Page 1


ANİME İNCELEME ÖZEL SAYISI 1.5

Hazırlayan Rafet Kaan Moral

Kapak Tasarımı Kerim Moral

İç Görseller Ahmet Ziya Sekendiz Olca Karasoy Rafet Kaan Moral

Dosya Konusu Manga Fest Comikon İstanbul

www.anime-inceleme.com kaanmoral@gmail.com


Yazarın Notu

Rafet Kaan Moral

Daha ilk sayıyı yeni çıkarmışken pat diye bir sayı ile daha yeniden karşınızdayız:) Aslında Anime İnceleme Dergisi’nin ikinci sayısı kasım başlarında çıkacak fakat bu seferlik bir istisna yaparak “özel” Kerim Moral bir sayıya yer vermek istedim. Bunun sebebi de katılımında bulunduğum COMiKON. Etkinlik hakkında zaten bir yazı yazmayı planlıyordum. Sitenin inceleme yazıları formatına aykırı olduğu için “neden bu yazıyı da e-dergi şeklinde Ahmet Ziya Sekendiz çıkarmıyorum?” dedim ve Anime İnceleme Dergisi Özel Sayısı 1.5’in temeli de böylece atılmış oldu. Olca Karasoy

Rafet Kaan Moral

Yazı içerisinde etkinlikte deneyim ettiklerimi, gözüme çarpan, dikkatimi çeken, kısacası aklımda ne kaldıysa bahsetmeye çalıştım. Güzel bir özel sayısı oldu diye tahmin ediyorum ve çok da uzatmadan herkese iyi okumalar diliyorum. Kaan.


Sabahın Köründe Başayan Macera! Aslında sabahın körü demek yanlış olur çünkü alarmın çalması ile yataktan fırladığımda daha geceydi! Malum, etkinliğe şehir dışından katıldığım için erken kalmam gerekiyordu ve artık sabah ezanının tam olarak kaçta okunduğunu da biliyorum:) Bu arada, bu saatlerde kalkıp okuluna gidip okumaya çalışan arkadaşlara da kolay gelsin diyorum. Üç vasıta değiştirip Mudanya IDO iskelesine vardığımda hava çoktan aydınlanmıştı fakat en büyük düşmanın uykunun peşimi bırakmaya hiç mi hiç niyeti yok gibiydi. İki buçuk saat süren deniz yolculuğumda uykumla aramı düzeltmiş ve Kadıköy’e ilk adımımı atmıştım! Bırakın Kadıköy’ü, İstanbul’un Asya yakasına ilk gelişimdi. Meşhur sarı dolmuşlardan birine atladıktan sonra kah açık yollardan hızlıca, kah trafiğe takılarak aheste asheste yola koyulduk. Fenerbahçe’li olmama rağmen bu yaşıma kadar bir tane bile maçına gitmediğim takımımın stadını da bu arada görmüş oldum:) Şoför Bey Amca bana “burada inip yukarı çık ve sağ dön” dedikten sonra tahminen bir arkadaki dolmuştan inen bir arkadaşla beraber Caddebostan Kültür Merkezi’ni aramaya koyulduk. Şoförün dediği gibi yukarı çıktık ve “CKM” tabelasını gördükten sonra sağ saptık ve bizleri Nazık Hikmet’in heykeli ile CKM karşıladı. Yeni tanıştığım arkadaşa orada veda etmek zorunda kaldım çünkü bizim ekip dışarıda bir cafede beni bekliyormuş. Kimler mi? Duayen, yazarların yazarı, anime leydisi çok sevgili Olca Karasoy, birçok filmin ve kurgunun arkasındaki gizli kahraman Ahmet Ziya Sekendiz ve Japon Sineması Platformu’nun lideri Gökhan Kuloğlu. Olca ve Ahmet zaten tanıdık isimler, etkinlik vesilesi ile Anime Kitabı projesinde (matbaadan çıksın artık!!:) beraber çalıştığımız Gökhan ile de ilk kez yüz yüze görüştük. Ekibi topladıktan sonra CKM’ye yöneldik ve daha kapıdan girmeden resimler çekmeye başladık. Resim – resim – resim ve daha çok resim… Etkinliğin en çok zevk aldığım tarafı birbirinden şahane cosplay karakterlerin resimlerini çekmek ve onlarla beraber resim çekilmekti:)


Ne Yapsak? Nereye Girsek? Etkinlik CKM’in üçüncü ve bir üst katında düzenlendi. Asansörle üçüncü kata çıktığımızda gülzeryüzlü personel ile hatırı sayılır bir kalabalık çıktı önümüze. Bilekliklerimiz bileklerimizdeydi! Personeli aştık ve hemececik kalabalığın arasına dalıverdik. Etkinlikten önce aslında çekincelerim vardı. Ya çok kalabalık olur veya kimse olmaz diye. Gelgelelim bana göre tam kıvamında bir kalabalık söz konusuydu. Ne kendinizi yalnız hissettirecek kadar boş, ne de bayacak kadar kalabalık. Comikon programına göz atarak Sayın Iku Nagashima’nın konuşmasına girmeye karar verdik. Tabi bu arada, bi sürü resim çekmeye başlamıştık bile, onlara daha sonra değineceğim:) Oldukça güler yüzlü bir Japon olan Iku’nun konuşması da hikayesi de bir hayli ilginçti. Mangaların ülkesinde ne denli önemli bir yere sahip olduğunu belirterek giriş yaptı konuşmasına. Çeşitlerinden, tarzlarından vs. ve bunların hepsini akıcı bir Türkçe ile anlattı! Dediğine göre manga kültürü Japonya’da dış dünyaya açılan kapılardan birisiymiş ve manga okuyup soluğu kendisi

Iku Nagashima “Mangalarda Osmanlı ve Türkiye” adlı konuşmasını yapıyor gibi yurtdışında alanlar çokmuş. Iku, 2006 – 2007 gibi okuduğu Shoukoku no Altair mangasından etkilenmiş ve Osmanlı’ya merak salmış. Bu merakı da önce onu Osmanlıca öğrenmeye ve çok geçmeden de Türkiye’ye gelmeye sevk etmiş. Internette iki tuşa basarak Iku Nagashima hakkında daha fazla bilgiye ulaşmanız mümkün. Ayrıca sadece dil öğrenmekle kalmamış, kültürümüzü de adeta benimsemiş Iku. Olca’nın Japon gibi “arigatou gozaimas” selamına karşılık olarak sağ elini kalbine götürerek “rica ederim” dedi:) Bu arada, Japonya’da her ailenin bir arması varmış. Bu da bana enteresan gelen bir bilgiydi. Ayrıca Sayın Iku, animeden ziyade varsa mutlaka manga okumayı tercih ediyormuş.

Comikon Maskotu Kitsune ve Ben

Bir sonraki konuşmaya geçmeden önce soluğu yine etkinlik alanında aldık. Cosplay yapanlar dakika başı artmaktaydı ve ortaya çok renkli görüntüler çıkıyordu. Derken Gökhan özel sebeplerden dolayı ayrılmak zorunda olduğunu belirtti ve kendisiyle vedalaşarak tanıdık yüzler aramaya koyulduk. Bizzat tanışmasak da Level Dergisi’nde yazar arkadaşlığı yaptığımız Merve Çay, Olca’nın ve Ahmet’in yakından tanıdığı ve röportajlar gerçekleştirdiği Bülent Tellan, Buak Aydın ve Teoman Alsan ile kısa ama etkili sohbetlerde bulunduk. Gerçi ben daha çok resim çekmekle meşguldüm, asıl muhabbeti Ahmet v Olca yaptı:) Vakti geldiğinde Sayın Bülent Tellan’ın konuşması için yeniden A salonundaki yerimizi aldık. Bu sefer konu mangalar değil, animeler ve Türkiye, Türkiye – Japonya ilişkileriydi. Japonya nere Türkiye nere Bülent Tellan’ın “Animelerde Osmanlı ve Türkiye “ konuşması


adlı konulardı. 2. Abdülhamit’e kadar olan ilişki, iki ülke hiç etkileşimde bulunmasa da birbirleri hakkında araştırmalar yapması ve konu başlığında belirttiği üzere Türkiye’nin animelerdeki yeri konuşuldu. Ortaya çıkan sonuç ise animeler de dahil olmak üzere bizlerin “Sultanahmet – kapalı çarşı – çarşı çatısı” üçgeni kullanılarak lanse edildiği yönünde oldu. Örnek olarak ise 1998 yapımı Spriggan ve Jackie Chan’ın vaktiyle Türkiye’de yayınlanan Altın Yumruk İstanbul’da adlı örnek verildi. Bülent Tellan’ın konuşması da bittikten sonra çok az da olsa kısa anime gösterimlerine göz attık ve yine etrafı araştırmaya koyulduk. Aslında daha dinlenecek birçok konuşmacı sahne alacaktı. Dilara Ayber, Yasemin Baran, Eren Arık, Teoman Alsan gibi. Lakin bizim vaktimiz de sınırlıydı ve her konuşmaya, her etkinliğe girmek istesek de zamanla yarışmamız söz konusuydu. Biz de kalan vaktimizi insanlarla konuşmakla ve Ahmet’in olan Iku Nagashima ile resim de çekildik biteni videoya alması ile değerlendirmeye karar verdik.

Vaat Edilen! Aslında Olan! Bir yandan resimler çekip bir yandan da video kayıtları alırken karnımızın zil çaldığını fark ettik. Ne yapmak, etmek lazımdı? Tabii ki Naruto gibi ramen yemeliydik! Dağıtılan broşürlerde gösterilen ramen ve suşiler tok insanı bile acıktıracak cinsten fakat gelin görün ki gerçekler hiç de öyle resimdekiler gibi değilmiş:) Tabii ki de birebir Japonya kokulu, Japon eli değmiş gibi ramen

Broşürdeki gibi şaheser elbette beklemiyoruduk ama bari yumurtası olsaydı! :(

ve suşi beklemiyorduk ama Bim’den alınma makarnex gibi bir şeyin 10 TL’den satılması? Suşilere lafım yok. Suşiydi işte, çiğ balık, pirinç vs. attık ağzımıza ve ömründe ilk kez yedim. Tonbalıklı suşinin tadı fena sayılmazdı. Her ne kadar açken alışık olmadığımdan dolayı tercih etmesem de yenmeyecek bir tarafı da yokmuş. Fakat ramen birazcık hayal kırıklığı olmadı değil. En azından o fiyata :) Bildiğiniz sıcak Ramen kuyruğundaki Saitama’yı kızdırmayın :) makarna sosu ile hazırlanmış o bir liraya – iki liraya satılan hazır makarnalardan farklı bir şey yemedik. Pişiren arkadaşların bunda bir suçunun olduğunu sanmıyorum. Sonuçta onlara da ne verirlerse onu pişiriyorlardır. Bizler de üç tas ramen ve suşimizi, yanına da biraz kimçi ve wasabi alarak afiyetle yedik. Eee, misafir umduğunu değil bulduğunu yermiş:) En azından açlığımızı bastırabilmiştik.


Half – Life 3 Çıktı mı? Bizde 4 var! Ni hahaha!! Comikon’un en çok hoşuma giden kısmı şüphesiz cosplay’leri etkinliği canlandıran karakterlerdi. O kadar eğlenceli tipler vardı ki, anlatamam. Öncelikle Türkiye’de cosplay denilince akla ilk gelen isimlerden olan Nilüfer Karaata ve Sensee Cosplay ekibi tam kadro etkilnlik alanındaydı. Kendisini sadece bir kez denk gelip görebildik çünkü yoğunluktan koşturup duruyordu! Olca ve Ahmet kendisi ile kısa bir söyleşi yapmak istemişti lakin Nilüfer Sensei’yi bir türlü bulamayınca bu plan suya düştü. Ayrıca Nilüfer’in Cosplay Devrialem sergisi bir harikaydı. Çok sevdiğim

Sensee CosPlay – CosPlay Devrialem Kostüm Sergisi

Komutan Shepard!

bir oyun karakteri olan Mass Effect’in Shepard’ı, The Witcher serisinin cadı avcısı Gerald’ı veya Legend of Zelda serisinin Link’i gibi birçok oyun ve anime karakterinin elbisesi sergide mevcuttu. Eh, ne diyelim, başta Nilüfer Karaata olmak üzere yapan herkesin eline sağlık! Bir karaktere ise özel olarak değinmek istiyorum. Bana soracak olursanız etkinliğin en başarılı cosplaycisi Komutan Logar’dı:) İsmini sormadığım için özür dilerim. Aslında bu konuda bir hata yaptığımı şimdi fark ediyorum. Çektiklerimin ve çekildiğim insanların isimlerini, varsa sitelerini tıpkı Nilüfer gibi paylaşmam gerekirdi. Dolayısıyla buradan resimlerini paylaşıp isimlerini bilmediğim arkadaşlar lütfen kusuruma bakmasın. Logar’a dönecek olursak, ismi Facebook sayfasında gördüğüm kadarı ile Mert Yörük. Mert arkadaşımız sadece başarılı bir kostüm yaratmakla kalmamış, karaktere adeta bürünmüş! Üzerimdeki Half Life logosunu görüp “Half Life 3 çıktı mı? Bizde 4 var!” esprisi başta olmak üzere tam bir Logar’dı ve etrafı kırıp geçiriyordu. Başaralı kostümü ve karaktere bürünüşü için kendisini tebrik ediyorum. Logar Cosplay ve Acting Facebook sayfasını da muhakkak ziyaret edin! Nilüfer Karaata ve Mert Yörük gibi isimlerin dışında bir başka başarılı cosplay’ci Sayın Ceyda Doğan Karaş’ı da aradım ama ne yazık ki kendisini göremedim. Ceyda Hanım ile daha önce hiç yüz yüze gelemesek de geçmişte kendisi ile birçok kez çalışma fırsatı buldum. Tahminimce kendisi biraz geç geldi veya hazırlanması uzun sürdü. Çünkü sosyal medya paylaşımlarından gördüğüm kadarı ile Cumartesi günü etkinliğe icap etmiş. Şans diyelim artık. Tabi başarılı elbiseler sadece bununla da sınırlı değildi. Hemen yandaki Kaneki Ken kostümü, Maske ile Pamuk Prenses, Saitama, 13. Cuma’dan Jason, Death Note ekibi, Haikyuu’dan 9 numaralı Kageyama üniforması ile bir arkadaşımız, Freddy Kureger, Spider-Man, Darth Vader ve daha sayamadığım niceleri. İsimlerinizi bilmesem de Comikon etkinliğinin yıldızları sizler ve yaptığınız gösterilerdi. Bu yüzden bir teşekkürü sizlere borç bilirim arkadaşlar!


Karşılıklı birbirimizi çektik :)

Çok sevimli bi Naruto!!

Ikeee! Karasuno!!

Başarılı bir Cosplay örneği

Karizmatik bir Jedi

Aslında bu yazdıklarım etkinliğin sadece ilk günüydü. Ne yazık ki vaktimiz dar olduğundan saat 16:00 gibi etkinlikten ayrılmak zorunda kaldık Pazar günkü programa teşrif edemedik. Buray Aydın, Merve Çay, Devrim Kunter ve Comic Beam Editörü Aoki Kaori ile Mangaka Kaneko Atsushi’nin söyleşisine katılmayı çok isterdik nitekim kısmet değilmiş diyelim. Tabi yarışmalardan ve konserlerden bahsetmedim bile! Orada olamasak bile takibimiz devam etti ve sahne alan Electric Ribbon grubunun izleyenlerini coşturduğu ortada. Electric Ribbon dışında Chiaki Omigawa, Dilara Aybar gibi önemli isimler geceye renk attı. Atölye salonlarında ise plastik makyaj, miğfer yapımı, zırh yapımı, temel dikiş, kalıp ve peruk yapımı gibi konular üzerine irili ufaklı herkes önemli bilgiler edindi. Standları da es geçmemek lazım. Fiyatları 5 liradan başlayıp artan birbirinden güzel aksesuarlar gözümüzün pasını silip götürdü. Sadece aksesuar mı? Çeşitli mangalar ve çizgi romanlar da etkinlik alanında meraklılarını sarhoş etmek için hazırdı:) Manga ve çizgi romanların dışında amatör çalışmalar da bir araya gelerek müthiş bir sergi oluşturmuştu! En büyük katkılardan birisi de MangAnimeTr ekibindendi şüphesiz. Gerek organize ettikleri söyleşiler, gerekse ayarladıkları kısa filmler ile belki de en çok onlar çalıştı.

Jason Bey ne Yapıyorsunuz?

Sana da selam Ichigo!

Daha nice Comikon’lara! Etkinliğin sadece ilk günü katılmış olup sonuna kadar duramasam da gördüklerim ve deneyim ettiklerimle bir hayli mutlu olduğumu rahat bir şekilde de söyleyebilirim. Anime-inceleme.com olarak orada bulunmamızı sağlayan Sayın Erdal Küçükyalçın, Ozan Çağrı Özcan ve Berke Bey (soyadını bilmiyorum, özür dilerim) ile Japon Sanat Merkezi’ne teşekkürlerimi iletirim. Umarım bu yazı ile de deneyimlerimi sizlere aktarabilmiş ve okurken zevk almışsınızdır. Başta Comikon olmak üzere başka etkinliklerde de yeniden görüşmek üzere! Ajin gören masum kız!

Belaya hazır olun!

Death Note ekibi ile tanışan Olca


Bir Yönetmenin Gözünden Comikon İstanbul Manga Fest

GönüL Veren İnsanların Neler Başarabildiğine Şahit Oldum! Ben Comikon Manga Fest’e şu geldi bu geldi gibi bir yazı yazmayacağım. Ben işe başka bir yönden bakmak ve Comikon’un arkasını görmek istiyorum. Hani bazen ailecek pikniğe gidecek oluruz da elimiz ayağımız birbirine karışır: “Mangal geldi mi? Etler hazır mı? Top kimde? Aman örtüleri unutmayalım!” Piknik organizasyonu bile zor ve masraflı iken yüzlerce hatta binlerce insanın bir araya geleceği, konuşmaların birbirini takip ederek sürecin tıkır tıkır işleyeceği, aynı anda bir salonda seminer bir diğerinde film gösterimi bir diğerinde atölye çalışması yapıldığını düşünün. Hatta yurt dışından hem de bize pek uzak bir ülkeden misafirlerinizin geldiğini ve misafirlerin el üstünde tutulması gerektiğini hayal edin. Profesyonel bir organizasyon değil mi? Peki siz bu profesyonel işi yapabilir misiniz? Eğer gerçekten gönül vermişseniz evet yapabilirsiniz. Yeter ki hayal edin derler ya, işte Comikon bir hayalin geçeğe dönüşmüş hali. Elle tutulan gerçek bir hayal!

Şimdiye dek çok organizasyona gittim ama bu kadar iyi olanına rastladığımı söyleyemem. Bunun tek bir sebebi var: Organizasyonu gerçekleştirenlerin hiç dinlenmeden özveri ile sağa sola koşturmaları. Comikon’u organize edenlerden bir kaçı ile karşılaşma şansımız oldu. Burak Aydın, Bülent Tellan ve Merve Çay ile. Anime ve manga konusunda yıllardır organizasyonalar düzenleyen bu dostlarımızı zaten önceden tanıyorduk. Ama oradaki heyecanlarını görmenizi isterdim.


Yıllarını bu işe vermiş olanlardan bekleyeceğiniz yılgınlık hali kesinlikle onlar için geçerli değildi. Sanki ilk defa anime görmüş ve büyülenmiş küçük bir çocuk edası ile ama yılların getirdiği olgunlukla çalışırken neler başardıklarının farkında bile değildiler belki de. Organizasyonu sırtlayan diğer kişiler ile görüşemedim. Ama onların da heyecan dolu olduğuna eminim. Sevgili Comikon yetkilileri. Siz çok önemli iki şey başardınız: Birincisi, özverili çalışan ve kendine/işine inanan insanların harika işler başarabileceğini gösterdiniz. Bu para pul meselesi değil. Yüz binlerce dolar harcanan rezalet organizasyonlara az denk gelmedik! İkincisi ise şu: Türkiye’de düzenlenen büyük anime-manga-çizgi roman- oyun festivalleri ve organizasyonların amatörce ya da samimiyetten uzak, mekanik ve özenti olmak zorunda olmadığını gösterdiniz. Comikon bir şaka değil, tam tersine ağır çalışmalarla hazırlanmış, işini aşk ile yapan insanların başardığı büyük hem de çok büyük ve çok güzel bir etkinlik! Eğer katılamamış olsaydım sanırım çok şey kaybetmiş olacaktım. Emeği geçen herkese can-ı gönülden teşekkürler! Ahmet Ziya Sekendiz sekendiz@gmail.com


Anime-Ä°nceleme Sitesi: www.anime-inceleme.com Comikon Resmi Web Sitesi: https://comikonistanbul.com/ Sensee CosPlay: http://www.senseecosplay.net/ Logar Cosplay& Acting: https://www.facebook.com/search/top/?q=logar%20cosplay Japon Sanat Merkezi Resmi Sitesi: https://japonsanat.com/ MangAnime TĂźrkiye: https://manganimetr.com/

Anime İnceleme Dergisi Sayı 1.5  

Özel sayımızda Comikon'u mercek altına aldık.