Page 1


Peki, bu ateş neden yükseliyor hiç düşündünüz mü? Yaşadığımız çevrede bakteri, virüs, mantar gibi birçok mikrop bulunur. Bu mikroplar vücuda girdiğinde organlara zarar vermeye başlar ve bu zarar insanların hastalanmasına yol açabilir. Mikroplar, vücuda üç yoldan girerler: Yediğimiz ve içtiğimiz şeylerden, soluduğumuz havadan, deride bulunan açık yaralardan. Vücut bu maddeleri algıladığında koruma sistemi harekete geçer. Bu sisteme bağışıklık sistemi denir. Bağışıklık sistemi vücudumuza giren yabancı maddelerle mücadele eder. Bunları yok etmek için birtakım metotlar uygular. Bu metotların en başında

İnsan bağışıklık sistemini anne sütünden alır. Anne sütü ne kadar uzun süre alınabilirse o kadar bağışıklık gelişmiş olur. Bu da hastalıklara karşı daha sağlam bir vücut demektir. Ayrıca vücut ısısındaki her artış hastalık manasına gelmez. Bazı mikroplar insana zarar vermediği halde bağışıklık sistemi bunları sadece mikrop olduğu için temizler ve temizlemek için de ısıyı artırabilir. Yani her ateşlendiğinizde telaşa kapılmanıza gerek yoktur.

1

Ateşlenmek, insan vücudunun ısısının normalin üstüne çıkmasıdır. Vücudun normal ısısı 37 derecedir. Bunun üzerine çıkarsa ateş var demektir.

Sonuç olarak ateş, vücudumuza giren mikroplar tarafından meydana gelmez. Vücudumuz, ateşi bağışıklık sistemi sayesinde hastalıklara karşı bir savunma mekanizması olarak kullanır.

Rüzgargülü

Hastalandığımızda Neden Ateşimiz

vücut ısısını artırmak gelir. Yani bağışıklık sistemi vücuda giren bu mikroplardan kurtulmak, vücudu temizlemek için vücudun ısısını artırır. Vücut ısısı artınca dolaşım sisteminde bulunan bakteri ve virüsler bu ısı sayesinde ter ile dışarı atılır. Ve insan iyileşmiş olur.


Çizen: Ercan Polat Rüzgargülü

2

Uçan Kertenkele Uçan kertenkeleler ağaçların yükseklerinde yaşarlar. Kendilerini tehlikede hissettiklerinde, dalın kenarına gelerek aşağı atlarlar. Gövdelerinin yan kısımlarında bulunan ve kanat gibi açılan organlara sahiptirler. Bu organ, bir paraşüt görevi görerek kertenkelelerin rahatlıkla bir ağaçtan diğer ağaca uçmalarını sağlar.

Uçan Lemur Süzülerek uçan hayvanlar içinde kanat misali en büyük deriye sahip olan hayvan Uçan Lemur’dur. Süzülmek için ön ve arka ayaklarını gererek derilerini paraşüt gibi kullanırlar. Bu hayvanlar da ağaçların tepelerine çıkıp diğer ağaçlara süzülerek 30 metre kadar havada durabilirler. Dünyada sadece Madagaskar Adası’nda yaşarlar.


Uçan Balık Harikulade yaratılışa sahip hayvanlardan biri de uçan balıklardır. Suyun içinde kendilerini tehlikede hissettiklerinde hızla yüzmeye başlarlar. Bir ok gibi suyun yüzüne fırlayıp yüzgeçlerini adeta bir uçağın kanadı gibi açarak havada süzülmeye başlarlar. Su yüzeyinden 1-2 metre yükseğe çıkabilirler. Bu şekilde 40 saniye havada kalabilmektedirler. Bu balıkların havadaki hızları ise saatte 50 kilometreye ulaşabilmektedir. Bu, birçok kuştan daha hızlı uçabiliyorlar demektir.

Uçan Kurbağa

Yüksek ağaçların tepelerinde yaşayan bu kurbağalar böceklerle beslenirler. Bir ağaçtan diğer ağaca geçerken, parmak araları perdeli olan ayaklarını kullanarak havada süzülürler. Havada iken parmaklarını bir paraşüt gibi açarak 20 metre uzaktaki bir ağaca kolaylıkla ulaşabilirler.

3

Uçan sincapların kocaman gözleri ve beyaz karın tüyleri vardır. Avustralya kıtasında yaşarlar. Kolları ve bacakları arasında süzülmeye ve yüksek yerlerden atlarken dengelerini korumaya yarayan, gergin ve ince bir deri bulunur. Bu deri paraşüt ektisi yaparak bir ağaçtan diğerine geçişi kolaylaştırır. Bu sayede havada 50 metre ileriye kadar gidebilmektedir.

Rüzgargülü

Uçan Sincap


Sarısıyla, turuncusuyla, yeşiliyle, kırmızısıyla, moruyla, siyahıyla çeşit çeşit renklere sahip bir meyveyim. Adım Erik. Birçoğunuz beni tanıyorsunuz değil mi? Çünkü biliyorum ki; olgunlaşmaya başladığım andan itibaren her aşamada birçoğunuzun zevkle yediği pek çok çeşide sahip bir meyveyim.

Rüzgargülü

4

[Tuğba Kaya]


kşiyi sevenler; olgunlaşma zamanımın ilk döneminde, mayhoş sevenler ise; tadım tatlıya dönmeye başladığında yerler. Ve son olarak tatlı sevenler de meyvemin iyice olgunlaşmasını bekler. Böylece her çeşidim farklı lezzete sahip olduğundan hepiniz damak tadınıza uygun bir eriği kolaylıkla bulabilirsiniz. Ağacım ilk olarak Anadolu’da yetişmiş ve oradan da dünyanın dört bir tarafına yayılmıştır. Erik deyip geçmeyin. Çünkü, Türkiye’de 200’ün üzerinde, dünyada ise 2 binin üzerinde erik çeşidi vardır. Bu kadar çeşidim olduğuna göre renklerimin ve tatlarımın da bu denli fazla olmasına şaşmamak gerekir öyle değil mi? Çeşitlerimin böyle çok olması; dünyanın farklı iklimlere sahip birçok ülkesinde yetiştirildiğim anlamına gelir. Neredeyse her iklim ve toprağa uygun erik fidanı bulmak mümkündür. Erik mevsimi geliyor! Rengarenk ve farklı lezzetlere sahip meyvelerimden tadın bakalım, siz hangi rengimi ve çeşidimi beğeneceksiniz?

Erik, mevsiminde taze olarak yenilir. Annelerimiz bu mevsimlerde eriklerden reçel, komposto ve pestil yaparlar. Böylelikle kış aylarında da lezzetli ve vitamin dolu meyvelerimi sofralarda diğer yiyeceklerle birlikte sunarlar.

5

dönemi farklıdır. Mart ayından Ekim ayına kadar erik mevsimi devam eder. Yani yılın yarısından fazla bir zaman çeşit çeşit ve rengarenk erikleri bulabilir ve tadabilirsiniz.

Rüzgargülü

Kış aylarında yapraklarını döken, bu yüzden de çalı görünümünü andıran ağaçlarım, Mart ayının girmesiyle bembeyaz çiçeklerle adeta baharın geldiğini haber verir. Önce yapraklarım sonra da meyvelerim çıkar. Her çeşidimin olgunlaşma


Rüzgargülü

6 Çizen: Esma Genç


Acayip Bir Pencerenin kenarında kitap okuyordum. Dışarıda yağmur başlamıştı. Pencereden baktığımda sağanak yağmur altında koşuşturan insanları gördüm. Kimisi, ıslanmaktan kurtulamamıştı. Kenarda yağmurun dinmesini bekleyenler de vardı. Bazıları ise bir şemsiyenin altında ıslanmadan birlikte yürümeye çalışıyordu. Gördüğüm bu manzara bana, mucit Osman’ı hatırlattı. Onu 1913 yılında yayımlanan “Çocuk Duygusu” isimli derginin birinci sayısında okumuştum. Gelin birlikte tekrar okuyalım.

Rüzgargülü

Osman’ın o kadar çok çocuğu vardı ki hepsine ayrı ayrı birer şemsiye almaya parası yetmiyordu. Düşündü taşındı. Yeni bir şey icat etmek lazım geliyordu. Nihayet pelerinin altına teller koydu. Ve kuş yavruları gibi çocuklarını altına topladı… Nasıl, fena mı?

7

Yeni İcat Bir Şemsiye


R端zgarg端l端

8


R端zgarg端l端

9


R端zgarg端l端

10


R端zgarg端l端

11


R端zgarg端l端

12

Deneyin videosunu buradan izleyebilirsiniz.


r ö s n a s A

? r ı s ı l a C l Nası 1

4

Halatlı asansörler için binanın en üst kısmına makara [1] yerleştirilir. Makara elektrik motoru [2] ile çalışır. Halatların [3] bir ucu asansör kabinine [4] diğer ucu ise kabinin ağırlığını dengelemek için bulunan ve “karşıt ağırlık” [5] denen metalden bir ağırlığa bağlanır. Kabin ile karşıt ağırlık zıt yönde hareket eder. Bu ağırlığın kullanılmasının sebebi asansör kabininin tam yükle yukarı çıkması ya da boş olarak hareket etmesi durumunda asansörün ağırlık dengesini sağlamak ve enerjiyi korumaktır. Bunu tahterevalli gibi düşünebiliriz. Tahterevallinin bir tarafı boş olursa, durumu dengelemek için ilk başta fazla kuvvet uygulamamız gerekir. Ancak dolu olursa ağırlık dengede olacak ve aşağı yukarı hareket daha kolay olacaktır. Asansöre binen kişi gitmek istediği katın düğmesine bastığında motor makaraya güç verir. Makara dönerek asansörü yukarı doğru çekmeye başlar ve gidilen katta sistem durur. Hangi kata çıkıp hangi katta duracağı ise verilen komutları algılayan çipler sayesinde olmaktadır.

13

5

Asansör, yük ve insan taşımak için kullanılan araçtır. Asansörler olmasaydı yüksek binalar inşa edilemez ve gökdelenler yapılamazdı. Bu çağın en önemli taşıma araçlarından biri olan bu dikey taşıyıcılar nasıl çalışır? Asansörler hidrolik ve halatlı olmak üzere 2 farklı modelde olmasına rağmen en çok kullanılanı halatlı asansörlerdir.

Rüzgargülü

2


Soldan Sağa 2- Türkiye’nin Asya kıtasında bulunan toprağı. 4- Su yüzeyinden 2 metre kadar yükseğe çıkabilen ve 40 saniye kadar havada kalabilen canlı. 6- Çanakkale’de kaldırdığı merminin büyüklüğü ve savaştaki önemi dolayısıyla büyük hizmet görmüş olan meşhur onbaşı. 7- İki ucuna birer kişi oturup karşılıklı olarak havada yükselip inerek eğlenmeyi sağlayan, ortasından bir yere dayalı tahta veya metal araç 9- İlk olarak Anadolu’da yetiştiği ve oradan da dünyanın dört bir tarafına yayıldığı belirtilen 2000’e yakın çeşidi olan meyve. 12- Buluş yapan insan. 13- Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, kıvrık şeklinde, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Rüzgargülü

14

Yukarıdan Aşağıya

1- Düşmanların boğazlarımızdan geçmesine izin vermediğimiz büyük zafer. 2- Binalarda yük ve insan taşımak için kullanılan araçlara verilen isim. 3- Çanakkalede düşman gemilerini boğaza gömen mayınları döşeyen ve “dünyanın en ünlü mayın gemisi” ünvanını kazanan mayın dökme gemisinin adı. 5- Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil bir kümes hayvanı. 8- İnsan vücud ısısının normalin üstüne çıkması durumuna verilen ad. 10- Buluş. 11- Bir sapın üzerinde esnek tellere gerilmiş, açılıp kapanabilen, yağmur ve güneşten korunmak için kullanılan, su geçirmez kumaştan yapılmış taşınabilir eşya.


“KA” hecesi ile başlayan kelimeleri bulmacadan bularak üzerini çiz. Kalan harfleri sırasıyla oku ve şifreyi bul.

SAYILARI TOPLAYALIM 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54 sayılarını yukarıdaki kutulara öyle bir yerleştirin ki her taraftan topladığınızda sonuç 150 olsun.

Rüzgargülü

15

. eştirmelisin r sayıları yerl a d ğıya ka şa a a ’y n 6 a d n 1’de , yukarı k) o l şi e y r e (h r renkli Her satırda cu ok) ve he n ru tu r e (h her sütunda , 3, 4, 5 ve 6 erisinde 1, 2 iç n e alısın. g rt ö d dik defa kullanm ir b e c e d sa rakamlarını


R端zgarg端l端

16


Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 18  
Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 18  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement