Issuu on Google+

Y覺l: 9 / Say覺: 105 / Haziran - June / Fiyat覺: 10 TL.


Yıl: 9 Sayı:105 Haziran 2012

GRUP BAŞKANI H. FERRUH IŞIK İLETİŞİM MAGAZİN GAZETECİLİK SANAYİ ve TİCARET A.Ş. adına İMTİYAZ SAHİBİ MEHMET SÖZTUTAN GENEL MÜDÜR YARDIMCISI AHMET KIZIL SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ YUSUF OKÇU yusuf.okcu@img.com.tr EDİTÖR AHMET FARUK KOYUNCU faruk.koyuncu@img.com.tr SANAT YÖNETMENİ İSMAİL GÜRBÜZ ismail.gurbuz@img.com.tr DİZAYN & GRAFİK RECEP ÜNAL recep.unal@img.com.tr REKLAM MÜDÜRÜ ZÜLKÜF KARADAYI zulkuf.karadayi@img.com.tr KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ EBRU PEKEL ebru.pekel@img.com.tr DIŞ İLİŞKİLER INTERNATIONAL RELATIONS EXECUTIVE HAKAN KURT hakan.kurt@img.com.tr MUHASEBE MÜDÜRÜ MÜRSEL GÜRLER muhasebe@img.com.tr ABONE HATİCE ERDÖNMEZ hatice.erdonmez@img.com.tr CTP - BASKI İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. 29 Ekim Cad. No: 23 34530 Yenibosna / İSTANBUL 0212 454 30 00 ADRES 29 Ekim Caddesi No:23 34197 Yenibosna / İSTANBUL Tel.: 0212 454 25 03 Faks: 0212 454 25 06 www.nalburteknik.com e-mail: info@nalburteknik.com.tr İRTİBAT BÜROLARIMIZ KONYA 0332 238 10 71

Nalbur Teknik dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. Nalbur Teknik Dergisi’nin bütün yayın hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan Nalbur Teknik Dergisi ayda bir yayınlanır.

Temiz bir çevre

1

972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan bir kararla, 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. Haziran ayının ikinci haftası ile başlayan hafta içinde okullarda Çevre Koruma Haftası olarak kutlamakta. Günümüzde sanayileşme ve kentlerdeki nüfus yoğunlukları, çevre sorunlarının artmasına sebep olmuştur. Bütün ülkelerin ortak sorunu haline gelen çevre kirlenmesi ise günümüzde insan sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Ölümlere sebep olan solunum yolu hastalıklarının çoğu hava kirliliği sonucunda oluşmaktadır. Balıklar, çevre kirlenmesinden en çok zarar gören canlıların başında gelir. Sanayi atıkları, spreyler, yakıtlarla ortaya çıkan gazlar, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler ve çöpler çevre kirlenmesine sebep olan en önemli etmenlerdir. Her yıl aynı tarihte kutlanan Dünya Çevre Günü, 2012’de de yine aynı tarihler arasında kutlanıyor. Bu kapsamda yapılması gerekenler hakkında bilgileriniz muhakkak ki vardır. Fakat biz yine de yüzeysel olarak da olsa size bir şeyler anlatmaya çalışalım. Temiz bir çevre için geri dönüşümü olan ürünlerin varlığı yine ayrı bir değer taşımakta. Bu anlamda çevre koruma bilinci oluşturmak adına hem okullarda hem de işletmelerde eğitimler ve bilgilendirmeler yapılmakta. Fakat bu yapılanların bir adım daha ötesine geçilmesinde fayda var. Buradan hareketle birçok firma Dünya Çevre Günü ile alakalı olarak bir dizi etkinlikler düzenlemekte. Bu etkinliklerin muhakkak ki faydası var. Aslında çevre kirlenmesini, insanın doğaya verdiği zarar olarak da tanımlamak mümkün. Doğanın korunması ve tahribatının engellenmesi zorunludur. Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak için kirlenmeleri önlemek, yeşil alanları ve hayvanları koruyup çoğaltmak gerekir. Bilinçsizce sağa sola attığımız ‘bizler de dahil’ plastik ürünlerin doğada 400 yıl kadar çürümeden kalabildiğini söylersek, karşı karşıya kaldığımız tehlikenin boyutlarının ne kadar büyük olduğunu aslında net olarak anlatmış oluruz. Buradan hareketle çevrenin kirlenmesini önlemek için hepimiz üzerimize düşen görevleri mutlaka yapmalıyız. Diğer yandan doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesi, dünyamızın düşüncesizce kirletilmesi, yaşamın sürekliliğini ve kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir. Temiz bir dünyada yaşabilmek ve gelecek nesillere güzel bir yaşam armağan etmek için çevre konusuna özen göstermek durumundayız. Biz önemsiyor sizlere de hatırlatıyoruz… Çevreyi koruyalım, elimizden gelenin hep daha fazlasını yapmaya özen gösterelim. Temiz bir çevre ve mutlu sağlıklı yaşamlar dileriz. Bir sonraki sayıda görüşmek dileği ile. Saygılarımızla,

Ihlas


Kentsel Dönüşüm Çalışmaları Erzurum’dan başlayacak

12 Düfa Thermal Isı Yalıtım sistemleri

42 Rapid’den Çekiç Tip zımba ve Sıcak Silikon Tabancası

70 Gayrimenkulde Yeşil Bina Modası

108 reklam indeksi 3M .................................. 27 AKTİF ISI ........................ 43 ARMUTLU ..................... 115 AYAN ................................2 BATU GRUP ..............58 -59 BİLGESAN ................25 - 49 BİLGESAN ....................... 77 BOYSAN ........................ A.K CENTER ....................... Ö .K CERMİX ........................... 19 DEMİR ............................. 79 DEMİTAŞ ......................... 67 DERSAN .......................... 35 EMRE BAHÇE .................. 71 EMÜLZER .................... Ö.K.İ ENTEGRE ....................... 15

ER KALIP ........................ 47 ERCİYES ÇELİK ............... 31 ESSELTE ......................... 73 FIRAT TEKNİK ........ 62 – 63 FİLLİ BOYA ... 5-11- 33 - 65 GÜLAL HIRDAVAT ........... 39 İHLAS KOLEJİ ............... 114 İHLAS PAZARLAMA ...... 113 İZOTEX ..............................6 JAKKO PLASTİK ............. 23 KALE KİLİT ..................... 37 KANCA ............................ 51 KARKİM ............................1 KUZULUK ...................... 116 MAKRO ....................75 - 81 MAYSAN ....................... 105

PETEK ..............................4 POLİMER ........................ 21 POLYLOCK ............. 54 – 55 RENK PLASTİK ............... 41 RUBİ ............................... 69 SEL .....87-89-91–93–95-97 SELENA ............................7 TÜM PLASTİK ......... 44 – 45 TÜMRAY ......................... 17 TÜRKİYE GAZETESİ ...... 117 UFUK HIRDAVAT ...............3 UFUK HIRD... 99 – 101 – 103 UFUK HIRDAVAT ........... A.K YÜZER VOLKAN ............ 107 YEM................................. 83 ZOW .............................. 111


gündem

Çevreci yalıtım ürünleriyle Dow, hem doğayı hem cebinizi koruyor Türkiye’nin en köklü yalıtım devlerinden Dow Bina Çözümleri, ülkemizde yalıtımsız konutlar nedeniyle çöpe giden paranın aslında çevreye ve ekonomiye ilaç olabileceğine dikkat çekiyor

K

üresel ısınmayla birlikte büyük ölçüde artış gösteren çevre sorunları hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor. Bu sorunların en büyük nedenlerinden biri de yalıtımsızlık. Isı yalıtımı küresel ısınma ve çevre kirliliği ile mücadelede çok önemli bir faktör. Çünkü ısı yalıtımı ile fosil yakıt tüketimi ve dolayısıyla atmosfere salınan sera gazları yarı yarıya azalıyor. Ancak ülkemizdeki 19 milyon binanın yüzde 90’ı yalıtımsız ve yalıtımsızlık sebebiyle israf edilen enerji yılda ortalama 7,5 milyar doları buluyor. Oysa bu para ile neredeyse 3 milyar fidan dikilerek çevreye büyük bir katkı sağlanabilir. Türkiye’nin en köklü yalıtım devlerinden Dow Bina Çözümleri, ülkemizde yalıtımsız konutlar nedeniyle çöpe giden paranın aslında çevreye ve ekonomiye ilaç olabileceğine dikkat çekiyor. Dünya Çevre Günü kapsamında ısı yalıtımının önemine değinen Dow Bina Çözümleri Yapı Ürünleri Satış Müdürü Gökhun Kurt, yalıtımsızlık nedeniyle havaya savrulan 7,5 milyar dolar ile yaklaşık 3 milyar fidan dikilebileceğini belirtti. Avrupa ile kıyaslandığında Türkiye’nin yalıtım bilinci konusunda oldukça geride olduğunu ifade eden Kurt, “Avrupa Birliği ülkeleri neredeyse hiç enerji harcamayan ve karbon emisyonunu sıfırlayan “Pasif Ev”lerde yaşamaya başladı. Türkiye’de ise yalıtımsız binalar “Pasif Ev”lere göre 20 kat daha fazla enerji harcıyor.” dedi. Kurt, Dow Bina Çözümleri’nin bu konulara dikkat çekerek yalıtım bilincini arttırmaya çalıştığını ve çevreye duyarlı politikaları ile geleceğe yatırım yaptığını söyledi.

10

nalburteknik.com

Haziran’12

Dow Bina Çözümleri Yapı Ürünleri Satış Müdürü Gökhun Kurt

“STANDART DIŞI ÜRETİMLER SIKINTI OLUŞTURUYOR” Günümüzde konutların maksimum enerji tasarrufu ile çevreyle dost ve sürdürülebilir bir ilişki içinde inşa edilmesi gerekliliğinin altını çizen Kurt, yalıtımlı evlerin ısıtma ve soğutma için yüzde 50 daha az elektrik ve yakıt tüketerek hem doğayla hem de cebimizle dost olduğunu vurguladı. Gündemdeki düzenlemeler gereğince ısı yalıtımı uygulamalarının artış gösterdiğini ve daha da artacağını belirten Kurt, müteahhit firmalar, mimarlar, mühendisler ve tüketicileri ürün seçimi konusunda dikkatli olmaları için uyardı. Isı yalıtımının ancak Avrupa Birliği standartlarında, CE Belgeli ürünlerle ve doğru bir işçilikle uygulandığında fayda sağladığını söyleyen Kurt, merdiven altı ürünlerin yarar yerine zarar getirdiğini vurguladı. Kurt, taklitlerinden ayırmak için mavi renkli STYROFOAM marka sert köpük (XPS) ısı yalıtım levhalarının her birinin üzerine Dow logosu bastıklarını da açıkladı.


gündem

Çevre ve Şehircilik Bakanı ERDOĞAN BAYRAKTAR:

“Kentsel dönüşüm çalışmaları Erzurum’dan başlayacak”

12

nalburteknik.com

Haziran’12


Kentsel dönüşüm, afet dönüşümü, tarihi ve salaş yapıların birbirinden ayıklanması için ciddi adımlar attıklarını belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar: “Kentsel dönüşüm seferberliği çalışmaları Erzurum’dan başlayacak” dedi

Ç

evre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile günübirlik gezi ve denetimlerde bulunmak üzere Erzurum’da bir arada olduk. Erzurum Valiliğinde açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, yapı denetim firmalarının denetimine önem verdiklerini açıkladı. Bayraktar, iktidarları döneminde yapı ruhsatı almanın kolaylaştığını dile getirdi. Bakan Bayraktar, yapı ruhsatı verilme işlemini kolaylaştırdıklarını, buna karşılık yapı denetim firmalarına sıkı denetim getirdiklerini belirtti. Bayraktar, “Kağıt üzerinde denetim yapanlara sıkı cezalar getirdik” dedi. Bütün aşamalarında inşaatları kontrol eden yapı denetim firmalarına ise sıkı denetim uyguladıklarını belirten Bakan Bayraktar, “Bizim özellikle yeni yapmakta olduğumuz düzenlemelerle yapıda inşaat ve inşaat sektöründe ruhsat alımını basit hale getirdik. Bunun yanında denetimi çok daha reel hale getirmeye çalışıyoruz. 1999 Gölcük- Marmara depremi sonrasında Türkiye’de yapı denetim sistemi ciddileşti, netleşti. Geçen 12 yıllık süre içinde yapı denetim için aksaklıklar nedir? İleri dünyanın, modern dünyanın yapı denetiminde neler yapılıyor? Onları inceleyerek yapı denetiminde Türkiye’de kendi şartlarına uygun çalışmalar yapıyoruz. Yasamız hazırlandı, taslak halinde yasa çıkmadan yönetmelikler neler yapılabilir noktasında. Yapı denetiminde kotayı kaldırdık. Yapı denetiminde 200 kilometre mesafedeki şehirlerin yapı denetim kuruluşlarının o şehirlere hizmet imkânı getirdik. Yapı denetim firmalarından kâğıt üzerinde denetim yapanlarına çok sıkı ceza verdik. Ruhsat kolay verilecek, denetim ciddi olacak” dedi. Ayrıca Bakan Bayraktar, yapı denetimini genişletmeyi düşündüklerini ve bu amaçla da müşavirlik modeli hazırlığı içerisinde olduklarını da ifade etti. Yapı denetimini genişleteceklerini kaydeden Bakan Bayraktar, “Teknik müşavirlik modeli içindeyiz. Bu konuda ciddi olacağız. Yapı denetiminde modern ve müşavirlik sistemi getireceğiz “ diye konuştu.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM, AFET DÖNÜŞÜMÜ, TARİHİ VE SALAŞ YAPILARIN BİRBİRİNDEN AYIKLANMASI İÇİN CİDDİ ADIMLAR ATIYORUZ” Kentsel Dönüşüm Zirve toplantısında Erzurum’da bir arada olduğumuz Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nde yaptıkları açıklamalarda Erzurum’un deprem bölgesinde yer aldığına dikkat çekti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Erzurum’da olmaktan sevinç duyduğumu dile getirmek istiyorum. Erzurum tarihi derinlikleri olan kadim bir şehir. Şehir merkezinde olan tarihi mekanları ortaya çıkartmak düşüncesindeyiz. Bu noktada bozuk ve çarpık yapıları ayıklamak boynumuzun borcudur. 9,5 yıllık dönem içinde Erzurum’a büyük hizmetler yaptık. Erzurum deprem bölgesinde yer alan bir şehir. Yakında yeni yasayla birlikte deprem riski taşıyan binaları yenilememiz gerekiyor. Bu zor bir iştir. Bu noktada basının ve sivil toplum örgütlerinin önemi büyük. 1983’te Erzurum yıkıcı bir deprem yaşamıştı. Kentsel dönüşüm, afet dönüşüm, tarihi ve salaş yapıların birbirinden ayıklanması için ciddi adımlar atıyoruz” şeklinde konuştu.

Haziran’12

nalburteknik.com

13


gündem

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar dergimizin editörü Ahmet Faruk Koyuncu’ya kentsel dönüşüm çalışmaları ile alakalı bilgiler verdi.

BAKAN BAYRAKTAR İLE KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİNİ YERİNDE İNCELEDİK Bakan Bayraktar ve beraberindeki heyetle birlikte çarpık kentleşmenin yoğun olduğu illerden biri olan Erzurum’da incelemelerde bulundu. Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Ahmet Haluk Karabel ve Bakan Bayraktar, kentsel dönüşüm projelerini yerinde inceledi ve 16 mahalleyi de gezdi. Geziler sırasında vatandaşların davetlerini kırmayan bakanlar, onlarla çay içip sohbet etti. Kentsel dönüşüm için bir seferberlik başlatacaklarını aktaran Bakan Bayraktar, “Erzurum’un tarihine yakışır şekilde Anadolu’nun en kadim şehri olma özelliğini ön plana çıkarmak suretiyle, çok güzel bir kentsel dönüşüm yapacağız” ifadelerini kullandı.

14

nalburteknik.com

Haziran’12

“TÜRKİYE’NİN ŞEHİRLERİNİ DEPREME, AFETE, YANGINA VE SELE DAYANIKSIZ YAPILARDAN ARINDIRMAK MECBURİYETİNDEYİZ” Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a kentsel dönüşüm ile alakalı Erzurum’da yapılacak olanlar hakkındaki sorumuza, Bakan Bayraktar, Türkiye’nin şehirlerini depreme, afete, yangına ve sele dayanıksız yapılardan arındırmak mecburiyetinde olduklarını söyledi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar, Erzurum’da 7 bin konutun yenilenmesi gerektiğini, kentsel dönüşüm programı kapsamında da 7 bin 500 konutun hazır hale getirildiğini belirterek, ‘’Erzurum’da bizim yapmamız gereken 23 bin ile 27 bin arasında konut ihtiyacı var. Erzurum’un şehir olarak, cazibe merkezi olarak, tarihi dokunun ortaya çıkması, sarayların, kervansarayların, kümbetlerin, camilerin, çeşmelerin, hanların, hamamların, bütün tarihi eserlerin ortaya çıkması için burada ciddi bir yenilemenin, çok ciddi bir dönüşümün yapılması gerekmektedir. Bunun için biz hazırız, onun için buradayız’’ diye konuştu. Kentsel dönüşüm programlarının bilimsel ilkelere dayalı, teknik verilere dayalı, modern hayatın icap ettiği tarzda bir master planı yapmak için ellerindeki verilerin yüzde 80 tamam olduğunu da ifade eden Bakan Bayraktar, hangi bölgede kolaylık varsa, hangi bölgede vatandaşın memnuniyeti varsa kentsel dönüşüme o ilden başlayacaklarını kaydetti. Erzurum’daki kentsel dönüşümün vatandaş memnuniyeti açısından olumlu geçmesi halinde Türkiye’ye önemli mesajlar verileceğini anlatan Bakan Bayraktar,


gündem

‘’Türkiye’nin şehirlerini, salaş yapılardan, kaçak yapılardan, depreme dayanıksız yapılardan, riskli yapılardan, afete dayanıksız yapılardan, yangına, sele, heyelana, çığa dayanıksız yapılardan arındırmak mecburiyetindeyiz. Biz gelişmiş bir ülke olma, kalkınmış ülke olma yolunda çok ciddi bir gayret içindeyiz’’ değerlendirmesinde bulundu. Erzurum’da acil konut ihtiyacı olan alt gelir grubunda olan vatandaşları da düşünmek zorunda olduklarını da ifade eden Bakan Bayraktar, o insanları da kira öder gibi ev sahibi yapacaklarını belirterek, ‘’Bundan sonra hem Erzurum’da hem de Türkiye’de yapılacak olan konutlar modern olacak, konfor sağlayacak insanların rahat ve refah içinde hayat sürmesini temin edecek yapılar olacak’’ dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE TARİHİ DOKU ZARAR GÖRMEYECEK Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, TBMM’de görüşülmekte olan Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi yasasıyla başlayacak süreçte birçok tarihi turistik mekânlarda iyileşme sağlanacağını da belirtti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre kentsel dönüşümde Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğüyle birlikte çalışılarak tarihi mekânların yok olmasına engel olunacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, dönüşümle birlikte tarihi mekanların restore edileceği de kaydedildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar “Kentsel dönüşüm tarihi dokuya zarar verir” iddialarına karşı çok net konuştu. Bakan Erdoğan Bayraktar “Hükümetimiz gerek vakıf eserlerinin korunmasında gerekse kültür varlıklarının korunması ve iyileştirilmesinde büyük bir seferberlik başlatmış ve cumhuriyet tarihinde görülmemiş büyüklükte yatırımlar yapmış olup, unutulmuş, bozulmuş, tahrip olmuş ve kaybolmaya yüz tutmuş bu eserleri ortaya çıkararak tarihine karşı sorumluluğunu da yerine getirmiştir. Biz dönüşümle birlikte kültürel mirasımıza da sahip çıkacağız ve yok olmaya yüz tutmuş tarihi binalarımıza can suyu vereceğiz” dedi.

16

nalburteknik.com

Haziran’12

“TÜRKİYE’DE ARTIK TAŞLAR YERİNE OTURUYOR” 12. Gayrimenkul Zirvesi’nde gayrimenkul sektörünün 2023 fotoğrafı çekildi. “Değişim, Dönüşüm; Devamlılık” teması ile Hasköy İplik Fabrikası’nda gerçekleştirilen 12. Gayrimenkul Zirvesi ve İstanbul REstate Gayrimenkul Fuarı’nda konuşan T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, konuşmasına yıllardır gerçekleştirdiği çalışmalarla ülkeye katkılarından ötürü GYODER’e teşekkür ederek başladı. Bayraktar;.“Zirve’nin 12’incisi düzenleniyor. Burada devamlılık ilkesini de öne koyarak, kentsel dönüşüm olgusunun artık ‘olmazsa olmaz’ noktasına geldiği bir dönemde, böylesi önemli bir toplantının tüm Türkiye’mize, iş alemine faydalı olacağını ümit ediyorum. Bu bakımdan biz, dünyaya baktığımız zaman, gelişmişliğe baktığımız zaman, varlığa ve servete baktığımız zaman; zenginliğin servetin en temel olgusu gayrimenkuldür. Bir şehrin en temel göstergesi binalarıdır. Bu bakımdan bu çalışmalar son derece önemlidir. Biz şimdi Türkiye olarak neredeyiz. Türkiye olarak artık taşlar yerine oturuyor. Türkiye’de olması gereken hususlar, kendi kaidesi üzerine, kendi mecrasına birer birer oturmaya başlıyor. En son 2B yasasını çıkarttık. Yabancılara gayrimenkul satışı ile ilgili ufak tefek engelleri pürüzleri ortadan kaldırmaya çalıştık. Yine tapu satışlarında uzaktan satışa, tapu dairesinden değil, hatta yurt dışından satışların yapılmasının önünün açmaya çalıştık. Bunları daha dinamik, reel yapı üzerinde gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Tabii eleştiri olacaktır. Ama şimdi gerçekten Türkiye’nin kalkınmasını gelişmesini çoluğumuza çocuğumuza mutlu bir gelecek, iklimle tabiatla barışık, tabiatı koruyan bir düzen gelmesi için çok ciddi bir çalışma var. Sayın Başkanın dediği gibi, dünya çok küçülüyor. Artık dünyadan bağımsız yaşamamız imkansız. Ne kadar çok şeffaf, açık, dünya ile beraber yaşarsak, o kadar çabuk kalkınırız. O kadar çok turist ülkemize gelir. Ve o kadar çok teknolojiyi daha iyi kullanır duruma geliriz Ülkemiz çok daha hızlı kalkınır ve gelecek nesillere çok daha refah kalkınmış Türkiye veririz” dedi.


gündem

“İNŞAAT SEKTÖRÜ EN KUVVETLİ SEKTÖRÜMÜZDÜR”

“Dünyadaki krizlere baktığımız zaman düzenli ekonomiye geçişten sonra 1929. ABD’de başlayan dünya krizine baktığınız zaman krizin gayrimenkule dayalı olarak ortaya çıktığını, yine gayrimenkul sektörü kullanılarak Kynes’in yaptığı politikalarla krizden çıkıldığını görmekteyiz. Daha sonra İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra aynı şekilde Avrupa’da çok büyük bir kriz olduğunu, ama bu krizden yine gayrimenkule dayanarak, mortgage sistemlerinin daha çok geliştirilmesi, gayrimenkule dayalı alımların satımların ikinci el piyasalarının gelişmesi ile krizden çıkıldığını görmekteyiz” diyerek konuşmasına devam eden Bakan Bayraktar, “2008 krizin sebebin de yine gayrimenkul olduğunu, ABD mortgage sisteminin yanlış uygulandığını, orada olup biten değerlendirme firmalarının konutları, arsaları arazileri değerinden daha çok göstermek sureti ile ekspertiz firmalarının bankalardan daha çok para çektiğini ve bir çok bankanın battığını ama yine çıkışın gayrimenkule dayalı olduğunu görmekteyiz. Türkiye ile mukayese ettiğimiz zaman; 2001, 2008 ve halen de var olan krizde Türkiye’nin bunu hemen hemen hasarsız atlattığını görmekteyiz. ‘Niye?’. Türkiye’de biz imkanlarımız ölçüsünde doğrusu ne ise o yapılmaya çalışıldı. Kafamızı kuma gömmedik. Gerçek değer nedir? Gerçek fiyat nedir? Vatandaşın da elini taşın altına sokmak sureti ile. Hiç peşinat almadan vatandaşa daire satmayı biz kabul etmedik. Bir miktar vatandaşı riske ederek de, gerçek fiyatla, fiyatları mümkün mertebe alıcı ile satıcı dengesini düşünerek fiyatlar oluşturmaya çalıştık. Bu gerçeklik içinde Türkiye, hakikaten dünyaya parmak ısıtır durumdadır. Kendi ölçüsünde. Tabii bizim kişi başı gelirimiz henüz 10 bin dolarlar seviyesinde. Avrupa, 45 bin dolarlardan bahsediyor. Onlar düştüğü zaman, 35 bin dolara düşüyor. Biz çıktığımız zaman, 12 bin dolara çıkıyoruz. Ama biz sürekli büyüyoruz. Dünyada, Çin’in ardından ikinci sırada büyümeyi yakaladık. İnşaat sektörü, bizim en kuvvetli sektörümüzdür. Dünyada sayısal bakımdan en çok iş yapan firmalar Çin’den sonra Türklerdir. Bu avantajımızı mutlaka kullanmamız lazım” açıklamasında bulundu.

“KASABA VE ŞEHİRLERDE 20 MİLYON KONUTUN RÖNTGENİ ÇEKİLECEK”

Türkiye’de çok büyük bir kalkınma, gelişme, büyüme, ekonomiyi canlandırma hamlesinin arifesinde

18

nalburteknik.com

Haziran’12

olduğunu belirten Erdoğan Bayraktar, “Çok tartışıldı. Afet riski altındaki alanların dönüşümü. Şimdi Türkiye’nin ‘olmazsa olmaz’ıdır bu. Çünkü Türkiye bir taraftan gelişiyor, bir taraftan kalkınıyor. Fakat gerçekten kalkınmış, gelişmiş ülke olabilmek için, eğitimli kültürlü tarihi ile barışık ama geleceğe eminle bakan Türkiye olabilmemiz için, Türkiye’deki yapı stokunu elden geçirmemiz lazım. Şimdi dünyanın nüfusu yüzde 50’nin üzerinde şehirleşmiş. Türkiye’nin yüzde 75-76’sı şehirleşti. Bu kaçınılmaz. Şehirleşme bir olgudur ve daha artacaktır. En önemli bölgelerimiz nüfusun yoğun olduğu şehirleşmenin yoğun olduğu bölgeler. Marmara Bölgesi’nden tutun, diğer taraftan İzmir’e doğru gidin, diğer taraftan Bursa, Eskişehir’den, Gaziantep’ten, Denizli’den baktığımız zaman; şehirleşmenin ve nüfusun yoğun olduğu, kişi başı gelirin en yüksek olduğu ve gelişmişliğin en yüksek olduğu bölgelerdir. Öyleyse biz Türkiye’de şu anda kasaba ve şehirlerde olan yaklaşık 20 milyon konutun röntgenini çekmek zorundayız. Niye? Enerjiyi savurduğu için bu binalara bakmak zorundayız. Niye? Bize modern bir binanın sağladığı konforu sağlamadığı için bu binaya bakmak durumundayız. En önemlisi biz bir deprem kuşağında yaşıyoruz. Suudi Arabistan yarımadasından ülkemize giren deprem zonu, ülkemizi baştanbaşa kat etmekte. 24 bin 500 kilometre uzunluğunda fayın üzerinde oturuyor Türkiye. Böyle bir ülkede biz artık, hatta depremin bir avantaj olduğun da düşünerek, yapı stokunu yenilememiz lazım. Depremler olacaktır. Bu tabiatın olgusudur” şeklinde konuştu.

“DEPREMLER ARTIK KAOS OLMAKTAN ÇIKMALI”

Ana ekseni riskli binalardan başlamak üzere konut stokunun mutlaka yenilenmesi gerektiğini belirten Bakan Bayraktar, “Şu andaki 20 milyon konut birim binamızın 5 milyonundan biraz fazlasını, son 9 senede yaptık. Bunlar, görece olarak mühendislik hizmeti almış, kaliteli, sağlam, depreme dayanıklı konutlar. Onların yaklaşık 500 bin civarındakini devlet yaptı. 4,5 milyondan fazlasını da özel sektör yaptı. Özel sektör de gelişti. Esas bizim özel sektörle yürümemiz lazım. Şimdi geldiğimiz noktada, bu kalan mutlaka gözden geçirmemiz gereken 6,5 milyon konut, 7 milyona yakın konut, hem deprem aksı üzerindedir, hem de eskiden yapılan riskli konutlardır. Ya kaçaktır, ya mühendislik hizmeti almamıştır, ya betonu doğru dürüst değildir veya deprem yönetmeliğine uygun değildir. Velhasıl bizim yapmış olduğumuz analizler de; Türkiye’de deprem aksı üzerinde olan 6,5 milyon konutu önümüzde 2-5-7-10 sene 20 senelik bir zaman dilimi içinde mutlaka yenilememiz lazım. Bunun için kararlı olmak lazım, bilinçli olmak lazım ve cesur olmak lazım. Bunu biz, halkımızla, belediyelerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte yapacağız. Sorumlu olması gereken tüm aktörlerin, bu işe destek vermesi lazım. Siyasi kuruluşlar destek vermesi lazım. Siyaset üstü bir anlayışla mutlaka bu işe girmemiz lazım. Türkiye, büyük depremler yaşadı. Gölcük ve Düzce depremlerini yaşadık. 18 bin insanımızı kaybettik. Türkiye’nin ekonomisi 30 saniyede yüzde 4 küçüldü. En son 23 Ekim ve 9 Kasım’da Van’da deprem yaşadık. 650’nin üzeri insanımızı kaybettik. Ciddi kaos oldu. Ekonomi olarak ciddi sıkıntı yaşadık. Bu depremler, artık bizim için kaos olmaktan mutlaka çıkmalı. Artık


gündem demeden, mutlaka hadisenin üzerine gitmek sureti ile bu yolu açmak zorundayız” dedi.

“İNŞAAT SEKTÖRÜ OLAĞANÜSTÜ GELİŞECEK”

Türkiye, bunları yapacak güce geldi. Bundan sonra bizim, ne durmaya, ne beklemeye ne geciktirmeye ne de mazeret bulmaya hiç tahammülümüz yok. Mutlaka el birliği ile beraberce, elimizi başımızı taşın altına koyarak bu yola girmemiz lazım. Burada bunu yaparken Cenab-ı Allah’ın yardımı ile başarılı olabilirsek, Türkiye’de ekonomi canlanacak. İnşaat sektörüne destek veren tüm sektörler canlanacak.”

Bu gün dünyada kentsel dönüşüm probleminin sadece Türkiye’de bulunmadığını, ekonomik bakımdan zorlanan, ekonomik bakımdan büyüme gayreti içinde olan Brezilya, Meksika gibi ülkelerin de kentsel dönüşümde çok zorlandığını belirten Bakan Bayraktar, “Meksika, bizden çok daha kötü durumda. Brezilya’da, çok büyük gettolaşmış bölgeler var. Brezilya, bu işe 520 milyar dolar para ayırdı, gene zorlanıyor. Diğer taraftan Tayland’da, Hindistan’da, Pakistan’da, Mısır’da aynı şekilde. Ama biz, onlardan iki adım öne geçtik. Biz AB’nin desteği ile İspanya’nın başardığını, hakikaten dünyaya model olan Kore’nin kendi gayreti ile başardığını başarmak zorundayız. O noktadayız. Yasanın kaynak noktasında, bir takım argümanları devreye sokacağız. Belediyelerimizden bize gelen 200’ün üzerinde müracaat var. İnsanlarımızdan gelen çok ciddi müracaatlar var. Halkımız da bilinçlendi. Samimiyetle ifade etmek istiyorum. Afet riski altındaki alanların dönüşümü ile Türkiye, büyük bir kalkınmayı yakalayacak. Biz afet riskinden kurtarırken, selden, yangından, depremden, heyelandan binalarımızı kurtarmaya çalışırken, Türkiye’nin gelişmesini, kalkınmasını, büyümesini de tetikleyeceğiz. Burada, inşaat sektörümüz olağanüstü gelişecek” şeklinde konuştu.

“VATANDAŞIN DESTEĞİNİ ALARAK YÜRÜYECEĞİZ”

“TÜRKİYE, ‘OYUN KURUCU’ OLACAK”

Bu konuda en önemli işin de belediyelere düştüğünü de vurgulayan Bakan Erdoğan Bayraktar, “Biz bakanlık olarak işi kucaklayarak götüreceğiz. Fakat belediyelerimizle, valiliğimizle, TOKİ ile diğer kuruluşlarla bu işi yürütmek zorundayız. Yasa üzerinde bir iki hususu açıklığa kavuşturmak istiyorum. Yasanın ana ekseni, bu yasayı vatandaşın kendisinin konfirme etmesidir. Bu yasa ile vatandaşın, kendi riskli evini kendisinin tespit etmesi ve dönüşümü sağlamasıdır. Nasıl? Belediyenin, bakanlığın, yasanın yardımı ile. Bunu vatandaş kendisi yapsın ve burada nitelikli çoğunluk olarak 2/3 çoğunluğu esas aldık. Dedik ki; bu yasa güçlü bir yasa olsun. Diğer yasalara göre biraz daha güçlü olsun ve burada dönüşümü sağlayalım. Artık 20 daireli binada bir kişi anlaşmazlık çıkarıyorsa, 19 kişinin hakkını engellemesin. Bu yürüyebilsin. Bunun için daha basit, hukukun üstünlük prensibini öne koyarak, insanlığın can ve mal güvenliğini öne kayarak bir yasa yapmaya çalıştık. İnşallah bunu bitirdikten sonra süratle yolumuza devam edeceğiz. Kentsel dönüşümün çok elzem olduğunu bildiğimiz kadar, çok zor olduğunu da bilerek hareket etmek zorundayız. Çünkü, insanın oturduğu evi yenileyeceksiniz. Burada zorluk var. Şu anda Türkiye’de kentsel dönüşüm yapılıyor. Belediyeler yapıyor, Büyükşehir Belediyemiz yapıyor. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde, Gaziantep Şahinbey belediyesi çok başarılı. Diğer yanda İzmir’de çalışmamız var, Erzincan, Kars’ta var. 166 noktada şu anda kentsel dönüşüm yapılıyor. Bu zorlukları görüyoruz biz. Çok zor bir iş. Gerçekten vatandaşın desteği olmadan, ‘vatandaşa rağmen’ yol alamazsınız. Vatandaşın desteğini alarak yürümemiz lazım. Üç beş açıkgözler çıktığı zaman, onları da elemine etmek zorundayız. Fırsatçılar, açıkgözler mutlaka çıkacaktır. Ama onları da neme lazımcılık yapmadan, ‘bana ne’

20

nalburteknik.com

Haziran’12

Teknik müşavirliğin de son derece önemli olduğunu ve bu sistemin gelişeceğini belirten Erdoğan Bayraktar, “Bu gün biz, dünyada Çin’den sonra en fazla iş alan ikinciyiz. Ama, parayı getiremiyoruz. Niye? Oyun kurucu değiliz. Oyunu Almanya, İngiltere, Fransa, Amerika kuruyor. Onlar. projeyi yapıyorlar. Oradaki projeleri, ihale dosyalarını onlar düzenliyorlar. Onların dediği yerlerden malzeme alınıyor. İşin zorluğunu biz yapıyoruz, paranın tamamı bize gelmiyor. Teknik müşavirlik gelişse, biz o ülkelerle oyun kurucu olsak, o zaman Fransa ile İngiltere ile, İtalya ile beraber iş yapacağız. Ve onlara geldiği kadar, bize de nakit gelecek, döviz gelecek, malzemeleri Türk şirketleri satacak ki, inşaat malzemelerinde de biz birinci ligdeyiz. Avrupa’da ilk üçün arasındayız. Dünyada üst sıralardayız” dedi.

“MÜTEKABİLİYETİ KALDIRDIK. KENDİMİZE GÜVENEN ÜLKEYİZ”

Yabancılara mülk satışı ile ilgili yapılan düzenlemeye de değinen Bakan Bayraktar, “Yabancılara mülk satışında ‘mütekabiliyet’i kaldırdık. Ama burada da, stratejik konumu, askeri bölgelerin önemi, tarihi dokunun önemine dikkat ederek, Bakanlar Kurulu’ndan karar almak sureti ile bu işi yürüteceğiz. Yoksa her ülkenin vatandaşı, istediği gibi elini kolunu sallayarak gelip buradan gayrimenkul alamayacak. Ülkemizin menfaatleri doğrultusunda. Artık Türkiye güvenilir limandır. Hem komşularımız Körfez ülkeleri olsun. Ortadoğu ülkeleri olsun. Orta Asya ülkeleri olsun. Hatta balkanlar olsun. Türkiye’ye yatırım yapmak istemektedirler. Türkiye’den gayrimenkul almak istemektedirler. Biz bunun önünü açmak durumundayız. İspanya, yabancılara gayrimenkul


gündem

satışından 500 milyar dolar kazandı. Korkunç bir rakam bu. Biz de bunu yapmak durumundayız. Biz de yabancılara mütekabiliyet olmadan satış yapan ülkeler; dünyanın en gelişmiş ülkeleridir, özgüveni en yüksek olan ülkeleridir. Amerika’da serbest, Almanya’da serbest, İngiltere’de serbest. İngiltere tabii 99 yıllığına kat irtifakı şeklindedir. Artık Türkiye olarak büyük bir ülkeyiz. Kendimize güvenen bir ülkeyiz. Türkiye’nin gelişmesi için, kalkınması için, çocuklarımız refahı için, bilimsel dünya ne yapıyorsa onu yapacağız. Burada gayrimenkul son derece önemlidir. Çünkü insanların servet edinme noktasındaki nihai yatırımları, taşınmaz maldır. O bakımdan taşınmaz malı, bir gergef nasıl dokunursa işlememiz lazım” açıklamasında bulundu.

“KÜÇÜK HESAPLAR YAPMADAN BÜYÜK DÜŞÜNMEK LAZIM”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, “Biz şehirlerimizi yeni dizayn ederken, kentsel dönüşümü yaparken, daha çok meydan yapmak durumundayız. Yolları daha geniş yapmak durumundayız. Parkları bahçeleri daha düzenli yapmak durumundayız. Biz çocuklarımızı, sadece binaların odalarında hapseden değil, parkları olan bahçeleri olan evler yapmak durumundayız. İnşallah bunu beraberce gerçekleştireceğiz. Bu gelişme ivmesini taçlandıracak olan, gerçekten Türkiye’ye çağlar üstü bir kalkınma hızı yakalatacak olan, bizim Afet Riski Altındaki Alanların Dönüşümü Yasası’dır. Bu yasa ile, siz değerli meslektaşlarımın vatan eksenli, üretim eksenli bir anlayışla ve sabırla yaklaşmamız lazım. Küçük hesaplar yapmadan, çok büyük düşünmek sureti ile, gelişmiş dünya ne yaptıysa onu yapmamız lazım.”

“ENERJİYİ SAVURAN BİNALARDAN KURTULMAMIZ LAZIM”

“Kafkaslar, Ortadoğu, Türkiye’den bir ümit bekler oldular. ‘Bize de kol kanat gersin, biz de kalkınalım, çoluğumuz çocuğumuz için daha iyi gelecek’ hayal ederek, Türkiye’ye bakmaktadırlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın gözünün içine bakmaktadırlar. Ben bunu Mecliste de, muhalefete de uzun uzun anlatmaya çalışıyorum” açıklamasında bulunan Bayraktar, “Türkiye’de salaş yapı stokunu silip atmamız lazım.

22

nalburteknik.com

Haziran’12

Enerjiyi savuran bu binalardan kurtarmamız lazım. Şu anda yapmış olduğumuz 240 milyar dolar ithalatın, 65-70 milyar dolarını enerjiye veriyoruz. Bu enerjinin yüzde 40’ı, binalarda kullanılıyor. Binalarda kullanılan enerjinin yüzde 40’ı da savruluyor. Binalarımız, ısı yalıtımı yönünden yeterince tecrit edilmiş değil. Bu dönüşümü yaparken tabii ki yoğunluk artmamasına dikkat edeceğiz. Bunu da halkımızın bilmesi lazım. Şehrin merkezi bölgelerinde yoğunluk artışı kimse beklemesin. Mümkün olduğu kadar, halkımızın hiçbir kesimini mağdur etmeden bu dönüşümü gerçekleştireceğiz. Bu bakımdan bu toplantı son derece önemli. Türkiye’nin coğrafi bilgi sistemini geliştirme noktasında da ciddi adımlar atıyoruz. Türkiye’nin 780 bin metrekarelik coğrafyasının neresinde ne var. Tarihi özellikleri, madenleri, dereleri, yer altı kaynakları, zemin durumu, ulaşım yakınlığı diğer özelliklerini bir bir data sistemleri ile, hem tapu dairesindeki 60 milyon parselin özelliklerini, diğer taraftan 780 bin metrekare Türkiye coğrafyasının özelliklerini çevre planlarını yaptırmak sureti ile bunları da çıkartıyoruz. Türkiye’nin her tarafını daha net görebilmek noktasında büyük bir gayret içindeyiz. Türkiye’nin geldiği gelişmişlik noktası baktığımız zaman Türkiye’de de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bunun için kurulmuştur. Şehirlerimizde kasabalarımızda gelişmişlik seviyesini arttırmak için. Baktığınız zaman Almanya’nın 81 milyon nüfusu var. Ama bakarsanız Almanya’nın her tarafı boş, dengeli. Biz de bu gelişmiş ülkelerdeki bütün bilgileri almak sureti ile ülkemizi, ciddi bir beyin fırtınası içindeyiz. Çok ciddi gayret içindeyiz. Türkiye’nin menfaatleri ne ise bunları yapma noktasında. Ama sizin desteğinizle. Vatandaşın desteği olmadan hiçbir şey yapamayız. Bu bakımdan ne zaman olursa, bizim yüreğimizde, kafamızda, dağarcığımızda bunu paylaşmaya insanların menfaatini düşünerek gitme noktasında sizlerle beraber olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Biz, devlet olarak artık kolaylaştıracağız, artık basitleştireceğiz. Biz, her konuda daha basitleştirme ama denetimi biraz daha artırma noktasında kaliteyi yakalayacağız. Bu bakımdan kentsel dönüşümün insanlarımızın canını korumaya yönelik olan bu kentsel dönüşümün ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” sözleri ile konuşmasını bitirdi.


gündem

“Türk şirketleri Avrupa şirketlerini satın alıyor” Türk şirketleri Avrupa firmalarının marka ve dağıtım kanallarını satın aldığını belirten Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan: “Avrupa’da 10 yılda 1 milyon 600 bin şirket kapanacak” dedi

E

konomi Bakanı Zafer Çağlayan, işleri devredecek genç nesil olmadığı için Avrupa’da önümüzdeki 10 yılda 1 milyon 600 bin şirketin kapanacağını belirterek, “Türk şirketleri tarafından Avrupa firmalarının marka ve dağıtım kanalları satın alınıyor. Biz de bu ülkelerdeki şirketlerin alınması noktasında girişimcilere 200 bin dolara kadar hibe desteği veriyoruz” dedi. Yeni Teşvik Sistemi’nin Türkiye’nin yüzde 90’ından fazlası tarafından kabul gördüğünü söyleyen Çağlayan, 2011 yılının Temmuz ayında sistemin oluşturulması ile ilgili olarak 800 sivil toplum kuruluşunun görüşlerinin alındığını belirterek,

24

nalburteknik.com

Haziran’12

“İnsanlarımızın isteklerini Teşvik Sistemi’ne koyduk. Sistemle birlikte Mersin, hak ettiği yere geldi. Çalışma kapsamında 3’ncü bölge teşviklerinden yararlanacak olan Mersin, Karboğazı ve Tarsus-Kazanlı turizm yatırımlarında 5’nci bölge desteği alacak. Genel, bölgesel, büyük ölçekli projeler ve stratejik yatırımlar olarak 4 ayak üzerine kurulan sistem oluşturulurken, her ilin sosyal gelişmişlik endeksi çıkarıldı. Doğu illerimize yapılacak olan yatırımlarla işsiz gençlerimize istihdam sağlayacağız ve gençlerimizi terörün elinden kurtaracağız” ifadelerini kullandı.


Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan

“AVRUPA’DAKİ ŞİRKETLERİN SATIN ALINDIĞI BİR DÖNEME GİRDİK” 88 yıllık Cumhuriyet tarihinin ihracat rekorunun kırıldığını kaydeden Çağlayan, birçok Avrupa ülkesinin ekonomik sıkıntılarla boğuştuğuna dikkat çekti. Çağlayan, Türkiye’nin ihracat ve ithalatın yanı sıra turizm sektöründe de dünyanın 6’ncı, Avrupa’nın ise 4’ncü büyük destinasyon merkezi olduğunu belirtti. Türkiye’nin 2002 yılında 36 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini belirten Çağlayan, “Türkiye bu rakamı 2011 yılında 135 milyar dolara çıkarmıştır. Rakamların yanı sıra gittiğim her ülkede ‘Türkiye’yi nasıl görüyorsunuz?’ şeklinde soru soruyorum ve gittiğimiz yerlerde ‘Türkiye etrafında 4 saatlik uçuş mesafesi ile 56 ülkeye ulaşmaktadır’ diyorum. Dünya gelirinin üçte birine sahip olan bu coğrafyada 1 buçuk milyar insan yaşıyor. 45 yaş ortalamasına sahip olan Avrupa’da önümüzdeki 10 yılda 1 milyon 600 bin şirket kapanacak. Çünkü işlerin devredileceği genç nesil yok. Ülkemizin avantajı da burada ortaya çıkıyor. Yaş ortalaması 29 olan ülkemizi ayakta tutacak olan genç nüfustur. Bu noktada Avrupa ülkeleri tarafından elden çıkarılacak olan şirketlerin satın alındığı bir döneme girdik. Türk şirketleri tarafından Avrupa firmalarının marka ve dağıtım kanalları satın alınıyor. Biz de bu ülkelerdeki şirketlerin alınması noktasında gerekli olan fizibilite, hukuki ve mali konular hakkında araştırmalar yapan girişimcilere 200 bin dolara kadar hibe desteği veriyoruz” şeklinde konuştu.

“YERLİ OTOMOBİL YAPACAK POTANSİYEL VAR” Türkiye’nin otomotiv sektöründe açık verdiğini dile getiren Çağlayan, “Fiat’ın dünya genelinde 170 fabrikası bulunmaktadır. Ancak bu fabrikalar arasında en verimli fabrika da Bursa’daki TOFAŞ fabrikasıdır. Otomotiv zirvesinde sanayicilerimiz ve işadamlarını Avrupa’dan veya herhangi bir yerden şirket satın alacağı zaman finansa ihtiyaç duyduğu takdirde, 10 milyon Euro’ya kadar finans desteği sağlanacak ve bu rakamlara dolar bazında yüzde 5 faiz uygulanacak. Ülkemiz otomotiv sektöründe de 6 milyar dolar değerinde motor ithal ediyoruz ve bu nedenle de açık veriyoruz. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da

‘Türkiye’nin yerli bir otomobili olsun’ diyor. Buradaki amaç Türk mühendisinin ve Türk tasarımcısının üretebileceği bir otomobili olmasıdır. Şu anda otomotiv yan sanayisinde 9 milyar dolar ihracat yapılıyor. Ülke olarak bir otomobilin yüzde 85’ini üretebilecek olanaklara sahibiz. Bizim mühendisimiz son derece zeki ve bizim insanımız dünyanın en büyük şirketlerinde yönetici pozisyonundalar. Ülke ziyaretlerim sırasında iki vatandaşımızla tanıştım. Piyasa değeri 172 milyar dolar olan Coca-Cola ile Western Union şirketlerinin başında Türkler var. Dünyanın neresine gidilirse gidilsin Türk görebilirsiniz. Çünkü yeryüzünde Türk Milleti kadar cesur bir toplum yok” dedi.

“BİRÇOK ŞİRKET YÖNETİM MERKEZİNİ TÜRKİYE’YE TAŞIYOR” Türkiye’nin dünyanın güvenini kazanmış bir ülke olduğunun altını çizen Çağlayan, yurt dışı temasları sırasında devlet başkanlarının ve bakanların Türk girişimciliğini sorduklarını kaydetti. Geçen günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Yatırım Danışma Konseyi Toplantısının yapıldığı söyleyen Çağlayan, “Toplantıya Dünya Bankası’nın birinci başkan yardımcısı katıldı. Dünyanın en büyük şirketlerinin CEO’larını bu toplantıya davet ettik. Toplantıya katılım sağlayanlar ‘Dünyanın en büyük yatırım merkezi Türkiye olacak’ diyorlar. Çünkü birçok şirket, yönetim merkezini Türkiye’ye taşıyor. Öte yandan Cumhuriyetimizin 100’ncü kuruluş yıldönümü olan 2023 hedeflemesinde 500 milyar dolar ihracat yapmayı amaçlıyoruz. Hedefimiz doğrultusunda özel sektörümüz dünyanın her tarafına ihracat yapacağını gösterdi. Türkiye’nin gelişmiş bir ülke olması budur. Borç almayan ülkemiz artık emir de almıyor ve artık gündemi biz belirliyoruz. Önemli olan yatırım ortamını oluşturarak, ekonomik istikrarı devam ettirmek ve ülkemize daha fazla yatırımcı getirmektir” ifadelerini kullandı. Konuşmasında nükleer santrallere de değinen Bakan Çağlayan, Türkiye’nin 2023 hedeflemesinde yüksek enerjiye ihtiyaç duyacağına ve yüzde 6 enerji artışı talebiyle karşı karşıya kalacağına işaret etti.

Haziran’12

nalburteknik.com

25


gündem

3M’den Scotch-Weld hızlı yapıştırıcı ile dünya rekoru 3M, dünya çapında bant ve yapıştırıcı ürünlerinde sahip olduğu uzmanlığı, kazandığı Guinness rekoru ile de tekrar vurgulanmış oldu

3M

’nin yapıştığını bırakmayan Scotch-Weld hızlı yapıştırıcı ailesinden PR100 ile yedi otomobil ağırlığındaki forklift tam bir saat boyunca havada asılı kaldı. Guinness Dünya Rekorları Kitabı onayladı: 3M Scotch-Weld Plastik ve Kauçuk Hızlı Yapıştırıcısı PR100 Dünyanın en güçlü yapıştırıcısı. Yapıştığını bırakmayan 3M Scotch-Weld ailesinin Plastik ve Kauçuk Hızlı Yapıştırıcısı PR100 ile 8,1 metrik ton ağırlığında forklift bir saat boyunca havada asılı kaldı. Bir yapıştırıcının kaldırabileceği en yüksek ağırlığın kanıtlandığı gösteride dünya rekoru kırıldı. Bu yüksek ağırlıktaki forklift tavana iki ucundan çapı 7 cm olan bir vinç askı ile 3M Scotch-Weld Plastik ve Kauçuk Hızlı Yapıştırıcı PR100 ürünü ile asıldı.

26

nalburteknik.com

Haziran’12

Araç kaldırma işlemi RWTH Aachen Üniversitesi’nden mühendisler Dr. Markus Schleser ve Jens Schoene gözetiminde gerçekleştirildi ve canlı olarak Alman televizyon programı Terra Xpress’te yer aldı. Rekorun kırıldığı sırada şahitlik yapmak ve rekoru onaylamak için Guinness Dünya Rekorları hakemlerinden Olaf Kuchenbecker de etkinlikte hazır bulundu. Rekor için hazırlanan Alman ekip 8,1 tonluk rekoru kırıp bir önceki rekoru gölgede bırakmak için ciddi bir çaba sarf etti. Ancak asıl işi gerçekleştiren Scotch-Weld Plastik ve Kauçuk Hızlı Yapıştırıcısı PR100 oldu.

3M SCOTCH-WELD 3M, dünya çapında bant ve yapıştırıcı ürünlerinde sahip olduğu uzmanlığı, kazandığı Guinness rekoru ile tekrar vurgulanmış oldu. Rekor ile ilgili 3M Türkiye Endüstriyel Bant ve Yapıştırıcılar Bölümü Pazarlama Koordinatörü Asena Kök; “ Bu rekor denemesinde yapılan uygulama ile 3M Scotch-Weld ailesinin Plastik ve Kauçuk Hızlı Yapıştırıcısı PR100’ ün ne kadar kuvvetli ve güvenilir olduğu kanıtlanmış oldu. Rekor kırarak gücünü kanıtlayan 3M Scotch-Weld ailesi, hem endüstriyel hem de günlük kullanıma uygun vida sebitleme, boru sızdırmazı gibi yüzden farklı ürünü ile tüm kullanıcılar için oldukça ekonomik çözümler sunuyor” dedi. Yüksek sıcaklık dayanımı ile her türlü demir, plastik, kauçuk gibi yüzlerce farklı malzeme kombinasyonunu birleştirebilen 3M Scotch-Weld ailesi, beş ile on dakika içerisinde kürleniyor, bir saat içerisinde de performansının yüzde seksenine ulaşarak çok kuvvetli bir yapışma sağlıyor. Çok basit ve pratik bir şekilde uygulanabilen 3M Scotch-Weld ailesi, koku yaymadan kürleniyor, titreşime ve yüksek ısıya karşı yüksek dayanım sağlıyor. Tüm bu özellikleri ile birleşmesi çok zor, hatta imkânsız olan malzemeleri dahi yapıştırıyor ve kullanıcıya birçok alanda sınırsız uygulama yapabilme imkânı sunuyor. Büyük bir başarıya imza atarak Guinness Dünya Rekorlar Kitabı’nda giren Scotch-Weld Plastik ve Kauçuk hızlı yapıştırıcısı PR100, Scotch-Weld ürün ailesinin bir üyesi. Bu teknoloji çok pratik, yüksek mukavemetli eklemler gerektiren birçok endüstriyel uygulamalarda cıvata, kaynak, perçin ve vida gibi geleneksel bağlama yöntemlerine alternatif kolay kullanım olanağı sunuyor.


gündem

ZOW 17-20 Ocak 2013’te gerçekleştirilecek

B

u kararın alınmasında, öncelikli olarak sektörümüzden gelen talep ve ülkemizin önde gelen mobilya fuarının hemen öncesinde gerçekleştirilecek olmasının etken olduğunu söyleyen ZOW yetkilileri; “Daha önce 2008 Ocak’ında yapılan ZOW’un başarısı da sektör tarafından ayrıca vurgulanmaktadır. Clarion Events Türkiye olarak bu değişikliğin katılımcılarımız ve ziyaretçilerimiz açısından önemli bir takvim değişikliği olduğunun bilincindeyiz. Ancak inancımız, aldığımız bu karar ile sektörümüzün her yılın son çeyreğinde yer alan yoğun fuar programının daha verimli bir şekilde organize edilebileceği ve bunun katılımcılarımız ve ziyaretçilerimiz açısından daha konforlu bir iş ortamı sağlayacağıdır. Bir diğer önemli nokta ise, yeni bir yıl başlangıcı ile firmalarımızın üretim planlamalarında yeni ürün tasarımları ve fikirlerin programlandığı,farklı konseptler üzerinde çalışıldığı ve yeni iş olanaklarının ivme kazandığı bir dönemde gerçekleştirmeyi planladığımız ZOW fuarının sektörümüze katkısının çok daha fazla olacağıdır.”

“EN İYİ HİZMETİ VERMEK İÇİN UĞRAŞ VERİYORUZ” ZOW 2013, sektörel talebe en uygun hizmeti sağlayabilmek için üç unsur üzerinde özellikle odaklanacağı bilgisini veren yetkililer; “Öncelikle endüstriyel mobilya üreticilerinin her yıl düzenli olarak ziyaret ettikleri IMM Köln ve Living Kitchen Mutfak Fuarları da ZOW Fuarı ile aynı tarihlerde düzenlenecektir. Dolayısıyla yurt içi ve yurt dışı dernek ve firmaların seyahat programlarında, İstanbul aktarmalı olarak yolculuk eden sektör temsilcilerini, IMM Köln fuarı ile eş zamanlı ziyaretçi olarak ağırlamayı hedeflemektedir. Bir diğer önemli gelişme ise alışıla gelmiş şekilde ZOW ile entegre düzenlenen makine fuarının yerini, sektörden alınan geri bildirimlerin değerlendirilmesi sonucunda, farklılık

28

nalburteknik.com

Haziran’12

Clarion Events Türkiye, ZOW Danışmanlar Kurulunun öncelikli olarak üzerinde hassasiyetle durduğu, sektörel bir talep olan tarih değişikliğine giderek, Eylül 2012’de düzenlenmesi planlanan ZOW Istanbul fuarının tarihini, 17-20 Ocak 2013 olarak değiştirdi oluşturacak ve inovatif makine sistemleriyle ilişik unsurlar içeren bir çalışmaya bırakacak olmasıdır. Bu konu üzerinde sektörün öncü uluslararası dernek ve firmaları ile işbirliği içerisinde konsept ve içerik belirleme çalışmaları devam etmektedir. Son olarak, ZOW 2013 öncelikleri arasına yapı ürün grupları ve hareketli mobilyalar olarak tanımlanan unsurları da katarak Proje Gruplarının, Mimar, İç-mimar, Endüstri Ürünleri Tasarımcılarının özellikle ziyaret edecekleri bir fuar olması hedefi konulmuştur. ZOW’un kendine özgü konsepti ve sayılan grupların bu ortam da daha konforlu bir fuar ziyareti gerçekleştirebilecek olmaları da bizleri ayrıca mutlu etmektedir.” Yukarıda belirttiğimiz önceliklerimizin doğrultusunda ortaya koyduğumuz yeni ZOW yaklaşımımızın katılımcı firmalarımız ve ziyaretçilerimiz için daha yüksek standartlarda daha etken bir hizmet almaları için önemli olduğununu düşüncesindeyiz. Bu konuda ZOW ekibine fikir ve öneri desteği veren sektör lideri firmalarımız sayesinde 17-20 Ocak 2013 tarihlerinde 5.kez düzenlenecek olan ZOW “Uluslararası Mobilya İmalat Endüstrisi, İç Tasarım Aksesuar ve Ekipmanları Fuarı” nın yeni anlayış ve tarihi ile birlikte daha başarılı olacağını da sözlerine eklediler.


gündem

Tüm Plastik’in Nozbart markalı pompaları beğeni toplamayı başardı Tüm Plastik katılımcı olarak yer aldığı 2-5 Mayıs Pool Expo ve 2-6 Mayıs Yapı fuarlarını başarı ile tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyor

H

er iki fuarın eş zamanlı olması zorlu ama çok güzel bir süreçti. Pool Expo fuarında büyük bir stant da sergilediğimiz ürünlerimiz göz doldururken markamızın bilinirliği, yurtdışı firma ve yayın organlarının ilgisi bizi onurlandırdı diyen firma yetkilileri; “Firmamız standında ilk kez sergiye çıkan Tsunami serisinden 25 Hp ve 30 Hp çarkı da dahil termoplastikten mamul Nozbart pompalar büyük ilgi gördü. Üretim ağımıza eklenen yeni nesil pompa serilerimizle 3000 çeşidin üzerinde parça imalatımız ile ürün gamımız genişlemiştir. Bizim için yeni ürünlerimizi tanıtma, dostlarımızla bir araya gelme anlamında olan bu fuarlar özellikle Pool Expo açısından son derece verimli geçti. Uzun zamandır bu fuarlara katılmaktayız ve açıkçası bu sene Pool Expo’nun bu kadar yoğun geçeceğini tahmin etmiyorduk. Daha önceleri sektördeki diğer arkadaşlarımızla buluşma şeklinde geçen havuz fuarı bu sene daha verimli oldu. Ürünlerimize olan yoğun ilgi bizleri çok mutlu eti. Türkiye’nin geldiği nokta açık ve nettir.”

30

nalburteknik.com

Haziran’12

“EMİN ADIMLARLA YÜRÜMEYE DEVAM EDİYORUZ” Fuarda fark ettiğimiz diğer bir husus firmamızın adı olan Tüm Plastik’ten ziyade markamız olan Nozbart adının ön planda olmasıdır diyen firma yetkilileri; “Nozbart markası kendi alanında birçok dünya ülkesinde bilinen bir markadır. Biz Tüm Plastik olarak bunun aynı zamanda bize çok büyük bir sorumluluk yüklediğinin bilinci ile var gücümüzle çalışmaya ve memleketimize insanımıza dünyaya kaliteden ödün vermeden verimli ve başarılı ürünler sunmaya devam edeceğiz. Alanında markası ile yıllardır bilinen kalitesi ile kendini ispatlamış bir firmanın üst düzey yetkilisinden duyduğumuz onur ve gurur verici sözler; “Biz iyi pompa yapıyoruz ama siz hem iyi hem de en büyüğünü yapabiliyorsunuz.” bizleri heyecanlandırmış ve onurlandırmıştır. Tüm Plastik’in kurucusu ve temel direği Nozbart markasının isim babası İbrahim Hakkı Uysal’a ve bütün Tüm Plastik ekibine ve bize güvenen, inanan yanımızda olan tüm dostlarımıza buradan teşekkürü bir borç biliriz. Bu başarı bir bütünün sizlere yansıyan en güzel parçasıdır. Sizlerden aldığımız güç ve enerji ile birlikte yolumuza devam ediyoruz. Daha nice başarıları hep beraber görebilmek heyecanıyla.”


boya izolasyon

BTM, 35. Uluslar arası Yapı Fuarı İstanbul’daki standı ile göz doldurdu Su ve ısı yalıtımı, çatı kaplama malzemelerinde geniş ürün yelpazesiyle faaliyet gösteren BTM, İstanbul’da düzenlenen, “35. Uluslararası Yapı İstanbul Fuarı”nda, eşi görülmemiş stand tasarımı ile sektördeki son yeniliklerini tanıttı

B

eylikdüzü TÜYAP’ta 2–6 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen ve 1200’e yakın kuruluşun katıldığı fuarda BTM’nin standı ziyaretçileri şaşırttı. BTM yetkilileri, standın kaplumbağanın kabuğundan esinlenerek tasarlandığını söyledi. Standın ortasında yer alan kabukta BTM Shingle ve BTM Corrubit ürünleri sergilendi. Yine burada BTM ürünlerinin uzun ömürlü ve dayanıklı oluşu kamplumbağa kabuğuna gönderme yapılarak lanse edildi. Fuarda, BTM Shingle ve BTM Corrubit dışındaki ürünler ise detay maketleri ile sergilendi ve BTM’nin deneyimli ekibi, bayi ve profesyonel ziyare tçilerle tek tek ilgilendi. BTM’nin yurtiçi ve yurtdışı fuarlardaki başarısıyla yeni pazar ve müşterilere ulaştığını belirten Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Orkun Ürkmez, “Son yıllarda yalıtım sektörüne artan ilgi, tüketicilerin bilinçlenmesi ve devletin enerji verimliliği politikaları tüm sektör için sevindirici olmalı. Fuar sayesinde görüyoruz ki, her geçen sene bilinçli tüketici sayısı da artıyor. Bunlar ülkemiz için önemli gelişmelerdir. Umuyoruz ki, bu bilinç artarak devam edecek ve yalıtımın ülke ekonomisine katacakları herkes tarafından bilinecektir” diye konuştu. Sözlerine “BTM olarak bu bilinçlendirme çalışmalarına olan katkılarının devam edeceğini ekleyen Ürkmez, daha alınacak çok yol var, biz BTM olarak üzerimize düşen görevi her zaman yapmaya hazırız” dedi.

32

nalburteknik.com

Haziran’12

BTM, AVRUPA SHİNGLE ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ’Nİ İZMİR’DE AĞIRLADI Avrupa Shingle Üreticileri Birliği (EBSO) Yönetim Kurulu Üyeleri BTM’nin misafiri olarak İzmir’deydi. Her sene başka bir yönetim kurulu üyesinin davetlisi olarak o ülkeye ziyaret gerçekleştiren grup, bu senede BTM Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Orkun Ürkmez’in davetlisi olarak İzmir’e geldi. 3-4 Mayıs tarihlerinde Türkiye’de olan konuklar İzmir’in gözbebeği Kordon’da akşam yemeği yediler. Ertesi gün BTM’nin üretim merkezinde EBSO Yönetim Kurulu toplantısı gerçekleşti. Toplantıdan sonra grup fabrikayı gezdi ve öğle yemeğinin ardından Kuşadası Efes Antik Kenti’ni görmek üzere yola çıktı. Organizasyondan tüm davetlilerin çok memnun kaldıklarını dile getiren Orkun Ürkmez “EBSO Yönetim Kurulu üyelerini ağırlamaktan mutluluk duyduk. Güzel şehrimiz İzmir’de 2012 yılı ilk EBSO Yönetim Kurulu toplantısını gerçekleştirdik ve 2020 EXPO İzmir bilgilendirmesi yapmak için fırsatımız oldu. Misafirlerimiz Fransa’dan, İtalya’dan ve Finlandiya’dan geldiler. Şimdi kendi ülkelerinde İzmir’imizi anlatacaklar. Bu toplantı sayesinde hem sektör ile ilgili bilgi alış verişinde bulunduk, hem de ülkemizi ve şehrimizi tanıtma fırsatı bulduk” dedi.


boya izolasyon

AkzoNobel Marshall Boya, hayatı renklendirmeye devam ediyor

F

otosentez prensibinden ilham alınarak oluşturulan bu temanın renk paletinde, erken baharın verdiği his ile fidan ve filizlerin tazeliği kadar su, güneş, toprak ve kil de öne çıkıyor. “Renklendir Hayatı” sloganıyla yeni yılda da insanların hayatına renk katmaya devam eden AkzoNobel Marshall Boya, uluslararası çapta yürüttüğü araştırmaları sonucunda belirlediği 2012 Teması, Renk Paleti ve Renkleri ile hayatı renklendirmeye devam ediyor. 2012’nin beş ana renk trendinden biri olan “Tohum Atmak” teması, günümüz şehir yaşamında, daha yeşil, daha taze ve sadece bir tohum ekerek yepyeni bir hayatın mümkün olduğunu vurguluyor.

“DÜNYANIN HAYALPERESTLERE İHTİYACI VAR”

AkzoNobel Marshall Boya’nın “Tohum Atmak” başlığı altında topladığı trendi, değerli, sağlıklı, narin, özgün ve yeni bir hayat kavramlarıyla özdeşleşiyor. “Dünyanın hayalperestlere, en önemlisi de hayallerini gerçek yapanlara ihtiyacı var” felsefesinin canlı örneğini temsil ediyor. Özellikle doğayla olan kişisel bağımızla ilgili olan bu temanın, ilk bakışta sıradan gibi görünmesine karşılık yakından incelendiğinde bütün bir bitkinin, küçücük bir tohumdan büyüyebileceğini gösteren hoş bir gerçeklik hakkında olduğu anlaşılıyor.

DOĞAYI EVİNİZE DAVET EDİN

AkzoNobel Marshall Boya, 2012’nin beş ana renk trendinden biri olarak belirlediği “Tohum Atmak” teması ile herkesi, doğanın da yenilenmeye başladığı bu dönemde, yenilenmeye ve doğayla olan kişisel bağını güçlendirmeye davet ediyor

Küçük bir tohum, insanlar için değeri olan birçok şeyi ifade ediyor. Bitkiler, birer dekoratif öğe olmanın ötesine geçerek, doğanın hassas dengesi ve önemini de yansıtıyor. Doğayı, evin içine kadar getirerek, insanların, doğanın sunduklarıyla yaşamasını, körpe yaprakların güzelliği ve aniden açan çiçeklerin sürprizlerinden keyif almasını sağlıyor. Hindistan’da Ayurvedik pratisyenler hastalara, tedavi edici özelliklere sahip bitkileri, evlerinde yetiştirmelerini tavsiye ediyor. Bitkiler, hem ruha hem de bedene iyi geliyor. Ayrıca, günümüzde insanlar evlerinin içinde ya da varsa bahçelerinde kendi sebzelerini yetiştiriyor, şehrin en ümitsiz kısımları, daha iyi birer yaşam alanı haline geliyor.

FİLİZLERİN TAZELİĞİ, SU YEŞİLİ VE PARLAK ÇİÇEK RENKLERİ BİR ARADA Bitkilerin yaptığı fotosentezden ilhamını alan temanın renk paletinde, erken baharın verdiği his ile fidan ve filizlerin tazeliğinin olduğu kadar su, güneş, toprak ve kil de önemli yer tutuyor. Renk paletindeki su yeşili, yağmur bulutları, soluk pastel ve nötrler, koyu toprak tonları ve parlak çiçek renkleriyle birlikte kullanılarak, keyifli bir iç mekan bahçesi oluşturuyor.

AKZONOBEL YARININ CEVAPLARINI BUGÜN VERİYOR

Dünyanın en büyük boya ve kaplama kuruluşu olan AkzoNobel, aynı zamanda da esaslı bir ölçekte özel kimyevi maddeler üretimi alanında faaliyet gösteriyor. Küresel olarak, gerek sanayiye gerek tüketicilere yeni ve gelişmiş ürünler sunmanın yanı sıra müşterilerinin ihtiyaçlarına da kalıcı çözümler üretiyor.

34

nalburteknik.com

Haziran’12


boya izolasyon

Kentsel dönüşüm ile şehirler modern mimariye kavuşacak Entegre Harç Genel Müdürü Cem Çelik

Entegre Harç Genel Müdürü Cem Çelik, “20 yıl sonra enerji ihtiyacı daha da artacak. Kentsel dönüşümle beraber binalarda yapılan mantolama, Türkiye’de ileride enerji açığının kapanmasına yardımcı olacak. Ayrıca dış görünümü kötü olan binalar da yenilenmiş olacak. 2017’de daha güzel ve modern bir Türkiye ile karşılaşacağız” dedi.

E

ntegre Harç Genel Müdürü Cem Çelik, 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren geçerli olan yeni yasa gereği 2017 yılına kadar tüm binaların ‘Bina Enerji Kimlik Belgesi’ alması gerektiğini fakat birçok kişinin konu hakkında haberi dahi olmadığını söyledi. Kentsel dönüşüm projelerinin binalarda ısı yalıtımı konusunda büyük katkı sağlayacağını belirten Çelik, “Isı yalıtımı gerçekten çok önemli bir konu çünkü ciddi derecede bir enerji tasarrufu sağlanıyor. Kışın evler daha sıcak yazın ise soğuk kalıyor. Böylece doğalgaz ve elektrik faturaları yüzde 50 oranla azalıyor” dedi.

KENTLER MODERN YÜZE KAVUŞACAK Kentsel dönüşüm projeleri sayesinde yıkılıp yeniden yapılacak binaların mantolanmış olacağını ifade eden Cem Çelik, “Yeni yapılan binalarda zaten ısı

36

nalburteknik.com

Haziran’12

yalıtım sistemleri yapılıyor. Eski binalar da kentsel dönüşüm sayesinde mantolanacak. Bu da demek oluyor ki ciddi bir enerji tasarrufu sağlanacak” diye konuştu. Hazırlanacak kentsel dönüşüm projelerinin uzun vadeli düşünülmesi gerektiğini dile getiren Çelik, şunları söyledi: “20 yıl sonra enerji ihtiyacı daha da artacak. Bu yüzden Avrupa’da olduğu gibi mantolama kalınlıklarının yüksek tutulması ülkemiz menfaatinedir. Kentsel dönüşümle beraber binalarda yapılan mantolama, ülkemizin ileride enerji açığının kapanmasına da yardımcı olacak. Ayrıca ülkemizde birçok binanın dış cephesi bakımsız. Alçı halinde bırakılanlar var, boyası dökülenler var. Mantolama sayesinde binaların dış cephesi boyanıyor. 2017’de daha güzel ve modern bir Türkiye dolayısıyla İstanbul göreceğiz” dedi.


boya izolasyon

Albera Nova formül 5 gücüyle raflarda Dünyanın Rengi Albera’dan yine bir ilk Albera Nova. Silinebilir iç cephe ürünlerine Formül 5 teknolojisiyle yenilik getirmeyi amaçlayan Albera, Nova’yı tüketicilerin beğenisine sundu

Ş

imdiye kadar tek bir boyada bulunamayan 5 üstün özelliği bir araya getiren Albera, Nova ile tüm beklentilere cevap veriyor. Formül 5:Tam silinebilir.Leke tutmaz.Anti alerjik.Yüksek örtücülük. Ekstra pürüzsüz yüzey. Her türlü iç cephe yüzeyine uygulanabilen silikon esaslı Albera Nova, özel bağlayıcı yapısı sayesinde yüzeye çok iyi yapışıyor, çatlama ve kabarma yapmıyor. Yüksek örtücülük özelliğine sahip Albera Nova içerdiği özel dokular sayesinde ekstra pürüzsüz bir yüzey sunuyor. İpek mat görünümü ile yaşanılan mekanlarda kalitenin hissedilmesini sağlayan Albera Nova, tam silinebilir ve leke tutmayan özelliği ile uzun kullanım ömrüne sahip.

38

nalburteknik.com

Haziran’12

ANTİ ALERJİK ÖZELLİĞİYLE SAĞLIKLI MEKANLAR İnsan sağlığına ve çevreye duyarlı olarak üretilen Albera Nova, anti-alerjik yapısı ile özellikle astım ve benzeri rahatsızlığı bulunan kişilere daha rahat bir yaşam alanı sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre insanlar gün içinde zamanlarının %80 - 90’ını iç mekânlarda geçiriyor. İç mekan kirlilikleri ise insanları dışarıda oluşan hava kirliliğinden daha fazla tehdit ediyor. Özellikle göz, burun, boğaz problemleri, baş ağrısı, baş dönmesi, bitkinlik, aşırı yorgunluk, hatta akciğer kanseri gibi hastalıklara ev ya da ofis ortamlarında bulunan çeşitli bakteriler, küf ile halıların içinde bulunan tozlar neden oluyor. Formül 5 teknolojisine sahip Albera Nova, kapalı mekanlarda oluşan kötü koku moleküllerinin, duvarlara yapışarak çeşitli bakterileri oluşturmasını engelliyor. Küçük çocuklar ya da astım hastaları gibi ortamda bulunabilecek bakterilerden çabuk etkilenebilecek kişiler başta olmak üzere, genel olarak insan sağlığı açısından Albera Nova, yaşam alanlarını sürekli olarak temiz tutuyor. 2012 yılının Nisan ayında tüketicilerle buluşan Albera Nova, silinebilir iç cephe ürünlerinde kalite çıtasını yükseltmek amacıyla yaklaşık 1,5 yıl süren Ar-Ge çalışmalarının ürünü olarak piyasaya sürüldü. Albera Nova, Formül 5 gücüyle yeni sezonun en çok tercih edilen ürünü olmak için raflarda.


boya izolasyon

FİXA Yapı Kimyasalları 10. kuruluş yıldönümünü kutladı Türk Yapı Kimyasalları sektörünün lider kuruluşlarından FİXA Yapı Kimyasalları 10. kuruluş yıl dönümünü 4 Mayıs 2012 tarihinde düzenlediği bir gece ile kutladı “SÜREKLİ BÜYÜYEREK BİR DÜNYA MARKASI OLMAYI HEDEFLİYORUZ” Ekip olarak halen ilk günkü heyecan ile işlerine sarıldıklarını, bu sayede de sağlıklı bir gelişim sergilediklerini söyleyen Ekin “şirketimiz geride bıraktığı on yıllık süreçte kuruluş dönemini tamamlamıştır. İnşallah ikinci 10 yılımızı kutladığımız zaman çok daha gelişmiş bir şirket olarak karşınızda olacak. Çünkü biz Türk şirketleri olarak yurt dışındaki rakip şirketlerin çok gerisinden geliyoruz. Onların yüz yıl öncesinden başladığı yatırımlara biz ancak birkaç sene öncesinde başlayabildik. Dolayısı ile aramızdaki farkı çok kısa sürede kapatmamız gerekiyor. Teknoloji ve Ar-Ge de çok hızlı ilerliyor.Bizim bundan sonraki hedefimiz mevcut ürettiğimiz konvensiyonel ürünlerde sürekli büyüyerek bir dünya markası olmak, ama bunun yanı sıra sadece yurt dışındaki Ar-Ge’yi buraya getiren bir şirket değil, bilakis kendisi Ar-Ge üreterek yurtdışında taklit edilen bir firma konumuna ulaşmaktır” dedi.

i

stanbul Kaya Ramada Plaza’da düzenlenen ve 300’e yakın davetlinin katıldığı gecenin açılış konuşmasını firmanın genel müdürü Ali Murat Ekin yaptı. 10 yıl önce kısıtlı imkânlarla kurdukları firmalarını pek çok köklü kuruluşa göre kısa sayılabilecek bir süre içinde sektörün lider firmaları arasına taşımayı başardıklarını, bu başarıda da firma çalışanlarından tedarikçi ve müşterilere kadar herkesin önemli katkılarının bulunduğunu ifade etti. Başlangıçtan bu yana kendilerine inanan ve güvenen tüm tedarikçi ve müşterilerine, özverili çalışmaları nedeniyle de tüm çalışanlarına teşekkür eden Ali Murat Ekin, bugüne kadar sergiledikleri istikrarlı büyüme tablosunu bundan sonrada devam ettireceklerini vurguladı. Firma büyüklüklerinin sahip oldukları üretim tesisi sayısı, üretim kapasitesi, gerçekleştirilen satış miktarları ile ölçüldüğünü söyleyen Ekin, kendileri açısından ise yaptıkları işi ciddiye alıp yapılan üretim ve verilen hizmetlerde sıfır hata ile müşterilerinin karşısına çıkmanın bir başarı ölçüsü olduğunun altını çizdi. 2011 yılı içinde kendilerine gelen 82 adet müşteri şikayetini değerlendirdiklerinde sadece 2 tanesinin üretimden kaynaklı bir hata olduğunu tespit ettiklerini söyleyen Ali Murat Ekin “bu verilerin bu kadar düşük olması bizi son derece mutlu ediyor. Bugün milyonda bir hata yapmak yurtdışında bile olsa birçok firmaya nasip olmuyor.” dedi.

40

nalburteknik.com

Haziran’12


boya izolasyon

Düfa Thermal Isı Yalıtım Sistemleri Yüzde 50 enerji tasarrufu için Düfa Thermal Isı Yalıtım Sistemleri. Kışın ısıtma yazın ise soğutma giderlerinde yüzde 50 tasarruf sağlıyor

B

aşta küresel ısınma olmak üzere, her geçen gün yükselen yakıt fiyatları nedeniyle binalardaki yalıtım gün geçtikçe daha büyük önem kazanıyor. Boyanın ustası Düfa, kışın ısıtma yazın ise soğutma giderlerinde yüzde 50 tasarruf sağlayan Düfa Thermal Isı Yalıtım Sistemi’ni sunuyor. Düfa Thermal Isı Yalıtım Sistemleri uygulandığında binanın dış duvar yüzeylerini koruma altına alıyor. Bu sitem, iç ortamdaki sıcaklık değeri ile dış duvarların iç yüzeyi arasındaki sıcaklık değer farkını azaltarak, ısınmak ve soğutmak için harcanan enerji masrafını minimize ediyor. Evlerde yoğuşmayı dolayısıyla küf ve bakteri oluşumunu engelleyerek sağlıklı yaşam alanları yaratan Düfa Thermal Isı Yalıtım Sistemleri, hem üretim teknolojisi bakımından, hem de sistemin getirdiği çevresel avantajlar bakımından doğaya saygılı bir sistem olma özelliği taşıyor. Uluslararası kalite ve avantajlı fiyatlarla sunulan Düfa Thermal Isı yalıtım Sistemleri, ısıtma ve soğutma sektörüne getirdiği verimlilikle atmosfere zarar veren gazların tüketimini en aza indirerek hava kirliliğini azaltıyor ve yüzde 50’lere varan enerji tasarrufu sağlıyor. Sitem ayrıca eski yapılara yeni ve güçlü bir cephe oluşturarak konutların değerini arttırıyor.

42

nalburteknik.com

Haziran’12


İhtiyacın kadar kullan, kullandığın kadar öde... “Akıllı” Daire Giriş İstasyonu

hattat.info

Merkezi ısıtma sisteminin avantajlarını ve bireysel ısıtma sisteminin konforunu bir arada sunar. • Yüksek enerji tasarrufu • Bireysel ısınma ve daire girişinde kullanım sıcak suyu üretme imkanı • Hassas ölçüm ve adaletli paylaşım • Kullanım sıcak suyunda maksimum konfor

www.aktifcevre.com.tr info@aktifcevre.com.tr

Okmeydanı Halil Rıfat Paşa Mh. Yüzer Havuz Sk. No: 8 Akplaza 34384 Şişli / İSTANBUL Tel: 0212. 495 23 53 (pbx) Fax: 0212. 495 23 73


hırdavat el aletleri

Aktif Grup yeni ürünleri ile ziyaretçilerin ilgi odağıydı İki önemli etkinlikte yer alan Aktif Grup, 2012 yılında da yurt içinde ve yurt dışında birçok fuarlara katılıp, ürünlerinin kalitesini tüm dünyaya tanıtmayı amaçlıyor sağlamaktadır. Aktif Grup; 2012 yılında da yurt içinde ve yurt dışında bir çok fuarlara katılıp, ürünlerinin kalitesini tüm dünyaya tanıtmayı amaçlamaktadır

ÇEVRECİ VE TASARUFLU ÜRÜNLERİNİ TANITTI Aktif Grup, 02-05 Mayıs tarihleri arasında Cnr Expo fuarında gerçekleştirilen ISK-Sodex 2012 İstanbul Uluslararası Fuarı’na da katıldı. Özellikle Aktech markalı Akıllı Daire Giriş İstasyonu, Yağmur suyu toplama sistemi, Gri su geri kazanım sistemi ve Grez markalı gömme rezervuar ürünleri fuarın ilgi odağıydı.

HEM SİZ KAZANIN HEM DE DOĞA KAZANSIN

A

ktif Grup, 02-06 Mayıs tarihlerinde Tüyap fuarında gerçekleştirilen 2012 Turkey Build İstanbul Yapı Fuarı’na katıldı. Özellikle Aktech markalı Gri Su Geri Kazanım Sistemi ve Grez markalı Gömme Rezervuar ürünleri ile ziyaretçilerin ilgi odağıydı. UNESCO, Çevre Ve Orman Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın desteklediği “18. Uluslararası Çevre Proje Olimpiyatında (INEPO)” Çevreci Kuruluş Ödülü alan; AKILLI SU YÖNETİMİ SİSTEMİ de, yine fuardaki katılımcılara tanıtıldı. Sessizliğin yeni adı “Grez Gömme Rezervuar” 10 farklı modeli ile müşterilerinin beğenisine sunulan “Grez Gömme Rezervuarlar su tasarrufu, sessiz boşaltma özelliği, ses ve nem yalıtımı, kolay montajı ile firmamızın teknoloji ve tasarım konusundaki farklılığını ortaya koymaktadır.

KAYBETTİĞİNİZ SUYU GERİ KAZANIN “AKTECH” GRİ SU GERİ KAZANIM SİSTEMLERİ Duş, lavabo ve küvetlerden toplanan (fosseptik atık içermeyen) evsel atık sular, biyolojik arıtma sonrası membran filtrelerden geçirilerek %99,9999 oranında virüs ve bakterilerden arındırılarak elde edilen bu sular, Avrupa Birliği yıkanma suyu kriterlerini ve DIN 19650 sulama suyu hijyen şartlarını fazlasıyla karşılamakta olup; tuvalet rezervuarlarında, bahçe sulamada, araba yıkamada ve süs havuzlarında tekrar kullanılabilmektedir. Gri su geri kazanım sistemlerinin amortisman süresinin kısalığı otel, konut, öğrenci yurdu ve tatil köyü projelerinde tercih edilmesini

46

nalburteknik.com

Haziran’12

Aktech-Graf Yağmur Suyu Toplama Sistemleri ile içme suyu tüketiminizi en az % 50 azaltabilirsiniz. Sistemde kullanılan son teknoloji sayesinde tüm ihtiyaçlarınızı kolaylıkla ve güvenilir bir şekilde karşılayabilirsiniz. Günlük su tüketim ihtiyacının kişi başı 150 Ltr. olduğu kabul edildiğinde bu ihtiyacın %50 si hiçbir kayıp olmadan ve kolaylıkla yağmur suyu ile karşılanabilmektedir. Yağmur suyunu; rezervuarlarda, temizlik işlerinde ve bahçe sulamada kullanabilirsiniz.

ÇEVRECİ, KONFORLU VE ADALETLİ PAYLAŞIM (SICAK SU PAYLAŞTIRMA İSTASYONU) Aktech markalı sıcak su paylaştırma istasyonu ile, kullanıcı ısınma gideri kadar ücret ödeyerek enerji tasarrufu sağlar. Daire kompakt sıcak su hazırlama istasyonu sayesinde, daire girişinde sıcak su hazırlanabilmekte ve kazan dairesinde bir boylere ve boylerden her daireye çekilen sıcak su boru hattına ve resirkülasyon hattına gerek kalmamaktadır. Tüketilen ısı miktarı ve sıcak su miktarı tek bir kalorimetre üzerinden takip edildiği için ayrıca bir sıcak su sayacına gerek kalmamaktadır.


hırdavat el aletleri

Jakko fuarlar ile büyümeye devam ediyor Jakko markasını tüm dünyada bilenen bir marka yapma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini belirten firma yetkilileri, bu doğrultuda fuarların kendilerine kılavuz olduğunu söylediler

F

uarlar Jakko’nun, pazarlamada kullandığı mecralar biri. Yıllık ortalama yurt içi ve yurtdışı olmak üzere 20 civarında fuara katıldıklarını belirten firma yetkilileri; “Bizim için buralarda olmak çok önemli. Fuarları, müşterilerimizle bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Bu alana ciddi bütçe ayıran bir firmayız. Bu doğrultuda da HannoverMesse tarafından düzenlenen ISK-Sodex 2012 Fuarı’na uluslar arası ve yurtiçi müşterilere ulaşmayı hedefleyerek, büyük beklentilerle katıldık.” 2012 Jakko için büyük bir atılım yılı olacağını söyleyen yetkililer; “Bu yıl iç piyasaya girmeye karar vermemiz nedeniyle yurt içi müşteriler bazında da beklentilerimiz var. Gerek yurtiçi gerek uluslar arası müşterilere ulaşmak hususunda fuarın bize çok olumlu katkıları oldu. Firmamızdaki yenilikleri ziyaretçilere birebir gösterme imkânı bulduk ve çok önemli iş bağlantıları yaptık. 4 günlük fuarın tümünden hayli memnun ayrıldık. Bilindiği gibi çok genç bir firmayız ve çok başarılıyız. Türkiye’de ihracat yapan ilk 1000 firma içerisindeyiz. Bunun gururunu yaşıyoruz. Fuar süresince ve sonrasında ziyaretçiler ve müşterilerimiz tarafından almış olduğumuz iltifatlar ile doğru yolda olduğumuzu bir kez daha görmüş olduk.”

48

nalburteknik.com

Haziran’12

İHRACAT İYİ NOKTADA Jakko sektörde beş yıllık bir geçmişe olmasına rağmen çok büyük mesafeler kaydettiğini de belirten firma yetkilileri; “Dolayısıyla da yakaladığımız bu inanılmaz ivmeyle birlikte kendimize ve hedeflerimize sınır çizmiyoruz. Bu güne kadar başta BDT, Ortadoğu ve Asya’da bulunan pek çok projede yer aldık. Aynı zamanda Avrupa’ya açılıyoruz. Hedef bölgelerimiz; Orta Doğu, Afrika bölgesi ve Latin Amerika. Biz biraz daha uç yerlere gitmeyi de istiyoruz; Buna Çin’i örnek verebiliriz. Zaten buralara satışımız da var. Ağımız çok geniş, ama bize yetmiyor. Ayrıca ihracatta yakaladığımız başarıyı, iç piyasada da yakalamak istiyoruz. Beş yıl içerisinde 36 ülkeye İhracat yaptık. Sodex Fuarı sonrası bu rakam 40 ülkeye ulaştı. Gerek yurtiçi gerek yurtdışı ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördüğümüz fuarda Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerimizin yoğun talepleriyle karşılaşmak bizleri çok memnun etti, aynı zamanda onlar da standımızdan çok memnun ayrıldılar. Hedefimiz Jakko markasını tüm dünyada bilinen bir marka yapmaktır ve bu anlamda doğru yolda olduğumuzu bu fuar ile bir kez daha kanıtlamış olduğumuzu düşünüyoruz.”


hırdavat el aletleri

Makro Teknik geleneksel bahara merhaba buluşması yapıldı Makro Teknik, her yıl olduğu gibi mayıs ayının ilk cuma gecesine denk gelen 4 Mayıs 2012 tarihinde, havalandırma sektörünü bir araya getirerek “Bahara Merhaba” yemeğini düzenledi.

Makro Teknik Kurucusu Nurettin Özdemir

Y

ıldız Teknik Üniversitesi Hisar Tesisleri’nde, boğazın enfes manzarasına karşı düzenlenen yemek geleneksel hale geldi. Baharı karşılamak olarak da algılanan bu buluşma, sektörün tüm önemli temsilcilerinin katılımı ile zenginleşti. Makro Bahar Buluşmasına 300’ün üzerinde davetli katıldı. 21.yüzyılda iletişim gücü ile birlikte sürdürülebilirlik ön plana çıkmıştır ve bu gücü doğru kullananlar başarılı çalışmalar ortaya koymaktadır. Makro Teknik, Geleneksel Bahara Merhaba organizasyonu ile havalandırma sektörünün genelinde bu gücü verimli kullanmak adına girişimde bulunmaktadır. Havalandırma sektörünün içinde faaliyet gösteren üreticiler, tedarikçiler, proje ofisleri, şantiyeler, akademik kadrolar, ulusal ve sektörel medya temsilcileri bir araya gelme fırsatını elde ederek, yeni bağlantılar, görüşmeler ve iş hacimleri filizlenmesine katkıda bulunmuştur.

BAHAR SEKTÖRÜ BOLLUK GETİRSİN Makro Teknik kurucusu Nurettin Özdemir, bu bahar buluşmasına katılan tüm dostlarına teşekkür ederek

50

nalburteknik.com

Haziran’12

sözlerine başladı ve “Anadolu’da binlerce yıldır baharı karşılamak büyük bir gelenektir. Bizim toplumumuzun belleğinde olan bu olguyu biz Makro Teknik olarak uygulamaya özen gösteriyoruz. Doğa ile uyumlu hareket ederek, baharın bereketini, coşkusunu hep birlikte paylaşmak ve büyütmek istiyoruz. Baharın bereketi ve coşkusu buradaki tüm dostlarımıza gelsin, sektörümüze bolluk getirsin.” diyerek sözlerini tamamladı. Makro Teknik’in gelişimine tanıklık eden sektörün duayen isimlerinden Orhan Turan, Ferruh Kuduoğlu, Mehmet Gürhan ve Ersin Gürdal her biri ayrı ayrı söz alarak duygu ve düşüncelerini paylaştı. Makro Teknik ve Nurettin Özdemir’in meraklı, azimli, yılmayan özellikleriyle, pek çok insana örnek olacağını, kıymetli bir başarı hikayesi oluşturulduğunu ve bu başarı hikayesinin ardında iyi bir ekip olduğuna inandıklarını belirttiler. 1998 yılından bu yana gelişmeleri ortaya koyan ve bu gece için özel olarak hazırlanan tanıtım filmi gösterildi. Geleneksel Makro Bahar Buluşması, sektördeki değerli katılımcıların bir arada eğlenceli bir yemek yemesi ardından, gelecek yıl tekrar buluşma dilekleri ile son buldu.


hırdavat el aletleri

Center bayi ağları ile büyümeye devam ediyor Center Dış Ticaret bu yıl düzenlediği ‘Birlikte büyüyoruz’ programının ikincisini 18 - 20 Mayıs tarihleri arasında 50 seçkin bayisinin katılımı ile Crowne Plaza İstanbul Asia Hotel’de gerçekleştirdi

Türkiye genelinden 50 seçkin bayinin katılımı ile ‘Birlikte büyüyoruz’ programı Crowne Plaza İstanbul Asia’da gerçekleştirildi. Programın ilk gününde katılımcılara hitaben bir konuşma yapan Center Dış Ticaret Genel Müdürü S. Sadık Özkara, kaliteden ödün vermeden müşteri memnuniyetini ön planda tutarak ilerlemeye devam edeceklerini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti; “Yaptığımız çalışmalar kısa sürede doğru adımlar attığımızı gösteren sonuçlar vermeye başladı. 2010 yılında başlayan kayda değer cirosal artışımız özellikle 2011’in ikinci yarısından sonra çok ciddi bir iş hacmi yakalamamıza sebep oldu. 2012 yılı ise ilk çeyrekte kışın çok sert geçmesi, Avrupa’daki krizin büyüyerek devam etmesi ve komşularımız Suriye ve İran’daki sorunlardan dolayı biraz sancılı başladı. Nisan ayından sonra düzelmeye başlayan piyasamız, açıklanan teşvik paketlerinin olumlu havası, ülke ekonomisinin lokomotifi olan inşaat sektörünün canlanması ve kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesi ile yeniden hareketlenmeye başladı. Bayilerimiz ile yaptığımız ikili görüşmelerde bu

52

nalburteknik.com

Haziran’12

yıl % 30 ila 40 büyümeyi hedefleyenler olduğunun bilincindeyiz. Biz de Center olarak 2012 yılında % 25 düzeylerinde büyümeyi hedefliyoruz. Bu hedefe bayilerimizin destek ve katkıları ile ulaşacağımıza inanıyoruz.”

“BAYİLERİMİZ İLE BÜYÜDÜK” Yönetimin 2009 yılında aldığı kararlar ile büyümeye eğiliminin başladığını ifade eden Center Dış Ticaret Satış Müdürü Ömer Avcıl; “Bu sektörde yıllarca defans oyuncusu olarak kalmayı tercih ediyorduk. Siz bayilerimiz ile 2011 yılında orta saha oyuncusu olmaya başladık. Geçen sene verdiğimiz bir mesaj vardı; “Kontra ataklarımıza hazırlıklı olun” diyorduk. 2011 yılı tüm bayilerimiz ile önemli çıkışlar yaptığımız bir yıl oldu. Yeni bir vizyon ile orta ve uzun vadeli hedeflere odaklanabildiğimiz, kendimizi geliştirdiğimiz ve büyüme anlamında sağlam adımlar atabildiğimiz bir sıçrama yılı oldu. Bu anlamda bu büyümenin çalışanlarımızla, satış temsilcilerimizle ve 2008 yılında bünyemize dahil olan Stanley, 2009 yılında


Center Dış Ticaret Genel Müdürü Sadık Özkara; “Center olarak 2012 yılında % 25 düzeylerinde büyümeyi hedefliyoruz. Bu hedefe bayilerimizin destek ve katkıları ile ulaşacağımıza inanıyoruz.” dedi rengini değiştiren ve dünyadaki pazarlama stratejisinde bir yeniliğe giderek bu renkle birlikte bizimde büyümemize vesile olan AEG ve diğer markalarımızla başardık. Bu büyüme aynı zamanda satış sonrası hizmetlerde ve “koşulsuz garanti” anlayışımızla ortaya çıktı. Daha rekabetçi bir fiyat politikası izledik. Ama en önemlisi bayilerimize odaklandık ve onlar ile büyüdük. Daha konsantre bir bayi yapısına kavuştuk. 2011 bizim sıçrama yılımız oldu ve % 65’lik bir büyüme yakaladık. Bunu bayilerimiz ile birlikte yaptık. 2012 yılında da % 25’lik büyüme hedefi ile yolumuza devam ediyoruz” dedi.

“HER ZAMAN GELECEĞE ODAKLANIYORUZ” Bu tür organizasyonlar vesilesiyle Center’ın seçkin bayilerini bir araya getirmenin önemini vurgulayan Center Dış Ticaret Pazarlama Müdürü Zahid Özkara; “Center’ı bir buzdağı olarak kabul edecek olursak, “Birlikte büyüyoruz” programı bu buzdağının görünen kısmından ziyade, suyun altında kalan büyük kısmını görmemizi sağlıyor” dedi. Firmanın 21 yıllık başarılı bir geçmişi olduğunun altını çizen Zahid Özkara, bu başarıdaki en önemli faktörün kaliteden taviz vermeden ve satış sonrası hizmetlerde son kullanıcıyı mağdur etmeden olabildiğince rekabetçi bir fiyat politikası izlemek olduğunu vurguladı ve “Center için müşteri memnuniyeti her zaman birinci plandadır. Kaybedilen bir müşteriyi geri kazanmanın, yeni müşteriler kazanmaktan daha zor olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle detaylara önem veriyoruz ve müşteri sadakatine yönelik çalışmalar yapıyoruz” dedi. Firma olarak her zaman geçmişten tecrübe edinip geleceğe odaklandıklarını dile getiren

Zahid Özkara, ikinci “Birlikte büyüyoruz” programının üç günlük içeriğini salonda bulunan bayilere takdim ederek konuşmasına son verdi.

DENİZ GÖKÇE’DEN EKONOMİ ÜZERİNE SUNUM Programın ilerleyen dakikalarında kürsüye çıkan Doç. Dr. Deniz Gökçe, Amerika, Avrupa ve Türkiye ekonomisi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Misafirlerin dikkatle dinlediği Gökçe, yılın ikinci çeyreğiyle birlikte ekonomik verilerin umut vaat edici bir tablo çizdiğini ve özellikle Avrupa ekonomisine kıyasla Türkiye’nin daha sağlam temeller üzerinde durduğunu dile getirdi. Konuşmasının ardından kendisine yöneltilen soruları da yanıtlayan Deniz Gökçe, teşekkür plaketini ve hediyesini Center Genel Müdürü S. Sadık Özkara’nın elinden aldı. Konuşmaların ardından teşhir salonunu gezen bayiler özellikle yeni ürünleri yakından inceleme fırsatı da buldu.

Haziran’12

nalburteknik.com

53


hırdavat el aletleri

B

osch Türkiye, otomotiv piyasalarında yaşanan olumlu gelişmeler ve ihracatındaki %20’lik artışın da etkisiyle 2011 yılında beklenenden daha güçlü bir büyüme performansı sergiledi. İhracatın payı toplam ciro içinde %60’lık bir oran teşkil ederken, Bosch Türkiye’nin cirosu önceki yıla göre yüzde 17 artışla 2 milyar Avro’ya ulaştı. Şirketin ihracatı da 1,2 milyar Avro’ya yükseldi. Türkiye pazarında ise Bosch Grubu’nun satışları yüzde 15,5 oranında artışla 915 milyon Avro oldu. Dünyanın önde gelen teknoloji ve hizmet tedarikçisi Bosch, Türkiye’de 2011 yılı boyunca 1.200 kişilik istihdam artışıyla çalışan sayısını 10.250’ye çıkardı. Bosch Türkiye, böylece Avrupa ülkeleri içinde -Almanya hariç- en geniş işgücüne sahip ülke konumunu sürdürdü. Bosch Türkiye, 2011 yılında ağırlıklı olarak otomotiv teknolojisi ve ev aletleri sektöründe olmak üzere, üretim tesislerinin geliştirilmesi için 200 milyon Avro’nun üzerinde yatırım gerçekleştirdi.

STEVEN YOUNG: BOSCH, YAŞAMIN HER ALANINDA VAR

Bosch Türkiye, 300 milyon Avro’nun üzerinde yatırım yapacak Bosch Türkiye, 2012-2013 döneminde gerçekleştireceği 300 milyon Avro’nun üzerindeki yatırımla istihdamını 1.700 kişi artırmayı hedefliyor

56

nalburteknik.com

Haziran’12

Bosch Grubu’nun Türkiye Temsilcisi Steven Young, İstanbul’da düzenlenen Yıllık Değerlendirme Toplantısı’nda, Bosch’un yaşamın her alanına dair ürünler geliştirdiğini belirterek, “Yaptığımız her işte sürekli kalıcı başarıyı yakalamak ve pazarda lider bir konum elde etmek ilk hedefimiz, ancak bunu da yine insanı ön planda tutarak başarmak istiyoruz. Bunun için sloganımızı ‘Yaşam İçin Teknoloji’ olarak belirledik” dedi. Young, otomotiv endüstrisi için güvenilir ve yenilikçi bir iş ortağı olan Bosch Grubu’nun çalışmalarını gelecekteki trendler paralelinde yürüttüğünü söyledi. 2020 yılında toplam 115 milyon araç üretileceğini, bunun yaklaşık %10’luk kısmının elektrikli ve hibrid olacağını öngördüklerini ifade eden Young, “2010’dan bu yana bazı güçlü markalar için hibrid teknolojisini tedarik ediyoruz. 2013’te ise 13 otomobil üreticisi için 21 farklı projede elektrik motoru, güç elektronikleri ve akü teknolojisi gibi temel parçaların seri üretimine geçmeyi planlıyoruz. Bosch’un tüm bu parçaları bir otomobilde kullanabilmesi en önemli gücüdür. Bunun için her yıl globalde 400 milyon Avro ayırıyoruz” diye konuştu. Bosch’un sürüşü daha emniyetli ve konforlu duruma getirmek için 100 yıldır çalıştığını hatırlatan Young, araç içindeki ve dışındaki insanların güvenliğine yönelik ‘sıfır kaza’ hedefine de hızla yaklaştıklarını söyledi.

BOSCH’TAN GELECEĞİN DİZEL VE BENZİNLİ SİSTEMLERİNE YATIRIM Bosch teknolojisi sayesinde motorların daha kompakt hale geldiğini ve 2015 yılında yakıt tüketimini %30 düzeyinde azaltacak bir teknoloji üzerinde çalıştıklarını kaydeden Young, buna yönelik dizel ve benzinli enjeksiyon sistemlerinin Bursa Fabrikası’nda üretileceğini dile getirdi. Young, Bosch Türkiye olarak 2012-2013 yıllarında gerçekleştirecekleri 300 milyon Avro’luk yatırımın %80’lik kısmının dizel ve benzinli


yeni nesil ürünler için kullanılacağını söyledi. Young, “2012 yılında %15’lik büyüme ve 1,4 milyar Avro’luk ihracat gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu yatırımlarımız neticesinde 2012-2013 döneminde 1.700 kişilik ek istihdam oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. 2011-2013 döneminde 66 milyon Avro’luk bütçe ayırdık. 2013 yılı sonuna dek bu alandaki çalışan sayımızı 300 kişinin üzerine çıkaracağız.”

TÜRKİYE’NİN TOPLAM İHRACATINDA BOSCH’UN PAYI %1’İN ÜZERİNDE

‘Yaşam için teknoloji’ sloganıyla Bosch’un ekolojik sorunlara karşı hassasiyetini de ifade ettiklerini belirten Young, “Bosch Grubu olarak dünyada geçen

Steven Young, Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşmasında öncü rol üstlenmek istediklerini, Türkiye ve Türk insanı için katma değer oluşturmaya devam edeceklerini açıkladı. Young, “Bosch olarak, Türkiye’de 100 yılı aşan varlığımızı geleceğe taşımak konusunda son derece kararlıyız. Şimdi ilk hedef, 2023 Türkiye’sini hep birlikte inşa etmek. Belirli iş kollarında ve ürünlerde, bölgede üretim merkezi olmayı ve Ar-Ge’de önemli ülkelerden biri haline gelmeyi amaçlıyoruz. Bugün Bosch olarak, Türkiye’nin toplam ihracatında %1’in üzerinde önemli bir paya sahibiz ve bu oranı daha da artıracağız. Bir yandan dünyadaki en güncel teknolojiyi Türkiye’ye taşıyarak, diğer yandan da burada ArGe ve üretim gücümüzü birleştirdiğimiz ürünleri dünya pazarına sunarak ülkemizin gelişimi için azami katkıyı sağlamak istiyoruz” şeklinde konuştu.

‘YAŞAM İÇİN TEKNOLOJİ’ ÇEVREYİ DE KORUYOR

2011, BOSCH TÜRKİYE İÇİN REKORLAR VE ÖDÜLLER YILI OLDU 2011 yılında faaliyet gösterdikleri tüm sektörlerde önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Young’ın verdiği bilgiye göre, 30’dan fazla araç markası için dizel ve benzinli enjeksiyon sistemleri üreten Bursa Fabrikası, Kasım 2011 sonunda ‘100 milyonuncu enjektör’ üretim rakamına ulaştı. Bosch Dizel Sistemleri Bursa Fabrikası, böylece grubun dünyadaki tüm üretim tesisleri içinde ‘en çok common rail enjektör üreten fabrika’ unvanını biraz daha pekiştirdi.

AR-GE’YE 66 MİLYON AVRO AR-GE YATIRIM Küresel rekabet gücünü artırmak için Ar-Ge çalışmalarına büyük önem verdiklerini kaydeden Bosch Türkiye Temsilcisi Steven Young sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye, Bosch Grubu’nun önemli Ar-Ge

yıl yaptığımız 4,2 milyar Avro’luk Ar-Ge yatırımının yarısı, çevreyi ve doğal kaynaklarımızı koruyan ürünlere yönelikti. Çevre konusu Bosch Türkiye için de büyük önem taşıyor. Son iki yılda, Türkiye’de hayata geçirdiğimiz 100‘den fazla projeyle 13.750 ton karbon emisyonunu önledik ve 1 milyon Avro tasarruf sağladık. Böylece doğaya 600 bin adet ağacın sağladığı temiz havaya eşdeğer bir katkıda bulunmanın mutluluğunu yaşadık” diye konuştu.

Haziran’12

nalburteknik.com

57


hırdavat el aletleri

Fırat Teknik sektörde profesyonel hizmet vermeyi hedefliyor Sektörde yenilikleri ile göz doldurmayı başaran Fırat Teknik, müşterilerine en iyi hizmeti ve sektörün en kaliteli ürünlerini yurt dışından ithal ederek müşteri portföyünü genişletmeye devam ediyor

Fırat Teknik Firma Yetkilisi İsmail Özmen

Fırat Teknik Firma Yetkilisi Cengiz Çakır

E

minönü’nde iki ortağın azim ve kararlılıkla başladığı yolculuk şu anda 16 kişilik profesyonel bir kadro ile hizmet vermeye etmekte. Teknik hırdavat sektörüne hitap eden binlerce çeşit ürün grubuna her geçen gün teknolojileri de takip ederek yenilerini katan Fırat Teknik, sektörün en kaliteli ürünlerini yurt dışından ithal ederek, müşteri portföyünü genişletmeye devam ediyor. Güçlenen Türkiye’nin ekonomisi bizim güneşli günler göreceğimizin teminatıdır diyen Fırat Teknik Firma yetkilileri İsmail Özmen ve Cengiz Çakır ile Fırat Teknik’in yaptığı başarılı çalışmalar hakkında konuştuk.

Fırat Teknik’in gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz? Ne zaman kuruldu. Neler yapıyor? “Fırat Teknik Hırdavat 1992 yılında Cengiz Çakır ve İsmail Özmen adında iki girişimci arkadaşın ortaklığıyla kuruldu. Bizim arkadaşlığımız piyasada süre gelen yıllarda her zaman örnek olarak gösterilmiştir. İlk olarak Eminönü, Hırdavatçılar çarşısında pazarlama satış faaliyetlerine başladık.

60

nalburteknik.com

Haziran’12

Amacımız her daim, daha önceden tanıştığımız ve çalıştığımız müşterilerimize daha iyi hizmet götürebilmek oldu. 1997 yılında Limited şirket olarak hizmet vermeye başladık. 1998 yılında müşterilerimize daha sağlıklı bir hizmet sunabilmek için çalışma ortamını ve grubunu genişlettik. Bu genişlemeden sonra yapmamız gereken atılım ithalattı. Artık müşterilerimize bayisi olduğumuz ürünlerin yanında kendi ithalatını yaptığımız ürünlerle daha kaliteli hizmet vermeye başladık. 2008 yılında Ümraniye bölgesine taşıdığımız firmamız 4 adet tescilli markası olan ‘LUXOR, MERCURE, FRT ve FANGDA’ markalarıyla müşterilerine ithal ettiği ürünleriyle hizmetlerini arttırmıştır. 2 kişi ile başladığımız yolculuğa şu anda 16 kişilik profesyonel kadromuzla devam ediyoruz. Amacımız sektörde her zaman profesyonel hizmet vermektir. Teknik hırdavat sektörüne hitap eden binlerce çeşit ürünümüze her geçen gün teknolojiyi de takip ederek yenilerini katmaktayız. Sektörün en kaliteli ürünlerini yurt dışından ithal ederek kalitemize kalite katıyor ve müşteri portföyümüzü genişletiyoruz.”


ÜRÜNLERDE FIRAT TEKNİK GÜVENCESİ Fırat Teknik’in Sektöre sunduğu yenilikler nelerdir?

“Biz firma olarak her zaman çalışma ekibimizle birlikte piyasayı takip ederek ithal ettiğimiz ürünlerle daima gündemdeki yenilikleri takip ederek birçok konuda öncü olduk. Getirmiş olduğumuz profesyonel silikon tabancalarıyla yerli üretim olan tabancaların çok üzerinde kalite olarak farklı bir sayfa açtık. Bayisi olduğumuz çelik dübel grubunun yanında aynı kaliteyi taşıyan ithal çelik dübel grubunu da ürün portföyümüze katarak hizmet kalitemizi bir kat daha arttırdığımızı düşünüyoruz. Matkap uçlarında ve panç çeşitlerinde piyasada markalı malzemeler grubunda bulunan ara ölçüleri her zaman stoklarımızda bulundurarak müşterilerimize daha iyi hizmet vermeyi amaçladık. Ama bunları yaparken de ithal ürünlerimizde hiçbir zaman kalitemizden ödün vermedik. Bütün ürünlerimiz Fırat Teknik güvencesi altında olmuştur ve bu şekilde devam edecektir.”

Matkap Uçları bulunmaktadır. Bayisi olduğumuz ürünler arasında Türkiye piyasasında yer etmiş birçok firma ve ürün bulunmaktadır.”

Ağırlıklı olarak hangi ürünlerin satış ve pazarlamasını yapıyorsunuz?

“Biz Fırat Teknik ailesi olarak kalite güvencemizi verebileceğimiz ürünlerle müşterilerimizin hizmetinde olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Satmış olduğumuz bütün ürünler ismimizin garantisini taşımaktadır. Satışlarımızın büyük bir bölümünü kendi ithalatını yapmış olduğumuz ürünler oluşturmaktadır ve bunların başında çelik dübeller, kimyasal dübeller, matkap uçları, panç grubu yer almaktadır. “

Satış ve pazarlama konularında yapmış olduğunuz çalışmalardan bahseder misiniz? “Fırat Teknik Hırdavatın satış ve pazarlama gurubu 8 kişiden oluşmaktadır. Bunlardan ikisi İstanbul Avrupa ve Anadolu yakası diğer altısı ise Türkiye’nin 7 bölgesine ve yaklaşık olarak bütününe hizmet vermektedir. Geniş pazarlama ağımıza satış sonrası

Fırat Teknik bünyesinde yer alan ürünler daha çok hangi sektörlerde kullanılıyor?

hizmet birimimiz ve muhasebe departmanımızın da tam desteğiyle sınırsız hizmet sonsuz memnuniyeti ön planda tutuyoruz. Pazarlama elemanlarımızın aldığı siparişler kısa süre içerisinde merkeze ulaştırıldıktan sonra, depoda gerekli hazırlıklar yapılır ve özel sevkiyat araçlarıyla siparişler ambarlara teslim edilerek müşterilerimize en hızlı şekilde ulaştırılır. Satış pazarlama muhasebe ve diğer tüm birimler koordineli çalışma sonucunda müşterilerimize hizmete en kaliteli şekilde sunmaya çalışmaktadırlar.”

Bayilik ve ithalatını yapmış olduğunuz ürünler ve markalar nelerdir?

HAKSIZ REKABETLER SATIŞLARI ETKİLİYOR Sektörünüzde en çok ihtiyaç duyulan ürünler nelerdir?

“Teknik hırdavat ve sanayi malzemelerini kapsayan ürün portföyümüz kalite ve Fırat Teknik güvencesiyle her zaman müşterilerimizin hizmetinde olmuştur. Bizim amacımız kaliteyi doğru bir şekilde esas kullanıcısına ulaştırmaktır. Ürünlerimiz inşaat sektöründe, gemi ve tersane sektöründe ağırlıklı olmak üzere daha birçok hırdavatla alakalı sektörde kendilerine pazar payı bulabilmektedir.”

“Fırat Teknik Hırdavat olarak amacımız her zaman kendimizi yenilemek, geliştirmek ve müşteriye en iyi hizmeti vermek olduğundan, biz ithal ürünlerimizde kendi markalarımızı kullanarak müşterilerimize de kendi isim garantimizi veriyoruz. İthal ürünlerimiz içerisinde FRT marka: Dübeller, Kablo bağları, Poliüretan Hava Hortumları, SDS Matkap Uçları. LUXOR Marka: Gres Pompaları, Köpük Tabancaları, Kimyasal Dübeller, Maket Bıçakları, Silikon Tabancaları, Kimyasal Tabancalar, Zımba Tabancaları. Mercure Marka: Manderenler, Bimetal, Karpit, Paslanmaz, Beton delme pançları, Sanayi tipi kalemler, Sunta kesme testereleri, Ağaç Delme

“Hırdavat sektörü piyasada birçok kişinin de deyimiyle tam bir dipsiz kuyudur. Bu dipsiz kuyunun suyu ne eksilir ne de artar. Bu sebepten dolayı mevsimin gerekleri ve teknolojik beklentiler doğrultusunda eksikler ihtiyaçlar oluşmaktadır. Bugün için sorarsanız dübelde piyasada eksikler var, dün için derseniz başka olurdu cevabımız, yarın için ne olacağı belli değil. İnşaat sektörünün hızlı çalışmaları piyasada her zaman boşluklar oluşturmaya devam edecektir. Etrafımıza baktığımızda görmüş olduğumuz dev görünümlü gökdelenlerin inşaatları önce kumu, çimentoyu, demiri arkasından onlarca yüzlerce malzemeyi hortumlamaktadır. Ama piyasada en ihtiyaç

Haziran’12

nalburteknik.com

61


hırdavat el aletleri için. Zaten önceden yapmış olduğumuz ithalat bağlantılarına yeni anlaşmalar ilave ederek güçleniyor, kuvvetleniyoruz. Bizim bu seneden beklentimiz müşterilerimize en kaliteli hizmeti daha önce de sunduğumuz gibi bundan sonra da aynı şekilde devam ettirebilmektir. Müşteri memnuniyetini ön planda tuttuğumuz sürece kazanan biz olduk ve kazanmaya da devam edeceğiz.”

Büyük bir ivme yakalayan inşaat sektöründeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

duyulan şey nedir derseniz bizce kaliteli üründür. Ve ne yazık ki bunu ön planda tutan firmaların sayısı çok az. Malzemeden çalarak oluşturulan haksız rekabetler satışları zorlaştırmaktadır. İthal etmiş olduğumuz birçok ürünlerde piyasadaki diğer markalar arasında kıyaslamalar yaptığımızda görmüş olduğumuz tek sonuç ya ince malzeme ya da hafif malzeme karşımıza çıkmaktadır. Ama konuşmanın başından beri anlatmaya çalıştığımız en büyük gerçek kalitemiz ve garantimizdir.”

Fırat Teknik yapmış olduğu faaliyetler ile alakalı olarak 2011 yılını nasıl geçirdi. Ayrıca 2012 yılı hedefleri ve beklentileri nelerdir?

“Fırat Teknik Hırdavat kuruluşundan bu yana emin adımlarla yapmış olduğu, her zaman yukarıya doğru olan yürüyüşüne 2011 yılında da devam etmiştir ve bundan sonra da devam edecektir. Hiçbir zaman piyasadaki güven ve itibarını zedelememiş olan firmamız bugüne kadar vermiş olduğu bütün sözleri yerine getirmiştir. Piyasaya vermiş olduğumuz bu güven bizim en büyük sermayemizdir. Altına imzamızı attığımız bütün projelerin üstesinden alnımızın akıyla çıkmışızdır. 2011 yılı bizim için verimli bir yıl olmuştur. Her geçen sene arttırdığımız ithalat portföyümüze bu sene de yeni ürünler ekleyerek ürün çeşitlerimizi geliştirdik. 2011 yılında daha büyük ithalat projeleri için ufkumuzu genişlettik. Bir yandan ithal malzeme çeşidini arttırırken bir yandan da iç piyasadan yapmış olduğumuz anlaşmalarla müşterilerimize hizmet kalitemizi arttırmaya çalıştık. Her ne kadar piyasanın olumsuzluklarından etkilenmemeye gayret göstersek de, artık bir kangren haline dönüşen tahsilat sıkıntısının bizi de etkilediği noktalar olmuştur. Ödemelerin gecikmesi, vadelerin uzaması 20112012 yıllarının en büyük sıkıntısı haline gelmiştir. Bankaların firmalara çek karnesi verirken seçici davranması, ince eleyip sık dokuması her geçen gün tahsilatları zora soksa da, bu konu ilerleyen günlerde önümüzün açılmasını sağlayacaktır. Aslında bu sayede yavaş yavaş sepetin içindeki çürük elmaları ayırmaya başladık. Bankalardan aldıkları kredilerle içi boş ama dış görüntüsü çok güzel görünen firmalar piyasayı terk ediyorlar. Bu da bizim daha sağlıklı bir ticaret yapmamızı sağlayacağı inancındayız. Ama güçlenen Türkiye’nin ekonomisi bizim güneşli günler göreceğimizin teminatıdır. 2012 yılı gücümüze güç katmaya devam edeceğimiz yeni bir yıl bizim

64

nalburteknik.com

Haziran’12

“Konuşmalarımızda daha önce de büyüyen inşaat sektörünün piyasamıza etkisinden kısaca bahsetmiştik. Artık inşaatlar dev bir sektör haline geldi. Her geçen gün bilinçlenen toplumumuz bu konuda da hassasiyetini ön plana çıkarmaya başladı. Türkiye’nin acı gerçeği olan bir deprem ülkesi olmamız sebebiyle depreme dayanıklı konutlar ilk tercih sebebi olamaya başladı. Hal böyle olunca her geçen gün etrafımızda zemini sağlam bölgelerde inşaatlar yükselmeye başladı. Kalitenin ön plana çıktığı görsel açıdan zengin siteler de bu konuda ayrı bir yer tutmakta. Yapılan inşaatları kendimizde gözlemlediğimizde doluluk oranının da ne kadar yüksek olduğunu görebiliyoruz. Bu demek oluyor ki yapılan bütün inşaatlar bir talep doğrultusunda yapılıyor ve ihtiyacı da karşılıyor. Bu da haliyle bizim piyasamıza büyük bir ivme kazandırıyor. Yapılan her inşaat, dikilen her bina bizim sektörümüze canlılık getiriyor. Yapılan inşaatlarla birlikte artık İstanbul bir taraftan İzmit ile diğer taraftan da Tekirdağ ile birleşmiş bir hale geldi. Ve bizim bu konudaki beklentimiz bu gelişmeler tabi ki bütün piyasaya bir canlılık büyük bir hareket getirmeye devam edecektir.”

Toparlamak gerekirse son olarak eklemek ve buradan okuyucularınıza vermek istediğiniz mesajlar var mıdır?

“Fırat Teknik Hırdavatın en büyük ilkesi yola çıktığı ilk günden itibaren Kaliteli Hizmet olmuştur. Hiçbir zaman ürünlerinde kaliteden ödün vermemiştir. Ve kalite güvencesiyle birlikte sektördeki rakipleriyle sıkı bir rekabet içinde olmaya devam ediyoruz. Bizim sektördeki satış yapan firmalardan beklentimiz ithal ürünlerde kaliteyi ön planda tutmalarıdır. Yapılan ithalat sonucunda, ülkemize gelen kalitesi düşük malzemeler ülkemizin milli servetinin çöpe atılması demek değil midir? Bunlara sebebiyet vermemek için bizlerin göstermiş olduğu hassasiyetin aynısını tüm satış yapan firmalardan beklemekteyiz. Vermiş olduğumuz bütün hizmetler iki taraflı kazanç esasına dayanmaktadır. Bizler müşterilerimizi memnun ettikçe, iş hacmimiz büyümekte ve kazanmaktayız. Kazandıkça hizmetlerimizin kalitesini her geçen gün daha da arttırmaktayız. Eminönü’nde iki ortağın azim ve kararlılıkla başladığı yolculuğun bu durağında durup bir geriye baktığımızda; ne çok arkadaşlıklar, dostluklar yapıldığını görüyoruz, ikili ilişkilerimizin ne kadar sağlam temellere dayandığını görüyoruz. Piyasadan almış olduğumuz güzel tepkiler bize her zaman büyük bir mutluluk veriyor. 16 kişilik kadromuzla el ele verdik daima ileri yürüyoruz. Ve son söz olarak: “Bizi tercih etmek için birçok nedeniniz var.”


hırdavat el aletleri

Demitaş’tan Castor 2300 Duvar Kanal Açma Makinası Demitaş Dış Ticaret, Ficosa Group tarafından Technoflex markası ile İspanya’da üretilen Castor 2300 Duvar Kanal Açma Makinası ile sektörde yeni bir çığır açacak

D

emitaş, 1990 yılında üç ortak girişimci kardeş tarafından kurulmuş bir aile şirketi olarak işe başlamış olduğunu belirten Demitaş İç ve Dış Ticaret A.Ş.Yönetim Kurulu Başkanı İlhan İleritürk; “Bosch elektrikli el aletleri satış ve pazarlama olarak faaliyete başlayan firmamız; konusunda uzmanlaşarak, hırdavat piyasasında uzman bayi konseptinin oluşmasına öncülük etmiştir. Uzmanlaştığı elektrikli el aletleri konusunda; müşteri ihtiyaçlarını en doğru şekilde belirleyip, üstün hizmet anlayışı ile hızlı ve ekonomik çözümler üretmektedir. Firmamız; Bosch, Skil, Dremel, Fischerdübel ürünleri konusunda müşterilerine daha profesyonelce hizmet verebilmek amacıyla; 2002 yılında Bosch örnek bayii, ardından da 2004 yılında BSS (Bosch System Spezialıst) olarak faaliyetlerine devam etmektedir. Müşterilerimizden zamanla gelen talepler doğrultusunda, Rems, Rothenberger Asada, Flex, Attlas, Stabila gibi konularında söz sahibi olan markaların değişik ürünleride, bayiliğini yaptığımız ürünler arasında yerini almıştır.”

“YENİLİKÇİ ÜRÜNLERİ SEKTÖRE SUNUYORUZ” “Robert Bosch’un “insanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim” sözünü hizmet politikası olarak benimsediklerini söyleyen İleritürk; “2007 yılında kurumsallaşan Demitaş İç ve Dış Tic Aş, hizmetlerini yerelden genele yayarak yurt çapında müşteri ağını genişletmek, daha iyi hizmet vermek ve güvenli alışveriş sağlamak amacıyla e-ticaret alt yapısını oluşturarak www. demitas.com web sitesini hizmete açtık.Müşteri portföyümüzün çoğunluğunu oluşturan inşaat sektöründe, işleri hızlandırıp kolaylaştıracak yenilikçi ürünleri araştıran firmamız; 2010 yılında Ficosa Group tarafından Technoflex markası ile İspanyada üretilmekte olan Castor 2300 Duvar kanal açma makinasının ithalat ve pazarlamasına başlamıştır. Castor 2300 Duvar kanal açma makinası; Sağlam yapısı ile kolay kullanılan, hızlı ve güvenli iş yapan özelliği ile kısa bir sürede Elektrikçiler, Klimacılar ve Sıhhi tesisatçıların tercih ettiği bir marka olmuştur.”

EMSALLERİNDE ÇOK FARKLI BİR ÜRÜN İleritürk, Technoflex Castor 2300 Duvar kanal açma makinası 2300 W motoru ile bu segmentteki en güçlü

66

nalburteknik.com

Haziran’12

makine olduğunu söyledi. Castor 2300 Duvar kanal açma makinası ile alakalı olarak da İleritürk; “Makina alüminyum gövdeli olup; yüksek kaliteli krom- nikel çelik dişlilerden imal edilmiş, güçlü ve sessiz çalışan bir motorla donatılmıştır. Castor 2300 duvar kanal açma makinası, kesici dişleri çelik - karbürden imal edilmiş ve kanal genişlikleri 25- 50 mm arasında olan özel çelik bıçaklarla kullanılmaktadır. Castor 2300 silindirleri üzerinde kolayca kaydırılarak, çalışılan zemine hiçbir şekilde zarar vermeden hızlı ve düz bir çizgi halinde yatay ve düşey kanallar açar. Piyasadaki emsalleri arasında 2550 mm aralığında çalışma gücüne ve yapısına sahip tek makine olan Castor 2300; elektrik, sıhhi tesisat, klima, ısıtma- soğutma, iletişim ve otomasyon gibi sektörlere hizmet vermektedir. Dolu tuğla duvarlar dahil her türlü tuğla, gazbeton, bims, briket, sıvalı duvarlar ve şap gibi beton yüzeylerde kullanımı kolay ve hızlıdır. Makina ağırlığı 9 kg. olmasına rağmen, çapraz bıçağı sayesinde duvara asılı kaldığından kullanıcıyı yormadan sadece yönlendirme yapılarak tüm gücüyle sarsıntısız olarak çalışır. Castor 2300 duvar kanal açma makinası tek hareketle kanal içini boşaltarak açtığından; kesici, çekiç – murç gibi aletlerle açılan kanalların malzemeye verdiği zayiat ve zararı önlemektedir. Kanal içini ufak parçacıklar halinde boşaltan Castor 2300, çalışanı rahatsız etmeyen seviyede toz çıkarttığından emici gerektirmeden çalışma özelliğine sahiptir. Çevreye, malzemeye ve kullanıcıya zarar vermeden az zamanda çok iş prensibiyle çalışan ve zaman ile işçilikte maksimum tasarruf sağlayan Castor 2300 duvar kanal açma makinesi, özellikle elektrikçilerin vazgeçilmez makinesidir.”

TOZSUZ VE DÜZGÜN KANAL AÇIYOR Ürünün yeni olmasından dolayı piyasada ürüne olan taleplerinde zamanla oluşacağını da söyleyen İleritürk; “Piyasada çok yeni olmasına rağmen, Castor 2300; hızı, tozsuz ve düzgün açtığı kanalları ile beğeni kazanmakta ve sunulan uygun ödeme şartları ile ilgili kullanıcıların ilk tercihi olarak satın alınmaktadır. Piyasada tanınıp yaygınlaştıkça; özellikle elektrikçiler arasında çalıştıkça, kendi reklam ve tanıtımını yapan Castor 2300 duvar kanal açma makinasının satış grafiği her geçen gün daha da artmaktadır” dedi.


hırdavat el aletleri

Piton kimyasal dübel ile yapılarınız daha güçlü olsun Piton Polyester bazlı kimyasal dübel (FS-345P & FS-345PX) yapılara güç katması yanında kullanıcılara kolaylıklar sağlıyor

K

artuşlu iki bileşenli, tiksotropik, epoksiakrilat esaslı, ankraj ve montaj malzemesidir. Styren içerir. Donatıların ve bağlantı rotlarının; betona, boşluklu ve dolu tuğla vb.lerine ankrajında ve tamirlerde, metal filizi ekiminde, prefabrik eleman ankrajlarında, enjeksiyon parkerlerin ve aparatlarının sabitlenmesinde, cıvata ve pimlerin ankrajlarında, merkezi ısıtma havalandırma vb. boruların ve tesisatın montajında ve her tür yapı malzemesinin yapıştırılmasında kullanılır.

AVANTAJLARI Çok çabuk sertleşir. Mekanik mukavemetini çok çabuk kazanır, zamandan tasarruf sağlar. Sarkma yapmayan macun kıvamındadır. Donatıları korozyona karşı bariyer etkisi ile mükemmel korur. Kimyasal maddelere karşı dayanıklıdır.Baş üstü uygulamalarda rahatlıkla kullanılır.

UYGULAMA PROSEDÜRLERİ Gereken çap ve derinlikteki deliği darbeli matkapla delin. Delik çapı ve derinliği kullanılacak ankraj elemanının boyutuna göre olmalıdır. Açılan delik yuvarlak tel fırça ve basınçlı hava ile temizlenmelidir. Deliklerde toz, kir, yağ vb. yabancı madde kalmamalıdır. Delik her temizleme aşamasından sonra pompa ve kompresörle, deliğin dip kısmından başlanarak temizlenmelidir. Kartuşun içindeki iki ayrı bileşen statik karıştırıcının ucundan karışmış halde çıkana kadar tetiğe basın. Deliğin dibinden başlayarak reçineyi içeri sıkarken kartuşu yavaşça dışarı çekin. İçeride hava boşluğu kalmamasına dikkat edin. Derin deliklerde uzatma ucu kullanılabilir. Ankraj elemanını döndürerek içeri sokun. Bir miktar reçine dışarı çıktıktan sonra ankraj elemanı reçinenin jelleşme süresi içinde deliğe yerleştirilmelidir. Sertleşme süresince ankraj elemanı kesinlikle oynatılmamalı veya yüklenmemelidir. Uygulama esnasında iş ve işçi sağlığı kurallarına uygun iş elbisesi, koruyucu eldiven, gözlük ve maske kullanılmalıdır. Kürlenmiş malzemelerin tahriş edici etkilerinden dolayı, bileşenler cilde ve göze temas ettirilmemeli, temas etmesi halinde hemen bol su ve sabunla yıkanmalıdır.

DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Ankraj malzemesini boşluklu malzemelere tesbit edebilmek için (tuğla veya bloklar) ankraj dübeli kullanınız. Tabancadan çıkan ilk karışımı kullanmayınız. Uygulamadan sonra kullanılan alet ve ekipmanlar selülozik tinerle temizlenmelidir. Kürünü almış malzeme sadece mekanik olarak temizlenebilir.

68

nalburteknik.com

Haziran’12


hırdavat el aletleri

Rapid’den çekiç tip zımba ve sıcak silikon tabancası

R

apid, dünyanın önde gelen konusunda uzman ve lider yüksek kaliteli zımba, delgeç ve teknik el aletleri üreticisi İsveçli bir markasıdır Rapid zımba ve delgeç ürünlerinden sonra teknik el aletleri de 2012 yılında Esselte Grubu bünyesine katılmıştır. Rapid teknik el aletleri zımba tabancaları, çakma makineleri, silikon tabancaları, pnömatik zımba tabancaları, sıcak hava tabancaları gibi çok geniş bir yelpazede ürünler sunuyor.

RAPİD EG380 SICAK SİLİKON TABANCASI

Dünyanın önde gelen konusunda uzman ve lider yüksek kaliteli zımba, delgeç ve teknik el aletleri üreticisi İsveçli bir markası Rapid, yeni ürünlerini kulacıların beğenisine sunuyor

70

nalburteknik.com

Haziran’12

Endüstriyel profesyonel kullanımda ambalajlama, montajlama ayrıca elektronik, mobilya ve ağaç işleri kullanımına uygundur. Saatte 2.500 gr’a kadar silikon çıkışı sağlayan ürün, 400 watt gücü ve 130-230 C derece arasında ayarlanabilir sıcaklığı ile mükemmel bir yardımcıdır. Açma kapama düğmesi ve 3.5 metre uzunluğundaki kablosuyla da rahat ve hareket imkanı tanıyan bir çalışma şekli sağlar.

RAPİD R311 ÇEKİÇ TİP ZIMBA ALETİ Çekiç tipi zımba aleti, çatı döşemesinde ve izolasyon uygulamasında profesyonellerin seçtiği hız kazandıran bir üründür. Çivi yerine 6-12 mm arası No:140 zımba teli kullanımı ile maliyeti düşürür ayrıca kolay ve hızlı bir şekilde doldurulur. Çevrilebilen zımba teli çıkış ucu sayesinde iki kat daha uzun kullanım süresine sahiptir. Geniş zımba teli çıkış bölgesi nedeniyle zımbalanacak malzemeye zarar vermez. Geri tepme özelliği ile de enerji kullanımını azaltıyor.


hırdavat el aletleri

Yüksekte güvenli aletlerle çalışın Bahco, yüksek çalışma koşullarında aletlerin düşmesini ortadan kaldıran ürün çeşitliliği ile bir kez daha güvenlik üzerinde duruyor; halatlar, kılıf ve kemerler, bel çantaları ve sırt çantaları

Ö

rneğin bir rüzgar değirmeninde çalışırken düşen bir alet aşağıda çalışan kişiyi ölümcül şekilde yaralayabilir. Başka çalışma yerlerinde aynı şekilde bir aletin başka bir alet üzerine düşmesinde ise ağır ve maddi zararlar oluşup üretim kaybına ya da daha da kötüsü alete ciddi zararlar verebilir. Profesyonel kullanıcılar için güvenlik ekipmanı geliştirmek Bahco markası için önem taşıyan bir olgudur. SNA Europe Türkiye Genel Müdürü Murat Adak, Bahco olarak amaçlarının her zaman profesyonel kullanıcıların ihtiyaçları ve beklentilerini karşılayan ergonomik aletlerle güvenli çalışmalarını sağlamak olduğunu ve bu yüksek yerlerde çalışırken düşmeyi ortadan kaldıran aletlerle özellikle aşağıda çalışan insanlar içinde güvenli çalışma ortamı sağlanmakta olduğunu” söyledi.

DÖRT GÜVENLIK GRUBU Bahco’nun bu yeni güvenlik gamı dört farklı ürün grubundan oluşmaktadır. Halatlar, kılıf ve kemerler, bel çantaları ve sırt çantaları. Bu yeni güvenlik ürünleri hem aletleri bir yerden başka bir yere taşımada hem de özellikle yüksek yerlerde aletleri taşımada kolaylık sağlamaktadır. Genel anlamda rüzgar değirmeni, vinç, köprü, telekom baz istasyonları, telekom direkleri, yapı iskeleleri ve elektrik hatlarındaki çalışmalar için kullanılabilir. Aynı zamanda bu düşmeyi önleyici ürün grubu makina, üretim bandı, nükleer yakıt güç soğutma havuzları, su filtre yatakları ve rezervuarlar gibi alanlarda da kullanılabilir. Hatta bu güvenlik aletlerin gerektiği maden gibi yeraltı koşullarında bile kullanılabilir.

72

nalburteknik.com

Haziran’12

Murat Adak bu ürünü geliştirirlerken pazardan azımsanmayacak talep geldiğini belirtti.

İNSANI HATALARI EN AZA INDIREN HALATLAR Halatlar esnek, geri toplanabilir ve sabit çözümlü kullanımlarla kullanıcıya ihtiyaç duyduğu güvenliği sağlar. En güçlü halatlar 3 kiloya kadar alet taşıyabilmektedir. Nükleer santraller gibi aletlerin unutulmaması gereken çalışma yerlerinde kullanılmaya uygundur. Mesela nükleer santralde unutulan bir alet sebebiyle uzun ve masraflı bir durmaya sebep olacağını belirten Murat Adak, halata takılan alet ile bu durumdan kolaylıkla kaçınılabileceğini belirtti.

TAŞIMA ÇANTA VE KEMERLERİ Bahco’nun sırtçantaları çoklu iç cepleri sayesinde alet organizasyonu yapmanıza imkan verir. Uzayan ve kısalabilen omuz askıları ve çantanın dışındaki ceplerle çalışırken aradığınız alet elinizin altında. Yeni el çantaları ile aletleri taşıma için de kullanabilirsiniz. El çantaları kilitlenebilir ve tırmanan kişi tarafından halatlarla taşınabilir. El çantaları yüksek iskeleler, çatı işleri ve diğer yüksek çalışma koşulları için geliştirildi.Koleksiyon standart kılıf, iki özel cepten oluşmakta. Biri elektrikli matkap ve diğer ise bir çekiç için. Kılıf ve cepler kolaylıkla ana kemere takılabilir. Kılıf ve kemelerdeki halkalarla halata kolaylıkla takılabilir.


hırdavat el aletleri

WILO, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde

“Pompa Teknolojileri Eğitim Merkezi” kurdu Pompa sistemleri sektörünün dev kuruluşu WILO, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “Pompa Teknolojileri Eğitim Merkezi” armağan etti İlk olarak İstanbul Beşiktaş’taki Yıldız Teknik Üniversitesi’nde hayata geçen “Pompa Teknolojileri Eğitim Merkezi”nin açılışına WILO Pompa Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü Ercüment Yalçın, YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek ile YTÜ öğretim görevlileri, öğrencileri ile sektör profesyonelleri katıldı. Açılışta Genel Müdür Ercüment Yalçın, WILO Türkiye olarak eğitime verdikleri önemi belirterek “Bildiğiniz gibi sektörümüzde eğitimin çok önemli olduğunu çeşitli platformlarda dile getiriyoruz ve bu konuda gerek merkezimizde gerekse il il dolaşarak verdiğimiz seminerlerle bilinç oluşturmaya çalışıyoruz. Şimdi çıtayı biraz daha yukarı taşıyarak teknik eğitimin yanına uygulamalı eğitimleri de koyuyoruz.

D

ünyanın en büyük pompa ve pompa sistemleri markalarından biri olan WILO, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) “Pompa Teknolojileri Eğitim Merkezi” kurdu. WILO’nun YTÜ’ye armağan ettiği eğitim merkezinin 9 Mart 2012 tarihinde gerçekleşen açılışını, WILO Pompa Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü Ercüment Yalçın ile YTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek yaptı. Türkiye’de bu yıl 20. yılını kutlamanın heyecanını yaşayan WILO, eğitim merkezlerini üniversitelere de taşıyor. Pompa sektöründe teknik eğitime en çok önem veren marka olarak dikkat çeken WILO Türkiye, Tuzla-Orhanlı’daki yeşil binasında faaliyete geçen uygulamalı eğitim merkezinden sonra üniversitelerde de pompa laboratuvarı kurmaya başladı.

Yıldız Teknik Üniversitesi ile yaptığımız işbirliği ile geleceğin mühendislerinin teorik bilgilerini uygulamalı eğitimlerle pekiştirmeyi, böylece bilgi ve başarı seviyelerinin artırmasına destek olmayı hedefliyoruz” dedi. Üniversite-Sanayi işbirliği çerçevesinde WILO’nun YTÜ’deki özellikle mühendislik fakülteleri öğrencileri için kurduğu “Pompa Teknolojileri Eğitim Merkezi”nde; sirkülasyon pompaları, endüstriyel hidrofor grupları, domestik hidroforlar ve kontrol panoları gibi bir çok konuda öğrenciler, çalışır pompalar üzerinde eğitim alacak. 100 bin TL’lik bir yatırımla hayata geçirdiği “Pompa Teknolojileri Eğitim Merkezi”ni YTÜ’ye armağan eden WILO Türkiye, aynı eğitim merkezini farklı üniversitelere de kurmayı planlıyor.

74

nalburteknik.com

Haziran’12


hırdavat el aletleri

Kale Endüstri Holding güvenlik sistemlerinin son teknolojilerini sergiledi Güvenlik sistemlerinde öncü uygulamalara imza atan Kale Endüstri Holding, 2012 İstanbul Yapı Fuarı’nda; Kale Kilit, Kale Çelik Eşya, Kale Kapı Pencere Sistemleri şirketleri ve Kale Vida yeni ürünleriyle güvenlik sistemlerinde son teknolojileri sektöre sundu

K

ale Endüstri Holding, bütünsel güvenlik alanında ileri düzeyde teknolojik ürünlerini, güvenlik deneyimini yaşatacağı özel olarak tasarlanmış standında ziyaretçilere sundu. Gelişen teknolojiler ve bu gelişimlerin günlük hayata yansımalarını takip etme olanağına sahip olan ziyaretçiler, ayrıca, standdaki dokunmatik ekranlardan teknoloji ve tasarımın bir arada sunulduğu ürünler hakkında gerçek görsellerle bilgi alabiliyor.

ANTİKA KİLİTLER SERGİSİ 59 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Kale Endüstri Holding, fuar standındaki tarihçe ekranında kuruluşundan günümüze yolculuğunu tüm

76

nalburteknik.com

Haziran’12

ziyaretçilerle paylaşıyor.Holdingin antika kilit koleksiyonundan bir bölümün sergilendiği teşhir ünitesinin ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

KALE ÇELİK EŞYA’DAN 3N YENİ NESİL PROJE KAPISI Kale Çelik Eşya, fuarda yeni ürünü 3N yeni nesil proje kapısını da tanıtıyor. Montaj kolaylığı, modern dizaynı veprojeye özel çözümleriyle sektörünün tartışmasız lideri olan Kale Çelik Kapı, yeni nesil kapıgüvencesiyle artık tüm projelerde yer alıyor. Yoğunlukla inşaatprojelerinde tercih edilecek olan 3N kapılar, isteğe göre değişen kaplama,kilit ve kanat seçenekleriyle yeni projelerle buluşmayı bekliyor.


hırdavat el aletleri kilitlemeyi gerçekleştiriyor. Kale Kilit’in tüketicilerin her mekânda güvenlik ihtiyacını karşılayacak üst düzey güvenlik ürünleri yelpazesine eklediği Kale Yüksek Güvenlikli Silindir kuvvetli darbelere karşı tam koruma sağlıyor. Her türlü kilide uyum sağlayan bu yenilikçi ürün, silindirin alt zeminine yerleştirilen ve özel ortamlarda hazırlanan hassas döküm çelik malzemeden oluşturulmuş yüksek dirençli U profil sayesinde kuvvetli darbelere karşı üstün koruma sağlıyor.

KALE PENCERE SİSTEMLERİNDE TAM YALITIM, KOLAY MONTAJ, GÜVENLİ KULLANIM Kale Pencere Sistemleri özgün tasarımı ve montaj kolaylığı ve mükemmel yalıtım sistemiyle geniş bir ürün yelpazesiyle ziyaretçilere sunuluyor. Farklı taşıma kapasitesine sahip alüminyum kaldırmalı sürme sistem modeli, alüminyum pencereler için üretilen Turkuaz çift açılım sistemi ve Toros kilitli kapı ispanyoleti ileAtlas cephe makasları fuarda sergilenecek önemli yenilikçi ürünler arasında yer aldı.

ALÜMİNYUM PENCERE SİSTEMLERİNDE UZUN ÖMÜR

KALE KİLİT’TEN YAŞAM ALANLARINA GÜVENLİ ÇÖZÜMLER Tüm çelik kapılara monte edilebilen, Kale Kilit’in güvenlik sistemlerinde geliştirdiği yenilikçi ürünü Kale Otomatik, kapıları otomatik olarak kilitleme özelliği ile dikkat çekiyor. Ziyaretçilerin deneyimine sunulan ürün, yardımcı mandalı sayesinde içerden ve dışarıdan kapının kilitlenmesine gerek duymadan, otomatik

78

nalburteknik.com

Haziran’12

Fuarda tanıtılacak ürünlerden Kale Turkuaz Alüminyum Çift Açılım Sistemi ise, alüminyum pencere sektöründeki teknolojik gelişmeler ve ısı yalıtımlı pencere üretiminin yaygınlaşması ile ortaya çıkan kaliteli aksesuar ihtiyacını karşılıyor. Güvenlik, işlevsellik ve estetik prensipleriyle tasarlananKale Turkuaz Alüminyum Çift Açılım Sistemi, hızlı montaj edilebilme avantajı ile ayar yapabilme özelliğine sahip.

KALE ATLAS CEPHE MAKASI HER YÖNE GÜVENLİK Alüminyum pencere sistemlerinde kullanımı yaygınlaşan,gelişen ve değişen modern şehir algısının vazgeçilmez mekanlarından biri olan rezidans vb. çok katlı binaların dış cephe giydirmelerinin tercihi olacak Kale Atlas Cephemakası, güçlendirilmiş yeni tasarımı ile uygulayıcısının hizmetine sunuluyor.


hırdavat el aletleri

PolyLock’tan ses getirecek yeni bir inovasyon ürünü: Ark radyatör Dünyada ilk kez iç oda-wc kapı kilitlerini tamamen plastiğe çevirerek metal kilitlerden çok daha sağlam, kullanışlı ve 20 yıl ürün değişim garantili bir kilit üretmeyi başarmış olan PolyLock, ses getircek yeni bir inovasyon ürünü olan Ark radyatör, elektronel ısı transfer prensibiyle çalışan ve en az % 50 tasarruf garantisi sağlayan ürününü sektörün beğenisine sundu

Ürün Geliştirme Müdürü Görkem İnkün

P

olylock Türkiye’de ve Dünyanın birçok yerinde %100 Türk Mühendisleri tarafından üretilen yeni kilit sistemleri ile kullanıcılara bu güne kadar hiç rastlamadıkları bir anlayış doğrultusunda hizmet vermeye devam ediyor. Daha önce kullanılan kilit sistemlerinden elde edilen olumsuz sonuçların da göz önüne alınarak geliştirilmiş olan bu üründe tamamıyla kullanıcı kolaylığı göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Endüstride metal, çelik, alüminyum olarak üretilip kullanılan birçok ürünün daha üstün ve avantajlı ekonomik mühendislik plastiklerinden alternatifini hazırlama-tasarlama-üretme ve mükemmelleştirme konusunda Ar-Ge çalışmaları ve projelerini yürütme konusunda faaliyet göstermektedir. Sektöründe ilk kez plastikleştirilmiş metal ürünlerde birçok projeye imza atmış olduklarını söyleyen Ürün Geliştirme Müdürü Görkem İnkün’den faaliyetleri hakkında bilgi aldık

Bir grup şirketi olan Polypak’ın gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

“Kuruluşumuz Polypak Mühendislik Plastik Sanayi Ticaret Limited ve mühendislik plastikleri sektöründe metallere alternatif projeler ile 2006 yılında konusunda özelleşmeye ve mühendislik çalışmalarında uzmanlaşmasıyla başlamıştır diyebiliriz. Bunu izleyen süreçte kazanılan tecrübeler ile Polylock kilit san tic ltd kurulmuştur. Bildiğiniz gibi 3 sene önce iç oda ve wc kapı kilitlerini tamamen

80

nalburteknik.com

Haziran’12


hırdavat el aletleri plastikleştirerek, inovasyon ürünleriyle piyasaya girmiş bir firmayız. Mühendislik plastikleri ile birlikte en önemli değer Ar-Ge faaliyetlerimiz ise manyetik etki ve elektronel ısı transferi ile ısıtmaenerji sektörüdür. Isıtma sektöründeki inovasyon ürünümüzün markası Ark’dir. Buna bir bakıma minimum %50 tasarruf sağlayan radyatör diyebiliriz. Elektronel enerji transfer sistemi ile çalışır. Bu çalışma prensibiyle üretilmiş Ark radyatör dünyada ilk ve tek olma özelliğini taşımakta. Kullanılan tüm mühendislik, Ar-Ge ve hammaddeler yerli ürünlerden oluşmaktadır.”

2012 yılı beklentileriniz nelerdir?

UZUN ÖMÜRLÜ ÜRÜNLER Ürün yelpazesi anlamında tüketicilere neleri sunuyorsunuz?

Bulunduğunuz sektörün, inşaat sektörü içindeki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Polylock kilit tamamen plastik iç oda ve wc kapı kilitleridir. Metalden çok daha sağlam, sessiz, paslanmaz, uzun ömürlü, kullanışlı ve ekonomiktir. Ark radyatörler bahsettiğim gibi dünyada ilk kez elektronel ısı transfer teknolojisine sahip ve bu sayede tamamen evin her noktası homojen bir ısınma ile %50 minimum tasarruf ettiren radyatörlerimizdir. Bir diğer ürünümüz manyetik etki ile çalışan topik markalı manyetik yıkama sistemleridir. Tasarımı ve yapısı ile sonsuz ömürlü ve kimyasal deterjan vs gibi temizlik masraflarından en az % 50 tasarruf sağlayan bir üründür.”

Üretim kapasiteniz ve büyüme hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

“Ürünlerimizin yapısı gereği plastik üretim baskı hızında yani oldukça yüksek üretim kapasitesindeyiz, Ark radyatörlerimizin yapısı alüminyum ekstrüzyon ve kaynak prosesine dayandığı için aylık 6.000 metre/tül başlangıç kapasitemiz mevcut. ürünlerimizin hepsi teknoloji olarak ilk ve yeni uzunca bir Ar-Ge ve deneme sürecinden geçtik. 18 Mart 2012 itibari ile Ark radyatörlerin seri üretim ve satışının başlangıcını verdik. Sipariş-satıştaki büyüme oranımız üretim hızımızın üzerinde başladı ve davam etti. Bizimde bugün büyüme hedeflerimiz değişerek netleşti.

Satış ve pazarlama ağını nasıl yönetiyorsunuz?

“iç piyasada çok yeniyiz. Ancak çok hızlı duyulup tavsiye ediliyoruz. Ark radyatörü kullanan tanıyan herkes uzunca bir süre ürünümüzden bahsediyor. Özellikle Ortadoğu ile ticaretimiz üretim kapasitemizde ciddi bir yer oluşturdu. Almanya başta olmak üzere Avrupa’ya hızlı ve sağlam bir giriş sürecinin sonundayız. Avrupa’da önemli üniversitelerde çalışan sistemlerimiz var. Ticari olarak Ortadoğu ve balkan ülkelerinde yer alıyoruz.”

82

nalburteknik.com

Haziran’12

“Isıtma sektöründe ticari olarak çok yeniyiz. Ancak Ar- Ge ve sorunların teknik olarak tespiti ve çözümü konusunda çok eski ve uzmanız. Buna bağlı olarak sektörde renk, fiziksel farklar, güzel-şık tasarımlar gibi özelliklerden ziyade doğrudan çalışma verimi ve tasarrufu hedef alıp bu konuda her türlü ıspat ve matematiksel açıklığı yapılabilen inovasyon çalışmaları yapıyoruz. Yani akıllı ürünler ile sektör gelişebilir bunun dışındaki Ar-Ge çalışmalarını italya’daki moda fuarının ısıtma sektörüne bir yansımasıymış gibi bir durum ortaya çıkardığını düşünüyorum.”

Aslında bunu satın aldığımız bir akıllı teknolojik arabanın klima sistemine benzetebilirim. Her arabada klima vardır, ancak siz akıllı-teknolojik bir araba satın aldığınız için klima sistemi de standartların çok üzerinde bir teknolojiye sahip olması gerektiğini düşünürüm. Sonrada güzel-şık görsellik beklerim. Yani teknolojik-akıllı arabanızın kliması araç kapalıyken-motor çalışmıyorken bile çok yüksek bir kapasitede ve verimde aküye asla zarar vermeden günlerce çalışabilen bir teknolojiye sahip olması gibi bir farktır, Ark radyatörlere sahip evler.”

Kalite açısından bakacak olursak sektör nerede. Ayrıca siz sektöre ne tür çözüm önerilerinde bulunuyorsunuz?

“Çok iyi kalitede ve çok kötü kalitede ürünler üreten bir yapı var. Bu sebeple de piyasada çok yüksek bir fiyat aralığı mevcut. Buda bir puslu ortamdır. Bilinçsiz tüketici her zaman bu puslu ortamda maalesef ucuz ve kalitesizlik ile zarara uğruyor. Ürün kalitesinin gelişmesi hammadde kalitenize ve doğru üretim prosesinizle ilgilidir. Her zaman 1.kalite hammadde kullanıp son çıkış kalite kontrolünüzü de doğru yaparsanız kaliteli ürün yapmış olursunuz.”

AR-GE İŞİMİZİN BİR PARÇASI 2012’de öne çıkan yeni ürünleriniz ve hedefleriniz nelerdir?

“Ark radyatör ve elektronel sistemle çalışan ark güneş panel sistemleri, Ark Fan Cooler sistemler Ar- Ge’sini tamamlayıp seri üretim kararı aldığımız ürünlerimizdir. Ayrıca Ar-Ge bizim olmazsa olmazlarımızdandır. Elektronel ısı transfer sistemiyle çalışan ark sera ve kanatlı çiftlik ısıtma sistemleri.”

Toparlamak gerekirse son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

“Ark elektronel ısı transfer sistemi, termodinamiksel bir fonksiyon değildir, Isı transferini elektron seviyesine gerçekleştiren bir sistemdir yani kullanılan ve alışılmışın dışındadır. Bu duruma güzel bir yorum ve tespitte bulunan max planc’tır.”


hırdavat el aletleri

Zeybekler 1 kaliteli ürünleri uygun şartlarda sunuyor

995 yılında faaliyete başlayan Zeybekler Teknik Hırdavat Ltd. Şti. 25.000 üzerinde ürün yelpazesi ve 2002 yılında hırdavat sektöründe bir ilk olan ISO 9001-2000 Kalite Yönetim Sistemi Belgesiyle müşterilerine en iyi hizmeti en kaliteli şekilde sunuyor. Teknik hırdavat malzemelerinde söz sahibi kurum ve kuruluşların ana bayiliği ve bayiliğini ile işe başlayan Zeybekler, genişleyen müşteri portföyü sonrasında sektör ve müşteri ihtiyaçları baz alarak uluslararası pazarlarda kendini kanıtlayarak çalışma alanını da büyüterek ilerlemesini hızlandırmaktadır diyen Zeybekler Teknik Hırdavat Ltd. Şti firma yetkilisi …’dan faaliyetleri hakkında bilgi aldık.

Zeybekler, müşterilerin ihtiyacı olan her türlü ürünü gelişen teknolojinin sağladığı en son yeniliklerle uluslararası standartlarda belirlenen özelliklere sahip olacak şekilde zamanında ve uygun koşullarda tüketicilere sunuyor

84

nalburteknik.com

Haziran’12

Firmanızın gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz? Ne zaman kuruldu. Hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz? “Zeybekler Teknik Hırdavat Ltd. Şti. 1995 yılında Osmangazi Gazcılar caddesinde kurularak faaliyete başladı. Özellikle 30.000 üzerinde ürün yelpazesi ve 2002 yılında, hırdavat sektöründe bir ilk olan ISO 9001-2008 Kalite Yönetim Sistemi belgesini alarak ve sunduğu hizmetler ile adını duyurdu ve piyasaya öncülük etmeye başladı. Başladığımız ilk günden bugüne gelişen teknolojiyi yakından takip ederek, hırdavat sektöründeki kaliteli ama ekonomik ürünleri satmak ilkemiz oldu. Aynı düşünceden hareketle, değişimi, yenilenmeyi ve gelişimi bir kurum kültürü haline getirerek, firma içinde ve dışında ilişkide olduğumuz her noktada tecrübeli ekibimiz ile vizyonun uygulayıcısı ve kurucusu olmaya çalışmaktayız.”


Distribütörü veya bayisi olduğunuz ürünler var mı? Varsa hangileri? “Sektöründe öncü olmuş markalar olan; Bosch, Kale Kilit, İzeltaş, Elta Tools, Den Braven, Atlas Zımpara, Yıldız Gaz Armatürleri, Egesan, Türk Henkel ( Loctite-Nalburiye ), Elteks, Kale Kilit Dış Ticaret, Dekor Rulo, Yakar Kardeşler, Beybi, İnka, Yılmaz Fırça, Erbi Kelepçe, Hipaş, Fukar, Hassan İnşaat, Fen Yapı –Dkr, Sarvan İnşaat –Rola Extra gibi firmaların ana bayiliklerini yapmaktayız. Bunların yanı sıra distribütörlüğünü ve toptan satışlarını yaptığımız güçlü firmaların markaları da var: Beta, Derby, Esaş, Fısco, Matsan, Port-Bag, Samet, Bahco, Karbosan, Oerlikon, Eltos firmalarının satışlarını yapmaktayız.”

Bölgenizde en çok hangi ürün grubu satılıyor (yapı malzemeleri, boya, izolasyon, hırdavat? “Şehrimiz Bursa, Türkiye’de en fazla göç alan şehirlerin başında gelmektedir. Bu nedenle yapı malzemeleri, boya- izolasyon, yapıştırıcı, hırdavat ürünlerinin hepsi oldukça fazla satılmaktadır. Otomotiv sektörü ve inşaat sektöründe gelişmekte olan bölgemizde yedek parça ürünlerinin tedarik edilmesi pazarımızı hareketlendiriyor.”

MÜŞTERİ ODAKLI ÇALIŞMA Satış konusu yanında uygulamalarda da yer alıyor musunuz? “Bizim için satış sonrası hizmet vazgeçemeyeceğimiz bir unsurdur. Satış ekibimiz sadece ürünleri tanıtan kişiler değildir, edindiğimiz ilkelere sadık bir şekilde, firma içinde ve sahada koşturan, firmamızı yansıtan aynalarımızdır. Biz onlarda müşterilerimizi, müşterilerimiz ise Zeybekler Teknik Hırdavatı görürler. Kaliteli hizmeti daha da güçlendirmek için, personellerimize periyodik eğitimler aldırarak, müşterilerimize satış öncesi ve sonrası her türlü eğitim, demo çalışmalar gibi destekleri veriyoruz.”

Müşterilerinizin boya, izolasyon ürünlerinde tercihleri ne yönde? Kaliteli mi yoksa ucuz olan ürünler mi tercih ediliyor? “Günümüz bilgi ve teknoloji çağı; toplumun karşı koyamadığı değişim olgusuna bağlı olarak pazar ve pazarlama dengelerini de değiştirdi. Gelişen teknoloji sadece üretim kabiliyetini artırmadı neticede kalite ve fiyat alternatifleri oluştu. Sadece kalite veya sadece ucuz ürün tercih edilir diyemiyoruz. Bizim için kaliteli bir iş, kaliteli ürün ile daha güvenli olur. Müşterilerimize en cazip fiyatı vererek hem sadakatini oluşturuyoruz, hem de sektörde kalıcı olabilmeyi sağlamaya çalışıyoruz.”

Haziran’12

nalburteknik.com

85


hırdavat el aletleri

Müşterilerinizin tercihlerine etki ederek onları alacakları ürünler konusunda yönlendiriyor musunuz? “Üretici firmaların izlediği yol 1990’lı yılların sonuna kadar ürün odaklı olmuş ve maalesef tüketici beklentileri çok dikkate alınmamıştır. Oysa tüketicinin ne istediği, ne beklediği talepleri hareketlendirir. Ekonomik krizlerin etkisi ile tüketicinin isteklerinin önemi arttı. Tüketici bazı ürünü talep eder, fakat piyasa kalitesi veya fiyatını bilemez, bu konularda işlerinin önem derecesini anlıyoruz ve en uygun ürünü öneriyoruz. Ürünü alan ve kullanan tüketiciyi memnun etmezsek, aynı tüketiciye tekrar ürün satmayacağımızın bilincindeyiz.”

STANDART DIŞI ÜRETİMLER SIKINTI OLUŞTURUYOR” İçinde bulunduğunuz sektörün sıkıntıları nelerdir? “Sektörümüzün en ciddi sorunu ucuz malzeme ve iş gücüyle standart dışı imalat yapan firmalardır. Bu tür firmalar her geçen gün sektörümüzdeki kaliteyi düşürmektedir ve haksız rekabete yol açmaktadır. Hırdavat sektöründe, mesela ucuz bir iş güvenlik malzemesi, kalitesiz bir inşaat malzemesi ve sayısı birçok örnekle çoğaltılabilecek kalitesiz malzemeler, büyük sorunlara yol açabileceği gibi, biz toptancı firmalarında kalitesini düşürüyor.”

86

nalburteknik.com

Haziran’12

Üreticilerin bunları okuyacağını düşünerek onlara bir mesajınız var mı? “Kaliteli bir yaşam ve ülkemize yaraşır bir üretim anlayışı için her türlü desteğe bizler hazırız. Sanayicilerimizin beklentilerimizi karşılayacaklarını ümit ediyoruz. Değerli müşterilerimizin her ihtiyacına göre vereceğimiz teklifler sıkıntılarını aratmayacaktır. Başarı ve sürekliliğin teminatı, hizmette dürüstlük ve kalitedir prensibiyle çalışan Zeybekler, yakın ilgi ve desteğinizden dolayı teşekkür ederek müşterilerine bugün ve gelecekte de hizmet vermeye devam edecektir.”


Dremel, DSM20 kompakt testereyi sunuyor Dremel DSM20, tüm Bosch elektrikli el aletleri yetkili satıcıları ve tüm yapı marketlerde satışa sunuluyor

D

remel DSM20, Dremel’in Çok Amaçlı Aletler Sistemi’nde sunduğu en yeni ürün. Dremel’in kompakt testeresi, 710 watt motora sahip olup, tahtadan plastiğe, metal ve fayans gibi en bilindik ‘kendin-yap’ malzemelerini 20 mm derinliğine kadar kesiyor. Dremel DSM20 kısa iş süresi sağlarken, özel kesme diskleriyle kusursuz kesimler elde ediyor. Dremel DSM20 özel geliştirilen aşındırıcı kesme diski teknolojisi sayesinde sıradan disklere göre çok daha güzel ve temiz bir kesim sağlıyor. Avrupa normlarına göre sıradan kesme diskleriyle çalışan aletler için koruma mekanizması gerekirken, Dremel diskleri için buna ihtiyaç duyulmuyor. Çok amaçlı bir ürün olan Dremel DSM20 ile kusursuz düz kesimler, yüzeye yakın hizalı kesimler ve geri tepme yapmadan daldırmalı kesimler yapabilmek mümkün. Daldırmalı kesim kabiliyetine ek olarak, özel teknolojisi sayesinde birçok malzemeye daha hızlı ve güvenli daldırma yaparak çok hızlı sonuç alabiliyor. Birçok kesim için tek elle kullanım ve şaft kilit tuşu sayesinde, aksesuar değiştirmek oldukça kolaylaşıyor. 710 Watt motoru DSM20’nin uygulaması gereken tüm işlerde, en zor uygulamalar da dâhil olmak üzere, uygun gücü sağlıyor. Birçok materyali 20 mm’ye kadar kesebilmek için derinlik ayarlaması bulunuyor. Dremel DSM 20; ev geliştirme için, etajer yüklemeleri için, kartonpiyer ve ahşap kesimi için, aynı zamanda ev içinde çeşitli bakım ve onarım işlemleri için de uygun. Fayans döşeme, kiremit döşeme, lehimleme, mutfak ve banyo tesisatı ve hatta merdiven döşemelerinde hızlı ve mükemmel çözümler sunuyor.

Haziran’12

nalburteknik.com

87


kısa kısa

Würth Montaj Köpüğü W

ürth’ün yeni ürünü, -10°C’ ye kadar düşük sıcaklıklar¬daki uygulamalar için geliştirilmiş, nemle genleşip kürleşen, tek kom¬ponentli, poliüretan bazlı bir dolgu ve montaj köpüğüdür. Ürün çok amaçlı kolay kullanım özelliğine sahiptir. Kapı ve cam kasalarının montajı ve izolasyon¬unda, boşlukların, büyük çatlak ve deliklerin doldur¬ulması ve yalıtımında, elektrik tesisatlarının, sıcak ve soğuk su boru¬larının izolasyonunda kullanımı ideal bir üründür. Çok düşük ortam sıcaklıklarında yeterli basınç, yüksek verim ve stabilite sağlayan ürün, birçok yüzeye mükemmel yapışır. Yüksek doldurma kapasitesi, yüksek termal ve akustik izolasyon değeri taşıyan Würth montaj köpüğü, küf tutmaz, su geçirmez ve üzeri boyanabilir. Neme ve sıcaklığa bağlı olmak üzere 45 litreye kadar verim ve 1- 1,5 kata kadar genleşme sağlar. Uygulama sıcaklığı -10°C ile +30°C arasındadır. Kullanımdan önce kutuyu iyice çalkalanmalıdır. Yüzeyler buzdan, tozdan ve yağdan arındırılmalıdır. Pipeti valfe yerleştirilmeli, kutu baş aşağı olacak şekilde valfe bastırılarak köpük kullanılmalıdır.

Ege Yıldız’a Anadolu Marka Ödülü E

ge Yıldız 5’ncisi düzenlenen Anadolu Markaları yarışmasında ödül aldı .Finansbank, Capital ve Ekonomist dergilerinin Anadolu’daki şirketler arasında düzenlediği yarışmada 2011 yılı ‘Anadolu Markaları’ ödülleri küçük işletmeler ve büyük işletmeler olarak iki ana katagoride dağıtıldı. Büyük işletmeler dalında Turizm, İmalat, Tarım ve Ticaret grublarında değerlendirilen yarışmada Ege Yıldız, ticaret katagorisinde ödüle layık görüldü. İstanbul’da gerçekleşen törende Ege Yıldız’ın ödülünü Mazhar Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu aldı. Ege Yıldız’dan yapılan açıklamada Ege Yıldız’ın ödüle layık görülmesinde Türkiye genelinde, bayi, inşaatçı, tesisatçı ve ziraatçı gibi dört önemli grubun tercihlerinin sonucu oluşması, ödülü son derece anlamlı kıldığı ve Ege Yıldız’ı onurlandırdığını belirtildi.

LG küresel iş ortaklarıyla Kore’de bir araya geldi LG

Electronics dünya çapında önde gelen iş ortakları ile Kore’de yapılan özel bir etkinlikte bir araya geldi. LG Electronics (LG) her yıl düzenlenen Geleneksel Bayi Etkinliği’ni dünya çapında önde gelen iş ortaklarının katılımıyla Kore’de gerçekleştirdi. Şirket bu yıl, ileriki dönemlerde daha da önem kazanacak akıllı uygulamalar ve özel teknolojilere yönelik güçlü işbirlikleri geliştirmek üzere 40 bayisiyle bir araya geldi. LG Ev Elektroniği Bölümü CEO’su ve Başkan Yardımcısı Moon-bum Shin, LG’nin yaşamı çevre dostu ve pratik hale getiren akıllı ev uygulamalarını pazara sunmaya devam edeceğinin altını çizerek şunları söyledi: “Tamamen LG’nin geliştirdiği teknolojiler olan Lineer Kompressör, Inverter Direct Drive Komspressör ve Lightwave, evlerimizi daha da akıllı hale getiriyor.”

88

nalburteknik.com

Haziran’12


2M Kablo merkez satış ofisi Perpa İş Merkezi’nde açıldı Bugüne kadar kablo sektörüne yönelik ArGe çalışmalarıyla yurtiçi ve yurtdışında yer aldığı projelerle kalitesini kanıtlayan 2M Kablo, İstanbul Perpa İş Merkezi’nde yeni merkez satış ofisinin açılışını yaptı

K

urulduğu günden itibaren kendini yenileyen yapısı ve ürün yelpazesine kazandırdığı yeni ürünlerle büyümeye devam eden 2M Kablo, 2012 yılı itibariyle genişleyen kadrosu ile Perpa İş Merkezi’nde açılışını yaptığı 800 m2 ‘lik yeni merkez ofisinde çalışmalarını sürdürecek. 2012 yılı için belirlediği yeni hedeflerini, yenilediği merkez satış ofisi ve Mart ayında taşındığı Silivri’deki yeni üretim tesislerinde gerçekleştirecek olan 2M Kablo, markasına yönelik iletişim ve kurumsal kimlik çalışmalarını da hızla sürdürüyor. Yurtiçi Satış, İş Geliştirme ve Pazarlama çalışmalarına yönelik ekibini güçlendiren 2M Kablo, tüm çalışmalarını bu yeni vizyonu ve stratejik hedefleri doğrultusunda gerçekleştirecek. 2M Kablo yenilediği stratejik hedefleriyle 2016 yılına kadar Türkiye’nin ilk 500 sanayi firması arasına girmeyi planlıyor. Kurumsal ve Ar- Ge çalışmalarındaki yeniliklerle birlikte yurtiçi ve yurtdışı pazarında da önemli planlamalar yapan 2M Kablo, işçilik, teknoloji, yeterli düzeyde teknik ekip ve tecrübe gerektiren özel kablo imalatında ilk akla gelen firmalar arasında. Bu donanımını kullanabileceği yeni sektör arayışına önümüzdeki yıllarda da devam edecek olan firma; Telekomünikasyon, Medikal, Deniz ve Hava Ulaşım sektörleri gibi yeni pazar yaratma hedeflerinin yanı sıra uzun yıllardır var olduğu Otomotiv, Makine İmalatı gibi sektörlerde de gelişme çabalarını sürdürecek. 2M Kablo 2016 yılına kadar Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almayı kendisine vizyon olarak belirleyerek tüm stratejik planını bu amacı doğrultusunda kurguladı.

Haziran’12

nalburteknik.com

89


kısa kısa

Ferroli yeni ürünlerini tanıttı F

erroli, yeni ürünleri ve enerji verimliliğine büyük katkı sağlayacak projesiyle Sodex Fuarı’na yepyeni bir soluk getirdi. Ferroli, ISK Sodex 2012’de yoğuşmalı çelik kazan Quadrifoglio’dan havlu kurutucu ürünü Venüs’e kadar en yeni ürünlerini tanıttı. Isıtma ve soğutma sektörünün yenilikçi lider markası Ferroli, 2 - 5 Mayıs 2012 tarihlerindeki fuarda endüstriyel ve bireysel kullanım için tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek; yüksek tasarruflu, hem çevre hem de kullanıcı dostu olan geniş bir ürün gamıyla katıldı. Fuarda sergilenen yeri ürünleri arasında, konvansiyonel kombilerde bitermik eşanjörlü Domitech D ve monotermik eşanjörlü Divatech D, yoğuşmalı ürün grubunda ise paslanmaz çelik yoğuşma eşanjörüne sahip Blue Helix Pro ve Blue Helix Tech yer aldı. Ferroli’nin bu yıl içerisinde pazara sunacağı yeni yoğuşmalı çelik kazanı Quadrifoglio ve Düzce fabrikasında üretilen havlu kurutucusu Venüs de Ferroli standında tanıtıldı.

Creavit ile ışıldayan banyolar C

reavit’in banyo mobilyaları göz doldurmaya devam ediyor. Banyoları ihtiyaç üzerine kullanılan bir mekan olmaktan çıkarıp yaşayan bir merkez haline getirmeyi başaran Creavit, SHEE serisi ile kadınlara estetik bir seçenek sunuyor. Creavit’in SHEE serisi görenleri şimdiden hayran bırakan farklı bir tasarım. Kırmızı, beyaz ve afromozyanın bir arada kullanıldığı banyo mobilyası lavabo modülü; aynalı üst modül ve boy dolaptan oluşuyor. Lavabo modülündeki kapak ise sürgülü. Beyaz lake gövde ve afromozya tezgah bütünselliğindeki şıklık; mini çekmecede kullanılan kırmızı lake ile tasarımda kadınlara ayrıcalık tamamlamakta. Lavabosunun kare formuyla uyumlu armatür hem modern çizgilere sahip hem de son derece kullanışlı. Hem temizlik kolaylığı sağlayan hem de renkleri canlı gösteren lake ile armatürlerin pırıltılı yapısındaki uyum ise göz dolduruyor.

Philips tüketici aydınlatması ürünleri ödüle doymuyor P

hilips, dünyaca ünlü iF ödüllerinden dokuzu tüketici aydınlatması olmak üzere malzeme, paketleme ve ürün iletişim tasarımları için 31 ödül kazandı. Aynı zamanda Philips Balanza aydınlatma serisinden Lirio, prestijli Altın İF Ödülü’nün sahibi oldu. Aydınlatma sektörünün lider şirketi Philips, tüketici aydınlatması ürünlerinin yurtdışından aldığı ödüller ile adından söz ettiriyor. Üstün başarıları onurlandıran ve iyi tasarımın tasdiki olarak görülen iF ödüllerinde 44 tasarım uzmanından oluşan dünyaca tanınmış jüri, kazanan ürünleri seçmek için kritik görüşmeler ve müzakerelerde bulundu. iF ürün tasarım ödülü jürisi, 48 ülkeden 1.605 katılımcı tarafından sunulan 4.322 eserden favorileri olan 1.218 tanesini 2012 yılının en iyi tasarımı olarak seçti. Bu kapsamda Philips, dokuzu tüketici aydınlatması olmak üzere malzeme, paketleme ve ürün iletişim tasarımları için toplamda 31 ödül kazandı.

90

nalburteknik.com

Haziran’12


Parkelere renk geldi Parke sektörünün önde gelen markası İtalyan Florian 2012 koleksiyonunda bulunan biri birinden renkli ve özel dokulu lamine parke seçeneklerini ev ve iş yerlerinde farklılığı sevenlerin, genç ve mordern tarzını yaşadığı mekanda yansıtmak isteyenlerin beğenisine sunuyor

N

eredeyse tüm ev ve iş yerlerinde aynı renk ve dokudaki parkeleri görmek mümkün. Bu tekdüze ve sıkıcı götüntüye parke sektöründe benzerine rastlanmayan, şık ve sıradışı ürünleri, sayısız alternatifleri ile dünyada büyük beğeni kazanan İtalyan Florian son veriyor. İtalyan Florian’in 2012 koleksiyonundaki “Trend Serisi”nde pembeden, sarıya, maviden, bordoya kadar uzanan geniş renk ve doku alternatifi bulunuyor.

PARKEDE “LIP GLOSS” IŞILTISI Florian’ın ürün yelpazesinde bilindik lamine parke çizgisinin çok dışında özel bir serisi daha bulunuyor “Lip Gloss”. Bu seride Meşe, ceviz, tik, aframozya ağaçları özel işlemlerden geçirerek cam lake cila atılmışçasına ışıldayan bir görünüm kazandırılıyor. Ancak en önemli detay bu ürünün bir yandan da uzun ömürlü ve her türlü darbeye, çizilmeye dayanıklı olması. Rengârenk parkeler şimdi Türkiye’de. Nishdecor tarafından Türkiye pazarına sunulan Florian ürünleri, kalitesi ve farklı tasarımları ile dünya pazarında oldukça güçlü bir esinti oluşturdu. Üretiminde İtalya’nın seçkin mimarlık şirketleri ve iç mimarlarından danışmanlık alan Florian bu farklı, modern ve yenilikçi havası sayesinde ürünlerinin sektörde tanınmış birçok ünlü mimarın tasarımlarındaki en önemli unsur olmalarını sağlamıştır.

Haziran’12

nalburteknik.com

91


kısa kısa

Yılın en iyi çatı kaplama malzemesi; BTM Shingle Dragon B VitrA, banyolara yazın renklerini getirdi V

itrA, banyoları, yazın sıcacık ve canlı renkleriyle donatıyor. Banyosunu renklendirmek isteyenler, VitrA’nın Water Jewels lavabolarının pembe, mavi, yeşil modellerini tercih ediyor. Desenli ve sedefli çeşitleri bulunan tezgahüstü lavabolar, VitrA’nın Network ve Dreamlike karo serileriyle kombinlenerek, banyolara özgün bir kimlik kazandırıyor. Modern ve dinamik Network karo serisinin vizon, pembe ve krem alternatifleri, mekana yumuşak ve doğal bir dokunuş getirirken, yeşil ve mavi renkler ise farklılık arayanlara hitap ediyor. Ahşap dokusuyla dikkat çeken Dreamlike; kırmızı, antrasit gibi kontrast renklerin yanı sıra, moka ve krem gibi uyumlu tonlarıyla göz dolduruyor.

TM Shingle Dragon Çatı Kaplama Malzemesi ile ödül kazandığı B2B Medya dergilerinden Çatı&Cephe dergisi tarafından ilki organize edilen “Çatı&Cephe Malzemeleri Ödülleri”nin töreni 3 Mayıs Perşembe günü, Yapı İstanbul Fuarı’nda gerçekleştirildi. Sunuculuğunu Çiğdem Tunç’un yaptığı törende Tunç konukları, dünyaya ve çevreye duyarlı olmaya çağırdı, yalıtım ve çatı&cephe sektörlerinin enerji verimliliği konusundaki önemine vurgu yaptı. Ödül töreninde BTM Shingle Dragon Çatı Kaplama Malzemesini 2011 yılında piyasaya süren BTM ekibini temsilen BTM Teknik Danışmanı Kemal Gel hazır bulundu ve ödülü İstanbul Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Sayın Oğuz Öztuzcu’dan aldı. BTM Teknik Danışmanı Kemal Gel ödülü aldıktan sonra “BTM olarak shingle üretimine 1994 yılında başladık. Her geçen yıl ürün gamımıza yeni renk ve modeller ekliyoruz. Büyük önem verdiğimiz yeni modelimiz BTM Shingle Dragon ile bu ödüle bizi layık görenlere teşekkür ederiz.” dedi.

Polisan Kenan Doğulu ile daha çekici P

olisan’ın reklam filmi, yeni versiyonunda Kenan Doğulu’nun yorumu ile şimdi çok daha çekici. Polisan markasının yeni reklam kampanyası başladı. Özellikle müziği ile kulaklarda yer edinen reklamın jingle’ında Kenan ve Ozan Doğulu kardeşlerin imzası var. Düzenlemesi Ozan Doğulu’ya, seslendirmesi ise Kenan Doğulu’ya ait jingle’ın 2012 yazına damga vurması bekleniyor. Ürünlerini, boyanın ötesinde bir kavram olan “ev kozmetiği” ile konumlandıran Polisan, yeni reklam kampanyasında Polisan’la boyanmış duvarların önünde her şeyin daha çekici görünmesi temasını işliyor.Reklam filmi; makyajını tamamlamış bir kadının kocasına nasıl göründüğünü sorup, bir de Polisan’la boyanmış duvarın önünde fikrini alması ve Polisan’la boyanmış duvarın önünde kadının çok daha çekici gözükmesi üzerine kurulmuş.

92

nalburteknik.com

Haziran’12


İzocam ve Weber’den eski hükümlülere sağlanan “mantolama eğitimine” büyük destek TT Manto olarak İzocam ve Weber, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu Başkanlığı’nın yönlendirmesi ile ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülerin meslek edinmesi için verilen mantolama eğitimlerine malzeme desteği sağlıyor

T

ürkiye’de yalıtım sektörünün lideri İzocam ve endüstriyel harç üretiminde dünya lideri Weber, sosyal sorumluluk içerikli projelere katkı sağlıyor. Türkiye’de yeni uygulanmaya başlayan ve eski hükümlülere mantolama eğitimi ile iş edindirmeyi amaçlayan projeye dahil olan İzocam ve Weber, yalıtım malzemesi ve eğitim desteği veriyor. Koruma Kurulu Başkanlığı’nın Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü’nün hazırladığı proje kapsamında, 12 eski hükümlüye meslek ve sanat edindirmek amacıyla ısı ve ses yalıtımı kursu açılarak eğitim veriliyor. Düzenlenen eğitim ile Mersin’de bulunan 500 metrekare’lik bir okulun dış cephesine ısı ve ses yalıtımı yapılıyor. İzocam ve Weber, eğitim sürecinde ihtiyaç duyulan weber.therm A1, weber. therm B1, weber.min 200, Manto İzopor, Donatı Filesi, dübel ve Köşe Profili gibi yalıtım malzemelerini karşılıyor. Kursta aynı zamanda Weber uygulama uzmanı tarafından eğitim desteği de veriliyor. Eski hükümlülere mantolama eğitimi ile iş edindirmeyi amaçlayan proje ile ara eleman açığı olan sektöre kalifiye işgücü yetiştirilmesi hedefleniyor. Türkiye’de yeni uygulanmaya başlayan projenin daha da gelişerek diğer illerde yaygınlaşması hedefleniyor.

Haziran’12

nalburteknik.com

93


kısa kısa

Filli Boya’dan: “Mimar Benim” uygulaması F

illi Boya, Türkiye’de ilk kez hayata geçen “Mimar Benim” uygulaması ile iPad, iPhone ve Android kullanıcılarına “Yaşadığı Yerin Mimarı” olma ayrıcalığını yaşatıyor. Türk boya sektörünün lideri Filli Boya’nın iPad, iPhone ve Android cihazlar için hayata geçirdiği ücretsiz “Mimar Benim” uygulaması; yaşam alanlarının kolayca ve istenildiği gibi renklendirilmesine imkan tanıyor. Filli Boya “Mimar Benim” uygulaması, birçok üstün özelliği bir arada sunan yapısıyla dünya genelindeki mobil uygulamalardan farklılaşıyor. İster çektiğiniz fotoğrafı, isterseniz uygulamanın galerisindeki fotoğrafları renklendirin İlk kez geliştirilen “Mimar Benim” uygulaması ile iPad, iPhone ve Android cihaz kullanıcıları, yaşadıkları yerin mimarı olma şansını yakalıyor. Filli Boya’nın “Mimar Benim” uygulaması, kullanıcıların hem çektiği hem de uygulamanın galerisinden seçtiği fotoğrafları isteğe bağlı olarak elle veya otomatik olarak boyamasına olanak sağlıyor.

Serinliğin keyfini Samsung klimalar ile çıkarın S amsung’un yeni klima serisiyle yaz aylarında tasarruflu serinliğin keyfini çıkarın. Gelişmiş Çifte Tasarruf Teknolojisi ile Maksimum Filtrasyon, Soğutma ve Enerji Tasarrufu Samsung Jungfrau Klimalarda. Yenilikçi beyaz eşya alanında bir dünya lideri olan Samsung Electronics Co., Ltd.,tarafından ilk olarak Mena Forum’da tanıtılan yeni seri Samsung Klimalar yaz aylarında evleri serinletmeye hazırlanıyor. Samsung yeni seri klimaların en önemli özelliği enerji tasarrufunu artıran Tam HD Filtre ve S-Plazma İyon özellikli Çifte Tasarruf teknolojisine sahip olması. Bu sayede Jungfrau Klimalar tüketicilerin konforlu, sağlıklı ve doğa dostu bir yaşam tarzı sürdürürken para tasarrufu yapabilmelerine de yardımcı oluyor.

Demirdöküm’den Atron ve Nitromix kombiler I

sıtma soğutma sektöründe 58 yıldır faaliyet gösteren DemirDöküm, sektöründe Türkiye’nin en büyük fuarı ISK-SODEX’te, ürün ve hizmetleriyle büyük beğeni topladı. Kuruluşundan bu yana ısıtma soğutma sektöründe ilkleri tüketiciyle buluşturan DemirDöküm, 2 - 5 Mayıs tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırladı. Sodex Fuarı’na, düzenlendiği yıldan bu yana aralıksız katılan DemirDöküm, yine fuarın en çok ziyaret edilen markalarından biri oldu. DemirDöküm standında sergilenen Atron ve Nitromix kombiler, A410 Inverter klimalar, Maxi-Condense duvar tipi yoğuşmalı kazanlar, DT3 termosifonlar ve yeni Lykia güneş enerjisi kollektörleri ziyaretçiler tarafından en çok ilgiyi gören ürünler oldu.

94

nalburteknik.com

Haziran’12


Petma Mermer büyüyor Pet Holding kuruluşu olan Petma Mermer, 2012 yılında yurtiçi ve yurtdışı tanıtım ve pazarlama çalışmalarını yoğunlaştırıyor

İ

zmir’de yapılan ve doğaltaş sektörü profesyonelleri başta olmak üzere pek çok yerli yabancı katılımcının ziyaret ettiği ve sektörün kalbinin attığı fuarda yer alan “ Petma Mermer Standı” büyük ilgi gördü. Petma Mermer Standı’nda “Turnalit Bej” markasıyla tanıtılan Tokat Turhal yöresinin açık bej renkli mermer ocağı lanse edildi. “ Turnalit Bej” adı verilen homojen, proje taşı niteliğindeki blok mermerler çeşitli ülkelerden gelen ziyaretçilerin de beğenisini kazandı. Özellikle Çin, Hindistan, Mısır, Tunus, Ürdün ve Suudi Arabistan’dan yoğun siparişler geldi. Pet Holding’in sanatsal faaliyetlere destek vermeye dönük kurum kültürü Petma Stand’ında da fark ediliyordu. Değerli Mermer Sanatçısı Gülden Bicil’in Petma için yorumladığı “ Organik” adlı mermer heykel bu çerçevede standa yer alıyordu. Son olarak İzmir Marble Fuarı’na büyük standla katılan Petma Mermer, 2010 yılında Pet Holding bünyesinde kuruldu. Petma Mermer Doğaltaş ve Madencilik Şirketi, üretime 2011 yılında başladı. Tokat’ın Turhal Bölgesi’ndeki işletmede birinci kalitede ve ihracata uygun taş kesimiyle üretim yapan Petma Mermer’in çalışmaları halen 2. kademede devam etmektedir. Ancak bu yıl 3. ve 4. kademelere inilmesi de hedeflenmiştir. Halen 5000m2 blok/ yıl olan üretim de hızla arttırılacaktır. Adını bölgenin antik isimlerinden alan “ Petma Mermer Turnalit Bej” blokları her aynadaki homojen rengi, sağlamlığı ve yöreye özgü açık bej tanımıyla büyük beğeni toplamakta ve tercih edilmektedir. Petma Yönetim Kurulu Üyesi Genel Müdürü Zeynep Köksal Yaykıran

MÜŞTERİ ODAKLI YAKLAŞIM

Petma Yönetim Kurulu Üyesi Genel Müdürü Zeynep Köksal Yaykıran; “Genç bir kuruluş olan Petma, Pet Holding’in yıllara dayalı kurum kültürü, müşteri odaklı yaklaşımı ve kaliteli ürün anlayışıyla rekabetin yoğun olduğu bu sektörde kendini başarıyla konumlandırdı ve kabul ettirdi. Doğaltaş sektörüne çabuk ısındık, yeni ocaklar da açacağız. Türkiye’nin mermerlerine çok önem veriyoruz. Zira mermer, Türkiye’nin petrolüdür, geleceği çok parlaktır. Sektörde bir araya gelerek ortak platform oluşturmak, eğitimi yükseltmek ve devletten de gereken desteği alarak dünyada “Türk Mermeri”ni markalaştırmak hedefimiz olmalıdır” diyor. Haziran’12

nalburteknik.com

95


kısa kısa

Bien Bursa bayi Aktosunlar’dan görkemli açılış T

ürkiye seramik sektöründe dijital teknolojinin öncülerinden Bien’in Bursa’nın yapı malzemeleri satışında öncü firması Aktosunların Türkiye’nin en büyük showroomlarından biri olan yeni mağazasının açılışı İzmir Yolu Görükle mevkiinde gerçekleştirilen görkemli bir organizasyon ile gerçekleştirildi. Türkiye’nin yenilikçi firması Bien ürünlerinin yer aldığı Yetkili Satıcısı Aktosunlar’ ın showroom’ u AKP Milletvekili Mustafa Öztürk, Oğuz Kağan Köksal, Hakan Çavuşoğlu ve Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in katılımıyla gerçekleşen açılış töreni ile hizmete açıldı. 3 bin metrekarelik showroomda boya, mantolama, mutfak, seramik, izolasyon, vitrifiye, iç dekorasyon alanında temin, tasarım ve uygulama hizmeti verilecek. Bien Yönetim Kurulu Bşk. Yrd. Ali Ercan ve Genel Müdürü Metin Savcı ve Pazarlama Müdürü Ebru Uzluer’in de katıldığı törende hep birlikte açılış kurdelesini kesen üyeler, 3 kattan oluşan showroomu gezerek ürünleri yakından inceleme imkanı buldular.

Makel Şirketler Grubundan yeni ürünler M

akel Şirketler Grubu, Tüyap’ta 02 – 06 Mayıs 2012 tarihleri arasında düzenlenen 35.Uluslararası Yapi Fuari’na katılarak yeni ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Yapı sektörüne yön veren seçkin firmaların biraraya geldiği fuarda Makel 122 metrekare‘lik alan üzerine kurulu özel tasarım ve özel görsel çalışmalar ile desteklenmiş standı ile katıldı. Makel, sahip olduğu teknolojiyi sürekli yenileyerek çağın gereklerine uygun olarak geliştirdiği ve yenilediği ürün gruplarını ziyaretçilerin beğenisine sundu. Yapı Fuarı’nı ziyaret eden elektrik malzemeleri kullanıcısı tüketiciler, Mimarlar ve fuar ziyaretçileri aldıkları bilgiler doğrultusunda Makel ürünlerine yönelik beğenilerini dile getirirken, yerli sermaye bir markanın Türkiye’de ve dünyanın 40’ı aşkın ülkesinde güvenle kullanılıyor olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

Viko Bayileri ‘İstanbul Efsanesi’nde buluştu E

lektrik anahtar ve priz sektörünün lider kuruluşu VİKO, Türkiye genelindeki bayileriyle İstanbul’da gövde gösterisi yaptı. İstanbul Efsanesi konseptiyle biraraya gelen bayilere VİKO’nun 2020 yılına kadar alçak gerilim sektöründe dünyadaki ilk 10 firma arasına girme hedefine emin adımlarla ilerlediği mesajı verildi. VİKO, 66 bayisine Volkswagen Caddy hediye etti. Türkiye genelindeki tüm bayilerini İstanbul’da ağırlayan VİKO, bayilerine 2020 yılı hedefi olan alçak gerilim sektöründe dünyadaki ilk 10 firma arasına girme hedefine doğru emin adımlarla ilerledikleri mesajını verdi. Elektrik anahtar ve priz sektörünün lider kuruluşu VİKO, 2 gün süren İstanbul Efsanesi adlı program boyunca bayileriyle çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi. Kadıköy’de gerçekleştirilen törende 66 bayisine Volkswagen Caddy hediye eden VİKO, törenin ardından bayilerine keyifli bir Boğaz Turu düzenledi. VİKO’nun bayi buluşması Suada’da gerçekleyen Ferhat Göçer konseri ile taçlandırıldı.

96

nalburteknik.com

Haziran’12


Prenta, Yapı Fuarı ile sektöre merhaba dedi Prefabrik ve hafif çelik yapı sektörünün önde gelen kuruluşlarından Vefa Group, sektöre yeni bir marka daha kazandırdı

M

odüler ünitelerin yanında kiralama, lojistik ve ikinci el hizmetleri sunmak üzere Vefa Group çatısı altında kurulan Prenta, sektöre Yapı Fuarı ile merhaba diyerek iddialı bir giriş yaptı. Prefabrik ve hafif çelik yapı sektöründe 22 yılı geride bırakan Vefa Group’tan sektöre yeni bir marka. Vekon, Steelife, Nestavilla, Profacto ve Neopan olmak üzere beş ayrı markayı bünyesinde barındıran Vefa Group, en son Prenta markasını da bünyesine kattı. Kabinler, şehir mobilyaları, hobi evleri, konteynerler gibi Modüler üniteler ile kiralama, lojistik ve ikinci el alanında faaliyet göstermek üzere Vefa Group çatısı altında kurulan Prenta, sektöre Yapı Fuarı ile merhaba dedi. İstanbul’da düzenlenen ve 2 Mayıs’ta kapılarını ziyaretçilere açan Yapı Fuarı’nda stant ile yerini alan Prenta, Yapı Fuarı ile sektöre iddialı bir giriş yaptı. Prenta, Yapı Fuarı’nda tamamen kendine özgü tasarımı ile dikkat çeken kabinleri, katlanabilen, kolayca taşınan ve çok basit tekniklerle kurulan hobi evi ve yaşam konteynerleri ile yer alacak. Stantta kabin ile birlikte sergilenecek olan hobi evinin kolay kurulumu fuar boyunca ziyaretçiler tarafından da görülebilecek. Vefa Group İcra Kurulu Başkanı Turan Koçyiğit, Prenta’nın modüler ünitelerin yanında başta grubun diğer markalarına ait ürünler olmak üzere çok geniş bir yelpazede kiralama, ikinci el alım satım ve lojistik işlerini de yürüteceğini söyledi.

Haziran’12

nalburteknik.com

97


mutfak banyo seramik

Banyolarda minimalist bir dizayn: Geberit Sıgma60 Tasarım ve teknoloji, modern ve minimalist tarzda dizayn edilmiş Geberit Sigma60 kumanda kapağında birleşiyor

Banyolar için çağdaş tasarımlar sunan Geberit, yeni kumanda kapağı ile kusursuz bir görünüm sağlayarak şıklığıyla fark oluşturuyor. Detay aşkı etkisiyle eşsiz ortamlar yaratan Geberit, banyonuzun atmosferindeki belirleyici tasarım gömme rezervuarlar ile uyumlu kullanabileceğiniz kumanda kapakları için farklı çözümler sunmaya devam ediyor. Duvar ile kumanda kapağını bütünleştiren yeni Sigma60 kumanda kapağı, sahip olduğu krom rengi, kolay temizlenebilme özelliği ve pürüzsüz yüzeyiyle adeta büyülüyor. Çinko döküm materyalinden yapılan Sigma60 kumanda kapağı duvar ile hemzemin görüntü oluşturarak banyolarda göz alıcı ve kusursuz bir uyum sunuyor. Geberit kumanda kapakları, yeni tip yüzeyleri ve renkleri ile daima sınırsız banyo dizaynlarına imkan tanıyan alternatifler sağlıyor.

98

nalburteknik.com

Haziran’12


Rıngs Office Suıtes ile eviniz işinize sıfır kilometre Rings İstanbul, Rings Office Suites ile iş dünyasıyla ev hayatını bir araya getirerek, home office kavramı yeniden şekilleniyor

R

ahat, konforlu ve eksiksiz bir hayatın tüm öğelerini İstanbul Sancaktepe’de kendi arazisi üzerine kurduğu Rings İstanbul projesinde toplayan Selin Yapı, konut sektörüne kazandırdığı yeniliklerle adından söz ettirmeye devam ediyor. Toplamda bin beş yüz konut, Rings Alışveriş Merkezi, kapsamlı sosyal tesisleri Rings Club ve bünyesinde yer alan Bilfen Anaokulu ve İlköğretim Okulu ile dikkat çeken Rings İstanbul Projesi, Rings Office Suites ile home office kavramını yeniden şekillendiriyor. Teraslı ve kat bahçeli home office ayrıcalığı Rings Office Suites’te, İş yerini geçici bir çalışma alanından kalıcı bir yaşam alanına dönüştüren Rings Office Suites, büyük teras ve kat bahçeleri ile keyifli yaşam ve çalışma alanını bir arada sunuyor. Spor, Alışveriş, Eğlence Rings Office Suites’te bir arada. Altında konumlanan Rings Alışveriş Merkezi sayesinde alışveriş ve eğlence, Rings Office Suites’te yaşayanların ilk günden şansı. Rings Office Suites, bünyesinde yer alan fitness salonu ve yüzme havuzu ile spor aktivitelerinden uzak kalmanızı imkansız hale getiriyor. Rings Office Suites: Tam yaşanacak ve tam çalışılacak yer.

Haziran’12

nalburteknik.com

99


mutfak banyo seramik

Bien’e İtalya’dan ödül yağdı Bien, İtalya’daki Como Kültür Departmanı Avrupa Tasarım Kuruluşları Bürosu tarafından düzenlenen A’ Design Awards ‘da başvurduğu 5 tasarımıyla 5 ödül birden aldı. Bien, Lotus ve İnci tasarımlarıyla yarışmanın en yüksek ödülü olan Platin sertifikasını kazanarak tasarımlarının dünya standartlarına ulaştığını kanıtlamış oldu

T

ürkiye seramik sektöründe dijital teknolojinin öncülerinden Bien, seramik dünyasının lideri konumundaki İtalya’da düzenlenen A’ Design Awards ‘da katıldığı 5 tasarımıyla da ödüle layık görüldü. İtalya’nın, dünya çapındaki saygın kuruluşlarından biri olan “Como Kültür Departmanı Avrupa Tasarım Kuruluşları Bürosu” tarafından düzenlenen yarışmada Bien; Yapı-İnşaat Malzeme ve Sistemleri kategorisinde “İnci”, Mobilya-Dekorasyon Ürünleri ve Ev Eşyaları Tasarımı kategorisinde “Lotus” serisi ile yarışmadaki en yüksek ödül olan Platin A’ Design Ödülü’ne layık görüldü. Bien, Avrupa’da en iyi tasarım ve tasarım konseptlerini ödüllendirmek amacıyla düzenlenen yarışmada aldığı iki Platin ödülün yanı sıra Fracture serisi ile Altın ödül, Eramosa serisi ile Bronz ödül, Elhamra serisi ile de A’Design ödülü aldı.

TEKNOLOJİK VE ÜRETİCİ TASARIMLAR

Bien’in ürünlerinin, 50’den fazla ülkede beğenildiğine ve her yıl ihracat yaptıkları ülke sayısının arttığına dikkat çeken Bien Genel Müdürü Metin Savcı, kazandıkları ödüllerin, geleceğe dönük olarak kendilerini motive ettiğini belirterek şunları söyledi:“Seramik sektörü için sürekli teknolojik yenilikleri yaşama geçiriyoruz. Tüm bu yenilikçi çabalarımız aslında tasarımların ürünlere daha iyi yansımasını amaçlıyor. Ürünlerimizi, ne kadar ileri teknoloji kullanırsak kullanalım aslında tasarım farklılaştırıyor. Türkiye’nin tasarım bakımından dünya çapında yol kat ettiğini gösteren bu ödüller için tüm tasarımcılarımıza ve o tasarımları en iyi şekilde

100

nalburteknik.com

Haziran’12

ürünlere yansıtan çalışanlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Ülkemizin zayıf yanı olan özgün tasarımı artık güçlü ve iddialı aracımız haline getirmek için çalışmaya devam edeceğiz.” Çeşitli ülkelerden Amerika, İtalya, Çin Japonya, Avustralya’nın da yer aldığı, akademisyen ve tasarımcılardan oluşan 32 kişilik jürinin inovatif, teknolojik ve üretici tasarımları değerlendirdiği yarışmada Türkiye seramik sektörünü başarıyla temsil eden Bien, yurtiçi pazarda olduğu kadar yurtdışı pazarında da emin adımlarla ilerlediğini kazandığı 5 ödülle kanıtlamış oldu.

İNCİ : ZARAFETİN AYNASI

Siyah ve beyaz alternatifleriyle incinin güzelliğini yansıtan seri, mekânlarında asillik ve zarafeti yansıtmak isteyenler için doğru bir tercih. 30x80 cm ebadında üretilen İnci serisi, siyah ve beyazın şıklığını yaşam alanlarına taşıyor. 2012 yılında seriye yeni eklenen 30x80 ebatlardaki Gül ve Damla dekorlar ise seri ile mekan bütünlüğünü tamamlıyor.

ONİX : KLASİK DEKORASYONUN GÜCÜ

Klasik dekorasyon anlayışı ile bire bir örtüşen ve tarihi yaşatan dokusu ile Onix mermerin yansıması olan seri, antik çağların modern anlayışla harmanlanmasıyla bizlere tasarımda ince dokunuşlar sunuyor. Geometrik formlar halinde üretilen dekorları ise eski çağlardan günümüze kadar gelen nostaljiyi bizlere yaşatıyor. 40x40 bej yer ve 30x60 duvar seçenekleri bulunan Onix serisinin, ayrıca 30x60 ebatlarında adel bej ve barok bej olmak üzere iki farklı dekor seçeneği de bulunuyor.


Evinizin şıklığı tasarım radyatörler ile tamamlanacak Özel tasarımlara sahip dizayn radyatörleri konusunda uzman ZehnderGroup, birbirinden şık radiator koleksiyonu ile artık Türkiye’de

İ

sviçreli yüksek kalitede ısıtma ekipmanları üreticisi ZehnderGroup tarafından geliştirilen konforlu, sağlıklı ve enerji verimliliği yüksek radyatörler evlerinize estetik ve tasarım çözümler sağlıyor. Gelişmiş ısıtma teknolojileri ve çözümleri ile fark yaratan ZehnderGroup’unimzası radyatörlerinizde güzellik ve şıklık olarak ön plana çıkıyor. RedDot’, ‘Plus X Award’ gibi önemli tasarım ödüllerine sahip dünyanın en estetik radyatörlerini üreten ZehnderGroup, radyatör dünyasında bir çığır açıyor ve kişisel zevklere göreradyatörler sunuyor. Zehnder, her geçen gün genişleyen özel koleksiyonunu kullanıcıların beğenisine sunarken iç mimar ve dekoratörler için yaşam alanlarının oluşturulması sürecinde kendi geliştirdiği esnek üretim teknolojisiyle tamamen kişiye özel tasarımlara imkan tanıyor.Mevcut ürünlerle minimalist çözümler sunan Zehnder tasarım radyatörler ofis, salon, banyo ve mutfaklarınıza farklılık ve estetik bir görünüm kazandırıyor.

Haziran’12

nalburteknik.com

101


mutfak banyo seramik

Eviye ve armatürde hayalinizdeki renkler ve sınırsız seçenekler Eviye ve armatürün dünyaca ünlü Alman markası Blanco, tasarımlarındaki üstünlük kadar, model, malzeme ve renk konusundaki çeşitliliği ile de kendisini gösteriyor

S

ilgranit, paslanmaz çelik ve sert seramik gibi malzemelerden üretilen Blanco koleksiyonları, renk alternatifleri ile de mutfakta zevkleri özgür bırakıyor. Kalite ustası marka; estetik ve fonksiyonellik arasındaki dengeyi koruyarak adeta birer sanat eserine dönüştürdüğü her bir modeli ile mutfaklara ayrıcalık katıyor. Blanco, özel tasarımların da dahil olduğu 360’tan fazla model ve birçok renk alternatifi ile en fazla seçenek sunan markalardan biri olarak fark yaratıyor.

BLANCO’DA PASLANMAZ ÇELİK BİR BAŞKA IŞILDIYOR Red Dot ve iF gibi uluslararası ödüllere sahip Blanco Steelart imzalı paslanmaz çelik tasarımlar, markanın koleksiyonunda özel bir yer tutuyor. Mutfakları, metalik bir ışıltıyla tamamlayan paslanmaz çelik eviye ve armatür modelleri, fonksiyonelliği ile de üretici çözümler sunuyor. El yapımı eviye ve armatürler de yine Blanco Steelart koleksiyonunun en özel parçaları arasında. Paslanmaz çeliğin, dış etkenlere karşı dayanıklılık gibi avantajlarını taşıyan Blanco Steelart tasarımları, ayrıca manyetik özellik göstermeyen paslanmaz çelikten üretildiği için mıknatıslanma gibi bir sorun da çıkarmıyor.

BLANCO, SİLGRANİT TASARIMLARDA RENGARENK SEÇENEKLER SUNUYOR Blanco’nun malzeme seçeneklerinde sunduğu

102

nalburteknik.com

Haziran’12

bir diğer alternatif ise doğal granit kayacının ham maddelerinin kullanıldığı Silgranit PuraDur II tasarımları. Blanco; çizilmeyi, leke tutmayı, paslanmayı engelleyen bu teknoloji ile eviye ve armatürde uzun süre yeni kalan bir görünüm vadediyor. Blanco’nun Silgranit tasarımlardan oluşan koleksiyonunda; alu metalic, beyaz, jasmin, champagne, sand, cognac, kahve, ipek gri, antrasit olmak üzere 9 farklı renk alternatifine sahip birbirinden estetik modeller ve süzgeç, ara süzgeç, sepet, tabaklık, sensor kontrol, kesme tahtası, tepsi, damlalık gibi opsiyonel aksesuar seçenekleri yer alıyor.

SERT SERAMİK EVİYE VE ARMATÜRLER, BLANCO’DA HER ZEVKE SESLENİYOR Blanco, mutfakta seramiğin gözleri okşayan dokusunu ve kendine has çizgilerini beğenenlerin beklentilerine de Sert Seramik PuraPlus seçenekleri ile cevap veriyor. Siyah, bazalt, alu gri, beyaz, jasmin, vanilya ve kaşmir olmak üzere 7 farklı renk seçeneği bulunan Sert Seramik PuraPlus eviye ve armatürler, kolayca temizlenebilme özelliği ile mutfaklarda daima temiz ve pırıl pırıl bir görünüm yaratıyor. BLANCO’nun renk yelpazesinden seçebileceğiniz tezgah ve eviye rengi çeşitleri, en beğendiğiniz tezgah-eviye kombinasyonlarını oluşturmanıza da imkan tanıyor. Blanco, hangi malzemeyi ve rengi tercih ederseniz edin, tüm mutfaklara özel çözümler sunuyor. Tek gözlü, çift gözlü, yuvarlak, dikdörtgen ve köşe eviyeler, her evi Blanco ayrıcalığı ile tanıştırıyor. Blanco markası ve ürünleri, Öztiryakiler Grup güvencesi ile Türk mutfaklarında yerini alıyor.


BİTÜDER, yeniliklerini anlatmaya devam ediyor Türkiye’de, su yalıtımı sektörünün kalite standartlarını koruyarak sağlıklı büyümesini, ulusal standartlara ve Avrupa Birliği standartlarına uygun üretim yapılmasını amaçlayan BİTÜDER (Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği), Turkeybuild İstanbul 2012’de yeniliklerini sergiledi

T

üm polimer bitümlü örtü üreticilerini bir çatı altında toplayan BİTÜDER, su yalıtımı sektörünün kanayan yarası merdiven altı ve kalitesiz üretimle mücadele ediyor. Ziyaretçilerini kaliteli ve CE Belgeli ürünler konusunda aydınlatan BİTÜDER, su yalıtımında bitümlü örtülerin teknik performans değerleri ve uygun kullanım alanlarına yönelik sorulara cevap verdi. Su yalıtımı sektöründe standart ve yönetmeliklerin hazırlanması ve uygulanmasında öncü roller üstlenen BİTÜDER, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özcan, Su Yalıtımında ilk ve tek kural Standardı olan TS 11758-2 Bitümlü Örtülerle ilgili Uygulama Kural Standardı’nın yayınlanması konusunda Bitüder’in yoğun çalışmalar yaparak Yapı güvenliğinin en önemli unsuru olan su yalıtımı malzemelerinin, üreticilerin beyan değerlerine bırakılmasını önleyerek ürünlerin uygulanacağı yapı bileşenleri ve detaylarla ilgili tüm alt limitlerin ve kuralların belirlendiği net olarak belirlendiğini açıkladı. Fuar’da su yalıtımı sektörü ile ilgili standartlar ve uygulamaları hakkında bilgiler verildi. Türkiye’deki çok önemli bir eksiği gidererek bir ilki gerçekleştirdiklerinin altını çizen BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özcan, bugüne kadar mevcut standartlar gereğince ürünün çekme mukavemeti, boy uzama oranları, soğukta kırılma değeri ve akmaya karşı direnci gibi tüm özelliklerinin üreticinin beyanına ve kendi bulacağı imalat değerlerine bırakıldığına dikkat çekti. Özcan, bitümlü örtüler için Türkiye’de yayınlanmış olan ilk kural standardı TS 11758-2 ile artık ürünler, TS 11758-2 Kural Standardı’nın; su yalıtımı amacıyla kullanılan polimer bitümlü örtülerin taşıması gereken asgari özellikleri, uygulamada uyulması gereken asgari koşulları, kullanılması tavsiye edilen örtü kat adetlerini ve uygulama kurallarını kapsadığını belirtti.

Haziran’12

nalburteknik.com

103


mutfak banyo seramik

Aksesuarın modası: ÇEBİ ÇEBİ, tasarımları, el işçiliği, çeşitliği ve fonksiyonel özelliklere sahip ürünleri ile mobilya üreticileri için bir moda oluşturuyor

Ç

EBİ mobilyalara ve yaşam alanlarına hayat katan tasarımlara sahip modern kulp ve askı koleksiyonu ile farklılık oluşturuyor. ÇEBİ kulpların her bir modeli, kullanıldığı yüzeylere, mobilyaların tasarım çizgisine ve üretim materyallerine uyum sağlaması için farklı kombinasyonlar hesaplanarak üretiliyor. ÇEBİ kulpların, çağdaş yorumlardan klasik modellere, her zevke hitap eden yüzlerce çeşidi bulunuyor. Bu ürünlerden en yenisi ÇEBİ Tasarım Ekibi tarafından tasarlanan Empire Collection, ÇEBİ’nin uzun zamandır çalıştığı ilk klasik formda çalışma olma özelliğini de taşıyor. Osmanlı döneminin dikkat çekici desenleri, aksesuarları, mimari formlarından yola çıkılarak hazırlanan koleksiyon, kulpları ve düğmelerini içeren 32 modelden oluyor.

104

nalburteknik.com

Haziran’12

RENGARENK TASARIMLAR Birbirinden güzel ve eğlenceli çeşitleriyle Joy Collection, rengarenk ve neşeli tasarımlarıyla genç odalarına olduğu kadar dinamik yaşamayı tercih edenlere de hitap ediyor. Yapısında, kurşun gibi sağlığa zararlı madde içermeyen JOY ürünlerinde, üstün teknoloji ürünü “Soft Touch” boya kullanılıyor. ÇEBİ kapı kolları koleksiyonu ise metale hayat veren tasarımlarıyla, farklı tarzlara ve zevklere hitap ediyor. Farklı kapı modellerinin uluslararası standart ölçülerine uygun üretilen kapı kolları, uzun bir kalite kontrol sürecinden geçiyor. Üretim aşamalarında hatasız üretilen kapı kolları, dayanıklı olduğu kadar pratik kullanımlarıyla da tercih ediliyor.


Depreme dayanıklı yapılar için örnek işbirliği Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) ve Katkı Üreticileri Birliği (KÜB), depreme dayanıklı yapılaşma açısından önemli bir işbirliğine imza attı. İşbirliği kapsamında imzalanan protokol doğrultusunda artık KÜB Üyesi kimyasal katkı üreticileri, THBB Kalite Güvence Sistemi denetimlerine tabi tutulacak

B

öylece sağlam ve uzun ömürlü yapılar için en kritik şartlardan biri olan kaliteli betonun sağlanması yönünde önemli bir adım daha atıldı. Ülkemizde depreme dayanıklı yapılaşma açısından en önemli unsurlardan biri beton kalitesidir. Bunun sağlanması için, THBB tarafından 1996 yılında oluşturulan “Kalite Güvence Sistemi (KGS)” ile beton üreticileri etkin bir şekilde denetlenmektedir. Bu denetimleri bir ileri aşamaya taşımak için, THBB ve KÜB arasında imzalanan protokol ile betonda kullanılan kimyasal katkıların KGS denetimlerine tabi tutulmasına karar verilmiştir. THBB ve KÜB arasında yapılan bu protokole göre, KÜB Üyesi kimyasal katkı üreticileri, KGS’nin habersiz ürün denetimlerine tabi tutulacaktır. Bu kapsamda, KGS uzman denetim ekipleri tarafından katkı üreticilerine önceden haber verilmeden hazır beton tesislerinden katkı numuneleri alınacaktır. Alınan numuneler, THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarı’nda deneylere tabi tutulacaktır. Performans beyan değerlerine uygun olmayan kimyasal katkıların tespit edilmesi halinde KÜB tarafından ilgili üreticiye yaptırım uygulanacaktır. Böylece katkı üretim performanslarının uygun hale getirilmesi sağlanacaktır.

DEPREME DAYANIKLI YAPILAR Sonuç olarak yapılacak bu denetimler, ülkemizdeki yapıların depreme dayanıklı ve uzun ömürlü olması yönündeki çalışmalara büyük katkı sağlayacaktır. Özellikle kentsel dönüşüm çalışmalarının yoğunlaşacağı ve yapı malzemelerinin kullanımının artacağı bu dönem öncesinde, en önemli yapı malzemesi olan beton ve betonla ilgili ürünlerde böyle örnek denetim mekanizmaların oluşturulması hayati önem arz etmektedir. THBB’nin beton denetimleri hakkında açıklamalarda bulunan Ayhan Güleryüz, 2011’de 350 fabrika ve 60 milyon metreküp yapı ürününü mercek altına aldıklarını bildirdi. KÜB ile depreme dayanıklı konutlar için güç birliği yapacaklarını da aktaran Güleryüz, ortak faaliyetler ile ilgili şunları ifade etti: “Katkı Üreticileri Birliği’ne KGS denetimleri uygulayacağız. Birliğe üye üreticilere önceden haber verilmeden gidip fabrikalardan numune alacağız. Bunları laboratuarlarda inceleyeceğiz.

Haziran’12

nalburteknik.com

105


mutfak banyo seramik

Suyun ve toprağın uyumu ile gelen zerafet E.C.A. Serel Banyoların vazgeçilmez markası E.C.A. ve Serel, teknoloji ve tasarımı buluşturan ürünlerinin tanıtımını 2012 yılı için çektiği reklam kampanyaları ile gerçekleştiriyor deneyim yaşatmayı amaçlıyor. Electra ankastre banyo bataryasının sahip olduğu şelale ve yağmur akışlı çift yönlü duş bataryası ile banyolar daha keyifli hale geliyor. Bir su girdabı içinde başlayan reklam filmi, Su damlacıkları içerisinde beliren oda ile Electra Serisi’nin modern ve tasarımsal yönüne gönderme yapıyor. E.C.A.’nın suya yön veren marka olgusunu anlatan filmdeki kadın figürü, tıpkı E.C.A. gibi su girdabına şekil veriyor. Filmin sonunda beliren sahnede ise E.C.A. Electra Serisi’nin hatlarını almış armatür formu, üzerindeki teknolojik tuşları ile gerçeğe dönüş yapıyor.

YENİ TEKNOLOJİLERİ DE SUNUYOR

60 yıllık deneyimini suya ve toprağa yansıtan E.C.A. Serel, armatür ve vitrifiye koleksiyonlarına eklediği yeni serileri ile banyoların havasını her yıl olduğu gibi bu yıl da değiştirmeye hazırlanıyor. Toprak ve su konsepti ile çektiği ve ürünlerin özellikleri ile marka imajını yansıttığı yeni reklam filmleri ile 2012 yılına ait yeni serilerini tanıtıyor.

TOPRAĞA HAYAT VEREN AMPHORA SERİSİ Serel Amphora, çömlekçi çarkından günümüz banyolarına uzanan bir hikâyeden esinleniyor. Geçmişten aldığı ilhamı tasarım ile birleştiren marka, doğaya ve insana saygılı yaklaşımı ile farklılaşan bir ürün grubu sunuyor. Serel Amphora, eskiyi günümüze taşırken, sahip olduğu çizgilerle post modern bir görünüm sunuyor.Tozlu bir sanat atölyesi içinde başlayan reklamda, Serel Amphora Serisi’nin sahip olduğu egzotik doku özellikle vurgulanan unsur oluyor. Gücünü ve ilhamını topraktan alan marka, her şeyin başlangıcının yine toprak olduğunu kanıtlarcasına egzotik bir sanat atölyesine ait kareler ile ekrana geliyor. Ufak dokunuşlarla seramiğe ve banyoya dönüşmeye başlayan atölye son haliyle Amphora ürünlerinden oluşan SEREL banyosu olarak karşımıza çıkıyor.

SUYA YÖN VEREN ELECTRA SERİSİ Ürünlerinde ileri teknoloji ve tasarımı birleştiren E.C.A. Electra Serisi, dijital dünyanın sonsuzluğuna atılan ilk adımı simgeliyor. Alışıla gelmiş formların dışında, tüm ürünlerin dijital olma öngörüsü ile tasarlanmış Electra Serisi, kullanıcılarına yeni bir

106

nalburteknik.com

Haziran’12

E.C.A., 2012 yılı reklam kampanyası kapsamında Serel Amphora ile E.C.A. Electra Serisi dışında; Serel Amadis Serisi geliştirdiği modüler sistem teknolojileri sayesinde size kendi banyonuzu yaratma fırsatı sunuyor. Çevreci yapısı ve enerji tasarruf sistemleri ile dikkat çeken E.C.A. Mina, Neva ve Novita Serileriyle, doğaya dost duruşlarıyla dikkat çekiyor. E.C.A. Serel’in sponsorluğunu üstlendiği programlar dahil olmak üzere, pek çok mecrada yer alacak reklam filmleri ile E.C.A. ve Serel 2012 yılı yeni koleksiyonlarının iletişim faaliyetlerini sürdürecek.


Seramiksan, yenilikleriyle ilgi odağı oldu Türkiye’nin öncü seramik markası Seramiksan, 35. Yapı Fuarı’nda ileri teknolojisi ve estetik tasarımlarıyla göz doldurdu

S

eramiksan’ın Nanotech, Digiart, Soluble Salt, Lappato, Full Lappato ve yeni üretim teknolojisi olan High Glossy ile üretilen iddialı ürün gamı sektör profesyonellerinin büyük beğenisini topladı. Doğadan aldığı ilhamla yaşam alanlarına değer katan Seramiksan, 2-6 Mayıs tarihlerinde 35. Yapı Fuarı’nda sektör profesyonelleri ile bir araya geldi. Seramiksan, Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen fuardaki standında yenilikçi ürün portföyünü sergiledi. İleri teknoloji ve estetik tasarımı bir araya getiren ürünlerinin yer aldığı stand büyük ilgi topladı. Yaşam alanlarını güzelleştiren ve tüketicilerinin hayatlarına değer katan Seramiksan Yapı Fuarı’nda bakteri barındırmayan ve kolay temizlenen Nanotech parlak granitler, üç boyutlu dijital baskı teknolojisiyle tasarımda sınırları zorlayan Digiart, desenleriyle dikkat çeken Soluble Salt, görsel derinlik sunan Lappato, Full Lappato ve High Glossy ürünleriyle farkını sergiledi.

HİGH GLOSSY TEKNOLOJİSİ

Seramiksan’ın Türkiye’de ilk defa High Glossy teknolojisi ile ürettiği yeni ürünlerini de ziyaretçilerin beğenisine sundu. Seramiksan’ın High Glossy teknolojisi ile ürettiği yeni seri karoları, yüksek parlaklığı ile ziyaretçilerden tam not aldı. Yapı Fuarı’nde sektör profesyonelleri ile bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Seramiksan Satış Pazarlama Grup Başkanı H. Bülent Şamlı, “Yapı Fuarı, Türk yapı sektörünün ve bölgenin en büyük fuarı olma özelliğini taşıyor. Fuar sektör profesyonellerini buluşturduğu gibi Yapı Fuarı’na inşaat şirketlerinin satın alma çalışanları, müteahhitler ve mimarlar da yoğun ilgi gösteriyor. Bu yıl fuarda hem sektör profesyonelleri olsun, hem de inşaat şirketlerinin satın alma departmanları, müteahhitler ve mimarların katılımı son derece yüksekti. Ürünlerimizin büyük beğeni topladığı Yapı Fuarı’nda birçok ulusal ve uluslararası ticari bağlantı gerçekleştirdik” diye bilgi verdi.

Haziran’12

nalburteknik.com

107


TNL Gayrimenkul Geliştirme Şirketi Kurucu Ortağı Emre Yazıcı

yeşil çevre

Gayrimenkulde Yeşil Bina Modası Çevreci yapılar, daha az enerji ve su harcayarak yaşayan ve üstelik yapısında kullanılan malzemelerin çevresel etkilerini en aza indirgeyecek şekilde tasarlanan ve yaşayan yapılar olarak adlandırılıyor

B

ugün dünyada çevrenin insan sağlığı üzerindeki etkilerini en aza indirgeyen yüksek performanslı yapılar “Yeşil (Çevreci) Bina” olarak adlandırılmaktadır. Çevreci yapılar, daha az enerji ve su harcayarak yaşayan ve üstelik yapısında kullanılan malzemelerin çevresel etkilerini en aza indirgeyecek şekilde tasarlanan ve yaşayan yapılar olarak adlandırılmaktadır. Dünyada her geçen gün biraz daha önemli hale gelen çevreye duyarlı yapılmış bu tip binalara olan rağbet gün geçtikçe artmaktadır. Bugün çevreci-yeşil bina anlayışı ile yapılmış binalar işletim maliyetleri daha düşük daha dayanıklı binalar olarak karşımıza çıkmaktadır. İkinci dünya savaşı sonrasında geliştirilen ilk ofis kulelerinin temel özellikleri, çevrelerindeki diğer yapılardan farklı olarak yapay olarak aydınlatılmaları ve iklimlendirilmeleri ile geçirimsiz yapıya sahip olmalarıdır. Geleneksel ofis yapılarından bu yapı stili dünya çapında bir standart olmuştur. 1970’lerdeki petrol krizi sonucunda doğal kaynakların kısıtlı olduğunun anlaşılması düşünce sistemlerinde değişiklikler getirmiştir. Özelikle yapay olarak aydınlatılan ve iklimlendirilen binaların çağın gerekliliklerini yerine getiremedikleri düşüncesi yaygınlaşmaya başlamıştır. Özelikle ofis yerleşimlerinin doğal gün ışığından çok az faydalanmaları, yüksek gürültü seviyeleri, mahremiyetin bulunmayışı gibi yönlerden dezavantajlarının olması bu tür ofis tasarımlarına olan ilginin azalmasına neden olmuştur. Kişisel bilgisayarların insan hayatına girmesiyle beraber ofislerde de artan bilgisayar kullanımı ofis binalarında önemli değişiklikler yapılması sonucunu ortaya çıkarmıştır. Çalışma alanlarına bilgisayar ağlarının

108

nalburteknik.com

Haziran’12

kurulması için veri kablolama öğeler mevcut ofis binalarında radikal yenilikler yapılmasını gerektirmiştir. Bilgisayarların ve monitörlerin ürettiği yüksek seviyelerdeki ısının dış ortama atılması da iklimlendirme ve aydınlatma konularında yenilikçi teknolojilerin ve tekniklerin kullanılması gerekliliğini doğmuştur. Yüksek katlı binalardaki daha fazla temiz hava ihtiyacı ve pencere açma psikolojisi bu dönemde konuşulmaya başlanmıştır. Bu gelişmeler sonucunda bina yerleşimleri daha ferah ve geniş olmaya başlanmış, daha esnek bina tasarımları yapılmış ve değişken kat yükseklikleri ile daha modern bina modellemelerine gidilmiştir. Ofis binaları bir yatırım aracı olarak kiralanmak üzere daha fazla geliştirilmeye başlanmış ve bunun sonucu olarak son kullanıcı -kiracı- odaklı hale gelmiştir. Ofis içinde çalışma zamanı dışında çalışanlar arasındaki iletişim önem kazanmaya başlamış ve farklı kullanıcıların gereksinimlerine uygun farklı mekansal konseptler oluşturma gerekliliği doğmuştur. Günümüze gelindiğinde bilgi teknolojileri ve gittikçe gelişen küreselleşme süreçleri firmaların organizasyon yapılarını da etkilemektedir. İnternetin yaygınlaşması, gittikçe küçük boyutlarda üretilen telefon ve diz üstü bilgisayarların geliştirilmesi sonucunda mobilitenin artması küresel ölçekte iş yapan firmaların da çalışmalarını ve iş süreçlerini, çalışma alanlarını yeniden nasıl organize edeceklerini düşünmelerine yol açmıştır. Günümüzde ofis gelişiminde kilit soru, ofis binalarının fonksiyonu gün geçtikçe değişirken, bilgi teknolojilerinin ve ofis organizasyonunun buna nasıl entegre edileceği ve çevreye nasıl daha az zarar


vereceğimiz olmuştur. Ofisler artık sadece rutin işlerin yürütüldüğü, sıkıcı iş mekanları olmanın ötesinde, bir tür “bilgi alış-verişi mekanı” haline gelmişler, hayatımızda daha fazla yer almaya başlamışlardır. Bunların sonucu olarak artık dünyada birçok kurum çevreci yaklaşımlara katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Birkaç yıl öncesine kadar ülkemizde ilgi bile göstermediği bu çevrecilik konsepti dünyada her geçen gün yükselen bir trend durumundadır. Artık e-maillerimizin altında bile “bu yazıyı basmadan bir düşünün, yeşil dünya ”veya buna benzer sloganlar dolaşmaktadır. Bu sürdürülebilirlik, çevrecilik yani yeşil bakış dünyada tüketimde hızla yayılırken gayrimenkul geliştiricileri binalarının ne kadar yeşil olduğunu sertifikalarla ispatlama yoluna girmişlerdir. Amerika’ da başlayan bu trend dünyaya yayılmaktadır. Ülkemiz henüz durumun “farkındalık” aşamasındadır. Dünya yeşil sertifikasyon peşinde koşarken bizler konuyu yeni yeni konuşmaya başladık. Gelecekteki yeşil dünya yaklaşımında gayrimenkulün nasıl bir yeri var ve bu etkinin yapıların değerine etkisi ne şekilde olacak bir özet bilgi verelim istedik; 2009 yılından itibaren Bina Enerji Sınıflandırması (BER) sertifikaları tüm AB üyesi devletler için yürürlüğe girmiştir. Pek çok ülke, bu tarihten önce sertifikaları uygulamaya koymuştur. Bu kapsamda tüm AB üyesi devletler mevcut binaları tek tek gözden geçirecek ve bunlar için ne kadar enerji dostu olduğuna dair sertifikalar düzenletecektir. Bu çalışmalarda bina enerji kayıpları ölçülecek ve binalar derecelendirilecektir. Yüksek enerji kayıplı binalar daha fazla vergi ve elektrik bedeli ödeyerek cezalandırılacak, tasarruflu binalarsa çevre dostu değerlendirilerek enerji imkânlarından daha ucuza yararlanabileceklerdir. Bu durum doğal olarak gayrimenkullerin değerini de etkileyecektir. Nitekim ülkemizde de bu çalışmaların kısmen yasal dayanakları hazırlanmış bulunmaktadır. Sürdürülebilir, yani çevreci ve yeşil bina yaklaşımlı binaların kullanılması bakımından ticari bina piyasası hızla yaygınlaşmaktadır. Görünen o ki, bu özelliklere sahip binaların pazarlama unsuru haline gelmesi ile yatırımcılar içinde sürdürülebilirlik, yer seçimi ve geliştirme kriterlerinde önemli bir koşul haline gelmiştir. Pek çok kiracı, orta vadede şirket politikaları gereği daha yüksek enerji verim seviyesine sahip yeşil binaları kiralama karşılığında daha yüksek kira ödemeyi kabul edebilecektir. Avrupa’da bugün kiracıları-kullanıcıları ve gayrimenkul yatırımcılarını bu tür binalara yönlendiren ana etken işletme maliyetlerinin azaltılması ve marka imajını ya da iyi kurumsal yurttaşlar olarak imajlarını geliştirecek olmasıdır. Çevreci ofis akımının devamı, enerji verimli binalarda ve ofis ekipmanlarında, enerji özelliklerini belirten sınıflandırmalar yoluyla ve geri dönüşümlü malzemelerden imal edilen ürün ve mobilyalar kullanılması şeklinde devam edecektir. Yeşil binalar, yeşil ofis yelpazesinin en uç kısmını ifade etmektedir ve binanın aydınlatılması, ısıtılması ve soğutulması ile ilgili maliyetlerin düşürülmesi için tasarlanmıştır. Çevreci binalar, geleneksel binalara oranla daha yüksek değer elde edebilmekte ve en büyük faydaları binayı kullananlara sağlamaktadır. Potansiyel çevre fonksiyonlarının ve bitkilendirmenin faydaları (dış

peyzaj, yeşil duvar ve çatılar, bina içi bitkilendirme) çok boyutludur. Öte yandan İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin son imar yönetmeliğinde “bina içi bahçelerle” ilgili yaptığı düzenleme de önümüzdeki dönemde daha fazla doğal bitki yapısı içeren binaların hayatımıza girmesini teşvik niteliğindedir. Çevreci binaların sertifikasyonu konusunda iki ayrı uluslararası kuruluş çalışmalarını yürütmektedir. Bunlardan ilki Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik (LEEDLeadership in Energy and Environmental Design), ABD’deki Çevre Dostu Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilen bir dizi kriterler listesidir. Diğeri ise İngiltere’de kurulmuş olan BREEAM (Building Research Establishment Environmental Assessment Method) sistemidir. Yukarıda bahsedilen sertifikasyonlar, çevresel konuların gündemden düşmeyeceği göz önünde bulundurulduğunda ilerleyen yıllarda önemi gittikçe artacak değerlendirme araçları haline gelecektir. Bahsedilen sertifikalara sahip olan çevreci binalar, sahip oldukları tasarım, enerji kullanımı, sağlık vb. özellikleriyle geleneksel yöntemlerle üretilmiş binaların önüne geçecektir. Bu tip binalar hem sahiplerine hem de kullanıcılarına sundukları imkanlar açısından daha çok tercih edilir konuma geleceklerdir. Ticari açıdan Çevreci binaların faydaları aşağıda belirtilmektedir: - Enerji ve sudan tasarruf (genellikle % 30 – 50 arasında) ve düşük karbon emisyonları, - Bakım ve işletim maliyetlerinde azalma - İşletme net karında artış - Özellikli çevreci bina yatırımlarına verilen vergi avantajları - Uzun dönemde çevreci bina sahipleri için daha rekabetçi bir gayrimenkule sahip olma - % 3-5 arasında verimlilik artışı - Sağlık açısından faydalar - Daha rahat risk yönetimi olanakları (hızlı kiralama/ satış süreleri, yüksek doluluk oranları vb.) - Pazarlama avantajları (özellikle geliştiriciler ve kiracılar için) - Yüksek çalışan motivasyonu sağlanması - Yatırımcılar için daha kolay kredi bulabilme imkanı - Sürdürülebilirlik ve çevresel duyarlılık açısından pozitif yönde tanınırlık ve öncülük.

Haziran’12

nalburteknik.com

109


yorum

Prof. Dr. İsmail KAYA ismail.kaya@gmail.com

Her İşletmeye Bir Tiyatrocu

T

oplumlar tarih boyunca tarım, ticaret, sanayi, hizmet, bilgi çağlarından sonra şimdilerde, dikkat, hız ve deneyim ekonomisi dönemlerini yaşıyor. Vatandaşlar, çalışanlar öğrenciler, anneler babalar, sevenler sevilenler, alanlar satanlar, hepimiz, hayatlarımızı yaşar, bize ayrılan ömürleri harcarken, aslında ne alıp ne tüketeceğimize değil ne tür deneyimler ve nasıl bir hayat yaşayacağımıza, yaşamak istediğimize karar veriyoruz. Herkes, firmalar ve markalar dahil, birilerini etkilemeye çalışıyor. Bizleri kendi hayatlarının, deneyimlerinin, oyunlarının bir parçası yapmaya uğraşıyor. Ellerinde ne var ve ne sunuyorlarsa bunları vaadederek, daha çok insanla daha uzun süreler birlikte yaşamanın yollarını arıyorlar. Şimdilerde başarı, ne sattığından çok, kendi hayatına, kendi oyununa ne kadar çok kişiyi, ne kadar uzun süreyle dahil edebildiğinle, hayatlarına dokunabildiğinle, onların oyunlarına katılabildiğinle ilgili. Bu gayretlerin bütününe Teatral (Tiyatral) Pazarlama deniyor. Konuya bu adı yakıştıran Deneyim Ekonomisi: İşhayatı Bir Tiyatro ve Her İşletme Bir Sahne, adlı kitap yakınlarda

110

nalburteknik.com

Haziran’12

gözden geçirilmiş haliyle yeniden yayınlandı. Kitabın çıkış noktası, “ürünler ve hizmetler artık yeterli değil” ifadesinde yatıyor. Yazarlar, birbirine benzeyen milyonlarca ürün ve hizmetle dolu bir dünyada, yeni ve farklı bir şeyler yapmanın, ancak müşteriler için anlamlı deneyimler sahnelemekle mümkün olduğunu iddia ediyorlar. Bu sanatı başarıyla icra eden markalardan örnekler de veriyorlar. Sanatçı sıfatlı tiyatrocularımız feryat ededursun, hayatını ritimli çalgılarla kazanan Okay Temiz, “Türkiye’de ritim bozukluğu var. Potansiyel bir enerji var ama nasıl kullanılacağını kimse bilmiyor.” demişti. “Un, yağ, şeker var ama helva yapılmıyor” demeye getirmişti. Sanatçı, işletme yöneticilerinin de ilgisini çekmiş, bir tarihte bir firmada personele takım ruhu kazandırmak için 2000 kişiye ritim tutturmuştu. Tiyatroculuğu maaşla, zorâki veya hatırlı sponsorluklar ve desteklerle yaşatmaya çalışmak yerine, değer ve yeteneklerini işhayatına, anlı şanlı markaların yöneticilerine anlatıp, “İş hayatı bir tiyatro ve her işletme bir sahne” gerçeği ile bir yüzleşseler, diyorum. Hem tiyatroculara hem de firmalara...


yorum

M.Ali Özbudun mehmetali.ozbudun@tg.com.tr

Kim, Kimi İşletiyor? Duydunuz mu? Apple’ın kurucuları Steve Jobs ve Steve Wozniak, vaktiyle Vatikan’ı da işletmiş. Ne mi yapmışlar? Elektronik ortamda gerçekleştirilen “eşek şakalarına” katkıda bulunmuşlar. Olay, şöyle gelişmiş. Steve Jobs ve Steve Wozniak, yıllar önce geliştirdikleri ses değiştiren bir cihazı, Vatikan’ı arayarak test etmek istemiş. Bir pazar günü, sabaha karşı, telefon kulübesinden Vatikan’ı aramışlar. Wozniak, telefona çıkan kişiye kendini Henry Kissinger olarak tanıtmış ve “Moskova’daki zirve toplantısındayım, Papa ile görüşmek istiyorum” demiş. Kendilerine, Papa’nın müsait olmadığı, uyuduğu söylenmiş. Wozniak, tekrar aradığında, bir piskopos cevap vermiş. Piskopos, “Papa’yı telefona getiremiyoruz” tarzında mazeretler sıralayınca, gülmeye başlamışlar ve Papa şakası, yarıda kesilmiş. *** Anlaşıldığı kadarıyla.. Steve Jobs ve Steve Wozniak, amacına ulaşamamış. Ne var ki, Vatikan, yüzyıllardır tüm dünyayı işletiyor. İşletilmeye çalışılanların ne kadar işledikleri, elbette tartışılabilir, fakat sistem hâlâ çalışıyor. Daha önce de değinmiştik. Orta Çağ’ın egemen ideolojisini özetleyen bir formülasyon var: -Papa, tanrının vekilidir; buna, Vatikan karar verir! Bu tespit, otoriter rejimlerde ve muz cumhuriyetlerinde olup biteni kısaca anlatmak amacıyla da kullanılıyor. Mesela.. 1982 Anayasasının, tam da böyle bir düzeni tahkim etmek için kaleme alındığını, kayıt dışı siyasete ve darbelere zemin hazırladığını biliyoruz. Bu kapsamda, kamusal yalanlardan oluşan “dikenli bir çit” ile korunan “bir dizi realite” hâlâ gün ışığına çıkmayı bekliyor. ***

112

nalburteknik.com

Haziran’12

Peki, küresel ölçekte işler nasıl yürüyor? Şurası kesin. Batı kapitalizmi, kullanılmadık istismar edilmedik hiçbir şey, ama hiçbir şey bırakmamış. Rivayet odur ki.. İngiliz Başvekil Winston Churchill, kafayı çektiğinde şöyle dermiş: -Savaş zamanı gerçek o kadar kıymetlidir ki, yalanlardan örülen bir duvarla korunur! Sadece savaş zamanı mı? Savaşlar, yalan kesafetini artırır, ama barış ortamı da pek steril değildir. *** Özetlemek gerekirse.. Dezenformasyon, küresel anlamda çok güçlü bir propaganda malzemesi olarak, her zaman egemen ideolojinin emrinde. Yazılı ve sözlü medya, her türlü yalana hizmet etmek için birbiriyle yarışıyor. Böylesine kapsamlı bir senaryoda, bizim coğrafyamıza da bir dizi rol dayatılıyor. Bu çevrede, Orta Doğu’da halen iktidarda olan tüm liderler, diplomatik anlamda birbirini işletiyor. Ankara’yı bunaltan müzmin sıkıntıların ve kaşıntıların önemli bir bölümü, buradan kaynaklanıyor. Bir başka deyişle.. -Gerçek o kadar kıymetli ki, yalanlardan örülen bir duvarla korunuyor!


kültür sanat

Dünyanın İlk Kalorifer Tesisatı Döşenen Sarayı:

İshak Paşa Sarayı

Ağrı Dağı’nın yakınında, Doğubeyazıt’ın 5 kilometre uzağında eski Doğubeyazıt yanında sarp kayalar üzerine inşa edilen ve inşası tam 99 yıl süren Türk mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan İshakpaşa Sarayı; Türkistan, Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerini birleştiren bir yapı olması ile dikkat çekiyor

İ

shak Paşa Sarayı, Ağrı Dağı’nın yakınında, Doğubeyazıt’ın 5 kilometre uzağında eski Doğubeyazıt yanında sarp kayalar üzerine kurulmuş, kartal yuvasını andıran 116 odalı bu saray aslında türbesi, camii, surları, iç ve dış avluları, divan ve harem salonları, koğuşları ile bir bey kalesidir. İshak Paşa Sarayı, Ağrı Dağı’nın yakınında, Doğubeyazıt’ın 5 kilometre uzağında eski Doğubeyazıt yanında sarp kayalar üzerine kurulmuştur. Kartal yuvasını andıran 116 odalı bu saray aslında türbesi, camii, surları, iç ve dış avluları, divan ve harem salonları, koğuşları ile bir bey kalesidir. Sarayın yapımını 1685’de Doğubeyazıt Sancak Beyi Çolak Abdi Paşa başlatmış, saray onun oğlu Çıldır Valisi İshak Paşa ve torunu Mehmet Paşa tarafından 1784’te bitirilmiştir. 7.600 metrekare bir sahada yapılan sarayın inşası 99 yıl sürmüştür. Türk mimarisinin en güzel örneklerinden olan İshakpaşa Sarayı; Türkistan, Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerini birleştiren bir yapıdır. Camiinin kubbeleri Türkistan kubbeleri gibidir. Saray Topkapı Sarayı’nı andırır, kapıları ise Selçuklu stilindedir. 50 x 115 metre alanı kapsayan sarayın Harem Dairesi iki katlı, diğer bölümleri tek katlı idi. Günümüzde ikinci kat tamamen yıkılmış durumdadır. Saraya ancak doğudaki tepeden açılan bir kapıdan girilir. Diğer tarafları 20-30 metre yükseklikte sağlam duvarlarla çevrilidir. Kapıdan, önce dış avluya girilir. Dış avlunun etrafında uşak ve seyis odaları ve tavlalar vardır. Dış avludan iç avluya kemerli tak şeklinde büyük bir kapıdan girilir. İç avluda çeşitli odalar ve koğuşlar vardır. Ortadaki harem dairesinin duvarlarında İshak

122

nalburteknik.com

Haziran’12

Bina Tipi: Saray rk Mimarlık Mimari stil: Ulusal Tü Dönemi iye Yer: Doğubayazıt, Türk 1685 Yapım Başlama tarihi: Bitiş tarihi: 1784 rekare Zemin alanı: 7.600 met ühendisi: Tasarım ekibi İnşaat m Mehmet Paşa Paşa’yı öven yazılar bulunmaktadır. Kapının iki yanında iki aslan heykeli vardır. Divan odası (toplantı salonu) ise 20 metre genişlik ve 30 metre uzunluktadır.

LALE DEVRİNDEKİ SON BÜYÜK ANIT YAPI Eskiden sarayın olduğu yer, sarayın tam ortada bulunduğu bir yerleşim merkeziydi. Ova tarafında evler, diğer yanlarda camiler, mezarlık ve diğer yapılar vardı. Fakat bu yapıların hepsi yıkılmıştır. Saray son yıllarda yapılan tamirat ile tamamen yıkılmaktan kurtarılmıştır. İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliyedir. İstanbul Topkapı Sarayı’ndan sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsüdür. Doğubeyazıt İlçesi’nin 5 km. doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan Saray, Osmanlı İmparatorluğu’nun Lale Devrindeki son büyük anıt yapısıdır. 18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılış tarihi Hicri 1199,


Miladî 1784’tür. Saray binasının bulunduğu zemin vadi yakası olduğundan, kayalık ve sert bir yerdir. Eski Beyazıt şehrinin merkezinde olmasına rağmen, bu yapının üç tarafı (kuzey, batı, güney) dik ve meyillidir. Sadece doğu tarafında müsait bir düzlük vardır. Sarayın giriş kapısı buradadır. Aynı zamanda en dar cephesidir. Saray, kalelerin özelliğini kaybettiği; ateşli silahların bulunduğu bir çağda yapıldığından, doğu yönündeki tepelere karşı müdafaası zayıftır. Cümle kapısı müdafaa bakımından en zayıf noktasıdır. Cümle kapısı bölümü, İstanbul ve Anadolu’da kurulan saraylarınkinden farksız olup, taş işçiliği ve oymacılığı yönünden muntazamdır. Türklere özgü tarihi saray örnekleri bugün ülkemizde pek az sayıda kalmıştır. Bunlardan biri de İshak Paşa Sarayı ve Külliyesi’dir.

İSHAK PAŞA SARAYI ŞU MİMARİ BÖLÜMLERDEN MEYDANA GELMİŞTİR Dış cephe, Birinci ve ikinci avlu, Zindan, Selamlık dairesi, Cami binası, Aşevi (Darüzziyafe), Hamam, Harem dairesi odaları, Fırın, Merasim ve eğlence salonu, kalorifer sistemi, Takkapılar, Cephanelik ve erzak odaları, Türbe binası, İç mimariden bazı bölümler (kapılar, pencereler, dolaplar, şerbetlikler, şömineler vs.) Saray Osmanlı, Fars ve Selçuklu uygarlığının mimari üslubunu bünyesinde toplayan bir özellik taşır. Cildıroğullarından II. İshak Paşa ile Çolak Abdi Paşa’ca 1685’te yaptırılan saraya, 1784’te son şekil verilmiştir. Yapı yaklaşık olarak 115x50 m. ölçülerinde bir alana kurulmuştur. Kesme taştan yapılan sarayın doğu cephesindeki portali kabartma ve süslemeleriyle Selçuklu sanatının özelliklerini yansıtır. Saray iki avlu ve bu avluda bulunan yapılar topluluğundan meydana gelmiştir. Birinci avludaki yapıların bazıları yıkılmıştır. Dört tarafı yapılarla çevrili ikinci avlu dikdörtgen planlıdır. Girişe göre sağ tarafta selamlık ve onun

arkasında haremlik vardır. Bunların sonunda cami ve türbe bulunmaktadır. Türbe Selçuklu kümbet mimarisi üslubunda inşa edilmiştir. Saray bölümü iki kattan oluşmaktadır. 366 oda da bu iki kat içinde yer almaktadır. Her odada taştan yapılmış ocaklar vardır. Taş duvarlardaki boşluklar bütün yapının merkezi bir ısıtma sistemine sahip bulunduğunu göstermektedir. Divan salonu 20x3 m. boyutlarındadır. Duvarları ve tabanı taştandır. Duvarları Türk hat sanatının örnekleriyle, sülüsle yazılmış ayet ve beyitlerle süslüdür. Burada yer alan “İshak meram üzere kerem kıldı cihanı-Binyüzdoksandokuz buna oldu tarih” beytinden sarayın miladî 1784 yılında tamamlandığı anlaşılmaktadır. Sarayın ikinci avlusundaki türbe, kesme taştan yapılmıştır. Bu sekizgen türbe, Selçuklu türbe mimarisi geleneğinin tipik örneği olan kümbet şeklindedir ve iki katlıdır. Duvarları geometrik motiflerle süslüdür. Bu türbede Çolak Abdi Paşa, İshak Paşa ve yakınları yatmaktadır.

Haziran’12

nalburteknik.com

123


gezi

Pakistan‘ın en kalabalık şehri:

Karaçi

1

7.yüzyıl’ın ortalarında Hint Okyanusu kıyılarında İndus Nehri’nin denize döküldüğü yere çok yakın bir noktada küçük bir balıkçı köyü kuruldu. İndus’un ağzının batısında iki ırmak arasındaki küçük bir yarımada üstünde yer alan bu köy denize açıktı, çok güvenli bir bölgede kurulmuştu ve çölün arkasında kurulmuş olduğu için korunaklıydı. Ayrıca dalgaların hareketi ırmakların alüvyonlu birikintilerini doğuya doğru sürükleyerek bir noktada yığılmalarını önlüyordu. Bütün bu özellikleri gören İngilizler 19. yüzyıl’ın ortalarında köye bir liman yapıp, çevredeki bereketli ovanın tarım ürünlerini bu limana yönlendirmeyi düşündüler. Böylece Karaçi kurulmuş oldu. 1947’de Pakistan bağımsızlığını kazanınca, kent başkent oldu. Hindistan’dan gelen Müslüman göçmenler buraya yerleştirildi. Böylece, şehir ekonomik ve demografik anlamda büyük bir dönüşüm yaşadı. İngilizler, Karaçi’nin askeri önemini ve İndus havzası’ndan elde edilen ürünlerin ihracında önemli bir liman olduğunu fark ettiler. Ardından limanını balıkçılık için geliştirdiler. Böylece, yeni

124

nalburteknik.com

Haziran’12

iş yerleri açıldı ve nüfus hızlı bir şekilde artmaya başladı. Karaçi büyük bir şehir haline geldi. 1864’te, Karaçi ile Londra arasında ilk telgraf mesajı yollandı. 1878’de, Karaçi diğer İngiliz sömürgesi altındaki Hint kentleriyle tren yoluyla bağlandı. 1914’te, Karaçi tüm Britanya İmparatorluğu’nun en büyük tahıl üreten limanı haline geldi. 1924’te, bir havaalanı inşa edildi ve böylelikle Hindistan’ın temel giriş kapısı oldu. Karaçi, hâlâ ülkenin en önemli ekonomi ve sanayi merkezidir. Pakistan’ın denizaşırı ve Orta Asya ülkeleriyle yaptığı ticareti idare eder. Pakistan’ın GSYH’sının büyük bir miktarını ve ofis çalışanını elinde bulundurur. Karaçi’nin nüfusu büyümeye devam ediyor. Pakistan’da son zamanlarda yaşanan ekonomik büyüme, Karaçi’de yaşanan ekonomik dirilmenin sonucudur. Karaçi ülkenin nüfus bakımından en büyük kentidir. Kurulduğu zamandan beri nüfusu süreli ve aşırı derecede artmıştır

EN ÖNEMLİ EKONOMİ VE SANAYİ MERKEZİ

Marco Polo anilarinda Indus Vadisi’nden “Krallıklar


Karaçi, Hint Okyanusu kıyısında yer alan ve yarım asırdan fazla bir zamandır hüküm süren Pakistan’ın en önemli doğa ile içiçe bir şehri

Ülkenin İsmi: Pakistan Eyalet: Sind Eyaleti Şehir: Karaçi Rupeesi Para Birimi: Pakistan izce Resmi Dil: Urduca, İngil Nüfus: 13,052,000

göçmenler yerleştirildi. Ekonomik ve demografik anlamda büyük bir dönüşüm yasandı. Bu değişim Karaçi’nin hâlâ ülkenin en önemli ekonomi ve sanayi merkezi olmasını, Pakistan’ın denizaşırı ve Orta Asya ülkeleriyle yaptığı ticareti idare etmesini engellemedi.

DÜNYA’NIN EN BÜYÜK KUBBELİ CAMİSİ KARAÇİ’DE YER ALIYOR

Modern Pakistan’in kurucusu, ‘Quaid-i Azam’ olarak da anılan Muhammed Ali Cinnah’in beyaz mermerden yapılma büyük mozolesini görmelisiniz. Mozele kentin ruhunu yansıtır. Sabahın erken saatlerinden itibaren buraya yerli yabancı birçok ziyaretçi gelir, beyaz basamakları tırmanıp Cinnah’ın yattığı orta bölüme yaklaşabilmek için sabır ve saygı ile sıraya girer. Dünya’nın en büyük kubbeli camisi Karaçi’de bulunuyor. Masjid e Tooba’nin kubbesi 72 metre çapında ve hiçbir kolon ya da sütunu yok. Denge kubbeyi yerden çevreleyen alçak duvarla sağlanmış. Yaklaşık beş bin kişinin ibadet edebildiği camii 1969 yılında inşa edildi. Empress Market (Imparatoriçe Çarşısı) Pakistan ziyaretçilerinin en çok uğradığı yerlerden biridir. Zamanında gar binası, müze ve kütüphane olarak da kullanılan Frere Hall gibi Empress Market de Kraliçe Victoria döneminde yapılan neo klasik yapılara sahip. Benzerleri Avrupa’da görülen kiliselerden de çok sayıda bulunuyor. İngiliz hâkimiyetinin izlerine en çok burada rastlanmaktadır. Kentteki birçok kumsal arasında Clifton merkeze oldukça yakın. Karaçililer bu uzun kumsalda ailece piknik yapmayı çok seviyorlar. At ve deve sırtında geziler de düzenleniyor. Sahil yakında Akvaryum ve Eğlence Parkı da var. Kente birkaç kilometre uzaktaki Hawke’s Bay Beach’de de yüzme ve deve gezintisi keyfi yaşanıyor olsa da kumsal yeşil deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanı olma özelliğini taşıyor. Karaçi’nin kuzeybatısındaki Sandspit Beach de yeşil kaplumbağalarla birlikte isimlerini zeytin renginde ve kalp seklinde olan kabuklarından alan Olive Ridley kaplumbağalarını da ağırlıyor. Kumsalların tadı en çok bahar aylarında çıkmaktadır. Yaz ayları Muson yağmurlarını getirdiği için hava

Irmağı” olarak bahseder. Arap Denizi’nden Karakurum ve Hindukus dağlarına uzanan bölge tarihin başlangıcından bu yana her imparatorluğun pençesine maruz kalacak kadar bereketli topraklara sahiptir; Büyük İskender bile burada at koşturmuştur. Karaçi bugünü burada yarım asırdan fazla bir zamandır hüküm süren Pakistan’ın en önemli şehridir. Hint Okyanusu kıyısındaki Karaçi, Pakistan‘in en kalabalık şehri olma özelliğine sahip. Sindh bölgesinin başkenti olan kent 17. yüzyıl ortalarında İndus Nehri’nin denize döküldüğü yere yakın bir noktada küçük bir balıkçı köyü olarak kuruldu. Denize yakın; güvenli bir konumu, bereketli toprakları vardır. Zamanla bölgeye hâkim olan İngilizler 19. yüzyıl ortalarında köye bir liman yapıp civarda yetişen tarım ürünlerini buradan nakle etmeye başladılar. Karaçi 1914’te, tüm Britanya İmparatorluğu’nun en çok tahıl üreten limanı haline geldi. 1924’te, bir havaalanı inşa edildi ve böylelikle Hindistan’ın temel giriş kapısı oldu. Pakistan 1947’de bağımsızlığını kazanınca başkent olan Karaçi’ye, Hindistan’dan gelen Müslüman

Haziran’12

nalburteknik.com

125


dosya ansı rarası Fuarı ve Konfer la us Ul ya As pı Ya i nc 8’i zi’nde tan Karaçi Fuar Merke 11-13 Eylül 2012 Pakis i, gerçekleştirilecek. teçhizatı ile makineler ve i er el m ze al m at şa Fuar’da in boyaları, üst ve altyapı ş inşaat kimyasalları ve ve makineleri, doğal ta ri le ün ür a ily ob m rı; ekipmanla i sergilenecek. ürünleri ile makineler

oldukça yağışlı oluyor. Kentin, Eylül’den Haziran’a kadar denize girmeye müsaade edecek bir sıcaklık ortalaması bulunmaktadır. Clifton Kumsalı yakınındaki Ziarat of Qazi Abdullah Şah Türbesi özellikle aksam saatlerinde kalabalıktır. Tütsü kokulu, bol dumanlı bir atmosfere sahip türbenin yeşil ve oldukça uzun merdivenlerle çıkılan kutsal yeri oldukça etkileyici. Mekânın çevresi de çiçeklerle döşenmiş. Ziyaretçiler çiçek ve susam tatlısı alıp türbeye bırakıyor. Karaçi doğa ile iç içe bir şehir. Bereketli Indus Vadisi kenti sarmalarken merkezde de özenli parklar göze çarpmakta. Asya’nın en büyük parkı Baghe-ibn-e-Qassim, Karaçi’de. Park, dünyanın en güzellerinden birisi olarak kabul ediliyor. Eğlence parkları arasında Aladdin, Sindbad, Safari, Hill, Kozi Water, Sun Way Lagoon Water, Fiesta ve Go-Aish öne çıkmakta.

EN BÜYÜK AÇIK HAVA ÇAMAŞIRHANESİ

Pakistan kültürü Karaçi’nin hem sokaklarında hem de müzelerinde kendini göstermekte. Ülkenin birçok önemli kültür kurumu burada bulunuyor. Tarihi Hindu Gymkhana’sı bugün Ulusal Gösteri Sanatları Akademisi olarak hizmet veriyor. Akademide klasik müzik ve modern tiyatro çalışmaları yapılıyor. Ulusal Sanatlar Divanı’ndaysa müzikal gösterileri, özellikle de Pakistan ve Kuzey Hindistan’ın geleneksel şiiri ‘mushaira’ okunmalarını izleyebilirsiniz. Urdu dilinde ‘mehfil’ denen mushaira, gazeli andıran bir tür. Mohatta Sarayı Müzesi ve Pakistan Ulusal Müzesi de ziyaret edilmeli. Kentte iki büyük festival de var. Her yıl üç binden fazla Karaçilinin takip ettiği Müzik Festivali 2004 yılından beri düzenlenmektedir. Yerel ve uluslararası film ve belgesellerin katıldığı Kara Film Festivali de ülkenin sinema ile en önemli bağlantılarından birisidir. Uzun yıllar boyunca İngiliz sömürgesi olarak kalan Pakistan ve Karaçi’de Anglo Sakson alışkanlıklar ise devam etmektedir. Bunun en büyük örneği olarak Pakistanlıların sevdiği sporların kriket, golf, hokey, boks, polo ve İngilizlerin en çok sevdiği bilardo türü olan snooker olması gösterilebilir. Karaçi’de dolaşırken İngiltere ve Amerika’yı andıran sokaklara sıkça rastlayabileceğiniz gibi kendinizi bir anda yine Doğu’da bulabiliyorsunuz. Karşınıza çıkan satıcılar, çarşılar, özellikle de nehir kıyılarındaki açık hava çamaşırhaneleri dünyanın neresinde olduğunuzu

126

nalburteknik.com

Haziran’12

Gez - Gör: Empress Market, Masjid E Tooba, Muhammed Ali Cinnah Mozolesi Eğlence Parkları: Aladdin, Sindbad, Safari, Hill, Kozi Water, Sun Way Lagoon Water, Fiesta ve Go-Aish

bir anda size hatırlatıyor. En büyük açık hava çamaşırhanesi Dobi Gath’i bu yüzden görmelisiniz.

BAHARAT KOKULU ŞEHİR

En iyi Pakistan yemeklerini Karaçi’de bulacağınızdan şüpheniz olmasın. Karaçi’de yemeğin adresi Boat Basin’dır. Kentin yemek caddesi olarak görülen, Clifton Kumsalı’nın bir bölümü olan Boat Basin’de en ünlü restoranlar sıralanıyor. Kent merkezindeki Burns Road’da da geleneksel Pakistan yemeklerini bulabilmek mümkün. Bir balıkçı köyü olarak kurulan Karaçi’nin deniz ürünlerinden bu cadde üzerindeki restoranlarda tadılabilir. Pakistan mutfağında et, sebze ve bakliyat hemen hemen eşit şekilde tüketilmektedir. Ekmek ve pirinç de mutfağın vazgeçilmez öğeleri arasında yer almakta. Pirinç, sade haşlanmış olarak yendiği gibi sebze ile kırmızı ve beyaz etlerle birlikte de pişirilmekte. Pakistan halkı yemek yemeyi çok sever. Onlar için yemeğin lezzeti ve görünüşü çok önemlidir. Yemeği daha lezzetli bir hale getirmek için çok değişik baharatlar kullanılmakta. Genelde bu baharat karışımları, içinde kullanılacakları yemeklere göre özel olarak hazırlanır ve taze olarak tüketilir. Bunların en önemlisi ‘garam masala’ denilen karışımdır ve ‘biryani’de, çeşitli et kolilerinde kullanılır. Pakistanlılar çok sık yedikleri yoğurdun içine de kimyon, nane gibi baharat ve otlar koyarak ‘raita’ yaparlar. Hemen her yemekte mutlaka bir raita çeşidi bulunur. Pakistanlıların en sık yedikleri ve sevdikleri et yemekleri ise tika (tavuk şiş), köri ve köftelerdir. Ayrıca ‘tandoori’ dedikleri ve ‘tandoor’da pişirilen etler de mutfağın en lezzetli tatlarındandır. Tandoor pişmiş topraktan yapılan, yuvarlak, yarım küre seklinde ve toprağa gömülü bir fırındır. Kuru bakliyattan, özellikle de mercimek, kuru fasulye veya nohuttan yapılan ‘dhal’, Pakistanlıların bir diğer önemli yemeğidir. Pakistan yemeklerinde kavurma, kızartma, haşlama gibi, hemen hemen tüm pişirme teknikleri uygulanır. Hatta bazı yemekler bu tekniklerin hepsi birden kullanılmasıyla pişirilmekte.



Nalbur Teknik Haziran'12