Page 1

MAYIS - HAZiRAN 2014

Yeni Hedefler Belirlendi

6. Şubeler toplantısı İzmir’de yapıldı

dedi. Özel İdare’nin kapatılmasıyla birlikte mali kaynak bulma noktasında sıkıntı çektiklerini anlattı ve bu zorluğu aşabilmek için proje üretmek zorunluluğu doğduğu için yönetim kuruluna bir tane de ‘proje yöneticisi’ eklemenin gündeme gelebileceğini aktardı. Divan Başkanı İbrahim Ulvi Yavuz: “TYB Şubeler Buluşması, 2009 yılında Kayseri’de başladı. Devamında, 2010 yılında Sakarya’da, 2011’de Bursa’da, 2012 yılında Ankara’da ve 2013 senesinde Konya’da gerçekleşen Şubeler 2 ’de

Halil Ürün ile “Siyaset ve Sanat” / 8-9

Toplantı salonundan bir görünüm

Türkiye Yazarlar Birliği’nin Yönetim Kurulu Üyeleri ve Şube Başkanları 12-13 Nisan’da İzmir’de 6. Şubeler Toplantısı için bir araya geldi. Divan Heyetine İbrahim Ulvi Yavuz başkan, Deniz Kurtyılmaz ve Mehmet Yaşar üye olarak seçildi. Kültür, sanat ve edebiyat eserlerimizin taşıdığı paha biçilmez değerleri korumayı ve geliştirmeyi kendine amaç edinen kuruluşumuz; aradan geçen 35 yıl içinde artık kurumsal bir yapıya kavuştu. Türkiye’nin yazar, düşünür ve sanat adamlarının buluşma noktası olan, faaliyetleri Ankara’dan taşarak Türkiye’nin dört bir yanına hatta yurt dışına ulaşan birliğimizin hizmetlerinin değerlendirildiği “Şubeler Toplantısı” oldukça verimli geçti. İzmir Şube başkanı Harun Özdemir kısaca şunlardan bahsetti: “İzmir, Türkiye Yazarlar Birliği şubelerine dâhil olma

hayalini gerçekleştirmek için otuz yıl beklese de son dört yıldır bu hayalin tahakkuk ettiğini görmenin mutluluğunu yaşamaktadır. Bundan sonra, TYB İzmir Şubesi, İzmir’in kent kültürüne katkıda bulunmak amacıyla var olacaktır. TYB İzmir Şubesi olarak her cumartesi günü sohbet toplantıları gerçekleştiriyoruz. Bu toplantılarda, toplumun her kesiminden geniş bir katılımcı çeşitliliğiyle, eşit süreler kullanarak güncel meseleleri tartışıyoruz. İzmir’de yüz altmış farklı ülkeden toplam dört bin beş yüz kadar yabancı uyruklu öğrenci eğitim almaktadır. Bu kapsamda, T.C. Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile ortaklaşa yürüttüğümüz Uluslararası Öğrenciler Akademisi ile bu öğrencilere Türkiye’nin ve İzmir’in kültürünü anlatmaya, onları kendimize ve birbirlerine yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu yalnızca Doğu-Batı ekseninde bir yakınlaşma değil, aynı zamanda Kuzey-Güney eksenli bir buluşma olarak dikkat çekmektedir.”

Türkoloji Söyleşileri “Gagauz Türkleri ve Nevruz Bayramı” / Nogay Türkleri / 9-10 Yazar Okulunda 10 Yönlendirme Dersi / 11 İstiklâl Marşı yazıldığı yerde okundu / 10 -11 Mayıs - Haziran Programı / 12-13 Şubelerden Haberler / 14-20

“Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” ödülleri sahiplerini buldu 5 ’de

Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı 31 yaşında 16 ’da

TÜRK İYE ÜR V E SA YILLIĞ NAT I

KÜLT

2014

ı

ür ve

Kült Türkiye

Yıllığ Sanat

30. Yıl

l

Yı . 6 3


TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç

Buluşması’nın bu yıl; 2014 yılında, İzmir’de düzenleniyor olmasından mutluluk duyuyoruz.” dedi. Genel Başkan Hicabi Kırlangıç toplantıya ev sahipliği yapan İzmir şubesine teşekkür etti. “2009 yılından bu yana süren bu buluşmaların 2014 yılında İzmir’de devam ediyor olması gurur vericidir. TYB İzmir Şubesi’nin çalışmalarının artarak sürmesini ümit ediyoruz.” dedi. 1978 yılında değerli isimlerin öncülüğünde başlayan bu hizmet serüveninin devamı için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. “TYB, yalnızca Türkiye ile sınırlı kalamaz, kalmamalıdır. Son yüzyılda yaşanan siyasî, ekonomik ve toplumsal gelişmeler Türkiye’nin pek çok coğrafya ile bağını sürdürmesine ve yeniden güçlendirmesine sebep olurken TYB de söz konusu coğrafyanın tümünü kapsayacak faaliyetleriyle ön planda olmak durumundadır. Bu açıdan tüm şubelerimizin bu bilinçte ve güçlü biçimde var olması önem taşımaktadır.” dedi. TYB’nin duruşu ve yaptığı kültürsanat faaliyetleriyle kendine has çizgisini sürdürürken bu toplantılarla da şubelerin birbirini daha iyi tanımakta ve birbirlerinin tecrübelerinden faydalanmak suretiyle eksikliklerini gidereceklerini umduğunu ifade etti. TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan programda yaptığı konuşmada, TYB çatısı altında şimdiye kadar yapılan etkinlikleri başlıklar halinde sıralayarak, birliğin bağımsız yapısıyla diğer sivil toplum kuruluşları açısından bir rol model olduğunu ifade etti. “TYB, otuz beş yılı geride bıraktı. Geçen yıl, ‘Ankara’dan

2

Mayıs -Haziran 2014

TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan

Siirt’e Kültür Kervanı’ önemli bir çalışma olarak akılda kaldı. Bişkek’teki ‘Şiir Şöleni’, Konya’da düzenlediğimiz ‘Ahlâk Şurası’ ve Mehmet Akif’i yâd ettiğimiz ‘Gölgeler Sempozyumu’ da bir çırpıda sayılabilecek önemli faaliyetler olarak görülebilir. Bu önemli faaliyetlerin yürütülmesi noktasında bilhassa TYB Genel Merkezi Başkanı Sayın Hicabi Kırlangıç Bey’e teşekkürlerimi sunuyorum. TYB yanında TYB Vakfı da 1992 yılından bu yana görevini sürdürmektedir. Kuruluş amacı TYB’nin desteklenmesi olan vakfımız öne çıkmamakla birlikte önemli bir organımız olarak burada zikredilmeye değerdir. TYB, farklı siyasî görüşlere mensup insanları bünyesinde barındırsa da istikameti tek olan bir sivil toplum örgütüdür. Hatta bu siyasi çeşitlilik her zaman makul karşılanmıştır. Diğer yandan bu yapısının bir sonucu olarak, TYB’nin arkasında onu destekleyen tek bir kurum hiç olmamıştır. Hatta TYB, bu bağımsız yapısıyla diğer sivil toplum kuruluşları açısından bir rol modeldir. İşte, TYB Vakfı ve Yazar Yayınları

bu bağımsız yapının devamlılığını sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Yazar Yayınları ile birlikte tam zamanlı ve profesyonel bir ekibin TYB çatısı altında çalışmasının da mümkün hale gelmesi bizleri ayrıca sevindirmektedir. Ayrıca, Yazarlar Meslek Birliği adında, yazarların telif haklarını koruyan bir kurumu yakın zamanda hayata geçirmek istiyoruz. Tüm şubelerimizden de bu konuda desteklerini bekliyoruz. Yeni bir Türkiye’nin doğum sancılarını çekiyoruz. 2000’li yıllardan bu yana Türkiye ekonomik refahın gözle görülür biçimde arttığı bir ülke olmasına rağmen kültür-sanat ve maneviyat alanında aynı gelişmenin gözlenebildiğini söylemek mümkün görünmemektedir. Hatta maddiyatın bu denli hızlı gelişmesinin insan unsurunda bozucu bir etki yaptığı da muhakkaktır. Bununla beraber Türkiye’nin bir eğitim reformu yapamamış, eğitim sistemini ve müfredatını da değiştirememiş olması da diğer bir problem olarak zuhur etmektedir. Bu noktalardaki değişim sivil toplum


İzmir Şube Başkanı Harun Özdemir ve divan heyeti

örgütleri kanalıyla gerçekleşecek gibi görünürken, sivil toplum örgütleri ve baskı gruplarını birbirinden ayırmanın gerekliliği de her geçen gün daha da artmaktadır. Sivil toplum örgütleri gönüllü çalışan kuruluşlarken, sendikalar veya odalar baskı gruplarıdır. Eğitim ve kültür alanında şu anki halinden daha katılımcı olması gereken gönüllü kuruluşlardan biri olan TYB de şubeleriyle bulundukları yerlerdeki yerel yönetimlerle daha sıkı işbirliğine girerek etkinliğini arttırma yoluna gitmelidir. Diğer yandan medya ile ilişkilerin güçlendirilmesi de son derece önemlidir. Akademik çalışmaların hızlandırılması da tüm şubeler olarak üzerinde önemle durmamız gereken diğer bir konudur. Genel merkezin çıkardığı TYB Akademi Dergisi bu konuda atılmış ilk adım olmakla birlikte yeterli değildir ve bu tür çalışmaların devamı gelmelidir. Akademik camia da kendini TYB ile ifade edebilmelidir. TYB ülkedeki temsil gücü en yüksek yazar kurumudur. Bugün TYB’nin ülkesi ve dünya için yapacak çok daha fazla hizmeti vardır. Özellikle beş yılı aşacak şekilde devamlılık arz eden marka faaliyetlerin arttırılmasına yönelik çalışmalar yapmak gerekmektedir.” dedi ve 2014 TYB Şubeler Buluşması’nın hayırlara vesile olmasını temenni etti. TYB Genel Mali Sekreteri Fatih Gökdağ, kayıt ve defterlerin tutulması konusunda hatırlatmalarda bulundu. Kayıt tutarken yapılacak düzeltmelerde yapılan düzeltmenin de şeffaf olması gerekliliğine dikkat çekti. Üye aidatları ve bağışların,

etkinlik gelirlerinin derneklerin gelir kaynakları olarak düzenli ve eksiksiz tutulmasından ve borçlanmaların yönetim kurulu kararı ile ve ödeme güçlüğüne sebep olmayacak şekilde yapılması gerektiğinden bahsetti. Üye kayıtlarının dikkatli şekilde tutulması, defterlerin zamanında tasdik ettirilmesi, yıllık beyannamelerin zamanında verilmesi ve arşivin her zaman için kullanıma açık tutulması gerekliliğini hatırlattı. Ankara Şube Başkanı Mehmet Kurtoğlu yaptığı konuşmada özellikle eksikliklere vurgu yaptı ve “TYB, ülke sorunlarına daha fazla eğilmeli ve sosyal medyayı daha etkin kullanmalıdır. Özellikle faaliyetlerimizdeki dinleyici kitlesinin gençleştirilmesi ve gençlerle

TYB Mali Sekreteri Fatih Gökdağ

iletişim kurulması için sosyal medya platformlarının kullanılması TYB’nin yarınlara devredilebilmesi açısından da mühimdir. Bazı projelerin birkaç şubenin bir araya gelmesiyle yapılması hem katılımı hem de projenin bırakacağı etkiyi arttıracaktır. Ayrıca devamlılık arz eden projeler, etkisi güçlü çalışmalar olacaktır.” dedi. İstanbul Şubesi’nden Davut Göksu’nu, sosyal medya üzerindeki hâkimiyetin arttırılması gerekliliğinden söz etti. Bunun yaptığımız projelerin duyulması ve tanınması açısından son derece önemli olduğunu söyledi. “İnsanlara ulaşamadığımız takdirde yaptığımız iş ne kadar kıymetli olursa olsun genel bir ilgi uyandıramayız. Diğer yandan faaliyetlerin finanse edilmesi probleminin de aşılması gerekiyor. Teşkilatlanma ve kurumsallaşma

açısından yetersiz olduğumuzu düşünüyorum. Kurumun güçlü olması teşkilatlanma ile başlayacak bir süreçtir. Hitap ettiği kitleyi etkin biçimde kullanabilen bir kurum devletle ilişkilerinde de yalnızca isteyen değil, aynı zamanda masaya oturabilen bir kurum olacaktır. Bunun içinse TYB’nin iletişim düzenlemesine ihtiyaç duyduğunu belirtmek isterim. Yaptığı projelerde TYB, faaliyetlerin cezp edici olması hususunda ve günceli yakalama noktasında daha hassas olmalıdır.” dedi. Konya Şubesi Başkanı M. Ali Köseoğlu Etkin bir biçimde, tüm devlet kurumlarıyla ortaklaşa çalışmalar yürüten Konya şubesinin faaliyetlerinden bahsetti. Mevlana Kalkınma Ajansı ile ortaklaşa birçok proje yürüten şubenin bu sene Uluslararası Öğrenciler Akademisi programını da sürdürdüğünden bahsetti. Trabzon Şubesi Başkanı Haydar Çoruhlu, “Yeni bir şube olduğumuz için ağırlıklı olarak genel merkezimizin projelerini örnek alarak programlar yaptık.” dedi ve ‘Ali Şükrü Bey’, ‘Mehmet Akif’ ve ‘Trabzon’un İşgal Yılları’ programlarımız ve ‘Çanakkale Anma Program”larından bahsetti. Erzurum Şubesi Başkanı Hanefi İspirli, yaptıkları faaliyetleri anlattı ve “Bu yıl ‘Erzurum Hatırası Kitabı’nı ve ‘Onuncu Yıl Kültür-Sanat Ödülleri’ ve Kasım ayında ‘Medeniyet Kongresi’ projelerini de hayata geçirmek istiyoruz. Önümüzdeki yıl ise Ermeni mezaliminin yüzüncü yılı münasebetiyle ayrı bir kongre düzenlemeyi planlıyoruz.” diyerek önümüzdeki yıllar için faaliyet planını ortaya koydu. Kahramanmaraş Şubesi Başkanı Hasan Ejderha, faaliyetlerinden bahsettikten sonra, genç üyelerinin fazla olmasının şubenin ayırıcı bir özelliği olduğunu ve bundan dolayı çok mutlu olduklarını ifade etti. Bu arkadaşların katılımıyla ‘Yoldaki Kalemler’ adlı bir e-dergi çıkardıklarını da anlattı.

Mayıs -Haziran 2014

3


Kayseri Şubesi Başkanı Ahmet İlhan, Kayseri şubesi olarak önce kendi şehirlerinin yazarlarını çatıları altında toplama çabalarından bahsetti. ‘OkurYazar Okulu’ kapsamında yazarlarla genç okuyucuları buluşturma gayretinde olduklarını, atölye çalışmaları kapsamında gençlerin edebi çalışmalarını değerlendirmeye tabi tuttuklarını anlattı. Gaziantep Şubesi adına Mehtap Yılmaz, “TYB olarak yazarların fikri mülkiyet başta olmak üzere tüm haklarının korunması önemli bir meseledir. Bu konuda atılacak ilk adım etkin bir yayınevinin kurulması olmalıdır.” dedi. Hanımlara dönük faaliyetlerle onların kültür-sanat ortamına katılımını sağlamanın da amaçlarımızdan olması gerekliliğinden söz etti. Urfa Şubesi Başkanı Cuma Ağaç, yaptıkları faaliyetlerden bahsedip ‘Şanlıurfa Şiir Meclisi’ projesinin devam ettiğini söyledi. “Şubeler Buluşması’nın önümüzdeki yıl Urfa’da yapılmasını öneriyorum.” dedi. Sakarya Şubesi Başkanı Rüstem Budak, “Öncelikle değişen şartlarla birlikte yazarlığın tanımını da tekrar yapmak gerekebilir. Özellikle sosyal medyanın yayılışıyla beraber yazar tanımını tekrar düşünmekte fayda olabilir kanaatindeyim. Kitap yayımlamanın giderek kolaylaşması da yazar tanımını değişmeye zorlayan diğer bir etmendir. Belki bu manada TYB tüzüğünde yer alan yazar tanımı tekrar ele alınabilir. Diğer yandan biz de sosyal medyayı etkin şekilde kullanmanın önemine vurgu yapmak istiyoruz. İlaveten, genç yazarların birbirleriyle tanışmasına vesile olacak programlar düzenlemeliyiz. TYB’nin sitesinde, üye olan yazarların kitaplarının tanıtımını yapacak yazılar olması da güzel olacaktır. Son olarak, sinemanın yazıyla ilişkisi bağlamında sinema ve sinema yazarlığıyla ilgili yaklaşımımızı da kuvvetlendirmemiz gerekmektedir.” dedi.

4

Mayıs -Haziran 2014

Genel Başkan Hicabi Kırlangıç’ın Görüş ve Önerileri: • Daha etkin bir iletişim ağı kurmalı, şubeler olarak birbirimizin faaliyetlerinden daha fazla haberdar olmalıyız. • Belli bir ahlâki çizgide kendini ifade etmek durumunda olan TYB, baskı grubu gibi davranmaktan çok, sivil toplum örgütü duyarlılığında fikirlerini ifade etmelidir. •

Gençlerin ve hanımların etkinliklerimize katılımını arttırmak önemli bir hedeftir. Gençlere yapılan vurgu, TYB’nin sonraki kuşaklara aktarılması hassasiyetiyle ilgilidir.

• Resmi kuruluşlarla ilişkiler her şehrin yapısına göre değişiklik arz edebilirse de önemli olan bu ilişkilerin geliştirilmeye dönük olmasıdır. • Farklı kitle ve yaş gruplarına dönük programlar yapmak daha çok kişiye ulaşmak açısından önemlidir. • Şubelerin bulundukları yerlerdeki üniversitelerle beraber projeler yapılması ve akademik camia ile yakın ilişkiler kurulması da önemli bir husus olarak öne çıkmaktadır. • Tüm dernek evraklarının ve yapılan faaliyetlerle ilgili her türlü dokumanın şeffaf ve eksiksiz biçimde kayıt altına alınması gerekmektedir. • Siyasi gündemle ilgili fikirlerin ortaya konmasında tüm şubelerin ve genel merkezin katılımı önemlidir. Bu fikirler ortak bir temelde ifade edilmelidir. • TYB, yalnızca fikir ve edebiyat alanında değil plastik sanatların da her alanında faaliyetler ortaya koymalıdır.

Toplantıya katılanlar: TYB genel merkezinden Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan, Genel Başkan Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, Baş Danışman İbrahim Ulvi Yavuz, Genel Başkan Yardımcısı Ferhat Koç, Genel Mali Sekreter Fatih Gökdağ, Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Eryiğit, Genel Sekreter Yardımcısı Murat Erol, Üyelerden Mahmut Erdemir; Ankara Şubesi’nden şube başkanı Mehmet Kurtoğlu, İstanbul Şubesi’nden M. Davut Göksu, Konya Şubesi’nden şube başkanı M. Ali Köseoğlu, İsmail Özkan, Bursa Şubesi’nden Deniz Kurtyılmaz, Erzurum Şubesi’nden şube başkanı Hanefi İspirli, K. Maraş Şubesi’nden Hasan Ejderha ile Mehmet Yaşar, Trabzon Şubesi’nden şube başkanı Haydar Çoruhlu, Ş. Urfa Şubesi’nden şube başkanı Cuma Ağaç, G. Antep Şubesi’nden Meltem Yılmaz, Kayseri Şubesi’nden şube başkanı Ahmet İlhan, Sakarya Şubesi’nden şube başkanı Rüstem Budak. İzmir Şubesinden başkan Harun Özdemir, Mahir Adıbeş, Şazimend Duran, Zeki Buşkan, Levent Ertekin, Lale Ertekin, Naci Gümüş ve Esen Yılmaz.


“Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları” ödülleri sahiplerini buldu 1980 yılından itibaren her yıl düzenli olarak verilen TYB ödülleri, günümüzde içi boşaltılan ve sahte şöhret sistemini besleyen ödüllendirmelerden oldukça farklı bir değerlendirme ile kamuoyuna gerçek değerleri sunuyor. Kuruluşundan bu güne farklı alanlarda yaptığı kültür hizmetleriyle ülkemizin ilim ve kültür alanında köklü ve etkin kurumlarından olan Türkiye Yazarlar Birliği (TYB), bu sene de geniş katılımlı bir heyetle ödüllendirmeye lâyık görülen yazar, fikir adamı ve sanatçıları belirleyerek 2014’ün ilk günü kamuoyuna ilân etmişti. Söz konusu ödüller, bu sene Türkiye Yazarlar Birliği’nin Sümer 1 Sokağı 11 Kızılay/Ankara adresinde bulunan Genel Merkezinde, saat 11.00’de başlayan törenle sahiplerine verildi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kültür ve Turizm Bakan yardımcısı Abdurrahman Arıcı, BBP Genel başkanı Mustafa Destici, Milli Kütüphane Genel Müdür Yardımcısı Fikret Komser’in katılımının olduğu Ödül Törenine merkez ve şubelerin yönetim kurulu üyeleri ile birlikte ödül alan değerli konuklar ve seçkin bir davetli topluluğu da katıldı. Törene başlamadan önce yapılan konuşmalarında TYB Genel Başkanı Hicabi Kırlangıç kısaca şu hususlara değindi: “TYB bir gelenek oluşturdu. Her yıl bir önceki

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç

yılın, yazar, fikir adamı ve sanatçılarını belirliyoruz. 36 yıllık bir kuruluş olarak bunu 35 yıldır yapmaya çalışıyoruz. Kültür dünyamıza ışık tutacak olan eserleri seçmeye çalışıyoruz. İnşallah bu ödül sahipleri de kültür dünyamıza ışık tutacaktır.” dedi. TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan ise “Her yıl verdiğimiz eserlerle Türkiye’nin resmini çekiyoruz. Sonraki yıllarda da dikkati çekecek olan eserleri tespit etmeye çalışıyoruz. Uzun yıllar kof şöhretler üretildiğini biliyoruz. TYB ile toplumun kıymetlerini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Değerlendirme yaparken 600’den fazla ismi göz önünde bulundurduk. TYB, görülmeyeni, sağır olunanları göstermeye çalışıyor. Ödülümüzde para ödülü yok.

TYB Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan

Ama istikrarlı bir değerlendirme yapmaya çalışıyoruz.” dedi ve Türkiye’nin istikrarlı bir çizgide yol almaya başladığını, maddi kalkınmada büyük gelişmeler gösterdiğini ama manevi alanda, kültürel alanda maddi alandaki gelişmelere paralel bir durum görülmediğini söyledi. Türkiye’nin gündeminde kültürel alanların da bulunması gerektiğine dikkat çekti. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici yaptığı konuşmada; ülkemizin içinde bulunduğu durum göz önünde bulundurulduğunda TYB’nin öneminin daha iyi anlaşıldığını söyledi. “Türkiye’nin son yıllarda kültürel alandaki bu eksiği kapatması gerekiyor. Bilim ve kültür adamları yetiştirmemiz gerekiyor.” dedi. Türkiye’nin kültürel alandaki problemlerinin yanında bir de ahlak ve adalet probleminin, bir vicdan, bir irfan probleminin olduğunu düşündüğünü söyledi. TYB’nin kurulduğu yıldan bu yana sahip olduğumuz değerleri yaşatmaya çalıştığını aktardı ve “Başta Mehmet Doğan Bey olmak üzere mevcut genel başkana ve emek sahiplerine teşekkür ederim.” dedi. Kültür ve Turizm Bakan yardımcısı Abdurrahman Arıcı, “Yazarlarımız sanatçılarımız fikir adamlarımıza destek olmak boynu-

Mayıs -Haziran 2014

5


Hatırada, Necati Mert, Memleket Kitabevi kitabıyla, Dilde, C.Yakup Şimşek, Dilin Tetiği Bozuldu adlı eseriyle, Gezide, Muharrem Sevil, Maveraünnehir Defterleri kitabıyla, Tercümede, Halil İbrahim Sarıoğlu, Mevlana’dan Rubailer tercümesiyle, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı

ödül alanlara tebriklerini iletti. “Bir eleştiri olarak almayın ama bu tip faaliyetleri halka açık yerlerde yapmak gerekir. Daha genel yerlerde bir program yapılmalı. Burası elbette mütevazi ama herkesin katılacağı bir yer değil.” diyerek TYB’nin mütevazi salonunun dışında yapılmasının daha uygun olacağını aktardı. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici

muzun borcudur.” diyerek sözlerine başladı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak yazar ve sanatçılara verdikleri desteklerden bahsetti. “Türkiye kültür adamlarımızı tanıtmak amacıyla halkımıza hakkıyla tanıtmak için kitaplar yayınlıyoruz” dedi ve yeni başlattıkları destek programlarından bahsetti. Edebiyat eserlerini desteklemek amacıyla özgün edebiyat eserlerine, projelerine destek verileceğini söyledi. “Bunun yeni kalemlerin ortaya çıkmasına sebep olmasını umut ediyoruz. Bakanlığımız tarafından yürütülen çeviri yayın programı ile 1500 eserin 56 dile çevrilmesi için çalışmalar yapıyoruz.” diyerek sözlerine devam etti. “Mevlanalar Yunuslar hakikatleri söylemeseydi bu millet Necip Fazılları nasıl yetiştirecekti.” diyerek, bu milletin yazar ve sanatçılara borçlu olduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise, “TYB yaklaşık 30 yılık serüveni içinde takdirle andığımız kuruluşlarımızdan birisidir. Gerçekten Türkiye’nin kültür hayatına çok önemli kazanımlar sağladı.” diyerek başladı ve ödül törenlerini de takip ettiğini ve TYB’nin verdiği ödülleri önemli bulduğunu söyledi. “Tabi siyaset yoğun ve Ankara dışında faaliyete katılıyoruz. Ama bu gün Ankara’da olduğumuz için bu programa katılmak istedim.” dedi ve

6

Mayıs -Haziran 2014

Kültür dünyamız hakkında da açıklamalar yapan Arınç, sinemamız hakkında da konuştu. “Bizim senaryocumuz yok. Gönül dünyamıza ait iyi senaryolar çıkarmamız lazım. TRT’deki arkadaşlarımıza senaryo yarışmaları açmalarını söyledim. Önce iyi senaryonun nasıl olacağına dair eğitim yapılmalı.” diyerek görüşlerini dile getirdi. Bülent Arınç’ın konuşmasının ardından ödül sahiplerine ödülleri takdim edildi. 2013 yılında yaptıkları çalışmalar ve yayınladıkları kitaplarla TYB ödülüne lâyık görülen isimler şunlardı: Hikâye dalında, Aykut Ertuğrul, Mümkün Öykülerin En İyisi kitabıyla, Şiirde, Ali Ural, Gizli Buzlanma kitabıyla, Romanda, Beşir Ayvazoğlu, Ateş Denizi romanıyla, Denemede, Nazım Payam, Ses ve Yaz eseriyle, Fikir’de, Ebubekir Eroğlu, Geçmişin İçindeki Geçmiş kitabıyla, Araştırmada, İsmail Erünsal, Sahaflar adlı kitabıyla, İncelemede, Köksal Alver, Mahalle adlı kitabıyla, Edebi Tenkitte, Yakup Altıyaprak , Dünyaya Karşı Şiir adlı kitabıyla,

Biyografide, Fatih Birgül, İrade Hareket İsyan Nurettin Topçu’nun Entelektüel Biyografisi kitabıyla, Şehir Kitaplarında, Rahşan Tekşen, Kırkbirkere İstanbul eseriyle, Çocuk Edebiyatı dalında Yılmaz Erdoğan, Konaktaki Hazine kitabıyla, ödüle layık görülmüşlerdir. Basın, yayın, televizyon, radyo alanında ödüllendirilenler: Basın fıkra dalında Haşmet Babaoğlu (Sabah) Basın fikirde, Vedat Bilgin, (Bugün) Basın kültür sayfası, Bedir Acar, (Star) Basın röportajda Nil Gülsüm Gül, (Yeni Şafak) Dergi yayıncılığında, Derin Tarih, Elektronik Yayıncılıkta, Kaynakça İnfo sitesi, TV Kültür programları dalında, Gündem Edebiyat (TRT Türk) TV Belgesel’de Muharrem Coşkun, Yoldaki Çığır ile, Radyo programı, Nebahat Konu Yılmaz, Gönül Ustalarımız (TRT Radyo 4), Sinema dalında, Atalay Taşdiken, Meryem adlı filmi ile, Kitap yayıncılığı: Kamu yayıncılığı: Edirne Valiliği, Özel yayıncılık: Hece Yayınları, Yayıncılık özel ödülü: Konya Selçuklu Belediyesi Büyük Selçuklu Mirası ile, Üstün hizmet Ayrıca kültür, ilim ve sanat hayatımıza uzun süreli katkılarından ötürü Prof. Dr. Şaban Karataş, Prof. Dr. Nimetullah Hafız ve Şule Yüksel Şenler’e Üstün Hizmet Ödülü verilmiştir.


Memleket Kitabevi adlı eseri hatırat dalında ödüle layık görülen Necati Mert beratını Mehmet Doğan’dan alırken

Kırkbirkere İstanbul adlı eseri şehir kitapları dalında ödüle layık görülen Rahşan Tekşen beratını Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Nihat Özçelik’ten alırken

Mümkün Öykülerin En İyisi kitabı yılın hikaye kitabı seçilen Aykut Ertuğrul beratını Bülent Arınç’tan alırken

Dilin Tetiği Bozuldu adlı eseri dil dalında ödüle layık görülen Yakup Şimşek beratını Hicabi Kırlangıç’tan alırken

Yapımcısı olduğu Gündem Edebiyat programı TV Kültür Programları dalında ödüle layık görülen Vefa İlhan beratını Bülent Arınç’tan alırken

Ses ve Yaz adlı eseri yılın deneme kitabı seçilen Nazım Payam beratını Abdurrahman Arıcı’dan alırken

Mevlana’da Rubailer adlı eseri tercüme dalında ödüle layık görülen Halil İbrahim Sarıoğlu beratını İbrahim Ulvi Yavuz’dan alırken

Konaktaki Hazine adlı kitabı çocuk edebiyatı dalında ödüle layık görülen Yılmaz Erdoğan beratını TYB Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi Muhsin Mete’den alırken

Dünyaya Karşı Şiir adlı eseri Edebi Tenkit dalında ödüle layık görülen Yakup Altıyaprak Mustafa Destici’den beratını alırken

İrade Hareket İsyan Nurettin Topçu’nun Entelektüel Biyografisi kitabı biyografi dalında ödüle layık görülen Mehmet Fatif Birgül beratını Ferhat Koç’tan alırken

Vedat Bilgin Basın Fikir Dalındaki beratını Bülent Arınç’tan alırken

Gizli Buzlanma kitabı yılın şiir kitabı seçilen Ali Ural beratını Bülent Arınç’tan alırken

Mayıs -Haziran 2014

7


Bedir Acar Basın Kültür dalındaki beratını TYB Yönetim Kurulu üyesi Mahmut Erdemir’den alırken

Kaynakça İnfo adlı sitesi Elektronik yayıncılık dalında ödüle layık görülen Ramazan Acun beratını Bekir Soysal’dan alırken

Meryem filmi ödüle layık görülen Atalay Taşdiken adına At Yapım’dan Sevda Turgut beratını TYB Ankara Şube Başkanı Mehmet Kurtoğlu’ndan alırken

Üstün Hizmet dalında ödüle layık görülen Şule Yüksel Şenler Hanımın yeğeni beratını TYB Mali Sekreteri Fatih Gökdağ’dan alırken

Kamu Yayıncılığı dalında ödüle layık görülen Edirne Valkiliği adına İl Kültür ve Turizm müdürleri Ahmet Hacıoğlu beratını Mehmet Doğan’dan alırken

Dergicilik dalında ödüle layık görülen Derin Tarih Dergisi ve Röportaj dalında ödüle layık görülen Nil Gülsüm Gül adına berat takdimi yapılırlen

Halil Ürün ile “Siyaset ve Sanat” Yoldaki Çığır adlı belgeseli TV Belgesel dalında ödüle layık görülen Muharrem Coşkun beratını TYB Yönetim Kurulu üyesi Murat Erol’dan alırken

Gönül Ustalarımız programı ile Radyo ödülünü alan Nebahat Konu Yılmaz beratını TYB Genel Başkanı Hicabi Kırlangıç’tan alırken

8

Mayıs -Haziran 2014

Yayıncılık Özel Ödülüne hak kazanan Konya Selçuklu Belediyesi adına beratı Başkan Yardımcıları Mehmet Gümrah alırken

Üstün Hizmet dalında ödüle layık Görülen Prof. Dr. Nimetullah Hafız beratını Bülent Arınç’tan alırken

Eski Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Halil Ürün 18 Nisan’da “Siyaset ve Sanat” başlıklı bir konuşma yaptı. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Orhan Erdem ve Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu’nun da katıldığı program özellikle Konyalıların yoğun ilgisi ile takip edildi. 1989-1999 yılları arasında Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış olan Ürün, siyaset üzerine konuşurken sık sık yaşadıklarından örnekler sundu. Halil İbrahim Çelik ve Şükrü Karatepe’nin de bulunduğu programda yol arkadaşlıkları üzerine de sözler sarf etti. Siyasette yollarını 5 şeyin kestiğini aktaran Ürün, bunları şahsi hatalar, vefasızlık, hasetlik, derin devlet ve konjonktür olarak sıraladı.


Türkoloji Söyleşileri “Gagauz Türkleri ve Nevruz Bayramı” Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TYB Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Salih Yılmaz tarafından Türkiye Yazarlar Birliği’nin koordinatörlüğünde 25.03.2014 tarihinde düzenlenen Türkoloji Söyleşilerinde “Gagauz Türkleri ve Nevruz Bayramı” konuşuldu. Gagauz âlim ve yazar Dr. Güllü Karanfil Gagauzların tarihine dair bilgiler verdi. Gagauzya haritası doğrultusunda Gagauzların yaşadığı coğrafyaya dair bilgiler verildi. Gagauzların toplu olarak Moldova Cumhuriyeti’nin güney tarafında, Bucak denilen bir arazide, Gagauz Yeri Özerk Bölgesi’nde yaşadığı, Gagauzların Moldova nüfusunun %4’ünü teşkil ettikleri ve sayıları 170 000 civarında olan bu halkın dili hakkında detaylar anlatıldı. Türkiye Cumhuriyeti ve Gagauzların ilişkileri konusunda ise 1931`de

Ürün, siyasette söz’ün ve vücut dili’nin önemli olduğunu söyledi. Vücut dilinin siyasî bir argüman olarak insanlara ulaşmada önemli bir imkanı sunduğunu aktardı. Siyasette hasbî olmanın önemine değindi. “Gönül alınmadan oy alınmaz” dedi. Siyasetçinin kendisine güvenli olması gerektiğini aktardı ve “Başbakanımız Gezi ve 17 Aralık operasyonlarında kendine güvenmeseydi kaybederdi” dedi.

Romanya`nın başkenti Bükreş`e elçi olarak atanan Hamdullah Subhi Tanrıöver’in Gagauz Türkleri ile yakından ilgilenmesi, Gagauzları ve yaşadıkları yerleri defalarca ziyaret etmesi, bu yıllarda 100 civarında Gagauz gencinin Türkiye`de okumasının sağlanması ve bölgeye Türkiye`den ders kitapları ve Türk öğretmenleri gönderilmesi örneklerle anlatıldı.

Nogay Türkleri 22.04.2014 tarihinde düzenlenen Türkoloji Söyleşilerinde “Tarihte ve Günümüzde Nogay Türkleri” konuşuldu.

Gagauzlar ve Sovyetler Birliği (19401991) başlığı altında 1940 yılında Molotov-Ribentrop Antlaşmasına göre bugünkü Moldova’nın Gagauzlar’la birlikte Sovyetler Birliği’ne dâhil olduğu, süreç içerisinde Kakakistan ve Sibirya’ya sürgün edildikleri hakkında bilgiler verildi. Gagauzlar ve Gagauz Yeri Özerk Bölgesinin oluşumuna dair ise Mirça Snegur döneminde, 23 Aralık 1994`de Gagauz Özerk Bölgesi (Gagauz Yeri) nin 1850 km2 tanındığı ve Gagauzlar’ın iki bayrağı olduğu açıklandı. Dil anlamında incelendiğinde Gagauz dilinin köylerde kullanıldığı, Kasabalarda ise (Komrat, Çadır, Valkaneş) dilin büyükler tarafından konuşulmaktayken genç nesil tarafından kullanılamayacak durumda olduğu örneklerle açıklandı. Gagauzcanın Bulgar, Romen ve Rus dillerinden etkilenmesi nedeniyle de bazı kelimeler ve cümle yapısında değişiklikler meydana geldiği anlatıldı. Doç. Dr. Salih Yılmaz ise Türkiye’de ve başta Orta Asya’da Nevruz Bayramının nasıl kutlandığı ve hangi geleneklerin devam ettiği konusunda bilgi verdi. Toplantıya konuk olarak katılan Prof. Dr. Tuncer Gülensoy da Türk Dünyasına dair yaşadıklarından örnekler verdi. Yoğun bir katılımın olduğu toplantı, fotograf çekimi ve plaket takdiminin ardından sona erdi.

İlk olarak Nogay Türklerinin tarihî geçmişi ve etnik yapıları hakkında Sami Nogay (Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Eski Genel Başkan) sunum yaptı. Bu sunumda Nogay Menşei ve Nogay Adı, Sosyal ve Ekonomik Yapı örneklerle anlatıldı. Bu anlatımlarda Nogayların bugün çoğunlukla Kafkasya’da varlıklarını sürdürmekte olan bir Türk topluğu olduğu, Nogay adının kavim adı olarak Altın Ordu şehzadelerinden olan Nogay’dan geldiği açıklandı. İkinci konuşmayı Cem Arslan (Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Sekreter) Bey, Nogay Türklerinde Edebiyat başlığı ile yaptı. Buna göre geçmişte çok zengin sözlü edebî gelenekleri olan Nogayların, mensur eserlere değer vermedikleri, böyle eserlere “kara söz” diye ifade edildiğini, sadece nazımla söylenen sözleri kıymetli saydıkları ifade edildi. Nogaylarda yazılı edebiyatın XX. yy.’ın başlarında teşekkül ettiği, 1928’e kadar

Mayıs -Haziran 2014

9


Arap alfabesini kullanan Nogay Türklerinin bu tarihte Latin alfabesine geçtikleri ve 1938 yılından itibaren de Kiril alfabesini kullanmaya başladıkları örneklerle anlatıldı. Nogay destanlarının toplum içerisinde önemli bir yere sahip olduğu dile getirildikten sonra tanınmış olanları şöyle sıralanmıştır: Kahramanlık destanları: “Aysıldıñ Ulı Amet Bätir “, “Edige”, “Mamay”, “Şora Bätir”, “Er Kasay”, “Müsevke”, “Nogaydıñ Kırk Bätiri”, “Adil Soltan”, “Er Targıl”, “Koplanlı Bätir”, “Kazı Tuvgan”. Bunların konusu, Nogay Türklerinin komşu halklarla ilişkileri, vatan sevgisi, zalim hanlar (Altın Ordu hanları), mirzalar

ile yapılan mücadeleler ve savaşlardır. Aşk destanları: “Kozı Körpeş Bayan Sıluv”, “Karaydar Man Kızıl Gül”, Tölegen Men Kız Yibek”, “Boz Yigit”, “Ariz Ben Hanber”, “Şah İsmail” vb. Bu eserlerde halkın sosyal hayatı, âdetleri, kahramanlar arasındaki sınıf farkı, onların talihsizliği anlatılmaktadır. Tarih destanları: “Azavlıdıñ Er Dosmambet”, “Ümbet Ali”, “Arslanbek”, “Şeyh Şamil”, “Stambılga Köşüv” vb. Tarih destanlarının konusu 17.-19. yy. arasında Nogay halkının yaptığı savaşlar ve halk hayatında meydana gelen değişikliklerdir. Üçüncü konuşmacı Muharrem Yılmaz

(Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkan Yardımcısı) Ankara Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Drneğinin kuruluşu ve faaliyetlerinden bahsetti. Derneğin 03 Mart 1998 tarihinde kurulduğu ve faaliyetlerde bulunduğu örneklerle açıklandı. Son konuşmacı Hakan Benli (Nogay Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi) ise derneğin yayın organı olan NogayTürk Dergisi ve dernek neşriyatları hakkında bilgi verdi. Yoğun bir katılımın olduğu toplantı, fotograf çekimi ve plaket takdiminin ardından sona erdi.

İstiklâl Marşı yazıldığı yerde okundu İstiklâl Marşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde millî marş olarak kabulünün 93. yıldönümünde yazıldığı yerde okundu.

Mehmet Âkif Ersoy’un yazdığı ve milletine ait olduğunu düşündüğünden Safahat’ına dahi almadığı, millî mutabakat metnimiz olan İstiklal Marşı’nın TBMM’de kabul edilmesinin 93. Yılı münasebetiyle Türkiye Yazarlar Birliği Taceddin Dergâhı’nda bir program düzenledi.

2007’de adım atması ile kabul edilen “İstiklâl Marşı’nın Kabul Edildiği Günü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü” kanununu çerçevesinde 12 Mart, millî günlerimiz arasına girmişti. Bu çerçevede icra edilen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

Türkiye Yazarlar Birliği öncülüğünde geniş bir gönüllü kuruluşlar topluluğu, hükümetler ve Meclis başkanları nezdinde 1990’lardan itibaren teşebbüslerde bulunulan ve nihayet TBMM’nin 4 Mayıs

Programda ilk olarak Vakıflar Bölge Müdürü Temel Ünlü konuştu. Ünlü konuşmasına “Bizleri bu vatanda dünyaya getiren, hür ve bağımsız bir şekilde yaşamamızı sağlayan rabbime hamd ediyorum” diyerek

10

Mayıs -Haziran 2014

başladı ve İstiklâl Marşı’nın kabulünün 93. yılı dolayısıyla İstiklâl Marşı’nın yazıldığı yerde bir arada bulunmaktan duyduğu onuru ifade etti. Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan “Burada bir şahitlik için toplandık” diyerek konuşmasına başladı ve “İstiklâl Marşı’nın nasıl bir ortamda yazıldığını hiç düşündünüz mü?” sorusunu sordu. Cevaben ise “İstiklâl Marşı böyle soğuk bir Ankara’da yazıldı.


Yazar Okulunda 10 Yönlendirme Dersi

yazar okulu yönlendirme derslerinde yer alan hocalar ve konuları şunlardı: Muhsin Mete ile “Televizyonculuğumuz” Şükrü Karatepe ile “İktidar İlişkileri” İbrahim Eryiğit ile “Şiirde İmge” Prof. Dr. Arif Ersoy ile “Medeniyetlerin Tarihî Seyri”

Türkiye Yazarlar Birliği bünyesinde 14. yılına giren, 400’ün üzerinde mezunu bulunan Yazar Okulu – Yazarlığa Hazırlama Seminerleri’nin 20. dönemi devam ediyor. Bu derslerin önemli bir bölümünü teşkil eden yönlendirme dersleri de her hafta farklı bir konu ve konuşmacı ile sürdürülüyor. Bu dönem

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç ile “Şiirimizin kökleri”

Berdelacuz- kocakarı soğukları denen böyle soğuk günlerde de kabul edildi. Mehmet Âkif böyle palto ile değil ceket ile Ankara’da bulunuyordu o günlerde” dedi. Bugün büyük bir heyecan ile okuduğumuz İstiklâl Marşı’nın o günlerde bu küçük kerpiç evde yazılmış olduğunu söyledi. Ve o günün şartlarını bugünün şartlarından uzak şekilde değerlendirmemiz gerektiğinin altını çizerek “Belki de gaz lambasına gaz bulamadan yazdı şiirini. Hep anlatılır ya; Âkif’in aklına bir mısra gelir ve lamba bulamadığı için duvara yazar o mısraları. İşte bu gibi şartlarda yazıldı İstiklâl Marşı.” dedi.

idaresi tarafından yapılan ve Taceddin Dergâhı’na tepeden bakan binanın bir gün yerle yeksan olması temennisi içerisinde olduklarını ifade etti. “Tarih budur, İstiklâl Marşı’nın yazıldığı binayı koruduğumuz için tarihi koruyabiliyoruz” dedi.

70’li yıllarda dergâhın Hacettepe’ye verildiğini ve 1978 yılında üniversiteye bu müzenin ziyareti için bir yazı yazdıklarını anlatan Doğan, “O zaman üniversite yönetimi müze eşyalarını kaldırmıştı ve burası harabeye dönmüştü. Biz ziyaret edeceğimizde, gördük ki harıl harıl bir temizliğe girişmişler ve müze eşyalarını yerleştirmeye çalışıyorlar.” dedi. 80’li yıllardan beri Taceddin Dergâhı ve etrafının koruması için uğraşlar verdiklerini ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün en son yaptığı köklü değişikliklerden sonra Taceddin Dergâhı’nın bugünkü halini aldığını aktaran Doğan, Üniversite

Doç. Dr. M. Seyfettin Erol ile “Krizler ve Türk Dış Politikası” Tuncer Namlı ile “İslami İlimler ve Toplum” Sıddık Çalık ile “Yazının Tarihi” Osman Özbahçe ile “Şiir Üzerine”

Yine kendi uğraşlarının netice vermesi ile 2007 yılında İstiklâl Marşı ve onun hatırasına ihdas edilen bu millî gün gibi çok millî günümüz olduğunu ama bugünün İstiklâl Marşı bir milli mutabakat metni olduğu için- daha bir önemli olduğunu aktaran Doğan, milletleri büyük olayların ve büyük metinlerin ayakta tuttuğunu

ve bizi ayakta tutan metinlerden olduğu için İstiklâl Marşı’nın ve bu millî günün ayrı bir önemi olduğundan bahsetti. Milli mutabakat metni olan İstiklal Marşı’nın TBMM’de oy birliğine yakın bir oy oranı ile kabul edildiğini, Mehmet Âkif’le fikirleri uyuşmayan insanların bile bu metni kabul ettiğini aktaran Doğan, İstiklâl Marşı’nın toprak gibi, bayrak gibi milli aidiyetimizin bir sembolü olduğunu söyledi. Katılanlara ve emeği geçen herkese teşekkürlerini beyan ederek konuşmasına son verdi. Ankara Büyükşehir Belediye başkan yardımcısı Ali Gökşin milli şairimizi rahmetle andığımız bu günde birlik ve beraberliğimizin sınandığını ve bu metne bu nedenle verilmesi gereken önemden bahsetti. Âkif’in “Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” sözlerini söyleyerek konuşmasını tamamladı. Ankara Vali Yardımcısı Hamza Duygun ise zamanında birkaç kişi ile başlayan bu programın artık yoğun bir katılımla yapıldığını ve inşallah daha sonraki yıllarda daha da fazla bir katılımla icra edileceğini söyledi. Program öğrencilerin İstiklâl Marşı okuması ve Kurân-ı Kerim tilaveti ile son buldu.

Mayıs -Haziran 2014

11


TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ MAYIS-HAZİRAN 2014 FAALİYETLERİ

TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ MAYIS - HAZİRAN 2014 FAALİYETLERİ GÜNLER

MEHMET ÂKİF DİVANI

03 MAYIS CUMARTESİ

15:00 Yazar Okulu 20. Dönem Kapanış Dersi

05 MAYIS PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç

07 MAYIS ÇARŞAMBA

18:30 Kişisel Gelişim Konferansı Tuba Gülnahar ile “Diksiyon ve Etkili İletişim”

10 MAYIS CUMARTESİ

13:30 Mehmet Kurtoğlu ile Eski Dünyaya Seyahat Hazırlayan: Zehra Yücel

12 MAYIS PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu

YUNUS EMRE DİVANI

Diğer Salon

11:00 Türkoloji Söyleşileri Prof. Dr. Canseyit Tüymebayev (Kazakistan Ankara Büyükelçisi) Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Etlik Kampüsü

13 MAYIS SALI

12

MEVLÂNA DİVANI

14 MAYIS ÇARŞAMBA

18:30 Kişisel Gelişim Konferansı Mehmet Ekinci ile “Öfke Yönetimi ve Stresle Başetme Yöntemleri”

17 MAYIS CUMARTESİ

13:30 Sıtkı Caney ile Şiir Üstüne Hazırlayan: Zehra Yücel

21 MAYIS ÇARŞAMBA

18:30 Kişisel Gelişim Konferansı Ahmet Sandal ile “Kamu Yönetiminde Etik Değerler”

24 MAYIS CUMARTESİ

13:30 Şairler Meclisi Hazırlayan: Uğur Polat

26 MAYIS PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Mustafa Aşkar

28 MAYIS ÇARŞAMBA

18:30 Kişisel Gelişim Konferansı Adem Karafilik ile “Mutlaka Başarmalıyım!”

Mayıs -Haziran 2014


31 MAYIS CUMARTESİ

13:30 Vefatının 31. Yılında Necip Fazıl Konuşmacı: Necmettin Turinay Hazırlayan: Yılmaz ErdoğanZehra Yücel

02 HAZİRAN PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Dr. Halil İbrahim Sarıoğlu

04 HAZİRAN ÇARŞAMBA

18:30 Kişisel Gelişim Konferansı Adem Karafilik ile “Bende Öğrenebilir miyim?”

07 HAZİRAN CUMARTESİ

13:30 Yrd. Doç. Dr. İbrahim Ethem Arıoğlu ile Geçmişten Günümüze Türk Halk Tiyatrosu Hazırlayan: Cengiz Karataş

09 HAZİRAN PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Doç. Dr. Zülfikar Güngör

11 HAZİRAN ÇARŞAMBA

18:30 Kişisel Gelişim Konferansı Gönülden Dile Aksın Gönüle Müzik, Şiir, Söyleşi

14 HAZİRAN CUMARTESİ

13:30 Yrd. Doç. Dr. Cengiz Karataş ile Edebiyatımızda II. Meşrutiyet Hazırlayan: Zehra Yücel

16 HAZİRAN PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç

21 HAZİRAN CUMARTESİ

13:30 Doç. Dr. İbrahim Tüzer ile Edebiyat ve Kimlik: Ahmet Mithat Örneği Hazırlayan: Cengiz Karataş

23 HAZİRAN PAZARTESİ

18:30 Mesnevi Okumaları Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu

28 HAZİRAN CUMARTESİ

13:30 Uğur Polat ile İslam ve Sanat Hazırlayan: Cengiz Karataş

* Faaliyetlerimizde muhtemel aksamalar durumunda yapılacak değişiklikler ve ek faaliyetler ayrıca duyurulacaktır.

Mayıs -Haziran 2014

13


ŞUBELERDEN HABERLER

“Mavera Dergisi’nin Türk Edebiyatı’ndaki Yeri” TYB Ankara Sohbetleri’nde Halit Özdüzen “Mavera Dergisi’nin Türk Edebiyatı’ndaki Yeri” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Rasim Özdenören ve Hasan Seyithanoğlu’nun da katıldığı program yoğun bir ilgiyle takip edildi. Program sorumluluğunu Mehmet Kurtoğlu üstlendi. Halit Özdüzen Büyük Doğu, Diriliş ve Edebiyat dergileri hakkında kısa bir değerlendirmede bulunduktan sonra Mavera Dergisi hakkında konuştu. Diğer dergilerin bir ismin ağırlığı altında çıkmış olduğunu aktaran Özdüzen, Mavera’nın

kollektif bir çabanın ürünü olduğunu aktardı. Bu derginin topluma daha yakın bir dergi ihtiyacına binaen kurulduğunu aktaran Özdüzen, Rasim Özdenören’in bu dergiye katkılarından hususiyetle söz etti. Mavera isminin de Rasim Özdenören’in fikri olduğunu aktardı. “Mavera sözlük anlamıyla, “Ma” Arapçada şey “ Vera” ise öte demektir. Birleşik olarak, herhangi bir şeyin bittiği yer ve onun ötesini anlatır. Bazılarınca fizik ötesi

Muhsin Mete ile “İletişim Gerçekliğimiz” engelledi.” diye bir itirafta bulundu. Emin Çölaşan’ın da atama yapacak makamı nasıl etkilediğini izah etti.

TYB Ankara sohbetlerinde Muhsin Mete İletişim Gerçekliğimiz üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Program sorumluluğunu Yılmaz Erdoğan’ın üstlendi. 33 yıl TRT’nin her kademesinde görev yaptığını, program metinleri yazarak başladıktan sonra televizyona geçtiğini, gazete ve dergilerdeki yazılarının pek çoğunda da müstear isim kullandığını söyledi. Yazılarının “Ekranın Büyüsüne kapılmadan” isimli kitabında kendi sunuşuyla yayınlandığını anlattı. ‘Benim TRT Genel Müdürlüğümü de bu kitap

14

Mayıs -Haziran 2014

İletişimin insanla sınırlı olmadığını ve bütün canlılarda var olduğunu, ayçiçeklerinin yüzünü güneşe dönmelerinin bile iletişim olduğunu vurguladı. En geçerli iletişimin de sözlü iletişim olduğunu, yüz yüze iletişimin ve bir âlimin dizinin dibine oturarak yapılan iletişimin önemini anlattı. Televizyonla iletişimin ise hem sesli hem görüntülü olduğu için etkili olduğunu söyledikten sonra 1968’de beş yıllık kalkınma planında televizyon konusu gündemde yokken Almanya’dan alınan siyah beyaz teknolojinin Türkiye’ye maliyetini çıkardı. O tarihlerde dünyada renkli televizyona geçildiğini söyledi. Batılılaşma macerasında televizyonun ne kadar etkili olduğunu, bugün ise kanal sayısını arttırarak çözüm arandığında, doğru olanın ise kaliteyi arttırmak olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı

için de kullanılmaktadır. Ancak Tasavvufi ıstılah anlamıyla, Dünya ötesi ve manevî yaşamımızda ulaşmayı arzuladığımız manevî mekân almını taşımaktadır.” dedi. Mavera’nın okuyucuları olan insanlardan yazarların çıktığını belirten Özdüzen, derginin mutfağında yetişenlerin bile 10-15 kişiyi bulduğunu aktardı. “Yazarlar o kadar tevazu içerisindeydi ki, dışarıdan gelen birisi eğer onları tanımıyorsa kimin yazar, kimin ziyaretçi, kimin çaycı olduğunu anlamakta zorlanırdı. Bazen hararetli tartışmalara tanık olacağınız gibi, bazen de orada bulunan herkesi kahkahalara boğan şaka ve esperiler yapılırdı.Dergide yetişen yazarlar, o kadar çok ki bu gün, TYB ve diğer yazar vakıflarında kiminle karşılaşırsanız ya o büroda fahri olarak çalışmış veya sohbetlere katılmış birisidir. O nedenle Mavera Dergisi İslami kesimin yaşamında önemli bir dönüm noktası olmuştur.” dedi. Rasim Özdenören ise, Mavera Dergisi hakkında değerlendirmelerde bulundu ve bazı anılarına temas etti.

“Türkiye’de şehirci


ŞUBELERDEN HABERLER

“Anadolu’da İslâm Ruhu” ve “Türk Düşüncesinde İslâm” TYB Ankara Sohbetleri’nde Ercan Yıldırımla “Anadolu’da İslâm Ruhu (Vatan ve Millet oluşumu)” ve “Türk Düşüncesinde İslâm” adlı yeni çıkan iki kitabına dair konuşuldu. Oturum yöneticisi Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr.

Cengiz Karataş’ın yazarı tanıtmasıyla başlayan sohbette, Yazar, Batı’daki medeniyet kavramının karşısına bizdeki konulabilecek en önemli yapının Türk modernleşmesi olduğundan bahsetti. Halil İnalcık, İlber Ortaylı gibi yazarlarla yapılmış röportajlara da kitaplarında yer verdiğinden bahisle bizde mülkiyet kavramının olmadığını, mülkün asıl sahibinin Allah olduğunu ve insanlığa dair her şeyin İslâm’ın içinde var olduğunu ifade etti. Dolayısıyla madde merkezli hareket eden Batı’nın tekâmülü ve bakış açısının bizdekiyle farklı cereyan etmesinin doğal olduğunu belirtti. Yunus Emre gibi önemli şahsiyetlerimizin birileri tarafından hümanizma maskesi altında içerisinin boşaltılarak Türklük

ve İslâmlık değerlerinden arındırılarak verilmeye çalışıldığını vurguladı. Güçlü olmanın üstü örtülü değerlerin tekrar canlandırılmasıyla gerçekleşeceğini belirten yazar, nizam-ı âlem kavramından bahsederek kitaplarında nizam-ı âlem kavramını vurguladığını ifade etti.

“Şiir hayat ve siyaset ile iç içe” Fikir babalığını Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı D. Mehmet Doğan’ın yaptığı “Şariler Meclisi”nin ikincisi ve üçüncüsü Mehmet Akif Divanı’nda gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan Doğan, doğuştan şair olan milletimizin her vakit şiirle yaşadığını ve güzel şiir ve iyi okuyucu ile kötü şiir ve kötü okuyucuyu birbirinden ayırt etmek gerektiğini belirtti. “Şairler Meclisi”nin çok eski tarihlere dayandığını hatırlattı. Şair hükümdarlarımızdan da örnekler vererek şiirin hayat ve siyasetle iç

içe olduğundan söz etti. Mehmet Kurtoğlu’nun sorumluluğu üstlendiği mecliste, tecrübenin estetikle harman olup, gönülleri coşturduğu muhteşem dakikalar yaşandı. Halit Özdüzen, İhsan Kurt, Hikmet Özdemir, İsmail Bozkurt, İbrahim Eryiğit, M. Atilla Maraş, Sıtkı Caney, Talip Işık, Ali Sali, Halil Ürün, Şükrü Ünal, İbrahim Halil Çelik ve Nuray Alper yer aldı. Programın kapanışında genç yaşta yaşamını yitiren usta şair ve yazar M. Sait Yakut da unutulmadı ve anısı dualarla tazelendi.

lik yanlış anlaşılıyor” Ankara Şubesi’nin program sorumluluğunu Zehra Yücel’in üstlendiği “Kent ve Medeniyet Gerçeğine Farklı Bir Bakış” konulu sohbetinde kent, şehir, medeniyet, kültür algılarımız Lütfi Bergen’in anlatımı ile yeniden okundu. Türkiye’de şehirciliğin, medeniyetin yanlış algılandığını ifade eden Bergen, bu durumun yanlış siyasetin bir mahsulü olduğuna değinerek meselenin çıkış noktasını, “medine” kavramının kökündeki “din ve borç” gerçeğinin Müslümanlar

Şairler meclisinin üçüncüsü ise 26 Nisandaki “Yılın Yazar, Fikir Adamları ve Sanatçıları” ödül töreninin ardından yapıldı. “Gizli buzlanma kitabı yılın şiir kitabı seçilen Ali Ural, M. Ragıp Karcı, Mehmet Sabri Genç, Mehmet Taştan, Şafak Sezer, Sevgi Yerlioğlu, Kamil Şahin, Yusuf Koşal mecliste bulunan şairlerdi.”

tarafından çoğu zaman sömürücü bir anlayışa kurban edilmesine bağladığını belirtti. Sözlerine, bütün toplumların “din” ile başladığını hatırlatarak devam eden Bergen, “borç” gerçeğinin de insanın başta kendisine olmak üzere kâinata ve Yaratıcıya olan borcu olarak yeniden hatırlanması gerektiğini ifade etti. Küçük olanın görmezden gelinmesi, ezilmesi, yok sayılması yeni kültür anlayışının resmidir diyen Bergen, bu hastalıklı yaşam biçiminden kurtulmadıkça tam bir Müslüman olunmayacağını Kur’an’ı Kerim’den örneklerle açıkladı.

Mayıs -Haziran 2014

15


ŞUBELERDEN HABERLER

Osman Çeviksoy ile “Hikâye Üzerine” Program sorumluluğunu Zehra Yücel’in üstlendiği Ankara Şubesi’nin düzenlediği geleneksel cumartesi sohbetlerinin bu haftaki konuğu sanat dünyasının önemli isimlerinden Osman Çeviksoy oldu. Hikâye yazarlığının çok meşakkatli bir iş olduğunu söyleyen Çeviksoy, yazarın toplumun hassasiyetlerini göz ardı etmeden konu ve teme seçimiyle okurun ve dolayısıyla toplumun nabzını yakalaması gerektiğini söyledi. Başarılı bir yazarın, sağlam bir kurguda kahraman

Şair Erdal Çakır: “Şiir beni düşünce alanı olarak ilgilendiriyor” TYB Ankara Şubesinin her hafta gerçekleştirdiği Edebiyat Sohbetlerine şair Erdal Çakır konuk oldu. Programı Mehmet Kurtoğlu yönetti. Erdal Çakır Şiir üzerine yaptığı konuşmasında; “Şiir benim için bir düşünce alanıydı. Çünkü şiir; kendime şiir alanını seçmemin ötesinde, düşünce alanı olarak beni ilgilendiriyordu. Ama içimdekileri dışarıya vurmanın en iyi

yolunun şiir olduğunu fark ettim. Ayrıca bizim sanatçılarımız Allah demeye korkuyordu. Bunu kapalı bir şekilde söyleyerek sanat yaptıklarını söylüyorlardı. Ama bana göre sanatta her şey açıkça söylenmeliydi” dedi. Ayrıca “Hu” kitabını yazma nedenini bir medeniyet tasavvurundan kaynaklandığını belirterek; “Bana göre Esmaü’l-Hüsna incelenmeden bizim bir medeniyet inşa etmemiz mümkün değildir. Bu yüzden Esmaü’l- Hüsna yazmak istediler bizim medeniyetin şairleri” dedi. “Her şiirimde bir hazırlık ve hitam bölümü vardı. Üç ay gibi bir sürede tamamladım. Efendimize 63 naatı 3,5- 4 ayda yazdım. Bütün derdim Allah’a ve peygamber’e dostluğumu ilan etmekti. Muhtevaları belliydi zaten rahat bir dil kullanmaya çalıştım” diyen Erdal Çakır, şu anda ise Mezopotamya’yı

“En Kutlu Doğum” Konya Şubesi’nin, Konya İl Halk Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlediği “En Kutlu Doğum” etkinliğine konuşmacı olarak Yozgat İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu katıldı. Programı AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Mustafa Erkuş, Büyükşehir Basın-Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdür Yardımcısı Cemil Paslı, akademisyenler, yazarlar ve öğrenciler ilgiyle izledi. Poçanoğlu, Hz. Peygamber(sav)’in ashabıyla Allah (cc)’a ve Kur’ân’a şirk

16

Mayıs -Haziran 2014

koşmayacak şekilde sözle yaptığı biatin, Raşit halifelerden sonra günümüze gelinceye kadar çok farklı şekillerde istismar edilerek uygulana geldiğini kaydetti. Poçanoğlu, “Başta Haccac-ı Zâlim olmak üzere bu tür yeminlerle bazı zalimler ümmet üzerinde birçok haksızlıklar yapmış, Müslümanların bu

yaratması gerektiğine değinen Çeviksoy, olay anlatıcılığın ezbercilikten öteye gidemeyeceğine vurgu yaptı. Halkımızın okumayı sevdiğini, kalıcı dil, üslup ve kurgunun sonuna kadar arkasında durduğunu söyleyerek yazarın da sosyal sorumluluğuna vurgu yaparak değerlerimize ters düşmeden eserler vücuda getirmesi gerektiğine dikkat çekti.

yazmaya başladığını ve Mezopotamya’nın şehirlerini İbrahim medeniyetinden hareketle yazdığını söyledi. Erdal Çakır, “Her şiiri yazarken İmam Buhari’nin yolunu izledim. İmam Buhari abdest alıyormuş ben de gusül alarak yazdım. Her şiirden sonra şükür namazı kıldım” diyerek, şiir yazma macerasını anlatırken, şiirlerinde tasavvufî boyut olduğunu ama kendisinin herhangi bir yere intisaplı olmadığını ama derviş meşrepli olduğunu aktardı.

samimiyetlerini Hasan Sabbah’ın Haşhaşîleri gibi, hatta günümüzdeki benzer yapılar gibi oluşumlar ümmetin aleyhine kullanmışlardır. Bu zulümler İslâm milletinin dağılmasına, İslâm Medeniyetinin gerilemesine sebep olmuştur. Bu yanlış bağlılık dediğimiz biat’in bidatleştirilmesi ümmet üzerine dışarıdan müdahalelerin yapılmasına kapı aralamıştır. Mesela Haşhaşîlerin Hasan Sabbah’a olan bağlılığını Müslümanlar çözememişlerdir ve Cengiz’in müdahalesiyle temizlenebilmiştir” diye konuştu. Yozgat İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu’na programın sonunda TYB Konya Şubesi adına Konya Milletvekili Mustafa Kabakçı tarafından kitap takdim edildi.


ŞUBELERDEN HABERLER

“Darbeye Direnen Kalemler” İstanbul Şubesinde Konuştu İlk oturum ‘Darbeye Direnen Manşetler’ başlığı ile Mustafa Şen yönetiminde Abdurrahman Dilipak ve Ekrem Kızıltaş konuştu. 28 Şubatın edebiyatımız üzerindeki etkilerinin konuşulduğu “Darbeye Direnen Edebiyatımız” oturumu Cihan Aktaş, Yıldız Ramazanoğlu ve Sibel Eraslan’ın katılımı ile Cemal Şakar yönetiminde gerçekleşti. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nin düzenlediği “28 Şubat’ta Darbeye Direnen Kalemler” programında, “medya ve kalem erbapları” o gün yaşadıklarını, darbeye karşı direnişlerini ve duruşlarını anlattı. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirilen programa Mustafa Şen, Abdurrahman Dilipak, Sibel Eraslan, Cihan Aktaş, Yıldız Ramazanoğlu, Hüseyin Akın, Nurettin Durman gibi isimler katıldı.

28 Şubat’ta mısraları ile direnen şairlerimizin söz aldığı 28 Şubat’ta darbeye direnen şairler oturumu Yavuz Selim Kurt’un oturum başkanlığı ile gerçekleşti. Oturumda Süleyman Çelik, Ahmet Mercan, Adem Özbay, Bünyamin Doğruer, İlhami Atmaca, Mevlana İdris, Hüseyin Akın, Nurettin Durman konuştular.

AK Parti ve cemaat kavgası neden başladı? Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi 22 Mart Cumartesi günü Mustafa Şen, Prof. Dr. Ergün Yıldırım, Mehmet Davut Göksu, Cevat Özkaya, Prof. Dr. Ferhat Kentel’in katılımlarıyla “AK Parti ve Cemaat” paneli ile son aylarda hayatımızı etkisi altına almış olan gündemi masaya yatırdı. “17 Aralık sürecinde neler yaşandı? AK Parti ve Cemaat’in dünü bugünü… Tartışmaların ezoterik kavram dili…” vb. başlıklarda konuşulan program yoğun ilgi gördü. Yeni şafak köşe yazarı Prof. Dr. Ergün Yıldırım, Ak parti ve Cemaat konuşmasında çatışmanın nasıl ve ne zaman başladığı üzerine genel bir değerlendirme yaptı. Tartışmaların ezoterik kavram dili üzerine konuşan Mehmet Davut Göksu,Cemaatte Batılı bir dil kullanımının; ikili bir dil kullanımının olduğunu aktardı.

Konyalı yazarlar okurlarıyla buluştu Konya Şubesi tarafından geleneksel olarak Kulesite’de düzenlenen ‘Konya’da Yaşayan Yazarlar Sizlerle’ imza günü bu yıl beşinci kez gerçekleştirildi. 50. Kütüphane Haftası’na özel gerçekleştirilen etkinlikte Konya’nın önemli yazarları kitap dostlarıyla buluşarak kitaplarını imzaladı. Konyalı yazarlar Duran Çetin, Hüzeyme Yeşim Koçak, Zeki Oğuz, Melahat Ürkmez, Cemil Paslı, Kazım Öztürk, Lütfi Şahin, Sahura Yağmur Arıcan, Hasan Uzun, Cihan Erdem ve Ayşe Ünüvar’ın katıldığı imza günü etkinliği Kulesite’de yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Konyalı yazarlar, büyük ilgi gören kitaplarını imzalayarak sevenleriyle söyleşi yaptı. Programın açılışında konuşma yapan Türkiye Yazarlar Birliği

Konya Şube Başkanı Mehmet Ali Köseoğlu, 50. Kütüphaneler Haftası dolayısıyla İl Halk Kütüphanesi ile birlikte ortak program düzenlemekten mutlu olduklarını söyledi.

“Cemaatler niye var oldu. Niye siyaset yapmak istiyor?” sorusuna cevap veren Özkaya, “Cemaatler siyaset yapmazdı, devlet cemaatlerden yararlanırdı; iktidar istikametine göre cemaatlerin istikameti şekil alır. Medreseler, takke ve zaviyeler kapatılınca cemaatler gizili olarak var olmaya çalıştı, o günlerden sonra bugün “İyi ki cemaatler var ve cemaatler varlıklarını devam ettirir.” dedi. “Siyaset nedir? Siyaset çok değişti. Siyasetin yeri ayrıdır, ekonomin, kültürün yeri ayrıdır tanımı değişti. Siyaseti sadece siyasal partiler yapmaz. Gündelik hayat siyasettir; başörtünüz, Kürtçe konuşmanızdır…” diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Ferhat Kentel konuşmasını siyasetin yeni konumu üzerine sürdürdü.

Mayıs -Haziran 2014

17


ŞUBELERDEN HABERLER

Konya Şubesi’nde “Çanakkale Mektupları” TYB Konya Şubesi Başkanı M. Ali Köseoğlu’nun açılış konuşması ile başlayan Kültürel Etkinliklerin ilk konuşmacısı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arıkan oldu TYB Yönetim Kurulu Üyesi Hüzeyme Yeşim Koçak tarafından hazırlanan, Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arıkan’ın konuşmacı olarak katıldığı konferans büyük ilgi gördü. Programa TYB Konya Şube Başkanı M. Ali Köseoğlu’nun yanı sıra Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu, İl

Cihan Aktaş: Kameranın ahlâkı, ona katılacak ruhla bağlantılıdır

TYB Konya Şubesi’nin 2014 Kültürel Etkinlikleri, Yazar Cihan Aktaş’ın ‘Din ve Sinema’ başlıklı söyleşisiyle devam etti. Programa TYB Konya Şube Başkanı M. Ali Köseoğlu’nun yanı sıra, Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu, Hadim İlçe Müftüsü Ahmet Demirel, Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, akademisyenler, yazarlar ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Cihan Aktaş, en başlangıçta sinema sektörünün mütedeyyin kesimler tarafından tepki gördüğünü belirterek, uzun bir uyku sürecinin şimdilerde kaçırılan şeylerin yakalanması endişesine dönüştüğünü belirtti. İranlı Yönetmen Mecid Mecidi’nin “Peygamberlik devam etseydi, peygamberler tebliği sinema

18

Mayıs -Haziran 2014

Halk Kütüphanesi Müdürü Hasan Coşar, Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, akademisyenler, gazeteciler, yazarlar ve öğrenciler katıldı. Arıkan konuşmasında Çanakkale Savaşları döneminde yazılmış olan mektupların edebi seviyesine de değinerek bugün Türkçenin düşmüş olduğu durumdan duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve ufuk açıcı bir konuşma gerçekleştirdi.

Programın sonunda TYB Konya Şubesi adına Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arıkan’a Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanı Ahmet Köseoğlu kitap takdiminde bulundu.

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Arıkan konuşmasını Mehmet Akif’e Fatiha göndererek ve Çanakkale şiirini okuyarak son verdi. ile yaparlardı” sözlerini hatırlatan Aktaş, “Tabi ki bu çok iddialı gibi geliyor. Sinema o kadar etkileyici bir biçimde hayatımızın içinde ki, oluşan sektörün akıntısına kapılacağımız yerde nasıl kendimize özgü bir dille çalışmalar gerçekleştirebileceğimize kafa yormalıyız” dedi. İnsanların fotoğraf makinesinin keşfinden önce farklı düşüncelere sahip olduklarını belirten Aktaş, “Fotoğraf makinesinin icadından önce insanlar, herkesin her şeyi görebildiğine inanmıyorlardı. Merkezi perspektifle yapılmış her resim seyirciye dünyanın biricik merkezinin kendisi olduğunu söylüyordu. Fotoğraf ve sinema aslında büyük bir merkezin bulunmadığını ortaya koydu. Fotoğraf makinesi resmin fotoğrafını çekerek, resmin imgelerinin taşıdığı biricikliği ortadan kaldırmış oldu. Arkadaşlarımız Sadık Yalsızuçanlar, Ayşe Şasa rüya sineması kavramıyla bir bakıma İran’daki mana sineması diye anılan sinema dalgasını oluşturmaya çalıştılar. İbn-i Arabîci bir yaklaşımla tabiattaki şifreleri çözme ve bu yönde bir sinemanın oluşumu için eleştiriler ürettiler” diye kaydetti. Aktaş, günümüz teknolojisinin yeni durumlar oluşturduğunu belirterek şöyle devam etti: “Her şeyin kaydedilme imkânının ve ihtimalinin üzerimizde bir baskı oluşturduğu açık. Ben iyimser bir yazar olarak bundan sonra daha takvalı hayatlar sürdüreceğimize inanıyorum. Araçların ve nesnelerin kişilerin mahremiyeti bağlamında daha sorumlu olmamız gereken bir döneme adımlıyoruz. Mayıs ayında katıldığım bir festivalde

belgesel sanatçısı belgesel gösterdi, bu beni çok rahatsız etti, eleştirdim. İki travestinin hayatını konu edinen bir belgeseldi bu. Travestileri ikna ederek çekilmiş. Bu tür belgeseller de ilgi çekiyor ve ödüller alıyor. Ama bence bu yanlış; travestileri ikna ettiniz, bundan sonraki hayatlarının bütünü içerisinde çekilen ve yayılan görüntülerden ileride rahatsız olmayacaklarını garanti altına alabilir misiniz? Bu bana bir sanatçı yaklaşımından daha çok kurnazlık ve tüccarlık olarak görünüyor.”

Şanlıurfa Şubesi’nde Ahmet Karavelioğlu Şanlıurfa Şubesi, Yeni Şehir Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ahmet Karavelioğlu’nu misafir etti. Programın moderatörlüğünü birlik sekreteri Eyyüp Azlal yaptı. Önce Karavelioğlu Hoca’nın eğitimöğretim hayatından kısa bir bilgilendirme yapıldı. Daha sonra Türkiye Yazarlar Birliği üyeleri yazarlar Cuma Ağaç, Ahmet Kaya, Mahmut Kaya, Mehmet Akbaş, Gül San, Vehbi Uzundağ, M. Guli Aslan, Yunus Emre Gayberi olmak üzere kırk yılı devirmiş, eğitim hizmetiyle üstün başarılar elde eden Ahmet Karavelioğlu’na sorular sordular. Sorular arasında her yıl üstün hizmet ödülü ve başarı belgesinin nasıl aldığı da yer alıyordu. Tecrübeli Hoca Karavelioğlu bunu bir disiplin ve Hakk’a hizmet olarak tanımlayabileceğini belirtti.


ŞUBELERDEN HABERLER

Erzurum’da Alyılmaz’ın konferansında salon doldu taştı Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü ile Türkiye Yazarlar Birliği Erzurum Şubesi tarafından ortaklaşa düzenlenen “Kâşgar’dan Erzurum’a Türk Dünyasının Ortak Eserleri” konulu konferans Kültür Merkezi Mavi Salon’da gerçekleştirildi. Konferansta Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü ve Türk Dil Kurumu Yazıt Bilimi Kolu Başkanı Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz konuşmacı olarak yer aldı.

getirdikleri kaydetti. Konuşmasında Türklerin yazı geleneğinin eskiliğine ve köklülüğüne de işaret eden Alyılmaz, Moğolistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tuva, Hakasya, Dağlık Altay, Çin Halk Cumhuriyeti sınırları içende kalan (Kök) türk harfli yazıtlara ait görüntülere ve bilgilere de yer verdi. Alyılmaz, konuşmasının bir bölümünü son zamanlarda Türk kamuoyunda sıkça yer alan “Beyaz Piramitler”e ayırıp bu eserlerin Tangutlar’a ait olduğunu söyledi. Alyılmaz, bu bölümde “Beyaz Piramitler”in içinde ve çevresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan arkeolojik buluntuların birbirinden güzel görüntülerini de dinleyicilerle paylaştı.

Prof. Dr. Alyılmaz, damgaların, tarihte Türk boyları arasında hem bireysel ve kültürel kimliğin sembolü ve yansıtıcısı hem de gücün ve egemenliğin simgesi olarak da kullanıldıklarını belirtti. Alyılmaz, Türk devletlerini idare eden kağan ve kumandanların bu sebeple elde ettikleri yeni toprakların, yurtların kendilerine ait olduğunu göstermek / belgelemek amacıyla yazıt ve damgalı taş dikmeyi gelenek hâline

Program sonunda birlik başkanı Cuma Ağaç da Ahmet Karavelioğlu’na teşekkür ederek yazarların da öğretmenler elinde yetiştiğini bu sayın Karavelioğlu’nun bu disiplini yazarlık mesleğine de uyarlaması gerektiğine inanıyorum” dedi. Ayrıca Şanlıurfa’da yeni kurulan Eyyubiye ilçesinin çiçeği burnunda başkanı Mehmet Ekinci de oturum sonrası Türkiye Yazarlar Birliğini ziyaret ederek ilçenin konumu, tarihi ve kültürü üzerinde bilgi alış verişinde bulunuldu.

“İşgal Yıllarında Trabzon” TYB Trabzon Şubemizin düzenlediği ve KTÜ Tarih Bölümü Öğretim Görevlilerinden Veysel Usta tarafından Trabzon Fen Lisesi konferans salonunda 25 Şubat 2014 tarihinde verilen “İşgal Yıllarında Trabzon” adlı tarihi sunum büyük bir beğeni ile izlendi. 500’ e yakın öğrenci ve misafirin izlediği sunum 2 saat sürdü. düşman işgaline direnen ve çocuklarını bu savaşta şehit veren tarihi Trabzon Lisesi bu sunumla yine tarihi bir gün yaşadı. Trabzon’un Düşman işgalinden kurtuluşunun 86. yılında gençlerimize bu kurtuluş günü etkinliklerinde tarih yeniden film gösterileriyle canlandırılarak adeta yeniden yaşatıldı.

Çanakkale Şehitleri rahmetle anıldı

Trabzon Şube Başkanı Haydar Çoruhlu 18 Mart’ta düzenledikleri anma programında, bu savaşın emperyalist güçlere karşı yapılan tarihin en kanlı savaşı olduğunu anlattı. Trabzon Kanuni Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Esin Saraçoğlu herkesi duygulandıran konuşma yaptı. Saraçoğlu: “Çanakkale Zaferi, anaların biricik evlatlarını bağrına basıp; başına kurbanlık koyun gibi kınalar yakıp cepheye gönderdiği bir savaş sonunda kazanılmıştır. Bu Savaş; ırkları, renkleri ve dilleri değişik milletlerden oluşan haçlı ordularının, milletimizi yok etmek amacıyla karadan, denizden ve havadan üzerimize saldırdığı büyük bir haçlı saldırısıdır. Ve bu savaş; Türk’ü, Kürt’ü, Çerkez’i, Laz’ı, Arnavut’u, Arap’ı, Boşnak’ı, Gürcü’sü ile, bayrağını düşürmemek için yan yana şehit düştüğü büyük vatan savunmasıdır. Çanakkale; inanç, vatan sevgisi, dayanışma, birlik ve beraberlik duygularının, zamanın en güçlü ve donanımlı ordularına karşı koymadaki üstün başarısını gösteren büyük bir mücadeledir.” dedi. Program Çanakkale ile ilgili şiirlerin okunması ile son buldu.

Mayıs -Haziran 2014

19


Türkiye Kültür ve Sanat Yıllığı 31 yaşında 2014 ile otuzbirinci sayısına ulaşan ve Yıllıklara ilginin iyice azaldığı bir dönemde çıkan TYB yıllığı bu TÜRKİYE alandaki açığı tek KÜLTÜR VE SANAT başına doldurmaya YILLIĞI devam ediyor. TYB’nin 2014 yıllardır aksatmadan sürdürdüğü kültür ve sanat merkezli bu ısrarlı takibi TYB yıllığını tek başına büyük yıllık yapıyor. “Büyük Yıllık” bu yıl 18 başlıktan oluşuyor: Siyaset, ekonomi, İslâm dünyası, Türk dünyası, dinî hayatımız, şiir, hikâye, roman, dilimiz, eleştiri, dergiler, müzik, sinema, basın, televizyon, nesillerin mirası, folklor, olaylar ve insanlar. llığı

r ve

iye Türk

Kültü

t Yı Sana

30.

Yıl

Erzurum Şubesi’nde “Bir Başka Açıdan Çanakkale” paneli Atatürk Üniversitesi Kültür Sitesi’nde düzenlenen panele, yüzlerce öğrenci ve vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Ömer Özden’in yaptığı panelde, panelistler sırasıyla; Çanakkale Savaşının Felsefi Konumu’nu Prof. Dr. Ömer Özden, Çanakkale Savaşının Siyasi ve Askeri Konumunu Prof. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Çanakkale Savaşının Manevi Konumu’nu Yrd. Doç. Dr. Mehmet Göktaş, Çanakkale Savaşının Tarihi Konumunu Arş. Görevlisi Yazar Zafer Turan, Çanakkale Savaşının Erzurum Konumunu Arş. Görevlisi Yazar Abdurrahman Zeynal anlattı.

Uluslararası Öğrenci Akademisi İzmir’de Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı desteği ile Türkiye Yazarlar Birliği İzmir Şubesi tarafından düzenlenen Uluslararası Öğrenciler Akademisi başladı. Uluslararası Öğrenciler Akademisi çerçevesinde sosyal bilimler, kültür-sanat ve sivil toplum alanında çeşitli dersler veriliyor ve kültürel geziler organize ediliyor. “Uluslararası İzmir Öğrenci Akademisi”nde 2. Dersin konuğu Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Osman Bilen Hoca oldu. Osman Bilen hoca ‘Yeni Bir Kültürü Tanımak’ başlıklı gerçekleştirdiği konuşmasında, kendi eğitim macerası üzerinden tanıdığı yeni kültürler aktardı. Genç öğrencilerin bilhassa üniversite yıllarında yurtdışına giderek farklı kültürleri tanımaları, gittikleri yerlerin siyasi- sosyal zihin işleyişini öğrenerek kendilerini uluslararası düzeyde geliştirmelerinin hem kendileri için hem de yaşadıkları toplum için son derece faydalı olacağına değindi. 3. Dersin konuşmacısı şair, yazar Celal Fedai oldu. Celal Fedai ‘‘İnsanlığın Medeniyet Destanı’’ isimli bir konuşma gerçekleştirdi. Fedai bu konuşmasında dünyada oluşturulmaya çalışılan Amerikan ve Batı medeniyetlerinin öne çıkarılıp diğer medeniyetlere karşı eziklik algısı yaratılmasından, aşağı görülmesinden, gelişmişlikte insani değerlerin hiçe sayılmasından ve dünyada tek bir medeniyetin olmadığından bahsetti. Konuşmasını Roger Graudy üzerinde temellendiren Fedai, Graudy’nin büyük bir düşünür olarak dünyada Batı’dan başka büyük medeniyetlerin olduğunu da tespit ettiğini ancak bu tespit sonrası Graudy’nin Batı tarafından göz ardı edilir bir düşünür hala geldiğini dile getirdi.

Sakarya Şubesi’nde Yusuf Yavuzyılmaz ile İslâm ve Çağdaş Dünya Türkiye Yazarlar Birliği Sakarya Şubesi tarafından Yusuf Yavuzyılmaz’ın yeni çıkan İslam ve Çağdaş Dünya isimli kitabı üzerine söyleşi düzenlendi. Yusuf Yavuzyılmaz, sözlerine; “Çağdaş İslam düşüncesinin temel problemleri, tarihin iki yasasıyla bağlantılıdır. Bunlardan ilki “değişim” ikincisi ise “sürekliliktir. Bu iki ilkeden birinin ihmal edilmesi sorunlu bir anlayışa kapı aralamaktadır. Değişim ihmal edildiğinde düşüncenin zamana hitap etme imkânının kalmaması riski doğarken, süreklilik ihmal edildiğinde ise düşüncenin tarihsel derinliği ortadan kalkmaktadır. Çağdaş İslam düşüncesi değişim ve süreklilik konusunda yaşanan sıkıntılar dolayısıyla entelektüel bir bunalıma düşmüştür. Bir taraftan süreklilikle ilgisi tamamen kopan modernist anlayışlar, diğer yandan değişimi kaçıran donuk gelenekçilik ortaya çıkmaktadır. Roger Graudy “entegrizm kavramıyla değişimi gözden kaçıran islami hareketleri tanımlamaktadır. Garaudy’ye göre entegrizm tarihin bir döneminde yapılan dini yorumu bütün zamanlar için geçerli saymaktır. Bu tutum İslam’ın yaşanan zamanla ilgisini büyük ölçüde kesmektedir.” İslam dünyasının yeni bir atılım yapması modern dönemdeki karşılaştığı sorunlara cevap vermesi ile yakından ilgilidir.” dedi.

Türkiye Yazarlar Birliği Kültür ve Sanat Bülteni / MAYIS - HAZİRAN 2014 TYB adına sahibi / Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç - Yazı İşleri Müdürü / İbrahim Eryiğit Yayın Sorumlusu / Dilara Coşkun İdare yeri Sümer 1 Sokağı 11/5 Kızılay-Ankara Tel: +90 312 232 05 71 - 72 www.tyb.org.tr • e-posta:tyb@tyb.org.tr • Tasarım mtr tanıtım görsel hizmetler • Baskı Özel Matbaası

Mayis baski