Page 1


SEKøZ DøLDE

ANATOMø TERøMLERø SÖZLÜöÜ TÜRKÇE – OSMANLICA – LATøNCE - GREKÇE ALMANCA - FRANSIZCA – øNGøLøZCE - RUSÇA

Prof. Dr. Recep MESUT

NOBEL TIP KøTABEVLERø


ii © 2012 Nobel Tıp Kitabevleri Ltd. Şti.

SEKİZ DİLDE ANATOMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ TÜRKÇE – OSMANLICA – LATİNCE - GREKÇE ALMANCA - FRANSIZCA – İNGİLİZCE - RUSÇA

Prof. Dr. Recep MESUT ISBN: 978-975-420-854-2 5846 ve 2936 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası gereği herhangi bir bölümü, resmi veya yazısı, yazarların ve yayınlayıcısının yazılı izni alınmadan tekrarlanamaz, basılamaz, kopyası çıkarılamaz, fotokopisi alınamaz veya kopya anlamı taşıyabilecek hiçbir işlem yapılamaz. Her türlü yayın hakkı saklıdır. Bilimsel amaçlarla kaynak göstererek alıntı yapılabilir.

Düzenleme/Kapak: Nobel Tıp Kitabevleri - Cenk Akay Baskı / Cilt: Nobel Matbaacılık, Hadımköy-İSTANBUL

NOBEL TIP KİTABEVLERİ LTD. ŞTİ. ÇAPA Millet Cad. No:111 Çapa-İstanbul Tel: (0212) 632 83 33 Fax: (0212) 587 02 17 CERRAHPAŞA Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Karşısı Park içi Cerrahpaşa-İstanbul Tel: (0212) 586 17 58 KADIKÖY Rıhtım Cad. Derya İş Merkezi No: 7 Kadıköy-İstanbul Tel: (0216) 336 60 08 SAMSUN Ulugazi Mah. 19 Mayıs Bulvarı 16/6 Tel: (0362) 435 08 03 ELAZIĞ Yahya Kemal Cad. Üniversite Mah. No: 36/B Tel: (0424) 233 43 43 ANTALYA Meltem Mahallesi Dumlupınar Bulvarı Falez Sit. Toros Apt. No: 183/2 Tel: (0242) 238 15 55 BURSA Altıparmak Cad. Burç Pasajı, Bursa Tel: (0224) 224 60 21

Ankara MN MEDİKAL & NOBEL TIP KİTABEVİ Halk Sok. No: 5 Sıhhiye-Ankara Tel: (0312) 431 16 33 İzmir / Bornova İZMİR GÜVEN KİTABEVİ 168. Sok. No: 10/1 Bornova-İzmir Tel: (0232) 339 16 96 İzmir / Konak İZMİR GÜVEN KİTABEVİ SSK İş Hanı P/36 Konak-İzmir Tel: (0232) 425 27 58 Adana ADANA NOBEL KİTABEVİ Adnan Kahveci Bulvarı 31/C Adana Tel: (0322) 233 00 29


iii

GøRøù Bu sözlü÷ün birincil amacÕ Türkçe anatomi terimlerini derlemek ve tamamlamaktÕr. Anatomi, tÕp bilimleri arasÕnda terimleri en fazla olan bilim dalÕ olup, bunlarÕ yüzyÕl önce sistematize etmiú ve uluslararasÕ yazÕlÕúlarÕnÕ Latince dilinde kesinleútirmiútir [Nomina Anatomica (NA), Basel, 1895]. En son 1998 yÕlÕnda söz konusu terimler Terminologia Anatomica (TA) adÕ altÕnda güncellenmiúler ve geniúletilmiúlerdir. Bu kez terimlerin yazÕlÕúÕ Latince ve øngilizce olarak iki karúÕlÕklÕ sütunda verilmiútir. Biz çalÕúmamÕzda Terminologia Anatomica’nÕn (Thieme, Stuttgart-New York, 1998) ilk baskÕsÕnÕ kÕlavuz olarak aldÕk. AynÕ yayÕnÕn ekindeki “Index of Latin Terms” (s.s. 167-226) ve “Index of English Terms” (s.s. 227-292), az sayÕda istisna dÕúÕnda, bu sözlü÷ün Latince ve øngilizce karúÕlÕklarÕna temel oluúturdular. [østisna olarak anatomi kitaplarÕmÕzda halen kullanÕlan ve NA’ya ait olan bazÕ eski terimler ile birkaç histoloji, ¿zyoloji ve klinik terime yer verilmiútir]. Görevimiz bunlarÕn hepsine (yaklaúÕk 1870 terim sözcü÷üne) Türkçe karúÕlÕk bulmaktÕ. Avrupa’nÕn bütün ülkeleri kendi dillerindeki karúÕlÕklarÕ çoktan oluúturmuúlardÕ, fakat Türkiye’deki anatomistler bu konuda istekli görünmüyorlardÕ. Daha 1946 yÕlÕnda Ord. Prof. Dr. Zeki Zeren Türkçe anatomi terimleri hakkÕnda önemli bir sözlük yayÕnlamÕú, bunlarÕn OsmanlÕ dönemindeki karúÕlÕklarÕnÕ da eklemiúti. 65 yÕl öncesinden gelen bu öncü çalÕúma JNA (Jenaer Nomina Anatomica, 1933)’yÕ temel almÕútÕ. Daha sonra, PNA (Parisiana Nomina Anatomica, 1955) ile anatomik terim sayÕsÕ artÕú göstermiú ve TA (1998) ile ola÷anüstü geniúlemiú ve yenilenmiúti. Z. Zeren’in Türkçe terimleri günümüz koúullarÕ için sayÕca yetersiz kalmÕú, bazÕ terimler de kabul görmemiútir. Sonraki yÕllarda yayÕnlanan anatomi sözlükleri (K. ArÕncÕ, A. Elhan, 1975; C. Erimo÷lu, 1982; T. Hatibo÷lu, 1985; M. Toprak, S.M. AkkÕn, 1993; Y. Kuyucu, 1998; N.ù. Cankur, 2002) genellikle tanÕmlama yapmÕúlar, fakat “terim karúÕlÕklarÕ” önermemiúlerdir. Genel tÕp sözlükleri (P. Tu÷lacÕ, 1973; U. Kocatürk, 1981; Stedman TÕp Sözlü÷ü, 1992; ø. Dökmeci, 2003) de tanÕmlamalar ve açÕklamalarla yetinirken, sadece S. Ülker (1991) yeni ve özgün Türkçe karúÕlÕklar önerebilmiútir. Bu konuda ülkemizde yapÕlmÕú en kapsamlÕ çalÕúma S. ÇÕkmaz’Õn “Türkçe Anatomi Terimlerinin Etimolojik ve Semantik AçÕdan øncelenmesi” (Edirne, 2006) baúlÕklÕ Doktora Tezi’dir. En çok faydalandÕ÷ÕmÕz bu eser anatomi terminolojisi ile ilgili ilk bilimsel araútÕrma sayÕlÕr. TÜBA (Türkiye Bilimler Akademisi) 2001 yÕlÕnda Türkçe bilim terimleri çalÕúma gruplarÕ oluúturmuútur. Bunlardan tÕp terimleri çalÕúma grubuna anatomi temsilcisi olarak katÕlmaktayÕm. Ancak bu çalÕúmalar çok yavaú ilerlemektedir. Latince terimlere Türkçe karúÕlÕk ararken bunlara köken (etimolojik) ve anlam (semantik) bakÕmÕndan analiz yapmak gerekiyordu. Terimlerin bir kÕsmÕnÕn Grekçe (Eski Yunanca) kökenli oldu÷u [nadiren Arapça kökenli olanlar da vardÕ; bk. nucha; saphenus], Latin iii


iv

harÀeriyle yazÕlÕp aktarÕldÕklarÕ, bazÕlarÕnÕn hem Latince, hem de Grekçe sinonimleri oldu÷u ortaya çÕktÕ. DolayÕsÕyla Grekçe kökenlileri ayrÕ bir listede sÕnÕÀandÕrdÕk. Avrupa’daki di÷er uluslarÕn hangi yöntemlerle ne gibi karúÕlÕklar oluúturduklarÕnÕ anlamak için Almanca, FransÕzca ve Rusça anatomi terimlerini inceledik. Bunlar bize yol gösterici oldu ve bazÕlarÕndan esinlendik. 20 yÕl süren çabalar sonucunda de÷erli bir birikim ortaya çÕktÕ. Bu birikimi toparlayÕp, ilgi duyan meslektaúlarla paylaúmak için önünüzdeki “çok dilli sözlü÷ü” oluúturduk. Türkçe, Latince ve øngilizce bölümler tam kapsamlÕ olup TA ile uyumludurlar (Latince ve øngilizce her biri ortalama 1870 terim sözcü÷ü içermektedir; Türkçe ise 1646 madde baúlÕ÷Õndan ibarettir, çünkü 225 adet sözcük hem ad, hem de sÕfat olarak kullanÕlabilmektedir). Almanca, FransÕzca ve Rusça’da eklerle türetilmiú sÕfatlara yer verilmemiútir. Bunlarda cins belirtilmemiú ve çekim ekleri gösterilmemiútir. OsmanlÕca ve Grekçe bölümler daha dar kapsamlÕdÕr, çünkü son geliúmeleri ve yeni terimleri içermemektedirler. OsmanlÕca deyimi ile OsmanlÕ döneminde ve Dil Devriminden önceki Cumhuriyet yÕllarÕnda anatomi kitaplarÕnda kullanÕlan Arapça-Farsça kökenli terimler kastedilmektedir. BunlarÕn bazÕlarÕ hala yaygÕn kullanÕma sahiptir. Grekçe terimler ise genel kabul gören Latince transkripsiyonda yazÕlÕmÕúlardÕr. Türkçe terim sözcüklerini mevcut kaynaklardan seçerken veya yeni terim oluútururken köken konusunda aúÕrÕ titizli÷e kaçÕlmamÕú ve fanatik ulusalcÕlÕk yapÕlmamÕútÕr. Günümüzde yaygÕn konuúulan ve herkesçe kabul gören sözcükler, kökenine bakÕlmaksÕzÕn uygun görülmüúlerdir. Ancak, önceden kararlaútÕrdÕ÷ÕmÕz aúa÷Õdaki ilkelere de sadÕk kalmak için çaba sarfedilmiútir: 1) Özgün Türkçe kökenli seçeneklere öncelik tanÕnmÕútÕr; 2) Türkçe kökenli olmamasÕna ra÷men Türkçenin fonetik kurallarÕna uygun olanlar tercih edilmiútir; 3) YabancÕ kökenli olup, Türkçenin fonetik kurallarÕna da uymayan, fakat güncel konuúmalarÕmÕza yerleúmiú sözcükler, daha uygun karúÕlÕk bulununcaya kadar, terim olarak de÷erlendirilmiúlerdir; 4) UluslararasÕ nitelikte genel kabul görmüú (Örn. anatomi, mitral, kanal) veya ulusal dilde alternatifsiz olan sözcükler (Örn. bademcik, hava, zeytin) istisna sayÕlarak terim olarak kalabilmiúlerdir. ÇalÕúmamÕzÕn omurgasÕnÕ oluúturan Türkçe terim sözcükleri öncelikle ilk sÕraya alÕnmÕú, bütün tanÕmlamalar burada yapÕlmÕú ve örneklerle desteklenmiútir. Parantez içinde italik yazÕyla di÷er dillerdeki karúÕlÕklar topluca gösterilmiútir. TanÕmlama metni sonunda (,) ile ayrÕlan sözcükler açÕklayÕcÕ ayÕrtÕ olup, (;) ile ayrÕlan sözcükler “olasÕ seçenek” olarak düúünülebilirler. Toplam 148 madde baúlÕ÷Õna (Bk.) ilâvesiyle göndermede bulunulmuútur. Bunlar eúanlamlÕ ikinci (nadiren üçüncü) seçenek olarak düúünülmüú, genellikle eski veya yabancÕ kökenli terimlerdir. BunlarÕn karúÕlÕ÷Õnda tanÕmlama metni ve örnekleme yer almamaktadÕr. DolayÕsÕyla asÕl önerilen Türkçe terim sayÕsÕ 1498’dir. BazÕ madde baúlÕklarÕndan sonra üstel sayÕ (örn. a÷Õm2) ile belirtilenler hakkÕnda sözlüklerin sonunda “AçÕklamalar” kÕsmÕnda gerekçeli düúünceler sunulmuútur. BazÕ terim baúlÕklarÕnÕn (392 adet) önünde ( Ö ) simgesi bulunmaktadÕr. Bunlar mevcut


v

kaynaklardan derlenen ve seçilen terimler olmayÕp, bizzat kendi terim üretme çalÕúmalarÕmÕzÕn ürünleridir. BunlarÕn oranÕ % 26 civarÕndadÕr. Türkçe terimlerin dilbilimsel analizinde 589 ad, 749 sÕfat, 225 hem ad, hem de sÕfat (a./s.) gibi kullanÕlan sözcük yer almaktadÕr. Bütün bunlarÕn arasÕnda 504 adet “birleúik terim” (bitiúik yazÕlan iki veya daha fazla kök sözcüklü) bulunmaktadÕr. AyrÕca 84 adet “bileúik terim”e (ayrÕ yazÕlan iki veya daha fazla kök sözcüklü) yer verilmiútir ki, bunlar ad, sÕfat veya ilgeç tamlamasÕ sayÕlÕrlar. Ele aldÕ÷ÕmÕz sekiz dilin yedisinde ad ve sÕfat ayÕrÕmÕ kesindir (sadece AlmancanÕn bitiúik sözcüklerinde ilk yazÕlan kök sözcük sÕfat vazifesi üstlenebilir). Türkçe, bunlardan farklÕ olarak aynÕ sözcü÷ün, hiçbir de÷iúikli÷e u÷ramadan, hem ad, hem de sÕfat olarak kullanÕlmasÕna imkân tanÕr.


vi


vii

KISALTMALAR anat. = anatomi ile ilgili bk. = bakÕnÕz örn. = örnek/ler (örne÷in) esk. = eskiden esk.t. = eski terim ço÷. = ço÷ul tek. = tekil

a. s. a./s. s./s.

= ad = sÕfat = hem ad, hem de sÕfat = sÕfat ve türetilen sÕfat

b.a. = birleúik ad b.s. = birleúik sÕfat b.a./s.= birleúik ad ve sÕfat b.s./s.= birleúik sÕfattan türetilen sÕfat a.t. = ad tamlamasÕ (bileúik terim) s.t. = sÕfat tamlamasÕ (bileúik terim) i.t. = ilgeç tamlamasÕ (bileúik terim) b.a.t. = birleúik ad tamlamasÕ (bileúik terim) a.t./s. = ad tamlamasÕ ve sÕfatÕ (bileúik terim) k.t. = karma tamlama

O: OsmanlÕca L:/Lat. = Latince G:/Gr. = Grekçe A: Almanca F: FransÕzca ø: øngilizce R: Rusça Ar. = Arapça Far.= Farsça NA = Nomina Anatomica TA = Terminologia Anatomica TDK = Türk Dil Kurumu TÜBA = Türkiye Bilimler Akademisi (m) = masculinum (f) = femininum (n) = neutrum (Sing) = Singularis (Plur) = Pluralis

vii


viii


TÜRKÇE ANATOMø TERøMLERø SÖZLÜöÜ


TÜRKÇE ANATOMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

3

-AÖ açÕ anat.a. (O: zâviye; L: angulus; G: gonia; A: Winkel; F: angle; ø: angle; R: ɭɝɨɥ): Düz çizgi oluúturmayan anatomik yapÕlarÕn kesiúme yeri; köúe. Örn. kabur açÕsÕ (angulus costae). açÕk anat.s. (O: meftuha; L: apertus; A: offen; F: ouvert; ø: open; R: ɨɬɤɪɵɬɵɣ): Geliúim sürecinde kapanmasÕ gereken boúluklu yapÕlarÕn kapanmamÕú kesimleri ile ilgili olan. Örn. açÕk delik (foramen apertum). açÕklÕk anat.a. (O: fetha; L: apertura; A: Öffnung; F: ouverture; ø: opening; R: ɚɩɟɪɬɭɪɚ): Boúluklu yapÕlarÕn dÕúa açÕlan kapanmamÕú kesimleri. Örn. gö÷üs açÕklÕ÷Õ (apertura thoracis). açÕm anat.a. (O: teúrih; L: dissectio; G: anatomia; A: Dissektion; F: dissection; ø: dissection; R: ɫɟɤɰɢɹ): CanlÕ varlÕklarÕn iç yapÕsÕnÕ ö÷renmek veya ö÷retmek amacÕyla öldükten sonra keserek inceleme yöntemi. Damar ve sinirleri zedelemeden giriúilen ince ameliyat tekni÷i. Örn. ölük açÕmÕ (dissectio cadaveris); boyun açÕmÕ (ø: cervical dissection). açÕsal anat.s. (O: zaviyevî; L: angularis; A: winkelig, angular; F: angulaire; ø: angular; R: ɭɝɥɨɜɨɣ): Anatomik oluúumlardaki herhangi bir açÕ ile ilgili. Örn. açÕsal kÕvrÕm (gyrus angularis) açÕt1 anat.a. Bk. pencere, L: fenestra adacÕk anat.a. (O: cüzeyre; L: insula; A: Insel; F: îlot; ø: island; R: ɨɫɬɪɨɜɨɤ): Özdeú yapÕlar arasÕnda çepeçevre kuúatÕlmÕú makroskopik veya mikroskopik oluúum. Örn. beyin adacÕ÷Õ (insula cerebri); tümet adacÕklarÕ (insulae pancreatis). adacÕksal anat. s. (L: insularis; ø: insular): AdacÕk olarak adlandÕrÕlan yapÕlar ile ilgili. Örn. adacÕksal dilim (lobus insularis) adsÕz anat.s. (O: isimsiz, lâismileh; L: innominatus; G: anonymos; A: namenlos; F: innominé; ø: nameless; R: ɛɟɡɵɦɹɧɧɵɣ): TanÕmlamada uygun sÕfat bulunamayan bazÕ anatomik yapÕlar için kullanÕlÕr. Örn. adsÕz atar (damar) (arteria anonyma); adsÕz kemik (os innominatum). a÷ anat.a. (O: úebeke; L: rete; A: Netz; F: réseau; ø: network; R: ɫɟɬɶ): AralarÕnda boúluklar bÕrakan ve birbirine kesintisiz ba÷lanan düzgün ilmekler biçimindeki yapÕsal oluúum. Örn. kÕlcal a÷ (rete capillare). a÷aç anat.a. (O: úecere; L: arbor; G: dendron; A: Baum; F: arbre; ø: tree; R: ɞɟɪɟɜɨ): Ortak bir kütükten kaynaklanarak ardÕúÕk olarak dallanan yapÕ. Örn. yaúam a÷acÕ (arbor vitae). a÷cÕk anat.a. (O: úebeke; L: reticulum; A: Retikulum; F: réticule; ø: reticulum; R: ɫɟɬɨɱɤɚ): Çok küçük veya çok ince örülmüú a÷ biçimli oluúum. Örn. çÕtamsÕ a÷cÕk (reticulum trabeculare). Ö ɚ÷Õm2 anat.a./s. (O: unk-ul-kadem; L: tarsus [pedis] / tarsalis; G: tarsos; A: Fuȕwurzel/ tarsal; F: tarse/ tarsien; ø: instep, hindfoot, tarsus/ tarsal; R: ɩɪɟɞɩɥɸɫɧɚ/ ɩɪɟɞɩɥɸɫɧɟɜɵɣ): Bacak kemiklerinin altÕnda kalan ve gövde a÷ÕrlÕ÷ÕnÕ taúÕyan, yedi kemikten oluúan ayak bölümü; ayak kökü. Örn. a÷Õm ba÷larÕ (ligamenta tarsi); a÷Õm kemikleri (ossa tarsalia) a÷Õz anat.a./s. (O: fem/ femî; L: os,oris/ oralis; G: stoma; A: Mund/ oral, mündlich; F: bouche/ oral; ø: mouth/ oral; R: ɪɨɬ/ ɪɨɬɨɜɨɣ): CanlÕlarda besinlerin alÕnmasÕnÕ sa÷layan sindirim dizgesinin ilk bölümü ve bu bölümün dÕú açÕklÕ÷Õ. Örn. a÷Õz boúlu÷u (cavitas oris); a÷Õz bölgesi (regio oralis). Ö a÷Õzlak3 anat.a. (O: munsap; L: ostium; A: Mündung, Eingang; F: ori¿ce; ø: opening; R: ɭɫɬɵɟ, ɨɬɜɟɪɫɬɢɟ): Boúluklu organlarÕ birbirine ba÷layan geçit veya borumsu yapÕlarÕn sonlandÕ÷Õ delik. Örn. dölyolu a÷Õzla÷Õ (ostium vaginae). a÷Õzlaúma anat.a. (O: müfagame; L: anastomosis; G: anastomosis; A: Anastomose; F: anastomose; ø: anastomosis; R: ɚɧɚɫɬɨɦɨɡ): DamarlarÕ, sinirleri veya borumsu organlarÕ birbirine ba÷layan birleútirici yapÕ. Örn. atar-toplar a÷ÕzlaúmasÕ (anastomosis arteriovenosa).


