Issuu on Google+

OCAK

2011

1


2

OCAK

2011


B A Ş YA Z I 20. YILIMIZ VE SEÇİME ÇEYREK KALA…

20

viphaber@viphaber.net

Derginizin 20. yılına girdiğimiz bu ay sizlere yaklaşan seçim gözlemlerimi aktaracağım… Seçim günü olan 12 haziNurettin AYDIN ran hızla yaklaşıyor… Bu, seçime çeyrek millipolitika@millipolitika.com kaldı demektir… Liderler parti programlarını açıklıyorlar, millet ise dikkatle izliyor… CHP kendi açısından yeni projeler açıklarken zaman zaman da komik durumlara düşüyor, bunların başında Ankara - Konya arasına hızlı tren yapacağız vaadi espri konusu oldu, çünkü, AK Parti hükümeti Ankara-Konya arası hızlı tren yapımını bitirdi, bir-iki aya kadarda seferlerine başlayacak, yani AK Parti hükümeti bu projeyi tamamladı ancak ana muhalefetin haberi bile yok… MHP ise hilal kart projesini anlatıyor fakat herkesin mi, yoksa sadece MHP lilerin mi bu karttan yararlanacağını söylemiyor, eğer millet yararlanacaksa neden adı parti amblemiyle özdeşleştirildiği soruluyor? Buna da pek sıcak bakan görünmüyor… AK Partinin vaatleri pek yok, huzur, kardeşlik ve yaptıklarının yapacaklarının teminatı olduğunu ve bu büyük ülkemize ve insanımıza yakışır projeler ve vizyon ortaya koyduğunu vurguluyor… Meydanlar hareketlenmeye başlıyor, ana muhalefet beklediği ilgiyi bulamıyor, MHP ise aynı söylemleri tekrar etmekte ısrarlı görünüyor… İktidar partisi olan AK Parti ise milletin yine yüksek teveccühünü alarak yolauna devam edeceği görünüyor… Görünen o ki, yapılan anketlere ve meydanlara bakıldığında milletin birleştiği birinci ve diğerlerinden açık ara önde olan parti AK Parti, ikinci parti ise CHP, üçüncüsü de barajı geçebilirse MHP görünüyor… Milletin görüş ve düşünceleri şimdilik böyle… Bizde 12 haziranı bekleyip göreceğiz… Seçimin barış, kardeşlik ve huzur içinde geçmesini temenni ediyorum ve milli politika dergisi olarak nice yirmi yıllar daha beraber olmamızı diliyorum…

OCAK

2011

3


10

16

4

22

6 28

36

10 Martı Yay. Ltd. Şti. Adına Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nurettin AYDIN

4

OCAK

2011

Haber Merkezi İrfan BİŞİREN Gökhan AYDIN Soner ABACI Pınar BİRSEN

Tasarım M. Edip ERDOĞAN


24

12 13

KILIÇDAROĞLU’NUN YOLSUZLUK DİYETİ!

19

TÜRKİYE’NİN YARDIMI MANŞETLERDE

34

HIZLI TREN 3. KÖPRÜDEN GEÇECEK

38

VAKIFLAR’DAN 8 YILDA 3500 RESTORASYON

39

ORTAKÖY CAMİİ YENİLENİYOR

40

KENTSEL DÖNÜŞÜM 200 MİLYAR DOLARLIK İŞ HACMİ DOĞURACAK

43

İZMİR, EXPO 2020’YE BAŞVURUSUNU YAPTI

BAHÇELİ SEÇİM BEYANNAMESİ’Nİ AÇIKLADI

52

56 İdare Yeri Martı Yayıncılık Cemal Nadir Sk. 17/4 Çankaya-ANKARA Tel: 0312 439 92 99 Fax: 439 88 92 millipolitika@millipolitika.com www.millipoltika.com

Baskı: Atalay Matbaacılık İskitler-Ankara Tel: 0312 384 41 82

Kaynakgösterilmedeniktibasedilemez. Üç ayda bir yayınlanan MİLLİ POLİTİKA Dergisi basın meslek ilkelrine uymaya söz vermiştir. Basım Tarihi: 05.04.2011 Abone Fiyatı: 100 TL ISSN 1307-0339 Yayın Türü : Yaygın

OCAK

2011

5


61. Hükümet kuruldu: Ustalık kabinesi Başbakan Erdoğan, ‘ustalık dönemi ekibi’ olarak adlandırdığı yeni kabineyi dün açıkladı. İki dönemdir kabinede görev yapan tecrübeli bakanlara 6 yeni isim katıldı. 4 bakan koltuğunu kaybederken, Bülent Arınç, Ali Babacan, Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ başbakan yardımcısı oldu. Yapısı değiştirilen ve bakanlık bacan Başbakan Yardımcılığı’nda sayısı azaltılarak 25’e indirilen kalırken, Beşir Atalay da bu göyeni kabine belli oldu. Başba- reve kaydırıldı. Vecdi Gönül, Nikan Tayyip Erdoğan’ın, ‘ustalık met Çubukçu, Mustafa Demir ve dönemi ekibi’ dediği Bakanlar Faruk Özak ise kabine dışı kaldı. Kurulu, genel olarak tecrübeli Çankaya Köşkü’nden onay alisimlerden oluştu. Aile ve Sosyal dıktan sonra 61. hükümeti açıkPolitikalar Bakanlığı koltuğuna layan Başbakan Erdoğan, yeni oturan Fatma Şahin ile birlik- kabineyi şöyle değerlendirdi: te kabineye 6 yeni isim girdi. “Geçen dönem bu kalfalık döneBaşbakan Yardımcılığı’na Bekir mini, çıraklık dönemini başarıyla Bozdağ, İçişleri Bakanlığı’na İd- sürdürmüş olan arkadaşlarımızı ris Naim Şahin, Gençlik ve Spor tekrar değiştirmemin anlamı olBakanlığı’na Suat Kılıç, Mil- mazdı.’’ Bülent Arınç ve Ali Babli Savunma’ya İsmet Yılmaz, acan başbakan yardımcılıklarına yeni kurulan Çevre ve Şehircilik devam edecek. Bunun yanı sıra Bakanlığı’na Erdoğan Bayraktar Sadullah Ergin Adalet bakanı, getirildi. Bülent Arınç ve Ali Ba- Egemen Bağış AB bakanı, Nihat

6

OCAK

2011

Ergün Bilim Sanayi ve Teknoloji bakanı, Ahmet Davutoğlu dışişleri bakanı, Zafer Çağlayan Ekonomi bakanı, Taner Yıldız Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı, Mehdi Eker Gıda, Tarım ve Hayvancılık bakanı, Hayati Yazıcı Gümrük ve Ticaret bakanı, Cevdet Yılmaz Kalkınma bakanı, Ertuğrul Günay Kültür ve Turizm bakanı, Mehmet Şimşek Maliye bakanı, Veysel Eroğlu Orman ve Su İşleri bakanı, Recep Akdağ Sağlık bakanı, Binali Yıldırım Ulaştırma bakanı olarak görevlerini sürdürecek.


BAŞBAKAN YARDIMCISI

BÜLENT ARINÇ Bülent Arınç 25 Mayıs 1948’de Bursa’da doğdu. Avukat; Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Serbest avukatlık yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi oldu. 20, 21, 22. ve 23. Dönem Manisa Milletvekili. 22. Dönem’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı olarak görev yaptı. 23. Dönem’de Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Türk Grubu Başkanı oldu. Bu görevi esnasında, 60. Hükümet’te Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevine atandı.

BAŞBAKAN YARDIMCISI

ALİ BABACAN 4 Nisan 1967’de Ankara’da doğdu. ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisansını Northwestern Üniversitesi Kellogg School of Management’da işletme dalında tamamladı. ABD’de finans sektörünün üst düzey yöneticilerine danışmanlık yapan özel bir şirkette çalıştı. Ankara’da ticaretle uğraştı. Adalet ve Kalkınma Partisi kurucu üyesi oldu. 22. ve 23. Dönem Ankara Milletvekili. 58 ve 59. Hükümetlerde Devlet Bakanlığı görevini yürüttü. Avrupa Birliği ile müzakereleri yürütmek üzere Başmüzakereci olarak atandı. 60. Hükümet’te Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. Hükümette yapılan değişiklikte, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı görevine getirildi.

BAŞBAKAN YARDIMCISI

BEŞİR ATALAY 1 Nisan 1947’de Kırıkkale Keskin’de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Yüksek lisans ve doktorasını Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde tamamladı. ABD Michigan Üniversitesi’nde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bulundu. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak ders verdi. 22. ve 23. Dönem Ankara Milletvekili. 58 ve 59. Hükümetlerde Devlet Bakanlığı yaptı. 60. Hükümet’te İçişleri Bakanlığı görevine getirildi.

BAŞBAKAN YARDIMCISI

BEKİR BOZDAĞ 1 Nisan 1965’te Yozgat Akdağmadeni’nde doğdu. Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi. Yüksek lisansını Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dinler Tarihi Anabilim Dalı’nda tamamladı. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Serbest avukat olarak çalıştı. 22. ve 23. Dönem Yozgat Milletvekili.

DIŞİŞLERİ BAKANI

AHMET DAVUTOĞLU 1959 yılında Konya’nın Taşkent ilçesinde doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra, 1983–84 eğitim öğretim yılında Boğaziçi Üniversitesi’nin “Ekonomi” ve “Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler” bölümlerini çift ana dal programıyla(ÇAP) bitirdi. 1 Mayıs 2009’da, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak TBMM dışından atandı. Davutoğlu, 24. Dönem Konya Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.

OCAK

2011

7


ULAŞTIRMA BAKANI

BİNALİ YILDIRIM 20 Aralık 1955’te Erzincan Refahiye’de doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesi’ni bitirdi. Yüksek lisansını aynı fakültede tamamladı. Dünya Denizcilik Üniversitesi (World Maritime University)’de ihtisas eğitimi aldı. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucular Kurulu Üyesi oldu. Dünya Denizcilik Üniversitesi (WMU) Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. 22. Dönem İstanbul, 23. Dönem Erzincan Milletvekili. 58 ve 59. Hükümetlerde Ulaştırma Bakanlığı yaptı. 60. Hükümet’te yeniden Ulaştırma Bakanı oldu.

KALKINMA BAKANI

CEVDET YILMAZ 1 Nisan 1967’de Bingöl’de doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü birincilikle bitirdi. Yüksek lisansını ABD Denver Üniversitesi uluslararası ilişkilerde; doktorasını Bilkent Üniversitesi siyaset bilimi ve kamu yönetiminde tamamladı. 23. Dönem Bingöl Milletvekili. 23. Dönem’de Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Üyesi ve Parlamentolar arası Birlik (PAB) Türk Grubu Başkanı oldu. Bu görevi esnasında, 60. Hükümet’te Devlet Bakanlığı görevine atandı.

AVRUBA BİRLİĞİ BAKANI

EGEMEN BAĞIŞ 23 Nisan 1970’te Bingöl’de doğdu. Üst Düzey Yönetici; The Baruch College of The City University of New York İşletme Fakültesi İnsan Kaynakları Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisansını aynı üniversitede kamu yönetimi alanında yaptı. ABD New York’ta Turkish Link Danışmanlık, Emlak ve Tercüme Bürosunu kurduAK Parti Genel Başkanı Dış İlişkiler Danışmanlığı’nda bulundu. 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili. 22. Dönem’de TürkiyeABD Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı, NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkan Yardımcısı ve Transatlantik Komitesi Başkanı oldu.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI

ERDOĞAN BAYRAKTAR Trabzon’un Of İlçesi’nde doğdu. İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Anabilim Dalı’nda ‘Metropol Şehirlerde Alternatif Yerleşim Bilimleri’ konusunda Yüksek Lisans derecesi aldı. 1973-1994 yılları arasında özel sektörde 21 yıl müteahhit ve konut yapı kooperatifi yöneticisi olarak çalıştı. Aralık 2002-Mart 2011 tarihleri arasında Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığı ve Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI

ERTUĞRUL GÜNAY 1 Mart 1947’de Ordu’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Serbest avukatlık yaptı. Bosna Savaşı sırasında Bosna’ya giden Türk aydınlarına öncülük etti. Çeşitli gazete ve dergilerde yer alan çok sayıda makale ve söyleşisinin yanında iki kitabı yayınlandı. 16.(V) Dönem Ordu, 23. Dönem İstanbul Milletvekili. 60. Hükümet’te Kültür ve Turizm Bakanı oldu.

8

OCAK

2011


ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜV. BAKANI

FARUK ÇELİK 17 Ocak 1956’da Artvin Yusufeli’nde doğdu. Bursa Yüksek İslam Enstitüsü’nü bitirdi. Yıldız Üniversitesine bağlı Kocaeli İşletme Enstitüsü’nde iki yıl işletme eğitimi gördü. Lise öğretmenliği yaptı. Serbest ticaretle uğraştı. Yerel bir gazetenin sahipliğini ve köşe yazarlığını yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucular Kurulu Üyesi oldu. 21, 22. ve 23. Dönem Bursa Milletvekili. 60. Hükümet’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak atandı. Hükümette yapılan değişiklikte, Devlet Bakanlığı görevine getirildi.

AİLE VE SOSYAL POL. BAKANI

FATMA ŞAHİN 20 Haziran 1966’da Gaziantep’te doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. SANKO Holding’de İşletme Mühendisi ve İşletme Müdürü olarak çalıştı. 22. ve 23. Dönem Gaziantep Milletvekili. 22. Dönem’de Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Üyeliği görevinde bulundu.

GÜMRÜK VE TİCARET BAKANI

HAYATİ YAZICI 23 Mayıs 1952’de Rize Çayeli’nde doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kamu hukuku alanında seminer çalışmalarına katıldı. İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak serbest çalışmaya başladı. Çeşitli dernek, vakıf ve siyasi partilerde üye ve yönetici olarak toplumsal çalışmalar içinde yer aldı. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi oldu. Genel Başkan Avukatı ve Hukuk Müşaviri olarak görev yaptı. 22. ve 23. Dönem İstanbul Milletvekili. 60. Hükümette Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı oldu.

MALİYE BAKANI

MEHMET ŞİMŞEK 1 Ocak 1967’de Batman Arıca’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Yüksek lisansını İngiltere’de University of Exeter’de tamamladı. ABD Büyükelçiliği’nde ve Deutsche Menkul Kıymetlerde kıdemli ekonomist olarak çalıştı. 23. Dönem Gaziantep Milletvekili. 60. Hükümet’te Devlet Bakanlığı görevine atandı. Hükümette yapılan değişiklikte, Maliye Bakanlığı görevine getirildi.

ADALET BAKANI

SADULLAH ERGİN 6 Temmuz 1964’te Hatay Antakya’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nde kurum avukatı olarak çalıştı. Serbest avukatlık yaptı. Çeşitli dernek ve cemiyetlerde yöneticilik görevlerinde bulundu. Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi oldu. 22. ve 23. Dönem Hatay Milletvekili. 60. Hükümet’te Adalet Bakanlığı görevine atandı.

OCAK

2011

9


GENÇLİK VE SPOR BAKANI

SUAT KILIÇ 23 Temmuz 1972’de Samsun’da doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Dünya Radyo, Kanal 7, NTV ve Kanal D’de program yapımcısı, sunucusu, haber müdürü ve haber editörü olarak görev yaptı. 22. Dönem Samsun Milletvekili. 22. Dönem’de TBMM Başkanlık Divanı Kâtip Üyeliği görevinde bulundu. 23. Dönem’de Karadeniz Ekonomik İşbirliği Parlamenter Asamblesi (KEİPA) Türk Grubu Üyesi oldu. 22 Temmuz 2007 Genel seçimlerinde AKP’den Samsun milletvekili seçildi.

10

ENERJİ BAKANI

TANER YILDIZ 3 Nisan 1962’de Yozgat Devecipınar’da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Kayseri Elektrik Üretim Şirketi’nin Yönetim Kurulu Üyesi, Kayseri ve Civarı Elektrik TAŞ’nin Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü olarak görev yaptı. 22. ve 23. Dönem Kayseri Milletvekili. 60. Hükümet’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevine atandı.

BİLİM SANAYİ VE TEK. BAKANI

NİHAT ERGÜN 14 Eylül 1962’de İzmit Çınarlı’da doğdu. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. Derince Belediye Başkanlığına seçilerek bu görevi yürüttü. 22. ve 23. Dönem Kocaeli Milletvekili. 60. Hükümet’te Sanayi ve Ticaret Bakanlığı görevine atandı.

SAĞLIK BAKANI

RECEP AKDAĞ 8 Mayıs 1960’ta Erzurum’da doğdu. Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Aynı fakültede Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları alanında uzman oldu. Bir yıl süreyle Londra’da kan hastalıkları üzerine çalıştı. 1999’da profesör oldu. Özellikle çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında olmak üzere 100’ün üzerinde makalesi ve tebliği yayımlandı. 1996’da İstanbul Tabip Odası’ndan “Yılın Makalesi” ödülünü aldı. 22. ve 23. Dönem Erzurum Milletvekili. 58 ve 59. Hükümetlerde Sağlık Bakanlığı yaptı. 60. Hükümet’te yeniden Sağlık Bakanlığı görevine atandı.

EKONOMİ BAKANI

M. ZAFER ÇAĞLAYAN 15 Kasım 1957’de Muş’ta doğdu. Makine Mühendisi ve Sanayici; Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Sanayici olarak çalıştı. 1987’de Ankara Sanayi Odası’na Oda Meclisi Üyesi oldu. 1989’da Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi, 1991’de Başkanvekili ve 1995’de Yönetim Kurulu Başkanı olarak, 2007’ye kadar bu görevini sürdürdü. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde üç dönem Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. 23. Dönem Ankara Milletvekili. 60. Hükümet’te Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak atandı. Hükümette yapılan değişiklikte, Devlet Bakanlığı görevine getirildi.

OCAK

2011


ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI

VEYSEL EROĞLU 18 Ağustos 1948’de Afyonkarahisar Şuhut’ta doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Su Vakfı kurucusu ve mütevelli heyet üyesi olup, Dünya Su Konseyi guvernörüdür. 60. Hükümet’te Çevre ve Orman Bakanlığı görevini üstlendi. İyi düzeyde İngilizce bilen Eroğlu, evli ve 4 çocuk babasıdır.

MİLLİ SAVUNMA BAKANI

İSMET YILMAZ 1961 yılında Sivas’ın Gürün ilçesinde doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Denizcilik Yüksek Okulu Makine Bölümü’nden 1982 yılında; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’den 1987 yılında mezun oldu. Kamuda ve özel sektörde yaklaşık 20 yıl mühendis ve müşavir avukat olarak hizmet verdikten sonra 2002 yılında Denizcilik Müsteşarı olarak atandı. Evli ve üç çocuk babası olan İsmet Yılmaz, iyi erecede İngilizce bilmektedir.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI

ÖMER DİNÇER 10 Eylül 1956’da Karaman’da doğdu. Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Yönetimi ve Politikası Bölümü’nü bitirdi. Başbakanlık Başmüşavirliği ve Başbakanlık Müsteşarlığı görevini yürüttü. İyi düzeyde İngilizce bilen Dinçer, evli ve 3 çocuk babasıdır.

İÇİŞLERİ BAKANI

İDRİS NAİM ŞAHİN 1956 yılında Ordu’da doğdu. 1976 yılında İstanbul Üniversitesi HukukFakültesi’ni bitirdi.1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevineatandı. AK Parti’nin kurucuları arasında yer alan İdris Naim Şahin, evli ve altı çocuk babasıdır.

GIDA, TARIM VE HAYV. BAKANI

MEHDİ EKER

1956 yılında Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde doğmuştur.Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi ve Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun olmuş, İngiltere’de Aberdeen Üniversitesi’nde Tarım Ekonomisi alanında master, Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde doktora yapmıştır. Lalahan Hayvancılık Merkez Araştırma Enstitüsü’nde müdür yardımcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, Tarım Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdür Yardımcılığı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü ve Bakanlık Müşavirliği yapmıştır. İngilizce bilmekte olup evli ve 3 çocukludur.

OCAK

2011

11


Başbakan Erdoğan hükümet programını açıkladı. Kürt açılımı sürecek, yeni Anayasa yapılacak. İsrail ile ilişkilerin düzelmesi için ilk şart da özür...

AK Parti hükümetinin ustalık döneminin yol haritası belli oldu. Hükümetin öncelikli hedefi yeni Anayasa olacak. Başbakan Erdoğan’ın “Denizi geçtik, derede boğulmayacağız” diye tarif ettiği Türkiye’nin öncelikle sorunlarından Kürt sorununun çözümü için başlatılan Milli Birlik ve Beraberlik Projesi kararlılıkla sürecek. İsrail ile Türkiye’nin ilişkilerinin normalleşmesinin ön koşulu ise özür olacak.

AB SÜRECİNDEN GERİ ADIM YOK AB Katılım sürecini kararlılıkla yürüttük yürüteceğiz. Önümüzdeki dönem de sürdüreceğimiz reformlar aktif dış politikaların AB ile Türkiye ilişkilerini olması gereken noktaya taşıyacağına inanıyoruz. AB Bakanlığı buna gösterilen önemin göstergesi.

YENİ ANAYASA İÇİN AK Parti hükümetinin önümüzdeki 4 yıllık programını Başba- KARARLIYIZ: kan Erdoğan açıkladı. 128 sayfa- Bu dönemde milletimizin lık hükümet programını 2 saatte TBMM’den en önemli beklenokuyan Erdoğan’ın sözleri sık sık tisi yeni Anayasa yapılması. AK alkışlarla kesildi. Erdoğan’ın hü- Parti grubu olarak tam kararlılık kümet programını dinleyen tek içindeyiz. Yeni Anayasa’nın en muhalefet partisi lideri ise MHP geniş katılımla tam bir toplum Genel Başkanı Devlet Bahçeli sözleşmesi olmasını hedefliyooldu. ruz. Yeni Anayasa ertelenemez. AK Parti’nin seçim beyanna- 30 yıl önce müdahale ürünü bu mesindeki vaatlerin neredeyse Anayasayı hak etmiyoruz. Mutamamının hükümet taahhüdü halefet partileri de bu vaatte haline getirildiği hükümet progbulundu. Yeni dönem Anayasa ramında şunlar var: dönemi olacak. Bu Meclis yeni

12

OCAK

2011

Anayasa yapacak güce sahiptir. Kucaklayıcı, bütünleştirici özgürleştirici bir Anayasa olmalı. Milli birlik ve ortak değerleri koruyan, demokratik hukuk devletinin tüm unsurlarını içeren bir metin olmasını savunuyoruz. Yeni Anayasa yapılırken uluslararası sözleşmeler de esas alınmalı.


61. Hükümetin Yol Haritası HEDEF İLERİ DEMOKRASİ:

lardır demokrasi eksikliği ile büyüyen dil, din, etnik köken gibi konularda soruların çözümü için çabalar da sürecek.

Bu dönemdeki demokratikleşme hedefi ileri demokrasi. Demokratikleşmede örnek bir ülkeyi tesis etmek için çalışacağız. AK Parti olarak kurulduğuDENİZİ GECTİK DEREDE muz günden bu yana sorunların BOĞULMAYACAĞIZ daha çok demokrasi ve özgürlük ile çözüleceğine inanıyoruz. Yıl- Türkiye bir dönüm noktasında, büyük bir imtihanla karşı karşıyayız. Ya daha büyük daha güçlü müreffef bir ülke olarak küresel düzende yerimizi alacağız ya da köklü sorunları çözemeyen bir ülke olacağız. AK Parti olarak bizim kararımız nettir. Her açıdan hepimize kaybettiren Büyük Türkiye önündeki en ciddi engel olan sorunlar konusunda adımları ilave adımlarla sonuca götürmeye kararlıyız. Çok şeyler yaptık, denizi geçtik derede boğulmayacağız. KÜRT AÇILIMI SÜRECEK Çoğulcu ve özgürlükçü demokrasiyi daha köklü bir şekilde yerleştirmek ve kardeşliğimizi

OCAK

2011

yüceltmek için Milli birlik beraberlik ve kardeşlik projemizin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Geçmişte tüm insanlığa örnek olacak birlikte yaşamayı göstermiş bir ecdadın çocuklarıyız. Ayrıştırıcı kimlik siyaseti yapmadan herkese saygı duyan bir anlayışı inşa ettik bunları devam ettirme çabası içindeyiz. Kimseyi dışlamayan bir evrensellik anlayışı içinde birlik beraberliği güçlendireceğiz. Uzun yıllardır yürekleri yakan sorunların çözüme kavuşacağı yer Yüce Meclis’tir. Diyalog ve uzlaşma sürecine destek olacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. HERKES İÇİN DEMOKRATİKLEŞME Kürt meselesinin çözümü için önemli adımlar attık. OHAL’in kalkması, Kürtçe’nin öğrenimi, sosyal kültürel alanlarda tarihi reformlar yaptık. Kardeşliği pekiştirecek reformlara devam edeceğiz. Ayrılıkçılığın bu top-

13


raklarda zemini yoktur. Çözüm politikamız odağında insan var. Demokratikleşme adına atılan adımlar toplumun bir kesimine değil herkes için. Herkes için daha fazla demokrasi hak ve özgürlük. Bu nedenle hep birlikte Türkiye’yiz diyoruz. GECİKMİŞ ADALET ADALET DEĞİL Gecikmiş adalet adalet değil diyerek yargı süreçlerini hızlandıracağız. İstinaf mahkemeleri kuruldu, en kısa sürede faaliyete geçecek. Adli Tıp Kurumu kapasitesi arttırılıp ülke geneline yayılacak. 100 bin kişiye 10 hakim düşüyor. AB ortalaması 20 seviyesine çıkartacağız. İnsan hakları merkezli güvenlik anlayışını sürdürecek çetelerle mücadeleden taviz vermeyeceğiz.

dünyadaki en önemli 10 finans merkezi içinde olmasını sağlayacağız. İŞSİZLİKLE MÜCADELE

NÜFUSU 750 BİNİN ÜSTÜNDEKİ İLLER BÜYÜKŞEHİR OLACAK Büyükşehir belediyeleri konusunda köklü değişiklikler yapacağız. Nüfusu 750 binden fazla olan illerde büyükşehir belediyesi kurulacaktır. İl bazında üst ölçekli plan bütünlüğü sağlanacak. EKONOMİDE HEDEF İLK 10 2023 yılında dünyanın en iyi 10 ekonomisi arasına girmek istiyoruz. Fakirlik ve yoksullukla mücadeleye devam edeceğiz. Enflasyon hedefleri 3 yıllık vaadede belirlenecek ve halka duyurulacak. İstanbul Uluslararası Finas Projesini hayata geçireceğiz. İstanbul’un 2023 yılında

14

sı için tedbirleri alacağız. UYDU YAPAN BİR TÜRKİYE OLACAK

2023’te kendi milli tüfeğini, 2011 Mart ayı itibariyle işsizlik topunu tankını, helikopter ve 10.8’e indi, mevsimsel etkiler- uçağını üreten, uydularını taden arındırılarak 9.9 seviyesine sarlayan üreten, ihraç eden bir indi. Böylece kriz öncesi döne- Türkiye hedefliyoruz. me gelindi. Aktif iş gücü programları için her yıl 1.5 milyar lira kaynak ayırmaya başladık. 350 MİLYON KİŞİ UÇURULACAK 2013 yılından itibaren her yıl Hedefimiz bölünmüş yol uzun400 bin işsizimizi bu program- luğunu 2015 yılında 26 bin lardan yararlandıracağız. Her yıl km’ye ulaştırmak. 2023 yılında 200 bin kişiyi toplam 1 milyon 750 uçaklık dev bir filo ile yılişsizi eğitimden geçireceğiz. Her işsize bir iş ve meslek danışmanı vereceğiz. KREŞLERE ÖZEL TEŞVİK Kadınların çalışma hayatına katılımını arttırmak için kreşler için teşvik programı uygulayacağız. Kamuda ve özel sektördeki engelli kontenjanının doldurulma-

OCAK

2011


da 350 milyon yolcu taşımak. Genişbant erişimin arttırılması amacıyla fiber altyapı yatırımları yapılacak 2015 yılında 15 milyon genişbant abonesine erişim sağlanacak.

kültürel zenginlik unsurlarımız belgesel dizi ve çizgi filmlere dönüştürülecek.

ğız.

4 YILDA 10 BİN YENİ DOKTOR

Şehirlerimize yönelik projeleri hükümet programına alarak taahhüdümüze resmiyet kazandırıyoruz. Kanal İstanbul projesi ile Karadeniz Marmara arasında kanal yapacağız. İstanbul’un iki yakasına iki şehir yapacağız. İstanbul’a 3. havalanı ve köprü yapacağız. Marmaray tamamlanacak. Taksim trafiği yer altına alınacak. Yassıda bir demokrasi müzesine dönüşecek. İzkaray ile İzmir’in iki yakası buluşturulacak. Aynı şekilde Ankara, Diyarbakır gibi illerdeki projelerde hayata geçecek.

Evde bakımda 60 bin kişiye ulaştık 2012 yılında evde bakıMİLLİ DEĞERLERE UYGUN ma ihtiyacı olanların tamamına hizmet etmeyi hedefliyoruz. YENİ MÜFREDAT 2011 yılında 3 uçağı daha hava Okul öncesinden üniversiteye ambulans sistemine katacauzanan eğitim basamaklarında ğız. 120 bin olan doktor sayısı milli değerlerimiz ve ve ulusla2015’te 130 bine çıkacak. Ebe rarası standartlar esas alınarak hemşire sayısı ise 163 binden eğitim sistemimiz tamamen 238 bine çıkacak. gözden geçirilecek ve kaliteyi merkeze alan bir dönüşüm programı uygulanacak. Çocukla- TİRYAKİ VE OBEZ SAYISI SAYISI DÜŞECEK 15 yaş üstü her 100 kişiden 27’si sigara içiyor 2015’te 23’ün altına indireceğiz. Yüzde 32 olan obez oranını 2015’te 30’un altına indireceğiz.

KANAL İSTANBUL DA HÜKÜMET PROGRAMINDA

ABD MODEL ORTAKLIK SÜRECEK

Türkiye ile ABD arasında mevcut ilişkiler model ortaklık çerçevesinde sürecek. Kıbrıs’ta iki toplumlu iki kesimli tarafların siyasi 65 DOLARIN ALTINDA YAŞAYAN eşitliğine dayanan çözüm için çalışacağız. Afrika açılımı sürerımıza e-kitap ücretsiz dağıtıla- KALMAYACAK cak.Sınıf mevcutlarını 30 kişiye Emeklilerimiz için adil bir inti- cek. Büyükelçilik sayısı 12’den indirmek için derslik yapımına bak sistemini kademeli olarak 26’ya çıktı, yakın zamanda devam edeceğiz. hayata geçireceğiz. 2015 yılına 32’ye çıkartacağız. kadar aylık 65 doların altında bir gelirle yaşamak zorunda İSRAİL’LE İLİŞKİLERİN ÖZEL ÜNİVERSİTELER GELECEK olan vatandaşımız kalmayacak. NORMALLEŞME ŞARTLARI Yükseköğretim tüm yönleri ile 2023’te hedefimiz mutlak yok- Gazze’ye insani yardım götüren reforme edilecek. YÖK sadece sulluğu ortadan kaldırmak. gemiye yapılan saldırının uluskoordinasyon akreditasyon ve lararası platformlarda takipçisi kalite standartları belirleyen ku- YENİ EVLENECEK YOKSUL olacağız. İsrail uluslararası hurum olacak. Özel üniversite ku- ÇİFTLERE KONUT kuka ve her türlü insani değerrulmasının önünü açacağız. Sosyal konut projesi kapsamın- lere aykırı bu yasadışı eylemden da iki aşamada 100 bin konut dolayı resmen özür dilemedikçe yapılacak. Bu konutlar ayda Gazze’ye yönelik ambargo kalTARİHİ OLAYLAR BELGESEL 100TL taksitle verilecek. Yeni dırılmadıkça hayatlarını kaybeÇİZGİ FİLM OLACAK evlenecek yoksul çiftlerimizin denlere tazminat ödenmedikTarihimizin önemli şahsiyetleri, 20 yıl geri ödemeli çeyizi içinde çe iki ülke arasındaki ilişkilerin olayları, masal kahramanları ve konut edinmelerini sağlayaca- normalleşmesi düşünülemez.

OCAK

2011

15


Türkiye ekonomisine sınıf atlatacak ustalık programı Başbakan Erdoğan, Türkiye ekonomisini dünyada ilk 10’a taşıyacak ustalık programını açıkladı. Programa göre 1 milyon işsiz iş bulacak, dev projeler yapılacak, yoksullara ucuz konut fırsatı sağlanacak. Başbakan Recep Tayyip Erdo- lenen yoksul çiftlere de çeyizi hale getirdiğini belirterek, “Küğan tarafından açıklanan 61. içinde olmak üzere 20 yıl geri resel kriz bu açıdan bir test süHükümet’in programına, ‘işsiz- ödemeli konut verilmesi öngö- reci olmuş ve ekonomimiz bu likle mücadele’, ‘ustalık eserleri’ rüldü. Programda ayrıca kamuo- sınavdan başarıyla çıkmıştır” ve ‘yoksullara yönelik’ proje- yunun gündeminden düşmeyen dedi. Türk ekonomisinin gelişler damgasını vurdu. Programa şiddet gören kadınlara da stüd- miş birçok ülke tarafından örnek alındığına dikkat çeken Erdoğan, göre İşsizlikle mücadeleye her yo tipi konut verilmesi yer aldı. Türkiye’nin küresel krizi IMF’den yıl ortalama 1.5 milyar lira hartek kuruş almadan yönettiğini canacak. 5 yılda 1 milyon işsiz Krizi IMF parası olmadan yövurguladı. Başbakan Erdoğan eğitimden geçirilerek, işe yernettik “Tek bir bankamız batmadı. Borç leştirilecek. Programda, dört yıllık dönemde 750 km yeni Başbakan Erdoğan, tarafından faiz sarmalına girmedik, finanotoyol yapılması öngörülürken, TBMM Genel Kurulu’nda açıkla- sal piyasalarda çalkantılar yaşaKanalİstanbul gibi çılgın proje- nan toplam 128 sayfalık progra- madık” diye konuştu. lerin de başlatılması öngörüldü. mın yaklaşık 83 sayfası ekonoYoksullara ve emeklilere yöne- miye ayrıldı. Başbakan Erdoğan, lik de dev projelerin yer aldığı AK Parti hükümeti döneminde Cari açığı dikkatle takip ediprogramda, dar gelirliler için ekonomide gerçekleştirilen ya- yoruz aylık 100 lira taksitle 100 bin pısal reformların, ekonomiyi Ekonomi politikalarının etkonut inşa edilmesi, yeni ev- iç ve dış şoklara karşı dayanıklı kili bir şekilde uygulamaya,

16

OCAK

2011


dalgalı kur rejimine devam edileceğini,belirten Başbakan Erdoğan, ekonominin yumuşak karnı olarak nitelendirilen cari işlemler açığındaki gelişmelerin ise yakından takip edildiğini kaydetti. Erdoğan, cari işlemler açığının 2011 yılı sonunda 130 milyar dolara ulaşacağını belirterek, cari işlemler açığını düşürmek için yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması ve ileri teknoloji içeren ürünlerin teşvik edilmesini amaçladıklarını vurguladı. -İŞKUR’a kayıtlı her işsiz için bir iş ve meslek danışmanı olacak.

-Türk malı otomobillerin üretilmesi için özel teşvikler getirilecek.

-İŞKUR’a 2011 yılında 2 bin 2012’de 2 bin olmak üzere top- -Milli top, tüfek, tank, helikopter, uçak, insansız hava araçları, -Her yıl 200 bin kişi olmak üzere lam 4 bin yeni uzman alınacak. uyduların üretilmesi için gerekli beş yılda toplam 1 milyon kişi -Kayıtdışı işçi çalıştırmayan, si- düzenlemeler yapılacak. eğitimden geçirilerek işe yer- gorta primlerini düzenli ödeyen -Türkiye, orta ve yüksek teknololeştirilecek. işverenlere ödül verilecek. jili ürünlerde Avrasya’nın üretim 1 MİLYON KİŞİYE İŞ SAĞLANACAK

-2013 yılından itibaren mesleki eğitim ve staj programlarından her yıl 400 bin işsiz yararlanacak.

üssü haline gelecek. YERLİ OTOMOBİLE SÜPER TEŞVİKLER

-Programlar için bütçeden ayrı- -Teşvik sistemi değiştirilerek lan kaynak üç kat artırılarak yıl- markalı ürün ve hizmetlere lık 1.5 milyar liraya çıkarılacak. daha fazla teşvik sağlanacak.

ET VE SÜT FİYATLARINDA İSTİKRAR -5.8 milyon kişinin geçimini sağladığı tarım sektöründeki destekler artırılarak devam edecek. -Et ve süt ürünleri başta olmak üzere gıda fiyatlarındaki dalgalanmaları önleyecek düzenlemeler yapılacak. -Hallerde büyük düzenleme getirecek Hal Yasası uygulamaya konulacak.

TUZ GÖLÜ’NE DEPO MÜJDESİ -Türkiye’nin kurulu elektrik üretim kapasitesi 50 bin megavat-

OCAK

2011

17


-Eskişehir-İstanbul, İstanbul Boğaz demiryolu tüp geçişi tamamlanacak. -Ankara’ya modern hızlı tren garı yapılacak.

KATSAYI ADALETSİZLİĞİNE SON -Dört yıllık dönemde, çocuklara ücretsiz olarak e-kitap dağıtılacak. -Türkiye genelindeki tüm okullarda akıllı derslikler oluşturulacak. tan 62 bin megavata çıkarılacak. -Tuz Gölü yer altı gaz deposu 2015 yılında tamamlanacak.

750 KİLOMETRE OTOYOL YAPILACAK

-Dersliklerin sayısı arttırılarak, 30 kişinin üzerinde sınıf olmayacak.

-9 yılda 6 bin 101 kilometre olan -Yüksek öğretim sistemi tüm yönleriyle reforme edilecek. -Yüzyılın projesi olarak bilinen çok şeritli karayolu ağı, ağustos Nabucco’nun çalışmalarına baş- ayı itibariyle 21 bin 101 km’ye -Üniversite sınavındaki katsayı çıkacak. Dört yıllık dönemde he- adaletsizliği bu dönemde kaldılanacak. def 26 bin kilometreye ulaşmak. rılacak. -Dört yıllık dönemde doğalgaz gitmeyen 11 ile de doğalgaz -Yine aynı dönemde 750 kilogötürülecek. Doğalgazsız il kal- metre yeni otoyol yapılarak toplam otoyol uzunluğu 2 bin 975 mayacak. kilometreye ulaşacak. -Nükleer santralin yapımına başlanacak. Yeni santraller için -Ankara-Konya hızlı tren hattına ilave olarak, Ankara-Sivas hızlı de hazırlıklar yapılacak. tren hattı yapılacak.

18

OCAK

2011


-Sosyal güvencesiz vatandaşların sağlık giderleri devlet tarafından karşılanmaya devam edilecek. YOKSUL ÇİFTLERE ÇEYİZİ İÇİNDE KONUT -2015 yılına kadar 65 doların altında bir gelirle yaşamak zorunda kalan vatandaş kalmayacak. -Mutlak yoksulluk ortadan kalkacak.

HAVA AMBULANS GELİŞTİRİLECEK

oranı ise yüzde 30’dan yüzde 45’e çıkarılacak.

-Aile sosyal destek uzmanları hayata geçirilecek. Uzmanlar, yoksul ailelere kişiye özel yardımlar yapacaklar.

-Bugün 120 bin olan doktor sa- İNTİBAK YASASI ÇIKARILACAK -Yoksul hanelere teslim edilmek yısı 2015’te 130 bine, 163 bin -Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur üzere, aylık 100’er liralık taksitolan ebe hemşire sayısı da 238 emeklileri arasındaki ücret ada- ler halinde 100 bin konut yapıbine çıkarılacak. letsizliklerinin giderilmesini ön- lacak. -Hava ambulans sistemi güçlen- gören intibak yasası kademeli -Yeni evlenecek yoksul çiftlere dirilecek. Halen 19 ambulans olarak bu dönemde çıkarılacak. 20 yıl geri ödemeli konut verilehelitopter ve 2 ambulans uçak Eşitlik sağlanacak. cek. Konutların içinde de eşyabulunuyor. 2011 yılı içinde 3 -Tüm vatandaşlar sosyal gü- ları olacak. yeni ambulans uçak alınacak. venlik ve genel sağlık sigortası -Çocukları ile birlikte yalnız ya-Aile hekimi sayısı artırılacak, kapsamına alınarak güvenceye şayan annelere, stüdyo evler banyolu iki yataklı nitelikli yatak kavuşacak. verilecek.

OCAK

2011

19


TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

4 Temmuz 2011 tarih ve 27984 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede, 644 Sayılı "Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile 645 Sayılı "Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname " yayımlandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Görevleri: a) Yerleşmeye, çevreye ve yapılaşmaya dair imar, çevre, yapı ve yapım mevzuatını hazırlamak, uygulamaları izlemek ve denetlemek, Bakanlığın görev alanı ile ilgili mesleki hizmetlerin norm ve standartlarını hazırlamak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak ve ilgililerin kayıtlarını tutmak. b) Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi ile çevre kirliliğinin önlenmesi için prensip ve politikalar tespit

20

etmek, standart ve ölçütler geliştirmek, programlar hazırlamak; bu çerçevede eğitim, araştırma, projelendirme, eylem planları ve havza koruma planları ile kirlilik haritalarını oluşturmak, bunların uygulama esaslarını tespit etmek ve izlemek, iklim değişikliği ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek. c) Faaliyetleri sonucu alıcı ortamlara katı, sıvı ve gaz halde atık bırakarak kirlilik oluşturan veya oluşturması muhtemel her türlü tesis ve faaliyetin, çevresel etkilerini değerlendirmek; alıcı ortamlar ile ilgili ölçüm ve izleme çalışmalarını yapmak; bahse konu tesis ve faaliyetleri izlemek, izin vermek, denetlemek ve gürültünün kontrol edilmesini sağlamak. ç) Her tür ve ölçekteki fiziki planlara ve bunların uygulanmasına yönelik temel ilke, strateji ve standartları belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak, Bakanlar Kurulunca yetkilendirilen alanlar ile merkezi

OCAK

2011

idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait olan arsa ve araziler üzerinde yapılacak olan yapılarda, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesislerine ilişkin etütleri, harita, plan, parselasyon planlarını ve değişikliklerini resen yapmak, yaptırmak, onaylamak ve başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarelerce ruhsatlandırma yapılmaması halinde resen ruhsat ve yapı kullanma izni vermek. d) Mekânsal strateji planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak suretiyle hazırlamak ve mahalli idarelerin plan kararlarının bu stratejilere uygunluğunu denetlemek. e) Milli Savunma Bakanlığının inşaat milli ve NATO alt yapı hizmetleri ile Ulaştırma Bakanlığına bağlı genel müdürlüklere kanunlarla yapım


yetkisi verilmiş olan özel ihtisas işleri hariç kamu kurum ve kuruluşlarına ait bina ve tesislerin ihtiyaç programlarını hazırlamak, her türlü etüt, proje ve maliyet hesaplarını yapmak veya yaptırmak, onaylamak veya onaylanmasını sağlamak, inşa, güçlendirme, tadil ve esaslı onarımlarını yapmak, yaptırmak ve denetlemek veya denetlenmesini sağlamak. f) Yapı denetimi sistemini oluşturmak ve yapılarda enerji verimliliğini artıran düzenlemeleri yapmak, yönetmek, izlemek; yapı malzemelerinin denetimine ve uygunluk değerlendirmesine ilişkin iş ve işlemleri yapmak. g) Konut sektörüne ilişkin strateji geliştirme ve programlama iş ve işlemlerini yürütmek, yapı kooperatifçiliğinin gelişmesini sağlayacak tedbirleri almak ve 5543 sayılı İskân Kanunu uyarınca Bakanlığa verilen görevleri yapmak.

ğ) Gecekondu, kıyı alanları ve tesisleri ile niteliğinin bozulması nedeniyle orman ve mera dışına çıkarılan alanlar dâhil kentsel ve kırsal alan ve yerleşmelerde yapılacak iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamalarında idarelerce uyulacak usul ve esasları belirlemek, Bakanlar Kurulunca belirlenen bu nitelikteki uygulamalar ile finans merkezleri ve benzeri özel proje alanları ve özel yapım gerektiren yapılaşmalar ile 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ve 775 sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan uygulamalara ilişkin her tür ve ölçekte etüt, harita, plan, parselasyon planı ve yapı projelerini yapmak, yaptırmak, onaylamak, kamulaştırma, ruhsat ve yapım işlerini gerçekleştirmek, yapı kullanma izinlerini vermek ve bu alanlarda kat mülkiyetinin kurulmasını sağlamak. h) 657 sayılı Harita Genel Komutanlığı Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Ulusal Coğrafi Bilgi Sisteminin kurulmasına, kullanılmasına ve geliştirilmesine dair iş ve işlemleri yapmak, yaptırmak, mahalli idarelerin planlama, harita, altyapı ve üstyapıya ilişkin faaliyetleri ile ilgili kent bilgi sistemlerinin kurulması, kullanılması ve Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemi ile entegre olmasını desteklemek. ı) Bakanlığın görev alanına giren konularda mahalli idarelerin idari ve teknik kapasitesinin geliştirilmesi için çalışmalarda bulunmak ve bunlara teknik destek sağlamak. i) Bayındırlık ve iskân işleri ile ilgili şartname, tip sözleşme, yıllık rayiç, birim fiyat, birim fiyatlara ait analiz ve tarifleri hazırlamak ve yayımlamak.

OCAK

2011

ERDOĞAN BAYRAKTAR ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANI j) Küresel iklim değişikliği ve bununla ilgili gerekli tedbirlerin alınması için plan ve politikaları belirlemek. k) Bakanlığın görev alanına giren konularda uluslararası çalışmaların izlenmesi ve bunlara katkıda bulunulması maksadıyla ulusal düzeyde yapılan hazırlıkları ilgili kuruluşlarla işbirliği halinde yürütmek. l) Mevzuatla Bakanlığa verilen diğer görev ve hizmetleri yapmak.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hizmet Birimleri: Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü, Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü, Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, İmar ve Kentsel Altyapı Genel Müdürlüğü, Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü, Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Başkanlığı, Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı, Personel Dairesi Başkanlığı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, Özel Kalem Müdürlüğü.

21


E C E D A S L O R B İ T D L FU İ Ğ E D L O B T U F

YENİ YASAYA GÖRE NELER OLACAK Futbolda şike iddialarına yönelik başlatılan operasyon, böyle bir durumun kanıtlanması halinde cezaların ne olacağını akıllara getirdi. 14 Nisan 2011 tarihinde yürürlüğe giren Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Yasa’ya göre; belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat temin eden kişiye 5 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası verilecek.

kazanç veya sair menfaat temin eden kişi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kendisine menfaat temin edilen kişi de bu suçtan dolayı müşterek fail olarak

Yasanın 3. bölümünde yer alan ‘’Şike ve Teşvik Primi’’ başlığındaki 11. madde şöyle:

(2) Şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunan kişiler de birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Kazanç veya sair menfaat vaat veya teklifinde bulunulması halinde, anlaşmaya varılamadığı takdirde, suçun teşebbüs aşamasında kalmış olması dolayısıyla cezaya hükmolunur.

Madde 11 - (1) Belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına

22

cezalandırılır. Kazanç veya sair menfaat temini hususunda anlaşmaya varılmış olması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

OCAK

2011


(4) Suçun; a) Kamu görevinin sağladığı güven veya nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle, b) Spor kulübünün yönetim kurulu başkan veya üyeleri tarafından, c) Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde, ç) Bahis oyunlarının sonuçlarını etkilemek amacıyla, işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Suçun bir müsabakada bir takımın başarılı olmasını sağlamak amacıyla teşvik primi verilmesi veya vaat edilmesi suretiyle işlenmesi halinde bu madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir. (6) Bu madde hükümleri; a) Milli takımlara veya milli sporculara başarılı olmalarını sağlamak amacıyla, b) Spor kulüpleri tarafından kendi takım oyuncularına veya teknik heyetine müsabakada başarılı olabilmelerini sağlamak amacıyla, prim verilmesi veya vaadinde bulunulması halinde uygulanmaz. (7) Suçun spor kulüplerinin veya sair bir tüzel kişinin yara-

rına işlenmesi halinde, ayrıca bunlara, şike veya teşvik primi miktarı kadar idari para cezası verilir. Ancak, verilecek idari para cezasının miktarı yüzbin Türk Lirasından az olamaz. (8) Müsabaka yapılmadan önce suçun ortaya çıkmasını sağlayan kişiye ceza verilmez.

TAKIMLARA KÜME DÜŞME CEZASI Ayrıca, şike ve teşvik primine karıştığı kanıtlanan kulüplere de Türkiye Futbol Federasyonu Futbol Disiplin Talimatı’nın 55. maddesi gereğince küme düşme cezası veriliyor. Futbol Disiplin Talimatı’nın ‘’Müsabaka Sonucunu Etkileme’’

OCAK

2011

başlığında yer alan 55. maddesi şöyle: (1) Müsabakanın sonucunu hukuka veya spor ahlakına aykırı şekilde etkilemek veya buna teşebbüs etmek yasaktır. Bir futbolcuya veya kulübe teşvik primi verilmesi de bu kapsamdadır. (2) Bu hükmü ihlal eden kişiler, bir yıldan üç yıla kadar müsabakalardan men veya hak mahrumiyeti cezasıyla; kulüpler ise küme düşürme cezasıyla cezalandırılır. İhlalin ağırlığına göre küme düşürme cezasına ek olarak puan indirme cezası da verilebilir. (3) İhlalde sorumluluğu bulunan kişi veya kulüplere ayrıca para cezası verilir.

23


TURİZMDE HEDEF BÜYÜTTÜK Türkiye’nin 2010 yılı turizm gelirinin 22 milyar 500 milyon dolara ulaşması beklenirken 2011 yılı için hedef yükseltti. Türkiye’nin 2010 yılı turizm gelirinin 22 milyar 500 milyon dolara ulaşması beklenirken, 2011 yılı toplam turizm geliri de 23,8 milyar dolar olarak programdı. Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) 2011 yılı programındaki verilerden yapılan derlemeye göre, Türkiye dünya turizm pazarında turist giderleri açısından yüzde 3,1, turizm gelirleri açısından ise yüzde 2,6 paya sahip. Avrupa turizm pazarında ise turist girişlerinde yüzde 5,6, turizm gelirlerinde de yüzde 5,3 paya sahip olan Türkiye, dünyadaki en büyük 20 turizm varış noktası içinde, turist girişleri

24

açısından 7’inci, turizm gelirleri açısından da 9’uncu sırada bulunuyor.

EN ÇOK OECD ÜLKELERİ GELİYOR

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Dünya Turizm Örgütü verileri- Teşkilatı (OECD) ülkelerinden ve ne göre, doğrudan ve dolaylı Doğu Avrupa ülkelerinden geolarak 32 faaliyet dalında istih- len ziyaretçi sayısında son yıldam yaratan turizm sektöründe, larda önemli artışlar kaydedildi. Türkiye’de doğrudan yaratılan istihdam 2009 yılında yaklaşık 3,6 milyon kişi olarak hesaplandı. 2009 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı 27,1 milyon kişi, turizm gelirleri ise 21,2 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli yatak sayısı 570 bine, belediye belgeli yatak sayısı ise 7 bin 115 tesiste 402 bine ulaştı.

OCAK

2011


Bu çerçevede Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçilerin yüzde 56,5’i OECD, yüzde 20,2’si Rusya Federasyonu’nun dahil olduğu BDT ülkelerinden oluştu. Geçen yıl 2009 yıl Türkiye’ye en çok ziyaretçi gönderen ülke sıralamasında Almanya yüzde 16,6 ile birinci, Rusya Federasyonu yüzde 10 ile ikinci, İngiltere ise yüzde 8,9 ile üçüncü sırada yer aldı.

BU YIL TURİZM GELİRİ 22,5 MİLYAR DOLAR OLARAK TAHMİN EDİLİYOR Bu yıl Türkiye’ye gelen turist sayısının 28 milyon 500 bin kişi, turizm gelirinin ise 22,5 milyar doları bulacağı tahmin ediliyor. Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli yatak sayısının 610 bine, belediye belgeli yatak sayısının ise 410 bine ulaşacağı, yatırım aşamasındaki 232 bin yatakla birlikte toplam yatak kapasitesinin 1,3 milyonun üzerine çıkacağı bekleniyor. Sektörde 2010 yılı Haziran sonu itibarıyla 5 bin 957 seyahat acentesi faaliyet gösteriyor. Programda 2011 yılında Kültür

ZİYARETÇİ SAYISI %20 ARTTI Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya’yı yılın ilk 6 ayında ziyaret edenlerin sayısı yüzde 20 oranında arttı. Bölgeye gelen turist sayısının 2 milyonu geçeceği tahmin ediliyor. Ülkemizin peribacaları ve balon turları ile ünlü turizm merkezlerinden Kapadokya’ya bu yılın başından haziran ayına kadar toplam 1 milyon 153 bin 522 yerli ve yabancı turist geldi. Geçtiğimiz yılın ilk 6 ayında bölgeyi toplam 961 bin 281 turist ziyaret etmişti. Ortaya çıkan bu rakamlar Kapadokya’ya gerçekleşen ziyaretin yüzde 20 oranında artış gösterdiğinin belgesi oldu. Bu yıl 2 milyon ziyaretçinin gelmesi beklenen bölgede, turistler en çok Göreme Açık Hava Müzesi’ni geziyor. ve Turizm Bakanlığından belgeli yatak sayısının 600 bine, belediye belgeli yatak sayısının ise 425 bine ulaşacağı, Türkiye’ye gelen turist sayısının bu yıla göre yüzde 6 artarak 30,2 milyon kişiye ulaşacağı, turizm gelirinin ise yüzde 5,8 artışla 23,8 milyar dolar olacağı öngörüldü.

OCAK

2011

DÜNYADA TURİZME AVRUPA’NIN PAYI AZALACAK Verilere göre, uluslararası turizm talebi 1999-2009 döneminde yüzde 33,8 oranında artış gösterirken, aynı dönemde turizm gelirleri de yüzde 88,8 oranında yükseldi.

25


Küresel krizi izleyen ekonomik gerilemenin etkisiyle, geçen yıl uluslararası turist sayısı bir önceki yıla göre yüzde 4,2 azalarak 880 milyon kişi, turizm gelirleri ise yüzde 9,5 azalarak 852 dolar olarak gerçekleşti. Alınan vergi, kredi ve pazarlama destekleriyle 2009 yılının son üç aylık döneminde yeniden büyüme eğilimine giren uluslararası turizm hareketinin 2010 yılında yüzde 4 oranında artarak, dünyadaki turist sayısının 915 milyon kişi, turizm harcamalarının ise reel olarak yüzde 3 artarak 891 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Dünya Turizm Örgütü tarafından hazırlanan Turizm 2020 Yılı Vizyonu çalışmasına göre de 2020 yılında, dünyadaki turist sayısının 1,6 milyar kişi, toplam turizm gelirlerinin ise 2 trilyon dolar olacağı, 717 milyon kişi ile Avrupa’nın en çok turist çeken bölge olmayı sürdüreceği, ancak dünya turizminden 1995 yılında ortalama yüzde 60 pay alan Avrupa turizminin 2010 yılında yüzde 54, 2020 yılında ise yüzde 46 pay alacağı tahmin ediliyor.

TURİSTLERİN İSTANBUL AŞKI BÜYÜYOR Turistlerin İstanbul’a duyduğu ilgi her geçen gün artıyor. İstanbul’un ulaşım merkezlerinden alınan verilere göre, geçen yılın aynı dönemine oranla İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısı yüzde 15 artış gösterdi. İstanbul Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün, Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanları ile Haydarpaşa, Pendik ve Karaköy limanlarından aldığı verilere göre İstanbul’a gelen turist sayısı yılın ilk altı ayınd 3 milyon 563 bine çıktı. Türkiye’ye gelen turistler İstanbul’a uğramadan ülkelerine dönmüyor. Geçen yılın aynı döneminde 3 milyon 93 bin 488 olan turist sayısı bu yıl aynı dönemde 3 milyon 563 bine çıktı. Gelen turistelerin yaklaşık 150 bini ise İstanbul’un Karaköy Limanı’na gelen günübirlik ziyaretçilerden oluşturuyor. Yapılan araştırmaya göre İstanbul’u en fazla Almanlar, Ruslar ve Amerikalılar ziyaret ediyor. İstanbul’a gelen turistlerin büyük çoğunluğu kente havayoluyla geliyor. TÜRK LEZZETLERİ AMERİKAN BASININDA Ülkemizin tarihi ve turistik yerlerinin yabancı basında yer bulmasının ardından yöresel yemeklerimiz ve Türk lezzetleri de dünyanın ilgisini çekmeye başladı. Amerika’nın en önemli gazetelerinden Washington Post, pazar eki manşetinde Türk lezzetlerine yer verdi. Washington Post’da yer alan Tom Sietsema imzalı yazıda yazar, İstanbul’da rehber eşliğinde gezerek edindiği izlenimlerini okurlarına duyurdu. Haberin ilk sayfasında pide, Türk kahvesi, döner ve hamur işi tatlılar olmak üzere 4 fotoğraf kullanıldı. İç sayfada ise kahvehanede Türk çayının yazara ikram edildiği fotoğraflara yer verildi.

26

OCAK

2011


TÜRK KADINININ SANATINA TURİST HAYRANLIĞI İnsanımızın hoşgörü ve sevgiyle ilmek ilmek dokuduğu kilim ve halılar turistleri hayran bırakıyor. Ülkemize gelen turistler bu kilim ve halılardan satın alarak evlerini donatıyorlar. Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde Kon-

VAN TURİST SAYISINI İKİYE KATLADI Türkiye, turizm sektöründe, sadece kıyı kesimlerindeki belli merkezlerde büyümüyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nin önemli merkezlerinden biri olan Van’da, bu yılın ilk altı ayında gelen turist sayısı önceki yıla göre yüzde 100 arttı.

ya, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kayseri ve doğu illerimizde ev hanımlarının dokuduğu kilim ve halılar, ülke ekonomisine önemli oranda döviz girdisi sağlıyor. El emeği göz nuru dokunan kilim ve halılar, Alman, İngiliz, Fransız, Belçikalı, İtalyan ve ülkemize gelen bütün turistlerin yoğun ilgisini çekiyor.

Turistler genellikle kök boyası

Yurt içinde ve yurt dışında yapılan Van tanıtımları, kentin tarihi ve ören yerlerine yapılan ziyaretlere yansıdı. Van Kalesi, Urartu Müzesi ve Akdamar Adası’na gelen turist sayısında büyük artış gözlemlendi. Kente bu konuda yapılan tanıtım çalışmalarının yanı sıra, büyük otellerin in-

şaasının sona ermesinin ardından turist sayısının daha da artması bekleniyor.

OCAK

2011

ile dokunan halıları ve tarihi kilimleri tercih ediyor. Tercih ettikleri bu halı ve kilimleri ev ve işyerlerine seren turistler bu vesileyle Anadolu kadınımızın kilim üzerindeki sanatını ülkelerinde tanıtmış oluyorlar.

2009 yılında Van’ı 40 binin üzerinde kişi ziyaret ederken; 2010 yılında bu sayı, 70 bini geçti. 2011 yılının ilk altı ayında ise geçen yıla oranla Van’ı ziyaret eden turist sayısı yüzde yüz artış gösterdi. 27


DEV YATIRIM İÇİN

DÜĞMEYE BASILDI Yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından merakla beklenen düzenleme, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından sonuçlandırıldı. Buna göre güneş enerjisine dayalı her bir üretim tesisi için yapılacak yatırım başvurusunun kurulu gücü 50 mw'yi geçemeyecek ve başvurular en yakın trafo merkezine yapılacak. Türkiye’de yıllardır hedeflenen 50 mw'yi geçemeyecek ve baş- EPDK rüzgar başvurularında olgüneş enerjisi yatırımlarında vurular en yakın trafo merkezi- duğu gibi lisans başvurular için belli bir gün ilan edecek. önemli adım atıldı. Güneşten ne yapılacak. elektrik üretmek için lisans baş- Bundan sonraki süreç ise şöyle Aynı bölgeye birden fazla şirvurularının nasıl yapılacağına işleyecek: ketin başvurması halinde TEİAŞ yönelik düzenleme gerçekleşTEİAŞ ve Enerji Bakanlığı güneş tarafından yarışma yapılacak. tirildi. 2 milyar avroluk yatırım enerjisi santrallarının bağlana- Yarışmada ise 5346 sayılı Yetutarının olacağı dev projenin cağı trafo merkezleri ile kapasi- nilenebilir Enerji Kaynaklarının 2013 yılına kadar sisteme bağElektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı teleri ilan edecek. lanması planlanıyor. Kullanımına İlişkin Kanunda beEPDK tarafından yayımlanacak Yerli ve yabancı yatırımcılar ta- Ölçüm Tebliği çerçevesinde, ya- lirlenen alım fiyatı üzerinden en rafından merakla beklenen tırım yapmayı planlayan özel fazla indirim vermeyi taahhüt düzenleme, Enerji Piyasası Dü- şirketler, açıklanan trafo mer- eden bağlantı hakkını kazanazenleme Kurulu (EPDK) tarafın- kezlerinin kapasitelerini de dik- cak. dan sonuçlandırıldı. Buna göre kate alarak ilgilendikleri bölge- Önümüzdeki günlerde yürürlügüneş enerjisine dayalı her bir lere yönelik belli bir süre güneş ğe girecek yeni düzenlemeler, üretim tesisi için yapılacak yatı- ölçümleri yaparak sonuçları ile ülkemizde yenilenebilir enerji rım başvurusunun kurulu gücü birlikte EPDK'ya başvuracak. kaynaklarının geliştirilmesi açı-

28

OCAK

2011


sından büyük önem taşıyor. Bu bağlamda EPDK, bir yandan kampüslerinde kendi elektriklerini üretirken, bir yandan araştırma geliştirme faaliyeti göstermek isteyen kurumlara da büyük bir kolaylık sağlıyor. Öte yandan, yapılan düzenlemelerle rüzgar santralleri kurulması için üniversitelere de kolaylık sağlandı. Buna göre, Kanunla kurulmuş araştırma ile yüksek öğretim kurumları, bilimsel araştırma geliştirme ve eğitim faaliyetleri kapsamında aynı dağıtım bölgesinde olmak, kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve azami 10 mw kurulu gücü geçmemek kaydıyla lisans başvurularında bulunabilecekler.

Buna göre, ‘’Kanunla kurulmuş milyarlarca dolarlık yatırımlarla araştırma ile yüksek öğretim elektriğe dönüştürmeye yönelik kurumlarının, bilimsel araştırma hem yerli hem de yabancı özel geliştirme ve eğitim faaliyetleri sektörün çok büyük bir ilgisi ve kapsamında aynı dağıtım böl- beklentisi bulunduğunu belirgesinde olmak, kendi ihtiyaçla- ten Köktaş, şöyle konuştu: rını karşılamak ve azami 10 mw ‘’Bugün 1.600 megavatlara ulakurulu gücü geçmemek kaydıyşan rüzgar santralı kurulu güla yerleşkelerinde nükleer, yerli cünü uzun vadede 20 bin meve yenilenebilir enerji kaynakgavatlara, güneşte de sıfırdan larına dayalı elektrik üretim başlayıp önce 600 megavata, tesisi kurmak amacıyla uhdesonra da çok daha büyük güçlelerindeki anonim ya da limited re çıkarmak üzere sistem dizayşirketleri vasıtasıyla yapacakları nı yapıyoruz. Ayrıca araştırma lisans başvurularında’’ kolaylık kuruluşları ve üniversitelerde sağlandı. bu konularla yakından ilgileniEPDK Başkanı Hasan Kök- yor. Bu düzenlemelerimiz sayetaş, Elektrik Piyasası Lisans sinde sistemin düzenini bozmaYönetmeliği;nde yaptıkları ve dan, tamamen öngörülebilir bir önümüzdeki günlerde yürürlü- şekilde yatırımların yapılmasını ğe girecek yeni düzenlemelerin sağladık. Şirketlerin ellerinde ülkemizde yenilenebilir enerji ölçüm sonuçları olacağından kaynaklarının geliştirilmesi açı- yatırımın fizibıl olup olmayacasından büyük önem taşıdığını ğını bilecek, finansman kolaylasöyledi. şacak. Böylece güneş yatırımcıları gözleri kamaşmadan, neyi, nasıl hangi sıra ile yapacaklarını, ’’GÖZLERİ KAMAŞMAYACAK’’ nasıl yarışacaklarını ve hangi Türkiye’de güneş ve rüzgar gibi kriterlere uymak zorunda olyenilenebilir enerji kaynaklarını duklarını görerek yol alacaklar.’’

AR-GE’CİLERE RÜZGAR KOLAYLIĞI Kurul aynı düzenleme kapsamında özellikle bir yandan kampüslerinde kendi elektriklerini üretirken, bir yandan araştırma geliştirme faaliyeti göstermek isteyen kurumlara yönelik kolaylık sağladı.

OCAK

2011

29


Aile Hekimliği Nedir?

30

Farklı modelleri birçok Batılı ülkede uygulanan aile hekimliği, 2010 sonu itibariyle tüm Türkiye’de yaşama geçirildi. Halen 6 bin 367 aile sağlığı merkezinde, 20 bin 182 aile hekimi görev yapıyor. Hastalar yeni sisteme ve aile hekimlerine kolay alıştı. Hem aile hekimleri, hem aile dostları, hatta nikah şahitleri, arabulucuları bile oldu.

Aile hekimliğiyle hedeflenen sadece hastaların rahat etmesi değil. Aynı zamanda, hastaların en basit sağlık sorunlarında hastanelere başvurmalarının önüne geçmek. Dolasıyla sağlık giderlerinden tasarruf etmek. Ancak şimdilik hastaların yüzünü güldüren uygulama pek güllük gülistanlık değil. Hala giderilemeyen sorunlar var, üstelik üzerine yenileri de çıkıyor.

Sağlık Bakanlığı’nın bu yeni modelde yaptığı şimdiye kadar kendi mekanlarında, kendi doktorlarıyla sürdürdüğü birinci basamak sağlık hizmetlerini özelleştirmekti. Doktor ve hemşireleri kadrodan çıkardı, sözleşmeyle çalıştırmaya başladı. Sağlık ocaklarını aile sağlığı merkezine dönüştürmeleri için onlara kiraladı. İhtiyaç duyulan bölgelere yeni aile sağlığı merkezleri açmalarını istedi.

Sistemse asıl sınavı sevk zincirine geçildiği zaman verecek. Çünkü aile hekimliğinin mantığı tam da buna dayanıyor. Herkes kafasına göre hastaneye gidemeyecek. Önce aile hekimi görecek, o uygun görürse kişi hastanenin yolunu tutabilecek. Şimdi merak edilen, seçim öncesi risk almak istemeyen bakanlığın, sevk zincirini önümüzdeki aylarda hayata geçirip geçirmeyeceği...

OCAK

2011

İNGİLTERE’DE BAŞLADI Modern anlamda ilk aile hekimliği 1947’de İngiltere’de başladı. Bunu takiben dünyanın birçok gelişmiş ülkesi de aile hekimliği uygulamasına geçti. Ancak her ülke kendi gerçeklerine göre aile hekimliğinin evrensel ilkelerinden taviz vermeden


düzenlemelerle aile hekimliğini geliştirmeye çalışıyor. Bir ülkede tüm sağlık sistemini başarılı uygulayabilmenin yolu birinci basamak sağlık hizmetlerinin iyi yapılandırılmasından geçiyor. Ancak bizde bundan bahsetmek çok zor. Çünkü Türkiye’de sağlık politikaları süreklilik arz etmiyor. Bugünün doğrusu yarın yanlış olarak devre dışı kalabiliyor. İngiltere, İrlanda, Almanya ve diğer ülkelerde sevk zinciri varken bizde yok. Bu ülkelerde aile hekimine randevu sistemiyle başvurular kabul ediliyor. Bizde bu işin hala nasıl yapılacağı belli değil.

ALTI AYDIR ÜLKENİN TÜMÜNDE UYGULANIYOR Aile hekimliğiyle ilgili kanun 2004’te çıkarıldı. İlk olarak da 15 Eylül 2005’te Düzce ilinde uygulanmaya başlandı. 2006’da 7, 2007’de 14, 2008’de 31, 2009’de ise 35 ile ulaşıldı. 13 Aralık 2010’da tüm ülkede aile hekimliğine geçiş işlemi tamamlandı.

6 bin 367 aile sağlığı merkezinde 20 bin 182 aile hekimi görev yapıyor. Ayrıca 961 toplum sağlığı merkezi kuruldu. Planlama 3 bin 500 kişiye bir aile hekimi düşecek şekilde yapıldı. Ancak 2023 yılı hedefi, 2 bin kişiye bir aile hekimi düşmesi. Ülke genelinde 6 bin 519 aile sağlığı merkezinde 20 bin 244 aile hekimliği pozisyonu mevcut. Pozisyonun yüzde 99.2’si dolu. Sözleşmeli aile hekimi olmayan yerlere il sağlık müdürlüklerince görevlendirme yapılıyor. Hastaların birinci basamak (aile hekimi) tercihi yüzde 37’den yüzde 51’e çıktı. Bu hastaneye başvuruların azaldığı anlamına geliyor.

İNTERNET ÜZERİNDEN VE TELEFONLA ÖĞRENEBİLİRSİNİZ

lundukları yerdeki toplum sağlığı merkezine dilekçeyle başvurabilir. Aile hekiminden hizmet alırken herhangi bir belge sunmak gerekmiyor. Katılım payı ödenmiyor. Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olma koşulu aranmıyor. Aile hekiminin yılda 30 gün izin hakkı var. Aile hekimi izne çıkacağı zaman kendi yerine bakacak başka bir aile hekimiyle anlaşıyor. Eğer anlaşacak bir hekim bulamazsa Sağlık Bakanlığı izinde olduğu süre için yerine görevlendirmeyle bir hekim veriyor.

SÜPERMEN OLMASI LAZIM Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimlerine yüklediği görevleri alt alta yazınca, tüm bunları yapabilmesi için sihirli bir değneğe ihtiyaç duyduğunu düşünmemek mümkün değil. İşte yeni sistemin getirdikleri ve aile hekimlerinden beklenenler:

Kendinize en yakın aile sağlığı Koruyucu sağlık hizmetinin merkezlerine veya bulunduğu- kapsamı genişletildi. Aşılama, nuz ilin il sağlık müdürlükleri- gebe ve bebek takipleri, sağlık ne başvurarak aile hekiminizin taramaları gibi koruyucu sağkim olduğunu sorabilirsiniz. lık hizmetine sağlıklı hayatın Ayrıca www.ailehekimliği.gov. teşviki programları da eklentr ve www.saglik.gov.tr ve Alo di. Aşılamalar, bebek ve gebe 184 hattından T.C. kimlik nu- izlemleri, 15-49 yaş kadın izmarasıyla öğrenmek mümkün. lemleri, tarama programları, D Eğer bir aile hekimine kayıtlı vitamini ve demir desteği, belli değilseniz, dilediğiniz bir aile yaş gruplarına yönelik periyodik hekimine veya bulunduğunuz sağlık kontrolleri, ulusal hastalık yerdeki toplum sağlığı merke- kontrol programları gibi birçok zine giderek bir aile hekimine koruyucu sağlık hizmeti aile hekaydolabilirsiniz. Aile hekimini kimlerinin sorumluluğunda yüdeğiştirmek isteyenler, hangi rütülmeye başlandı. aile hekimine kaydolmak istiTütünle mücadele, obezitenin yorlarsa o hekime başvurarak önlenmesi, diyabet, kalp ve dahekimini değiştirebilir veya bu-

OCAK

2011

31


mar hastalığı başta olmak üzere Hekime ulaşmakta sıkıntı çekikronik hastalıkların önlenmesi len kırsal bölgelere periyodik ve erken tespiti uygulamaları aralıklarla gezici sağlık hizmeti gibi programlar koruyucu sağlık veriliyor. hizmeti kapsamına alındı. Artık aile hekimleri bu alanlarda far- Yatalak olup evde bakım alması kındalık oluşturulması, tutum gereken kişilere verilecek sağlık ve davranış değişikliği geliştiril- hizmeti aile hekimleri tarafından koordine ediliyor. mesi için çalışmalara katılıyor.

his, tedavi, bakım ve rehabilitasyon hizmetleri aile sağlığı merkezlerinde sunuluyor. İçme suyu kontrolleri, çevresel olumsuzlukların takibi, salgın araştırması ve önlenmesi gibi topluma yönelik bazı koruyucu sağlık hizmetleriyse toplum sağlığı merkezlerinde veriliyor.

İşe giriş, evlilik, okul, sürücü belgesi vb. için gerekli raporlar yine aile hekimleri tarafından veriliyor.

HEKİM AÇIĞI OLAN YERLER

Aşılama, gebe ve bebek izlem sorumluluğu doğrudan aile hekimlerine verildi. Bu hizmetler daha çok ebeler üzerinden yürütülüyordu. Ebe, hemşire, toplum sağlığı teknisyeni yanında acil tıp teknisyenlerinin de aile hekimliğinde görev yapmalarına olanak sağlandı.

SAĞLIK OCAĞI COĞRAFİ AİLE HEKİMLİĞİ NÜFUS TABANLI

Ağrı: 2, Balıkesir: 2, Bilecik: 1, Her ikisi de birinci basamak sağ- Bursa: 2, Çorum: 5, Diyarbakır: lık hizmeti sunuyor. Sosyalizas- 6, Eskişehir: 9, Gaziantep: 5, Güyon uygulaması olarak bilinen müşhane: 1, Hakkari: 2, İstansağlık ocağı uygulamasında, bul: 144, İzmir: 5, Kastamonu: coğrafi bölgeler sağlık ocakla- 3, Kocaeli: 7, Ordu: 4, Rize: 1, rına paylaştırılıp bölge tabanlı Sakarya: 4, Sivas: 1, Şanlıurfa: 2, hizmet veriliyor. Aile hekimli- Van: 3, Zonguldak: 3, Aksaray: 2, ğindeyse nüfus tabanlı uygula- Ardahan: 1 ma söz konusu. Bireye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, teşEn memnun Konya en şikayetçi Tekirdağ Doğan Haber Ajansı muhabirlerinin yurt genelinde yaptığı tespitlere göre, hekimlerin, ‘iş yoğunluğunu artırması’, ‘ekip çalışmasını ortadan kaldırması’ gibi sakıncalarına dikkat çektiği Aile Hekimliği sistemi, ‘pilot’ uygulama yapılan yerlerde büyük oranda oturdu. Bugüne kadar uygulamada özellikle küçük illerde halk memnun. Buralarda hem aile hekimine gidenlerin sayısı hayli yüksek, hem de memnuniyet oranı fazla. Büyük kentlerde sağlık hizmetlerinin üst düzeyde olduğu ve gelir düzeyinin yüksek olduğu yerlerde ise aile hekimine gidenlerin sayısı ve memnuniyet oranı da düşüyor.

32

OCAK

2011


DHA’nın raporuna göre Osmaniye’de hasta memnuniyeti yüzde 98 çıkıyor. İzmirliler klimalı bekleme odalarını seviyor. Muğla’da ciddi bir yığılma var, hastalar aile hekimliğindeki yoğunluktan kaçmak için geceden hastanelerin acil servislerine başvuruyor. Tekirdağ’da bugüne kadar tam 12 bin kişi hekimini değiştirmek için başvuruda bulundu. Aile hekimliği uygulamasında il il son durumun detaylı dökümünü www. hurriyet.com.tr’den takip edebilirsiniz.

SİSTEMİ DESTEKLEYENLER Önce sorunlar yaşandı ama kısa sürede giderildi TURAN BUZGAN (SAĞLIK BAKANLIĞI MÜŞTEŞAR YARDIMCISI)

manın görülmesi ve sağlık personeli arasında yaşanan kısmi muhalefetin de ortadan kalkmasıyla sorunlar giderek azaldı.

ruldu. Ülkemizde nüfusa oranla hekim sayımız gelişmiş ülkelere göre oldukça düşük. Hekimlerin ancak üçte biri pratisyen hekim veya aile hekimliği uzmanı. Bu kısıtlılıktan dolayı 3 bin 500 kiTASARRUF MALİYETİ DENGELE- şiye 1 aile hekimi verilebiliyor. Dİ: Her sistem iyileştirmesinin Genç ve sağlıklı nüfusumuzun kendine ait bir maliyeti söz ko- hala fazla olması ve sevk zinnusudur. Hekimler ve aile sağlığı cirinin zorunlu olmaması aile elemanlarına önceki durumları- hekimlerimizin iş yükünü azalna göre daha iyi mali haklar ve- tıyor. Hekim sayımız arttıkça aile rildi. Motive edici ve verimliliği hekimlerine bağlı nüfusu da arttırıcı olan bu uygulama, ikinci azaltma imkânına kavuşacağız. basamak sağlık hizmeti ihtiya- Vatandaşın yaşadığı yere yakın, cının tüm sağlık hizmetleri içe- kolay ulaşılabilir sağlık kuruluşrisindeki oranının azalmasına, ları oluşturuldu. Aile hekimliği yatırımların daha verimli ve ge- öncesinde yaklaşık 5 bin sağlık rekli alanlara yönlendirilmesine ocağı hizmet verirken uygulaimkân tanıdı. Ortaya çıkan ek madan sonra birinci basamak maliyetle elde edilen tasarruf sağlık kuruluşu sayısı 7 bin birbirini dengeliyor. 480’e çıktı.

AİLE HEKİMİ YETERLİ Mİ: Eski EN ÇOK RANDEVU ŞİKAYETİ GELİsistemde 5 bin sağlık ocağında YOR: Başlangıç ilimiz Düzce’den HER İL KENDİNE ÖZGÜ: Bir il yaklaşık 17 bin hekim görev ya- itibaren Avrupa Birliği’nin EUaile hekimliğine geçmeden pıyordu. Yeni sistemde 20 bin ROPEP standart ölçeğiyle vaönce yapılan çalışmalar, olduk244’ü aile hekimi, 2 bin 246 tandaş memnuniyetinin seyrini ça fazla zaman ve yoğun emek toplum sağlığı hekimi yani top- takip ediyoruz. Aile hekimliğine gerektirdi. İlin aile, nüfus ve lam 22 bin 490 hekim işbaşında. geçişle birlikte memnuniyetlercoğrafi şartları, kırsal kesimde 6 bin 367 aile sağlığı, 961 de de belirgin artış oldu. 2009’da yaşayanların hizmet alma alıştoplum sağlığı merkezi oluştu- yüzde 83, 2010’da ise yüzde kanlıkları gözden geçirildi. Aile hekimliği bölgeleri, ek personel ihtiyacı belirlendi, eksiklikler giderildi, aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak olan binaların fiziki şartları düzenlendi, personel eğitimi, kamuoyu hazırlandı. Uygulamaya ilk geçilen illerde tecrübe eksikliği, yeni problemler, sağlık personelinin konuyu o dönemde henüz sahiplenmemiş olması gibi sebeplerle bazı sorunlar yaşandı. Süreç içerisinde tecrübe kazanılması, uygula-

OCAK

2011

33


85’lik memnuniyet oranına ulaşıldı. 25 soruluk bu ölçekle yapılan araştırma sonuçlarına göre, sağlık ocağı uygulamasına göre aile hekimliğinden memnuniyet daha fazla. En çok aile hekimlerine telefonla ulaşılamaması ve zamanında randevu alınamaması şikayet ediliyor. Bu zayıf alanların geliştirilmesine çalışılıyor.

İLAÇ TÜKETİMİNİ AZALTACAK: Aile hekimliği uygulamasına geçilen illerde, vatandaşlarımızın birinci basamak tercihi yüzde 37’den yüzde 51’e çıktı. Başvurular içinde hastane payı azalıyor. Birinci basamakta muayene sayısındaki artışla birlikte doğal olarak birinci basamakta ilaç tüketiminde de bir artış oluyor. Bununla birlikte hastanelere başvuru oranının azalmasıyla birlikte hastanelerdeki ilaç tüketimi azalıyor. Kişi başı yıllık sağlık kuruluşu başvurusundaki artışın az da olsa devam etmesi, ortalama yaşam süresinin artışı, kronik hastalık yükünün artması gibi sebepler ilaç tüketimini arttıran önemli faktörler. Aile

34

larında ısrar edenler çok fazla. “Eczaneden şu ilacı aldım, bu ilacı yazar mısın” talepleri hala devam ediyor. Aile hekimlerine düşen en önemli görev, koruyucu hizmetlere daha fazla zaman ayırmak olsa da yüklenen görevler nedeniyle bu hizmetlere ayıracak zamanı maalesef kısıtlı. Hizmet önceliği poliklinik hizmetleri olmamasına rağmen uygulamada en çok zamanı ve iş gücünü poliklinik hizmetleri alıyor. Aile hekimliği sadece sihekimliği uygulamasının ilaç tüketimini azaltıcı etkisi özellikle gara ve alkol değil her alanda koruyucu hekimlik yapılabilir. orta vadede ortaya çıkacaktır. Obezite, diyabet, bulaşıcı hastalıklar ve daha birçok konuda. Kirvelik yapan var Sorunların yanında oldukça güDR. HASAN ERAYDIN (AİLE HEKİMLERİ DERNEKLERİ FEDERASYONU-AHEF BAŞKANI) Aile hekimliğinden önce sağlık ocağı uygulamasında bu hizmetler kalabalık bir ekiple sunulurken şimdi bir aile hekimi ve bir aile sağlığı elemanı bu hizmeti büyük bir özveriyle veriyor. Bu sağlık çalışanı açısından düşünüldüğünde ek yükler getiriyor ve avantaj sağlamıyor. Ancak vatandaş açısından büyük avantajları var. Öncelikle her bireyin bir aile hekimi var ve aldığı hizmet kıyaslanmayacak kadar kaliteli. Her zaman aynı hekimle karşılaşması vatandaşımız tarafından memnuniyetle karşılanıyor. Ancak hastaların uygulamaya tam manasıyla uyum sağladığını söylemek zor. Henüz bir aile hekimi olduğunu bilmeyenler çok fazla. Herhangi bir aile hekimine kaydı olmayan bireyler var. Eski alışkanlık-

OCAK

2011

zel anekdotlar da var. Çok sıcak ilişkiler kuruluyor. Örneğin bazı illerde kız istemeye aile hekimleri gidiyor. Kirveler aile hekimlerinden seçiliyor. Düğünlerde aile hekimlerine özel ilgi gösteriliyor. Hiçkimseyle paylaşılamayan özel konular aile hekimleriyle paylaşılıyor.

BİREYİN SAĞLIK AVUKATI Aile Hekimliği sorunları olan daha taze bir uygulama. Bunu ileriki yıllara taşımak ve daha verimli hizmet alabilmek için hepimiz geçmişten gelen alışkanlıklarımızı bir kenara bırakıp aile hekimliğinin evrensel ilkeleri doğrultusunda işe koyulmamız lazım. Ayrıca birinci basamakla, 2 ve 3’üncü basamak sağlık hizmetlerini entegre etmek gerekiyor. Aile hekimliğini klasik hekimlik uygulaması olarak görmemek gerekiyor.


Aile hekimi bireye doğumundan ölümüne kadar bakar ve ailenin sağlık avukatıdır.

KARŞI ÇIKANLAR Sistem dökülüyor, aşılamada sorunlar başladı PROF. MUZAFFER ESKİOCAK (HALK SAĞLIĞI UZMANI) Aile hekimliği sistemi Dünya Bankası’nın dayatmasıyla kuruldu. Halk sağlığı uzmanları olarak biz bu uygulamanın doğru olmadığını kongre kararı olarak Sağlık Bakanlığı’na bildirdik. Aile hekimliğine geçilen ilk 10 il, sağlık ve insani gelişme endeksi açısından sorunsuz illerdi. Uygulamanın toplum sağlığına etkisini değerlendiren bilimsel çalışma yapılmadan tüm Türkiye’ye yayıldı. Yasada 2 bin 500-3 bin kişiye bir aile hekimi verilecek deniyor. Hiçbir ilde bu rakam tutturulamadı. Rakamlar ortalama 3 bin 653 kişiye bir aile hekimi verildiğini gösteriyor. Hala aile hekimliği kadroları boş. Dolasıyla yüzbinlerce insanın aile hekimi henüz yok. Sağlıkta eşitsizlikte bir derinleşme var. Genel olarak durumu iyi olanların (orta ve üst düzeydekiler) sağlık hizmetlerini etkin kullanmakla ilgili pek sorunları yok gibi. Ama sağlık hizmetleriyle ilgili sorunu olanlar, yoksullar, eğitim düzeyi düşük olanlar. Bir grup insan var ki sağlık gereksinimleri olduğu halde ya farkında değiller, ya da gereksinimi olduğu halde parasızlıktan alamıyorlar, hizmet alacakları yeri/aile hekimlerini bilmiyorlar ya da sağlık

algısı farklı. Bunlara birilerinin bilinçle ellerini uzatması gerek. Şu anki sistem sağlık hizmetini sunulan bir hizmet olmaktan çıkardı, başvuruya dayalı hale getirdi. Mesela aşılamada sorunlar başladı. Aile hekimlikleri reçete üretim merkezlerine dönüştü. Toplum sağlığı merkezlerinin durumu çok daha vahim. Dolayısıyla halk sağlığı hizmetlerinde büyük aksamalar var. Sistemin neresinden tutarsanız dökülüyor.

çıkar. Aile hekimliğinin ilk uygulandığı il olan Düzce’de sevk zinciri denendi ilk feryat eden tıp fakültesi oldu. Aile hekimliği maalesef tedavi edici hekimliği ön plana çıkarıyor. Koruyucu hekimliği geride bırakıyor. Biz temelde bunun için sisteme itiraz ettik. İkincisi de aile hekimliği yani birinci basamak sağlık hizmeti kamu hizmeti olması gerekirken, özelleştirildi. Şu anda aile hekimlerinin tek yaptığı günde 100-150 poliklinik.

Sevk zinciri denendi başarısız oldu

Canı isteyen gel bana evde bak diyor

PROF. DR. ÖZDEMİR AKTAN (TTB İKİNCİ BAŞKANI)

ADINI VERMEK İSTEMEYEN AİLE HEKİMİ

Sağlık ocağından farklı bir düze- 22 yıllık hekimim. Aile hekimne geçmedik. Tabelaları değişti lerinden beklenti çok yüksek. aile sağlığı merkezleri oldu. İş- Reklamı çok fazla yapılıyor, valeyiş açısından da fark olmadı. tandaş da gördüğü, duyduğunSağlık ocağı sisteminde ev ziya- dan etkilenip aile hekiminden retleri, koruyucu sağlık hizmet- talep ediyor. Geçenlerde 40 leri mükemmel yapılmıyordu. yaşında bir kadın hasta “Buraya Şimdi de aynı kötülükte devam gelmek istemiyorum. Bir ranediyor. Ev ziyaretleri yapılmıyor, devu alacağım, evime gelinsin” koruyucu sağlık hizmetlerine dedi. Kayıtsız şartsız hastanın yeterli önem verilmiyor. Aile isteğini yerine getirmemiz bekhekimliğinin mantığı sevk zin- leniyor. Aile hekimleri olarak cirine dayanır. Bu konuda hiçbir kamu personeli değil, sözleşadım atılmadı. Çünkü hastane- meliyiz artık. Son çıkarılan ceza lerde performans sistemi uy- yönetmeliğinden tedirgin olgulanıyor. Hastaneler poliklinik- mamak mümkün değil. Günde lerine gelen hastalarla ayakta ortalama 60 hasta görüyorum. duruyor. Hastanelere gidenlerin Kayıt için ev ziyaretlerimiz var yüzde 70-80’inin aile hekimleri- ama evde sağlık hizmeti verne gittiğini düşünsenize... Diğer mek görevlerimiz arasında detaraftan sevk zinciri kurulduğun- ğil. Ama bu konuda vatandaşın da hastalar, sevk etme gereği beklentisi üst düzeye çıkarıldı. duymayan hekimleri döver! Aile Canı isteyen, “Hastayım, gel hekimi sevk ederse de parasını evde bak” diyebiliyor. alamaz. Hekim-hasta kavgası

OCAK

2011

35


Sütte fiyat krizi

Ucuzluk marketlerinde bile en Büyükbaş hayvancılıkta et ve ucuz sütün litresi 1,5-2 lira ara- süt üretimindeki dengenin bir türlü sağlanamaması üreticiyi sında satılırken üretici fiyat-larımağdur ediyor. Önceki yıllarda nın 40-60 kuruşa düşmesi kafa- da süt fiyatları düştüğü için süt ları karıştırdı. Fiyatlardaki düşüş inekleri kesime gitmiş, hayvan karşısında zor günler yaşayan varlığı azalınca da et fiyatları üreticiler ineklerini elden çıkar- yükselmişti. Et fiyatlarını dengelemek amacıyla ithalat kapısı maya başladı. Tarım Başkanlığı açılmış etin kilosu 35-45 liradan ise piyasaya müdahale etme 20-25 TL’ye kadar gerilemişti. kararı aldı. İzmir, Manisa ve Benzer bir durum bugün yine Aydın’dan başlamak üzere gün- yaşanıyor. Et fiyatları gerilediği lük 500 tona kadar süt alımı için et üreticisinin sütçülük yapmaya başlaması sebebiyle sügerçekleştirilecek. tün litresi 50 kuruşa kadar geri-

36

OCAK

2011

ledi. Süt fiyatlarındaki düşüş sebebiyle 2007,2008 ve 2009 yıllarında 1 milyona yakın süt ineğinin kesim için mezbahaya gittiğini aktaran sektör temsilcileri benzer riskin 2011 için de geçerli olduğu görüşünde birleşiyor. Üreticinin bir kilo süt karşılığı bir kilo yem alamadığını belirten Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Fazlı Yalçındağ, çözüm bulunmaması halinde üç yıl önce yaşananların tekrar edeceğini söyledi. Yalçındağ üretici zarar ederken marketlerde sütün litresinin 1,5-2,5 lira-


dan satılmasını anlayamadığını belirtti. Yeni bir süt krizinin kapıda olduğunu dile getiren Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin de hayvancılıkta yaşanan et krizini atlatabilmek için ithalata ağırlık verilmesi sebebiyle süt besiciliğinin alarm verdiğini söyledi. Et besiciliğinden süt besiciliğine kaçış sebebiyle Türkiye’nin süt üretiminde artış görüldüğünü belirten Yetkin, 2011 yılı başı itibarıyla süt üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,6 oranın-

da artarak, 12,6 milyon tona etme kararı aldı. İzmir, Manisa yükseldiğini bildirdi. Yetkin’in ve Aydın’dan başlamak üzere verdiği bilgilere göre üretimde- litresi 50 kuruşun altına düşen ki artışa rağmen tüketim mikta- sütten, günlük 500 tona kadar rı artmayarak 8,6 milyon tonda alınacak. Türkiye geneline kaldı. Yetkin, 2011 yılının ilk 3 yayılacak proje kapsamında ayı için süt üreticileriyle süt sa- alımlar süt tozu tesisi bulunan nayicileri arasında yapılan pro- 17 firma aracılığıyla yapılacak. tokol gereği kilogramı 71,5 ku- Süt alımı için hükümetten, ruştan alınması gereken sütün üreticilere günlük 300 bin lira nisan ayı başlarında 50 kuruşa kaynak aktarılacak. Alınacak kadar düştüğünü kaydetti. sütler, süt tozuna dönüştürüldükten sonra iç pazarda kullanılacak. Süt fiyatlarına müdahale Tire Süt Kooperatifi Başkanı Yaşanan gelişmeler üzerine Ta- Mahmut Eskiyörük, fazla sütün rım Bakanlığı da fiyat düşüşünü piyasadan çekilmesinin, üreticiönlemek içinpiyasaya müdahale yi rahatlatacağını belirtti. Uygulamanın duyulmasıyla fiyatların 5 kuruş arttığı belirtildi. Süt tüketimini ‘siyasiler’ teşvik etmeli Türkiye’de süt üretiminin artırılmasının gerekli olduğunu dile getiren Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Yalçındağ, siyasilerden süt tüketimini teşvik etmelerini istedi. Yalçındağ’a göre kamunun yemek listesine süt ve süt ürünleri girebilir, açılışlarda gazlı içeceklerin yerine süt de konulabilir. Üretimdeki artışa paralel tüketim olmadığının altını çizen Yalçındağ, «İnsanımız süt ve süt ürünlerini tüketmekte fazlaca istekli değil. Kamu kurumlarımız süt tüketimini teşvik etmeliler. Siyasilerimiz toplantılarda süt içmeliler. Bu tür manzaraları görmek istiyoruz. Bu sayede vatandaşın süt ve süt ürünleri tüketme alışkanlığı artabilir.» tavsiyesinde bulundu.

OCAK

2011

37


Dünya’nın ilk yüzen elektrik santrali Tamamı türk üretimi olan, Türk tersanelerinde Türk mühendisleri tarafından imal edilen Dünya’nın ilk elektrik üreten gemileri, filoya dönüşüyor. Karadeniz Holding’in hayata geçirdiği Dosluk Enerjisi projesi tüm dünyanın imdadına koşacak. Dostluk Enerjisi projesinin başlangıcında imal etmiş olduğu

38

elektrik üretim gemileri şuan Basra limanında Irak’a elektrik temin ediyor. Projenin ikinci ayağını hayata geçirmeyi planlayan Karadeniz Holding, Doğan

OCAK

2011

Bey, Rauf Bey, İrem Sultan, ve Fatmagül Sultan gemilerinin yapımına başladı. Bu yüzen dev elektrik santralleri Asya ve Afrika’da elektrikten yoksun olan bölgelere enerji temin edecek. Aynı zamanda dünyanın her neresinde olursa olsun ani enerji ihtiyacı olduğunda bu gemilerin derhal müdahale etme şansı da var. Tamamen yerli sermaye ile üretilen yeni yüzen enerji filoları çok yakın zamanda denizlere açılacak.


“Türkiye’nin en sağlam binası olacak” Bakan Yıldız, Akkuyu’da kurulacak nükleer santral için proje şirketinin, 9 şiddetindeki depreme göre, Türkiye’nin en dayanıklı, en sağlam binasını, yapısını inşa edeceğini bildirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Keçiören Belediye Başkanlığının Kalaba Kent Meydanında, enerji verimliliğine ilişkin düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, Akkuyu’da kurulacak nükleer santral için ilk kazmanın ne zaman vurulacağını sorması üzerine, Japonya’daki depremin ve ve deprem sonrası oluşan tsunaminin etkilerinin ve bunların sebeplerinin, nükleer güç santrallerinde oluşturduğu hasarların izlendiğini, bunların henüz raporlanmadığını, Uluslararası Atom Enerji Kurumu ve TAEK ile beraber bunları an be an takip ettiklerini söyledi.

Güvenlik sistemlerinin tartışılmasını doğru bulduklarını ve bunu Akkuya’da Ruslarla beraber yapılacak teknolojide beraber enine boyuna irdeleyeceklerini ve uygulamasına geçeceklerini ifade eden Bakan Yıldız, şöyle devam etti: ‘’Biliyorsunuz proje şirketi bir açıklama yaptı. Şu ana kadar Türkiye’de 9 şiddetinde deprem olmadı ama 9 şiddetindeki depreme göre, Türkiye’nin en dayanıklı, en muhkem binasını, yapısını gerçekleştirmiş olacak proje firması. Biz de bu konuda lisanslamalar izinler ve denetimle alakalı görevimizi kamu kuruluşları olarak otorite olarak devam ettireceğiz. Şu anda güvenlik önlemlerinin tekrar irdelenmesi, depremle alakalı analizlerin tekrar teyit edilmesi, tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Bunların hepsini tek tek, adım adım yaklaşık 11 başlıkta 88 tane ka-

OCAK

2011

lemi elden geçireceğiz, hem proje firması hem bizler olarak”.

Türkiye’de 9 şiddetinde deprem olmadı ama 9 şiddetindeki depreme göre, Türkiye’nin en dayanıklı, en muhkem binasını, yapısını gerçekleştirmiş olacak proje firması. Biz de bu konuda lisanslamalar izinler ve denetimle alakalı görevimizi kamu kuruluşları olarak otorite olarak devam ettireceğiz.

39


TSE HELAL GIDA BELGESİ VERECEK TSE, ‘helal gıda’ belgesi vererek, Türk şirketlerinin ABD ve İsrail’e ödediği 100 milyon doların yurtta kalmasını sağlayacak. Kurum, ayrıca yabancılara verdiği belgeyle yılda 200 milyon dolar gelir bekliyor. 16-17 Mayıs 2011 tarihinde sertifikayı veren yalnızca 3 ülke yakın ilişkiler kurmamız adına Kamerun’da 33 İslam ülkesinin bulunuyor. Bu ülkeler Malezya, ‘İslam Konferansı Teşkilatı ve katılımıyla yapılan toplantıda Amerika ve İsrail. Bu 3 ülke yıllık Metroloji Enstitüsü’nün (SMI‘helal gıda’ ile ilgili standartlar 1 milyar dolarlık helal gıda bel- IC) 3 yıllık giderini karşılayarak kabul edildi. Aynı zamanda bu gesi veriyor. Türkiye’nin de bu destek olduklarını söyleyen TSE 33 İslam ülkesi Türk Standart- belgeyi verir konuma ulaşması Başkanı Hulusi Şentürk, bu kuruları Enstitüsü’nün (TSE) ‘helal ile yılda 300 milyon dolarlık bir mun yıllık 100 bin dolar civarıngıda’ sertifikası vermesine onay belge geliri olacak. TSE’nin bu da bir masrafı olduğu ve bunu verdi. 930 milyar helal gıda pa- belgeyi verebilmesinin kabul karşılamanın bu belgeyi almazarının bulunduğu dünyada, bu aşamasında İslam ülkelerine larında büyük etkisi olduğunu

40

OCAK

2011


söyledi. Şentürk şöyle devam duğunu hatırlatan Şentürk, Türk rımızla işbirliğimizi geliştirmek etti: “Bu kurumun yıllık maliyeti ihracatçılarının bu sayede sa- istiyoruz. Fiyat rekabeti sayesinbize 100 bin dolar kadar. 3 odalı haya 3-0 önde başlayacaklarını de dünya helal belgelendirme ofisler tutacağız. Bunun yanında ifade etti. Şentürk “Bu aynı za- pazarında çok ciddi bir pay alaçalışacak personelin maaşları- manda ambalaj ve nakliye sek- biliriz. Bu alanda da Türkiye için nı ödeyeceğiz. 3 yılda 300 bin törünü etkiliyor. Dolayısıyla hem ciddi bir dış gelir kapısı olabilir. dolar harcama yapacağız fakat gıda hem ambalaj hem nakliye Maliyeti düşük, geliri yüksek, bunun karşılığında 300 milyon sektöründe yeni döneme adapkatma değeri yüksek bir alan” dolar belge denetimi geliri elde tasyonu diğer ülkelerden daha diye konuştu. edeceğiz. Bunun yanında İslam önce yapmak mecburiyetindeülkelerine helal gıda ihracatı için yiz. Bu yönden biz her türlü işbelge alımı yapan Türk şirketle- birliğine hazırız. İhracatımız belAVRUPA’DA BU BİR REKOR rin belge için ABD ve İsrail’e öde- genin TSE tarafından verilmesi dikleri 100 milyonlarca dolarlık ile birlikte yükselecektir. Ame- AB standartları Türklerle aynı bir belge pazarı mevcut. Bizim rika ve İsrail’in uyguladığı gibi TSE’nin 57 yıldır standardizasyon bu belgeyi vermemizle Türk şir- bürok-ratik engellerin karşımıza konusunda çalışmalar yaptığını ketlerinin İsrail ve ABD’ye öde- çıkmasını önleyecektir” diye kovurgulayan Şentürk, 35 bin cimek zorunda olduğu helal gıda nuştu. varında standartla dünyanın 10. denetim belgesi ücretinin de ve Avrupa’nın 5. büyük kuruluşu önüne geçmiş olacağız.” Şentürk altyapı çalışmalarının hızla Katma değeri yüksek bir alan arasında yer aldıklarını ve 68-69 devam ettiğini hatırlatarak eylül Şentürk, standart ve kalitenin, bin ürün belgelendirmesi yapayından itibaren belge vermeye Türkiye küresel rekabet gücünü tıklarını ifade etti. 70 ülke ve 96 başlayacaklarını sözlerine ekledi. artıracağını vurgulayarak, helal kuruluşla protokol yaptıklarına gıda ile dünya pazarında söz sa- da işaret eden Şentürk, AB stanİhracatımıza olumlu hibi olmak, hatta bu pazarın en dartlarının yüzde 99.5’ini Türk yansıyacak büyüğü olabilmek istediklerini standardı olarak kabul ettikleriHelal gıda pazarının 930 milyar söyleyerek, “Bununla ilgili de ni, bunun AB genelinde de rekor dolarlık çok büyük bir pazar olsanayicilerimize özellikle odala- olduğunun altını çizdi.

OCAK

2011

41


2-B, HÜKÜMET PROGRAMINA GİRDİ

Orman vasfını kaybetmiş arazilerin satışı, hükümet programına girerken, Maliye Bakanlığı konuya ilişkin çalışmalarını sürdürüyor. Yıl sonuna kadar 2-B arazileri tekrar bir araya gelecek. Maliye sonra yeniden gözden geçirileile ilgili teknik çalışmanın bitiril- kaynakları, satış sürecinin yılba- cek. Değişiklik yapılması istenirmesi planlanıyor. Sürecin 2012 şından itibaren başlayabileceği- se peşinat miktarları konusunda yılında tamamlanması hedefle- ni kaydetti. 2-B’lerin satışından rakamlar farklılaşabilir.” diye niyor. Maliye’den edinilen bilgi- ilk aşamada 10-15 milyar lira konuştu. lere göre peşinat miktarının 500 gelir bekleniyor. Altyapı çalışmaları geçen yıl solira olmasında geri adım atıl- Teknik ve saha çalışmasının hazır nunda hızlanan 2-B’lerin satışı madı. Rakam arazinin değerine olduğunu aktaran üst düzey bir seçimler sonrasına bırakılmıştı. göre değişecek. Hangi bedel ekonomi yetkilisi ise “Elimizde- 2012 yılı sonuna kadar tamamüzerinden satış yapılacağı ko- ki çalışmada peşin rakamında lanması öngörülen 2-B’lerin sanusunun ise 2011 sonuna kadar herhangi bir değişiklik yapma- tışından ilk aşamada 10-15 miltamamlanacağı ifade edildi. Dü- dık. Peşinat 500 lira ile başlayıp yar lira gelir elde edilebileceği zenlemeye son şeklini vermek 2 bin liraya kadar çıkıyor. Ancak hesaplanıyor. Milli Emlak Genel için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı çalışma hükümete sunulduktan Müdürlüğü tarafından teknik altile Orman ve Su İşleri Bakanlığı

42

OCAK

2011


olmayan alanları kamu yararı ve kişisel fayda dengesi içerisinde tekrar düzenleyeceğiz.”

Arazilerin Satışı 36 ilden başlıyor 2-B olarak bilinen bu yerlerin satışının kadastro işlemleri tamamlanan 36 ilden başlaması planlanıyor. Müracaat parası için kademeli olarak artan cüz’î bir miktar talep edilecek. Kırsal kesimde tarımsal arazi için başvuru bedeli 500 lira olarak belirlenirken, aynı rakam belediye mücavir alan sınırının dışındaki yerleşim yerlerinde bin TL öngörülüyor. Şehir merkezlerinde yer alan gecekondular için ise 2 bin lira başvuru bedeli üzerinde duruluyor. Taslağın ilk halinde hak sahiplerinden başvuru bedeli olarak 10 bin lira alınması maddesi yer alıyordu. Bu arazilerle ilgili müracaata ilişkin son rakam ise Başbakanlık tarafından belirlenecek. Hazine’ye ait yapısı hazırlanan çalışmada satış alanlar, Türkiye’nin yüzde 23’lük miktarının hangi bedel üzerin- bölümünü oluşturuyor. Orman den yapılması konusunda son vasfını kaybetmiş arazilerin en sözü Başbakanlık söyleyecek. fazla bulunduğu şehirlerin baMaliye’den üst düzey bir yetkili şında Antalya geliyor. Antalya’yı de “Rayiç bedel mi esas alınacak, Mersin, Balıkesir, Ankara, Sakaryoksa Emlak Vergisi mi? Tarım ya, Muğla ve İstanbul gibi şehirarazisi olarak belirlenen bir arazi ler izliyor. ile şehir merkezindeki bir mi kabul edilecek, biz şimdi bu konuda tartışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise önceki gün açıkladığı hükümet programında konuya ilişkin şunları söylemişti: “Orman vasfını kaybetmiş, ihmalle yıllardır fiilî kullanıma açılmış ve kazanılması mümkün

OCAK

2011

En fazla arazi Antalya’da Yapılan ilk tespitlere göre Antalya’da 46 bin hektara yakın 2-B arazisi bulunuyor. Antalya Defterdarı Hidayet Mat, 2-B arazilerinin büyük çoğunluğunu belirlediklerini söyledi. Çalışmaları, Tapu Kadastro ve Orman Bölge müdürlükleri ile ortak yürüttüklerini belirten Mat, “2-B’lerin tescil ve kullanım kadastro çalışmaları son bir senedir devam ediyordu. 2-B ile ilgili çalışmaları tamamlamak üzereyiz.” dedi. İlk belirlemelere göre Antalya’da 31 bin 481 hektar orman vasfını kaybetmiş arazi tespit ettiklerini belirten Mat, imarlı 2-B ile ilgili çalışmaların da devam ettiğini kaydetti. Antalya’da 2-B alanlarının yoğun olduğu Çalkaya ve Göçerler’e henüz girmediklerini aktaran Mat, şu bilgileri verdi: “Yaklaşık 15 bin hektar imarlı arazi ile birlikte Antalya’da toplam 46 bin civarında 2-B alanı var. İmarlı 2-B’lere henüz girmedik. Buralara yönelik tespit çalışmaları da devam ediyor.” Mat’ın verdiği bilgilere göre Antalya’da bilinenin aksine en fazla 2-B arazisi Kepez’de değil, Kaş’ta bulunuyor. Kaş’ta 6 bin 120, Manavgat’ta 5 bin 242 ve Aksu’da ise 4 bin 225 hektar orman vasfını kaybetmiş arazi tespit edildi.

43


Sık sık diyet yapmak doğurganlığı etkiliyor Son yıllarda çoğu kadın hami- içeren diyetlerin hormonal denle kalmakta zorlanıyor ve tıbbî geyi bozarak, yumurtlamayı endestek alarak hamile kalma- gellediğini söylüyor. ya çalışıyor. Bunun sebepleri arasında stresli hayat tarzı öne Dr. Erşahin, sık sık diyet yapma çıksa da uzmanlar en büyük ve tek beslenme biçimi sebeetkenin dengeli beslenmemek biyle hamile kalamayan birçok olduğunu kaydediyor. Kadın hastasının olduğunu ifade edihastalıkları ve doğum uzmanı yor. Erşahin şöyle konuşuyor: Dr. Suat Erşahin, “Ya tek tip bes- “Hastanın kilo dengesinin hızlı leniyorlar ya da ilaç kullanarak değişmesi, gebeliği etkiliyor, zayıflamaya çalışıyorlar. Bu sağ- gebe kalması daha da güçleşiyor. lıksız beslenme, kadınlık hor- Böyle durumda hastayı bekletiyoruz. Belli bir kalori besleme monlarına zarar veriyor.” diyor. veriyoruz. İnsülin mekanizması Kadınlar, hem estetik hem de düzeldikten sonra hasta ancak psikolojik yönden kendilerini hamile kalabiliyor.” daha iyi hissetmek için sürekli bir zayıflama derdi içinde. Sık Uzmanlar, sık sık diyet yapsık diyet yapıyor veya tek tip mayı önermedikleri gibi tek beslenerek formunu korumaya tip beslenmeyi de öngörmüçalışıyor. Özellikle de havaların yor. Yeterli vitamin, mineral ısındığı şu günlerde daha form- ve kaliteli protein alamamak, da görünebilmek adına çeşitli hormonların düzenli ve yeterli yöntemler denenmeye başlan- çalışmasını engelliyor. Kişinin dı bile. Ancak kadınları saran gerekli protein, karbonhidrat bu zayıflık tutkusu birçok sağ- ve yağları alması gerektiğilık sorununa zemin hazırlarken, ni belirten Erşahin›e göre kişi hamile kalmayı da engelliyor. zayıflayacağım derken, kendini Kadın Hastalıkları ve Doğum Uz- daha çok hasta ediyor, vücuduna manı Dr. Suat Süphan Erşahin geri dönülmez hasarlar veriyor. sık sık yapılan veya tek besin Sağlığıyla uyuşmayan zayıflama

44

OCAK

2011

ilacı kullanmak yumurtaya zarar veriyor. Eğer mutlaka kilo verilecekse, uzman kişilerden yardım alınması, kulaktan dolma bilgilere göre hareket edilmemesi gerekiyor. Doğurganlığın artması için sağlıklı beslenin Doğurganlığın artması ve döllenmenin sağlıklı gerçekleşmesi için anne adayı, sağlıklı beslenmeli. Ceviz, fındık, muz, greyfurt, portakal, mandalina, tahıllı ekmek, yoğurt, süt, kivi, soya, bulgur, kereviz, brokoli, bezelye gibi besinler tüketin. Hamile kalınmadan önce ideal kiloya ulaşın. Ancak ideal kiloya ulaşırken asla tek tip beslenmeyin. Hamilelik sırasında herhangi bir hastalık dışında diyet yapmayın. Hamilelik sırasında şeker hastaları uygun bir diyet programı uygulamalı. Doğurganlık yaşını geçirmeden önce (35 yaşına kadar) çocuk sahibi olun.


“Alkol tüketimi kanser riskini artırıyor” Avrupa’da erkeklerde görü- 25’inde ağız, boğaz ve gırtlak len kanser vakalarının yüzde kanserlerinin sebebinin alkol 10’unun, bayanlarda ise yüzde tüketimi olduğu kaydediliyor. 3’ünün aşırı alkol tüketimin- Daha önceki bir araştırmada da den kaynaklandığı belirtildi. Tıp aşırı alkol tüketimi sebebiyle dergisi British Medical Journal dünyada her yıl 400 bin insanın (BMJ)’de yayınlanan araştır- kansere yakalandığı saptanma raporuna göre, İngiltere’de mıştı. Amerika Kanser Derneği 2008’de görülen 300 bin kanser ise, ABD’de kanserden hayatını vakasından 13 bininin aşırı alkol kaybedenlerin yüzde 3’ünün altüketimi ile ilgili olduğu vurgu- kolden kaynaklandığını ortaya landı. koymuştu. Bu konuda en kapsamlı çalışmalardan biri olarak gösterilen araştırma, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Yunanistan, Almanya, Hollanda ve Danimarka’da yaşayan; yaşları 37 ila 70 arasında değişen, 100 bin erkek ve 250 bin bayandan 1992-2005 yılları arasında alınan test sonuçlarına dayanılarak yapıldı. Araştırmada ayrıca, erkeklerin yüzde 45’i, bayanların ise yüzde

oranda arttığına dikkat çeken Allen, alkol kaynaklı kanser vakalarının çoğalmasından endişe ettiğini belirtiyor. Allen, «Eğer alkol kullanıyorsanız, bilin ki sağlık güvenliğinizin sınırlarını zorluyorsunuz. Alkol tüketimini azaltarak kansere yakalanma riskinizi azaltabilirsiniz.” şeklinde uyarılarda bulunuyor.

Bilim adamları bunun başlıca sebebini, alkolün vücutta oluşturduğu kimyasalın DNA’ya zarar vererek kanser riskini arttırması olarak gösteriyor.

Potsdam-Rehbruecke Sağlıklı Beslenme Merkezi’nde araştırmacı Manuela Bergmann ise en çok yaygın ve öldürücü kansere yakalanmanın sebebi olarak alkol tüketimine işaret ediyor.

İngiltere Kanser Araştırma Merkezi’nde çalışan Epidemiyolojist Naomi Allen, gelecek yıllarda alkolden kaynaklı kanser vakalarında artış olacağı yönünde uyarıda bulunuyor. Son yıllarda alkol tüketiminin büyük bir

Aşırı alkol tüketimi ile gırtlak, karaciğer, bağırsak ve meme kanserleri arasında ilişki olduğunu ortaya koyan birçok araştırma sonucu daha önce de yayınlanmıştı.

OCAK

2011

45


Kentsel dönüşüm 200 milyar Osmanlı, dolarlık iş hacmi doğuracak

sokakları nasıl süpürdü? Fatih Sultan Mehmet’in, İstanbul’u fethettikten sonra ilk işi, harap olan bu kutlu kenti imar etmek olur. Kurduğu vakıflar sayesinde şehrin hem mimarisi hem de çevre düzeni büyük bir dönüşümün içine girer. Herkes İstanbul’u temiz bir payitaht haline getirmek için seferber olur. O zamanlar Dersaadet yani mutluluk kapısı denir İstanbul’a. Fermanlarda, temizliğe dikkat edilmesine, yolda, sokakta, meydanda halkı rahatsız edecek çöplerin kaldırılmasına yönelik emirler verilir. Fatih Sultan Mehmed’in hassasiyeti, kendisinden sonra gelen hükümdarlara örnek olur, onlar da şehrin imarına ve temizliğine azami gayret gösterir. Osmanlı’nın temizlik anlayışı tüm dünyaya örnek olur, dillerde dolaşır.

46

Araştırmacı Yazar Mehmet Ma- oğlanlarına temizletir. Sayısı zak ve Fatih Güldal’ın hazırla- bin kadar olan acemi oğlanladığı ‘Tanzifat-ı İstanbul’ kitabı, rı, garip kıyafetleri, matruş ve Osmanlı’dan günümüze temizlik keçe külahlarıyla dikkat çekerler tarihi hakkında bilgi veren özen- hemen. Sokaklardan geçerken li bir çalışma. Geçtiğimiz mayıs “çöp çıkaran, çöp çıkaran!” diye ayında Yeditepe Yayınevi’nden bağırıp halkın çöplerini çıkarmaçıkan kitap, İstanbul’un Türkle- larını beklerler. Arkalarında küfe rin eline geçmesinden bugüne vardır ve küfeleri dolunca çöplekadar olan süreçte tanzîfî yani ri denize atarlar. temizliğiyle ilgili ilginç detaylara yer veriyor. Billurlaşmış Çöp çıkaranlara eskiden ‘Arayıcı şehir kültürünü ve bu şehrin Esnafı’ da denirmiş. Bakın, araAvrupa’ya ve dünyaya örnek ol- yıcı esnafının nasıl bir hikâyesi muş temizlik kültürünü anlatıyor. var: Arayıcı esnafı, kadıdan şehrin süprüntülerini ve konaklardan atık çöpleri toplamak üzeÇöpçüler, devlete para öder- re yıllık ihale alır, çöp topladığı miş mahallenin gelir düzeyine göre Osmanlı İstanbul’unda, sokak- kadıya ücret öder. Çöpleri toplaların ve konaklarda birikmiş dığı için devletten ücret almadıçöplerin temizliğinden kadıya ğı gibi devlete her yıl para verir. bağlı subaşının emrinde çalı- Günümüzde durum tam tersi: şan “Çöpçü subaşı” sorumludur. Belediyeler temizlik işçilerine Çöpçü subaşı, sokakları acemi çalıştığı alana göre ücret ödüyor.

OCAK

2011


Arayıcı esnafın, sepet ve küfe- Dersaadet sokaklarına kadın ‘Kaşıkçı Elması’nı çöpçüler bulmuş lerle topladığı çöplerin sonraki çöpçülerin eli değdi durağı Haliç ve Boğaz kenarla- Birinci Dünya Savaşı’nda erkek- Topkapı Sarayı’nda bulunan rındaki ‘tanzifat iskeleleri’ olur. lerin neredeyse tamamı cep- değeri paha biçilmez ‘Kaşıkçı Çöpler, deniz kenarlarındaki heye gidince Şehremaneti, ka- Elması’nı da çöpçülerden birinin çamur teknelerinde ve tanzifat dın çöpçüler almaya karar verir. bulduğunu anlatıyor Mehmet kayıklarında ayrılır, içinde akçe, Osmanlı’nın nazik yaradılışlı, Mazak. Hikâye şöyle: 1690’lı mangır veya işe yarar başka vefakâr kadınları; kocaları, ba- yıllarda İstanbul’da Eğrikapı şeyler varsa çıkarılır, bunlar ge- baları, amcaları, dayıları, oğulla- çöplüğünde dolaşan arayıcı esnelde çöpçülerin olur. Arta kalan rı orduya yazılınca Dersaadet’in naftan biri, yuvarlak bir taş buatıklar ise kayıklarla Adalar’ın her türlü temizlik hizmetini gör- lur. Yaymacı kaşıkçıya giderek ilerisinde Marmara denizine dö- me gayretine girer. Kimi zaman üç tahta kaşığa değişir. Kaşıkçı götürür, bu taşı bir kuyumcuya külür. O devirde kimyasal atıklar fırıncılık, kimi zaman sütçülük 10 akçeye satar. Kuyumcu, taşı olmadığı için çöpler suda erir gi- yapan kadınlar, bu kez şehir tearkadaşlarından birine gösteder, deniz kirlenmezmiş. 1850’li mizliği için sıvar kolları. rir; kıymetli bir elmas olduğu yıllara, yani Şehremaneti’nin kuTemizliğe kadın elinin değme- anlaşılınca diğeri sus payı ister. rulduğu döneme kadar temizliği siyle birlikte yeni bir dönem Aralarında kavga çıkar. Mesele arayıcı esnaflar üstlenmiş. başlar. Şehrin ana caddelerinin Kuyumcubaşı’ya akseder. KuSoğuk bir kış günü temizlik işçi- her gün süpürüldüğü, temizlik yumcubaşı, kavgacıların eline birer kese akçe vererek taşı alır. leri görev başında. arabalarının muntazaman vaFakat bu sefer de olayı Sadrazife yaptığı temizlik işinde çazam Köprülüzade Fazıl Ahmet lışan 1100 amelenin büyük bir Paşa duyar, taşı kendisi için saÇöp arabaları ilk kez 1854’te kısmının kadınlardan oluştuğu tın almaya hazırlanırken, meyapılır tarihi belgelerde ifade ediliyor. sele padişaha gider. 4. Mehmet 1854’te kurulan Şehremaneti Savaş bittikten sonra, beledibir Hatt-ı Hümayun ile elması (Belediye), şehrin çöp ve te- yeler temizlik işlerinde yeni bir Saray-ı Hümayun’a getirtir ve samizlik işleriyle yakından ilgi- düzenlemeye gider. Günümüz- ray elmastraşına verilir. Eğrikapı lenmeye başlar. Çöp ve çöpçü de belediyeler ihaleyle temizlik çöplüğünde bulunan taş işleninkavramları Şehremaneti’nin ku- firmalarıyla anlaşıyor, maaş kar- ce meydana 48 kratlık nadide rulmasıyla birlikte telaffuz edilir. şılığında İstanbul sokaklarının bir elmas çıkar. Kuyumcubaşı’ya Şehremaneti, 1868 yılında ilk temizliğini işçiler yapıyor. bir kese bahşiş ihsan olunur. kez çöp arabaları yaptırır. Bu dönemde İstanbul’un caddelerinde ve sokak aralarında dolaşan ‘arazöz’ denilen tahta el arabalı çöpçüler, düşük bir ücret karşılığında evlerden çöpleri alır. Çöpü fazla biriken ev kadınları, küçük bir bahşişle birlikte çöplerini belediyede kadrolu olan, resmi kasketli, kahverengi elbiseli bu temizlik görevlisine verir.

OCAK

2011

47


Yerli sinema sektörü rekora koşuyor Son yıllarda başarılı yapımların ardı ardına gelmesiyle Türk sinemasına yönelen seyirci, yapımcıların da yüzünü güldürdü.

Her geçen yıl başarılı yerli ya- Türkiye’de 2006 yılında 34, 2007 pımların ardı ardına vizyona gir- yılında 43, 2008 yılında 51, ekomesi, uluslararası yarışmalardan nomik krizin yaşandığı 2009 ödülle dönen filmlerin sayısının yılında 70, 2010 yılında 66 ve artması, Türk seyircisinin rotasını 2011 yılının ilk 6 ayında 45 Türk da yerli yapımlara çevirdi. filmi vizyona girdi.

Geçen yılı 22 milyonu aşkın seyirci ve 190 milyon 402 bin lira hasılatla kapatan, bu yılın ilk 6 Türkiye’de 2005 yılında vizyona Geçen yıl Türkiye’de toplam ayında 13 milyon 582 bin seyirci giren 29 yerli filmi 11 milyon seyirci sayısı son 20 yılın en ve 119 milyon 704 bin 680 lira 457 bin 34 kişi izlerken, bu yı- yüksek seviyesine ulaşarak, 41 hasılat elde eden Türk sinema lın ilk 6 ayında vizyona giren 45 milyon 534 bin 79 olarak kaydesektöründe yıl sonuna kadar Türk filmini seyretmek için 13 dilirken, bunların yarıdan fazlavizyona girecek 25 filmle gişe milyon 582 bin 764 kişi sinema- sı Türk filmlerine gitmeyi tercih ve hasılat rekorlarının kırılması ya gitti. etti. Geçen yıl 22 milyon 185 bin bekleniyor. 739 kişi sinemaya yerli yapımları Box Office Türkiye’den derlenen İzleyici ve vizyona giren film sa- izlemek için gitti. bilgiye göre, bir dönem özellikle yısının artmasına paralel olarak Hollywood yapımlarının yoğun elde edilen hasılat da her geçen Bu yıl ise 22 milyon 946 bin 735 şekilde izleyici çektiği Türkiye’de, yıl artış gösterdi. 2005 yılında 72 sinema seyircisinden 13 milyon son yıllarda yerli filme yapılan milyon 790 bin lira olan hasılat, 582 bini 764’ü Türk filmlerini yatırımlar, yapımcıların umutla- bu yıl 119 milyon 704 bin 680 izlemeyi tercih etti. Yıl sonuna liraya yükseldi. rını boşa çıkarmadı. kadar vizyona girmesi beklenen

48

OCAK

2011


25 yeni filmle gişe ve hasılat rakamlarında rekor kırılması bekleniyor.

devam filmi ‘’Eyyvah Eyvah 2’’yi cep İvedik 3’’ 30 milyon 172 bin vizyonda kaldığı 25 hafta 3 gün- 270 lira olmak üzere toplam 92 de toplam 3 milyon 931 bin 443 milyon 376 bin 89 lira hasılat kişi izlerken, film 36 milyon 572 elde etti. bin 22 lira hasılat elde etti. ‘’Recep İvedik’’ serisini Mahsun Hasılat ve izleyici sayısı açısın- Kırmızıgül’ün yönetmen koldan ‘’Eyyvah Eyvah 2’’ adlı fil- tuğuna oturduğu 3 film izledi. mi 21 milyon 844 bin 318 TL ile ‘’New York’ta Beş Minare’’ adlı ‘’Aşk Tesadüfleri Sever, ‘’17 mil- filmi 3 milyon 474 bin 459 kişi, yon 272 bin 73 lira ile ‘’Kurtlar ‘’Güneşi Gördüm’’ adlı filmi 2 Vadisi: Filistin’’ izledi. milyon 491 bin 313 kişi ve ‘’Beyaz Melek’’ adlı filmi 2 milyon 32 bin 410 kişi olmak üzere top-’’RECEP İVEDİK’’ lamda 7 milyon 988 bin 182 kişi SERİSİ HASILAT ŞAMPİYONUizlerken, toplam hasılat 65 milŞahan Gökbakar’ın ‘’Recep İveyon 342 bin 984 oldu. dik’’ karakterinin maceralarını anlattığı 3 filmden oluşan seri Mahsun Kırmızıgül’ün filmleriise tüm zamanların en çok izle- nin ardından sinemaya en fazla nen ve en çok hasılat yapan Türk izleyici çeken filmler ise televizyon dizisinin devamı niteliğinde filmi olarak tarihteki yerini aldı. çekilen ‘’Kurtlar Vadisi’’ serisi Vizyonda kaldığı süre boyunca ‘’Recep İvedik 1’’i 3 milyon 325 oldu.

Gişe hasılatı açısından da altın yıllarını yaşayan Türk sinemasının hasılatı 2005 yılında 72 milyon 790 bin 20 lira, 2006 yılında 119 milyon 266 bin 916 lira, 2007 yılında 88 milyon 206 bin bin 842 kişi, ‘’Recep İvedik 2’’yi ‘’Kurtlar Vadisi: Filistin’’ adlı filmi 505 lira, 2008 yılında 171 mil- 4 milyon 333 bin 116 kişi ve 2 milyon 24 bin 383 kişi, ‘’Kurtlar yon 186 bin 425 lira, 2009’da ‘’Recep İvedik 3’’ü 4 milyon 301 Vadisi: Gladio’’ adlı filmi 876 bin 147 milyon 755 bin 564 lira, bin 641 kişi olmak üzere top- 810 ve ‘’Kurtlar Vadisi: Irak’’ adlı 2010 yılında 190 milyon 402 bin lamda 11 milyon 960 bin 599 filmi 4 milyon 256 bin 567 kişi 346 lira oldu. kişi izledi. olmak üzere toplam 7 milyon ‘’Recep İvedik 1’’ 28 milyon 710 157 bin 760 kişi izledi. 3 filmden -YIL İÇİNDE EN ÇOK İZLENEN YİNE bin 632 lira, ‘’Recep İvedik 2’’ 33 toplam 51 milyon 619 bin 819 milyon 493 bin 187 lira ve ‘’Re- lira hasılat elde edildi. BİR TÜRK FİLMİ OLDUBu yıl içinde vizyona giren yerli ve yabancı toplam 282 filmi toplam 22 milyon 946 bin 735 kişi izlerken, yıl içinde en çok izlenen yapım da yine bir Türk filmi oldu. Sinemalarda 7 Ocakta gösterime giren, başrollerini Demet Akbağ ve Ata Demirer’in paylaştığı yönetmen Hakan Algül’ün

OCAK

2011

49


BURSA ARAPLARIN TURİZM BAŞKENTİ Bursa valiliğinin, Arap turistle- amaçla Bursa valiliğinin, 80’li rin, Bursayı ziyaret etmelerini yıllardaki gibi fazla sayıda Arap sağlamak için gerçekleştirdiği turistin Bursa’yı tekrar ziyaret çalışmalar meyvesini vermeye etmesini sağlamak için, yaptıbaşladı. Yirmi iki Arap ülkesinin ğı çalışmaları örnek verebiliriz. üye olduğu Arap Birliği Turizm Bursa Valiliği’nin Arap Birliği Teşkilatı, Bursa’yı 2013 Turizm Turizm Teşkilatı ile birlikte yüBaşkenti ilan edeceğini açıkladı. rüttüğü ‘Ramazan’da Bursa’ya’ projesiyle ilerleyen ilişkiler soArap halkının tatillerini geçirmek nucunda Bursa, Arap dünyasının için en fazla tercih ettikleri ülketurizm başkenti oluyor. ler arasında olan Türkiye, iller bazında da zenginliklerine göre Yirmi iki Arap ülkesinin üye olturizm potansiyellerini kullana- duğu Arap Birliği Turizm Teşkilarak turist çekmeye çalışıyor. Bu tı, 2013 Turizm Başkenti olarak

50

OCAK

2011

Bursa’yı ilan edeceğini açıkladı. Arap halkı Türkiye’yi özellikle tarihi için tercih ediyor. Uzun yıllar Osmanlı Devleti’nin Başkenti olan Bursa’da dönemin önemli bir çok eserine ev sahipliği yapıyor. Osmanlı Devleti’nin tarihini yansıtan Bursa’yı, Arap halkının tekrar eskisi gibi ziyaret etmesi amaçlanıyor. Turizm başkenti ilanının ardından, Bursa’nın turizmde eski parlak zamanına dönmesi bekleniyor.


OCAK

2011

51


52

OCAK

2011


Milli politika372