Page 1

Haziran-Temmuz 2016 Sayı 21

www.intowndergisi.com

YALNIZ PERILER ŞAHITTI Kapadokya

GÖKTÜRK’TE KAHVALTI KEYFI

YAZ OKULLARI FERMAN AKGÜL: DUBAİ RÜYASI RÜZGARIN GÖTÜRDÜĞÜ YERDE BULUŞANLAR: YELKEN

AYHAN SİCİMOĞLU Hastasıyız!


BÜYÜKDERE SEDATKENT SİTESİNDE 5 ODA 2 SALON 550 M2 BOĞAZ MANZARALI VİLLA 10.000 USD

SELENIUM COUNTRY SİTESİNDE 5 ODA 1 SALON 301 M2 ÖZEL DEKORASYONLU BAHÇE TRİPLEKSİ 890.000 USD

KEMER COUNTRY’DE 6 ODA 1 SALON 450 M2 TAM MÜSTAKİL VİLLA 2.900.000 USD

KEMER COUNTRY’DE 5 ODA 2 SALON 450 M2 BÜYÜK BAHÇELİ VİLLA 8.000 USD

SIRA EVLER SİTESİNDE 4 ODA 2 SALON 330 M2 TERASLI EN İYİ KONUMDA ÇATI DUBLEKSİ 590.000 USD

ARKETİP EVLERİ 2.ETAP’TA 3 ODA 1 SALON 178 M2 BÜYÜK BALKONLU 600.000.-USD

KEMER COUNTRY’DE 7 ODA 2 SALON 800 M2 TAM MÜSTAKİL VİLLA 4.800.000 USD

KEMER LİFE 21’DE 4 ODA 1 SALON 187 M2 BÜYÜK YAN TERASLI ARA KAT 725.000 USD

KEMER HİLL SİTESİNDE 3 ODA 1 SALON 210 M2 ÇOK BAKIMLI 650.000 USD

İSTANBUL ZEN SİTESİNDE 4 ODA 1 SALON 220 M2 BAHÇE DUBLEKSİ 840.000 USD

KEMER CITY 1. ETAP’TA ÇOK BAKIMLI 4 ODA 1 SALON 230 m2 ÇATI DUBLEKSİ 550.000 USD

intown

1


od o G music

&

food

da n ı k k a h z ı m i ı z r i a b l n am çi i r g k o a r Tüm p el bilgi alm ız. n günc arayı Kemerlife Çarşı Göktürk

322 48 22 Paket servisimiz vardır

Canlı müzik performanslarına, özel davetlerinize ve etkinliklerinize ev sahipliği yapıyoruz.

d o o G

&

c i s u m d foo


www.homecouture.com.tr

info@homecouture.com.tr

Göktürk merkez mahallesi Kartal sokak 4/B Göktürk - İstanbul 0212 322 72 73 - 0212 322 72 74

Türk kadınının duygularının yaratıcılığının ve geleneklerinin ifadesi olan el işlerini Dünya ile paylaşmak için kurulan Home Couture tasarımlarında geleneksel oya ve farklı Türk el işlerini kullanarak ev dekorasyon ürünlerini imal eden bir ev tekstil firmasıdır. İstanbul’daki atölyemizde,doğal kumaşlar kullanılarak imal edilen masa,yatak ve banyo tekstil koleksiyonları,büyük bir aile olan Home couture ekibi tarafından tek tek inciler.kristaller ve yarı değerli taşlarla işlenmektedir. Bu girişimin en fazla neticesi ,300’den fazla ev kadınının ailelerine katkıda bulunmalarına yardımcı olabilmemizdir. Lüks dekorasyon ürünlerinin yanı sıra,farklı zevklere hitap eden modern ürünlerle geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Home Couture,Göktürk mağazasıyla tekstil ve ev dekorasyon piyasasında yerini almaya devam edecektir.


MEDICAL DAY SPA

SELÜLIT KABUSUNUZ

11 yıllık tecrübeli ekibimizle... • İnfrared vakum radyofrekans • Lipomasaj • Quantum caci • Lenf drenaj • Selülit masajı • Powerplate • Kavitasyon • Ultrason

Hemen arayın

0 212 322 23 71 - 0 541 360 33 24 www.nudayspa.com

OLMASIN!

Tüm paket uygulamalarımızda

Haziran ayına özel

%20

İNDİRİM

İstanbul Caddesi Gökofis İş Merkezi Kat 4 (İşbankası üstü) Göktürk

0541 360 33 24 - 212 322 23 71 www.nudayspa.com


İÇİNDEKİLER

BMW Motorrad

Borusan Otomotiv BMW Motorrad Distribütörü

18 Ajanda

www.bmw-motorrad.com.tr

22 Röportaj

24

AYHAN SİCİMOĞLU

32

Ayhan Sicimoğlu

30

Akortsuz Düşünceler

Dubai Rüyası

32

Dekorasyon

Teknede Yaşam Bir Başkadır

38

En İyi 5

Bekle Beni Turkuaz!

42

Dosya

Rüzgarın Götürdüğü

Yerde Buluşanlar

Yönetim Yeri Nü Medya Estetik Hizmetleri Ltd.Şti. İstanbul Cad.Gökofis İş Merkezi K.2 Göktürk - Eyüp / İstanbul Tel: 0212 322 23 71 - 322 63 76 Baskı Yeri Şan Ofset Matbacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Hamidiye Mah. Anadolu Cad. No:50 Kağıthane / İstanbul 0212 289 24 24 www.sanofset.com

46

Alışveriş

Alışverişte Mavi Yolculuk

48

İyi Yaşam

Sağlıklı bir Ramazan

için 10 Altın Kural

info@intowndergisi.com www.intowndergisi.com

50

Bizim Cemiyet

Yayın Türü 2 aylık süreli, yerel Basım Yeri ve Tarihi İstanbul, Haziran 2016

38 14 intown

Yayın Sahibi Nü Medya Estetik Hizmetleri Ltd.Şti. info@intowndergisi.com Genel Yayın Yönetmeni Sim Yener sim@intowndergisi.com Editör Başak Duru (Sorumlu) basak@intowndergisi.com Sanat Yönetmeni Metin Özkan Halkla İlişkiler Gülşah Aynacı Müşteri Temsilcisi Çisil Çalı Katkıda Bulunanlar Leyla Asena Arıca, Gül Bozantı, M. Fırat Bingöl, Renin Esmer, Fiona Akkohen, Göknel Dumanlı, Cem Bakaçhan, Hayri Zorlu, Ethel Kebudi, Ferman Akgül Fotoğraf Editörü Fiona Akkohen

Reklam ve rezervasyon için; (0212) 322 23 71 - (0212) 322 63 76

Dergide yayınlanan yazı, fotoğraf ve illüstrasyonların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Yazıların sorumluluğu yazarlara, yayınlanan ilanların sorumluğu ise sahiplerine aittir.

intowndergisi

ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?

Tutkularına yol arkadaşlığı yapacak bir güç ve her maceraya gözün kapalı atılmanı sağlayacak konfor. İkisinin mükemmel birleşimi R1200 GS ve daha fazlası BMW Motorrad Yetkili Satıcıları’nda. Detaylı bilgi için: 0850 252 40 40

/BMWMotorrad.Turkiye

BMWMOTORRADTURKIYE

The Ultimate Riding Machine


İÇİNDEKİLER

78

58

62

Değişim Boyun Germe ve Gıdı Toparlamada Son Trendler Z Kuşağı Yaz Okulları

72 Yaratıcı Anne 76 Sosyal Sorumluluk 78 Röportaj

84

92

94 98

Selen Servi

Gezi Kapadokya Sokak Röportajları Golf Size Ne Hissettiriyor? Gündem Gusto Göktürk’te Kahvaltı Zamanı

NLERİ Ü G R A Z A P İS E CUMART LTI A V H A K F E L L E K MÜ EETDREAMS’DE

108 Moda

SELEN SERVİ

84

Mom Jean

110 Perspektif 113 Yollarda

SW

114 Minik Dostlar 116 Kitap 117 Kısa Kısa 124 Göktürk Rehberi

Rezervasyon için; Tel:

0212 806 44 96 0532 166 49 15

113

16 intown

Göktürk merkez mah. İstanbul cad. Nazlı sokak Countrylife Residence No: B82 Göktürk/İstanbul


EDİTÖR

BİZİ BU HAVALAR İYİ EDER Nikos Kazancakis, şaheseri “Zorba” kitabında şöyle der: “Mutluydum; biliyordum bunu. Bir mutluluğu yaşarken onu kavramamız zordur; ancak o geçip de arkamıza baktığımız zaman, birdenbire biraz da hayranlıkla, ne kadar mutlu olduğumuzu anlarız.” Doğa bugünlerde mutlu olmamız için elinden geleni yapıyor sanki. Yılın en beklenen zamanları… Havanın geç kararmasını fırsat bildiğimiz, açık alanların içimizi açtığı, denizin sanki daha da mavileştiği bu zamanlara ithafen mutlu olmak tam da hakkımız gibi. Kazancakis’in dediği gibi ve bunu, şu an anlamalıyız gibi. Çünkü mutluluklarımızın çoğu havaya endeksli. Gelip geçmeden önce, yağmurun hüznü, karın inziva etkisi yarattığı günler henüz uzakken yazın keyfini çıkarmalıyız. Güneşten aldığımız enerjiyle içimizi ve çevremizi aydınlatacağımız günler geldi işte! O halde şimdi iyi şeylerden bahsetme zamanı… Intown’ın 21’inci sayısının içeriğini oluştururken bu heyecan vardı içimizde. Yaza yakışır bir sayıyla karşınızdayız. Kemer Country Bahar Şenliği’nde bize şahane bir müzik ziyafeti yaşatan Ayhan Sicimoğlu neler anlattı neler! “En İyi 5” sayfalarımızdaki turkuaz suların nadide plajları ve kapsamlı bir yelken dosyası da yine

18 intown

yazın bize getirdiklerinden… Güzel Atlar Ülkesi Kapadokya’nın keşif notları da “Gezi” sayfalarında, halihazırda. “Son Perde” şarkısıyla çok konuşulan Selen Servi ile müzikten aşka uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Servi’nin tüm samimiyetiyle anlattığı macerası, rotasını müziğe çevirmek isteyenler için ilham verecek türden. Öne çıkan kahvaltı adresleri, Z Kuşağı’nın yaz okulu seçenekleri ve Göktürk’e dair pek çok şey içeride sizi bekliyor. Bayram mutluluğunun tüm hayatımıza yayılması dileğiyle iyi bayramlar olsun. Keyifli okumalar…


AJANDA KONSER FESTİVAL ETKİNLİK

HAZİRAN 2016

Şehirde neler var?

8 Haziran

PJ HARVEY Albümleriyle günümüz müzik dünyasının en önemli isimlerinden biri olmayı başaran İngiliz şarkıcı, besteci, şair ve yazar PJ Harvey, Zorlu PSM sahnesinde! Dört yıllık aranın ardından dokuzuncu stüdyo albümü “The Hope Six Demolition Project”i Nisan ayında yayınlayan PJ Harvey, bugüne kadar imza attığı şarkılar ve müzik dünyasına verdiği ilhamla “İkonik müzisyen” olarak anılıyor. Konserin biletilerine www.biletix.com adresinden ulaşabilirsiniz.

12

34

20 Haziran

VENEDİK BAROK ORKESTRASI& PATRICIA PETIBON Victoires de la Musique Classique’te iki kez En İyi Opera Sanatçısı ödülü kazanan, Fransa’nın opera dünyasındaki en parlak yıldızlarından biri olan Patricia Petibon, Venedik Barok Orkestrası ile ilk kez Türkiye’de! Handel’in operalarından seçilmiş aryaları da içeren bir programla müzikseverleri 17. yüzyılda müzikal bir yolculuğa çıkaracak bu konsere Aya İrini Müzesi de eşsiz tarihi dokusu ve etkileyici akustiğiyle büyüsünü katacak. www.biletix.com

BABALARIN DA BAKIMA İHTİYACI VARDIR Organik cilt bakımı veya radyofrekans yüz ütüsü ile babanızı mutlu edin...

e Dilerseniz hediy a çeki ile Nüdaysp menüsünden lsın, dilediği bakımı a kini arayın hediye çe adresine teslim edelim.

24 HAZIRAN

VİYANA SENFONİ ORKESTRASI&PABLO HERAS-CASADO 11 Haziran

TEDXISTANBUL TED lisansıyla TEDxISTANBUL, 11 Haziran’da Volkswagen Arena’da! 21 Kasım 2015’te, 4.000 kişilik katılımla rekor kıran TEDxIstanbul, Türkiye’nin en büyük katılımlı TEDx organizasyonu olmasının yanı sıra videolarıyla milyondan fazla kişiye ulaştı. Bu yılki etkinlikte yine iddialı konuşmacılar “Hareketini Başlat!” teması etrafında bir araya geliyor. Konuşmacılarla birebir sohbet etme imkanı bulacağınız konferansın biletleri, www.biletix.com adresinde…

20 intown

44. İstanbul Müzik Festivali, Avrupa’nın en saygın topluluklarından biri kabul edilen Viyana Senfoni Orkestrası’nın romantik dönem başyapıtlarını seslendireceği konser ile kapanıyor. Konserin solisti, eleştirmenlerin övgü yağmuruna tuttuğu Alice Sara Ott, The Guardian gazetesi tarafından “müzik dünyasında bir efsane olacak potansiyele sahip” olarak görülüyor. Türkiye’de ilk kez konser yönetecek olan Pablo Heras-Casado ise Staatskapelle Berlin’den Mariinsky Orkestrası’na, Metropolitan Operası’ndan Mozarteum Salzburg Festivali’ne uzanan düzenli işbirlikleriyle etkileyici bir kariyer sürdüren bir isim… www.biletix.com

Hemen arayın

0 212 322 23 71 - 0 541 360 33 24 www.nudayspa.com İstanbul Caddesi Gökofis İş Merkezi Kat 4 (İşbankası üstü) Göktürk

MEDICAL DAY SPA


AJANDA KONSER FESTİVAL ETKİNLİK

TEMMUZ 2016

Şehirde neler var?

12 Temmuz

ÖZDEMİR ERDOĞAN İLE BİR CAZ AKŞAMI 23. İstanbul Caz Festivali, 200’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçının katılımıyla bu yaz da İstanbulluları caz müziğinin efsaneleriyle buluşturacak. Türk hafif müziği ve cazının en emektar isimlerinden, festivalin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi Özdemir Erdoğan, geçtiğimiz yıl yayımladığı “Türkiye Jazz Tarihinde Işıksız Kalanlar” albümünden şarkılar ve unutulmayan besteleriyle cazseverlere nostalji dolu bir akşam yaşatacak. www.biletix.com

12

34

17 Temmuz

ONE LOVE FESTIVAL One Love Festival, festivalseverleri 15’inci kez ağırlamaya hazırlanıyor! Bugüne kadar 100’den fazla grup ve 1.600’den fazla sanatçıyı 220 bini aşkın müzikseveri ağırlayan One Love Festival bu sene yine yazın büyük buluşmalarından birine imza atacak. Programın açıklanan ilk isimleri şöyle: Django Django, SBTRKT (DJ set), Balthazar, Arthur Beatrice, Butch, Ben Pearce, Kalben, Umut Adan, Cervus, İlker Aksungar. Festival biletixleri, www.biletix.com adresinde…

22 intown

26 Temmuz

MUSE

Efsane İngiliz rock grubu Muse, bir kez daha İstanbul’da ama bu kez KüçükÇiftlik Park’ta hayranlarını mest edecek! 10 yıl sonra kente çıkartma yapan Muse Avrupa turnesi kapsamında vereceği konserde, hem son albüm “Drones” hem de klasikleşen Muse marşlarını hep bir ağızdan söylemek için rock müzik tutkunlarını bekliyor! Biletler, www.biletix.com adresinde…

29 TEMMUZ

DAMIEN RICE

Onun kadar içli “What am I darlin’?” diyen var mıdır acaba? Hem yazar hem söyler, biz de onu dinlerken hem hüzünlenir hem de tuhaf bir huzur hissederiz. “Closer” filminin soundtrack’inde yer alan “The Blower’s Daughter” şarkısından bu yana Damien Rice denildiğinde akan sular durur pek çoğumuz için… Rice, Zorlu PSM’de 2002 yılından beri ezbere aldığımız şarkılarını söyleyecek. Biletler, www. biletix.com adresinde…


RÖPORTAJ

! z ı y ı s a t s Ha

AYHAN SİCİMOĞLU ONUN HAKKINDA NE SÖYLESEM AZ KALIR. DÜNYAYI ONUNLA GEZMEYE DE, İYİ MÜZİĞİ ONDAN DİNLEMEYE DE, HİKAYE ANLATIMINA DA, SOHBETİNE DE DOYUM OLMUYOR. HER ZAMAN ŞIK GÖRMEYE ALIŞIK OLDUĞUMUZ, KENDİNE HAS ÜSLUBUYLA HER DEM FIRTINALAR ESTİREN BİRİ AYHAN SİCİMOĞLU… AZ ÖNCE KEMER COUNTRY BAHAR ŞENLİĞİ’NDE KULAKLARIMIZIN PASINI SİLEN, BİZİ DANSIN KOLLARINA TESLİM EDEN DUAYENLE İSTANBUL’A VE DENİZE OLAN TUTKUSUNDAN MÜZİK ZEVKİNE, NASIL İYİ GEZİLİR TÜYOLARINDAN PROJELERİNE UZANAN ÇOK KEYİFLİ BİR SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİRDİK. ANLATMASI BENDEN, İLHAM ALMASI SİZDEN. VE İŞTE KARŞINIZDA “HASTASIYIZ” DEDİĞİMİZ AYHAN SİCİMOĞLU! Başak Duru Being John Malkowich filmindeki gibi biz de Being Ayhan Sicimoğlu diyoruz. Kısaca biz size çok özeniyoruz. Ne olacak bizim bu halimiz? Hep bana soruyorlar, okuyan mı bilir gezen mi bilir diye. Ben de şöyle diyorum, okuyarak gezen bilir. Bol bol okuyarak gezeceksiniz. Hep böyle miydiniz? Bu enerjinin kaynağı nereden geliyor? Hep böyleydim elbet. Enerjinin kaynağı konusunda birkaç kaynak unsuru var. Bunlardan bir tanesi merak. Çok meraklı bir insanım. Nasıl bir memleket, nasıl insanlar, ne

24 intown

yiyorlar, ne yapıyorlar diye hep merak ediyorum. Annem-babam da böyleydi. Tabii bunun yanında aile ve okul terbiyesi geliyor. Okuduğum okullar, Talas Amerikan Okulu ve Tarsus Amerikan Koleji. Bu okullar benim hayatımda çok önemliydi. Merak etmeyi, soruşturmayı, incelemeyi, cevap almayı, alana kadar inat etmeyi öğretti. Babam da öyleydi. Bir şey sorduğumda saatlerce anlatırdı. Annem dalga geçerdi, sakın babana sorma, alçıya alır yine derdi. Babam sıkılmadan saatlerce anlatırdı, anladın mı diye de sorardı. Kendi bilmese de gider çalışır, anlatırdı. Türk milletinin bence sorunu merak etmeme. Merak eden insanı bastırma problemi var bir de. Bu ayrıca tarihimizde de var. Hezârfen Ahmed Çelebi’nin kellesi kesilmiş. Dünyanın en önemli harita uzmanı Pîrî Reis, sultan emriyle boğdurulmuş. Yani öyle bir ülkede yaşıyoruz. Maalesef bütün bunlar oraya dayanıyor. MFÖ’nün “Peki Peki Anladık” şarkısı size yazılmış. Orada “Sen neymişsin be abi?” sözleri size söyleniyor. Şehir efsanesi mi bu? Şehir efsanesi değil ama sağ olsun Mazhar bazen bundan vazgeçiyor (gülüyor). Mazhar bazen evet ona diyor, bazen de hayır genel yazdık diyor. Onun sabahki kalkma durumuna göre değişiyor.

“İNSANLARI ULAŞAMAYACAKLARI YERLERE, BAŞKA BİR GÖZLE GÖTÜRMEM LAZIM.” Televizyonda birçok gezi programı var. Ama biz sadece sizin için “hastasıyız” tabirini kullanıyoruz. Gerçi bunu da sizden öğrendik. Bu kitle neden size hasta? Diğer programlardan farklı kılan ne? Formatınızı nasıl hazırlıyorsunuz? Bu BBC formatıdır. BBC formatı ne demek? Ekranda konuşurken sizinle konuşuyormuş gibi konuşmalıyım. “Sayın seyirciler” şeklinde değil. O zaman siz de izlerken benimle konuşuyor diyorsunuz. Ama ben

“BABAM SIKILMADAN SAATLERCE ANLATIRDI, ANLADIN MI DİYE DE SORARDI. KENDİ BİLMESE DE GİDER ÇALIŞIR, ANLATIRDI. TÜRK MİLLETİNİN BENCE SORUNU MERAK ETMEME.” bunları bilerek yapmıyorum, öyle akıyor. Hiçbir şeyi yazmam ben. Bazen kameraman pil bitti, bir daha yapar mısın der. Yapamam derim. Yakaladın yakaladın, ikincisini yaparsam başka oluyor çünkü. Yazılı olmadığı için bu böyle. İkinciyi yapınca da bambaşka bir yere gidiyor iş. Sizinle dünyayı gezmek çok güzel. Şu anda TurkMax Gurme’de “Gastronomi Maceraları” ve İz TV’de “Limonata” programlarını izliyoruz. Bu programlar devam edecek mi? Yeni projeler var mı? Edecek gibi görünüyor. Yeni proje olmasın gözünü seveyim, çünkü ayda yedi program çekiyoruz. Enerjim daha fazlasına yetmiyor. Bu yedi programdan üçü, kontratım gereği yurt dışı olmak zorunda. Gastronomi Maceraları yurt dışında çekilecek, Türkiye’de değil. Çünkü insanların merak ettikleri yerler oralar. Benim insanları ulaşamayacakları yerlere, başka bir gözle götürmem lazım. Turist gözüyle de değil, içine girip yaşamam lazım. Bunun için biraz yorucu tabii. Şimdi mesela Kıbrıs’a gidiyorum, bir çekim için. İlk defa orada çekim yapacağım. Ay sonu St. Martin’e, Karayip Adaları’na gideceğim. Uzak bir yolculuk o. Oradan gelip, yine Kıbrıs’a gideceğim, Kıbrıs’tan sonra İtalya’ya, Parma’ya gideceğim. Ramazan sonunda Fransa var. Fransa’nın Grignan Kasabası’ndaki çok önemli bir festivale gideceğim, Mektup Festivali’ne. Daha çok Batı ülkelerinde geziyorum. Son zamanlarda Doğu’ya gitmedim. İnsanlar orada gezmemi istiyor. Gerçi Rusya’ya, iki sefer de Hindistan’a gittim. Sonrasında Japonya ve

“BİZİM MÜZİĞİMİZ PAHALI MÜZİK, ALIN TERİ, GÖZ NURU…” Birçok şeyi aynı anda yapıyorsunuz ve neye imza atsanız da başarılı oluyorsunuz. Bunun bir sırrı var mı? Gene dediğim gibi ince eleyip, çalışmak. Bu müzikleri yaparken ben hepsini, bütün versiyonlarını dinleyip, nasıl yapacağıma karar veriyorum. Aranje ederken, bestelerken hep araştırıyorum. Muhakkak ki bir ilham da var. Ama günün sonunda araştırmanız lazım. Bütün müzikleri dinlemeniz lazım. Konserde dikkat ettiyseniz hicaz makamından tuttuk, bütün dünyayı kapladık aşağı yukarı. Evet bunu da sormak istiyorum. İnanılmaz bir sentez yapıyorsunuz. Bu tarz bir albüm olacak mı yakın zamanda? Aslında fena fikir değil. Böyle bir albüm projesi var ama tek tek şarkı çıkaracağım. Daha ne yapacağım bilmiyorum. Açıkçası ona vaktim yok. Bir de albüm piyasası çok fena. Albüm yaparken para kaybedeceğinizi bilirseniz oluyor, yoksa olmuyor. Diyeceksiniz ki ben bu albümden yatırdığım parayı alamayacağım, zarar edeceğim; öyle başlarsanız ne ala. Başa baş gelsin deseniz bile olmuyor. Geçen albümde 25 müzisyen çaldı. Müzisyenlerin çoğu yurt dışından. Saatlerce stüdyo saati, kirası, müzisyenlerin konaklaması, uçak biletleri... Bilgisayar müziği yapmıyoruz çünkü. Öyle olsa kolay. Artık tek bir bilgisayarda yapılıyor müzikler. Hatta telefona istediğiniz melodiyi mırıldanıp, nota bile yazmıyorsunuz. Bilgisayarda hallediyorlar. Ama bizim müziğimiz değil o. O müziği ne dinleriz ne de yaparız. Bizim müziğimiz pahalı müzik, alın teri, göz nuru…

intown 25


RÖPORTAJ Çin de var, gidip film çekmediğim. Bakü’ye de gideceğim. Ve de Vietnam. İleride inşallah… Pek çok yeri gezdiniz. Hiç gitmediğiniz, gitmek istediğiniz yer neresi? Vietnam. Kısmet olmadı diyelim. Sizi bir dönem Ghetto’da izliyordum. Şef Haldun Tüzel ile değişik bir deneyim yaşatıyordunuz. Gastonomi ve müzik deneyimi. Müzik ve yemeğin birlikte sunulduğu çok değişik bir konseptti. O formatı devam ettirmeyi düşünür müsünüz? Onu yapacak bir kulüp lazım. Babylon var aslında ama onun da kendi mutfağı var. Ben karışmıyorum. O dönem Haldun Bey olunca, onu tanıdığım için ben karışıyordum. Benim karıştığım bir konsept olmalı. Güzel fikir olabilir aslında. Ancak bir kulüp lazım. Benim fikrimdi o konsept. Ghetto’nun sahibi arkadaşım olduğu için o dönem öyle bir şey yapalım demiştim. Siz tuttu, beğenildi diyorsunuz, demek ki güzeldi. Önce yukarıda yemek yeniliyordu, sonra aşağıya inilip müzik dinleniyordu. Bunu yapmak lazım. Güzel fikir olabilir Türkiye’de. İyi bir mutfağı olan iyi bir kulüp bulursak neden olmasın? Ayhan Sicimoğlu ile müzik ve yemek geceleri olabilir. Gastomüzik geceleri mesela… Aynen. Geçen gün birine teklif ettim. Ben bir mönü hazırlayayım, şeflerle birlikte. Önce oturup birlikte yemek yiyelim, yemeği anlatayım, sonra da oradan kalkalım ya da kalkmayalım -ortama bağlı- müzik yapalım. Sahnenin aslında orada olmasını istemem. Çatal bıçak sesleri eşliğinde müzik yapmayı… Gazino tarzı olmasın. Müziğe kendinizi vermeniz lazım. Buradaki akşam gibi. Ne güzeldi değil mi? İnsanlar dans ettiler, keyifliydi.

Grubun enerjisi muazzam. Sizin keza öyle. Bunu izleyenlere de yansıtıyorsunuz. Dolayısıyla performansı izlemek çok keyifli oluyor. Latin All Stars ile ne zamandır birliktesiniz? Latin All Stars 15 sene evvel kuruldu. Eski gruptan kimse kalmadı. Tek tek bir şekilde herkesin yolları ayrıldı. Biri müziği bıraktı, biri Kanada’ya yerleşti derken yollar ayrıldı. Ama Latin All Stars isim olarak kalıyor. Öyledir zaten, yurt dışında da eski gruplar vardır, isim durur ama elemanlar değişir. Gençler gelmiştir, bazıları emekli olmuş ya da işi bırakmıştır. Müzik hayatınıza nasıl girdi? Çok küçükken. Ailede hepimiz piyano çaldık, ben akordeon çaldım. Sonra koleje gidince, lisede bateri çaldım. Rock’n’roll dönemi. Ona meraklıyım. Ondan beri müzik devam ediyor.

“İSTANBUL’UN METROPOL OLMA ŞANSI BİTTİ.” İstanbul aşkınızı biliyoruz. Nasıl bir İstanbul’da büyüdünüz? Bize nasıl bir masal anlatırdınız? Ah ah ah… Gazetedeki bugünkü yazımda (15 Mayıs 2016, Hürriyet Seyahat Eki) bahsettim. “İstanbul dönülmez akşamın ufkunda” yazının başlığı. İstanbul artık metropol olma yolundan döndü. 50-60 sene evvel bitti o hikaye. Metropol olma şansı bitti, artık olamaz. İstanbul dünyada bir tane olan, çok büyük bir köy. Maalesef çok göç alıyor. Tamamen hükümetlerin verdiği yanlış kararlardan ötürü, tüm yatırımların buraya yapılmasından… Orada Diyarbakır, Kars, Ardahan var, senin ülken ama bizim ülkemiz değil gibi. Oralara yatırım yapılmıyor. Misak-ı Millî ile çizilmiş sınırlar var ama o sınırlara dağıtamadılar maalesef. Zengin yatırımları da dağıtamadılar. Hepsini buraya yüklediler. Taşı toprağı altın İstanbul, şimdi taşı toprağı insan. 20 milyon insan olduğunu tahmin ediyorum. Her yer inşaat. Hala inşaat yapılır mı bu şehirde? Gökdelenler şehrin merkezinde, olacak şey değil!

“İNSANLAR AYNA GİBİDİR; NE VERİRSENİZ SİZE ONU VERİRLER.” Biz sizin programlarınızda sadece farklı kentleri, coğrafyaları değil aynı zamanda sizin dostlarınızı da tanıyoruz. Benim açımdan çok özel bir durum. İnsan biriktirmek diye bir kavram vardır ve en büyük zenginlik olduğu söylenir. Bu açıdan bence siz dünyanın en zengin insanlarından birisisiniz. Siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz, insan biriktirme kavramına? Çok teşekkür ederim. Bir insana bir şey verirseniz sizi hatırlıyor. Bir hocam söylemişti, hiç unutmuyorum bu sözü, dikkat edin, hangi arkadaşınızı özlüyorsanız o çok zekidir, demişti. Arkadaşınız zeki değilse özlemiyorsunuz. Düşünün bir, hayatınızdaki insanları, ailenizi, kan ilişkinizi bir kenara koyup düşünün, kimi özlüyorsanız özlediğiniz çok zeki biridir. Aptal birini özlemezsiniz. Geçen gün Sicilya’da çok küçük bir kasabaya gittim, çikolatası meşhur olan bir yer. Bir mağazaya gittim, tezgâhtar hoş bir kız. Ev yapımı çikolata satıyor. İlk gittiğimde kızla ne konuştum hatırlamıyorum. İki sene geçmiş üzerinden tekrar gidip o dükkana girdim, hoş geldiniz ne güzel sohbet etmiştik sizinle, dedi kız. Ben sonradan hatırladım. İyi bir sohbet ettiğimizi hatırlıyorum. Demek istediğim insanlar ayna gibidir, ne verirseniz size onu verirler. Ama tabii akıllı insanlar. Aptal insanın aynası parlamaz. Bakarsınız, paslı aynadır. Akıllı insanın aynası parlaktır, hemen size geri verir bütün verdiğiniz şeyleri. Arkadaşlıklar bu yüzden ayna gibidir, vereceksiniz ki geri alabilesiniz. Akıllı ve zekilerden… Aptallarla zaten uğraşmayın.

26 intown

Bu tamamen cehaletle alakalı bir şey. En kötü cehalet parayla birleşince oluyor. Cehalet ve para el ele tutuşunca çok tehlikeli bomba. Tek başına cehalet kötü ama idare edilebilir. Tek başına para da idare edilebilir ama cehalet ve para el ele tutuşunca bomba! Bir de sahip çıkma kültürümüz yok… Yok çünkü kimse buralı değil ki. Yani herkes göçmen. Newyork’ta da herkes göçmen ama orada kurallar var. Arabanı park yeri dışına park edemezsin. Hiç unutmuyorum, bir gün park cezası aldım New York’ta. Bana, uğraşırsan eğer, o saatte tüm park yerlerinin dolu olduğunu ispat edersen cezanı geri alırlar, dediler. Burada öyle bir şey yok. Kaldırıma park ediyorsun çünkü park yeri yok, yapmamışlar. Yazıda da onu yazdım. Buraya şehircilik sıkıyönetimi lazım, acıtan. Ama yani mutlak hakimiyetiyle. Kimsenin gücünün olamayacağı, başbakanların, politikacıların dahi sözünün geçemeyeceği bir sistem kurulursa olur. Ama oradan biri pat diye bir telefonla bunları bozarsa olmaz o iş. Symi Adası’na gittim. Nasıl bu kadar güzel bir ada olabilir dedim. Datça rezalet, apartmanlar dolu. Yollar kötü, tepelerde binalar var. Röportaj için belediye reisi geldi. 17 sene evvel Rodos’ta bir kurul kurmuşlar. 12 kişi falan var kurulda. Fakat bu kurul politika üstü bir kurul. Atina’da milletvekili bulup, Türkler karşı tarafta acayip acayip oteller yapıyorlar, bize niye izin vermiyorsunuz diye bas bas bağırmışlar ama onlar kusura bakmayın bizim öyle bir yetkimiz yok, o kurulun üzerine çıkamayız demişler. Kös kös döndük diye anlattı. Şimdi iyi ki öyle olmuş diyoruz, sizin oraya bir turist uğramaz ama buraya koca gemi gelir, kaç bin kişi dökülür, kimse kalmaz ama yeriçer bir sürü para bırakıp dönerler diye anlatıyor. Yani kısaca o vapur Datça’ya uğramadı. Şimdi o kurulun kurulmuş olmasına dua ediyorlar. Adada plastik sandalye, florasan lamba ve tabela göremezsin.

Programlarınızda özellikle tarihimize sahip çıkmamız gerektiğini her fırsatta dile getiriyorsunuz. Yurt dışıyla kıyasladığımızda İstanbul şehir kültürüne sahip çıkmada 10 üzerinden kaç puan alır? Sıfır puan alır. Daha doğrusu puanlamaya girmez. Puanlamaya girmesi için önce metropol olması lazım da metropol değil ki? Yarışma dışı kalır. İstanbul’a metropol diyorlar, benim komiğime gidiyor. Metropol göstergesi yok çünkü. Saygısızlık diz boyu burada. Geçen gün yurt dışından geldim, havaalanında karşıda beni bekleyen araba var. Kaldırımda yürürken ayağımı attım, baktım araç nasıl hızlı geliyor, geri çekildim hemen. Fren yapıp, güldü. “Ayhan Bey filmleri izliyoruz, tabii değil mi?” yapıyor bana (gülüyor). Ben olmasam ezecek beni. Beni tanıdı durdu, beni tanımasa ayağımın üzerinden geçecek.

O programınızı izlemiştim. Adada sadece üç renk boyaya izin verildiğini anlatmıştınız. İlgimi çok çekmişti. Evet ve onlar da toprak boyası olacak. Tabiata aykırı olmayacak. Katalog var, oradan seçiyorsunuz. Size tek boya da vermiyor. Toprak boyası olacak yani solan boya olacak, plastik boya olmayacak. Vardır ya solmayan, su geçirmeyen boya diye. Bu öyle değil, su geçirecek, solacak. Yani diyeceğim çok zor, daha kaç fırın ekmek lazım kim bilir…

“HAKİKATEN BLUE JEAN ESKİYSE GİYECEKSİN, ESKİ DEĞİLSE ESKİTMEYECEKSİN.” Peki hayalinizdeki İstanbul nasıl bir yer? Yine de bir yerinden bir şeyler yapılabilir mi? Şu anda bir şey yapılamaz, çok geç. İstanbul’un dışına belki bir eski şehir kurulabilir. Eski İstanbul diye. Ama o da eski olmaz. Sahte eski olur. Hani var ya blue jean’leri eskitiyorlar şimdilerde, ben giyemiyorum onları. Hakikaten blue jean eskiyse giyeceksin, eski değilse eskitmeyeceksin. Yırtık blue jean var ya bir de, o yırtık değil, yırtıyorlar onu. Onun gerçekten yırtıkları var ama ben hippiyken giyiyordum. Yaşanılacak bir yer yaratma konusunda projelere açık olduğunuzu biliyorum. Şehircilik dünya turları gibi bir projeniz vardı. Bu askıya mı alındı? Hayır, ben sadece teklif ettim bunu. Bütün belediye reislerine dünyayı gezdireyim, para falan da istemiyorum dedim. Göstermem lazım çünkü dünyada neler olduğunu. Ama şu an inanıyorum ki bu bir şey çözmeyecek çünkü kurallar yanlış. Onu görüyor, yanlış olduğunu da biliyor ama kurallar, sistem ve para onun elinde olmadığı için belediye reisinin bir şey yapabileceğini düşünmüyorum. Kentsel dönüşüm furyası var şu an İstanbul’da… Çok yanlış, müthiş yanlış bir şey.

intown 27


RÖPORTAJ “ROMANTİK YOLDAN DEVAM EDİYORUM.”

Akropolis, Atina’nın ortasında yükselen dağ gibi bir yer, onun altında gecekondular varmış. İlk oraya yerleşmiş insanlar. Orayı olduğu gibi tutuyorlar. Rio de Janeiro mesela, arkada favela vardır, gecekonduları vardır, olduğu gibi durur orada, renkleriyle… Hiçbir şekilde yıkılmaz, kentsel dönüşüm diye bir şey yoktur. Öyle bırakılır. Ankara’da mesela. Girişinde gecekondular vardır, çok severdim eğri büğrü, bahçeleri vardı, saksıları vardı. Biraz yolları tamir etseler, çamura çözüm bulsalardı… Ama şimdi iğrenç apartmanlar var. Kentsel dönüşüm yapılmış. Facia! Bu gusto meselesi. Kentsel dönüşüm diye bir şey olmaz. Bizim yaptığımız yanlış bir şey. O kendi içindeki gecekonduları yapacaksınız, onları yıkıp apartman yapmayacaksınız.

Hep çok şıksınız. Zarif bir tarzınız var. Modaya meraklı mısınız? Değilim. Moda bilmem.

“İYİ MÜZİK DİNLERİM, BİLGİSAYAR MÜZİĞİ DİNLEYEMEM.” Tekrar müziğe dönersek, ne dinlersiniz? Karışık müzik dinlerim. Geçenlerde üç gün durmadan Çaykovski dinledim. Radyo programlarımı gece uykum kaçıyor, evimde stüdyom var, orada yapıyorum. Sponsorum yok maalesef. Yeni sponsor arayışındayım. Dinleyemiyorum ne oldu özledik diyorlar. Şimdi programların tekrarlarını dinliyorlar. Yeni programlara yakında başlayacağım. Amerikan caz, Frank Sinatra’lar falan çaldım. Belirli bir müziğe takılmam, Türk Sanat Müziğini bilmem, dinleyemem. Bilmediğim için dinleyemem. Pop müziği hakkında fikrimi biliyorsun, söylememe gerek yok. Fantezi müziği maalesef anlayamıyorum, beni heyecanlandırmıyor. Stevie Wonder severim, hastasıyım! İyi müzik dinlerim, canlı müzik dinlerim, bilgisayar müziği dinleyemem. Bence o müzikler dünyadan kalkmalı. İnsan ruhuna zararlı! Hani diyorlar ya katkılı madde yemeyin, kanserojen onlar diye… Bence bu da kanserojen, insan sağlığına zararlı. Yahut da sigara gibi plakların üzerine yazmak lazım, insan sağlığına zararlı diye. Ruhunuza zararlı olabilir diye. İsteyen dinlesin. Sigaranın da üzerinde yazıyor ama isteyen içiyor.

Okumayı seven bir millet değiliz, haklısınız… Gazeteye ne yazılar yazdım ama hiçbiri basılmadı. Neden? Çünkü fotoğraf altyazısı istiyorlarmış. Foto olacak, altında kısa bir yazı olacak, konudan konuya atlayacaksınız, yani kısa olacak. Hikaye gibi yazamıyoruz maalesef. Buna artık alıştım. Öyle yazmamaya çalışıyorum ama tabii bu da beni kısıtlıyor. Başka bir gözle yazıyorum çünkü.

Peki, “Renkli Masallar” kitabınızın devamı gelecek mi? Çok istiyorum ama renkli masallarda beklediğim etkiyi bulamadım. Kimse okumadı gibi geliyor.

“DENİZDE İNSAN KENDİ KENDİSİYLE YALNIZ KALIYOR.”

Siz çok iyi bir hikaye anlatıcısınız. Bence bu yüzden devamı gelmeli diye düşünüyorum… Bence de gelmeli ama dediğim gibi kimse okumadı diye düşünüyorum. Sukutu hayale uğradım biraz. İnsanların benimle fotoğraf çektirmek ya da imza için aldıklarını düşünüyorum nedense. Onların da okuyup okumadıklarını bilmiyorum. Gazete yazıları takip ediliyor. Kısa yazıyorum gazetede. Gerçi kitabı da millet okumaz diye kısa kısa hikayeler şeklinde yazmıştım. Onu bile okumadılar bence, gerçi meraklıları vardır ama genelde okunmadığını düşünüyorum.

Deniz tutkunuzu, yelkene merakınızı biliyorum. Hatta Atılgan isminde bir tekneniz var. Deniz üzerinde yaşamak nasıl bir duygu? Denizde insan kendi kendisiyle yalnız kalıyor. Engin bir denizde bir tek siz varsınız. Zaten kalabalık bir tekneye de binmem. Az kişi olacak. İyi arkadaşlarınız olacak. Yoksa sıkılırsınız. Tabiatla berabersiniz her an her şey olabilir. Birdenbire fırtına patlayabilir. Karaya vurabilirsiniz mesela, tecrübeyle alakalı bunlar. Kaptan olmak ehliyetle alakalı olan bir şey değil, mil lazım. Bilmem kaç mil yapmanız lazım ki, rüzgarı akıntıyı bileceksiniz ki kaptan olasınız. Motor bileceksiniz. Yıllardır yelken yaparım, Akdeniz’i boydan

28 intown

Sizin giydiğiniz de moda olabilir diyelim… Geçen gün bir marka aradı, reklam filmi çekebilir miyiz diye. Sizin stilinizi beğenmezsem giyemem dedim. Sponsor olmak istiyorlardı. Ama mesela Ayhan Sicimoğlu gömlekleri yapabiliriz dedim. Akıllarına yatmadı. Onların kafaları başka çalışıyor, reklam dünyasıyla hiç anlaşamıyorum. Birileri yazıyor tuhaf tuhaf ama lisan benim lisanım değil ki? O zaman beni almayın, gidin bir aktör bulun o konuşsun diyorum. Ayhan Sicimoğlu konuşsun diyorsanız onun kendi lisanıyla konuşması lazım. Geçen gün bir makarna reklamı geldi. Eşinizle mutfağa gireceksiniz ve makarna yapacaksınız diyorlar. Eşim böyle bir şey yapmaz ama daha güzel bir fikrim var, kızım soprano, onunla yapalım, İtalyan aryaları bilir, ben makarna yapayım, kızım arya söylesin, Puccini’den, Verdi’den, dedim. Daha güzel bir fikir değil mi? Ama hayır, anlaşamadık. Biri yazıyor ve öyle olsun istiyorlar. “Neler gördüm neler yaşadım, bir an bile dönüp bakmadım hayata” diyorsunuz bir şakınızda. İyi yaşamanın formülü bu mudur? Plansız bir insan mısınız? Plansızım. Akıntıdayım biraz. Doğru yere götürdüğünü düşünerek… Her zaman doğru yere götürüyor mu? Hayır. İş dünyasında çok kötü kararlarım oldu. İyi bir business mind bir adam değilim. Daha romantiğim. Business için bazı şeyleri yakamıyorum, romance benim için daha önemli. Şu yoldan gidersen çok para kazanacaksın diyorlar ama öbür yol daha çiçekli daha romantik bir yol diyorum ve o yolu seçiyorum. Onun için arkaya da bakamıyorsunuz çünkü kaçırdığınız şeyleri görüp ahhh diyebiliyorsunuz, o yüzden romantik yoldan devam ediyorum. Hippilik devam yani… Hastasıyız!

“KALABALIK BİR TEKNEYE BİNMEM. AZ KİŞİ OLACAK. İYİ ARKADAŞLARINIZ OLACAK. YOKSA SIKILIRSINIZ. TABİATLA BERABERSİNİZ HER AN HER ŞEY OLABİLİR.”

boya, Atlantik’i boydan boya dolaştım. Enlemine gittim iki defa. Cádiz’den başladım Afrika kıyılarına kadar indim. İki defa da Venezuela’dan başlayıp Karayipler’e indim. Ama Doğu-Batı yapıp Atlantik’i geçemedim, aklım orada kalmıştır. Çok büyük macera olsa gerek o da. Yeni tanıştığınız bir kenti tanımanın en iyi yolu nedir? Yola çıkanlar sizce nasıl bir yol izlemeli? Benim yolum her şehre göre değişiyor. En son Bilbao’dayım. Pinçoz bar diye barları var. Bunlar küçük atıştırmalıklar yapıyor. Pinçoz barlarının peşinden dolaştım tüm Bilbao ve St. Sebastian’ı. 100 senelik eski barlar var. Hem onları tadarak hem de oradaki tiplerle muhabbet ederek dolaştım. Gittiğim yerlerde genelde oranın pazarına, çarşısına giderim. İyi lokantalarını bulmaya çalışıyorum. Nasıl buluyorum, güvendiğim bir tipe soruyorum. Nerede yiyelim diye... Birkaç kişiye sorup da aynı yer çıkınca oraya gidiyorum. TripAdvisor’a inanmayın ama. Oradaki yorumları genelde Amerikalılar yazıyor, onlara çok güvenmeyin. Bir otele güvenip gittik, sabaha kadar uyuyamadım. Güya beş yıldızlı. Nice’ de evimiz var. Bir gece arabayı park ettim, eve gidiyorum, asansöre bindim. Kapı açıldı, üç Türk aile. Tanıdılar beni. Kucaklarında bebekleri var, uyumuşlar. Gece 12, suratları düşmüş. Olay şu, bunlar internetten rezervasyon yapmışlar, otelin resimleri çok güzel, TripAdvisor yorumları güzel, full yıldızlı ama bir gelmişler içerisi kenef kokuyor! Biz burada kalmayız demişler ve çıkarlarken de benimle karşılaşmışlar. Üzüldüm duruma tabii, ne yapayım diye düşünürken bizim orada tanıdığım bir bar var. Yarı İngiliz, yarı Fransız her şeyi bilen bir sahibi var. Ondan üç otel ismi aldık. Hatta gittiğimiz ilk otel müthiş bir oteldi, içinde art gallery vardı. Daha çok lokallerin geldiği. Çok teşekkür ettiler, bana yazdılar sonrasında da. Yani şunu söylemek istiyorum, internet işine dikkat etmek lazım, onlar aldanmışlar ben de aldandım. TripAdvisor facia! Göktürk’e daha önce gelmiş miydiniz? Enteresan bir şey var, ben Kemer Country’nin kurucu üyelerindenim. Esat Edin’in bu işe başlarken aradığı ilk 10 isimden biri de benim. Tamam deyip, parasını da yatırmıştım sonra Amerika’da yaşayacağım için hisselerimi sattım. O zaman Göktürk diye bir yer yoktu. Rahmetli çok yakın arkadaşımdı. Daha kara tahtada planlama aşamasındaki zamanını bilirim. Bu kararda pişmanlığınız var mı? Parasal anlamda evet. Yanlış yollar diyelim, hani az önce bahsettiğim arkana bakma hikayesi. Oturur muydum? Belki sonra, şimdi değil. İstanbul’un içinde yaşamak imkansız olduğu için otururdum. Evim Yeniköy’de, trafikten evden çıkamıyorum.

intown 29


AKORTSUZ DÜŞÜNCELER

DUBAİ RÜYASI Ferman Akgül fermanakgul@06records.com

GEÇTİĞİMİZ AY CUMHURBAŞKANI’NIN SAVARONA YATINDA AĞIRLADIĞI İSLAM LİDERLERİ’NİN ARASINDA DUBAİ’NİN LİDERİNİ DE ARAMIŞTI GÖZÜM AMA YOKTU. OYSA Kİ YAPTIKLARI İLE TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLABİLECEK BİRİSİ ŞEYH MUHAMMED… GEÇENLERDE HAFTA SONU TATİLİ İÇİN GİTTİĞİMDE GÖZLERİMLE, KULAKLARIMLA TANIK OLDUM, BATMAKTA OLAN BİR ŞEHRİ NASIL YUKARI ÇIKARIP DÜNYANIN EN ÖNEMLİ TURİZM MERKEZLERİNDEN BİRİSİ HALİNE GETİRDİKLERİNE…

GEZIDEN NOTLAR

Dubai’de mimarlık yapan yakın arkadaşlarımdan ve yine arkadaşım olan basketbol milli takım menajerlerinden duyduklarım şehre hayran olmamı sağladı. Ben dahil birçok kimse tüm Arap ülkelerini petrol zengini sanıyor ama örneğin, Birleşik Arap Emirlikleri’ne bağlı olan Dubai’de durum hiç öyle değil. Gelirinin büyük kısmını turizmden ve yabancılara sağladığı iş

30 intown

nüfusun sadece %20’si. Zaten sokaklarda Uzak Doğulu çalışanlar ve turistlerden başka çok sık görmüyorsunuz Arap halkını. Şeriat ile yönetilen ülkede tabii ki katı kurallar mevcut. Hırsızlığın hiç olmaması, elin kesilme korkusundan olsa gerek. İçki içmek sadece otellerde ve Irish Town adını verdikleri özel bir alanda serbest . Tüm ülkede satışı yasak. Turist bile olsanız, otel dışında hareketlerinize dikkat etmenizde fayda var. En önem verdikleri husus aşırıya kaçılmaması. Senede birkaç turisti mutlaka tutukluyorlar, biraz da uyarı olsun diye. Fakat ultra lüks otellerinde ve beach club’larındaki sosyal hayat inanılmaz. Biz Palm denen bir yapay adada kaldık. Bunun gibi yapay olarak yaptıkları üç ada var. Çok para harcandığı aşikar fakat dünya turizminde eşi benzeri olmayan noktalar. O yüzden de her günü dolu olan bir balayı süitine gecelik 15 bin dolar verebiliyor yabancı turistler. Çünkü eşsiz bir hizmeti ve manzarası var. Çölün üstündeki bir serabı yaşıyor gibisiniz adeta. Estetik olarak olmasa bile teknoloji açısından üst seviye bir mimari, tek bir çöp göremeyeceğiniz sokaklar, kesinlikle kavga, küfür, korna ve gürültünün olmadığı caddeler. Uzun lafın kısası, önceden yer ayırtmak şartıyla (son ana kalırsanız çok pahalı) bir hafta sonunuzu ayırmanızda göz zevkiniz için büyük fayda var. Dört saatlik kısa bir uçuşun ardından masallar diyarına ineceksiniz. Vize almak da çok kolay, internetten iki günde alabiliyorsunuz.

imkanlarından elde ediyor. Bunlarla ilgili tüm planı 2000’lerin başında yapmışlar. Ekonomi dibe vurmuş ve ülke büyük krizdeyken kurtuluşun turizmde olduğuna karar verip, büyük bir planlamaya gitmişler. Lüks oteller, yapay adalar, çöl turları derken dünyanın en zengin turistlerini ağırlamaya başlamışlar. Tüm sosyal hayat AVM ve otellerde geçiyor diyebilirim. Bölgedeki Arap nüfusu, tüm

Dünyanın en yüksek binasına çıkıp da yükseklik korkusu yaşamadığıma inanamadım. Sanırım güven duygusu ezdi bu korkuyu. O kadar mükemmele yakın ki inşaatları, olağan dışı bir şey olma olasılığı neredeyse sıfır. Binayı her yönüyle pazarlıyorlar. İçeriye kurdukları yeşil ekranlarla size güzel bir anı fotoğrafı da veriyorlar. Tabii ki yüksek bir ücretle. Ama enteresan bir politikaları var. Güler yüzleriyle (tüm bu çalışanlar Uzak Doğulu) sizi çekime ikna ediyorlar ve beğenmezseniz almazsınız diyorlar. Ama o kadar eğlenceli ki sonunda kıyıp paraya alıyorsunuz. Mutluluk bakanlığı var. Yanlış duymadınız tekrar yazıyorum: MUTLULUK BAKANLIĞI. Kadın bir bakan var başında. Çalışanların, halkın mutluluğundan sorumlu. Belki de bu yüzden somurtan tek bir kimse yok etrafınızda. Bizim turizmdeki en büyük sorunlarımızdan birisi bu bence. Çalışanlarımızın birçoğu gün boyu somurtuyor. Bir kısmı genetik mutsuz, bir kısmı ise çalışma şartlarından tabii ki memnun değil. Ama Dubai’de bu bakanlık tüm bunları denetliyor. Her sene düzenli olarak zam alıyorsunuz örneğin. Herkes turistlere memnun kaldınız mı şehrimizden diye soruyor. Tek görmek istedikleri sizin güler yüzünüz…

GÖKTÜRK’TEN NOTLAR • Kozmopolit bir halen gelen Göktürk’te güvenlik ileride daha önemli bir hale gelecek gibi duruyor. Gün geçtikçe şehirleşen mahallemizin parklarında enteresan tipler dolaşmaya başladı. Çocuklu aileler, aman dikkat! Dadımız ve bebeğimizi takip eden birisi oldu geçenlerde. Ben vatandaşlık görevimi yaptım ve polisi uyardım. • Big Chef’s’e bir senedir gitmiyorduk. Servisinden ve yemeklerinden çok memnun değildik çünkü. Geçenlerde bir şeyler içmek için oturduk. Gözle görülür bir değişiklik var, servis ve hizmetinde. Yemek için de uğrayacağız ilk fırsatta. • Belgrade Flowers, hiç abartmadan söylüyorum, bugüne kadar gördüğüm en canlı çiçeklere sahip. Bunun üzerine çalışanlarının güler yüzlü sohbetleri de eklenince verilen paraya değiyor. • Kemerburgaz yolundaki bazı kamyonların şirketleri hız sınırından muaf mı tutulmuş? Biz 90’a uyuyoruz da kamyonlar neden 70’e uymuyor?

intown 31


DEKORASYON

m a ş a y e d e Tekn r ı d a k ş a b bir

Gül Bozantı Mimar

32 intown

GÜNLÜK HAYATIMIZDA GENİŞ VE KONFORLU MEKANLARDA YAŞAMAK, VAZGEÇİLMEZİMİZ GİBİ DÜŞÜNÜLSE DE DENİZİN ÜZERİNDE, BİR TEKNEDE YAŞAMAK DA BÜYÜK KEYİFTİR. DALGALARIN SESİ, LEZZETLİ YEMEKLER, İYOT KOKUSU, SAKİN VE HUZUR DOLU SONSUZ BİR MAVİLİK… İŞTE BÜTÜN BUNLARIN YANINA BİR DE HER TÜRLÜ KONFORUN OLDUĞU MARİNALAR EKLENİNCE YILIN 12 AYINI BİLE GEÇİRMEK MÜMKÜN OLUYOR

Son yıllarda Türkiye ‘de birçok insan yazlık almak yerine tekne sahibi olmaya başladı. Böylece istedikleri zaman Ege ve Akdeniz’in mavi sularına açılıyorlar. Bu trend dünyada da oldukça yaygın. Bu nedenle teknelerde, ev konforu ve güvenliğini sağlamak için birçok marka ve tasarımcı çalışıyor. Ben de bu ay sizinle teknelerde uygulanmış, ev konforundaki mekanları paylaşacağım…

Tekne hayatının vazgeçilmezi açık alanlardır. Hem oturma hem de yemek alanı olarak tasarlanmış bu mekan teknelerde her alanın çok verimli kullanılmasına güzel bir örnek… Teknelerde böyle bir güneşlenme alanı da son derece konforlu olacaktır. Teknelerde iç dekorasyonda beyaz, mavi, turkuaz ve mercan renkleri ön planda olsa da son yıllarda toprak tonları da büyük başarıyla kullanılıyor. Bu uygulamada da klasik renklerin zarif birlikteliğini görüyoruz. intown 33


DEKORASYON

Burada da ezber bozan son derece hoş bir mekan yaratılmış.

Mutfaklar yaşadığımız alanların vazgeçilmezi. Lezzetli sofralar için küçük ancak son derece kullanışlı bir tekne mutfağı...

Teknelerin büyüklüklerine göre mutfak için ayrılan alanları da büyütmek mümkün.

34 intown


DEKORASYON Teknelerin kapalı alanlarında böyle bir yemek bölümü oluşturmak çok konforlu olacaktır.

Teknelerdeki küçük alanların kullanımına çok güzel bir örnek…

Buradaki gibi ev konforunda yatak odalarının oluşturulması da mümkün.

Büyük bir teknede ev konforundaki bir yatak odasına da tabii ki böyle bir banyo oluşturmak son derece konforlu olacaktır.

36 intown


EN İYİ 5

BEKLE BENİ TURKUAZ! Başak Duru

YAZ GELDİ VE SİZ DE KIZGIN KUMLARDAN SERİN SULARA ATLAYACAĞI İÇİN HEYECAN İÇİNDE OLANLARDAN MISINIZ? HANGİMİZ DEĞİLİZ Kİ DİYEREK, TATİL ROTANIZI EN İYİLER ÜZERİNDEN BELİRLEMENİZ ADINA ÖNERİLERİMİ SIRALIYORUM. İŞTE DÜNYANIN EN İYİLERİ ARASINA GİREN, BEŞ NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR PLAJ…

1 38 intown

MYRTOS PLAJI, YUNANISTAN Bizim plajlarımızın güzel olur da komşununki olmaz mı? Yunanistan’ın doğa harikası plajlarının methini duymuşsunuzdur, ancak henüz gitmediyseniz keşfe Myrtos Plajı’ndan başlayabilirsiniz. Su seviyesinin birden derinleştiği konusundaki uyarıları dikkate almayı unutmayın.

intown 39


EN İYİ 5

2

4 WHITEHAVEN, AVUSTRALYA Bazı yerler için fazla söze gerek yoktur. Avustralya’nın en iyi sahili olarak bilinen Whitehaven de bu bazı yerler kategorisine giriyor. Yağmur ormanları, bembeyaz kum ve turkuaz sularla buluşuyor, ortaya cennet diye tabir edilen bir doğa harikası çıkıyor. Rotayı biraz daha uzaklara çevirmiş olanlar için Whitehaven güzel bir alternatif olabilir.

TAVŞAN PLAJI, İTALYA Dünyanın en iyi plajları arasına adını çoktan yazdırmış olan Tavşan Plajı, bir İtalyan mucizesi. Kumunun altın renginde olduğunu söylememiz pek çok insan için yeterli sebep olacaktır. Kumun renginden dolayı denizin rengi de beyazdan turkuaza geçiş yapıyor. Yolunuzu İtalya’ya düşürme niyetiniz varsa, Tavşan Plajı için en uygun zaman Mayıs-Eylül arası…

SES ILLETES PLAJI, İSPANYA İspanya’da deniz keyfi denildiğinde akla ilk gelen yer elbette hala İbiza. Ancak İbiza’nın 24 saati aşan “neşesinden” uzak durmak isteyenler için daha sakin yerler de mevcut. Ses Illetes de bunlardan biri. Formentera’daki bu plaj, görüntüsüyle Karayipler’i andırıyor. Burası ayrıca romantik bir tatil isteyenler için de ideal…

TULUM, MEKSIKA

40 intown

3

Quintana Roo’nun içinde yer alan Tulum, Maya uygarlığına ait antik Coba şehrinin bir limanı… 12 metre yüksekliğinde bir uçurumun tepesine kurulan kent, Maya uygarlığının izlerini taşıması bakımından aynı zamanda mistik bir atmosfer sunuyor. Burada da sizi turkuaz deniz ve bembeyaz bir kumsal karşılıyor. Aynı zamanda tarih meraklısıysanız, Tulum tam size göre!

5

intown 41


DOSYA

RÜZGARIN GÖTÜRDÜĞÜ YERDE BULUŞANLAR RÜZGARI SEVİYOR MUSUNUZ? PEKİ YA DENİZDE OLMAYI? SPORLA DA ARANIZ İYİYSE YELKEN TAM SİZE GÖRE! DENİZ VE DOĞAYLA İÇ İÇE OLAN BU SPORDA MÜCADELE BAŞROLDE. ÜSTELİK İYİ BİR EĞİTİMLE DENİZLERİ AŞMAMANIZ İÇİN BİR SEBEP DE YOK. O HALDE YELKEN MERAKLILARI, ÖNDEN BUYURUN…

Yelken sporuna gönül verenler bu sporu denizi ve doğayı sevmeyen kişilerin yapamayacağı konusunda hemfikir. Denizin üzerinde ne kadar çok vakit geçirirseniz, o derece iyi bir yelkenci oluyorsunuz. Yani kısaca burada yıl değil, kat ettiğiniz miller konuşuyor. Tek kişilik yarışlarda kendinizle baş başa kalıp kararları kendiniz alıyorsunuz. Rüzgar, akıntı, dalga ve rakiplerinize karşı tek başına mücadele etmeniz sizi daha da özgür kılıyor. Ekip olarak katıldığınız yarışlarda ise mücadele dışında uyum faktörü devreye giriyor. Yelken sporu, Gezi ve Yarış Yelkenciliği olarak ikiye ayrılıyor. Çeşitli süreler ve rotalarda bir ya da daha fazla sayıdaki insanın, yelkenli tekneyle gezi amaçlı yaptığı, kısa ve uzun seyirlere Gezi Yelkenciliği deniliyor. Dünya turları da bu kategoriye giriyor. Yarış Yelkenciliği ise bir plan üzerinde birbirine tamamen eş olarak çoğaltılmış ya da farklı büyüklükteki teknelerin kendi aralarında yaptıkları yarışlara deniyor. MÖ 2400’lerde Mısırlılar tarafından icat edilen yelkenli tekne, rüzgar gücünden yararlanılarak hareket ettirilmiş. Bugün pahalı sporlar arasında adı geçse de, durum hiç de öyle değil. Elbette bu spor vazgeçilmeziniz olduysa bir yelkenli sahibi olmanızın zamanı gelmiştir. Ancak yine de maddi kaygılar sizin gözünüzü korkutmasın. İstanbul’da yelken eğitimi alabileceğiniz pek çok güvenilir kurum var.

SEYİR ŞEKİLLERİ

ORSA: Teknenin rüzgara doğru en küçük açıyla gittiği seyir. DAR APAZ: Orsa ile apaz arasındaki seyir. APAZ: Teknenin rüzgarı yandan aldığı ve açının 90 derece olduğu seyir. GENIŞ APAZ: Apaz ile pupa arasındaki seyir. PUPA: Teknenin rüzgarı arkadan aldığı ve açının 180 dereceye vardığı seyir.

YELKEN LİSANSI NEDİR?

Yelken Sporcu Lisansı, Türkiye Yelken Federasyonu (TYF) tarafından veriliyor. Bu lisans yelken faaliyetine katılmayı sağlayan giriş kartı niteliğinde… Sağlık ve genel kurallara uygun olduğunu belgeleyen herkes başvuruda bulunabiliyor. Yelken yarışlarına katılabilmek ve spor faaliyetlerini devam ettirebilmek için lisansı almanız ve her yıl federasyona vize ettirmeniz zorunlu. Lisans, sağlık ve genel kurallara uygun olduğunu belgeleyen herkes lisans başvurusunda bulunabilir.

MANEVRALAR

TRAMOLA: Rüzgar üstüne doğru yapılan manevra. KAVANÇA: Rüzgar altına doğru yapılan manevra.

NEREDE ÖĞRENEBİLİRİM? İSTANBUL YELKEN KULÜBÜ (0216) 336 06 33 HEDEF YELKEN (0216) 336 24 12 VIRA YATÇILIK (0212) 427 44 01 MARMARA YELKEN KULÜBÜ (0216) 355 48 13 KALAMIŞ YELKEN KULÜBÜ (0216) 418 60 41

NEDEN YELKEN SPORU? ÇÜNKÜ… • Her yaştan ve herkesin yapabileceği ender sporlardan biri. • Deniz, rüzgar, akıntı ve dalga gibi doğal dış kuvvetlerle mücadele etmeyi öğretir. • Karar verme yetisini güçlendiren, eğlenceli ve sıra dışı bir spor. • Kişinin kurallara uyma özelliklerini geliştirmesinin yanı sıra kişisel özellik ve beceriler yanında sosyal becerileri de geliştirir. • Sorumluluk alabilmeyi pekiştirir. • Küçük yaşlarda doğa ile iç içe olmayı öğretir. • Rekabet ile dayanışma duygusunu geliştirir. • Yardımlaşma becerisini geliştirir.

42 intown

intown 43


DOSYA

ZAFER SEZER: Lisedeyken Fenerbahçe Yelken Kulübü’nde lisans alarak yelkene başlayan, yaklaşık 50 yıldır tekneyle haşır neşir olan Diş Hekimi Zafer Sezer, çocukluğu Kalamış’ta geçtiği için kendini denizde büyüdüm şeklinde ifade ediyor. Önce küçük bir tekne ile başlayıp zaman içerisinde sekiz irili ufaklı tekne değiştirerek hobisine devam eden Sezer, gezdiği rotaları şöyle anlatıyor: “Hem Avrupa hem Türkiye’de çok yol aldım. Kışın İsveç’te çalışıp yazın Bodrum’a tekneye gelip 5 ay yaşardım. İki çocuğum teknede büyüdü diyebilirim. Gökova Körfezi, Hisarönü Körfezi, Dodekanes en sevdiğim rotalar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra en uzun rotam Adriyatik Katalan Boğazı, Ege ve Bodrum oldu. Beş gün beş gece durmaksızın geldiğim keyifli bir yolculuktu.” Sezer’e göre tekne sahibi olmanın da zorlukları var. “En çok yer sıkıntısı yaşıyorum. Tekne bağlama yeri fiyat politikalarındaki astronomik talepler, bakım ücreti çok yüksek. Şöyle söyleyebilirim İsveç’te herkesin teknesi vardır. Sıradan bir şeydir orada tekne sahibi olmak. Ama Türkiye’de tekne sahiplerine varlıklı kişiler diyerek lüks muamelesi yapılıyor. Ayrıca hava şartlarından dolayı yaşadığım sıkıntılar olmuştur. Hepsi güzel deneyim oldu benim için. Tekne hep götüren bir hobi... Tekneniz varsa misafirimiz de bol olur. Olumlu tarafından baktığımda çok değerli arkadaşlıklarımız oldu.” Tekne yolculuğunun en keyifli tarafının akşam üstü günbatımında küçük bir içki yudumlamak olduğunu dile getiren Sezer’in tekne almak isteyenlere önerileri ise şöyle: “Tekne çok meşakkatli olmasına karşın bir özgürlüktür. Demir alıp istediğin yere gitmek ve istediğin yerde durmak çok güzel bir duygu. Olumlu tarafları kadar olumsuz taraflarını da göze alma cesaretinde olan herkese tabii ki tavsiye ediyorum. Çok sevmek lazım, bu kesin.”

44 intown

“TEKNE ÇOK MEŞAKKATLİ OLMASINA KARŞIN BİR ÖZGÜRLÜKTÜR.”

ATILAY TOPEL:

“EN İYİ TEKNE KENDİ TEKNEMİZ DİYENLERDENİZ.”

İstanbul’da büyüyen Atılay Topel, babasının yönlendirmesiyle ticaretle tanışan bir iş adamı. Birçok insanın kalıp olarak gördüğü ve kabul ettiği genel bilinenleri kolay kolay kabul etmeyen, etrafında gördüğü ve yaşadığı her şeye farklı bir pencereden bakmayı seven biri olarak tanımlıyor kendisini… Tekne alma kararını ise şöyle anlatıyor: “Ben şanslı bir adamım. Hep öyle oldum. Hayatımdaki en büyük şans da eşim Nükhet. Hayatıma girdiği günden itibaren yaşadıklarım farklı bir anlam kazandı. Nükhet içimdeki ‘ben’in ortaya çıkmasını sağladı. Beni benden iyi tanıdığı için, bizi mutlu edecek değerleri ön plana çıkardı, yaşamımızın çeşitli dönüm noktalarında çok istikrarlı kararlar almamızı sağladı. Tekne de bizim için böyle bir zamanda alınmış çok yerinde bir karardır. Göktürk’teki rutinimizi renklendirecek bir kapı açtı bize sevgili eşim. Oldum olası denizi sevdim ben. Gençliğim Avşa , Yiğitler Köyünde geçti; onlarca deniz ve denizcilik maceralarım vardır, bunlar beni daha da denize bağladı. Evlendikten sonra da yazlık hayatında denizle iç içe olduk. 5 yıllık bir motoryat maceramız bile var, fakat istediğimiz yaşamı ve huzuru süratli bir yaşamda bulamadık. Ufak da olsa bir kayığımız hep vardı. Gel zaman git zaman, işler, koşuşturmalar, oğlumuz Burak’ı iyi bir insan olarak yetiştirme önceliği ile harala gürele geçen yıllar geride kalınca, kendimize özgür olabileceğimiz, hayatın tadını çıkarabileceğimiz bir alternatif bulduk ve bir yelkenli tekne almaya karar verdik.” Marmara’da özellikle Adalar’a giden Topel ailesi için yazkış pek fark etmiyor. Yunan Adaları, Bozcaada, Ayvalık, Çeşme, Bodrum, Gökova, Hisarönü ve Göcek en sevdikleri destinasyonlar arasında. Topel, tekne sahiplerinin yaşadığı sıkıntıları şöyle özetliyor: “Sanırım tüm tekne sahiplerinin ortak sıkıntısı, teknenin bakımı ile ilgili konulardır. Elinizin üzerinde olması gerekiyor. Marinaya demirleyip bırakamıyorsunuz. Tabii ki bir de marina ücretleri var. Fakat özellikle bölgemizde yaptığımız harcamaların yanında hiç de önemli paralar değil. Hep şu lafım vardır buyurun siz en lüks restoranda yiyin, bir de gelin biz size güzel bir koyda bir ızgara balık ya da kıymalı makarna yapalım, gerisine siz karar verin! Tekne bizim yaşam biçimimiz haline geldi. Hafta içi veya hafta sonu olması fark etmiyor, her fırsatta soluğu teknede alıyoruz. Arkadaşlarımızı teknemizde ağırlıyoruz. İstediğimiz her şey var teknemizde, en az evdeki kadar

konforlu yaşıyoruz. Teknemizin tadını sonuna kadar çıkarıyoruz. Kışın Marmara’da, yazın Ege sularında demirli. Biz nereye teknemiz oraya. Bizim için mesafeler de fark etmiyor, yelkenler fora gidiyoruz. Dolayısı ile ‘en iyi tekne kendi teknemiz’ diyenlerdeniz sanırım. Tekne almak isteyenlere teknesi olan arkadaşlarıyla zaman geçirmelerini ve tekne sahibi olmanın nasıl bir şey olduğunu hissetmeleri gerektiğini tavsiye eden Topel, beklentilerin ve tekne almaya yönlendiren faktörlerin neler olduğunun iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek: “Bu yaşamı benimseyenlere ve tekne alacaklara tavsiyem, eğer eşiniz denizi ve tekne yaşamını sevmiyorsa sakın ama sakın bu işe girişmeyin, sonu hüsran olabiliyor. Bu zevk, sefa hatta meşakkat ancak sevdiğiniz yanınızdaysa olabiliyor.” diyor.

intown 45


ALIŞVERİŞ

ALIŞVERİŞTE MAVİ YOLCULUK

RUCK MAUL Şapkalar 69 TL Tişörtler 149 TL

YAZ MEVSİMİ DENİLDİĞİNDE DENİZ AKLA GELİR. GÖKTÜRK VİTRİNLERİNDEN SİZİN İÇİN MAVİ YOLCULUK ROTANIZA UYACAK PARÇALARI SEÇTİK... Fiona Akkohen Ayakkabı 249 TL

Halatlı latern büyük 1.950 TL Küçük 1.195 TL

Ahşap mumluk 695 TL

KATIA

Çanta 249 TL

Şort 149 TL

Havlular 74,90 TL

Ahşap gözlük kılıfı 129,90 TL.

Nevresim takımı 950 TL Pike takımı 950 TL

Terlik 89 TL Maskeler 29,90 TL’den itibaren Renkli yastıklar adedi, 135 TL

Çay örtüsü 365 TL

46 intown

Buz kovası küçük 695 TL Büyük 895 TL

Bronzlaştırıcı kremler 49,90 TL

EBBE AYAKKABI

WOODS

HOME COUTURE

intown 47


İYİ YAŞAM SAĞLIKLI BIR RAMAZAN IÇIN

Göknel Dumanlı Nü Happy Mutfak Diyetisyen

altın kural

LIGHT DONDURMALI ELMA TATLISI Malzemeler: 1 orta boy elma, 2 adet çubuk tarçın, 3-4 adet karanfil (isteğe göre), 1 tatlı kaşığı file badem, 1 top light vanilyalı dondurma. Hazırlanışı: Kabuklarını soyduğunuz elmayı ikiye bölün. Çekirdeklerini çıkardıktan sonra üzerine çubuk tarçın ve karanfil ekleyerek elmalar pembeleşinceye kadar fırına verin. Fırından çıkan elmanızın üzerine file badem veya arzuya göre ceviz ekleyerek 1 top light dondurma ile tüketebilirsiniz.

KAKAOLU CHIA PUDING Malzemeler: 2 yemek kaşığı chia tohumu, 1 bardak light süt, 1 tatlı kaşığı kakao, Hazırlanışı: Sütü kaynatın. Kakaoyu ekleyin ve chia’yi da ekleyip chia şişene kadar kısık ateşte karıştırın. İki dakika sonra servis kasesine alıp, soğutun. İsteğe göre üstüne kırık ceviz, fındık veya taze orman meyveleri koyabilirsiniz.

LIGHT GÜLLAÇ TARİFİ

RAMAZAN AYINDA ORUÇ TUTARKEN SAĞLIKLI VE ÇEŞİTLİ BESİN SEÇENEKLERİ İLE YETERLİ VE DENGELİ BESLENMENİN SAĞLANMASI ESAS OLMALIDIR. BU DÖNEMİ SAĞLIKLI GEÇİREBİLMENİZ İÇİN FAYDALI OLABİLECEK BİLGİLER İLE LEZZETLİ TARİFLERİM İSE ŞÖYLE…

1 2 3 4

Ramazan ayında öğünler, sahur ve iftarda iki ana öğün ile iftardan sonra 1-1.5 saat aralıklarla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları sağlığın korunması açısından önemlidir. Sahur yemeğinde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Ancak gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulması uygundur. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygundur. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler) tercih edilmelidir. Lif oranı yüksek gıdalar yemek, beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için de önemlidir. Bu yüzden sebze, meyve ve tam tahıl gıdalar tercih edilmelidir.

48 intown

Malzemeler: 4 yaprak güllaç, 1 su bardağı iri ceviz parçaları, Yarım çay bardağı gül suyu, 5 su bardağı light süt, 2-3 çorba kaşığı %100 doğal stevia (tatlılığını isteğe göre ayarlayabilirsiniz)

5 6 7 8 9 10

Günde ortalama 2-2.5 litre su içmeye, bununla birlikte enerji verirken sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve suları, soda, sebze suları vb. içmeye özen gösterilmelidir. İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edilmelidir. Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yemeye özen gösterilmelidir.

Hazırlanışı: Tencereye koyduğunuz süt kaynadıktan sonra bir adet güllaç yaprağını cam kaseye yerleştirin. Bir kepçe süt gezdirin. İkinci yaprağı üzerine kırın. Arasına ceviz parçaları serpin. Sonra üçüncü ve dördüncü yaprakları da aynı şekilde kırarak ve araya ceviz serperek devam edin. Tencerede kalan sütün içine gül suyu ilave edip hazırlanan malzemenin üstünde gezdirdikten sonra güllacı buzdolabında 2 saat kadar bekletin. Güllacın üzerine isteğe bağlı olarak Antep fıstığı, ceviz veya fındık koyabilirsiniz.

Tek seferde büyük porsiyonlar yerine iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmelidir. İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olmaktadır. Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır.

intown 49


BİZİM CEMİYET

BizzPUB Caz Sahnesi

Hazırlayanlar: Fiona Akkohen - Hayri Zorlu

BIZZ PUB NERGIS KOCABAS, GAMZE ATA, CEYLAN BAL

RIVA NAS, CENGIZ DÜLDÜL, PERVIN DÜLDÜL

arın l a ç r nk pa celeri u f e ues v eli caz ge l b , l o sou n eğlenc e n , ı luşa tlar r o a n d or! a n y d i a l n t ı k s r e Jazz umla eri b l r z o i y s özgün

Görkem YAŞAR TRIO SEDA ÖZZENGIN, TULES AKYÜZ, AYŞE KADAIFÇI, TUĞGEN CORA, AYSUN TARHAN, DERYA YÜKSEL, AYSUN ŞERIT, ÇAĞLA KELER

Vokal / GÖRKEM YAŞAR Gitar / ÇAĞRI ÇINAR Trompet / ARCUN TANJU

KAMER BAŞKAYA, HÜLYA BAŞKAYA

50 intown

Bilgi ve Rezervasyon:

322 48 22


BİZİM CEMİYET KEMER COUNTRY BAHAR ŞENLİĞİ'NDE ÇOK EĞLENDİK!

RENATA KOÇ, CAN KOÇ

NAZAN KARAELMAS

CEM KURUÇAY, CEMAL KUŞKONMAZ, HASAN TÜRKÇÜ

SERRA AKYÜREK, İPEK KÜLTÜRAL 14-15 MAYIS TARİHLERİ ARASINDA DÜZENLENEN KEMER COUNTRY BAHAR ŞENLİĞİ’NDE “YAZA MERHABA” DEMENİN COŞKUSU VARDI. İKİ GÜN SÜRESİNCE STANDLARDA GURME LEZZETLERİN, İKRAMLARIN, ÖZEL TASARIM ÜRÜNLERİN OLDUĞU ŞENLİKTE, ÇOCUKLAR İÇİN ÖZEL OLARAK AYRILAN OYUN ALANI DA EĞLENCENİN YAŞANDIĞI BİR BAŞKA NOKTAYDI. ŞENLİK, AYHAN SİCİMOĞLU VE LATİN ALL STARS KONSERİYLE BU COŞKUYA YAKIŞIR CİNSTEN BİR KAPANIŞ YAPTI. SİCİMOĞLU VE EKİBİNİN MÜZİKLERİ İLE MİSAFİRLER KENDİLERİNİ DANSIN RİTMİNE BIRAKTI.

NAZİK SHERZAD

CEM ERDAĞ, GÖKÇE BERBER, TİMUR ERGÜN BURAK ÖZGENER

NESLİHAN UYANIK GÜLTEN UYANIK HANDE YILMAZ, BİLGE DİLSİZ

NUR KADDORİ BEKTAŞ, UĞUR BATUR

NAZLİ MENEKŞE

ERTUĞ SEZERSEDA DEDEOĞLU HAFİZE ÇELEBİOĞLU BORA HAZİNECİOĞLU, SEDA BAYBURTLU, ALPASLAN KORUK

IŞIL TAN

52 intown

AYCAN KÖKTÜRKSÜHAN CERRAHOĞLU

MUKADDER YÜCEL, ZEYNEP KORKMAZ EDA MERİÇ


BİZİM CEMİYET YESHİLL 114 ADA SİTESİ, YENİLENEN YÜZÜYLE YAZA ‘MERHABA’ DEDİ

CARRÉ

BİR YILDIR SÜREN BAHÇE, HAVUZ VE YESHILL ÇARŞI YENİLEME ÇALIŞMALARI SONRASI ‘’YAZA MERHABA’’  PARTİSİ İLE BİRARAYA GELİNDİ. PARTİDE SİTE SAKİNİ MUTLU GENÇ, CANLI PERFORMANSI İLE TÜM KATILIMCILARA EĞLENCELİ ANLAR YAŞATTI. KATILIMCILAR YESHILL 114 ADA’NIN YENİ YÜZÜNÜ ÇOK BEĞENDİKLERİNİ İFADE ETTİLER...

AYÇA GÜRSOY, DENİZ ORGUŞ, YASEMIN ÖNCEL, SILVIA SAKARYA

LALE-GÜRSEL BAKŞI, BARIŞ TONGUÇ , ASLI KOYUNCU TİBET FİLİZ, MEHMET ABACI, ÖMÜR FİLİZ, EMRE İSKEÇELİ

SERDAR KUTLU, AYLIN GÜRDAĞ KUTLU, ARZU GÜRDAĞ, GÜNEŞ GÜRDAĞ

MUTLU GENÇ, SEVDA - AHMET KARDAŞ, BEGÜM ÇALIŞKAN, İPEK ESIN

ÇAĞLA KURTULUŞ, SELÇUK KORAY, PERİHAN OSMAN GÖKSU

GEZİ İSTANBUL

ARZU ÖNER, MEHTAP AYCİBİN

EMRE ŞENBAK, TOLGA TOLUNAY, SERHAN ERYÜKSEL ÇAĞLA ERYÜKSEL, FABRIZIO LORENZINI

AYHAN KARACABEY, MEHMET ACAR

54 intown

intown 55


BİZİM CEMİYET BYBURTAY

CARRÉ

CANSU KURTCU VE FETTAH CAN ÇIFTI, CANSU’NUN BABASI BURTAY KURTCU’NUN TASARIM VE DEKORASYON ÜZERINE GÖKTÜRK’DE AÇTIĞI BUTIK MOBILYA MAĞAZASI BYBURTAY’IN AÇILIŞINDA BIR ARAYA GELDI.

SERKAN ÇAĞRI, FETTAH CAN, CANSU KURTCU

GÜNEY PEKER KIROĞLU, BEGÜM KIROĞLU, SİBEL GÜLGÜN, SERDAR GÜLGÜN FETTAH CAN, CANSU KURTCU, BURTAY KURTCU, GIZEM-AYHAN AKMAN

MOTTO

AHMET -GAMZE İZER

SEDAT ÖZER ART GALLERY

PIERRE ANTAKYA CUISINE

HAKAN-GAMZE KOÇER, AYKUT AYGÜVEN

56 intown

MURAT DEMİRCİ, SEZA DEMİRCİ, TURUSAN BAĞCI, ELİF BAĞCI, SABAHATTİN ASLAN, CANAN ASLAN

intown 57


DEĞİŞİM

BOYUN GERME VE GIDI TOPARLAMADA SON TRENDLER

2-ULTRASKIN–ULTRASOUND

Fiona Akkohen BOYUN BÖLGESİ, KİLO ALIMI VE YAŞLANMA SONRASI İLK ETKİLENEN BÖLGELERDEN BİRİ... “GIDI” DİYE DE ADLANDIRILAN KISIMDA YAĞ BİRİKMESİ VE SARKMA KİŞİYİ OLDUĞUNDAN DAHA KİLOLU VE YAŞLI GÖSTERİR. BU KONUDA UYGULANAN YENİ TRENDLER, KONUYU SORUN OLMAKTAN ÇIKARIYOR

BOYUN GERME AMELİYATI

Boyun germe ameliyatlarında gıdı bölgesindeki yağlar alınır. Sarkık cilt fazlalığı varsa alınır ve kaslar yeniden şekillendirilerek daha genç ve çekici bir görünüm kazandırılır. Çene kenarlarında yağlanma, boyunda sarkma ve yağlanma olan hastalara yapılır. Tüm estetik cerrahi operasyonlarında olduğu gibi bu ameliyat öncesinde de kişi eğer kullanıyorsa sigarayı ameliyattan 2 hafta önce ve ameliyattan 2 hafta sonra olmak üzere bırakmalıdır. Kan sulandırıcı Aspirin vb. ilaç kullanımı varsa en az 10 gün öncesinden bırakılmalıdır. Sürekli aldığı başka ilaçlar veya vitamin hapları (Ginseng, CoQ, Gingkobloba vs. içeren) var ise mutlaka 1 hafta öncesinden kesilmelidir. Bunların dışında farklı bir durum mevcutsa yine hastanın doktorunu bilgilendirmesi gerekir.  Operasyon genellikle 1-2 saat sürer. Operasyondan sonra aynı gün taburcu olunabilir veya 1 gece yatış gerekebilir. Boyundaki korsenin 2 hafta boyunca kullanılması gerekir. Üçüncü günde hastalar banyolarını yapabilir. Erimeyen dikişler kullanılırsa 7-10. gün dikişler alınır. Hastalar 1 hafta sonunda işlerine dönebilirler.

58 intown

Cerrahi yöntemler ile boyun germeye uygun olmayan adaylar için alternatif klinik uygulamalar ise şöyle… 1- MEZOLIFT Ciltteki kırışıklık ve gevşemelerde kullanılan Mezolift, bu yöntemlerin en doğal ve pratik olanlarındandır. Mezolift, kelime olarak “cilt germe” anlamına gelmektedir. Mezolift ile yaşlanmayı geciktirici (anti-aging) uygulamalar veya kırışıkların dolgu maddeleri ile giderilmesine dayanan uygulamalar yapılmaktadır. Cilt sarkmamışsa ve sadece yağ fazlalığı varsa uygulama etkili olmaktadır. Ciltte yıpranma etkileri henüz başlamadan, kırışıklık ve sarkmalar henüz oluşmadan düzenli Mezolift uygulanması cildin olduğundan daha genç, canlı ve sağlıklı görünmesini sağlayacaktır. Mezolift manuel (el ile) yapılabildiği gibi hızı dakikada 200 enjeksiyona kadar çıkabilen, derinlik ve basıncı ayarlanabilen tabanca sistemi ile de yapılabilir. Tedavinin ilk aşamasında profesyonel bir cilt temizliğinin ardından, bir krem yardımıyla lokal anestezi sağlanır. Ardından cilde faydalı pek çok vitamin, mineral, aminoasit, enzim ve Hyalouranik asitten oluşan kokteyl cilde enjekte edilir. Özellikle 30 yaş ve üzeri kadın ile erkeklerde yaşlanma belirtilerinin önemli ölçüde gerilemesini sağlayan Mezolift tedavisi değişik protokollerle uygulanabiliyor. Uygulama sıklığı kişiye göre değişmekle birlikte 10-15 gün ara ile 2 veya 3 seans ile başlayıp, sonra ayda 1 olacak şekilde 6 seansa tamamlanabildiği gibi doğrudan 1-2 ayda bir tek seans olarak da uygulanabilir. İlk beklenen etki “pırıltılı, canlı bir yüz”, ikinci etki “mezo-lifting, yani orta tabaka-kaldırma” etkisi, üçüncü etki ise “kırışıklıkların dolma” etkisidir. Seans sayısı arttıkça dolma etkisi de kalıcı hale gelir.

Nü Medikal Turizm ve Danışmanlık Body Expert Medical ile Travel&Consulting işbirliği Bilgi ve randevu:

(0212) 322 23 71 (0541) 360 33 24

Ses dalgaları kullanılarak cildin alt katmanlarındaki kolajen üretiminin tetiklenmesi sonucu ciltte sıkılaşma ve lifting etkisi sağlayan bir tedavi yöntemidir. Ultrasound ile cilt germe uygulamaları, estetik operasyonlara alternatif olarak sunulan, Amerika’da son günlerin en tercih edilen teknolojilerinden biridir. Ultrasound, en bilinen tanımı ile anne karnındaki fetüsü izlemeye imkan tanıyan bir teknoloji. Bu teknoloji ile cildin alt katmanlarındaki taşıyıcı dokularda odaklanmış ses dalgaları kullanılarak kolajen üretiminin harekete geçirilmesi ile ciltte sıkılaşma ve toparlanma sağlayan bir tıbbi uygulamadır. Ultrason ile cilt germe ile cilt elastikiyetinin kaybına bağlı olarak oluşan boyun sarkması ve gıdı bölgesinde cerrahi bir işlem olmadan düzelme ve gençleşme sağlanmaktadır. Ultraskin cihazı ile yapılan tedavide, ısı enerjisi oluşturan ses dalgaları istenen doku derinliğine odaklanmakta ve cildin üst tabakasına zarar vermeden deri altındaki bağ dokusunda kolajen üretimini artıran küçük ısı hasarları oluşturulmaktadır. Ultraskin ultrason enerjisi kullanır. Tek seanslık bir uygulama olup en erken 6 ay en geç 1 yıl içerisinde tekrarlanmaktadır. Gıdı bölgesindeki sarkmaları olan 30 yaş üstü kadın- erkek , herkese uygulanabilmektedir. Ultrason ile cilt germe süresi uygulama yapılan bölgeye göre 30-60 dakika arasında değişmekte olup tüm yüz ve boyuna yapılan uygulama 1 saat kadar sürmektedir. Uygulama ardından rejenerasyon süreci hemen başlar ve ilk anda bile hafif bir gerilme etkisi görülmektedir. Bir ay sonra etkiler belirgin görünür hale gelir, 3 ayın sonunda maksimum etkiyi verir. Yaz aylarında da güvenle kullanılmaktadır. Önerilen uygulamalar da kişinin cilt yapısı, yaş ve sağlık durumu göz önüne alınır. Gerekli durumlarda Botox ile kombine edilerek kas şeritleri hafifletilir. Radyofrekans uygulama sonrası gerekli görüldüğü durumlarda gıdı toparlanmasını desteklemek amacı ile PDO ipler kullanılır. PDO ipler bağ dokusunu yenilemek ve lifting sağlamak amacı ile üretilmiştir. Klinik uygulamalar, kişinin günlük aktivitelerine hemen dönebilmesine olanak sağlamaktadır.

intown 59


Z KUŞAĞI

YAZ OKULLARI İLE

ÇOCUKLAR İÇİN YAZ BAŞKA GÜZEL!

FITBOX Fitbox, akademisyen branşında uzman hocalarıyla çocuk, genç gündüz grup ve bireysel derslerini yaz ayları boyunca da sürdürüyor. Sporu, kickbox ile sevdirmeyi hedefeyen Fitbox, Haziran ayında bireysel kickboks derslerinde yüzde 20 indirim fırsatı sunuyor. (0212) 322 23 71- (0541) 360 33 24

Çisil Çalı - Gülşah Aynacı

AMERİKAN KÜLTÜR KIDS ANA OKULLARI Eğitim sektöründeki en büyük ve en yaygın kuruluşlarından biri olan AKD Kids Ana Okulları, yaz mevsimi süresince de çocuk güvenliği maksimum düzeyde gözetilerek hazırlanan binalarda özel yöntemler uygulayarak İngilizce öğretip, çocukların kişisel gelişimlerini destekleyen ders ve aktiviteler sunmaya devam ediyor. Organik gıda ve hijyen konusunda uluslararası sertifikalara sahip olan kurum, 2-6 yaş çocuklara okul öncesi eğitim veriyor. Çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun birsistem olan Montessori eğitim programını da uygulayan okulda aynı zamanda tam zamanlı bir psikolog da görev yapıyor. Bale, Drama, Yoga, Satranç, Piyano, Müzik gibi branş derslerinin uygulandığı AKD Kids Ana Okulları’nın yaza özel sürpriz programını öğrenmek için kurum ile iletişime geçebilirsiniz. (0553) 236 23 00 www.amerikankulturkidsgokturk.com

AQUA-TOTS GÖKTÜRK 25 senelik bir geçmişe sahip Amerika’nın en büyük bebek ve çocuk yüzme okulu zinciri olan Aqua-Tots’ta, 4 aylık bebeklerden 14 yaşındaki çocuklara kadar değişik yaş grupları için uyguladığımız 8 değişik eğitim seviyemiz bulunuyor. Etiler’in ardından bu yıl Nisan ayında Göktürk’te ikinci şubesini açan kurum, 0-4 yaş arası yüzme eğitiminde ülke lideri konumunda. Normalde havuz suları 26-27 dereceyken, Aqua-Tots’da havuz suyu çocuklar için en uygun su sıcaklığı olan 31-32 dereceye ısıtılıyor. Camlarla çevrili havuz alanlarımızın oda sıcaklığı da 31 derece ve %50 nem oranında tutulduğundan, havuza giren bebeklerin ve çocukların vücutlarının suyun içinde ve dışında kalan kısımları aynı ısıda olduğu için üşümelerinin önüne geçilmiş olunuyor. Yüzme eğitiminin ilk esası suda güvenliğin sağlanması… Suyla daha çok erken aylarda kurulan bu doğal güvenlik ortamında, 30 aya kadar olan bebeklerde, suya güvenli giriş ve sudan güvenli çıkış başta olmak üzere yine yüzmenin temel unsurlarından olan suyun altında nefes verme, sırtüstü duruş, su altı geçiş gibi, onları yüzmeye hazırlayan 28 değişik beceri öğretiliyor. 2.5 yaş ve üzeri çocuklar için haftada iki ders öneriliyor. Aqua-Tots’u daha yakından tanımak isteyen her ailemize ücretsiz deneme dersi veriliyor. (0212) 322 40 00 www.aqua-tots.com.tr

62 intown

DOĞA KOLEJİ YAZ OKULU

KEMER COUNTRY GREENWOOD CAMP Kemer Country Club Greenwood Camp Summer Day Camp Programı 4 ile 12 yaş arasındaki tüm çocukların birebir kendi yaş grupları ile oluşturacakları gruplarda İstanbul’un doğa ile iç içe, her çocuğun kendi öğrenme yolunu seçeceği, takım ruhunun ve özgüveni destekleyici 18 farklı etkinlik ve atölye çalışmalarının olduğu en zengin içerikli Yaz Okulu programına tüm çocuklar davet ediyor. 20 Haziran’da başlayıp 02 Eylül tarihine kadar devam edecek beş dönem süren Summer Day Camp Prograında çocuklar, Amerika, Kanada ve İngiltere’den gelen anadili İngilizce grup koçları eşliğinde İngilizceyi öğreniyor, birçok spor ve aktiviteyi yaparak yaşayarak keşfediyorlar. Çocuklar spor, etkinlik ve atölye çalışmasını deneyimlerken İngilizce konuşma, anlama becerilerini geliştirme ve dil pratiği yapma fırsatı buluyor. Kemer Country Club’ın büyüleyici atmosferinde, doğa içerisinde yapılandırılmış spor alanlarında çocuklar 18 farklı spor, etkinlik ve atölye çalışmalarını keşfediyor ve öğreniyorlar. Yüzme, Binicilik, Golf, Tenis, Basketbol, Doğa Sporları , İp Parkurları, Okçuluk,, Sportif Tırmanış, Eskrim, Kampçılık, Güzel Sanatlar, Aşçılık, Ekoloji Bahçesi, Bilim Atölyesi, Ritim Atölyesi, Dans Atölyesi Fotoğrafçılık gibi çocuklar yaş ve seviyelerine uygun içerik ve programlara katılıyorlar. (0212) 239 70 10 www.greenwoodcamp.com

Yıllara yayılan tecrübesiyle Doğa Koleji, yaz döneminde de Kemerburgaz Doğa Koleji bünyesinde hazırladığı programla çocukların bu dönemi eğlenerek geçirmelerini sağlıyor. 20 Haziran-19 Ağustos arası gerçekleşecek olan programa, 20102014 yıl doğumlu çocuklar katılabiliyor. Program; yüzmeden İngilizceye, dramadan mandalaya, yogadan müzik, sinema ve ekolojiye uzanan bir içeriğe sahip… (0212) 322 79 69- (0212) 322 76 19

KIDS COUNTRY Kids Country, çocuklar için yaza özel iki farklı program sunuyor. 20 Haziran-5 Ağustos ile 8 Ağustos-9 Eylül tarihleri arasında düzenlenen programlar, 2-4 yaş, 4-6 yaş, 6-8 yaş ve 8-12 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor. Her gün yüzme dersinin olduğu programda; pazartesi günleri Belgrad Ormanı’nda piknik, İngilizce, Kemer Country’de Kids Vile, aşçılık, binicilik, buz pateni, futbol gibi aktiviteler yapılıyor. (0212) 227 6425 www.kidscountrypreschool.com

intown 63


Z KUŞAĞI

NAZMİ ARIKAN

FEN BİLİMLERİ ETÜT MERKEZİ GÖKTÜRKÔ .i �

MUTLU ADIMLAR ANAOKULU Çocukların yaz tatilinde dinlenirken eğlenmeleri, farklı alanlardaki becerilerini geliştirmeleri amacıyla Mutlu Adımlar, Temmuz ve Ağustos aylarında yaz okulu programı hazırladı. Sabah jimnastiği, kum projeleri, bahçe oyunları, su oyunları, kitap atölyesi, müzik aletleri yapımı, ritim çalışmaları, yaratıcı drama, farklı ve eğlenceli geziler, masa oyunları, fen ve doğa çalışmaları, mutfak etkinlikleri, sanat atölyeleri (taş boyama, farklı materyallerle baskı çalışmaları, sihirli boyama), kukla günleri gibi etkinlikler yaz programında yer alanlardan bazıları…

“Eğitim ciddi kurumların işidir”

www.mutluadimlar.com.tr (0212) 360 00 66

UÇAN BALON ÇOCUK EVİ VE ANAOKULLARI Uçan Balon Çocuk Evi ve Anaokulları keyifli ve eğlenceli bir programla yaz mevsiminde de hizmet veriyor. Kurumda haftada iki gün yüzme, haftada bir gün binicilik faaliyetlerinin yanı sıra haftada bir gün de piknik yapılıyor.

Fen Bilimleri Eğitim Kurumları çağdaş ve modern eğitim anlayışıyla ülkemizin en seçkin eğitimöğretim kurumlarından biri olmanın gururunu yaşamaktadır.

(0212) 322 00 93 (0554) 814 53 54 www.ucanbalonkemerburgaz.com

RAGIP SAVAŞ SANAT AKADEMİSİ Ragıp Savaş Sanat Akademisi, 20 Haziran-1 Temmuz, 11 Temmuz-22 Temmuz, 25 Temmuz-5 Ağustos ve 15 Ağustos-26 Ağustos olmak üzere dört dönemden oluşan bir yaz programı sunuyor. 4-7, 8-11 ve 12 yaş üzeri yaş grubunu kapsayan programlarda, yarım gün ya da branş seçme opsiyonunuz var. Pazartesiden cumaya eğitim veren kurumda çocuklar 10:00-16:00 saatleri arasında keyifli zaman geçiriyor. Yaratıcı drama, mutfak atölyesi, zumba, ritim atölyesi, aikido, yaratıcı sanat, müzik, resim, street jazz ve hip-hop branşlarında eğitim veriliyor. (0212) 322 80 80 (0532) 778 07 85

YAZ OKULU

I. DÖNEM 20 HAZİRAN01 TEMMUZ

II. DÖNEM 11 TEMMUZ22 TEMMUZ

III. DÖNEM IV. DÖNEM 25 TEMMUZ05 AĞUSTOS

15 AĞUSTOS26 AĞUSTOS

YAŞ G R U PL A R I

4-7

8-11 12+

Göktürk Belediye Caddesi ışıldar Sokak Göktürk İş Merkezi No: ı Kat: 3-4 Göktürk - Eyüp - İstanbul T: 0212 322 59 29 F: 0212 322 64 74 W: www.fenbilimleri.com M: fenbilimlerigokturk@gmail.com


BİLGİ KOZASI ANAOKULU, ORMANDA EĞİTİM İLE ÇOCUKLARI DÖRT DUVAR ARASINDAN ÇIKARIYOR KEMERBURGAZ BİLGİ KOZASI ANAOKULU, SICAK-SOĞUK DEMEDEN HER HAVA KOŞULUNDA ÇOCUKLARI BAHÇEYE ÇIKARAK, ORMANA GİDEREK, ÇOCUKLARIN KENDİLERİNİ VE ÇEVRELERİNİ KEŞFETMESİNE İMKAN SAĞLIYOR. HERKESİ DE ÇOCUKLARI DOĞAYA ÇIKARMAYA DAVET EDİYOR

Etiler’de yirminci, Kemerburgaz’da sekizinci senesini dolduran Bilgi Kozası Anaokulu, eğitim felsefesini her sene yapılan araştırmalar ve çocukların ihtiyaçlarına göre şekillendirmeye devam ediyor. 2016-2017 senesinde Kemerburgaz’da bir ilke imza atarak çocukların zamanlarının bir kısmını da doğada - ormanda geçirmesini programlarına ekliyorlar. Esra Gür Demirbaş ile eğitimlerindeki değişimi ve doğanın çocuklar için neden önemli olduğunu anlatıyor. Bilgi Kozası’ndan kısaca bahseder misiniz? Zeynep Ellialtıoğlu ile ben 20 sene önce Etilerdeki okulumuz açılırken profesyonel olarak orada çalışmaya

66 intown

başladık. Birkaç sene sonra okulun sahibi bu işi yapmaktan vazgeçince devraldık. Sonrasında Kemerburgaz’daki okulu açtık. İkimiz de Rehberlik Psikolojik Danışmanlık mezunuyuz ve kendi işimizi yapıyoruz. Zeynep’i birkaç sene önce İlköğretim eğitimine transfer ettik. Bilgi Kozası’nda eğitim felsefesi nedir? Süreç içinde nasıl değişim oldu? High Scope çocukların kendi planlarını uyguladıkları etkinliklerden öğrendiklerine inanan bir anlayış. Yaparak, yaşayarak, beş duyu organını kullanarak deneyim kazanmasını sağlayan bir yapısı var. Temel kavramı etkin öğrenme, çocukların yaratıcılıklarına dokunmadan (ki

Neden doğada olmayı programınıza eklediniz? Aslında doğada olmak bizde hep vardı. Bilgi Kozası’nda her hava koşulunda mutlaka 1 saati bahçede geçiriyoruz. Hatta bahar aylarında bu süreç bazen tam güne kadar çıkabiliyor. Bu sene yavaş yavaş eklediğimiz orman gezilerini her hafta gideceğimiz bir rutine dönüştürmeye başladık. Yaz okulumuzda haftada 3 gün, normal eğitim sürecimizde ise haftada bir gün çocukların 2 saat, her yaş grubunun ayrı ayrı mekanlarda ve ayrı zamanlarda ormanlarda bulunmasını sağlayacağız. “Ormana gidelim” deyince tabii “hadi gidelim” şeklinde olmuyor. Bizlerin, eğitimcilerin daha önceden risk analizi yaptığı, risklerin en aza indirildiği belirli bir alana gidiliyor. Ormanda ya da doğada eğitim yapabilmek için önce biz yöneticiler eğitim alıyoruz. Daha sonra ekibimize eğitim veriyoruz. Neden çocuklar daha fazla doğal ortamda bulunmalı? Bizim jenerasyon anne-babalar çoğunlukla sokakta oyun oynayarak büyüyen bir nesildik. Şimdi maalesef kendi çocuklarımızı sokakta yaşıtları ile oyun oynamasına izin veremiyoruz. Malum bir sürü sebepten dolayı dört duvar arasına hapsolmaktan dışarda oyun oynamanın önemini

unuttuk maalesef... 6 yaşına kadar olan bütün çocukların en önemli hakkı OYUN OYNAMAK. Özgürce, kendisine gerçekten rehberlik eden, onun adına sorunlara göğüs germeyen, onun adına düşünmeyen ama onunla beraber düşünebilen, çözümler üretmeyen ama çözümler üretmesine yol gösteren rehberlerle beraber olmalı çocuklar. Çocuklara bir şey öğretmek zorunda hissediyor tüm yetişkinler ve eğitimciler kendilerini. Oysa öğretmek olmamalı hedef, edindirmek olmalı. Merak uyandırmak olmalı, heyecanlandırmak olmalı. Çocuklar yaşları itibari ile zaten çok meraklılar. Doğal yaşamının içinde keşfe çıkan çocuk, elleyen, dokunan, soran, araştıran çocuk, tahmininizden çok daha fazla deneyim ediniyor. Çocuklar doğada ne deneyim elde ediyorlar? Doğal ortamda ve yapılandırılmamış orman ortamında daha fazla zaman geçiren çocukların; karşılaştıkları problemlerin çözümünde yaşıtlarına göre daha hızlı, daha yaratıcı, daha sabırlı oldukları gözlemlenmekte. Çocuklar ormanda oldukları sürede doğal yaşamın süreçlerini görüyor, günden güne, aydan aya, mevsim değişimlerini fark ediyorlar. Karşılaştıkları problemlerde kendisinin ve etrafının katkısını daha rahat fark ediyorlar. Mesela ormanda engebeli arazide devamlı düşen bir çocuk, bir süre sonra kendine bir dal edinip, yürürken çukurları dal ile bulabiliyor. Kendi kendine ihtiyacını fark ediyor ve çözüm bulmayı yaşıyor, deneyimliyor. Doğal ortamda çocukların kazandıkları beceriler neler? Sosyal-duygusal gelişim, takım çalışması, problem çözme, karşılıklı nezaket, empati, duygusal denge, risk değerlendirme, beden gücünü artırma, matematik, psikomotor gelişim, büyük kas motor, küçük kas motor geliştirme, vücut koordinasyonu, denge.... Aslında kısaca söylemeye çalıştığımız şey şu ki, “DOĞADA BİR GÜN YETMEZ, KOZA’DA HER GÜN DOĞA!”

intown 67

Bu bir advertorialdır

bu çok önemli bence. Çünkü biz yetişkinler çocukların yaratıcılıkları geliştireceğimizi düşünür hatta iddia ederiz. Ama haddimiz değildir bu; yeter ki biz yetişkinler çocukların yaratıcılıklarına dokunmayalım), sorgulayan, girişken, kendini ifade eden, empati geliştirebilen, kendi ihtiyaçlarına sahip çıkabilen bireyler olmasına teşvik eder. Bel kemiğimiz hala Etkin Öğrenme. Ama bu 20 yılda 2 büyük değişim yaşadık. Biri internetin hayatımıza girmesi ile tüm dünyadaki programlara ulaşabilir olduk. Diğeri MR’ın gelişmesi ile beyin ile ilgili araştırma sonuçları çok daha fazla elimize gelmeye başlaması. Her sene eğitim teknolojisinin gelişmesi, çocukların ihtiyaçlarının değişmesi ve farklılaşması nedeni ile programımızda bunlara uygun şekilde değişimler oluyor.


Z KUŞAĞI

HER ŞEY YAŞINDA GÜZEL! BEBEĞİMİZİN VARLIĞINI ÖĞRENMEDEN ÖNCE BİR MERAK VE KAYGI DÜNYASINA GİRİYORUZ. “NASIL, ACABA, HANGİ?“ GİBİ SORULARLA ZİHNİMİZ MEŞGUL OLUYOR VE BU SÜREÇ HİÇ BİTMİYOR. YETKİNLİK KAZANDIK DİYORUZ YENİ SORULAR KARŞIMIZA ÇIKIYOR. 2-4 YAŞ GRUBUNDA DURUM NASIL? GELİN, BİRLİKTE İNCELEYELİM…

Ethel Kebudi, Uzman Psikolog

Bu yazıda ayaklanan, koşan, bağımsızlığını kazanmak için çabalayan çocuklarımızın hangi yaşta hangi becerilere sahipler, hangi durumlar yaşının özelliği, hangi beceriler daha ileriki yaşa ait, hangi özellikler geçici ve “Endişe edecek bir şey yok” diye düşünüp rahatlamalıyız sorularına kısaca değinmek istedim. Keyifli okumalar…

OPTIMUS PRIME VE BUMBLE BEE SUPER,

PART¡YE GEL¡YOR!

Doğum gününde kim bir rüyanın içinde olmak istemez ki? Transformers hayranı çocuklarınız devasa boyuttaki Bumble Bee ve Optimus Prime ile heyecan dolu anlar yaşamasını ister misiniz? Çocuğunuzun hayalini gerçekleştirmek elinizde! Transformers Show parti formatında 2.5 metre boyundaki, ses ve görüntü efektleriyle donatılmış devasa Bumble Bee ve Optimus Prime, fantastik rüyaları gerçeğe dönüştürüyor. Bu özel günün Party Boom ile renkli, heyacan ve mutluluk dolu olmasını sağlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Çocuk partileri, açılışlar, misafir karşılaşma için Party Boom...

2 yaş çocuğu:

• Kaba motor kas gelişimleri sayesinde koşabilir, yardımsız merdiven inip çıkabilir, bu sayede 2 yılda duyduğundan daha çok “hayır, olmaz, yapma, dur”a daha çok şahit olup kendilerini ve sizi test edeceklerdir. Sınırlarını bilmeleri onların daha güvenli hareket etmelerine hizmet edecektir. • Duyuları gelişmiştir; görmesi, duyması, koku alması hassaslaşır. Böylece çocuğunuza kuralları öğretmeniz, paylaşımda bulunmanız daha keyifli ve anlaşılır hal alacaktır. Kuralları koyabilmeniz yanında bonus olarak bu yaşta inatlaşma, sık sık isteklerini yaptırmak için ağlayarak tutturmalara başvuracaktır. Var olmaya, sizin tutarlılığınızı denemeye, kendi sınırını tartmaya; görünür anlamda da istediklerini yaptırmaya çalışırken bu yöntemi denemeleri yaşlarının özelliğindendir. Ağlayıp tutturmalarının süresini belirleyecek olan siz anne babalar ve öğretmenlerdir. • Özellikle dış çevreyi keşfetme içgüdüsüyle bakım verene yakın durma istekleri çelişerek, çok ikilemde kalacakları bir dönemdeler. Onlara keşfetmeleri için biraz cesaret vermeniz, duygusal ihtiyaçlarını karşılamak için de bir tutam sevginizi göstermeniz yeterli olacaktır. Böylece her daim yanlarında olduğunuzu, size güvenebileceklerini teyit edip daha emin adımlarla ilerleyecekler, sosyal çocuklar olabileceklerdir. • Bu yaştaki çocuk akranlarıyla oynuyormuş gibi görünse de sadece “paralel oyun” –yan yana durarak kendi kendilerine oyun- oynarlar. Bu durumda paylaşmayı bilmezler ancak diğer çocuklarla konuşabilir, oynuyormuş gibi yapabilirler. “Çocuğum paylaşmıyor” diye endişelenmeyin rahatlayın; ona bu hakkı verin, henüz psikolojik olarak buna hazır değil.

68 intown

www.party-boom.com 0538 850 14 14 facebook/ instagram PARTYBOOMTR


Z KUŞAĞI 3 yaş çocuğu:

• Kız çocuklar babalarına kur yapmaya, erkek çocuklar anneleriyle uyuma isteğine girebilirler. Çocuğunuza ilerde onun da sevdiği kişiyle bu şekilde birlikte olacağının teyidini vermeniz işe yarayacaktır. • Cinsel rol kimliği oluşmaya başlar. Kız çocuk annenin rollerini, erkek çocuk babanın hareketlerini, giyim tarzını, kullandığı ürünleri denemeye; onları taklit ederek hemcinsiyle özdeşleşmeye çalışır. Kabul edilir olanı seçmeye, uyum göstermeye başlarlar. • Bebek doğumu ve üremeyle ilgili meraklı sorular sormaya başlayabilirler. Karşı cinsin ve kendisinin cinsel organını merak edecektir, incelemelerine şahit olacaksınızdır; bu sağlıklıdır. Çocuğunuzun size bu konularda sorduğu sorulara anlayabileceği şekilde, gerçekleri çarpıtmadan, basit bir dille cevap vermeniz yeterli olacaktır. • İnce ve kaba motor kasları gelişmeye başlar: Daire çizebilir, düğme ilikleyebilir, tek ayak üzerinde zıplayabilir, tırmanabilir. Anne-babalar, diğer bakım verenler artık biraz dinlenebilirsiniz; kendi başına giyinmeye başlayan çocuğunuza fırsat verip özgüvenini geliştirebilirsiniz. • 3-4 kelimelik cümleler sizi bekliyor. Duygularının farkına varmasına ve olayları daha kontrol altında tutabilmesine yardımcı ve örnek olabilirsiniz. • Tutturmalar bu yaşta da devam eder, inatlaşmadan sınırınızı kurallarla belirlemeniz onların daha güvenle hareket etmelerini sağlar. • Yaşıtlarıyla 2 yaşa göre daha fazla oyun oynayabilir ancak paylaşma için hala hazır olmayacaktır. Konuşan, yemeğini kendisi yiyen, kendi yatağında uyuyan, tuvalet eğitimini edinmiş, duygularını aktarabilen 3 yaşlar görmek dileğiyle…

Bireysel Kickbox derslerinde 4 yaş çocuğu:

• Müjde! 4 yaş çocuğu artık yaşıtlarıyla oyun oynayıp paylaşabilir. • Kurallara uyar, yapacaklarını planlar. İstediğini ifade ederken çeşitli iletişim becerilerine başvurabilir: Pazarlık etmek, çözüm üretmek, karşısındakini dinlemek, kabul etmek, istediğini yaptırmak vb. • En az 4-5 kelimelik cümleler kurar. • Dişini kendi fırçalar, 3 tekerlekli bisiklete biner, geri geri zıplar, 10’a kadar sayar. • İnsan resimleri çizer. Kafadan çıkan kol ve bacaklara hazır olun. • Korkular ortaya çıkar. Canavar, hırsız, büyüklerini kaybetme, sonrasında kendi ölümünden korkarlar. Temsilleri (zihninde) oluşturabilmesi için kayıp endişesi gelişecektir. Bu korkular gerçektir ve çocuklarınızın sizin güveninize ihtiyaçları vardır. Belli durumlar için olası önlemlerden veya sizin onu koruyabileceğinizden bahsedebilirsiniz. • Cinsel içerikli oyunlar çok revaçtadır. “evcilik, doktorculuk” gibi –mış gibi oyunlar doğal kurgu içinde oynanır. Oyunlarında ebeveyn rollerini cinsel temalar üzerinden işlerler; oyun bu anlamda çocukların kafalarındaki soruları dışarı vurma biçimi olarak hayatlarında rol oynar.

Çocuklarınızın yaşlarına uygun kaba-ince motor, dil, sosyal-duygusal gelişim evrelerinden geçmeleri, sizlerin de bu evrelerde çocuklarınızla keyifli, olumlu 70 intown deneyimler yaşamanız dileğiyle…

%20

İNDİRİM

. . . R O Y I L Ş A B I P M A YAZ K GÜNDÜZ GENÇ , ÇOCUK KICKBOKS VE JIMNASTIK GRUPLARI

ÜCRETSIZ DENEME DERSLERI IÇIN RANDEVU ALIN...

(0212) 322 23 71 - (0541) 360 33 24

Fitbox bir Nügrup kuruluşudur.

İstanbul Cad. Gökofis İş merkezi No: 20/1

instagram.com/fitboxgokturk

facebook.com/Fit&box gokturk


YARATICI ANNE

TERASINIZA RENK KATIN

Elçin Onat, Anne-Çocuk Vlogger Youtube/yaratıcı anne yaraticiannetr@gmail. com

YAZ GELİNCE BENİM AKLIMA BALKON, TERAS VE LAVANTA GELİYOR. KENDİ TERASIMA RENK KATMAK İÇİN “ANI YAŞAMAK” ADLI BİR KONSEPT OLUŞTURDUM; SİZ DE DENEYEBİLİRSİNİZ…

Bu konseptte modern hayatın getirdiği yorgunluğu geride bırakıp, kendi terasımda huzur bulmak için bir tasarım yaptım. Konsepti mor, lila tonları üzerinden lavantalar ve anı yaşamak üzerinden konumlandırdım. Neon ışıkları çok severim. Bu konsepte özel “Carpe Diem” mor renginde ışık yaptırdım. Aynı çizgileri taşıyan bir duvar panosu tasarlayıp duvara astım, renk kattı. Lavanta tarlalarını çok severim. Duvara çiçeklik içinde lavantalar koydum. Tasarıma uygun, terasımızda yemeklerimizi daha keyifli yemek için “Carpe Diem” konseptinde Amerikan servislerini hazırlayıp, bastırdım. Bu tasarımları siz de evinizde uygulayabilirsiniz. Dileyenler için duvar panosu ve Amerikan servisinin tasarımını paylaşabilirim. Bana mail atmanız yeterli. Bastırıp kendi dokunuş ve yaratıcılığınızla kendi terasınızı düzenleyebilirsiniz.

NELER KULLANDIM?

▪ Carpe Diem neon ışık ▪ Carpe Diem konsept duvar panosu ▪ Carpe Diem konsept Amerikan servisleri ▪ Lavanta çiçeklik ▪ Lavantalar

72 intown


YAŞAM Merve Issı Uçan - Fitbox Antrenörü

Fiona Akkohen

BACAK VE KALÇA ŞEKİLLENDİRMEYE

i bacak için 2 pılmalı? Her ik Kaç tekrar ya yapabilirsiniz. set, 30 tekrar

HAZIR MISINIZ?

Haftada

3

1) SQUAT a) Sırtınız dik, başınız ve göğsünüz yukarıda olmalıdır. b) Çene yere paralel, başınız ileri bakmalıdır. c) Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olmalı ve ayak uçları karşıyı göstermelidir. d) Yavaşça çömelmeli, vücut duruşu değişmemelidir. e) Çömeldiğinizde dizleriniz ayak parmak uçlarınızı geçmemelidir. f) Çömelme sırasında dizlerinizin içe doğru bükülmemesine özen gösterin. g) Ve tekrar postürü bozmadan ayağa kalkın.

gün

10 dakika

5. DONKEY LIFT KICK

2

Kaç tekrar yapılmalı? Yeni başlayan lar için 3 set, 20 tekrar, ilerleyen dönemler ise 3 set 30 tekrar ve 3 set 40 tekrar olarak yapa bilirsiniz.

6. HIP RAISES a) Sırt üstü pozisyonda, ayaklar omuz genişliğinde açık ve dizler bükük olmalı. b) Avuç içleri yere bakacak şekilde yerde kollarınızı sabitleyin. c) Yavaşça kalçanızı kaldırın, kalçanızı ve karnınızı sıkı tutmayı unutmayın ve yavaşça kalçanızı indirin.

3. LUNGE 4. KICK LEG RAISES

Kaç tekrar yapılmalı? Her iki baca k için 2 set, 20 tekrar yapabilirsiniz.

74 intown

Kalça ve bacak için ideal hareketlerden biridir. a) Kollar gergin, ileri ya da yanlardan duracak şekilde olabilir. b) Öne doğru uzun bir adım alın ve dizlerinizi bükerek ön bacağınız yere paralel olana kadar yere inin. c) Arka bacak ise 90 dereceyi göstermeli. d) Ön bacak ile kendinizi ileriye doğru itin ve başlangıç pozisyonuna dönün. e) Postürü bozmadan dik ve ileri bakın.

i bacak için pılmalı? Her ik Kaç tekrar ya yapabilirsiniz. set, 20 tekrar

Kaç tekrar yapılmalı? Lunge sağ ve sol bacak olarak yapılmalı. Yeni başlayanlar 3 set 20 tekrar yapabilir. Dilerseniz elinize ağırlık alıp yapabilirsiniz.

2

anın sa

Diğer squattan farkı ayakların omuz genişliğinde biraz daha açık ve ayak uçlarını dış çaprazları göstermesidir. Dilerseniz hareketi ağırlıkla da yapabilirsiniz. a) Postürü bozmadan dik bir şekilde karşıya bakarak çömelmelisiniz. b) Ve tekrar vücüt duruşu bozulmadan ayağa kalkmalısınız. c) Ayağa kalkarken popoyu sıkarak kalkarsanız daha etkili olduğunu göreceksiniz. d) Bu hareket iç bacak kaslarını ve kalçayı daha fazla devreye sokmaktadır.

i bacak için pılmalı? Her ik Kaç tekrar ya yapabilirsiniz. set, 20 tekrar

ın s l a na k

2. SUMO SQUAT

Kick leg raise’e benzer. Tek farkı, yukarı kaldırdığınız ayağınızı tavana kadar kaldırarak 90 dereceyi yakalamanızdır. Kalçayı sıkılaştıran ideal hareketlerden biridir. Bacak yere inmeden daima yukarı itiniz.

Zam

Kaç tekrar yapılmalı? Yeni başlayanlar için 3 set, 20 tekrar, ilerleyen dönemlerde 3 set 30 tekrar ve 3 set 40 tekrar yapabilirsiniz.

a) Emekleme pozisyonu alın. b) Elleriniz omuz hizasında açık olmalı. c) Dizleriniz kalçanızın hizasında, ne biraz önde ne de biraz geride kalmalı. d) Sağ ya da sol bacağınızdan birini bir yukarı doğru kaldırın ve düz bir şekilde indirin. e) Yavaş ve mümkün olduğunca yukarı...

Değişim için hareket et!

7. ABD-ADD a) Yere vücudunuz düz olacak bir şekilde yan uzanın. b) Bacaklarını karnınıza doğru hafifçe çekin ve dizlerden bükün. c) Thera band dizlerde olacak şekilde bağlayın. d) Dengenizi sağlayacak bir şekilde boşta duran elinizi önünüzde tutun. e) Yavaşça bacağı yukarı kaldırın ve indirin. f) Ayaklarınızı point veya flex durumunda tutabilirsiniz.

322 90 89 / 0541 360 33 24 facebook.com/PrivatePowerplateStudioGokturk İstanbul Cad. Gökofis No: 20 Kat: 2 Göktürk


sosyal sorumluluk

DİŞ TELİ YERİNE

YAŞANABİLİR BİR DÜNYA İÇİN BİR YILDA 5 MİLYAR PLASTİK POŞETİN ÇEVREYE ATILDIĞINI BİLİYOR MUYDUNUZ? MAKRO PLASTİK TÜRDEN ÜRETİLEN BU POŞETLER DENİZE ATILDIKLARINDA KÜÇÜK PARÇALARA AYRILARAK CANLILARDA ÇEŞİTLİ SORUNLARA YOL AÇIYOR. HAYVANLARDA TOKLUK HİSSİ YARATARAK AÇLIKTAN ÖLMELERİNE NEDEN OLAN BU POŞETLER, HER YIL YÜZ BİN CİVARINDA FOK, BALİNA VE SU KAPLUMBAĞASININ ÖLÜMÜNE SEBEP OLUYOR. BU DA BESİN ZİNCİRİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR. HİSAR OKULLARI ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ EKİBİ BAŞLATTIKLARI KAMPANYADA SORUYOR: “TANESİ 600 YILDA YOK OLAN BU POŞETLERİ BEZ POŞETLERLE DEĞİŞTİRMEK BU KADAR KOLAYKEN NEDEN HALA PLASTİK POŞET KULLANIYORUZ?”

76 intown

Plastik poşetler hafif ve ucuz olmalarına rağmen vergilerin artmasına neden oluyor. Naylon poşet kullanımındaki azalma sadece çevreye yararlı olmakla kalmaz, aynı zamanda bir ülkenin dış bağımlılığında azalma anlamına da gelir. Amerika, Fransa, Bangladeş, İsrail, İngiltere, Kanada, Güney Afrika, Tayvan, Singapur, Kenya gibi ülkeler naylon poşet kullanımını yasakladı. Çin’de ise naylon poşetler ücretlendirilerek her yıl 37 milyon fıçı petrol tasarrufu sağlanıyor. Fakat ülkemizde bez torbalar ücretli olduğundan kimse ekstra masraf yapmak istemiyor. Bu amaçla yola çıkan Hisar Okulları Çevrenin Genç Sözcüleri Ekibi, bu duruma bir son verme kararında… Ekibin sözcülerinden Ezgi Yıldız ile Selin Öz, proje hakkında şunları söylüyor: “Okulumuzda bir kek satışı düzenleyerek kendi bez torba üretimimizin maliyetini karşıladık. Ardından bez torbalarımızı süsledik. Yaptığımız bu çantaları dağıtmaya başladık. Günümüzde buna benzer çalışmaların yürütüldüğünün farkındayız. Bizler bu noktada çantaları verdiğimiz insanlara, çantayı kullanıp

çevreyi koruyacaklarına dair sözleşme imzalatıyoruz. Sosyal medyanın çok fazla kullanıldığını düşünerek kendi sitemizi kurduk. Çevreyi korumak adına yaptıklarımızı kendi sitemizde yayımlıyoruz. Ardından okulda da dikkat çekmek adına poşetleri kullanarak oluşturduğumuz bir çevre panosu düzenledik, bu şekilde diğer arkadaşlarımız da yaptıklarımızdan haberdarlar. Okuldaki ekranlarda çevre için oluşturduğumuz videoyu yayımlayarak çevre sorununa dikkat çekmek istedik. Asıl amacımız farkındalık yaratmak. Aslında kendimize bir bez torba alırsak onu çok uzun süre kullanabileceğimizi ve hep beraber bez torbalara geçiş yaparsak da plastik poşetlerin diğer ürünler üzerindeki vergisini azaltmakla kalmayıp ayrıca temiz bir Türkiye elde edebileceğimizi göstermeye çalışıyoruz. Yeni nesillere temiz bir ülke bırakabileceğimizi kanıtlamak istiyoruz. Hisar Okulları Çevrenin Genç Sözcüleri olarak dağıttığımız torbalar elbette bu dönüşüm için yeterli olmayacaktır. Lütfen herkesi bilinçlendirelim ve Göktürk’ü plastik poşetlerden arındırmak için hep birlikte çalışalım.”

Kampanya hakkındaki bilgilere bu adresten ulaşabilirsiniz. yrehisar.wix.com/hisarschools

ŞEFFAF PLAK DIŞLERINIZDEKI ÇAPRAŞIKLIKLAR ARTIK DIŞ TELI TAKMADAN, SIZE ÖZEL ÜRETILECEK BIR ŞEFFAF PLAK ILE DÜZELTILEBILMEKTEDIR. TEDAVI SONUNDA ELDE EDILECEK YENI GÜLÜŞÜNÜZÜ, TEDAVIYE BAŞLAMADAN ÖNCE, HEKIMINIZLE BIRLIKTE, BILGISAYARDA 3 BOYUTLU OLARAK GÖREBILIRSINIZ.

DİŞ TELLERİ • Ağızda sabit kalması gerekir. • Tedavi bitene dek çıkartılamaz. • Yetişkin yaşlarda estetik kaygı yaratır. • Günlük bakımı kısıtlar. • Ağızda gerginlik hissedilebilir.

ŞEFFAF PLAK • Ağızda sabit değildir. • Yemek yerken ve istendiği zaman rahatlıkla çıkartılabilir. • Şeffaf olduğu için estetik kaygı yaratmaz. • Kolaylıkla fırçalanarak temizlenebilir. • Ağızda rahatsızlık hissi yaratmaz.

BU MUHTEŞEM DENEYİME HAZIR MISINIZ?


RÖPORTAJ “AÇIK HAVADA KONSER VERME HAYALİM VAR. GİTTİĞİM HER TARİHİ MEKANDA ODEON’LARA GİDİP ŞARKI SÖYLÜYORUM. HASHTAG’İM DE ŞU: ‘DESTEĞİN HANGİ KANALDAN GELECEĞİ BELLİ OLMAZ.”

SELEN SERVİ:

“ŞARKILARI ANLATMAYI ÇOK SEVİYORUM” BUGÜNLERDE ÇOK SIK DUYUYORUZ İSMİNİ. “SON PERDE” ŞARKISINA GETİRDİĞİ MÜTHİŞ YORUM, KULAKTAN KULAĞA YAYILIYOR. BU ŞARKININ PEŞİNE DÜŞÜP; AYNI ANDA HÜZÜN VE NEŞEYİ YÜZÜNDE TAŞIYAN, KENDİNİ SEVEN, KENDİNDEN MEMNUN, TUTKUSU MÜZİK UĞRUNA YOLUNU DEĞİŞTİRECEK KADAR GÜÇLÜ, CESUR VE GÜZEL BİR KADINLA BULUŞUYORUM. “BUGÜNKÜ ÖZGÜRLÜĞÜMÜ AİLEMDE GÖRDÜĞÜM SEVGİ VE GÜVENE BAĞLIYORUM.” DİYECEK KADAR DA KÖKLERİNE BAĞLI BİR KADIN. BU KEYİFLİ SOHBETTE SELEN SERVİ TÜM İÇTENLİĞİYLE KENDİ ŞARKISINI ANLATIYOR… Başak Duru

“Son Perde” dediniz ve biz kısaca mahvolduk bu yoruma. Müzik, düzenleme alıp götürüyor; klip de şahane! Her dinleyenin ortak duygusu hüzün. Şarkıda geçen “gelse de artık fark etmez” sözü belki de hepsinin özeti. Bu şarkıyı seçme nedeniniz neydi? Şöyle oldu hikaye, “Evvel Zaman İçinden” diye compilation albüm çıktı. Editörüm Erdem Uyanık albümün yapımcısıydı. Bir önceki albümde de “Rüzgar”ı söylemiştim, hatta onu kendi albümüme de aldım. Bu sene bir şey yapmam diyordum ama bu bir fırsat olarak geldi. Adnan Ergil şarkısı olsun istiyordum. Başka şarkıları konuştuk ama bir gün “Son Perde” olsun dedim. Bende böyle şeyler oluyor. Bir sabah öyle uyanıyorum, onun peşinde koştuğum zaman iyi oluyor, koşmadığımda da pişman oluyorum. Gerçekten çok sevdiğim bir şarkıydı. Onno Tunç düzenlemesi, Nilüfer yorumu. Onu başkalaştırmak çok zordu. Şarkıdaki hüznü seviyorum. O hüznün içinde “Gel kendin söyle” cümlesi bence ayrılığı biraz katlanılabilir kılıyor. Yani aslında tavır yaparken çağıran bir kadın var. Bir andan esiyor ama bir yandan da içi parçalanıyor. O şarkıdaki kadın biraz da benimdir.

78 intown

O hüzün bende var. Çok eğlenceli bir yanım da vardır ama bu şarkının hakkını o içimdeki hüzünle verdim. Elbette Nilüfer etkisi başkadır ama kendi adıma sizden dinlediğimiz versiyonun çok çok daha hayranlık uyandırıcı olduğunu söylemeliyim. Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz? Şunu söylemek istiyorum özellikle, bazı işler birkaç günde milyonlarca dinleyiciye ulaşabiliyor. Artık milyonlar çok rahat konuşuluyor. Zira bunun yolu, yöntemi, bütçesi var. Belki burada enteresan olan, klip 12.000 izleyiciye ulaştığı için benim seviniyor olmam (gülüyor). Milyonlara kıyasla aslında hiç bir rakam. Ama günbegün 200-300 artan izleme beni mutlu ediyor. Tek yaptığım Facebook’tan tanıtımı vermek. Bu şarkının gücüne çok inandım. Benimle birlikte çalışan arkadaşlarım da çok inandı. Düzenlemeyi yapan Cüneyt Yamaner, Onno Tunç’un üzerine çıkmak demeyeyim ama Onno’yu üzmeyecek, onun da aferin diyeceği kadar uğraştı. Onun o düzenlemesi bana o duyguyu verdi. Kemanları duyar duymaz, bir Ferzan Özpetek

filminde giriş ya da final sahnesinde gibi hissettim. Çünkü onda da o hüzün vardır. Şan Hocam Efsun Öztoprak ile yorumu üzerinde çok çalıştım. Kendi duyguma da çok sahip çıktım. Benim için bu bir film şarkısı. O yüzden biraz oyunculukla da harmanladığımı, onu hissederek söylediğimi tahmin ediyorum. Nilüfer yorumu elbette şahane. Ama biz şarkıyı başkalaştırdığımız için çok mutluyum. Gelen yorumlar da böyle. Klibi de atlamak istemem. Esra Başıbüyük ile konuştuk, o da bambaşkadır, çok severim. O beni anladı, şarkıya ve şarkıcıya odaklandı. İkimizi de tatmin eden bir klip çıktı ortaya. 10 Karaköy Otel, mekan sponsorumuzdu. Şehirde tek kadın, onun o bekleme hali, sonunda gelen o el, siyah-beyaz sahneler, tekillik, bekleme, isteme, istememe var klipte. Şarkı çok güçlü bir şarkı. Az kelimeyle çok şey anlatan bir şarkı.

“YETER Kİ AYAĞA KALK, YETER Kİ ADIM AT!” Kadın sesli düşünüyor gibi… Evet, aynen! Sesli düşünüyor. Bir radyo programcısı bana “siz anlatıcısınız” demişti. Bu benim çok hoşuma gitti ve o etiketi hemen aldım üzerime. Şarkıları anlatmayı çok seviyorum. Şarkının yaratıcısı Adnan Ergil’e gitsin alkışlar…

Bu üçüncü albümünüz. İlk iki albüme kıyasla müzikal anlamda neler değişti? 2010 yılında düzenlemeleri İskender Paydaş’ın yaptığı bir albüm çıkardım, “Göze Aldım” isminde. İkinci albümde dört şarkı var, geçen sene yaptım. İş sadece albümü yapmakla kalmıyor, ardından ticari bir yolculuk başlıyor. O noktada ben piyasa şartlarının içinde bir şarkıcı değilim. Kendi şirketimi kurduğum için özgürüm. Ama madalyonun karanlık yüzü de var. Sosyal medya, televizyonlar ve radyolarla başka işbirlikleri gerekiyor. Bu saç ayağının ortasında da prodüktörler duruyor. Şu yanlış anlaşılmasın, biri gelir, albüm yapmayı teklif eder ve oturur seve seve konuşurum. Ama açıkçası elimde albümümle gezmek istemedim. İki tarafı var bu işin, ben özgürlük ve yolda kalma kanadını seçtim. Çünkü yoldaysanız, kendinizseniz-bunu bana etraftan işin erbapları söylediği için inanıyorum- bu noktada bir gün birileriyle bir yerde buluşuyorsunuz. Ben bir de sahne şarkıcısıyım, sahnede var olan biriyim. Etki alanım her hafta 200 kişi artıyor. Kimi kıvırcık saçlı kadın diyor, kimi Selen Servi olarak biliyor. Tanıtım kanalı aslında sahne oluyor, öyle değil mi? Aynen öyle. Hiç sahnesiz kalmadım çok şükür. Ama ticari olarak çok zor bir yolculuk. Kendi yolculuğumda hırsımdan

intown 79


RÖPORTAJ “SAHNEDE YOLCULUĞA ÇIKARMAYI SEVİYORUM.” Kendi yazdığınız şarkıları söylerken hissedilen duygularda farklılık oluyor mu? Aslında ben biraz haksızlık ediyorum, daha az seviyorum onları. Tam tersi olmalı diye düşünülür ama. O duygumu geçenlerde yakaladım. Başkalarının o güzel sözlerini içimde daha harmanladığımı görüyorum. Biraz bu noktada yargılama olabilir. “Sade” şarkımı çok ayrı tutarım, onun sözlerini çok severim. Fakat o kadar güzel sözler var ki, mesela Ayla Çelik’in “Bağdat” şarkısı. Onun da çengel sözü “Üç ay bir gün”dür. Öyle bir şey diyeceksiniz ki yapay olmayacak. Çünkü bazen söz yazarken insan oraya giriyor. Samimi olan, olmayan ayırt ediliyor. Gönlümüzdeki işi yaptığımız için çok şanslıyız. Nasıl bir repertuarınız var? 70’leri çok seviyorum. Türkçe pop ağırlıklı. 70’lerden günümüze geliyorum ama hep sevdiğim parçaları söylüyorum. Sevmediğim ama tutan şarkıları söylemiyorum. Bir de bazı şarkılar var mesela Deniz Seki’nin “İyisin Tabii” şarkısı, çok iyi bir şarkı, DJ çaldığında şahane tepki alıyor ama söylediğinizde aynı tepkiyi almıyor. Böyle sahibine özgü şarkılar var. Bayılıyorum şarkıya ama hayır, o Deniz Seki’nin şarkısı. Fransızca ve İngilizce de söylüyorum ama daha çok Fransızca, benim ekolüm olduğu için. Onları da aralara serpiştiriyorum ama genelde Türkçe. Sahnede yolculuğa çıkarmayı seviyorum. Kulüp dinleyenlerinizle etkileşiminiz nasıl? Çok iyi. Benim sahnede yaşadığım hiçbir kötü deneyimim yok. Sahneye ilk çıktığımda bir olay yaşamıştım. Biri “Güz Gülleri”ni istemişti. Ben de çekinerek bilmediğimi söylemiştim. “O zaman sahnede ne işin var” demişti bana. O bana hem ders oldu hem de sahnede bittim ben. Şimdi mesela mümkün değil böyle bir şey, o cümleyi kuramazlar. Mesafem vardır sahnede dinleyenle ama aynı zamanda çok da yakınızdır. İçimden bazen bir Huysuz Virjin çıkıyor, çok komik oluyor ama ona tepki vermeyecek kişiye de bulaşmıyorum. Bu herhalde sezgimle ilgili… Oyuna katılmak isteyenle sonuna kadar dalga geçiyorum ve çok eğleniyoruz. Mekan çok önemli, mekanın kalitesi gelenin kalitesini belirliyor. Size iyi bakan, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan, size saygılı ama dost mekan olması önemli.

80 intown

arındım. Yok sanıyordum ama öyle değilmiş. Çünkü bir şey sunduğunuzda duyulsun, beğenilsin, konuşulsun istiyorsunuz. Çünkü işin psikolojik tarafında biz bir şey sunuyoruz ve bizi sevin istiyoruz. Bir taraftan da yeteneği kullanmak bir lüks. O lüksü de kullanıyorum. Biraz farklı yaşıyorum galiba. Ne çok bohemim ne de starım ama arasında bir yolum var. O yolun yol arkadaşlarını zaman içinde oluşturdum. İlk albümden beri artık kendiyle daha hoşnut biriyim ama yetinen de değilim. Çok güzel, beni ağlatan destekler aldım. Şuna inanıyorum, bir şey istiyorsanız destek gelir. Yeter ki ayağa kalk, yeter ki adım at! “İlk Adım” şarkısı yaptığım ilk şarkıdır. Kendime söylediğim bir şarkıdır. Aynaya gördüğüm şey hoşuma gidiyor kısaca. Bu yolda kendimi keşfediyorum. Daha bir sevdiğim Selen’e doğru gidiyorum.

“BİR MİKTAR ALFA SEVİYESİNE ÇIKMAK LAZIM.” Sanatçıların bir yerden birbirine benzeyen ama yine de farklılaşan hikayeleri vardır. Müziğe başlama hikayeniz nasıl oldu? Kendini keşfetmekle oldu. Bir mutsuzlukla aslında. 30’lu yaşların başında turizm bölge müdürüydüm. Başka alanlarda da bir süre çalıştım ama hiçbir yere kendimi ait hissetmedim, çiçeklerim açmadı diyelim. Bireysel eğitimlerin olduğu bir sürece girdik. Orada bir çalışma vardı. “Tekrar bir şansın olsa ne yapardın?” diye güçlü bir çalışma. Ve dedim ki şarkı söyleyeceğim. Bundan sonra da hayat karşıma sahne alan birini çıkardı. Ona vokal yaparak sahneye adım attım. İyi bir fırsat oldu. Her cuma-cumartesi gidiyordum. Turizm işine de devam ettim. En yoğun geçirdiğim 1.5 seneydi. O sahneye çıktıktan sonra bana sololar vermeye başladılar. Bu süreçten geçmeseydim bana vokal yap dediklerinde geri dururdum. Ama ben onu demedim. Çünkü kendimi o noktaya getirmiştim. Baktığınız zaman aslında genel olarak çok iyi şartlar değildi, hayatımın o dönemi kaotik de bir dönemdi ama mutluydum. Bir süre sonra o devam ettiğim şirket iflas etti. Ondan sonraki 1.5 sene de işsiz kaldım ve çok ağır geçti benim için. Çünkü tam bir şeyler oluyor galiba noktasında yaşarken yere çakıldım. Bir süre öyle devam etti. Bu işten para kazanıyorum, rahatladım dediğim son üç yıldır. Ondan öncesi hep bir hikaye. Hiçbir şey kolay elde edilmiyor ama istediğim şeyi de yaptığım için bana çok zor da gelmedi. Destekleri de hep aldım. Sanatçının nasıl ürettiğini, bugüne kalan sanat eserlerinin hangi frekanstan geldiğini öğrenip, o frekansa gelmek için de dünyadan biraz kopmanız lazım. Yarı sarhoşluk hali güzel bence. Bir miktar alfa seviyesine çıkmak lazım. Birleştirici olan her neyse onda birleşelim. Doğa mı, hayvan mı, her neyse. Ama ayrıştırmayalım.

“ANNEM HAYATIMDAKİ ETKİLİ ROL MODELLERDEN BİRİ.” Biraz da eskilere gidelim… Nasıl bir ailede büyüdünüz? Babam deniz subayıydı, emekli oldu. Annem bizi büyüttükten sonra çalışmaya başlayan bir kadın. Annem bence benim hayatımda etkili rol modellerden biri. Bunu geç keşfettim. O da hayatını 30’lu yaşların başında değiştirmiş bir kadın. Bir erkek kardeşim var. Hiç sanata dair bir şeyle büyümedik. Bana şarkı söyletirlerdi, dost-akraba ortamlarında. Alaturka çok söylerdim, çok severdim. Dame de Sion’a gönderdiler. O zaman ben konservatuar diyordum. Yalandan mı diyordum, bilmiyorum ama onlar bu tepkiyi vermediler. Şimdi baktığımda tamam kötü olmamış ama bende aslında sese dair bir şey yapma isteği küçük yaşta varmış, onu görüyorum. Sonra Marmara İngilizce İşletme’yi kazandım. Erken yaşta çalışmaya başlayıp, çok farklı sektörlerde çalıştım. Geleneklerine bağlı bir ailede büyüdüm. Otoriter, kuralların olduğu bir aileydi ama sevgi gördük, hatta ben bugünkü özgürlüğümü ailemde gördüğüm sevgi ve güvene bağlıyorum. Bugünkü özgürlüğümü verenler onlar. Müzik konusuna nasıl yaklaştılar? Bu seçimi 30’lu yaşların başında yaptım, benim cesaretimi kazanmam vakit aldı ama altyapım hazırmış. Onları da ikna eden ben oldum tabii. Şimdi çok gurur duyuyorlar tabii. Hem kök hem kanat olan aileler güzeldir. Burada kendime de hak vereyim. Mücadeleyi seven bir tarafım var. Çok öyle yağında kavrulacak, kenarda duracak bir tip de değilimdir. Onlar da boş durmuyor. Babam emekli olduktan sonra tasarıma merak saldı. Deri çantalar yapıyor. Tek tek, tüm dikişlerini kendi yapıyor.

“Pedro Almodóvar’ın bir filminde oynamayı çok istiyorum.” diyen Selen Servi’nin bu fotoğrafını o filmlere çok yakıştırdık.

Belki de siz babanıza ilham oldunuz… Kesinlikle, yüzde yüz! Onlara da söylüyorum, gençlerin önünü açtım diyorum (gülüyor). Babamın bu çantaları yapması, annemin takı yapması, zanaatla uğraşmaları... Çocuk yetiştirirken öncelikleriniz başka oluyor, bunlara vakit ayıramıyorsunuz. İyi ki de öyle yapmışlar. Çocuklarına emek vermişler. Orada da çok şükrederim, o ayrıcalığı yaşattıkları için. Yaratıcılık şu

an onları çok besliyor. Yazları Bodrum’da, kışları da İzmir’de yaşıyorlar. Güzel iki kişiler. Bu çok önemli. Biz yaşlarda anne-baba ne yük oluyor ne yok oluyor. Varlar, bizim arkamızdalar, biz de onların arkasındayız. Bir arada olmayı severiz ama özgürüzdür de. Bu özgürlüğü de çocuk sağlamalı. Bağımlılığı seven bir kültürdeyiz. O bağı kesmek için çocuk emek verecek. Her şeyi ana babadan beklememek lazım. Destek almak güzel, birliktelik güzel ama bağı kesmek de güzel. O noktada ben emek verenlerdenim.

kendini tanıma yolculuğu. Kendini sevme, kendini değerli bulma. Bu topraklar bizi çok örseledi, çok da zenginleştirdi. Düşünsenize ya kendinizi beğenmeyerek büyüdüğünüz bir dünya düzeni var, hele kadınsanız ne kadar zor! Şuran şöyle buran böyle, ay burana dolgu mu yaptırsan… Böyle bir sohbet tarzı olabilir mi? Sonra ister istemez dönüp kendine bakıyor insan, bunu kaldırıyor olmak önemli. Özsaygı önemli. Bunu kendin istiyorsan elbette yaptır ama sistem sana dayatmasın. 36-38 ol ama doğana uygunsa ol. 42 beden olarak kendini iyi hissediyorsan öyle yaşa. Bununla mutlu olmak da ciddi bir emek gerektiriyor. Sahneye çıktığımda aldığım tepkiler iyi ki bu emeği kendime vermişim dedirttiriyor. 40’lı yaşların hediyesi bu sanırım, kabulü hızlandıran yaşlar.

Bir de şu duygu güzel sanırım. Anne-babanın hayattan kopmadığını görmek… Yaşları itibarıyla onlar bize örnek oluyor. Babam emeklilik sonrası başladı. Düşünsenize bu noktaya gelmesi ne kadar keyifli! Bir şey üretmek güzel. Bir de bunu satıyor olmak, o parayı harcamak şahane şeyler.

Eskiden kimleri dinlerdiniz? Ne söylese dinlerim dediğiniz isimler var mı? Bülent Ortaçgil, Ezginin Günlüğü… Yabancılardan Diana Krall, Barbra Streisand’ı çok severdim. Fado dinlerdim, ki dinlerim hala. İşte o hep içimdeki hüznün yansıması bunlar. Sezen Aksu, her zaman sevmişimdir. Sözlerini çok önemseyerek dinledim. Çok rocker bir tip değildim, şimdilerde daha öyleyim. Roman havasını çok severim. Salsa ve o türde devam eden Akdeniz dalgalı müzikleri de seviyorum. Beni kıpırdatacak müzikler bunlar. Ahmet Kaya’yı her zaman çok sevmişimdir. Türk Sanat Müziği’ni de çok severim. İki sene Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne gittim. Hem biraz gırtlağım kıvrılsın hem de biraz notayla haşır neşir olayım diye. Leman Sam, Vedat Sakman vardır listemde. Zuhal Olcay mesela. İlk albümüne bayılırım. Sonra Hümeyra. Kendime usta yaptığım isimlerden biridir, kendisi

Kendimizi tam anlamıyla kabul ettikten sonra her şey başlayacak sanki… Bence asıl ibadet bu biliyor musun? İnsanın

“BENİ ‘SON PERDE’Yİ OKUMAYA HÜMEYRA YOLCU ETTİ.”

intown 81


RÖPORTAJ “AKIL BAŞTAYKEN SANAT YAPILMAZ. BİRAZ DELİRMEK LAZIM.”

bilmez ama. Hatta şöyle bir şey oldu. “Son Perde”yi okumadan önceki gün gece rüyamda Hümeyra’yı gördüm. “Bu şarkıda a’lara dikkat et” dedi. A’lar ilgili fonetik olarak bir sıkıntım vardı zaten. “Benim ilk albümlerime bak. Ben de eskiden böyle okurdum ama bak şimdi böyle okuyorum” dedi ve rüyamda şarkıyı okudu. Uyandım, Hümeyra’nın ilk kayıtlarını buldum, hakikaten a’larımız aynı! Beni “Son Perde”yi okumaya resmen Hümeyra yolcu etti. Onun bana hocalığı vardır. Onun “Beyhude” albümü bir başyapıttır. Vedat Sakman projesidir o da. O zaman o işlerin alıcıları vardı. Şu an piyasadakilerden kimlerin ismi ileride kalacak bilmiyorum. Ama şunu seviyorum, yıllar sonra biri, ben göçüp gidince “Son Perde” şarkısını dinleyecek. Bu insanın sonsuz, kalıcı olmak takıntısı belki. Böyle bir şey bırakıyor olmak güzel geliyor. Böyle düşününce, sanatçılar için bir benzetme vardır ya, delilikte çok ince bir sınırdalar derler. Buna doğru kayma olması normal değil mi? Çok isterim! Deli kadın lafını da çok severim. Değişik bir duygu. Ki ben biraz delirmek istiyorum, çok aklı başındaydım

82 intown

Tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz? Genelin sevdiği şeyleri sevmiyorum ama. Bu da benim protest tavrımdan sanırım. Şimdi anlatırken onu düşünüyordum, ben hep unutulan kenardaki şarkıları severdim. Mesela Sezen’in bir albümünü alırdım, kimsenin dinlemediği bir şarkıyı severdim. Sahneye çıktıktan sonra Ajda şarkılarını da sever oldum. Çok yeniler değil ama eski Ajda şarkıları. 45’likler konusunda çok iddialıyımdır çünkü Ömer Önder’le, TRT ekolünden biriyle sahne yaptım. O yüzden 150’ye yakın şarkı vardır 45’liklerden. Genceciktim, küçücüktüm, böyle romantik romantik şeyler dinlerdim. Demek ki o hüzün belli bir yaşa kadar beni taşımış. Şimdi ama daha çılgınım. Onu biliyorum. O kısmı da açığa çıkarma konusunda sahne bana çok yaradı.

çünkü. Güzel bir eşikteyim. Geçen gün bir arkadaşıma da söyledim, hem geleneksel kalıp hem şarkıcı olamam diye. Çevreniz değişiyor, arkadaşlarınız değişiyor, siz de değişiyorsunuz. Ama yine kendi tarzınızla. Ressam dediğin bohem olur, şarkıcı dediğin alkolik olur, sanatçı dediğin fakir olur, böyle yakıştırmalar vardır. Halbuki yok. Akıl baştayken sanat yapılmaz. Biraz delirmek lazım. Benim yaptığım şu an sanat değil, aracılık. Daha da kırma yolunda ilerliyorum. O noktada da muhtemelen kendi şarkılarıma döneceğim.

“İYİ BİR RUH HALİ ÇOK PAHALI BİR ŞEY” Hani derler ya, “aşk kadını”. Öyle bir his uyandırıyorsunuz. Hayatı ciddiye alırken aynı anda muzurluk peşinde olanlar vardır ya, onlar gibi. Nasıl bir ruh hali bu? Delirmeye az kaldı doktorum nerede durumu o (gülüyor). Böyle görünüyor

olmak çok hoşuma gitti, demek gerçekmiş ki yansımış. Aşkı da öyle yaşıyorum aslında. Kendiyle kalınca ağlak bir tarafım da var, bir taraftan da acayip keyfine düşkün, eğlenceli biriyim. Hiçbir eğlence fırsatını, eğer keyif alacaksam, kaçırmıyorum. İyi bir ruh hali çok pahalı bir şey. Burada kahve içerken, evde sofra kurarken, bir yere giderken o ruh halini yaşamak… O yüzden bu eğlenceyi taşıyamayan bir adamın da benim hayatımda yeri yok. Hayat yorgunu insanlardan çok sıkılıyorum. Çünkü benim de yaşadığım sıkıntılar var. Başkası benim yaşadığım hayatı belki de size çok dramatik anlatabilirdi ama ben bu kişilikte bunu çok güzel bir yol olarak görüyorum. Kendime hizmet etmekten de çekinmem ama sürekli verici bir tip de değilimdir, almayı da severim. Aşk konusuna gelince de, beni bu halimden daha iyi hissettirecek biri varsa olsun diyorum. Hissettirmeyecekse olmasın diyorum. Çünkü özgürüm. Dolayısıyla sırf olsun diye bir şeyi yaşamadım. Ben seçtim, güzel de seçtim. Yanlış seçtiğim de oldu ama onlardan da çok şey öğrendim. Olmayanı oldurtmaya çalışmam da oldu. Ama o içimdeki hüzünlü kadını beslemek için oldu sanırım. Hayatı paylaşması keyifli bir kadınım. Keyif benim hayatla ilgili ilk kelimem.

hayranlığın ve bir tamamlanmanın olduğunu düşünüyorum. Kendimde bir eksiği tamamlamak, kendimde çok hayran olduğum bir şeyi karşıda görüyor olmak... Kendiyle var olabilen bir erkek, bir alanda bir başarı elde etmiş bir erkek olması önemli. Başarıdan kastım bir şirketin CEO’su olması değil ama. Bir adama çekiliyorsunuz, film gibi. Ardından bakıyorum, o görüntüye yakıştırdığım bir takım şeyler var ama o adamda yok. 30’lu yaşlarda onları var zannederek yaşıyorsunuz, halbuki o özellikler yok. Adama da haksızlık. O resim oraya oturmuyor. Oturmadığında da ayrılık gelip çatıyor. Kendiyle var olabilen bir adamın bir kadını mutlu ettiğini görebiliyorum artık. Bu benim için çok önemli. O yüzden gittiğiniz yerde garsona saygılı davranan, evi temiz-bakımlı olan, kadına saygısı olan adamları çekici buluyorum. Saygınlık sevgiden daha önce geliyor. Bunları tanımlarken de aslında ilişki kavramını tanımladığımı düşünüyorum. O ani çekilmeleri yaşadım, sonrasında yaşadığım acıları da hatırlıyorum. Yine olsa yine yaparım ama şu ara kendimle çok meşgulüm. Bir sanatçının bence bencil yanı da bu.

Sezen Aksu “Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk” demişti ve açıkçası ben de dahil, bir neslin sırf bu yüzden şu an acı çektiğini düşünüyorum. Şaka bir yana, o şarkı sözlerini dile getiren bir kadın için aşk hayatın neresinde? Çok düşünüp de aslında üzerinde hiç konuşulmayacak bir şey gibi sanki aşk. Biz Türk filmleriyle büyüdük. Aşk meselesini masallaştıranlardanım. Bir açmazım da bu. Kahramanlığı tutmayı seviyorum hayatımda. Aşkın içinde

Müziği bir kenara koyarsak –ki pek mümkün değil, biliyorumhayat nasıl geçiyor sizin cephede? Kuzguncuk’ta yaşıyorum. Oradaki insanları, mahalle hayatını çok seviyorum. Alışverişi de oradan yapmayı çok seviyorum. Çiçeklerimle uğraşıyorum, balkonumu çok seviyorum. Evci tarafım ev düzenini sever. Mutfağı severim. Evde birileri olsun enerjisini severim. Genelde birebir sohbetleri severim, meyhane sohbetlerini de. Dört yıldır Iyengar Yoga yapıyorum. O da mahallemizin bir hediyesi. Film ve kitap ikilisini seviyorum. Kendi işlerimin arkasındaki bütün business’ı yöneten de benim. Bir enstrüman çalma noktasında çok motiveyim bu aralar. Kendimde gördüğüm bir eksiklik. Şan dersine de devam ediyorum. Hayatta kendi düzenini yaratmış, şanslı insanlardanım. Bardağın dolu tarafını görenlerdenim. Boş görenlerden de uzak durmaya çalışıyorum. Az önce bahsetmiştim keyif kelimesini çok severim diye. Bir de “had” kelimesi vardır. Haddini bilen insanları çok severim. Beni sevmese de saygı göstermesi lazım, o zaman başımın üzerinde yeri var.

İSTANBUL’DA KULÜPTE CANLI MÜZIK DINLEMEK DENILDIĞINDE ILK AKLA GELEN ISIMLERDENSINIZ. BUGÜNLERDE SIZI NERELERDE DINLEYEBILIRIZ? 18 Haziran itibarıyla Yalıkavak Palmarina’daki Agency sahnesindeyiz, her cumartesi-pazar. Yine Haziran sonu itibarıyla her çarşamba Bodrum Kumbahçe’deki Demeti Su’da sahne alacağız. Moda Deniz Kulübü’nde de performanslara başladık. Kış programını şu an bilmiyorum, belli olunca web sitesi ve sosyal medyadan mutlaka paylaşırız. Önce güzel bir yaz geçirelim... www.selenservi.com

“HAYATTA KENDİ DÜZENİNİ YARATMIŞ, ŞANSLI İNSANLARDANIM.”

Yeni projeleriniz var mı? Kendi şarkılarıma odaklanıyorum. Sahneye yenilikler katacağım. Hikayeli bir şey olacak. “Son Perde” ve kendi yazdığım şarkılar bir filmde olsun istiyorum. Ferzan Özpetek’in bir filminde mesela… Bir de ben Pedro Almodóvar’ın filminde oynamayı çok istiyorum. Kulağa saçma geliyor olabilir ama çok istiyorum (gülüyor). Abartılı, drama queen tipleri vardır ya, çok severim.

intown 83


GEZİ

YALNIZ PERİLER ŞAHİTTİ

BİR MASALIN İÇİNDE YAŞAMAK İÇİN GÖZLERİMİ KAPATMAK YERİNE BU KEZ KAPADOKYA’DA ALDIM SOLUĞU. DOĞANIN MUCİZESİNE YAKINDAN TANIK OLMAK, BAŞKA BİR COĞRAFYADA AYAKLARIMIN YERDEN KESİLME SEBEBİYDİ. KISACA ŞUNU SÖYLEYEBİLİRİM; GÜZEL ATLAR ÜLKESİ YENİDEN BAŞLAMA VURUŞU YAPMAK İSTEYENLER İÇİN EN DOĞRU NOKTA… Başak Duru

JULES VERNE’E SAYGIYLA: BALONLA KAPADOKYA

Fransız Yazar Jules Verne’in “Balonla Beş Hafta” kitabını okuduysanız sizin de aklınızın bir köşesinde bu eşsiz coğrafyayı balonla keşfetmek vardır. Neredeyse yılın her ayı balon gezisine çıkabilirsiniz. Elbette rüzgar elverdiği ölçüde… Sivil Havacılık bu konuda sıkı önlem almış durumda. İşi şansa bırakmadıkları için balon gezisi güvenli bir deneyim vadediyor. Bölgede pek çok balon firması bulunuyor. Deluxe Baloons, en iyiler arasında… www.deluxeballoons.com (0545) 359 4 359

Kayseri Havalimanı’ndan şehre adım attığınızda büyük şehrin kaosu yerine daha dingin, bu coğrafyaya yakışır bir tablo karşılıyor bizi. Uçhisar’a uzanan yaklaşık iki saatlik yolculukta Erciyes’in göz hapsindeyiz. Biz de böylece sislerin arasında, dört mevsim tepesi hareli dağın eteklerinde Kapadokya keşfine başlıyoruz. Yaklaşık 300 km2’lik bir alanı kapsayan Kapadokya’nın adını, resmi kaynaklarda geçmediği için tabelalarda göremiyorsunuz. Bölgenin en büyük kenti Kayseri. Onu sırasıyla Nevşehir, Niğde ve Aksaray takip ediyor. Kayseri’nin en yüksek dağı olan Erciyes, tarihi kaynaklara göre son olarak MÖ 253 yılında püsküren bir volkanik dağ. 4000 metreye ulaşan zirvesiyle İç Anadolu’nun en yüksek dağı olma özelliğine de sahip dağ, başlı başına bir masal öğesi…

PERİ BACALARININ İZİNDE Bundan milyonlarca yıl önce bölgenin üç büyüğü Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların yine milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmış Kapadokya… Tarihte bilinen son patlama ise MÖ 2000 yılında Hasan Dağı’nda meydana gelmiş. Hititler’in yaşadığı bu topraklar sonrasında Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuş. Peki neden mi “Güzel Atlar Ülkesi”? O dönem eğitilmiş atların bölgede bulunmasından dolayı bu ismi koymuş Persler. Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filmini izleyip de benim gibi merak edenler için rehberimize sordum, vadilerde başıboş atlar gezmiyormuş. Ancak geziniz boyunca at çiftlikleri olduğunu görebilirsiniz.

84 intown

intown 85


GEZİ Yazın 35-40 derecelere ulaşan sıcaklık, kışın -10 dereceye kadar düşüyor. Sürprizi bol bir coğrafya olduğunu hemen söyleyeyim. Çünkü ilkbaharda dahi hiç beklemediğiniz bir anda dolu yağabiliyor. Peri bacalarının muazzam görüntüsü karla birleşince tabiatın muhteşemliğine bir kez daha şapka çıkarıyorsunuz. Bölgenin geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Patates, kayısı, üzüm başta olmak üzere topraktan beslenen bir coğrafya. Burada yetiştirilen kabaklar, bizim bildiğimiz kabaklara benzemiyor. Bölgenin toprağı volkanik olduğu için kabakları da acı oluyor. Bu nedenle sadece çekirdekleri kullanılıyor. Yine buraya özgü olan sütle kavrulmuş kabak çekirdeği, mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında…

TURİZM FRANSIZLAR’IN HEDİYESİ Kapadokya, savaş görmemiş bir bölge… Bunun nedeni topraklarının kurak olması. Osmanlı İmparatorluğu döneminde bile pek istenmeyen bir bölge olmuş. Anadolu’nun ilk manastırları bu bölgede kurulmuş. 1923’teki mübadele öncesinde en zengin bölge, eski adı Sinasos olan Mustafapaşa’ymış ve burası Yunan yerleşimiymiş. Mübadele sonrası Türkler’in bölgeye gelmesiyle 1950’lere kadar karanlık bir dönem yaşanmış. Ve maalesef bu dönemde Hristiyanlar’a ait pek çok kilise ve tarihi eser zarar görmüş. Hani derler ya, insan içindeyken yaşadığı yerin güzelliklerini fark edemiyor diye…

ADRENALİNİN DOZUNU ARTIRMAK İSTEYENLERE: JEEP SAFARİ Jeep Safari, kesinlikle kalp atışlarınızı hızlandırmalı garantili! Peri bacalarının arasından, küçük tepelerin üzerinden, derelerin içinden geçip Aşk Vadisi, Devrent (Hayal Vadisi), Üzengi Vadisi, Güvercinlik, Tavşanlı, Ortahisar’da soluklanıyorsunuz. Aşk Vadisi’nin büyüsü tarif edilemez. Hayal Vadisi ise adı üzerinde hayal gücünüzü zorlayan oluşumların adresi. Buradaki peri bacalarını bakalım siz nelere benzeteceksiniz. Şanslıysanız, Tavşanlı durağınızda tilki besleyebilirsiniz. Safarinin son durağı günbatımının en iyi izlendiği nokta olan Kızılçukur. Burada şampanya eşliğinde günü sonlandırıyorsunuz. Safari bitiminde sertifikanızı almayı unutmayın.

Serin serin futbol keyfi için

%15 indirim Tabii ki Daikin! Soğutma (BTU/h)

Isıtma (BTU/h)

Eski Fiyat

İndirimli Fiyat

FTXB25B

4.450/8.500/10.250

4.400/11.250/13.600

FTXB35B

4.450/12.000/12.950

4.450/12.300/16.400

FTXB50B

5.600/18.700/21.200

4.000/19.200/22.500

FTXB60B

6.000/21.300/22.200

4.100/21.800/24.200

2.890 TL 3.580 TL 5.270 TL 5.940 TL

2.460 TL 3.050 TL 4.480 TL 5.050 TL

TEGORA

Kampanyamız sadece Tegora(FTXB-B) modelinde geçerlidir. Kampanyamız 18.05.2016 - 15.06.2016 tarihleri arasında geçerlidir. Fiyatlarımız tavsiye edilen perakende satış fiyatlarıdır. Fiyatlarımıza %18 KDV dâhildir. KDV ve diğer vergi oranlarında olabilecek değişiklikler ve gelebilecek yeni vergiler fiyatlara aynen yansıtılacaktır. Fiyatlara montaj bedeli (5m.’ye kadar) dâhildir. Elektrik tesisatı, sigorta temini ve her türlü inşaat ve dekorasyon işi tüketiciye aittir. Kampanya sadece katılımcı Daikin Yetkili Bayilerinde geçerlidir. Ürünler, üretim ve stok imkânları ile sınırlıdır. Daikin A.Ş. önceden haber vermeden fiyatları ve ürün bilgilerini değiştirme ve kampanyayı sonlandırma hakkına sahiptir.

KAYA SAFARI JEEP TOUR Cafer Sakınan (0532) 601 28 63 Hüseyin Polat (0533) 498 29 29

86 intown

Göktürk Merkez Mahallesi Göktürk Caddesi No: 54/A Eyüp İstanbul GSM: 0 506 128 95 49 Tel: 0 212 322 63 60


GEZİ Kapadokya’nın hikayesi de biraz öyle. Bölgeyi keşfeden Fransızlar olmuş. Ardından da turizm faaliyete geçmiş. Normalde üç günde gezeceğiniz bölgede halen Fransız turist kafileleri 8-10 gün kalıyor. Bunun sebebi, keşfedilmemiş vadilerde daha çok vakit geçirme isteğinden başka bir şey değil. Açıkçası ben de Fransızlar ile aynı fikirdeyim. Kapadokya müthiş atmosferiyle üç günden çok daha fazlasını hak ediyor. Vadilerinde kaybolmak, keşfetmenin en güzel hali! Balon turizminin başlaması ise daha ilginç… 1990’ların başında İngiliz bir grubun film çekimi için bölgeye balonla gelmesi, ardından balonları yanlarında geri götürmek istememeleri üzerine balonlar burada kalıyor ve balon turizmi bu şekilde başlıyor. Bugün halen Kapadokya dünyada balon deneyimini yaşayacağınız en iyi nokta.

TOPRAKLA ENERJİNİZİ YENİLEYİN

Sadi Yenel

Şaka değil, eskiden çanak-çömlek yapmayana kız verilmiyormuş. Avanos’un merkezinde meşhur Avanos çamurundan testi yapan ustanın heykeli de bu bilgiyi doğruluyor. Ancak neyse ki bu adet eskide kalmış. Kapadokya gezinizde mutlaka toprağa dokunmalısınız. Kızıl çamurun yarattığı pozitif etki, büyük şehirlerin stresini bir anda alıp götürüyor! Bölgenin en iyi seramik atölyelerinden biri Sultans Ceramic. Sadi Yenel ve Ali Toprak ustalar bize bu nadide tasarımların hangi aşamalardan geçtiğinin hem hikayesini anlattı hem de birlikte vazo yaptık. Dev bir sergi salonuna benzeyen atölyeyi gezip, yöreye özel tasarımlarından alabilirsiniz. Sultans Ceramic, Avanos (0384) 511 36 86 www.sultansceramic.com

İç turizmin başlaması, televizyonda bir dönem fenomen haline gelen “Asmalı Konak” dizisiyle oluyor. Ürgüp (Başhisar)’teki Asmalı Konak, dizinin hayranları için mabet anlamına geliyor. Dizi karakterlerinin odalarını gezebilir ve hatta konak önüne kurulan küçük pazar yerinden meşhur “Dicle sürmesi”nden alabilirsiniz. Göreme, bölgenin en küçük kasabası. Ama peri bacalarıyla kaplı olduğundan en popüler yerlerinden biri. Kalesiyle ünlü Ortahisar’ın geçim kaynaklarından biri depoculuk. Halkın bir kısmı geçimini depolarını kiralayarak sağlıyor. Kalenin manzarası müthiş! Uçhisar’ın önemli noktası ise girişinde göreceğiniz Güvercinlik Vadisi. Geçmişte güvercin dışkısının çok iyi bir gübre cinsi olmasının fark edilmesiyle güvercinler yetiştirilmeye başlanmış. Vadi üzerinde gördüğünüz insan eliyle yapılan oyukların hikayesi böyle… Avanos’a mutlaka vakit ayırıp, altından toprağı kızıl, suyu yeşil Kızılırmak’ın geçtiği “sallanan köprü”de durup dengeyi yakalamaya çalışın.

88 intown


GEZİ

GÜZEL ATLAR ÜLKESİ’NİN PRENSİ: ARIANA SUSTAINABLE LUXURY LODGE En iyi oteller Uçhisar’da konumlanıyor. Bunların içinde biri var ki, prens benzetmesini fazlasıyla hak ediyor. Yeni olmasına rağmen şimdiden uluslararası otoritereler tarafından onay gören Ariana Sustainable Luxury Lodge, bölgede daha önce benzeri görülmemiş bir yaklaşımla lüks tutkunlarını ağırlıyor. Otel Müdürü Haluk Erkal bu yaklaşımı şöyle tanımlıyor: “Otellerle ilgili genel bir tanımlama vardır, misafirlerin kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmelerinden bahsedilir. Burada bunu söyleyemeyiz. Çünkü biz misafirlerimize evlerinde bulamayacakları ve tekrar tekrar gelmek isteyecekleri bir deneyim sunuyoruz.” Konseptinde Hitit ve Orta Doğu uygarlıklarından ilham alan otelin ismi, “güneşin aydınlattığı topraklar” anlamına geliyor. Çevreye duyarlı mimari anlayışıyla dizayn edilen ve her birinin ayrı hikayesi olan 11 suit, Hitit ve Orta Doğu mitolojisindeki önemli tanrıça isimlerini taşıyor. Malzeme seçiminde geri dönüşüme önem vermesi, özel armatürleriyle tasarrufa yönelmesi, atıklarını

geri dönüşüm yöntemine göre ayrıştırması ve restoranındaki fazla yiyecekleri bölgedeki çiftliklerle paylaşması, “Sustaniable Luxury” kavramını otelin adına taşınmasındaki unsurlardan birkaçı… Dünya mutfağından seçme lezzetlerin sunulduğu The Plum Restaurant, Şef Mustafa Kılıç’ın usta ellerine emanet. 21 yıldır sektörde olan Kılıç, mutfakta harikalar yaratan bir isim. Hem Türk hem de dünya mutfağına hakim olması sebebiyle mönüde ne varsa gönül rahatlığıyla tadabilirsiniz. Zeytinyağlı ve bademli çağla ile fesleğenli sorbenin tadının hala damağımızda olduğunu söyleyerek The Plum’ın sürekli yenilenen mönüsüne buradan selam vermiş olayım.

İŞTE O MEŞHUR “ŞEFİN FESLEĞENLİ SORBESİ”

MALZEMELER (8 Kişilik): 100 gram fesleğen, 150 gram toz şeker, 50 gram taze limon suyu, 1 çubuk vanilya, 600 ml su

Mustafa Kılıç

90 intown

HAZIRLANIŞI: Fesleğeni püre haline getirip dolaba koyun. Su, limon suyu, şeker ve vanilyayı 10 dakika kaynatın. Vanilya çubuğunu karışımdan çıkarın. Fesleğen püresini bu karışıma ekleyin. Derin dondurucuya koyun. 12 saat süresince 3 saatte 1 olmak üzere karıştırın. Sorbeyi 6 ay buzlukta saklayabilirsiniz.


SOKAK RÖPORTAJI CENGIZ KEÇELI Bu söze kesinlikle katılıyorum. Golf sporuna yeni başlayanlardanım. Beni golfe başlamaya iten sebepleri sıralarsam, ilk sebep olarak en önemli kuralı centilmenlik olan bir spor türü olması diyebilirim. Diyelim topunuz kötü bir vuruş sonucu dağa taşa giderse beraber aranır, sizden daha hızlı oynayanlara yol vermek esastır, vuruş yapılırken konuşmak, başkalarının performanslarıyla dalga geçmek çok ama çok ayıptır. En iyi oyuncular bile vuruş sırasında yerden az da olsa bir miktar çimeni ustura misali söker alır. Bu kopan parça, sonra gelecek oyunculara saygı gereği mutlaka yerine konmalıdır. İlk bakışta eğlence sporu gibi görünse de, inanılmaz taktik ve incelik gerektirir. Her sopanın belli bir menzili vardır. Yine ilk bakışta sanılanın aksine kuvvetin hiçbir önem taşımadığı, esneklik ve istikrar ağırlıklı bir spordur. 12 yaşında bir çocuk da, 75-80 yaşlarındaki insanlar da keyifle golf oynayabilir. Öğrenmesi gerçekten zordur; başlangıçta moraliniz bozulur ama keyif almaya başlandığınızda bir dahaki seansı iple çekersiniz.

GOLF SİZE NE HİSSETTİRİYOR? “GOLF BİR AŞK HİKAYESİ GİBİDİR… CİDDİYE ALMAZSANIZ TADI ÇIKMAZ; FAZLA CİDDİYE ALIRSANIZ KALBİNİZ KIRILIR.” DEMİŞ ARNOLD DALY.

M. MERT ERSIN

BİZ DE BU YORUMDAN YOLA ÇIKARAK GÖKTÜRKLÜ GOLF TUTKUNLARINA SORMAK İSTEDİK: “GOLF SİZE NELER HİSSETTİRİYOR?” DİYE…

Renin Esmer

ŞENOL BAY Evet, Arnold Daly’nin söylediği söze kesinlikle katılıyorum. Golf hayat felsefesidir aslında ve bir bakıma hayatın ta kendisidir! Hayatımızda da yanlış kararlar verdiğimiz olur veya hatalar yaparız. Sonra da bunları telafi etmeye çalışırız. Aynı durum golfte de var. Bir önceki çukuru kötü oynadıysanız bile anında unutmanız gerekiyor. Eğer aklınızda halen geçmiş çukurda yaptığınız hata kalırsa bir diğer çukura geldiğinizde o psikolojiyle aynı hataları veya daha fazlasını yaparsınız.

Arnold Daly bu sözü ilk defa The Boston Globe’a söylediğinde yıllar sonra hala konuşacağımızı tahmin etmemiştir. Beni golfe başlatan eski spor bakanımız Fikret Ünlü’nün “Bu oyunu mutlu olmak için oyna” lafını hiç unutmam. O yüzden golf benim için bir tutku ve her oyunu aynı hırsla fakat farklı duygularla oynuyorum. Ama her zaman kazanmak diye oynanan bir oyun olarak değil, ruhumu rahatlatan bir saha olarak bakıyorum golfe.

CAN SANDIKÇIOĞLU Bence golf sadece aşk hikayesi değil, aynen hayat gibi bir şey! Ne zaman risk alacağını, ne zaman ihtiyatlı olacağını bilmen gerekli.

EMIR K. ULUSOY ALI RIZA VEZIROĞLU Golf, hayat gibi sonuna kadar mücadele etmeniz ve hiç pes etmemeniz gereken, dünyanın en zor sporlarından birisi. Tüm profesyonel sporlar içinde golf, katıldığınız turnuvaların %20’sinde başarılı olmanız halinde dünyanın en iyisi olacağınız tek spor dalı. Golf sporu, insanın rakibinin sadece kendisi olduğu sahaya karşı oynanan ve insan karakterini açığa vuran hayatın birebir kopyasıdır. Glenn Kummer’ın dediği gibi “Golf insana başarı ve başarısızlığı öğretir. İkisi de uzun sürmez”.

92 intown

SEZGIN CEYLAN Söz çok güzel ama bence golfe ne kadar zaman ayırsanız o kadar başarılı olursunuz. Golf benim hayatımı değiştirdi. Hep güzel insanlar ile tanıştım. Öğretmeyi sevdiğim için bütün gün yorulmadan ders verebilirim. Ben işe, yani Golf Club’a giderken her gün yeni bir heyecan ile gidiyorum. Her gün yeni bir şey öğreneceğim diye. Golfü çok boş bırakırsanız elinizden kaçar gibi geliyor. Tabii ki her şeyin fazlası gibi aşırı ciddiye almak da yeri gelince ters etki yapıyor. Mesela ben normalde kuralcıyım ama golf sahasın da hiçbir şeyi umursamadan oynuyorum, şamata ile…

Golfü de, aşkı da ciddiye alırım, çünkü her ikisi de bunu çok hak eder. Golf de, aşk da konsantrasyon, dikkat ve sabır ister. Golf için de uzun saatlerini verir, diğer çevreni ihmal edersin; bir sevgilin varsa da bu böyle. Ayrıca golf sahasında uzun otlar, çalılıklar, ağaçlar veya kumlu, topraklı bölgeler yer alabilir. Önemli olan bunların üstesinden gelmeyi, sabrı ve disiplini öğrenmektir. Bu yönüyle golf, aşkı da, hayatın tümünü de hatırlatır. İyi bir golfçü aşkta da, hayatta da başarılı olmayı öğrenmeyi misyon edinmiş kişidir.

intown 93


GÜNDEM

ÇOCUK İSTİSMARINA KARŞI

GÖKTÜRKLÜLER BİR ARAYA GELDİ GÖKTÜRK’TE GÖNÜLLÜLER VE SANATÇILAR, EYÜP BELEDİYE BAŞKANI REMZİ AYDIN’IN KATILDIĞI ÇOCUK İSTİSMARI BAŞLIKLI TOPLANTIDA BİR ARAYA GELİP, BU KONUDA NELER YAPILABİLECEĞİNİ KONUŞTU

Fiona Akkohen

Tiyatro sanatçısı Ragıp Savaş ve Selda Orpak da eğer kendilerini bu konuda görev verilirse seve seve yardımcı olacaklarını belirttiler. Eyüp Belediye Başkanı Remzi Aydın’ın da katıldığı toplantıda Aydın, seminerler ve eğitimlerle milli eğitimle işbirliğinin önemine değindi. Çocuk istismarında yasaların yeterli olduğu fakat ailelerin yeterince aydınlatılmadığını, gözlerinde biriken yaşlarla anlatan Sibel Kuş hazırladıkları broşürlerle bir miktar da olsa çocuk istismarı konusunda topluma aydınlatıcı bilgi vermeye çalıştıklarını anlattı. Kuş, Göktürk’te ilginin büyük olduğu çocuk istismarı konulu etkinliklere, çalışmalara devam edeceklerini de belirtti.

Çocuk istismarı konusunda Göktürklü gönüllülerden oluşan bir grup KemerHill sitesinde düzenlenen kahvaltı etkinliğinde psikolog, eğitmen ve sanatçılarla bir araya geldi. Grubun kurucularından Sibel Ataman ve Hacer Kuş’un öncülüğünde yapılan toplantıda Kişisel Eğitim Danışmanı Zerrin Sütçü, Türkiye’de ve dünyada çocuk istismarı konusunda neler yaşandığını örneklerle ve istatistiklerle açıkladı. Uzman Pedagog Rüya Meydancı ile Uzman Pedagog Tansu Oskay ise seans sırasında yaşadıkları vakalardan örnekler vererek aslında olayın çok daha vahim olduğunu belirttiler. Ailelerin bu konuda bilinçlenmesi gerektiği konusuna vurgu yapan pedagoglar, eğitimin öneminin büyük olduğunu konusunda birleştiler.

94 intown

intown 95


İŞKEMBAHÇE RESTAURANT YAZ’A HAZIR

İŞKEMBAHÇE RESTAURANT

iyi ramazanlar diler İFTAR

ÇORBA: MERCİMEK- İŞKEMBE SALATALAR: MEVSİM ÇOBAN ZEYTİN YAĞLILAR: PATLICAN SOSLU- BİBER DOLMASARMA-TAZE FASÜLYE ANA YEMEK: KUZU TANDIR TAVUK IZGARA- GARNİTÜR İFTAR TABAĞI: PASTIRMAZEYTİN - HURMA VS. MEŞRUBAT: COLA- AYRAN -FANTA- SEÇMELİ TATLI: GÜLLAÇ-SÜTLAÇZERDE SICAK İÇECEKLER

65 TL SAHUR

Hijyen ve lezzetli sakatat ürünlerinde Göktürk’te tercih edilen İşkembahçe Restaurant; işkembe çorbası, kelle paça, kuzu paça başta olmak üzere tüm sakatat çeşitlerinin yanında ızgara çeşitlerini de özenle misafirlerine sunuyor.

Bahçe peyzajıyla Bahara hazır olan mekanda haftasonları yöresel kahvaltının tadına doyamayacaksınız

Mithatpaşa Mah. Selanik Bulvarı Pirinççi Yol Kavşağı No: 2 Kemerburgaz 0212 360 12 09 - 0533 163 00 55 Insta

iskembahce

isişkembahce

huseyin@iskembahce.com

SERPME KAHVALTI

33 TL


GUSTO

GÖKTÜRK’TE

KEMER COUNTRY Kemer Country İstanbul Bistro Restaurant, orman ve golf sahasına bakan muhteşem bir manzara eşliğinde kahvaltı veya açık büfe kahvaltı seçenekleri sunuyor. Kemer Country Club üye ve misafirlerinin buluşma noktası Bistro Restaurant, her mevsimde ve günün her saatinde tadına varılacak anlar vaat ediyor. Size dört mevsim doğanın içinde hisset tiren cam salonu, açık hava keyfi yaşayabileceğiniz terası ve sıcacık bir ortam sunan iç salonuyla Bistro Restaurant, hem damağınıza hem ruhunuza hitap ediyor. Mekanın hafta sonları geç kahvaltı seçeneği de var.

KAHVALTI KEYFİ Gülşah Aynacı - Çisil Çalı

BIZZ PUB BizzPub’ın kahvaltı servisi hafta sonları sabah 9:00’dan itibaren gün boyu sürüyor. Trakya eski kaşar, Ezine beyaz peynir, Bergama tulumu, burgu peynir, siyah-yeşil zeytin, dana jambon, salam, hindi füme, tereyağ, bal, reçel, Nutella, haşlanmış yumurta, çeri domates, salatalık, Akdeniz yeşilliği, simit, ekmek ve sınırsız çay ile sunulan kahvaltı tabağında Abant Çitliği’nin ürünleri kullanılıyor. Bunların yanında isteğe göre hazırlanmış menemen, sahanda yumurta, omlet çeşitleri, Çatalca kavurma, manda kaymağı ve bal servisini de sunan BizzPub taze meyve suyu ve kahve çeşitleriyle hafta sonu kahvaltısı için sizleri bekliyor.

(0212) 239 70 10

ZANZİ Zanzi’nin kahvaltı tabağında; dil peyniri, beyaz peynir, eski kaşar, tulum peyniri, haşlanmış yumurta, bal, vişne reçeli, tereyağ, kaymak, Nutella, Macar salamı, yeşil zeytin-siyah zeytin, domates, salatalık, simit, poğaça ve ekmek çeşitleri yer alıyor.

444 89 69

(0212) 322 48 22

KARAFIRIN Karafırın’ın keyifli kahvaltı mönüsünde seçenek bol. Yoğurtlu müsli ile fit bir başlangıç, iki kişilik kahvaltı sofrası, ekmek üstü yumurtalı lezzetler, vazgeçilmez klasik menemen, taze sıkılmış meyve suları ve taptaze demlenmiş bir çay mekanın öne çıkan tatlarından..

(0212) 322 43 34

BIG CHEFS Klasik lezzetlere kattıkları yorumlarla iştah kabartan, özgün ve keyifli sunumlarıyla da göz zevkine hitap eden Big Chefs’in kahvaltı mönüsü iştah kabartıyor! Zahterli domates, lor peynirli ve patlıcanlı göz yumurta eşliğinde “otlu muffin kahvaltı”, Murat Şef’in spesiyali, proteini yüksek, kolesterolü düşük, hem doyurucu, hem de besleyici, ıspanaklı, lor peynirli ve domatesli “beyaz omlet”, güne keyifli ve zinde bir başlangıç yapmak isteyenler için kendini kahvaltı lezzetlerinde gösteriyor.

(0212) 322 68 00

GEZİ İSTANBUL Haftanın 7 günü her sabah 08.00’de servise başlayan Gezi İstanbul Brasserie Göktürk şubesinde, hafta sonları zengin kahvaltı menüsü seçenekleri de bulunuyor. Gezi İstanbul kahvaltı menüsünün en büyük özelliği tüm yeşilliklerinin kendi tarlalarından, kahvaltılık tüm ürünlerin ise kaynağından özel olarak seçilerek masanıza geliyor olması. Yumurtalar, Gezi İstanbul’un kendi tarlasının doğal ortamında yetişen tavuklardan günlük olarak temin ediliyor. Ekmekler, özel harman un ve ekşi maya kullanılarak odun fırınında pişirilip sıcacık ve çıtır çıtır tazecik masanıza geliyor. Ekmekler ise özel harman un ve ekşi maya kullanılarak odun fırınında pişirilirken, sebze ve meyvelerin çoğu kendi bahçesinde doğal şartlarda yetiştiriliyor.

444 76 39 98 intown

intown 99


GUSTO CARRÉ Carre’nin açık büfe kahvaltı servisi pazar günleri 09:00-13:30 saatleri arasında… Haftanın diğer günleri ise 10:00-13:30 mekanın kahvaltı mönüsünü deneyimleyebilirsiniz.

(0212) 239 63 09

EATERS Hafta içi 12’ye kadar, cumartesi-pazar ise 14:00 kadar süren Eaters kahvaltısında; Ezine beyaz peynir, Kars eski kaşar, Erzurum çecil peyniri, İzmir tulum peyniri, ızgara hellim peyniri, kırma yeşil zeytin, Gemlik sele zeytin, Datça çam balı, kaymak, tereyağı, reçeller, domates, Çengelköy salatalık, taze köy biberi, ızgara sucuk, ızgara sosis, sahanda yumurta, simit ve limitsiz çay yer alıyor.

(0212) 322 42 44

MADO Mado’da yöresel köy kahvaltısı zengin içeriği, lezzeti, keyifli sunumu ile hem midenize hem de gözünüze hitap ediyor. Keçi peyniri, otlu peynir, tulum peyniri, kaşar peyniri, ızgara hellim peyniri, tam yağlı beyaz peynir, tereyağı, petek bal-kaymak, reçel çeşitleri, tahin-pekmez, zeytin çeşitleri, suböreği, pastırma, domates, salatlık, roka, sahanda köy yumurtası, sahanda sucuk ve zengin ekmek sepeti ile kahvaltı şöleni aratmıyor.

(0212) 322 33 20

SWEETDREAM Çay ve kahve çeşitlerinin bolca bulunduğu mekanda cumartesi-pazar günleri kahvaltı seçeneği de var.

(0212) 806 44 96

100 intown


GUSTO DÜRÜM PARK Dürüm Park’ın serpme kahvaltısında; geleneksel ekmek sepeti (kızarmış ekmek, simit), beyaz peynir, eski kaşar, taze kaşar, çeçil peyniri, sigara böreği ,siyah zeytin, yeşil zeytin, Macar salam, dana jambon, sahanda yumurta, çeri domates, salatalık, bal kaymak, tereyağ, iki çeşit reçel, tahin-pekmez, Nutella ve sınırsız çay bulunuyor. Mekanda ayrıca; sahanda kavurmalı yumurta, sahanda sucuklu yumurta, menemen, tost çeşitleri, sıkma portakal suyu ve patates tava seçeneklerini de deneyebilirsiniz.

(0212) 322 15 87

AKUAMARIN

Catering, davet, organizasyon

İŞKEMBAHÇE Sektörde altı yıllık geçmişi ve deneyimli personelimizle beraber hijyenik koşullarda kaliteli toplu yemek, catering, davet organizasyon hizmeti sunmaktayız. Uluslararası standartlara, iş, çevre sağlığı ve güvenliği mevzuatlarına uygun olarak ISO 9001, ISO 22000 belgelerimizle beraber siz değerli müşterilerimizin hizmetindeyiz.

Haftanın her günü serpme kahvaltı servisi yapan İşkembahçe’de, cumartesi ve pazar günleri zengin yöreselliğiyle açık büfe kahvaltı seçeneği sunuluyor. Semaverde çay keyfinin yanı sıra Artvin’den getirilen bal ve karadut pekmezi, Trabzon’dan tereyağ ve kaşar peyniri, Safranbolu’dan gül reçeli ve tahin helvası, Aydın’dan zeytin ve zeytinyağı, manda kaymağı, tereyağında köy yumurtası, el yapımı börek çeşitleri yöresel lezzetlerden bazıları…

(0212) 360 12 09

www.akuamarincatering.com BODRUM MANTI Bodrum Mantı’da kahvaltı haftanın her günü sabah saat 09:00 itibari ile başlıyor. Serpme ve alakart seçenekleri bulunan kahvaltıyı, mekanın geniş ve ferah bahçesinde alabilirsiniz.

(0545) 328 93 78

TORTE Torte, her hafta sonu Ege’yi ayağınıza getiriyor. Nefis Ege kahvaltısında tulum peyniri çeşitleri, zeytinler, tereyağ, helva, ev yapımı reçeller, doğal bal ve hatta Ödemiş ekmeği için un dahi Ödemiş’ten geliyor. Mekanda pişiler, çeşit çeşit gözlemeler, el açması börekler ve Ödemiş Ekmeği başta olmak üzere tam buğdaylı ekmeklerle sınırsız çay eşliğinde bir kahvaltı sunuluyor.

(0552) 585 20 92 102 intown

AKUAMARIN rant u a e t f s e a C &R

(0212) 322 80 60 - 322 07 07 (0530) 265 14 98 Merkez Mah. Göktürk Cad. No:42 Göktürk-Eyüp/İstanbul


GUSTO PÖTİ’NİN ATÖLYESİ Dört yumurtalı otlu omlet, organik yumurta ve taze garnitürleriyle kahvaltı tabağı, Pöti’nin Atölyesi’nde keyif yaşatıyor. Omletinizi ister otlu peynirli isterseniz salamlı, sucuklu, peynirli ya da sade tercih edebilirsiniz.

(0538) 314 17 17

KAYRA AT ÇİFTLİĞİ Kayra Çiftliği serpme kahvaltı mönüsü sunuyor. Mekanın ekmek ve börekleri ev yapımı. Altı çeşitten oluşan özel peynir tabağının yanı sıra Trabzon tereyağı gibi yöresel lezzetler sunuluyor. Doğanın kalbindeki bu kahvaltıda demlik çayınız da yanı başınızda.

(0532) 172 41 88

KEMERALTI Kemerburgaz’daki Kemeraltı’da hafta sonları açık büfe kahvaltı seçeneği var. Doğayla iç içe olan bu mekanda, semaverde çay, taş fırında mis kokulu pide çeşitleri, her biri kendi yöresine ait doğal ürünlerden oluşan kahvaltı iştah açıyor. Çocuklara özgür hareket alanı sağlayan mekanda, mekanın minik dostları da ilgi odağı oluyor.

(0212) 360 13 35

VONBAKAÇHAN Çocuklarınız ile doğanın içinde keyifli bir kahvaltı isterseniz Göktürk’e sadece 20 dakika mesafede bulunan Von Bakaçhan Köpek Eğitim Okulu’nu deneyebilirsiniz. Mekan, sadece çocuklarınızın değil köpeklerinizin de sizinle birlikte olabileceği huzurlu bir hafta sonu adresi. 21 dönüm arazi üzerinde kahvaltınızı ederken çocuklarınız gerek onlar için özel olarak hazırlanmış parkta gerek çimlerin üzerinde koşup oynayabilir, köpeğiniz de kendilerine ayrılan özel bölümlerde temiz havadan yararlanıp, enerjilerini atabilir.

(0212) 924 10 99 104 intown


KEYİFLİ İFTARLAR

NİŞAN- KINA - DÜĞÜN – SÜNNET- DOĞUM GÜNÜ & ŞİRKET TOPLANTILARINA EVSAHİPLİĞİ YAPIYORUZ.

Kemeraltı Kafe ve Restaurant Özel Ramazan Menüsüyle damaklarınızı şenlendirecek.

KEMER 6 CAFE-RESTAURANT / KEMERBURGAZ

Kahvaltı & Barbekü

KEMERALTI, köyünü özleyenler ve doğaseverler için kurulmuş özel bir mekân… Özellikle semaverde çayı, her biri kendi yöresine ait doğal ürünlerden oluşan kahvaltısı iştah açarken, ortamın salaşlığı da rahatını sevenlere huzur veriyor. Özellikle çocuklara daha özgür hareket alanı sağlayan mekânın sevimli minik dostları da ailelerin ilgi odağı oluyor.

 Kahvaltı (Hafta sonu açık büfemiz mevcut)  Tostlar  Burger  Waffle

 Gözleme  Güveçte melemen  Izgaralar  Semaverde çay  Nargile  Ev yapımı tatlılar

 Kahvaltımızda organik köy yumurtası ve sütü kullanıyoruz.  Ev yapımı yoğurdumuzun tadına bakabilirsiniz.

İstanbul Cad. Dereboyu Sok. (Kahve Dünyası Karşısı) Kemerburgaz-Eyüp/İstanbul

T: 05322727680


MODA

BABET/MOKASEN, TOPUKLU AYAKKABI, SANDALET, TOMS TIPI ESPADRIL AYAKKABI DOĞRU TERCIHLERDIR.

PANTOLONUNU ÇOK SEVDİM ANNE!

MOM JEAN YANİ NAM-I DİĞER ANNE PANTOLONU. ASLINDA OLDUKÇA ÇİRKİN BİR MODELİ OLAN AMA ISRARLA GİYİLEN BU PANTOLONLAR GÜNÜMÜZ MODA FELSEFESİNİ ÖZETLİYOR, “ÇİRKİN OLSA DA GİYECEKSİN!”

Leyla Asena Arıca

Bu aralar herkesin üzerinde ne görüyorsunuz diye sorsak ilk cevap omuzları açık bluz, ikinci cevap ise mom jean olur. Üçüncüyü merak edenler için hemen söyleyeyim, o da bomber ceket. Aslında mom jean geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkmıştı ancak bu sene popülaritesine kavuştu. Adının ortaya çıkış hikayesi de gerçekten “komedi”. 2003 senesinde Saturday Night Live -SNL-, JC Penney sponsorlu bir video çeker ve Mom Jeans markalı kotlarla dalga geçer. Annelerimizin eskiden giydikleri kot pantolonları konu alan bir komedi video’sudur ve Amerikan kültürü bundan olumlu yönde oldukça etkilenir. Çünkü markanın sloganı “Annene, Anneler Günü’nde ‘ben artık bir kadın değil, bir anneyim’i hissetmesi için parfüm alma, başka bir şey al”. Bu komik skeçten sonra başımıza mı geldi bilmiyoruz ama mom jean’ler geri döndü ve uzun bir süre gitmeyeceklermiş gibi görünüyor. Kabul edelim ki skinny jean’lerden sonra belli başlı bir model jean giyemedik. Boyfriend jean çok zorladı, girlfriend’ler olmadı ve flared jean yerlere süründü. Cropped flare’ler de iri gösterdi derken bu karışık ortama bir de mom jean eklendi ama deyim yerindeyse tam eklendi! Güzel, çirkin, yakıştı yakışmadı demeden herkes giymeye başladı. İşin sırrı özgüven mi bilmiyorum ama mom jean’de bir bağımlılık durumu da var.

JEAN’DE ESKİYE DÖNÜŞ Kısaca; beli yüksek, havuç tipli, daralan ama aynı zamanda bol duran, kumaşı kalın ve mavi bir şey mom jean. Adı üstünde, jean

108 intown

ilk çıktığı zamanlarda, henüz ortada bir teknoloji yokken pantolonlar standart kalınlıktaydı ve annelerimiz o dönem 20’li yaşlarındalardı. Kot giymek çok “fiyakalı” bir olay olduğu için mom jean de fiyakalı sayıldı, halbuki arkadan bakıldığında kocaman bir popo, önden bakıldığında uzun bir fermuarı olan, değişik bir kesimi vardı ve vücuda oturmuyordu da. Peki nereden çıktı bu kıyafeti tekrar giymek? Birincisi yine daralan tipte olduğundan ayakkabı seçimini rahat yapmayı sağlıyor (dar pantolon her zaman ayakkabı seçeneğini çoğaltır). İkincisi bahar/yaz geldi, açık renkli pantolonlara talep çoğaldı, koyu renkliler piyasaya sürülse de herkes regular rengi tercih ediyor. Bence üçüncü en geçerli neden tabii ki Gigi Hadid ve Kendall Jenner! Bu kızlar kutsanmış olduğundan mı bilmiyorum ama moda dünyasında büyük markalara bile söz geçirir hale geldiler. Mom jean onlara çok yakışıyor çünkü ruhunu çok güzel yansıtıyorlar. Ancak bu parçayı bir modelin giymesi farklı oluyor tabii, o yüzden nasıl giymeli onu iyice düşünmek gerekiyor.

sokmanız gerekiyor çünkü kemer de takarak anne gibi görünmek esas. Model olarak mom jean, bileğe sıfırlanan bir pantolon olmadığı için ince aksanlı ayakkabılarla daha iyi uyum gösteriyor; çok uzun değilseniz botlarla giymemek daha doğru olacaktır. Babet/mokasen, topuklu ayakkabı, sandalet, Toms tipi espadril ayakkabı doğru tercihlerdir. Onun dışında biraz dikkatli olmakta fayda var. Kemer beli ince gösterir ama zaten belde duruyor diyorsanız renk karmaşasından uzak durmak için kemer takmayın. Bu arada daralanlar bir yana, düz inen veya paçası hafif geniş açılan mom jean’ler de var. Onlara da göz atıp yaz akşamları şehirde havalı fashion moment’lar yaşayabilirsiniz. Popüler markaların koleksiyonlarında satılsa da şanslıysanız vintage bir parça bulmanızı öneririm. Ben annemin 15 yaşındayken getirtip giydiği, “dizleri yırtık kotu” hala giyiyorum ve o adıyla tadıyla tam bir mom jean! Güzel çirkin demeden mom jean’leri giyip annelerimizi mutlu etmenin tam zamanı…

MOM JEAN’İ NEYLE KOMBİNLEMELİ? Giyinirken dikkat edilmesi gereken en bilinen püf noktası “aç kapa”dır, yani açık ve kapalı yerleri önceden belirlemek. Yüksek belli bir pantolon olduğu için mom jean’ler en çok crop top’larla yakışıyor. Uzun bacaklı gösteren pantolonun yanında gövdeyi de uzatıp upuzun bir siluete kavuşturuyor. Eğer popo kısmı çok gözünüze batıyorsa bomber ceketlerle ve nakışlı bluz gömleklerle giyebilirsiniz, böylelikle hareket yukarı tarafta kalmış olur. Düz deri ceketle daha sofistike bir hava yaratır, jean ceketle tonsürton olursunuz. Tişört giyecekseniz içinize

intown 109


PERSPEKTİF

İstanbul, 2016

Safranbolu, 2016

Fotoğraflar: Mehmet Fırat Bingol 110 intown


BRİÇ

YOLLARDA OYUN 4 KÖR

YENİ BMW C 650 SPORT VE C 650 GT İLE PREMIUM SÜRÜŞ KEYFİ

K987

Atak dam Trefl

42 A432 A65

654 J10863 J8 Q310

K B G

Q310

D

Q10965 K7432

A32 AKQ975 K7 98 GEÇEN SAYIDAKI PROBLEMIN CEVABI: Trefl atağını boşla, 2’inciyi asla al, kör asını çekip 5-0 dağılımdan sonra 3’üncü trefliye çak, as, rua karodan sonra 3’üncü karoya elden dam’la çak, sonra as ve rua piki çek, son pike batı mecburen çakıp, vale körü oynuyor, bunu bırak defansın 3’üncü eli bu, şimdi yatıyor elden dokuzlu kör ile alıp 10’uncu ele ulaşıyoruz.

HERKES ZONDA

53

Dağıtan Güney

AQ2 AK8763 K8 2 9875 J2 Q109873

K B G

QJ984

D

6 Q109 AJ42

AK1076 KJ1043 54 5 Turnuvaya katılmak, briç öğrenmek ya da briçlerini geliştirmek için ders almak isteyenler Mehmet Sırıklıoğlu ile iletişime geçebilir. (0535) 431 05 82

112 intown

2’li pik atağından sonra güneyden 6 kör oyununu planlayın.

ŞEHİR ORTAMINDA KULLANILACAK KUSURSUZ ÖZELLİKLERE SAHİP YENİ BMW C 650 SPORT VE C 650 GT, PRATİK KULLANIMI VE UYGUN MALİYETİ MAKSİMUM SÜRÜŞ KEYFİNİ VE TOURİNG KONFORUNU BİR ARAYA GETİRİYOR. BUNA EK OLARAK VİRAJLI KIRSAL YOLLARDA SPOR TUTKUSU OLAN SÜRÜCÜLER İÇİN EĞLENCENİN YANINDA UZUN SÜRELİ GEZİNTİLERDE DE SÜRÜŞ KEYFİ SUNUYOR

Her iki BMW Maxi Scooter motosikletin öne çıkan kavramsal farklılıkları, öncekilerden çok daha geniş bir hedef kitleye hitap ediyor olması... C 650 Sport, sportif eğilimi olan sürücülere yönelikken, C 650 GT konfora ve Touring kapasitesine daha fazla önem veren sürücüleri hedef alıyor. Geniş çapta modifiye edilen hareketli aksam, daha konforlu süspansiyon ve tümüyle revize edilen tasarımıyla birlikte C 650 Sport modeli, öncekine göre daha kusursuz bir motosiklet sürüş tavrını, C 650 GT ise çeviklik ve konforu bir araya getiriyor. 647 cc kapasiteli 2 silindirli sıralı motorlu yeni maxi scooter modelleri, C 650 Sport ve C 650 GT’nin dinamik itiş gücünü bir kez daha garanti ediyor. Yeni modellerin çelik borulu köprü şasi ve salıncak yatağı bölümünde, dökme alüminyumdan oluşan burulma dayanımına sahip bir hibrit kompozit yapı kullanılıyor. Sonuç olarak da C 650 Sport ve C 650 GT, sportif ruh ve konfor arasında kusursuz bir uzlaşma sağlıyor. Fren sisteminde standart BMW Motorrad ABS Bosch 9.1MB ile bağlantılı olarak gerçekleştirilen “360° Güvenlik” prensibine dayalı optimum tasarım, en üst düzey aktif sürüş güvenliğini sağlıyor. C 650 Sport ve C 650 GT modellerinin her biri üç renk seçeneğiyle piyasaya sürülüyor. C 650 Sport modelinin Opak Metalik Turuncu rengi aracın atletik karakterini öne çıkarıyor ve kontrast yüzeylerle birlikte dinamik, modern bir görünüm sunuyor. Buna karşın Mat Beyaz, yeni C 650 Sport modeline teknik, kompakt ve hafif bir görünüm veriyor. Yeni C 650 Sport, Metalik Siyah rengiyle daha klasik bir tarza sahip müşterilere yönelik... C 650 GT modelinde Metalik Siyah, motosikletin şık karakterini öne çıkarırken, Metalik Donuk Bronz ise kontrast tonlarla birlikte yeni C 650 GT’nin stilini net bir biçimde vurgulayan uyumlu bir renk yaratıyor.

intown 113


MİNİK DOSTLAR

EĞİTİM DEVAM EDİYOR… Cem Bakaçhan, Kurucu ve Baş Eğitmen

GEÇTİĞİMİZ SAYIDA SİZİNLE KÖPEK EĞİTİMİ KONUSUNDA İLK BİLGİLERİ PAYLAŞMIŞTIM. BU SAYIDA DA MİNİK DOSTLARIMIZIN MUTLULUĞU ADINA EĞİTİMDE ÖNE ÇIKAN DİĞER NOKTALARDAN BAHSETMEK İSTİYORUM

Yavru ile yaşarken ileride onun büyüyeceğini ve her yerde onu yanımızda taşıyamayacağımızı da hesaba katarak ufak yaşta onu yalnız kalmaya alıştırmak doğru olacaktır. Günün belli saatlerinde yalnız kalmak istemeyen, devamlı havlayan ve protestolar gerçekleştiren (eşyaları kemirme, çiş-kaka) bir köpek ile yaşamak kolay değildir. Çevreden gelen tepkiler sizi yoracak, sosyal hayatınız kötü etkilenecektir. Köpeklerin yaşı ne olursa olsun programlı başlanırsa yalnızlığa alışabilirler. Ama yavrudan başlanması her şeyi kolaylaştırır. Günün belli saatlerinde yavruyu kendi yaşam alanında yalnız bırakın. Bu zamanları onun karnının tok, çis kaka ihtiyacını gidermiş ve oyun oynayıp yorulmuş olduğu anlara denk getirin. En doğru sıralama: Yaşam alanından çıkış ve çok kısa çis kaka gezintisi • Oyuncaklar ile oyun • Nefes toparlanana kadar 10 dk. dinlenme • Mama–Su • Çiş–Kaka Gezintisi Yaşam alanında dinlenme ve yalnızlığa alıştırma şeklindedir. Oyunların mama ve sudan önce olmasının sebebi ise köpeklerde en çok ölüm oranına sahip olan mide torsiynunun (mide dönmesi) önüne geçmektir. Yavru midesini doldurur, top oyuncak vs. gördüğü anda oyuna dalıp zıplamaya başlar ve midesi dönebilir. Oyunlardan hemen sonra nefes nefese su ve mama da sağlıklı olmayacağından bir müddet beklemek sağlıklı olacaktır.

oyun bittikten sonra kaldırmazsanız yavru parçalayıp yutabilir ve bu da ciddi sıkıntılar yaratabilir.

TUVALET EĞİTİMİ

Yalnızlığa alıştırılacak yavrunun yaşam alanı bizim yoğun olarak kullandığımız bölgelere en uzak evin en sakin yerlerinde belirlenmelidir. “Yazık, bize uzak olmasın, en azından bizi görsün sıkılmasın” yaklaşımı yavruya işkence etmekten başka bir şey değildir. En önemli püf noktası da yavru ağladığı ya da havladığında asla yanına gitmemektir. ŞiŞt–Pişt–Hayır demek için bile odaya girilse o kendi kafasından havladığı ya da ağladığı için sizi oraya getirttiğini düşünecektir. Ki köpek içinde çalışan sistem artarak devam ettirilir. Yani siz gittikçe ağlamalar havlamaya, havlamalar ulumalara dönecektir.

OYUN GÜDÜSÜNÜN GELİŞTİRİLMESİ Oyun güdüsünün öğrenme ve çalışma motivasyonu üzerindeki etkisi günümüzde kanıtlanmış ve büyük şirketler çalışma ofislerini bile bu yönde dizayn etmeye başlamıştır. Bütün köpeklerin oyun güdüleri aynı seviyede değildir fakat bu güdü ufak yaşta çalışarak inşa edilebilir. Bu yaşlarda günün belli saatlerinde oynayacağınız oyunlar yavruların el ve ayaklarınızı ısırmasını ve evinizdeki eşyalarla daha az uğraşmasını sağlayacaktır. Yavruların süt dişleri 4. aydan sonra değişir ve yenilerin gerçek dişler alır. Bu süreye kadar pelüş ve havlu tarzı yumuşak oyuncaklar seçmenizde fayda vardır. Dişlerini kaşıması için parçalayıp yutamayacağı sert oyuncakları yanında bırakabilirsiniz. Yalnız diğer yumuşak oyuncakları

114 intown

Düzgün tuvalet eğitimi, yavrunun yeme içme ve gezinti düzeninin saat gibi işlemesi demektir. Yavrunun boşaltım sisteminin kendi öğünlerinin haricindeki serbest beslenmeden dolayı çalışıyor olması işi zorlaştıracaktır. Bu sebeple daha önce belirlemiş olduğunuz saatlerin dışında mama ve su verilmemesi önemlidir. Mama ve suyun devamlı önünde durması ise bu işi imkânsız hale getirir. Yavrunun yediği mamanın aynı olması da işinizi kolaylaştıracaktır. Farklı mamalar, ödül bisküvileri ve farklı yiyecekler boşaltım sisteminin fazla ve zamansız çalışmasına sebep olacaktır. Her mama ve sudan sonra belirlenmiş olan çim ya da toprak tuvalet alanına yavrunun bırakılması ve beklenmesi, çiş-kaka yaptıktan sonra ise kendi maması ile sevilip ödüllendirilmesi gerekir. Yavrular sevk kayışı ile gezmeye alışkın olmadıklarından tuvaletlerini tutacak ve kendilerini rahat hissettikleri yerde yani evde yapacaklardır. O yüzden mümkünse serbest gezinti başlangıçta en iyisidir. Yavrunun kalabalık ve gürültülü ortamlarda da çiş-kaka yapmasını beklemek doğru olmayacaktır. Bu genç ya da yetişkin köpekler için uygundur. Çok uzun yürüyüşler yapıp saatlerce beklemek yerine sık sık aynı yere çıkmak daha mantıklıdır. Başlangıçta çiş-kaka işi kemikleşene kadar aynı yere gitmekte ve diğer köpeklerin çiş-kaka yaptığı yerleri seçmekte fayda olacaktır. Yavru dışarıda çiş-kaka yaptıysa ardından kendi yaşam alanlarımıza almakta, yapmadıysa 1 saat kadar kendi yaşam alanında tutup tekrar denemekte fayda vardır. “Çiş-kaka yaparsan yanımızda olursun” düşüncesi gün geçtikçe yavrunun beynine yerleşecek ve işiniz hızlanacaktır.

intown 115


KİTAP

BİR RÜYANIN SİLİNMİŞ HİKAYESİ

KISA KISA ENDURO SCHOOL YENİ BAŞARILARI HEDEFLİYOR

HER SATIRINDA BİR KADININ SESSİZ ÇIĞLIĞINI DUYACAĞINIZ, BÜYÜK BİR MÜCADELENİN, UMUDUN, SABRIN VE MUCİZENİN BÜYÜLEYİCİ HİKAYESİNİ ANLATAN BİR RÜYANIN SİLİNMİŞ HİKAYESİ, YAŞAM KÜLTÜR SANAT (YKS) YAYINLARI’NDAN RAFLARA ÇIKTI. NİGAR ÖZAFACAN’IN GERÇEK BİR YAŞAM ÖYKÜSÜNDEN İLHAM ALARAK YAZDIĞI İLK ROMANI “BİR RÜYANIN SİLİNMİŞ HİKAYESİ” SİZİ HAYATA BAMBAŞKA GÖZLERLE BAKMAYA DAVET EDİYOR…

Enduro SCHOOL yarış takımı 2015 sezonunun başında Murat Yazıcı tarafından kuruldu. İki grupta yarışlara katılan takım, 2015 sezonunda Cem Çerçi’yi Türkiye Gençler Enduro şampiyonu yaparken Murat Yazıcı’yı Pro grubunda 3’üncü yaptı. 2016 sezonunda ekip bir anda sekiz kişiye yükseldi. İrfan Tamimi (İstanbul), Kerem Peya (İstanbul), Mikail Molla (İstanbul), İskender Can (İstanbul), Eren Kocaman (Fethiye) ve Baran Kocaman (Fethiye)’nın katılımı ile çok daha güçlenen takım, sezonu motocross ve Enduro yarışlarında temsil ediyor. Göktürk merkezli olan yarış takımı bölgeden sponsor desteği alarak güçlendi. Bu sezon üç şampiyonluk hedefleyen takıma Dondurmacci ve Uçar GM sponsor olarak destek oldu. Bu sezon iki enduro ve iki motocross yarışına katılan takım bir birincilik ve dört ikincilik kupası alarak dikkatleri üzerine çekti. Sezonun bir sonraki yarışı olan Antalya kemer Enduro yarışına hazırlanan takım burada da başarılı olmak için antrenmanlarına devam ediyor. Yarış takımının bir diğer amacı ise bölgede ulusal ve uluslararası bir kaç yarış yapmak... Bunun için yetkililer ile görüşmeler devam ediyor.

Aşık olduğunuz adam kabusunuz oldu mu hiç? Kızınızı yaşatmak için bir umudun peşine takılıp ülke ülke gezdiniz mi? Yaşatmak için yaşadınız mı hiç? Handan yaşadı, hem de çok yaşadı… Her çıktığı umut yolculuğundan azalarak, eksilerek, yanarak döndü ama umudunu hiç kaybetmedi. Şimdi geriye dönüp baktığında, bütün bunları ben mi yaşadım, diyecek kadar büyük bir hikayesi var. Nigar Özafacan’ın gerçek bir yaşam öyküsünden ilham alarak yazdığı “Bir Rüyanın Silinmiş Hikayesi”, okurları bir umut deryasına davet ediyor. Bu öyle bir derya ki, okurlar Handan’ın en umutsuz anında elinden tutup çekmek, ona omuz vermek isteyecekler. Romana ilham veren karakterin birebir anlatımlarından yola çıkarak kurgulanan romanda uygulanan QR kod sistemiyle okurlar romanı bitirdiklerinde, Handan’la tanışacaklar.

116 intown

intown 117


KISA KISA ANTAKYA PIERRE’DEN TABULE 1 su bardağı kısırlık bulgur 1/2 demet maydanoz 1/2 demet taze nane 1 domates 2 dal yeşil soğan Nar ekşisi Zeytinyağı Pulbiber Tuz Limon

DARDENİA’DAN BÜYÜME ATAĞI Yenilikçi tatlarıyla balık tutkunlarının favori adresi Dardenia, hızlı büyümesini sürdürüyor. Yeni restoranlarını Kozyatağı’nda açan Dardenia, Anadolu Yakası’nda 3 şube, İstanbul genelinde 7 şubeye ulaştı. Tüm ürünleri çevreci, sağlıklı ve hijyenik koşullarda hazırlanan Dardenia’nın yenilenen menüsünde Brüksel midye, midye dolma, tencere midye, fish cheeseburger, balık ekmek, fish burger, balık çorbası, kalamar tava, midye tava, fish&chips, sushi ve tempura usulü sağlıklı kızartma yöntemiyle hazırlanmış atıştırmalıklar gibi farklı seçenekler de bulunuyor.

İTİNA ET GÖKTÜRK’TE “Gıda ciddi iştir, itina ister” sloganı ile 2011 yılında faaliyete başlayan İtina Gıda, kırmızı et ve beyaz etin yanı sıra süt ve süt ürünleri üretip tedarik etmekte ve bu ürünleri istenilen noktalara aynı titizlikle ulaştırıyor. Başakşehir, Beykent, Çekmeköy, Fatih, Ispartakule, Kayaşehir, Kozyatağı, Kurtköy, Küçükbakkalköy, Maltepe, Mecidiyeköy, Nish Adalar, Pendik, Şerifali, Şirinevler, Ümraniye, Yunusemre ve Kartal Uğurmumcu Mahallesi mağazalarından sonra şimdi Göktürk’te açılacak olan 19. mağazası ile marka yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.

İnce bulgur bir kaba alınarak üzerini ıslatacak kadar sıcak su eklenir ve kapağı kapatılarak 20 dakika kadar yumuşaması için bekletilir. Bu sırada yeşillikler mümkün olduğunca ince doğranır. Domates çok minik küpler halinde doğranır. Yumuşayan bulgur geniş bir kaba alınıp karıştırılır. Yeşillikler ve domatesler eklenir ve karıştırılır. Nar ekşisi, limon suyu, zeytin yağı, pulbiber ve tuzu isteğe göre ayarlanır. Servis tabağına alınarak servis edilir.

BAY TUNA GÖKTÜRK PET KUAFÖR AÇILDI Bay Tuna Göktürk Pet Kuaför, 10 yılı aşkın hizmet kalitesiyle öne çıkmış profesyonel pet kuaförümüzle Nisan ayından itibaren Göktürk’te hizmet vermeye başladı. Marka bir ilke imza atarak patilere özel makas traşı ve anestezisiz kedi traşı hizmeti de veriyor. Bunların yanı sıra makine tıraşı, banyo, tırnak kesimi, tarama , genel bakım, köpek gezdirme ve köpek eğitimi işlemleri de pet kuaförünün hizmeti dahilinde.Markanın ayrıca evlere ücretsiz hizmeti var. (0543) 715 46 93 (0212) 322 06 81

OYUN ÇADIRI: TEEPEE TEEPEE, çocukların dünyasına hayal, hayallerin içine eğlence katıyor. Çocukların hayal dünyalarının genişliği, çeşitliliği ve renkliliği felsefesi ile onların yaratıcılığını arttırabileceği doğal malzemelerden üretilen oyun çadırı modelleri göz atmaya değer. Eğlenceli çadırlar keyifli, renkli ortamlar sunarken aynı zamanda yaratılıcılıklarını geliştirmeyi amaçlıyor. Instagram: oyuncadiri_teepee (0533) 204 54 08

MESA’DA 23 NİSAN COŞKUSU Mesa Plaza AVM, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuk şenliği ile kutladı. Gün boyu balonlar, palyaçolar, çiçek ekim aktivitesi, Doğa Koleji resim sergisi, yüz boyama, macun, pamuk şeker gibi çocuklara yönelik aktivite ve lezzetlerin olduğu şenlik çok renkli geçti.

DAMAT, ZUBİZU BÜNYESİNE KATILDI Üyelerine daha renkli ve keyifli bir yaşamın kapılarını açan ve her geçen gün yeni markalarla yaygınlaşan ZUBİZU ailesine, erkek modasına getirdiği yeniliklerle adından söz ettiren Damat markası da katıldı. İş yaşamının yüksek temposuna ayak uydurabilen, en klasik giysilerde bile kendi tarzını ortaya koyan seçkin Damat erkeği, ZUBİZU’ya özel indirimlerden yararlanıyor. Modadan sanateğlenceye, yeme içmeden sağlıklı yaşama, seyahatten otomobile kadar 6 farklı sektörde 198 markada ayrıcalıklı bir dünyanın kapılarını açan ZUBİZU’yu kullanmak için uygulama açıkken telefonu yan çevirerek, çıkan QR kodunu satış noktasında göstermeniz yeterli.

118 intown

DOĞADAN DOĞAYA… Yaşam Koçu ve NLP Uzmanı olan Nilgün Cömert, yetişkin dünyanın dertlerini arkasında bırakıp, içindeki çocuğu yanına alarak çıktığı orman yürüyüşlerinde, büyülü dünyanın kapısını açarak çocukken okuduğu, dinlediği masal alemine dalıyor. Bu yolculukta neşe ile topladığı dal budak kozalak ne varsa kucaklayarak dönüşte beraberinde getiriyor. Boş vakitlerinde orman konseptine uygun eğlenceli biblolarla birleştirdiği ve yaparken çok keyif aldığı bu objelerin tasarlama aşamasını ise bir meditasyon olarak görüyor. Cömert, “Anneler Günü’’ gibi anlamlı bir günde tutunacağımız tek dal olan “Doğa Ana ve içimizde ki çocuğu yaşatmak bilinç gerekliliğine” olan inancı ile hazırladığı eğlenceli serginin tüm gelirini, bir sosyal sorumluluk projesi olarak ÇEKÜL Vakfı’na bağışladı.

intown 119


KISA KISA SK-CW KURUMSAL REKLAM HİZMETLERİ Uluslararası reklam ajansı tecrübesiyle 2002 yılında kurulan SKCW Kurumsal Reklam Hizmetleri, farklı birimleri kendi bünyesinde bulunduran bir ajans. Ajans bünyesinde; Reklam Ajansı, Profesyonel Fotoğraf Çekimi, Wedding/Birth/Fashion, Matbaa / Dijital Baskı hizmetleri sunuyor. (0532) 130 26 94 – (0532) 357 82 46

ÇAĞKAN VE GAMZE KARDEŞLERİN CROSSFIT BAŞARISI Son zamanların popüler sporu CrossFit antrenmanları kadar yarışmalarıyla da ilgi görüyor. Bu yıl 3.’sü düzenlenen Battle Of Bosphorus’un finalinde Göktürk’te yeni açılan CrossFit Mugen’in kurucuları Çağkan ve Gamze kardeşler yaklaşık bir ay süren elemeler ve finalin ardından birinciliğe ulaştı. Dört senedir CrossFit ile ilgilenen kardeşlerin daha öncesinde de spor kariyerlerinde çeşitli Türkiye dereceleri ve başarılar bulunuyor. CrossFit eğitimini saat başı grup seanslarına katilarak ya da birebir olarak alabiliyorsunuz.

DURAVIT’TEN BANYODA BAHAR Duravit’in bahar serisine göz atmaya ne dersiniz? Happy D.2, banyoya yumuşak ve kadınsı bir tasarım ile yeni bir zarafet getiriyor. ME by Starck serisinden seramiklerle birlikte, L-Cube serisi de çarpıcı bir estetik cazibe veriyor. Doğa ve iç mekan arasındaki engeller kalkmış gibi görünüyor. Beyaz Leylak, Kayısı Renkli İnci, Jade, Dolomitik Gri, Taş Mavisi, Cappuccino veya farklı açık renkli ahşap gibi lake cilalarında bulunabilen L-Cube mobilya serisi, baharın birçok tonlarını banyoya getiriyor. Geometrik tasarım ise netliği tanımlıyor.

120 intown

SERANİT GRUP VANUCCI, AQUANIT VE OXICOAT İLE BÜYÜYECEK Geliştirdiği inovatif ürünler ile yapı sektöründe dikkatleri üzerine çeken Seranit Grup, 2016 yılına hızlı başladı. Yılın ilk çeyreğinde, belirlemiş olduğu hedefin yüzde 15 üzerine çıkan Seranit Grup, önümüzdeki dönemde Vanucci, Aquanit ve Oxicoat markalarını ön plana çıkaracak. Seranit Grup Başkan Yardımcısı Ece Ceylan Baba, “Dünyanın ilk porselen duş teknesi olan Aquanit’in seri üretimine başladık. İç piyasanın yanı sıra ilk ihracatımızı İspanya ve Suudi Arabistan’a yaptık. Bunun yanı sıra geçen yıl aldığımız karar ile Vanucci’ye perakende pazarında ağırlık vereceğiz. Yapı gereçlerinde ise 3 yıldır piyasada olan Oxicoat bu yıl önem vereceğimiz markalarımız arasında yer alıyor” dedi.

MAKSİMUM KEBAP AÇILDI Babil ve Celal Usta 30 yıllık deneyimlerini Göktürk’e taşıdı. Ustalar, Göktürk’te yiyebileceğiniz en lezzetli kebap, lahmacun ve pide çeşitlerinin Maksimum Kebap’ta olduğunu ve alışkanlık yapacağını iddia ediyor.

REFRESH’TEN RAMAZAN MENÜSÜ Loco Entertainment Group bünyesindeki sağlıklı içecek markası Refresh, iftar davetleri özelinde bir Ramazan Menüsü hazırladı. Ramazan ayında gerçekleşecek davetler için özel olarak hazırlanan menüde sindirime yardımcı ve vücut dengesinin yeniden kazanılmasına yönelik harman çaylar, taze sebze-meyvelerle hazırlanan sağlıklı içecekler ve alkali sular bulunuyor. Hizmet, konsepte uygun sunumlar ve ünitelerle destekleniyor.

40 YILDIR ÜRETİMDE: BYPALETTE

REVLON’UN YENİ ULTRA HD LİKİT RUJU, WATSONS’TA Revlon’un yeni Ultra HD™ Likit Ruj Koleksiyonu gerçek canlı renklerle, ultra parlaklık sunuyor. Sadece Watsons mağazalarında bulunan Revlon Ultra HD™ Likit Ruj’un ağırlık hissi yaratmayan, hafif yapısı sayesinde dudaklar yeni nesil bir parlatıcı ile tanışıyor. Yüksek çözünürlüklü jel bazlı benzersiz formülüyle hazırlanan ve 10 farklı renk alternatifi sunan likit ruj, ultra parlak, canlı ve gerçek renk pigmentasyonu ile dudaklarda göz alıcı bir ışıltı sağlıyor.

ByPalette 40 senedir kaliteli ağaçlardan özenle yapılmış paletlerden, özel tasarım bahçe, ev, ofis, iç ve dış mekanlarda rahatlıkla kullanılabilecek mobilyalar üretiyor. Palet ahşaplar ceviz, kayın, dişbudak, meşe, kestane gibi kaliteli ağaçlardan oluşuyor. Ürünler, tüm hava koşullarına maruz kalmış ve ahşap yürümesini tamamen tamamlamış olduğundan, mobilya görünümünü aldıktan sonra herhangi bir genleşme, daralma, kurtlanma yaşanmıyor. (0532) 611 41 29

HBAKADEMİ ETÜT EĞİTİM GÖKTÜRK’TE HBAcademic Education&Consultancy Etiler ofisinden sonra HBAkademi Etüt&Eğitim adı altında Göktürk’te öğrenci kaydına başladı. İlköğretim 6,7 ve 8. sınıf öğrencilerine eğitim verecek olan HBAkademi okul yazılılarına desteğin yanında öğrencilerini TEOG sınavına butik eğitim konseptiyle hazırlıyor. (0212) 322 2326 ww.hbacademic.com

intown 121


KISA KISA

AŞİYAN ORGANİZASYON İLE BOĞAZ KEYFİ! İstanbul Boğazı’nda tekne ve yat gezileri düzenleyen Aşiyan Organizasyon, müşterilerinin özel günlerini kalite ve deneyimiyle birleştirmeyi amaçlıyor. Bir yandan İstanbul Boğazı’nda yemeğinizi yerken diğer yandan manzaranın keyfini çıkarabiliyorsunuz. Tarihi eserleri, sarayları, yalıları, köprüleri, camileri ve kısaca Boğaz’ın tüm güzelliklerini yakından görüyorsunuz. Düğün, nişan, kına gecesi, sünnet düğünü, doğum günü partileri, mezuniyet gezileri, açık büfe kahvaltı turları ve Ramazan ayında iftar yemeği gibi organizasyonlar düzenleyen Aşiyan Organizasyon’da etkinliklerin süresi ise 3-4 saat arasında değişiyor. www.teknelerimiz.com / www.facebook.com/asiyanorg www.instagram.com/asiyanorg / (0542) 468 20 47

KEMER COUNTRY CLUB’TA FESTİVAL VAR! 4-5 Haziran tarihlerinde Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek olan 4X4X2 Country Festivali’nde gün boyu, rodeo, bungee run, sumo güreşi, gladyatör ve top havuzu gibi şişme oyunlar çocuk ve yetişkin herkese açık olacak. Ayrıca sürpriz oyunlar, ikramlar, pony binişi, genç sanatçıların resim sergisi ve köpek süsleme etkinliklerinin de yapılacağı organizasyona giriş ücretsiz. Saman balyaları arasında, radyo canlı yayını eşliğinde Country havasını çocukları, köpekleri, atları ve arkadaşlarıyla paylaşmak ve sokak köpeklerine mama yardımında bulunmak, iyi bir dostu sahiplenmek isteyen herkes festivale davetli!

122 intown


GÖKTÜRK REHBERİ Göktürk’e dair her şey

GÖKTÜRK POLİS KARAKOLU

Uzm. Dr.Mürsel İnanç Tel:212 3227983

Tel:212 3603075-212 3603636

Uzm. Dr.Tülay Çağlar Tel:212 3221808

Nanu Bed GSM:5324789748

Ebil Saç Tasarım Tel:212 3223722

Panço Tel: 212438 07 27

Parti Dünyası Tel: 212 3222623

Ekip by Erdem Kıramer

Peros Tel:212 3225321

SPA VE ESTETİK MERKEZİ

Parti Sanatı Tel:2123228449

Tel:212 3225596-212 2397144

Ruck&Maul Tel:212 3225820

Nü Day Spa

Party Boom Tel: 0538 850 14 14

Genç Kulis Hair/Make-up Studio Tel: 212 322 77 99

Rose Tel:212 3222881

DİYETİSYEN

Gsm: 541 360 33 24

Tellioğlu Ozalit Tel:212 3223702

Kaizen Hairdressing Tel:212 322 62 00

Stylish Tel:212 3226111

Göknel Dumanlı Tel:212 3222371

Tel: 212 322 23 71 - 322 63 76

Toyland Tel:212 3228547

La beaute Tel: 0212 322 83 59

Tchibo Tel:212 3222524

Makas Tel:212 3228074

Yest Tel:2123224859

Dr. Faid Hasan Tel:212 3600312 JANDARMA KEMERBURGAZ Tel:212 3601303 İTFAİYE Tel:212 3221800

GÖKTÜRK BELEDİYESİ Tel:212 322112

GÖKTÜRK ZABITA Tel:212 3221113

GÖKTÜRK NOTER Tel:212 3222356

HUKUK BÜROSU Av. Savaş Yener & Av. Battal Yörük Tel:212 2782444

Şifa Eczanesi Tel:212 3222100

Sezen Çetinkaya Tel: 2123226376 VETERİNER

SPOR

GÖKTÜRK VE KEMERBURGAZ

Murat Güldemir Tel:212 3222455

Fitbox Dövüş Sporları Merkezi

OKULLARI

Pretty Women Tel:212 3223665

SPOR GİYİM Adidas Tel:212 3227670

Animal Life Tel:212 322 68 81

Tel:212 3229089-3222371

Açı Tel:212 3494550

Renova Kuaför Tel:212 322 87 88

Berilyum Tel:212 3222093

CrossFit Mugen Tel: 212 322 58 85

Ada Ana Okulu Tel:212 3226342

Toni&Guy Tel:212 3222902

Golf store Tel:212 3226320

Countryvet Tel:212 3224888

Fit in Time Tel:212 3221002

Amerikan Kültür Kids Tel:212 3226005

Saloon Reti Mari Tel: 212 3226755

Run Up Tel:212 3222013

Çizmeli Kedi Veteriner Kliniği

Göktürk Pilates Tel:212 9314492

Aqua-Tots Göktürk Tel:5325075708

Erkek

Tel:212 3223627

Kemer Golf&Country Club

Ark Ana Okulu Tel:212 3602643

Adres Mümin Aşık Tel:212 3221845

TAKI&GÖZLÜK-KOZMETİK

Dingo Tel:212 2396019

Tel:212 2397010

Bilgi Kozası Anaokulu Tel:212 3601538

Bir Berber Tel:212 3225048

Altuğ Optik Tel:212 3225630 Atasay Tel: 212 3226296

Göktürk Veteriner Kliniği Tel:212 3227822

Pilates with Gerda Tel:212 3227493

Doğa Koleji Tel:212 3221500

İbrahim Acunman Tel:212 3227495

Luna Veteriner Kliniği Tel: 0212 3225808

Private Powerplate Studio

Düşler Şatosu Tel:212 2026550

Ekip by Erdem Kıramer

Simurg Gümüş Tel:212 3223576

Tel:212 3229089-212322371

Evin Oyun Evi Tel:212 3226342

Tel:212 3225596-212 2397144

Takıntı Gümüş Tel:212 3224616

Tıraş Sanatı Tel:212 322 63 08/0532 168 61 01

GÖKTÜRK MUHTARLIĞI

HAYVAN BARINAKLARI

Superslowe Zone Tel:212 3227301

Eyüboğlu Kemerburgaz Tel:216 5221278

Tel:212 3223350

Hasdal Rehabilitasyon Merkezi

Xbody Tel:212 3226008

Fen Bilimleri Tel: 322 59 29

Tel:212 3602919

V3 Fitness Tel:212 3630480

Göktürk Sınav Lisesi Tel:212 322 74 74

Çocuk

Deniz Soydemir Tel:212 3225746

Yogaia Tel:212 3222242

Helen Doron Tel:212 3600878

Bir Berber Tel:212 3223313

İnci Fotoğrafçılık Tel:212 3221886

Zone Tel:212 7776600

Hisar Okulları Tel:212 3640000

KEMERBURGAZ MUHTARLIĞI Tel:212 3600333-212 3601330

KÖPEK EĞİTİM MERKEZİ

FOTOĞRAF STÜDYOSU

Photoxi Hüseyin Kerem Yılmaz Tel:212 3223600

Joyfull House-Kemerburgaz

GİYİM

GELİŞİM&HOBİ&DANS& OYUN ATÖLYELERİ

Neşe Erberk Anaokulu Tel:212 3602472

Alp Kids GSM:5336611879

SİNEMA

PET OTEL

Art House Tel:535 479 12 01

Karma Çocuk Gsm:530 1161141

BG Store:Tel:2123224017

Cineport Tel:212 3223104

Biruni Laboratuarı Tel:212 3226822

Duygu Pet Otel Tel:212 3222311

Bahadır Geliş GSM: 531 257 38 76

Kids Country Tel:212 2276425

Beyliss Tel:212 3227134

Florence Nightingale Tıp Merkezi Tel:212 3226322

Pet Otel Tel.212322 8011

Dimensional Danışmanlık Tel:212 3224742

Küçük Şeyler Anaokulu Tel:212 3600204

Bob Tel:212 3227599

DEKORASYON

Esen Fakıoglu GSM:533 2840205

Mavi Göktürk Tel:212 3226687

Boutique74 Tel:2122627147

Atölye Bis Tel:212 322 3622

Gymboree Tel:212 3224459

Mutlu Adımlar Anaokulu Tel:212 3600066

Carnevale Tel:212 3226017

Başboğa Çadır & Branda Tel:4442642

Nobel Bridges School Tel:212 2895005

Carter’s Tel: 212 3222969

Bretz Tel.212 3602131

Just Kidding Tel: 212 322 8384

Okyanus Koleji Tel:4441098

Çiğdem Genç GSM:5325949611

Butik Art Tel:212 3220888

Kidsville Tel:2122397010

Uçan Balon Anaokulu Tel:05306010005

Ebbe Tel: 212 322 86 87

By Burtay Butik Ev Tel:212 322 6564 Canlar Dekorasyon Tel:0536 562 50 74

Von Bakaçhan Tel: 212 7972079 HASTANE-POLİKLİNİK &LABORATUAR Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Tel:212 3225660

Kemerburgaz Sağlık Ocağı Tel:212 3601311 İntermed Tel:444 1 633

PET MARKET

Göktürk Sağlık Ocağı Tel:212 3220016

PetZone Tel:212 3227080

Özel Begüm Sağlık Kabini Tel:212 3224825 ECZANELER

İsmek Göktürk Tel:212 3221222

AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI

Arcadium Eczanesi Tel:212 3220087

Krem Karamel Tel:212 3224434

Famili Collection Tel:212 3226793

Acıbadem Göktürk Tıp Merkezi Dr.Avi Karako

Banu Eczanesi Tel:212 3227952

Rapıp Savaş Sanat Akademisi

OKUL SONRASI &DİL &MÜZİK OKULLARI

Gen by Figen Özdenak Tel:212 3228955

City Döşeme Tel:212 3227112

Tel:212 3225660

Çamlık Eczanesi Tel:212 3227211

Tel:212 3228080

Amerikan Kültür Dil Okulu Tel:212 3228283

İpekyol Tel:212 3680101/1122

Çağdaş Yapı Tel: 2123226290

Doç .Dr.Atilla Gökhan Özyeşil Tel:212 3222400

Dinç Eczanesi Tel:212 3225651

Muzipo Tel: 212 322 8281

Jüpiter Eğitim Tel:212 3222009

Katia Tel:212 3221504

Designof Tel:212 2027557

Cosmodent Tel:212 3224004

Deniz Eczanesi Tel:212 3225651

My Gym Tel:212 3229024

Figür Akıl Akademisi Tel:212 2941662

Kedico Tel:212 3228070

Doğuş Cila Tel:212 2953591

Dr Ercüment Sucu Gsm:539 9561010

Derya Eczanesi Tel:212 3223223

Nefes Atölyesi Tuba Kaytaş

Mega Aritmetik Tel:212 3220657

Kikimomo Tel:212 3223870

Elba İnşaat Dekorasyon Tel:212 3221068

Prodent Tel:212 3226999

Flora Eczanesi Tel:212 3222276

GSM :5337084755

Sonay Akçen GSM:5416502195

Koton Tel:212 3228855

Elite Mobilya Tel:212 3223978

Dr.Tolga Karaköse Tel:212 3223828

Meltem Eczanesi Tel:212 3220489

Yedi Kültür Sanat Gsm:5324635987-532 4118689

Utku Ünal Müzik Atölyesi GSM:532 6447337

Mini Midi Moda Tel:0850 677 84 71

Galeri İstanbul: Tel:212 3228694

Mavi Jeans Tel:212 3227670

Göktürk Dekorasyon Tel:2123228594

Nar Shop Tel:212 3226089

Gül Bozanti Mimarlik Tel: 2122525023

Next Accessory Tel:212 3224717

Home Couture Tel: 212 322 72 73 - 74

NG Style Tel:212 3228772

Karaca Home Tel:2123228729

Müge Eczanesi Tel:212 3227740 DOKTORLAR

Narçiçeği Eczanesi Tel:212 3228668

PARTİ& OZALİT&OYUNCAK

KUAFÖRLER

Uzm. Dr.A Müge Kardaş Tel:212 3222921

Sedef Eczanesi Tel:212 3225922

Alex Tel:212 3222579

Kadın

Uzm. Dr.Demet Elvan Tel:212 3229178

Sibel Eczanesi Tel:212 3221159

Joker Tel:0850 2001297

Before&After Tel:212 7777000

124 intown


Levent Antik Mobilya 0212 3228705

Meydan Restaurant Tel:212 2397010

Mc donald’s Tel:4446262

PASTANE-DONDURMA

Özcan elektromarket Tel:212 3223430

Saka su Tel:212 3221662

MDA Art Tel:2123 221220

Motto Tel: 212 3225052

Padok Tel:538 5019372

Aslı Börek Tel:212 3220202

Eti elektromarket Tel:212 322 8031

Sırma su Tel:212 322 5756

Mukaza (timeless home) Tel:212 3222740

Pizzaria Tel:212 3221220

Papa Johns pizza Tel:212 3222258

Bolulu Hasan usta Tel:212 3222288

Starkuş Otomatik Panjur ve Kepenk Sistemleri

Read&Rest Tel:212 3223118

Pınarbaşı kebap lahmacun

Tel:212 3221322

Onur Et Tel:212 3224001

Tel:212 3220125

Tantitoni Tel:212 3220069

Pierre Antakya Cuisine Tel:212 322 3433

Ufuk Perde Tel:212 3226030

Tas testi Tel: 212 3221052

Ceviz Tel:212 3222664

BEYAZ EŞYA KLİMA KOMBİ SERVİSİ

BANKALAR

Dondurmaccı Tel.212 3228180

Daikin Klima Tel: 212 322 63 60

Akbank Tel:212 3223692

Sampi Pide Tel:212 3227787

Fırın İstanbul Tel:212 3225405

Servis point Tel:212 3228999

Denizbank Tel:212 3484030

Rookie’s Sports Bar Tel:212 3227535

Subway Tel:212 3226660

Gezi İstanbul Tel:212 3224540

Saludos Tel: 08507338238

Sultanahmet Köftecisi Tel:212 3223424

Girendola Tel: 0212 322 4774

BİLGİSAYAR

Garanti bankası Tel:212 3223172

ÇİÇEK-PEYZAJ

Suda Kebap Tel:212 3221733

Şampiyon kokoreç Tel:212 3227575

Jean Pierre Patisserie

Çözüm bilgisayar Tel:212 3220404

HSBC bankası Tel:212 3227295

Arelia by Hüseyin Avni Özkan

Sushico Tel:212 3223181

Tike Tel:212 3223244

Tel:212 3221363

Göktürk bilgisayar Tel:212 3225555

Ing bank Tel:212 3222710

Flowers &Events Tel: 0 212 322 1880

Sweet Dream Tel: 212 806 44 96

Uzunlar Kebap Tel:212 3220463

Karafırın Tel:212 3224334

Netem bilgisayar Tel:212 3226690

Teb 212 7774000

Gsm: 0532 215 48 39

Vincotto La Cucina Tel:212 3222762

Wrapper Tel:212 3227020

Komşufırın Tel:850 2003059

Reinabi Apple Servis Tel:212 322 5951

Türkiye iş bankası Tel:212 3223258

Belgras Çiçek Evi Tel:212 3600891

Zanzi Kitchen Tel:444 8969

Çiçekçe Tel: 212 3228515

Özsüt Tel:212 3227343

Vakıfbank Tel:212 3225283

MARKET-ŞARKÜTERİ&KASAP

Pelit pastanesi Tel:212 322 5610

ÇİLİNGİR

Yapı kredi bankası Tel:212 3222396

By demir GSM:536 6352800

Ziraat Bankası Tel:212 3224756

Esosh Butik Çiçek Tel:212 3220200

DİYET YEMEKLERİ

Abant Çiftliği Tel:212 3224848

Venüs pastanesi Tel:212 3220555

Piante Peyzaj Mimarlık

Nü happy mutfak Tel:212 3222371

Carrefoursa Tel:212 3223207

Yasemin Tuncel Tel:2123224264

Çamlık Market Tel:212 3225071

Beylerbeyi Profiterol Tel: 212 3221918

Tel:212 3693656

Finansbank Tel:212 3223191

LOSTRA

CATERING

Kemer Gurme Kasap Tel: 2123220091-92

Akuamarin Tel:212 3228060

İskender et&tavuk Tel:212 3220950

HALI YIKAMA

HAVUZ SİSTEMLERİ

Alkanat Tel:212 3603056

Mahallenin Kasabı Tel:2123220741-42

Kernek Tel:212 3603844

World havuz Tel:212 3227991

Chez Bruno Tel: 212 3228023

Migros Tel:212 3228427

Çağdaş Havuzculuk Tel: 212 322 75 45

Delicious Tel:212 3226901

Makro Tel:212 3229127

KURU TEMİZLEME

Kemer Catering Tel:212 2906250

Night day 7/24 Tel:212 3226655

Değişim Kuru Temizleme Tel:212 3225210

TERZİ

RESTAURANT-BAR&CAFE

Tezgah Tel:212 9249985

Gourmet Garage Tel:212 3223100

Dry Center Tel:212 7777464

Değişim terzi Tel:212 3224344

444 döner Tel:212 322 34 42

Westside Cafe&Bistro Gsm: 0545 3289378

Mevsim Kuru Temizleme Tel:212 322 58 11

İmaj terzi Tel:212 3224070

AKTAR-KURUYEMİŞ

Titiz Kuru Temizleme Tel:212 3223345

Terzi Hikmet Tel:212 3225848

White Center Tel:212 3220834

Terzi Hilal Tel:212 3220217

İLAÇLAMA

LASTİK HİZMETLERİ

Mega İlaçlama 0212 3227414

Berklass Lastik Tel:212 3601695

Woods Tel:212 3220055

Aquamarin Cafe T

Kemer lostra Tel:212 3224102 TESİSAT Mete Tesisat Tel:212 3227008

DÖVİZ BÜROSU Döviz Bürosu Tel:212 3228242 DÖVMECİ Tasarım Dövme Tel: 0555 722 75 90 KARGO Aras Tel:212 3223349 MNG Tel:212 3226675 Sürat Tel:212 3601033

el:212 322 80 60/322 07 07

FAST FOOD

Boğaziçi Kuruyemiş Tel:212 3228197

Backhaus Tel: 212 322 16 29

Bizim Lahmacun Tel:212 322 8400

Güven Kuruyemiş Tel:212 3221217

Balıkçı Tel:212 3224909

Burger King Tel:212 322 4823

Salkım Söğüt Tel:212 3220337

Bent Cafe&Restaurant Tel:212 360 24 25

Cafe Elera Tel:212 322 8994-95

Bi tost Tel:0542 424 86 78

Domino’s Pizza Tel:212 322 2535

ORGANİK MARKET

Big Chefs Tel:212 3226800

Dürümlife Tel:212 322 5334

City Farm Tel:212 3224122

TEMİZLİK HİZMETLERİ

Biz Pub Tel:212 3224822

Egg&burger Tel:212 322 2200

Organicasa Tel:212 3228228

Zela Temizlik Tel:212 3695650

Brokoli Tel:212 322 50 30

Etiler Marmaris büfe Tel:212 322 1798

Cooking Salad Tel:212 322 12 04

Hamaset Köfte Salonu Tel:212 322 4507

SÜT ÜRÜNLERİ

BEYAZ EŞYA&KLİMA &ELEKTRONİK

Oto dünyası Tel:212 3222523

Cundalı Cemil Tel:212 3220462

Heybe Tel:212 2945056

Sütçü Tel: 4445788

Kabiller Tel:212 3228620

Zen Cars Oto Yıkama Tel:212 3222546

Carré Tel:2122396309

İşkembahçe:Tel:212 3601209

Sütist Tel:212 4943141

Oktay DTM - Hotpoint Tel:212 3220083

Koç yiğit Otomotiv Tel:212 360 34 10

Dardenia Tel:2125001438

İzmir Pide Lahmacun Tel:212 3224049

Dürüm park Tel:212 360 00 15

Kfc Tel:4443555

BUTİK PASTA

Eaters İstanbul Tel:212 3224244

Konyalım Etli Ekmek Tel:212 3223477

Annas bakery Tel:212 3227832

ELEKTRİK

Başpınar su Tel:212 2397879

Gezi İstanbul Tel:212 3224540

Köefteque Tel:212 3224048

La bakery Tel:212 3225516

As elektrik Tel:212 3229161

Buzdağı Tel:212 3228058

K-Brasserie Tel:212 3226900

Köfteci Şaban Usta Tel:212 322 1611

Le fırın Tel:212 3223080

Değişim elektrik Tel:212 3222244

Çobanpınar: Tel:2123222151

Lokanta 18 Tel:2123228041

Mado Tel:2123225272

Mulino bakery Tel:212 3224136

Göknur elektrik Tel:212 3225247

Dağdelen Tel:212 3224523

TURİZM ACENTA

Mado Tel: 212 3228880

Marmaris büfe Tel:212 3227411-25-32

Pöti’nin Atölyesi GSM:538 3141717

Göl elektrik Tel:212 3222545

Erikli Tel:212 322 3674

Aida Turizm Tel: 212 3224390

Meat inn Tel: 0212 322 63 28

Meşhur Çiğköfteci Tel:212 3225617

Torte Tel:0850 6445498

Kanaat elektronik Tel:212 3222864

Güvenpınar Tel:212 3220565

B2B Travel Tel:2123229211

126 intown

Koç yiğit Otomotiv Tel:212 360 34 10 OTO YIKAMA Kışlalı oto yıkama Tel:536 3540509

Yurtiçi Kargo Tel:212 3226675 SÜRÜCÜ KURSU Göktürk Sürücü kursu Tel:212 3226244 SERVİS Aktaş Turizm GSM:5072422475-5357761035 TAKSİ Göktürk Merkez Taxi: 212 3221007 GSM:532 7998249

Teknosa Tel:212 3225760 SU İSTASYONLARI

VİP TAKSİ Tuaş Tel.:212 2128827


HAYATINIZA MODERN DOKUNUȘLAR Göktürk Merkez Mah. İstanbul Cad. Palmiye Sok. Göktürk Suit 2 / E-f (Shell benzinlik karşısı) Eyüp / İstanbul 0212 322 86 94

Intown 21  
Intown 21  
Advertisement