak

çalışmalarını; ama belediye başkanı öyle

ülke siyasetinde başarılıyım. Bu başarımı

isterim. Üç basamaklı soru sormuştum

değil. Belediye başkanını bir vatandaşın

yerele de bu şekilde taşıyabilirim inan-

en sonunda da demiştim ki sizin yerel

düğününde de görüyorsunuz, mevlidinde

cıyla bu yasayı çıkardığını düşünüyorum.

seçimlerle ilgili düşünceniz var mı sora-

de, cenazesinde de görüyorsunuz. Sorun

Bu bazı yerlerde etkili olabilir, ama bazı

yım bir daha tekrar etmiş olayım.

olunca onun çözümünde de görüyorsunuz.

yerler de de geri tepebilir alabilir diye

Küçük yerlerde bu daha hat safhada.

düşünüyorum. Birçok belde ve ilçelerde,

Aslında biraz öncede sorumun

Şunu söylemek istiyorum Reşat Bey, ben milletvekilliği sürecimde dolu dolu


RÖPORTAJ illa siyaset olması gerekmiyor. Önemli olan bölgeye hizmet Antalya’ya hizmet diyorsunuz yani. Kesinlikle, bu hizmet de her şekilde olabilir. Bunun adını belediye başkanlığı diye koymanın kısıtlı olacağını düşünüyorum. Önümüz açık, hepimizin önü açık. Benim bu sorum klasikleşti ama soracağım yine de; Antalya’nın sorunlarını değerlendirmek istiyorum. Ben sizin gibi çok değerli bir konuğu aldığıma hem televizyonumuzda, hem dergimizde konuştuğumuzda, 3 sorundan bahsediyor. Bir kale içi sorunumuz var bir çevre yolu sorunumuz var. Bir de az önce konuştuğumuz gibi hızlı tren sorunundan bahsediliyor. Siz Antalya’nın en önemli sorununu ne olarak görüyorsunuz. Bir de aynı zamanda çözüm yolu olarak değerlendireceğiniz önerileriniz var mı? Ben belki milletvekilliğinden kalan alışkanlıkla Antalya’ya daha makro düzeyde yaşadım. Keyifle yaşadım. Üretim yaptı-

rum. Siyasi bilgilerimi de ihtiyaç halinde

bakma ihtiyacı duyuyorum. Çünkü tüm

ğıma ve hizmet verdiğime inanıyorum.

hem partiye hem Antalya’ya aktarmaya

sorunlar buradan sıkıntı doğuyor veya

Milletvekilliği apayrı bir süreçtir; siyasi

her zaman hazırım. Hep klasik bir laf var-

sorunlar bu şekilde ortaya çıkıyor. Bence

partilerde aktörler var, il başkanları, ilçe

dır. ‘’Ben her türlü göreve hazırım halk

Antalya’nın en önemli sorunu göç. Antal-

başkanları, örgütleri, teşkilatları, beledi-

görev verirse’’. Ben böyle demiyorum.

ya çok göç alan bir şehir.

ye meclis üyeleri var. Partisine bölgesine

Zaten yola çıkışımız, hayattaki var oluş

hizmet veren birçok aktör vardır. Bunlar

sebebim, hatta ilkelerim; ülkeme, mille-

kadar kişi olur, şu kadar nüfus artışı olur

bir sonraki adımda bir şeyler yapmak

time ne hizmet etmem gerekiyorsa yeri

diyerek imar planınızı 20 yılı hedefleye-

Siz şehir planlamasını yapabilirsiniz, şu

istiyorlar. Dolayısıyla bunların içinde bele- zamanı gelince bir şekilde siz istemeseniz

rek yapıyorsunuz. Ama planladığınızdan

diye başkanı olmak isteyenler var. Yani

de şekilleniyor. Benim millet vekilliğine

2-3 kat daha fazla nüfus artışı oluyor.

makam kişiye mülk değildir. İş hayatımı

girişimde çok ilginç bir biçimde oldu,

Bu oranda bir artış sonucunda yaptığınız

başarılı bir şekilde sürdürmekten mut-

ben millet vekili olmak istiyorum diye bir

yollar, kanalizasyon işe yaramıyor. Yaptı-

luyum. Bu yerel seçim sürecini yakından

amaçla yıllarca efor sarf etmedim ama

ğınız alışveriş merkezleri yetmiyor. Nasıl

takip ediyorum. Dostlarımızın, arkadaşla-

Antalya’ya sektörüme hizmet vermek için

olacak? Şehir bir yere sıkışmış kalmış,

rımızın performanslarını izliyorum onlara

yol kat ettim. Hem Antalya nezdinde hem

şehri genişletmemiz gerekiyor. Diğeri

katkı koymak istiyorum. Talep edenlere

Türkiye nezdinde çok ciddi emekler koy-

Antalya ekonomisi, tamamen turizme bel

gerekli katkıları sağlıyorum. Fakat bu

dum. Çabalar sarf ettim. Bu beni siyasete

bağlamış durumda. Turizm, tarım, ticare-

yerel seçimde adaylık gibi bir performans

taşıdı. Ben yine hizmete devam ediyorum

timiz var. 3 ‘t’yi dile getiriyorum. Turizm

sergilememin doğru olmadığını düşünüyo-

bu belki başka bir yere taşır, bunun adının

olmazsa Antalya’nın tarımı gelir getirmez.

16


RÖPORTAJ Antalya ticareti de iş yapamaz.

Bunu çok iyi değerlendirmek gerekir. Tu-

havalimanında yolcu salonundan çıkar,

rizmi Antalya için 12 aya yaymaya çalışa-

aşağıdan metro gibi trene biner. Direkt

nize sanayinin küçük ölçekte gelişmeleri

lım. Ekonomimizi bu şekilde geliştirelim.

Lara, Kundu’dan başlar. Belek, Side, Ma-

ekonomiye katkı sağlıyor gibi gelse de

Göçü engelleyemezsin burası hür bir ülke.

navgat o bölgelere ulaşımını sağlar. Bence

inanıyorum ki orada ki üretimler de tu-

Benim doğudaki vatandaşım da buraya

bu yapılabilir bunun yapılmaması için hiç

rizme katkı sağlıyor. Buna nasıl bir çözüm

gelecek, burada yer bulacak, ev yapacak,

bir neden yok. Yolları güçlendirmek, yeni

bulunabilir? Bu da bir makro siyaset. Yani

iş tutacak. Ama o zaman makro düzeyde

yollar yapmak son derece güzel. Bunlar

ülkenin genel yapısıyla doğru orantılı bir

siyaset gündeme gelir. Doğuyu güçlen-

çağdaşlığın göstergesidir. Çağdaş ülkenin

şey. Bu bölgenin ekonomisi sadece tek

dirin, insanlar kendi ülkesinde işsizlikten

gerçek göstergesidir. Avrupa ülkelerine

noktadan değil farklı noktalardan geniş-

bunalıp aş için gelme ihtiyacı duymasın.

baktığımızda demir yolu taşımacılığında,

lemeli. Tarım diyoruz bu konuda uzman

Her bölgeyi kendi içinde güçlendirelim.

önce toplu taşımacılık olarak ön planda-

değilim ilgili arkadaşlarım hatalarım olur-

Göçü bu açıdan çok doğru bulmuyorum.

dır. Yük taşımacığı da beraberinde gelir.

sa hoş görsünler. Tarımı daha organize bir

Demir yolunu az önce konuştuk. Hiçbir

Biz Amerika gibi zengin bir ülke değiliz.

hale getirebiliriz diye düşünüyorum. Daha

proje daha sonraki yıllarda yapılmasın

Topraklarımızda petrol yok. Yani Ameri-

Tamamen turizme bağımlıyız. Orga-

17

önceki rakamlardan bildiğim kadarıyla An- diye bir şey yok. Demir yolu yapılsın fakat

ka’da bunlar daha imkan dahilinde. Ancak

talya’nın tarımdaki ihracatının çok düşük

fizibıl olduğu zaman yapılsın. Ülke demir

Türkiye’nin olabildiğince tasarruflu,

olduğunu, turizm ile hiç baş edemeye-

yolu sistemine bağlanabilecek alt yapısı

olabildiğince ekonomik yaşamayı öğren-

cek düzeyde olduğunu biliyorum. Böyle

uygun hızlı trenler Antalya için de yapı-

mesi gerekir. Evet, Antalya’da demir yolu

olunca da tarım var diyemeyiz. Ticaret

labilir. Bizi Alanya’ya bağlayabilir. Şehrin

bu şekilde çözülebilir. Çevre yolu ise ciddi

ne ölçüde var bunu da anlayamayız. Yani

doğusunda yüzlerce otelimiz Onbinler-

bir sıkıntı teşkil etmektedir. Bu çözülebi-

turizm olgusu bizim için büyük bir şans.

ce yatağımız var neden olmasın. Yolcu

lecek bir sorun.


RÖPORTAJ ğinden başladık, ekonomisine, siyasetine varana kadar her şeyi söyledik. Ama benim burada söylemem gereken son bir söz var. Yerel seçimlerde vatandaşın doğru düşünmesi gerekir. Yani genel seçime ışık tutacak bir seçim olacak. Bundan sonraki süreçte nasıl yönetilmesi gerektiğine doğru karar verilmesi, doğru adımlar atılması gerektiğini düşünüyorum. Siyasetçilerinde, adaylarında gerçekten Antalya’yı iyi Bazı planlamaları doğru yapmak gere-

Bu iki büyük sorunu beraberinde getirdi.

kir. Antalya’da ki liman, şehir trafiğinin

Limanın genişleme sahasını öldürdü. Şimdi

daha doğrusu çevre yolu ihtiyacını doğu-

ne diyoruz yeni liman yapalım. Yani mev-

ran en büyük nedendir. Tankerler orada

cut limanı olabildiğince rantabıl kullanmı-

ki akaryakıt silolarından akaryakıt alan

yoruz. Biz alanımızı genişletelim derken,

tankerler şehir içi taşımacılığı yapıyor

alanımızı bitirdik. Yeni yeni silolar yapılı-

ve bu tankerlerin büyük bir çoğunluğu

yor. O da yetmedi. Şehir trafiği için yeni

da havalimanına gidiyor. Jet A-1 yakıtı

bir çevre yolu daha yapılsın diyoruz. Bun-

taşıyorlar uçaklar için. Neden bu akarya-

lar yanlış planlama sonucu ortaya çıkan

kıt siloları buraya yapıldı sorusunu sormak farklı maliyetler farklı giderler. Konuyu bu gerekir. Bunlar uygun bir şekilde havalimanına ulaşımı kolay olabilecek bir nokta-

şekilde değerlendirmek gerekiyor. Artık sona doğru geliyoruz eklemek

sına yapılabilirdi. Direkt denize irtibatlı

istediğiniz. Şu da çok önemliydi bunu da

oradan havalimanına en yakın şekilde

söylemekte fayda var dediğiniz bir konu

pompalarla basılabilirdi. Tekniğin buna

var mı?

el verdiğinden eminim. Biz ne yaptık. Limanın dibine akaryakıt silolarını yaptık.

Antalya için önem arz eden konulara değindiğimizi düşünüyorum. Denizcili-

tanıması gerektiğini düşünüyorum. Her partiden değerli arkadaşlarımız var ve güzel projelerle bunları dile getiriyorlar. İstiyorum ki gerçekten bu projeleri hayata geçirecek güçlü ekiplerle gelsinler. Belediye başkanlıkları da iki şekilde şekilleniyor. Ya başkanın kadrosu tamamen veya ağırlıklı olarak dışarıdan bir ekiple geliyor. Siyasi alt yapısı yetersiz kalıyor ve bu zaman içinde sıkıntı yaratabiliyor. Ya da tamamen örgütsel bir yapıyla geliyor. Bu da farklı sıkıntılar yaratıyor. Partiyi tatmin etme süreci yaşandığı için Antalya’nın önem arzu eden planları atıl kalıyor. Değerli aday arkadaşlarımızın da bunlara çok iyi dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum. Derslerini iyi çalışsınlar, Antalya’yı iyi okusunlar, her kesimden insanlarla iç içe olsunlar. İçi boş söylemler değil, gerçekten işi bilen uzmanına danışarak doğru projelerle, doğru kaynakları da bularak Antalya’ya etkili olmak için çaba sarf etsinler. OMC e-konomi’nin yerel gündem konuğu olduğunuz için size teşekkür ediyoruz. Ailenizle huzur içinde ve başarılı bir hayat geçirmenizi diliyoruz. Çok teşekkür ediyoruz çok sağ olun. Ben çok teşekkür ediyorum konuk ettiğiniz için. Sizlere de başarılar diliyorum.

18


Omc e-konomi Ekim 2013  

İş yerinizin aylık ekonomi e-dergisi

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you