Page 1


r e l i k e d n i ç ‹

Bir Dua Bir Nasihat

17

Haz.: Tuğba KAYA Res.: Osman TURHAN

Küçük Uykucu

2

Habil BALCI

Hep Şükredelim Şükran APAYDIN 1 Küçük Uykucu Habil BALCI 2 Bir Deyim Hilmi ÜNAL 4 Tebessüm Dünyası A. Adil ADAL 5 Ailenle Öğren İbrahim ERTÜRK 8 Boncuk Göz Ömer VEHBİ 10 Bulmaca Selman ASLAN 12 Dahi Sayılar Mehmet TÜRKDOĞAN 14 Zeki Kelimeler Tunahan COŞKUN 15 Çizgi Hikaye Ahmet TOLUNALP 16

Geçmişten Günümüze “SOFRA“ Halil KARACA

6

editörden

Güneşin Doğuşunu Seyret… Kış geldi, soğuklar başladı. Rüzgargülü kapınızı çalmaya devam ediyor. İçimizi ısıtacak ne var, bu ay derseniz; “Hep Şükredelim” şiiri bize verilen nimetler için bir teşekkür ederek başlıyor. Arkadaşımız bize yardım etse bir şey verse hemen teşekkür ederiz. Hazreti Allah’a da bizi yarattığı ve güzel bir dünya sunduğu için şükür etmeliyiz. Biliyorsunuz ki insanlara teşekkür etmeyen Allah’a da şükür etmezmiş. “Küçük Uykucu” hikâyesi sizi yanıltmasın. Ağaçlar, kuşlar erken uyanmışlar, sen uyursan onların güneşten önce nasıl uyandığını göremezsin. Erken kalk ki güneşin etrafı nasıl aydınlattığını görmenin keyfini yaşa. Atalarımız ne demiş “Gün doğmadan neler doğar.” Çok uyuyacağım diye Allah’a ibadeti, tabiatın uyanışını kaçırma derim. İşinde çok kararlı isen bir deyim söyleyeyim sana, gemileri yakmak. Biraz da tebessüm etmekte fayda var. Ama başkalarını rahatsız edecek derecede gülmek uygun olmaz. Dünyada sadece biz yaşamıyoruz. Tabiatı her mevsim yeniden keşfetmek lazım. “Boncuk Göz” masalı, kışın yiyecek bulamayan hayvanların yardıma muhtaç olduğunu anlatacak. Sonra “Sofra” ya oturacağız. Sofanın geçmişten günümüze nasıl bir yol aldığını okuyacaksınız. Yemekler yenilecek, dua edeceksiniz. Ayrıca testler, bulmacalar, dahi sayılar, zeki kelimeler çözülmek için sizi bekliyor…

Rüzgargülü Dergisi Sayı: 4 • Ocak 2013 Fazilet Neşriyat A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Harun ÖZDEMİR Sanat Yönetmeni: Osman TURHAN Yayın Editörü: Ümit YÜKSEL Grafik Tasarım: Sedat YAZILITAŞ Kapak İllüstrasyon: Selçuk AKYILDIZ Yayın Kurulu: Abdullah ÖZBEK, Adem FİDAN, Mustafa CAN, Ahmet TOLUNALP, Mehmet TÜRKDOĞAN, Tunahan COŞKUN, Erhan GÖÇMEZ, Habil BALCI, Yunus KARADUMAN, İbrahim ERTÜRK, Ahmet Adil ADAL Yönetim Yeri: Bağlar Mah. Mimar Sinan Cad. No:52 Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL Baskı ve Cilt: Fazilet Neşriyat ve Tic. A.Ş. Yazı İşleri: 0212 657 88 00 / 156


Hep Şükredelim Şükran APAYDIN

Allah’a inanmayı, Küçük yaşta öğrendim. Allah’ım her şeyimizle Bizi yoktan var ettin.

1

Kötülüklerden sakınıp, Emirlerini dinlerim. Verdiklerine şükreder, Sana dua ederim.

Rüzgargülü

Gökyüzünü yıldızlarla, Güneş ve ay ile süsledin. Sayısız rızıkları, Hep insanlar için verdin.


Küçük Uykucu Habil BALCI

Rüzgargülü

2

Güneş kendisini pembe bulutların arasından göstermeye başlamıştı. Uykucu Fikret yatağında uyurken masasının üstündeki saat ‘Tik tak tik tak uyan artık kalk.’ diye seslenmeye başladı. Küçük Fikret bunu duymadı bile. Pencereye yakın bir ağaçta yuva yapan küçük kuş içeriye baktı. -Küçük dostumu ben uyandıracağım. Her gün beni ekmek kırıntılarıyla besliyor, diye ötmeye başladı. Öttü, öttü, öttü. “Haydi kalk uyan artık!” diye sesleniyordu kendince. Fakat, küçük uykucu duyar mı? Bahçede bütün kuşlar da uyandı, hepsi ötüşmeye başladılar. Sabah rüzgarı “Bu küçük uykucuyu ben tanıyorum” dedi. Dün, elinde rüzgar gülünü uçururken dost olmuştum. Penceresinden girip onun yanına varacağım, elbet uyanır. Yavaşça pencerenin kanadının altından süzüldü. Fikret’in yüzünde esmeye başladı. Fakat küçük uykucu kımıldar mı? Bu esnada kümesteki horoz söyleniyordu:


Bir Hikaye

Rüzgargülü

3

Çizen: Esma GENÇ

“Benim efendimi kimse benim kadar tanıyıp sevemez. Mutlaka benim uyandırmamı bekliyordur, sesleneyim.” Horoz kanatlarını açtı ve çırpınarak ötmeye başladı. Mini mini sarı civcivler bu sesle uyandılar. Güvercinler uçmaya başladı, ovalardaki kuzular bile “me me me” diye seslendiler. Zavallı horoz sesi kısılıncaya kadar öttüğü halde küçük uykucuyu uyandıramadı. Bu şekilde zaman geçiyordu. Güneş yavaş yavaş bulutlardan sıyrıldı, gökte parlamaya, dünyayı ısıtmaya başladı. Yavaşça kümesteki tavuklara baktı, hepsi kalkmıştı. Ağaçlara baktı, kuşlar uyanıktı. Yüzünü Fikret’in penceresine çevirir çevirmez, uyuyan dostunu gördü. Camlardan geçerek küçük uykucunun gözlerine bakmaya başladı. Bu bakış, geç de olsa Fikret’in uyanmasına yetti. Nihayet Fikret ‘Anne anne’ diye seslenmeye başladı. Annesi Fikret’e şu güzel nasihatte bulundu; “Oğlum, bak güneş uyanmış, sen uyumuş kalmışsın. Büyük adam olmak istiyorsan, güneşten önce uyanmalısın.” Bugünden sonra Fikret güneş doğmadan kalkmaya başlamıştı.


Bir Deyim

Gemileri Yakmak Hilmi ÜNAL

Bir maksada, bir sonuca ulaşmak için çaba göstermenin daha iyi olacağına; işi yarıda bırakmanın veya geri dönmenin daha tehlikeli olduğunu anlatmak için söylenen bir deyim. Bu sözün hikâyesi şöyle: Tarık bin Ziyad (Ziyad’ın oğlu Tarık) Endülüs’ü fetheden Müslüman bir kumandandı. Tarık bin Ziyad, Endülüs’ü almak için görevlendirilmişti. 711 yılında, kendi adını taşıyan Cebel-i Tarık sahiline çıktı. Endülüs’ü almaya kararlıydı. Hücum anında askerleri geri çekilmesin diye adaya geldikleri gemileri yaktı. Yanan gemileri seyreden askerlerin şaşkın bakışları arasında onlara şu tarihi sözleri söyledi: “Askerlerim, önünüzde düşman, arkanızda deniz. Zaferden başka kurtuluş yolu yoktur.” Bir iş için bütün hazırlıkları yapan ve o iş için bütün cesaretini ortaya koyanlara “gemileri yakmış” denir.

y b

siyah ördek Rüzgargülü

4

CAN SIKICI BiR YER!

KAFESLERDE ASLANLAR, KAPLANLAR, MAYMUNLAR, ÖRDEKLER…

ÖRDEKLER Mi?!


m ü s s e b te dünyası A. Adil ADAL

ınav İkinci Soru Kısa Not hazırlıksız s ri e il ı c n ın b re a ğ v ö rın ce Öğretmen, öğrencilere: Öğretmen urat, sorula medi. M r. ri e v r ra a te k is a y k a a yapm - Sizlere sorular soracağı ırakm m. Birinci soruyu evapsız da b rum.’’yazdı. Yazılı C . u rd o iy m bilene ikinci soru sorulmay bil iyo m il B t ’’ o ra n la k ac ü ak. Şimdi söyle oru üş bakalım Ahmet, bir hindin Bilemediği s en öğretmen Murat’a d in rk ka ç tane tüyü vardır? u notları okun eyecanla sordu: 95 67 tane tüyü vardır öğretmen th im!... verdim, ama verince Mura p a v e c a c a ıs k Ne re ra de n la öğ re ru ndin bunu? . -Hocam so , diye sordu ım ld a t o Öğ n re tm k enim, hani birinciyi bilen neden düşü e ikinci so ru yu so rm ay r ac e ak d : tın n , ız! e im tm t verd Öğre a, kısaca no b a v e c a c a ıs -İyi ya k

NAT A V HAY HÇESİ BA

IZ MERHABA, ÖRDEK YANILIYORSUN; BEN KARDEŞ. NEREYE ÖRDEK GiDiYORSUN? DEĞiLiM!

5

MERHABA!

Matematik Ödevi yle bakkala gitti: te lis r bi de in el h, Abdulla an di. Kilosu 525 lirad - Bakkal amca, de , 280 adan 11 kilo pirinç 7 kilo şeker, 630 lir ç lira eder? liradan 9 kilo un ka oruz fiyatlardan satmıy - O senin dediğin kü sen o kadar ağır yü pirinci, unu. Hem ? nasıl götüreceksin abakma amca, fiyatl - Sen ağırlıklarına ematik yle. Bu benim mat rının toplamını sö ödevim!...

Rüzgargülü

Sekizin Yarıs ı Öğretmen Erh an’a sorar: - Sekizin yarı sı kaç eder? Erhan: - Eninden mi, boyundan mı öğretmenim? Öğretmen: - O da nasıl s oru öyle? Erhan gayet soğukkanlı: - Nasıl olacak öğretmenim ortasından k eserseniz sek ? Eninden ve tam izin yarısı sıf Boylu boyun ır olur. ca kesilirse y arısı üç olur! !!


Geçmiten Günümüze

“Sofra”

Halil KARACA

Sofranın Tarihi

Sofra, Arapça “sufra”dan gelir. Sofra yerine geçen tepsi ve sini Çin kökenlidir. Tepsi (Kaşgarlı Mahmud adlı alimin kitabında “tevsi” şeklindedir. Pişmiş et konan büyük ahşap kap, ağaçtan oyulmuş sini, sofra anlamlarında bir kelimedir. Moğolca’dan Balkan dillerine kadar yaygındır.. Türkçe’den Bulgarca, Sırpça’ya da geçmiştir. Sofra kültürü, Osmanlı sarayının bütün teşrifatıyla kurumlaştığı dönemde de devam etmiştir. İkinci Mahmud’un yetmiş iki kişilik, Abdülaziz’in kırk kişilik sinileri varmış. Osmanlı sarayının sandalye ve masaya tam anlamıyla geçişi Dolmabahçe Sarayı ile olmuştur. Şehir halkının masaya geçişi ise daha yenidir. Yer sofrası köylerde ve bazı ailelerde de hala devam etmektedir.

Rüzgargülü

6

Nasıl Kurulur?

Sofra, ister ahşaptan olsun ister bakır sini kullanılsın, ister kumaştan olsun kurulup kaldırılan bir eşyadır. Altına serilen örtü ile yiyenler elbiselerini korurlar. Dökülecek artıkları ziyan ederek veya sonradan üstüne basarak günaha girme tehlikesinden de kurtulurlar. Sofra

bezinde kalanlar, yenilen yemeğe göre, tavukların, kuşların payına düşer.

Sonunda Dua Edilir

Sofra adabı konusunda en önemlisi, yemeğin Avrupa’da olduğu gibi duayla başlamamasıdır. Her işte olduğu gibi besmele ile başlanacaktır. Ama esas yemek duası, yemeğin sonuna doğru yapılır. Antropoglar bu hususta bir çalışma yapmışlar.


Avrupa âdeti dua, Afrika ve başka yerlerde tespit edildiği gibi, yemek bulunduğu zaman şükretmek için yapılmazmış. Yemeğin -avınkutsanması, yenmesini engelleyici maddi manevi niteliklerinden arınması çabasından kaynaklanırmış. Rivayet edilir ki Sibirya’da ayı avcılarının, ayı avlamadan ve ağaç kesmeden önce ayıya ve ağaca ondan ne istediklerini anlatmaları ve rızasını almaları gerekirmiş. Onun için yemekten önce dua ederlermiş. Yemek eğlence değildir. Fakat hiç konuşmamak da mekruhtur. En iyisi güzel ve fayda veren bilgilerden bir miktar bahsetmektir. “İnsan yemeğin pişmesini beklemiş, soğumasını bekleyememiş,” sözü doğru olsa gerek. Çünkü birçok kitapta sıcak yemeğin zararları ayrı bir konu olarak ele alınmıştır.

Hep Beraber Sofraya Oturmadan Önce... * Yemekten önce ve sonra ellerinizi yıkayın. * Sofraya ailenizle beraber oturun. * Yemekten önce besmele çekin. * Tabağınıza yiyebileceğiniz kadar yemek alın. * Herkesin beraber yediği yemeklerde kendi önünüzden yiyin. * Tabağınızda yemek bırakmayın. * Tabağı ekmek parçasıyla sünnetleyin. * Yemek duası yaparak verdiği nimetler için Allah’a şükredin. * Ve hep beraber “Âmin” deyin.

7

* Ekmek kırıntılarını toplayın. Rüzgargülü

Çizen: Sevgi İÇİGEN

* Sağ elinizle yemeye dikkat edin.


A‹LENLE Ö⁄REN İbrahim ERTÜRK

Test (6-10 ya) 1) Saçımızı hangi nesne ile tararız? a) Tas b) Tarak

c) Sabun

2)Hastalıklardan korunmak için C vitamini almalıyız.Aşağıdakilerden hangisinde C vitamini diğerlerinden daha fazladır? a) Süt b) Bal c) Mandalina 3)Aşağıdaki nesnelerden hangisi daire şeklindedir? a) Tekerlek b) Makas c) Kalem 4)Vücudumuzda oldukça fazla olan, hayati sıvı nedir? a) Süt b) Kan c) Meyve suyu 5)Karşısına geçip baktığımızda, tıpa tıp kendimizi gördüğümüz eşya hangisidir? a) Telefon b) Duvar c) Ayna …………………………………………………………………….

Boluk Doldurma

Rüzgargülü

Dogru mu Yanlı mı? Sağlıklı olmak için, her çeşit besinden yeterli ve dengeli yemeliyiz. D/Y Yaz mevsiminde kalın elbiselerimizi giymeliyiz. D/Y

TEST : 1.b 2.c 3. a 4. b 5. c BOŞLUK DOLDURMA 1.Buzdolabı 2. Dikkatli 3. Emniyet

8

*Yiyecek ve içeceklerimizin bozulmaması için, içine koyduğumuz ve mutfağımızda bulunan eşya ………… dır. *Yolda karşıdan karşıya geçerken, çok ……….. olmalıyız. *Arabaya bindiğimizde mutlaka ………….. kemerini takmalıyız. …………………………………………………………………….


Peygamberimiz 1- Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem……… yılında ………..’de doğmuştur. Miladi ……. yılında ……. yaşında iken kendisine peygamberlik vazifesi verilmiştir. 2- Aşağıdaki isimlerden hangisi Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem’in kızlarından birinin ismi değildir? a) Hazret-i Ümmü Gülsüm b) Hazret-i Zeyneb c) Hazret-i Aişe d) Hazret-i Fatıma 3- Aşağıdakilerden hangisi Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem’in güzel ahlaklarından biri değildir? a) Misvak kullanmak b) Konuşurken sesini aşırı yükseltmek d) Musafaha yapmak c) Selam vermek 4- Aşağıdakilerden hangisi Peygamber Efendimiz’in mukaddes emanetlerinden biri değildir? a) Kur’an-ı Kerim c) Hacer’ül Esved b) Sakalı Şerif d) Hırkayı Şerif

‹mkansız Tekerleme Bu çorbayı nanelemeli mi de yemeli, nanelememeli mi de yemeli?

3. 10 tilki, 8 kedi, 20 tavuk ne yapar?

Rüzgargülü

2. Dişim var ağzım yok?

PEYGAMBERİMİZ 1. 571, Mekke, 610, 40 2. c 3. b 4.c

1. Şehirden şehire koşarım, köyden köye giderim fakat hiç hareket etmem?

9

Bilmece - Bildirmece

BİLMECE BİLDİRMECE 1.Yol 2. Tarak 3. Gürültü


Bir Masal

BONCUK GÖZ

Rüzgargülü

10

Ömer VEHBİ

Bir varmış, bir yokmuş. Mevsimlerden ilkbahar gelmiş, ağaçlar çiçek açmış. Yaz güneşiyle meyveler olgunlaşmış. Sonbaharda ağaçların yaprakları dökülmüş, mevsimlerden kış gelmiş. Yeryüzünü bembeyaz bir örtü kaplamış. Yer beyaz, gök mavi renk olmuş. Ağaçların dalları, yaprakları beyaz pamuk şekeri gibi kar ile kaplanmış. Yeryüzünün kar ile kaplanması sincapların yiyecek bulmasını zorlaştırmış. Ormanda yaşayan sincap ailesinin en küçüğü Boncuk Göz annesinden yiyecek istemiş. Annesi yiyeceklerin çok az kaldığını, karlar eriyene kadar yiyeceklerini idareli olarak kullanmaları gerektiğini söylemiş. Boncuk Göz, yiyecek bulabilmek için annesinde izin istemiş. Annesi küçük sincaba “Her taraf kar, dikkatli ol.” dedikten sonra izin vermiş. Bunun üzerine Boncuk Göz ormanda yiyecek bulmak için yola koyulmuş. Boncuk Göz karda koşuyor, taklalar atıyor, arada bir arkasına dönüp ardında bıraktığı ayak izlerine bakıyor, çok mutlu oluyormuş. Karlar üzerinde o kadar koşmuş ki evden uzaklaştığının farkına varamamış. Ormanda bir ses işitmiş. Sesin geldiği yöne doğru bakmaya başlamış. Kızak kayan sevimli bir kız çocuğu onu görmüş ve ona doğru geliyormuş. Hemen büyük bir ağaca tırmanmış. Kalbi hızlı hızlı çarpıyormuş. Çocuk kızağını ağacın önünde durdurmuş. Sincap’ın bu karda yiyecek bulamayacağını düşünmüş. Torbasından yiyecek çıkarıp ve Boncuk Göz’e uzatmış. Boncuk Göz karnının aç olduğunu biliyormuş; ama bir türlü sevimli kızın yanına yaklaşmıyormuş. Ya bu sevimli kıza güvenip yiyecekleri yemek için yanına gidecek ya da oradan uzaklaşacakmış. Küçük kız yiyeceklerden kuşlara verdiğini görünce onun kötü biri olmadığını anlamış. Ve kızın elindeki yiyeceklerden önce ürkerek, sonra karnı doyuncaya kadar yemiş. Küçük kız Boncuk Gözü çok sevmiş. Başını okşamak için elini uzatmış, Boncuk Göz küçük kızın bu hareketinden memnun


Rüzgargülü

11

olmuş. Küçük kız yiyecekleri sincaba verdikten sonra eve doğru tekrar yola çıkmış. Sincaba yiyecek verdiği için çok mutlu olmuş, bunu anne ve babasına anlatmış. Annesi “Kızım sincaptan korkmadın mı?” demiş. Küçük kız “Önce korktum. Sonra karda yiyecek bulamadığını düşündüm. Kendi yiyeceğimden ona verdim.” Babası, “Demek ki sincap senin iyi niyetine güvenmiş, o da senden korkmamış.” Kızı böyle güzel bir şey yaptığı için sevinmiş. Küçük sincap da annesinin yanına varmış. Başından geçenleri annesine anlatmış. Annesi “Bugünkü yemek nasibin bu küçük ve iyi kalpli kız sayesinde imiş.” Boncuk Göz küçük kızı çok sevmiş tabii ki küçük kız da Boncuk Gözü.


Bulmacalar Hazırlayan: Selman ASLAN

GÖLGEM HANGİSİ

iKi RESiM ARASINDAKi 10 FARKI BULABiLiR MiSiN?

Trafik Bulmaca

arToplaya t n lım Ma

Rüzgargülü

12

Arkadaşlarımızı mantara ulaştırabilir misin?

Sevgili arkadaşım merhaba! Yukarıdaki kelimeleri bulmaca içerisinden bularak üzerlerini çizdiğinde kalan harfleri sırası ile oku şifreyi bul!


Arkadaşım Merhaba! Mor kareleri hangi kare grubu Hangisi Tamamlar Dikkatli tamamlayarak bir bütün oluşturabilir? Bulabilir misin?

Çöpler Nereye?

13

YUKARIDAN AŞAĞIYA SOLDAN SAĞA 1. Ne geçmişim 3. Biz biz idik Ne geleceğim Otuz iki kız idik Ortada bir yerdeyim. Bir sıraya dizildik. 2. Küçük bakkal, 7. Küçücük bir kuşum var, Dünyayı yutar. Çiçek gider hoşuna, 4. Ben giderim o gider, Uğrar her çiçeğin başına, Üstüme gölge eder. Emek çeker boşuna. 8. Gece gündüz durmadan yürür 5. Bahriyeli sürü asker, Yazın gelir kışın gider. Zamanı arkasından sürür. 6. Dağdan gelir taştan gelir, 9. Fareyi görür koşar, Köpeği görür kaçar. Bıyıklı enişten gelir, Havuçları yemekten gelir. 10. Bir top gibi kırmızı, 9. Dala kondu pek çok, Meyvelerin şen kızı, Olur yeşili sarısı, Kiş dedim hiç yok. Hem ekşisi hem tatlısı 11. Yeşilken yerinden ayrılmaz, Sararınca yerde gezer. 12. Çarşıdan aldım bir tane, Eve geldim bin tane.

Rüzgargülü

Bilmeceli Bulmaca

Yeldeğirmeninin dikdörtgenleri kaç tanedir sence?

CEVAPLAR: SOLDAN SAĞA: DİŞ, ARI, SAAT, KEDİ, ELMA, YAPRAK, NAR YUKARIDAN AŞAĞIYA: ŞİMDİ, AĞIZ, ŞEMSİYE, LEYLEK, TAVŞAN, KUŞ HANGİSİ TAMAMLAR: E, GÖLGEM HANGİSİ: C


Dahi Sayılar Mehmet TÜRKDOĞAN

1

Bir oduncu 12 metre uzunluğundaki bir odunu 3 eşit parçaya 12 dakikada bölmüştür. Bu oduncu aynı uzunluktaki başka bir odunu 4 eşit parçaya kaç dakikada böler?

3

Bir kırtasiyede bir dolmakalem ile bir silginin toplam fiyatı 21 TL’dir. Bir silgi bir dolmakalemden 20 TL daha ucuz olduğuna göre, bu kırtasiyede 2 silginin fiyatı kaç TL’dir?

2

BU CÜMLEDE ……………….. HARF VAR. Yukarıdaki cümlede söylenenin doğru olması için noktalı yere yazı ile hangi sayı yazılmalıdır?

4

İki katlı bir otoparkın alt katındaki bir araç üst kata geçerse iki kattaki araç sayısı da eşit oluyor. Eğer üst kattaki bir araç alt kata inerse, alt kattaki araç sayısı üst kattaki araç sayısının iki katı oluyor. Bu otoparkta toplam kaç araç vardır?

3. 1 (Silgi : a Dolmakalem: a+20 2a+ 20 = 21 a=0,5) 2. Yirmi üç CEVAPLAR: 1. 18 (3 eşit parça için 2 defa da kesmesi lazım. Her bir parçayı da 6 dakikada keser. 4 eşit parça için 3 defa kesmesi gerekir. Bu da toplam 18 dakika eder.)

Rüzgargülü

4. 12 (Araca a dersek, 1. Kat =a 2. Kat= a+2 Alt katta 2 araç fazla Üstten alt kata bir araç inerse 2(a-1) =a+3 2a-a = 3+2 a=5)

14

5. 53

5

KÜÇÜK + BALKON = 13 BİDON + BEŞİK = 15 GÜÇLÜ + GÜZELLİK = ? Yukarıdaki soru işaretinin yerine kaç gelecek?


Zeki Kelimeler

Hazırlayan: Tunahan COŞKUN

A

Ç

Ğ

A

A

Ş

Y

İ

N

ALBİAN

E

K

İ

L

E

Ğ

İ

R

SU

NUY

3

Merhaba çocuklar terazimiz çok hassas. Elma, armut ve serçenin karşılıklarını tartmaya çalışıyoruz. Sizce terazide boş kısma kaç tane elma gelmeli.

15

2

Yukarıdaki akvaryumda harflerin yerleri değiştirilerek verilmiş. Suda yaşayan canlıları bulmamıza yardımcı olabilir misiniz?

Rüzgargülü

1

Merhaba çocuklar size bir atasözü mesajımız var. Şifreyi çözerek, gizli atasözünü bulabilir misiniz?

CEVAPLAR: 1. AĞAÇ YAŞ İKEN EĞİLİR 2. HAMSİ, YUNUS, FOK, BALİNA, YENGEÇ, KARİDES 3.ÜÇ ELMA


Rüzgargülü

16

AZIKsIZ ÇIKMA YOLA

Çizen: Ahmet TOLUNALP


Bir Dua Bir Nasihat

Hazırlayan: Tuğba KAYA Resimleyen: Osman TURHAN

Dua

Allah’ım! Beni en güzel amellerle en güzel ahlâk sahibi olmaya ilet, senden başka güzel ahlâka götürecek yoktur. Allahım, beni kötü amel ve kötü ahlâktan uzaklaştır.

Nasihat

Bir genç yaşından dolayı yaşlılara hürmet etse, Cenabı Hak da onu yaşlılığında hürmet eden kimselerle karşılaştırır.

Rüzgargülü

17

(Hadis-i Şerif)


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 4  
Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 4  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement