pentaxturkey_sayı1

Page 1


İÇİNDEKİLER YOL HİKAYELERİ—DURSUN PALUT……………………………..……..3 PENTAX “K”BAYONET-ALEXSANDER M………………………………..6 PORTFOLYO– SEÇKİN YENİCİ…………………………………………..8 PENTAX K7 İNCELEMESİ– YALÇIN AYDIN…………………………….11 PORTFOLYO– ALEXSANDER M………………………………………….15 PENTAXIN KISA TARİHİ– ALPER ÇOKYÜKSEL………………………...18 ROBERT CAPA—TAYFUN ALŞENGİ……………………………………..20 PENTAX TÜRKİYE GALERİ 2009..…………………………………….….23 NAZMİ KILIÇER-MUSTAFA TEKİN…………………………………….. 37 PENTAX TÜRKİYE BULUŞMALARI –ALPER UZUNYOL…..…………...40 PENTAX TÜRKİYE FOTOĞRAF YARIŞMASI…………………………….44 LIGTROOM—TAYFUN ALŞENGİ………………………………….……..56

1


Editör Mustafa Tekin

Merhaba 1 yıldan fazladır yayın hayatına devam eden pentax turkey, bu zaman zarfında ortaya koyduğu bilgi birikimini farklı bir ortam olan e– dergi platformuna taşımaya karar verdi. Bu bağlamda bütün üyelerimize bir yeni yıl hediyesi olarak bu dergiyi hazırladık. Dergi içeriği, aslında forumda paylaşılan bilgilerin derli toplu olarak yeniden yorumlanmasıdır. Böylelikle forumun sayfaları arasında kaybolup giden birçok paylaşım düzenli bir içerik haline gelmiş olacak. İlk sayı da PT’nin yönetici gurubu derginin hazırlanmasında büyük emek verdi. Bunun dışında sayfalar arasında da göreceğiniz gibi forumda herkes tarafından tanınan arkadaşlarımızdan bazılarının da yardımını aldık. Bundan sonraki sayılarımızda forum üyelerinin katılımını bekliyoruz. İlk sayıda bir çok hatamız olmuştur. Nasıl ki forum kurulurken amatör bir ruhla kurulmuşsa bu dergi çalışmamızda aynı şekilde amatörce yapılmış bir çalışmadır. Sonraki sayılar için paylaşımlarınızı ve eleştirilerinizi bekliyoruz.

2


YOL HİKAYELERİ EFTALANİ GÖLÜ VE GÜZEL DERE ŞELALESİ DURSUN PALUT Yine bir Pazar sabahı derin uykusundayken İstanbul, foİlgili tüm çeşitleri rahatlıkla temin edebil irsini z. Su toğraf sevdasına, memleket sevdasına, yeni yerler görme için ayrıca para vermen ize ve yük taşımanıza hiç gerek sevdasına düştük yollar a. Rotamız Düzce; Türkiye’nin en yok. Küçük, 500ml’lik bir pet şişe tüm ihtiyacınızı karyüksek şelalesi Güzeldere ve Efteni gölü. şılayacaktır. Yol boyunca, buz gibi su akan çeşmeler 06:30 da Pendik’ten başladı yolculuğumuz, günü daha mevcut . Gölyaka halkının yabancıya yaklaşımını da uzun yaşamak için. Molalarla birlikte Gölyaka ilçesi yak- çok doğal ve samimi bulduk . “Bunlar yabancı, kazıklalaşık iki saat kadar sürdü. TEM den Düzce çıkışından son- yalım” tarzı bir yaklaşımla karşılaşmadık. Hatta sabah ra tabelaları takip ederek yaklaşık 10dk. sonra Gölyaka çayımızı içtiğimiz kahve sahibi ne ücretin i sorduğumerkez e varıyorsun uz. Bizim bir arkadaşımız Düzceli muzda: olduğu için tabelalara pek ihtiyaç duymadık. İhtiyaç duya- - Bozuk varsa 1 lira yoksa benden olsun diye cevapladı. cağımızı düşündüğümüz tüm alışverişimizi Gölyaka’dan Alışverişten sonra ilk durağımız yaklaşık 7-8 km uzaklıkta yaptık. İstanbul’dan taşımaya hiç gerek yok fiyatlar Efteni Gölü. Göl, göçmen kuşların yolu üzerinde önemli orantılı. Bizim tercih imiz şelalede mangaldı, bununla bir konaklama ve beslenme alanı ve melen çayı suyu ile besleniyor. Göl kenarında yaklaşık 8-10mt yüksekliğin3

de gözetleme kulesi ve yaklaşık 50-60mt içeriye uzanan “ T “ şeklinde bir tahta iskele si mevcut . Kuş çekimi için kule çok ideal ancak çekim için göle biraz uzak ve hareke t ettikçe sallanıyor. En az 500-600mm lens ile veya tc takılı iken kulede n çekim yapılabilir. Benim 70300mm lensim çok yetersiz kaldı. Biz bir-iki karabataktan başka bir şey göremedi k bu mevsim de. Bol miktar da kurbağa mevcut ve hep birlik te ses çıkardıkları zaman ortalık bir cümbüş alanına dönüyor. Bunun yanı sıra su yılanı ve yusufçuk ta görebilirsiniz . Nilüfer çiçekleri ile makro çekimler yapabilirsiniz. Ayrıca göl yüzeyini n belki de tamamını kaplayan yaprakların kare şeklinde olması da gölün bir başka ilginç özelliği.


Gölden sonraki rotamızı yaklaşık 10km daha içeride olan Güzeldere Şelalesi olarak belirledik. Şelaleye giden yol çok virajlı ve büyük bölümü tırmanışla geçiyor. Yolda hararet yapmış bir araçla karşılaşmanız mümkün. Yol üzerinde içme suyu ihtiyacınızı karşılayacak ve buz gibi suyu olan çeşmeler mevcut . Ayrıca litrelerce su için yük yapmanıza gerek yok. Lokanta tarzı küçük bir işletmede isterseniz gözleme de yiyebilirsin iz, müthiş bir manzarası var. Yol bir dağın yamacı boyunca zigzaglar çizerek uzanıyor. Virajlarda vadini n büyüklüğü ve manzarası karşısında şaşkınlıklar yaşayabilirsiniz. Yine yol üzerinde dağdan ve bahçelerin den topladıkları satan çocuklardan da alışveriş yapabilirsin iz. Şelalen in bulunduğu bölge milli park ve mesire alanı. Giriş 5 tl. En güzel yanı makbuz la birlikte büyük boy çöp poşeti veriyor olmaları. Ama sonradan gördük ki maalesef bu çöp poşetini kullanmayıp çöpünü oralık yerde bırakan insanlar(!) da var. Makbuz aynı zamanda tanıtım broşürü olarak tasarlanmış ve üzerinde özetle şu bilgiler var:”…şimdi gözünüzün

önüne kalede n kaleye 110m. Olan bir futbol sahasını getiriniz. Bunun üzerine 25mt daha ilave edip dikine çevirin iz. Tam karşınızda akan bu nehrin dökülüş tabanına ağaç basamaklarla inmeye başlıyorsun uz. Karşınızda koşarcasına, birazda tepinerek akan sular içinizde bir coşku uyandırıyor, hareke ti tutamıyorsun uz. Tabanın titrediğini hissediyor bir şeyleri n kaçıp gittiğini fark ediyorsunuz. Şelale ve şelaleyi besleyen yan suların bu akış sırasında çıkardıkları sesler zihnin izdeki tüm yorgunluğu silip süpürüyor. Beynin izi meşgul eden sorunlar önemini kaybediyor, doğanın bu muhteşem güzelliğine teslim oluyorsunuz….” Piknik alanı günlerde n Pazar, hava da güzel olunca çok kalabalıktı. Bu yüzden tercih iniz hafta sonu olursa park için sorun yaşayabil irsini z. Ama orman içlerine kadar araba ile geçiş mümkün. İsterse niz gece konaklamak için bungalov tarzı altı kişiye kadar evler, çevreyi gezmek, yaylalara çıkmak için atv motorlar mevcut . Saat 12:00 – 15:00 arasını orman içerisin de su sesi eşliğinde mangal yapara k ve sonrasında dinlen erek geçirdik. 4

Havasından olsa gerek yemekte ölçüyü kaçırdığımızı ayağa kalkıp yürümekte zorlanınca fark ettik. Üstelik yemeğin tamamını da bitirememiştik. Gün boyu bu kadar sıvı tükettiğimi ve bu kadar terlediğimi hatırlamıyorum. Tedbir olarak yanınızda yedek kıyafet bulundurmanızı öneriri m. Şelaleye iniş biraz zorlu. Girişte de inerken dikkat li olmanız yönünde uyarıcı levhalar mevcut . Ancak inişi kolaylaştırmak için yer yer beton ve ahşap basamaklar yapılmış. Girişte verile n paranın bu şekilde yatırıma dönüştürülmüş olması açıkçası beni çok sevindirdi. Daha önce gittiğim yerler de giriş ücreti olarak verdiğim paranın ne amaçla kullanıldığını hep merak etmişimdir. Ayağınıza rahat, kaymayan bir spor ayakkabı giymen izde fayda var. Akan sularla bazı bölgeler de zemin kaygan hal alıyor. Ama çalışmalar devam ediyordu. Yakın gelecekte bu sorununda halledilmiş olacağına inanıyorum. Şelaleye ulaşmadan hatta görmeden bile çıkardığı sesin büyüsüne kapılabilirsiniz . Aşağıya inerken ağaçların arasından yer yer görüntüler de alabil irsini z. Şelaleye ulaştığımda çekim için tam bir hayal kırıklığı yaşadım. Öğlen güneşinin etkisini kaybetmesi için saat 15:00 e kadar oyalanmıştım ama buna rağmen şelalen in tam üstünden vuran güneş ışığı suda sert ışık patlamalarına neden oluyor ve uzun pozlama çekimini olanak sız hale getiri yordu. Şelalen in ancak gölgede kalan kısımlarından kesitler almak mümkün. Bu yüzden daha geç saatlerde veya çok daha erken gitmen izi öneriri m. Şelalen in tamamını bir kareye sığdırmak neredeyse imkânsız. Çekim için şelalen in ancak yarısına kadar inebiliyorsunuz. Daha aşağıya inip şelalen in tamamını bir kareye sığdırmak için belki hayati tehlikeyi göze alarak ve belki de tırmanış takımıyla çok zorlu bir iniş daha yapmanız gerekecektir . Gidile bilecek güvenli alan korkulukla çevrelenmiş, buna rağmen çekim için biraz daha aşağıya inebil irsini z. Son kısıma aileler inemediği için tripot ile oradan çekim yapmak daha kolay. Ayrıca yan kollar dan da daha rahat uzun pozlama fotoğrafları çekmeni z mümkün ve çok daha zahmetsiz. Keşke daha


büyük bir yatırımla daha büyük ve daha güvenli bir seyir terası yapılsa diye içimden geçirmeden edemedim. Şöyle dere kenarına oturup ta ayağımızı suya sokalım biraz yorgunluğumuzu alır dersen iz süreniz en fazla 15-20sn arasında olacak tır. Bu süre suyun soğukluğundan dolayı artık ayağınızın hissiyatını kaybet meye başladığı, hissizliğin vücudunuza doğru yayılmaya başladığı süredir. Buraya kadar gelmişken Düzce merkez e de bir uğrayalım dersen iz yapılacak çok fazla bir seçeneğiniz yok. Bir meydanı ve iki caddesi var sadece . Ancak vaktin iz varsa, -bizim yoktu- kenar mahallelerde n fotoğraf çekimi için malzeme çıkartabilirsiniz. Gitmişken de pişmaniye ve özellikle tütün kolonyasından mutlak a alın derim… DURSUN PALUT

5


PENTAX “K” BAYONET PENTAX LENS KISALTMALARI VE KULLANIMLARI

Alexander M. Pentax K-Bayonet 1975 tarihinde dünyada tanıtılmış ve hala o olabilir. Bunu engellemek için verilen hızı 1 kat artırarak çekin. bayonet için geliştirilmiş bütün lensleri kullanabiliyoruz. KBayonet hiç değişmezse de, yine bazı özellikleri zamanla kaybetmiş. Aşagıdaki listede Pentaxın K-Bayonet üretilmiş lenslerin kodlarını görüyorsunuz. Her serisinin belli özellikler vardır.

"K" Serisi “K” serisi ilk K-Bayonet’i olan lenslerdir.Bu lensleri daha sonra çıkarılmış lenslerden ayırabilmek için bilmeniz gereken bir kısaltma ve kod vardır ancak K-Bayonet degildir. SMC Pentax yazısı olan lensler K Serisidir. Bu lenslerin üzerinde bulunan diyafram halkası sayesinde el ile diyafram değiştirebilirsiniz.

"F" Serisi “F” serisi Pentax’ın üretmiş olduğu ilk otofokus lens serisidir. Lens üzerinde bulunan diyafram halkasındaki A modu ve otofokus sayesinde çok tutulmuş ve 20 lens ile bu seri son bulmuş. Bu seride 3 tane Star lens de mevcut. “F” serisi FA serisi ile bütün özellikleri olan lensler tamamen üretimden kalkmış. F* objektifler  SMC Pentax-F* 300mm f4.5 ED IF  SMC Pentax-F* 600mm f4 ED IF  SMC Pentax-F* 250-600 f5.6 ED IF

"A" Serisi Manual Fokus ve Manual lenslerin üçüncü ve son serisidir. M ve K serisinden ayıran en büyük özelliği : Diyafram halkasında A ayarın olmasıdır. Bu A ayarı sayesinde, artık el ile diyafram değeri girmeye ihtiyaç duymadan makine üzerinde diyaframı kısıp - açabiliyorsunuz. Bu özellik size kolaylık sağlıyor ve makinenizi TV , AV modlarında hiçbir sorun yaşamadan kullanabilirsiniz.A serisinde biz 9 tane * görebiliyoruz. A* objektifler  SMC Pentax-A* 85mm f1.4  SMC Pentax-A* 135mm f1.8  SMC Pentax-A* 200mm f2.8 ED  SMC Pentax-A* 200mm f4 ED macro 1:1  SMC Pentax-A* 300mm f2.8 ED IF  SMC Pentax-A* 300mm f4 "M" Serisi “M” serisi “K” serisi gibi manual bir lenstir. M serisine bir de 2.  SMC Pentax-A* 400mm f2.8 ED IF "FA" Serisi nesil manual lens deniyor. Bilmeniz gereken bir fark yoktur.  SMC Pentax-A* 600mm f5.6 ED IF “AF” serisi otofokus yapan 2. nesil objetiklerdir. Bu seride diyafM serisinde tek bir * lensi vardir.  SMC Pentax-A* 1200mm f8 ED IF ram halkası bulunuyor ve A modu mevcut. Bu lenslerle beraber M* objektifi Pentax POWER-ZOOM özelliği kullanıcılara sunmuş. Bugün de Pentax M* SMC 300mm f/4. kullandığımız bazı lensler bu seridendir. Pentax SMC-AF 50mm K ve M serisini makinenizde en sağlıklı M ayarında kullanirsiniz. f/1.4 en yaygın objektiftir. Fotoğraf çekmeden önce YEŞİL tuşa basarak makinenizin o esnada Powerzoom Özelliği destekleyen objektifler: olan diyaframa uygun enstantene verilir ve fotoğraf çekebilirsiniz.  SMC Pentax-FA 28-80mm F3.5-4.7 NOT: Verilen enstantane ölçümü karelerinizin patlamasına sebep

6


     

SMC Pentax-FA 28-105mm F4-5.6 SMC Pentax-FA 70-200mm F4-5.6 SMC Pentax-FA 100-300mm F4.5-5.6 SMC Pentax-FA* 28-70mm F2.8 AL SMC Pentax-FA* 80-200mm F2.8 ED [IF] SMC Pentax-FA* 250-600mm F5.6 ED [IF]

2001’de Pentax ilk defa 3 limited objektif duyurarak piyasada ayrı bir yer kazandı.

FA Limited objektifler

 

SMC Pentax-FA 31mm f1.8 limited AL ED SMC Pentax-FA 43mm f1.9 limited SMC Pentax-FA 77mm f1.8 limited

"FA J" Serisi “FA J” serisi aslında hepimizin bolbol kullandığı DA serisinin dedesidir. Bu objektiflerin en belirgin özelliği : diyafram halkasının olmamasıdır. 3 tane objektif bulunuyor.  SMC Pentax-FA J 18-35 f4-5.6 AL "DA, DA-L " Serisi  SMC Pentax-FA J 28-80mm f3.5-5.6 AL “FA-J” serisinin torunu en son nesil otofokusu bulunduran DA ve  SMC Pentax-FA J 75-300mm f4.5-5.6 AL DA-L serisi dijital uyumlu hazırlanmış lens serisidir. Bu seride biçok lens full-frame uyumsuz olarak tasarlanmış. Özel kaplama sayesinde dijital sensöre ışık geçirirken en yüksek kalitede ve miminun bozulma ile sizlere fotoğraf keyfi yaşatıyor. DA* objektifleri  SMC PENTAX-DA* 16-50mm f2.8 ED AL IF SDM  SMC Pentax-DA* 50-135mm f2.8 SMC ED IF SDM  SMC Pentax-DA* 60-250mm f4 ED IF SDM  SMC Pentax-DA* 200mm f2.8 ED IF SDM  SMC Pentax-DA* 300mm f4 ED IF SDM  SMC Pentax-DA* 55mm f1.4 ED IF SDM

Toplamda 42 farklı modelden oluşan FA serisinde 11 tane * objektifi bulunuyor. FA serisi üretimden kaldırılmıştır. FA* objektifler

          

SMC Pentax-FA* 300mm f4.5 ED IF SMC Pentax-FA* 600mm f4 ED IF SMC Pentax-FA* 250-600 f5.6 ED IF SMC Pentax-FA* 300mm f4.5 ED IF SMC Pentax-FA* 400mm f2.8 ED IF SMC Pentax-FA* 24mm f2 AL IF SMC Pentax-FA* 28-70mm f2.8 AL SMC Pentax-FA* 85mm f1.4 IF SMC Pentax-FA* 200mm f2.8 IF ED SMC Pentax-FA* 200mm f4 ED IF macro 1:1 SMC Pentax-FA* 300mm f2.8 ED IF

"D FA" Serisi “D FA” serisine ait lensler FA serisi’nin bütün özellikleri barındırıyor, ancak bunlarda kullanılan kaplama hem FILM hem Dijital uyumludur. DFA serisinden bazı lensler  SMC Pentax-DFA 100mm f2.8 macro 1:1  SMC Pentax-DFA* 300mm f4 ED IF SDM  SMC Pentax-DFA 50mm f2.8 macro 1:1

DA limited objektifleri  SMC Pentax-DA 15mm f4 limited  SMC Pentax-DA 21mm f3.2 limited  SMC Pentax-DA 35mm f2.8 limited  SMC Pentax-DA 40mm f2.8 limited  SMC Pentax-DA 70mm f2.4 limited Yazar : Alexander M.

7


PORTFOLYO SEÇKİN YENİCİ Pentaxturkey’in HDR denince akla gelen ilk üyesidir. Yapmış olduğu bu tarz çalışmalarla pek çoğumuzun hayranlığını kazanmıştır. Seçkin kendi özel bloğunda kendini şu sözlerle anlatıyor. “1973 Manyas doğumluyum,Akhisar'lıyım Üniversiteyi İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Teksti l Bölümü-Dokuma Tasarımı bölümünde tamamladım. Üniversite 3.sınıfta özel bir teksti l şirketlerinde part-time olarak çalışmaya başladım. Daha sonra İstanbul ve İzmir'de bir çok teksti l şirketinde çalıştıktan sonra 2001 yılında Söktaş Teksti l Sanayi ve Ticaret A.Ş.'de kumaş tasarımcısı olarak göreve başladım. Halen aynı görevime devam etmekteyim. İşyerim Söke'de olup, Kuşadası'nda ikamet ediyorum.Fotoğraf çekmeyi ve yaşamdan karele r yakalamayı çok seviyorum. Son zamanlarda HDR konusunda deneme ve araştırmalarım devam ediyor . Ama gerçek sevdam, macro fotoğraflar ve yaşamın içinden çekip çıkarılmış gerçek hikayeler. Bir arının veya bir karıncanın peşinden koşmak veya hayatın içinden yakalanan gerçek kareler.” Fotoğrafa FUJİ S6500F D ile başlayan Seçkin Yenici bu dergi hazırlandığı günlerde Pentax K20D kullanıcısıydı. FF bir makine kullanma hevesine kapılınca şu sıralar Canon 5dmarkII kullanıcısı oldu. Ödül ve Belgeler 1995 World Gold Council “Altın Takı Yarışması” Başarı Belgesi 1995 “Genç Yetenekler” Ayakkabı Tasarım Yarışması Başarı Belgesi 1996 Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başarı Belgesi 1998 Birinci Özgün Ayakkabı Tasarım Yarışması Başarı Belgesi "Jüri Özel Ödülü" 2008 Akhisar Belediyesi 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması "Sergileme" (Fotoğrafçı adlı fotoğraf ile) 24 Nisan 2009 İzmir üniversiteleri platformu Fotoğraf Yarışması “Yaşayan İzmir”(sergileme ödülü)

http://seckinyenici.blogspot.com/ http://www.seckinyenici.com/

8


9


10


İNCELEME PENTAX’IN YENİ GÖZDESİ

K-7

YALÇIN AYDIN

Oldukça iddialı bir başlıkla giriş yaptık. Peki abarttık mı? Kesinlikle hayır! Pentax K-7 bugüne kadar üretilmiş en üst seviye Pentax DSLR ve rakiplerini tekrar düşünmeye zorlayacak kadar özellikle donatılmış durumda. Üstelik de çok rekabetçi bir fiyat etiketi ile birlikte. O kadar çok özellik var ki hepsini detaylarla buraya yazmamız zor, ne de olsa bu bir inceleme yazısı değil; artıları ve eksileri ile modelleri tanıtıyoruz sizlere, bu nedenle çok detaya girmeden K-7'yi özel kılan şeylerden bahsedeceğiz. Pentax K-7'yi özel kılan en önemli şey gövdesi. Yarı-pro da denilebilecek orta seviye gövdelerin hepsi sağlam gövdeye sahip olmak durumunda çünkü kullanıcılarının beklentisi bu yönde. Kötü hava koşullarına (’weather resistant’) ve toza (’dust resistant’) dayanıklılık söz konusu olduğunda ise tüm modeller aynı seviyede değil. Şuan Sony A700 ve D50 belli seviyede yalıtım kullanırken, kendilerine kötü hava koşullarına dayanıklıyız diyemiyorlar, bunu daha üst seri modellere bırakıyorlar. D300 ve D300s ise kötü hava koşullarına dayanıklıyım diyebiliyor ki zaten K-7 duyurulmadan önce yarı-pro seviyesinde bu özellikğe sahip gövdesi olan tek modeldi. K-7, 77 noktada arttırılmış yalıtımı sayesinde kötü hava koşullarına dayanıklı, toza dayanıklı. Diğer modellerinde önüne gçen bir özelliği daha var: donmaya dayanıklı.K-7, -10 dereceye kadar kullanılabiliyor. Canon 50D, Olympus E-30, Nikon D90 ve Sony A700'de bu değer 0 derece. Bu özelliklerin hepsi göreceli yani kötü havaya dayanıklı bir gövde su geçirmez değil, bırakın suya düşürüp bir müddet orada bırakmayı çok yoğun sağnak yağmur altında uzun bir süre çekseniz bile 1D serisi gibi üstün yalıtımlı gövdeler bile pes edebiliyorlar yani hiçbir DSLR ölümsüz değil, dikkatli kullanılmalı. Kötü hava dayanıklılığı konusunda K-7, K10D ve K20D gibi kendi sınıfında rakiplerinin üstünde bir başarıma sahip, kullanıcı tecrübeleri bunu doğrulayacak nitelikte. Editörünüz 5D’sinden memnunken dış mekan çekimlerinde işte bu nedenle bir K-7 sahibi olsa ne güzel olur diye de düşünmüyor değil hani :) Gövde gibi ‘battery grip’ de(D-BG4) yalıtıma sahip.

11


Diğer modellerden farklı olarak can alıcı özellikleri gövdesi ol- Gövdede 2.5-4 duraklık avantaj sağlayan SR (Titreşim Engelleduğu için K-7'ye girişi gövde ile yaptık ama bu demek değil ki me), algılayıcı önündeki filtrenin titireştirilmesiyle çalışan toz görüntü kalitesi hakkında bahsedebileceğimiz birşey yok. giderme özelliği ve toz olmuşması durumunda tozların yerini 14.6MP’lik çözünürlük ile K20D ile aynı algılayıcıyı kullandığı gösterme özelliği mevcut. SR sisteminin özel bir kullanımı ile hissine kapılabilirsiniz ama Samsung tarafından tasarlanmış kadrajı kurarken algılayıcıyı dört ana yöne kaydırabiliyosunuz ya farklı bir algılayıcı söz konusu. 1.5x kesme çarpanlı algılayıcı da da 2 derecelik ufuk düzeltmesi yapabiliyorsunuz. Gerçekten de eskiden 2 kanal olan okuma 4 kanala çıkarılmış ve işlemci çok yaratıcı bir özellik. PRIME II’ye terfi edilmiş.

Yeniden tasarlanan 1/8000 azami enstantane sunan örtücü mekanizması da artık çok hızlı ve yeni işlemcinin de verdiği kas gücü sayesinde 5.2 kare saniyelik bir sıralı çekim hızı sunuyor.

Bu kadar korunaklı gövdenin yapısı da hiç yabana atılacak gibi

Önceki en ileri model olan K20D’nin 3fps’lik hızına göre bu

değil. K20D’nin yüksek dayanımlı plastik gövdesi yerine paslan-

ciddi bir sıçrama. Sıralı çekimde 40 JPEG/15 PEF RAW/14

maz çelikten iskelet üzerine pro gövdelerde bulunan magnezyum

DNG RAW kapasitesine sahip olan K-7'nin hızı istenirse

alaşımlı gövde gelmiş. Tasarımda da farklılığa giden Pentax,

3.3fps’ye çıkarılıp sıralı çekim sayısı arttırılabiliyor, kart dolana

K20D’ye göre daha küçük, daha hafif ve daha köşeli bir gövdeye

kadar JPEG / 17 RAW. AF sistemi de yenilenmiş ve 11 odak

sahip. Gövde o kadar küçük ki yarı-profesyonel gövdeler içinde

noktası ile SAFOX VIII+ adını alarak hızlı ve kararlı bir şekilde

en küçük gövde payesini kolaylıkla kapıyor. Boyut olarak Canon

görevini yerini getiriyor. 20 lens için de AF için ince ayar yapıp

450D kadar diyebilirz. Küçülen boyut ergonomi üzerinde ise olumsuz bir etkiye sahip değil. Tutamağın ele oturuşu çok güzel ve rahat. Tutamak birz ileriye doğru çıkıntı olduğu için ağırlık Görüntü kalitesi K20D’de olduğu gibi oldukça iyi, detay seviyesi merkezi nedeniyle dengesiz duracakmış gibi geliyor ama özellik- oldukça yüksek RAW kareleri çekebiliyorsunuz. ISO olarak le biraz daha ağır lens taktığınızda bu daha rahat tutuş sağlıyor.

normalde azami ISO3200 sunuluyor ama isterseniz ISO6400'e genişletme seçeneğiniz mevcut. Özellikle renkli çekimde

Ön IR alıcısı biraz daha aşağıya çekilmiş ve başka hiçbir firma- ISO6400 sonuçları pek iç açıcı değil çünkü renkler bozulmaya nın sunmayı akıl edemediği ikinci bir IR da gövdenin arkasına başlıyor, ancak zorda kalırsanzı siyah beyaz olarak kullanmanızı yerleştirilmiş. K20D’de de mevcut olan bu özellik gerçekten de önerebiliyoruz. Sonuçlar Pentax K20D’ninkilere çok benziyor, takdiri hak ediyor çünkü öndeki IR gözü kendinizi kadraja dahil biraz daha iyiler. ISO1600 ve 3200'de çekilen fotoğraflarda K-7 etmek istediğinizde rahatken sadece uzaktan kumanda etmek detay seviyesini korumaya devam ediyor yani pürüzsüz bir fotoğ- makinede bunları saklama imkanı mevcut. Poz ölçüm sistemi de istediğinizde kullanımı zor hale geliyor. K20D’ye yenib ir eklenti raf yerine detayın korunduğu fotoğraflar tercih ediliyor. Biz bu geliştirilmiş, 16 yerine artık 77 bölgeden okuma yapmakta. Poz olan AF yardım lambası da ön gövdede kendine yer bulmuş.

değerlerdeki sonuçları oldukça beğendik ve başkalarının da telafisi de +/- 5EV ile çok geniş bir aralık sunuyor.

Arka gövde 3″ boyutunda 921,000 nokta ile oldukça başarılı olan fikirini sorduk. Model isimleri kapalı olarak yaptığımız oylama-

Optik bakaç %100 kapsama sağlayarak Nikon D300'ler

bir LCD’yi ve hemen hemen hepsi bir araya toplanmış düğmele- da Canon 50D, Nikon D300, Pentax K20D, Sony A700 arasın- dışındaki tüm yarı-pro rakiplerine fark atıyor. Kapsama artarken ri barındırıyor. Her fonksiyon için ayrı bir tuş ataması yapılmış da %57’si K20D dedi. Yüksek ISO başarımı zaten çok öznel bir büyütme oranı biraz azalmış ve %92'ye gerilemiş. Yeni bakaç ve ergonomi de artış sağlanmış. Flaşsız 980 kare imkanı veren pil konu, almadan önce yüksek ISO’da çekilen fotoğrafları incele- K20D ve D300'den biraz daha küçük. Canlı-izleme ise artık başarılı, %59 flaş kullanımı ile de 740 kadar çekmek mümkün.

meniz yararlı olabilir.

12

olgunlaşmış ve K20D’ye göre büyük bir sıçrama anlamına geli-


yor. Zaten büyüyen ve daha fazla çözünürlük sunan ekranın canlı

önemli artı, harici mikrofon girişinin olması. 1080p olmaması

-izlemede kullanımı keyifli. Canlı-izlemede AF kullanırsanız 6x,

eksi olabilir ama hobi amaçlı çekim yapacaksanız 1080p’ye ger-

MF kullanırsanız 10X yakınlaştırma yapabiliyorsunuz. AF ola-

çekten de ihtiyacınız var mı sorgulamalısınız.

rak da karşıtlık-temelli ve 16 yüze kadar tanıyabilen yüz tespitli

Ses için ya dahili mono mikrofonu ya da harici bir mikrofonu

AF kullanabiliyorsunuz. K20D’nin en kötü özelliklerinden biri

kullanma imkanına sahipsiniz. Dahili mikrofon, hem mono

canlı-izlemede mevcut 3 dakikalık kullanımı limitiydi, 3 dakika

oluşu hem de SR açıkken SR seslerini de kaydetmesi nedeniyle

dolunca algılayıcının hasar görmesini engellemek için canlı-

pek iyi bir tercih olmayacaktır.

izleme kapatılıyordu. Pentax K-7'de bu limitin tamamen kaldı-

Diğer tüm video kaydedebilen DSLR’ler gibi K-7'de de video

rılmış olmasını umuyorduk ama ne yazık ki duruyor ama 3 daki- (AVI) olarak kaydedilen videoların dikkat çekici en büyük deza- çekiminde AF yapıyor, AFyi kullanmak için AF düğmesini kulkalık süre 5 dakikaya çıkarılmış. Editörün notu: 50D’de 10 daki- vantajları videoların boyutu oluyor çünkü videoda skıştırma ya- lanmanız gerekiyor. Video çekiminde görüntü fotoğraftaki kadar ka kadar Carl Zeiss 1.4/50'mi canlı-izleme ile kullanmıştım. Bu pılmıyor. Daha yaygın bir format olduğu için muhtemelen 720p keskin olmak zorunda değildir, AF olmamasına o kadar takılmatarz bir limit ile karşılaşmadım. Başka hiçbir marka da böyle bir seçeneğini seçeceksiniz. Her çözünürlük için Highh/Medium/ yıp MF kullanım pratiği edinin ve çekeceğiniz videoları profeslimite sahip olmazken K-7 gibi oldukça iyi bir DSLR’de bunu Low olmak üzere 3 kalitesi seviyesi var yalnız ‘Medium’ ve ‘Low’ yonellerin yaptığı gibi daha küçük sahnelere bölüm, bu sayede görmek hayal kırıcı oldu doğrusu çünkü Pentax demek aynı kaliteli değil o yüzden ‘High’ kullanmalısınız. 1,536 x ön odaklama yaparak tüm sahneyi odaklamayı değiştirmeden zamanda 34 yıllık Pentax-K lens koleskiyonunu kullanabilemek 1,024/30fps, yüksek kalite: JPEG bozulmaları görülebiliyor ve bile çekebilirsiniz. demek ve MF olarak kullanırken canlı-izleme gerçekten de çok

Video çekerken pozlama konusunda ise 2 farklı yöntem

yararlı oluyor.

izleme şansınız var: otomatik pozlama ya da diyafram öncelikli

Kullanımda diğer markaların sunmadığı ISO değerini kullanıcı-

pozlama. Otomatik pozlamada kamera diyaframı kendisi belirli-

nın değiştirdiğiniz, gerisini makinenin ayarladığı ‘Sensitivity

yor ve ışık şartlarına göre uygun pozlamayı koruyacak şekilde

Priority’ modu, kullanıcının diyafram ve enstantaneyi ayarladığı

değişiklikler yapıyor ama çekim anında LCD’de hangi diyafram

ve makinenin ISO değerini otomatik ayarladığı ‘Aperture-

değerinin kullandığını göstermiyor. Diyafram öncelikli pozlama

Shutter Priority’ modu mevcut. DA ve DFA lensler kullanırken

modunda isminden de anlayabileceğiniz üzere çekim öncesinde

K-7 CA ve lens bozulmalarını otomatik olarak düzeltebiliyor.

diyaframı değiştirme imkanı sunuyor.

Gövde içinde 3 farklı poz değerinde çekilmiş kareyi tek kare

Çekim anında değiştiremiyorsunuz ama şuan video çekebilen

haline getiren HDR özelliği mevcut. Filmli dönemde kullanılan, video da kırpışma olarak algılanıyor. 1,280 x 720/30fps, yüksek rakiplerinden hiçbiri bu imkanı sunmuyor. Keskinlik gibi ayarla2 ila 9 karenin tek bir karede birleştirildiği ‘Multiple Exposure’ kalite: Hala biraz JPEG bozulmaları görülebiliyor ama yüksek rı değiştirdiğinizde de sonuçlarını videoda hemen görebiliyorsuyani çoklu pozlama özelliği kamerada mevcut.Kullanıcı tanımlı çözünürlükteki gibi rahatsız edici değil.. Boyut çok büyük ama nuz. Enstantaneyi değiştirme imkanınız ise yok. fotoğraf stillerinin yanı sıra gövde de suluboya, balık gözü gibi görüntüler kaliteli. Hareket kaynaklı sıkıştırma bozulması görül- Şuan piyasada enstantaneyi değiştirmenize izin veren sadece 2 filtreler mevcut. Alan derinliği ön izleme yaptığınızda görüntü müyor. 720p’de ‘High’ kalitesindeki videoların dakikası 320- kamera mevcut: Canon 5D Mark II ve Panasonic GH1. SR, LCD’de kalıyor ve isterseniz bunu JPEG olarak kaydedebiliyor- 390MB oluyor. sunuz.

video çekiminde de gayet etkili bir şekilde çalışmaya devam edi-

Kullanıcı deneyimlerini incelediğimizde 720p’de orta yor. Son olarak video özelliğine değinelim. Video için 3 seçe- kalitede ayarında 12.5 dakikalık video çekme imkanınız mevcut, Rakipleri sıralı çekim konusunda daha ileride olabilirler ama

nek mevcut: 3:2 oranıyla 1,536 x 1,024/30fps ve 640×416 /30fps en üst kalite seçeneğinde bu değer 9.5 dakika civarında olacak ve özellikler ve üst düzey gövde kalitesi ile K-7 (1300USD), Canon ya da 16:9 oranıyla 1,280 x 720/30fps (720p). Motin-JPEG en üst kalite ve çözünürlükte yaklaışık 7.5 dakika. Öncelikle en EOS 50D (1130USD) ve Nikon D300'ün (1300USD) ilerisinde

13


bir DSLR. Eğer videoyu hesaba katarsanız Canon tarafında 50D’nin takipçisi modeli beklemek zorundasınız, Nikon’da ise D300 değil 1800USD’lık D300s gerçek anlamda K-7′nin rakibi olacak ki aradaki 500USD’lık farka rağmen K-7 hala rahatlıkla D300s’e kafa tutabilecek Artıları ve eksileri ile Pentax K7: + Düşük ISO’da mükemmel sonuçlar. + ISO1600′de hala iyi görüntü kalitesine sahip, detaylar kaybolmuyor. + ISO3200′de detay seviyesini korumaya devam ediyor, gürültü o kadar rahatsız edici değil. + Gürültü giderme 4 kademeye sahip ve detayların korunduğu sonuçlar alabiliyorsunuz. + Gövdede titreşim azaltma özelliği (SR) var, bu sayede 30 yıllık lenste bile SR’a sahip olacaksınız. + Ergonomik gövdede tüm ana işlemler için özelleşmiş düğme mevcut. + Bu fiyat seviyesinde kimsenin sunamadığı ileri yalıtımı sunuyor. + Magnezyum alaşımlı gövde. + -10 derece ile başka hiçbir DSLR’nin olmadığı kadar soğuğa dayanıklı. + Giriş seviyesi DSLR boyutlarında gövde ile sınıfında rakipsiz. + Uzun ömürlü pil. + Algılayıcıyı SR ile dört yöne kaydırabilen kompozisyon düzeltme özelliği. + Lens bozulmalarını otomatik olarak giderebilme özelliği. + Oldukça fazla özellik: HDR, çoklu pozlama vs. + Büyük ve yüksek çözünürlüklü başarılı LCD. + Gövdeden harici flaş kumanda olanağı mevcut. +%100 kapsamaya sahip optik bakaç + Ayna hareketi çok hızlı, optik bakacın karanık kalma süresi çok kısa. + Aynayı yukarı kilitleme özelliği zamanlayıcıya dahil edilmiş. + Oldukça sessiz çalışabilen örtücü mekanizması. + Yeterli yazılım desteği sunuyor. + 11 nokta ile başarılı ve hızlı AF sistemi. + D-Range ile JPEG çekimde fazladan dinamik aralık. + Diğer markalarda olmayan özel çekim modları: ISO öncelikli, diyafram/enstantane öncelikli. + ‘Dust Alert’ özelliği işinizi kolaylaştırıyor. Etkinliği arttırılmış toz temizleme özelliği.

+ Olukça rekabetçi bir fiyata sahip + IR uzaktan kumanda alıcıları biri önde diğeri arkada olmak üzere 2 tane. + Sıralı çekim 5.2 fps ile oldukça hızlı, tampon bellek biraz daha iyi olabilirmiş. +/- 5EV, kimi rakiplerine göre normal ama Canon ve eski modellere göre geniş bir poz telafisi aralığı sunuyor. + Video: Motion-JPEG nedeniyle daha az işlemci gücü gerekiyor. + Video: Kalitesi oldukça iyi, sınıfındaki en keskin ve canlı sonuçları veriyor. + Video: Harici mikrofon girişi. + Video: Video çekimine başlamadan önce diyaframı değiştirebiliyorsunuz. + AF yardım lambası ile az ışıklı ortamlarda odaklama yapmak daha kolay. - Bazı durumlarda AF yardım lambası devreye girmesi gerekirken girmiyor. - Video: Dosya boyutları Motion-JPEG nedeniyle çok büyük. - Video: AF yok. - Canlı-izleme K20D’ye göre çok daha kullanışlı ama 5 dakikalık kullanım limiti MF lens kullanıyorsanız can sıkıcı. - O kadar çok ayar varki, menü sistemi karmaşıklaşıyor ve kaybolmak kolaylaşıyor . Pentax K-7 kimlere hitap ediyor? * Pro özellikleri yarı-pro fiyatına almak isteyenlere. * Yüksek çözünürlüğe ihtiyaç duyanlara. * Kötü hava koşullarında çekim yapıp, dayanıklı ve yalıtımlı gövdeye ihtiyaç duyanlara. * Kötü hava koşullarında video çekmek isteyenlere. * Yükseltme yapmak isteyen herhangi bir Pentax DSLR/ SLR kullanıcısına. Yalçın AYDIN www.bascek.com

14

Editör notu www.bascek.com Türkiye’de fotoğraf konusunda bilgi paylaşan; tarafsız ve detaylı ekipman testleri yapan eli yüzü düzgün bir site ne yazık ki yoktu. Bascek. Com bu eksikliği güzel bir şekilde kapatmakta ve yavaş yavaş amatör fotoğrafçılar arasında takip edilen bir site olmaktadır. Sitenin editörlerinden Yalçın Aydın’ın yapmış olduğu ekipman incelemeleri, hem anlatımı hem de detaylarıyla doyurucu olmakta. Kendisini Pentax ile ilgili bilgi almak için bizimle diyaloga geçmesi sayesinde tanıdık ve sevdik. Bu yazıyı da onun izniyle kullandık. Dileriz ki tarafsız çizgisini bozmadan devam eder ve basçek .com her daim ziyaret ettiğimiz sitelerden olur.


PORTFOLYO ALEXANDER MAYOROV

Pentaxturkeyin kurucusu ve beyni. Bu sitenin ve topluluğun kurulmasının baş mimarı Alex ülkemizin nadide üniversitelerinden Boğaziçi Ünv. Kimya bölümünden bu sene mezun oldu. Kendisi aslen Kırgızistan’lı olup ülkemize öğrenci olarak gelmiş ve iyi ki gelmiş. Fotoğraf çekmeye Pentax K10D makineyle başlamış ve halen sadakatle makinesine bağlılığı devam etmektedir. Başlarda pek çok lens denemesine rağmen çekmeyi en sevdiği fotoğraf türü olan portre fotoğrafı için kullandığı Tamron 70-200 f:2,8 lensiyle harika kareler yakalamaktadır. Sanatçı son zamanlarda portre fotoğrafının yanına bir de strobist çalışmalarını ekleyerek bu konuda bizlere de öncü olmuştur. Fotoğraflarını PT nin dışında bir çok fotoğraf paylaşım sitesinde paylaşmaktadır. Temennimiz hayatının bundan sonraki kısmını ülkemizde geçirmesidir. Seni seviyoruz Alex.

15


16


17


PENTAX’IN KISA TARİHİ ALPER ÇOKYÜKSEL

Pentax Corporation ( Pentakkusu Kabushiki-gaisha) kamera, kamera optikleri, spor optikleri üreten bir Japon firmasıdır. Şirket 31.03.2008'de Hoya Co. ile birleşmiştir. Halen, Hoya'nın bir iş kolu olarak devam etmektedir.

Corporation, Honeywell Pentax adıyla, ABD'den dünyanın her yerine ithalata başlamıştır. 2002 yılında Asahi Co. Pentax Corporation adını almış ve dünyanın en büyük optik üreticilerinden biri olmuştur. 2004 yılından çalışan sayısı 6000'i bulmuştu. Aralık 2006 yılına gelindiğinide, medikal sektörde bir dev olan Hoya, Pentax'ın optik teknolojisini kullanmak istemiş, Pentax'ta daralan global dünya ekonomisine uyum sağlamak için güçlü bir ortağa ihtiyaç duymuştur. Bu birleşme sırasında fotoğraf ürünlerini üretimine son verileceği dedikoduları ortaya çıkmış hatta başkan Fumio Urano'nun istifasına sebep olmuştur. Göreve gelen Takashi Watanuki (ki bu isim Hoya ile birleşmenin en sıkı muhaliflerinden biridir), sermaye ortaklarının baskısı sonucu Hoya'nın adı altında bir yan kuruluş olmayı kabul etmiştir ve sonuç olarak Pentax hisselerinin 90,59%'si Hoya'nın olmuştur. Hoya'nın mali analizleri Pentax'ın Tokyo'daki fabrikasının da kapanmasına sebep olmuştur. Fotoğraf ürünleri üretimi güneydoğu Asya'ya kaydırılmıştır. Halen profosyonel (DA*) ve genel kullanıcı (DA, DFA) lenslerinin üretimi Vietnam'da ve kameraların üretimi Filipinler'de devam etmektedir.

Kısa Tarih: Pentax 1919 yılında, Kumao Kajiwara tarafından Tokyo'nun Toshima kasabasında Asahi Kogaku Goshi Kausha adıyla kurulmuştur. İlk kuruluş yıllarında Pentax, halen de üretimine devam ettiği gözlük camları üretmekteydi.1938 yılında adını Asahi Optical Co. Ltd. olarak değiştirmiş ve kamera/ film kamerası lenslerinin üretimine başlamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında bütün gücünü askeri optik üretimine harcamış ve savaş sonunda galip devletler tarafından çalışmaları durdurulmuş, ve 1948 yılında çalışma hakkı tekrar geri verilmiştir. Pentax, savaştan önceki çalışmalarına devam edip Konishiroku ve Chiyoda Kōgaku Seikō (bilinen adıyla Konica ve Minolta) için son kullanıcı kameralarına lens ve dürbün imal etmeye devam etmiştir. 1950'li yıllar Japon endüstrisinde adeta bir optik devrimiydi. Kore Savaşı nedeniyle bölgeye gelen gazeteci ve araştırmacılar hala güncelliğini koruyan Pentax, Canon ve Nikon lenslerinin hatta kameralarının performansları kar- Pentax'ın tarihindeki ilkler aynı zamanda fotoğraf endüstşısında çok etkilendiler ve kullandıkları Leica ve Contax risinin de çok önemli dönüm noktalarıdır. Bunlardan bazıları: ragefinder kameralarının alternatifleriyle tanıştılar. Japonya'da esas devrim 1952 yılında yaşandı. Asahi,ilk 1952 Asahiflex I üretildi. İlk japon SLR makinesidir. kamerasını tanıttı. Adı Asahiflex olan bu kamera aynı 1954 Asahiflex II: Kullandığı ayna haraketi mekanizması zamanda 35mm film kullanan ilk Japon SLR kameraydı. dünyada bir ilk. Pentaprism ve Contax isimlerinin birleşmesinden meyda1957 Pentax Vizöründe Pentaprism kullanmaya başladı. na gelen Pentax ismi ise Doğu Almanya'da VEB Zeiss Daha büyük ve daha aydınlık bir görüş sağladı. Hala Ikon tarafından resmileştirmiş, ancak 1957 yılında Asahi bir benzeri Vizörü makinelerinde kullanmaktadır. tarafından satın alınmıştır. Böylece o yıllardan beri fotoğ1964 Pentax Spotmatic: Dünyanın ilk TTL ile pozlama raf ürünleri için bu marka kullanılmıştır. ölçümü yapan makinesi. Artık pek noktadan ölçüm 1950'li yıllarda ABD'ye ihracat başlamış ve Honeywell yapan fotoğraf makineleri, hesaplamalarla daha doğ18

ru pozu ölçebiliyordu. 1966 Pentax Nocta: Kızıl ötesi ile odaklama yapan makineyi üretti. 1969 Pentax Auto 110 Nasa tarafından tercih edildi. 1971 Pentax ES: Dünyanın ilk TTL poz ölçüm sistemine sahip ve AE (diyafram öncelikli çekim) yapan SLR'si üretildi. 1971 Super-Multi-Coating: (SMC) Dünyada ilk kez objektiflerdeki mercek gruplarının her yüzeyine iç yansımaları önleyen çoklu kaplama yapıldı. Pentax'ın patentini aldığı bu teknoloji çok geniş aralıklı zoom objektiflerin üretilmesinin yolunu açtı. Sonuç olarak Pentax, kuruluşu, tarihi, ve piayasaya sürdüğü teknolojilerle adından hep söz ettirmiştir. Japon ekonomisinin muhafazakar kanadının daima saygıyla bahsettiği firma, global dünyanın yeni ekonomik kurallarına uymak zorunda kalmış, ve çalışmalarına Hoya gibi bir devin çatısı altında devam etmek zorunda kalmıştır. Geç kaldığı dijital dünyada satış rakamlarında geride kalmış olsa da, hala bile ezberbozan ürünleri piyasaya çıkartarak yerini korumaya devam ettirmektedir. “Pentax, adı bir fenomen haline gelmiş, fotoğrafa en az para harcayan ülkeler arasında yer alan ve resmi olarak temsil edilmeyen Türkiye'de bile sizlere bu e-dergiyi sunan bir internet platformunun oluşmasını sağlamış bir yaşayan efsanedir.” Alper Çokyüksel


19


FOTOĞRAFIN USTALARI ROBERT CAPA (1913-1954) TAYFUN ALŞENGİ Troçki’nin katıldığı bir toplantıda çektiği fotoğrafların İngiltere’de yayınlanması ve dikkat çekmesiyle gelir. 1933’de Nazizmin yükselişi nedeniyle Almanya’dan ayrılarak Fransa’ya gitmiş, Paris’e yerleşmiş ve bağımsız gazeteci olarak çalışmaya başlamıştır.

için “Dünyanın En Büyük Savaş Fotoğrafçısı” nitelendirmesini yapmıştır. İspanya fotoğraflarının bir değerlendirmesi yapılırsa, Capa’nın fotoğraflarında sıcak savaş kareleri, savaş ardında göç olgusu ve yıkıma ağırlık verdiğini gözlemlememiz mümkündür. Savaşın hayat üzerindeki yıkıcı etkisi yanın1936-1939 yılları arasında profesyonel fotoğrafçı arkadaşı da insanın hayata sarılmayla ilgili karelerde çekmiştir. Gerda Taro ve David Seymour ile beraber İspanya’da General Francisco Franco önderliğinde hükümete karşı İspanya İç Savaşı’ndan sonra Paris’e geri dönen Capa, başlatılan İspanya İç Savaşını ve izlerini hem cephede Alman işgali nedeniyle ABD’ye yerleşmek zorunda kahem de cephe gerisinde fotoğraflamıştır. mış ve Amerikan vatandaşlığına kabul edilmiştir. Yaptığı çalışmalar “Vu” ve “Life” dergilerinde yayınlanır. Vu dergisinde Barcelona şehrini anlatan bir foto röportajı yayınlanırken, Life gibi geniş okur kitlesine hitap eden bir dergide “This is War/Bu Savaştır” isimli sıcak savaşı gösteren foto-röportajı yayınlanır. Life dergisinde yayınlanan 5 Eylül 1936’da Cordoba’da çektiği ünlü “Düşen AskerFallen Soldier” isimli fotoğrafı onu dünyaca bilinen bir fotoğrafçı haline getirmiştir. Bu fotoğraf 20. yüzyılın en çok konuşulan ve tartışılan fotoğraflardan biri olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’nda 6 Haziran 1944’te Obama Sahili’nde içinde bulunduğu mavna saldırıya uğrayınca Contax II’si ile beraber sahile kadar yüzmek zorunda kalmış ve Normandiya Çıkartmasında 106 poz fotoğraf çekmiştir ve ne kadar dramatiktir ki bu pozları İngiltere’de Life dergisinin 15 yaşındaki dikkatsiz bir çalışanı karanlık odada mahvetmiştir. Çok da iyi olmayan sadece 11 poz kurtarılabilmiştir. 1947 yılında Capa, arkadaşları Henri Cartier-Bresson, William Vandivert, David Seymour ve George Rodger ile beraber Magnum Fotoğraf Ajansını kurmuş ve 1951’de başkan olmuştur.

Dünyaca ünlü savaş fotoğrafçısı olan Robert Capa, hayatı boyunca beş farklı savaş görmüştür Bunlar İspanya İç Savaşı, İkinci Sino-Japon Savaşı, İkinci Dünya Savaşı, 1948 Arap-İsrail Savaşı ve Birinci Hinduçini Savaşıdır. 1913 yılında Budapeşte’de Yahudi bir terzinin oğlu olarak doğan Capa’nın asıl adı André Friedman’dır. Capa 1932 yılında hükümet karşıtı politik protestolara karışması sebebiyle tutuklanmasının ardından ülkesi terk etmiştir. Aslında yazar olmak isteyen Capa, Berlin’de fotoğrafçılık ile ilgili bir iş bulmuş ve genellikle karanlık oda asistanlığı yapmıştır. İlk uluslararası haber başarısı Kopenhag’da

Capa 1947’de ünlü yazar arkadaşı John Steinbeck ile beraber o zamanki Sovyetler Birliği’ne gitmiş ve Moskova, Kiev, Tiflis, Batum ve Stalingrad yıkıntılarında fotoğraflar çekmiştir. Bu fotoğraflar 1948 de basılan Steinbeck’in “Bir Fallen Soldier - 1938 1938 yılında savaşın ardından İngiltere’de “Picture Post” dergisinde savaşın ilk günlerinden Madrid’in teslim olduğu güne kadar olan çalışmaları yayınlanır. Dergi Capa 20


Rus Güncesi – A Russian Journal” adlı eserinde kullanılmıştır. 1949’da Irving Shaw ile beraber İsrail gezisindeki fotoğrafları ile “İsrail Raporu – Report on Israel” adlı kitabı hazırlamıştır. 1950lerin başında Magnum Fotoğraf Ajansı ile ilgili olarak japonya’da bir fuara gitmiştir, Life dergisi onunla 1 aylığına Güneydoğu Asya’ya Hinduçini’ne, 8 yıldır Fransızlara karşı devam eden savaşı görüntülemesi için anlaşır. 25 Mayıs 1954 günü savunulamayan iki karargahı boşaltıp geri çekilen bir Fransız konvoyuyla hareket ederken bir kara mayınına basarak hayata veda eder. Aşağıda görülen fotoğraf mayına basmadan önce çektiği son fotoğraftır. Capa’nın silahsız ve gönüllü olarak savaşın ortasına kendini atması hep tartışma konusu olmuştur. Capa hedeflerine ulaşabilmek için ölmeyi göze alabilecek kadar cesur ve enerji dolu bir insandı. Hayatı boyunca savaşan insanların yaşadığı zorluklara ve tehlikelere ortak olmadan savaşın fotoğrafının çekilemeyeceğini savunmuştur. Bu sebeple diğer savaş fotoğraflarıyla karşılaştırıldığında, Capa’nın fotoğraflarının daha canlı, daha yaşayan fotoğraflar olduğu rahatlıkla görülebilir. Bütün bunlar Capa’nın ünlü “Eğer fotoğraflarınız yeterince iyi değilse, yeterince yaklaşamamışsınız demektir” sözüne ne kadar paralel yaşadığını göstermektedir ki bunun en güzel örneği Normandiya Çıkartmasında çektiği pozlardır.

D-Day Landing - 1944

D-Day Landing – 1944

21


D-Day Landing – 1944 Last Photo – 1954

22


PENTAX FOTO GALERİ 2009 Bu sayfada seçilen fotoğraflar 2009 yılı boyunca sitenin galeri bölümüne yüklenmiş fotoğraflardan tarafımdan yapılan seçmelerdir.bu seçmelerde ilk kriter olarak en fazla izlenme ve yorum alma gibi kriterleri tercih ettim; daha sonra, Bir kişinin birden fazla fotosu olmasın istedim;ama olmadı.Bazı arkadaşlar çok ve kaliteli paylaşımlarıyla her konu başlığında bulunmuşlar, ben de bu tip arkadaşların birden fazla fotoğrafını almayı doğru buldum. Bilindiği üzere bir iki kez yaşadığımız hosting probleminden ve saldırılardan sonra galeri bölümümüzdeki fotoğrafları kaybettik, bu sebeple buradaki fotoğraflar aslında tam 1 yılın seçmesi sayılmaz. Bundan sonraki sayılarımızda daha iyi paylaşımlar ve seçmeler yapmamız dileğiyle.

23


24


25


26


27


28


29


30


31


32


33


34


35


36


RÖPORTAJ NAZMİ KILIÇER “FOTOĞRAF MAKİNELERİNİN USTA ELİ “ MUSTAFA TEKİN Pentax kullanıcılarının en büyük derdi servistir. Türkiye’de dağıtıcı firma bulunmadığı için servis ve tamirat problem gibi gözükür. İşte bu noktada sadece Pentax kullanıcılarının değil tüm marka kullanıcılarının imdadına yetişen bir usta vardır; Nazmi KILIÇER. Nazmi Kılıçer ile ilk tanışmam Pentaxturkey’den arkadaşlarla makineleri temizletmek için Üsküdar’da buluşup gittiğimiz bir gün oldu. Ben geç gittim oraya yağmur yağıyordu ve tamamen ıslanmıştım. Dükkan Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nin karşı sokağında parkın yanında bodrum katta. İçeri girdiğimde ilk gözüme çarpan şey ortamın soğuk bir servis havasından daha çok bir fotoğraf müzesi ile fotoğraf kulübü arası bir sıcaklığa sahip olmasıydı. Ev gibiydi ve girdiğimde herkesin elinde çay vardı,sıcak bir fotoğraf sohbetinin yanında. O gün baya bir oturduk ve pek çok konuda yeni şeyler öğrendik. Nazmi Kılıçer fotoğraf makineleri konusunda bir derya ve ondan bir şeyler öğrenmek çok keyifliydi.O görüşmeden sonra bir kez daha uğradım dükkanına ve aynı çayı ve muhabbeti gördüm. Dergiyi çıkarma aşamasında onunla ilgili bir araştırma yapma gereği hissettim ve gördüm ki onca ünlü fotoğrafçının makinesini tamir eden bu adamın hakkında fazla bilgi yok. Hem onu daha iyi tanımak hem de tanıtmak için bir röportaj yapmaya karar verdim kendisiyle. Cumartesi günü yanına gittim. Önceden bir arkadaşım randevu aldığı için bekliyordu beni. Dükkanda eşi, kızı ve bir arkadaşıyla beraberdi. Zaten müşterilerinin çoğu arkadaşı olmuş. Benim kafamda iki saat süren bir röportaj olur diye geçiyordu, çayım geldi ve biz sohbete yani röportaja başladık. Aklıma gelen ilk soru her Türk’ün aklına gelen ilk soruyla aynıydı; Nerelisin? 37


sebeple beni küçümsüyorlardı ve o makineyi onların yarı zamanında kusursuz parçalayıp toplamam karşısında şaşkına dönmüşlerdi.

Aslen Tekirdağlı olan Nazmi Abi doğma büyüme İstanbullu. Nazmi Abi diyeceğim bundan sonra çünkü soruları sorarken de aynı hitabı kullandım. Ailesi Bulgaristan’dan uzun yıllar önce göçmüş. Dedesi bir kılıç ustasıymış ve soy isimleri de oradan geliyormuş. Nazmi Abi el becerisinin dede ve babasından geldiğine inanıyor, Babası da terziymiş. El işçiliğiyle uğraşan bir ailenin ferdi olarak oda böyle bir işin hayalini kurmuş. Pek çok işle uğraşmış küçük yaşta, kunduracılık bile yapmış ama en sonunda fotoğraf makinesi tamirciliğine karar kılmış. “Ne zaman?” diye sorduğumda bana verdiği tarih işine ne kadar sevgiyle bağlı olduğunun ispatı gibiydi bence “Nisan 1973” ve işe başladığında yaşı 13’müş. Ahmet Akdağ ustanın yanında başlamış işe. İlk bir sene makineye elini sürdürmemiş ustası sadece seyretmiş. Niye böyle yaptığını o da çok kesin bilmiyor. Belki diyor yaşım çok küçük olduğu içindir. Aileden gelen el becerisi ve zekasıyla kısa sürede işi kapmış Nazmi Abi. “İlk yılımda bilirdim ustamın makineyi sökerken hangi tornavidaya ihtiyaç duyacağını ve hemen uzatırdım, onun istemesine gerek kalmazdı.” diyor. İki yıl geçtiğinde ustasının bir ay kadar olmadığı bir sürede dükkanı tek başına idare ediyor ve gelen makineleri tamir edecek kadar ustalaşıyor. Hatta gelen bir turistin Pentax Spotmatik’ini gözü önünde söküp bir saat içinde tamir edip vermiş ,15 yaşındaki bir çocuktan böyle bir şey beklemeyen turist çok şaşırmış. O yıllarda bize daha çok Pentax, Nikon ,Leica gibi markalar gelirmiş mesela Canon çok gelmezmiş. Gelenler arasında amatör yokmuş geneli gazeteciler ve profesyonellermiş. Türkiye’de belli zamana kadar bu işler usta çırak

Pentax, Balcar, Leica, Mamiya, Tamron Bu sertifikaların çoğu dijitala geçişle beraber dağıtıcı firmaların garantisi kapsamında alınmış sertifikalar. Bu markaların dışındaki markalara da hizmet veriyor. Ben oradayken yurt dışından gelen 2 farklı model makinenin tamiratını bitirmiş ve göndermek için kargoya veriyordu. Yurt dışından çok sayıda tamir için makine geliyormuş. Hatta bazı makineleri sahipleri getiriyormuş. Nasıl ona ulaştıklarını merak edince İstanbul için hazırlanan bir gezi rehberinde kendisi ile ilgili bilgi bulunduğunu öğrenmiş. Nazmi Abi sadece Türkiye’de değil yurt dışında da ustalığına güvenilen uluslar arası bir isim. BAŞARININ SIRRI olarak devam ettiğini söylüyor Nazmi Abi. Bu geleneğin beklide son temsilcilerinden kendisi. İlerleyen bölümlerde anlattığı yurt dışı maceralarında usta çırak yoluyla öğrendiklerinin diğer ülkelerden gelen meslektaşlarını nasıl şaşırttığını anlattı.

Mesleğindeki başarısının altında yatan sır işini kalbiyle yapması. Bu konuyla ilgili olarak söylediği şu söz çok önemli bence: “Emek gerektiren işleri para kazanmak için yapanlar aptaldır.Ben sevdiğim işi yapıyorum ve mutluyum zengin olmak isteyen ticaret yapar.”diyor. Makinelere aşkı gerçekten hala canlı, onlardan bahis açıldığında gözündeki parıltı gerçekten görülmeye değer. Eşi Selcan Hanımefendi onun bu konudaki duygularının gerçek şahidi olarak eskiden beri devam eden bu heyecanını ve samimiyetini vurguluyor. ESKİ USTALAR

Dükkanında sıralanmış sertifikalarını görünce sordum nerelerden sertifikası olduğunu.Sertifikalar olmadan öncede zaten bu işi yapıyorduk, ilk kursa gidip sertifikayı alanda benimdir diyor.10.10 1986 yılında Hasselblad’in sertifikasını almış ilk olarak. Eski ustalardan tanıdığım birkaç ismi sorduğumda Hasselblad fabrikasında eğitime gelen diğer mühendislerin yanında önüne konan yeni bir makineyi diğer- onların bu işi bıraktığını öğreniyorum sebebini ise lerinin yarı zamanında tamamen söküp takması diğer- söyle anlatıyor: lerini şaşırtmış. Ben mühendis değildim diyor, bu “1985 yılına kadar makinelerde işlemci kullanılmı38


yordu ayarların hepsini başka bir şeye ihtiyaç duymadan yapabiliyorduk. Bu tarihten sonra makinelerde işlemci kullanılmaya başladı ve tabiki yazılım. Pek çok usta buna ayak uyduramadı ve yavaş yavaş bu işleri bıraktılar. Daha sonra dijital makineler çıkınca zaten işin rengi iyice değişti. İşlemci içeren makinelerden önce neredeyse eğitim aldığımız kurslardaki hocalardan daha iyi biliyorduk bu aletleri. Bir Japon hoca benim her şeyi bilmemden ve onu biraz zorlamamdan dolayı kendini yetersiz görüp kızarak sınıfı terk etmişti. Avrupa’daki tamir sistemi de farklı herkes bir modelde uzmanlaşıyor o model üretimden kalkınca yeni bir model öğreniyor. Modeli bilmiyorsa tamirci elini bile sürmüyor. Bizde ise usta dediğin her makineden anlar, model veya marka bağımsız.”

Ne yazık ki bu lensler o kurumun işine yaramayacak

olgunluğa ermeli ve ne istediğini bilmelidir.

ve artık küflenmeye yüz tutmuş bir servet. Çok sinirlenmiş, onu en fazla sinirlendiren şeylerden biri eği-

HANGİ MAKİNE?

timli insanların bile işin uzmanına danışmadan bin-

Kendisine hangi makineleri daha çok sevdiğini soru-

lerce lirayı en iyisi olsun mantığıyla harcamaları.

yorum: “Leica M” serisi Hasselblad V” serisi ve” Mamiya

Reklamda gördüğü makineden isteyip onu arayan

RB” serisi. Bu makinelerden çok özel makineler. İç-

kişiyle geçen diyalogu “Leica” markasına saygı besle-

lerinde mamiya’yı yıllarca tamir ettim. Anadoluda

yen tüm fotoğraf severleri sinirlendirecek cinsten.

pek çok fotoğraf sütüdyosu beni tanır mamiya Nazmi

Telefondaki kişi “kırmızı noktalı” fotoğraf makine-

diye. Bu makine sütüdyoların çok kahrını çekmiştir

sinden istemiş akşam arkadaşlarıyla olan bir yemekte

beklide en çok kullanılan orta format makinedir.”

onlara hava atmak için.

Ya dijital makineler?

“İnsanın parası varsa istediği makineyi alabilir ama

“Onlarda daha standart oturmadı sadece “RAW” for-

işine yaramayacak bir makineyi almasının ne alemi

matında “DNG” kısmen bir standart oldu ancak

var.” diyor. Ben de soruyorum bu vesile ile FF maki-

standartlar oluşunca daha düzgün makineler çıkmaya

neler hakkındaki görüşünü. Bana verdiği ilk tepki

başlayacak. Mesele 50mm neredeyse hiçbirinin stan-

metrelik fotoğraf mı bastıracaksınız oluyor ve devam

dart değildir biri öbürünü tutmaz. Af sistemleri bile

ediyor. Biz eskiden farklı format filmleri farklı çe-

daha tam doğru ölçüm yapamıyorlar pro dediğin ma-

kimler için kullanırdık diyor. Vesikalık için 35mm

kinelerde bile sorunlar çıkıyor. Analog makinelerde

film yeterliydi ama gelin damat için orta format fi-

bir standart vardı ve makineler ömürlüktü şimdiki

KIRMIZI NOKTALI MAKİNE Makinelerle çok farklı bir bağ kurmuş, iyi bir makinenin ehil olmayan bir insanın elinde bulunmasına canı fena halde sıkılıyor. En iyisi en pahalısı olsun mantığıyla alınıp ehil olmayan ellerde küflenen, kırılan makinelerle ilgili hislerini anlatırken yüzünün halini görmelisiniz. Kendi evladına yapılmış gibi keyfi kaçıyor. Anlattığına göre bir devlet kurumuna Hasselblad bir makine için çağırıldığında gördüğü manzara hem bir fotoğraf sever olarak hem de bir limler kullanılırdı. Daha büyük baskı için daha büyük makinelere üreticiler bir ömür biçiyor ve vakti gelince vatandaş olarak içini acıtmış. Ehil olmayan biri taramakine ve film. FF de aynı o parayı verip alıyorsanız

siz yenisini alıyorsunuz.”

fından kırılan bir makine ve o makinenin lens takımı, büyük baskı almaya ihtiyacınız olmalı diyor ve ekliyor toplam da beklide 60bin avroluk harika bir set. İçinpro makinelere geçmek isteyenler mutlaka belli bir deki bazı lensler özel sipariş üzerine yapılan lensler.

39

Usta fotoğrafçıların çoğunu tanıyor. Makinelerini


HAZIRLAYAN ALPER UZUNYOL

Sanal’dan Gerçeğe, Pentax’tan Türkiye’ye…. Pentax Türkiye deyince hepimizin aklına güzel birkaç düşünce ama daha da önemlisi çoğumuzun aklına güzel birkaç anı ve dostluk geliyordur. 3 Eylül 2008 tarihinde site kurulduğunda bomboştu. Tabi o zamanlar buluşmaları ayarlamak çok kolay oluyordu. Kullanıcılar İstanbul’dan, buluşma yeri her zaman fotoğraf çekmeye gittiğimiz yer olan Eminönü Yeni Camii önü. Her geçen gün sitenin kalabalıklaşmasıyla buluşmalara katılan arkadaşlarımızın sayısı arttı. Haliyle paylaşım ve keyif arttı. Son zamanlarda kalabalıktan zaman zaman birbirimizi kaybettiğimiz buluşmalarımız oldu. İnsan ilk günleri düşününce aslında ne kadar da yol alındığını böylece daha kolay anlayabiliyor. Buluşuyoruz, buluşuyoruz ama neler yapıyoruz bu buluşmalarda? Daha önce de söylediğim gibi İstanbul için ilk ve genel buluşma noktası Eminönü Yeni Camii’nin önüdür. Bunu yağmur durumuna göre Hayyam Pasajı’nın içine doğru da değiştirdiğimiz olmuştur. Fark ettiyseniz artık İstanbul için diyorum çünkü 1300’ü geçen üye sayısıyla artık buluşmalar sadece İstanbul’da değil, başta İzmir olmak üzere Ankara, Kayseri, Antalya, Ordu ve daha birkaç ilimizde de yapılıyor. İstanbul buluşmalarından bahsetmek gerekirse neler yapmadık ki… Belki de en önemlisi ve ilk akla geleni 25 Ocak 2009 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Darülacize ziyaretidir. Pentax Türkiye sitesi olarak kendi aramızda elimizden geldiği ölçüde yardımlarda bulunup Darülacize’deki küçük kardeşlerimizi hediyelerimizle birlikte ziyarete gittik. 40


Diğer buluşmalarımızda sosyal sorumluluktan çok sosyal paylaşımlarımızı arttırdık, dostluklar kurduk, kurulan dostlukları pekiştirdik. İstanbul grubu için vazgeçilmez olan birkaç olay ve fotoğrafla İzmir’e doğru yol almak istiyorum. Haftasonları dönerimiz ve portakal suyumuzla Neslihan Büfe bizim için vazgeçilmez bir mekandır. Artık fazla yapamasak bile Hayyam’da bir tur atmamız, gelenekselleştiremediğimiz bowling turnuvamız, iftar yemeğimiz, dönem dönem Üsküdar gezilerimiz ve Nazmi Kılıçer ziyaretleri, bol bol yürümemiz, strobist çalışmalarımız, pazar kahvaltıları, bazen Nevizade’de alkol bazen de Tophane’de nargile sefalarımız… Say say bitmez aslında ama sadece 1 yıl gibi bir sürede bu kadar sağlam dostluklar ve güzel bir çevre edinmişken bunun kat ve kat fazlasını yapacağımızdan şüphe yok.

41


Sıra geldi İzmir’e diyeceğim ama İzmir demek biraz haksızlık olur sanırım. Ege Bölgesi’ni bir bütün olarak görmek gerekir. O kadar aktif bir Pentax topluluğu var ki Ege de, aslında tüm şehirlerdeki Pentaxçıları kıskandıracak kadar çok ve güzel geziler yapıyorlar. Zaten Ege Bölgesi’nden başka hiçbir yerde koordinatör uygulaması yok şimdilik… Egelilerin ilk buluşması 13 Nisan 2009 tarihinde gerçekleşse de daha sonra pek çok buluşma yapıldı. Ege’de nerelere gidilmedi ki… İzmir’in içinden tutun da Manisa, Selçuk, Şirince, Şirinyer gibi pek çok gezi düzenlendi. Egelilere Ege de dar gelmeye başladı. 19 Aralık 2009 İstanbul gezisi, ben bu yazıyı yazarken henüz gerçekleşmedi ama eminim ki çok güzel bir gezi olacak. İzmir’den bir dostumuzun duygu ve düşüncelerini de ekleyerek İzmir’den ayrılıyorum “Yeri geldi tanışma günleri düzenledik, yeri geldik hep beraber çay içmeye gittik, hep beraber iftarımızı açtık, zamanı geldiğinde de tarihin gizemli taşlarının arasından fotoğraf kapma yarışına girdik ama bunları her zaman güzel dostuluğumuz pekiştirerek yaşadık.”

42


Ankara, Ordu, Bursa, Kayseri ve diğer şehirlerde de çok güzel ama çok az sayıda buluşmalar gerçekleşti. Aslında yapılan ilk buluşmalar her zaman özeldir ama bu illerimizdeki buluşmaların sayıca artması hem kurulacak dostluklar hem de paylaşım açısından çok güzel olacaktır. İlk sayı olduğu için en çok buluşma yapılan iki ilimizin üstünde durdum, yoksa diğer illerimizin buluşma haberleri ve fotoğrafları da gelecek… Bekleyin… Başlıkta da söylediğim gibi… Sanaldan gerçeğe, Pentax’tan tüm Türkiye’ye yayılan bir dostluk, kardeşlik… Nice buluşmalara…

43


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “PENTAXIM VE BEN” 1. ”SMUDGE”

44


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “PENTAXIM VE BEN” 2. ”SYENİCİ” VE “LİONYİGİT”

45


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “PENTAXIM VE BEN” 3. ”ALPİ”

46


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “PORTRE” 1. ”AlMAPh”

47


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “PORTRE” 2. ”YUSUF”

48


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “PORTRE” 3. ”EMİR”

49


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “MANZARA” 1. ”SRKNSNTRK” “RÜZGARR41”

SRKNSNTRK

50


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “MANZARA” 2. ”SYENİCİ”

51


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “MANZARA” 3. ”TURABİ”

52


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “MAKRO” 1. ”APEMEN”

53


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “MAKRO” 2. ”URİEL”

54


PENTAX TURKEY FOTOĞRAF YARIŞMASI “MAKRO” 3. ”HASAT”

55


EĞİTİM LİGHTROOM BÖLÜM1 TAYFUN ALŞENGİ

Adobe Photoshop Lightroom 2 özellikle fotoğrafçılara yönelik olarak donatılmış bağımsız bir fotoğraf düzenleme uygulamasıdır. Lightroom dijital karanlık oda işlemleri sırasında her adımda yardım edecek çok miktarda araç sunmaktadır. Bu ayrıntılı rehber etkin dijital karanlıkoda iş akışı oluşturmanızın yanısıra kendinizi Lightroom arayüzüne alıştırmanıza da yardımcı olacaktır.

Giriş Lightroom'dan önce, benim iş akışım Adobe Bride ile fotoğraflarımı bir klasörde organize etmek ve daha sonra Photoshopta düzenlemek ve ayarlamak için herhangi birini almaktan oluşuyor. Portre fotoğrafları çektiğim dönemde bu bir problem haline gelmişti çünkü bazen kendimi sadece basit müdahaleler gerektiren yüzlerce fotoğrafla karşı karşıya buluyordum. İşte Lightroom'un parladığı nokta burası. Lightroom sadece Bride'de olduğu gibi birçok düzenleme ve yönetim özellikleri sunmuyor, Camera Raw işleme ve hasarsız fotoğraf düzenlemeyi, gerekirse daha ileri düzenlemeri Photoshopta yapabilme yeteneği ile beraber tek programda de sunuyor. Bu rehberde, size Lightroom'un farklı modüllerini ve özelliklerini kullanmaya başlamanızda yardımcı olacağım.

İlk İzlenimler Lightroom’u ilk çalıştırdığınızda, farkedeceğiniz ilk şey arayüzün daha önce alışık olduğunuz Adobe programlarından farklı olduğudur.

56


Arayüz – Ana Alanlar Lightroom arayüzü bir kaç ana alana bölünmüştür; Modül Seçici (The Module Picker), Paneller (The Panels), Film şeridi (The Filmstrip) ve Ana İçerik Alanı (The Main Content Area) Modül Seçici (The Module Picker), ekranınızın sağ üst tarafındadır, Ligtroom’da kullanılabilir farklı modüller arasında geçişi sağlar. Her modül rehberde daha ayrıntılı olarak daha sonra açıklanacaktır.

Paneller (The Panels) ekranın her iki yanında ve alt tarafında yer almaktadır. Bunlar Lightroom içindeki farklı foksiyon ve bilgilere erişim sağlarlar. Her panel bloğu (üst, sağ, sol, alt) yanındaki küçük üçgene tıklanarak tek tek gizlenebilir.

57


Film şeridi (The Filmstrip) ekranın alt kısmına yerleştirilmiştir. Hangi modülde olduğunuza bakmaksızın fotoğraflarınızn küçük önizlemeri(thumbnails) arasında geçiş sağlar. Aynı zamanda aşağıdakilere de erişim sağlar:

 Ana pencere/İkincil ekran görüntüleme modları (Main Window/Secondary display viewing modes) – Grid, Loupe, Compare, Survey ve Slideshow görüntüleme modlarında pencere görüntüsü ya da tam ekran için ikincil ekran kullanımına izin verdiği gibi görüntüleme modunu ve birincil ekranı değiştirmeye de izin verir.  Kütüphane Tablosu Library Grid) – Kütüphanenizi tablo görünümünde gösterir. Eğer o anda başka bir modülde iseniz, sizi kütüphaneye geri götürecektir. Kısayol tuşu (G) ile de kullanılabilir.  Görüntüleme modu kullanımı (Viewing mode navigation) – Birden çok görüntü modu kullanıyor iseniz (ya da yanlışlıkla başka bir moda geçtiyseniz) bu oklar modlar arasında geçiş yapmanızı sağlar.  Konum/Bilgi (Location/Info) – Şu anda görüntülediğiniz dosyanın adını ve seçtiğiniz fotoğraf sayısını gösterdiği gibi katalogda, klasörlerde veya koleksiyonlardaki konumunuzu da gösterir. Film şeridi ayrıca fotoğrafları renk etiketleri, yıldız sayısı ve bayraklamaya göre gösterecek filtreleme kontrollerine de sahiptir. Özel Filtre (Custom Filter) menüsü kendi kaydettiğiniz filtrelerin yanında önceden tanımlı filtreleri de seçmenize izin verir. Özel Filtre menüsünün sağına geçiş filtrenin açılıp kapanmasını sağlar. Son olarak, film şeridinde önizleme boyutu fareyi film şeridinin üst tarafına getirip, imleç çift taraflı oka dönüştüğünde yukarı ya da aşağı sürükleyerek değiştirilebilir. Ana İçerik Alanı (The Main Content Area) ekranın ortasında bulunur ve iki ayrı parçaya bölünebilir; gerçek içerik alanı(actual content area) ve onun altında araç çubuğu(Toolbar). Bu alanlarda ne görüneceği hangi modülde olduğunuza bağlıdır. Modüllere geçmeden önce, şunu hatırlatmak isterim ki bu rehberin herhangi bir noktasında mevcut modülünüz için olan kısayollara ekranınızın üst kısmındaki Yardım(Help) menüsüne tıklayarak ve ilgili modül kısayollarını seçerek veya Ctrl+/(Cmd+/) a basarak ulaşabilirsiniz.

58


Kütüphane Modülü(Library Module) - Genel Bakış Kütüphane modülü fotoğraf kütüphanenizin organizasyonu ve yönetiminin gerçekleşeceği yerdir. Gezgin Paneli (Navigator Panel) Gezgin paneli daha çok Photoshop’taki Gezgin(Navigator) gibi çalışır. O anda seçili olan fotoğraflar ve film şeridinde üzerinde çalışılan herhangi bir fotoğraf için çok miktarda önizleme sağlar. Panelin üst kısmında bulunan Uydur (Fit) ve Doldur (Fill) seçenekleri tüm fotoğrafın pencereye uydurmasını ya da pencereyi mümkün olan ölçüde fotoğrafla doldurmanızı sağlar. Diğer seçenekler fotoğrafı görüntülemek için farklı yakınlaştırma oranları sunar (1:1, 1:2 vb). Katalog Paneli (Catalog Panel) Lightroom’a yüklediğiniz her fotoğraf kataloğunuzun bir parçası olur. Bu panelde sıralanmış olan seçenekler kendi kendisini yeterince açıklamaktadır.

 Tüm Fotoğraflar(All Photograps) seçeneği kataloğunuzdaki bütün fotoğrafları gösterecektir.  Hızlı Koleksiyon(Quick Collection) fotoğrafların anında eklenip çıkartılabildiği bir koleksiyondur. “B” tuşuna basmanız bi fotoğrafın hızlı koleksiyon durumunu ve seçili olma durumunu değiştirecektir. Hızlı koleksiyonu başka birşey için kullanmak istemeniz durumunda bunlar ayrı bir koleksiyon olarak kaydedilebilir.  Önceki Yüklemeler(Previous Import) en son yüklediğiniz fotoğrafların tümünü görmenizi sağlar.  Son olarak, Güncellenmiş Fotoğraflar(Updated Photos) seçeneği daha çok önceki yüklemeler gibi çalışır, ancak sadece en son güncellenmiş/değiştirilmiş fotoğraflar için. Klasörler Paneli (Folders Panel) Klasörler paneli işletim sisteminin dosya tarayıcısının çalışmasına benzer şekilde kataloğunuzdaki fotoğrafların klasör yasının gösterir. Histogram Histogram paneli fotoğrafınızdaki aydınlık ve karanlık bölgelerin dağılımını değerlendirmek için kullanılır. Hızlı Geliştirme (Quick Develop) Hızlı geliştirme 1 stop ve 1/3 stop aralıklarla fotoğraf düzenlemesi yapmaya izin verir. Daha fazla özellik ve daha fazla kontrol için Hızlı Geliştirme yerine Geliştime(Develop) modülünde mevcut olan toolları kullanın.

59


Anahtar Kelime Atama ve Anahtar Kelime Listesi Paneli(Keywording&Keyword List Panel) Lightroom’da anahtar kelime atama fotoğrafları daha sonra bulma ve sıralama için kelimelerle etiketlemeye izin verir. Anahtar kelime atama panelindeki ilk kutucuk seçili fotoğraflara geçerli olarak atanmış kelimeleri gösterir. Eğer bir anahtar kelime seçili fotoğrafların sadece bir kısmında mevcut ise asterisk(*) ile gösterilir. Anahtar kelimeler “anahtar kelime eklemek için tıkla(click here to add photos)” alanına yazılarak eklenebilir. Daha önce kullanılan anahtar kelimeler panelin alt tarafında bulunan Anahtar Kelime Önerileri (Keyword Suggestions) ve Anahtar Kelime Ayarla(Keyword Set) kategorilerine tıklanarak atanabilir. Anahtar Kelime Listesi Paneli özellikle Tablo Görüntüsü(Grid View) modunda yararlıdır çünkü bir anahtar kelimeye atanmış fotoğraf sayısını göstermesinin yanında seçili bir fotoğrafı bir anahtar kelime üzerine taşımaya da izin verir.

Metadata Paneli Metadata fotoğraf çekilirken kameranın kaydettiği ISO hızı, fokal uzunluk, pozlama ve kameranın marka ve modeli gibi bilgilerdir. Bu bilgiler başlık(title, caption) ve telif (copyright) gibi değiştirilebilir alanlarla beraber bu panelde mevcuttur. Filtre Çubuğu (\) (Filter Bar) Varsayılan olarak gizli olmasına rağmen, tersbölü(backslash) (/) tuşuna basarak görüntülenebilir. Değerlendirme, bayrak durumu, renk etiketi ve birtakım Metadata özelliklerini sıralayabilmeye izin verdiği için Lightroom’un çok güçlü bileşenlerinden birisidir. Kütüphane Araç Çubuğu (T) Fonksiyonları (Library Toolbar (T) Functions)

Bütün fonksiyonlar varsayılan olarak etkin olmadığından sizin araç çubuğunuz bu şekilde görünmeyebilir. Bunlar araç çubuğunun sağındaki üçgeni seçerek açık veya kapalı olarak değiştirilebilir. Şekilde görülen sıra ile bütün butonların işlevini kısaca açıklayacağım.  Tablo Görünümü(Grid View) (G) – Fotoğraflar ekranda tablo formatında düzenlenmiştir.  Büyüteç Görünümü(Loupo View) (E) – Bir seferde tek fotoğraf görüntülenir.  Karşılaştırma Görünümü(Compared View) (C) – Seçili iki fotoğrafın yan yana görüntülenmesine izin verir. Bu özellikle bir seri fotoğrafta pozlamanın yeterli olduğundan emin olmak için yararlıdır.  İnceleme Görünümü(Survey View) (S) – Bu görünüm Karşılaştırma Görünümü gibi çalışır ancak iki fotoğrafla sınırlı değildir.  Ressam(Painter) – Tablo görünümündeyken, Ressam bir özellik seçmeye (renk etiketi, metadata, döndürme, anahtar kelime) ve bu özelliklerin uygulaması istenilen diğer fotoğraflara tıklayarak ve fareyi bu fotoğraflar boyunca sürükleyerek uygulamaya izin verir.  Sıralama(Sorting) – Tablo Görünümünde, sıralama seçeneği fotoğrafları görüntülemek için çekim zamanı(capture time), etiket rengi (label color) ve eklenme sırası(added order) gibi bir kriter belirlemeye izin verir. a/z butonuna tıklamak, azalan ve artan sıralama arasında geçiş sağlar.  Bayraklama(Flagging) – Bir fotoğraf Seçmeye (Pick) (P) veya Reddetmeye (Reject) (X) yarar. Bu baskı isteyen bir müşteri ile çalışırken çok yararlı olur çünkü müşterinin hangi fotoğrafı onayladığını hangisini onaylamadığı takip etmeyi sağlar.  Değerlendirme(Rating)(0-5) – Değerlendirme sistemi Adobe Bridge de nasıl çalışıyorsa benzer şekilde çalışır. Herhangi bir fotoğrafa 1-5 arasında yıldız değerlendirmesi verilebilir. 0-5 tuşları 60 değerlendirme için kısayol tuşu olarak kullanılabilir.


 Renkli Etiketler(Colored Labels) – Etiketleme sistemi değerlendirme sistemine çok benzer şekilde çalışır. Bunların nasıl kullanıldığı daha sonra iş akışında(workflow) gösterilecektir. 6-9 tuşları sırasıyla Kırmızı, Sarı, Yeşil ve Mavi için kısayol tuşu olarak kullanılabilir. Mor etiket için şu anda bir kısayol tuşu bulunmamaktadır.  Döndür(Rotate) – Bu oklar seçili fotoğrafı ya da fotoğrafları saat yönünde veya saat yönünün tersine 90 derecelik aralıklarla döndürmeyi sağlar.  Gezgin(Navigation) – Gezgin okları fotoğraflar arasında geçiş için kullanılabilir. Klavyeden sağ ya da sol ok tuşları da kullanılabilir.  Slayt Gösterisi(Slideshow) – Bu tuş fotoğraflarınızın tam ekran slayt gösterisi olmasını sağlar.  Önizleme Boyutu(Thumbnail Size) – Tablo görünümünde iken, kaydırıcı önizleme boyutunu azaltmaya veya arttırmaya izin verir.  Bilgi(Info) – Kutuda o an seçili olan fotoğrafın adı görüntülenir.

Kaynak:photo.tutsplus.com Orjinal Metin: Quinten Powell (http://quintenpowell.com) Çeviren ve Düzenleyen: Tayfun Alşengi

61


62


Millions discover their favorite reads on issuu every month.

Give your content the digital home it deserves. Get it to any device in seconds.