Page 1

ŞAİRLER VE BİYOGRAFİLERİ


Ali Şir Nevai 1441 yılında Herat’ta doğdu. Timur Han'ın soyundan gelmektedir. Sultan Hüseyin Baykara’nın sütkardeşi çocukluk arkadaşıdır. Gençliği Meşhed, Herat ve Semerkand şehirlerinde geçti. Hüseyin Baykara Herat’ı aldıktan sonra (1469); Ali Şir Nevai otuz iki yıl Baykara’nın yanında önemli bürokratik görevlerde bulundu. Sanat ve siyaset alanlarında sözü geçen kişilerden biri oldu. Ailesi çok zengin olduğu için devlet görevlerinden aylık almazdı. 1501 yılında vefat etti. Herat’ta kendi yaptırdığı türbeye gömüldü. Sanatının Özellikleri Ali Şir Nevai, eserlerinde Türk milli kültürünü belirmeye çalışmıştır. Türkçeye büyük önem vermiş, Türk dilinin gelişmesi için güçlü bir çaba göstermiştir. Yaşadığı dönemde Farsça şiir yazma modasına karşı durmakla kalmamış, Türkçenin şiir dili olması için çok çalışmış, Türk dilinin Farsça’dan üstün olduğunu ispatlamıştır. Horosan’da açtığı sanat çığırı, bütün Türk dünyasında yayılmış, eserleri Anadolu, Rumeli, Kırım, Azerbaycan, İran, Irak ve Hindistan Türkleri arasında yüzyıllar boyunca hayranlıkla okunmuştur.


Aşık Veysel Şatıroğlu 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan Köyü'nde doğdu. Yedi yaşında iken çiçek hastalığına yakalanarak gözlerini kaybetti. Babasının telkiniyle saz çalıp şiir söylemeye başladı. Ahmet Kutsi Tecer'in yardımıyla yurt çapında tanındı. Köy Enstitülerinde halk türküsü öğretmenliği yaptı. TBBM tarafından özel bir kanunla kendisine maaş bağlandı. Halk şiirinin başarılı örneklerini verdi. Şiirlerinde dünyanın geçiciliği, ölüm, kardeşlik, birlik-beraberlik ve sevgi gibi temaları işledi. Şiirleri, Dostlar Beni Hatırlasın adı altında bir kitapta toplandı. 1973 yılında vefat etti.


Fuzuli 1495 yılında Irak'ın Hille şehrinde doğdu. Asıl adı Mehmet'tir. İyi bir öğrenim gördü. Bağdat'ın fethinden sonra Kanuni Sultan Süleyman'a ve devletin ileri gelenlerine kasideler takdim etti. Böylece dikkatleri çekti. Kendisine dokuz akçelik bir maaş bağlandı. Hayatı Hille, Bağdat ve Kerbela dolaylarında geçti. Bir veba salgını sırasında öldü. Azeri lehçesiyle şiirler yazdı. Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biridir. Kendisinden sonra gelen pek çok şairi etkiledi. 1556 yılında öldü. ESERLERİ: Divan (Türkçe), Sıhhat ve Maraz, Enisü'l-Kalb, Terceme-i Hadis-i Erbain ("Kırk Hadis Çevirisi"); Beng ü Bâde, Hadikatü's-Süeda ("Mutluların Bahçesi"), Leyla ve Mecnun, Rindü Zahid, Divan (Arapça), Mektuplar, Divan (Farsça), Heft Câm.


Dadaloğlu Dadaloğlunun doğum ve ölüm tarihleri hakkında kesin bir bilgi olmamakla beraber eldeki kaynaklardan 1785-1868 olarak belirlenmiştir.Yani Dadaloğlu’nun 18.yy’ın son çeyreğinde doğup 19.yy’ın ortalarında öldüğü bilinmektedir. Güney illerinde dolaşan Türkmen topluluklarının Avşar boyundandır.Yaşamı hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığımız Dadaloğlu’nun şiirleri yazılı kaynaklar aracılığıyla değil sözlü gelenek sayesinde bugüne ulaşmıştır.


Köroğlu Onaltıncı asrın sonlarında Anadolu’nun her yerinde ve özellikle doğu bölgelerinde şöhret kazanmış; Özdemiroğlu Osman Paşa’nın İran Seferi’ne katılmış, gür sesli bir dağbaşı şairi olarak bilinir. Aslında bir celali olması; Osman Paşa’nın ordusuna bir sebeple katılmış bulunması büyük ihtimal dahilindedir. Son araştırmalara göre Köroğlu hakkında ilk doğru bilgi veren Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde onun Anadolu’nun kuzeybatı taraflarında eşkıyalık etmiş, şöhretli bir haydut olduğunu kaydediyor. Diğer yandan Başbakanlık Arşivi’nde bulunan bazı vesikalarda asıl adı Ruşen Ali olan, Köroğlu diye şöhret kazanmış bir Celali eşkıyasının 16. asır sonlarında Bolu taraflarında faaliyette bulunduğu doğrulanmaktadır. Fakat İran Seferi’ne katılışı sebebiyle Köroğlu’nun şöhreti ve hatırası daha çok Doğu Anadolu bölgesinde yayılmış ve yaşanmıştır. Doğu illeri halkı, masalımsı bir ifadeyle, onu dağ başlarında yaşayan, zulmeden zenginlerin cezasını verip, mallarını fakirlere dağıtan bir kahraman olarak tanıyıp sevmektedirler.


Nazım Hikmet Ran 1902 yılında Selanik'te doğdu. İlköğrenimini İstanbul'da Göztepe Taşmektep, Galatasaray Lisesi ilk bölümü (1914) ve Nişantaşı Numune Mektebi'nde tamamladı. Orta öğrenimi Heybeliada Bahriye Mektebi'nda yaptı (1918). Bahriye'yi bitirdikten sonra, Hamidiye Kruvazörü'ne stajyer güverte subayı olarak verildi. Bir gece nöbetinde üşütüp zatülcem oldu (1919). Sağlığını kazanamayınca, askerlikten çürüğe çıkarıldı (1920). Millî Mücadele'ye katılmak üzere Anadolu'ya geçti. Bolu Lisesi'nde kısa bir süre öğretmenlik yaptı (1921). Rus devrimiyle ilgilendi. Bir süre sonra Batum'dan Moskova'ya gitti. Doğu Üniversitesi'nde ekonomi ve toplumbilim okudu (1922-1924). Yurda dönüşünden sonra Aydınlık dergisine katıldı. Burada çıkan şiirlerinden dolayı, hakkında mahkumiyet kararı verildiğini öğrenince, yeniden Rusya'ya kaçtı. Af çıkması üzerine Türkiye'ye döndü. Bir süre Hopa Cezaevi'nde tutuklu kaldı (1928). Daha sonra İstanbul'a yerleşti. Çeşitli gazetelerde ve film stüdyolarında çalıştı. İlk şiir kitaplarını çıkardı ve oyunlarını yazdı (1928-1932). Bir ara yine tutuklandı. Cumhuriyet'in 10. yılı dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla serbest bırakıldı.


Turgut Uyar 1927 yılında Ankara'da doğdu. Bursa Askeri Lisesi'ni bitirdikten sonra, yüksek oğrenimini Askeri Memurlar Okulu'nda tamamladı. Anadolu'nun çeşitli yörelerinde subay olarak çalıştı. Ordu'dan ayrıldı, sivil görevler aldı. Emekliye ayrılınca, İstanbul'a yerleşti. 1985 yılında vefat etti. ESERLERİ: Şiir Kitapları: Arz-i Hal (1949), Türkiyem (1952), Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959), Tütünler Islak (1962), Her Pazartesi (1968), Divan (1970), Toplandılar (1974), Kayayı Delen Zincir (1981), Büyük Saat (Bütün Şiirleri, 1984).


Mevlana Celaleddin Rumi Gençlik yıllarında Mevlana'yı tanıyan Annemarie Schimmel, hayatını, kendi ifadesiyle, sadece İslam tasavvufunun değil, genel olarak mistisizmin de bu en büyük şairine hasretmiştir adamıştır. Bugün ise ilmi ve şahsiyeti Mevlana'nın yörüngesinde kemal derecesine ulaşmış bu büyük alim, Avrupa'da ve hayatta bütün dünyada Mevlana'yı en iyi bilenlerden biri, belki de birincisidir. Tercümesini sunduğumuz bu eser, hem Mevlana'nın dehasını göstermesi bakımından hem de bizim fikir ve ruh iklimimizde kıvamını bulan büyük bir Avrupalı alimin derinliğini göstermesi açısından fevkalade önemlidir. Elinizdeki eserde Schimmel, Mevlana'nın sembollar dünyasında seyahat ederek onun dünya görüşünü, aşk anlayışını, şiire bakışını ve dua hakkındaki ince fikirlerini kendi şairane üslubuyla sunmaktadır. Kitap baştan sona Mevlana'nın kullandığı sayısız mecaz ve espirilerle adeta bir dantel gibi dukunmuştur. Mevlana hakkında yazılan her kitap şüphesiz kazançtır. Ancak Schimmel'in bu kitabı, Mevlana'nın bildiğimiz veya bildiğimizi zannettiğimiz fikirlerini yeni mana boyutlarıyla önümüze açmaktadır. O bakımdan bu eser, Mevlana'yı anlamak isteyenler için vazgeçilmez bir klavuzdur.


Ziya Gökalp 23 Mart 1876 tarihinde Diyarbakır’da doğdu. Asıl adı Mehmet Ziya. Babası yerel bir gazetede çalışıyordu. Eğitimine Diyarbakır’da başladı. Amcasından geleneksel İslam ilimlerini öğrendi. 1895 yılında İstanbul’a gitti. Baytar Mektebi'ne kaydını yaptırdı. Buradaki öğretimi sırasında İbrahim Temo ve İshak Sukûti ile tanıştı. Jön Türkler’den etkilendi. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı. Muhalif eylemleri nedeniyle 1898 yılında tutuklandı. Bir yıl cezaevinde kaldı. 1900 yılında serbest bırakıldıktan sonra Diyarbakır’a sürgüne gönderildi. 1908 yılına kadar Diyarbakır'da küçük memuriyetler yaptı. II.Meşrutiyet'ten sonra İttihat ve Terakki'nin Diyarbakır şubesini kurdu ve temsilcisi oldu. Peyman gazetesini çıkardı. 1909 yılında Selanik'te toplanan İttihat Terakki Kongresi'ne Diyarbakır delegesi olarak katıldı. Bir yıl sonra, örgütün Selanik’teki merkez yönetim kuruluna üye seçildi. 1910 yılında kurulmasında öncülük yaptığı İttihat Terakki İdadisi'nde sosyoloji dersleri verdi. Bir yandan da Genç Kalemler dergisini çıkardı. 1912 yılında Ergani Maden'den Meclis-i Mebusan'a seçildi, İstanbul'a taşındı. Türk Ocağı'nın kurucuları arasında yer aldı. Derneğin yayın organı Türk Yurdu başta olmak üzere Halka Doğru, İslam Mecmuası, Milli Tetebbular Mecmuası, İktisadiyat Mecmuası, İçtimaiyat Mecmuası ve Yeni Mecmua'da yazılar yazdı. Bir yandan da Darülfünun-u Osmani'de (İstanbul Üniversitesi) sosyoloji dersleri verdi.

Şairler ve biyografileri  
Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you