Page 1

Namık Kemal University

Institute of Social Sciences

2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı


SOSYAL BİLİMLER METİNLERİ Papers on Social Science Süreli Hakemli Dergi ISSN 1308–4453 (Print) ISSN 1308–4895 (Internet) Sahibi/ Owner: Prof. Dr. Osman ġĠMġEK- Rektör Namık Kemal Üniversitesi Adına BaĢ Editör/ Editor in Chief: Doç. Dr. Emrah Ġsmail ÇEVĠK Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Yayın Kurulu/ Editorial Board: Prof. Dr. Walter ENDERS Prof. Dr. Ensar NĠġANCI Prof. Dr. Sel DIBOOGLU Prof. Dr. Seyfettin ERDOĞAN Prof. Dr. Turhan KORKMAZ Prof. Dr. Rasim YILMAZ Prof. Dr. Alpay HEKĠMLER Prof. Dr. Ahmet KUBAġ Prof. Dr. Dilek ALTAġ Prof. Dr. Salih ÖZTÜRK Doç. Dr. DurmuĢ Çağrı YILDIRIM Doç. Dr. Ayfer GEDĠKLĠ Yrd. Doç. Dr. Elif KIRAN ArĢ. Gör. Aytaç GÜT ArĢ. Gör. Harun KARAGÖL Sosyal Bilimler Metinleri Namık Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından online ve basılı olarak sosyal bilimlerin farklı alanlarında yapılan çalıĢmaların duyurulması ve kamu oyu ile paylaĢılarak tartıĢmaya açılmasına yönelik olarak yayınlanan, farklı üniversitelerdeki öğretim üyelerinden oluĢmuĢ Hakem Kuruluna sahip, ASOS, ZDB, PROQUEST ve Index Copernicus tarafından indekslenen uluslararası, akademik hakemli ve süreli bir yayındır. ÇalıĢmada öne sürülen görüĢ ve düĢünceler yazara ait olup Namık Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünü bağlamaz. Namık Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Değirmenaltı YerleĢkesi TR-59030 Tekirdağ Tel: +90-282-250 4500 Faks: +90-282-250 9932 E-Posta: sbm@nku.edu.tr Web: http://sosyalbe.nku.edu.tr/


Hakem Kurulu Levent AKIN Yusuf ALPER Sudi APAK NeĢe ATĠK Hasan BOYNUKARA Tankut CENTEL Toker DERELĠ Nadir DEVLET Ayten ER Nalan GÜREL Alpay HEKĠMLER Ġsmail Hakkı ĠNAN Cem KILIÇ Ahmet KUBAġ Derman KÜÇÜKALTAN Thomas LOPEZ GUZMAN Ahmet MAKAL Ahmet SELAMOĞLU Ali Nazım SÖZER YaĢar ġENLER Can TUNCAY Banu UÇKAN Devrim ULUCAN Rasim YILMAZ Oktay Salih AKBAY Leyla ATEġ ġener BAĞ Süleyman BAġTERZĠ Petru GOLBAN AĢkın KESER S. Ahmet MENTEġ Hakan ONGAN Murat Selim SELVĠ Abdülkadir ġENKAL Ali TĠLBE Aykut Hamit TURAN Ġrfan ATALAY Sonel BOSNALI Tatiana GOLBAN Ġmran GÜR Ali GÜREL Lütfü ġĠMġEK Tevfik SÜTÇÜ Çiğdem VATANSEVER Ahmet Zeki BULUNÇ Oscar A. POMBO

Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Prof. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Dr. Dr.

Ankara Üniversitesi Uludağ Üniversitesi Beykent Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Koç Üniversitesi IĢık Üniversitesi Ġstanbul Ticaret Üniversitesi Gazi Üniversitesi Marmara Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Gazi Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Arel Üniversitesi Cordoba Üniversitesi Ankara Üniversitesi Kocaeli Üniversitesi Dokuz Eylül Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi BahçeĢehir Üniversitesi Anadolu Üniversitesi Maltepe Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Kemerburgaz Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Ankara Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Uludağ Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Ġstanbul Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Kocaeli Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Kocaeli Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi Namık Kemal Üniversitesi BaĢkent Üniversitesi (Emekli Büyükelçi) Colef Üniversitesi

Hakem kurulunda yer alan isimler unvan ve soyadına göre alfabetik sıralanmıĢtır. Yayınlanmak üzere gönderilen çalıĢmaların konularına göre hakem ilavesi yapılabilir.


ĠÇĠNDEKĠLER ĠLHAN EROĞLU, MUSTAFA NECATĠ ÇOBAN, NALAN KANGAL 2008 Küresel Finans Krizi Perspektifinde Özbek Modeli: Orta Asya Ülkeleri Üzerine KarĢılaĢtırmalı Bir Değerlendirme ...............................................................

1-11

M. AKĠF ARVAS, SELĠM ĠNANÇLI , MUSTAFA TORUSDAĞ Türkiye‘de Ekonomik Büyüme, Cari ĠĢlemler Açığı ve Enerji Ġthalatı ĠliĢkisi..........

12-19

MÜMĠNE KAYA KELEġ Ġstatistiksel Yöntemler ile Veri Madenciliği Yöntemlerinin KarĢılaĢtırılması...........

20-24

ĠLHAN EROĞLU, NALAN KANGAL TCMB Yeterince Bağımsız Mı? FED, ECB ile KarĢılaĢtırmalı Bir Değerlendir.......

25-32

HAMZA ÇEġTEPE, NESLĠHAN URSAVAġ Türkiye‘de Enerji Ġthalatı ile Cari Açık ĠliĢkisinin Ekonometrik Analizi..................

33-43

NĠLÜFER VATANSEVER TOYLAN, MERVE AKSOY Turizm Eğitimi Alan Öğrencilerin Staj Döneminde Maruz Kaldıkları Psikolojik Yıldırma DavranıĢları: Kırklareli Üniversitesi‘nde Bir AraĢtırma............................

44-53

ĠLHAN EGE, TUĞBA NUR TOPALOĞLU Topsis Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi ile Finansal Performansın Ölçülmesi: BIST 30 Endeksi Üzerine Bir Uygulama…………………………………………...

54-67

NURAN COġKUN, EMRE ESAT TOPALOĞLU Makroekonomik Faktörlerin Finansal Performansa Etkisi: Borsa Ġstanbul Firmaları Üzerine Ekonometrik Bir Uygulama .....................…………………………………

68-82

RAHMĠ YÜCEL, ONUR ÖZEVĠN Benford Kanunu‘nun Borsa Ġstanbul‘da ĠĢlem Gören ġirketlerin Bilanço Kalemlerine Uygulanması..........................................................................................

83-97

OSMAN PALA, MEHMET AKSARAYLI Bulanık Hedef Programlama Tabanlı Yüksek Dereceden Momentlerle BIST 30 Endeksinde Portföy Seçimi.........................................................................................

98-113

ÖZLEM KARAKOZAK, EMRE ESAT TOPALOĞLU ĠĢletmelerinde Finansal BaĢarısızlığın Öngörülmesi: Altman, Springate ve Fulmer Modelleri ile BIST-100 Uygulaması..........................................................................

114-126

CENGĠZ TORAMAN, HATĠCE KÜBRA ÖZYURT Borsa Ġstanbul‘da Etkin Piyasa Hipotezinin Birim Kök Testleri ile Analizi: Sektörel Bazda Bir Ġnceleme………………..............................................................

127-136


Sosyal Bilimler Metinleri, 2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı GÜLBERK GÜLTEKĠN SALMAN, BURÇAK PERKER Perakende Markaların Algısı Üzerine Pilot Bir AraĢtırma.........................................

137-167

HASAN AYAYDIN, ABDULKADĠR BARUT, SADIK KARAOĞLAN Türkiye‘de Efektif Döviz Kuru- Piyasa Kapitalizasyonu ĠliĢkisi: Ampirik Bir Analiz..........................................................................................................................

168-184

ABDULLAH YĠNANÇ, KAMĠL SÖNMEZ Türkiye‘de Kentsel Altyapı Sistemlerinin Planlanması, Yönetilmesi ve ĠĢletilmesinde KarĢılaĢılan Sorunlar ve Bu Sorunlara Yönelik Çözüm Önerileri .....

185-190

OSMAN ġĠMġEK, ABDULLAH YĠNANÇ Çok Katlı Yapı ve Sitelerde Atık Sularının Yeniden Kullanımının Maliyet AraĢtırması...

191-201

SALĠH ÖZTÜRK, SELEN ÇOLTU Genç ĠĢsizlik Sorunu ve Genç ĠĢsizlikle Mücadele Politikalarına Genel Bir BakıĢ ..

202-212

SEDA H. BOSTANCI, BURCU ĠNCĠ, OYA SANCAR Belediyelerin Çevre Haftası Etkinlikleri Halkla ĠliĢkiler Aracı Olarak Kullandıkları Web Haberlerinin Ġçerik Analizi Ġle Ġncelenmesi.................................

213-230

SEVĠNÇ BAHAR YENĠGÜL, ASLI GÜREL ÜÇER, ÇĠĞDEM VAROL, AYDAN SAT KüreselleĢme Dinamiklerinin YerleĢim Sistemleri Üzerine Etkisi............................

231-243

SUAT KARA, TAHSĠN GÜLER, MELEK TUNA, KEZBAN HITAY Kariyer Beklentisinde Kariyer Merkezlerinin Rolü ve Balıkesir Üniveritesi‘nde Bir Uygulama..............................................................................................................

244-261

TAHSĠN KARABULUT, MUSTAFA GÖMLEKSĠZ Kentsel DönüĢüm Projelerinin YaĢam Alanı Memnuniyeti OluĢturma Potansiyeli : Konya Örneği..............................................................................................................

262-273

TUNA USLU, DĠDEM RODOPLU ġAHĠN The Effects of Structural Changes and Reorganization on Employees and Partners in Institutes..................................................................................................................

274-277

ÜMRAN ġENGÜL, AHMET BĠLAL ġENGÜL Türkiye‘ de Emici Hijyen Ürün Atıklarının Potansiyeli ve Çevre Ekonomisi Tarafından Değerlendirilmesi.....................................................................................

278-286

ZAFER AKBAġ Avrupa‘nın Güvenlik ve Sosyal Ġstikrarına Türkiye‘nin Katkısı: Sığınmacı Sorunu Örneği.........................................................................................................................

287-294

AYġE NUR ALBAYRAK Dilovası Örneğinde Sanayi Kentlerinin GeliĢme Fırsatları Ve Çevre Sorunları........

295-308


MUSTAFA DEMĠRKOL Ak Parti Dönemi Alevi ÇalıĢtaylarının Değerlendirilmesi: Bir Oyun Kuramı YaklaĢımı....................................................................................................................

309-321

ENSAR NĠġANCI Fırat Kalkanı Operasyonu, Terörle Mücadele ve Yeni Türk DıĢ Politikası...............

322-325

ELĠF KIRAN What to Call The Recent Research Outcomes: Divorce Rates or Indicators of A Paradigm Shift in Turkish Families?..........................................................................

326-336

HASAN AYAYDIN, ABDULKADĠR BARUT Faiz Oranı-Hisse Senedi Getirisi Arasındaki Uzun Dönemli ĠliĢkisi: Ampirik Bir Analiz………………………………………………………………………………..

337-349

ABDULLAH BURHAN BAHÇE, ÖNER GÜMÜġ Vergi Suçlarında Tahlilci YaklaĢım Yoluyla Model Ajan Ölçütü Belirlemesi……..

350-364

AKĠF ZĠYA BAYRAK, ÖNDER DĠLEK, ALAATTĠN KIZILTAN Kamu, Özel Ve Yabancı Sermayeli Bankaların CAMELS Analizi Yöntemiyle 2008 Küresel Ekonomik Kriz Sonrası Finansal Performans KarĢılaĢtırması……………………………………………………………………..

365-388

ALĠ ACARAY The Analysis of The Relationship Between Organizational Cynicism and Organizational Commitment: A Study In Public Education Sector………………………………………………………………………………..

389-397

ASSĠYE AKA Neoliberal Sağlık Politikalarının Doktorlar Ve HemĢireler Tarafından Algılanma Biçimi………………………………………………………………………….........

398-416

BAġAK TANINMIġ YÜCEMEMĠġ, CANAN DAĞIDIR, AYġE SEHER AYDIN Devlet Yatırım Fonları: Türkiye Varlık Fonu Ġle Sağlanacak Faydalar……………………………………………………………………………..

417-430

AYġEGÜL DÜZGÜN, CANAN ÇETĠN Stratejik Ġnsan Kaynakları Yönetimi Ve Örgütsel Bağlılık Arasındaki ĠliĢki Üzerine ĠĢ Tatmininin Aracılık Rolü: Trabzon Ġli Örneği…………………………

431-440

FARUK AKIN, BEHLÜL ERSOY Yükselen Ekonomilerde Makro Ekonomik Göstergelerin KarĢılaĢtırılması…..........

441-450

BURCU ĠNCĠ ―Stratejik MüĢteri Yönetimi‖ Kavramı Ve Uygulamaları: Bir Örnek Olay Analizi..

451-471


Sosyal Bilimler Metinleri, 2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı BÜġRA KARATAġER Milli Mücadelenin Finansmanı……………………………………………………...

472-479

OKġAN TANDOĞAN, DENĠZ YETKĠN AKER Türkiye‘de KentleĢme, Suç Korkusu Ve Çocuğun Bağımsız Hareketliliği: Tekirdağ Örneği……..................................................................................................

480-494

EBRU TARCAN ĠÇĠGEN Turizm Sektörünün Ġstihdam Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi…………

495-501

SEMA YILMAZ GENÇ, RAMAZAN EKĠZ Bölgeler Arası Ekonomik Entegrasyon Uygulamalarına EleĢtirel Bir BakıĢ……….

502-515

BÜġRA HAYRĠYE GÖZTEPE, EMRE ĠPEKÇĠ ÇETĠN OECD‘ye Üye Ülkelerin Sağlık Sisteminin VIKOR Yöntemiyle Değerlendirilmesi

516-528

ENVER BAYRAM Kur‘an‘da Ġktisadî Ahlak……………………………………………………………

517-537

ERDAL EKE, BETÜL ÜNAL Sağlık Hizmetlerinde YerelleĢme Ve ÖzerkleĢme Odaklı Uygulamalar Üzerine Bir Analiz…………………………………………………………………………..........

540-555

ĠBRAHĠM ÇÜTCÜ, ESĠN BABALIK Yenilikçi Tekstil Ürünlerinin Ġhracat Potansiyeli: Türkiye Uygulaması……………

556-567

ESRA G. KAYGISIZ, IġIL DEMĠRTAġ PaylaĢım Ekonomisi: Dünya Ve Türkiye Örneklerinin KarĢılaĢtırılması…………..

568-581

EYLÜL KABAKÇI GÜNAY KüreselleĢme Akımının Türkiye‘deki Kadın Ġstihdamı Üzerindeki Etkisi…………

582-600

FAIK ÇELĠK Paranın Ruhçözümsel Tahlili Ve Ġktisadi Kalkınmayla ĠliĢkisi…………………….

601-609

ĠLHAN EROĞLU, FATMA ÇELĠK Kapitalist Kriz Ve Ekolojik Krizin Çözüm Yolu YeĢil Teknoloji Olabilir Mi? Geleceğe BakıĢ……………………………………………………………………...

610-623

FĠGEN BÜYÜKAKIN, SEVCAN KAPKARA Katılım Bankalarının Veri Zarflama Yöntemi Ġle Verimlilik Ve Etkinlik Analizi Üzerine Bir Değerlendirme (2010-2015 Dönemi)…………………………………

624-644

FUNDA H. SEZGĠN, BERRAK KÖTEN Altman Z Skoruna Dayalı Sıralı Lojistik Regresyon Modeli Ġle Finansal Risk Faktörlerinin Belirlenmesi…………………………………………………………..

645-658


GÖKHAN OĞUZ Hobbesçu Sivil SavaĢ Paradigması Ve Suriye Devrimi…………………………….

659-669

GÖKMEN KANTAR Türk Siyasetinde Politik Dil Kullanımı: Recep Tayyip Erdoğan‘ın 3 Kasım 2002 Genel Seçimleri Miting KonuĢmalarının, Söylem Dilinin Ġçerik Analizi…………

670-692

HALĠM TATLI Gençlerin Sağlık Hizmetleri Talebini Etkileyen Faktörler: Bingöl Ġlinde Bir Uygulama

693-704

HASAN ġAHĠN, BAYRAM TOPAL Ġmalat Sektöründeki Firmaların Bilgi PaylaĢımı YaklaĢımı: ISO 1000 ĠĢletmeleri Üzerine Bir AraĢtırma……………………………………………………………….

705-717

HAYDAR EFE Türkiye‘nin KarĢı KarĢıya Kaldığı Göç Ve Mülteci Sorunları………………….......

718-728

HĠCRAN ÖZLEM ILGIN, HAKAN URUÇ Kent Markası OluĢum Sürecinde Tekirdağ Kent Ġmajı Üzerine Bir Alan AraĢtırması...

729-738

H. KUTAY AYTUĞ, KADĠR KIRDA Kamu Politikası Ve Gönüllülük: Karar Ağacı Modeli Ġle Türkiye‘de Afet Yönetiminde Gönüllülük Analizi…………………………………………………...

739-748

KEZBAN CĠHAN Dünyada Ve Türkiye‘de Fosil Enerji Kaynaklarının Son Durumu Ve Kaya Gazı….

749-760

MEHMET EMĠN ERÇAKAR, ÇAĞATAY BAġARIR GeliĢmekte Olan Ekonomilerde Kredi Derinliği Ve Ekonomik Büyüme ĠliĢkisi…..

761-776

MURAT AYKIRI, ERKAN TOKUCU, KEREM KARABULUT Orta Gelir Tuzağından ÇıkıĢta BeĢeri Sermayenin Önemi: Üst-Orta Gelirli Ülkeler Üzerine Bir Uygulama………………………………………………………………

777-802

MUSTAFA CANER TIMUR, NILCAN ALBAYRAK Kamu Harcamaları Ve Ekonomik Büyüme Arasındaki ĠliĢkinin Analizi: Wagner Kanunu………………………………………………………………………………

803-813

HAKAN VARGÜN, HASAN UYGURTÜRK Finansal Performans Ölçüm Aracı Olarak Nakit Akım Odaklı Finansal Analiz: ĠnĢaat Ve Bayındırlık Sektörü Üzerine Bir Uygulama…………………………….

814-823


AK PARTĠ DÖNEMĠ ALEVĠ ÇALIġTAYLARININ DEĞERLENDĠRĠLMESĠ: BĠR OYUN KURAMI YAKLAġIMI1 ArĢ. Gör. Mustafa Demirkol Namık Kemal Üniversitesi, ĠĠBF, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü. mustafademirkol@nku.edu.tr ÖZET Yüzyılı aĢan geçmiĢiyle Türkiye‘deki Alevilik meselesi, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükümetlerinin iĢ baĢına gelmesi ve 2007 yılı itibariyle kapsamlı bir Ģekilde baĢlatmıĢ bulunduğu ―Demokratik Açılım‖ çerçevesince bir kez daha güncellik kazanmıĢtır. ―Alevi Açılımı‖ olarak da adlandırılan bu süreçte 2009-2010 yıllarında düzenlenen ―Alevi ÇalıĢtayları‖ ile birlikte önemli bir süreç baĢlamıĢtır. Türkiye‘nin sosyal sorunlarından birine yönelik çözüm umudu niteliğinde olan bu süreçte; Alevilerin talepleri, Türkiye‘ye entegrasyonunun alacağı Ģekil, tarafların (devlet ve aleviler) müzakere güçleri v.b etmenler belirleyici olacaktır.ÇalıĢma kapsamınca Alevi Sorunun kodifikasyonu ve çözümüne yönelik bir analiz aracı olarak oyun kuramının kullanılıyor olması sebebiyle; bu çalıĢmanın literatürde kendine has bir yer edinmesi beklenmektedir. Bu çalıĢmanın ana amacı, Türkiye‘de Devlet ve Aleviler arasındaki iliĢkilerin oyun kuramı bağlamında analiz edilmesi ve bu Ģekil bir analizin bizleri Alevi Sorununa yönelik olarak ne çeĢit tespitler ve muhtemel politika önerilerine ulaĢtıracağının anlaĢılmasıdır. Bu bağlamda 2 aĢamalı, dinamik, iĢbirlikçi ve eksik bilgili bir model oluĢturularak oyun modeli elde edilmiĢtir. Elde edilen bu oyun modeli ile de ―kusursuz Nash Dengesi‖ne ulaĢılmıĢtır. Böyle bir modelleme karĢılıklı olarak verilen kararların eĢzamanlı olmalarından daha ziyade sıralı karakterlerini ifade etmektedir. Yine bu modelleme Alevilerin Türkiye‘de devletten gördükleri yaklaĢımın niyetinden bazen emin olamamaları ihtimalini de içermektedir. Anahtar Kelimeler: Alevi Sorunu, Oyun Kuramı, Alevi Açılımı, AK Parti AN EVALUATION OF THE ALAWI INITIATIVE OF THE JUSTICE AND DEVELOPMENT PARTY: A GAME THEORY APPROACH ABSTRACT Turkey's Alevi Issue, with a history spanning over centuries, was updated within the scope of ―Democratic Openning‖ by the Justice and Development Party that is govern the Turkey since 2002. In this process as known as "Alevi Opening" some workshops were organized in 2009-2010. Demands of the Alevis, integration into the Turkey, negotiation powers of parties (state and alevis) will be decisive in this process.In the scope of this study, for codification and solution of the Alevi problem, the game theory was used. Whit this reason, this study will have a place in the literature inventively. The main purpose of this study is to analyze the relationships between the state and Alevis in the context of game theory.In this context, a model game that is two-stages, dynamic, collaborative and with imperfect knowledge was obtained. With the resulting model of this game, "perfect Nash Equilibrium‖ has been achieved. This model represents mutually sequential characters rather than simultaneously the decisions. Key Words: Alevi Issue, Game Theory, Alevi Initiative, Justice and Development Party

1

Bu makale 26- 27 Kasım 2016 tarihinde Ġstanbul‘da düzenlenen International Congress of Management Economics and Policy isimli kongrede bildiri olarak sunulmuĢtur.

309


Sosyal Bilimler Metinleri, 2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı 1. GĠRĠġ Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri 2002 ve 2011 yılları arasındaki politikaları sebebiyle Türk siyasi tarihindeki en reformist partilerden biri olarak adlandırılabilir (http://www.oxfordislamicstudies.com/article/opr/t236/e0924, EriĢim Tarihi: 21.12.2015). Tek baĢına iktidar olarak iĢ baĢına geldiği 2002 Genel Seçimlerinden bu yana ―Türkiye‘nin siyasi tabuları‖ olarak da adlandırabileceğimiz birçok meseleyi ele almıĢ bulunmaktadır. Özellikle ―Demokratik Açılım‖ politikası adı altında baĢlatmıĢ olduğu, Türkiye‘nin 2000‘li yıllara dek tartıĢmaya dahi imtina ettiği meselelerden olan Rum-Ortodoks, Ermeni, Roman, Kürt ve Alevi meselelerine dair gerçekleĢtirmiĢ olduğu ―açılım‖ların Türkiye‘nin demokratikleĢmesi adına iyi analiz edilmesini gerekmektedir. Bu tür ―derin meselelerin‖ derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Bu çalıĢmada Türkiye‘nin siyasallaĢmıĢ sosyal sorunlarından biri olan Alevi meselesinin, Alevi ÇalıĢtayları bağlamında genel bir değerlendirmesini yapmaktır. ―Bir sorunun formülasyonu, onun çözümüdür‖ (Marx, 1997: 8.) sözünü referans alırsak eğer; Alevi sorunun çözümünün Alevi sorunun kodifikasyonunda saklı olduğunu söyleyebiliriz. ÇalıĢma kapsamında öncelikle Alevi sorununun ne olduğunun tanımlanması yapılacaktır. Alevilerin devletten taleplerinin neler olduğunun tespitinde Alevi ÇalıĢtaylarının nihai raporları Alevi BektaĢi Fedarasyonu‘nun raporlarından yararlanılacaktır. Alevilerin taleplerinin neler olduğu belirlenip. Oyun teorisinin bu müzakere sürecine uygulanmasıyla birlikte müzakerenin taraflarına yönelik muhtemel politika tavsiyelerine yer verilecektir. ÇalıĢmada karar mercilerinin dinamik bir etkileĢim içerisinde bulundukları, müzakerenin her iki tarafının da çıkarlarının sadece kendi hal ve hareketlerine bağlı olmadığı durumları analiz etmekte kullanılan oyun kuramı sayesinde ―Devlet‖ ve ―Aleviler‖ arasındaki bir müzakere olarak adlandırılabilecek olan Alevi ÇalıĢtaylarının analizi için bir model oluĢturulmuĢtur. Oyun kuramının en temel varsayımı, karar mercilerinin elde edecekleri faydayı maksimize etmeyi hedeflerken öteki aktörlerin karar ve fayda durumlarını da değerlendirmeleri gerektiğidir (http://www.princeton.edu/mudd/news/faq/topics/NonCooperative_Games_Nash.pdf, EriĢim Tarihi: 22.12.2015). Devlet ve Aleviler arasındaki müzakerenin nihayi hedefe – uzlaĢıya – ulaĢması, gerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti‘nin gerekse de Türkiye‘deki Alevi kesimin kazanç fonksiyonlarının ve stratejilerinin etraflıca incelenmesi ile mümkün olacaktır. Bu bağlamda, Oyun kuramının Türkiye‘de Aleviler ve Devlet (AK Parti Hükümeti) arasındaki iliĢkilerin analizinde etkin olarak kullanılacak bir inceleme yöntemi olduğu düĢünülmektedir. ÇalıĢmanın amacı, en belirgin hatlarıyla Aleviler ile devlet arasında vuku bulan geliĢmelerin – müzakere, çalıĢtay, açılım v.b. – oyun teorisi ile analiz edilmesi ve bu analize elde edilecek olan saptamaların ne tür saptamalar olacağı ve her iki tarafın da muhtemel politika önerilerinin belirlenmesidir. Daha önce genellikle uluslararası ya da ulusüstü yapılarla devletlerarasındaki iliĢkilerin analizinde zaman zaman kullanılan oyun teorisi kuramının Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Aleviler arasındaki son dönem iliĢkiler bağlamında ilk kez kullanılması bu çalıĢmanın özgün olmasını ve literatüre dair özgün katkısını sağlamaktadır. Bu çalıĢmada öncelikle Aleviler ve Devlet arasındaki iliĢkilerin tarihsel arka planına yer verilecektir. Akabinde ise bu iliĢkilerin son dönemdeki çalıĢtaylarla birlikte edinmiĢ olduğu son Ģekli üzerinden bir model kurulacak olup, oluĢturulan bu modelle elde edilecek olan saptamalar ve hareket kümeleri belirtilecektir. En nihayetinde de modelin çözümü anlatılarak genel bir değerlendirme yapılacaktır.

310


2. KAVRAMSAL BOYUT Literatür incelendiğinde Ģu gözlemlenir ki oyun kuramının siyaset bilimi ve uluslararası iliĢkiler gibi sosyal bilimler alanlarına ―bir analiz aracı‖ olarak entegre edilmesine yönelik çalıĢmalar genellikle müzakere ve mücadele gibi durumlara yönelik potansiyel bir politikalar analizi elde etmeye yöneliktir (Güner, 2003: 163). Bu çalıĢma kapsamında metodoloji olarak son dönemde sosyal bilimlerde sıkça kullanılagelen kuramlardan biri olan ―oyun kuramı‖ kullanılmıĢtır. Oyun Kuramının geliĢimine kısaca değinmek gerekirse; bu kuram matematikçi John Von Neumann‘ın poker oyunlarında rakiplerini yenebilmek üzere tasarladığı bir kuramdır (https://cs.stanford.edu/people/eroberts/courses/soco/projects/1998-99/gametheory/neumann.html, EriĢim Tarihi: 17.12.2015). Daha sonra bu kuram Oskar Morgenstern aracılığıyla ekonomi alanına sıfır toplamlı modeller üzerinden rakibini yenmek için uygulanıyor (http://cess.nyu.edu/schotter/wp-content/uploads/2010/02/%E2%80%9COskarMorgenstern%E2%80%99s-Contribution-to-the-Development-of-the-Theory-ofGames%E2%80%9D.pdf, EriĢim Tarihi: 18.12.2015). En nihayetinde de John Forbes Nash sayesinde kuram bugünki halini alıyor ve müzakerelerin ve mücadelelerin her iki tarafının da maksimum fayda ve maksimum zararının tespit edildiği bir Nash Dengesi Üzerinden siyaset, iktisat, askeri-güvenlik, biyoloji v.b birçok alanda uygulanır hale gelmiĢtir (http://www.columbia.edu/~rs328/NashEquilibrium.pdf, EriĢim Tarihi: 18.12.2015). Bu çalıĢmanın araĢtırma soruları kurgulanacak olan oyun ağacının kollarının her biridir. Örneğin ―Devlet‖ asimilasyon politikalarıyla Alevi Meselesini çözebilir mi? Aleviler isyan ederek taleplerine ulaĢabilir mi? Devlet görmezden gelerek Alevi Meselesini çözebilir mi? Bu ve benzeri sorular kurgulanacak olan model üzerinden cevaplandırılacaktır. 3. ALEVĠ MESELESĠNĠ ANLAMAK Alevileri ve Aleviliği tanımlamak oldukça zor bir süreçtir. Çünkü birçok etnik unsura ve dil grubuna yayılmıĢ bulunmaktadır (Bruinessen, 1996: 7). Bunun yanı sıra Aleviliğin kendi doğası gereği senkretetik bir yapıya sahip olmasının da Aleviliğin tanımlanmasını zorlaĢtırdığı savı güçlü temellere dayanmaktadır (Öktem, 2011: 19). Günümüz itibariyle Türkiye‘de yaĢayan Alevi nüfusunun toplam nüfusa oranı kesin rakamlar bulunmamasına rağmen yaklaĢık olarak yüzde on beĢ ile yüzde otuz arasında olduğu tahmin edilmektedir (Vorhoff, 1998: 228). Türkiye‘de Alevi Kurumların sayısının ikiyüzyetmiĢin üzerinde bir rakama ulaĢtığı söylenmektedir. Bunların en baĢlıca bilinen ve en çok üyesi bulunan dört tanesi Ģunlardır: Alevi BektaĢi Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Cemevleri Birliği Federasyonu (http://www.aktifhaber.com/turkiyedeki-alevi-kurumlari-149544h.htm, EriĢim Tarihi: 15.12.2015). Gerek Alevi meselesini gerekse Alevi ÇalıĢtaylarını anlamak ve bugünkü durumu anlamlandırabilmek için tarihsel arkaplana kısaca da olsa değinmek gerekir. Yine Alevilerin Anadolu topraklarında devletle iliĢkilerinin nasıl olduğuna bakmak, Alevi ÇalıĢtaylarının ve Alevi meselesinin değerlendirilmesi açısından oldukça elzemdir. Alevilerin devletle olan iliĢkisini kısaca özetlemek gerekirse ilk olarak incelenmesi gereken dönem Yavuz Sultan Selim dönemi Osmanlısıdır. Hatta bu dönem devletin yaklaĢık kırk bin Aleviyi öldürdüğü iddialarını içermesi sebebiyle Alevilerin devletle olan iliĢkilerinde ilk dönüm noktası olarak da değerlendirilmektedir (Tol, 2009: 56). Belirtilen dönemde Osmanlı Devleti topraklarında safavi devletinin Ģii etkinliğine engel olmak üzere devlet tarafından dayatılan çok hızlı bir nüfus hareketliliği ve zaman zaman 311


Sosyal Bilimler Metinleri, 2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı da nüfuz kayıplarına rastlanılmaktadır. Safavilerin Anadoluyu ġiileĢtirme ihtimallerine yönelik bir güvenlik politikası olarak devlet tarafından Alevilerin tecrit edilmesi v.b uygulamalar Alevilerin devlete bakıĢında da önemli bir konuma sahiptir. Yavuz Sultan döneminde tecritler sebebiyle genellikle kırsal bölgelere dağılan Aleviler devlet tarafından potansiyel bir iç güvenlik müdahalesi unsuru olarak görülüp devlet tarafından genellikle bir takip ve kontrole tabi tutula gelmiĢtir. Hatta bugün bile Alevilerin toplam nüfusunun tespitini imkânsız kılan sebeplerden biri olarak Alevilerin takiye yapmaları – bir Ģekilde dini inanıĢlarını belli etmemek için sünniymiĢ gibi yaĢamaları – durumu karĢımıza çıkmaktadır (Zeidan, 1999: 76). Ġbn-i Haldunun ―tavırlar kuramı‖ çerçevesince nasıl ki her bir devletin tıpkı bir birey gibi sahip olduğu bir yaĢam süresi (ömrü) vardır ve onu nihayete erdirip devlet son bulacaktır; (http://dergipark.ulakbim.gov.tr/esosder/article/view/5000067895, EriĢim Tarihi: 10.11.2015). Osmanlı Devleti de son bulmuĢtur. Osmanlı Devletinin yıkılması sürecini izleyen Türk KurtuluĢ SavaĢı ve bir ―Türk Ulus Devleti‖ kuruluĢu süreci Alevilerin devletle olan iliĢkilerini büyük çapta değiĢtirmiĢtir. Bir defa aleviler Osmanlıda neredeyse yok sayılan bir tebaa kimliğinden ―eĢit bir vatandaĢ‖ kimliğine geçmiĢtir. Tabi kurulmakta olan Cumhuriyetin ―seküler‖ vaatlerinin olması da Devletin din eksenli politikaları gereği uzun yıllar dıĢlanmıĢlık hisseden Alevilerin cumhuriyete ve inĢasına sahip çıktıları söylenilebilir (http://www.aksiyon.com.tr/kapak/alevilerin-cumhuriyet-tarihi_531206, EriĢim Tarihi: 05.12.2015). Alevilerin cumhuriyetin ilk yıllarında kemalist-seküler reformlar neticesinde Sünni bir din anlayıĢının kamusal alandan çıkarılıyor olması sebebiyle biraz ―devletçi‖ bir zemine kaydıkları yorumu yapılabilir. Sonuçta belirtilen dönemde devlet okullardaki zorunlu suni terminolojinin terki, yasal dayanağı olan ―devletin dini islamdır‖ savının terki, halifeliğin ve Ģeyhülislamlık kurumlarının kapatılması gibi reformlar Alevilerin Sünni devlet doktrininden kurtuluyor olduklarına, bu sebeple de yeni devletin – cumhuriyetin – yanında olduklarına yorumlanabilir (Kaplan: 2002, 118). Alevilerin Devletle iliĢkilerinin tam düzelmeye baĢladığı yorumunun yapılabileceği bir dönemde ―Dersim Ġsyanı‖ gibi bir olay ve bu olayın devlet tarafından en sert Ģekilde bastırılması sonucu binlerce alevinin hayatını kaybetmesi neticesinde Aleviler bir kez daha devlet tarafından eski kodlarına çekilmek zorunda bırakılmıĢtır. Her ne kadar yalnızca alevi ayaklanması olmasa da – Dersimde isyan edenlerin bazılar kürt, bazıları kürt Sünni nufüsa sahip kesimlerdi – Dersim Ġsyanı da yine Aleviler ve devlet iliĢkilerinde bir dönüm noktasıdır (AteĢ, 2011: 269). Daha sonraki süreçte Türkiye Cumhuriyet Devleti‘nin her ne kadar seküler ve laik bir devlet kurma vaadiyle Hilafet ve ġeyhülislamlık gibi iki kurumu kaldırmıĢ olmasına rağmen; yerine Diyanet ĠĢleri BaĢkanlığı gibi hâlihazırda mevcut bulunan sistem içerisinde BaĢbakanlığa bağlı bir din iĢleri kurumu inĢa etmesi de hazır Dersim Ġsyanı‘nın bastırılmasının üzerine Alevilerin kendilerini yeniden dıĢlanmıĢ hissetmelerine sebebiyet vermiĢtir. Çünkü bu yeni din kurumu Osmanlı bakiyesi olan bütün dini kurumları iptal etmiĢ, yasaklamıĢtı. Anayasanın 174. Maddesinde bahsedilen bu kurumların içerisinde Alevi Tekkeleri, Hacı BektaĢ-i Veli Loncası ve Dedelik gibi Alevi kurumları da vardır (http://www.anayasa.gov.tr/icsayfalar/mevzuat/1982anayasas%C4%B1.html,EriĢimTarihi:10. 12.2015) Alevilerin devletle olan iliĢkileri Cumhuriyetin kuruluĢ aĢaması dönemi hariç genelde dıĢlanarak olmuĢtur. Genellikle kırsal alanda muhafazakar bir hüviyette yaĢadıklarını söylemek yanlıĢ olmayacaktır. Bu durum 1950‘lerin sonrasında hareketlilik kazanan Türkiye‘de kentleĢme ile birlikte değiĢmeye baĢlamıĢtır. Fakat kırdan kente göçen Alevilerin 312


sosyal yaĢamda kendilerine ilkin öyle kolayca yer edindiklerini söylemek pek de mümkün sayılmaz. Hatta ilk kente göçen Alevilerin yaĢamak adına kentin merkeze uzak kesimlerinde Alevi mahalleleri oluĢturduklarına rastlanılır. Bu durum üzerinde Alevilerin gerek toplumsal gerekse de devlet tarafından kendilerine bir Ģekilde hissettirilen dıĢlanmıĢlık hissi etkilidir (Bruinessen, 1999: 120). 1970‘lere doğru gelindiğinde kırdan kente göçen Alevilerin genç kuĢaklarının daha çok sol-sosyalist akıma mensup olmaya baĢladıklarına tanık olunmaktadır (Zeidan, 1999: 77). Devlet tarafından zaten dıĢlanmaya alıĢan Alevilerin sol-sosyalist akım içerisinde kendine yer edinmesiyle birlikte Devlet tarafından tabiri caizse artık ―makul Ģüpheli‖ ilan edilmiĢti. Tabi toplumsal alanda da bu durum Sünni ve Alevi kesimler arasında bir tansiyona neden olmaktaydı. Bu tansiyonun en olumsuz neticeleri Türk siyasi tarihinde ne yazık ki Çorum, Malatya, KahrammaraĢ, Ankara (Madımak) gibi olaylar üzerinden hatırlanılagelmiĢtir (Benhabib, 1979: 16). 1980 Darbesi akabinde Alevilerin artık daha örgütlü gruplara dönüĢtüğüne tanık olunmaktadır (Soner ve ToktaĢ, 2011: 422). Artık Alevilerin kendi televizyon kanalları, örgütleri, birlikleri, dernekleri sosyal alanda kendine yer edinmeye baĢlamıĢtır. Her ne kadar devlet tarafından tanınmasa da, tekke ve zaviyelerin kapatılması kanunuyla uzun bir dönem görülür halde icra edilmese de yer altı yapılanması (underground) Ģeklinde devam ede gelen cem evleri ve ayinler sosyal alanda kendine daha belirgin bir yer edinir olmaya baĢlamıĢtır. 2015 yılı itibariyle da hala daha Aleviliğin dede, cem evi v.b kurumları devlet tarafından resmi olarak tanınmamaktadır. 4. ALEVĠ ÇALIġTAYLARI 2000‘li yılların baĢında artık Alevi Meselesi Türkiye adına ulusal olmaktan öte bir konuma sahipti. Çünkü 2000 yılı Avrupa Birliği Ġlerleme Raporunun Azınlıkların Korunması ve Ġnsan Hakları baĢlıklı kısmında Alevilerin problemleri ve talepleri Ģu Ģekilde sıralanmıĢtı (http://www.ab.gov.tr/files/AB_Iliskileri/AdaylikSureci/IlerlemeRaporlari/Turkiye_Ilerleme_ Rap_2000.pdf, EriĢim Tarihi 03.12.2015): ―Alevilere yönelik resmi yaklaĢımda herhangi bir değiĢiklik olmadığı görülmektedir. Alevilerin Ģikayetleri, sadece Sünni camileri ve dinsel vakıflarının inĢası için mali destek sağlanması yanında, okullarda ve ders kitaplarında Alevi kimliğini yansıtmayan zorunlu din eğitimi verilmesi üzerinde yoğunlaĢmaktadır. Bu konular son derece hassastır; ancak, bunlar hakkında açık bir tartıĢmaya girmek mümkün olmalıdır.‖ 2002‘de iktidara gelen Adalet ve Kalkınma partisi bir takım reform ve açılımlar gerçekleĢtirirken bunların arka planında Avrupa Birliği‘ne tam üyelik hedefinin de olduğu yadsınamaz bir gerçekliktir. 2005 Yılına gelindiğinde Avrupa Birliği‘nin Türkiye Hakkındaki Ġlerleme Raporunda Alevilerin ve Aleviliğin kendine daha çok yer edinmiĢtir. Örneğin 2000 yılındaki raporun içersinde sadece üç kere ―Alevi‖ ifadesi geçmekteyken 2005 Yılı Raporunda bu sayı on bire yükselmiĢtir(http://www.ab.gov.tr/files/AB_Iliskileri/AdaylikSureci/IlerlemeRaporlari/Turkiy e_Ilerleme_Rap_2005.pdf, EriĢim Tarihi: 03.12.2015). Yıl 2007 olduğunda Adelet ve Kalkınma Partisi Hükümeti bir inisiyatif aldı ve bir dizi ―Demokratik Açılımlar‖ vaat etti. Bu güne kadar neredeyse tabu olmuĢ olan Kürt, Ermeni, Rum, Roman, ve alevi açılımı gibi bir takım giriĢimlerde bulundu. Bu doğrultuda çalıĢtaylar ve çeĢitli etkinlikler gerçekleĢtirildi. 2007 Genel Seçimlerine girilirken Adalet ve Kalkınma Partisinin kamuoyunca tanınan Reha Çamuroğlu gibi bir takım Alevi entelektüelleri milletvekili adayı göstermesi bir çeĢit politik faydacılık olarak yorumlanabileceği gibi yine bir iyi niyet niĢanesi olarak da kabul edilebilir. 313


Sosyal Bilimler Metinleri, 2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı ―Yeni Bir Dilin ĠnĢası‖ muhtemelen Alevi ÇalıĢtaylarının en güzel özetlenmiĢ olduğu cümledir. Adalet ve Kalkınma Partisi‘nin Alevi ÇalıĢtaylarının hemen evvelinde Muharrem ayında Alevi iftarı organizasyonları düzenlemesi ve toplumun farklı kesimlerini bu iftarlara davet etmesiyle birlikte yepyeni bir sinerji oluĢmuĢtur. Gerek medyada gerekse sosyal hayatta Alevilerin taleplerinin neler olduğunun ve bu meselenin çözülme potansiyeline sahip bir platform ihtiyacı ortaya çıkmıĢtır. Burası önemlidir. Çünkü devlet ilk defa meseleyi, meselenin muhataplarıyla çözüme götürme inisiyatifi göstermiĢtir. ÇalıĢmanın bu kısmına ―Yeni Bir Dil ĠnĢası‖ denilmesinin bir sebebi de budur. Türkiye‘de yerleĢik olarak oturmuĢ bir ―güçlü devlet söylemi‖ vardır (Heper, 2010: 7). Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kültürel ve tarihsel olarak kodlarına iliĢmiĢ bu güçlü söylemi bir anlamda bir kenara bırakarak meseleyi müzakereci ve uzlaĢmacı bir yaklaĢımla ele almıĢtır. Birinci çalıĢtay otuz altı farklı Alevi derneğinin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu çalıĢtayda Alevi örgütleri ve Alevi Dedelerinin gözünden bir Alevilik tanımı ve tartıĢması yapılmaya çalıĢılmıĢtır. Ġkinci çalıĢtay dokuz farklı sosyal bilim disiplininden toplamda otuz katılımcıyla gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu çalıĢtayda Aleviliğin sosyal bilimler alanında kendine ne Ģekilde yer edindiği meselesi tartıĢılmıĢtır. Üçüncü çalıĢtay otuz sekiz adet Sünni ―teologun‖ (ilahiyatçı, diyanet personeli) katılımıyla gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu çalıĢtayda genel hatlarıyla Alivilik ve Aleviliğin problemlerinin ilahiyatçılar nazarında bir tespiti yapılmaya çalıĢılmıĢtır. Dördüncü çalıĢtay otuz üç sivil toplum örgütününün temsilcilerinin katılımıyla gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu çalıĢtayda Alivilik ve Alevilerin problemleri sivil toplum kuruluĢlarının gözünden tartıĢılmıĢtır. BeĢinci çalıĢtay yirmi yedi adet gazete temsilcisinin katılımıyla gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu çalıĢtayda Alivilik ve Alevilerin problemleri medyanın meseleye bakıĢ açısıyla tartıĢılmıĢtır. Altıncı çalıĢtay otuz altı siyasetçinin katılımıyla gerçekleĢtirilmiĢtir. Bu çalıĢtayda Alivilik ve Alevilerin problemleri siyasetçiĢerin meseleye bakıĢ açısıyla tartıĢılmıĢtır. Yedinci ve son çalıĢtay önceki çalıĢtaylardan farklı grupların toplamda otuz dokuz kiĢilik (yirmi Alevi ve on dokuz Sunni) katılımıyla gerçekleĢtirilmiĢtir (Alevi ÇalıĢtayları Nihayi Raporu, 2010: 19-23). ÇalıĢtayları özetlemek gerekirse, toplamda yedi adet çalıĢtay gerçekleĢtirilmiĢtir. Farklı sosyal, siyasal ve toplumsal grupların katılımıyla meseleye çok yönlü katılım sağlanmaya çalıĢılmıĢtır. Bu çalıĢtaylarda genel hatlarıyla Ģu meseleler tartıĢılmıĢtır: Aleviliğin Tanımlanması, Diyanet ĠĢleri BaĢkanlığı, Zorunlu Din Dersi Meselesi, Cemevlerinin Statüsü, Dedelerin Statüsü, Madımak Oteli Meselesi, Hacı BektaĢi Veli Tekkesi (http://www.alevifederasyonu.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=332:a bf-alevi-ly-i-dcelerini-alad&catid=13:abf-baslamalar&Itemid, EriĢim Tarihi: 07.12.2016). Aleviliğin Tanımlanması Meselesi çalıĢtayda ilk önceliği alan meseledir. Farklı Alevi kesimlerin geniĢ katılımının sağlanmasının hedeflendiği bu aĢamada devlet Aleviliğin tanımının yapılmasını Alevilere bırakmıĢtır. Bu durum kendisine nihayi raporda Ģu Ģekilde yer edinmiĢtir: ―Aleviliğin çerçevelendirilmesi ve tanımlanması bütünüyle Alevilerin uhdesinde olmalıdır.‖ (Alevi ÇalıĢtayları Nihayi Raporu, 2010: 189). Aslına bakılırsa bu çok yerinde bir karar olmuĢ. Kaldı ki yakın siyasi tarihimiz bu meselenin adını koyma inisiyatifinin devlete verildiğinde, Alevilerin kendilerini fazlasıyla dıĢlanmıĢ hissedebilecekleri durumlarla karĢılaĢmasıyla neticelenmiĢtir (30. Abant Platformu Toplantısı, 2013: 12). Devlet ile Alevilerin aynı platformda eĢit temsili ikisi arasındaki iliĢkide çok önemli bir dönüm noktasıdır (SubaĢı, 2010: 166). Diyanet ĠĢleri BaĢkanlığı Meselesi çalıĢtayda tartıĢılan önemli meselelerden biridir. Dine dayalı ayrımcılığın ortadan kaldırılması Alevilerin talepleri arasında en baĢta gelmektedir. Bu sebeple de Alevilerin dine dayalı ayrımcılığın merkezi unsuru olarak 314


gördükleri Diyanet ĠĢleri BaĢkanlığı‘na yönelik olarak farklı talepleri bulunmaktadır. Bazı Alevi gruplarının bu kurumun tamamen kaldırılmasına yönelik talepleri bulunmakla birlikte çoğu Alevi grubun ortak görüĢü bu kurumun ―ideal laiklik normları içerisinde kendine bir yer edinmiĢ‖ olmasıdır (Alevi ÇalıĢtayları Nihayi Raporu, 2010: 13). Bu meselenin iki zemini bulunmaktadır. Ġlki Diyanetin laiklik prensibiyle bağdaĢmadığı savının temellendiği zemindir. Diğeri ise Diyanetin eĢitlik bazında davranmadığı savının temellendiği zemindir. Zorunlu Din Dersi Meselesi çalıĢtayda ciddi tartıĢmalara konu olmuĢ bir meseledir. Farklı Alevi gruplarının bu meseleyle ilgili oldukça farklı yaklaĢımları bulunmaktadır. Kimileri bu derslerin tamamen müfredattan kaldırılmalarını talep ederken kimileri seçmeli olarak sürdürülebileceğini ifade etmektedir. Genel olarak bu derslerin içeriğine yönelik bir eleĢtiri de söz konusudur. Bazı Aleviler bu ders müfredatınca kendilerine yer verilmemesinin yanlıĢ olduğunun altını çizmektedir. Her ne kadar karara bağlanılması pek de kolay olmasa bu mesele çalıĢtay kapsamında belki de en çetin tartıĢmaların yaĢandığı meseledir. Cemevlerinin Statüsü Meselesi, diğer meselelere nazaran çalıĢtaya katılan Alevilerin genel olarak uzlaĢı içerisinde oldukları bir meseledir. Kısaca ifade etmek gerekirse Aleviler cemevlerinin yasal olarak bir ibadethane olarak kabul görmesini, tanınmasını talep etmektedir. Tabi bu meselenin tartıĢılıp karara bağlanmasının önünde ―Tekke ve zaviyelerin kapatılması Kanunu‖ gibi bir takım hukuki sıkıntılar da söz konusudur. Bu tür hukuki ayrıntıların da meseleye dahil edilip etraflıca tartıĢılması gerekmektedir. Yoksa Alevilerin de devlete vergi ödedikleri için tıpkı Sünniler gibi ibadet hane ihtiyaçlarının giderilmesi adına arsa tahsisi, cemevlerinin genel giderlerinin devlet tarafından karĢılanması gibi meĢru hakları vardır. Dedelerin Statüsü Meselesi çalıĢtayda genellikle eĢitlik ilkesi üzerinden gitmiĢtir. Alevilerin geniĢ kabul çatısı altında toplandığı meselelerden biridir. Aleviler genel olarak ―dedelik‖ kurumunun tıpkı ―imamlık‖ gibi din adamlığı kurumu hüviyetine kavuĢturulmasını talep etmektedirler. BaĢta dedeler olmak üzere cemevlerinde hizmet veren tüm bireylerin giderlerinin devlet tarafından karĢılanması da yine talepler arasındadır. Madımak Oteli Meselesi çalıĢtayda tartıĢılırken herkesin ister istemez hüzünlendiği bir mesele olarak karĢımıza çıkmaktadır. Sivas‘taki Madımak Otelinin toplumsal bir infial neticesinde katliamla anılır olması son derece üzücüdür. Aleviler bu otelin günümüzde bir müze olarak kullanılmasını ve yasal statüsünün bu bağlamda yeniden düzenlenmesini talep etmektedirler. Hacı BektaĢ-i Veli Tekkesi Meselesi de tıpkı cemevi meselesinde olduğu Tekke ve Zaviyeler Kanununa takıldığı için gerçekleĢtirilememiĢ bir yasal statü meselesidir. Günümüzde Hacı BektaĢ-i Veli Tekkesi müze olarak kullanılmaktadır. Aleviler buranın aslına uygun bir Ģekilde tekkeye dönüĢtürülmesini ve bunun da yasal bir zemine oturtulmasını talep etmektedirler. 5. MODEL Bu çalıĢma kapsamında oluĢturulan model iki aĢamalı, dinamik, iĢbirlikçi ve eksik bilgili bir modeldir. Değerlendirme aĢaması sıfır toplamlı bir oyun olarak ele alınmamıĢ tam aksine sabit toplamlı olarak değerlendirilmiĢtir. Elde edilen bu oyun modeli ile de ―kusursuz Nash Dengesi‖ne ulaĢılmıĢtır. Böyle bir modelleme karĢılıklı olarak verilen kararların eĢzamanlı olmalarından daha ziyade sıralı karakterlerini ifade etmektedir. Yine bu modelleme Alevilerin Türkiye‘de devletten gördükleri yaklaĢımın niyetinden bazen emin olamamaları ihtimalini de içermektedir.

315


Sosyal Bilimler Metinleri, 2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı Bu çalıĢma kapsamında oyunculardan devlet için 3 Aleviler içinse 4 adet hareket kümesi oluĢturulmuĢ bulunmaktadır. Tarafların yapacakları hamlelere karĢılık elde edecekleri faydanın sıralanması sırasında yazarın alevi sorununun tarihsel arka planı ve Alevi ÇalıĢtayları‘nda dile getirilen talepleri basite indirgeyerek yorumladığı belirtilmelidir. Bu yüzden de çalıĢmanın fayda sıralaması kısmındaki bulgular kaçınılmaz bir Ģekilde Ģahsi kalmaktadır. Bu aĢamada gerek hareket kümelerine gerekse de fayda dizilimlerine yönelik olarak –sağlam varsayımlara dayanan– eleĢtiriler haklılık taĢıyabilir ve bu bağlamda da değiĢik yorumlamalara dayanılarak yeniden bir fayda dizilimi oluĢturulabilir. ÇalıĢma kapsamınca oluĢturulan modelin iki oyuncusu –Devlet ve Aleviler– vardır. Mantığı gereği modellemeyi yaparken Alevi meselesini ve Alevilerin devletle olan iliĢkilerini basitleĢtirilerek ele alınmıĢtır. Bu çerçevede oluĢturulan oyun modelince Alevilerin devletten görebilecekleri hamleler Asimilasyon, Görmezden Gelme, GörüĢme (taleplerin kabulü) olarak dizayn edilmiĢtir. Buna karĢılık olarak Devletin Alevilerden görebileceği hamleler de Eylemsizlik, GörüĢme (çözüm talep etme), masadan kalkma ve Ġsyan Etme olarak dizayn edilmiĢtir. 4.1: Model Matrisi DEVLET Görmezden Gel.

GörüĢme(kabul)

Asimilasyon

Eylemsizlik

1,0

1,1

1,-1

V

GörüĢme(talepler)

2,0

2,1

2,-1

Ġ

Masadan Kalkma

0,0

0,1

0,-1

Ġsyan

-1,0

-1,1

-1,-1

A L E

Oyun Ağacı (Devlet)

Görmezden Gel

Asimilasyon GörüĢme (kabul)

316


Oyun Ağacı (Aleviler)

Ġsyan

Eylemsizlik GörüĢme (Talepler)

Masadan Kalk

Modelin Uygulanması

Görmezden Gel.

GörüĢmeler

Asimilasyon

Eylemsizlik

Eylemsizlik Ġsyan

Eylemsizlik

GörüĢme Masadan Kalk

GörüĢme

Masadan Kalk

GörüĢme

Talepleri Kabul et

Masadan Kalk

Ġsyan

Ġsyan

Talepleri Reddet

5.1.Devletin Hareket Kümesi: ÇalıĢmanın bu kısmında kurgulamıĢ olduğumuz oyun modeli çerçevesince devlet tarafından ortaya çıkarılabilecek doğa durumları ele alınmıĢtır. Bu doğa durumları görmezden gelme, görüĢme (kabul) ve asimilasyon olarak değerlendirilmiĢtir. Görmezden Gelme (ignore): Bu durum Türkiye‘de devlet mekanizmasının Alevi Meselesini çözme noktasında herhangi bir inisiyatif almadığı bir doğa durumunu (statement) ifade etmektedir. Türkiye‘de Alevi Meselesinin çözümüne yönelik bir adım atılmasının dahi tartıĢılır olmaktan çok uzak olduğu bir yakın siyasi tarih mevcuttur. Devlet mekanizmasını bir araç olarak algılarsak eğer, hükümet bu aracın yürütücüsü ve yönlendiricisi konumunda olur. Türk siyasi tarihinde hükümetlerin seçimle iĢ baĢına gelmeye baĢlamıĢ olduğu günden bu yana ortalama hükümet ömrünün yaklaĢık olarak bir buçuk yıl olduğu gözlemlenmektedir (Gözler, 2000: 27). Türkiye‘de parlamenter sistemin zaaflarıyla Türk siyasi kültürünün anti uzlaĢmacı etkisi birleĢince ne yazık ki ortalama hükümet ömrünün dünyadaki muadillerine göre bir hayli kısa olduğu gözlenmektedir. ĠĢ baĢına gelen iktidarlar Türkiye‘nin sorunlarına yoğunlaĢmaktan daha çok kendi iktidarlarının ömrünü uzatma çabası içerisine girmiĢtir çoğu zaman. Alevilik meselesinin de siyasal alanda kendine yeterince yer edinememiĢ olmasının bir sebebi de Türkiye‘nin bu siyasal konjonktürü olmuĢtur. Gerek Türkiye‘de ortalama hükümet ömrünün bir buçuk yıl olması gerekse de genellikle merkez sağ olarak tanımlayabileceğimiz uzun süreli iktidarların2 çoğunun o veya bu Ģekilde Alevi Meselesine yönelik çözüm arayıĢını içeren politikalar sunmadıkları görülmüĢtür ta ki tek baĢına iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetleri dönemine kadar. Alevi meselesinin tıpkı Kürt Meselesi gibi Türk siyasetinin tabularından biri olarak kalmasının bir devlet politikası olarak 2

10 Yıl Demokrat Parti, 5 yıl Adalet Partisi, 8 yıl Anavatan Partisi, 13 yıl Ak Parti

317


Sosyal Bilimler Metinleri, 2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı algılandığı ya da kurgulandığı bir doğa durumu bu oyun kuramı içerisinde ―görmezden gelme‖ olarak adlandırılmıĢtır. Görüşme (Kabul): Bu doğa durumu devletin Alevilerlerle aynı çatı altında bir araya gelmesini ve meselenin çözümünüze yönelik olarak bir müzakere sürecini baĢlatmasını ifade eder. Bu durum müzakereler neticesinde Alevilerin devletten taleplerinin neler olduğunun tespit edilmesi ve devletin bu talepleri bir hak olarak tanıyıp tanımayacağını belirleyeceği aĢama olan karar aĢamasını içermektedir. Kısaca özetlemek gerekirse Alevilerin devletten talepleri olan Cem evlerine, Hacı BektaĢi Veli Türbesine ve Dedelere yasal statü verilmesi, Madımak Oteli‘nin müze yapılması, zorunlu din dersinin kaldırılması ve Diyanet ĠĢleri BaĢkanlığı‘nın revize edilmesi gibi taleplerin devlet tarafından görüĢülüp bir karara bağlanması durumunu ifade etmektedir. Asimilasyon: Bu doğa durumu devletin Alevi meselesini çözme aracı olarak asimilasyon politikaları uygulamasını ifade etmektedir. Bu doğa durumunda devlet Alevileri dinlemek ya da onların taleplerini dile getirmelerine imkân vermekten öte baĢta kültürel olmak üzere çok boyutlu bir asimilasyon politikasını sahiplenmektedir. Türk siyasi tarihini incelediğimizde Alevilere yönelik olarak zaman zaman devlet politikası olarak da uygulanmıĢ gizil bir asimilasyon çabası vardır. 5.2.Alevilerin Hareket Kümesi: ÇalıĢmanın bu kısmında kurgulamıĢ olduğumuz oyun modeli çerçevesince Aleviler tarafından ortaya konulabilecek doğa durumları ele alınmıĢtır. Bu doğa durumları eylemsizlik, görüĢme (talepler), masadan kalkma (quit) ve isyan olarak değerlendirilmiĢtir. Eylemsizlik: Bu doğa durumu devlet politikası olarak kendilerine uygulanan tutum ve yaklaĢımlar her ne olursa olsun Alevilerin stabil bir Ģekilde eylemsiz kalmayı tercih ettikleri durumu ifade etmektedir. Türk siyasi tarihi incelendiğinde köyden kente göç oranının artmasıyla birlikte Alevilerin de eylemsizliklerinin bir son bulup kendilerine sosyal alanda yer edindikleri gözlemlenmektedir (Massicard, 2007: 53). Aleviler için eylemsizlik doğa durumu genellikle Türkiye‘de kırdan kente göçün öncesinde rastlanan bir durum olagelmiĢtir. Göçlerle birlikte bu durum değiĢmiĢtir. Görüşme (Talepler): Bu doğa durumu Alevilerin elde etmek istedikleri talepleri tartıĢmanın muhatabı olan devlet ile bir araya gelip istiĢare masasına taĢıması durumunu ifade etmektedir. ―Hak verilmez alınır!‖ mottosunun dayandığı ilk adım hakları talep etme aĢamasıdır. Hak iddiasında olan kiĢi ya da kurumlar tarafından baĢka hiç bir yola baĢvurmaksızın ilk önce haklar dile getirilmeli ve talep edilmelidir. ĠĢte bu doğa durumunda Alevilerin devletten taleplerini ifade edebilecek ve bu talepleri devletle istiĢare edebilecek bir platform oluĢturmaları ya da devlet tarafından oluĢturulan bu çeĢit bir platformda kendilerine yer edinecekleri varsayımına dayanır. Masadan Kalkma (Quit): Bu doğa durumu Alevilerin gerek kendi inisiyatifleriyle oluĢturdukları gerekse de devlet inisiyatifiyle oluĢturulan istiĢare platformunun – Alevi ÇalıĢtayları v.b. – bir parçası olmaktan kendi rızaları doğrultusunda çıktıkları, müzakere sürecinden çekildikleri bir durumu ifade eder. Bu durum Alevilerin devletle gerçekleĢtirmiĢ oldukları istiĢare ortamında dile getirdikleri taleplerinin devlet tarafından ya tamamının reddedileceği, ya da hiç birinin önemsenmeyeceği varsayımına dayalı olarak tasarlanmıĢtır. Kısacası görüĢmelerin Alevi tarafının taleplerinin karĢılanmayacağını öngördükleri bir durumu ifade etmektedir. Dolayısıyla da bu durum müzakerelerin haklarını talep eden tarafı olan Alevilerin müzakerelerden çekilmesi ve müzakereleri tek taraflı sonlandırmasını ifade eder. Yine benzer Ģekilde bu doğa durumu devlet tarafından oluĢturulan istiĢare platformlarına Alevilerin hiç katılmamasını da bünyesinde bulunmaktadır. 318


İsyan: Bu doğa durumu Alevilerin ―hak verilmez alınır!‖ mottosunu en radikal Ģekilde uygulayarak devlete haklarını vermediği, kendilerini tanımadığı gerekçesiyle baĢ kaldırmaları durumunu ifade etmektedir. Gerek devlet tarafından bir istiĢare platformu oluĢturulmaya çalıĢısın gerekse asimilasyon politikaları uygulanmaya çalıĢılsın Alevilerin baĢvurabileceği bir seçenek olarak bu çalıĢma içerisinde isyana yer verilmesi uygun görülmüĢtür. Yakın siyasi tarihe bakılırsa Dersim (Devletin Tunç Eli= Tunceli) örneğinde olduğu gibi Alevilerin hareket alanlarından birinin de belki içerisinde en ağır sonuçları muhteva eden isyan olduğu kabul edilebilir. Fayda Dizilimi Devlet

Alevi

TR-Fayda

GörüĢme (Kabul)

GörüĢme (Talepler)

12(3)

Görmezden Gelme

GörüĢme (Talepler)

11(2)

GörüĢme (Kabul)

Eylemsizlik

10(2)

Görmezden Gelme

Eylemsizlik

9(1)

GörüĢme (Kabul)

Masadan Kalkma

8(1)

Asimilasyon

GörüĢme (Talepler)

7(1)

Görmezden Gelme

Masadan Kalkma

6(0)

Asimilasyon

Eylemsizlik

5(0)

GörüĢme (Kabul)

Ġsyan

4(0)

Asimilasyon

Masadan Kalkma

3(-1)

Görmezden Gelme

Ġsyan

2(-1)

Asimilasyon

Ġsyan

1(-2)

6. SONUÇ Onaltıncı yüzyıldan beridir süre gelen Türkiye‘de ―Devlet‖ ve Aleviler arasındaki sürüncemeli iliĢki 2007 yılında Adalet ve Kalkınma Partisinin baĢlatmıĢ olduğu bir giriĢim olan ―Alevi Açılımlarıyla‖ birlikte yepyeni bir boyut kazanmıĢ bulunmaktadır. Devletin sorunlarını müzakere yoluyla çözmeye yanaĢmıĢ olması demokratik açıdan oldukça olumlu bir adımdır. Bu olumlu adım sorunun güçle değil de müzakere ile çözümü noktasında bir takım fırsatları barındırdığı gibi riskler de barındırmaktadır. Bu çalıĢma bağlamında oyun kuramı çerçevesince tasarlanan model Devlet ve Aleviler arasındaki doğa durumlarına uygulanmıĢ ve bu modelin denge çözümünce Ģu sonuca varılmıĢtır: modelin bize sunmuĢ olduğu en iyi sonuç olarak Devletin ―GörüĢme‖ doğa durumunu uygulaması ve buna karĢılık Alevilerin de ―GörüĢme (Talep)‖ doğa durumunu uyguladığı bir oyun öngörülmektedir. Yine bu çalıĢmada en kötü sonuç olarak Devletin ―Asimilasyon‖ doğa durumunu uygulaması ve buna karĢılık Alevilerin de ―Ġsyan‖ doğa durumunu uyguladığı bir oyun öngörülmektedir. Ġki tarafın da müzakerelere devam etmekten yana olması, müzakerelerin devamlılığı ve nihayi sonuç olarak bir toplumsal konsensüsle neticelenmesi açısından son derece önemlidir. ÇalıĢma kapsamında Alevi meselesinin güçle, zorla ya da asimilasyon politikalarıyla çözülemeyeceği; çözümün ancak ve ancak demokratik yollarla, müzakere süreçlerinin iĢletildiği bir yöntem ve zeminde mümkün olabileceği tespit edilmiĢtir. 319


Sosyal Bilimler Metinleri, 2016 Aralık ICOMEP Özel Sayısı Bu bağlamda çalıĢmanın ana tezi alevi açılımının oyun kuramı kapsamında ilk kez değerlendirilmesi neticesinde bir ―en ideal yol‖ arayıĢında olmaktır. Oyun teorisi bu ideali kısmen de olsa somutlaĢtırmak için bir araç olarak görülmektedir. Türkiye‘nin kendi iç meselelerini demokratik bir yaklaĢımla çözebilecek bir olgunluğa kavuĢmuĢ olmasının gerekliliği her geçen gün daha da hissedilmektedir. KAYNAKLAR AteĢ, K. (2011). YurttaĢlığın Kıyısında Aleviler: ―Öz Türkler‖ ve ―Heretik Ötekiler.‖ Ġstanbul: Phoenix. Benhabib, S. (1979). ―The Next Iran or the Next Brazil?: Right-Wing Groups behind Political Violence in Turkey.‖ MERIP Reports, 77: 16-17. Bruinessen, M. V. (1999). Kürtlük, Türklük, Alevilik: Etnik ve Dinsel Kimlik Mücadeleleri. (H. Yurdakul, Çev). Ġstanbul: ĠletiĢim. Güner, S. (2003), ―Oyun Kuramı ve Uluslar arası Politika‖, METU Studies in Development, 30, 163-80. Gözler, K. (2000) ―Türkiye‘de Hükümetlere Nasıl Ġstikrar ve Etkinlik Kazandırılabilir? (BaĢkanlık Sistemi ve RasyonelleĢtirilmiĢ Parlâmentarizm Üzerine bir Deneme)‖, Türkiye Günlüğü, Sayı 62, , s.25-47. Heper, M. (2010), ―Türkiye‘de Devlet Geleneği‖. (N. Soyarık, Çev). Doğu Batı Kaplan, S. (2002). ―Din-u Devlet All over Again? The Politics of Military Secularism and Religious Militarism in Turkey following the 1980 Coup.‖ International Journal of Middle East Studies, 34(1): 113-127. Massicard, E. (2007). Alevi Hareketinin SiyasallaĢması, (A. Berktay, Çev), Ġstanbul: ĠletiĢim Yayınları. Marx, K. (1997). Yahudi Sorunu, (N. Berkes, Çev), Ankara: Sol Yayınları. Öktem, N. (2011). Anadolu Aleviliğinin Senkretetik Yapısı, Ġstanbul: Truva Yayınları Soner, B. A. ve ToktaĢ. ġ. (2011). ―Alevis and Alevism in the Changing Context of Turkish Politics: The Justice and Development Party‟s Alevi Opening.‖ Turkish Studies, 12(3): 419-434. SubaĢı, N. (2010). Alevi ÇalıĢtayları Nihayi Raporu, T.C. Devlet Bakanlığı, Ankara SubaĢı, N. (2010). ―The Alevi Opening: Concept, Strategy and Process.‖ Insight Turkey, 12(2): 165-178. Tol, U. U. (2009). ―The Sustainability Crisis of Alevis.‖ Doktora Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi. Vorhoff, K. (1998). ―‟Let‘s Reclaim our History and Culture!‖: Imagining Alevi Community in Contemporary Turkey.‖ Die Welt des Islams, 2: 220-252 Zeidan, D. ―The Alevi of Anatolia.‖ Middle East Review of International Affairs 3(4): 74-89. 30. Abant Platformu Toplantısı: Aleviler e Sünniler BarıĢı ve Geleceği Birlikte Aramak Online Kaynaklar http://www.oxfordislamicstudies.com/article/opr/t236/e0924, EriĢim Tarihi: 21.12.2015

320


http://www.princeton.edu/mudd/news/faq/topics/Non-Cooperative_Games_Nash.pdf, EriĢim Tarihi: 22.12.2015 http://www.columbia.edu/~rs328/NashEquilibrium.pdf, EriĢim Tarihi: 18.12.2015 https://cs.stanford.edu/people/eroberts/courses/soco/projects/1998-99/gametheory/neumann.html, EriĢim Tarihi: 17.12.2015 http://cess.nyu.edu/schotter/wp-content/uploads/2010/02/%E2%80%9COskarMorgenstern%E2%80%99s-Contribution-to-the-Development-of-the-Theory-ofGames%E2%80%9D.pdf, EriĢim Tarihi: 18.12.2015 http://www.aktifhaber.com/turkiyedeki-alevi-kurumlari-149544h.htm, 15.12.2015

EriĢim

Tarihi:

http://www.aksiyon.com.tr/kapak/alevilerin-cumhuriyet-tarihi_531206, 05.12.2015

EriĢim

Tarihi:

http://www.anayasa.gov.tr/icsayfalar/mevzuat/1982anayasas%C4%B1.html, EriĢimTarihi:10.12.2015 http://www.ab.gov.tr/files/AB_Iliskileri/AdaylikSureci/IlerlemeRaporlari/Turkiye_Ilerleme_R ap_2000.pdf, EriĢim Tarihi: 03.12.2015 http://www.ab.gov.tr/files/AB_Iliskileri/AdaylikSureci/IlerlemeRaporlari/Turkiye_Ilerleme_R ap_2005.pdf, EriĢim Tarihi: 03.12.2015 http://www.alevifederasyonu.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=332:ab f-alevi-ly-i-dcelerini-alad&catid=13:abf-baslamalar&Itemid, EriĢim Tarihi 07.12.2016

321

Ak Parti Dönemi Alevi Çalıştaylarının Değerlendirilmesi: Bir Oyun Kuramı Yaklaşımı  

Ak Parti Dönemi Alevi Çalıştaylarının Değerlendirilmesi: Bir Oyun Kuramı Yaklaşımı

Ak Parti Dönemi Alevi Çalıştaylarının Değerlendirilmesi: Bir Oyun Kuramı Yaklaşımı  

Ak Parti Dönemi Alevi Çalıştaylarının Değerlendirilmesi: Bir Oyun Kuramı Yaklaşımı

Advertisement