Issuu on Google+

Hoşgeldin ya şehri Ramazan

 SAYFA 9’DA

Dünya markalarını buluşturan fuar

Adalar’dan temizliğe davet

 SAYFA 2’DE

 SAYFA 6’DA

Başkan Çağırıcı engellilerle daldı  SAYFA 7’DE

Dumankaya-Boğaziçi Yönetim A.Ş “İŞ-BİRLİĞİ” ölüm getirdi!

Bahçelerinin Dumankaya İnşaat’a peşkeş çekildiğini öne süren Tuzla Aydınlı TOKİ site sakinleri, site yönetimi ile tartıştı. Bu sırada fenalaşan bir site sakini kalp krizi geçirdi

I DUMANKAYA inşaatının kazmış olduğu duvarın boşluğunu doldurmaya çalışan Toki Boğaziçi Yönetim A.Ş, 1.Etap Site Müdürü ile Toki sakinleri arasında geçen tartışma bir malikin ölümüne sebep oldu. Anlaşmalı yapılan kazı sonrası gerginlik, üzüntüyle son buldu. Tuzla Aydınlı’da bulunan, TOKİ

www.mercekhabergazetesi.com

 SAYFA 10’DA

AYDINLI’NIN ÇEHRESİ DEĞİŞTİ

konutlarında ikamet eden site sakinleri, bahçelerinin Dumankaya İnşaat’a peşkeş çekildiğini,ağaçların katledildiğini,öne sürerek site yönetimi ile tartıştıklarını söylediler. Tartışma sonrasında fenalaşan 42 yaşındaki evli iki çocuk babası Ali İhsan Türkmen geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.  SAYFA 3’TE

Gerçek Haber Mercek Haber’de

Hayırsever işadamı

AYDINLI Merkezde hizmete giren Aydınlı Bistro Kafe işletmecisi Songül & Şadiye Çerimli ve ortakları Fatih beye yeni işlerinde başarılar ve bol kazançlar diliyoruz. TOTAKDER YÖNETİM KURULU

AYLIK YEREL SÜRELİ YAYIN

mercekhaber@gmail.com

. Bağımsız Siyasi ve Aktüel Gazete . 6 HAZİRAN 2014

. Fiyatı: 1 TL

“Kilit devlet haline geldik”

MARDİNLİLER Derneği’nin düzenlediği “Ayın Konuğu” toplantısına katılan Türkiye’nin önemli işadamları arasında yer alan Dr. Zeynel Abidin Erdem, Türkiye’nin en

Bir süre önce AK Parti İl Başkan Yardımcılığı ve parti sekreterliği görevine getirilen Av. Yusuf Ulutaş, Mercek Haber Gazetesi’nin Yayın Kurulu Toplantısı’na iştirak etti

“EN İSABETLİSİ ERDOĞAN OLUR”

I TÜRKİYE’nin önemli gündem maddelerinden biri olan Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda görüşünü belirten AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Yusuf Ulutaş, Cumhurbaşkanlığı için en ideal adayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Bir süre önce AK Parti İl Başkan Yardımcılığı ve parti sekreterliği görevine getirilen Av. Yusuf Ulutaş, Mercek Haber Gazetesi’nin Yayın Kurulu Toplantısı’na katıldı. Ayda bir düzenlenen söz konusu toplantının onur konuğu olan Av. Ulutaş, ülkenin gündemi ile ilgili görüşlerini belirtti ve Mercek Haber Gazetesi Yayın Kurulu üyelerinin de çeşitli sorularını yanıtladı.

I AK PARTİ İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Yusuf Ulutaş, zaman zaman taşkınlıklar, provokasyonlar olsa da vatandaşın çözüm sürecini benimsediğini anlattı. 30 yıldan fazla bir süredir devam eden sorunun Başbakan Erdoğan’ın kararlılığı sonucu çözüme kavuşturma yönünde önemli mesafeler alındığını vurgulayan Ulutaş, “Bir dönem Kürtler inkar edildi. Ancak AK Parti döneminde devletin refleksi değişti. Herkesin kendini rahatlıkla ifade edebilmesi konusunda önemli adımlar atıldı. İşte bu yüzden halk bize ilgi gösterdi. Cumhuriyet tarihimizde böyle yüksek oy alan bir parti olmadı.” diye konuştu.  SAYFA 11’DE

80 yaşındaki çileli annenin feryadı:

Barış süreci heba olmasın

ANADOLU Birliği Derneği Genel Başkanı Ademhan, Lice’de yaşanan olaylarla ilgili sorumluluk çağrısında bulundu. Ademhan, “Lice’de bayrağımızın indirilmesi de

Ak Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Yusuf Ulutaş, Cumhurbaşkanlı ğı için en ideal adayın Başbakan Erdoğan olduğunu söyledi

çok konuşulan ve sözü dinlenen bir ülke haline geldiğini söyledi. Dr. Erdem, “Başbakan Erdoğan’ın Arap dünyasındaki tarifi: Cesur One Minute’dir” dedi.  7’DE

barışsever tüm halkımızı yaralamıştır. Biz de bayrağa yönelik bu saldırıyı kınıyoruz. Buolaylar barış sürecini tıkamamalı, hükümet sorumlu hareket etmeli” dedi.  8’DE

Tuzla’nın yıldızlarına altın

TUZLA Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen “Tuzla'nın Yıldızlarına Altın Yağmuru” ödül töreninde 85 çeyrek, 25 yarım ve 3 tam

altın olmak üzere 113 altın hediye edildi. Ayrıca Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı da, başarılı olan öğrencileri 1 haftalık izci kampıyla ödüllendirdi.  SAYFA 5’TE

7 BÖLGE BİR ARADA

BENİ HUZUR EVİNE VERSİNLER!

80 yaşındaki Seher Çiçek, dram dolu yaşantısını Mehmet Derviş Canbekli'ye anlattı.  5’TE

En iyi başkan ödülü Çiftçi’ye

I TUZLA Belediyesi ve TOKİ Yahya Kemal Anadolu Ticaret ve Meslek Lisesi işbirliğiyle gerçekleştirilen Turizm Haftası etkinlikleri çok renkli görüntülere sahne oldu. Okul öğrencile-

BAKIŞ AÇISI

KIRIK KALEM

YAZAR KALEM

MERCEK

YANSIMALAR

Maksut KONYAR

Mehmet CANBEKLİ

Mahmut MANCI

Ahmet AL

Mehmet ZENGİN

Acımız çok büyük... Ben ne istiyorum?.. İlk icraat...  3’TE  2’DE

 4’TE

ri tarafından yöresel stantlar oluşturularak, bu stantlarda yöresel yemekler, kıyafetler ve eşyalar sergilendi. Etkinliğe çok sayıda vatandaş katıldı.  SAYFA 3’TE

BEYİN BALI A. HAKTANKAÇMAZ

ANKARA Şanlıurfalılar Derneği (ŞANDER) tarafından her yıl düzenlenen ve geliri Urfalı öğrencilere burs verilmek üzere yapılan “Kültür ve Dayanışma Gecesi” muhteşem bir katılımla yapıldı. ŞANDER

MEKTUP VAR

DÜNYA HALİ

Tekin BOZKURT

Prof. Ata ATUN

yönetim kurulu tarafından alınan kararda başarılı çalışmaları ile Karaköprü’nün çehresini değiştiren Belediye Başkanı Av. Nihat Çiftçi’yi 2013 yılının en iyi Belediye Başkanı seçildi.  SAYFA 4’TE

KALP GÖZÜ Menduh BOZAN

Geleceğimiz olan Siz öyle olun yeter! Bildiğimiz gibi değil ABD, Rusya ve Kıbrıs Barış nasıl gelecek İslam Aleminin hali  6’DA  7’DE  8’DE Rum Cumhuriyeti  10’DA çocuklarımız  11’DE  5’TE


2

6 Haziran

2014

www.mercekhabergazetesi.com

Dünya markalarını buluşturan fuar Her yıl yenilenen konseptiyle hafızalara kazınan İstanbul Ev Tekstili Fuarı’nda, 2014 sezon trendleri, Evteks Trend Alanı’nda sergilendi

BU yıl 20.’si düzenlenen ve her yıl yenilenen konseptiyle hafızalara kazınan İstanbul Ev Tekstili Fuarı’nda, 2014 sezon trendleri de Evteks Trend Alanı’nda sergilendi. NellyRodi tarafından hazırlanan 2014 ev tekstili trendinin ana konseptini “Keşfet” oluşturdu. Geleneğin tasarımla bütünleştiği ve doğadan ilham alarak yeni keşiflerin yapıldığı 2014 yılı temalarını İlkbahar- Yaz sezonunda “Arsız Şık, Gizemli Uyum ve Sevimli Lüks”, Sonbahar-Kış sezonunda ise “Karmaşa Tarzı, Yumuşak Şekiller ve Kırsal Esinti” oluşturdu. Trend Alanı yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından büyük ilgiyle karşılandı. Fuarda en çok dikkatleri üzerinde toplayan Banyo Halısı “ALESSİA HOME”markası ile “ŞANSAL TEKSTİL” yerli ve yabancıların ilgi odağı oldu.

İlk açılış gününde ünlü firmaların görüşmeye geldiği Şansal Tekstil Yönetim kurulu Başkanı Adnan Şansal Mercekhaber Gazetesi imtiyaz sahibi Mehmet Derviş Canbekli’ye şu açıklamada bulundu.”Tekstil Fuarı’na yurt içi ve yurt dışından ilgi bir hayli yoğun oluyor. 5 günlük fuar, gerçekten çok kısa görünse de amacına ulaşıyor. Bu yıl da Fuar’da iddialı olduğumuzu söyleyebilirim.Banyo Halısı ile Yurtdışı ihracatımız, genelde Orta doğu ve Avrupa ülkelerini kapsıyor,bu yıl trenti biraz daha yukarılara taşımamız gerekir, kalite ve desen açısından sıkıntımız yok aslında farklılığımız da çok diyebilirim.Tatlı bir rekabet içinde Ev Tekstil ürünlerinin olduğu Fuar ilk 3 gün yabancılar ağırlıklı, Cumartesi ve Pazar günü ise Yerli vatandaşlarımızın ilgi odağı olacaktır.”

Gençler ustalara taş çıkardı T

uzla Toki Yahya Kemal Anadolu Ticaret ve Ticaret Meslek Lisesi öğrencileri, Görsel Sanatlar öğretmeni Burcu Harem gözetiminde bütün bir yıl boyunca büyük emek vererek hazırladıkları resim ve çeşitli el sanatları örneklerini Neomarin Alışveriş Merkezinde ziyaretçilere sergiledi. Açılışta konuşan Okul Müdürü Zeki Karataş, böyle güzel bir serginin açılışında emeği geçen herkese teşekkür ederek, bundan böyle, buna benzer sergileri, gelenek haline dönüştürmeyi düşündüklerini söyledi. Karataş"Uzun bir çalışma ile harika resimler, eser olarak karşımıza çıktı."El emeği göz nuru" dediğimiz sanaat işte bu olmalı.Çocukları kutluyorum,gönül gözü ile emek vermişler düşüncelerini canı gönülden resime yansıtmışlar. Hepsini kutluyorum biz toplum olarak çok zeki bir milletin çocuklarıyız ancak fırsat verilirse neler yapılacağı malüm"dedi. Marifetli ellerden çıkan ve muhteşem görsellerden oluşan sergi, 2 haziranda son buldu.

Ağrı Doğubeyazıt eşraflarından Hacı Hikmet Uğurlu Hakk’ın rahmetine erdi BİR süredir kanser tedavisi gören Ağrı/Doğubeyazıtlı işadamı Hacı Hikmet Uğurlu vefat etti. Çevresi tarafından sevilip sayılan hayırsever işadamı Hikmet Uğurlu dost, akraba ve sevenlerinin yoğun katılımıyla ikindi namazına müteakip Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Eyüp Mezarlığı’na defnedildi. Aynı zamanda gazetemizin Yayın Kurulu Başkanı Maksut Konyar’ın da akrabası olan Hacı Hikmet Uğurlu’nun cenazesine Bayder Başkanı Sadullah Demir,

işadamlarından Fahrettin Kolan, Mehmet Eraslan, Tahir Konyar, Ahmet Andiç, Faruk Tayfur, Selahattin Altun, Yavuz Öztürk, İlhan Turan, Ahmet Turan, Zeki Semetay ve pek çok değerli işadamı da katıldı. Merhuma Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz . MERCEKHABER GAZETESİ

FOLKLÖR DÜNYASININ ACI KAYBI

YAKALANDIĞI amansız hastalık nedeniyle hayatını kaybeden Şanlıurfa folklorunun yıldızı Ahmet EREN, Bayrampaşa Belediye Başkanı Atila AYDINER’in de katılımıyla Bayrampaşa Merkez Camiinde kılınan cenaze namazıyla, son yolculuğuna uğurlandı. Habibler yeşilyayla aile mezarlığına sevenlerinin “Tekbir” sesleri arasında defnedildi. Merhuma Allah'tan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. MERCEKHABER GAZETESİ

Maksut KONYAR

Acımız çok büyük

oplum olarak tamamımızın hedefi; ilkesel duruşa sahip, davranış bütünlüğü içinde T doğru davranan bireyler olmalıdır. Tüm yaşan-

Türkiye’nin en hamarat hanımları

HAMARAT hanımların bulaşıktaki değişmeyen tercihi Pril, şimdi Türkiye’nin en hamarat hanımlarını seçiyor. Pril; marka yüzü Açelya Akkoyun ile birlikte Ankara, Erzurum, Trabzon, Antalya, Konya, Kayseri, Mersin, Adana, Gaziantep, İzmir ve Bursa’yı ziyaret ederek bu illerin en hamarat hanımlarını seçti. Ve son olarak sıra İstanbul’a geldi. İstanbul’daki seçmelerin ardından gerçekleşecek final yarışmasında 12 ilin birincileri yarışacak ve Türkiye’nin en hamarat hanımı belli olacak. Hazırladığı özel araçla şehir şehir dolaşan Pril, marka yüzü Açelya Akkoyun ile birlikte ziyaret ettiği yerlerde gün boyu keyifli etkinlikler ve yarışmalar düzenledi. Yarışmalar sonucunda 11 ilin birincileri belirlendi. İstanbul’da Bakırköy Pazarı’nda yapılacak son seçmeler ile İstanbul’un da birincisi seçilecek. Daha sonra diğer illerin birincilerinin de katılımı ile gerçekleşecek final yarışması sonucunda Türkiye’nin en hamarat hanımı belli olacak. Finalistler, güzel sunucu Açelya Akkoyun’un da eşlik edeceği yarışmada, Pril ile en kısa sürede, en çok tabağı yıkamaya çalışacak. Büyük heyecanın yaşanacağı yarışma sonucunda Türkiye’nin en hamarat hanımı, Pril’den beyaz eşya seti kazanacak.

