Page 1

Ağustos 2017 Yıl.5 Sayı.43 5.00 Genel kültür,

Bireyselleştirilmiş eğitim, yetenek tespiti ve geliştirme 3 Yabancı dil eğitimi Doğal ve katkısız beslenme Uluslararası Akredite Eğitim (IPC)


yun ca nu bo r d a o z e s ala Yaz klam ko n a n, ü e +1 g 3 gün +2 gün e n 5 gü

H E Dİ

YE!

Eşsiz rota ve serüvenlere Çeşme Marina’dan yelken açın. Zengin bir tarihe ve kültüre sahip, tarihin en eski liman kentlerinden biri olan Çeşme’de bulunan Çeşme Marina; bulunduğu konum itibarıyla Ege Denizi ve Akdeniz’in eşşiz güzelliklerini yaşamanıza, kısa seyirlerle Sakız ve Midilli adalarına, Ege’nin cennet koylarına ve adalarına ulaşmak için çok merkezi bir noktadadır. Çeşme ile bütünleşen Çeşme Marina; ziyaretçilerine şehrin geleneksel yapısını, canlılığını, romantizmini ve modernliğini bir arada yaşatır… En iyi mimari proje ödüllü Çeşme Marina’nın 12 ay boyunca hizmet veren kaliteli restoranları, zarif kafeleri, tasarım butikleri ve özel dükkanları arasında büyülenir, kendinizi modern, kaliteli ve eğlenceli bir serüvene bırakırsınız. Teknenizin kışlaması için ideal bir marina olan Çeşme Marina; tam donanımlı bakım ve teknik hizmetleriyle 60 metreye kadar denizde 400, karada ise 100 tekneye hizmet verebilmektedir.Havaalanı ve İzmir’e otoban sayesinde 45 dakikada rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Muhteşem Ege kıyıları, bu kapının ardında keşfedilmeyi bekliyor.

Tel : +90 (232) 712 25 00

e-Mail : info@cesmemarina.com.tr

Fax : +90 (232) 712 99 14

web

: www.cesmemarina.com.tr


Mavişehir Dergisi; Reklam Arası - Aras Attila’ya aittir. Dergi T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanır. Dergide yayınlanan yazı, fotoğraf ve grafiklerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz. Mavişehir Dergisi’nde yayınlanan ilan ve reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir. İmtiyaz Sahibi (Sorumlu) Genel Yayın Yönetmeni

Aras Attila

aras@kabinekibi.com.tr Reklam ve Pazarlama Sorumlusu

Ziynet Attila

ziynet@mavisehirdergisi.com

Aylin Günay

kurumsal@mavisehirdergisi.com Görsel Yönetmen / Editör Kabin Ekibi Tasarım Stüdyosu

Duygu Gönen Attila Hukuk Danışmanı

Av. Kemal Buğday Reklam Rezervasyon / Bilgi

0(549) 323 3031 - 0(549) 330 0 500 Yapım ve Tasarım

Kabin Ekibi Tasarım Stüdyosu Yayın Türü

Yerel - süreli - aylık Yönetim Yeri Yalı Mh. 6523 Sk. No.9 D6 blok zemin kat Karşıyaka / İZMİR Web Sitesi

www.mavisehirdergisi.com Baskı:

ÖNSÖZ

İYİ Kİ DOĞDUN MAVİŞEHİR DERGİSİ Hepimiz harika duygular içindeyiz, bu sayı ile birlikte Mavişehir Dergisi 5. yılına girmiş bulunuyor :) Aslında sizlerle aralıksız 7,5 yıldır birlikteyiz. Bu geçen süreye binlerce sayfa, tonlarca ağırlığında dergi, onlarca kapak ünlüsü ve yüzlerce konu başlığı sığdırmışız. Dergi yayıncılığı ve dergicilikle alakalı hem kendi adıma hem de ekibim adına gerçekten güzel bir geçmişimiz olmuş... Annem Ziynet Attila’nın Doğan Dergi Grubu’nun Ege Bölge Temsilcisi olduğu dönemlerden beri bu sektörün içindeyim, Lise yıllarıma kadar dayanıyor yani; fuarlarda anketörlük, kapı kapı dolaşıp dergilere abone toplama, stand hosteslikleri ve duyuru afişleri asma görevleri ile başladım. Ulusal platformda önemli yeri olan tanınmış dergilerin kendilerinde ve ek çalışmalarında fotoğrafçı, haber editörü, reklam pazarlamacısı ve bölge temsilcisi olarak devam ettim. Esas mesleğimin yanında -Grafik Tasarım- tecrübe ettiğim sayısız anılarım oldu. Mavişehir Dergisi kendimizi ifade edebildiğimiz, bizim gibi düşünen, hayatı her zaman sevgi ve saygı çerçevesinde yaşayan, haksızlıklara boyun eğmeyen, sahtekarlığa ve içi boş şeylere prim vermeyen insanlarla bağ kurabildiğimiz bir yapıya dönüştü... Neden sadece Mavişehir? diye soranlar oluyor bize; aynı kaldırımları, aynı mekânları, aynı toplu taşıma araçlarını paylaştığımız, AVM’lerdeki standlarımızda karşılaşıp ayaküstü sohbet edebildiğimiz okurlarımızla ve reklamverenlerimizle bir şeyler paylaşabilmenin pahabiçilemez bir kazanç olduğunun farkında olduğumuz için sadece Mavişehir... Bunu da böylelikle açıklamış oldum. Zaten Mavişehir Dergisi çok daha geniş kitlelere ulaşan ve dağıtılan bir dergi konumuna çoktan erişti, biz tüm çalışmalarımızı hırsla değil de mantığımız ve hislerimizle yaptığımızdan güzel bağlar kurabilmeyi başardık. Bu sayıda biraz kendimizden bahsetme lüksümüzü değerlendirmek istedik açıkçası, o yüzden dergi içinde iki sayfayı kendimize en başından ayırmıştık bile :) Derginin bu güzel tasarımlarını yapan eşim Duygu’dan, annem Ziynet’ten, kardeşim gibi sevdiğim Aylin ve Yiğit’ten de orada bahsedeceğim. Hep birlikte nice güzel senelere. Sağlık, sevgi ve mutluluk içinde... Saygılarımla,

Basım ve Yayın Tarihi Katkıda Bulunanlar

Uğur Oral İsmail Barış Özpazarcık Arzu Özpazarcık Serdar Sütcü Özgür Şişik Fügen Yenilmez

facebook.com/mavisehir.dergisi twitter.com/mavisehirdergi instagram.com/mavisehir_dergisi

• • • • • •

İÇİNDEKİLER

Düş Mucitleri Bilim Anaokulu (16-21) Kadınlar, erkekler, şeyler (26-27) Derginiz 5. yaşına girdi (34-35) Özdener Koyutürk özel röportaj (42-43-44) Plaj modası (48-49) Köşe Yazıları

Uğur Oral - Özgür Şişik - Serdar Sütcü İsmail Barış Özpazarcık - Fügen Yenilmez

w. om i w w r g i .c er g de - D i y i z i e da en r gin i a t ın in i z . D e f o r m b il ir s a uy ok

MAVİŞEHİR DERGİSİ her ay binlerce kişinin posta kutusuna ücretsiz ulaşıyor. Ayrıca her ay MaviBahçe AVM ve EgePark AVM’deki standımızdan derginizi ücretsiz alabilirsiniz.


“BISIKLET KENTI” IZMIR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Avrupa Bisiklet Yarışması’nda 52 kent arasında birinciliği İzmir’e taşıyan bisiklet gruplarının temsilcileriyle İnciraltı Kent Ormanı’nda buluştu. Bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak için getirilen talep ve önerileri dinleyen Başkan Kocaoğlu, “En çevreci araç olarak toplu ulaşımda bisiklet kullanımını çok önemsiyoruz. İzmir, bisiklet kenti olmalı” diye konuştu.

İ

zmir’in bisiklet kenti olması yolunda yaptıkları çalışmalara katkı koyan tüm İzmirlilere teşekkür eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Biz belediye olarak sizin kentte daha rahat bisiklet sürmeniz için gerekli alt yapıyı hazırlıyoruz. Bu konuda bir noktaya geldik ama bugüne kadar yapılanlar sadece başlangıç. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak uygun olan her yere bisiklet yolu yapmaya devam edeceğiz. Bununla ilgili master plan çalışması yürütüyoruz. Bu planla birlikte bisikletli ve yaya ulaşımına yönelik ağ planları, teşvik programları gibi birçok alanda çalışmalar gerçekleştireceğiz. En çevreci araç olarak toplu ulaşımda bisiklet kullanımını artıracağız. İzmir bir bisiklet kenti olmalı” diye konuştu. Başkan pedal çevirince.. İzmir’deki bisiklet grupları adına konuşan Bisikletli Ulaşım Geliştirme Platformu (BUGEP) yöneticisi Hüseyin Tekeli de, verilen destek ve sürdürülen işbirliği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. ECC 2017 Avrupa Bisiklet 2

Şampiyonası sırasında Başkan Aziz Kocaoğlu’nun ilçe belediye başkanlarıyla pedal çevirmesinin İzmir’in birinciliğinde önemli bir motivasyon unsuru olduğunu kaydeden Tekeli, “Bu örnek, şahsınızın önderliği ve desteği olduğu takdirde, İzmir’de başaramayacağımız bir şeyin olmadığının da bir göstergesidir” dedi. Yarışma esnasında Polonya’nın Gdansk kenti ile başa baş mücadele ettiklerini hatırlatan BUGEP temsilcisi, 22-24 Eylül tarihleri arasında Gdansk kentinde yapılacak Active Mobility Kongresi’ne İzmir olarak resmi bir davet aldıklarını da sözlerine ekledi. Tekeli, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çevreci ulaşım yatırımları için de ayrıca teşekkür etti. BUGEP, İzmirli bisiklet grupları adına Başkan Aziz Kocaoğlu’na bir teşekkür plaketi de takdim etti. İnciraltı buluşmasına Bisikletli Ulaşım Geliştirme Platformu (BUGEP) dışında Ege Pedal, Ege Üniversitesi Bisiklet Topluluğu, Eş Pedal, Gaziemir Aktif Pedal, Karşıyaka Bisiklet Derneği, Ağustos- 2017

Pedal 35, Perşembe Akşamı Bisikletçileri, Süslü Kadınlar ve Çarşamba Akşamı Bisikletçileri’nin temsilcileri de katıldı. Avrupa’da İzmir farkı İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde katıldığı Avrupa Bisiklet Yarışması’nda (European Cycling Change) geçtiğimiz yıl 17. olan İzmir, bu sene ikinci kez katılımda müthiş bir performans sergilenerek 52 kent arasından 855 bin kilometre ile şampiyon oldu. Avrupa Bisiklet Yarışması’na Fransa’dan 4, Portekiz’den 3, İtalya’dan 8, İsviçre’den 2, Polonya ve İsveç’ten 9, İrlanda’dan 5, İngiltere’den 2, Litvanya’dan 4, KKTC, Hırvatistan, Macaristan ve İspanya’dan birer kent katılmıştı.


Adana Şube: Kurtuluş Mah. Mithat Saraçoğlu Cad. No:7/D Seyhan/Adana Bodrum Şube: Çökertme Cad. Palmarina AVM 6C G/5 Yalıkavak Alaçatı Şube 1: Alaçatı Mah. 11005 Sokak No:12/A Çeşme Alaçatı Şube 2: Alaçatı Mah. Kemalpaşa Cad. No:43/A Çeşme Antalya Şube: Tesisler Cad. No: 450 Mardan Palace Oteli, Kundu/Antalya


Serkan Yaman

Murat Başaran

2017’NİN EN LEZZETLİ BİRLİKTELİĞİ Capri Pizza ve Babafingo Burger TÜRK DAMAK ZEVKİNE EN UYGUN PİZZA Yurt dışındaki pizza kültürünü uzun yıllar önce Türkiye’ye getirmekle kalmamış, Türk damak zevkine en uygun pizza lezzetini de bizlerle tanıştırmış. Eşiyle birlikte işlettikleri küçük dükkanlarında siparişleri bisikletle evlere götürürlermiş ve kısa sürede Capri Pizza İzmir’in en iyi pizzacısı haline gelmiş. Capri Pizza hamurunun lezzeti ve pizza sosuyla ünlenip günde 65 paket sayısına ulaşmasına rağmen butik bir pizzacının lezzeti de, ustası da, tarifi de, kullandığı malzemeler de tam anlamıyla özel olması gerektiğinin bilinciyle şubeleşmeyi ve büyümeyi hiç ama hiç düşünmemiş.

20 yıl önce Kanada’dan Türkiye’ye yerleşen Hüseyin Amca, Kanada’da hayat verip sürdürdüğü bu güzel lezzeti de Türkiye’ye beraberinde getirmiş... Bostanlı’nın en güzel sokaklarından biri olan Aşık Veysel Sokağı’nda butik bir pizzacının tam da olması gerektiği gibi küçük bir dükkanda faaliyetine başlamış. 4

Ağustos- 2017

ÖZEL ŞEYLER ÇOK DEĞERLİDİR Evi Capri Pizza’nın dükkanına çok yakın olan Murat Başaran, Capri Pizza’nın en sıkı müşterisi olmuş, gide gele de Hüseyin Amca ile çok iyi dost olmuşlar... Capri Pizza’nın dilden dile dolaşan kalitesi ve lezzeti büyük firmaların ve yatırımcıların pek tabii dikkatini çekmiş, Capri


www.mavisehirdergisi.com

Pizza için sürekli şubeleşme ve büyüme tekliflerinde bulunmuşlar fakat Hüseyin Amca bir dakika bile düşünmeden tüm teklifleri her defasında geri çevirmiş. Murat Başaran ve Hüseyin Amca bir gün sohbet ederlerken bu tekliflerden konu açılmış ve Murat Başaran; eğer bir gün Capri Pizza’yı devretmek istersen bu ben olmak isterim diyerek ciddi şekilde bu konu üzerine konuşmuşlar. Hatta fiyat bile biçmişler... Ve gerçekten bir zaman sonra Hüseyin Amca’nın tekrar Kanada’ya geri dönüp orada yaşaması gerekmiş, en sıkı müşterisi ve iyi dostu Murat Başaran ile aralarında büyük sözlerin verildiği duygusal bir konuşma geçmiş. Çocuğu gibi sevdiği, hayatını adadığı Capri Pizza’sını sadece güvendiği birine devredebileceğini söylemiş ve bundan 8 yıl önce sanayi ve üretim konusunda iş adamı olan Murat Başaran’a Capri Pizza’yı devretmiş. Şimdi Capri Pizza lezzeti hiç değişmeden aynı enerjisiyle 20. senesini kutlamanın gururunu yaşıyor.

TAMI TAMINA 70cm ÇAPINDA! Yok ben doymam, biz çok kalabalığız, tek dilim beni kesmez diyenleri mest edecek 70’lik Capri sizlerle. Paket servisi olmayan ama sizin gelip alabileceğiniz özel bir paketi olan Capri Pizza’nın lezzetini kat kat çıkaracağınız, 8 kişinin çok rahat doyabileceği 20. yılın efsanesine merhaba demelisiniz. Capri Pizza fanları da kalitenin değişmediğini, ürünlerin lezzetini ve işletmenin bu konudaki titizliğini bildiklerinden; her platformda yüksek puanla Capri Pizza’yı taçlandırıyorlar.

Capri Pizza, Murat Bey ile serüvenine devam ederken açık deniz kaptanı olan yakın arkadaşı Serkan Yaman bir gün Capri Pizza’nın pizzası ile tanışmış ve zaten aklında olan bir butik pizza dükkanı açma fikri o an kesin olarak kafasında netleşmiş. Capri Pizza’nın bir şubesini açıp Capri Pizza lezzetini daha geniş kitlelere ulaştırmaya katkı sağlamış... 20 yıldır Capri Pizza’nın lezzetinin neden hiç değişmediğini merak edeniniz var mı? Serkan Yaman ve Murat Başaran; Capri Pizza’nın 20 yıldır tedarikçilerinin bile hiç değişmediğini özellikle belirtmek istiyorlar, ki bu gıda sektöründe çok nadir karşılaşılan bir detaydır... Devralındığından bu yana 8 yıl boyunca karşılarına ne teklifler, ne fiyatlar gelmiş fakat hiçbir zaman öyle çok fazla para kazanmak öncelikleri olmamış.

Yeme/içme sektöründeki marka ve mekânlar kalite ve lezzet performansına göre IGG’nin jürisi ve tüketicilerin değerlendirmesiyle ödüle layık görülüyor. Capri Pizza’nın da bu markalar arasında olması bizi gururlandırıyor. “Ben Capri Pizza’yı devralırken bir söz verdim, burada tarif edilemeyecek bir duygu ve özveri var. Bizim Serkan’la artık tamamen işlerimizi bırakıp sevdiğimiz bu işe yoğunlaşmamız ve Ağustos - 2017

birlikte devam ediyor olmamız da bu yüzden... Capri Pizza ve Babafingo Burger konsepti bizi çok motive ettiği gibi inanılmaz da heyecanlandırıyor.” Lezzet sınırlarını aşan Babafingo Burger Serkan Yaman, Capri Pizza’nın kendisinin işlettiği şubesi faaliyetteyken gelen talepler ve istekler doğrultusunda hamburgeri de menülerine ekleme fikrini Murat Başaran’la paylaşıyor ve denizcilikte yelkenli gemilerdeki yelken direğinin en üstü anlamına gelen Babafingo ismini bularak lezzeti de en üstlere taşıdığı hamburgerleri hayata geçiriyor. Köftelerinin ızgarada değil fırında özel olarak piştiği, özel bir tarifle üretilen ekmekleri ile oldukça doyurucu ve lezzetli hamburgerler kısa zamanda çok fazla beğeniliyor ve Babafingo Burger’in ismi geniş kitlelerce telaffuz edilmeye başlıyor.

5


Dikkat!

Bu pizzanın çapı 70cm’dir.

P IZ ZER IA Bol malzeme, kaliteli şarküteri, harika bir sos ve çok lezzetli hamur. Türk damak tadına uygun 30’a yakın çeşidiyle pizza sevenlerin favorisi Capri Pizza artık Mavişehir’de. Capri Pizza; pizzanın pahalı restoranlarda çok paralar verilerek yenebilen bir yiyecek değil de

ufak dükkanlarda hizmet veren ve Avrupa’daki gibi küçük dükkanların saygı gördüğü bir pizza kültürünü benimsiyor ve vizyon olarak görüyor.

daha birçok lezzetli pizza çeşitleriyle alışılagelmiş pizza kültürünün dışında sindirimi kolay, sağlıklı nefis pizzalar sizi bekliyor.

20 yıldır değişmeyen tedarikçilerinden de anlaşılacağı gibi kalite ve lezzet her şeyden önde tutuluyor. Taş fırında pişen enfes pizzalar özel Capri sos ile taçlanınca ortaya lezzet konusunda harika bir sonuç çıkıyor.

Capri sarımsaklı ekmek, çıtır tavuk, mozeralla sticks, soğan halkası, kızarmış patates, caesar salata ve sütlü dondurmalı özel hazırlanmış sıcak brownie de pizzanızın yanında ve sonrasında yiyebileceğiniz menüdeki diğer seçenekleriniz...

%100 el emeği ile yapılan ve elde açılan hamuruyla; etli karışık, pastırmalı, sucuk ve hellim peynirli, enginarlı, ıspanaklı, kokoreçli, ve

Capri Pizza’nın 20. yılına özel olarak fiyatının 20 TL olduğu orta boy Süper Capri’yi denemenizi öneririz.


Captain Jack Sparrow Hamburgerlerin süper kahramanı da olur.

2 ŞUBE Bostanlı ve Mavişehir hizmet veren dükkanda onca çeşit içinden hangi burgeri seçeceğinize karar vermekte zorlanabilirsiniz. Size yardımcı olalım diye bu muhteşem lezzeti fotoğraflarıyla anlatmak istedik. Hamburger lezzetinin zirve yaptığı ancak bu kadar güzel bir isimle bağdaşabilirdi... 15 yıldan fazla açık deniz kaptanı olan Serkan Yaman burger mürettebatını çok iyi oluşturmuş. Birbirinden lezzetli ve fazlasıyla doyurucu 15’e yakın burger çeşidiyle Mavişehir’de

Babafingo Burger’in yeni mürettebatı Captain Jack Sparrow; karamelize soğan, füme et ve mozarella stickle sizi resmen maceraya sürüklüyecek. Captain Jack Sparrow Burger’in yanında gelen soğan halkaları, kızarmış baharatlı patates, çıtır tavuk ve mozarella sticks hamburgerinizin

lezzetine lezzet katacak, sizi sizden alacak... Elde yapılan köftesinin taş fırında piştiği, özel tariflerle üretilen özel ekmeği, Babafingo Burger’e özel hamburger sosları lezzetli bir hamburger yemenize fazlasıyla yetecek. Adres - Telefon Capri Pizza ve Babafingo Burger 6497 Sokak No:8 Mavişehir - Karşıyaka / İZMİR (Karşıyaka Göz Hast. sokağı)

0(232) 362 65 66


Baklava ve Pastada

Uluoğlu rüzgarı Atakent şubesinde hizmet vermeye başladığı günden beri Mavişehirlilerin en çok tercih edilen tatlıcısı Uluoğlu; 15 yıldır kalitesinden ve lezzetinden ödün vermeden hizmet vererek, doğum günü, organizasyon, düğün, nişan ve özel günleriniz için siparişler alıyor.

Atakent - 0(232) 336 35 27 8

Mutfağındaki titizlik, güleryüzlü servisi ve ürünlerinin kalitesi ile lezzet tutkunlarından her zaman tam not alan Uluoğlu, Mavişehirlilerin en çok tercih ettiği tatlıcısı olmuş durumda. Baklava, pasta ve diğer ürünler için en yakın Uluoğlu’nu ziyaret etmeyi unutmayın

Bostanlı - 0(232) 323 5545 Ağustos- 2017


tatlı anlar

ANTEP’İN USTASINDAN BAKLAVANIN HASINDAN

15 yıldır kalitemizden ödün vermeden sizlerle birlikte olmanın gururuyla

DİĞER ŞUBELERİMİZ Bostanlı - 0(232) 323 5545 / Karataş - 0(232) 445 1527 / Hatay - 0(232) 243 5533 Karşıyaka - 0(232) 366 7639 / Bornova - 0(232) 457 3527 / Atakent - 0(232) 336 35 27 Caher Dudayev Blv. No:93/A Atakent

Tel: 0(232) 336 35 27


DENİZ VE RÜZGAR SİZİ ÇAĞIRIYOR

E

ge Denizi’ni hareketlendirirken adalar arasındaki dostluğu da pekiştirmesi hedeflenen Arkas Aegean Link Regatta yelken sporunu sevdirirken rüzgar açısından dünyada yelken ve yat yarışı yapılabilecek en iyi parkurlardan biri olan Çeşme’ye de dikkat çekecek. Çeşme’nin tanınmasına katkı sağlayacak bu yarış için, belediye, marina ve Çeşme’nin gözde işletmeleri olmak üzere tüm tarafların katılımı ile yapılan basın toplantısında açılış konuşmasını yapan Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Çeşme’nin yelken ve sörf imkanıyla dünyanın sayılı alanlarından bir tanesi olduğunu, böyle bir yarışa ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını kaydetti. Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak, Çeşme’nin rüzgarının uluslararası alanda kabul gördüğünü, ilçenin bu rüzgarın yanı sıra konaklama olanaklarıyla yatçılık 10

ve yelkencilik açısından mükemmel bir ortama sahip olduğunu söyledi. Yelkenin alternatif turizm açısından önemli olduğunu kaydeden Akdurak, Arkas Ege Açık Deniz Yat Yarışı’nın mükemmel bir organizasyon olduğunu ifade etti. Ege Açıkdeniz Yat Kulübü Başkanı Akif Sezer de 23-27 Ağustos’ta marka haline gelecek bir yarışın temellerini atacaklarını belirterek, “Tekne sayısını artırmak adına denize gönül veren herkesi yarışa davet ediyoruz” dedi. Çeşme Marina Genel Müdürü Can Akaltan bu büyüklükte bir organizasyona ilk kez ev sahipliği yapacaklarını kaydetti. Yarışan ismini veren Arkas Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bernard Arkas, kendisinin Çeşmeli olduğunu ve 6 yaşından itibaren optimistle başladığı yelken sporuna devam ettiğini belirterek, Arkas Ağustos- 2017

Spor Kulübü olarak voleybolla başladıkları yolculuklarından ikinci olarak yelkenle devam ettiklerini hatırlattı. Arkas, “Yelken takımını kurduk, yurt dışındaki takımları görünce, ‘Burada neden yapmıyoruz?’ dedik. Bodrum’da 6 yıl hem yarıştık hem de sponsorluk yaparak aslında bu anlamda bir antrenman yapmış olduk. Daha sonra bunu Çeşme’ye taşımak istedik. Hayalim 5-6 sene sonra marka olmuş bir yarışa ev sahipliği yapabilmek” dedi. Çeşme’nin uluslararası ilk yelken yarışı Ana sosyal sorumluluk alanlarından spor konusunda İzmir’e değer katan çalışmalar yapan ve özellikle yelken sporunu destekleyerek yatırımlarını artıran Arkas, Kuzey Ege’nin en önemli yelken yarışlarından biri olan Aegean Link Regatta’ya adını verdi. 2012 yılından bu yana Çeşme Yat Kulübü tarafından düzenlenen yarışlar 6. yılında Arkas Aegean Link Regatta adıyla ilk defa uluslararası bir yarış olarak yoluna devam edecek.


EN IYI LEZZETLER

EVİNİZE GELSİN

Zeytinyağlı menü Etli menü

BabaFingo Burger 0(232) 330 72 62

12,00 TL 16,00 TL

Maya Ev Yemekleri 0 232 330 92 62

29,90 TL Babafingo Poseidon Burger

150 gram çift köfteli tek hamburger, karamelize soğan, domates, iceberg marul, turşu ve yanında baharatlı patates kızartması ve 1 adet kutu içecek

(orta boy)

28,00 TL Pizza Rucola

Büyük boy 35 TL

0850 279 79 36

Füme Kaburga

Bu sayfada ürünlerinizi tanıtmak için yerinizi ayırtın. Rezervasyon:

0549 323 30 31

Uluoğlu

0(232) 336 35 27

Domates sos, mozarella, Füme kaburga, Cheddar peynir, kırmızı biber.

17,50 TL (500 gr) (kilo fiyatı)

55,00 TL Kare Baklava

Antep fıstığı ve Urfa sade yağ ile hazırlanan çıtır çıtır baklava

Çiğ Köfte

Marul, limon, nar ekşisi, çiğ köfte sosu, lavaş

Komagene Bostanlı 0232 336 00 29


Soyak B Mavişehir’de titiz çalışmalar sürüyor COĞRAFİ DEFORMASYON ÖLÇÜMLERİ

B

ilindiği üzere yeryüzü noktaları devamlı olarak yatay ve düşey yönde hareket eder. Yeryüzünün hareket etmesi çoğu zaman üstünde durulmayan bir olaydır. Fakat toplum için büyük tehlikeler yaratabilecek önlemlerin alınması noktasında oldukça önemlidir. Mavişehir Soyak B site yönetimi; site sakinlerinin yaşam standartlarına ve her türlü ihtiyaçlarına gösterdikleri titizlikle bir kez daha Mavişehir Dergisi’ne konu olabilecek bir uygulamayla sayfalarımızda yer aldılar.

sağlamlığı konusunda kuşkuyla yaklaşılan bir bölgede, büyük yüklerin taşıdığı yüksek binalara bu deformasyon ölçümünün gerekliliğini göstermektedir. Değişik zamanlarda yapılan ölçümler sonucunda oluşan hareketlerin binalara ve site zeminine herhangi bir yapısal bozukluğa neden olmadığını gösteren resmi belge alınmış, detaylı bir inceleme de düzenlenmiştir.

Sitenin koordinatlarını ve her binanın ayrı ayrı deformasyon ölçümlerini yetkili ve uzman bir firmaya yaptırarak tedbiri ve güvenliği elden bırakmamış oldular. Özellikle Mavişehir gibi toprak zemininin 12

Ağustos- 2017


Brawo' deavsimi dugun m

Özel günlere özel tasarımlar

BOUTIQUE

Düğün sezonunun başlamasıyla beraber, düğün sahiplerinin ve davetli hanımların “Ne giyeceğim?” sorusunun cevabı bu sezon da Boutique Brawo’da... Paris, Milano, Beyrut, New York ve İstanbul’dan modaya yön veren firmaların ve farklı tasarımcıların, her sezonun en hit parçalarıdan özenle seçilerek oluşan kolleksiyonlarını keşfetmeye hazır olun. Düğününüzü ve nişanınızı en güzel abiyelerle taçlandırmak için sizleri Brawo’ya bekliyoruz.


Sertaç Demirçelik, Ömer Demirçelik, Ertaç Demirçelik

BOUTIQUE

1977’den 2017’ye...

brawo 40. yılında Egepark AVM Mavişehir Kat:1 No:140 / İzmir 0(232) 324 29 36

Alsancak - İzmir Plevne Bulvarı No: 6/A 0(232) 465 00 08 www.boutiquebrawo.com

Nişantaşı - İstanbul Rumeli Caddesi No: 57/2 0(212) 230 77 78


Uluslararası standartlarda, üç yabancı dil eğitimli bir programın uygulandığı Düş Mucitleri Bilim Anaokulu öğrencileri, profesyonel branş eğitmenleri eşliğinde bale, piyano, seramik ve görsel sanatlar dersleri görüyor. Science and IPC School ile Türkiye’de ilk defa; 3 yaşından itibaren mantık dersleri ile alt yapısı oluşturularak; unplugged derslerine başlanmakta, çocuklarımıza bilgisayarın sadece oyun oynamak için değil teknolojik geliştirme ve tasarım yapmak için var olduğunu anlatılmaktadır. Çocuklarımıza 4 yaşından itibaren lego ile robotik-kodlama ve basit elektronik derslerini oyunlaştırarak atölyeler halinde sunmaktayız. Çocuklara yönelik hazırlanmış Robot tasarım kitleri, basit olduğu kadar çocuğun zekâsını ve becerisini zorlayıcı bir özelliği olduğu için önemli ve etkili bir eğitim aracıdır” şeklinde konuştu.

Keyif alarak ve yaratıcıklarını geliştirerek öğreniyorlar Hızal, eğitim modelleriyle ilgili şu bilgileri verdi: “Çocuklar hazır metaryallerin yanında geri dönüşüm malzemeleri de kullanarak kendi hayal dünyalarına uygun şekillerde tasarım üretebiliyorlar. Bu konsept kapsamında çalışmalar yapan çocuklar, değişik hareketli oyun figürleri yaratabilmekte, parçaları birbirine geçirip, çıkarmakla kaslara hakim olmayı öğrenmektedirler. Bu da çocuğun duyu ve hareket açısından gelişmesini sağlamaktadır. Keyif alarak, eğlenerek öğrenen çocuklar, robotik tasarımlarını doğru yapabilmek için dikkatlerini toplamak ve tasarıma odaklanmak zorunda kaldıkları için konsantrasyon becerisine de zamanla sahip olmaktadırlar”

Robotik-Kodlama ve basit elektronik dersleriyle öğrenciler, teknolojiyi eğlenceli bir şekilde öğreniyor. Arzu Hızal

İ

zmir Çiğli’de Aydınlıkevler Mahallesi’nde bir yıl önce hizmet vermeye başlayan Düş Mücitleri Bilim Anaokulu, açılışının üzerinden henüz bir yıl geçmesine rağmen adından sıkça söz ettiren bir eğitim kurumu olmayı başardı. Anaokulu Kurucusu ve Eğitim Koordinatörü Arzu Hızal, okullarına gösterilen ilgiden son derece memnun olduklarını söyledi. Uluslararası eğitim partnerleriyle hazırladıkları eğitim programlarında bilim, teknoloji, yaratıcı düşünme ve yabancı dile ağırlık verdiklerini anlatan Hızal, Scamper (Yaratıcı Düşünce Egzersizi), International Preschool Curriculum ( IPC ) Tam zamanlı İngilizce Eğitim ve Çok Dilli Eğitim Sistemi, Çoklu Zeka Yaklaşımı, High Scope (Bilgiye, deneyim yolu ile ulaşma), Montessori (Araştırma, deneme, hata yapma ve hatalarını düzeltme şansını tanıyan bir yaklaşım) gibi eğitim programlarını uyguladıklarını söyledi. Hızal, “Bu programlar ile amacımız yaratıcı ve sorgulayan nesiller yetiştirmek” dedi. OSMO ile Matematik - Lego ile Kodloma ve Robotik Eğitimin, teknolojiden bağımsız olamayacağına vurgu yapan Hızal, geleceğimiz çocuklarımızın yaşayacağı teknolojinin Robotik, Tasarım ve Kodlama teknolojisi olacağını belirterek, “Çocuklarımız mesleklerini bu teknolojilerle belirleyecek. Bu gerçekten hareket ile Düş Mucitleri


Doğal ve katkısız beslenme

Öğrenciler, Organik Mutfak’ta hazırlanan lezzetli yemekler ile sağlıklı besleniyor.

Mutfaklarındaki yiyeceklerin taze ve organik olarak hazırlandığına dikkat çeken Hızal, kahvaltılarda çiğ süt kullandıklarını, aşçının her gün çiğ sütten yoğurt mayaladığını söyledi. İçerdikleri nişasta bazlı şeker nedeniyle çocuklar için sakıncalı olan gazlı içecek ve hazır meyve sularının okulda tüketilmesinin yasak olduğunu belirten Hızal, “Bunların yerine kendi hazırladığımız düşük şekerli komposto, limonata, ıhlamur, gibi meyve çaylarını, portakal, mandalina ve havuç sularını tercih ediyoruz. Çocuklar için en sağlıklı yiyecekler olan taze meyveler, et ve sebze yemekleri yanı sıra bakliyatlar, menümüzde yer alır. Menülerimizde tuz tüketimine dikkat edilerek kızartma yerine ızgara pişirme tercih edilir. Tüm meyve ve sebzelerin ise mevsiminde tüketilmesine dikkat edilir. İçerdikleri katkı maddeleri nedeniyle çocuklara gofret, şekerleme, hazır bisküviler, patates mısır cipsi, gibi yiyecekler

verilmez” dedi. Bu beslenme tarzı ile çocuklara doğru beslenme alışkanlığı kazandırmayı amaçladıklarını belirten Hızal, bunun sürdürülebilir olması için de ailelerin okul ile işbirliği içerisinde çalışması gerektiğini söyledi.

Mutfağımıza işlenmemiş ürünler giriyor Hazır çorbalar, et suyu/tavuk suyu tabletleri, ketçap, mayonez gibi hazır ürünlerin de kullanılmadığını anlatan Hızal, “Mutfağa giren tüm malzemelerin işlenmemiş, içerisine katkı maddesi girmemiş olmasına dikkat ederiz. Menümüzde tavuk yer almaz ve yumurta tüketirken organik yumurtayı tercih ederiz. Yüksek omega 6 içeren soya, ayçiçek,

mısır yağını, trans yağlar içeren margarini menümüzde kullanmayız. Bunun yerine omega 6 içermeyen zeytinyağı ve tereyağı tercih ederiz. Kahvaltıda reçel yerine bal ve tahinpekmez kullanırız. Yemekler tencere ya da fırında pişirilir, kızartarak pişirme yapılmaz. Günlük su tüketimimizde cam damacana tercih edilmekte ve 7 filtreli arıtma sistemi kullanılmaktadır” diye konuştu.


Anaokuluna başlama yaşı önemlidir Anaokuluna başlama yaşının 3 yaş olmasını öneren Anaokulu Kurucusu ve Eğitim Koordinatörü Arzu Hızal, “Bu yaş grubundaki çocukların evde annesi dışındaki biri tarafından bakımının yapılmasını önermiyoruz. Bu yaştaki çocukların tam zamanlı çalışan psikolog destekli ve çocuğun algı ve farkındalığını arttırabilecek uyaranlar sunan bir anaokuluna başlatılmasını tavsiye ediyoruz. Psikolog çocuğun anaokuluna ailesiyle uyum içerisinde, okul fobisi geliştirmeden anaokuluna alışmasını sağlar. Öte yandan çocukların gelişim aşamalarını değerlendirerek Yaygın Gelişimsel Bozuklukların da (otizm, asperger, rett sendromu, vb.) erken fark edilmesini sağlayarak, bu hastalıkların tedavi edilmesinde öncülük edecektir” dedi.  Çocukların 3 yaşından itibaren anaokuluna psikolog eşliğinde alıştırılması gerektiğini belirten Hızal, “Çocukların anaokuluna hazır olma durumlarına göre belirlenen ve başta 1-2 saat, yarım ya da tam gün ile başlayan anaokuluna alıştırma süreci, aile ile anaokulu işbirliği içerisinde gerçekleşmelidir. Çocuk birdenbire aileden alınıp koparılmamalıdır” dedi. Kurumlarında çocukların anaokuluna alıştırılma süreçlerine çok özen gösterdiklerini belirten Düş Mucitleri Bilim Anaokulu Kurucusu ve Eğitim Koordinatörü Arzu Hızal, “Çocuğa ailenin okulda olduğunu, anne veya babasının onu beklediğini, istediği zaman onları görebileceğini aşılayarak güven duygusunu yaratmaya çalışıyoruz. Bir süre sonra ise anne veya babasının onu bıraktıktan sonra belirli bir saatte gelip alacağını öğretiyoruz. Tabii ki velinin o saatte gelip çocuğunu alması gerekiyor. Çünkü çocuklar verilen sözün yerine getirilip getirilmediğini kaydediyor. Eğer o saatte anne veya babasının gelmediğini görürse güveni zedelenebiliyor ve bu çocukta kaygı yaratabiliyor” dedi.


Çocuklarda güven duygusunu pekiştirmek önemli Çocukların alışma süreçlerinin bir hafta ya da 10 gün sürebildiğini anlatan Hızal, “3 yaşındaki çocukların genellikle bir hafta veya 10 gün süresince ailelerini yanımızda istiyoruz. İlk günler 2 saat ile başlıyoruz. Aile iki saat sonra çocuğunu alıp gidiyor. Süreyi yavaş yavaş arttırıyoruz. 3 saat, 4 saat derken öğle yemeğini anaokulunda yemeye başlıyor. Öğle yemeğinden sonra uykuya geçiyor ama çocuğun alışma hızına bağlı olarak aileyi yine o süreç zarfında okulumuzda misafir ediyoruz, bırakmıyoruz. Çünkü çocuklarda güven duygusunu pekiştirmek bizim için çok önemli. Bu sebeple aile ile psikoloğumuz çocuğa uygun ortaklaşa bir plan çiziyor. Psikolog ve gerekse çocuğun yaş grubu öğretmeni çocuğu heyecanlandıracak, anaokulunu cazip kılacak çalışmalar yapıyor. Mesela güzel bir oyunu yarıda bırakarak, ‘yarın devam edelim’ diyor. Tüm bu çalışmalarla çocuğun sağlıklı bir şekilde alışmasını sağlıyoruz” dedi.

Alışma süreci kolay olursa okulu sever Anaokulu seçerken mutlaka tam zamanlı psikoloğu bulunan kurumların tercih edilmesi

gerektiğine dikkat çeken Hızal, “Özellikle 3 yaş gibi küçük yaş gruplarında mutlaka tam zamanlı psikolog bulunmalı” diye konuştu. Çocukların anaokuluna başlama yaşı açısından 3 yaşın ideal olduğunu vurgulayan Hızal, “ 4 yaş anaokulu için çok geç. Özellikle 3 yaş başlangıç için en ideal yaştır. Eğer kurumda çocuğun oryantasyon süreciyle

ilgilenebilecek bir psikolog yoksa çocuğun anaokuluna alışma süreci de zorlaşır. Bu yüzden çocukta anaokuluna ve okul kavramına karşı tepki oluşabilir. Bunu da aşmak sonrasında daha zor hale gelmektedir. Eğer çocuk kendini güvende hissederek kolay bir şekilde alışırsa, okulu sever, sevdiği için de sorun yaşamaz. Bazı çocuk hiç bir travma yaşamadan çok rahat bir şekilde alışır. Bazı çocuk da çok tepkilidir; ailesinden daha doğrusu alışkanlıklarından vazgeçmek istemez. Böyle bir durumda verimli ve sağlıklı geçmeyen bir alıştırma süreci, çocukta okula karşı daha şiddetli bir tepkiye hatta okul fobisine yol açabilir. İleriki dönemlerde bu gibi problemleri aşmak daha yorucu ve daha zor olabilir.” diye konuştu.


Ormanda doğa ile içi içe Yaz Okulu Düş Mucitleri International Kids Summer School kapsamında gerçekleştirilen Yaz Okulu hakkında bilgi veren Hızal, “Programımız uzman eğitmenler tarafından uluslararası platformda oluşturulmuştur. Yaz okulumuz %70 doğa %30 okul ortamı şeklinde planlamış olup tamamı ile doğal hayatta, hareket ve koordinasyon odaklıdır. Ana dili İngilizce olan rehber eğitmenlerinde görev alacağı programımızda çocukların İngilizceyi ders olarak değil, doğal hayatta yaşayarak, oynayarak, öğrenmesi hedeflenmiştir. Yaz okulu programımız uluslararası yaz kampı normlarında okulöncesi çocuklarına özgü bir müfredat çerçevesinde Düş Mucitleri Bilim Anaokulu’na özgün olarak hazırlanmıştır. Program içeriklerimiz çocuklarımızın yaş gruplarına göre farklı planlanmıştır. Binicilikten, okçuluğa, doğada kazı çalışmalarına, doğada hazine avına, dikkat ve algı çalışmaları ile robotik ve kodlamaya kadar çok farklı konseptlerde faaliyet bulunmaktadır” diye konuştu.

Güvenlik bizim için çok önemli Anaokullarında güvenliğe çok önem verdiklerini belirten Hızal, anaokulunun çevresinde ve içerisinde çok sayıda kamera bulunduğunu, giriş çıkışların da yine kameralarla takip edildiğini söyledi. Çocukların sınıflarda veya oyun odalarındaki çalışmalarının da kayıt edildiğini ifade eden Hızal, bekleme salonundaki geniş ekrandan velilerin çocuklarını canlı olarak izleyebildiklerini söyledi. Hızal, çocukların anaokuluna giriş-çıkışlarını bir sistem dahilinde yürüttüklerini söyledi.

Her öğrencimiz bireyselleştirilmiş öğretim yöntemleri ile hazırlanmış profesyonel yetenek dersleri ile yeteneklerine göre eğitim alıyor.


Yabancı dil ağırlıklı eğitim Okullarında yabancı dil eğitimine önem verdiklerini belirten Hızal, “Öğrencilerimize 3 yaşından itibaren International Preschool Curriculum ( IPC ) sistemiyle haftalık 25 saat İngilizce eğitimi veriyoruz. İngilizce’nin yanı sıra İspanyolca ve Almanca dillerini de öğretiyoruz. Tüm dil derslerimiz kendi kültüründen gelen eğitmenler tarafından verilmektedir. Düş Mucitleri Bilim Anaokulu olarak küçük yaşta verilen yabancı dil eğitiminin, çok önemli olduğunu biliyoruz” dedi.

MIT ile çocuklarımızın yeteneklerini keşfediyoruz Okullarında, yetenekleri ilgi alanlarına göre sıralayan, Yrd. Doç. Dr. Oktay Aydın tarafından geliştirilen “MIT Yetenek Geliştirme Testi” uyguladıklarını belirten Hızal, “Bu testi uygulayarak çocukların yetenek haritasını çıkartıyoruz. Bir sonraki süreçte velilerimize çocukları ile ilgili “Yetenek Danışmanlığı” hizmeti veriyoruz” dedi.

Aydınlıkevler Mah.6782 Sok. No:46 Evka2 Çiğli 0544 370 35 15 - 0232 370 35 15 info@dusmucitleri.com.tr

MIT çoklu zekaya dayalı yetenek, ilgi ve yönelim testi Testi Geliştiren Yrd. Doç. Dr. Oktay Aydın Testin Amacı Test, çocukların baskın yetenek, ilgi ve yönelimlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Testin hedef yaş grubu Test, anaokulu, ilkokul, ortaokul ve

lise çocukları için ayrı formlardan oluşmaktadır. Testin ölçtüğü özellikler • Sözel / dil yeteneği ve ilgisi • Matematik / mantık yeteneği ve ilgisi • Görsel / uzamsal yetenek ve ilgi • Müzikal / işitsel yetenek ve ilgi • Sosyal yetenek ve ilgi • Kişisel / özedönük yetenek ve ilgi • Bedensel / kinestetik yetenek ve ilgi • Doğa yeteneği ve ilgisi


MAKROYAPI’dan Foça’da muhtesem proje... Foça Terrace evleri, size sahip olmak istediğiniz metrekareyi belirleyebilme imkanı sunan özel bir proje...

Tasarım Ofisi: Tel : 0232 3298029 - 0232 329 9029 www.makroyapitasarim.com

Merkez: Tel: 0232 329 7900 (pbx 4 hat) Faks: 0232 833 3323 www.makroyapi.com.tr

www.focaterrace.com


İKİNCİ EVİNİZ LUGO ANAOKULLARI

O

kul toplumsallaşmanın ilk adımıdır. Okula başlamak çocuk için yeni ve her yeni şey gibi kaygı uyandıran bir aşamadır. Okula yeni başlayan çocuklarımız için anne baba ve güvenli ortamlarından ayrılmak, yeni kişiler ve sosyal ortama uyum sağlamak, kurallara uymak, sorumluluk alabilmek, sosyal ilişkiler kurmak, ihtiyaçlarını ifade edebilmek sanıldığı kadar kolay değildir. Özellikle yeni nesil ebeveynlerin aşırı korumacı, kural koyma konusunda tutarlı olmayan yaklaşımları bu süreci daha da zor hale getirmektedir. Çocuklarımızın bu süreci en iyi şekilde yaşamaları için LUGO anaokulları, ideal anaokulu binaları ile ilk başta gelişebilecek büyük alanda kaybolma korkularını ortadan kaldırıyor. Yapılan araştırmalar ideal bir anaokulunun bahçe içinde, diğer binalardan bağımsız, en fazla 2 ya da 3 katlı, gürültüden uzak ve trafikten arındırılmış olmasının önmeli olduğunu vurguluyor. Çocuklarımızın ilk sosyalleşmesi ve ikinci evleri olan okulları ne kadar güven verirse kaygı ve korkularının oluşumu da o kadar engellenebiliyor. Çocuklukta ana ilke; yakından uzağa ilkesidir. Önce anne, baba sonra çevre. Bu ilişki ağı içerisinde

anaokulumuz mutlaka yakın olmalıdır. Lugo anaokulları Mavişehir’de iki Karşıyaka’da bir Çiğli’de bir okulla yaşam alanlarınıza yakın lokasyonlar da faaliyet göstermektedir. İkinci önemli şey, anaokulunun sevgi dolu ve oyunla öğrenme odaklı olmasıdır. Çocuk minimum yarım saat bahçeye çıkamıyorsa bu eğitim kurumlarından uzak durmamız hatta kaçmamız gerekir. Lugo anaokullarının tüm binaları geniş oyun alan ve bahçeleri ile çocuklarımızın soluk alıp enerjilerini atmalarını, bedensel gelişimlerini desteklemeyi sağlar. Erken yaşta akademik eğitim gerilemeye yol açmaktadır. Gelişmiş ülkelerde beceri ve oyun odaklı eğitimler verilerek çocuğun öz benlik gelişimi desteklenerek hayata hazırlanması daha sağlıklı bulunmaktadır. Lugo anaokullarında çocuklarımızın güvenli ve huzurlu alanlarda eğlenerek, oynayarak gelişimlerine destek vermek hedeflenir. 2 yaşına kadar çocuk, bakım veren kişinin yoğun ilgisine ihtiyaç duyar. Ancak 2 yaşına geldiğinde öz bakım gereksinimleri azalmaya başladığında kendini ifade etme becerisi kazanmaya başladığında, bilişsel gelişim için yoğun uyarana ihtiyaç duyduğu bir

dönemin başladığını görürüz. Çoğu ebeveynden “Ben artık çocuğuma yetemiyorum” söylemleri duyarız. Bu nokta çocuğumuzun daha çok uyarana ve sosyalleşmek için arkadaş çevresine ihtiyaç duyduğu noktadır. Lugo anaokullarında; çocuklarımız ihtiyaç duyduğu bilişsel gelişim uyaranlarını, sosyalleşmek için arkadaşları çevresini, onlar için seçilmiş dizayn edilmiş bina ve alanlarda Profesyonel kadroların desteği, sevgisi ve ilgisi ile bulacaktır. Kişisel gelişim ve var olmanın ilk adımlarını güvenle atmaları için çocuklarımızı ana okullarımızda bekliyoruz. Sevgiyle kalın.....

PSİKOLOG Serap ŞENGÜN


m döne Yeni arımız l kayıt mıştır. l b aş a

LUGO KIDS ANAOKULLARI

İZMİR’DE BÜYÜK BİR SEVGİYLE KARŞILANDI

L

ondon United Adiucation çatısı altında faaliyet gösteren Lugokids Anaokulları; eğitim konusunda bilgi ve birikimlerini deneyimli kadrosu ve yenilikçi projeleri ile birleştirdi. LUGO KİDS anaokullarının öncelikli hedefi güvenli, sevgi dolu, eğlenen mutlu çocuklar. Sevgi ve güven ile oynayan çocuklar her şeyi öğrenebilirler gustosuyla, serbest ve organize oyunlarla kendini keşfederek sosyalleşen çocuklar. Bireysel gelişimlerine de ilk adımlarını atıyorlar Bahçeli ve güvenli bina yapıları ve yaşam merkezlerine yakın lokasyonları ile çocukların kaygılanmadan geldikleri ikinci evleri olacak. Bireysel eğitim programları ile ailelerle iş birliği yapan rehberlik servisi, çocuğun yaşı ve gelişimine göre planlamalar yaparak eğitimi bireysel gelişim üzerinde şekillendirir.Ailelerin gelişim noktalarını seminerler ve birebir iletişimle güçlendirir. Eğitim ve öğretim programları yaşlarıyla doğru orantılı artan ve farklılaşan şekilde Uluslararası ve çağdaş eğitim yöntemlerinin Türk değerler eğitimi ile birleştirilerek özgün bir yapıda aktarılmaktadır.

İngilizce dual eğitim olarak veriliyor Sınıflarda bir İngilizce bir sınıf öğretmeni ile çocuklar her iki dilde de dil konuşma becerisi kazanır. Alanında profesyonel branş eğitmenleri ile ilgi ve yeteneklerini keşfeden çocuklar çok yönlü yetenek ve vizyon kazanırlar. Çocukların aileleri ile paylaştıkları alanlarından dış dünyaya ve sosyal çevreye attıkları ilk adımlarının güvenlik, hijyen ve kafalarında oluşan ilk okul şemalarıyla, geleceğe olumlu ve başarılı taşınması Lugokids eğitim kurumları için çok önemli. Anneler, babalar, çocuklar ve personeli ile Lugokids eğitim kurumları büyük bir aile olduklarını, birlikte eğlenmek, öğrenmek ve büyümek için tüm İzmirlileri beklediklerini söylediler.

LUGO KIDS HEM EĞİTİYOR HEM DE EĞLENDİRİYOR Karşıyaka’nın Mavişehir İlçesi’nde hizmet veren Lugo Kids eğitim kurumları yaz okulunda spordan sanata, İngilizce eğitimden doğaya kadar birçok sosyal eğitim olanaklarıyla dikkat çekiyor. Huzurlu ve güvenli ortamı, profesyonel eğitmenleriyle hizmet veren Lugo Kids, yaz okuluyla da dolu bir programı çocuklarla buluşturuyor. Yaz okulunda tenis, yüzme basketbol, jimnastik, binicilik, modern dans eğitimi, satranç, seramik ve ahşap boyama, duygusal zekayı arttıran eğitici oyunları yer alıyor. Eğitim felsefesi ile farklı olduklarının altını çizen okul yöneticisi Canan Tiryakigil, “Dopdolu bir program ile tüm çocukları bekliyoruz” dedi.

Mavişehir - 1 Lugokids

Mavişehir - 2 Lugokids

Karşıyaka Lugokids

8291/2 Sk. No: 1/E

8291/2 Sk. No: 1/D

Bahriye Üçok Bulvarı

Ataşehir Mahallesi Family

Ataşehir Mahallesi Family

Latife Hanım Sk. No: 33/1

Park Villaları Mavişehir

Park Villaları Mavişehir

Karşıyaka

Tel: 0232 324 41 41

Tel: 0232 324 56 00

Tel: 0232 323 24 00

Gsm: 0532 617 63 14

Gsm: 0553 804 57 46

Gsm: 0552 220 07 94

mavisehir@lugokids.com mavisehirplus@lugokids.com karsiyaka@lugokids.com


Fotoğraflar: Freepik.com

İsmail Barış Özpazarcık - Arzu Özpazarcık Etkin İnsan Gelişim Enstitüsü

KADINLAR, ERKEKLER, ŞEYLER -Sevgilim, sence ilişkilerde kadınlar ne arar?

ister... Mümkünse bunu sık sık duymak ister...

-Ağzından çıkan kelimeleri değil, o anda beyninden geçenleri okusun ister... Hayır dediği anda aslında evet demek istediğini anlasın ister... Doğum gününü, evlilik yıldönümününü hatırlamak kolay, ilk el ele tutuştukları yeri, ilk yemek yedikleri mekanı, faturaların son ödeme terihini, onbeş sene önce filancanın doğum gününde ona niye kızmış olduğunu... Her şeyi, ama her şeyi sevgilisi hatırlasın ister...

-Örneğin senin bana sorduğun “Ne yapıyorsun?” sorsunun cevabı olarak, “Seni seviyorum aşkım, ne yapabilirim ki...” demek gibi mi :)

-Erkeklere de yazık değil mi, bu kadar da yüklenilmez ki...

-Arıza derken?..

-Ama sorsanız kadın hiç bir şey istemez... Sadece anlaşılmak istiyorum, çok şey mi istiyorum, demeyi de ihmal etmez... -Anladım, yetinmeyi çok sever :) -Çok sevilsin ister, çooook sevilsin 26

-Bak, kadın böyle cevapları çook sever :) -Erkekler bu duyguya cevap vermezse ne olur? -Kadın arıza çıkarır :)

(Bu sırada evdeki fındık fıstık çıkar, Arzu yemeğe başlar. Gecenin saat 01.00’idir. Sakin Arzu arızaya bağlamış olmasın diye düşünülür.) -Lavabodaki ve yerlerdeki su lekeleri gözüne batmaya başlar. Duşta maksadını ve duşa kabinin camlarını aşarak aynaya ve yerlere sıçrayan Ağustos- 2017

su damlalarını gözünde büyütür de büyütür... Çamaşır makinasındaki çamaşırları kendisinin attığını hatırlamaya başlar... Ütülemiş olduğu pantolonlar ve gömlekler gözünde tek tek uçuşmaya başlar... -Fırtına öncesi sessizliği erkekler gözlemleme yeteneğine sahip midir? -Erkek durumun farkında değildir tabii ki. O televizyonda maçına odaklanmıştır. Ya da telefonunda sosyalleşiyordur. Mesela, Facebok’da, İnstegram’da kahve keyfi, yemek gustosu fotoğrafları izliyor ve “beğen, beğen” yapıyordur. Ona göre her şey yolundadır. Karnı tok, sırtı pektir... -Fakat erkekler de annesinin aslan parçasıdır. Anne faktörü sayesinde konfor alanımız gelişmiş olduğu için kolay kolay bundan ödün vermeyiz :) -Bu doğru. Annem erkek kardeşimin ayaklarını yıkar, kurular, çoraplarını da giydiridi. Aramızda sadece 4,5


www.mavisehirdergisi.com

-Kadınlar “ev hanımlığı kariyeri”nden vazgeçeli çook oldu. Daha doğrusu, bunun bir kariyer olmadığını keşfettiler. Hangi alanlarda çalışırlarsa çalışsınlar hiçbir mesleğin bu kadar zorlu olmadığını fark ettiler. Maaşsız, ödülsüz, takdirsiz bu iş nereye kadar giderdi? Nitekim, gitmedi... Anneler kızlarını okuttular. Annesi, oğullarını prens gibi yetiştirip, kızlarını meslek sahibi olsun diye büyüttüler. -Meslek sahibi kadın olarak annene sanırım çok şey borçlusun. -Tabii canım, kesinlikle... Sabah bizi okula göndermekle başlayan mesaisi, akşam bizi yatırdıktan sonra biterdi. Biz okula gittikten sonra akşam yemeği hazırlığına girişir, o arada süpriz gelen misafirlere çay, börek hazırlığını da yapardı. Çamaşırların da elde yıkandığını unutmamak gerekir. Günlük temizlik, bulaşık, ütü, kısacası ev hanımlığı zordu. Lise bitene kadar bildiğim tek şey ev hanımı olmak benim için bir seçenek değildi. -Bu durum öğrencilik yapan senin için sanırım motivasyon unsuruydu... -Tabii... Şöyle derdi anacığım: “Oku, yoksa benim yaptığım, senin hiç katkıda bulunmadığın tüm bu ev işlerini, tek başına yapmak zorunda kalırsın!”

yaş fark olmasına rağmen annemin bana vermek istediği, fakat benim reddettiğim görevler saymakla bitmemekteydi... Pantolonun bir bacağı ilk önce çıkartılarak, diğer ayak da üzerine basılıp, o bacaktan da kurtarılarak yerde olduğu gibi bırakılan pantolonu kaldırmak... Erkek kardeşimi sürekli sokakta arayıp bulmak zorunda olmak... Karnı açsa önüne yemek koymak... Sonrasında bulaşıklarını yıkamak... Varsa ütüsünü yapmak gibi üzerime vazife olmayan durumlar şimdi

gözümün önünden geçiyor... “Anne böyle alıştırma, oğlan ilerde evlendiğinde kıza da yazık değil mi?” dediğimde “Olsuuun...” diyen annem, şimdilerde oğlunun her hafta pazar günleri süpürgenin açılmasından ve camlarının silinmesinden sorumlu evin erkeği olma durumunu gözleri dolu dolu izliyor... -Hazin bir hikayeymiş :) Nedir bu yeni nesil kadınlardan çektiğimiz :) Gül gibi annelerimiz vardı. Elimiz sıcak sudan soğuk suya girmezdi :) Ağustos - 2017

Lisenin son günü kafama dank eden bu sözde tabii ki karnenin çok büyük payı vardı. Bir şeyler yapmazsam ev hanımı olacaktım... Canım annemin işi çok zordu. Bunu idrak ettiğim an, bana bir iman gücü geldi ve ders çalışmaya başladım.” -Sevgilim bir şey daha soracağım. Hani harika fikirler yapıp yapıp, “Nasıl, beğendin mi fikrimizi aşkım?” diye soruyorsun ya, bu taktik artık eskimedi mi? -Erkek bile bile lades derse, hala eşini seviyor demektir. Şimdi o aşamadan geçiyoruz... Nasıl, beğendin mi fikrimizi aşkım?...

27


Serdar Sütcü www.serdarsutcu.com

DAHA BÜYÜK HEDEFLER İÇİN

H

edefleriniz ve amaçlarınız doğrultusunda her gün saatlerce çalışıyorsunuz. İyi bir tenis oyuncusu olmak için, fiziksel, mental, teknik ve taktik olarak gelişiminizi sağlamak adına, büyük bir çaba gösteriyorsunuz. Bunlar zaten tenisin olmazsa olmazları. Bu özellikleri geliştirmeden, iyi bir tenis oyuncusu olmanız söz konusu bile olamaz.

Benim sizlere tavsiyem, bu özelliklerinizin yanında, entelektüel kimliğinizi de geliştirmeniz. Bakış açınızı geliştirmek, dünyayı ve yenilikleri takip etmek, bir çok konuda bilgi sahibi olmak için mutlaka bol bol kitap okuyun. İyi bir tenis oyuncusu olmak için elbette çok büyük bir zamanı antrenmanlara harcayacaksınız

ŞAMPİYON FABRİKASI

Ü

lkemizin sporcu sayısı ve branş açısından en büyük kulüplerinden biri olan İzmir Büyükşehir Belediyespor, başarılarla dolu bir yarı yılı geride bıraktı. 32 aktif branşı, binlerce sporcusu ve yüzlerce antrenörüyle dev bir eğitim kurumu niteliğindeki Büyükşehir Belediyespor, engellilere ve genç sporculara fırsat eşitliği yaratması ve sporun neredeyse tüm branşlarında mücadele eden ekipler kurması sayesinde herkese “İşte Bu Yüzden İzmir” dedirtti. 2017’nin ilk altı ayında başarılarıyla yine göz kamaştıran Büyükşehirli sporcular, 20’si uluslararası olmak üzere toplam 165 madalya ve 29 kupa kazandı. 55 altın, 28

39 gümüş, 71 bronz madalyayı İzmir’e getiren Büyükşehir Belediyesporlu sporcular, uluslararası platformda ise tam beş kez birincilik kürsüsüne çıktı. Geçtiğimiz yıl 44’ü uluslararası alanda olmak üzere, 106’sı altın toplam 284 madalya ve 34 kupa kazanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü, uluslararası platformda ise tam 17 kez birincilik kürsüsüne çıkmıştı. Ağustos- 2017

biliyorum. Ama benim bahsettiğim antrenmanlardan sonra size kalan zaman. Bu zamanı, bilgisayar karşısında oyun oynayarak veya televizyon karşısında vakit öldürmekle geçirmek yerine, kitap okuyarak, araştırarak, kendinize göre bir entelektüel bakış açısı geliştirerek geçirebilirsiniz. Bu yazdıklarımı uygulamayı deneyin, emin olun pişman olamayacaksınız.


İzmir’in kalbi

KABİN EKİBİ

EGE PARK’ta atıyor


KARŞIYAKALI ÇOCUKLAR BU HAVUZU ÇOK SEVDI Karşıyaka Belediyesi tarafından kente kazandırılan yarı olimpik kapalı yüzme havuzundaki ilk kurslar tamamlandı. Modern tesiste yüzme öğrenme imkanı bulan çocuklar, törenle sertifikalarını aldı. Başkan Hüseyin Mutlu Akpınar, “Çocuklarımızı en çağdaş şartlarda sporla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

K

arşıyaka’nın yarı olimpik ölçülerdeki ilk kapalı yüzme tesisi olan Karşıyaka Belediyesi Yüzme Havuzu, çocukların yaz okullarına ev sahipliği yapıyor. Zübeyde Hanım Mahallesi 1912 Zühtü Işıl Spor Salonu’nun ön tarafında yer alan tesiste, ilk kurs dönemi 400 çocuğun katılımıyla gerçekleşti. Eğitmenler eşliğinde yüzmeyi öğrenen çocuklar, sıcak yaz günlerinde keyifli vakit geçirme imkanı da buldu. Cankurtaran ve dalış kursu da var Alanında İzmir’in en modern tesislerinden biri olan havuzda,

çocuk ve yetişkinlere yönelik yüzme kurslarının yanı sıra, cankurtaran ve sualtı aletli dalış kursu için de kayıtlar başladı. Ayrıca önümüzdeki süreçte, otizmli ve bedensel engelli bireylere yönelik yüzme kursları da düzenlenecek. Bireysel veya aile üyeliği ile halka açık olan, özel yüzme dersleri de verilen havuza 0232 363 23 89 numaralı telefondan ulaşılabilecek. İzmir’in sayılı tesislerinden Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Spor kenti Karşıyakamıza; teknolojik donanımı, dizaynı, hijyen ve güvenliğiyle İzmir’in

sayılı yüzme tesislerinden birini kazandırdık. Geçen ay hizmete giren havuzumuzda tüm yurttaşlarımıza olduğu gibi, çocuklarımıza da en çağdaş şartlarda yüzme ve su sporlarıyla buluşma imkanı sunduk. İlk kurslarımızı başarıyla tamamlayan çocuklarımızı kutluyor, hem spor yapmak hem de keyifli vakit geçirmek isteyen herkesi tesisimize bekliyoruz” dedi.

Spor kenti Karşıyakamıza; teknolojik donanımı, dizaynı, hijyen ve güvenliğiyle İzmir’in sayılı yüzme

tesislerinden birini kazandırdık.

30

Ağustos- 2017


www.mavisehirdergisi.com

Karşıyaka’nın parkları yenileniyor Karşıyaka genelindeki parkları yenileme çalışmalarına hız veren Karşıyaka Belediyesi, modern oyun üniteleriyle çocukların yüzünü güldürdü. Sancaklı, Yamanlar, Şemikler gibi farklı mahallelerdeki çalışmalara Karşıyaka Çocuk Yuvası da dahil edildi. Başkan Hüseyin Mutlu Akpınar, “Çocuklarımıza en güzel hizmetleri sunmak için çalışıyoruz” dedi.

K

arşıyaka Belediyesi, çocukların daha sağlıklı ve çağdaş ortamlarda vakit geçirmesini sağlamak amacıyla oyun parklarını tek tek elden geçiriyor. Son aylarda gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında; Aksoy, Şemikler, Yamanlar, Sancaklı, Bostanlı mahalleleri ve Karşıyaka Çocuk Yuvası’ndaki toplam 8 parkın oyun üniteleri yenilendi. Zamanla yıpranan ve bozulan ünitelerin yerine kaydırak, tahterevalli ve salıncak gibi rengarenk oyuncaklar monte edildi. Parkların zemini de kauçukla kaplandı.

6 Park da sırada Karşıyaka Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından hızla sürdürülen çalışmalara 6 park daha dahil edilecek. Cumhuriyet, Yalı, Mustafa Kemal ve Mavişehir mahallelerindeki parklar, yıl sonuna kadar yenilenmiş olacak. Her şey çocuklar için Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Ailelerimizin buluştuğu, çocuklarımızın oyunlar oynayıp keyifle vakit geçirdiği parklarımızı, ihtiyaç olan bölgelere öncelik vererek tek tek yeniliyoruz. Evlatlarımıza yakışan, modern ve sağlıklı ortamlar yaratmak, onlara en güzel hizmetleri sunmak için, tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Parkları yenilenen çocuklar büyük sevinç yaşarken, aileleri de hizmetleri için Karşıyaka Belediyesi’ne ve Başkan Akpınar’a teşekkür etti. Ağustos - 2017

31


Uğur Oral Gazeteci - Yazar ugur@uguroral.com.tr

Güzellik T

oplumun geneline şirin gözükmek, sosyal anlamda onay görmek adına söylenen bazı yalanlar vardır… Bu “yalanlar”ın sunduğu yapmacık itibarın büyüsüne kapılır insan… Örnek mi istiyorsunuz? Hiç kitap okumaz mesela kişi. Ama sorsanız, boş vakitlerinde mutlaka kitap okuyordur! Yalan! Derin “entel” sohbetlerde, televizyonlardaki içi boş programları eleştirmeye bayılır insanlar. Ama eve döndüklerinde plazma TV’lerinin karşısında çakılır kalırlar... Sosyal medyayı sorgulamaya geldiğinde, mangalda kül bırakmazlar… Ama kimsenin eli gitmez hesabını kapatmaya… Yalan! *** Tüm bu yalanların içinde bir tanesi vardır ki, bence tam bir “kuyruklu yalan”dır. 32

Hani bazen, tam da aşk, meşk konuları konuşulurken; “Benim için dış güzellik hiç önemli değildir, ben ruh güzelliğine bakarım” ya da “güzellik önemli değil, kalbi temiz olsun yeter” derler ya… Birisinden bu cümleyi duyduğumda, içimden yüksek sesle “yalancı” diye bağırmak gelir. Yalanın daniskasıdır bence…

İnsanı insan yapan unsurların başında gelir estetik anlayışı. Bir çorap, bir iç çamaşırı alırken bile insan zevkine hitap etmesini bekler… Hal böyleyken, birlikte olacağı kimseyi seçerken nasıl olur da estetik duygusunu öldürebilir insan? İnanmıyorum Öldürebilir mi? Sanmıyorum…

*** *** Dış güzellik, kabul; her şey değildir.. Ama yine de “bir şey”dir… Ve bence önemli de bir şeydir… Aşk dış güzellikle başlar, iç güzellikle gelişir… İç güzelliğe giden yol dış güzellikten geçer… *** Dış güzelliği yok saydığınız an, estetik kavramını sıfırlarsınız. Estetik kavramını hayatınızdan çıkardığınızda ise bireyselliğiniz sıfırlanır… Ağustos- 2017

Victor Hugo’nun unutulmaz eseri “Notre Dame’ın Kamburu”nu eminim çoğunuz okumuşsunuzdur… Anımsayın, hilkat garibesi Quasimodo, güzeller güzeli Esmeralda’ya gönlünü kaptırmıştı. Esmeralda kendisine derin bir sevgi ve şefkat sunan Quasimodo’yu çok sevmişti… Sevmişti ama âşık olmuş muydu peki? Hayır! Yüzbaşı Phoebus’e âşık olmuştu Esmeralda…


Fotoğraf: pexels.com

www.mavisehirdergisi.com

Eğer ruh güzelliği yetseydi, Esmeralda’nın, uğrunda canını verecek kadar seven Quasimodo’ya sırılsıklam âşık olması gerekirdi değil mi? *** Tarihteki büyük aşklara bakın… Leyla ile Mecnun’a örneğin… Leyla dünyalar güzelidir yapılan tasvirlere göre… Mecnun ise selvi boylu, yağız delikanlı… Tüm vurgular Leyla’nın ve Mecnun’un dış güzelliğine yapılır… Ferhat ve Şirin aşkında da durum aynıdır… Ferhat yiğit, atletik yapılı bir delikanlıdır; Şirin ise adeta bir prenses… Romeo ve Juliyet’in de hep güzelliklerine övgüler düzülür… Mark Anthony’nın âşık olduğu Cleopatra, Napolyon’un kara sevdası Josephine de hep güzellikleriyle tarih sahnesinde yer almamışlar mıdır? Hatta Paris’in uğrunda Truva

devletinin yıkılmasına sebebiyet verdiği Helen’i anımsayın. Destansı büyük aşkların başrolündeki isimlerin karakterleri, huyları, iç güzellikleri hakkında tarihe düşülmüş bir not yoktur… Ama yüzyıllar boyunca hep güzellikleriyle ya da yakışlılıklarıyla anımsanmışlardır ve öyle anımsanacaklardır… *** Güzelliğin her şey olduğunu savunmuyorum… Elbette ruh güzelliği de önemlidir… Kişilik özellikleri, erdemler, ortak zevkler, vs. Sadece güzellikte bitmez her şey… Ama evet, güzellikle başlar bence… *** Çok ilginç bir de savunma mekanizması üretilir… “Güzellik geçicidir” denir… Güzellik geçici olabilir ama başlangıçtır yine de... Psikolojik bir realitedir bu… Ağustos - 2017

Algı, fark etmekle oluşur… İlginizi çekeni fark edersiniz. Ve fark ettiğinize ilgi duyarsınız… Bu kadar basit… Aşkta da böyledir bence durum… Beğeniyle başlar her şey… Zira beğendiğini sever insan… *** İç ve dış güzellik birbirinin alternatifi değildir… İkisinin de yeri ayrıdır… Birbirini tamamlar… Ve “dış güzelliğe bakmam” diyen yalan söylüyordur benim gözümde… “Benim için kişilik önemlidir ama dış güzellik de aynı oranda belirleyicidir.” dense. Yani, dürüst davranılsa “helal olsun” diyeceğim ben de… Ama hayır, toplum ille de birlikte olacağı insanın sadece ruh güzelliğini beğenmeye zorlar insanı. “Benim seveceğim kişi güzel olmalı” dediğinde adeta aforoz edileceğini düşünür insan. “Huyu güzel olsun yeter” der... Ama bilin ki yalan söyler... Gözün sevmediğini yürek de sev(e) mez çünkü... 33


DERGINIZ 5. YASINA GIRDI

S

evdiğiniz işi yaptığınızda ticari boyutundan çok, yaşam tarzı boyutu sizi daha çok ilgilendirir. Bak bu işte çok para var buna yatırım yapayım demekle, benim becerilerime ve hayat görüşüme uygun, kendimi rahat ve özgür hissedeceğim bu işte hem kendimi geliştirir hem de geçimimi sağlarım demek arasında dağlar kadar fark var. Yatırım yaparsanız, çalışma arkadaşlarınızı ve çalışanlarınızı maden işçisi gibi görürsünüz,

34

çalışanlarınıza ve rakiplerinize karşı vicdani ve adaletli olma ihtimaliniz neredeyse yok olur. Hırs ve korkularınız sizi alır bambaşka bir yapıya ve insana dönüştürür. Rekabet ve ahlâk bilinci olmayan kişiler de çok farklı değildir; onlar da kendilerinden başka herkesi küçük görür, saygı göstermez ve sizi kötülemekten çekinmezler. Bu bölüm; kendi beceriksizlikleri ve doyumsuzlukları yüzünden bize

Ağustos- 2017

her türlü sıkıntıyı yaşatan insanlara birer sobe olsun. Önümüz arkamız sağımız solumuz saklanan potansiyel ebelerle dolu en nihayetinde... Bizim çalışma ortamımız eşitlik, güven ve sadakate dayalı. Çalışma arkadaşlarımı mutlu gördükçe içimi gerçekten huzur ve mutluluk kaplıyor.


www.mavisehirdergisi.com

İstediğiniz kadar sermayeniz olsun, imkanlarınız olsun; size destek olacak insanların sorumluluk duyguları, vicdani yanları gelişmemişse, bir adım ileri gidemezsiniz. Bencilliğini örseleyemeyen sorumsuz insanlar fırsatını bulduklarında sizi her türlü zorluğa sokar, canınızı sıkacak her yolu kendilerinde hak görürler... Benim en büyük şansım eşim Duygu Attila’nın Mavişehir Dergisi’ni gerçekten çok sahiplenmesi oldu, hepimizden fazla bir sorumluluk duygusu ve dergi tasarımına fazlasıyla bir yeteneği var. Benimle birlikte yıllarca büyük fedakarlıklar yaparak bana gerçekten güç verdi ve ayakta kalmamı sağladı. Kızımıza hamile olduğunda, doktorların rapor verme dönemlerinde bile işler aksamasın diye gereğinden fazla efor sarfetti. Annem Ziynet Attila, kuşkusuz ki bu işi kendime meslek seçmemde ve kendimi geliştirmemde büyük rol oynadı, emekliliğine kadar çalışkanlığı ve başardıkları hep örnek gösterildi, üniversitelerde ders olarak işlendi. Şimdi de zaten üniversitede öğrencilerine bilgi ve deneyimlerini anlatarak aynı zamanda iş hayatının inceliklerini öğretiyor... Her zaman Duygu’yla Mavişehir Dergisi’nin geleceğini ve karakterini konuşuruz, harika hayaller kurarız. Bu hayaller ve olumlu düşüncelerimiz

şu an bize harika çalışma arkadaşları ve güzel dostluklar edindirdi. Kardeşiniz kadar sevdiğiniz insanlarla çalışabilme imkanı paha biçilemez bir duyguymuş ve biz şu an böyle bir ortam yaratmış durumdayız. Aylin ve Yiğit’le doğru bir ekibin hayat bulduğunu düşünüyoruz. Umarım uzun yıllar hep birlikte çalışır, birbirimize sahip çıkıp destek oluruz. Aylin Günay ile ilk tanıştığımızda bu sektörde iş tecrübesi olmayan güleryüzlü, enerji dolu birisiydi... Kısa sürede görevini benimseyerek istekli ve sorumluluk sahibi olması ona inanmamıza yetti ve karşılıklı olarak birbirimize inanmaya ve güvenmeye başladık. Aylin dergiyle ilgili sorumlulukları alıp işleri yönetmeye başladıkça motivasyonu daha da arttı ve derginin 5. yılına adını altın harflerle yazdırdı :) Yiğit Kızılay 12 sene önce İstanbul dönüşü uçakta tanıştığım ve bu güne kadar aramızda güçlü bir bağ oluşan, ihtiyacım olduğunda akıl danıştığım iyi bir yönetici olan Kortan ağabeyimin oğlu... Yiğit’le uzun yıllardır tanışıyoruz, onun grafik tasarıma olan ilgisi bizim yollarımızı yeni kesiştirdi, kendini hızla geliştiren ve sahiplenici duruşuyla ekibin bir parçası oldu. Ağustos - 2017

Beceriler ve yetenekler gelişebilen şeylerdir, çalışma hayatında bir insanın en büyük değeri; iş aklâkı ve vicdanıdır. Karşısındakini suistimal etmeden, birlikte bir şeylerin başarılabileceğini bilen insanlarla 5. yılımıza girmek hayalini kurduğumuz şeylerin en başında geliyordu, bundan sonrası bize inanıp, birlikte güçleneceğimiz insanlarla eğlenerek, huzur içinde çalışabilmek ve büyük başarılara imza atabilmek olacak... Tabii Mavişehir Dergisi’nde şimdiye kadar bize büyük katkısı olan arkadaşlarımızı hiçbir zaman unutmuyoruz, onlarla hala görüşüyor, birbirimize uzaktan da olsa destek oluyoruz. Bizi biz yapan değerler de bunlar olmalı. Hep birlikte nice senelere. Çevremde sizler oldukça her zorluğu aşacağımıza ve büyük başarılar elde edeceğimize sonuna kadar inanıyorum. TEŞEKKÜR EDERİM :) Aras Attila 35


Her ay MaviBahçe’de açtığımız standımızdan Mavişehir Dergisi’ni ücretsiz alabilirsiniz.

MAVİŞEHİR DERGİSİ her ay binlerce kişiye ücretsiz ulaşıyor Her ay binlerce kişi evlerine ücretsiz ulaşan Mavişehir Dergisi’ni okumanın keyfini yaşıyor. Okuyucu kitlesini her geçen gün arttıran Mavişehir Dergisi, sizlere daha iyi hizmet verebilmek için dağıtım ağını genişleterek, Mavişehir ve Ataşehir bölgesindeki yeni toplu konut sitelerinde oturan okuyucularına da ulaşıyor. Ayrıca her yeni sayıda Mavişehir Ege Park AVM’de ve MaviBahçe’de açtığımız standımızdan derginizi ücretsiz alabilirsiniz. Bizi ziyaret eden okurlarımıza ve destekçilerimize çok teşekkür ederiz.

Her ay EgePark AVM’de açtığımız standımızdan Mavişehir Dergisi’ni ücretsiz alabilirsiniz.

36

Ağustos- 2017


Fügen Yenilmez fugnyenilmez61@gmail.com

SERAMIK HARFLER

M

erhabalar, yazın bu sıcak günlerinde sizlere neşeli bir konu seçmek istedim. Acaba hiç dikkatinizi çekti mi? Seramikten harfler çok fazla karşımıza çıkar oldu. Peki nasıl yapılır bu harfler? Seramik, hayallerinizin sınırlarını zorlayabileceğiniz, tabiatta karşılığını bulamadığınız objeleri yaratabileceğiniz bir sanat. Çamura, ellerinizle şekil verirken, toprağın vücudunuzdaki negatif elektriği aldığını hissedersiniz. Bu tarz basit formları yapmak için yetenekli ya da bilgili olmanız şart değil. Hayal gücünüz geniş ve parmaklarınız kıvrak olsun yeter. Seramik, bildiğiniz gibi hammadde olarak sadece çamurun kullanıldığı bir sanat dalı. Çamur çabuk kuruyan bir malzeme. Hele ki bu sıcaklarda… Kuruduğu zaman tekrar birbirine kaynaması da zor olur. Kullanacağınız çamurun içinde kesinlikle hava kalmamalı. İlk olarak masanıza bez serin. Çamuru kullanmaya başlamadan önce mermer üzerinde iyice yoğurun. Ya da sıkışıp, preslenmiş 38

çamur kullanın. Eğer hava kalırsa yüksek ısıda pişirirken şişer ve işiniz parçalanabilir. Çamurunuzu düz bir zeminde yanlarına yaklaşık 1 cm ahşap çıta koyarak merdane ile açabilirsiniz. Yapacağınız harflerin büyüklüğüne ve şekline uygun, internetten harfleri indirin. Küçük ise fotokopi ile büyütebilirsiniz. Fotokopi kağıdını çamurun üzerine koyarak , çamurda iz kalacak şekilde harflerin üstünden kalem ile geçin. Kağıdı kaldırınca harfler altta belirecektir. Bir bıçak yardımı ile kenarlarından keserek, istediğiniz formu şekil verin. İsterseniz kenarlarını değişik şablonlar ile desen, nokta, bombe, çukur gibi yapabilirsiniz. Son rotuşları nemli bir sünger ile yaparsanız daha düzgün olur. Yaptıklarınızı üzerine bez yayılmış düz bir levha üzerinde kurumaya bırakın. Harfleriniz yamulmasın diye, bazı yerlerine küçük ağırlıklar koyabilirsiniz. Havanın nemine ve işin kalınlığına göre 3-10 gün arasında kurur. Büskivi fırınında 900’ ısıda pişen formları zımparalayarak nemli bezle silin. Sır için seçtiğiniz renklerle boyayın. Seramik çamuru, sağlığa Ağustos- 2017

zararlı hiçbir madde içermez. Ama özellikle sır sürülürken maske ve eldiven kullanmakta fayda var. Bazı koyu renk sırları sürüdükten sonra, nemli bir bez ile silerseniz , desenler eskitilmiş bir görünümde olur. En az iki kat sır sürmek yeterli, ama alt tarafını sırlamayın. Yoksa fırın raflarına yapışır. Seramik fırınınından çıkan işlerinizin gururu size ait. Seramik yapmak çok keyifli bir uğraş. Sizler de keyif alacağınız bir sanat dalında, güzel şeyler yaratabilirsiniz. Marifetli parmaklar; haydi sizler de bir sanat dalına başlayın.


www.mavisehirdergisi.com

HERA

ATELIER STONE

H

era Atelier Stone yaklaşık 15 senedir İstanbul’da ve daha sonra Alaçatı’da açtığı mağazası ile hizmet veriyor.

Atölye özelliği olan firma, takı ve tasarımda uzmanlaşmış tasarımcı kadrosu ile değerli taşların zenginlik yelpazesini kullanarak; kehribar, gümüş, deri ve metalden oluşan, yani doğada bulunan birçok enstürmanı birleştirerek hazırladığı özgün tasarımları herkesin beğenisine sunuyor. Ortaya çıkan sanatsal değeri yüksek çalışmalarının Türkiye ve birçok ülkede beğeni ve talep görmesinin haklı gururunu yaşıyorlar. Hera Atelier Stone, Alaçatı’ya gelen yerli ve yabancı doğaltaş tutkunlarını ve takılarıyla fark yaratmak isteyen herkesi yaz kış açık olan mağazalarına bekliyor. Alaçatı Mahallesi 11005 Sokak No: 3/A Çeşme (eczanelerin olduğu sokak) instagram: alacati_hera

Gayrimenkulünüz için; BANA GÜVENİN...

LEVENT SOYDEMİR 0 532 643 62 80 Adres/2 Gayrimenkul Danışmanlık

Her ofis bağımsız bir Franchise işletmesidir.

Ağustos - 2017

39


Jazz müziğinin ustaları MaviBahçe’de

40

Ağustos- 2017


www.mavisehirdergisi.com

Ş

ehrin yeni yaşam merkezi MaviBahçe AVM’de 21-22-23 Temmuz’da Jazz Festivali düzenlendi. Dünyaca ünlü jazz sanatçıları üç gün boyunca muhteşem bir müzik ziyafeti sundu. Dopdolu program Dünyaca ünlü Türk ve yabancı jazz müzisyenlerinin sahne aldığı etkinlik üç gün sürdü. Etkinliğin ilk günü Ramona & Jazz Quartet, Fatih Erkoç & Tolga Bilgin Quintet, Emin Fındıkoğlu+12, Jam Session Jazz tutkunlarıyla buluştu. İkinci gün ise, Tuncay Kayış & Jazz Quintet, Kerem Görsev Quartet, Sibel Köse Quintet sahne aldı. Katılımcıların ücretsiz takip ettiği festival, Daddy Mc Swing & Vegas Project, Elif Çağlar ve Della Miles konserleriyle son buldu.

eşlik etti. Türkiye’nin en iyi jazz sanatçıları arasında yer alan Elif Çağlar, şarkıları ve danslarıyla seyrine doyum olmayan bir müzik ziyafeti yaşattı. Seyirciler Çağlar’ın, ‘Catch Us İf You Can’ isimli şarkısında Türk usulü dans figürleriyle eşlik etti. Sahnede Seyircilerle Dans Şov Çağlar’ın ardından dünyaca ünlü bir başka sanatçı Della Miles sahne aldı. Miles, zaman zaman seyircilerin içine karışıp, küçük hayranlarıyla

birlikte şarkı söyledi. Sahneye davet ettiği kadın izleyicilerle Türk usulü dans eden Miles, Türkçe şarkılar da söyledi. Miles gecenin ilerleyen saatlerine kadar sahnede kalarak, izleyicilere muhteşem dakikalar yaşattı.

Muhteşem final Jazz Festivali’nin ilk günü, sevilen sanatçılar Fatih Erkoç ve Ramona izleyicilere muhteşem bir müzik ziyafeti sundu. Erkoç hayranlarıyla buluşarak selfie çektirdi. MaviBahçe Jazz Festivali’nin son günü sahne alan dünyaca ünlü jazz sanatçıları Elif Çağlar ve Della Miles, izleyicilere muhteşem bir müzik ziyafeti sundu. Seyirciler, sanatçıların bazı şarkılarına Türk usulü danslarıyla Ağustos - 2017

41


özel röportaj

TANGO neden bir tutku olsun ki? Ne zaman “Tango” lafı edilse, “Tango bir Tutku’dur. Tango tutkunun dansıdır. Tango müziği utkunun tınısıdır” denir. Aslında İngilizce Passion, İspanyolca Pasión çok da yakışıyor Tango’nun yanına. Acaba defalarca Türkiyede’de sergilenen ünlü Broadway yapımı müzikal Tango Pasión’mu hafızalarımıza kazıdı bu “tutku” meselesini? Yoksa genlerimize işlemiş başka gizemler mi var işin içinde? Tango ile ilintili bu ve daha pek çok soruyu, ülkemizde uluslararası üne sahip Tango müzisyeni, orkestra şefi, piyanist, aranjör ve tango dansçısı Özdener Koyutürk’e sorduk. Sevgili Özdener Koyutürk nedir bu Tango? Yenmez, içilmez ama insanların hayatında bu denli önemli oluyor. Çok doğru. Tango yenmez, içilmez ama hayat için gerekli. Çünkü Tango bir üst başlık, bir türlü hayat tarifinin adıdır bence. İçinde birincil olarak müzik ve sonrasında dans, şiir (edebiyat), resim, giyim kuşam (moda), iletişim gibi pek çok dinamik barındıran bir sosyal olgudur. Aslında bir nevi hayatın katmanlarını hatırlatıyor bize. Hayat sadece bir eylemden oluşmuyor ki. Çok değişik geldi doğrusu biz hep “tutku” ile yakınlık kurduk ama siz hayli değişik bir tanımlama ile bizleri şaşırttınız. Haklısınız. Sadece size değil milyonlara da Tango “Tutku” ile yakın gelebilir. Çünkü tango dansı dünyadaki tüm eşli dansların içinde; eşlerin büyük bir uyum ile birbirini anlayıp, duydukları müziği yorumladıkları bir danstır. Her zaman seyreden için heyecan vericidir. Eğer seyreden heyecanlanıyorsa demek ki iyi bir şey var ortada. İyi bir iş için 42

tutku şarttır. Hayatı iyi yaşamak için nasıl yaptığınız işe tutku ile bağlı olmanız gerekiyorsa, iyi yapılan bir tango dansında da tutku ön planda olur. Demek ki tango dansı yapanlara Tango çok iyi geliyor. Bu tarif sanki biraz ironik biraz da teknik bir açıklama. Biraz daha basitleştirir misiniz? Tabiiki; Tango dansını iki kişi yapar. İlk zamanlar Arjantin’de erkek erkeğe de yapılırmış. Ancak günümüzde bir kadın ve bir erkek gerek. Tango dansında pek çok kural var ama en önemlisi dansa paralel başlamak ve dans içinde tüm yürüme, durma ve dönme hareketlerini kurallarına uygun yapıp dansı paralel bitirmek. Tango dansı aslında kurallı fakat emprovize bir dans. Tango dans eğitimlerinde kurallar öğretilir. Ancak sosyal dansçılar için bir koreografi yoktur. Aynı müzikle ve aynı partner ile aynı gece defalarca dans edin ve sonra izleyin, asla aynı hareketlerin aynı sıra ile yapılmadığını görürsünüz. İşte Tango dansının sırrı ve güzelliği buradadır. Ağustos- 2017

Hayat da böyledir. Her yeni güne başladığımızda, adlandırılmış ya da adlandırılmamış kuralları uygularız. Ancak listelenmiş işlerimizi yaparken olmadık doğaçlama çözümler bulmak zorunda kalırız. Bu yüzden hep söylerim tango dansı hayat gibidir. Siz Türkiye’de ve dünyada tango müzisyeni olarak tanınıyorsunuz ancak Tango dansı da hayatınızın içinde. Neden? Genellikle, Türkiye’de ve dünyada Tango Müzisyenleri Tango Dansına pek önem vermezler. Ben 1990 öncesi pop müziği yapardım, Rahmetli pederim Necdet Koyutürk’ü kaybettikten sonra bir süre onun orkestrasını devam ettirdim. O orkestra muhteşemdi. 16 kişilik yarı senfonik bir orkestra idi. 2000 yılında İstanbul’un efsane tango dans mekanı Mühendishane-Café Mimoza’nın işletmecisi Kayahan Ünal bana bir orkestra kurmamı ve milonga gecelerinde çalmamı teklif etti. Kabul ettim. Ancak bir sorun vardı bence. Yıllarca hep konserlerde çaldım. Hiç dansçılara çalmamıştım. Konser dinleyicisi stabil. Ancak dançılar aksiyon istiyor. O zaman müzikal uslubumuz değişmeli. Peki Dansçılar ne istiyor?. Sordum. Ama tarifleyemediler. O zaman ben Tango dansını öğrenip sorunun cevabını kendim buldum.


www.mavisehirdergisi.com

Peki biz de öğrenebilir miyiz, tango dansçıları ne istiyormuş? Öncelikle tango müziği tek düze gitmemeli. Yani pam, pam, pam, pam… Dansı çeşitlendirebilmek için, forte (sert-kuvvetli), piyano (yumuşak), piyano (yumuşak), forte (sert-kuvvetli) ya da bu ikilinin çeşitlemeleri olmalı. Bir de en önemlisi senkop’lar olmalı tango düzenlemelerinde. Ritmik sürprizler, müzikal vurgulamalar diyelim kısaca, bu sohbeti bir müzik dersine döndürmeden :) Ne kadar zamanda ve kimlerle çalıştınız Tango dansını? İlk tango dans adımlarını sevgili Ümit İris hocamdan öğrendim. Zaten TRT yıllarımızda Sevgili Seval Uğur Mutlu ve Ümit İris efsane ikili idi ve defalarca onlara çalmıştım TV programlarında. Sonra Sevgili Ahmet Dündar ile çalıştım. İleri düzey hocalarım ise; Türkiye’de 1990’ların sonunda tango dansını öğrenen ve günümüzün önemli dans eğitmeni pek çok arkadaşımın da eğitmeni olan Arjantin’li eğitmen ve performans dansçıları Alicia Orlando ve Cladio Barneix ile oldu. Doğrusu ilginç bir sebebiniz olmuş Tango dansını öğrenmek için, peki müziği nasıl öğrendiniz? Her zaman söylerim, çok şanslı bir insanım. Çok iyi bir ailem oldu. Annem, babam ve abim ile harika bir çocukluk yaşadım. Babam Necdet Koyutürk çok iyi bir müzisyen idi. İyi de bir eğitmen idi. Her ne kadar abimin ve benim müzisyen olmamızı istemedi ise de, müziği öğretti. Doğrusu nasıl piyano çalmayı öğrendiğimi ve nasıl müzisyen olduğumu tarifleyemem. Piyano, armoni ve kontrpuan eğitimini babamdan aldım. Babam sağ iken orkestra düzenlemelerini hep kendisi yapardı. Hatta o zamanlar pop müzik solistleri için besteler yapardım, onların düzenlemelerini de babam yapardı. Zaten, hiçbir müzik aleti kullanmadan mektup yazar gibi nota yazardı. Yazdığı notaları da stüdyoda sıfır hata ile de çalmamızı isterdi. İşletme Yönetimi okuduğum Boğaziçi

Necdet Koyutürk

Üniversitesi yıllarımda Berklee College of Music, Corresponding School’dan orkestaralama eğitimi aldım. Hadi biraz da günümüze gelelim. OKOTANGO QUARTET nasıl doğdu? 2000 yılında Mühendishane-Café Mimoza’dan çalmamız için teklifi çok cazip geldi ama ikinci bir sorun daha vardı. O zamanki orkestram bir milonga gecesi performansı için çok kalabalık ve haliyle de pahalı bir orkestra idi. 16 kişilik kocaman bir orkestra. Böyle bir orkestranın maliyetini hiçbir Tango Café karşılayamaz. Ben de çözümün Arjantin’de çok geçerli olan bir Tipica Quartet olacağını düşündüm. Piyano, Bandoneon, Keman ve Kontrabas. Süratle büyük orkestra düzenlemelerini Tipica Quartet’te uyarladım. Önceleri Piyano, Keman, Kontrbas ve Akordeon ile çaldık. Sonra Claudio Barneix vasıtasıyla Orta Avrupa’da serbet bandoneonist olarak çalışan Gustavo ile tanıştım. Onu Türkiye’ye davet ettim. Bir süre birlikte çaldık. Daha sonra bir arkadaşımla tanışıp, evlendiler. Böylelikle Türkiye’de yaşamaya başladı. Okotango Quartet’te benimle beraber 17 yıldır değişmeyen bir diğer müzisyen kadim dostum Selahattin Yazıcıoğlu. Kontrbas çalıyor. Keman ise zaman zaman Aydan Tunalı ve Leyla Önder ile değişmeli çalıyoruz. OKOTANGO neredeyse bir aile olmuş. Çok uzun süreli birliktelik bu. Evet, biz bir aile gibi olduk. Bu çok büyük bir avantaj. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Metronomumuz neredeyse Ağustos - 2017

birlikte çarpan bir kalp atışı. Çoğu zaman prova yapmadan yeni parçalar çalıyoruz. Ben düzenlemesini yaptığım yeni bir parçanın notalarını yolluyorum arkadaşlara mail ile. Herkes bakıyor evinde. Sonra sahneye çıkıp çalıyoruz. Provasız ve çoğu zaman sıfır hata ile. Aynı dört kişi ve değişik sahneler. Neler oluyor performans sırasında bizim görmediğimiz. Eğleniyor musunuz? Aslında sanıldığı gibi müzisyen sahnede eğlenmiyor. Bu da; bir mimarın çizim yapması, doktorun ameliyatı gibi bir iş. İş iyi giderse, beklenmedik terslikler olmazsa iyi tabiiki. Ancak beklenmedik terslikler, can sıkıcı şeyler de olmuyor değil. Bizim en eğlendiğimiz şey, defalarca çaldığımız bir düzenlemeyi sahnede birbirimizden birimizin habersiz değiştirmesi. Kendinden ve ansızın bir şey katması. Zira Tango’da emprovizasyon caz müziğindeki 43


gibi sıklıkla yapılmıyor. Bu sebeple yapıldığında çok eğleniyoruz. En can sıkıcı olanı ise yetersiz ışık ya da yetersiz ses donanımı. Maalesef özellikle küçük mekanlardaki performanslarımızda çok karşılaşıyoruz. Biraz da bu günlerde Türkiye’de ve dünyada Tango’nun hal ve gidişinden bahsedermisiniz? Başta da söyledim, Tango bir üst başlık. Öncelikle müzik ayağı var. Çünkü müzik olmazsa dans olmaz. Özellikle Orta Avrupa ve Rusya’da tango müziği ile ilgilenen müzisyen sayısı son 20 yılda hayli arttı. Günümüzde Arjantin’den Orta Avrupaya ucuz ve hızlı ulaşımın bunda büyük etkisi var. Arjantin’li müzisyen ve dansçıların kıta Avrupa’sına kolaylıkla gelebiliyorlar. Bu da hem müziğin hem de dansın ilerlemesine katkı sağlıyor. Benim Gustavo’yu Türkiye’ye davet edip OKOTANGO Quartet’ti kurmamdan sonra, pek çok müzisyen tango çalmaya başladı. Ancak neredeyse tamamı bir süre sonra bu işten vaz

44

geçti. Çünkü herkes tango çalabilir, ancak her tango çalan orkestra Tango Orkestrası değildir. Bu uzun ve teknik bir konu. Detaylarla okuyucuları sıkmayalım. Ancak Türkiye’de Tango müziğini Türkçe Tangolar ile devam ettiren bir diğer önemli kişi ağabeyim Erdener Koyutürk’tür. Yepyeni besteleri, unutulmaz Türkçe tangolarımızın yeni seslendirmeleri, yayınladığı onlarca Türkçe Tango CD’si, binlerce taş plaktan oluşan eşsiz koleksiyonu ile büyük bir kültürel mirasın, yılmaz bekçisidir. Peki işler şimdi kolay 1920’lerde nasıldı Tango? Evet Tango, Cumhuriyet Türkiye’sinin sosyal hayatının önemli bir basamağıdır. 2. Dünya savaşı sonrası Orta Avrupa’ya ulaşan tango müziği ve dansı, savaş sonrası Türkiye’ye Alman, Macar, İtalyan ve Beyaz Rus müzisyenler akın etti. Aslında ülkemizdeki çok sesli müziğin gelişmesinde onlar çok katkı sağladı. O yıllar Tango’nun da Altın Çağı’dır. Necip Celal, Fehmi Ege ve Necdet

Ağustos- 2017

Koyutürk Türkiye’de efsane besteci, orkestra şefi ve müzisyenler olarak gönüllerimizde yer eden tangoları bestelemişlerdir. Bugün bir müzik eserinin notasına ulaşmak çok kolay. İnternet bize bu olanağı veriyor. Olmadı dinlemek ve transcript (dinleyip yazmak) etmek mümkün. Ama o yıllarda yurt dışındaki plak veya nota bulmak çok zor idi ki. Çocukluğumdan hatırlıyorum. Babam Edition Julio Garzon’a para transfer ederek yeni çıkan tangoların notalarını getirtirdi. Bunun için haftalarca bankalarda işlemler devam eder izinler alınırdı. Nereden nereye? Peki son olarak başlığımızı soralım size; tango neden bir tutku olsun ki? Bunun için tek sebep var. Hayatı sevip, yaşamaya değer vermek. O zaman yaptığınız her işi iyi yaparsınız. Tango size iyi bir tangocu olmanız için tüm fırsatları veriyor. O zaman tango sizin aynanız olacak ve tutkunuzu yansıtacaktır. Çünkü tango hayatın sahnedeki halidir.


www.mavisehirdergisi.com

1

2

3

4

DÜNYADAKI

EN GORKEMLI 1

TAVANLAR

Ely Katedrali, Cambridgeshire

Sekiz kollu bir yıldızın ortada bütün ihtişamıyla birleşmesini andıran eser Kraliyet marangozu William Hurley tarafından 1334 yılında tamamlanmış. Ortaçağ’ın en başarılı eserleri arasında olan Ely Katedrali’nin orta sekizgen kulesi üzerinde ahşap fenerler bulunuyor.

2

Grand Central Terminali, New York Alışılmışın çok dışında bir terminal. Kendinizi burada yolculuğa gitmek üzere değil de bir sanat galerisini geziyor gibi hissedebilirsiniz. Tavan, ortaçağ astronomik haritalarına dayanarak, Fransız sanatçı Paul César Helleu ve New York’lu Charles Basing ile onun asistan

ekibi tarafından boyandı. Zodyak’ın simgeleri, Yunanistan ve Güney İtalya’nın sonbahar ve kış gecelerinin gökyüzünü çağrıştıran mavi-yeşil bir zemin üzerine altın yapraklarla çizildi.

3

St Stephen Walbrook, Londra Dışarıdan bakıldığında heyecan uyandırmayan, şehrin sınırlarından da görünen bu kilise içine girildiğinde insanı adeta büyülüyor. Dışı çok mütevazi, içi ise bir o kadar gösterişli olan St Stephen Walbrook, Avrupa’daki mimari harikalardan biri olarak kabul ediliyor. 17. yüzyılda yapılmış kilisenin sekiz korinth sütün ve sekiz kemerin taşıdığı sekiz açık pencereden oluşan muhteşem bir kubbesi var. St Stephen Walbrook Cristopher Wren tarafından tasarlanmış. Ağustos - 2017

4

San Pantalon, Dorsoduro, Venedik İtalya‘nın kanallar şehri olarak bilinen, gondolcularıyla, köprüleriyle, saraylarıyla, tarihi ve karakteristik dokusuyla bir rüya şehridir Venedik... “Ölmeden önce görülmesi gereken yerler” gibi klasikleşmiş listelerde her zaman zirveye oynayan yerlerden. Bu kilise Venedik’te bulunan en görkemli yapılardan biri. Kilisenin tavanında bulunan illüzyonist resim, 17. yüzyılda Gian Antonio Fumiani tarafından yapılmıştır. Barok tarzı klisenin tavanı 50 sentlik ışıklarla aydınlatılmış. 443 metrekareyi kaplayan yağlıboya tablo, klisenin mimarisini chiaroscuro kolonları ve altın gökyüzünde, cennetin beyaz ışığıyla aydınlatılmış kanatlı meleklerin korosu çizimleriyle devam ettirme hissini veriyor. 45


Dogal guzellikler Angel Selalesi - Venezuela Araştırmalara göre Angel Şelalesi’ni ilk keşfeden 1912 yılında Venezuelalı kaşif Ernesto Sanchez La Cruz olmuştur. Ancak kaşif bu keşfini gizli tutmayı tercih etmiştir. Batının burayı keşfi ise 1935 yılında ABD’li pilot Jimmie Angel sayesinde olmuştur. Bu yüzden dünyanın en büyük şelalesinin ismi Angel Şelalesi olarak kalmıştır.

Yedi Devler Kayalıkları Sibirya – Rusya

Ural Dağları’nın kuzeyinde bulunan Yedi Devler Kayalıkları’na ilk kez Stefan Glowacz çıktı.

Sokotra Ejderha Agacı - Yemen Görüntüsü son derece farklı olan bu ağacın ismi Ejderha Ağacı. Bu isme sahip olmasının sebebi ise gövdesinden akan koyu kırmızı renkteki reçenenin insanlar arasında “Ejderha Kanı” olarak tanımlanması... Antik çağda bu reçene ilaç olarak kullanılırmış. Hala Sokotra sakinleri her derde deva bir ilaç olarak kullanıyorlar. Ayrıca Batı’da keman için kırmızı bir cila olarak da kullanılıyor.

Sibirya’nın ortasında yer alan kayalıklar efsaneye göre, kaçarken donan gerçek dev askerlermiş. Bu kayalıkları yakından görmek cesaret ve dayanıklılık gerektiriyor. Ama bunu başaranlar var elbette. Rusya’da bulunan bu kayalıkların yükseklikleri 30-40 metre arasında değişiyor.


Antilop Kanyonu Arizona, ABD Bu rengarenk görüntüye hayran olmamak mümkün mü? ABD’nin Arizona eyaletinde bulunan bu yer asırlarca yağan yağmurların kayalıkları şekillendirmesiyle oluşmuş. Bir ressamın tablosunu andıran bu eşsiz kayalıkları görmek için dünyanın heryerinden insanlar geliyor.

Antilop Kanyonu, ABD’nin güneybatısındaki en çok ziyaret edilen ve en çok fotoğrafı çekilen kanyonu. Fotoğraf çekme tutkunuz varsa Antilop Kanyonu ile eşsiz bir tecrübe yaşayabilirsiniz.

Tas Orman – Madagaskar

Bölgede bulunan türlerin yüzde 90′ı, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan, endemik türlerdir.

Tepeden bakıldığında bilim kurgu filmlerini anımsatan bu orman Madagaskar Adası’nın batısında bulunan Melaky bölgesinde yer alıyor. Uçları sivri ve keskin kayalar milyonlarca yıl süren erezyonlar sonucu ortaya çıkmış. İçinde mağraların da bulunduğu taş ormana gitmeyi düşünmek bile ürkütücü. Taş orman UNESCO tarafından “Dünya Mirası” listesine dahil edilen bir ormandır.

Büyük Mavi Çukur- Belize Ayrık Elma Kayası – Yeni Zelanda Nasıl böyle muntazam bir şekilde ortadan ikiye ayrıldığı asla bilenemeyen bu doğal yapı elmayı andırmasından dolayı turistlerin uğrak noktası haline gelmiş.

Belize açıklarında yer alan bu mavi büyük çukur dünyanın en iyi dalış noktası olarak bilinmektedir. Bu mavi çukurun adı 1971 yılında ünlü bilim adamı Jaques Yves Cousteau tarafından tüm dünyaya yayılmıştır. Bilim insanlarına göre bu çukur Buz Çağı sırasında deniz seviyesinin henüz düşük olduğu bir dönemde bir mağara olarak oluşmaya başlamıştır. Deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda da bu alan sular altında kalmış ve basınca karşı koyamayan mağara tavanı çökerek bu hali almıştır.


Özellikle aksam üzeri kullanılan sık plaj kıyafetlerinin üzerine, abartıdan uzak tasarımdaki takıları tercih edebilirsiniz.

er yel o l o K ang M 29,9

9T

L

PASTEL TADINDA

#PLAJMODASI Calzedonia

Kolye - Hera Atelier Stone

Bikiniyi daha güzel tasımak için dolgu topuk sandaletler imdadımıza yetisiyor.

Calzedonia

Sade bir mayo üzerine takılan zarif bir takı sizi plajda daha özel kılabilir.

Hasır plaj Sarı terlik çantası Lacoste Mudo 99,95TL 149 TL

Oysho 129,95 TL J. Crew

Hasır plaj çantaları her renk ve her desenin kullanıldıgı mayolarla uyum saglar.

9 34,9

TL


Zara 89,95 TL

Mayolar Yargıcı - 125 TL

Zara

H&M 49,99 TL

Farklı renklerdeki bikini üstlerinizi düz beyaz veya siyah bikini altlarıyla kullanabilirsiniz. Mayo artık çok genç yaslarda bile tercih edilir oldu. Vücudunuza güveniyorsanız desensiz mayoları tercih edebilirsiniz. H&M 49,99 TL

Sörf tahtası Guess Yengeç desenli mavi çanta Betsey Jhonson

Dolce&Gabbana

Dolce&Gabbana

Versace

Balık formlu çanta Betsey Jhonson

Renkli plaj elbisesi Penti

Topshop


Pikan Cevizli ve Karamelli Kurabiye Kurabiye kokusu, kuşkusuz “yuva”dır, “anne”dir, davetkardır. Kurabiye yemenin mevsimi, sebebi, yeri olmaz. Buradan yola çıkan d.ream Akademi Profesyonel Şefleri, hazırladıkları leziz ‘Pikan Cevizli ve Karamelli Kurabiye’ tarifini bizlerle de paylaştı. Yapımı son derece pratik olan bu kurabiyeleri biz çok beğendik. Sizlere de afiyet olsun!

Karamelli kıtır için malzemeler: 115 gr. toz şeker 25 gr. tereyağı 315 gr. un 200 gr. karamel kıtırı 100 gr. sıvı krema 60 gr. bal Fırın tepsisinin üzerine pişirme kağıdı serin ve sprey yağ ya da fırça yardımıyla çok ince bir tabaka sıvı yağ sürün. Sıvı krema ve tuzu küçük bir tavada ısıtın. Bal ve şekeri derin bir tencerede birlikte eritip karamel hazırlayın. Isıttığınız kremayı yavaş ve dikkatlice ilave ederek bir-iki dakika karıştırın. Ateşten alın ve 5 dakika ılıması için bekletin. Tereyağı ilave edip karıştırın. Önceden hazırladığınız yağlı kağıdın üzerine dökün ve oda sıcaklığında bekletin.

Kurabiye için malzemeler: 310 gr. toz şeker 190 gr. tuzsuz tereyağ 175 gr. yumurta 3 gr. kabartma tozu 1 tutam tuz 200 gr. iri kıyılmış pikan cevizi Fırın tepsisine pişirme kağıdı serin. Derin bir kabın içerisinde oda sıcaklığında bekletilmiş, yumuşak kıvamdaki tereyağı ve toz şekeri karıştırın. Yumurtaları ilave ederek karışıma iyice yedirene dek karıştırmaya devam edin. Un, tuz ve kabartma tozunu karıştırarak tereyağ ve yumurtalı karışıma ilave edin. Son olarak da pikan cevizlerini ekleyerek karışıma yedirin. Hazırladığınız kurabiye hamurunu önceden hazırlanan fırın tepsisine 5 cm aralıklarla ceviz büyüklüğünde toplar yaparak dizin. Üzerlerine hafifçe bastırarak düzleştirin. Karamel kıtırlarını da üzerine hafifçe bastırarak yerleştirin. Önceden ısıtılmış 190 °C fırında 5 dakika pişirin. Fırından çıkardıktan sonra ve servisten önce oda sıcaklığında soğuması için dinlendirin.


Mango Frappe Malzemeler: 30 kadar buz küpü Parçalar halinde kesilmiş 4 adet mango Yapılışı: Buzları mutfak robotunda ince bir şekilde işleyin. Mango parçalarını da ekleyip homojenleşinceye kadar çırpmaya devam edin. Bardaklara koyduktan sonra mango dilimleri ve ananas yapraklarıyla servis yapabilirsiniz.

Pratik yaz içecekleri Buzlu çay Malzemeler: 4 tatlı kaşığı organik roibos çayı 2 çubuk tarçın 8-10 adet kakule 1 baş parmağı büyüklüğünde taze zencefil 10-15 karanfil 2 tatlı kaşığı şeker Süsleme için dilediğiniz kadar nane ve dilimlenmiş limon Yapılışı: Roibos, tarçın, kakule ve zencefili kaynatıp, soğuttuktan sonra süzerek buz ekleyip, sürahinin içine nane ve limon ekleyerek servis edebilirsiniz.

Kavunlu Kahveli Kokteyl Malzemeler: Yarım kavunun içi, 3 top vanilyalı dondurma veya yarım su bardığı soğuk süt, bir tatlı kaşığı nefcafe, çay kaşığının ucuyla toz karanfil, yarım çay bardağı tarçın, istediğiniz kadar buz. Yapılışı: Kavunun kabuğunu soyup sıvı hale gelinceye kadar blenderdan geçirin. İçine vanilyalı dondurmayı yada soğuk sütü ve diğer malzemeleri ekleyip, bir kaç dakika daha blenderı çalıştırın. En son buzu ekleyin ve buzlar küçük parçalara ayrılıncaya kadar biraz daha karıştırın. Afiyet olsun.


TEKNOLOJİ

Emrah Önder

Teknoloji devleri yanlışlıkla Skynet yaratır mı?

H

epimiz izlemişizdir Terminatör filmini. Hele ki benim gibi 80 kuşağı çocuklar için film, az kanallı televizyonlarımızda nadir çıkan bilim kurgu yapımlarından biriydi. 1984 tarihli filmde askeri uyduları, insansı robotları, tankları, denizaltıları ve hatta nükleer silahları kısacası herşeyi kontrol edebilen Skynet adlı yapay zekâ sistemi, açıldıktan sonra yavaş yavaş bilinç kazanmaya başlar ve bir noktada bilinmeyen bir sebepten dolayı daha sonra “Kıyamet Günü” olarak adlandırılacak olan 12 Ağustos 1997’de insanlığı yoketmeye karar verir. Filmin üzerinden 33 yıl geçti, o zaman için çok uzak bir hayal olan yapay zekâ gelişmeleri insanlığı yok etme noktasında olmasa da azımsanmayacak bir gelişme kaydetti. Tüm teknoloji devleri harıl harıl yapay zekâ için çalışıyor, Google, Apple, IBM, Facebook başta olmak üzere tüm sektörlerden büyük oyuncular bu yönde çalışmalar birbiri ardına yayınlanıyor. Gelecekte yapay zekanın ve robotların, insanların elinden birçok mesleği alacağı konuşuladursun, biraz korkutucu sayılabilecek bir dedikodu ise geçtiğimiz günlerde gündemi sarstı. 52

Facebook mühendisleri, üzerinde çalıştıkları yapay zekâ botlarının kendi aralarında anlaşabilecekleri bir dil oluşturma yoluna gittikleri fark ettiler. İnsanlar tarafından tam çözümlenemese de botlar bu dili kullanarak kendi aralarında gayet iyi anlaşabiliyorlardı Tamamen farklı olmamasına rağmen İngilizce gramerinin bozulmuş bir çeşiti olduğu belirlendi. Örneğin İngilizce “ben” öznesinin iki kere tekrarlanması, bahsedilen işin iki kere gerçekleştirildiğini tarif etmeye yarıyor. Bu gelişme karşısında mühendislerin tereddütsüz olarak fişini çektikleri projenin sonuçları, bu çalışmaların insanlık için tam olarak iyi Ağustos- 2017

sonuçlar doğuramayabileceğiyle ilgili endişeleri de arttırıyor. Zira geçtiğimiz günlerde Tesla ve SpaceX gibi çığır açan şirketlerin kurucusu Elon Musk da bu riske dikkat çekmiş, hatta Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’i de riskleri tam anlamadığıyla ilgili olarak ağır bir şekilde eleştirmişti. İnsanlık bir Skynet yaratıp kendi eliyle kendi sonunu hazırlar mı, tam olarak kestirmek zor. Ancak çalışmalar sonunda büyük bir devrim gerçekleşeceği ve insanlığın sosyal yaşamından gelecek öngörülerine kadar herşeyin geri dönülmez bir şekilde değişeceği kesin. Belki de daha önce de oldu ve yeniden başladık, bilinmez…


TEKNOLOJİ

www.mavisehirdergisi.com

Bitcoin bölündü

S

on zamanlarda hayatımıza giren sanal (kripto) para birimlerinin en çok bilinen ve kullanılanı Bitcoin (BTC), ilk blokun yaratıldığı 3 Ocak 2009 tarihinden bugüne kadar çok hızlı değer kazandı ve özellikle geçtiğimiz aylarda patlak veren fidye virüsü kriziyle adeta uçuşa geçti. Şu sıralar 2700 dolar seviyesinde işlem görüyor.

etmek gerekirse tüm para blokları ve operasyon kayıtları bir zincirin halkaları misali önceki ve sonraki halkayı tanıyacak şekilde dağıtık olarak tüm ağda saklanıyor. Böylece manipülasyon ve kırılmalara karşı güvende kalıyor. Çeşitli hesaplama yöntemleri ve güçlü donanımlarla bitcoin yaratanlara da madenci adı veriliyor.

Bitcoin, benzerleri gibi blockchain teknolojisini kullanıyor. Kabaca tarif

Tabii bunun da en büyük maliyeti trafik ve saklama. Blok boyutlarının

Galaxy Note 8 göründü

S

amsung’un amiral gemilerinden ve fablet (phablet, phone + tablet) türü cihazların tartışması lideri Note serisinin yeni üyesi Note 8 için detaylar netleşmeye başladı. Resmi lansman tarihi yaklaşan Galaxy Note 8 için sızdırılan son görseller ve kılıf tasarımları ile Galaxy Note 8 modelinin tasarımı belirginleşti. Tasarım bakımından Galaxy S8 ve Galaxy S8 Plus modellerinin genel hatlarını andırsa da detaylara bakılınca farklılıkları dikkat çekiyor. S8 ve S8 Plus modellerindeki yumuşak kasa hatlarının yerini, daha keskin köşeler alacak.

Ekran boyutunun ise 6.4 inç seviyesine çıkacağı söylenen telefonun kasa boyutu ise çerçevesiz tasarım sayesinde rahatsız edici bir büyüklüğe neden olmayacak. Uzun zamandır konuşulan çift kamera donanımı ise sonunda serinin bu son modelinde yer alacak. Note 8 modelinde arka kısımda iki adet kamera olacak ve 3x optik zum özelliği sunacak. 6 GB RAM ve 128 GB depolama alanına sahip olması beklenen telefon, 12 Megapiksel çözünürlüğe sahip 2 arka kamera ve 8 Megapiksellik ön kamerayla donatılacak.

da 1 Megabayt ile sınırlı olması işlemlerde yavaşlıklara neden oluyordu. Bunu aşmak için boyutların 2 Megabayta çıkarılması planlanıyordu. Bir kısım bitcoin madencisi ise bu değişlikliğin 8 Megabayt olması gerektiğini savunuyordı. Tartışmalar sonucunda 1 Ağustos itibariyle Bitcoin, Bitcoin (BTC) ve Bitcoin Cash (BCC) ikiye olarak ayrıldı. İlk 7 saat içinde BCC için bir işlem yapılmazken sonraki saatlerde 450 $ seviyesinde işlem görmeye başladı ve işlem hacmi olarak üçüncü büyük sanal para oldu. Bu bölünme sonrasında bu para birimlerinin geleceği ne yönde şekillenecek şu an için doğal olarak kestirmek çok mümkün değil. Ancak Güney Kore’nin bitcoin’i resmi para birimi olarak kabul etmesi, Deutsche Bank’ın sanal paralar üzerinde denemeler yapacağını duyurması sanal paraların hayatımıza gerçek anlamda girmesinin çok da uzun zaman almayacağını gösteriyor.

Yazının devamı için www.mavisehirdergisi.com Ağustos - 2017

53


Özgür Muharrem ŞİŞİK Sigorta Danışmanı ozgur@kavramsigorta.com.tr

KAZA TUTANAKLARINDAKİ ÖNEMLİ DETAYLAR 1 Nisan 2008 senesinde başlanmış olan Trafik Kazaları Anlaşmalı Tespit Tutanağı uygulamasında neredeyse 10 seneyi geride bırakmak üzereyiz. Gerek kendi yaşadığı kaza, gerekse de tanık olduğu bir olay ile de olsa, pek çoğumuz tutanak tutmayı tecrübe etmiştir diye düşünüyorum. Fakat yine de bazı önemli noktaların üzerinden geçmekte fayda görüyorum. Kaza yerinde fotoğraf çekilmesi Kazaya dair çeşitli açılardan ve araçların plakaları gözükecek şekilde birkaç tane fotoğraf çekilmelidir. Bu fotoğraflar sigorta şirketinin kusur dağılımına dair verecekleri kararlarda etkili olacaktır. Bundan dolayı fotoğraf çekerken, yol işaretleri, araçların duruş şekilleri, ana yol-tali yol açıları gibi kritik detaylara dikkat edilmelidir. Aracın hasar görmüş bölgesine dair çekilmiş fotoğrafların kusur dağılım yorumuna çok faydası olmayacaktır. Anlaşmalı tutanak tutulmayacak durumlar Anlaşmalı kaza tutanağı tutmayıp, mutlaka polis ya da jandarmaya haber vermemiz gereken durumlar vardır. Tutanakları doldurmaya başlamadan önce bu durumlardan bir ya da birkaçının söz konusu olup olmadığı kontrol edilmelidir. Kaza yerine polis ya da jandarma çağırmamız gereken durumlar şunlardır: 54

• Kazada sadece maddi hasar değil, aynı zamanda bedeni hasar dediğimiz ölüm ya da yaralanma meydana gelmiş ise, • Kazaya karışan araçlardan en az birinin kamuya ait araçlardan biri olması durumunda, • Herhangi bir 3. şahıs malına zarar gelmiş ise (kamu malı sayılan trafik levhaları, bariyerler, vb de bu kapsamda değerlendirilmektedir), • Sürücülerden en az birinde alkol ya da uyuşturucu madde kullanmış olduğuna dair şüphe duyuluyorsa, • Sürücülerden en az birinin, kullandığı aracı kullanmaya uygun ehliyetinin bulunmaması halinde, • Araçların en az birinin ruhsatı ya da geçerli bir trafik sigortasının olmaması durumunda. Tüm bu kontrol yapıldıktan sonra kazaya karışan araç sürücülerinin tümü anlaşmalı tutanak tutmak konusunda hemfikir ise, araçlar bulundukları yerden, trafik akışına engel olmayacakları bir yere çekilebilir. Tutanak doldurulurken dikkat edilmesi gereken konular 1) Tutanak üzerine bilgileri yazılması gereken poliçe trafik sigorta poliçesidir. Zaman zaman yanılıp kasko poliçesi bilgilerine göre tutanak doldurulmakta olup, bu durumda tutanak geçersiz sayılmaktadır. 2) Kroki çizilirken, araçların çarpıştıkları andaki pozisyonlarının net bir şekilde anlaşılmasına olanak sağlayacak şekilde çizim yapılmalıdır. Yine bu noktada da özel durumlar (ana yol-tali yol ayrımının gösterilmesi, varsa trafik işaretlerinin belirtilmesi, yol çizgilerinin ihlalleri söz konusu ise bunun gösterilmesi) mutlaka belirtilmelidir. 3) Yorum kısımlarında ise her araç sürücüsü kendi görüşünü yazacaktır. Hasarın oluş şeklinin anlatımında herkesin hemfikir olması yeterlidir. Sürücüler bu tutanakta kimin kusurlu olduğunu belirleyememektedir. Yapılması gereken tüm verilerin mümkün olan en doğru şekilde Ağustos- 2017

işlenmesidir. Bu sayede sigorta şirketleri de kusur dağılımını doğru yapabileceklerdir. 4) Gerek otokopili orjinal tutanak olsun, gerekse de fotokopi çekilmiş olsun, tüm araç sürücülerinin elindeki tutanak kopyaları mutlaka ISLAK İMZALI olmalıdır. Otokopi ile alt nüshaya geçmiş ya da fotokopisi çekilmiş evraktaki imza geçerli olmayacaktır. Olay yerinden ayrılırken Taraflar birbirlerinde ehliyet, ruhsat ve trafik sigortası suretlerinden almaları gerekmektedir. Bunlardan herhangi birinin eksik olması durumunda tutanak sigorta şirketi tarafından kabul edilmeyecek ve hasar tazminat süreci başlatılamayacaktır. Artık teknoloji çağında yaşıyor olmamızın avantajıyla, bu suretleri fotoğraf çekmek suretiyle de temin edebiliriz. Bu noktadan sonra tutanak doldurmak ile ilgili süreç tamamlanmış olmaktadır. Sigorta şirketine müracaat Tuttuğumuz tutanak ile birlikte aracımızı tamir servisine götürüyoruz. Tüm evrakları, servisin istediği diğer evraklar ile birlikte tamir servisine teslim ediyoruz ve hasar süreci böylelikle başlamış oluyor. Hasar dosyasını eğer varsa her durumda kasko poliçemizden açmakta fayda vardır. Eğer tutanak sonucunda kusurlu taraf olarak biz çıkarsak, zaten hasarımızı ancak kasko poliçemizden alabileceğiz. Tam tersi olup da kusur tamamen karşı tarafa verilirse de, bizim kasko sigorta şirketimiz ödeyeceği tüm hasarı karşı tarafa ve onun sigorta şirketine rücu edecek ve bizim hasarsızlık indirimimiz bozulmayacaktır. Konuya dair, sormak istediğiniz her soruyu mail adresimizden iletebileceğinizi belirtir, mutlu bir yaz dönemi dilerim.


Model: F5SR Kabuk: Sert integral plastik Hız: 22 km/s Güç: 4.5 kw / 745 N Menzil: 70 dk. Ağırlık: 35 kg Hız ayarı: 7 kademe Enerji: 2.0kWh; 48 V; 42 Ah Dalış derinliği: 2,5m - 40m Ölçüler: 1152mm X 507mm X 372mm

SEABOB F5 SR Dizginlenemeyen yoğun güç

SEABOB F5 S en yüksek performanslı su aracıdır. Yalnızca 35kg ağırlığındaki bu araç, su üstünde mükemmel kullanım özelliklerine sahiptir. Sürüş performansı benzersizdir. SEABOB F5 S, sahip olduğu 680 newton itme kuvveti ile göz kamaştırır. E-Jet Power System, 6 vites seviyesinde kontrol imkanı sunar. SEAFOB F5 S, bu vitesler sayesinde düşük viteste sakin bir sürüş yaparak su üzerinde kaymanıza ya da yüksek hızda daha agresif bir sürüş yaparak 6. vitese kadar çıkmanıza izin verir. Son derece sportif bir karaktere sahip bu su aracı, olağan dışı dinamikliği ile ön plana çıkar. Sportif görünümü, krom ağırlıklı tasarım unsurları ile vurgulanır. SEABOB F5 S denizdeyken kendini evinde hisseder. Yüksek manevra kabiliyeti, büyük havuzlarda da kullanılmasına olanak sağlar.

0(232) 330 0500 - 0(555) 503 92 58 - 0(549) 501 88 32


DERGİ İNDEKSİ

Derginizin bu sayısında yer alan haber ve reklamların telefon ve adres bilgilerine kolaylıkla ulaşabilmeniz içindir.

Baba Fingo - Hamburger ve Pizza 0(232) 330 7262 6497 Sk. 8/A Atakent - Mavişehir (Karşıyaka Göz Hast. sokağı) Brawo Boutique Egepark AVM Mavişehir Kat:1 No:140 / İzmir 0(232) 324 29 36

Hera Atelier Stone Alaçatı Mahallesi 11005 Sokak No: 3/A Çeşme (eczanelerin olduğu sokak) instagram: alacati_hera Lugo Kids www.lugokids.com

MakroYapı - İç Mimari Tasarım 0 (232) 329 80 29 - 329 90 29 İstasyonaltı, Semra Aksu Cd No:6 35630 Çiğli / İzmir

Düş Mucitleri Aydınlıkevler Mah.6782 Sok. No:46 Evka2 Çiğli 0232 370 35 15

MaviBahçe - AVM www.mavibahce.com.tr Uluoğlu Pastaneleri 1738 Sok. No:138 Bostanlı Tel: 0(232) 323 5545 40 Million Optik Store Alaçatı Şube 1: Alaçatı Mah. 11005 Sokak No:12/A Çeşme

EVLERE SERVİS RESTORAN VE CAFELER

ŞEHİR REHBERİ LÜZUMLU TELEFONLAR Alo Trafik Ambulans Bilinmeyen Numaralar Elektrik Arıza İtfaiye İzsu Arıza Polis İmdat Sahil güvenlik Telefon Arıza Uyandırma

15 4 112 118 18 6 1 10 185 155 15 8 121 135

HASTANELER VE POLİKLİNİKLER Başkent Üni. Zübeyde Hanım Hast. İkinci Yaşam Diyaliz Merkezi Karşıyaka Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Karşıyaka Devlet Hastanesi İzmir Üniversitesi Hastanesi Özel Egem Fizik Tedavi Dal Merkezi Özel Kardiya Kardiyoloji Dal Merkezi Özel Karşıyaka Göz Hastanesi Özel Zübeyde Hanım Tıp Merkezi Atakalp Kalp Hastanesi Ege Üniversitesi Hastanesi 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi Central Hospital El ve Mikrocerrahi Hastanesi (EMOT) Kent Hastanesi Özel Altınordu Hastanesi Özel Çınarlı Kadın Doğum Hastanesi Egeria Çocuk Sağlığı Park Tıp Merkezi Kızılay

VETERİNER KLİNİKLERİ Pet-Vet Mavişehir Veteriner Kliniği Atakent Veteriner Kliniği Bostanlı Veteriner Polikliniği

YARDIM

Kardelen Çilingir Karşıyaka Güvenlik DGS Alarm ve Güvenlik Sistemleri Çilingir Bay Adem

DİŞ POLİKLİNİKLERİ Asude Polat

241 10 00 382 06 07 444 35 43 366 88 88 399 50 50 367 70 70 336 35 35 362 54 54 366 22 77 483 14 14 444 13 43 412 22 22 341 67 67 441 01 21 444 53 68 464 24 00 462 27 27 433 00 84 367 22 22 421 47 90

368 96 66 337 02 08 336 44 89 330 55 16

441 92 16 381 28 22 376 14 96 337 21 36 0539 235 25 87

Red Dragon - Uzak Doğu mutfağı Mc Donald’s Nane Lezzet Atölyesi Tarihi Bafra Pidecisi Doritali Pizzeria Elti’s Cafe Edem Çıtır Waffle

483 00 79 444 62 62 833 33 40 336 72 64 502 12 32 330 20 88 330 10 13

MARKET ve ŞARKÜTERİ Ömerağa Tire Market Şarküteri

368 11 24 290 06 22

SOSYAL KULÜPLER VE DERNEKLER Karşıyaka Briç Derneği 368 73 08 Dance Castle Gençlik ve Spor Derneği 369 02 65 Karşıyaka Spor Kulübü 368 69 95 Bostanlıspor Gençlik SK Derneği 0544 735 19 12 483 22 42 İzmir Dağcılık Kulübü Ege Açık Deniz Yat Kulubü 745 81 00 İzmir Fotoğraf Sanatları Derneği 464 32 12 BESİAD 330 90 01 Mavişehir TSM Platformu Derneği 0532 788 93 33 Mavişehir Tenis Atölyesi 0505 580 00 25

ÜNİVERSİTELER

Ege Üniversitesi Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Özel İzmir Ekonomi Üniversitesi Özel Gediz Üniversitesi Özel İzmir Üniversitesi Özel Yaşar Üniversitesi Özel Şifa Üniversitesi

TİYATROLAR

Karşıyaka Oda Tiyatrosu İzmir Sanat Kulesi Sanat Merkezi Mavi Tiyatro Konak Sahnesi Bornova Sahnesi Ege Sanat Merkezi Hamle Tiyatrosu Tansaş Çocuk Tiyatrosu Pınar Çocuk Tiyatrosu Bostanlı Açık Hava Tiyatrosu

311 10 10 412 12 12 750 60 00 329 35 35 279 2525 355 00 00 246 49 49 411 50 00 308 00 00

369 64 87 368 22 39 445 00 71 483 50 35 343 04 33 381 64 06 484 44 70 484 48 28 463 15 15 362 61 61

RESTORAN VE CAFELER Red Dragon Servet’in Yeri Mc Donald’s Borga Çiğ Börek Filos Atölye Tat Karşıyaka Ocakbaşı Grano Pizzaria Doritali Pizzeria

483 00 79 362 51 51 444 62 62 330 24 12 362 48 84 336 30 60 330 14 44 330 72 62 502 12 32

TAKSİ DURAKLARI Atakent Bostanlı Birlik Bostanlı Köprü Mavişehir Etap Karşıyaka Merkez Umut Taksi Mavişehir Taksi

OTOBÜS ŞİRKETLERİ Ulusoy Turizm Kamil Koç Turizm Pamukkale Turizm Varan Turizm Metro Turizm

KÜLTÜR MERKEZLERİ

Karşıyaka Belediyesi Kültür Merkezi İzmir Sanat Kulesi Sanat Merkezi Bülent Ecevit Kültür Merkezi Atatürk Kültür Merkezi Sabancı Kültür Merkezi Alman Kültür Merkezi İZFAŞ Sanat Galerisi İtalyan Kültür Merkezi Fransız Kültür Merkezi Ziya Gökalp Kültür Merkezi

350 10 77 362 28 28 362 80 00 324 01 00 381 37 15 330 17 92 324 08 82

362 41 53 330 22 30 330 52 01 362 19 92 362 00 52

369 27 90 368 22 39 361 06 23 483 85 20 446 06 64 489 56 87 482 12 70 421 52 42 466 00 13 366 44 59

MAVİŞEHİR SİTE YÖNETİMLERİ 1. Etap Yönetim 2. Etap Yönetim Albatros Yönetim Soyak A Bölgesi Soyak B Bölgesi

Listede yer almak istiyorsanız lütfen 0(549) 323 30 31 numaralı telefonu arayınız veya

56 bilgi@mavisehirdergisi.com adresine iletişim bilgilerinizin bulunduğu e-posta gönderiniz.

324 10 12 324 10 14 324 25 26 324 60 93 324 55 70


Satılık

Alaçatı’da 8 odalı Butik Otel Toplam 640 m2 alan içinde 360 m2, 2 katlı, yüzme havuzlu, özel otoparklı, kaliteli inşaat ve mükemmeliyet ödüllü, ruhsatları eksiksiz turistik tesis. Diğer tüm detaylar için bilgi alabilirsiniz.

0(232) 330 0 500 www.jets.estate • 0(549) 501 8832


MAKROYAPI’dan Foça’da muhtesem proje... Foça taşından yapılmış Dublex ve Triplex lüks villalar, doğa ile başbaşa olmak isteyenleri davet ediyor.

Kişiye özel tasarım ve düzenleme Foça merkezde denize 600 m mesafede Merkezi anten sistemi Akıllı ev sistemi Alarm ve kamera sistemi İsteğe bağlı havuz dizaynı Otomatik panjur sistemi

Tasarım Ofisi: Tel : 0232 3298029 - 0232 329 9029 www.makroyapitasarim.com

Şömine Eşsiz Foça manzarası Isı pompası - soğutma ve ısıtma sistemi Özel tasarım lake mutfak ve banyolar Peyzaj düzeni - geniş bahçeler Ankastre mutfak seti (ocak, fırın, aspiratör, mikro dalga, bulaşık makinesi

Merkez: Tel: 0232 329 7900 (pbx 4 hat) Faks: 0232 833 3323 www.makroyapi.com.tr

www.focaterrace.com

MAVİŞEHİR DERGİSİ AĞUSTOS 2017  

Mavişehir Dergisi 5 yaşında, Düş Mucitleri Bilim Anaokulu'nda çocuklarınız emin ellerde, Karşıyaka'nın parkları yenileniyor, Jazz müziğinin...

MAVİŞEHİR DERGİSİ AĞUSTOS 2017  

Mavişehir Dergisi 5 yaşında, Düş Mucitleri Bilim Anaokulu'nda çocuklarınız emin ellerde, Karşıyaka'nın parkları yenileniyor, Jazz müziğinin...

Advertisement