Page 1

Yemek, Kültür ve Yaşam Dergisi ISSN: 1307-4172 Fiyat: 10 TL

Sa

36

y

dosya konusu

inceleme: Islak Mendiller Ne Kadar Sağlıklı? röportaj: Prof. Dr. Ahmet Aydın

:3

1

4

Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Birliği www.tures.org.tr

0 6 > cak 2 O


2


3


4

Kocatepe Mah. Mega Center A Blok No: 1642 Bayr Telefon:0212 640 36 00

STANBU L


5


içindekiler ES TÜR

BE

RL

ER İ

10

AVM mi? Cadde mi? A SY DO

H

A

32

Türes Haberleri Türes Üyelerine: İndirimli Elektrik

S.10

Türes Üyeleri Küveyt Türk ile Kazanıyor! S.10 Akaryakıt İndirimi Atık Yağlarınızı Dökmeyin

S.12 S.12

Türes’ten Arı Makina’ya Ziyaret

S.13

Etçii’nin Ürünleri Beğeni Topladı

S.14

Türes Üye Ziyaretlerine Devam Ediyor S.16 5. Dönem 15. Yönetim Kurulu Toplantısı S.20 En İyi İçliköfteci Üyelerimiz

S.21

Mevlüt Şimşek Ekonomi Dergisi’nde

S.21

Birlikte Yemek Yaptık, Böyle Daha İyi Oldu S.22 Makale İş Sözleşmesinin Feshinde Nelere Dikkat Edilmeli

O

K

Üyelere İndirimli Akaryakıt

S.30

N

US U

Slow Food’a Yöneliş Var

S.36

AVM mi, Cadde mi, Yeni Fırsatlar mı?

S.38

Caddenin Riski Az, AVM’nin Müşterisi Hazır

S.40

Doğru Lokasyon Önemli

S.41

Cadde Müşterisi Duygusaldır

S.42

STK Söyleşi Hüseyin Bozdağ: Amacımız 3 Milyar Kişiyi Doyurmak

S.44

Üyelerimizden İnançla ve Azimle: Ekber

S.46

Şarküteri+Cafe+Restoran=Namlı Gurme S.47 İnebolu’da Bir Kristal

S.48

Şehremini’nin Sembolü: Pidem Pide

S.49

Online Restoran Keşif Rehberi: Zomato S.50

Dosya AVM mi Cadde mi?

S.32

Güvenilir Ekmekler Undano’da

S.51

Restoranların %95’i Caddede

S.33

Tarih ve Lezzet İç İçe

S.52

TÜRES MUTFAK VE YAŞAM DERGİSİ Türes Adına İmtiyaz Sahibi Ali Tatlıdil Genel Yayın Yönetmeni Ünal Dölek Yayın Koordinatörü Elif Çakan (my@tures.org.tr) Yazarlar Adnan Çeliker Av. Pelin Baruh Dr. Resul Kurt

Yayın Kurulu Serhat Kurdoğlu Orhan Eriman Nurettin Coşkun Yurtsever Yılmaz

Yayın Temsilcisi Hakan Kestek

Baskı-Cilt İnceler Ofset

Fotoğraf Editörü Erman Çivici / YedikOnu.Biz “Food Agency” Grafik Tasarım Şener Soysal / YedikOnu.Biz “Food Agency” 0216 545 59 19 www.yedikonu.biz

0212 501 38 40 www.incelerofset.com

6


E

M LE E İNC

İnceleme

76

Prof. Dr. Ahmet Aydın Röportajı

PO

Islak Mendiller Ne Kadar Sağlıklı?

RT AJ

54

ÖZ

RÖ L E

Markiz Patent Taşındı

S.66 S.67

Islak Mendiller Ne Kadar Sağlıklı

S.54

Yörsan Kalitede Sınırları Zorluyor

Islak Mendilde Tüm Bileşenler Önemli

S.57

Anfaş Hotel Equipment Fuarı 25 Yaşında S.67

Unutmayınız ki, Ellerimiz Ne Verirsek Onu Taşır, Temizlerken Kirletmeyelim S.58

Sektörden Kısa Haberler

Makale

Sandalyeci Yeni Mağazasıyla İstWest’te Açıldı

S.70

Köfteci Ramiz’den 5 Yeni Şube

S.72

Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı S.60 Sektör Haberleri Geleceğin Şefleri Diplomalarını Aldı

S.62

RB Et Lokantası’ndan Online Geleneksel Lezzetler

S.62

Reis Gıda’ya Avrupa’dan ve Amerika’dan Talep Artışı Var S.64 Kaanlar Mozerella ile Pizza Keyfi

S.64

Dört Mevsim “Süper Mini Mangal” Keyfi S.65 Kahvaltı Dünyası’ndan Yeni Yatırım

S.65

Koleksiyonlara İlk Para Sultanahmet’ten S.66

S.68

Şube Açılışları

Bursa Kebap Evi 36. Şubesini Büyükçekmece’de Açtı

S.72

Cızbız’dan 2 Yeni Şube

S.73

MMY Tantuni İstwest’te

S.74

Sultanahmet Köftecisi Bakü’de İkinci Şubesini Açtı

S.74

Röportaj Ezberbozan Bir Doktor: Prof. Dr. Ahmet Aydın

S.76

Gıda Tanıtımı Sihirli Sebze Balkabağı

S.78

İdare Merkezi Tüm Restoranlar, Lokantalar ve Tedarikçiler Birliği Turgut Reis Mah. Giyimkent E 5 Blok B148 No:24 Esenler-İstanbul 0212 438 15 90 info@tures.org.tr YEREL SÜRELİ YAYIN Mutfak ve Yaşam Dergisi iki ayda bir yayınlanır. Dergideki yazı ve görseller izin alınmaksızın kullanılamaz. İlanların sorumlulukları ilan sahiplerine aittir. ISSN 1307-4172

7


“2014 Yılı Öncelikli Hedefimiz, Bu Çizgiyi Sürdürmek.” Ali Tatlıdil

ali@cizbizkofte.com

TÜRES Başkanı Değerli Dostlar; 2013 yılı TÜRES için oldukça verimli geçti. Birlikte çalışarak büyüdüğümüz bu yılda pek çok değişiklik yaşadık; dernek olarak değiştik, geliştik. Yılların emeğinin pek çok meyvesini geçtiğimiz sene toplamaya başladık. TÜRES Tedarikçi Kataloğu 2013 hazırlandı, dağıtımı gerçekleştirildi. Gelen talepler doğrultusunda yeni versiyonun çalışmaları başlatıldı.

Bu sayıda ‘AVM mi Cadde mi?’ sorusunu her yönden inceledik. Sektörümüz açısından tabii ki insan yoğunluğunun olduğu mekanlar her zaman avantajlı olmaktadır. Dolayısı ile AVM’ler şu an için marka restoranların daha hızlı bir şekilde büyümesini sağlamakla beraber yapılacak hesap hatalarında da işletmelere büyük külfet getirmektedir. Cadde mekanları uzun soluklu bir zamanda daha avantajlı olmaktadır. Fakat her iki yatırım ortamını da işletmecilerimiz çok iyi bir şekilde araştırıp yatırımını ona göre yapmalıdır.

Pek çok etkinlikte gerek destekçi gerekse katılımcı olarak yer aldık. Çeşitli kurum ve kuruluşlarla yaptığımız anlaşmalar neticesinde üyelerimize sağladığımız indirimler devam etti, yeni anlaşmalar gerçekleştirildi.

2014 yılının hem sektörümüz hem de insanlık için hayırlı, bereketli olmasını dilerim.

Basın ve Halkla İlişkiler, Teşkilatlanma, Sosyal İşler, Mali İşler ve Eğitim çalışma komisyonlarımız oluşturuldu ve başarılı işlere imza atmaya, projeler geliştirmeye başladılar. Teşkilat yapımızı daha da güçlendirmek adına, komisyonlarımız yanında İstanbul Anadolu Yakası Temsilciliği faaliyete geçti. Bunu sırasıyla Bursa, Ankara ve Malatya izleyecek. Yapısal büyümemizin yanı sıra işlevsel olarak da güçlü bir organizasyonun göstergesi olan bu çalışmamızın diğer bölge ve illere yaygınlaştırılması etüd kapsamına alındı. TÜRES logosu daha dinamik ve daha enerji veren bir logo ile değiştirildi. Mutfak ve Yaşam Dergimizi de logosunda ve iç tasarımında değişiklik yaparak kendi bünyemizde çıkarmaya başladık. 2014 yılı öncelikli hedefimiz yukarı doğru giden bu çizgiyi sürdürmek, üst noktalara taşımak. Bunu hep birlikte başaracağımıza olan inancımız da güçlenerek artmaya devam ediyor.

8

Taziye ve Teşekkür Tarihi Merkezefendi Köftecisi’nin kurucusu amcam H. Rahmi Tatlıdil’i de ahirete uğurladık, mekanı cennet olsun. Ailesine ve tüm tanıyanlarına Allah’tan sabır diler, yanımızda bulunan, taziyelerini ileten tüm dostlara teşekkür ederim.


9


Türes Haberleri

Türes Üyelerine İndirimli Elektrik Üyelerimizin oldukça önemli gider kalemlerinden biri olan elektrik konusunda tasarruf sağlanması amacıyla pek çok enerji firması ile görüşülmüş. En avantajlı teklifi sunan dağıtım firması olan Yeditepe Enerji ile anlaşma sağlanmıştır. Ticarethaneler için elektrik tüketim birim fiyatı üzerinden %11,5 indirim yapılacak olup, sanayi elektriği tüketen ya da tüketimi 20000 TL üzeri olan üyelerimize ise özel indirim uygulanacaktır. Üyelerimizin Yeditepe Enerji’den hizmet alabilmesi için ek bir ödeme, teknik donanımda bir değişiklik yapması gerekmiyor. Arıza, elektrik kesintisi, sayaç okuma işlemlerinin yetkilisi de yasal düzenlemeye göre elektrik dağıtım firması olduğundan aboneliğini gerçekleştiren üyelerimiz bu konularla ilgili olarak da Yeditepe Enerji ile görüşecekler. İndirimli elektrik için derneğimize başvuran üyelerimizin işlemleri başladı. Yeditepe Enerji’nin üyelerimize özel indiriminden faydalanmak isteyen üyelerimiz TÜRES Dernek Müdürü Hakan Kestek ile irtibata geçebilirler.

TÜRES üyelerine birim fiyat üzerinden %11,5 indirim sağlanıyor.

Türes Üyeleri Kuveyt Türk ile Kazanıyor! Tüm Restoranlar, Lokantalar ve Tedarikçileri Birliği (TÜRES), üyeleri için önemli bir anlaşmaya imza attı. TÜRES’in Kuveyt Türk ile yaptığı anlaşma üyelerine büyük avantajlar sağlıyor. Tüm Restoranlar, Lokantalar ve Tedarikçileri Birliği (TÜRES) Derneği’nin üyelerinin karlılığını arttırmak için yapmış olduğu çalışmalar devam ediyor. TÜRES ve Kuveyt Türk ile yapılan anlaşmayla üyelerimiz, ertesi gün çekimlerde diğer banka kartlarına %0,79 komisyon, Kuveyt Türk kartlarına %0,70 ve

10

vadeli çekimlerde diğer banka kartlarına 17 gün %0, Kuveyt Türk kartlarına 14 gün %0 komisyon ödeyecekler ve başka hiçbir ücret ve kesinti ödenmeyecektir. Kuveyt Türk ile yapılan anlaşmaya dahil olmak isteyen TÜRES üyelerin vergi numaralarını derneğe bildirmeleri ve kendilerine ulaştırılacak başvuru formu ile en yakın Kuveyt Türk şubesine başvurmaları gerekmektedir.


11


Türes Haberleri

Akaryakıt İndirimi Ece Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 1990 yılından beri Shell bayiliği yapıyor. 2004 yılında ise Toptan Akaryakıt ve Taşıt Tanıma Sistemi (TTS) pazarlama bayiliği almış.Bu güne kadar gösterdiği üstün hizmet anlayışına paralel olarak, TÜRES Üyelerini kapsayan Shell Taşıt Tanıma sistemi anlaşması gerçekleştiren firma, yüzlerce aracın, Türkiye genelindeki tüm istasyonlarda iskontolu akaryakıt temin etmesi konusunda çalışmaları da başarıyla gerçekleştirmiş. TÜRES Üyeleri için fırsat sürüyor Devam eden bu hizmetten faydalanmak isteyen Türes üyelerinin talepleri ile birlikte vergi numaralarını derneğe bildirmelerinin yeterli olduğunu tekrar hatırlatmak isteriz. Bir kez kayıt olarak araçlarınızı tüm istasyonlarda tanınır hale getirebiliyorsunuz.

Atık Yağları Sakın Dökmeyin! Atık yağların çevreye zararlarını bilmeyen yoktur. Özellikle restoran üyelerimizin büyük bir miktara ulaşan atık yağları Deha Biodizel tarafından toplanıyor. Tekrar işlenerek biodizel haline getirilen atık yağların böylece doğaya karışması engelleniyor. Sağlık açısından yağların tekrar tekrar kullanılması çok zararlı. Kanserojen hale gelen yanmış yağları mümkün olduğunca az kullanarak lavabolara dökmeden biriktirerek Deha Biodizel’e haber vermeniz durumunda Deha Biodizel atık yağlarınızı adresinizden teslim alıyor ve derneğimize küçük bir bağışta bulunuyor. 444 28 45’e telefon ederek topladığınız yağların teslim alınmasını isteyebilirsiniz.

12

Personel ve müşteri servis araçları, paket servis araçları, yönetici ve pazarlamaya tahsis edilen araçlar, taşıma amaçlı kullanılan araçlar... Kısaca işletmenize hizmet veren tüm araçlar için indirimli akaryakıt anlaşmasından faydalanabilirsiniz.


Türes Haberleri

Türes’ten Arı Makina’ya Ziyaret 1969 yılında Kemal Arıcı tarafından kurulan Arı Makina, et işleme makinelerinde TSE belgeli ilk üretici. Tüm ürünleri CE belgeli olan Arı Makina’dan Kemal, Turgut ve Ahmet Arıcı’nın bulunduğu Tuzla’daki tesis, Türes Derneği’nden Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tatlıdil, Yönetim Kurulu Üyesi Ünal Dölek ve Mevlüt Şimşek, Yönetim Kurulu üyesi ve Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilcisi Mehmet Temel, üyelerden İsmet Özçelik, Çetin Kızılarslan, Ercan Pekzeren ve Türes Müdürü Hakan Kestek tarafından ziyaret edildi. Restoran sektörü için ihtiyaç duyulan marka Tabak kapatma makinaları, yarı otomatik tabak kapatma makinaları, sanayi tipi kıyma makinaları, kıyma makinaları, et işleme makinalarının incelendiği ziyarette Turgut Arıcı tarafndan tüm makinalar hakkında bilgi verildi. Restoran sektörü için önem arzeden gıda işleme ve pişirme ekipmanlarından kuzu fırın, köfte seri makinası ve karıştırıcılara ilgi büyüktü. Tantuninin popülerleşmesi ve makineleşme ihtiyacının oluşması sonucu, tantuni makinasının tasarımına başlayan Arı Makina yetkilileri konuyla ilgili TÜRES yönetim kurulu üyesi MMY Tantuni Genel Müdürü Mevlüt Şimşek’ten fikir aldılar. Arı Makina üretmiş olduğu makinelerin tamamını kendi mühendisleri

tarafından projelendirilip, uzun AR-GE çalışmalarının sonucunda üretim sürecine geçmektedir. Et işleme makineleri'nin yanı sıra, konusuyla ilgili kendisini ispat etmiş Avrupa markalarının Türkiye ve Ortadoğu temsilciğini yürüten Arı Makina, ürün yelpazesini en üst noktaya getirerek konuyla ilgili tüketici segmentinde tüm ihtiyaçları karşılayabilecek ürün gamına sahip olmayı başarmıştır. Arı Makina, et işleme ve entegre et tesislerinin ihtiyaç duyabileceği her türlü üretim ekipmanları konusunda tüketiciye çözüm sunabilmesi özelliği ile dünyanın sadece birkaç sayılı markası arasındadır. Bu özelliği ile haklı olarak da; Türkiye'nin en büyük et işleme makinaları üreticisi konumundadır.

13


Türes Haberleri

Etçii’nin Ürünleri Beğeni Topladı Sektörün lider firmalarından üyemiz Etçii’ye yapılan ziyaretle firma sahibi M.Emin Arslan’dan sektörle igili önemli bilgiler alındı. Türes Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tatlıdil, Yönetim Kurulu Üyesi Ünal Dölek ve Mevlüt Şimşek, Yönetim Kurulu üyesi ve Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilcisi Mehmet Temel, üyelerden İsmet Özçelik, Çetin Kızılarslan, Ercan Pekzeren ve Türes Müdürü Hakan Kestek’ten oluşan Türes heyeti yönetim ve üretim dahil işletmeyi tümüyle gezerek etleri ve işleyişi inceledi. Hem sektör hem de Etçii ile ilgili bilgiler aktaran M.Emin Arslan’ın sözleri ise çarpıcı: “Türkiye’de hayvan konusunda ciddi problem var. Biz Türkiye’nin pek çok yerinden hayvan alıyoruz. Tüketim hacmimizin büyüklüğü sebebiyle bölge ayrımı yapma şansımız pek yok. Türkiye’de karkas et pahalı, AB’de ortalama 9 TL., ABD’de 3 dolar yani dünyada ortalama 6-10 TL. iken Türkiye’de karkas etin 17 TL. olması anlamsızdır. Hayvancılığın %70’i yemdir, yem üretemezsen hayvan yetiştiremezsin. Bizim hayvancımız üretim yapmıyor, nakliye yapıyor. Hayvanı bir tesise yerleştirip yemi tesise taşıyor, hayvanın ırkı bozuk büyümüyor, Avrupa’da 1,5 kg alan hayvan, Türkiye’de 600 gr büyüyor. Çözüm sürecine destek için kooperatifler kurulsun, devlet angusları bedava dağıtsın, Güneydoğu’da angus rahat bakılır, çok dayanıklı bir cinstir. Oysa şu anda hayvancılık yapmak için prosedür çok ağır, bürokrasi ve engel çok.” Karkas alıp işlenmiş et satıyoruz “ISS, Sofra Yemek, Nusr-et, Günaydın, Özgür Şef gibi ünlü restoranlara hizmet veriyoruz, bilinen steakhouseların hemen tümüne et veriyoruz. Bizde yok yok, kim ne isterse temin edip hizmet veriyoruz.

14

Avrupa’da standart daha mezbahada oturmuş durumda, Türkiye’de ise mezbahalarda bir karmaşa yaşanıyor. Bize gelen tüm etleri dana, angus, sığır, manda, düve hepsini ayırıyoruz. Eti gözüm kapalı ellesem ne eti olduğunu anlarım.” Hayvancılık politikası önemli “Sudan Hayvancılık ve Tarım Bakanı Faysal Bey’in daveti ile Sudan’da 1 ay kaldım, 150 milyon hayvanları var. Hayvan Hastalıkları Mücadele Birimi Müdürü ile tanıştık, adam bitmiş, çökmüş, ben atandığım gün bakan dedi ki bu iş oturarak olmaz, tüm arkadaşlarla beraber sahaya yöneldik, çok az uyuyabiliyorum dedi. Brangus adında bir cins üretmişler, yerli ırkları Brahma var, sayıca fazla ama et verimi iyi değil, Kanada’dan angusları getirtmişler, brahmalar ile aşılayıp brangusu elde etmişler, randımanı gayet iyi, hayranlık duydum.” Bu hayvancılık politikaları ile ilerlememiz mümkün değil “Bizde besi işi bilinmiyor, hep süt ırkı yetiştiriliyor, Hollanda’da hoştaynı (Holstein) süt dışında bakan olmaz, bize ise dayatıyorlar. Oysa bizim yerli dana 36 ayda 180, angus ise 16 ayda 400 kiloya ulaşıyor. Hesap ortada.. Günaydın çiftlik işini çok güzel yapıyor, inek ortalaması 469 kg, hayvanlar iyi bakılıyor, besleniyor ve denildiği gibi de mutlular demek ki. İşin başındakilerden başarısız olanlar kimlerse işten çekilmesi gerekir. Geçen süreçte, et üreticisi olarak firmalarımızın bağışıklık sistemi güçlendi, öyle günler gördük geçirdik ki bundan sonra Allah’ın izniyle kolay kolay yıkılmayız.”


15


Türes Haberleri

Türes İstanbul Anadolu Yakası Üye ve Esnaf Ziyaretlerine Devam Ediyor Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilciliği,18 Kasım Pazartesi günü, Türes Başkan Vekili Abdullah Korun, İstanbul Anadolu Yakası Temsilcisi Mehmet Temel, üyelerden Çetin Kızılarslan, Yavuz Başar ve Mehmet Karahan ile birlikte bölgedeki Türes üyeleri ve bölge esnafı ile Ataşehir Kaymakamlığı’na ziyaretler gerçekleştirdi. İlk olarak Ümraniye bölgesinde 30 yılı aşkın bir süredir hizmet veren ve bir sektör oluşturan Aktaş Et Mangal ziyaret edilerek Genel Müdür Metin Keser ile bir görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede bölgedeki ve genel olarak sektör temsilcilerimizin sorunları anlatıldı ve bu sorunların çözümü için öneriler dinlendi aynı zamanda sektör sorunları üzerine Türes'in çalışmalarından bahsedildi. Sektörün sorunlarının çözümü için STK’ların önemi vurgulanarak, Aktaş Et Mangal’ı da Türes bünyesinde görmek istediğimiz iletildi. Türes davetine olumlu cevabı ve içten misafirperverliği için Metin Bey’e teşekkür ederek ziyaretimiz sonlandı.

Aktaş Et Mangal’dan sonraki durağımız üyemiz Karagöz Sofrası ve işletmecileri, Mehmet Ali Bey ile Ergün Bey oldu. Sektör ve Türes çalışmaları hakkında yapılan sohbetin ve Temsilcilik çalışmalarının anlatılmasından sonra üyelerimize takdim edilen ‘Bu işyeri Türes üyesidir’ panosunun önünde çekilen hatıra fotoğrafı sonrası ziyaretimiz sonlandı.

16


Son üye ziyaretimiz Sahan Restorandan Tahir Tekin Öztan'a yapıldı. Tahir Bey’le sektör hakkında uzun uzun yapılan sohbet ve Tahir Bey’in Gaziantep yemekleri üzerine yapmış olduğu çalışmalar, gerçekleştirdiği şıra festivali ve kebap hakkında aktardığı bilgiler sonrası, ‘Türes üyesidir’ panosunun takdimi ve önünde çekilen hatıra fotoğrafı sonrası ziyaretimiz sonlandı.

Türes Haberleri

Günün son ziyaret adresi Ataşehir Kaymakamlığı ve yeni atanan, Ataşehir Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu oldu. Hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdiğimiz Kaymakam Karamehmetoğlu ile sektörümüzün durumu, dünü ve bu günü hakkında geniş çaplı bir görüşme gerçekleştirildi. Özellikle hijyen üzerinde duran Karamehmetoğlu, insan sağlığının önemine vurgu yaptı. Kendisi ile aynı duygu ve düşünceleri paylaştığımızı ileterek derneğimizin bu konuda gerçekleştirdiği ve planladığı çalışmalar

Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilciliği her hafta Anadolu yakasındaki üyelerimizi ve sektör temsilcilerimizi ziyaret etmeye devam edecektir, üyelerimizden etkinliği olan ve bu etkinliğe Türes'in katılımını arzu eden üyelerimizin davetine iştirak etmekten onur duyacağımızı bildirir ve bizimle irtibat kurmalarını rica ederiz. 27 Kasım Çarşamba günü, Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilcimiz Mehmet Temel ve Yardımcısı üyelerimizden Çetin Kızılarslan ile birlikte üye sayısını genişletme çalışmaları

kapsamında, Çekmeköy’deki sektör temsilcilerimiz ziyaret edildi. Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilciliği üye sayısını genişletme çalışmaları kapsamında sektör temsilcilerimizi ziyaret ederek Türes ve Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilciliği hakkında sektör temsilcilerimizi bilgilendirerek, geçmişten günümüze yapılanlar ve Dernek olarak yapmayı amaçladığımız çalışmaları anlatarak sektör temsilcilerimizden Derneğimize katılmaları ve destek olmaları istendi.

17


Türes Haberleri

Türes Dernek Müdürü Hakan Kestek, Kardiyum AVM Çiçek Izgara’nın sahibi Orhan Öztürk, Türes üyesi Çetin Kızılarslan, Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilcisi Mehmet Temel

Kardiyum AVM Lafmacun Mehmet Güneş

Türes üyesi Çetin Kızılarslan,Sancaktepe Hanedan Sofrası’nın sahibi Coşkun Tüfekçi, Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilcisi Mehmet Temel, Türes Dernek Müdürü Hakan Kestek

Türes Anadolu Yakası Temsilcisi Mehmet Temel, Çekmeköy Taşdelen Kebap sahibi Fatih Cebir, Türes üyesi Çetin Kızılarslan, Türes Müdürü Hakan Kestek

18


Türes Haberleri Birlikte olmanın sektörümüze faydasının anlatıldığı sektör temsilcilerimiz Türes hakkında bilgi sahibi oldukları ve bu birliktelikten memnun olacaklarını belirterek üye olmayı amaçladıklarını ilettiler. Bu çerçevede, Sancaktepe Hanedan Sofrası’ndan Coşkun Tüfekçi, Çekmeköy Kardiyum AVM'de Burger King ve Çiçek Izgara olarak iki işletmesi bulunan Orhan Öztürk, aynı AVM'den Lafmacun işletme sahibi Mehmet Güneş, yine Çekmeköy'den Taşdelen Kebap’ın işletme sahibi Fatih Cebir üyelik formlarını doldurarak başvurularını yaptılar. Türes İstanbul Anadolu Yakası Temsilciliği olarak 4 Aralık 2013’de temsilcimiz Mehmet Temel ve yardımcısı Çetin Kızılarslan ile birlikte, Kavacık ve Beykoz bölgesinde ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. İlk olarak Yakamoz Gıda’nın sahibi Hasan Kurtuluş'u ziyaret ettik. Yeni üyelerimizden olan Hasan Bey’e Derneğimizin tarihçesi ve çalışmaları anlatıldı, genel olarak spor yapanların tükettiği protein ve benzeri gıda takviyesi ürünleri pazarladıklarını anlatan Hasan bey, restoranlar için sakkarin içermeyen ve tamamen doğal olan, vücutta emilmediği için hiçbir yan etkisi olmayan tadlandırıcı olan Sukrax marka ürününü anlattı. Bu ürününü restoranlarda kullanılabilecek şekilde tek kullanımlık şeker paketleri halinde yaptıklarını ve bu ürünleri restoranlara sunmak istediklerini anlattı. Karşılıklı bilgilendirmelerden sonra hatıra fotoğrafı çekilerek ziyaret sonlandı. Üyelik başvurusu yapan ve boğaz üzerindeki tek alkolsüz balık restoranı olan Yakamoz Restoran İşletme Müdürü Özlem Hanım’ı ziyaret ettik. Derneğimizi, Mutfak ve Yaşam Dergimizden gördüğünü, çalışmalarımızı beğendiğini, böyle bir oluşumun içerisinde olmak istediklerini bu sebeple üyelik başvurusu yaptıklarını anlattı. Türes olarak yaptığımız çalışmalar ve etkinlikler anlatıldıktan sonra, sahibi Acar Kaya tarafından doldurulan Üyelik Başvuru Formu alındı ve çekilen hatıra fotoğrafından sonra ziyaret sona erdi. Son ziyaret noktamız olarak Kavacık bölgesinde yıllardır geliştirikleri markalar ile hizmet veren ve Mantı Keyfi markasını da oluşturan Yakup ve Mukadder Aksoy'u ziyaret ettik. Enfes mantılarından tattığımız, ürünleri kadar sohbetleri de lezzetli olan üyelerimizle sektörel konular ve sorunlar istişare edildi. Çekilen hatıra fotoğrafının ardından hem Mantı Keyfi hem de üye ziyaretimiz sonlandı.

19


Türes Haberleri

5. Dönem 15. Yönetim Kurulu Toplantısı Yapıldı. Türes 5. Dönem, 15. Yönetim Kurulu toplantısı 18 Aralık Çarşamba Hacı Bozan Oğulları İncirli Restoran’da; Türes Başkanı Ali Tatlıdil, Başkan Vekili Abdullah Korun, Başkan Yardımcısı Murad F. Bozanoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Levent Avcı, Sait Uluçay, Ahmet Küçük, Mevlüt Şimşek, Ünal Dölek, Mehmet Temel ve Üyeler İsmet Özçelik ile Osman Uluçay ve Türes Dernek Müdürü Hakan Kestek’in katılımı ile gerçekleşti. Toplantıda öncelikle komisyon başkanları sıra ile söz alarak komisyon faaliyetleri ve son çalışmaları ile ilgili bilgi verdiler. Ardından diğer gündem maddeleri görüşülerek; 1- Aidat borcunu ödemeyen Tedarikçi Üyelerin yıl sonuna kadar aidat borçlarını ödememesi halinde üyeliklerinin sonlanmasına, 2- Mutfak ve Yaşam Dergimizin 35. Sayısının basımının değerlendirmesi yapılmış, bundan sonraki basım işlemi dernek yetkilileri tarafından onaylanmasına ve alternatif matbaa arayışlarının yapılmasına, 3- Bağcılar Belediyesi’nin düzenlediği Engelliler Yemek Yarışması’nın devamı olan ve uluslararası olacak olan türevi organizasyonda Türes’ten istenen desteğin verilmesine,

20

4- Metro Marketler Büyük Müşteriler Türkiye Grup Müdürü Resul beyin sunumu dinlenilmiş, Derneğimizin Üyeleri adına beklentileri aktarılarak gelecek cevabın beklenilmesine, 5- MLC Restoran-Zafer Aksu,Beyaz Ev Döner-Hüseyin Tayıncı, Ezo Yemekçilik-Kemal Özuçargil, Zomato Bilişim-Murat Taşcıoğlu, Ayışığı Gıda-Arif Hikmet Sertay, Sandalyeci-Cihan Küçük, Kardiyum AVM Çiçek IzgaraOrhan Öztürk, Taşdelen Kebap-Fatih Cebir, Hanedan Sofrası-Coşkun Tüfekçi, Yakamoz Balık-Acar Kaya, Macik Akademi-Serkan, Sütçüoğulları Muhallebicisi-Mehmet Dalmış’ın Üyelik başvurularının onaylanmasına ve 6- Robotpos-Mehmet Karahan, Kömür Lokantası-Remzi Kömür, Saruhan Gusto-Fikret Sarıhan, Ülker Golf-Uğur Şener, Taşfırın-Ali Bozkan, Cleanolife-Ferah Güneri Bircan’ın üyelikten çıkma taleplerinin Teşkilatlanma Komisyonu tarafından incelenmesine ve bir sonraki toplantıya kadar neticelendirilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.


Türes Haberleri

En İyi İçliköfteci Üyelerimiz Geçtiğimiz Kasım ayında İstanbul’un en iyi 18 içli köftecisi dosyasını hazırlayan mekanist’te beğenilen içli köftelerin Türes üyeleri tarafından hazırlandığını da öğrenmiş olduk. Türes üyelerinden Siirt Şeref Büryan, Namlı Kebap, Hatay Has Kral Sofrası, Sahan, Mabeyin ve Dürümcü Baba, İstanbul’un en güzel içli köftesini sunan mekanlar arasında oldukça güzel yorumlar aldı. Siirt Şeref Büryan Cihan N. (Guru) “Haşlama içli köftesi çok güzel, biraz fazla tereyağlı gibi gelse de lezzetli” Namlı Kebap Tuğçe T. (Guru): “Genelde içli köfteyi kızarmış yerdim ama haşlanmış olarak yemenin tadına ben burada vardım. Kendilerine özel bir sosla hazırlayıp içine bol malzeme koyuyorlar. Kızartılmış olanı ayrı bir lezzetli fazla yağ çekmeden çıtır servis ediyorlar. Hamur öyle kalın değil bu yüzden iç malzemenin tadına varabiliyorsunuz.” Hatay Has Kral Sofrası Tunç S. (Gezgin): “Fiyatları biraz yüksek, servisi fena değil, fıstıklı kebabı ve içli köftesi enfes, künefesi bir ömre bedel.” Sahan Kebapçı denilince akla gelen ilk adreslerden biri olan Sahan’ın içli köftesi de çok seviliyor. Haşlama olarak servis edilen içli köfte başlangıçlarda en çok tercih edien lezzetler arasında. Aysegul E. (Guru): “Kozyatağı çevresinde olup bu kadar lezzetli menüsü ve kaliteli hizmet anlayışı olan ender yerlerden. İçli köftesini

ve de kebaplarını kesinlikle tavsiye ederim. Mabeyin Özlem A. (Üye): “Şehrin içinde yöresel lezzetler sunan, otopark sorunu olmayan, özellikle içli köftesini çok beğendiğim nezih, temiz bir mekan.” Dürümcü Baba Gül Akkaya (Üye): “Haftada en az bir kere gittiğim yer. O içli köftesi yok mu beni taaa nerelerden yollara koyuyor.. Kilometrelerce yol geldiğimi biliyorum Dürümcü Baba için. Lezzetler o kadar mükemmel. Önce güzel güzel başlangıçları yiyorsunuz, şahane bir ezme ve yanında lavaş servis ediliyor. Sonra aman sakın ha içli köftenizi istemeyi geçmeyin. Burada daha önce tatmadığınız güzellikte bir şey bulacaksınız, orası kesin…”

Mevlüt Şimşek Ekonomi Dergisi’nde 31 yıldır yayın yapan Ekonomi dergisi, zengin içerik ve kaliteli yayın anlayışı ile uzun yılların tecrübesini günümüze yansıtıyor. Aralık-Ocak sayısında 27 yıldır sektörde olan MMY Tantuni Yönetim Kurulu Üyesi ve Türes Mali İşler Komisyon Başkanı Mevlüt Şimşek’e geniş yer veren dergide; restoran işletmeciliği, sektör analizi ve başarılarının sırlarının yanı sıra Türes’le ilgili çalışmalardan da bahsediliyor. Ekonomi Dergisi yöneticilerine ilgilerinden dolayı teşekkür ediyor, Sayın Şimşek’in, yeme içme sektörünü geliştiren ve Türes’e yakışan başarılarının devamını diliyoruz.

21


Türes Haberleri

Birlikte Yemek Yaptık, Böyle Daha Leziz Oldu

“Engelli bireylerin yetenekleri ve üretim potansiyelleri hakkında farkındalık oluşturarak, istihdam imkanlarını artırmak” amacıyla başlanılan "Birlikte Daha Güzel Kampanyası"; “Birlikte Yarışıyoruz’’ ve ‘Birlikte Maviye İlk Adım’’ projelerinin ardından ‘’Birlikte Yemek Yapıyoruz’’ projesi ile faaliyetlerine devam etti. Türkiye’nin 7 Bölgesi’nden görme, işitme ve bedensel engelli toplam 21 yarışmacı ve 7 ünlü katılımcı, 7 yarışmacı takım halinde yaptıkları yemekleri jürinin beğenisine sundu. Yarışmada 1’inciliğe “Kara Lahana Sarması” ile Karadeniz Bölgesi layık görülürken, Doğu Anadolu Bölgesi “Sebzeli Biftek” ile 2’inciliğe Ege Bölgesi de “Keşkek” ile 3’üncülüğe layık görüldü. Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı, konsepti açısından ülkemizde ve dünyada bir ilk olan “Birlikte Yemek Yapıyoruz” yarışma programına ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin 7 Bölgesi’nden görme, işitme ve bedensel engelli toplam 21 yarışmacı ve 7 ünlü katılımcı, 7 yarışmacı takım halinde yaptıkları yemekleri ünlü isimlerden oluşan jürinin beğenisine sundu. Bağcılar Belediyesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı, Kemerburgaz Üniversitesi, TÜRES ‘Tüm Lokantalar Restoranlar ve Tedarikçiler Derneği’, Karaköy Güllüoğlu, Hacı Abdullah Lokantası, Doğal Tarifler Yayınevi, TİMON, Atom Balon, Düzey Fuarcılık ve Tanıtım Sokağı işbirliğiyle gerçekleştirilen proje kapsamında bir yemek yarışması düzenlendi. Yarışma jürisinde yer alan Türes Başkanı Ali Tatlıdil ve Başkanvekili Abdullah Korun’un yanı sıra, Türes üyelerinden Murat

22

Taşçıoğlu,Metin Öztütüncü, Mevlüt Şimşek, İsmet Özçelik ve Dernek Müdürü Hakan Kestek de yarışma destekçisi olarak bulunduğu yarışmada ev sahipliği yaptı. AK Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca, yaptığı konuşmada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde ilk kez Engelliler Koordinasyon Merkezi’ni hizmete geçirdiğini hatırlattı. Engellilerin artık memur ve işçi olarak alındığına da dikkat çeken Karaca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, AK Parti İstanbul Milletvekili Feyzullah Kıyıklık, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı’ya engellilere yönelik çalışmalarından dolayı teşekkür etti. AK Parti İstanbul Milletvekili Tülay Kaynarca da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yaktığı ışıkla bu günlere geldiklerini belirtti. “1994 yılında yakılan ilk ışıkla birlikte” belediyecilikte engellilere yönelik neler yapılabileceğinin ortaya konulduğunu kaydeden Kaynarca, “Engelliler için çıkan Kanun ile ülkemizde yeni bir çığır açıldı.” dedi. Engellilerin istihdamlarının sağlandığına vurgu yapan Kaynarca, şimdi artık Engelliler Sarayı’nda eğitim gören engellilerin istihdamlarının da sağlandığını sözlerine ekledi. Bağcılar Kaymakamı Erdal Çakır


Türes Haberleri ise ülkemizde her bölgenin kendine özgü yemek kültürünün olduğuna dikkat çekerek, “Biz yemeklere kendi ruhumuzu da katıyoruz” dedi. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, yaptığı konuşmada yıllarca engellilere ve kadınlara yönelik projelere imza attıklarını belirterek, inşa ettikleri 16 bin 500 metrekarelik Engelliler Sarayı ile yanındaki 6500 metrekarelik Rehabilite Merkezi’ni hizmete geçirdiklerini söyledi. Engellilere 35 ayrı branşta kurslar verildiğini de kaydeden Çağırıcı, Bağcılar Belediyesi engelli sporcularının sportif alanda gösterdikleri başarılara dikkat çekti. Bağcılar Belediyesi’nin engelli sporcusu Hamide Kurt’un beş yıl önce yatalak vaziyette evinden dışarı çıkmadığını anlatarak, “Spor Kulübü’müze kayıt yaptırdı ve Engelliler Sarayımızda da kurslara katıldı. Şimdi ise 52 yıldır başarı elde edemediğimiz Avrupa Engelli Atletizm Şampiyonası’nda altın madalya kazandı. Üç engelli kız sporcumuz da Avrasya Yarışları’nda ilk üçü paylaştılar. “ Sosyal devletin en güzel örneklerini sergilediklerini ifade eden Çağırıcı, devletin hasta ve yatalaklara bakanlara asgari ücret verdiğini hatırlattı. Çağırıcı, şunları söyledi: “Bağcılar’da ‘engelli kardeşlerimiz ne istiyorsa hepsi karşılanacak talimatını’ verdim. Onların tekerlekli sandalye veya akülü araba isteği karşılanıyor. Tek şartımız doktor raporu olması. Ne arzu ediyorlarsa yerine getiriyoruz. Engelliler

Sarayı’mızdan faydalanan kardeşlerimin ve yakınlarının duası Bağcılar’ı ayakta tutuyor. Aylık 1,5 trilyon masrafımız oluyor. Feda olsun. O bize fazlasıyla dönüyor.” Programı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yaşlı ve Engelliler Genel Müdürlüğü ile birlikte gerçekleştirdiklerini de söyleyen Çağırıcı, Aile Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin başta olmak üzere tüm Bakanlık çalışanlarına teşekkür etti. Tüm engellilerin “Dünya Engelliler Günü”nü de tebrik eden Çağırıcı, 10-16 Mayıs tarihleri arasının Engelliler Haftası olarak kutlandığını hatırlattı. Çağırıcı, “Birlikte Yemek Yapıyoruz, Birlikte Daha Mutluyuz” konseptini çok önemli görüyorum. Engellilere acıyarak, ya da onlara bakıp duygulanarak sorunlarını çözemeyiz. Onlara imkan oluşturmak, fırsat vermek durumundayız.” dedi. Çağırıcı, Engelliler Sarayı’nda, İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen, Engelliler Akademisi ve Engelsiz Eğitim projelerinin uygulandığını da sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından yemek yarışmasına geçildi. Yarışmada engelli yarışmacılara Kemerburgaz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ, Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı İsmail Emrah Karayel, TİMON A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yılmaz, Haber7.com Yayın Koordinatörü Osman Ateşli, Kanal 7 televizyonu haber spikeri Hülya Seloni ile gazeteci İsa Tatlıcan yardımcı oldu. Takımlar, ülkemizin 7 bölgesinden seçilerek hazırladıkları yemekleri; Karaköy Güllüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Güllüoğlu, Hacı Abdullah Lokantaları Sahibi Abdullah Korun, Aşçılık Milli Takımı Kaptanı Esat Özata, , TÜRES ‘Tüm Lokantalar Restoranlar ve Tedarikçiler Derneği’ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tatlıdil, Türkiye Ortopedik Özürlüler Federasyonu Başkanı Cemal Merdan, TV programcısıyazar Meltem Açıkel, Neşe Karabulut, Uğur Birgül’den oluşan jurinin beğenisine sundu.Yarışmada 1’inciliğe “Kara Lahana Sarması” ile Karadeniz Bölgesi yemeğini yapan engelli aşcılar layık görüldü. 2’inciliğe Doğu Anadolu Bölgesi’nin “Sebzeli Biftek” yemeğini yapan engelli aşçılar ve 3’üncülüğe de Ege Bölgesi yemeği olan “Keşkek”i yapan engelli aşçılar layık görüldü.

23


Türes Haberleri Programda 1’inciliği elde eden grup üyelerine Bağcılar Belediyesi’nin hazırladığı “yemek kitabı” ile İPAD”, 2’inci gruba “yemek kitabı ile laptop”, 3’üncü olan gruba da yine yemek kitabı ile fotoğraf makinesi hediye edildi. Ayrıca yarışmaya katılan bütün engellilere de fotoğraf makinesi hediye edildi. Programda ayrıca Engelliler Sarayı ekiplerinin sunduğu sema ve folklar gösterileri ilgiyle izlendi. Sunuculuğunu TV programcısı İkbal Gürpınar’ın yaptığı programa ayrıca AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı İsmet Öztürk ve İlçe Müftüsü Hasan Hüsnü Sula’nın yanı sıra çok sayıda engelli ve yakınları katıldı. Programa Ebru Yaşar okuduğu şarkılarıyla şair Ahmet Selçuk İlkan da şiirleriyle renk kattı. Programın sonunda İlkan’a, oyuncu Burcu Kıratlı, şarkıcı Ebru Yaşar, Kanal7 spikeri Hülya Yürekli ve gazeteci Nurcan Sabur’a plaket verildi. Program sonunda toplu halde hatıra fotoğrafı çektirildi.

Yarışmanın birincisi Karadeniz Bölgesi Yarışmacıları, verilen ödüllerle çok mutlu oldu. Trabzon bölgesine ait kara lahana sarması hazırlayan ekip; Nilgün Demir, Büşra Çolak, Zeynep İskenderoğlu’dan oluşuyoru. Refakatçileri ise dernek başkanlarıydı. Lezzeti yanında sunumu ile de beğeni toplayan sarma, jüri üyelerinden tam not aldı.

eniz d a r Ka esi Bölg

24


25


Türes Haberleri

Bağcılar Engelliler Sarayı Pasta Tasarım Hizmetleri Öğretmeni Mehmet Tevfik Nargül’ün başında bulunduğu ekip İstanbul pilavı hazırlayıp, jüriye takdim etti.

u Dog u ol Anad si e Bölg

26

ara m r a M esi Bölg

Doğu Anadolu Bölgesi Yarışma Ekibi, Erzurum Üniversitesi Hukuk Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Fulya Yalvaç, Derya Aksaray, Gözde Gülmez ve refakatçi olarak Fulya Hanım’ın annesinden oluşuyordu. Sebzeli biftek ve pilav ile yarışmaya katılan ekipten Fulya Yalvaç; Engelsiz Erzincan Birimi Başkanı hocasına buraya gelmelerine vesile olduğu için teşekkür etti ve ortamın çok güzel olduğunu ifade etti.


Türes Haberleri

niz Akde si e Bölg

Karaman ili, Ermenek ilçesi, Ermenek Rehabilitasyon ve Umut Evi’nde kalan engelliler olarak yarışmaya katılan ekibin Baş Aşçı’sı Murat Efe idi. Ekibin diğer üyeleri Burak Demir, Hüseyin Horoz ile birlikte Ermenek dolması yapıldı. Patlıcan, et, yörsel kuru domates ve, bulgurla

gu eydo n ü G olu Anad si e Bölg

Yarışma için Gaziantep’ten gelen Ayşegül İzol, Hatice Pınar ve Kenan Bozkurt’a Ayşegül Hanım’ın annesi Samiye İzol refakat etti. İçli köfte hazırlayan yarışmacılar hünerlerini de sergilemiş oldu.

27


Türes Haberleri

Düğün, ölüm gibi özel günlerde, yöresel olarak hazırlanıp misafirlere ikram edilen Keşkek yemeği hazırlayan ekip Denizli’den geldi. Beyazay Derneği Denizli Şube Başkanı Dilek Yüksel Kahveci’nin refakatçi olduğu ekibin diğer üyeleri; Meral Çelebioğlu, İlknur Erdoğan ve refakatçisi Aysun Tonel’den oluşuyordu.

iç olu d a n A esi Bölg

28

Ege esi g l ö B

Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı İsmail Emrah Karayel’in mihmandarlığındaki ekip Konya Ereğli’den geldi.,Bilal alder eğitmen, beyaz ay derneğine bağlı kazım demirel sevgi okulu down cafe açtık sevgi okulunda eğitim görenler konya ereğliden geldiler, kayısılı yemeği, düğün yemeği, yöresel, etli ve tatlı, kuru kayısı, kuşbaşı et, Ekibin diğer üyeleri ise Ali Ekber Cebe, Sefa Çağlar, Abdullah Topbaş


29


İş Sözleşmesinin Feshinde Nelere Dikkat Edilmeli? Dr. Resul Kurt 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. Maddesinde unsurlarını da içeren bir şekilde iş sözleşmesi tanımlanmıştır. Buna göre 'iş sözleşmesi bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan bir sözleşmedir'. İş sözleşmesinin varlığı için her şeyden önce ekonomik anlamda bir iş görme ediminin üstlenilmiş bulunması gerekir. İşin bütün ayrıntılarının iş sözleşmesinde yer almaması durumunda yasalara aykırı olmamak veya herhangi bir zarara sebebiyet vermemek kaydıyla işverenin ve işveren vekilinin işi yönetme hakkına dayanarak verdiği emir ve talimatlara işçi uymak zorundadır. İş sözleşmesinin devamı boyunca işçi, işverenin izni olmadıkça onun faaliyet alanına giren işleri yaparak işverenle rekabet edemez. İşçi, iş görme borcunu işverenin yönetim, gözetim ve denetimi altında yerine getirir. İşçi ve işveren arasındaki iş ilişkisi her zaman sürdürülemeyebilir. Bazen taraflardan birisi yada her ikisi iş sözleşmesinin sonlandırılmasını isteyebilir. İş sözleşmesi, tarafların açık anlaşması ile sona erebileceği gibi, zımnî anlaşma ile de sona erebilir. İş Sözleşmesinin Tazminatsız Feshi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 109. maddesi gereğince bildirimlerin yazılı olarak yapılması gerektiğinden, ilerde herhangi bir anlaşmazlık olması halinde kullanılmak üzere bu durumun taraflarca yazılı olarak tespiti yerinde olacaktır. 4857/24 ve 25 inci maddelerde gösterilen Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi ve işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi için iki hak düşürücü süre söz konusudur. Bu süre, öğrenme gününden başlayarak altı işgünü ve olaydan itibaren bir yıldır. İşçinin kendisine maddi çıkar sağlayacak bir yolsuzluk yaptığının aradan bir yıl geçtikten sonra öğrenilmesi veya anlaşılması

30

info@resulkurt.com durumunda da sözleşmesi 4857/25-II bendi uyarınca tazminatsız olarak olarak feshedilebilecektir. 4857 sayılı İş Kanununun 25/II maddesine göre işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına uymaması durumunda iş sözleşmesi haklı nedenle tazminatsız feshedilebilecektir. Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanununun 24/1-II ve III yada 25/I-III-IV maddelerine göre fesihlerde kıdem tazminatı hakkı doğmaktadır. İş Sözleşmesinin Sona Ermesinin Sonuçları İş sözleşmesinin feshi halinde; - İşçiye çalışma belgesi vermesi, - Gerekli koşulların bulunması halinde ihbar ve/veya kıdem tazminatı verilmesi, - İşçiden ibraname alınması, - İşçiye ait eşya ve belgelerin iade edilmesi, - İşten ayrılış bildirgesi verilmesi, - Kullanılmayan izin ücretlerinin ödenmesi ve - İşçinin işverene ait eşya, malzeme, araç, gereç ve belgeleri, iş güvenliği aletlerini ve iş elbiselerini iade etmesi gerekmektedir. İş sözleşmesinin feshi halinde işçiye çalışma belgesi verilmesi, gerekli koşulların bulunması halinde ihbar ve/veya kıdem tazminatı verilmesi, işçiden ibraname alınması, işçiye ait eşya ve belgelerin iade edilmesi, işçinin işverene ait eşya, malzeme, araç, gereç ve belgeleri, iş güvenliği aletlerini ve iş elbiselerini iade etmesi gerekmektedir. İş sözleşmesinin feshi ve iş güvencesi İş sözleşmesinin feshi ve iş güvencesi konusu iş hukukumuzun en tartışmalı alanlarından birisidir.İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Eski İş Müfettişi Doç. Dr. Muzaffer Koç ile birlikte hazırladığımız "İş Sözleşmelerinin Feshi Ve İş Güvencesi" kitabı hem teorik konuları, hem de uygulamaları ele alması açısından diğer yayınlardan büyük farklılık gösteriyor, incelemenizi tavsiye ederim.


Dosya

? i m M V A ? i m e d d a C Yeme içme sektöründe son dönemde en çok konuşulan konulardan biri; bir restoranın AVM’de mi caddede mi işleri daha iyi? Restoran açarken, şubeleşirken tercihler hangi yönde olmalı? Konuyu mümkün olduğu kadar çok bilgi ile hazırlamaya çalıştık, sonucu da sizlere bıraktık. Keyifli okumalar… 32


Dosya

Restoranların %95’i Caddede Maptriks Genel Müdürü Fatih Kuralkan, ABD’de işletme ve MIS (Managemenet Information System) okur, orada bir süre de çalışır. Türkiye’de ki aile şirketine (Kuralkan Holding) döner. 2008’de bu iş fikri oluşur ve gruptan ayrılır. Türkiye’de bu işin geleceği olduğuna inanmıştır. Perakende sektörü yayılmaya başlayınca iş hızla büyümeye başlar. Önce GSM şirketleriyle yürürler. Hangi caddede dükkan açmaları gerektiği konusunda partner olurlar. Bankalar ve perakende zincirlerine hizmet veriyorlar.. F. Kuralkan’a ‘AVM mi cadde mi?’ diye sorduk ve restoranlarla ilgili ilginç bilgiler aldık. Sorularımızı yanıtladığı için kendilerine teşekkür ederiz.

illerinde de açılması ile birlikte bir çok restoran markasının Anadolu’da ki ilk restoranlarını bu dönemde açtığını görebiliriz. Restoran sektöründeki çok önemli bir gelişme de yerli markaların yurt dışına açılmaları oldu. Özellikle Orta Doğu ve Avrupa’da ki ülkelerde yerli markaların ilk restoranlarını açtıklarını ve bu sayının her geçen yıl giderek arttığını görmekteyiz. Yabancı restoran zincirlerinin ülkemize artan ilgisi de değinilmesi gereken önemli bir gelişme. Tavuk, kahve, hamburger gibi farklı ürünlere sahip bir çok marka yine bu dönemde büyük şehirlerdeki ilk restoranlarını açtı.

MY:Restoran sektöründe son 10 yılda neler değişti? FK: Ülkemizde perakendecilik sektörünün gelişimine paralel olarak, yeme içme sektöründe de gözle görülür bir artış yaşandı. Bu artışın hem harcama miktarında hem de toplam restoran sayısında gerçekleştiğini söyleyebiliriz. AVM’lerin Anadolu

MY: Restoranların ne kadarı AVM’de ne kadarı caddede bulunuyor? FK: Son yapılan ölçümlere göre markalı restoranların (zincir fast food dahil) % 60’ı AVM’de kalan % 40’ı ise caddede konumlanmakta. Ancak tüm restoranlar düşünüldüğünde bu oran % 5 AVM % 95 cadde şeklinde bir sonuç elde etmekteyiz. Ev ve iş yerlerine paket servis yapan firmalar daha çok cadde mağazalarını tercih ederken, AVM’lerin yoğun yaya trafiğinden faydalanmak isteyen markalar ise yüksek kira giderlerine rağmen AVM’leri tercih ediyorr. Ancak restoran yöneticilerinin cadde ya da AVM konusunda sabit bir fikirleri olmadığını gözlemliyoruz. Yatırımcılar hedef kitleyi nerede yakalayacağına inanıyorsa yatırımını oraya yapmayı tercih ediyor. Dolayısıyla bir markayı hem caddede hem de AVM’de görmek mümkün.

33


Dosya

55 MY:Türk insanı dışarıda yemek yeme için ne kadar harcama yapıyor? FK: Ülkemizde dışarıda yemek için gelirden ayrılan pay, sosyo ekonomik kültür ve gelire bağlı olarak değişkenlik arz ediyor. Türkiye’de hane başı ortalama restoran harcama miktarı aylık 55 TL. İl bazında sırasıyla İstanbul (151 TL), Bursa (141 TL), Ankara (129 TL), İzmir (128 TL), Eskişehir (127 TL) ve Gaziantep (117 TL) hane başına en çok restoran harcaması yapan iller olarak öne çıkıyor. 81 ilin 48’i Türkiye ortalamasının altında harcama yaparken, 33 ilde yapılan harcama ülke ortalamasının üzerinde. MY: Markalı Restoranların illere göre dağılımı hakkında da bilgi verebilir misiniz ? FK: Ülkemizde markalı restoranların illere göre dağılımı incelendiğinde az önce belirttiğimiz harcama rakamlarına göre daha dengesiz bir dağılım görüyoruz. Türkiye’de bulunan 6.395 markalı restoranın 3.092’si İstanbul’da yer almakta. Görüldüğü üzere toplam restoran sayısının neredeyse yarısı İstanbul’da konumlanmış. İstanbul’un ardından, Ankara (624) ve İzmir (419) Antalya (206) ve Muğla (127) geliyor. MY: Maptriks bu kadar yoğun bilgiyi hangi kaynaklardan elde ediyor ve nasıl kullanıyor ? FK: Başta resmi kurumlar ve saha şirketleri olmak üzere bir çok kaynaktan veri alıyoruz. Bu veriler devamlı olarak belirli periyotlarda güncelleniyor ve müşterilerimize farklı platformlarda sunuluyor. Hali hazırda veri tabanımızda farklı sektörlere ait 50.000 den fazla perakende mağazasının konum verisi ve 81 ildeki bütün mahallelere ait 160’a yakın sosyo demografik veri bulunmakta. Bu verileri gerek kendi geliştirdiğimiz yazılımlarda gerekse de vermiş olduğumuz danışmanlık hizmetlerinde kullanıyoruz.

34

6395 40

%


Dosya

Türkiye’de Yeme-İçme Harcama Dağılımı

Türkiye’de Markalı Restoran Dağılımı

1 - 21.9 TL (10 il)

64 - 89.9 TL (11 il)

22 - 43.9 TL (28 il)

90 - 116.9 TL (8 il)

44 - 63.9 TL (19 il)

117 - 151 TL (6 il)

1 - 31 restoran (53 il)

211 - 418 restoran (1 il)

32 - 89 restoran (16 il)

419 - 623 restoran (1 il)

90 - 210 restoran (4 il)

624 - 3092 restoran (2 il) 35


Dosya

Slow Food’a Yöneliş Var KDM Danışmanlık'tan Murat İzci ile ‘AVM mi Cadde mi?’ sorusuna yanıt aradık. MY: AVM nedir? Mİ:AVM bir sinerji merkezidir. Tekstil, gıda ve sair ürünlerin, sinema, kafe gibi sosyal mekanların yapay olarak bir araya getirilmiş halidir. Kapalı, güvenli, hijyenik olduğu için günümüzde AVM’ler daha çok tercih edilir oldu. Cadde alış verişin merkezidir, AVM de caddenin yapay halidir. MY: AVM mi cadde mi? Belli bazı caddeler var ki yeri dolamaz, Bağdat, İstiklal, Alemdağ caddeleri gibi. Hâlbuki AVM böyle değil, birbirine benzer ve birine gitmeyen diğerine gidip vakit geçirebilir. Kentli insan için cadde, belli bir kesim için ise AVM vazgeçilmezdir. Artık AVM’de üçüncü nesilden bahsediliyor; kapalı AVM’ler, kapalı fakat dışarı bakan cafe restoranları olanlar ve üçüncü olarak sigara yasağından sonra Galeria’nın önünde muazzam bir yaşam alanının oluşturulması gibi. Her Anadolu ilinde bir mecburiyet caddesi vardır ve burası

36

pek çok açıdan değerlidir. Bir AVM açılsa bile o caddenin yerini alamaz. Caddelerde kira biraz daha fazla, iş de birazcık fazla olur. Müthiş hava paraları ödenir. Sıkıntı lokasyon bazındadır. Türkiye’de İlk etapta fast food rağbet görüyordu, şimdi slow fooda doğru bir gidiş var. Bu gidiş restoran sektörünü de etkiliyor. Yavaş yemeyi, keyifle, sohbetler yemeyi tercih edenler artıyor, bu artış cadde restoranlarının da tercih edilmesini sağlıyor. MY: Cadde ve AVM müşterisi arasında fark var mı? Mİ: Sonuçta hepsi insan ve müşteri, çok büyük bir fark yok. İstekler, istenmeyenler genelde aynı. AVM’nin avantajı zaten gelen hazır müşteri var, müşterisi hazır. Fakat çok fazla rekabet dezavantajı var. Caddede ise’ kapıdan geçenleri içeri nasıl çekeceksiniz?’ sorusuna yanıt bulmalısınız. Fakat müşteri potansiyeli de çok büyük. MY: Sektörün geleceği nasıl olacak sizce? Mİ: Yeme içmede hem AVM hem caddede büyüme öngörüyoruz. AVM’ler ve mağazalar aslında birbirine basamak oldu, büyüttü, markalaştırdı. Şu anda ihtiyaçtan fazla AVM oldu ama açılmaya devam ediyor. Analizlerini iyi yapan AVM’ler başarıya ulaşacaklardır.


Dosya

Restoran açarken dikkat edilmesi gereken AVM mi cadde mi sorusundan ziyade, doğru lokasyonda olmak, doğru pazar payını belirlemek. Çankırı’da bir caddede bir taraf 1 lira iken karşı taraf 4 lira, 1 liralık tarafı kullanan yok çünkü. Bu caddenin doğru tarafında olmazsanız başarıyı yakalayamazsınız. AVM fast food katında rakiplerinizden farklı bir noktanızı vurgulayamazsanız başarılı olamazsınız. Uluslararası restoran zincirleri Türkiyede AVM de yer alacağı zaman gelecek müşteri potansiyeline bakar, bunun yüzde şu kadar benim müşterimdir der ve bu üç aşağı beş yukarı doğru olur. Yeme içme konusunda bir çok faktör olmasına karşın, potansiyeli iyi bir AVM’de yer almak akıllıcadır. Uzun vadede gelişmesi beklenen AVM’ler için güçlü bir dayanma gücünüz olmalıdır. Müşterisi hazır AVM’lerde bile 1-2 yıllık bir oturma süresi normal görülmeli ve tüm hesaplar buna göre yapılmalıdır.

37


Dosya > Makale

AVM mi Cadde mi veya Yeni Fırsatlar mı? Adnan Çeliker Dünyanın en eski ve en büyük alışveriş merkezi Kapalı Çarşı idi. Günde yaklaşık 400.000 yabancı, toplam 500.000 ziyaretçiyi Kapalı Çarşı’ya çeken nedenlere bakıldığında halıdan deriye, altın, gümüş, tekstil ürünlerinden, hediyelik eşyaya, çanta, kilim ve kumaşa kadar yüze yakın ürün ile inanılmaz bir ürün gamı, benzeri olmayan mimarisi ve büyüleyici tarihi dokusu öne çıkmaktadır. Hızla artan nüfus ve daha geniş alanlarda

38

adnanceliker@yoneteam.org

yaşamaya başlayan toplumlar ulaşımı daha kolay alış veriş merkezlerine ihtiyaç duymuşlar ve sokaklarda bu ihtiyaçlarını gidermeye başlamışlardır. Paris’te Champs Elysees, Barselona’da La Rambla, Singapur’da Orchard Caddesi kendilerine has yapıları ve verdikleri keyifle alternatifsiz bir çekim alanı oluşturmaktadırlar. İstanbul’da İstiklal Caddesi; sergi salonları, kültür merkezleri, tiyatro ve sinemaların yanında

cadde boyunca İstanbul’un en güzel apartmanlarında giyim ve gıda ihtiyaçlarına cevap vererek fark oluşturmaktadır. Ankara’da Tunalı Hilmi Caddesi butik ve mağazalarıyla alışveriş meraklılarını kendine çekerken, restoranlar ve gençlere hitap eden kafeleri sayesinde Ankara’nın sosyal yaşamında önemli bir yere sahip olmaktadır. İzmir’de Kıbrıs Şehitleri Caddesi mağaza, alışveriş merkezleri, kitapçıların yanı sıra, ressamları, müzisyenleri, siyahi müdavimleri


ile dikkat çekmektedir. Aslında dikkat çeken caddelere bakıldığında farklı özelliklerin karmasının bir çekim gücü oluşturduğu izlenebilir. Türkiye’nin ilk AVM’si Galeria açıldığında Türkiye’nin alışveriş yapısının değişimi başlamıştır. Yeni dönemde şehrin monotonluğundan kurtulma isteği ve heyecan arama, moda ve trendleri takip etme, sosyalleşme İhtiyaçlarına yeterli nitelik ve yapıda cevap veremeyen caddelerin yerini çağdaş özellikleri ile karşılamaya aday AVM’ler almaya başlamışlardır.

artırmış, karlılıklarını düşürmeye başlamıştır. Ticari işletmeler sadece yatırımcısına kazandırdıkları sürece yaşayabilirler.

"Caddelerin tekrar hayat bulabilmesi toplumsal istekleri karşılamaya odaklı yerel yönetimlerin etkili ve nitelikli yaklaşımları ile mümkün olacaktır." AVM’ler belirli büyüklükte alanlara ihtiyaç duyduklarından şehirlerde hızla tükenen inşaat yapılabilir alan stokları yetersiz kalacak ve yeni alış veriş alanlarına ihtiyaç duyulacaktır. Caddeler de bu noktada tekrar devreye girecekler ve yeni yapıları ile bu ihtiyaca cevap vereceklerdir.

"Pek çok mağazanın aynı ortamda hizmet vermesi ve birbirine yakın AVM’lerin açılması mağazaların kira, işçilik ve ortak giderlerini artırmış, karlılıklarını düşürmeye başlamıştır." AVM’ler aslında caddelerde elde edilemeyen otopark imkânı, çocuk oyun alanları, sosyal aktiviteler, iklimlendirme, temizlik yaklaşımı, fazla sayıda ürüne ulaşabilme imkanı, daha güvenilir işletme yapılarını sunarak alışveriş tercihlerini hızla ve kontrolsüz şekilde değiştirmeye başlamışlardır. Yeni trend AVM mağazacılığı merak uyandırmış ve yüksek sayıda müşteriyi cezbedebilmiştir. Mağazacılığın en öncelikli ihtiyacı yüksek sayıda ve nitelikte müşteri sayısı, AVM’lere olan talebi hızla artırmış ve AVM enflasyonu oluşturmuştur. Nitelikli ve doğru yönetilebilen AVM’ler yatırımcısı ve mağaza işletmecilerine kazandırdıkça daha yüksek maliyetler oluşmaya başlamış ve maliyetler müşteriye yansıtılmaya başlamıştır. Pek çok mağazanın aynı ortamda hizmet vermesi ve birbirine yakın AVM’lerin açılması mağazaların kira, işçilik ve ortak giderlerini

Caddelerin tekrar hayat bulabilmesi toplumsal istekleri karşılamaya odaklı yerel yönetimlerin etkili ve nitelikli yaklaşımları ile mümkün olacaktır. Caddeler yerel yönetimler tarafından istihdam edilen işinin ehli profesyonel yöneticiler tarafından yapılandırılmaya başlandığında, serbest rekabetin acımasız yükü yerine, en optimal sayıda ve çeşitlilikte mağaza karışımı ile modellendiğinde daha fazla müşteri çekmeye başlayacaklardır. Yerel yönetimler kendi semtlerinde alış verişi keyifli hale getirebilecekleri otoparkları, temiz ve güvenli sokakları, restorandan cafeye, giyimden gıdaya her türlü ihtiyacın giderilebileceği caddeler yapılandırmayı becerebildikleri gün daha yaşanabilir semtlere hizmet veriyor olacaklardır. Cadde sakinleri kendi aralarında organize olmaya başladıklarında, birlikte dayanışmanın ve paylaşmanın keyfini hissettiklerinde yeniden eski parlak günlerine kavuşacaklardır.

Hızla artan e-ticaret hacmi alış veriş ihtiyacını evden ve çok daha ucuza giderebilme ihtiyacını karşılamaya başlamıştır. AVM’lerin yıllar önce caddelere sağladığı üstünlükleri şimdilerde e-ticaret elde etmeye başlamıştır. e-ticaretin eksik kaldığı sosyalleşme olgusu sosyal paylaşım sitelerinin hızlı gelişimi ile giderilmeye başlamış ve alış veriş için harcanan zaman en aza indirilirken sosyalleşmeye ayrılan zaman hızla artmaya başlamıştır. Gelecekte insanlar sevdikleri ile birlikte yemek yeyip, çay kahve içebilecekleri spora ve doğaya daha fazla zaman ayırabilecekleri alanları tercih etmeye başlayacaklar ve bu ihtiyaca cevap verecek alanların yıldızı hızla parlayacaktır. Müşterisini iyi anlayan ve müşteri isteklerine göre yeniden yapılanan AVM’ler her zaman yaşıyor olacaklardır. Yeni bir anlayışla yönetilen caddeler yeniden yapılanacaklar ve “ben siftahımı yaptım diğer ihtiyacınızı da komşumdan alın” diyebilen esnaflarla yeniden canlanacaklardır. Ancak gelişme hiç bitmeyecek daha çok sosyalleşmeye imkan tanıyan alış veriş yapıları gelişeceklerdir. Bu gelişmelere tanıklık etmemiz uzun sürmeyecektir.

39


Dosya

Mustafa Taşan:

Caddenin Riski Az, AVM’nin Müşterisi Hazır Modern esnaf lokantası konseptiyle hizmet veren Kırkpınar Lokantaları’nın Türkiye genelinde 32 şubesi mevcut, 2014 yılı için 12 yeni şube daha açılması planlanıyor. Hem Alışveriş Merkezi, hem de cadde dükkanları bulunan Gruppo Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Taşan’a ‘AVM mi cadde mi?’ diye sorduk: MY: Sizce, AVM’nin avantajları, dezavantajları nelerdir? Kırkpınar: AVM’leri çok basit olarak, iyi iş yapan alışveriş merkezleri ve iyi iş yapmayan alışveriş merkezleri olarak ayırmak lazım. Bulunduğunuz alışveriş merkezi eğer iyi bir örnek ise, en kolay, en rahat iş yapma olanağı bu AVM’lerdedir. Zira müşteri zaten hemen oradadır. Müşteri iyi kötü bu AVM’ye girerken belirli bir filtreden geçer, hemen hemen dükkanınızın önünde yürüyen müşteri zaten hedef müşterinizdir. Yani dolmuşa koşturan, bir yerden bir yere yetişmek zorunda olan kalabalık değil, zaten alış veriş hedefi ile oraya gelmiş bir kitle oradadır. Alışveriş merkezindeki dükkanınızın önünde belediye kazı yapmaz, bulunduğunuz sokak inşaat nedeniyle kapanmaz, sağanak yağmurdan, dondurucu soğuktan veya 40 derece sıcaktan işiniz etkilenmez, tamamen yapay bir alış veriş cennetidir. Ancak eğer iyi olmayan bir AVM’ye dükkan açtıysanız, o zaman da vay halinize. O zaman kendinizi aşağıya hızla düşen bir uçakta gibi düşünün, ne yapsanız ne etseniz de netice alamazsınız. Dua etmekten başka çareniz olmaz. İçeriye müşteri girmeyen bir AVM’de sizin bireysel olarak yapacağınız çabalar genelde hiçbir sonuç vermez. Bu sebeple, her şeyden önce doğru AVM’ye dükkan açmanız çok hayatidir. Her konseptin kendi hedef kitlesinin bulunacağı AVM’yi tahmin edip doğru AVM’ye yönelmesi önemlidir. MY: Peki, caddede yer almanın avantaj ve dezavantajlarından da bahseder misiniz? Kırkpınar: Caddeler, soğuk, yağmur, belediye kazısı, toz toprak vs her türlü zor koşullar karşısında çıplak haldedir. AVM’lerdeki yapay alışveriş cenneti yerine caddelerde gerçek hayat ile yüz yüzedir

40

esnaf. Çok iyi iş bekleyip h a z ı r l ı k yaptığınız bir anda tam öğlen servisinde bastıran bir sağanak yağış işinizin yarısını alıp götürür. Ancak caddelerde dükkan açmak AVM’lerde dükkan açmak kadar riskli değildir. Zira iyi kötü önünden ne kadar müşteri geçiyor, ne gibi zorluklar içeriyor, dükkan açılmadan tespit edilebilir. Oysa AVM’ler açılmadan, o AVM’nin iyi bir AVM mi yoksa kötü bir AVM mi olacağını sanıyorum Allah’tan başka bile yoktur. Gerçekten ben bu kadar yıllık tecrübemle, çok iyi iş yapacak denilen AVM’lerin iş yapmadığını, tam tersi de hiç iş yapmaz denilen AVM’lerin de çok iyi iş yaptıklarına şahit oldum. Caddelerde riski az ve sürprizi az, önceden tahmin edilmesi daha kolay bir iş potansiyeli vardır. MY: Bu mekanlarda genel farklılık ve dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Kırkpınar: Benim gözlemlerim AVM’deki müşteri ve caddedeki müşteri davranışları aynı müşteriler olmasına rağmen farklılık gösteriyor. AVM müşterisi daha kısa sürede yemek yiyip daha az para ödemek istiyor. AVM’lerde çok seçenek bulunduğu için, sürekli konseptlerin benzer ürünlerini fiyat ve kalite bakımından karşılaştırma imkanı bulunuyor. Oysa caddelerde müşteriler daha fazla vakit geçirip, daha sadık oluyorlar. Bir çok AVM seçeneği olduğu için, AVM’lerde gördüğünüz bir müşterinizi başka hafta başka bir AVM’de karşınıza çıkıyor, sonraki hafta bir başka AVM’de karşınıza çıkıyor ancak caddelerdeki dükkanlarımızda aynı müşterilerimizi sürekli aynı dükkanlarımızda görüyoruz.


Dosya

Ahmet Küçük:

Doğru Lokasyon Önemli Küçük Ev Restoran’ın sahibi Ahmet Küçük hem AVM hem de caddede restoranları olan bir işletmeci. ‘Hangisi, neden daha iyi’ sorusunu kendisine yönelttik. Şimdi Avm var Avm var, cadde var cadde var. İstanbul’da öyle caddeler var ki herkes orada yeri olsun ister. Öyle AVM’ler var ki aynı caddede bir restoran olsa kimsenin gitmeyeceği yerler, İstinyepark gibi. Ben caddeden de AVM’den de memnunum. Bazı noktalarda AVM caddeyi geliştirebiliyor ya da tam tersi olup bazı caddeler AVM’leri destekleyebiliyor. Örneğin nişantaşında City’s de iş yapıyor, cadde mağazaları da iş yapıyor. Müşteriler için mevsimsel faktörler ön planda, kışın AVM’ler, yazın da boğazda yer bulmak mümkün değil. Kışın soğuk havanın etkisiyle caddeler pek iş yapmayabiliyor. Aslında ‘AVM mi cadde mi’ sorusundan ziyade, doğru lokasyon çok önemli. Sigara yasağından dolayı AVM’lerde terası olan dükkan talep görüyor. Fakat eski AVM’lerde teras yok, yenilerde var. Bu da yeni AVM’lerin daha fazla müşteri çekmesini sağlıyor. Son açılan Zorlu Center, Vialand, Kanyon gibi yerler aslında AVM ve caddeyi harmanladı. Cadde gibi AVM’ler yapılmaya başlandı, kiralayanlar da artık dikkat ediyor bu konuya. Yeme içme sektörü bence AVM’lerin lokomotifi oldu, fakat artık restoranlar da yarı açık konseptle iş yapmak durumunda. Caddede istediğin gibi büyüklük ve özelliklerde dükkan bulunabiliyor, AVM’de bu tip dükkanların maliyeti yüksek oluyor. AVM’de ortak kullanım alanları ve gece 10’da kapanması dezavantaj. Caddelerin en büyük sıkıntısı otopark. Uzun süre oturulan bir yemek mekanınız varsa otoparkınız olmalı. Markanın konsepti, karakteri ve hedef kitlesi çok önemli. Kabuk değiştiren AVM’lerin kazanacağını düşünüyorum.. Yeme içmede yeni trend AVM’lerde açılan mekanlar, dünya yeme içme markaları caddede değil AVM’lerde konumlanıyor. Günümüzde yeme içme için evden çıkıldığında insanlar başka bir takım ihtiyaçlarını da karşılıyorlar.Yemeğin önüne ya da arkasına bir aktivite koyuyorlar. Artık hafta sonları insanlar yarım günlerini AVM’lerde geçiriyor. Self servis hizmet veren yerlere sorsak AVM der, masaya servis yapılıp, uzun zaman geçirilen markalar ise caddeyi tercih eder. Biz de dahil pek çok marka AVM trendlerini kaçırmamak için markalarının AVM’ye uyarlanmış versiyonlarını yaptı.Çünkü AVM’de self servis yapan mekanlar caddede ise masaya servis yapan mekanlar daha çok kabul görüyor.

41


Dosya

Cadde Müşterisi Duygusaldır Bursa Kebap Evi’nin hali hazırda 36 şubesi var, 2014 sonunda 50 şube olmayı hedefliyorlar. Restoranların yaklaşık %40’ı caddede, %60’ı AVM’de bulunuyor. 18 restoran İstanbul’da, diğerleri ise Türkiye’nin diğer şehirlerinde. Bursa Kebap Evi Franchise ve İş Geliştirme Direktörü Uğur Bilge’ye ‘AVM mi cadde mi?’ konusuyla ilgili fikirlerini sorduk: Aslına bakarsanız ikisinin de farklı konsepti var. AVM’derestoran açtığınız zaman PR, reklam ile uğraşmıyor tamamen büyük bir firmanın üzerinden gidiyorsunuz, AVM’de yer alan mekanlar olarak tanıtımda grupça hareket ediliyor. AVM konusundaki sıkıntı çok fazla sayıya ulaşması, 200-300 metrede bir AVM açılıyor. Bunlar ilk açıldığında popüler, ta ki ikinci alışveriş merkezi açılana kadar, sonra insanlar oraya yöneliyor. Doğrusunu bulana kadar insanlar potansiyel bir güç kaybına uğruyor. Bir de AVM yönetimi de önemli, sokak mağazacılığında kendi bireysel çalışmanızla sonuç alabiliyorsunuz. AVM’de ise yönetimdeki kişi ne istiyorsa onu yapar, doğrusuyla yanlışıyla ve siz de onu kabullenmek durumunda kalırsınız. AVM’de marka olma imkanınız pek yok. Marka olan o alışveriş merkezi ve siz yemek katında bir

42

restoransınız. Köfteci, pizzacı, dönerci, lahmacuncusunuz. İnsanlar gel şu markaya gidelim değil, öncelikle köfte mi, lahmacun mu, döner mi diye düşünür, en son da gittiği yerin ismine bakar. İnsanlar AVM’ye girişte marka olgusuyla yemeği bağdaştırıp gelmiyor, bu sebeple adres oluşturma çok zayıf. Bir restoran AVM’de 5 yıl sabit yerinde yaşıyorsa o çok büyük bir olay. Çünkü 5 yıl aynı yerde aynı marka ve işletmeciyle hizmet veren yer hemen hemen yok. Bence hızlı reaksiyon almak isteyen restoran AVM’de yer açar. Caddede ise müşteriyi bulana kadar bekleme süreniz var, fakat bir adres olabilme ihtimaliniz de var. 1-1,5 yıl beklemeyle geçebilir ama caddede marka ve isminizle tanınabilirsiniz. AVM’de bir müşterinin hoşnutsuzluğu çok büyük bir problem oluşturmaz. Çünkü çoğunlukla geçici müşteridir. Caddede ise müşteri duygusal davranır. İnsanlara ismiyle hitap etmeniz beklenebilir.. Artık oraya ait olmuşsundur, esnafsındır. Bizim pideci, bizim dönerci, bizim restoran olursunuz. Hatta müşterileriniz misafirlerini sizde ağırlar. Bizim Şef Mahmut’a öneride bulundum menüyü bu kadar güzel yaptı der. Alçakgönüllü davranmanız gerekir. Her zaman müşterinin patron olduğunu hatırlamanız gerekir.


43


STK Söylesi

Hüseyin Bozdağ:

Amacımız 3 Milyar Kişiyi Doyurmak Kardeş sivil toplum kuruluşlarımızdan, Türkiye Yemek Sanayicileri Dernekleri Federasyonu Başkanı Hüseyin Bozdağ ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Hem enteresan bir kişilik, hem de güzel hedefleri olan bir federasyon başkanının ağzından hem kendini hem de yemek sanayiini dinledik. 1966 Sivas Gürün doğumlu olan Bozdağ, 8 yaşında bakkal çıraklığı ile iş hayatına, 1983’te üniversitede öğrenci iken yemekhanede yemek sektöründe çalışmaya başlar. 1984’de kurduğu Emin Catering’i, 30 metrekareden 7000 metrekareye çıkarır ve 2007’de uluslararası bir firmaya satar. Ardından Yemek İstanbul’u kurarak aynı sektörde hizmet vermeye devam eder. 1994 yılında kurulan Yemek Sanayicileri Derneği’nin kurucu üyesi Bozdağ’ın, İstanbul Sanayi Odası’nda yemek sektörünün oluşturulmasındaki katkısı yadsınamaz. Türkiye’de yemekçilik olarak bilinen hazır yemek işinin bir sanayii dalı olduğunu kabul ettirmek için mücadele eden Bozdağ, Avrupa Catering Birliği’ne giren ve orada yönetim kurulu üyeliğini yapan ilk Türk iş adamı. “Matbah Emin’inden Günümüz Profesyonellerine Yemek Sanayinin Gelişimi” kitabının da yazarı olan Bozdağ, mesleğine aşık bir profesyonel. Yemek sanayiine katkı anlamında yapılması gereken ne varsa yapmaya çalışmış, bundan sonra da bunun için çaba sarf edeceği aşikar.

44

Toplu yemek hizmetini batıdan öğrenmedik, bu bizim kültürümüzdür Toplu yemek Osmanlı toy, sünnet törenleri ile başlar. Osmanlı’da iki temel yemek üretimi vardı, saray mutfağı ve imarethaneler. Fatih’in Kanunnamesinde yemek standartları belirlenmiştir. Mutfağın hassas kuralları yazılı olarak belirlenmiştir, örneğin mutfağın kapıları kuzeye doğrudur, güneş gelip bakteri üremesin diye. Yeniçeri ocaklarının yemekleri toplu olarak yapılmıştır, kazan önemli bir mefhumdur. Kazan kaldırılır, yemek boykotu yapılır. Yemek bir timsal alanıdır. Günümüzde de yemek önemli bir unsurdur. Cumhuriyet dönemi ile birlikte Beykoz Cam ve Hereke Patiska, İzmir’de bir fabrikaya 350 kişilik yemek yapılması sektörün başlangıcı sayılabilir. İşçi ücretlerinin düşük olması ve geleneksel anlayışımız neticesinde, bir sosyal yardım olarak iş yerlerinde yemek verilmeye başlanmıştır. Bu Türk toplumuna has bir haslettir. Sanayinin bir parça gelişmesi ile Cumhuriyetten


STK Söylesi sonra iş yerlerinde yemek verilmesini sendikalar kabul ettirdi. Türkiye dünyada tek örnektir, işçinin yemeğini işveren öder. Kamuda da özel sektörde de böyledir. Bütün dünya insan hakları diyor. En temel insan hakkı doymak ise, Türkiye’de ki iş verenler dünyadaki emsallerine göre insan haklarına çok daha saygılı. Bu anlamda AB’den fersah fersah öndeyiz. Bir firmanın Türkiye fabrikasında işçi yemeğini iş veren öderken, Almanya’da ki işçi yemeğini cebinden öder.

Azerbaycan, Amerika gibi ülkelerde iş yapan iş adamlarımızın yemek ihtiyacını biz karşılıyoruz. Üyelerimiz buralarda binlerce kap yemek üretiyor. Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’nın koşullarını sağlayan her lisanslı yemek üreticisi derneklerimize üye olabilir. Devlet ne şart istiyorsa biz de onu istiyoruz. Merdiven altı tabirini kabul etmiyor, şunu söylüyoruz; fiyat rekabetine uymayan, maliyetin altında yemek veren kim ise merdiven altı üretim yapan odur. Sektörümüze bunu yakıştıramıyor ve ahlaksızlık olarak görüyorum. Sektörün içindeki rekabet vahşetine çözüm üretmek için pazarı büyütmeye çalışıyoruz.

YESİDEF yemek sanayiinin gelişimi ve düzenlenmesi bakımından müthiş bir role sahiptir. 2012’de yeniden yapılanmaya gittik, 81 ilde 81 dernekle ayağa kalkmak istiyoruz. Şu an tüm Türkiye’de örgütlüyüz, 3800 olan üye sayımız her gün artıyor. Şu an 32 ilde örgütlüyüz. Amacımız tüm ilişkide olduğumuz kamu kurumlarıyla tek taraflı değil ortak akıl yoluyla, çözüm odaklı çalışmalar yapmak. Amacımız sadece Türkiye’deki 76 milyonu değil, çevremizde 3 saatlik uçuş mesafesinde bulunan 3 milyar kişiyi doyurmak. Türkiye için ufkumuz 2023 yılına ulaşıyor. Türkiye’nin yemek sanayiindeki gücünü dünyaya taşımak istiyoruz. Türk iş adamlarının arkasında biz varız, Libya, Irak, Moskova,

Okullarda yemek hizmeti vermek için çalışıyoruz Biz geleceği çocuklarımız üzerine kuruyoruz; onlarla ilgili hayallerimiz var. Onların sağlıklı olması için elimizden geleni yapıyoruz. Tost verin yesinler, test verin çözsünler zihniyetine karşıyız. Çocuklarımız sağlıklı beslensin istiyoruz, bunun sektörümüze de katkısı olacağını biliyoruz. Mevcut 17 milyon öğrencinin sağlıklı beslenmesi için proje geliştirdik. Sağlık, Tarım, Milli Eğitim Bakanlığı ile irtibata geçerek bürokratlara bunların hepsini anlattık. Mevcut 68 Bin okulda nasıl mutfak kurabiliriz, yemeği nasıl taşıyabiliriz anlattık. Bu proje önce sağlık açısından önemli, 2023’ü de eklersek 25 milyon çocuğun obezite, şeker ve sair hastalıklardan ari olarak gelişmesine olanak sağlayacağız. Fakir fukara ve zengin tüm çocuklar aynı tabağın etrafında sosyalleşecek, sosyal barış sağlanacak. Bu işin 13 milyar liralık hacmi var, bunun 6 milyarı tarıma dayalı gıda. Bu bir aşsal dönüşüm. 400 bin kişinin aşçı olarak çalışması gerekiyor. Çiftçiyi planlamaktan geçiyor bu iş, 1.5 milyon insana dolaylı istihdam sağlayabiliriz. Milli Savunma Bakanlığı ile görüşüyoruz. 650 bin askerimizin 100 binine yemek üretiyoruz, pek çok sıkıntı yaşasak da. Askere gidip askerde patates soymak, karavana yapmak istemiyoruz. Askerde yemek yapmak istemiyoruz. Biz yemeği sağlayalım, asker de savunma görevini yapsın. Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile görüştük, yaklaşık 2 milyon kap yemek yani 3 milyar liralık bir hacimden söz ediyoruz.Hac ve umre yemekleri ile ilgilendik, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Tursab’la görüştük. Denetimlerden memnunuz Tarım Bakanlığı’mıza bir minnet borcumuz var. Türkiye’de yemek sanayii 85 yıldır başıboş idi. Çok şükür ki 5996 numaralı kanun 2 yıldır yürürlükte. Biz de tüm kanun ve denetimlerin arkasındayız. Tüm gıda sektörünü olduğu gibi yemek sektörünü de hizaya getirmesi açısından kanunların uygulanması taraftarıyız. Uygulamada bir takım problemler olsa da onlar için de çözüm üretmeye çalışıyoruz. Gerekli makamlarla irtibata geçiyor ve çözümler üretiyoruz. İstihdam konusunda zorunlu personel ile ilgili sorunlar vardı, bu konuyla ilgili çalışmalar yaptık. Türkiye Yemek Sanayicileri Federasyonu dolaylı yoldan 22 milyon kişiyi ilgilendiriyor, 22 milyar dolarlık bir pazar. Şu an işlenebilen pazar özelliği 6,5 milyar, geri kalanı boş ve buradaki pazarı büyütmeye çalışıyoruz. Şu an 400 bin kişi istihdam ediyoruz. 1,5 milyon kişiye dolaylı istihdam sağlıyoruz. İngiltere’de tuzdan %10 kısıtlama ile sağlık harcamasında 5 milyar pound kar ettiler. Türkiye’de de tuzun azaltılması ile ilgili bakanlıkla görüşüyoruz. Genelgedeki tuzu da %10 azaltmak istiyoruz. Türkiyede ilk defa TOBB sektörümüzü temsil etmek için sanayi odasından karar çıkardık. Tüm sanayi odalarında yönetime üyelerimizi koyduk, sektöre yön veriyoruz. Sorunların çözümü, daha iyi bir yemek, daha sağlıklı bir beslenme ve hayat için çalışıyoruz.

45


Üyelerimizden

Bir Hayalin Gerçeğe Dönüşmesi...

İnançla ve Azimle: Ekber Ekber Mutfak Gereçleri müteveffa sayın Kısmet ALTINAY tarafından hayalin gerçeğe dönüşmüş halidir. 1963 yılında İstanbul İktisadi ve İdari Bilimler Akademisi İşletme bölümünü bitirdi. İlk önce ağabeyleri ile Tahtakale’de çalışmaya başladı. Tahtakale ve mutfak gereçleri ile tanışması bu şekilde oldu. Paslanmaz çeliği kullanan ilklerden 1970 yıllarında dünya’da da gelişen trendle, paslanmaz çelikle tanıştı. Daha sonraları Türkiye’de paslanmaz çeliği üretimde kullanan ilk kişilerden birisi oldu. 1977 yılında Ekber Mutfak Gereçleri’ni kurdu. İlk dükkanı Tahtakale’de, Yavaşça Şahin Sokak’ta açtı. Daha sonra yaklaşık 35 sene ikamet edecekleri Üç Kapılı Selamet Han’daki dükkanına taşındı. İlk atölyesini 1980 yılları başında Süleymaniye’de açtı. Sıvama ürünleri olarak açılan bu atölyede sini ve paça tabak üretimine başlandı. Üretimde sıvama ile başlayan hikaye 1990 yıllarında hidrolik sisteme geçilmesi ile 1000 çeşit ürüne ulaşıyordu.

46

"Dünyadaki gelişmeleri takip ediyor, üretimimizi buna göre yönlendiriyoruz” “Şu anda tencere, gastronom küvet gibi set üstü mutfak ekipmanlarının Türkiye ve Dünya'da aranan markası olmaktan mutluyuz. Dünyanın ihtiyacı doğrultusunda tüm set üstü ekipmanların üretimini yapmaktayız. O devirde bu işin kalbi olan Tahtakale’den gelmesi Sayın Kısmet Altınay’ın bu kadar çeşit yapmasını ve sektörde tanınmasını sağlamıştır. 2000’li yıllarda ihracat vazgeçilmez bir gereklilik olmuştur. Krizlerde iç piyasa ile dış piyasanın senkronize olmadığı firmaların sıkıntı yaşadığı görülmekteydi. Bunu gören Kısmet Altınay’da ihracat yapma isteği doğdu. Yaklaşık yılda beş ayrı fuara katılım gerçekleştirilmeye başlandı. 2012 sonu itibari ile yaklaşık 65 ülkede yüzlerce müşteriye ulaşıldı. Ciromuzun %40’ını ihracat ile sağlayan bir firmaya dönüştük.” Esnaf samimiyetini kaybetmeden kurumsallaşma yolunda Tabii bu yolda Ekber gelişim organizasyonuna eğitimlerini tamamlayan çocuklarını da dahil ederek, tecrübesine dinamizm katıyor. Tahtakale esnaf samimiyetini kaybetmeden kurumsal aile şirketi olma yolunda hızla ilerleyen Ekber, 2013 yılında üretici ve ihracatçı olmak üzere iki firması olan, 150 çalışanıyla sektörün aranan markası olarak büyük bir aileye dönüşüyor.


Üyelerimizden

Şarküteri + Cafe + Restaurant =

Namlı Gurme

Namlı Gurme, 84 yıllık bir tecrübenin birikimi ile üçüncü kuşak temsilcisi Engin Mepa tarafından 2007 yılında kuruldu. Sektörde yeni bir konsept ve dizayn ile yerini alan işletme, İstanbul’un tarihi yarımadası Karaköy’de şarküteri, cafe&restaurant konseptini oluşturan gurme mekandır. İster açık alanda hatta tarihi kaldırımların üzerinde ister kapalı alanda gurme ürünler eşliğinde yemeğinizi yerken, kahvaltınızı yaparken oturduğunuz herhangi bir masadan deniz manzarasını izleyebilir, Karaköy’ün havasını içinize çekebilir ve ardından alışveriş keyfi yaşayabilirsiniz. 3000’e yakın ürün Kahvaltı ve kahvaltılığın adresi olarak bilinen mekan, son 5 yıl En İyi Kahvaltı ve Alışveriş Mekanı seçilmiş. Şarküteri bölümünde ithal ve yöresel peynirler, et mamulleri, özel bal ve reçeller, renk renk ve 30 çeşit zeytinleri ile Namlı’nın et ürünlerinin yanı sıra 3000’e yakın, ismindeki gurme kelimesine yakışır alışveriş ürünleri ile organik ürünler de bulmak mümkün. Beş çayları için özel bir seçenek Soğuk yemek bölümünde yaklaşık 70 çeşit zeytinyağlı günlük olarak sunulmakta. Türk mutfağı’nın vazgeçilmezi zeytinyağlıların dışında ahtapot, lakerda, karides ve somon gibi fümelenmiş balık çeşitleri ile 15 çeşit sıcak ev yemekleri de bulabilirsiniz. Ayrıca, Namlı klasiği olan akşamüstü beş çayları da özel yapılan böreklerle, tatlıtuzlu kurabiyelerle ve dolmalarla vazgeçilmez bir alışkanlık olma konusunda iddialı. Zengin bir kahvaltı tabağının yanında kavurmalı, sucuklu veya pastırmalı yumurta ve melemen çeşitleri ile ızgara

sucuk çeşitleri de tercih edilebilir. Sohbetlerinizi daha da tatlı hale getirmeniz için ise pasta çeşitleri ve yabancı kahve çeşitleri de mevcuttur. Kaliteyi ulaşılabilir kılmak adına Firma, 2010 yılında büyüme kararı almış ve ilk şubesini Ataköy Aplus AVM‘de açmış. 2011 yılında da Caddebostan’da misafirleri ile buluşmuş. 2012 yılının sonlarında da Nişantaşı’nda Citys AVM’nin MAHALLE katında yeni bir sistemle ve konseptle misafirlerine kapılarını açmış. İlerleyen yıllarda da İstanbul içerisinde en az 5 mağazaya ulaşmayı hedefliyor. Güler yüzlü çalışanları, farklı konsepti ve damağınızda iz bırakacak tatları ile Namlı Gurme ailesi herkesi bu keyfi yaşamaya bekliyor.

47


Üyelerimizden

İnebolu’da Bir Kristal Aşı boyalı evleri, folklorü, kendine has mutfağı, limanı ve doğal güzellikleri ile İnebolu, Milli Mücadele yıllarında Anadolu’nun kapısı konumunda bulunan, İstiklal Madalyalı şirin bir sahil beldesi. Kristal Restoran 1993 yılında, İnebolu’da, Kristal Pizza olarak hizmete başlamış. 2006 yılında mevcut yerini genişleterek, şimdiki 500 m2’lik tesise dönüşmüş. İşletme İnebolu’ya yakışır, yöresel lezzetlerle birlikte geniş Türk mutfağından seçmelerle oluşturduğu “farklı lezzetler” dünyasında, kalite, hijyen ve müşteri memnuniyeti ilkelerini prensip edinerek 21. yılına adım atıyor.

48

“Farklı Lezzetler Dünyası” mottosuyla hizmet veren, misafirlerinin huzurlu bir ortamda rahatlıkla yemek yiyebileceği, güzel İnebolu'ya yakışan farklı bir mekan. Tadabileceğiniz yöresel lezzetler, meşhur İnebolu Güveci, Haluşka (İnebolu Mantısı), Etli Ekmek gibi lezzetler ve bunların yanı sıra; döner, iskender, diğer kebap çeşitleri, ızgara çeşitleri, pide çeşitleri, balık çeşitleri, tantuni ve sulu yemek çeşitleri ile, 150 kişilik geniş genel salon ve 25 kişilik özel grup salonuyla, tecrübeli kadrosuyla hizmet vermeye devam ediyor.


Üyelerimizden

Şehremini’nin Sembolü Pidem Pide Şehremini, İstanbul’un en eski semtlerinden biri. Pidem Pide Salonu da köklü geçmişi ile Şehremi’ninin sembollerinden biri olmayı başarmış. Pidem Pide Salonu’nun sahibi, üyelerimizden Sayın Kazım Şahin ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Nasıl başladınız? Pideciliğe neredeyse 50 yıl önce, 1965’te Şehremini’de babamla birlikte başladık. 1997 yılında babamdan ayrılarak kendi şubemi açtım, 7 şubeye çıktık ancak tekrar Şehremini’de tek şubeye geri döndük. Menüde neler var? Şehremini’ye has pide, pizza, sucuklu güveç ayrıca börek, poğaça, salata bar, tatlı, sütlü tatlı, çorba, kahvaltı tabağı, su böreği, sıcak ve soğuk içecek çeşitleri ile müşterilerimizin taleplerine cevap veriyoruz. Servis ve fiyat politikanız hakkında bilgi verir misiniz? Aynı anda 48 kişiye servis imkanı sağlayan salonumuz ile daha çok Çapa Tıp Fakültesi öğrencilerine hitap ediyoruz. Fiyat anlayışımız da buna paralel olarak kaliteli ve hijyenik koşullarda hazırladığımız ürünleri, ekonomik menüler halinde sunma yönünde şekillendi. Elbette bundan çevre sakinleri ve işyerleri de oldukça memnun. Yine çalışma saatlerimizi de taleplere uygun olarak sabah 06:00, akşam 22:00 olarak belirledik. Merkezi bir konumda olduğumuz için servis imkânımız geniş; paket servis yapıyoruz; Laleli, Zeytinburnu, Topkapı, Cevizlibağ, Samatya, Çapa, Cerrahpaşa, Şehremini çevresine motorize ekibimizle paket servis yapıyoruz. Geleceğe yönelik hedefleriniz, beklentileriniz nelerdir? Biliyorsunuz, günümüzde hizmet ve üründe kalitenin sürdürülebilir olması öncelikli. Bizim için de aynısı geçerli. Müşterilerimizin bize layık gördüğü güven ve itibarı korumak için gereken tedbirleri almak, bunu daha da geliştirmek hedeflerimizin başında geliyor. Şubeleşme konusunda da çok ciddi bir tecrübeye sahibiz. Uzun vadeli planlarımız arasında bundan da bahsedebiliriz. Elbette asgari şartların sağlanması ve alt yapının buna uygun hale gelecek şekilde olgunlaştırılması gerekiyor. Hizmette sosyal ağlar, web tabanlı uygulamalar gibi günümüz trendlerine uygun mecralarda yer alıyoruz. Teknolojik gelişmeleri takip etmek ve işimize uyarlamak bizim için çok önemli. Bunun üzerinde titizlikle duruyoruz.

Yemek çekleri konusu sektörümüzün en büyük sorunlarından biri; TÜRES’in girişimleri dikkate değer fakat çözüm konusunda daha fazlasını beklediğimizi belirtmek isterim. POS cihazları ile ilgili yaşadığımız sıkıntılar ise bir başka sorun. Sık sık arıza yaşadığımız için özellikle teslimat elemanlarımızdan şikayet alıyoruz. Söyleşi için çok teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz. Biz de ilginize çok teşekkür ederiz.

49


Üyelerimizden

Online Restoran Keşif Rehberi: Zomato 11 ülke ve 40 şehirde bulunan Hindistan menşeili Zomato, internet sitesi ve mobil uygulaması ile İstanbul'da 16.000, Ankara'da ise 4.000 restoranının bilgilerini kullanıcılarına ulaştırıyor. Konum, mutfak türü, iki kişilik ortalama hesap tutarı gibi çok çeşitli filtreler ile kullanıcılarına gitmek istedikleri yerleri keşfetme imkanı tanıyor, restoranların menülerini de sayfasında paylaşıyor. Sitedeki tüm bilgiler, Zomato ekibi tarafından tüm restoranlar teker teker ziyaret edilerek toplanmış ve içerik ekibi bilgileri sürekli güncel tutulmasını sağlıyor. Bir de "Foodie" adını verdikleri kullanıcılarına, gittikleri yerleri puanlama ve restoranlara yorum yazma imkanı sağlıyor. Yorum yazdıkça ve takip edildikçe puan kazanan Foodie'ler seviye atlayarak yeni ünvanlar kazanıyor, tatlı bir rekabete girişiyor. Gurme profilleri belirli sıklıklarla tadım aktiviteleri ve buluşmalar ile bir araya getirerek yemek üzerine paylaşım alanları yaratıyorlar. Zomato sadece restoran bilgilerini sunuyor ve nötr bir platform olduğunu vurgulayarak mekanların popüleritesini ve puanını belirlemeyi kullanıcılarına bırakıyor. Haftalık olarak en popüler restoranlar belirlenerek ana sayfada paylaşılıyor. Restoranların popüleritesi nasıl belirleniyor? Zomato websitesi ve mobil uygulaması üzerinden restoranın görütülenme sayısı, bir restoran için yapılan organik arama sayısı, 4 ve 5 yıldızlı değerlendirme sayısı ve restoran puanlamaları, kullanıcı tarafından restoranın sayfasında geçirilen ortalama zaman ve kullanıcılarının nereye gittiğini gösteren farklı bir takım ilgi çekici davranış göstergeleri bir araya gelip şehrin en popüler restoranlarını oluşturuyor.

50

Zomato'da restoran sahipleri için neler var? Zomato.com'da restoranınızı bularak bilgilerini kontrol edebilir ve güncellenmesi için gerekli taleplerde bulunabilirsiniz. İçerik ekibi tüm değişiklikleri en geç iki gün içerisinde gerçekleştirerek sizinle paylaşıyor. Bunun haricinde restoranın sahibi olduğunu belirttiğiniz takdirde; restoranınızın görüntülenme sayısı (günlük, haftalık ve aylık olarak dilerseniz Excel raporu olarak), restoranınıza yorum yapıldığında otomatik bilgilendirme maili, restoranınıza yapılan yorumlara cevap verme gibi imkân ve bilgilerin tümüne ücretsiz erişim sağlıyorsunuz Bunun haricinde sitede banner reklam alanları alarak görünürlülüğünüzü artırmanız da mümkün. Bu konu ile ilgili Zomato ile iletişime geçebilir, Türes üyelerine özel fiyatlandırmadan yararlanabilirsiniz.


Üyelerimizden

Güvenilir Ekmekler Undano’da Yüksek teknolojiyi kullanarak lider konuma gelmek amacıyla hız kesmeden sürekli sektöre yatırım yaptıklarına dikkat çeken Undano Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Umur, sözlerine şöyle devam etti:

projelerin kişilere bağlı olmadan yapılabilmesi adına, yapılan işlerin yazılması, yazılanların da uygulanmasıyla çözüleceğine inanarak bu doğrultuda çalışmalarını yürütmektedir.

“1947 yılında temeli atılan Umur Grup bünyesindeki Undano markası Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu fabrikamızda endüstriyel ekmek üretmektedir..

Misyonumuz; ürün ve hizmetleri dünya standartlarında üretip, müşterilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayabilen ve sektörde Türkiye’nin önde gelen firmalarından biri olmaktır.

Ürün gamı; başta marketlerde satışa sunulan ambalajlı tost, sandviç, hamburger, tam buğday, vb. ekmek çeşitleri, galete çeşitleri, pasta altı kek ve catering, hastane, eğitim kurumları, büfe, otel ve restoranlarda kullanılan ambalajlı roll ekmek çeşitlerinden oluşmaktadır.

Vizyonumuz; toplam kalite yönetimi ve ISO 22000 standartlarında koşulsuz müşteri mutluluğunu sağlamak, çalışanlarını bu amaç doğrultusunda motive edip, çalışma yaşamının kalitesini arttırmak. Temel değerlerimiz; kalite imajını müşterilerimize en iyi hizmeti sunabilmek adına gerçekleştirmek.

Yaptığı teknolojik yatırımla kendi sektöründe söz sahibi olan Undano markası gerek fiziki altyapı gerekse hijyene verdiği önemle pazarda adını sık sık gündeme taşımaktadır.

Müşteri odaklı olup müşterilerimizin bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçlarını anlamak ve bu doğrultuda Arge çalışmalarında bulunmak. Çalışanlarımıza düzenli olarak profesyonel uzmanlarla eğitim vermek. Kaliteden ödün vermeden, en üst seviyede çalışıp mükemmelliğe ulaşmak.

2009, 2011, 2012 yıllarında aldığı çeşitli ödüllerin yanısıra 2013 yılında da 4. Uluslararası Güvenilir Gıda Zirvesi’nde aldığı Unlu Mamuller kategorisinde ‘Güvenilir Marka’ ödülüyle başarısını pekiştirdi. Markalaşma ve kurumsal firma kimliğiyle ilerleyen şirketimiz,

Firmamız kendisini devletine, iş ortaklarına, tedarikçilerine ve çalışanlarına karşı sorumlu hissederek, onların daima iyi olabilmesi adına her türlü etkinlikte desteklemeyi kendisine bir görev edinmiştir.”

51


Üyelerimizden

Tarih ve Lezzet İç İçe Eminönü’nde bulunan üyemiz Metin Öztütüncü’nün Bab-ı Hayat Restoran’ını ziyaret ettik. Bab-ı Hayat Restoran, mimari ve tarihi dokusu ile bu tarz mekanlardan keyif alanlar için tercih edilebilecek bir seçenek. Yeni Cami’nin külliyesi olarak yapılan bina zaman içinde, seyislerin konakladığı bir han olarak faaliyet göstermiş, halk mahkemesi, cumhuriyet döneminde de belediye tahsil veznesi olarak kullanılmış, yaklaşık 52 senedir de Öztütüncü ailesine ait. Restoran dört bölümden oluşuyor ve her odanın ayrı bir ismi var, hepsi Topkapı Sarayı’ndan alınmış. Mekanın restorasyonunu da Topkapı Sarayı’nı restore eden ekip, aslına uygun olarak yapmış. Çifte Kasırlar, çintemani bezeme motiflerinin eşsiz örnekleri ile süslenmiş özel bir oda. Bölüm girişinde altın varakla kaplanmış kabartma İstanbul gravürü bulunuyor. Kubbe Altı; Osmanlı Sarayı’nda devlet erkanının en önemli görüşmelerinin yapıldığı odadan alıyor ismini. Oturma kapasitesi 31 kişi olan salonun tavan süslemesi el işlemesi ve Sultan IV. Murad Han’ın türbesinden esinlenerek yapılmış. Ocaklı Sofa; içinde bulunan ocak ve nişlerden dolayı mutfak olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Yeni Camii caddesine bakan 3 penceresi var ve 39 kişi ağırlanıyor. Rumi bezeme ile süslenmiş. Altın Yol; Topkapı Sarayı’nda padişahın sefere gidip dönerken kullandığı, yolda bulunan cariyelere altın attığı yoldan esinlenerek bu ismi almış. Altın varaklı arma ile altın yolun ihtişamını anlatıyor. Rumi bezeme ile süslenmiş, Mısır Çarşısı’na bakan pencere ile ünlenen bölümde 45 kişi ağırlanıyor. Avizeler ve bakır kaplar burası için özel olarak yapılmış, başka bir örneği yok. Ocaklı Sofa’daki orjinal şemseler ile dikkat çeken salonda turistik ve iş amaçlı özel toplantılar yapılabilir. 40 kişinin ağırlanabildiği salonda istenirse 25 kişi sinevizyon izleyebiliyor. Ortadaki Paşa Mangalı; Antep işi, eklemesiz tek parça. Vazolar da yine el işi, Kütahya’da özel olarak yapılmışlar. Restoranda ikram edilen yemekler ise Osmanlı mutfağı incelenerek hazırlanmış, zengin menü incelendiğinde damak çatlatan pek çok lezzetle tanışmak kaçınılmaz görünüyor.

52


Üyelerimizden

Sakın Dökmeyin! Sağlık Bakanlığı, TÜÇEV ve Deha Biodizel atık yağların hem çevreye zararını azaltmak, hem geri dönüşümünü sağlamak hem de engellilere fayda sağlamak amacıyla çok güzel bir proje başlattı. Proje kapsamında tüm atık yağları geri dönüştürmek en büyük hedef. Projeden elde edilen gelir ile engelliler için akülü sandalye, protez ve işitme cihazları alınacak. 1 litre yağ 1 milyon litre suyu kirletiyor! Lavabolara dökülen her 1 litre atık yağ 1 milyon litre suyu kirletiyor. Bu atıklar toprak, deniz, bitki, hayvanlara olduğu kadar insanlara da zarar veriyor. Yaşadığımız ortamı kirlettiğimiz sürece sağlığımız da tehlikeye giriyor. Lavabolara dökülen yağlar denizlere ulaşarak yüzeyi bir film tabakası gibi kaplıyor, canlılar üzerinde geri dönüşü olmayan hasarlara sebep oluyor. Bu ortamda yetişen balıkların

yenmesi de insanlarda ciddi rahatsızlıkların ortaya çıkmasına sebep olabiliyor. Restoran sahipleri de katkıda bulunmalı Bu konuda restoranlara da büyük pay düşüyor. Birkaç kez kullanıldıktan sonra evsafını kaybeden yağların tekrar kullanılması insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sebep oluyor. Yanık tabir edilen bu yağların işletmelerde tekrar tekrar kullanılmaması ve lavabolara dökülmek yerine uygun kaplarda biriktirilerek toplama merkezlerine bırakılması veya gelip alınması için ilgili kuruluşlara haber verilmesi gerekiyor. Türes üyelerine büyük kolaylık TÜRES üyesi işletmeler atık yağlarını Deha Biodizel’e 444 ATIK, yani 444 2845 numaralı telefonları arayarak ulaştırabiliyor. Topladığınız atık yağlar belli bir miktara ulaştığında gelip almalarını istiyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey yağları biriktirmek ve Deha’yı aramak. Çevre ve insanlar için çok önemli olan bu konuda değişimi ve dönüşümü sağlamak için çok büyük bir zahmete girmeye gerek kalmıyor.

53


inceleme

Islak Mendiller Ne Kadar Sağlıklı?

54


inceleme

Islak Mendiller Ne Kadar Sağlıklı? Restoran ve hizmet sektörünün bir süredir olmazsa olmazı ıslak mendiller. Kimi işletmede yemekten önce gelen ıslak mendiller müşteriler tarafından yemek öncesi elleri kirlerden arındırmak için kullanılırken, kimi müşteri ise yemekten sonra ellerini temizlemek için kullanıyor. Üzerinde bulunan logosu, müşterinize takdim ettiğiniz ücretsiz bir hizmet olarak siz üretmeseniz de bir anlamda işletmenizi temsil ediyor. Baskısı, pakedi, mendil boyutu, parfümü ve sıvı içeriği ile işletmenizle ilgili fikirleri etkileyecek ıslak mendiller son dönemde sağlığa etkileri ile de gündemde. Islak mendillerin üretimi Kozmetik Yönetmeliği ile belirlenmiş standartlarda yapılıyor. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Hizmet Sunumunda Yer Alan Kozmetik Ürünlere İlişkin Kılavuz’da ise restoran tipi servis veren yerlerde sunulan ürünlerin detayları veriliyor. Kimleri Kapsar? Yemek, konaklama, ulaşım sektörleri vs. arasında yer alan başta lokantalar, pastaneler, oteller vb. ticari müesseseler gibi hem ticari reklam amacı ile hem de hizmet sınırlarını genişletmek amacı ile tüketiciye kozmetik ürün sunan ticari müesseseler bu kılavuz kapsamındadır. Ürün standardı nasıl olmalı? - Hizmet sunumunda, mal veya hizmet tanıtımında sunulan kişisel temizlik ve bakım ürünleri, hediyeler ve numuneler dâhil olmak üzere kozmetik ürün kapsamına giren ürünlerin ve üretim yerlerinin Sağlık Bakanlığınca belirlenen esaslara ve mevzuata uygun olması zorunludur. - Bu tür ürünleri tüketiciye sunan müesseselerin, sundukları ürünlerin kozmetik üretim yerlerinde üretildiğini gösterir belgeleri müesseselerinde bulundurmaları gerekmektedir. - Bu tür ürünlerin üreticilerinin Kuruma “Kozmetik Ürünler Elektronik Bildirim Kılavuzu” doğrultusunda bildirim yapması gerekmektedir. - Bu tür ürünlerin ambalaj ve etiket bilgilerinin Kozmetik Yönetmeliği’nin 10 uncu maddesinde belirtilen esaslara uygun olması zorunlu olup, bu zorunlu bilgilere ilaveten tanıtımı yapılan veya hizmet sunan müesseseye ait bilgiler ürün üzerinde yer alabilir. - Bu tür ürünlerin normal ve üretici tarafından önerilen şartlar altında uygulandığında insan sağlığına zarar vermeyecek nitelikte olması gerekmektedir. Etiket ve Ambalaj Bilgileri nasıl olmalı? - Ülke içindeki yerleşik üreticinin adı veya unvanı ile adresi bulunmalıdır.

55


inceleme - İthal ürünlerde, ürünün iç ve dış ambalaj bilgilerinde yer alan kullanım amacı ve kullanım şekli menşei ürün bilgileri ile uyumlu ve mevzuata uygun olmalıdır. - Ambalaj üzerinde mevzuata uygun olarak içerik miktarı yer almalıdır. - Ambalajlarda ürünün dayanma/tüketim süresine ilişkin bilgiler yer almalıdır. Bu bilgiler; 30 ay veya daha az dayanıklılığa sahip olan ürünler için minimum (asgari) dayanırlık tarihi (son kullanma tarihi), 30 aydan fazla dayanma süresine sahip ürünlerde ise tüketiciye herhangi bir zarar gelmeden ürünün açıldıktan sonra ne kadar süreyle kullanılabileceği, ambalaj üzerinde yer alan sembol (işaretle) ile belirtilmelidir. - Ürünün dayanma süresi boyunca hangi koşullarda (ortam koşulları; ısı, nem, ışık vs.) muhafaza edilmesi gerektiğine dair bilgilerin ürün etiketinde yer alması gerekmektedir. - Kullanımda dikkat edilmesi gereken belirli uyarılar, önlemlerin ve özellikle Kozmetik Yönetmeliği`nin EK III, Ek IV, Ek VI ve Ek VII’ sinde yer alan etikette belirtilmesi zorunlu olan kullanım koşullarının, profesyonel kullanım için uygulama sırasında alınacak özel önlemlerin ürün etiketinde Türkçe yazılması zorunludur. - Malın tanınması için parti numarası veya imalat kodunun ambalaj üzerinde yer alması gerekmektedir. - Ürünün fonksiyonunun, yani nerede ve ne amaçla kullanılacağının, gerekiyorsa ilave açıklamaların Türkçe olarak ürünün etiketinde yer alması gerekmektedir. - Ürün içeriğinin; ürün bileşenlerinin ağırlıklarına göre azalan sıra ile INCI terminolojisine göre, aynı anlama gelen Türkçe veya yabancı dildeki ifadesinin altında yer alması zorunludur. - Ürün boyutları nedeniyle etikete sığdırılamayan bu maddenin (e) ve (ğ) bentlerinde yer alan bilgilerin; kullanım esnasında karşılaşılabilecek konulara ilişkin uyarılar, önlemler ile içindekilerin listesinin kozmetik ürünün ambalajına iliştirilen/asılan/yapıştırılan ilave bir etiket, kart vs. ile sunulması gerekmektedir. Satın alma kararı veren nelere dikkat etmeli? Ambalaj: Türkiye’de sağlığa uygunluğu belge ile kanıtlanmış, polietilen içeren ambalaj kullanılması gerekir. Alüminyum ve selefonlu ambalaj ürün içeriğini koruması açısından çok önemli. Yurtdışından gelen

56

hurda ambalaj malzemeleri ucuz ürün üretiminde bolca kullanılıyor. Baskıda net sonuç elde edebilmek için kaliteli ve uygun boyalar kullanılmalıdır. Baskı yapan merdanelerin ambalajın iç yüzeyine temas etmemesi gerekiyor. Havlu: Mendilin standardı % 20 polyester, % 80 viskon içerikli nonwovendır. Bu konuda hassas olmak gerekiyor. Polyester oranı uygun olmayan ürünlerin cilde teması kanserojen etkiler yapabiliyor. Yine hurda tabir edilen ürünler kullanılabiliyor, ne için üretildiği belirsiz bu hurda nonwovenlar ucuz olduğu için tercih edilirken, kaliteli ve belgeli üretilen ürünü tercih eden firmaların maliyetleri daha yüksek oluyor. Bir de tela tabir edilen ıslak mendiller var ki, kolonyalı kağıt gibi görünen bu ürünler tamamen ıslak mendil üretimine uygun olmayan malzemedendir. Solüsyon: Paket içine konulan sıvı kozmetik yönetmeliğine göre üretilmeli.Bu konuda en dikkat edilmesi gereken konu içeriğin işinin ehli bir kimyager tarafından hazırlanması. Aksi takdirde temizlik için üretilen mendil bakteri ve küf üreterek sağlığa zararlı hale gelebilir. Talep eden olduğu sürece kalitesiz ıslak mendiller üretilmeye devam edecek İşletmelerde satınalma bilinci oluşmadıkça tüketiciye sağlıklı ürün ulaşması oldukça zor. Satın alma kararı veren işletme çalışanı herşeyden önce fiyata bakıyor, fiyatı soruyor. Halbuki ürünün kalitesi, içeriği, adedi, bir çok etkili durum var. Sağlıklı üretim yapan, bunu belgeleyebilen üreticilerle sürdürülebilir bir çalışma yapmak restoranların işlerini çok daha kolaylaştıracak ve riskleri en aza indirecektir. Kaynaklar: Kozmetik Yönetmeliği http://www.saglik.gov.tr/TR/belge/1-472/kozmetik-yonetmeligi.html Hizmet Sunumunda Yer Alan Kozmetik Ürünlere İlişkin Kılavuz https://www.atso.org.tr/yukleme/dosya/92ad9e995785de27f16387 4184d443d1.pdf


inceleme

Islak Mendilde Tüm Bileşenler Önemli Günümüzde bir çok alanda karşımıza çıkan, bir çok yerde kullanılan ıslak mendil nedir? Ne işe yarar? Kalitesi ne derece önemlidir? Bu soruları kendimize sormayız fakat ıslak mendillerin günlük yaşamımızda çok önemli bir yeri vardır. Tek kullanımlık paketlerde kullanılabileceği gibi çoklu paketlerde de kullanımı tercih edilebilir. Islak mendil; kullanılan solüsyona bağlı olarak hijyeni sağlayan, cildin Ph dengesini koruyan, yemek öncesi ve yemek sonrası kullanım ile beraber gün içerisinde ellerde oluşan bakterileri yok ederek kullanım alanına bağlı daha sağlıklı bir gün geçirmemizi sağlayan son derece hassas bir üründür. Islak mendillerin, bu bahsedilen özelliklere sahip olması ise tamamen bütün bileşenlerin oluşumuna bağlıdır. Kullanılan nonwoven yapısı, esans kalitesi, solüsyonun formülü ve suyun filtre edilerek saf su haline dönüştürülmesi, dış ambalajın kalitesi ve üretim alanının önemi de dahil olmak üzere bütün bileşenler ürünün temelini oluşturmaktadır. Nonwoven içeriğinde viskon ve polyester yapısının hijyene ve sağlığa uygunluğu, cildin PH dengesini bozmadan kullanılabilirliği en önemli konulardan biridir. Bu doğrultuda üretilen ürünler ise bahse konu olan “temizlik” kelimesinin tam olarak karşılığıdır. Çeşitli alanlarda yalnızca ticari amaçlı düşünülerek bazı firmalar tarafından üretimi yapılan ıslak mendil, bilinçsizce ve kontrolsüzce standartlara uygun olmayan merdiven altı diye tabir edilen yerlerde üretimi yapılarak piyasaya sunulmaktadır. Standart dışı üretilen bu ürünler nonwoven, esans ve solüsyon birleşimi ile kontaminasyona uğramış olacaktır. Bu ürünler hijyene hiçbir katkı sağlamayacağı gibi sağlığa ve cilde zararlı bir durum ortaya çıkmasına neden olacaktır.

1989 yılında kurulan Coşkun Ambalaj ve 1997 yılında kurulan Venedik Dış Ticaret firmaları faaliyet alanlarını birleştirerek CoşkunVenedik Ambalaj Paketleme San. ve Dış Tic. Ltd. Şti . unvanını almıştır. İki firmanın güçlerini birleştirmesi ile üretim kapasitesini artıran firmamız, müşterilerimizle aramızdaki güvenilir ve kalıcı iş birliğimiz sayesinde günümüze kadar gelmiştir. Ambalaj paketleme üretim sektöründe daima yüksek kalite ve yenilikçi bir anlayış içerisinde hareket ederek sektöründeki etkinliğini ve payını sürekli büyüten CoşkunVenedik Ambalaj paketleme sanayi her zaman tercih edilen, farklı ve kaliteden ödün vermeyen lider kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Üretim yaptığı ürün kategorilerinde daima yenilikçi bir çizgi izleyerek özel markalı, tek kullanımlık hızlı tüketim ürünlerinin yoğun olduğu otel, restoran, pastane, cafe, catering, ulaşım sektörleri ve benzeri alanlarda her zaman daha yüksek kapasite ve yeni teknolojiler, daha koruyucu ambalajlar, daha yüksek kalitede ürünler üretmeyi ve en hızlı şekilde müşterilerine sunmayı, bu durumu da vazgeçilmez ilkesi olarak sürdürmeyi amaç edinmiştir. Tek kullanımlık özel markalı gıda ve kozmetik ürün gruplarında, ambalaj paketleme baskı ve dolum işlemlerinde, sektörün aranılan ve tavsiye edilen önemli bir şirketi olarak yerini korumaktadır. Yatırımlarına ara vermeden hızla devam ederek üretimini yapmış olduğu ürün grupları ile eşleşen bir çok sektöre, yurt içi ve yurt dışında kurulduğu günden günümüze dek yüksek kalite ve uygun fiyat politikası ile müşterilerine gurur ile hizmet vermeye devam etmektedir. CoşkunVenedik Ambalaj Paketleme Sanayi olarak müşterilerimize vermiş olduğumuz hizmet kalitesini en üst seviyede tutmak öncelikli ve en önemli değerimiz olmuştur.

57


inceleme

“Unutmayınız ki ellerimiz ne verirsek onu taşır, temizlerken kirletmeyelim” Öncelikle tüm TÜRES üyelerinin ve okuyucularının yeni yılının başarılarla dolu bir yıl olmasını en içten dileklerimle temenni ederim. Bu sayınızda tüketicileri bilgilendirmek adına ıslak mendil veya diğer adı ile tek kullanımlık kolonyalı mendil üretimi ve sağlık ile ilgili konuyu işlemeye karar verdiğiniz için siz ve yönetiminize çok teşekkür ederim. Islak mendil kullanımı gerek firmalar açısından gerek reklam anlamında gerekse tüketicilerin hijyenik ve aç kullan olması sebebiyle çok yüksek miktarlarda tüketilmekte. Bu ürünleri kullanırken herkesin aklına şu sorular geliyor, bu ürün sağlıklımı, bu ürün cildimize zarar veriyor mu ve kullanmalı mıyız? Aslında gıdayla ilgili bütün ürünlerin üretiminde sistem nasıl işliyorsa ıslak mendilinde sistemi aynı şekilde işlemeli, örnek vermek gerekirse uygun koşullarda üretilmemiş ve depolanmamış hammaddeleri uygun olmayan bir ortamda ürüne dönüştürürseniz tüm ürünler

58

sağlığa zararlıdır. Hiç düşündünüz mü, düzgün ürünü ve zararsız ürünü nasıl tespit ederiz? Tüketicilerin veya bu ürünü yaptıran firmaların ürün bilgisinin olma şansı çok fazla yok. Buna istinaden çok basit birkaç çözüm önerisi ile bu konuyu aydınlatabiliriz. Öncelikle ıslak mendil üreticisi olarak biz sağlık bakanlığına bağlı bir firmayız, yani üretimini yaptığımız ürünleri, numunelerini göndermek sureti ile sağlık bakanlığına bildirmek ve bildirim belgesi almak zorundayız. Tabiî ki belgeyi almamız yetmez ıslak mendil üretimi yapabilmemiz için düzgün bir imalat sistemi gerekir, sıvıların depolanması hijyenik bir ortamda olmalı, makinelerin bakımları ve temizlikleri


inceleme düzenli olarak yapılmalı, üretim bölümlerinin baskı bölümü, mendil dolum bölümü, kare-stick-tek sargılı şeker bölümü gibi bölümler halinde olması gerekir. Kısaca merdiven altı tabir edilen işletmelere ürün yaptırmak yerine, kurumsal kimliğe sahip, üretimi tüketiciye açık firmalara bakmak gerekir. Ülkemizde kendini bizim gibi kanıtlamış bu yolda ciddi yatırımlar yapmış birçok firma var burada seçici olmak gerekir. O seçiciliğe de şu söz yeterli olacaktır: Ürünün sadece fiyatına bakmak bazı hileleri de peşinen kabul etmek demektir. Fakat nedense tüketicimizde, “Islak mendil, ne olacak ki? O da işimi görüyor, bu da işimi görüyor” düşüncesi var. Bu düşünceyi değerlendirelim; işletmemizin tabelasını ele alalım, tabelamızda neyimiz mevcut firma adımız, ıslak mendile baskı olarak neyimizi basıyoruz? Firma adımızı, logomuzla, kurumsal kimliğimizi. Tabelamızı iş yerimize geldiğimizde görüyoruz fakat ıslak mendili tüketiciye

ulaştırırken hiçbir şeyini görmeden ulaştırıyoruz. Öyleyse baskı tasarımın düzgün bir şekilde yapılmadığı, boyaların sonradan silindiği, kokusunun sonradan bozulduğu, muhteşem bir şekilde hazırlamış olduğunuz iş yerinizin resminin tam anlamıyla baskısının yapılamadığı dış kâğıt kalitesinin ve havlusunun tam anlamı ile yapılamamış bir ürünün kullanım amacı neye hizmet eder? Kalıplaşmış bir düşünce olan “o da işimi görüyor, bu da işimi görüyor” düşüncesi ürünün tüketiciye ulaştığında neye hizmet ettiğini ortaya çıkarıyor. Ürün nasıl olmalı biraz da ondan bahsedelim. Bu ürünler boya içerdiği için baskı aşamasında boya kalitesi ve baskı makinesi çok önemli baskı esnasında makinemizin merdaneleri kâğıdın iç kısmına temas etmemeli ve merdaneler sürekli temiz tutulmalı yani baskı makinemiz üst düzey bir makine olmalı. Bu yeterli mi? Tabiî ki değil. Ürün dış kağıt diye hitap ettiğimiz ürünlerin üretim yeri belli olmalı. Üreticisini, kaynağını ve nereden geldiğini bilmediği ürünleri tercih etmemeli. İç havlu kesinlikle üretim belgelerini ürünle birlikte üreticiden talep etmeli. Örneğin bizde, üretilen ürünlerin belgeleri her parti ile birlikte işletmemize gelir. Ürünün sıvısını biz kozmetik firması ile anlaşmalı bir şekilde sıvı halinde alıp o şekilde kullanımını sağlarız. Olması gerekenin dışına çıkmadan, fakat ekonomik olsun diye üretime uygun olmayan koşullarda konsantre ürün alıp normal şebeke suyu ile ürünü hazırlayıp dolum yapan firmalar var. İç sıvıyı üretmek için kimya üretimine uygun bir laboratuar bölümünüzün olması gerekir ve çok önemlidir. Düzgün koşullarda üretilmeyen sıvı bakteri üretir ve bu sağlığa ciddi anlamda zarar verir.

59


Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı Sektörün Görüşüne Açıldı Av. Pelin Baruh

pelin.baruh@baruh-karakoc.com

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, perakende sektörünün merakla beklediği Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı'nı hazırlayarak sektörün görüşüne açmış bulunuyor. Tasarıya göre perakende sektöründe sıklıkla kullanılan alışveriş merkezi, büyük mağaza, zincir mağaza, özel markalı ürün, franchise, bayi gibi kavramların tanımlanarak yasal bir niteliğe kavuşturulması ve uygulamada yaşanan kavram karmaşasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Kanun tasarısı taslağında kanunun öncelikli amacı, ülkemizdeki alışveriş merkezi, büyük mağaza ve zincir mağazaların sayılarının gitgide artış göstermesi ile hızlanarak gelişen perakende sektörüne ilişkin eksikliklerin ve uygulamadaki aksaklıkların giderilmesini sağlamak ve serbest piyasa ve rekabet ilkelerini gözeterek düzenleme yapmak olarak belirlenmiştir. Taslakta yer sıralayabiliriz:

alan

yenilikleri

şöyle

- Perakende sektöründeki kavram karmaşası giderilecek. Perakende sektöründe sıklıkla kullanılan alışveriş merkezi, büyük mağaza, zincir mağaza, özel markalı ürün, franchise, bayi gibi kavramlar tanımlanarak yasal bir niteliğe kavuşturulacak ve uygulamada yaşanan kavram karmaşasının önüne geçilecek. - İller bazında stratejik ticari planlar hazırlanacak ve bu planlar zaman içinde bir nevi perakende sektörünün haritası niteliğine kavuşacak. Bu planlarda, ticaret bölgeleri tespit edilecek, bu bölgeler ile sokak, cadde, mahalle ve ilçe bazında azami fayda sağlayacak perakende işletmelerin sayısı ve konusu belirlenecek. Böylelikle, perakende işletmelerin kuruluş yeri

60

için adeta "ücretsiz bir fizibilite imkanı" sunulacak, bu işletmelerin yanlış yer seçimi sebebiyle kapanmalarının ve muhtemel kaynak israfının önüne geçilmiş olacak. - Stratejik ticari planlar, esnaf ve sanatkar işletmeleri ile küçük ölçekli ticari işletmeler için bağlayıcı nitelikte olmayacak, ancak bu planlara uygun iş yeri seçiminde bulunmayanlar hiçbir teşvik ve destekten yararlanamayacak. - İş yeri açılış izinleri "tek kapı"dan alınacak. İş yeri açılış süreçleri kolaylaştırılacak ve bürokrasi azaltılacak. Bu kapsamda, bakanlık bünyesinde elektronik ortamda Perakende Bilgi Sistemi (PERBİS) kurulacak. Belediyeler veya il özel idarelerinin vereceği izinle açılan ve yalnızca bu izinle kalmayıp pek çok kurum ve kuruluşa ayrı ayrı başvuruda bulunmak zorunda kalan bütün perakende işletmeler, artık bu sistem üzerinden adeta tek bir kapıya başvurarak izinlerini tek elden alacak. Basitleştirilen izin süreci ile zaman ve maliyet kaybı önlenecek, sektöre yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı girişimciler teşvik edilmiş olacak. - Esnaf ve sanatkarlar malların tedarik ve dağıtımında organize hale gelebilecek. Bakanlığın gözetim ve denetiminde, esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşları eliyle tedarik ve dağıtım şirketleri kurulabilecek. Bu sayede, esnaf ve sanatkar işletmeleri etkin bir organizasyon yapısı altında daha düşük maliyetlerle mal tedarik edebilecekler ve ölçek ekonomilerinden yararlanarak daha rekabetçi fiyatlarla mal ve hizmet sunumu yapabilecekler. - Üretici ve tedarikçilerin perakende işletmelerle ilişkileri daha tanımlı hale gelecek. Perakende işletmelerce talep edilen prim ve bedeller kurala bağlanacak, üretici ve tedarikçiden temin edilen malların talebini doğrudan etkilemeyen prim ve bedellerin alınmasının önüne geçilmiş olacak. Alım satım işlemleri nedeniyle

üretici ve tedarikçilere yapılacak ödemeler, kural olarak 60 gün içinde gerçekleştirilecek, bu süre üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen gıda, temizlik ve kişisel bakım ürünlerinde 20 günü geçemeyecek. Perakende işletmelerin üretici ve tedarikçilerden temin ederek iş yerinde kendi ad veya markasıyla sattığı ürünlerin ambalajında, artık üretici ve tedarikçinin markasına tanınırlığını artıracak şekilde yer verilecek. - Alışveriş merkezlerinde esnaf ve sanatkar işletmelerine belirli oranda yer ayrılacak. Esnaf ve sanatkar işletmelerinin alışveriş merkezlerinde faaliyet gösterebilmelerine imkan sağlanacak, ayrıca kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin yaşatılmasını teminen bu meslek erbabının alışveriş merkezlerinde faaliyet göstermeleri mümkün hale gelebilecek. - Kampanyalı satışlar kurala bağlanacak. İndirimli ve promosyonlu satış kampanyalarının özellikle süresine ilişkin esaslar belirlenerek, bunlar disiplin altına alınacak. Böylelikle, haksız ticari uygulamaların önüne geçilecek ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi sağlanacak. Tüketiciler, kampanyalı satışları PERBİS veya işletmelerin internet sayfası üzerinden güncel olarak takip edebilecek. İlgili taslağa http://www.gtb.gov.tr/banner/ perakende-ticaretin-duzenlenmesi-hakkindakanun-tasarisi adresinden ulaşabilirsiniz.


61


Sektör Haberleri

Geleceğin Şefleri Diplomalarını Aldı Le Cordon Bleu’nün Özyeğin Üniversitesi bünyesindeki 11 haftalık güz dönemi eğitimini tamamlayan öğrenciler, diploma ve sertifikalarını Fransız Master Şefler; Gilles Company ve Christophe Bidault’nun elinden aldı. Yeme, içme sektörü önde gelenlerinin ve 5 yıldızlı otel yönetici ve şeflerinin de katılımları ile gerçekleşen törenle diploma ve sertifikalarını alan 52 kişi, mutfak sanatları alanında uluslararası geçerliliği olan belge ile mezun oldu. Özyeğin Üniversitesi işbirliğiyle 2013 Ocak ayında Türkiye’de eğitime başlayan Le Cordon Bleu, Türkiye Direktörü Defne Ertan Tüysüzoğlu konuyla ilgili olarak, “Programımızı başarıyla tamamlayan öğrencilerimizin mezuniyetlerinden büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Öğrencilerimiz 11 hafta boyunca Master Chef’lerimizden mutfak sanatlarının inceliklerini, kusursuz mutfak tekniklerini öğrendiler. Bu mezunlarımızın ileride Türkiye gastronomi dünyasında önemli yerlere geleceklerine;

Türk Mutfağının tanıtılması ve Türk Şeflerinin de dünyada hak ettiği yeri almalarında önemli rol oynayacaklarına inanıyorum.” diye konuştu. Le Cordon Bleu Programları dünya çapında prestijli yarışmalarda ödüller kazanmış, “Meilleur Ouvrier de France” gibi ünvanları elde eden isimler tarafından veriliyor. Master Chef Gilles Company mutfak derslerini, Master Chef Christophe Bidault pastacılık derslerini yönetiyor. Şefler, sadece klasik Fransız Mutfağı’nı değil, dünya mutfaklarını ve uluslararası aşçılık tekniklerine ait bilgi ve deneyimlerini Le Cordon Bleu öğrencileriyle paylaşıyor.

RB Et Lokantası’ndan Online Geleneksel Lezzetler 2008 yılından bu yana hem kaliteyi hem de geleneksel yemek kültürünü itina ile hizmete sunan RB Et Lokantası müşterilerinden gelen istekler doğrultusunda, yemeklerinde kullandıkları ana malzemeleri Geleneksel Lezzetler adı altında topladı. Uzun süredir RB Et Lokantası şubelerinde satışa sunulan ürünler artık www.geleneksellezzetler.com'da online satışa sunuluyor. Sitede satışa sunulan; demirhindi şerbeti, kahve, hellim peynirli, fıstıklı ve baton sucuk, zeytinyağı, lokum, biber salçası, pul biber, pekmez, tuz, karabiber, parfüm ve kolonya kargo ile müşterilerin adreslerine ulaştırılıyor. Bu ürünlerin en önemli özelliği ise ürünlerin ana malzemelerinin yöresinden temin ediliyor olması. Örneğin pulbiber memleketi Şanlıurfa’dan, Sızma Zeytinyağı Ayvalık’tan, biber salçası ise Gaziantep’ten geliyor. Ayrıca katkı maddesi bulundurmamalarıyla da önem arz ediyor. Lezzetin yanı sıra, şık kutu ve şişe tasarımlarıyla da dikkat çeken ürünler içerikleri kadar tasarımlarıyla da titizlikle ilgilenildiğinin bir göstergesi.

62


Sektör Haberleri

Reis Gıda’ya Avrupa ve Amerika’dan Talep Artışı Var Ülkemiz kuru gıda sektörünün lider firması Reis Gıda, Avrupa ülkeleri ve Amerika’ya yaptığı ihracatı, 2013 yılında ortalama %50’nin üzerinde arttırdı. Gelen talebe paralel olarak 2014 yılında rotayı dünya pazarlarına çevirecek olan Reis Gıda, ihracat yaptığı ülkelerde etkin olmak için çalışma başlattı. Amerika, Kanada, Fransa, İngiltere, Almanya, İsveç, Hollanda, Norveç, Azerbaycan’ın aralarında bulunduğu 20’nin üzerindeki ülkeye ülkemiz topraklarında yetişen kuru gıda (pirinç, nohut, fasulye vb) ürünlerini ihraç eden Reis Gıda, önümüzdeki yıl Avrupa ülkeleri ve Amerika pazarının yanı sıra, Körfez ülkelerine yaptığı ihracatı arttırmayı planlıyor.

konusunda yoğun bir bilincin oluştuğuna işaret eden Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, şunları söyledi: “Sağlıklı beslenmek isteyen dünya kamuoyu, bakliyat ürünlerine tam bir U dönüşü yaptı. Bu yıl yurtdışından, beklentimizin üzerinde ihracat artış talebiyle karşılaştık. Özellikle Amerika, Fransa ve Azerbaycan pazarlarından olan talep artışı %100’leri buldu. Sadece yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarından değil; ihracat yaptığımız ülkelerin vatandaşları da raflardan Reis markasını satın aldı. Çiftçimizin ülkemiz topraklarında ürettiği %100 Türk kuru gıda ürünleri; dünyanın en kaliteli ve en lezzetli ürünleridir. Yurtdışında Reis ürünlerini bir kez tadan yabancı bir kişi, Reis’i istiyor. Önümüzdeki yıllarda, yurtdışında daha da etkin olarak, Reis markasını dünyaya yayacağız” dedi.

Obeziteye karşı, dünya kamuoyunda sağlıklı beslenme

Kaanlar Mozzarella ile Pizza Keyfi Türk damak tadına uygun lezzetler sunan Kaanlar Gıda, tüm dünyada yaygın olarak kullanılan Mozzarella’yı da tüketicilerle buluşturuyor. Rende Mozzarella ile yapılan tadı doyumsuz pizzalar keyifle tüketiliyor. İtalya’da üretilen ve tüm dünyaya yayılan Mozzarella çeşitleri, Türkiye’de de Kaanlar Gıda kalitesiyle sunuluyor. Mozzarella’ya özgü karakteristik özelliklerden biri olan lifli yapısı bu peyniri özellikle pizzaların vazgeçilmezi yapıyor. Pizza lezzetini en üst düzeyde sunmak hazırladıkları pizzalarda Kaanlar’ın Rende Mozzarrela’sını tercih ediyor. İnek sütünden elde edilen Mozzarella, eriyebilme ve uzayabilme özellikleriyle pizza üstü malzemesi olarak kullanılıyor. Kaanlar Gıda tarafından en sağlıklı haliyle paketlenen Rende Mozzarella hafif, yumuşak yapısıyla pizzalara ayrı bir tat katıyor.

64


Sektör Haberleri

Dört Mevsim “Süper Mini Mangal” Keyfi Yarım yüzyılı aşkın süredir endüstriyel mutfak alanında faaliyet gösteren ve sektörde “yeniliklerin öncüsü” olarak bilinen Öztiryakiler, mangal keyfini mevsim sınırlaması olmadan evinde, işyerinde veya açık alanda yaşamak isteyenlere özel olarak satışa sunduğu “Öztiryakiler Süper Mini Mangal” ile büyük beğeni topladı. Süper Mini Mangal adından da anlaşılabileceği gibi mangal severlerin tüm beklentilerini karşılayan “süper” bir ürün. 2 ve 3 radyanlı olmak üzere iki modeli bulunan Süper Mini Mangal’ ın dikey çalışma özelliği sayesinde, pişirilen etlerin yağları ürünün alt kısmındaki yağ tepsisinde toplanıyor. Dolayısıyla kapalı alanlarda da kokusuz ve dumansız mangal ve ızgara keyfi yapılabiliyor. Süper Mini Mangal aparatları da dahil olmak üzere paslanmaz çelikten imal edilmiş, kolay temizlenebilir ve çevre dostu. Küçük ve büyük LPG tüp ile çalışma özelliği sayesinde istenilen yere kolaylıkla taşınabilen Süper Mini Mangal, her türlü hava şartlarında pratik bir şekilde kullanılabiliyor; 15 dakika gibi kısa bir süre içerisinde et, tavuk, balık ve sebze ürünleri lezzetli bir şekilde pişirilebilen mini mangal, kömür, is kokusu ve yanmış zehirli gazlar bulundurmadığından gıdaların orijinal tatları korunarak sağlıklı bir pişirme işlemi gerçekleştiriyor.

Türk Patent Enstitüsü’nden Faydalı Model belgeli Süper Mini Mangal, aynı zamanda CE ürün ve kalite belgeli olup son derece güvenli bir tasarıma sahip. Fonksiyonel nitelikleri ve tasarım konusunda kendi alanında uzman, yeniliklerin öncüsü Öztiryakiler tarafından üretilen bu özel ürün, Öztiryakiler merkez satış mağazasından ve yetkili bayilerinden temin ediliyor.

Kahvaltı Dünyası’ndan Yeni Yatırım Yöresel ve doğal ürünlerin özdeşleştikleri coğrafyanın, havasını, suyunu, nemini, rutubetini almak zorunda olduğuna inanan Kahvaltı Dünyası firması Trabzon Sürmene ilçesi Üzümlü Köyü’ndeki Trabzon Tereyağı üretim tesislerinden sonra ikinci mandırasını Bayburt’ta inşa ediyor. 2014 sonunda bitmesi planlanan inşaat çalışmaları sonrası son teknoloji makinalar 2014 Şubat ayı sonuna kadar tamamlanmış olup 2014 Nisan ayı ile birlikte mandıra faaliyete geçecek. Yaklaşık olarak 3 milyon TL’lik bir yatırım ile birlikte Gurut Peyniri, Civil Peyniri, Aho Peyniri ve Golot Peyniri üretimleri tamamen bu mandırada yapılacak. Kahvaltı Dünyası’nın eşsiz yöresel ürünleri böylelikle daha fazla üretilecek ve daha fazla tüketiciye ulaşacak.

65


Sektör Haberleri

Koleksiyonlara ilk para Sultanahmet Köftecisi’nden 1920 yılından beri Sultanahmet’te faaliyet gösteren, köftelerinin lezzeti kadar sunum geleneğiyle de ünü Türkiye sınırlarını aşan tarihi işletme, son 20 yıldır tedavülden kalkan Türkiye Cumhuriyeti madeni paralarını toplayarak, müşterilerine ‘’diş kirası’’ ya da ‘’bereket parası’’ adı altında hediye ediyor. Sultanahmet Köftecisi’nin 3. nesil sahibi, nümismat (para koleksiyoncusu) Mehmet Tezçakın, Türk yemek kültüründe unutulmaya yüz tutan bazı gelenekleri yaşatmayı, sosyal sorumluluk anlayışlarının bir gereği olarak gördüklerini belirtti. ‘’Diş kirası’’nın Osmanlı’nın mirası olan bu geleneklerden biri olduğunu kaydeden Tezçakın, şunları söyledi: ‘’Ramazan’da iftara ya da diğer zamanlarda yemeğe davet edilen misafirlere, uğurlanırken zahmet edip geldikleri için ‘diş kirası’ adı altında kese içinde para hediye edilirmiş. Misafir de ‘kesenize bereket’ diyerek bu hediyeyi kabul edermiş. Yüzyıllardır sürdürülen bu gelenek maalesef artık unutulmuş durumda. Bir de ‘bereket parası’ geleneğimiz var. Bazı paralar, uğur veya bereket getirmesi dileğiyle cüzdan, cep ya da kesede

harcanmadan saklanır. Bu gelenek az da olsa hala bazı kişilerce uygulanır.’’ Tedavülden kalkmış Türkiye Cumhuriyeti madeni paralarını 20 senedir nümismatlardan toplayarak, turist gruplarına, öğrencilere ve diğer müşterilere dağıttıklarını anlatan Tezçakın, ‘’Diş kirası, bereket parası olarak dağıttığımız tedavülden kalkmış bozuk paralar, birçok koleksiyonun ilk parçası oluyor. Bizden aldıkları paralarla koleksiyona başlayan çocukların, her sefer geldiklerinde ayrı tip para isteyip, koleksiyonlarını zenginleştirdiklerini görmek bizi mutlu ediyor. Bizim hediye ettiğimiz paraların bazıları, piyasada talep gören çil paralar oluyor. Hediyemiz olan çil paraları gittigidiyor. com ya da sahibinden.com gibi sitelerde satarak köfteyi bedavaya getiren de var’’ dedi.

Markiz Patent Taşındı Marka ve patent konusunda yirmi yılı aşkın süredir hizmet veren Türes üyesi Orhan Eriman’a ait Markiz Patent yeni yerine taşındı. 2011 yılından beri marka izleme, marka tescil, patent, faydalı model konularında yurtiçi ve yurtdışında hizmet veren Markiz Patent Türkiye’de pek çok ünlü markanın güvenle iş ortaklığını yapıyor. Beşiktaş Balmumcu’da Barbaros Bulvarı 66 numara 3. katta, daire 9’da hizmetlerine devam edecek olan Markiz Patent’e her türlü sorunuzu iletebilir ve gereken yanıtları da hızlıca alabilirsiniz.

66


Sektör Haberleri

Yörsan Kalitede Sınırları Zorluyor Helal ürün pazarı tüm dünyada giderek büyürken, firmaların "Helal Gıda Sertifikası"na da ilgisi artıyor. Helal Gıda Belgesi alan Yörsan, söz konusu belgeyi alan ilk süt ve süt ürünleri firması oldu. Yörsan, daha önce Türkiye'de Helal Gıda belgelendirmesi yapan GİMDES'ten süt ve süt ürünleri sektöründe helal belgesi alan ilk büyük firma olmuştu. Helal Gıda Belgesi almak için, TSE'ye resmi başvuru yapıldıktan sonra, Diyanet İşleri Başkanlığı ve TSE'den konunun uzmanı en az iki kişiden oluşan İnceleme Heyeti tarafından üretim yerinde ilgili standarda göre inceleme gerçekleştiriliyor. Bu incelemede; belgelendirilmesi talep edilen ürünün üretiminin, standardın öngördüğü şartlarda ve ortamda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği yerinde tespit ediliyor. Üretim yeri incelemesi olumlu bulunan firmaların ürünlerinin laboratuvarlarda muayene ve deneylerinin yapılmasının ardından belgelendirme çalışmasının ilk aşaması tamamlanıyor. Süreç nasıl işliyor? Hazırlanan raporlar Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan bir üyenin de bulunduğu 5 kişiden oluşan Helal Gıda Belgelendirme

Komisyonu'na öneri niteliğinde sunuluyor. Nihai belgelendirme kararı bu komisyon tarafından veriliyor. Oy birliği kararının esas alındığı Komisyon çalışmalarında Diyanet İşleri Başkanlığı mensubu üyenin katılmaması durumunda hiçbir karar alınamıyor. Ürününe Helal Gıda Belgesi alan kuruluşta yılda en az iki kez habersiz olmak üzere ara kontroller yapılıyor. Ayrıca gerektiğinde piyasadan da numune alınarak ürünler denetleniyor. Ara kontroller sonucunda standarda ve sözleşme hükümlerine herhangi bir aykırılık tespit edildiği durumlarda, diğer belgelendirme uygulamalarından farklı olarak, hiçbir uyarı yapılmadan Helal Gıda Belgesi iptal ediliyor.

Anfaş Hotel Equipment Fuarı 25. yılında 22 – 25 Ocak 2014 tarihleri arasında düzenlenecek Anfaş Hotel Equipment (Uluslararası Konaklama ve Ağırlama Ekipmanları İhtisas Fuarı) 25 yılda 10 katı büyüdü.

Anfaş Hotel Equipment eğlenceli ve eğitici renkli bir etkinliğe, Housekeeping Olimpiyatlarına da ev sahipliği yapacak. 25. Anfaş Hotel Equipment Fuarını 35.000 sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor.

Antalya'da düzenlenmeye başlanan ve Türk Turizminin gelişim sürecine eşlik eden Anfaş Hotel Equipment Fuarı 25 sene önce yeni yapılmakta olan otellere mal ve hizmet satmak isteyen yaklaşık 40 katılımcı firma ile 3500 m2 olarak açılmıştı. Anfaş Hotel Equipment Fuarı 25 yılda Türk turizminin gelişimi ile 10 katı büyüdü ve 2014 yılında fuarda 400 katılımcı firmanın 35.000 m2 alanda stand açması bekleniyor. Tüm Restoranlar , Lokantalar ve Tedarikçiler Birliği de Türkiye'nin her yerindeki sektör profesyonellerinden oluşan üyeleriyle fuara grup ziyareti gerçekleştirecek. Anfaş Fuarcılık işbirliği ile Türkiye Aşcılar Federasyonu önderliğinde Şefler Birliği'nin organize ettiği “Uluslararası Altın Kep Aşçı Yarışması” Hotel Equipment Fuarı esnasında gerçekleştirilecektir.

67


Sektör Haberleri

Sektörden Kısa Haberler BCFN 5. Uluslararası Gıda ve Beslenme Forumu’na “Milano Protokolü” Damgası

Ünlü Simalar “Doors Akademi Arçelik Mutfağı”nda Mucize Lezzetler Yarattı

Eczacıbaşı Profesyonel Farmaskop'un ‘En İyi Hijyen Kampanyası Ödülü'nü Kazandı.

Barilla Gıda ve Beslenme Merkezi (BCFN) tarafından bu yıl beşincisi 26 - 27 Kasım tarihlerinde Milano’da düzenlenen Uluslararası Gıda ve Beslenme Forumu’nda, “Geleceği Birlikte Yazmanın Zamanı Geldi” sloganıyla kaleme alınan “Milano Protokolü” sunuldu.

Pişirme uzmanı Arçelik, mucize lezzetler yaratmaya devam ediyor. Bu kez ünlü simalar Doors Akademi Arçelik mutfağında birbirinden lezzetli yemekler pişirmek için buluştular ve hünerlerini ortaya koydular.

Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri Grubu şirketlerinden biri olan ve profesyonel temizlik, hijyen, gıda ürünleri ve hizmetlerini, komple çözümler sunarak, işletmelerle buluşturan Eczacıbaşı Profesyonel, toplumda hijyen bilinci oluşturmak amacıyla kayda değer çalışmalar ortaya koyuyor. Eczacıbaşı Profesyonel’in doğru el yıkama ve kurulamanın önemine dikkat çekmek ve bu alanda bireylerde bilinç oluşturmak amacıyla hazırladığı ‘El Hijyen Filmi’ Farmaskop Ulusal Sağlık İletişimi Ödülleri’nde ‘En İyi Hijyen Kampanyası Ödülü’ kazandı.

Lipton Türk Çayına Yeni Ufuk Açıyor Yaşlanarak verimi ve kalitesi giderek azalan Türk çayının geleceği için “Sürdürülebilir Çay Tarımı Projesi” ile üç yıl önce yola çıkan Lipton, Türk çayını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla “çay seleksiyonu” projesine imza atıyor. Doğu Karadeniz’deki en kaliteli çayların seçilip çoğaltılmasının ardından üreticiye ulaştırmayı hedefleyen proje Türkiye’de bir ilk!

68

Metro Toptancı Market, “Bayram Çöreği” kitabıyla Diyarbakır’ın lezzet kapılarını aralıyor Dünyanın lider toptancı marketi Metro Toptancı Market, Metro Kültür Yayınları kapsamında çıkardığı ve yerel mutfakların geleneksel lezzet ve değerlerinin unutulmaması ve uluslararası platformlarda temsil edilmesi amacıyla hayata geçirdiği “Bayram Çöreği Diyarbakır Mutfağı” kitabını Diyarbakır’da tanıttı.

Eker, Türk-Arap Gıda Zirvesinde! Süt ve süt ürünleri konusunda tüketicilerini 36 yıldır kalite ve tazelikle buluşturan Eker, 1.Türk-Arap Zirvesi'ne katıldı. Standında ihracat yapacağı, yoğurt, ayran, süt, tatlı, tereyağı, peynir ve kaymak ürün gruplarının tanıtımını yapan Eker, büyük beğeni topladı…


SİNE Fuarcılık ve ETÜDER, EDT Expo 2014 Fuarı ile Sektöre İvme Kazandırmaya Devam Edecek! Ev Dışı Tüketim sektörüne bambaşka bir bakış açısı getirmek ve sektör bilincini arttırmak amacıyla 2013 yılının Mart ayında ilki gerçekleştirilen ve büyük yankı uyandıran EDT Expo Fuarı için geri sayım başladı. Geçtiğimiz yıl Türkiye’de bir ilke imza atarak Ev Dışı Tüketim sektörüne özel bir fuar gerçekleştiren ETÜDER ve CNR Holding kuruluşu olan Sine Fuarcılık bu yıl da sektöre ışık tutmaya hazırlanıyor. Sektörün dinamiklerini belirleyen markaların tümünü tek bir platformda toplamayı başaran EDT Expo Fuarı’na, 27 – 30 Mart 2014 tarihlerinde CNR Expo Fuar Merkezi ev sahipliği yapacak.

MSA, “Dünya'ya Türk Mutfağı” Hareketini İngiltere'ye Taşıdı.

Pastavilla Tam Buğday Makarna, Lezzeti Sağlıkla Buluşturuyor.

Mutfak Sanatları Akademisi’nin (MSA) Türk mutfağını akademik ve kültürel anlamda dünyaya tanıtmak amacıyla başlattığı “Dünyaya Türk Mutfağı Hareketi”, aynı misyon doğrultusunda devam ediyor. Uluslararası City & Guilds akreditasyonu ile eğitim veren MSA ile İngiltere’nin aynı akreditasyona sahip saygın aşçılık okulu South Downs College Türk Mutfağı konulu özel bir yemek düzenledi.

Doğal, kaliteli ve zengin ürün çeşitleriyle Türkiye’de premium makarna kategorisinin lider markası Pastavilla, tam buğday makarna çeşitlerini tüketicisiyle buluşturdu. Pastavilla Tam Buğday Makarna, sağlık ve lezzeti bir arada isteyenlerin vazgeçilmezi olacak.

Dr. Yavuz Dizdar’dan tüm Türkiye’nin beklediği kitap! Selva Makarna'ya "Üstün Lezzet Ödülü"

Pop-Up Cookery Book Türkiye’nin aşçılık ve yemek eğitimi konusunda en saygın kuruluşlarından Istanbul Culinary Institute, kuruluşunun 7. yılını sıradışı yemek kitabı ile kutluyor. Kitabı benzerlerinden ayıran en önemli özelliği eğlenceli detaylarla zenginleştirilmiş ilk pop-up yemek kitabı olması.

İttifak Holding bünyesinde faaliyet gösteren Selva Makarna, merkezi Brüksel’de bulunan Uluslararası Tat ve Kalite Enstitüsü (iTQi)’nün düzenlediği, mükemmel tat ve kalitedeki yiyecek ve içecekleri test ettiği “Üstün Lezzet Ödülü’ne” layık görüldü. Ünlü şeflerden en yüksek not olan 3 yıldız alan Selva Makarna’nın, tüketicilerine en kaliteli ürünü en iyi lezzette sunduğu tescillenmiş oldu.

Dr. Yavuz Dizdar beslenme konusundaki okumaları, gözlemleri, paylaşımları, özellikle kanser hastalarıyla ilgili klinik deneyimi ışığında beslenme “ilmi”ni gözden geçiriyor. Batı biliminin 1800’lerin sonlarından başlayan verilerini mercek altına alan Dizdar, biyolojinin ve başta kanser olmak üzere hastalıkların mekanizmalarını farklı bir bakış açısıyla gözden geçiriyor. Doğal döngülerle ve insanın doğasıyla uyumlu olmayan, “bozulmayı bile beceremeyen”, dolayısıyla aslında insanın hak ettiği sağlıklı gıda kapsamına girmeyen endüstriyel ürünler ve Batı biliminin kâğıttan kuleleri için Yemezler! diyor.

69


Sandalyeci yeni mağazasıyla İstwest’te Açıldı! Ürünlerindeki sağlamlık, hızlı üretim, zamanında teslimat ve ürün garantisiyle sektöründe lider konuma gelmiş olan Sandalyeci A.Ş. İstanbul operasyonunu yeni açtığı İstwest mağazasında birleştirerek yeni bir oluşuma girmiş bulunmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında otel , restaurant , cafe vb.işletmelere ürün tedariğinin yanı sıra projelendirme hizmeti vermeye başlayan Sandalyeci A.Ş., çözüm odaklı yaklaşımı ve işletmelerin verimliliğini arttırmayı hedefleyen önerileriyle kusursuz bir müşteri memnuniyetini ilke olarak hedeflemektedir.

70

sandalyeci.com


71


Köfteci Ramiz’den Bir Ayda 5 Yeni Şube 85 yıldır felsefesinden ödün vermeyerek aynı lezzet ve kalitedeki ürünlerini Türkiye’nin dört bir yanında misafirlerine sunan Köfteci Ramiz’in şube sayısı, yeni açılan 5 restoranla birlikte 130’a yükseldi. “AVM’lerde Tüketicinin Seçtiği 1 Numaralı Markalar’’ araştırmasında üç yıl ‘En Beğenilen Restoran’ ödülünü alan ve Türk Patent Enstitüsü tarafından ‘Tanınmış Marka’ olarak tescil edilen Köfteci Ramiz, yeni şubeleriyle Köfteci Ramiz lezzetini tüm Türkiye’ye taşıyor. Şube sayısını artırırken kalitesinden ödün vermeyen ve ulusal marka olma unvanını sürdüren Köfteci Ramiz, yeni şubelerin açılış sürecini titizlikle değerlendiriyor. Köfteci Ramiz son bir ay içinde, özenli bir değerlendirme sürecinin ardından Zorlu Center AVM, Manavgat, Ankara Taurus AVM, Gaziantep Prime Mall ve Gaziantep Forum şubeleriyle lezzet zincirine yeni halkalar ekledi. 85 yıldır felsefesinden ödün vermeyerek her şubesinde aynı lezzet ve kalitedeki ürünlerini misafirlerine sunan Köfteci Ramiz, özenle seçtiği franchise şubeleriyle lezzet tutkunlarının buluşma noktası olmaya devam ediyor.

Bursa Kebap Evi 36. Şubesini Büyükçekmece’de Açtı Bursa’dan yayılarak dünyaya açılan kebap lezzetini 2003 yılından beri müdavimlerine sunan Bursa Kebap Evi, 36. şubesini Büyükçekmece’de açtı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün katılımıyla gerçekleşen açılışta gıda sektörünün önde gelen isimleri buluştu. Dünyaca ünlü Bursa Kebabı’nı ve yörenin yemeklerini en orjinal haliyle müdavimlerine sunan Bursa Kebap Evi, Büyükçekmece’deki ikinci şubesini Mimaroba’da açtı. Açılışta konuşma yapan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, yeni ve başarılı işletmelerin bölgede sağladığı istihdamdan dolayı memnuniyet duyduğu ifade etti. 36. şubeyi hizmete açan Helvacı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cem Helvacı, sektörü ele geçiren yabancı fast-food markalarına rağmen Türk lezzetini ve kalitesini tüm Türkiye’ye tanıttıkları için gurur duyduğunu ifade etti. İş dünyasından birçok ismin katıldığı açılışta Helvacı “Türk ve Osmanlı mutfağında önemli bir yere sahip olan Bursa lezzetlerini tüm Türkiye’de 35 şubeyle müdavimlerine ulaştırıyoruz. Şimdiki hedefimiz yurtdışında da büyüyerek bir dünya markası olmak” diyerek, yeni dönem hedeflerinden bahsetti.

72

2014’te 50 Bursa Kebap Evi şubesi olacak Helvacı Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cem Helvacı, 2014 yılında Bursa Kebap Evi bayi sayısını 50’ye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Türkiye’nin yanı sıra konsepte ve lezzete sadık kalabilecek her ülkede franchise sistemi ile yayılmaya sıcak baktıklarının bilgisini veren Helvacı, yerli ve yabancı yatırımcıların markayla şimdiden ilgilendiğini belirtirken, markaya güvenen ve işinin başında duran yatırımcılarla çalışmaya özen gösterdiklerinin altını çizdi.


Cızbız’dan İki Yeni Şube Cızbız Isparta

Türkiye’nin beğenilen lezzetlerinden Cızbız Köfte, Isparta şubesini coşkulu bir törenle hizmete açtı. İşletmeciliğini Murat Bardakçı’nın üstlendiği şubenin açılışında Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Adar, Isparta Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mehmet Aybatılı, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Göller Bölge Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Tural, ileri gelen esnaf ve banka müdürleri bulundular. Mimar Sinan Caddesi üzerinde, Garanti Bankası’nın yanında açılan işletme, aynı anda 80 kişiye hizmet verecek kapasiteye sahip. 08:00 ve 23:30 saatleri arasında hizmet vermeye başlayan Cızbız Köfte hakkında yapılan yorumlarda, bölgeye hem renk hem de yeni bir enerji kazandırdığı özellikle vurgulanıyor. Kasım ayında Isparta’dan hemen sonra Aralık’ta da Arenapark’ta şube açan işletme, burada beğeniyle karşılanan bir uygulamayı da hizmete soktu. Bu şubede, gurme sucuk, bonfile, antrikot, acı sos ve tüm Cızbız menüsündeki ürünler evinizde kendiniz pişirip servis edebilmeniz için pişmemiş ürün olarak da satılıyor. 09:00 - 22:00 arası hizmet veren işletme 70 kişilik bir salona sahip. Tüm ürünlerde paket servis imkânı mevcut. Sabahları kahvaltı servisinin de bulunduğu mekanın kasap reyonu da oldukça ilgi görüyor.

Cızbız Arenapark

73


Sultanahmet Köftecisi Bakü’de 2. Şubesini Açtı Tarihi Sultanahmet Köftecisi, Bakü’deki ikinci şubesini, kentin modern alışveriş merkezlerinden biri olan Metropark AVM’de açtı. Seçkin bir davetli topluluğunun katılımıyla gerçekleşen, Azerbaycan basınının da ilgi gösterdiği Metropark AVM şubesinin açılışında bir de ilk yaşandı. Sultanahmet Köftecisi’nin 4. nesil temsilcilerinden Mert Tezçakın, ilk şube açılışını Metropark’ta yaptı. Dükkanın açılış kurdelesini Metropark şube ortaklarından Anar Zeynolov ile Mert Tezçakın birlikte kesti. Bakü’deki ilk şubesini mayıs sonunda Fransa Büyükelçiliği’nin karşısındaki binada açan Sultanahmet Köftecisi’nin yönetim kurulu başkanı Mehmet Tezçakın, yoğun talep dolayısıyla 5 ay gibi kısa sürede ikinci şubeyi açtıklarını anlattı. Azerbaycan master franchise işbirlikçisi Babylon Group’a

başarılı işletmeciliğinden dolayı teşekkür eden Tezçakın, doğru ortakla yapılan işbirliğinin mutlaka kazandırdığının altını çizdi. Tezçakın, ‘’’Azerbaycan’ı, diğer Türk Cumhuriyetleri ve Rusya’da yapılacak yatırımlarımız için köprü olarak kullanacağız. Babylon Grup ile Kazakistan’dan başlayarak tüm Türk cumhuriyetlerinde, Gürcistan Batum’da ve Rusya’da dükkanlar açacağız. Ayrıca, gıda sektöründe personel eğitimi, dondurulmuş ürün gibi alanlarda da işbirliği yapacağız. Bakü’de 3. şube açılışı için çalışmalara da şimdiden başladık ’’ diye konuştu.

MMY Tantuni İstwest’te İstanbul’a tantuniyi tanıtan Mevlüt Şimşek, son şubesini de oldukça ilgi gören İstwest’te açtı. 130 kişi kapasiteli restoranda, tantuni çeşitleri yanında mercimek çorbası ve künefenin de tadına bakabilirsiniz. Yarım ekmek, porsiyon, dürüm ve lokmalık tantunilerin müdavimi olacağınıza eminiz. İstwest civarında oturuyor ya da çalışıyorsanız bu eşsiz tadı paket servis olarak da tercih edebilirsiniz.

74

Sabah 7, gece 3 arası açık olan MMY Tantuni’de sabah sabah tantuni, gece gece tantuni sevenler, tantunisiz bir hayat düşünemeyenlere müthiş lezzetler sunuluyor. Mekan ferah, personel güler yüzlü, fiyatlar makul, tantuni leziz ve İstwest de görülmeye değer.


75


Röportaj

Ezber Bozan Bir Doktor: Prof. Dr. Ahmet Aydın Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Beslenme ve Metabolizma Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aydın özellikle son günlerde ilgiyle takip ettiğimiz bir isim. Sağlık ve beslenmenin ilgisini geç fark etmemiz sebebiyle pek çok doğru bilgiyi geç kalmış da olsak en yetkili ağızdan size aktarmak istedik. Biz sorduk, uzmanı yanıtladı.

koyu olmaması, açık renkte olacak kadar su tüketilmesi. Et konusunda kendinizi kısıtlamanıza gerek yok. İstediğiniz kadar yumurta da yiyebilirsiniz (günde 2-3 tane). Ete meraklıysanız kalitesine de önem verin. Yeşillik yiyen, doğal ortamda büyüyen hayvanların etini almaya özen gösterin. Taş Devri diyetinde geleneksel usûllerle yapılmış sucuk, kavurma, pastırma serbest. Katkı maddelerinden dolayı salam ve sosis gibi sanayi tipi et ürünleri

MY: Taş Devri Diyeti nedir? Beslenme ve pek çok hastalık arasında ilgi olduğunu dile getiriyorsunuz, sağlıklı yaşamak için neler yemeli ve nasıl yaşamalıyız? A.A.: Kalorisi düşük diyetlerin başarıya ulaşma olasılığı düşük. Çünkü şişmanların vücut yağlarını yakmaları için insülinlerinin düşük olması gerekiyor. Bu nedenle de hızlı emilen şekerleri (un, şeker, meşrubat) diyetten çıkarmak gerekiyor. Erişkin bir kişi için su içme sınırı günde 1,5-2 litre. Fakat meyve suları, gazlı meşrubat, çay gibi sıvılar su yerine sayılmamalı. En iyi sınır, idrarın renginin

1953 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Hobyarlı Ahmet Paşa İlkokulu, Samsun Anadolu Lisesi ve Ankara Fen Lisesi mezunu.1977 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdi. 1982 yılında aynı Fakülte’nin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümünde uzmanlığını tamamladı. 1982-1986 yılları arasında Çorlu’da askerlik ve Eskişehir’de zorunlu hizmet görevini yerine getirdi. Tekrar döndüğü Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde 1988 yılında doçent, 1993 yılında Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı başkanı ve 1994 yılında da profesör oldu.Evli ve bir çocuk sahibi olan Aydın’ın çeşitli konularda yazdığı 6 kitabı ve yerli ve yabancı 100 üzerinde makalesi mevcut.

76


RĂśportaj tĂźketmeyin. Sakatat (bĂśbrek, yĂźrek, kokoreç, iĹ&#x;kembe, uykuluk) kÄąrmÄązÄą etten daha yararlÄą. Fakat hastalÄąklÄą olmamasÄąna dikkat edin. BalÄąk yerken aÄ&#x;Äąr metal zehirlenmesi riskini azaltmak için kßçßk ve yĂźzeyde yetiĹ&#x;en balÄąklarÄą seçin. Çiftlik balÄąklarÄąnÄą ise tercih etmeyin. Ä°ki beyazÄą (Ĺ&#x;eker ve beyaz un) iyice azaltÄąn, hatta mĂźmkĂźnse hiç yemeyin. Tuzu (ßçßncĂź beyaz) tamamen kesmeseniz de azaltÄąn. Her mevsimin taze sebze ve meyvesini tĂźketin. Ă–zgĂźr dolaĹ&#x;an hayvanlarÄąn etini, sĂźt ĂźrĂźnlerini ve yumurtasÄąnÄą yiyin. ZeytinyaÄ&#x;Äą dÄąĹ&#x;Äąndaki sÄąvÄą yaÄ&#x;larÄą ve margarini tĂźketmeyin. DoymuĹ&#x; yaÄ&#x;larÄą (tereyaÄ&#x;Äą, iç yaÄ&#x;Äą, kuyruk yaÄ&#x;Äą) tercih edin. Her yiyeceÄ&#x;i doÄ&#x;al Ĺ&#x;ekline en yakÄąn olarak tĂźketin. PaketlenmiĹ&#x; gÄądalara itibar etmeyin. Toplam diyetin en az yarÄąsÄąnÄą çiÄ&#x; yiyeceklerden oluĹ&#x;turun. Kefir, yoÄ&#x;urt, turĹ&#x;u, sirke, nar ekĹ&#x;isi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalÄą mikroplar) zengin gÄądalarÄą fazla tĂźketin. Yasaklar haricinde yeme sÄąnÄąrÄą yoktur. Doyuncaya kadar yiyebilirsiniz. (PatlayÄąncaya kadar

AlĂźminyum kaplar ve alĂźminyum folyo; AlĂźminyum kaplar kullanÄąldÄąÄ&#x;Äąnda, alĂźminyum maddesi yĂźksek ÄąsÄąda yiyeceÄ&#x;in içine geçiyor. GĂźnĂźmĂźzde alĂźminyum baĹ&#x;ta Alzheimer ve kanser olmak Ăźzere birçok hastalÄąÄ&#x;Äąn oluĹ&#x;umunda suçlanÄąyor. AlĂźminyum kaplarÄąn kullanÄąmÄą son yÄąllarda iyice azaldÄą, fakat alĂźminyum folyo kullanÄąmÄą arttÄą. AlĂźminyum folyoyu tamamen koruma amaçlÄą olarak kullanmanÄąn, yani yiyeceÄ&#x;i sarÄąp buzdolabÄąna koymanÄąn fazla bir zararÄą yok. Ancak saklanacak gÄądanÄąn Äąslak, çok tuzlu ya da limonlu olmamasÄą gerekiyor. AlĂźminyum folyoya ÄąsÄątma iĹ&#x;lemi uygulamak, balÄąk gibi yiyecekleri folyoya sarÄąp fÄąrÄąnda piĹ&#x;irmek son derece sakÄąncalÄą. Bu gibi durumlarda alĂźminyum folyo yerine mumlu kaÄ&#x;ÄądÄą tercih etmek gerekiyor. DĂźdĂźklĂź tencere; Her tencere yemeÄ&#x;i, piĹ&#x;irildikçe az ya da çok besinsel deÄ&#x;erinden bir Ĺ&#x;eyler kaybediyor. KaybÄą en aza indirgemek ve daha fazla lezzet elde etmek için yemekler aÄ&#x;Äąr aÄ&#x;Äąr piĹ&#x;irilmeli. Geleneksel yĂśntemler (buÄ&#x;ulama, dĂźdĂźklĂź tencere ile buharda piĹ&#x;irme) yanÄąnda turbo fÄąrÄąnlar da kullanÄąlabilir. BĂśylece besin ĂśÄ&#x;eleri fazla zarar gĂśrmez. HÄązlÄą piĹ&#x;irme (mikrodalga gibi) besin kayÄąplarÄąna yol açar, ayrÄąca kanserojen olabilir. MY: En saÄ&#x;lÄąklÄą kaplar hangileri? A.A.: En saÄ&#x;lÄąklÄą piĹ&#x;irme alternatifleri toprak gĂźveçler ve cam kaplardÄąr. BunlarÄąn yanÄą sÄąra çelik, dĂśkme demir ve kalaylÄą bakÄąr kaplar tercih edilmeli. MY: Restoran iĹ&#x;letmecileri saÄ&#x;lÄąklÄą yemekler Ăźretmek için neler yapmalÄądÄąr? A.A.:Mevsiminde ve doÄ&#x;al gÄądalarÄą, uygun piĹ&#x;irme Ĺ&#x;ekilleri ile hazÄąrlamalarÄąnÄą tavsiye ederim. MenĂźlerde olabildiÄ&#x;ince az unlu ve Ĺ&#x;ekerli gÄąda, çokça sebze bulundursunlar. Fermente ĂźrĂźnler, kÄąrmÄązÄą et, iĹ&#x;lenmemiĹ&#x; gÄądalar oldukça faydalÄądÄąr. KullandÄąklarÄą yaÄ&#x;Äąn kalitesine dikkat etsinler. MY: DÄąĹ&#x;arÄąda yemek yiyenlere Ăśnerileriniz nelerdir? A.A.: Lahmacun, kebap tĂźrĂź yiyecekleri tercih edebilirler, yanÄąnda bol yeĹ&#x;illik olmalÄą. Ayran tĂźketmelerini Ăśneririm.

deÄ&#x;il!) Yeterince gĂźneĹ&#x;lenin ya da kan dĂźzeylerini 40-120 ng/ml arasÄąnda tutacak kadar D vitamini takviyesi alÄąn. Omega 3/Omega 6 oranÄąnÄązÄą dĂźzenleyin. Mutlaka Omega 3 takviyesi alÄąn. GĂźnde en az 2 litre su için. Derin nefes alÄąn, stresten uzak durun, iyi uyuyun. MY: Peki tĂźm bu gÄądalarÄą nasÄąl piĹ&#x;ireceÄ&#x;iz, kullandÄąÄ&#x;ÄąmÄąz yĂśntemlerin zararlarÄą var mÄąr? A.A.:Teflon kaplar; PFAO (Perflurooctanoic Acid) maddesi içeren yapÄąĹ&#x;tÄąrmayan tavalar pek çok saÄ&#x;lÄąk riski taĹ&#x;Äąyor. AmerikalÄą çevre kuruluĹ&#x;u EPA (Environmental Protection Agency), PFAO maddesini muhtemel kanserojenler arasÄąnda sayÄąyor. ABD’de kadÄąn, erkek ve çocuklarÄąn yĂźzde 95’inin kanÄąnda bu kimyasal bulundu. BazÄą araĹ&#x;tÄąrmalar, bu kimyasalÄąn pankreas, karaciÄ&#x;er, testis ve meme kanseri ile hamilelikte dĂźĹ&#x;Ăźk riskini artÄąrabileceÄ&#x;ine iĹ&#x;aret ediyor. PFAO maddesi; kilo kaybÄą, tiroit problemleri, baÄ&#x;ÄąĹ&#x;ÄąklÄąk sisteminde zayÄąflÄąk gibi farklÄą sorunlarla da iliĹ&#x;kilendiriliyor.â€?

MY: KitaplarÄąnÄązdan, Ăśzellikle de yeni çĹkan ‘Otizme ÇÜzĂźm Var!’dan bahseder misiniz? TaĹ&#x; Devri Diyeti, 7’den 70’e TaĹ&#x; Devri Diyeti kitaplarÄąnÄą yayÄąnlamamÄązÄąn Ăźzerinden bayaÄ&#x;Äą zaman geçti. Takip edenler, uygulayanlar memnuniyetlerini dile getiriyorlar. Otizm dĂźnyada ve TĂźrkiye’de gitgide artan bir hastalÄąk. Beslenme ile iliĹ&#x;kisini anlatan bir kaynak eksikliÄ&#x;i vardÄą. AslÄąnda kitaptaki tavsiyeler saÄ&#x;lÄąklÄą yaĹ&#x;amak isteyen tĂźm bireyler için de geçerli. ÇocuÄ&#x;un saÄ&#x;lÄąÄ&#x;Äą anne hamile kalmadan etkilenmeye baĹ&#x;lar, dikkat edilmesi gerekenler çok da zor deÄ&#x;il, kÄąsaca Ĺ&#x;Ăśyle: t5PLTJL NBEEFMFSEFO V[BL EVSVO 4BĂŽ CPZBT‘  SVK WF EJĆˆFS kozmetikler, renklendirilmiĹ&#x; gÄądalar bebeÄ&#x;e zarar verir. t4‘DBLZFNFLMFSJBMĂĄNJOZVNGPMZPWFƤFGGBGGPMZPJMFUFNBTFUUJSNFZJO t)JĂŽCJS ƤFLJMEF UBUMBOE‘S‘D‘ LVMMBONBZ‘O 5BUMBOE‘S‘D‘ JĂŽFSFO MJHIU yiyecek ve içecek tĂźketmeyin. t%JƤMFSJOEFLJ"NBMHBNEPMHVMBS‘O‘[‘ΑLBSUU‘S‘O"ĆˆÂ‘SNFUBMJĂŽFSFOCV dolgular, bir Ĺ&#x;ey yedikçe azar azar kana karÄąĹ&#x;Äąr. Annede yorgunluk belirtileri verirken, anne karnÄąndaki bebeÄ&#x;in beyin geliĹ&#x;imini olumsuz etkiler. t4FC[F WF NFZWFZJ UB[F PMBSBL UĂĄLFUJO 1BLFUMFONJƤ  WF QBTUĂ›SJ[F gÄądalar hem çok ciddi vitamin kaybÄąna yol açar hem de raf ĂśmrĂźnĂź artÄąrmak için kullanÄąlan katkÄą maddeleri zararlÄądÄąr. t1BTUĂ›SJ[FTĂĄUMFSEFOV[BLEVSVO t% WJUBNJOJ  # WJUBNJOJ WF EFNJS TFWJZFTJOF CBLU‘S‘O  FLTJLTF vitamin takviyesi kullanÄąn. Bu vitaminlerin bebeÄ&#x;in beyin geliĹ&#x;iminde Ăśnemli rolleri var. Son yÄąllarda yapÄąlan araĹ&#x;tÄąrmalar kadÄąnlarda D vitamini ve B12 vitamini oranlarÄąnÄąn çok dĂźĹ&#x;Ăźk olduÄ&#x;unu gĂśsterdi.

77


Sihirli Sebze: Balkabağı Bal kabağı çok iyi bir beta-karoten, C, K ve E Vitamini, magnezyum, fosfor, lif ve demir kaynağıdır. Bu besin içeriği sayesinde; - Vücudu kanser oluşumuna neden olan serbest radikallere karşı korur. - Kalp ve damar hastalıklarını önler. - Göz sağlığını korur ve katarakt oluşumunu engeller. - Kötü kolesterolü düşürür. - Gece görüşünün sağlıklı olması için gereklidir. - Bağışıklık sistemini güçlendirir. - Vücudu toksinlerden arındırır. - Sinirlerin yatışmasını sağlar. - İçerdiği yüksek oranda lif ile bağırsak tembelliğini engeller ve bağırsak sağlığını korur. Balkabağının en önemli özelliği; çok yüksek miktarlarda beta karoten içermesidir. Karoten, cildimizi ve ağzımızdan anüse kadar tüm beden boşluklarını döşeyen yüzey dokunun kendini yenilemesi, onarması için gerekli bir vitamindir. Turuncu renkli bu sebze mineral bakımından da oldukça zengindir. Balkabağı; demir, potasyum, sodyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum içermektedir.. Çocuklarda sağlıklı kemik gelişimine katkıda bulunur. Demir içermesi nedeni ile kansızlığı önler. Bilgisayar başında çalışanlara... Balkabağı, bilinen en güçlü antioksidanların bir çoğunu bir arada içermektedir. Antioksidanlar vücudumuzun paslanmasını önleyici maddelerdir. Bir çok kronik dejeneratif hastalığa, Alzheimer'a, erken yaşlanmaya ve kansere karşı koruyucudur. İçeriğindeki yüksek doz beta karotene bağlı görme keskinliğini artırıcı etkisinin, Alzheimer'dan koruyucu etkileri ile birleşmesi bu sebzeyi bilgisayar başında uzun süre çalışanlar için de bir kurtarıcı haline getiriyor. Hem göz, hem de beyin sağlığı için mükemmel bir besindir. Şeker içermesine rağmen kalorisi çok yüksek değil, ılımlı miktarda şeker hastaları bile tüketebilir. Bol miktarda lif içermektedir, içerdiği bitkisel lifler gıdalar ile alınan toksinleri, zararlı yağların bir kısmını sünger gibi emer ve kolesterolün, kandaki zararlı yağ oranının düşmesine yardım eder. Bu lifler bağırsaklarda Su çekip kitle etkisiyle bağırsak hareketlerini artırırlar. Hem bu etkisi hem de toksin emici etkisiyle balkabağı mide ve bağırsak kanserlerine karşı koruyucu kalkan oluşturur. Bol lif içeren sebze ve meyvelerin düzenli tüketilmesinin kilo kontrolünde de önemi büyüktür. Kabızlık ve hemoroid sorunu olanlar için de mükemmel bir sebzedir. İçerdiği beta karoten sayesinde kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlayan bu şifalı bitki, kas faaliyetlerini de düzenleyerek vücuda direnç kazandırır.

78

Balkabağı Çorbası 2 adet patates 2 adet havuç ½ kg. balkabağı 1 küçük soğan 1 diş sarımsak 1 yaprak defne 1 yemek kaşığı tereyağı tuz karabiber

Sebzeleri küp küp doğrayıp hepsi yumuşayıncaya kadar haşlayın. Soğan ve sarımsağı bir yemek kaşığı tereyağ ile kavurarak haşlanmış sebzelere ekleyin. Tüm karışımı blendırla ezin, bir defne yaprağını da ufalayıp içine ekleyin. Dilediğinizce tuz ve karabiber ekleyin, kaselere alın ve sıcak servis yapın. Afiyet olsun


79


Yรถnetim Kurulu

80


Türes Tedarikçi Üye Listesi CANDAN GÖKSU

A PLUS

HAMDİ SEZGİN

MİS ET

ERSİN AKTÜRK

AKTÜRK MUTFAK

ORHAN YILMAZ

MOBEN MOBİLYA

CÜNEYT TECER

ALİZE MÜHENDİSLİK

NEVZAT YILMAZ

MYSYS YAZILIM

TURGUT ARICI

ARI MAKİNA LTD ŞTİ

MENDESRES İSPİRLİ

NEHİR ÇATAL KAŞIK BIÇAK

BÜLENT FUAT ARİFOĞLU

ARİFOĞLU BAHARAT

SEDAT ÖZDEMİR

NPM ÇEVRE İLAÇLAMA

ENGİN ARPA

ARPAOĞLU PEYNİRCİLİK

SEYFULLAH KOÇYİĞİT

ÖZKAYNAK

M.MUSTAFA GÖRGEN

ASİ KÜNEFELERİ

ÇETİN KIZILARSLAN

REDLİON LLC .

HAYRİ ÖZORPAK

ASKOM MUTFAK EKİPMANLARI

MEHMET REİS

REİS BAKLİYAT

MUSTAFA ATEŞOĞLU

ATEŞOĞLU YOĞURTLARI

MEHMET KARAHAN

ROBOTPOS REST. OTOMASYONU

ÖMER SEYFİ AKTÜLÜN

AYDOS ET

SEDAT AYDIN

S2000 MUTFAK

ARİF HİKMET SERTAY

AYIŞIĞI GIDA SEBZE ve MEYVE

ABDÜLKADİR ERBALCI

SANPA GIDA

ÖZEN ALTI PARMAK

BALPARMAK

LEVENT SEVENCAN

SARUHAN&NİLCO

ERCAN PEKZEREN

BARKON POS SİSTEMLERİ

HABİP ALBAYRAK

SERDAR GIDA

HALİT ERTAL

BEREKET KUTU

MEHMET FATİH ŞENMAN

SİNERJİ TEMİZLİK

ABDULKADİR ATEŞ

BUTİK KASAP

MÜCAHİT YILDIZ

SULTANLAR A.Ş

FERAH GÜNERİ BİRCAN

CLEANOLİFE END. MUTFAK

ZAFER SURAL

SURAL REKLAM

NURETTİN COŞKUN

COŞKUNVENEDİK AMBALAJ

MÜNİR İĞRET

TREND İNŞAAT VE MİMARLIK

SAİT ULUÇAY

DANET ET VE ET ÜRÜNLERİ

UĞUR ŞENER

ÜLKER GOLF

ABDULLAH TİRYAKİ

DEHA BİODİZEL

SONER ÜNAL

ÜNAL ET

ENGİN GÖÇER

DÖRT MEVSİM

MEHMET UMUR

UNDANO

SITKI ÖZDEMİR

EFE MATBAA

ALİ RIZA ŞİŞECİ

VATAN GIDA A.Ş

MEHMET UYGUR

EFE ŞEKER

HASAN KURTULUŞ

YAKAMOZ GIDA

KUBİLAY ALTINAY-ALPER ALTINAY EKBER MUTFAK

ERMAN ÇİVİCİ

YEDİKONU.BİZ “Food Agency”

SALİM SOYTÜRK

EKER SÜT ÜRÜNLERİ

YURTSEVER YILMAZ

YILMAZ GRUP END. MAKİNA

OKAN KEMAL KİTAPÇI

ENDER KAHVE

ADNAN ÇELİKER

YÖNETEAM DANIŞMANLI

ERTAN TİRYAKİ

ERTAN KASAP

TEOMAN YÖRÜK

YÖRSAN

M.EMİN ARSLAN

ETÇİİ GIDA

MÜSLÜM YÜNCÜ

YÜNCÜOĞLU ODUN KÖMÜR

SELAHADDİN KARAKILIÇ

FLORA ÇİÇEK

MURAT TAŞCIOĞLU

ZOMATO

İBRAHİM SALMAN

GASTRONOM MUTFAK

İHSAN COŞKUN

ZRV GIDA

İRFAN SEYMEN

GASTROTEKNİK

ADEM BERDİCİ

GÖKTÜRK BAHARAT

MEHMET ESEN ÇEVİKÖZ

İNCİ ET

ABDURRAHMAN KAAN

KAANLAR SÜT

SAVAŞ TÜYSÜZ

KAHVALTI DÜNYASI

ALİ RIZA LOKMACI

KALE AĞASI ŞALGAM

HACI BAYRAM ALPDAĞ

KANAAT BAHARAT

BURAK ŞAHİN

KANARYA ET

MECİT KARACA

KARACA RULO

BURHAN BAŞAR

KERVAN GIDA

RAMAZAN KILINÇ

KILINÇ GRUP

ZAKİR KURŞUNTUTMAZ

KÖRFEZİM

MEHMET HAŞİMZADE

KÜNEFECİZADE

RECEP ÖKSÜM

LEZZET EKMEKÇİLİK

MEHMET YILMAZ PALANCI

MALATYA PAZARI

CEM MANGÜP

MANGÜP GIDA

ORHAN ERİMAN

MARKİZ MARKA PATENT LTD.

SAİM ÇORUH

MARMARA DOND. GIDA

BÜLENT BİREL

MERİDYEN GIDA

TANER AYDIN

MEŞALE ÇAY KAZANLARI

METİN KARAYİĞİT

MGWORK İŞ ELBİSELERİ

HASAN MİRZA

MİRZA ET VE GIDA

Türes’e üye olmak için bize www.tures.org.tr web sitemizden ulaşabilirsiniz.

81


Türes Restoran Üye Listesi OSMAN EĞİLMEZ SERVET AŞKI BÜLENT ERLEBLECİ OSMAN DEDEBAŞ ÖMEREL FARUK ŞARK ALİ BOZKAN UĞUR AYDINLIOĞLU M.KEMAL SOFUOĞLU METİN ÖZTÜTÜNCÜ MUHAMMET MUSTAFA İLBAYLI ALİ KESKİN ÖMER BADAY YASİN VAR MUSTAFA UZEL HASAN KUŞOL HAKAN SUNA CEM HELVACI ALİ ERTEK MEHMET TEMEL ATİLLA KÜLEKÇİOĞLU ALİ TATLIDİL DİDEM AYARDEM HAYRETTİN NUHOĞLU SAİD ÖZADALI İBRAHİM KELEŞ SEFA SAYGILI ALİ ÖZCAN YUSUF KOÇ FATİH ÇELİK KAMBER ÇAL AYHAN ATAMAN MUSTAFA KARACAN FATİH AHMET ARSLAN İSKENDER MERDE TÜRKAY ÇİÇEK KEMAL ÖZUÇARGİL MEHMET AKİF KÖSE OSMAN ŞAHBAZ İSMET ÖZÇELİK MEHMET YILDIRIM MUSTAFA ESENKAL ABDULLAH KORUN BURHAN DİNÇERLER ZEKİ SAYGI FATİH BAŞAR NEVZAT UYSAN MURAD FEHMİ BOZANOĞLU MEHMET BAYRAKÇI FERGAP VARDAR MEHMET ÖZDEMİR MESRUR KURT-SEBAHATTİN KURT KÜRŞAD BAYRAKTAR HÜSEYİN BOZDAĞ İSMAİL UTKU ERTEKİN ÜNAL DÖLEK ÜNAL DÖLEK ALİ OSMAN AKTEKE ERGÜN GÜL İLHAN GÜZELLER YAVUZ İSKENDEROĞLU FEVZİ VELİDEDEOĞLU MUSTAFA TAŞAN RAMİZ TAŞKINLAR RAMİZ TAŞKINLAR ÇETİN TEKDEMİR REMZİ KÖMÜR REMZİ KÖMÜR FATİH MAZLUM KERİM DÜZCAN KERİM DÜZCAN ORHAN VELİ KÖROĞLU

82

AĞA LOKANTASI AŞÇI SAMİ AŞİNA ASU BÖREK AVCILAR BEREKET DÖNER AVCILAR TAŞFIRIN AYDINLIOĞLU YEMEK AYSO RESTORAN BAB-I HAYAT RESTORANI BAB-I LEZİZ BABA DİYARI SOFRASI BAKLAVACI HACIBABA BEREKET YEMEK BİLAKİS MAKARNA BİZİM KÖFTE BURSA ÇİCEK IZGARA BURSA KEBAP EVİ BÜYÜK ERZURUM SOFRASI CAN KEBAP ÇITIR USTA CIZBIZ KÖFTE CIZBIZ KÖFTE FORUM İST. DARÜZZİYAFE DİLRUBA DOKTOR DOKTOR DÖNERCİ ALİ USTA DÖNERCİ CELAL USTA DÖNERCİMM DOSTAN KAFE MANTI EVİ DÜRÜMCÜ BABA DÜRÜMCÜ DEDE ELAZIĞLI ÇİĞ KÖFTECİ ENSAR PİLİÇ EVREN YEMEK EZO YEMEK HİZMETLERİ FASULİ FİLİZLER KÖFTE FİLİZLER KÖFTE GAZİANTEPLİ TATLICI GÜLHANE IZGARA&KEBAP HACI ABDULLAH HACI SAYİD HACIBABA ET LOKANTASI HACIBAŞAR HACIBEY BAKLAVA HACIBOZANOĞULLARI HACIOĞULLARI RESTORAN HAKİKİ ROMA DONDURMACISI HALİL İBRAHİM SOFRASI HATAY HAS KRAL SOFRASI HATAY KÜNEFE İSTANBUL YEMEK KADİR HAS MADO KADIRGALI KÖFTE PİYAZ KADIRGALI KÖFTE PİYAZ KAHKECİ OSMAN KARAGÖZ SOFRASI KARDEŞLER KEBAP KEBAPÇI İSKENDER KINACI İŞKEMBE KIRKPINAR LOKANTALARI KÖFTECİ RAMİZ KÖFTECİ RAMİZ KOMAGENE KÖMÜR LOKANTASI KÖMÜR LOKANTASI KONAK MAZLUM KONAK RESTAURANT KONAK RESTAURANT KÖROĞLU KARADENİZPİDE

ORHAN VELİ KÖROĞLU SÜLEYMAN KAYA HÜSEYİN KÖMÜRCÜ MEHMET YILMAZ AHMET KÜÇÜK SÜLEYMAN SARİHAN SERHAT KURDOĞLU HASAN BURAK TATLIDİL REFİK KASAK YAKUP-MUKADDER AKSOY NECİP KIZILKAYA FATİH ATALAY ERDOĞAN YÜCE YAŞAR SEKİZKARDEŞ NAMIK ALTUN MELTEM DURNA AHMET TURAL MEVLÜT ŞİMŞEK YAKUP FİDAN ENGİN MEPA TANER KIRBAÇ NİYAZİ MANAV ORHAN KIZILKAYA MELİHA EJDER KENAN GÜLER AYHAN ADNA OSMAN YAŞAR MEHMET AKİF GÜLAL FEVZİ UĞUR HAYRETTİN TAŞKIRAN İBRAHİM KUTLUĞ YAŞAR YILMAZ KAZIM ŞAHİN AHMET ÇELİK RAMAZAN BİNGÖL CENGİZ PEHLİVAN TAHİR TEKİN ÖZTAN ZAFER AKSU AHMET TOPBAŞ İRFAN TURAN FİKRET SARIHAN M. NURTEKİN EROL BEKİR ARTUĞ SELİM UZUN HIFZI KURUŞA LEVENT AVCI NECATİ GÖKSU HALUK OKUTUR MURAT YASA MEHMET TEZÇAKIN MEVLÜT KOCADAĞ MURAT TOPAL HAKAN ÖZAĞRA MEHMET KELOĞLU AYHAN TOPCU RECEP BUDAK HAKAN YÜNCÜ GÖKHAN ULUDAĞ MUSA SUCU ÖNDER ÜNLÜER İRFAN ORAK HANEFİ HAKAN CATAKLI HACI OSMAN YARDIMCI FIRAT VATANSEVER YUSUF ÇELİK ERDOĞAN YENER

KÖROĞLU KARADENİZPİDE KÖŞKEROĞLU KRİSTAL ET LOKANTASI KÜBBAN GAZİANTEP MUTFAĞI KÜÇÜK EV KUMPİR BOX KUMPİRİ MALTIZ KÖFTE MALTIZ KÖFTE ESENYURT ŞUBESİ MANTI KEYFİ MARMARA CAFE MARMARA FORUM MC DONALD’S MERAM RESTAURANT MERHABA PASTANELERİ MEŞHUR BURSA KEBABÇISI MG EYLÜL CATERİNG MİHRABAT KORUSU MMY TANTUNİ MUHTARIN YERİ KAZANCI KÖFT. NAMLI GURME NAMLI KEBAP NİYAZİ BEY RES NİZAM PİDE NUR-BAL OHRİ BALIK ÖNDERLER YEMEK OSES ÇİĞ KÖFTE ÖZ URFALI HALİL USTA ÖZ-EL KÖFTE ÖZDE BEREKET DÖNER PAÇACI HASAN PANAYIR PİDEMM PİDE PİNHAN RESTORAN RAMAZAN BİNGÖL RUMELİ KÖFTE SAHAN KEBAP SALON İSTANBUL ZİYAFET SARAY MUHALLEBİCİSİ SARAYKAPI TAVA SARIHAN GUSTO ŞEKERCİ CAFER EROL SELAM ET LOKANTASI SELİM KÖFTE ŞENÇAM KÖFTE ŞEREF BÜRYAN KEBAP SEYİDOĞLU SİMİT SARAYI SİMYA RESTORAN SULTANAHMET KÖFTECİSİ SÜTİŞ KEBAP DÜNYASI TADIN YEMEK TARİHİ MALATYA SOFRASI TARİHİ MERKEZEFENDİ KÖFTECİSİ TARİHİ MERKEZEFENDİ İKİTELLİ ŞB. TAVACI RECEP USTA UĞUR KEBAP SALONU ULUDAĞ ET LOKANTASI ÜMYAT YEMEK SANAYİ ÜNLÜER GURME VAN KAHVALTI SOFRASI VEZİR SOFRASI VİP İŞKEMBE EVİ YÜCEL KÖFTE YUSUF USTA ZEYTİNBURNU DÖNERCİSİ


83


Mutfak ve Yaşam 36 Ocak'14  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you