Page 1


ZENCÝ ''Aslanlar kendi tarihçilerine sahip olana kadar, avcýlýk hikâyeleri sadece avcýyý yüceltecektir.'' diyor bir Afrika atasözü. Bizler, sustukça, varoluþumuzu kendimize has cümlelerle dile getirmeyip, umutlarýmýzý, düþüncelerimizi, yüreklerimizin kabuðundan fýrlatýp dýþ dünyaya atmadýkça onlar yani vicdansýzlar, benciller, iktidar sahipleri, serbest piyasacýlar, þovenler, faþistler ve her türlü tahakkümün öznesi olan, yaþamamýzý ve özgürlüðümüzü ellerimizden alýp bize sefil roller biçen ''efendiler'' yalanlardan inþa ettikleri sistemi devam ettirecekler. Fanzinimize Zenci ismini uyun gördük. Kara derili deðiliz. Fakat zenciliði bir imge olarak kurguladýðýmýzda kimliklerimiz ve varoluþlumuzu dayandýrdýðýmýz referanslar ''Beyazlarýn'' dünyasýnda bizi ''Zenci'' kýlýyor. Biz, Marcos'un gözünden bakarsak, San Francisco'da bir eþcinsel, Ýsrail'de bir Filistinli, soðuk savaþ sonrasý dönemde bir komünist, Almanya'da bir Türk, Türkiye'de bir Kürt, serbest piyasa ekonomisinin tam ortasýnda bir muhalif, üniversitede bir türbanlý, metropolde bir çevreci, Madýmak'ta bir Alevi, piyasalaþan üniversitelerde anti-kariyerist bir öðrenci, devlet dersinde katledilen çocuklarýz…Zenciyiz! Zenci bir ''intikam'' fanzini efendi beyazlarýn tanklarý tüfeklerine karþý sözcükler bizim en güçlü silahlarýmýz. Kara kedi olup beyazlarýn huzurunu kaçýrmayý hedefliyoruz. Her þeyin metalaþtýðý bir dönemde küçük de olsa el deðmemiþ, talan edilmemiþ tek bir þey var: vicdanlarýmýz. Tutuþturduðumuz ateþ eðer yanýlmýyorsak düþmanýn yalanlarýndan ve alçaklýklarýndan yapýlma putlarýný yýkabilir. Zenci, efendi beyazýn kendi gibi olmayanlarý belirtme, onlarla kendisi arasýnda bir sýnýr çizmek için yarattýðý bir sözcük. Öteki olmanýn diðer adý. Bu fanzin efendi beyaz gibi olmayanlarýn, ötekilerin, lanetlilerin, boyun eðmeyenlerin, baþ kaldýranlarýn ve vicdanlarýna pranga vurulmamýþ olanlarýn bir araya gelmesini amaçlýyor. Sahtekarlýðýn evrensel düzeyde egemen olduðu dönemlerde gerçekleri söyleyebilmek devrimci bir eylemdir. Gösteriþli yalanlara bürünmüþ krallarý sadece gerçekleri haykýrarak çýplak býrakacaðýz.


Bir çocuðu eðitmek için yapmanýz gereken, ona okumayý öðretmek ve sonra rahat býrakmaktýr. Bundan ötesi beyin yýkamaktýr.(Ellen Gilchrist) Ýlkokulda hakikatler yerine devletli yalanlar öðretiliyordu tarih derslerinde. Birinci Dünya Savaþý’nda Alm. yenildiði için yenilmiþtik mesela, yoksa kimse bileðimizi bükemezdi. Bileðimiz… Peki, biz kimiz… Ermeni katliamý; Ermeniler kaþýnmýþtý, zaten yolda bazý k imseler ölmüþtü, büyütecek bir þey yok. Kürtler; onlar da kim? Bir cemiyetleri var zararlýsýndan, Kürt Teali… O kadar. Yoksullar; cumhuriyetle beraber köylüye pulluk daðýtýldý ya, vergileri de kaldýrdýlar zaten… Sümerbank’ýmýz da var. Zengin sayýlýr mýyýz artýk? Matematik de öðretiyorlardý(!) Formüller ezberliyor, sorulara uyguluyorduk. Eðitimli, çaðdaþ bireyler oluyorduk bu vesileyle de. Kalem iþçiliði… Aþama aþama, ortaokul, lise… Þimdi düþününce k eþke ilkokul 1’de okul bitseydi. Beni bir kütüphaneye kapatsalar ve kendi halime býraksalardý. Acaba þimdi nasýl biri olurdum? “ W. Goethe’nin ‘çok öðreniyor, az biliyoruz; en az da doðru olaný’ formülüyle tanýmlanmasý mümkün olan egemen eðitim(sizlik), ayný zamanda adýna disiplin denen, tek tipleþtiren bir terördür…” Karl May hiç kovboy görmüþ müdür? Bilmiyorum ama kovboylarý yüceltiyormuþ, y erliler tabii ki barbar. Böyle hikâyeler anlatýrmýþ çocuklara. Birçok çocuðu etkisi altýna almýþ. Onun hikâyeleriyle kovboyculuk oynamaya baþlayanlarda biri büyüdüðünde, 1928’ de, Dresden’ da, hayraný olduðu yazarýn anýsýna bir müze açtýrmýþ. Kim mi? Hitler… Mevcut eðitim sistemi ki buna üniversiteyi evleviyetle ekliyorum, acaba kendi Hitler’lerini yaratýyor mudur? Üniversitelerimiz, bilim yuvalarýmýz… ALÝMÝN ÝLMÝ OLMADAN ZALÝMÝN ZULMÜ OLMAZ. Metin Yeðin, çok garip bir adam, diyar diyar gezen biri…” Ford vakfý Brezilya’ da çok büyük paralar harcýy or. Çok iyi insanlar onlar. Üniversitede indianlar ve siyahlar için kota kondu. Yani her üniversite mutlak belli oranda yerli ve siy ah okutmak zorunda. Pozitif bir eþitsizlik. Daha düþük puanla diðerleriyle ayný yerde okuyabilmek demek bu. Yeni Anayasa’ da Kürtler için bu talep edilebilir mi? Bu pozitif ayrýlýðý düþündünüz mü? Ýyi mi kötü mü? Bir Nixon projesi bu. ABD’ de ‘Kara Panterler’ in mücadelesini yükselmesinden sonra düþünülmüþ. Siyahlarý düzene entegre etmek gerekiyordu. Yüzde 10 siyah, kravat taksa isyaný engellerdi. Bak çalýþ senin de olur derlerdi. Zenginler için bir þey deðiþmez, zaten onlar okuyabiliyordu. Ancak yoksul bir beyaz, artýk daha fazla nefret ediyordu siyahlardan. Çünkü ayný durumda kendisi üniversiteye giremiyordu. Sadece siyah diye bu haktan yararlanýyordu. Yeni faþizmin Truva Atý.” Bu kadar… Yeni eðitim öðretim yýlý tüm öðrencilere hayýrlý olsun, MEB ve YÖK’ e de bir o kadar hayýrsýz…


MÜNFERÝT BÝR OLAYIM Kadýným ve ölmek üzere olan bedenim bir otobüs duraðýnda. Ayrýldýðým sevgilim çok sevdi beni. Bütün gün evimin önünde bekledi, sokakta takip etti. Anneme bana tehditler savurdu. Bir gün dayanamadý aldý beni ve bir odaya kapattý. Çok sevdi, yemek vermedi, su da. Tecavüz etti, "sahip oldu" bana. Hayat, sevgilimin benden kurtulmak için býraktýðý otobüs duraðýnda bitti. Kýrk üç gün hastanedeydim, aslýnda öleceðim bilindiði halde, bütün çabalara raðmen kurtarýlamadý dendi arkamdan. Ben dört gün o odada kaldým, daha uzun süre korku içinde yaþadým. Bütün çabalar mý? Kardeþim arkamdan artýk bu cinayetler olmasýn dedi. Hangi çabayla artýk olmayacaktý, hangi çaba ile ben ölmezdim ve iki çocuðum teyzesinin deðil benim elimde büyürdü? Kim koruyacaktý beni? Otobüs duraðýnda suratým bembeyaz ve morluklar içindeyken ben hareket edemezken, yardým etmek için hareket etmeyi tercih etmeyenler mi? Ölmeden önce görmüþtüm televizyonda ve bir de gazetelerde üçüncü sayfada hep. Bir kadýn olurdu orada da, aslýnda neredeyse günde beþ kadýn. Ayþe Paþalý çok duyulmuþtu. Onu korumayan polis mi, hukuk mu koruyacaktý da beni, ben daha çok yaþayacaktým? Öldüm... Yok, sayarsýnýz belki yaþarken de olduðu gibi, sýrf kadýn olduðum için. Kadýn olduðum için günde kaç kere öldüðüm bir þey ifade etmez birileri için; sokak ortasýnda delik deþik edilirim, biri dayak atarken kafama aldýðým darbe ile morga layýk görülürüm, kollarým, kafam, bacaklarým ayrý yerlerde çöplere atýlýrým, ölümden daha iyi bir ödül olamaz bazen yaþadýðým hayatta, intihar ederim, habertürk diye bir gazetede satýþlarý artýrmak için ölü bir fotoðrafýmdýr tüm bunlara raðmen o birileri için "münferit bir olay"ýmdýr belki, hem de günde beþ kere gerçekleþen.


YOL 1.“…Gökyüzünde bulut/ bulutta biçim/ biçimde gizlenen telâþ/ telâþý besleyen vatos zaman/ zaman: yapraða yürüyen su/ damara yürüyen kan/ durup bekleyen tirþe deniz: kalanlar/ gidenler/ içimden geçen ýþýk/ karanlýk/ içimden geçen vurgun. Bir gece, bir gece daha kaldý/ yetiþsin içimden geçen siyah tren.” Enis Batur, Sonbahar Ayini 2. Yaðmur hala yaðdýðýna göre, kimse Ali'nin öldüðünü söyleyemez. Asya'da, Afrika'da, geçmiþte ve gelecekte O'nu bekliyor, arýyor oluþumuz sebepsiz deðildir. Umuttan söz etmek için geç kalmýþ sayýlmayýz. Aþký diri diri topraða ve tarihe gömeceðimiz zaman, henüz gelmedi. Ah çekip, alemi viran etmenin bir lüzumu yok. Yürümüyor oluþumuz, yol'un olmadýðý anlamýna gelmez. 3.Bir kurtuluþ imgesi olarak ada… Bu insanýn ta kendisidir. Kendisini bilen, her þeyi bilir. En azýndan, böyle bir ihtimal var. 4.Kendimizi en eþsiz dertlerin sahibi, tüm dünyanýn kahrýný omuzlamýþ bir Atlas, terden sýrýlsýklam olmuþ, her defasýnda yukarý taþýdýðý kayanýn, tekrar tekrar elleri arasýndan kayýp gidiþini seyreden bir Sisifos olarak görmek- ya da bile bile aldanmak- bizi çok özel birisi yapmýyor. Bir futbol maçýnda oyuncunun kendisini bilerek yere atýp hakemden faul kararý beklemesi gibi, kontrollü ve teatral bir þekilde dertler ummanýna dalmak kadar tiksindirici bir þey olamaz. Kapitalist tüketim ve gösteri toplumunun anlamsýzlaþtýrdýðý hayatlara, üçüncü sýnýf dertlerle anlam kazandýrýlma uðraþý, boþtan bir çaba. 5. Yazý tarzýmýn en önemliði özelliði kapalý olmasý, ama anlatmak istediðim þeyi sezdirmesidir. Kendimi kolay ve açýk bir biçimde anlatmayý bilseydim fanzinde yazmazdým.(buna benzer þeyler söyleyen murat uyurkulak'a selam olsun) Fakat, benimle yan yana durup, parmaðýmla iþaret ettiðim tarafa; daða deðil, daðýn ardýna bakýyorsan, her ikimiz de amacýmýza ulaþmýþýz demektir. Her Doðulu gibi sembolistim. Örneðin; Þeyh Galip, Yunus Emre, Zen Budistleri ve saire… 6.Bir sýrrýn olduðunu sezdir ki, seni sevsinler. Çözülmüþ bir bulmaca olmamak için, sus. Çünkü, dünyadaki en sýkýcý þey, çözülmüþ bir bulmacadýr. Burada merak ve esrar yoktur. Hiçbir þey perdenin aralandýðý zaman gördüklerimizden daha çok hayal kýrýklýðýna yol açamaz. 7. Bir 6.45 mottosunun da dediði gibi: “Ýstemek ve baþarmak ne kadar tuhaf sözcükler.” viva la muerte H.Y.


Halil'in Yanýlgýlarý I. Halil: (kapýyý duvara çarparak girer, öfkeden boyun damarlarý plastik boruya dönmüþtür; büyük ceviz masanýn yanýnda duran Rodrigo'ya alev alev, kýrmýzý kýrmýzý bakar): Ulan her allahýn günü basýyolar daireyi arkadaþ. Bu iþi tek yapan biz miyiz koca Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde. Hani bugün teslim edeceklerdi olum, n'oldu? Ara bi, sallaþtýrmasýnlar iþi koduðumun pezevenkleri. (Rodrigo susmaktadýr, eliyle masanýn tozuna koyu çemberler býrakýr. Kafasý, önünde bir pencere varmýþ da bu pencerenin dýþýndaki tanýmadýk bir yüzü izliyor gibidir. Halil Rodrigo'nun karþýsýndaki divana oturur, yaylarý hisseder. Bu sebeple midir bilinmez rahatlamýþ, yüzü biraz çekilir gibi olmuþtur. Göbeðini þiþirerek sonuna kadar bir nefes çeker. Bir sigara yakar: Parliament tabii, ne olacaktý. Neþeli olmasa da canlý bir sesle devam eder.) Bolivya'dan adam çýkmaz dedilerdi de hareket çektiydim. Canýn cehenneme, duydun mu beni ha geberesice pire çobaný, canýn cehenneme; ne halt edersen et... Kumandayý atsana. Saat baþý gelmiþ, haberleri yakalarýz, iyi. (Rodrigo'nun adeta ruhundan fýrlattýðý kumandayý tutar, çevirir ve 8 numaralý tuþa basar. Duvardaki, Jackson Pollock adlý siktiðimin ressamýnýn bir resminin kaliteli bi kopyasý hafifçe yerinden oynar.)... Gelecek sayýnýn ihtimalleri. Okur, aþaðýdakilerden birini bize önerebilir. Bu öneriler dikkate alýnabilir: a) 8. kanal NTV'dir. b) 8. kanal Star'dýr. c) 8. kanal Kanal 7'dir. ç) 8. kanal gizemlidir.. Akýllara zarar.


ÇOCUK DÜNYA 1572 yýlýnda, Peru' nun Cuzco kentinde, bir eþeðe bindirilmiþ adam, boynunda bir ip olduðu halde insanlarýn arasýndan geçirilirken, kalabalýk baðýrmaktadýr: “Hepimizi öldürsünler!” Kent meydanýna kurulu idam sehpasýnda celladýn beklediði mahkum, ülkesinin özgürlüðü için 40 yýldýr direndiði Vilcabamba Daðlarý' nda yakalana Ýnka hükümdarý Tupac Amaru' dur… Beyaz adam aþaðýlamak, halkýn gözünde küçük düþürmek amacýyla cüce bir eþeðe bindirmiþtir Tupac Amaru' yu… Bu yüzden, yýkýlmamak için zor direnen zavallý hayvanýn iki yanýndaki yanýndaki ayaklarý yerde sürüklenmekte ve celladýn parýldayan kýlýcýna doðru ilerlemektedir… Ayný yýl Michel de Montaigne ünlü Denemeler' ini yazmaya baþlar Paris' te. Kimseye hizmet etmek ya da ün kapmak amacýnda olmayan Montaigne, denemelerini 1592' de son nefesini verinceye dek sürdürecektir. Montaigne' in yerli halkýn özgürlükleri için direnmekten vazgeçmeyeceklerini ve gerekirse, bu “çocuk dünya” nýn insanlarýnýn hiç de çocuksu konuþmadýðýný belirterek son noktasýný koyduðu denemesinden yýllar sonra, 1882'de, sömürüye karþý direnen bir örgüt kurulur Peru' da. Örgüt, Montaigne' in Denemeler' ini yazmaya baþladýðý yýl öldürülen direniþçiden, Tupac Amaru' dan alýr adýný. Tupac Amaru Devrimci Hareketi' nden bir grup yerli, 17 Aralýk 1996' da, Peru' nun baþkenti Lima' da bulunan Japon elçiliðine baskýn yaparak davete katýlan 500 insaný rehin alýr. Kýsa bir süre sonra da, önce kadýnlar olmak üzere davetlilerden çoðunu serbest býrakýrlar. 22 Nisan günü binaya saldýran askerler 72 rehineyi dýþarý çýkarmayý baþarýrlar. Peru Devlet Baþkaný Fujimori' nin bizzat yönettiði operasyonda “çocuk dünya” nýn 14 temsilcisinin hepsi de öldürülür. Her biri kendine “Tupac Amaru” diyen eylemciler 16-17 yaþlarýndaydý ve operasyon düzenlendiðinde büyük salonda futbol maçý yapýyorlardý!..


ZENCİ  

ZENCİ ‘’Aslanlar kendi tarihçilerine sahip olana kadar, avcılık hikâyeleri sadece avcıyı yüceltecektir.’’ diyor bir Afrika atasözü.

Advertisement
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you