Page 1


Zağanos Paşa ile İstanbul’un Fethi Üzerine Fantastik

Rüzgargülü

İstanbul’un fethi esnasında en ön sıralardaydım. Kumandanım Zağanos Paşa’nın emirlerini yerine getirmeye çalışıyordum. Savaş çok şiddetli geçiyordu. Hem karada hem de denizde düşman ile çarpışmalar devam ediyordu. Karadaki orduları Haliç ikiye ayırıyor. Böyle olunca da askerler birbirlerine yardım gönderemiyorlardı. 22 Nisan 1453 sabahı Osmanlı gemilerini Haliç sularında gören Bizanslılar şaşkınlık içerisindeyken, ertesi sabah daha büyük ve inanılması güç bir sürprizle karşılaştılar. Haliç’in iki yakasını Zağanos Paşa’nın emriyle bir gecede birleştirivermiştik. İşte İstanbul bunun gibi dâhiyane fikirlerle fethedildi. Fetihten birkaç yıl geçti. Ben de sonraki nesillere bu dâhiyâne fikirleri anlatabilmek için Zağanos Paşa ile Fetih hakkında röportaj yaptım. Ben kim miyim? Ben bir Osmanlı yeniçerisiyim. Yeniçeri: Cihan padişahı Fatih Sultan Mehmed’in hocası olduğunuz doğru mu? Zağanos Paşa: Evet, Manisa’da Fatih Sultan Mehmed henüz şehzade iken onun hocalığını yaptım. Fatih Sultan Mehmed nasıl bir çocuktu? Hareketli, yaramaz, cesur ve otoriteye boyun eğmeyen bir çocuktu. Ta ki bir gün Molla Gürani Hazretleri gelene kadar. Ondan sonra uslu bir çocuk oldu.

1

Yazan: Erhan Göçmez Çizen: Emine Arslan


Rüzgargülü

2

22 Nisan 1453 sabahı Osmanlı gemilerini Haliç sularında gören Bizanslılar şaşkınlık içerisindeyken, ertesi sabah daha büyük ve inanılması güç bir sürprizle karşılaştılar.


3

iki yakasını birleştirdik. Sandallardan çıkan tahtalar ile de fıçıların üzerine düz bir zemin yaptık. Köprü kaç metre uzunluğunda oldu? Yaklaşık 700 metre uzunluğundaydı. 3 asker yan yana geçebilecek genişlikteydi. Hatta ağır topları bile bu köprüden geçirdiğimiz oldu. Tam olarak nereye inşa edildi bu köprü? Kasımpaşa ile Ayvansaray arasına inşa edildi. Çünkü burası Haliç’in en dar olduğu bir mevki idi. Kim bilir, belki ileride buraya koskocaman bir köprü yapılır da Ümmet-i Muhammed rahatça geçer üzerinden. Fetih esnasında bunlar gibi dâhiyane başka fikirler var mıydı? Olmaz olur mu? Sultanımızın döktürdüğü toplar sayesinde dünyanın en büyük surlarını dahi yıkabilecek topların yapılabileceği anlaşıldı. Avrupa’da derebeylik rejimi bunun sayesinde yıkıldı. O yüzden Fatih Sultan Mehmed’e “çağ açıp, çağ kapayan sultan” denilir. Peki paşam. Sizin bizden sonra gelecek küçük askerlere söyleyeceğiniz bir şey var mı? İlim öğrenmeye gayret etsinler. Bütün bu dâhiyane fikirler ilim sayesinde olur. İlim olmazsa hiç bir şey olmaz.

Rüzgargülü

Fatih Sultan Mehmed’e en çok hangi konularda hocalık yaptınız? Ben en çok askeri konularda bilgisini artırmak için uğraştım. Savaş nasıl yönetilir, düşman nasıl bozguna uğratılır gibi. İstanbul’un fethinde ne gibi vazifeleriniz vardı? Fethin hazırlık safhasında Rumeli Hisarı’nı yaptırmakla vazifelendirildim. Fetih esnasında ise ordunun kumandası bana verilmişti. Gemileri karadan yürütme işini de mi siz kumanda ettiniz? Evet, askerlerimle beraber sultanımızın emrini bir gecede yerine getirdik. Gemileri karadan yürüttük. Sonraki gece ise Haliç’in üzerine bir köprü inşa ettik. Haliç’in üzerine köprü inşa etme fikri kime ait? Sultanımız İkinci Mehmed Han ordunun Haliç ile ikiye bölünmesinden rahatsızdı. Biz de askerlerimle beraber bir gecede köprüyü tamamladık. Köprüyü nasıl yaptınız? Köprüyü çok süratli bir şekilde yapmamız gerekiyordu. Bunun için elimizde hazır bulunan küçük sandalları ve tahta fıçıları bir araya getirdik. Bunları nasıl bağladınız? Urgan (kalın ip) ve zincirlerle bağladık. Kaç adet tahta fıçı kullanıldı bu köprüde? Binden fazla fıçı kullanılarak Haliç’in


Mimar Hayvanlar Bütün hayvanlar kendilerine yuva yaparlar. Ancak bazı hayvanlar kendilerine yuvadan çok mimari bir eser inşa ederler. İşte kendi saraylarını inşa eden hayvanlar. İsmail Bilgiç

Dokumacı Kuşlar

Rüzgargülü

4

Dokumacı kuş evini yapmak için ilk olarak kullanacağı malzemeyi toplar. Yeşil ve sağlam yaprakları ince şeritler halinde ağzıyla keser ve ip haline getirir. Topladığı bu ipleri bir ağacın çatallı olan dalına düğümler. Bir ayağıyla dala tutunup diğer ayağıyla ipin ucunu tutarak ağzıyla ipi dala sıkıca bağlar. Önce yuvanın kapısını örer. Sonra ise çatısını ve geri kalan yerlerini tamamlar.


En disiplinli mimarlar; Arılar

Tabiattaki mimar hayvanlardan en disiplinlileri bal arılarıdır. Zira yaptıkları petekte bulunan bütün odacıklar birbirinin aynısıdır. Bu, çok büyük ustalık gerektiren bir iştir. Kendilerine verilen hasletle peteklerini inşa eden bal arıları altıgen şeklini kullanırlar. Altıgen yapmalarının sebebi petekte boş yer bırakmadan her yeri doldurmak ve bütün odacıkları birbiriyle bağlayabilmektir. Ayrıca arıların bu petekleri örerken yaptıkları iş birliği ve organizasyon insanlara da örnek teşkil etmelidir.

Baraj mimarı Kunduzlar

Örümceklerin yuvaları mükemmel bir şekilde dizayn edilmiş olan ağlarıdır. Bu ağlar, hem bir yuva görevi görür hem de örümceğin avlarını yakalamasına yardımcı olur. Bu ağları örümcek ipekten dokur ve bu ipeği kendisi üretir. Örümcekler ağı avlarını en iyi yakalayabilecekleri düzen olan yuvarlak şekilde yaparlar. Havada uçan sinekler bu ağa takılırlar ve örümceklerin avı olurlar.

5

İpekten yuva yapan Örümcekler

Rüzgargülü

Kunduzlar nehir ve çevresinde yaşayan canlılardır. Hem suda hem de karada yaşayabilirler. Arka ayaklarının parmakları perdelidir. Bu sayede suda daha hızlı hareket ederler. Ön dişleri çok büyük ve keskin olan kunduzlar, bu dişleri sayesinde kalın kütükleri bile eserleri için yontabilirler. Kestikleri bu ağaç dallarını da baraj yapmak için bir araya getirirler. Nehrin en sığ olduğu noktayı belirleyerek kestikleri dalları buraya taşırlar ve kendilerine baraj inşa ederler.


Tuğba Kaya

Rüzgargülü

6

İlkbaharın

müjdecisi sayılan, Turuncu rengiyle turuncu ve sarı renkli gülümser, Bize baharı müjdeler. bahar meyvesi; yenidünya. Diğer adıyla “malta eriği”. Hangi isimle tanırsanız tanıyın fark etmez, önemli olan Küçük bir meyve olsa da, bu güzel meyveden faydalanabilmek. Şekli armuda benzer. Bu meyve bir pinpon topu büyüklüğündedir. Şekli armuda benzer. Sulu ve lezzetli meyvenin içinde irice


kahverengi çekirdekler vardır. Ama bu çekirdekleri gözünüzü korkutmasın! Çünkü meyvesinin lezzetini tadınca, yenidünyayı yemek hiç de zor gelmez insana. Bu yüzden “Zahmet olmadan rahmet olmaz.” deyip iri çekirdeklere aldırmadan bu güzel meyvenin lezzetinden mahrum kalmayın. Yenidünya, ilk kez bin yıl öncesinde Çin’de yetiştirilmiş. Tabii ki birçok meyvede olduğu gibi insanlar, dünyanın dört bir tarafına yaymışlar. Ülkemizde de genellikle Akdeniz Bölgesi’nde yetişiyor.

Salkım Salkım Çiçek Açar Yenidünya yaprağını dökmeyen bir ağaçtır. Ortalama 10 metreye kadar uzayabilir. Yaprakları çoğunlukla dal uçlarında çıkar. Bu yapraklar sert yapılı olup üst tarafı koyu yeşil, alt yüzü ise pas rengi ve tüylüdür. Kış soğuklarına dayanabilecek bir yaprağın böyle bir özelliğe sahip olması gerekiyor. Kış başlarından itibaren yaprakların uçlarında çiçekler oluşmaya başlar. Bu salkım şeklindeki çiçekler, kış boyunca ağaçlara güzellik katar. Öyle 5-10 çiçek de değil! Her salkımda 30-40 kadar çiçek bulunur. Beyaz güzel kokulu çiçekler. Bu çiçeklerden meyvelerin ne kadar güzel olacağı anlaşılır.

Baharı Müjdeler

Rüzgargülü

7

İlk başta yeşil olan meyveler, ilkbaharın gelmesiyle sarı ve turuncu renklere dönüşür. Adeta baharı ilk ben müjdeleyeyim dercesine diğer bütün meyvelerden önce olgunlaşır. Ve baharda yetişen bütün meyvelerin arasından sıyrılarak ilk o gelir sofralara. Mart ayından başlayarak Haziran ayına kadar esirgemeden meyvelerinden bol bol verdiği için bir o kadar da cömerttir. İşte bir meyvenin bize baharı müjdelemek için ne kadar çaba gösterdiğine şahit olduk. Öyleyse onu şükrederek yiyelim.


Sabahları evden çıkarken annem, okula bırakırken babam, ders çalıştırırken abim, odamı düzeltirken ablam sürekli bana nasihat ederler. Öğretmenimiz de ders aralarında fırsat buldukça nasihatler eder ve şöyle der:

Rüzgargülü

8

Çizen: Esma Genç

“Büyüklerin nasihatlerini dinleyen ve onları yerine getiren çocuk, herkes tarafından daha çok sevilir. Anne ve babasının duasını alır. İnsanlar yanında itibarı artar. Allah da onu çok sever.” İnsanın daima nasihate muhtaç olduğunu, Peygamberlerin ve Allah dostlarının insanlara hep nasihatler ettiğini Dedemin Kütüphanesi’nden öğrendim. Ben de 1881 yılında yayınlanan Çocuklara Kıraat dergisinde bulduğum nasihatleri hocamıza gösterdim. Yüzündeki tebessüm ve memnuniyet görülmeye değerdi.


Rüzgargülü

9

Nasihat • İnsan gelecekteki saadetini küçük iken hazırlamalıdır. • Baba bir sevgi, anne iki sevgidir. • İnsan kendisinin gayrı olanları (başkalarını) büyük, kendisini her zaman küçük görmelidir. • Hoca hakkı, ana baba hakkından büyüktür. • Sıhhat ne kadar lazımsa sıhhati ihlal edecek (bozacak) şeylerden mücanebet etmek de (kaçınmak da) o kadar lazımdır. • Herkese iyilik et, sen de herkesten iyilik gör. • Acı söze mukabil (karşılık) tatlı söz söyle; ta ki düşmanın sana dost olsun. • Allah ve peygamberini ve vekil-i peygamber olan padişahı tanımalı ve emirlerine itaat etmelidir. Çünkü başıboş gidilecek olur ise ileride düşülecek bir çukur ve kuyudur ki bir daha çıkmak mümkün olmayıp, girdab-ı felakette kalınacağı nice nice emsaliyle müspittir. (Birçok misalle sabittir.)


R端zgarg端l端

10


R端zgarg端l端

11


İçerisinde dünyanın en güzel 7 rengini barındıran gökkuşağı, adeta gökyüzüne çekilmiş bir yay gibidir. Peki, bu güzel ve rengârenk görüntü nasıl oluşuyor hiç düşündünüz mü?

Rüzgargülü

12

Güneş ışığının yağmur veya sis bulutunda kırılmasıyla yedi rengin yarım daire şeklinde görünmesine gökkuşağı denir. Güneş ışığı bize beyaz renkte görünür. Fakat bu ışıklar, aslında içerisinde bütün renkleri barındırır. Bizim bu renleri görebilmemiz için ışıkların kırılması gerekmektedir. Su ise iyi bir ışık kırıcıdır. Su dolu bir cam bardağın içine koyulan kalemin kırık gibi görünmesinin sebebi de suyun ışığı kırma özelliğindendir. İşte bu özellikten dolayı havadaki su tanecikleri güneş ışıklarını bize rengârenk gösterir. Güneş ışıkları da dünyaya daire şeklinde geldiği için gökkuşağı yarım daire şeklinde görülmektedir. Gökkuşağı oluşabilmesi için, hem yağmur hem de güneş olmalıdır. Bir yanda güneş ışıkları, diğer yanda havada süzülen yağmur

NASIL OLUŞUR? tanecikleri var ise gökkuşağının çıkması muhtemel demektir. Böylece güneş ışığındaki bütün renkler damlacıklarda kırılabilir ve yağmur bir kristal gibi renkleri ayırır. Biz de bu hârikulade hadiseyi izleyebiliriz. Gökkuşağında bulunan renkler sırasıyla kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mordur. Kırmızı, daima en dış kısımda, mor ise en iç kısımda görünür. Bunun sebebi kırmızı rengin az mor rengin çok açıyla kırılmasıdır. Eski zamanlarda gökkuşağının ucunda bir kapı olduğu zannedilirmiş. Bu kapıdan geçenlerin gökkuşağının üzerinden geçerek diğer âlemlere gidebileceği düşünülürmüş. Bazı yerlerde ise gökkuşağının toprağa değdiği yerde bir küp altın olacağı zannedilirmiş. Bunun gibi bazı asılsız rivayetler de vardır. Ancak gerçek olan bir şey var ki; o da gökkuşağının dünyadaki en harika tabiat hadiselerinden biri olmasıdır.


R端zgarg端l端

13


Yukardan Aşağıya 2-Tabiatın tekrar canlandığı mevsim. 4-Gökkuşağında birinci sırada bulunan renk. 7-Fatih Sultan Mehmed’in çocukluğunda ciddi tesiri olduğu beyan edilen hocası. 10-Okçu.

Rüzgargülü

14

Soldan Sağa 1-İstanbul’un fethi sırasında üzerine köprü yapılan yer. 3-Peygamber Efendimizin de birçok hadis-i şeriflerinde teşvik ettikleri, torunları Hazreti Hasan ve Hüseyin’e bizzat öğrettikleri ve günümüzde ata sporu olarak yapılan şey. 5-Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, ebekuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı isimleri de verilen şekil. 6-Gökkuşağında en sonda bulunan renk. 8-Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl buluştuklarına inanılan gün. 9-Yanardağ. 11-İlkbaharın müjdecisi sayılan, turuncu ve sarı renklerle bezeli, “malta eriği”, ismi de verilen bir bahar meyvesi. 12-Öğüt. 13-Fatih Sultan Mehmed’in meşhur hocası. 14-İstanbul’un fethinde kullanılan ve özel olarak döktürülen savaş topunun adı.


İlkbahar denilince aklımıza gelebilecek kelimelerden bazılarını bulmaca içine gizledik. Bu kelimeleri bularak üzerini çiz. Kalan harfleri sırasıyla oku ve şifreyi bul.

15

Aşağıda bazı deyimler gizlenmiştir. İpucu olarak ilk kelimeler numara ile belirtilmiştir. Bu deyimleri bularak aşağıya yazabilir misiniz?

Rüzgargülü

Deniz ile ilgili aşağıdaki kavramları bulmaca içerisinde bulup üzerini çizdiğinde kalan harfleri sırasıyla oku ve şifreyi bul.


16 Rüzgargülü

Siz de çizim ve etkinlik fotoğraflarını bilgi@insanvehayat.com adresine gönderin. Biz de sizin için yayınlayalım. Not: Haziran sayısından itibaren sadece çizim ve etkinlik fotoğrafları yayınlanacaktır.


R端zgarg端l端

17


R端zgarg端l端

18

Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 20  
Rüzgargülü Çocuk Dergisi Sayı: 20  

Küçük büyük herkese hitap eden ve kalitesiyle her ay yolunu gözlediğiniz derginiz İnsan ve Hayat, çocuklarımızı da unutmadı. Her ay ücretsiz...

Advertisement