Page 1


‹çindekiler

Parmak Ucu Kadar Hayvancığın Yaptığına Bakın

2

Ahmet Adil ADAL

Sütçü Baba

4

Mürselin ZENGİN

editörden

Yaz geldi, arıların etrafınızda vız vız uçtuğunu fark etmişsinizdir. Arılar her çiçeğe konmaz. Onun için “Arı bal alacak çiçeği bilir.” demişler. Arılar, kovanlarına döndüklerinde “arı kovanı gibi” deyimini kullansak yeridir. Bir de çalışkanlar için “arı gibi çalışkan” teşbihini/benzetmesini yaparlar. Arı gibi çalışkan olan “Biruni” bizlere bilgili olmanın ipuçlarını verecek. Biruni’nin nasıl ilim adamı olduğunu öğrenip siz de bilgi küpü olabilirsiniz. Öğrendiğiniz bilgileri yazıya aktaran daktilo yazısını okuduktan sonra “daktiloda” yazı yazmak isteyeceksiniz. Bunları yaparken denge noktasını iyi kurmalıyız. Bilgimizi geliştirirken ahlakımızı da güzelleştirmeliyiz. Güler yüzlü olmayı ihmal etmeyelim. Yüzümüz bal gibi olsun. Yoksa bal satan adam için kullanılan “suratı sirke satmak” deyimini sizin için kullanabilirler. “Düşün keşfet” bölümünde güzel sorular sizi bekliyor. Gelecek sayıda görüşmek dileğiyle..”

Bilgi Küpü “Biruni”

6

Erhan GÖÇMEZ

Suratı Sirke Satmak Yunus KARADUMAN .... 1 Hiç Düşündünüz mü? Habil BALCI................... 8 Beyaz Çiçekli Zambağım Tuğba KAYA........... 9 Düşün Keşfet Mehmet TÜRKDOĞAN................ 10 Bir Zamanların Harikasını Sizin İçin İnceledik “Daktilo” Halil KARACA ................... 12 Bulmaca Selman ASLAN .................................... 14 Çizgi Hikaye Ahmet TOLUNALP ....................... 16 Sizden Gelenler ............................................... 17

Rüzgargülü Dergisi Sayı: 9 • Haziran 2013 Fazilet Neşriyat A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Harun ÖZDEMİR Yayın Editörü: Ümit YÜKSEL Sanat Yönetmeni: Osman TURHAN Grafik Tasarım: Sedat YAZILITAŞ Yayın Kurulu: Abdullah ÖZBEK, Adem FİDAN, Mustafa CAN, Ahmet TOLUNALP, Mehmet TÜRKDOĞAN, Tunahan COŞKUN, Erhan GÖÇMEZ, Halil KARACA, Yunus KARADUMAN, İbrahim ERTÜRK, Ahmet Adil ADAL Yönetim Yeri: Bağlar Mah. Mimar Sinan Cad. No:52 Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL Baskı ve Cilt: Fazilet Neşriyat ve Tic. A.Ş. Yazı İşleri: 0212 657 88 00 / 156 Email: bilgi@insanvehayat.com


Bir Deyim

Suratı Sirke Satmak Yunus KARADUMAN

1 Rüzgargülü

aynıymış. Dükkana gelip giden yokmuş. Bir gün balcının yanına bir arkadaşı uğramış. Arkadaşına dert yanmış. “O kadar ucuzlattığım ve de kaliteli bal sattığım halde, balımı almaya gelen Bu Sözün hikâyesi şöyle: yok.” demiş. Bir şehirde yanyana iki dükkân Arkadaşı, bal satan dükkân sahibine: varmış, dükkânlardan birinde bal satılıyor diğerinde ise sirke “Arkadaş sen bal satıyorsun ama satılıyormuş. Bal satan dükkâna kimse suratın sirke satıyor. Yandaki komşuna bir uğramadığı halde sirke satılan dükkânın baksana. O sirke satıyor belki; ama yüzü müşterisi eksik olmuyormuş. Bal satan bal satıyor. Öyle olunca da herkes yüzü dükkân sahibi “Belki pahalı buldukları gülen, sözü bal gibi olanın yanına gidiyor, için müşteri gelmiyor.” diyerek balın onun da müşterisi çoğalıyor. Sen suçu fiyatını ucuzlatmış. Ama durum yine balda değil, yüzünde ara.” demiş.

Çizen: Elif KILINÇ

“Güzel olan bir işi, asık bir yüzle yapmak, güzel olan işin değerini düşürür.” anlamında bir deyimdir.


ParmakUcuKadar Hayvancığın Yaptığına Bakın! Ahmet Adil ADAL Bizler, çok ince kanatları olan, toplu halde yaşayan, sarı-siyah renkli, vızz vızzzz diye ses çıkaran, minik ve narin canlılarız. Temizliğe çok dikkat ederiz. Çok çalışkan olduğumuzu da söylemeden geçemeyeceğim. İnsanlar bize imkân sağladığı zaman, hem kendimiz hem de insanlar için yetecek kadar bal üretiriz. Bal üretim yerlerini merak ediyor musunuz? Vııızzzzzzzzzzz! Evimiz gibi gördüğümüz kovanlarımızın içerisinde bir tane ana arı, bir kaç yüz tane erkek arı ve binlerce işçi arı bulunur. Mevsimine göre kovandaki arı sayısı seksen bini bulabilir. Ana arı ince uzun kanatlarından tanınır ve diğer arılara göre daha büyüktür. Kovanın sorumlusu, ana arıdır. Sadece ana arı ve işçi arılarda iğne bulunur. İşçi arıların arka ayaklarında fırçalar ve sepetler vardır. Çiçek özü toplayarak bal yapan arılar, işçi arılardır. Kovanımızda bir mevsimde hava şartları uygun olursa 30-40 kg bal, 40-50 kg çiçek tozu ile bir miktar arı sütü ve bal mumu üretiriz.

Rüzgargülü

2

Gideceğimiz yönü nasıl bulabiliyoruz? Bir başka özelliğimiz olan yön bulmadaki ustalığımızdan bahsedeyim. Kovanımızdan on kilometre kadar uzağa gidip, kaybolmadan geri dönebiliriz. Bu yolculuğumuzda geri dönüş yolunu güneşin bulunduğu yere göre ayarlarız. Yolculuğumuz esnasında arkadaşlarımızla on binlerce çiçeği ziyaret ederiz. Ziyaretler sonucunda da yaptığımız balın çoğunu sizlere ikram eder, az bir miktarını da kendimiz için kullanırız.


Peteklerimizi niçin altıgen yaptığımızı biliyor musunuz? Siz biliyor musunuz, bizler bal yapmanın yanında aynı zamanda çok iyi matematik de biliriz. Nasıl mı? Hemen anlatıyorum. Peteklerimizi altıgen yaparız. Çünkü petekler altıgen olunca aralarda boşluk kalmaz. Bu çok ince bir matematik hesabı gerektirir. Böylelikle, küçük alanları daha verimli kullanmış oluruz ve peteklerimiz çok sağlam olur. Kısaca, altıgen petek gözleri, yeri en iyi değerlendirmemize imkan sağlar. Sizlere bizim hakkımızda önemli bir bilgi daha vereyim mi? Vııızzzzzzzzz! Bizler çiçekten çiçeğe dolaşırken bitkilerin tozlaşmasına yardımcı oluruz. Bu sayede çiftçiler daha kaliteli, lezzetli ve bol miktarda mahsül almış olur. İşte bu yüzden, yani yardımseverliğimizi bilen çiftçiler, bizlere bahçelerinde, tarlalarında küçük bir yer ayırmayı ihmal etmezler. Şimdi de bal yapma zamanı Bal yapımı için sabah erkenden kalkarız. Gerekli nektarları toplamak için kilometrelerce uzağa gidip, binlerce çiçek ziyaret ederiz. Çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından topladığımız nektarları, yani özleri yutarız. Bu işlem saatlerce sürebilir. Toplamış olduğumuz nektarların da ancak bir kısmını (birkaç gramını) bala dönüştürebiliriz. Bu yüzden toplu ve düzenli bir şekilde çalışıp zamanı iyi kullanmamız gerekir. Aksi takdirde, kış mevsimi gelir ve yeterli çiçek bulamayıp ölebiliriz. Saatler süren arayıştan sonra kovanlarımıza geri döneriz. Balımızı dikkatlice altıgen peteklere doldururuz. Kıvamına gelen balı güzelce sırlarız. Sırlama, altıgen peteklerin üzerlerinin çok ince bir bal mumu ile kapatma işlemidir. Böylece bu zorlu yolculuk tamamlanmış olur.

Rüzgargülü

3

Gelelim balın faydalarına Tam bir şifa kaynağı olan balın faydaları saymakla bitmez. Balımız hakkında Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifini zikretmek yeterli olacaktır: “Sizlere iki şifayı tavsiye ederim. Biri bal, diğeri ise Kur’ân-ı Kerîm’dir.” Arkadaşlar, biz bal arıları, o çok sevdiğiniz balı sizler için böyle uğraşa didine hazırlıyoruz. Bundan sonra bal yerken bizleri de hatırlarsanız memnun oluruz. Şimdiden afiyet olsun.


Sütçü Baba

Rüzgargülü

4

Köyün birinde Mahmut ad›nda yaşl› bir amca yaşard›. Mahmut Amca’n›n iki öküzü, iki de ineği vard›. Öküzleriyle tarlas›n› sürer, ineklerinin de sütünü satardı. Böylece geçimini sağlard›. Herkes ondan “Sütçü Baba” diye söz ederdi. Sütçü Baba sabahlar› erkenden kalkar, ineklerini sağard›. Sağd›ğ› sütü satmak için mahalle mahalle gezerdi. “Sütçü geldi, sütçüüü! diye bağ›r›nca süt almak isteyenler d›şar› ç›kard›. Sütçü Baba’n›n Halime ad›nda bir han›m› vard›. Çocuklar› evli olduğu için evde ikisinden başka kimse yoktu. Beraber çal›ş›r, beraber yaşarlard›. Günlerden bir gün Mahmut Amca han›m›na çok güzel bir haber verdi:

– Han›m, seninle beraber hacca gidelim. Mübarek topraklara yüzümüzü sürelim, dedi. Han›m› hacc› duyunca çok sevindi. Mahmut Amca’ya; – Nas›l gideceğiz bey, şu iki öküz ve iki ineğimizden başka hiçbir şeyimiz yok, dedi. Sütçü Baba öküzlerin ikisini de satarak Hac paras›n› ç›karabileceklerini söyledi. Ertesi gün öküzlerini satmak üzere evden ayr›ld›. Sütçü Baba, şehrin pazar›na vard›. ‹yi bir pazarl›ktan sonra iki öküzü yirmi alt›na satt›. Şehre gelmişken evin baz› ihtiyaçlar›n› da alarak yola koyuldu. Yolda bir çeşme baş›nda oturup bir şeyler yedi. Biraz da dinlendikten sonra yola devam etti. Hava kararmak

Çizen: Sevgi İÇİGEN

Mürselin ZENGİN


5

Hemen içini aç›p bakt›. Alt›nlar› duruyordu. Şehre gitmekten vazgeçip tekrar köyüne döndü. Eve girince; – Müjde han›m, müjde! Alt›nlar› buldum. Ben sana dememiş miydim onlar helal parad›r, elbet bir gün gelir diye, dedi. Sonra da baş›ndan geçenleri bir bir anlatt›. Meğer alt›nlar› yoldan geçen biri bulmuş. Haydutlar›n geldiğini görünce de alt›nlar› bu kuyuya atm›ş. Haydutlar adamda para bulamay›nca k›zarak; - Bir daha seni buralarda görmeyeceğiz, diye tehdit etmişler. Adam da korkusundan bir daha gidip alt›nlar› alamam›ş. Böylece Sütçü Baba ve han›m› hac paralar›na kavuştular. Hac zaman› gelince de Mekke’ye doğru yola ç›kt›lar. Kâbe’ye ulaş›p hac görevlerini yerine getirdiler.

Rüzgargülü

Çizen: Sevgi İÇİGEN

üzereyken eve vard›. Alt›nlar› sand›ğa koymak için elini ceketinin cebine att›. O da ne? Alt›nlar yoktu. Düşürmüş olmal›yd›. Hemen çeşmenin baş›na koştu. Ancak alt›n kesesini bulamad›. Üzüntüyle eve dönüp olan› biteni han›m›na anlatt›. Alt›nlar kaybolmuştu ve hiçbir yerde bulamam›şt›. Hacca gitmek için ellerindeki şanslarını da kaybetmişti. Han›m› hacca bir daha asla gidemeyeceklerini düşünüp ağlamaya başlad›. Hacca gidemeyeceği için o kadar üzüldü ki birkaç gün sonra hastalanarak yataklara düştü. Mahmut Amca ise her defas›nda; – Üzülme han›m. Biz o alt›nlar› helal yoldan kazand›k, bize dönecektir diyerek han›m›n› teselli etmeye çal›şt›. Aradan birkaç hafta geçti. Mahmut Amca, şehre gitmek için yola ç›kt›. Biraz gidince susad›. ‹lerde bir suyu kuyusu gördü. Kuyudan çektiği bir kova suyun içinde kendi alt›n kesesi vard›.


Bilgi Küpü “Biruni”

Rüzgargülü

6

Yaklaşık 10 asır evvel Harzemşahlar ülkesinde bir çocuk yaşardı. Adı Muhammed bin Ahmet idi. Bu çocuk zeki mi zeki, akıllı mı akıllı idi. İnsanlar ona Biruni diye seslenirdi. Küçük yaşlarda birçok şeyi öğrenen Biruni, insanlar arasında çok sevilirdi. İnsanlar onun için “Bu çocuk gelecekte büyük bir âlim olacak.” derdi. Devrin hükümdarı, Biruni’nin akranlarına göre daha zeki olduğunu öğrenince onu sarayına çağırtır. Ve burada yetiştirilmesini ister.

Kitaplar en iyi dostuydu Küçük yaşına rağmen saraya alınan Biruni’ye büyük imkanlar verilir. Arkadaşları sokaklarda oyun oynarken, o da devrinin en iyi bilginlerinden ders alıyordu. Sarayın kütüphanesinden çıkmıyordu. Ya araştırma yapıyor ya da kitap okuyordu. Yaşı henüz 11 iken ilk rasat (gözlem) çalışmalarına başlamıştı bile. 17 yaşına geldiğinde de Güneş’in meridyen yüksekliğini ölçmeyi başardı. 22 yaşında ise ‘’Gözlemler ve Ölçmeler’’ adını verdiği ilk eserini yazdı. Bir çalışmayı bitirmeden bırakmazdı Biruni, çok yönlü bir âlim olarak yetişiyordu. Gününün her saatini değerlendirirdi. Bir işten yorulunca başka bir işe geçerdi. Sabahın erken saatlerinde kalkar. Günün ilk ışıklarıyla çalışmalarına başlardı. Başladığı işi bitirmeden bırakmazdı. Hatta rasat (gözlem) çalışmalarına kendini öyle kaptırırdı ki Güneş’e bakmaktan, gözü bozuldu. Bunu fırsat bilerek azmini yitirmeden “optik” ilmine de çalıştı. Biruni, 88 yıllık hayatına yaklaşık tamamını eliyle yazdığı on üç bin sayfadan oluşan toplam 180 kitap sığdırdı. Bu kitaplar Avrupa ülkelerinde yüzyıllar boyunca hem kaynak kitap olarak hem de ders kitabı olarak kullanıldı.

Çizen: Cansu KAYKAÇ

Erhan GÖÇMEZ


KİMLİĞİ: Adı: Muhammet bin Ahmet Doğum tarihi: 973, Kas şehri Vefatı: 1061,Gazne Çalışma Yaptığı Bilim Alanları: Matematik, geometri, fizik, kimya, astronomi(gök bilimi), tarih, coğrafya, tıp, jeoloji(yer bilimi) Öğrendiği Diller: Arapça, Farsça, Grekçe, Çince, Hintçe, Süryanice, Harizmce, Soğdca

7

Yaşadığı yerlerin yeryüzü şekillerini inceleyen ve haritalarını çizen Biruni, Jeoloji(yer bilimi) biliminin kurucusu kabul edilmektedir. Astronomi ile ilgilenen bir bilginin matematik, geometri ve fizik gibi ilimleri de bilmesi gerektiğini bilen Biruni, bu alanlarda da kendini yetiştirdi. Trigonometri alanında çağının öncüsü oldu. Tıp ilmiyle de ilgilenen Biruni, eczacılığı tıp ilminden ayrı bir ilim olarak değerlendirdi. Biruni 88 yıllık hayatı boyunca bunlar gibi daha yüzlerce ilmi metot geliştirip çeşitli aletler yaparak bunları dünya biliminin hizmetine sundu.

Rüzgargülü

Çizen: Cansu KAYKAÇ

Diğer bilim adamlarından da faydalanırdı Biruni, devrinin bilginleriyle beraber de çalışmalar yaptı. Hocası Ebu Nasr Mensur ile geometri ve astronomi alanında çalışmalar yaptı. Biruni, bunun yanında araştırmacı ruhu, öğrenme hırsı ve sönmeyen azmiyle durmadan çalışmalar yapardı. Fizik ve astronomi bilgini İbn-i Sina ile de çalışmalar yaptı. Onunla bazen mektuplarla bazen de bir araya gelerek ilmi konularda münakaşalar yapardı. Biruni ayrıca eserlerinden istifade ettiği Ebu’l Vefa ile de astronomi çalışmaları yaptı. Birçok ilmin temelini attı Biruni, matematik, astronomi, fizik, coğrafya ve tıp gibi birçok alanda yeni buluşlar gerçekleştirdi. Özellikle astronomi alanında çalışmalar yapan Biruni, devrinin hükümdarı Gazneli Mahmut ile çıktığı Hindistan seferi sırasında gittiği bölgelerde çeşitli ölçümler yapar. Yerkürenin yarıçapını bugünküne çok yakın olarak hesapladı. Böylece Galileo’dan asırlar önce Dünyanın yuvarlak olduğunu ve döndüğünü ispatlamış oldu.


H Dü iç müşünd

ün

üz

Arkadaşınızın Doğum Tarihini Nasıl Bilebilirsiniz?

Rüzgargülü

8

Doğum tarihini bilmediğiniz bir arkadaşınızın yaşını ve doğduğu günü bulabileceğinizi biliyor muydunuz? Bunun için arkadaşınıza bazı sorular sormanız gerekecek. Başlarda arkadaşınız sizi pek de inandırıcı bulmayabilir. Ama sizin sorularınıza doğru cevap verdiği takdirde doğum tarihini bulacağınızdan emin olabilirsiniz. Senenin kaçıncı ayında doğduğunu size göstermeden rakam ile yazsın. Mesala arkadaşınız Mayıs ayında doğmuş olsun. Yaşı da 12’dir. Mayıs senenin beşinci ayı olduğundan 5 rakamını yazacaktır. Bu rakamı 2 ile çarp denir, 10 eder. 5 ekletilerek 15 olur. 50 ile çarptırılarak 750 bulunur. Şimdi bu sayıya yaşını ilave etmesini söyleyin, 762 olur. Bundan 365 çıkarın 397 bulunur. Buraya kadar size hiçbir şey söylememiş olacak. Buraya geldikten sonra kaç bulduğunu sorun, size 397’yi söyleyecektir. Şimdi siz buna 115 ilave edin. 397 + 115 = 512 elde ettiğiniz bu sayının sondan iki basamağı arkadaşınızın yaşını gösterecek. Kalan sayı ile doğduğu ayın senenin kaçıncı

ayı olduğunu öğreneceksiniz. Böylece arkadaşınızın yaşını bulmuş olursunuz. Tabiki matematik işlemlerini, doğru yapmak şartıyla.

Yapılan işlem kısaca şöyledir: Doğduğu ay 2 ile çarpılır, 5 eklenir. Çıkan rakam 50 ile tekrar çarpılır. Sonra kişinin yaşı eklenir. Daha sonra bu sayıdan 365 çıkarılır. Çıkan sayıya 115 eklenir ve elde edilen rakamın son iki hanesi yaşı, ilk hanesi ise doğduğu aydır.

Çizen: Elif KILINÇ

Habil BALCI


Beyaz Çiçekli

Zambağım

Zambak nasıl büyür? Ilıman iklimlerde yetişirim. Fazla sıcak ve soğukta kalırsam solabilirim. Toprağa dikilme vaktim de ilkbahardır; ama diğer mevsimlerde de dikilebilirim. İnsanlar ilkbahar aylarında benim soğan şeklindeki tohumumu, süzek, geçirgen ve organik madde bakımından zengin bir toprağa ekerler. Böylece benim hayat serüvenim başlar. Aradan zaman geçtikçe ben de toprağın üstüne doğru filizlenmeye başlarım.

Önce yapraklarım oluşur, yaz aylarının başlarında da beyaz çiçeklerim açar. Kışın ilk günlerine kadar çiçeklerim açmaya devam eder. Kış mevsiminde bile 12 °C’nin üzerindeki sıcaklıklarda yaşayabilirim. Ayrıca günlük 5-6 saat güneş alan yarı gölgeli yerleri severim. Her gün aynı miktarda su almak benim, güzel büyümemi sağlar. Böylelikle boyum 1 metreye ulaşır. Yeşil yapraklarım, güzel ve hoş kokulu çiçeklerimle bahçelerinizi ve balkonlarınızı süslerim. İşte ben bu özelliklere sahip bir çiçeğim. Bir gün sizde kendi ellerinizle bir zambak çiçeği dikip odanızda bulundurabilirsiniz. Yapraklarım ve çiçeklerim açmaya başlayınca beni daha yakından tanımış olursunuz. Ne dersiniz? Yeni zambaklar nasıl yetişir? Bir tane zambak çiçeğiniz varsa yeni zambaklar için kökten ayırma metodu uygulayabilirsiniz. Köklerinden ayrılan zambak başka bir saksıya dikilerek yeni zambak elde edebilirsiniz. Kökten ayrılan zambak kısa zamanda büyüyerek çiçek verir. Birinci zambağı nasıl yetiştirmişseniz, ikinci zambağı da öyle yetiştirirsiniz.

9

Merhaba, ben beyaz zambak. İsmimden de anlaşıldığı gibi beyaz çiçeklere sahibim. Hem de gösterişli ve büyük büyük çiçekler. Farklı renklerde çiçeklerim de var. Bunun yanında şerit şeklinde uzunca yeşil yapraklarım dikkat çeker. Bir de buna hoş mu hoş kokum ekleniyor. Böylece hem görülmeye hem koklanmaya değer bir çiçek oluyorum. Hatta öyle ki bu hoş kokumla nadide insanları bile temsil eder hale gelmişim. Ne mutlu bana! Bu kadarla da sınırlı değil. Hoş kokuya sahip çiçeklerim kolonya yapımında kullanılır. Beni biraz olsun tanıdınız. Şimdi de benim hayat serüvenimde bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?

Rüzgargülü

Çizen: Elif KILINÇ

Tuğba KAYA


t e f ş e K n ü ş ü D

1

Mehmet TÜRKDOĞAN

KANAT – KUŞAK – ÇARIK – KAYIK Yukarıdaki kelimelerin belirli bir ortak özelliği vardır. Bu özellik aşağıdaki kelimelerin hangisinde vardır?

2

KARA – YARA – KİRA – KAZA - ? Yukarıdaki kelimeler belirli bir kurala göre birbirini takip etmektedir. Bu kurala göre, soru işaretinin olduğu yere aşağıdaki kelimelerden hangisi gelebilir?

10

4 Rüzgargülü

A) YALOVA B) ADANA C) ANTALYA D) AYDIN

3

A) KÜREK B) YELEK C) KAZAK D) BAŞAK

A) KAZI B) YAZI C) KART D) KOZA

Yukarıdaki resimde soru işaretinin olduğu yere aşağıdaki şekillerden hangisi gelmelidir?

A

BİLECİK – KİLİS – SİVAS – SAKARYA - ? Yukarıdaki soru işaretinin olduğu yere aşağıdaki şehirlerden hangisi gelebilir?

B

C

D


5

5

Yukarıdaki şemada boş kalan kutucuğu aşağıdaki şekillerden hangisi ile tamamlarsak şekiller arasında mantıklı bir bağ oluşur?

A

B

C

D

?

Yukarıdaki şekilde soru işaretinin olduğu yere kaç gelmelidir?

11

6

A) 16 B) 17 C) 18 D) 19

Rüzgargülü

u


Bir Zamanların Harikasını

Sizin İçin İnceledik

“Daktilo” Halil KARACA

Yazı yazmak için kağıt da lazım kalem de. Fakat o biraz farklıydı. Kendine has tuş sesi ile insanların kulaklarında bir hatıra olarak kaldı. Evet daktiloyu anlatıyorum. Bir zamanlar yazı yazmanın en vazgeçilmez makinesiydi.

Rüzgargülü

12

Önce bir daktilo buldum Bu yazı makinesini anlatmam için kullanmam gerekiyordu. Grafiker bir arkadaşımı ziyaret ettim. Şimdi bilgisayar kullanıyordu. Bana, daha önce kullandığı daktilosunu gösterdi. Kendisi bir kağıt koyup daktiloda yazmaya başladı.Tuşlardan gelen “tak tak” sesleri gerçekten insanın dikkatini cezbediyordu. Biraz da daktilolar hakkında bilgi edindim.


Rüzgargülü

Harflerin akışını izledim Önce büyük bir heyecanla kağıdı hizaladım, silindire yerleştirdim. Her tuşa bastığımda o tuşa bağlı bir kol, karbon kopya şeridine hızla çarpıyor ve kolun üzerindeki kabartma harfin izi kâğıda geçiyordu. Bu ahenkli bir akıştı. Bazen yanlış harfe bastığımda, üzerine x (harfi) koyup geçiyordum. Bazen de hızlı yazdığımdan, harfe bağlı kollar havada çarpışıp birbirine takılıp kalıyordu. Sonra daha dikkatli yazmaya başladım ve sayfadaki yanlışlar azaldı. Her ne kadar parmaklarım yorulsa da yanlışlarım azaldıkça daktiloda yazmak daha da hoşuma gidiyordu, Günümüzde, daktiloları masalarda görmek zor. Ancak müzelerde bulmak mümkün. Hatıra olarak evinde bulunduranlar da vardır.

13

Tarihini araştırdım Daktilolar ilk 1800’lü yıllarda icat edilmiş, sonra geliştirilerek günümüze kadar gelmiş. İlk daktilolar, mekanik olarak çalışıyordu. Grafiker arkadaşımın daktilosu da mekanikti, yani el ile çalıştırılıyordu. Mekanik daktilolardan sonra yazı yazmayı hızlandırmak için elektrikli daktilolar geliştirildi. Elektrikli daktilolarda tuşlara bağlı çubuklar elektrikle hareket ettiğinden, parmaklar daha az yorulurdu. Elektronik daktilolarda yazılan yazı, küçük bir ekranda gözükür, ancak onay tuşuna basınca ekrandaki harfler kağıda yazılmaya başlar ve böylece hata yapma ihtimali ortadan kalkardı. Arkadaşıma “Daktilonu bir süre kullanabilir miyim?” dedim. “Tabi kullanabilirsin ama yanlış harfe basmamaya dikkat et, çünkü silmek mümkün olmuyor, yanlış harfin yerine x (harfi) koyup geçersin.” diye beni uyardı.


Bulmacalar

Hazırlayan: Selman ASLAN

1

2

3 4

5

6

7 8 9

10

11

12

14

14

Rüzgargülü

SOLDAN SAĞA:

1. Toprağın bir yerden başka bir yere taşınması olayı, aşınma. 6. Tavuklardan elde edilen, besin kaynağı. 8. Bilgi kaynağı olarak yüzyıllardır kullanılan yazılı bir kaynak. 9. Bir deyimde, …yi görmeden paçalarını sıvanması istenmeyen su kaynağı. 11. Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan küçük yatak. 12. İki tekerlekli, çoğunlukla motorsuz bir taşıt. 13. Bir içecek. 14. Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak veya kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak.

YUKARIDAN AŞAĞIYA:

13

ŞİFRE

RENKLİ BULMACA

15

2. Çocuklar için oyun oynamaya yarayan eşyalar. 3. Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları güzel kokulu, beyaz veya pembe çiçekli, bir yıllık ve otsu bir süs bitkisi, reyhan. 4. Hikmetli fıkraları ile tanınan Akşehir ve Eskişehir'de yaşadığı rivayet edilen zat. 5. Şekli beynimize benzeyen ve hafızayı güçlendirdiği belirtilen bir kuruyemiş. 7. Ağaçların havadan aldığı gaz. 10. Ağaçların çevreye verdiği temiz hava. 11. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar, haşere. 15. Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı.


ON FARK BULMACASI İki resim arasındaki on farkı bulunuz?

Sayıları Toplayalım 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15 sayılarını aşağıdaki kutulara öyle bir yerleştirin ki her taraftan topladığınızda sonuç 33 olsun.

=33 =33 =33 +

+

+

33 33 33

15

Meyve isimlerini aşağıdaki tablodan bulabilir misiniz?

ANANAS ARMUT AYVA BÖĞÜRTLEN ÇİLEK DUT ELMA ERİK KARPUZ KAVUN KİRAZ KİVİ MANDALİNA MUZ NAR PORTAKAL VİŞNE

Rüzgargülü

MEYVELİ BULMACA


Rüzgargülü

16

HIRSIZIN HİÇ Mİ SUÇU YOK

Çizen: Ahmet TOLUNALP


SİZDEN GELENLER Özel Batı Akdeniz Yıldızları Anaokulu / Antalya Temiz Çevre Projesi adı altında atık pilleri topluyor.

Minik yıldızlarımız patates püresi ve çubuklardan lezzetli bir kirpi yapıyorlar.

kendini tamamlıyor) 6. B ( Kanattaki sayıların toplamının iki katının bir fazlası kuyrukta) Sayıları Toplayalım:

12 7 14 =33 13 11 9 =33 8 15 10 =33 +

+

+

33 33 33

SİZDEN GELENLER: Siz de oyun, resim, çizim ve fotoğraflarınızı bilgi@insanvehayat.com adresine gönderin biz de sizin için yayınlayalım.

17

Soldan Sağa: 1 Erozyon, 6 Yumurta, 8 Kitap, 9 Dere, 11 Beşik, 12 Bisiklet, 13 Süt, 14 Topaç. Yukarıdan Aşağıya: 2 Oyuncak, 3 Fesleğen, 4 Nasreddinhoca, 5 Ceviz, 7 Karbondioksit, 10 Oksijen, 11 Böcek 15 Çakı. Şifre: Baldan Tatlı Düşün-Keşfet: 1. C (Kelimelerin içinde hayvan adı geçiyor.) 2. D (Şehirler bir öncekinin sırasıyla son ve sondan ikinci harfleriyle başlıyor) 3. C (İlk kelimenin önce birinci, sonra ikinci, sonra da üçüncü harfi değişmiş) 4. C (Her şekil takım halinde) 5. C (Her şekil yukarıya doğru

Rüzgargülü

Bulmacanın Cevapları


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 9  
Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 9  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement