Issuu on Google+

Hedef Röportaj

Naif Bir Güzel

Sinem Öztürk

Şair - Şiir

Aylık Aktüel Yaşam Dergisi Mayıs 2014 Sayı : 4 Fiyat : 5 TL

Kamera Arkası

Çocuklar Duymasın Doğu Karadeniz’in İncisi

GİRESUN Uzak Keşif

İSKANDİNAV YARIMADASI Kendine

İbrahim Sadri (Eren)

Güveniyor musun?

Bir Yazarın Günlüğü

Bir Konser Günlüğü Demet Akalın - Rafet El Roman

Atilla İlhan

Geçmişe Yolculuk

Yavuz Sultan Selİm


Editörden Editörden

Editörden Merhabalar, Size ait olduğu bile belli olmayan bir şeyi kaybetmekten korktunuz mu hiç? Kalsa üzecek, gitse daha çok. Aslında anlatmak istedikleriniz var. Öğrenmek istedikleriniz. Kendinizi ifade etmekten dahi çekindiğiniz zamanlar, kelimeler pamuk ipliği. Eğer hayatta iletişimin her kapının anahtarı olabileceğine inandıysanız üstünden gelemeyeceğiniz hiçbir şey yok! Dünya şöyle dursun, konuşmaya başlarsanız her sorun hallolacak; oysa bu öyle bir his ki, konuşursanız dünya ters düz. Gitmek sadece bir çözüm, en basiti. Bu defa savaşmak istiyorsunuz her sorunun üstesinden gelebileceğinize inanmak. Sabretmek duygusuyla tanışmak ve yoldaş olmak. Bir şeylerin değiştiğine şahit olmak. Elinizden geleni yapmadan pes etmemekte kararlısınız. Fikri şahsiyetinizi oluşturan kurallar bütününden azıcık feragat etmek bu yolu düzene sokabilir gibi. Yardımcı olmak, en başta kendinize. Aslına bakarsanız kafanızdaki her soru cevapsız, bu defa sorgulamak yerine bir değişiklik yapsanız. Zaman getirse cevapları önünüze olmaz mı? Zamanla iyi anlaşmaya çalışsanız, akreple yelkovan birbirini kovalarken tik tak sesine savursanız sorularınızı. Gülümseseniz kesin çizgileri olan güneşe ve buluta; gündüze, geceye. Bir kitap okusanız, çokta güzel. Kafanızdaki bütün soruları uzaklaştıracak bir melodide kaybolsanız. Sabrın ne demek olduğunu bilmeyen biri için bunlar ne muazzam hayal. Ne sağlam karakter! Size gerçekten bahsedeyim biraz, cevapsız sorulardan hoşlanmam! Zamanla oldum olası anlaşamadım ve ne kaybettiysem sabırsızlıktan! Bir tutam sabırlı olabilsem sevgi benim. Azıcık anlayış ekleseydim ruhuma zafer benim olabilirdi eminim ama Özge olmaktan vazgeçmek kazanmış olmaya değer mi bilmem. Bekleyip görmekten başka şansımız da yok zaten. Belki bu defa; Bir’az zaman her şeyin üstesinden gelebilir. Hoşça Kalın, Sağ’olun; Var’olun.

Selma Özge Koç Hedef Reklam ve Tanıtım adına İmtiyaz Sahibi: S. Özge KOÇ

Reklam Müdürü: Aynur Sarıçiçek GEGEÇ

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: S. Özge KOÇ

Görsel Yönetmen: Oktay YETGİN

Hukuk İşleri: Av. Kutsal HADİOĞLU Av. Aydın POLAT İletişim Numarası: 0507 331 56 23

Baskı: İhlas Gazetecilik A.Ş. Merkez Mah. 29 Ekim Cad. İhlas Plaza No: 11A/41 Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL Tel: 0212 454 30 00

Dergimizde yayımlanan yazı ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz. Dergimizde yayımlanan ilan, yazı ve fotoğrafların sorumluluğu sahiplerine aittir.

2 - Hedef - Mayıs -2014


İçindekiler İçindekiler Aile -Psikolojisi

10

Şair-Şiir “İbrahim Sadri”

17

Sağlık “Bahar Alerjisi”

18

Ramazan’la Fikir Firari

28

Gönülden Gönüle

32

Yazarın Günlüğü “Atilla İlhan”

34

Çocuk -Psikolojisi

40

Kendine Güveniyormusun?

44

23 Nisan Kutlu Olsun

48

Minik Artistler

52

Yemek Tarifleri

54

Güzellik - Moda

56

Sizin İcin Seçtiklerimiz

58

36 Fotoğraf Karesi “Merve Dağlı”

46 Uzak Keşif “İskandinav Yarımadası”

04

08 Her Renk Benim

Bir Fincan Keyif; Eminönü

06

Demet Akalın -Rafet El Roman Konseri Konseri

20

12

Sinem Öztürk

24

Yavuz Sultan Selim

22

Yakın Keşif “Giresun”

30 Arda Erel

Kamera Arkası “Çocuklar Duymasın” Mayıs -2014 - Hedef - 3


Beşinci Beşinci Mevsim Mevsim

Bir Renk Anlat Bana Her Harfi Tebessüm Kokan Yazan: Selma Özge KOÇ

R

enklerin hayatımızdaki önemini yeni yeni hisseden ben, her renk için ayrı sınırlar çizmeye karar verdim. Çizdiğim her sınır için bambaşka karakterler hayal ettim. Yumuşak bir tonu huzur veren birine değil, canlı bir rengi gizledikleri tebessümlerine yakıştırmakla başladım bu işe. Gözümün görebildiği her noktada farklı bir renk keşfettim. Renklere anlam yükleyen ve bizlere bunu kabul ettiren kişileri hayal ettim. Kırmızı’yı aşka yakıştıranın kim olduğunu düşündüm uzun uzun, smile karakterlerinin neden sarı olduğunu. Pembeyi kızlara, maviyi erkeklere ait eden olgunun ne olduğunu ve gökkuşağını görünce neden bu kadar mutlu olduğumuzu defalarca düşündüm. Farkında olmadan renkleri ne kadar sevdiğimizi ve duygularımıza doğrudan hükmettiklerine şahit oldum. Kapalı havalarda sıkılan içimizin günün griye bürünmesinden kaynaklandığına, baharı hayatımıza renk kattığı için sevdiğimize eminim artık. Beyazın saflığını, kahverenginin matlığını, turuncunun enerjisini ve siyahın asilliğini bir kez daha keşfettim. Mavinin huzurun kaynağı olduğuna deniz kıyısında, siyahın ürküttüğüne gecenin sessizliğinde karar veren ilk kişi ben değildim ama sessizlikle dost olan kişiye beyaz senin, anaç duygusu ağır basana tabiatın ana renklerinden biri olan yeşil senin diyen bendim. Ve sonra bir gün gözlerimi kapattım ve gök4 - Hedef - Mayıs -2014


Beşinci Beşinci Mevsim Mevsim

yüzüne yeni bir renk vermek istedim. Yeşil dedim olmadı, mor dedim yakışmadı. Pembe dedim en sevdiğim; gökyüzünün rengini pembe olarak hayal ettim. Üzerine beyaz bulutlar yerleştirdim. Cıvıl cıvıl bir gökyüzü hayal ettim ama maviden başka rengin gökyüzüne ait olmadığı gerçeği ile bir kez daha tevekkül ettim. Her karakterin bir rengi olduğuna inanan ben tüm bunları çözümlerken kendime ait bir renk bulamadım, evet. Fuşya, sarı ve mor gibi sıcak renkleri güzel günlerimin bırakırken saçaklarına; siyah, gri ve hatta bir tutam lacivert de ekleyebiliriz kötü günlerimin kıyısına. Küçük ayrıntılarla mutlu olabilen insanlar düşünün aynı değerlerde ufak şeylere gözyaşlarıyla karşılık veren. Hep gülen, gülümseyen. Kendiyle baş başa kaldığında omuzlarında ağır yükler varmış gibi soluk alıp veren. Bir an geceyi seven yarın nefret eden. Melodilere duygularını teslim eden, şiirlerde kendini kaybeden insanlar. Onları bir renge hapsedebilmeniz imkansız. Bir duygunun tümüne hapsedemezken kalbini bir renge teslim olmalarını beklemek haksızlık. Aslında bir renk aradım ben kendime mutluluk ve hüznü içinde bulunduran; bir renk anlatmak istedim size her harfinde tebessüm olan. Bir renk hayal ettim, az benden; hep sizden olan. Bir renk tasvir etmek istedim biraz limon sarısı, bahar yeşili; birazda aşk kırmızısı okyanus esintisi. Mayıs -2014 - Hedef - 5


Bir KonserGünlüğü Günlüğü Bir Konser

Beylikdüzü

Demet Akalın ve Rafet El Roman ile Bahara Merhaba Dedi

Beylikdüzü’nde sahne alan ünlü şarkıcılar Rafet El Roman ve Demet Akalın, söylediği şarkılarla Beylikdüzü halkına eğlencesi bol bir akşam yaşattı.

B

eylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen “Bahara Merhaba Şenliği”nde sahne alan şarkıcılar Rafet El Roman ve Demet Akalın, Beylikdüzü halkına eğlenceli anlar yaşattı. Yaklaşık 15 bin kişinin izlediği, Beylikdüzü Etkinlik alanında yapıldı. Konserde, sahneyi ilk olarak sanatçı Rafet El Roman aldı. El Roman söylediği şarkılarla konser alanını dolduran binlerce kişiye romantik anlar yaşattı. Şarkılardaki geçişlerde Rafet El Roman’ın anlattıkları dinleyenlere keyifli anlar yaşattı. Seni Seviyorum şarkısında düet yaptığı partneri Ezo Genç’i sahneye alan El Roman, “Ezo’yu Azerbaycan’da bir sahnede dinledim ve aradığım ses bu dedim ve kendisine birlikte çalışma teklifi sundum. 2- 3 yıl benim vo6 - Hedef - Mayıs -2014


Bir KonserGünlüğü Günlüğü Bir Konser

kalistliğimi yaptı Ezo. Şu anda ise karşınızda bir star olarak duruyor. İyi yapmışım değil mi?” sözleri sanatçı arkadaşıyla tanışma hikayesini de izleyenlerle paylaşmayı ihmal etmiyordu. Genç, iki şarkı daha seslendirerek sahneye veda ederken Rafet El Roman izleyenlerin temposunu düşürmek niyetinde değildi. Birbirinden çok sevilen şarkılarını seslendirirken

eskilerden bir kaç şarkı da seslendirdi. Sevdan Olmasa şarkısında davul show sergileyen Rafet El Roman sahne olarak yılların tecrübe-

siyle izleyenlerin hiç sıkılmadan dinlediği dakikaların ardından veda etti. Rafet El Roman’dan sonra sahneyi ünlü pop sanatçısı Demet Akalın aldı. Akalın “Eğlenmeye hazır mıyız Beylikdüzü?” sözüyle tempoyu bir an bile düşürmeyeceğinin sinyallerini sahneye çıkar çıkmaz verdi. Evli, mutlu, çocuklu şarkısını söylemeyi ihmal etmeyen Demet Akalın’a şarkıları boyunca dansçılar eşlik etti. Bebek, Olacak Olacak, Sabıkalı şarkılarını arka arkaya seslendiren Akalın; “Gökhan Özen selfie çekip eklemiş, benim Gökhan’dan neyim eksik? Hiç eksik kalmayayım “Haydi Beylikdüzü gülümseyin” diyerek Beylikdüzü konserini ölümsüzleştirdi. Tempoyu hiç düşürmeden Ankara’nın Bağları’yla konserine devam etti. Demet Akalın sahnesinin görkeminin yanı sıra şarkı geçişlerindeki samimiyetiyle ve birbirinden güzel, hareketli parçalarla izleyenleri coşturan ünlü yıldız sahne performansı ve danslarıyla herkesi kendine hayran bırakarak konsere gelenlere keyifli dakikalar yaşattı.

Mayıs -2014 - Hedef - 7


GezGezGöz Göz Arpacık Arpacık

Bir Fincan Keyif;

Eminönü

İ

stanbul’un en hareketli noktalarından birisi Eminönü. Vapur, tramvay, otobüsle rahat ulaşılabilmektedir. Özel araçla gelindiğinde ise problemli bir yerdir. Çevrede epeyce otopark olmasına rağmen özellikle Cumartesi günleri bazen otoparklarda bile yer bulunamadığı oluyor. Eminönü deyince aslında daha geniş bir yelpazeyi düşünüyoruz. Sadece meydan değil, Tahtakale, Mahmutpaşa, Sirkeci gibi çevreyi de değerlendiriyoruz. Eminönü’nün simgesi ise Yeni Cami. Evvela bu camiyi ziyaret edeceğiz. Avlu girişinin merdivenlerinde güvercinlere yem atan insanları hepimiz biliriz. Muhtemelen siz de atmışsınızdır, fotoğraf çekiyorsanız da bir fotoğrafınız kesin vardır. Güvercinleri geçip avluya girelim. Avlusu her daim kalabalıktır. Evvela Yeni Cami’yi ziyaret etmektedir. Sonrasında balık ekmek yemek, köprünün üstünde gezinmek, Galata Kulesini selamlamak ve daha sıralanacak bir çok aktivitenin 8 - Hedef - Mayıs -2014

merkezidir Eminönü. Sizler için uğrayabileceğiniz mekanların bir listesini yaptık. Camiler: Eminönü, yüzlerce yıllık tarihe sahip olan camileri ile ünlü bir semt. Hem Eminönü’nün hem de İstanbul’un simgelerinden biri olan Yeni Camii mutlaka gezmenizi önerdiğimiz yerlerden. Yeni Camii’nin yanı sıra Hidayet Camii, Zeynep Sultan Camii,Kalenderhane Camii ve Ahi Çelebi Camii, Eminönü’nde gezilecek camiler arasında. Köşk ve Kasırlar: Eminönü gezinizin en keyifli duraklarından biri de semtte bulunan köşkler, kasırlar ve tarihi evler. Özellikle Alay Köşkü, Sepetçiler Kasrı ve Hünkar Kasrı görmenizi önerdiğimiz yerler arasında ilk sırada. Müzeler: Eminönü’nde gezebileceğiniz ve şehrin tarihi hakkında ilginç bilgiler edinebileceğiniz iki müze yer alıyor. Bunlar PTT Müzesive Tanzimat Müzesi. Bu müzelere Müzekartınız ile giriş yapabilirsiniz. Mısır Çarşısı: Yeni Camii’nin arkasında bu-


GezGezGöz Göz Arpacık Arpacık

lunan ve İstanbul’un en eski çarşılarından biri olan Mısır Çarşısı, Eminönü’nde mutlaka görmeniz gereken yerlerden. Her yıl yerli yabancı yüzbinlerce kişinin ziyaret ettiği Mısır Çarşısı’nda hem gezebilir hem de alışveriş yapabilirsiniz. İstanbul’un en eski çarşılarından biri olan Mısır Çarşısı Fatih’in Eminönü semtinde, Yeni Camii’nin arka kısmında yer alır. 1660 yılında, padişah 4. Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Mısır, baharat yolunda İstanbul’dan bir önceki durak olduğundan çarşının ismi Mısır Çarşısı olmuştur.Toplam 6 kapısı olan çarşıda bugün baharatçılardan kuyumculara, aktarlardan hediyelik eşya dükkanlarına kadar birçok dükkan bulunmaktadır. Fakat çarşının eskiden olduğu gibi bugün de en gözde dükkanları bitkisel ürünler, şifalı bitkiler, çiçek tohumları ve çeşitli baharatlar satan aktarlardır. Tarihinde iki büyük yangın olan Mısır Çarşısı 1943 yılında geçirdiği restorasyonla bu-

günkü halini almıştır. Ayrıca tarihi Pandelli Lokantası da Mısır Çarşısı’nda yer almaktadır. Muhteşem lezzetteki yemekleri ile ünlü bu eski lokanta çarşının Eminönü girişinde, ikinci katta yer almaktadır. Tarihi Yarımada’da binlerce insanın uğrak noktası olan Mısır Çarşısı mutlaka görülmeye değer bir yerdir. Mayıs -2014 - Hedef - 9


Aile Aile--Psikoloji Psikoloji

Psikolog Şebnem TURHAN

Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Psikolog Şebnem Turhan; soruları yanıtladı:

Çocuğunuza Karşı

Sabrınızı Artırma Yöntemleri

Anne-babaların çocuk disiplininde en çok zorlandıkları konular: Çocukları üzerinde disiplin kuramamaktır. Çünkü çoğu anne baba, disiplinin yalnız çocuklar için olduğuna inanır ve o şekilde davranır. Oysa disiplin; düzen anlamına gelir. Düzenli bir yaşam sistemidir ve evdeki her birey için geçerlidir. Bu bağlamda, evdeki disiplin, evdeki yaşam tarzı demektir. Her evin düzeni, disiplin anlayışı birbirinden farklıdır. Bu sebeple; bir ailede geçerli olan kurallar, diğer aile için çok da işlevsel, geçerli olmayabilir. Ancak anne babalar, bazen bu farklılıkları göz ardı eder ya da fazla da düşünmezler. Sonuçta da ya başka ailelerin disiplin anlayışlarını kendi ailelerine kopyalarlar ya da kendi ailelerinden gördüklerini ya da eş, dost ve arkadaşa danışarak öğrendiklerini ya da okuyup beğendikleri yaklaşımları aile sistemlerine uygunluğuna bakmaksızın uygulamaya kalkarlar. Bu da disiplin konusunda aileleri zorlanmaktadırlar. Her konuda olduğu gibi disiplin konusunda da neyin yapıldığından çok nasıl yapıldığı önemlidir. Bu konularda sabırlı olabilme: 10 - Hedef - Mayıs -2014


Aile Aile--Psikoloji Psikoloji Öncelikli olarak koşulsuz kabul, sevgi ve anlayıştan geçer. Özellikle toplumumuzda disiplin; kayıtsız, şartsız bir yaptırım sistemi olarak algılanır. “Disiplin şart, yoksa tepene çıkarlar”, “Çocuklar üzerinde otorite kurmazsan bir yere varamazlar” gibi sözler sıkça duyulan sözlerdir ve bu yaptırım anlayışına da birer örnektir. Oysa disiplin, yaptırımlar sistemi değildir. Ailedeki tüm bireylerin istek ve ihtiyaçlarının göz önünde bulundurularak belirlenmesi gereken kuralların toplamıdır. Bu kurallar belirlenirken de: 1. Disiplinin yalnız çocuklar için değil yetişkinler için de geçerli olduğunu unutmamak (“dediğimi yap, yaptığımı yapma” değildir), 2. Yasaklar koymak ve öğüt vermek yerine örnek olmak, 3. Disiplini uygulamak yerine öğretmek (çocuğa kendisinden beklenenleri ve nedenlerini izah etmek, ona öğretmek), 4. Önce ‘hayır’ deyip sonra onu ‘evet’e çevirmemek; tutarlı olmak, 5. Kuralları çocuğun yaşına, kişilik yapısına ve özel durumlara göre düşünerek uygulamak, 6. Bağırmamak, tehdit etmemek, aşağılamamak, beddua etmemek, küsmemek (sevgiden yoksun bırakmamak) ve fiziksel ceza vermemek, 7. Çocuğu kendisinden beklendiği gibi davrandığında ve çabaladığında takdir etmek, 8. Değişim ve gelişimin yavaş adımlarla oldu-

ğunu kabul etmek ve sabırsızlanmamak, 9. Çocuğun karşısında değil, yanında yer almak ve çocuğu desteklemek konularında dikkat edilmelidir. Çocuğa karşı sabırla davranmak; kuralları çocuğun yaşına, kişiliğine ve özel durumuna göre ayarlayarak, kuralların nedenlerini açıklayarak, kendisinden ne beklendiğini açıkça ifade ederek, çocuğun kuralları uygulamasında aktif rol ve sorumluluk almasını destekleyerek ve beklenen davranışta bulunduğunda hemen takdir ederek rehber olmaktır. Gevşek tutumda ise anne baba hoş görüyle kuralsızlığı birbirine karıştırır. Kurallar yok denecek kadar gevşektir. Çocuğa sayısız haklar tanınır, ancak sınırlar belirlenmez. Kendisinden ne beklendiği neredeyse yok denecek kadar azdır ya da varsa bile açıkça ifade edilmez. Kuralları çoğu kez çocuk belirler. Bu tutumla yetiştirilen çoğu çocuk, okulda ve toplumda yer alan kurallara uyum sağlamakta güçlük yaşar. Bu nedenle ev dışında sıklıkla dış disipline yani etrafındaki biri tarafından sürekli uyarılıp, kuralların hatırlatılmasına maruz kalır. Oysa sabırla yaklaşılan tutum sonucunda, çocuk kendi iç disiplini sağlayarak kuralları benimser, ne yapıp yapılmaması gerektiğini bilir, sürekli uyarılmasına gerek kalmadan görevlerini yerine getirir.

Mayıs -2014 - Hedef - 11


Biz Size BizBize Bize Bizden Bizden Size

Sinem Öztürk, Arka Sıradakiler dizisinin güzeli Gamze olarak hayatımıza merhaba dedi. ATV’nin sevilen dizisi Huzur Sokağının sağlam karakteri Şükran olarak her evin çok sevdiği kızı oldu. Röportaj: S.Özge Koç

12 - Hedef - Mayıs -2014

Naif Bir Güzel Sinem Öztürk


Biz Size BizBize Bize Bizden Bizden Size

1

985 yılında hayata Merhaba demiş bir güzel Sinem Öztürk. Naif, güzel ve huzur veren bir tarafı var. Tane tane konuşuyor ve çok güzel gülümsüyor. O kadar bizden biri ki anlattıkça daha çok sevmeye başlıyorsunuz.

Oyunculuğa karşı bir ilginiz olduğunu ne zaman fark ettiniz? Ortaokul yıllarımda tiyatroya ilgim başladı. Ailem beni sürekli tiyatroya götürürdü. Sanata ve sanatçıya çok değer veren insanlardır. Beni oyunculuk yoluna sokan ailemin desteği ve sevgisidir.

ederim. Ekip arkadaşlarımla sohbet ettikten sonra güzel bir müzik eşliğinde makyaja başlarız. Ben hazırlık odası sohbetlerinden ve orada geçirdiğimiz zamandan çok keyif alırım. Özellikle uzun süre birlikte çalıştıktan sonra güzel dostluklar kuruyoruz. Sabah kahkahalarımız meşhurdur (gülümsüyor) Setlerde unutamadığın bir anınız var mı? Arka Sıradakiler döneminde 1 bölümü Frankfurt’ta çekmiştik. Uçak yolculuğumuz da dahil olmak üzere çok keyifli ve unutamayacağım anılarla dolu günlerdi. Kendinizi ekranda gördüğünüz an neler hissediyorsunuz? Objektif bir şekilde izlerim kendimi. Bir yabancıyı izliyormuşum gibi. Nasıl oynamışım ve nasıl oynayabilirdim diyerek eksiklerimi tespit ederim. Hissiyat olarak çok keyifli ve bir oyuncunun kendini izlemesi, gerekli diye düşünüyorum.

“Puzzle yaparak dinleniyor” Sete ilk gittiğinizde neler yaparsınız? Sabah ilk iş olarak mutlaka Türk kahvemi içerim. Kahvaltı etmemişsem önce kahvaltı

Güne Trambolinde Zıplayarak Başlıyorum Boş zamanlarınızda ne yapmaktan hoşlanırsınız? Evde vakit geçirmeyi çok severim. Yabancı dizileri takip ediyorum. Uyumadan önce 2 veya 3 bölüm izliyorum mutlaka. Puzzle yapmak beni çok dinlendiriyor. Eşimle birlikteyken film izleriz, tavla oynarız. Dostlarımızla vakit geçiririz. Dışarıda olduğumuz zamanlarda da genelde sakin mekanları tercih ediyoruz. Küçüklüğümden beri gürültülü ortamlardan çok hoşlanmıyorum. Mayıs -2014 - Hedef - 13


Biz Size BizBize Bize Bizden Bizden Size

“Yalanla zamanımı çalınmasınlar” Sinem Öztürk’ü en çok sinirlendiren ya da tahammül dahi edemediği şey nedir? Saygısızlık ve iyi niyetimin suiistimal edilmesi beni çok sinirlendirir. Herkese ön yargısız ve iyi niyetli yaklaşırım, bunun karşılığında hayal kırıklığına uğrarsam o insanı hemen hayatımdan uzaklaştırırım. Yalana da asla tahammül edemem. Zaman bizim için çok önemli, en ufak bir yalanla bile zamanımın çalınmasına ya da duygularımın suiistimal etmeye kimsenin hakkı yok. Mutsuz ve Canı çok sıkkın diyelim nerede buluruz Sinem Öztürk’ü? Kendini nasıl mutlu eder? Giyim tarzınız nasıldır? Giymeyi en çok sevdiğiniz kıyafetler neler? Genelde düz renkleri kombinlemeyi severim. Desenli ve çok detaylı olan parçalardan hoşlanmam. Sade bir kıyafeti aksesuarlarla zenginleştiririm. Jean pantolonun üzerine t-shirt’le ceket giymeyi çok severim. Bol aksesuar ve yerine göre topuklu ya da botlarla sadece ve şık kombinler oluştururum. Siyah ve ekru en sevdiğim renkler.

Evde kitap okurken bulabilirsiniz beni (gülümsüyor) Roman okumak beni çok mutlu eder. Sette uzun bekleme saatlerini de kitaplarla zenginleştiriyorum. Bol bol okuyorum. O 14 - Hedef - Mayıs -2014


Biz Size BizBize Bize Bizden Bizden Size an moralim bozuksa başka hikayelerde kaybolmak beni sakinleştiriyor ve anlık hüzünlerimi yok ediyor. Aşkı tanımlar mısın bize rica etsek? Aşk; acısı bile özlenen tek duygudur. Tutkuyla başlar; özlem, merak ve heyecanla pekişir. Kendimizi ve mantığımızı ikinci plana attıracak kadar baskındır. Karşılıksızsa çok acı verir insana, yumru gibi boğazına takılır ama karşılıklı aşk zamanla sevgiye dönüşür. Özlem yerini huzura, merak güvene bırakır. İlk heyecanla sevgi arasındaki inişli çıkışlı yoldur aşk. Seni sevenlerine iletmek istediğin bir mesaj var mı? Bana karşılık bile beklemeden sundukları sevgileri benim için çok önemli. Hepsine teşekkür ediyorum.

“Tatlı ve hamur işlerinde iddalı”

Formunuzu nasıl koruyorsunuz? Haftada en az iki gün plates yapıyorum. Sabahları trambolinde 5 dakika zıpladıktan sonra kan dolaşımımı hızlandırarak güne enerjik başlıyorum. Yemek konusuna gelince, diyet yapmayı hiç bir zaman beceremedim bu yüzden normal öğünümün yarısını yiyerek formda kalmaya özen gösteriyorum.

“O kadar sabırsız ki sürpriz bile yapamıyor” En zayıf noktanız nedir? Sabırsızlığım en zayıf noktamdır. Bu yüzden sürpriz bile yapamıyorum. Yapacağım sürprizi bile önceden söylüyorum. İşin bütün heyecanı, keyfi kaçıyor. Tez canlıyım, iyi de kötü de olsa hemen olsun bitsin isterim. Belirsizlik beni çok yorar.

Mutfakla arası nasıl Sinem Öztürk’ün? Setim olmadığı günlerde sakin sakin mutfakta zaman geçirmekten hoşlanıyorum. Özellikle tatlı ve hamur isinde başarılıyımdır.

“Cildi için gülsuyu Saçı için argan yağı kullanıyor” Doğal güzellik sırlarınız var mı? Gül suyu cildime çok iyi geliyor. Yorgun bir günün ardından cildimi dinlendirmek için gül suyu kullanıyorum. Saçıma badem yağıyla bakım uygulayıp, doğal argan yağı sürüyorum. Özellikle argan yağı hem cildim hem de saçım için vazgeçilmezim diyebilirim.

“Her sabah 5 dakika trambolinde zıplarım” Mayıs -2014 - Hedef - 15


Biz Size BizBize Bize Bizden Bizden Size

“Eşime fazla müdahele etmem” Birazda evlilikten bahsedelim, nasıl bir kadın var evin içinde? Enerjik ve neşeli bir kadın var. Uyumlu bir insanım, eşime fazla müdahale etmem. Bazen arkadaşları gelir ve erkek erkeğe zaman geçirmeleri için onları bırakıp kendime bir aktivite bulurum. Film izlerim, puzzle yaparım vs. Birlikte yaşasak da evde ayrı sosyal alanlarımız olması gerektiğine inanıyorum.

“Çocuk istiyorum ama henüz erken” Peki çocuk? Çocuk çok önemli bir karar. Çocukları seviyorum ama bizim için şu an çok erken. İkimizde işlerimize odaklandık. Çocuk kararını vermek için bir kaç seneye daha ihtiyacımız var.

En Sevdiği Kitap: Uçurtma Avcısı Film: Esaretin Bedeli Yemek: Mantı TV Programı: O Ses Türkiye Dizi: Game of Thrones ve Downton Abbey Müzik: Edith Piaf, Özdemir Erdoğan, Buika 16 - Hedef - Mayıs -2014


Ibrahim Sadri (Eren)

Şair Şiir Şair -- Şiir

İ

stanbul’da doğan İbrahim Sadri aslen Erzincan’lıdır. İlk ve orta öğrenimini İstanbul Kasımpaşa’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi işletme Fakültesi’nde okuduktan sonra, yedi yıl tiyatroyla uğraştı. Turnelere çıkarak, Anadolu’yu yakından tanıma imkânı buldu. Çeşitli gazete ve dergilerde yazı ve şiirleri yayımlandı. Radyo ve televizyonlarda programcılık ve sunuculuk yaptı. Halen bir özel televizyonda program yapmaktadır. Şiir ve tiyatro kasetleri de bulunan şairin, şiir kitapları da mevcuttur. “Adam Gibi” İbrahim Sadri’nin 1998’den beri devam ettirdiği şiir-kaset serüveninin altıncısı ve kendinden en çok söz ettireni oldu. Aslında kendini bir şair gibi görmediğini ama şiirlerinin olduğunu ve bu şiirlerini yıllardır okuduğunu söylüyor. Kendisinin iyi bir şiir okuyucusu olduğunu belirtiyor. Eski kasetlerinde de bulunan ‘fondaki müzik’, ‘Adam Gibi’de oldukça fonksiyonel olarak yer alıyor. İbrahim Sadri’nin şiirlerinin belli bir dönemin ruh yapısını yansıttığı belirtiliyor. Şiirlerinde, Türkiye’de 60’lı yıllarda doğan ve 70’li, 80’li yılların kargaşa ile sükun arasında aykırı yaşam biçimlerini idrak eden gençlerin bakış açılarını, yaşadıklarını ve geçirdikleri süreçleri ifade ediyor. İbrahim Sadri bu dönemin kuşağına ve yaşadıklarına tanıklık etmek istediğini sık sık belirtmiştir. İbrahim Sadri her ne kadar tiyatro, şiir, mizah ve televizyon alanlarında çalışmış ve çalışıyor olsa bile, kendisini “tiyatrocu” olarak gördüğünü ifade etmekle beraber, tiyatroyu bırakmasını tiyatronun kurumsallaşmamış olmasına ve ekmek kapısı olarak yeterli olmamasına bağlıyor.