4

TÜRKÇE ANATOMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

a÷ÕzlaútÕran anat.s. (L: anastomoticus; ø: anastomotic): DamarsÕ ve borumsu yapÕlarÕ birbirine ba÷layan. Örn. a÷ÕzlaútÕran dal (ramus anastomoticus) a÷sÕ anat.s. (O: úebekevî; L: reticularis; A: netzartig, retikulär; F: réticulaire, réticulé; ø: reticular, net-like; R: ɫɟɬɱɚɬɵɣ): A÷ veya a÷cÕk biçimli oluúumlarla ilgili olan. Örn. a÷sÕ doku (textus reticularis). Ö a÷sÕk4 anat.a. (O: tabaka-i úebekiye; L: retina; A: Netzhaut; F: rétine; ø: retina; R: ɫɟɬɱɚɬɤɚ): GözyuvarÕnÕn en içte yer alan ve çok ince sinirsel a÷ biçiminde örülmüú olan ÕúÕ÷a duyarlÕ katmanÕ; a÷katman. Örn. göz a÷sÕ÷Õ (retina oculi). Ö a÷sÕyapÕ anat.b.a. (O: teúekkül-i úebekevî; L: formatio reticularis; A: Formatio reticularis; F: formation réticulaire; ø: reticular formation; R: ɪɟɬɢɤɭɥɹɪɧɚɹ ɮɨɪɦɚɰɢɹ): Beyin sapÕ ve omurilik içyapÕsÕnda da÷ÕnÕk sinirgözelerinin oluúturdu÷u a÷ biçimli çekirdekler toplulu÷u. Örn. köprünün a÷sÕyapÕsÕ (formatio reticularis pontis). Ö akaç- anat.s. (O: müfri÷; L: emissarius; A: abzugs; F: émissaire; ø: emissary; R: ɷɦɢɫɫɚɪɧɵɣ): Baúrakiçi kan damarlarÕnÕ baúrakdÕúÕ damarlara akaçlayan ve beyin kan basÕncÕnÕ rahatlatabilen damarlarla ilgili. Örn. çepersel akaçtoplar (vena emissaria parietalis). ɚkci÷er5 anat.b.a./ s. (O: ree/ reevî; L: pulmo/ pulmonalis; G: pneumon; Alm. Lunge/ Lungen-, pulmonal; Fr. poumon/ pulmonaire; øng. lung/ pulmonary; R: ɥɟɝɤɨɟ/ ɥɟɝɨɱɧɵɣ): Hava ile kan arasÕnda gaz alÕú-veriúinin gerçekleútirildi÷i esas solunum örgeni olup, gö÷üs boúlu÷unun büyük bir bölümünü dolduran sa÷ ve sol çift oluúumdur. Örn. sa÷ akci÷er (pulmo dexter); akci÷er atarÕ (arteria pulmonalis). akci÷eriçi anat.b.s. (L: intrapulmonalis; ø: intrapulmonary): Akci÷erlerin içerisinde yer alan. Örn. akci÷eriçi akdü÷ümler ( nodi lymphoidei intrapulmonales) akci÷erüstü anat.b.s. (L: suprapleuralis; ø: suprapleural): Akci÷erin ve akci÷er zarÕnÕn yukarÕsÕnda bulunan. Örn. akci÷erüstü zar (membrana suprapleuralis) akci÷er zarÕ6 anat.b.a.t. (O: gÕúâ-i cenb/ cenbî; L: pleura/ pleuralis; G: pleura; A: Brustfell/ Brustfell-, pleural; F: plèvre/ pleural; ø: pleura/ pleural; R: ɩɥɟɜɪɚ/ ɩɥɟɜɪɚɥɶɧɵɣ): Sa÷ ve sol akci÷erleri ayrÕ ayrÕ saran ve gö÷üs boúlu÷unu içten döúeyen, iki yapraklÕ, dar aralÕklÕ Õslak zar; gö÷üs zarÕ. Örn. çepersel akci÷er zarÕ (pleura parietalis); örgensel akci÷er zarÕ (pleura visceralis); akci÷er zarÕ boúlu÷u (cavitas pleuralis) akçizgi anat.b.a. (O: hatt-Õ ebyaz; L: linea alba; A: weiße Linie; F: ligne blanche; ø: linea alba; R: ɛɟɥɚɹ ɥɢɧɢɹ): YassÕ karÕn kaslarÕna ait akzar liÀerinin ortay düzlemde oluúturduklarÕ karúÕlÕklÕ çaprazlaúma ipi. akdü÷üm anat.b.a. (O: ukdei lenfaviye; L: nodus lymphoideus, lymphonodus; G: lymphadenos; A: Lymphdrüse, Lymphknoten, Lymphonodus; F: ganglion lymphatique, glande lymphatique; ø: lymph node, lymphatic gland; R: ɥɢɦɮɚɬɢɱɟɫɤɢɣ ɭɡɟɥ): Vücudun kavúak yerlerinde yo÷unlaúan, akkan yapÕcÕ ve süzücü ufak, yuvarlakça yapÕlar; beze. Örn. boyun akdü÷ümleri (nodi lymphoidei cervicales). Ö akdü÷ümcük7 anat.b.a. (O: cerabei lenfaviye; L: nodulus lymphoideus, folliculus lymphoideus; A: Lymphknötchen; F: nodule lymphatique; ø: lymph nodule, lymph follicle; R: ɥɢɦɮɚɬɢɱɟɫɤɢɣ ɭɡɟɥɨɤ): øçörgenlerin yapÕsÕnda, da÷ÕnÕk veya kümelenmiú olarak yer alan akkan yapÕcÕ ve biyolojik savunma iúlevi gören mikroskopik gözel yÕ÷Õnlaúma. Örn. kümelenmiú akdü÷ümcükler (noduli lymphoidei aggregati). akgömlek anat.b.a. (O: kamîs-i ebyaz; L: (tunica) albuginea; A: Albuginea; F: albuginée; ø: albuginea; R: ɛɟɥɨɱɧɚɹ ɨɛɨɥɨɱɤɚ): BazÕ organlarÕ dÕútan saran ve ak renkli tutkalsÕ ipliklerden oluúan sargÕ. Örn. erbezi akgömle÷i (tunica albuginea testis). akÕl diúi anat.a.t. Bk. geciken diú, L: dens serotinus akÕm anat.a. (O: cereyan; L: Àumen (ço÷. Àumina); A: Storm; F: Àeuve; ø: stream; R: ɞɨɪɨɠɤɚ): Birbirine koúut çizgiler halinde dizilim gösteren yapÕlar. Örn. kÕllarÕn akÕmÕ (Àumina pilorum). akÕntÕ anat.a. (O: seyelân; L. rivus; A: Rinne; F: rive; ø: pathway; R: ɪɭɱɟɣ): SÕvÕ úeklindeki salgÕlarÕn geçiú yolu. Örn. gözyaúÕ akÕntÕsÕ (rivus lacrimalis)


6

TÜRKÇE ANATOMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

altkarÕn anat.b.a./s. (O: basele, esfel-i batÕn; L: hypogastrium/ hypogastricus; G: hypogaster/ hypogastrikos; A: Unterbauchgegend, Hypogastrium/ hypogastrisch; F: hypogastre, bas-ventre/ hypogastrique; ø: hypogastrium/ hypogastric; R: ɩɨɞɱɪɟɜɶɟ/ ɩɨɞɱɪɟɜɧɵɣ): Ön karÕn duvarÕnÕn ve karÕn boúlu÷unun, kalça kemikleri hizasÕnda kalan alt bölümü. Bu bölümle ilgili olan. Örn. altkarÕn bölgesi (regio hypogastrica). Ö altkurgan12,188 anat.b.a./s. (L: hypothalamus/ hypothalamicus; G: hypothalamos/ hypothalamikos; A: Hypothalamus/ hypothalamisch; F: hypothalamus/ hypothalamique; ø: hypothalamus/ hypothalamic; R: ɝɢɩɨɬɚɥɚɦɭɫ, ɩɨɞɛɭɝɨɪɶɟ/ ɝɢɩɨɬɚɥɚɦɢɱɟɫɤɢɣ): Kurgan kitlesinin altÕnda ve Türk eyeri yukarÕsÕnda yer alan huni biçimli arabeyin bölümü. Bu bölümle ilgili olan. Örn. altkurgan çekirdekleri (nuclei hypothalamici). altlÕk anat.a. (O: tahtanîye; L: subiculum; A: Untersatz; F: subicule; ø: subiculum, pad, coaster; R: ɩɨɞɫɬɚɜɤɚ): Anatomik oluúumlarÕn alt yüzünü döúeyen veya alttan destekleyen yapÕ. Örn. dürüm altlÕ÷Õ (subiculum hippocampi) altlÕkyanÕ anat.b.a. (L: parasubiculum; ø: parasubiculum): AltlÕk olarak tanÕmlanan anatomik oluúumlarÕn yakÕnÕnda yer alan benzer yapÕ. Örn. dürüm altlÕkyanÕ (parasubiculum hippocampi) Ö altürek13 anat.b.a./s. (O: guddei nuhamiye; L: glandula pituitaria, hypophysis (cerebri)/ hypophysialis; G: hypophysis; A: Hirnanhang, Hypophyse/ hypophysär; F: hypophyse cérébrale, glande pituitaire/ hypophysaire; ø: hypophysis, pituitary gland/ hypophysial; R: ɝɢɩɨɮɢɡ, ɦɨɡɝɨɜɨɣ ɩɪɢɞɚɬɨɤ/ ɝɢɩɨɮɢɡɚɪɧɵɣ): Beynin altÕnda ve Türk eyerinin ortasÕna oturan ufak içsalgÕ bezi. Sinir dizgesi ile di÷er içsalgÕ örgenleri arasÕnda aracÕ olup, çok önemli düzenleyici iúlevler üstlenir. Örn. bezel altürek (adenohypophysis); sinirsel altürek (neurohypophysis); altürek çukuru (fossa hypophysialis). ɚltyandak14 anat.b.a. (O: etraf-Õ süÀiye; L: membrum inferius, extremitas inferior; A: untere Extremität, Bein; F: membre inférieure, extrémité inférieure; ø: lower limb, lower extremity; R: ɧɢɠɧɹɹ ɤɨɧɟɱɧɨɫɬɶ): Gövdenin altÕnda ve iki yanÕnda dikey do÷rultudaki çift uzantÕlarÕn her biri; alttaraf; alt ekstremite; bacak. Örn. altyandak kuúa÷Õ (cingulum membri inferioris). Ö ana anat.s. (O: aslî; L: cardinalis; A: kardinal; F: cardinal; øng. cardinalis; R: ɤɚɪɞɢɧɚɥɶɧɵɣ): Benzer anatomik yapÕlar arasÕnda ilk veya temel unsur olan. Örn. ana toplar (vena cardinalis). Ö anagövde anat.b.a. (O: cismi azÕm; L: diaphysis; G: diaphysis; A: Diaphyse, Knochenschaft; F: diaphyse; ø: diaphysis; R: ɞɢɚɮɢɡ): Uzun kemiklerin orta kÕsmÕnÕ oluúturan ve ilik kanalÕnÕ çevreleyen tÕkÕz kemik dokusundan meydana gelen esas bölüm. Ö anasoluman249 anat.b.a. (O: kasaba-i hâkim; L: bronchus principalis; A: Hauptbronchus; F: bronche souche; ø: main bronchus; R: ɝɥɚɜɧɵɣ ɛɪɨɧɯ): Alt solunum yollarÕndan her bir akci÷ere hava ulaútÕran borucuk. Örn. sa÷ anasoluman (bronchus principalis dexter). anatomi anat.a. (O: ilm-i teúrih; L: anatomia; G: anatomia; A: Anatomie; F: anatomie; ø: anatomy; R: ɚɧɚɬɨɦɢɹ): CanlÕ varlÕklarÕ biçim, boyut, içyapÕ ve dÕúyapÕ bakÕmÕndan inceleyen bilim dalÕ; bedenbilim. Örn. bölgesel anatomi (anatomia regionalis [topographica]). anatomik anat.s. (O: teúrihî; L: anatomicus; G: anatomikos; A: anatomisch; F: anatomique; ø: anatomical; R: ɚɧɚɬɨɦɢɱɟɫɤɢɣ): KababakÕ (makroskopik) düzeyinde yapÕlanma ile ilgili olan; bedenbilimsel. Örn. anatomik boyun (collum anatomicum). Ö apÕúlÕk15 anat.a./s. (O: icân; L: perineum/ perinealis; G: perineon; Alm. Damm, MittelÀeisch, Perineum/ perineal; F: périnée/ périnéal; ø: perineum, fork/ perineal; R: ɩɪɨɦɟɠɧɨɫɬɶ/ ɩɪɨɦɟɠɧɨɫɬɧɵɣ): øki bacak arasÕnÕ kapatan deri, kas ve yumuúak dokularÕn tümünü tanÕmlar. Sindirim, boúaltÕm ve üreme dizgelerin sonlandÕ÷Õ bu bölgede dÕú üreme örgenleri yer alÕr; apÕúarasÕ. Örn. diúi apÕúlÕ÷Õ (perineum femininum); apÕúlÕk sinirleri (nervi perineales) ara anat.s. (O: mutavassÕt; L: intermedius; A: intermediär; F: intermédiaire; ø: intermediate; R: ɩɪɨɦɟɠɭɬɨɱɧɵɣ): AynÕ nitelikteki yapÕlarÕn arasÕnda yer alanlar için tercih edilir. Örn. ara kamasÕ kemik (os cuneiforme intermedium)


TÜRKÇE ANATOMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

7

arabeyin anat.b.a. (O: muhh-ül-beyn; L: diencephalon; G: dienkephalon; A: Zwischenhirn; F: diencéphale; ø: diencephalon; R: ɩɪɨɦɟɠɭɬɨɱɧɵɣ ɦɨɡɝ): Büyük beynin yarÕyuvarlarÕ arasÕnda ve nasÕrlÕ oluúu÷un altÕnda kalan beyin bölümü. aradoku anat.b.a. (O: nesci hilâlî; L: interstitium; A: Interstitium; F: interstice; ø: interstice; R: ɩɪɨɦɟɠɭɬɨɤ): Dolgulu örgenlerin taúÕyÕcÕ çatkÕsÕnÕ oluúturan ba÷dokusu. Örn. akci÷er aradokusu (interstitium pulmonis). Ö aragövde anat.b.a. (O: cism-ül beyn; L: metaphysis; G: metaphysis; A: Metaphyse; F: métaphyse; ø: metaphysis; R: ɦɟɬɚɮɢɡ): Uzun kemiklerde anagövde ile kemikuçlarÕ arasÕnda kalan bölüm. Gençlerde uzunlamasÕna büyümeyi sa÷layan kÕkÕrdak yapÕsÕndadÕr. Ö arakesinti anat.b.a. (L: intersectio; A: Intersektion; F: intersection; ø: intersection; R: ɩɟɪɟɦɵɱɤɚ): BazÕ anatomik oluúumlarÕn yapÕsÕnda bulunan aralÕklÕ kesintiler. Örn. kiriúsel arakesintiler (intersectiones tendineae) Ö arakonumlu anat.b.s. (L: interpositus; A: interposite; F: interposite; ø: interpositus; R: ɦɟɠɩɨɡɢɰɢɨɧɧɵɣ): Benzer yapÕlar arasÕna konumlanmÕú olan. Örn. arakonumlu çekirdek (nucleus interpositus) aralÕk anat.a. (O: mesafe, mekân; L: spatium; G: diastema; A: Raum, Zwischenraum; F: espace; ø: space; R: ɩɪɨɫɬɪɚɧɫɬɜɨ): Dokular veya örgenler arasÕndaki gevúek, kolay sÕyrÕlabilen ve sÕvÕ toplayabilen çevreler. Örn. yutakardÕ aralÕ÷Õ (spatium retropharyngeum). aralÕklÕ anat.s. (L: intercalatus; A: interkalar; F: intercalaire; ø: intercalated; R: ɜɫɬɚɜɨɱɧɵɣ): Herhangi bir anatomik yapÕnÕn içerisine belirli aralÕkla sokuúturulmuú olan. Örn. aralÕklÕ çekirdek (nucleus intercalatus) Ö arasünger anat.b.a./s. (O: isfenci beynellevhateyn; L: diploë/ diploicus; G: diploos; A: Diploë; F: diploé/ diploïque; øng. diploe/ diploic; R: ɞɢɩɥɨɷ/ ɞɢɩɥɨɢɱɟɫɤɢɣ): TÕkÕz kemik tabakalar arasÕndaki süngersi kemik dokusu. Örn. arasünger toplarlarÕ (venae diploicae) arÕk16 anat.a. Bk. kanal, L: canalis arÕkçÕk16 anat.a. Bk. kanalcÕk, L: canaliculus arka anat.s.( O: halfî; L: posterior; A: hintere; F: postérieur, derriére; ø: posterior, behind; R: ɡɚɞɧɢɣ): Anatomik konumda önden görünmeyen; ters yönde yer alan; gerilerde kalan. Türetilmiú sözcüklerde (post-, retro-) önekleri Türkçede (arka-, art-) önekleri veya (-arkasÕ, -ardÕ) sonekleri ile karúÕlanÕr. Örn. arka yüzey (facies posterior). arkabeyin anat.b.a. (O: dima÷Õ hal¿; L: metencephalon; G: metenkephalon; A: Hinterhirn; F: météncephale, cerveau postérieur; ø: hindbrain, metencephalon; R: ɡɚɞɧɢɣ ɦɨɡɝ): Ortabeyin’in arkasÕnda kalan bölüm – köprü (pons) ve beyincik (cerebellum) kÕsÕmlarÕnÕ kapsar. Ö arka-odak anat.b.a. (L: opisthion; ø: opisthion): BaúardÕ kemi÷ine ait büyük deli÷in arka kenarÕnÕn ortasÕndaki antropometrik nokta. armutsu17 anat.s. (O: armûdî; L: piriformis; A: piriform, birnenförmig; F: piriforme; ø: piriform; R: ɝɪɭɲɟɜɢɞɧɵɣ): Armut meyvesi biçiminde olan. Örn. armutsu kas (musculus piriformis). Ö artkurgan12,188 anat.b.a. (L: metathalamus; G: metathalamus; A: Metathalamus, Anhängsel; F: métathalamus; ø: metathalamus; R: ɦɟɬɚɬɚɥaɦɭɫ): Kurgan kütlesinin arkasÕnda ve kurgan yastÕ÷ÕnÕn altÕnda görünen dirsekli oluúumlarÕ kapsayan arabeyin bölümü. Ö artoda anat.b.a. (O: beyt-i halfî; L: camera posterior; A: Hinterkammer; F: derriére chambre; ø: posterior chamber; R: ɡɚɞɧɹɹ ɤɚɦɟɪɚ): Gözbebe÷inin arkasÕnda, camsÕ oluúu÷un önünde kalan aralÕk. Kirpiksi oluúuk tarafÕndan üretilen gözsuyu ile dolar ve merce÷i içerir. asÕcÕ anat.s. (O: muallik; L: suspensorius; A: aufhänge; F: suspensoir; ø: suspensory; R: ɩɨɞɜɟɲɢɜɚɸɳɢɣ): Örgenleri daha yukarÕdaki dayanÕklÕ yapÕlara tutturan, askÕya alan. Örn. asÕcÕ ba÷ (ligamentum suspensorium).


TÜRKÇE ANATOMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

9

Ö avuçkapaklayan19 anat.b.s. Bk. kapaklayan, L: pronator aya anat.a. (O: râhe; L: palma/ vola; A: Handteller, HandÀäche; F: paume; ø: palm; R: ɥɚɞɨɧɶ): El tara÷ÕnÕn etli ve çukurca olan, parmaklarÕn bükülebildi÷i yönü; avuç; avuçiçi. Örn. el ayasÕ (palma/vola manus). Bk. elayasÕ ayak anat.a. (O: kadem; L: pes,pedis; G: pus,podos; A: Fuȕ; F: pied; ø: foot [feet]; R: ɫɬɨɩɚ): ønsanda alt yandaklarÕn yere basan ve yatay do÷rultuda olan uç bölümü. Dik duruú veya yürüme esnasÕnda gövde a÷ÕrlÕ÷ÕnÕ zemine aktarÕr ve titreúimleri yumuúatÕr. Örn. sa÷ ayak (pes dexter). ayak baúparma÷Õ anat.a.t. Bk. kocaparmak, L: hallux. ayak bile÷i anat.a.t. Bk. bukak, L: talocrus. ayakçÕk anat.a. (O: kademi sa÷ir; L: pediculus; A: Füȕchen; F: pédicule; ø: pedicle; R: ɧɨɠɤɚ): Küçük boyutlu ayak veya ayak olarak adlandÕrÕlan yapÕ. Örn. omur e÷mecinin ayakçÕ÷Õ (pediculus arcus vertebrae). ayak kökü anat.a.t. Bk. a÷Õm, L: tarsus. Ö ayaklÕk20 anat.a./s. (O: zeneb, sâk; L: pedunculus/ peduncularis; A: Schenkel/ pedunkulär; F: pédoncule/ pédonculaire; ø: peduncle/ peduncular; R: ɧɨɠɤɚ/ ɧɨɠɤɨɜɵɣ): Beynin ve beyinci÷in, beyin kütü÷ü ile ba÷lantÕlarÕnÕ sa÷layan akvarlak iplikler topluluklarÕ için kullanÕlÕr. Örn. beyin ayaklÕ÷Õ (pedunculus cerebri); beyincik ayaklÕ÷Õ (pedunculus cerebelli). ayaklÕkarasÕ anat.b.s. (L: interpeduncularis; ø: interpeduncular): Beyin ayaklÕklarÕ arasÕnda bulunan. Örn. ayaklÕkarasÕ çukur (fossa interpeduncularis) ayaklÕkyanÕ anat.b.s. (L: parapeduncularis; ø: parapeduncular): Beyin ayaklÕklarÕ yakÕnÕnda yer alan. Örn. ayaklÕkyanÕ çekirdek (nucleus parapeduncularis) ayak tabanÕ anat.a.t. Bk. basak, L: planta pedis. ayak tara÷Õ anat.a.t. Bk. pala, L: metatarsus. ayasal anat.s. (O: râhî; L: palmaris/ volaris; A: palmar; F: palmaire; ø: palmar; R: ɥɚɞɨɧɧɵɣ): El ve elbile÷inde avuçiçi tarafÕ ile ilgili olan; avuçsal. Örn. özel ayasal parmak atarÕ (arteria digitalis palmaris propria) ayça anat.a. (O: kurs; L: meniscus; G: meniskos; A: Meniskus; F: ménisque; ø: meniscus; R: ɦɟɧɢɫɤ): BazÕ eklemlerde, eklem yüzeylerinin uyumsuzlu÷unu azaltmak için bulunan orak biçimli ba÷dokusu-kÕkÕrdaksÕ yapÕlar. Örn. eklem ayçasÕ (meniscus articularis). aygÕt anat.a. (O: cihaz; L: apparatus; A: Apparat; F: appareil; ø: apparatus; R: ɚɩɩɚɪɚɬ): Belirli bir iúlevi ardÕúÕk gerçekleútiren anatomik yapÕlar toplulu÷u; cihaz. Örn. gözyaúÕ aygÕtÕ (apparatus lacrimalis). Ö ayÕran anat.s. (L: separans; A: separat; F: séparatif; ø: separans; R: ɫɚɦɨɫɬɨɹɬɟɥɶɧɵɣ): Benzer yapÕlar arasÕnda yer alÕp onlarÕ birbirinden ayÕrt eden. Örn. ayÕran sicim (funiculus separans). ayla anat.a./s. (O: hâle; L: areola/ areolaris; A: Warzenhof, Areole/ areolär; F: aréole/ aréolaire; ø: areola/ areolar; R: ɤɪɭɠɨɱɟɤ): Merkezi bir oluúumu çevreleyen kuúak. Örn. meme aylasÕ (areola mammae); aylanÕn toplar örgülü (plexus venosus areolaris) ayrÕkabuk anat.b.a. (L: allocortex; ø: allocortex): Histolojik katlarÕ tam oluúmamÕú ve belirgin biçimde birbirinden ayrÕlmamÕú beyin kabu÷u. ayrÕt anat.a. (O: hat; L: ora; A: Ora; F: ora; ø: ora; R: ɡɭɛɱɚɬɵɣ ɤɪɚɣ): Özdeú bir doku tabakasÕnÕn sonlandÕ÷Õ sÕnÕr çizgisi. Örn. bÕçkÕl ayrÕt, esk.t. hattÕ müúerser (ora serrata) aysÕ anat.s. (O: kamerî; L: lunatus; A: mondförmig; F: lunaire; ø: lunate, lunar; R: ɩɨɥɭɥɭɧɧɵɣ): Ay’Õn de÷iúik evrelerdeki görünümüne benzetilen. Örn. aysÕ kemik (os lunatum); aysÕ yüzey (facies lunata). azÕ anat.s. (O: dÕrs; L: molaris; A: molar, Baskenzahn; F: molaire; ø: molar [tooth]; R: ɦɨɥɹɪɧɵɣ, ɤɨɪɟɧɧɨɣ): Diú e÷meçlerinin arka tarafÕnda yer alan ve geniú ö÷ütücü yüzeyleri bulunan (diúler). Örn. azÕ diúleri (dentes molares). Bk. ö÷ütücü.


10

TÜRKÇE ANATOMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ

azÕ-ardÕ anat.b.s. (L: retromolaris; ø: retromolar): Diú sÕrasÕnda azÕ diúlerinin arkasÕnda yer alan. Örn. azÕ-ardÕ üçgen (trigonum retromolare) Ö azÕk21 anat.a./s. (O: merî; L: oesophagus/ oesophageus; G: oisophagos; A: Speiseröhre, Ösophagus/ ösophageal; F: oesophage/ oesophagien; ø: esophagus [oesophagus]/ esophageal; R: ɩɢɳɟɜɨɞ/ ɩɢɳɟɜɨɞɧɵɣ): Sindirim kanalÕnda yutaktan sonra gelen, gö÷üs boúlu÷unu katederek karÕn boúlu÷unda kursak büzgeciyle sonlanan borumsu örgen ve onunla ilgili olan; yemek borusu. Örn. azÕk darlÕ÷Õ (constrictio oesophagi); azÕk örgülü (plexus oesophageus) azÕkyakÕnÕ anat.b.s. (L: juxtaoesophagealis; ø: juxtaesophageal): AzÕk dÕúÕnda, fakat ona yakÕn çevrede bulunan. Örn. azÕkyakÕnÕ dü÷ümler (nodi juxtaoesophageales) azÕ-somak anat.b.s. Bk. döúeme-; L: mylohyoideus

-Bbacak anat.a. (O: sâk; L: crus,cruris; A: Unterschenkel; F: jambe; ø: leg, limb, bundle, crus; R: ɝɨɥɟɧɶ): Günlük konuúma dilinde altyandak (alt taraf, alt ekstremite) için kullanÕlan bu sözcük yalÕn anatomik terim olarak diz eklemi ile ayak bile÷i eklemi arasÕndaki bölümü tarif eder. Bazen dallanan yapÕlarÕn birbirinden ayrÕlan birimleri için de kullanÕlÕr; kol. Örn. bacak sargÕsÕ (fascia cruris); yalÕn bacak (crus simplex). Bk. dal -2 bacakarasÕ anat.b.s. (L: intercruralis; ø: intercrural): Bacak olarak tanÕmlanan anatomik oluúumlar arasÕnda bulunan. Örn. bacakarasÕ iplikler (¿brae intercrurales) bademcik22 anat.a./s. (O: levze; L: tonsilla/ tonsillaris; G: amygdala; A: Mandel, Tonsille/ tonsillar; F: tonsille/ tonsillaire; ø: tonsil/ tonsillar, amygdaline; R: ɦɢɧɞɚɥɢɧɚ/ ɦɢɧɞɚɥɢɤɨɜɵɣ, ɬɨɧɡɢɥɥɹɪɧɵɣ): Sindirim ve solunum yollarÕnÕn kaygan katmanlarÕnda yo÷unlaúan akkansÕl (lenfoid) doku birikimlerini tanÕmlayan genel terimdir. AyrÕca badem biçimli di÷er oluúumlar için de kullanÕlÕr. [Yunanca “badem” anlamÕna gelen “amygdala” için “ça÷lak” terimi tercih edilir]. Örn. damak bademci÷i (tonsilla palatina); beyincik bademci÷i (tonsilla cerebelli); bademcik çukuru (fossa tonsillaris) bademcikiçi anat.b.s. (L: intratonsillaris; ø: intratonsillar): Bademcik dokusunun içine do÷ru giren. Örn. bademcikiçi yarÕk (¿ssura intratonsillaris) bademciküstü anat.b.s. (L: supratonsillaris; ø: supratonsillar): Bademcik olarak adlandÕrÕlan yapÕnÕn yukarÕsÕnda yer alan. Örn. bademciküstü çukur (fossa supratonsillaris) ba÷ anat.a. (O: ribât; L: ligamentum; G: desmos; A: Ligament, Band; F: ligament; ø: ligament; R: ɫɜɹɡɤɚ): Anatomik yapÕlarÕ birbirine ba÷layan ve birbirinden uzaklaúmalarÕnÕ önleyen her türlü araç. Ço÷unlukla ipliksel dokudan yapÕlmÕú olmalarÕna karúÕlÕk, karÕnzarÕ, akci÷er zarÕ veya beyinzarlarÕ katlanmalarÕna da ba÷ denir. Örn. eklem ba÷larÕ (ligamenta articularia); geniú döllük ba÷Õ (ligamentum latum uteri); diúçikli ba÷lar (ligamenta denticulata). ba÷a anat.a. (O: harúef; L: squama; A: Schuppe; F: écaille, squame; ø: squama, scale; R: ɱɟɲɭɹ): YassÕ kemiklerin kaplumba÷a kabu÷una benzetilen pulsu bölümleri;[balÕklarda ve sürüngenlerde – pul]. Örn. alÕn ba÷asÕ (squama frontalis). ba÷asÕ anat.s. (O: harúefî; L: squamosus; A: schuppig; F: squameux; ø: squamous; R: ɱɟɲɭɣɱɚɬɵɣ): Ba÷a biçimli levhalar için kullanÕlÕr. Örn. ba÷asÕ bölüm (pars squamosa) ba÷cÕk anat.a. (O: ribât-Õ sa÷ir; L: vinculum; A: Bändchen; F: ligament; ø: vinculum; R: ɫɜɹɡɨɱɤɚ): Küçük ba÷, ince ba÷lantÕ. Genellikle kas kiriúlerini oynakçal kÕnlara tutturan ince uzantÕlar için kullanÕlÕr; köstek. Örn. kiriú ba÷cÕklarÕ (vincula tendinum).

sekiz dilde anatomi terimleri sozlugu  

Prof. Dr. Recep Mesut'un yazmis oldugu sekiz dilde snstomi terimleri sozlugudur.