Issuu on Google+

1

3

SAYFA 1

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

3

2

11 www.batihaber.org

T. 2828 008

batihaber@hotmail.com

Yıl: 1

Sayı: 25

04 Eylül 2013 Çarşamba

www.facebook.com/BATIHABER

Köyceğiz Sokak Şenliği başladı 2.Uluslararası Köyceğiz Sokak Şenliği yapıldı. Şenliğe yerli ve yabancı çok sayıda grup katıldı.2’de

Ortaca’da kaza; 1’i ağır 3 yaralı ORTACA'da meydana gelen trafik kazasında biri ağır 3 kişi yaralandı. Otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kaza ile ilgili soruşturma başlatılırken, motosiklet sürücüsünün durumunun ağır olduğu belirtildi. Kazaya sonrası tedavisi tamamlanan otomobil sürücüsü alkollü olduğu için polis ekiplerince gözaltına alındı. 3’de

Balinanın iskeleti Muğla’ya gitti Ortaca'nın Sarıgerme SARÇED sahilinde, 2009 yılında ölü olarak sahile vuran yaklaşık 5 metre uzunluğundaki balinanın iskeleti üzerinde yapılan çalışmalar tamamlandı. Yapılan çalışmalarla toplanan kemikler Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'ne götürüldü. Burada da çalışma yapılacak kemikler oluşturulacak olan su canlıları müzesinde sergilenecek.5’de

Dalyan beldesinin simgelerinden olan 350 yıllık çınar ağacının büyük dalı devrildi. Olayda 4 kişi yaralandı. 4 KİŞİ YARALANDI

YIKIM KARARI VARDI İDDİASI

Dalyan meydanında bulunan ve 350 yıllık olduğu belirtilen tarihi çınar ağacının altı, çay bahçesi olarak kullanıyordu. Pazartesi günü Çay bahçesinin en kalabalık olduğu saatlerden olan saat 21.30 sıralarında tarihi çınar ağacının büyük dalı aniden kırıldı. Altında oturanların üzerine düşen çınar ağacı yüzünden çay bahçesinde büyük bir infial oluşurken, olayda 4 kişi yaralandı, bazı kişilerde olayın şoku ile baygınlık geçirdi. Ambulanslarla Hastaneye getirilen yaralılar tedavi altına alındı.

Bu arada olayın ardından hastaneye akın eden yaralıların yakınları, tarihi çınar ağacının çürük olduğunu ve 1 yıl önce yıkım kararı verildiğini iddia ettiler. Dalyan Belediye Başkanı Arif Sarı ise ağacın yıkım kararının bulunmadığını belirterek, "Önümüzdeki günlerde de yetkililer çalışma yapacaktı. Bizim yada oradaki işletmenin bu ağaçta herhangi bir çalışma yapması mümkün değil. Ağaç Anıtlar Kuruluna bağlı, izinsiz olarak kendi başımıza yapacağımız bir çalışmada hem çalışma yapan kişi ve kurum, hemde belediyemiz büyük bir ceza ile karşı karşıya kalırdı" dedi.Sayfa 5’de

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan’dan gazetemize özel açıklama;

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, MHP Ortaca İlçe Başkanı Av.Recep Güneş ve ilçe yönetimi gazetemizi ziyaret etti. Ziyarette sorularımıza yanıt veren Mehmet Erdoğan gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Büyükşehir seçimleri için öncelik olarak Anayasa'dan çıkacak kararı beklediklerini belirten Mehmet Erdoğan, "Büyükşehir Kanunu Anayasa Mahkemesinde görüşülmeyi bekliyor. Bu görüşmelerin sonucunu gerçekten, merakla bekliyoruz. Çünkü eğer Anayasa Mahkemesi kendisini inkar etmezse ve şu anki Anayasanın yürürlükte olduğunu unutmazsa, bu kanunun iptal edilmesi lazım. Bu kanun Türkiye’nin şu anki Anayasasına, Türkiye’nin devlet geleneğine uygun bir kanun değil. Dolayısı ile böyle bir süreç-

te, aday belirlemek, acele etmek, yeni bir kargaşaya sebep verir" dedi. Son zamanlarda Ak Parti'li yetkililerin Göcek Tüneli ve Ortaca Devlet Hastanesi ile ilgili de açıklamalarına değinen Mehmet Erdoğan, "AKP’nin gerek Göcek Tüneli gerekse Muğla’da yapılan yatırımlarla ilgili yaptığı açıklamalar ciddiyetten uzak açıklamalar. Çünkü Ortaca Devlet Hastanesi 10 senedir AKP tarafından yapıldı, yapılıyor ama bugüne kadar biz Ortaca Devlet Hastanesinin inşaatı ile ilgli hiçbir emareye rastlamadık. (Ak Partililerin yaptıkları açıklamalar) seçim öncesi popilist yaklaşımlar olarak değerlendiriyorum. Bu saatten sonra AKP’nin Muğla Araştırma Hastanesi ve Ortaca Devlet Hastanesi ile ilgili yaptığı beyanatlara tek verebileceğimiz cevap var, görmeden inanmamız mümkün değil” dedi.6’da

6 7

4

Memleketimin Hali…

Komşuluk ilişkileri

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Eylül ayının ortasından itibaren büyükşehir statüsü kazanan illere gezi düzenleyeceği belirtildi. 7’de


SAYFA 02

2

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

kültür/magazin

04 Eylül 2013

www.batihaber.org

Tebessüm Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın, birden bir Azraili görüyor ve soruyor: 'Benim saatim geldimi?' Azrail cevap veriyor: 'Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay ve 8 günün var'. Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor. Yüzünü gerdiriyor, dudaklarını doldurtturuyor ve göğüslerini düzelttiriyor. Kısacası: 'Yeniden doğmuş gibi' Daha uzun bir süre yaşayacağını bildiği için şimdi, o ka-

dar ameliyatın değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra, hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor. Tam karşıdan karşıya geçiyorken ambulans çarpıyor ve ölüyor. Azrail'e soruyor: '40 seneden daha fazla yaşayacağımı söylemiştin neden o zaman bana o ambulansın carpmasini engellemedin? Azrail cevap veriyor: 'Kız, Allah canını almasın ben seni tanıyamadım ki.

Türkiye’den insan manzaraları

Dünya’dan insan manzaraları

Dünya Bunu konuşuyor

Köyceğiz Sokak Şenliği yapıldı

Kocasını düdüklü tencerede pişirdi

Dayaktan bıkan Çinli kadın, kocasına 3 gün uyuşturucu verdi, sonra da öldürüp testereyle parçaladı. Delil bırakmamak için de ceset parçalarını düdüklüde pişirdi. ÇİN’in Anhui Eyaleti’nde yaşayan bir kadın, Haziran ayında kocasını öldürdü; sonra da cesedini parçalara ayırarak düdüklü tencerede pişirdi. Kocasının sürekli kendisini dövdüğünü ve istismar ettiğini anlatan kadın, polise teslim oldu. 3 gün süreyle kocasına uyuşturucu verip işkence yaptığını, öldürdükten sonra da cesedini testereyle parçalara ayırdığını belirten kadının düdüklü tencerede pişirdiği ceset parçalarını nereye attığı ise açıklanmadı. Cinayetten beri 6 kilo verdiğini ifade eden kadın, yaşadığı vicdan azabına dayanamadığı için polise başvurduğunu ve cezası neyse çekmeye hazır olduğunu söyledi.

Ortaca’lı Best Model

2.ULUSLARARASI Köyceğiz Sokak Şenliği yapıldı. 1 Eylül Dünya Barış gününde başlayan şenliklere, Atina'nın en büyük derneklerinden Lissistrati Non Pprofit Organisation Derneği Genel Başkanı Tasula Semoiloğlu’da onur konuğu olarak katıldığı şenliğin açılışına, Köyceğiz Kaymakamı Gürkan Demirkale, Belediye Başkanı Salih Erbay, Emniyet Müdürü Sefa

Sezer ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gecede konuşma yapan Muğla Yöresinde Yaşayan Yabancıların Dayanışma Derneği Başkanı Halil Karanfiloğlu, şenlikte Anadolu ve dünya folkloründen esintilerin yer aldığını belirterek, “Bu seneki programımızın sloganı 'dünya barışı için el ele.' Bu anlamda Atina'nın en büyük derneklerinden birinin temsilcilerini konuk ediyoruz. Bir-

likte barış ve dostluk mesajı vereceğiz. Bütün ülkelerin giysilerinin yer aldığı sergi açacağız. Şenlik alanında ülke stantları da bulunacak. Böylece her ülke kendini tanıtmış olacak" dedi. Şenliklerin açılış programında, Ortaca Belediyesi Halk Oyunları ekibi, Ortaca Coşku Özel Eğitim Okulu öğrencileri, Dalaman Yörük Obası Derneği ve Fethiye-Ölüdeniz İngiliz Ya-

renler Grubu üyeleri sahne aldı. İngiliz Yarenler grubunun söylediği 10.Yıl Marşı büyük alkış aldı. Köyceğiz Belediyesi ile Muğla Yöresinde Yaşayan Yabancıların Dayanışma Derneğinin ortaklaşa düzenlediği ve 05 Eylül’e kadar süren etkinlikte çeşitli kurum ve dernekler stand açtı.

Hakan Kurtul

Bu sene 13.sü düzenlenen Miss&Mr Model of Turkey 2013 yarışmasında Ortaca'lı Hakan Kurtul 3200 kişinin arasında yapılan elemeleri geçerek finallere kaldı. 02 Eylül Pazartesi günü İzmir'de yapılan ve Nuber One Tv’den de canlı yayınlanan finallerde, 16 erkek aday arasında yarışan Hakan Kurtul, ilk 5 sıraya girmeyi başardı ve en iyi foto model seçildi. Atletizm, dövüş sporları gibi sporun çeşitli dalları ile uğraşan Hakan, geçen yıl da Ortaca Belediyespor'da forvet mevkiinde futbol oynamıştı. Çevresinin baskısı ile yarışmaya fotoğraf gönderen Hakan Kurtul, yarışmada aldığı bu derece ile hem podyumlara adım attı, hemde karizmatik görünümü ile televizyon dünyasına göz kırptı.

Nice Yıllara Burcu hanım ORTACA Yücelen Hastanesi hemşirelerinden Meliha Maraşlı’nın bankacı kızı Burcu Kara’nın 30 Ağustos’ta doğum günüydü. Burcu Kara için annesi Meliha Maraşlı ve

arkadaşları ilk olarak Dalyan’da bir tekne turu, ardından Ortaca Vizyon Baron Cafe&Bar’da süpriz bir doğum günü partisi hazırladılar. Doğum günü kutlaması Marmaris’te sona erdi.


SAYFA 03

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

yaşam

04 Eylül 2013

Dalaman’da kaza;

17 yaşındaki genç hayatını kaybetti DALAMAN’da meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaşamını yitirdi. Alınan bilgiye göre, Erol Kırbaş (17) yönetimindeki plakasız motosiklet, Dalaman Atatürk caddesine geldiği sırada E.B.(20) yönetimindeki 48 GR 407 plakalı otomobille çarpıştı. Kazanın şiddeti ile savrulan Erol Kırbaş, park halindeki başka bir araca çarptı.Ağır yaralanan Kırbaş, ambulansla ilk olarak Dalaman Devlet Hastanesine ardından da Fethiye Devlet Hastanesine kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Araç sürücüsü E.B.gözaltına alınırken, kaza ile ilglii soruşturma başlatıldı.

Ortaca’da kaza;

1’i ağır 3 yaralı

ACI KAYBIMIZ Ailemizin yeri doldurulamaz çok değerli büyüğü,

Türkiye Deveci

'yi

ORTACA'da meydana gelen trafik kazasında biri ağır 3 kişi yaralandı. Otomobil ile motosikletin çarpışması sonucu meydana gelen kaza ile ilgili soruşturma başlatılırken, motosiklet sürücüsünün durumunun ağır olduğu belirtildi. Kazaya sonrası tedavisi tamamlanan otomobil sürücüsü alkollü olduğu için polis ekiplerince gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre Ortaca İlçesi İstikametinden Tepearası Köyü yönüne giden Turan Yılmaz (28) idaresindeki 48 D 7130 plakalı otomobil ile karşı yönden gelmekte olan Rıfat Ongun yönetimindeki 48 RN 275 plakalı motosiklet ile çarpıştı. Kazada Rıfat Ongun (55); ağır yaralanırken, otomobil sürücüsü Turan Yılmaz ve otomobilde yolcu olarak bulunan 12 yaşındaki M.F. yaralandı.

31 Ağustos 2013 günü kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Vefat haberini alıp başsağlığı dileyen, haberin ardından desteklerini esirgemeyen tüm dostlarımıza teşekkür ederiz. Seni unutmayacağız. Allah Rahmet Eylesin Torunu Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Servisi’ne haber vermesi üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince yaralıları hastaneye kaldırdı. İlk müdahalesi Ortaca'da yapılan motosiklet sürücüsü durumu ağır olduğu için Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Alkollü olduğu belirtilen otomobil sürücüsü Turan Yılmaz yapılan tedavisinin sonunda taburcu edilip, Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alındı.

Türkan Kahraman

500 balya ot yandı

haber/foto:

Mete SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

Ortaca’nın çaylı mahallesinde bir ahırda çıkan yangında, yaklaşık 500 balya ot yandı. 28 Ağustos Çarşamba günü saat 13.30 sıralarında Ortaca’nın Çaylı mahallesinde bulunan ahırda yangın çıktı. ot balyalarının olduğu bölümde çıkan

yangını fark eden ahır sahipleri ahırda bulunan hayvanları yangından uzaklaştırırken, itfayiye de haber verildi. Ortaca Belediyesi İtfaiye Ekipleri ile Belediyenin iş makinalarının müdahale ettiği yangında tutuşan samanlar güçlükle söndürüldü. Yangında can kaybı yaşanmazken, yaklaşık 500 balya ot yandı.

İçki vermeyen mekan sahibini

yumrukladı, dayak yedi haber:

Mete SÖNMEZ BATIHABER/2828 008

Ortaca'da yaşanan olayda, M.G.isimli şahıs, gittiği bar'da kendisini içki verilmeyince olay çıkarttı. Pazar günü saat 02.50 sıralarında yaşanan olayda, Ortaca'da bir bara gelen M.G.(33) isimli şahıs, mekan çalışanından içki istedi. Mekan çalışanının kapatma saati geldiğini belirtmesine rağmen M.G.bu ısrarını sürdürünce, çalışan işyeri sahibi H.Ç.'ye olayı haber verdi.

H.Ç.'de saat 3'e geldiğini, kapatacaklarını, kapatmamaları halinde ceza yiyeceklerini belirtince, M.G.sinirlenerek küfür ve hakaret etmeye başladı ve H.Ç.'ye yumruk attı. Bunun üzerine mekanda bulunanlar M.G.'yi dışarı çıkarmak istediler ancak M.G.bu kişilerede saldırınca kavga çıktı. Kavga'da M.G.yüzüne aldığı darbelerle yaralanırken, karşı taraftanda 3 kişi çeşitli yerlerinde yaralandı. Karakola intikal eden olayda iki tarafta birbirinden şikayetçi oldu.

BAŞSAĞLIĞI Bölgemizin sevilen gazetecilerinden, Türkan Kahraman’ın anneannesi,

Türkiye Deveci

'yi

kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. Merhumeye Allah’tan rahmet, yakınları ve sevenlerine baş sağlığı dileriz.

BATIHABER

3


SAYFA 04

4

ekonomi

04 Eylül 2013

www.batihaber.org

Komşuluk ilişkileri evdalar adına yüreğime tercüman olan dostlara; umutsuz bir lahza da, o günü muştulayanlara; sevgi katillerini alnının çatından, yürek namlularıyla vuranlara; tövbeleri kadar beyaz örtüleriyle her daim olanlara; güller ve gönüller sultanı Hz Muhammed (sav) ümmet olanlara; selamların en güzeli,Allahın selamı üzerine olsun.

S

Sevdalar adına yüreğime tercüman olan dostlara; umutsuz bir lahza da, o günü muştulayanlara; sevgi katillerini alnının çatından, yürek namlularıyla vuranlara; tövbeleri kadar beyaz örtüleriyle her daim olanlara; güller ve gönüller sultanı Hz Muhammed (sav) ümmet olanlara; selamların en güzeli,Allahın selamı üzerine olsun. İşimiz, durumumuz, konumumuz her ne olursa olsun, yaşadığımız sürece yanımızda, yakınımızda, çevremizde mutlaka birileri bulunur. Dolayısıyla birey olarak diğer insanlarla mutlaka bir  takım ilişkilerimiz olur. Bu  toplum hayatının kaçınılmaz bir gereğidir. Hayatı yaşanır kılan, insanın hemcinsleri ile bir arada bulunması, zorlukları ve güzellikleri paylaşmasıdır. Bu paylaşımın olmadığı ortamlarda, sağlıklı bir toplum hayatından söz etmek mümkün olmaz. Bu paylaşım, ailelerimizin yaşadığı sabit mekanlar olan meskenlerimizin yanında ve civarında yaşayan insanlarla başka bir ifade ile komşularımızla olan ilişkilerimiz konusunda ise daha da büyük bir önem kazanır. Çünkü, komşular arası ilişkiler, toplumsal ilişkilerin ilk  basamağı ve önemli bir göstergesidir. Öyle ki ailemizden sonra en yakın ilişki kurduğumuz insanlar, şüphesiz komşularımızdır. Onlar; günün her saatinde değişik nedenlerle yüz yüze geldiğimiz insanlardır. Hatta süreç içinde komşularımız evlatlarımızdan bile bizlere yakındırlar. Komşularımız, zor zamanlarımızda yardım istediğimiz, sevinçli anlarımızda mutluluğumuzu paylaştığımız insanlardır. Bu açıdan onlar sanki ailemizin birer üyesi gibidirler. Bu sebepten aile üyelerine gösterilen ilgi ve alaka, komşulardan esirgenmemelidir. Dert ve problemleriyle yakından ilgilenilmeli, sevinç ve üzüntüleri paylaşılmalıdır. Değerli okurlarım ,İnsan hayatına yön ve şekil vermeyi amaçlayan dinimiz, işte bu bakımdan komşuluk ilişkilerine özel bir önem atfeder. Yüce Allah buyuruyor ki; “Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.” (Nisa, 4/36) Görüldüğü üzere, âyet  bir taraftan, ibadetin Allah’a yapılması ve O’na ortak koşulmaması mesajını verirken diğer taraftan da bir müminin  toplum içinde yerine getirmesi gereken öncelikli görevlerini dile getirmektedir. Allah’a ibadet, O’na ortak koşmamak, çevremizle iyi ilişkiler içerisinde olmak dinimizin temelini oluşturan ana konulardandır. Bu görevleri yerine getiren insan, dini yaşayan insandır. Şurası unutulmamalıdır ki insan, hem cinsleriyle birlikte yaşamakta ve onlarla pek çok ilişkilerde bulunmaktadır. Dinin, Allah ile kul arasında gerçekleşen iman ve ibadet boyutunun meyvesini verebilmesi, başkalarıyla girişilen ilişkilerde, onların da Allah’ın kulları olduğu gerçeğinin göz önünde bulundurulması ile sıkı sıkıya bağlantılıdır. Bu sebeple âyet  temel mesajını verdikten sonra, insanın yakın ilişki içinde bulunduğu diğer insanları gündeme getirmekte ve onlarla olan ilişkinin temelini,   iyilik etmek ve  alçak gönüllü ve

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

mütevazı olmak  esaslarına oturtmaktadır. İnsanın sosyal çevresini oluşturan kesimler arasında özellikle komşulara vurgu yapılmış olması oldukça anlamlıdır. Ayetin bu vurgusu, şu hadis-i şerifte daha belirgindir: “Cebrail bana komşu hakkında o kadar tavsiyede bulundu ki, onu mirasçı kılacak sandım”. Hadisin bize verdiği temel fikir şudur: İnsan kendi mirasçıları olan yakınlarına; çocuklarına, ana-babasına, kardeşlerine nasıl davranıyorsa, komşularına da öyle davranmalıdır. Çünkü insanın aile fertlerinden sonra en çok ilişki içinde olduğu kimseler komşulardır. Kişilerin aile dışı insanlarla gerçekleştirdikleri sosyal ilişkiler, komşularla başlar. Komşuluk ilişkileri, toplumsal ilişkilerin esasını ve hareket noktasını oluşturur. Bu sebeple komşuluk ilişkileri toplumun geniş katmanları arasındaki ilişkilerin küçük çaplı bir örneğini oluşturur. Komşuluk çerçevesi içindeki davranış ve ilişki biçimleri, bir şekilde geniş kitleler arasında da etkisini gösterir. Bu durum, komşular arası iyi ilişkilerin önemini açıkça ortaya koymaktadır. İşte sevgili Peygamberimiz;”Komşularına iyi komşuluk et ki gerçek müslüman olasın.” buyurmak suretiyle, bir anlamda gerçek Müslüman olmayı, komşularla iyi ilişkiler içinde bulunmaya bağlamıştır. İnsan, hayatı boyunca mutluluğun peşinden koşar durur. Onu uzaklarda arar durur. Halbuki mutluluk çoğu kere onun hemen yanı başındadır, ama o bunun farkında değildir. Mutluluğu sağlayacak sebepleri keşfetmek gerekir. İşte Hz. Peygamber (s.a.v.) şu hadisinde bize mutluluğa ve huzura götüren yollardan üçünü gösteriyor: “İyi bir komşu, rahat bir binek, ve geniş bir ev insanı mutlu eden sebeplerdendir.” Kültürümüzden süzülmüş bir anlayışın ifadesi olan, “Ev alma, komşu al” özdeyişi, özü itibariyle bu hadisten mülhem olsa gerektir.  Zaten bu tür atasözleri, belli bir tarihi tecrübe ve birikimin sonucu kitaplarımıza, dillerimize, gönüllerimize yerleşmiştir. Kıymetli dostlar çağımızda hızlı şehirleşmenin, şehir yapılaşmasının ve değişen iş hayatının komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği görülmektedir. Aynı apartmanda yaşadıkları halde yardımlaşma ve dayanışma içinde olmayan, birbiriyle tanışmayan, konuşmayan insanlar bulunmaktadır. Hatta karşılaştıklarında birbirinden bir “Selam” ı esirgemektedirler.   Dinimiz kul hakkının çiğnenmemesi konusunda müminlere ciddi uyarılarda bulunur. Kul hakkını çiğnemenin büyük manevi sorumluluğu gerektirdiğini önemle vurgular. Hele hakkı çiğnenmesi söz konusu olan kul komşu ise konunun önemi daha da artar. Bir gün sevgili Peygamberimiz; “Vallahi iman etmiş olamaz, vallahi iman emiş olamaz, vallahi iman etmiş olamaz” buyurmuşlar, sahabilerden biri de;”Kim iman etmiş olmaz ey Allah’ın Resülü?” diye sorunca, Resülullah Efendimiz, “Kötülüğünden komşusunun  emin olmadığı kimse” cevabını vermişlerdir.  Bu hadisi şeriften açıkça anlıyoruz ki, Allah katında makbul bir kul olmanın şartlarında biri de insanlar katında kabul görmüş bir insan olmaktır. İnsanların, -bu arada komşuların- güvenini kazanmayan, herkesin kendisinden endişeye kapıldığı, etrafına rahatsızlık ve huzursuzluk saçan, birlikte insanca yaşamanın gereklerini yerine getirmeyen kimseler, Allah’ın hoşnut  olmayacağı kimselerdir. Ekonomik durumları, sosyal konumları, itibar düzeyleri her ne olursa olsun, komşularımıza önce-

likle, birer insan ve Allah’ın kulu olmaları açısından bakmak gerekir. Hangi sebeple olursa olsun onlara karşı açıkça, ya da dolaylı olarak küçümseyici tavır içine girmek İslam ahlakı ile bağdaşır bir tutum değildir. Onlara adeta gönül dostumuz Yunus Emre’nin;  Elif okuduk ötürü Pazar eyledik götürü Yaratılanı hoş gördük Yaratan’dan ötürü Dizelerinde dile getirdiği temel ölçüler çerçevesinde bakmalıyız. İslâm’da “insan” niteliğini taşıyan herkese aynı düzlemde davranılır. Kişinin inancı, etnik kökeni, sosyal statü ve konumu, ona yönelik davranışın niteliğinin belirlenmesinde etkin değildir. Her insana, Allah’ın yarattığı mükerrem bir varlık” anlayışı ile muamele edilir. Onun haklarının kutsal (dokunulmaz) olduğu kabul edilir. Bu kutsallık ya da dokunulmazlığın belirlenmesinde kişinin inancı, sosyal konumu ve etnik kökeni dikkate alınmaz. Başkalarını küçük görmek, onlarla alay etmek  İslâm’ın yasakladığı çirkin işlerden biridir. Alay etmek, insanları küçük görmekten ve kişinin kendisini üstün görmesinden kaynaklanır. İslâm’ın öngördüğü ideal toplum düzeni, yüce bir edep ve ahlakı gerçekleştirmeyi hedefler. Bu sistemde inancı, sosyal statü ve konumu, etnik kökeni her ne olursa olsun her bireyin diğerinden daha aşağı düzeyde kabul edilmeyen, haysiyet ve şerefi vardır. Onun namus ve şerefi, dokunulmazdır. Nitekim, “Ey İman edenler! Bir topluluk, diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki (alay ettikleri kimseler) kendilerinden daha iyidirler...” (Hucurât, 49/11) âyeti, gerekçesi ne olursa olsun insanlarla alay edilmesini yasaklamaktadır. “İnsanları arkadan çekiştirip kaş-göz işaretiyle eğlenmeyi âdet haline getirenlerin vay haline!”  (Hümeze, 104/1) âyeti de insanlarla alay etmenin manevî boyutuna işaret etmektedir. Hz. Peygamber de insanlarla alay edilmesini, onların küçümsenmesini, tahkir edilmelerini yasaklamıştır. “Kişiye, mümin kardeşini küçümsemesi, tahkir etmesi kötülük olarak yeter.” hadisi bu hususu dile getirmektedir. Hele küçük görülen, alay edilen bir komşu ise, yapılan yanlış daha da farklı bir boyut kazanır. Ebu Hureyre (r.a.) diyor ki: Resülullah, “Ey müslüman hanımlar!Tırnak ucu kadar da olsa, sakın ha, komşu komşuyu hakir görmesin!” Hz. Peygamber bu hadislerinde, komşu hakkının ne kadar önemli olduğunu, komşulara sözlü, ya da fiili olarak zarar vermenin ne derece büyük bir sorumluluk  getirdiğini çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Demek ki, komşularımızla olan ilişkilerimizin niteliği imanımızın da niteliğini etkilemektedir. Hadis-i şerifteki “iman etmiş olamaz” ifadesi “kamil anlamda iman etmiş olamaz –olgun mümin olamaz” şeklinde anlamak gerekir.   Aynı mesajı veren bir başka nebevi uyarı şudur:”Kötülüğünden komşusunun emin olmadığı kimse cennete giremez.” Komşuluk hukukunun önemini vurgulayan bir başka hadisi şerifinde Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) söyle buyurmuşlardır: “Kıyamet gününde muhakeme edilecek ilk iki hasım, iki komşu olacaktır. Hz. Peygamber’in hadisleri ışığında komşuların birbirlerine karşı görevleri şöylece özetlenebilir: 1.Hastalandığında ziyaretine gitmek. 2. Öldüğünde cenazesinin kaldırılmasında bulunmak. 3.Borç istediğinde imkan nispetinde yardımcı olmak. 4. Darda kaldığında yardımına koşmak. 5.Bir nimete kavuştuğunda tebrik etmek. 6. Başına bir musibet geldiğinde teselli etmek.

MUTSO 4.Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi MUĞLA Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) 4’ncü Olağan Meclis Toplantısı Muğla Defterdarı Mustafa Kılıçaslan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan MUTSO Başkanı Bülent Karakuş, üyelerine ve kamuoyuna, risk teşkil eden döviz ile borçlanmaya gitmemeleri konusunda tavsiyede bulunarak, “büyümelerinizi öz kaynaklarla yapmaya çalışın” dedi. Muğla Ticaret ve Sanayi Odası 4’ncü Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Şükrü Altınay’ın divan başkanlığında Oda hizmet binası meclis toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya Muğla Defterdarı Mustafa Kılıçaslan, MUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karakuş, Meclis Başkan Vekilleri Mevlüt Acar, Mustafa Kale, Yönetim Kurulu Başkan Vekilleri Mustafa Ercan, Mehmet Dişçigil, meclis üyeleri, yönetim kurulu üyeleri ve meslek komite başkanları katıldı. Toplantının konuğu olan Muğla Defterdarı Mustafa Kılıçaslan yaptığı konuşmada, toplantıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Defterdarlığın iş alanı, Milli Emlak, 2B ve ecrimisil uygulamaları hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi. Kılıçaslan; Muğla’nın Türkiye’deki sayılı illerden olduğunu belirterek, “Muğla, Devletin topladığı vergi ile yapmış olduğu gideri kıyasladığımız zaman artı diye değer veren illerden” derken, Milli Emlak’la ilgili Muğla’nın genel çerçevede yüzde 70’inin orman alanı olduğunu, milli emlak taşınmaz portföy alanının da yaklaşık 4 milyar metrekare olduğunu kaydetti. Kılıçaslan şöyle devam etti: “Mili emlakla ilgili olarak şu an için en çok gündemde olan husus 2B dediğimiz süreç. Geçmişte zaman zaman yasası çıkmış ancak anayasa tarafından iptal edilmiş, belli bir süre hukuksal olarak ortada kalmış, ‘tasarrufu nedir’ diye devamlı tereddüt edilmiş fakat gerek kullanıcılar açısından gerekse devlet ekonomisi açısından yön veremediğiniz hiçbir şekilde karar veremediğiniz atıl halde kalan alanlardı. Ekonomik olarak kullanılması gereken ama hiçbir şekilde tasarruf edemediğimiz alanlardı. Bunun arkasında yeni bir çalışma projemiz var. Bu da tarım arazilerinin tekrar kazandırılması. Yatırım yapabilecek arazi Muğla gibi yerde gerçekten çok kısıtlı. Bunların dışında bizim milli emlak olarak birkaç tane ana hedefimiz var; bunlardan bir tanesi kamu kurumlarımızın ihtiyacı olan taşınmaz malları bizler bir şekilde kiralama noktasına getirmeye çalışıyoruz. Diğeri de ticari işletmelerimizin ilimizin ticari gelişmesi çerçevesinde hazine taşınmazlarının da aktif bir rol oynaması, bir takım projeler çerçevesinde o alanları da yaratmaya çalışıyoruz. Bireysel boyutta kişilerin gerek yatırım gerek ihtiyaçlar karşısında hazine taşınmazlarını eğer bir talep olması halinde kiralama noktasına doğru bir yön veriyoruz. Özellikle kıyıdaki yapılarla ilgili, kıyı kullanımlarıyla ilgili halkın ortak kullanımıyla ilgili ecrimisil kriterinin altını özelikle belirtmek istiyorum. Ecrimisil kira değildir. İlgili kişiye de ileriye dönük sonsuz bir hak vermiyor. Sadece onu kullandığı tespiti yapılıyor” dedi. Daha sonra söz alan MUTSO Başkanı Bülent Karakuş da, Oda faaliyetleri ve Türkiye ekonomisini etkileyen bazı iç ve dış faktörlerden bahsederek meclis üyelerini bilgilendirdi. Karakuş; geçtiğimiz 2 ay içerisinde Dünya’da ve Türkiye’de ciddi hareketler ve ciddi olayların olduğunu belirterek, “Bunların ülkemiz ve ilimiz ekonomisine de olumlu veya olumsuz etkileri var. Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası kararlarının bildiğiniz gibi artık önümüzdeki dönemde tahvil alışlarını

azaltma kararı Amerika Birleşik Devletleri’nin bizim gibi gelişmekte olan ülke piyasalarından yatırımcıların çekilmesine özellikle borsalardan paraların çıkmasına neden olmuş sermayelerin yine Amerika’ya dönmesine sebep olarak gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri ciddi bir şekilde etkilenir bir duruma geldi. Amerika Birleşik Devletleri ekonomisi istikrarlı bir şekilde büyümesine rağmen gerek Euro bölgesi, gerekse gelişmekte olan ekonomiler maalesef büyüme konusunda sıkıntı çeker durumdalar. Böyle bir konjonktürde de bizim Merkez Bankamız çeşitli enstrümanlar ile hem finansal istikrarı hem de ekonominin bozulmaması için gerekli tedbirleri çeşitli şekillerde almaya çalışıyor. Ancak sadece bize bağlı değil tabi” dedi. Dışarıdaki olayların da Türkiye’yi ciddi bir şekilde etkilediğini kaydeden Karakuş, “Bu arada özellikle Mısır ve Suriye’deki olaylar ilk başta Türkiye ekonomisini, sonra da bölge ekonomisini ciddi bir şekilde etkiliyor. Burada turizm açısından hem olumlu hem olumsuz olarak değerlendirebileceğimiz etkiler söz konusu. Bu olayların olduğu Mısır ve Suriye’den ülkemize gelen turist sayısında ciddi bir azalma gözlenirken, turizm için bu ülkeleri seçen Avrupalı turistlerin ve diğer bölgelerden gelen turistlerin de bu ülkelerden rezervasyon iptalleri yaparak, gerek Antalya bölgesi, gerekse bizim Muğla bölgemize ciddi turist girişleri olmakta. Bu da bu sene için bir miktar düşük giden turizmimizi canlandırmış durumda. Sezon öncesi yaşanan rezervasyon eksikliklerini Mısır ve Suriye’deki olaylardan sonra tamamlamış durumdayız. Hatta geçen seneki sayıları da bir miktar geçmiş bulunmaktayız. Biz tabi ki orada yaşanan olaylarla böyle bir geçmeyi çok arzu etmiyoruz ama bir yerde de bizim ekonomimize yarıyor. Bunun dışında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne özellikle Suriye’den büyük bir göç olduğunu biliyoruz. Bu bölgedeki konut fiyatlarını konut kiralarını çok artırarak emlak fiyatlarındaki artışlar o bölgede normal yaşayan halkı sıkıntıya düşürme derecesine de gelebiliyor. Bölgede istikrarın yoksunluğu da Türkiye’de de böyle bir güven sorunu olduğunu çağrıştırdığı için yabancı yatırımcının bu bölgelere yatırım yapmasını engellemekte ve yatırımcıyı korkutmakta. Yaşanan gelişmeler bildiğiniz gibi petrol üreten ülkeleri olduğu için bu bölgede petrol fiyatlarının artışı da Türkiye ekonomisini özellikle çok fazla etkilemekte. Şu anda bildiğiniz gibi 100 doları aşmış durumda petrol fiyatları. Özellikle Türkiye gibi petrole bağımlı ülkelerde cari açığı da çok etkiliyor çünkü biz cari açığımızın önemli bir bölümünü de enerji fiyatlarından dolayı veriyoruz. Bunlar artık birbiri ile iç içe geçmiş durumda. Bir yandan petrol fiyatları artarken dolar fiyatlarının da artması ileride cari açığımızın daha da büyümesine yol açabilir. Türkiye’nin Mısır ve Suriye’de yaptığı yatırımların da artık durma noktasına geldiğini görüyoruz. Hatta bazı büyük uluslararası şirketlerimizin yatırımlarını durduklarını, üretimlerini ve satışlarını durdurduklarını görüyoruz. Çünkü artık bu firmalarımız bu bölgede ciddi bir sıkıntı yaşıyorlar. Bölge önemli ticaret yolları arasında yer alıyor. Özellikle Süveyş Kanalı’ndan geçerek okyanuslara açılan bir kapı durumunda. Bölgede-

ki istikrarsızlık ve güven sorunu da taşımacılık ve ulaşım faaliyetlerini de çok olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu. Türkiye’de Gezi olayları ile ilgili bazı olaylar olduğuna işaret eden Bülent Karakuş, “Bu olayların sonucunda da 31 Mayıs 07 Haziran tarihleri arasında 464 milyon dolarlık bir çıkış, toplamda, 1.7 milyar dolarlık borsadan bir çıkış gözlemlendi. Genel iç ve dış ticaretimize baktığımızda Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yani 2012 Haziranı’na göre ithalatımız yüzde 2.8 artarken ihracatımız yüzde 6 oranında azalmıştır. Bunun sonucunda da dış ticaret açığı sadece Haziran ayında yüzde 18.9 artış göstererek 8.6 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. Haziran ayında olumlu bir gelişme oldu. Moody’s Türkiye’nin kredi notunu bir basamak artırarak ‘Ba1’den ‘Baa3’e yükseltmiştir ancak tabi bu diğer gelişmelerin de gerisinde kalmıştır diyebilir. Avrupa Birliği’ne yaptığımız ihracat günden güne artıyor bunun nedeni Orta Doğu ve Yakın Doğu’da yaşanan gelişmelerden dolayı bu bölgeye yaptığımız ihracat azalırken Avrupa Birliği’ne yaptığımız ihracat arttığı için toplam ihracatımız içinde Avrupa Birliği yüzde 37’den yüzde 4’ e çıkmış durumda. Bu dönemde Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 5.3’lük bir artış gerçekleştirmişiz. Burada tabi özellikle İran’a ciddi altın satışımız vardı. 2013 yılında da bu altın satışı da önemli bir miktar azalarak bizim ihracatımızın gerilemesine, yüzde 6’lık düşme ile yüzde 68.8’lik altın ihracatının azalmasında önemli bir yeri var. Almanya toplam ihracatımızda yine en büyük birinci partnerimiz. İkinci partnerimiz de ikinci sıradaki Irak’ın toplam ihracatımızdan yüzde 7,4 pay aldığı görülmektedir. Irak’la da sorunları çözdüğümüz anda ciddi bir ekonomik işbirliği yapabileceğimiz burada göz önüne geliyor. Bunun sonucu önümüzdeki günler için neler bekliyoruz veya neler yapmalıyız diye baktığımızda TCMB’nin para politikasında sıkılaştırmaya gitmesi, yılın ikinci yarısından itibaren ekonomik aktivite üzerinde baskı yaratabilecektir. Yani biraz büyümeler azalacak Bu durum ithalat artışının sınırlı düzeyde kalacağına işaret etmektedir. Hem ulusal, hem uluslararası konjonktür göz önünde bulundurularak piyasalardaki kırılgan yapıdan dolayı döviz üzerinden borçlanma riski teşkil etmektedir. Firmaların büyüme politikalarını kredi sisteminden ziyade öz kaynakları üzerinden gerçekleştirmeleri daha sağlıklı olacaktır. Üyelerimize ve kamuoyuna, ‘risk teşkil eden döviz ile borçlanmaya gitmeyin’ ve ‘büyümelerinizi öz kaynaklarla yapmaya çalışın’ diye bir tavsiyemiz bizim de burada oluyor” dedi. Önümüzdeki 2 yılda Türkiye gündemini, politikasını ve ekonomisini etkilemesi beklenen çok önemli olayların var olduğuna değinen MUTSO Başkanı Karakuş, “Bunlar nelerdir diye baktığımızda 2014 yılı içinde yerel seçimler var. 2014 yılı içinde Cumhurbaşkanlığı seçimi var, 2015 yılında genel seçimler geliyor, 2015 Ermeni iddialarının 100’ncü yılı. Orada ciddi etkinlikler planlıyor Ermeniler. Önümüzde Suriye Mısır sorunları duruyor, Anayasa çalışmaları var, açılım süreci var. Yani bu ekonomik sosyal ve siyasal olaylar Türkiye’yi çok yakından ilgilendiriyor ve çok yakından takip edilmesi gereken konular diye düşünüyorum. Ekonomik yaşamımızı tabi ki durdurmayacağız, ama bundan sonraki süreci bu olayların da yansımalarını göreceğimizi düşünüyoruz. Dikkatle takip edilmesi gereken 2 yıla giriyoruz. Tüm üyelerimizi ve kamuoyunu da bundan sonraki yatırımlarında daha dikkatli davranmaya davet ediyoruz” dedi. Sunumun sonunda Capital dergisinin değerlendirmesine göre Türkiye’nin ilk 500 şirketi arasına giren Acarlar A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda MUTSO Meclis Başkan Vekili olan Mevlüt Acar’a plaket takdim edildi.


SAYFA 05

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

...

04 Eylül 2013

5

Kral Mezarları için yeni proje talebi

bey ve SARÇED çalışanlarına teşekküre ediyorum. Üniversitemize çok önemli bir parça kazandırdılar" dedi ve Cengiz İlhan'a teşekkür plaketi verdi. SARÇED Başkanı Cengiz İlhan'da 5 yıl önce karaya vuran ölü balina için çeşitli kurumların bugüne kadar

İHA-Ortaca ilçesine bağlı Dalyan beldesinde bulunan dünyaca ünlü kral mezarları günden güne erimeye yüz tuttu. Likya ve Karya dönemine ait mezarlardaki erime daha 2003 yılında, Başkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cengiz Işık tarafından tespit edilmiş, konu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bildirilmişti. Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay da, 3 yıl önce Dalyan Kral Mezarlarına gelerek kayalılarla kazınan mezarları yerinde incelemişti. Başkent Üniversitesi, TÜBİTAK ve Akdeniz Üniversitesi’nden gelen uzman ekip, kral mezarları üzerinde inceleme yaparak Nano Teknolojisi ile yeniden onarım yapılmasını planlamıştı. Geçen süreye rağmen Kral Mezarlarında her hangi bir çalışma başlamamasının ardında, TÜBİKAK görevlilerinin yer değiştirmesi sonucu projenin rafa kaldırılmış olduğu ortaya çıktı. müracaat ettiğini ancak Kaunos Kazı Merkezi’nde vermediklerini belirteçalışmalarına devam eden Prof. rek, "İmkanlarımız sıDr. Cengiz Işık, 10 yıldır kral nırlı, Üniversite bu iske- mezarlarının kurtarılması için leti en doğru biçimde mücadele verdiğini söyledi. Güsergileyecek. Sergileneş, rüzgar etkisi, asit yağmurnen yerde de SARÇED ları ve hava kirliliğinin yanı sıra ve Sarıgerme'nin adı insan tahribatının da mezarları yer alacak. Bu tür kuolumsuz etkilediğine işaret eden rumlara olan desteğiIşık, “TÜBİTAK elindeki projeyi miz devam edecek" hemen uygulamaya koymalı. dedi. Aksi takdirde her şey için çok

İHA-Dalyan beldesinde devam eden Kaunos Antik Kenti kazılarında Bizans dönemine ait yeni bir fırın ve merdivenler bulundu. Kaunos Kazı Baş-

kan Yardımcısı Erkan Kart, Dalyan beldesinde bulunan Kaunos Antik Kenti’nde kazı çalışmalarının büyük bir hızla devam ettiğini söyledi. Kazılarda son olarak

Balinanın iskeleti Muğla’ya gitti haber/foto:

Ayşe SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

Ortaca'nın Sarıgerme SARÇED sahilinde, 2009 yılında ölü olarak sahile vuran yaklaşık 5 metre uzunluğundaki balinanın iskeleti üzerinde yapılan çalışmalar tamamlandı. Yapılan çalışmalarla toplanan kemikler Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'ne götürüldü. Burada da çalışma yapılacak kemikler oluşturulacak olan su canlıları müzesinde sergilenecek. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr Taçnur Baygar, konu hakkında yaptığı açıklamada, çalışmaları Arkeoloji ve Su Ürünleri

Fakültesinden bilimsel bir ekiple başlattıklarını belirterek, "4 günlük bir çalşıma sonunda buradaki işlemleri tamamladık. Balinanın vücudunun belli kısımlarının suyla temas etmesi yüzünden o bölgedeki çalışmalarda zorluk çıktı. Üst bölümde kalan kemikler ise deforme olmadan alındı. Muğla'daki laboratuvarlarda yapacağımız çalışmalar ve eksik parçaların tespitinin ardından birkaç ay içinde balinanın iskeletini ve gerçek görüntüsünün yer aldığı maketi sergileyeceğiz" dedi. Prof. Dr Taçnur Baygar, SARÇED Başkanı Cengiz İlhan'a da teşekkür ederek, "Cengiz

Bizans dönemine ait yeni bulgular ortaya çıkardıklarını açıklayan Kart, “Apollo için kısa zaman içinde yaptığımız kazılarda; Bizans döneminde yapılar için kullanılmış olan bir fırın yapısıyla karşılaştık. Bu fırın buradaki mermer heykellerin ve yapı parçalarının eritildiği fırın olarak tahmin etmekteyiz. Şu anda bu kireç izlerini görebiliyoruz. Bu duvar taşları da Bizans döneminde kullanılmış, bu taşlarda duvar yapımında kullanılmış gibi gösteriyor. Bu konuda şimdilik yeterli bir bilgimiz yok. Buradaki merdivenler ise. Agorada bulunan insan trafiği üstteki Apollo kutsal alana girişini sağlayan merdivenler olarak kullanmışlar. Muhtemelen buradaki izleri gördüğümüzde bir motif olmalıdır; yani giriş kapılı olduğunu tahmin edebiliyoruz. Bizans döneminde bu kapıyı yıkmışlar ve oradaki mimari parçaları bu parçaları duvar taşı olarak kullanmışlardır” dedi. Son dönemde ortaya çıkan parçaları bir araya getirmek istediklerini açıklayan Kart, “Son dönem içinde yapmış olduğumuz kazılarda daha önce bulmuş olduğumuz ve buluntuların hemen doğusunda yeni bir ülke dramı parçaları meydana çıktı. Burada iki parça bulunmaktadır. Geri kalan parçalar ise Bizans döneminde duvar taşı olarak kullanılmış. Diğer parçalar da çevredeki taşları duvar taşları olarak görebiliyoruz. Bu parçaları toplayarak bir araya getirmek istiyoruz” diye konuştu.

geç kalınmış olacak” dedi. Kral mezarlarının kurtarılması için başlatılan çalışmalarda önemli bir mesafe alınmasına rağmen devamının getirilemediğinin altını çizen Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilindiği tahribatın basınında yer bulmasının ardından TÜBİTAK, Başkent Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi’nden gelen uzmanlar kral mezarlarında incelemelerde bulunmuştu. Mezarlardaki tahribatı yerinde gören bilim adamları, kral mezarlarının Nano Teknolojisi ile onarılmasını kararlaştırmış ve TÜBİTAK’ın da destekleriyle ile proje yapılmıştı. Bürok-

haber/foto:

Mete SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

Dalyan beldesinin simgelerinden olan 350 yıllık çınar ağacının büyük dalı devrildi. Dalyan meydanında bulunan ve 350 yıllık olduğu belirtilen tarihi çınar ağacının altı, çay bahçesi olarak kullanıyordu. Çay bahçesinin en kalabalık olduğu saatlerden olan saat 21.30 sıralarında tarihi çınar ağacının büyük dalı aniden kırıldı. Altında oturanların üzerine düşen çınar ağacı yüzünden çay bahçesinde büyük bir infial oluşurken, olayda aralarında turistlerinde olduğu bazı kişiler yaralandı. Olayın duyulması üzerine Ortaca 112 Acil Sağlık Ekipleri, Dalyan ve Ortaca Belediyesi İtfaiye ekipleri ile Dalyan Jandarma ekipleri alarma geçti. Çok sayıda ambulans bölgeye sevk edilirken, ambulanslar ve özel araçlarla çeşitli yerlerinden yaralanan Ortaca Devlet Hastanesine İsmail Aydemir (39), Nevzat Aydemir (10), Busenur Aydemir (12) ve Dilara Eda Aydemir (9) sevk edilirken, aralarında yabancılarında bulunduğu 3 kişi daha olayın şokuyla bayıldığı belirtiliyor. Yaralıların durumunun iyi olduğu belirtildi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

YIKIM KARARI VARDI İDDİASI Bu arada olayın ardından hasta-

rasi ve proje için onay beklenirken, TÜBİTAK görevlilerinin yer değiştirilmesi nedeniyle proje uygulanamadı. Hatta rafa değil; buzdolabına kaldırıldı”

YENİ PROJE İSTENİYOR Kral mezarlarının onarılması için kendisinden yeni proje istendiğini açıklayan Işık, “Şimdi benden yeni bir proje yapmam istenmektedir. Bu projeyi tek başıma yapmam mümkün değildir. Bir an önce bu Kral Mezarlarının kurtarılması gerekiyor. Yoksa kayalarda bulunan bu mezarlar tahribat nedeniyle harap olup, bir mağaraya dönüşecektir” şeklinde konuştu.

neye akın eden yaralıların yakınları, tarihi çınar ağacının çürük olduğunu ve 1 yıl önce yıkım kararı verildiğini iddia ettiler. Belediyenin bu kararı uygulamadığını, altında çay bahçesi işletmesine devam edildiğini ve insanların can güvenliğinin tehlikeye atıldığını belirterek, belediyeye tepki gösterdiler. Tarihi çınar ağacı geçtiğimiz yıllarda kanser teşhisi koyulmuş ve çürüyen dalları için iyileştirme çalışması yapılmıştı. Ancak çınar ağacının dalları rüzgarlı havalarda sık sık kırılarak da gündeme gelmişti.

İZİN OLMADAN ÇALIŞMA YAPAMAYIZ Dalyan Belediye Başkanı Arif Sarı ise ağacın yıkım kararının bulunmadığını belirterek, "Bize ağaç ile ilgili 18 Nisan'da dilekçe verilmiş, bide 19 Nisan'da konuyu Kültür Varlıklarına iletmişiz. 1 ay sonra Tabiat Varlıkları, Muğla'da yaptığı toplantıda, ağaçla ilgili çalışmanın ancak Orman Mühendisi ve Ziraat Mühendisi kontrolünde yapılacağı yönünde karar çıktı. Önümüzdeki günlerde de yetkililer çalışma yapacaktı. Bizim yada oradaki işletmenin bu ağaçta herhangi bir çalışma yapması mümkün değil. Ağaç Anıtlar Kuruluna bağlı, izinsiz olarak kendi başımıza yapacağımız bir çalışmada hem çalışma yapan kişi ve kurum, hemde belediyemiz büyük bir ceza ile karşı karşıya kalırdı" dedi.


SAYFA 06

6

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

siyaset

04 Eylül 2013

www.batihaber.org

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan;

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan ve MHP Ortaca İlçe Yönetimi, gazetemizi ziyaret etti. Ziyarette genel yayın yönetmenimiz Mete Sönmez’in sorularına cevap veren Mehmet Erdoğan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. röportaj/foto:

Mete SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, MHP Ortaca İlçe Başkanı Av.Recep Güneş ve ilçe yönetimi gazetemizi ziyaret etti. Ziyarette sorularımıza yanıt veren Mehmet Erdoğan gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Mete Sönmez; Önümüzde bir yerel seçim var. Muğla’nın gündemi de buna kilitlenmiş durumda. Özellikle Büyükşehir Belediye Başkanlığı en fazla konuşulan konu. Bu konuda neler söylersiniz. Mehmet Erdoğan; Büyükşehir ile ilgili tabi herkes konuşuyor ama şu ana kadar hiçbir parti adayını belirlemedi. Burada bir sorunu da doğru tespit etmek gerekiyor. O da Büyükşehir Kanunu Anayasa Mahkemesinde görüşülmeyi bekliyor. Bu görüşmelerin sonucunu gerçekten, merakla bekliyoruz. Çünkü eğer Anayasa Mahkemesi kendisini inkar etmezse ve şu anki Anayasanın yürürlükte olduğunu unutmazsa,

bu kanunun iptal edilmesi lazım. Bu kanun Türkiye’nin şu anki Anayasasına, Türkiye’nin devlet geleneğine uygun bir kanun değil. Dolayısı ile böyle bir süreçte, aday belirlemek, acele etmek, yeni bir kargaşaya sebep verir. Ama MHP tabii ki Büyükşehre aday olabilecek herkesle görüşüyor, bununla ilgili kamuoyunun fikirlerini almaya devam ediyor. Hazırlıklar sürüyor. Anayasa Mahkemesinin sonucuna göre, süratle büyükşehir adayını belirleyip, 2014 seçimlerine katılacak” dedi. Mete Sönmez; Seçimler öncesinde her partinin aday belirleme süreci farklı. MHP aday belirlemede nasıl bir yol haritası belirleyecek? Mehmet Erdoğan; MHP’de aday belirlenirken, il ve ilçelerde ittifak üzerinde bir aday varsa zaten onları açıklıyoruz. Eğer ittifak yoksa, teşkilatların görüşü ve genel merkez tarafından yapılacak anketlere göre adaylar belirlenecek ve belirleme sürecinin ardından en kısa zamanda

da ilan edilecek” diye konuştu. Mete Sönmez; AK Parti’li Ali Boğa’nın da katılımı ile geçtiğimiz günlerde 2nci Göcek Tüneli’nin yapımına başlandı. Yeni açılacak tünelin ücretsiz olacağı mevcut tünelin önceki hükümet zamanında yapılan protokole göre yapıldığını belirtiliyor. Bu konuda ki görüşleriniz nelerdir? Mehmet Erdoğan; AKP’nin gerek Göcek Tüneli gerekse Muğla’da yapılan yatırımlarla ilgili yaptığı açıklamalar ciddiyetten uzak açıklamalar. Çünkü Ortaca Devlet Hastanesi 10 senedir AKP tarafından yapıldı, yapılıyor ama bugüne kadar biz Or8taca Devlet Hastanesinin inşaatı ile ilgli hiçbir emareye rastlamadık. Göcek Tüneline gelince, doğru bizim hükümetimiz zamanında yapılmış biryer. Ama burada, önceki hükümet zamanında öngörülen trafik neydi, bugün gerçekleşen trafik nereye geldi? Bu tünele bu kadar zam yapılırken, Karayollar bu işin neresinde? Ayrıca yeni

tünel yapılınca bu sözleşme ile ilgili şu anki mevcut şirketle mutakabaka varıldı mı? Bu yapılmadan nasıl bedava yapılacak, bu konunun kamuoyuna doğru şekilde açıklanması lazım. Biz bunu seçim öncesi popilist açıklamalar olarak değerlendiriyoruz. Çünkü AKP hükümeti zamanında Muğla’da duble yollar dışında gözle görülür birşey yok. Onda da, Marmaris yolu seçim öncesi hızla yapıldı ama 4 defa göçtü. Köyceğiz-Ortaca arasındaki yol, 10 senedir devam ediyor, hala ortada birşey yok, ne zaman biteceği belli değil. Geçen yıl 1 saatte Muğlaya varıyorduk, şimdi daha da uzun sürüyor. Köyceğiz’in girişine bir kavşak yapılmış, o kadar tehlikeli bir kavşak nasıl planlandı yine bu kadar trafiğin hızlandığı halde, Ortaca’nın Muğla istikametinden bir kavşak çalışması halen yok. Yolları güzelleştirmek iyi ama gerekli tedbirleri almadı��ınız zaman olmaz. Son zamanlarda çok fazla trafik kazası var. Bu ölenlere AKP iktidarından ağlayan yok ama onlarında mutlaka ağlayanı var, onların ağlatmamak için trafik güvenliğinin iyi sağlanması lazım. Mete Sönmez; Az önce hastane konusuna değindiniz ama geçtiğimiz günlerde yapılan bir açıklama ile Ortaca Devlet Hastanesinin ihale aşamasına geldiği belirtildi; Mehmet Erdoğan; Bunu seçim öncesi popilist yaklaşlar olarak değerlendiriyorum. Bu saatten sonra

AKP’nin Muğla Araştırma Hastanesi ve Ortaca Devlet Hastanesi ile ilgili yaptığı beyanatlara tek verebileceğimiz cevap var, görmeden inanmamız mümkün değil. Mete Sönmez; Dış politikaya gelirsek. Suriye’de devam eden karışıklık, bunun yanı sıra Mısır’daki olaylar ve Hükümetin bu olaylara karşı tutumu herkesin malumu. Bu konuya biraz değinirmisiniz? Mehmet Erdoğan; Sayın Başbakan, son katıldığı tv programında, özellikle Suriye ve Mısır ile ilgili çok farklı açıklamalarda bulundu. Bunlardan bir tanesinde Esad ülkesini terk etsin dedi, ikincisinde Mısırdaki zulme karşı çıkmayan, oradaki öldürülen şehit edilen kıza ağlamayan Mısır’daki zulme ortaktır, dedi. Aynı Başbakan Irak’ta milyonlarca müslüman öldürülürken sesini çıkartmadığı gibi ABD askerlerini başarı diledi. Yine Başbakan ve Dışişleri Bakanı, suriyeye yapılacak müdahale için çok iştahlı açıklamalar yapıyor. Suriye’ye kimlerle müdahale edecek? ABD, İsrail ve diğer Hristiyan ülkelerle. Pekala oradaki bombalar hiç müslüman öldürmeyecek mi? ABD ve müttefikleri, müslümanlara değmeden yere inen yeni bir silah mı yaptı? Sayın Başbakanın bu müslümanların ölümü ile ilgili yaptığı açıklamaları, ve tv’deki ağlamalarını samimi bulmamız mümkün değil. Çünkü Mısırdaki yada Suriyedeki olaya tepki duymuyorsak, bu işe ortağız açıklaması-

Başkan Gürün aday adaylığın açıkladı İHA-CHP’de Muğla’nın Büyükşehir Belediye Başkan aday aday sayısı dörde çıktı. Belediye Başkanlarının aday adaylığı başvuru süresinin son gününde CHP Büyükşehir Belediye Başkan Aday adaylığı başvurusunu yapan ve aday adaylığın açıkla-

yan Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün, kendisinin de diğer adaylar gibi parti tüzüğüne göre hareket edeceğini ve aday belirleme sürecine katılacağını açıkladı.

“PARTİ TÜZÜĞÜNE UYMAK ZORUNDAYIZ” CHP İl binasına aday adaylığı başvurusu için eşi Gülsün Gürün ile gelen Osman Gürün’ün başvurusunu alan İl Başkanı Mustafa Öztürk, “Aday adaylarının başvurusunun bugün son günü. Sayın Başkanımız halen belediye başkanı. Aslında yanlış bir uygulama bence. Belediye Başkanlarının aday adayı olması bence

pek hoş değil. Başkanımız Büyükşehir belediye Başkan aday adaylığı dosyasını getirdi” dedi. CHP Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olan Osman Gürün, aktif başkanların müracaatlarının genel merkez tarafından ayrıcalık yapılmadan bir disipline bağlandığın belirterek, “ 2 Eylül saat 17.00’ye aday adaylığı müracaatı son olduğu için biz de yasal süre içinde müracaatımızı yapıyoruz. Aday olan arkadaşlarımızın hepsi çok değerlidir. Bugüne kadar aday adaylığını açıklayan arkadaşlarımızın hepsi Muğla’nın ve ülkemizin menfaatleri açısından hizmet verecek. Tabi ki başvuru yapan aday adaylarından bir isim aday olacak. Ben de bu

aday adaylarından birisiyim. Bizzat aday adaylığımı il başkanımıza takdim edeceğim. Sonuç itibari ile biz parti tüzüğümüze bağlıyız. Adaylık ile parti tüzüğümüz ve tüzüğümüzün ilgili maddeler açık. Bu konuda Parti Meclisi’nin aldığı karar ile PM MYK’ya, MYK’dan seçilen 5 arkadaşımıza ön çalışma yapması için yetki verdi. Bu beş kişi aday adaylarının müracaatları ile ilgili son şeklini verecek. Tüm Türkiye kamuoyuna yöntemi ve adayları belirleme şekillerini ifade edecek. Hepimiz sabırla bu süreci beklememiz gerekiyor. Eğer ben CHP’nin bir üyesi isem, o tüzüğün tüm maddelerini hiç itirazsız kabul ediyorum demektir. Eğer tüzükteki bir

nın ardından Başbakan‘a sormamız lazım, Doğu Türkistan, Afganistan, Çeçenistan, Libya, Tunus, Irak’daki zulme ortakmıdır? Orada ölenler müslüman değilmi, yoksa müslüman Türkler insan değilmi? Mete Sönmez; Türkiye’nin ekonomisine gelirsek. AKP Hükümetin ekonomik açıdan Türkiye’nin çok iyi durumda olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Bu konuda ne diyeceksiniz? Mehmet Erdoğan; Son günlerde borsa düşüşte, dolar ve euro artışta, dolayısı ile bu süreçte ülkeden sıcak para çıkışı gözlemleniyor. Bu sürecin sonucunda Merkez Bankası rezervleri azalıyor, kısa vadeli dış borçlar artıyor ve cari açık da Cumhuriyet Tarihinin rekorunu kırdı, 60 milyar doları aştı. Yine Türkiye’nin dış borcu 560 milyar doların üzerine çıktı. Bu şartlar altında Türkiye’nin komşuları ile olan ilişkileride bozulduğu için, ekonomi her geçen gün biraz daha kötüye gidiyor. Şu anda Eylül ayına geldik. Önümüzdeki nar ve limonların toplanma zamanı ama hem Suriye üzerinden Arap ülkelerine ticaret yapmamız mümkün değil, hemde Rusya artık Suriye politikasındaki tutuzumuzdan dolayı üstü örtülü ambargo uyguluyor. Bu ortamda, bu sene narların ve limonların kaç kuruştan toplanacağını merak ediyoruz. İşte son günlerde AKP yanlısı birtakım kişi ve kurumlar, Tigemin limon ihalesinin 80

maddenin işleyişine itiraz ediyorsam istifa etmem gerekiyor. Tüzüğümüzün amir hükümleri ne gerektiriyorsa ve Genel Merkezin verdiği karar hepimiz saygı duymamız gerekiyor. İl başkanımızın defalarca söylediği gibi biz hedef olarak Muğla’yı 13+1 olarak düşünüyoruz. Bu seçim için söylenmiş mutad sözler değil. Yapılan incelemeler ve değerlendireler, eğer seçim atmosferinde büyük bir hata yapmaz isek 13-+’in altına imza atabiliriz” dedi.

HEDEF 13+1 Muğla’nın Büyükşehir statüsüne alınmasına asla karşı olmadıklarını belirten Gürün, “Muğla Büyükşehir yapılırken bize sorulmadı. Keşke denseydi de biz de fikrimizi söyleseydik. Ama özellikle altını çizerek söylüyorum, Büyükşehir’e karşı değiliz. Aksaklıklar var ve bu ak-

kuruştan yapıldığını, limon piyasasının çok iyi olacağını idida ediyorlar. Ama 2002 yılında limon 70 kuruşa satılmıştı, o zaman mazot fiyatları şimdikinin 3’de 1’i kadardı, gübre daha da ucuzdu. 10 sene sonra, bugün 5 liraya yaklaşan mazot, mevcut diğer girdilerle, limonun kilosuna verilen 80 kuruşu çok büyük para imiş gibi vatandaşa göstermek son derece anlaşılmaz bir tavırdır. Tabii ki biz çiftçimizin çok kazanmasını istiyoruz, kazanmasının ötesinde emeğini almasını istiyoruz. Bugün Türkiye’de çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor. Çiftçi ne üretirse üretsin çaresiz, en başta pazarlama sorunu var. AKP Türkiye’yi ithalat cennetine çevirdi, hertürlü yetişen gıda ve tarım ürünü dışarıdan ithal ediliyor. Hatta bunların ne kadar sağlıklı olduğu bile doğru düzgün tartışılmıyor. AKP iktidarından önce Türkiye, tarımda kendi kendine yeten az sayıda ülkelerden biriydi ama şimdi Türkiye’nin ithalatı içinde artık tarım da çok önemli bir yer işgal ediyor. Yine ekonomide üretim ve istihdam, dolayısı ile ekonomik büyüme beklenenin ve istenenin çok altında. Bu şekilde Türkiye’de işsizliğin önüne geçilmesi ve ekonomik dengenin sağlanması, istenen büyüme rakamlarının ulaşılması mümkün değildir. AKP‘nin tüketim ekonomsiniden vazgeçip, üretim ekonomisine geçmesi gerekiyor.

saklıklar kervan yolda düzülür anlayışı ile bir takım aksaklıkları yaşaya yaşaya düzelteceğiz. 13+1 derken bir takım halinde yürümemiz gerektiğini ifade ediyorum. Birbirimiz ile çatışmadan ortak sorunlarımızı öncelik belirleyerek Muğla’nın menfaati için birlikte olmamız gerektiğini söylüyorum. Seçimde 13+1 hedefimizdir ve hayal değildir. Velevki 13+1 olmadı, diğer partilerden de belediye başkanı olsa, Muğla’nın menfaati için kol kola girmemiz gerekiyor. Kavga kültüründen uzak durmamız gerekiyor. Bu sorumluluk içinde herkes ve her parti hareket ederse, kazanan Muğla olacaktır. Bugüne kadar yerel yönetimlerdeki birikimlerimizi bundan sonra Muğla il geneline yansıtmak ve Muğla’yı lider bir kent haline getirmek için hep birlikte çabalayacağız” dedi.


SAYFA 07

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

siyaset

04 Eylül 2013

www.batihaber.org

7

Memleketimin Hali… evgili Okurlarım, Planlar ve bunların insan hayatındaki etkileri yazıma devam ediyorum. Sevgili okurlarım, saygıdeğer kamuoyu, Uzun zamandır bölgemizi içeren bir kısım sorunları sizlerin gündeminize getirirken özellikle benim işim gereği yaşadığım ve bildiğim konular olması nedeniyle siz değerli okurlarım için ağır da olsa bu konuları işleyerek size sunmaya çalıştım. Çevremdeki dostlarımın, ‘’Arkadaş, sen belli ki önemli konuları işliyor ve bu konuların bizleri ilgilendiren yanlarıyla anlatıyorsun. Ama anlattığın yazı içinde plan var, kanun var, yönetmelik var, plan hükümlerinden bile bahsediyorsun. İyi de biz bunları nereden bileceğiz? Bizim işimiz değil ki…’’ diyorlar. Söylediklerine ve eleştirilerine yerden göğe kadar hak veriyor ve kabul ediyorum. Eyvallah. Ancak toplumumuzda şöyle bir alışkanlık da vardır; hiç bilmediğimiz bir konu hakında ‘’bilmiyorum’’ demeyiz. Bir anlatmaya başlarız ki mangalda ne kül bırakırız ne de başka bir şey. Onun için siz değerli okurlarımın karşısına çıkarken doğru bildiklerimizle, bilgide eksiklik varsa araştırıp doğrusunu öğrenerek sizlere yazılarımı sunmayı uygun bulduğum içindir. Umarım bundan böyle mahalli idareler seçimiyle birlikte ortalık hareketlenip, siyasette hararetli günler başlayacak o zaman da sizlerle paylaşacağım çok konuların olduğunu biliyorum. Şimdi yok mu? Bir dünya sorun var. Nereden başlamak? Nerenin yanlışlarını tespit ederek doğrularının da nasıl olacağını söylemek gerekiyor. Ayrıca geçtiğimiz günlerde sayın Başbakanın Bodrum koylarında havadan yaptığı gezi ve göz-

S

İHA-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Eylül ayının ortasından itibaren büyükşehir statüsü kazanan illere gezi düzenleyeceği belirtildi. Başbakan Erdoğan’ın Eylül ayının ortasından itibaren Aralık ayı sonuna kadar Büyükşehir Yasası ile büyükşehir unvanına kavuşan Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya,

Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerini ziyaret etmesi bekleniyor. AK Parti Muğla İl Başkanı Nihat Öztürk de Başbakan Erdoğan müjdeler vermek için Muğla’da olacağını belirterek, “Sayın Başbakanımız 30 Kasım- 1 Aralık tarihlerinde 2 gün Muğla’da olacaktır. Yeni müjdele vermek

ve açılışlar yapmak için Muğla halkıyla buluşacaktır. Milletin lideri Muğla ve ilçelerinde olacak, Başbakanımızı hasretle bekliyoruz” dedi.

“MUĞLA İLÇELERİNİ DE ZİYARET EDECEK” AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 30 Ka-

sım veya 1 Aralık tarihlerinde Muğla'ya gelmesinin planlandığını kaydeden Öztürk, Başbakan Erdoğan'ın Marmaris ve diğer ilçeleri de ziyaret edeceğini Kordon'da halkla yürüyeceğini bildirdi. Öztürk, daha önce Fethiye'de olduğu gibi Marmaris'te de halkın Başbakan Erdoğan'ı bağrına basacağına inandıklarını dile getirdi.

AKP Ortaca seçim startını verdi

haber/foto:

Mete SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

Ak Parti Ortaca İlçe Teşkilatı seçim startını verdi. Geçtiğimiz hafta Ortaca Suat Park’ta yapılan ve İlçe

Seçim İşleri Başkanlığının düzenlediği toplantıya, İl Seçim İşleri Başkanı Esat Tugay, İlçe Seçim İşleri Başkanı İbrahim Kıvrak, Kadın Kolları Başkanı Munise Turgut Özcan, mahalle temsilcileri, par-

tililer ve vatandaşlar katıldı. Toplantı ile ilgili bilgi veren İlçe Seçim İşleri Başkanı İbrahim Kıvrak, seçim startını verdiklerini belirterek, “Bu gün ilk toplantımızı yaptık. Buraya gelen vatandaşlarımız-

Ak Parti İl Başkanı Nihat Öztürk;

Ağaç için yaygara koparanların, ormanlık alanda denize sıfır yazlığı var İHA-AK Parti Marmaris İlçe Danışma Kurulu Ağustos ayı toplantısı ilçe binasında gerçekleştirildi. Toplantıya AK Parti İl Başkanı Nihat Öztürk, İlçe Başkanı Kadem Mete, yönetim kurulu üyeleri, belde, mahalle ve köylerde görevli çok sayıda partili katıldı. Ak Parti Muğla İl Başkanı Nihat Öztürk, yaptığı konuşmada, “2006 yılında bir kanun çıkmıştı. Bodrum yarımadasını birleştirip imar bütünlüğü yapmaya kalktık. CHP’li İl Genel Meclis Başkanı, İl Başkanı, başkan vekilinin özellikle bahar ve kış aylarında devamlı gündemde tuttuğu bir konu var. Sanki Marmaris’te Bodrum’da bir rant var ve bu rant üzerinden siyaset yapılıyor. Flu bir ortam oluşturup oradan Ak Parti’ye yüklenmeye çalıştılar. Hâlbuki ki unuttukları bir şey var. Biz 2006 yılında bir imar bütünlüğü yapmak için kolları sıvamıştık. Bodrum, Marmaris ve Fethiye için. Amacımız kıyılarımız yeşillerimiz katledilmesin. Birden fazla belediyelerin ayrı imar uygulamalarını tek elden yapmak iste-

miştik. Şu an ki Bodrum belediye başkanı o zaman ki Ortakent belediye başkanıydı. Ancak insanlar bunu unuttu. 2006’daki o imar gerçeğini şimdiki Bodrum belediye başkanımız mahkemeye taşıdı ve iptal etti. Ondan sonra 11 tane ayrı belediye Torba’yı da Bodrum’u da ayrı imar uygulamaları oluştu ve kentlerimiz sıkıntılı imar durumlarıyla karşılaştı” dedi.

“KÖYLERDEKİ VATANDAŞLARIMIZ MAĞDUR OLMAYACAK” Öztürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kıyılardaki yapılarla ilgili talimatının ardından özellikle Marmaris köylerinde yaşayan ve sadece barınmak için yaptıkları evlerle ilgili herhangi bir yaptırımın söz konusu olmayacağını söyledi.Öztürk, Büyükşehir yasasıyla birlikte özellikle köylerimiz Marmaris de dahil olmak üzere amacımız daha önceki kaçak yapılarla ilgili imar bütünlüğünü sağlamaktır. Köylerde vatandaşlarımızın barınmak için yaptığı ev-

lerle ilgili bizim bir sorunumuz yoktur ve mağdur olmayacaklar. Ak Parti hiçbir zaman köylüsünü, halkını, vatandaşını yalnız bırakmaz. Marmaris’te köylerimizde de vatandaşlarımızın yanında olacağız. Bodrum da dahil olmak üzere kıyılarda ranta açılmış, hiçbir kanun nizam uygulanmadan yapılmış tesisler var. Kaçak tesisler var. Bunlarla ilgili gereken çalışmalar başlamıştır” şeklinde konuştu.

“SANDIKTAN KİM ÇIKARSA ÇIKSIN BİZİM BELEDİYE BAŞKANIMIZDIR” Öztürk, yapılacak olan seçimlerin ardından sandıktan çıkan sonuca her zaman razı olduklarını ifade etti. Öztürk, "2014'te sandıktan kim çıkarsa bizim belediye başkanımızdır. Vatandaş kime yetkiyi verdiyse saygı duymak gerekiyor. Ancak biz belediye başkanı adaylarımızdan, seçildikleri gün parti rozetini çıkartarak herkesin belediye başkanı olmaları isteğinde bulunacağız" diye konuştu.

“SİYASET YAPAN

la seçim öncesi yapacağımız çalışmalar, bizden istekleri ve nasıl bir aday istedikleri yönünde bilgi alışverişinde bulunduk. Bu toplantılarımız önümüzdeki günlerde diğer mahallelerimizde de devam

edecek. Ak Parti Belediyeciliğini Ortaca ve Muğla’ya kazandırmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz ve bunu başaracağız” dedi.

İNSANLARA ÇAPULCU DEME LÜKSÜMÜZ YOK”

de isim çokluğuna rastlıyorsunuz. Özellikle CHP’de birçok isim telaffuz ediliyor. Ak Parti olarak ise biz kişiye özel siyaset yapmıyoruz. Biz teşkilat tabanlı ve sandık bazlı çalışıyoruz. Gerekli çalışmalar aday adaylarının başvuru süresi başladığı zaman yapılacaktır. Partimize gönül vermiş ve bizden belediye başkan adayı olmak isteyenler başvuracaklar. Onlar öncelikle kendilerini teşkilata tanıtacaklar ve teşkilatın süzgecinden kendilerini geçireceklerdir. Geçen seçim olduğu gibi temayül yoklamaları yapılacaktır genel merkezimiz tarafından. Sonra da aday adaylarının içerisinden en başarılı olacak kişiyi genel merkezimiz tarafından belirlenecektir. Diğer siyasi partilerde isimler konuşulabilir, masaya yatırılabilir. Onlar kendi reklamlarını yapadursunlar biz seçim çalışmalarımıza sistemli bir şekilde devam ediyoruz. Bizim için şahıslar değil partimizin kurumsal kimliği önemlidir. Hiç kimsenin adı partinin adından daha önde değildir. İstanbul’da aday belli değilken Marmaris’te sizin adayınız kimdir diye laf edenlere kulak asmayınız. Biz bir yere geç kalmış değiliz sistemli olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

İl Başkanı Öztürk, geçtiğimiz günlerde yaptığı “Muğla’yı çapulculardan temizleyeceğiz” sözlerine de açıklık getirdi. Öztürk, Biz Muğla’yı çapulculardan temizleyeceğiz derken şunu söylemek istemiştik aslında. Çapulcunun sözlük terimi: “yakan, yıkan, devlet malına zarar veren” insanlara çapulcu deniliyor. Ben hiçbir CHP’li, MHP’li, BDP’liye çapulcu demedim. Siyaset yapan insanlara bizim çapulcu deme lüksümüz yoktur.”

“KİŞİYE ÖZEL SİYASET YAPMIYORUZ” Ak Parti Marmaris İlçe Başkanı Kadem Mete de aday adaylığı konusunda özellikle CHP'de isim çokluğu olduğunu ve AK Parti'nin bu süreçte suskun kaldığı yönünde yorumlar olduğunu anımsatarak,"Bunun nedeni, biz kişiye özel siyaset yapmıyoruz, teşkilat odaklı çalışıyoruz. Girdiği bütün seçimlerden birinci çıkan partimiz, bu işi de dört dörtlük yapacak" dedi. Kadem Mete, “Eylül ayından itibaren genel merkezimin talimatları doğrultusunda seçim çalışmalarına bıraktığımız yerden devam edeceğiz. Aday belirleme çalışmaları konusunda gazetelerde bazı siyasi partiler-

Dr.Ali Arslan örgütüne güveniyor CHP Muğla Büyükşehir belediye başkan aday adayı Muğla eski Milletvekili Dr. Ali Arslan CHP Marmaris İlçe Örgütünü ve Marmaris Belediye başkanı Ali Acar’ı ziyaret etti. Ali Acar ile bir süre sohbet eden Arslan CHP Marmaris İlçe Örgütünün toplantısına katıldı. Toplantıda yönetim kurulu ve kadın kolları üyeleriyle sohbet eden Arslan burada önümüzdeki süreçte yapılacak seçimler ve aday belirleme sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Marmaris Belediye başkanı Ali Acar Büyükşehir belediye başkan aday adayı Dr. Ali Arslan’ı tebrik ederek başarılar diledi.

ERDOĞAN’A “SARI KART” Yerel seçimlerin daha sonra yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri ilgilendirdiğine dikkat çeken CHP Muğla Büyükşehir belediye başkan

aday adayı Dr. Ali Arslan “Önümüzde çok önemli bir yerel seçim süreci var. Bu süreç sadece yerel seçim değil aynı zamanda bir referandum ve genel seçimin ön hazırlığı. Bence bu yerel seçimde yerel yönetimleri seçeceğiz ama en azında Erdoğan’a sarı kart göstereceğimiz seçim olmalı. Sonuçta yerel seçimin çok çok ötesinde üst üste 3 tane çok önemli seçim var. Yerel seçim, Cumhurbaşkanlığı seçimi, genel seçim ve 1 tane de referandum. Bunların birinin sonucu diğerinin sonucunu etkileyecek seçimler. Yerel seçimlerin sonucu Cumhurbaşkanlığı seçimini,

genel seçimi çok yakından ilgilendiriyor” dedi.

ARKADAŞLARIM BU GÖREVE ÇAĞIRDI Dr.Ali Arslan “Şu anda Türkiye’de siyasal yaşamın en önemli sürecini yaşıyoruz. Yıllardır siyasetin içerisindeyim, İlçe başkanlığı yaptım, bir dönem milletvekili seçildim ama partimiz barajı aşamadı görev yapamadım, ardından iki dönem üst üste milletvekilliği yaptım. Akyarlar’dan Bekçiler’e, Bozburun’dan Göktepe’ ye Muğla’mızı ve Muğlalı hemşerilerimi çok iyi biliyorum, tanıyorum. Bu seçimler Türkiye’nin geleceği için çok önemli.

Beni yakından tanıyan ve bu seçimlerin önemine inan arkadaşlarımın ve hemşerilerimizin çağrısıyla Büyükşehir belediye başkanlığına aday adayı oldum. Bu süreçte de tüm örgüt üyelerime ve hemşerilerimize güveniyorum” diye konuştu.

ADAY BELİRLEME SÜRECİ Cumhuriyet Halk Partisi’nde şu anda aday belirleme sürecinin merakla beklendiğini söyleyen CHP Muğla Büyükşehir belediye başkan aday adayı Dr. Ali Arslan “Cumhuriyet Halk Partisi adaylarını nasıl belirleyecek. Sürecin nasıl gideceği belli değil. Çok belirsizlikleri olan bir süreç yaşıyoruz. Bir grup ön seçim olmalı diyor, bir grup anket yapılsın diyor. Benim de içinde bulunduğum bir grup hem ön seçim olsun hem de anketi parti dikkate alsın. İkisinin birleştirilebildiği bir model. Anket yapıldığında ilk 3’e giren ön seçime giderdi, bu da bir öneriydi. Genel merkezde bir grup biz anket yaparız kendimiz atarız, bir grup

ön seçim olsun üyelerle eğilim yoklaması yapılsın diyorlar. Hangisi olursa olsun önemli olan sürecin sonunda partililerimizin kırılmaması. Bu sürecin içerisinden dağılmadan, kırılmadan parçalanmadan güçlenerek çıkacağımızı umuyorum. Diğer arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum”

AKP’NİN MUĞLA’DA OYU 26.3 Son yapılan anketlere de dikkat çeken Dr. Ali Arslan, “Muğla Türkiye’de CHP’nin oy oranının en yüksek olduğu 4. İl. Bunlar; Tunceli, Edirne ve Kırklareli. Bunlar da büyükşehir değil. Büyükşehirlerin içerisinde de yüzde 46 ile CHP’nin oy oranının en yüksek olduğu il Muğla. Son kamuoyu yoklamasında AKP’nin en düşük oy aldığı ikinci il Muğla. AKP’nin Muğla’daki oy oranı 26.3. Bizim bu seçimi mutlaka kazanmamız lazım”

EN BÜYÜK GÖREV KADINLARIMIZIN CHP örgütlerinin her dönem-

lemleri neticesinde oluşan bu kıyıların yağmalandığı şeklindeki görüşleri ve bunun düzeltilmesine ilişkin alınacak yasal tedbirler vs. yazılı ve görsel basın aracılığı ile kamuoyuna yansıdı. Hemen insanın aklına gelen soru şudur: Köyceğiz ve çevresini Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisine alıp çivi çaktırmayan güç acaba Bodrum’u, Marmaris’i niye aynı koruma anlayışı ile gerekli tedbiri almadı ve korumadı? Siz değerli okurlarımın yorumlarına sunuyorum. Yine Köyceğiz Kelaynak kuşu gibi koruma altında iken Koruma alanları dışındaki yerlerde uygulanan Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, İmar Kanunu, Yapı Denetim Kanunu, Kıyı Kanunu, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, Mera Kanunu, Orman Köylülerinin Kalkındırılmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun, Tapu Kanunu ve Kadastro Kanunu, Büyükşehir Belediye Kanunu ve bazı diğer Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde yapılan değişikliklerle, kentsel, doğal ve kültürel alanlarımız bir rant aracına dönüştürülmüştür. Sayın Başbakan‘ın, Köyceğiz gibi yerlere nefes aldıracak, Bodrum, Marmaris gibi yerlerde tarihi, kültürel ve doğal değerlerimizin yağmalanmasını önleyecek ve korunmasını sağlayacak yeni düzenlemelerin ivedilikle yürürlüğe konulması için gerekli girişimleri bundan sonra başlatacağına inanmak istiyoruz. Sağlık ve huzur dolu en güzel günlerde görüşmek dileklerimle saygılar sunarım.

de özveriyle çalıştıklarına değinen Arslan; “Burada da yine en büyük iş her zaman olduğu gibi kadınlarımıza düşüyor. Bunun örnekleri var, referandum çalışmasında kadınlarımız başlarında bandanayla Temmuz-Ağustos sıcağında canla başla dolaşıyorlardı. Bu büyük bir özveriydi. Ev ve sokak çalışmalarında yine kadınlarımıza çok iş düşüyor onlara güveniyoruz”

MARMARİS ÖRGÜTÜ BAŞARI DİLEDİ CHP Muğla Büyükşehir belediye başkan aday adayı Dr. Ali Arslan üyelerden gelen soruları yanıtladı. Cumhuriyet Halk Partisi Marmaris İlçe Başkanı Candan Yürekli “Cumhuriyet Halk Partililer olarak Muğla’da seçimi kazanmak istiyoruz. Adayımızın bir an önce belirlenmesini, kimsenin birbirini kırmadan siyaset yapmasını, düzeyli bir şekilde bu yarışı götürmesini bekliyoruz. Sizden aldığımız intiba bu, şimdiden başarılar diliyoruz” dedi.


SAYFA 08

8

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

insan manzaraları

04 Eylül 2013

Çövenli yaylasında çöp topladılar

Ortaca geceleri

Bilindiği üzere Muğla Orman Bölge Müdürlüğü kapsamında “Uluslararası Orman Yönetimi Sertifikasyonu” alan ormanlardan biri de Köyceğiz Orman İşletmesi Müdürlüğü sınırları dahilinde kalan ormanlardır. Bu sertifikasyon kapsamında ormanlarımız dünya standarlarına uygun olarak yetiştirilmekte ve yönetilmektedir. Standartlardan biri de ormanların her türlü çöp ve kimyasal atıklardan arındırılmasıdır. Çövenli Yaylası sakinlerince orman içerisine atılan çöplerin hızla artması nedeniyle işbirliği çerçevesinde Ortaca Kent Konseyi Doğa Sporları Grubu üyeleri Mevlüt Doğan, Güner Varol, Ali Terzi ve Gürel Sarol’dan müteşekkil bir heyet, Köyceğiz Orman İşletme Müdürlüğü, Köyceğiz Belediyesi ve Çevre Koruma

Birliği tarafından 27.08.2013 günü Çövenli Yaylasında burada yaşayan halkın katılımıyla bir bilinçlendirme toplantısı gerçekleştirmiştir. Toplantının akabinde sahaya götürülen 4 adet çöp konteynırı ana hatlar üzerine yerleştirilmiş ve şu kararlar alınmıştır: Yayla sakinleri bundan böyle bu noktalara çöplerini toplayacak ve Köyceğiz Belediyesi’nin sağlayacağı çöp kamyonları vasıtasıyla her hafta çöpler ayrıştırıldıktan sonra bertaraf edilecektir. İleri de çöp konteynırı sayısı arttırılacaktır. Daha sonra, Orman, Belediye ve Çevre Koruma Birliği elemanları ve yayla sakinleri orman içerisine atılan çöplerin toplanması faaliyetini gerçekleştirmiştir. Çöplerin toplanması faaliyeti tüm hafta boyunca devam edecektir.

Bodrum Hakimi İntihar eden Mefaret Hanım'ın öyküsü yarım asırdır filmlere konu oldu, türküsü Bodrum ve Milas yöresinin dilinden düşmedi ama kimse "gerçeği" bilemedi. Bodrum Hakimi, şimdi, Tolga Çandar'ın çıkardığı "Türküleri Egenin 2" albümüne adını verdi. İşte size birden fazla gerçeği olan yaşanmış bir öykü. Bodrumlular erken biçer ekini Feleğe kurban mı gittin Bodrum Hakimi Türkiye'nin ilk kadın hakimlerindendi Bodrum Hakimi. Tek görev yeri Bodrum değildi elbet, ama Bodrumlular onu öyle sevmişlerdi ki... Bu dürüst, gözüpek, "erkek gibi" hakim hanıma saygıyla karışık bir sevgi duyuyorlardı. Aslen nereli olduğu önemli değildi, "Bodrum Hakimi" idi o. "Mefaret Tüzün (Bodrum Hakimi) Tavşanlı 1906 - Bodrum 1954 Türkiye'nin ilk kadın hakimlerinden olan Tüzün, 24 Eylül 1951 yılında Bodrum'da göreve başladı. Keşiflere at sırtında gidip gelen hakime hanım, cesurluğu ve girişimciliğiyle kısa zamanda yöre halkının sevgisini kazanmıştı. 1954'te kaybettiği nişanlısının ardından Tüzün'ün de beklenmedik ölümü, Bodrum'da büyük üzüntü yarattı. Bodrumlular, Hakim'e olan sevgilerini adına bir türkü yakarak yaşatmaya çalışmışlardır". Bodrum'da iz bırakanlar takviminde böyle tanıtılıyor Bodrum Hakimi Mefaret Tüzün. Hakkın-

da bundan fazlasını öğrenmek de pek mümkün değil zaten. Denediğiniz zaman resmi makamlardan da Bodrum'un yaşlılarından da aynı tepkiyi alıyorsunuz: "Niye soruyorsunuz? Geçmiş zaman, ne olmuşsa olmuş bitmiş işte, öğrenip de ne yapacaksınız?" Bodrumlular söz birliği etmişçesine 43 yıldır saklıyor Mefaret Hanım'ın ölüme götüren sırrı. Mefaret Hanım'ın arkasından halkın yaktığı türküyü yıllar sonra seslendirip yeni albümüne alan Tolga Çandar, uzun süre bu sırrın izini sürmüş. Ama zar zor açtığı her kapının arkasında birbirinden farklı öyküler çıkmış karşısına. Bunlardan bir tanesine göre, Hakim Hanım Bodrum'da bir gence idam cezası vermiş. Bunun üzerine çocuğun ağabeyi onu kaçırıp Turgutreis'in karşısındaki Çatal adalarında tecavüz etmiş. Bundan çok etkilenen Mefaret Hanım da dönüşte

Eski Ortaca Pazarı, şimdiki Ünal Daka Çocuk Parkı’nın olduğu yer (Nadir Şahin’in albümünden)

Böyle bir faaliyetin sürdürülebilirliğinin temini konusunda Köyceğiz Orman İşletme Müdürü Ramazan Uslu, Köyceğiz Bele-

diyesi Başkanı Salih Erbay ve Çevre Koruma Birliği Müdürü Şirvan Yurdadön’e teşekkürlerimizi borç biliriz.

kendisini öldürmüş. Anlatılan diğer öyküler ise ayrıntıları farklı olsa da Mefaret Hanım'ın ölümünün arkasında bir aşk olduğu yolunda. Bunlardan biri, "Bodrum Hakimi" filmine de konu olan öykü. Türkan Şoray'ın bütün azametiyle canlandırdığı muhteşem hakim hanımın hiçbir zor karşısında eğilmeyen başı sonunda bir aşka yenik düşüyordu. Ya sevdiği adama ölüm cezası verecekti, ya da... İkinci yolu seçti Bodrum Hakimi. Şu Bodrum'un dağlarında ceylanlar dolaşır Kara haber Mefaret Hanıma pek tez ulaşır Bodrum'da sıkı sıkı mühürlenmiş ağızlardan yarım yamalak dökülenler ise, hakim hanımın sevgilisinin filmdeki gibi bir suçlu değil, Bodrum'un savcısı olduğu yönünde. Ama bu aşkın Mefaret Hanım'ı neden intihara sürüklediği konusunda rivayet muhtelif. Karşılıksız değildi aşkı besbelli. Ama herhalde evlenemeyeceklerdi. Ama neden? Savcı evli miydi, ya da önce evlilik vaadettiği Mefaret Hanım'ı sonra terk mi etti... Büyük olasılıkla Bodrumlular pek sevdikleri "hakim hanım"larına böyle gayrimeşru bir ilişkiyi yakıştırmak istemediklerinden susuyorlar bu konuda, takvimlerinde bile "nişanlısı" sıfatını kullanmayı tercih ediyorlar. Mefaret Hanım'ın son gecesine ilişkin anlatılanlar ise daha da hazin. Milaslı Türk sanat müziği bestekarı Zeki Duygulu'nun konseri var o gece. Bodrumlular ciple Milas'ın yolunu tutuyor. Mefaret Hanım da aralarında. Ve o gece konserde bir şarkıyı tam üç kez çaldırıyor: Uslu dur kadınım çıldırtma beni Ben artık bildiğin o ten değilim Bir başka yağmurla ıslak mendilim Yeter artık ağlatma beni Uslu dur kadınım çıldırtma beni Dökülmüş yaprağım, sararmış güzüm Çiğli kirpiklerle yaşlıdır gözüm Bu gurbet ellerde ben bir öksüzüm Yeter artık ağlatma beni Uslu dur kadınım çıldırtma

beni Bu konser Bodrumlular'ın Mefaret Tüzün'ü son görüşü oluyor. Tolga Çandar o gece kendini asan hakim hanımın ölümünün Bodrum'da ne büyük bir üzüntü yarattığını annesinden dinlemiş. O zamanlar henüz çocuk olan annesi tarlada çalışırken gelen ve mola veren otobüsü ve üstündeki cenazeyi hiç unutmamış. Yıllarca ne bu öykü düşmüş dilinden ne de Bodrum Hakimi'nin türküsü. Hakim Hanım'ın memleketi Kütahya Tavşan Hakim Hanım sen eyledin bizleri perişan Bu Kütahya konusu da ayrı bir muamma. Takvimde de türküde de Mefaret Hanım'ın Tavşanlılı olduğu söylense de bunun aslı yok gibi. Tavşanlı kaymakamıyla konuşan Tolga Çandar Hakim Hanım'ın bir süre Tavşanlı'da görev yaptığını, tıpkı Bodrum'daki gibi yöre halkı tarafından çok sevildiğini, giderken de gözyaşları içinde konvoylarla uğurlandığını öğrenmiş. Mefaret Tüzün'ün gerçekte Tekirdağlı olduğu sanılıyor. Çandar, kendisini çocukluğundan beri derinden etkileyen bu kadının peşini bırakmamaya kararlı. Elinde Bodrum kaymakamlığından zar zor edindiği sararmış bir fotoğraf var. Hakim'in sevgilisi olduğu söylenen savcıyı aramış, bulamamış, akrabalarına sormuş, öğrenememiş, şimdi Adalet Bakanlığı'nda araştırmalarına devam ediyor. Bu arada da hiç olmazsa bir türküyle bu talihsiz kadına bir selam gönderiyor. Türkü, Bodrumlular'ın yaktığı bir ağıt ama Milaslı radyo sanatçısı Nazmi Yükselen onu TRT repertuvarına girecek şekilde düzenlemiş ve 60'lı yıllarda plağa okumuş. İşin ilginç yanı, Tolga Çandar Yunan adası Kos'ta da dinlemiş bu türküyü. Hemen sormuş "bu ne?" diye, "karşıda yaşanmış bir öykü" demişler. Şimdi Tolga Çandar'ın sesiyle yeniden hayat buluyor "Bodrum Hakimi"nin öyküsü. Çok sade, tek bir bağlamayla, kırk yıl uzaktan yürekleri dağlamaya devam ediyor: Nasıl astın Mefaret Hanım ipe de kendini Altın makas gümüş bıçak ile doğradılar tenini

Ortaca'nın geçmişe ışık tutan eski yapılarımızda; Hacı Ali Efendi Medresesi.


SAYFA 09

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

insan manzaraları

04 Eylül 2013

www.batihaber.org

___Bizimkiler_______ Geçtiğimiz hafta yayınlanan Bizimkiler köşesinin başlığı yanlış yazılmıştır. Tüm okurlarımız ve “Bizimkiler”den özür dileriz...

9

Çameli Karabayır Köyünde maden arama çalışması.. Bilindiği Üzere Elmalı Köyü-Kirazlıyayla Köyü-Karabayır Köyü Üçgeninde Kömür Madeni Ocağı Bulunmaktadır. İşletme Maliyetinden ve Kömür Rezervinin Azlığından İşletilememektedir. Alınan Bilgiye Göre, Çameli Karabayır Köyü Karayolu Üzerinde Bir Maden Arama Şirketi Kömür Madeni Arama Çalışmasına Başladı. İlk Sondaj 1 Hafta Önce Vuruldu ve 20 Metre İnildi. Sonuçlar Umut Verici Olarak Değerlendiriliyor. Rezervin İyi Çıkması Durumunda Çevre Köylere İş İstihdamı Fırsatı Çıkacak. Hadi Hayırlısı.

Sazak Kanyonu (Kirazlıyayla Köyü ) Safari Turu Start Yeri

Haber Foto: Mozaik Haber Ajansı

Amerika Çameli Balığı Yiyecek!. 1988 'den Bu Yana Çameli İlçesinde Alabalık Üretme Çiftliği Kuran ve Ürettiği Balıkları Füme ve Pişmeye Hazır Halde İhracat Yapmaya Başlayan ÖZPEKLER, Çiftliklerinde Günlük 50-60 Bin Balık Üretip Almanya ve İngiltere Gibi Avrupa Ülkelerine İhraç Ediyor. Sırada Amerika Var. Firma, Denizli Ahmet Nazif ZORLU Sanayi Sitesinde İşleyip Paketlediği Balıkları Amerika Newyork'ta Satışa Sunmak İçin Gün Sayıyor.

Marmaris Ortaca Sanayii esnafı_

Marmaris, batısında Reşadiye Yarımadası ve Kerme Körfezi, kuzeyinde Ula, doğusunda Balan Dağı, Karadağve Günlük Tepeleri ile güneyinde Akdeniz ile çevrilidir. Körfezin önünde kıyıya ince bir dille bağlı olan Adaköy, onun önünde Bedir Adası, Keçi Adası ve Güvercin Adası bulunur. Kentin en eski kısmı denize doğru uzanmış bir tepe üzerine kurulu olan Kale Mahallesidir. Marmaris daha sonra eteklere doğru

ve kıyı boyunda gelişmiştir.Akdeniz iklimi nedeniyle çok nemli bir havaya sahiptir. Marmaris'in nemli havası nedeniyle yaz ayları dışında da denize girmek mümkündür. Denizle bütünleşen çam ormanlarına sahip muhteşem koylarıyla, dört tarafını çevreleyen Milli Parkı'yla, mavi bayrakla donatılmış plajları ve berrak deniziyle Marmaris Akdeniz ve Türkiye turizminin önemli merkezlerinden birisidir.

Konumu, hem Marmaris'e hem de Marmaris'den diğer merkezlere, tarih ve doğa kokan güzelliklere ulaşılmasını kolaylaştırır. Hava ulaşımının yapıldığıDalaman Havaalanı sadece bir saat uzaklıktadır. Görmek istediğiniz yerleri katılacağınız turlarla bir gün içinde gezebilir, akşam tekrar Marmaris'te tatilinize devam edebilirsiniz. Rodos ise sadece 45 dakika uzaklıktadır.

Köyceğiz Aslan heykeli Köyceğiz merkezinde Köyceğiz'in simgesi tarihi Kaunos Aslan Heykeli yer alıyor. bunun da enteresan bir öyküsü var. aslan 2 bin yıl önceki Kaunos'u temsil ediyor. aslan'ın sağ pençesi altında bulunmakta olan ölmek üzere olan öküz kafası ise, Kaunos medeniyetine karşı olan medeniyetleri temsil ediyor. Şimdi bu aslan Köyceğiz'in simgesi ve her yıl Köyceğiz'de Altın Aslan Film Festivali düzenleniyor.

Sazak Kanyonu muhteşem bir trekking parkuru. Kanyonda: 1 mağara, 3 adet şelale, 300 m. 'de buz gibi içelecek soğuk sular, her 100 metrede yüzülebilecek tertemiz 3-4 m. derinliğe sahip derin doğal havuzlar, çam,kavak,boya ve ismini bilmediğimiz bir çok yemyeşil bitki örtüsü, alabalık ve çay balıkları. Yani muhteşem bir doğal kanyon. Sazak mahallesinden girerseniz 3 saatte Karabayır'a çıkıyor. Dinlenme yüzme zamanı dahil tabi.Yanınıza su almanıza gerek yok. Sadece 1 parça ekmek soğan olabilir.Hafta sonları herkes çok rahat bu yürüyüşü gerçekleştirebilir. Yüzmebilenler için çok eğlenceli. Ayağınızda sağlam bir spor ayakkabı veya katran pabuç olması şart. Sizi bazen yüzde yüz su dar boğazaları karşılıyor. Bu durumda yüzmek istemezseniz sağdan veya soldan dağa tırmanıp stratejik hesaplar yaparak çok rahat bu durumdan kendinizi kurtarıp tekrar çaya inebilirsniz. Yaptığımız görüşmelerde Fethiye'de safari turları düzenleyen seyahat acentalarındanhttp://www.alibabasafari.co m/ Alibaba Jeep Safari şirketinin ilçemizde safari turları düzenlemeye sıcak baktıklarını ifade ettiler. Yapılacak olan 1 günlük safari turu planlaması şöyle: Sabah Kirazlıyala'da turistlere köy kahvaltısı, Sazak kanyonundan Sazak mağara-

sından yürüyüş (trekking) startı-Karabayır Köyü Çayçatı Mahallesi Güngörmez trekking finish. Öğle yemeği Karabayır Köyü. Jeeplerle Kanfilli yaylası Akkavak. Vaşak, kutların ve domuzların saklanma yeri olan vahşi Karnafilli Yaylası Akkvak'ta 600 m. adrenalin dolu trekking. Karanfil Yaylası-Ağlı Yaylası-Gürsu Köyü Karkın Yaylası , Cavurdöndü-KemerFethiye. Veya maliyetsiz seçenek Sazak Kanyonu-AkkavakAğlı Yaylası-Karanfilli YaylasıFethiye. Mağara keşfinde Yılmaz Özpek kardeşimize çok teşekkür ediyoruz. Mağarayı bilen ve keşfeden o.Ayrıca bize eşlik eden Hilmi AKDAĞ ve İbrahim AKDAĞ'a sonsuz teşekkürler.

Yeni model Ortaca Sanayi Esnaflarından Ömür Usta Fethiyede ring seferi yapan acentanın isteği üzerine Ford transit kapalı kamyoneti 1 günlük ugras sonucu uzun jeep haline getirdi uzun ugraslar sonucu emek veren ömer usta çokta kolay olmadı 4 kişi + 41 derece sıcaklıkta kan ter içinde kala kala yaptık ve biz bundan 4 tane daha yaptık daha önce dedi turistlerin çamur ve deniz safari turları için kullanıldıgını söyleyen Ömür

usta ortaca sanayi içerisinde deneme sürüşleri yaptı ve her köşeyi dönerken sanayi esnafları arabayı merakla bakarken bazıları içine binip test sürüşüne ortak oldular ve bayada ilgi cekti araç

Hep çocuk kalmak Biz hep çocuk kalmalıydık aslında... Üç taş, üç cam olmalıydı hayat. En büyük kavgamız gazoz kapağından çıkmalıydı ve en büyük acımız öğretmenimizin başka şehre tayini olmalıydı. Biz hep çocuk

kalmalıydık aslında. Büyümeğe özenmeliydik büyümeden... İnsan dediğin, yürüdükçe yorulan, yoruldukça ağlayan bir taş değil mi? Çözmesi zor değil. Sen ansın, yaşanan zaman...


SAYFA 10

10

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

...

04 Eylül 2013

www.batihaber.org

sulama sistemi vardır. Fiyat: 375.000 TL İrtibat tel: 0536 488 7645 İŞYERİ Ortaca Rüyam Butik devren satılıktır.

Beşköprü Mah.Çiçek apt., 3K üstünde 140 m2 kiralık işyeri T.0535 823 6046 Varyant Mühendislikte çalıştırılmak üzere sıhhi tesisat iş yerine kalorifer ve havuz bölümünde tesisat ustası alınacaktır. Müracaatların şahsen yapması rica olunur. T.282 0272 / 0507 937 3896

Geçen sayının cevabı

Ev temizliği yapılır ve çocuk bakılır T. 0.507.719 8845

Citroen C4 Grand Picasso (7 Kişilik), Siyah, 2011 Model, 1.6 motor, 23.000 km. HASARSIZ, Full Otomatik 50.000 TL Havalimanı Müdüründen Satılık İrtibat: T.0543 329 87 37 MOTOSİKLET 1978 model, çok temiz, plakalı, 125 cc.orjinal japon Honda motosiklet satılıktır. T.0.537.354 0303 TRAKTÖR sahibinden 74 model 480 fiat traktör satılıktır 0538 252 9603

Dalaman Şikayet Var Siyasi Haber Gazetesi Tel.

2828 008

www.batihaber.org www.facebook.com/BATIHABER e-mail: batihaber@hotmail.com 04 Eylül 2013 | Yıl: 1 | Sayı: 25 İmtiyaz Sahibi : Ayşe SÖNMEZ Genel Yayın Yönetmeni : Mete SÖNMEZ Yazı İşleri Müdürü : Fatma GÜNEŞER İdare Yeri : .. .. .. Baskı : .. .. ..

Terzialiler Mah. Kahramanlar Sk. No.31 (Merkez Camii Arkası) ORTACA/MUĞLA Star Medya Yayıncılık A.Ş. Gaziemir Tren İst. Karş. Eski Betontaş Tesisleri içi Gaziemir-İZMİR

Tel : (0232) 251 76 32 Yayın Türü : Yerel süreli Baskı Tarihi : 03 Eylül 2013 -

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uyar.

-

Gazetemize gönderilen yazı ve fotoğraflar yayınlansın veya yayınlanmasın iade edilemez.

-

Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.

-

Gazetemizin ilk yayın tarihi 20.03.2013

-

Özel ilanlarda (Kongre, Tüzük, Zayi, Teşekkür vs) Muğla İl gazeteleri fiyat tarifesi uygulanır.

İLAN REKLAM ABONE TARİFESİ

HABER İHBAR HATTI

2828 008 0.554.837 9474 ABONELİK Gazetemizin abonelik ücretleri; 3 aylık; 10 TL. / 6 Aylık 20 TL. / 12 aylık 40 TL. Ücreti peşin alınır. Aboneler, abonelik sürecinde gazetede olabilecek fiyat artışından etkilenmez.

Erdal Karakuş ***marketin dün dağıtacağını duyurduğu tabletlerin dağıtım şeklinden, o kadar reklamaduyuruya rağmen Seyfettin İnce'deki şubede tablet sayısını 2 de bırakıp insanlarla oynamasından, özellikle de mağazanın açılışı ile birlikte sıra onun olmamasına rağmen çok çirkin hareketlerle öne geçip hakkı olmayan tableti alan şahıstan, bu arada duruma karşı çıkmak yerine sessiz kalmayı tercih eden ***personelinden ŞİKAYETÇİYİMMMMM.......................... Osman Akkuş Çok merak ettiğim bir konu: Motoru olan gençlere soruyorum.Sokak aralarında özellikler geceleri egzost patlatmak ne kadar zevk veriyor acaba.? hani gerçekten tahmin edilemez bir zevkse bende bir motor alıp çıkmak istiyorum geceleri. Acaba bu yeni moda kız tavlama olayımı? Selin Örgen Ortacadan dalamana cift vesait ile geliniyor,once kopru basi garaja ordan sehiricine,,ortacanin arabasi dalamana giremiyormus..bu ne sacmalik yaaa,,su ulasim isini hala cozemediler,,,, Erkan Kutlumuş Bugün Dalaman'da Atatürk Caddesinde dolaşırken bütün kaldırımlar su içinde idi, özellikle Arıkan büfe önü (Çinçin Büfe) önündeki yere Belediye Çay bahçesinin tüm suyu akıp birikmişti, su orada birikiyor ve başka yere akmıyor,

bu nedenle karşıya geçen yayalar üstleri başları ıslanıyor.. Ayrıca kaldırımlara çatılardan inen giderler direk akıyor herhangi bir tesisat yok acaba buna bir çare üretilemezmi kaldırımlar örnek yemek yenmiş kırıntıların bulunduğu balkon kirleri ve çiçek yaprakları ile kirlenmek zorunda mı ? Volkan Aytekin Merhaba Arkadaşlar Sekanın önünde gençlerin aktivite yapabileceği yeri yok yetkililere sesleniyorum oy istemeye gelmesini biliyonuzda sekanın önünde hiç birşey yapmıyonuz Erkan Kutlumuş Bu kanalizasyon mazgalı Dalaman İnönü Caddesi (Yeni Şevikoğlu) bitiminde Muhtar Akbekir Caddesi (104lere giden cadde) kavşağı girişinde resmen aşağıya doğru çökmüş durumda çok büyük tehlike arzediyor. Erdal Karakuş Birileri için hiç problem olmasa da " yahu başka eksik mi yok " deseler de ben sokaklardaki çöp bidonlarının tamamının ağzının açık olmasından şikayetçiyim.. Bu her yerde mi böyledir? Eğer kapatılmayacaksa adamlar neden çöp bidonlarını kapağıyla imal ederler? Bilen varsa söylesin...... TC Özgür Deveci arabayla sokakta gidemiyorum yolun ortasına bir sürü gençler kornaya basıyorum dönüp bakıyorlar hiç islifini bozmuyorlar sanki orası yaya

yolu ben arabayla yanlış yola girdim sanki TC Özgür Deveci ERKAN BEY.... TEŞEKKÜR EDERİM ORTACANINDA ŞİKAYET SAYFASI OLDU. ARKADAŞLAR PAZAR KURULUYOR HERTARAF TERTEMİZ PAZARCILAR TEZGAHLARINI TOPARLAYIP GİTTİKTEN SONRA KALAN PİŞLİGİ GÖRMENİZİ İSTERİM NE ANLAYIŞLA O PİŞLİKLERİ BIRAKIP GİDERLER.piknige gidiyoruz hertaraf şise kırıgı şişe pişlik ya tekrar gidmiyecekmisiniz oraya çöpünü al tertemiz bırak ErDal Meşe dün gece yolda yürürken yanımda bir araç durdu dalamanda rafting yapıldığını nereden bilgi alacaklarını sordular. Dalamanda bunun organizasyonunun yapılıp yapılmadığını bilmediğim için daha önce gürleyk köyünde tanışma fırsatı bulduğum köyceğiz acentalarından birine yönlen-

dirdim... Ve biliyorum ki her gün düzinelerce insan dalaman çayına raftinge gidiyor... Bunu dalamana kazandırmanın bir imkanı yok mu acaba... Çağrı Kesemen Batı haberin desteği çok iyi olmuş ancak şuna dikkat ettim Dalaman rekor dolmuş fiyatından, dolmuşun keyfine göre hareketinden ve mecburi otogara giderken ödediği paradan da şikayetçi. Bu ulaşım konusu niye tamamen atlanmış haberde? Hiç kimse kimseyi zorla dolmuşa bindiremez otobüs firmaları servisleri nerde kim izin vermiyor acaba o ücretsiz servislere.? İlgileniyor gibi görünüp göz yummayın allah aşkına şu en büyük soruna!!! ; resi k ad om/gro o o c b . e k fac ceboo ar/ v fa bun gru ://www. sikayet n s a p t t m h a /dal ups

Satılık komple fiber kaplı ahşap tekne 850 boy, 240 en, krom yan korkuluklar ve gölgelikler marin kaliteli ön ve arka tente. Krom merdiven ve dinlence, tek kamara, WC duş, hidrofor, elektrikli ırgat, 2 adet büyük akü, 250 watt elektrik üreten güneş paneli ve aksesuarları, 220 volt buzdolabı, 120 litrelik. Krom mazot, pis ve temiz su tankları, elektrikli ırgat büyük 1000 watt. 32 beygir, süper star motor, 2 silindirli marşlı. Her şeyi hazır, bin gez, hiç masraf etme. Ev rahatlığında tekne. Bütün emniyet aksesuarları tamam. Fiatı düşürdüm. Acil ihtiyaçtan satılık. Sadece 17bin lira. T.0554 500 0323

Satılık tavus kuşu T.0536 603 0854

Nikon D3100 sıfır fotoğraf makinası, 18-55 objektifi ile birlikte satılıktır. Paketi daha açılmamıştır, garantilidir. T.0530.935 7535

Kemaliye köyünde hisseli tapulu, 10 dönüm limon bahçesi (sera için çok uygun) satılıktır. Damlama

Part Time çalışacak; Ek iş yapmak isteyenlere fırsat; Part Time çalışacak - Ehliyetli bay eleman, - A2 ehliyetli bayan eleman aranıyor. T. 0.542.897 2347

Beyazoğlu konutlarında 1+1, 87 m2, lüks eşyalı ev, kaloriferli, klimalı, asansörlü, 2.kat,

kiralık

Tel: 0.533.471 6333


SAYFA 03

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

röportaj

04 Eylül 2013

www.batihaber.org

11

Kazım Aysel;

Beyoğlu’ndan çağırdılar babam, kızları öpmeyemi gideceksin dedi Kazım Aysel. Çiftçilikten, Muhtarlığa, Siyasetten, Film arstistliğine kadar geçen bir süreç. Ortaca’nın renkli simalarından Kazım Aysel ile, Türkan Kahraman ve Ayşe Sönmez, yaşamından, siyasetine, sinemadan projelerine kadar güzel bir röportaj yaptı.  Türkan KAHRAMAN/Ayşe SÖNMEZ

Foto/Röportaj:

BATIHABER/T.2828 008

BatıHaber: Kazım bey sizi tanıyabilirmiyiz? Kazım Aysel: Ben 1953 Ortaca doğumluyum. Gençliğimde çiftçilikle uğraşıyordum. Askere gitmeden önce o zamanlar artist deniliyordu, artist olup bir sinema filminde oynamak için müracaat ettim, Beyoğluna mektup yazdım. 15-20 gün sonra, acil gelin diye cevap geldi. Sevinçle babama koştum, ‘Baba ben artist oluyorum’ dedim, ‘Ne artisti’ dedi. ‘Ben Beyoğluna mektup gönderdim, acil gelin diye cevap geldi’ dedi, “Ulan sen delirdin mi? Sen ellerin kızlarını öpmeyemi gideceksin. Hakkımı helal etmem” dedi göndermedi. Çok istiyordum, bu benim kursağımda kaldı. Aradan zaman geçti, askerliği yapıp geldik, evlendik. Evlenmne hikayesi de biraz karışık, eşimi Denizliden motosikletle kaçırdım. Yolda Hüsniye çayında kaza yaptık, eşimin dizi parçalandı, motor çalışmadı. Benim kayınbiraderim o zaman Denizli Valiliğinde kalemdi, şikayetçi olmuşlar Denizli’deki savcı yakalama kararı çıkartmış. Evlenmeden birkaç ay önce cezaevinden çıkmıştım, buradaki savcı beni tanıyordu. Eniştem durumu bildirmiş, buradaki savcı bir yakalama emri çıkarttı, bizi burada tuttular evlendik. Ardından Sümerbank’a girdim, 13 yıl çalıştım. Sümerbank kapandı, Denizli’ye tayinim çıktı, gitmedim istifa ettim. O yıllarda Çaylı içki içilen kavga çıkartılan bir mahalle olarak bilinirdi ama oranın camiisi vardı, bizim Dalaklı mahallesinde ise camii yoktu. İçimde ukteydi, hep dua ederdim, buraya muhtar olayım şu camiiyi ben yaptırayım diye. Seçimlere girdik Dalaklı mahallesine muhtar olduk. Camii için dernek kurdum, derneğinde başkanı oldum. Deve güreşi, boğa güreşi, pehlivan güreşi düzenledik, ora-

dan kazandığımız parayla camiiyi, minaresini ve okulun da 2 sınıfını bitirdik. Ardından da Belediye Başkanlığı için ısrar oldu. Girmeyecektim ama ısrarlara dayanamadım girdim, az bir farkla seçimi kaybettim. BatıHaber: Peki sinema ve dizi olayına gelirsek. Bu olay nasıl başladı? Kazım Aysel: Muğla’da Baba Ocağı dizisinin çekimi başladı. Oranın Genel Koordinatörü, oyuncuları organize eden kişi, asistan benim arkadaşım, dediki buraya gel bu dizide seni oynatalım. Bu yaştan sonra olurmu derken, ziyaretime bari gel dedi. Gidecektim, Alattin Durdu’yu gördüm, ‘Gel seni çekimlere götüreyim” dedim. Gittik. Bizi kahvenin içine ittiler, hemen baş-

ladılar çekime. Orada 52 bölümü bitirdik. Bizi figüran olarak değil oyuncu olarak gördüler isimlerimiz dizide geçti. Ardından Düriyenin Güğümlerinin ilk bölümünden son bölümüne kadar tamamında oynadık. Sonra sırasıyla Denizden Gelen sinema filmi, Geriye Dönüş Sinema Filmi, Ayaz Sinema Filminin çekimlerini tamamladık. BatıHaber: Peki ilk rol aldıktan sonra çevrenizden nasıl bir tepki gördünüz? Kazım Aysel: İlk rol aldığımız bölüm yayınlandıktan sonra çok arayan oldu, telefon yağmuruna tutuldum, sizdemi oynadınız diye. BatıHaber: Eşinizin ve çocuklarınızın tepkisi ne oldu? Kazım Aysel: Eşim, oranın sahne, olayında film olduğunu biliyor. Orada hepimiz kardeşiz, icabında karı-koca rolünde oynadığımız oluyor ama dedim ya kardeşiz, bunu da eşimde biliyor. Bana güveniyor, bu yüzeden de herhangi bir tepkisi olmadı. Çocuklarım ise oynamama hoş görmediler ama Denizden Gelen sinema filminde oynattım çocuklarımı. Hatta kızıma hastanede danışma olarak oynadı. Başrol oyuncusu ilemuhattap oluyordu, onu oynadkıtan sonra daha da arkasını aradılar. Kendileri yer alınca oynamak istediler ve kendi-

lerine de sahne aradılar. BatıHaber: Kazım Aysel’i herkes bıyıklı bilir ama Denizden Gelen filminde bıyıklarınızı kestiniz. Zor olmadı mı? Kazım Aysel: Çok zor oldu. Resmi bir polis rolündeydim o filmde. Bıyığımı hayatımda hiç kesmemiştim. Çok zor kestik, eve gittiğimde eşim tanıyamadı önce. Buyrun diye ayağa kalkıyordu güldüm, güldüğüm belli olmasın diye elimi ağzıma kapatınca tanıdı, “Git gözüm görmesin” dedi, tepki gösterdi. BatıHaber: Peki çevrenizin tepkisi ne oldu? Kazım Aysel: Kimisi yakışmış, kimisi yakışmamız dedi, herkesin değişik bir tepkisi oldu. Ben ise beğenmedim, alışamadım. Çünkü bıyıklı halime alışmışım yıllarca. BatıHaber: Biraz da film çekimlerine değinirsek. Çekim arkası zormu, nasıl? Kazım Aysel: Film çekimi çok güzel birşey. Geri planda çok güzel muhabbet oluyor, oyuncuların hepsi çok sıcak davranıyorlar, size sahip çıkıyor, bilmediğiniz konuları öğretiyorlar. Orası bambaşka bir ortam. BatıHaber: Peki ajansa kayıt oldunuz mu? Kazım Aysel: Ajanslara kayıt oldum, deneme çekimi yaptık. Sesimi, mimiklerimi aldılar. Müracaatlara göre hangi filmde, hangi sahnede oynayacağımı belirleyecekler. BatıHaber: Yeni proje var mı? Kazım Aysel: İki tane proje vardı, sinema filmi olarak, birisi Kurt Kan’dı. 1459 yılında geçen bir savaş filmiydi, dağlarda helikopterle çekimleri vardı. Orada ben savaş birincisi kızın babası rolünü oynayacaktım. İstanbul’da çekimleri başlayacaktı, ona çağırdılar. O sırada burada Kabak Tatlısı isminde bir sinema filmi çekilecekti. Ben İstanbul’a gitmedim, buradaki için ama Kabak Tatlısının da çekimleri yılsonuna erte-

lendi, yılsonuna kaldı. Şimdi ise birkaç proje var. Önceki yönetmenimiz Mustafa Şevki Doğan hocama dizi teklifi gelmiş, Genel Koordinatörlüğünü Barbaros Canlı yapacak, onla beraber gideceğiz, oradan bir ev tutup İstanbul’da devam edeceğiz nasip olursa. Genç nesil, tiyatro mezunu genç nesil çok fazla. İstediğiniz tipte insanı bulabiliyorsunuz, ama bizim yaşlarda insan bulmak zor. Kanallarda çok sayıda film çekimi var. O yönden bir şansımız var. Oraya gidince de birkaç farklı proje var. BatıHaber: Bölgemize gelirsek. Denizden Gelen çekildi mesela. Bölge için Sinema ve Dizilerin önemi nedir ayrıca bölgemiz bu tür çekimler için uygun bir mekan mı? Kazım Aysel: Denizden Gelen sinema filmi başka yerde çekilecekti, Alaattin Durdu ile birlikte filmi buraya almak için 2 ay uğraştık. Burada çekimini yaptıralım, buranın tanıtımını yapalım diye. Ben mesela Dalyan’ın o güzelliğini o filmde gördüm. Sonuçta burası turizm bölgesi. Dalaman’ın havalimanı var bu sayede adı duyulmuş ama Ortaca’nı adı bilinmiyor. Oysa Sarıgerme, Dalyan gibi yerler Ortaca’ya bağlı. Biz bu memleketi tanıtmak için çabalıyoruz. Yoksa gideriz İstanbul’a hiç uğraşmayız, çeşitli projelerde yer alırız. Bölgemizde film ekipleri için uygun sponsorlarda var, hem belediyeler hem esnaf çok yardımcı oluyor. Mesela Ortaca Belediye Başkanımız Hasan Karaçelik, kendisine çok teşekkür ederim. Film çekimi esnasında çok yardımcı oldu. Dalaman Belediye Başkanı Sedat Yılmaz, Dalaman’da çekimler yapılmamasına rağmen, Belediyenin otobüsünü verdi, her konuda yardımcı oldu. Her iki Belediye Başkanımızda çekimler esnasında, benim verdiğim tüm sözleri kendi sözlerinin

olduğunu söylediler. İkisine de çok teşekkür ederim. Mesala Sığla Restaurant, bu bölgeye getirdiğimiz tüm oyuncuları ağırladı. Yörük Obası Derneği Başkanı Ramazan bey ve Kadriye hanım, çok yardımcı oldular. Film ekiplerinin de zaten istediği bu, bölgeden çok memnunlar, bana bundan sonra burada dizi ve sinema çekimlerinin devam edeceğini söylediler. BatıHaber: Burada yapılan çekimlerde bölge insanı rol aldımı peki? Kazım Aysel: Denizden Gelen filminde bu bölgeden figüran olarak 100’e yakın insan oynadı. Esmer renkli kişileri istiyorlardı, Dalaman, Ortaca ve Eskiköy’den çok sayıda insan topladık, oynadılar. Onlar için ölümsüzlük bu, çok büyük bir anı oldu. Halende birçok müracaat var, çok sayıda insan gelip filmlerde oynamak istediğini söylüyor. BatıHaber: Peki bu bölgeye kurs açılabilir mi? Kazım Aysel: En azından tiyatro kursu açılsa çok iyi olur, bunu çok istiyorum, gençleri-

miz çok istiyor. Aslında Serdar Kulmaç ile bunu düşündük, hatta karar da vermiştik. Ama oyunculukla birlikte ilgilenemeyeceğiz. Burada bu tarz bir kurs açılırsa İstanbul’daki oyuncu arkadaşlarda yardımcı olacaklar. Emre Kınay mesela yardımcı olacağını bizzat söyledi. Hatta bu bölgede ücretsiz bir tiyatro gösterimi bile yapacak ilerleyen tarihte. BatıHaber: Son olarak, Kazım Aysel’in geçmişte bir siyasetçi yönü vardı. Seçimler yaklaşıyor, siyasete dönem gibi bir düşüncesi var mı? Kazım Aysel: O kesinlikle yok. Beni herkes bilir, herkesin görüşüne saygım vardır. Bu önceden beri bellidir. Bir ara siyaset yaptık, geldi, geçti, bitti. Siyasi hayatım kesinlikle bundan sonra yok. Olmayacak. BatıHaber: Sizin söylemek istediğiniz birşey var mı? Kazım Aysel: Çok teşekür ederim. Sizlerde ilçemizin reklamı için uğraşıyorsunuz, çok zahmet çekiyorsunuz, bu yaptığınızda bir tanıtım. Sizlere çok teşekkür ederim.


SAYFA 12

12

04 Eyl端l 2013

...

www.batihaber.org

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI


BATIHABER SAYI: 025 | 04 EYLÜL 2013