Page 66

66/299

çoğu da yakınıydılar. Ama, işgal ettiği makam, tüm rütbelerin üstünde olduğu gibi, Özdemiroğlu'nun ülke çapında bir şanı ve kendine ait ayrı bir otoritesi vardı. Bizim Cezmi, Paşa'nın yanına çağrıldığını ve özellikle kendisini götüren adamların cellatlıkta kullanılan kişiler olduğunu öğrenince, başına gelecek tehlikeyi çabucak anladı. Bununla beraber, Paşa'ya olan güveni yine da tamamen kaybolmadı. Zaten böyle bir güven olmasa da, kendisi asla korkmazdı. Zerre kadar heyecanlanmadan ve telaşa kapılmadan komutanın huzuruna vardı. Özdemiroğlu, Cezmi'yi görünce öfkesi bir kat daha arttı. Ağzının köpükleri dışarıya püskürür gibi, şiddetli ve yıldırım patlar gibi gümbürtülü bir sesle "Sen casus musun da verilen emirlere karşı geliyorsun, milletin ordusunu ayrılığa sokuyorsun ha..!" diye kükredi. Huzurda hazır bulunanlar, durumun önemini anlayamayarak Paşa'nın ağzından "kaldırın", "öldürün" tarzında bir emir çıkacağı hissine kapılarak fena halde korktular. Buna fırsat vermemek ve Cezmi'nin affedilmesi için, arka arkaya ricaya ve şefaate başladılar. Paşa'nın huyunu suyunu hepsi çok iyi bildiklerinden, yakarış dolu bir söz söyledikçe arkasından, Paşa'yı yumuşatmak için Cezmi'nin hizmetlerini sayıp duruyorlardı. Yalvarmalar tesirini göstermiş, Paşa biraz sakinleşmişti: "Bu seferlik canını size bağışladım, esirlerin idamı işini de kendisine verdim, gitsin, görevini yapsın!" emrini verdi. Cezmi, hayatı pahasına da olsa, kimseye boyun eğecek bir adam değildi. Oradaki herkesin susmasından faydalanarak, konuşmaya başladı. Önce Şair Nev'i Zade'nin: "Temkinli davranmaktan asla çekinme! Cezanın yerine getirilmesi için emir vermede acele etme! Bir anda birçok insanın kanı dökülebilir; Fakat bir ölüyü diriltmek imkânsızdır." anlamına gelen;

Namık Kemal - Cezmi PDF e-Kitap indir  

Dahası, bizimherseyimiz.blogspot.com

Namık Kemal - Cezmi PDF e-Kitap indir  

Dahası, bizimherseyimiz.blogspot.com

Advertisement