Page 1

R端zgarg端l端

1


R端zgarg端l端

2


1

sıvı hale geçer. Gece boyunca serin havaya maruz kalan bitki ve cisimler sabah hava ısınmaya başladığı esnalarda havadan daha soğuk hale gelirler. Hava sıcaklığından daha soğuk olan bu maddelerin yüzeyleri sıcak hava ile temas ettiğinde havadaki su buharı yoğunlaşarak bitki ve cisimlerin yüzeylerine yapışır. Dolaptan çıkarılan soğuk bir şişenin üzerinde meydana gelen damlalarla aynı mantıktadır. Yani havanın sıcaklığından daha soğuk olan cisimler havadaki su buharını kendilerine çeker ve sıvı hale getirirler. Kışın ise havadaki su buharı cisimlere temas ettiği anda çok hızlı bir şekilde donar. Ve temas ettiği yerde kar gibi bir görüntü oluşturur. Bu hadiseye de “kırağı” denir.

Rüzgargülü

onbahar ve ilkbahar aylarında sabahları çimlerin üzerinde parlayan ufak su damlacıklarına “şebnem” veya “çiy” denir. Peki, bu damlacıkların nasıl oluştuğunu hiç düşündünüz mü? Önceleri çiyin gece yağan ince damlalı bir yağmurla veya bitkilerin terlemesi ile meydana geldiği zannedilirmiş. Ancak zamanla doğru olmadığı anlaşılmış. Çünkü çiy genellikle bulutsuz ve sakin geçen bir gecenin ardından oluşur. Rüzgârlı ve bulutlu gecelerde çiy oluşmaz. Peki "çiy" nasıl oluşur? Soluduğumuz havada daima su buharı bulunur. Bu su buharı soğuduğu zaman yoğunlaşarak


R端zgarg端l端

2


3 Rüzgargülü

rmanın içinde ağaç evlerde üç arkadaş yaşarmış. Her sabah ormanda gezmeye çıkarlarmış. Ormandaki meyvelerden toplar, yeni yeni hayvanlar görür, onları dikkatle takip ederlermiş. Yine bir sabah ormana gitmişler. Geze oynaya, ormanda ilerliyorlarmış. Gezdikleri yerlerden çeşitli meyveler toplayarak devam etmişler. Öğle vakti gelince karınları acıkmış ve büyük bir ağacın gölgesine oturmuşlar. Bir yandan heybelerindeki azıkları yerken diğer yandan da etrafa bakınıyorlarmış. Biraz vakit geçtikten sonra yanlarına bir kedi “miyav, miyav” diyerek yaklaşmış. Kedinin aç olduğunu anlamışlar. Kediye biraz ekmek vermişler. Kedi ekmeği yememiş. Ağzına aldığı gibi ilerideki bir ağacın yanına götürmüş. Kedi tekrar gelmiş. Ona yine ekmek vermişler ve kedi yine aynı yere ekmeği götürmüş. Birkaç dakika sonra kedi tekrar gelince arkadaşlardan biri merak etmiş ve “Acaba bu kedi niçin ekmeği burada yemiyor da gidip o ağacın yanında yiyor? Merak ettim. Gelin bakalım.” demiş. Tekrar ekmek verip kediyi takip etmişler. Kedi aldığı ekmeği bir ağacın kovuğuna bırakıyormuş. Orada ne olduğunu görmek için sabırsızlanmışlar. Kedinin gitmesini bekleyip kovuğa yaklaşmışlar. Bakmışlar ki, içeride ayağı yaralı iki yavru kedi var. Çok şaşırmışlar. Kedinin neden ekmeği ağacın yanında yediğini anlamışlar. Ve arkadaşlardan biri “Bakın hiçbir hayvan yiyeceksiz kalmıyor. Allah yarattığı her canlının rızkını veriyor.” demiş. Daha sonra genç arkadaşlar yavru kedileri alıp evlerine götürmüşler ve yaralarını sarıp onları iyileştirmişler. Kedilerle oyunlar oynayıp onları besleyip büyütmüşler. Çocukların büyük kediye ekmek vermesiyle, büyük kedi de yavru kedilere şefkat göstermiş. Yavru kediler aç kalmaktan kurtulmuş.


ir Kurban Bayramı’nı daha geride bıraktık. Bayram günleri benim en mutlu olduğum zamanlardır. Erkenden kalkıp bayramlıklarımı giyer, babamla bayram namazına giderim. Sonra dedemin mezarı başında onun için dua ederiz. Büyüklerin ellerinden öpmek, onların duasını almak, bana ayrı bir zevk verir. Kurban Bayramı’nda, önceden alınan kurbanlar da kesilir. 'Acaba neden kurban kesiyoruz?' diye merak etmiştim. Merakımı dedemin kütüphanesinde giderebileceğimi biliyordum. Öyle de olmuştu. Bu bayramdaki en büyük ibadetin 'kurban kesmek' olduğunu öğrendim. Hazreti İbrahim Cenab-ı Hakk'ın sayısız nimetlerine şükür için oğlu İsmail'i kurban etmek istemiş. İlk kurban, Hazreti İsmail'in hayatına karşılık Allah’ın cennetten gönderdiği bir hediyeymiş. Kurban keserek Allah’ın emrini yerine getirirmişiz. Kurban kesen Müslümanlar, kesemeyenlere kurbanın etlerinden verirlermiş. Bu onları çok sevindirirmiş. Babamla kurban pazarına gittik. Babam bir kurbanı beğendi. Tam pazarlık yapıyordu ki yan taraftaki çadırda bir gürültü koptu. Boğalardan biri ipini koparıp kaçtı. Adamlardan biri yandaki çadırın örtüsünü kaldırınca hayvan, o tarafa yöneldi. Meğer satıcı amcanın, içeride kurbanları tartmak için kocaman bir kafesi varmış. Kocaman boğa içeride kapalı kalmış ve kimse de zarar görmemişti.

Rüzgargülü

4

Bu durum bana dedemin kütüphanesinde okuduğum akıllı ressamın hikâyesini hatırlattı. Bakalım siz de ressamı benim gibi akıllı bulacak mısınız?


R端zgarg端l端

5


R端zgarg端l端

6


Kahvaltının lezzeti elma reçeli Elmanın kullanım alanları da oldukça geniştir. Taze olarak meyvesinin yenmesinin yanı sıra elmadan tatlı

Bildiğiniz üzere hikayeler genelde "gökten üç elma düşmüş…” cümlesiyle son bulur. Böylece hikayeyi anlatan kişi hem hikayenin kahramanlarına hem okuyanlarına hem de dinleyenlerine sevgisinin ifadesi olarak elma ikram eder. Biz de bu yazımızda elmadan bahsettiğimize göre böyle bitirelim ne dersiniz? Gökten üç elma düşmüş. Birincisi bu yazıyı okuyanlara İkincisi dinleyenlere Üçüncüsü de elmayı sevenlere ve yiyenlere… Günde 1 elma yemeyi alışkanlık haline getirelim, neden mi? 1-Elma ısırarak ve kabuğuyla yenirse dişleri temizler ve diş etlerini güçlendirir. 2.Kalbi hastalıklardan korur 3.Sindirim sistemini düzenler. 4. Vücudun direncini arttırır.

7

Ekşi - tatlı elma Elma, hemen hemen her yerde yetişen, beyaz veya pembe çiçekler açan, boyu değişik yüksekliklerde olabilen bir ağacın meyvesidir. Ekşi, tatlı, mayhoş tatlarda ve kırmızıdan pembeye, yeşilden sarıya kadar değişen renk tonlarındaki kabuğuyla, damağımıza uygun seçeneğini çok rahat bulabileceğimiz şifa dolu bir meyvedir. Hem yaz hem de kış aylarında yetişen farklı türleriyle neredeyse canımızın çektiği her anda bir elma çeşidine rastlamamız mümkündür.

olarak tüketebileceğimiz komposto, marmelat ve reçel yapılır. Elmanın suyu da meyve suyu sevenler için ideal bir içecektir. Ayrıca bu meyveden oldukça faydalı olan ve salatalarda sık sık kullandığımız sirke yapılır. Yine bunlarla birlikte sağlık için oldukça faydalı olan hasta olduğumuz zamanlarda rahatça içebileceğimiz elma çayı da kullanım alanları arasındadır.

Rüzgargülü

M

inicik bir çekirdekle başlamıştı elmanın hikâyesi. Çekirdeğin toprağa düşmesiyle önce kökleri sonra dalları sonra yaprakları oluştu. Gün geldi, meyveler belirmeye başladı dallarında. Birer, ikişer, beşer, onar derken yüzlerce meyvesi oldu. Ağaçlar elma verdi, elmalar da yeni ağaçların oluşması için çekirdek. Böylece bütün insanlığa yetecek kadar elma ağaçlarıyla doldu dünyamız. İlk zamanını sorarsanız milyonlarca yıl önce olduğu söyleyebilir sadece. İlk oluşumundan itibaren çok uzun zaman geçmiş olsa da ne güzelliğini kaybetti ne tadını ne de kokusunu. Nesiller boyu bu ağaçlar bizlere güzel meyvelerini vermeyi sürdürdü.


BAZI HAYVANLAR YAVAŞTIR ANCAK YAVAŞ OLMALARI ONLARIN TEMBEL OLDUKLARINI GÖSTERMEZ.

Rüzgargülü

8

Bukalemun

En yavaş hayvanlardan biri de Bukalemun'dur. Dünyanın en ilginç hayvanları arasındadır. Mesela renk değiştirebilmesi en bilinen özelliğidir. Ancak bunun yanında birçok özelliği vardır. Mesela dilleri kendi boylarının iki katıdır. Gözleri birbirinden bağımsız hareket edebilen tek hayvandır. Sadece avlanırken hızlı refleks gösterirler. Diğer zamanlarında bir ağacın gövdesinde gizlenmiş halde ve uyur vaziyettedirler.


Miskin

Hemen hemen bütün hayatlarını dallardan baş aşağı sarkarak geçirirler. Hatta yemek ve uyuma ihtiyaçlarını da bu şekilde giderirler. Ve dünyanın en yavaş hayvanı olarak bilinirler. Saatteki hızları ortalama 4 metredir.

Kaplumbağa

Kaplumbağalar hareketlerinin yavaşlığı ve hayatlarının uzunluğuyla ün yapmış hayvanlardır. 150-170 yaşına kadar yaşayan kaplumbağalar vardır. Kabukları zırhlarıdır ve bir tehlike hissettikleri anda kabuklarına çekilirler.

Rüzgargülü

Keseli bir hayvan olan Koala dünyada sadece Avustralya kıtasında bulunur. Koalalar dünyadaki en sevimli hayvanlardan biridir. İnsanlara zarar vermezler ve okaliptüs ağaçlarının tepesinde yaşarlar. Yavruları büyüyene kadar keselerinde ve sırtlarında taşırlar.

9

Koala


R端zgarg端l端

10


R端zgarg端l端

11


PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) TA R A F I N D A N Ö V Ü L M Ü Ş O L A N Ç Ö R E KO T U D Ü N YA N I N D E Ğ İ Ş İ K Y E R LE R İ N D E D E Ğ İ Ş İ K İSİMLERLE BİLİNİR.

Rüzgargülü

12

P

eygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından övülmüş olan çörekotu bitkisi dünyanın değişik yerlerinde değişik isimlerle bilinir. Çörek otu, açık mavi renkli çiçekler açar. Boyu 20-40 cm kadardır. Gövdesi dik ve kısa

tüylüdür. Çiçekleri uzun saplı ve tek tektir. Çörekotu diye kullandığımız küçük siyah tanecikler; bu bitkinin dallarında yetişen kapsül içindeki tohumlardır. Bu tohumlar siyah renkli ve ovaldir. Tohumlar olgunlaşınca toplanır ve kurutulur.


Sıcağı çok sever

Faydaları saymakla bitmez Çörek otu her derde devadır. Hiçbir yan etkisi yoktur. Çörek otunun içerisinde A, B1, B2 ve B6, C, E vitaminleri bulunur. Bu vitaminlerin kalp ve tansiyon hastalıklarını önleyici etkisi vardır. Ayrıca hücre yenilenmesine de yardımcı olurlar. Sabahları aç karına 9-10 adet çörek otu veya 1 çay kaşığı çörek otu yağı yutulması tavsiye edilmektedir. Bunların yanında;

Çörek otu bitkisi sıcak, zengin içerikli, çok killi ve kumlu olmayan toprakları sever, özellikle kumlu tınlı topraklarda çok güzel yetişir. Ülkemizin hemen her yerinde yetiştirilir. Çörek otu siyahlaşmaya başlayınca geç kalınmadan hasat edilir. Eğer geç kalınırsa tohumlarını yere döker. Çörek otu hasadı sabahın erken saatlerinde yapılır. Hasattan sonra tohumlar güneşte kurutulur.

•Bir tutam çörek otu, çocuklarda oluşan gaz sancılarına iyi gelir. •Hazmı ve sindirimi kolaylaştırır.

•Yaraların iyileşmesini hızlandırır. •Alerjiyi önleyici etkisi vardır.

Çörek otu öğütülerek yenmelidir. Öğütüldükten sonra çörek otu beklemeye bırakılmalıdır yoksa tadı acı olur. Çiğneyerek yendiği zaman ağız içi ve dişeti hastalıklarına karşı faydalıdır. Çörek otu, çorbayla veya taze sıkılmış meyve suyu ile beraber yenebilir. Çocuklara şeker, çikolata veya sevdikleri gıdalarla beraber yedirilebilir.

13

•Mutluluk hormonunun salgılanmasını sağlar; insanı farkında olmadan mutlu eder.

Aç karına yenmelidir

Rüzgargülü

•Vücuda güç verir. Bal ile beraber karıştırılırsa etkisi iki katına çıkar.


Soldan Sağa 3- Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt veya karton vb. şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan aracın ismi nedir? 6- Hemen bütün hayatını daldan baş aşağı sarkarak geçiren ve en yavaş hayvan olarak bilinen canlı hangisidir? 7- Resim yapan sanatçıya ne isim verilir? 8- Müslümanların iki bayramından biri. 10- Gözleri birbirinden bağımsız hareket edebilen ve renk değiştirme özelliği ile meşhur hayvan hangisidir? 11- Günde bir tane yemenin kalp rahatsızlıklarına ve diş sağlığına faydalı olduğu belirtilen meyve. 12- Damızlık erkek sığıra ne denir?

Rüzgargülü

14

Yukarıdan Aşağıya 1- Evde beslenebilen evcil ve avcı bir hayvan. 2- Şirazlı Sadi tarafından kaleme alınan ve Osmanlı medreselerinde ders kitabı olarak okutulmuş bir şark klasiğinin ismi. 4- Havuç sevgisi ile meşhur, zıplayan bir hayvan. 5- Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından övülmüş olan, her derde deva bitki hangisidir? 8- Evini sırtında taşıyan yavaş bir hayvan. 9- Avustralya kıtasında okaliptüs ağaçlarının tepesinde yaşayan, keseli, sevimli ve yavaş bir hayvan.


R端zgarg端l端

15


R端zgarg端l端

16


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 26  
Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 26  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement