Page 1


r e l i k e d n ‹çi

Zeynep’in Dünyası Nuran Ferhan CAN - Mustafa CAN

Ekmeğin Hikayesi

1

Nalan Aktaş SÖNMEZ

Bir Deyim Yunus KARADUMAN .......... 6

4

Kaybolan İki Kardeş Ömer VEHBİ

Tefekkür Dünyası A. Adil ADAL ........ 7 Ailenle Öğren İbrahim ERTÜRK ........... 8 Bulmaca Selman ASLAN ..................... 12 Dahi Sayılar Mehmet TÜRKDOĞAN ... 14 Zeka Küpü Tunahan COŞKUN ............ 15 Çizgi Hikaye Ahmet TOLUNALP ......... 16

10

editörden

Ekmek, soframızda her zaman bulunan en değerli besinlerden biri. Sofraya gelişi hiç de kolay değil. Tohum halinden-toprağa, topraktan- harmana, harmandan-ambara, ambardan-fırına bir yolculuk başlıyor. Yağmuru bekliyor, kar yağıyor, bahar geliyor, tohum filizleniyor. Büyüyor ve başak veriyor. Yaz geliyor, hasat ediliyor. Fırına gönderiliyor, hamur oluyor, ateşe veriliyor. En son ekmek halini alıyor. Uzun bir yolculuk sonunda ekmeğe kavuşuyoruz. Ekmeğin yolculuğunun her safhasında Hazreti Allah’ın yardımı oluyor. Karşılaştığı zorlukları Allah’ın izniyle üstesinden gelebiliyor. Eğer ekmeği israf edersek Hazreti Allah’ın verdiği nimetin kıymetini bilmemiş oluruz. Onun için ekmeğin bir tek kırıntısını bile israf etmemek gerekiyor. Peygamber Efendimiz ekmek hakkında “Ekmeğe hürmet ediniz. Muhakkak ki o, yerin ve göğün bereketindendir. Kim ki sofradan düşen kırıntıyı yerse günahları af olunur.” buyuruyor. Çünkü israf etmek iyi bir şey değil. Gelecek sayıda yine dopdolu bir dergi ile görüşmek dileği ile…

Rüzgargülü Dergisi Sayı: 5 • Şubat 2013 Fazilet Neşriyat A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü: Harun ÖZDEMİR Sanat Yönetmeni: Osman TURHAN Yayın Editörü: Ümit YÜKSEL Grafik Tasarım: Sedat YAZILITAŞ Kapak İllüstrasyon: Esma GENÇ Yayın Kurulu: Abdullah ÖZBEK, Adem FİDAN, Mustafa CAN, Ahmet TOLUNALP, Mehmet TÜRKDOĞAN, Tunahan COŞKUN, Erhan GÖÇMEZ, Habil BALCI, Yunus KARADUMAN, İbrahim ERTÜRK, Ahmet Adil ADAL Yönetim Yeri: Bağlar Mah. Mimar Sinan Cad. No:52 Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL Baskı ve Cilt: Fazilet Neşriyat ve Tic. A.Ş. Yazı İşleri: 0212 657 88 00 / 156


Ekmeğin Hikayesi Nalan Aktaş SÖNMEZ

Rüzgargülü

Hâlbuki beni elde etmek için çok kişi çalışır? Benim hikâyem epey uzundur. Hazırsanız size anlatmaya başlayayım.

1

Merhaba! “Benim adım Ekmek... Herkesin sofrasında bulunurum. En yakın dostlarım çocuklardır; okuldan gelir gelmez beni isterler. Ama bazıları önemsemezler beni, sofrada yarım bırakarak yemekten kalkarlar! Çok üzülürüm o zaman.


Rüzgargülü

2

Ben buğday tanesinden elde edilirim. Beni buğday tanesinden elde etmek için birçok insan emek verir. Makineler, beni üretenlerin çilesini hafifletti, ama yine de zorluklar bitmedi.

Benim için didinenlerin başında çiftçiler gelir. Önce toprak sürülür. Sonbahar yağmurlarını içip kuruyan toprak iyice düzeltilir. Daha sonra, tohumlar el ile ya da makineyle toprağa atılır. Ekilen buğday tohumları, kış mevsimini karınyağmurun altında geçirir. İlkbaharda birazcık uzamış, ince bir sap halinde çıkar toprağın üzerine. Tek tohum tanesinin birçok başak vermesi için bu saplar kırılır.


3 Rüzgargülü

Buğday tane haline geldi mi, işler biraz kolaylaşır. Ancak, bu buğdayı ayıklamak, temizlemek, zararlı canlılardan korumak gerekir. Sonunda, kupkuru ve tertemiz duruma gelen buğday, öğütülmek üzere değirmenin yolunu tutar... Şimdi görev sırası değirmencinindir. Değirmende buğday, irmikle kepek karışımı un haline gelir. Elek makinelerinde de bu un, kepek ve irmikten ayrılır. Bundan sonra fırına yolculuk başlar. Fırında un yoğrulup hamur haline getirilir, mayalanır, sonra pişirilmek üzere fırına verilir. İşte, fırıncının vitrininde gördüğümüz, çıtır çıtır kızarmış, mis gibi kokan ekmeğin hikayesi...

Çizen: Emine ARSLAN

İlkbaharda hastalıklardan, zararlı otlardan korunması için bakım yapılır. Eğer şiddetli yağmurlar başakları çürütmemiş, sert rüzgârlar yatırmamışsa, sıra buğdayları biçmeye gelir. Biçildikten ve demetlendikten sonra harman yerine ya da kurumaları için ambarlara taşınır.


Zeynep Balıkları ve Su Altını Keşfediyor Nuran Ferhan CAN - Mustafa CAN

“Balıklar… Ne kadar da güzeller; hepsi birbirinden farklı rengarenk. Bir tanesinin minicik kuyruğu var, diğerininki kocaman. Hepsi parlıyor ışığın önünden geçerken. Ne kadar da hızlı yüzüyorlar, suların içinde neşeyle oynuyorlar sanki.” Zeynep, bu düşünceler arasında minik akvaryumunun önünde oyunlar oynuyordu ama aklı hep balıklardaydı. Nasıl yaşıyorlardı akvaryumda hatta kocaman denizlerde o kadar suyun içinde? Kendisi onlar gibi suya girse dayanamaz hemen çıkmak zorunda kalırdı.

Rüzgargülü

4

Zeynep, oynadığı oyunları bir kenara bırakıp renkli balıkları seyretmeye başladı. Oyuncak balığı da elindeydi ve gözleri parlıyordu balıkları seyrederken. Sonra akvaryuma yaklaştı Zeynep, oyuncak balığını eliyle tutarak akvaryumun içinde yüzdürmeye başladı. Çok eğlenceliydi bu. Bir taraftan da diğer balıkları seyrediyordu. Kuyruklarını sağa sola hareket ettirerek yüzdüklerini fark etti. Zeynep de balığını sağa sola hareket ettirmeye başladı ama balık elinden kayıp düşüverdi. Zeynep balığı almak için suya elini daldırdığı anda kendini kocaman bir denizde buldu. Oyuncak balığı hızla yüzüyordu suların içinde. Zeynep balığını yakalamak için onun peşinden giderken denizin altındaki güzelliklere kapıldı ve balığını unutuverdi. O kadar çok farklı şey vardı ki denizin altında, Zeynep’in hayallerinden bile güzeldi. Önce bir sürü kolu olan bir canlıyla karşılaştı. O kadar çok kolu vardı ki sayamadı bir anda. Düşündü, bu ne olabilirdi.


Çizen: Emine ARSLAN

Hatırladı hemen, annesinin okuduğu bir hikâye kitabında vardı bu canlı, ahtapottu o. Ahtapot, Zeynep’i kollarına alarak diğer arkadaşlarıyla tanıştırmaya götürdü. Zeynep o kadar heyecanlıydı ki küçük balığını unutmuştu çoktan. Ahtapotun kollarında denizin diplerinde heyecanlı bir yolculuğa çıkmıştı. Ahtapot, onu diğer arkadaşlarıyla tanıştırdı. Deniz atı, melek balığı, kılıç balığı, su kaplumbağası, yunus… Zeynep

Rüzgargülü

Balıkların solunum sistemleri bütün canlılardan farklıdır. Balıklar, su altında nefes almak için solungaçlarını kullanırlar. Sürekli olarak ağızlarından içeriye su alırlar. Bu su solungaçlarından süzülür ve daha sonra tekrar dışarıya atılır. Bu süzme işlemi esnasında suyun içinde bulunan oksijeni vücutlarına alırlar ve karbondioksiti çıkarırlar. Bu sayede su altında hiç zorlanmadan nefes alabilirler.

5

onlarla birlikte oyunlar oynadı, o çok merak ettiği denizin içini keşfetti. Ama unuttuğu bir şey vardı sanki, aklına takılmıştı ama ne olduğunu bulamıyordu. Derken yosunların arasında küçük bir balık gördü. Evet, işte şimdi hatırladı, Zeynep bu maceraya o küçük balığı için çıkmıştı. Elini uzatıp balığını aldı yosunların arasından. Bu esnada annesinin sesiyle hayal dünyasından sıyrılıverdi. -Zeynep! Çıkar elini akvaryumdan, rahat bırak balıkları...


Bir Deyim

Ayıkla Pirincin Taşını Yunus KARADUMAN

Osmanlı Devleti’nin Yemen’i fethetmesinden bir süre sonra Yemen’de bir isyan çıkar. Uzun uğraşlar neticesinde Yemen fatihi Sinan Paşa, duruma el koyup isyanı bastırır ve Yemen toprakları tekrar huzurlu günlerine kavuşur. Günlerden birgün Sinan Paşa’nın ordusu çölde konaklar. Yemek pişirmek için torbalardan pirinçler çıkarılır. Pirinçleri, yere serdikleri büyük bir bezin üzerine dökerler ve taşlarını ayıklamaya başlarlar. Bu sırada bir fırtına çıkar ve rüzgarın savurduğu kum tanecikleri pirinçlerin üzerine iner. Pirinçler kumların altında kalır. Aralarında şakacı olan bir asker, arkadaşlarına şöyle der: “Biz Allah’ın nimetini taşlı diye beğenmiyorduk. Oysa bizim gibi günahkar kullara üç beş taş az bile. Haydi, ayıklayın bakalım pirincin taşını!”

İşte o günden bugüne kullanılan deyim, karmaşık bir işin içinden çıkmanın zor olduğunu anlatmak için kullanılır. Hayatımızda bazı küçük problemleri düzeltmeye çalışırken hiç beklemediğimiz bir anda daha büyük problemlerle karşılaşabiliriz. Bu durumları ifade eden en güzel deyimlerden birisi işte “Ayıkla pirincin taşını” deyimidir.

siyah ördek Rüzgargülü

6

BiR ŞEYi BiRDEN FAZLA SÖYLERSEN GERÇEK OLABiLECEĞiNi SÖYLÜYOR.

in Zihc gü ü

BiR GÜN SONRA BAK BiR PENGUEN!

BiR PENGUEN, NE DiYOR BUNLAR. BEN ÖRDEĞiM. PENGUEN KiM?

PE H


A. Adil ADAL Tefekkür, düşünmek, fikri harekete geçirmek demektir. Peygamberimiz (s.a.v) tefekkür hakkında “Bir saat tefekkür, bir sene nâfile ibadetten hayırlıdır.” buyuruyor.

Bilgeliği Kimden Öğrendin?

Lokman Hekim’e “Bilgeliği kimden öğrendin ?” diye sorduklarında ondan şu cevabı almışlar. “Körlerden öğrendim. Çünkü onlar elindeki değnekle tam

Aklın Değeri

Bir alime sordular: - İnsanoğluna verilen en değerli şey nedir? - Akıl. - O,olmazsa? - Terbiye. - O da yoksa? - Sukut etmek. - Peki, o da yoksa - Kendisine danışılacak bir dost. - O da yoksa - O da yoksa daha neyi olsun…

araştırmadan adım atmazlar. Basacakları yerin sağlam olduğundan emin olurlar. Sonra, adım atarlar. Bundan dolay ben de bir şey yapacağım zaman düşünür, faydalı ise konuşurum. Faydasız ise bırakmayı ve susmayı tercih ederim.”

Kaleme Sahip Olmak Peygamber Efendimiz (s.a.v) ashabına ilim ve hikmetten anlatıyordu. Hilal bin Yesar (r.a) adlı sahabe de dinliyordu. Peygamberimiz: - Yanında kalem olan var mıdır? dedi. Hilal bin Yesar(r.a): - Hayır, yanımda kalem yoktur, dedi. Peygamber Efendimiz bunun üzerine şöyle buyurdu: - Ya Hilal! Kalemi yanından ayırma. Zira kıyamete kadar gelecek hayır, kalemdedir.

IZ PENGUEN.. ÖRDEK… PENGUEN?

PENGUEN? PENGUEN! PENGUEN… PENGUEN…

PENGUEN… PENGUEN… PENGUEN…

7

HAYIR BEN PENGUEN DEĞiLiM, HAYIR. ÖRDEK! PENGUEN

Rüzgargülü

E

tefekkür dünyası


A‹LENLE Ö⁄REN İbrahim ERTÜRK

Test (6-10 ya) 1)Kar en çok hangi mevsimde yağar? a) Sonbahar b) Kış

c) İlkbahar

2)Kış mevsiminde nasıl giyinmeliyiz? a) İnce, açık renkli elbise giymeliyiz. b) Sadece mont giymeliyiz. c) Kalın, koyu renkli elbise giymeliyiz. 3)Hasta olmamak, sağlıklı yaşamak için ne yapmalıyız? a) Bol bol cips yemeliyiz. b) Her zaman çikolata ve şeker yemeliyiz. c) Bol bol meyve-sebze ve süt ürünleri yemeliyiz. 4)Dişlerimizin sağlıklı olması için neler yapmalıyız? a) Günde en az iki defa diş fırçasıyla temizlemeli ve misvak kullanmalıyız. b) Ağzımızı suyla çalkalamamız yeterli olur. c) Suyu sıcak içmeliyiz. …………………………………………………………………….

Dogru mu Yanlı mı?

Rüzgargülü

8

- Şubat yaz aylarındandır. D/Y - Kış mevsiminde havalar soğuk olur, yağmur ve kar çok yağar. D/Y

TEST : 1.b 2.c 3.c 4.a


Dinimi Ögreniyorum 1- Hangisi Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in kızlarından birinin ismi değildir? a) Hazret-i Ümmü Gülsüm (r.a) b) Hazret-i Zeyneb (r.a) c) Hazret-i Aişe (r.a) d) Hazret-i Fatıma (r.a) 2- Dinin nedir? diyenlere ……………… derim Kitabın hangisi? diyenlere …………………. derim Kıblen neresidir? diyenlere …………………. derim 3- Kur’an-ı Kerim okunurken yüksek sesle konuşan birisini görürsen ne yapmalısın? a) Hiç karışmamak b) Sessiz olup dinlemesi için ikaz etmek c) Oradan çıkıp gitmek 4- Kur’an-ı Kerim ……. sure ve …… ayettir. Kur’an-ı Kerim’in en uzun suresi …………, en kısa suresi ise ……………’dir.

Tekerleme Bu mumcunun mumu umumumuzun mumudur.

Rüzgargülü

1. Allah yapar yapısını. 2. Gökte gördüm 3. Yeraltında 4. Hangi kalemle Bıçak açar kapısını köprü. Rengi uzun minare. yazı yazılmaz? yedi türlü.

9

Bilmece - Bildirmece

DİNİMİ ÖĞRENİYORUM 1.c 2. İslam, Kur’an-ı Kerim, Kabeyi Muazzama 3.b 4. 114, 6666, Bakara, Kevser BİLMECE BİLDİRMECE 1. Karpuz 2. Gökkuşağı 3. Havuç 4. Kontrol kalemiyle


Bir Masal

Kaybolan İki Kardeş Ömer VEHBİ

Rüzgargülü

10

Bir varmış bir yokmuş. Seda ile Selman adında iki kardeş varmış. Aileleri ile beraber güzel bir orman köyünde yaşarlarmış. İki kardeş bir bahar günü oyuna kapılıp orman içinde oynamaya dalmışlar. İri ve büyük ağaçların arasında koşuşturuyorlarmış. Ağaçların seyrek olduğu yerlerdeki çiçekler, rengarenk kanatlı kelebekler onları çok etkilemiş. Çok güzel oyunlar oynuyorlarmış. Önce kim daha uzağa taş atacak diye yarışmışlar. Ardından saklambaç oynamışlar. Zaman su gibi akıvermiş. Oyunlara o kadar dalmışlar ki evden uzaklaştıklarının farkına bile varmamışlar. Hava kararmaya başlamış. Hangi yoldan geldiklerini unutmuşlar. Seda, kardeşi Selman’a “Eve nasıl gideceğiz?”diye sormaya başlamış. Selman, kaybolduklarının farkındaymış; ama kardeşine yolu bilmediğini söylememiş. Çünkü Seda’nın endişelenmesini istemiyormuş. “Kardeşimi bu ormandan mutlaka çıkarmalıyım.” diye düşünmüş. Ancak bir türlü geldikleri yolu bulamamışlar. Gelirken etraflarına hiç işaret de bırakmamışlar. Ormanda çalışan insanların yollarını bulabilmek için belli aralıklarla işaret bıraktıkları akıllarına gelmiş. Güneş çoktan batmış, sadece dolunayın ışığı varmış. Anne ve baba ile diğer köylüler Seda ile Selman’ı aramaya çıkmışlar. Köylüler devamlı çocuklara seslerini duyurabilmek için yüksek sesle bağırıyorlarmış. Zaman ilerledikçe Seda korkmaya


Rüzgargülü

11

Çizen: Nuri Can KAFLI

başlamış. Aslında Selman da çok korkuyormuş. İki kardeş kafa kafaya verip bu durumdan kurtulmanın bir çaresini aramaya başlamışlar. Seda “Annem ve babam bizi aramaya çıkmışlardır, değil mi?” Selman “Tabi ki, kardeşim. Sen hiç korkma onlar bizi çok çabuk bulurlar.” Seda “Allah’a dua ediyorum. Anne ve babamı bize doğru göndersin diye…” Selman “Çok doğru. Allah bizi görüyor. O’na güvenip, O’ndan yardım istemeliyiz.” Seda, “Abi aklıma bir şey geldi. Yüksek bir yere çıkalım ve oradan bağıralım. ” Selman, “Benim de aklıma bir şey geldi. İleride köyün içinden geçen bir dere var. Hayvanları sulamak için tenekeleri kullanıyorlar. Onlardan bir tanesini boşaltalım ve sopa ile vuralım. Daha çok ses çıkarabiliriz.” İki kardeş su tenekelerini alarak bir tepeye çıkmışlar. Hem bağırıyor hem de tenekeye vuruyorlarmış. Köylüler, bu sesleri duymuşlar ve sese doğru gelmişler. Bu iki kardeşi kurtarmışlar. Anne ve babaları çocuklarını buldukları için çok sevinmişler. Kardeşler, anne ve babalarından özür dilemişler. Bir daha onlardan habersiz evden uzaklaşmamak için anne babalarına söz vermişler.


Bulmacalar Hazırlayan: Selman ASLAN

Kelime Avı

Gölgem Kayboldu

Kelimeleri bul ve çiz. Kalan harfleri oku. Şifreyi bul!

YALANCI ÇOBAN

Rüzgargülü

12

Sudoku Her kutuda 1’den 9’a kadar bütün rakamları sadece bir defa kullanmalısın. Ayrıca yukarıdan aşağıya her sütunda 1’den 9’a rakamları 1’er defa, soldan sağa her satırda da 1’er defa kullanmalısınız.

Cevaplar İnsan ve Hayat Dergisi’nin sizden gelenler bölümündedir.


Rüzgargülü

13

ı Karıncay Yuvasına ? sün ü m r ü r ü Göt

iKi RESiM ARASINDAKi 10 FARKI BULABiLiR MiSiN?

Kaç Üçgen Var?


Dahi Sayılar Mehmet TÜRKDOĞAN

1 3

2

Saliha ile Betül iki kardeştirler. Saliha’nın yaşını Betül’ün yaşına böldüğümüzde bulunan sayı, Saliha’nın yaşından Betül’ün yaşını çıkardığımızda bulunan sayı ile aynı oluyor. Saliha ve Betül’ün yaşlarını bulabilir misiniz?

Yukarıdaki kutucuklara 1’den 8’e kadar olan rakamları öyle bir yerleştirin ki, ardışık rakamların hiçbiri birbirine komşu olmasın!

Bir kitapçı okumayı artırmak için 3 kitap okuyup getirene 1 kitap bedava verir. Bu kitapçıya 25 kitap götürürseniz en çok kaç kitap alabilirsiniz?

4

Aşağıdaki şekilde sadece iki tane düğmenin yerini değiştirerek kare oluşturabilir misiniz?

5 Rüzgargülü

14

1’den 9’a kadar olan rakamları birer defa kullanarak aşağıdaki kutucuklara öyle yerleştirin ki her bir çizgi üzerindeki üç sayının toplamı 15 olsun.

Cevaplar İnsan ve Hayat Dergisi’nin sizden gelenler bölümündedir.


Hazırlayan: Tunahan COŞKUN

1

Çocuklardan bir tanesi kendisine ait boncuk sayısını unutmuş, hatırlamasına yardımcı olunuz.

4

2

Zeka Küpü

9

?

25

36

Meyve sepetimizde tamamlanması için 3. terazide “?” işareti olan yere hangi meyveler gelmeli..

?

15

Sayı duvarımızda “?” olan yere gelecek sayıyı bulabilir misiniz?

Rüzgargülü

3

Cevaplar İnsan ve Hayat Dergisi’nin sizden gelenler bölümündedir.


Rüzgargülü

16

üSTÜNLÜK

Çizen: Ahmet TOLUNALP


R端zgarg端l端

17


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 5  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement