Page 1


r e l i k e d n ‹çi

Akıllı Serçe Mustafa CAN

Kübra’nın Günlüğü: Yere Düşünce Kalkmasını Bilenler Serdar ATEŞ

4

Uyanık Horoz

12

Mehmet ÇAPAR

Hiç Düşündün mü? Halil KARACA .... 1 Gökyüzünün Rengi Nasıl Değişiyor? Ahmet Adil ADAL ................................... 2

Bir Deney Oğuzhan AKYILDIZ ............. 5 Bir Deyim Yunus KARADUMAN ........... 8 Mor Renkli Menekşeyim S. ŞENGÜL. 9 Bulmaca Selman ASLAN ..................... 10 Dahi Sayılar Mehmet TÜRKDOĞAN ... 14 Zeka Küpü Tunahan COŞKUN ............ 15 Çizgi Hikaye Ahmet TOLUNALP ......... 16

6

editörden

Sizden Gelenler ................................. 17 Bu ay yeni, yepyeni bölüm ve konular dikkatinizi çekecek. Birbirinden farklı yazılara zihninizde yer açın. Her gün güneşin doğuşunu batışını görüyoruz. Gökyüzü, sarıdan kızıla farklı renklere bürünüyor. Gündüzleri ise mavinin tonlarıyla kaplanıyor. Bu renk değişikliğinin sebebini bu sayıda öğreneceğiz. Mor renkli menekşeye, niçin mor dendiğini de okuyacağız. Bir kıssa bir hisse bölümünde hissemize düşenin ne olduğunu tahmin edeceğiz. Bu ay bir de deney sayfamız var. Önce suya batan yumurta, sonra basit bir işlemle yüzdürülüyor. Bunu deneyerek görmeye ne dersiniz! Bu deneyden cisimlerin batmasına ve yüzmesine dair fikir sahibi olacağız. Uyanık Horoz, masal tadında bir ders veriyor. Kübra’nın Günlüğü’nde Kübra tecrübelerini bizimle paylaşmaya devam ediyor. Siz de Kübra gibi günlük tutabilirsiniz. Sizin için günün en önemli olayını yazabilirsiniz. Bulmacalar, dahi sayılar, zekâ küpü hepsi çözülmeyi bekliyorlar…

Rüzgargülü Dergisi Sayı: 7 • Nisan 2013 Fazilet Neşriyat A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Harun ÖZDEMİR Sanat Yönetmeni: Osman TURHAN Yayın Editörü: Ümit YÜKSEL Grafik Tasarım: Sedat YAZILITAŞ Yayın Kurulu: Abdullah ÖZBEK, Adem FİDAN, Mustafa CAN, Ahmet TOLUNALP, Mehmet TÜRKDOĞAN, Tunahan COŞKUN, Erhan GÖÇMEZ, Halil KARACA, Yunus KARADUMAN, İbrahim ERTÜRK, Ahmet Adil ADAL Yönetim Yeri: Bağlar Mah. Mimar Sinan Cad. No:52 Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL Baskı ve Cilt: Fazilet Neşriyat ve Tic. A.Ş. Yazı İşleri: 0212 657 88 00 / 156 Email: bilgi@insanvehayat.com


H Dü iç mü şün dü

n

Sıcak su, bardağı niçin çatlatır? tarafı kadar hızlı ısınamaz, o vakit bardak çatlar. Peki, bardağın ince veya kalın olması çatlamayı nasıl etkiler? İnce bardağın çatlama ihtimali daha azdır. Bu biraz tuhaf gelebilir. Kalın bardakta bardağın iç kısmı dış kısmından daha çabuk ısınır. Bu ısı dengesizliği bardağın kırılmasına sebep olur. Hâlbuki ince bardakta ısı daha çabuk ve dengeli yayılır, bardağın kırılma tehlikesi azalır.

Rüzgargülü

Bir bardağa çok sıcak su veya çay konulduğu zaman bardak çatlayabilir. Bunun sebebi gayet basittir. Sıcakta her şey biraz genişler ve büyür. Mesela, sıcak havalarda özellikle yazın tren rayları genişler. Bunun için rayların birleştiği yerlerin arasını biraz ayrı bırakırlar. Bunun gibi bardak da içine sıcak su konduğu zaman ısınır ve genişlemek ister. Fakat birdenbire genişleyemez. Bardağın dış tarafı iç

1

Halil KARACA


Gökyüzünün Rengi Nasıl Değişiyor? Ahmet Adil ADAL

Güneş doğarken kızıllaşan gökyüzünü, güneşin yükselmesiyle mavinin en güzel tonlarında görürüz. Güneş batarken ise gökyüzü; maviden, turuncuya, kızıl bir renk alır. Peki, hiç düşündünüz mü bu renk değişimleri nasıl oluyor? Niçin gündüz gökyüzü mavidir de güneş batarken kızıllaşır? Bunların bir cevabı olmalı. Gökyüzünün nasıl renk değiştirdiğini öğrenmeden önce atmosfer ve güneş ışığı hakkında biraz bilgi edinelim. Ardından da bu soruların cevabını hep beraber verelim.

Atmosferi Tanıyalım

Dünyamızı çevreleyen yoğun bir gaz tabakası vardır. Bu gaz tabakasına atmosfer adı verilir. Atmosfer dünyamızı çevreler ve örter. Atmosfer çeşitli gazların karışımından oluşur. Bu gazlar; %78 oranında azot, %21 oranında oksijendir. Ayrıca, az miktarlarda da olsa karbondioksit, su buharı, toz, kül ve diğer gazlar da bulunur.

Dıştan gelen etkileri süzerek ve adeta sünger gibi emerek dünyamızı korur. Atmosfer yeryüzünden 500 km yüksekliğe kadar uzanır. Yeryüzünden bakıldığında dev bir kubbe gibi görünür. Saydam bir yapıya sahip olduğu için de yeryüzünden baktığımızda uzaydaki yıldızları, gök cisimlerini ve özellikle güneşi rahatça görebiliriz.

Rüzgargülü

2

Güneş ışığını tanıyalım Güneş ışığını tanımamız gerekir. Çünkü atmosferdeki renkler güneş ışığının yardımı ile oluşmaktadır. Güneş ışığını tanımaya başlamadan önce sizlere bir soru: Güneş ışığının rengi nedir? Sarı-turuncu dediğinizi duyar gibiyim. Güneş ışığı, bilinenin aksine sarı değil, beyazdır. Çok ilginçtir ama güneş ışığı, bütün renklerin karışımından

meydana gelen beyaz bir ışıktır. Beyaz ışığın atmosferdeki parçacıklara çarpmasıyla; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mor renkler oluşur. Oluşan bu renkler aynı zamanda gökkuşağının da renkleridir. Gökkuşağı, güneş ışığının milyonlarca yağmur damlasına çarpıp renklere ayrılmasıyla oluşur.


Bulutsuz ve güneşli bir günde gökyüzünün masmavi görünmesinin sebebi nedir? Atmosfer, güneş ışığını tam olarak süzemez. Atmosferdeki parçacıklara çarpan güneş ışınları renklere ayrılır. Her renk de değişik miktarlar da dağılır. Kırmızı ve tonları çok kuvvetlidir ve gökyüzünde çok az dağılırlar. Ama mavi ve tonları o kadar da kuvvetli değildirler. Mavi renk, atmosferden geçerken su damlacıkları ve toz parçacıkları yardımıyla gökyüzünde dağılırlar. Bu yüzden gökyüzü mavi görünür.

Peki, güneş doğarken ve batarken gökyüzü niçin turuncudan kırmızıya bir renk alır?

Rüzgargülü

3

Güneş, doğarken ve batarken daha yoğun bir atmosfer tabakası ile karşılaşır. Bu yoğunlukta da mavi ve tonları daha fazla dağılarak gücünü yitirir. Yani mavi ışık bu yoğunlukta fazla etkili olamaz. Kırmızı ve tonları ise derinlere işleyerek gökyüzünü kızıla boyar. Gözümüze, daha kuvvetli olan kırmızı ve tonları ulaşır. Bu yüzden de gökyüzü kızıl görünür. Sonuç olarak diyebiliriz ki gün doğarken, gün içerisinde ve güneş batarken gökyüzünün farklı renklerde görünmesinde atmosfer yoğunluğunun ve güneşin etkisi büyüktür.


Bir Kıssa Bir Hisse

Akıllı Serçe Mustafa CAN Havalar çok sıcakmış. Serçe, uzun zamandır susuz dolaşıyormuş. Her zaman içinde su bulduğu testiyi görünce hemen oraya uçmuş. Başını uzatıp gagasını testiye sokmuş; ama ağzına su gelmemiş. O gün nasılsa testi dolu değilmiş, dibinde birazcık su kalmış. Bu suyu nasıl içmeli, diye biraz düşünüp taşınmış. Sağa bakmış sola bakmış, “Başka nerede su bulurum” derken en sonunda aklına bir fikir gelmiş. Gagasıyla yerden küçük bir taş alıp testinin içine atmaya başlamış. Bir taş daha atmış. Küçük taş bulmak da zormuş. Bu defa biraz daha uzaklardan küçük taşlar getirmeye başlamış. Hiç durmadan testinin içine taş dolduruyormuş. En sonunda testinin içinde suyun yükseldiğini görmüş. Birkaç taş daha toplayıp atmış. Testideki su, serçenin gagasının rahatça yetişebileceği seviyeye kadar çıkmış. Böylece serçe susuzluğunu gidermiş.

Rüzgargülü

4

Sizce bu kıssadan hisse ne?


Dene

Sa yfası

Yumurtayı Yüzdürelim

y

Oğuzhan AKYILDIZ (TÜZDER Bilim Atölyesi)

AÇIKLAMA Suyun yoğunluğuna bağlı olarak yumurta yüzer veya batar. İkinci kavanoza eklediğimiz tuz suyun yoğunluğunu arttırır. Birinci kavanoza göre yoğunluğu artan ikinci kavanozdaki su yumurtanın yüzmesini sağlar.

Cisimler neden yüzer veya batar? Sıvı içerisine bırakılan bir cismin yüzmesi veya batması yoğunluğuna bağlıdır. Cismin yoğunluğu sıvının yoğunluğundan fazla ise cisim batar. Cismin yoğunluğu sıvının yoğunluğundan az ise cisim yüzer.

DENEYİN YAPILIŞI • Kavanozlarımıza üzerinde 4 parmak boşluk kalacak şekilde su ile dolduralım. • Birinci kavanozumuza yumurtamızı yavaşça bırakalım ve battığını gözlemleyelim. • İkinci kavanozumuzun içerisine tuzumuzu dökelim. • Yemek kaşığı ile karıştırarak tuzun suda tamamen çözünmesini sağlayalım. • Diğer yumurtamızı ikinci kavanozumuza yavaşça bırakalım ve yüzdüğünü gözlemleyelim.

5

2 adet haşlanmış yumurta 2 adet kavanoz 1 adet yemek kaşığı 4 yemek kaşığı tuz Su

Rüzgargülü

MALZEMELER


uyanık Horoz Mehmet Çapar

Rüzgargülü

6

Bir varmış bir yokmuş. Bir çiftlikte bir horoz varmış. Horoz her sabah çiftliğin yakınındaki bir ağaca çıkar, güzel sesiyle “Üürüü!”diye ötermiş. Ev sahibini sabah namazına kaldırır, çiftlikteki diğer hayvanları uyandırırmış. Çiftliğin yakınında bir de tilki yaşıyormuş. Tilki horozun sesini duydukça, onu yemeyi içinden geçirir, nasıl yakalayacağını hesaplarmış. Her sabah horozun sesini duyar duymaz kalkar, horozun çıktığı ağacın altına gelirmiş. Horozu ağaçtan indirmek için çeşit çeşit dil dökermiş. Bir gün kurnaz tilki, horoza: - Sesiniz ne kadar güzel horoz kardeş. Tüyleriniz renk renk pırıl pırıl. İbiğiniz kralların tacı gibi başınızı süslüyor. Sanırım bu dünyada sizin kadar güzel bir hayvan yoktur. Sizin gibi bir arkadaşım

olmasını çok isterdim. Benimle arkadaş olmaz mısınız? Demiş. Tilkinin bu davranışlarından çok rahatsız olan, ondan kurtulmak isteyen horoz şöyle demiş: - Niçin olmayayım. Ben de sizin gibi kurnaz bir arkadaşım olsun isterim. Yalnız bir teklifim var, Karabaş adında çok samimi bir arkadaşım var. Onu da aramıza alalım, üç arkadaş oluruz. Karabaş bizi korur, dilerseniz Karabaşı hemen çağıralım gelsin, der. Kurnaz tilki: - Hayır bu işi yarına bırakalım. Bugün benim çok işim var, deyip gitmiş. Gidiş o gidiş, tilki bir daha hiç gelmemiş. Bundan sonra da horoz rahat rahat çiftlikteki görevine devam etmiş. Akıllı davranıp kurnaz tilkiyi arkadaşı Karabaş sayesinde kendinden uzaklaştırmış.


Rüzgargülü

7 Çizen: Esma GENÇ

Bir Masal


Bir Deyim

Suya Düştü Çizen: Emine ARSLAN Çizen: Emine ARSLAN

Yunus KARADUMAN Sonuç alınamayan bir iş, yarım kalan bir durum karşısında kullanılan bir deyimdir. Planlanmış olan bir iş her hangi bir sebeple olmadığı zaman, “iş suya düştü” denir. Bu sözün hikayesi ise şöyle: Topçuluğun yeni geliştiği el yardımı ile atışların yapıldığı zamanda, bölükbaşı, atış yapılacak olan yere gelince şöyle derdi: “Hadi aslan, yamacım yaslan, barut hakkı iki cezve ile bir kelepçe. Allah rast getire, nişangahına (hedefine) denk getire.”Sonra da top ateşlenir. Uzaklarda siper almış olan hedefçi: - Mermi hedefi buldu veya bulamadı diye bağırırdı. Karadan denize yapılan topçu atış talimlerinde ise mermiler hedef alınan tekneye değil de denize düşerse hedefçi: “ Mermi suya düştü, diye bağırırdı. Böylece hedefin vurulmadığı belirtilmiş olurdu.

siyah ördek Rüzgargülü

8

İKİNCİ EDİTÖR! GRAFİKER BİR MAKALEYİ YANLIŞLIKLA SİLMİŞ. ŞİMDİ İLK SAYFA İÇİN YENİ BİR KONU DÜŞÜN.

ŞİMDİ Mİ!... SÖYLEMESİ KOLAY…

BÜYÜK BAŞLIKLAR? ÖNE ÇIKANLAR? HAYIR, ANLAMSIZ…

BOMBA!


Menekşeyim Seda ŞENGÜL

Mor renkli menekşeyim. Böyle dememin bir sebebi var. Aslında mor, rengini bizden almış. O yüzden mor rengine, menekşe rengi de derler. Menekşe rengi, mavi ve maviye yakın mor renklerine denir. Mavi, sarı, beyaz, pembe ya da çok renkli açan türlerimiz de bulunur. En çok da mor renkli menekşe diye söyleniriz. Kaya diplerinde, güneşi gören yerlerde, ağaç altlarında ormanlık alanlarda sıkça karşılaşabilirsiniz. Ayrıca bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bir çiçeğiz. Yarı gölge yerlerden hoşlanırız. Humuslu, kumlu toprakları severiz. 10-15 santimetre boyumuz vardır. Bizden uzun bitkiler arasında olduğumuzda, sapımız güneşi görebilmek için uzun olur. Yeşil yapraklarımız kalp şeklinde olup kenarları tırtırlıdır. Dallarımız toprağa sürünerek uzarlar ve toprağa dokunan boğum yerlerinden küçük kökler salıverirler. Toprak üstüne yayılarak toprağı bir halı gibi kaplarız. Böylece uzun zaman ana bitkiden

ilgilerini kesmeyen yeni yeni birçok menekşe meydana gelmiş olur. Bahar aylarından yaza kadar çiçek açarız. Mis gibi kokarız. Sonra çiçeklerimiz kapanır tohuma dönüşür. Aynı zamanda “hercai (alaca) menekşe”den ayırt etmek için bize “mor menekşe” (kır menekşesi) derler. Hercai menekşe, menekşegillerden başka bir bitkidir. Mor menekşeden daha iridir, taçyaprakları renk renktir. Bundan dolayı “alaca menekşe” de denir. Kırlarda, tarlalarda hercai menekşenin de diğer çeşitleri vardır. Bahçelere dikilen hercai çeşitleri bunlardan yetiştirilmiştir.

İZ

BOMBA GİBİ BİR METİN. EVET, BU HARİKA!

YANLIŞ BİR ŞEY Mİ SÖYLEDİM?

9

BOMBAYI BULDUM PATLATIYORUM.

Rüzgargülü

Çizen: Emine ARSLAN Çizen: Emine ARSLAN

BA!

Mor Renkli


Bulmacalar

Hazırlayan: Selman ASLAN

2

1

3

RENKLİ BULMACA

4

5

6 7

8

9

10 11

12

YUKARIDAN AŞAĞIYA: 2) Dünyanın etrafında döndüğü gök cismi. 4) İmam-ı Azam Hazretlerinin asıl ismi. 5) Osmanlı Devleti’nin kurucusunun hocası ve kayınbabası olan zat. 6) En uzun yaşayan ağaçlardan birisi. 7) İmam-ı Azam’ın (hz.) doğduğu şehir. 11) Ay’ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evre, ayın on dördü, bedir. 12) Osmanlı Devleti’nin kurucusunun doğduğu şehir.

13

Rüzgargülü

10

14

SOLDAN SAĞA: 1) Osmanlı Devleti’nin kurucusu 3) Çöllerde yaşayan, çok hızlı koşan, gözlerinin güzelliği ile tanınan, ince bacaklı, zarif, memeli hayvan, ahu, gazal 7) Ucu kalem gibi kesilmiş çubukla yapılan ağaç aşısı 8) Kur’an-ı Kerim’i bütünüyle ezbere bilen kimse 9) Kavisli, kısa, uç bölümü geniş. kabzasına doğru daralan bir kılıç (Nasreddin Hoca’nın fıkrasında, kitabındaki hataları düzelttiğini beyan ettiği aleti) 10) Dört Hak mezhepten biri 13) İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri’nin vefat ettiği şehir 14) Osmanlı Devleti’nin kurucusunun babası.

ŞİFRE


A C A M L U B RESİM Aşağıdaki resim parçalarından hangisi yan taraftaki resme ait değildir? Ne kadar hızlı bulabilirsin?

BABA

ELLERİ

GÜZELLİK

ANNELERİN

CENNET

SEVGİ AYAKLARI

KARDEŞ

SENCE KAÇ ALTIGEN VAR?

Buradaki şekillerin içerisinde kaç altıgen var sayabilir misin? (Altıgenlerin şekillerinin düzgün olması ve kenar uzunluklarının aynı olması şartı aranmayacaktır.)

5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 Sayılarını aşağıdaki kutulara öyle bir yerleştirin ki her taraftan topladığınızda sonuç 27 olsun.

=27 =27 =27 +

+

+

27 27 27

11

Buradaki kelimelerin içerisinde bir Hadis-i Şerif gizlenmiş. Onu 1 dakikada bulabilir misin?

Esrarengiz Sayılar

CEHENNEM ALTINDADIR

Rüzgargülü

DEFİNE


Kübra’nın Günlüğü Serdar ATEŞ

Rüzgargülü

12

Yere Düşünce Kalkmasını Bilenler Annem kapıyı açtığında moralimin bozuk olduğunu hemen anladı. “Kızım ne oldu?” diye sordu. Sonra da “Bana anlatmak ister misin?” dedi. Anlatmaya başladım “Sınıfta ders dinlemeyen ve yaramazlık yapan arkadaşlarımı “Lütfen susun!” diye ikaz ettim. Öğretmen burada sanki ben ses yapıyormuşum gibi anladı ve bana kızdı. Haksız yere suçlandığımı düşünüyorum.” Annem “Sen de öğretmenine olayın doğrusunu anlatırsın o zaman.” dedi. Bunun üzerine arkadaşlarımın bana gülmesinden çok üzüldüğümü ve bir süre okula gitmek istemediğimi, söyledim. Annem, bu halimi babama anlatmış. Babam “Sana bir hikâye anlatacağım. Bu hikâyeyi dinledikten sonra kararını bir kez daha gözden geçirmeni istiyorum.” dedi. “Üniversitede bir profesör ders anlatıyormuş. Öğrencinin biri derse geç kalmış ve kürsüde ders anlatan profesörden izin almış, oturmak için ilerliyormuş. Bu esnada bir arkadaşı ayağını uzatarak çelme takmış ve bu öğrencinin düşmesine sebep olmuş. Öğrenci yere çok kötü bir şekilde düşmüş, elindeki kitaplar sağa sola fırlamış. Bu

durum diğer öğrencilere çok komik gelmiş ve hepsi gülmeye başlamışlar. Öğrenci oldukça üzgün ve kızgın bir şekilde kitaplarını toplamış ve tam sınıfı terk edecekken profesör seslenmiş. “Oğlum, bir dakika bekle! Beni iyice dinle, sana yaşanmış bir olay anlatacağım. Bu olayı dinledikten sonra çıkmak istersen, çıkıp gidebilirsin.” demiş. Profesör “Ahmet ilkokul birinci sınıfta okuyormuş ve henüz okulun ilk haftasıymış. Öğretmen tahtada bir şeyler anlatırken bir anda Ahmet’in önünde oturan çocuk ağlamaya başlamış. Öğretmen ağlayan çocuğa “Ne oldu?” diye sormuş. Ağlayan çocuk Ahmet’i göstererek “Öğretmenim bu çocuk kulağımı çekti,” demiş. Çocuğun kulağı yaraymış ve kanıyormuş. Öğretmen çok kızmış. Doğrudan Ahmet’e gelmiş ve “Niçin arkadaşın kulağını çektin?” demiş. Sert bir tokat atmış. Oysaki o çocuğun kulağını Ahmet çekmemiş. Ahmet’in, daha okula, öğretmene ve sınıfa alışamadan okuma hevesi kırılmış. Ahmet, her gün okula gidecekmiş gibi hazırlık yapıyor, evden çıkıyor ancak okula gitmiyormuş. Bir gün Ahmet’in annesi oğlunun okula gitmediğini fark etmiş ve okula gitmeme


13 Rüzgargülü

Profesör biraz önce yere düşen gence dönmüş ve “Evet çocuğum, şimdi kapıdan çıkıp gitmeyi mi düşünüyorsun yoksa yerine geçip daha derse kaldığı yerden devam etmeyi mi düşünüyorsun?” demiş. Genç kararlı adımlarla yerine oturmak için sıraya yöneldiğinde sınıftaki arkadaşları gencin bu kararından dolayı onu alkışlamışlar.” Hikaye bitmişti. Babam bana döndü, saçımı okşadı. “Kızım yarın okula gidecek misin? Yoksa başkaları cezalandırayım derken kendine en büyük kötülüğü mü yapacaksın?” dedi. “Babacığım yarın sınıfa ilk giren ben olacağım ve teneffüste öğretmenime gidip benim gürültü yapmadığımı, arkadaşlarımı uyarırken beni yanlış anlaşıldığımı söyleyeceğim.” dedim.

Çizen: Elif KILINÇ

sebebini sormuş. Ahmet olayı annesine anlatmış. Ahmet’in babası elinden tutmuş ve Ahmet’i okula götürmüş. Öğretmene Ahmet’in suçsuz olduğunu, suçsuz yere cezalandırıldığını anlatmış. Bu yüzden okula gelmek istemediğini söylemiş. Öğretmen yanlışını anlamış, Ahmet okula kaldığı yerden devam etmiş.” “Bu hikâyeyi neden anlattım çocuklar biliyor musunuz?” Hayatta bazen haksızlığa uğrar ve yere düşeriz. Her seferinde yerden daha kuvvetli bir şekilde kalkıp yolumuza devam etmez isek yeniliriz, yok olur gideriz. İşte o gün Ahmet yani ben, babamın sözünü dinlemeyip de okula yeniden başlamasaydım, arkadaşlarımdan geri kalacaktım ve belki de sınıfta kalacaktım. Belki de bugün bu kürsüde olamayacaktım.


Dâhi Sayılar

1

Mehmet TÜRKDOĞAN

Aynı cadde üzerinde yan yana duran dört apartman soldan sağa doğru, 1’den 4’e kadar numaralandırılmıştır. Adları sırasız olarak Demir, Aslan, Yılmaz ve Turan olarak bilinen bu apartmanlardan sadece birinde asansör vardır. Aşağıdaki ipuçlarından yararlanarak sıra numaralarına göre apartmanların adlarını bulunuz ve asansörü olan apartmanı belirtiniz.

İpuçları: • Asansörlü apartman sıranın başında ve sonunda değildir. • Koç Apartmanı asansörlü apartmanın solundadır. • Polat Apartmanı, Çelik Apartmanının solunda, Koç apartmanının sağındadır. • Tekin ve Polat apartmanının kapı numarası 2 değildir. 1

2

2

7 tane 4 kullanarak 100 elde edebilir misiniz?

Rüzgargülü

14

4

3

4

3

Bir kurbağa 30 metre derinliğindeki bir kuyuya düşmüştür. Bu kurbağa kuyudan çıkmak için her sıçrayışında 3 metre yukarı çıkmakta ve 2 metre aşağı kaymaktadır. Kurbağa kaçıncı sıçrayışta kuyudan çıkmış olur? (30 değil!)

4 tane 9 ile 100 elde edebilir misiniz?


Zeka Küpü

Hazırlayan: Tunahan COŞKUN

Aşağıda gördüğünüz hayvanları yukarıdaki kutucuklara doğru bir şekilde yazınız.

KELİME AVI R

D

B

A

P

İ

K

T

A

K

R

F

A

K

K

E

Z

A

Rüzgargülü

15

A


Rüzgargülü

16

KUVVETiM yiNE AYNI

Çizen: Ahmet TOLUNALP


sizden gelenler

N / Düzce Ahmet Selim ALKA tiştiriyor ye çim Bardakta

Ayşenu rY Okuduğ aren DURAN / u kitabın İs kapağın tanbul ı yapıyo r.

Hatice AY / Antalya Bahçedeki kiraz ağacından bir resim.

Alihan BAYRAM / Düzce Kağıttan çiçek ya pıyor.

Asansörlü

2. 44+44+4+4+4 =100 3. 99+9:9=100 4. 28. sıçrayışta. Çünkü 28. Sıçrayışta kuyunun dışına doğrudan çıkar aşağı kaymaz! Zeka Küpü: 1. Yukarıdan asağıya sırası ile Kedi, Kurbağa, Maymun, Aslan, At, Sincap, Arı Kelime Avı: Bardak, Fark , Kitap, Zeka Esrarengiz Sayılar: 10 5 12 =27 11 9

7 =27

6 13 8 =27 +

+

+

27 27 27

Rüzgargülü

Define: Cennet anaların ayakları altındadır. Altıgen: Maksat her saydığınızda daha fazla altıgeni fark edebilmek. Renkli Bulmaca: Soldan Sağa 1. Osman Gazi 3. Ceylan 7. Kalem Aşısı 8. Hafız 9. Kama 10. Hanefi 13. Bağdat 14. Ertuğrul Bey Yukarıdan Aşağıya: 2. Güneş 4. Numan Bin Sabit 5. Şeyh Edebali 6. Çınar 7. Küfe 11. Dolunay 13. Söğüt Şifre: Ana Gibi Yar Olmaz Dahi Sayılar 1 2 3 4 1. Turan Aslan Yılmaz Demir

17

Bulmacanın Cevapları


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 7  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 7  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement