Page 58

58/299

birine çarptıkça şimşekler çaktırıyordu. Sırası geldikçe at ve silah kullanmakta o kadar büyük harikalar yarattı ki, Osman Paşa gibi görevinden başka bir şeyi gözü görmeyen ve tüm dikkatiyle savaşı yönetmekte olan ciddi bir askeri bile, zaman zaman görevini unutturacak şekilde hayranlık dolu bakışlarla kendisini izletmek zorunda bıraktı. Nihayet güneş batmak üzereydi ve taraflar son kez birbiriyle savaşa koyuldu. Bizimkilerin renk renk bayrakları, İran topluluklarından meydana gelen tuhaf karartılar içinde bir ışık gibi parlıyordu. İranlılar; hava iyice kararıncaya kadar, bulundukları yerlerde ister istemez kendilerini savunmak zorunda kaldılar ve sonunda karanlıktan faydalanarak tabana kuvvet kaçtılar. Savaşın yapıldığı alanda beş bin civarında ölü ve yaralı ile, bir o kadar da esir bıraktılar. Çadırlarını, silahlarını ve tüm savaş araç gereçlerini bizimkilere bırakarak gidebildikleri kadar uzaklara kaçtılar. Ordularının yok edilmek üzere olan dağınık birliklerini tamamen dağılmaktan ancak bu halde kurtarabildiler. Özdemiroğlu, harp alanından karargâha döndüğü vakitte ilk yaptığı iş Derviş Paşa'nın halini ve hatırını sormak oldu. İki komutan da, savaş hakkında konuşmaya başladılar. Derviş Paşa, söz arasında, Cezmi'nin kahramanlığını ve kendisini o büyük tehlikeden nasıl kurtardığını anlatarak bu gencin ödüllendirilmesini istedi. Osman Paşa, cevaben; "Çok doğru bir karar olur, ben de bugün kula atlı bir sipahi gördüm, en az paşalarımız kadar iş yaptı. İnşallah, bu iki cengâveri birlikte ödüllendiririz!" deyince, Derviş Paşa, ordu içinde kula atlı bir adam olarak sadece kendisini kurtaran Cezmi'nin olduğunu söyledi. İnsanın değerini çok iyi bilen Özdemiroğlu Paşa; "O zaman bu çocuk iki kat ödülü hak ediyor" diyerek Derviş Paşa'nın adamlarına Cezmi'yi hemen bulup yanlarına getirmelerini sıkıca tembihledi ve çadırına gitti. Cezmi'yi bulan askerler doğruca komutanın yanına götürdüler. Onun gelmesiyle Paşa, hemen yerinden kalkarak; "Gel bakalım evladım!" diyerek ona sarıldı, öptü ve ona övgüler yağdırdı. Başına kendi eliyle nişan ve şan-şeref anlamına gelen iki çelenk taktı. Sonra arkasına büyükler tarafından ödüle layık görülmenin anlamı olan bir hilat, yani rengârenk bir elbise

Namık Kemal - Cezmi PDF e-Kitap indir  

Dahası, bizimherseyimiz.blogspot.com

Namık Kemal - Cezmi PDF e-Kitap indir  

Dahası, bizimherseyimiz.blogspot.com

Advertisement