6 minute read

MESS DAYATMALARINI BOŞA ÇIKARTMAK İÇİN ORTAK GREV, ORTAK DİRENİŞ!

MiB Metal işçisi arkadaşlar! Metal İşçileri Birliği, tüm metal işçilerini mücadele etmeye, birlik olmaya, emeğine sahip çıkmaya çağırıyor. Çünkü MiB, Metal Fırtına’nın sesisidir! MiB, sıkılı yumruğundur! MiB, öncü metal işçilerinin kürsüsüdür. Bütün işçi kardeşlerimizi, MiB’e mesaj atmaya, sözünü söylemeye, MiB ile irtibat kurmaya, MiB’li olmaya çağırıyoruz. Kazanmak için birlik ol! Birliğine sahip çık! MiB’li ol, güçlü ol! METAL iŞÇiLERi BÜLTENi İşçi Bülteni Özel Sayı No: 1570* Ocak 2020 sayfa 4-5 MESS bizi kavgaya davet etti! Peki, bu tehditlere boyun eğip köleliği mi kabul edeceğiz, yoksa insanca ve onurlu bir yaşam için mücadeleyi mi seçeceğiz. MESS bizi kavgaya davet ediyor. Davetlerini kabul etmeli ve biran önce harekete geçmeliyiz. Sınıfa karsı sınıf! f: Metal İşçileri Birliği -MiB Sınıfa karsı sınıf! .

MESS DAYATMALARINI BOŞA ÇIKARTMAK İÇİN ORTAK GREV, ORTAK DİRENİŞ!

Metal TİS süreci, arabulucu aşamasının geride kalması ile greve doğru ilerliyor. MESS masada metal işçisinin köleliğini isteyen hükümlerle bulunuyor. 3 yıllık sözleşme dayatıyor. Esnek çalışmanın yaygınlaşmasını, ikramiyelerin performansa göre verilmesini istiyor. Tüm bunların yanı sıra sahte enflasyon rakamlarının dahi altında bir sefalet ücreti öneriyor. Kısaca metal işçisini zincire vurmak hedefindeler!

Gerekçeleri ne? Ülkenin içinde bulunduğu durum, ekonomik koşullar. Bunun için fedâkarlık bekliyorlar bizden! Bunu söyleyenler, en büyükler sıralamasında ilk başta yer alan MESS patronları. Kriz koşullarında bile üretim ve kâr rekorları kıranlar. Devlet bütçesinden sağlanan teşviklerle ihya olanlar. Sırtımızdan kazandıkları yetmiyor birde arsızlıkla bizden fedakârlık bekliyorlar. MESS Genel Sekreteri Özgür Barut çıkıyor televizyonların karşısına, ‘’60 yıldır sözleşme dönemleri yönetiyoruz, bu kadar uçuk rakamlar, keskin ayrımlar görmedik’’ diyor. Peşine tehdit eklemeyi ihmal etmeden. ‘’Nasıl olsa hükümet arkamızda, grev yasakları var, YHK sefaletin sefaletini dayatıyor’’ diyorlar. Uçuk rakam dediği, hani şu yetkili sendikaların ‘’boş’’ olan taslaklarında istedikleri ‘’hiç’’ zamlar. Paraları olmadığından değil, beyler kârlarından kısmak istemiyorlar. Dayatmaları pişkinliklerinden, gözü dönmüş kar hırslarındandır. Semirdikçe semirmek istiyor, yıllardır alıştıkları düzenin sürmesini diliyorlar.

Metal işçisi kardeşler; 186 fabrika ve yaklaşık 130 bin işçi olarak TİS sürecindeyiz. Ülkenin ana sanayisi bizim elimizde ve sırtımızdan dönüyor. Biz burada hafif sallansak bu beyler plazalarında depremi yaşayacaklar. Metal işçisinin böyle bir gücü olduğunu unutuyor değiller ama yokmuş gibi davranıyorlar. Hatırlatma zamanı geldi! Şimdi dayatmaları boşa çıkartmak, hakkımızı almak için ellerimizi şaltere uzatma vakti! Artık bu gidişe dur deme zamanı! Tek tek bizi boğabileceklerini sanıyorlar.

Asgari ücrete sefalet zammı..

Şimdi insanca yaşayacak vergiden muaf bir ücret için mücadeleyi fabrika fabrika örme zamanı. Birleşmekten, örgütlenmekten başka çaremiz ve kurtuluşumuz yok. Bizi kendi ellerimiz kurtaracak ya da hep beraber yoksulluğun pençesinde kıvranıp tükeneceğiz.

Ama bir olursak, kenetlenirsek, 130 bin kişilik sıkılı bir yumruk gibi davranırsak karşımızda tuzla buz olurlar.

Yalnız değiliz! Ülkede tüm işçi ve emekçilerin gözü kulağı bizde. Asgari ücrete gelen sefalet zammıyla sırtındaki yükü artan kardeşimiz bize bakıyor. Farklı işkolu ve fabrikalarda çalışan işçiler bizi seyrediyor. Krizin faturası üzerine yıkılan işçi ve emekçiler, sınıf kardeşlerinin yanında. Metal işçileri tarihinde olduğu gibi bugünde sermeye düzenine karşı işçi sınıfının mücadelesini temsil ediyor. Kazanırsak tüm sınıfımız kazanacak. Sömürücü asalaklar düzeni kaybedecek.

MESS bir bütün olarak sermaye düzenine, grev yasaklarına, YHK kararlarına, sendika ağalarına güveniyor, birlikte hareket ediyorlar. Biz metal işçileri de

Kanal İstanbul’a hayır!

Ekonomik çıkmazı daha fazla talan ve yağmayla aşmanın, sıcak para için Ortadoğulu zenginlere toprak satmanın projesidir. Bir kez olsun dertsiz tasasız, yarınımıza dair kaygı duymadan tadını çıkaramadığımız İstanbul’u sermayeye peşkeş çekmenin projesidir.

kazanmak için kenetlenmeliyiz. Gelinen noktada artık sendika, fabrika ayrımı yok! 186 fabrika, 130 bin işçi tek yumruk olmalı, kazanana kadar GREV kararlılığını kuşanmalıyız. Olası yasakları tanımayarak, aynı gün greve çıkmalı sonuna kadar gitmeliyiz. Bizleri açlığa, yoksulluğa, kölece çalışma koşullarına mâhkum etmek isteyenlere gerçek gücün bizde olduğunu göstermeliyiz.

Sendikaların keskin açıklamalarını çok gördük, duyduk. Ansızız imzalanan sözleşmeleri de hatırlıyoruz. Bunu izin veremeyiz. Artık geriye gidecek milim yerimiz kalmadı. Ya koyu bir karanlığı yaşayacağız, ya da hakkımız olanı, bizim olanı söküp almak için dişe diş bir mücadele içine gireceğiz. İrademizi elimize alalım, ortak grev, kazanana kadar direniş için kenetlenelim!

BMİS Genel Kurulu....

Sendikalarına sahip çıkmalı, inisiyatifi eline almalı, sendikalarımızın başına çöreklenmiş bürokratik yapıyı, bürokratik anlayışı yıkmalıdır. Birleşik Metal Genel Kurulu bunun acil bir görev olarak önümüzde durduğunun tescillenmesidir.

130 BİN METAL İŞÇİSİ GREVE HAZIRLANIYOR! SINIF DAYANIŞMASINI YÜKSELTELİM! Metal işçileri hakları ve geleceği için tüm işçi sınıfı adına dişe diş bir mücadeleye hazırlanıyor. Onlar kazanırsa hepimiz kazanacağız. Ardı arkası kesilmeyen ekonomik, sosyal yıkım saldırılarına karşı durabilecek, bizleri hapsetmeye çalıştıkları karanlığı parçalayabilecek mücadelemizi güçlendireceğiz.

Ekonomik krizin yükü her geçen gün artıyor. En temel tüketim maddelerine gelen zamlar, artan enflasyon, dolaylı-dolaysız vergiler artık kaldırılabilecek gibi değil. İşsizlik çığ gibi büyüyor, çalışma koşulları köleliği aratmıyor. Yoksulluk ve sefalet diz boyu.

Ama çarklar dönüyor, sermayedarların kasaları dolmaya, emeğimiz ve alınterimiz üzerine kurdukları sömürü düzeni büyümeye devam ediyor. Biz üretiyoruz, yaratıyoruz, patronlar dünyası el koyuyor. Bizlerden çaldıklarıyla sefa içinde yaşıyorlar.

Yetmiyor; Elimizde ne kaldıysa hepsini almaya çalışıyor, her türlü sosyal haktan mahrum karın tokluğuna çalışacak işçiler yaratmayı hedefliyorlar. Kıdem tazminatımıza göz dikiyorlar. Yerli ve yabancı sermaye için ülkeyi ucuz işçi cennetine çevirmek istiyorlar.

Yetmiyor medyasıyla, hükümetiyle dalga geçercesine açıklamalar yapıyor, işlerin ne kadar iyi gittiğinden, ne kadar güçlü olduğumuzdan bahsediyor, herkesin mutlu olduğu bir ülke tarifi yapıyorlar.

Biz ne yaşadığımızı, hangi koşullarda çalıştığımızı biliyoruz! Çarşıda, pazarda ne olduğunu yaşayarak görüyoruz. İşsizlikten, yoksulluktan intiharların arttığını, bunalım ve cinnetin yaygınlaştığını görüyoruz. Bizi her yolla uyuşturarak düzenlerinin ayakta kalabileceğini düşünüyorlar. Sermaye sınıfına karşı işçi sınıfının mücadelesinin zayıflığından güç alıyor, pişkinlikleri bundan kaynaklanıyor.

Sendika ağaları, sermayenin değirmenine su taşımaya devam ediyor. ‘’Uzasa işi karıştıracaktık, böylece kapattım!’’ diyerek komik maaş zamlarına imza atanlar, aynı senaryonu asgari ücrette ortaya koydular. Patronlar, hükümet, sendika ağaları milyonlarca işçiyi ilgilendiren asgari ücrette sefalet zammına imza attılar. Yalandan efelenmeler, masayı terk etmeler işin cabası. 2019 yılı içinde imzalanan birçok sözleşmede patronlar, hükümet yetmediği yerde grev ya-sakları, YHK darbeleri ile 3 yıllık

sözleşmeler imzalandı. Üç-beş kuruşluk zamlar yapıldı. Sendika ağaları yine iş başında, sermayenin emrinde adımlarını attı.

Kardeşler;

Bu tablodan tek çıkış yolumuz, sermaye düzenin ve onun temsilcilerine karşı işçi sınıfının mücadelesini güçlendirmek. Sınıfa karşı sınıf demek, haklı ve meşru çıkarlarımız temelinde yan yana gelerek örgütlenmek.

Metal işkolunda 186 fabrika ve 130 bin sınıf kardeşimiz, sözleşme döneminde. Metal patronlarının sendikası MESS, metal işçisinin köleliğini istiyor. 3 yıllık sözleşme, esnek çalışma ve sefalet zammı öneriyor. Türkiye’de patronlar sınıfının koç başı olan MESS, kendi sınıfı adına hareket ediyor ve gerçekte tüm işçi sınıfına saldırıyor. Süreç anlaşmazlık zaptının tutulmasıyla birlikte greve doğru ilerliyor.

Metal fabrikalarında MESS’in dayatmalarına, grev yasaklarına, YHK darbelerine karşı mücadele her geçen gün güçleniyor. Metal işçileri hakları ve geleceği için tüm işçi sınıfı adına dişe diş bir mücadeleye hazırlanıyor. Onlar kazanırsa hepimiz kazanacağız. Ardı arkası kesilmeyen ekonomik, sosyal yıkım saldırılarına karşı durabilecek, bizleri hapsetmeye çalıştıkları karanlığı parçalayabilecek mücadelemizi güçlendireceğiz.

Şimdi sınıf dayanışmasını yükseltme zamanı! Sendikalısendikasız, tüm işkollarında aynı sorunları yaşayan milyonlarca işçi olarak metal işçisi kardeşlerimizin sesini, mücadele kararlılığını sahiplenme, güçlendirme zamanı!

Sermayenin topyekûn saldırısına karşı işçi sınıfının topyekûn mücadelesi ile karşı koyabiliriz. Bizleri yok sayan, kölece çalışma ve yaşam koşullarına mahkûm etmek isteyen, her gün daha fazla kâr ederken arsızca fedakârlık yaygaraları kopartanlara karşı genel grev genel direniş ruhunu kuşanalım. Metal işçisi kardeşlerimizin yaktığı mücadele ateşini, fabrika fabrika büyütelim.