Issuu on Google+

29 EKİM CUMHURIYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Haftalık Aktüel Siyasi Gazete

29 Ekim 2013

50 krş. Yıl : 1

Sayı : 2

CUMHURİYETİN 90. YILI MARMARADACOŞKUYLA KUTLANDI Cumhuriyet Bayramı 28 Ekim Pazartesi günü saat 13.00’te başlayacak, 29 Ekim Salı günü saat 24.00’te sona erecek. İlimizde Cumhuriyet Bayramı 28 Ekim 2013 Pazartesi günü saat 13.00’de başlayacak, 29 Ekim 2013 Salı günü saat 24.00’te sona erecektir. Ulusal ve Resmi Bayramlar,

Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği gereği Bayramın başlangıç ve bitiş saatleri arasında resmi kurumlar bayraklarla donatılacaktır. Kutlama Programı 28 Ekim 2013, Pazartesi 13.00 Taksim Cumhuriyet Anıtına Çelenk Sunma Töreni 29 Ekim 2013, Salı 09.30 İstanbul Valiliğinde Tebriklerin Kabulü Töreni 09.30 Türk Rical 09.45 Yabancı Rical 10.30 Vatan Caddesi’nde Resmi Geçit Töreni İstanbul Şehir Hatları, 29 Ekim Salı günü açılışı gerçekleşenMarmaray nedeniyle bazı vapur seferlerinde düzenleme yaptı, bazılarını da iptal etti. Şehir Hatları’ndan yapılan açıklamaya göre iptal ve düzenlemeler şöyle: Beşiktaş–Üsküdar 18.00’dan itibaren iptal Üsküdar–Eminönü 18.00 – 21.00 arası iptal Kadıköy – Beşiktaş 17.45 – 20.45 arası iptal Üsküdar – Eyüp 17.40’tan itibaren iptal Eminönü – Sarıyer 18.20 seferi iptal Kadıköy – Kabataş 18.00 – 20.30 arası iptal Adalar – Kabataş arasında 17.00 – 18.15 arasındaki Büyükada kalkışlı seferler, tahliyesini Karaköy’e yapacak. Kısa Boğaz turunda 14.45 – 15.50 saatleri arası Ortaköy uğraması yapılmayacak. Kabataş – Adalar arasında 19.30’da yapılması gereken sefer 20.00’da yapılacak.”

Cumhuriyetin 90. Yılına Yakışır Doğum Günü Hediyesi MARMARAY

CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKAN AÇILIŞTA Sultan Abdülmecid’in 1860’ta ortaya attığı ve ancak 2004 yılında inşasına başlanabilen “Asrın Projesi” Marmaray’ın Üsküdar girişinde düzenlenecek açılış törenine, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile bazı yabancı devlet adamları katıldı. İstanbul Boğazı’nın altından geçecek demiryolu tüneli, Gebze-Söğütlüçeşme ile Halkalı-Kazlıçeşme arasındaki banliyö hatlarıyla birleşecek. Banliyö hatlarının iyileştirilme çalışmaları hala sürüyor. 29 Ekim’deki törenle projenin boğazın altından geçen bölümü açıldı. Marmaray, Kazlıçeşme’den sonra Yedikule’de yeraltına girecek; yeni yeraltı istasyonları olan Yenikapı ve Sirkeci boyunca ilerleyecek, İstanbul Boğazı’nın altından geçip diğer bir yeni yer altı istasyonu olan Üsküdar’dan ilerleyerek, Ayrılıkçeşme’de tekrar yüzeye çıkacak ve Söğütlüçeşme’ye ulaşacak. Bu kesimin uzunluğu yaklaşık 13,5 kilometre olacak. Bugüne kadar binlerce kişinin görev aldığı Marmaray’da bu yılın mayıs ayı sonunda

ekipmanların testi yapılırken, ağustos ayında ise sistemde çalışacak araçların test sürüşü gerçekleştirildi. Her iki yakadaki banliyö hatlarının devreye alınmasıyla Gebze ve Halkalı arası 105, Bostancı ve Bakırköy arası 37, Söğütlüçeşme ve Yenikapı arası 12, Üsküdar ve Sirkeci arası 4 dakika olacak. Gebze-Halda hizmete ze-Halkada bir bir yönde taşıma kapMarfi-

kalı banliyö hattının girmesiyle Gebkalı arasında 2-10 dakisefer yapılacak ve saatte 75 bin yolcu asitesi sağlanacak. maray’da uygulanacak bilet fiyatları, şehir içi ulaşım yatları düzeyinde, 1,95 lira civarında olacak. İstanbulkart, Marmaray’da da geçecek.

Bu arada, Marmaray, istasyonlarındaki sanatsal yapılarıyla da dikkati çekecek. Sirkeci İstasyonu’nun güney girişinde yer alan yürüyen merdivenler, 61 metre uzunluğu ile Tür-

kiye’nin en uzun yürüyen merdiveni olma özelliği taşıyor. “Asrın Projesi” olarak gösterilen Marmaray, 29 Ekim’de gerçekleştirilecek açılış öncesi “Hayaldi gerçek oldu”, “2 kıta 4 dakika” ve “Günde 1 milyon yolcu” gibi çeşitli sloganlarla kamuoyuna tanıtılacak. Hizmete alınması için geri sayımın sürdüğü Marmaray’ın açılışı dolayısıyla hazırlanan 35 saniyelik reklam filmi, 26 Ekim Cumartesi günü televizyonlarda yayınlanmaya başlanacak. Marmaray, şehirlerarası yollar, tünel girişleri, otoyollar ve köprülerdeki ışıklı tabelalarda, mavi zemin üzerine yazılan “Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Marmaray hizmete giriyor”, “Hayaldi gerçek oldu”, 2 kıta 4 dakika” ve “Günde 1 milyon yolcu” gibi sloganlarla tanıtılacak BOĞAZ KÖPRÜLERİNİN TRAFİK YÜKÜ HAFİFLEYECEK Tüm sistemin hizmete açılacağı yıl, zamandan elde edilecek toplam tasarrufun ise yaklaşık 13 milyon saat olacağı hesaplandı. Kent ulaşımı içinde raylı sistemlerin payını artıracak ve İstanbul’un trafik sorununu önemli ölçüde azaltacak Marmaray, İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın yanı sıra İstanbul Metrosu’na da bağlanacak.


2 t Anadoluport Anadoluport

Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kazanılan Milli Mücadele ile tarihte eşine çok az rastlanır bir başarı gerçekleştirilmiştir. Yaşanılan tüm zorluk ve sıkıntılara karşın inanç ve kararlılık örneği olarak kazanılan bu zafer, Milletimize kayıtsız şartsız egemenliği sağlayan Cumhuriyet rejimini armağan etmiştir. Milletimizin Cumhuriyet Bayramı’nı kutlu olsun. Fikret ŞAHİN CHP SANCAKTEPEPE BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI

Büyük Önderimiz Atatürk’ün eşsiz dehasının eseri olan Cumhuriyetimizin 90. Yıldönümünü kutlamanın haklı gururunu ve onurunu yaşamanın sevinci içerisinde; Halkımızın Cumhuriyet Bayramını kutlar, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimizi, gazilerimizi ve isimsiz kahramanlarımızı saygıyla anıyorum. Mehmet YEŞİLYURT CHP ÇEKMEKÖY BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI

Cumhuriyetimizin ilanının 90. yılının büyük coşkusunu yaşadığımız bu günde; Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ve aziz şehitlerimizi şükranla anar, ülkemizin kurulma ve gelişme aşamalarında emeği geçen bütün insanlarımızı minnet duygularımla yad ederek tüm ulusumuzun Cumhuriyet Bayramını kutlar saygılar sunarım. Erdoğan BOZKURT CHP ÇEKMEKÖY BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ADAY ADAYI

SİYASİ GÜNDEM 217 / 29 ekim 2013 Eylül 2013 // 14 Eylül 2013 7Ekim Eylül2013 2013 14 Eylül 2013

Milletimiz Cumhuriyet rejimi ile kazandığı değerleri, toplum hayatının vazgeçilmez unsuru olarak benimsemiş, karşılaştığı sorunları ise Cumhuriyet’e olan sadakati sayesinde birlik ve beraberliğinden ödün vermeden aşmayı bilmiştir. Cumhuriyet; dili, bayrağı, marşı ve başkenti, temel nitelikleri ile ülkesi ve milletiyle bölünemez bütünlüğü ifade eder. Bu haseple bu değerlerimizin sonsuza kadar korunacağının unutulmaması gerekir. Atatürk’ün kuruduğu çağdaş, demokratik ve laik cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatmak her Türk vatandaşının asli görevi olmalıdır. Bu bilinçle tüm halkımızın Cumhuriyet Bayramını kutlar saygılar sunarım. HÜSETİN AVNİ SİPAHİ

Çağdaş, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan ülkemizi, Atatürk’ün gösterdiği hedefe taşıyabilmek ve bu çizgiden kopmadan, ülke kalkınmasını sağlamanın yolunun, O’nun ilke ve inkılâplarının ışığında çok çalışmaktan, birlik ve beraberliğimizi korumaktan geçtiğini hiçbir zaman hatırımızdan çıkarmamalıyız. Bu anlam ve önemle Cumhuriyetimizin 90. yılını kutlar saygılarımı sunarım. Hüseyin KIZILDAŞ CHP ÇEKMEKÖY BELEDİYE MECLİS ÜYESİ

Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 90. yılını kutluyor, cumhuriyet coşkusunu yüreğinde yaşayan herkese, en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Veysel SARAR CHP ÜMRANİYE BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ADAY ADAYI


3

GÜNDEM 21 Ekim 2013 / 29 ekim 2013 7 Eylül 2013 / 14 Eylül 2013

Anadoluport

SHP ve CHP ESKİ İL BAŞKANLARI İSTANBULDA BULUŞTU TOPLANTIDA HANGİ KARARLAR ALINDI?

SHP ve CHP’nin son otuz yılına damga vurmuş eski il başkanları 21 Eylül’de İstanbul’da buluştu. Toplantıda, Mustafa Sarıgül’ün adaylık tartışmasının CHP’yi belirsizliğe sürüklediği, enerjisini tükettiği ve halkta güvensizlik algısının derinleşmesine yol açtığı ifade edildi. Eski il başkanları, toplantı sonunda “Çare CHP’dir, çare örgüttür’’ deklarasyonunda birleşti. Eski il başkanları parti üyelerine de çağrı yaparak “Örgütümüz ayağa kalksın ve partisine sahip çıksın’’ dedi. Mustafa Sarıgül’ün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adaylığı üzerinden başlayan ve bir türlü sonuçlanamayan tartışma, CHP ve SHP’nin eski il başkanlarını da isyan ettirdi. 21 Eylül’de Hill Otel’de bir araya gelen CHP ve SHP’nin eski il başkanları yaklaşık dört saatlik bir toplantı yaptı. Toplantıya aralarında Algan Hacaloğlu, Doğan Öztunç, Ali Özcan, Şinasi Öktem, Mehmet Ali Özpolat, Hasan Fehmi Güneş, Nebil İlseven, Ahmet Güryüz Ketenci, Berhan Şimşek, Cemal Özdemir ve Bozkurt Nuhoğlu’nun da olduğu birçok CHP’li katıldı. Toplantıya yurt dışında oldukları için katılamayan dört il başkanı da destek mesajı yolladı.

Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantıdan edinilen bilgilere göre toplantıda CHP’nin genel gidişatı masaya yatırıldı. Mustafa Sarıgül’ün aday adaylığı üzerinden başlayan tartışmanın bir türlü sonuçlanmaması ve CHP’nin kamuoyu önünde ‘’marka değeri’’nin zedelendiğini söyleyen katılımcılar, “CHP sahipsiz değildir. Genel Başkan bu gidişata dur demelidir’’ görüşünde birleşti. Edinilen bilgiye göre, katılımcılar, “CHP’nin 90 yıllık tarihi, birikimi ve ideolojisi var. CHP, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisidir. CHP, kendi üyesi bile olmayan tek bir kişiye mahkum edilemeyecek denli güçlü ve kökleri derinde bir partidir’’ ifadesini de kullandı. CHP’nin Ankara Söğütözü’ndeki genel merkezi yerine, Hüsamettin Özkan’ın ofisinden yönetilmeye çalışıldığını da vurgulayan katılımcılar, AKP’ci Mahmut Övür ile BDP’ci Koray Çalışkan’ın CHP’ye yön vermeye çalışmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. AKP’ci ve BDP’ci yazarların CHP’yi iktidar partisi karşısında güçsüz düşürmeye çalıştıklarını da ifade eden bazı katılımcılar, ‘’CHP’nin sahipsiz olmadığını, çarenin CHP ve örgüt olduğunu hatırlatmamız şarttır’’ görüşünde birleşti. Bir il başkanı ise “Mahmut Övür AKP’yi, Koray Çalışkan BDP’yi destekliyor. Ama yazılarında Sarıgül’ü övüyor ve CHP’ye getirmeye çalışıyorlar. Bu nasıl bir iştir anlamadım?’’ dedi. Toplantının kişilere karşı değil, yanlış giden bir anlayışa karşı yapıldığını belirten eski il başkanları, “Sayın genel başkan artık

tartışmalara son vermeli ve örgütün önünü açmalıdır’’ dedi. Toplantıya katılan bazı eski il başkanları, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı için ön seçim mekanizmasının işletilmesi gerektiği’’ni de belirtti. Toplantı sonunda “Çare CHP, çare CHP örgütü’’ sloganı etrafında mutabakat sağlayan eski il başkanları, görüş ve önerilerini dile getirmek için Kemal Kılıçdaroğlu’ndan randevu isteme kararı aldı. Heyet, Kılıçdaroğlu randevu verdiği taktirde, 3 kişilik bir temsilci grubuyla Ankara’ya gidecek. Toplantı sonrası değerlendirme yapan bazı eski il başkanları ise Gerçek Gündem.com’a şunu söyledi: “90 yıllık partimiz, bazı kişilerin egolarına teslim ediliyor. 90 yıllık tarihimizde böyle bir süreç yaşanmadı. Yıllardan bu yana iktidar olamadık. Ama halkımız, örgütümüz partimizden vazgeçmedi. Hep destekledi. Şimdi bazı kişiler, kendisini CHP’nin bile üstüne koyma gafletine düşüyor. Ben olmasam CHP tarihi yazılamaz diyor. Bunu kabul edemeyiz. Partimiz ve örgütümüz de kabul etmez. Çare kişiler değil, çare CHP’dir, örgüttür.’’ Toplantıya katılan bir başka eski il başkanı ise şöyle konuştu: “CHP adayını ön seçimle belirlemelidir. Sayın Yüksel Çakmur, 1989 seçimlerinde ön seçimle geldi ve İzmir’i kazandı. Bu önemli bir referanstır. CHP, örgüte emanet edilmelidir.’’

OTOGAZDA ATC VURGUNU! LPG’li araç sahiplerinin araçlarına otogaz istasyonlarında hava mı basılıyor? LPG dolumlarında nasıl hile yapılır? Otogaz’da sahtekarlık nasıl yapılıyor? İşte LPG hakkında tüm detaylar

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 3.2 milyon araç sahibini yakından ilgilendiren LPG ya da otogaz sektöründe yaşanan bir vurgunu ortaya çıkardı. Sanayi Bakanlığı ekipleri, bir süre önce gerçekleştirdikleri operasyonda, LPG bayilerindeki pompa ve diğer cihazları tek tek ‘ölçü ve ayar’ yönünden denetledi. Bazı LPG bayilerinin, otogazın hacmini sıcaklığa göre düzelten kısaca ATC adı verilen cihazı kapattıkları belirlendi. ATC devre dışı bırakılınca müşteriye, 100 birim yerine 93-94 birim otogaz satılıyor. 100 birimlik tahsilat yapılıyor. 6-7 birim doğrudan bayiin kasasına giriyor. Müşteri 6-7 birimlik otogaz yerine ‘hava’ alıyor.

OTOMOBİLE OTOGAZ DEĞİL, ‘HAVA’ BASILIYOR Bazı LPG bayilerinin, otogazın

hacmini sıcaklığa göre düzelten kısaca ATC adı verilen cihazı kapattıkları belirlendi. ATC devre dışı bırakılınca müşteriye, 100 birim yerine 93-94 birim otogaz satılıyor. 100 birimlik tahsilat yapılıyor. 6-7 birim doğrudan bayiin kasasına giriyor. Müşteri 6-7 birimlik otogaz yerine ‘hava’ alıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın, 3.2 milyon araç sahibini yakından ilgilendiren LPG ya da otogaz sektörüyle ilgili son günlerde gerçekleştirdiği denetiminden son derece ilginç sonuçlar çıktı. Sanayi Bakanlığı ekipleri, Türkiye genelinde ‘çapraz denetim’ olarak nitelendirilen, denetim ekiplerinin bulundukları ilden başka bir ile gönderildiği bir operasyon yaptı. Operasyonda, LPG bayilerindeki pompa ve diğer cihazlar tek tek ‘ölçü ve ayar’ yönünden gözden geçirildi. Denetime tabi tutuldu.

MÜŞTERİ, LPG YERİNE HAVA ALIYOR Enerji sektörü uzmanları, LPG’de ölçümün hacimle yapıldığına işaret ederek, “Ölçüm hacimle yapıldığı için sıcaklık dikkate alınarak hacmin düzeltilmesi gerekir. Aksi halde müşteriye daha az otogaz verilir. Bu durumda müşteri yanıltılır” dedi.

ODTU REKTÖRÜ YOL KRİZİNİ ANLATTI tespit davası da açık. 630 çam ağacının nereye gittiğini bilmek istiyoruz. Buradaki tartışma cami yıkmak, ağaç kesmek değildir, yapma şekliyle ilgilidir. Çünkü hepimizin hukuka uyma zorunluluğu var. O PARA BİZE AİT DEĞİL: (Belediyenin ağaç parası ödemesiyle ilgili) Önce ağaçları kesip sonra “Ben değer biçtim, parayı yatırıyorum” olmaz. Bizle görüşülüp, tespit edilip, eğer değer biçilecekse ki para hiç önemli değil bu konuda, onayımızla yatırılan bir para değildir, dolayısıyla süreç bitmeden o para bize ait de değildir. ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet AVM, cami, benzinlik... Acar, belediyenin gece baskınıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, onayalınca endişelendik ve yetkilileri 3 bin ağacın sökülmesiyle ilgili ladığı ODTÜ imar planına, Ankara arayarak böyle bir olay yaşanırsa yasal süreç başlatacaklarını söyledi. problem yaşanacağını söyledik. Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ Rektör ODTÜ arazisiyle ilgili Buna rağmen tatil devam ederken ormanına ve arazisine AVM, benendişelerini, “Problemimiz, ucu açık çitleri yıkarak arazimize girerek zinlik gibi ticari işletmeler ile cami düzenleme, Pandora’nın kutusu. de yapabileceği Düzenleme Ortaklık ağaçları söktüler. Birinci yanlış: Yarın Düzenleme Ortaklık Payı Daha yasal süreç tamamlanmadan Payı (DOP) seçeneğini koydu. Ancak (DOP) formülüyle farklı yerlerin üniversite yönetiminin kabul ettiği araziye girildi. İkincisi, ODTÜ talep edilmesinden endişe ediyoruz” mülkiyetinde olan ağaçlar izin planda bu seçenek yok. Bu nedenle sözleriyle anlattı. rektörlük DOP’a karşı çıkıyor. Bakanalınmadan kesilmiştir. Bu imar ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet lık ise imar planında yapılan revizyonve orman yasalarına aykırıdır. Acar, Ankara Büyükşehir Beleların hiçbirinin planın genel özelliğini, Üçüncüsü, bizim iznimiz olsa diyesi ile yaşanan yol gerilimine ana mantığını değiştirecek nitelikte bile Orman Bakanlığı yetkilililişkin dün basın toplantısı yaptı. olmadığını, planda, İmar Kanunu’nun erinin ağaçları damgalaması ve Acar, 2011’de Çevre ve Şehircilik izin vermesi gerekiyor. Tüm yasal ilgili maddeleri kapsamında “Bu planBakanlığı ile DOP istenmeyeceği daki ana yollar, Düzenleme Ortaklık süreçleri takip edeceğiz. ve kampüsü doğu/batı yönünden Payı olarak bedelsiz terk edilecektir” KAMPANYA HEDEFİ, 300 BİN kesecek olan yolun tünel olarak ifadesinin yer aldığını söylüyor. AĞAÇ: Senatomuz karar aldı. yapılması konularında anlaştıklarını ODTÜ öğrencileri, mensupları, Bu durumun yol geçecek her plan için anlattı. Acar gelişmeleri şöyle geçerli olduğunu, yolun mülkiyetten mezunları tüm doğaseverlerle aktardı: çıkarılması gerektiğini kaydeden birlikte bu haftadan itibarBELEDİYEDEN TATİL GÜNÜ bakanlık, normalde her planda yüzde en ağaçlandırma kampanyası FAKS: “2 Ekim’de bakanlık planın 40’a kadar DOP kesildiğini, burada ise başlatacak. Hedefimiz 300 bin onaylandığını duyurdu. Onayın bu payı kısıtlı tuttuklarını belirtiyor. ağaç. 3 Kasım Pazar günü Eymir kopyası bayram tatilinden önceki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gölü’nde ‘Göl Şenliği ve Ağaç son işgünü olan 11 Ekim’de iletildi. Dikme Bayramı’ düzenleyeceğiz. Melih Gökçek ise ODTÜ’nün itira11 Ekim’de belediyeden de bir yazı zlarından birinin Çevre Bakanlığı’nın GÖKÇEK ENDİŞESİ: Buradaki geldi. Yazıda yol yapımına başlayproblemimiz, Düzenleme Ortak- Konya yolunun altında belirlediği acakları belirtiliyordu. Aynı gün DOP alanlarına ilişkin olduğunu lık Payı, ucu açık, Pandora’nın yine belediyeden gelen yazıda ‘Yolda kutusu. Yarın öbür gün düzenanımsatarak, “Buna itiraz edersin de ağaçların tespit edilmesi gerekiyor, leme ortaklık payı formülüyle yasal olarak bir hakkın yok” görüşünü gelin birlikte tespit edelim’ denildi. farklı yerlerin talep edilmesinsavunuyor. Arife günü okul kapalıyken üniver- den endişe ediyoruz. Bunun da Gökçek: Cezası 2-3 sene! sitemize gelen faksta da ağaçlar Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankara’da ODTÜ ormanıyla ilgili için 211 bin TL bedel biçtikleri tartışmalar sürerken, Büyükşehir nasıl kullanılacağını bilmiyoruz. belirtildi. Belediye Başkanı Melih Gökçek bir Çünkü Belediye Başkanımızın DİYALOGLA ÇÖZÜLSÜN TV kanalında ekrana çıktı. Gökçek geçmişte beyanatları var, DEDİK: Bu kadar çatışma varken “ODTÜ”nün yüzde 40’ını ve gölü ODTÜ’nün bina yapmak için kendi ‘Ben yaptım oldu’ şeklinde değil, ağaçlarını katlettiğini öne sürdü. alacağım” diyor. diyalogla çözülmesini istedik. ERDOĞAN’A YANIT: ( Başbakan Sökülen ağaçların nereye gittiğinin Konuşmadığımız kimse kalmadı. meçhul olduğunu belirten Gökçek, Erdoğan ’ın ‘Yol için gerekirse Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, cami yıkarım’ sözleri sorulunODTÜ içindeki ağaçların 10 yılda Başbakanlık Müsteşarlığı, İçişleri plansız ve kaçak olarak katledildiğini, ca) Ben yaptım olduyla olmaz. Bakanlığı, emniyet yetkilileriyle Burada hukuksuz olan gece yarısı yerlerine de kaçak yapılar dikildiğigörüştük. Ayrıca Büyükşehir Bele- gidip bütün ağaçları yok etmek ni iddia etti. Üniversite yönetimine diye Başkanı ile Cumhurbaşkanı’nın ve nakledilmesi gereken ağaçları seslenen Gökçek, yol planı bozulursa taimatıyla görüşmemiz oldu. 2. yapacaklarını, “ODTÜ’deki kaçak nakletmeden kesmek. Bir gecede görüşmemiz de İçişleri’nin bir dav- 630 çam ağacının nakledilmesi yapıların hepsi için direkt rapor etinde oldu. fiziken mümkün değil. Bu konuda tutarım. O raporun mahkemede cezası 11 Ekim’de belediyenin yazısını 2-3 senedir. Haberleri olsun” sözleriyle dile getirdi.

FİKRET ŞAHİN’E

SANCAKTEPE HALKINDAN TAM DESTEK

ANADOLUPORT

“ARABA SAHİPLERİ DAHA DİKKATLİ OLMALI” Enerji sektörü uzmanları, LPG’li araba sahiplerinin mağdur olmamaları için ne yapması gerektiği sorusunu, “Bir kere LPG tanklarının kapasitesini; aldıkları ve tükettikleri gaz miktarını bilecekler. Bayide, ödediklerinden daha az miktarda LPG girişi olduğunda uyaracaklar” dedi.

Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Elif Yelda ÜNAL Genel Yayın Yöentmeni Celal ÜNAL Üç dönem belediye başkanlığı yaptığı sancaktepeden Cumhuriyet Halk Partisi Belediye BaşkanAday adaylığını açıklayan Fikret Şahin Gittiği her yede halk tarafından sevgiyle karşılandı.Geçtiğimiz hafta bir düğün salonunda toplantı düzenleyerek sancaktepe halkıyla buluşan Fikret ŞahinHer caddesini Her sokağını adım adım bildiği sancaktepe de daha yapılacak çok iş var diyerek projelerinide bir bir Sancaktepe halkıyla paylaşve Çocuklarımıza, gençlerimize eğitim ve öğretimde geniş , çağdaş olanaklar sunmak için ; Kadınların özgürlüğü ve saygınlığı için ; Talana yalana ve imar rantına dur demek için ; Zihinsel ve bedensel engellilerimize destek sunmak için; Sosyal ve Kültürel renklerimizi zenginlik saymak için ; Yaşanılabilir güzel bir ilçeyi birlikte yaratmak ve SANCAKTEPE’yi birlikte yönetmek için ; GÖREVE TALİBİM dedi. İki dönemdir AKP nin kazandığı Sancaktepe yi tekrar CHP ye kazandıracaklarını söyleyen sancaktepe halkı CHP nin kazanması için , Daha yaşanılır bir Sancaktepe için Fikret Şahin’e her türlü desteği vereceklerini söyledi. Bizim Hedefimiz; Demokratik-Katılımcı-Saydam Bir Belediyedir.. Bu Nedenle ; Mahalle Meclislerimiz - Genclik Meclisimiz - Kadın Meclisimiz - Çocuk Meclisimiz Belediyemiz’de sizde Karar Sahibi olacaksınız diyen Fikret Şahin Salondan alkışlarla uğurlandı.

Haber Koordinatörü Celal ÜNAL Halkla İlişkiler Hacı Bektaş ŞAHİN İ.Battal ÖZBAKIR Atıf ORAL Grafik Tasarım Deniz AVŞAR Telefon / Faks 0216 313 93 43 Adres Madenler Mah. Özçelik Sok. No:6 Kat 3 Ümraniye - İSTANBUL Baskı Dergah Ofset/Göztepe mah. Orhangazi cad. No:8 Mahmutbey-Bağcılar/iSTANBUL Tel:0212 489 33 33

bilgi@anadoluport.com Haftalık, yerel, Türkçe yayındır. Köşe yazılarının sorumlulukları yazarlara aittir

www.anadoluport.com


4

YEREL SİYASET GÜNDEMİ

t Anadoluport

21 7 Ekim 2013 / 29/ 14 ekim 2013 Eylül 2013 Eylül 2013

Belediyesi Nişantepe Romanlar Derneği Açıldı Ataşehir Cebit Bilişim Fuarında

Nişantepe’de yaşayan Romanlar’ın kurduğu dernek ilçe protokolünün katıldığı bir törenle açıldı. Çekmeköy’ün Nişantepe Mahallesi’nde yaşayan Romanlar dernek kurdu. Çekmeköy Kaymakamı

Cemal Hüsnü Kansız ve Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz’ın katıldığı açılış töreninde renkli dakikalar yaşandı.

destek için yetkililere teşekkür etmesiyle başladı.

Program, Dernek Başkanı İsmet Kezler’in kendilerine verdikleri

Başkan Poyraz, ilçenin önemli mozaik taşlarından olan Romanlar’ın seslerine hep kulak verdiklerini belirterek, talep edilmesi durumunda geçtiğimiz Hıdrellez’de yapılan toplu düğünün bu yıl da tekrarlanabileceğini söyledi.

KIŞKIRTILMIŞ KORKU, BASTIRILMIŞ MERAK!

Ataşehir Belediyesi Cebit Bilişim Fuarı’nda Ataşehir Belediyesi, “Sosyal Demokrat Belediyeler” tarafından oluşturulan Bilişim Platformu ile Cebit Bilişim Eurasia İstanbul - Bilgi ve İletişim Teknolojileri Fuarı’ ndaki yerini alıyor.

SARIGÜL VE EKİBİNE AÇIK DAVET CHP lideri Kılıçdaroğlu, Şişli Belediye Başkanı Sarıgül ve ekibini partiye davet etti. Sarıgül’ün de 3 Kasım’da dilekçesini vereceği öğrenildi. mının yanıtını göreceksiniz” diye yanıt verdi. Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, CHP’nin istanbulBüyükşehir Belediye Başkan adayı olup olmayacağı tartışılan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve ekibini CHP’ye davet etti. Bölünmüşlük vurgusu yapan Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Biz aynı zamanda bölünme lüksü olmayan siyasal anlayışı temsil ediyoruz. Eğer çağdaş uygarlığı istiyorsak A partisi, B partisi, B hareketi... Bunların dışına çıkmak zorundayız. Türkiye Değişim Hareketi (TDH) var. Hepsini Cumhuriyet Halk Partisi ‘ne davet ediyorum. Ülkenin bu kadar sorunu var ve biz ayrışıyoruz. Herkes öyle bir noktaya geldi ki can çekişiyor biz ayrışıyoruz. Ayrışma lüksümüz yok. Cumhuriyetin ilkeleri bağlamında bir araya gelmek zorundayız.” Sargül’den ilginç tweet Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de Kılıçdaroğlu’nun kendisiyle ilgili açıklamalarından kısa bir süre sonra attığı tweet’te şunları yazdı: “Seçim ekip işidir. En karizmatik, en hatip, en dinamik, en zeki siyasetçi bile olsanız, tek başınıza seçim kazanamazsınız.” Öte yandan CHP yöneticilerinin sürekli iletişim halinde olduğu Sarıgül’ün 3 Kasım’da toplanacak CHP Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesi CHP’ye üyelik için başvuracağı belirtildi. PM üyelerinin oyları ile tekrar partiye üye yapılacak olan Sarıgül için CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun üyelere ‘evet oyu

KEMAL KILIÇTAROĞLU ESKİŞEHİRDE CHP Lideri Kılıçdaroğlu 28 Ekim Pazartesi günü Eskişehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Büyükerşen ile birlikte ‘Canlı Tarih Sergisi’nin açılış törenine katılacak ve sergiyi açacak CHP Lideri Kılıçdaroğlu 28 Ekim pazartesi günü Eskişehir’e gitti ve saat 17.00′de Balmumu Heykeller Müzesi üst katında düzenlenen tören ile Canlı Tarih Sahnesi’nin açılışını yaptı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği projelerle çağdaş bir Cumhuriyet kenti kimliği kazanan Eskişehir’de Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in büyük bir dikkat ve özenle çalışmalarını koordine ederek açılışa hazırladığı ‘Canlı Tarih Sahnesi’ kent halkına olduğuna kadar, Türkiye’ye ve dünyaya da kapılarını açıyor.

Yazarların kalemlerinin kırıldığı bir dönemde köşe yazısı yazmak,tarlada mayına basmadan yürümeye benzer. Sizler gibi bende gezegenimize önce giriş dokuz ay sonrada çıkış yapmış bir canım. Milyarlarca canlı türünden sadece biriyim,kimseye yük olmamak adına;insanların öğütme organı olan dişler üzerine eğitim aldım.Bu yolla para kazanıp kendi konfor alanımı geliştirmek istedim.Halk diliyle kısaca ‘’DİŞÇİ’’ diyebilirsiniz bana.Birde çevreme karşı kayıtlıyım.İşte beni tanıdınız basit biriyim yani. Bir haber gördüm televizyonlarda ‘’düğüncüler otel asansörüne (6 kişilik) kuralına aldırmadan 14 kişi binmişler,facianın eşiği test edilmiş. Korkan çocuklar,feryatlar bildiğimiz gibi. düşündürdü beni;biz neden çocuklarımızı asansörde bile adam yerine koymuyoruz.Onları malımız gibi görüyoruz? Kiloyla tartıyoruz!. cevap (totaliter*) sistemde. Gelenek,GÖRENEK,İNANÇ SARMALINDA.aNNE,BABA,AMCA,DAYI,KÖYÜN İMAMI,MUHTAR,KESTANECİ,KAĞIT HELVACI HEPSİ işin içinde.

İKİNCİ ROMAN DÜĞÜNÜ OLABİLİR

Çekmeköy Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız ve Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, kestikleri pastayı ikram ettikten sonra mahalle sakinleriyle sohbet ettiler.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , Kadın Girişimciler Derneği’nde (KAGİDER) düzenlenen toplantıya katıldı. Kadınları oy vermeme kampanyası başlatmaya davet eden Kılıçdaroğlu “Erkekler, kadın bedeni üzerinden, kadının kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapıyor. Kadınlar neden buna itiraz etmiyorlar? ‘Neden beyler size ne oluyor?’ demiyorsunuz, ‘Kadın üzerinden siyaset yapmaya devam ederseniz ben size oy vermeyeceğim’ deyin” diye konuştu. Çözüm süreci ile ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu “Kan dökülmemesi çok güzel bir olay. Kavga olmaması çok güzel bir olay. Ülkeye huzurun gelmesi çok güzel bir olay ama çözüm süreci nedir, ben bilmiyorum. İçeriği nedir, onu da bilmiyorum” dedi. İBB ve Şişli ilçelerindeki belediye başkan adaylarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, “Önümüzdeki günlerde bütün bu soruların tama-

Serdar CORA

Ataşehir Belediyesi, 24- 27 Ekim 2013 tarihleri arasında düzenlenecek Cebit Bilişim Eurasia İstanbul - Bilgi ve İletişim Teknolojileri Fuarı’na katılarak, belediyecilik hizmetlerinde uyguladığı bilişim teknolojisine dayalı yeni hizmetlerini tanıtacak. Bu yıl 14.’sü yapılan fuarda Ataşehir Belediyesi’nin standı diğer Sosyal Demokrat Belediyelerin de bulunduğu 6. Hall’de yer alacak. CNR Expo’da düzenlenecek fuar 10.30 - 19.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Yeni kurulan bir belediye olmasına karşın bilişim teknolojisine verdiği önem sayesinde kısa zamanda alanında önemli bir başarı yakalayan Ataşehir Belediyesi, katıla-

cağı CEBIT Fuarı’nda; gücünü bilişim teknolojisinden alan yeni hizmetlerini tanıtacak. Bunların başında, ülkemizde ilk kez Ataşehir belediyesi tarafından uygulanan Bilgi Teknolojileri Merkezi (BTM) geliyor. Bu merkezde, çağrı merkezinden ve mobil uygulamalardan gelen talep ve şikayetler tek bir noktada toplanıyor, mahalle ve sokaklara göre konumlandırılıyor, adeta ilçenin röntgeni çekiliyor. Ekrandaki haritadan tüm şikayet ve çözümler takip edebiliyor. Fuarda ayrıca Ataşehir Belediyesi’nin yakın zamanda taşındığı Akıllı Hizmet Binasının özellikleri, Kent Bilgi Sisteminden coğrafi bilgi sistemine, araç takip sisteminden e-belediye uygulamalarına, sanallaştırma teknolojisinden Ataşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM)’nin özelliklerine kadar Belediyenin başarıyla uyguladığı teknolojik uygulamalar tanıtılacak.

endişeniz olmasın. Taşlar İstanbul’da yeniden dizilecek. Artık benim zaferim yok, bizim zaferimiz var” dedi. Sarıgül, yerel seçimlerde sandıkları değişim gençlerinin koruyacağını belirterek ,”64 bin arkadaşımız sandıkları korumak üzere hazırlık yapıyoruz. Pazartesi günü, salı günü bütün öncü arkadaşlarımı, bütün lider arkadaşlarımı bir otelde kampa alacağız. Ve 160 bin arkadaşımızı kampa alacağız. O kampta arkadaşlarımızın sandık başında nasıl davranması gerektiğini eğitimini vereceğiz. Yurttaşlarımız hiçbir parti gözetmeden oylarını veriyorlar. Ama bilgisayarlara bundan sonra değişim gençleri hâkim olacak, değişim kadınları hâkim olacak. Şunu ifade etmek istiyorum ki televizyonlar, bilbordlar onların olsun Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, başkanlığını yaptığı Türkiye İstanbul’un duvarları ve sokakları sizin olsun” şeklinde konuştu.Türkiye’nin her Değişim Harekâtı’nın toplantısına noktasında miting yaptıklarını söyleyen katıldı. Burada konuşma yapan Sarıgül, “AK Parti’ye oy veren yurt- Sarıgül, “ 718 noktaya gittiğimiz zamanda hiçbir parti ayrımı yapmadık. BDP’li, taşlarımız bize oy vermeye hazır. Onlar da değişim istiyorlar, onlar da AK Partili, MHP’li, DSP’li partiler bizi karşıladı. CHP’li belediye başkanlarımız enerji istiyorlar” dedi.Şişli Belediye da bizi karşılamaya başlayacak inşallah” Başkanı Mustafa Sarıgül Türkiye dedi.Mustafa Sarıgül oğulları Emin ile Değişim Harekâtı’nın toplantısına Ömer yanına çağırarak konuşmasına katıldı. Şişli Kültür Merkezi’nde şöyle devam etti. Evlatlarının yüzünü gerçekleşen toplantıda Sarıgül konuşma yaptı.Sarıgül konuşmasın- kara çıkaracak hiçbir iş yapmadığını belirten Sarıgül gözyaşlarına hâkim da, “AK Partili yurttaşlarımız bizi olamadı.Sarıgül, “Allah’ım bana böyle kucaklamaya hazır. AK Parti’ye işlerin hiç birini yaptırmasın. Evlatlarım oy veren yurttaşlarımız bize oy yüzünüzü kara çıkaracak hiçbir şey vermeye hazır. Onlar da değişim yapmadım. Yüzünüzü yer aşağı baktıraistiyorlar, onlar da enerji istiyorlar. cak hiçbir şey yapmadım. Şu ana kadar Saadet Partili, Refah Partili, Millihakkımda açılmış bir tek soruşturma, şu yetçi Hareket Partili yurttaşlarımız ana kadar hakkımda açılmış verilmiş bir bize oy vermeye hazır. Hiçbir tek karar dahi yok. Ben ne yaptıysam endişeniz olmasın. Sizden ricam çoluğumun çocuğumun rızkını helal şu 4 tane AK Parti’ye oy veren uğruna kazanmak için yaptım” diye kardeşimizi ikna edeceksiniz. 4 tane Ak Parti’ye oy veren kardeşimi- konuştu zle beraber olacağız. Ama hiçbir

Mustafa Sarıgül: “AK Partililer Bize Oy Vermeye Hazır”

İlk olarak;dünyamıza çıkış anından üç yaşına kadar ki dönemde neler oluyor ona bakalım. yukarıda sözünü ettiğim güçler büyüdükçe bizi adam yapacak olan bazı duygularımıza saldırıyorlar. Bunlardan ilki birçok canlıda var olan’’KORKU’’ duygusudur ki bizi tehlikelerden korumak için vardır. Cin,şeytan,cehennem,gazap,ayıp,günah,haram,zebani vb.ler aracılığıyla bu duygu istismar edilip,kışkırtılıyor. Sonunda ‘’kamçılanmış’’ korkularımız esir alıyor bizleri. Devamında ikinci saldırı’’MERAK’’ duyumuza geliyor.Sorma,bakma,ayıp,sen bilmezsin,anlamazsın,eski köye yeni adet getirme şeklinde büyürsek bizi ADAM yapacak olan merak duyumuz da bastırılıyor. Sonuç;kışkırtılmış,korkuları bastırılmış,merak duygusuyla köleleştirilmiş insan. Kendisine bir efendi bulmak zorunda olan,kul olmaya aday,edilgen bir insan. Feodal düzen için yapı malzemesi olmaktan öteye gidemeyen,yeminli seçmenler. İçtiği ilacın reçetesini,kullandığı aracın talimatnamesini okumayan yığınlar. 6 kişilik asansörde 14 kişi, 14 kişilik minübüste 27 kişi kabin dolgu malzemesi gibi. Ölüm şekillerimiz; ilkbaharda ‘’mantar zehirlenmesi’’, aralık ayında’’şohben gazı’’,yaz aylarında da ‘’denizde,gölde,derede yada ne üdüğü belli olmayan su birikintilerinde boğulmak’’,tatil bayram vs de’’ trafik kazaları’’, kadınlara özel’’ sevgili yada eski koca bıçaklaması’’,çalışana da ‘’iş kazası’’. Hepsi bizim seçtiğimiz sonuçlardır.Hazırlık aşaması 0-3 yaş aralığında tamamlanmış köle toplum. Yalvarırım çocuklarınızı malınız olarak görmeyin.Onları sizden olduğu için değil can oldukları için sevin.Bırakın orjinal kalsınlar! Onlara sevgi,bilgi,güven verin. Emeğin değerini öğretin,sizlerde öğrenin. Çocuklarınızı büyütürken onlarla sizde büyüyün. *:Totaliterizm; Devletin bir ideoloji adına bütün bireysel etkinlikleri denetlediği,kişisel özğürlüğe yer vermeyen sistemdir.


5

YEREL SİYASET GÜNDEMİ Ekim 2013 / 29Eylül ekim 2013 7 21 Eylül 2013 / 14 2013

Danışan Ailelerle Sağlıklı Nesiller Danışan Aile Korunan Kadın Projesi’nin program ortakları ve iştirakçileri bir araya gelerek yol haritasını çizdi Çekmeköy Belediyesi ve İstanbul Kalkınma Ajansı iş birliğiyle hazırlanan “Danışan Aile Korunan Kadın Projesi” dönemin en büyük sorunlarından biri olan aile içi şiddete dur demeye hazırlanıyor. Ekonomik ve kültürel eğitim, kadın korunma evi gibi birden fazla ayağı olan projede; aile içi çatışmaların, şiddete dönüşmeden iletişim yoluyla çözülmesi hedefleniyor. Aile Danışma Merkezleri ile çalışmaları başlayan projenin iki proje ortağı ve yedi iştirakçi kurumunun yetkililerinin bir araya gelmesi ile yapılan toplantıda, projenin geldiği durum ve yol haritası konuşuldu. Çekmeköy Belediye Başkan Yardımcısı Latif Coşar’ın ev sahipliği yaptığı toplantıya; Anadolu Adalet Sarayı Cumhuriyet Savcısı Arzu Yalçın, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü yetkilileri Emine Üzüm Tan ve Mehtap Akbulut Gökgöz, Çekmeköy Kaymakamlığı’ndan Zehra Özdağ, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Arzu Şahin, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden Kemal Yılmaz, Küçükçekmekce Belediyesi’nden İlmiye Gezer, İBB Kadın Aile Sağlığı Koruma Merkezi’nden Elif Çakır, Çekmeköy Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü ve Proje Koordinatörü Muhammed Sarı, Proje Sosyologu Mehmet Şeref Aslan ve Aile Danışma Merkezi’nde görevli Psikolog Merve Coşkun da katıldı. Sorun Şiddete Dönüşmeden Önlem Alınmalı Proje hakkında genel bir bilgiler veren Başkan Yardımcısı Lat-

if Coşar, “Eğitim, bilgilendirme ve bilinçlendirme üzerine kurulan projeyle kadın ve çocuklar şiddet görmeden bir şeyler yapılması planlanıyor.” dedi. Coşar, aile içi şiddettin polisiye tedbirler kadar psikolojik ve sosyolojik açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Çekmeköy Belediyesi olarak dezavantajlı vatandaşlarımız için yaptığımız onlarca projenin içerisine bir tane daha eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Günümüzün kanayan yarası kadına şiddet konusunu yerel olarak ele almayı amaçladığımız bu projede sorunlar kangren olmadan, kadın yaralanmadan ya da öldürülmeden birşeyler yapılması gerektiğine inandık. Kadına şiddet aile bireylerinin bütünüyle ele alınması gereken bir konu… Babalar, anneler ve çocuklar da düşünüldüğünde nesillerin sağlıklı yetişmesi bu bilinçlendirmeye bağlı. Çıktığımız yolun kısa vadeli bir yol olmadığını biliyoruz. Proje kapsamında açtığımız aile danışma merkezlerinde bulunan sosyolog ve psikologlar görev alacaklar ve kadın, erkek, çocuk herkesin sorularını cevaplayarak, çözüm yolları önerecekler.” Testi Kırılmadan Önlem Alınmalı Anadolu Adalet Sarayı Cumhuriyet Savcısı Arzu Yalçın, kendilerine gelen vakaların sorunun en son noktası olduğunu söyleyerek “Önemli olan testi kırılmadan yani kadın zarar görmeden bir şeyler yapılmalı.” dedi. Aile içi şiddet vakalarındaki sayının bilinenin çok üzerinde olduğunu belirten Savcı Yalçın, bugün başlatılan bu proje ile uzun vadede güzel sonuçlar alınacağını söyledi.

HDP Kongresi’nde Öcalan Mesajı Öcalan mesajında, “71 devrimciliği devlete isyan devrimciliğiydi. 40 yıllık isyandan sonra devletle müzakere önemlidir. Zira devrimci mücadeleler ancak nitelikli bir müzakere süreci ile kalıcı bir şekle dönüşebilir” dedi.“Bu daha başlangıç” sloganıyla yola çıkan HDP’nin 1. Olağanüstü Kongresi Ahmet Taner Kışlalı Salonu’nda devam ediyor.Mesajı okuyan BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, şunları kaydetti:“Değerli kongre bileşenleri öncelikle hepinizi selamlıyor sarf ettiğiniz emeğin demokratik Türkiye’nin inşasında yüksek bir değer oluşturduğunu bilmenizi istiyorum. Kürt özgürlük hareketinin mücadelesiyle ilgili bütün değerlendirmelerim onun başlangıç ve devamındaki temel ilhamını Mahir’lerden almış olmasına ve onların isyanını devam ettirdiğine vurgu yapıyorum. Kürt özgürlük hareketi Türk ve Kürt halkı ile birlikte diğer bütün halkların birlikte mücadele özlemini Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi’nde bile inatla dile getirmiştir. Halkların birlikte ve bir arada ortak mücadelesini geliştirerek özgürlüğe varacağını savunan Türkiyeli yoldaşlarımız Kemal Pir, Hayri Durmuş ve Mazlum Doğan’ın anılarının bu kongrede yaşam bulacağına inanıyorum.

HDP ortak demokrasi mücadelemizde önemli bir tarihsel sapağı işaret etmektedir. Yürüttüğümüz mücadelede yılların birikim ve deneyiminin kaçınılmaz olarak radikal demokrasiye evirileceği elitist ve konformist siyaset anlayışının terk edilerek, tabanı ve halkı esas alarak ortak örgütlenmeyi ikame edecek birikim ve enerjiyi kendinde görmelidir. 71 devrimciliği devlete isyan devrimciliğiydi. 40 yıllık isyandan sonra devletle müzakere önemlidir. Zira devrimci mücadeleler ancak nitelikli bir müzakere süreci ile kalıcı bir şekle dönüşebilir. Söz yetki ve karar mekanizmalarının sokak, mahalle ve kent meclislerine evirileceği yeni bir deneyimi yaygınlaştırmak Türkiye gerçekliğinde büyük rol üstleneceği aşikardır. Bu itibarla hep omuzlarımda hissettiğim bu tarihsel emaneti yeni bir anlayış ile sizlerin üstlenmesi ve yükseklere taşıması dileğiyle kongrenizi kutluyor üstün başarı dileklerimle devrimci selamlarımı gönderiyorum.” HDP EŞBAŞKANLIĞI’NA TUNCEL VE KÜRKÇÜ ÖNERİLDİ Halkların Demokratik Partisi 1. Olağanüstü Kongresi’nde eşbaşkanlık için, İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel ve Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü isimleri önerildi.

Anadoluport

Kanal İstanbul:Bu Proje Unutulmalı! Çılgın Projeler Konferansı’nın gündeminde mega projeler, kentsel dönüşüm ve bu çılgınlığa verilen “yeşil yanıtlar” var. İlk günün konularından biri Kanal İstanbul’un neden yapılmaması gerektiğiydi.

Yeşil Enstitü (Yunanistan) ve Yeşil Düşünce Derneği (Türkiye) tarafından organize edilenÇılgın Projeler Konferansı 26 Ekim Cumartesi günü Taxim Hill Hotel’de başladı. Konferans 27 Ekim Pazar günü Taksim Hill Hotel’de devam edecek. Konferansın açılış konuşmalarını AP Yeşil-EFA Grubu Milletvekili ve Türkiye-AB Karma Parlamenterler Komitesi Eş Başkanı Helene Flautre ve ardından Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (YSGP) Eş Sözcüsü Arif Ali Cangı yaptı. Konferansın ana konuşmasını ise Mega Projeler Ağ Koordinatörü Paola Prieri yaptı. Pierri konuşmasında gereksiz ve empoze edilmiş projelere karşı forum oluşturmanın tarihsel bir gereklilik olduğunu belirtti. Konuşmanın ardından konferansın ilk oturumuna başlandı. Panelin başlığı “Türkiye ve Avrupa’daki Mega Projelere bir bakış” idi. Boğaziçi Üniversitesi Politik Ekonomi Çalışma Grubundan Begüm Özkaynak, Cem İskender Aydın, Pınar Ertör Akyazı ve Irmak Ertör, İtalya’dan Yüksek Hızlı Tren Karşıtı Hareket adına Lisa Ariemma, Romanya’dan Association ARIN’dan Codruta Nedelcu, Bulgaristan’dan, Bankwatch and Centre for Environmental Information and Education temsilcisi Daniel Popov bu panelin konuşmacılarıydı. Verilen öğle molası sonrası ilk panel İstanbul’un kuzeyine inşa edilmesi planlanan, yine çılgın bir proje olarak tanıtılan Kanal İstanbul Projesi ile ilgiliydi. Başbakan Erdoğan’ın tanıttığı Karadeniz ile Marmara denizini birleştirecek kanal projesi, kamuoyuyla paylaşıldığı 27 Nisan 2011 tarihinden itibaren birçok eleştirinin hedefi olmuştu. Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Cemal Saydam’ın Kanal İstanbul Projesi: Bilimsel bir karşı görüş başlığında gerçekleşen sunumu katılıcılardan yoğun ilgi vardı. Marmara: Akdeniz ve Karadeniz’in astımlı çocuğu Deniz bilimcisi olan Saydam, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara denizlerinin özelliklerinden bahsederek “birbirine benzemez üç deniz” diyerek başladığı

Elif Yelda ÜNAL

sunumunda Marmara denizinin özel ADAY LİSTELdurumunu ve Kanal ERİNDE “GENÇLER İstanbul’a neden karşı ve KADINLAR” NE durmak gerektiğini DENLİ YER şöyle özetledi: * Marmara BULACAK! denizinin 25 metrekareYine önseçimli günleri özleyeceğiz. lik üst tarafı Karadeniz suyu, alt tarafı Akdeniz Siyasi partilerin 1990’lı yıllardaki uygulamasuyudur. 25 metrenin larını arar olacağız. Ön seçimle aday belirleme altında oksijen hiç yok yönteminin tarih olduğundan yakınıp duradenecek kadar azdır bu cağız. Her şey genel başkan veya yetkili kıldığı yüzden Marmara, Akdenkadronun iki dudağı arasında şekilleniyor iz ve Karadeniz’in astımlı demekle yetineceğiz. çocuğudur. * Marmara bir havuzdur. Sözüm ona demokrat geçinen partiler bile aynı İstanbul Boğazı bu yöntemle adaylarını belirleyecek. Hatta bir havuzu bir yandan boşaltırken önceki seçimde x partisinin adayını bu seçimde bir yandan da dolduruyor yani bir y partisinde, y partisinin adayını ise x partisinde musluk işlevi görüyor ve dengeyi görebileceğiz. kuruyor. Fakat Kanal İstanbul projesi Ön seçim istiyoruz, atamalara karşıyız, parti içi gerçekleşirse Marmara için ikinci bir demokarisinin kurum ve kurallarıyla uygumusluk olacak ve bu sefer musluk lanması gerekir diye isyan edenler bile siyasi sadece boşaltacak. partilerin genel merkezlerinde atanmak için * Eğer Kanal İstanbul açılırsa ilk 10 kapıları aşındıracak. senede üst suda organik patlamalar Demokrasi kültürü, bu denli farklılığı zenginolacak ve buna bağlı olarak yem liğe dönüştürerek içinde barındırabiliyormuş arttığı için balıklar da artacak. Ancak ama biz bundan bi habermişiz! ikinci 10 senede alt tabakadaki Bu denli karmaşık ilişki ağından, tarih boyunca oksijen bitecek ve dip suyun kimygüncelliğini koruyan daha önemli bir sorun var. ası değişecek, organik patlamalar Hepsi bir yana, toplum olarak, bu ülkede genel artacak ve ilerleyen dönemlerde veya yerel seçimlerde fosilleşmiş beyinlerden dip su Gemlik ve İzmit körfezini de oluşan erkek egemenliği yıkılmadığı sürece kaplayacak. Her lodos esintisi ile gençlerin ve kadınların aday listelerinde yer İstanbul kokacak. Karadeniz havuzu almasını düşünmek hayal. giderek boşalacak ve ekoloji kesinTüzük ve programında demokrat geçinen partillikle değişecek. erde bile, tarihe kalın puntolarla kazınması ge* İstanbul Boğazının ve Marmara’nın reken kapora sistemi uygulanıyor. Adaylar, çek, dünyada başka bir örneği yoktur. senet, nakit gibi cüzdan yöntemiylebelirleniyor. Panama ve Süveyş kanalları Kanal Koltuğa yapışmış belediye başkanlarının yerlerİstanbul için örnek verilemez. ini gençlere bırakarak danışmanlık yapmaları, * Montrö Boğazlar Sözleşmesi deneyimlerinden yararlanılmasına öncülük varken Kanal İstanbul ile kar edietmeleri düşünülmüyor. leceği düşünülemez. Sadece Marmara’da değil Akdeniz Sesli düşünelim; ve Karadeniz’de de ekolojik yıkıma Gençlik gelecektir gerçeğinden korktuğu için, sebep olacak Kanal İstanbul projesikoltuk sevdası kültür(süzlüğ)üyle yetişmiş nin bilimsel bir tarafı olmadığını yöneticiler tepemizden inmedikçe ... çünkü “iki denizi birleştirirken bir Kadının kimliğine konulmuş olan ipoteğin deniz bilimcisine sormak gerektiğikaldırılması ve yaşamın her alanında eşit ve ni” vurgulayan Saydam toplantıyı özgür olabilmesi savaşımının önündeki, köle bitirirken “bu proje hemen unutulveya araç seçenekleri kalkmadıkça ... malı” dedi. Bu ülkede erkek saltanatlığı daha yüzyıllar sürer. Kentsel Dönüşüm ve Yeşil Cevaplar Bu panelin ardından konferans Kent Hareketlerinden Cihan Uzunçarşılı Baysal, Kuzey Ormanları Savunma Platformundan Çare Olgun Çalışkan, Mimar Sinan ÜniversitesindenUğur Dündar, Taksim Platformundan Korhan Gümüş’ün katıldığı Türkiye’deki Çılgın Projeler Işığında Kentsel Dönüşüm başlıklı panelle devam etti. Konferansın ilk günü YSGP üyesi gazeteci Cengiz Aktar, Boğaziçi Üniversitesi, Politik Ekonomi Çalışma Grubundan Fikret Adaman ve Bengi Akbulut, Galatasaray Üniversitesinden YSGP üyesi Haluk Levent ve İstanbul Teknik Üniversitesi ve YSGP’denAhmet Atıl Aşıcı, WWF-Türkiye’den Sedat Kalem’in katıldığı Kalkınmacı Gündem ve Yeşil Cevaplar başlıklı panel ve tartışma ile sona erdi.

29 Ekim Öncesi Gül Yine Rahatsızlandı !

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül soğukalgınlığı nedeniyle Erciyes Dağı’ndaki 4. Hayırseverler buluşmasını iptal etti.29 Ekim kutlamalarından önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün rahatsızlanması önceki y��llarda yaşanan tavırlarını hatırlattı. Telefon / Faks EĞERLİ OKURLARIMIZ; GAZETEMİZ 0216 313 93 43 MARMARA BÖLGEMİZİN GENELİNDE YAYINLANMAKTADIR. İSTANBUL, Adres İZMİT, ADAPAZARI, YALOVA, BİLECİK, Madenler Mah. Özçelik BURSA, BALIKESİR,ÇANAKKALE, Sok. No:6 Kat 3 TEKİRDAĞ, KIRKLARELİ. EDİRNE Ümraniye - İSTANBUL VE BU İLLERİMİZİN MERKEZLERİ VE TÜM İLÇELERİNDE TEMSİLCİLİKLER VERİLECEKTİR. İLGİLENENLERİN HABER SİTEMİZDEN VEYA İLETİŞİM ADRES VE TELEFONLARIMIZDAN BİZE ULAŞMALARINI ÖNEMLE DUYURUYORUZ. EVİNİZDEN İLİNİZDEN BİZİMLE ÇALIŞMAK İSTERMİSİNİZ? HABERİN YENİ ADRESİ ANADOLUPORT

www.anadoluport.com

Düşünmeden edemiyor insan. Bu ülkede kadın örgütleri, her nedense yaptırım gücünden yoksun, seçimlerde siyasi partilere mesaj göndermekle yetinmekten başka ne iş yapar?

Gençlik için farklı mı? Teknolojinin, sosyal medyanın gücüyle ayakta duran bir gençlik. Bir tarafta, düzenin nimetlerinden yararlanan, bilimden, sanattan, kültürden ve yaşamdan bi haber gençlik. Diğer tarafta ise, yarına dair umutlarını yeniden üretime dönüştürmeye çalışan bir gençlik. Bu gençlik, halk hareketlerinde öncü rol oynuyor, örgütlü güç olarak ortaya çıkıyor. Ancak, bu gençlik düzen partilerine mesafeli duruyor, orada örgütlenmiyor. Neden mi? Tepesindeki, fosilleşmiş beyin egemenliğine söz geçiremediğinden. Sonuç? Çaresizlik içinde çare arar gibi söylenip duracak kadınlar; Listelerde yokuz, Kota uygulanıyor, Sömürülüyoruz, Cinsel tacize uğruyoruz, Köleyiz, Araçız... Ne acıdır ki, kadının amaç olma mücadelesinde de en ön safları erkekler işgal ediyor. Cinsiyet ayrımcılığı, bizi değerlerimizden soyutluyor olsa da, toplumun kurtuluşu, kadın-erkek eşitliğinden, kadının kurtuluşu ise, örgütlenmekten geçer gerçeğini seçimden seçime hatırlamakla yetiniyoruz. Örgütlü olmayan kadın, yerel veya genel seçimlerde liste oluşturan merkezi yönetimlere varlığını hissettiremiyor. Örgütlenmeyen kadın güç değildir ve belirleyici olan genel merkez yönetiminin iki dudağı arasından çıkacak sonucu peşinen kabullenmiş oluyor. Örgütlenmeyen kadın sesini duyuramıyor. Örgütlenmeyen kadın gençliği yanında bulamıyor. Bir yerel seçim öncesinde daha, aday listeleri oluşturulurken kendi gerçeğini görmeyen kadınlar ve gençler bilmelidir ki; örgütlenmeyen kadın ve gençlik fosilleşmiş beyinlerin esiri olarak siyaset sahnesinde yer almaya devam edeceklerdir. Bugün siyasi partilerin liste oluştururken yaptıkları gibi, bu acı gerçek, değişim ve dönüşüm olmadığı sürece son bulmayacaktır.


6

TOPLUM ve YAŞAM

t Anadoluport

21 Ekim ekim 2013 7 2013 Eylül/ 29 2013 / 14 Eylül 2013

Kadıköyde Cumhuriyet Coşkusu

Cumhuriyet Bayramı’nı her yıl renkli etkinliklerle kutlayan Kadıköy Belediyesi, Cumhuriyetimizin 90. yaş günü için de renkli ve farklı kutlama etkinlikleri hazırladı. İskele Meydanı’nda 21 Ekim günü geleneksel Meşale Yakma Töreni ile başlayan kutlamalar, Bağdat Caddesi’nde , Bayrak Dağıtım etkinlikleri, Cumhuriyet Ağacı

diyesi’nin 5 bin Türk Bayrağı, meşale ve Atatürk posteri ve renkli ışıklı çubuk dağıtıldığı yürüyüş Bağdat Caddesi Suadiye ışıklardan başladı. Yürüyüş

Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’ün okutacağı Cumhuriyet’e bağlılık andının tekrarlanmasından sonra Caddebostan’da son buldu. açılışı, Araç Konvoyu ve Kadıköy Belediye Gönüllüleri ile Renkli Resmi Geçit töreni, Bağdat Caddesi Cumhuriyete Bağlılık Yürüyüşü ve Volkan Konak Konseri ile devam etti. RESMİ GEÇİT TÖRENİNDE BİR İLK;BAYRAK KIYAFETLİ 2 BİN KİŞİ VE KLASİK OTOLAR Kadıköy’deki kutlamaların en renkli görüntüleri ise Bağdat Caddesi’ndeki kutlamalarda yaşanacak. Bağdat Caddesi kutlamalarının ilk bölümü olan Resmi Geçit Töreni’nde Kadıköy Belediyesi’nin oluşturduğu araç konvoyu ile Kadıköy Belediyesi Gönüllülerinden, iki bin kişinin ay-yıldızlı kıyafetlerle geçişi damgasını vurdu. 29 Ekim Salı günü Sabah saat 10.30 da Bağdat Caddesi Feneryolu ışıklarda yapılacak Resmi Geçit Töreninde, 150 bisikletçi bisikletleri ile İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği üyesi 45 kişi de klasik otomobilleriyle resmi geçit törenine renk katttı. BAĞDAT CADDESİ’NDE CUMHURİYET’E BAĞLILIK YÜRÜYÜŞÜ Kadıköylülerin her yıl büyük bir coşkuyla katıldığı, Geleneksel Cumhuriyet’e Bağlılık Yürüyüşü yine on binleri Bağdat Caddesi’nde buluşturdu. Kadıköy Bele-

Yürüyüş sırasında çeşitli ışık, ses gösterileri ve sahne şovları da sahnelendi.Kutlamaların son etkinliği ise Kadıköy Belediyesi’nin düzenlediği Volkan Konak Konseri. Cumhuriyet’e bağlılık yürüyüşü sonrasında 29 Ekim Salı günü saat 21.30’da Caddebostan sahilde yapılacak konser de Volkan Konak, katılımcılara Cumhuriyet Coşkusunu yaşattı. Üzerinde 90 sanatçı, aydın, yazar ve gazetecinin Cumhuriyet mesajları olan çınar ağacını Başkan Av Selami Öztürk, gazeteci Uğur Dündar, Yılmaz Özdil, Ümit Zileli; tiyatrocu Müjdat Gezen, Enis Fosforoğlu, Tuncay Özinel sanatçı Hakan Aysev ve yazarlarımız Ahmet Ümit ile Sunay Akın birlikte yaptılar. Açılış öncesi Çocuk Sanat Merkezi öğrencilerimiz “barış ve cumhuriyet” konulu şarkı ve marşlar söylediler.

AK PARTİDE ÇATIRDAMALAR BAŞLADI ERDOĞAN GÜLEN SÜRTÜŞMESİ İLÇELERE SIÇRADI Başbakan Erdoğan’la Fethullah Gülen sürtüşmesi ilçelere sıçradı. Gülen cemaatine yakın Fethiye ilçe yönetimi, Erdoğan’a yakın Milletvekili Ali Boğa’ya kazan kaldırdı ve toplu istifa furyası başladı. Sabah saatlerinde başlayan toplu istifalarda AKP’den 30 kişi istifa etti. Başbakan ile Fethullah Gülen arasındaki restleşme teşkilatlara sıçradı. AKP’de parti içi gruplaşmaların hesaplaşması, yaklaşan yerel seçimler öncesi AKP’yi fena sarstı. Fethullah Gülen cemaatine yakın isimlerin oluşturduğu AKP İlçe Yönetimi ile AKP Muğla Milletvekili Ali Boğa’nın “yeniden mücadeleci olarak bilinen grubu birbirlerine girdi. Yaklaşan

yerel seçimlerde aday olacak isimlerin birbirlerine sert muhalefete soyunmaları istifaları da beraberinde getirdi. AKP’li vekil Ali Boğa’nın yeniden mücadeleciler grubunun yerel seçimlerde aday olacak isimleri kendi listesinden belirlemesine karşı çıkan ilçe yönetimi kazan kaldırdı. Çünkü yerel seçimlerde Gülen cemaatine yakın ilçe başkanı Mustafa Ali Türkan’ın AKP’nin adayı olacağı kamuoyuna lanse edilmişti. Sabah saatlerinde başlayan istifalarda Fethiye teşkilatı yönetimsiz kalırken, kadın ve gençlik kolları da AKP’den ayrıldı. İstifaların Muğla’nın diğer ilçelerinde de devam edeceği ise sızan bilgiler arasında. Dün ise hakkariden bir belediye başkanı istifa etmişti

Kocaeli’de Cumhuriyet Coşkusu Koşuyla Başladı

Kocaeli'de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Cumhuriyet Koşusu’nda renkli görüntüler yaşandı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 90. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlediği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun startını verdiği koşuya, AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak, Çayırova Belediye Başkanı Ziyaettin Akbaş, Gençlik ve Sporİl Müdürü Muzaffer Çintımar ve binlerce vatandaş katıldı. Yarışa katılan yaşlı vatandaşlar seyirciler tarafından yoğun destek alırken, yarışa yaklaşık 2 bin kişi katıldı. 3 kilometrelik halk koşusuna katılarak yarışmacılarla birlikte parkuru tamamlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu, Cumhuriyet’in 90. yılında Cumhuriyet’in hak ettiği şekilde kutlamalara başladıklarını ifade etti. Karaosmanoğlu, “Bugün bu ülkede rahat rahat, kardeşçe yaşıyorsak bunu Cumhuriyetimize ve demokrasimize borçluyuz. İşte bir bakıma burada bunun sevincini yaşıyoruz. Bütün halkımızla birlikte Kocaeli’de Cumhuriyetimizi böyle kutlamak istiyoruz. Ben tüm Kocaeli halkını spor yapmaya davet ediyorum. Bütün altyapıları oluşturduk ve devam ediyoruz. Halkımız Kocaeli’nin her yerinde spor yapabilmeli” ifadelerini kullandı.AK Parti Kocaeli Milletvekili

İlyas Şeker ise, “Cumhuriyet’in 90. kuruluş yılı sebebiyle düzenlenen bu koşu daha bir anlamlı oldu. Ülkedeki gelişme ve ilerlemeler, Türk halkının dünya nezdindeki itibarı bu tür çalışmalarla başlıyor. Burada emeği geçen Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve ekibine çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.Yarışa Bursa’dan katılan emekli öğretmen 85 yaşındaki Kasım Kavuşlu ve 73 yaşındaki Aslin Kitap ise büyük ilgi gördü. Her türlü spor etkinliğine katıldıklarını belirten ikili, el ele tutuşarak 10 kilometrelik parkuru koştu. İkiliye koşuyu merakla izleyen seyirciler alkışlarla destek verdi. Koşuyu beğendiklerini belirten ikili, Avrasya Maratonu ve daha birçok yarışa

beraber katıldıklarını dile getirdi. Yarış, 3 kilometre halk koşusu ve 10 kilometre koşusu olmak üzere iki ayrı kategoride gerçekleşti. 3 km’lik halk koşusunda bayanlarda birinci Sümmeye Erol, ikinci Duygu Turgut, üçüncü ise Fadime Sarı oldu. Bu etapta erkeklerde Furkan Boğahan birinci, İsmail Tilaver ikinci ve Serhat Çungatay da üçüncü olarak ipi göğüsledi. 10 km’lik profesyonel koşuya ise aralarında Faslı, Etiyopyalı ve Kenyalı atletlerin de bulunduğu çok sayıda atlet katıldı. Bu koşuda erkeklerde Faslı Youssef Kamali birinci olurken, Milli Atlet Bekir Karayel ikinci, Kenyalı Moses Too da üçüncü oldu. Kenyalı atlet, şuana kadarki en iyi derecesini Cumhuriyet Koşusu’nda elde ettiğini belirterek, sevincini Kocaelililerle paylaştı. 10 km’lik koşuda bayanlarda Sanem Çağlar birinci, Kenyalı atlet Karangu Jedidah Vanjiru ikinci ve Bahar Doğan üçüncü oldu. Yarışmada her iki kategoride ilk 10 dereceye giren tüm atletler, derecesine göre madalya ve nakdi ödül aldı. Her iki kategorinin startı Sekapark Otel önünden verildi ve 10 kilometrelik koşu eski Gölcük Yolu takip edilerek Belde A.Ş önünden sahil şeridine dönüldü. Sahil şeridi boyunca da iskeleyi takip eden sporular, Sekapark alanında koşuyu tamamladı. 3 kilometrelik halk koşusunun güzergahı ise Sekapark alanı içinde gerçekleşti.

Celal ÜNAL ATATÜRK DİYORKİ; Sevgili Vatandaşlar, Bugün Cumhuriyet’imizin kuruluşulunun 90. yıl dönümüdür, kutlu olsun. Yıllar çabuk geçiyor, hem de çok çabuk. Ben ve arkadaşlarım Cumhuriyet’i sizlere emanet etmiş olup, artık ebedi istirahatgahımızdayız. 10 Kasım 1938’den itibaren güzel Türkiye’mizde ve dünyadaki gelişmeler hakkında herkesin kendine göre elbet bir fikri vardır. Tarih, insanlığın gelişmesine ışık tutan, toplumları bir arada tutan değerlerin öneminin her sayfasında kalın harflerle yazılmış olduğu değerli bir kitaptır. Avcı- toplayıcı toplumlarda “artı değer,” yani bugün “üretim fazlası” dediğimiz kavram olmadığından insanlar bugünlerden çok daha farklı koşullarda yaşıyorlardı. Gereksinimlerinin üzerinde bir birikim olmadığından ihtiyaçları ölçüsünde doğadan besleniyor, o zamanki olanaklar çerçevesinde barınıyorlardı. Üretilen fazla malın kimin mülkiyetinde kalacağı gibi bir sorunun olmamasının insanoğluna verdiği rahatlığı kıskanmamak mümkün değildir. Ancak dünya nüfusunun artmasıyla mevcut olanaklar yetersiz kaldığından insanoğlu tarım, ticaret, sanayi, hizmet ve bilgi üretimi düzeyine gelmiştir. Bunun getirisi olarak ta birarada yaşamak ve sosyal kurallara tabi olmak gibi gerçeklerle karşı karşıyayız. İşte bu “birarada yaşamak” kavramı tüm dünya insanlarını olduğu gibi ulusumuzu da ilgilendiren bir öncelik arzetmektedir. Mutlu ve huzurlu “birarada” yaşayabilmeniz için nacizane görüşlerimi sunmak istiyorum.

Benim tarih sahnesindeki rolümü dikkate aldığınızda; kararlılık, cesaret, çok çalışmak, ulusal çıkarları kişisel çıkarlardan üstün kılmak, ulusumuzun ortak paydalarına önem vermek gibi ögeleri herkesin kabul edeceğini düşünüyorum. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in ilanı gibi mucizeleri gerçekleştirirken aldığım ilham Türk Ulusu olmuştur. Buradaki “Türk” sözcüğünü sakın ırki bir ifade olarak algılamayınız. Çünkü daha önce de ifade ettiğim gibi; etnik kökeni ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve yaşatacak olan topluma “Türk Ulusu” denir. Bundan kimse alınmamalıdır. Her birey etnik etnik kökeni ne olursa olsun birinci sınıf vatandaştır. Devletimizin uygulamaları sonucu çeşitli nedenlerle vatandaşların zaman zaman haksızlığa uğradıkları malesef görülmüştür. Ama bu mağduriyet kimseye taşıdığı etnik köken, cinsiyet ya da maddi olanaksızlıkları gereği reva görülmese gerektir. Çünkü “devlet” zaten bir “acı reçete” demektir. Toplulukların bireysel güvenliği gereği oluşturduğu bir AKP Melikgazi Eski İl teliğindeki yazı: güvenerek yap-işlet işçilerden biri Kaykurum olan “devlet”, umumun menfaatlerine Başkan Yardımcısı ve modelli işyerlerini seri’nin yerlisi bir arkSeçim Koordinasyon “Hayırlı günler değerli birbirimizi kırarcasına adaşın evinde oturuyor- öncelik verdiğinden bireylerin çıkarları ister istemez ikinci planda kalmaktadır. Buna Merkezi Başkanı basın mensupları. Ben, rekabetle ihaleden muş 150 TL elektrik Sami Dağ, Kayseri’de Sami Dağ sıkıntılı bir aldık. Kiralarımızın 10 parasını ödememiş.Oda devleti yönetenlerin donanım eksikliği ve kişisel hırsları, toplumu oluşturan bireylerin yaşandığını iddia ettiği durumum söz konukatına çıkacağını bize bak sen işe partiye vatandaşlık ve demokrasi kavramını benimbir takım sıkıntıları ve su olduğundan sizin söylemediniz. Kiraya gelmiş beni çağırttı ‘Bu seyememiş olması, örgütsüz yaşama tarzımız, çeşitli iddiaları içeren sayenizde kamuoyuna verin dediniz veren parayı ödeyeceksin, yapılan haksızlıkların cezasız kalmasının manifesto niteliğinde sesimi duyurabilmek arkadaşlardan Allah’tan yoksa bedir bağlarınyarattığı kanıksama ve bezginlik duygusu da bir yazı kaleme alarak, için bu sıkıntılı durumu- korkmadan çoluğunun- da bağına yaptığın evi “Lütfen Kayseri’ye mu sizlerle paylaşmak çocuğunun rızıklarını yıkarım’ dedi. Bende ‘Bu eklendiğinde, güzel Türkiye’miz bugün hakettiği yerden malesef uzaklardadır. sahip çıkın! Vallaha istiyorum. 02/06/1972 temin ettikleri işyerleryaptığınız Amerika’da koltuğunuzu da yutarlar!” Pınarbaşı doğumluini ellerinden aldınız, ki zenci-beyaz ayrımı Tabi asla umutsuzluğa kapılmamak sözleriyle Başbakan yum. Eskişehir bağları içindeki kiracılara olmuyor mu ayıp’ dedim. lazımdır. Kanaatim odur ki; Cumhuriyet’e ve Recep Tayyip Erdoğan’a gecekondu önleme kazan doğurdu dediniz. Şak ertesi gün İncesu seslendi. bölgesinde ikamet etKiracılar hemen ruhsat Belediye başkanının tali- dedelerinizin kanlarıyla elde ettiiğimiz diğer mekteyim. Aynı zaman- almaya gelince ne ruh- matıyla kepçeler kapıda! tüm kazanımlarımıza sahip çıkacaksınız. Mutlu bir gelecek ve hak ettiğiniz insanca Başbakan Recep Tayyip da 15 yıldır Melikgazi satı kazan öldü dediniz. Bedir bağlarına ve en bir yaşam için; herşeyden önce çok çalışaErdoğan’a “Kayseri’yi belediyesinden alıp İhaleye çıkması gereönemlisi aileme rezil caksınız, farklılıklarınızı ötekileştirmeden korku ve krallık şehri yaptırdığımız yap-işlet- kirken ihaleye çıkmadan oldum! ortak değerlerinizi ön planda tutacaksınız. olmaktan kurtarın” diye devret modelli işyerimde aynı vatandaşa verdiniz. Hukukun üstünlüğü, sosyal devlet ilkesi, seslenen Dağ, 3 AKP’li emlak ve fırın işi ile işti- Vatandaştan aldığınız NUR CEMAATİ Mİ... belediye başkanı, 1 gal etmekteyim. Has bel 10 dönüm tarlaya EsSayın bakanı da kararı- laiklik, demokrasi gibi devletimizin olmazsa olmaz ögeleri yaşamsal öneme sahiptir. Milletvekili olmak üzere kader 4-5 yıl önce Me- kişehir bağlarından 2 da BİMER’e şikayet Bunları iyi öğrenip öğreteceksiniz. Bunun tapu ve encümen üyeleri,likgazi ilçe başkanı Sadi parsel verdiniz. Kanka- ettim, kendini kendine için Atatürk İlke ve Devrimleri size rehber belediye çalışanları dahil Köylü’nün yardımcılığı larınıza 30-35 arsayı şikayet ettim. Belediytoplam 28 kişi hakgörevinde bulundum. gözünüzü kırpmadan eye varıyorum ‘Mafyanın olacaktır. Ülkemizin diğer dünya devletleri kında ‘Tehdit’, ‘Görevi Sayın başbakanın verdiniz. Ruhsatsız ayağına basma’, tapuya ile onurlu bir diyalog içinde olması, “küreselleşme” denen yeni dünya düzeninin(!) kötüye kullanmak’, ‘Çete misyonunun memleketi işyerleri halen çalışıyor. varıyorum ‘Mafyanın aldatmacalarıyla çok uluslu şirketlerin pazarı kurmak’ suçlarından kurtarmak olduğuna Ev altlarına müsaade ayağına bastın’ dükkave vatandaşımızın ucuz iş gücü olmaması Kayseri Cumhuriyet adım gibi emin oldBirde ‘Seçimde söz na geliyorum En son sizin elinizdedir. Unutmayınız ki yabancıların Başsavcılığı’na suç uğumdan, sanki vatanı verdiniz gecekondu da Memduh başkan yol göstermesiyle kalkınmış bir ülke yoktur duyurusunda bulundu. biz kurtaracakmışız önleme bölgesinden ben yokken geliyor gibi S.K.M başkanı rant sağlanmaz mesken müşterilerin yanında ‘Ya ve olamaz. Muhtaç olduğunuz kudret, damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur! Suç duyurusunda buolduğum için oraya koş parası ödemeyecekdavasını çekecek yada lunduğu 28 AKP’li üst buraya koş çalıştık. Tabi siniz dediniz vatandaşı Kayseri’yi ona dar ededüzey yöneticiye sesle- bizde vatandaşta Kay- kandırmış olmuyor ceğiz. Encümen demek nerek, “Siz hangi ceseri’deki teşkilatçılığın musunuz’ dedim; ben demek ben demek Ertuğrul Kürkçü Hastaneye Kaldırıldı maatin adamısınız? Nur bir avuç kral ağabey‘Oğlum aklını başına ahrette göreceğiniz zecemaati mi? Vur cemaati lerimize çalıştığını al sen nereden çıktın o banileri yani zabıtaları mi? Bu kadar cüretkarlık bilmediğimizden zamanlar söz vermişiz bu dünyada başınıza da fazla! ” diye seslenen kahramanca sadece ispatınız var mı kamera musallat edip düşman Sami Dağ, dilekçesinin muhitimde olan birkaç yoktu ,sözümüzü yedik kazanmak istiyorsanız sonunda can güvenliği- yanlışı dile getirdim. bildikleri yerlere gitsinyap-işlet dükkan alın nin olmadığını belirtip Sayın Memduh Büyük- ler’ dediniz. gününüzü görün! savcılıktan koruma talep kılıç ve Sadi Köylü etti. başkanıma 10 yıldır Bir ay geçmeden malu- diyor. Kayseri halkıErtuğrul Kürkçü,HDP’nin Olağanüstü Kongresi’nde Eskişehir bağlarında munuz genel merkez na da saygı sevgileyaptığı konuşma sonrası rahatsızlanarak hastaneye İşte Sami Dağ isimli eski 4-5 baraka büfe ihale- komple yönetimi görerimi sunuyorum T.C kaldırıldı.Hastaneden alınan bilgiye göre bilinci açık ve AKP yöneticisnin kaleme siz çalışıyor. Bizler vden aldı. Sayın Sadi savcılarına güveniyoşu an durumu iyi olan Kürkçü anjiyoya alındı. aldığı o manifesto nibelediyeye sizlere Köylü gitmeden benim rum.”

NUR CEMAATİ Mİ? VUR CEMAATİ Mİ?


7

KÜLTÜR ve SANAT Ekim 2013/ /14 29Eylül ekim2013 2013 721 Eylül 2013

Anadoluport

UNUTULAN BİR GELENEK OLARAK YAZI DİZİSİ 1. BÖLÜM “BAŞ BAĞLAMAK” Anadolu’nun kültür zenginliği, bir medeniyet merkezi olmasından kaynaklansa gerektir. Doğadaki renklerden tutun da dört mevsimin aynı anda yaşanmasına, iklimine, pek sahip çıkılmayan, korunmayan kültür mirasına kadar birçok öğe insanın başını döndürecek zenginliktedir. Anadolu’da bu kültür zenginliğinin insanı mest etmesi onun yüzyıllar boyunca beslendiği kaynakların canlılığından olsa gerektir. Anadolu’yu besleyen toplumların gelenekleri, görenekleri, halayları, ezgileri bugün bile insanda büyük bir heyecana sebep olmaktadır. Biz bu çalışmamızda yerleşik düzene geçiş ile birlikte gelişen teknoloji, hızlı şehirleşme ve benzer sebeplerle unutulan

bir değerimize değineceğiz. Anadolu’da gençleri evlendirmek için aile büyükleri tarafından “kızın, oğlanın veya çocukların ya da gençlerin başını bağlayalım” deyimi kullanılmaktadır. Baş bağlamak deyimi; evlenmek, evlendirmek anlamındadır. Bu, kadın ve erkeğin, evlendikten sonra baş bağlama adı altında giyiminde yapılan, renk ve şeklin değişmesini ifade eden geleneği belirtir. Toplum içerisinde unutulan birçok gelenek gibi baş bağlama geleneği de değişen koşullar sebebiyle unutulmuş ve günümüzde artık ne sebeple söylendiği pek de hatırlanmayan bir deyim olarak kalmıştır. Zaman içinde unutulan baş bağlamanın toplum içerisindeki sosyal ilişkilerin düzenlenmesini sağlayan önemli bir faktör olduğu anlaşılmaktadır. Türkmen giyimi inanç ve geleneği ifade eder. İnanç ve geleneklere göre hazırlanır.

Leyla AKGÜL Kıyafetlerdeki şekillerin, renklerin, sayıların, süslemelerin, takıların ve kullanılan her malzemelerin bir özelliği ve anlamı vardır. Başa bağlanan her şeyin de bir anlamı ve dili vardır. Her yörenin ayrı bir bağlaması olduğu gibi bu baş bağlamalarının da ayrı bir dili vardır. Toplumda giyim ve baş bağlaması adeta bir iletişim aracıdır. Kadının giyim kuşamı, aşiretten aşirete değiştiği gibi bölge ve yörelere, yaşa, ekonomik duruma, kocasının veya babasının statüsüne, mevsimlere, doğum, ölüm ve düğün gibi sosyal olaylara göre de değişiklik gösterir. Giyinmenin ve süslenmenin en önemli bölümü “başlık”tır. Çünkü konargöçer toplumlarda “baş bağlamak” nikâh kıymaktan daha değerlidir. Bu toplumlarda gelinlerin, kızların, nişanlıların, anaların, ninelerin, çocukların ve erkeklerin birbirinden ayrı bir giyim tarzı ve baş bağlaması vardır. Kişilerin giyiminden ve baş bağlamasından onun evli, dul, bekâr, çocuklu-çocuksuz veya yaslı olup olmadığı rahatlıkla anlaşılabilir. Bu durum azalsa da bazı yörelerde geçerliliğini hâlâ korumaktadır.

YENİ ÇIKAN VE EN ÇOK SATANLAR ARAASINDAN SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ

Kendi türümüze haksızlık yapHediyelik dükkanında üç maymayı birakıp bilginin olanaklılığı mun heykeline takıldı gözlerim. konusuna gelelim. Bilgi sürecine Ne kadar mutlular, imreniyorum. bakarsak, sanının algılanması, Dış dünya, düşünme, dil, algı, bilgi sınanması, yorumlanması ve derken bir anda ,kafamın içinde gerekçelendirilmesi basamaklarınkocaman bir dünya taşıdığımı dan bahsedebiliriz. Rasyonalist ya farkettim. Onca gerekçelendirda idealist açıdan baktığımızdan ilmiş, gerekçelendirilmemiş sanı bağımsız olarak, bilgiye ulaşma ile kuşatılmak; aslan terbiyecisi süreci emek ister. Bilimsel bilginin yeteneğine sahip olmayı gerekolanaklılığının zor, değişkenliğinin tiriyor kanımca. Kontrolü kaykolay olduğu da dikkate alındığınbedersek zarar görüyoruz çünkü. da, epistemolojinin geleceği Ya da bilgi; kadehte durduğu gibi hakkında umutsuz düşünceler durmayan rakı gibi, dozu artiçinde buluveririz kendimizi. Ama tıkça çoğalan bir “normalizasyon” farkındalık boyutumuzu arttırırsorununa yol açabiliyor. Burada sak, mutlu olmasak bile, ne kadar Platon’un “yığın”ının, Nietzsche’nin mutlu olduğumuzun farkında “sürü”sünün normalinden bahsedi- oluruz. Bu da yabana atılacak yorum. Farkındalık düzeyi yüksek bir haz değildir. Burada farkında olanların dünyaya yığının pencer- olmaktan kastım; bilgi olgusuyla esinden bakmayacaklarını, bakailintili olarak, değiştiremeyebimayacaklarını söylersek, çok da leceğimiz kavramların olduğudur. iddialı bir laf etmiş olmayız. Çünkü Örneğin; yığın bilimsel bilgiye insan, potansiyel donanımlarıyla ulaşmak için gayret göstermek doğayı değiştirme ve kontrol etme yerine, informasyon ile yetyeteneğine sahip tek canlı türüdür. inmeyi seçer. Ya da toplumun Diğer canlılar, doğanın kuralgeneli için doxa’larla hayat daha larına tabi olmayı seçmiş olsa da, güzeldir. Felsefi bilgi, bireysel insanoğlu fazlasını istemiş ve elde ve toplumsal idealin peşinden etmiştir. Bunu da bilgiyle, bilgiye koşarken, bu direnç noktalarını dayalı praxis ile başarmıştır. Ama yok saymamalıdır. Aksi takdirde aynı zamanda, diğer canlılara öykü- ütopyaların arasında solar gider. nerek yaşamaktan da vazgeçmiyor. Toplumumuzun yüzde seksen beşi Yukarıdaki açıklamalardan, gazete, daha fazlası kitap okumuyor. bilimsel bilginin yöntemine dair, Kültürümüzde “ya benimsin, ya diyalektik bir sürecin gerektiği toprağın” diye bir olgu var. Yani du- çıkarımı yapılabilir. Diyalektik rum budur. Kanımca insan idesini olarak bilginin olanaklılığı, tez oluşturan ögeler, ağırlıklı olarak sta- ve antitez ile ulaşılan sentez ve tiktir. Yoksa onca emek ve koştur- sentezin tekrar tez halini alarak, macadan sonra evlenip hayatlarımız sonraki sentez sürecine katılması “düzen”e girince, bedenlerimizin ile olur. Bu döngü sürer gider. Buevin salonundaki koltukla bütün- radaki antitez’in varlığı ise büyük leşmesini nasıl açıklayacağız? ölçüde, diğer öznelerin bilgisini gerekli kılar. Özneler yoksa di-

Çok Gezen mi Bilir, Çok Okuyan mı? Uğur Selçuk Güneşli

yalektik de genelde olanaksızdır. O halde kaynağı ne olursa olsun (gezme ya da okuma) dağarcığımızdaki bilgiyi, diyalektik bir sürece sokabilirsek dünyamız daha yaşanabilir hale gelecektir. Aksi takdirde epistemopati dediğimiz, dogmatik bilginin esiri olma sorunuyla karşılaşabiliriz. Okuyan bireyi, kitaptan edindiği informasyonu bilimsel bilgi haline getirmedikçe “bilgili” olarak kabul edemeyiz. Ya da gezme sürecinde yaşananların bilgi dağarcığımızı genişletebilmesi için, eleştirel bir yorumla okunması, uslamlanması ve gerekçelendirilmesi lazımdır. Bu süreç sonunda edinilen bilgi, entellektüel bir eklenti haline gelebilir. Çok okuyup, hafızamızda kalanları “dikte ettiren” bir lider olabiliriz. Ya da diyar diyar gezerek, insanları başka mekanlarda tecrübe ettiklerimizle şaşırtabiliriz. Tecrübe ve düşüncelerimize değer veren insanların sayısı çok da olabilir. Ama bunların hiçbiri bilge olduğumuzu göstermez. Bilgelik, sözde ve eylemde tutarlılığı gerektiren ve eğitimle edinilen bir özelliktir. Bu sürecin diyalektik ayağı olmazsa, okuyarak ya da gezerek algıladıklarımızın öğrenme ve benimseme süreci tamamlanamaz. O zaman da anlamadan anlatma ayrıksılığına düşebiliriz. Bu haldeki bilgimiz estetik, hatta etik yönüyle anlam ifade edebilir; ama ontolojik olarak temelsiz ve gerekçelendirilmediği için epistemolojik yönüyle eksik olacaktır.


8 t Anadoluport

217Ekim / 29 ekim 2013 Eyl端l2013 2013 / 14 Eyl端l 2013


Anadoluport 2