Bir Adın Kalmalı Bir adın kalmalı geriye Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde Aynaların ardında sır Yalnızlığın peşinde kuvvet Evet nihayet bir adın kalmalı geriye Birde o kahreden gurbet Sen say ki ben hiç ağlamadım Hiç ateşe tutmadım yüreğimi Geceleri koynuma almadım ihaneti Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın İçimin nehirlerinden Evet yangın Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan Evet kaybetmenin o zehirli buğusu Evet isyan evet kahrolmuş sayfaların arasında adın Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı

Bu sevda biraz nadan Biraz da hıçkırık tadı Pencere önü menekşelerinde her akşam Dağlar sonra oynadı yerinden Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı Yani ben seni sevdiğim zaman Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın Yine de Bir adın kalmalı geriye Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde Aynaların ardında sır Yalnızlığın peşinde kuvvet Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye bir de o kahreden gurbet beni affet kaybetmek için erken, sevmek için çok geç. Mayıs -2014 - Hedef - 17


Sağlık Sağlık

Bahar Geldi

Alerji Mevsimi Başladı!

Bahar alerjisi kariyeri de Vuruyor okul karnesini de! Dr. Ahmet Selvi

Dönemsel alerjilerin en sık görülen şekli bahar alerjileri; kişinin sosyal statüsünü ve iş hayatını olumsuz etkiliyor. Okul çağındaki çocuklarda dikkat eksikliğine neden olabiliyor.

M

edical Park Bahçelievler Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Uzmanı Dr. Ahmet Selvi; dönemsel alerjilerin en sık görülen şeklinin bahar alerjileri olduğunu belirterek, alerjiyi ve korunma yollarını anlattı: Alerji; vücudumuzun bağışıklık sisteminin kendisinden olmayan şeylere karşı gösterdiği aşırı tepki olarak tarif edilebilir. Aşırı reaksiyona neden olan şeylere de alerjen adı verilir. Çevremizdeki her şeyin alerjik reaksiyona neden olma riski, ihtimali mevcuttur. Tozlar, yiyecekler, takılar, ilaçlar, parfümler, hayvanlar, bitkiler, temizlik malzemeleri vb... Listeyi uzatmak mümkün. EN ALERJEN MEVSİM Uzun saçlar, tüylü giysiler, evde beslediğimiz kürklü ve tüylü hayvanlar, açık havada kuruttuğumuz çamaşırlar, yaşadığımız ve çalıştığımız mekanların kötü hijyeni şikayetlerimizi daha da arttırabilir. Dönemsel alerjilerin en sık görülen şekli bahar alerjileridir. Bazı insanlar için bahar mevsimi hapşırık, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, gözlerde sulanma batma veya nefes darlığı, göğüste ötme ve hırıltı anlamına gelir. POLENLER MAHVEDİYOR Bahar mevsimi, bitki dünyasının uyandığı ve canlandığı bir dönemdir. Çiçekli bitkilerin üremek için kullandıkları irili ufaklı toz şeklindeki polenler; rüzgar ve böcekler yardımıyla bir bitkiden diğerine taşınır. Bahar mevsiminde havadaki polen yoğunluğu hızlı bir şekilde artar. Bu polenler bazı insanlar için son derece alerjiktir. En sık görülen şikayetler burun tıkanıklığı, burun akıntısı, ge-

18 - Hedef - Mayıs -2014


Sağlık Sağlık

niz akıntısı, boğaz ağrısı, boğazda gıdıklanma kaşıntı hissi, ses kısıklığı, hapşırık, öksürük, gözlerde sulanma, baş ağrısıdır. Bazen de nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, göğüste hırıltı ötme hissi gibi şikayetler ön plana çıkabilir. Alerjik hastalıklar ve bahar alerjisi, kişinin sosyal statüsünü ve yaptığı işini de olumsuz etkileyebilir. Örneğin; işini konuşarak, sesini ve görüntüsünü kullanarak yapanlar, hizmet sektöründe çalışanlar bu hastalıktan son derece olumsuz etkilenir. İnsanlar elinde mendille gezen ve sürekli hapşıran bir garsondan hizmet almak istemeyebilir! Ayrıca özellikle okul çağındaki çocuklarda dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğuna yol açabilir. YÜRÜYÜŞ İÇİN YAĞMURU BEKLEYİN AKAN MUSLUKLARI TAMİR ETTİRİN Tedavinin iki önemli sac ayağı vardır. İlaçlardan da daha önemlisi çevre kontrolü ve korunmadır. Yaşadığımız ve çalıştığımız mekanları hastalığımıza göre düzenlemek gerekir. Bazen küçük önlemler etkili sonuçlar alınmasına sağlar: Tüylü ve yünlü giyecek ve eşyaları uzaklaştırın Filtresi olan bir klima kullanın Filtresi olan süpürge tercih edin Akan, sızdıran muslukları ve duvar çatlaklarını tamir edin Polen mevsiminde özellikle sabah saatlerinde camları kapalı tutun Seyahat ederken otomobilinizin camlarını açmayın

Çim biçme, ağaç budama ve bahçe bakımı gibi işlerden uzak durun Polen mevsimini, polen yoğunluğunun daha az olduğu deniz kenarı gibi yerlerde geçirin. Dışarıda giydiğiniz giysilerinizi, çalıştığınız ya da yattığınız ortamlardan uzak yerlerde değiştirin. Cildinizdeki ve saçlarınızdaki polenleri temizlemek için kısa bir duş alabilirsiniz. Kuru ve rüzgarlı havalarda mümkün olduğu kadar dışarıya çıkmayın. Havadaki polen miktarının sabah erken saatlerde daha yoğun olduğunu unutmayın. Dışarıya çıkmak için en ideal zamanlar; öğleden sonraları ve yağmur sonrasıdır. Yağmur, havadaki polenleri temizler. Dışarı çıkarken burun kanatlarına ve bıyık bölgesine vazelin ya da bu iş için üretilmiş jellerden sürebilirsiniz. Bu jeller polenleri tutarak, solunum yoluna giden polen sayısını azaltabilir. Havadaki polenler üzerine yapışacağından çamaşırlarınızı açık havada kurutmayın.

Kariyeri de Etkiler Karneyi de Kürklerinde polen biriktirdikleri için evdeki hayvanlarınızı yatağınızdan ve koltuklarınızdan uzak tutun. Yastık, yorgan, çarşaf ve nevresimlerinizi alerjik olmayan toz geçirmeyen hurçlarda muhafaza edin. Çarşaf ve nevresimlerinizi 60 derecede yıkayın. Halılar özellikle uzun tüylü olanlar ev tozu, mayt ve polenler gibi çeşitli alerjenleri biriktirir. Bu yüzden halılarınızı yıkanabilir kilimlerle değiştirin.

Mayıs -2014 - Hedef - 19


Geçmişe Yolculuk Geçmişe Yolculuk

Yavuz Sultan Selİm Sekiz Yıla Seksen Yıllık İş Sığdırmış Büyük Bir Padişah Osmanlı padişahlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş beşincisi, ikinci Beyazıt’ın oğlu, Kanuni Sultan Süleyman’ın babasıdır. Annesi Dul Kadir oğulları Beyliğinden Gülbahar Hatun, eşinin adı Ayşe Hafsa Sultan’dır. Kısa bir padişahlık yapmasına rağmen 8 yıl gibi bir zamanda imparatorluğun sınırlarını iki katına çıkarmıştır.

B

abası Beyazıt Amasya Valisi iken 1470 yılında Amasya’da doğan Selim,dedesi Fatih Sultan Mehmet tarafından yetiştirildi. Küçük yaşlardan itibaren devlet adabını, kılıç kullanmayı, ata binmeyi, ok atmayı bizzat dedesi tarafından öğretildi. Bu sebeple üstün yetenekleri olan, bir insan olarak büyüdü. Dedesinin sağlığında, Trabzon’a vali olarak atandı. Babası padişah olduktan sonra ordunun başında birçok sefere çıkarak büyük başarılara imza attı. Babası pek etkili bir padişah olmadığı için babasını tahttan indirerek kendi geçti. Tahta çıktığında ilk hedefi Hint yollarını ele geçirmek ve bu yolları elinde tutan Şah İsmail’i devirmekti. Gözünü budaktan esirgemeyen Yavuz oğlu Süleyman’ı hanedanın başında vekil bırakarak ordunun başında sefere çıktı Şah İsmail’in ordusu ile Çaldıran ovasında büyük bir cenge girip savaşı kazandı. Şah İsmail savaş alanından kaçınca,yıllarca babasının başına dert olan Şah İsmail’i alt ederek büyük bir sorunu or20 - Hedef - Mayıs -2014

tadan kaldırmış oldu. Ardından 1516 yılında Mısır seferine çıktı. 1517 yılında Abbasilerin elinden halifeliği ve kutsal emanetleri alarak İstanbul’ getirdi. Bunun sonucunda Osmanlı dine bağlayıcılık adına büyük bir güç kazanmış oldu. İlk halife olarak Türk tarihine adını yazdırdı. Kısa zamanda büyük başarılara imza atan ve Geniş omuzlu, heybetli ve kudretli bir padişah olan Selim,sert mizacı, yiğit kişiliği sayesinde “Yavuz” ismini aldı. Aynı zamanda İslam’a ve ilme çok önem verirdi. Özellikle Arapça ve Farsça’yı ana dili gibi konuşup yazabiliyordu. Kendinden sonra tahta geçen oğlu Muhteşem Süleyman’a büyük bir hazine bırakmıştır. Askeri alanda büyük yeniliklere imza atmış, donanmanın büyümesini ve yeni tersaneler yapılmasını sağlamış, başta Haliç Tersanesi olmak üzere bir çok cami, medrese ve tekke yaptırmış, fakat adına yapılan Sultan Selim Camisini bitiremeden vefat etmiştir. Arapça, Farsça


Geçmişe GeçmişeYolculuk Yolculuk

ve Osmanlıca bir çok şiir yazmış olan Yavuz Sultan Selim’in eserleri “Selimname” adlı bir kitapta toplanmıştır. Çok mütevazi bir kişiliğe sahip olan Yavuz Sultan Selim Bir kulağına da küpe takardı. Her öğün yemekte tek çeşit yemek yerdi ve ağaçtan tabaklar kullanırdı. Gösterişten hoşlanmaz, devlet malını israf etmezdi. Babasından devraldığı tatminkar hazineyi ağzına kadar doldurdu. Hazinenin kapısını mühürledikten sonra, söyle vasiyet etti:”Benim altınla doldurduğum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Humayun benim mührümle mühürlensin.” Bu vasiyet tutuldu. O tarihten sonra gelen padişahların hiçbiri hazineyi dolduramadığından, hazinenin kapısı daima Yavuz’un mührüyle mühürlendi. Yavuz Sultan Selim, ataları hep sakal uzattıkları halde sakalını keserdi. Bunun sebebini soranlara “Sakalımı ele vermemek için kesiyorum” dediği rivayet edilir. Halifeliğinin üçüncü yılında, daha 49 yaşında iken batı seferi sırasında Şarbon hastalığına bağlı “aslan pençesi” isimli bir hastalıktan vefat etti.

YAVUZ SULTAN SELİM’İN KAFTANI Sekiz ay süren Mısır seferi sona ermiş, dönüş yolculuğu başlamıştır. Yavuz Sultan Selim dönüşte hocası Anadolu Kazaskeri İbn-i Kemal’in yanında bulunmaktadır. Hem yol almakta hem de hocasına merak ettiği meseleleri sorup onun ilminden faydalanmaktadır. Ordu ilerlerken bir ara çamurla kaplı bir sahadan geçilir. Bu arada hiç beklenmedik bir hadise olur ve Kemalpaşazade’nin atının ayağı sürçer. Yerden sıçrayan çamurlar Yavuz’un kaftanını kirletir. Herkesin yüreği ağzına gelmiş, ne olacağını birbirine sormaktadır. Büyük âlim Kemalpaşazade ise başını önüne eğmiş, endişeli gözlerle beklemektedir. Koca Yavuz, değerli hocasının edebi ve mahcubiyeti karşısında kızarır ve ilme ne kadar değer verdiğini anlatan şu sözleri söyler: “Hocam üzülmeyiniz! Sizin gibi bir âlimin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için bir ziynettir.” Ve kaftanını çıkarıp yaverine uzatırken: “Vasiyetimdir, öldüğüm zaman bu kaftanı sandukamın üzerine sersinler!” diye emir buyurur. Gerçekten de ulu hakanın vasiyeti yerine getirilmiş ve sözü edilen kaftan Yavuz Sultan Selim’in sandukasını süslemiştir.

Mayıs -2014 - Hedef - 21


Kamera Arkası Kamera Arkası

Her evin penceresinden kafasını uzatan, her ailenin yemek masasına konuk olan bir dizi;

Çocuklar Duymasın M

inT Yapımdan Esra hanım’a ulaştım önce mailler, telefonlar .. prosedürler hiç değişmiyor. Esra hanımın yönlendirdiği Nihal Hanım’la birlikte uzun süren maileşmelerimiz sonunda uygun bir günde anlaşmıştık. Kocaman bir stüdyodan içeriye girerken sırayla, Emre’lerin her zaman takıldığı kafeden, Meltem evin bahçesinden son olarak da kahvenin önünden süzülerek Nihal hanım’ın odasına gelmiştim. Nihal hanım maillerdeki nezaketiyle karşıladı beni. Oyuncuların hazır olmasını beklerken Okan beyin çay teklifini kabul etmek harika bir fikirdi elbette. İlk olarak Alpaslan Özmol, Şükrü Koruyucu ve Yakup Uysal ile sohbete başladık.

17 Yıldır Birbirimizi Tanıyoruz Alpaslan Özmol, Şükrü Koruyucu ve Yakup Uysal 17 yıldır tanıyorlarmış birbirini. Sete ilk geldiklerinde birbirleriyle buluşuyor22 - Hedef - Mayıs -2014

larmış öncelikle, Şükrü bey evi uzak olduğu için ilk gelen oluyormuş her zaman. Birer çay eşliğinde hemen ezbere başlıyorlarmış. Yaşadığımız her an bizim için apayrı diye belirtiyor Alpaslan bey. Çocuklar Duymasın ekibinin parçası olmanın mutluluk olduğundan bahsederken Yakup bey: “Aslında biz kameralar kapandığında neysek o olmaya devam ediyoruz. Ekrandaki samimiyette seyirciye


Kamera Arkası Kamera Arkası yansıyor zaten.” diyerek samimiyet kavramının altını çiziyordu. Set programını çok aksatmamak adına kısa röportajımız için teşekkür ederek vedalaştık oyuncularla. Furkan Kızılay çekim için hazırlanmaya başlamadan birlikte sohbet etmeye başlıyorduk. 5 Yıl Ara Verdik Çekimlere Ama; Dün Paydos Ettik, Bugün Çekimlere Devam Ediyoruz. Sete ilk geldiğinizde ne yaparsınız? Evim 10 dakika set mekanına, benim için öyle bir süre var ki, uyanıyorum ve direk buraya geliyorum. Adapte süreci gibi benim için geçen zaman dilimi. İlk geldiğimde arkadaşlarımla selamlaşıyorum ve onlarla konuşurken saç, makyaj ve hazırlık derken hoop kayıt!

Yıllar sonra aynı ekiple çalışmak nasıl bir duygu peki? Açık konuşayım aslında, biraz da klişelerden uzak. “ayyy inanılmaz bir duygu falan” demeyeceğim çünkü biz hep beraberdik dizi dışında da, dizi bittiğinde de hep görüştük. Pınar ablayla da, Tamer ağabeyle de görüşmeye devam ettiğim için bu bizim için bir artı oldu. Yıllardır aynı samimiyetle devam etmesinin de en büyük nedeni o bence. Zaten biz aynıydık, hep görüşmeye devam ettik. O yüzden de

bir duygu değişikliği olmadı. 5 yıl önce bıraktık ama onca seneye sonra dün paydos ettik, bugün çekime başladık gibi. Sette unutamadığınız bir anınız var mı? Bizim aslında çok fazla anımız var. Uzun yıllardır birlikte olmanın verdiği bir durum sanırım bu. En yakın olarak hatırladığımı söylemeliyim o zaman. Dün mesela 3 porsiyon etli ekmek yedirdi bize Tamer ağabey. Her gün bir şeyler yaşıyoruz biz. Çocuklar Duymasın ekibine dair ama benim en unutamadığım şey en eski sezonda bizim dizi Brezilya maçını geçmişti raytinglerde. 3. yada 4. maçıydı sanırım; Türkiye çıkamamıştı yenilmiştik sanırım önemli bir maçtı sonuç ne olursa olsun (gülüyor) 6 yaşında atıldığınız bu meslek zor bir karar ve dönüm noktası. Sizin için olumsuzlukları oldu mu? Yok, gerçekten olmadı hiç. Çünkü ben topta oynadım, spora da gittim. Okulumu da aksatmadım hiç, değişmedim çünkü. Kaldığım yerden büyümeye devam ettim. O zaman değil de şimdi aksatıyor ama hayatımı. Hafta içi her gün çekim yapıyoruz. Okula da gidemiyorum. Bakalım yaz okulunda toparlamaya çalışacağım, toparlayabilirsem. (gülüyor) Bizim aracılığınızla söylemek istediğiniz bir şeyler var mı? Ne söylesem ki (diye düşünüyor ve o enerjik haliyle) En güzel bizim dizi, bizi izleyin. (kahkahalar) Şunu söyleyebilirim ama dışarıdan bu iş çok kolay gözüküyor olabilir ama aslında o kadar kolay bir işte değil. Biz kamera arkasında saatlerce çekim yapıyoruz. Çoğu zaman sabahlıyoruz. Ben yaparım diyen varsa bence yanılır. Bir daha düşünsünler. Mayıs -2014 - Hedef - 23


Yakın Keşif Yakın Keşif

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Giresun bir yarımada üzerine kurulmuştur. Giresun, Anadolu’nun kuzeydoğusunda, yeşille mavinin kucaklaştığı Karadeniz’in inci kentlerinden birisidir. Doğal ve tarihi değerler açısından turizme oldukça elverişli bulunan Giresun’un bakir ormanları, yaylaları ve akarsuları ilgi çekicidir. Giresun Adası Karadeniz’de bulunan iki adadan biridir. Giresun Adası kıyıdan bir mil açıkta olup, 40.000 metrekare alana sahiptir. Adada özellikle Akdeniz defnesi ve Yalancı Akasya başta olmak üzere 71 tür doğal otsu ve odunsu bitki türü bulunmaktadır. Sonradan 10 adet ağaç türü daha ilave edilmiştir. Karadeniz’de Karabatak ve martıların doğal olarak ürediği ada aynı zamanda göçmen kuşların uğrak ve dinlenme yeridir. Hakkında birçok efsaneler anlatılan, Amozan24 - Hedef - Mayıs -2014


Yakın Keşif Yakın Keşif

GİRESUN

Doğu Karadeniz’in İncisi

Sis Yaylası

ların ve birçok kavmin yaşadığı adada mitolojik çağlara ait birçok kalıntı bulunmaktadır. İkinci derece sit alanıdır. Yaz mevsiminde yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan ada günübirlik ziyaret edilerek piknik yapılmaktadır. Kaplıcalar Giresun doğal maden suları ile de ünlüdür. İnişdibi Madensuyu, Çaldağ Maden Suyu; Batlama Deresi üzerindedir. Şişelenmesi yapılarak pazarlanan bu maden suları, böbrek taşlarına iyi gelmekte, hazmı kolaylaştırmaktaMayıs -2014 - Hedef - 25


Yakın Keşif Yakın Keşif Bektaş Yaylası

Karagöl Yaylası

dır. Pınarlar Maden Suyu, Şebinkarahisar yolu üzerinde Kulakkaya yol ayrımında bulunmaktadır. Mesire Yerleri Giresun-Trabzon sahil yolu üzerinde ve Giresun kent merkezine yaklaşık 4 km. mesafede bulunan Aksu Deresi Ağzı’nda da gezi eğlenme ve dinlenme amacıyla binlerce kişi bir araya gelir. Halen her yıl 20-23 Mayıs tarihleri arasında tertiplenen “AKSU ŞENLİKLERİ” ile yüzlerce yıllık geçmişe sahip Mayıs Yedisi geleneği yaşatılmaya çalışılmaktadır Yaylalar Kümbet Turizm Merkezi Giresun’a yaklaşık 60 km. mesafede bulunan Kümbet Turizm Merkezi, Kümbet Yaylası başta olmak üzere çevredeki diğer bazı yaylalar ile Aymaç mevkiinden oluşmaktadır. Yaylaya Giresun - Dereli-Şebinkarahisar yolu üzerinden 2 şekilde ulaşmak mümkündür. Dereli’den sonra Güdül-Yüceköy üzerinden gidildiğinde 60 km.’lik bir yol üzerinden ulaşılır. Ayrıca Şebinkarahisar yolundan devam edilerek, İkisu-Uzundere üzerinden de ulaşmak mümkündür. Bu durumda da Yaklaşık 84 km. yol kat etmek gerekir. Yaylada elektrik, su, ve telefon mevcut

26 - Hedef - Mayıs -2014

olup, İlkokul ve sağlık ocağı hizmet vermektedir. Yaylada 10 yataklı belgesiz bir otel bulunmaktadır. Kümbet’te Aymaç mesiresi ile Orman Bölge Müdürlüğüne ait Salon Çayırı orman içi dinlenme tesisleri yörede aktivite çeşitliliği yaratmaktadır. Bektaş Turizm Merkezi Giresun merkezden Evrenköy, Erimez, Yavuzkemal üzerinden gidildiğinde yaklaşık 56 km. uzaklıkta bulunan Bektaş Turizm Merkezi, çevresindeki Kulakkaya yaylası, Melikli Obası, Kurttepe Mevkii ve Alçakbel Orman içi piknik alanı ile birlikte bir bütün teşkil eder. Bektaş yaylasına yukarıda belirtilen güzergahlardan başka 3 değişik şekilde ulaşmak mümkündür. Bunlar; Giresun - Dereli - Yavuzkemal, Giresun - Batlama Deresi - İnişdibi, Giresun - Bulancak üzerinden giden yollardır. Bektaş yaylasında elektrik, su, telefon gibi altyapı mevcuttur. Yaylada 80 yatak kapasiteli ve iki yıldızlı bir otel de hizmet vermektedir.Yaz başlarında bile yer yer kar görülen yaylada Kurttepe mevkii kışın kayak yapmaya uygundur. Yaz aylarında burada çim kayağı yapmak mümkündür. Sis Dağı Yaylası Trabzon ile Giresun il sınırında bulunan Aladağ’ın en yüksek tepesi Alimeydan (sis) dağı (2182 m.) üzerinde geniş bir alana ya-


Yakın Keşif Yakın Keşif

Kümbet

yılmış küçük yaylalar topluluğundan oluşmaktadır. Görele ilçesinden 40 km. mesafede bulunmaktadır. bu dağ Ordu il merkezinden de görülmektedir. Sahile kuş bakışı en yakın yayla konumundadır. Su ve elektriğin mevcut olduğu yaylada, Her yıl Temmuz ayının üçüncü Cumartesi günü Sis Dağı Şenlikleri kutlanmaktadır. Bu dağ C statüsünde Milli Park olarak korunmaya alınmıştır. Karagöl Yaylası Dereli ilçesinin güney batısında, GiresunOrdu - Sivas illerinin birleşme noktasına yakın bir konumda 3107 m. Zirveli Karagöl dağında bulunur. Mısır Ekmeği

Isırgan Püresi

Yemekleri Her yörenin kendine has mutfağı olduğu gibi Giresun’un da kendine özgü çok değişik ve lezzetli yemekleri vardır. Özellikle yörenin en önemli sebzesi olan Karalahanadan değişik yemekler yapılmaktadır. Bunun yanında mısın unundan da yemekler yapılır. Tabii ki Karadeniz denilince aklımıza ilk gelen hamsi, Giresun Karalahana Çorbası, dolması ve diblesi, ısırgan Püresi, Mısır Ekmeği, Fasulye Turşusu, Kiraz Tuzlaması, Pezik Mıhlaması. Ünlü Giresun Pidesi peynirli, kıymalı, karışık vb. çeşitleriyle Pazar sabahlarının vazgeçilmez alışkanlığıdır. Fasülye Turşusu

Karalahana Çorbası

Giresun Pidesi

Mayıs -2014 - Hedef - 27


Ramazanla Fikir Fikir Firari Ramazanla Firari

Ve

Bir baştır bendeki nereye konulası bilinmez külçe. Nice heyulaya gark, zengin kabusların evi. Haklının hakkını cebine bozuk para edende kim?

Ramazan Kadir Işık

Ve adını verse de kahve bilmez mi öncedir hikayesi toprağın. Ve cüret, çağın hastası müptelalar peşinde pervane. Bir baştır bendeki koparıp atılası, okşanası yok nasırlı saç dipleri ceplerinizde buruşmuş bir banliyö biletidir. Çağa sesleniş denemelerim. Bir mısradır bendeki sırrına haiz olunduk dünyanın açgı yükü ağırlığında. Nefesi çekmeden borçlu kalır mıyım diye düşünen benim. Aya çıkılan dünyanın kuma gömülmüş zihinleri arasında kalakaldım. Yollar yürünmek için var, evet. Sıcak ekmekse hep huzur ve uzaklara özlem.. Ahh küllendikçe huzur var mıdır? Okudukça idrak? Ve seslendikçe duyumsanmak. Açtıkça sineyi; Yar’dan yara var mıdır, sözü niyetine bir ömür taşınsın diye.. Bir baştır bendeki; Dipsiz ıstıraplarım en dipte. Hangi tarafın tebasıysa o yanılgının yalanına batkın insan meydanlarca şakşakcı gülümserken geleceğe. Umut; Vaad edilen nice topraktan daha doğurgan, daha mış gibi yapmakta insan. Alçaldıkça, buhranlar kusmakta çağa gözündeki ferden eser kalmayan sen; 28 - Hedef - Mayıs -2014


Ramazanla Fikir Fikir Firari Ramazanla Firari Her yağmurda rahmete gülümsemek yerine otobüs duraklarını işgal ve otomobillerde şuh naralar! Durma. Koşmak gereken zaman geçmişken seni ve hatırla vicdanına söz verdiğin uykusuz geceleri sanmıyorum. Geçmez dünya baharlara uğramadan düş yoksa gecende süs zengini duvarlardır kurtlar didinir temelde. Makyajı güzel dünyanın vitrinidir artık bedenin gözlerin zift çekilmiş müptela, kim bilir? Ve susmak Dayalı sırt; Toprağın taşlaşan haline, benliğini yitirdiğin caddelerde sloganlar. Bayraklaşan yalnızlığın ücra denen bilinmezde insan gündoğumları sancısı telaşında, Geçmiş gelecek an ve kaderden bağımsızcasına. Kızgın güneş altında sahilde balıklara hınç teferruatları önem arz ettirerek, Yaşamdan öte ölümden beri. Ve ağlamaklı sahnelerde dik durmayı zafer addederek sırnaşık düzenin dişlilerine gres yağı bir mide, Hayallerden kaçmayı realite bilip. Fikrine kısır düşünceler doğurarak sancılı, Eşrefi mahlukat çizgisinde dengede durma telaşında ve acınası.

Mayıs -2014 - Hedef - 29


Röportaj Röportaj

Sosyal medyanın genç prensi

ARDA EREL Hemen her profilde en az bir kere dahi olsa sözlerinden biri paylaşılmıştır. Kimi zaman Aşk acısı, kimi zaman aşkın ta kendisinden bahsediyor ama hep samimi, hep bizden cümleleri. Bir çoğumuzun düşündüklerini, hissettiklerini kelimelerin en yalın haliyle yansıtıyor. Bir gece vakti arkadaşımın bana gönderdiği sözle tanıştım Arda Erel’le. Daha yakından tanımak için sıvadım kolları ve sizler için kısa bir röportaj yaptık. Bizi kırmadığı için kendisine teşekkür ederken, sizlere keyifli okumalar diliyorum. 30 - Hedef - Mayıs -2014

Röportaj: Selma Özge KOÇ

“200 BİN ARKADAŞIM VAR!” Sizi biraz tanıyalım. Kendinizden bahseder misiniz? Öğrenciyim. Reklamcılık bölümünde okuyorum. Yazı yazmaktan ve birilerinin duygularına tercüman olmaktan çok büyük keyif alıyorum. Hayatı seven biriyim, öyle işte (gülümsüyor) Yazı yazmaya karşı bir yeteneğiniz olduğunu ilk ne zaman fark ettiniz? Yazı yazma yeteneğimi küçük yaşlarda fark ettim. Hep günlüklerim vardı sürekli yazardım. O gün içinde neler yaşamışsam, üzüntülerimi, sevinçlerimi hep yazıyordum. Sonra hayatla ilgili yazılar yazmaya başladım. Bazen bazı yazılarımı anneme, teyzeme, kuzenlerime okutuyordum. Onlar çok beğeniyordu, etkileniyorlardı. Sonra sosyal medya diye bir kavram hayatımıza


Röportaj Röportaj girdi. Bende yazılarımı sosyal medyada paylaşmaya başladım.

