Page 1


12 İllerimizi tanıyalım: ANKARA

22 Film Tanıtımı: Batman, Süperman‘na karşı

Editör‘den ..........................

3

Nils Schmid ve Tülay Schmid yazısı ..........

4

İshak Paşa Sarayı

Kitap Tanıtımı: Küçük Prens

Bölgemizden Haberler........ 6-7 Masal ............................... 8 3 Arkadaşın Hikayesi 9 Değerlendirme Testi ........14-15 Sizden gelenler ................

17

Gezelim Görelim................

21

Poster: Çanakkale Zaferi.. 18-19 Ruhsarın Tiyatro Dünyası... 20 Kitap tanıtımı......................

21

Film Tanıtımı......................

22

Bulmaca............................

24

Meslek Tanıtımı ............. 28-29 Unutamadıklarımız ...........

26

21

31

Çizgi Kahraman Ümit‘in Maceraları ......................... 32 Eğlence / Fıkra .................

34

Dr. Sabri Yurdakul ............

35

10-11 Hayvanlar Alemi KÜNYE / IMPRESSUM

Yayınlayan: Württemberg Türk Veli Dernekleri Federasyonu info@oabf.de Başkan: Burhan UZUN

Baden TOAB Dernekleri Federasyonu www.baden-toabf.org Başkan: Kemal ÜLKER

Genel Yayın Yönetmeni: Işın TOYMAZ isin@cocuklarimiz.de Sanat Yönetmeni / Grafik: BORAK Grafik&Design Web Sorumlusu: Ömer ALEMDAROĞLU alemdaroglu@oabf.de Abone Sorumlusu: Mustafa Ali HARMAN harman@oabf.de 0176-84 52 58 58 Banka Bilgileri: Volksbank Ilsfeld IBAN: DE64620622150039854000 BIC: GENODE51BIA Web Site: www.cocuklarimiz.de info@cocuklarimiz.de


3

M

Editör‘den

erhaba Sevgili Arkadaşlar, Çanakkale kahramanlık destanının yıldönümü kutlamaları bizim eyaletimizde de Türk Okul Aile Birlikleri’nin girişimleriyle gerçekleşiyor. Bunlardan biri Dietenheim’daki tiyatro gösterisi: „Çanakkale’den Kurtuluş’a“ diğeri ise Langenau’da „Şehitkale Çanakkale“ adını taşıyan gösteri. Mart sayımızda ağırlıklı olarak Çanakkale Zaferi’yle ilgili haberler, bulmacalar, bilgiler yer alıyor.

HHH Leutkirch’den gymnasium öğrencileri Aliya Suda Kaplan’a ve Açelya Neva Ozan’a bizlerle paylaştıkları röportajları ve anıları için çok teşekkür ediyorum. Bir diğer teşekkür ise sevgili arkadaşlar, sadece size özel yazı kaleme alan Baden Württemberg Eyaleti Başbakan Yardımcısı Dr. Nils Schmid ve eşi Tülay Schmid’e. İki dilliliğin önemine ve gelecek açısından avantajlarına dikkat

çeken Schmid çiftinin çocuklarını da çift dilli yetiştirdiklerini biliyor muydunuz?

HHH Usta karikatürist Muhsin Omurca, Mart sayısında Ümit’in serüvenlerinde bu kez yalan söylemenin nelere yol açabileceğine dikkat çekiyor. Tiyatro oyuncusu Ruhsar Gümüşdal ise sizleri sadece küçüklerin değil büyüklerin de sevdiği Hansel ve Gretel masalını tiyatroya uyarlayan Heidelberg Şehir Tiyatrosu’na davet ediyor. HHH Değerli arkadaşlar derslerde çabuk sıkılıyor, ders çalışırken zorlanıyorsanız değerli yazarımız psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul’un önerilerine göz atmanızda yarar var. HHH İki süper kahraman Batman Süperman’e karşı filmi ile 24 Mart’ta beyaz perdeye geliyor. Film hakkında ilginç detayları bulacağınız Mart sayımızda milyonların kalbini fetheden Küçük Prens kitabının tanıtımını da okuyabileceksiniz. Tekrar görüşünceye kadar sizleri sevgiyle kucaklıyorum...


4

„HEPİNİZ BİRER DİL USTASI OLDUĞUNUZU BİLİYOR MUSUNUZ?“

S

evgili çocuklar, Hepiniz zaman zaman Almanca ya da Türkçe, hangi dili kullanacağınızı düşünüyorsunuz mutlaka. Bazen Türkçe konuşmaya karar veriyorsunuz. Örneğin çoğunuz evdeyken, anne ve babanızla birlikteyken Türkçe konuşuyorsunuz. Çünkü anne ve babamızla çoğumuz Türkçe konuşmaya alışığızdır. Hemen kolayımıza gelir, söylemek istediğimizi Türkçe söyleyiveririz. Ama mesela arkadaşlarımız ziyarete gelince durum değişir: Bu sefer karar vermek zorunda kalırız, Türkçe mi konuşalım, Almanca mı konuşalım? Bu durumda örneğin şöyle karar verebiliriz: Arkadaşımızla Almanca, anne ve babamızla Türkçe konuşmaya devam edebiliriz, böylece iyi bir çözüm bulmuş oluruz. Örneğin okulda Almanca konuşmak gerekir. Ama arkaşlarlarınızla başbaşa kalınca, konuşmak istediğiniz dili arzu ettiğiniz gibi seçebilirsiniz. Kiminiz Almanca devam eder, kiminiz bazı konuları Türkçe konuşmayı tercih eder. Bu durumda konuşmayı tercih ettiğiniz dil tamamıyla alışkanlıklarınızla ilgili. Unutmayın, hem çocuklar, hem yetişkinler sıkça yaptıkları şeyleri hem daha kolay, hem daha severek yaparlar, hem de daha başarılı olurlar. Her ne şekilde karar verirseniz verin , hepinizin ileri düzeyde birer dil ustası olduğundan ikimiz de çok eminiz.

Dr. Nils Schmid ve eşi Tülay Schmid Baden-Württemberg Eyaleti Başbakan Yardımcısı

Bunu nereden mi biliyoruz? Her gün yeni baştan iki farklı kültürü sevgiyle kucaklayarak hem evde ailelerde, hem okulda, hem de sporda ve özel faaliyetlerde sizler gibi güzel başarılar sergileyen çocuklar ve gençlerin varlığı, onların bu işte ne kadar iyi birer usta olduğunu belgeliyor. Aynı durumu biz de ailemizde yaşadığımız için, ikimiz de bunun gayet iyi farkındayız. Hem Türkçe’yi, hem Almanca‘yı olabildiğince iyi öğrenmek ve uygulamak çok önemli diye düşünüyoruz. Örneğin Türkçe‘yi ne kadar iyi bilirsek, sadece evimizde ailemizle değil, Türkiye‘deki akrabalarımız ve dostlarımızla da çok daha kolay anlaşabiliriz. Almanca‘yı ne kadar iyi konuşursak geleceğimizle ilgili herşeyi okul, meslek öğrenimi, üniversite eğitimi veya özel becerilerimizi çok daha rahat başarabiliriz. İçinde yaşadığınız bu her iki kültürün sizlere kazandırdığı en güzel şey ne biliyor musunuz? İki dil arasında sürekli mekik dokuyan sizlerin, birçok konuda hızlı düşünme, karmaşık gibi görünen birçok şeyi çabucak kavrama ve hemencik işe yarayan iyi bir çözüm üretme yeteneği oldukça yüksek. Hayata sımsıkı sarılıp, karşımıza çıkan zorlukları güçlü ve başarılı bir şekilde yenmek için daha güzel bir ortam olabilir mi? Tüm başarılar sizlerin olsun diyor, hepinizi sevgiyle kucaklıyoruz.


5

İSTİKLAL MARŞI’NIN

KABULÜNÜN 95. YILI ETKİNLİĞİ

İ

stiklal Marşı’nın kabulünün 95. yılı sınıflarda yapılan etkinliklerle kutlandı. Türkçe öğretmeni Mustafa Harman, Türkçe dersine gelen öğrencileri ile bir etkinlik düzenleyerek, İstiklal Marşı’nın kabul edilmesi ile ilgili ayrıntıları çocuklara anlattı. Öğrenciler tarafından İstiklal Marşı, Atatürk ve Türk Bayrağı’nın kullanıldığı tablolar hazırlandı. En iyi hazırlanan tablolar öğretmenleri tarafından ödüllendirildi.

BAKAN TANRIÖVER OKUDU

İstiklâl Marşı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli marşı. Mehmet Âkif Ersoy tarafından kaleme alınan bu eser, 12 Mart 1921‘de Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından İstiklâl Marşı olarak kabul edilmiştir. Mecliste İstiklâl Marşı‘nı okuyan ilk kişi

İSTİKLAL MARŞI

dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver olmuştur. Mehmet Âkif Ersoy İstiklâl Marşı‘nın güftesini, şiirlerini topladığı Safahat‘a dahil etmemiş ve İstiklâl Marşı‘nın Türk Milleti‘nin eseri olduğunu beyan etmiştir. İstiklal Marşı’nın bestesi dönemin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi Osman Zeki Üngör’e aittir. ULM - ÇOCUKLARIMIZ

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. HHH Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakk‘a tapan, milletimin istiklâl!


6

K

TÜRKÇE DERSLERİNE İLGİ ARTIYOR

ARLSRUHE-Milli Eğitim Bakanlığı himayesinde Berlin Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği ile Karlsruhe Başkonsolosluğu Eğitim Ataşeliği koordinasyonunda başlatılan ‘Haydi, Türkçe Konuş Benimle’ kampanyası meyvelerini vermeye başladı. Almanya’nın Baden Güney bölgesinde açılan yeni sınıflar ile Singen, Tuttlingen, Schramberg ve Blumberg’te Türkçe dersine katılan öğrenci sayısındaki artışa, Karlsruhe’de açılan 5 yeni okul da eklendi. Velilerin istekleri üzerine açılan Türkçe

sınıflarına başvurular başladı. Karlsruhe merkezde bulunan Europaische Schule, Eichendorff GWRS , Neureut Schule, Grundschule Daxlanden ve Rennbuckel Grundschule ikinci dönem Türkçe eğitim başlıyor. Karlsruhe merkezde bulunan okul sayısındaki artış ile birlikte öğrenci sayısı da artmaya devam ediyor. 640 öğrenciden 700 öğrenciye yükselirken, ”Türkçe Konuş Benimle” kampanyası ile öğrenci sayısındaki artış ve derslerdeki kalite yükseliyor. Kaynak: Yaşar SEKBAN / Yeni Posta

ANAOKULU ÇOCUKLARINA 2016 TAKVİMİ

Y

aklaşık 4 yıldır Ditib Sachsenheim Mimar Sinan Camisi bünyesindeki anaokuluna takriben 30’dan fazla çocuk katılıyor. Anaokulunda kadınlar kolundan Rabia ve Dilek Binkaya kardeşlerin özveri ve üstün gayretleriyle fahri olarak çocuklara dini, dili kültürü ve toplumların değerleri öğretiliyor. Anaokulunda küçük yaşta çocukların birlikte gruplar halinde oturup kalkmayı, birlikte oyun oynamayı kitap okumayı resim yapmayı öğrendiklerini söyleyen Dernek Başkanı İsmet Harbi „Toplumdaki en küçük bireylerin cami çatısı altında

bir araya gelip, dini, ahlaki ve toplumsal değerleri öğrenmelerinde çok önemli katkı sahibi olan Rabia ve Dilek Binkaya kardeşlere teşekkür ediyoruz“ dedi. Başkan Harbi, Ditib öncülüğünde Almanca ve Türkçe hazırlanmış olan 2016 yılı takvimlerini çocuklara hediye ederek, başarılar diledi. (Sachsenheim- Kaynak: Yeni Posta)


7

GÖĞSÜMÜZ KABARDI G

eçen eğitim öğretim yılı sonunda Baden ve Württemberg bölgelerindeki Gymnasium‘lardan en yüksek not ortalamasıyla mezun olarak üniversite eğitimlerine başlama hakkı elde eden öğrenciler için Stuttgart ve Karlsruhe Başkonsoloslukları’nda tören düzenlendi. Buket Şen ve Hasan Hüseyin Sarı adlı öğrencilerimize T.C. Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu tarafından gönderilen tebrik mektupları ve hediyeler, Stuttgart Başkonsolosu Ahmet Akıntı tarafından takdim edildi. Törene gençlerimizin aileleri de katıldılar. Karlsruhe Başkonsolosluğu’nda da başarılı öğrenciler ve ailelerinin hazır bulunduğu törende, yüksek dereceyle mezun olan Asya Erge (Lörach Haus -Thoma Gymnasium not ortalaması 1,6) ve Melih Beker

(Baden-Baden Gymnasiums Horn not ortalaması 1.3), adlı öğrencilere, Berlin Büyükelçimiz Hüseyin Avni Karslıoğlu tarafından imzalanan teşekkür belgeleri Başkonsolos Cem Örnekol tarafından takdim edildi ve öğrenciler birer tablet bilgisayar ile ödüllendirildi. STUTTGART / KARLSRUHE -ÇOCUKLARIMIZ

ÖĞRENİMDE YARI YILI DEĞERLENDİRDİLER

S

tuttgart Türkçe ve Türk Kültürü Dersi Öğretmenleri, Württemberg Türk Veli Birlikleri Federasyonu temsilcileri ve veliler 2015-2016 okul döneminin ilk yarı yılını değerlendirdiler. Ditib Stuttgart Feuerbach Teşkilatı salonundaki toplantıya Stuttgart Başkonsolosluğu Muavin Konsolos Şeref Karafilik, Çalışma Ataşesi Ayşe Günaydın, Konsolosluk Koordinatör Öğretmenimiz Işık Tanrıkulu, Eğitim

Ataşeliği’nden Buket Yılmaz Toparlı, Stuttgart Beledizesi Eğitim Dairesi Göçmenler Sorumlusu Ali Gülbahar, Würtemberg Türk Veli Dernekleri Federasyonu yöneticilerinden Gülsüm Emre ve Harun Yerli katıldı. STUTTGART-ÇOCUKLARIMIZ


8

Masal Dizisi

ÜÇ ARKADAŞIN HİKAYESİ

B

aratis adındaki bir ülkede kış mevsimi çok uzun geçermiş. Öyle soğuk olurmuş ki; ilkbahar hiç gelmeyecek sanılırmış. Artık insanlar soğuk gecelerden sıkılırlarmış. Dua ederlermiş. Sıcak günlerin gelmesini isterlermiş. Bahar gelir-gelmez de insanlar kendilerini sokağa atarlarmış. Kırlarda gezintiye çıkarlar, çiçek toplarlarmış. Çocuklar bütün kış boyunca dışarıda oynayamadıkları oyunların tadını doya doya çıkarırlarmış. Kışın donan nehirler, gürül gürül akmaya başlarmış. Boyunlarını büken ağaçlar gökyüzüne doğru uzanırlarmış. Yani ilkbahar tüm güzelliğiyle gelirmiş insanların arasına. İşte bu ülkede uzun kış mevsiminin ardından bu güzel baharlardan birisi çıkagelmiş. Çoluk çocuk insanlar kendilerini sokaklara atmışlar. Bu insanlar arasında üç tane can ciğer arkadaş varmış. Bunlar da tabîatın tadını çıkarmak için yemyeşil dağlara tırmanmaya başlamışlar. Konuşa konuşa yürüyorlar, ağır ağır ormanın derinliklerine dalıyorlarmış. Bir süre sonra yorgunluk hisseden bu üç arkadaş kocaman bir çam ağacının gölgesine oturmuşlar. Az ileride usulca akan bir derenin

Bugün seni özledim sevgili aynacık. Hemen akşam olsun istedim. Çünkü benim için hazırladığın güzel masalları özlemiştim. Çağırdım çağırdım, gelmedin. Söyler misin, masallar hep gece olunca mı okunmalı? Ve aynacık ay gökyüzüne çıkar çıkmaz, soluğu padişah kızının yanında almış. Masalı anlatmaya başlamadan önce ona şunları söylemiş: Masallar gecenin karanlığında yaşar. Hem uyumadan önce anlatılsın ki güzel rüyalar göresin. Haydi şimdi dinlemeye başla…

şırıltısını duyuyorlarmış. Bahar yeli yaprakları hafif hafif sarsıyormuş. Bu üç arkadaş sohbet ederken, birisinin eline çiviye benzer bir şey batmış. Elini kanatan şeyi merak eden adam toprağı sıvazlarken birden demir bir kapak yerinden oynamış İyice meraklanan adam kapağın altında ne olduğunu öğrenmek istemiş ve kapağı kaldırmış. Bir de ne görsünler, içeriye doğru uzanan karanlık mı karanlık daracık bir yol çıkmış ortaya. Önce ürkmüşler karanlıktan. İçeri girmekten çekinmilşer. Fakat bir cesaret gelivermiş üzerlerine başlamışlar yürümeye. Yirmi adım ancak yürümüşler, birden jarşılarına üç adam boyunda bir kapı çıkmış. Korkarak itmişler kapıyı. Bu kapı, büyük bir odaya açılıyormuş. Üç arkadaş hayretler içinde kalmışlar. Sanki odanın içinde güneşten bir parça varmış. Parıl parıl parlıyormuş oda. Çil çil altınlar, küme küme duruyorlarmış yerlerde. Yakutlar, elmaslar, inciler… Çılgına dönen adamlar mücevherlerin içine atmışlar kendilerini. “Zengin olduk, zengin olduk” diye bağırıyorlarmış. Bir süre sonra yorulmuşlar ve bir köşeye oturmuşlar. Devamı yan sayfada


Birisi; Bu mücevherleri nasıl taşıyacağız, diye sormuş. Diğeri ibir fikir atmış ortaya: Ben şehre gideyim. Siz burada bekleyin. Atları alıp hemen dönerim. Sonra da hep beraber yola koyuluruz. Bu fikir kabul edilmiş. İkisi beklemeye başlamışlar, üçüncüsü şehre doğru yola çıkmış. Giderken aklına öyle kötü düşünceler girmiş ki; arkadaşlarını öldürmeye karar vermiş. Şöyle düşünmüş: Neden o kadar parayı üçe böleyim ki? Paranın tamamı benim olabilir. Bu düşünceden bir türlü vazgeçemiyormuş. Eve varınca karısına; Artık çok zengin olacağız, demiş. Hemen tencereler dolusu yemek hazırla. Arkadaşlarım acıkmıştır. Onlara götüreceğim. Ben çarşıya gidiyorum, almam gerekenler var. Adam evden çıkmış, tanıdığı ne kadar kişi varsa bir bir ziyaret etmiş. Atlarını bir süre için ödünç almış. Eve dönerken kuvvetli bir zehir satın almayı da unutmamış. Heyecanla eve gelmiş, karısının yemekleri hazırladığını görünce daha bir heyecan kaplamış yüreğini. Karısı görmeden cebindeki zehiri çıkarmış, yemeklere koyup bir güzel karıştırmış. Daha fazla zaman kaybetmeden yemekleri yanına almış ve atlarla yola çıkmış. Giderken de düşüncelere dalmış: Şimdi arkadaşlarım ne çok meraklanmışlardır. Pek de acıkmışlardır. Kimbilir nasıl da yiyecekler bu lezzetli yemekleri. Ben de onları seyredeceğim. Yaşasın hazinenin tamamı benim olacak. İkisini de öldüreceğim. Fakat hazinenin yanında

9

kalan iki arkadaşı da boş durmamışlar. Onların da akıllarında kötü düşünceler gezinmekteymiş. Aralarında şöyle konuşmuşlar: Gelir-gelmez onu öldürmeliyiz. Neden hazineyi üçe bölelim ki? İkiye böleriz daha çok paramız olur. Heyecanla bekliyorlarmış. Biri kapının sağ köşesine, diğeri kapının sol köşesine yerleşmiş. Saatler geçmiş aradan ve nihayet atların nal seslerini duymuşlar. Adam da arkadaşlarına seslene seslene geliyormuş: Ben geldim. Güzel güzel yemekler getirdim size. İçeriden sevinç çığlıkları yükselmiş, fakat yerlerinden kımışdamamışlar: Hoşgeldin, sevgili dostumuz. Gözümüz yollarda kaldı. Nerelerdeydin? Bizi merakta bırakman hiç doğru değil. Adam yavaş yavaş odaya doğru yürümüş. Tam kapının ağzına gelmiş ki; ikisi birden adamın üzerine atlamışlar. Bir çırpıda öldürüvermişler arkadaşlarını. Hiç de üzülmemişler bunu yaptıkları için. Güle-oynaya yemekleri önlerine çekmişler. Başlamışlar afiyetle yemeye. Fakat pek kısa bir aradan sonra zehir etkisini göstermiş. İkisi de ne olduğunu anlayamadan son nefeslerini vermişler. Böylece hazineye üçü de sahip olamamış. Açgözlülükleri yüzünden hazinenin tamamını kaybetmişler. Paylaşmanın ne kadar güzel, insanları sevmenin ne kadar yüce bir duygu olduğunu hiçbir zaman öğrenemedikleri için canlarından olmuşlar. Bu hayatta paradan güzel öyle çok şey var ki. Naz FERNİBA


10 HAYVANLAR

ALEMİ

Mary River Kaplumbağası, günlük hayatta karşılaşmayacağımız tamamen ismi bize yabancı bir kaplumbağadır. Gazeteden, dergiden veya internetten bu kaplumbağanın ismini okuduğumuzda eminim uzun uzun düşünürdük. Bizde çağrışım yapmasını beklerdik. Mary River Kaplumbağası, ne kadar alışık olmasak da, ismini ilk defa duyuyor olsak da, var olan kaplumbağa türlerinden bir tanesidir.

MARY RİVER KAPLUMBAĞASI Mary River Kaplumbağası, aynı zam an da ‘pet shop‘ kaplumbağası olarak da bilinm ektedir. Bu ilginç kaplumbağa türünün ana vatanı Avustralya’dır. Avustralyadaki Güney -Doğu Queensland‘ın Mary Nehri‘nde yaşaya n yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan kısa boyunlu bir kaplumbağa türüdür. Bu kaplumbağ alar kendilerine has özellikleriyle bildiğimiz kap lumbağa türlerinden ayrılmaktadırlar. Bu kap lumbağaların kafalarındaki saç değil alg yani yos undur. Avustralya’nın en büyük türlerinden biridir. Kabuk uzunluğu 50 cm aşan örnekler kayded ilmiştir. Yetişkin Mary River kaplumbağaları renkli, düz veya güzel desenli olabilmektedir. Ge nel olarak rengi paslı kırmızı, kahverengi veya neredeyse siyaha kadar değişebilir. Bu canlı tür ünün de ne yazık ki nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Nesli tükenmekte olan hay vanlar listesinde ikinci sıra da yer almaktadı r. Bu ilginç canlılar suyun altında da kolayca nef es alabilirler. Vücutlarındaki kanallar sayesinde suy un altında oksijen almada sıkıntı çekmezler fak at düzenli olarak hava almak için denizin yüzeyi ne çıkarlar.

Dişiler genellikle 34 cm, erkekler ise genellikle 42 cm olurlar. Erkeklerin kuyrukları uzun ve enine basıktır. Çiftleşme zamanı aralık-ekim ayları arasındadır. Dişiler 25 yaşında, erkekler 30 yaşında cinsel olgunluğa ulaşırlar. Dişi her sene aynı yere 12-25 yumurta bırakır.Yumurtalar 50 gün sonra aralık-şubat ayları arasında çatlar.


HAYVANLAR ALEMİ

11

amı Vahşi ort rneğin dışında, ö lerinde bahçe n hayvanat ayamaya ş a y n u z pek u sayısı n i r e l t a m bu pri adardır. k 0 0 0 4 0 300

Altın Maymun

Altın maymunlar 55-85 cm. uzunluğunda ve 60 cm.lik de bir kuyruğa sahiptirler. Çin’in dağ ormanlarında yaşam sürerler. Dişi altın altın maymun erkeğinden biraz daha küçüktür. Kışın, 70 bireylik bir sürüyle ormanlarda yiyecek ararlar. Genellikle besin maddelerinin bol bulunduğu yazın ise, grubun sayısı 300’e kadar çıkmaktadır. Bölgede neredeyse 1000 yıldır uzun tüyleri sebebiyle avlanan bu maymunların postu kürklü giysilerin yapımında kullanılıyor. Günümüzde de yaşam alanının giderek darlması sebebiyle yaşam alanları daralmıştır.

BERGAMASCO ÇOBAN KÖPEĞİ

Bergamasco, karakteri mükemmel bir köpektir. Saygılı, sadık, zeki, cesur ve çalışkandır; belleği güçlüdür. En basit hayat koşullarına kolayca uyum sağlar ve az besinle yetinebilir. Tüyleri kalın ve karmakarışıktır. Bu özellik onu yağmurdan ve soğuktan korur. Yılda iki kez yıkanması gerekli ve yeterlidir. Ancak yıkanırken, en güzel özelliği olan tüylerindeki düğümlerin bozulmamasına dikkat edilmelidir. İki yüzyıldan uzun bir süre önce Fenikeli tüccarlar, çok tüylü bazı çoban köpeklerini Avrupa‘ya getirdiler.

Neler Yapar? Yapısı ve karakteri mükemmel bir çoban köpeğidir. Sürüyü sever ve enerjik bir çoban köpeğidir. Her türlü haba koşuluna dayanır. Bunun yanısıra asgari bir eğitimle bekçi köpeği (özellikle fabrika ve işyerlerinde) ve muhafız olarak kullanılabilir. Yangın, sel, deprem gibi dramatik olaylarda yardımcı olabilir. İnsana eşlik eden bir köpek olarak efendisine karşı takındığı yumuşak ve duygulu tutumla ayırt edilir. Ne var ki, apartman hayatına uyum sağlayamaz.


12

İllerimizi tanıyalım

nkara

Rakamlarla A

e CumhuriAnkara, Türkiy nti, Türkiye‘nin yeti‘nin başke nın inci ve dünya en kalabalık ik tuz sekizinci en kalabalık o klarının büyük kentidir.Topra i‘nin adolu Bölges bölümü İç An r bölümünde ye a ry a k a S rı a k Yu in coğrafi meralır. Türkiye‘n em olduğu için, h kezine yakın le y ri e işlev itiba konum hem d lbi benzetmeTürkiye‘nin ka ri ra1923‘ten be si yapılır.Anka kteşkentlik etme Türkiye‘ye ba iği, disi, keçisi, tift e k ; ra a k n .A ir d lecik du, balı ve Ka tavşanı, armu ü ile n misket üzüm ile n e d ı s ra a K ünlüdür.

2

: 25,437 km Yüzölçümü : 25 ilçe İlçe Sayısı : 06 Plaka kodu u: (+90) 312 Telefon kod : 5.270.575 Nüfusu

ANKARA

Türkiye Cumhuriyetinin Başkenti Ankara, Orta Anadolu’nun merkezi bir noktasında kurulmuştur. Konumu itibariyle tarih boyunca özellikle Selçuklular ve Osmanlılar devrinde, Ankara keçilerinin tüylerinden yapılan sof kumaşlarının yurt dışına satılması Ankara’yı kervansarayların güzergahı ve bir ticaret merkezi haline getirmiştir.

Şehrin en eski bölümleri tarihi Kaleyi çevrelemektedir. Duvarlar içinde 12. yüzyıla ait Alaaddin Cami her ne kadar Osmanlılar tarafından elden geçirilmişse de hala Selçuklu ahşap işçiliği ve sanatının güzel örneklerini sergiler. Pek çok sayıda ilginç eski Türk evi restore edilmiş ve sanat galerileri ya da geleneksel Türk mutfağından örneklerin sergilendiği lokantalar olarak yeniden hayat bulmuştur. Hisar Kapısı’nın yakınlarında güzel bir şekilde restore edilmiş olan Bedestendeki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde Paleolitik, Neolitik dönemlere ve Hatti, Hitit, Frigya, Urartu ve Roma Uygarlıklarına ait paha biçilmez eserler yer almaktadır. Kalenin dışında 13. yüzyıldan kalma Arslanhane Cami ve 14.

Ankara’nın en belirgin noktasında yer alan yapı, Ulu Önder Atatürk için yaptırılan ihtişamlı Anıtkabir’dir. 1953 yılında tamamlanan bu antik ve modern mimari sentezi yapı Türk mimarisinin gücünü ve zarafetini kanıtlamaktadır.

yüzyıla ait Ahi Elvan Cami görünmeye değer eserlerdendir. Kale yakınlarında, bir Roma Tiyatrosu ve aynı bölgede 15. yüzyıldan kalma Hacı Bayram Cami ve türbesi yer almaktadır. Selçuklu tahta kapı oymacılığının şaheserlerinin ve diğer günlük kullanım araçlarının sergilendiği Etnografya Müzesinin hemen yanında yer alan Resim ve Heykel Müzesi Türk güzel sanatlarından kesitler içerir. Ankara’daki en büyük camii olan Kocatepe cami 1976 ile 1987 arasında Osmanlı mimarisine uygun olarak inşa edilmiştir. Ankara, seçkin bale, tiyatro, opera ve halk dansları düzenlemeleri ile hareketli bir sanatsal ve kültürel yaşama sahne olmaktadır. Şehir, özellikle dinleyici sayısı hiç düşmeyen Flarmoni Orkestrası ile ünlüdür.


13

Gelenek-Görenekler Ben kazandibini dondurma ile tercih edenlerdenim. İki beyaz güzelin yarıştığı, kazanının ise her zaman ben olduğum bir yarışmadır. Her yere yakışıyor dondurma. Tatlının arasına, üzerine, yanına.. “Dondurmam buzz”, “Kaymaklı Dondurma” diye bağıran sevgili dondurmacılar geçmişte kalmış olsa da, mutlaka sizin de bir dondurmacınız vardır. Kazandibi tarifi benden,dondurmalar da sizden olsun..

KAZANDİBİ

K

azandibi bilindiği gibi, kazan veya tencerenin dibine yapışıp kızaran yemek ve tatlıdır ki hiç şüphesiz yiyeceğin en lezzetli kısmıdır. III. Selim dönemi yazarlarından Ahmet Câvid kazandibinin lezzeti hususunda bizimle aynı fikirdedir. “Çömlek ve tencere dibine yapışan pilav ve yemekler lezzetli olur, hane sahibine kısmet olmayıp hizmetçiler mideye indirirler” der. İşte sizlerle paylaşmak istediğim; tencerenin dibinde hafifçe yanarken başka bir tada dönüşen sütlü tatlının ta kendisi. Tanıdık, bildik bir lezzetin, ateş ve şekerle başka bir tatlıya dönüşmesinin kısa öyküsü. Ülkemizin hemen hemen her yöresinde bilinir ama diğer sütlü tatlılar kadar yaygın değildir. Daha çok tatlıcılarda, sütlü tatlıların sunulduğu profesyonel iş yerlerinde pastanelerde gözdedir. Kaynaklarda sadece İstanbul’a atıf yapıldığı da görülür.

Yaz sıcaklarının yavaş yavaş tenimizi yakmaya başladığı günlerde kışın hamurlu tatlılara doğru açılan yelpazemiz sütlü ve meyveli tatlılara doğru uzanmakta.

(KAZGAN DİBİ)

Malzeme:5 su bardağı süt, 1 su bardağı şeker, ½ su bardağı pirinç unu, ½ su bardağı nişasta, 3-4 yemek kaşığı pudra şeker, tereyağ, vanilya Hazırlanması: Pirinç unu ve nişasta soğuk süt ile ezilir. Ocakta yaklaşık 10-15 dakika son üç dakikasında şekeri eklenerek pişirilir. Vanilya eklenir, karıştırılır. Tepsi yağlanır, üzerine pudra şeker serpilir. Kıvamlı muhallebi üzerine dökülür. Şeker kahverengi oluncaya kadar fırında yaklaşık 15-20 dakika tutulur. Ocaktan alındıktan su dolu bir kabın içerisine oturtulur. Soğuyunca buzdolabına konur, arzu edilen şekilde dilimlendikten sonra ters çevrilerek servis tabağına konur.

Sütlaç, muhallebi, su muhallebisi, tavukgöğsü, keşkül-i fukara, çeşit çeşit dondurmalar (sade, tahinli, karamela, çikolata, çilek, muz ve kayısılı..), meyve suyu ile hazırlanan renk renk paludeler.. İsterseniz sade, isterseniz kuruyemişlerle, meyvelerle süsleyerek yiyebileceğiz lezzet harmanı..


14

1

ME DEĞERLENDİR SORULARI

Alfabemizde yer alan harflerden eksik olanları tamamlayınız.

3 ( ( ( ( (

Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına D, yanlış olanın yanına Y koyunuz. ) ) ) ) )

Annemin kızkardeşi teyzem olur. Babamın erkek kardeşi eniştem olur. Babamın annesi babaannem olur. Dayımın hanımına yenge deriz. Amcam annemin erkek kardeşidir.

4

2 5

Alfabemizdeki sesli harfleri yazınız. Karışık olarak verilen sözcükleri düzgün cümle halinde yazınız.

Türk alfabesinde olmayan harfler hangileridir?

6

1 J-ç-ı-o

2

x-w-q-ß

3 m-b-u-y

4

ş-t-n-p

Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin etrafındaki denizlerden biridir?

Esra’nın – çok – olmuş – annesi – hasta ...................................................................... evde – görevi – herkesin – bir – vardır ...................................................................... ailem – Türkiye’den – benim – gelmiş ...................................................................... verir – güneş – canlılara – bütün – hayat ...................................................................... Yardım – isterim – fakir – etmek – insanlara

a Hazar Denizi

b

Baltık Denizi

c

d

Karadeniz

7

Azak Denizi

Görme duyusu organı aşağıdakilerden hangisidir?

......................................................................

a göz

b kulak

8

c beyin

d gözlük

İki sözcüğü birleştirerek, bileşik sözcük yapınız.

Ay

bahar ...................................

Son

yolu .....................................

Fener

metre ..................................

Saman

kale ......................................

Kilo

alanı .....................................

Baş

dede .....................................

Ata

rengi .....................................

Kahve

9

Türkiye’yi çevreleyen denizlerin isimlerini yazınız.

............................................................... ...............................................................

10

Ne zaman, ne denir?

1-Gelen misafire

....................................

2-Hastaya

....................................

bahçe ...................................

3-Sabahları

....................................

Hava

türk .......................................

4-Giden misafire

....................................

Çanak

bakan ...................................

5-Hapşırana

....................................


15

RME DEĞERLENDİ SORULARI

11

12

Aşağıdaki noktalama işaretlerinin isimlerini yanına yazınız.

a 4 c 3

( . ) ..................................................... ( , ) ..................................................... ( ? ) ..................................................... ( ! ) ..................................................... ( : ) ..................................................... ( ‘ ) ..................................................... ( ... ) .....................................................

14

“Saklambaç” ka ç heceli bir sözcüktür?

b 5 d 2

13

Aşağıdaki sözcüklerin hangileri özel isim ise yanına X yapınız.

( )

Ahmet

( )

Fransa

( )

Kütahya

( )

Türkiye

( )

soğan

( )

maydanoz

( ) gazete

( )

Avrupa

Aşağıdakilerden hangisi mutfakta bulunmaz?

a

tencere

b

araba

c

çaydanlık

d

bardak

15

Türkiye’nin komşularını yazınız.

...............................................................

16

Aşağıdaki kelimelerin zıt anlamlılarını yazınız.

hızlı-

tok-

gece-

çalışkan-

ölü-

zengin-

akşam-

güzel-

yakın-

iyi-

şişman-

aşağı-

dar-

siyah-

17

Türkiye’nin coğrafi bölgelerini yazınız.

..........................................

............................................................... ............................................................... ............................................................... ............................................................... ............................................................... ...............................................................

..........................................

.......................................

..........................................

.......................................

..........................................

.......................................

..........................................

.......................................


16

AVUSTRALYALILAR‘IN DA ÇANAKKALE ŞARKISI OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?

S

avaş herkes için kötü, herkes için acıdır. Çanakkale Savaşlarında 250 bin Osmanlı askeri ve 250 bin İngiliz, İskoç, İrlandalı, Fransız, Hint, Kuzey Afrikalı, Avustralyalı ve Yeni Zelandalı asker ölmüştür. 500 bin acı annelerin, babaların, kardeşlerin yüreğine düşmüştür. Atatürk savaş sonrası insanların acısını, şu cümleleriyle paylaşmıştır. ‘Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar... Burada bir dost ülkenin toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar. Gözyaşlarınızı dindiriniz.

Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.‘‘ Bu acı her ülkede sanata, müziğe yansımıştır. Hepimiz “Çanakkale içinde vurdular beni” diye başlayan Çanakkale Türküsünü biliriz. Peki Avustralyalılar‘ın buna benzer bir şarkısı olduğunu biliyor muydunuz. Avustralyalı şarkıcı Eric Bogle’nin “The Band played Waltzing Matilda” şarkısının orijinal halini ve Türkçe çevirisini sizin için derledik. İsterseniz Youtube’dan da bu acıklı şarkıyı dinleyebilirsiniz. STUTTGART-Ertan DEREN (Öğretmen)

EN GÜZEL GÜNÜM

Çok heyecanlıyım. Çünkü bugün doğum günüm. Sabah güneşle birlikte uyandım. Hemen üstümü giyinip aşağıya koştum. Ama hiç kimse uyanmamıştı, o yüzden koltuğa oturdum ve en sevdiğim kitaptan okudum, çok heyecanlıydı. İçinde kızın köpeği varmış ve kızı kurtarmış „Ah benim de köpeğim olsa“ dedim. O anda annem aşağıya geldi. Beni görünce yanağımı öpüp „Doğum günün kutlu olsun canım benim“ dedi. Dün cupcakeler (muffin) yapmıştı, onları elime verip kapıyı açtı. Araba ile okula götürdü. Arkadaşlarım beni görünce

„Doğum günün kutlu olsun“ diye sarıldılar bana. Okul bitince eve gittim. Her yer balonlarla doluydu. Halam babaannem ve dedem de gelmişti. Bana hediyeleri vardı, çok sevinmiştim fakat en güzel hediye annem ve babamdan gelmişti. Büyük bir kutunun içinden küçük ve tatlı bir köpek yavrusu vardı. Çok mutlu olmuştum. İsmini Kitmir koydum. Hayallerim gerçek olmuştu. Kim istemez ki böyle bir doğum gününü.

Açelya Neva OZAN

Hans Multscher Gymnasıum 5. Sınıf Öğrencisi (LEUTKİRCH)


17

Gezeleim Görelim Almanya‘dan bir şehir

MÜNCHEN

München wurde 1158 erstmals urkundlich erwähnt. 1255 wurde die Stadt bayerischer Herzogssitz, war ab 1328 kaiserliche Residenzstadt und wurde 1506 alleinige Hauptstadt Bayerns.

M

ünchen ist die Landeshauptstadt des Freistaates Bayern. Sie ist mit rund 1,5 Millionen Einwohnern die einwohnerstärkste und flächengrößte Stadt Bayerns und nach Berlin und Hamburg die nach Einwohnern drittgrößte Kommune der Bundesrepublik Deutschland und die zwölftgrößte der Europäischen Union. Sie ist die größte Stadt Deutschlands, die kein Stadtstaat ist. Ende Oktober 2015 betrug die melderegisterbasierte Einwohnerzahl 1.517.868 Personen, womit München mit rund 4.850 Einwohnern je Quadratkilometer die am dichtesten bevölkerte Gemeinde Deutschlands sowie mit 519 m ü. NN dessen höchstgelegene Großstadt ist. Darüber hinaus ist München für die höchsten Preise für Mietwohnungen in Deutschland

bekannt. Die Landeshauptstadt München ist eine kreisfreie Stadt, zudem Verwaltungssitz des die Stadt umgebenden gleichnamigen Landkreises sowie des Landratsamtes München, des Bezirks Oberbayern und des Regierungsbezirks Oberbayern. Die Stadt ist außerdem Zentrum der Planungsregion München, in der mehr als 2,7 Millionen Menschen leben und der europäischen Metropolregion München mit rund 5,7 Millionen Einwohnern.

München ist Sitz zahlreicher nationaler und internationaler Behörden sowie wichtiger Universitäten und Hochschulen, bedeutender Museen und Theater. Durch eine große Anzahl sehenswerter Bauten, internationaler Sportveranstaltungen, Messen und Kongresse sowie das Oktoberfest ist München ein Anziehungspunkt für den Tourismus.


20

RUHSAR‘IN TİYATRO DÜNYASI

HANSEL VE GRETEL SİZİ BEKLİYOR! Merhaba küçük tiyatro severler, “Hansel ve Gretel“ masalını biliyorsunuz değil mi? Hani Grimm kardeşlerin yazmış olduğu. Yönetmen Clara Kalus, Heidelberg Şehir Tiyatrosu’nda sizler için bu

oyunu sahnelemiş. Gretel‘i Hye Sung Na ve Hansel‘i Elizabeth Auerbach oynuyor. Sahne de sihirli çok şirin bir ormanın içinde masalı oynuyorlar. Grimm kardeşlerin anlatımındaki gibi korkutucu, hüzünlü değil. Tam tersine hoş ve zevkli. Işıklandırma, müzikli, çocuk korosunun seslendirdiği güzel şarkılar ile dopdolu bir tiyatro oyunu sizleri Heidelberg‘de bekliyor. İyi seyirler diliyorum.

Ruhsar GÜMÜŞDAL (Oyuncu - Yazar)

AİLE VE KADIN BAKANINDAN „OY KULAN“ ÇAĞRISI

F

ellbach Türk İşçi Derneği lösemili çocuklar yararına yardım gecesi düzenledi. Baden-Württemberg Eyaleti Sosyal Hizmetlerden ve Aile ve Kadından Sorumlu Bakan Katrin Altpeter de katılarak destek verdiği geceye Württemberg Türk Veliler Birliği Federasyonu yöneticileri de geniş katılım gösterdi. Gecede Baden Württemberg Türk Toplumu’nun Başkanı Gökay Sofuoğlu ve yöneticileri de, eyalet seçimlerinde Türk kökenli seçmen için başlattıkları „ Oy Hakkını Kullan“ kampanyası tanıtıldı. Bakan Altpeter kampanya hakkında ayrıntılı bilgi aldıktan sonra „Oy Hakkını Kullan“ yazılı pankartın önüne TGBW Yönetim Kurulu üyeleri ve Fellbach Türk Derneği yöneticileri ile geçirerek destek amaçlı bol bol objektiflere poz verdi. Öte yandan Dernek Başkanı Hüse-

yin Babuşçu konuya ilişkin yaptığı açıklamada Schwabenlandhalle’de gerçekleşen ve vatandaşlarımızın geniş katılım gösterdiği akşamda davetliler kemençeler eşliinde geç saatlere kadar bol bol horon tepti. Gecede Onur Şanlı, Yasin Aşık,Hami Aşık, Okan Kaya, kemençede Oktay Şahin, tulumda Emre Pehlivanlar, Tarık İhtiyar, kemençede Mesut Kurt, orgda Murat Sönmez, tulumda Recep ve Ogün Aşık sahne aldı. FELLBACH-ÇOCUKLARIMIZ


21 TÜRKÇE ÇOCUK KİTABI TANITIMI

K

KÜÇÜK PRENS

üçük Prens, Antonie De Saint Exupery tarafından 1943 yılında Newyork‘ta bir otel odasında yazılmıştır. Kendisi de bir pilot olan Fransız yazar, Küçük Prens adlı başka bir gezegenden gelen bir çocuğun gözünden büyüklerin yanlışlarını anlatır. Küçük Prens yayımlandığı günden bu yana milyonlarca insanın kalbini fethetmeye devam ediyor. Küçük Prens’in yaşadıklarını anlıyor, kırgınlıklarına üzülüyor, söylediklerine hak veriyoruz. Gezegenindeki çiçeğiyle pek anlaşamadığı için biraz uzaklaşmaya

karar veren, yolculuğu sırasında Dünya’ya da uğrayan Küçük Prens Sahra Çölü’nde bir pilotla karşılaşır. İşte olan biteni de bu pilot anlatır bize. Kimdir Küçük Prens, neden sürekli sorular sorar, çiçeğiyle neden anlaşamamıştır, gittiği diğer gezegenlerde kimlerle karşılaşmıştır ve neler öğrenmiştir? Bu öyküyü dinlerken Küçük Prens’in yaşadıkları ve öğrendikleri sayesinde hayatımıza tekrar bakıyoruz ve yaşamı anlamlandırmada ‘ne kadar da büyüdüğümüzü” görüyoruz. Küçük Prens’in de dediği gibi “Büyüklere her şeyi açıklamak gerekir zaten.”

Kitap aslında bir masal gibi dursa da hem çocukların hem de özellikle büyüklerin okuyup anlamlar çıkarması gereken bir kitap. Kitap, büyüklerin hatalarına, yaptıkları yanlışlıklara eleştirel göndermeler yapıyor. İnsanların büyüdükçe çocuk ruhunu nasıl unuttuklarını anlatıyor. Kesinlikle yaşarken okunması gereken kitapların başında geliyor.


22 12 yaş üzerindeki üzleyiciler için olan film 24 Mart’ta vizyona girecek.

BATMAN SÜPERMAN’E KARŞI:

İ

ADALETİN ŞAFAĞI

mkansızı başardılar, iki mükemmel karakter Batman ve Süperman harika bir film de biraradalar. Yapıları, karakterleri ve düşünce biçimleri nedeniyle bu iki karakter asla karşı karşıya gelmezler, derdik bakalım nasıl olacak. Bu iki karakterin bir filmde buluşması filmi gerçekten de mükemmel kılıyor. Bu iki karakterin film içinde nasıl bir senaryo izledikleri bütün izleyicilerin beyninde gerçekten merak uyandırdı. Süperman’i uçak kadar hızlı hatırlıyoruz ve gene Batman’in de bundan geri kalır hiçbir yanı yok. Batman v Superman Dawn of Justice 2016 filmi gelmiş geçmiş en iyi, gişeleri yerle bir edecek film olmayı planlıyor. Süpermen çelikten daha üstün bir vücu-

FİLMİN ÖZETİ

M

da ve demirden daha sert düşmanlarını korkutan yumruklara sahiptir. Bu Süperman’in diğer insanlardan en büyük farkıdır. Herkesin merakla beklediği bu iki karakter karşı karşıya geldiğinde neler olacak. Hepimizi bol aksiyonlu mükemmel bir film bekliyor. İlk kez böylesine büyük iki kahraman karşı karşıya geliyor . Bu durum şimdiden izleyiciler arasında tartışma konusu oldu. Kim daha güçlü ya da kim daha iyi , kim kimi alt eder gibi konuşmalar şimdiden başlamış durumda. Bakalım hepimiz merak ediyoruz çelik vücudu ve demir yumruklarıyla Süperman mi yoksa teknolojik aletleri ve sivri zekasıyla Batman mi üstün gelecek?

an of Steel‘daki büyük mücadelenin ardından Metropolis tam bir enkaza dönmüştür. Bu yeni de dünya düzeninde Superman iştir. tartışılan bir figür haline gelm geBazıları için hala umudun sim k si olan kahraman, sayısı gidere artan bir kesim tarafından ise dünyanın varlığına en büyük tehdit olarak görülmektedir. zararlı bulanlardandır Bruce Wayne de Superman‘i ltebilmek için Gotham‘da ve onun verdiği zararları düze itibaren birbirinden Metropolis‘e gelir. İlk andan mücadele amansız olur. hoşlanmayan ikili arasındaki

OYUNCULAR Filmin rejisörlüğünü usta yönetmen Zack Snyder üstleniyor. Oyuncuları ise şu isimlerden oluşuyor: Ben Affleck , Amy Adams , Laurence Fishburne , Jesse Eisenberg , Henry Cavill, Jeremy Irons, Holly Hunter, Callan Mulvey, Tao Okamoto, Ray Fisher, Scoot McNairy, Jeffrey Dean Morgan, Jason Momoa, Jena Malone.


‚ATATÜRK OLMAK İÇİN YARIŞTILAR’

D

ietenheim Türk Veli Derneği Çocuk Tiyatro Grubu, „Çanakkale‘den Kurtuluş‘a“ oyununu sahneye koymak için provalarına devam ediyor. Öğretmenleri Mustafa Harman‘ın uyarladığı ve yönettiği oyun, 10 Nisan‘da sahnelenecek. Oyunla ilgili Çocuklarımız’a konuşan öğretmen Harman „Çanakkale Savaşı sırasında yaşanan bir olaydan yola çıkılarak hazırlanan oyunun içeriğinde, savaşla ilgili ayrıntılı bilgi de veriyoruz. 3 Çanakkale oyunundan bir derleme. ‘TİYATRO İLE KÜLTÜRLERİNİ TANIYORLAR’ Çocuklar canla başla rollerini ezberliyorlar. Hepsi asker kıyafetiyle oynamak istiyorlar. Roller dağıtılırken hepsi de Atatürk olmak için yarıştı. Öğretmen olarak çok

A

23

gurur duydum. Ama bir tane Atatürk var. Bu oyunda oynayan her çocuk A’dan Z’ye Çanakkale Savaşı’nı öğrenmiş olacak. Tiyatro aracılığıyla öz kültürlerini de tanıyorlar. Ayrıca tiyatro yoluyla Türkçe’deki kelime hazineleri de gelişiyor“ dedi. 2. sınıftan 10. sınıfa kadar öğrencilerin yer aldığı oyunda Sedef Karagöz, Zelal Asatekin, Sara Erdem, Berfin Erdem, Ceylan Gümüş, Mihriban Gümüş, Barış Hüseyin Gümüş, Selim Schumacher, Ensar Enes Şentürk, Tuana Öztek, Emirhan Uslu, Kürşad Karakoç, Timur Demirkaya, Mert Karagöz ve Samet İbrahim Hançer rol alıyor. “Çanakkale’den Kurtuluşa“ adlı oyun Dietenheim Stadhalle’de saat 15’de sergilenecek. ULM - ÇOCUKLARIMIZ

ULM’DA MÜZİK ŞÖLENİ

lmanya’nın Ulm kentinde müzikseverler hem Türk Halk Müziği’ne hem de Türk pop müziğine doydular. Ulm Türk Okul Aile Birliği’nin girişimleriyle düzenlenen gecede Bodensee Türk Halk Müziği Korosu, ünlü türkücü Songül Elegez Bektaş yönetiminde sevilen şarkıları seslendirdi. Cümbüş, ney, bendir, darbuka, cajon, klavye, klarnet ve bağlamalar eşliğindeki Bodensee THM Korosu, Ömer Alemdaroğlu’nun koordinasyonunda Ulm’da seyirci ile buluştu. Ardından Türkçe ve Türk Kültürü Öğretmeni de olan Ulm Okul Aile Birliği Başkanı Mustafa Harman zeybek gösterisi ile seyirci karşısına çıktı. Programın ikinci bölünde ise

pop müziği grubu İstasyon, Kayahan’dan Sezen Aksu’ya, Barış Manço’dan Haluk Levent ve MFÖ’ye kadar geniş yelpazede sevilen sanatçıların gönülleri fetheden parçalarını seslendirdiler. Büyük tezahürat gören İstasyon, Ceren Ünlü, Mustafa Harman, Dilara Kaçar, Burak Eker ve Göksel Ayyıldız’dan oluşuyor. Gecenin mimarı Mustafa Harman Türkçe ve Türk kültürünün yaşatılması için müzikten tiyatroya kadar çeşitli alanlarda etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini dile getirdi. ULM-ÇOCUKLARIMIZ


24

Çanakkale Savaşı ÇANAKKALE SAVAŞI Aşağıdaki bulmacada Çanakkale Savaşı ile ilgili önemli kelimeler gizlenmiştir. Bakalım bulabilecek misin!

Aşağıdaki bulmacada Çanakkale Savaşı ile ilgili önemli kelimeler gizlenmiştir. Bakalım bulabilecek misin! A

İ

K

O M

A

E

O

R

K

S

E

D

D

Ü

L

B

A

H

İ

R

A

B

O

O

C

B

B

L

N

M

N

Y

C

R

S

M

C

Z

B

A

D

M

E

B

T

D

X

L

P

C

A

T

A

X

S

A

N

A

G

B

N

C

A

Z

F

S

F

Q

A

Ü

Z

İ

R

X

Y

X

F

L

E

H

L

K

S

M

S

N

Y

İ

Y

V

B

G

T

N

U

S

Z

D

T

E

A

C

K

Y

T

B

F

P

Ş

E

H

İ

T

Y

T

L

Ü

Y

V

T

N

P

A

E

R

J

İ

A

B

R

L

J

X

T

O

G

B

A

J

T

R

A

M

A

U

A

S

G

T

U

Z

Ç

R

C

J

R

U W

Y

S

L

R

T

E

K

S

V

N

S

B

D

J

A

F

M

A

F

İ

K

S

F

X

A

Y

P

I

M Q

G

A

H

B

R

R

L

D

L

S

A

V

E

R

F

M

H

P

N

F

P

B W D

U

V

L

U

E

A

B

L

A

T

R

U

K

Y

T

F

H

Z

Z

U

V

U

L

P

V

A

C

L

T

P

N

İ

R

A

T

Ş

X

Z

D

J

W H

A W O

R

K

O

R

Ş

K

C

U

F

İ

X

A

V

Q

O

S

M

A

N

L

I

K

U

A

N

Y

H

B

I

V

X

R

M

Y

S

E

Y

İ

D

O

N

B

A

Ş

I

L

S

X

U

X

N

N

B

F

Y

V

V

G

E

L

İ

B

O

L

U

D

Ç

A

N

A

K

K

A

L

E

M

H

N

Z

K

R

E

T

E

C

U

K

B

K

F

N

V W R

U

A

T

F

T

L

W U

ANAFARTALAR

DÜNYA SAVAŞI

OSMANLI

ANZAKLAR

GELİBOLU

SEDDÜLBAHİR

ARIBURNU

İSTANBUL

SEYİD ONBAŞI

ATATÜRK

NUSRET

ŞEHİT

ÇANAKKALE

ONSEKİZ MART

YAHYA ÇAVUŞ


25

ÇANAKKALE ZAFERİNİ

L

TİYATRO İLE KUTLAYACAKLAR

angenau Öğrenci Grubu, 18 Mart Çanakkale Zaferi için bir tiyatro etkinliği hazırladı. Şanlıurfa’da sınıf öğretmenliği yapan Mustafa Gümüş’ün yazdığı oyunun adı “Şehitkale Çanakkale”. İzleyenleri Çanakkale Zaferi’nin yaşandığı döneme, o günlerin heyecanına, yürekleri vatan millet sevgisiyle dolu 250 bin Mehmetçiğin, “Çanakkale geçilmez!” diyerek tarihe altın harflerle yazdığı o kahramanlık destanına götüren, şerefli bir destandan kesitler sunan tek perdelik 10 tabloluk dram 20 Mart Pazar akşamı Langenau Stadthalle’de sahnelenecek. Saat 18.30’da başlayacak olan Şehitkale Çanakkale oyununda rol alan öğrencilerin ise şöyle: Marco CIRAK- Albecker Tor Schule (7. Sınıf), Cihan GÖZE- Albecker Tor Schule (7. Sınıf), Semih MADEN- Albecker Tor Schule (7. Sınıf), Emir GÖKMEN- Albecker Tor Schule (7. Sınıf), Ebru KÜSER- Friedrich Schiller Realschule (6. Sınıf), Melina UZUN- Friedrich Schiller Realschule (6. Sınıf), Pelin Eda

B

DEĞER- Friedrich Schiller Realschule (6. Sınıf), Berfin KURT- Friedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Osman ÇEBİŞÇİFriedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Engincan KARAMAN- Friedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Gürkan VELİOĞLU- Friedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Selina VELİOĞLUFriedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Semina HAÇKALI- Friedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Gizem KARAMAN- Friedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Eren ÖZERFriedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Erkan KURKUT- Friedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Ömer ALBAYRAK- Friedrich Schiller Realschule (5. Sınıf), Şemseddin Efe YILMAZ – Albecker Tor Schule (3. Sınıf), Ahmet Selim KAHVECİ – Ludwig Uhland Schule (2. Sınıf). Oyunun teknik sorumluları ise Eyüp Karadeniz (Öğrenci Velisi) ve Deniz Kahveci ( Öğrenci Velisi) (Teknik Destek). Şehitkale Çanakkale, Langenau Türk Dili ve Kültürü Öğretmeni Veysi Yılmaz’ın yönetiminde sahnelenecek. LANGENAU-ÇOCUKLARIMIZ

9. CUMHURİYET KUPASI NEFESLERİ KESTİ

ruchsal Okul Aile Birliği (BOAB) ve Bruchsal bölgesinde görev yapan Türkçe Öğretmenlerinin de katılımıyla 9. Cumhuriyet Kupası düzenlendi. Başlangı. vuruşunu Bruchsal OAB başkanı Gülçin Balıkçı ve Bruchsal Koordinatör öğretmen Yadigar Demirtaş birlikte yaptı. Büyükler kategorisinde kupayı Oberderdingen’i 2-0 yenen Bruchsal kazandı. Küçükler kategorisinde de Bruchsal takımı birinci oldu. En centilmen (Fairplay) takım ödülünü

büyüklerde Bad Schönborn, küçüklerde ise Philippsburg kazandı. Bruchsal bölgesinin en başarılı turnuvasına 17 takım katıldı. Centilmenlik içinde geçen turnuvada ödüller, koordinatör öğretmen Yadigar Demirtaş, BOAB başkanı Gülçin Balıkçı, Türkçe dresi öğretmeni Bora Alioğlu, Mustafa Oruç, Fehmi Bayık, Eyüp Şener, Ayşe Çankaya, Semra Saka, Aydın Keskin ve Ömer Çakır tarafından miniklere verildi. Kaynak: Yaşar SEKBAN-BRUCHSAL


26

Tarihten Sayfalar

AĞRI İSHAK PAŞA SARAYI Türbe Selçuklu kümbet mimarisi üslubunda inşa edilmiştir. Saray bölümü iki kattan oluşmaktadır. 366 oda da bu iki kat içinde yer almaktadır. Her odada taştan yapılmış ocaklar vardır. Taş duvarlardaki boşluklar bütün yapının merkezi bir ısıtma sistemine sahip bulunduğunu göstermektedir. Divan salonu 20x3 m. boyutlarındadır.

İshak Paşa Sarayı şu mimari bölümlerden meydana gelir: 1- Dış cephe, 2- Birinci ve ikinci avlu, 3- Selamlık dairesi, 4- Cami binası, 5- Aşevi (Darüzziyafe), 6- Hamam, 7- Harem dairesi odaları, 8- Merasim ve eğlence salonu, 9- Takkapılar, 10- Cephanelik ve erzak odaları, 11- Türbe binası, 12- Fırın, 13- Zindan, 14- İç mimariden bazı bölümler (kapılar, pencereler, dolaplar, şerbetlikler, şömineler vs.)

İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliyedir. İstanbul Topkapı Sarayı‘ndan sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsüdür. Doğubeyazıt İlçesi‘nin 5 km. doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan Saray, Osmanlı İmparatorluğu‘nun Lale Devrindeki son büyük anıt yapısıdır. 18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılış tarihi Hicri 1199, Miladî 1784‘tür.

Mimarisi nasıl?

Saray Osmanlı, Fars ve Selçuklu uygarlığının mimari üslubunu bünyesinde toplayan bir özellik taşır. Cildıroğullarından II. İshak Paşa ile Çolak Abdi Paşa‘ca 1685‘te yaptırılan saraya, 1784‘te son şekil verilmiştir. Yapı yaklaşık olarak 115 x 50 m. ölçülerinde bir alana kurulmuştur. Kesme taştan yapılan sarayın doğu cephesindeki portalı kabartma ve süslemeleriyle Selçuklu sanatının özelliklerini yansıtır. Saray iki avlu ve bu avluda bulunan yapılar topluluğundan meydana gelmiştir. Birinci avludaki yapıların bazıları yıkılmıştır. Dört tarafı yapılarla çevrili ikinci avlu dikdörtgen planlıdır. Girişe göre sağ tarafta selamlık ve onun arkasında haremlik vardır. Bunların sonunda cami ve türbe bulunmaktadır.


27 relim

Gezelim Gö

ARNAVUTLUK

A

rnavutluk’un üçte ikisinin yüksekliği 1000 m.’den çoktur. Basık kıyı yöreleri Akdeniz iklimi alanıdır. Kıyılarda oldukça geniş bataklıklar da vardır. Tepeler çam, kestane ve meşe ormanlarıyla kaplıdır ve vadilerle bölünmüştür. Yüksek dağların iklimi, karasaldır. Kuzey Arnavutluk dağlarının (2700 m.) yüksek bölümlerinde sivri kaya kitlelerinden oluşan tepeler, buz yalaklan (sirkler), buzul vadileri ve morenler vardır. Bunlar, Buzul Çağı’mn kalıntılarıdır. Yağışlar bolca olduğu için yüksek dağ bitkileri basamağı, elverişli dağ otlakları değerindedir. Daha güneyde daha çok kalkerlerden oluşmuş dağlar arasında derinliği 220 m.’ye kadar değişen bir sıra çukurlar bulunur. Ülkenin önemli akarsuları Drin, Mat, İslın. Ergen. Shkumbi (şkumbi), Seman ve Vilöse’dir. Arnavutluk’un sınırlarında üç büyük göl vardır: Skutarı gölü, Chrid, Prespa.

Arnavutluk yüzyıllarca Osmanlı imparatorluğunun egemenliği altında kalmıştır. Halkının üçte ikisi Müslüman, geri kalan bölümü Hıristiyan’dır.

rnavutça A : i Resmi Dil : Tiran ti n n e Başk : 2,4 m2 ilyo Nüfusu 8 748 km ü : 2 ek‘i Yüzölçüm Arnavut L : i im ir B vya, a Par : Yugosla ı r doğu Komşula iya denizi r d A . n ta Yunanis kıyısında Ülkenin yeraltı zenginlikleri petrol, bakır, demir, krom, linyit ve asfalttır. Dar vadilerin ağızlarında, sarp kayalıklar üzerinde eski kaleler ve bunların eteklerinde, Işkodra, Tirana, Elbasan, Granş ve Berat gibi eski pazar kentleri vardır. Kıyı düzlükleri, küçük ekim dikim alanlarıdır. Dağlık bölgede nüfus çok seyrektir. Evler, kule biçiminde ve az pencerelidir.

Arnavutluk, dış ülkelere maden filizleri, tütün, deri, yün, zeytin, kayısı, üzüm satar. Alışveriş yaptığı başlıca ülkeler; Çin. Çekoslovakya. Polonya, Doğu Almanya, İtalya’dır.


26 28

H H

GAZETECİLİK

H

H H

H

İ R E L K E MESL LIM A Y I N TA

Y

azılı basında, haberin kaynağından basım ve yayın aşamasına kadar olan işlemlere ilişkin temel bilgi ve becerileri kazanmış nitelikle elemanlar yetiştirilir ve bu alanda araştırma yapılır. Bu bölümün mezunları genellikle basın yayın kuruluşlarında görev alırlar.

ri kazanmış nitelikli eleman yetiştirmek ve bu alanda araştırma yapmaktır.

Gazetecilik Programında Okutulan Belli Başlı Dersler: Gazetecilik programının 4 yıllık eğitim süresinin ilk yıllarında sosyoloji, psikoloji, siyasi tarih vb. temel sosyal bilimler ile ekonomi, hukuk ve istatistik Gazetecilik Programının Amacı: alanlarında dersler okutulur. Sonraki Gazetecilik programının amacı, yazılı yıllarda ise gazetecilik, fotoğraf, basın basında haberin kaynağından basım ekonomisi ve işletmeciliği, basın-yayın ve yayın aşamasına kadar olan tekniği ve bilişim alanlarında dersler Beyza işlemlere ilişkin temel bilgi ve becerile- verilir ve uygulamalar yaptırılır. Kaynak: Çocuk Kulübü

Gazetecilik İçin Gereken

Nitelikler:

Gazetecilik programına girmek isteyenlerin normalin üstünde sözel yeteneğe sahip, sosyal araştırmalara meraklı, başkaları ile iletişim kurmaktan hoşlanan, girişken ve ısrarcı kimseler olmaları beklenir. Bu alanda çalışacak kimseler iyi bir gözlemci olabilmelidirler. Gazetecilik programını düşünen öğrencilerin kendilerini Türkçe-Kompozisyon, yabancı dil ve sosyal bilimler alanında iyi yetiştirmeleri, mümkünse bir okul gazetesinde yazı yazarak kendilerini sınamalıdırlar.

Muhabirlerin Çalışma Alanları: Gazetecilik programını bitirenler genellikle basın yayın kuruluşlarında görev alırlar. Gazetecilik ekonomik koşullardan çok çabuk etkilenen bir sektör olduğundan, mezunların iş bulma şansı ülkenin ekonomik gelişmişliği ile çok sıkı ilişkilidir. Bununla birlikte, alanında çok iyi yetişmiş bir kimsenin her türlü koşulda işsiz kalamayacağı söylenebilir.


29

ÜNLÜ MACAR YAZAR İMRE TOROK’LA SÖYLEŞİ İmre Torok Maceristan’da doğmuş ve Almanya’ya küçük yaşta mülteci olarak gelmiş. 1990 yılından beri Almanya’da yaşıyor. Berlin ve Ankara’da yaşamış ama daha fazla Almanya’da kalmış. Halen Almanya’nın Leutkirchen yakınlarında yaşamını sürüdürüyor. Annesinin adı Gerti Michaelis Rahr. Yazar olmaya nasıl karar verdiniz? Benim genç yaşlardan itibaren yazar olma isteğim vardı. Okul yılLarında makaleler ve şiirler yazardım. İlerleyen eğitim yıllarımda hikayeler yazmaya başlamıştım. Eğitimimi tamamlayıp Öğretmenlik mesleğini seçmeye karar verdim. İlk iki kitabımı yazıp bastırdıktan sonra Öğretmenlik mesleğini bırakıp, yazar olmaya karar vermiştim. Bize de yazar olmayı tavsiye eder misiniz? Evet, Okumayı ve yazmayı seviyorsanız tabii, deneyebilirsiniz. Önce hobi olarak başlayabilirsiniz veya gazeteler için yazabilirsiniz. Ve sonra yazmayı seviyorsanız tabii ki neden olmasın? Hangi konularla ilgili yazıyorsunuz? Değişik şeyler yazıyorum. Mesela, aşkla ilgili, savaşla ilgili veya bir yolculukla ilgili. Kaç kitap yazdınız ? 30’dan fazla kitap yazdım!

Ne tür hobileriniz var? Müzik dinlemek, bisiklet sürmek, gezmeye çıkmak, kayak kaymak, kitap okumak, yüzmek. Türkiye hakkında neler biliyorsunuz? Çok şey biliyorum ve Türkiye’yi çok seviyorum. Örneğin bazı illeri tanıyorum.İstanbul‘a, Ankara’ya, Kapadokya’ya ve başka yerlere de gittim.Tarihi eserlerin olduğu, antik bölgeleri de gezdim. Türk mutfağının lezzetlerini tatdım ve çok beğendim. Türkiye’ye işim dolayısıyla da gitmiştim. Ve bir daha gitmeyi düşünüyorum. Türkiye’de yazar arkadaşlarım da var. „Çocuklarımız“ dergisini nasıl buldunuz ? Çok güzel buldum. Çünkü Türkçe ve güzel yazılmış. Gelecekle ilgili ne gibi planlarınız var? İleriki yılarımda Hacettepe Üniversitesi’nde belki öğretim görevlisi olmayı ve Almanca dersi vermeyi düşünüyorum.

Aliya Sude KAPLAN

Hans Multscher Gymnasium 6. Sınıf Öğrencisi (LEUTKİRCH)

Atatürk ve silah arkadaşlarının Çanakkale Cephesine gitmesine yardım ediniz. Yolda karşınıza çıkan harflerden oluşan cümleyi bulunuz.

ÇANAKKALE SAVAŞI Aşağıdaki bulmacada Çanakkale Savaşı ile ilgili önemli kelimeler gizlenmiştir. Bakalım bulabilecek misin!

A

İ

K

O M

A

E

O

R

K

S

E

D

D

Ü

L

B

A

H

İ

R

A

B

O

O

C

B

B

L

N

M

N

Y

C

R

S

M

C

Z

B

A

D

M

E

B

T

D

X

L

P

A

C

A

T

X

S

A

N

A

G

B

N

C

A

Z

F

S

F

Q

A

Ü

Z

İ

R

X

Y

X

F

L

E

H

L

K

S

M

S

N

Y

İ

Y

V

B

G

T

N

U

S

Z

D

T

E

A

C

K

Y

T

B

F

P

Ş

E

H

İ

T

Y

T

L

Ü

Y

V

T

N

P

A

E

R

J

İ

A

B

R

L

J

X

T

O

G

B

A

J

T

R

A

M

A

U

A

S

G

T

U

Z

Ç

R

C

J

R

U W

Y

S

L

R

T

E

K

S

V

N

S

B

D

J

A

F

M

A

F

İ

K

S

F

X

A

Y

P

I

M Q

G

A

H

B

R

R

L

D

L

S

A

V

E

R

F

M

H

P

N

F

P

B W D

U

V

L

U

E

A

B

L

A

T

R

U

K

Y

T

F

H

Z

Z

U

V

U

L

P

V

A

C

P

R

L

T

N

İ

R

A

T

Ş

X

Z

D

J

W H

A W O

R

K

O

Ş

K

C

U

F

İ

X

A

V

Q

O

S

M

A

N

L

I

K

U

A

N

Y

H

B

I

V

X

R

M

Y

S

E

Y

İ

D

O

N

B

A

Ş

I

L

S

X

U

X

N

N

B

F

Y

V

V

G

E

L

İ

B

O

L

U

D

Ç

A

N

A

K

K

A

L

E

M

H

N

Z

K

R

E

T

E

C

U

K

B

K

F

N

V W R

U

A

T

F

T

L

W U

ANAFARTALAR

En sevdiğiniz kitaplar hangileri? Die Sterne Eğer = çünkü orada doğduğum için seviyorum. Küçük Prens = Antoine de Saint exüpery Yaşar Kemal = Mehmet için

DÜNYA SAVAŞI

OSMANLI

ANZAKLAR

GELİBOLU

ARIBURNU

İSTANBUL

SEYİD ONBAŞI

ATATÜRK

NUSRET

ŞEHİT

SEDDÜLBAHİR

ÇANAKKALE

ONSEKİZ MART

YAHYA ÇAVUŞ

Sorular

Cevaplar

En çok hap nerede satılır?

Ağrı

ağın kırkay Anne orulduğu y k o ç idir? en angis gün h

ın kların Çocu yıkadığı rını ayakla gün

Tavuklar en çok r? hangi ülkeyi seve

Mısır

Kelime Bulmaca Labirent Bulmacanın çözümleri


30

Labirent Bulmaca Atatürk ve silah arkadaşlarının Çanakkale Cephesine gitmesine yardım ediniz. Yolda karşınıza çıkan harflerden oluşan cümleyi bulunuz.

En çok hap nerede satılır?

n ayağı k r ı k Anne orulduğu ky en ço ngisidir? a gün h Tavuklar en çok r? hangi ülkeyi seve

Haydi çocuklar, iki resim arasındaki 10 farkı bulalım.


31

DEĞERLERİMİZ

HULUSİ KENTMEN Z

amanın Bulgaristan Krallığı’na bağlı Tırnova şehrinde 20 Ocak 1912’de doğan Hulusi Kentmen, sinema oyunculuğunun yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli bir astsubaydır da aynı zamanda!

T

T

onton dede, pos bıyıklı sevimli aile büyüğü, fabrikatör baba, komiser ve hakim tiplemeleriyle tanıdığımız “pos bıyıklı iyi adam” Hulusi Kentmen, 1942’deki Sürtük filmiyle sinema oyunculuğuna başlar. Sadece 1971 yılında 18 tane filmde oynayan Kentmen sinema kariyeri boyunca 228 film ve 2 dizide boy gösterir. İlk olarak “Hisse-i Şaiya” oyunuyla profesyonelliğe adım atmıştır. Şimdilerde İzmir’de adına bir park mevcuttur.

onton Hulusi Kentmen’in oynamadığı kimi Türk filmlerinde dahi; evde, duvarda çerçevelenmiş bir fotoğrafı bulunurdu. Hulûsi; saf, halis, içi temiz, içten, candan manasına gelmekte. Aynen yazdığımız gibi halk nazarında içten bir duruşa sahip. Babacan komiser, dert ortağı meyhaneci, esnaf ya da iş adamı ise dürüsttür Kentmen. Sinemaya adım attığı ilk yıllarda İstiklal Madalyası (1948), Şehitler Kalesi (1949), Estergon Kalesi (1950), Zülfikârın Gölgesinde (1950), Barbaros Hayrettin Paşa (1951) gibi tarihi filmlerde rol almıştır. Yorgun Savaşçı (1978) ve Acımak (1985) ise rol aldığı iki televizyon dizisidir.


32

Haydi Boyayal覺m


33

TÜRKÇE FİLM KEYFİ

U

lm kentindeki Türk öğrenciler ve veliler öğretmenleri Mustafa Harman ile birlikte Türkçe film keyfi yaşadılar. Ulm Türk Okul Aile Birlikleri Derneği, sınıf içi etkinliklerinde başarılı olan öğrencilerle, karikatür yarışmasında dereceye giren çocukları, aileleri ile birlikte Türkçe film etkinliğinde buluşturdu. AMAÇ DERS DIŞINDA DA ANADİLE TEŞVİK “Dedemin Fişi” filmini hep beraber izleyen veliler ve çocuklar güzel bir akşam geçirmekten dolayı mutlu olduklarını ifade ettiler. Dernek Başkanı ve Türkçe ve Türk Kültürü Dersi Öğretmeni Mustafa Harman, etkinliğe 40 veli ve çocuğun katıldığını, amaçlarının Türkçe dersi dışında da anadile yönelik sosyal ve kültürel faaliyetleri çoğaltmak olduğunu, bu yönde çalışmalara devam ettiklerini söyledi. ULM - ÇOCUKLARIMIZ

FİLMİN KONUSU

vilen programı Televizyon ekranlarının se araya getiren Güldür Güldür ekibini bir ayesi Yılmaz Dedemin Fişi filminin hik ise Meltem Erdoğan‘a, yönetmenliği pımcılığını Bozoflu‘ya ait. BKM‘nin ya in başrollerinde üstlendiği Dedemin Fişi‘n Borak, Erdem Ali Sunal, Alper Kul, Özge Buldu, İrem Sak, Yener, Doğa Rutkay, Onur Ayşen Gruda Onur Atilla, Uğur Bilgin ve m Malatyalı Çirci gibi isimler yer alıyor. Fil i konu alıyor. Ailesi’nin miras serüvenin


34

Eşeğe Yazık Olur

Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyip onlara eziyet eden köylülerine iyi bir ders vermek istemiş. Bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına vurmuş, öyle geziyor. Şaşırıp sormuşlar : - Yahu Hoca Efendi, hem eşeğin üzerindesin, hem çuvalı sırtında taşıyorsun. Nasıl bir iş bu ? Hoca cevabı yetiştirmiş hemen : - Zavallı hayvan, demiş. Zaten gece gündüz demeden hizmet ediyor bana. Sırtına bindiriyor, yüklerimi taşıyor, değirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvalı da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sırtıma.

Saat Neden Geride

Öğretmeni Temel‘e sordu: -Söyle bakalım Temel... Amerika‘da saatler Avrupa‘ya göre neden 5 saat geridir? Temel cevabı bilmese de yine hazır cevaplılığını konuşturur: -Amerika daha geç keşfedildi da ondan öğretmenum :)

Lüzum yokmuş!

Öğretmen sınıfta ders anlatırken çocuklara sormuş:

-Anneniz sizi çarşıya yolladı, bir kilo patates iki kilo domates, bir paket tuz, yardım kilo da beyaz peynir al, dedi. Patatesin, domatesin, tuzun peynirin fiyatlarını biliyorsunuz, daha önceki derste bu üniteyi işlemiştik. Şimdi hesaplayın bakalım, bakkala ne kadar vermemiz gerekiyor? Bütün talebeler oturmuş hesabını yapmış, toplamış, defterlerine bir

güzel yazmışlar. Ama çocuğun biri hiç birşey yazmadan öyle oturuyormuş, öğretmen merak etmiş: -Oğlum sen niye yazmıyorsun? -Lüzum yok öğretmenim.. -O ne biçim laf! Ne demek lüzum yok! Çocuk gülümsemiş: -Öğretmenim benim babam bakkaldır, biz böyle şeylere para vermeyiz. :)

???


DİKKAT EKSİKLİĞİ DERS ÇALIŞMAYA ENGEL OLUYOR

S

evgili çocuklar, derslerde çabuk sıkılıyor, dikkatinizi veremiyor, evde ders çalışırken zorlanıyorsanız bu dikkat eksikliğinin belirtisi olabilir. Dikkat eksikliği sadece dikkati verememekle olmaz. Çok sevdiğim bir danışanım vardı. 11 yaşında dersin başına oturduğumda „Ben ben olmuyorum, içime bir sıkıntı basıyor“ diyordu. „Tüm iyi niyetimle oturuyorum, annemler mutlu olsun diye çalışmak istiyorum ama içimin sıkıntısı çalışmamı engelliyor dersin başında oturamıyorum“ diyordu. Siz de böyleyseniz... Derste öğretmeni dinlerken dalıp gidiyorsanız, sınavlarda en zor soruları yapıyor en kolay sorularda zorlanıyorsanız bu dikkat eksikliğinin belirtisi olabilir. Dikkat eksikliği hiç dikkati verememek değildir. Dikkatinizi verebilir ama bir süre sonra gittiğini görürsünüz. Kısa süre verdiğinizde işe yarar ama sonrasında sürdüremediğiniz için dersin başında oturamaz, sıkılır gezinme ihtiyacı duyarsınız. Anne babanız bu durumu bilmiyorsa size kızar , çalışmıyorsunuz diye sizi tembellikle suçlar. Onlara bu durumunuzu açıklayın, sıkıldığınızı dersin başında oturamadığınızı onlara anlatın. Bilgisayarın, cep telefonunun başında uzun zaman geçirebilmeniz onları yanıltmasın. Dersin başında on dakika oturamazsınız ama cep telefonu ile saatlerce oyalanabilir, arkadaşlarınız ile yazışabilirsiniz. Bu dikkat eksikliğinizin olmadığı anlamına gelmez. Sınavlarda dikkat eksikliği daha da çok belli olur. Kısa süreli ve az sorulu sınavlarda başarılı olursunuz. Süre uzayıp soru sayısı arttığında bu başarınız düşer. Bir saatten sonra dikkatiniz

35

giderek düşer ve bildiğiniz soruları yanlış yaparsınız. Bildiğiniz sorularda „Ben biliyorum“ diyerek hemen cevapladığınızda hata yapma şansınız yüksektir. Zor sorularda ise biraz durup düşünmek bu soruları doğru yapmanızı getirecektir. Anne babanız sizi dikkatli olmanız için sıkı sıkıya uyarabilir ama sınava girdiğinizde bu uyarılar aklınızdan uçup gider. Sizi tembellikle suçlarlar ama siz tembel değilsiniz. Bu durumunuz çözüldüğünde güzelce çalışıp, başarılı olabilirsiniz. Notlarınız zaten kötü değildir ama ana babanız size „Daha başarılı olabilirsin. Biraz daha çok çalışsan“ diye laf edebilirler. Bunları duyunca daha çok üzülürsünüz. Yukarda yazdıklarım size uyuyorsa ailenizle konuşun, dikkatinize bir baktırsınlar. Gerekiyorsa yardım alsınlar. Siz de bunun yanında yapabildiğiniz kadar spor yapın , spor bu işin en iyi çarelerinden biridir. Sıkılmanızı alır. Daha rahat dersin başına oturabilirsiniz. Bir fotoğrafa 3-4 saniye bakıp sonra fotoğrafı kapatın ve aklınızda kalanları yazın . bunu günde iki kere yaparsanız daha da başarılı olursunuz. Son olarak da uzun süreli sınavlarda yarım saatte bir gözlerinizi kapayıp yarım dakika durun . O anda gözünüzün önüne bir sinema perdesi getirin. Bembeyaz sayfaya düşünceler gelse bile onların gitmesini bekleyin. Göreceksiniz zihniniz daha iyi olacak, dikkatsizlik sizin başarınızı engellemeyecek. Başarı dileklerimle hoşça kalın. Soru ve katkılarınız için syurdakul@psikiyatri.com


Cocuklarimiz mart 2016  
Cocuklarimiz mart 2016  
Advertisement