Page 1

Physics Education with Teachers Mektup Numarası:1 / Letter Number:1 NĐHAT BAHÇE Bilecik Bilim ve Sanat Merkezi, Müdür Yardımcısı - Fen ve Teknoloji Danışmanlığı nihatbahce@hotmail.com

Biz öğretmenler her şeye rağmen, öğrencilerin sınıfta ele alınan konuları temel fikirleri kavramadıklarından yakınmaktayız. Bazen derslerde karşılaştığımız ve çok iyi bir öğrenci diye nitelendirdiğimiz öğrencilerimiz ezberledikleri konulara göre cevap vermektedirler oysaki bizler onlardan bir yorum bekleriz ve hüsrana uğradığımızda olmaktadır. Öğrencinin alt bilgilerini ortaya çıkarmak istediğimizde ve hazırladığız sorularda bile bazen yetersiz kalmaktadır. Özellikle ilköğretim öğrencilerimiz bir problemin ya da bir proje tasarlamasında siz onlara sorular ile yaklaştığınızda onlar ise özellikle sayısal gerektiren problemlerde formüllerin ezberlenerek çözüleceğini, formüllerin ezberlendikten sonra yapılabileceğine hala daha inanmaktadırlar. Fizik konularını anlatırken bu yeni müfredatta dahi bazen denklem verdiğimizde; ya da formül verdiğimizde, yorumlayarak değil de formüller üzerinden gittikleri tespit etmekteyiz. Oysaki biz öğrenciden yorumlamasını ve sorgulayarak çözüme gitmesini istediğimize rağmen bu bazen mümkün olmamaktadır. Aslında bizler sınıfımızda öğrencilerimize kavramları vererek ve onların nasıl yorumlanacağını göstererek bu işi çözebileceğimizi düşünüyorum. Yeni eğitim sistemimizde zaten bu konu gayet açık, tamamen her şeyin sorgulanması ve ona göre çözüm üretilmesidir. Bazen öğrencilerimizi gözlemlediğimizde şu durumda ortaya çıkmaktadır. Öğrenci bir alt sınıftaki bir kavramı ezberlediğinde, onu bir üst sınıfa geldiğinde unuttuğunu ve alt sınıf ile ilgili derslerimizde hatırlatma yapmak gerektiğini düşünmekteyim. Yıllardan beri kıramadığımız ve hala bazı öğrencilerimizin hata yaptıkları ısı ve sıcaklık; çünkü çocuk gelişim çağında iken halk arasında hava ısındı denir. Çocuk öğrencimiz ilköğretime

1

başladığında ise sıcaklık kavramını görür ve kafasında bunu şekillendirmeye çalışır. Sonra yük öğretmenimize geçer öğrencinin kafasındaki bu imajı silmek artık ona kalmıştır. Öğrencimiz sonra ise kafasında kendine göre yanlış bilimsel kavramlar oluşturmaya başlar. Tüm binalarını bunun üzerine kurmaya çalışır. Aslında bu yanılgıları ortadan kaldıracak olan şey Türkçeyi doğru kullanmaktan geçmektedir. Anlama ve bu kavramları bu şekilde yorumlama, bakın burada basit bir örnek vermek istiyorum. Bilimsel dili kullanmada; Eski müfredatımızda basınç konusunu anlatırken önce tanım verilir. Tanımı verir ve ardından tahtaya formülü yazarız.”Birim yüzeye dik olarak etki eden dik kuvvete basınç denir.” Diğer dillerden çevrildiğinden dolayı sondan başa ifadeleri yazarsak zaten formül ortaya çıkacaktır. Bu dille oluşan kavram yanılgıları ve gerçeklere dayanan kavram yanılgıları sık sık öğrencilerin kendileri tarafından bile kolay bir şekilde düzeltilebilir olmasına rağmen öğretmenin sadece öğrencinin önyargılı düşünceler ve bilimsel olmayan fikirlerini değiştirdiğinde ısrar etmemiz gerekmektedir. Öğrencinin üzerinde şekillenen bu yanılgılar özellikle fen alanındaki bu yanılgılar günlük yaşamdan örnekler ile düzeltile bilinir. Bu süreç biz öğretmenler; 1-Öncelikle öğrencinin kafasındaki ünite ile oluşacak bilimsel kavramları çıkartıp bunun üzerine yoğunlaşmalıyız. 2-Öğrencilerimizi sınıfta bu kavramlar ile baş başa bırakıp kendi aralarında tartışarak, bunları çocuk öğrencilerimize sorgulattırmalıyız. 3-Öğrencilerimizi laboratuarda bu kavram yanılgıları ile deneyler ve projeler hazırlattırıp yanlış kavramlar ile doğru kavramlar arasındaki sonuçları onlara göstermeliyiz. Tabi ki Öğrencilere bilimsel modellere dayanan bilgiyi yeniden


organize etmesi ve özümsemesi için yardım edilmesi de gerekmektedir. Sayısal branşlarda öğrencinin sorgulamayı öğrenmesi ve onu açık bir şekilde ifade etmesi de önemlidir. Yaşamış olduğum bir tecrübeyi aktarmak istiyorum. Bundan önce çalıştığım bir ilköğretim okulundaki bir örneği vermek isterim. Belki mesleğe yeni başlayan arkadaşlara da örnek olur diye (kimse eleştirilmiyor)Okula başladığımda idealist bir müdürümüz vardı. Bir gün beni çağırdı ve Sayın Bahçe fen anlamında sizden büyük bir atılımlar bekliyorum deyi aramızda konuşmalar geçti.(Şuan o okulda değil ama hala eğitime büyük katkılar verdiğini biliyorum)Sonra ben kendilerinden aldığın destek ile önce öğrencilerimize nasıl sorgulama yapılacağı konusunda okulun ilk başladığı günlerde tüm okuldaki öğrencilere seminerler verdim. Yani onlara bu işi açıkça öğrettik karşılaştıkları problemlere nasıl yaklaşacakları konusunda ve birkaç ay geçmeden öğrencilerimiz günlük hayatta karşılaştıkları problemleri sıraladılar ve yazıp getirdiler; derslerden sonra o öğrenciler ile bir araya gelip bunları tartıştık ve teoriler üretmeye başladık, iki aya kalamadan elimizde projeler çıktığını gördük, birçok ulusal ve uluslararası yarışmalar katılmaya başladık ve öğrencilerimizin hazırladıkları kendi teorilerini anlatmaya başladılar. Đnternet ortamında diğer öğretmen arkadaşlarımız ile bunları paylaştık. Gördük ki; öğrencilerimiz yapılan sınavlarda da başarı sağlıyor ve fen ve teknolojiye hâkim olmaya, minik bir bilim insanı olma yolunu tuttular. Sonra görev gereği o okuldan başka bir okula tayin ile ayrıldım. Bir öğretmeninin etkili olabilmesi için doğru bir şekilde öğrencilerine sorgulamasını bilimsel olarak kavramlara yaklaşması gerekmektedir. Örneğin; öğrencilere tahtada çizmeden önce öğrencilerden atomu resimlemelerini isteyebilir. Okulda oldukça başarılı olan öğrenciler bile güneş sisteminde olduğu gibi merkezde küçük bir çekirdek ve onun etrafında belli dairesel yörüngelerde hareket eden elektronları çizebilirler. Öğrencilerden öncelikle kendi hayallerini çizmelerini istemeliyiz. Bu arada (Şenol bey’in kulaklarını çınlatmadan geçemeyeceğim.’’Her şey hayalle başlar’’ ) Kısaca özetler olursak; Fen ve teknolojinin yapısını oluşturan fizik konularında; 1-Kuvvet ve hareket ünitesinde öğrencilerin grafikleri yorumlayabilmesinin sağlamak. 2-Fizik konularında öğrencilere yapılandırıcı eğitimle ilgili olarak üretken sorular hazırlamak. 3-Özellikle iş güç ve enerji konularından bahsederken iş ile potansiyel enerji arasındaki bağlantının ya da iş ile kinetik enerjinin arasındaki

bağlantıların iyi kurulması öğrenciye örnekler ile verilmelidir. 4-Özellikle öğrenciye artık bilgi yüklemek olmadığı için onlara fizik konularında karşılaşacakları problemleri ve sonuca gidiş yöntemlerinin bilimsel bir açıdan verilmesi gerektiğini; 5-Đlköğretim okulları öğretmenlerine proje nasıl hazırlanır. Bilimsel projelerin sunuşları nasıl olmalıdır. Konusunda seminerler. 6-Fizik etkinliklerinin nasıl hazırlanabileceğini hazır etkinliklerden çok öğretmenin kendi hazırladığı etkiliği kullanılması sağlanmalı ve bu konuda seminerler. 7-Fizikteki kavram yanılgılarını ortadan kaldıracak çözümler akademisyenler ile ortak çalıştaylar yapılmalıdır. Eğitimin ilkesinde yerini bulan ve bizim yıllarca sloganımız olan “her şey sevmekle başlar” ilkesini kendimize rehber edinmemiz gerekmektedir. Fen ve teknolojinin öncelikle doğasını anlama fen ve teknoloji, toplum ve çevre arasındaki karşılıklı etkileşimleri anlamalarını sağlamak, araştırma, okuma ve tartışma aracılığıyla yeni bilgileri yapılandırma becerileri kazanmalarını sağlamak amacı ile yola çıkmamız ve öncelik olarak öğrencilere fen ve teknoloji alanını kapsayan fizik konularını sevdirmemiz gerekmektedir. Saygılar sunarım.

NĐHAT BAHÇE Bilecik Bilim ve Sanat Merkezi, Müdür Yardımcısı Fen ve Teknoloji Danışmanı.

EDĐTÖR NOTU Öz eleştiri yaparak gereksinimleri somutlaştırdığı için öğretmenimize teşekkür ediyoruz. Fizik Öğretmeni olarak görüşlerinizin yayınlanmasını ve akademisyenlere ulaştırılmasını istiyorsanız sahin@metu.edu.tr adresi ile iletişime geçebilirsiniz.

2

Physics Education with Teachers  

An annual Journal of Physics Education with Teachers

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you