Page 36

ayın konusu

matbaa&teknik

5 yıl önce yaşanan bu kaçış çoğunlukla konvansiyonel CTP’lere olmuştur. Bugünse tercihler daha doğru yapılmaktadır. Termal ve konvansiyonel CTP yakın sayılarla satışlarını sürdürebilmektedir. Kalıp tüketimlerinin de çok yakın olduğu kanısındayım. Yani %95’ler civarında termal+konvansiyonel kalıp kullanımı olduğunu düşünüyorum.

matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Ziya Çağrıcı: Benim kanım, İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde (buna birkaç şehri daha katabiliriz) hala ciddi bir pazar olduğu kanısındayım. Matbaacılığın daha az geliştiği diğer şehirlerde ise küçük de olsa, fason kalıp atölyeleri tarzı bir pazar olduğu düşüncesindeyim. Belki de olması gerekenin bu olduğunu düşündüğüm için böyle bir yorum yapıyorum. matbaa&teknik: Fason kalıp atölyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atölyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Ziya Çağrıcı: Fason kalıp atölyeleri elbette ki CTP pazarının daha yavaş büyümesinde bir etkisi var. Ancak bu da olmalı zaten. Herkesin CTP almasının şart olduğunu düşünenlerden değilim. Eğer kolay ulaşıp, doğru hizmet alabiliyorlarsa, kalıp tüketimi sınırlı olan matbaalar için çok doğru bir yatırım olduğu kanısında da değilim. Zaten müşteri adayları bu hesabı çok doğru yapıyorlar. Amortisman, işçilik, zaman kaybı hesaplarıyla dışardan aldıkları hizmetin kıyaslamasını yapıp ona göre karar veriyorlar. Bu konudaki bilinç için söyleyecek bir sözüm yok. Bugün sektörümüz işverenleri yatırım artı ve eksileri karşılaştırıp, çoğunlukla doğru kararlar veriyorlar. matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Ziya Çağrıcı: Teorik bilgilere sahip olmakla birlikte, benim bilgilerim, çoğunlukla gözle görüp, yaşadığım tecrübelere dayanmaktadır. Sattığımız termal CTP’lerde (kullanılabilir olmakla beraber), kimyasalsız kalıp kullanan herhangi bir müşterim olmamıştır. Bu sebeple kesin bir karşılaştırma yapamayacağım. Ancak, dünyada kabul gören bir sistemdir. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Ziya Çağrıcı: Çevresel atık konusunun etkisi ülkemizde henüz yeni yeni görülmektedir. Bir kere matbaalar atık arıtmasını araştırmaya başlamışlardır. Piyasadaki rekabet şartları kimyasalsız kalıba geçişi düşündürmekle birlikte, bu 34

geçişe pek imkan vermemektedir. Üreticiler karar konusunda zor bir virajdalar. Bizim gibi satıcıların yönlendiriciliğini talep ediyorlar. Ancak, piyasa şartları bizleri de fikir beyan etme konusunda çok zorluyor. İnsanların iş yapamayacağı bir doğru yatırım mı, yoksa çevreyi önemsemeyen iş yapabilecekleri bir yatırım mı? Bu cümleyi kurarken kullandığım ‘doğru’ kelimesi sadece, çevresel duyarlılıkla ilgilidir. Bu sorunun cevabını birkaç yıldır düşünüyorum ama, hala cevabı bulamadım. matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Ziya Çağrıcı: Ben filmin tümüyle biteceği kanısında değilim. Ancak, repro atölyelerinin yaşayabileceğini sanmıyorum. Film üreten firmaların sayısı sürekli düşmekte, üretim miktarları azalmaktadır. Bildiğimiz film üreten markaların çoğu üretimden çekilmiştir. Kalanlarının da çekileceğini, ancak Çin’de mutlaka bir süre daha üretilebileceğini sanıyorum. Filmden kalıba geçiş süreci ile ilgili yapılan tahminler konusunda da; 5 yıl önce dünya zaten büyük ölçüde geçmişti. Türkiye’de ise filmdeki hammadde fiyatlarının yükselmesi bu süreci hızlandırmıştır. Bugün artık repro atölyeleri sektörde yok sayılacak düzeylere gerilemiş ve/ veya fason kalıp atölyelerine dönüşmüştür. Pazardaki CTP satışlarında ise, hızlı bir şekilde violetten kaçış dönemi yaşanmıştır. Hatta bu öyle bir panikle yapılmıştır ki, branşı gereği violet CTP kullanması daha doğru olan firmalar bile sistemlerini değiştirmişlerdir. Son 5 yılda çok az sayıda violet CTP satılmıştır. Yaklaşık

matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Ziya Çağrıcı: Biz Mitra olarak Wide ve Eastcom firmalarının film çıkışlarını satıyoruz. Wide firmasının 1320x2050 mm ölçüsünde film basabilen sistemiyle ilgili bir pazar olduğunu gördük. Ve bu sistemden Türkiye’de 3 tane çalışmaktadır. 45X64 ve 64x90 ölçüleri için de Eastcom firmasının mümessilliğini yapıyoruz. Ancak, bugün sistemler kullanıcılar tarafından pahalı bulunuyor. Çünkü piyasada çok sayıda ikinci el makine mevcut. Her ne kadar bunlarda artık çok sık sorunlar yaşanıyor olsa da, yatırım gücü sınırlı firmalar tarafından tercih ediliyor. CTP olarak da Cron CTP’lerin satışını yapıyoruz. İlk makinemizi 2009 yılında kurduk. Son 2 yıldaki satış grafimiz ise çok iyi. Ağustos ayı itibariyle yurt çapında çalışan makine sayımız 45 olacak. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Manisa, Denizli, Konya ve Urfa’da makinelerimiz çalışmaktadır. Bunların 10 tanesi termal, 35 tanesi ise konvansiyoneldir. Cron, en küçük kasaba matbaasından, çok büyük ambalaj tesislerine ve gazete matbaalarına kadar geniş bir yelpazeye cevap verebilen CTP sistemleri üretmektedir. Dünyanın belli başlı büyük üreticilerinden biridir. Sadece Cron’da kullanılan çok sayıda patente sahiptir. Kapasite artımı ve makine boyutundan dolayı sistem değiştiren müşterilerimiz yine Cron’u tercih ederek hem makinemize, hem de bize olan güvenlerini göstermişlerdir. Bu müşterilerimizden boşa çıkan makinelerimiz de, anında müşteri bulmuştur. Bunda Cron’un kalitesi ve çalışma prensibiyle tercih edilen bir sistem olmasının yanında, Mitra’nın müşteriye güven veren bir servise sahip olmasının da payı büyüktür. Firma olarak, müşteriyi satış kaygısı taşımadan bilgilendirmeyi esas alıyoruz. Yatırım düşünmeyen kişileri, yatırım yapmaları konusunda ikna etmeye çalışmıyoruz. Biz yatırıma karar vermiş kişi veya kurumlara sistemlerimizi ve firmamızı anlatıp, fiyat, kalite, verimlilik ve servis hizmeti açısından değerlendirmeler yapmasını sağlıyoruz. Mutlu müşteri, en değerli müşteridir. Çünkü mutlu müşteri yeni müşteriler kazanmamızı sağlar. Bu nedenle biz makineyi sattıktan sonra da müşterilerimizin yanındayız. Geri dönüşler de bizi mutlu ediyor.

Matbaa Teknik Ağustos'13  

matbaa-agustos13

Advertisement