Issuu on Google+


2

İçindekiler 6-8

Kültür MERCEK

Projesi Kültür Adası

SÖYLEŞİ

16-19

Ahmet Yeşil

İŞ DÜNYASI

26-27

Numan Olcar


3

Madde Bağımlılığı

DOSYA

28-38

42-49

GEZİ

Medeniyetlerin Buluştuğu Şehir

“Gelin tanış olalım” Türkçe Olimpiyatları

73

ETKİNLİK

Makedonya - Üsküp


4

Bu ve buna benzer projeler, kente yeni bir soluk ve sinerji kazandıracağa benziyor. Artık kentimize yeni dinamikler, yeni enerjiler hâkim. Bu durum hemen, hemen her alanda hissedilmeye başlandı.

Merhaba, Dergimizin 3. Sayı’sında sizlerle buluşmanın heyecanını ve sevincini yaşıyorum. Vizyon33, kentimizdeki yaşama, farklı bir pencereden, farklı bir yorum getirebilme adına yola çıktı. İşte bu gaye doğrultusunda da yayın kadromuzu genişleterek, sizlere yeni yüzler ve yeni soluklarla merhaba diyoruz. Bu ay aramıza katılan Sevgili İbrahim Özgür Kutlay’ın gerek heyecanı, gerekse de bilgi birikimiyle dergimize ayrı bir lezzet katacağından eminim. Mersin, tarihin çeşitli zamanlarında parlak günler yaşamış, fakat üretilen yanlış politikalar ve tutumlar sonucu çağı yakalamakta zorlanan bir şehir olmuştur. Lakin Mersin son zamanlarda inovatif projelerle ön plana çıkıp, bölgede yükselen bir değer olmaya başladı. ZAMAN ARTIK MERSİN’İN LEHİNE İŞLİYOR Mersin bölgede söz sahibi olacak projelerle adından söz ettirmeye hazırlanıyor. Yıllardır üzerinde ölü toprağı varmış gibi duran bu kentte artık yepyeni bir sinerjinin varlığı hissedilir oldu. 2013 Akdeniz Olimpiyatları, Kazanlı Tarsus Turizm Projesi, Havalimanı, Marina ve tabi ki Mersin İdman Yurdu…

Tabi bunca güzellik arasında bazı sorunlar ve eksikliklerde yok değil. Yukarıda belirttiğimiz devasa projeleri kent sakinlerimize aktarabilecek saygın medya kuruluşlarının çağın gerisinde kalması kentimizin en büyük sorunlarından bir tanesi. Vizyon 33 ile böylesi güzel projeleri tanıtacak ve sizleri haberdar edebilecek yepyeni bir derginin doğuşuna hep birlikte tanıklık ediyoruz. 21. Yüzyıla yakışır projeleri vizyon sahibi bir dergi ile duyurmak bizim öncelikli hedefimiz. İşte bu yüzdendir ki daha iyiyi ve daha güzeli sizlere sunmak için var gücümüzle çalışıp, profesyonel bir ekiple her ay karşınıza çıkıyoruz. Mersin’in 21. Yüzyıla yakışır bir kent olması için şehirdeki bütün aydınlara, sanatçılara, yayın kuruluşlarına, amirlere, sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Artık kentin aktörlerinin daha fazla emek harcama zamanı geldi. Biz Vizyon33 Ailesi olarak bu bilinç ile daha çok çalışarak daha iyiyi üretmeye hazırız. Bu uğurda önümüze çıkan engelleri de teker, teker aşmaya kararlıyız. Gücümüzü de siz değerli okuyucularımızın beğenilerinden ve desteklerinden alıyor, daha güzel ve mutlu günlerin geleceğine de tüm kalbimizle inanıyoruz. Huzur, barış, bereket ve esenlik içinde bir Ramazan yaşamak dileğiyle ve bir dahaki sayımızda buluşmak üzere hoşçakalın…


5

Bardağın Dolu Tarafı Zordur iş dünyasında hayatta kalmak, ayakta durmak… Yaşanılan her gün yeni engeller yeni sorunlar demek, tabi ki yeni güzelliklerde… Hayata nasıl bakarsan eğer, odur hayat. Seçim senin, bardağın boş tarafındaki umutsuzluk mu, yoksa dolu taraftaki gülücükler mi? İşte bu seçimi doğru yapabilirseniz eğer hayata 1-0 önde başlıyorsunuz. O engel diye karşınıza çıkan sorunlarda teker, teker aşılıyor tıpkı bundan önce aştığınız yüzlerce engel gibi… Bu sayımızda Mersin’e hak ettiği kalitede bir dergiyi armağan etmek istedik. İçine de yeni sayımızın nasıl olacağına dair bilgiler serpiştirdik. Adı gibi vizyonu olan bir derginin sayfalarından sizlere yeniden sesleniyor olmanın haklı gururu içindeyim. Hedef elbette sizin beğenileriniz doğrultusunda en iyiye ulaşmak olacak. Bu uğurda ben ve ekip arkadaşlarım çok çalışarak Mersinimize yakışır bir dergiyi karşınıza çıkaracağız. Unutmayın! Hayata nasıl bakacağınıza siz karar vereceksiniz. Etrafınızdaki güzelliklere gözlerinizi kapamayın ve daima iyiye ve güzele olan özlemle yanıp tutuşun. Mutluluk ve huzur dolu bir ay geçirmeniz dileğiyle… İbrahim Özgür KUTLAY Vizyon 33 Genel Yayın Yönetmeni


mercek

Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu

6

Kültür

Projesi Mersin’de valiliğe başladığı günden itibaren, yeni bir yönetim anlayışını ve bakışını benimseyen; sonuç odaklı, hizmet ağırlıklı ve yoğun çalışmaya dayalı bir tempoda ele aldığı tüm projeleri sonuca taşıyan Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu, tüm samimiyeti ve güler yüzüyle “Kültür Adası” projesi hakkındaki sorularımızı yanıtladı. Sayın Valim, Mersin’de bir “Kültür Adası” oluşturma fikri nasıl doğdu? Mersin, kuruluşundan itibaren her yönüyle gerçek bir kültür kentidir. Kentin dinamiklerinde ve bütün gelişim sürecinde kültür, kentin olmazsa olmazı. Mersin’in kültürel değişim ve dönüşümleri; hem mimari eserlerde, hem kültürel miras dediğimiz sözlü ve benzeri ürünlerde, hem de tüm yöresel ve bölgesel zenginliklerinde görülüyor. Geçmişten bu yana şehir merkezinin değişim sürecinde, bu kültürü yaratan eserler ne yazık ki çarpık kentleşme ve plansız gelişmeyle birer birer yok oluyor. Maalesef koruma politikaları da sağlıklı ve sürdürülebilir olmadığı için, elimizde Mersin’in o çok güzel geçmişinden bugüne kalan ve geleceğe aktarılması mümkün olan çok

fazla eser bulunmuyor. Bu açıdan Mersin’de Kültür Adası aslında çoğu kimse farkına varmasa da çok özel bir şekilde kendini bugüne kadar yıpranmasına rağmen koruyabilmiş bir ada. “Kültür Adası” projesi, Mersin’de geçmişten günümüze birçok meselede olduğu gibi, bu konuda çok konuşulan ve ne yazık ki bu güne kadar somut adım atılmadan bir özlem, güzel bir düşünce olarak bir yerlerde duran bir projeydi. Projenin sınırları hangi bölgeyi kapsıyor? İstasyon Meydan’ından başlayarak Fener’e dediğimiz bir alan ve bir ada. İstasyonun karşısındaki alanda kütüphane ve yanındaki 3 Ocak İlköğretim Okulu’ndan başlayan, Uray caddesine inen, Kilise Sokağı ve köşesinden valilik olarak geçmişte kullanılan bugünkü

valiliğimizin arkasındaki alanı kapsayarak, Kasaplar Çarşısı’na kadar devam eden ve oradan Atatürk Evi ve Tevfik Sırrı Gür Lisesi’yle bütünleşen bir ada. Projenin gerçekleştirilmesi planlanan bölgede neler yapılacak? Bu adada tarihi yapılar ve dokular kalmış, ama çok harap ve çoğu da terk edilmiş. Buradaki mülkiyet alanında kamu, özel ve yerel mülkiyetler var. Aşağı yukarı 8-9 aydır bu alanda çok yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Alanın bütününü bir proje olarak ele alıp; buranın hem kültür değerlerinin yansıtıldığı, hem kentin konaklama ve hizmet sektörüne yönelik tesislerin kazanıldığı, hem de yönetim ofisleriyle yaşayan bir kent dokusunun oluştuğu bir alan olmasını istiyoruz. Bu kapsamda çalışmalar bugün mülkiyet üzerine


7

ve projelendirme konusunda çok güzel bir yere geldi. Burada kesinlikle konaklama; butik oteller olacak. Kafeterya ve bistro tarzı günlük hizmet verecek dinlenme tesisleri ve ortamları olacak. Sergi ve kültürel buluşmalar, dinletiler sağlayacak, kültür etkinliklerini gerçekleştirecek binalar olacak. Kamu ve özel sektör buluşmasından çıkacak bir sinerjinin, turizme ve kentin yaşamına değer katmasını sağlayacak birçok etkinlik yer alacak. “Kültür Adası” projesinin hedefi nedir? Hedefimiz istasyondan başlayarak, Atatürk Evi’ne kadar olan alanın bir bütün olarak; binaları, sokağı, kaldırımları, ışıklandırması ve oradaki restore edilecek her binanın ve yapının fonksiyonel olarak bu kente değer katacak bir amaçla buluşmasını sağlayacak bir biçimde ele alınması. Şüphesiz k i Mersin öneli bir

hedeflemenin içerisindedir. Biz Mersin için iki önemli hedef koyuyoruz; birisi en yakın 2013, diğeri 2023. 2013’de Akdeniz Oyunları’nın 17.’si Mersin’de yapılacak, 2023 ise Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yılı. Kısa ve orta dönemdeki bu hedeflere Mersin’i hazırlamak adına bu projeleri çok önemsiyor ve gerekli görüyoruz. Şimdi projemiz Mersin’i daha güzel bir geleceğe bir bütün olarak taşımak. Bu çerçeve içerisinde bu çalışmanın, Mersin’in çoktandır beklediği ve çoktandır da hak ettiği bir proje ve çalışma olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. “Kültür Adası” Mersin’e neler kazandıracak? Oraya giren herkes kentin tarihini kent müzesi olarak, geçmişini binaların tanıklığıyla yaşayarak, lezzetlerini tadarak ve gezmekten keyif alarak bir turu tamamlayacaklar. Mersin’in değerleri ve bizim zenginliğimiz olan tantunimizi

sunacağımız, cezeryemizi ikram edeceğimiz o tarihi atmosfer bütün bu değerlere çok daha fazla anlam katacak. Bu bölgede yapılacak bu tesisler aslında bir öncü olacak. Bu kentin birçok yerinde dağınık olan mimari ve tarihi yapıların sahiplerine bir nevi motivasyon sağlayarak, onların da kendi bu eser ve değerlerinin bu bütünlük içerisinde kendiliğinden çalışması ve çabasına katkı sağlayacak. Çalışmalar doğrultusunda, bu projenin ne zaman bitirilmesi planlanıyor? Bu planlama süreci içerisinde “Kültür Adası” 2013 yılı içerisinde Akdeniz Oyunları’ndan önce bitirilecek ve Mersin’in, ülkenin ve dünyanın turizmine bir değer olarak kazandırılacak. Bu proje kapsamında Mersin halkından beklentileriniz neler? Tabi ki turizmde yapacaklarımız


8

bununla sınırlı değil. Bir bütün olarak Mersin’de öncelikle 5 yıldızlı otel ve hizmet sektöründeki yatak sayımızı ivedi olarak arttıracağız. Planlamalarımızı yaptık ve bu noktada çok olumlu ve önemli bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Tarsus-Kazanlı projesi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki en büyük projesidir. Buna yönelik çalışmalarımız çok kısa bir süre içerisinde kamuoyuyla paylaşılacak. Karboğazı’nda kayak turizminden Kazanlı’dan başlayarak Anamur’un ucuna kadar

deniz turizmine, inanç turizminden doğa turizmine, uluslararası korunan Ramsar Sözleşmesi’nin tarafı olduğu kuş cennetinden karettalara kadar bu kentin tüm değerlerini kültür ve turizm potasında en yüksek gelir elde edilmesi noktasında kullanacağız. Çünkü turizm hareketliliktir, yataktır, altyapıdır. Çok açık bir tespittir ki; Konya’dan Maraş’a, Adana’dan Osmaniye’ye kadar 5 milyonluk bir coğrafyanın tek Süper Lig takımı Mersin İdman Yurdu’dur. Tüm bu insanların bu

maçlara dönük odağı da Mersin olacak. Bu insanlar Mersin’e geldiği zaman, şüphesiz o hareketliliğin karşısındaki hem yatak hem de alt yapıyı bir turizm hareketliliği olarak talep edecekler. O yüzden Mersin halkından ve özellikle işadamlarımızdan bu değişim ve dönüşümü doğru okumalarını, kendi paylarına düşen katkıları yatırım olarak Mersin’e ivedi olarak yapmalarını istiyor ve bizden bekledikleri her desteği vermeye hazır olduğumuzu da özellikle belirtiyorum.


Ramazan Ramazan ayının İslam alemi için büyük bir önemi vardır. Çünkü Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. İslam’ın temel ibadetlerinden olan oruç bu ayda tutulur. Ayrıca bin aydan daha hayırlı kabul edilen “Kadir Gecesi” yine bu ay içerisinde kutlanır. Bu nedenle Ramazan ayı, Müslümanlar için en kutsal aydır ve ona “on bir ayın sultanı” denilmiştir.

H er yıl 10 gün geri giderek

farklı bir tarihe rastlayan on bir ayın sultanı Ramazan, bu sene 1 Ağustos’ta tutacağımız ilk oruçla başlıyor. Toplumumuzda çok önemli bir yeri olan Ramazan ayındaki iftar sofralarının hepimiz için ayrı bir önemi var. Tüm aile fertlerini ve dostları bir araya toplayan iftarlar, hepimiz için Ramazanın olmazsa olmazlarından. Sıcak ve uzun yaz günlerinin sonunda her zamankinden daha büyük özenle hazırlanır iftar sofraları… Genç yaşlı herkes bu

sofralarda şükran duygusuyla ekmeğini paylaşır, masanın başında sabırla beklenir ezan sesi duyulana dek. Akşam ezanının sesiyle birlikte hissedilenleri ve yaşanılanları genç nesil görmeli ve öğrenmelidir. Nesilden nesile, ne yazık ki azalarak aktarılan ramazan adetlerinden her ne kalmışsa, vefasızlığa inat uygulamak boynumuzun borcu olmalıdır. Ramazan denilince aklımıza ilk gelen, zengin çeşitlerle dopdolu sofralardır. Sofradaki yemeğin başkalarıyla paylaşılması, diğer

zamanlarda olduğundan çok daha fazla anlam taşır Ramazan ayında. İkram edilen her ne olursa olsun, kalabalık ramazan sofraları her zaman en güzel paylaşımlar olmuştur bizler için.

Mersin Muğdat Camii


10


11

Ramazan

Bereketi Sofranızda... “Mersin için iftar saati” cümlesi ile masadaki yerler alınır, top sesi ile oruçlar açılır. Ramazan boyunca kurulan sofralar hurma ve zeytin ile başlar, en lezzetlisinden hazırladığımız tatlılar ile sona erer. Bu zengin yöre sofrasından önemli damak tatlarını Ramazan Sofralarınız için bir araya getirdik. Humus, Sini Köfte ve Fıstıklı Tel Kadayıf kentin geçmişten bugüne uzanan en özel lezzetlerinden… Sofranızın bereketi daim olsun. Hayırlı Ramazanlar… Asude AKSOY

SİNİ KÖFTE Malzemeler: •1,5 su bardağı ince bulgur •½ su bardağı irmik •2 su bardağı sıcak su •2 orta boy patates ( haşlanmış ve rendelenmiş ) •2 çay kaşığı kimyon ( taze çekilmiş ) •1 çay kaşığı tuz •1 yemek kaşığı biber salçası •1 çay bardağı zeytinyağı •Üzeri için tereyağı İçini hazırlama: •300 gr kıyma ( koyun ve dana karışık )

Hazırlama: •Bulgur ve irmiği büyükçe bir tepsiye alıp üzerlerine 2 bardak sıcak su ekleyerek 10–15 dk. kadar bekletin. Patatesi, kimyonu, tuz ve salçayı ekleyin iyice yoğurun. •İç malzemeyi hazırlamak için kıymayı bir miktar zeytinyağı ile tencereye alın.

büyük boy yuvarlak tepsiye alıp üzerine bulgurlu karışımın yarısını elinizle yayın. (Bu hamurun kalınlığı 1 cm, en fazla 1,5 cm civarında olmalı) •Hazırladığınız kıymalı harcı üstüne dağıtın. •Kalan bulgur karışımından ceviz büyüklüğünde parçalar alarak avucunuzun içinde 1 cm kalınlığında inceltip tepsideki kıymalı harcın üzerine kapatın. Her parçayı yapıştırırken su kullanın. Bu şekilde kıymalı harcın üzeri tamamen kapandığında bir bıçak ile köfteyi dilimleyin. •Her dilimin üzerine bir parça tereyağı ekleyerek 1800 C fırında 40 dk. kadar pişirin. •Fırından çıkarınca üzerini bir sofra bezi ile örtüp 10 dk. bekledikten Kıyma suyunu salıp çekinceye kadar sonra servis yapın. kavurun. Ardından soğanları ekleyin. 5 dk. bu şekilde kavurduktan sonra Afiyet olsun… tuz ve karabiberi ekleyin. Ocaktan aldıktan, biraz ılıdıktan sonra da cevizi ekleyip karıştırın. •Bulgur karışımını eşit iki parçaya ayırın. Bir çay bardağı zeytinyağını


12

HUMUS

FISTIKLI TEL KADAYIF Malzemeler: •500 gr. tel kadayıf •2 çorba kaşığı tereyağı •1 çay bardağı tane yeşil fıstık

daha ekleyip basınçlı tencerede iyice yumuşayana kadar yaklaşık 1 saat pişirin. Malzemeler: •Nohutları süzün. Ezerek tel •1,5 su bardağı nohut süzgeçten geçirin. •1/2 su bardağı tahin •Sarımsakları, limon suyunu, •1/2 su bardağı zeytinyağı zeytinyağını, tahini ve tuzu •3 iri diş sarımsak ( ezilmiş ) nohut püresine ekleyin, karış•3 limon ( suyu sıkılmış ) tırarak servis tabağına alın. •Tuz, sumak, kimyon • Sumak ve kimyon ile süsleyin. •3 çay kaşığı toz kırmızıbiber Arzu ederseniz üzerine ince •Bir tutam maydanoz ( arzu kıyılmış maydanoz serpin. edilirse, ince kıyılmış ) •Kalan yağı tavada ısıtın. Kırmızıbiberi ekleyin, bir iki Hazırlama: kez karıştırıp ezmenin üzeri•Nohutu yıkayın, 2 su bardağı ne gezdirip servis yapın. su ile bir gün önceden ıslatın. •Ertesi gün, bir su bardağı su Afiyet Olsun…

İçini hazırlama: •1 su bardağı toz yeşil fıstık •1/2 su bardağı file yeşil fıstık Şerbetini hazırlama: •4 su bardağı toz şeker •3 su bardağı su Üzerine: •1 top vanilyalı dondurma

Hazırlama: • İlk olarak fırın tepsisini tereyağı ile yağlayın. Üzerine tane yeşil fıstık serpin. • Ayrı bir yerde tel kadayıfı ince ince parçalayın ve karıştırma kabına alın. Üzerine eritilmiş tereyağı ilave edin ve kadayıflara iyice yedirin.

• Fırın tepsisine kadayıfının yarısını ilave edin. Üzerine toz yeşil fıstık ve file yeşil fıstık ilave edin. Üzerine geri kalan tel kadayıfı ilave edin. Kadayıfı elinizle iyice bastırın. • Önceden ısıtılmış olan 1800 C fırında yaklaşık 10-15 dk. üstü

pembeleşinceye kadar pişirin. Tatlıyı fırından alıp ilk sıcaklığının geçmesini bekleyin. Ardından ılık şerbeti yavaş yavaş gezdirin ve dilimleyin. • Üzerinde bir top vanilyalı dondurma ile servis yapın. Afiyet Olsun…


zaman tüneli 01.08.1840 : İlk Türkçe gazete olan Ceride-i Havadis yayımlanmaya başlandı. 02.08.1914: Almanya, Rusya’ya savaş ilan etti. 03.08.1936: Siyah atlet Jese Owens üç gün içinde Berlin Olimpiyatları’nda 4 dalda altın madalya kazanarak Hitler’in “ari ırk” teorisine büyük bir darbe vurdu. 05.08.1962: Amerikalı sinema oyuncusu Marilyn Monreo yaşamını yitirdi. 06 .08 .1945: ABD İlk ato m b o mb asını Japonya’nın Hiroşima kentine attı. 80 bine yakın insan öldü ve bütün kent yok oldu. Zamanla radyoaktivitenin yol açtığı kanserler de dahil ölü sayısı 200 binin üstüne çıktı. 07.08.1964: Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı savaş uçakları Kıbrıs’ta Rum mevzilerini bombaladı. 07.08.1964: Türk Hava Kuvvetleri’ne bağlı savaş uçakları Kıbrıs’ta Rum mevzilerini bombaladı. 08.08.1974: ABD Başkanı Richard Milhous Nixon, ‘’Watergate’’ skandalının yarattığı kamuoyu baskısı sonucu istifa etti. Nixon, istifa eden ilk ABD Başkanı oldu. Başkanlık görevini yardımcısı Gerald Ford devraldı. 09.08.1928: Arap alfabesi yerine Latin esasına dayanan Türk alfabesi kabul edildi. 10.08.1994: İlk Türk uydusu “ TÜRSAT 1-B” uzaya fırlatıldı.1780 kg ağırlığındaki uydunun 11 kanalı Türk özel televizyonlarına ayrıldı. 11.08.1961: İstanbul’da 92 yıldır hizmet veren tramvay kaldırıldı. Son seferini yapan tramvaylar yolcuları ücretsiz taşıdı. 12.08.1908: Ford marka ilk araba üretildi. 13.08.1961: Berlin Duvarı yükselmeye başladı. Berlin’in Sovyet işgal bölgesi olan Doğu Berlin, Soğuk Savaş’ın simgesi olan duvarla Amerikan işgal bölgesi Batı Berlin’den fiziksel olarak da ayrıldı.

13


14

14.08.2000: Rus Nükleer denizaltısı Kursk, 107 mürettebatıyla deniz dibine oturdu.

29.08.1933: Almanya’da Yahudiler toplama kamplarına gönderilmeye başlandı.

15.08.1984: PKK, Hakkari’ye bağlı Eruh ve Şemdinli ilçelerinde jandarma karakolları ve resmi dairelere ateş açarak ilk silahlı eylemi başlattı.

30.08.1922: Yunan ordularının işgaline karşı Başkomutanlık Meydan Savaşı kazanıldı.

16.08.1977: Elvis Presley, malikanesinde ölü bulundu. 17.08.1787: Osmanlı-Rus Savaşı’nın ilanı. 18.08.1227: Moğol imparatoru Cengiz Han; attan düşerek öldü. 19.08.1934: Hitler, meclisin kararıyla “Führer” ilan edildi. 20.08.1988: Irak-İran Savaşı ateşkesle sona erdi. 21.08.1960: Çanakkale Şehitleri Anıtı törenle açıldı. 22.08.2000: Azerbaycan eski Devlet Başkanı Ebulfeyz Elçibey hayatını kaybetti. 23.08.1305: “Cesur Yürek” filmine de konu olan İskoç vatansever Sir William Wallace Londra’da işkenceyle öldürüldü. 24.08.1991: SSCB Devlet Başkanı Gorbaçov, Komünist Partisi’nin feshedilmesini istedi ve parti genel sekreterliğinden istifa etti. Sovyetler Birliğinin dağılma süreci başladı. 25.08.2000: Galatasaray Real Madrid’i 2-1 yenerek Süper Kupa’yı kazandı. 26.08.1071: Sultan Alparslan komutasındaki Selçuklu orduları Malazgirt’te Bizans ordularını yendi. Malazgirt Zaferi Türklere Anadolu’nun kapılarını açılmış oldu. 27.08.1979: Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) jandarma öğrencilere müdahale etti; 450 sol görüşlü öğrenci gözaltına alındı. 28.08:1999: Ağır sıklet boksörü Sinan Şamil Sam, Dünya Şampiyonu oldu.

31.08.1918: VI. Mehmet Vahdettin padişah oldu. O gün, Osmanlı tarihindeki son kılıç kuşanma töreni yapılmış oldu.


15


söyleşi

Ahmet Yeşil

16

“Onun denizleri, ne Ayvazovsky’nin denizleridir, ne de Diyarbakırlı Tahsin’in. Onun denizleri, kurgulama denizlerdir; çilesini ilmik ilmik uzattığı, mutluluğunu mutsuzluğunu birer fırça darbesiyle yansıttığı, üzerinde kağıttan kayıklarla çocukluğunu gezdirdiği, ya da feryadını, nefretini, korkusunu, isyanını taşıdığı...” Abdülkadir Günyaz Ahmet Yeşil’in resimle tanışması nasıl gerçekleşti, bu yolculuğa başlamasında ona yön gösteren biri veya birileri oldu mu hayatında? Resimle ilk tanışmam ilkokula başlamadan önce gerçekleşti. Üst kat komşumuz; İstanbul’dan Mersin’e gelen bir ressamdı. Beni yanına alırdı ve birlikte atölyesine giderdik. Bir ressamla, resimle, sanatla ilk buluşmam böyle oldu. Daha sonrasında, ortaokulda resim öğretmeninim benimle yakından ilgilenmesi de, bu buluşmayı yakın ilgi düzeyine yükseltti. Resme ve sanata daha çok ilgi duymaya başlamıştım fakat okul yıllarındaki idealim tıp okumak ve futbol oynamaktı. Fen lisesine gitmek istiyordum. Resim öğretmenimiz aynı zamanda okul müdürümüzdü de ve fen lisesi başvuru formunu bana vermedi. Çünkü

güzel sanatlar eğitimi almamı istiyordu. Okul sonrası rahatsızlandım ve bu süreç içerisinde ilk resim eğitimim Ankara’da Gazi Eğitim Fakültesi hocalarıyla başladı. Ressam Nuri Abaç, İlhan Çevik ve Heykeltıraş Ernur Tüzün’ün teşvikleriyle resme yöneldim. Resim öğretmenimin öngörüleri doğrultusunda ve hocalarımın atölye eğitimleri sonucunda, resmi bir yaşam biçimi olarak benimsedim ve bütün zamanımı resme adadım. Resimlerinizde halat ya da ipin ön plana çıkmasının bir sebebi var mı? Yeteneğinizi size ait kılan yaratıcılığınızdır, yorum gücünüzdür. Yerli, yabancı bu çalışmalarımı gören herkes çok özgün bir çizgi yakaladığımı söylüyorlar. Diğer yandan, benim kendime göre bir yaşam anlayışım var. Bu

yaşam içerisinde kendinize ait bir dünya yaratıyorsunuz. Bu dünya içinde sanatımın malzemesi halat oluyor, ip oluyor. Halatın kendi boyutuna baktığınız zaman o boğumlar, kıvrımlar bir ritimdir. Halatların ritmiyle yaşamın ritmi arasında diyalektik bir ilişki kurarsak, halatın statik ritmi üzerinde ışık- gölge, açık-koyu değerlerle bir dinamik etki görürüz. İşte o sizin yaşamınızdaki dinamizmdir, yaşam ve düşüncelerinizin izleridir. Ahmet Yeşil’in resimlerinde bir sanat akımının etkisi var mı? Resimlerinizi nasıl okumalı insanlar? Resimlerimin nasıl okunması gerektiği konusunda bir okuma kılavuzum yok, olmazda. Her izleyen kendi duygu ve düşünceleri, sanatsal birikimleri doğrultusunda bir ilişki kurar ki bu da en doğrusudur. Sanatçının


17

Çağrı 65 x 75 cm tuval üzerine yağlıboya

buna müdahalesi, hikayeleştirmesi, yönlendirmesi o yapıtı sınırlar. Çerçevenin içine hapseder ki bu da yanlış olur. Tabi bir tanımlama içinde kendini sınırlamak, bir yer koymak gibi bir çabam yok. Bunu sanat insanlarının, zaman içinde sanatsal serüvenimin bıraktığı etkiyle, izlerden yola çıkarak belirleyeceği bir durum. Benim heyecanım; duygularımı, dünya görüşümü, yaşam felsefemi teknik ve semantik olarak en güçlü, en iyi biçimde plastize ederek özgün ve estetik bir dille bana ait sanat yapıtını üretmek. Tabi ki her sanatçı kendi özgün tarzı ve kimliğiyle anılmak ister, bu benim için de geçerlidir. Gelelim sergilerinize, bugüne kadar hem yurtiçinde hem de yurtdışında birçok sergi

düzenlediniz. Son olarak da New York’ta bir sergi gerçekleştirdiniz, nasıl geçti sizin açınızdan bu sergi? New York’ta gerçekleştirdiğimiz sergi açılışının bu kadar çok ilgi göreceğini tahmin etmiyordum. Daha önce de San Diego ve New York’ta iki sergim olmuştu ama bu benim Amerika’ya ilk gidişimdi. Birçok büyükelçi ve New York’un tanınmış sanat insanları arasından yaklaşık 350 kişi vardı açılışa gelen. Onlarla buluştuk ve tanıştık. Sergi hem sanatsal hem de koleksiyonerlerin ilgisi anlamında büyük ilgi gördü. Ayrıca basından da büyük ilgi gördü ve özellikle internet gazeteciliği çok gelişmiş olan Amerika’da, yayınlanan röportajlar büyük ses getirdi. Resimlerimle özel olarak ilgilenen galeriler oldu. New Jersey’de,

Amerika’nın en önemli sanat galerilerinin bulunduğu bölgede yer alan bir galeri Amerika kıtasındaki menajerliğimi almak istedi, onlarla anlaştık. Bundan sonrası için planlarınız neler, nasıl bir sergi programı bekliyor Ahmet Yeşil’i? Çalışmalarımın ne kadar özgün olduğu konusunda olumlu eleştiriler aldım fakat o yerleri dolaşınca da, daha farklı bir çizgide olduğumun farkına da vardım. Tabi bunlar hep enerji motivasyonları olarak geri döndü bana. Son sürat çalışıyoruz, 2012’nin çok önemli bir sergisinde eserlerim yer alacak. Paris’te 2011/2012 döneminde 3 sergim olacak. Bunları kasım, aralık ve nisan aylarında gerçekleştirmeyi düşünüyoruz.


18

Görsel dokunuşlar 120x100 cm tuval üzerine yağlı boya 2010

Yaşama dokunmak 100x80 cm tuval üzerine yağlı boya 2007

Tutulmalar 60x50 cm tuval üzerine yağlı boya 2010

Aralık ayında Floransa’da uluslararası bianele özel sanatçı olarak davet.edildim, orada bir sergi olacak. Henüz kesinleşmedi ama yaz aylarında bir de Kanada sergisi olabilir. Türkiye dışında, kendiliğinden oluşan böyle yoğun bir sergi programımız var. Bu yıl Paris Grand Palais’da iki çalışmamın sergilenmesi sonrasında böyle arka arkaya teklifler geldi. Zaten benim son bir yıldır üzerinde durduğum projem, önümüzdeki 5 yıl süresince yurtdışı sergilerine ağırlık vermekti. Biz sadece sanatsal olarak parmak izimizi bıraktık, onlarda izleri takip ederek bize ulaştılar. Resimlerinizde Mersin’in yeri nedir? Sanatınızı besleyen, size ilham kaynağı olan, birtakım özel şeyler var mı Mersin’de? Mersin’de beton yığını ve çarpık kentleşmeden başka ilham alınacak bir şey bırakmadılar ki! Dışarıdan gelen bir insan Mersin’e çok güzel bir kent olarak bakıyor

ama Mersin’in bundan 15 yıl öncesini bilmiyor ki! O güzelim denizin, portakal bahçeleriyle buluştuğu ve altın bir gerdanlığı anımsatan o sahiller kalmadı artık. En güzel sahillere sahip olan bir kent, bugün beton yığınına döndü. Mesela Kız Kalesi 80’li yıllarda bir başka görünüyordu, ama bugün baktığımızda çöplüğün içerisine düşmüş bir altın parçasını anımsatıyor bana. Mersin’de her şey bu kadar bozuldu mu size göre? Güzel kalabilen şeyler de yok mu? Tabi Mersin’in bir de bozulmayan ve değişmeyen bir kültürü var. Her ne kadar göç alsa da, o kültürün, o yaşam tarzının içerisinde bunları eritebiliyor. Dünya kenti olma özelliği vardır Mersin’in; hangi ırktan, dinden, mezhepten, etnik guruptan olursa olsun bunlar hiçbir zaman ön plana çıkmıyor, Mersin’de ön plana çıkan hep insan olmuştur. İnsan odaklı bir kültürü vardır Mersin’in. Bu kültürün devam edebilmesi için, sanat ve

kültür kenti yapacak özellikler ve fiziki mekanlar kazandırılırken bunların içini dolduracak çekim merkezi olma özelliklerini de kazandırmak lazım. Heykel sempozyumu yapıldı mesela Mersin’de, sempozyum bitip heykeller çeşitli yerlere koyuluyor ama bakıyorsunuz heykeller ya kırılıyor ya da üzerine boyalarla yazılar yazılıyor. Bu kadar büyük bütçelerle bunlar yapılırken, bu sanat yapıtlarının sahiplenilebilmesi için herhangi bir eğitim projesi yok. Sempozyum yapılıyor ve kimsenin haberi olmadan da bitiyor. Örneğin Değirmendere, Mersin’in bir ilçesi kadardır ancak. Orada bir ahşap heykel sempozyumu yapıldı. Bir iki heykele zarar verildiği için millet ayaklandı orada ama burada insanlar sadece seyrediyor.Kısacası yapılan şeylerin kalıcı olabilmesi için eğitim projeleriyle de insanlarda bu bilincin oluşturulması lazım.


19

Louvre’daki hayalet 120 x 90 cm tuval üzerine yağlıboya 2009


Ramazanda Kârlı Alışverişin Adresi...


spor

Ahmet Atakan Mersin Tenis İhtisas Kulübü Başkanı

Tenisi çok seviyorum, Mersin’i çok seviyorum. Kime katkı sağlayabilirsek; biz, o her türlü katkıyı sağlamaya hazırız! Sizi ve Mersin Tenis İhtisas Kulübünü biraz tanıyabilir miyiz? Ben Ahmet Atakan, işadamıyım. 2010 Ekim tarihinden bu yana Mersin Tenis İhtisas Spor Kulübü’nün başkanlığını sürdürüyorum. Kulüp 1989 yılında kuruldu fakat tesislerin yapılması ve faaliyete geçmesi 1994 yılında gerçekleşti. 17 senedir Mersin’de spora hizmet veren bir tesis Mersin Tenis ihtisas Spor Kulübü. Hem altyapıdan yetiştirdiğimiz çocuklarımız var, hem de hafta sonları kulüp üyelerimizin dışında çocuklarında gelip katılabileceği tenis okulumuz var. Bunun dışında “veteran tenis” dediğimiz 18+,25+,35+,45+ ve 55+ kategorilerinde sporcularımız var. Kulübün yaklaşık 535 adet üyesi bulunuyor. Mersin’de bir turnuva olduğu zaman, bu turnuvaya en az 400 Mersinli veteran tenisçi katılıyor. Mersin’de tenis sporuna hizmet veriyoruz

ama gelecekte yelken, yüzme ve su sporlarına da hizmet vermeyi hedefliyoruz. İlk etapta da yelkeni bu yaz başlatmak istiyoruz. Buna yönelik çalışmalarımızı başlat tık. Bizim kulübümüz kurulduğunda Mersin’de sadece Orduevi’nin, bazı sitelerin ve Hilton Oteli’nin kortları vardı. Fakat onlar kulüp şeklinde değil de, isteyenin gidip sahayı tutarak tenis oynadığı biçimdeydi. Mersin’de Tenis Federasyonu’na bağlı ilk kulüp bizim kulübümüz. Bizim kulübümüzden sonra Penguen Tenis Kulübü kuruldu, Mersin Üniversitesi’nin kendi bünyesinde bir tenis bölümü oluşturuldu ve son olarak da Ata Tenis Kulübü kuruldu. Mersin Tenis Kulübü tüm bu kulüplerin kurulmasına ve Mersin’in tenis sporunu sevmesine öncülük etti diyebiliriz kısacası. Bu sporu yaymak ve sevdirmek adına neler yapıyorsunuz,

bunları öğrenebilir miyiz sizden? Okullara giderek, idareci ve öğretmenleri tenis okuluna öğrenci göndermeleri için yönlendiriyoruz. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü yazları bize okullardan öğrenci gönderiyor ve biz de onlara sahalarımızı tahsis ediyoruz. Çocuklar burada bizim hocalarımızdan bedelsiz olarak ders alıyorlar. Mersin Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan (SHÇEK) 13 tane çocuğumuz var ve biz onların bütün masraflarını üstlenerek haftada 4 saat burada ders veriyoruz. Bu çocukların arasından da iyi tenisçiler yetişir diye ümit ediyoruz. Kaldı ki iyi tenisçi yetişmese bile spor, çocukları kötü alışkanlıklardan uzak tutar, ruhu geliştirir, onların iyi insan olmalarına katkı sağlar, strateji ve muhakeme yeteneğini geliştirir. Kısacası sporun fiziksel katkılarının yanında birçok katkısı daha var. Her türlü kuruluşun kulübü-

21


22

müzle birlikte gerçekleştirmek istediği etkinlikler için yardıma hazırız. Sonuçta biz bunu sporun gelişmesi için yapıyoruz. Ben de bir iş adamıyım ve bunu gönüllü olarak yapıyorum, çünkü tenisi çok seviyorum, Mersin’i çok seviyorum. Kime katkı sağlayabilirsek; biz, o her türlü katkıyı sağlamaya hazırız. Kulübün tenis takımı ne durumda? Kulüp takımımız Türkiye Tenis Federasyonu(TTF) 1.Ligin’ de mücadele ediyor. TTF 1. Ligi’nde her yıl mayıs ayında klasman maçları yapılıyor ve bu maçlar sonrasında ligde kalıyorsunuz veya ligden düşüyorsunuz. Mersin Tenis İhtisas Kulübü olarak biz 3 senedir ligde kalıyoruz. Ayrıca Milli takımda yer alan, kulübümüzden yetişmiş değişik yaş gruplarında birçok tenisçi de var. Mersin’de gerçekleşecek olan 2013 Akdeniz Oyunları’nda da bizim kulübümüzden yetişmiş tenisçiler

milli takımda yer alacaktır diye düşünüyorum. Mersin’de halka açık, yapılan maçları izleyebilecekleri bir tenis tesisi yok değil mi? Mersin’de halka açık bir tenis tesisi yok evet, ama Akdeniz Oyunları b aş v u r usu n d a b u lu n u lu r ke n bizim tesislerimizde spor tesisleri envanterine yazıldı. Çünkü bu tip organizasyonlar verilirken mevcut spor tesislerine de bakılıyor. Biz olimpiyat komitesine, buraya 2 bin kişilik ilave bir merkez kort yapmak üzere projemizi sunduk. Bu yapılacak kort da halka açık olacak. Akdeniz Oyunları demişken, Mersin 2013 hakkında ne düşünüyorsunuz? Akdeniz Oyunları’nı fırsat bilerek, sadece spor kenti olmak değil, aynı zamanda bu yapılacak tesislerin turizmin, sanat etkinliklerinin gelişmesine ve Mersin adının dünyaya duyurulmasına katkı sağlamasına

yönelik çalışmalar yapılması gereli. Çünkü oyunlar en fazla 15 gün sürecek. Bunun sonrasında bu tesisler atıl kalmasın. Gönül istiyor ki burada altyapılar oluşturulsun, kulüpler oluşturulsun, yeni sporcular yetişsin. Ben istiyorum ki, Akdeniz Oyunları sayesinde Mersin öyle tesislere kavuşsun ki, mesela uluslararası düzeyde büyük bir tenis organizasyonu yapılacağı zaman, Ankara’daki, İstanbul’daki insanlar bile desinler ki, “bunu Mersin’de yapalım çünkü en iyi tesisler orada.” Şampiyonlar Ligi finali İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nda oynandı, çünkü o zaman ki en iyi ve en yeni stat oydu. Mersin’in de bunu sağlaması lazım, yoksa Akdeniz Oyunları’na o tesisler tabi ki yetiştirilir ama yapıldıktan sonrası mühim bence. Genelde bu tip organizasyonlardan sonra yapılan tesisler boş kalıyor çünkü bunları yapmakla bitmiyor iş.


23

Bunların bir sürü bakım masrafları var, bakım için personel lazım, neticede bunlar toprak kort ve her üç saatte bir sulanması gerekiyor. Bu, bizim tesisimizin üzerine yapıldığı takdirde bizim burada zaten tüm bu işleri yapan personelimiz var. Onların da bakımını devam ettirir ve belki bu tesisler vesilesiyle Mersin’de bir ‘‘Mersin Open’’ başlatırız. Böylece Mersin’in adını dünyaya duyurabiliriz. Örneğin, İspanya’da Barcelona kenti olimpiyatlar orada yapılıncaya kadar normal bir Avrupa kentiydi. Ama olimpiyatlara öyle bir hazırlandılar, öyle tesisler, oteller vs. yaptılar ki, şuan Avrupa’nın en güzel, en çok

turist alan şehirlerinden biri haline geldiler. Bence, Akdeniz Oyunları da Cumhuriyet’in ilanından bu yana, Mersin’in başına gelmiş en güzel şey! Biz hem olimpiyat komitesiyle hem de şehrin Akdeniz Oyunları’yla ilgili kurumlarıyla devamlı istişare halindeyiz.

Birkaç tane proje sunduk, Akdeniz O y unlar ı’n da g ö nüllü o lar ak Mersin’e faydalı olabilmek için çalışmak istiyoruz. Tenis müsabakalarının burada gerçekleştirilebilmesi için elimizden ne gelirse yapmaya çalışacağız. Şimdi haber bekliyoruz.


office furniture

Türkiye’nin en büyük ofis mobilyaları üreticilerinden olan Office Room, Uzman personeli ile 15.000 m2 alanda, TSE ve ISO:9001 belgeli üretim yapmaktadır. Üst düzey yönetici odalarından, personel çalışma gruplarına kadar tüm ihtiyaçları karşılayabilecek ürün gamına sahip firmamız, müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutarak, satış yapmaktadır.

MERKEZ SHOWROOM :

Ofis Masaları Ofis Koltukları Sandalye Masa Sedir ve Puflar Okul Mobilyaları

MEZİTLİ SHOWROOM :

Adres : GMK Bulvarı Barış Mh. Adres : GMK Bulvarı Eğriçam Mh. No:211 MERSİN No:454 MERSİN Tel : + 90 324 336 65 60 Tel : + 90 324 327 83 27 Fax : + 90 324 336 99 91 Fax : + 90 324 327 83 27 E-mail : bilgi@officeroom.com.tr

www.officeroom.com

Hastane Mobilyaları Konferans Koltukları Otel Mobilyaları Plastik Grubu Aksesuarlar

FABRİKA Adres : Bekirde Köy Yolu 2. km 6/A DİKİLİTAŞ/MERSİN Tel : + 90 324 453 26 91 Fax : + 90 324 453 26 92


40

14 Eylül 1983 yılında, kendisiyle aynı müzik sevgisini paylaşan eczacı bir annenin ve taksi şoförü bir babanın kızı olarak, Londra’nın kuzey bölgesindeki Southgate’te dünyaya geldi

20 Ekim 2003 yılında, yapımcılığını Salaami Remi’nin üstlendiği albümü “Frank” albümü yayınlandı. Genel olarak caz etkileşimlerinin yer aldığı bu albümdeki bestelerin tamamının yapımında Winehouse’da etkin rol üstlendi.

G ecenin siyahına inat edercesine sahnenin sönük mavi ışıkları seyircilerin çığlıkları arasında yerini loş bir pembeye terk ederken çığlıklar tavan yapıyordu. Keza sahnede Winehouse belirmiş, salına, salına yürümeye başlamıştı. O da ne?

Amy mikrofona değil önce bas gitaristine sarılmış, daha sonra ayakkabılarını hafif sendeleyerek çıkartıp kendini sahneye bırakmıştı. Şaşkın bakışlar içinde binlerce hayranı onu izleyip çığlıklara boğarken Belgrat’ı, o ne olduğundan habersiz backvokaline sarılıyordu. Kim diyebilirdi ki bu onun son konseri olacak. Çünkü o henüz 27 yaşındaydı. Yalnızca 27…


27’nin Laneti / CLUB 27

Amy kısacık bir ömre öyle çok şey sığdırıyordu ki, beklide bu durumu kendi bile far edememişti, edemeyecekti. Bir miti doğrulamak istercesine anı yaşıyordu (Carpediem) “ Hızlı Yaşa, Genç Öl ” Rihterin bilmem kaç ölçeğinde depremlerine rağmen ayakları yere sapasağlam basıyordu. En azından albenili fotoğraflardaki, sahnenin büyüleyici ışıklarından hayranlarının gözlerine bu ışık yansıyordu. Oysa o adeta ölümle dans ediyor. Azrail’e kendi diliyle kafa tutuyordu, melodilerinde… Görünen Herşey Gerçek Mi?

D üşünsenize bir kere önünüzde koca bir ömür, kazanacağınız onca kalp, size yakın olmak için her şeyini feda edebilecek yüzlerce hatta binlerce fanatik taraftar… Bir sanatçı daha ne ister ki? Para, pul, şan, şöhret…

Zirveye o kadar yakınsın ki uzansan parmaklarının ucuyla uzatsan elini ta uzaklara adeta bulutlara değeceksin. H ayat göründüğü kadar pembe değil mi, yoksa?Amy siyahın ta orta yerindeydi ama sahnenin pembesi, mavisi, sarısı, kırmızısı siyahı absorbe ediyor, o sahnede adeta parlıyordu. Tıpkı kutusunda saklanan ve sadece özel günlerde takılan bir pırlanta misali… Kutusunda yapayalnız, kendiyle kalakalmış. Mutluluğa hasret.

CLUB

27

23 Temmuz 2011 günü öğleden sonra saatlerinde Londra’da dairesinde ölü olarak bulunan Amy Winehouse, 27 yaşında hayata veda eden efsanevi müzisyenler listesinde yerini aldı.

“ÖLÜM KULÜBÜNE HOŞGELMEDİN AMY“

Club 27 olarak kabul edilen ölüm listesinde yer alan bazı ünlü isimler şunlar. Nirvana’nın solisti Kurt Cobain, Tarihin en önemli elektro gitaristlerinden kabul edilen Jimi Hendrix, Rolling Stones’un kurucularından Brian Jones ve The Doors grubunun solisti Jim Morrison…


Medeniyetlerin buluştuğu şehir Makedonya’nın başkenti Üsküp, Makedonya’nın kuzey kesiminde, Kosova’ya yakın bir bölgede yer alır. Balkanlar’ın ortası sayılabilecek bir konumda olan şehir, ülkenin tek büyük akarsuyu Vardar Nehri’nin iki kıyısında kuruludur.

Ağustos 2011 |


43

Ü

Milenyum Haçı

sküp, M.Ö. 4000 yılına kadar götürülen bir yerleşim tarihine sahiptir. Bu veriyi şehrin kalesi de gösterir. Şehre dair gerçekçi ilk kayıt M.Ö 4. yüzyıla aittir. Bir yakada Arnavutlar ve Müslümanlar, diğer tarafta Ortodoks Hıristiyanların yaşadığı kent aynı zamanda tarihi bir Osmanlı yerleşimidir. Kentte Makedonlardan sonra Arnavutlar ikinci, Türkler üçüncü etnik grup olma özelliğine sahip. Makedonlar Üsküp’ü Skopje olarak adlandırıyor. Ülkenin adı büyük tartışmalara sebep oluyor. Türkiye ve Birleşmiş Milletler’in dört daimi üyesi ile birlikte birçok ülke burayı Makedonya olarak tanırken, Yunanistan’ın baskısıyla bir grup da Eski Yugoslavya Makedonya Cumhuriyeti isminde ısrar ediyor. Birleşmiş Milletler de ikinci grupta yer alıyor. Bu durum özellikle Yunanistan’dan Makedonya’ya geçişlerde sorun yaratabiliyor.


44

“Kentin Simgesi”

Gezilebilecek Yerler

T

arihi bir kent olmasının yanı sıra ülkesinin de en büyük yerleşim yeri olma özelliğini taşıyor. Bu iki durum mimariyi geleneksel ve modern olarak iki şekilde etkilerken, eski Sovyetler Birliği’ne bağlı olmuş olması da bu sistemin mimari anlayışını yansıtıyor. Üsküp Old Bazaar’a Türk Çarşısı da deniyor. Bunun sebebi buradaki esnafın birçoğunun Türk olması ve pazarda ağırlıkla Türkçe konuşulması. Türk olduğunuzu belirtmeniz keyifli sohbet ve alışveriş için oldukça önemli bir anahtar. Çarşı içinde görülecek tarihi yapılar arasında yine Osmanlı mimari geleneğinin örnekleri Mustafa Paşa Camii, Kurşunlu Han, Sulu Han, Davut Paşa Hamamı bulunuyor. Burada eski Türk evlerinden de

örneklere rastlamanız mümkün. Kentin simgesi Taş Köprü 15. yüzyılda inşa edilmiş. Sultan I. Murad döneminde yapılan 13 gözlü, eşsiz bir mimari yapı olan köprü, 1963 yılında meydana gelen büyük depremle yüzde 80’i tamamen yıkılan Üsküp’te ayakta kalan ender yapılardan biri. Birkaç yıl öncesine kadar yıkıntı halinde olan Üsküp Kalesi, geçirdiği restorasyonla tekrar eski günlerine dönmüş. Görkemli parkı da ilgi çekiyor. Kaleden doyumsuz bir Üsküp manzarası seyretmeniz mümkün. Kentin eski tren istasyonu da kısmen yıkılmış olsa da bugün Ulusal Müze olarak değerlendirilmiş. Üsküp ve Makedonya ile ilgili tarihi ve kültürel ipuçlarını burada bulabilirsiniz. Kentin en yeni kilisesi St. Clementin

Katedrali Vardar Nehri’nin hemen yanında. Onunla birlikte Üsküp’te Saat Kulesi’ni gezebilir, Sveti Spas Manastırı’nı görebilir, Hünk âr, Yahya Paşa, Murat Paşa camilerini ziyaret edebilir, Çifte Hamam’a uğrayabilirsiniz. Üsküp’e gelmişken Makedonya’nın diğer değerlerini görmek isterseniz biraz yolculuğu göze almanız gerekiyor. Eğer birkaç saatinizi ayırırsanız Türk nüfusunun çoğunlukla yaşadığı Tetova kentine kadar uzanabilirsiniz. Türkler burayı Kalkandelen olarak biliyor. Makedonların en sevdiği yerlerden biri olan ve övünçle tanıtmak istedikleri Ohrid’i (Ohri) kenti ve gölü yaklaşık olarak 150 kilometre uzakta. Avrupa’nın en derin gölü Ohri bir denizi andırıyor; çevresinde tam 365 tane kilise bulunuyor.


45

| AÄ&#x;ustos 2011


40 46

Kültür ve Eğlence

K

Yeme İçme

D

ağlık yapısı nedeniyle Üsküp’te hayvancılık ve kısıtlı olarak sebzecilik gelişmiş halde. Bu durum yörenin mutfağını da etkiliyor. Ağırlık et yemekleri ve köftelerde. Ohri Gölü’nde tutulan buraya özgü alabalıklar da oldukça lezzetli. Restoran ve kafelerse oldukça ucuzlar. Birkaç Euro’ya dolgun tabaklarda et yemekleri yiyebilirsiniz. Yerel mutfağın en sevilen tatlarının başında bir tatlı olan “kaymakçina” geliyor. Tatlı, süt, yumurta, şeker ve undan mürekkep. “Yugoslav Salatası” ve “Köprülü salatası” olarak da bilinen “manca”, patlıcan, domates, yeşilbiber, sarımsak ve zeytinyağı ile hazırlanıyor. Kemiksiz kuzu etinden yapılan “Makedon yahnisi” de meşhur bir başka tat. Kentte ayrıca güveçte enfes kuru fasulye de pişiriliyor.

Ağustos 2011 |

ent Makedon, Arnavut ve Türk kültürünü en iyi şekilde bünyesinde barındırıyor. Hıristiyan kesimin yaşadığı bölüm modern ve gelişmiş bir Avrupa kentini andırırken Müslümanların yaşam alanları daha mütevazı ve geleneksel bir yapıda. Hıristiyanlar ve Müslümanlar birbirlerine oldukça saygılı bir şekilde birlikte yaşıyorlar. Yine de Hıristiyanların kentin her noktasında görülebilecek devasa bir haçı bir tepeye diktikleri bir gerçek. Ünlü şairlerimizden Yahya Kemal Beyatlı, Üsküp doğumludur. Şair, kenti, “Fatih devrinin evliya mezarlığı” olarak tanımlar. Bunun nedeni bölgede pek çok sayıda evliyanın olduğuna inanılması ve bu yönde bulunan türbelerin fazlalığıdır. Kenti ikiye bölen Vardar Nehri çevresinde bol sayıda park bulunuyor. Üsküplüler bu alanlarda yürüyüş ve spor yapıyor. Özellikle Makedon halkın yaşadığı bölüm kafeleri ve gece kulüpleriyle eğlencenin merkezi konumunda.


41

Türk Çarşısı

“OSMANLI MİRASI KENTE AYRI BİR GÜZELLİK KATIYOR”

• Türk Çarşısı, Anadolu örnekleriyle oldukça benzerlik gösteriyor. Murat Paşa Camisi

Aziz Kiril ve Metodiy Kilisesi • Kilise adını, M.Ö. 9. yüzyılda Bulgar-Slav alfabesini oluşturan ve yayan Kiril ve Metodiy kardeşlerden almıştır.

• Çarşı içerisinde yer alan cami, Üsküp’teki Osmanlı dönemine ait önemli eserler arasında yer alıyor.

| Ağustos 2011


48

Türk Çarşısı

Alışveriş A

lışveriş için en keyifli yer elbette Türk Çarşısı. Burada eskiye ve yeniye ait birçok Üsküp hatırası bulabilirsiniz. Çarşı ayrıca Makedonya’da

Ağustos 2011 |

Makedonya Meydanı

yetişen taze sebze ve meyveler ile tütünün satıldığı önemli bir nokta olma özelliğine sahip. Şehir merkezinde ise büyük ve modern bir

alışveriş merkezi var. Bu kalabalık çarşıda yer alan mağazalarda ithal malların çokluğu hemen göze çarpıyor.


41 49

Üsküp Kulesi

| Ağustos 2011


50

yerel yönetimler

Akdeniz Belediyesi

Belediyeden yurttaşlara “Hizmet Bülteni”

A

kdeniz Belediyesi’nin faaliyet ve projelerinin anlatıldığı “Hizmet Bülteni”, yurttaşlara, esnaf ve mahalle muhtarlarına dağıtıldı. Akdeniz Belediyesi’nin 2 yıl içinde gerçekleştirdiği önemli hizmetler ile ilçenin çağdaş, modern ve yaşanabilir bir kent olma yolunda hazırladığı projelerin yer

aldığı bülten, vatandaştan yoğun ilgi gördü. Görsel açıdan zengin bir içeriğe sahip olan “Hizmet Bülteni”, Akdeniz Belediye Başkanı M. Fazıl Türk’ün “Belediyenin Kapılarını Kilitleyip Gitmedik” başlıklı hitabı ile başlıyor. Yazıda, belediyenin borçları ve nedenlerine değinen Başkan Türk, yıllarca hizmet görmeyen

mahallelerin makus talihini değiştirdiklerini, adeta bir hizmet atağı başlattıklarını belirtiyor. Belediyeciliğin rutin hizmetlerden ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Türk; katılımcı, demokratik, şeffaf, insana ve doğaya saygılı, ekolojik ve cinsiyet özgürlükçü bir yönetim anlayışı ile hizmet ürettiklerinin de altı çiziyor.


Büyükşehir Belediyesi

Başkan Özcan: “Mersin’e 2 Önemli Çevre Projesi Kazandırdık”

5

Haziran Dünya Çevre Günüile ilgili yazılı bir açıklama yapan Mersin Büyükşehir Belediye Başk anı Macit Özcan, Büyükşehir Belediyesi olarak çevre ağırlıklı projelere çok önem verdiklerini ifade etti. Mersin’i tertemiz bir denize kavuşturacak olan atık su arıtma tesisinin artık tam anlamıyla faaliyete geçtiğini kaydeden Başkan Özcan, “Yaklaşık 1 yıldır aktif olarak faaliyette olan tesiste, günlük üretilen 120 bin metre küp su arıtılmaya başlanmıştır. Yakında tüm şebeke hatlarının bağlanmasıyla arıtılacak su miktarı günlük 170 bin metre küpe

ulaşacaktır. Böylece kısa bir zaman sonra Mersin’in her köşesinden rahatlıkla denize girilecektir. İl Sağlık Müdürlüğü’nün yaptığı deniz kirliliği ölçümlerinde, önceki yıllara göre yüzde 80 oranında azalma görülmüştür” dedi. Öte yandan 2 yıl önce Çavuşlu’da bulunan ve bölge halkının sağlığını olumsuz yönde etkileyen katı atık depolama tesisini rehabilite ederek, spor ve park alanı haline getirdiklerini kaydeden Başkan Macit Özcan, “Şu an merkeze bağlı 4 merkez ilçe ile 40’a yakın köyün ürettiği günlük 1000 tona yakın katı atık ile atık su arıtma tesisinden elde edilen arıtma

çamuru, ÇİMSA’nın kuzeyinde inşa ettiğimiz katı atık düzenli depolama tesislerinde bertaraf edilmektedir” dedi. Açıklamasının sonunda Akkuyu’da kurulması düşünülen nükle er santrale de değinen Başkan Özcan, “Akkuyu turizm açısından en gözde yerlerimizden birisidir. Böylesi turizm potansiyeli olan bir yere nükleer santral inşa etmemek gerekir. Nükleer santralin çevreye verdiği zararlar da göz önüne alınarak, Hükümet’in bu projeden biran önce vazgeçmesini bir kez daha istiyoruz” dedi.

51


52

yerel yönetimler

Mezitli Belediyesi

2. Soli Güneş Festivali renkli görüntülere sahne oldu

M

ezitli Belediyesi ve Mersin Makine Mühendisleri Odası işbirliği çerçevesinde bu yıl ikincisi düzenlenen Soli Güneş Festivali, Antik Kent’te renkli görüntülere sahne oldu. 21 Haziran’ın tüm dünyada “Güneş Günü” olarak kutlanması, Mersin’de yılın 300 gününün güneşli olması ve güneş enerjisinden maksimum derecede faydalanmaya dikkat çekmek için düzenlenen II. Soli Güneş

Festivali, Antik Kent’te tarihle bütünleşti. Festivalin Soli Antik Kent’te yapılmasının bir başka amacı da, Mezitli İlçesi’nin, modern yapıların arasından binlerce yıldır güneşin doğuşuna sessizce tanıklık eden Soli Antik Kenti’nin varlığının tüm dünyaya duyurulması. Rio Samba şov, kortej yürüyüşü, halk oyunları gösterisi, Ali Altay, Onur Akın ve Yeni Türkü Konserleri festivalde öne çıkan etkinlikler oldu. Makine Mühendisleri Odası Başkanı

Naci Erçolak “Güneş bize yeter, nükleer istemiyoruz” diyerek, nükleer santrale karşı tepkisini dile getirdi. Mezitli Belediye Başkanı Uğur Yıldırım; “İkincisini gerçekleştirdiğimiz, Soli Güneş Festivali’nin kapsamını biraz daha genişlettik, inşallah bunu uzun süreler içerisinde yerelden ulusala taşımaya çalışacağız, bunda hepimizin payı olması çok önemlidir, bunu yapabileceğimize inanıyorum.” dedi.


Toroslar Belediyesi

Başkan Tuna’ ya “ Yılın Yerel Yöneticisi” Ödülü

7

yılda 6 kez Yılın Belediye Başkanı ve 4 kez de Yılın Spor Adamı seçilen Toroslar Belediye Başk anı Hamit Tuna, Mersin’de yerel yayın yapan Çukurova Ekspres gazetesinin düzenlediği “Zirvedekiler 2011 Başarı Ödülleri” gecesinde Yılın Yerel Yöneticisi ödülünü aldı.Mersin Atlıhan Otel’de düzenlenen ve branşlarında başarılı isimlere ödüllerin verildiği gecede Mersin’e kazandırdığı başarılı hizmetler ile spora ve sporcuya sunduğu katkılarından dolayı yılın yerel yöneticisi

ödülüne layık görülen Başkan Tuna, ödülünü Sabah Gazetesi Spor Yazarı Ömer Üründül’ün elinden aldı. Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, 2013 Akdeniz Oyunları kenti Mersin’de böyle önemli ve anlamlı bir ödülü almaktan dolayı mutluluk duyduğunu belirterek, kendisini bu ödüle layık gören herkese teşekkür etti.Konuşmasında alınan her ödülün çalışma şevklerini daha da arttırdığını vurgulayan Başkan Tuna; “Geçtiğimiz dönem Toroslar’a k azandırdığımız spor tesisleri ve sportif etkinlikler ile Toroslar’ı

sporun merkezi yaptık ve bu dönem de başta spor olmak üzere imar, asfalt, park yapımı konularında yoğun tempoda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Amacımız, çağdaş bir Toroslar oluşturarak gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak ve beden-ruh sağlığını korumak amacıyla spora yönlendirmektir. Elde ettiğimiz başarıların ardından aldığımız bu ödül, bizim açımızdan mutluluk verici. Bu başarıda tüm ekibimizin ve bize destek olan halkımızın büyük payı var” dedi.

53


54

yerel yönetimler

Yenişehir Belediyesi

Kursiyerler Sertifikalarını Aldı

Y

enişehir Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’nün, Menteş Mahallesinde yapımını tamamlayıp hizmete sunduğu kurs merkezinde sekiz ay boyunca ahşap boyama, ev mefruşatı ve okuma-yazma kurslarını başarıyla tamamlayan kursiyerler diplomalarını alarak, el emeği göz nuru çalışmalarını açtıkları sergiyle halka tanıttılar. Yenişehir Halk Eğitim Müdürü Tülay Özmen, Menteş Mahalle Muhtarı Okan Denizer, kursiyerler ve mahalle

sakinlerinin katıldığı sergide bir açıklama yapan, Yenişehir Belediye Başk an Yardımcısı Hayrullah Yücesoy; “Belediye Başkanımız Sayın İbrahim Genç göreve geldiğinde eski belediye hizmet binamızı Halk Eğitim Merkezi’ne tahsis etti. Kurs merkezlerine çok fazla talep olunca Menteş ve Eğriçam Mahallelerinde yeni kurs merkezlerini hizmete sunduk. Vatandaşlarımızın, genç-yaşlı, kadın-erkek ayrımı olmadan eğitimlerine ve el becerilerine destek

vermek, meslek edinmelerine az da olsa katkıda bulunmak belediyemizin öncelikleri arasında yer alıyor. Bundan sonra da talep oldukça, belediyemizin olanakları dahilinde vatandaşlarımıza kurs merkezleri açmaya devam edeceğiz. ” dedi. Menteş Mahallesinde bulunan kurs merkezinde 2009 yılından bu yana 200 kişinin okuma yazma kursunu başarıyla tamamlayarak diplomalarını aldığı belirtildi.


56


Çamaşır Makinesi

nostalji

amaşır makinesi 1908’de Alva John Fisher tarafından icat edildi. Makinenin içine yatay olarak yerleştirilmiş metal tambura kirli çamaşırlar konuluyordu. Tambur, elektrik yardımıyla döndürülüyor ve hareket sırasında çamaşırlar sürekli suyla temas ederek temizlenmiş oluyordu. İlk kurutuculu çamaşır makinesi ise 1924’te üretildi.

Teyp berlin Smith manyetik or tama kayıt yapılabileceği fikrini ilk ortaya atandır, Smith 1888 yılında Electrical World dergisine yazdığı bir yazıda konu ile ilgili fikirlerini yayımlamıştır. 1894 yılında Danimarkalı kaşif Valdemar Poulsen, sesi elektrik işaretlerine dönüştürerek manyetik bir ortamda saklamayı başarmış ve 1898 yılında “telegraphone” adını verdiği bu cihazın Danimarka patentini almıştır. Poulsen'in cihazında kayıt ortamı olarak mıknatıslanabilir çelik tel kullanılmıştır. İlk zamanlarda kullanım alanı bulamayan bu keşif, 1927 yılında ABD Donanması Araştırma Laboratuvarları'nda yapılan çalışmalar ile geliştirilmiş ve kayıt telinin alternatif akım ile düzenlenmesi yöntemi keşfedilmiştir. | Ağustos 2011

57


58

Ataş taş, 1900 yılında Norveçli Johann Vaaler tarafından icat edilmiştir. Kağıtları sıkıca tutabilmek için, iç içe geçmiş iki halka oluşturan metal bir telden ibaret olan tasarım bugüne kadar hemen hemen hiç değişmemiştir. Ataş bulunmadan önce kâğıtlar iğnelenerek bir arada tutuluyordu. Ancak bu icat gerçekleştikten sonra iğne yerine ataş kullanılmaya başlandı. Bu da hayatımıza büyük kolaylık sağlamıştır.

İlk Motorlu Uçak right kardeşler, havadan ağır sürdürülebilir ilk kontrol edilebilir ve motorlu uçuşu 17 Aralık 1903'te Kuzey Karolina Kill Devil Hills'te yapmıştır. Orville Wright tarafından yapılan 12 saniye süren ve 37m'lik olan ilk uçuş sonradan çok ünlenecek bir fotoğrafla kayıt altına alınmıştır. Aynı gün, dördüncü uçuşta Willbur Wright 59 saniyelik ve 260 metrelik bir uçuş yapmıştır. Yaptıkları uçuş denemeleri 4 cankurtaran ve kasabadan bir kişi tarafından izlenmiştir ve bu da bu uçuşları hem halka açık ilk uçuş yapmış hem de en iyi kayıt altına alınan uçuş yapmıştır.


59

Gıda maddelerinin ve ilaçların imalat ve son kullanma Alışverişe, tarihlerine bakın. Satın alacağınız malları aldığınız mal bozuksa ve koşullarını iyice incealdığınız yere başleyebileceğiniz kadar vurun. çok vakit ayırın. Alışveriş sırasında alacağınız malı kontrol edin. Aldığınız malın garanti belgesini ve etiketini inceleyin. Her türlü malda iade veya değiştirme yapılıp yapılmayacağını öğrenin.

Kapınıza gelen satıcılardan alışveriş etmeyin. Tartı ve ölçü aletlerinin kullanımına dikkat edin.

Şikayetçi olmaktan çekinmeyin, sonuca ulaşmada kararlı olun, hemen pes etmeyin. İndirimli satışlarda dikkatli olun; malın modeli eski, serisi bitmiş defolu veya bozuk olabileceğini unutmayın.

Alışveriş sırasında yaptığınız sözleşmeyi dikkatlice okuyun.

Satın alınacak malın çeşidine göre kullanım ve bakım özelliklerini öğrenin. Keyifsiz, aç, yorgun ve hastaysanız alışverişe çıkmayın.

Alışverişin

Taksitli satışlarda ödeme vadelerini ve diğer yükümlülükleri mutlaka öğrenin.

İndirimli satışların çekiciliğine kapılıp, ihtiyacınız olmayan ve az kullanacağınız malları satın almayın.

Mağazaların tenha olduğu gün ve saatleri seçin, bu sayede çok daha dikkatli alışveriş yapabilir ve satıcılardan daha iyi hizmet alabilirsiniz.

| Ağustos 2011


60

Göklerin Sembolü Lapis Lazuli Taşlar varoluştan yok oluşa kadar uzun yolculuğun en nadide parçaları belki de... Yüzyıllardır can alıcı renkleri ve parıltılarıyla doğaya eşsiz bir güzellik katan bu taşlar arasında biri var ki haklı bir üne sahip. Onun adı Göklerin sembolü, yani Lapis Lazuli… Mısır’ın en meşhur Krallarından birisi olarak kabul edilen Tutankamon’un üzerinde taşıdığı bu nadide parça ölümünün sonrasında da onunla birlikte. Mısır inançlarına göre Göğü simgeleyen bu taş Gece Taşı olarak da bilinir. Bu adı renginden ve içinde barındırdığı mavi tonlarından almıştır. Eski inançlara göre korkuları dağıttığına inanılan Lapis Lazuli, birçok derde de şifa bulur.

Lapis Lazuli’nin Faydaları Tiroit bezlerini harekete geçirir, zihnin açılmasını sağlar, tansiyonu azaltır, canlandırıcı bir etkiye sahiptir, iletişim yeteneklerini kuvvetlendirir.


faydalı bilgiler

Kırışıklıklardan Kurtulmanın Yolları İnsan vücudunda yaşın ilerlemesiyle birlikte kırışıklıklar meydana gelmeye başlar. Vücudunuzun yaşlanıp kırışıklıklara maruz kalmaması için temel bazı proteinlere ihtiyacı vardır. Hücrelerimizin yapıtaşları aminoasitlerden oluşmaktadır. Protein sindirilirken aminoasitlere parçalanarak hücrelerin kendilerini yenilemelerinde kullanılır. Yeterince protein alınmazsa vücudumuzun yaşlanma süreci hızlanır. Uzmanlara göre kırışıklıkları önlemek için tüketilmesi gereken besinler şöyle:

T

am yağlı süt ve süt ürünlerinde ve ayrıca kırmızı ette (sığır, kuzu, dana) çok miktarda asit bulunmaktadır, dolayısıyla bu gıdalar sınırlı porsiyonlarda tüketilmelidir. Onun yerine, balık, yumurtanın beyazı, derisi soyulmuş tavuk ve hindi göğsü tercih edilmelidir. Vücudun genç kalmasını sağlayan en önemli besin balıktır. Her türden balık, doymuşluk oranı düşük yağla yüksek kalitede ve kolayca sindirilen proteinlerin kaynağıdır. Balığın içinde bulunan yağ türü ve yağ asidi

miktarı, onu diğer protein kaynaklarından ayırır. Doymuş yağ ve kalori oranları düşük olan deniz ürünleri yüksek miktarda protein ve önemli oranlarda vitamin ve mineral içerir. Deniz ürünleri temel aminoasitlerin tümünü sunan mükemmel bir protein kaynağıdır. Deniz ürünlerinde bulunan protein kolayca sindirilir. Bu açıdan her yaştan insan için mükemmel bir besin kaynağı oluşturur. Deniz ürünleri iyi bir B vitamini kaynağıdır. Sağlıklı gelişim ve büyüme için gereken kalsiyum,

magnezyum, potasyum, fosfor, kükürt, florin, selenyum, bakır, çinko, iyot gibi temel mineralleri sağlar. Çoğu deniz ürünündeki kolesterol seviyesi yüksek değildir. Balıktaki kolesterol oranı genellikle düşük olsa da kabuklu deniz hayvanlarında bu oran yükselebilir. Ancak kolesterol seviyesi yüksek olan kalamar gibi besilerde bile bu oran yumurtadakinden düşüktür. Beslenmenizde kırmızı et tüketmek yerine balık tüketerek toplam yağ ve doymuş yağ alımınızı önemli ölçüde azaltabilirsiniz.

61


62

cinsellik

Psikolog Yaşam Yanardağ Çelik CİSED Mersin Şubesi Başkanı

C insellikte topluma hâkim olan abartılmış

Ramazan ayına çok yaklaştığımız şu günlerde “Ramazan’da cinsellik nasıl yaşanmalı?’’ konulu tartışmalar da gündeme gelmeye başladı.

ayıp, yasak ve günah kavramları, kişinin nikâhlı eşiyle yaşadığı normal cinsel ilişkileri bile gölgeleyebiliyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Ramazan ayında yaşanan cinsellik tartışmalarıdır. Ramazan ayında cinsellik çok yanlış bir şekilde, sanki bir suç, bir günah ya da çok kötü bir eylemmiş gibi algılanabiliyor. Hangi ayda olursa olsun, bir insanın eşiyle veya partneriyle sağlıklı bir şekilde cinsel ilişkiye girmesi rahatlatıcı, sağlıklı ve olması gereken bir eylemdir. Aksi takdirde cinsel yaşam dengesi bozulur ve cinsel dengenin bozulmasıyla etkilenen sadece cinsel yaşam değildir. Toplumsal yapımızı bir arada tutan saygı, güven ve en önemlisi sevgi kavramı da bu durumdan direkt olarak etkilenir.

İnsanlarımız yaklaşan Ramazan ayında; sevgi,

huzur, güven, yardımlaşma ve şefkat gibi ihtiyaç duyduğu bu alanlarda doyum sağlamalı ancak bunun yanı sıra cinsel hayatlarını da dengeli bir alana taşımalıdırlar. Birlik ve dayanışmanın pekiştiği, insanları birbirine daha çok yakınlaştıran, günlük kaygı ve sıkıntılardan uzaklaştıran, yardımlaşmaların arttığı, barış, kardeşlik ve hoşgörünün yaşanmasına vesile olan Ramazan ayı pek çok anlamda özel olan günlerdir. Böylesi özel mana taşıyan günlerde cinsellik gibi insan bedenine sağlık ve mutluluk getiren bir olaydan uzak durmak bizi sadece stres altına sokacaktır.

Ağustos 2011 |


63

Ramazan ayı cinselliği yasaklamadan kalpleri arındırmak için bir fırsattır. İslam inancına göre; oruçluyken cinsel ilişkiden kaçınılmalı ancak iftarla imsak arasında ilişkiye girilebilir. Ruhsal ve bedensel bir arınma yaşanması gereken Ramazan ayında cinselliği yasaklamak yerine; gönüller ve beyinler arındırılarak huzurlu ve dengeli bir ruh hali yaratılmaya çalışılmalıdır. Doğadaki bütün canlılara şefkat ve merhamet esasının egemen olması gereken Ramazan ayı boyunca, sağlıklı ve mutlu bir cinsellik yaşanabilir. Kişi beynini kapatarak duygularına odaklanabilir, endişe, korku ve kaygılarını bir tarafa bırakarak anın tadını çıkarabilir. Çünkü insanın maddi ve manevi gelişmesinin yanı sıra ruh ve beden sağlığının korumasında önemli bir yer tutan cinsellik; İslam dini tarafından, insan doğasının en temel ihtiyaçlarından biri olarak görülmüştür. İnsanlar için cinsel arzu ve istekler; açlık, susuzluk gibi doğal olgulardır. Bu nedenle arınma ve arındırma ayı olan Ramazan’da, insanlar cinselliği yasaklamadan; gönüllerini, kalplerini ve beyinlerini arındırmalıdır. İçlerindeki kötü duygu ve düşüncelerden kurtularak olumsuzlukları bir kenara bırakmalı, cinsel yaşam ve partnerleriyle ilgili iyi düşüncelere sahip olmaya gayret etmelidirler.

İftar sonrası tokluk hissiyle beraber cinsel isteğin

artması ise sık rastlanan bir durumdur çünkü insanın temel dürtüleri olan yemek, içmek, barınmak, korunmak ve cinsellik bir zincirin halkaları gibidir. Ancak aşırı yemek yiyerek, tok karnına cinsel ilişkiye girmek sağlıklı olmayabilir. Hazımsızlık cinsel enerjide dengesizliğe yol açabilir. Aşırı tok karın performans düşüklüğünden başarısızlığa kadar birçok cinsel soruna neden olabilir. Bu nedenle iftardan sonra ki cinsel yakınlaşma için yediğimiz yemeği biraz daha hazmetmeyi beklemeliyiz. Ramazan ayının yarattığı birlik ve dayanışma alışkanlıklarıyla, cinsel hayatı da göz ardı etmeden, tüm yaşamda iyiye ve güzele yönelmeliyiz.


64

sağlık

Dengeli beslenme tüyoları Yaşamınızda sürekli bir dengeli beslenme diyetiniz olmalı. Fazla kilolarınızı vermeyi daha sonraya bırakmayın. Hızlı bir şekilde kilo verememek sizi olumsuz etkilemesin. Zira hızlı kilo kaybı, yeme alışkanlıklarını değiştirmede çözüm değildir. Herhangi bir tatlıyı yemeden veya bisküvi paketini açmadan önce kendinize sorun, “Ben gerçekten aç mıyım” eğer cevabınız olumluysa, on dakika bekleyin ve bu soruyu tekrar sorun.

K

endinize haf talık yiye cek planları hazırlayın. Bu sayede alışverişlerde, abur cubur satın almanın önüne geçebilirsiniz. Alışverişe asla aç gitmeyin. Alışverişe tok olarak giderseniz, besin değeri yüksek yiyecekler alma olasılığınızı da artar. Hayatınızda ve beslenme diyetinizde değişiklikler yapmaktan çekinmeyin. Bir günlük tutmanız faydalı olacaktır. Bu günlüğe, hem ne yediğinizi hem de ruh halinizi yazın.

Neden kilo vermek istediğinizi asla unutmayın. Sıkıldığınızda veya diyet yapmaktan yorulduğunuzda, eski fotoğraflarınıza bakarak, vermiş olduğunuz her kiloda kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlayın. Değişim için, sabır ve zamana ihtiyaç olduğunu aklınızın bir köşesine yazın. Yeryüzündeki hiçbir yiyecek, kendinizi zayıf hissetmenizden daha lezzetli olamaz. Eğer yemek yemek istemiyorsanız, yemek yiyebileceğiniz bir yere gitmeyin. Bir açık büfe ile karşı karşıya iseniz,

hemen salata bölümüne giderek tabağınızı salatayla doldurun. İkinci kez gittiğinizde kendinizi tok hissedeceksiniz ve daha fazla kontrol edebileceksiniz. Ölçülü olmaya özen gösterin, porsiyonlarınız daima küçük olsun. Bol miktarda sebze ve su tüketmeye özen gösterin, yağı çok az tüketin. Bilinçli bir şekilde ve yavaş yemek yiyin. Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalamayı unutmayın, ağzınızdaki temizlik hissi, birkaç saat acıkmanızı engeller.


65

Form çayı Malzemeler: 1 çay kaşığı öğütülmüş üzüm çekirdeği 1 çay kaşığı öğütülmüş çörek otu 1 çay kaşığı öğütülmüş ısırgan tohumu 1 çay kaşığı öğütülmüş keten tohumu Hazırlanışı ve kullanım şekli: Her sabah kahvaltıdan 15 dakika önce az miktarda light yoğurda katılarak yenir. İstenildiği kadar tüketilir. Faydaları: Üzüm çekirdeği: enerji verir, böbrekleri çalıştırır. Çörek otu: Hazmı kolaylaştırır, vücuda dinçlik kazandırır. Isırgan otu: Böbrek ve idrar yolları iltihaplarına iyi gelir

Malzemeler: 1 yeşil elma 1 limon 1 tutam yeşil çay 1 çubuk tarçın 2 tane karabiber 4 adet karanfil Yapılışı ve kullanım şekli: Elma ve limon iyice yıkanarak kabuklarıyla birlikte dilimlenir. Tarçın, karabiber ve karanfil ilave edilerek 3 litre suda haşlanır. Yeşil çay demlenerek ilave edilir, soğutularak süzülür. Günde 3 defa, birer bardak taze nane yaprağı ilave edilerek tatlandırılıp tüketilir. 4 günde bitirilmelidir. Faydaları: Elma: Hazmı kolaylaştırır, cildi güzelleştirir. Yeşil çay: kalbi ve damarları korur. Migrene iyi gelir. Kanser riskini azaltır. Yaşlanmayı geciktirir. Toksin atıcıdır. Tarçın: Hazmı kolaylaştırır. Vücut direncini artırır. Zihin yorgunluğunu giderir. Hafızayı kuvvetlendirir. Karabiber: Hazmı kolaylaştırır. İdrar söktürür. Enerji verir. Sinirleri kuvvetlendirir. Gaz söktürür. Karanfil: Ağrıları dindirir. Hazmı kolaylaştırır. Mikropları öldürür.

Metabolizmayı güçlendiren çay


66

ajanda

kitap

Aşk Başka Yerde Umut, aşkla tanıştığında henüz küçük bir çocuktu. Babasının ani ölümünden sonra, annesiyle beraber yaşamaya başladığı Cavidan Hanım’ın evinde tüm hayatı değişti. Orada aşkı buldu Umut… Eda’yı. Ölüm acısıyla incinen küçük kalbine daha büyük bir deva olamazdı. Ancak çocukluk aşkının, hayatının aşkı olduğunu ve aşk acısının, ölümden bile keskin olabileceğini henüz bilmiyordu. Yaşam, onu tesadüflerle dolu bir yolculuğa çağırıyordu. Aşk Başka Yerde; umut ve umutsuzluk, ölüm ve yaşam, hayaller ve hayal kırıklıkları, aşk ve aşk acısı üzerine bir roman. Herkesin, ama en çok da aşk acısıyla genç yaşta tanışanların, umudun aslında bitmeyen bir işkence olduğunu bilenlerin, kaçmak ve kaybolmak isteyenlerin yüreğine değecek bir hikaye. Umutsuz aşkların öyküsü… | Elif Usman | Maya Kitap İsim Şehir Hayvan Bir İngiliz üvinersitesinde yapılan araştırmaya göre, kelimelerin harflerinin hangi sırada yazıldıkları önemli değilmiş aslında... Önemli olan, birinci ve sonuncu harflerin yerinde olmasıymış... Çünkü kelimeleri harf harf değil, bütün olarak oynuyormuşuz... Ardakai hraflrein sırsaı kıraşık da osla düüzgn ouknuyormuş. Trüban bduur. Tartıışlan mselee ne oulrsa olusn, bşınaa ve sounna trüban koyğduunda, aarda ypılaan yaınlşları görmeszin... Yaınlşları düüzgn gbii oukmyaa, düüzgn gbii anlmaaya bşlarsaın. Sbaah klkaarsın trüban konşuuursn, aşkam yaatrsın trüban konşuuursn. Kaafn alalk blulak oulr ama... Akılnda bi tek trüban klaır!

| Yılmaz Özdil | Doğan Kitap


ajanda

kitap

Kimim Ben? Her alanda olduğu gibi dil alanında da şaşırtıcı bir gelişim yaşıyoruz: sokaktaki adamından televizyondaki sunucusuna, meclisteki politikacısından gökdelendeki iş adamına, kürsüdeki profesöründen gazetedeki yazarına, yabancı öğelerle, yanlışlarla dolup taşan, yandan çarklı bir Türkçe kullanıyor herkes. Benim gençliğimde yazarlığın birincil koşulu dilini düzgün ve doğru kullanmaktı. Bugün hem anlam, hem kurgu açısından dil yanlışlarıyla dolu kitaplarla büyük romancı ya da büyük düşünür oluvermiş bir düzine yazar sayabiliyorsunuz. “Kimim Ben?” edebiyatımızın usta yazarı Tahsin Yücel’in yeni denemelerini bir araya getiriyor...

Tahsin Yücel | Can Yayınları | Permakültüre Giriş Permakültür, doğal sistemlerin gözlemine, geleneksel yöntemlerin içerdiği erdeme ve modern, bilimsel, teknolojik bilgiye dayanan bir tasarım sistemidir. Permakültürün amacı sürdürülebilir insan yerleşimleri oluşturmak yani kendi ihtiyaçlarını karşılayan, çevresini sömürmeyen ve kirletmeyen, uzun vadeli, ekolojik anlamda sağlıklı ve ekonomik olarak da uygulabilir sistemler yaratmaktır. İnsanlığa ‘permakültür’ fikrini hediye eden Bill Mollison, 1970’lerde yayımlandığı anda bir kült kitaba dönüşen Permakültüre Giriş’te doğayla birlikte çalışmanın felsefesini ve yöntemlerini anlatıyor. En çok ihtiyaç duyduğumuz anda...

Bill Mollison | Sinek Sekiz Yayınevi |

67


68

ajanda

sinema

Aşkın Halleri / The Names of Love

Oyuncular: Sara Forestier, Jacques Gamblin Tür: Komedi, Romantik Ülke: Fransa Konu: Baya Benmahmoud, hayat felsefesi “Savaşma, Seviş” olan özgürlükçü ve hümanist bir genç kadındır. Muhafazakar erkekleri baştan çıkarıp onları karşı cepheye çekmek hayattaki en büyük amacıdır. Şu ana kadar pek çoklarını yoldan çıkarmış ve inanılmayacak sonuçlar elde etmiştir; ta ki yolun yarısına gelmiş bilim adamı Arthur Martin’le tanışana dek. Ailelerinin yaşadığı savaş ve soykırım trajedileri onları birbirlerine yakınlaştırır ve aşık olurlar! | Yönetmen: Michel Leclerc Yağmuru Bile / Even The Rain

Oyuncular: Gael Garcia Bernal, Luis Tosar Tür: Dram, Tarih Ülke: İspanya, Fransa, Meksika Konu: Takıntılı idealist Sebastian, Kristof Kolomb ile ilgili bir film çekmeye kararlıdır ama bu Hıristiyan kahramanın mitini tersine çevirecek, açgözlülüğünü ve vahşi eğilimlerini gösterecektir. En ucuz ve Latin Amerika’da en “yerli” ülke olan Bolivya’daki çekimler sırasında, Kolomb’dan 500 yıl sonra toplumsal huzursuzluk patlar. Halk en temel hayati madde olan su için savaşmaya başlamıştır. | Yönetmen: Iciar Bollain


ajanda

sinema

Ölümüne Kaçış / Essential Killing

Oyuncular: Vincent Gallo, Emmanuelle Seigner, Zach Cohen Tür: Dram, Gerilim Ülke: Polonya, Norveç, İrlanda, Macaristan Konu: Film, bir Taliban askerinin çölde Amerikan askerleri tarafından büyük bir takip sonucu yakalanmasıyla başlıyor. Gözaltına alınmak üzere Doğu Avrupa’da gizli bir yere götürülürken bindiği aracın kaza yapması sonucu kaçma fırsatı bulan adam, kendini alışık olduğu çöl ortamından çok uzakta, karlar içinde bir ormanda bulur. Resmi olarak var olmayan bir ordu tarafından inatla takip edilirken, hayatta kalabilmek uğruna öldürmekten başka bir çaresi olmadığını görecektir. Yönetmen: Jerzy Skolimowski | İyi Günde Kötü Günde / Love Wedding Marriage

Oyuncular: Mandy Moore, Kellan Lutz, James Brolin, Jane Seymour, Jessica Szhor Tür: Komedi Ülke: ABD Konu: Evlilik danışmanı olan Ava’nın hayatı, hiç beklemediği bir anda anne ve babasının boşanma haberini alarak altüst olur. Kendi düğünün üzerinden çok az bir vakit geçmişken, henüz “cicim ayları”ndayken ve anne-babasının evliliklerinin 30. yılı şerefine bir davet vermek üzereyken yaşanan bu gelişme tüm planları mahvedecektir. Fakat Ava engel tanımayacaktır. Ne yapıp edip bu evliliği kurtaracaktır. Ava’nın çabaları başarıya ulaşmasını sağlayacak mıdır yoksa hem kariyeri hem de kendi evliliği tehlike altında mı kalacaktır? Yönetmen: Dermot Mulroney |

69


70

mekan

M

ersin’ de “üst düzey bir keyif anlayışı” yaratmayı amaçlayan villa, dünya mutfağından üst düzey seçmelere yer verdiği zengin menüsü ve seçkin içkilerin yer aldığı barıyla, Mersin’de “yaşamak için yiyenleri değil, yemek için yaşayanları” bu farkı yaşamaya davet ediyor. 5 bin metrekare alan üzerine kurulu mekanın bin metrekare kapalı alanı var. Alabildiğine yeşil ve sessizlik içindeki mekanın bahçesi, şehrin yoğunluğu ve karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için de bulunmaz bir kaçış mekanı. Buraya geldiğinizde, kapıdan içeriye girdiğiniz andan itibaren şehrin stresinden uzaklaştığınızı fark ediyorsunuz.

H

izmeti, kalitesi, dekoru, ambiyansı, yemekleri ve içkileri Mersin’in çok üzerinde; Avrupa ve dünya standartlarında olan mekanın fiyatları ise Mersin standartlarına uygun.

V

illa’nın işletmecisi Ufuk Yimsek, Türkiye ve ardından da İspanya’da turizm işletmeciliği ve yöneticiliği üzerine eğitim almış. Meslek hayatına 16 yaşında başlayan Ufuk Bey, daha önce de Amerika ve İspanya’da önemli ve üst düzey müşterilere hizmet veren mekanlarda işletmecilik yapmış.


71

İ

spanya dönüşü, İstanbul’da eğlence dünyasının ünlü ismi İzzet Çapa’yla çalışma imkanı bulan Ufuk Bey, İstanbul’un en prestijli mekanlarından biri olan Cahide’nin motel konsepti olan Nahide’nin işletmeciliğini yapmış. Alcemal, Long Table ve Circus gibi ünlü mekanların da yöneticiliğini yapan Ufuk Yimsek, edindiği tecrübeler doğrultusunda Mersin’de üst düzey hizmet veren bir işletme olmadığının farkına vararak bu açığı Villa ile kapatmayı düşünmüş.


72

İ

stanbul’da yerleştirdiği bekarlığa veda partisi konseptini burada da uygulamayı düşünüyor Ufuk Bey. Ayrıca düğün ve davet organizasyonlarına da ev sahipliği yapacak olan mekanın eylül ayı rezervasyonları da şimdiden dolmuş. Villa’nın çok deneyimli, eğitimli ve aynı zamanda nitelikli bir kadrosu var. Buradaki herkes Türkiye’nin ve dünyanın prestijli mekanlarında çalışmış kişiler.


etkinlik

Vatan Şaşmaz, Gülizar Ferecova

“Gelin tanış olalım” Bu yıl 9.’su düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın Mersin ayağı Tevfik Sırrı Gür Stadı’ndaki muhteşem törenle gerçekleştirildi.

S

unuculuğunu Vatan şaşmaz ve Azerbaycanlı Gülizar Ferecova’nın yaptığı etkinliği, il protokolünün yanı sıra yaklaşık 30 bin kişi izledi. 25 farlı ülkeden gelen 55 öğrenci Mersinlilere toplam 22 gösteri sergiledi. Öğrencilerin gösterileri, izleyicileri kimi zaman coştururken kimi zaman da hüzünlendirdi. Görkemli gecede konuşma yapan Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, 9. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları kapsamında Mersin’de düzenlenen etkinlikten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

73


74

“Anadolu’nun dört bir yanında ışıl ışıl görsellerin sergilendiği reklam vitrinlerimizi sizlerle buluşturuyoruz” Açıkhava reklamcılığı Türkiye’de son yıllarda büyük bir gelişme gösterip, reklam veren ve müşteri arasında sıcak bir ilişki kurmuştur. Her geçen gün daha çok tercih edilen bir mecra haline gelen açık hava hem görsel açıdan büyüklüğü, hem de etkili ve organize bir şekilde kullanımı sayesinde etkin iletişim gücünün yüksek olduğu bir medya haline dönüşmektedir. Organize açık hava reklam sektöründe 15 yıldır hizmet veren ŞEHİR IŞIKLARI, bugün toplam 41 Merkez de 9603 görsel vitrin yüzüyle; reklam verenleri müşterileriyle buluşturuyor. ŞEHİR IŞIKLARI ; Anadolu Vitrinleri projesi ile Türkiye’nin birçok merkezine verdiği hizmetle açık hava potansiyelini elinde tutmaktadır.

Proje kapsamında Uluslar arası standartlarda üretilen; Network (Durak, Clp) Silindir Kule, Billboard, Led ve Megalightlardan oluşan reklam sektörünün önemli mecralarından olan kent mobilyalarını, kaynaklarını etkin kullanarak “en az maliyet ve en iyi hizmet “ parolası ile işletmeyi sürdürmektedir. Yüzünü topluma göstermek, sesini kitlelere duyurmak isteyen markalara Türkiye’nin 41 farklı noktasında hizmet veren, İhtiyaç duyduğunuzda, ışığı ile yanınızda olan ŞEHİR IŞIKLARI.

Üzerine titrediğiniz markalarınızı görünür kılmak ve daha geniş kitlelerle tanıştırmak için; gece gündüz, soğuk sıc.ak, yaz kış demeden açık havada günün her anında şehrin her noktasında markanızın iletişim sürecine ev sahipliği yaparak, pazarlama ve iletişim ağınıza destek veriyor. Kitlesel iletişim projelerinizi hayata geçirmenizde yardımcı oluyor.


75

Reklamın Amacı; 2011 yılında devreye giren ve tek bir noktadan eş zamanlı kampanya girişi yapılan son teknoloji ürünü olan ulusal led ağı bugün itibariyle CityLED markası ile 25 il de 43 noktada faaliyet göstermektedir. Reklam, tıpkı gece gibidir; görülmeyenin görüldüğü, kimi zaman yalnız, kimi zaman kalabalık, ancak, görüntünün gerçekliğe dönüştüğü tek andır . ”

• Çözüm üreten sonuç odaklı iletişim sağlamak!.. • Müşteriye; pazarda rekabet avantajı oluşturmak!.. • Müşteride farklılık ve farkındalık yaratmak!.. • Markanın tanınırlığını arttırmak!.. • “ Krizde reklam yapmak, mali kaynakta bir miktar zorlanmaya neden olabilir; ancak,

Yapmamak öldürücüdür !.. Bilinmeyenin ve bulunmayanın peşine düşmenin keyfi ve bulunan her yeni fikrin hayata geçirileceği bir mecrada; Anadolu’nun dört bir yanında yayılmış istikrarlı, dinamik,organize ve kurumsal kimliği ile sektörde öncü,yenilikçi ve saygın bir yeri olan ŞEHİR IŞIKLARI Tüm markaları açığa çıkarmak için siz reklam verenleri , gelişen ve büyüyen sektörde kariyer edinmek isteyen eğitimli nitelikli genç adayları açık havaya davet ediyor. 15 Yıllık açık hava serüvenimize her yıl yeni yer ler , yeni reklam yüzleri ve genç,eğitimli sektör çalışanları katarak birlikte devam etmek istiyoruz. Zeki RAZAKİ Genel Müdür Yardımcısı


(Bülent Özcan, Şerafettin Aşut, Stena Maria Paterno, Paolo Beltrami, Erdem Yatkın)

Mersin, tarım sektöründe yeni bir adımla yeni bir hedefe ilerliyor. Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından yürütülen Sivil Toplum Diyaloğu II - Balık çılık ve Tarım H ibe Programı kapsamında, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) koordinatörlüğünde, Mantova Ticaret Odası ve Mersin Turunçgil Üreticileri Birliği (MERTUB) ortaklığında hazırlanan,“Dış Mekan Süs Bitkileri Sektöründe Geliştirme ve Yatırım Stratejisi” toplantısı, MTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Tarımda alternatif ürünleri ve yatırım fırsatlarıyla öne çıkan süs bitkisi üreticiliğinde, yeni teknolojiler, pazarlama, fidanlık yönetimi ve üretim standartlarının iyileştirilmesine bağlı olarak verimlilik ve kapasite artırımını hedefleyen proje, 12 ay sürecek ve 150 bin € bütçeye sahip.

Toplantıda söz alan MTSO Başkanı Şerafettin Aşut, bereketli toprağı, mükemmel iklimi ve zengin su kaynakları ile farklılık gösteren tarım sektörünün, Mersin’in öncü sektörüolduğunu belirterek, “Dış Mekan Süs Bitkileri Projesi, tarımda Mersin için yeni bir ayak oluşturacak, yeni üreticiler, yeni firmalar kazandıracak bir oluşum haline gelecektir. Bu projenin diğerlerinden farkı katma değere çabuk dönüşecek bir proje olmasıdır. Hem üretip ihraç edeceğiz, hem de ciddi bir istihdam yaratacağız.” dedi. Toplantıda ayrıca, Avrupa Bakanlığı Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan, Proje Koordinatörü Erdem Yatkın ve Onedemit firması temsilcileri Paolo Beltrami ve Stena Maria Paterno proje hakkında bilgiler verdi.

77


78

gündem

“Yer Kırmızı Gök Lacivert”

1

982-1983 sezonunda 2. Lige düşen Mersin İdman Yurdu; 28 yıl aradan sonra, Kulüp Başkanı Ali Kahramanlı ve Teknik Direktör Nurullah Sağlam önderliğindeki güçlü kadrosuyla bugünkü adıyla Spor Toto Süper Lig’e yeniden dönmenin mutluluğunu yaşıyor.


79

B

ank Asya 1. Lig’de bitime bir hafta kala sahasında aldığı 2-0’lık Boluspor galibiyetiyle Süper Lig’e çıkmayı garantileyen Kırmızı Şeytanlar, ligi de şampiyon olarak tamamladı. Mersin İdman Yurdu Meydanı’nda düzenlenen kutlamalarda doyasıya eğlenen taraftarlar, Mersin’i adeta ateşe verdi. Vizyon 33 olarak, şehrimizin gurur kaynağı haline gelen Mersin İdman Yurdu Takımı’na Spor Toto Süper Lig’de başarılar diliyoruz.


80

vizyon test

Yoksa

?

İBR‘m mi var

Çağımız dünyasının en önemli gereksinimlerinden biri hiç şüphe yok ki internet. Sağladığı birçok faydanın yanı sıra bağımlılık oluşturma riskini de beraberinde getiriyor ve buna “İnternet Bağımlılığı Rahatsızlığı (İBR)” adı veriliyor. Peki ya siz ne kadar internete bağımlısınız ölçmek istemez misiniz? 1.Planladığınızdan daha uzun süre internette kaldığınız oluyor mu? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık

f) Her zaman

2.İnternete çok zaman geçirdiğinizden dolayı ev işlerini ve ev halkını ihmal ediyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 3.Partneriniz ile cinsel yakınlık yerine internette cinsel uyarılma yaşamayı tercih ediyorsunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 4.İnternet üzerinden diğer kullanıcılar ile yeni ilişkilere başlıyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 5.Hayatınızdaki diğer kişiler internette geçirdiğiniz süre hakkında şikayet ediyorlar mı? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 6.İnternete fazla zaman ayırdığınızdan dolayı notlarınız ya da okul ödevleriniz aksıyor mu? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman

7.Yapacak başka işiniz olmasına rağmen maillerinizi sık sık kontrol ediyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 8. İş veriminiz veya performansınız internet kullanımı yüzünden olumsuz etkileniyor mu? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 9. Birisi size internette geçirdiğiniz sürede ne yaptığınızı sorduğunda ne sıklıkta savunmacı oluyor ya da ketum davranıyorsunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 10. Yaşamınız ile ilgili kaygılardan, sorunlardan internet vasıtası ile kaçtığınız oluyor mu? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman


81 11.Kendinizi tekrar internete girmeyi hayal ederken buluyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 12.İnternetsiz bir hayatın sıkıcı, boş, kederli olacağı şeklinde duygulara kapılıyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 13.İnternette iken birisi sizi rahatsız etse ona kızdığınız, bağırdığınız ya da saldırdığınız oluyor mu? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 14. İnternet nedeniyle gece geç vakitlere kadar oturup uykusuz kaldığınız oluyor mu? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 15.Günlük işlerinizi yaparken interneti düşünüyor, internette olduğunuz zamanlarla ilgili fantezi kuruyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 16. İnternette iken “sadece birkaç dakika daha” diyerek bağlantınızı uzatıyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 17.İnternette geçirdiğiniz zamanı kısaltmayı denediniz fakat başarısız oldunuz mu? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 18.İnternette geçirdiğiniz zamanı başkalarından saklıyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık

f) Her zaman

19.Başkaları ile dışarıda zaman geçirmek yerine internette daha fazla vakit geçirmeyi tercih ettiğiniz oluyor mu? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman 20.İnternete olmadığınız zaman keyifsiz, hırçın, sinirli oluyor musunuz? a) Hiçbir zaman b) Nadiren c) Bazen d) Arada sırada e) Sık sık f) Her zaman

PUANLAMA Hiçbir zaman 0 Nadiren 1 Bazen 2 Arada sırada 3 Sık sık 4 Her zaman 5

DEĞERLENDİRME

0-19 puan: Ortalamanın altındasınız, dolayısıyla sizin için korkulacak bir şey yok. 20-49 puan: Ortalama bir internet kullanıcısısınız, bazen internette fazla zaman harcıyorsunuz fakat internet kullanımını kontrol edebiliyorsunuz. 50-79 puan: Ortalamanın üstündesiniz, internet nedeniyle bazen ya da sıkça sorunlar yaşıyorsunuz. İnternetin yaşamınız üstündeki etkilerini değerlendirip, yeni düzenlemeler yapmanız gerekir. 80-100 puan: Ortalamanın çok üstündesiniz, internet kullanımınız yaşantınızda ciddi sorunlara yol açıyor. İnternetin yaşamınız üstündeki etkilerini değerlendirip, yeni düzenlemeler yapmanız gerekir.


82

bulmaca


83

TAKIMINI YALNIZ BIRAKMA! TEVFİK SIRRI GÜR STADI DOĞU TRİBÜN

GÜNEY TRİBÜN

K

B

C

D

E

F

F G

E D

C

B

A

BATI B BLOK

VİP B

BASIN

PROTOKOL

VİP A

VİP C

BATI A BLOK

MİSAFİR TRİBÜN

K

J

I

H

BATI TRİBÜN

MERSİN İDMAN YURDU KOMBİNE FİYATLARI TRİBÜN MERSİN İDMAN YURDU KOMBİNE FİYATLARI

TRİBÜN

VİP

BLOK

ÜCRET

BLOK

ÜCRET

VİP A-VİP B

3.500.00 TL

BATI(KAPALI) 1. KATEGORİ B-C-D-E 2.000.00 TL VİP VİP A-VİP B 3.500.00 TL BATI(KAPALI) 2. KATEGORİ A-F 1.750.00 TL BATI(KAPALI) 1. KATEGORİ B-C-D-E 2.000.00 TL DOĞU(MARATON) 1. KATEGORİ B-C-D-E-F-G-H-I-J-L-M-N 850.00 TL BATI(KAPALI) 2. KATEGORİ A-F 1.750.00 TL 750.00 TL DOĞU(MARATON) 2. KATEGORİ A-K-O DOĞU(MARATON) 1. KATEGORİ B-C-D-E-F-G-H-I-J-L-M-N 850.00 TL

DOĞU(MARATON) 2. KATEGORİ A-K-O

750.00 TL

Yerinizi www.ticketturk.com üzerinden seçerek satın alabilirsiniz. Satış noktalarından taksitli satın alma imkanı Yerinizi www.ticketturk.com üzerinden seçerek satın alabilirsiniz. Satış bulunmaktadır. noktalarından taksitli satın alma imkanı bulunmaktadır. Mersin İdman Store, Mersin Denizbak Mersin Şekerbank Şubesi satış noktalarında tüm Bonus kartlara vade Mersin İdman Yurdu Store,Yurdu Mersin Denizbak Şubesi veŞubesi MersinveŞekerbank 6 Ay taksit Şubesi satış farksız noktalarında tümimkanı Bonus bulunmaktadır. kartlara vade farksız 6 Ay taksit imkanı bulunmaktadır.

KUZEY TRİBÜN

G

H

I

J

E F G L M N O H I J K A A B C D


DERE’S TURİZM SEYAHAT ACENTASI

GMK BULVARI GAZİ MAH. EREN APT. 355/A YENİŞEHİR/MERSİN

0324 328 45 11 - 328 45 13

www.deresturizm.com

Tatilbudur.com Kaya Otelleri İnttur Yurt İçi ve Dışı Gezi Organizasyonları Yurt İçi ve Dışı Otel Rezervasyonları Taşucu - Kıbrıs - Tripoli Deniz Otobüsleri Seferleri


ZENGİN MENÜ ÇEŞİTLERİYLE RAMAZANDA İFTAR ORGANİZASYONLARI... DÜĞÜN-TOPLANTI-NİŞAN TÜM ORGANİZASYONLARINIZDA HİZMETİNİZDEYİZ.

SPA MERKEZİMİZ HİZMETİNİZE GİRMİŞTİR. (Kapalı Yüzme Havuzu-Türk Hamamı-Sauna-Buhar Odası Masaj-Fitness) Rezervasyon: Tel: 0324 522 22 20 Fax: 0324 522 20 33 www.royalsebastehotel.com

Tatil Herkesin Hakkı...


www.cityled.com.tr

www.sehirisiklari.com.tr

Anadolu’da 41 ilde 9603 noktada reklam hizmeti veren Şehir Işıkları her geçen gün büyüyerek, markanızın daha çok insana ulaşmasını sağlıyor.


Vizyon33 - Agustos 2011 / Sayi:3