Page 1


Esnemek Bulaşıcı mıdır? İnsanlar günde ortalama 15 kez esnemektedir. En çok esneme ise yataktan kalktığımız sabahın ilk vakitlerinde, yemeklerden sonra ve akşam uykumuz geldiği vakitlerde olmaktadır. İnsanlar esnerken vücudun oksijen-karbondioksit oranını dengelediği düşünülmüş ve bu konuda araştırma yapılmış. Devamlı esneyen birine oksijen tüpü bağlanmış ancak esnemeye devam ettiği görülmüş ve böylece bu düşüncenin yanlış olduğu ortaya çıkmış. Sonra esnemenin insanın kendini rahat hissettiği, gevşediği zamanlarda meydana geldiği görüşü hâkim olmuş. Bu noktada öğrencilerin sınava girmeden hemen önceki durumları incelenmiş. Öğrencilerin kendilerini gergin hissettikleri, sınav stresi içerisinde oldukları bir anda dahi esnedikleri görülünce bu düşünceden de vazgeçilmiş. Günümüzde esnemenin sebepleri hâlâ araştırılmaktadır. En dikkat çekici görüş ise ısınan beyni soğutmak için vücudun yapmış olduğu bir refleks olması yönündedir.

Rüzgargülü

Ayrıca insanlar gibi hayvanlar da esnemektedirler. Kedi, köpek, aslan vb. hayvanların da esnediği bilinmektedir. Araştırmalar sonucunda hayvanlarda da esnemenin bulaşıcı olduğu ortaya çıkmıştır. Yani siz bir kedinin karşısında esnerseniz kedi de sizi görüp esnemeye başlayabilir.

1

Görüldüğü gibi esnemenin sebepleri kesin olarak bilinmemekte. Ancak kesin olan bir şey var; o da “esnemek bulaşıcıdır” görüşü. Esnemenin bulaşıcı olduğu birçok çalışmayla ispatlanmış. Bir çalışmada bir grup öğrenciye sürekli esneyen insanların bulunduğu 15 dakikalık bir video izletilmiş. Video sonunda sınıfta bulunan öğrencilerin yüzde yetmişe yakınının esnediği ortaya çıkmış. Bu sonuca göre esnemenin bulaşıcı ve irade dışı bir davranış olduğu ortaya çıkmış.


Rüzgargülü

2

Öğretmenimizin “Çocuklar haftaya geziye gideceğiz.” demesiyle birlikte sınıftaki bütün arkadaşlar “Yaşasın! Geziye gidiyoruz!” diye sevinç çığlığı attık. “Nereyee?” diye hep bir ağızdan sorunca, Öğretmenimiz; “Hayvanat bahçesine kuşları görmeye” dedi ve bir sonraki dersimize kuşlar hakkında bilgi toplayarak gelmemizi istedi. Eve gider gitmez üzerimi değiştirdikten sonra dedemin kütüphanesine daldım. Dedemin zamanındaki çocuk dergilerinde kuşlar hakkında neler olduğunu araştırmaya başladım. Bu esnada 1988 yılında yayınlanmış olan “Çocuklara Talim” dergisinin 3. sayısında “Terzi Kuşu” ile ilgili çok güzel bilgilere rastladım. Bakalım sizler de beğenecek misiniz?


Terzi

kuşunun uzunca bir gagası vardır. Bu kuş yuvasını ağacın yaprakları arasına yapar. Yaprakların arasına yapar sözünden, yuvayı ottan çöpten yapar zanneylememelidir. Bir iki yaprağı bir araya getirerek ve yaprakları her taraftan birbirine dikerek hoş bir yuva yapar. Bu güzel kuşun böyle yapmasına sebep; yuvayı bir kimse görüp de yavruları çalarlar korkusundan, yuvasının saklı bulunması içindir. Terzi kuşu böyle yuvayı dikip yapmak için ipliği nereden buluyor? Nereden bulacak, kendisi yapıyor. Pamuk tarlalarından pamuk toplayarak, gagası ve ayakları ile büküp iplik yapar. Yuvayı yapacağı zaman, iki yaprağı münasip yerlerinden gagası ile delerek ipliği geçirir. Bu işte gagası ve ayaklarını kullanarak yuvayı meydana getirir. Sübhanallah! İşte yuvasına bakınız. İki tane yavrusu yuvadan başlarını çıkarmışlar. Ne güzel görünüyorlar!

Rüzgargülü

3

Terzi kuşu, Çin’de ve Hindistan’ın bazı semtlerinde bulunur.


R端zgarg端l端

4


R端zgarg端l端

5


Rüzgargülü

6

Deneyin Yapılış ı


Uzun

Çamaşır Makinesi Hangi Parçalardan Oluşur •Kapak •Üzerinde binlerce delik olan çelik tambur •Tamburu çeviren bir elektrik motoru •Termostat •Program kartı •Rezistans •Deterjan haznesi

sürede yıkanacak çamaşırları kısa sürede, elde yıkamaktan daha temiz ve zahmetsizce yıkayan ev aleti çamaşır makinesidir. Makinenin yıkama işlemine başlayabilmesi için öncelikle program seçilmesi gerekir. Bu programda çamaşırlarımızın yıkanma süresi, tamburun devir hızı ve suyun derecesi ayarlanır. Artık yıkama işlemi için makinemiz su almaya başlayabilir. Su öncelikle deterjan bölmesine uğrar ve buradaki deterjanın tamburun içine gönderilmesini sağlanır. Rezistans istediğimiz dereceye kadar suyun ısınmasını sağlar. Çok kirli çamaşırlar için ön yıkama denilen program seçilerek birden fazla yıkama yapılabilir. Tambur kendi ekseni etrafında programda ayarlandığı şekilde dönmeye başlar. Bu dönme ile lekeler çamaşırlardan ayrılır ve tamburun içindeki suya karışır. Kirli olan su pompa vasıtayı ile dışarı boşaltılır. Yıkama işlemi bittiğinde temiz su tekrar tambura dolar ve durulama işlemi yapılır. Durulama işlemi bittiğinde pompa suyu tekrar boşaltır. Programda tekrar yıkama seçilmiş ise su tekrar alınır ve aynı işlemler tekrar eder. Yıkama işleminde çamaşırlar kendi ağırlıklarının 3 katına kadar su emerler. Bu suyu sıkmak için makine tamburu çok hızlı döndürmeye başlar. Aşırı hızda dönen tambur, çamaşırları merkezkaç kuvveti sayesinde kenarlara sıkıştırır. Tamburun kenarlarına yapışan çamaşırlarda bulunan su, tamburdaki delikler vasıtasıyla dışarı atılır ve böylece çamaşırların suyu sıkılmış olur. Çamaşırlarımız artık temiz ve kurumaya hazır.

Yıkanıyor?

Rüzgargülü

Nasıl

7

Çamaşırlar


Bir Başım, Binbir Dişim Var!

Rüzgargülü

8

[Tuğba Kaya]


Nar Ağacı

Meyvemle tanıştınız şimdi de sizlere kısa bir şekilde ağacımdan bahsedeyim. Benim anayurdum Batı Asya ülkeleridir. Türkiye’de de genellikle Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetişirim. Benim ağacım tohumla ve aşılama yöntemiyle çoğaltılabilir. Ama en doğrusu, profesyonel bir üreticiden türü belli ve sağlıklı fidanları alıp bahçenize dikmektir. İklim olarak da; uzun süreli sıcak

Ağacımın görüntüsünü de size anlatayım: Ağacım 2-5 metre arası uzunlukta olup gövdesinin her yerine yayılan dalları sebebiyle adeta bir çalı görünümünü andırır. Yeşil olan yapraklarım da ince uzun ve mızrak biçimli olup dallarda karşılıklı dizilidir. Nisan ayında açmaya başlayan çiçeklerim, insanlar arasında “nar çiçeği” diye kullanılan turuncukırmızı karışımı enfes bir renktedir. 2 ay kadar nar çiçekleriyle bezeli olan ağacım bu mevsimlerde bir süs bitkisi görünümündedir. Daha sonrasında meyvelerimin oluşum dönemi başlar ve sonbaharda olgunlaşan meyvelerim toplanarak sizlere sunulur. Benim tanelerim meyve olarak yenildiği gibi suyu sıkılarak veya şerbeti yapılarak da içilebilir. Ayrıca bir de “nar ekşisi” yapılır ki salatalarda ve yemeklerde kullanılarak sofralarınıza bir kat daha lezzet verir.

Bir tavsiye

Son zamanlarda bilim adamlarının yaptığı araştırmalar sonucunda da benim meyvelerimin adeta bir ilaç niteliğinde olup, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve pek çok hastalıktan koruduğu ispatlanmıştır. Siz de kış aylarında bol bol nar yiyin ki hastalıklar sizden uzak olsun. Benden söylemesi...

9

Ayrıca Sevgili Peygamberimiz de nar ile alakalı “Yeryüzünde aşılanan hiçbir nar ağacı yoktur ki cennet tanelerinden bir tane olmasın.” buyurmuştur. Siz de dünyada iken bir damla da olsa cennetin suyunu içmek istiyorsanız, hadi bir adet nar yemeye!

ve kurak yaz mevsimi ile ılık ve yağışlı kış mevsimi geçiren yerler uygundur. Yani sıcağı bir hayli sevip, soğuktan hiç mi hiç hoşlanmayan bir yapıya sahibim.

Rüzgargülü

Merhaba,

ben sonbahar mevsiminin en lezzetli ve vitaminli meyvelerinden nar. Birçoğunuz beni tanırsınız ama ben size kendimi daha geniş olarak anlatayım; “Benim bir tek başım var, ama binbir dişim var!” bilmecesinde olduğu gibi iri bir portakal büyüklüğünde, 1.5 mm kalınlığında kabukla çevrili, içinde yüzlerce tanesi bulunan bir meyveyim. Tanelerim kabuğun içine doğru uzanmış olan ince zarlarla çevrili odacıklarda bulunur. Bu yüzden tanelerimi yemek zor olduğu gibi, bir o kadar da eğlencelidir. Her bir nar tanesinin içinde, tohumu olan minik çekirdeği de yer alır. Tanelerim beyazdan kırmızıya doğru birçok renkte olmakla beraber tatlı, ekşi veya mayhoşdur. Böylece her damağa uygun nar bulabilmeniz mümkündür.


[Erhan Göçmez]

Rüzgargülü

10

Ünlü astronomi bilgini Ali Kuşçu’nun Güneş’le yaptığı heyecan verici fantastik

nlü astronomi bilginlerinden Ali Kuşçu uzay seyahati sırasında Güneş ile karşılaşır. Ve Güneş hakkında merak ettiği bazı soruları kendisine sorar. Ali Kuşçu: Merhaba Güneş, ben Ali Kuşçu. Sizinle ilk röportaj yapan kişi olmak istiyorum. Güneş: Tabi ki yapabiliriz. A.K: Şu anki hale nasıl geldiğiniz hakkında bizi kısaca bilgilendirir misiniz? G: Bundan milyarlarca yıl önce dev bir moleküler bulut çökmesi meydana geldi. Çökme sonucunda gazlar iyice sıkıştı. Sıkışan gaz topluluğu da dayanamayıp patladı. Patlamanın neticesinde başta ben ve diğer gezegenler meydana getirildik. A.K: Ortada hiçbir şey yokken siz nasıl meydana geldiniz? G: Beni ve kâinatı yaratan tek baki olan Allah’tır. Kâinatta hiçbir şey yokken Allah’ü Teâla vardı. Önce kendi nurundan oldukça büyük bir cevher yarattı. Bu cevherden de kâinatı derece derece yaratıp düzene koydu. İşte ben ve çevremdeki gezegenler bu yaratılışın bir parçasıyız. A.K: Bu, anlık mı yoksa yılları alan bir hadise mi? G: Yaratılışımız belli bir zaman diliminde gerçekleşti. Ama gazların sıkışması, patlayıp etrafa dağılması milyonlarca yılı kapsayan bir hadisedir. Hatta bugün bile galaksimiz genişlemeye devam etmektedir. A.K: Galaksi dediğiniz nedir? Bizim galaksimizin bir adı var mı? G: Galaksi, uzayda bulunan gezegen, yıldızlar, gaz ve toz bulutlarının topluluğuna denir. Bizim galaksimiz de Samanyolu Galaksisi’dir. A.K: Samanyolu galaksisinde kaç gezegen var? G: Çevremde 8 tane gezegen var. Bunlar; Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’dür.


[Çizen: Emine Arslan]

11

A.K: Dünyamızdan bakınca renginiz bazen beyaz bazen sarı ya da kırmızı görünüyor. Gerçekte renginiz ne? Ya da bize neden öyle görünüyor. G: Rengim aslında beyazdır. Sizin dünyanızın çevresindeki atmosfer olmasaydı benim rengim size parlak bembeyaz bir renk olarak görünürdü. Ancak yansıyan ışık atmosferinizde kırılmalara uğrar. Bu da ışığın geliş açısına ve uzaklığına göre farklı kırılma demektir. Böylece gün başlarken sarı görünürken, gün ortasında parlak bembeyaz, gün batımında da turuncu hatta kıpkırmızı bir renk yansır. A.K: Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. G: Rica ederim. Seni ve senin gibi meraklı ve araştırmacı insanları teleskopla da olsa ziyaretime beklerim.

Rüzgargülü

A.K: Bu gezegenlerin belli bir sırası var mı? G: Biraz önce saydığım sıra gezegenlerin bana yakınlığına göre yapılmıştı. A.K: Öyleyse size en yakın gezegen Merkür, en uzak da Neptün’dür. Bizim dünyamız da 3. sırada doğru mu? G: Evet, aynen öyle. A.K: Bu gezegenler hem kendi çevresinde hem de sizin çevrenizde dönmektedir. Siz de kendi çevrenizde ya da başka bir şeyin çevresinde dönüyor musunuz? G: Evet hem kendi çevremde hem de içinde bulunduğum samanyolu galaksisinin çevresinde dönüyorum. Kendi çevremde dönüşümü 25 günde tamamlarken galaksinin etrafındaki dönüşümü de tam 250 milyon yılda bir tamamlıyorum. A.K: Bizim dünyamıza ve çevrenizdeki diğer gezegenlere ısı ve ışık yayarak hayatın devam etmesini sağlıyorsunuz. Siz enerjinizi nerden alıyorsunuz? G: Bu enerji çekirdeğimdeki hidrojen gazının helyuma dönüşmesi sonucu ortaya çıkan enerjidir. Saniyede 600 milyon ton hidrojen helyuma dönüşmektedir. Artık ortaya çıkan enerjiyi siz düşünün.


R端zgarg端l端

12


R端zgarg端l端

13


RENKLİ BULMACA

Soldan Sağa

1- Yanma hadisesinin gerçekleşmesi için gerekli gaz. 4- Kendi bedenlerinin 20 katı daha yükseğe zıplayabilen ve tarlaları talan eden böcek türü. 5- Kuşların evi. 7-Zıplayan ve havucu seven bir hayvan. 9- Etrafına erimiş bal mumu, içyağı, stearik asit veya parafin dökülerek genellikle silindir biçiminde dondurulan ince, uzun aydınlatma aracı. 10- Gereğinden az olarak gerçekleştirilirse; sinirli, agresif, öfke nöbeti ve rahatsız edici davranış seviyesini artıran bir ihtriyacımız. 12- Evde meydana gelen kazaların adı. 13- Ünlü Türk Astronomi bilgini.

Yukarıdan Aşağıya

Rüzgargülü

14

2- Sonbahar mevsiminin en lezzetli ve vitaminli meyvelerinden birisi olan, suyu da çok değerli olan, çok taneli bir meyve. 3- Hareketsizliğin de tetiklediği çok şişmanlık. 4- Giysilerimizi yıkamaya yarar. 6- Yavrusunu kesesinde taşıması ile tanınan hayvan. 7- Birkaç yaprağı bir araya getirerek ve yaprakları her taraftan biri birine dikerek hoş bir yuva yapan kuş. 8- Hem karada hem suda yaşayabilen, zıplayan bir hayvan. 11-Kendi boyunun 100 katı kadar yükseğe zıplayabilen dünyanın en iyi sıçrayabilen hayvanı.


MÜJDELİ KELİME AVI

Fazilet takviminin kasım ayı sayfalarında yer alan hadiseler ve bilgilerden bazılarını kelime avına sakladık. Onları bulabilir misiniz?

SAYILARI TOPLAYALIM

22, 23, 24, 25, 26,27, 28, 29, 30 Sayılarını yukarıdaki kutulara öyle bir yerleştirin ki her taraftan topladığınızda sonuç 78 olsun.

OKrlU D U S İ L K N E R ’ya kadar sayıları ye eştirdmaenlisin.

Rüzgargülü

15

1’den 6 , yukarı (her yeşil ok) turuncu ok) Her satırda r e (h a sütund aşağıya her ikdörtgen içerisinde id kl n re dece bir defa ve her kamlarını sa ra 6 ve ,5 ,4 1,2,3 . kullanmalısın


kavugun sesi BİR SABAH EVDEN ÇIKARKEN HOCA'YA KOMŞUSU SORAR

YA HU HOCA, DÜN AKŞAM SİZİN EVDE ACAYİP GÜRÜLTÜ VARDI. HAYIRDIR?..

Rüzgargülü

16

HOCAM, AMMA YAPTIN HA! HİÇ KAVUK ÖYLE SES ÇIKARIR MI?

[Çizen: Ahmet Tolunalp]

AYAĞIM TAKILDI. BİZİM KAVUK DA MERDİVENDEN AŞAĞI YUVARLANDI. HERHALDE ONUN SESİYDİ.

SUS, SUS YA HU! NİYE İNSANI BU KADAR ZORLUYORSUN? ANLA İŞTE, KAVUĞUN İÇİNDE BEN DE VARDIM.


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 14  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 14  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement