Page 1

1

BOYAYI ASİT VE IŞINLARDAN KORUYAN KİMYASAL KAPLAMALAR VE ÖZELİKLERİ BOYAYI ASİT ve IŞINLARDAN KORUYAN KİMYASAL KAPLAMALAR ve ÖZELLİKLERİ 1-Organik ve inorganik Hibrit boyalar- Polisiloksan Teknolojisi 2- Kimyasal Kaplama Türleri 1-Organik ve inorganik Hibrit boyalar- Polisiloksan Teknolojisi; Bilindiği üzere çelik ve beton yapıların özellikle korozyon ve diğer yıkıcı etkenlerden korunması gerekmektedir (atmosferik veya operasyon sırası oluşan etkenler,). Ör: Sıvı veya gaz kimyasal sıçrantıları, aşırı sıcak soğuk döngüleri, mekanik veya fiziksel darbeler) yüzyıllar boyu bu koruma görevini organik (yapısında sadece C-C kimyasal bağları içeren boyalar veya kaplamalar) veya inorganik (yapısında çoğunlukla Si-O kimyasal bağları içeren boyalar veya kaplamalar) üstlenmiştir. Koruyucu endüstriyel boyalar söz konusu olduğunda; organik veya inorganik yapıda olan bu kimyasalların kendine has belirleyici özellikleri ve kısıtlamaları vardır. Bunlardan bazılarının özellikleri aşağıdaki tabloda belirtilmiştir

Kısaca özetlemek gerekirse organik veya inorganik boyalar sahip olduğu özellikleri ve kısıtlamaları bakımından birbirlerini tamamlayıcı niteliktedir. Ancak her iki grubun kendine özgü kuvvetli ve zayıf yönleri mevcuttur. Dolayısıyla tek bir boya grubu her türlü koşula uygun değildir.


2 Ayrıca son yıllarda endüstride giderek artan güvenlik, sağlık ve çevre bilinci kullanılan solvent, reçine ve pigmentleri oluşturan kimyasalları da etkilemiş ve bunun sonucu olarak bazı boya türleri (ör: kurşun katkılı boyalar) yasaklanmıştır. Hatta bazı gelişmiş ülkelerde solvent emisyonlarına sınır koymuş ve bu sınırı aşan boyaların üretim ve tüketimi yasalarla men edilmiştir (Ör: vinil esaslı boyalar). Yukarda bahsedilen gerçeklere ve gelişmelere paralel olarak özellikle 1990’lı yılların ortalarından itibaren Hibrit inorganik- organik teknolojisine dayalı boyalar geliştirilmeye başlanmıştır. Polisiloksan en basit anlamda tekrarlayan Si-O kimyasal bağlarına sahip polimerlerdir.

Temel olarak inorganik olan bu yapı, belli kimyasal tepkimelere maruz bırakılırsa “R” ile gösterilen yerlere diğer organik boya grupları bağlanabilir. Ve bu şeklide istenen özelliklere sahip Hibrit boyalar elde edilir. Böylelikle inorganik boyaların zayıf yönleri de tamamen ortadan kaldırılabilir. Ayrıca yapılabilen değişik organik modifikasyonlarla boyada istenen özellikler daha güçlü hale getirilebilir. (Ör: Epoksi + PSX = Epoksi PSX; korozyon ve kimyasal direnci arttırmayı sağlar.)

Bu boyaların ilginç özelliklerinden biri de düşük VOC (Uçucu Organik Bileşikler) buna bağlı olarak yüksek katılı oranlardadır. Bu teknolojiyle 120gr/l VOC’ ye sahip boyalar üretilmektedir. 2- Kimyasal Kaplama Türleri Günümüzde kullanılan boyayı asit ve güneş ışınlarından koruyan kaplama türleri endüstrideki ve gemi marina yapılarındaki kullanımları açısından yedi kısımda incelenmiştir:


3 A-Vinil kaplamalar: Vinil kaplamalar geniş ölçülerde gemilerde, köprülerde, tanklarda, rafinerilerde ve kimyasal tesislerde endüstriyel kaplamalar olarak kullanılır. Vinil kaplamalar fiziksel olarak kurumaktadır. Bunlar geniş ölçüde gemilerde,köprü,rafineri ve kimyasal tesislerde endüstriyel kaplamalar olarak kullanılır.Vinil kaplamalar tek bileşenden oluşan boya türüdür ve fırça,rulo veya spreyle uygulanmaları oldukça kolay olan boyalardır. Genellikle 75–80 C yi geçen sıcaklıklarda uzun süre maruz kalan vinil kaplamalar tavsiye edilmez. Bu boya filminin kırılgan bir yapıda oluşmasına ve daha sonra ayrışmalara neden olmaktadır. Birçok ayrık boya vinil kaplama şemsiyesi adı altında yer alabilir. Bunun sebebi vinil kaplamaların çok çeşitli şekillerde formül ize edilebilmesidir. Bunlar vinil reçinelerle esaslaştırılabilirler ve diğer yapıştırıcılarla modifiye edilebilirler. Bu nedenle vinil kaplamalar bir imalatçıdan başka bir imalatçıya göre büyük ölçüde farklılık gösterebilir. Avantajları: • Kimyasallara karşı iyi direnç gösterirler. • Suya karşı iyi direnç gösterirler. • Çabucak kururlar. • Sıcaklığa bağımlı değildir. • Tek bileşenden oluşur. Sınırlılıkları: • Düşük katı içeriklidir. • Güçlü çözücülere karşı zayıf dirençleri vardır. • Yüksek buharlaşabilen organik bileşenleri ihtiva eder. B-Klor kauçuk kaplamalar: Klor kauçuk kaplamalar geniş ölçüde su altı ve üstünde çalışan marina yapılarda, köprülerde, tanklarda, rafinerilerde, kimyasal tesislerde endüstriyel olarak kullanılır. Bunlar uygulama ve kurumada çevre sıcaklığına duyarlı değildir. Klor kauçuk kaplamalar fiziksel olarak kuruyan boyalardır. Geniş ölçüde köprülerde, tank yapılarında, rafinerilerde ve kimyasal tesislerde endüstriyel kaplamalar olarak kullanılırlar. Suya karşı oldukça dirençlidir. Bunlar hem pozitif hemde negatif özellikleri düşünülerek çözülmelidir. Çoğu durumda pozitif etkisi tabakalar arasında temel olarak pullanma tehlikesini arz etmemesi ve esnek tabakalaşma zamanını kazandıran çözünürlük gibi faktörlerdir. Negatif yönü ise birçok çözücüye karşı direnç göstermeyen kauçuk esaslı yapıda olmamalarıdır. Bu çok güçlü çözücülerin tabakaları yok edebileceği anlamına gelir ve buna ilaveten tutulmuş boya filmine karşı çözücü tehlikesinin olmasıdır. Bu durum özellikle kalın tabakalı bir klor kauçuk sisteminde yüksek sıcaklıklarda vuku bulmaktadır. Avantajları: 1) Fiziksel olarak kururlar. 2) Sıcaklığa bağımlı değillerdir.


4 3) 4) 5) 6)

Katmanlaşmaları kolaydır. Tek bileşenden oluşurlar. Suya karşı dirençlidir. Kimyasallara karşı dirençleri nispeten iyidir.

Sınırlıkları: • Fakir çözücü dirençleri vardır. • Düşük katı içerikleri vardır. • Nispeten zayıf ıslanma özelliğine sahiptir. • Termoplastiktir. • Yaklaşık 70 C de kururlar. • Yüksek buharlaşabilen organik bileşenleri vardır. • Klorlu bileşenleri zamanla kloru bırakır. C-Epoksi kaplamalar: Epoksi kaplamalar özellikle alkali metallere karşı bir kimyasal dirence sahiptir. Bunlar hem çeliğe hemde betona iyi yapışma özelliğine sahiptir ve su dirençleride oldukça yüksektir. Epoksinin suya karşı iyi bir direnç kazanamaması, daha iyi bir nüfuz ve daha iyi bir kimyasal direnç kazanması için hidrokarbon, kömür katranı ve fenol kullanılarak modifiye edilmiştir. Birçok epoksi kaplama yüksek miktarda çözücü ihtiva etmektedir. Bunun yanı sıra bazı epoksi türleri mükemmel özelliklerle donatılarak her tarafı mastik ürünlerle geliştirilmiştir. Ayrıca içme suyu tanklarında çözücüsüz bir epoksi türü kullanılmaktadır. Su içerisinde epoksi ürünleri daha iyi uyum sağladığı için bugün yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Epoksi kaplamalar birkaç önemli karakteristiğe sahiptir. Bunlardan bazıları; 1) 2) 3) 4) 5) 6) 7) 8)

Suya karşı dirençlidir. Alt katmanlara daha iyi nüfuz eder. Kimyasallara oldukça dirençlidir. Alkali metallere karşı dirençleri yüksektir. Mekanik Zararlara karşı oldukça dirençlidir. Yüksek dayanıma sahiptir. 120 C ye kadar sıcaklıklara dirençlidir. Yüksek katı içeriği mevcuttur.

Sınırlıkları: • UV ışınlarına karşı dirençleri oldukça düşüktür. • Sıcaklığa bağlı olarak vulkanize edilir ve uygulanır. • Vulkanize edilen epoksinin katmanlaşması zor olabilir. • İki bileşende oluştuğu için iyice karıştırılması gerekir aksi taktirde masraflı sonuçlar doğurur. • Asitlere karşı direnci oldukça ılımlıdır. • Alerjiye (astigmat) neden olabilir. • Doğru kullanmak için bilgi gerektirtebilir. D-Epoksi mastik kaplamalar:


5 Epoksi reçinesi içeren epoksi mastikler bir hidrokarbon ve vulkanizasyon kimyasalından oluşmuştur. Hidrokarbon reçinesi nem direncini, esnekliği ve epoksi kaplamaların ıslanma özelliklerini arttırmak için kullanılır. Ayrıca ekonomik olmaları nedeniyle kullanımları yaygındır. Mastikler endüstri ve gemilerde kullanımı ile piyasadaki çok yönlü kaplamalar arasındaki yerini almıştır. Suya karşı oldukça dirençli olduklarından su altı ve üstünde çalışan marina yapılarında kullanımları yaygındır. Avantajları: • Yüzey toleranslıdır. • Yumuşak renklidir. • Çok iyi su dirençleri mevcuttur. • İyi ıslanma özelliği vardır. • Kimyasallara karşı dirençlidir. • Yüksek katı ihtiva ederler. • Kalın tabaka oluşturabilirler. • Soğuk ilklimde kullanılan türleri vulkanizasyon kimyasalları içerir. • 90 C ye kadar ısı dirençleri vardır. Sınırlılıkları: • Kolayca tebeşirlenirler. • Sıcaklığa bağımlıdır. • Fiziksel olarak kuruyan boyaların kalın tabakasına uygulanamaz. • Havasız spreyle sıkılırsa minimum 150 mikron kalınlığında katman oluşturur. E-Poliüretan kaplamalar: Poliüretan kaplamalar tek içerikli veya iki içerikli olabilir.Burada sadece iki içerikli olanlardan bahsedilecektir.İki içerikten oluşan poliüretan çok yönlü kaplamalar arasında yer alır.Plastik,ağaç,beton ve metaller üzerine yüksek performanslı uygulandığında çok önemli bir girintiyi bile doldurur..Poliüretan esas olarak bir epoksi boya sisteminde son kat boya olarak kullanılabilir. Bu kaplamalar dış cephelerde meydana gelecek tahribatları önler ve parlaklığı muhafaza eder. Buna ilaveten kimyasallar ve çözücülere karşı dirençlidir. Poliüretanlar kimyasal olarak boyaları vulkanize ederler. Bu nenle vulkanizasyon sıcaklığa bağımlı olacaktır. En düşük sıcaklık değeri ise 0˚C’ dir. Poliüretan kaplamaları vulkanize eden izosiyanata alternatif olarak epoksi akrilik gösterilebilir. Bu nedenle vulkanize yapan akrilikler poliüretanla aynı karakteristiklere sahiptir. Avantajları: 1) Çok iyi hava dincine sahiptir. 2) Muhteşem parlaklık dayanımına 3) Kimyasallara karşı iyi bir dirence 4) Çözücülere karşı çok iyi bir dirence 5) 0 C nin altında vulkanize olma özelliklerine sahiptir. Sınırlılıkları: 1) İki bileşenlidir. 2) Deri tahrişine neden olabilir.


6 F- Polyester kaplamalar: Bu olağanüstü bir şekilde beton ve çelik yapıların püskürtme bölgeleri, buz kırıcılarının gövdeleri ve güvertelerdeki uygulamalar için uygun görülen yüksek aşınma direncine sahiptir. Avantajları: 1- Çabucak vulkanize olurlar. 2- Değişebilir vulkanize zamanı. 3- Havasız spreyle uygulanabilir. 4- Mekanik dayanımı mükemmeldir. 5- Cam pullanması büzülmeyi azaltır. Mekanik dayanımı ve su direncini arttırır. 6- Kimyasallara karşı çok iyi direnci vardır. Sınırlılıkları: 1- Sıcaklığa bağımlıdır. 2- İki ile oniki saat arasında tabakalaşır. 3Kötü vulkanizasyon galvanize yüzeyler ve çinko tabakalarda uygulanabilir. G-Vinil Ester Kaplamalar: Bunlar beton ve temizlenmiş çeliğin her ikisine de çok iyi yapışırlar. Beton ve çeliğin yüzeyleri ince taneli olarak patlatılmalıdır. Vinil Ester özellikle tankların iç yüzeyleri için bir problem çözen kaplama türüdür. Vinil Ester geniş oranda kimyasallara karşı oldukça etkilidir. Sıcaklık direnci ayrıca çoğu geleneksel boyadan daha yüksektir. Vinil Ester ekseriya astarlı olarak kullanılırlar. Kaplama endüstrisinde “Astar” sözcüğü yaygın bir şekilde tank, kazan vb yapıları korozyona karşı korumak için kullanılan bir materyal olarak da ifade edilebilir. Vinil Ester normal sıcaklıklarda uygulanan iki bileşenli bir kaplama türüdür. Genellikle “2 X 750 mikron” kalınlıktaki tabakalara uygulanır. Bunlar oldukça kısa kuruma zamanına sahiptir ve bununla birlikte iki bileşenli hava spreyi ekipmanlarıyla uygulanabilir. Avantajları: 1- Çok hızlı vulkanize olurlar. 2- Çok iyi yapışırlar. 3- Çok iyi aşınma dirençleri vardır. 4- Kimyasallara karşı oldukça dirençlidir. 5- Çözücülere karşı oldukça dirençlidir. 6- Normal havasız spreyle uygulanabilir. 7- Cam pulcukları aşınma direncini geliştirir. Sınırlılıkları: 1- Kısa kuruma zamanı (Yaklaşık 45 dk.) 2- Minimum 2, Maksimum 24 saatte katmanlaşır. 3- 23 C’de yaklaşık 6 ay dayanıma sahiptir. 4- Uygulama esnasında sıcaklığa bağımlıdır. 5- Sadece yüzeyi temizlenmiş çeliklere uygulanır. H-İnorganik Çinko Kaplamalar:


7 Kaplama ihtiva eden bir çinko uygulaması için ana sebep Katolik dağılım sağlama ile koruma oluşturmaktır. Bu korozyon riskini azaltarak çeliği koruyacaktır. Katodik koruma yöntemi muhtemelen çinko metalinin önemli bir kısmını kaplama kaplayacağı için oldukça önemlidir. Bunlar kimyasallara özellikle de çözücülere karşı oldukça dirençlidir. Çinko Etil silikat ve Alkali silikat oldukça iyi çözücü direnci olduğu için depo tanklarının içinde daha sık kullanılır. İnorganik çinko kaplamaları genellikle devamlı suyla temas eden yüzeylerde kullanılmaz. İnorganik çinko kaplamaları kullanımındaki tipik uygulama yapının tipine ve dış ortama göre değişir. İnorganik çinko kaplama tabakası, tipik olarak 75–125 mikron olarak tanklarda kullanılır. Su bazlı çinko silikat klasik spreyle uygulanmak zorundadır. Bununla birlikte çözücü bazlı çinko etil silikat havasız spreyle uygulanmalıdır. Faydaları: • Çok iyi çözücü direncine sahiptir. • Çok iyi ısı direnci vardır.(400 C ) • Yüksek mekanik dayanımına sahiptir. • Temizlenmiş çelik yüzeylere çok iyi yapışama özelliğine sahiptir. • Nispeten iyi katmanlaşma kabiliyetine sahiptir. Sınırlılıkları: • Vulkanizasyon için nem gerektirir. • İki malzemeden oluşur. • Maksimum 100 mikron • Yüksek DFT’ de kraking (çatlama) veya kontrol eğilimi


8

BOYA YÜZEYİNDEKİ BOZUKLUKLARIN GİDERİLMESİ VE BOYANIN PARLATILMASI PASTA VE CİLALAMA İŞLEMİ Araçlarda boyama sırasında ortamın tozlu olması nedeniyle boya üzerinde tozlar meydana gelir. Boya kuruduktan sonra bu tozları boyaya zarar vermeden yüzeyden almak gerekir. Bunun içinde pasta-cila işlemi uygulanır. Pasta-cila işlemiyle boya korunmuş ve dayanım süresi arttırılmış olur. Fakat araç boyandıktan sonra her ne kadar pasta-cila işlemi uygulansa da, boyanın ilk günkü gibi kalması mümkün değildir. Değişen çevre koşulları( örneğin; asit yağmurları, yollardaki pislik ve toz, kuş pisliği, güneşten yayılan ultra viyole ışınlar, hava nemi, ani sıcaklık değişiklikleri, endüstriyel baca gazları ve ağaç reçineleri) boyada çeşitli olumsuz etkiler gösterir. Ayrıca otonun yıkanması sırasında kullanılan deterjanlar ve yıkama fırçasının tahrip edici etkisi, boyada parlaklık kaybına (matlaşma), koruyucu film tabakasının zayıflamasına, kılcal çiziklerin ve harelerin oluşmasına neden olur. Ayrıca boyaya herhangi bir bakım yapılmaması zamanla boyanın neme karşı olan direncinin de azalmasına neden olur. Bu yüzden boya bakımında yılda 2 defa pasta-cila işlemi uygulamak hem boyanın dayanım süresini arttırır hem de parlaklığını tekrar geri kazanmasını sağlar.

BOYA BAKIMININ YAPILIŞI Düzenli olarak cila yapmak ve boyayı koruyucu bir wax tabakası ile kaplamaktır. Cila uygulamadan önce yüzey komple yıkanır. Cila ve wax uygulamaları asla kuvvetli güneş ışınları altında yapılmamalıdır. Aksi halde sıcak boya filmi olumsuz yönde etkilenir. Yeni boyanmış bir oto, 4–5 haftalık süre boyunca deterjan kullanılmadan, temiz su ile yıkanmalıdır. Boya bu süre içinde kurumasını tamamlayarak, dış etkilere karşı direnç kazanacaktır. Yıkamadan sonra, kurutma yumuşak güderi ile yapılmalıdır. Boyanın tam olarak kurumasından sonra, yıkama artık alışagelmiş yöntemlerle yapılabilir (basınçlı su ile yıkama vb.). Boya yüzeyinin korunmasında çeşitli marka cilalar kullanılabilir. Bu ürünleri cila bezi kullanılarak, dairesel hareketlerle yüzeye uygulanır. Kuruduktan sonra iplik bırakmayan yumuşak bir bezle tekrar silindiğinde, yüksek bir parlaklığa ulaşılır. Cila uygulaması ile boya filmi su geçirmez bir özellik kazanır. Boya yüzeyinin su ile teması sırasında su akıp gitmiyorsa veya su damlacıkları oluşmuyor ve su tüm yüzeye yayılıyorsa, bu durum cila yapma zamanının geldiğini gösterir.

EK BİLGİ:


9 Pasta dediğimiz aslında bir nevi sıvı zımparadır. Parlatılacak yüzeyde oluşmuş, fazla derin olmayan çizikleri yok eder. Çünkü boya seviyesini, çiziğin derinlik seviyesine kadar inceltir. Pürüzsüz bir yüzey oluşturur. Zımpara kağıtlarında olduğu gibi çeşitli kesme dereceleri vardır. Coarse - medium - fine extra fine gibi. Coarse en çabuk inceltendir. Derin çizikleri bile yok eder. fakat yüzey tam parlamaz, mat olur. Ardından sırayla daha ince pastalar uygulanırsa yüzey parlamaya başlar. Yüzey pastalandıktan (bez, sünger veya polisaj makinesi ile ovularak) sonra normal bir parlatıcı-koruyu cila ile kaplanır ve yüzey cam gibi parlar. Yani pasta-cila işlemi tamamlanmış olur. Yani pasta ve cila ayrı şeylerdir. Cila, tıpkı vernik gibi yüzeyi film tabakası gibi kaplayan şeydir. Pasta ise yüzeyi zımparalar. İnce pastalar ardından ek parlatıcı cila gerektirmeyecek kadar parlak bir yüzey oluşturabildikleri için ek cila işlemi uygulanmayabilir.

CİLA ÜRÜNLERİNİN KULLANIMI 1) Yeni otoların boyasında görülen hafif matlaşmanın giderilmesi: Önce oto yıkanır ve boya yüzeyi iyice temizlenir. Cila çeşitlerinden boya parlatıcı cila seçilerek boya yüzeyine uygulanır. Bu uygulamayla boyaya parlaklık kazandırılır. Daha sonra cilanın diğer bir çeşidi olan parlaklığı koruyucu cila seçilerek yüzeye uygulanarak işlem tamamlanır. 2) Eski boyalı ve hava şartlarından etkilenmiş yüzeylere cila uygulanışı: Yüzey yıkanarak kurutulur. Sonra boya temizleyici temiz bir beze emdirilerek, dairesel hareketlerle yüzeye uygulanır. Boya üzerindeki her türlü pislik bu şekilde temizlenmiş olur. Daha sonra cila çeşitlerinden yıpranmış boya parlatıcı cila seçilip, yüzeye uygulanarak boya parlatılır. Ayrıca yukarıda bahsedilenler dışında boya yüzeylerini koruma yöntemlerine ek olarak, kış mevsimine girmeden önce boya yüzeyine genel bir bakım yapılır. Taş çarpma izleri vb. zararların daha fazla büyümesini önlemek için kısmi onarımlar yapılmalıdır. ÖRNEK: Yukarıdaki fotoğraflardan da görüleceği gibi, kaputunun yarısına boya parlatma ve koruma işlemi uygulanmış diğer yarısında herhangi bir işlem yapılmamıştır. Yapılan uygulama sonucunda araç ilk günkü parlaklığına ulaşmıştır. Bu sadece görsel bir sonuç değildir. Bu sayede araç yüzeyi (ve boyası) dış faktörlere ve yıpranmaya karşı daha dayanıklı bir hale gelmiştir.


10

KÜÇÜK CİSİM ÇARPMALARINA KARŞI KORUMA Otomobillerin marşpiyerlerine, kaput ve çamurluk içlerine kullanılan malzemedir. Su bazlı ve solvent bazlı tipleri vardır. Su bazlı olanlarını astar üzerine uygulamak daha iyi netice verir. Solvent bazlı olanlarını sac, astar, boya üzerine kullanabiliriz. Yapılarına göre kuruma süreleri 2–8 saat arasında değişir. Kuruduktan sonra üzerlerine her türlü boya uygulanabilir. Darbe önleyiciler ikiye ayrılır: • Darbe önleyici spreyler • Darbe önleyici kaput filmleri Darbe önleyici spreyler; Hızlı kuruyan, lastik özelliği olan koruyucu kaplama malzemesidir. Şasi kaynak altı tamirlerine uygun, pütürlü sonuç veren bir üründür.  Ekstra dayanıklılık ve esneklik için lastik özelliği verilmiştir.  Hızlı kurur.  Düzgün sprey için tıkanmayan valf.  Dış şartlara dayanıklı. Pütürlü yüzeyler: Bu lastik bazlı kaplama malzemesi arabanın yanlarında ve altında taş çarpmalarına karşı koruma sağlar. Siyah, beyaz ve gri renklerde mevcuttur ve uygulama metodlarına göre çeşitli kalınlıklarda sonuçlar elde edilebilir.  Taş çarpmalarına mükemmel dayanım.  Yüksek katı oranı.  Boyanabilir. Düz yüzeyler:  Mükemmel sonuç.  Hızlı koruma.  Boyanabilir.  Sprey darbe koruyucu özellikleri bu üründe mevcuttur. Kaput Koruyucu Filmler; Kaput Koruyucu Film otomobillerin kaputunun ön kısmını, trafikte seyreden araçların sıçrattığı taşlardan koruyan şeffaf, dayanıklı, boyaya zarar vermeyen, güneşin soldurucu ve sarartıcı UV ışınlarını da geçirmeyen, boyayı koruyan, istenildiğinde iz bırakmadan sökülebilen bir üründür. Bu malzeme ile:  Aracın burun kısmına 30 cm eninde şeffaf bir film tabakası kaplanır.  Araca önden ve yandan gelebilecek taş vuruklarından kaynaklanan BOYA HASARLARI engellenir.  Uygulama süresi yaklaşık 3(üç) saattir.


11  Aracın ön ve yan kısımlarına uygulanabilir. Modern yaşamın şartları, otonun boyanmasından sonraki bakımı için önemli sorumluluklar verir. Asit yağmurları, yollardaki pislik ve tuz, kuş pisliği, güneşten yayılan UV Işınları, hava nemi, ani sıcaklık değişiklikleri, endüstriyel baca gazları ve ağaç reçineleri boyada çeşitli olumsuz etkiler gösterir. Ayrıca otonun yıkanması sırasında kullanılan deterjanlar ve yıkama fırçasının tahrip edici etkisi, boya filmi için oldukça zararlıdır. Boya filmine herhangi bir bakım yapılmaması parlaklık kaybına ve boyanın neme karşı direncinin azalmasına neden olur. Boya bakımında yapılması gereken, düzenli olarak polish yapmak ve boyayı koruyucu bir wax tabakası ile kaplamaktır. Polish uygulanmadan önce yüzey komple yıkanır. Polish ve wax uygulamaları asla asla kuvvetli güneş altında yapılmamalıdır. Aksi halde, sıcak boya filmini olumsuz yönde etkiler. Polish uygulaması ile boya filmi su geçirmez bir özellik kazanır.


12

KAPORTADA KULLANILAN KOROZYON ÖNLEYİCİ KİMYASALLAR VE ÖZELLİKLERİ Genel olarak "Korozyon", metalik malzemelerin katı, sıvı ve gazlar tarafından aşındırılması ile özelliklerini kaybetmesi ve kullanılmaz hale gelmesi olarak tanımlanabilir. Endüstride kullanılan metallerin çoğu sulu ortamlarda doğal zeminlerde ve buna benzer şartlarda kararlı değillerdir. Metallerin hemen hepsi (saf olarak bulunan altın ve platin hariç) doğada oksit, sülfat ve karbonat bileşikleri halinde bulunurlar. İnsan gücü yanında önemli miktarda hammadde ve enerji tüketilerek saf hale getirilirken enerji kapasiteleri artar ve etropileri (düzensizlikleri) azalır fakat saf hale getirilmiş metaller "Termodinamik Yasalar" a uyarak doğada bulundukları daha kararlı bileşiklerine dönme eğilimi gösterirler. Böylece metaller korozyon sonucu doğada bulundukları kararlı oksit, sülfat gibi minerallere dönüşürler. Endüstride malzeme olarak çokça kullanılan demirin; korozyonu sonucu oluşan pasın kimyasal analizi, demir oksitten oluştuğunu göstermiştir. Taşıtlarda Korozyon Önleme İşleme Üç Şekilde Yapılır; 1. Üretim Aşamasında 2. Tamir Amaçlı Uygulamalarda 3. Bakım Ve Koruma Amaçlı Üretim Aşaması Boya ünitesi üç bölümden oluşmaktadır.  Ön yüzey işleme hattı  Kataforez hattı  Son kat boya hattı 1. Ön Yüzey İşlem Hattı: Boyanacak malzeme yüzeyinin yabancı maddelerden paslanmaya karşı direncinin attırıldığı bölümdür.

arındırılması

ve

a) Ön yağ alma banyosu: Parça üzerindeki gres ve yağ türü katı maddelerin giderilmesi amacıyla malzemeye deterjan nitelikli bir çözücünün püskürtülmesidir. b) Yağ alma (de–iling) banyosu: Daldırma tip bu banyoda malzeme üzerinde kalan diğer maddeler temizlenmektedir. c) Durulama banyosu: Yağ alma banyolarındaki amacıyla parçalar durulama banyosunda temizlenir.

kimyasalın

arıtılması

d) Aktivasyon: Metal yüzeylere fosfat kaplanması öncesinde gerçekleştirilen bu işlemle fosfat kaplamanın niteliğini arttırıcı önlemler alınmış olur. e) Fosfat kaplama: Fosfat kaplama kataforez boya hattı için gerekli ön hazırlık işlemidir. Fosfat tabakası yüzeyde pürüzlülük oluşturacak boya tabakasının yapışmasını önemli derecede arttırır. Boya filminde çeşitli


13 nedenlerle olabilecek küçük çizilme ve bozulmalar sonucu bu zayıf noktadan başlayan ve boya filmi altında ilerleyen paslanmayı büyük ölçüde yavaşlatarak korozyon direncini de arttırır. Bu işlem için 55 derece sıcaklığa ihtiyaç vardır. 2. Kataforez Boya Hattı: Kataforez boya, fosfattan sonra kaporta kaplamada sıradaki katmandır. Elektrokimyasal yüzey kaplama tekniğiyle yüzeylerin boyanmasında kullanılır. İşlemde boya katot (+) , tank anot(-) görevindedir. 3. Son Kat Boya Hattı: Astarlanmış ve fosfatlanmış parçaların son boya işlemleri yapılır Tamir Amaçlı Uygulamalar; Önce, eski boyalı yüzey yıkanarak iyice temizlenir. Sonra zift, wax, yağ, silikon artıklarının alınması için yüzey temizleme tineri ile yüzey silinir. Kuru ve yaş zımpara yapılarak, uygulanacak katların yapışması için uygun bir zemin hazırlanır. Zımpara tozunun tamamen giderilmesi için yüzey yıkanarak temizlenir. Kuru zımpara yapıldığında basınçlı hava ile tozlar uzaklaştırılıp , tackrag (mumlu bez) ile silinmelidir. Pas tabakası yapışmayı önleyerek, boya tabakalarının kısa sürede yüzeyden dökülmesine neden olur. Pasın yeterince temizlenmemesi, zayıf yapışan boya katlarına ve kalitesiz bir boyamaya neden olacaktır. Paslı kısımlar, gümüş renkli metal yüzeye ulaşıncaya kadar zımpara yapılarak temizlenmelidir. Metal yüzeydeki pas çok ilerlemiş durumda ise parça değiştirilerek mekanik yüzey hazırlanır Metal yüzeyler temizlendikten hemen sonra bir metal yüzey astarı hemen kaplanmalıdır. Aksi halde, paslanma hızlı bir şekilde devam edecektir. Otomobil saçının paslanmasını önleyecek garanti verebileceğimiz çalışma sistemi şöyledir:  Yüzey temizleme  Dolgu malzemelerinin uygulanması  Paslanmaya karşı koruyucu astar (saç astarı) uygulaması  Astar uygulaması  Son kat boya uygulaması Paslanmaya Karşı Koruyucu Astarların Özellikleri: Bu astarların en önemli özellikleri her türlü saca yapışmaları ve sacı paslanmaya (korozyona) karşı çok iyi korumalarıdır. Yapıştırma astarları özelliklerine göre, ya saç üzerine uygulanıp üzerine polyester malzemeler çalışılır ya da saç üzerine saç üzerine polyester malzemeler uygulandıktan sonra yapıştırma astarı çalışılır. Paslı Yüzeye Uygulanan Koruyucular Paslı metal yüzeylerde astar olarak kullanılır. Pasla reaksiyona girerek sağlam bir yapı oluşturması nedeniyle ince pas tabakalarının temizlenmesine gerek bırakmaz. Pası boyaya dönüştürür. Paslanmış metallerin paslı bölümlerini veya tamamını kumlama veya raspa yapmadan yüzeydeki pasın yapısını bozarak boyaya dönüştürür


14

TEKNIK ÖZELLIKLER: Renk : Bulanık kirli beyaz Yoğunluk : 1.2 Reaksıon : 6 - 8 micron pas kalınlığı için geçerli Dayanıklılık : % 5 lik tuzlu su çözeltisinde 120 gün gözlenme sonucu oksitlenme olmamıştır. Bakım Ve Koruma Amaçlı Uygulamalar Ziebart Pas Önleme Sistemi''nde kullanılan patentli pas önleyici madde, Amerika Birleşik Devletleri Federal Hükümet şartnamelerinin de üstünde niteliklere sahip bir formüldür. Bu madde, punto kaynaklı birleşim bölgelerine ve kapalı bölmelere tümüyle nüfuz ederek kaportayı paslanmaya karşı ömür boyu koruma altına alır. Bu sistemde kaportanın paslanabilen tüm iç yüzeyleri, kapı ve çamurluk içleri, bagaj içi ve kapağının çevresi, motor kompartımanı içi ve kaput çevresi, tabandaki tüm görünen yüzeyler, tekerlek yuvaları, marşpiye profillerinin içleri ve taşıyıcı sistem profil içleri Ziebart' ın kendi buluşu olan patentli Pas Önleme Maddesi ile kaplanır. Bu sistemlerde otomobil özel dış temizlik şampuanı ile yıkanır. Yan bant çıtaları cam fitilleri kurutularak, balata tozları, jantlardan özel temizleme kimyasalı ile temizlenir. Boya yüzeyindeki çatlaklıklar giderilir. Auto glyn, ziebart-tidy car, sonax gibi pas önleyici sistemler uygulanır.

MASTİKLER Kaporta işleminden sonra otomobile orijinal görünümünü verebilmek için boya malzemeleri dışında arabanın iç kısmındaki sacların birleşim yerlerine uygun malzemeyi kullanarak iyi bir işçilik yapmak gerekir. Bu malzemelerin saç birleşim yerlerine kullanılanlar MASTİK olarak, arabanın alt kısmına kullanılanlar DARBE KORUYUCU olarak isimlendirilir. Birde otomobilin kapalı bölümlerine (marşpiyerin iç kısımlarına, kapı saçlarının iç kısımlarına, arka çamurlukların iç kısımlarına) kullanılan malzemeler vardır. Bu malzemelerin ortak özellikleri sacı paslanmaya karşı korumaktır. Çünkü abranın en çok paslanan yerleri bu bölümlerdir. Bu bölümlerde meydana gelen paslanmayı yok etmek ancak parça değiştirmekle mümkün olduğu için başlangıçta bu malzemeleri kullanarak paslanmaya karşı koruyuculuğu sağlamak gerekir.


15

ANA HATLARI İLE KLİMA Klima aracın iç kısmındaki havanın sürücü ve yolculara rahatlık veren bir sıcaklıkta ve rutubette olmasını sağlayan ekipmanların bütününe verilen genel bir isimdir. Kabin havasının sıcaklığı yüksek olduğu zaman, havanın ısısı alınarak (hava soğutularak) ve havanın içerisindeki rutubet miktarı (fazla olduğu zaman havanın nemi alınarak (kurutularak) araçta bulunan sürücü ve yolculara büyük konfor sağlar.

SOĞUTMA TEORİSİ: Sıcaklık bir yaz günü yüzdükten sonra denizden çıktığımız zaman hava çok sıcak olmasına rağmen vücudumuz bir serinlik hissederiz. Aslında tenimiz üzerinde bulunan su damlacıkları sıcaklığın etkisiyle buhar olmakta ve buharlaşırken vücudumuzun ısısını alıp götürmektedir. Soğutmaya bir başka örnek vermek gerekirse, elimize bir miktar kolonya sürdüğümüz zaman tenimizde bir serinlik, ferahlık duyarı. Aynı şekilde kolonyanın içerisindeki alkol buharlaşırken elimizdeki ısıyı da beraberinde götürmektedir. Klimanın kullanım amaçları: — Kabin içi sıcaklığının istenilen değerde ayarlanması. — Kabin içi nem oranının ayarlanması. — Kabin içine temiz havanın alınabilmesi. — Hava sirkülâsyonunun sağlanması. Sonuç olarak; Bir sıvı buharlaştığı zaman üzerinde bulunduğu maddenin ısısını alır. Dolayısıyla bu doğal özelikten faydalanarak, nesneleri soğutabiliriz. Tahliye vanası bulunan bir deney tüpünü iyi yalıtılmış kapalı bir hazne içerisine yerleştirelim. Deney tüpünün içerisine atmosfer basıncı altında kolayca buharlaşabilen bir sıvı dolduralım. Tahliye vanası açıldığı anda deney tüpü içerisinde bulunan sıvı atmosfere açık kalacağından hemen buhar haline dönüşecek ve kapalı hazne içerisindeki havanın sıcaklığın: üzerine alacaktır. Yani hazne içindeki havanın sıcaklığı vana açılmadan önceki sıcaklığının altına düşecek Ancak böylesi bir deneyde tüp içerisinde bulunan ve kendiliğinden buharlaşan sıvıya ihtiyaç vardır dolayısıyla tüpe sürekli bu sıvıdan ilave yapmak gerekir. Gerçek klima soğutma çevriminde; böylesi bir tüp içerisine gönderilecek gazı önce sıvı haline dönüştürecek, daha sonra tüpe gönderilecek ve tüpten çıkışta yeniden gaz haline döndürecek bir çevrim yaratılmıştır. Klima sistemdeki gazın; sıvı hale dönüştürülmesi için, sıkıştırılması ve soğutulması gerekir. Kompresör, klima gazını kondensere sıkıştırır. Basıncı ve sıcaklığı artan klima gazı, kondenserden geçerken ortalama 60 °C sıcaklık da sıvı hale dönüşür. Kondanser; otomobil seyir halinde iken dış hava ile park halinde veya sıkışık trafikte ise kondenser fanı ile soğur. Basıncı yüksek sıvı haldeki klima gazı, genleşme valfinden, geniş bir hacme geçer ve basıncı düşer. Sıvı halindeki soğutucu gaz, evaparatör içerisinde buharlaşarak çevresindeki ısıyı toplar. Evaparatör yüzeyi ve çevresi " -10 °C " ile " -18 °C " 'ye kadar soğur. Soğuma sonucu sağlanan bu serinlik, sürücü tarafından kumanda edilen evaparatör fanı âl


16 otomobilin içine üflenir. Bu olay; soğutucu gazın buhar halinden, tekrar sıvı haline dönüşmesi ile tekrarlanır.

KURUTUCU Kurutucu, klima sisteminin çok önemli bir parçasıdır. Evaparatör üstündeki görevi sıcaklık artışını değiştirerek, nem oranını arttırmak veya soğutucuyu kontrol etmektir. Böylece depo evaparatöre lazım oluncaya kadar soğuk havayı tutar. Kurutucunun alıcı bölümü depoya hizmet eder. Çünkü görevi soğutulmuş sıvıyı depolamak ve kurutucuyu gerekli miktarda şarj etmektir. Parçaları 1. Kurutucu Elemanı: Havadaki rutubeti önler. Jel ve elek görevi yapan bir maddeden oluşur. İki süzgecin arasında yer alır. Nadiren tankın içinde de olabilir. Kapasitesi kullanımına bağlı olarak hacimdeki nem artışına göre değişir. 2. Filtre: Birçok kurutucuda soğuk havanın depodan çıktıktan sonra içinden geçtiği filtreler vardır. Filtre elemanları tozun ve katı maddelerin klima sisteminde dolaşmasını engeller. Bazı sistemlerde biri kurutucunun içinde olmak üzere iki filtre bulunabilir. Soğuk hava depodan çıktıktan sonra mutlaka filtreden geçmek zorundadır. 3. Ayıklama Tüpü: Ayıklama tüpü soğutma maddesinin termostattan % 100 sıvı olarak geçmesinin sağlar. Soğutucunun depoya girmesine kadar hava ile sıvı karışabilir ve soğutucunun gazlı kısmı en üstte kalabilir. Ayıklama tüpü, deponun dibine yayılmış vaziyettedir. Böylece gerekli miktarda havanın ve sıvının termostattan geçmesini sağlar. 4. Gözetleme deliği (camı): Gözetleme deliği sistemin çalışmasına dikkat etmek amacıyla kullanılır. Gözetleme deliği kurutucunun çıkışında herhangi bir noktada bulunabilir. Sistemde kabarcık olduğu zaman teknisyene karar vermek için yardım eder. Kabarcık veya köpürme olduğunda sistem kötü çalışır. Gözetleme deliğinin normal çalışması çevre sıcaklığı 21 ºC olduğunda mümkündür. 5. Akümülatör: Bazı klima sistemleri kurutucuya benzeyen bir alet içerir. Bu alet akümülatör olarak bilinir. Kompresörden gelen nemi engeller.

KLİMA GAZININ İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNE ETKİLERİ  Klima Gazının Deriye Teması Kalıcı bir etkisi olmamasına karşın; sıvı halindeki klima gazı deriye temas ettiğinde, soğuk yanıklar görülebilir. Bu iş için imal edilmiş özel eldivenler kullanılabilir. Deri ile temas eden bölge; bez ile kurulanarak, bol su ile yıkanmalıdır. Herhangi bir etki görüldüğünde doktora başvurulmalıdır.  Klima Gazının Göze Teması


17 Klima gazının sıvı veya buhar halinde göze temasında; göz sıvısı ve doku tabakası donabilir. Klima gazı ile temas eden göz, ovalanmamalı ve en az 10 dk. steril göz yıkama solüsyonu ile yıkanmalıdır. Hemen doktora başvurun. Klima sistemindeki herhangi bir çalışma anında, koruyucu gözlük kullanılmalıdır.  Klima Gazının Solunması Uzun süre klima gazının solunmasında; yetersiz oksijen alınması nedeniyle, solunum zorluğu yaratarak ani ölüme yol açabilir. Uzun süre klima gazı solumak zorunda kalan kişiyi; açık havaya çıkartarak, gerekiyorsa oksijen tüpü ile oksijen verilmelidir. Derhal doktora başvurun.  Klima Gazının İçilmesi Kalıcı etkisi olmamasına karşın; gazın mideye gitmesi durumunda, soğuk yanıklara yol açabilir. Herhangi bir etki görüldüğünde doktora başvurulmalıdır. Klimayı Çalıştırırken Nelere Dikkat Etmeli?  Otomobilin motoru çalıştırılmadan ve motor ısıtılmadan kesinlikle klima açılmamalı.  Isınmış havanın hızla dışarı çıkabilmesi için camlar kısa bir süre açık tutulmalı. Klima çalıştığı zaman kalorifer düğmesi soğuk konumunda olmalı.  Motor çalıştıktan sonra klima önce düşük devirde, istenilirse daha sonra yüksek devirde çalıştırılmalı.  Klima açıldığında havanın sürücü ve yolculara direkt gitmemesine dikkat edilmeli. Üflemeler tabana ve camlara verilmeli. İdeal Klima Bakımı Nasıl Olur?  Klimanın verimli çalışmasını sağlamak için belirli periyotlarla kontrol ettirilmeli. En az 6 ayda bir soğutma gazı kontrol edilmeli.  Klimada arıza olduğunda yetkili olmayan kişi ve kuruluşlara kontrol ettirilmemeli. Yetkili servislere götürülmeli.  Klimada hangi gaz kullanılıyorsa, gaz yenilendiğinde de aynı gazı kullanılmalı. Sistem elemanlarıyla uyumlu olmayan gazlar kullanılmamalı.  Kış olsa bile klima donanımının sürekli olarak randımanlı çalışmasını sağlamak için ayda bir kez en az 10 dakika klimayı çalıştırmalı. Klima Soğutmuyorsa! Klimanız soğutmuyorsa, gazı bitmiş olabilir. Gazın bitme nedeni ise, gaz borularındaki bir çatlaktan gaz kaçağı olmasıdır. Bu gibi durumlarda, gaz kaçağının tespit edilmesi, daha sonra da gazın tamamlanması gerekir. Klima radyatöründe arıza olması, radyatör pervanelerinden birinin arızalanması da klimanın düzgün çalışmasını engeller. Radyatör üzerinde birikmiş toz, ölü böcekler, yapraklar da klimadan verim almayı engeller. Soğutmadan azami verimin alınması için periyodik kontroller sırasında bu tür birikimleri temizlemek gerekir. Klimanın düzenli çalışması için, kompresör tahrik kayışının gerginliğinin ayda bir kez serviste kontrol edilmesi gerekir. Yetkili servislerde, tahrik kayışının gerginliğini kontrol etmek için aşağı doğru bastırılır, kayış normalden fazla gevşekse, klima yeterince soğutmaz.


18

DÖŞEME KORUMA İŞLEMLERİ Döşeme yüzeylerinin temizlenmesi ve koruma işlemleri otomobillerin iç mekânına ilk günkü temizliğini kazandırmak üzere hazırlanmış sistemlerdir. Araçlar kullanılmaya başladığı andan itibaren iç mekanı kullanım koşullarından veya çevre koşullarından etkilenerek kirlenir veya zarar görür. Bu sistemler sayesinde kirler temizlenir ve bakım yaparak malzeme kalitesini korurlar. Araçların içinde oluşan bakteri ve mikropların yok edilmesi, araçların çok daha temiz ve steril olarak kullanılması için 6 aylık periyotlarda detaylı iç temizliğinin yapılması gerekir. Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar: Araç içi bakımı yapılırken dikkat edilecek en önemli husus insan sağlığına olabilecek etkileridir. Özellikle araç içinde kullanılan ürünler. Araç içi temizleyici, buğu önleyici, döşeme temizleyici, torpido spreyi gibi ürünler araç içinde kullanılan kimyasallar özellikle çocukların sağlığı açısından çok önemlidir ve alınırken çok dikkat edilmelidir. Ürünü alırken bunu anlamak içinde dikkat edilecek tek şey ürünün üzerinde TÜV - ISO 9000 logosunu aramaktır. Bu belgeyi almak için birçok zorlu aşama ve testten başarıyla geçmek gerekmektedir. Artık marketler de bile bu malzemelerin kolaylıkla ve ucuz olarak bulunabilmesi bu hususa daha fazla önem verilmesini gerektirmektedir.

KORUMA VE BAKIM MALZEMELERİ ÇEŞİTLERİ Bu işlemler çeşitli şekillerde uygulanabilmektedir. Örneğin temizleme köpükleri, bakım losyonları, koruma sütleri, deri ve koltuk temizleyiciler ve koruyucular, leke çıkarıcılar olmak üzere çeşitli tipleri vardır. Ayrıca özel karışımlarla da temizlik ve koruma işlemleri yapılmaktadır. Fakat piyasada bu işlemler böyle malzemeler alınmadan da yapılabilmektedir. Arapsabunu, deterjan, kosla sıvı ve sıcak su karıştırılarak temiz bir bezle veya üstübüyle döşeme yüzeyleri temizlenebilmektedir. Temizleyici Ve Koruyucuların Uygulamaları 1)Deri Temizleyici Derilerin renklerini ve kokusunu tazeler. Deri üzerindeki kirleri ve yağları çıkarır. Her türlü deride kullanılır. Kullanmadan önce losyon iyice çalkalanır, deri bölümlere yumuşak bir bez ile yayılarak yüzey silinir. 2)Koltuk Temizleyici Döşeme ve koltuk temizleyicidir. Araç içindeki halılarda, kumaşlarda, yer örtülerinde ki kirleri temizler, renklerini canlandırır ve iz bırakmaz. Kullanmadan önce iyice çalkalanır. Kirli bölgelere sıkılır ve nemli bir sünger ile silinir. 10 dakika beklenilir ve tekrar sünger ile silinir. 3)Sıvı Güderi Sabunu Güderi üzerindeki kirleri ve yağları kolaylıkla çıkarmaya yarar. Her türlü güderide kullanılır. 3 litre ılık suya 30 ml güderi sabunu döküp karıştırılır. Güderiyi içine yatırarak 15 dakika beklenir ve çıkartıp hafifçe sıkılır. Daha iyi sonuç alabilmek için bu işlemi birkaç kere tekrarlanır.


19

4)Koltuk Döşeme Leke Çıkarıcı Çok yıpranmış boyalar ve boyanmış plastik yüzeyler üzerinde uygulanır. Bozuk boya tabakasını sökerek tazelenmiş parlak bir yüzey oluşturur. Boyayı uzun süre korur. Aşınmış boya kaplamalarını, sıyrıkları ve çizikleri düzeltir. Ciladan yüksek verim almak için gölgede kullanılması gereklidir. Krem şeklindeki pasta cilayı araç temizlendikten sonra üstübü veya pamuklu bir bezle araca bölüm bölüm sürülür. Temiz bir bezle bastırarak parlatılır. 5)Döşeme Halı Temizleme Köpüğü Evde ve otomobildeki hem yağ hem de su bazlı lekeleri çıkarmak için kullanılan temizleme köpüğüdür. Bu köpük yün, naylon ve diğer sentetikler dahil; halı, döşeme, emniyet kemeri, iç tavan döşemesi, yer paspasları hatta vinil yüzeylerdeki lekeleri bile güvenle çıkaran bir üründür. Önce gevşek kirleri ve tozları almak için vakumla veya temiz emici bir bez ile temizlenir. Kullanmadan önce kutu iyice çalkalanır. Köpüğü kirli yüzeye püskürterek bir sünger veya plastik fırça ile yüzeye yayılır. Kuruması beklenip kalan toz fırça veya vakum süpürgesiyle alınır. Çok kirli yüzeyler ek uygulama veya yumuşak bir fırça ile ovma gerektirebilir. 6) Koruma Sütü: Gliserinle zenginleştirilmiştir. Deriyi temizler ve içerdiği güneş önleyiciler ile zararlı UV ışınlarına karşı koruma sağlar, doğal yağlar ile nemlendirir ve deriyi günlük kullanımın verdiği zararlardan korur. Şişe iyice çalkalanır. Temiz yumuşak ve boyasız bir bez üzerine dökülür, dairesel hareketlerle yüzeye yayılır. Bir iki dakika beklenilir sonra temiz ve yumuşak biz bezle parlatılır. Süet ve nubukta kullanılmaz. Günümüzde araç iç bakımı bir sektör haline gelmiş ve büyük önem gösterilmeye başlanmıştır. Servislerde de araç iç bakımı yapılmaktadır. Genelde araç iç bakımı komple halde yapılmaktadır. Komple temizlikte önce otomobilin tüm içi, koltukları, halıları, paspasları ve bagajı çok güçlü vakumla süpürülür. Koltuklar, halılar ve paspaslar temizleyici maddeler ile temizlenir, sonra durulama-emme işleminden geçirilir. Bu işlemlerle, kumaşa ve halılara nüfuz etmiş kir ve lekeler temizlenir. Aynı işlemler bagaj içinde de uygulanır. Aracın tavanı özel maddelerle temizlenir. Döşemelerde, halılarda koku yapan kirler, özel koku giderici madde uygulanarak giderilir. Ön torpido, enstrüman panosu, direksiyon, kapı fitilleri, hava kanal ızgaraları, vites konsolu ve kapı döşemeleri temizlemeden geçirilir. Deri döşemeler temizlenir. Camlar içten ve dıştan temizlenir. Bu işlemlerde yukarıda bahsettiğimiz temizleme ve koruma malzemeleri kullanılır.


20

ZEMİN KAPLAMALARININ TEMİZLENMESİ VE KORUMA KİMYASALLARI ZEMİN KAPLAMALARININ TEMİZLENMESİ Günümüzde kullanılan ticari ve binek araçların zemin kaplamalarının temizlenmesinde çeşitli kimyasal maddeler kullanılır. Burada bu kimyasal maddeleri ve bunların araç zeminine uygulama yöntemlerini inceleyeceğiz. Araçlarda zemin kaplaması yapılırken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Ticari araçlarda zemine mdf konularak olabildiğince düz bir yüzey oluşması sağlanır, zeminin girinti çıkıntılar yerine düz yapılmasının amacı kullanımda ve temizlikte daha iyi sonuç alınmasını sağlamaktır. Ancak binek araçlarda mdf kullanılmaz. Bunun yerine ziftli keçe kullanılır, normal araçlarda mdf kullanılacak alan olmamasından dolayı keçe kullanılır. Ayrıca ziftli keçe; ısı ve ses yalıtımının sağlanmasında oldukça etkilidir. Ticari araçların zemin kısmı değiştirilmek istendiğinde vidalarıyla beraber komple çıkarılarak temizliği yapılır, takılırken ise önce zemine ziftli keçe konulur. Bu su sızmalarını önler. Keçenin üzerine mdf konulur ki bu yüzeydeki girinti çıkıntıları alır ve onun üzerine ise muşamba yada halı kaplanır. Zahmetsiz bir temizlik olması istendiğinde genellikle muşamba tercih edilir. Temizleme işlemine geçildiğinde Temizlenecek yüzeyin sünger yada bez yardımıyla tozu alındıktan sonra püskürtme tabancaları kullanılarak temizleme ilacı zemine püskürtülür, yaklaşık on dakika bekledikten sonra yüzeyin kuaför makinesi adı verilen cihazlar yardımıyla vakum uygulanarak temizlenmesi sağlanır. Bu işlemin ardından yüzeye ikinci bir temizleme işlemi uygulanır. bu aşamada ise kuaför makinelerine genel temizleme maddesi eklenir ve yüzeye püskürtme işlemi uygulanır. Temizleme maddesi zemine iyice yaydırıldıktan sonra kuaför makinesi alınarak yüzey fırçalar yardımıyla bir müddet ovalanır. Fırçalarla yapılan işlemden sonra tekrar kuaför makineleri kullanılarak fırçalanan yüzeylerde kalan maddeler vakumlanır. Ardından zemin kuru bir bezle silinerek kurutulur. Koruma Kimyasalları Zemin kaplamalarının temizlenmesinde çeşitli koruma kimyasalları kullanılır. Bunlar;  Halı şampuanları  Kir çözücüler  Genel temizleyiciler olarak sınıflandırılabilir. Genel temizleyicilerde otomotiv sektöründe yaygın olarak sonax’ ın yukarıdaki şekillerde de görüldüğü gibi farklı temizlik ürünleri kullanılmaktadır. Bu kimyasallar aracın, içerisinde zamanla oluşan yağ, kir ve tozlardan arındırılmasını ayrıca daha düzgün bir yüzey kalitesi oluşturmak amacıyla kullanılır.


21

OTO DIŞ TEMİZLİĞİ Hava kirliliği, asit yağmurları, tuz, güneş ışınları, kuş pisliği, ağaç reçineleri, yıkama fırçaları boyaya ciddi zarar verir. Boyada parlaklık kaybına ve kılcal çiziklerin oluşmasına neden olur. Otomobilinizin iç kısımları zamanla kirlenir, tozlanır ve lekelere maruz kalır. Hoş olmayan lekeler ve görüntüler oluşur. Motordaki yağlanma ve kirlenme motorun çalışma düzenini etkiler. Aracınızın çevre koşullarına yenik düşmesini engellemek ve değerini korumak sizin elinizde. Otomobillerin ömrünü uzatmak için her zaman temiz ve dış boyasının parlak tutulması gerekir. Araç yüzeyindeki kimyasal maddeler ve pisliklerin boya yüzeyden temizlenmesi gerekir. Fırça kullanılmadan süngerle uygulanan hızlı temizleme biçimidir. Şampuandaki cila, yüzeyi ince bir tabaka halinde kaplayarak çamur ve tozdan koruyarak kalıcı bir parlaklık sağlar. Araç Temizliği Nasıl Yapılmalıdır, Araç Nasıl Yıkanır? Araç temizliği denilince aklımıza ilk gelen olay aracın yıkanmasıdır. Tepeden tırnağa yıkanan bir araç temizliğin en büyük parçasıdır acaba aracımızı düzgün yıkıyor muyuz? Öncelikle araç yıkanması için geçerli bazı maddeleri söyleyerek konumuza başlayalım; Aracınızı güneş ışığında yıkamayınız,  Aracınızı yıkamak için sabah erken saatleri yada öğleden sonra serin olmasını bekleyin,  Aracınızı yıkarken sabun olarak bulaşık deterjanı kullanmaktan sakının,  Aracınızı ılık su ile yıkayın,  Aracınızı yıkarken yumuşak bir bez kullanın,  Aracı sık sık suyla ıslatın,  Aracın tamamını bir seferde yıkamaktan, fırçalamaktan sakının.  Aracın üstü, önü, arkası ve yanları olarak ayırdığınız bölgeleri sırasıyla yıkayın, Gelelim Aracımızı Nasıl Yıkayacağımıza; Öncelikli olarak aracı yıkamadan evvel tekerlek ve jantları yıkamalıyız, çamurlarını akıtmaya dikkat etmeliyiz. Bu şekilde aracımızın gövdesini ve boyasını, tekerlek ve jantlardan çıkabilecek çamur gibi zararlı maddelerden korumuş oluruz. Jantımızın tipine göre yumuşak veya sert bir fırçayla jantlarımızı temizledikten sonra gövdeyi yıkamaya başlayabiliriz. Aracın tepesinden yıkamaya başladığımızda bize tavsiye edilen yıkama biçimi, yıkadığımız alanın işini bir seferde bitirmek, yani hem sabunlamayı hem durulamayı peş peşe yapmak gerekir. Tepeyi yıkadıktan sonra aracın yıkayacağımız bölümleri ön, yanlar ve arka olmalı, en az ayda 1 sefer kapı içlerini


22 temizlemeliyiz. Durulama esnasında suyu yukarıdan aracın tüm yüzeyine dağılacak şekilde durulanacak alana tatbik etmeliyiz Aracımızı duruladıktan ve yumuşak bir bezle kuruladıktan sonra aracımıza cila yapabiliriz. Cila için dikkat etmemiz gereken en büyük husus aracın yüzeyindeki yabancı maddelerden aracımızı kurtarmamız. Bunun için gelişmiş bir araç temizlik ürünü kullanabiliriz. Cilayı nasıl kullanmanız gerektiği cilanın üzerindeki kutuda açıklanmıştır, bu uyarıları dikkate alarak aracımızın cilasını yapabiliriz. Cila yaparken dikkat edeceğimiz hususlardan en önemlileri güneş ışınlarından aracımızı sakınmanız ve aracımızın temiz olduğundan emin olmamızdır.


23


24

DERİ, VİNİL VE SERT PLASTİKLERİN KORUNMASI VE KULLANILAN KİMYASALLAR DETAYLI İÇ BAKIM Otomobilinizin deri ve vinil aksamları zamanla kirlenir, tozlanır ve lekelere maruz kalır. Deri yüzeyler zamanla sertleşerek, çatlamalara ve dökülmelere neden olur. Temizlenmiş deri yüzeylere derinin esnek ve yumuşak kalmasını sağlayan Deri Koruyucu Losyonlar sürülür. Deri yüzeylerin zamanla kuruyup çatlaması engellenir. Uygulama derinin aşınmaya karşı direncini arttır. Vinil yüzeylere yapılan anti-statik toz itici koruma tozun yüzeylere etkisini önler.

VİNİL NEDİR? Vinil İngilizce vinyl kelimesinden gelir ve sözlük karşılığı polimerize reçineden yapılmış güçlü sentetik plastik materyaldir. Biz daha çok vinili araç içlerinde kullanılan haliyle suni deri olarak biliriz. Vinil kumaşın tamamıyla farklı bir malzemeyle kaplanarak/birleştirilerek işlevini daha iyiye götürmesi için oluşturulan bir malzeme olarak ta tanımlanabilir. Kumaşın tamamiyle farklı bir malzemeyle kaplanarak işlevini daha iyiye götürme fikri 1400’lü yıllarda Çinlilerin balmumuna daldırılmış kumaştan şemsiye yapmalarıyla ilk uygulama halini almıştır. 1960’lı yıllarda kumaş ve plastik özelliklerini aynı anda içeren bir yapıdan bahsedilmeye başlandı. Yüzey, doğal deri efekti verirken sağlamlığını kumaş sağlıyordu. Teknolojinin ve malzeme bilgisinin gelişimiyle suni deri uygulamaları bugünkü halini aldı. Vinil Üretimi Polimer, monomer denilen ufak moleküllerin birbirine kovalent bağ ile bağlanarak oluşturdukları büyük bir moleküldür. İnsanların elele tutuşmasıyla oluşan zincire benzetilebilirler. Bize en uygun olan polimerler PVC (Poli Vinil Klorür) ve PU (Poli Üretan), termoplastik sınıfına giren polimerlerdir. Camlaşma sıcaklığının üstündeki sıcaklıklara ısıtıldıklarında yumuşayabilirler ve işlenebilir özelliğe sahiptirler. Soğutuldukları zaman ise istenilen şekilde sertleşirler. Fakat ısıtıldıkları zaman tekrar yumuşarlar ve eğer istenirse tekrar şekillendirilebilirler. Böylece defalarca şekillendirilebilir. PVC, plastikleştirilip işlendiği zaman kararlı, kuru ve esnek bir özelliğe sahiptir. İşte bu özelliklerinden dolayı suni deri üretiminde PVC ve PU kullanılmaktadır. En basit anlatımıyla suni deri şu şekilde üretilir: Hazırlanan hamurlar istenen desenin bulunduğu kâğıt üzerine bir bıçak vasıtasıyla sıyrılır. Kâğıt fırına girerek üzerindeki hamurun uçucu maddelerinden kurtulur. Kalan katı madde kararlı bir tabaka haline gelir. İstenen kalınlığa göre bu işlem tekrarlanır. En son kademede yapıştırma hamuru tüm katmanların üzerine sıyrılır ve baskıyla kumaş yapıştırılır. Son kademe fırında kumaşın


25 hamura bulandığı bölgeler katılaşıp kumaşı tutar. Fırından çıkan kâğıttan film tabakası alınır. Bu şekilde suni deri üretilmiş olur.

VİNİLİN ÖZELLİKLERİ Vinil            

Derinin Teknik Özellikleri: %87 PVC %13 pamuk bileşimlidir. Yanmayı geciktiricilik özelliği taşımaktadır. Antibakteriyeldir. Antiürindir. (idrarı ve sıvıyı geçirmez) Temizleyicilere, mikrop arındırıcılara karşı dayanıklıdır, silindikçe teknik özelliklerini kaybetmez. Aşınmaya karşı dayanıklıdır. Solmaya karşı dayanıklıdır. Sürtünmeye karşı dayanıklıdır. Soğuğa karşı dayanıklıdır. Gerilmeye, çatlamaya, uzamaya ve baskıya karşı dayanıklıdır. Kumaşların eni 137 cm civarındadır. Kumaşların ağırlığı 295–915 g/m2 civarındadır.

Vinilin Avantajları  Yoğun insan trafiğinin olduğu mekanlarda dayanıklıdır ve uzun ömürlülüğünü korur.  Tüm vinil deri kumaşlar ISO 9002 standardındadır.  Tüm teknik özellikler sertifikalarla kanıtlanmaktadır.  Trimproof ürünlerinin yüzey yapışkanlığı yoktur.  Geniş model ve renk yelpazesi mevcuttur.  İki yönde esnekliği sayesinde vinil deri çok kolay döşenir, rahat dikilir.  Kolay yıkanır, temizliği kolaydır.  Desenli ve kumaş görünümlüdür Deri, Vinil Ve Plastiklerin Temizlenmesinde Kullanılan Ürünler Oto yenileme ve koruma sistemlerinde kullanılan ürünler firmaları farklı olsa da hemen hemen aynı özelliklere sahiptirler. Bu çalışmada 3M firmasının ürünleri kullanılarak bir tanıtım yapılmıştır. Bu ürünler ve kullanım şekillerini şöyle sıralayabiliriz: Kumaş, Koltuk ve Halı Koruyucu: Yüzey gerilimini arttırarak kumaş yüzeylerin lekelere karşı korunmasını sağlar. Deri Koltuk Koruyucu: Yüzey gerilimini arttırarak deri yüzeylerin lekelere karşı korunmasını sağlar. Vinil, plastik ve kauçuk koruyucu: Araç içi vinil, plastik ve kauçuk yüzeylerde kullanılır. Doğal bir görünüm sağlar. Alüminyum Krom vb. Kaplama Parlatıcısı: Boya artıklarını ve parmak izlerini yok eder. Krem kıvamındadır. Uygulanması kolaydır. Halı, Tavan Döşeme Temizleyici: Halı ve döşemelerin temizliğinde kullanılır. 1 ölçü ürün 250 ölçü su ile seyreltilir. Aksesuarlar: Plastik şişe, genel maksatlı sprey ağzı, fırçalar.


26

TEMİZLİĞİN YAPILIŞI Tavan Temizliği:  Tavanın malzemesine göre işlem yapılır.  Tavan sarkma yapabilecek bir bezden yapılmış ise temizleme ürünü az olarak sıkılır ve temiz bir bezle silinir.  Eğer tavan sarkma yapmayacak bir bezden yapılmışsa temizleme ürünü bolca sıkılır, bezle silindikten sonra temizlik robotu ile çekilir. Koltukların Temizlenmesi:  Koltuk ister deri olsun ister kumaş olsun ilk uygulama süpürge ile temizleme olur.  Kumaş temizlemede kullanılan ürün kumaşa sıkılır,fırçalanır ve kirlerden arındırıldıktan sonra temizlik robotu ile çekilir. Kumaş koruma spreyi uygulanır.  Deri aksamda ise temizleme ürünü sıkılır. Bir bezle temizlik sağlanır. Deri koruma spreyi uygulanır. Koltuk Korumanın Uygulanması Ve Faydaları:  Deri ve kumaş koruma spreylerinin içerikleri farklıdır. Ancak ikiside aynı şekilde uygulanır.  Basınçlı tüp yaklaşık 25cm mesafeden tutularak koltuk üzerine sıkılır.  8 saat bekleme süresi dolana kadar koltuklar kullanılmaz. 8 saatin sonunda koltuk kumaş gözenekleri donmuş olur. Kumaş azda olsa sertleşir.  Koltuk koruma işlemi 10 ay sürekliliği olan bir işlemdir.  Kumaşlarda koltuk korumanın amacı dökülen sıvı maddenin süngere emilimini engellemektir. Sıvı yüzeyde cıva şeklinde kalır.  Deri koruma spreyinin amacı deride katlama, aşınma ve leke tutma etkilerini önleyerek orijinal malzemeyi ilk günkü gibi muhafaza etmektir. Plastik Aksamın Temizlenmesi ve Korunması: Aracın plastik aksamının toz, çamur gibi kaba pisliği temizlenir. Plastik koruma ürünü ilk başta kapı plastikleri olmak üzere aracın ön göğsüne ve vites boşluğu panellerine uygulanır. Ürün sıkıldıktan sonra temiz bir bezle silinir. Amacı leke, toz ve aşınma oluşturan etkenlerden korumaktır. Güneşin UV ışınlarının sebep olduğu çatlamaları önlemektir. Metal kaplamaların temizlenmesi:  Krem şeklindeki temizleme jeli parlatılacak yüzeye sürülerek temiz bir bezle silinir.  Kullanılacak olan jel kaplama metalinin türüne göre seçilir.


27

TAŞIT İÇ DIŞ BAKIM CAM YÜZEYLERİN BAKIMI VE KORUNMASI Otomobil bakımında dikkat edilmesi, özen gösterilmesi gereken yerlerden biri de aracın camlarıdır. Temiz ve bakımlı bir cam, sağlıklı ve güvenli bir görüşle rahat ve keyifli bir sürüş sağlayacaktır. Mevsim ne olursa olsun otonun özellikle ön ve arka camları için bazı önlemler alınması gerekir. Ön camın baş düşmanı, önünüzde seyreden aracın geriye fırlattığı taş ve kum tanecikleridir. Bu tanecikler, kumlu ve topraklı zeminde ön cama ve boyaya hızın ve rüzgârında etkisiyle sertçe çarparak, çok küçük ama zararlı çukurlar açar. Zamanla zerre kadar küçük toz tanecikleri bu çukurlara dolar ve aracın içinden bakışta yağlı bir görüntüye neden olur. Gece yolculuklarında karşıdan gelen far ışıkları karşısında görüş zorlaşır ve sisli bir perde akasından bakıldığı fark edilir. Camın bir başka düşmanı ise, tozlu durumda kuru bezle silinmesidir. Gözle görülmeyecek kadar ince bir halde camlara yağan kent tozları kuru bezle silindiği anda beze yapışarak zımpara etkisi verir. Haliyle camın çizilmesine, matlaşmasına neden olur. Yağışlı havalarda öndeki aracın altından akarak geriye savrulan yağlı çamurlar, cam sileceğinin bıraktığı izlerle bu çiziklere yerleşir, görüş zorlaşır. Ve cam 5 yıl içinde ömrünü tamamlar. Bu süreyi uzatmak için camlar daima suyla yıkandıktan sonra silinmeli, kurulamak içinde hav bırakmayan bezler veya gazete kâğıdı kullanılmalıdır. Cam silecek suyuna rahat çalışmasını, lastikle camın temasını en aza indirmesini sağlamak amacıyla ilave katkı maddeleri koymalıdır. Güneş altında kalan araçta cam sileceklerinin kauçuk bölümleri sertleşerek Çalışmayı zorlaştırabilir. Bu nedenle silecek motorları bakımdan geçirilmeli, lastiklerse değiştirilmelidir. Kışın ise çok soğuk havalarda donmaya karşı el freni çekilmediği gibi cam silecekleri de cama yapıştırılmamalıdır. Bütün bunlara rağmen en zor şartlarda karda, buzda, yağmurda, aracın kalkanı durumundaki camı korumak için kötü zeminlerde öndeki araçla mesafeli gitmeli, kum kamyonlarından dökülen ıslak kumlara karşı uygun zamana kadar sollama yapılmamalı, deniz suyunun rüzgarla beraber kıyıya vurup, etrafa zerrecikler olarak yapıştığı kıyı kesimlerine araç park edilmemelidir. Seyir halinde dışarıdan gelen taşlar havalı camlarda görüşü tuz-buz olup engelleyeceği için böyle bir durumda hemen cama içten vurup şoför kendine görüş sağlamalıdır. Mika karışımlı camlarda ise taş yara yapar ama asla dağılmaz ve görmeyi de engellemez. Çatlayan cam zamanla ilerleme gösterir. Günümüzde, delik delmek, çatlağı kaybedici ilaçlar kullanmak gibi yöntemler kullanılıyorsa da yine en zayıf nokta camın o bölgesi olur. Arka rezistans Rezistans seçilirken

camlarda ise buğuya karşı rezistans devreye girmeli, buğu gidince kapatılarak sürekli açık kalan rezistansın yanması önlenmelidir. tellerinin gerek temizlik sırasında silerken, gerekse park yerleri güneşin tahribatına karşı önlem alınmalıdır.

Ayrıca buğu önleyici ürünlerde piyasada bulunmaktadır.


28

Sonbahar ve kış hava şartlarında nem oranı o kadar yüksektir ki, genelde camlar içten buğulaşmaya başlar ve nerdeyse su damlacıklar haline gelir. Birçoğumuz sadece ellerimiz ile bu buharlaşmayı silmeye çalışırız, hatta aracı kullanırken bile yaparız bunu! Bu çok tehlikeli olan bir davranıştır, ayrıca bu şekilde camda silmeden oluşan izler ve su lekeleri kalır. Hava kararınca karşı trafik ışıkları ile birlikte, görüş tehlikeli bir düzeye çıkar. Buğulaşmış camlar büyük kaza riski oluşturur. Bu olumsuz etkileri yok etmek için buğu önleyici ürünler kullanmak gerekir. Buğu Önleyiciler Şu Yüzeylerin Buğulaşmasını Önler:  Islak alandaki aynalar ve cam yüzeyler  Birçok üreticinin oto camları  Seralar ve kış bahçeleri  Dikiz aynaları ve birçok daha... Ayrıca camda yağlı ve yağsız olan sıvıların kolayca kayıp akmasını sağlayan, kirin, pisliğin, kurumuş böcek artıklarının, buzun ve diğer kirlerin rahatlıkla temizlenebilmesine imkân veren cam kaplama malzemeleri de kullanmak mümkündür. Camınızda yağmurun ve karın tutunmadan çok çabuk bir şekilde kayıp gitmesini sağlar. Buz ile kaplanmış camları önemli bir ölçüde kazımadan temizlemek mümkün olur. Yağmur, çamur ve diğer araçlardan sıçrayan su camdan kolayca akıp gider – Katran, yağ, sinek böcek artıkları ve ağaç reçinesini silecekler rahatlıkla silebilir. Kaplamanın özelliği, yüzeyler ile kir parçacıklarının temasını en aza indirgemektir. Bu nedenle kirler ağır kimyasal ve temizlik maddeleri kullanmadan kolayca temizlenebilir. Bununla çok ince, kimyasal ve mekanik etkenlere karşı dayanıklı bir kaplama oluşur. Avantajlar:  Sürüş rüzgârı sayesinde yağmur, kar, çamur ve kir akıp gider  Silecekler 80 km/h den sonra nerdeyse gereksiz kalır  Daha az sileceksuyu katkısı ve sileceklastiği aşınması  Gece görüşü daha net oluyor, daha az göz alma  Basınçlı buhara ve oto yıkama karşı dayanıklı  Bir yıla kadar dayanır veya 20.000km kadar


29

KONFOR ARTTIRICI ÖZELLİK KAZANDIRAN KAPLAMALAR KONFOR NEDİR? Konforu, günlük tanımlayabiliriz.

hayatımızı

kolaylaştıran

maddi

rahatlık

olarak

Taşıtlarda konforu arttırmak için çeşitli kaplamalar kullanılır. Bu kaplamalar direksiyon, vites kolu ve konsol kısımlarına uygulanır. Konfora Neden İhtiyaç Duyulur?  Rahatlık  Güzel görünüm  Kolay kullanım  Konfor arttırıcı kaplamalar 1-) Deri kaplama 2-) Maun (Ahşap) kaplama 3-) Nikelaj kaplama 1-) Deri Kaplama Deri kaplama, direksiyon ve vites koluna uygulanır. Yanda verilen resimde deri kaplamanın direksiyona nasıl uygulandığı gösterilmektedir. Deri ilk olarak direksiyona alıştırılır. Daha sonra makine ile deri, direksiyon üzerine dikilir ve elle dikiş yapılarak sağlamlaştırılır. Son olarak deri birleşme noktasından yapıştırılır. Yandaki resimde deri üzerindeki düz dikişler makine ile yapılmıştır. Çapraz olan dikişler ise elle yapılmıştır. Dikişler yapıldıktan sonra birleşme yerinden deri yapıştırılır ve direksiyon suyla yıkanır. Su ile yıkandıktan sonra saç kurutma makinesi kullanılarak ısıtıldığında dikiş izleri yok olur. Aynı işlemler vites kolu için de geçerlidir. Yukarıdaki şekillerde deri kaplamanın direksiyon simidine farklı malzemelerle uygulanışları görülmektedir. Bu kaplamalar bej, meşe ve kömür olarak belirtilir. 2-) Maun (Ahşap) Kaplama Maun (Ahşap) kaplama direksiyon, vites kolu topuzu ve konsol kısımlarına uygulanır. Maun çok ince bir malzemedir. Özel bir ilaca konulduktan sonra kendi yapıştırıcı etkisi oluşur. Maun direksiyona yapıştırıldıktan sonra üzerine kalın vernik atılır. Kalın vernik atılması ile daha sağlam bir kaplama yapılmış olur ve daha etkili bir ahşap görüntüsü elde edilir. Çoğu lüks otomobillerde standart olarak uygulanan maun kaplama araçta şık bir görünüm ortaya koyar. Maun kaplama araca yaklaşık bir saatte uygulanabilir. Uygulamayı kendimiz de yapabiliriz. Eğer otomobilimize ahşap görünümlü kaplamayı uygulamak istiyorsak aracın marka ve modeline uygun dizayn paketini alırız. Ahşap


30 görünümlü kaplamanın kaç parçadan oluştuğuna ve el becerisine göre uygulama süresi de kısaltılabilir. Önce uygulama yapılacak yerler alkollü bir bezle iyice temizlenir. Daha sonra yüzeyin çabuk kuruması için saç kurutma makinesi ile üzerinden geçilir. Bu işlem, ahşap görünümlü kaplamları yapıştırmadan önce de tekrarlanır. Ardından ahşap görünümlü kaplamanın arkası kendiliğinden yapışkanlı parçaları tek tek yapışık olduğu kâğıttan çıkarılır. Yapıştırılan parçaların yüzeye iyice oturması için elle bastırılır. Bütün bu işlemler tamamlandıktan sonra, bir kez daha uygulama yapılan bölgenin üzerinden saç kurutma makinesi ile geçilir. 3-) Nikelaj Kaplama Nikelaj kaplamanın malzemesi kromdur. Bu kaplama özel kazanlarda dökülür. Vites kolu topuzuna ve direksiyonun göbek kısmına uygulanır. Direksiyon simidine nikelaj yapılmaz. Bunun sebebi sürücü direksiyona dokunduğunda soğuk olur ve eli direksiyondan kayabilir. Vites kolu topuzuna nikelaj iki şekilde monte edilir. Ya vidalı ya da segmanlı monte etme şekilleri vardır. Nikelaj keçe ile parlatılır ve bu işlem için özel makineler kullanılır.

KAYNAKLAR:                

Auto Glym boya koruma sistemleri kataloğu, DYO boya eğitim kataloğu, Ziebart- Tidy Car boya koruma sistemleri (www.ziebart.com.tr) www.korozyondernegi.org.tr internet sitesi Auto GLYN Boya koruma sistemleri kataloğu New Holland Türk Traktör Boya Ünitesi Ziebart-tidy cat taşıt koruma sistemleri kataloğu DYO Tamir Boyacılığı Eğitim kitabı www.canatakimya.com.tr internet sitesi GENÇTEX oto iç ve dış dizayn (şaşmaz) www.genctex.com www.aycibin.com www.sonax.com GENÇTEX oto iç ve dış dizayn www.volvocars.com.tr www.netbul.com.tr

Tasit_Ic_Dis_Bakim_no  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you