Page 1

HAZİRAN AYINDA KK’DA NELER OLDU

Nasıldı? Çok sakin, çok güzel, mutlu mesuttuk mu diyeceğim tabi ki hayır:) Geçtiğimiz ay yoğundu, genel olarak bakarsak protestolar, ikilemler, tartışmalar yanı sıra üyelerimiz neler almış, bugün neler giymiş, kim bugün ne yemiş kaç kilo vermiş gibi konular revaçta. Tabi geyik bölümünü unutmamak lazım her an tetikte olmak lazım sizin adınıza da konu açılabilir:) Nedense hep tartışmalar ilgimizi çekmiştir. Nerede tartışma o forumda soluk alınır bir kişi hedeftir ve 12’den vurmak lazım gelir. Saatlerce yazılır çizilir ortak bir nokta aranır ama nafile. Acaba biz bayanlar “dediğim dedik” miyiz? Biri bugün ne giymiş diye bakar iltifatlar yağdırırken hemen başka bir topikte bakarız ki tartışıyorlar. Yahu adama demezler mi bu ne perhiz bu ne lahana turşusu:)Sinirler gerilmiştir acilen toparlanılmalı eğlenilmedir. Geyik sohbeti ise en iyi ilaçtır. Gidilir espri yapılır gülünür, bir fotoğrafın gizli yeri bulunmaya çalışılır. Ve artık herkes rahattır:) Başka konuya göz atalım. Teşekkürlerimiz sistem değişiminden ötürü silindi bunu hepimiz biliyoruz. Peki, neden üzülüyoruz. Hımm… Sanırım 10.000 teşekküre ulaşana sevgili Editör site kuracak:) Ya da rep azaldı mesaj sayım düştü gibi şikâyetler. Şimdi beni topa tutmayın sakın:) Bunların neden bu kadar önemli olduğunu bir cümle ile duymak isterdim açıkçası. İlköğretimde kanaat notları vardı hocalara takdir veya teşekkür almak için gidilir bir güzel iltifatlar yağdırılır ve istenilen not elde edilirdi:) Acaba burayı bir deneyim bir okul bir staj gibi mi görüyoruz? Ondan mı bu kadar şikâyet. Bana sorarsanız inanın bilmiyorum:) KK’ lı bir üyenin 24 saatinin nasıl geçtiğini merak ediyorum açıkçası. Genelleme yapmıyorum ve hayal kurmaya başlıyorum. Üyemiz sabah uyandı yüzünü yıkadı kahvaltıya kadar bir KK’ ya bakayım dedi. Belki özel mesajı var, belki ziyaretçi mesajı var, belki de teşekkür sayısı düşmüş protestoda konu açacak eyvah:) Yedi içti, dışarı çıkacak hazırlanıyor. Giyindi yanında olan birine fotoğraf makinesini verdi “Fotoğrafımı çek aman ha kafamı alma”. Yanında ki kişi bunu neden istediğini anlamaz ama çeker. Hemen KK’ da “Bugün ne giydiniz” isimli topiğe fotoğraf eklenir ve dışarı çıkılır. Eve dönmenin ayrı bir sevinç ve heyecanı sarmıştır. Acaba beğendiler mi? Nasıl yorumlar geldi? Sonra foruma göz atılır biraz sohbet biraz fikir alışverişi ve uykuya dalış. Ertesi gün küçük farklılıklarla aynı işlem devam eder:) Doğru veya değil dediğim gibi bu benim hayalimde ki bir üyenin günlüğü idi. Hayalime nasıl yorumlar gelecek heyecanla bekliyorum:) Bir de erkek üye sorunumuz var. Aslında bana göre sorun değil. Sanal alemdeyiz sanal bir site ama KK’nın aile salonu üst katta endişeye gerek yok:) Hep nasıl yok ederiz nasıl fark ederiz bunların üzerine konuşuluyor. Peki, bir de neden geliyorlar acaba bunu düşünelim. Erkekler kadınları tanımakta güçlük çekiyor neden? Çünkü biz değişkeniz, duygularımız fikirlerimiz ruh halimize göre hemen değişiverir. Bir erkekte bunu anlayabilmek için bizim sitemize gelir. Hımm, bu pek inandırıcı gelmedi bana da:) Belki de bayanları A’ dan Z’ ye tanımak için geldi, bırakın tanısın yahu belki birkaç aya kalmaz hemcinsimiz olacak, ürkütmeyelim:) KK aslında çok eğitici bir site. Çeşit çeşit insan, farklı fikir yapıları veya yazı stilleri var. Benim üstünde duracağım konu ise yazı. Ben yeni kelimeler öğrendim. Mesela “yha” . Bu ne demek biliyor musunuz? Eğer bu soruya cevap veremiyorsanız yazıklar olsun, siz Türkçemizi öğrenememişsiniz:) Bildiğimiz bağlaç olan “ya” olmuş mu size “yhaa” . Şaşırdım ama kabullendim. Ben yaşlı mıyım acaba dedim. Hatta emin olmak için nüfus kâğıdıma baktım hayır yaşlı değilim ben. Ama bu dili öğretmedi ailem


bana. Okutmadılar mı beni? Evet, okuttular ama ben Türkçe öğrendim. Dilimize ne oluyor demeyeceğim çünkü bu hale getiren de bizleriz maalesef. Merak ediyorum “ya da” bağlacı nasıl kullanılır acaba? “yha dha” olarak mı? İmdat bana bu dilin adını söyleyin. Türkler hangi dili kullanıyor diye sorarsanız artık vereceğim cevap “Yhaa bilmiyorum” olacaktır:) Bir sonra ki ay yeni gözlemlerim ile görüşmek üzere. Gününüz sakızlı muhallebi, yarınınız KK’ lı olsun:)

TEMMUZ AYINDA KK’DA NELER OLDU

Geçen ay neler mi oldu. Aslına bakarsak çok şey oldu. Temmuz ayının ilk 11 günü burada değildim ama gün be gün haberleri, gelişmeleri telefon aracılığı ile aldım. Sanmayın ki gözümden bir şey kaçar asla. Bu sayıda öncelikle değinmek istediğim ve üzerinde önemle durmak istediğim konu üyeler ve arkadaşlar. Sanıyorum sanal âlemin saydamlığına güvenip çoğu zaman kendinden farklı, sıra dışı, şekilci tabir-i caizse ukala diyelimJ kişiler olabiliyor(Sakın ola alınmalar olmasın genelleme yapıyorum). Sonuç gene kavga. Nerede mi? Protesto, cinsellik vs. Ne zaman biz özelimizi yatağımızı bir web sayfasına yatırmaya başladık? Ne zamandan beri bu normal karşılanmaya başladı? Peki, neden bunlardan benim haberim yok? Evet diyeceksiniz ki erkek üye bunların çoğu. Dikkatinizi çekerim “çoğu”, peki geride kalan azınlık. Bir bayan neden merak eder diğer evde ışıklar karardı mı neler oluyor, bir bayan neden merak eder başkasının özelini? Yarış mı yapılacaktır.

-

Hamdi, Hamdi diyorum kalk ! Ne oldu hanım? Topikte okudum diğerlerini geçmemiz lazım yarın foruma yazacağım yiğidim diye senden bahsedeceğim göğsümü kabartacağım.

Veya

-

Cabbar, sen bana yüzük alacaksın bir de pantolon alacaksın, birde gece mum ışığında yemek yiyeceğiz. Neden hanım? Yüzük ve pantolonu “Pembe Dolap”a, mum ışığında ki yemeğimizi “KK günlük”e, ışıklar karardıktan sonrasını “Cinsellik +18” e yazacağım. Hanım Allah akıl fikir versin! Yok bey, üyeler rep versin, papatyayım orkide olmayı hedefledim.

Bu mudur yani? Bu merakın sebebi sadece bu mu? Peki, evli olmayanların merakı neden diyeceksiniz? Sahi neden? Keşke sorma lüksüm olsaydı da sorabilseydim. Sonrası ne mi? Cinsellik bölümü şikayet edilir, görevliler vazifelerini yapsın böyle saçma konular olmaz denilir. Denilir denilmesine lakin en çok cevap yazılan konularda hep bunlardır. Dakika da gelen cevap sayısını takip etmek mümkün olmamakla beraber OFT’de motor hızıyla akmaktadır. Peki kızıyorsak neden cevaplıyoruz?


Cevaplıyorsak neden kızıyoruz? Çok mu soru sordum ne! Cevabı bende bilmiyorum ama biraz bilmişlik tasladım değil mi:)

Gelelim diğer bir konuya, din! Ne var ki aynı ülkenin aynı dinin çatısı altında yaşayan bizler neden bu konuyu bile konuşamıyoruz. Konuşamıyoruz çünkü tartışıyoruz. Peki, önce insanlığa saygı göstersek. Önce insan sonra tercihleri desek bu gözle baksak acaba konuşmak için bir adım atmış olabilir miyiz? Ama yok ben tartışırım ben buyum demeye devam edersek konuyu açanın konusuna kalpli bir kilit vurulur taraflar ceza alır, konuyu açanda yönetimi protesto eder:) Süreç bu çünkü. Her gün yaşadığımız adeta bizim için dejavu olmuş bir süreç.

Şimdi bahsedeceğim konudan ise yönetim harici üyelerin bilgisi yok. Ama ben bahsetmek istiyorum. Anti – teşekkür! Nedir bu? Bir üyenin yorumlarını beğenmezsen basacaksın anti-teşekküre. Ama yorum yapmayacaksın. Tartışmaları azaltır mı diye düşündük. Yapılsa mı acaba dendi. Çoğumuz da yapılmaması tarafıydık. Neden mi ? Sitenin kapsamından çok puanlarına önem verildiği sürece, mesaj sayım düştü siteyi terk-i diyar ediyorum dedikçe, rütbem düşmüş diye protesto açtıkça ve bu devran böyle dönmeye devam edecekse anti-teşekkür gibi bir kavram KK’da oturamaz. Bu sefer gene tartışmalar çıkacak ve yorumlar devam edecek, sorun çözülmediği gibi bir yenisi daha eklenecek. Tartışmayı öğrendiğimiz gün nitelikli üyeler artmış demektir. Önce konuları kullanmayı öğrenelim, gereksiz mesajlarla alakası olmayan bölümlere fuzuli mesaj yazmayı bırakalım, tartışmadan uzak duralım belki bir gün bizimde anti-teşekkürümüz olur.

Ama geçen ay olan en önemli konu benim için bunlar değildi, olmayacakta. Delphin’imdi en önemlisi. Yazımda bahsetmek istemiyordum ama adının geçmeden bu yazının bitmesini kendi adıma bir ayıp olarak gördüm. 6.Haziran ve sonrasında hiç yanmayan online bir ışık. Ama onun adına konuşulan birçok yazı. Böylesi iyi değildi, herkesin özlemlerini içinde yaşaması dileğiyle. Bugününüz sadece samimi, içten, gerçek dostlarla yarınınız KK’lı olsun:)

AĞUSTOS AYINDA KK’DA NELER OLDU

Mutlaka bir ay gelecek ve ben geçtiğimiz ay sakin bir aydı diyeceğim, inancım var gerçekten ya da kendimi kandırıyorum. Protesto bölümü kapandı, siyasette kavgalardan kurtulduk rahat bir nefes alırız artık diyorduk ki hoop başımıza din çıktıJ Konu mezhep farklılıkları. Şimdi x mezhebi olsan ne olur, y mezhebi olsan ne olur sonuçta hepimiz insanız, bayanız, gelip kaynananı çekiştir, kocanı şikâyet et, oyun oyna, el


emeklerine bak vs. Niye illa gerginlik. Zaten son dönemde çok belirgin kavga çıkan konu ve kişiler. Artık bir konu açıldı mı bahis açsak biliriz falanca gelecek kavga çıkacakJ Sonuç gene aynı kurallar gereği ban. Ama bu sefer farklı bir şey oldu. Bir kaçı KK’nın kopyası olan ama kalitesi yerle yeksan olan bir topluluğa karışıp bir de reklama çalıştılar. İşte geçtiğimiz ay en çok kızdığım olay buydu. 65.000 üyesi olan bir siteye göz dikilir ama gözü çıkarılamaz. 3-5 kişide göz koyamaz, tüm bayanlar alırız oklavaları elimizeJ Bir de malumunuz Kazen abimiz siteden bir süre gitti. Ama görüyorum ki onun yokluğunda siteye daha çok sahip çıkmamız gerekirken sanki daha çok dağıttık. Sorumsuzca hem de. İşlem yapmaya korkar oldu arkadaşlar. Üyelerden azar yer duruma geldik ziraJ KK’nın kıymetinin anlaşılması için bir teklif sunmayı planlıyorum ama tasarı aşamasında.

1- Ariel reklamını hatırlarsınız. Tekrar geri dönmesini ve 10 gün boyunca 24 saat ekranda kalmasıJ 2- 1 hafta KK’nın süresiz yayına ara vermesiJ Belki o zaman kıymetini anlarız da daha güzel kullanır, daha iyi iletişimler kurarız. İletişim demişken, çok merak ediyorum çevresinde üyeler nasıllar? Burada ki gibiler mi? En ufak bir şeyde sinirlenip

-

“kızzıımmmm çok konuşma çok gördüm senin gibileri yhhaa” “bana bak siteye şikâyet etcem seni terbiyesiz. . . . . . . . . . . “

Not: Diyalogdaki telaffuz hataları tarafımdan gözlemlerime dayanılarak bilerek yapılmıştır. Şimdi bu örnekte ilk şahıs suçlu, ikinci kişi seni şikâyet edeceğim diyor ama sonunda küfürü basıyorJ Acaba bunları işyerinde ya da komşuluk ilişkilerinde yapabilirler mi? Yapamazlarsa neden burada? Neden burası? Başka yer mi yok? Gene çok soru sordum değil miJ Bu aralar güzellik bölümü de ilgimi çekmeye başladı. Sanmayın ki kremden karışımdan bahsedeceğimJ İdrar… Evet, yanlış duymadınız. Konu bu. O kadar şaşırdım ki. İdrarı sürüyorsun ama dolunayda kurtlar ulurken bıldırcınlar tüy dökerken kuşlar göçerkenJ E-ee ne oluyor? Tüylerden kurtuluyorsun. Yahu ben zaten iki cırt cırtta kurtuluyorum neden pis bi’şeyi süreyim bir de dolunayı bekleyeyim bir de kurt adama dönüşme korkusu yaşayayım. İşin ilginci bu konu tutmaz dedim takibe aldım ama konu bir doldu ki sormayın. Ciddi ciddi sorulmuş yapılmaya hazır yani. Düşündüm acaba bende bir konu açıp bir tarif versem yapan çıkar mı? 1 adet suda haşlanmış ayak tırnağı, evlenmemiş bir kızın hiç giymemiş eteğinin kumaşından 2.34 cm parça, 1 adet muhabbet kuşu dışkısı(özellikle cilde birebirJ) bunları karıştırıp sürüyorsunuz ve uyuyorsunuz yalnız 11 saat uyuyacaksınız ne az ne fazla tam 11 saat. Ve Madonna gibi genç kalacaksınız desem ne olur acabaJ


Benim ne kadar hayvan sever olduğumu beni tanıyanlar yakinen bilirler, naçizane önerimdir ki kavgaydı gürültüydü yerine gelin biraz sevgimizi paylaşalım. Hayvan sevgisi bambaşkadır. Bu bölüm biraz fazla kişisel oldu farkındayım ama yazı benim söz benim beğenmezseniz topumu alır giderimJVe biricik oğlum Badem 30 Ağustos Zafer Bayramında 1 yaşına girdi. KK’da benden daha çok fotoğrafı vardır kendisininJDer ve bu ay ki yazıma burada son veririm. Not: Bu dergiyi hacklemeye kalkmayınız, çocuk parkı 1 üst sokakta kalıyorJ Bugününüz bol güllaçlı yarınınız bol KK’lı olsun.

EYLÜL AYINDA KK’DA NELER OLDU!

Sonbaharın gelişi havaların hafif serinlemesi, yaprakların sararması, uçuşması bilumum hayvanların son kızgınlık dönemi ciyaklamaları derken düşündüm ki biz de sakin oluruz sanırım, ama hep yanıldım:) Bilirsiniz ki Türk insanı aslında dehalık derecesinde bir beyne sahiptir. Bir yasak gelir ya hemen onun açığını yakalarız. Ne alaka diyeceksiniz ki şuraya bağlayacağım. Protesto bölümü kapalı biliyorsunuz. Ama kapalı olur mu bir sürü protestoluk konu birikti hem acilen içini boşaltmalı insan! Ne yapar peki Türk insanı… Gider “Bir derdim var” bölüme hem dertliyim hem protesto ederim der:) Sanki yasak aslında hiç konmamışta öyle bir rahatlık. Bahar rahatlığı:) Sonrasında dikkatimi çeken en çok şey konulara gelen yorumlar. Konuyu açan kişinin hayatı sanki “Yasemin’in Pencere”sinde masaya yatırılmış gibi irdeleniyor, sorular soruluyor, olmadı kişi yargılanıyor infaza kadar gidecek neredeyse! En çok örneğini cinsellik bölümünde görüyorum. Misal, X kişisi bir konu açıyor diyor ki;

-

Y isimli sevdiğim adamla beraber oldum, ama evlenmeyi düşünmüyorum, şimdide başkasını seviyorum ama gözüm ara sıra Y’ye de kaymıyor değil. Bundan W isimli kişide rahatsız ama Z isimli kişinin haberi yok :)

Böyle karmaşık bir dallasvari konu geliyor önümüze. Ve ne mi oluyor yorumlar tavan yapıyor.

-

Ayıp ayıp, yatacak yerin yok senin Aferin kardeşim yürü kim tutar seni… Bide profilinde bekâr yazıyor açtığın konuya bak rezil seni. Karışmayın kıza kaçıncı yüzyıldayız…

Bunlar çoğu denk geldiğim örnek cevaplardı. Sonra cezalar alınıyor başlıyorlar konuşmaya, ben hata etmedim onun yaptığı günah asıl olan onu banlayın:) Eh be güzel kardeşim burası ahret değil ki “gel bakalım günahın çok senin ban ban ban “ diyelim:)


Hatta olmadı şeriatı buraya getirelim:) Hırsızlık yapan itirafta bulunan üyenin klavyesinden bir tuş koparılacak, sevgilisiyse el ele tutuşan üyenin konusu koparılacak, Bugün ne giydiniz topiğinde mini etek giyen üyenin “Pembe Dolapta” ki tüm giysileri yakılarak silinecek:) Ve hatta sanane, bırak X,Y,W hatta sonradan peydah olan Z ile ilerde bu üçünden oluşacak mini mini a,b,c lerle Konu sahibi X uğraşsın:) Her zaman yorum yapmak, kendi bildiğini empoze etmek yerine yaratıcı olsak ne kadar güzel olur. Belki yandaki komşun karısını aldatıyor ama sen gelmiş KK’da kilere çatıyorsun önce o adamı temizle sonra gel KK’ya:) Temizlik imandan gelir zira:) Şimdi gelelik KK’nın server değişikliğine. Konu açılıp bilgilendirme yapıldı 1-2 haftaya KK rahatlıyor diye. Birkaç gün sonra bir baktım aynı bölümde bir konu açılmış “KK Yavaş sabrım kalmadı” Eh güzel Türk dehasına sahip arkadaşım bilgilendirici konuyu okumadın mı? İşin ilginci okumuş ama bekleyememiş sabrı taşmış açmış konuyu:) Sonra böyle her a,b,c demek isteyen konu açarsa KK yavaşlamasında ne yapsın:) Koca bir halkı, ülkeyi memnun etmek nasıl ki zorsa KK’da öyle işte. Kendi içinde bir şehir, bir metropol, bir ülke hem de iç savaşların yaşandığı bir ülke:) Barış sağlanır mı? Zor! Ama neden olmasın. Polyannacılık oynasak bir gün KK’da herkes kardeş olsa, elele hep beraber lalalalalala diye konularda fink atsak ne güzel olurdu değil mi:) ? Bugününüz bol çikolatalı(çok canım çektide:) yarınınız bol KK’lı olsun!

nur buna bak  

bu dergi için yapmaya çabaladığım bi pdf offfff