Page 1

SAYFA 1

Güzellik yarışmasına kısa bir süre kaldı. 07 Temmuz’da yapılacak büyük final öncesi güzeller, kamp yaparak yarışmaya hazırlanıyorlar. Kamp kapsamında son olarak Dalyan’a gelen güzeller, Dalyan Peloid’de çamur banyolarına da uğradılar. Güzeller, Güzelliklerine Güzellik katmak istediklerini söylediler.16’da

Muğla’da ilk kez “Peloid” yani Çamur Banyosu işletim ruhsatı’nı Peloid Dalyan aldı. Bu durum, daha önce Çamur Banyosu olarak işletilen mekanların “kaçak mı” olduğu sorusunu beraberinde getirdi. Kanunlara göre, Çamur banyosu işletebilmek için Bakanlıktan Peloid İşletim ruhsatı almak gerekiyor. 3 ay önce hizmet vermeye başlayan Dalyan Peloid, Çamur Banyosu işlete-

bilmek için Türkiye’de 4ncü, Muğla’da ise ilk kez ruhsat alan kurum oldu. Bu durum, buralarda yıllardır Çamur Banyosu olarak işletilen ve milyonlarca turisti ağırlayan me-

T. 2828 008

www.batihaber.org

kanların kaçak mı olduğu sorusunu beraberinde getirdi. Haberi Sayfa 5’de

batihaber@hotmail.com

Yıl: 1

Sayı: 16

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

03 Temmuz 2013 Çarşamba

www.facebook.com/BATIHABER

Ortaca 18.Tarım Çevre ve Turizm Festivali'nin son günündeki

CHP Muğla Milletvekili

Nurettin Demir ölümden döndü

Prof.Dr. Nurettin Demir

Göcek’te hizmet veren Adıvar Coctail&Dans Bar’da çılgın geceler yaşanıyor. Mekan, her Cumartesi akşamı dansçı kızların çılgın şovlarına sahne oluyor. 16’da

01 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı Dalyan Boğazağzı Plajında düzenlenen törenle kutlandı. 14’de

Milas’ta bir düğünden dönen Chp Muğla Milletvekili Prof.Dr.Nurettin Demir, Dalaman yakınlarında kaza yaptı. Kazada araç büyük hasar görürken, hafif yaralı olarak kazayı atlatan Milletvekili Demir ölümden döndü. 3’de

Ortaca Festivali sona erdi. Festivalin son günü yapılan İlkay Akkaya konseri sırasında bazı seyircilerin Gezi Parkı olaylarına yönelik attığı sloganlara Ak Parti Ortaca İlçe Başkanı Mesut Yazan, Belediyenin engel olmadığını ve Festivalin siyasete çekildiğini iddia ederken, Başkan Hasan Karaçelik ise eylemlerin kendiliğinden geliştiğini, Belediye ile hiç bir ilişkisinin olmadığını belirtti. ORTACA Festivali tartışma ile sona erdi. Festivalin son günü yapılan İlkay Akkaya konserinde bazı seyircilerin Gezi Parkı olayları ile ilgili pankart açması ve slogan atmasına Ak Parti Ortaca İlçe Yönetimi sert tepki gösterdi.

FESTİVALE SİYASET BULAŞTI Festivalin siyasete çekildiğini iddia eden Ak Parti Ortaca İlçe Başkanı Mesut Yazan, "Festival ortasında şarkı söyleyen arkadaşlar son dönemlerde Türkiye gündemine oturan olaylar, Taksim Gezi Parkı olaylarını gündeme taşıması, bu festivali siyasete çekmesine Belediye yönetiminin hiç tepki vermemesi bizleri son derece üzmüştür"

2YIL aradan sonra tekrar yapılan Ortaca 18.Tarım Çevre ve Turizm Festivali'nin şüphesiz en farklı yanlarından bir tanesi, zanatkaarlar'dı. Milas-Bozalan el yapımı halı tezgahı, Aydın Çine'den gelen Osman uztanın saz atölyesi, Dalaman Taşbaşı köyünden İrfan dedenin ahşap el işleri, Dikmekavak'tan Emine

7

Memleketimin Hali

14

Hastalıkların Zihinsel ve holistik tedavisi

14

Ben aşkımdan vaz geçmem

dedi.

BİZDE ORADA ÖĞRENDİK Mesut Yazan'ın eleştirilerini ilettiğimiz Belediye Başkanı Hasan Karaçelik ise olayın bilgileri dışında geliştiğini belirtti. "Bizler gelin propaganda yapın, olay çıkarın diye bir şey söylemedik" diyen Başkan Karaçelik, "Emniyet güçleri de dahil bizler hiçbir müdahalede bulunmadık. Çevre ilçelerden İlkay Akkaya hayranlarının fan clup üyeleri bir araya gelip buraya geldiklerini biliyoruz. Bizlerde orada öğrendik böyle bir durumu" dedi.

Nine'nin Düven Tezgahı ve Toparlar'dan Necip Usta'nın kalay atölyesi görülmesi gereken standlardı. Artık hemen hemen kalmayan ve belki bir süre sonra tamamen unutulacak bu sanatlar ve zanatkarlar festivale şüphesiz renk katarken, "Kültür" adına yapılan ve sadece kültürü ünlü bir sanatçıyı sahne aldırmak ola-

Haberi Sayfa 7’de

rak yansıtan pekçok festivale görede gerçekten kültür adına fark attı. BatıHaber olarak işte bu zanaatkarlarla küçük bir söyleşi yaptık ve hem onları, hemde yaptıkları sanatları tanıtmak istedik. Haberi 8’de Festival Sona Erdi haberi 9’da

Sivas olaylarının 20nci yıldönümü

Muğla’nın suç haritası çıkarıldı 3’de


SAYFA 02

2

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

kültür/magazin

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

Dünya Bunu konuşuyor

Sevişirken düşüp öldüler Çin’de sıcaktan bunalıp cam kenarında sevişmeye başlayan çift, pencerenin taşımaması üzerine aşağı düşerek hayatını kaybetti.

Seçil&Ümit

Erkekliğe ilk adımı attı

Evlenenler Sibel ve Önder çiftine bir ömür boyu mutluluklar dileriz

Ortaca’dan Mine-Mustafa Sözan’ın oğlu Kerem, erkekliğe ilk adımı attı. 24 Haziran Pazartesi günü Bahçelievler Düğün salonunda yapılan sünnet törenine ailenin yakınları, eş-dost ve akrabaları katıldı.

28 Haziran Cuma günü yapılan Erdem ve Koyuncu ailesinin kızları Seçil ile Ümit'in düğünü Delta Tesislerinde kalabalık bir davetli katılımıyla gerçekleşti. Bu düğündede Köyceğiz'in evlerde düğün baklavası yapma adeti, eski geleneklere göre devam etti. Kına günü gündüz davul zurna eşliğinde düğün baklavası yapan evlere gidilerek düğüne yakışır şekilde paketlenmiş baklava tepsileri teslim alınarak, baklava alınan ev sahibi bayanlara baklava bohçası verildi. Akşamki yaşanacak kınanın ısınma turlarıydı bu baklava töreni, her baklava alınan evin önünde konvoy ve ev sahibi ile komşular oynayarak gençlerin sevinçlerini sevgi ilke karşılık verdiler. Eskilerde bir söz vardır, birşey nasıl başlarsa öyle devam eder diye, Köyceğiz'de de güle oynaya düğüne ilk adımları atıyorlar ki, sonrasında gelinle damatta güle oynaya bir hayat sürsün Gazetemiz BatıHaber gençlere mutluluklar diler.

ÇİN’in Hubei Eyaleti’nin başkenti Wuhan’da yaşayan genç bir çift, pencereye dayanarak seks yaparken aşağı düşerek yaşamını yitirdi. Çift, hava çok sıcak olduğu için serinlemek amacıyla yaşadıkları apartmandaki dairelerinin camını açtı. İddiaya göre çift cam kenarında sevişmeye başladı. Ancak, sağlam olmaması nedeniyle çiftin dayandığı pencere ve çerçevesi onları taşımadı. İkili, birden çığlıklar atarak metrelerce yüksekten aşağı düştü. Görgü tanıkları ikilinin birbirine sarılmış biçimde düştüklerini ve her yerin kan içinde kaldığını söyledi. Olay yerine gelen polis, çiftin hayatını kaybettiğini açıkladı. Konuyla ilgili soruşturma başlatılırken çiftin ölüm haberini alan yakınları olaya inanmak istemedi.

Türkiye’den insan manzaraları

Dünya’dan insan manzaraları

Tebessüm Beş yamyam bir bilgisayar firmasında programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri, "Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek için firmanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız" der. Yamyamyar söz verirler. 4 hafta sonra müdürleri geli, "Çok iyi çalışıyorsunuz" der. "Yalnız firmadaki çaycı kız kayıp, ona ne olduğu hakkında bilginiz var mı?" Yamyamların hepsi, "Hayır" derler ve bu işle hiç ilgileri olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi öteki yamyamlara döner, "Aranızda hangi maymun, çaycı kızı yedi" diye sorar. En arkadaki yamyam kısık bir sesle cevap verir, "Ben..!" "Ulan aptal! Biz dört haftadır gurup başkanlarını, bölüm müdürlerini, proje yöneticilerini yiyip duruyoruz, kimse farkına varmadı. Kalkıp da çaycı kızı yemen şart mıydı?"...

Derin


SAYFA 03

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

yaşam

03 Temmuz 2013

CHP Muğla Milletvekili

Milas’ta bir düğünden dönen Chp Muğla Milletvekili Prof.Dr.Nurettin Demir, Dalaman yakınlarında kaza yaptı. Kazada araç büyük hasar görürken, hafif yaralı olarak kazayı atlatan Milletvekili Demir ölümden döndü. haber/foto:

Mete SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

CHP Muğla Milletvekili Prof.Dr.Nurettin Demir kaza geçirdi. Kaza

Demir’in kullandığı araç büyük hasar görürken, Milletvekili ise hafif yaralı olarak kazayı atlattı. Alınan bilgiye göre,

Göcek'te yapılan 11'nci Yayla Yürüyüşü Şenliği programına katılan Prof.Dr.Nurettin Demir, Cumartesi günü şenliğin bitmesi üzerine Muğla CHP eski İl Başkanı Mehmet Kocagöz'ün oğlunun Milas'taki düğününe katıldı. Gece düğünün ardından Fethiye’ye dönmek üzere yola çıkan Nurettin Demir, saat 01.30 sıralarında MuğlaFethiye Karayolu Gürköy mevkiinde aracın kontrolünü kaybetti. Yoldan çıkan araç takla aşa-

rak yol kenarındaki tarlada durdu. Çevreden gelenlerin yardımı ile Dalaman Devlet Hastanesine kaldırılan Prof.Dr.Nurettin Demir burada kontrol altın alındı. Demir’in sağlık durumunun iyi olduğu, sol elinde ve vücudunun bazı yerlerinden hafif yaralandığı öğrenildi. Hastanede gözetim altında tutulan Nurettin Demir ardından taburcu edildi. Kaza haberinin duyulması üzerine hastaneye CHP Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Serkaya ile Dalaman Jandarma Bölük Komutanı Yüzbaşı Halil Keskin gelerek Ve-

Ak Partili Vekilden Chp’li Vekile geçmiş olsun ziyareti

kilin sağlık durumu hakkında bilgi aldılar. Oldukça yoğun bir programı olan Nurettin Demir’in yorgunluk yüzünden aracın kontrolünü kaybettiği belirtiliyor.

Muğla’nın suç haritası çıkarıldı Muğla İl Emniyet Müdürü Ahmet Akbal, şube ve birim müdürleri ile yaptığı basın toplantısında Muğla’da son 5 ay içinde yaşanan asayiş, kom, trafik, çocuk şube ve terör olayları ile ilgili bilgi verdi. Akbal, Muğla’nın suç haritasını çıkardıklarını belirtirken, Muğla’nın turizm kenti olması nedeniyle diğer illere oranla sakin bir kent olduğunu açıkladı. İHA-Muğla’ya 10 ay önce Bingöl Emniyet Müdürlüğünden atanan Muğla İl Emniyet Müdürü Ahmet Akbal, göreve başladığı tarihten bu yana ve 2013 yılının 5 aylık değerlendirmesini yaptı. Muğla’da görev yapan basın mensupları ile kahvaltıda bir araya gelen Akbal, Asayiş, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele, Terör, Çocuk Şube, Trafik ve Toplum Destekli Polis Şube Müdürlüklerinin faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

TURİZM BÖLGELERİNE TAKVİYE Muğla’nın turizm kenti olması nedeniyle turizm güvenliğinin önemini dikkat çeken Muğla İl Emniyet Müdürü Ahmet Akbal, “Muğla bir turizm kenti. Turizmin güvenli bir şekilde yapılması için Bodrum, Marmaris, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz, Ortaca ve Datça gibi ilçelerimizde güvenlik yaz sezonunda en üst seviyeye çıkarılıyor. Turizmin güvenliği ile ilgili takviye personel, güven timleri, istihbari faaliyetler, ilçe girişlerinde uygulamalar ve hanutçuluk ile ilgili faaliyetler yürütüyoruz. Burada en büyük destekçimiz halkımız. Halkımızın duyarlılığı sayesinde büyük ölçüde bu çalışmalarımızda başarı çıtamız yükseldi” dedi.

KİŞİLERE KARŞI İŞLENEN SUÇLARDA ARTIŞ Muğla İl Emniyet Müdürü Akbal, Muğla’da asayişe müessir olayların birçoğunda başarılı olurken, kişilere karşı işlenen suçlar konusunda 2012 yılının ilk 5 aylık dönemine göre 2013 yılının ilk 5 aylık döneminde bir artış yaşandığını belirtti. Artışın nedenleri konusunda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile işbirliği içinde olduklarını belirten Akbal, “Kişilere karşı suç oranının artış nedenlerinin araştırılması için Muğla Sıtkı Koçman Üniver-

sitesi ile işbirliği yaptık. Araştırma sonuçlarını sizlerle ve kamuoyu ile paylaşacağız. Kasten yaralama, taksirle yaralama gibi suçlarda 2012 yılının 5 aylık dönemine göre 2013 yılının 5 aylık döneminde yüzde 3,85 artış var. Evden ve işyerinden hırsızlık olaylarında ise yüzde 16,32 gibi bir azalma oldu” dedi.

TRAFİK KAZALARINDA AZALMA Muğla’da 2013 yılında Emniyet Müdürlüğü sorumluluk alanında sadece 6 ölümlü kazanın meydana geldiği açıklandı. Ölümlü trafik kazasında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40 azalma olurken, yaralamalı trafik kazasında ise yüzde 12 azalma yaşandığı açıklandı. Alkolden işlem yapılan, sürücü belgesiz, tonaj, radar denetimleri sayesinde artış yaşandığı açıklanırken, 2012 yılının 5 aylık zaman diliminde 23 bin 720 sürücüye 4 milyon 455 bin 586 TL ceza uygulanırken, 2013 yılının 5 aylık döneminde 33 bin 154 sürücüye 8 milyon 924 bin 189 TL ceza uygulandı ve bir önceki yıla göre toplam cezada yüzde 39,8, toplam para miktarında da yüzde 100,2 artış oldu.

KOM ŞUBE EN BAŞARILI İLLER ARASINDA Türkiye genelinde kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele konusunda en başarılı iller arasında yer alan Muğla’da narkotik suçlarda 2013 yılında 183 olayda 339 şüpheli gözaltını alınırken bunlardan 72’si tutuklandı. Projeli çalışmalarda ise 9 çalışmada 58 şüpheli yakalanırken bunlardan 44’ü tutuklandı. Mali suçlarda 2013 yılında 62 olayda 11 kişi gözaltına alındı, bunlardan 12’si tutuklandı. 8 projeli çalışmada gözaltına alınan 54 kişiden 23’ü tutuklandı. Kaçakçılık suçlarında ise yaklaşık 1,5 mil-

3

İHA-Katıldığı bir düğünden dönerken Muğla'nın Dalaman İlçesi'nde, kendi kullandığı otomobil ile kaza yapan CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, takla atıp ters dönen araçtan hafif yaralı olarak kurtulmuştu. Fethiye Devlet Hastanesinde tedavisinin ardından dinlenmek üzere taburcu edilen Nurettin Demir’i Ak Parti Milletvekili Ali Boğa ziyaret etti. Fethiye-Karaçulha beldesinde 8 bin 645 tapuyu hak sahiplerine vermek üzere bölgede bulunan Ali Boğa, Nurettin Demir’i Göcek’teki evinde ziyaret etti. Nurettin Demir’le bir müddet sohbet eden Ali Boğa,

Nurettin Demir’le çok insani münasebetlerinin olduğunu, iyi günde, kötü günde bir araya gelmeye çalıştıklarını ifade etti. CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir de daha önce Ali Boğa’nın kızının nikâhına katılmıştı. Nurettin Demir’in oğlunun nikâhına mazereti nedeniyle katılamayan Ali Boğa, ‘Hayırlı olsuna gelecektik ama böyle talihsiz bir kaza yaşandı. Bu vesileyle buradayız. Allah daha beterinden korusun” dedi. Ali Boğa, ziyaret esnasında Nurettin Demir’in anne ve babasının da ellerini öperek onlara da geçmiş olsun dileğinde bulundu.

Otel odasında ölü bulundu

İzmir'de pazarlamacılık yapan Hayati Güzel, müşterileri ile görüşmek için geldiği Muğla'nın Ortaca ilçesinde kaldığı otel odasında ölü bulundu.

yon adet makaron (tütün sarma kâğıdı), 30 bin adet bandrolsüz ve kaçak sigara, 18 bin şişe kaçak ve sahte içki, 7 ton kaçak et, 21 ton madeni yağ, 531 göçmen ve 19 tekne ele geçirildi. Muğla KOM Şube Müdürlüğü düzenlenen operasyon sayısında Türkiye 4’üncüsü, Operasyonlarda gözaltına alan ve adli makamlara çıkarılanların tutuklanma oranında Türkiye 9 ‘uncusu, kargo ile yasa dışı taşımacılık operasyonunda Türkiye 4’üncüsü, uyuşturucu hap yakalamada Türkiye 6’ncısı, göçmen kaçaklığı yakalamada Türkiye 3’üncüsü, gümrük ve genel kaçaklığında ilk 5 il arasında yer alıyor.

GEZİ OLAYLARI DEĞERLENDİRMESİ Muğla İl Emniyet Müdürü Ahmet Akbal, Gezi Parkı eylemlerinde Muğla’nın sadece Kavaklıdere ilçesinde gösteri düzenlenmediğini söyledi. Akbal, “Halkımızın ifade özgürlüğünü sonuna kadar kullanmalarından yanayız. Başkalarının malına ve canına zarar verilmediği sürece

her vatandaşımızın hakkıdır bu. Gezi parkı eylemlerinde Muğla’da il genelinde toplam 58 bin 975 kişi değişik günlerde eylem yaptı. 30 bin TL’lik bir zarar oluştu. Çok şükür diğer illerimizdeki gibi kalıcı bir yaralama olayına rastlanmadı” dedi.

MUĞLA’NIN SUÇ HARİTASINI ÇIKARDIK Muğla İl Emniyet müdürü Ahmet Akbal, Muğla’nın asayiş ve güvenliği konusunda önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Muğla İl Emniyet Müdür Akbal, “Muğla kültür ve turizmin önemli bir merkezi durumunda olması nedeniyle asayiş ve güvenlik önlemlerine büyük önem veriyoruz. Muğla’nın tüm ilçeleri ile birlikte suç haritasını oluşturduk. Ekiplerimizi buna göre görevlendirdik. Bu süreçte özellikle Muğla halkından çok yardım görüyoruz. Halkımız güvenli bir ortamda hayatlarını sürdürmeleri için bizlere özellikle 155 Polis İmdat hattımızı sürekli arıyor. Bu açından Muğla halkına teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı ismini kullanarak dolandırıcılık iddiası İHA-Fethiye ve köyleri ile beldeleri gezen 2’si bayan, 2’si erkek 4 kişi Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir şirketinin köylerde öğrencilere eğitim kursları açarak, hizmet vereceğini öne sürüp, senet imzalatmaya çalıştığı iddia edildi Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel Gültekin, bizzat şahit olduğu olayın ardından muhtarları ve vatandaşları bu kişilere karşı uyarıp, dolandırıcıların yakalanması için de jandarmaya ihbarda bulundu. Edinilen bilgiye göre; Fethiye İlçe Milli

Eğitim Müdürü Yüksel Gültekin, Kiraz Festivali etkinliklerine katılmak için gittiği Nif Arpacık Köyü’nde vatandaşlara Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak çalıştıklarını öne süren bir firmanın elemanı olduklarını iddia eden 4 kişi uzaktan hizmet içi eğitim sunmak amacıyla vatandaşlara senet imzalatılmak istendiğini gördü. Bu kişileri jandarmaya ihbar etmek isterken, konuştuğu kişinin İlçe Milli Eğitim Müdürü olduğunu öğrenen 4 kişi hızla toplanıp, kayıplara karıştı. Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel

Gültekin, çocuklarına uzaktan eğitimle çalışma yapmak için gelen her kim olursa bu kişilere dikkat edilmesini isteyerek, “Vatandaşlarımız dolandırılmak istenmektedir. Bu kişilerin uzattığı senetleri kesinlikle imzalamayın. ‘Dershaneler kapanacak. Çocuklarınızı biz yetiştireceğiz. Biz Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak şirketiyiz’ diyenlere itibar edilmemelidir. Bu tür bir taleple gelenleri jandarma ve polise ihbarda bulunulmasını istiyorum” dedi.

haber/foto:

Mete SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

Ortaca'da otelde konaklayan 50 yaşındaki Hayati Güzel, kaldığı odada ölü bulundu. Alınan bilgiye göre, 27 Haziran Perşembe günü pazarlama işi yapan Hayati Güzel, Ortaca'ya gelerek otele yerleşti. Gece 23.30'a kadar arkadaşları ile vakit geçiren Güzel, ardında odasına çekildi. Sabaha müşterileri ile görüşmesi olan Hayati Güzel'in odadan çıkmaması üzerine, otel görevlileri kapıyı çaldılar ancak cevap alamadılar. Bunun üzerine polise haber verildi. Odaya giren polis, Hayati Güzel'in banyoda cansız bedeni ile karşılaştı. Savcının olay yerinde yaptığı ilk incelemenin ardından Hayati Güzel'in kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için cesedi Muğla Adli Tıp kurumuna gönderildi. Güzel'in kalp krizi sonucu vefat ettiği tahmin ediliyor.


SAYFA 04

4

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

ekonomi

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

Azerbaycan’dan Dalaman bölgesine gelen ilk turist kafilesi, ATM Dalaman Dış Hatlar Terminali’nde karanfillerle karşılandı. ATM Dalaman Dış Hatlar Terminali Genel Müdürü Güvenç: “Azerbaycan vatandaşları Türkiye'nin en sadık dostları, dostlarımızı bölgemizde ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu uçuşlar devam edecek. Gelecek yıllarda uçuşların artarak devam edeceğini düşünüyoruz” dedi. BAKÜ’den Dalaman’a ilk seferini yapan Azal Azerbaijan Airlines’a ait A 319 tipi uçak ilk defa ATM Dalaman Dış Hatlar Terminali’nde törenle karşılandı. Bölgeye ilk seferini yapan uçaktan inen yolcular, , ATM Dalaman Dış Hatlar Terminali’nde görevliler tarafından karanfillerle karşılandı. Azeri turistler, gördükleri yoğun ilgi nedeniyle terminal görevlilerine teşekkür ettiler. Azerbaycan’dan ilk defa gelen turistleri karşılayan ATM Dalaman Dış Hatlar Terminali Genel Müdürü Hamdi Güvenç, birkaç yıl süren çalışmaların ardından ilk defa Azerbaycanlı yolcuları Dalaman’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.Azerbaycan’da düzenlenen turizm fuarlarına iki defa katılarak Azeri turistlerin Muğla bölgesine getirilmesi için bir dizi çalışma yürüttüklerini ifade eden Güvenç, ‘’Azerbaycan’dan yoğun uğraşlarımız neticesinde, özellikle valimizin de büyük katkılarıyla ilk yolcu uçağımız geldi. Dalaman giderek popüler bir destinasyon olma yolunda ilerliyor” dedi. Güvenç, Azerbaycan'da iki

defa turizm fuarına iştirak ettiklerine işaret ederek, “Son gittiğimizde oradaki turizm müşavirimiz, Seyid Ahmet Beyin de büyük yardımlarıyla bölgemizle ilgili iyi bir tanıtım yaptık. Bu tanıtımların da etkisiyle bu seferler konulmuş oldu. Bölgemizin orada daha da çok tanıtıma ihtiyacı var. Hem gazetecilerin daveti hem de info turlarla bunu daha da genişleteceğiz. Buradan oradaki müşavirimize de teşekkür ediyorum. Azerbaycan vatandaşları bildiğiniz üzere Türkiye'nin en sadık dostları. Dostlarımızı bölgemizde ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz’’ dedi.

Uçuşlar Devam Edecek Bakü’den gelen 120 kişi kapasiteli uçağın 115 yolcu ile havaalanına iniş yaptığını belirten Güvenç, bunu bir başlangıç olduğunu anlatarak, şu bilgileri verdi: “Bu ilk gelen uçak A319, 120 kişilik bir uçak ve 115 yolcuyla geldi. Azerbaycan'da bulunan en büyük tur operatörlerinden birisi olan Summer Tur isimli bir firma tarafından organize edilen bir yolculuk. Bu uçuşlar devam edecek. Gelecek yılarda bu uçuşların artarak de-

Ortaca’da yer fıstığı ekimleri tamamlandı

Azeri Turistler

vam edeceğini düşünüyoruz’’

Azeri Gazetecilere Muğla Bölgesi Tanıtıldı Bölgedeki turizm hareketliliğinin artırılması kapsamında Azerbaycanlı gazetecileri bölgeye getirerek tanıtım yaptıklarına işaret eden Genel Müdür Güvenç, şunları söyledi: “Bir süre önce bölgemizde Azerbaycanlı gazetecileri ağırlamıştık. Azerbaycan basınında da bölgemiz iyi bir turistik destinasyon olarak yerini almaya başladı. Azerbaycan'da bölgemizin tanıtım çalışmalarını devam edeceğiz. Bölge turizmi açısından güzel gelişmeleri önümüzdeki günlerde de sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz”

Tatil için Türkiye’yi tercih eden Azeri turistlerden Rafael Hüseyinova, Türkiye’ye ilk defa geldiklerini belirterek, ‘’Burada tatil yaparken keyif alacağımı umuyorum. Türkiye'ye gelip her şeyi kendi gözlerimizle görmek istedik. Buraya tatile gelen arkadaşlarımız Türkiye'nin çok güzel olduğunu söylemişlerdi. Biz de kendimiz gelip görmek istedik. Tatilimiz sırasında bir sorun olacağını düşünmüyorum. Tatile gelmeden önce kendim de internetten araştırdım. Muğla’nın koyları ve tarihi mekanları çok güzel. Bu güzellikleri kendimiz gelip görmek istedik’’ diye kaydetti.

Muğla'ya Rus turist akını İHA-Yıllık üç milyon tu-

risti ağırlayan Muğla bölgesinde Bodrum’da başlayıp Fethiye’de sona eren Mavi Yolculuğun önemli konaklama noktalarından Gökova Körfezi, Rus turistlerin akınına uğruyor. Son üç yılda yüzde 200 artış gösteren Rus turistlerin tekne turları, Marmaris Çamlı köyündeki tekne sahiplerini ve Akyaka’daki Deniz Taşıyıcılar Kooperatifi üyelerinin yüzünü

güldürüyor. Gökova Körfezinde tekne turuna çıkmak için Marmaris, Fethiye, Bodrum, Didim ve Kuşadası gibi ilçelerden tur acentaları ile gelen Rus turistler, Akyaka beldesinde sabah saat 10.00’da teknelere binerek akşam saat 17.00’de geri dönüyor. Bu süre içinde Kandilli koyunda başlayarak Sedir Adası, İncekum, Lacivert Adası ve Sualtı mağarasını geziyorlar.

Koylarda mola veren teknelerden denize giren Rus turistler, Gökova Körfezi’nin mavi sularında doğa ile iç içe bir gün geçirirken, Gökova tekne turlarına Tantur, Teztur, Pegas, İnturist, Anex, ETS Tur, Jouly Tuor gibi tur acentaları her gün otobüslerle turist taşıyor. Günlük kişi başı 20-25 dolara Gökova tekne turuna çıkan Rus turistler, Sedir Adası başta olmak üzere koylara hayran kalıyor. Rus turistlerden Nina Chochiskvili, Kseniya Nepgmnayschaya, Marina Doozhirova ve evli çift Roman Polyakov ile Anastasiia Poliakova, Gökova körfezine hayran kaldıklarını belirterek, “İlk defa Gökova Körfezi tekne turuna katıldık. Denizi, kumu, koylar ve doğası bizi hayran bıraktı. Yolculuk boyunca çok iyi hizmet veriliyor. Sedir Adası ve koylar doğa harikası. Türkiye hakkında söylenenlerin tamamen yanlış olduğunu

gördük. Türkler sıcak ve misafirperver insanlar. Önümüzdeki yıl tekrar tatil için Marmaris'e geleceğiz ve tekne turuna yine çıkacağız” dediler. Akyaka Deniz Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Mehmet Gümüş, Mayıs ayında başlayıp Ekim ayı sonuna kadar devam eden Gökova Körfezi tekne turlarına günlük 600-700 kişinin katıldığını belirterek şöyle konuştu: “Beş yıl önce sadece haftada bir iki gün yabancı turistlere tur düzenliyorduk. Şimdi haftanın her günü tur var. Kooperatifimize bağlı 9

tekne her gün tamamen doluyor. Sabah saat 10.00’da başlayan tur akşam saat 17.00’de sona eriyor. Tur boyunca Kandilli koyu, İncekum, Sedir adası Lacivert koy ve Sualtı Mağarası ziyaret ediliyor. Son yıllarda özellikle Rus turistlerde artış yaşandı. Rus turistler Sedir Adası ve Sualtı Mağarasına ilgi gösteriyor. Geçmişte mazot konusunda sıkıntı yaşıyorduk. Devlet büyüklerimizin mazotta yaptıkları indirimle bu sıkıntıyı aştık.” Geçen yıllarda sadece hafta içi Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri haftada üç gün yabancı turistler için düzenlenen tekne turu, son iki yıldır haftanın her günü yapıldığını belirten Gümüş, “Gökova Körfezi mavi yolculuğun önemli noktalarından biri. Binlerce irili ufaklı koyun bulunduğu Gökova Körfezinde tur teknelerinin yanında özel tekneler de koylarda konaklayabiliyor” dedi.

ORTACA ilçesine bağlı Gökbel köyünde Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden temin edilen 9 çeşit yer fıstığı demonstrasyon amaçlı ekimler yapıldı. Deneme amaçlı ekilen yer fıstığı hakkında bilgi veren Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Okan Bilgiç; “Ortaca İlçesi Gökbel Köyünde Bozeğri Mahallesinde 1,5 da lık alanda Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden temin edilen 9 çeşit yer fıstığı tohumuyla demonstrasyon amaçlı ekimler Haziran ayı içerisinde tamamlandı. Temin edilen yer fıstığı tohum çeşitleri ise ; Çerezlik Çeşitler :

V.Banbim P., Gazipaşa, Osmaniye 2005, Sultan, Halisbey, 75/1073-A, NC-7, ÇOM , Yağlık Çeşit: Florispan'dır. Söz konusu çeşit demonstrasyonu ile bölgeye adapte olabilen, verimlilikleri ve diğer fiziksel özellikleriyle öne çıkan çeşitlerin belirlenerek yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. Bölgede genellikle bahçe tarımı yapılmakta olduğu için, tarla alanı diğer bölgelere göre daha küçüktür. Bu küçük bölgenin en verimli şekilde birim alandan en fazla verimi elde edecek tür ve çeşitlerle işlenmesi ve sürdürebilir tarım yapılabilmesi için çalışmalarımız devam etmektedir” dedi.

Muğla, patates üretiminde türkiye ortalamasını geçti

İHA-Muğla’nın yeni ürünlerinden patates üretiminde iyi sonuçlar alındı. Tütüne alternatif ürün olarak Muğla Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından geçen yıl denenen 25 çeşit patatesten, bu yıl 5 çeşidinin ekimi yapıldı. Mar ayında ekimi yapılan patatesler için Ula’nın Karabörtlen köyünde ‘Patates Tarla Günü’ düzenlendi. Düzenlenen törene Ula Kaymakamı Erol Karamöroğlu, Ula Belediye Başkanı Nadi Şenkal, Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Nazif Ekici, Bitkisel Üretim ve Sağlığı Şube Müdürü Gökhan Karaca, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Rauf Özgenç, İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürleri, köy muhtarları ve üretici vatandaşlar katıldı. Ege Tarımsal Araştırma Enstitü Müdürlüğü ve Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce ortaklaşa gerçekleştirilen patates demastrasyonunda geçen yıl denenen 21 çeşit patatesten Muğla bölgesinde iyi sonuç alınan 5 çeşit, bu yıl

Ula ilçesinde 9 üreticide 14 dekar alanda Gökova, Portakallık, Karabörtlen köylerinde ekildi. Ekimler 7 Mart 2013 tarihinde yapılırken, kullanılan patates tohumlukları Muğla İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünce karşılandı. Muğla İl Müdürlüğü, Ula İlçe Müdürlüğü ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü teknik elemanlarınca tarlanın ilk sürümünden, tohum ekimine, gübreleme, sulama ve hasat dönemi kontrolleri yapıldı. Tüm parsellerde 2,6 ton/dekar olan Türkiye ortalamasının üstünde 3,5-4 ton arasında verim alındı. Portakallık köyü üreticilerinden İsmail Kanlıyer’in Karabörtlen köyündeki tarlasında düzenlenen tarla gününün sonunda makine ile hasat yapılarak tüm üreticilere ürün gösterildi. Bu yıl demonstrasyon kurulan çiftçiler, fiyatların yüksek olması nedeniyle iyi bir kazanç elde ettiklerini belirterek, bundan sonrada patates üretimi yapacaklarını açıkladılar.


SAYFA 05

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

ekonomi/sağlık

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

haber/foto:

Mete SÖNMEZ/Ayşe SÖNMZE BATIHABER/T.2828 008

Dalyan'da yaklaşık 3 ay önce hizmet vermeye başlayan Dalyan Peloid Çamur Banyoları, tesis yapısı ve çamurundaki özellikleriyle her geçen gün daha fazla ilgi uyandırıyor. Dalyan'da yıllardır var olan Çamur turizmini bir adım ileri götüren tesis'in bir başka özelliği de Çamur Banyoları yani Peloid Üretim ve Paketleme İzin belgesi alan ilk tesis olması. Muğla Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğünden 14 Mart tarihinde 48/001 numarası ile izin belgesi alan tesisin ruhsatlandırması, bölgede çamur banyosu olarak bugüne kadar hizmet veren tesislerin ruhsatsız ve buna bağlı olarak denetimsizmiydi sorusunu da beraberinde getiriyor. Çünkü Tesisin aldığı ruhsat numarasındaki 001 rakamı Muğla'da ilk kez bu tarz bir tesisin ruhsat aldığı anlamına geliyor. Oysa Peloid yani Çamur Banyoları için bu ruhsatın alınması mecburi. İşte bu hafta Dalyan Peloid Healt&Beauty Clay'ın yani Dalyan'ın ilk ruhsatlı çamur banyolarının işletmecisi Taner Özkaradeniz'le bu konu üzerine bir sohbet gerçekleştirdik. Sözlerine Dalyan'daki çamurun önemine değine-

rek başlayan Taner Özkaradeniz, "Turizmin bu bölgede olmasının tek nedeni çamur banyoları. Bunun dışında carettalar, iztuzu plajı gibi bir sürü seçenek var ama buraya gelen 1 milyon insanın tamamının uğradığı bir yer çamur banyoları. Biz firma olarak şunu anladık, bu bölgede çamur banyoları eksiği var. Yani tekelcilik yapılarak yapılan çamur bayonlarında, rekabet olmayınca kalitede olmaz. Ne yapalım dedik, çamur banyosu oluşturalm dedik ama bunu yaparkende reellere baktık. Çamur banyosu olmak için ne gerekli? Çamurun ruhsatlı olması gereli. Çünkü Türkiyede yayınlanmış bir peloid yasası var, bu yasanın gereği çamuru ve çamur banyosunun kürü yaptırabilmek için kullandığınız çamurun Sağlık Bakanlığından onaylamış olması gerekiyor, Tarım ve benzeri Bakanlıklardan değil. Çünkü çamur, kozmetik ürünü olarak görülmüyor, sağlık ürünü" dedi.

ÇOK CİDDİ TİCARİ RANT ELDE EDİYORLAR 500 dönümlük peloid sahalarının olduğunu belirten Taner Özkaradeniz, "Bu bölgedeki saha devletten kiralandı, maden araştırması yapıldı, tüm ruhsat-

ların analizi yapıldı, Sağlık Bakanlığı bu analizler sonucu ruhsatı vardı, çok basit bir süreç değil, meşakatli bir süreç. Sonuçta bu ruhsatı aldık. Bunun üzerine Ortaca'da bir fabrika yaptık, peloid üretim fabrikası. Çünkü peloid topraktan toz halinde çıkmıyor, bunun kırılması lazım daha kayamsı bir madde. Bunu kıran bir fabrika yaptık, tabii çamur haline getirinceye kadar profesörlerden bilgi aldık. Çamurun ciltte kullanım PH’ı 5.5 ile 5,7 olması lazım, bizim elimizdeki peloidin çıkışta hacmi yüksek. Orada bir suyun sertliğini kırakak PH’ı 5.7’ye çevirdik ve bunun devletin araştırma hastanelerinden 5.7’ye indirdiğimizin analiz raporunu aldık ve bu sahaya getirdik. Diğer çamurlarda olmayan bişey var burada, hijyen. Tamam, tamamı doğal yapının içinde kurulmuş çamurlar daha keyifli olabilir ama sahanın kaygan zemininden tutun, içeride kullanılan çamurun uygulama sahasına kadar hepsini detaylara baka baka, doğru yere getirdik ve çamur banyosu oluşturduk. Bizim bu bölgede biraz duyarsızlık var. Çamur banyosu yapıp bunun üzerinden çok ciddi ticari rant elde eden turizmciler var. Ama bu kadar insanı, 3-5 yaşındaki çocukları soktukları çamur, birsürü bakteri üretebilecek şekilde" dedi. Bu tarz işletmelerin çok sıkı bir denetleme sürecinden geçtiğini belirten Taner Özkaradeniz, "Oralarda denetlenmiştir ama denetlenme sonucunda uygulama eksik bırakılmış. Sebebide Dalyan çamur banyolarının turizm için bir gelir kaynağı olduğu. Denetlenmediğini düşünmüyorum çünkü bizde 1 hafta önce denetlenme geçirdik. Denetlenme sonucunda da sıhhi yönden herşeyin uygun olduğu yönünde rapor aldık. Diğer çamur banyorana bu denetlemede nasıl tutanak tutulduğunu bilmiyorum ama bildiğim bir yasa var, peloid yasası gereği siz peloidi ruhsatlandırmadan Türkiyede halka arz edemezsiniz. Türkiye'de de tane peloid çamur ruhsatı alan yer var" dedi.

TÜRKİYE'DE 4 RUHSAT VAR Peloidin yer altından çıkan toprak anlamında kullanıldığını belirten ve bu

tarz işletmelerin ruhsat olmadan kesinlikle çalıştıralamayacağının tekrar altını çizen Taner Özkaradeniz, "İstanbul'da 1, Denizli'de 2 firma'nın peloid ruhsatı var, Muğla'da da ilk kez biz aldık. Bizim ruhsatımızn numarası 48/001, yani Muğla'da daha önce ruhsat alınmamış. Bizim 34 yada 5 numaralı işletme olmamız lazım, şu an bölgede çamuru ruhsatlı olan tek tesis biziz. Kanunu var, 2005 yılında 25793 sayılı resmi gazetede yayınlanmış kanun var. Bu kanunda net olarak diyorki, siz peloid ruhsatı almadan çamuru kür yaptıramazsınız, bırakın herşeyi bunu reklam, afiş, basın yoluyla sunamazsınız. Bugün gidin Marmaris'e, Dalyan'a, bölge turizmcilerinin tüm bilboardlarında ruhsatı olmadan bu çamurların resimleri var. Aslında kanuna net olarak aykırı bir durum. Yapanda, yaptıranda suçu kullanmış oluyor. Bu nedenlede yapılması gereken bence kanunun hızlıca yürütülmesi" dedi.

KURUM ANLAŞMALI İSE SGK KARŞILIYOR Peloidin sadece güzellik amaçlı değil, sağlık amaçlı kullanıldığını belirten Taner Özkaradeniz, "Bakanlığın ruhsatlandırmasında da romatizmal ağrılardan başlayan bir tedavi söz konusu. Zaten bu tedavi Çapa Tıp Fakültesi ve benzeri hastanelerde de SGK tarfından ödeneği yapılıyor. İstanbul Çapa'da, İstanbul Büyük Çekmeece Araştırmada, Bursa Araştırma Hastanelerinde romatizmal ağrılar için tedavi olarak kullanılıyor, bunun da SGK ödemesini yapıyor. Bu anlamda sağlık noktasına girmiş, turizm ruhsatında da banyo ve lokal uygulamasında, banyo ve lokal uygulamalar şeklinde dejeneftik romatizmal hastalıklarında kronik dönemlerde, krnonik bel ağrılarında ve benzeri ağrılarda yardımcı tedavi unsuru olarak kullanılır diyor. Tesis eğer SGK ile anlaşma yaparsa, romatizmal ağrılarla ilgili hastaları burada alıp çamurla tedavi yaptırabiliyoruz, tabii konuya hakim uzman tarafından yapılabiliyor. Orada o işi yapabilmeniz içinde kurumun yada bu işletmenin yasal düzenlemeye gelmesi lazım. Biz bu konuda başvurumuzu yaptık, bu konu ile ilgili 2 gün önce konuya vakıf kişilerle bilgi alışverişi yaptık. Burayı Rehabilitasyon ve tedavi merkezi haline getirmeye çalışıyoruz" dedi.

ANALİZ RAPORU VERMEZSENİ KAPATIYORLAR Dalyan Peloid'de sadece tek bir çamurun olmadığını belirten Taner Özkaradeniz, "Güllü, biberiyeli ve adaçaylı çeşitler var, artı aromalı havuzlarımız var. Bunların öztellikleride ta-

mamiyle hocalar tarafından çalışılmış. Her ürünün cilde yada vücuda faydaları var. Kimisi gözenekleri temizliyor, kimisi stresi alıyor gibi. Tesisimizde bir SPA merkezi var Türk Hamamı, buhar, sauna ve masajlar var, bu masajları da ehil ellerden yapılıyor, tamamı ruhsatlı kişiler. Bu tesis yapılırken doktoruna kadar altyapısı oluşturulmuş, şu an tesisde sağlık odasından, güvenlik odasına kadar herşey var. Bizim tek isteğimiz bölgeye turizm konusunda faydamız olacaksa, reel noktada olalım. Kanuni noktada olalım. Hepimiz iş yapalım. Birtek biz olalım, başka kimse olmasın diye değil. Ben yapı olarak rekabeti severim, rekabet şirketleri şekillendirir. Rekabetsiz bir yerde tekel olursunuz, tekel olursanızda Türkiyede tekellerin durumunu biliyoruz. O yüzden biz her çamur banyosu olsun istiyoruz ama hepsi bize uygulanan prosedürleri yerine getirsin istiyoruz. Çünkü devletin yaptırımı şöyle, bu firma yasal bir firma olduğu için size gelip 3 ayda bir analiz raporu istiyor. Vermezsenizde sizi kapatabiliyor. Şimdi düşünün, belge almış bir firmaya bu uygulama yapılıyorsa, hiç belge almamış bir firmaya ne yapmalı. Bence daha sert uygulama yapılması ve devletçe de hızlıca bunun yapılması lazım" dedi.

bilecek çamurlarda çok ciddi zararları olabilir. Çünkü vücutta bakterinin çok hızlı girişi var, çamur ağızdan aldığımız ilaç gibi, bunuda deriden nüfus ettiriyorsunuz. Güneşle birlikte çok hızlı nüfus ediyor. Bunu sağlık kurumlarının yapması lazım. Bazı noktalarda uyarıcı tabelalar koymak lazım, plaj noktalarında da kolibasil yüksek olan yerlerde oradaki sıkıntıları tabelalarla oradaki inisanlara duyurulur. Böyle bir görsel tabela olmadığı için kişilerde geçmişten gelen alışkanlıkla bu tarz yerleri kullanıyor galiba" dedi. Hedeflerinin bölgeye gelen turisti ciddi oranda tesise getirmek olduğunu belirten Taner Özkaradeniz, "Sebebide buraya turist getiren acentalar, yani uzun soluklu müşteriyi bu-

5

rada tutan acentalar müşterinin güven ve sağlığını düşünmek zorunda. Çünkü sağlık noktasında gelirken sigortalanıyor, burada en ufak bir bakteriyel anlamda enfeksiyon onlara büyük sıkıntı yaşatacağı için, tesisimizi kullanıyor. Onun dışında sokak acentası gibi benzeri acentalar var, Marmaris ve Fethiye gibi yerlerdeki acentalar. Onlarında büyük bir bölümü geliyor. Şu an hedefimizi tutturduk, çünkü tesisteki imkanlar insanları memnun ediyor. Çamura geliyorsunuz, sağlık önemliyse sağlıkla birlikte hijyeni sunmanız gerekiyor. Yani dağı, toprağı kazarak, oradaki suyun içine toprak katarak çamur banyosu olursa, bizim burası dehşet biryer olur, gelen insanda bunun farkında" dedi.

BURADAKİ KÜKÜRT KOKMUYOR Dalyan Peloid'deki kükürtlü suyun kokmadığını belirten Taner Özkaradeniz, "Bizim peloidimiz kokusuz, çünkü iki çeşit peloid var, biri topraktan alınan peloid ki güçlü mineraller onda, birde balçıktan alınan var. Balçıktaki umut termalde alınan ruhsatta öyledir onlar balçıktır. Bu peloidin kokmamasının nedeni yapısıyla ilgili. Kükürktte dişi ve erkek olarak ikiye ayrılıyor. Zaten bölge itibariyle yer altkı kaynakları çok güçlü. Bu bölgede kükürtlü su, termal su, zaten her yerde var. Biz burada bu sahayı yaptık, bir havuz yaptık, ısıtma sistemi yaptık, yüksek mineralle bir su veriyoruz. İlla kükürktün kokması gerekmiyor" dedi.

YEREL HALK BUTİK NOKTALAR KEŞFETMİŞ Dalyan Peloid olarak sadece dışarıdan gelen turistlere değil, yerel halka da hitap etmeyi hedeflediklerini belirten Taner Özkaradeniz, "Biz ismimizi Dalyan koymamızın nedeni bölgeye ait bir tesis olmak istiyoruz. Bölge halkıda zaten bize yüzde 50 indirimle geliyor. Vatandaşımız kendilerine ait butik noktalar keşfetmiş, ama bunun çok reel olduğunu düşünmüyoruz. Çünkü çamurun faydaları gibi, ruhsatsız, içinde bakteri ürete-

BİLGİLENDİRME Değerli bölge halkı, Kutay Motorlu Araç Renault’tan ayrılmamın herhangi kuruluş yada kişiyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bölgemizde ismimin hala Yosun Restaurant ile anılıyor olması üzerine bölge halkını bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Yalçın Yeşilkaya olarak Yosun Restaurant ve işletmecisi Tolga Kaya ile hiçbir bağım ve ortaklığım bulunmamaktadır. Başta böyle bir ortaklık söz konusu iken daha sonrasında memleketim İzmir’e dönmem gerektiğinden resmi ve hukuksal olarak böyle bir ortaklık yapılmamıştır. Tolga Kaya ile sadece arkdaşlık vuku mevcuttu bölge halkının bilgilerine.

YALÇIN YEŞİLKAYAİZMİR


SAYFA 06

6

ekonomi/siyaset

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

Ak Parti’li Vekillerden Akyaka için kat açıklaması;

İzin yok Ak Parti Muğla Milletvekilleri Ali Boğa ve Yüksel Özden Gökova Körfezi kenarındaki turistik Akyaka beldesinde hazineye ait 19 dönümlük arazi üzerine 7-8 katlı konutlara imar izni verildiğine ilişkin iddiaların doğru olmadığını, Özelleştirme İdaresi’nin de böyle bir yapılaşmaya asla izin vermediğini açıkladılar. İHA-Turistik Akyaka beldesinde hazineye ait 19 bin 300 m2’lik arazinin Özelleştirme İdaresi tarafından arazinin eğimi göz önüne alınarak 7-8 katlı imar izni verdiği iddiaları üzerine AK Parti Muğla milletvekilleri Ali Boğa ve Yüksel Özden, Özelleştirme İdaresi ile yaptıkları görüşme sonrası kamuoyunun yanıltıldığını ileri sürdüler. Belediye Başkanının yaptığı açıklamalar ve sonrasında yapılan yürüyüşler üzerine konuyla ilgili bilgi toplayan Ak Parti Muğla milletvekilleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile bir görüşme yaptılar. İmar değişikliği plan açıklama notlarını birlikte değerlendiren Ali Boğa ve Yüksel Özden, “Akyaka’da yöresel standartlara aykırı bir yapılaşmaya asla izin verilmeyecek” dedi. AK Parti Muğla milletvekilleri yaptıkları açıklamada, “Bilindiği üzere Akyaka Beldesi sınırları içinde kalan ve mülkiyeti Maliye hazinesine ait 19 bin 300 m2 yüzölçümlü 3841 nolu parselin Özelleştirme İdaresi tarafından satışı gündeme gelmiştir. Söz konusu alan Aydın-Denizli-Muğla Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında kentsel yerleşik alan içerisinde kalmaktadır. 5747 sayılı Kanun uyarınca Belediye statüsü kaldırılarak mahalleye dönüşen yerleşmelerin bu planla belirlenen nüfus ve yerleşme alanları bağlandıkları belediyelerin bu plan ile belirlenmiş nüfus ve yerleşme alanlarına eklenir. Ve alt ölçekli planlamalarda yerleşmenin sahip olduğu geleneksel doku ve yapılaşma özellikleri ile civarındaki alanın doğal özellikleri planlama aşamasında dikkate alınır ve koruma kararları oluşturulur. Bu düzenlemede de bu kural dikkate

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

alınmış ve maksimum kat 2 olarak belirlenmiştir. 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında da söz konusu parsel Konut Alanı ve Park Alanı olarak planlanmıştır. Konut alanında yapılaşma koşulu olarak ayrık nizam, taks:0.30 kaks: 0.60 olarak belirtilmiştir. Yapı yaklaşma mesafeleri de yollardan ve komşu parsellerden 5 m olarak belirlenmiştir. Alanın 10 bin 896 m2’si konut alanı, 2 bin 429 m2’si park alanı, 5 bin 897 m2’si ise yol olarak planlanmıştır” dedi.

“YETERLİ YEŞİL ALAN VAR” Ali Boğa ve Yüksel Özden, alanda ilgili mevzuat doğrultusunda yeterli yeşil alan planlandığını ifade ederek; “Akyaka Belediye Başkanlığınca söz konusu imar planlarına yeşil alan oranının düşüklüğü ve üzerinde yıllardır oturan bir vatandaşın olduğu nedeniyle söz konusu imar planlarına itiraz etmişlerdir. Ancak; konut alanında 175 kişinin yaşayacağı planlanmıştır. İlgili yönetmelikte kişi başı yeşil alan 10

m2 olarak belirlenmiştir. Özelleştirme İdaresi başkanlığınca hazırlanan imar planlarında kişi başına düşen yeşil alan miktarı yönetmelikte belirlenenden % 38 daha fazla olduğundan (13,8 m2) ve bahsi geçen vatandaşın alan üzerinde işgalci konumunda bulunması nedeniyle yapılan itirazlar da reddedilmiştir. Bu park alanında çocuk bahçesi, WC, süs havuzları ve pergolalar yapılabilecektir” dedi.

“2 KATTAN DAHA YÜKSEK OLMAYACAK” Milletvekilleri, “Plan notlarında açıkça azami kat sayısı 2 olarak belirtilmiştir. Yapılarda çatı katı ve çekme kat yapılamayacağı da açık açık belirtilmiştir. Hüküm getirilmemiş ve plan hükümlerinde belirtilmemiş konularda 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuatın uygulanacağı da açıkça yazılmıştır. Ancak Belediye Başkanı ve konuyu istismar eden diğer taraflar yapılara yapının cephe aldığı yoldan kot verileceği plan notundan hareketle burada önce 8 kat sonra 7 kat gibi yapılar yapılacağı iddiasında bulunmuşlardır. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile olan görüşmemizde de açıkça böyle bir yapılaşmaya izin verilmeyeceği ifade edilmiştir. İmar planlarında bıraktıkları açık kapılarla her türlü hileli yola başvurmaya alışanlar bu planda da kendi yaptıkları gibi bir yola başvurulacağı hezeyanına kapılmış ve halkı yanlış bilgilendirmişlerdir” dedi.

“İTİRAZ YEŞİL ALAN AZLIĞINA VE İŞGALCİ VATANDAŞADIR” Plan hükümlerinin açıklığına rağmen, bazılarının idareyi rantla itham ettiklerini ileri süren Ak Parti Muğla milletvekilleri, “Belediye Başkanının itirazında katla ve yapı şekliyle ilgili en ufak bir şey bulunmamaktadır. İtiraz tamamen yeşil alan azlığı ve işgalci vatandaşa dairdir. Muğla Milletvekilleri olarak yörenin yapı dokusuna aykırı bir durum oluşmasına asla izin vermeyiz. Bu konuda hassasiyetimizi idareye de bildirdik. Ancak zaten idarenin de böyle bir çalışması ya da niyeti asla yoktur. Çevre koruma anlamında bu kadar kurumsallaşmaya gitmiş, katı kurallar getirmiş ve doğayı koruma altına almış bir hükümetten aksini beklemek art niyetten ibarettir” dediler.

Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu açıldı İHA-Muğla Belediyesi Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nun açılışı yapıldı. Açılışa Vali yardımcısı Ahmet Ali Barış, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın,, CHP Parti Meclisi üyesi Ercan Karakaş, Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün, İl Emniyet müdür Ahmet Akbal, Köyceğiz, Ula, Milas ve belde belediye başkanları ile yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılan ve Muğla Belediyesi’ne devredilen 3043 kişilik amfi tiyatro açılışında, Türk Halk Müziği Sanatçısı ve CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar ile Milaslı Türk Halk Müziği sanatçısı Makbule Kaya konser verdi. Açılış töreninde konuşan Muğla Belediye Başkanı Dr.

Osman Gürün, Muğla’nın bir kültür kenti olma iddiasının kültüre yapılan yatırımlar ile devam ettiğini söyledi. Başkan Gürün, “Arasta restorasyon projesi ile çok önemli bir yatırım yaptık. Geçmişte sadece Perşembe günleri gelen turist, artık diğer günler de Arasta çarşısını ziyaret ediyor. Bir kent kimliğini ve kültürünü kaybetmiş ise, ruhunu kaybetmiş demektir. Muğla, kimliğini ve kişiliğini koruyarak gelişiyor. Muğla’yı bu şekilde geleceğe taşıyacağız. Muğla’da 5 kattan fazla imar izni vermiyoruz. Muğla’nın beton yığını olmasını kat sınırlaması ile önüne geçmek istiyoruz. Amfi tiyatronun tapusunu aldıktan sonra isim konusunda Şadan hocamız aklımıza geldi. Muğla kültürüne yaptığı katkılar ve kültür adına yetiştirdiği değerler nede-

niyle Amfi tiyatronun adını Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu verdik” dedi. Açık Hava Tiyatrosuna adı verilen Prof. Dr. Şadan Gökovalı ise “Eskiden Radyo, gazete ve televizyonun olmadığı dönemde tiyatrolar vardı. Tiyatro tek kitlesel iletişim aracı idi. Bir yörede, tiyatronun olması, kültür düzeyinin aynası durumundadır. Tiyatrolar o şehrin kültürünü yansıtır. Bu alana ismimi veren Belediye Başkanımıza ve emeği geçenlerden Allah razı olsun” dedi. Konuşmaların ardından Prof. Dr. Şadan Gökovalı Açık Hava Tiyatrosu’nun açılışı yapıldı. Açılış sonrası CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar ve Türk Halk Müziği sanatçısı Makbule Kaya tarafından açılış törenine katılan vatandaşlara konser verildi.

Milletvekili Özden’den Belediyeye ahde vefa hatırlatması İHA-TOKİ tarafından yapımı gerçekleştirilen ve Muğla Belediyesinin kullanımına devredilen Açık Hava Tiyatrosunun açılışına davet edilmediğini belirten AK Parti Muğla Milletvekili Yüksel Özden, yapımında emeği geçmiş birisi olarak açılışa davet edilmemesini ahde vefasızlık olarak yorumladı. TOKİ yapılması gereken Açık Hava Tiyatrosunu 7 Mart 2011 tarihinde başlayan Milas TOKİ Sosyal Konutları Projesi içine dahil ederek ihaleye, 14 Ağustos 2012 Tarihinde Milas Sosyal Konutları ile birlikte Muğla Açıkhava Tiyatrosunun inşaatı tamamlanarak yapılan protokolle Muğla Belediyesinin kullanımına devredilmiştir. Bu Açıkhava Tiyatrosunun yapı-

mında Muğla Belediyesinin maddi hiç bir katkısı bulunmamaktadır. Başlangıcından bitimine kadar TOKİ kaynakları kullanılarak yapılmıştır. Açık Hava tiyatrosunun yapımı için bir Muğla Milletvekili olarak çok çaba sarf etmiş durumdayız. Çabalarımız kısa sürede meyvesini vermiştir. Hemşehrilerimize ve Muğlamıza böyle bir tesis kazandırmaktan mutlu ve gururluyuz. Bu tesisin açılması dolayısıyla tarafımıza herhangi bir davetiye ulaşmış değildir. Ahde vefa duygusunun Muğla için önemli bir özellik olduğunu hatırlatma gereği hissetmekteyim. Açık Hava Tiyatrosuna verilecek isim konusunda umarım ideolojik yaklaşımlardan kaçınılmış olur. Tüm Muğlalı hemşerilerimizin

benimseyebileceği, kabullenebileceği değerli bir şahsiyetin isminin verilmesi gerektiği düşüncesindeyim. Yeni yapılan Yerkesik 112 Acil İstasyonuna verilecek isim konusunda halka başvurulmuş ve değerli Büyüğümüz Ünal Türkeş’in belirttiği, yörenin yetiştirdiği bir tarihi şahsiyetin ismi verilmiştir. Katılımcı belediyecilik örneği gösterilerek Türkiye’de çoğu kurum ve Belediyenin uyguladığı ‘Halka başvurma’ yoluyla verilecek ismin belirlenmesi doğru bir yöntem olacaktır. Muğla’ya yakışan da budur. Açılacak olan Açıkhava Tiyatrosunun Muğla’ya ve Muğlalılara hayırlı olmasını dilerim” dedi.


SAYFA 07

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

siyaset

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

Ortaca 18.Tarım Çevre ve Turizm Festivali'nin son günündeki

7

Memleketimin Hali… Sıla-ı Rahim (2)

Ortaca Festivali sona erdi. Festivalin son günü yapılan İlkay Akkaya konseri sırasında bazı seyircilerin Gezi Parkı olaylarına yönelik attığı sloganlar ise tartışma yarattı. Ak Parti Ortaca İlçe Başkanı Mesut Yazan, olayı Belediyenin engel olmadığını ve Festivalin siyasete çekildiğini iddia ederken, Başkan Hasan Karaçelik ise eylemlerin kendiliğinden geliştiğini, Belediye ile hiç bir ilişkisinin olmadığını belirtti. Ortaca Ak Parti İlçe Başkanı Mesut Yazan;

Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik;

Festival siyasete çekildi Olay kendiliğinden gelişti ORTACA Ak Parti ilçe Başkanı Mesut Yazan konu ile ilgili yaptığı açıklamada, "Ortacamızın uzun yıllardan beri yapmadığı, son yıllarda bizlerinde, halkımızında özlemle beklediği Ortacamızın festivaliydi. Bu festival yapılacağını duyduğumuz andan itibaren teşkilat olarak geçmişte bunu başlatan ve yaşatan tüm büyüklerimizi yad ederek, o gün heyecanla bizde kortejde en önde yürüyüşe katıldık. Bunun tabi herhangi bir görüşün veya yönetimin değil, Ortacamızın bir düğünü olarak baktığımız festivali katıldığımızdan dolayı halkımızın bir çok kesiminden teşekkür aldık. Teşekküre gerek yok, bu ilçemizin, Ortacamızın, halkımızın bir düğünü, tanıtımındaki çok önemli bir faktör olduğunu söyledik. Festival içerisinde dönem dönem yaşanan olaylar, Ortaca Festivalinde hiç olmadığı şekilde halkımızın da tepki gösterdiği olaylar, bizleri son derece üzmüş ve bu konuya bir basın açıklaması yapmak zorunda kaldık. Festival ortasında şarkı söyleyen arkadaşlar son dönemlerde Türkiye gündemine oturan olaylar, Taksim Gezi Parkı olaylarını gündeme taşıması, bu festivali siyasete çekmesine Belediye yönetiminin hiç tepki vermemesi bizleri son derece üzmüştür" dedi. Değişik parti ve değişik belediye yönetimlerinde Ortaca Festivalinin yaşandığını belirten Mesut Yazan, "Hiç bir zaman ama hiçbir zaman bu siyasi mecraya çekilmedi. Ortaca tarihinde ve festival tarihinde bu bir ilkti. Bizim partimiz iktidarda olduğu dönemde, rahmetle andığımız eski Belediye Başkanımız Kemal Şahin döneminde, ilçe başkanımız ilçe dışında olduğu için benim vekalet ettiğim, geçtiğimiz yıllarda yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Başkan vekili sayın Asım Güneş'i, Belediye makamında ziyaret ettim. İstanbul Milletvekili Zeynep Karahanuslu’nun festivalimize katılmak istediğini ve şu anda burada olduğunu söyledim ve sayın Asım Güneş'de çok memnun olacağını izah etti. Teşkilat olarak ve sayın İstanbul Milletvekili olarak orada bulunduğumuz da protokol de o dönemde CHP Genel Başkanı sayın Deniz Baykal ve çalışma arkadaşları ile birlikte olduğunu gördük. Genel Başkan düzeyinde katılım olduğunda bile seviyeli, herkesin memnun olduğu bir festival gerçekleşmişti. Ama maalesef şimdiki festivalde sloganlar atıldı, siyasi mecralara çekildi. Eski Belediye Başkanımız Cemil Durmuş döneminde, Kemal Şahin döne-

minde, Salih Özdemir döneminde bu kadar güzel festivaller de hiç yapılmayan şeyler yapıldı, bu durum halkımızı üzdü, bizleri de basın açıklaması yapmaya zorladığı için açıklama yapmak zorundayız. Bizler 4,5 yıldan bu yana 2009 yılından bu yana, belediye seçimlerinden bugünü kadar hiçbir yorum yapmadık, aksine elimizden gelen tüm çalışmalara destek olduk. Çünkü demokrasiye sözde değil özde inanan insanlarız, Ortaca halkını oy verdiği ve seçtiği belediyeyi kendi programına uygularken moralini bozup, onların programını engelleyecek bir konuma getirmedik. Biz her şeyden önce, siyasetten önce Ortacayı seviyoruz. Ama son olayda eleştirilecek çok şey tabii ki vardı. Mesela bizler de gidip Kültür parkı yapılmadan önce, orada asırlık ağaçlar niye kesildi diye soru sormadık. Evet çok güzel bir park yapıldı, kendisine teşekkür ederiz. Bizler taşkınlık yapmadan, kendilerine usulünce soruyoruz, halka bunları soruyoruz , doğru olanında bu olduğunu düşünüyorum. Öbür türlü yapanlara da yanlış yapıyorsunuz demiyorum ama demokratik hak olarak kendi düşüncelerini savunmaya hakkı vardır. Bizim burada ki amacımız Ortaca kurumsal kimliğinin siyasetle yıpranmasına karşı olduğumuz için, buna da belediyenin cevap vermediği ve bunu da engellemediği için kınıyor ve bunu yaparken de Ortaca halkının buna izin vermediğini belirtmek isterim" dedi. Festivale başka ilçelerden insan getirildiğini iddia eden Mesut Yazan, "Festivale, ilçe dışında minibüslerle gelen 5060 kişilik bir topluluk, herkes dağıldıktan, herkes oradan ayrıldıktan sonra onlar orada beklemiş ve minibüslere binip gitmişlerdir. Bu kamera kayıtlarında mevcuttur. Ortaca festivalini değişik mecralara çeken yöneticileri kınıyor ve Ortaca halkının bu polemiğe girmediği için ve Ortaca da büyütülmek istenen olaylara karşılık vermedikleri için sadece Ak Parti olarak değil, vatandaş olarak kendilerine teşekkür ediyoruz" dedi. Mesut Yazan sözlerini şu şekilde tamamladı, "Son olarak şunu söylüyorum, Ortaca siyasi mecrada siyasetini yapamayanlara, Ortaca Belediyesi kurumsal kimliğini kullanılmasına izin vermediğini, Ortaca halkı birkez daha gösterdi. Ortaca halkının ne kadar demokrasi davrandığını bir kez daha gördük, tekrar tekrar sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz" dedi.

MESUT Yazan'ın eleştirelirini ilettiğimiz Belediye Başkanı Hasan Karaçelik ise olayın bilgileri dışında geliştiğini belirtti. "Bizler gelin propaganda yapın, olay çıkarın diye bir şey söylemedik" diyen Başkan Karaçelik, "Emniyet güçleri de dahil bizler hiçbir müdahalede bulunmadık. Çevre ilçelerden İlkay Akkaya hayranlarının fan clup üyeleri bir araya gelip buraya geldiklerini biliyoruz. Bizlerde orada öğrendik böyle bir durumu" dedi. "Şimdiye kadar basın yoluyla hiçbir parti ile polemiğe girmedim, girmemde" diyen Hasan Karaçelik, "Burada ki olay tamamen kendiliğinden gelişen bir olay. Hiçbir taşkınlık yapmadan geldiler ve sloganlarını atarak konseri izlediler. Bu olaydan benim ve Belediye çalışanlarının haberi yok. Emniyet teşkilatı bile orada öğrendi. Gerekli tedbiri aldı, hiç bir olay çıkmadan festivalimiz bitti. Bu Ortaca’nın festivali, siyasi bir festival değil ki, böyle bir şey olsun. Ortaca festivalimiz gayet güzel bir şeklide başladı. Esnaflarımız da olumlu bir şekilde memnun kaldıklarını izah ettiler" dedi.

Hasan Karaçelik “Yılın EN’leri” ödülünü aldı HAMLE Gazetesinin 37’nci yaş günü ve geleneksel Yılın EN’leri ödül töreninin 8’ncisi Akyaka Hamle Hotel’de gerçekleşti. Yılın EN’leri ödülü Ortaca belediye başkanı Hasan Karaçelik’in de aralarında bulunduğu 11 dalda 33 kişi ve kurumun ödülleri Vali Mustafa Hakan Güvençer’in de katıldığı törenle dağıtıldı. Törenin son ödülü Hamle’nin onur konuğu Star TV Sabah Kuşağı Haber Spikeri Seda Akgül’e verildi. 2012 yılı Yılın EN’leri törenine her zamanki gibi yüksek bir katılım oldu.Vali Mustafa Hakan Güvençer ile Milletvekilleri Ali Boğa, Prof. Dr. Yüksel Özden, Prof. Dr. Nurettin Demir, 18. Dönem Milletvekilleri Şükrü Zeybek, Musa Gökbel, Dr. Ali Arslan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, İl Genel Meclisi Başkanı Cemal Gürpınar, Alay Komutanı Kıdemli Albay Fevzi Kurşun, yerel yöneticiler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, iş dünyasının ve turizm sektörünün temsilcileri, kurum ve kuruluşların yöneticileri, seçkin davetli topluluğu katıldı. Sunuculuğunu Hamle Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hasan Telli’nin yaptığı törenin açılış konuşmasını yapan Hamle Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hafize Nizamoğlu Acar 37 yıllık başarının ardında objektif haberciliğin yattığını belirtirken, “Yılın en iyileri bu sene de okurlarımız tarafından belirlendi. 75 bine yakın oy kullanıldı. 11 alanda 33 kişi ve kurum yarıştılar. Muğla’ya değer katan bu kişi ve kurumlarla beraber olduğumuz için ne kadar mutlu olduğumuzu dile getirmek istiyorum.” diyerek şöyle devam etti: “Gazetemiz haberde objektif ama Muğla’ya taraf, yorumda özgür ama seviyeli çizgisiyle yıllara meydan okumaya devam edecek. Biz gücümüzü daima okurlarımızdan aldık, alıyoruz. Huzurlarınızda 37 yıldır destek aldığımız değerli okurlarımıza teşekkür ediyorum. Kaçıncı olurlarsa olsunlar bugün burada ödüllerini alacak olan tüm kişi ve kurumların hepsi 2012 yılının en iyileridir. 2012 yılının en iyilerini tekrar tebrik ediyorum, başarılarının devamını diliyorum.”

“ÖDÜLLENDİRMEDE, İLTİFATTA KETUMUZ” Hamle A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Hayati Nizamoğlu’da yaptığı konuşmada “Ödül alacak arkadaşlarımızın kimler ve sıralamalarının neler olduğu konusunda hiç müdahalemiz yok, tamamen okuyucu tercihi. Her yıl okuyucu tercihini incelediğimizde de ben ayrı bir mutluluk yaşıyorum.” diyerek şunları söy-

ledi: “Gerçekten ilimizin mozaiğini, ilimizin alanını tam, doğru şekilde temsil eden isimler ve sıralamalar çıkıyor. Bizler ödüllendirmede iltifatlı konuşmada biraz ketum bir toplumuz. Onun için Hamle’nin başlattığı bu yol gelişsin, genişlesin diyorum. Birbirimizle güzel şeyler konuşalım, birbirimizin başarılarıyla gurur duyalım. Bu tip törenler yaygınlaşsın ve çoğalsın diyorum.” YILIN EN’LERİ Yılın Kamu Kuruluşu dalında; “Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İşve Çalışma İl Müdürlüğü, SGK İl Müdürlüğü”, Yılın Siyasetçisi dalında; “İbrahim Şimşek (CHP İl Genel Meclis Üyesi), Coşkun Tutal (MHP İl Genel Meclis Üyesi), Osman Otgöz (AK Parti İl Genel Meclis Üyesi)”, Yılın Belediye Başkanı dalında; Hasan Karaçelik (Ortaca Belediye Başkanı)” , “Nadi Şenkal (Ula Belediye Başkanı), İdris İspirli (Beldibi Belediye Başkanı), , Yılın İşadamı dalında; “Mustafa Ercan (Ermaş Mermercilik AŞ), Fatih Çerçi (Çerçiler İnşaat Ltd. Şti.), Erdinç Gürsoy (Gürsoy Turizm Ltd. Şti.)”, Yılın Turizmcisi dalında; “Doğan Tugay (Marmaris Liman İşletmeleri AŞ), Netsel Marina AŞ, Hamdi Güvenç (Dalaman ATM)”, Yılın Sosyal Kuruluşu dalında; “Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Muğla Yörük Obaları Derneği, Gökkuşağı Kadın ve Aile Derneği”, Yılın Meslek İnsanı dalında; “Op. Dr. Naki Bulut, Kayber Avcı, Prof. Dr. Erdoğan Gavcar”, Yılın Sivil Toplum Örgütü dalında; “Öz Orman İş Sendikası, Muğla Ziraat Odası, Muğla Müzisyenler Derneği”, Yılın Spor Adamı ve Kuruluşu dalında; “Muğla Ormanspor Kulübü, Muğlaspor Yıldızlar Okçuluk Takımı, Hasan Berk Kılıç (Dünya Yıldızlar Güreş Şampiyonu)”, Yılın Hayırseveri dalında; “Ayser Eren, Muğla Sıtkı Koçman Vakfı, Marmaris Yalı Lions Kulübü”, Yılın Muhtarı dalında; “Süleyman Bozüyük (Muslihittin Mah.), Ahmet Çetiner (Kavaklıdere Çamlıyurt Mah. Muhtarı), Mehmet Uzun (Ula Arıcılar Köyü Muhtarı)”.

S

evgili okurlarım, saygıdeğer kamuoyu; Geçen haftaki Sıla-i Rahim yazımın devamını sizlere sunmak istiyorum. Sıla-i rahmin birkaç derecesi vardır. En aşağı derecesi akrabalarımıza karşı tatlı sözlü, güler yüzlü olmak; karşılaştığımızda selamlaşmayı, hal hatır sormayı ihmal etmemek; dâima kendileri hakkında iyi şeyler düşünmek ve hayır dilemektir. İkinci derecede ziyaretlerine gitmek ve çeşitli konularda yardımlarına koşmaktır. Bunlar daha çok bedenî hizmetlerdir. Özellikle yaşlıları zaman zaman yoklayarak, yapılacak işleri varsa onları takip etmek kendilerini sevindirecektir. Sıla-i rahmin üçüncü ve en önemli derecesi akrabalara mali yardım ve destek sağlamaktır. Bu yardımlar herkesten beklenemez. Hasta ve yatalak bir kişiden akrabasını ziyaret etmesini istemek anlamsızdır. Fakir birisinden de başkalarına mâli yardımda bulunmasını beklemek de yanlıştır. Yalnız zengin, hali vakti yerinde bir müslümanın, sadece ziyaret ve hal, hatır sormakla bu görevi yerine getirebileceği de söylenemez. Böyle zengin birisi için sıla-i rahim, yoksul akrabalarına elinden geldiğince mâlî destekte bulunmaktır. Bu destek ödünç para vermekle olabileceği gibi; karşılıksız mâlî yardımlar şeklinde de olabilir. Şu halde, yakınları görüp gözetmek deyince, yukarıda belirtilen üç derecedeki yardımdan hangisine güç yetiyorsa, onun yapılması anlaşılmalıdır. Yapabileceği görevi yapmamak müslümanı bu konuda sorumlu kılar. Yukarıdaki âyet-i kerimede, Allah Teâlâ’nın bu görevi yerine getirmeyenlere yönelttiği lânet unutulmamalıdır. Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur: Her Cuma gecesi insanoğlunun amelleri Allah’a arz olunur: Yalnız sıla-i rahimde bulunmayanların amelleri kabul olunmaz’’ (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 484). Yine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: ‘’Allah’a ve ahret gününe iman eden kimse akrabasını görüp gözetsin’’ (Buharî, İlim, 37; Müslim, İmam, 74-77). "Akrabalık, Arş'ta asılıdır. Der ki: "-Beni gözeteni Allah gözetsin; beni terk edeni Allah terk etsin” (Müslim, Birr ve Sıla, 17); "Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse Cennete giremez" (Buhari, Edeb, 11); "Her kim rızkının bol olmasını ve ecelinin gecikmesini istiyorsa akrabasını görüp gözetsin" (Buhari, Edeb, 12); "Ey insanlar, birbirinize selâm verin, akrabanızı gözetin, yemeği yedirin! Geceleyin insanlar uyurken namaz kılın ki selâmetle Cennete giresiniz" (Tirmizî, Et'ime, 45). "Yoksula yapılan sadaka bir sadakadır. Bu sadaka akrabaya yapılmışsa iki sadaka demektir. Biri sadaka, diğeri sıla-i rahimdir ki bu da sadaka sayılır" (Tirmizi, Zekât, 26). Akrabalarımız, özellikle hala, teyze, amca, dayı, gibi yakınlarımız aileden sayılır. Onları kendi yakınlarımız bilerek davranışlarımızı ayarlamakta büyük faydalar vardır. Rasûlüllah (s.a.s): "Teyze, anne yerindedir" (Tirmizi, Birr, 5) buyuruyor. Amca da baba yerindedir. Bu kadar yakın olan kişilere karşı yerine getirilmesi gereken bazı ahlâkî görevlerin bulunması tabiidir. Bu görevler arasında olan ziyaretlere özel bir yer ayrılmalıdır. Aşağıda anlatılacak genel ziyaret kurallarına uyarak yakınları, başta bayramlar olmak üzere, zaman zaman ziyâret etmek, mümkünse hediyeler götürmek güzel bir davranıştır. Yapılan ziyareti iâde etmek de gerekir. Müslümanı ziyarete gelene gitmemek aradaki bağların daha çabuk kopmasına sebep olmaktır. Ziyaretler akrabalar arasındaki sevgi bağlarını güçlendirir. Dargınlıkları sona erdirir. Sevinç ve üzüntülerin karşılıklı paylaşılmasına, sıkıntılara birlikte çareler aranmasına vesîle olur. Özellikle yaşlılar toplumda yalnız kalmadıkları, çevrelerinde kendilerini seven, arayıp soran insanların bulunduğu inancı ile son yıllarını huzur ve mutluluk içinde geçirirler. Sıla-i rahim konusunda dikkat edilecek hususlârdan biri de şudur: İyilik, karşılık bekleyerek yapılmamalı, sadece görüp gözeten yakınlara karşı sıla-i rahimde bulunulmamalı; aksine, unutan, akrabalık bağlarını koparanlara karşı da bu görev yerine getirilmelidir. Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: "İyiliğe benzeri ile karşılık veren kişi, tam anlamıyla akrabasını görüp gözetmiş olmaz. Hakiki sıla, kişinin kendisi ile ilgiyi kesenleri görüp gözetmesidir" (Buharî, Edeb, 15). İyilik her durumda düşünülmeli ve yapılmalıdır. Yoksul ve güçsüz iken iyilik ve yardımdan söz edip, zengin ve güçlü duruma yükselince başka türlü davranmak, fesâd ve ahlâksızlıktan başka bir şey değildir. Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor: Demek idâreyi ve hâkimiyeti ele alırsanız hemen yer yüzünde fesad çıkaracak, akrabalık bağlarını bile parçalayıp keseceksiniz öyle mi? Onlar öyle kimselerdir ki Allah kendilerini rahmetinden kovmuş da duygularını almış ve gözlerini kör eylemiştir. (Muhammed, 47/22-23). Bu vesileyle Türk Kültürü ve İslam Ahlakı değerlerimizi sizlerle paylaşmış oldum. Gelecek güzel ve sağlıklı günlerde görüşmek dileklerimle. Saygılar sunarım.

CH “Am


SAYFA 08

8

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

kültür

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

2 yıl aradan sonra tekrar yapılan Ortaca 18.Tarım Çevre ve Turizm Festivali'nin şüphesiz en farklı yanlarından bir tanesi, zanaatkarlar'dı. Milas-Bozalan el yapımı halı tezgahı, Aydın Çine'den gelen Osman uztanın saz atölyesi, Dalaman Taşbaşı köyünden İrfan dedenin ahşap el işleri, Dikmekavak'tan Emine Nine'nin Düven Tezgahı ve Toparlar'dan Necip Usta'nın kalay atölyesi görülmesi gereken standlardı. Artık hemen hemen kalmayan ve belki bir süre sonra tamamen unutulacak bu sanatlar ve zanatkarlar festivale şüphesiz renk katarken, "Kültür" adına yapılan ve sadece kültürü ünlü bir sanatçıyı sahne aldırmak olarak yansıtan pekçok festivale görede gerçekten kültür adına fark attı. BatıHaber olarak işte bu zanaatkarlarla küçük bir söyleşi yaptık ve hem onları, hemde yaptıkları sanatları tanıtmak istedik.

Bozalan Kök Boya El Halısı

Milas'ın Gökova kıyısında yer alan Bozalan köyünden adını alan Bozalan halıları, Dünyaca ünlü. Çeşitli bitkilerin köklerinden elde edilen "Kök Boyalar" ile boyanan iple hazırlanan bu el emeği, göz nuru eşsiz halıların en büyük sorunu ise pazarlama. Ortaca Festivali için Bozalan'dan gelen 17 yaşındaki Güfte Bozkurt ile 33 yaşındaki Hanife Satış festival boyunca tezgahta do-

kudular halılarını. Bu halının diğer halılardan en büyük farkının kök boyası ve el yapımı olduğunu belirten Hanife Satış, "Bitkilerden elde ettiğimiz boyalarla yapıyoruz. Ceviz yaprağı, geren, tane, şeftali gibi yapraklar ile çeşitli bitkilerin köklerinden elde ettiğimiz boyaları kullanıyoruz" dedi. 6 m2 bir halıyı 4 kişi, 45 günde bitirdiklerini belirten Hanife Satış, "Elturunç, Ada Milas, Ladik, Donayağı, Koç Boynuzu, Geneviçe gibi desenler yapıyoruz. 6 m2'lik bir halı 4-5 bin liraya gidiyor. Bu halıların iplerini beyaz olarak alıyoruz, her rengi ayrı ayrı kazanlarda

kaynatıyoruz, hepsini elde boyuyoruz. Bu halılar hazır halılara göre daha uzun ömürlü ve eskidikçe değerleniyor" dedi. Bozalan'da kızların 8-9 yaşından itibaren halı dokumaya başladığını belirten Hanife Satış, "Çok eskiden gelen bir gelenek, zaten dünya çapında da adı var Bozalan halıları diye. Ama eskiden turistler daha fazla geliyordu, şimdi azaldı. Şu an dışarı satış için sadece tüccarlar alıyor, daha önceden yabancılar, yerli turistler geliyordu şu an ise bitmek üzere, gelmiyorlar" dedi.

Ahşap Oymacı 1942 Dalaman/Taşbaşı köyü doğumlu İrfan Demir, hiç bir eğitim almadan ahşap oymacılık yapmaya başlamış. Festivalin en renkli standlarından olan İrfan dedenin standında, hiç bir çivi kullanılmadan yapılan sandalyeden, sarımsak döveceğe kadar birçok ahşap oyma eşya bulunuyordu. "Bunların hepsi kendi imalatım" diyen İrfan Demir, "Her türlü tarihi eşyalar, heykeline, devesine kadar bir sürü eşya var. 1983’den beri yapıyorum, eğitimim yok, kendi yeteneğim. Kendi atölyem

var orada yapıyorum. Bu iş için Denizli'ye ve İzmire gittim, araştırdım, nasıl yapalar ne kullanırlar diye baktım" dedi. Yaptığı eşyaların hepsinin sağlam ağaçlardan olduğunu belirten İrfan Demir, "Bunlar kaba ağaç değil. Mehmet Keza Kundakçı var, 1,5 ay önce bu eşyaların filmini çekti. Sonra buraya getirdi, Buraya gelmek için beş kuruş param yoktu. Dalamandaki festivalden teklif gelmemişti, Yetkililer gelipte önem vermiyorlar maalesef" dedi.

Saz Ustası Osman Özkan Çine/Aydın

Osman Özkan, 1956 Aydın-Çine doğumlu. 1969 yılından bu yana el oyması saz yapıyor ve halen Çine'de çocuklarıyla birlikte bu işi devam ettiriyor. "Sazın hikayesi çok uzundur" diyen Osman Usta, "Önce ağac bulunuyor, saza evlverişli bir dut ağacı bulunuyor. Her ağaçtan saz yapılıyor ama dut gibisi olmuyor. Önce o dutu buluyorsunuz, onu 4’e parçalıyorsuniz ve her parçadan tekne çıkartıyorsun. Önce dışını tasarlıyor, sonra içini oyuyorsunuz. Bu tekne en az 3 ay açık havada kuruyacak. Ondan sonra sapını takıyorsunuz, sapı kapağı taktıktan sonra 3 aylık daha zaman tanımak gerekiyor" dedi. "Kuruduğuna emin olunca 3.aşama temizlenip zımparalanıyor" diyen Osman Usta, "Ardından dolgu vernik, en az 1 ay bekletirsin ve perdeleyip tellersin" dedi.. Oyma sazların, 200 liradan başlayıp, 1200 liraya kadar devam ettiğini belirten Osman Özkan, "Bir saz kısa sürede yapılmadığı için az sayıda üretebiliyoruz. Saz alacaklar, sazdaki yapım kalitesini, dutun kalitesini ve tınısını bakıyorlar" dedi.

Düven Tezgahı Dikmekavak'tan Emine Durdu 65 yaşında. Annesinden yadigar kendi ile yaşıt Düven(Kilim) tezgahı ile boy gösterdi Ortaca Festivalinde. Dikmekavak'ta bir tek kendinde düven tezgahının olduğunu söyleyen Emine Durdu,

Kalaycı Festivalin bir başka zanatkaarı da Toparlar'dan Necip Doğan'dı. 1956 Elcik köyü doğumlu olan Necip Doğan, 1967 yılında okuldan çıkınca kalaycılık abisinin yanından çırak olarak çalışmaya başlamış ve Askere gittikten sonra kendi başına kalaycılığa başlamış. "1983’de karayollarına girdim, 19 sene çalıştım emekli oldum" diyen Necip Doğan, "Şimdi Kalaycılığı hobi olarak yapıyorum. Sağlık ve sıhat bunda, bakır kapta" dedi.

"Önceden düven tüm gelinlerin çeyizinde yer alıyordu şimdi ise devam etmiyor. Bu kilimi kemeye yedirmezse hazır kilimlere nazaran çok daha ömürlü" dedi. Tezgahın karışık olmaması halinde 2 metrelik bir

kilimi 1 günde dokuduğunu belirten Emine Durdu, "Ben satmak için yapmıyorum, önceden başkasına yapıyordum, şeker hastasıyım artık sadece kendime dokuyorum" dedi.

1

Festival’den insan manzaraları 1-Festival'de sokak çalgıcıları için kapanan caddelere vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Yıllardır yoğun araç trafiği yaşanan cadde ve sokaklarda özgürce yürümenin keyfini çıkan vatandaşlar, aileleri ile birlikte adeta keyif yaptılar. 2-Festival'de Ortaca Belediyesi Eğitim Gönüllüleri grubunun organize ettiği Köy Kahvesinde, başta yayık ayranı olmak üzere çeşitli ikramlarda bulunuldu. Buradan elde edilen gelirle, üniversitede okuyan dar gelirle ailelerin çocuklarının eğitim giderlerine katkı yapılacağı belirtildi. 3-Festival, pekçok esnafa gelir kaynağı oldu. Okulları tatile giren pekçok öğrenci de festivali fırsat bulup, boş vakitlerinde harçlıklarını çıkartmak için uğraştılar.

Bakırın kalay yapılmadan kullanılamayacağını, zehirleyeceğini belirten Necip Doğan, "Bakırın kalay ihtiyacı, kullanımına göre

değişir ama bir çanak temiz kullanılırsa 4-5 yıl kalay istemez. Sabah akşam ocağı koyulan bir kapın kalayı ise 1 sene gider" dedi.

2

3


SAYFA 09

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

kültür

18. Festival, Pazar günü sona erdi. İşte Festival’in kısa bir özeti; 1.gün Ortaca Belediyesi yanındaki yeni tören alanında saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından kortej yürüyüşü ile başladı. Korteje, Fethiye Belediyesi Bando Takımı, Azerbaycan Halk Dansları Ekibi, OFAD Ekibi yanısıra festivalde 7 gün boyunca görev alacak olan animasyon ekibi ve vatandaşlar katıldı. Programın ilk günü akşam saat 20.30’da Pire Sanat Atolyesi Karma Müzik Grubu sahne alıyor. Burdur Teke Yöresi Türk Halk Müziği ekibi olan Grup Yarenler, saat 21.00’da izleyenleri coşturdu. Saat 22.00’ da Azerbaycan’dan gelen Azerbaycan Halk Dansları gösterisi ile ilk gün programı son buldu. Festivalin ikinci gün etkinliği akşam saat 21.00’ da, Yalçın ÖzdenTiyatrosu, “Dün Bugün ve Yarın’’ isimli şarkılıkabare oyunu sahnelendi. Tiyatronun ardından Ortaca Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu ve Ali Orhan Dönmez konseri ile ikinci gün etkinliği son buldu. 3.Gün saat 20.30’da Başaran Özel Eğitim Merkezinin dans gösterisiyle başladı. Ses Yarışması Finalistler Konseri ile devam eden program, saat 22.00’da sahne alacak olan Avusturalya’dan gelen Bara Banda Alaturka Müzik Konseri ile son buldu. 4.Gün, Saat 21.00’da Coşku Özel Eğitim Okulu dans gösterisi, ardından saat 21.30’da Grup Metropol sahne aldı. Saat 22.00’da Yiğit & Doğan Çıtak Rock Konseri ile gece programı sona erdi. 5.Gün, saat 20.00’da Rengi Aheng Bale Grubu gösterisiyle başladı. Saat 20.30’da geleneksel köy

düğününün canlandırıldığı programı, OFAD ekibi sergiledi. Saat 22.00’da başlayan Selcan Kökçen Şahin THM Konseri ile beşinci gün programı son buldu. 6.Gün, saat 18.00’da bisiklet yarışı ile başladı.

Saat 19.00’da Ahmet Ateş Kapalı Spor Salonu yanındaki basketbol sahasında, Streetball turnuvasının final karşılaşmaları yapıldı. Saat 20.30’da, festival bünyesinde düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlerin plaketlerinin verilmesiyle

03 Temmuz 2013

akşam programı başladı. Yunanistan’ın Rodos Adası’ndan gelen Embona Halk Dansları, saat 21.00’da gösterilerini sunarken, Saat 22.00’de sahne alan Kolpa grubunun verdiği rock konseri ile gençler adeta kendilerinden geçtiler.

Festivale eylemli son

Sanat sokak kapattırdı Ortaca 18. Tarım Çevre ve Turizm Festivali 30 Temmuz Pazar günü sona erdi. Şiir dinletisi ile başlayan gece, Nadir Şahin’in hazırladığı Ortaca Belediyesi’nin 4 yıllık çalışmalarının yer aldığı slayt gösterisi ile devam etti. Festivalin finalini, Grup Kızılırmak’tan tanınan Türk Halk Müziği Sanatçısı İlkay Akkaya yaptı.

POLİS SAHNE ÖNÜNDE İlkay Akkaya’nın sahne alması ve sanatçı için hayranlarının

Muğla’nın çeşitli ilçelerinden Ortaca’ya gelmesi üzerine Ortaca İlçe Emniyet Müdürlüğü personeli geniş güvenlik önlemi aldı. Festival boyunca genelde kenarda bekleyen ve kalabalık arasında fazla gözükmeyen polisler, bu defa sahnenin hemen önündeydi. Akkaya’nın hayranları, sanatçının sahneye çıkması ile birlikte slogan attı ve ellerindeki pankartlar ile öne çıktılar. Grup Konser boyunca Gezi Parkına destek sloganları attı.

9

Ortaca 18. Tarım Çevre ve Turizm Festivali’nin önceki festivallerden ayıran en büyük özellik, kuşkusuz sokak sanatçıları idi. Festivalin sürdüğü 7 gün boyunca akşam 20.30 ile 24 arasında Cengiz Topel Caddesi, Şerefnazbaşoğlu Sokak, Göçmen Sokak, Başoğlu Sokak, Kahramanlar Sokak ve Mehmet Abay Sokak araç trafiğine kapatıldı. Bu cadde ve sokaklarda Delbekçiler, Cümbüşçü, Bağlamacı, Kemancı ve Gitaristler şarkı ve türküler söylerken, tahta bacak ve hacivat-karagöz gibi etkinliklerde yapıldı.


SAYFA 10

10

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

facebook.com/ortacaa

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

___Bizimkiler_______

15-16 Haziran 2013

Frig Vadileri Gezisi İrtibat Tel: 0.507.663 0075 Ramazan Karahan

Halil Burhan

Meryem Dilek Tosun ve Serap Hanım

Cafe Caramel Farklı tarz ve eğlence anlayışında Cafe Caramel, eğlencede sınır tanımıyor. Her gün farklı bir eğlence türü sizleri bekliyor.

1nci yılını kutladı

Kütahya, Afyonkarahisar, Eskişehir üçgeninde, ‘‘phrygia Epiktetus’’(Küçük Frigya) dağlık yerleşimi olarak tanımlanan bölge, bugün ‘‘Frig Vadisi’’ adıyla anılmaktadır. İl sınırları içerisinde, merkeze 7 km uzaklıktaki Yeni Bosna köyünden başlayıp, Kütahya’ ya 54 km uzaklıktaki Ovacık köyüne kadar, ilin doğusu boyunca uzanan alan; Sabuncupınar, Söğüt, İnli, Sökmen, Fındık ve İncik mağaralarının bulunduğu kuzey bölüm ile daha güneydeki Ovacık köyü, İnlice Mahallesi ve çevresini kapsar.Kütahya’ nın doğusunda eski bir yanardağ olan Türkmen dağının tüfleriyle örtülü olan Frig yaylaları; M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler tarafından iskan edilmiştir. Volkan tüfünün kolay işlenebilir bir kayaç olması Figlerin bunları oyma ve

yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamıştır. O dönemden ana tanrıça Kybele’ ye adanmış açık hava tapınakları, sunaklar ve kaya mezarları ile savunma ve barınma amaçlı pek çok yapı günümüze ulaşmıştır. Daha sonra Roma ve Bizanslıların da yerleştiği bölgedeki kilise ve şapellerde, kök boyalı haçlar, meander motifleri, yazı ve fresk izleri hala seçilebilmektedir. Frigler ve Bizanslar tarafından kayalar oyularak yapılan, ‘‘Deliktaş Kalesi’’ ve ‘‘Penteser Kalesi’’ denilen doğal kaleler yer almaktadır. .. Frigler HintAvrupa kökenli oldukları halde kısa bir süre içinde Anadolululaşmışlar ve bir yandan İon öbür yandan Geç Hitit etkileri altında kalmış olmakla birlikte özgün ve Anadolulu bir kültür oluşturmuşlardır.

Ortaca Dalyan’da faaliyet gösteren, Dalyan girişinde bulunan Şevikoglu Market açılışının 1.yıl dönümünde, Makarna dağıtarak 1 yılın mutluluğunu yaşadılar.

Madalyalı bağışçı

Okul harçlığı

Bir yılın sonunda okullar kapandı, öğrenciler çalışma hayatına girdi. Yeni yılın cep harçlıklarını çıkartmak için kimileri turizm, kimileri babaların yanında yada ticaret hayatında devam ediyor. Emin ve Mahmut, iki arkadaş Cuma

pazarlarında okunmuş olan kitapları satmak için beklerken gördük. “Okul harclıgı için çalışıyoruz, yaşımız küçük oldugu için işletmelere giremiyoruz, bizde bu satış tekniğini denedik” dediler.

TRT Çameli Yaylacık Yamaç Paraşüt Pistinde Çekim Yaptı TRT, Çameli Yaylacık Yamaç Paraşüt Pistinde Röportaj ve Çekim Yaptı. Şampiyonanın Düzenlenmesinde Emeği Geçen Herkese Teşekkürler. Foto İçin: Yamaç Paraşütü Çameli Yaylacık Sayfasına Teşekkürler.

Ortaca’da ikamet eden Yücelen Hastanesinde çalışan Serkan Koçyiğit 1981 doğumlu olup, doğma büyüme Ortacalıdır. Ortaca’nın tanınan ve sevilen kişiliğe sahiptir. Kızılayın kan bağışlarını hiç kaçırmayan Serkan Koçyiğit, toplamda 12 ünite kan vererek geçen Mayıs ayında Ankara Kızılay Kan merkezi tarafından Bronz Madalya Beratı ile ödüllendirildi ve Kan bağısçısı olarak ismini kayıtlara geçirdi. Serkan Koçyiğit “Her sene 3 defa olmak üzere düzenli olarak kan veriyorum ve sağlıklı kalıyorum, Herkesi Kan bağışı kampanyasına davet ediyorum” dedi.

Emrah Kurtçu ve Olcay Kızıl

Friglerin maden ve ağaç işçiliğinde, dokumacılıkta ürettikleri eserler İon piyasasında beğeni kazanmış ve bu ustalar tarafından taklit edilmişlerdir. Makara, kulplu bronz tabaklar ve bronz kazanlar; dönemin ‘‘teknolojik’’ bir başarısı olan altın, gümüş ve bronzlardan yaylı çengelli iğneler (fibulalar); değerli madenlerden giysi kemerleri, tokalar ve zengin bezemeli tekstil ürünleri; geometrik desenlerle süslü mobilya eşyası bunlar arasındadır. Topates denilen kilim sanatı, sonraki Anadolu uygarlıklarının kilim ve halı sanatlarını etkilemişlerdir. Bölge Kapadokya’yı andıran doğal kaya yapısının yanı sıra çam ormanları ile kaplı ilgi çekici bakir bir bölgedir.

Çepkan Mobilya Ltd.Şti. Nuri Çepkan ve Nevriye Çepkan

___Sanayii Esnafı___

Kan Bağışı Necip Usta

Ayhan Oto Kaporta Serkan Ayhan

___Pazarcılar_______

Marmaris Kızılay Kan merkezi 28 Haziran Cuma günü Ortaca Merkez Camii yanına açmış olduğu kan merkezi standında, saat 12:30 ile 20:00 arasında kan bağışçılarının akınına uğradı. Hava sıcaklığının 44 derece olmasına rağmen kan bağışçıları sıraya girerek, kan vermenin gururunu yaşadılar. Doktor Mefture Sermener’in öncülüğünde organize edilen kan bağışında, Mefture hanım halkın yoğun ilgisininden memmun kaldıklarını, bu sıcakta gelip kan verenlere ayrı ayrı teşekkür etti. kan bağışında bulunanlara çikolata ve meyve suyu ikram edildi.

Cavit Gün ve Hüseyin Kara

Osman Alp ve Ahmet Çiçek

Sıcağa dikkat!!! Zorunlu olmadıkça, güneş sıcaklığının en belirgin olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında dışarıya çıkılmamalıdır. Çocuklar, yaşlılar, kalp ve şeker gibi kronik hastalığı olanların buna özellikle dikkat etmeleri gerekir.


SAYFA 11

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

facebook.com/ortacaa

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

11

Kenan Çetin’in albümünden

İrtibat Tel: 0.507.663 0075

Hazin Bir Yaşamın Unutulan Hüzünlü Öyküsü

Kamçı Türküsü Arif Yalılı ve ailesi

Ayşen Yalılı, Şaban Erkul, Gülşen Yalılı ve Arif Yalılı

Şimdi Kuran Kursu zamanı OKULLARIN Kapanmasıyla birlikte Bölgemizdede Yaz Kuran Kursları, camilerde ve kurs binalarında verilmektedir. Köyceğiz müftü Yardımcısı Mehmet Cesur, "Bu kursların çocuklar üzerinde erken biliçlenme ve ileri yaşlardaki toplum hayatını adapte olurken kendilerini Türk İslam ahlak kuralları çerçevesinde yetişmelerini saylayan kurslar olduğunu" söyledi. Köyceğiz İsmail Kan Kız Kuran Kursunu bağışlayan İsmail Kan'ın varislerinden Hatice Sönmez ve Bayram Ali Kan ile yaptığımız görüşmede, babalarının böyle bir binayı bağışlamasından dolayı fikirlerine başvurduk. Her ikiside, "Böyle güzel bağışlar insanın

hayatta yapacağı en güzel miras olduğunu, evlatları bırakılan miras gelip geçer ama bu şekilde yapılan vakıflar ebediyen kalıcı olur, babamız Köyceğiz'e güzel bir Kız kuran kursu kazandırdı, kendisinden Allah da razı olsun. Allah rahmet etsin, inşallah mükafatını görür" dediler. Gezdiğimiz Yaz kursları içinde her zaman olduğu gibi Zeytinalanı merkez camii imamı İbrahim Yanar hoca gene farklıydı. Çocuklarla arkadaş gibi ama gayet güzel bir disiplin ile 10 yıldır uyguladığı, gerek cemaat'e gerekse çocuklara projeksiyonlu görsel eğitim uygulamasını devam ediyor olması birçok hocanın ders alması gereken örnek bir imam..

İbrahim Hoca projeksiyonu neden başlattığını sorduğumuzda, "Zaman bilgisayar çağı, camilerinde bu gelişmeden geri kalması İslama ters düşerdi. Bende yıllar önce kendi imkanlarımla aldığım bilgisayar ve projeksiyonla hutbede önemli günlerde görsel ve yazılı görüntülü anlatımla cemmati bilgilendirmeye başladım. Cemaatim bundan menmnun kaldı, bende devam ediyorum. Günümüzde insanların bilgi kaynağı maalesef kitaplar değil, Tv'ler olduğu için bende onların bilgi kaynağından geri kalmak istemedim. Benim vazifem 5 vakit namaz kıldırmaktan ziyade cemaatimi islami ahlak konularında bilgilendirmek" diyerek görüşlerini ifade etti.

58 yıl önce hazin bir yaşamın unutulan hüzünlü öyküsü ‘Kamçı Türküsü’ Ali Orhan’ın çaldığı saz eşliğinde Şerif Kundakçı tarafından seslendirmesi Yolcu Dergisi’nin kuruluş yıl dönümüne kutlamaya gelen davetlileri hüzünlendirdi. İlk defa Yolcu Dergisi’nin kuruluş yıl dönümünde söylenen “Kamçı Türküsü” hakkında bilgi veren Yolcu Dergisi’nin sahibi ve editörü Nadir Şahin; “02.02.1953 tarihinde Akıncı Köyü’nde Mehmet Seçer’ in düğünü varmış. Arkadaşı Nazım Ağa ile birlikte düğüne gitmek için Dikmekavak’ tan yola çıkan Emin Okur, Akıncı Köyü’ne vardıklarında atını Hacı Yusuf’ un oğlu ve kendi arkadaşı Recep’ in evine bağlar. Emin’in geldiği duyulunca düğün evinden bir çift davul - zurna ekibi onları karşılar. Bu arada düğüne gelenlerden Kamçı ile Topal Ali lakaplı iki kişi karşılıklı oynamaktadır. Emin Okur, (Macar) Mehmet Bozyel, Nazım Özbey ve birkaç arkadaşı ile birlikte kendilerine gösterilen masaya otururlar. Her ne sebepten dolayı ise, Emin’in bu iki kişiyle arası açıktır. Oynamakta olan Kamçı ile Topal Ali yerlerine oturunca oyun sırası Emin Okur’a gelir. Önce zeybek oynar. Ardından kıvrak bir türkünün eşliğinde kollarını açarak; biraz sonra çıkacak olduğu sonsuz yolculuktan habersizce döne döne oynar. Tam bu esnada Topal Ali masasından hiddetle davulculara bağırarak: “Davulcular kesin ulan çalgıyı, yeterrr!” diye bağırdığında ortalık sessiz ve puslu bir havaya bürünür. Davullar susmuş, gözler Emin ve Topal Ali’ ye çevrilmiştir. Oyunu bozulan Emin, kendine yapılan bu saygısızlığın cevabını Topal Ali’ye şiddetli bir tokat atarak verir. Ali, belinde hazır bulundurduğu kamasını Emin’ in kalbine saplar. Bu arada Kamçı’da arkadan gelip Emin’i sırtından bıçaklar. Emin; sağlık memurunun müdahalesine rağmen kan kaybından ölür. Her şeye rağmen düğün kaldığı yerden devam eder. Emin’in ölümü Fethiye- Günlükbaşı’nda düğünlerde delbekçilik yapan “Kaymakamın Kızı” lakaplı Fatma’ ya haber verilir. Fatma, gönül ilişkisi olan Emin’in ardından ağıtlar yakar. Kendisi gibi delbekçilik yapan arkadaşı Güllü, Fatma’yı teselli etmek için üzüntüsüne ortak olmaya çalışır. Günler, aylar sonra Fatma ve Güllü Ortaca-Dalaman civarlarına geldikçe delbekleri eşliğinde dudaklarından şu sözler dökülür. Ortaca’ dan çıktım ağrıdı başım, Evimden kesilmiş ekmeğim aşım. Vurma Kamçı vurma, ben de pişmanım, Kamçı ile Topal Ali benim düşmanım. Akıncı’ nın içinde ufacık Pazar, Eminim duyarsa aklını bozar. Vurma Kamçı vurma, ben de pişmanım, Kamçı ile Topal Ali benim düşmanım. Kızılyurt’ tan aldım tütünü satın, Hacı Yusuf oğlunda kaldı dor atım. Vurma Kamçı vurma, ben de pişmanım, Kamçı ile Topal Ali benim düşmanım. Aman Nazım aman, marul isterim, Körpe kuzularımı bana gösterin. Vurma Kamçı vurma, ben de pişmanım, Kamçı ile Topal Ali benim düşmanım.

Ortaca’da Yaz Kur’an Kursları Cıvıl Cıvıl ORTACA Müftüsü Dr.İbrahim Özler’den alınan bilgiye göre; 2012–2013 eğitim ve öğretim yılının sona ermesi ile birlikte ilçe merkezi, kasaba ve köylerde bulunan her camide ve Kur’an kursunda Kur'an eğitimi ile dini bilgiler eğitimi verilmeye başlandı. Müftü Özler konuşmasında; 24 Haziran 2013 Pazartesi günü

başlayan ve 23 Ağustos 2013 Cuma günü sona erecek olan yaz Kur’an kurslarının her yıl olduğu gibi bu yaz Kur’an kursu döneminde de yönetmeliklere uygun olarak tamamlanacağını belirtti. Yaz Kur’an kurslarında sadece din eğitimi verilmediğine dikkat çeken İlçe Müftüsü Özler, çocukların aynı zamanda sosyal

alanlarda da kendilerini geliştirdiğini dile getirdi. Müftü Özler konuşmasını; her yıl olduğu gibi 2013 yılı yaz Kur’an kursları sonunda da tüm öğrenciler arasında bilgi yarışması yapılacağını ve dereceye giren öğrencilerin ödüllendirileceğini açıklayarak tamamladı.

Pazarcı nine 80 yaşındaki Ninemiz Pınarköy'den gelmiş, dağlardan topladığı kekikleri satıyor. Ninemize destek olmak için tanesini 1TL'den alabilirsiniz.


SAYFA 12

12

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

...

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

Ben Aşkımdan Vazgeçmem

Geçen sayının cevabı

Bir hafta aradan sonra tekrardan merhaba. Ben inadına gazeteciliği bırakmadığımı söylediğim halde bu neden anlaşılmıyor birtürlüanlamış değilim. Daha önce sosyal paylaşım sayfamda bu konu ile ilgili gerekli açıklamayı yapmıştım. Bazı kendini üst seviyelerde gören insanlara hitaben yaptığım açıklama şu şekilde idi; "Kendini çok üst seviyelerde gören insanlar, siz yaptığınız dedikodular ile beni küçük düşürmüyorsunuz, tam tersi yüceltiyorsunuz. Evet ben şu anda Lotis Restaurant'ta garsonluk yapıyorum. Ve ben yaptığım işten utanmıyorum, bunu göğsümü gere gere söylüyorum. İnsan ekmek kazandığı işi yapar. Ben kazandığım param ile çok şükür ailemi geçindiriyorum. Beni, O şimdi garsonluk yapıyor diye hor gören insanlar, lafım size. Ben anlımın akı ile ekmek paramı kazanıyorum. Benimyaptığım iş sizleri hiç alakadar etmez. Allah'ıma çok şükür ki böyle bir iş yerinde çalışıyorum ve ben bu iş yerinde, aile olmayı, ekip olmayı öğrendim. Benim size tavsiyem, mutsuz olduğunuz ve sürekli birilerini çekiştirdiğiniz ve...ve...ve...paranızı alamadığınız iş yerlerinde koltuğunuzda oturup, beni eleştireceğinize, örnek alin." Bu yaziyi okumayanlar var sanırım. Gazete aracılığı ile tekrardan yayınlıyorum, umarım burda okuyunca anlarsınız. Gazetecilik bir aşk ve tutku mesleğidir. Ve ben Aşkimdan vazgeçmedim. Beni tanıyan herkes biliyor ki, benim en büyük aşkım mesleğimdir. Ben bir gazeteciyim, herhangi bir gazetede resmi olarak calışmasamda, haber yazmaya devam ediyorum. Beni bu meslekle tanıştıran, gazeteye ve bu aşkımı devam etirmemi sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Ve yine tekrarlıyorum ben aşkımdan vazgeçmem.. *** *** ***

GEÇMİŞ OLSUN

CHP Muğla Milletvekkili Prof.Dr.Nurettin Demir, geçtiğimiz günlerde büyük bir trafik kazası atlattı. Sayın vekilim şansli idi ki, o kazadan burnu bile kanamadan kurtuldu. Yaşanan kazada kimsenin zarar görmemesi büyük bir şans, vekilim verilmiş sadakanız varmış ki kurtuldunuz, tekrardan geçmiş olsun. *** *** ***

SES SEDA YOK

Geçen hafta gündeme getirmiş olduğum Göcek Turizm Danışma bürosu konusunda kimsenin kılını kıpırdatmaya niyeti yok gibi görünüyor. Sayın yetkililer, siz böyle devam edin aslında, hatta sizde değil sizleri bizim başımıza getirip, sizlere yetki veren bizlerdedir. Öyle oturup, turizm kötüye gidiyor diyene kadar, biraz çalışma yapmanızda fayda var, yoksa ilerleyen zamanlarda turizmi tamamen bitireceksiniz. Meydanlara çıkıp eylem yapacağınıza, meydana çıkıp halkla bir konuşmak gerekir dimi ama. Neler yapabiliriz diye bir sormak gerekir.. Neyse, ben bir vatandaş olarak ancak uyarabilirim. Bu haftalık benden bu kadar, haftaya görüşmek ümidiyle. HOŞÇAKALIN.

Siyasi Haber Gazetesi Tel.

2828 008

www.batihaber.org www.facebook.com/BATIHABER e-mail: batihaber@hotmail.com 03 Temmuz 2013 | Yıl: 1 | Sayı: 16 İmtiyaz Sahibi : Ayşe SÖNMEZ Genel Yayın Yönetmeni : Mete SÖNMEZ Yazı İşleri Müdürü : Fatma GÜNEŞER İdare Yeri : .. .. .. Baskı : .. .. ..

Terzialiler Mah. Kahramanlar Sk. No.31 (Merkez Camii Arkası) ORTACA/MUĞLA Star Medya Yayıncılık A.Ş. Gaziemir Tren İst. Karş. Eski Betontaş Tesisleri içi Gaziemir-İZMİR

Tel : (0232) 251 76 32 Yayın Türü : Yerel süreli Baskı Tarihi : 02 Temmuz 2013 -

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uyar.

-

Gazetemize gönderilen yazı ve fotoğraflar yayınlansın veya

-

Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.

-

Gazetemizin ilk yayın tarihi 20.03.2013

-

Özel ilanlarda (Kongre, Tüzük, Zayi, Teşekkür vs) Muğla İl gazeteleri fiyat tarifesi uygulanır.

yayınlanmasın iade edilemez.

İLAN REKLAM ABONE TARİFESİ

HABER İHBAR HATTI

2828 008 0.554.837 9474 ABONELİK Gazetemizin abonelik ücretleri; 3 aylık; 10 TL. / 6 Aylık 20 TL. / 12 aylık 40 TL. Ücreti peşin alınır. Aboneler, abonelik sürecinde gazetede olabilecek fiyat artışından etkilenmez.

havuz villa bahçe 4266 m2, her çeşit yöresel meyveler, limon, botanik düzenli, bahçe eksiksiz, mini çiftçilikle yer altı suyu çevrili. Tapulu, sorunsuz. T.0.542.233 4909

Sezgin ÖZDEMİR T.0507 663 0075 Her türlü boya işleri titizlikle yapılır. T. 0.538.348 7045 0.531.387 4467

elemanlara ihtiyaç vardır. Müracaatların şahsen yapılması rica olunur. İletişim: 282 7085 Ağda bölümünü işletecek ağdacı aranıyor. Müracaat: Kuaför Ayla T.0.534.699 5544

Balıkçıda çalışacak bayan eleman aranıyor. Müracaat Mert Balıkçılık-Ortaca Varyant Mühendislikte çalıştırılmak üzere sıhhi tesisat iş yerine kalorifer ve havuz bölümünde tesisat ustası alınacaktır. Müracaatların şahsen yapması rica olunur. T.282 0272 / 0507 937 3896 Ortaca İlayda Kuaförde çalışmak üzere bayan

Gülsün moda tasarım iş yerine dikişten anlayan yardımcılara ihtiyaç vardır. müracaat: 0 507 701 1701 Lipetgaz & Mavidağ su’da çalışmak üzere A2-B ehliyetli eleman alınacaktır. Tel: 282 5015 Şirketimiz bünyesinde aşağıda belirtilen özelliklerde eleman alınacaktır. 1- Kepçe oparatörü 2- Depo çalışacak, en az B sınıfı ehliyetli erkek eleman 3- Dükkan için de çay ve yemek yapacak bayan elaman Müracatlar şahsen

Beyazoğlu konutlarında 1+1, 87 m2, lüks eşyalı ev, kaloriferli, klimalı, asansörlü, 2.kat,

kiralık

Tel: 0.533.471 6333

Kat mülkiyetli., bahçeli, dinomolu, balkonu ile birliket (115+35) 150 m2, (3+1) daire satılıktır. T. 0.537.354 0303

yapılacaktır. Güncel Ltd.Şti. Ortaca Meslek Yüksek Okulu Karşısı T. 282 9191 Vasıfsız eleman aranıyor. Müracaat: İnci Mermer Güngör İnci T.0.536 252 0897 Marketimizde çalıştırılmak üzere bayan raf elemanları alınacaktır. Müracaatların şahsen yapılması rica olunur Çiçek Market T.282 6574 0.535.823 6046 Personeller alınacaktır. Bodrum-Milas-DatçaAkyaka-Kuşadası-FethiyeAntalya Bölgelerinin 5 Yıldızlı Otellerimiz Bünyesinde Çalıştırılmak üzere Silahlı –silahsız Güvenlik personellerine ihtiyac vardır.ayrıca Otellerimizin Tüm departmanlarına Vasıflı vasıfsız eleman alımı Mutfak bölümünün tüm branşlarına elemanlar alınacaktır.Çalışma saatleri 8 saat+Maaş+ssk+3 ögün yemek+sosyal olanaklar+lojman vardır. T.0.507 527 4400 Prejtij Zorlu Personel hizmetleri Emin ZORLU

src2-src4 piskotekniksilahlı özel güvenlik kartı ve blgisayar işletmenlik kartım mevcut olup. Güvenlik yada soför olarak iş arıyorum.

Citroen C4 Grand Picasso (7 Kişilik), Siyah, 2011 Model, 1.6 motor, 23.000 km. HASARSIZ, Full Otomatik 50.000 TL Havalimanı Müdüründen Satılık İrtibat: T.0543 329 87 37

630 m2 içinde oturulabilecek ev bulunan Toparlar Merkez'de arsa. 7 dönüm, 320 m2 Yeşilköy'de, Narenciye ve Zeytin ağaçları 10290 m2, Zeytin ve narenciye dolu Yeşilköy'de tarla İrtibat: Türkü Gıda 692 3506 0.532.798 6373 Dalyan’a 6 km.uzaklıkta,

Ortaca’da çift duvarlı bitmiş oturulan, ruhsat, tapu devirde problem olmayan, 4 odalı, yola cepheli, mevkii konumda klimalı, çift cam tüm sektörlere uygun işyeri, sahibinden. T.0.555.764 5933

Satılık komple fiber kaplı ahşap tekne 850 boy, 240 en, krom yan korkuluklar ve gölgelikler marin kaliteli ön ve arka tente. Krom merdiven ve dinlence, tek kamara, WC duş, hidrofor, elektrikli ırgat, 2 adet büyük akü, 250 watt elektrik üreten güneş paneli ve aksesuarları, 220 volt buzdolabı, 120 litrelik. Krom mazot, pis ve temiz su tankları, elektrikli ırgat büyük 1000 watt. 32 beygir, süper star motor, 2 silindirli marşlı. Her şeyi hazır, bin gez, hiç masraf etme. Ev rahatlığında tekne. Bütün emniyet aksesuarları tamam. Fiatı düşürdüm. Acil ihtiyaçtan satılık. Sadece 17bin lira. T.0554 500 0323

Sahibinden satılık, 1973 model, 1200 motor Wostos, T.0.554 209 5615 TRAKTÖR 4x4 traktör seracıya, otelciye, peyzajcıya, 570 km.de, hidrolik direksöyün, 4’lü pulluk çeker, garajdan. Dizel, plakalı, valpadana, New-İtalia malı sahibiden mükemmel ekonima. New aparatlarıyla. T.0.542.233 4909 MOTOSİKLET 1978 model, çok temiz, plakalı, 125 cc.orjinal japon Honda motosiklet satılıktır. T.0.537.354 0303 Sahibinden satılık motor. Honda Spacy, T. 0.505 567 1996 Yamaha x cty 250 otomatik emsalsiz, 5000de, garajdan ve emekliden elektronik ateşlemeli, su soğutmalı. Bir motosikletten beklenen her şey üzerinde vardır. T.0.542.567 3877

SAHİBİNDEN ULTRA SÜPER LÜX SATILIK DAİRE (EŞYALI) GSM: 0533 423 8302

Gazetemiz bünyesinde parttime çalıştırılmak üzere Reklam ve Abone temsilcileri alınacaktır. Müracaatların şahsen yapılması rica olunur.

BatıHaber


SAYFA 13

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

...

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

13

Nefes ve Enerji Nefes almayı biliyor musunuz? “Tabi ki nefes almayı biliyoruz” dediğinizi duyar gibiyim.Demek istediğim,doğru nefes fonksiyonlarının ilişkisinden bahsetmek gerekir. Hücrelerimiz enerji kullanırken atık maddeler üretirler.Bu atık maddelerin bir kısmı karbon monoksit gazıdır.Bu atıkları,kanın yeterli oksijen taşıması ve zehirli atıkları,toksinleri dışarı atan lenf sisteminin iyi çalışması gerekir.Buradan da anlayacağımız gibi, kan oksijenlenmezse bedenimizi toksinlerden arındıramayız. Kaslarımız oksijensiz kalır.Lenf sistemi yavaşlar.Enerji tükenir ve gergin, depresif bir ruh hali bizi beklemektedir. Beyin hücrelerinin beslenmesine göz atalım. Beyin yalnız saf glikoz ve oksijen kullanır. Beyne giden kanda oksijen miktarı azaldığında beyin glikozu kullanamaz.Geç algılama,geç fark etme ,unutkanlık başlar.Nefes yoluyla aldığımız oksijenin % 20’si beynimiz tarafından kullanılmaktadır.Bebeklerin nefes alışına dikkat edersek eğer,karınlarından nefes aldıklarını görürüz.Bebekler 2 yaşına kadar karından nefes alırlar.Aslında erkeklerin çoğu karından nefes almaktadır.İlerleyen yaşlarla birlikte, obesite,yanlış duruşlar,stres ve daha pek çok faktör nefes alışımızı değiştirir.Sığ nefes dediğimiz,sadece göğüsten nefes almak başlar.Bu tarz nefes kalp hastalığı ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkların hazırlayıcı faktörleridir. Acaba hangimiz doğru nefes alıp-yeterince oksijen soluyoruz ? Sadece oksijen olarak sandığımız havada vücudumuzu yaşatan canlandıran büyük bir güç varken bazılarımız bunu sigara gibi bir zehirle kirletiyor maalesef.Oysa nefes alabilmek rahatça solumak çok büyük bir nimet ve vücuttaki birçok organı canlandıran bedene güç ve enerji veren sihirli bir anahtardır. Bu konuyla ilgili bir alıntıyı aktarmaya çalışacağım. Nefes ve enerji “Duruşu düzeltmek en büyük amacımızdır. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu fark edersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt, insanı yok edecek sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.” "Hayatımızı düzgün nefes almanın ne olduğunu bilmeden geçiririz. Ancak hayatta kalmak için refleksi soluklar alıp veririz. Halbuki nefesle aldığımız oksijen bütün vücudumuzun ilacıdır." Nefes, yaşam demektir. Yeni doğan bir bebeğin ilk yaptığı şey nefes almaktır. İnsan, her şeyden önce doğru nefes alışverişini öğrenmelidir. Doğru nefes alışverişi insanı sağlam bir sinir sistemine, dengeli bir zihne ve huzurlu bir yapıya kavuşturur. Nefes alma, bedenle zihin arasında ve bilinçle bilinçaltı arasında bir köprüdür. Doğru nefes, bedenle zihnin ve bilinçle bilinçaltının uyumunu sağlar.

İnsanın hayatı yaşanan günlerin sayısıyla değil, alıp verilen nefesin kalitesi ile ölçülür. Bu, bize yavaş ve derin nefesin önemini gösterir. Nefes çok hızlı ve çabuksa ömür çabuk tükenir. Hızlı nefes, ayrıca akciğer ve kalp hastalıklarının işaretçisidir. Birey, doğru ritimde nefes alıp vermeyi öğrenince solumu yavaşlayıp derinleşir. Bu, solunum sistemini güçlendirir, sinir sistemini sakinleştirir ve ihtirasları azaltır. İhtiras ve istekler azaldıkça zihin sakinleşerek özgürleşir ve konsantrasyon için yararlı bir araca dönüşür. Yavaş, derin, düzenli ve doğru nefes alışverişi insanları solunum problemlerinden, öksürükten, astımdan, baş, göz ve kulak ağrılarından ve sinirsel gerginliklerden kurtarabilir. foto:

Nefes aritmik oldukça kalp rahatsız olur, zihin ve sinir sistemi gerilir. Bu da ruhu baskı altında tutarak sıkıntıya sokar. Bunun için insan her şeyden önce nefesini dengeleyerek kontrol altına almalıdır. Zihni bir at arabasına benzetirsek, buradaki 5 at 5 duyuyu temsil eder: Görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma. Atları kontrol eden ip ise nefestir. Nefes doğru yönde uygulanırsa istekler kontrol altına alınır ve atlar istenilen yönde gider ve zihin arabası kolay ve rahat kullanılır. Nefes yanlış kullanılıyor ise, istekler güçlenecek, atlar kontrolden çıkacak ve araba sağa sola sallanacaktır. Doğru nefes kullanımı öğrenilip nefes kontrol edildikçe ve zihin huzura daldıkça insan tarif edilemez bir hazza ulaşır. Doğru ve bilinçli uygulanan nefes egzersizleri, akciğerleri güçlendirerek kapasitesini artırır ve bedenin iç ateşini yükselterek toksinlerin yakılmasına yardım eder. Egzersizler sırasında önce nefes verilir, yani akciğerler tamamen boşaltılır, nefes kısa bir süre tutulduktan sonra nefes alınır. Havanın akciğerlerde tutulması, akciğer peteklerinin açılmasına yardımcı olur. Böylece alınan oksijenden daha fazla yararlanma imkanı elde edilir. Nefesi tutarken basınç arttığından akciğerlerden daha fazla oksijen alınır; kandan akciğerlere daha çok karbondioksit gider ve dışarı atılır. Yeni doğmuş bir bebeği izlerseniz onun karından nefes alıp verdiğini görürsünüz. Bu en doğru ve doğal nefestir. Zamanla bu doğru nefes unutulur; insan ağzıyla nefes alıp vermeye başlar, nefes alışverişinde akciğerleri tam olarak kullanamaz ve nefesin doğal bioritmi bozulur. Bu tür yanlış nefeste, akciğerlerin yalnız üst kısmı kullanılmakta ve kana daha az miktarda oksijen gitmektedir. Bu bedenin yorgun, cansız ve bitkin olmasına yol açar ve hastalıklara karşı direnci azaltır. Bir çok insanın soluk alışverişi yüzeysel ve çabuk olduğu için akciğerler tam kapasitesiyle kullanılamamaktadır. Yüzeysel solunum, beden hücrelerinin oksijenden mahrum olduğu ve akciğerlerin solunum sırasında ortaya çıkan toksinlerden arındırılamadığı anlamına gelir. Böyle bir solunum sürecinde diyafram hareketsiz kaldığından böbrekler, bağırsaklar ve tüm vücut sistemi pasifleşir ve kalp gerilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, yanlış nefes sinir sistemini ve kalbi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu da bir çok hastalığı beraberinde getirir.

devamı haftaya

Mete Sönmez BATIHABER: T.2828 008

01 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı Dalyan Boğazağzı Plajında düzenlenen törenle kutlandı. Törene, Ortaca Kaymakamı Hüseyin Yılmaz, Garnizon Komutanı Jandarma Kıdemli Üsteğmen İbrahim Dündar, Dalyan Belediye Başkanı Arif Sarı, Liman başkanlığı Uğur Uykur, CHP Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Sertkaya Dalyan Belediye Meclisi üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Dalyan Boğazağzı’nda yapılan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ve denize çelenk bırakılması ile başladı. Törenin açılış konuşmasını yapan Dalyan Belediye Başkanı Arif Sarı Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 87. yılını kutladı. Yapılan kutlamalara Dalyan’da kampta bulunan Akdeniz Güzelleri kabotaj bayramına katılarak yarışmacılara şans dilediler. Dalyan Belediyesi tarafından hazırlanan törende, kız ve erkek yüzme yarışmaları ve

yağlı direk yarışması yapıldı. Yüzme ve yağlı direk yarışmalarında dereceye giren yarışmacılara Ortaca Kaymakamı Hüseyin Yılmaz, Garnizon Komutanı Jandarma Kıdemli Üsteğmen İbrahim Dündar, Dalyan Belediye Başkanı Arif Sarı, Liman Başkanlığı Uğur Uykur, CHP Ortaca İlçe Başkanı Mehmet Sertkaya tarafından ödülleri verildi. Yağlı direk yarışması renkli görüntülere sahne olurken yağlı direkteki birinciliği Bayrağı Hakkı Özbek aldı.

CHP Muğla Milletvekili ve Büyükşehir Aday Adayı Fevzi Topuz

Atamaya karşıyım CHP’den Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı olan Fevzi Topuz, aday belirlemelerin atama yoluyla değil, ön seçim ile yapılmasını istedi. Topuz: “Belediye Başkan adaylarının ön seçim ile yapılmasını istiyorum” dedi. İHA-2014 Mart ayında yapılması planlanan yerel seçimlere Büyükşehir olarak girecek Muğla’da Büyükşehir Belediye Başkan aday adayları çalışmalarını başladı. Milas eski Belediye Başkanı ve 23. Dönem CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, basın mensupları ile kahvaltıda buluştu. Topuz, ülkenin içinde bulunduğu genel siyaset ve aday adaylığı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Büyükşehir yasasını değerlendiren Muğla Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Fevzi Topuz, Türkiye’de 30 ilin yeni bir yasa ile Bütünşehir kapsamına alındığını belirterek, “Muğla diğer illerden farklı bir konumda. Bugüne kadar 16 ilde uygulanan Büyükşehir yasası, bir çember içinde dar bir kapsamda hizmet veriyordu. Fakat yeni yasaya göre Büyükşehirin sınırları il sınırları olarak belirlendi. Bu yasanın iyi ve olumsuz yönleri de var. İyi tarafı, planlamanın tek elden çıkacak olması ve bir bütünlük içinde hareket edilecek olması. Olumsuz tarafı ise hizmet anlamında bazı eksikler olabileceğini görüyorum. Aksaklıklar yaşanacak ve sıkıntılar artacak. Ben bir mühendis olarak planlama, yerel yönetimler ve parlamenter olarak tecrübeli birisiyim. Siyasetin her alanında bulunan birisi olarak, bugüne kadar edindiğim birikimlerimi ve dene-

yimlerimi Muğla’da yaşayan vatandaşlara hizmet etmek için yola çıktığımın altını çiziyorum. Muğla’nın Büyükşehir yönetimine talip olmam için gerekli bilgi ve tecrübem nedeniyle her kesimden destek aldım ve yola çıktım” dedi.

“RESMİ ÖN SEÇİM İSTİYORUM” CHP Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Fevzi Topuz, aday belirleme sürecini de değerlendirirken, resmi ön seçim yapılmasını istedi. Topuz, “Yerel seçimlere artık çok az bir süre kaldı. Ama ülke gündeminin yoğun olması nedeniyle maalesef ülke gündeminde yerel seçimler fazla yer almıyor. Bazı arkadaşlar ‘Ben aday olduğum takdirde bütün ilçelerde aynı düşünceyle sahip insanlarla çalışacağım’ diyor. Ben buna tamamen karşıyım. Ben yasal çerçevede herkes ile çalışırım. Herkesin aynı düşünceye sahip olması mümkün değildir. Yüksek seçim kurulunun takvimine göre, siyasi partilerdeki aday belireme yöntemi ile ilgili çalışmalar başladı. Partimizde aday adayı olmak isteyen parti yöneticilerinin 15 Temmuz’a kadar istifa etmeleri gerekiyor. 7 Temmuz’dan itibaren de aday adayı olmak isteyen arkadaşların da müracaatları alınacak. Benim ve benim gibi düşünen arkadaşlarımızın talebi resmi ön seçim yapılması. Bugüne kadar

Fevzi Topuz olarak tüm seçimlere resmi ön seçim ile girdim. Bazı arkadaşların seçim süresinin az kaldığı ve propaganda yapma zamanı daralıyor gibi iddiaları var. Bu tamamen bazı olayları gizleme ve örtmekten başa bir eşey değildir. Politika eski-si gibi ahbap-çavuş ilişkisi ile olmuyor. Devir teknoloji devri. Bunu Gezi Parkı olaylarında gördük. Mal defosuz ise pazarlamak kolaydır. Bence resmi ön seçim olması daha sağlıklı olur. Atama yöntemine karşıyım. Genel merkez 851 bin kişiden kaç kişiye ulaşacak ki, sağlıklı bir karar versin” dedi.

PROJELERDEN BAZILARI Bugüne kadar birçok uygulamaların içerisinde gördüğümüz eksikleri tespit ettik. Muğla Belediyeler Birliğini, bütün Muğla’daki belediyele-

rimizin birliği haline getirmek istiyorum. Her siyasi parti de resmi olarak birliğin içinde olmak zorunda. Ayrıca Büyükşehir ile ilçe belediyeler arasında eşgüdümü sağlayacak bir eş güdüm birimi oluşturacağız. Büyükşehir Belediyesinin hukuk birimini oluşturacağız. Proje geliştirme ARGE gibi bir birim oluşturacağız, Büyükşehirin asli görevlerinden birisi de her ilçenin geliştirdiği projelerin verimlilik ve olabilirlik oranını orada tartışılmasını sağlayacağız. Bunun yanında ulusal ve uluslar arası fonlardan yararlanılması için fon birimi oluşturulacak ve bu yardımlardan yararlanmak istiyoruz. Sosyal ve kültürel anlamda projeler üretilecek. İnsanlarımızın iş dışında yaşam biçimlerini değiştirecek projeleri hayata geçirecek bir birim oluşturacağız” dedi.


SAYFA 14

14

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

...

03 Temmuz 2013

www.batihaber.org

Hoşgeldin Bebek ORTACA Mermer işletme sahiplerinden Erman Şahin ve Pınar Şahin çiftinin nur topu gibi bir kızları oldu. 2.5 kilogram ağırlığında dünyaya gelen minik bebek, Şahin çiftini çok sevindirdi. Fethiye Özel lokman esnaf hastanesinde Kadın Doğum Uzmanı Dr. Çiğdem Demirel operasyonu sonucu 30 temmuz Pazar günü saat 12:45 dünyaya gözlerini açtı. BatıHaber ailesi olarak kendilerini tebrik ediyoruz.

SİVAS olaylarının 20nci yıl dönümü, Ortaca'da yapılan törenlerle anıldı. 02 Temmuz Salı günü Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ortaca Şubesi tarafından düzenlenen törende grup adına bir konuşma yapan Cahit Gümüş şunları söyledi; Bugün 2 Temmuz 2013. 20 yıl önce 2 Temmuz 1993 günü Sivas'ta yaşanan kara günün 20.yıl dönümü. Aleviler Cumhuriyetin kuruluşu ile açık bir yıldırma politikası

ile karşı karşıya bırakılmışlardır. Bir yanda sürekli vurgulanan laiklik ilkesi ile inançlara saygı anlatılırken,diğer yandan asimlasyon politikaları ile ve de katliamlar ile tek tiplik içerisinde eritilmek istenmiştir. 1970'ler boyunca Alevi kimliğine saldırıların arkası kesilmemiştir. Maraş, Çorum ve Malatya'da insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen katliamlar bu politikaların sonucudur. Hafızalardan silinmeyecek 20 yıl önce yaşadığımız Sivas

Katliamı, bilinçli ve oldukça organize, devlet güçleri ve onlara bağlı Sivil güçler tarafından gerçekleştirilmiştir. Yapılan katliamın sorumluluğu sadece fiili olarak katliamın içinde olanlar değil en az onlar kadar buna izleyici kalan, örgütlenmesini sağlayan devlet görevlilerindedir. 2 Temmuz 1993 günü Aleviler Madımak otelinde 33 adınını, sanatçısını ve gencini kaybetti. Bunun yanında 2 otel görevlisi de yanarak can verdi. Sivas katliamında hedef se-

çilen Alevi toplumunun en seçkin evlatları şahsında Alevilik bilincidir. Bu katliamda bu bilinç ortadan kaldırılmak istenmiştir. Alevi toplumunu sindirmek katliamın hedefleri arasındadır. Bu katliamı unutmayacağımız gibi bu saldırıların amacını boşa çıkarmak ve eşit Alevi kimliğini bilince çıkarmak için mücadelemizi yükselteceğiz. Bu temelde duyarlı sivil toplum kuruluşlarını yanımızda görmek bizleri ümitlendirmektedir. Unutmadık, unutmayacağız."

Kermesten doğaya uzanan el... KÖYCEĞİZ, Dalyan ve İztuzu kanallarında bulunan teknelerde özel göl plakası taşıma zorunluğu var. Köyceğiz'de bulunan göl plaka sayısının çok düşük olmasından dolayı yeni tekne alan vatandaşlar Göl Bağlama plakası alamadığı için kaçak duruma düşüyor. Gazetemize arayan bazı vatandaşlar, "Vatandaş plaka

almış ama ortada teknesi yok, bekletiyor, günün birinde tekne alırsam lazım olur diye. Atıl durumdaki plakaları Belediye ve Kaymakamlık ortaklaşa bir düzenleme yapamaz mı? 25-30 yıl önceki şartlara göre verilen plaka neden günümüz şartlarında yeniden düzenlenmiyor" diyerek dertlerini dile getirdi-

ler. Herşeye rağmen Köyceğiz Belediyesinin yapmış olduğu yeni ve muntazam tekne barınağı içinde teşekkürlerini de eksik etmiyorlar. Konuştuğumuz tekne sahipleri, yeni barınaktan çok memnun, rahatça girip çıktıklarını belirterek, "Tek kelimeyle teknemizi huzur içinde barınakda bırakabiliyoruz" diyerek memnuniyetlerini dile getirdiler. Tek şikayetleri göl plakasının kısa zamanda çözülmesi.

Kermesten doğaya uzanan el... SOKAK Hayvanlarının refahı, yaşatılması ve korunması adına gelir elde etmek -"KAĞIT-AĞAÇ , ATIK-KAĞIT" ilişkisinin önemi konusunda fakındalık yaratmak. Dünyada sadece bölgemizde yetişen Sığla ağaçlarının tanıtılması, çoğaltılması ve korunması amacı ıle SIĞLA ağacı dikimini özendirmek adına dostlarımızı teşvik ediyoruz. Kermesimizde Dalyan ve çevresinde SIĞLA tohumlarının yeşermesi için, hediye olarak Sığla ağacı tohumu dağıttık ... Atık kağıdın, çevre bilincini geliştirerek ÇÖPE ATILMASININ ÖNLENMESİ, çocuklarda ve toplumda sosyal sorumluluk bilincinin oluşturulması önceliğimizdi. Bir ton atık kağıdın yeniden değerlendirilmesi 17 ağacın kurtarılması demektir. Bu amaçla hazırlamış olduğumuz üzerinde Sığla ağacı hakkında bilgiler olan Geri dönüşümlü zarflar ve mektup kağıtlarını dağıttık. 5 kez yeniden kullanılabilen atık kağıdın 70 kg'ı BİR ağaç kurtarır . Büyük bir ağaç 72 kişinin oksijen ihtiyacını karşılar...bilgisinden

yola çıkarak,hazırlamış olduğumuz Zarfların üzerine , "Bu zarf , Toroslarda bir kokulu Ardıç ağacıydı. On yaşında kesildi, Ahmet’in ilkokul defteri, bakkal Hüseyin’in veresiye defteri, emekli Cafer bey’in gazetesi, Ali’nin tezkeresi, manav Recainin kese kağıdı oldu. Şimdi de yine Ahmet’in zarfı oldu. Lütfen onu çöpe atmayın, yeniden değerlendirilsin yaşamına devam etsin......" yazdık... Sıcak, yorgunluk demeden hayvanlarımız ve doğamız için canla başla çalıştık!... Çünkü biliyoruz ki, "Doğayla uyum içinde yaşamak sadece doğa üzerindeki egemenlik fikrinden vazgeçersek mümkündür. Biz diğer canlılardan üstün değiliz; tüm canlılar hayatın bir ifadesidir ve bu bütünlüğü korumamız gerekir ." Not: Çevrenizde palmiye ağacı yerine sadece yöremizde yetişen SIĞLA (Günlük) ağacı ekmek isterseniz Derneğimizden ücretsiz sığla ağacı tohumlarından temin edebilirsiniz.

DOHAKDER (Doğayı Hayvanları Koruma) DERNEĞİ -DALYANYönetim Kurulu

Teşekkürler Kızımızın doğumunu gerçekleştiren, Fethiye Özel Lokman Hekim Esnaf Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr.Çiğdem

Demirel,

Kadın Doğum Servisi Ebelerine ve Hemşirelerine teşekkür ederiz.

Pınar &Erman Şahin


...

www.batihaber.org

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

03 Temmuz 2013

15

grafik: Mete Sönmez | Batıhaber / T.2828 008

SAYFA 15


SAYFA 16

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

Emre ile müzik keyfi devam ediyor Ortaca Vizyon Baron Cafe Bar’da Emre ile canlı müzik keyfi devam ediyor. Cuma ve Cumartesi akşamları sahne alan sevilen sanatçı, gitarı ile dinleyenlerine unutulmaz akşamlar yaşatmaya devam ediyor.

03 Temmuz 2013

Ay-Ça Estetik Ana Sponsorluğunda bu yıl 14ncüsü düzenlenecek olan Miss Mediterranean 2013 Güzellik Yarışmasının 12 finalisti, Dalyan Peloid Çamur Banyolarını ziyaret etti. Tesisi ziyaret eden güzeller, tesisin çamur havuzlarına girerek ciltlerini güzelleştirmek için şifalı çamurdan yararlandılar. Bu yıl eğitim kampını Demre’de tamamlayan gü-

http://batihaber.web.tv

zeller, Muğla’nın İztuzu Plajı, Caretta Caretta kaplumbağaları ve çamuru ile Dünyaca ünlü Dalyan beldesine gelen güzeller 4 günlük gezi kampı düzenlediler. Tanıtım Production Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bulut, Dünyaca Ünlü Peloid çamuru ile güzellerin cilt bakımı yaptıklarını, Dalyan’ın doğal ve tarihi yerlerinde günübirlik geziler düzenlediklerine ve kampın

başarılı bir şekilde sürdüğünü söyledi. Finalist güzelleri Dalyan’a davet ve ağırlayan Dalyan Peloid Tesisleri Yönetim Kurul Başkanı Talat Yalılı ise, Missi Mediterranean 2013 güzellerini Dalyan’da ağırlamaktan çok mutlu olduklarını ve Dalyan Peloid çamurunun mucize etkisini güzellerin denemelerinin çok önemli olduğunu, bu mucize çamurun

Göcek’te hizmet veren Adıvar Coctail&Dans Bar’da çılgın geceler yaşanıyor. Her Cumartesi akşamı dansçı kızların sahne aldığı mekanda, eğlence en üst düzeye çıkarken, gelen yerli ve yabancı konuklarda müziğin ve dansın tadını çıkartıyor. Mekanda sahne alan dançılarda, güzellikleriyle göz kamaştırıyor.

dünyaya duyurulmasına katkısı olacağına inandığını belirtti. Tanıtım Production rafından buyıl 14ncüsü düzenlenecek olan Miss Mediterranean 2013 Güzellik Yarışması finali 07 Temmuz Pazar günü Antalya Hotel Limra Gala Salonunda yapılacak. Haber: Mete Sönmez Fotoğraflar: Ayşe Sönmez

BATIHABER SAYI: 016 | 03 TEMMUZ 2013