Page 1


‹çindekiler

Ağaçlar Büyümek İçin Süt mü İçer?

4

Nuran Ferhan CAN

Yalnız Kalan Ağacın Sonu

6

Seda ŞENGÜL

Kübra’nın Günlüğü:

Hayat Kurtaran Bilgi

12

Mehmet Serdar ATEŞ

Hiç Düşündün mü? Halil KARACA ......... 1 Eskimeyen Oyuncaklar Mustafa CAN .. 2 Bir Deney Oğuzhan AKYILDIZ .................. 5 Zeynepin Dünyası Nuran Ferhan CAN.... 6 Bir Deyim Yunus KARADUMAN ................ 8 Hoş Kokulu Fesleğenim Tuğba KAYA..... 9 Bulmaca Selman ASLAN ........................... 10 Kübra’nın Günlüğü M.Serdar ATEŞ ........ 12 Dahi Sayılar Mehmet TÜRKDOĞAN ........ 14 Çizgi Hikaye Ahmet TOLUNALP .............. 16 Sizden Gelenler ...................................... 17

editörden

Evinde kendi yaptığı oyuncakla oynayan bir çocuk var mıdır? Çocuklar, oyuncaklarınızı kendiniz mi yapıyorsunuz, yoksa satın alınan oyuncakları oynayıp bir kenara mı bırakıyorsunuz? Eskiden çocuklar oyuncaklarını kendileri yaparmış. Hem oyuncak üretirler hem de el becerilerini geliştirirlermiş. Böyle olunca yaptıkları oyuncakların kıymeti de başka olurmuş. Aynı zamanda anne babalarda çocukların kendi oyuncaklarını yapmasına yardım ederlermiş. Böylelikle anne-baba–çocuk, oyun oynar, beraber vakit geçirir, yeteneği geliştirirlermiş. Siz de el emeği bir oyuncağınız olmasını istemez misiniz? Bunun için büyüklerinize oynadıkları oyuncakları anlatmalarını isteyin.. Çünkü oyun, sadece oyun değildir. Sizi zihnen, bedenen geliştirir ayrıca medyanın zararlı ortamından uzak tutar. Bizden hatırlatması. Bir de bu sayımızda deney atölyesinde pil yapmayı deneyin. Ağaçların nasıl büyüdüğüne dair, Zeynep’in Dünyası’nda bir yolculuğa çıkın. Yaz geldi bir çiçeğim yok derseniz, “Hoş Kokulu Fesleğenim” yazısını okuduktan sonra fesleğen dikebilirsiniz. Son olarak etkinliklerinizi, hikâyelerinizi ve çizimlerinizi bize gönderin yayınlayalım…

Rüzgargülü Dergisi Sayı: 8 • Mayıs 2013 Fazilet Neşriyat A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Harun ÖZDEMİR Sanat Yönetmeni: Osman TURHAN Yayın Editörü: Ümit YÜKSEL Grafik Tasarım: Sedat YAZILITAŞ Yayın Kurulu: Abdullah ÖZBEK, Adem FİDAN, Mustafa CAN, Ahmet TOLUNALP, Mehmet TÜRKDOĞAN, Tunahan COŞKUN, Erhan GÖÇMEZ, Halil KARACA, Yunus KARADUMAN, İbrahim ERTÜRK, Ahmet Adil ADAL Yönetim Yeri: Bağlar Mah. Mimar Sinan Cad. No:52 Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL Baskı ve Cilt: Fazilet Neşriyat ve Tic. A.Ş. Yazı İşleri: 0212 657 88 00 / 156 Email: bilgi@insanvehayat.com


H Dü iç mü şün dü

n

Çaydanlığı niçin ısıtırız? Halil KARACA

1

Çizen: Esma GENÇ

mi? Böyle yapmalarının sebebi gümüş çaydanlığın paslanma ihtimalinin olmasıdır. Gümüş bir çaydanlığı tamamı ile kurulamak hemen hemen mümkün değildir. Eğer çaydanlık iyice kurulanmadan kaldırılırsa paslanır. Şeker, rutubeti emdiği için gümüş çaydanlık paslanmadan kullanılmaya devam edilmiş olur. Nasıl ki tuzlukların içine nemlenmeyi önlemesi için pirinç taneleri konuluyorsa, gümüş demliğe de küp şeker konularak rutubet önlenmiş oluyor.

Rüzgargülü

Çayı demlemeden önce çaydanlığın ısıtıldığını görmüşsünüzdür. Lezzetli bir çay demleyebilmek için en iyi usul budur. Çayın lezzetini suya aktarabilmesi için kaynar su ile demlenmesi lazımdır. Eğer çaydanlık sıcak olmazsa suyun sıcaklığının bir kısmı çaydanlığı ısıtmak için kaybolur. Bu suretle suyun çayı demlemek için lâzım olan derecesini düşürür. Çayın demi yeterli derecede güzel çıkmaz. Eskiler, çayı gümüş demlikte demledikleri zaman, çaydanlığı kurular içine şeker koyarlarmış. Niçin


Dedemin Eskimeyen Oyuncakları

Rüzgargülü

2

Mustafa CAN

Uzaktan kumandalı bir otomobil, raylar üzerinde hızla ilerleyen bir tren, oyuncak bir bebek, oyuncak mutfak eşyaları ya da zeka oyunları ve daha birçoğu… Bu oyuncakların hepsi hayatımıza yeni denilebilecek bir zamanda girmiş. Günümüzdeki çocuklar oyuncaklara kolayca ulaşabiliyor. Onlarla oyun oynayıp ve güzel vakit geçirme imkânı buluyorlar. Peki, eskiden çocuklar hangi oyuncaklarla oynuyorlardı, hiç düşündünüz mü? Ben düşündüm doğrusu. Mesela dedemi düşündüm; küçükken sakallı, yaşlı birisi değildi ya, o da bir zamanlar bizler gibi bir çocuktu. Oyun oynamayı o da seviyordu herhalde. Onların oyuncakları nelerdi acaba? Heyecanla bunu öğrenmeye çalıştım ve çok güzel bilgilere ulaştım. Topaç bu oyuncakların başında geliyormuş. Hemen her çocuğun bir topacı varmış. Çoğu zaman bu topaçları çocuklar babalarıyla beraber meşe, çam veya ceviz ağaçlarından yaparlarmış. Kendileri yaptıkları için topaca değer verir, onu cebinde taşırmış. Topacı hızla çevirmek için kullanılan bir de bir-iki metre de ip varmış. 1,5-2 metrelik ipin bir ucu parmağa düğümlenir ve diğer ucu da topacın “kopuza” denilen kısmından yukarı doğru sarılırmış. Arkadaşlar bir araya geldiğinde hemen topaçlar yarıştırılırmış. Düz bir zeminde herkes aynı anda topacını çevirmeye başlar; topacı en uzun süre döndüren birinci olurmuş.


3 Rüzgargülü

Eski oyuncaklar arasında bir de çember var. Bununla çember çevirme oyunu oynarlarmış. Bu da ilginç ve bize hiç de yabancı olmayan bir oyun aslında. Her çocuğun kendi boyuna uygun kolayca çevirebileceği metal bir çemberi varmış. Bu çemberi çevirmek için çocukların metal ya da farklı sert bir maddeden yapılmış bir çubuğu olurmuş. Çemberi bir arabanın tekeri gibi yere koyar ve metal çubukla onu ilerletmeye çalışırlarmış. Daha hızlı çevirmek için elindeki metal çubuğu çembere dokundura dokundura hızlıca koşarlarmış. Bu oyuncak, bir çeşit otomobile oynanan oyun da basit bir araba yarışına benziyor. Çember oyununu oynarken biraz yorulabilirsiniz. Ama yapılan hareketlerim sağlık için çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Bir de ninelerimizin oyuncakları var. Onların oyuncaklarının arasında bugün olduğu gibi bebekler başta gelirdi herhalde. Bezlerden dikilerek yapılan bebekler. Bebek şeklinde dikilen bezlerin içine yün doldurulur, üzerlerine ağız ve gözler iplerle işlenirmiş. Saçları da kimi zaman düz, kimi zaman kıvırcık olacak şekilde yine iplerle yapılırmış. Kızların oyuncakları bebeklerle sınırlı değil tabiî ki; oyuncak tencere, tabak, kaşık da var. Bunları da tahtadan ya da topraktan kendileri yaparlarmış. Aslına bakarsanız hiç fena fikir değil. Bu oyuncaklar dedelerimizin ve ninelerimizin çocukluğunda oynadığı oyunlardan sadece birkaçı. Onlar oyuncaklarını bazen kendileri bazen de anne ve babalarıyla yapmanın keyfini çıkardılar. Bu da oyun oynamanın en güzel tarafıydı bence. Siz de dede ve ninelerinize hangi oyuncakları yaptıklarını sorabilir ve hangi oyunları oynadıklarını öğrenebilirsiniz.


Bir Kıssa Bir Hisse

Yalnız Kalan Ağacın Sonu

Rüzgargülü

4

Evin bahçesi erozyona meyilli bir yerdi. Toprak kaymasını önlemek için farklı türde ağaçlar dikilmişti. Ceviz, elma, incir ağaçları vardır. Bunların aynı zamanda meyvesinden de istifade ediliyordu. Bu ağaçlarla beraber sedir ağacı da büyümüş, kocaman olmuştu. En uzun ağaç oydu. Her mevsim biraz daha büyüyor, dalları genişliyordu. Artık sedir ağacı kendi kendini beğeniyor, diğer ağaçlara tepeden bakıyordu. Güzelliğiyle, boyu ile devamlı kibirlenen sedir ağacı bir gün, “Bu cevizi yanımdan alın, bu ne işe yarar, boyu da kısa zaten” dedi. Ve ceviz kesildi. Bir zaman sonra “Bu inciri de sökün!” dedi sedir

ağacı, “Çok kırılgan, dalları dayanaklı değil.” Ve incir ağacı oradan alındı. “Çevremdeki bu elma ağaçlarını kaldırın, yaprakları bir dökülür bir açar. Kuşlar da meyvelerini yemek için geliyor rahatsız ediyor. “dedi sedir ağacı. Ve elma ağaçları da ortadan kaldırıldı. Böylece sedir ağacı birer birer öteki bütün ağaçları kestirdi ve kocaman bahçenin tek hâkimi gibi görünüyordu. Ama bir gün çok yağmur yağdı, her taraf sel oldu. Fırtına koptu. Güzeller güzeli sedir ağacı bütün kuvveti ile direndi, uzun kökleriyle toprağa sarıldı, ama yanında onu koruyan başka ağaçlar bulunmadığı için rüzgâr sediri devirdi. Dallarını parçaladı ve sonunda sert bir esinti onu yere serdi.

Çizen: Emine ARSLAN

Seda ŞENGÜL


Den

yesi öl

Kendi Pilimizi Yapalım

At y e

Oğuzhan AKYILDIZ (TÜZDER Bilim Atölyesi)

Sonuç Tuz su içerisinde çözünerek iyonlarına ayrılır. Bu iyonlar elektriğin iletilmesini sağlar. Çinko ve bakır elektrotları arasında elektronların geçişi ile elektrik elde edilir. Bu elektrik ile ledin yanması sağlanır.

• Kavanozu üç plastik kabı dolduracak miktarda su ile doldurunuz. • Kavanoz içerisine 5 yemek kaşığı tuzu dökerek yemek kaşığı ile karıştırınız. • Tuzlu suyu, plastik kaplara paylaştırıp ve kapaklarını kapatınız. • 1 adet bakır ve 1 adet çinko elektrotu birbirine temas etmeyecek şekilde kapak üzerindeki delikler içerisinden geçiriniz. Bu işlemi diğer kaplar için de uygulayınız. • Krokodilli kabloları çinko, bakır sırası izlenecek şekilde uçlarından tutturunuz. • İlk ve son kaplardaki boşta kalan kablo uçlarını lede bağlayınız. • Ledin yandığını gözlemleyiniz.

Kendi pilimizi yapabilir miyiz ? Kendi pilimizi yapabilmemiz mümkündür. Metal çubuklar, iletken bir ortama daldırılırsa elektrotlar arasında bir potansiyel fark meydana gelir. Bu potansiyel fark, dışarıdan bir telle birleştirilirse elektron akmasına sebep olur. Böylece kendi pilimizi üretmiş oluruz.

5

3 adet plastik kap 3 adet delikli kapak 3 adet çinko elektrot 3 adet bakır elektrot 4 adet krokodil kablo 1 adet led 1 adet yemek kaşığı 1 adet kavanoz Su Tuz

Nasıl Yapılır?

Rüzgargülü

Çizen: Emine ARSLAN

Neler Lazım?


Zeynep’in Dünyası

AğaçlarBüyümek İçin Süt mü İçer? Nuran Ferhan CAN

Rüzgargülü

6

fideleri dikerdi. Onların büyümelerini gün be gün takip etmek çok heyecan vericiydi. Diktiğimiz fidanlar büyüdükçe diğer komşu çocuklarıyla ağaçlarımızın boylarını ölçer karşılaştırırdık. Ağaçlara tırmanıp istediğimiz meyveleri kendi ellerimizle toplayıp yemek ise en büyük zevkimizdi. “ Zeynep babasının kasabada geçen çocukluk hatıralarını dinlerken kasabaya geldiklerini fark etti. Oturduğu şehrin aksine büyük ağaçlar ve küçük evler vardı burada. Zeynep araba ile kasabanın sokaklarında ilerlerken büyük ağaçlara merakla

Çizen: Emine ARSLAN

“Topraktan ve çamurdan hiç çekinmez türlü oyunlar oynardık. Toprakta çiçek ve ağaç yetiştirmek için adeta birbirimizle yarışırdık. Herkes kendi evinin bahçesine anne ve babasıyla meyve fidanları ve sebze

bakıyor onlara tırmanmayı hayal ediyordu. Nihayet babasının doğup büyüdüğü büyük bir bahçe içinde tek katlı ahşap eve gelmişlerdi. Zeynep bir an önce bahçeye girip her yeri görmek istiyordu. Uzun zamandır kimse yaşamadığı için biraz bakımsız duruyordu. Ancak ev hala çok şirindi. Zeynep bahçede kocaman ağaçları gördü. Bu ağaçlar babasının yolda gelirken anlattığı çocukluğunda dikmiş olduğu fidanlar olmalıydı.


Rüzgargülü

Ağaçların köklerinde gözenekleri vardır. Bu gözenekler sayesinde toprakta bulunan mineralleri ve suyu emerek besin ihtiyacını karşılar. Yapraklarında bulunan gözeneklerle ise havada bulunan karbondioksiti alıp oksijen verir. Ağaçlar bu sayede hem solunum yapar hem de havayı temizler.

7

Ne kadar da büyümüşlerdi. Babasının çocukken diktiği ağaçlar da kendisi gibi zaman geçtikçe büyümüştü. Bu durum Zeynep’i küçük bir meraka sürükledi. Vakit kaybetmeden babasına soruverdi. “Ben büyümek için meyveler, sebzeler yiyorum, süt içiyorum. Susadığım zaman hemen su içiyorum. Ağaçlar da büyümek için süt mü içiyor? Ya da başka faydalı yiyecekler mi yiyorlar?” Babası tebessüm ederek; “Evet Zeynepciğim ağaçların da büyümek için faydalı besinlere ihtiyacı var. Ama onların beslenmesi bizimkinden biraz farklı” “Peki! Nasıl baba?” “Onlar meyve yemezler ya da süt içmezler. Kökleri ile topraktan beslenirler ve yaprakları ile de nefes alırlar.” “Nasıl yani, ağaçların ağzı köklerinde mi? “Hayır! Onların ağzı yok ama köklerinde bulunan küçük gözenekler toprakta bulunan faydalı besinleri almalarını sağlar. Susadığı zaman yine kökleriyle topraktaki suyu emerler ve susuzluklarını giderirler.” Zeynep babasını dinlerken bahçedeki büyük ağaçların acıkmış ve susamış olabileceğini düşündü. Onlara su vermek istedi. Babasıyla birlikte bahçedeki çeşmeden ağaçlara su taşıdı. O gün ağaçlar hakkında çok güzel bilgiler öğrenmişti.


Bir Deyim

Dereyi Görmeden Paçaları Sıvamak

Rüzgargülü

8

“İşin sonucunun nereye varacağını bilmeden bir işe başlama” anlamında bir deyimdir. Çölde kumlar ışığın yansıması ile uzaktan su gibi görünerek insanı yanıltır. Buna serap denir. Adamın biri ticaret için kervana katılır. Kervan yola çıkar. Adam iyice susamış. Sıcağın ve yorgunluğun etkisi ile serap görmeye başlamış. O güne kadar hiç serap görmeyen adam, uzakta bir yerde gözüne bir dere akıyor gibi görünmüş. Bu kadar suyu

gördüğüne sevinmeye başlamış. Suya gittikçe yaklaşıyormuş, sevinçle paçalarını sıvamaya başlamış. “Suya bak dere olup akıyor. Haydi, paçaları sıvayın da elbiseleriniz ıslanmasın.” demiş. Su zannettiği seraba girmek için paçalarını sıvamaya başlarken, içlerinden tecrübeli biri: “Oğlum, o gördüğün seraptır. Dereyi görmeden paçaları sıvama.” demiş.

Çizen: Esma GENÇ

Yunus KARADUMAN


Hoş Kokulu

Fesleğenim

Diğer ismim reyhan Diğer ismim Reyhan demiştim ya Kur’an-ı Kerim de Rahman suresinde “Ve o çimli taneler ve o güzel kokulu reyhan”

diye geçer. Peygamber Efendimiz ise “Her kime reyhan/fesleğen verilirse onu reddetmesin, koklasın. Çünkü o hafif ve kokusu güzeldir.”buyuruyor. Diğer bir hadis-i şerifte “Çocuk Allah’tan bir reyhandır. Onu kulları arasında taksim etmiştir…” Tıp alanında Allah’ın bir lütfuyla şifa kaynağı olarak insanların yanındayım. Çünkü birçok sıkıntılara çareyimdir; sindirim ve sinir sistemlerinde oluşan rahatsızlıkları gidermeye yardımcıyımdır. Daha birçok sağlık alanında fayda sağlamaktayım. Hoş kokum sinek ve bazı böcekleri uzak tutar. Bu yüzden insanlar da yaşadıkları ortamlarda beni bulundurmayı severler. Sizler de etrafınızdakilere benden bahsedin ki beni herkes tanısın ve benden haberdar olsunlar.

9

Ben hoş kokulu fesleğenim. Diğer ismimle de reyhan çiçeği. Sonbahara kadar 50-60 santimetre uzayabiliyorum. Büyüdükçe dallarımın uç kısımlarında çiçekler açıyor. Bana dokunanın ellerinde hoş bir koku bırakıyorum. Bahçe ve balkonlarda yetiştirilmek için toprağa dikilme zamanım mayıs ayıdır. Siz de bu ay bir fesleğeninizin olmasını istiyorsanız işte size ipuçları; öncelikle benim tohumumu ekmek için gübreli bir toprak lazım. Bunun yarısını saksıya dolduruyorsunuz. Üzerine tohumlarımı serpip kalan toprağı da tohumlarımın üzerine örtüyorsunuz. Güneşi çok severim. Güneş gören yerlerde daha iyi büyürüm. 15-20 gün içinde büyümeye başlıyor, 5-6 santimetre boya ulaşıyorum. En güzel tarafım, ferahlatıcı güzel bir kokumun ve hoş bir tadımın olması. Mutfakta, farklı ve daha güzel lezzetler için salatalarda kullanılırım. Ferahlatıcı güzel bir kokum var, demiştim ya, işte bu yüzden esans yapımında kullanılırım.

Rüzgargülü

Çizen: Esma GENÇ

Tuğba KAYA


Bulmacalar

Hazırlayan: Selman ASLAN

1

2

RENKLİ BULMACA 3

YUKARIDAN AŞAĞIYA:

4 5

6

7 8 9

10 11 12

13

14

15

1- Mor menekşeden daha iri ve menekşegillerden başka bir bitki olarak taç yaprakları renk renk olan ve bundan dolayı alaca menekşe de denilen çiçek. 3- Kırmızı veya beyaz renkte, etli, sulu tek çekirdeği olan bir meyve ağacı. 4- İstanbul'u fetheden Osmanlı Padişahı. 8- Günü gününe tutulan hatıra, muhtıra. 11- Bardağa sıcak su konduğu zaman ısınarak aldığı hal. 13- Bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılması. 15- Üstün nitelik, meziyet, kıymet. 16- Kendisinden hisse çıkarılan hikaye.

16

17 18 19

Rüzgargülü

10

SOLDAN SAĞA:

2- Denizde, gölde yapılan spor. 5- Dünyamızı çevreleyen yoğun gaz tabakasının adı. 6- Çok zeki olan kimse, deha. 7- Nisan sayımızda bir hikayede tilkiyi çiftlikten uzaklaştıran kümes hayvanı. 9- Sonuç alınamayan bir iş, yarım kalan bir durum karşısında kullanılan bir deyim. Planlanmış olan bir iş her hangi bir sebeple olmadığı zaman, iş .... denir. 10- Sıcak suyla birden temas eden bardağın dış tarafının iç kısım kadar hızlı ısınamaması üzerine bardakta meydana gelen durum. 12- Cismin yoğunluğu sıvının yoğunluğundan fazla ise cismin uğradığı durum. 14- Buğdaygillerden, bahçelerin, yol kenarlarının ve parkların yeşillendirilmesinde yararlanılan çok yıllık bitki. 17- Mor renkli ve güzel kokulu bir çiçek. 18- Nisan sayımızdaki hikayede; testiye taş atarak suyu gagası ile içebileceği seviyeye getiren kuş. 19- Aklından geçirmek, göz önüne getirmek.

ŞİFRE


ON FARK BULMACASI İki resim arasındaki on farkı bulunuz?

V O Z Z V G T

D N Y K R H E R A F Z T M N V U V M E T

Balık isimlerini bulmacadan avlayabilir misin? Bazı harfler birden çok balık için kullanılmış olabilir.

Z E E G T I Ö K E F A L Y R R

U V R A F T O R K İ N O S

Sayıları Toplayalım R N G E N K O S E I O Ğ T M N U O K U N M

ALABALIK KILIÇ BALİNA LEVREK ÇUPRA LÜFER KARAGÖZ MERCAN KEFAL MEZGİT

M M U N K Ü P M

14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22 Sayılarını aşağıdaki kutulara öyle bir yerleştirin ki her taraftan topladığınızda sonuç 54 olsun.

=54 =54

ORKİNOS PALAMUT SAZAN SOMON YUNUS

=54 +

+

+

54 54 54

11

T L M Y T E S U G A Y U N Y U T S E H R K U T

K I L I Ç S Ü L G F V K A B M E A L A E C R A L Z T A B İ G P G A N İ A Ö L A T L Z I R C A N K E Z M Y I U V U F B T R N T D E B I Ç U P R A

Rüzgargülü

BALIKLI BULMACA


Kübra’nın Günlüğü Mehmet Serdar ATEŞ

Rüzgargülü

12

Hayat Kurtaran Bilgi Bugün babam elinde büyük bir paket ile işten eve geldi. Önce anneme selam verdi. Sonra ağabeyimle bana “Çocuklar size önemli hediyeler getirdim.” dedi. Babam hediye deyince biz çok sevindik. Merakla paketi açtık. Babam bize çeşitli bilim ve kültür ansiklopedileri getirmişti. Abim “Baba bu kitaplar için teşekkür ederiz, ancak ben genelde internetten araştırma yapıyorum. İnternette her türlü bilgi var.” dedi. Babam, “Haklısın oğlum. İnternette birçok bilgi var. Ancak internetteki bilgilerin doğruluğu konusunda sıkıntılar var. Bu getirdiğim kitaplar ise konunun uzmanlarınca hazırlanmış. Yani buradan öğreneceğin bilgiler daha doğru.” Annem “Babanız haklı çocuklar. Bilginin doğru olması çok önemlidir. İnternetteki bilgilerin doğruluğunu onaylayan bir kurum yok. Bazen çok yanlış bilgilerle karşılaşabiliyoruz. O yüzden doğru bilgi kaynağı her zaman olduğu gibi kitaplardır.” Babam, “Evet. Annenizin dediği gibi doğru bilgi için kitaplar çok önemlidir. Peki bu kitapları neden aldım biliyor musunuz?” Abimle beraber “Neden aldın babacığım.” dedik. Babam “Bugün bir arkadaşım anlattı. Kitaplardan öğrendiği küçük bir bilgi onun hayatını kurtarmış.” Babam anlatmaya başladı: “Arkadaşım Orman idaresinde çalışıyor. Bundan 7-8 yıl önce komşu bir vilayette büyük bir orman

yangını çıkmış. Amirleri yangına yardım için komşu vilayete ekip göndermişler. Arkadaşım da bu ekiple birlikte gitmiş. Yangın çok büyükmüş. Havadan helikopterler yangını söndürmeye çalışırken, diğer ekip de yangının büyümesini önlemek için iş makineleri ve itfaiyelerle yangınla mücadele ediyorlarmış. Bazen rüzgar aniden yön değiştiriyor, alevler onlarca yılda yetişmiş ağaçlara sıçrıyor bir anda ortalık alev topuna dönüyormuş. Yangınla mücadelenin üçüncü günüymüş, büyük bir alan yanmış, ormanda yaşayan birçok hayvan ateş içinde kalmış, yangından çıkan siyah dumanlar adeta gök yüzünü karartmış. Arkadaşım ve ekipleri yangına bir an önce müdahale etmek için sabırsızlanıyormuş. Yangın söndürme şefi onları bir tepeye görevlendirmiş. Yangın söndürme aracıyla tepeye


Rüzgargülü

Babam kitaplardan bir tanesini eline aldı. İşaret koyduğu sayfayı açtı. “İşte burada yazıyor.” Dedi. Kitabı bize göstererek “Arkadaşım bu kitaptan okumuş ve öğrenmiş. Araçtan kazma ve kürek almış, ağaçların olmadığı, toprağı kolay kazılan bir alan bulmuş. Kazma ve kürek yardımı ile toprağı kazmış, kazdığı çukurun etrafını itfaiye aracındaki su ile ıslatmış. Sonra dumandan zehirlenmemek için ağzını bir bez ile örtmüş, kazdığı çukura girip üstünü toprakla örtmüş.” Annem “Alevler onu yakmamış mı?” Babam, “Sol kolu ve sırtının bir kısmı çukurun dışında kalmış. Bu yerler biraz yanmış. Yangın bitene kadar çukurdan çıkmamış. Kurtulmak için devamlı Allah’a dua etmiş. Herkes onu yangında kayboldu sanırken yanan ormanın içinden çıkmış. “Siyah dumanlar içinden çıkan bir gölge gibiydim. Yangın alanından çıkıp kurtarma ekiplerine doğru yürüdüğümü görenler öyle mutlu oldular ki anlatamam. Mutluluk çığlıkları hâla kulaklarımdan silinmedi” dedi.” Babam derin bir nefes aldı. Sonra “Çocuklar anladınız mı? Bilgiyi kaynağından, kitaptan okumak ne kadar önemli” dedi.

13

Çizen: Elif KILINÇ

çıkmışlar. Arkadaşım tepeye çıkmadan önce şefe “Şefim rüzgar yön değiştirirse kaçabilmemiz için iş makineleri ile bize kaçabilecek bir yol açtır.” demiş. Sonra ekip tepeden yangına doğru su sıkmaya başlamış. Kısa bir süre sonra korktukları başlarına gelmiş. Rüzgar aniden yön değiştirmiş ve yangın ekiplerinin bulunduğu yere doğru esmeye başlamış. Yangın o kadar hızlı üstlerine doğru ilerliyormuş ki ne yapacaklarını şaşırmışlar. Araçlarını yangından çıkarabilecekleri bir yol bulamamışlar. Bütün yollar ateş içinde kalmış. Çaresiz kalmışlar. Arkadaşları yangın söndürme araçlarını bırakıp kaçmışlar. Arkadaşıma “Arabanı bırak sen de kaç demişler.” Ancak o bir umut yangın arabasını da kurtarmalıyım diye çabalamış. Ancak nafile etrafı ateş ile çevrilmiş. Alevlerin ortasında kalmış. Aracı kurtarma imkanı kalmamış. İşin kötüsü kendi canı da tehlikede imiş.” “Şefinden, kaçabilmek için yol yapmasını istemiş. Şef, yapmamış mı?” dedim. Babam, “Yangın o kadar çabuk yön değiştirmiş ki, iş makinesi yolu açacak zaman bulamamış. Rüzgar ve yangın buna fırsat vermemiş.” Abim, “Arkadaşın yangından nasıl kurtulmuş?” Babam, “Arkadaşımın hayatını bugün size getirdiğim kitaplardan okuduğu bir bilgi kurtarmış.” Hepimiz çok meraklanmıştık. Bu bilgi ne olabilirdi? Babam “Evet çocuklar orman yangınında alevlerin ortasında kalsanız hayatta kalmak için ne yapardınız?” Abimle birbirimize baktık ne yapabilirdik ki! Çözüm üretemiyorduk.


Dâhi Sayılar

1

Mehmet TÜRKDOĞAN

Yumurtanızı 12 dakika kaynatmak istiyorsunuz. Ancak ne var ki elinizde 2 kum saatiniz var ve biri 9 dakikalık diğeri 6 dakikalık. Bu işi nasıl çözersiniz?

Rüzgargülü

14

3

2

Bir su deposuna her gün içerisindeki su kadar su ilave ediliyor. Bu su deposu 10 günde dolduğuna göre yarısı kaç günde dolar?

Bir temizlikçi bir konağın bazı odalarını temizlemek istiyor. Bugün işe başlayarak günde 3 oda temizlerse pazar günü işi bitirebilecek. Günde 5 oda temizlerse cuma günü bitirebilecek. Acaba bugün günlerden nedir?

4

Bir bisikletli 1 km yolu, arkadan rüzgar olduğunda 3 dakikada, önden rüzgar olduğunda ise 4 dakikada alıyor. Bu bisikletli rüzgarsız bir havada aynı uzunluktaki yolu kaç dakikada alır?

6


7

Yaz sıcağında oyun oynayan üç çocuk dinlenmek için bir ağacın altına otururdular ve uyuyakaldılar. Onlar uyurken arkadaşlarından biri gelip onların yüzlerini boyadı. Uyandıklarında birbirlerini bakınca gülmeye başladılar. Herkes diğer ikisinin birbirine güldüğünü düşünüyordu. Ancak içlerinden biri gülmeyi kesti. Çünkü kendi alnının da boyalı olduğunu anlamıştı. Bunun nasıl farkına vardı?

15

Gece yarısı yağmur yağdıysa 72 saat sonra havanın güneşli olma ihtimali var mıdır?

Rüzgargülü

6

5 5

Çok ayaklı böcekler üzerinde araştırma yapan bir bilim adamı 6 ayaklı, 8 ayaklı ve 4 ayaklı 3 ayrı cinsten böcekler toplamıştır. Bu bilim adamı böceklerin ayaklarını saydığında 612 ayak tespit ediyor. Her cins hayvandan eşit sayıda olduğuna göre bilimadamı toplam kaç böcek üzerinde araştırma yapmıştır?


Rüzgargülü

16

ŞÜKREDİYORUM

Çizen: Ahmet TOLUNALP


SİZDEN GELENLER

Aziz ACAROĞLU Berk e ÖZOĞLU / Kocaeli Çiçekleri Keşfediyor Emir EMİROĞLU / İS TANBUL Okuduğu kitabın kapa ğını çiziyor

Rabia Büşra Öztürk 1A / Antalya Yaz geliyor

Dahi Sayılar: 1. İki kum saati de aynı anda başlatılır. 6 dakikalık bittiğinde yumurta kaynatılmaya başlanır ve aynı anda 9 dakikalık kum saati ters çevrilir. Çünkü 9 dakikalık kum saatinde 3 dakikalık zaman kalmıştır.9 dakikalık kum saati bitince(3 dakika geçmiş oluyor.) ters çevrilir ve bitince de yumurta ocaktan alınır. 2. 9 günde dolar – Her gün içerisindeki su kadar ilave diliyorsa 10 günden bir önceki güne giderseniz 9 yani yarısı kadar su olduğu anlaşılır. 3. Çarşamba

Pazartesi

Salı

Çarşamba

Perşembe

Cuma

Cumartesi

Pazar

3

3

3

3

3

5

5

4. 24/7 dakikada. Adamın hızına v diyelim, rüzgarın hızına R diyelim. Yol = hız X zaman olduğu için yolların eşitliği kullanılabilir. Rüzgar arkadan estiğinde gideceği yol: 3. ( v+R) Rüzgar önden estiğinde ise

4. (v-R) 3. (v+R)= 4. (V-R) Bu denklemden 24/7 sonucun ulaşabiliriz. 5. 102 hayvan (102/3=34’er hayvan 34x4+34x6+34x8=612) 6. Hayır, 72 saat yani 3 gün sonra yeniden gece yarısı olacağından ve geceleri güneş olmadığından havanın güneşli olması mümkün değildir. Ancak kutuplarda altı ay gece altı ay gündüz hesabını katmamak lazım. 7. İçlerinden A şöyle düşündü. “Hepimiz kendi yüzümüzün temiz olduğunu düşünüyoruz. B yüzünün temiz olduğuna inanarak C’nin boyalı yüzüne gülüyor. Ama B benim yüzümün temiz olduğunu görseydi C’nin neden güldüğünü merak ederdi. Çünkü o durumda C2nin gülmesi için bir sebep olmazdı. B böyle bir durumda olmadığına göre, C’nin benim yüzüme güldüğünü düşünüyor. Demek ki benim yüzüm de boyalı.”

19 14 21 =54

Sayıları Toplayalım:

20 18 16 =54 15 22 17 =54 +

+

+

54 54 54

17

Soldan Sağa: 2 Yüzmek, 5 Atmosfer, 6 Dahi, 7 Horoz, 9 Suyadüştü, 10 Çatlama, 12 Batmak, 14 Çim, 17 Menekşe, 18 Serçe, 19 Düşünmek. Yukarıdan Aşağıya: 1 Hercai, 3 Kiraz, 4 Fatih Sultan Mehmed, 8 Günlük, 11 Genişleme, 13 Hikaye, 15 Değer, 16 Kıssa. Şifre: Ne Güzel Asker

Rüzgargülü

Bulmacanın Cevapları


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 8  
Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 8  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement