Page 1


R端zgarg端l端

2


Alay Edenin Sonu

Rüzgargülü

1

[Çizgi: Esma Genç]

Heybetli bir kuş olan Kartal’ın yuvası dağın yamacında yüksek bir yerde bulunuyordu. Hiç bir avcı oralara ulaşamazdı. Kartal bunu bildiğinden hep yükseklere yapardı yuvasını. Bir süre sonra dağın aşağılarına bir baykuş geldi. Kartal baykuşu merak etmeye başladı. Baykuşun bulunduğu yere doğru yaklaştı: “Bu nasıl bir kuş acaba?” dedi. Geniş kanatlarını açtı. Baykuşun bulunduğu ağacın üzerinde süzülmeye başladı. “Kimsin sen” dedi baykuşa. Baykuş, dev kanatlı kartaldan korktuğu için cevabını titreyerek vermişti. “Ben bir baykuşum” Kartal “Yalnızca göz ve tüyden ibaretsin, böyle kuş mu olur.” diye alay etti baykuşla. Baykuşun canı sıkılmıştı kartalın dediklerine. Ne yapacağını da bilmiyordu. Kartal baykuşun yanına gidip onunla daha fazla alay etmek istedi. Dallar arasından geçip baykuşa ulaşmayı istiyordu. Ama ağacın dalları arasına avcının kurduğu tuzaktan haberi yoktu. Avcı, kuşlar yapışsın diye zift sürmüştü dallara. Kartal kurtulmak için çırpındıkça tüyleri zifte yapışıyordu. Baykuş bu hal karşısında kartala dedi ki: “Ey kartal, biraz sonra avcı seni gelip yakalayacak. Belki de kafese kapatacak. Sen yükseklerde her türlü tehlikeden uzak yaşıyordun. Benimle alay etmek için aşağılara inmene ne gerek vardı?”


[Hilal Coşkun]

Yer Altının Gizemli Sakinlerinden

Rüzgargülü

2

Fosiller

Define avcıları bu habere çok üzülecekler. Çünkü zengin olmak için yıllarca altın, gümüş ve mücevherat arayıp durdular. Ama onlardan çok daha kıymetli olan fosillerin yerin altında öylece durduğundan belki de haberleri bile yoktu. Saskatchewan Müzesi yetkilileri, 1994 yılında ucu topraktan dışarıya çıkmış durumda buldukları bir dinozor fosilinin 15.000 dolar ettiğini açıkladılar. Peki nedir bu fosil ve onu değerli kılan şey?


Fosilleşmenin oluşabilmesi için milyarlarca yılın geçmesi, havada bulunan oksijenle temasın aniden kesilmesi, canlı organizmanın kömürleşmesi, kemiklerinin kalması ya da izlerinin kayaçlar arasında oluşması gerekir. Yalnızca bununla sınırlı değil, buz kütlelerinin içinde canlının hiç bozulmadan kalması durumunda da fosil oluşabilir.

Fosillerden nasıl faydalanırız?

Fosiller, tortul kayaçların hangi jeolojik zamana ait olduğunun anlaşılmasını sağlarlar. Bulunduğu bölgenin geçmişteki yeryüzü şeklinin ve ikliminin belirlenmesinde, jeolojik zamanlarda yaşamış ve soyu tükenmiş canlılar hakkında bildi edinilmesinde bilim adamlarına yardımcı olurlar. Fosillerin en büyük faydası, petrol, linyit, fosfat yatakları gibi yeraltı kaynaklarının tespit edilmesinde yardımcı olmasıdır. Büyük miktarlarda bulunduklarında, bazı canlılar (bitki kökenliler) linyit ve taş kömürünü; bir hücreli canlılar ise petrolü ve buna bağlı olarak doğal gazı oluşturur.

Niçin fosilleri bulmaya çalışıyorlar?

İnsanoğlu için tarih çok gizemli bir hazinedir. Dolayısıyla onunla ilgili araştırmalar yapıp yeni bilgiler edinmek ister. Çünkü fosiller eski jeolojik devirlerdeki hayat hakkında zamanımıza ışık tutar. Bugün yaşamayan, soyları tükenmiş bitki ve hayvanlar hakkında bize bilgi verirler.

Fosilleri araştırmak bir meraktan öteye geçip bilim dalı olmuştur ve adına “Paleontoloji” denir. Fosilleri bulan ve gün yüzüne çıkartan bilim adamları ise “Paleoantropolog’lardır.” Bu meslek grubunu daha önce duymuş muydunuz?

Fosil yakıtlar nerelerde kullanılır?

Bitki ve hayvanların kalıntılarıyla ve milyonlarca yıl süren bir oluşumla meydana gelen fosiller, büyük miktarda bulunduklarında “fosil yakıtlara” dönüşürler. Isı enerjisi elde etmek için kullandığımız yakıtların büyük bir kısmı fosil yakıtlardır. Fosil yakıtlara; birikmiş güneş enerjisinin depo edilmiş şekli diyebiliriz. Genellikle kaya katmanlarının altında sıkışmış ve gömülmüş olarak bulunur. Örneğin; petrol, hayvan ve bitki atıklarından oluşmuştur. Karaların hemen altında ya da deniz altındaki yataklarda bulunur. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle, fosil yakıtlardan elde edilen enerjiye ihtiyaç artmaktadır. Bu artışı göz önüne alan araştırmacılar yeraltından çıkartılan fosil yakıtların 20-30 yıl içinde tükenmesini bekliyorlar. Siz de diğer fosil yakıtların nerelerde çıkarıldığını merak ettin değil mi? Öyleyse kömüre ve doğalgaza bir göz atmaya ne dersiniz?

3

Nasıl oluşur?

Fosilleri kimler gün yüzüne çıkartır?

Rüzgargülü

osil ‘kazılıp çıkartılan şey’ demektir. Çok çok eski zamanlarda toprak altında gömülü kalmış, oksijenle teması aniden kesildiği için korunabilmiş ve orada taşlaşmış durumda bulunan bitki ve hayvan kalıntılarına fosil deriz. Örneğin; yaprak, diş, kemik…


GOC [Mehmet Huzeyfe Sırlı]

Her yıl milyonlarca hayvan çeşitli sebeplerle göç etmektedir. Göçlerin bir kısmı doğal afetler sebebiyle olmaktadır. İklim değişiklikleri, seller, kuraklık gibi sebeplerle hayvanlar yem, su bulmakta zorluklarla karşılaşmaktalar. Bu durumda hayvanlar daha iyi beslenme, üreme ve barınmak için göç etmeyi tercih ederler. Birçok hayvanın ilginç göç hikâyesi vardır. Ancak bazıları vardır ki onların göçleri dünyanın neredeyse yarısını dolaşana kadar devam eder.

Rüzgargülü

4

Filler

Filler dünyada yaşayan en büyük kara hayvanlarıdır ve sürüler halinde yaşarlar. Günde yaklaşık 150 kg besin ve 75 lt. suya ihtiyaç duyarlar. Hal böyle olunca bir fil sürüsünün girdiği yerde yiyecekler hemen azalmaktadır. Bundan dolayı filler her zaman daha çok besin bulabilecekleri yerlere göç etmek zorundadırlar. Ayrıca filler suyla oynamayı çok severler, bu yüzden de bazen su bulmak için kilometrelerce yol kat ederler.


Leylek Hayvanlar arasında göçe en yaygın ve belirgin olarak kuşlarda rastlanır. Avrupa’da yaşayan beyaz leylekler her sene uzun bir yolculuğa çıkarlar. Ülkemizde de yaşayan bu leylekler, kış aylarında soğuktan korunmak için Afrika’nın ve Asya’nın sıcak bölgelerine göç ederler. Soğuk ayları buralarda geçiren leylekler sıcakların yüzünü göstermesiyle bahar aylarında Avrupa’ya geri gelirler. 49 gün süren yolculuğun ardından evlerine ulaşmış olurlar.

Göçmen kuşlar uçuşa başlamadan önce yolculuklarına yetecek kadar enerji depolamaları gerekmektedir. Çünkü bu yolculuklar 2-3 gün hiç durmadan sürebilmektedir.

Rüzgargülü

Yılan balıkları, Türkiye ve birkaç Avrupa ülkesinin akarsularında yaşayan ve yılana benzeyen balık türüdür. Bu balıklar olgunlaştıklarında yumurtlamak için 6000 kilometrelik büyük yolculuklarına başlarlar. Bu yolculuk Amerika kıtasına kadar 18 ay sürer. Yılan balıkları bu yolculuk bitinceye kadar hiç yemek yemezler. Meksika kıyılarına varan yılanbalıkları yumurtalarını bu kıyılara bırakırlar. Yumurtadan çıkan larvalar aynı yolu izleyerek Avrupa’ya geri gelirler. Küçük balık larvalarının hızları yavaş olduğu için bu yolculuk 3 yıla yaklaşan bir sürede gerçekleşir.

5

Yılan Balıkları


Rüzgargülü

6

Albatroslar okyanus kuşları oldukları için suda uyur ve beslenirler. Karaya ancak yumurtlamak ve kuluçkaya yatmak için çıkarlar. Bu sebepten 10 yıl karaya çıkmadan yaşayabilmektedirler.

İnci Kefali

Dünyadaki en güzel olaylardan biri olan inci kefali göçü ülkemizde her sene mayıs ayının sonlarında yaşanmaktadır. İnci kefali aslında tatlı su balığı olan sazangiller sınıfındandır. Ancak sodalı ve tuzlu olan Türkiye’nin en büyük gölü, Van gölünde yaşar. Her yıl kuluçka mevsiminde yumurtalarını bırakmak için nehir yukarı yüzen inci kefali, su yüzeyine sıçrayarak izleyenlere güzel bir görsel şölen sunuyor. İnci kefaline sadece Van gölü ve çevresinde yaşadığı için “Van balığı” da denilmiştir.


[İrfan Bakar]

Elbiseler Nasıl

su bu hazneden alınır. Buhar için gerekli su da yine bu bölümden alınır. Kumaşlar yan yana uzanan ve gözle görülmeyen liflerden oluşur. Liflerin molekülleri ince ve uzun olup birbirlerine gevşek zincirleme bağlıdır. Bu bağlar yıkama esnasında ya da kullanırken çözülüp açılır. Böylece şekiller bozulur yani kumaş kırışır. Liflerin kırılan molekül bağları su buharıyla şişer. Isı ile tekrar bağlanır ve sonuçta ütü ile pürüzsüz ve düzgün bir kumaş yüzeyi ortaya çıkar.

Rüzgargülü

Ütü, giysilerimizdeki kırışıklıkları gidermek için kullandığımız alettir. Elektrik enerjisini ısı enerjine dönüştürür. Gelelim ütünün hangi parçalardan oluştuğuna; Rezistans: İçinden elektrik akımının geçerek ısındığı bölüm. (Elektrik enerjisi ısı enerjisine dönüşüyor) Termostat: Rezistansın ne kadar ısınacağını ayarlayan, istenilen sıcaklığa ulaştığında elektrik akımını kesen parça Su Haznesi: İçine su doldurulan bölümdür. Kumaşa uygulanan

7

Ütüleniyor


e d n ü t s Ü ç Ağa k ı d n a S i l t i Kil

Rüzgargülü

8

a] [Tuğba Kay


Merhaba!

Cevizin vücudumuzdaki organlardan hangisine benzediğini hiç düşündünüz mü? Ben size ipuçları vererek anlatayım. Yeni kopartılmış taze bir cevizin en dışında yeşil bir tabaka bulunur. Bu yeşil tabakanın altında da sert bir kabuk vardır. Kabuğu kırdığınızda ise meyveyi kaplayan ince bir

Kurutulup yenirim

Cevizlerimin toplanma zamanı Eylül-Ekim aylarında başlar. Toplanan cevizlerimin en dış kısmını kaplayan yeşil kabuk soyularak, sert kabuğuyla birlikte kurutulur. Ve daha sonra bazılarınızın evine bu sert kabuğuyla, bazılarınıza da kabuğu kırılmış ceviz içi olarak geliriz. Cevizlerim bu şekilde sade olarak yenildiği gibi tatlılara, kek, çörek pastalara ve bazı yemeklere de katılarak tüketilir. Ağacımın kaliteli ve sağlam olan keresteleri mobilya yapımında, iç mimarlıkta, kaplamada ve oymalı işlerde kullanılır. Siz çocuklar için en önemlisi şu ki, ceviz; beyin için çok faydalı olan, kavrama ve anlamayı geliştiren, hafızayı güçlendiren vitamin ve mineraller içerir. Ben de son olarak; akıllı ve zeki çocuklar olmak istiyorsanız, size kahvaltılarınızda bol bol ceviz yemenizi tavsiye ediyorum.

9

Şeklim insanın kafa yapısına benzer

zarla karşılaşırsınız. Bu zarın altında da kıvrımlarla dolu olan meyvesi vardır. Ceviz; dışındaki yeşil kabuğu ile kafa derisine, sert kabuğu ile kafatasına, içindeki ince zar ile beyin zarına, kıvrımlarla dolu meyvesi ile beyne benzeyen harika bir gıdadır. Tıpkı beyin gibi iki bölüm şeklinde yaratılan ceviz her haliyle “Ben beyin için yaratıldım.” demektedir.

Rüzgargülü

Ben bahçelerinizi süsleyen, sizlere vitamin deposu cevizler veren, kocaman bir ceviz ağacıyım. Ben öyle bir ağacım ki; 150-200 yıl yaşayabilir, 20-25 metreye kadar boylanıp, 350-400 metrekarelik alanı yoğun bir gölgeyle kaplayabilirim. Koyu yeşil renkte ince ve uzun yapraklarım vardır. Türkiye’nin birçok yerinde yetiştiğim gibi dünyanın hemen hemen her yerinde de yetişebilirim. Bu kadar uzun yıllar süren ve geniş bir alana yayılmış olan hayat serüvenimin nasıl başladığına hadi hep birlikte bir göz atalım. Benim fidanlarım kasım ayında toprağa dikilir. Ve böylece kocaman bir ağaç olma yolundaki ilk adımımı atmış olurum. Ağacım değişik toprak ve iklim türlerine uyum sağladığından benim için özel bir toprak türüne ve iklime gerek yoktur. Ama fidanımın dikiminden itibaren 2-3 yıl içinde gövdem kalınlaşıncaya kadar; kışın soğuğundan, yazın sıcağından, korunmak üzere özel bir bakım isterim. Bu yılları atlattıktan sonra artık zoru başarmışız demektir. Ve bu şekilde her yıl bir kat daha büyüyerek meyve verme zamanıma ulaşırım. Kış boyu yapraklarını döken ağacım ilkbahar ile birlikte tekrar yapraklarla bezenir ve çiçek açar. Sonbahar gelince de yeşil bir tabaka ile çevrili, sert kabuklu meyvelerim oluşur. Olgunlaşan meyvemin iç kısmı yağlı ve lezzetli kıvrımlara sahip olup sert bir kabukla çevrilidir. Kolay kolay kimse kıramaz. Hatta bu sebeple “Ağaç üzerinde kilitli sandık” diye bir bilmecem de vardır.


1

Aşağıdaki şekilde soru işaretinin olduğu yere kaç rakamı gelmelidir?

96 2

12

4

6

108

2

9

Rüzgargülü

10

2

a i aş aşı aşık kaşık çilek

3

144

4


3

Oturduğu dairesi apartmanın 18. katında bulunan bir kişi varmış. Asansör bu kişinin dairesinin bulunduğu kata kadar çıktığı halde bu kişi her zaman 12. kata kadar asansörle çıkıyor, geri kalan katları da yürüyerek dairesine ulaşıyormuş. Neden acaba?

4

Aşağıdaki atasözlerinden sesli olan harfler çıkarılmış ve kelimelerin harfleri bitiştirilerek yazılmıştır. Bu atasözlerini bulabilir misiniz?

Z T R G N N G Y Ğ N Y R R L L G Y L D M L Y DM M N Z R L G N S K L S M

11 Rüzgargülü

5

Kemal’in söylediklerinden yola çıkarak kardeşinin ve onun kaçar şekeri olduğunu bulabilir misiniz? Kemal: Kardeşim bana 1 şeker verirse, bendeki şeker kardeşimdeki şekerin 2 katı olur. Ben kardeşime 1 şeker verirsem ikimizin de aynı sayıda şekeri olur.


Rüzgargülü

12

[Çizgi: Esma Genç]

Dedemin

kitaplarını karıştırırken aklıma bir soru takıldı. “Osmanlı zamanında çocuklara anlatılan fıkralar var mıydı? Varsa nasıldı?” Birkaç tane daha kitaba bakmam lazımdı. Heyecanla arıyordum. Osmanlıca bir kitabı okumaya başladım. Kahkaha atma hakkında bilgi veriyordu. Kahkaha atmak, yüksek sesle etrafı rahatsız edecek şekilde gülmekmiş. Fıkra ne kadar güldürücü olsa da kahkaha atmak doğru değilmiş. Sonra elime 1917 yılında çıkan “Çocuklara Mahsus Gazete”yi aldım. Sayfa sayfa fıkra aramaya başladım sonunda buldum. İşte heyecanla aradığım fıkralar.


adı m.

* Öğretmen ** Öğrenci

Rüzgargülü

De rs Mu haned al e, - N lim *: Kul e o, k ul a Şak ğın mı ağının ağr bir ir ıyor ine - H d **: pam a ? söz yır, b uk ler u tıka öte pam mış u kind ğu sın. en bir çıkm kula asın ğımd diye an g tık iren

13

[Çizgi: Esma Genç]

Yed i berb sekiz, y otur er dükk aşlarınd ur. B â a erbe nına gir bir çoc - Sa erek uk, r ge çlar l s e a m r e n ı kes Çoc daly k so uk h eye i r l e a r c . - Ha iddetlen ek? yır, s e akal rek şu cev !... abı v erir:


RENKLİ BULMACA Soldan Sağa

2- Hortumu ile meşhur, Afrika ve Asya’nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan. 3- Divit takımında kalemin yapıldığı malzeme. 5- Çok renkli kuyruğu ile meşhur, kuyruğunda göze benzer şekiller olan kuş. 6- Çoğunlukla hattatlar ve katipler tarafından kullanılan, iki bölümden oluşan mürekkeple yazılan yazı takımı. 10- Okul. 11- Divit takımının; kamış, kalemtraş ve makta konulan gövde kısmı. 12- Günebakan ismi de verilen ve çiçeğinin orta kısımında çekirdek barındıran bitki.

Yukarıdan Aşağıya 1- Özellikle kahvaltılarda çokca tüketilen, anne sütünden sonra en değerli besin kaynağı olarak belirtilen, kümes hayvanlarından elde edilen besin kaynağı. 2- Çeşitli belgeleri hızlı ve ucuz çoğaltmayı sağlayan cihaz. 3- Suda uzun süre havasız kalabilen, çalışkanlıkları ile meşhur, yuvalarını toprak altına yapan ve koloniler şeklinde yaşayan hayvan. 4- Belgeleri çoğaltmaya yarayan cihazın içerisinde yer alan ve şekillerin toner alması için kağıdın üzerine elektronları aktaran kısım. 7- Dünyada 37 kadar türü olan, uçmaktan pek hoşlanmayan, büyük gagaları ile meşhur, biraz obur, bazı bölgelerde “vaiz kuşları” olarak adlandırırlan kuş. 8- Dünyanın en renkli kuşlarından olan ve 20 kadar kelimeyi ezberleyerek söyleyebilen kuş.

Rüzgargülü

14

9- İçine mürekkep konulan kap.


MÜJDELİ KELİME AVI

Kelimeleri bulmacadan bularak üzerini çiziniz. Kalan harfleri sırasıyla okuyunuz. Müjdeli şifreyi bulunuz.

SAYILARI TOPLAYALIM

17, 18, 19, 20, 21,22, 23, 24, 25 Sayılarını yukarıdaki kutulara öyle bir yerleştirin ki her taraftan topladığınızda sonuç 63 olsun.

DOKUtirmelisin. RENKLkaİdaSr U sayıları yerleş ıya

Rüzgargülü

15

1’den 6’ya karıdan aşağ er yeşil ok), yu r renkli Her satırda (h ncu ok) ve he ru tu er (h a rakamlarını her sütund 1,2,3,4,5 ve 6 de in is er iç n dikdörtge . kullanmalısın sadece bir defa


helva ATEN I HAKİK M HELVAY İ EVER MAN ÇOK S HİÇ BİR ZA VA AMA, ŞIMA HEL A M TEK B A FIRSATI M YAP DI. OLMA

[Çizen: Ahmet Tolunalp] NEDEN OLMADI HOCAM HELVA YAPMAK O KADAR ZOR BİŞEY DEĞİL Kİ!..

UNUMUZ OLDUĞU ZAMAN YAĞIMIZ OLMADI, YAĞIMIZ OLDUĞU ZAMAN DA UNUMUZ OLMADI

Rüzgargülü

16

YANİ, KOCA YIL BOYUNCA EVİNİZDE YAĞ VE UN, BİR ARADA OLMADI MI, DEMEK İSTİYORSUN, HOCAM?

BAZEN OLDU, AMA, O ZAMAN DA BEN OLMADIM EVDE!


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 13  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement