Page 1


‹çindekiler

Adım Hurma: Hem Gıdayım Hem Deva Tuğba KAYA

2 Yönleri Bilirim Yolumu Bulurum!

6

Hilal TERZİ

Dedemin Kütüphanesi

13

Fatih BENZER

Bir Bakraç Yoğurt Seda ŞENGÜL .................... 1 Kırmızı Mercimekten Kırmızı Havuç............. 4 Deney Atölyesi Oğuzhan AKYILDIZ................... 5 Kübranın Günlüğü Mehmet Serdar ATEŞ ........ 8 Düşün Keşfet Mehmet TÜRKDOĞAN................ 10 Hiç Düşündünüz mü? Habil BALCI................... 12 Bulmacalar Selman ASLAN ............................... 14 Çizgi Hikaye Ahmet TOLUNALP ....................... 16 Sizden Gelenler ............................................... 17

editörden

Ramazan ayı geldi. Sahurlar ve iftarlar hazırlanıyor. Bu sayımız ramazan sofraları gibi zengin, renkli ve bereketli. Ramazan ayının vazgeçilmezi hurma, sayfalarımızda başköşede. Hurmanın nasıl yetiştiğini, insana benzeyen özelliklerini bu yazıda okuyacaksınız. “Bir bakraç yoğurt” hikayesini okuduğunuzda fazla hayal kurmanın zararlarını ve elindeki ile yetinmenin ne kadar önemli olduğunu öğreneceksiniz. Parmak izi deneyi, Hazreti Allah’ın insanları nasıl farklı farklı yarattığına sadece bir misal. Yusuf, dedesinin kütüphanesinde kitaplara bakıyor. Çocukluğunda dedesi hangi kitapları okumuş her ay size bir kitabı paylaşıyor. Bu ay “Süt başında” adlı bir minik hikâyeyi sizin için buldu. “Hiddetle kalkan zararla oturur.” mesajını da almayı unutmayın. Bir de bu sayıda “Biber Acı mıdır Yakıcı mıdır?” sorusunun cevabını bulacaksınız. Biber her ne kadar yakıcı da olsa vücudumuz için iyi tarafları olduğunu da unutmayalım. Bulmacalar, Düşün-Keşfet bölümleri ile beyin jimnastiği yapmanın keyfini çıkarın. Bilemediğiniz sorular olursa arkadaşlarınızdan ve büyüklerinizden yardım alabilirsiniz.

Rüzgargülü Dergisi Sayı: 10 • Temmuz 2013 Fazilet Neşriyat A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Harun ÖZDEMİR Yayın Editörü: Ümit YÜKSEL Sanat Yönetmeni: Osman TURHAN Grafik Tasarım: Sedat YAZILITAŞ Yayın Kurulu: Abdullah ÖZBEK, Adem FİDAN, Mustafa CAN, Ahmet TOLUNALP, Mehmet TÜRKDOĞAN, Tunahan COŞKUN, Erhan GÖÇMEZ, Halil KARACA, Yunus KARADUMAN, İbrahim ERTÜRK, Ahmet Adil ADAL Yönetim Yeri: Bağlar Mah. Mimar Sinan Cad. No:52 Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL Baskı ve Cilt: Fazilet Neşriyat ve Tic. A.Ş. Yazı İşleri: 0212 657 88 00 / 156 Email: bilgi@insanvehayat.com


Bir Kıssa Bir Hisse

Bir Bakraç Yoğurt

1

Yumurtalarını satarım. O paraları biriktirir, kendime bir cep telefonu alırım, bir de güzel elbise alırım. Yok, telefonum dokunmatik olsun. Bir de bluutooth kulaklık alırım. Cep telefonumu her yerde kullanmaya başlayınca, herkes döner döner bana bakar. Ben de hiç aldırış etmiyormuş gibi yaparak elimi cebime şöyle atarım.” O kadar derin hayallere dalmıştı ki, gururla elini havaya kaldırıp, cebine atınca, elindeki yoğurt dolu bakraç düşüverdi. Yoğurtlar yere döküldü. Herkes ona baktı. Hayal kurayım derken, elinde bulunanları unutması ona iyi bir ders oldu. Annesi ona yoğurdu satması için değil, akrabalarına götürmesi için vermişti.

Rüzgargülü

Annesi, sütü mayalayıp yoğurt yapmıştı. Yoğurtları bakraca koymuştu. Bakraç, bakırdan yapılan bir çeşit minik kova idi. Yoğurdu bilerek plastik bir kova veya kaba koymuyordu. Çünkü plastik kap, yoğurdun tadını muhafaza edemiyordu. Bakraçtaki yoğurtlardan akrabalarına da gönderecekti. Köy yoğurdu yiyip ağzının tadını bulsunlar, dedi. Çocuğunun eline yoğurdu tutuşturdu. Sıkı sıkı da tembihledi: “Dikkatli ol bakracı düşürme.” Çocuk, elinde bakraç yoğurdunu taşıyarak gidiyordu. Yolda yürürken aklına kötü bir fikir geldi. Yoğurdu satıp kazanacağı parayı düşünmeye, bu para ile neler yapabileceğini hesaplamaya başladı: “Yoğurdu satar, parasıyla da iki tavuk alırım. Tavuklar her sabah yumurtlar.

Çizen: Esma GENÇ

Seda ŞENGÜL


Adım Hurma Hem Gıdayım Hem Deva Tuğba KAYA

Kimilerine göre “Peygamber yiyeceği” kimilerine göre “Medine baklavası” ama asıl ve sizin tanıdığınız ismimle “hurma”. Birçok defa sofralarınıza müsafir olmuşumdur. Ramazan ayında oruçlar benimle açılır ve böylece oruçlu ağızlara giren ilk lokma olma şerefi bana nasip olur. Hac ve umreden gelenler de, mukaddes topraklardan bir hediye olarak, ziyarete gelenlere beni ikram ederler. Sofralarınıza müsafir olarak; kendimi sizlere daha yakından tanıtmak istiyorum. Benimle tanışmak istersiniz değil mi? Hadi o zaman hep beraber hurmanın dünyasına!

Rüzgargülü

2

İlk önce ağacımı anlatayım Anayurdum Arap yarımadası ve Kuzey Afrika ülkeleridir. Ama günümüzde buralarla birlikte Amerika, Avustralya ve Güney Asya ülkelerinde

de yetiştirilmekteyim. Türkiye’de Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde az miktarda yetiştirilirim. Gökyüzünden ışığımı topraktan da suyumu almak en büyük ihtiyacımdır. Toprağa dikildikten 4-5 yıl sonra meyve vermeye başlar, 10-15 yıl içerisinde ise en verimli zamanıma ulaşırım. Ömrüm 150 yıl kadardır. Ağacımın gövdesi, kesilmiş dallarımın kalıntıları ile kaplı ve silindir şeklindedir. Birçok ağaca nisbetle daha dik ve kalın bir gövdeye sahibim, uzunluğum 25 metre kadardır. Ağacımın tepe kısmında bulunan ince yapraklarla dolu, yaklaşık 3 metreye kadar uzayan ince ve tüysü dallarım, gösterişli bir tacı andırır. Benim hurmalarım, ağacımın üst kısmında bulunan bu dallar arasında oluşurlar ve ağacımdan yılda 100-150 kg. hurma elde edilir. Çok çeşitli ağaç türlerim olduğundan her damağa uygun hurmayı bulmanız mümkündür. Hurma ağacım önce çiçek açar. Bir müddet sonra küçük ve yeşil meyvelerim oluşur. Zamanla bu meyvelerim büyür kızarır ve tatlılaşır. 6 ay gibi bir zaman dilimi içinde olgunlaşan hurmalarım yaş ve kuru olarak yenilebilir.


İnsana benzeyen özelliklerim Hiç duydunuz mu bilmiyorum ama benim en farklı özelliğim insana çok benzeyen bir ağaç olmamdır. Benim de dişi, erkek ve yavru ağaçlarım var. Nasıl ki başı olmayan bir insan yaşayamazsa, benim ağacımın da başı koparıldığı anda ölür. Ağacım bir insan gibi nazlıdır, ilgi ister ve hassastır. Ağacım çekirdek yoluyla çoğaltılsa bile en iyi yöntem “yavrulama” adı verilen tabirle, anne ağaçtan çıkan filizlerin uygun bir şekilde toprağa dikilmesi ile olur. Ve bu yavru filizler önce anne ağacın yakınına dikilir. Çünkü anne ağacın yakınına dikilmeyen yavru hurma fidanı büyüyemez. Ama biraz geliştikten sonra başka uygun bir yere alınabilir. Böylece bu hurma fidanı hem anne ağaç ile aynı lezzete sahip olur hem de kısa bir sürede gelişir ve çekirdekten yetişen ağaçtan daha sağlıklı olur.

Rüzgargülü

Özelliklerimden biri de insan için gerekli olan vitamin, kalsiyum, yağ, protein, mineral, karbonhidrat, demir gibi besin kaynaklarının hepsinin bende bulunmasıdır. Birçok besinden alabileceğiniz bu gıdaları ben tek başıma karşılarım. Bu yüzden bir insan sadece benim meyvemi yiyip su içse hayatını devam ettirebilir. Zaten Peygamber Efendimiz döneminde de bunun misalleri çoktur. Onlar yemek olarak çoğu defa benim meyvemi yemişler ve sağlıklı bir hayat sürmüşlerdir. Kendimi tam ifade edemedim; fakat ben öyle bir nimetim ki; her şeyimden faydalanılır. Hem bir yiyeceğim hem de içecek! Meyvelerim hem yaş yenilir hem de kuru! Hem bir gıdayım hem de deva! Hem bir tatlıyım hem de meyve! Dallarımdan baston yapılır; liflerimden hasır, sepet gibi eşyalar. Böylece A’dan Z’ye her şeyimle insanoğluna hizmet veririm.

3

Her derde devayım


Kırmızı Mercimekten Kırmızı Havuç Sibel SEMERCİ Mercimekten havuç deyince aklınıza yemek yapmak ya da mutfak gelebilir. Gerekli malzemeleri söylediğimde ve nasıl yapıldığını anlattığımda çok farklı bir şeyin ortaya çıktığını göreceksiniz. İlk önce malzemeleri toplayalım.

Malzemeler

Yapılışı

Poşet dosyayı huni şeklinde sarıp, içerisine mercimekleri dolduruyoruz. Havuç şeklini verdiğimiz poşetin ağzını bantlıyoruz. Daha sonra yeşil kartonla havucun yapraklarını yapıyoruz...

Rüzgargülü

4

Havucun Faydaları *Havuçta A,C,B1,B2 vitaminleri vardır. *Bazı gıda zehirlenmelerini önler. *Yarım kilogram havuçta vitamin, kalsiyum, demir ve potasyum mineralleri bulunur ve bunların büyük bölümü kabuğun altındadır. *Havuçları kabuğunu soymadan yemek daha faydalıdır.

Fotoğraflar: Batı Akdeniz Anaokulları / ANTALYA

Kırmızı mercimek Poşet dosya Yeşil karton Makas Yapıştırıcı


Den

Oğuzhan AKYILDIZ

1

Deney için lazım olanlar

3

Parmak İzi Mucizesi

1 paket talk pudra 1 adet siyah fon kağıdı 1 adet koli bandı 1 adet makas 1 adet plastik tabak

Parmak izi Allah’ın insanlara lütfettiği nimetlerden bir tanesidir. Çünkü Parmak izi her insan da farklıdır. Günümüz teknolojisiyle kullanım alanlarına bakıldığında bunu görmekteyiz. Mesala, suç olaylarının aydınlatılmasında, hesaplara girişte elektronik parmak izleri kullanılır. Bu parmak izleri, doğal şifredir.

Fakat yakından bakıldığında bu girinti ve çıkıntıların gerek birbirine mesafeleri, gerek eğimleri, gerekse izledikleri yön bakımından çok fazla farklılıklar vardır. Bu farkı sizler de test edin.

2

Deneyin yapılışı • Talk pudrayı plastik tabak içerisine boşaltınız. • Siyah fon kağıdını 5 X 5 cm boyutlarında makas ile kesiniz. • Tabak içerisindeki pudranın üzerine baş parmağınızı bastırınız. • Parmağınıza yapışan fazla pudraları dökmek için hafiften parmağınızı silkeleyiniz. • Pudraya bastırılmış parmağınızı koli bandının yapışkan kısmına bastırınız. • Koli bandı üzerine çıkan parmak izinin net gözükmesi için siyah fon kağıdının üzerine yapıştırınız.

5

İnsanların parmaklarının ucunda yer alan ve bir haritaya benzeyen, girintili çıkıntılı yapıya parmak izi denir. İnsan gözüyle bakıldığında son derece karmaşık bu yapı, her insanda aynı gibi gözükmektedir.

Rüzgargülü

Fotoğraflar: Batı Akdeniz Anaokulları / ANTALYA

yesi öl

Hepimizin Parmak İzi Aynı mıdır ?

At ey


Yönleri bilirim Yolumu bulurum! Hilal Terzi

Pilot, kaptan ya da bir ordu komutanı olsanız kaybolma ihtimaliniz pek yoktur. Simdi düşünün doğada bir geziye çıktınız. Daha önce gitmediğiniz bir yer ise kaybolabilirsiniz. Etrafınızda yolunuzu, yönünüzü soracak kimse de yoksa iş başa düştü. Tam kayboldum derken bazı basit usüllerle yönünüzü bulabilirsiniz. Yön nedir? Yön, belli bir noktaya göre, bir yerin bulunduğu taraftır. Örneğin evimizi tarif ederken bulunduğumuz noktaya göre yönünü söyleyerek tarif ederiz.

Yönleri ne amaçla kullanırız? Nerede olduğumuzu anlatmak, bir yeri bulmak veya bulunduğumuz yeri tarif edebilmek için yönleri kullanırız. Yönler kaça ayrılır? Yönler ana ve ara yönler olarak ikiye ayrılır. Dört ana yön vardır. Bunlar kuzey, güney, doğu ve batıdır. Ara yönler ise kuzeydoğu, kuzeybatı, güneydoğu ve güneybatıdır. Yön bulma en çok kimin işine yarar? Yön bulma işi en çok havacılar, gemiciler, askerler ve turistlerin işine yarar.

(ŞİMAL)

KUZEY

Kuzeybatı

(GARP)

BATI

Rüzgargülü

6

Güneybatı

GÜNEY (CENUP)


Pusula ile Yön Bulma: Yönleri en kolay ve doğru bir şekilde pusula ile bulabiliriz. Pusulayı düz bir zemine koyduğumuzda ibresi daima kuzeyi gösterir. Yanınızda pusula yoksa güneşe yönünüzü dönmelisiniz. Güneş ile yön bulma Güneş’in yardımıyla da yönümüzü bulabiliriz. Bunun için bir değnek ve iki taşa ihtiyacımız var. 100 santimetre boyunda değneği toprağa dik şekilde saplayınız. Değneğin yere düşen gölgesinin uç noktasına bir taş koyup işaretleyin. 15-20 dakika kadar bekleyin. Sonra değneğin gölgesinin yer değiştirdiğini görürüz. İkinci taşı değneğin bu yeni gölgesinin düştüğü yere koyun. İlk koyduğunuz taştan, ikinci taşa doğru bir çizgi çekin. İşte, bu çizgi size batı-doğu yönünü gösterecektir. Güneş doğudan doğup batıdan battığı için, değneğin gölgesi Güneş’in izlediği yönün tersine doğru uzar. Şimdi sol ayağınızı birinci taşın hizasına ve sağ ayağınızı da ikinci taşın hizasına koyun. Bu durumda yüzünüz kuzey tarafa

AL)

EY

P)

Taş ve yosun ile yön bulma Ağaçların güney tarafı güneş gördüğü için yosun tutmaz. Ancak ağaçların güneş görmeyen tarafı, yani kuzeyi gösteren tarafı yosun tutmaktadır. Bu yüzden ağaçların yosun tutan tarafına bakarak yönümüzü bulabiliriz. Aynı işlem yosun tutan taşlar içinde geçerlidir. Bu da yoksa aya bakarak yönünüzü bulabilirsiniz. Bunu da siz öğrenin, bir gün lazım olabilir. Bunlarla da yönünüzü bulabilirsiniz 1. Kerteriz alarak yön bulma 2. Kutup yıldızı yardımı ile 3. Mezar taşlarına bakarak 4. Kol saati yardımıyla 5. Karınca yuvaları 6. Aya bakarak 7. Harita ile 8. Bazı bitkiler ile

Kuzeydoğu

(ŞARK)

DOĞU

7

Güneydoğu

Rüzgargülü

EY

bakıyordur. Vakit gece ise diye bir soru duyar gibiyim? O zaman ağaçlar bize yardımcı olabilir.


Kübra’nın Günlüğü Mehmet Serdar ATEŞ

Yolu Kısaltan Sohbet

Rüzgargülü

8

Bugün akraba ziyaretine gitmeye karar verdik. Ailece arabamıza bindik ve Afyon’a doğru yola çıktık. Bir süre sonra annem abime “Hatırlıyor musun, sen küçükken çok soru sorardın. Sorunun birisi bitmeden diğeri gelirdi.” Abim, “Aklıma gelmiyor şimdi. ” Babam, “Bir tanesini söyleyeyim. Yine bir gün yolda giderken, ‘ayba kaç gidiyo?’ diyordun. Ben cevap vermeyince ‘8-7 ile gidiyo’ demiştin. Yani araba 87 km hızla gidiyor demiştin çok gülmüştük.” “Abim gibi zeki bir çocuktan da zaten böyle bir davranış beklenir.” Dedim.

Babam, “Arabanın göstergesine bakmadan arabanın hızını hesaplayabilir misiniz?” dedi. Abim, “Baba nasıl hesaplayalım. Bizim hızölçerimiz yok ki!” Abimle ikimiz arabanın hızını nasıl hesaplayacağımızı düşünmeye başlamıştık. Annem, “Peki, hız hesaplanamaz mı?” diye sordu. Abim, “Hız, yol bölü zaman formülü ile hesaplanır. Bu durumda yol, yani birim zamanda gidilen mesafeyi bulmamız lazım.


Çizen: Esma GENÇ

9

Babam, annem ve abim güldüler. Annem, “Siz o kadar çok soru soruyordunuz ki, sorularınıza mantıklı cevap verebilmek için babanla ikimiz çok zorlanıyorduk.” Abim, “Şu anda aklıma çok soru geliyor ancak sizi yormamak için sormuyorum. Eve geri dönünce hepsini soracağım.” Annem ve babam abimin son sözünden çok hoşlanmışlardı. Araba yine gülücüklerle doldu. Ve gülüşmeler devam ederken Afyon’a gelmiştik bile. Arabada o kadar güzel bir muhabbet vardı ki, yolun nasıl bittiğini anlayamamıştık.

Rüzgargülü

Ama Nasıl?” dedi. “Abi bak. Sağımızda mesafe tabelaları var. Her 10 km’de bir tane var.” Abim çok mutlu oldu. “Aferim benim kardeşime. İki tabela arasında geçen zamanı saatimiz ile ölçebiliriz. Sonra küçük bir matematik işlemi ile arabanın hızını bulabiliriz.” dedi. Abim saatindeki kronometreyi çalıştırdı. Araba 10 km mesafeyi 7 dakika 30 saniyede kat etti. Babam, “Şimdi arabanın hızını hesaplamak için hem mesafe hem de zaman var. Arabanın hızı kaçmış?” Abim, “ 7 dakika 30 saniye 450 saniye eder. 1 saat ise 3600 saniyedir. 10 km’yi 450 saniyeye böler sonra da 3600 ile çarparsak. Arabanın hızını 80 km/saat olarak buluruz. Babacığım göstergede hız kaçı gösteriyor?” Babam “Hesabınız doğru. Bu hesaplama ile arabanın göstergesini test etmiş olduk.” “Benimle ilgili ne hatırlıyorsunuz? Güzel bir hatıra var mı?” diye sordum. Annem, “Olmaz olur mu kızım. Sen de abin gibi devamlı soru sorardın. Bir gün evimizin duvarlarını boyuyorduk. Sen ‘Duvarları neden boyuyorsunuz?’ diye sordun. Bende sana duvarlar kirlendi. Temiz olsun diye boya yapıyoruz.” Demiştim. Babam, “Ben de hatırladım. Kübra verdiği cevapla bizi çok şaşırtmıştı.” Abim, ne cevap verdi, diye anneme sorduğunda, annem; “Anneciğim, siz duvarı temizlemiyor, boya ile kirin üstünü kapatıyorsunuz.’ demişti.


t e f ş e K n ü ş ü D

1

Mehmet TÜRKDOĞAN

1

a

b

c

d

2

3

10

3

Yukarıdaki 1 ve 2 numaralı şekil arasında bir alaka vardır. Aynı alakayı düşündüğünüzde 3 numaralı şekle karşılık gelen şekil aşağıdakilerden hangisidir?

1

Rüzgargülü

2

2

Yukarıdaki şekilleri inceleyiniz. 1 ve 2 numaralı terazi dengededir. Buna göre, 3 numaralı terazinin de dengede durması için soru işaretinin olduğu kefeye kaç tane elma koyulmalıdır?


27

37

17

47 = 777

Bir bisiklet yarışında bisikletçilerden birisi yarışa başladıktan bir süre sonra, ne kadar yol gittiğini gösteren kilometre levhasında iki rakamlı bir sayı görür. Bundan bir saat sonra gördüğü kilometre levhasında ise ilk gördüğü iki rakam yer değiştirmiş olarak yer almaktadır. Bir saat sonra ise levhada bu iki rakam ortasında bir de 0 (sıfır) görür. Bu bisikletçinin saatteki hızı kaç kilometredir?

4

İki nesne arasındaki benzerliği kullanarak verilen bir nesneye karşılık gelen nesneyi bulmaya Analoji denir. Örnek: Doktora göre Hastane ne ise Öğretmene göre …………………….. odur. Bunu şu şekilde ifade deriz: Doktor - Hastane : Öğretmen ……………. Doktor ve hastane arasındaki ilişki “kişi - yer” ilişkisidir. Buna göre öğretmenin çalıştığı yerin okul olduğunu bulabiliriz. Siz de aşağıdaki noktalı yerlere gelecek kelimeleri bulunuz. a) Uzunluk – metre b) Keşif – kaşif c) Adil – adalet d) Ansiklopedi – bilgi

: Zaman -…………………… : İcat - …………………….. : Sadık - ……………….. : Gazete - …………………

11

5

57

Rüzgargülü

3

Aşağıdaki eşitliği doğru hale getirmek için kutucuklara sırasıyla hangi işlemleri koymamız gerekir? (işaretleri sırasıyla yerleştiriniz.)


?? Hiç

Biber Acı mıdır Yakıcı mıdır?

Rüzgargülü

12

Habil BALCI

Çoğumuz biberi acı diye biliriz. O yüzden biber yemekten de çekiniriz. Bazen de acı olmayan biberi bulmak için işin uzmanından yardım isteriz. Bilinenin aksine biber acı değildir. Acı tatlının zıttıdır. Acıya misal, kinin (tropikal bir bitki) veya greyfurdun tadı gösterilebilir. Biber ise acı değil yakıcıdır. Bunun tersi ise serinletici/ ferahlatıcıdır. Buna misal olarak nane veya mentol verilebilir. Peki, biberin yakıcılığı nereden geliyor? Biberin yakıcılığı içinde bulunan kapsaisin adı verilen bir tür maddeden kaynaklanır. Bu madde, biberin etli kısmında ve tohumlarında bulunur. Bu sebeple ucu pek yakıcı olmayan biberin yenildikçe yakıcılığı daha çok hissedilir. Biberden ağzımız yanınca çoğumuz ne yapacağımızı şaşırırız. Aklımıza hemen su içmek gelir ve bunun bir işe yaramadığını görürüz. Peki, nasıl oluyor da biberin yakıcı tesirini su gideremiyor? Sebebi basit, yağ ve su kesinlikle birbirlerine karışmaz. Biberin yakıcılık veren maddesi yağlı olduğu için ne kadar

su içerseniz için onunla birleşmez. Yakıcılığı gidermek için en iyi metot ekmek yemektir. Ekmek bu yağın yakıcılığını ortadan kaldırır. Bir diğer etkili yol da süt içmektir. Sütün içindeki kasein maddesi, bir temizleyici vazifesi üstlenir. Biberin yağı ile karışarak ağzınızın yanmasından sizi kurtarabilir.


Dedemin Kütüphanesi Ben, dedemin en küçük torunu Yusuf . Dedemin çocukluğunu hep merak etmişimdir. Çocukluğunda hangi kitapları okumuştu? Babamın söylediğine göre dedem “ayaklı kütüphane” gibiymiş. Çok kitap okumuş, okutmuş. Dedemin daha çocukken hangi kitapları okuduğunu görmek için kütüphanesini baştan sonra taramaya karar vermiştim. İşim çok zor, bu kadar kitabın hepsini tek tek okumam gerekecekti. Bu kitaplardan sizlere de her ay bir bölüm paylaşacağım. Bu ay 1914 yılında çıkarılan “Çocuk Dostu” dergisinden kedilerin süt macerası dikkatimi çekti. Umarım siz de benim gibi düşünürsünüz.

Çizen: Esma GENÇ

Abdullah SALİMOĞLU

Süt Başında

Rüzgargülü

13

Kavga ettiler. Pamuk haykırıyordu: “Ben senden büyüğüm, evvela ben içeceğim.” Mircan bağırarak cevap verdi: “Söz büyüğün, süt küçüğün! Anlıyor musun?” İkisi de illa kendi sözü tutulsun, diyordu. Birbirlerine fena baktılar… Hıhh… Hıhh… diye tokat attılar. Çanak devrildi, süt yere döküldü. “Hiddetle kalkan zararla oturur.”


Bulmacalar

Hazırlayan: Selman ASLAN

RENKLİ BULMACA SOLDAN SAĞA:

4 Arının barınağı,evi. 5 Kalıplaşmış söz öbeği, tabir. 6 Elma,armut gibi ağaçların genel ismi. 7 Gök bilimi. 10 90-100 santimetre yüksekliğinde güzel ve iri çiçekli çok yıllık bir süs bitkisi. 13 Fetheden anlamında bir isim. 15 Peteklerin geometrik şekli. 16 Muhammed bin Ahmet isimli Harzemşahlar ülkesinde yaşayan özellikle de astronomideki çalışmaları ile tanınan bilim adamının meşhur ismi. 17 Çiçek tozu.

YUKARIDAN AŞAĞIYA:

Rüzgargülü

14

1 Bir zamanların yazı makinesi. 2 Salatalara yemeklerde kullanılan üzüm veya elmadan yapılan sıvı. 3 Arıların peteklerini yapmak için salgıladıkları yumuşak ve sarı madde. 8 Gözlem. 9 Okulların uzun süre tatil edildiği eğitim öğretim yılı sonundaki tatil. 11 Çalışkanlığı ile taktir toplayan bir hayvan. 12 Arıların bal depo etmek için yaptığı düzgün altıgen ağızlı, bal mumu yuvacıklar topluluğu. 14 Başkasının malını habersiz, izinsiz alan kimse.

ŞİFRE


RESİM BULMACA

Resim parçalarından hangi ikisi bu resmin gerçek parçası değildir? Ne kadar hızlı bulabilirsin?

KAYIK SAL TEKNE SANDAL TAKA GEMİ VAPUR ŞİLEP Y İ U R K S U A O Y

TANKER SUMOTORU RORO PİRİREİS BARBAROS HAYREDDİN PAŞA

C M L A I

T O U Y H K

E T T O B Y

K O R O R O

N R M F R P

E U P W U İ

P G Z G P K L F B A R B A R O S R

U L E E V A A I R

A M L A D M K E

İ İ P N V I K

Ş U A A P N

R S T A A

H M O W N İ

A G İ B O R

Y D M S Y E

R P A G U İ

E L D P Z S

29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37 sayılarını aşağıdaki kutulara öyle bir yerleştirin ki her taraftan topladığınızda sonuç 99 olsun.

Y A K Ş A U T A C D K F J E

D İ N N T K T Y O O

=99 =99 =99 +

+

+

99 99 99

15

Deniz ile ilgili bu kelimeleri bulmacadan avlayabilir misin? Bazı harfler birden çok kelime için kullanılmış olabilir.

Sayıları Toplayalım

Rüzgargülü

DENİZ BULMACASI


Rüzgargülü

16

DÜNYANIN DENGESİ

Çizen: Ahmet TOLUNALP


SİZDEN GELENLER Çilek Sınıfı Saray Anaokulu / Düzce

Duygu Kaya 1-A / Antalya

Çizdiği resimleri mektup ile gönderen Reyhan Arap’a teşekkür ederiz./ Antalya

61 ve 106’dır.Aralarındaki sabit fark 45) 5. a) saat (uzunluğu metre, zamanı saat ölçer), b) mucit (keşfi kaşif yapar, icadı mucit yapar), c) sadakat (adil kişi adalet sahibidir, sadık kişi sadakat sahibidir.), d) haber (ansiklopedi bilgi ihtiva eder, gazete haber ihtiva eder.) Sayıları Toplayalım:

34 29 36 =99 35 33 31 =99 30 37 32 =99 +

+

+

99 99 99

SİZDEN GELENLER: Siz de oyun, resim, çizim ve fotoğraflarınızı bilgi@insanvehayat.com adresine gönderin. Biz de sizin için yayınlayalım.

17

Soldan Sağa: 4 KOVAN, 5 DEYİM, 6 MEYVE, 7 ASTRONOMİ, 10 ZAMBAK, 13 FATİH, 15 ALTIGEN, 16 BİRUNİ, 17 POLEN. Yukarıdan Aşağıya: 1 DAKTİLO, 2 SİRKE, 3 BALMUMU, 8 RASAT, 9 YAZTATİLİ, 11 ARI, 12 PETEK, 14 HIRSIZ. Şifre: BİRUNİ Düşün-Keşfet: 1. D (1 ve 2 numaralı şekil arasında zıtlık alakası vardır. 3 numaralı şeklin renk ve yön b zıtlıkları D seçeneğidir.) 2. 8 (Meyvelerin birbiri cinsinden değerlerini bulursak, işimiz kolaylaşır) 3. X , + , - , X 4. 45 (Bisikletçinin levhada gördüğü sayılar sırasıyla 16,

Rüzgargülü

Bulmacanın Cevapları


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 10  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement