Page 48

Dava adamları en büyük yatırım olan ahiret tarlasına büyük eserler dikmek için önce hayal kurar, sonra da bu hayaller uğrunda sebeplere sarılır, çalışır, çabalar, engeller onun için bir set değil yıkılması için çalışılması gereken geçici imtihanlardır.

da Allah yolunda harcasam isterim’ demiş. Hz. Ömer ‘Başka?’ deyince, ‘Başka bir şey istemeyiz’ demişler. Bunun üzerine Hz. Ömer radıyallahu anhu kendi arzusunu şöyle dile getirmiştir: “Ben, Ebu Ubeyde bin Cerrah, Muaz bin Cebel ve Huzeyfe bin Yeman gibilerden şu oda dolusu insan isterim ki onları, Allah yolunda görevlendirebileyim.” Vakıa günümüzde de Ebu Ubeyde bin Cerrahlar, Muaz bin Cebeller ve Huzeyfe bin Yeman gibi dava adamları lazım ki, bu zor ve çetin günlerde dinimizi tekrar hak ettiği konuma yükseltebilelim. Bunun için dava ve dava adamlığından neyin kastedildiği iyi anlaşılmalıdır.

ŞUBAT 2017

Dava, inanılmış, gönül verilmiş, hayata biçim, yön ve renk veren düşünce ve inanç manzumesi, bu manzumenin gerçekleştirilmesini istediği hedef/gaye veya ülküdür. Davamızın gayesi ise sadece Allahu Teâlâ’ya hakkıyla kul olup O’nun rızasını kazanmak ve bu “kulluk şuuru” ile dünyayı imâr ve inşâ etmek için çalışmaktır.

46

Dava adamı ise bu yüce ülkü ve değerler uğrunda imanından aldığı güç ile Allah yolunda yılmadan, yorulmadan, bıkmadan, usanmadan çalışan sâlih mümindir. Şunu baştan ifade etmek gerekir ki dava adamı derken asla cinsiyeti ifade için bu kelimeyi seçmiş değiliz, kendini Allah’ın dinini yaşama ve yaşatmaya adayan her mümin ve mümine dava adamıdır. Hatta öyle kadınlar vardır ki adam gözükenlerin çoğundan makbuldür. Zeynep Gazaliler, Ümmü Nidallar, Esmalar bunun örnekleridir. Her davanın adamı olmak zordur ama İslam davasının adamı olmak çok daha zordur. Çünkü amaç ve gayeler büyüdükçe uğrunda harcanması gereken emek ve çabaların da büyümesi gerekir. Bu dünyadaki en büyük dava da İslam davası olduğundan, uğrunda dava adamı olunabilecek en zor yol İslam davasının adamı olmaktır. Çünkü dava bedel ister, fedakârlık ister, sabır ister, diğerkâmlık ister…

Dava adamı, vahye tabi olandır. Rabbimiz: “Allah ve Rasûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (2) buyurmakta, Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ise: “Arzusu benim getirdiğime tabi olmadığı müddetçe, herhangi biriniz iman etmiş olmaz.” Buyurarak dava adamının en önemli özelliğinin vahye tabi olmak olduğunu belirtmiştir. Sadece fikirle dava adamı olunmaz. Cahil kimseden dava adamı olmaz. Dava adamı olmanın birinci şartı ilme yani vahye; Kur’an ve Sünnet’e teslim olmaktır.

Dava adamı, örnektir. Dava adamı inandığı davanın en iyi yaşayanı olmaya çalışmalıdır ki iddiasının, davasının bir

Nebevi Hayat Dergisi 51. sayı (2017)  
Nebevi Hayat Dergisi 51. sayı (2017)  
Advertisement