Page 1


Yazan: Hilmi Aygün Çizen: Emine Arslan

2-Mahya Hazırlama: Mahya geleneğini yaşatmak için led

3-Tekne Orucu: Oruç tutmaya yeni başlayacak olanların alışmaları için tekne orucu çok iyi bir çözümdür. Sahura kalkıldıktan sonra ilk günlerde çok zorlamamak için öğle ezanına kadar, sonra ise yavaş yavaş ikindi ve akşam ezanına kadar oruç tutulabilir.

1

1-Ramazan-ı Şerif İstişaresi: Ramazan-ı Şerif ayı gelmeden ailecek bir istişare toplantısı yapılabilir. Önce Ramazan-ı Şerif ayı hakkında bilgi verilip, sonra neler yapılacağına ilişkin bir görevlendirme yapılabilir. Mesela her gün sahur, imsak vakitlerini ve yemek listesini büyükçe yazarak panoya asmak vakit şuuru kazandıracaktır.

ışıklarından küçük mahyalar hazırlanabilir. Bunu da odamızın başköşesine asabiliriz.

Rüzgargülü

On

bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif geldi. Bu bereketli aydan en güzel şekilde istifade edebilmek için yapabileceğimiz bazı faaliyetler var. Bunlardan 11 adedini sizin için seçtik.


hazırlayarak fitremizi içine koyabilir ve zarfları sahiplerine teslim edebiliriz. 8-Sadaka Sandığı: “Sadaka belaları def eder, ömrü uzatır” hadis-i şerifinin yazılı olduğu bir sadaka sandığı ya da kutusu yapabiliriz. Kadir gecesinde topladığımız sadakaları da yardım sahiplerine ulaştırabiliriz. 4-Arkadaş iftarları: Arkadaşlarımızı iftarda en az bir kere evimize davet edelim. Böylece iftarın güzelliklerinden onların da faydalanmasına sebep oluruz. 5-Komşu İftarı: Ramazan boyunca en az beş komşumuza iftarda birer tabak yemek götürebiliriz. Bu komşuluk ilişkilerini de geliştirecektir. 6-Teravih namazları: Teravih namazlarında arkadaşlarla camilere, mescitlere gidilmelidir. Eğer mümkünse Kameti de kendimiz yapmalıyız.

Rüzgargülü

2

7-Fitre Zarfı: Ramazan-ı şerif ayı yardımlaşma ayıdır. Biz de bunun için renkli ve güzel zarflar

9-Ramazan Defteri: Ramazanla alakalı güzel anılarımızı yazacağımız küçük bir defter tutabiliriz. Ailemizdeki herkese birer sayfa ayırarak ramazan hakkındaki düşüncelerini yazdırabiliriz. Hatta bunu evimize gelen misafirlere bile yaptırabiliriz. İlerisi için çok güzel bir hatıra olacaktır. 10-Ramazan Albümü: Fotoğraf, bazen satırlarca metni bir karede anlatabilir. Beraber gittiğimiz bir akraba ziyareti, camilerde kılınan bir teravih namazı, bir iftar daveti veya oruçlu iken yaptığımız başka güzel şeylerin fotoğrafını çekebiliriz. Buralarda çekilen fotoğraflar ile de bir albüm yapabiliriz.


Rüzgargülü

3

11-Ramazan Tebriki: Yavaş yavaş unutulan tebrik âdetini evimizde tekrar canlandırabiliriz. Böylece ziyaret etme imkânı bulamadığımız akraba ve dostlarımıza güzel bir an yaşatabiliriz. Tek ihtiyacımız olan renkli kartonlar ve kalemler.


Hanife Büşra Tıraş

U

Rüzgargülü

4

zun zaman önce uzak diyarlarda zümrüt gibi yemyeşil bir orman varmış. Bu ormanda kar gibi bembeyaz bir tavşan yaşarmış. Tavşan her sabah uyandıktan sonra ormanda gezer ve yiyecek ararmış. Bir gün gezerken bir Alageyik’e rastlamış. Onunla konuşmak için yanına gitmiş. “Merhaba, benim adım Beyaz Tavşan. Sizinle arkadaş olmak için tanışmaya geldim.” demiş. Alageyik “Benim adım da Alageyik. Çok memnun oldum tavşan kardeş.” demiş. Ve kısa zamanda çok iyi arkadaş olmuşlar. Ama geyiğin işi varmış ve gitmesi gerekiyormuş. Tavşana “Yarın yine burada görüşürüz arkadaşım. Artık gitmeliyim.” demiş. Tavşan, Alageyikle tanıştığı için çok

mutlu olmuş. Onunla çok iyi arkadaş olabileceğini düşünmüş. Sabah öğleye, öğlen ikindiye kavuşmuş. Tavşan çok açıkmış. Ormanın yemyeşil bitkileri ona birçok nimet sunuyormuş. Fakat onun canı havuç istiyormuş. Havuç da ormanda sadece Çiftçi Köstebeğin bahçesinde varmış. Tavşan da köstebekten havuç istemeye çok utanıyormuş. Çünkü köstebek havuçların ekimi zamanında ondan yardım istemiş. O ise köstebeğe yardım etmemişti. Bahçenin etrafında birkaç tur atmış. Bir türlü isteyememiş. Zaman su misali akarken akşam olmak üzereymiş. Tavşan “Bir tanecik yesem bir şey olmaz. Hem o kadar havucun içinde anlaşılmaz bile.” demiş. Ve çitlerin hemen yanından bir tane havuç almış. Bir tane almış ama havuç o kadar büyükmüş ki bir seferde bitecek gibi


Çizen: Emine Arslan

5

Tereddüt etse de tavşan arkadaşına olan biteni anlatmış. Alageyik olanlara için çok üzülmüş. Tavşana dönerek, -Tavşan kardeş gel köstebeğin yanına götüreyim seni. Bulsa bulsa o bulur bunun çaresini. Alageyik tavşanı sırtına alarak köstebeğin çiftliğine varmış. Köstebek bahçesiyle uğraşıyormuş. Yanına varıp olan biten her şeyi anlatmış. Köstebek: Havuçlara ilaç atmıştım birkaç gün önce. O zehirlemiş olabilir. Ben onun zehrini alacak şifalı bir ot biliyorum, bekleyin. Şifalı otu getirmiş ve tavşana yedirmiş. Tavşan rahatlamış, karın ağrısı geçmiş. Tavşan artık bundan sonra izinsiz hiçbir şey almamaya ve yememeye karar vermiş. İzinsiz alınan şeylerin sonunun kötü sonuçlandığını görmüş. Köstebekten özür dilemiş. O günden sonra her şey normale dönmüş.

Rüzgargülü

değilmiş. Fakat aç doymam sanırmış ya! Tavşanda hızlıca havucun hepsini yemiş. İyice doymuş. Tam ayağa kalkmış gidecekken karnına bir ağrı girivermiş. “Eve bu halde dönemem en iyisi bu gece burada kalayım” demiş. Güvenli bir yer bulup, uyumuş. Tavşan karın ağrısıyla yeni bir sabaha uyanmış. Sancılar içinde kıvranırken aklına Alageyik gelmiş. Bir an önce buluşma yerine gitmesi gerekiyormuş. Kestirmelerden geçerek buluşma yerine varmış. Alageyik onu bekliyormuş. Tavşan: Kusura bakma arkadaşım. Biraz geç kaldım. Alageyik: Önemli değil de bu halin ne? Ne oldu sana? T: Söylesem mi söylemesem mi bilemedim? Çok utanıyorum açıkçası. Karnım da çok ağrıyor. A: Derdini söylemeyen derman bulamaz. Hem biz arkadaş değimliyiz. Sen derdini söyle ben de sana yardımcı olayım.


SALKIM SALKIM LEZZET

EĞRİ BÜĞRÜ DALI VAR , ŞEKER ŞERBET BALI VAR . S Ü Z ÜM S Ü Z ÜM S Ü Z Ü LÜ R , B E N Y E M E S E M Ü Z Ü LÜ R .

Rüzgargülü

6

Binlerce

çeşit, tat ve renkte olan, taze ve kuru tüketebileceğimiz, en sevilen meyvelerden biridir üzüm. Yüzyıllardan beri tüketilen ve bereket sembolü olarak görülen bu meyve, beyazıyla sarısıyla yeşiliyle siyahıyla adeta salkım salkım lezzet deposu. Hatta öyle ki yememek için bahaneler sunacak olanlara bu rengarenk üzümler sanki şöyle cevap veriyor “gel bak benim hem

ince, hem kalın kabuklu; hem çekirdekli, hem çekirdeksiz; hem kokulu, hem kokusuz farklı renk ve görüntülerde birçok çeşidim var. Hangisinden istersen ondan ye!” Birçok çeşidi bulunan bu meyvenin ağacı, diğer meyvelerin ağaçlarından oldukça farklıdır. Asma diye isimlendirilen bu ağaç tırmanıcı ve sert kabuklu bir bitkidir. Önceden kendisi için hazırlanmış demir setlerin üzerinde uzadıkça


7

uzar. Sıcak yaz aylarında insanların altına oturması için bir gölgelik oluşturur.Geniş yapraklarının arasından aşağıya sallanan üzüm salkımları da görülmeye değerdir. Ayrıca yaprakları da başka bir güzelliktedir. Çünkü onlar “yaprak sarması” diye isimlendirilen, yediden yetmişe herkes tarafından

sevilen yemekte kullanılır. Yani kendisi ayrı,yaprağı ayrı lezzetlidir. Yaz aylarında olgunlaşmaya başlayan üzümler eylül ekim aylarında doruk noktasına ulaşır. Sonbaharın bitmesiyle de üzüm mevsimi kapanır. Anadolu’da çok eski tarihlerden beri yetiştirilen üzüm, en çok çeşide sahip olan meyvelerden biridir. Çünkü dünyada 10.000’in üzerinde çeşidi olduğu tahmin ediliyor. Ülkemizde de 50-60 kadar çeşidi yetiştirilen bu meyve, taze, kuru ve üzüm suyu olarak tüketiliyor. Ayrıca üzümden; salatalarımızı lezzetlendiren “sirke”, sıcak günlerde içimizi ferahlatan “hoşaf”, içecek olarak tüketebileceğimiz “şerbet” ve sağlıklı yaşam kaynağı olan “pekmez” yapılır. Ve içerisinde bulundurduğu besin ögeleri sayesinde üzüm ve üzümün çekirdeği vücut için oldukça faydalıdır. Yani bu güzel meyve hem salkım salkım lezzet deposu, hem de salkım salkım sağlık deposudur. Bize bu kadar çok seçenek sunan bu meyveden kendimiz için en uygun olanı seçelim ve bu lezzetten istifade edelim. Rüzgargülü

Tuğba Kaya


Okulun sonlarına doğru öğretmenimden ve arkadaşlarımdan ayrılacağım için çok üzülüyordum. Bütün yazın bu üzüntü ile geçeceğini düşünmüştüm. Ancak ailemle geçirdiğim hoşça vakitler ve dedemin kütüphanesi sayesinde yanıldığımı anladım. Ailemle birlikte İstanbul’un tarihi ve manevi mekânlarını ziyaret ettik. Akrabalarımızla piknik yaptık. Anlayacağınız çok keyifli zamanlar geçirdik. Yine de arkadaşlarımı çok özlemiştim. Ve bir gün ailemden izin alarak arkadaşlarımı iftara davet ettim. Çok güzel bir gün bizi bekliyordu. Ben de bunun için hazırlıklar yapmalıydım.

Rüzgargülü

8

Çizen: Murat Tanhu

Annem mutfakta birbirinden güzel yemekler pişirirken ben de dedemin kütüphanesindeki sürprizim için hazırlık yapıyordum. Arkadaşlarıma dedemin kütüphanesinde bulduğum bilmecelerden soracağım. Bakalım bu bilmecelerin kaç tanesini bilecekler.


Rüzgargülü

9

BİLMECE Cıvıl cıvıl kuşlar sahrada kışlar Kendi için çalışır, ellere bağışlar. C: Arı Ne yerdedir ne göktedir Cümle alem içindedir. C: Ayna Altın sapı gümüştür tak boynuna iliştir Benim sana söylediğim bir yapraksız yemiştir. C: Mantar Aheste aheste bülbül kafeste Yem yer su içer bu da bir nevreste (yeni yetişmiş). C: İpek Böceği Bir avuç şeker dünyayı gezer. C: Güneş


R端zgarg端l端

10


R端zgarg端l端

11


Rüzgargülü

12

Neden Kendimizi Gıdıklayamıyoruz? Gıdıklanma, insan beyninin dışarıdan gelen bir uyarıcıya karşı vermiş olduğu tepkidir. Yani vücudun bazı bölgelerine yabancı bir cisim dokunduğunda deri bunu hisseder ve anında beyne sinyal gönderir. Beyinde bu cismi yabancı bir madde olarak algılarsa gıdıklanma olur. Peki, insan kendini neden gıdıklayamaz? İnsan vücudunun kontrolü, beyinde bulunan ve beynin merkezi olan beyincikte sağlanır. Beyincik vücudumuzun gönderdiği pek çok his arasından önemli olanları seçer ve kendine göre yorumlayıp tepki gösterir. Mesela oturduğumuz koltuğu veya

giydiğimiz giysileri çok fazla hissetmezken, birisi parmağıyla çok yavaş dokunsa bile hemen hissederiz. Bunun nedeni beynimizin bazı hisleri diğeri hislerin önüne geçiriyor olmasıdır. Gıdıklanma da böyledir. Yani beynimiz gıdıklamaya çalıştığımız bölgedeki histen çok gıdıklamaya çalıştığımız elimizin hissine öncelik verir. Biz elimizin dokunma hissine odaklandığımız için gıdıklamaya çalıştığımız bölgedeki hissi ikinci plana atarız. Beyincikte asıl hissettiği şey zararsız olduğu için gıdıklanma tepkisini göndermez. İşte bu sebeple kendimizi gıdıklayamayız.


Mikrofon Sesi Nasıl Elektiriğe Çevirir 1

2 3 4

harflerdeki ses patlamalarının yumuşatılmasını ve konuşmaları engelleyen rüzgar sesini filtrelemek için kullanılır. Kısaca 1- (Ses Dalgaları) Ses dalgaları ileri doğru hareket ederek mikrofona ulaşır. 2- (Diyafram) Çok ince ve plastikten yapılan diyaframa ses dalgaları çarpar ve diyafram ilerigeri hareket eder. 3- (Bobin) Bobin, diyaframda meydana gelen hareketi algılar. 4- (Mıknatıs) Algılanan hareket mıknatıs sayesinde elektrik akımına dönüştürülür. 5- (Elektrik Teli) Elektrik Akımı yükselticiye doğru hareket eder.

Rüzgargülü

Ses

dalgalarını elektrik sinyaline dönüştüren cihazlara mikrofon, bu işlemin tersini yapan cihaza ise hoparlör denir. Ses dalgaları diyaframa çarptığı zaman diyaframda titreşim meydana gelir. Diyaframdaki titreşimin şiddeti ile beraber bir akım meydana gelir. Bu akım bobine iletilir. Bobin mıknatıs yardımıyla akımı titreşim şiddetine bağlı olarak elektrik akımına dönüştürür. Bu akım çok küçük olduğu için bir yükselticiye ihtiyaç vardır. Ses yükseltici de yükseltilerek hoparlöre gelir. Hoparlörlerde ise bu işlemin tam tersi uygulanır. Mikrofonların başında bulunan sünger ise b veya p gibi sessiz

13

5


Soldan Sağa 2- Oruca başlama zamanı. 4- Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı. 6- Genellikle üzüm, dut vb. meyvelerin kaynatılarak koyulaştırılmış biçiminin adıdır. 8- Bayram günlerinde farz namazdan sonra getirilir. 10- Allah rızası için yardım amacıyla karşılıksız verilen şey. 11- Elektrik sinyalini ses dalgalarına döndüren ve etrafa sesi güçlü şekilde duyurmamızı sağlayan cihazın adıdır. 12- Ramazan ayında yatsı ile vitir arasında kılınan sünnet namaz. 14- İslam’ın farzlarından birisi olan ve belirli zamanları içerisinde yemek, içmek ve bazı isteklerden uzak durarak yapılan ibadettir. 15- Üzüm gibi, birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan meyve topluluğu. 16- Ses dalgalarını elektrik sinyaline dönüştüren cihazlara verilen adıdır.

Soldan Sağa 1- Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan ve genellikle mevlüt gibi merasimlerde ikram edilen içecek. 3- Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyunun adıdır. 5- Üzüm yaprağının hazırlanan malzemeyle sarılmasıyla yapılan etli veya zeytinyağlı yemek. 7- İslam’ın farzlarından birisi olup, malının belirli oranındaki kısmını Allah (cc) rızası için vermek olan ibadettir.

Rüzgargülü

14

9- Oruç tutmak için yenilen yemek. 13- Bütün veya dilimler hâlindeki kuru meyvenin şekerli suyla kaynatılmasıyla yapılan bir tatlı türüdür.


Kelimeleri verdiğimiz ipucundan İlkbahar denilince aklımıza gelebilecek kelimelerden yola çıkarak bazılarını bulmaca içine gizledik. Bu kelimeleri bularak bulmaca içine üzerini çiz. Kalan harfleri sırasıyla oku ve şifreyi bul. yerleştiriniz. Tüm kelimeleri doğru Aşağıda bazı deyimler gizlenmiştir. yerleştirdiğinizde İpucu olarak ilk kelimeler açıktanumara hiç bir ile kelime belirtilmiştir. Bu deyimleri bularak kalamayacak aşağıya ve her yazabilir misiniz? boş kutu dolu hale gelecektir.

Rüzgargülü

15

Ayrıca sarı kutulara denk gelen harfleri inceleyerek, bu harflerden şifreyi siz bulacaksınız. Kolay gelsin...


R端zgarg端l端

16


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 22  
Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 22  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement