Page 1

SAYFA 1

Mesut Yar’la Genel Yayın Yönetmenimiz Mete Sönmez, Gezi Parkı’ndan, Muğla’ya kadar geniş bir röportaj yaptı. “Muğla benim için, hani bilgisayarların F5 düğmesi var ya o düğmeyi çağrıştırıyor” diyen Mesut Yar, “Bu sayede o düğmeye bastık açıkcası ve gençleştik, gençleşme hareketi, ama bir şansım olursa yaşayacağım tek kent diye düşünüyorum açıkcası”. 5

Dalyan’da geçtiğimiz hafta yaşanan ve Hüseyin Rahmi Aydın’ın ağır yaralanmasıyla sonuçlanan olayla ilgili 1 kişi tutuklandı. Aydın’ın yakınları ise

bu karara isyan etti. Hüseyin Rahmi Aydın’a saldıranın sadece tutuklanan 17 yaşındaki genç olmadığını söyleyen yakınları, “Olayın

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

tamamiyle aydınlanması ve tüm suçluların ortaya çıkması için her türlü mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştular. Haberi sayfa 3’de

Hüseyin Rahmi Aydın

9’da T. 2828 008

www.batihaber.org

batihaber@hotmail.com

Yıl: 1

Sayı: 13

12 Haziran 2013 Çarşamba

www.facebook.com/BATIHABER

28 Mayıs'ta başlayan ve git gide tüm Türkiye'ye hatta Dünya'ya yayılan Taksim Gezi Parkı protestosu hız kesmeden devam ediyor.

Dalaman MYO’dan görkemli mezuniyet

7’de

7

Memleketimin Hali

14

Sınavlar Sonrası

12

Göcek'te Taksim direnişi

4

Bavulumuzda ne var!..

14

Hastalıkların Zihinsel ve holistik tedavisi

Bölgemizdede ilk günden itibaren Taksim Gezi Parkı'na destek eylemleri yapılıyor. Bölgemizi diğer eylem yapılan yerlerden ayıran en büyük özelliği ise bugüne kadar hiç istenmeyen bir olay yaşanmaması. Geçtiğimiz hafta da eylemler hız kesmedi. Perşembe ve Cuma akşamı Ortaca'da Gezi Parkında yaşanan olaylar yapılan eylemlerle protesto edildi. Göcek'teki

eylemde ise turistler sahne aldı. Göcek'de yaşayan Türkler ile birlikte Göcek sokaklarında yürüdü, ellerindeki tencere, tava gibi eşyaları vurarak slogan attılar. Gruba denizden geçen tekneler kornaları ile destek verirken, bazı teknelerden de çanak-çömlekle yine destek vardı. 7’de

Köylü'nün tapu sevinci

Süs bitkileri atık çamurla coştu

Kamuoyunda 2B olarak bilenen “6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanun” gereğince yükümlülüklerini yerine getirenlere tapuları verildi.8’de

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksekokulu Park ve Bahçe Bitkileri Bölümü bünyesinde Peyzaj ve Süs Bitkileri ile Süs Bitkileri Yetiştiriciliği programları çerçevesinde projelendirilen arıtma çamurunun tarımsal alanda kullanımı başarılı sonuç verdi.13’de

16’da


SAYFA 02

2

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

kültür/magazin

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

Portakal Soslu Kereviz MALZEMESİ: 1 büyük kereviz, 2 havuç, 2 soğan, 1 su bardağı portakal suyu 1,5 çay kaşığı şeker 1 çay bardağı zeytinyağı dereotu tuz. Tranj şeklinde doğranmış soğanı, küp küp kestiğiniz havuçları ve kerevizi hafif ateşte haşladıktan sonra Parizyen kaşığıyla çıkardığınız kerevizleri ortadan ikiye bölün ve içini temizleyin , portakal suyunu, yağı, şekeri ve tuzu bir tencereye koyup, kısık ateşte sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin. Soğuyunca, üzerine kıyılmış dereotu serpin. not : tencerenin dibindeki sosun içine ince dereotu kıyıp onu süslemede kullana bilirsiniz....

Afiyet Olsun...

Dünya Bunu konuşuyor

Kasırga avcılarını hortum yuttu: 3 ölü ABD’nin Oklahoma Eyaleti’nde bir otobanda kasırganın tam ortasına otomobillerini süren 55 yaşındaki Tim Samaras, 24 yaşındaki oğlu Paul ve onlarla birlikte otomobilde bulunan kasırga avcısı Carl Young (45) hayatını kaybetti. Tim Samaras’ın bedeni savrulan otomobilin içinde, Paul Samaras ve Young’un cesetleri ise otomobilden metrelerce uzakta bulundu. Samaras’ların yakın arkadaşı ve meteorolog Mike Nelson, “Tim bir kovboy değildi, ancak tehlikeli işler yapmaktan çok hoşlanırdı. En sevdikleri

Türkiye’den insan manzaraları

Dünya’dan insan manzaraları

şey ise hortumların içini incelemek ve bilgi edinmekti” diye konuştu. Oklahoma’da son birkaç günde meydana gelen hortum ve sel faciaları nedeniyle aralarında 4 yaşındaki bir kızın da bulunduğu 18 kişi hayatını kaybetti. Mayıs ayında da aynı eyalette yer alan Moore kasabasında meydana gelen şiddetli hortum felaketinde 24 kişi yaşamını yitirmişti.

Tebessüm Çok ağır bir kalp krizi geçiren adam, aylarca süren bir dizi önlem ve tedavi sonucu iyileşmiş, taburcu olmadan önce “Sonuçlarınız mükemmel..” demiş doktoru, “15 yaşındaki bir delikanlının kalbi ne kadar güçlü ise sizinki de öyle.. İsterseniz koşup futbol bile oynayabilirsiniz..” Adam sevinçle evine gitmiş, “Karıcığım..” demiş, “Tamamen iyileştim.. Bu gece aşkım daha evvel hiç yapmadığımız şekilde bir ‘vahşi aşk’a ne dersin?..” Karısı bir an düşünmüş, “Bilemiyorum..” demiş son derece isteksiz, “Aktif seks kalbini zorlayabilir.. Ama doktor bir rapor yazıp imzalarsa belki olabilir.. Riske girmek istemiyorum..!” Adam hemen doktoruna koşmuş, durumu anlatmış, “Tabii..Tabii..” demiş doktoru, almış antetli kâğıdını eline başlamış yazmaya.. “Bay Temel benim kontrolümdeki hastamdır.. Kalbi son derece güçlüdür. Çılgın, ihtiraslı, heyecanlı bir seksi ne zaman isterse yapabilir.. İmza Dr. Dursun..” “Tamam oldu işte..” demiş doktor, “Haa.. Bir de eşinizin adı neydi yazıyı ona hitaben yazalım..” “Boş verin doktor..” demiş adam sevinçten yerinde duramayarak “Belki melki diyip kıvırıp duruyor, olayı kişiselleştirerek kapsamını daraltmayalım.. ‘İlgilisine’ deyin yeter..”


SAYFA 09

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

yaşam

Dalyan’da geçtiğimiz hafta yaşanan ve Hüseyin Rahmi Aydın’ın ağır yaralanmasıyla sonuçlanan olayla ilgili 1 kişi tutuklandı. Aydın’ın yakınları ise bu karara isyan etti. Hüseyin Rahmi Aydın’a saldıranın sadece tutuklanan 17 yaşındaki genç olmadığını söyleyen yakınları, “Olayın tamamiyle aydınlanması ve tüm suçluların ortaya çıkması için her türlü mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştular. haber/foto:

yin Rahmi Aydın günlerce ölümle mücadele etti, 17 yaşında İ.C. ise olayın faili olduğu ve olayı kendisinin gerçekleştirdiği yönünde ifade verdiği iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Oysa olaya İ.C.’nin yanı sıra kardeşlerininde karıştığı iddia edildi. Halen tedavisi devam eden Hüseyin Rahmi Aydın'ın yakınları olayda tutuklanan gencin fa-

illerden sadece biri olduğunu, diğer suçluların halen serbest BATIHABER/T.2828 008 şekilde dolaştığını ve olayı göGeçtiğimiz hafta Dalyan'da ren birçok kişinin de ifade veryaşanan ve gazetemizde de mekten çekindiği iddia ederek "Dalyan'da Hanutçuluk kavgası isyan ettiler. kan akıttı" şeklinde yayınlanan Olayla ilgili görüştüğümüz olay bölgede büyük yankı uyanBasket Turizm çalışanlarından dırdı. Olayın ardından bazı çevve Hüseyin Rahmi Aydın'ın mereler, kavgayı geçen yılki yaşasai arkadaşlarından Ramazan nan olaylar gibi göstermeye çaUzun, "Burada uzun süredir yalışırken, olayın sonunda Hüseşanan bir sıkıntı var. Bu restaurantın sahibi ve elemanları, yoldan geçen turistlerin önünü kesmeleri yüzünden turistler buradan geçmez oldular. Geçtiğimiz hafta yan taraftaki acentadan Hakan Aydınhan kendilerini uyarmıştı. Geçtiğimiz hafta yaşanan olayda ise Karakolda görevli bir uzman çavuş yan taraftaki acentaya gelmiş ve orada çalışan Burak isimli genci tartaklamaya başlamış. Burak'ın motorla yaOlayan ardından gözaltına alınan zanlılardan 17 yaşındaki İ.C.tutuklanarak nından hızlı geçtiğini söyleyecezaevine gönderildi. rek, zibidi türü laflar etmiş ve Mete SÖNMEZ

Zincirleme kaza korkuttu haber/foto:

Azize GÜlER BATIHABER/T.2828 008

Köyceğiz'den Ortaca istikametine giden, Salih Arslan yönetimindeki 48 RB 875 plakalı araç, KöyceğizOrtaca duble yolunda yaılan yol çalışmaları sırasında yavaşladığı sırada, aynı yönden ilerleyen Recep Tuncay yönetimindeki 48 RB 700 plakalı araca çarptı. Kazaya, İbrahim Zengin yönetimindeki 10 RL 202 plakalı araç ile Sadık Çengel yönetimindeki 48 S 4516 plakalı araç-

ta karışınca ortalık bir anda can pazarına döndü. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, 4 aracın birbirine girmesi büyük paniğe

yol açtı. Kaza nedeniyle kapanan yol, araçların olay yerinden kaldırılması ile tekrar tarafiğe açıldı.

ağız dalaşı yaşanmış. Arkasından Rahmi abide, 'Siz burada hanutçuluk yapanları koruyorsunuz, bu çocuğu böyle bir nedenle burada tartaklıyorsunuz' diyerek tepki gösterdi. Restaurant'takilerde bu söz üzerine Rahmi abinin üzerine yürüyerek 'Bizi işe ne karıştırıyorsun' diye çıkışmaya başladılar. Aralarında ağız dalaşı ve küfürleşme başlamış. Rahmi abi sinirle elindeki dosyayı restaurantın levhasına vurmuş. Geri dönüp evrakları aldı ve tekneye bırakmak üzere kordona gidiyordu, restarunat'tan 3 kişi, 2'sinin elinde birer tane bezbol sopası, bir tanesinin elinde 3 tane sopa alarak peşinden koşmuşlar ve vurmaya başlamışlar" dedi. Hüseyin Rahmi Aydın'ın yere yığıldığını söyleyen Ramazan Uzun, "Yerde dahi vurmaya devam etmişler. Kafasında aynı bölgeye 6 tane darbe almış, sırtında kırılmadık kemik kalmamış. Hastanede saatlerce ölümkalım savaşı verdi hala da mücadele ediyor" dedi. Olay üzerine İstanbul'dan Ortaca'ya gelen Hüseyin Rahmi Aydın'ın kardeşi Barış Aydın ise, Dalyan'da bu olayı belli kişilerin gördüğünü ancak geri

planda kalmayı tercih ettiklerini belirterek isyan etti. Barış Aydın, "Bu yaşanan olay normal bir kavga değil, ağabeyim ölümden döndü, doktorun raporunu göz önüne alırsanız, bu direkt öldürmeye yönelik bir eylem. Ne yazık ki bu tarz olaylar yüzünden Dalyan zarar görüyor. Bu kişilerse hala ortada dolaşıyor, hapse başkaları giriyor, gerçek suçlular ise tutuklanmayıp ortada dolaşmaya devam ediyor" dedi. Dalyan'ın turizmle geçimini sağlayan bir kent olduğunu belirten Barış Aydın, "Ne yazık ki bu tarz olaylar sadece mağdur olan tarafı değil, tüm Dalyan'ı etkiliyor. Çünkü bu olaylardan turistlerde büyük tedirgin oluyor. Dalyan'daki turizmden para kazanan birçok şirket ve kişi var, bunlar dahi bu tarz olay ve kişilere karşı biraz özen gösterse, nüfuslarını kullansa bu sorunlu kişilerden Dalyan temizlense, burası çok daha yaşanır bir hal alır" dedi. Olayın peşini bırakmayacaklarını da belirten Barış Aydın, “Dalyan’daki bazı çevreler bu olayın geçen yılki olaylarla birlikte yansıyacağını düşünerek olayı duyurmamaya çalışıyorlar.

Eşinin yere düştüğünü fark etmesi üzerine komşularından yardım istedi. Mahalle Muhtarı durumu 112 Acil Servisi’ne bildirmesi üzerine olay yerine gelen Acil Sağlık Ekipleri İbrahim Burhan’ın hayatını kaybettiğini söylemesi üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bildirildi. Olay yerine gelen emniyet yetkilileri olası bir şüphe üzerine durumu Cumhuriyet Savcılığına bildirildi. Adli Tıp Hekiminin olay yerinde Ölen İbrahim Burhan’ın üzerinde yaptığı inceleme ve yapılan ön otopsi sonucu kalp krizi nedeni ile öldüğü tespit edildi. İbrahim Burhan’nın düzenlenen defin raporu ile defnedilmek üzere ailesine teslim edildi. Aynı gün ikindi namazına müteakip evin-

Ancak olayın tamamiyle aydınlanması ve gerçek suçluların ortaya çıkması için her türlü mücadelemizi sürdüreceğiz. Kanuni hakkımızı sonuna kadar arayacağız, buradan birşey elde edemezsek sosyal paylaşım ortamlarından Dalyan’da bu yaşanan olayı ve ardından yaşanan bu hukuksuz süreci çok geniş çevreye yayılması için elimden geleni yapacağım” dedi.

Başsağlığı Çok sevgili meslektaşımız ve abimiz annesi

Gülizar İzmir 'i

İbrahim Burhan

de kılınan cenaze namazından sonra Çaylı Mezarlığında bulunan aile kabristanlığında defnedildi.

3

Olayda ağır yaralanan Hüseyin Rahmi Aydın, hastanede ölüm kalım savaşı verdi. Halen durumu kritik olan Aydın’ın uzun süre tedavisinin süreceği belirtiliyor.

Zayit İzmir'in

Kalbi yorgunluğa dayanamadı İHA-Ortaca ilçesinde evinin yakınında bulunan narenciye bahçesinde çalışırken kalbi krizi geçiren çiftçi hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre; Ortaca İlçesi’nin Çaylı Mahallesi’nde oturan İbrahim Burhan (66) fenalaşarak yere düştü. Yere düştüğünü gören yakınları 112 Acil Servisi’ne bildirip, yardım istedi. Eve gelen 112 Acil Servis Ekipleri yerde yatan İbrahim Burhan’ı müdahale etmelerine rağmen hayatını kaybetti. Uzun yıllar Ortaca Su Birliği’nde çalışıp, emekli olduktan sonra birçok rahatsızlığı ortaya çıkan ve tedavi görmekte olan İbrahim Burhan; eşi ile beraber evin bahçesinde çalışırken bir den fenalaşarak Yere düştü.

12 Haziran 2013

kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Gülizar Anne'ye Allah'tan rahmet, yakınları ve sevenlerine başsağlığı dileriz. BATIHABER


SAYFA 04

4

din/tarım

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

Bavulumuzda ne var!..

S

evdalar adına yüreğime tercüman olan dostlara; umutsuz bir lahza da, o günü muştulayanlara; sevgi katillerini alnının çatından, yürek namlularıyla vuranlara; tövbeleri kadar beyaz örtüleriyle her daim olanlara; güller ve gönüller sultanı Hz Muhammed (sav) ümmet olanlara; selamların en güzeli,Allahın selamı üzerine olsun. Her insan kötü günleri için köşede bir şeylerinin olmasını arzular.Çok zengin olsada bu düşüncesi değişmez.Bir gün elindeki imkanları kaybedeceğini,amansız bir hastalığa yakalanıp işi gücü bırakmak zorunda kalabileceğini hesap eder.Bu değerlendirme her insan için hemen hemen aynıdır.Fakiri ,orta hallisi,zenginide sürekli tedbir ve hesap peşindedir.Gelecek için yapılan hesaplar ,hayaller,mücadeleler BAKİ bir hayat için ne kadar yapıldı acaba. Yolculuğa çıkarken valizimizi hazırlıyoruz.Lazım olacağını düşündüğümüz her şeyi yanımıza alıyoruz.Ahiret yolculuğu ise dönüşü olmayan bir yolculuk…Akıllı kişi mutlak surette ebediyet bavulunu en iyi şekilde hazırlamaya ,lazım olması muhtemel her şeyi yanına almaya bakar.Çünkü bilir ki o yolculukta başkalarından bir şey istemesi mümkün olmayacaktır.Herkes sadece yanında götürdüğü ile yetinmek zorunda kalacak.Rabbimizin buyurduğu gibi ‘’Kişi o gün kerdeşinden kaçacak’’(Abese34) Ahiret hayatını hiç hesaba katmadan,orası için ciddi bir hazırlık yapmadan geçirilen ömür ise kelimenin tam anlamıyla hüsrandır.Ahiret bavuluna neler koyulması gerektiğine gelince…İhlasla kılınmış namazlar,iyilikler,dürüstlükler,güzel söz ve davranışlar,güler yüzler,dualar,alçak gönüllülük,mü’min hakkı… Daha bir çok şey sıralanabilir.Ama içlerinden bitanesi var ki eğer yapılmadı ise,dikkat edilmiyor ise,İslami olarak değerlendirilmiyor ise o zaman o bavulumuz bizi ne kadar rahatlatır bilinmez.O da mü’min hakkıdır.Bir müslümanın diğer müslümana canı,malı,ırzı haramdır diyen peygamberimizin bu konuda çok net ve hassas hadisleri var. Hiçbir hak olan inanç,dava,ideoloji,din bir başkasının malına zarar vermeyi doğru bulamaz.Heleki zarar verdiğiniz insanın ahı da varsa bizim bavulumuzun çok anlamı yoktur artık. Allah Rasülü s.a.v ‘’Akıllı insan ,tutum ve davranışlarını kontrol ederek ahret alemine hazırlık yapandır.’’buyurarak aslında ideal insan ve ideal müslümanı ortaya koyuyor.Elbetteki haklı ve meşru değerler için mücadele verilmeli,dik duruş sergilenmelidir.Yalnız bu yapılırken bir müslümanın malına canına zarar veriliyorsa bu bizim ahiret bavulumuzu kendimizin boşalttığı anlamına gelir. Rabbimiz bizleri uyararak ‘’Ey İman edenler!Allahtan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın’’(Haşr18) diyor.Müslüman bu manada vicdani insani ahlaki ve en önemlisi İslami bir şekilde davranmalıdır.Milli şairin de dediği gibi; Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem. Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım, Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam. Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim, Adam aldırma da git, diyemem aldırırım Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.

İl Müftüsü, Ortaca’da cami inşaatını inceledi

MUĞLA İl Müftüsü Hasan Başiş, Ortaca merkez Çaylı Mahallesi’nde yapım çalışmaları devam eden cami inşaatını yerinde inceledi. Ortaca’nın Çaylı Mahallesi’nde inşaatı hızla devam eden Camii inşaat çalışmalarını yerinde inceledi. İl Müftüsü Hasan Başiş, İl Müftü Yardımcıları Zekeriya Çelik, Kazım Aşlık, Ortaca İlçe Müftüsü Dr. İbrahim Özler ve İlçe Vaizi Sinan Cansever ile birlikte Fethiye-Muğla karayolu üzerinde yapımı devam eden Çaylı Mahallesi Camii inşaa-

tıyla ilgili olarak İlçe Müftüsü Dr. İbrahim Özler’den bilgi aldı. Yapılan hizmeti takdirle karşılayan İl Müftüsü Başiş, yapılan projenin mimarisi itibariyle çok güzel, modern ve model bir cami olduğunu belirtti. İl Müftüsü Hasan Başiş, "Böylesi hayırlı işlerde yarışmak gerek. Böyle güzel bir yapının Ortaca'ya kazandırılarak bir an önce ibadete açılması için herkesin; başta zenginlerimizin, işadamlarımızın, hayırseverlerimizin, bollukta ve darlıkta infak ile emrolunan bütün va-

tandaşlarımızın yardımlarını bekliyoruz. Böyle hayırlı bir işe rehberlik eden başta İlçe Müftüsü Dr. İbrahim Özler olmak üzere emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Dünyaya hayırlı bir eser bırakma noktasında iyi bir örnek oldukları için tüm Ortacalılardan da Allah razı olsun" diyerek caminin bir an önce tamamlanarak ibadete açılabilmesi için genelde tüm Muğlalılara özelde ise, Ortacalılara yardım çağrısında bulundu.

Ortaca Müftülüğü’nden “Tecrübe Paylaşımı” Semineri ORTACA Müftülüğü tarafından Cami ve Kur’an Kurslarında görev yapan tüm din görevlilerine yönelik olarak "Tecrübe Paylaşımı" semineri düzenlendi. Ortaca İlçe Müftülüğü tarafından Ortaca ile Köyceğiz ilçelerimizde görev yapan tüm din görevlilerine yönelik olarak “Tecrübe Paylaşımı” konulu seminer verildi. Ortaca Müftüsü Dr. İbra-

him Özler’in verdiği bilgiye göre; Diyanet İşleri Başkanlığı, taşrada görev yapan personel arasından projeleri ile öne çıkanları, Türkiye genelinde cami hizmetlerinde verimliliği arttırmak, örnek projelerin tespit edilerek yaygınlaştırılmasını sağlamak, tecrübelerini paylaşmak ve projelerin tanıtılması için düzenlenen ve Ortaca İlçesi Şehit Er Gürsel Çelik İlkokulu Kon-

ferans Salonu’nda yapılan seminere Ortaca ve Köyceğiz ilçelerinin merkez, kasaba ve köylerinde görevli tüm personel katıldığı ve projelerin tanıtıldığı bildirildi. Düzenlenen seminerde konuşan Ortaca Müftüsü Dr. İbrahim Özler ; “Planlı ve amaçlı çalışmanın başarının ilk şartı olduğunu; Diyanet İşleri Başkanlığımız, personelin yetişmesine yönelik olarak

yapılan çalışmalara büyük önem vermekte ve son yıllarda dini hayatı canlı tutmak için yapılan güzel projelere imza atmakta olup, yapılacak olan bu tecrübe paylaşımı çalışmasının da hayırlı ve bereketli geçeceğini düşünüyorum” dedi. Açılış konuşmasının ardından konuşmacı olarak gelen din görevlileri de görev yaptıkları yerlerdeki çalışma-

larını ve karşılaştıkları problemleri nasıl çözmeye çalıştıklarını aktardılar. Yapılan konuşmalardan ve aktarılan tecrübelerin ardından Ortaca ve Köyceğiz ilçelerinde görev yapan din görevlileri de bu tür etkinliklerin ve seminerlerin oldukça faydalı olduğunu belirterek emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ettiler.

tür gübrelerini satan dağıtıcılarının denetiminde mükerrerliğe yol açmayacak şekilde seçim yapılmalı ve numune alınmalıdır. Denetimler program gereğince önceden haber vermeden, ani denetimler şeklinde olmalıdır. Tarımsal gübre üretiminin yapıldığı yerler, toptan ve perakende satış yapılan yerler ile ürünlerin depolandığı yerler denetime tabi tutulur. Kimyevi Gübre Denetimleri esnasında Kimyevi gübre satışı yapan kişi ve kuruluşlardan programa alınanların; satış yerleri, depo uygunluğu, lisans ve tescil belgelerinin bulunup bulunmadığı, bitki besleme grubundaki yaprak gübrelerin son kullanma Tarihlerine bakıldığı ve gübre ambalajları-

nın istenen özellikleri taşıyıp taşımadığı incelenir. Kimyevi Gübre Denetim Yönetmeliği’nin 25. maddesi gereğince kimyevi gübre üreten, ithal eden firmalar Bakanlığımızdan Kimyevi Gübre Lisans Belgesi almak zorundadırlar. Geçerlilik süresi 5 yıldır. Kimyevi Gübre Denetim Yönetmeliği’nin 26. maddesi gereğince kimyevi gübre üreten, ithal eden firmalar Bakanlığımızdan her bir ürün için Kimyevi Gübre Tescil Belgesi almak zorundadırlar. Geçerlilik süresi 5 yıldır. 2012 yılı ilkbahar ve sonbahar döneminde 7 bayiden 5 adet numune alınarak analizi yaptırılmış, analiz sonuçları müspet çıkmıştır” dedi.

Dalaman’da Kimyevi gübre denetimleri devam ediyor DALAMAN Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü tarafından ilçe genelinde tarımda kullanılan kimyevi gübre denetimlerine devam ediliyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Ergün Akdeniz, yaptığı açıklamada, “İlçemizde 2012 yılında 1.356,3 ton Azotlu, 395 ton fosforlu ve 223,5 ton Potaslı katı kimyevi gübreler kullanılmıştır. Üreticilerimizin toprak tahlili yaptırmaları için çalışıyoruz. Devletimiz inde bu konuda tarımsal desteği var. AB gübre direktifleri Ülkemizce iki ayrı yönetmelik

Dalaman Tapu Müdürü Manisa‘ya tayin oldu DALAMAN İlçesinde 2009 yılından beri İlçe Tapu Müdürlüğü yapan Arif Taş (48) Manisa Alaşehir Tapu Müdürlüğü’ne tayin oldu. Manisa Alaşehir İlçesi Tapu Müdürlüğü’ne atanan Arif Taş, tayini ile ilgili yaptığı açıklamasında; “Dalaman’a 2009 yılında geldim. 4 yıldan bu yana Dalaman Tapu Müdürlüğünde Tapu Müdürü olarak görev yaptım. Bu süre içerisinde Dalaman halkımızla kurum ve kuruluşlarla uyum içinde elimden geldiği kadar herkese yardımcı olmaya çalıştım. Kalbimin bir parçasını Dalaman’da bırakarak Manisa Alaşehir’e gidiyorum. Bu süre içerisinde başta Kaymakamlarım, kamu kurum ve kuruluşlarda çalışan arkadaşlarım, tapu müdürlüğünde çalışan personelim ve Dalaman halkına bana desteklerin-

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

den dolayı herkese teşekkür ederim” dedi. Dalaman Tapu Müdürlüğüne geldiği günden bugüne kadar Dalaman Tapu Dairesinde tüm halkın beklemeden hizmet alabilmesini sağlayabilmek için kurduğu sistem ile herkesin takdirini toplayan Tapu Müdürü Arif Taş evli 4 çocuk babası.

halinde yayımlanmıştır. Müdürlüğümüzce, İlçemizde Kimyevi Gübre satan bayi ve çiftçilerin haklarının korunmasını sağlamak, piyasaya arz edilen kimyevi gübrelerin standartlara ve teknik düzenlemelere uygun olup olmadığının tespiti için ‘Kimyevi Gübre Denetimi’ faaliyetleri ne devam edilmektedir. Piyasa gözetimi ve denetimi; Tarımsal üretimde kullanılan gübrelerin piyasaya verilmesi veya dağıtımı aşamasında, gübreler piyasada iken, teknik düzenlemelere uygun olarak üretilip pazarlandığının denetlenmesi ve uygun olmayan gübrelere ise cezai yaptırımlar uygulanması amacı ile yapılır; Denetimlerde, tarımsal gübre üreten ve ithal eden kişi ve kuruluşlar ile tüketenlerin haklarının korunması amaçlanmaktadır. Gübre denetimleri bilindiği üzere piyasa ve olması halinde şikâyet denetimleri şeklinde yapılmaktadır. Piyasa denetimleri hazırlanan Denetim Programı çerçevesinde gerek

görüldüğü zamanlarda, şikayet denetimleri ise, şikâyetin yapıldığı tarihi takip eden 15 gün içinde yapılır. Şikâyet denetiminde numuneler; şikâyete konu olan gübrelerin piyasaya arz edildiği yerlerden veya aynı parti malın bulunduğu deponun normal depo şartlarına sahip kısımlarındaki bozulmamış ve açılmamış orjinal ambalajlardan alınır. Şikâyet denetimlerinin asılsız çıkması halinde analiz ücreti ve diğer masraflar şikâyet sahibinden tahsil edilir. Piyasa ve şikâyet denetimlerinde üreticinin üretim yerleri, ithalatçının depoları ile perakende ve toptan satış yapan bayilerin işyerleri gerekli şartları taşıyıp taşımadıkları yönünden denetlenir ve buralardan da numune alınır. İlçe sınırları içerisinde faaliyet gösteren, gübre üreten, ithal eden ile perakende ve toptan satışını yapan kişi ve kuruluşlar belirlenir. Belirlenen yerlerin yılda en az bir defa denetlenmesi planlanır. Aynı üretici veya ithalatçının aynı


SAYFA 05

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

röportaj

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

5

Mete Sönmez, Mesut Yar ve Ayşe Sönmez

Herkes O’nu sabah saatlerinde sunduğu kendine has haber programıyla tanıdı. O, biraz mizah, sertçe eleştiri ile harmanladığı sunumu ile habercilikte farklı bir tarz ortaya koydu ve fenomen oldu.Şimdilerde habercilikten, talkshow’a hızlı bir geçiş yapan Mesur Yar ile 9 haziran pazar günü Datça Mare Otelde Genel Yayın Yönetmenimiz Mete Sönmez ile sıcak bir sohbet arkasından  Gezi Parkı’ndan, Muğla’ya kadar geniş bir röportaj yaptı. İşte o röportaj; Mete Sönmez: İlk olarak Türkiye gündemine değinelim, bugün İstanbul'da malum Gezi Parkı olayları var, buradan bakılınca 10-15 kişilik genç bir grubun yeşil alan için başlattığı eylemin, şu an marjinale doğru dönüşü var. İstanbul'da esas durum ne? Mesut Yar: Açıkcası Gezi Parkı eylemleri başladığı sırada ben yine belgesel peşinde koşuyordum. Bildiğim kadarıyla İstanbul Gezi Parkında kentsel dönüşüm içerisinde ağaçların taşınmasına itiraz olarak başladı. Sonradan gençlik hareketine dönüştü, şimdi anladığım kadarıyla tamamiyle politize olmuş ama bu politikliği biraz partiler üstü. Yani oradaki toplanan kalabalıkların bir kısmı, partiler üstü, yeni bir hareket olduğunu söylüyor. Bir başkasıda iktidara isyan hareketi olduğunu söylüyor. Anladığım kadarıyla bir fikirbirliği yok, öndersiz, ilk kez böyle bir hareket var. Dolayısı ile İstanbul biraz karışık. Bunu doğru okumak gerekiyor. Siyaset ve siyasetçilerin, iktidar demiyorum tüm siyasetçilerin doğru okuması gerekiyor çünkü orada şöyle bir itirazda var, hiç bir partinin fikrini savunmuyoruz! Kendi başına özgürce gelişen ve kendi yönetimini kendisi ele alan bir halk hareketi diyor kimi sözcüler. Kimisi Taksim Platformu diye başka bir odak noktası yarattı. Ben sadece iyi okunmasını rica ediyorum. Bu herkesimin, oradakilerde ve oraya izleyenlerinde ihtilalli olmasında fayda var. Sonuç itibariyle bir tane Türkiye var, açıkcası birbirimizi anlamadan böyle paralarsak, birkaç tane Türkiye olabilir. Mete Sönmez: Peki süreç nereye gidiyor. Hükümetin daha doğrusu Başbakan'ın bir diretmesi var. Bunun yanı sıra şiddet her geçen gün artıyor, polisin çok sert tedbirleri var, ayrıca karşı taraftan da ellerinde sopa ile göstericelere saldıranlar

oluyor. Bu nereye gidiyor? Mesut Yar: Tepki karşı tepkiyi oluşturur. Türkiyenin Cumhuriyet tarihine ve daha öncesine baktığımız zaman tüm halk hareketlerinde yada erkin deyişiyle direniş yada isyanlarda, mutlaka bir direnişçi kesim ve direniş kıran başka bir kesim var. Dolayısı ile etki tepkiyi oluşturuyor. Benim tek korkutğum şey, birbirini anlamadan ve dinlemeden sadece fiziksel şiddete ve arbadeye dönük bir meydan savaşına dönerse açıkcası bunun içinden ne siyasetçiler çıkabilir, nede eylemi hakikaten tertemiz, çevreci duygularla başlatan o kitle içinden çıkabileceğini düşünmüyorum. Dönem uzlaşma dönemi, birbirini anlama, krizden fırsat çıkarmak gerekir, tam birbirini anlama, uzlaşma ve ortak lisan geliştirme dönemi olduğunu düşünüyorum ben. İktidarda sokaktaki adamın fikrini dinleyecek, sokaktaki adamda siyasetçinin yeni dünya düzeni içinde kendisine koyduğu, odakladığı noktayı anlamaya çalışacak, dolayısı ile herkesin yavaş yavaş toplumda yerini belirlemeye yönelik hareket gibi düşünüyorum, bu iyimser bakışım. İkinci bakışım ise, bu kötümser bunu böyle bakmak istemiyorum ve açıklamak istemiyorum. İkinci bakış Türkiye için hayırlı olmaz. Mete Sönmez: Bu eylemlerde birbirine kanlı bıçaklı diyebileceğimiz, Galatasaray, Fenerbahpçe Beşiktaş taraftaları bir araya geldi, Ülkücüler namaz kılarken, Dev Solcular bunları kordu. Bu tür gruplar var. Bunlar, eylemin artılarımı? Mesut Yar: Az önce de dediğim gibi krizden fırsat çıkarma meselesi bu. Gösterdi ki Türkiyede aynı dili konuşmadığını savunan çok topluluklar, aslında fikir birliği içinde yada bir ideal içinde aynı dili kullanabiliyormuş, ortak lisanda, aynı çatı altında rahat rahat yaşayabiliyormuş bu ortaya çıktı. İşte bunu mikro düzeyden, makro düzeye getirip Türkiye'de bir uzlaşma hareketi başlayabilir diye düşünüyorum. Mete Sönmez: Genel siyasetten çıkıp Muğlaya gelelim. Datça'da eviniz var, Fethiye'de bir evlilik hikayeniz var. Muğla sizin için

ne ifade ediyor? Mesut Yar: Geçenler bir gazete, sizin en önemsediğiniz kent hangisi diye soruyor, son 6-7 sene içinde tek başına Muğlayı söylüyorum. Yani Datça, Marmaris, Fethiye, Göcek, Selimiye, Orhaniye bunları tek tek katabilirim, çünkü hepsinde ayrı bir hikayem var. Yenilenme süreci içinde Muğla benim için, hani bilgisayarların F5 düğmesi var ya o düğmeyi çağrıştırıyor. Bu sayede o düğmeye bastık açıkcası ve gençleştik, gençleşme hareketi, ama bir şansım olursa yaşayacağım tek kent diye düşünüyorum açıkcası. Mete Sönmez: Muğla'ya kışında geldiniz. Yumuşak bir iklimi olmasına ve turizme elverişli olmasına rağmen, kış turizmi bir türlü yapılamıyor. Elverişli tesisler olmasına rağmen kışın Anltalya'nın seviyesine ulaşamadı, bu konuda ne diyeceksiniz? Mesut Yar: Ege ve Akdenizi birleştiren kent zaten. Tamamiyle en önemli girdi kalemi turizm olan bir ülkede, iyi düşünülmesi gereken bir şey yani. Birincisi marketing, bizim pazarlama sistemimizde Türkiye turizmde yol alırken, çok düştü kalktı, herşey dahil sistemden şimdi popüler olan butik otel sistemine kadar. Pansiyondan bungalov’a kadar turizm süreçlerinin tamamını yaşadı ve gördü, ve yaşayıp gördükçede kendisini yenilemeye başladı. Antalya'nın şöyle bir avantajı var, elbette çok daha eski bir yerleşik turizm sektörü var ve açıkcası dünya çapında birazda pompalanan fakat Muğla, Antalyaya bakarsan tuirzmde daha karlılığa sahip. Çünkü Antalya'da 2 Euroya yatak satılırken, Muğla da rakamların biraz daha yukarıda olduğunu yada Ege Bölgesinin bu sahillerinde daha yukarıda olduğunu görüyorum. Bu şimdi dezavantaj gibi gözüksede orta-kısa vadede Muğla için avantaja dönüşecektir. En azından kendi kriterlerini belirleyen ve bununla oynamayan. Antalya gibi, hani bu sene herşey dahil yaptık gelecek sene bilmem ne yapalım diye henüz oturmamış bir ruh halinden ziyade, oturmuş, kendisinden ergenliği bitirip olgunluğa geçen bir kent olacaktır ve turizm için bir başşehir olacağını düşünüyorum. Mete Sönmez: Muğla'da Bodrum ve Fethiye gibi şehirleşmiş ama turizmin başkenti olan yerler var, buna keza Datça ve Dalyan gibi daha küçük, daha sakin yerler var, hangisi daha iyi? Mesut Yar: Bu çeşitliliği bir kentin kendi içinde toplaması muhteşem birşey. Antalya'da böyle benzetmeden bulunamayız, diyelim ki Sid e bölgesi, Side bölgesi kasabayı eksik tutarsan yan taraflara bak 5 hatta 7-8 yıldızlı, Manavgat diyorsun aynı oteller, gidiyorsun Alanyaya aynı şekilde sistem. Yani Antalya'da kendimi koruyabileceğim, kabuğu-

ma çekilebileceğim yer sayısı o kadar az ki! Ama Muğla'ya geldiğimde seninde söylediğin gibi farkı şu, her türlü turistin, gerek yerli, gerek yurt dışından gelecek turistin kendi istediği tatil modelini yaşamak için gerekli altyapısı olan merkezler var. Datça'nın sessizliği, sağlık kapasitesi, oksijeni tercih ediliyor, bir yandan eğlenceyi tercih edersem toplam 1 saat feribotla mesafedeki Bodrum'a gidiyorum, orası da eğlence başkenti. Diyelim ki daha böyle ekstrem sporlar yapmak istiyorum, 1,5 saat aşağıda Fethiye duruyor. Tüm bunları unutayım diyorum, atlıyorum Göcekten adaları geziyorum bambaşka bir deniz turizmi. Bu kadar zenginliğin içinde Muğla'nın konumlandığı şey, çok kozmopolit oluşu turizm anlamında. Bu büyük bir pazarlama anlamı getirecektir, hem ilin kendisine, hemde yavaş yavaş köylerine kadar getirecektir. Mete Sönmez: Dalaman havalimanından geldiniz, gelirken yol da inşaat var ve bu yol uzun zamandır inşaat. Bunun gibi birçok sorun var Muğlada. Burada da, Muğla'da CHP daha baskın olduğu için hükümetin Muğla'yı cezalandırdığı konusunda kanısı var. Anadoluya ve Türkiyenin diğer yerlerine bakınca Muğla'nın gerçekten bu konularda sıkıntısı varmı yoksa normal bir süreçmi işliyor? Mesut Yar: Normal bir süreç işliyor ya, dürüst olmak lazım. Arkeolog olduğun için Anadolunun her tarafına gezdik, şimdi Yozgat'taki yolla Muğla'daki yol aynı değil, Yozgat'taki yolu tüketen insan sayısı ile Muğla'daki yolu tüketen insan sayısı aynı değil. Ben merkezi Hükümetin Muğla'ya yada bütün sahil bölgesine ekstra bir zorluk uygulayalım, Muğla bizim elimize geçsin, böyle bir duygudan hareket ettiğini düşünmüyorum açıkcası. Muğla kendini çok yenileyen bir yer. Çok yenileyen bir kent. Çok ilgi odağı ve giderekte sevgi odağı olan bir kent. Dolayısı ile Muğla'da hangi partinin ne yaptığı konusu, ben açıkcası çok sayıda gittiğim yerin Belediye Başkanı hangi partiden olduğunu bilmiyorum. Fethiye MHP mesela, ama başkanın öyle başarısı var ki, Fethiye üzerine kurduğu bir karizması var. Adam atıyorum MHP'den çıkıp başka bir partiden kendini gösterse aynı oy oranını yakalayacak. Dolayısı ile Muğla'da ilişkiler hep insan isimleri üzerinden yada aile isimleri üzerinden. Dolayısı ile burada bir siyasileştirme süreci olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki eğer turizme önem veriyorsa merkezi hükümet, ellerindeki tüm olanağı, açıkcası Merkez Bankası gibi çalışan kıyılara kaydırması gerekiyor. Kaydırırmı? Önceliğe göre kaydırabilir, Turizm Kültür Bakanı meseleyi iyi anlatırsa bu ülkede, kaynakların oluşabileceğini düşünüyorum. Mete Sönmez: Birazda mesut yar. Mesut Yar: Bende birşey yok. Mete Sönmez: Daha önceden sizi sabah programlarında, biraz sert, mizahın içinde keskin bir

eleştiri olarak görüyorduk. Şimdi Tolkshow var şimdi, burada maddiyatmı daha ağır geldi, yoksa dahamı kolaya kaçtınız? Mesut Yar: "Ben bu oyunu bozarım arkadaş"... Maddiyatla ilgisi yok tabi, sonuçta ben 1994'den bu yana devamlı ekrandayım. İlk başladığım tolkshowdu, tabi uzun süre 5 sene kadar öyle gitti. Sonra ben habere geçtim. Yaptığım haberde bizim geleneksel haberciliğin kabul etmediği modeli, yani haberde mizahın ne işi var, haber ciddi bir iştir. Mizah haberden daha ciddidir, doğru dürüst yapacaksan, haberden daha fazla ses getirir, daha fazla insanı kışkırtır, ayağa kaldırır ve düşünmeye zorlar. Açıkcası çok uzun süre haberle mizahı paralel yürüttük. Ama herşeyin bir dönemi var. Mesela bu kültablasını 500 sene kullanamazsın. Tamamiyle sabah haberlerine getirdiğim formatın geçerliliğini yitirdiğini düşünüdüm. Çünkü Türkiye'de gerçek olaylar senin yaptığın haberlerden daha komik hale geliyorsa, senin birşey yapmana gerek yok, tek başına zaten ülkenin durumuna gülebilirsin. Buna ekstar bir yorum katmana gerekyok. Benim tercihimi esas şundan kaynaklandı. Haber yıprattı, yıpratmanın ötesinde artık tehdit eder boyuta geldi. Toplumda çoğu zaman aşırı kamplaşmanın olduğunu düşünüyorsun, dolayısı ile söylediğin bir doğru artık herkes için aynı doğru anlamına gelmiyor, eskiden bir doğru vardı, bu durumda tolkshow benim için hem bir kaçış planı, hem bir emekliliğe geçiş planı olarak algılanıyor ve algılanmaya devam ediyor. Mete Sönmez: Siz köşe yazılarınızı ve aynı zamanda televizyon programına devam ediyorsunuz. Şu anda da basınının sansürlü yaklaşımı gündemde, Gezi Parkı olaylarında olduğu gibi. Siz rahat gazetecilik yapıyormusunuz? Mesut Yar: Sadece bu hükümet zamanında değil aslında. 1985 senesinde başladım ve Türkiye'nin geçtiği tüm süreçleri, önemli birşeydir, arkeolog olduğum için iyi bir hafızam var, arşivim sağlamdır. Tüm süreçlerde bunların hepsini yaşadım, Elbetteki basın patronları tek başına gazetecilik işi yapıyor olsaydı belki işler bu kadar içinden çıkılmaz hale gelmezdi. Ama bakıyorsunuz holdinglerin yatırım araçları içinde birisi medya. Dolayısı ile medya çok karlı bir iş değil. Herkes çok karlı düşünüyor, televizyonculuğu yada gazete çıkartmayı. Oysa ki ciddi bir şekilde sürekli başka taraflardan süspanse etmek gereken bir sistem var burada. Yani tek başına aldığı reklamla yaşayabilen 1-2 tane kanal var. Kanal D bunlardan birisi, NTV bir tanesiydi bu

sene öylemi olacak bilmiyorum. Sonuç olarak bakıyorsunuz Türkiyede uydu kanalları dahil 3bin küsur kanal var, yerleşik küçük kanalları ve web kanallarını saymıyorum. Ama ortadaki pasta 3 milyar dolarlık bir pasta. Bu pastanın bu kadar arzı doyurması mümkün değil. Ee ne oluyor o zaman, patron başka işlerle uğraşıyor, başka işler erkin elinden geçiyor. İtirazlar başladığı zaman doğal olarak diyorki, arkadaş sen benim için önemli bir yazarsın, önemli bir kalemsin diyor ama öbür tarafta benim teknenin devam etmesi lazım diyor, kusura bakma bu şartlarda sen 2 karar vereceksin. Ya gazetecilik yapacaksın çünkü özgür gazetecilik yapabilme şansın yok, iki gazetecilik yapacaksın ama nasıl yaptığını görürsün. Mete Sönmez: Mevcut düzende küçük televizyonlar birden bire patladı ve ön plana çıktı. Bu büyük televizyonları yani ana dediğimiz 4-5 kanalı etkilermi? Mesut Yar: Elbette, bu sistemli bir şekilde 3-4 sene önce başladı tematik kanallara yönelim. Çünkü içerik hazırlayan insanlar hep şeyi düşünüyorlar, izleyici ruhunun hep kasetten yayıncılıkla beslendiğini. Diziyi yapalım kasede alalım yayınlayayım, bir sonraki diziyi yayınlayayım, araya 1 haber koyayım, 2 kadın kuşağı koyayım ve bakıyorsun birbirine benzeyen 7-8 kanal çıktı ortaya. Oysa küçük kanalların sana verdiği başka birşey var, link var. O linkte ne diyor, kardeşim televizyon bir içerik üretme, format üretme işidir. Ben televizyonculuğu senin ana akım kanallarından daha iyi yapıyorum, çünkü ben içerik üretiyorum, farklı sesler veriyorum. Dolayısı ile bu tematiğe yöneliş, küçük televizyonlara yöneliş hızlı bir şekilde devam edecek. Bu anlamda elbette küçük kanallar karlı olacak, çünkü giderleride küçük. Mete Sönmez: Son soru, Türkiye'den insanlar ümidini kessinmi? Mesut Yar: Yok ya. Bunu söylersem en büyük hainliği yapmış olurum. Hayatımı 32 yılını okuyarak, tarih okuyarak geçirdim. Arkeoloji, lisans, doktora, ihtisas yaptım. Bu kadar çok medeniyetin şu an üzerinde oturduğumuz topraklarda, Muğla'da mesela. Bu kadar çok medeniyetin filiz verdiği, baş gösterdiği ve kendi çağına renk kattığı başka bir toprak parçası ben göremedim. Çok güveniyorum ben, bu ülkenin her insanına çok güveniyorum. Yeterki ortak dili bulmamız gerekiyor, işte bu krizde yaşanan, o işlere çok yarayacak gibime geliyor. Ben tamamı ile karamsar tablonun dışında yaklaştım, iyimser bir tablo çiziyorum.

Genel Yayın Yönetmenimiz Mete Sönmez’in Mesut Yar ile yaptığı röportajın videosunu http://www.batihaber.web.tv adresinden izleyebilirsiniz.


SAYFA 06

6

12 Haziran 2013

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

...

www.batihaber.org

TEŞEKKÜRLER 21 Mayıs 2013 tarihinde geçirmiş olduğum operasyon sonrasında, beni yalnız bırakmayan

İzmir Ege Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahi Fakültesi Profesör, Doktor ve Hemşirelerine, Babam Hüsamettin Karaşahin'e, Annem Neziye Karaşahin'e, Eşim Selma Karaşahin'e, Kardeşim Hanife Sarışlı ve Eşi Dr.Mustafa Sarışlı'ya Kardeşim Özlem Karaşahin'e, Halam Birsen Aydın'a, Ali Yeni'ye ve arayan, ziyaretime gelen tüm dost ve arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ediyorum.

Ömer Karaşahin


SAYFA 07

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

ekonomi/siyaset

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

7

Memleketimin Hali…

S

Ortaca’daki eylemlerde döviz ve pankartlar ön plana çıktı. Orama Toma Burama To, Diren Bayan, Anlayana Toma Biber Gaz, Anlamayana Tunus Cezayir Fas, Tomayla Islanmamış Kalabalık Kuru Kalabalıktır gibi sözlerin yer aldığı pankartlarla eylemciler hükümetin Gezi Parkına olan müdahalesini eleştirdiler. haber/foto:

Ayşe SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

28 Mayıs'ta başlayan ve git gide tüm Türkiye'ye hatta Dünya'ya yayılan Taksim Gezi Parkı protestosu hız kesmeden devam ediyor. İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok noktasında, polis ile göstericiler sık sık karşı karşıya gelirken, istenmeyen görüntülerde ne ya-

zık ki ülke genelinde devam ediyor. Bölgemizdede ilk günden itibaren Taksim Gezi Parkı'na destek eylemleri yapılıyor. Bölgemizi diğer eylem yapılan yerlerden ayıran en büyük özelliği ise bugüne kadar hiç istenmeyen bir olay yaşanmaması. Geçtiğimiz hafta da eylemler hız kesmedi. Perşembe akşamı Ortaca'da Meydanında toplanan gençler, olayları

Göcek’li Ayyaşlar!!!Göcek’teki eylemi kenardan izleyen CHP’li Belediye Meclis Üyesi Önder Sarol, kaptan Mehmet Korkmaz Köşgen, esnaflardan Coşkun Yılmaz, hükümetin yaptığı alkol düzenlemesine tepki gösterdiler ve “Biz Göcek’in Ayyaşlarıyız” dediler.

protesto ederken, Gezi Parkı eylemcilerine ise destek oldular. Aynı gün Göcek'te ise turistler sahne aldı. Göcek'de yaşayan Türkler ile birlikte Göcek sokaklarında yürüdü, ellerindeki tencere, tava gibi eşyaları vurarak slogan attılar. Gruba denizden geçen tekneler kornaları ile destek verirken, bazı teknelerden de çanak-çömlekle yine destek vardı. Restaurantlarda da

hem turistler hem de yerli halk, alkışlarla protestocu gruba destek oldu. Grup, Atatürk Meydanına gelip burada attığı sloganların ardından İstiklal Marşı okudu ve dağıldı. Ortaca'da Cuma akşamı yine eylem düzenledi. Perşembe gününe göre oldukça kalabalık bir katılımın gerçekleştiği eyleme, eylemcilerin taşıdığı pankart ve dövizler damga vurdu.

Göcek’te turistler ve yerli halk birlikte yürüdü. Eylemcilere restauranttaki turistler alkışlayarak, teknelerde bulunanlarda korno çalıp, tencere tavalarla destek oldular.

Deva Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Ceo'su Philipp Haas;

Bizim önümüz açıldığı taktirde Türkiye dünyadaki en büyük oyuncu olabilir Türk İlaç Sanayisinin öncü kuruluşlarından Deva Holding 55.yılını kutluyor. 55.yılı nedeniyle Datça'da düzenlenen ve Muğla'dan sadece BatıHaber'in katıldığı Basın buluşmasında gazetecilerle bir araya gelen DEVA Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Philipp Haas, "İhracat yaptığımız ülkeler bize hangi koşulları koyuyarsa bizde onları uygulamayız. Bizim önümüz açıldığı taktirde Türkiye dünyadaki en büyük oyuncu olabilir" dedi. haber/foto:

Ayşe SÖNMEZ/Mete SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

1958 yılında 27 kişiden oluşan bir ekip tarafından kurulan DEVA Holding, 55.yılında 1.700’ü aşkın çalışanı ve 15 futbol sahası büyüklüğündeki üretim tesisleriyle, yıllık yaklaşık 500 milyon kutuluk toplam üretim kapasitesi ile hizmet veriyor. Holding’in 55.yılı sebebiyle Datça’da Basın buluşması düzenlendi. Türkiye’nin tanınmış Televizyoncu ve köşe yazarlarından Mesut Yar, Yalçın Bayar ve Elif Çakır gibi isimlerin yanı sıra, Türkiye’nin ekonomi basının usta kalemlerinin katıldığı toplantıya Muğla’dan sadece BatıHaber vardı. Düzenlenen basın buluşmasına katılan DEVA Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Philipp Haas, sektörün önemli oyuncularından biri olarak Türkiye’ye değer kattıkları 55. yılı kutluyor olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdiği konuşmasında sözlerini şöyle sürdürdü, “55’inci yılımızı kutladığımız 2013 yılında, yatırımlarımızı Türkiye’de ilaç ithalatının, ilaç ihracatının yaklaşık on katından fazla olması gerçeğinden yola çıkarak planladık. Rakamlara baktığımızda görülüyor ki, Türkiye’de 2000-2012 yılları arasında ilaç ithalatı yaklaşık yedi katı oranında arttı. Türkiye ilaç sektörü pazar büyüklüğü

açısından bugün dünyada 16.sırada yer alıyor. Türkiye’nin ilaç endüstrisinde küresel bir oyuncu olmasının ancak bugün ithal edilen birçok ürününün Türkiye’de üretilmesiyle mümkün olacağına inanıyoruz. Bundan sonraki yıllar için bu bizim hayalimiz. DEVA Holding olarak bu akıma öncülük etmek için üzerimize düşeni yapıyoruz.”

55.YILINDA DEVA HOLDİNG İlaç sektörünün köklü üreticilerinden biri olan DEVA Holding, 2012 yılını 419,5 milyon TL’lik ciro ile kapattı. 2012 yılı için net kârını 34,2 milyon TL olarak açıklayan DEVA Holding’in aynı zaman dilimindeki operasyonel karlılığı ise 63,6 milyon TL olarak gerçekleşti. 2012 yılının beklentileri doğrultusunda gerçekleştiğini dile getiren Philipp Haas, 2013 yılında da bu olumlu tabloyu devam ettirmek için çalıştıklarını ifade etti.

AR-GE’DE DEV BİR MARKA; “DEVARGE” Güncel teknolojiye göre donatılmış modern tesislerinde Ar-Ge faaliyetlerini yürüten DEVA Holding, aynı zamanda DEVARGE ile Türkiye’nin en büyük Ar-Ge merkezlerinden birine sahip bulunuyor. Üretim ve satışın şu andaki mevcut yaşantılarını belirlediğini ancak Ar-Ge’nin geleceği belirleyeceğine inandıklarını dile getiren Philipp Haas, “Türkiye’nin kendisine yeten ilacı üre-

Datça’da yapılan Basın Buluşmasına Mesut Yar, Yalçın Bayar ve Elif Çakır gibi Türkiye’nin tanınmış habercileri katıldı. Muğla’dan ise sadece BatıHaber adına Gazetemiz sahibi Ayşe Sönmez ile Genel Yayın Yönetmeni Mete Sönmeze toplantıdaydı.

tebilmesi, hatta ihraç edebilmesi için Ar-Ge temel noktayı oluşturuyor. 2012 yılında ciromuzun yaklaşık yüzde 6’sını Ar-Ge’ye ayırdık. 2013 yılında da ülkemizde uluslararası standartlara uygun, etkin ve güvenilir ilaçların üretilmesi ve kullanıma sunulması için bu alanda yaptığımız yatırımlara devam edeceğiz”.

“ÜRETİM TESİSLERİMİZ DÜNYA STANDARTLARINDA” DEVA Holding, 55.yılında tesislerinin başarısını da sadece Türkiye’ye değil tüm Dünya’ya kanıtladı. Geçtiğimiz yıl, Alman Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenen DEVA Holding’in üretim tesisleri, Avrupa GMP (Good Manufacturing Practice – İyi Üretim Uygulamaları) uygunluk onayı aldı. Şu anda tüm Avrupa pazarlarında geçerli olan Alman GMP sertifikasına sahip olan DEVA Holding’in, denetim sonucunda tesisleri, laboratuar ve üretim ekipmanlarının yanı sıra çalışanlarının yetkinliği de dünya standartlarına uygun bulundu. Sıkı denetim kurallarına tabi olan Alman Sağlık Bakanlığı tarafından böyle bir onay almaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Philipp Haas, bundan sonraki hedeflerinin ise ABD’nin FDA denetimini başarıyla tamamlamak olduğunun altını çizdi.

YILLARA GÖRE DEVA HOLDİNG 1958: DEVA, doktorlar, eczacılar ve veteriner hekimler tarafından kuruldu. 1973: VETAŞ kuruldu. 1986: DEVA hisseleri İMKB’de işlem görmeye başladı. 2007: EastPharma hisseleri Londra Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem görmeye başladı. 2007-2009: 4 yeni fabrikanın yeniden yapılandırması ve inşası tamamlandı. 2008: Roche ile anlaşma yapıldı. 2009: Çerkezköy’de Deva Ar-Ge merkezi kuruldu. 2010: Bristol-Myers Squibb ile anlaşma yapıldı. 2011: Sanofi Aventis’ten API tesisinin devri gerçekleştirildi.

"AYNI KOŞULLARI KOYALIM" Toplantıda Philipp Hass gazetecile-

rin sorularını da yanıtladı. Bugün Amerika gibi pazarlara ilaç satmak için çok sıkı denetimin yanı sıra, sadece 1 ilaç için yıllık 200 bin dolar vergi ödeDeva Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Ceo'su mek durumunda kal- Philipp Haas dıklarını ve bekleme süresinin 3-4 yıla bulabildiğini belirten Philipp Haas, "Yani hiç ilaç satmadan 600-700 bin dolar para ödüyoruz. Oysa Türkiye'ye gelen bir firma ilacını çok daha rahat satabiliyor. Bu kadar denetim yok ayrıca bu kadar vergi vermiyor. Niye yabancı firmalar için bu kadar kârlı bir pazar açalım ki? İhracat yaptığımız ülkeler bize hangi koşulları koyuyarsa bizde onları uygulamayız. Bizim önümüz açıldığı taktirde Türkiye dünyadaki en büyük oyuncu olabilir" dedi. Türkiye'de ilaç pazarının 8,7 milyar dolar olduğunu belirten Philipp Hass, "Bunun 4,7 milyar doları ithalat. İhracat ise yaklaşık 600 milyon dolar. İthal ürünlerin yüzde 90'ı Türkiye'de üretilebilir. Deva olarak biz devletin ilaç cari açığının kapanmasına destek vermek için her geçen gün daha fazla üretim yapmayı önümüzdeki süreçte de Avrupa ile ABD pazarına ihracaatı hedefliyoruz" dedi.

DEVA HOLDİNG A.Ş. 1958 yılında faaliyete başlayan DEVA Holding, sağlık sektöründe Türkiye’nin köklü ilaç üreticilerinden biridir. Günümüzde DEVA Holding, beşeri ilaç alanındaki başarısını, grup şirketlerinden Vetaş ile hayvan sağlığına alanına da taşıyan nadir ilaç firmalarındandır. Sektöre kazandırdığı yenilikçi ürünleri Türkiye’nin de sınırlarını aşan DEVA Holding, tam teşekküllü bir ArGe merkezine sahiptir.

evgili okurlarım, saygıdeğer kamu oyu; Bu yazımda sizlere kentler ve toplu yaşam alanları içindeki yıkılmış ve harabe durumdaki yapı ve tesisler nedeniyle kullanım amacı dışında yanlış kullanımlardan, bu nedenle turizm ve ticarette topluma verdiği zararlardan bahsedeceğim. Söz konusu olan bu durumlar hakkında objektif bir eleştiri ve yorum getirebilmeniz için, bu alanın havasını solumalı, gözlem ve incelemeler yapmalı velhasıl orada yaşamalısınız. Bu nedenle 32 yıldır yaşadığım Köyceğiz İlçemden örnekler vereceğim. Ayrıca sizlerde yaşadığınız kentte, belde de yada her ne türlü toplu yaşama alanlarında iseniz Köyceğiz örneğinde olduğu üzere bu türden olumsuzluklar yaşıyor olabilirsiniz. Köyceğiz İlçesinin gölle olan sınırının evveliyatında betonarme iskele ve rıhtım yapılmadan önceci tabii halinden, betonarme haline gelmesi Rahmet ve şükranla andığım zamanın İmar ve İskan Bakanı Haldun MENTEŞEOĞLU’nun yardım ve gayretiyle olmuştur. Daha sonra rahmetle andığım Selahattin AYDEMİR ağabeyimizin korkuluk olarak yaptırdığı saksılardan da sonra, bugün üzerinde keyifle sağlık yürüyüşlerimizi yaptığımız ve keyifle oltaların atıldığı bu günkü haline gelmesinde emek ve gayreti olan mevcut Belediye Başkanı Salih ERBAY’a ve bu hizmeti bize sunan işçisinden, ustasından herkese teşekkür ediyorum. İşte kıyıda keyifle sağlık yürüyüşleri yapılırken, keyifle sohbetli yürüyüşler yaparken Gülpınar mahallesi kısmında ve yeni yapılan rıhtım ve barınağa yakın yerde göle cepheli yanmış ve yıkılmış bir yapı görürsünüz. Bu yapının 1970’li yıllarda Köyceğiz kapalı spor salonunu yapan müteahhit’in olduğunu biliyoruz. Yine kordonun Ulucami Mahallesi kısmında Kaunos oteli ile Panorama oteli arasında bulunan yarı yıkık bina ise kordonun yapımı sırasında sanırım kordonu yapan firmanın işçileri evi olarak yapılmış olduğunu biliyorum. Yine bu binanın hemen doğu yönünde komşu parseldeki metruk haldeki bina ve benzerleri sayılabilir. Yazımın başında da söyledim. Bu binaları bendeniz tam 32 yıldır görüyorum. Belli ki bu binaların sahipleri hayatta değil. Bunlarda mirasçılarına kalmış, mirasçılarıda çok ise, belli ki buraları gözden çıkarmış ve bir beklentileri yok. Bunu anladık. Biz ne yapacağız! Bu manzarayı seyretmeye, memleketimize gelen yerli ve yabancı misafirlere tarihi eser gibi seyrettirmeye devammı ettireceğiz. Ayrıca yine özellikle kentin ana giriş caddesi üzerinde bulunan sıvasız badana ve boyasız yıkık dökük durumdaki yapılar kentimize gelen misafirlerin yine kentimiz hakkında olumsuz olarak tesir edecek faktörlerdir. Hep yazılarımda bahsediyorum. Gerek kentimizin gerekse yöremizin gelir ayaklarından önemlisi Turizm olacaksa bu yapılara ve yarattığı olumsuzluklar ile memleketimize ve buralarda yaşayan ekmeğini aşını turizmden kazanan insanımıza yapılan zarara kayıtsız kalamayız. Öyleyse hemen 5393 Belediye Kanunun 14. ncü maddesi Belediye, mahalli müşterek nitelikte olma şartıyla (a) bendinde imarla başlayan ………., turizm ve tanıtımla devam eden …………., ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır’la biten görev ve sorumluluğu’nun olduğunu hatırlatıyorum. En güzel ve sağlıklı günlerde görüşmek dileklerimle saygılar sunarım.


SAYFA 08

8

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

ekonomi/siyaset

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

Eğitim-Sen'den 1 günlük iş bırakma

EĞİTİM emekçilerinin en büyük sendikası Eğitim Sen, geçtiğimiz hafta AKP tarafından Meclis'e sunulan ve 657 sayılı devlet memurluğu yasasında değişiklik öngören tasarıya 5 Haziran'da 1

günlük uyarı kapsamında Ortaca, Köyceğiz de grev yapıldı. Esnek çalışma, iş güvencesizliği ve çalışma yaşamının ticarileştirilmesini öngören yasa tasarısına karşı sokağa

çıktıklarını belirten Eğitim Sen tarafından yapılan açıklamada “Hükümetin 657 sayılı kanunda yapmak istediği değişikliği protesto etmek için, çalışanlar olarak grevdeyiz” denildi.

GÜVENLİ GELECEK İÇİN... Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Geleceğimizi karartmak isteyen iktidarı uyarıyoruz! Meclis'e sunulan 657 sa-

MHP Ortaca Kadın Kolları kermesi yapıldı

ORTACA MHP Kadın Kollarının düzenlediği kermes, 06-07 Haziran tarihlerinde Suat Park'ta yapıldı. Kermese MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, Dalaman Belediye Başkanı Sedat Yılmaz, MHP Köyceğiz İlçe Başkanı Mehmet Madencioğlu, Ortaca İlçe Başkanı Recep Güneş ve ilçe yönetimindeki üyeler ile vatandaşlar katıldılar . 2 gün süren kermesle ilgili, MHP Kadın kolları Başkanı Meliha Maraşlıoğlu "Yardıma muhtaç olan çocuklarımıza ve ailelerimize yardımda bulunacağız" dedi.

Maskotun İsmi ‘Bilgecan’ Oldu İHA-Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Üniversite’nin maskotu yarışması ile ilgili 9 ay süren çalışma sonunda maskot olarak nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan Caratta Caretta Deniz Kaplumbağası maskot olarak belirlemişti. Üniversite, Devlet üniversiteleri arasında ilk defa, profesyonel bir şirketle çalışarak kendi maskotunu tasarlattı. Finansmanını Final Dergisi Dershanesinin sağladığı maskotun isminin belirlemesi için sosyal medya üzerinden öğrenci ve akademisyenler arasında yarışma yapıldı. Yarışmaya, 217 kişi 400 isimle katıldı. Üniversitede oluşturulan seçici kurul, 'Kareta', 'Bilge', 'Efe', 'Musto', 'Efecan', 'Dostba', 'Karettacan' ve 'Bilgecan' ismini değerlendirmeye aldı. Değerlendirmeler sonucunda, üniversitenin maskotu olan nesli tükenmekte olan caretta caretta cinsi deniz kaplumbağasının ismi 'Bilgecan' olarak belirlendi. Bilgecan ismini veren Mühendislik Fakül-

tesi öğrencisi Süleyman Erdem, Akademisyen Yücel Yücel Kaya ve hizmetli Metin Menekşe'ye düzenlenen törenle ödülleri verildi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, törende yaptığı açıklamada, “Üniversitemize maskot olarak belirlemiş olduğumuz caretta caretta cinsi deniz kaplumbağasının ismi belli oldu ve 'Bilgecan' adını aldı. Hayırlı olsun" DEDİ.

CARETTA BİLGECAN MUĞLA Sıtkı Koçman Üniversitesi maskotu caretta Bilgican'ın sırtı turkuaz ağırlıkta, boşlukları yeşil. Göğüs bölümü sarıya yakın krem. İki ayağı üzerinde, sağ eli açık, sol elinde ise barışın simgesi zeytin dalı var. Sağ elinin açık olması üniversitenin yeniliklere açık olduğunu, güçlü bir eğitim sistemi ve eğitim anlayışını simgeliyor. Sol elindeki zeytin dalı ise barışçı ve çevreci özelliğini yansıtıyor.

Zıpkın ile balık avlamayın uyarısı İHA-Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD), tarafından yürütülen “Sorumlu Balıkçılık Uygulamalarına Geçiş Projesi” kapsamında yürütülen çalışmalarda, zıpkınla balık avcılığı konusunda çarpıcı bulgulara ulaşıldı. Türkiye’nin Deniz ve Kıyı Koruma Alanları Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi ve GEF Küçük Destek Programı desteğindeki proje ile yasadışı avlanmanın vardığı boyutlara dikkat çekiliyor.

ZIPKINLA AVLANAN BALIĞIN TİCARİ SATIŞI YASAK Proje kapsamında ele alınan yasadışı balıkçılık, özellikle yasadışı sualtı avı ve ardından yasadışı trol ve benzeri büyük ölçekli balıkçılık faaliyetlerinde ağırlık kazanıyor. Yapılan çalışmalarda, Datça yarımadası genelinde hem yerelden hem de dışarıdan yarımadaya yoğun bir sualtı avı baskısı olduğu, bu baskının önemli bir kısmının ticari amaçla gerçekleştirildiği belirlendi. Özellikle yaz döne-

minde artan balık talebi paralelinde, yasadışı su altı avcılığı yaparak bazı restoranlara balık sağlamak, bölgede süregelen ekonomik bir faaliyet olarak öne çıkıyor. Oysa zıpkınla avlanan balığın restoranlarda veya ticari amaçla satışı dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye genelinde tamamen yasaklanmış durumda.

BİLİNÇLİ AVCILAR PROJEYE DESTEK OLUYOR Proje ekibinin yerel balıkçılar, restoranlar, resmi kurum temsilcileri ve tüketiciler ile yürüttükleri temaslar, projenin bilinçli avcı ve restoranlar tarafından olumlu karşılandığını ortaya koyuyor. Tüm yaz dönemi boyunca devam edecek temaslarda, yasadışı balık avcılığının verdiği zararların boyutları hakkında bilgilendirmenin yanı sıra, bu uygulamaların önüne geçmek için gereken bilinçlendirme çalışmaları da sahaya yansıtılacak.

yılı kanunda yapılmak istenen değişikliğe karşı "GÜVENCELİ İŞ, GÜVENLİ GELECEK" hakkımız için bugün GREV'deyiz!"

DALAMAN ilçesinde kaymakamlık binasında düzenlenen törenle 2B başvurusu yapan vatandaşlara tapuları verildi. Hüseyin Yaşar isimli köylü ise Sabunlu köyündeki 2B araziyi annesinin hatırası olarak satın aldı. Kamuoyunda 2B olarak bilenen “6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkındaki Kanun” gereğince yükümlülüklerini yerine getirenlere tapuları verildi. Dalaman Kaymakamı Yıl2B’yi 300 liraya aldım. Ev de maz Şimşek tapu dağıtım töreyapmıyorum, satmıyorum da. ninde yaptığı konuşmada, 2B Çünkü annem 1946 yılında ben yasasının temel amacının vatan- 4 yaşında iken öldü. Sabunlu daş ile devlet arasında uzun süköyündeki tarlayı daha 3-4 yıl redir devam eden hukuki ihtilaf- önce tanıdım. Benim doğum yeların çözülmesi ve vatandaşın rim orası, Şimdi annemin hatıratapularının teslim edilmesi oldu- sı olduğu için aldım, anne hatığunu kaydetti. Şimşek, “2B kap- rası olarak bu yeri hiç bir zaman samında güncelleme ve kadastro için satamam” dedi. çalışmaları tamamlanan 14 köyü Törende yapılan konuşmalakapsayan 4 bin 700 adet taşınrın ardından Dalaman Kaymamaz ve bu taşınmazlarda da kamı Yılmaz Şimşek, Muğla yaklaşık 5 bin 900 vatandaşımız Defterdar Yardımcısı Ahmet Sükullanıcı durumdadır. Son başmer ve ilgili daire amirleri taravuru tarihine kadar 5 bin 241 fından hak sahiplerine tapuları kullanıcı satın almak verildi. üzere müracatta bulun‘den şu an yayında olan muşlardır. Bütün vatanson 20 video haber daşlarımıza tapularının hayırlı olmasını diliyo- Haber Yayına Video Başlama rum” dedi. adı Tarihi Muğla Defterdar Mesut Yar'dan çok özel açıklamalar.......10 Haziran Yardımcısı Ahmet Sü- Dalaman’dan Taksim’e Destek ..............03 Haziran mer ise, "2B arazileri- Ortaca’dan Taksim’e Destek-2 ............03 Haziran Ortaca’dan Taksim’e Destek-1 ..............03 Haziran nin satışı ile, tarım ara- Muğla “Zamanın Durduğu Yer” (2) ....03 Haziran zilerinin de satılarak Muğla “Zamanın Durduğu Yer” (1) ........03 Haziran ekonomiye kazandırıl- Lotis Design açıldı ..............................03 Haziran Köyceğiz 2.el pazarı ..............................26 Mayıs ması ve orman köyle- Köprü’de şenlik zamanı ......................26 Mayıs rinin desteklenmesiyle Eskiköy’de orman yangını......................26 Mayıs Köyceğiz’de Yamaç Paraşütü ............26 Mayıs ilgili kanun uyarınca Festivali yapılan çalışmalar so- Ortaca Halk Eğitimi Merkezi ..................23 Mayıs nucunda, vatandaşları- Yılsonu sergisi Vizyon’da Emre Resitali ......................20 Mayıs mızın tapularını verme Diva Yosun’u salladı ..............................20 Mayıs aşamasına geldik. Ta- Dalaman CHP’den 19 Mayıs ................19 Mayıs pularını alacak olan ar- yürüyüşü Anız ateşi yangın çıkarttı........................19 Mayıs kadaşlarımıza hayırlı Ortaca Lisesi Kep Töreni ....................16 Mayıs olmasını diliyorum" Ortaca Belediyesi Kent ........................16 Mayıs Konseyi Kermesi diye konuştu. Dalaman Festivali sona erdi................16 Mayıs Hüseyin Yaşar Muğlaspor-Ortaca Belediyespor ............12 Mayıs isimli tapu sahibi “2B (geniş özet) arazimiz anadan kalhttp://batihaber.web.tv ma, 400 metrekare bölgenin tek internet televizyonu


SAYFA 09

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

...

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

Caretta carettaların yaşadığı dünyaca ünlü Dalyan'a 1986 yılında yerleşen ve hayatını carettalara adayan June Haimoff'un adını taşıyan "Kaptan June Kaplumbağaları Koruma Vakfı" carettalar için yardım kokteyli düzenledi. Vakfın yurt dışında ki üyelerinin de katıldığı kokteylde açık arttırma ile satılan tabloların geliri carettalar için harcanacak. haber/foto:

ve Akdeniz'e geri dönüşleri hakkında bilgi edindi.

Ayşe SÖNMEZ BATIHABER/T.2828 008

Türkiye'ye ilk defa 1975 yılında Dalyan Ekincik Koyu'na teknesiyle gelen İngiliz vatandaşı June Haimoff daha sonra tatilini geçirmek için bölgeye sürekli gelmeye başladı. Haimoff, 1986'da Dalyan'a gelerek İztuzu Plajı'na yaptığı bir barakada ve teknesinde yaşamaya başladı. Haimoff, bu dönemde yumurtlamak için bölgeye gelen nesli tükenmeye yüz tutmuş Caretta Caretta deniz kaplumbağalarını gözlemledi. Haimoff, İztuzu sahiline nasıl, ne zaman geldikleri, yumurtlama üreme

'KAPTAN JUNE'DAN KAPLUMBAĞA VAKFI Dalyan halkı tarafından 'Kaptan June' olarak hitap ettiği Haimoff, Köyceğiz Gölü-Dalyan ve çevresinde doğa bekçiliğini sürdürmekte ve bölgedeki doğal dengeleri tehlikeye atan yapılaşmalara engel olmaya çalışmakta. Çalışmalarını Toparlar beldesinin sınırları içinde bulunan günlük ağaçlarının kurtarılması üzerinde yoğunlaştırdı. Dalyan Belediyesi tarafından evinin bulunduğu sokağa ismi verilen June Haimoff, 2009'da Türk vatandaşlığına geçti. Kap-

Sigortadan Özmen’in Ailesine 20bin liralık çek

TİGEM Dalaman Tarım İşletme Müdürlüğü’nde işçi olarak çalışırken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Rasim Özmen’in ailesine sigorta tarafından 20 bin TL’lik çek verildi. Düzenlenen çek töreninin sunumunu yapan Emine Öztürk; “ Hak İş’e bağlı Öz Orman İş Sendikası tarafından düzenlenen Ferdi Kaza Grup Sigortası bilgilendirme toplantısına hoş geldiniz. Sizleri Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadşları; aziz şehitlerimiz anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’na davet ediyorum.” Yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra konuşmasına devam eden Emine Öztürk; “ Bu gün burada elim bir kaza sonucu hayatını kaybeden iş arkadaşımız ve kardeşimiz Rasim Özmen’in anısı için toplanmış bulunmaktayız. Sendikamız tarafından Ferdi Kaza Grup Sigortası yapılan İşçimizin ailesine sigortadan alınan 20 Bin TL çek verilecektir” dedi. Hak İş Genel Başkan Yardımcısı Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan’da, “Bu gün burada biraz önce takdim edilen arkadaşımızın dediği gibi, 17 Nisan’da elim bir trafik kazasında yaşamını yitiren Rasim Özmen’in anısı için burada toplanmış bulunuyoruz. Trafik kazaları Türkiye’miz için bir sorun. Trafik kazasında yaşamını yitiren bu arkadaşımızın ailesi için tertip edilen tören için buradayız. Çek takdimini evine gidip de yapabilir-

dik. Buradaki amacımız işçi sendikaları arasında ilkt defa ferdi kaza Grup Sigortası yapan sendikayız. İstiyoruz ki bütün işçiler aynı kapsama alınsın; hizmet hepsine yapılsın. Bizim sendika olarak bütün halkımız duysun, işçilerimize yayılsın istiyoruz. Bütün amacımız budur. Bugün burada değil de aileyi gidip, çekini takdimde edebilirdik. Bu aile ile bizim aramızda kalırdı. İstiyoruz ki kamuoyuna basın aracıyla yaygınlaştıralım; diğer sendikalara bağlı kişilerde bu tür hizmetlerden yararlansın istiyoruz. Sendikamız 2008 yılında başka bir sendika ile birleşmesi münasebetiyle faaliyete geçen bir gruptur. İş kolumuzun en güçlü sendikasıdır. Şu anda 28 bin civarında üyemiz vardır. Sendikacılık bizim asli görevimiz. Sendika olarak yola çıkarken bir sloganla çıktık. Ağlayan gözlerin gülen yüzleri olacağız dedik. Çıkış yolumuz budur. Bir esnaf işine nasıl genişletmek istiyorsa, sendikalarda kendilerini geliştirmelidir. Bizde kendi aramızda konuşup, bütün işçilerimize ferdi kaza

sigortası yapalım; sigorta primlerini de sendika ödesin dedik. Bunu yarken çok zorlandık. İşçilerimizden form doldurmaları için çok bekledik. Anlaştığımız sigortanın tek şartı vardı, kaza yapan kişinin alkollü olmaması şartı vardı. Her üyemize 20 bin TL değerinde Ferdi Kaza Sigortası yaptırdık. Bu gün burada kazalarda hayatını kaybeden işçilerimizin 17 si olan Rasim Özmen’in ailesine ödeme yapılacaktır” dedi. Kazada hayatını kaybeden Rasim Özmen’in Büyük oğlu Hüseyin Özmen sahneye çağrılıp, Kaymakam Yılmaz Şimşek, Garnizon Komutanı Hv. İst. Alb. Murat Şelçuk Çol ve Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Arsaln tarafından 20 bin Tl’lik çeki verildi. Çek verme ve Ferdi Kaza Sigortası bilgilendirme törenine Kaymakam Yılmaz Şimşek, Garnizon Komutanı Hv. İst. Alb. Murat Şelçuk Çol, Öz Orman Genel Başkanı settar Aslan, Öz Orman Sendikası Genel Mevzuat ve Araştırma Sekreteri Mehmet Çelik, Dalaman Orman İşletme Müdürü Adem Acar, Müdür Yardımcısı Özay Güçlü, İşletme Şefleri Tigem Müdürü Şefahattin Zeybek, Öz Orman Sendikasına bağlı Tigem İşçileri, Orman işçileri ve kazada hayatını kaybeden Rasim Özmen’in eşi Meryem Özmen, büyük oğlu Hüseyin ile küçük oğlu Emre Özmen yer aldı.

9

tan June Deniz Kaplumbağalarını Koruma Vakfı (Kaplumbağa Vakfı) kurdu.

KRALİYET NİŞANI ALDI Haimoff, Birleşik Krallık Kraliçesi II. Elizabeth tarafından 2011 yılında Britanya Onur Listesinde yer aldı. Kaptan June, İngiltere Kraliyet ailesinin nişanını İngiltere'de 11 Mayıs 2011yılında düzenlenen tören ile Prens Charles tarafından nişan takıldı. Ayrıca Kaptan June'un kurduğu Caretta Vakfına İngiltere Kraliyeti 10 bin TL bağışta bulundu.

CARETTALAR İÇİN KOKTEYL Kaptan June kurduğu caretta vakfı adına Dalyan'da carettalar yararına kokteyl düzenledi. Düzenlenen kokteyle vakfın yurt dışında bulunan üyeleri de katıldı. Kokteylde açık arttırma usulü tablolar satıldı. Satılan tablo-

ların geliri carettalar üremeleri ve tedavileri için harcanacak. Kaptan June, "Ben hayatımın geri kalanını carettara adadım. Buraya geldiğiniz için hepinizi teşekkür ederim" dedi. Dalyan Resort’un ev sahipliği yaptığı kokteyle, dünyaca ünlü çevreci David Bel-

lamy’ninde aralarında bulunduğu çok sayıda yabancı davetlinin yanı sıra, Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik, Ortaca CHP İlçe Başkanı Mehmet Sertkaya, Milli Eğitim Müdürü Abdulkadir Şahin, Ortaca’daki banka müdürleri ile çok sayıda davetli katıldı.

Mayıs ayında iç hatlarda 59Bin 49 uçak havalandı İHA-Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü, 2013 yılı Mayıs ayında havalimanları uçak trafiğinin, bir önceki yılın Mayıs ayına göre, iç hatlarda yüzde 14,1 artışla 59 bin 49 olduğunu bildirdi. Uçak ve yolcu trafiğindeki artış, Mayıs ayında da devam etti. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, havalimanları uçak trafiğinde 2013 yılının Mayıs ayında, geçen yılın Mayıs ayına göre önemli oranda artış gözlendi. 2013 Yılı Mayıs ayında havalimanları uçak trafiği, bir önceki yılın Mayıs ayına göre, iç hatlarda yüzde 14,1 artışla 59 bin 49 oldu. Dış hatlardaki uçak trafiği ise

yüzde 12,4 artış gösterdi ve 51 bin 517 olarak gerçekleşti. Türkiye hava sahasından üst geçiş yapan 24 bin 865 uçak ile birlikte hizmet verilen uçak trafiği bir önceki yılın Mayıs ayına göre yüzde 11 artışla 135 bin 431 oldu.

GEÇEN YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE YÜZDE 17,2 ARTTI 2013 Mayıs ayında, iç hat yolcu sayısı yüzde 17,3 artışla 6 milyon 486 bin 741, dış hat yolcu sayısı yüzde 17 artışla 7 milyon 176 bin 327 olmak üzere, 54 bin 454 direkt transit yolcu ile birlikte toplam 13 milyon 717 bin 522 oldu. Böylece havalimanlarında hizmet verilen toplam yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre

yüzde 17,2 arttı. 2013 Yılı ilk beş aylık gerçekleşmelerine göre ise, hizmet verilen toplam uçak trafiği üstgeçişler (Overflight) ile birlikte yüzde 9,1 artışla 547 bin 44, yüzde 15,7 artışla, direkt transit dahil toplam yolcu trafiği 51 milyon 306 bin 863, yük (Kargo+Posta+Bagaj) trafiği ise 891 bin 119 tona ulaştı.

TURİZM AĞIRLIKLI HAVALİMANLARIND A GERÇEKLEŞTİ 2013 Yılı Mayıs ayında Antalya, İzmir- Adnan Menderes, Muğla Dalaman ve Milas-Bodrum Hava limanlarında İç hat yolcu artışı ortalama yüzde 14 dış hat yolcu artışı ise ortalama yüzde 11 oldu. Dış hat yolcu trafiği-

nin yüzde 47'si turizm ağırlıklı Antalya, İzmir- Adnan Menderes, Muğla Dalaman ve Milas-Bodrum Hava limanlarında gerçekleşti. Sözü geçen havalimanlarına gelen-giden yolcu sayısı toplamı 4 milyon 697 bin 704 oldu. 2013 Yılı Mayıs ayında İstanbul Atatürk Havalimanı'nda günde ortalama, bin 130 uçak trafiği ve 145 bin 742 yolcu trafiği gerçekleşti. Ay boyunca en çok iniş kalkışın olduğu 30 Mayıs 2013 Perşembe gününde bin 192 uçak trafiğine hizmet verildi. Mayıs ayı itibariyle yolcu ve uçak trafiğindeki artışlara paralel olarak yük taşımacılığı, yüzde 17,5 artışla 225 bin 942 ton olarak gerçekleşti.

Yaz Dönemi Vergi Denetimleri Başladı İHA-Turizmin en yoğun yaşandığı iller arasında ilk sıralarda yer alan Muğla’da, yaz dönemi vergi denetimleri 1 Haziran’da başladı. 2006 yılından 2011 yılına kadar diğer illerden takviye denetim ekiplerinin geldiği Muğla’ya, 2012 yılında denetimler Muğla Vergi Dairesi Başkanlığının kendi ekipleri tarafından yapılmış ve daha verimli sonuçlar alınmıştı. Muğla Vergi Dairesi Başkanı Zafer Evci, vergisini zamanında veren, doğru beyanda bulunan ve dürüst işletmecilik yapan vatandaşların haklarının korunması açısından denetimlerin önemli olduğunu söyledi. Evci, “Kazancının bir bölümünü vergi vererek ülkemiz ekonomisine katkıda bulunan dürüst mükelleflerimizin hakkını savunmak kurumumuzun görevi. Kayıt dışı ekonomiyi en aza indirmek için yaz ve kış dönemlerinde denetim yapıyoruz. Özellikle yaz aylarında turistik bölgelerimiz Marmaris, Bodrum ve

“EKİP SAYISI YETERLİ”

Yol kontrollerinde de ekiplerimiz her gün belirlenen güzergâhlarda denetimini yapacak. Ortalama günlük 100 personel, akşamları da bu rakam 160’a kadar çıkarak denetim yapılacak. Denetimlerdeki amacımız sadece ceza kesmek olmayıp, mükelleflerimizi bilgilendirmek, uyarmak, aynı zamanda da belge düzeninin yerleşmesini sağlamaktır” dedi.

Muğla Vergi Dairesi Başkanı Zafer Evci, geçmişte Muğla’ya diğer illerden denetim elemanı geldiğini, son iki yıl, denetimleri kendi ekipleri ile yaptıklarını belirterek, “Yaz dönemi için hazırlıklarımız tamamlandı. Artık diğer illerden takviye ekip almıyoruz. Geçen yıl kendi ekiplerimiz ile yaptığımız denetimlerde çok başarılı bir sezon geçirdik. Kendi personelimiz hem deneyimli, hem de bilinçli. Sabah ve akşam olmak üzere denetimler yaz sezonu boyunca devam edecek.

Vatandaşların tüm şikayetler için 444 0 189 ihbar hattını arayarak olumsuzlukları bildirebileceklerini belirten Evci, “Vergide adaletsizliğin önlenebilmesi ve kayıt dışının önüne geçilebilmesi için 24 saat hizmette olan 444 0 189 şikâyet hattımıza gelen her bilgi titizlikle incelenerek değerlendirilmektedir. Vatandaşlarımız gördükleri tüm olumsuzluklarda bizleri araması yeterli. Bu bir vatandaşlık görevidir” şeklinde konuştu.

Fethiye gibi ilçelerimizin yanında, Muğla il sınırları dahilindeki yol denetimlerimiz 1 Haziran tarihinden itibaren artarak devam edecek. Denetimlerimiz işyerlerinin açık olduğu saatlerde 7/24 olarak yapılmaktadır. Gündüz yapılan denetimlerin yanında geceleri de 40-50 ekip arasında denetimlerimizi yaz ayları boyunca sürdüreceğiz” dedi.

444 0 189 MALİYE HATTI


SAYFA 10

10

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

facebook.com/ortacaa

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

Boya ustalar Özalp'te buluştu İrtibat Tel: 0.507.663 0075

Semih Sayır Kimdir? İlçemizde Ne Yapılıyor? sonra ilçemize kalabalık turist kafilesi ile gelerek uçuş yapmış olup o gün Pamukkale TV'ye vermiş olduğu Dünya Kupası sözünü tutarak Çameli ilçemiz ile ilgili tarihi bir karar vermiştir. Zaman için bunun ne kadar önemli bir organizasyon olduğunu, ilçemiz için tarihi bir olay olduğunu herkes farkedecektir. Şu anda atmış olduğu bu adımlar (Yamaç Paraşütü Dünya Kupası (Paragliding World Cup PWCA) Başkanı Goran Dimiskovski 8 Haziran 2013 tarihinde Çameli ilçemize getirmesi, dünyaca ünlü efsane Gin pilotu Petra Slivova ilçemize getirmesi... ) yani uluslararası itibarını Çameli'mizin geleceği için kullanması ilçemizin yerli ve yabancı turizme açılması için anahtar niteliği taşımaktadır. Şu anda yapılan iş Çameli'nin tanıtımıdır. Tanıtım yapıldıkan sonra "kayak merkezi", "5 Yıldızlı otellerin yapılması", "ilçemizin turizm alanı ilan edilmesi" gündeme geleceğine yürekten inanıyoruz. Bunun için birlik beraberlik içinde çalışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Getirililerini hepimiz ve çocuklarımız gelecekte görecektir. Çameli'ye bir yazlık villa yapacak olması ilçemize ne kadar önem verdiğinin ayrı bir göstergesidir. Çameli için 1 çivi çakan'ın başımızın üstünde yeri vardır. Çameli için çalışan herkese ayrı ay rı teşekkürü borç biliriz. Çamelileri ve Çameli'yi seven herkesi Çameli menfeaatleri ortak paydasında ön yargısız birleşmeye davet ediyoruz. Yol ve Yamaç Paraşütü sporu uzun vadeli ilçemizin kalkınmasının 1.adımıdır. Katkı verenleri tek tek tanıtmayı planlıyoruz.

Pamukkale Boya'nın düzenlediği ve 2 yılda bir düzenlenen seminer, 07 Haziran Cuma günü Özalphan Otel'de yapıldı. Seminere konuşmacı olarak Abdurrahman Kıçlı, bölge sorumlusu Hümmet Şahin, genel müdür Bayram Kılınç, Ortaca Pamukkale Bayisi Ongunlar Ticaret’e bağlı boya ustaları katıldı. Seminer’de boya hakkında bilgiler verilirken, ardından bahçede kurulan açık büfe yemeği yendiktenden sonra, ürünlerin kalitesi hakkında soru-cevaplı konuşmalar yapıldı.

Dalaman Eska evleri

Teşekkürler... Dönemin Başbakanı Turgut Özal ve Turizm Bakanı Mesut Yılmaz'ın zengin yabancıları Türkiye'de ev sahibi yapmak için tanıtım reklamlarında yer aldığı Dalaman Eska İncebel Sitesi, 1987 yılında 'Türkiye'nin en büyük tatil köyü' projesi olarak yapıldı. Dalaman'a 6 kilometre uzaklıktaki ESKA İncebel Sitesi, Orman Bakanlığı ta-

rafından açılan 'Tapu İptal' davası nedeniyle 20 yıldır çözüme kavuşturulamadı. Kullanılmayan lüks villalar her geçen gün çürümeye terk edilirken, bazı villalar da saman deposu olarak kullanılıyor. Birçok villa da sahiplerine ulaşılamaması nedeniyle kapı ve pencereleri bile takılmadan çürümeye terk edildi.

Nurten Gümüş

Yunus Çelik, Hamza Çelebi

Atatürk Köprüsü bahar şenliklerinde İstanbul Arabesgue Project konseri veren davul Barbaros Akbulut, gitar Korkut Peker, basgitar Serkan Öngel, vokal Özgül Yaman, geri vokal Sinem Bakar'a Batıhaber ailesi olarak teşekkür ederiz.

Ortaca Pazarcıları...

1991 yılında uçmaya başlayan Semih Sayır ilk yarışma deneyimini 1997 yılında Dünya Hava Oyunlarına Ulusal Takım adına katılarak gerçekleştirmiştir. 2000 yılında başladığı World Cup yarışmalarına 2002 yılında PWC Erzincan yarışması ile organizatör olarak görev almış ve o tarihten bu yana sayısız yarışmalar ve organizasyonlar düzenlemiştir. 1993 Senesinden 2008 yılına kadar Ölüdenizde tandem pilotluğu ve son döneminde Ölüdeniz Yamaç Paraşütü Derneğinde 2004 -2009 yılları arasında Dernek başkanlığı görevinde bulunmuştur.Yamaç Paraşütü Federasyonu kurulması için aktif rol oynayan Semih Sayır bu amaçla Kurulan Çalışma Komitesi başkanlığında bulunmuş ve Federasyonun kurulmasına müteakip kuruluş çalışmalarından ve düzenlemelerden ayrılmıştır. 2005 senesinde seçildiği PWCA Komitesi Teknik üyeliğin ve 2008 yılında devir aldığı PWCA Başkan Yardımcısı görevlerinden 2011 yılında ayrılmıştır. 2010 yılında Kulubumuz üyelerininde katılımı ile gerçekleştirilen en önemli Yamaç Paraşütü Şampiyonalarından PWCA (Yamaç Paraşütü Dünya Kupası)Superfinal yarışmasını organize etmiştir. Semih SAYIR halen Türkiye Hava Sporları Federasyonun 2012 yılı şampiyonu olarak Türkiye Şampiyonu ünvanını taşımaktadır. 2012 yılında Türkiye XC Uçuş rehberi ve Trans Kafkasya Dökümanter filim projelerini gerçekleştirmek amacı ile çalışmalarına başlamıştır. 2012 Yılında Çameli Yaylacık Pistimiz yapıldıktan 1 gün

Kolay gelsin Atatürk mahallesinde ikamet eden Kasım Özdemir’i evinin tadilatındayken görüntüledik. Kapı ve pencerelerinin eskidiğini, Ortaca iklim şartlarına uygun tadilat yaptırdığını ve sıcaklarında bastırmasıyla hiç kolay olmadığını dile getiren Kasım Özdemir ve işçilerine kolay gelsin temennilerinde bulunduk.

Ümit Şaşan

Hayır Lokması

Makbule Durdu

Cuma Üzgün

Ortaca’nın ilk benzin istasyonu ve benzin kuyruğu - 1974 (Ekin Kültür Sanat/Nadir Şahin’in albümünden)

05 Haziran Çarşamba günü Dalyan Parkında hayır lokması dağıtıldı. Paradise Hotel’in sahiplerinden Ali Teyfik Ulus’un annesi, Durkadın Ulus (73) 27 Nisan günü vefat etmişti. Durkadun Ulus'un 40 mevlütü hayrına Dalyan parkında ailesi ve yakınları tarafında organize ettikleri hayır lokmasına Dalyan halkı ve turistler yakından ilgi gösterdiler.

insan farkına varamaz.. Pençelerini zevkin etine saplamış.. Uçuruma giderken.. Hala özgürlük şarkıları söyler.. Hırsın arttığı an..felaketin yaklaştığı andır..


SAYFA 11

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

facebook.com/ortacaa

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

11

Ortacalı şehidimiz; Şehit Er Gürsel Çelik İrtibat Tel: 0.507.663 0075

___Bizimkiler_________________

19 Nisan 1972’de Doğanlar köyünde doğdu. İlkokulu Ekşiliyurt İlköğretim Okulu’nda bitirdi. KarsKağızman Ulaştırma Taburunda ulaştırma eri olarak görev aldı. Bağlı bulunduğu birlik 27 Temmuz 1993 tarihinde teröristlere karşı bir operasyon düzenledi. Askeri konvoy teröristlerce pusuya düşürüldü. Er Gürsel Çelik bu çatışma sonunda şehit düştü.

Şehit Er Gürsel Çelik İlkokulu Okul 1958 yılında köy kahvehanesinde Ekşiliyurt İlkokulu olarak eğitim öğretime başlamıştır. (Eskiköy yolu üzerindeki caminin karşındaki yerde) Köy halkından ve okulun mezunu Gürsel Çelik vatani görevini yaparken şehit olmuş, okulun adı 2000 yılında Şehit Er Gürsel Çelik İlköğretim Okulu olarak değiştirilmiştir. 1960-1961 eğitim öğretim yılında şuanda okulun bulunduğu yere 1(bir) dershane yapılmış daha sonra iki dershane daha yapılarak, 19781979 eğitim öğretim yılına gelinmiştir. Köyün dışarıdan çok göç alması nedeniyle tek sınıf yetmemiş, 1978-1979 eğitim

öğretim yılında iki derslik ve 2 odalı bir lojman yapılmış, köyün okulu beş derslikli olmuştur. 19901991 eğitim öğretim yılında fiziki durumun yetersizliği nedeniyle lojmanda tadilat yapılarak sınıfa dönüştürülmüş, sınıf sayısı 7’ye çıkartılmıştır. 1993-1994 eğitim öğretim yılında 2 derslik daha yapılmış ve derslik sayısı 9’a çıkmıştır. 1999-2000 eğitim öğretim yılında yeni binanın alt katı yapılarak derslik sayısı 13’e çıkartılmıştır. 2000-2001 eğitim öğretim yılında 4 derslik daha yapılarak derslik sayısı tadilatlarla 17’çıkartılmuştır. Ancak sınıflar MLO’ya uygun olmadığından 2006 yılında 10 derslikli ve altı çok amaçlı salon gibi kullanılacak bina talebinde bulunulmuştur. Şu anda okul bahçesinde 8 derslikli bina yapımı devam etmektedir. Okulun ilköğretmeni kayıtlarda Ramazan Avcı olarak yer almaktadır.1961 yılında 2 kız, 2 erkek olmak üzere 4 öğrenci mezun olmuştur. 1962 yılında 3 kız, 3erkek olmak üzere 6 öğrenci mezun olmuştur.1963 yılında okuldaki

müdür Ahmet Polat’tır. 4 öğrenci mezun olmuştur. 1964 yılında 7 öğrenci mezun olmuş Ahmet Budak’tır. 1965 yılında 9 öğrenci mezun olmuş müdür Ahmet Budak’tır 1966 yılında 14 öğrenci mezun olmuştur. 1967‘de 12 öğrenci mezun olmuştur. 1968 yılında 8 öğrenci mezun olmuş okul müdürü de Nazif Tavaslı olmuştur.1969 yılında 14 öğrenci mezun olmuştur. 1970 yılında 11 öğrenci mezun olmuştur. 1971 yılında 9 öğrenci mezun olmuştur, okul müdürü Zühtü Peker’dir. 1987 yılına kadar idarecilik yapan Zühtü Peker bu görevi 1987 yılına kadar sürdürmüştür. 1987- 1991 yıllarında okulumuz müdürü Saffet Avcı’dır. 1992 yılında Yusuf Ceylan bu görevi 1 yıl yapmış, daha sonra Abdullah Güngaç bu görevi 1 yıl vekaleten sürdür-

dükten sonra, 1994 yılında bu göreve başlayan Ramazan Kurt tayin istediği 2005 Eylül ayına kadar devam ettirmiştir. 2005 yılı Eylül ayından itibaren 2010 yılına kadar vekaleten görev yapan Hamdi Kartal, 2010 yılında asaleten bu göreve atanmıştır. Okulun açılışından bu güne kadar okulun resmi kayıtlarında 71 kadrolu öğretmen görev yapmış, bunlardan idareciler dahil 22 öğretmen şu anda görev yapmaktadır. Okul 8 yıllık eğitim çerçevesinde hizmet vermeye başlamasıyla birlikte okulun yardımcı hizmetler kadrosu açılmış, bu kadroda Rıza Kıroğlan, Ramazan Aytekin, Bora Dağgelen, Alim Yıldızhan görev yapmışlardır. Şu anda Ramazan Aytekin bu görevi sürdürmektedir.

Hıdır Yılmaz

Bülent Eyüpoğlu

Asım Aydın

Enver Karaçelik

Ferhat Sazak

Ali Cihan

___Ortaca Sanayii Esnafı_______

Hüseyin Yılmaz Yılmaz Rot Balans

İbrahim Erken Erken Oto Boya

Necip Usta

Hakan Kocaadam-Adem Öztürk Arzum Demir

Atatürk Ortaokulu Şiir Dinletisi 05 Haziran Çarşamba günü saat 20:30‘da Ortaca Cumhuriyet Mahallesindeki Atatürk Ortaokulu bahçesinde düzenlenen şiir dinletisi, veli ve öğrencilerin katılımıyla 6., 7.ve 8.sınıfların katılımıyla gercekleşti. Gece’de şairlerin birbirinden güzel şiirlerini okulun öğrencileri seslendirdi, en güzel şiir okuyan öğrencilerden Ezgi Yorulmaz ve İpek Yanık büyük alkış aldı. Şiir dinletisine katılan öğrenciler ise Ezgi Yıldırım, Melisa Yurtsever, İlhan Yılmaz, Beyza Aydın, Anıl Yılmaz, Ece Kaplan, Mehmet Yasak, Sedef Yılmaz, Melisa Kahramanoğlu, Osman Kalelihan, Gaye Çelik, Cemile Efeoğlu, İpek Yanık, Nazan Demirtaş ve Sema Ergöz.

Yardımseven Kadınlardan anlamlı kermes

haber/foto:

Ethem ERSEN Dalaman Yardım Seven Kadınlar Derneği tarafından kermes düzenlendi. Atatürk Caddesinde gerçekleştirilen geleneksel kermeste üyeler ve vatandaşlar tarafından yapılan el işleri satışı gerçekleştirilerek,

buradan elde edilen gelir ile birçok öğrencinin eğitim masraflarının karşılanacağı belirtildi. Dernek Başkanı İnci Binlik, yıllardır bu tür etkinlikler ile yüzlerce öğrenciye eğtim desteği sağladıklarını, yardımlarda bulunanlara teşekkür ettiklerini belirtti.

Ortaca Metem’de Pilav Günü ve Mezuniyet Töreni İHA-Ortaca Ahmet Ateş Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi Lisesi’nin (METEM) mezunları için geleneksel pilav günü ve mezuniyet töreni düzenlendi. Tören; saygı duruşu ve İstiklal

Marşı’nın okunmasının bitiminden sonra başlayan program ise, okul biricisinin konuşması, yaş kütüğüne okul birincisinin isminin çakılması, öğrenciler arasında Bayrak ve Flama’nın devir teslimi, yapıldı.

2012-2013 eğitim öğretim Yılı’nın sona ermesiyle METEM’de düzenlenen Pilav Günü ve Mezuniyet Töreni’ndeki programda bir araya protokol Üyelerine de Öğrenciler tarafından hazırlanan defi-

le gösterisi, mezun olan öğrencilere protokol tarafından belgelerin verilmesi, kep töreni; öğrenciler tarafından hazırlanan resim sergisi ve tanıtım stantlarının gezilmesi, müzikli eğlence ve ikramlarla devam edil-

di. Okul Bahçesi’nde düzenlenen Geleneksel Pilav ve Mezuniyet törenine Ortaca Belediye Başkan Vekili Cemil Durak, İlçe Emniyet Müdürü Selami Bıçakçı, İlçe Milli

Eğitim Şube Müdürü İ.Halil Şahin, Okul Müdürleri, Sivil Toplum Kuruluşları’nın temsilcileri, öğrenci velileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaşın katılımı ile gerçekleşti.


SAYFA 12

12

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

...

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

Hayatın içinden Her Yer Taksim

T

aksimde yaşanan olaylar; tüm Türkiye'nin gündeminde, yaşanan olay aslında çok masumca başladı. Maalesef ama istenmeyen olaylar yaşanıyor. Bu olaylar turizmi çok etkiledi.

Göcek'te Taksim direnişi Göcekte turizm durma noktasına geldi. Yaşanan olaylar sonrası yabancılar Türkiyeye gelmeye korkar duruma geldi. Türkiyede birçok turizm bölgesinde rezervasyonlar iptal edildi. Yapılan eylemlere karşı değilim ama provakatörlerin olayları istenilmeyen noktalara getirmesine karşıyım. Bu olayların suçlusu kimse çiksin ortaya artık, bu olaylara bir dur diyelim. Daha çok insan ölmeden, yaralanmadan bu olaylar bitsin. Günlerdir insanlar meydanlarda, ellerinde tencereler tavalar eylem yapıyor. Bu eylemlerin sonu gelsin artık... *** *** ***

Yasaklar ciğnenmek içindir

Geçen sayının cevabı

Hayatımızda o kadar yasak olan şey varki ama biz nedense hep o yasak olan şeyleri inatla yapıyoruz. Yasaklar uyulmak içindir ama insanlar uymamak için elinden geleni yapıyor. Yasaklara sadece 3 gün ya da daha kısa uyabiliyoruz. Örneğin Göcek. Geçtiğimiz günlerde Göcek’te Çarşı içine motorla girmek yasaklandı. İlk gün zabıtalar her tarafta yasağı uyguladı ve insanlar yasağa uydu ama bu 2 yada 3 gün sürdü. Neden mii? Zabıtalar işi gevşek bıraktı, açıkcası fazla önemsemedi ve insanlar yasağı çiğnedi. Aslında yasaklanınca o kadar güzel oldu ki, insanlar yolda çocukları ile yürürken motor korkusu yaşamayacaktı, eğer yasağa uyulsaydı. Tabii artık bişsey demiyorum, çevremedekilere sorduğumda ise ‘klasik Türkiye, yasaklar ne içindir, çiğnenmek içindir’ cevabından sonra çokta söylenecek bir söz olduğunu düşünmüyorum. Bizler ne zaman ki kuralların hayataımızı kolaylaştırmak ve güvenli olduğu için konulduğunu öğrenirsek işte o zaman daha iyi bir Türkiyede yaşayacağız. Bu haftalık benden bu kadar, haftaya daha güzel konularla görüşmek ümidiyle, SEVGİYLE KALIN.... Wostos, T.0.554 209 5615

Balıkçıda çalışacak bayan eleman aranıyor. Müracaat Mert Balıkçılık-Ortaca Varyant Mühendislikte çalıştırılmak üzere sıhhi tesisat iş yerine kalorifer ve havuz bölümünde tesisat ustası alınacaktır. Müracaatların şahsen yapması rica olunur. T.282 0272 / 0507 937 3896 Ortaca İlayda Kuaförde çalışmak üzere bayan elemanlara ihtiyaç vardır. Müracaatların şahsen yapılması rica olunur. İletişim: 282 7085 Ağda bölümünü işletecek ağdacı aranıyor. Müracaat: Kuaför Ayla T.0.534.699 5544 Şımarık Collection'da çalıştırılmak üzere, deneyimli bayan eleman alınacaktır... İlgilenen arkadaşlar bu numaralardan ulaşabilirler... T.(252) 282 4454 - (0543) 478 0015

alınacaktır. 1- Kepçe oparatörü 2- Depo çalışacak, en az B sınıfı ehliyetli erkek eleman 3- Dükkan için de çay ve yemek yapacak bayan elaman Müracatlar şahsen yapılacaktır. Güncel Ltd.Şti. Ortaca Meslek Yüksek Okulu Karşısı T. 282 9191 Vasıfsız eleman aranıyor. Müracaat: İnci Mermer Güngör İnci T.0.536 252 0897 Marketimizde çalıştırılmak üzere bayan raf elemanları alınacaktır. Müracaatların şahsen yapılması rica olunur Çiçek Market T.282 6574 0.535.823 6046 Personeller alınacaktır. Bodrum-Milas-DatçaAkyaka-Kuşadası-FethiyeAntalya Bölgelerinin 5 Yıldızlı Otellerimiz Bünyesinde Çalıştırılmak üzere Silahlı –silahsız Güvenlik personellerine ihtiyac vardır.ayrıca Otellerimizin Tüm departmanlarına Vasıflı vasıfsız eleman alımı Mutfak bölümünün tüm branşlarına elemanlar alınacaktır.Çalışma saatleri 8 saat+Maaş+ssk+3 ögün yemek+sosyal olanaklar+lojman vardır. T.0.507 527 4400 Prejtij Zorlu Personel hizmetleri Emin ZORLU

TRAKTÖR 4x4 traktör seracıya, otelciye, peyzajcıya, 570 km.de, hidrolik direksöyün, 4’lü pulluk çeker, garajdan. Dizel, plakalı, valpadana, New-İtalia malı sahibiden mükemmel ekonima. New aparatlarıyla. T.0.542.233 4909 MOTOSİKLET 1978 model, çok temiz, plakalı, 125 cc.orjinal japon Honda motosiklet satılıktır. T.0.537.354 0303 Sahibinden satılık motor. Honda Spacy, T. 0.505 567 1996

src2-src4 piskotekniksilahlı özel güvenlik kartı ve blgisayar işletmenlik kartım mevcut olup. Güvenlik yada soför olarak iş arıyorum. Sezgin ÖZDEMİR T.0507 663 0075 Her türlü boya işleri titizlikle yapılır. T. 0.538.348 7045 0.531.387 4467

Kat mülkiyetli., bahçeli, dinomolu, balkonu ile birliket (115+35) 150 m2, (3+1) daire satılıktır. T. 0.537.354 0303

Citroen C4 Grand Picasso (7 Kişilik), Siyah, 2011 Model, 1.6 motor, 23.000 km. HASARSIZ, Full Otomatik 50.000 TL Havalimanı Müdüründen Satılık İrtibat: T.0543 329 87 37

Lipetgaz & Mavidağ su’da çalışmak üzere A2-B ehliyetli eleman alınacaktır. Tel: 282 5015 Şirketimiz bünyesinde aşağıda belirtilen özelliklerde eleman

Yamaha x cty 250 otomatik emsalsiz, 5000de, garajdan ve emekliden elektronik ateşlemeli, su soğutmalı. Bir motosikletten beklenen her şey üzerinde vardır. T.0.542.567 3877

Sahibinden satılık, 1973 model, 1200 motor

630 m2 içinde oturulabilecek ev bulunan Toparlar Merkez'de arsa. 7 dönüm, 320 m2 Yeşilköy'de, Narenciye ve Zeytin ağaçları 10290 m2, Zeytin ve narenciye dolu Yeşilköy'de tarla İrtibat: Türkü Gıda 692 3506 0.532.798 6373 Dalyan’a 6 km.uzaklıkta, havuz villa bahçe 4266 m2, her çeşit yöresel meyveler, limon, botanik düzenli, bahçe eksiksiz, mini çiftçilikle yer altı suyu çevrili. Tapulu, sorunsuz. T.0.542.233 4909 Ortaca’da çift duvarlı bitmiş oturulan, ruhsat, tapu devirde problem olmayan, 4 odalı, yola cepheli,

mevkii konumda klimalı, çift cam tüm sektörlere uygun işyeri, sahibinden. T.0.555.764 5933 Satılık komple fiber kaplı ahşap tekne 850 boy, 240 en, krom yan korkuluklar ve gölgelikler marin kaliteli ön ve arka tente. Krom merdiven ve dinlence, tek kamara, WC duş, hidrofor, elektrikli ırgat, 2 adet büyük akü, 250 watt elektrik üreten güneş paneli ve aksesuarları, 220 volt

buzdolabı, 120 litrelik. Krom mazot, pis ve temiz su tankları, elektrikli ırgat büyük 1000 watt. 32 beygir, süper star motor, 2 silindirli marşlı. Her şeyi hazır, bin gez, hiç masraf etme. Ev rahatlığında tekne. Bütün emniyet aksesuarları tamam. Fiatı düşürdüm. Acil ihtiyaçtan satılık. Sadece 17bin lira. T.0554 500 0323

Siyasi Haber Gazetesi Tel.

2828 008

www.batihaber.org www.facebook.com/BATIHABER e-mail: batihaber@hotmail.com 12 Haziran 2013 | Yıl: 1 | Sayı: 13 İmtiyaz Sahibi : Ayşe SÖNMEZ Genel Yayın Yönetmeni : Mete SÖNMEZ Yazı İşleri Müdürü : Fatma GÜNEŞER İdare Yeri : .. .. ..

DENEYİMLİ MOBİLYA MONTAJ ELEMANLARI ARANIYOR! 1. Modüler Mobilya işinden anlayan, teknik bilgiye sahip, 2. Mobilya konusunda tecrübeli, ikna kabileyeti yüksek, diksiyonu düzgün, insan ilişkileri güçlü, görünüşüne özen gösteren, 3. Duvardan Duvara halı döşemesini bilen, 4. Orta seviyede İngilizce bilen, 5. Türkçe yazım kurallarına ve dil bilgisine hakim, 6. Telefonda iletişim ve temsil becerisi yüksek, 7. Ehliyetli, Askerliğini yapmış, 8. Öğrenmeye açık, 9.Tercihen Ortaca’da ikamet eden, Başvurular şahsen yapılacaktır… NOT: DOLGUN MAAŞ+SİGORTA+YEMEK YİNE…YENİ…YENİDEN…BÜYÜK…DAHA BÜYÜK…ÇOK BÜYÜK BÖLGENİN EN BÜYÜK MAĞAZASI ÖZER CENTER ALIŞ VERİŞ MERKEZİ AÇILIŞA ÖZEL*2 AY ÖDEMESİZ*HİÇ PEŞİNATSIZ*KREDİ KARTSIZ*KEFİLSİZSENETSİZ*38 AYA VARAN TAKSİT FIRSATLARI SÜPER İNDİRİMLERİ VE DUYULMAMIŞ TAKSİT AVANTAJLARIYLA ORTACA OTOGAR ARKASI GİYİM PAZAR YERİNDE SİZLERİDE BEKLİYOR. • TAM 8 KATLI • TAM 5.000 m2 • BÖLGENİN EN BÜYÜK HALI MOBİLYA BEYAZ EŞYA ALIŞ VERİŞ MERKEZİ ÖZER CENTER ORTACA OTOGAR ARKASI GİYİM PAZAR YERİNDE AÇILDI.

ÖZER CENTER ALIŞ VERİŞ MERKEZİ ORTACA OTOGAR ARKASI GİYİM PAZARYERİ / ORTACA Tel-Fax: (0252) 282 8072 - 282 5196 - 280 9086 Gsm:0532 265 65 14 - 0506 776 65 79 - 0505 937 73 45

Baskı : .. .. ..

Terzialiler Mah. Kahramanlar Sk. No.31 (Merkez Camii Arkası) ORTACA/MUĞLA Star Medya Yayıncılık A.Ş. Gaziemir Tren İst. Karş. Eski Betontaş Tesisleri içi Gaziemir-İZMİR

Tel : (0232) 251 76 32 Yayın Türü : Yerel süreli Baskı Tarihi : 11 Haziran 2013 -

Gazetemiz Basın Ahlak Yasasına Uyar. Gazetemize gönderilen yazı ve fotoğraflar yayınlansın veya yayınlanmasın iade edilemez.

-

Yazıların sorumluluğu yazarına aittir.

-

Gazetemizin ilk yayın tarihi 20.03.2013

-

Özel ilanlarda (Kongre, Tüzük, Zayi, Teşekkür vs) Muğla İl gazeteleri fiyat tarifesi uygulanır.

İLAN REKLAM ABONE TARİFESİ

HABER İHBAR HATTI

2828 008 0.554.837 9474 ABONELİK Gazetemizin abonelik ücretleri; 3 aylık; 10 TL. / 6 Aylık 20 TL. / 12 aylık 40 TL. Ücreti peşin alınır. Aboneler, abonelik sürecinde gazetede olabilecek fiyat artışından etkilenmez.

Ortaca Rekor Isı Güneş enerji şirketinde çalıştırılmak üzere

bayan eleman alınacaktır. Gsm: 0544 249 00 09


SAYFA 13

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

eğitim

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksekokulu Park ve Bahçe Bitkileri Bölümü bünyesinde Peyzaj ve Süs Bitkileri ile Süs Bitkileri Yetiştiriciliği programları çerçevesinde projelendirilen arıtma çamurunun tarımsal alanda kullanımı başarılı sonuç verdi. Bu kapsamda yapılan çalışmalarda gerekli analizler yapıldıktan sonra Gül, Limonium, Starliçe, Şebboy ve Tagates türü kesme çiçek yetiştiriciliğinde atık su arıtma tesisinden alınan arıtma çamurları kullanıldı. Arıtma çamurlarının dış mekan süs

bitkileri olan ağaçlar, ağaççıklar, çalılar, mevsimlik ve yer örtücü bitki türleri, süs bitkileri yetiştiriciliği ile peyzaj proje ve bakım işinde de kullanılabileceği bildirildi.

Popüler sektör “Süs Bitkileri” MSK Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksekokulu Park ve Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Dr. Hülya Akat yaptığı açıklamada “süs bitkileri sektörü çok yeni, popüler olmuş konulardan bir tanesi. Bahçe bitkileri tarımı içerisinde çok düşük bir paya sahip olsa da yüksek katma değeri olması yüksek istih-

MSK Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç.Dr.Önder Yıldırım

dam sağlayan bir sektör olması bunu popüler hale getirmiş olduğunu ifade etmekte. Süs bitkileri sektörü açısından değerlendirmelere baktığımızda ise Türkiye’de yaklaşık olarak 2012 verileri itibariyle 10 bin hektarlık bir alanda süs bitkileri yetiştiriciliği yapılmakta ve 76 milyon dolarlık bir ihracat kapasitesine sahip, 55 farklı ülkeye de ihracat yapılmaktadır. İhracatın en önemli kısmını kapsayan bölümde kesme çiçek yetiştiriciliğidir. Bizde okulumuzda süs bitkileri yetiştiriciliği anlamında kesme çiçek türünde Gül, Limonium, Şebboy, Starliçe gibi değişik türleri yetiştirmekteyiz” dedi.

Tarımda “atık çamur” uygulaması Akat atık çamurun tarımsal alanda kullanımı konusunda proje çalışmaların olduğunu ifade ederek şunları söyledi. “Bu kapsamda da bölümümüz tarafından yürütülen iki önemli projemiz var. Bir tanesi bitme aşamasında olan tuz stresi koşullarında Limonium yetiştiriciliği diğeri ise kesme gül yetiştiriciliğinde atık çamur uygulamalarının bitki gelişimi, verim ve kalite üzerinde etkileri neler olduğunu saptamak amaçlanmıştır. Biliyorsunuz Muğla ilinde 2012 yılı itibariyle 18 adet, en büyüğü merkezde olmak üzere 18 adet atık su arıtma tesisi bulunmakta ve bu atık su arıtma tesisleri tam kapasiteyle çalıştıklarında yoğun miktarlarda

arıtma çamurunu meydana getirmektedir. Bizim bu bölgemizde çok fazla sanayileşme olmadığı için evsel nitelikli arıtma çamurları elde edilmekte. Bunlarında yoğun miktarlarda ortaya çıkması çevre kirliliğine sebep olmakta. Muğla ilinde bu çevre kirliliğinin yok edilmesi yada minimize edilmesi, asgariye indirilmesi önemli konuların başında gelmekte. Çünkü çevre koruma bilinci her geçen gün popülerlik kazanan konular arasında yer almakta. Bizde denememizde bu konuya önem vererek yine atık su arıtma çamurlarının toksik element kapsamı, patojenik mikro organizmalar ve organik bileşiklerinin giderilerek atık su arıtma tesisinden temin edildikten sonra sahada tarımsal amaçlı kullanımlarını denemiş bulunuyoruz. Atık su arıtma tesisinden elde etmiş olduğumuz atık su arıtma çamuru öncelikle oradaki işlemlere tabi tutulduktan sonra geldiğinde numuneler alınarak Ege Üniversitesine örneğimizi gönderdik ve atık su arıtma çamurunun bazı fiziksel biyolojik ve toksik element kapsamı belirlendi. Evsel ve kentsel atık sularının arıtma çamurlarının toprakta kullanımına dair Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yayınlanmış olan bir yönetmelik var. Bu yönetmelikte sınır değerlerin çok altında olduğunu tespit ettik”

Atık çamurun önce analizi yapılması

gerekir Atık çamurun direk tüketilen gıda yerine süs bitkilerinde kullanımının daha doğru olacağını dile getiren Dr. Hülya Akat “ancak her üretici bu atık su arıtma çamurlarını kullanımını kendi bildiğini, üretici bazında pratik hemen arıtma tesisinden alarak kullanımı söz konusu olmamakta. Önce bu atık su arıtma çamurlarının kesinlikle analizlerinin yapılması gerekmekte ve uygun toksik element kapsamının sınır değerlerinin altındaysa tarımsal amaçlı kullanımı uygun hale gelmektedir. Yine atık su arıtma çamurlarının birçok bertaraf edilme yöntemi var ama en pratik en kolay en ucuz ve en ekonomik olan sürdürülebilirliği ve geri dönüştürme modeli en yüksek olan tarımsal amaçlı kullanımlarıdır. Tarımsal amaçlı kullanımda da biliyorsunuz birçok tarım şekli ve kolu vardır. Biz bu konularda insan tarafından direk tü-

ketilen gıda maddelerinin üretiminde kullanılmaları yerine, ağır metal içeriği ve patojenik mikro organizmalar insan sağlığını tehdit eder boyuta gelir ve salgın hastalıkları da tarımsal alana yayabileceği için bunu tercih etmeyip süs bitkileri yetiştiriciliğinde kullanımına yöneldik, çünkü bu ürünler insan tarafından direk tüketilen bir materyal değil. Bu anlamda da çalışmamızın artı bir katkısı olacaktır. Sadece bu türde değil birçok türde de denedik. Olabilirliği yüksek, bitki gelişimi ve verimini olumlu yönde etkileyen bir çalışma olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlamda baktığınızda atık su arıtma çamurlarının tarımsal amaçlı kullanımlarında süs bitkilerinde tercih edilmeleri psikolojik kullanılabilirliği ve hoşgörüsü daha yüksek bir alan olarak karşımıza çıkmakta” diye konuştu. Dr. Hülya Akat, proje kapsamında Yrd. Doç. Dr.

13

Hakan Altunlu, Dr. Özlem Akat ve Uzm. Gülbin Çetinkale Demirkan ve Prof. Dr. İbrahim Yokaş’ın görev aldığını söyledi.

Sektöre ara eleman MSK Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksekokulu’nda 5 bölüm ve 10 program bulunduğunu kaydeden Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Önder Yıldırım, 27 öğretim elemanı ve 18 idari personel ile hizmet verdiğini Peyzaj ve Süs Bitkileri ile Süs Bitkileri Yetiştiriciliği bölümünde ise öğrenci sayısının 76 olduğunu söyledi. Yıldırım “bu bölümümüzde peyzaj alanlarının oluşturulması, bakımı, onarımı ve bu alanlarda yetişecek süs bitkilerinin yetiştirilmesi, kurulması ve pazarlanması konularında çalışan ara eleman yetiştirilmektedir” bu ve diğer bölümlerimiz olmak üzere tüm öğrencilerimizi MSK Üniversitesi Ortaca Meslek Yüksekokulu’na bekliyoruz” dedi.

4 Bin 500 Öğrenci Mezun Oldu

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 2012-2013 eğitim ve öğretim dönemi mezuniyet töreni Üniversite Atatürk Kültür Merkezi salonunda yapıldı. Törene, Muğla Valisi Mustafa Hakan Güvençer, CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Belediye Başkanı Osman Gürün, İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Fevzi Kurşun, Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Akbaş, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Işıloğlu ve Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, Vali Yardımcısı Mestan Yayman, Dekanlar, Yüksekokul Müdürleri, daire amirleri, veliler ve öğrenciler katıldı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, “Bir eğitim-öğretim yılını daha tamamlamış bulunuyoruz. Dört yıl önce birer fidan olarak aldığımız sevgili öğrencilerimizi, yorucu ve uzun bir eğitim-öğretim süreci sonunda mezuniyet durumuna getirdik. Onlar, bugün pırıl-pırıl geleceğe güvenle bakan gözleri ve

gülümseyen mutlu yüzleriyle başarılarının karşılığı diplomalarını almak ve yeni bir hayata merhaba demek üzere bekliyorlar. 2012-2013 eğitim ve öğretim yılı bahar yarıyılı sonunda ülkemize yaklaşık 5 000 yetişmiş yeni genç kazandırmaktan sevinçli, gururlu ve mutluyuz. Üniversiteler artık sadece kendi iç dünyalarına kapanarak etkin bir eğitim öğretim, araştırma ve geliştirme ortamı oluşturamazlar. Üniversitelerin görüş alanı, ufuk çizgisinin de ötelerini kapsayacak genişlikte olmalıdır. Böyle bir görüş alanına sahip olmak; dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden, bilgiye ulaşan, onu geliştirerek, çoğaltarak paylaşan ve uluslararası düzeyde yetkin bireyler yetiştirmek için gerekli olan adımları atmak üzere, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, uluslararası nitelikte mezun verme, rekabete açık bir üniversite olma, öğrenci ve öğretim elemanı değişimini artırma, uzaktan eğitimi yaygınlaştırma ve hayat boyu sürekli eğitimi hayata geçirme konusunda gerekli reformları yaparak ulusal ve uluslararası yarışta daha ön sıralara yükselmeyi kararlı-

lıkla sürdürmektedir” dedi. Mezun olan öğrencilere de seslenen Rektör Harmandar, “Dört yıl önce aramıza katıldınız, Muğla Sıtkı Koçman Üniversiteli oldunuz. Bu bilim merkezinde okumak, bu sevgi ocağında bulunmak ve nihayet buradan mezun olmak bir ayrıcalıktır. Unutmayınız ki, ülkemizin en güzel şehirlerinden biri olan Muğla’da üniversite eğitimi almak yine başka bir ayrıcalıktır. Artık, bundan sonra roller değişti, görev ve sorumluluklar yer değiştirdi. Yeni bir hayat başlıyor. Bu sebeple, bundan sonraki yaşantınızda, Üniversite hayatında kazandığınız bilgi, görgü, beceri ve yetkinliklerinizle gerek ulusal, gerekse uluslararası zeminlerde Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesini temsil ederek, birer örnek şahsiyet olacaksınız. Sizler, her biriniz Fakülteniz ya da Yüksekokulunuzun birincisi, ikincisi veya üçüncüsüsünüz, yani sizler bugün lidersiniz. Geleceğin lideri olarak bugünkü heyecanınızı, azminizi ve inancınızı kaybetmeyiniz” dedi.

Okul Bitmeden İş Sahibi Oldular Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde bölüm bölüm gerçekleştirilen mezuniyet törenleri devam ediyor. Üniversiteye bağlı Ula Ali Koçman Meslek Yüksek Okulunda düzenlenen mezuniyet töreninde en şanslı öğrenciler Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencileri oldu. Daha okuldan mezun olmadan iş sahibi olan 25 Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Sabancı Holdinge bağlı AviviSA Sigortada işe alındılar. Ula ilçesinde düzenlenen mezuniyet törenine Ula Kaymakamı Erol Karaömeroğlu, Belediye Başkanı Nadi Şenkal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Ziya Erdil, Emniyet Amiri Yılmaz Lima, Garnizon Komutanı Jandarma Üsteğmen Rauf Özgenç, öğrenci velileri ve öğrenciler katıldı. 6 bölümden yaklaşık 220 öğrenci mezun olurken, Meslek Yüksek Okul Müdürü Doç. Dr. Mustafa Gülsu, mezun

olan öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada, mezun oldukları okulu tuttukları futbol takımından daha çok, daha kıymetli sahiplenmelerini istedi. 6 bölüm içinden en şanslı olan bölüm ise Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencileri oldu. Mezun olan 25 öğrenci, mezuniyet belgelerini almadan iş sahibi oldu. Öğrenciler, okul bitmeden önce Sabancı Holding kuruluşu olan AviviSA sigorta ile yapılan anlaşma sonrası, mezun olduktan sonra işe başlayacaklar. Öğrenciler, “Bizler çok şanslıyız. Daha okulumuzdan mezun olmadan iş sahibi olduk. Sigortacılık ve Bankacılık mesleği son yıllarda gözde meslekler arasında. İyi ki tercihimizi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ula Ali Koçman Meslek Yüksekokulu olarak yapmışız. Bizden sonra gelecek arkadaşlarımız da çok şanslı, çünkü onların da işi hazır” dediler.


SAYFA 14

14

eğitim/sağlık

12 Haziran 2013

www.batihaber.org

Hastalıkların Zihinsel ve Holistik Tedavisi epinize kucak dolusu sevgiyle merhaba, Bugünkü konumuz, “ Neden hastalanıyoruz ve hastalıklarımızın bizim hiçbir zaman fark edemediğimiz asıl amacı nedir?… Evet sevgili okuyucular…Yaşadığımız her hastalığın bir amacı vardır… Bedenimiz ve ondaki sorunlar ( hastalıklar ), inandığımız ve düşündüğümüz şeylere aynalık ediyor…İçimizde taşıdığımız bütün olumsuz duygular ve inançlar ( korku, nefret, güvensizlik, kıskançlık, kontrol etme ihtiyacı, aşırı hırs…) zamanla bedenimizde hastalıklar oluşturmaya başlıyor. Hastalıklarımızın tek amacı bu olumsuz ve temizlenmesi gereken yönlerimizi bize göstermektir… Sadece farkında olalım.. Yaşam bize ne söylüyor? Bunu fark edelim… Dinleyelim.. Hayatımızdaki sorunları görebilmemiz ve çözebilmemiz için önce yaşam bize sinyaller vermeye başlar.. Biz anlayalım ve düzeltelim diye daha sonra sıkıştırmaya başlar.. Hayat sadece bizden dengede olmamızı ve kendi yaşamımıza sahip çıkmamızı, mutlu olmamızı, sağlıklı yaşamamız ve bu yaşamdan keyif almamızı ister...Bunlara ulaşabilmek için ise, taşıdığımız ve farkında da olmadığımız olumsuz duygu ve düşüncelerimizden kurtulmamız gerekir… Yaşam, bedenimiz aracılığı ile hayatımızdaki sorunları bize göstermeye çalışır.. Ancak hastalanınca dururuz...Ve bana ne oluyor böyle deriz..Hastalanınca birçok şeyin farkına varmaya başlarız… Neden hasta olunca farkına varıyoruz?... Çünkü yaşamla ilişkimiz bir şekilde kesiliyor.. İşimize gidemiyoruz veya ağrılar içinde dolaşıyoruz, hayattan keyif alamıyoruz.. ‘Evet yaa, bu işim beni çok strese sokuyordu, sonunda hasta etti beni’ deriz.. Yaşamın bize söylediklerini dinlemek için illa hasta olmayı mı beklemeliyiz... Kanser olduğumuz zaman mı en nefret ettiğimiz kişiyi affedeceğiz.. Öleceğimizi bilirsek mi yapmak istediğimiz şeyler için kendimize zaman ayıracağız, kızmayı, söylenmeyi bırakacağız.. Hastalıklarımız, bizim düşüncelerimizle yaşamımızda yaratmış olduğumuz sıkıntıların sonuçlarıdır… Öncelikle şunu da belirtmek isterim, yaşamımızda ki bu nedenleri görmemek için kendimize de bahaneler uydururuz..soğuk bir şeyler içtim bu yüzden boğazım ağrıyor.. Acılı yedim bu yüzden midem ağrıyor vs.. Daha önce neden soğuk içtiğinizde veya acı yediğinizde bu ağrılar yoktu.. Kendimize dürüst olalım ve yaşamın bize verdiği bu ipuçlarını kullanalım.. Sonuçta sadece biz kazançlı çıkarız… Hastalıklarımız ortaya çıktıktan sonra tıbbi ve zihinsel terapiyi bir arada sürdürme yeteneğimizi geliştirmeliyiz… Aşağıda hastalıkların zihinsel nedenleri ile ilgili birkaç örnek vermek istiyorum.. Hastalıkları kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek için bu hastalığa neden olan düşünce kalıbımızı iyileştirmemiz gerekir.. İyileşmenin ne kadar hızlı olduğunu, olumlu düşünce şeklinizin de hayatınızdaki diğer problemleri nasıl hallettiğini, ilaç tedavinize de nasıl destek olacağını göreceksiniz… Tıbbi tedavinizin eşliğinde aşağıdaki çalışmayı yapınız… • Sorunun zihinsel nedenine bak ve bunun senin için doğru olup olmadığını düşün. Değilse, sessizce otur ve kendine sor: “Bende bu hastalığı yaratan hangi düşünceler-olumsuz duygu-

H

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

Boyut İşitsel Algı&Dil Konuşma&Duyusal Bütünleme&Konsantrasyon Merkezi açıldı Boyut İşitsel Algı&Dil Konuşma&Duygusal Bütünleme&Konsantrasyon merkezi açıldı. 10 Haziran Pazartesi günü yapılan açılışa Ortaca Kaymakamı Hüseyin Yılmaz, Ortaca Belediye Başkanı Hasan Karaçelik, Dalaman Belediye Başkanı Sedat Yılmaz, Ortaca Milli Eğitim Müdürü Abdulkadir Şahin, Dalaman Milli Eğitim Müdürü Metin Engin’inde aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

lar- olabilir” • Şu sözleri tekrar et: “Bilincimde bu hastalığı yaratan düşünce kalıbını bırakmaya hazırım.” • İçinde taşıdığın olumsuz duygu ve düşünceyi iyileştirmeye çalış. • Böylece bedenindeki hastalığın da iyileşmeye başlamış olduğunu bil… Başınız ağrıyorsa; Kendinizi hangi konuda yargılıyorsunuz sorusunun cevabını bulun.. Kendini eleştirme, değersiz görme ile ilgilidir.. Migren türü ağrılar ise mükemmelliyetçi olan ve bu yüzden kendilerine çok baskı yapan kişiler tarafından yaratılır.. Migrende yoğun olarak bastırılmış kızgınlık vardır. Sinüs ağrıları; Burunun çok yakınında hissedilir. Hayatınızda size çok yakın olan birisinden duyduğunuz rahatsızlığı gösterir, o kişi tarafından ezildiğinizi hissediyor olabilirsiniz.. Boyun ağrıları, tutulma; Düşüncelerimizde esnek olma, sorunun öteki yüzünü görme, başka bir kişinin bakış açısını anlamayı temsil eder. İnatçılığı ve hep haklı çıkma isteğini bırakmak gerekir. Boğaz;” Kendimizi doğru bir şekilde ifade edemiyoruz, istediğim şeyi söyleyemiyorum” düşünce kalıbını içerir. Kendimizi ifade etme korkumuzu, hakkımızı aramaktan çekinme korkumuzu, “ben buyum” deme cesaretimizin olmayışını gösterir. Kızgınlık boğaz ağrılarının nedeni. Eğer soğuk algınlığı da varsa zihinsel karışıklık yaşıyoruzdur.. Larenjit konuşamayacak kadar öfkeli olduğumuzu gösterir. Yaratıcılığımız engellendiğinde boğazla ilgili sorunlar olur. Hayatlarını başkaları için yaşayan anne/ baba/çocuk/eş/sevgili/patron vs. kendi istediklerini hiç yapamayan bir çok insan BADEMCİK ve TİROİD sorunları yaşarlar.. Engellenmiş yaratıcılığın sonucudur. Ayrıca boğazdaki enerji merkezimiz bedende değişimin olduğu yerdir.. Değişime karşı koyduğumuzda, değişmeye çalıştığımızda genellikle boğazımızda sorun yaşarız.. Öksürdüğünüzde ya da biri öksürdüğünde dikkat edin.. Ne konuşuluyordu? Neye tepki gösteriyoruz? Direnç ve inatçılık mı yoksa değişim süreci içinde misiniz? Öksürdüğünüz an elinizle boğazınızı tutun “değişmeye hazırım” “değişiyorum” diyin… Sırt; Destek sistemimizi temsil eder. Sırt ile ilgili sorunlar genellikle yeterince destek görmediğimizin ifadesidir. Yalnızca bizi işimizin, ailemizin, eşimizin desteklediğini düşünürüz. Bu yanlış bir inanış şeklidir.. Gerçeği ise, evren ve hayat bizi destekler. Üst sırt ağrıları; Duygusal destekten yoksunluk.. Eşim, ailem vs beni anlamıyor ve desteklemiyor. Orta kısım; Suçluluk duygusuyla ilgili.. Geçmişimizde kalan bir şey. Sırtınızdan bıçaklandığınızı mı düşünüyorsunuz,arkanızda ne bıraktığınızı görmekten mi korkuyorsunuz ya da arkada bıraktığınız bir şeyimi gizliyorsunuz? Alt bölüm ise; Bitip tükendiğini hissetme,ekonomik sorunlarla bir çıkmaz içinde olma, ekonomik endişelerin ifadesidir.. Parasızlık ya da parasal korkular bu bölümle ilgilidir.. Sinir Bozukluğu; Sinirler İletişimi temsil eder.Ben merkezcilik (sadece kendini düşünme). İletişim kanallarını kapatma. Akciğerler; Hayatı içine alma kapasitesini temsil eder. Akciğer rahatsızlıkları, zatürre nedeni; depresyon, keder, hayatı içine almaktan korkma, kendinde hayatı dolu dolu yaşama hakkını görmeme.. Hayatı reddediş.

devamı haftaya

Ortaca Meslek Yüksekokulu’nda

mezuniyet gecesi Ortaca Meslek Yükse Okulu'nda 06 Haziran Perşembe günü saat 20:00’de Menzun Olan öğrenciler için bir gece düzenlendi. Gecede pilav üstü ayran dağıtımı yapılırken, Gençler halay ve halk oyunları oynadı. Sonra meslek okulundan Nihat ve Emre kendi tarzlarında gitar çalarak ortamı coşturdu. Gecenin ilerleyen saatlerinde hatıra fotoğrafı çektirmek isteyenler, Hayal Fotoğrafçılığın standı önünde anılarda kalmak üzere poz verdiler. Gecenin son saatlerinde öğrenciler dağılırken birkaç grup öğrenci kendi aralarında eğlendiler.

Sınavlar Sonrası Merhaba sevgili okurlar. Bilindiği gibi geçtiğimiz günler de liselere giriş sınavı yapıldı. Haziran ayında da üniversite sınavı yapılacak. Binlerce çocuk ve genç bu sınavlarda ter dökmekte ve geleceklerini belirleyecek olan bu sınavlara stersle girmektedir. Çocuklar, okulların açıldığı eylül ayından bu yana sınavlara çalışma temposu içindeydiler. Bu çocuklar sınavları kazanmak için de ellerinden geleni yapmaya çalıştılar.Çocuklar sadece sınavlara çalışmakla da kalmadılar. Okul, dershane, sınav kaygısı, dersler, ödevler, ailenin beklentileriyle de uğraştılar.Peki sınavlar bitince ne olacak? Çocuklar sınav sonrası kendilerini boşlukta hissedebilirler. Yani hafif bir depresyon yaşayabilirler.Çocuklar, sınava hazırlanma sürecinde sınavlara çalıştıkları için günleri dolu dolu idi. Okul dershane ve ya kurs. Onlar için bir hedef ve bir tarih vardı. Gençlerde bir iki hafta sürebilecek kendini boşlukta hissetmeye, sınavın kötü gitmesi ile birlikte bir de ailelerin beklentileri de eklenirse gençlerin işleri daha da zorlaşacaktır. Bu durumda sınavla birlikte çocukların psikolojilerini de kaybetmemek için dikkatli davranmak gerekir. Bu Çocuklara Nasıl Davranılmalı? 1. Bu durumun geçici olduğu çocuklara anlatılarak, sosyal hayata katılmaları teşvik edilmeli. 2. Sınavların amaç olmadığı, hedefe götüren sadece bir araç olduğu anlatılmalı. 3. Çocukların ani tepkilerine karşı anlayış gösterilmeli ve onlarla olumlu iletişim kurulmalı. 4. Çocuklara karşı daha sonra pişmanlık duyulacak söz ve davranışlardan kaçınılmalı. 5. Çocukların ruh sağlıklarının, sınavlarından daha önemli olduğu akıldan çıkarılmamalı. Sonuç ne olursa olsun, çocuklara karşı sevginizin azalmayacağını onlara hissettirmeniz gerekir. Dünyadaki en kıymetli varlıklarımızın çocuklarımız olduğunu unutmayalım unutturmayalım. Sevgiler...

Nöbetçi Eczaneler (12 Haziran- 18 Haziran) DALAMAN 12 13 14 15 16 17 18

Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran

Çarşam b a .Öz Dalam an Ec z. .....6921679 Perşem b e .Şahin Ec zanesi ........6925845 Cum a .......Şifa Ec zanesi ...........6922318 Cum artesi .Do ğa Ec zanesi.........6924200 Pazar .......Yeni Ec zanesi..........6925193 Pazartesi ..Orkid e Ec zanesi.......6926177 Salı ..........Dilay Ec zanesi .........6921212

.........Merkez Mh. Atatürk Cd . No :25 .........Merkez Mah. Atatürk Cd . 55/ B .........Merkez Mh.Hakkı Eg e Cd . No :10/ B .........Hakkı Eg e Cd . 2. So k. 1/ A .........Atatürk Cd . 52/ C .........Atatürk Cad . No :41/ A .........Atatürk Cd .No :17

12 13 14 15 16 17 18

Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran

Çarşam b a .Meralin Ec zanesi......2624707 Perşem b e .Sevinçel Ec zanesi ....2624251 Cum a .......Do ğa Ec zanesi.........2621949 Cum artesi .Yukarıo ğlu Ec zanesi .2624969 Pazar .......Köyc eğiz Ec zanesi....2624094 Pazartesi ..Cem re Ec zanesi ......2624755 Salı ..........Köyc eğiz Ec zanesi....2624094

.........Atap ark Karşısı No :16 .........Atatürk Bulvarı No :52 .........Gelişim Mh. Mustafa Özp irinççi Cd . .........Atatürk b ulvarı No :15/ B .........Gülp ınar Mh. Fevzi Paşa Cd . No :41 .........Gülp ınar Mh.Fevzi Paşa Cd .No :1 .........Gülp ınar Mh. Fevzi Paşa Cd . No :41

12 13 14 15 16 17 18

Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran

Çarşam b a .Çöllüo ğlu Ec zanesi ....2825150 Perşem b e .Derm an Ec zanesi.....2827893 Cum a .......Tand o ğan Ec zanesi..2820182 Cum artesi .Yeni Ec zanesi..........2825200 Pazar .......Derm an Ec zanesi.....2827893 Pazartesi ..Önd er Ec zanesi .......2824695 Salı ..........Dilek Ec zanesi .........2820117

.........Ceng iz To p el Cd . .........Beşköp rü m h. 243.sk. Ved at Kab an c d No .10 .........Beşköp rü Mh. Cum huriyet Cd . Sağlık Sk. No :4 .........Cum huriyet Cd .N:8/ 2 Devlet Has.Karşısı .........Beşköp rü m h. 243.sk. Ved at Kab an c d No .10 .........Cum huriyet Cd . .........Beşköp rü Mh. Ved at Kab an Cd . 243.Sk. No :10

12 13 14 15 16 17 18

Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran Haziran

Çarşam b a .Kauno s Ec zanesi .....2842509 Perşem b e .Balc ı Ec zanesi .........2843150 Cum a .......Künkçü Ec zanesi.......2843305 Cum artesi .Dalyan Ec zanesi ......2842015 Pazar .......Kauno s Ec zanesi .....2842509 Pazartesi ..Balc ı Ec zanesi .........2843150 Salı ..........Künkçü Ec zanesi.......2843305

.........PTT Karşısı .........Atatürk Bulvarı No :5 .........Maraş Mh. .........Beled iye Altı .........PTT Karşısı .........Atatürk Bulvarı No :5 .........Maraş Mh.

KÖYCEĞİZ

ORTACA

DALYAN

Çameli Atatürk ilkokulu beden Eğitimi Öğretmenlerinde Özgür Kahraman ve Nimet Şengür Kahraman çiftimize Batıhaber ailesi olarak mutluluklar diliyoruz.


SAYFA 15

...

www.batihaber.org

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

12 Haziran 2013

15


SAYFA 16

SIYAH MAVI KIRMIZI SARI

Ortaca Anadolu Lisesi Mezuniyet Yemeği

İpek ve Nurettin çifti, 08 Haziran Cumartesi günü Cumhuriyet Mahallesindeki Su Cafe’de İmza Organisazyonun düzenlediği muhteşem bir törenle, Dünya evine girdi. Çifte bir ömür boyu mutluluklar dileriz.

Çağdaş Yörük ve Işıl Abalı çiftinin 08 Haziran tarihinde Palmiye Resturantta nişan merasimi gercekleşti. Törene İmza Organisazyonun muhteşem bahçe dekoru ve süslemeleri damgasını vurdu. Hayal fotoğrafçılık ölümsüz anları gerçekleştirmek için özel platform kurarken, Nişanda Özalp Okullarının ögretmenleri ve çiftlerin aile yakınları katıldı.

Ortaca Anadolu Lisesi son sınıf öğrencileri mezuniyet yemeği, 05 Haziran Çarşamba akşamı Dalyan BS SPA Otel’de yapıldı. Okuldan mezun olmanın heyecanını yaşayan öğrenciler, BS SPA Otel'de açık büfe yemeği yedikten sonra müzik eşliğinde eğlendiler. Mezuniyet pastası kesilip eğlence tavan yaparken, gece-

12 Haziran 2013 Çarşamba

&Rıfat

Yasemin

MUĞLA Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne bağlı Dalaman Meslek Yüksel Okulu’nun mezuniyet töreni Cumhuriyet Meydanı’nda yapıldı. Mezuniyet Törenine Dalyan Haludun-Ferudun Tınaztepe Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nin Kaunos Halk Oyunları Ekibinin gösterisi törene renk kattı. Dalaman Meslek Yüksel Okulu’ndan mezun olan 140 öğrenci için düzenlenen mezuniyet töreni saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Dalyan Haludun-Ferudun Tınaztepe Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nin Kaunos Halk Oyunları Ekibi sahneye çıkıp, törene gelen davetlilere

Altınoluk Ticaret'in sahibi Rıfat ve Yasemin Altınoluk çiftinin düğünü, 08 Haziran Cumartesi günü Acarlar Düğün Salonunda gerçekleşti. Hayal Fotoğrafçılığın video çekimi, İmza Organizasyonun çevre düzeniyle, Grup Atlantik müzik grubunun canlı müzikleri eşliğinde gerçekleşen düğün, ailelerin ve çevre yakınlarının katılımı ile gercekleşti. 07 Haziran Cuma günü’de kına gecesinde, Milas Dibek Deresinden gelen, 12 davul ve zurnacının eşsiz müzikleriyle çoştular.

çeşitli yörelerin oyunlarını sundular. Törenin açılış konuşmasını yapan Dalaman Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Bülent Yorulmaz okulun tarihçesi ile ilgili bilgiler verdikten sonra “2010 yılında Sayın Ho-

cam Prof. Dr. Mansur Harmandar ’ın rektör olarak atanması ile üniversitemizin halk ile bütünleşmesi temel ilke olarak benimsenmiştir. Bugün bu töreni bu alanda Dalaman Halkı ile beraber yapmamızın nedeni de bu bütünleşmeyi sağlam temeller üzerine kurmaktır. Yüzde yüz tercih oranına ulaşmış ve her yıl 240 öğrenci alan ve bugüne kadar toplam 799 öğrenci mezun eden okulumuz, bugün, 140 öğrencimizi daha mezun ediyor” diye konuştu. Törende okula katkı sunanlara plaketle teşekkür edilirken, okul birincileri de plaketle ödüllendirildi.

Burç Meltem’de 1.sınıflar yılsonu şenliği BURÇ Meltem ilkokulunda 1.sınıf öğrencileri yılsonu şenliği ile doyasıya eğlendiler. Bir yıl boyunca hazırladıkları şarkıları, şiirleri seslendiren öğ-

renciler, halk oyunları, İngilizce ve sportif gösterilerle seyircilerden tam not aldılar. Okul müdür yardımcısı İsmet Akın yaptığı konuşmada; “ Burç Mel-

Tavlada Ortaca’yı temsil etti

tem’in misyonunda insan yetiştirmek vizyonunda ise herkese gönül kapılarını açarak aydınlık yarınlarımızı inşa etmek vardır. Bunun için tüm kadromuzla beraber iyi bir eğitim vermeye çalışıyoruz. Eğitimdeki yenilikleri okulumuza ve bölgemize taşımaya devam ediyoruz. Bunlardan bir tanesi de ZEP (Zenginleştirilmiş Eğitim Programı)’tir. Görsel algı ve dikkat, Üretkenlik, Düşünme Becerileri dersleri ile eğitimde yeni ufuklar açmaya devam edeceğiz. Emeği geçen bütün öğretmenlerimizi tebrik ediyorum” dedi.

25 Mayıs Cumartesi Günü İzmir Crowne Otelde düzenlenen Türkiye Tavla şampiyonasında Ortaca ilçesini temsil eden Göktuğ Atilla Ayhan, ana aktivite maçında çeyrek finalde Ortacayı temsil etme şansını yakaladı. Göktuğ Atilla Ayhan, tavla oyununun Türkiye’de ve Ortaca ilçesinde yayılması dileklerini sundu. Tavla turnuvası 07 Temmuz’da Sakarya’da düzenlenecek.

nin ilerleyen saatlerinde Hayal Fotoğrafçılığın standında öğrenciler fotoğraf çektirip bu anı ölümsüzleştirdiler.

BATIHABER SAYI: 013 | 12 HAZİRAN 2013  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you