TANIMADIĞIM İNSANLARIN SAYFASINDA KENDİ YAZILARIMI GÖRÜNCE; ÖNCE UTANIYORUM, SONRA SEVİNİYORUM Sosyal medyada her profilde en az bir kere paylaşılan sözlerin sahibisiniz. Nasıl bir duygu bu? Sizi bu kadar sevdiren ne? Çok garip bir duygu! Bazen instagram’da herkesin yaptığı gibi bende dolanıyorum, sonra tanımadığım insanların sayfalarında kendi yazılarımı görüyorum. Önce utanıyorum, sonra seviniyorum. Beni paylaşmaya değer buldukları için de elimden geldikçe hepsine teşekkür etmeye çalışıyorum. Hayatınızda özel bir değer taşıyan bir yazınız var mı? Onu bizimle paylaşmak ister misiniz? Özel bir yazım yok aslında tüm yazılarım benim için değerli. Çünkü hepsi birer yaşanmışlık taşıyor. Yazmak bir yetenek midir? Yoksa sonradan kazanabilir mi? Bence isteyen herkes yazabilir. Ama yetenekli insanlar, diğerlerinden biraz daha iyi yazar. Çok okur musunuz? Kitaplarla aranız nasıl? En sevdiğiniz Kitap hangisi? Okuyorum. En son hangi kitabı okursam, o kitap en çok sevdiğim kitap oluyor(gülümsüyor) Mesela şu an John Green - Looking For Alaska

Sevilmenizin sebebi samimiyet bence, haydi tanımlayalım o samimiyeti biraz, ne dersiniz?; Evet gerçekten çok samimi olduğumu söylerler. Olduğum gibiyim ve birileri beni sevsin diye uğraşmıyorum. Nasılsam, onların da beni öyle bilmelerini istiyorum. İnsanlar özlerindeki kişiliklerini hiç değiştirmeden başkalarına yansıttıkları zaman sevilebilirler (gülüyor) Böyle düşünüyorum. Sosyal medya neler kattı hayatınıza, neleri değiştirdi? Sosyal medya bana çok şey kattı. 200 bin küsür insana ulaştım ve bu benim için çok büyük bir başarı. Benim gibi olan birçok insanın olduğunu öğrendim, ve bu da her zaman beni rahatlattı.

18 KİŞİ BENİ TAKİP EDİYOR DİYE SEVİNMİŞTİM Sosyal medya ile tanışma hikayenizi de öğrenmeden sonlandırmayalım röportajı. Sosyal medyayla 2008 yılında tanıştım. Her şey tesadüfen gelişti. İlk önce blog açmıştım. Ordan yazılarımı paylaşıyordum. 18 kişi beni takip ediyor diye sevinmiştim (gülüyor) Sonra blogu bırakıp, Twitter’a geçtim. Sonra Twitter’da 45 bin kişiye ulaştıktan sonra orayı da kapattım. Şimdi Instagram’dayım. Nereye kadar giderim bilmiyorum (gülümsüyor) Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkürler, bizim vasıtamızla okuyucularımıza iletmek istedikleriniz nelerdir? Kendilerine inanmaktan asla vazgeçmesinler.

“EN BÜYÜK DOĞRUM; YALANSIZ SEVGİ” Arda Erel’in sevgideki doğrularından bahsedelim biraz. Yaz yaz bitmez! Ama en büyük doğrum; yalansız sevgi! Mayıs -2014 - Hedef - 31


Gönülden Gönüle Gönülden Gönüle

Ümran Kılıçer

Dini Hususlarda Merak Edilen Bazı Soruların Cevapları

Fatih Müftü Yardımcısı

Dilin afetleri hakkında bilgi verirmisiniz? Dil, Allah’ın büyük nimetlerinden ve harikulade sanatının inceliklerindendir.Dilin kendisi küçüktür, fakat ibadeti veya isyanı çok büyüktür.; çünkü küfür ve iman ancak dilin şehadetiyle açığa çıkar. Dilin tehlikesi büyüktür. Onun tehlikesinden kurtuluş ancak gereksiz konuşmamakla mümkündür. Hz. Peygamber (s.a): “Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun ya da sussun” (Tirmizi,Kıyamet, 51) buyurmuştur. Manevi hastalık olan dilin afetleri şunlardır: 1- Aşırı övme 2- Nemine (Laf götürüp getirme) 3- Gıybet 4- Yalan söylemek ve yalan yere yemin etmek 5- Yalan vaadde bulunmak 6- Sırrı ifşa etmek 7- Haddi aşan şakalar yapmak 8- Lanet etmek 9- Fahiş konuşmak, çirkin sözler sarf etmek 10- Husumet 11- Mira (Başkasının sözüne haddi aşarak itiraz) ve cidal( tartışma) etmektir. 32 - Hedef - Mayıs -2014

Gaflet kavramı hakkında bilgi verir misiniz? Gaflet, dini hayatta, müminin Allah ve Peygamberinin emir ve yaskları yerine nefsinin ve şeytanın arzusuna uymasını, işlediği günahları ve ahirette vereceği hesabı düşünmemesini, Allah’ı zikretmeyi ve günahlara tevbe etmeyi terk etmesini, ibadetlerde kurallara riayet etmemesini, kalbin kasvet içinde oluşunu ve zamanını boşa geçirmemeyi ifade eder. “Gaflet” kavramı Kur’an’da Allah ve insanların fiil ve davranışlarını anlatmada kullanılmıştır.: 12 aytette Allah’ın insanların yaptıklarından gafil olmadığını bildirmiştir. (2/74, 85, 140, 149; 3/99). Allah’ın gafil olmamasını; insanların gizli-aşikar, az-çok, iyi-kötü bütün yaptıklarından ve söylediklerinden haberdar olması, bütün fiil ve davranışlarını görmesi, bilmesi ve şahit olması, hiçbir şeyin ondan gizli kalmamasıdır. İnsanlar açısından gaflet, Kur’an’da genellikle yerme ifade etmektedir. Ancak kınamayı gerektirmeyen gaflet; habersiz olmak, bir şeyi bilmemek, unutmak,


Gönülden Gönüle Gönülden Gönüle

aklına gelmemek ve bilgisi olmamak anlamına gelir. (12/13; 6/156; 10/29) Kınamayı gerektiren gaflet ise; insanın yaratılış gayesini, kulluk görevini ve sorumluluğunu, Allah’ı ve ayetlerini, ahireti ve hesabı unutmaması, ayetlerden yüz çevirmemesi, din görevlerini terk etmesi, aklını, gözünü, dilini ve kulağını gerçekleri bilmede, anlamada, görmede ve duymada kullanmaması ve dünyada dalıp ahireti bırakmaması demektir. Bu bağlamda “gaflet” kavramı daha çok kafirleri nitelemede kullanılmıştır. (7/179, 205; 30/7). Duyulan bir haberin doğruluğunu araştırmanın önemi nedir? Kur’an’da: “Ey iman edenler! Size bir fasık haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” ayeti güvenilmez kimselerin getirdikleri haberlerini, doğruluğunu araştırmadan kabul etmenin uygun olmadığı hükmü, geneldir. Her zaman ve her mekanda geçerlidir. Sosyal ve hukuki hayatın düzenli yürümesi, haksızlık ve huzur-

suzlukların önüne geçmesi bakımından çok önemli olan bu talimatların vahyedilmesi ibretli bir olay üzerine olmuştur. Nüzul sebeplerini anlatan kitaplarda Velid b Ukbe, Beni Mustalik kabilesinin zekat vergisini toplamak üzere gönderilir. Velid yolda iken birisi, bu kabileden silahlı bir grubun yola çıktığı haberini getirir. Velid, onların savaşmak içib çıktıklarını düşünerek geri dönüp Peygamberimize durumu anlatır. O da haberin doğru olmadığını araştırmak ve gereğini yapmak üzere Halid b. Velid’i gönderir. Halid kabileye yakın bir yerde konaklayarak durumu araştırır; söz konusu grubun ezan okuyup namaz kıldıklarını, İslam’a bağlılıklarının devam ettiğini tespit eder ve Medine’ye geri döner. Sonunda onların, zekat tahsildarı geçiktiği için durumu öğrenmek veya zekatı kendi elleriyle Hz. Peygamber’e teslim etmek için yola çıktıkları anlaşılır. “Yoldan çıkmış” diye çevirdiğimiz fasık, “dinin emirlerine uymayan” demektir; yalan haber taşıyan kimse de bu kavrama dahildir. (Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, V,90) Mayıs -2014 - Hedef - 33


Bir Günlüğü Bir Yazarın Yazarın Günlüğü

Ayrılakları da Sevdaya Dahil Eden Şair;

Atilla İlhan

5

Haziran 1925’te İzmir’in Menemen ilçesinde doğdu. İzmir’de Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu ve Karşıyaka Ortaokulu’nu bitirdi. Atatürk Lisesi’ndeki öğrenciliği sırasında Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Danıştay kararıyla eğitimi sürdürme hakkını kazandı. İstanbul’da Işık Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. 6 yıl aralıklarla Paris’te yaşadı. Türkiye’ye döndü. Çeşitli gazete ve dergilerde çalıştı. Demokrat İzmir Gazetesi Genel Yayın Müdürlüğü ve Başyazarlığı’nı üstlendi. Ankara’da Bilgi Yayınevi Danışmanlığını yaptı. Senaryolarında “Ali Kaptanoğlu” takma adını kullandı. Yeni Ortam, Dünya, Milliyet, Söz gazetelerinde köşe yazıları yazdı. Yelken ve Sanat Olayı dergilerini yönetti. İlk şiiri olan “Balıkçı Türküsü” 1941’de Yeni Edebiyat Dergisi’nde yayınlandı. “Nevin Yıldız” takma adıyla İstanbul, “Beteroğlu” takma adıyla Yücel dergilerinde şiirleri çıktı.. Genç, Yeni Nesil, Varlık, Aile, Yirminci Asır, Seçilmiş Hikayeler, Kaynak, Ufuklar, 34 - Hedef - Mayıs -2014

Mavi, Yeditepe, Dost, Yelken, Ataç, Yön, Milliyet Sanat, Sanat Olayı gibi dergilerde şiirleri, deneme ve eleştirileri yayınlandı. Türk edebiyatının önemli isimleri arasına girdi. Garip Akımı ve İkinci Yeni şiirine karşı çıktı. Mavi ya da Maviciler adıyla tanınan toplumcu gerçekçi şiir akımını başlattı. Şiire yeni bir ses düzeni, taşkın, coşkulu bir anlatım ve kendisine özgü bir duyarlılık getirdi. Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı, Ben Sana Mecburum şiir kitaplarındaki şiirleriyle genç şair kuşağını etkiledi. Yasak Sevişmek, Elde Var Hüzün kitaplarındaki şiirlerinde divan şiiri ve şarkılardan da yararlandı. İlk iki romanı Sokaktaki Adam ve Zenciler Birbirine Benzemez’den sonraki romanlarında tarihsel konulara ağırlık vermeye başladı. Bu tür romanlarında öz Türkçe akımına karşı çıktı. Senaryolarını yazdığı önemli filmler: Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad), Ateşten Damlalar (Memduh Ün), Rıfat Diye Biri (Ertem Gönenç), Şoför Nebahat (Metin Erksan), Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen), Ver Elini İstanbul (Aydın Arakon). 11 Ekim 2005 tarihinde hayatını kaybetti.


Bir Günlüğü Bir Yazarın Yazarın Günlüğü Ben Sana Mecburum Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum. Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun. Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor Eski zamanlardan bir cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun. Belki haziran da mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin Kötü rüzgar saçlarını götürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin. Mayıs -2014 - Hedef - 35


Fotoğraf Karesi Fotoğraf Karesi

“En Mutlu Gün Fotoğrafçısı

Merve Dağlı” D

üğün, Nişan ve minimum güzel günlerin geldiği mevsimi açınca bizde kendisiyle bu özel günlerin fotoğraf karelerine dair konuştuk. Keyifli sohbeti için kendisine teşekkür ederken güzel gülümsemesinin bir ömür yanında kalması temennisini eklemiş olalım.

“Hobi Olarak Başladı Şimdi Hayatının Kendisi” Merve Dağlı, en mutlu gün fotoğrafçısı. Mutlu günlerin, güzel gülüşlerin kamera arkasından hikayenin merkezine müdahale eden kişisi. Bir hobi olarak başladığı eylemi hayatının merkezi ve işi haline dönüştürmeyi başaran ve belki de çoğumuzun bu hayatta cevap veremediği “gerçekten ne istiyorsun?” sorusunun cevabını bularak noktalayan insan Merve Dağlı. 36 - Hedef - Mayıs -2014

Sizi biraz tanıyalım. Kendinizden bahseder misiniz? 1986 İstanbul doğumluyum. Aslen Yunanistan göçmeni olup doğma büyüme İstanbulluyum. 2 yıllık evliyim ve işimde en büyük destekçim eşimdir. Burcumun özelliklerini taşıyan tipik bir başak burcuyum. Asıl mesleğim bilgisayar sistem mühendisi olmasına rağmen 5 yıl önce hobi olarak başladığım insan ve mekan fotoğrafçılığı şuan mesleğim, hayatım olmuş vaziyette. Fotoğraf çekmeye ilk ne zaman başladınız? Nasıl başladı bu merak? Profesyonel olarak ne kadar zamandır devam ediyor? İlk fotoğraf çekmeye yaklaşık 2008 de başladım. Yoğun ve soğuk iş hayatıma farklı bir bakış açısı, bir soluk, yeni bir nefes olması niyetiyle hobi edinmiştim kendime. Diğer bir hobim olan yazdığım şiirlere fotoğraf çekmeye başlamıştım. Ve mutlu bir gün vardı elimizde kız kardeşim nişanlanıyordu. Fotoğrafları nasıl yapsak? Ben çekebilir miyim diye düşünelim derken çekebileceğime inandım ve kolları sıvadım. O oldu, sonra albümü fotoğrafları görenler bayıldı ve birkaç kişi randevu istemeye başladı ve ben bunu hobi olarak yaptığım için geri çevirdim. Ve biraz üzerine düştüm araştırdım, özel ders aldım derken yavaş yavaş gelen teklifleri geri çevirmemeye başladım. Profesyonel olarak ise yıldır devam ediyorum.


Fotoğraf Karesi Fotoğraf Karesi koymuştur. En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan en iyi romanı yazardı. Bu işin tamamen yetenek ve görebilmek olduğunu düşünüyorum. Bakmak demiyorum görebilmek, bakıp da göremediğimiz onca şeyi görüp ışıkla yorumlamak gerçek bir yetenek olduğuna inanıyorum. Evet bir kısmı sonradan geliştirilebilir ama yetenek yok ise ne yapılsa boş.

İlk fotoğrafınızı ve onun hikayesini bizimle paylaşabilir misiniz? İlk fotoğrafım sevgili kız kardeşimin nişan fotoğraflarıdır.Her kardeşten daha fazla düşkünüzdür birbirimize. Sarı papatyam derim ben ona. Sarı papatyamın en mutlu gününü karelemek benim açımdan her anlamda zordu (gülümsüyor) Duygusal anlar yaşamıştım. Fotoğrafçılık bir yetenek midir? Yoksa sonradan kazanabilir mi? Bir insanın eli yüzü duruşu bakışı değiştirilebilir mi? Şahsen ben yetenek olduğunu düşünüyorum. Ne kadar iyi ekipmanınız olursa olsun, başarılı bir fotoğraf çekeceğiniz anlamına gelmez. Nitekim bu konuda Ara Güler noktayı

Fotoğrafçılık bir yetenek midir? Yoksa sonradan kazanabilir mi? Bir insanın eli yüzü duruşu bakışı değiştirilebilir mi? Ben bu durumu şuna benzetiyorum, elektirikli semaver ve eski usul odunlu semaverinde içeceğiniz çayın arasındaki fark neyse bunda da durum aynıdır. Evet gelişen teknoloji hayatımızı kolaylaştırmaya devam ediyor lakin hiçbir şeyin verdiğin keyif haz eskisi gibi değil, çayın bile! He eline makineyi alan herkesin fotoğrafçı oluşuna yorumum ise; oldum bittim demek kazandıran değil bir betimleme olur. Kim bu betimlemeyi kendi için yaparsa kendi kendini aşar diye düşünüyorum. Çok merak ettiğim bir soru bu. Fotoğrafçılar genelde kendilerinin fotoğraflarının güzel çekilmediğine inanırlar. Güvensizlik mi? Ne bu? Sizde de var mı böyle bir durum? Güvensizlik olduğunu düşünmüyorum zira başkasının fotoğraflarını çekmeye talip olmak yürek gerektiren cesur işidir. Kendi fotoğraflarımızı çekerken daha başarısız oluyo-

“Çiftlere Cesur Fakat Aşkla Çekilmiş Kareler Sunuyor” Mayıs -2014 - Hedef - 37


Fotoğraf Karesi Fotoğraf Karesi Fotoğraf çeken insanların hayata farklı baktıklarına inanmışımdır hep, bu görsel dünyaya farklı bir pencere açmanın kolay olmadığını düşünüyorum çünkü. Bu konu hakkında düşünceleriniz nelerdir? Bakmak ve görmekten bahsetmiştim az önce. Görebilmek için gözlerimiz yetmez, ruhumuzu çok iyi beslemeliyiz. Mekan ve insanlara çok kaliteli teşviki mesai yapmalıyız. Gönül gözümüzün açılabilmesi için aynı

ruz ya da başkasını çekerken ki kadar başarılı olamıyoruz diyebiliriz. Belki bu da insanın kendi bakış açısında olan problem olabilir. Hani bu hep alışıla gelmiş terzinin kendine hayrı olmaz gibi bir şey (Gülümsüyor)

“Fotoğraf Çekmek Bir Yetenek, Bakmak Değil Görebilmek” Her fotoğraf karesinin bir hikayesi olmalı mı dersiniz? Kesinlikle. Hatta olmaz ise özellikle insan ve mekan fotoğraflarında fotoğrafa dönüp baktıran şey hikayesidir, içine çeken şey hikayesidir.

38 - Hedef - Mayıs -2014

karnımızı doyurduğumuz gibi ruhumuzu da doyurmalıyız. Dinlediğimiz,okuduğumuz, yediğimiz, gezdiğimiz her fiile farklı bir boyut ekleyebiliriz. İçsel bir durum bu. Fazlasıyla


Fotoğraf Karesi Fotoğraf Karesi

soyut, bunca soyutluğu somut örnekler ile daha fazla nasıl açıklayabilirim bilemedim. (Gülüyor) En mutlu gün fotoğrafçısı, fotoğraflarınızdaki samimiyetin sırrını bizimle paylaşmak ister misiniz? Cem Yılmaz gibi “mutluluk içimizde!” diyesim geldi (Gülüyor) Öncelikle çiftlerimle tanışıp, hikayelerini dinlemeyi çok seviyo rum. Ve biraz onları anlayıp, benim gözümden onlara cesurca fakat aşkla çekilmiş kareler sunuyorum.

“İnsanı Fotoğrafın İçine Çeken Şey Hikayesidir”

Bize vakit ayırdığınız için çok teşekkürler, bizim vasıtamızla okuyucularımıza iletmek istedikleriniz nelerdir? Ben teşekkür ederim bu keyifli sohbet için. En mutlu gün adaylarına ufak bir tavsiyem olabilir. En mutlu günlerini emanet edecekleri fotoğrafçıları ile önceden mutlaka tanışsınlar. Sohbet edip bir kahve içsinler. Çekim günü tanışıp evet iki şipşak haydi mutluluklar demesinler. Zira fotoğraf o kadar basite alınacak bir mevzu değildir. Unutmayalım ki düğün fotoğraflarınız bir ömür sizden devam edecek nesillere anı kalacak tek hatıralar. Selamlar, Sevgiler… Mayıs -2014 - Hedef - 39


Çocuk Çocuk Psikoloji Psikoloji

Bebek Gelişiminde Müziğin Etkisi Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi Çocuk Gelişim Uzmanı İlknur Güven; bebeklerin gelişiminde müziğin etkisini anlattı: • Güven ve huzurla doğum öncesi gelişimini tamamlamaya çalışan bebeğinizin işitme duyusu, anne karnında başlar ve bütün yaşamı boyunca ilerleyerek devam eder. Hamileliğinizin son döneminde karnınızda ki bebeğiniz; sizin kalp atışlarınızı, yüksek frekanstaki konuşmalarınızı duyabilmektedir. • Dünyaya geldiği andan itibaren de, bir birey olarak aktif öğrenmeye başlar ve bebeğinizin ilk öğretmeni de siz olursunuz. Bunun için, sizi rahatlatıcı ve hoşunuza giden müzik dinlemek, stresten uzak durmak bebeğinizin gelişimini olumlu etkiler. • Yapılan araştırmalara göre; anne karnındaki

40 - Hedef - Mayıs -2014

İlknur Güven Çocuk Gelişim Uzmanı

bebeklerin; anneleri müzik dinlerken, belirgin biçimde aktif olduğunu söylenir. Ancak bu tepkilerin kendi işitmesinden mi kaynaklandığı ya da annesinin işitmesine karşı bir tepki mi olduğu kesin olarak bilinmemektedir. BEBEĞİNİZ AĞLADIĞINDA ONUNLA KONUŞUN • Hamilelik döneminde; bebeğin sesleri duymasıyla başlayan bebek - anne arasında ki duygusal bağ, bebeğin dünyaya gelişiyle kendini farklı ortama taşır. Bebek, yeni geldiği bu ortamda kendisini bir ses dünyasının içinde bulur ve bu yenidünyayı tanımaz. Bu dünya-


Çocuk Psikoloji Çocuk Psikoloji Ninniler son derece etkilidir ve geniş aralıklarda dolaşan seslerin ve enstrümanların daha sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkisi olduğu gözlemlenmiştir.

da kendini güvende hissedebilmesi için; sizin sesinize, sıcaklığınıza ihtiyacı vardır. Ona dokunmak, okşamak, konuşmak ve her ağladığında yanında olmak, bebeğinize bu dünyada da yalnız olmadığını, anne babasının onu koruyacağını hissettirir. • Bebeğiniz doğumdan itibaren ses uyarıcısına tepki gösterir. Anne ve babasının ayak seslerini tanır. Doğumdan birkaç hafta sonra bebeğiniz, ani ve yüksek tondaki seslere karşı, kasılma davranışı gösterir. Yumuşak sesler duyduğunda rahatlar ve bazı tipik hareketler yapar. 3 aydan küçük bebeğinize müzik dinlettiğinizde çok fazla tepki göstermediğini görürsünüz.3. aydan itibaren bebeğiniz, bazı hareketlere sesin eşlik ettiğini anlamaya başlar. 4-6. aylar arasında bebeğinize müzik dinlettiğinizde çok dikkatlidir. Normal gelişim içinde olan bebeğiniz 8. aydan sonra canlı ritimleri içeren müziklere karşı aktif davranışlarda bulunur. Artık dilin varlığını kavradığı için müziği sadece pasif bir şekilde dinlemez, ona sesle cevap verir. Bebeğiniz 9. ayından sonra müziğe karşı verdiği tepkide bir kalite meydana gelir; müzikten zevk aldığını veya hoşlanmadığını davranışlarıyla belirtir.

MÜZİK İLE KENDİNİ İFADE ETMEYE BAŞLAR • Müziğe karşı açıkça verilen tepkilerden hemen sonra başlayan şarkı biçimindeki ilk mırıldanmalar dil gelişim sürecinin (4-6 )ayları arasında görülür. Bebeğiniz, çevresindeki sesleri kolayca ayırt edebilir ve ses dünyasına kendisi de sesiyle katılmaya başlar. Bebeğinizin ses ile olan bu iç içeliği, zihinsel ve sosyal gelişimi süreçlerinde de, zamanla kendisini ifade etmesi ve iletişim kurması açısından ayrılmaz bir parçası olur. Çevresinde olup biteni ses ile algılar. Kendi isteklerini ve tepkilerini de yine kendi sesi yoluyla verir. Bu nedenle; müziksel gelişim genel gelişimden bağımsız olarak düşünülemez. • Müziksel gelişim, küçük kasların gelişimiyle de doğru orantılı olarak ilerlemektedir. Sesin üretebilmesi için, ses telleri ve diyafram kaslarının yeterli olgunluk seviyesine gelmesi ve zihinsel anlamda da gerekli olgunlaşmanın gerçekleşmesi gerekir. Aynı şekilde bir enstrümanın da çalınabilmesi için ilgili bölgedeki kullanılacak olan küçük kasların gelişmesi ve belirli bir olgunluk düzeyine gelmesi gerekmektedir.

ŞARKI VE NİNNİ SÖYLEYİN • Bebeğinizin, gülümsemeye başladığı sosyal gelişim sürecinde, sakinleştirici bir etkisi olan müziğe karşı da tepki vermeye başlar. Mayıs -2014 - Hedef - 41


May覺s -2014 - Hedef - 43


Kişilik Testi Kişilik Testi

Kendine Güveniyor musun? Çoğumuz en küçük kusurlarımızı bile kafaya takıp özgüven sorunu yaşar. Kimimiz de kendinden öyle emindir ki abartarak dünyanın onun etrafında döndüğünü sanacak kadar ileriye gider. Kendinize olan güveninizi ölçmek için bu testi çözmenizi öneririm. 1- Hoşlandığın genç akşam dışarı çıkmayı önerdi. Ama saçların berbat, kuaför de kapalı. Ne yaparsın? a. Saçlarıma ellerimle şöyle bir şekil verir, çıkarım. b. Birçok model dener, en iyisi olana kadar uğraşırım. c. Onu arar, başka bir bahane bularak randevuyu iptal ederim.

2- Kilon hakkında düşüncen ne? a. Mükemmel bir vücudum olduğunu düşünüyorum. b. Birkaç kilo versem kendimi daha iyi hissederim. c. Fazla kilolarımdan dolayı çoğu zaman mutsuzum.

3- Şimdiye kadar hoşlandığın kişinin senden üstün olduğunu düşündün mü? a. Asla düşünmedim. Aksine karşımdakinin benim için yetersiz olduklarını düşündüm. b. Bir-iki kere düşündüm. c. Çoğunlukla bunu düşünürüm

4- Hoşlandığın insanla bir yemek yeme fırsatı yakaladın. Ama sonra seni hiç aramadı. Sebebi sence ne olabilir? a. Dersleri yoğun olduğu için aramıyordur. b. İlişkimizle ilgili kesin bir karara varamadığı için aramıyor olabilir. c. Tipimi beğenmediği için bir daha aramayı düşünmüyordur.

5- Hayatında yaptıklarınla, asıl yapmak istediklerin arasında çok büyük farklar var mı? a. Bugüne kadar yapma istediklerimi hep yaptım. b. Bazen yapmak istediklerimden uzaklaşıyorum. c. Çoğu zaman isteklerimi hayata geçiriyorum

44 - Hedef - Mayıs -2014

6- Önemli kararlar alırken en çok kimin yardımına ihtiyaç duyarsın? a. Kendimle ilgili kararları sadece ben alırım. b. Ailem ve yakın dostlarımın söylediklerine çok önem veririm. c. Herkesin fikrini öğrenir, sonra karar veririm. 7- Hayatına girecek olan kişilerin bir gün mutlaka seni aldatacağını düşünür müsün? a. Kesinlikle hayır. b. Karşıma çıkan kişiye bağlı. c. Elbette. Herkes aldatır. 8- Partide genelde nasıl davranırsın? a. Tüm bakışları üzerimde toplar, saatlerce dans ederim. b. Yakın arkadaşlarımla eğlenmeye bakarım. c. Fazla dikkat çekmemeye çalışırım. 9- Sevgilinden ayrıldığının ertesi günü ne yaparsın? a. Benden hoşlandığını bildiğim gençle yemeğe çıkarım. b. En yakın dostumu çağırır, saatlerce dertleşirim. c. Günlerce eve kapanıp ağlarım. 10- Aşık olduğun kişiye buluşma teklifi eder misin? a. Elbette, birlikte hamburger yemeğe çağırırım. b. Ondan da elektrik alırsam, şansımı denerim. c. Teklifin karşı taraftan gelmesini düşündüğüm için asla yapmam.


Kişilik Testi Kişilik Testi a’lar çoğunluktaysa: Kendine fazlasıyla güveniyorsun. Kendinle barışıksın, kusurların olsa bile sorun etmiyorsun. Ancak yanlış bir şeyler yapmak olduğunu düşünmek bile seni korkutuyor. Kendine olan aşırı güvenin bir gün seni zor duruma da sokabilir. Önemli bir konuda karar alırken başka insanların da fikrini sormayı dene. b’ler çoğunluktaysa: Genel anlamda kendine güveniyor olsan da bazı konularda kendini yalnız hissediyorsun. Bunun sebebi yaşadığın birkaç kötü tecrübe

olabilir. Bu güvensizliklerinden kısa sürede kurtulman yararına. Hayattan ne beklediğini belirleyip bu doğrultuda emin adımlarla ilerleyebilirsin. c’ler çoğunluktaysa: Kendine güvensizliğin ciddi boyutlarda. Başka insanların fikirlerine fazlasıyla önem veriyor, hatta kendinle ilgili kararlar alırken de tamamen bu fikirlerden etkileniyorsun. Bazı faaliyetlere katılıp sosyal çevreni genişletebilirsin. Karşı cinse karşı da daha cesur adımlar atman, seni bu güvensizlikten kurtarabilir.

Mayıs -2014 - Hedef - 45


Uzak Keşif Keşif Uzak

FOTOĞRAFLARLA İSKANDİNAV YARIMADASI

46 - Hedef - Mayıs -2014


Uzak Keşif Uzak Keşif

Mayıs -2014 - Hedef - 47


Gündem Çocuk Bayramı Bayramı Gündem Çocuk

Tüm Dünya Çocuklarına Ait Bir Gün 23 Nisan Minik ellerin, kocaman yüreklerin ve masumiyet kelimesinin vücut bulduğu çocukların günü bu. Uzun uzun yazarak anlatabilirdik belki bugünü ama istedik ki onlar çizsin onlar anlatsın. Başar Eğitim Anaokulu’ndan çocuklarla buluştuk. 23 hakkında konuştuk. Sonra o minik eller sizler için 23 ’ı resmetti. Başar Eğitim Anaokulu’na bir kez daha teşekkür ederiz.

Atatürk

48 - Hedef - Mayıs -2014


Gündem Çocuk Bayramı Bayramı Gündem Çocuk

İşte 23 Nisan denince Çocuklarımızın aklına ilk gelenler

Atatürk, Çocuklar onu unutmasın diye bugünü verdi

Eglenmek, Parka gitmek ve Dans etmek

Mayıs -2014 - Hedef - 49


Gündem Çocuk Bayramı Bayramı Gündem Çocuk

Mutlu olmak

O gün bayram oldugu için büyüklerimizin ellerini öperiz

50 - Hedef - Mayıs -2014


Gündem Çocuk Bayramı Bayramı Gündem Çocuk

MEB bağlı olarak 2006 yılında 1000m’düz alanda 7 derslik,uyku odası.Çok amaçlı sinema odası,kukla köşesi oyun alanı,sanat atolyesi,spor salonu konseptiyle açmış olduğumuz başar eğitim anaokulumuz 8 yıldır çok değerli velilerimizin desteğiyle hizmet vermektedir. Çocukların;atatürk,vatan,millet,bayrak aile ve insansevgisinin benimseyen milli ve manevi değerlere bağlı kendine güvenen cevresiyle iyi iletişim kurabilen dürüst ,ilkeli,çağdaş,düşünceli,hak ve sorumluluklarını bilen,saygılıve kültürel çeşitlilik içerisinde hoşgörülü bireyler olarak yetişririlmelerine temel hazırlamak amacıyla eğitim vermek her gelen yıl başarıyı şiar edinmiş ilkemizle eğitime hizmet vermeye devam edeceğiz… BAŞAR EĞİTİM ANAOKULU Mayıs -2014 - Hedef - 51


Minik Minik Artistler Artistler

DEFNE YÜKSEL

ELİF ZÜLAL ÜNSAL

CEM ZORLU

52 - Hedef - Mayıs -2014

ERAYDIN EGEMEN

UOĞLU

MUZC ECEM CA

AYA ÇAĞLA K


Minik Minik Artistler Artistler

BETÜL ER GÜL

DEFNE S ARILAN

LARA NİL KAHVECİ

LAN TOPRAK KAB

Mayıs -2014 - Hedef - 53


Yemek Yemek

Ekler

Okuyucumuz Beyhan AĞIRDAĞ’a Ekler tarifini bizimle paylaştığı için teşekkürler

EKLER HAMURU MALZEMELERİ:

• 160 gr un. • 75gr margarin. • 4 yumurta. • 1 vanilyasekeri • 1 cay kasigi kabartma tozu. • 250 ml su • Biraz tuz 54 - Hedef - Mayıs -2014

PASTACI KREMASI MALZEMELERİ:

• 600 ml süt • 50 gr mısır nişastası • 5 yumurta sarısı • 100gr şeker


Yemek Yemek Ekler Hamuru Yapılışı : Suyu ocağa alıyoruz, kaynayınca margarinini biraz tuzunu katıyoruz. Margarin eriyince az kenara alıp ununu katıyoruz. 1-2 dakika ocakta karıştırarak pişirdikten sonra kenara alıp ara ara ılık olana kadar karıştırıyoruz. Ilıyan hamurumuza çırptığımız 4 yumurtayı teker teker yavaş yavaş tahta bir kaşıkla yediriyoruz. En son 1 çay kaşığı kabartma tozunu eliyerek hamurumuza ekliyoruz. Hamurumuzu ister kaşıkla ister bir hamur sıkma torbasına koyup aralıklarla tepsiye sıkıyoruz. Önden Isınmış olan fırında 175 • 25 dakika pişiriyoruz.

Pastacı Kreması Yapılışı : Tüm malzemeleri tencereye alıyoruz.. Kaynayana kadar karıştırıyoruz. Kaynadıktan sonra ara ara karıştırıyoruz ılıyınca hamur sıkma torbasına koyup hazır olan eklerimizin içine sıkıyoruz. Erittiğimiz çikolatayı hazır olan eklerimizin üzerine döküyoruz.

Mayıs -2014 - Hedef - 55


Güzellik Bakım Güzellik -- Bakım

Lens Kullananlar Nasıl Makyaj Yapmalı ? Lenslerinizi daima makyajdan önce takmalısınız. Böylece gözünüze partiküllerin girmesini önlemiş olursunuz. Makyaj sonrası lens takmak için bu işte uzman olmak gerekir. Bunu makyajı bozmadan ya da lenslerinize makyaj bulaştırıp görüşünüzü bozmadan yapmak hem oldukça zordur hem de sizi gereksiz bir riske ve strese sokar.

Allık sürerken tozlanmayı minimuma indirmek için fırçayı yüzünüzde yavaşça gezdirin, darbelerden kaçının. Yumuşak kılları olan büyük ve temiz bir fırçayla allığınızın fazlasını alın. Gözlerinizi bu işlem sırasında kapalı tutun.

Toz pudralar yerine kompakt (sıkıştırılmış) pudralar kullanın. Böylece pudra partiküllerinin gözünüze kaçma riskini en aza indirmiş olursunuz.

Pudra

Allık

Göz Farı Sıvı göz farlarını kullanın; çok daha verimli olduğunu fark edeceksiniz. Eğer mutlaka toz farlardan kullanacaksanız her uygulamada azar azar kullanmaya çalışın. Uygulamayı mutlaka sünger uçlu bir aplikatör yardımıyla yapın ve farı sürmeden önce süngerin üzerinden fazlalıkları yok ettiğinizden emin olun. Böylece göze ve lens altına Çoğu rimel far partiküllerinin girmesine engel olursunuz. türlerini kullanHangi far türünü kullanırsanız kullanın, manızda hiçbir sakınca geniş ve enlemesine darbeler yerine kısa yoktur. Ancak kirpiklerin ve boylamasına darbelerle uygulahacmini artırmak için içinde ma yapın. Böylece lenslerinizin mikro elyaflar bulunduran yerinden oynama riskini Sıvı veya kalem rimellerden kaçının. Bu azaltırsınız. şeklindeki eye-linerı elyaflar gözlerinize hiç bir şekilde alt gözün iç kaçabilir. kısmına sürmeyin. Gözün alt kenarını çizmek için minik darbeler uygulamayın. Yumuşak uçlu kalem eye-linerlar tercih edin.

Rimel

Eye-liner

56 - Hedef - Mayıs -2014


Moda Moda

2014 İlkbahar-Yaz Trendleri 2

014 İlkbahar/Yaz trendleri öyle gösteriyor ki, bu yaz takip etmeye değer bir çok moda trendi var. Bu trendlerden bazılarının bir kaç sezondur yükselişine zaten tanık oluyoruz. Tabi ki bu trendler yeni sezon için yeniden yorumlanıp, gündeme geliyorlar. 2014 İlkbahar/Yaz kadın giyim trendlerinde feminenliğin vurgulandığı, baharın habercisi çiçeklerin podyumları istila ettiği ve yine sokaklarda 90’ların rüzgarını estirecek moda trendleri söz konusu. Dilerseniz, 2014 İlkbahar/Yaz trend raporuna hemen göz atalım.

Çiçek Desenleri

Ç

içek desenlerinin kıyafetlerde kullanılması devam ediyor. Bu yaz çiçek desenli kumaşların yanı sıra 3 boyutlu çiçeklerin kullanıldığı parçalar karşımıza çıkacak. 3D çiçekler aplike olarak yada boncuk vb. materyallerle yapılmış olarak karşımıza çıkacak.

Gömlek Elbise

O

ldukça pratik olan gömlek elbiseler yaz sezonunun dikkat çekici trendleri arasında yer alıyor. Yeni sezonda en çok beyaz renk gömlek elbiseleri sık göreceğiz, giyeceğiz.

Grafik Desenler Y

ürüyen sanat eserleri desem belki daha doğru bir başlık olur. Tabloyu andıran kıyafetlerde hem grafik baskılar hem de fotoğraf baskıları sık kullanılacak. Özellikle insan yüzleri, kadın suretleri kıyafetlerde bol bol kullanılacak.

Kareli Desenler G

eometriden 2014 yazında da kaçış yok! Kareli desenlerin bol bol kullanıldığı sezonda kareli takım elbiselerin de önemli bir yeri olacak. Mayıs -2014 - Hedef - 57


Sizin Sizin İçin İçin Seçtiklerimiz Seçtiklerimiz

FİLM

Jane Austen’in beş kız kardeş, Jane, Elizabeth, Mary, Kitty ve Lydia Bennet’i anlatan romanından uyarlanmıştır. Hikaye George dönemi İngilteresi’nde geçer. Ailenin yaşamı, genç ve zengin bir adam olan Bay Bingley’in ve onun en yakın arkadaşı Bay Darcy’nin komşu gelişleri ile tepetaklak olur. Kızların anneleri olan Bayan Bennet, onların evlenmelerini istemektedir. Bay Bingley’in iyi bir aday olduğuna kanaat getirir. Bu aday ise Jane’den etkilenecektir. Durumu fark eden anneleri, kızını yağmurlu bir günde Bingley’in malikanesine gönderir. Geri dönemeyen Jane, üstüne bir de hastalanır. Bu kez ona yardıma giden Elizabeth de Bay Darcy’nin takibine takılır. Elizabeth bu durumdan hoşlansa da esas Bay Wickham’dan ziyadesi ile etkilenecektir. Lydia işin içine hesapsızca dahil olduğunda cesaret kavramı gözler önüne serilir. Gururun, aşkın önüne geçtiği bir çizgide kız kardeşlerin yaşamları umulmadık bir biçimde karmaşıklacaktır. 58 - Hedef - Mayıs -2014

ALBÜM

Türk pop müziğinin başarılı ismi Nazan Öncel 10 şarkıdan oluşan “Bazı Şeyler” isimli yeni albümüyle müzik marketlerde yerini alıyor. DMC etiketiyle sunulan albümün çıkış şarkısı “Hadi O Zaman”da Megastar Tarkan’la düet yapan Nazan Öncel albümdeki tüm şarkıların söz ve müziklerine imza attı Hadi O Zaman (feat Tarkan) Harita Bazı Şeyler Bir Kapıdan Girdim Affola Aşk İşini Biliyor Bir Umut İşte Ceylan Dostlar Kahvesi Ne Güzel Olur

KİTAP

Ve sonra sen çıktın karşıma. ‘Allah’ın bana ‘bak sana ne yazdım’ deme şekliydin.” “Kavuşmanın bir son, kavuşamamanın ise devamlılık anlamına geldiğini bildiğimden beri aşka düşüyorum,” diyor Mehmet Ercan. Aşkı bulanlara, aşkı gidince kendine gelenlere, aşkını ifade edemeyenlere, bilerek susanlara, sitemini biriktirenlere yazıyor. Kelimelerin gücünden yararlanıyor, onları zekice kullanarak anlamı zenginleştiriyor. Deyimleri tersyüz ediyor, aşkı tersyüz ediyor. Aşkta tüm suskunlukların dili oluyor. Yazdıkları için “deneme” diyorlar ama o denemekten vazgeçmiyor. Ve gençlere soruyor: Siz aşkınızda noktayı, virgülü nereye koyuyorsunuz? Dudak Payım, yoğun duygu barındıran aforizma ve kısa yazılardan oluşan bir aşk manifestosu. Etkilenip altını çizeceksiniz. Gidenlere göndereceksiniz. Geri dönsünler diye...


KONSER

Nerde Var? Nerde Ne Ne Var?

11 Mayıs Candan Erç etin Bostancı Gösteri Merkezi

09 Mayıs Demet Akalın Bostacı Gösteri Merkezi

05 Mayıs Emel Sayın Beşiktaş Kültür Merkezi

04 Mayıs Gökhan Özen Bostancı Gösteri Merkezi

TİYATRO 11 Nisan Gizli Özne Büyükçekmece Belediyesi

12 & 13 Nisan Kraliçe Lear Kenter Tiyatrosu

20 Nisan Para Şehir Tiyatrosu

29 Nisan Müşfik Kenter’i Dinliyorum Kenter Tiyatrosu

SİNEMA 4 Nisan Büyüler Evi: Sihirbaz Kedi

4 Nisan Meleklerin Mucizesi

11 Nisan Rio2

25 Nisan Aşk Bilmecesi Mayıs -2014 - Hedef - 59


Otobüs Otobüs Saatleri Saatleri

BEYLİKDÜZÜ-BAKIRKÖY 76

BEYLİKDÜZÜ-TAKSİM 145T

B.ÇEKMECE-BAKIRKÖY 76C

BEYKENT KALKIŞ

YENİBOSNA KALKIŞ

BEYLİKDÜZÜ KALKIŞ

BAKIRKÖY KALKIŞ

BEYLİKDÜZÜ KALKIŞ

TAKSİM KALKIŞ

BÜYÜKÇEKMECE KALKIŞ

BAKIRKÖY KALKIŞ

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

05:30 05:45 06:00 06:15 06:30 06:45 07:00 07:10 07:20 07:30 07:40 07:50 08:00 08:10 08:20 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:42 11:54 12:06 12:18 12:30 12:42 12:54 13:06 13:18 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:10 16:20 16:30 16:40 16:50 17:00 17:10 17:20 17:30 17:40 17:50 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:50 21:10 21:35 22:00

05:40 06:00 06:20 06:40 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:10 11:20 11:30 11:40 11:50 12:00 12:10 12:20 12:30 12:40 12:50 13:00 13:10 13:20 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:20 18:40 19:00 19:20 19:40 20:00 20:20 20:40 21:00 21:30 22:00

06:20 06:35 06:40 06:53 07:00 07:10 07:10 07:20 07:28 07:45 08:00 08:15 08:25 08:35 08:45 08:55 09:05 09:20 09:35 09:50 10:05 10:20 10:35 10:50 11:05 11:20 11:35 11:50 12:05 12:20 12:35 12:50 13:05 13:20 13:35 13:50 14:05 14:20 14:35 14:48 15:01 15:14 15:27 15:40 15:53 16:06 16:19 16:32 16:45 17:00 17:10 17:20 17:30 17:40 17:50 18:00 18:10 18:20 18:30 18:40 18:50 19:00 19:10 19:20 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:50 22:10 22:30 22:55 23:20

06:45 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:25 08:35 08:45 08:55 09:05 09:15 09:25 09:35 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:25 17:35 17:45 17:55 18:05 18:15 18:25 18:35 18:45 18:55 19:05 19:15 19:25 19:35 19:50 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:45 22:00 22:15 22:35 22:55 23:20

07:00 07:20 07:40 08:00 08:20 08:35 08:50 09:05 09:20 09:35 09:50 10:05 10:20 10:35 10:50 11:05 11:20 11:35 11:50 12:05 12:20 12:30 12:40 12:50 13:00 13:10 13:20 13:30 13:40 13:50 14:00 14:10 14:20 14:30 14:40 14:50 15:05 15:20 15:35 15:50 16:05 16:20 16:35 16:50 17:05 17:20 17:35 17:50 18:05 18:20 18:35 18:50 19:05 19:20 19:35 19:55 20:15 20:35 20:55 21:15 21:35 22:00 22:25 22:50 23:20

06:00 06:25 06:50 07:15 07:40 08:10 08:40 09:10 09:40 10:10 10:40 11:10 11:40 12:10 12:40 13:10 13:40 14:10 14:40 15:10 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40

06:00 06:25 06:50 07:15 07:40 08:10 08:40 09:10 09:40 10:10 10:40 11:10 11:40 12:10 12:40 13:10 13:40 14:10 14:40 15:10 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40

06:30 07:30 08:30 09:35 10:40 11:30 12:10 13:10 14:05 14:50 15:55 16:55 17:45 18:50 20:30 21:20

07:10 07:40 08:10 08:40 09:10 09:40 10:10 10:40 11:10 11:40 12:10 12:40 13:10 13:40 14:10 14:40 15:10 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40 18:10 18:40 19:10 19:40

07:10 07:40 08:10 08:40 09:10 09:40 10:10 10:40 11:10 11:40 12:10 12:40 13:10 13:40 14:10 14:40 15:10 15:40 16:10 16:40 17:10 17:40 18:10 18:40 19:10 19:40

07:30 08:30 09:30 10:40 11:55 12:45 13:30 14:30 15:30 16:20 17:20 18:20 19:15 20:10 21:40 22:25

YEŞİLKENT-BEYKENT-TAKSİM 145M BEYKENT KALKIŞ İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

06:15 06:30 06:30 06:50 06:50 07:30 08:10 09:00 10:00 10:45 11:25 11:25 12:10 13:00 13:40 14:20 15:00 15:40 16:20 16:20 17:00 17:00 17:50 17:50 18:50 18:50 19:50 19:50 20:50 20:50

06:15 06:45 07:15 07:45 08:20 09:00 10:00 10:45 11:30 12:10 13:00 13:40 14:20 15:00 15:40 16:20 17:00 17:40 18:20 19:00 19:40 20:30

07:00 07:45 08:30 09:15 10:00 10:45 11:30 12:15 13:00 13:45 14:30 15:15 16:00 16:45 17:30 18:15 19:00 19:45 20:30

TAKSİM KALKIŞ

05:50 06:10 06:30 06:50 07:00 07:10 07:30 07:50 08:10 08:30 08:50 09:15 09:40 10:05 10:30 10:55 11:20 11:45 12:10 12:35 13:00 13:25 13:50 14:15 14:40 15:05 15:30 15:55 16:20 16:45

06:15 06:35 06:55 07:15 07:30 07:50 08:10 08:30 08:50 09:10 09:30 09:50 10:10 10:30 10:55 11:20 11:45 12:10 12:35 13:00 13:25 13:50 14:15 14:40 15:05 15:30 15:55 16:20 16:45 17:10

06:55 07:20 07:45 08:10 08:35 09:00 09:25 09:50 10:15 10:40 11:05 11:30 11:55 12:20 12:45 13:10 13:35 14:00 14:25 14:50 15:10 15:35 16:00 16:25 16:50 17:10 17:35 18:00 18:25 18:50

19:30 20:30 20:55 21:20 21:55 22:20 22:45 23:10 23:35 00:10

20:30 20:50 21:10 21:30 21:55 22:20 22:45 23:10 23:35 00:10

19:40 20:05 20:30 20:55 21:20 21:45 22:10 22:35 23:00 23:30 23:59

17:10 17:30 17:50 18:10 18:30 18:50 19:10 19:35 20:00 20:30 21:00 21:30 22:00 22:30

17:30 17:50 18:10 18:30 18:50 19:10 19:30 19:55 20:20 20:45 21:10 21:30 22:00 22:30

19:15 19:40 20:05 20:30 20:55 21:20 21:45 22:10

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

08:30 08:30 18:30 18:30 19:30 19:30 20:30 20:30 21:20 21:20 22:15 22:15

19:20 20:00 20:40 21:20 22:00

19:00 19:45 20:30 21:15 22:00

TORIUM SERVİS SAATLERİ TORIUM KALKIŞ 10:00 10:30 11:00 11:30 12:00 12:30 13:00 13:30 14:00 14:30 15:00 15:30 16:00 16:30 17:00

ÖMERLİ KİPTAŞ-BEYLİKDÜZÜ 144A ÖMERLİ KİPTAŞ

BEYLİKDÜZÜ KALKIŞ

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

İŞ GÜNÜ C.TESİ PAZAR

06:20 ------- ------08:25 ------- ------18:10 ------- ------------- ------------- ------------- ------------- ------------- ------------- -------

07:10 ------- ------17:20 ------- ------19:20 ------- ------------- ------------- ------------- ------------- ------------- ------------- -------

BEYLİKDÜZÜ VARIŞ Haramidere Büyükşehir Beko Durağı Beykent Parlamenterler Yeşilkent Simakent Şelale Evleri Paradise Jetpa Hasbahçe Beko Durağı Bizimkent Köp. Haramidere

Kalkış +20 dk

05:15 05:30 05:45 06:00 06:00 06:10 06:15 06:30 06:30 06:40 06:46 07:00 07:12 07:18 07:26 07:34 07:42 07:50 08:00 08:10 08:20 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:10 16:20 16:30 16:40 16:50 17:00 17:10 17:20 17:30 17:40 17:50 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:35 20:55 21:15 21:35 22:00

Kalkış +30 dk

BEYKENT-YENİBOSNA 400A

REAL SERVİS SAATLERİ Real - Beykent 12:00 13:00 14:00 15:00 16:00 17:00

16:00 19:30 16:30 20:00 17:00 20:30 17:30 18:00 18:30 19:00

05:45 06:00 06:15 06:30 06:45 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:50 09:10 09:30 09:50 10:10 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:20 15:40 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:20 18:40 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30

06:00 06:15 06:30 06:45 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45

07:20 07:40 08:00 08:20 08:40 09:00 09:15 09:30 09:45 09:55 10:10 10:25 10:35 10:50 11:05 11:20 11:40 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:50 17:10 17:30 17:45 18:00 18:20 18:40 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:20 20:40 21:00 21:20 21:40 22:00 22:20 22:40

07:20 07:40 08:00 08:20 08:40 09:00 09:15 09:30 09:45 09:55 10:10 10:25 10:35 10:50 11:05 11:20 11:40 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:50 17:10 17:30 17:45 18:00 18:20 18:40 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:20 20:40 21:00 21:20 21:40 22:00 22:20 22:40

07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30 19:45 20:00 20:15 20:30 20:45 21:00 21:15 21:30 21:50 22:10 22:30

MİGROS SERVİS SAATLERİ Real - Adakent

12:00 12:30 13:30 14:00 14:30 15:00 15:30

Real - Büyükşehir 12:00 12:30 13:30 14:00 14:30 15:00 15:30

05:45 06:00 06:15 06:30 06:45 07:00 07:15 07:30 07:45 08:00 08:15 08:30 08:45 09:00 09:15 09:30 09:45 10:00 10:15 10:30 10:45 11:00 11:15 11:30 11:45 12:00 12:15 12:30 12:45 13:00 13:15 13:30 13:45 14:00 14:15 14:30 14:45 15:00 15:15 15:30 15:45 16:00 16:15 16:30 16:45 17:00 17:15 17:30 17:45 18:00 18:15 18:30 18:45 19:00 19:15 19:30

16:00 19:30 16:30 20:00 17:00 20:30 17:30 18:00 18:30 19:00

Migros - Adakent 11:00 Migros 12:00 Migros 13:00 Migros 14:00 Migros 15:00 Migros 16:00 Migros 17:00 Son Servis

Real - Cumhuriyet M.

Migros - Beylikpazarı

12:00 13:00 14:00 15:00 16:00 17:00 18:00

10:40 B.Pazarı 11:40 Migros 12:40 Migros 13:40 Migros 14:40 Migros 15:40 Migros 16:40 Son Servis

Otobüs saatleri İETT’nin resmi sitesindeki bilgiler doğrultusunda hazırlanmaktadır. Güncelleme tarihinden sonra yapılacak değişikliklerden dergimiz sorumlu değildir.

Migros - Büyükşehir 11:00 Migros 12:00 Migros 13:00 Migros 14:00 Migros 15:00 Migros 16:00 Migros 17:00 Son Servis Migros - Gürpınar 10:30 Gürpınar 11:45 Migros 13:00 Migros 14:15 Migros 15:30 Migros 17:00 Son Servis


Yaşam Yaşam Koç (21 Mart - 19 Mayıs) Gökyüzü bu ay iş ve özel yaşamınızda tepkilerinizi kontrol altında tutmanız için uyarıyor sizleri. Bu ay yakın çevrenizde ki insanlar sizi çok çabuk kızdırarak hata yapmanıza sebep olabilirler. İşinizle ilgili ufak tefek gecikmeler yaşanabilir soğukkanlı davranın ve başkasının sebep olduğu aksamanın sizi zararlı çıkarmasına izin vermeyin.

Terazi (23 Eylül - 22 Ekim) Gökyüzü bu ay gerginlikler ve tartışmalara karşı sakinliğinizi koruyarak hareket etmeniz için sizleri uyarıyor. Tahammül gücünüz oldukça zayıftır. Her zaman olağan karşıladığınız şeyler bu dönem de sizi bir hayli kızdırabilir. Sonucunu düşünmeden söylediğiniz sözlerin bedelini ağır ödeyebilirsiniz.

Boğa (20 Mayıs - 20 Mayıs) İş hayatınızda yaratıcı yetenekleriniz her geçen gün ön plana çıkmaya devam edecek. Sevdikleriniz sizi yaşamınızın her alanında cesaretlendiriyor. ş hayatınızda son derece aktif olmalı tüm dikkatinizi işinize vererek hareket etmelisiniz.

Bu ay iş yaşamınızla ilgili konularda kendinize olan güveninizi kuvvetlendirmenize sebep olacak olumlu gelişmeler mesleki konularda yeteneklerinizi daha da geliştirip hedeflerinize hızla ilerlemenizi sağlayacaktır.

İkizler (21 Mayıs - 20 Haziran) Bu ay; Oto kontrolünüz oldukça yüksek kendinizi ifade ediş tarzınız mükemmeldir. İnsanların üzerinde hayranlık uyandıracağınız keyifli bir aydasınız. Özel yaşamınızda yeni bir dönem başlıyor.

Akrep (23 Ekim - 21 Kasım)

Yay (22 Kasım - 20 Aralık) Gökyüzü yaşam enerjinizi yükseltirken, Siz de geçmişin ruhunuzda bıraktığı izleri tamamen silebilmiş olmanın heyecanı ile iş ve özel yaşamınızda yeni başlangıçlar yaşayacaksınız. Aklınız ruhunuz ve yüreğiniz değişim yenilik diye haykırırken farklı bir davranış içinde bulunmanızda beklenemez. Oğlak (21 Aralık - 19 Ocak)

Yengeç (21 Haziran - 22 Temmuz) Gökyüzü bu ay çevrenizdeki içten pazarlıklı insanlara karşı dikkatli olmanız yönünde uyarıyor sizleri. Bu insanların güler yüzlü bir tutumla size yaklaşmasına izin vermeyin. Sizinle irtibat kurmayı başardıkları anda onların amaçlarına farkına varmadan hizmet etmiş olursunuz.

Bu ay iş hayatınızda diplomatik tavırlar sergilemenizin getireceği avantajlara işaret etmekte. Her doğruyu her yerde söylememeli ve karşıt fikirlere karşı muhalefet etmemelisiniz. Maddi ve hukuksal konularda oldukça şanslı bir gündesiniz.

Aslan (23 Temmuz - 22 Ağustos) Gökyüzü bu ay ruhsal anlamda yaşanacak dalgalanmalara işaret etmekte. Hüzün mutluluk isyan ay boyu iniş çıkışları ile sizleri duygusal bir hale sokabilir. Başkalarının sebep olduğu acıları depreştirmeyin ve anı yaşayın.

Bu ay iş hayatınızda her türlü teklif ve öneriye şüphe ile yaklaşmalı yatırım gerektiren işlerden kesinlikle uzak durmalısınız. Maddi konularda dikkatli olmanız gereken bir aydasınız. Ailevi ilişkilerinizde bir takım kararsızlıklar kendinizi olduğunuz gibi ifade etmekte zorlanmanıza neden olabilir.

Başak (23 Ağustos - 22 Eylül) Gökyüzü aşk hayatınızda daha cesur adımlar atmanız için destekliyor sizleri. Özel yaşamınızda ise hızlı gelişmelere hazır olun. Kararsız olduğunu bir süreçte iseniz olayları biraz zamanına bırakın. Bu süre içinde kendinize zaman ayırın ruhunuzu dinlendirin ve yüreğinizi özgürleştirin.

Balık (19 Şubat - 20 Mart)

62 - Hedef - Mayıs -2014

Kova (20 Ocak - 18 Şubat)

Gökyüzü bu ay eş ya da yakınlarınız sebebi ile münasebette olduğunuz insanların canınızı sıkacak tavır ve davranışları ile karşılaşabileceğinize işaret etmekte. Birebir sizi ilgilendirmediği sürece sakinliğinizi koruyun. Yok davranışları direk sizi hedef alıyorsa karşılığını verin.


B Resimdeki sanatçı Yön bulma aracı

İşitme organı Çöl rüzgârı

u

Bir şeyin fiyatını artırma

l

m

a

c

Yürek gücü, maneviyat Pislik

Her bir

Sultanlar (eski)

Özgü

4

Kareli kumaş Çalım, caka Atın ayağına çakılır Antrenman

Bulmaca Bulmaca

a

Becerikli, yetenekli Büyük anne

Bir renk Özenli

Bir eğitim kademesi Tasa, kaygı, üzüntü Hakkından kendi isteğiyle vazgeçme

Küçük bir köpek türü

Köy muhtarı yardımcısı Iç mimar

Anma

Ham kavun

5

Şaka

Kişi, şahıs Küçük ve sevimli Ekmek (eski)

Menteşe Hadise, olay

1

Soyluluk

Hatıra

İran veya Afgan hükümdarı Yarı aydınlık Kuşak, jenerasyon

Bir gemi veya uçağın gidiş yönü

Argoda çalma

Bir pamuk Mürekkep balığının cinsi bir türü

Bir tür taze, tuzsuz peynir

Yüzyıl

8

Beddua Uzak Yağma, çapul

2

Mercan adası Eskrimde bir kılıç

Gelir Bunama Uygun bulma, tasdik Duyuru

Buyruk Bir besin Utanma İlaç, merhem

Güvence Gemilerde oda

Yersiz söz, pot

Kaygı

7

Kur’an-ı kerim okumak Rutubet

Takma ad

Demiryolu Dudak boyası

Saha Dilbilgisi

Galyumun sembolü Vakit

Sonbahar Bir mevsim Düz, ince, yassı taş

Yıldız

İlgi Yabani hayvan yakalama

Sözlük (eski) Tantalın sembolü

Ağacın kollarından her biri

Katışıksız Doku teli

Kale duvarı Bir et ürünü Bir nota

6

Hayret sözü

Şerit perde

Bembeyaz

Avuç içi

Şifre

1

2

3

Dönem sonu sınavı

Sevgili

3

4

5

6

7

8

Bulmacayı çözen İlk 10 kişiye Nokta Halı Yıkama’dan %20 indirim. Şifrenizi hedefreklamtanitim@outlook.com adresine gönderiniz.

Mayıs -2014 - Hedef - 63



HEDEF AKTUEL MAYIS