__MAIN_TEXT__

Page 1


İÇİNDEKİLER

 Sayfa 2- Düşündüren Hikâyeler 

{Aklın Gör Dediği}

 Sayfa 3- Etkinlikler  

{Kritik ve Analitik Düşünme Platformu Paneli} “Modern İnsanın Din Algısı Kritiği”

 Sayfa 6- Kendinizi Test Edin 

{Kritik Düşünme: Bilgi, Beceri Ve Tutumlar}

 Sayfa 8- Düşündüren Resimler  Sayfa 10- Gündem 

{Türkiye, İran Suriye Denklemine Bir Bakış}

 Sayfa 11- Gündem  

{Elektiriğe “Dünyanın” Yatırımı Yapılacak} {2015’te Dünya Türklere Emanet}

 Sayfa 12- Gündem 

{2015’te Dünya Türklere Emanet}

 Sayfa 13- Özgün Makale 

{Eleştirel Medya Okuryazarlığı}

 Sayfa 15- Düşünmenin Sınıflandırılması  Sayfa 16- Makale Analizi Dersleri  Sayfa 20- Ayet ve Hadislerle KAD  Sayfa 22- Bilim ve Teknoloji  Sayfa 23- Mizah  Sayfa 24- Düşündüren Hikâyeler 

{ İhtisasa Saygı Şart }

İletişim Adreslerimiz

 Sayfa 25- KAD Bulmacası mail: kadantalya@antakced.org

 Sayfa 26- Cevap Anahtarı

web: http://antakced.org/kad


2

DÜŞÜNDÜREN HİKÂYELER

Aklın Gör Dediği

G

enç bir çift, yeni taşındıkları evlerinde sabah

kahvaltı yaparken, komşuları da çamaşırları asıyormuş.

Kadın kocasına; “Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamasını bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor.” demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylemeyip kahvaltısına devam etmiş. Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş. Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış. “Bak” demiş kocasına; “Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda. Merak ediyorum, kim öğretti acaba?” Hayatta da böyle değil midir aslında? “Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim” diye cevap vermiş kocası. Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır. Birini

eleştirmeden

yargılamadan

önce

veya

bir

konuyu

zihin

durumumuzu

yargılamalıyız. ‘İyi’ olanı görmeye hazır olup olmadığımızı fark etmek güzel bir fikir olabilir. Pencerelerimizi temiz tutabilmek dileğiyle.

Paylaşım: Hüseyin Niyazioğlu


3

ETKİNLİKLER “MODERN İNSANIN DİN ALGISI KRİTİĞİ” PANELİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ.

Antalya Ahlak Kültür Çevre ve Eğitim Derneği Kritik Analitik Düşünme Antalya İl Komisyonunun düzenlediği “Modern İnsanın Din Algısı Kritiği” adlı Panel 2 KASIM 2014 günü Kepez Erdem Beyazıt Kültür Merkezinde Saat: 19:00 da gerçekleştirildi.

Kritik Analitik Düşünme Komisyonu Başkanı Mehmet Burak CAM açılış konuşmasında, “Kritik ve Analitik Düşünme” sürecinin, batıdan gelmiş bir kavram gibi görünse de, TEZEKKÜR, TEDEBBÜR, TAAKKUL, TEFAKKUH, TEFEKKÜR gibi tasavvufta yüz yıllarıdır bilinen ve uygulana gelen derin düşünme süreçleri ile bu kavramın aslında İslam kültürümüzün bir parçası olduğunu, Kritik Analitik Düşünme Becerisine sahip insanların, geleceğe yönelik öngörülerinin olduğunu, Önyargılardan uzak duru dingin bir düşünce yapısına sahip olduğunu, alışılageldik Basmakalıp fikirlerini değiştirmeye açık olduğunu, olayları analiz edebildiğini, yönlendirilmeye çalışıldığını fark edebildiğini ve en önemlisi, Dünya gidişatını yönlendirmeye çalışan sistem ve organizasyonları daha iyi tanıyıp, politikalarını ve sonuçlarını hesap edebildiğini söyledi. Ayrıca Kritik Analitik Düşünmeyi öğrenmek isteyenlerin, en önemli Kritik Analitik Düşünme eğitim arşivi olan www.kritik-analitik.com internet sitesini yakından takip edilmesinin, kritik analitik düşünmeyi öğreten kitaplar alınıp anlayarak okunması ve hayatımıza tatbik edilmesinin, bunların yanı sıra Antalya KAD Komisyonunun 2 ayda bir hazırladığı KADergi adlı e-derginin www.antakced.org internet sayfasından takip edilmesinin faydalı olacağını vurguladı. Açılış konuşmasından önce Antalya KAD komisyonu tarafından hazırlanan 10 dakikalık kısa KAD tanıtım filmi misafirler tarafından ilgi ile izlendi. Ankara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal TÜRER ve Akdeniz Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Arap Dili ve Belağatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Yard. Doç. Dr. Yasin PİŞGİN’in panelist olarak katılacağı panelin Moderatörlüğünü Akdeniz Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, Tefsir Ana Bilim Dalı Başkanı Yard. Doç. Dr. Eyüp YAKA yaptı. Panelistlerden Prof. Dr. Celal TÜRER 45 dakikalık sunumunda özetle, “Modern dönem, insanın duyuş, düşünüş ve davranış dokusunu değiştirerek, onun evrene ve yaşama bakış açısını köklü biçimde değiştirmiştir. Bu durum, geleneksel toplumlarda dinle ilgili yeni sorunların doğmasına sebep olmuştur. Hiç kuşkusuz bu sorunlardan en önemlisi dini nasıl algılayacağımız sorunudur. Zira modernliği oluşturan düşünce ya da rasyonalite, akıl yürütme ve sonuçlara ulaşma sürecine değil; aklın yegâne değerlendirme kriterine dönüşmesine işaret etmiştir. Dolayısıyla rasyonalite ve bu rasyonalitenin ürettiği kavramlar, geleneksel düşüncenin ürettiği kodları tümüyle değiştirmiştir. Bugün modernliğin ürettiği varlık, bilgi ve değer anlayışı ile geleneksel düşüncenin varlık, bilgi ve değer anlayışı arasında kapatılması zor boşluklar oluşmuştur.


ETKİNLİKLER

4

Bu ontolojik ve epistemolojik zemin kayması, insanlığın son zamanlarda yaşadığı anlam ve değer krizinde kendisini ziyadesiyle gösterir. Modernliğin ortaya çıkardığı anlam ve değer krizi ve buna eklemlenen özgürlük kaybı insan hayatında McIver’ın ifadesiyle “büyük boşluk”lar üretmiştir. Bu boşlukların ürettiği ontolojik ve epistemolojik güvensizlik hali, modern insanı sahte değerlere yönelterek, araç değerleri amaç yerine koymaya ve onları kutsamaya sevk etmiştir. Bu konuşma nasıl bir zemin üzerinde olduğumuz anlamayı hedefler." Dedi. Panelistlerden Yard. Doç. Dr. Yasin PİŞGİN 45 dakikalık sunumunda ise özetle, “Düşünme, Akl etme Kur’an da yaklaşık 500 ayet de geçmektedir. Yani yaklaşık her 15 ayetden birinde aklımızı doğru kullanmamız istenmektedir. Bu ise bizim en önemli uzvumuzun aklımız olduğunu göstermektedir. Kritik Analitik Düşünme Platformunun çalışmalarını bu anlamda desteklemek gerekir. Kritik Analitik Düşünmek kelimesini Arap dili ve belagatı açısından incelediğimizde ise Kritik yani Tenkidi, Analitik yani Tahlili düşünmektir. Hayatımızın her anında tenkit ve tahlili yapmalıyız. Bunlar ise açılış konuşmasında da bahsi geçen Tefekkür, Taakkül, Tezekkür gibi düşünme melekeleri ile örtüşmektedir. Bu açıdan aslında Şeytanın ve hilelerinin de kritik ve analitiğinin yapılması gerekmektedir. Modernite ile birlikte dini algımız açısından bazı tehlikeler baş göstermiştir. Bunlardan en önemlileri sekülerleşme ve akılcılıktır. Bu gibi tehlikelerden kurtulabilmek için ise bize Kur’an yeter diyenlerin aksine Kur’an ile birlikte bize Kur’anı getiren ve onu bize öğreten âlemler sultanı, yüce nebi Muhammed Mustafa’nın sünnetine de sıkıca sarılmak gerekmektedir.” Dedi.


ETKİNLİKLER

5

Panelistlerin ilgi ile izlenen sunumları sonunda Plaket töreni yapıldı. Programa desteklerinden dolayı Kepez Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa ÖZSOY'a plaketini Antalya Büyük Şehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı Mithat YOLCU, katılımlarından dolayı Yard. Doç. Dr. Eyüp YAKA beye plaketini, Antalya İl Müftü Yardımcısı Mevlüt TOPÇU, katılımlarından dolayı Yard. Doç .Dr. Yasin PİŞGİN beye plaketini, Zinde Soysal Gelişim Derneği Antalya İl Yön. Kur. Başkanı Hafız Süleyman AYKUT, yine katılımlarından dolayı Prof. Dr. Celal TÜRER beye plaketini MÜSİAD Antalya İl Başkanı Resul LEKESİZ bey sundu.

Programın 10 Muharrem 1436’ya isabet etmesi nedeniyle programın sonunda, farkındalık oluşturmak amacıyla, kapağında bu güne özel hazırlanan çıkartmalar bulunan Aşure dağıtımı yapıldı. Aşureleri Akdeniz Dinamik Gençlik Spor Kulübü izcileri dağıttı. Ufka Yolculuk 3 yarışma standı, Kitap satış standı, Akdeniz KAD Topluluğu kayıt Standı, Çeküd Standı açıldı. Büyük ilgi gören Panel sonunda misafirler, organizasyonu beğendiklerini Antalya AÇED Derneğini ve Kritik Analitik Düşünme Antalya komisyonunu tebrik ettiklerini, bu tür programların sıklaştırılması gerektiğini, bu programın ise Kritik Analitik Düşünmeyi öğrenmek açısından Antalya da farkındalık oluşturma da etkili olduğunu ifade ettiler.


6

KENDİNİZİ TEST EDİN Kritik Düşünme: Bilgi, Beceri Ve Tutumlar Testi Aşağıdaki ifadelerden her biri için, yanıtınızı aşağıda belirtildiği şekilde ölçeklendirin. Tamamen Katılıyorum 4

Katılıyorum 3

Kısmen Katılıyorum 2

Katılmıyorum 1

Hiç Katılmıyorum 0

1

Uzmanların çalışmalarındaki olası zayıf noktaları rahatça belirtebiliyorum.

2

Bir aktivitenin tam olarak gerektirdiği şeyler konusunda odaklı kalabiliyorum.

3

'Argüman' sözcüğünün kritik düşünmede alabileceği farklı anlamları biliyorum.

4

Bir argümanın yapısını analiz edebiliyorum.

5

Bunun beni kötü bir insan yaptığını hissetmeksizin eleştiri sunabiliyorum.

6

Akıl yürütme zinciri ile ne kastedildiğini biliyorum.

7

Şu anki inançlarımın bir konuya etkileyebileceğinin farkındayım.

8

Bir argümandaki muhakeme zincirini tespit ederken sabırlıyım.

9

Bir argümanda aşamaları işaret eden sinyalleri fark etmekte başarılıyım.

10

Kilit noktaları diğer materyallerden kolayca ayırabilirim.

11

Tam olarak doğru bir görüşe ulaşmak için gerçeklerin üzerinden tekrar tekrar geçmek konusunda son derece sabırlıyım.

12

Okurları ikna etmek için kullanılan adaletsiz teknikleri tespit etmekte iyiyim.

13

Satır aralarını okumakta iyiyim.

14

Bir bakış açısını destekleyen kanıtları kolayca değerlendiririm.

15

Genelde küçük detaylara dikkat ederim.

16

Farklı bakış açılarını adil biçimde tartmak bana kolay gelir.

17

Bir şeyden emin değilsem, bu konuda daha fazla bilgi edinmek için araştırma yaparım.

18

Kendi argümanlarımı net bir biçimde sunabilirim.

19

Bir argümanın nasıl yapılandırılacağını anlarım.

20

Betimsel yazılarla analitik yazıları bir birinden ayırt edebilirim.

21

Bir argümandaki tutarsızlıkları kolayca fark edebilirim.

22

Paternleri tespit etmekte başarılıyım.

23

Kendi yetişme tarzımın bir konuya adil yaklaşmamı ne şekilde olumsuz etkileyebileceğinin farkındayım.

24

Kaynak materyalin nasıl değerlendirileceğini biliyorum.

25

Araştırma makalelerinde neden muğlâk dil kullanıldığını anlıyorum.

adil

yaklaşımımı

olumsuz yönde

nasıl


7

KENDİNİZİ TEST EDİN

100 üzerinden puan: … Puanınızın Yorumlanması Bu anketin üzerinden geçmek, kritik düşünme ile ilgili ne bilip ne bilmediğiniz hakkında bir takım sorular ortaya çıkarmış olabilir. Puanınız ne kadar azsa, kritik düşünce becerilerini o ölçüde geliştirmeniz gereklidir. 75 üzeri bir puan ise, kritik düşünme becerilerinizden çok emin olduğunuzu gösterir. Bunu eğitmenlerinizden veya meslektaşlarınızdan alacağınız nesnel geri bildirim ile kontrol etmenizde fayda vardır.

Puanınız 100’den az olduğu sürece, kendinizi her zaman daha fazla geliştirme imkânınız var demektir! Eğer puanınız 45’in altındaysa ve bu kitabı tamamladıktan sonra da hala böyle kalıyorsa, akademik rehberiniz, eğitmeniniz veya bir danışman ile zorluğun kökenine inmeniz faydalı olabilir.

KRİTİK DÜŞÜNME BECERİLERİ GELİŞTİRMEK NEDEN GEREKLİDİR? Kritik düşünme becerilerinin faydaları

Başarılı kritik düşünme becerilerinin çok sayıda faydası bulunmaktadır.

 Dikkat ve gözlemde gelişme,  Okumada daha çok odaklanma,  Bir metinde veya başka bir mesajda daha az önemli olan kısımlara takılmak yerine, ana noktalara yanıt verme becerisinde gelişme,  Bir mesajdaki uygun noktalara yanıt verme becerisinde gelişme,  Kendi mesajınızı karşı tarafa daha kolay aktarmanın yollarını öğrenme,  Çok çeşitli durumlarda uygulamayı seçebileceğiniz analiz becerileri,

Yardımcı Beceriler Kritik düşünme bir dizi yardımcı becerilerin geliştirilmesini içermektedir. Bu yardımcı beceriler arasında şunlar yer almaktadır: • Gözlem • Akıl yürütme • Karar verme • Analiz • Muhakeme • İkna

Kaynak: Kritik Düşünebilme Kabiliyeti Etkili Analiz ve Argüman Oluşturma Stella Cottrell

Çeviri ve yayın hakları Kritik Analitik Düşünme Platformuna aittir (2013)


DÜŞÜNDÜREN RESİMLER

8


DÜŞÜNDÜREN RESİMLER

9


10

GÜNDEM TÜRKİYE-İRAN VE SURİYE DENKLEMİNE BİR BAKIŞ

İran ile Türkiye’nin dünyanın tüylerini diken diken eden havada buluşan elleri artık ayrı. Oysa Ankara o yüzden ‘eksen’den bile atılmıştı. Peki ama Tahran’ın derdi ne?.. Herhalde o kadar çabuk unutulmuş olamaz? İran’ın insanî amaçlı nükleer edinimlerini destekleyen Türkiye, “Batı’yı karşısına almak” pahasına, Brezilya ile birlikte Tahran’ın ellerini tutup, havaya kaldırmıştı. O günlerde İran’da herkes, “Türkiye gibi komşun olsun, İsrail gibi 10 düşmanın olsa da fark etmez” diyordu. Bugün Ankara’da, “İran gibi bir komşuyu kaybettiniz, böyle dış politika mı olur diyenler” ise o günlerde, “İran’la ittifak mı, çıldırdınız mı, Türkiye’nin yönü nereye çevrilmek isteniyor” diye dışarıya omuz veriyordu. Hep mi Türkiye haksız? Elbette o günlerin üzerinden hayli zaman geçti ve diplomasi köprüsünün altından da çok sular aktı. Türkiye “ reel-politik ”in ne olduğunu kuşkusuz biliyor. Bu afili kelimenin Türkçesi, “dünya değişti” demek.

Ek faktör olarak şu anki Tahran iktidarının Batı değerlerine hayli yakın, hatta içinden gelen bir kabinenin elinde olması da var tabii. Peki ama bölgede gelişen süreç de İran ile Türkiye arasındaki bu gerilimi ortadan kaldırmanın hatta tam da iyi bir zamanlama ile “ortak bir bakış” geliştirmenin imkânı var mı? Esed olmasa… Elbette var ve böylesi bir durum artık kimsenin itirazları ile karşılaşamaz. Hele ABD ve genel olarak Batı’nın “eksen kaydı” eleştirileri tamamen oyun dışı kalmış halde. Üstelik bu iki ülkenin bölge düzenleyici yapısı, şu an yaşanan krizleri ve kanı da hızla kesebilir. Tabii Suriye olmazsa! Ankara’nın Suriye daha doğrusu Şam’ı istemeyen tutumu ve geri dönemez şekilde bağlanmış hali İran’ı huzursuz ediyor. Çünkü artık çok tekrarlandığı üzere bu stratejik bir kayıp, telafisi neredeyse imkânsız.

Başta Suriye krizi ve ABD’nin bölgedeki pasif ve açıkça “güvenilmez” politikaları, Türkiye’nin komşuları ile ilişkisini dönüştürdü. Ancak ne olursa olsun, İran ile ilişkilerin kendine özgü bir hattı vardı. Bu hat Türk kamuoyu ile İran kamuoyunun yerleşik “dünyayı, doğuyu ve batıyı algılama karakteri”ydi, ki hâlâ sabit! İran ise özellikle yaptırımların da sürüklediği ekonomik bir açmaz içindeydi ve ABD ile politikalarıyla buluşma ihtimali, özellikle ABD’nin Irak ve Suriye’deki mahkûmiyetleriyle beslendi.

Fakat Suriye krizi olmaz ise veya Şam için yeni bir formül bulunursa dengeler değişebilir. İşte o formül Esed’dan arındırılmış Şam demek ve şu anda Rusya bu çizgiye yanaşmış görünüyor. Şam bürokratik mimarisi devam edecek ve zamanla rehabilite edilecekken Esed’ın gitmesi tüm dengeleri değiştirecek.

Batı Araplarla İran arasında kimi seçer?

http://kritik-analitik.com/Haberler http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=344621

Bütün iş çok yaklaşan ABD-Rusya pazarlığının bağlanmasında. Kaynaklar:

Öte yandan bir diğer söylenmeyen gerçek ise Batı’nın ve buna İsrail’de dâhil, Araplarla İran arasında bir tercih yapmak zorunluluğu doğduğunda Tahran’ı tercih edecek olması. Üstelik bu tespit yeni de değil ve geçmişte pratikleri de görüldü.


11

GÜNDEM Elektriğe 'Dünyanın' Yatırımı Yapılacak

2015’te DÜNYA TÜRKLERE EMANET

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) 2014 Dünya Enerji Görünümü Raporundan derlenen bilgilere göre, küresel elektrik talebi 2040a kadar her yıl yüzde 2.1 artacak. Elektrik, petrol ve doğalgaz gibi enerji çeşitleri içinde talebi en fazla artan kaynak olarak yerini koruyacak. Raporda yer alan yeni politika senaryolarına göre, dünya genelinde 2040 yılına kadar elektrik sektörüne yapılacak yatırım 20.8 trilyon doları bulacak. Elektrik sektöründe en fazla yatırım ise yenilenebilir enerji alanında gerçekleşecek. Bu dönemde, rüzgar, hidroelektrik, güneş gibi “yeşil enerji” kaynaklarına yapılacak yatırım miktarı toplamda 7.8 trilyon doları bulacak. Yenilenebilir kaynaklar içinde en fazla yatırım ise rüzgâr enerjisi alanında gerçekleşecek. Çin yılda 140 milyar $ yatırım yapacak Söz konusu dönemde yatırım harcamalarının yaklaşık yüzde 60’ı yeni santral inşası ve mevcut santrallerin iyileştirilmesi için kullanılacak. Ayrıca iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması için 8.7 trilyon dolarlık yatırım gerçekleştirilecek. Bu dönemde Çin, elektrik yatırımlarında ilk sırada yer alacak. Çin, elektrik yatırımları için yıllık 160 milyar dolar harcayacak.

Kaynaklar: kritik-analitik.com/Haberler

www.akradyo.net/Haberler Milli Gazete

2015'te G20, B20 ve D8 dönem başkanlığını yürütecek olan Türkiye, küresel kuruluşların vazgeçilmezi oldu. Enerjiden turizme, spordan hukuka uluslararası kuruluşların dümeninde Türk yöneticiler var. Finanstan turizme, hukuktan spora kadar 16 farklı organizasyonun kaptan köşkü Türklere emanet edildi. G20: Dünyaya yön veren 20 ülkenin bulunduğu organizasyonun dönem başkanlığını 2015'te Türkiye üstlenecek. B20: G20'nin iş kolu birimi olan bu yapının başkanlığını TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu yapacak. D8: 1997'de eski Başbakan Necmettin Erbakan öncülüğünde, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya'dan oluşan birliğin önümüzdeki yıl dönem başkanı Türkiye olacak. WAIPA: 175 üyeli Dünya Yatırım Ajansları Birliği'nin (WAIPA) başına 2014'te Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı geçti. Aycı, görevi 2016'ya kadar yürütecek. AEA: 31 üyeli Avrupa Havacılık Derneği (AEA) Başkanlığı'nı 2014'te THY Genel Müdürü Temel Kotil, 2 yıllığına üstlendi. IAEE: Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği'nin (IAEE) dönem başkanlığını Türkiye Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Gürkan Kumbaroğlu seçildi.


GÜNDEM

12

UCLG: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Dünya Başkanlığı'nı 2016 sonuna kadar yürütecek.

NAMET: Unilever'in oluşturduğu NAMET'te North Africa, Middle East and Turkey) Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Türkiye öncelikli pazar konumunda.

Dünya Danıştaylar Birliği: Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, Dünya Danıştaylar Birliği Başkanlığı'nı 2016'ya kadar sürdürecek.

AMAT: ABD'li gıda sanayisi şirketi Sealad Air, gelecek planını AMAT (Asia, Middle East, Africa and Turkey) Asya, Ortadoğu, Afrika ve Türkiye'ye göre düzenledi.

ICAPS: Uluslararası Plastik Cerrahi Derneği'nin (ICAPS) başkanlık görevini 2012'de atanan Prof. Dr. Onur Erol yürütüyor. Derneğin 17 ülkeden üyesi var. ESOMAR: Dünya çapında pazarlama ve kamuoyu araştırma öncü kurumu ESOMAR'ın tarihinde ilk kez bir Türk konseyde yer aldı.

MISSAT: Reklamcılık devi Publicis, büyüyeceği pazarları MISSAT (Meksika, Endonezya, Singaput, Güney Afrika ve Türkiye) olarak belirledi.

ELFA: 250 üyeli European Law Faculties Association (ELFA) Başkanlığı görevine Haluk Kabaalioğlu getirildi.

CIVETS: Economist Intelligence Unit, 2009'da Kolombiya (Colombia), Endonezya (Indonesia), Vietnam, Mısır (Egypt), Türkiye (Turkey), Güney Afrika (South Africa) oluşan CIVETS ülkelerini ortaya atmıştı.

SKAL: Dünyada 20 bin üyesiyle turizm profesyonellerinin meslek örgütü SKAL'ın başkanlığına işadamı Deniz Anapa seçildi.

MINTS: Malezya, Endonezya, Nijerya, Türkiye ve Suudi Arabistan'dan oluşan MINTS ülkeleri birçok firma tarafından kabul ediliyor.

ACI World: TAV CEO'su Sani Şener, 174 ülkenin üye olduğu Uluslararası Havalimanları Konseyi'nin (ACI World) Avrupa temsilcisi olarak yönetime girdi.

TIMP: ABD'li ünlü yatırım şirketi Turner Investment Group'un patronu Bob Turner tarafından geliştirilen TIMP (Turkey, Indonesia, Mexico, Philippines) ülkeleri öncelikli pazar BIS: Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Turalay olarak öne çıkıyor. Kenç, Uluslararası Mutabakat Bankası (BIS) bünyesindeki IFC Başkanlığı'na atandı. Kaynaklar: FIBA: Türkiye Basketbol Federasyonu başkanı Turgay Demirel, 2014 FIBA Avrupa Genel Kurulu'nda başkanlığa seçildi.

kritik-analitik.com/Haberler www.iyibilgi.com/Haber

IMF: Eski Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı IMF İcra Direktörleri Kurulu Üyeliği'ne getirildi. KÜRESEL FİRMALAR TÜRKİYEDEN VAZGEÇMİYOR Dünyaca ünlü şirketler, büyümede odaklanacağı pazarları ülkelerin baş harflerinden türettikleri akrostişlerle sınıflandırıyor. Türkiye hemen hemen her oluşumda kendine yer buldu.

Not: Dergimizdeki alıntı haber ve yorumlara, kayda değer bilgi veya farklı bakış açıları içerdiği için yer verilmektedir. Alıntılanmış olması, tamamının doğru veya onaylanmış olduğu anlamına gelmemektedir.


13

ÖZGÜN MAKALE

ELEŞTİREL MEDYA OKURYAZARLIĞI – MEDYANIN KİTLE ANLAYIŞI VE PASİF ALICILAR

Medyanın "kitle" anlayışı: Medya tarafından, medyayı takip edenlerin, izleyicilerin, pasif tüketici olarak görülmesi ve manipüle edilebilen, birbirinin benzeri insanlar olarak ele alınmalıdır. Hepimiz ciddi anlamda medya mesajlarına maruz kalmaktayız. Medyanın çeşitlenmesi ile birlikte çoğu zaman farkında bile olmadan medya mesajlarının hedefi oluyoruz. Medya tüketimi medya izleyicilerini kullanılan birçok iletişim araçları ile pasif kullanıcı durumuna getirmektedir. Bizlerin pasif kullanıcı olmaktan çıkıp aktif alıcılar haline gelmemiz gerekmektedir. Böylelikle istenmeyen etkilerden kurtulmuş olur tercih ettiğimiz etkileri almış oluruz. Bizlerin bilinçli medya tüketicisi olmamız önümüzdeki süreçte çok önemli hale gelmektedir. Bunun için de medya mesajlarının bizleri nelere maruz bıraktığının farkındalığına varmamız gerekmektedir. Bu farkındalık, maruz kalınan mesajlara eleştirel yaklaşmanın onu sorgulamanın yolunu açacaktır. Eleştirel bakış açısı da eğitimle olur. Burada esas olan bizler olduğuna göre ne tüketmek istediğimizi medyaya biz belirtirsek onu üretmek zorunda kalacaklar aslında. Ama bizler bunun farkında değiliz maalesef.. Bize sunulanı alarak onların işlerini kolaylaştırıyoruz. Bizler neden medya karşısında savunmasız ve pasif alıcılarız? Eğitimimiz ve geleneklerimiz bilinçli bir toplum olma üzerine kurulu değildir. Çünkü öğrenciler yaratıcı düşünme ve sorgulama pratiklerinden uzak tutulmuşlar, öğretmen ve ebeveynlerine itaat eden pasif bireyler olarak konumlandırılarak geleneksel pedagoji anlayışı içinde yetişmişlerdir. Dolayısı ile medya konusunda da bilinç düzeyimiz düşüktür. Öyleyse bunun farkına varıp bu konuda kendimizi yetiştirmeliyiz. Türkiye'de Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığı yıllar önce çalışma yaptı.

2007-2008 Eğitim ve Öğretim yılında ise Medya Okuryazarlığı dersi tüm ülkede ilköğretim okullarında seçmeli ders olarak müfredata alındı. Bu bile büyük bir gelişme aslında. İnşallah öğrenciler bu dersi tercih ederler. Biz insanlar sadece belirli medyayı takip ederiz. Bunu medya bağımlılık modelleri ile gerçekleştirdiklerini bilmemiz gerekir. İnsanların medya mesajlarına verdiği tepki farklı farklı olur. Bu tepkiyi şekillendirenler psikoloji, sosyoloji, siyaset bilimi gibi bilimlerden faydalanırlar. Etkilerin açıklanmasında davranışçı psikolojinin uyarı-tepki modeli esas alınır. Dolayısı ile de tepkiler farklı farklı olabilir. Medyanın en yaygın etkisi mevcut inanış ve davranışlarımızı sağlamlaştırmaktır. Genel algımız eleştirel ve sorgulayıcı olmadığından medyanın güçlü etkilerinden kurtulamayız. Bu güçlü etkiye "hipodermik iğne" ve "sihirli mermi" gibi adlar vermişlerdir. Farkındalılığı elde etmemiz için büyük değişimler yaşamamız gerekmektedir. "Sihirli mermi kuramı" kitle toplumu teorisiyle oluşturulmuş bir yaklaşımdır. Bireyler arasındaki sosyal bağlar çok güçlü olmadığı ve bunların yerine kitle iletişim araçlarının geçtiği günümüzde bu kurama göre tasarlanan iletiler kitle iletişim araçlarıyla kamuoyuna ulaştırılır ve böylece ikna süreci başlar. Bu kurama göre, hedef kitleye düşünce kalıpları, tutumları, hiç dirençle karşılaşılmadan aktarılabilir. Hipodermik iğne; İnsanının propagandaya karşı direnecek bir eleştirel akıldan ve bilgi birikiminden yoksun olması sonucunda kitle iletişim araçları propaganda amaçlı olarak kullanılarak, propaganda ile kamuoyunun etkilenmesi amaçlanır.


14

ÖZGÜN MAKALE

ELEŞTİREL MEDYA OKURYAZARLIĞI – MEDYANIN KİTLE ANLAYIŞI VE PASİF ALICILAR Bu kuram, doğrusal bir nedensellik anlayışına dayanır. Gönderici, ileti ve alıcıyı basit bir nedensellik ilişkisine dayalı olarak birbirinden yalıtır. Bu yaklaşıma göre göndericinin gönderdiği mesaj alıcı konumundaki bireylerin davranışını etkiler. Etkileyicilerin kitle iletişim araçlarını kullanarak kitlelere gönderdikleri mesajların onlar üzerinde deri altına enjeksiyon yapan bir şırınga gibi doğrudan ve anında bir etkisi olduğu da düşünülmektedir. Küreselleşmenin bu kadar açık olduğu bu dönemde medyanın başka dış kurumlardan etkilendiği düşünülmektedir. Fark ederseniz eğer, medya gündem koyar veya çok önemli gördüğünüz bir konuda suskun kalır. Haber medyası toplumsal olayları bize yansıtan araçlar olmayıp, toplumsal güç ve iktidarın kurulduğu, inşa edildiği araçlardır. Haber medyası, toplumda dördüncü güç olmak yerine, varolan güç ve iktidar ilişkilerinin sürdürülmesinde, güç ve iktidar sahibi kişi ve kurumlara bağımlı bir konumda bulunmaktadır. (Güliz Karakuşcu Özel Televizyon Haberlerinde Terörizm Kanal D ve Show Tv Ana Haber Bültenleri İçerik Analizi, acikarsiv.ankara.edu.tr/browse/359/652.pdf) Medya okuryazarlığını iyi bir şekilde kavramamız gerekiyor ki, bu durum, medyanın bize vermek istediği mesajların hem doğruluk nedenlerini hem de hangi amaca hizmet ettiklerini anlamamız açısından önemlidir. Medyanın "kitle" anlayışı: Medya tarafından, medyayı takip edenlerin, izleyicilerin, pasif tüketici olarak görülmesi ve manipüle edilebilen, birbirinin benzeri insanlar olarak ele alınmalarıdır. Burada medya tarafından verilmek istenen yazı veya görsel güçlü bir konuma getirilir, okuyucu ve izleyici konuyu reddedemeyecek kadar güçsüz olarak kabul edilerek verilir. Pasif beyinler bu bilgilerin anlamlarını kolaylıkla beyinlerine kazırlar.

Yukarıda da görüldüğü gibi bizleri kitle olarak gören anlayış bazı metotlar kullanarak bizim algımızı yönetmek istemektedir ve bunda da başarılı oldukları görülmektedir. Pasif alıcı olmaktan çıkıp aktif kullanıcı olmak için biz de yöntemler geliştirmeliyiz. Medya; sadece toplumun haber alma hakkına yönelik değil de küresel ve yerel güçlerin, parasal eğilimlerin etkisiyle hareket etmekte; insanları birey olmaktan ziyade "kitle" olarak görmesi sonucu, çeşitli yöntemler kullanarak yönlendirebilecekleri hale dönüştürmektir. Bizler karar vermeliyiz "Birey istiyoruz yoksa "kitle mi?"

mi?

" olmak

Cahit BÜYÜKKANBER 07.03.2013

Kaynak: www.kritik-analitik.com/Makaleler


15

DÜŞÜNMENİN SINIFLANDIRILMASI

DÜŞÜNMENİN SINIFLANDIRILMASI VE ÖZELLİKLERİ İstemsiz (düşük seviyeli, otomatik) düşünme

İstemli (yüksek seviyeli, bilinçli) düşünme

1. Bilgi sahibi olma

1. Bilgiyi analiz etme

2. Öğrenme şeklinde anlama

2. Verilerden sentez oluşturma

3. Alışkanlık şeklinde uygulama

3. Değerlendirip sonuç çıkarma

İSTEMLİ VE İSTEMSİZ DÜŞÜNMENİN KARŞILAŞTIRILMASI İstemsiz düşünme

İstemli düşünme

1. Sorunun ne olduğunu tanımlarız

1. Sorunun ne olduğunu tanımlarız

2. Hemen bir cevap oluştururuz

2. Olabilecek bütün muhtemel cevapları düşünmeye başlarız

3. Cevabımızı destekleyecek gerekçeleri düşünürüz

3. Her bir cevabı destekleyecek gerekçeleri düşünmeye çalışırız

4. Başka cevapların niçin yanlış olduğu hakkında kararsızız

4. Zayıf gerekçeli olan cevapları atarız

5. Bizim cevabımızın kesin doğru olduğu, diğer cevabın desteklenemeyeceği duygusunu taşırız

5. En iyi gerekçeyle desteklenen cevabı seçeriz

6. Cevabımızın gerekçelerinde zayıf noktalar bulunursa bunun hakkında düşünmek yerine, onu savunmaya çalışırız

6. Bizim tercihimiz birisi tarafından sorgulanırsa tercihimizin gerekçelerini verir ve diğer cevapların neden yanlış olduğunu anlatırız

7. Birisi bize kendi cevabının niçin daha doğru olduğunu söylemeye çalışırsa onun gerekçelerini görmezden geliriz

7. Eğer birisi bizim gerekçemizde bir zayıflık gösterirse doğru olup olmadığı hakkında karar vermeden önce dikkatlice düşünürüz

8. Bütün diğer eksikliklerine rağmen, onun hakkında soru sorulması halinde bozuluruz

8. Eğer birisi farklı bir tercih için yeni bir gerekçe getirirse düşüncemizi değiştirip değiştirmeyeceğimize karar vermeden önce dikkatlice düşünürüz


16

MAKALE ANALİZİ

ritik düşünme çalışma hayatınızın tüm alanlarında; okurken, dinlerken ve yazarken ihtiyaç duyacağınız bir yetenektir. Aşağıdaki listede kritik düşünme için kilit nitelikteki soruların bir özeti verilmektedir. Bu özeti bir kontrol listesi olarak kullanabilirsiniz.

K

• Yazar kim? Kaynak ne? Kaynak güvenilir mi? • Ana fikir ya da verilmek istenen genel mesaj ne? Neye inanmam, neyi kabul etmem isteniyor? • Yazar fikrini savunmada hangi kanıtları kullanıyor? • Bu kanıt geçerli ve ikna edici mi? Değilse, çıkarılan sonucun beni tatmin etmesi için başka ne gibi kanıtlara ihtiyacım var? • Sunulan kanıtın başka açıklamaları olabilir mi? • Bu kitaptan/makaleden öğrendiğim ana fikirler ne? • Bu fikirler/bulgular hali hazırda bildiklerimle uyuşuyor mu? Aşağıdaki gazete haberlerine dikkatlice bakın. Size ne düşündürüyor, aklınıza ne gibi sorular getiriyor? Konunun farklı boyutlarını değerlendirmek zor geliyor mu? Neye dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? 2- Emekli maaşlarından alınan "gizli vergi" milyonları mağdur ediyor

1- İngiltere'deki alkol tüketiminin nedenleri Bugün yayınlanan bir rapora göre, Avrupa'daki diğer ülkelere kıyasla, İngilizler rahatlamak için alkole daha çok para harcıyorlar. Geçen yıl strese bağlı içki alımlarının yaklaşık 21 milyar pound olduğu tahmin ediliyor, buna kıyasla Avrupa genelinde ise bu rakam 90 milyar pound'un biraz üstünde. Piyasa analizleri yapan Datamonitor şirketinin sunduğu rapor, kayda değer oranda daha fazla insanın, dinlenip sakinleşmek için başka bir üründense alkol satın almayı tercih ettiğini ortaya koyuyor. Çeşitli Avrupa ülkelerinden 500 tüketiciyle yapılan görüşmelere göre, tüketicilerin yüzde 47'si kendini stres altında hissediyor.

Daily Express, 28 Haziran 2002, s. 36

Muhafazakârlar tarafından dün yapılan açıklamaya göre, İşçi Partisinin emekli maaşlarından almaya başladığı "gizli vergi" yüzünden milyonlarca insan daha fakir bir yaşlılığa doğru yol alıyor. Hükümetin emeklilik politikaları konusunda zehir zemberek bir açıklama yapan Iain Duncan Smith, 1997 yılından beri vergide yapılan değişiklikler emeklilik planından faydalanan 12 milyon tasarruf sahibini her sene 530 £ zarara sokuyor diye konuştu. Muhafazakârların lideri olan Smith sözlerine şöyle devam etti: "Pek çok insanın müreffeh bir emeklilik geçirme hayali suya düşüyor. Bu konuda bir şeyler yapılmazsa, emekli aylığı alan milyonlarca kişi daha, emekliliklerini sosyal yardımlara bağımlı olarak geçirecek." Muhafazakârlar, emekli aylıkları konusunu Hükümeti yenebilecekleri bir kilit alan olarak görüyor. Dört sene önce, İşçi Partisi büyük kurumların temettü ödemelerinden emekli fonlarının aldığı vergi indirimlerini kaldırmıştı. Bu da emeklilik fonlarına yıllık 5 milyar pound ya da başka bir deyişle, her bir emeklilik tasarrufu sahibi için 400 pound maliyet getirdi. Duncan Smith, Kazanca Bağlı Emeklilik Aylığı Planı (SERPS) sisteminden ayrılan tasarruf sahiplerine yapılan geri ödemelerdeki zayıf artışı da şiddetle eleştiriyor. Ulusal Sigorta fonlarında yapılan indirimler özel emeklilik fonlarından karşılanıyor. Fakat Muhafazakârlar Hükümetin bu “pintice” yaklaşımının emeklilik tasarrufu sahiplerine yılda 1,5 milyar pound, yani kişi başı 130 pound ek bir maliyet getireceğini iddia ediyor." Daily Mail, 28 Haziran 2002, s.10


MAKALE ANALİZİ

17

Yukarıdaki gazete haberlerini okurken, kritik düşünmenin neleri içerdiğini -umarız- artık biliyordunuz. Peki bunu nasıl başaracağınızı biliyor muydunuz? Bireylere kritik düşünme tekniğini kazandırmak için Moran bir dizi soru sormayı öneriyor. Bu tür sorular sorarak, insanların sistematik olarak daha sorgulayıcı ve şüpheci hale geldiğini savunuyor. (1997:8999) - İnanmam istenen iddia ya da sonuç tam olarak ne? -

İddia ya da iddiaların kaynağı kim ya da ne?

Temel argümanı ya da merkezdeki iddiaları desteklemek için kanıt olarak ne kullanılıyor? Moran (1997:93) argümanlarda kullanılan kanıtların genel kaynakları olarak şunları sıralıyor: Sezgi (içgüdü) - Otoriteye başvurmak - Anekdot türünde kanıt kullanmak – Araştırmaya dayalı kanıt kullanmak -

Öne sürülen kanıt ne kadar geçerli? Size sunulan kanıtın türünü tanımladıktan sonra, argümanlardaki potansiyel kusurları ve tutarsızlıkları tanımlamanız gerekecek. Moran'a göre (2000:94-96), dikkat edilmesi gereken beş nokta var: -

1. Bir iddia doğru olmayan bir bilgiye dayandırılmış olabilir. Unutmayın ki, genellikle insanın hoşuna en çok giden düşünceler kritik incelemeye tabi tutulmadan kabul edilir. 2. Muhakeme süreci hatalı olabilir. 3. Argüman sağlam olmayan temeller ya da sorgulanabilir varsayımlar üzerine kurulmuş olabilir, özellikle simgesel bir dil (metafor) kullanıldığında buna dikkat etmek gerekir. 4. Bir ifade, gerçeklik değerine bakılmaksızın, argümanla bir bağa sahip değilse, yanıltıcı olabilir. Bu genellikle, dinleyicilerden duygusal bir tepki alabilmek amacıyla alakasız yorumların yapıldığı durumlarda geçerlidir. Ayrıca, konu üzerinde otorite sahibi olmayan uzmanların kullanıldığı örneklerde de bu görülür. 5. Beşinci kusur "hiçlik safsatası"dır. Argüman döngüsel bir nedenselleştirme (aynı ifade hem önerme hem de sonuç olarak kullanılıyorsa) ya da "kısır döngü" safsatası (Birinci önermenin ikinci bir önermeye atıfta bulunarak desteklenmesine rağmen ikinci önermenin de zaten söz konusu argümanı doğru kabul ediyor olması hali) ile desteklendiğinde ortaya çıkar. -

Kanıta dair alternatif açıklamalara yer verilmiş mi? Eğer verilmişse, bu karşıt teoriler ne kadar makul?

Bir manzara, durduğunuz yere ve odaklandığınız şeye bağlı olarak pek çok farklı şekilde tasvir edilebilir. Aynı şey veriler, olaylar ve teoriler için de geçerlidir. Farklı yorumlar getirmenin yolları her zaman mevcuttur. Sunulan kanıtı inceleyin ve bu kanıttan başka bir sonuç çıkarılabilir miydi diye düşünün. -

Aynı derecede önem taşıyan son adımımız ise sonuç çıkarmadan önce varsayımlarımızı kontrol etmektir.

Hiçbir şeye kesin doğru gözüyle bakmayın ve en ufak bir bilgiyi bile etkin bir şekilde sorgulamayı öğrenin. Buna kendi inana geldikleriniz ve beklentileriniz de dâhildir.


18

MAKALE ANALİZİ SORUNA KRİTİK VE ANALİTİK YAKLAŞIM (Hatırlatma) Sorunu anlama

Sorunu çözme

1. Bilgi topla

1. Amacını belirle

2. Mevcut durumu tanımla

2. Amaca yönelik bilgileri topla

3. Alt başlıklara ayrıştır

3. Önermeler oluştur

4. Sorunu tanımla

4. Yöntemi belirle 5. Sorunu çöz ve değerlendir

Şimdi gazete haberlerine geri dönerek önceki sayfada tartışılan soruları kullanarak tekrar bir göz atmak isteyebilirsiniz. Varabileceğiniz bazı sonuçlar aşağıda verilmiştir: 1. Makale Bu makalede, bir ankete göre İngiltere'de strese bağlı alkol tüketiminin arttığı öne sürülüyor. • Anketi yapan şirket ne kadar profesyonel ve güvenilir? • Anket hangi koşullarda gerçekleştirilmiş? Ne tip sorular sorulmuş? Bu rakamlara nasıl ulaşılmış? • 500 kişi tüm Avrupa'yı temsil etmek için yeterli bir rakam mı? Anket yapılan kişilerden kaçı İngiltereli? • Stres seviyesinin ölçülmesinde nasıl bir yol izlendi? "Strese bağlı içki satışları" nasıl tanımlandı? • Alkol tüketimi ile stres arasında nasıl bir bağ kuruldu? İnsanların alkol satın almasının başka nedenleri olabilir mi? (sosyal hayatta kabul görmek, içkili içeceklerin ucuzlaması... vb.) İçki içen insanların stresli olması stresli oldukları için içki içtiklerini göstermez. Altında yatan başka sebepler olabilir mi? Aslına bakarsanız önermeyi tam tersine de çevirebilirsiniz ve acaba insanlar içki içtikleri için mi stres altında diye de düşünebilirsiniz. • Metin, okurlar arasında popüler olan bazı varsayımları kullanıyor olabilir mi (mesela diğer Avrupa ülkelerine nazaran çalışma saatlerinin daha uzun olması nedeniyle çalışma hayatıyla ilgili stresin İngiltere'de daha baskın olduğu inancı)? 2. Makale Bu makalede öne sürülen fikir, İşçi partisi hükümetinin getirdiği bazı tedbirler nedeniyle emeklilerin durumunun daha kötüye gideceği yönünde. • Daily Mail gazetesi politik olarak tarafsız mı yoksa önyargılı mı? Muhafazakarların İşçi Partisinin eylemleri üzerinde tarafsız bir yargıda bulunabileceğine ne kadar güvenilebilir? • Verilen rakamlara nasıl ulaşılmış? Bunlar tahmin mi yoksa doğrulanmış veriler mi? Eğer tahminse, ne kadar güvenilir tahminler? Genel tablo üzerinde bu rakamların etkisi ne? • Rakamlar durum hakkında gerçek bir resim sunuyor mu? Uygulamaya konan tedbirler tüm emeklileri mi etkiliyor yoksa sadece küçük bir kısmını mı? Göz ardı edilen bazı hususlar (farklı rakamlar ya da tedbirler) var mı? Kullanılan dil nasıl bir duygusal tepki doğuruyor (milyonlarca, fakir, pintice...)? • İşçi Partisi bu tedbiri neden yürürlüğe koydu? Başka alanlarda bu tedbirin faydası oldu mu? Durum sadece vergi değişikliklerinden mi kaynaklanıyor? Muhafazakârların iktidarında tüm emekliler daha iyi bir durumda olur muydu? Nasıl?


MAKALE ANALİZİ

19

Kritik düşünme ile analitik düşünme bir bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Cottrell'e göre analitik düşünme aşağıdaki ek süreçleri içerir: • Verilen bir bilgi karşısında temkinli davranmak. • Söz konusu bilgiyi pek çok farklı açıdan incelemek. • Tamamen doğru olup olmadığını yakından kontrol etmek. • İfadenin mantıksal bir bütünlük taşıyıp taşımadığını kontrol etmek. • Akıl yürütme, kanıt gösterme ya da sonuç çıkarma aşamalarında bir kusur olup olmadığını kontrol etmek. • Aynı konuyu diğer teorisyenlerin ya da yazarların bakış açısından ele almak. • Farklı insanların niçin farklı sonuçlara vardığını görebilmek ve açıklayabilmek. • Bir dizi fikir, sonuç ya da çıkarımın neden diğerine tercih edilebilir olduğunu tartışabilmek. • Okuyucuyu, sorgulanabilir ifadeleri göründükleri gibi kabul etmeye iten anlatım ve istatistik oyunlarına karşı uyanık olabilmek. • Gizli varsayımların olup olmadığını kontrol etmek. • Okuyucuya bir şeyi

Cottrell'e göre (1999:188), kritik düşünme "lehe ve aleyhe olan argüman ve kanıtların zihinde tartılması” demektir. Temelinde şu unsurlar yer almaktadır: • Bir konu üzerinde dikkatlice ve bir defadan fazla düşünmek. • Fikir ya da bakış açılarını desteklemek için ortaya konan kanıtları değerlendirmek. • Fikir ya da bakış açısının vardığı noktayı değerlendirmek - bunlardan ne gibi bir sonuç çıkabilir, bu sonuçlar akla uygun ve mantıklı mıdır ve eğer değilse, bu inanç ve bakış açılarının yeniden değerlendirilmesi gerekir mi?

Kaynaklar: Moran, A. P. (1997) Managing your own learning at university: A practical guide, (Üniversitedeki öğrenme sürecinizi yönetme üzerine pratik bir kılavuz) Dublin: University College Dublin Press Cottrell, S. (1999) The Study Skills Handbook (Çalışma Yetenekleri El Kitabı), Londra: Macmillan Press Ltd. Kritik Analitik Düşünme Platformu Tercüme Birimi tarafından çevirisi yapılmıştır. www.kritik-analitik.com


AYETLERLE KAD

20

Allah'?n izni olmad?kça hiçbir kimsenin iman etmesi mümkün değğildir. (Allah), murdarl?ğğ?(azab?/rezilliğği, Allah için) akl?n?kullanmayanlara verir. (YUNUS SURESİİ / 100) Size verilen her şşey, yaln?zca dünya hayat?n?n meta?ve süsüdür. Allah kat?nda olan ise, daha hay?rl?ve daha süreklidir. Yine de, ak?llanmayacak m?s?n?z? (KASAS SURESİİ / 60) Andolsun ki biz, akl?n?kullanacak bir toplum için ondan (o helak ettiğğimiz ülkeden ibret al?nacak) apaç?k bir işşaret b?rakm?şş?zd?r. (ANKEBUT SURESİİ / 35) Şimdi Rabbinden sana indirilen (vahy)in gerçekten hak olduğğunu bilen kimse, bunu göremeyen (kör) kimse gibi midir? Ancak ak?l sahipleri iyice düşşünüp öğğüt al?rlar. (RA’D SURESİİ / 19) Size bir korku ve (yağğmur) ümidi vermek için şşimşşeğği göstermesi Gökten yağğmur indirip onunla ölümden sonra yeri diriltmesi de, O’nun (kudretinin) delillerindendir.. ŞŞüphesiz bunda ak?l erdirecek bir toplum için elbette ibretler vard?r. (RUM SURESİİ / 24)


BİLİM TEKNOLOJİ

21

iPhone 6 Plus mı? Samsung Galaxy Note 4 mü?

Ekran Samsung Galaxy Note 4 karşımızda 5.7 inçlik mükemmel bir büyüklükte süper AMOLED Ekranla karşımızdayken buna karşılık iPhone 6 Plus’ ta ilk defa ekran boyutlarını büyüterek 5.5 inç IPS LCD ekrana çıkarıyor. Teknik olarak baktığımızda Note 4‘ ün ekranının 0.2 inç daha büyük olduğunu gözükse de iPhone 6 Plusun LCD Kalitesindeki ekranı fark yaratabilir. Çözünürlük olarak Note 4’te 1440×2560 bir çözünürlük varken bu ölçüler iPhone 6 Plus’ta 1080×1920 olarak görünüyor. Bu da çözünürlükte Note 4’ ün üstün olduğunu gösteriyor. Ram Samsung Galaxy Note 4’e Baktığımızda Dört Çekirdekli 2.7 GHz Snapdragon 805 ile karşımızdayken iPhone 6 Plus ise Çift Çekirdek 1.4 GHz Apple A8 işlemciyle karşımızda. Bu da bizlere işlemci olarak Note 4’ ün önde olduğunu gösteriyor. Galaxy Note 4' te artık tüm sürümler LTE desteğine sahip. Qualcomm' un hala yeni nesil işlemci mimarisine sahip Snapdragon 810' u sunmaması nedeniyle, Snapdragon 800' ün grafik işlemcisi değiştirilmiş sürümü diyebileceğimiz Snapdragon 805' i, ABD başta olmak üzere LTE pazarının olduğu ülkelerde kullanacak olarak Samsung, global olarak yeni hazırladığı Exynos işlemcili ve 64 bit desteğine sahip Galaxy Note 4' ü kullanacak. (Sadece Exynos 5433 işlemcili Galaxy Note 4 64 bit desteğine sahip olacak). Apple ise cihazın işlemci tarafında beklendiği gibi A8 çipini görüyoruz. Açıklanan bilgilere göre işlemci tarafında iPhone 6 ile iPhone 6 Plus arasında bir farklılık bulunmuyor. A7 çipine göre yüzde 13 daha küçük olan A8, yüzde 25 hız artışı sağlıyor. Yeni işlemcinin grafik performansı da öncülüne göre yüzde 50 daha fazla. Apple resmi olarak açıklamasa da iPhone 6 ile iPhone 6 Plus'ın A8 işlemcileri arasında saat hızı farkı olduğunu düşünebiliriz.


BİLİM TEKNOLOJİ

22

Dahili Depolama Dahili Depolamaya baktığımızda bu konuda Apple’ in bir adım önde olduğunu görüyoruz. Samsung’ un 16 ve 32 GB Modellerine karşılık 16, 64, 128 GB modellerini piyasaya süren Apple bu konuda Samsung’ un bir adım önüne geçti. Selfie Kamerası Selfie modasının günden güne yayılmasından esinlenerek ortaya çıkan yüksek çözünürlükteki ön kameralar rekabetin bir numaralı konusu olmaya başladı. 3.7 MP’ lik Ön Kamerasıyla karşımıza çıkan Samsung Galaxy Note 4 ün karşısında ise yine daha düşük bir pixelliğe sahip 2.1 MP’ li iPhone 6 Plus’ u görüyoruz. Samsung Galaxy Note 4 16 MP çözünürlükte fotoğraf çekebilen arka kamera, otomatik odaklama ve akıllı optik görüntü sabitleme özelliklerini barındırıyor. HDR modunda canlı ön izleme özelliği sunulurken, fotoğrafı çekmeden önce nasıl görüneceğini bilmeniz sağlanıyor. Ek olarak parmağınızı arka kameranın altında bulunan kalp atış hızı monitörüne yerleştirerek arka kamera ile Selfie çekebiliyorsunuz. Galaxy Note 4’ ün ön yüzünde ise 3.7 MP çözünürlüğe ve f1.9 diyafram açıklığına sahip bir kamera bulunuyor. Samsung bu açıklıktan faydalanarak, Wide Selfie özelliğini de tanıttı. Böylece Note 4 ile günümüzün en popüler fotoğraflarından olan Selfie’ leri çok daha geniş bir alanı kapsayacak şekilde çekebileceksiniz. iPhone 6 Plus' ın 8 megapiksellik iSight kamerası, 1080p video yakalama özelliğine sahip. Yeni cihaz saniyede 30 ve 60 kare hızlarında video yakalayabiliyor. Ağır çekim özelliğinde ise saniyedeki kare hızı 240'a kadar yükseliyor. True Tone Flash destekli merceğin diyafram açıklığı ise önceki modellerde olduğu gibi 2.2 olarak belirtilmiş durumda. Daha hızlı odaklanma ve geliştirilmiş görüntü stabilizasyonu kaliteli fotoğraflara olanak sağlıyor. iPhone 6 Plus'un ön kamerası da özçekim akımından nasibini almış. FaceTime HD kameranın merceği 2.2 diyafram açıklığına sahip ve yüzde 81 daha fazla ışık alıyor. Batarya Pil Ömrü Şarj Süreleri Note 4 baktığımızda 3220 mAh batarya ile kullanıcılarına uzun pil ömrü avantajı sağlayacak olan Note 4’ün karşısında ise 2915 mAh gücüyle iPhone 6 Plus karşımızda. Bu konuda Note 4 açık ara üstün olduğunu da gösteriyor.


MİZAH

23


24

DÜŞÜNDÜREN HİKÂYELER

İhtisasa Saygı Şart. Eleştirel Yaklaşım Da... izikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için mutfağa geçer. Odada bulunan heyetteki herkesin dikkati, odanın ortasındaki soba üzerinde toplanır. Çünkü soba yerden 1 m. kadar yukarıdadır ve altına büyük bir taş yerleştirilmiştir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.

F

Kimyacı; “Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.” Fizikçi; “Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.” der. Jeolog; “Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.” der. Matematikçi; “Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.” der. Antropolog; “Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş.” der. Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarı da olmasının nedenini sorarlar. Adam gayet sakin bir şekilde cevap verir: “Boru yetmedi de ondan...”

-PratiKADPaylaşım: Göksel ÖZTÜRK


25

KAD (Kritik ve Analitik Düşünme) Bulmacası –İlişkili Kavramlar 1 2

3 4 5

6

7

9

8

10

11

12

13

14

15

17

18

19

20 21

22

23

24 26 27

28

25

29 30

31 32

33

34 36 35 37

38

40

39

41

42

44 43

45

46

47 48

49

50

51 52

SOLDAN SAĞA 2. BENZETME, KIYASLAMA 3. BİR ŞEY HAKKINDA SAHİP OLUNAN UMUMİ FİKİR, GENEL DÜŞÜNCE 5. KUSURU NOKSANI OLMAYAN, SAĞLAM, DOĞRU 10. SEÇME, TERCİH ETME, HÜR İRADE 11. BİR FİKRİ BİR İNANCI YAYMAK, BİR ŞEYİ BENİMSETMEK İÇİN ÇEŞİTLİ VASITALARLA YAPILAN FAALİYET 13. SEVME HİSSİ, MUHABBET

YUKARIDAN AŞAĞIYA 1. İYİLİK ETME, BAĞIŞLAMA 3. TARİH İÇİNDE MEYDANA GELEN FİKİR VE SANAT VERİMLERİ VE DEĞER HÜKÜMLERİNİN BÜTÜNÜ, İRFAN 4. KİTLE YAYIN ARAÇLARI 6. BİR ŞEY VEYA KONUDA BAŞKA BİR ŞEYE BAKARAK HÜKÜM VERME, KARŞILAŞTIRMA 7. PEŞİN HÜKÜM 8. KURULUŞ, MÜESSESE

16


26 17. 19. 21. 23. 24. 25.

28. 29. 30. 32. 33. 35. 37. 39. 40. 41. 43. 45. 48. 50. 51.

52.

FARKINDA OLMA DURUMU YÜKSEK BİLGİ MAHARET, HÜNER, İLİM, BİLGİ KUVVETLİ DELİL, K. KERİM'DEKİ 98. SURE İŞ YAPABİLME KABİLİYETİ, MAHARET ARTI GÜÇ, BİR İŞİ YAPMAK VE SONUÇLANDIRMAK İÇİN VARILAN ORTAK İSTEK BİR BÜTÜNÜ KENDİNİ OLUŞTURAN PARÇALARA AYIRMA, TAHLİL GENİŞ VE DERİN BİLGİ SAHİBİ AYRINTILARDAN BÜTÜNE VARMA USULÜ, BİRLEŞTİRME MANTIKİ BÜTÜNLÜĞÜ VE TUTARLILIĞI OLAN FİKİR VE PRENSİPLER TOPLULUĞU TASARI ALÇAK GÖNÜLLÜLÜK, BÜYÜKLENMEME BELİRLİ BİR GAYEYE YÖNELİK SIKI ÇALIŞMA VE FAALİYET DEVRESİ ANLAYIŞ, FERASET, ZEKA TEKLİF, İDDİAYI İSPAT ETMEK İÇİN İLERİ SÜRÜLEN MESELE HAYALİ OLMAYAN, GERÇEK KAN DOLAŞIMININ HAREKET MERKEZİ OLAN UZUV, YÜREK ZİHNİ FAALİYET GÖSTERME, DÜŞÜNME DOĞRU, GERÇEK, ADALET YARATILIŞ, KARAKTER, TABİAT GÜCÜNÜN İMKANLARI ÇERÇEVESİNDE ÇALIŞMA, GAYRET GÖSTERME, ÇABALAMA YALAN OLMAYAN, GERÇEK, ESASLI, SAĞLAM

9. 12. 14. 15. 16. 18. 20. 21. 22. 23. 24. 26. 27. 31. 34.

36. 38. 42. 44. 46. 47. 49.

CEVAP ANAHTARLARI

1 İ

2 E

Ş

B

İ

H

K

A

V

R

A

T 3 5 S

S

E

L

İ

M 9

T 11 P

Ü R

B O

P

13 S

V

G

19 H

A

G

E

I

D

10

Y

İ

A

K

M

İ E

T

R

O

P

I

E

R

Y

J

E

30

E

İ

S

E

N

T

37

R

K 40 Ö

N

A

K

E İ

F

E

K

H 50 F

49 A

T

E

22 F

E

N

A

Z

U

A

N

Y

32

Z

A 39

M

A

İ

E

A

42

İ

S

E K

İ

Z

İ

Ç 43

K

A

R

İ

A

F

İ

F 47 İ L E

T

R

A 51

L S

T İ

Ç

Ş

52 A

H

İ M

H

T

N

L

B

44 R

K

A

L

T

İ

E

Z

T Ç

A Ü

T 36

R

K

Z

M

E 38

K

L

İ

H

A

Ş

R

D

S

23

Ü

A 25

S

Y

A

M

T

B

Ü İ

N

E

Ü E

R

J

Y

Y

M

O

E

L

C

İ

N

E

26

T

L

İ

İ

L E

A

M

H

L

K

Y

E

A

İ

A

I

K

N

M

M

16

P

D

V

E

S

P

R

15 18 20

K

İ

V

K I

İ

A

E

T 48

I

H

M

46 E

M

R

J

45

U

R

28

T

41 H

A

R

R

A

R A

U A

G L

A

S 35

A

Y

O 31

34

N

D

İ

L G

N

21

S

Y

T

K

İ L

Z 33

C

İ

S R

M E

T 14

24

V

H

Ğ A

K

N

A

L B

İ

D

8 Ö

O F

T

B

N 17

27 29

12

S

R İ

7

M K Y

S E

4

M

N 6

Ü

SEZGİ, UZAĞI GÖRME, UYANIKLIK TABİİ AÇIK, BELLİ, AŞİKAR, SADE SİYASET DERGİ, KANUN KİTABI, RİSALE, ZİHİNDEN GEÇİRMEK, HAYALİNDE CANLANDIRMAK DOĞRU OLDUĞU FARZ EDİLEN FİKİR, FARAZİYE, HİPOTEZ GEÇİCİ VE BELİRLİ VAZİFE, GÖREV BOYUN EĞME, DİRENMEME DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRAN DELİL HERHANGİ BİR ŞEY KONUSUNDA BİLİNEN, MALUMAT OKUMA SURETİYLE ELDE EDİLEN BİLGİ GÖRÜŞ, BAKIŞ, UFUK EDA, USLÜP, YOL BİR ALANDA İSTENİLEN SONUCA ULAŞMAK İÇİN UYGULANABİLECEK TEMEL YÖNETİM USULLERİ ANLAMA, ÖĞRENME, KAVRAMA VE ÇÖZME KABİLİYETİ GAYE, MAKSAT YAN, YÖN, CİHET TEVHİD BİLGİ VE VE ŞUURUNA SAHİP ÜSTÜN GÖRÜŞ SAHİBİ KİMSE ELEŞTİRİ, BUHRAN BİLGİ, HABER VB.NİN KARŞILIKLI DEĞİŞİMİ, HABERLEŞME İDRAK, FEHİM


Profile for mehmet burak cam

KADergi-Sayı 5  

Kritik Analitik Düşünme Platformu Antalya İl Temsilciliği

KADergi-Sayı 5  

Kritik Analitik Düşünme Platformu Antalya İl Temsilciliği

Advertisement