BAKIŞ AÇISI

mışlıklardan öteye ilkesel yaklaşımımız dürüstlük ve doğruluk temeli üzerine inşa edilmelidir. Hayata dair yaşanmış tüm olaylar karşısında zemini ve zamanı fark etmez hiç tereddüt göstermeden, düşünmeden insan, ilkesel olarak doğru davranışa “evet”, yanlış davranışa “hayır” diyebilmelidir. Ancak o zaman insan olma hazzına, mutluluğuna kavuşabiliriz. Ülkemizde yürekleri burkan iş kazaları ve afetler karşısında ve kasten işlenen cinayet vakalarında hep aynı üzüntüyü yaşıyoruz. Her defasında canımızdan birçok parçalar kopuyor. “Sözün bittiği yer” dediklerinin bu hadiseler olması gerek diye düşünüyorum. Marmara depreminde elimizden gelen paylaşımlarımızla deprem yerinde olduk, ciddi travmalar yaşadık. Uludere katliamında elimizden bir şey gelmediği için oraya gidemedik, çaresizliğimizden kıvrandık. İnsanlığımızdan utandık. Van depreminde arkadaşlarımızla elimizden gelen paylaşımlarımızla deprem bölgesinde acıları paylaştık. Soma’ya ise şimdilik elimizden bir birey olarak bir faydamız olmayacağı için gidemedik. Faydamızın olacağını bilsek tüm Türkiye koşarak Soma’ya gideriz. Soma faciası yaşandığı andan beri bedenimizden parçalar koparıldı, tüm bu çaresizliklerde aciz kullar olarak yalnızca Allah’a sığındık. Tüm o ölenlere rahmet, mağdurlara sabır ve metanet diledik. Her evden bir cenaze çıkmış, her bedenden bir parça kopmuş gibi acı içindeyiz. Biz ilkesel doğruların yanında olacağız ki insanlığımız ve Müslümanlığımız halel görmesin. Hükümet Uludere hariç diğer elim hadiselerden, kazaların tamamında üstüne düşeni yapmış ve yapmaya devam ediyor. “Burjuva işçilerin dirisini, Sosyalistler ölüsünü sömürür. Vicdan temelinden hareket her iki sömürüye de baş kaldırmaktır.” M. Nicolaus Deprem, maden kazaları gibi elim hadiseler üzerinde siyaset yapmak gerçekten hiçbir vicdana sığmaz. Yaşanmış tüm hadiselerden kıssadan hisse ders çıkarmalıyız. “Bir musibet bin nasihat” misali… Bizler bütün dertlerimizi, kederlerimizi ortalığı velveleye vermeden sırtlamalıyız. Bilimsel bakışla tüm yapılanmamızı gözden geçirip değerlendirmeliyiz. Tedbiri alıp, takdiri Allah’a bırakmalıyız. İş güvenliği için maksimum seviyede tedbirler almalıyız. Konut ve işyerlerimizi tüm risklerden arındırmalıyız. Deprem bölgesi olan bir ülke bilinciyle yeniden tüm yapılarımızı gözden geçirip, yolları köprüleri tüm alt ve üst yapıyı bu deprem risk planı ile yapılandırmalıyız. Başta kömür madenlerimizi olmak üzere tüm iş yerlerini çalışma güvenliği bakımından en ince detayına kadar gözden geçirip gerekli önlem ve tedbirleri en üst seviyede almalıyız. Devletin bu yapılanmalar için ayıracağı bütçe ile yaşanacak kazaların ve ölümlerin önüne geçerek bu elim kazalar karşısında can kayıplarını asgariye indirmiş oluruz. Aksi takdirde maazallah bu tarz kaza veya afetlerle daha sonra telafisi mümkün olmayacak zararlar fersah fersah çok daha fazla yıkıma, sosyal ve ekonomik kayıplara neden olur. En önemlisi ihmallerimizin sonucu çok fazla insan ölümlerine sebebiyet verir. Soma’daki maden faciasında yaşamlarını yitiren tüm madencilerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine ve tüm Türkiye’ye sabır ve başsağlığı diliyorum.

TUZLA YEŞEREN UMUTLAR EĞİTIM KÜLTÜR SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ GENEL KURUL TOPLANTI İLANI

TUZLA ilçesi yeşeren umutlar eğitim kültür sosyal yardımlaşma ve dayanışma Derneği Başkanlığından Derneğimizin olağan seçimli genel kurul toplantısı 21.06.2014 tarihinde saat 12.00-15.00 arasında dernek adresi olan Aydınlı mah gürpınar cad sümbül Sk No: 1 TUZLA İSTANBUL' da yapılacaktır. Bu toplantıda çoğunluk sağlanamadığı takdirde, ikinci toplantı yeter sayı aranmaksızın 28.06.2014 tarihinde aynı yer ve saatte yapılacaktır. Üyelerimizin hazır bulunmaları önemle ilan olunur. Dernek Başkanı FATMA KURCAN Gündem: 1 Açılış ve Yoklama 2 Divan teşkili 3 Yönetim ve denetim kurullarının faaliyet ve hesap raporlarının okunması 4 Görüşme 5 Yönetim kurulunun aklanması 6 Tahmini bütçenin görüşülmesi ve oylanması 7 Yönetim ve Denetim Kurullarının seçimi 8 Dilekler ve kapanış


6 Haziran

2014

Dumankaya-Boğaziçi Yönetim A.Ş “İŞ-BİRLİĞİ” ölüm getirdi! Tuzla Aydınlı TOKİ konutlarında ikamet eden site sakinleri, bahçelerinin Dumankaya İnşaat’a peşkeş çekildiğini öne sürerek site yönetimi ile tartıştı. Bu sırada fenalaşan bir site sakini kalp krizi geçirdi

D

Haber/Mehmet Derviş CANBEKLİ

umankaya inşaatının kazmış olduğu duvarın boşluğunu doldurmaya çalışan Toki Boğaziçi Yönetim A.Ş, 1.Etap Site Müdürü ile Toki sakinleri arasında geçen tartışma bir malikin ölümüne sebep oldu. Anlaşmalı yapılan kazı sonrası gerginlik, üzüntüyle son buldu. Tuzla Aydınlı’da bulunan, TOKİ konutlarında ikamet eden site sakinleri, bahçelerinin Dumankaya İnşaat’a peşkeş çekildiğini,ağaçların katledildiğini,öne sürerek site yönetimi ile tartıştıklarını söylediler. Tartışma sonrasında fenalaşan 42 yaşındaki evli iki çocuk babası Ali İhsan Türkmen geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Aynı sitede ikamet eden GazeteciYazar Mehmet Canbekli’nin edindiği bilgiye göre, Dumankaya İnşaat, bir süre önce TOKİ konutları yanındaki ağaç dikilen bahçeyi kazarak güvenlik duvarı ördü. Oradaki ağaçların sökülmesine ve dökülen harfiyata öfkelenen site sakinleri site yönetimiyle

3

www.mercekhabergazetesi.com

tartıştı. Daha sonra duvar için kazılan ve çukurlaşan bölgeye Kamyonlarla toprak dökülmesi sırasında tekrar 1. Etap Müdürü Yusuf Loğoğlu ile tartışan sakinler arasında bulunan Ali İhsan Türkmen yükselen tansiyon yüzünden fenalaştı. Acilen hastaneye kaldırılan ve yoğun bakıma alınan evli iki çocuk babası Ali İhsan Türkmen (42) tüm çabalara rağmen kurtarılamadı. Olay, site sakinleri arasında derin üzüntüye ve öfkeye yol açtı. Site yönetimini ağır şekilde suçlayan vatandaşlar, “Yönetim sanki Dumankaya İnşaat’a ait. Bizim için çalışacaklarına onlar için gayret sarf ediyor. Asansörlerimiz bozuk, çevre düzenlemesi yetersiz. Daha birçok sorunumuz çözülmeden kalkıp aidatları artırıyorlar. Boğaziçi Yönetim’i acilen istifaya çağırıyoruz” dediler. TOKİ sakinleri, Dumankaya yetkililerine de, “Bu kazı sonrası bahçeye müdahale etmeden duvar örseydiniz” bu kadar insanı üzmeye değer miydi?” diye sitem ettiler.

BOĞAZİÇİ YÖNETİM’DEN AÇIKLAMA GELDİ

DUMANKAYA-Boğaziçi işbirliği ölüm getirdi” başlıklı haberimize ilişkin, Boğaziçi Yönetim AŞ’den açıklama geldi. Habere konu olan toprak döküm işleminin sakinler nezdinde yanlış anlaşıldığı ve site yönetim yetkililerinin konuyu site sakinlerine anlatma çabasının yüksek perdeli diyalogları beraberinde getirdiği vurgulanan açıklamada şöyle denildi:

TOKİ AYDINLI’DA CESET PANİĞİ TOKİ Konutları Aydınlı semti tam bir muamma. Tuzla Emniyet Müdürlüğü'ne yapılan bir ihbar sonucu Toki Aydınlı Giresun semtinde kimliği bellirsiz bir erkek cesedi bulundu. Ceset üzerinde inceleme yapan Tuzla Emniyet Müdürlüğüne bağlı Cinayet masası ekipleri cesedi teşis etmek üzere otopsiye gönderdi. Kimliği bellirsiz kişiler tarafından Toki Aydınlı Konutları arkasına atılan ceset hakkında gerekli soruşturma başlatıldı.

7 BÖLGE BİR ARADA

TOKİ Yahya Kemal Anadolu Ticaret ve Meslek Lisesi ve Tuzla Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen Turizm Haftası etkinlikleri çok renkli görüntülere sahne oldu. Okul öğrencileri tarafından yöresel stantlar oluşturularak, bu stantlarda yöresel yemekler, kıyafetler ve eşyalar sergilendi. Etkinliğe çok sayıda okul müdürü ve müdür yardımcısı, Aydınlı Mahallesi Muhtarı Nevzat Özsoy, AK Parti Kadın Kolları Temsilcisi, sendika temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Okul Müdürü Zeki Karataş, yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye’nin yedi bölgesini bir araya getirerek, yemeklerden gölge oyununa, zeybekten Karadeniz halk oyunlarına, yağlı güreşlerden köçeklere, yörelerin kıyafetlerinden yemeklerine her şey bir araya getirilmiştir. İzleyenlere unutamayacakları, ülkemizin bütün güzelliklerini gösteren bu çalışmayı yapan öğretmen ve öğrencilerime teşekkür ediyorum.”

20. Türk Dünyası Çocuk Şöleni 20.Türk Dünyası çocuk şöleni kapsamındaayay düzenlenen Tuzla Aydınlı Dede Korkut Ortaokulu, Rusya Federasyonu KALMYKII / Örnek teşkil eden çocuk halk dansları topluluğunu, proje kapsamında ağırlandı. Şölen tanıtım gösterisi Bakırköy Özgürlük meydanında yapılırken, Dedekorkut Ortaokulu 02 Haziran Pazartesi günü şölen yürüyüşüne, 04 Haziran Çarşamba günü Ataköy Sinan Erdem Spor salonunda şölen gösterisine, 05 Haziran Perşembe günü 11.Türk Dünyası çocukları ses yarışmasına katıldı. Tuzla Belediyesi ve Tuzla İlçe Millieğitim Müdürlüğü katkılarıyla, Tuzla Dede Korkut Ortaokulundaki misafir öğrenciler, Topkapı Sarayına,Ayasofya Müzesine ve Arkeoloji Müzesine götürüldü.

KIRIK KALEM Mehmet CANBEKLİ

Ben ne istiyorum?

altakçı, kapkaççi, sübyancı, hırsız, Y yalancı, düzenbez, haysiyetsiz bir toplum istemiyorum. Ben ne istiyorum biliyor-

musunuz? Fesat. Haset olmayan, muhtaçlara kucak açan, komşusu aç iken tok kalmayan, menfi çıkar uğruna sahsiyetini satmayan, kibirli, bencil, sünepe olmayan, şiddeti sevmeyen, gerektiğinde ulaşılabilen, sorumluluğunu taşıyan, namuslu, dürüst, cefakar bir toplum huzurlu bir millet istiyorum. Adını siyaset koydular millet adına ne konuşan var ne görüşen, Güçlü olan aldı başını gidiyor, arkası olanda peşinden. Birileri liderlik peşinde, diğerleri menfaat. Ümmetçiliği bıraktık particiliğe soyunduk. Kimileri inançlı, kimileri inançsız, kimleri solcu, kimileri sağcı, kimileri kominist, kimileri faşist, kimileri ekmek peşinde, kimileri vurgun, kimileri koltuk sevdasında, kimileri yolluk. Önce solcuydu sonra sağcı oldu, önce inançsızdı şimdi inanan. Böyle bir toplumu kim ister? Sözüm ortaya... Bir seçim süreci yaşadık yarış başladı ve bitti. Seçilenleri artık bulamazsın. Bırakın yetkilileri alt kademeye bile ulaşamazsın. Kaybedenler sesiz sedasız kenara çekilsin, yapmış olduğu masrafı hesaplasın dursun. Kazanan ise çok yoruldu ya, tatil yaparak keyfini çıkarsın. Hakkı değil mi? Vatandaş koştu kimi parti sevdasına, kimi menfaat sevdasına, kimi ise Allah sevdasına koştu, elinden geleni yaptı. Ama keyfini "seçenler değil" seçilenler çıkardı. Birileride eline almış bir belge at koşturuyor. Son zamanlarda herkesin elinde bir belge istediği gibi kullanıyor. Meğerse belgeler tehdit unsuru, hele içinde kadın- erkek ilişkisi varsa vay haline, bir de kaçamak yapmış, belge ile düşmüş sen diline, her istediğini yaptırırlar verirler eline. Ne tedbir var, ne sorumluluk, Birileri alır eline tehdit kokan belgeyi,saklar karşılığında istediğini yaptırır.suçlu ise "söz konusu" suspus kalır, sineye çeker.Belgesi olan istediği gibi at koşturur,"Gemisini yürüten kaptan"misali böyle bir toplumu kim ister? Hani verilen sözler nerede kaldı, iş bitti.Keyifler gıcırında, nasıl olsa isteyen istediğini aldı. Bir beş yıl daha geçecek, bu toplum kuzu "bizler kurt oldukça ezilmeye mahkumlar" diyerek isteyen istediğini yapmalı mı? Millet oy verecek, sizler keyf çatacaksınız, sonra da hak ettiğimizi aldık diyeceksiniz.Yok öyle yağma geregini yapacaksınız, Lider, Ana muhalefet ve muhalefet millet adına konuşacak, millete danışacak. Huzuru, suküneti sağlayacak, gerektiğinde dert ortağı olacaksınız. Gün gelir, bu toplum sizleri göklere nasıl çıkardıysa, göklerden indirmesinide bilir. Gereğini gerektiği yerde yapar."Bu dünya sultan Süleymana kalmadı", kimseye kalmaz. İşte ben; Huzurlu, doğru ve dürüst, vatanı, milleti, bayrağı uğruna canını verecek, gerektiğinde hesap verecek, ulaşılabilen bir toplum istiyorum.

Gazetemizi KAYA MARKET’ten temin edebilirsiniz! mercekhaber@gmail.com

Çocuklara Geri Dönüşüm Eğitimi 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde Geri Dönüşüm ayay Eğitimi düzenlendi. Tuzla Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında geri dönüşüm konulu eğitim düzenledi. Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından yürütülen Comenius Projesi’nin Geri Dönüşüm ve Dayanıklı Tüketim konulu EPOS Projesi’nin Türkiye ortağı olan Tapduk Emre İlkokulu’nda düzenlenen geri dönüşüm konulu eğitimde, ambalaj atıkları, bitkisel atık yağlar, elektronik atıklar, atık piller ve atık camların geri kazanımı sunum eşliğinde anlatıldı. Eğitim, çizgi film gösterimi ile sona erdi. Tuzla Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, eğitime katılan öğrencilere hediyelerini bez çantalar içinde verdi.


4

6 Haziran

2014

www.mercekhabergazetesi.com

Fıstık ağacının nesli yok oluyor! ELOĞLU bir ağaç için neler yapıyor ne yazık ki benim ve sizin memleayay ketiniz URFA'da arsa ve rant uğruna yetişmiş ve yetiştirilmesi meşakatli ve uzun yıllar alan BİNLERCE FISTIK AĞACI KATLİAMI YAŞANDI VE YAŞANIYOR ve buna dur diyeceğimize halen arsa açmak için tarım alanlarını imara açıyoruz. Yarın çok geç olmadan buna dur dememiz gerekmez mi? Bu kesilen ağaçlar kıyamette bizden hesap soracak! Türkiye'nin %37 sini karşılayan fıstık üretimi Şanlıurfa'da bulunurken .Fıstık ağacı katliamı devam ediyor. Şanıurfa'yı seveler adına gönüllü hizmet veren İş adamı Ömer Behram fıstık ağacına yapılan katliamı şöyle dile gitirdi "El oğlu bir ağaç için neler yapıyor, ne yazık ki benim ve sizin memleketiniz URFA'da arsa ve rant uğruna yetişmiş ve yetiştirilmesi meşakatli ve uzun yıllar alan "BİNLERCE FISTIK AĞACI KATLİAMI YAŞANDI VE YAŞANIYOR" ve buna dur diyeceğimize halen arsa açmak için tarım alanlarını imara açıyorlar.Yarın çok geç olmadan buna dur dememiz gerekmez mi?

Urfa Koyun peyniri yok satıyor BAZI İllerin , ellerinde hiç bir şey olmamasına rağmen, Yöresel çeşitli otlar ayay (deniz yosunu, ıhlamur,ada çayı,kabak çiçeği v.s.gibi) adı altında tanıtım maksatlı festivaller düzenlerken, adı dillere destan, tadına doyum olmayan Urfa Koyun Peyniri, yetkili olanlar tarafından, Urfa'nın her ürününde olduğu gibi , başlarını kuma gömerek sessiz bekleyişlerini sürdürmektedirler. Büyük Şehirlerin marketlerinde yada bir semt pazarının vitrininde sadece adı yazılmakta "Urfa Peyniri ". Ayrıcalıklı olan Urfa Koyun Peynirinin, bolca peynir arasında işaretlenmesi aranan olduğunun ve yok sattığının göstergesi. Peki , her yıl Urfa Peynirinin nasıl pazarlandığını kimler tarafından toptan alınarak, başka il adı altında satıldığını , kimlerin sahiplenildiğini araştırdınızmı? Bazı Gros Marketler ürünü ambalajlayarak Urfa Peyniri diye satmaktalar, ya başkaları? Bugün Urfa Koyun Peynirinin başına gelenler aynı şekilde Urfa Sade Yağınada gelmektedir. Bilir kişiler ,iş adamları yada her hangi kurumun bir araya gelerek bu akıl almaz sahipsizliğe dur deyip , Urfa değerlerine sahip olmasıdır. Halil Çuhadaroğlu

YAZAR KALEM Mahmut MANCI

İlk icraat...

0 Mart seçimlerinde eski valimiz yeni Büyük Şehir Başkanı seçildi. Büyük şehir 3 meclisi seçildi. İlk icraatları, düzenleme ya-

Urfa sıra gecesi Pendik’te yaşandı Balık Ahmet lakabı ile Ahmet Döngör'ün düzenlediği sıra gecesi eğlence proğramında, Ali Gencebay ve ekibi, konuklara muhteşem bir müzik ziyafeti sundu

B

alık Ahmet lakabı ile Ahmet Döngör'ün geleneksel olarak düzenlediği sıra gecesi eğlence proğramında, Ali Gencebay ve ekibi, muhteşem bir müzik ziyafeti sundu. Genleneksel Sıra Gecesi İstanbul'un Anadolu yakasındaki Pendik merkezde bulunan Öz Urfa Kebap salonunda gerçekleşti. Ayda bir kez olmak üzere düzenlen sıra gecesine ilgi bir hayli yoğun oldu. Pendik Öz Urfa Kebap salonundaki sıra gecesine katılan misafirler halay çekerek çoştular. Misafirlerin arasında Şanlıurfa'nın sevilen İş damı Ahmet Özyavuz, Urfa türküleriyle proğrama renk kattı. Proğram sonrası kısa bir konuşma yapan sanatçı Ali Gencebay Mercekhaber gazetesini incelerek gurur duyduğunu öv-

ŞANDER’den muhteşem bir gece

gü ile anlattı ve Mercekhaber Gazetesi ekibine "Böyle güzel bir gazete çıkardığınız için tüm çalışanları tebrik ediyorum. Gerçekten harika, ulusaldan bir farkı yok, başarılarınızın devamını diliyorum" dedi. Proğrama Avrupa yakasından gelen Adnan Şansal'ın yanısaıra,Reşit Dedeoğlu,Bakır Yeğenoğlu,Ahmet Özyavuz,Mehmet Derviş Canbekli,Zeki Barut yanı sıra ailece katılanlar oldu. Künefesiyle damaklara hitap eden Meşhur künefeci Yusuf Müjde ve Balık Ahmet hizmette kusur bırakmadı. Sıra gecesi ekibi, Ali Gencebay, Ali Ayhan,Süleyman Öztop,Nail Aksoy ve keman da Ömer Şerif Gencebay,yılarca İbrahim Tatlıses ve Merhum Müslüm Gürses'in de yanında görev almış usta sanatçılardan oluştu.

6 Haziran 2014

kışmayacağını belirterek etkinliği ancak bu akşam yapabildiklerini ve Soma’da şehit düşenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar diledi. Ayrıca dernek çalışmaları hakkında bilgi veren Nimetoğlu, amaçlarının gurbette merkez ve ilçe ayrımı yapmadan tek çatı altında birlik ve beraberlik içinde kültür, dayanışma ve eğitime katkı vermek olduğunu belirtti.

Ankara’da okuyan Urfalı üniversiteli öğrencilere destek amacıyla gecen yıl burs vermeye başladıklarını, hayırseverlerin desteğiyle bu yıl 40 öğrenciye burs verdiklerini, önümüzdeki yıl hedeflerinin ise bu sayıyı 100’e çıkarmayı amaçladıklarını açıkladı. Gecenin açış konuşmasından sonra Ankara Şanlıurfalılar Derneği tarafından ''Yılının En İyileri'' ödül töreni yapıldı.

Yıl: 2

Sayı: 18

İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü:

Mehmet Derviş CANBEKLİ Genel Yayın Yönetmeni:

Ahmet AL

Reşat KUŞÇUOĞLU / ANKARA

ANKARA Şanlıurfalılar Derneği (ŞANDER) tarafından her yıl düzenlenen ve geliri Urfalı öğrencilere burs verilmek üzere yapılan “Kültür ve Dayanışma Gecesi” muhteşem bir katılımla yapıldı. Ankara’da düzenlenen “Kültür ve Dayanışma Gecesi”ne siyasetçiler, bürokratlar, çok sayıda iş adamları, Şanlıurfalılar ve Ankaralılar yoğun ilgi gösterdi. Şanlıurfa’daki kültürel miras Göbeklitepe buluntularının simülasyonundan sonra gece ŞANDER Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Nimetoğlu’nun açılış konuşması ile başladı. Nimetoğlu konuşmasında; geceyi 16 Mayıs’ta icra edeceklerini ancak Soma’da yaşanan feci olaydan dolayı canları yerde iken hayır gecesi olmasına rağmen gece yapmanın kendilerine ya-

pılılan TOPÇU MEYDAN diye bilinen alanın ismini Rabia meydanı yaptılar. Nasıl yaptılar ! Niye yaptılar ! Halka sordular mı ! Bilinmez…Mühür bizde dediler…Yaptılar. 30 Mayıs’da miletvekili Sırrı Sakık Ağrı belediye başkanı oldu. İlk icraatları sokak tebelaların ismini değiştirmek oldu. Nasıl yapar ! Niye yapar ! Halka soramaz mı ! Bilinmez… Mühür bizde dediler… Yapacaklar İlk icraat olarak bunu yapacak olan Ağrı’lıyı duyan…. AKP genel başkanı ve başbakanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan küplere bindi.ulusal basın ve televizyonlarda ….ajanslara şu açıklama geçti…. ” sokak tabelasını kaldırarak milletin gönlündeki izi ve muhabbeti sileceğini sanıyorsun. Bu karşı atağı getirir. Millet o tabelanın daha büyüğünü yarın gelir yeniden diker. Sen tabelayı bırak, hizmetine bak. ” Şimdi biz TOPÇU Meydanın ismini değiştirmeyin.Bu şehrin hafızası ile oynamayın derken…Bizim hafızamız la oynanmaya başlandı… Ağrı’lı yaparken ” Onlar yaparsa olmaz “, Urfa’lı yaparken ” Biz yaparsak olur ” Olmaz efendiler olmaz…İnanmıyorsanız kadim Harran’ın ismini Altınbaşak yapanlara sorun.. Şey efendim ” orada iki meydan var.Biri Topçu meydanı diğeri ise Rabia meydanı ” mış. Sanki biz i bu memleketin çocuğu değiliz..Yozgat’tan veya Maraş’tan gelmişiz…! Bu savunmaya inanacağız..Bu savunma bu şehir ile alay anlamına gelir. 103 STKmiz varmış.Hatta yerel seçimde adayı bu STK lar seçmiş.Ben söyleyenlerin yalancısıyım…Hatta bunları izleyen bir de STK izleme platformu varmış.. Bir varmış bir yokmuş diye başlar masallar.. Kısaca … Başbakanımızın ajanslara geçen demeçinden sonra bu kararın GERİ alınması için URFA’lılar ( birde başımıza Beyaz Urfalı muhabetti çıktı ) takipçi olacaklardır. Bir adaylık için nasıl 103 STK bir araya geliyorsa bu konuda da Başbakanımızın demecininden sonra …Bir araya gelip karaın GERİ ALINMASI için bildiri yayınlayabilirler… Ne demişti Başbakanımız…Tabi biraz değiştirirsek…. “TOPÇU MEYDAN İSMİNİ kaldırarak milletin gönlündeki izi ve muhabbeti sileceğini sanıyorsun. Bu karşı atağı getirir. Millet o tabelanın daha büyüğünü yarın gelir yeniden diker. Sen tabelayı bırak, hizmetine bak.” Sağlıcakla kalınız... Dip not ; Bu yazıyı siyasi açıdan değerlendiren ve yorumlayan dostlara bir çift sözüm olacak.Benim babam Urfadaki Kurtuluş savaşında bu meydanda mücadele vermişti. Kemikleri sızladığı için kaleme alınmıştır.Bunu ancak ister beyaz deyin ister kara bahtlı URFALI deyin HİSSEDEBİLİR… Hissetmeyenler beni anlayamazlar.

EN İYİ BAŞKAN ÖDÜLÜ ÇİFTÇİ’YE ŞANDER yönetim kurulu tarafından alınan kararda göreve geldiği günden itibaren başarılı çalışmaları ile Karaköprü’nün çehresini değiştiren açık ve şeffaf yönetim anlayışına sahip hizmet gönüllüsü olan Karaköprü İlçe Belediye Başkanı Av. Nihat Çiftçi’yi 2013 yılının en iyi Belediye Başkanı seçildi.

YAYIN KURULU: Maksut KONYAR (K.Başkan) Adnan GÜVEN Adnan ŞANSAL Ahmet AL Fuat BODUR Halil CANARIKAN H. Zeki AMASYALI İbrahim BİTER İsmail Serkan GEZMİŞ Mahmut YILMAZ Mehmet Ali FİNCAN Mustafa Hakkı SEZGİN Kadir GÜLOĞLU

Reklam ve Halkla İlişkiler: Mustafa ÇİÇEKLİ İstihbarat Sorumulusu: Ahmet ÜNER

Genel Koordinatör: Mehmet ZENGİN Görsel Tasarım: Funda Yaşar ERDOĞDU

Ankara Temsilcisi: Reşat KUŞÇUOĞLU Tuzla: Hukuk Müşaviri Tekin BOZKURT Bahçelievler: Ahmet ÜNER İzmit: Fuat Çiriş Mersin: Mehmet KOLBUDAK Mardin: Adnan AVUKA Malatya: Şengül TOĞUŞLU Şanlıurfa: Abdülletif CANBEKLİ Bursa: Halil CUHADAROĞLU

Mercek Haber Gazetesi, Yayın İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir. Yazarlar yazılarından sorumludur. Yayın türü: Aylık Yerel Süreli Yayın İrtibat: 0544 375 03 30

Yönetim adresi: Aydınlı Mah. Ardıçlı Sokak. No:3 D:26 TUZLA web adresi: www.mercekhabergazetesi.com.

e-mail: mercekhaber@gmail.com

Basıldığı Yer: Dergah Ofset Göztepe Mahallesi Orhangazi Caddesi No:8 Mahmutbey Bağcılar/ İSTANBUL Tel: 0212 489 33 33


6 Haziran

2014

5

www.mercekhabergazetesi.com

MERCEK Ahmet AL

Barış nasıl gelecek?

eğerli dostlar, yaklaşık 18 aydan beri ülkemizde herkesin merak ettiği bir BARIŞ D SÜRECİ söylemi ile iç içe yaşıyoruz. Cümle çok

Tuzla’nın Yıldızları K

Tuzla Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen “Tuzla'nın Yıldızlarına Altın Yağmuru” ödül töreninde 85 çeyrek, 25 yarım ve 3 tam altın olmak üzere 113 altın hediye edildi ültür, sanat, spor, bilgi ve beceri alanlarında yapılan yarışmalarda derece alan Tuzlalı başarılı öğrenciler piyasa değeri 20 bin TL’yi bulan altın ve hediyelerle ödüllendirildi. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı da, başarılı öğrencileri 1 haftalık izci kampıyla ödüllendirdi. Tuzla Kaymakamlığı, Tuzla Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen “Tuzla'nın Yıldızlarına Altın Yağmuru” ödül töreninde 85 çeyrek, 25 yarım ve 3 tam altın olmak üzere 113 altın hediye edildi. Öğrencilerin bu başarısında pay sahibi olan proje rehber öğretmenleri ve kurum müdürleri de başarı belgesi ile ödüllendirildi. Törene Tuzla Kaymakamı Ali Rıza Çalışır, Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, AK Parti Tuzla İlçe Başkanı Sebahattin Demirci,

Tuzla İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Alireisoğlu, çevre ilçelerin Milli Eğitim Müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.

GURUR TABLOSU

Başarılı öğrencileri tebrik eden Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, başarının temelinde çalışmanın yer aldığını vurguladı. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, “Başarı, ancak sözlükte çalışmadan önce gelir. Çalışmadan bir şeyi başarmak mümkün değil. Ne kadar zeki olursanız olun, hızlı düşünen, iyi, becerikli olursanız olun, genetik olarak yatkınlığınız olsa bile mutlaka çalışmak durumunda olduğumuzu asla unutmamız lazım. Sevgili gençler biz çalışmayla gelen başarıları yeri geldiğinde takdir edebilen yöneticiler olma çabası ve gayretini gösteri-

80 yaşındaki çileli annenin feryadı:

yoruz. Biz bu başarıyı taçlandırırken üstümüze düşen görevi yapmayı ve bu projelerde çözüm ortağı olmayı her zaman istedik, olduk. Tuzla’mızın geleceği için başarılı gençlerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Geleceğimizi emanet ettiğimiz siz sevgili gençleri geleceğe hazırlayabilmek için, şimdi yapılması gerekenleri yapabilmek için gayret sarf ediyoruz.” diye konuştu. Öğrenciler ve öğretmenleri tebrik eden Tuzla Kaymakamı Ali Rıza Çalışır, “Tuzla’da çok iyi bir ekiple çalışıyorum. Belediye Başkanımızla, mesai arkadaşlarımızla 1 yıldır hizmet veriyorum. Biz artık konuşarak anlaşma dönemini geçtik, birbirimize bakışarak da ne demek istediğimizi anlıyoruz. Bir hedef birliği, bir gönül birliği, bir ideal birliği var. Bugün Tuzla olarak bir gurur tablosunu yaşıyoruz” dedi.

BENİ HUZUR EVİNE VERSİNLER!

ERZİNCAN Nufusuna kayıtlı Niyazi Çiçek'in eşi 80 yaşındaki Seher Çiçek, dram dolu yaşantısını Mercekhaber Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Derviş Canbekli'ye anlattı. Derdini anlatacak birini bulduğu için gözleri dolan yaşlı kadın, hemen hikayesini anlatmaya başladı; “Eşim beni terk edip gittikten sonra Yeşil kart çıkarmak için muhtara gittim. Beni belediyeye gönderdi ancak nüfus cüzdanımın sahte olduğunu söylediler. Sanki dünya başıma yıkldı.Tekrar muhtara gittim. 'Cüzdanım sahte dediler nasıl olur ?' diye sorduğumda "senin ve oğlunun kaydı Almanya'da görünüyor” dedi. Nasıl olur diye sordum ve olay ortaya çıktı. Benim adıma şimdi sahtekarlıktan dava açılmış olan Saime Alevli'ye benim nufus cüzdanımın üzerine resmini yapıştırıp eşimdir diyerek pasaport çıkartmışlar. 4 çocuğum yerine 8 çocuklu anne olmuşum. Almanya'da 8 çocuk üzerinden maaş alan eşimin kurbanı oldum. 3 evim vardı. Şimdiki sahte karısının çocukları, eşimin yaşlılığından faydalanıp zorla vekalet almışlar ve evleri bir başkasına satmışlar. Elimde avucumda olanı tükettim, avukatlara verdim ancak da-

vayı kazanamadım. Nufus cüzdanımla sahte işlem yapan o kadın keyf çattı! Ben beş parasız mağdur oldum. Nafaka çıkardılar ancak hala evli görünüyorum. Kızım yaşlılık maaşı bağlatmak için uğraştı. Evime gelip baktılar. "Teyze senin herşeyin var.Sana maaş bağlayamayız " dediler. Ben de; oğlum kurbanınız olayım bana tabak, çanak, kuru tahta mı para verecek? Ben nasıl geçinirim? Ekmek, yemek, ilaç masraflarını nereden getireyim? dedim "mümkün değil, olmaz" dediler. Ben kime derdimi anlatayım kime yalvarayım? Bu yaştan sonra nereye giderim, kime derdimi derim? Tek başıma oturmuş ölümü bekliyorum. Tek dileğim son günlerimi huzur içinde geçirmek. Gözüm görmüyor, kulaklarım duymuyor, evde bakım hizmetinden faydalanamıyorum. Bu yaşta hastanelere bile gidemiyorum, Nolur bana yardım edin. Beni yaşlılar evine yerleştirsinler” diye dert yandı.

güzel hepimizin gönlüde böyle istiyor. Ama bu sürece millet önem vermesine rağmen milletin temsilcileri olan; sivil toplum örgütleri, siyasi güçler, bunların başında AK PARTİ, CHP, MHP, BDP yeteri kadar Kürt meselesinin çözümünde samimi olmadıkları görülmekte ve her fırsatta bu siyasi bir menfaate dönüştürme gayretinde oldukları görülmektedir. Sanki Kürt meselesi son aylarda AK PARTİ ile barış ve demokrasi partisinin meselesi ve bunlarında samimiyetsizliği halk tarafından gözlenmektedir. Samimiyetsizlik dedim; eğer samimiyet varsa, bir barış süreci antlaşmaya gidilmiş karşılıklı vaatler verilmiş, öyleyse bu yol kesmeler, bu adam kaçırmalar, bu askeri araçların yakılması ve vatan evlatları olan polis ve askere yapılan bu zulüm ne; hani A.Öcalan “ silahlar sussun, barış başlasın” demişti. Süreçten önce de anneler ağlıyordu. Bugün de anneler, dağa kaldırılan çocukları için ağlıyor, neyi değiştirdik. Bugün de insanlar mal ve can korkusu yaşıyor, dünde yaşıyordu. Halk artık somut şeyler bekliyor ve de endişe ediyor. Acaba biri süreci uzatıp seçim mi kazanmak istiyor. Bir diğeri de (BDP) de barışı oluşturacağız deyip oy oranını artırarak siyasi grafiğini mi yükseltiyor. Halk arasında buna “Körler sağırlar. Birbirini ağırlar denir.” Sakın ha milletle oyun oynamayın. Gelin hurcunuzda ne varsa çözüm sürecinde neler talep ettiyseniz birbirinizden halka açıklayın; hatta bu da yetmez, inin halka sorun; halkların taleplerini ve kamuoyuna açıklayın. Bu çok zor değil, Akil İnsanlar heyetini bu defa da Kürt ve Türk halkından oluşturun. Tabanın taleplerini empati yaparak toplayın. Liderlerin cuntasından uzak siyasilerin ihtiraslarından arınmış, tamamen Türk ve Kürt halkını kaynaştıracak talepleri kaynaştırın ve halka sunun, halkın onayını alın. Halkın onayladığı her talep değer bulur ve sonuç elde edilir. Çevremize baktığımız da bunun örnekleri çok yıllar boyu kan davaları, belirli ehil ve kanat önderleri ile çözülmüştür. Yıllar boyu Avrupa’yı kasıp kavuran dev örgütler (İngiltere’ de IRA, İspanya’ da ETA ) çözülmüş ve lağ edilmiştir. PKK’da çözülür; yeter ki amacı iyi tespit edelim. Sadece silahı bırak demekle olmaz. Madem çözeceğiz, Kürt halkının meşru taleplerini anlamaya çalışacağız. Gerekirse bu taleplerini Laik demokratik devleti olan Türkiye Cumhuriyeti içinde çözüp, Halkların kardeşliğinde demokrasinin şefkat çadırı altında, İslam’ın manevi havasını tenefas ederek yaşayabiliriz. Değerli dostlar, meseleyi tarafsız öteleştirmeden, sevgi dilini kullanarak çözebiliriz. Tüm siyasi güçler Aydınlar, Entelektüeller, Yazarlar, çizerler Halk çözüm sürecini sevdi. Gelin sizde görevlerinizi yapın; kaleminizle, konferanslarınızla, söylevlerinizle daha doğrusu yüreğinizle katkıda bulunun yarın geç olabilir. Dam yıkılırsa hepimiz altında kalırız. Tarih sizi af etmez. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir. İnanıyorum ki, bu millet ne siyasilerin boş söylemlerine ne de kandilin şiddetine artık prim vermeyecek. Barış şerbetinin tadı ile kendine gelip, Eyüp Peygamberin sabrı, Allah Resulünün barış üslubu, Demokrasiye olan inancı ile kendi yarasını kendi saracaktır. Katkı da bulunmayanlar düşünsün. “ En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir.” (CİCERO)

GÜVENLİK ELEKTRİK VE PANO SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. PERPA TİC. MRK. B BLOK KAT:8 NO:899-901 OKMEYDANI-ŞİŞLİ /İSTANBUL info@gepaelektrik.com www.gepaelektrik.com Telefon: 0 212 320 61 90 0 212 320 61 91

OKUL, HASTANE, FABRİKA, İŞ MERKEZİ OTEL ve KONUTLARIN - Elektrik Tesisatı, - Kamera Sistemleri, - Yangın İhbar Sistemleri, - Data İhbar Sistemleri Altyapısı - Tüm Elektrik ve Zayıf Akım İşleri - Isıtma-Soğutma Sistemleri - Havalandırma Sistemleri - Yangın Söndurme Sistemleri - Sıhhı Tesisat - Klima Sistemleri - Tüm Mekanik Sistemler ve Alt Yapıları... Yüksek beceriye sahip mühendis, tekniker ve teknisyenlerle yapılmaktadır.

Cep Telefon: 0 532 693 04 56 Faks: 0 212 320 61 92

SURİYELİ DİLENCİLER durumu ne olacak?

SURİYE’de uzun zamandır devam eden İç savaş halkın çoğunu göç etmeye zorladı. Bu nedenle Suriye yakın olması sebebiyle, Savaştan kaçan halkı, en yakın Türkiye’de Urfa’ya konuçlandırıldı. Eğitim, Konaklama, Barınma, Sağlık anlamında hemen hemen, Türk Vatandaşların yaşamdan faydalandığı her konudan, Suriyelilerde yararlandıkları halde, yinede bir çok Suriye’li yurdun tamamına dağılmış durumda farklı İş alanlarında çalışmaktalar. Urfa’nın haricinde İstanbul ,İzmir Ankara, Bursa, Eskişehir, Adana daha doğrusu yurdun dört bir tarafındalar. Suriyeliler Türk Milletinin duyarlı halini çok iyi bildiklerinden, suistimal etmektedirler. En kolay iş dilenmek. İstanbulda Vapur İskelesinden Etilere kadar, Ankarada O.D.T.Ü Otobanda, İzmir Konakta, Bursa Ulu Cami yada Trafik lambalarında görmeniz mümkün. Üç ayların içinde olduğumuz bu mübarek aylarda ramazan yaklaşırken, millet olarak bu keşmekeş milletimizin alışık olmadığı yaşam tarzına yetkililer umarım bir an evvel çözüm bulurlar. Halk huzursuz. HABER/Halil Çuhadaroğlu


6

6 Haziran

2014

www.mercekhabergazetesi.com

Adalar’dan temizliğe davet H

5 Haziran Dünya Çevre Günü Heybeliada Anadolu Lisesinde yapılan törenle başladı. Öğrencilerin temizlik projesinin uygulama ayağı, Heybeliada Çam Limanında çevre temizliği ile nihayetlendi

Başka bir Dünya Mümkün sergisi

ADALAR ilçesinde eğitim gören Heybeliada Ortaokulu, Büyükada 125. Yıl Atatürk Ortaokulu, Büyükada Şehit Murat Yüksel İlkokulu ve Kınalıada Metmetçik İlkokulu öğrencileri 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla Büyükada Şehit Murat Yüksel İlkokulu´nda "Başka Bir Dünya Mümkün" konulu çevre sergisi düzenlediler. Sergide okul öğrencileri, ambalaj ve katı atıkları dönüştürerek yapmış oldukları çalışmaları sergilediler. Çevre bilinci oluşturarak yarınlara yaşanabilir bir çevre bırakabilmeyi amaçladıkların söyleyen Adalar İlçe Milli Eğitim Müdürü Ömer Eren, öğrencilerimizi bu çalışmalarla bir farkındalık yaratarak büyüklerine örnek olacaklarını söyledi. Adalar Belediye Başkan Yardımcısı Mahmut Yerlikaya, öğrencileri kutlayarak "Bu gün 5 Haziran Dünya Çevre günü. Çocuklarımız kullanmadığımız ya da atmış olduğumuz eşyaları bir nevi dönüştürerek çok güzel çalışma gerçekleştirmişler. Tüm canlıların yaşamlarını sürdürdüğü çevremizi korumak sahip çıkmak hepimizin görevi" dedi.

eybeliada Anadolu Lisesi Coğrafya Öğretmeni Seda İNANÖZ ve öğrencileri planladıkları projenin uygulama ayağı, 5 Haziran Perşembe günü Heybeliada Çam Limanında hayata geçirildi. Kadıköy Belediyesi Suadiye Gönüller Evi, TEMA gibi sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği proje, öğrencilerimizden de büyük ilgi gördü. Heybeliada Anadolu Lisesinde yapılan törenle başlayan Projenin uygulama ayağı, Heybeliada Çam Limanında çevre temizliği ile nihayetlendi. Heybeliada Anadolu Lisesinde yapılan törene Adalar Milli Eğitim Müdürü Ömer EREN, Kadıköy Belediyesi Suadiye Gönüller Evi Başkanı Ümit AĞIN ve Yardımcısı velimiz Serap TARI, TEMA Vakfı Anadolu Yakası Bilge Başkanı Tamer ANER ve Yardımcısı Arzu BOZGÜL katıldılar, katılımcılar birer konuşma yaptılar. Daha sonra kürsüye gelen Okul Müdürü Ali Tekin ATBAŞI konuşma yaptı. Konuşmasında çevre duyarlılığının önemi üzerinde durdu, projeyi hazırlayan öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti. Atbaşı, kendilerine destek veren sivil toplum kuruluşları temsilcilerine de birer plaket vererek teşekkür etti. Atbaşı ayrıca, velilerin katkılarından dolayı da

memnuniyetini dile getirdi. Törenden sonra proje görevlileri ve gönüllüleri Çam Limanına geçtiler. Orada çevre temizliği yapan proje paydaşlarına yerel ve ulusal basın da ilgi göster-

di. Projenin hazırlayıcı ve uygulayıcısı Öğretmen Seda İNANÖZ ve öğrenciler TRT Çocuk kanalına birer mini röportaj verdiler. Proje daha sonra hepbirlikte yenilen piknik yemeği ile son buldu.

İlkokullar arası yüzme şampiyonları belli oldu 31 Mayıs 2014 tarihinde düzenlenen Marmara Eğitim Kurumları 9 – 10 yaş yüzme şenliklerinde Heybeliada İlkokulu öğrencisi Yosun HACIFAZLIOĞLU 141 sporcu ve 56 ilkokul arasında “Kızlar 50 metre Kurbağalama” yarışında şampiyon olarak büyük bir başarı elde etmiştir. Öğrencimizi, ailesini ve

öğretmenlerini kutlar, başarılarının devamını dileriz. Öte yandan, Büyükada 125. Yıl Atatürk Ortaokulu minik öğrencileri, 7-8 Haziran 2014 tarihlerinde Nevşehir’de düzenlenen Türkiye Oryantiring Şampiyonasında “Küçük Kızlar” kategorisinde Türkiye 2. ‘si olup, kupalarını aldılar.

Serhatlar Şehri’ne gezi

Darülaceze sakinleri kültür gezileri kapsamında Bağcılar Belediyesi'nin katkılarıyla "Serhatlar Şehri" Edirne'ye seyahat gerçekleştirdi. Edirne gezisi; Osmanlı Dönemi'nden günümüze ulaşan nadide eserlerden Üç Şerefeli Camii ile başladı. Sakinlerin daha sonraki durakları ise hat yazılarıyla meşhur olan Eski Camii' oldu. Gezinin en önemli duraklarından birisi de Mimar Sinan'ın ustalık eseri olan 14 Mart 1575 yılında ibadete açılan Selimiye Camisi. Darülaceze Sakinleri burada; övünç kaynağımız olan, muhteşem tarihi hazinelerimizi miras bırakan ecdadımızı hayırla anarak dualar ettiler. Selimiye Camii ziyareti sonrası yemeğe geçilerek meşhur Edirne Yaprak Ciğeri'ni tadan Darülaceze sakinleri, sonrasın da şehir turu yaparak; Yeni Saray, Saray İçi'ni (Er Meydanı)

ve Selimiye Vakıf Eserleri Müzesi'ni görme fırsatı buldular. Darülaceze Sakinleri, "Serhatlar Şehri" Edirne gezisinden duydukları memnuniyeti ifade ederek; kendilerinin mutluluğu için bütün imkânları seferber eden; Bağcılar Belediye Başkanı'na çok teşekkürlerini sundular. Darülaceze Başkanı Nevzat Bayhan, kültür gezilerinin sakinlerimizin manevî duygularını geliştirerek yaşama sevgisini artırdığını söyledi. Bayhan, Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapma gibi bir onura sahip olan Edirne'nin her sokağında ve caddesinde eşsiz tarihî eserlere ve dinî motiflere rastlandığını sözlerine ekledi. Tarihî yapıların ihtişamlı atmosferinde gerçekleşen bu gibi gezilerin devam edeceğini söyledi. Katkılarından dolayı Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı'ya teşekkür etti.

BAŞSAĞLIĞI

Cennet Mahallesi Yavuz Selim Caddesi Ulubatlı Hasan Sokak No:26 Küçükçekmece/İSTANBUL cihat.ins@hotmail.com cihat.teks@hotmail.com syh@ch-legend.com

Tel: (0212) 580 76 04

(0212) 592 56 64

Faks: (0212) 599 05 37

Mercekhaber Gazetesi Genel Koordinatörümüz Mehmet Zengin'in halası Elfida Şahin, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Cenazesi Kırıkkale'nin Çerikli İlçesinde defnedildi. Cenaze merasimi ardından Orhangazi'ye dönen Mehmet Zengin aynı gece annesinin ani rahatsızlığı ile sarsıldı! Sabah erken saatlerde rahatsızlanan Naciye Zengin, yüksek tansiyonun neden olduğu damar tıkanlıklığı sonucu kısmi felç geçirdi. Bursa Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan Naciye Zengin,dört günlük tedavi sonucu kısmi bir iyileşme gösterdi.Tedavisi ise halen devam ediyor...

MERCEKHABER YAYIN KURULU TAAZİYE VE ŞİFA DİLEKLERİNİ SUNAR

YANSIMALAR Mehmet ZENGİN

İslâm Alemi’nin hali...

atı dünyası ekonomik güç bakımından şu anda açık ara önde bulunmaktadır. Bu B durum onları daha güçlü kılmakta ve etkin

göstermektedir. İslam dünyası ise maalesef umursamaz durumda. Osmanlı’nın yıkılması sonrasında dünyadaki gücünü kaybeden İslam Dünyası, hem siyaseten hem ekonomik yönden aciz duruma düştüler. Geçmişte İslam’a karşı Haçlı seferleri ile saldıran batı, günümüzde açık savaşların yanı sıra gizli stratejilerle topyekun bir mücadeleye girişmiştir. Stratejilerden kastım soğuk savaş, ekonomik savaş, psikolojik savaş, teknolojik savaş gibi kavramlardır. Geçmişteki Haçlı koalisyonuna günümüzde Siyonizm koalisyonu da eklendi. Müslümanlara karşı ortak ve sistematik harekat yürütülmektedir. Dinimizin bize gösterdiği yoldan uzaklaşmak, kendi cemaatin liderlerini kutsallaştırmak. Cemaat ve parti mücadelesi ile birbirleri ile didişmek, batının amacına ulaşmasında kolaylık sağlamıştır. İslam Dünyası yıllarca mezhepçilik ve cemaatçilik kavgası ile uğraşırken batı ne yaptı? Batı bir yandan teknolojisini geliştirdi. Diğer yandan da İslam coğrafyasını sömürmenin gayreti içinde oldu. İslam ülkelerinin sultanları, şahları,kralları ve diktatörleri maalesef bu sömürüye “dünya nimetleri uğruna” veya “korkaklığından” seyirci kalmış,teslim olmuşlardır. Batı, İslam dünyasını sömürmekle,onları mezhepçilik ve cemaatçilik kavgası için kışkırtmakla da yetinmedi. Akla hayale gelmedik bahanelerle birçok İslam ülkesini işgal ederek veya farklı yöntemler kullanarak binlerce Müslüman’ın kanını döktü. Bosna Hersek, Afganistan, Irak, Libya, Cezayir, Filistin, Somali, Suriye ve en son Myanmar. Hatırlayamadığımız daha niceleri… 1979`da Sovyet Rusya`nın Afganistan`a girmesiyle başlayıp günümüze kadar geçen süreçte İslam dünyasında 11 milyonun üstünde Müslüman`ın savaşlarda ve çatışmalarda öldürüldüğünü göz önüne alındığında Müslümanların düştükleri içler acısı hal daha iyi anlaşılmaktadır! Tüm bunlar bizim aklımızı başımıza almamızın zamanının geldiğini, hatta geçmekte olduğunu göstermektedir! Peki Müslümanlar`ın düştükleri içler acısı halden nasıl çıkabilir? Neler yapılmalı? Yapılması gereken temel şeylerden birkaçını maddeler halinde ortaya koymaya çalışalım. 1-Dünya Müslümanlar`ı güçlü bir “İslam Birliği” kurmalı. 2-Ekonomik, kültürel ve teknolojik alanda gelişme gösterilmeli. 3- Uluslararası ve bölgesel ilişkiler güçlendirilmelidir. 4- Mezhepçilik ve cemaatçilik çekişmesine bir son verilmeli ve İslam kardeşliği etrafında birleşilmeli. 5- Dünya enerji kaynaklarınının büyük bölümünü elinde bulunduran İslam Dünyası,bunun değerini bilmeli. Gerektiğinde de batıya karşı “silah” olarak kullanmalı! İslam Dünya’sı yaşadığı bu zilletten kurtulmak ve güçlü, istikrarlı, müreffeh bir medeniyet olmak için, (geçmişte olduğu gibi) üste belirttiğim maddelerin yanı sıra birlik halinde hareket etmek zorundadır. Kur-an’ı Kerim birlik olmamızı, birliğin bize kazandıracaklarını, aksi durumda ne tür sıkıntılarla karşı karşıya kalacağımızı bize bakın nasıl haber veriyor… “Allah`ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah`ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın.” (Al-i İmran, 103) “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah`tan ko rkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.”(Hucurat Suresi, 10) “Kendilerinden önce o yurdu (Medine`yi) hazırlayıp imanı gönüllerine yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç duymazlar. Kendilerinde bir açıklık olsa bile kardeşlerini öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin `cimri ve bencil tutkularından` korunmuşsa, işte onlar, felah bulanlardır.” (Haşr Suresi, 9) “Allah`a ve Resûlü`ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Enfal Suresi, 46) “Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.”(Al-i İmran Suresi, 105) Peygamber Efendimiz (sav) ise, Müslümanlar arasında birlik ve beraberliği, dayanışmanın nasıl olması gerektiğini aşağıdaki hadisinde şöyle tarif etmiştir: “Birbirinize hased etmeyiniz. Birbirinize buğuz etmeyiniz. Birbirinizle iyi ilişkileri kesmeyiniz. Birbirinizden yüz çevirip küsüşmeyiniz ve ey Allah`ın kulları, kardeşler olunuz.” Tüm bu ayet ve hadislerin ortaya koyduğu gibi, İslam Dünyasının kurtuluş reçetesi İslam kardeşliği etrafında birleşmek, ayrılıkları ve farklılıkları bir kenara bırakıp, Müslümanların “kardeş” olduğu gerçeğinle hareket etmektir. Ben başka çıkış yolu görmüyorum! Ya siz?

İLAN VE REKLAMLARINIZ İÇİN MERCEK HABER’İ SEÇİN! TEL: 0544 375 03 30 mercekhaber@gmail.com


6 Haziran

2014

“Kilit devlet haline geldik” Ünlü İşadamı Dr. Zeynel Abidin Erdem, Türkiye’nin bugün dünyada en fazla konuşulan ülkelerden biri olduğunu belirterek, “Kilit devlet haline geldik” dedi

T

7

www.mercekhabergazetesi.com

HABER/Ahmet ÜNVER

ürkiye’nin önemli işadamları arasında yer alan Dr. Zeynel Abidin Erdem, Türkiye’nin en çok konuşulan ve sözü dinlenen bir ülke haline geldiğini söyledi. Erdem, Mardinliler Derneği’nin düzenlediği “Ayın Konuğu” toplantısına katıldı. Hemşerileriyle bir saate yakın söyleşide bulunan Dr. Erdem, Türkiye’nin, dünyanın en önemli ekonomik coğrafyası içinde durduğunu hatırlattı. Bu avantajın şimdiye kadar tam anlamıyla değerlendirilemediğini belirten Erdem, son yıllarda yapılan büyük atılımlarla Türkiye’nin Dünya’da sözü dinlenen ülke konumuna geldiğini söyledi. Türkiye’nin son yıllardaki en önemli iki isminin Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan olduğunu vurgulayan Zeynel Abidin Erdem, “Başbakan Erdoğan’ın Arap dünyasındaki tarifi: Cesur One Minute’dir. Erdoğan’ı sadece bugün değil yarın ve sonraki yıllarda da minnetle anacağız.” dedi.

ABD, TÜRKİYE’NİN YANINDA

Türk Amerikan İşadamları Derneği'nin (TABA/AmCham) Onursal Başkanlığı görevini de sürdüren Erdem, savaşların ve barışların simgesi haline gelen ABD’nin Türkiye’nin en önemli dostlarından biri olduğunu ifade etti. Türkiye’nin gemisinde, uçağında ABD’nin imzası olduğunu belirten Zeynel Abidin Erdem, şunları söyledi: “Türkiye’nin ekonomik açıdan en buhranlı döneminde kahraman hırsızlar(!) bankaları soyup paralarını yurt dışına kaçırırken Türkiye adeta borç maratonuna çıkmıştı. Bunalımdan kurtulmak için çaldığı kapılar yüzüne kapanıyordu. Kuveyt 600 milyon dolar borç için ‘hayır’ yanıtını verirken ABD bir günde tam 32.8 milyar doları gözünü kırpmadan verdi. Dost ülke ABD, her zaman Türkiye’nin yanında yer almıştır ve gelecekte de yanında olacaktır.” Sudan’da günde 200-300 Müslümanın öldürüldüğü o dönemde de ABD’nin sahneye çıktığına ve Suriye’ye benzeyen o sıkıntıları ortadan kaldırdığına dikkat çeken Erdem, “Bosna’da 250 bin Boşnak Müslüman’ın öldürüldüğü katliamlara Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Yunanistan seyirci kalırken ABD bu insanlık sorununa soruna sahip çıkmış ve katliamların önlenmesine vesile olmuştur.” dedi. Türkiye’nin bugün dünyada en fazla konuşulan ülkelerden biri olduğunu ve büyük oranda İslam ülke-

lerinin kontrolünü elinde tuttuğunu belirten Erdem, şöyle devam etti: “Irak savaşında rahmetli Turgut Özal ‘Bir koyup 5 alacağız’ demişti. Birçok kimse buna inanmamıştı ancak bir 5 değil 15 aldık. Türkiye o savaştan sonra kilit devlet haline geldi. Halen İslam aleminin sibobu durumundaki Türkiye’yi ekonomi açıdan da önemli bir gelecek bekliyor. Sürekli rekor kırdığımız ihracatımız şu an itibariyle 160 milyar dolar civarında. Gelecekteki hedefimiz 500 milyar dolar. Dünyada rekor kıran firma sayısı 500. Biz bunun 10’una sahip olmaya doğru gidiyoruz. Yani dünyanın en iyi 500 firması arasında Türkiye’den 10 firma katılacak. Dünyanın en iyi yazılım programında 350 Türk görev alıyor. En büyük arama motoru Google’de 30 Türk yönetici var. Dünyanın en hassas üretimi uçaktır. Boeing firmasında çalışan kişi sayısı 117 bin. Bu çalışanların 486’sı program yapımcısı. Program yapımcılarının 70’ini Türkler oluşturuyor.” Türkiye’de güzel gelişmeler olurken düşmanların da boş durmadığını ve kendilerini ülke içinde maşa seçtiklerini vurgulayan Erdem, “Dün insanları dağda savaşmaya yönlendirenler çözüm süreci nedeniyle

hayal kırıklığına uğrayınca savaşı bu kez şehre getirmeye çalışıyorlar. Çözüm sürecinin sonuçlanmasıyla milyarlarca doları artık silaha değil yatırımlar için değerlendireceğiz” dedi. Mardinliler Derneği Başkanı A. Fuat Bodur da, her ay düzenlemeyi planladıkları söyleşilerinin ikincisinde dünyaca ünlü bir hemşehrileri olan Dr. Zeynel Abidin Erdem’i ağırladıklarından dolayı mutlu olduğunu söyledi. Bodur, çok yoğun işlerine rağmen kendilerini kırmayarak toplantılarına katılan Erdem’e teşekkür ettikten sonra derneklerinin faaliyetleri hakkında da bilgi verdi. Bu arada, söyleşinin anısına MARDİNFED Başkanı İbrahim Biter ile Mardinliler Derneği Başkanı A. Fuat Bodur, Dr. Zeynel Abidin Erdem’e bir plaket sundular. Geceye katkıları dolayısıyla Mardinliler Derneği Başkanvekili Ferhan Ademhan’a da bir plaket verildi.

Vali Mutlu’dan Başkan Karaman’a hayırlı olsun ziyareti İSTANBUL Valisi Hüseyin Avni Mutlu Güngören Belediye Başkanı Şakir Yücel Karaman’ı makamında ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerinde bulundu. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, 30 Mart yerel seçimlerinde Güngörenlilerden güvenoyu alarak üçüncü kez Güngören Belediye Başkanlığına seçilen Şakir Yücel Karaman’ı makamında ziyaret etti. Vali Mutlu, yeniden başkanlığa seçilen Karaman’ı tebrik ederek görevinde

Engelliler Dalış Birliği ekibiyle çevre için dalış yapan engelli gençlerin heyecanına Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da ortak oldu

Ç

ÜSKÜDAR Belediyesi, ilçedeki işsizlik sorununu çözmek için Üsküdar İstihdam Merkezini (ÜSİM) kurdu. Üsküdar Belediyesi, İşadamları, İŞKUR, özel istihdam büroları, eğitim ve danışmanlık firmaları, vakıf ve derneklerin desteği ile kurulan ÜSİM Kirazlıtepe Boğaziçi Yaşam Merkezi'nde düzenlenen toplantı ile kamuoyuna tanıtıldı. Tanıtım toplantısına Üsküdar Kaymakamı Mustafa Güler , İşkur İl Müdürü Muammer Çoş-

kun ,Ak parti Üsküdar İlçe başkanı Sinan Aktaş bürokratlar ve çok sayıda işadamı katıldı. Tanıtım toplantısında konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, “Biz, Üsküdarlı vatandaşlarımızın, yine Üsküdar'da iş bulmalarının sağlaması için kolları sıvadık. Amacımız yerinde istihdam. Hedefimiz, arz ve talebi buluşturmak. Üsküdar İstihdam Merkezi ÜSİM'i bu amaç için kurduk” açıklamasını yaptı.

Abdullah HAKTANKAÇMAZ

Siz öyle olun yeter...

er şeyin kuralı olduğu gibi, birlikte yaşaH manın da vardır. Bunlardan en önemlisi karşılıklı saygıdır. Toplum dün bu saygının

yaşaması için yasalarda suç sayılmayan ayıplar belirlemişti. Bunlardan bazıları: “ Büyüklerin karşısında derli toplu otur, ayıp! “ “ Yerli yersiz her şeye gülme, ayıp! ” “ Erkekler sakız çiğnemez, ayıp! ” “ Öksürürken elini ağzına kapa, ayıp! ” “ Büyükler, ayakta dururken oturulmaz, ayıp! “ “ Büyükler konuşurken lafa karışılmaz, ayıp! “ “ Çayı, kahveyi höpürdeterek içilme, ayıp! “ “ Yemek yerken ağzı şapırdatılma, ayıp! “ “ Burnunla oynama, ayıp! “ “ Sesli esneme, sesli geğirme, ayıp” …v.b. Bu gün bunların çoğu ayıplıktan mı çıktı? Yoksa biz mi umursamaz olduk? Bilemiyorum. Ama ayıplarımızın bitmediğini biliyorum. Örneğin günümüzdeki ayıplardan bazıları: - Birisinin yüzüne söyleyemeyeceğimiz lafları, arkasından konuşmak, - Evden, arabadan, çöpü, küllüğü, atılmaması gereken yerlere atmak, -Trafikte bayan sürücüleri hafife almak, zor duruma düşürmeye çalışmak, - Olur, olmaz rastgele yerlere ağız veya burun ifrazatlarını yapmak, - Yayalara ayrılmış yerleri amacı dışında (park, teşhir yeri v.s gibi) kullanmak, - Kamuya açık olan kapalı yerlerde ayakkabı çıkarmak, - Bir organizasyonda önce gelenlerce gelmeyenlere yer kapatmak, - Toplumda telefonla konuşurken çevreyi rahatsız etmek, - Çiğnemekten bıktığımız sakızları yere atmak ve bunlar gibi daha neler, neler. Ömrümüz, edepli ve terbiyeli insan olabilmenin gereklerinden olan bu ayıp uyarılarıyla geçer. Yetişkinler olarak küçüklerimizi bunları yapmamaları için defalarca ikaz ederiz. Ama nafile! Çünkü kendimizi eğitememişsek, yani iyi örnek olamamışsak çabamız boşunadır. Ey yetişkinler, küçüklerinizi eğitmek için boşuna yorulmayın. Zira zaten size benzeyecekler. Onun için onların nasıl bir birey olmasını istiyorsanız; siz öyle olun yeter. İyi örnek olabilenlere selâm olsun!

başarılar diledi. Belediye Başkanı Şakir Yücel Karaman yapmış olduğu nazik ziyaret için Vali Hüseyin Avni Mutlu'ya teşekkür ederken kendilerini Güngören’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Başkan Karaman belediye çalışmaları hakkında Vali Mutlu’ya bilgiler verdi. Oldukça sıcak bir atmosferde gerçekleşen ziyaretin ardından Vali Hüseyin Avnu Mutlu başarı ve hayırlı olsun dilekleriyle Güngören’den ayrıldı.

Başkan Çağırıcı engellilerle çevre için dalış yaptı

Üsküdar İstihdam Merkezi açıldı

BEYİN BALI

evre Haftası nedeniyle Bağcılarlı engelli gençler, Uluslararası Engelliler Dalış Birliği ekibiyle çevre için dalış yaptı. Tüpleriyle birlikte havuza dalan engellilerin heyecanına Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı da ortak oldu. Uluslararası Engelliler Dalış Birliği başkanı ve yöneticilerinin de yer aldığı etkinlik sırasında engelli yüzücüler suya başarılı bir dalış gerçekleştirdiler. Denizden atık toplanması amacıyla Beykoz sahilinde gerçekleştirilmesi planlanan etkinlik, olumsuz hava şartları sebebiyle Bağcılar Belediyesi Kapalı Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirildi. Dalış sonrası engelli dalgıçlara Uluslararası Engelliler Dalış Birliği sertifikası ile Bağcılar Belediyesi 2014 Engelsiz Çevre Su Dalışı madalyası verildi. 17. Çevre Haftası her yıl olduğu gibi bu yıl da Bağcılar’da düzenlenen renkli ve zengin içerikli etkinliklerle kutlandı. 70 bin fesleğenin dağıtıldığı ve uçurtma şenliğinin yapıldığı etkinliklerde engelliler de unutulmadı. Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın ile Uluslararası Engelliler Dalış Birliği (IHAD) Başkanı Gerard Oijnhaccisen engellilerle birlikte suya dalış gerçekleştirdiler. Gerçekleştirilen etkinliğe Başkan Çağırıcı, Prof. Dr. Aydın, Su Sporları Federasyonu Başkanı Çağrı Türkkorur , Gerard Oijnhaccisen ile birlik yöneticileri Freddy Gacibitz, Roswitha Proshaska, Harrie Boer, Marjan Oynhasen de katıldı. Bağcılar Beledi-

Küçükçekmece’de muhtaçlara bakım

KÜÇÜKÇEKMECE Belediyesi; engelli, yaşlı, bakıma muhtaç ve ihtiyaç sahibi ilçe sakinlerine yardım eli uzatmaya devam ediyor. Belediye bünyesinde hizmet veren Yaşam Sevinci Merkezi, 2013 yılında ihtiyaç sahibi 3800 aileye gıda-erzak yardımında bulundu. Evlere tek tek gidilerek, gelir durumları incelenmiş ihtiyaç sahibi olduğu tespit edilen ailelere erzak paketleri teslim edildi. Ayrıca Yaşam Sevinci Merkezi, geçtiğimiz yıl 1350 aileye kıyafet ve 500 aileye ihtiyaçları doğrultusunda ev eşyası yardımında bulundu.

EVDE BAKIM HİZMETİ

yesi Kapalı Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen etkinlik sırasında renkli görüntüler yaşandı. Anlamlı ve güzel bir etkinliğe katıldıkları için mutlu olduklarını ifade eden Gerard Oijnhaccisen, engelli yüzücülerin kıyafetlerini giyinmelerine de yardımcı oldu. Dalış takımını giyinen yüzücüler daha sonra havuza girerek dalış gerçekleştirdiler. Başkan Çağırıcı, Prof. Dr. Aydın ile yabancı konuklar suya dalış yapan engellilere eşlik ettiler. Çevre Haftası’nı her yıl ciddi ve kalıcı etkinliklerle kutladıklarını ifade eden Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, daha yeşil ve yaşanabilir bir çevre oluşturmak için çalıştıklarını ifade etti. Çevremize yaptığımız her bir tahribat toplumu olumsuz yönde etkiliyor. Eğer ben temiz isem toplum da temiz olur. Herkes çevresini temiz tutmaya dikkat etmeli dedi. Etkinlik sonunda Başkan Çağırıcı, Prof. Dr. Aydın ile Oijnhaccisen başarılı dalış gerçekleştiren 2’si yabancı toplam 10 engelli yüzücüye Uluslararası Engelliler Dalış Birliği sertifikası ile Bağcılar Belediyesi 2014 Engelsiz Çevre Su Dalışı madalyası verdi.

Küçükçekmece Belediyesi Aşevi de yılın her günü evinde yemek pişirecek durumu olmayan ailelere sıcak yemek ulaştırarak muhtaç yüzleri güldürmeye devam ediyor. Yatalak hastaların mutfaklarına kadar yemek götüren ekipler, toplamda 165 aileye (725 kişi) sıcak yemek dağıtımı yapıyor. Küçükçekmece’de ihtiyaç sahiplerine hizmetler bu kadarla sınırlı değil. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ekipler, evde bakım hizmetiyle ihtiyaçlarını kendi başına karşılayamayan yaşlı ve engellilerin saç ve sakal tıraşını yapıyor. Ekipler tarafından; yaşlı ve engelli vatandaşların evleri de baştan sona temizlenerek hijyenik bir ortam sağlanıyor. Küçükçekmece Belediyesi, yaşlı ve engelli vatandaşlara uyguladığı pozitif ayrımcılıkla yaşam kalitesinin artırılmasını amaçlarken, toplamda 210 aileye evde bakım hizmeti veriyor.


8

6 Haziran

2014

www.mercekhabergazetesi.com

Anadolu Birliği Derneği Genel Başkanı Ademhan sorumluluk çağrısında bulundu:

Barış süreci heba olmasın

A

nadolu Birliği Derneği Genel Başkanı Ademhan, Lice’de yaşanan olaylarla ilgili sorumluluk çağrısında bulundu. Ademhan, “Lice’de iki vatandaşımızın ölümüne neden olan olaylar barış sürecini tıkamamalı, hükümet ve tüm siyasi aktörler sorumlu hareket etmeli” dedi. Anadolu Birliği Derneği, Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda barış süreci ve Lice’de yaşanan olaylarla ilgili basın açıklaması yaptı. Genel Başkan Ferhan Ademhan, “İki vatandaşın ölümü hemen araştırılmalı ve olay faili meçhul kalmamalıdır. Lice’de bayrağımızın indirilmesi de barışsever tüm halkımızı yaralamıştır. Biz de bayrağa yönelik bu saldırıyı kınıyoruz” diye konuştu.

KEŞKELERİMİZ BİTSİN

Konuşmasına Soma’da hayatını kaybeden madencileri anarak başlayan Ademhan, “Soma’daki maden ocağında yaşamını yitiren 301 madencimizi rahmetle anarak başlamak istiyorum. Soma’da yaşanan faciayla ilgili onlarca keşkemiz var. Keşke şu tedbirler alınsaydı da …bu acılar yaşanmasaydı. Son 30 yılda kardeş kavgasında yitirdiğimiz 35 bin 580 vatandaşımız için ise binlerce keşkemiz var” sözlerine yer verdi. Ademhan, geçmişte siyasi iktidarların Kürt sorununa sorumlu yaklaşmadığını kaydederek, bu yaklaşımın ülkeyi bir dönem iç savaş eşiğine getirdiğini söyledi. Ademhan, son bir buçuk yıldır başlayan barış sürecinin de ülkede ciddi bir moral değeri yarattığının altını çizerek, “Son bir yılda ise adına çözüm süreci denilen yeni bir dönem başlamış, silahlar susmuş, güven duygusu yaşamın bütün alanlarını kuşatmıştır. Halkımız demokratikleşme, eşitlik, hak ve özgürlükler anlamında anayasal düzeyde değişiklikler, beklentiler içindeyken bölgesel güvenlik odaklı stratejik hamleler, yatırımlar güven duygusunu zedelemiş, çözüm sürecini tartışılır hale getirmiştir” açıklamasını yaptı.

Türkiye gibi benzer sorunları yaşayan ülkelerde karşılıklı güven duygusu ile bu sorunların çözüldüğünü anlatan Ademhan, “Benzer süreçleri yaşayan ülkeler bunu zamana yayarken, karşılıklı güven duygusunu öne çıkarmıştır. Ama en büyük sorumluluk topluma düşüyor. Örneğin İspanya’da halk barış için 123 kilometre insan zinciri kurabiliyor. Biz ne yapıyoruz? Bu konuda tüm toplumun üzerine iş düşüyor” dedi.

OLAYLAR SÜRECİ TIKAMAMALI

KÜRTÇE ATASÖZÜ ÖRNEĞİ

Ademhan, Kürtçe bir atasözü ile durumun önemine dikkat çekerek, “Bir Kürt atasözü vardır; “Heta te got bismillah,xelké got elhamdüllilah” Anlamı şudur, siz daha bismillah deyip yemeğe hazırlanırken, başkası çoktan elhamdüllilah deyip karnını doyuruyor. Uluslararası aktörlerin rol üstlenmek istedikleri çözüm sürecini zamana yaymak bütün taraflar için en büyük risktir, ve en büyük tuzaktır” görüşlerine yer verdi. Siyasilere geçmiş dönemde yaptıkları çağrıları hatırlatan Ferhan Ademhan, “Biz

Anadolu Birliği Derneği olarak gerek hükümete, gerekse, ana muhalefet partisinin sayın liderine, diğer muhataplara hep şunu söyledik: Cumhuriyet tarihinin en büyük toplumsal uzlaşı mutabakatı için elinizi çabuk tutun, açık ve net olun. Yol haritanızı güncel siyasal gelişmeler, siyasal beklentiler etkilemesin” ifadesini kullandı.

Lice’de yaşanan olayların süreci tıkamaması gerektiğini söyleyen Ademhan şöyle devam etti: “Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yaşanan ve iki vatandaşımızın ölümü, 4 vatandaşımızın yaralanmasıyla başlayan olaylar kaygılarımızı arttırmıştır. Ancak zor yolcukta umudumuzu asla ve asla yitirmedik. Bu acı olay süreci tıkamamalı. Ramazan Baran ve Baki Akdemir’in ölümüyle ilgili soruşturma kısa sürede mutlaka sonuçlandırmalıdır. Sayıları binlerle ifade edilen faili meçhul cinayetler listesine bu kardeşlerimiz de eklenmemeli. Yaklaşık bir buçuk yıldır, Türkiye’nin doğusundan hiçbir asker cenazesinin ve genç ölümlerinin yaşanmaması topluma çok ciddi bir özgüven ve huzur sağlamıştır. Bu ülkenin, artık çatışma ortamında hiçbir canını ve değerini kaybetmemesi, 21. Yüzyılda Türkiye’nin ertelenemez bir hedefi olmalıdır. Bu nedenle, bin yıldan beridir,

aynı topraklarda kader birliği yapmış kardeş Türk ve Kürt halkını acıya boğacak her türlü eylemden ve söylemden uzak durulmalıdır. Bu sorumluluk hükümetin olduğu kadar, tüm siyasi aktörlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve medyanındır.”

SEÇİM HEDEFİNDEN ÖNEMLİ

Ademhan, barış sürecinin seçimlere ve siyasi hedeflere kurban edilmemesi gerektiğini de vurgulayarak, “Barış süreci adına konulan hedefler ve sarf edilen sözler yerine getirilmeli ve barışın dili siyasete hakim kılınmalıdır. En önemlisi, barış süreci, cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler gibi tarihlerden dolayı ertelenmemelidir. Toplumsal barış etrafında gelişen politik süreçler, çözüm stratejileri meseleyi kapsamlı ve soğukkanlı bir bakış açısıyla ele almayı zorunlu kılmaktadır. Hiçbir seçim hedefi, bu topraklara barış getirmekten daha önemli olamaz. Şiddettin, baskının, özgürlükleri kısıtlamanın bir çözüm olmadığını 30 yılda büyük acılar yaşayarak öğrendik. Karakollar yerine okulların yapılması bizi daha çok mutlu edecektir. Kürt siyasetine yön verenleri buradan uyarıyoruz. Provokatif çaba ve kışkırtmalara karşı daha çok duyarlı, tutarlı ve kararlı olmak zorundadırlar. Çözümü siyasal hesaplara heba etmeyin” açıklamasını yaptı. Ferhan Ademhan, açıklamayı Anadolu Birliği Derneği’nin “Benim için kardeşimi öldürme” sloganıyla bitirdi.

BAYSAN GRUP YAPI

MEKTUP VAR... Tekin BOZKURT

Bildiğimiz gibi değil...

ıkça tekrar ettiğimiz şeyler vardır. Bilgiçlik S olsun diye söylemiyorum ama hepimiz için dillendirirken hoşumuza giden ama asıl

manasını bilmediğimiz; tabirler, deyimler, sözler, vardır. “Mehter takımı gibi iki ileri, bir geri” tabirini kullanırız ve devamında gelen gülüşmeler ile neşeli bir ortamın kapısını aralarız böylece. Düşünmeyiz genellikle bu tabir “doğru mu” diye. Çünkü herkes kullanıyor! Öyle değil mi?Mehter takımını izlemeyenimiz yoktur. Halkımızın çoğunluğu da pek sever. “Mehteran” tarihin hiçbir döneminde ve günümüzdeki hiçbir törende geriye adım atmamıştır ama biz “iki ileri, bir geri” deriz. Mehteran, tören başladığında ritme uygun düz ve ileri doğru yürüyüşünü yapar ancak selamlayacağı protokolün veya insanların önüne gelince iki ileri adımdan sonra sağa selam verir ardından iki ileri adım atar ve sonra sola selam verir. Yani “Geri Adım” diye bir şey yoktur. “Mehteran gibi iki ileri, bir geri” tabiri sadece eskilerin deyimi ile bir “Galat-ı Meşhur”dur. Bitmedi… Efendim, Japonlar çok çalışkanmışlar, biz çok tembelmişiz… Almanlar çok dürüstmüşler de biz hilebazmışız vs… Her şeyin sebebi de buymuş ve bizden de adam olmazmış… Alın size, bir yaygınlaşmış yalanlar dizisi daha. Kırk bin kere milletçe tekrar edince deli de olduk, hilebaz da olduk, tembel de… Oysa dünyanın bütün milletleri üç aşağı beş yukarı biri birlerine benzerler. Evet, her konuda aynı değildir insanlar. Karakteristik farklılıkları vardır her milletin ama bu tek başına yeterli de değildir üstün özelliklerin sahibi olmak için. Sadece sistemini doğru kurup, doğru yönetenler fark yaratır ve öne geçerler. Eş dost sohbetlerinde söylediğimiz “Bizden adam olmaz” benzeri lakırdılar gerçeği yansıtan sofistik cümlelerden değildir. Yalnızca yılların üzerimizde bıraktığı eziklik ve aşağılanma duygusunun çokça tekrar edilmesinden kaynaklanan galat-ı meşhur ifadelerdir o kadar. Öyle elin adamlarını da gözümüzde büyütmeyelim, abartıp da şımartmayalım. Memleketimize gelen sıradan turiste bile soruyoruz hemen; “Türkiye’yi nasıl buldunuz? Neyimizi beğendiniz?” ya da “Biz Türkler nasıl insanlarız?” diye… Yahu kardeşim! Onun ne düşündüğünü niye umursuyorsunuz ki. Bırakın şu ezik tavrı lütfen. Atın üzerinizden bu geri kalmışlık duygusunu. Beğenirse bir daha gelir, beğenmezse de sana söylemez zaten. Bu ülkenin insanları söylenenin aksine çok çalışkandırlar… Çok akıllıdırlar ve çok da fedakârdırlar… Sabretmeyi ve sadakati iyi bilirler. Vefalıdırlar Allah’tan korkarlar ve merhametlidirler… Elin adamından öğreneceğimiz şeyler; çalışkanlık, dürüstlük ve hele insanlık gibi değerler olamaz. Hamaset olsun ya da millet gaza gelsin diye de söylemiyorum bütün bunları. Bunu hakşinas düşmanlarımız dahi yazmışlardır kitaplarında… Kanıtlamak için tonlarca tarihsel belge sunmama da gerek yok. Ezik duruşumuzu ve önyargılarımızı yıkmakla başlayacağımız yolda tabiatımıza, fıtratımıza, huyumuza-suyumuza uygun sistem kurmamız yeterli olacaktır vesselam... Şunu unutmayalım bazı şeyler göründüğ, bazı şeyler de bilindiği gibi değildir…

Nerde Dekorasyon Orda Baysan Grup Yapı

G Mutfak Dolabı G Fortmanto G Sürgülü Dolap

G Kapı G Plazma Ünitesi G Genç Odası

Çizim Programı İle Görsel Tasarım , İmalat Yapılır...

Taner BAYOĞLU İletişim: www.baysangrupyapi.com Mail:info@baysangrupyapi.com Esenyalı Mah. Gözdağı Cad. No:44/A PENDİK-İST. TEL: 0532-476-87-96 : 0216-371-58-07

MOBİLYA İŞİNDE PROFOSYONELLİK BİZİM İŞİMİZ ! TÜM MOBİLYA İŞLERİNİZ İTİNA İLE YAPILIR

Kayısı üreticileri harekete geçiyor

KAYISI Araştırma ve Proje Geliştirme Derneği Başkanı Erhan Soğukpınar, kayısı üreticilerinin örgütlenmesi için kıvılcım atıldığını ve çalışmaların başlatıldığını söyledi.“Daldaki altın ambarda pula dönmesin” diyen Erhan Soğukpınar, yardımcısı Ömer Aslan Bozkurt gazetecilerle Avşar Otelde bir araya geldi. Erhan Soğukpınar, kahvaltıda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Hayalimiz, üreticisini üzmeyen, ihracatçısına pazarlama sorunu yaşatmayan, yetiştirildiği bölgesinin ekonomisine can katan, Allah’ın yeryüzünde en güzelini, en tatlısını, en göz alıcısını verdiği Altın Sarısı Kayısı’mızın hak ettiği yerde, hak ettiği değerde olması. Bu sebeple; daha önceki yıllarda Ege İhracaatçılar Birliği’ne sunmuş olduğum ve desteklenen, fakat bazı bürokratik sebeplerle ilerlemesi mümkün olmayan, bir proje olan ‘Malatya ve Çevre İllere Ait Kayısı Müstahsilleri Veri Tabanı Projesi’ni, Kayısı Araştırma ve Proje Geliştirme Derneği olarak hayata geçirmeği arzu ediyoruz.”


6 Haziran

2014

9

www.mercekhabergazetesi.com

HADİS-İ ŞERİF

Oruç tutan müminin susması tesbih, uykusu ibadet, duası müstecap ve amelinin sevabı da çoktur. Hoş geldin ayların en birincisi ey şehr-i Ramazan... Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. Hoşgeldin 11 ayın sultanı.

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. Hayırlı Ramazanlar...

11 Ayın Sultanı

İNSANLARI birbirine yaklaştıran, aynı düşünce ve duygularda buluşturan, sosyal yardımlaşma ve dayanışma geleneğinin en güzel örneklerinin sergilendiği Ramazan Ayını hep birlikte idrak edeceğiz. Birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk, yardımlaşma ve dayanışmaya daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde, Ramazan Ayını fırsat bilerek günlük hayatımızda yaşadığımız hataları düzeltmeye çalışmalı, yakın akraba ve komşulardan başlayarak olanaklarımız doğrultusunda tüm ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmalıyız. Teravihlerle Ramazan'a hoş geldin derken, sahurla ilk orucumuza kalkacak ve "Allah'ım senin rızan için oruç tutacağım." diyeceğiz. Ramazan bizim Rabb'imize (cc) olan bağlılığımızı pekiştirecek. Ramazan ayı insanı planlı programlı davranmaya iten bir ay. Gündemimizin ana maddesi ister istemez sabah ve akşam ezanı oluyor. Ezanı, camiyi, namazı hissetmeyen, gündemine almayan da "Allah-ü Ekber" sesini bekliyor. Yani bir yerde maneviyat frekanslarını almaya hazır bir vaziyette bulunuyor. İşte bu havayı yakalamak ve iyi değerlendirmek gerekir. Demir tavında dövülürmüş.

HOŞ GELDİN YA ŞEHRİ RAMAZAN...

On bir ayın sultanı, işte geldi Ramazan Ağızlar da bağlansın, şimdi ellerimiz de Bu ay oruç tutanı, tutsun yüce yaratan Günahlara ağlansın,sus olan dilimizde.

El açana verilsin, aç olan yedirilsin. Aç açıkta kalmasın, hepsi de giydirilsin. Sevgiye muhtaç olan, sevilip sevdirilsin. Ramazanın önemi, işte böyle bilinsin. Recep, Şaban derken geldin Ramazan Hoş geldin ayların en birincisi Cennet kokuları yayıldı şu an Hoş geldin ayların sen bir incisi. Bu gün birinci gün, gülce tütersin Aklımın nurusun, gözümde fersin “Yetiştim imdada” der de gülersin Hoş geldin ayların en birincisi

Kuran’ı okumak, sen de başkadır Üstümüze yağan günaha çadır Allah’ın izniyle nurları yağdır Hoş geldin ayların sen bir incisi

Yak da günahları dönsün nurlara Kalbimiz dayansın muhkem surlara Peşinden koşalım tüm baharlara Hoş geldin ayların en birincisi

CEYHUNİ neşeyle doldu ufkumuz Bu dünyada sade Haktan korkumuz Işıklandı şimdi aydın yolumuz Hoş geldin ayların sen bir incisi

Kalp, almaya hazır hale gelmişse onu boş çevirmemek gerekir. Ramazan'ın havasını yakalamak adına da gayret etmeli, en ufak fırsatları büyük adımlara çevirebilme maharetini sergilemeliyiz. Ramazan'a 'merhaba' derken aynı zamanda "iman ve selamete" de 'buyurun' diyebilmeliyiz. Hayat insanı hırpalıyor, bazen bütün enerjisini alıp götürüyor. Artık hiçbir şey size zevk vermiyor, yaşama amacını unutmuş, rüzgârın kâh o yana kâh öbür yana savurduğu bir insana dönmüşseniz; Ramazan'ı önümüze çıkan önemli bir fırsat olarak görebiliriz. Çünkü Ramazan bereketiyle, samimiyetiyle, neşe ve bütün güzelliğiyle geliyor. Sahur ve iftarların başlamasıyla sanki ortalık efsunlanıyor, hayrına verilen yardımların, yemeklerin ardı arkası kesilmiyor. Milyonlarca insan yakın saatlerde sahura kalkıyor, oruç tutuyor, iftar ediyor, teravihe gidiyor. Bir ay boyunca yüreklerin topluca attığı gerçekten hissediliyor. Yani Ramazan bize yüreklerin bir arada atması için akort fırsatı tanıyor. Ramazan demek aynı zamanda tempo demektir. Adımlar düzenli atılmalı, randevular saatinde yapılmalıdır. Bu da bizi düzenli bir hayata zorlar. Saatleri değil dakikaların hesabını yaparız. İftar yemeği, akşam namazı ve ardından teravih bir programın ürünüdür. Günlük hayata Kur'an okumak, tesbihat yapmak, namaz kılmak daha fazla girer. Her şey daha anlaşılır ve daha yaşanılır bir hayat içindir. Allah'a olan bağlılık pekiştirilir, "Ya Rab! Her günümüzü Ramazan kıl!" diye dualar edilir. Ramazan'a hazırlanmak, Ramazan'a hoş geldin demek istiyoruz. Teravih, "20 rekat mı, yoksa değil mi?" gibi anlamsız tartışmalara kurban edilmeyecek derecede kıymette bir nafile namazdır. Ramazan gecelerini manevi nuruyla

aydınlatan, ruhlara hayat bahşeden bir ibadettir. Teravihsiz oruç tutmak, Ramazan'ı anlamamak demektir. Teravih, Ramazan ayına mahsus bir gece namazıdır. Yatsı namazından sonra kılınır. Kadın erkek her Müslüman için sünnet-i müekkede bir namazdır. Kılınmadığı takdirde kazası gerekmez. Tek başına kılınabildiği gibi cemaatle kılınması kifai sünnettir. Peygamberimiz cemaatla namaz kılmaya olan iştiyakına rağmen farz namazları dışında sadece teravih namazını cemaatle kılmıştır. Teravih namazını ilk olarak Sevgili Peygamberimiz (sas) bir Ramazan gecesi ashabı ile birlikte kılmışlardır. Ertesi gün duyulunca cemaat artmış yine teravih namazı beraber kılınmıştı. Üçüncü gece cemaat daha da çoğalmış yine Resulullah (sas) hanesinden çıkıp teravih namazını ashabıyla kılmışlar ancak dördüncü gece cemaat mescide sığmayacak derecede çoğalınca Peygamberimiz yalnız yatsı namazını kıldırarak hanesine çekilmiş, teravih namazı için çıkmamış ve sabah namazına kadar bekleyen cemaate namazdan sonra "Teravih için beklediğinizi biliyordum fakat üzerinize farz olur da edasından aciz kalırsınız diye korktum." (Buhari 2/252; Müslim 1/524) buyurmuştur. O günden sonra herkes teravih namazını evinde veya mescidde kendi kendine kılmaya devam etmiştir. Hz.Ömer (ra), hilafeti sırasında bu konudaki dağınıklığı görmüş bunu önlemek için cemaati bir imam arkasında toplayıp tekrar cemaatle kılmanın daha hoş olacağını arkadaşlarına söylemiş ve ashabın ileri gelen hafızlarından Ubey İbn-i Kâ'b'ı imam tayin ederek teravih namazının cemaatle kılınmasını başlatmıştır. Daha sonra Hz.Ali (ra) de hilafeti döneminde bu namazı teşvik etmiş ve "Ömer mescidlerimizi teravihin feyziyle nurlandırdığı gibi Allah da (cc) Ömer'in kabrini öyle nurlandırsın." diye memnuniyetini belirtmiştir. Mübarek Ramazan Ayı Kalbini O’nun yoluna koymayı Ellerini daim O’nun dergahına açmaya vesile olsun. Ahh özlemim O’na ki; O beni görür ama ben O’nu göremem arzusu ile O’na yaklastiran Mübarek Ramazan ayınız hayırlara vesile olsun… Bembeyaz yagan bir karın, geçmişin tüm hatalarını örtüğü gibi Ramazan ayının da senin tüm hatalarini örterek yeni bir gelecek umud dolu yeni bir baslangıca vesile olmasını dileriz. Gün batar usul usul... Kararır Gece... Yeniden doğar herşey...Her şey bitti dediğin bir anda Mübarek Ramazan, gönlünüzde huzur kokulu bir gül kök salmasına vesile olması temennisiyle... Hayırlı Ramazanlar...

Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır. Ramazan Ayın Kalpler imanla, eller gökyüzünde duayla huzurla geçmeli. Ellerin semaya, dillerin duaya gönüllerin Mevlaya yöneldiği bu mübarek Ramazan Ayı'nın hayırlara vesile olmasını dileriz.

KUR’AN MUCİZELERİ Sonay Şengül TOĞUŞLU

Bir mucizedir anne sütü

nsan sütü türe özgü özel bir sıvıdır. Öyle ki her annenin sütü kendi bebeğinin ihtiİyaçlarını karşılayacak özelliktedir. Tek bir bi-

leşimi yoktur. Allah’ın annelere bir nimetidir, kolaylığıdır anne sütü her an bebeklerine mama yapmaktan kurtarır. Ekonomiktir, ısıtmaya, soğutmaya gerek yoktur, pratiktir. Bebeğin ilk 6 ay anne sütü ile beslenmesi, 6. ayından sonra da ek gıdalara başlanarak 2 yaşına kadar anne sütü alması gerekir. Onu emzirmeniz hem sağlıklı bedensel bir gelişim hem de sağlıklı ruhsal bir gelişim için oldukça önemlidir. Annesinin kokusunu, teninin sıcaklığını, kalp atışını, sesini duyarak emen bebek kendini güvende hisseder. Anne ve bebek arasındaki duygusal bağı kuvvetlendirir. Emzirmenin Bebeğe Faydalarını şöyle sıralayabiliriz: Anne sütünde bulunan DHA 'nın beyin üzerindeki etkisine bağlı olarak anne sütüyle beslenen bebeklerinin zekâ puanlarının yüksek olmasında etkin olduğu saptanmıştır. Solunum ve GIS enfeksiyonları, menenjit, sepsis, astım ve diğer alerjilerden korur. Obesite ve diyabet gibi kronik durumlar daha az görülür. Demir eksikliği anemisini önler. Çene ve diş gelişimine katkıda bulunur. Sindirimi kolay olduğundan karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür. 6 aydan fazla anne sütü ile beslenmenin lenf kanserinden koruyucu olduğu bildirilmiştir. Anne Sağlığına Faydaları;Rahmin daha çabuk toparlanmasını sağlar. Doğum öncesi kiloya dönmeyi kolaylaştırır. Meme ve Uterus kanserlerine karşı korur. Osteoporoz riskini azaltır. (İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Malatya, Türkiye)' çalışmasından yararlanılmıştır.) Şimdi de anne sütünü Kuran’ın ve bilim'in merceği altında inceleyelim. MUCİZE KARIŞIM: ANNE SÜTÜ Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. "Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız Banadır." (Lokman Suresi, 14) Anne sütü, bebeğin besin ihtiyaçlarını eksiksiz olarak gidermek ve bebeği olası enfeksiyonlara karşı korumak üzere Allah'ın yaratmış olduğu benzersiz bir karışımdır. Anne sütündeki besin maddelerinin dengesi en ideal ölçülerdedir ve bebeğin henüz olgunlaşmamış vücut sistemleri için en uygun formdadır. İçeriğindeki besin değerlerinin bebek için ideal ölçülerde olması nedeniyle "mucize karışım" olarak adlandırılabilecek anne sütü, bebeğin beyin hücrelerinin büyümesini sağlayan ve sinir sistemi gelişimini hızlandıran besinler açısından da oldukça zengindir.103 Günümüzün en son teknolojisi ile hazırlanan bebek mamaları dahi bu mucizevî besinin yerini tutamamaktadır. Araştırmalar sonucunda, anne sütünün bebeğe olan faydalarına her geçen gün yenileri eklenmektedir. Örneğin anne sütü ile emzirilen bebeklerin özellikle solunum ve sindirim yolu enfeksiyonlarından korundukları ortaya çıkmıştır. Çünkü anne sütündeki antikorlar enfeksiyona karşı doğrudan koruma sağlarlar. Anne sütünün diğer anti-enfeksiyon özellikleri ise "normal flora" denilen "iyi" bakteriler için dostça bir ortam sağlarken, zararlı bakteriler, virüsler ya da parazitlerin barınmasına da engel teşkil etmesidir. Ayrıca anne sütünde, bulaşıcı hastalıklara karşı bağışıklık sistemini düzenleyen ve iyi çalışmasını sağlayan faktörler de tespit edilmiştir. Anne sütü, bebeğin en kolay sindirebileceği besindir. Çok zengin gıda içeriği olmasına karşın, bebeklerin hassas sistemlerine uygun olarak sindirimi kolaydır. Böylece bebek, besinlerin sindirilmesine daha az enerji kullandığı için, enerjisini diğer vücut faaliyetlerine, büyümeye ve organlarının gelişimine harcamış olur. Erken doğum yapan annelerin sütünde mucizevî bir şekilde, bebeğin ihtiyacına yönelik olarak daha fazla yağ, protein, sodyum, klorür ve demir bulunur. Nitekim kendi annelerinin sütüyle beslenen erken doğan (prematüre) bebeklerde, göz işlevlerinin daha iyi gelişmesi, zekâ testlerinde daha başarılı olma gibi pek çok üstünlük tespit edilmiştir. Anne sütünün yeni doğan bebeklerin gelişimi için önemlerinden biri, omega-3 yağ asitlerini içermesidir. Omega-3 yağ asitleri insan beyni ve retinasının önemli bir bileşeni olmalarından ötürü, özellikle yeni doğan bebekler açısından önemi büyüktür. Omega3 özellikle hamilelik dönemi boyunca ve bebeklik döneminin başlarında, beyin ve sinirlerin uygun şekilde gelişimi için de çok önemlidir. Anne sütü de doğal ve mükemmel bir Omega-3 deposu olduğundan, bilim adamları anne sütünün önemini özellikle vurgulamaktadırlar. Ayrıca Bristol Üniversitesi bilim adamlarının yaptıkları araştırmalarda, anne sütüyle beslenmenin uzun vadedeki faydaları arasında, tansiyon üzerinde olumlu etkisinin bulunduğu ve bu sayede kalp krizi risklerinin azaldığı ortaya konmuştur. Araştırmayı yapan ekip, anne sütünün koruyuculuğunun içeriğinden kaynaklandığını belirtmektedir. Circulation adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, anne sütü ile beslenen bebeklerin kalp hastalıklarına yakalanma riski daha azdır.


10

6 Haziran

2014

www.mercekhabergazetesi.com

DÜNYA HALİ Prof. Dr. Ata ATUN

ABD, Rusya ve Kıbrıs Rum Cumhuriyeti (1)

eçen haftalar içinde BM Güvenlik Konseyi G Daimi Üyesi olan iki lider ülkenin ileri gelenleri Kıbrıs adasını ziyaret etti.

Hayırsever işadamı

UNZE Unlu Mamulleri’nin sahibi Emrullah Ercik, yoksul, ihtiyaç sahibi vatandaşları da unutmuyor. İşyerinde üretilen ekmek, pasta ve diğer ürünler, akşamları yoksul vatandaşlara ücretsiz veriliyor. Hayırsever İşadamı Emrullah Ercik, “günlük ürettiğimiz mamullerimizden satılmayanları ertesi gün müşterilerimize vermek istemiyoruz. Artık marka olduk,

ne kaliteden, ne tazelikten ödün vermek istemiyoruz. Ancak taze sayılacak ekmek, poğaça ve diğer ürünlerimizi güzel bir şekilde değerlendirmek amacıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza ücretsiz vermeyi kararlaştırdık. Bizi bilen bazı vatandaşlarımız akşamları uğrayıp kısmetlerini alıp gidiyor. Hem onlar hem de bizler mutlu oluyoruz” dedi.

SIRA GECELİ DÜĞÜN

ŞANLIURFA eşrafından Hatice-Ekrem Yenigül ailesinin mutlu günü. İstanbul’da Haseki Yenigül Düğün Salonu’nda yapılan düğünle Gamze- Erdem Yenigül hayatlarını birleştirdi. Çok sayıda davetlinin katıldığı düğün, Ekrem Yenigül Sıra Gecesi ekibiyle coşkulu bir şekilde geçti. HABER/ Ahmet ÜNER

Ötlü Şanlıurfalılar’ın Mersin’deki gururu oldu

Bireciklilerin abisi

MERSİN’deki Birecikliler Derneği’nin kurucusu ve Seviye Dersanesi Müdürü Müslüm Yüksekyuva, Şanlıurfalıların uğrak yeri oldu. Müslüm Hoca, kendisini ziyarete gelen hemşehrileriyle özel olarak ilgileniyor ve çeşitli konularda istişarede bulunuyor. Mersin Temsilcimiz Mehmet Kolbudak’ın ziyaret ettiği Müslüm Hoca, derneklerin birlik, beraberlik ve kaynaşma aracı olduğunu belirterek, “Mersin büyükşehir. Yoğun faaliyetlerimiz arasında birbirimize zaman ayırmamız için derneklerimize sahip çıkmalı ve faaliyetlerin artmasını sağlamalıyız” dedi. Söz konusu ziyarette yer alan Birecikliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Tamaş ise Birecikliler Derneği’nin kurulmasına vesile olan Müslüm Yüksekova’ya bir kez daha teşekkür etti.

MHP’den Akdeniz Belediyesi Meclis üyeliğine seçilen Fahri Ötlü, Şanlıurfalı hemşehrilerinin gururu oldu...

Ş

anlıurfa’nın Siverek ilçesinin tanınmış aile fertlerinden olan Fahri Ötlü’nün meclis üyeliğine seçilmesi partililerin yanı sıra Mersin’de yaşayan Şanlıurfalıları da sevindirdi. Ötlü’yü ziyaret eden Mercek Haber Gazetesi Mersin Temsilcisi Mehmet Kolbudak, “Mersin’de bir işadamı olarak ve birçok sivil toplum örgütünde görev üstlenen başarılı ve çalışkan bir kardeşimizin meclis üyeliğine se-

çilmesi elbette bizleri mutlu etmiştir. Sayın Ötlü’nün bu makamın da hakkını vereceğine inanıyorum.” dedi. Fahri Ötlü ise, söz konusu ziyaret nedeniyle Kolbudak’a teşekkür ederek, halkın güvenine layık olacağım. Hemşehrilerimin desteğini yanımda görmek ayrıca beni daha güçlü kılıyor.” ifadesini kullandı.

Mehmet KOLBUDAK/MERSİN

Mersin’deki Viranşehirliler kahvaltıda buluştu VIRANŞEHIRLILER Derneği’nin düzenlediği kahvaltıda biraraya geldi. Sultaşa Otel’de gerçekleşen ve yoğun ilginin olduğu kahvaltıda birbirleriyle sohbet etme imkanı bulan Viranşehirliler, söz konusu kahvaltıyı düzenleyen başkanları Av. Halil Kuran ve yönetimine teşekkür ettiler. Viranşehirliler Derneği Başkanı Av.Halil Kuran, yoğun iş tela-

şından dolayı birbirleriyle görüşme fırsatı bulamayan hemşehrilerini biraraya getirebilmek, kaynaşmak ve yeni tanışmaları sağlamak amacıyla bu kahvaltıyı düzenlediklerini söyledi. Etkinliğe ilgi gösterilmesinin kendilerini mutlu ettiğini belirten Kuran, bundan böyle daha sık biraraya gelmek için çalışacaklarını söyledi. Mehmet KOLBUDAK/MERSİN

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, ABD’nin çıkarlarını korumak ve pekiştirmek için, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Aleksey Meşkovda Rusya’nın 1957′lerden beri süregelen ilişkilerini güçlendirmek ve yeni kriterler belirlemek için geldi. Rusya-Kıbrıs Rum tarafı ilişkilerine temel bir prensip koydu: “Türkiye’yi rahatsız etmemek.” Yani Kıbrıslı Rum yöneticilere diyor ki, “Her zaman sizin yanınızdayım ama vereceğim destek hiç bir zaman Türkiye’yi rahatsız edecek boyutta olmayacak…” Ve Rusya bu prensibini neredeyse son 60 yıldır da dikkatle uyguladı. 20 Temmuz 1974 tarihinde gerçekleştirilen Mutlu Barış Harekatına karşı çıkmaması da bu prensibinden kaynaklanıyor. Buna karşın 15 Kasım 1983 yılında KKTC ilan edildiği vakit, insanlığın yüz karası 540 no.lu kararı BM Güvenlik Konseyine sunan İngiltere’ye karşı çıkmak istemedi. 24 Nisan 2004 tarihinde yapılan Referandumdan sonra Genel Sekreter Kofi Annan’ın “KKTC’ye uygulanan izolasyonlar kaldırılmalı” içeriğindeki raporunu da “Sunulursa veto ederim” sözleri ile sunulmasını önledi. Bu her iki “Türkiye’yi üzebilecek ve rahatsız edecek” düzeydeki davranışı aslında Kıbrıslı Rumlara şantaj yapmak amaçlı, Rumların haklarını korumak kisvesi altında. Zaten şimdi Kıbrıs Rum Yönetimine aba altından sopayı gösteriyor, “Benim çıkarlarımı korumazsanız, ben de veto tehdidimi kaldırırım” diye. Şimdi Rusların, ceplerindeki bu kozla, Rumlardan ilave istekleri de var, Rumların AB’ye üye olmalarına ve Batı bloğunda yer almalarına rağmen. a) Kıbrıslı Rum Yönetiminin NATO ve benzeri kuruluş ve güvenlik sistemlerinde yer almamaları. b) Rus Donanmasına Tatlısu (Mari)’deki limanda yer verilmesi ve arka kısımlarda da küçük boyutlarda da olsa üs kurmasını izin verilmesi. c) AB içinde eski Doğu Bloku (Demir Perde ülkeleri) içinde yer alan, Varşova Paktı eski üyesi olan ve Rusya’ya sempatik bakıp destekleyen ülkelerin arasında yer alıp, gerektiği zaman Rusların lehine ve çıkarları doğrultusunda oy kullanmalarını ve Rusya’ya destek vermelerini. Rumlar 1 Mayıs 2004 tarihinde girdikleri AB’de açıkça hem Rusya’nın hem de Çin’in Truva atı rolünü oynuyorlar. Yıllar önce Çinlilerin ürettiği her tür tekstil ürününe AB tarafından getirilmek istenen kota kısıtlamasına bilinçli bir şekilde karşı çıkarak, uygulamayı durdurmuşlardı. Tabii buna karşın da Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyinde genelde her zaman Rumların çıkarlarını koruyan davranışlar ve oylamada bulundular. Rusya’nın üstü örtülü istekleri de var Rumlardan. a) 1950′li yıllarında sonlarına doğru ortaya çıkan “Bağlantısızlar Grubu”ndaki Rusya taraftarı davranışlarının, başka bir deyimle de “1960 yılından bu yana takip ettiği kolay yoldan” sapmamalarını, b)Türkiye-Yunanistan çatışmasını en alt düzeyde tutabilmek için “KIBRIS SORUNU’NUN ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ”nü devam ettirmelerini, c)Rus yatırımcıların “Kara Para Aklama” isteklerine olumlu yanıt verip her türlü kolaylığı göstermelerini ve AB kurallarına uyumlu, ABD’nin takip edemeyeceği yeni bir “Kara Para Aklama” yöntemini bulmalarını istiyor… (Devam edecek)


6 Haziran

2014

11

www.mercekhabergazetesi.com

KALP GÖZÜ Menduh BOZAN

Geleceğimiz çocuklarımız rken çocukluk yıllarında anne-babaların E ortak duyarlılığı çocuklarının sağlıklı büyümesi ve gelişmesidir. Çocukların büyüme

Bir süre önce AK Parti İl Başkan Yardımcılığı ve parti sekreterliği görevine getirilen Av. Yusuf Ulutaş, Mercek Haber Gazetesi’nin Yayın Kurulu Toplantısı’na iştirak etti

“EN İSABETLİSİ ERDOĞAN OLUR”

T

ürkiye’nin önemli gündem maddelerinden biri olan Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda görüşünü belirten AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Yusuf Ulutaş, Cumhurbaşkanlığı için en ideal adayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Bir süre önce AK Parti İl Başkan Yardımcılığı ve parti sekreterliği görevine getirilen Av. Yusuf Ulutaş, Mercek Haber Gazetesi’nin Yayın Kurulu Toplantısı’na katıldı. Ayda bir düzenlenen söz konusu toplantının onur konuğu olan Av. Ulutaş, ülkenin gündemi ile ilgili görüşlerini belirtti ve Mercek Haber Gazetesi Yayın Kurulu üyelerinin de çeşitli sorularını yanıtladı. Mehmet Ali Fincan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Yusuf Ulutaş, zaman zaman taşkınlıklar, provokasyonlar olsa da vatandaşın çözüm sürecini benimsediğini anlattı. 30 yıldan fazla bir süredir devam eden ve Türkiye için hayati önem arz eden sorunun Başbakan Erdoğan’ın kararlılığı sonucu çözüme kavuşturma yönünde önemli mesafeler alındığını vurgulayan Av. Yusuf Ulutaş, “Bir dönem Kürtler inkar edildi. Ancak sonra, özellikle de AK Parti döneminde devletin refleksi değişti. Değişmesi gerekiyordu. Herkesin kendini rahatlıkla ifade edebilmesi, konuşması, giyinmesi gibi temel özgürlükler konusunda önemli adımlar atıldı. İşte bu yüzden halk bize ilgi gösterdi. Cumhuriyet tarihimizde böyle yüksek oy alan bir parti olmadı.” diye konuştu.

“ÇÖZÜM SÜREÇİ HIZLA DEVAM EDİYOR”

Çözüm süreci ile ilgili çeşitli görüşler ortaya konulduğunu belirten Av. Ulutaş, akil insanların, STK’ların ve çeşitli kesimlerin görüşleri alınarak ortak akılla hareket ettiklerini hatırlatarak şunları söyledi: “Sürecin yavaş işlediği yönündeki görüşlere katılmıyoruz. Süreç hızla devam ediyor. Beklentiler çok yüksek ancak unutulmamalıdır ki bu sorun dün ortaya çıkmadı tam 30 yıllık problem. Ama sürecin çok iyi bir yere geldiğini çocukları dağa ka-

çırılan annelerin gösterdiği tepkilerden anlayabiliriz. Artık herkes anladı ki çocukların dağa çıkmasını gerektirecek bir sorun yok ortada.”

Ak Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı “GÖNLÜMÜZ BAŞBAKAN Av. Yusuf Ulutaş, ERDOĞAN’DAN YANA” Ağustos ayında yapılacak Cum- Cumhurbaşkanlı hurbaşkanlığı seçimine de değinen ğı için en ideal Av. Yusuf Ulutaş, gönüllerindeki adayın Başbakan Recep Tayyip Er- adayın Başbakan doğan olduğunu söyledi. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nı Erdoğan 2007’de hak ettiğini ancak günkü şartlar gereği böylesine önemli bir olduğunu görevi hiç tereddüt etmeden Abdul- söyledi lah Gül’e bıraktığını vurgulayan

Ulutaş, şöyle devam etti: “Hatırlarsanız o dönem bir 367 krizi çıkardılar. O kriz Cumhurbaşkanı’nı halkın seçmesi sonucunu doğurdu. Hakkımıza böylesi daha hayırlı oldu. Çünkü halkın seçmesi demek en az yüzde 50+1 kişinin tercihi demek. Bu şekilde o makamda oturan Cumhurbaşkanı kendini daha güçlü hisseder. Zaten devletin en tepesinde oturacak zatın çok güçlü olması lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geleceği için en isabetli adayın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sayın Erdoğan, o makamın hakkını çok çok daha iyi verir.” AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Yusuf Ulutaş, Türkiye’nin gelişmesini istemeyen güçlerin sürekli huzursuzluk ve engeller çıkarmak için uğraştığını ancak 367 krizi, gezi, 17 ve 25 Mart gibi girişimlerin başta Başbakan Erdoğan olmak üzere partinin diğer ileri gelenlerinin yüzü suyu hürmetine aşıldığını kaydetti. Av. Ulutaş, Mercek Haber Gazetesi’nin Yayın Kurulu Toplantısı’na katılmaktan mutlu olduğunu belirterek, “Davetiniz için hepinize teşekkür ederim” dedi. Mercek Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mehmet Derviş Canbekli ise, ayda bir yaptıkları toplantıda gazetenin daha gelişmesi için istişarede bulunduklarını ve ayrıca bir de konuk davet ederek gündeme ilişkin söyleşide bulunduklarını anlattı. Canbekli, katılımı nedeniyle Av. Yusuf Ulutaş’a Yayın Kurulu adına teşekkür etti ve yeni görevinde başarılar diledi.

Adnan Güven; “Değişim gelecek” Toplantıda söz alan Yayın Kurulu üyemiz Adnan Güven, “Başbakan RTE 2007 yılında Cumhurbaşkanlığını hak etmişti. Fakat Ülkemizin geleceği adına Ak Partinin başında kalmış Cumhurbaşkanlığına aday olmayarak dava arkadaşı Sn. Abdullah Gül'ü aday göstermişti. Bugün Ak Parti kurumsal olarak tüm teşkilatlarıyla oturmuş ve RTE 'ye ihtiyaç kalmamıştır. 3 dönem kuralı ile yeni beyinler parti içinde aktif rol alarak , RTE nin Cumhurbaşkanı olması parti içerisinde dağılmanın aksine daha da

güçlenerek ülkemize daha fazla hizmet edeceği gerçeği ortaya çıkmıştır. Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi beraberinde bir çok değişim getirecektir. parlementer sistemden çıkıp Başkanlık ve Yarı başkanlık sistemine geçilecek. Yeni anayasa oluşacak. Türkiye yeni yüzlerle dışarıda ve içeride daha çok başarılara imza atacaktır. Halkımızın teveccühü ile %50 oy oranıyla ilk defa halkımızın seçtiği Cumhurbaşkanıyla aydınlık ve güzel günler diliyorum” dedi.

ve gelişmesinden başta anne-babalar olmak üzere tüm yetişkinler sorumludur. Çocuk bakımında büyüme ve gelişmenin izlenmesi önemlidir. Büyüme ve gelişme sağlık, yeterli ve dengeli beslenmeyle yakından ilgili. Çocukların boyunun uzaması ve vücut ağırlığının artması gözlenebilir büyüme ölçütleridir. Dil, zihin, sosyal ve duygusal gelişimimin izlenmesi daha dikkatli bir gözlem ve izlemeyi gerektirir. Gelişim alanlarını bilmek çocuğun gelişiminde izlemeyi etkinleştirebilir. Çocuklar bedensel, dil, zihinsel, sosyal ve duygusal olarak gelişirler. Çocuğun gelişiminde tüm alanlar birbiriyle etkileşim içindedir. Çocuklar yeterli ve dengeli beslendikçe koşmak, oynamak isterler, hareket etmeye yönelirler. Hareket halindeyken, oynarken hızla düşünürler, akıl yürütürler, kararlar verirler, oyun planları yaparak, konsantrasyonlarını artıran oyunlar, deneyimler yaşarlar. Etkili bir oyunun en önemli öğesi arkadaşlardır. Arkadaşlarla oynama hazzını yaşayan çocuklar sosyalleşmeye başlarlar. Arkadaşlarla oynamanın değeri gittikçe artmaya başlar. Böylece çocuklar kendi bireysel isteklerini ertelemeyi ve başkalarının sınırlarına saygı duymayı içselleştirerek sosyalleşirler. Oyun çeşitliliği, oyuna ayrılan zaman arttıkça, odaklanma ve paylaşma ve konuşma birbirini etkiler. Kendini ifade etmede uzun cümleler ve kelimeler kullanmaya başlarlar. Erken çocukluk yılları çocuğun gelişimin en hızlı olduğu yıllardır. Bu dönemde çevre etkilerinin çocuğun gelişimindeki rolü çok önemlidir. Çocukların büyüme ve gelişme gereksinimlerinin farkında olmak, bu gereksinmelerin karşılanması için gereken önlemleri almak, çevreyi düzenlemek kritik bir sorumluluk ve görevdir. Yetişkinler, anne-babalar bu konuda bilgilerini artırarak çocuklara kaliteli destek vermelidir. Büyümenin periyodik takibi, gelişmenin bütüncül bir anlayışla izleyerek gerekli önlemler alınması, çocuğa ihtiyaç duyduğu oyun, oyuncak ve oynama fırsatlarının düzenli olarak sunulması, çocukların büyüme ve gelişmesi için etkili bir destektir. Çocukların yetişkinlerin desteğine en çok ihtiyaç duydukları erken çocukluk yıllarında çocuklarla kaliteli birliktelik dileğiyle. 20132014 eğitim yılını bitirmiş bulunmaktayız. Okullarımız tatil olmaktadır. Çocuklarımıza ve ailelerine önerimiz mümkün oldukça yaz okullarına katılsınlar bu vesile ile bütün çocuklarımızın başarılarını kutluyoruz ve iyi bir gelecek bekliyoruz yarınlarımız için.

Menduh Bozan kayınbaba oldu

YAZARIMIZ Menduh Bozan’ın oğlu Cihat Bozan, Esra Hanım’la dünya evine girdi. Küçükcekmece Mardinliler Dernek Başkanı ve KSİAD (Küçükçekmece Sanayici ve İşadamları Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi Menduh Bozan’ı siyaset, bürokrat, STK’ları temsil eden ünlü isimlerin yanı sıra dostları da mutlu gününde yalnız bırakmadı. Sefaköy’deki Belediye Nikah Salonu’nda düzenlenen düğüne katılan davetliler önce İsmail ve Mevlüt Hoca’nın Kur’an Tilavetini dinlediler. Suat Arı Tiyatrosu’nun oyunundan sonra sahne alan sanatçı A.Muhsin Özalkan’ın konseri ise davetlileri hayli coşturdu. Sürpriz sanatçı Erol İyises de söylediği türkülerle geceye ayrı bir renk kattı. Esra-Cihat Bozan çiftinin nikah şahitliklerini ise; Bitlis Valisi Orhan Öztürk, Trabzon Vali Yardımcısı Abdurrahman Koçoğlu, Küçükçekmece Kaymakamı Harun Kaya, KSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Özen ve Topaloğlu Döviz Altın A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Taşkın yaptı. Nikah cüzdanını gelin Esra Bozan’a teslim eden Küçükçekmece Kaymakamı Harun Kaya, genç çiftlere ömür boyu mutluluklar diledi.



Sayi 18