Page 198

198/299

Kadının bu sözleri üzerine Adil Giray, onun bir taraftan Cezmi'yi yakalatıp bütün gizli kapaklı işlerini öğrendiğinden bahsetmesine ve diğer taraftan da Cezmi'nin Şemhal tarafından gönderildiğini söylemesi dikkatini çekmişti. Bu duruma göre Şehriyar'ın kulağına bazı şeyler gitmiş olsa bile, Cezmi'nin yakalandığı ve işin içyüzünün anlaşıldığı gibi şeyler yalandı. Şehriyar, yarım yamalak öğrenebildiği bazı bilgilere dayanarak kendilerini zor duruma düşürmek ve aklınca bir şeyler öğrenmek istiyordu. Adil Giray, bunu anladıktan sonra, oldukça sakin ve biraz da alaylı bir edayla: "Bana bakınız hanımefendi, aklınıza bir zarar geldiyse, bana başvurmanız boşunadır. Çünkü ben akıl doktoru değilim, bu tür düşünceleri başınızdan atmak için muska yazmak da elimden gelmez." dedi. Şehriyar hâlâ tedirgin ve çelişkiler içindeydi: "Anlıyorum efendim" diye yanıtladı. "Çok iyi anladım dedikleriniz sevgili şehzadem! Bana haber verenlerin söyledikleri doğruymuş. İran saltanatını gerektiği gibi korumuşsunuz! Yaptığı iş ve söylediği sözlerin yalan olduğu anlaşılan katiller gibi, siz de acınızı, göstermeye çalıştığınız soğukkanlılıkla açığa vuruyorsunuz. Bir beyaz çehreye örtü yakışmadığı gibi, o temiz gönlünüze de ikiyüzlülük yakışmıyor. Gelin, şu işin doğrusunu bana anlatın!" "İnsanlar her çeşit hayal kurmakta özgürdürler, bazı insanlar bu hayalleri başkasına dinletmeye kalkışmak ve en azından bir vesveseye kapılıp sonra da o vesveseyi gerçek sanmak yanılgısına düşebilirler. İşte böyle zamanlarda karşısındakini de bu hayal ve vesveselere inandırmaya çalışmak olacak şey değildir." "Siz, bana bunları söylerken takındığınız cesareti Perihan'ın aşkından ve yardımından mı alıyorsunuz? Şayet öyleyse aldanıyorsunuz... Bu sarayda Perihan'ın borusu ötmez, benim borum öter."

Namık Kemal - Cezmi PDF e-Kitap indir  

Dahası, bizimherseyimiz.blogspot.com

Namık Kemal - Cezmi PDF e-Kitap indir  

Dahası, bizimherseyimiz.blogspot.com

Advertisement