Page 1


Elif ’in Elif Cüzü ile

Tanısması

Yazan: Erhan Göçmez Çizen: Sevgi İçigen

Rüzgargülü

1

Elif, yaz tatili için aldığı kitapları bitirmiş ve yeni kitaplar almak için kitapçıya gitmişti. Bu sırada rafta duran elif cüzü kitapçığını görmüş, içinde ne olduğunu çok merak etmişti. Sonra kitapçığı eline alıp masaya oturdu ve aklına gelen soruları elif cüzüne sordu.


Elif: Merhaba sen ne kadar hoş bir kitapsın. Senin adın ne? Cüz: Bana Elif Cüzü derler. Senin gibi küçüklere Kur’an-ı Kerim okumasını öğrettikleri kitabım ben. Biliyor musun benim adım da Elif. Gerçekten mi? Ne güzel. O zaman seninle iyi anlaşacağız demektir. Evet! Öyle görünüyor. Bu yazılı olanlar harf mi? Evet harfler var. Harflerin nasıl okunduğunu, birbiriyle nasıl bağlanarak hecelendiğini gösteren işaretler de harflerin yanında.

Peki hangi dilin harfleri bunlar? Kur’an dilinin harfleri. Arapça’nın yani. O zaman Kur’an-ı Kerim Arapça’dır değil mi? Evet aynen öyle. Kur’an-ı Kerim Arapçadır. Şimdi ben sadece bu yazılanları öğrensem Kur’an-ı Kerim okumaya başlayabilir miyim? Tabi başlayabilirsin. Hem de sadece burada yazılanları öğrenerek başlayabilirsin. Peki senden başka kitaplar var mı? Evet var. Benim yazılarımdan daha çok olan da var, az olanlar da var. Hatta bir tanesi var ki sadece yedi sayfa. Gerçekten sadece yedi sayfa mı? Peki, ondan okuyarak Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenebilir miyim?

Rüzgargülü

2

Tabii ki onunla kısa zamanda Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenebilirsin.


O halde çok güzel. Peki, o kitabı nerde bulabilirim. Burada var mı? Hemen her kitapçıda bulabilirsin. Etrafa bir bak istersen. Belki burada da vardır. Evet buldum. Varmış burada. Çok hoş kitap. Ben bu kitabı almak istiyorum.

Öyle mi. O halde hemen öğrenmeliyim Kur’an-ı Kerim’i. Hem de öğrenip başkalarına da öğretmeliyim. Bu çok güzel bir fikir işte. Seninle tanıştığım için kendimi çok bahtiyar hissediyorum. Teşekkür ederim.

Olur tabi. Yeter ki sen bu yaz Kur’an-ı Kerim okumayı öğren. Ben bunları tek başıma okuyamam. Bana öğretecek birileri olmalı. Nerede bulabilirim? Ailende bilen biri varsa o öğretebilir. Yoksa öğreten birçok kimse bulabilirsin. Hımm anladım. O zaman yaz tatili bitmeden Kur’an-ı Kerim okumasını öğrenmeliyim.

Rüzgargülü

3

Elbette Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı öğrenen ve öğreteninizdir.” buyurmuşlardır.


Ayşe nin ’

Çizen: Emine Arslan

Kuzusu Tatil ayında bu yaz Annesi bir yaramaz

Yine bir günde erken Henüz kuşlar öterken

Kuzu aldı Ayşe’ye Birinci çıktı diye

Sarıldı çantasına Bakmadı arkasına

Her ikisi de çocuk Anlaştılar çarçabuk

Varır varmaz mektebe Geldi bütün talebe

Uzun yaz günlerinde Bazen harman yerinde

Çünkü Ayşe sınıfa Girdiğinde bir kafa

Bazen dağda gezdiler Bir saatte uyudular

Görünmüştü kapıdan Gürültü kopmuştu hemen

Ayşe tatil geçince Düşündü ince ince Çünkü ne yana gitse Hangi yola girse

Rüzgargülü

4

Kuzu takip ediyordu Senden ayrılmam diyordu

Kuzu daldı içeri Ayşe koştu ileri Çocuklar şaşa kaldı Herkesi merak aldı

Mehmet Şentürk

Hocası dedi hemen Alın bunu dışarı Bu kuzu çok haşarı Bu söz Ayşe’yi üzdü Kuzu dışarıda durdu Biraz sonra zil çaldı Kuzu sınıfa daldı Bu kuzu ne hoştu Ayşe’ye doğru koştu Atıldı kollarına Ayşe onu bağrına Basınca; mee mee dedi Sanki demek istedi


Sözümü belleyiniz Hayvanları seviniz

Merak etti çocuklar Sordular bunda ne var

Kuzunun da canı var O da bir şefkat arar

Bizden fazladır kat kat Onlardaki sadakat

Niçin kuzu Ayşe’yi Sevmişti iyiden iyi

Ayşe’nin güzel huyu Alıştırdı kuzuyu

5

Hocaları dedi ki Beni dinleyin peki

Rüzgargülü

Hocadan korkmam ben Çünkü yanımdasın sen


K I R M I Z I B O N C U K A S I L I İ P E . A Ğ I Z D A Ş E K E R , K U L A K TA K Ü P E .

Kiraz Rüzgargülü

6

Dalda durur allıdır. Tadı gerçekten ballıdır. Ona güzel diyenler, Gerçekten çok haklıdır.

Tuğba Kaya

İlkbahar ve yaz mevsiminin en hoş meyvelerinden biridir KİRAZ. Hiç kimsenin reddedemeyeceği enfes bir lezzete sahiptir. Bir sap ucunda ikişer veya üçer kiraz bulunur. Fındık büyüklüğündeki kırmızı meyveleri cazibesiyle bizi kendisine çeker. Yani görüntüsü ayrı tadı ayrı güzeldir. Bu yüzden de çocuklar yerken hem salkımlı meyvelerini kulaklara küpe yapar, hem de bu güzel meyvenin tadını çıkarırlar.


Anayurdu Hazar Denizi ve çevresi olan kirazlar dünyanın birçok yerinde yetişmektedir. Türkiye dünya kiraz üretiminde ilk sıralardadır. Yani, dünyanın birçok yerine ülkemizde yetiştirilmiş kirazlar gönderilmektedir. Ve oradaki insanlar tarafından afiyetle yenilmektedir.

Çok güzel çiçek açar Şimdi biraz da bu güzel meyvenin ağacından bahsedelim. Kiraz ağacının dalları düz olup, 15-20 metreye kadar uzayabilir. İlkbahar gelince pembemsi beyaz çiçekleri yeşil yapraklarından önce açar. Uzun bir süre ayrı kaldıklarından bu çiçekler, dalların dört bir tarafını hasretle sararlar. Çiçeklerin ardından uçları sivri oval yapraklar oluşmaya başlar. Ve çiçeklerin boş bıraktığı her yeri doldurur. Böylece hasret bitmiş, ağaç yaprak ve çiçeğine kavuşmuştur. Sırada çiçeklerin meyveye dönüşmesi vardır. Önce beyaz olarak çıkan kirazlar olgunlaştıkça kırmızıya döner. Ve salkım salkım görüntüsüyle ağacına bir kat daha güzellik katar.

yenebilir. Bunun yanında reçel, pasta, komposto ve şekerleme de yapılır. Ayrıca kiraz şifa kaynağıdır. Çünkü vücudumuz için oldukça faydalı olan besin maddelerini bulundurur. Bu kadarla da kalmaz. Kirazın kerestesi, kabukları, zamkı, yaprakları, çiçekleri, çekirdeği ve meyve saplarına kadar her şeyinden istifade edilir. En kaliteli mobilyalar kiraz kerestesinden yapılır. Zamkı tekstil endüstrisinde kullanılır. Ağacının kabuğu, yaprakları, çiçekleri, meyvesi, meyve sapı ve çekirdekleriyse ilaç sanayinde kullanılır. Öyleyse biz de önce bu güzel meyveyi, sonra da onun faydalarını kulağımıza küpe yapalım. Yani hem yiyelim, hem öğrenelim.

Rüzgargülü

Sofralarımızı süsleyen bu güzel meyve taze veya kurutulmuş olarak

7

Herşeyinden faydalanılır


Rüzgargülü

8

Çizen: Esma Genç

İKİ HOROZ Öğretmenimiz “Aferin!” diye iltifat etmeye başladığı zaman sonraki kelimenin “Sinan” olacağını hemen anlarız. Çünkü O, zor bir soruyu ilk cevaplayan ve tek bilen kişidir. Sinan en iyi arkadaşımdır. Dersleri iyi dinler. Düzenli çalışır. Bundan dolayı en yüksek notları alır. Alçak gönüllü davranışları ise onu daha da sevimli yapar. Mert ise Sinan’ın tam aksidir. Hiç çalışmadan iltifat görmek ve yüksek not almak ister. Kibirli davranışları ile etrafını rahatsız eder. Düzenli ders çalışmaz. Her seferinde kendini beğenmişliğinin kötü sonuçlarına katlanmak zorunda kalıp, mahcup olur. Mert’i bu hali ile 1913 yılında yayımlanan “Çocuk Dünyası” adlı dergide okuduğum, kendisini aslan sanan horoza benzetirim. Bakalım sizler de okuyunca benim gibi düşünecek misiniz?


Rüzgargülü

9

İki Horoz İki horoz kavga eder Biri mağlup olur, kaçar Galip horoz dama çıkar Ü.. ürü.. üüüüüü!! Gururlanır Kendini aslan sanır Şahin görür onu hemen Hücum eder, kapar gider Pişman olur mağrur olan (Gururlanan)


R端zgarg端l端

10


R端zgarg端l端

11


Rüzgargülü

12

Gözbebeğimizin Büyüyüp Küçülmesinin Sebebi Nedir? Gözümüzün tam ortasında bulunan küçük, siyah kısma göz bebeği denir. Gözbebeği bazen bir nokta gibi bazen de boncuk tanesi büyüklüğünde olur. Peki, göz bebeğimizin büyüyüp küçülmesinin sebebini hiç düşündünüz mü? Gözbebeği görebilmemiz için gerekli olan ışığın içeri girmesini sağlayan kanal görevi görür. Bu kanaldan geçen ışık miktarı her zaman orta seviyede olmalıdır. Fakat günün her saatinde gözümüze gelen ışık tanecikleri aynı değildir. Mesela akşam ışık az gelir, öğle vakti ise çok. Gözümüze gelen ışıklar az olursa çevreyi karanlık, çok olursa da aşırı parlak görürüz. Bu da görmeyi zorlaştırır. Göz bebeği çok ışıklı ortamda gözümüze gelen ışıkların miktarını azaltmak için küçülür. Az ışıkta ise gözbebeği daha

fazla ışık girsin diye büyür. Böylece daha iyi görme imkânı buluruz. İşte göz bebeğimiz bu sebeple bazen büyür, bazen küçülür. Siz de gözbebeğinizin nasıl büyüyüp küçüldüğünü görmek isterseniz gözünüze ışık tutarak aynada bakabilirsiniz. Işığı yaktığınızda gözbebeğiniz küçülecek, kapattığınızda ise büyüyecektir.

Eski zamanlarda insanlar öğle vaktinin girdiğini kedilerin gözlerine bakarak anlarlarmış. Çünkü kedilerin gözleri öğle vaktinde küçülür ve çok ince bir hal alır.


ampul çalışmaz. Bu durum için “ampul patladı” deyimi kullanılır. Tungsten diğer metallere göre erime derecesi yüksek olan bir metaldir. 3410 C0 dereceye kadar dayanabilir. Ne kadar fazla ısınabilirse o kadar çok ışık üretir. Peki, 3000 C0 dereceye kadar ısınmasına rağmen ampulün içinde neden ateş olmuyor? Çünkü yanmanın gerçekleşebilmesi için oksijen gereklidir. Ampulün içinde oksijen olmaz. Oksijen olursa tel bir anda yanar kül olur. Ama yine de ampulün içinde ısıdan dolayı buhar oluşur. Buhar, ampulün içinde is tabakası oluşturur ve ampulün zamanla karararak ışık yaymasını engeller. İşte ampulün kararmasını da argon gazı önler.

Rüzgargülü

E

lektrik akımıyla temas ettiğinde ışık yayabilen, içinde argon gazı bulunan armut biçimli cam şişeye ampul denir. Ampulün içinde sarmal yapıda bir tel bulunur. Bu tele filaman denir. Filaman tungsten metalinden imal edilir. Bir ampulde yaklaşık 2 metre uzunluğunda filaman bulunur. Sarmal şekilde olmasının sebebi ise uzun tellerin kısa tellere göre dirençlerinin daha fazla olmasıdır. Üzerinden elektrik akımı geçen tel ısınır. Ampulün içinde bulunan telden elektrik akımı geçtiğinde 3000 C0 dereceye kadar ısınır ve ışık yaymaya başlar. İnce tel (filaman) koptuğunda akım geçmez ve

13

Ampuller Nasıl Işık Yayar?


Yukardan Aşağıya 2- Elektrik akımıyla temas ettiğinde ışık yayabilen, armut biçimli cam şişeye verilen isim. 3- Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v.) ayı olan, üçayların ikincisi. 4- Çevresi kirazın anavatanı olarak kabul edilen deniz. 5- Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü ve bu enerjiden elde edilen aydınlanma. 7- Ampulün içinde oluşan buhar nedeniyle ampülün kararmasını önleyen gaz. 8- Mahşerde ilk hesaba çekileceğimiz, İslam’ın şartlarından birisi olan ibadet. 12- Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen yemiş. 14- Akasya, kitre, sütleğen vb. ağaçların kabuklarından sızarak donan, eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan, renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde.

Rüzgargülü

14

Soldan Sağa 1- Çok kere ikişer saplı olmasıyla meşhur bir meyve. 5- Kur’an-ı Kerim okumayı öğreten kitapçık. 6- Ampulün içinde sarmal yapıda bulunan telin ismi. 9- Genellikle reçel ve şerbet yapılan, kırmızı renkte ekşimtırak meyve, ekşi kiraz. 10- Son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) indirilen hiç bozulmayacak ve hükmü kıyamete kadar devam edecek mukaddes kitabımız. 11- Müslümanların öğrenmeleri gereken dini bilgilerin yazıldığı kitaplar. 13- Koyunun yavrusu hayvan. 15- Hicri takvimde Recep, Şaban ve Ramazan-ı Şerif aylarına verilen toplu ad. 16- Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan ağaç.


Dünyamızın oksijen deposu, tabiatın güzel süsleri, bakınca gözlerimizi dinlendirip huzur veren ağaçların bazılarının bulmaca içerisine sakladık. Arkadaşım, ağaç isimlerini bulup üzerini çizdiğinde kalan harfleri oku ve şifreyi bul!

İlkbahar denilince aklımıza gelebilecek kelimelerden bazılarını bulmaca içine gizledik. Bu kelimeleri bularak üzerini çiz. Kalan harfleri sırasıyla oku ve şifreyi bul. Aşağıda bazı deyimler gizlenmiştir. İpucu olarak ilk kelimeler numara ile belirtilmiştir. Bu deyimleri bularak aşağıya yazabilir misiniz?

KATRAN KARAÇAM KAVAK KAYIN KEÇİBOYNUZU KESTANE KIZILÇAM KİVİ KİRAZ

GÖKNAR LADİN MAUN MEŞE MİMOZA OKALİPTUS SARIÇAM SEDİR

SELVİ SIĞLA SÖĞÜT ŞİMŞİR ZEYTİN

15

DİŞBUDAK DUT FINDIK FISTIKÇAMI GREYFURT GÜRGEN HUŞ IHLAMUR ILGIN İNCİR

Rüzgargülü

AKASYA AKÇAAĞAÇ ANDIZ BADEM CEVİZ ÇAM ÇINAR ÇİTLEMBİK DEFNE


R端zgarg端l端

16


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 21  
Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 21  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement