Page 1


aktüel editör

matbaa&teknik

Korkunç Eylül Geliyor! Ramazan Bayramınızı Tebrik Ederim. … Muhtemelen tatildesiniz, şu aralar. Ramazan Bayramını bir haftacık uzatmak iyidir, sıcak günlerin son demlerini de değerlendirmek lazım -ki ayrıca önümüzdeki aylarda bolca enerjiye de ihtiyaç var. Niçin diye soran varsa: … 12 – 15 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da Ambalaj Fuarı var. matbaa&teknik® standında Eylül sayımız ile yer alacağız. Bitti mi hayır! …

Akif Tatlısu akif.tatlisu@img.com.tr

Hemen dokuz gün sonra 24 – 27 Eylül tarihleri arasında Brüksel Expo’da Labelexpo Avrupa var. Etiket dünyasının bu yegâne etkinliğinin bize en yakın edisyonu olan Avrupa, 2011’den sonra bu yıl tekrar sahne alacak. Derginiz matbaa&teknik®, bu yıl dördüncü kez Labelexpo Avrupa’nın basın partneri. Bu ay ve önümüzdeki ay Labelexpo’da bulabileceğiniz yeniliklere ilişkin detayları toparlayacağız. Eylül sonunda Brüksel’de toparlayacağımız bilgileri de Kasım sayımızda bulacaksınız. Ancak gözden kaçıranlar var ise Temmuz sayısında 42, 43, 44 ve 45. sayfalarda Xeikon; 110, 112 ve 114. sayfalardaki diğer Labelexpo haberlerine tekrar göz atabilirsiniz. … 3 – 5 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da Fespa Avrasya var. Fespa’nın Türkiye gelişi zaten şenlikli. Bir de şimdiden %70’i doldurulan fuar alanı göz önüne getirildiğinde şimdiden kapsamı hakkında karar vermek mümkün. Kasım sayımızda ayrıca Fespa Avrasya’dan toparlayacaklarımızı bulacaksınız. … Bu arada Kasım ayında bir de 2014’ü planlayacağız ki o da hiç kolay bir yıl olmayacak. Biliyorum birçok kişi programından çıkardı ancak Londra’da yapılacak Ipex 2014’te matbaa&teknik®, 1998’den bu yana olduğu gibi yine yer alacak. 2014’de tıpkı 1998’deki gibi standımız da olacak. Bu her şeyden önce dergimizin geçmişine bağlılığının bir göstergesi olacak ve sonra da İngiltere’de yeni iş imkanları arayacağız. Zaten ihracata yönelik çalışan ya da çalışmaya niyetli tüm matbaacıların da orada olması gerektiği gerçeğinin altı çizip duruyorum, yine çizeceğim. Baskının Gücünü Keşfet! Teması ile düzenlenecek olan Ipex 2014, 24 – 29 Mart 2014 tarihleri arasında yapılacak. … Ramazan’ı seviyorum. Yılın bir ayını oruçlu geçirmek çok keyifli ve ayrıca sağlıklı da. Bir de Ramazan hemen herkesi uhrevi bir hava içine sokuyor. Bir de İslamiyetten fersahlarca uzak TV kanalları, gazeteler ve benzeri medya ve diğer kuruluşların cirosal kaygılarla Ramazan özel program ve kampanyaları yapmaları da beni şaşırtıyor. Ben uhrevi tarafı ile ilgileniyorum ama bununla beraber Ramazan’ın bir de ticari tarafı var. İnanmayan Eminönü esnafına sorsun. Olmadı AVM’lere ve restoranlara sorun. Ramazan menülerinden nasıl kâr ettiklerini anlatsınlar. … Ramazan “yanmak” demektir. Ramazan ayı boyunca emredilenleri yerine getirerek tüm günahlarını yakıp yok edenler için de Ramazan Bayramı var. Bayramı açlıktan kurtulmak sanırdım, çoçukken meğerse günahlardan kurtulmanın bayramı imiş. Şeker ve baklava bayramı da değil. Bayramın da bayramdan sonraki günlerin de herkes için iyilikler ve bol kazançlar getirmesi dileğiyle ve… Saygılarımla

2


jenerik

matbaa&teknik

GRUP BAŞKANI: H. FERRUH IŞIK

İLETİŞİM MAGAZİN GAZETECİLİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. adına İMTİYAZ SAHİBİ Mehmet SÖZTUTAN GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ahmet.kizil@img.com.tr Ahmet KIZIL SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ YUSUF OKÇU yusuf.okcu@img.com.tr EDİTÖR Anıl ANALAN anil.analan@img.com.tr GRAFİK TASARIM İpek ERDOĞAN ipek.erdogan@img.com.tr SANAT YÖNETMENİ&BASKI SORUMLUSU

İsmail GÜRBÜZ ismail.gurbuz@img.com.tr REKLAM MÜDÜRÜ M.Akif TATLISU akif.tatlisu@img.com.tr FOREIGN RELATIONSHIP MANAGER M.Akif TATLISU akif.tatlisu@img.com.tr KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ Ebru PEKEL ebru.pekel@img.com.tr MUHASEBE MÜDÜRÜ Mustafa AKTAŞ mustafa.aktas@img.com.tr ABONE/SUBSCRIPTION İsmail ÖZÇELİK ismail.ozcelik@img.com.tr CTP - BASKI İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL Tel: 0212 454 30 00 ADRES/HEAD OFFICE 29 Ekim Cad. No: 23 34197 Yenibosna / ‹stanbul / Turkey Tel: +90.212 454 25 00 Faks: +90.212 454 25 98 www.matbaateknik.com.tr matbaa&teknik® dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. matbaa&teknik® Dergisi’nin bütün yayın hakları İletişim Magazin Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan matbaa&teknik® Dergisi ayda bir yayınlanır. matbaa&teknik® İletişim Magazin Gazetecilik Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin tescilli markasıdır. Articles and news may be reproduced by stating matbaa&teknik® as the source. matbaa&teknik® is published monthly. Advertisements’ responsibilities published in our magazine pertain to advertisers.


aktüel editör

matbaa&teknik

Scary September On The Way! I wish you a happy Eid al-Fitr for all Muslim friends. … You are probably on holiday nowadays. It is good to prolong Eid al-Fitr for a week more and take advantage of last hot days, besides for the forthcoming months there is a need for much energy. For the ones who ask why: … There will be (Ambalaj Fuarı) Packaging Eurasia Exhibition between 12 and 15 September in Istanbul. We will be there in matbaa&teknik® booth with our September issue. Is it over, no! …

Akif Tatlısu akif.tatlisu@img.com.tr

Right after nine days, between 24 and 27 September, Labelexpo Europe will be held in Brussels Expo. This unique activity of Label world in Europe, which is the closest edition to us, will be organized again this year after the 2011 edition. Your magazine matbaa&teknik® is the media partner of Labelexpo Europe this year for the fourth time. This month and the next month, we will collect all the details concerning the innovation you can find in Labelexpo. You will find the information we will collect in Brussels at the end of September in our November issue. However, the ones who missed can recheck the July issue’s 42, 43, 44 and 45. pages for Xeikon; and 110, 112 and 114. pages for the other Labelexpo news. … Fespa Eurasia will take place between 3 and 5 October in Istanbul. It is already a joy that Fespa comes to Turkey. Imagining the 70% filled exhibition ground, it is possible to decide about the scope of it from now. In our November issue, you will also find what we have collected from Fespa Eurasia. … By the way, we will plan the year 2014 in November which will not be an easy year. I am aware that many people removed it from their programs but matbaa&teknik® will be ready at Ipex 2014 in London as it has been since 1998. We will have a booth just like we had in 1998. Apart from everything, this will be the sign of our magazine that it clings to its past and then we will look for new business opportunities in England. I have already been underlining the needed existence of all the printers who export or want to export, I will underline again. Ipex 2014, which will be organized with the “Discover the power of print!” motto, will take place between 24 and 29 March 2014 in London ExCel. … I love Ramadan. It is really enjoyable to pass a month of the year fasting, it is healthy as well. Besides, Ramadan puts almost everyone into an ethereal atmosphere. Moreover, it surprises me how TV channels, newspapers and media and constitutions alike, which are really far from Islam, organize programs and campaign special for Ramadan with commercial concern. I am into the ethereal side but along with this Ramadan has a commercial side. The ones who don’t believe may ask Eminönü tradesmen. If not, you may ask shopping malls and restaurants. So that they tell you how much they profit from Ramadan menus. … Ramadan means “to burn”. There is Eid al-Fitr for the ones who burn all their sins by fulfilling the commands of Allah. When I was a kid, I used to think that Eid al-Fitr meant to escape from hunger, but in fact it meant to escape from sins and reach the feast. It is neither the feast of candy and baklawa. I wish Eid al-Fitr and the days after Eid al-Fitr brings goodness and wealth for everyone and… Kind Regards

4


içindekiler

Baskı Öncesinde Standart Sağlanmadan Kalite Beklenemez

Anahtar Faktör: Kullanılan Kalıp Sayısı

8

Kalite, Çözüm Bulunabilmesidir

22

18

En Doğru Kalıp Teknolojisi

26

reklam indeksi AKTİF...................................................75 ARAS GRUP.........................................25 ARGES.................................................27 BAK-ON.........................................67, 69 BATI KAUÇUK.....................................65 BUDAK KAĞIT.....................................47 CANPAŞ....................................100, 101 DERELİ GRAPHIC......................35, 57, 59 ERAYSAN........................................Ö.K.İ ESEN GROUP.......................................13 FERROSTAAL.......................................19 FESPA EURASIA......................... A.K.İ, 87

FEZA....................................................73 FOTOLIA..............................................83 FUJİFİLM TR.........................................41 GRENSAN......................................37, 39 HEIDELBERG....................................9, 11 LABELEXPO EUROPE.......................... A.K MAT KAĞIT.........................................45 MATSET...............................................43 MİTRA.....................................Ö.K, 5, 33 MSM.................................. 3, 61, 85, 95 NOVA BASKI.......................................49 ÖZEN METAL.......................................55

PASİFİK................................................31 PRINTER OFSET....................................15 PRINTWATER.......................................77 RICOH TR............................................23 SUNCHEMICAL....................................21 TESA BANT..........................................29 TOLGAHAN.........................................53 ULTRA.................................................51 UPM......................................................1 XEROX.................................................17


index

Teknoloji Değil Operatör ve Üretici Önemli

Teknoloji Seçimi Çevre Yaptırımlarına Bağlı

32

36

CtP’de Yeni Döneme Giriyoruz

Her Müşteri İçin Farklı Bir Çözüm

40

44

Bu Film Bitmez

Baskı Kalitesini Etkileyen Daha Önemli Faktörler Var

48

52

ayın konusu 56

12

Doğru Karar İçin Önce İhtiyaçları Tespit Etmeli

aktüel 62

Kohei Yatsumoto: “Kur Farkı Sorun Değil”

Gökhan Açılan: “Sektörümüzdeki işletmelerin yapmış olduğu en önemli hatalardan birisi, kullanacakları sistemi sarf malzeme fiyatı ile değerlendirmeleridir. Bence burada ürün fiyatından ziyade, müşterinin ihtiyaçları ön planda olmalıdır.”

Ryobi Uluslar arası Satış Müdürü Kohei Yatsumoto, “Kur farkının çok büyük bir etkisi olsa bile bunun satışlarımızda bir soruna yol açacağını düşünmüyorum” dedi.

print and publishing

print buyer

Best Newspaper CtP Solution: Violet With FFEI Andy Cook: “We preferred to be the best in violet technology because of its low cost, high speed and low operating cost. We do not offer thermal technology.”

92

Esko’nun Masaları ile Bir Türk Başarısı Selçuk Kırmızıgül: “Birçok farklı üniversitenin Tasarım ve Mimarlık bölümlerinin bulunduğu Taksim Meydanı’ndayız ve hali hazırda proje posterlerini bastığımız öğrencilere proje modellerinde yardımcı olmayı planlıyoruz.”


ayın konusu

matbaa&teknik

Baskı Öncesinde Standart Sağlanmadan Kalite Beklenemez Heidelberg Türkiye Baskı Öncesi ve Prinect Yazılımları Ürün Müdürü Onat Adıyaman: “Nihai ürünün kalitesi sadece CtP’ye değil aynı zamanda kalıba da bağlıdır. Bunun dışında baskı ayağında da kesinlikle pek çok faktör mevcut. Ancak baskı öncesinde standart sağlayamayan firmaların nihai baskı ürününde kalite beklemesi doğru olmayacaktır.”

matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Onat Adıyaman: Termal sistemler daha önce keşfedilen uygulama olmasına rağmen stabillik, çevre duyarlılıkları ve saklama koşullarındaki avantajları nedeniyle ülkemiz matbaacılık pazarında bir hayli öne çıkmıştır. Ancak 8

hızı

ve

baskıdaki

dayanıklılığı

nedeniyle viyolet sistemi halen gazetelerin vazgeçilmezi durumdadır. Değişik dünya pazarlarında (Hindistan v.b.) yer yer viyolet sisteminin hakim olduğu görülmektedir. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Onat Adıyaman: Teknolojinin kaliteye etkisi bence çok önemlidir. Özellikle termal sistemlerde ve konvansiyonel CtP’lerde diyot sisteminin

üretim prosesi ve kalitesi baskı sonucunda görülebilir farklılıklara neden olmaktadır matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Onat Adıyaman: Nihai ürünün kalitesi sadece CtP’ye değil aynı zamanda kalıba da bağlıdır.


ayın konusu

Bunun dışında baskı ayağında da kesinlikle pek çok faktör mevcut. Ancak baskı öncesinde standart sağlayamayan firmaların nihai baskı ürününde kalite beklemesi doğru olmayacaktır. matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Onat Adıyaman: Bu sorudan şase yardımıyla pozlanan ve CtP sistemler arasındaki farkı anlıyorum. Zannediyorum bu son iki yıla bakıldığında daha doğru tespitler yapmak mümkün olur. İki yıl zarfında pazar neredeyse çoğunlukla repro hizmetleri ya da üretim içindeki CtP cihazına dönmüştür. Ancak yine de konvansiyonel sistemde kullanılan kalıbın kalitesizliği büyük oranda hissedilmeyebilir. CtP de kullanılan kalıbın kaliteli olması şarttır. Genelde böyle olmadığı düşünülse de firmaların yıl sonu mali analizinde bunun tespiti çok kolay olacaktır. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Onat Adıyaman: Türkiye’de CtP pazarı bize göre büyüyerek devam edecektir. Repro merkezlerinin artışı an itibariyle CtP pazarını büyüme hızını olumsuz yönde etkiler gibi görünüyor. Bu durumda 20-30 matbaanın tek bir CtP ile yoluna devam ettği düşünülebilir. Ancak yine de repro firmaları gelecekte termal sistemlere 10

matbaa&teknik

yönelerek ciddi bir pazar olacaktır. Matbaa sektöründeki genel tirajların çok düşmesi matbaaları CtP sahibi olma yoluna itmektedir. Çünkü dışarıdan temin edilecek kalıbın acil olması ya da baskı esnasında bir kalıbın bozulması telafi edilemeyen zaman kayıplarına neden olmaktadır. matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Onat Adıyaman: Geleceğin tamamiyle bu konu üzerine olacağını düşünüyorum. Banyo makinası maliyetlerinden kurtulmak, üretimde stabilliği değiştirecek bir verinin üretim dışında olması çok önemli. Renk yönetim sistemlerinde en önemli unsur olan değişkenliklerden kurtulmak yolunda önemli adım. Bu arada devletin çevre ile ilgili 5 yıl önce aldığı kararları uygulamakta kararlı olduğunu görüyoruz. Ancak kimyasal arıtmayla ilgili yeterli altyapısı bulunmayan ülkemizde ilgili yönetmelikler hedef göstermekte ancak çözüm gösterememektedir. Bunların sonucunda henüz oturmamış kimyasalsız kalıp fiyatlarına rağmen zorundalık nedeniyle yakın gelecekte daha yoğun uygulamalar göreceğimizi düşünüyorum. Termal kalıpta prosessiz ( banyo makinasız) çözümler artık viyolet sistemlerde de mevcut durumda. Bu durum dolayısı ile gazeteleri de ilgilendiren bir konu haline geldi. matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş

yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Onat Adıyaman: Film sistemi çok kısa zamanda son bulacaktır. Görüşmelerimizde üretici firmaların bu konuda isteksiz oldukları ve paralel tüketimdeki tekstil sektörü için ağırlıklı üretimle bir arada olduğu için devam edildiği bilgisi tarafımıza ulaştırmaktadır. Matbaacılık sektöründe film ile kalıp üretiminde günümüzde daha çok Anadolu tüketim hacminde söz sahibidir. matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Onat Adıyaman: Firmamızda baskı öncesi termal sistemlerde Suprasetter ve Konvansiyonel CtP’de Suprasetter UV ürünlerimiz mevcuttur. Ürünlerimizin kullanıcılara sunduğu farklılıklarıyla ciddi katma değerleri mevcuttur. Üretimin ve montajın tamamı Almanya’da yapılan ürünlerimiz gelecek analizleri yapılarak üretilmiştir. Garanti şartları sektörün ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirerek 1+6 olarak verilebilmektedir. Malzeme kısmında zaten baskı öncesinde termal, konvansiyonel ve viyolet kalıp ve kimyasallarında yılardır sektörde ciddi pazar payına sahibiz. Heidelberg Türkiye olarak firmaların bizi seçmesini sağlayan en büyük ve en önemli özelliğimiz konumuz olan baskı öncesinde baştan sona tüm makine, ekipman ve malzemeleri tek kaynaktan sunabiliyor olmamızdır.


ayın konusu

matbaa&teknik

Gazeteler İçin En Doğru Seçim : Violet Best Newspaper CtP Solution: Violet With FFEI Andy Cook: “Düşük maliyeti, yüksek hızı ve düşük işletim maliyetleri dolayısıyla violet teknolojisinde en iyisi olmayı tercih ettik. Termal teknoloji sunmuyoruz.”

Andy Cook: “We preferred to be the best in violet technology because of its low cost, high speed and low operating cost. We do not offer thermal technology.” Commencing with the foundation of Crossfield in 1947 FFEI has signature under many innovations in pre-press. Having joined FujiFilm in 1997 the company has been offering the legendary violet CtPs since 1999. Losing its head quarter due to an explosion during Buncefield fire incident in 2005 the company came back as FFEI Ltd. in 2006. We asked Andy Cook, Executive Manager and Alinte Responsible Manager of the company which today conducts studies about Alinte newspaper CtP devices, in respect of his views and perspective concerning CtP market under the light of his past experiences about CtP:

1947’de Crossfield’in kurulması ile başlayan FFEI, bugüne kadar ofset baskı öncesinde pek çok yeniliğe imza attı.1997’de FujiFilm’e katılan şirket efsane violet CtP’leri 1999’dan itibaren pazara sundu. 2005 yılındaki Buncefield yangınında infilak eden merkez binasını kaybeden şirket, 2006 yılında FFEI Ltd. olarak geri döndü. Bugün Alinte gazete CtP cihazları konusunda çalışmalarını yürüten şirketin İdari Müdürü ve Alinte’den sorumlu Müdürü olan Andy Cook’a CtP konusundaki geçmişinin getirdiği tecrübeler ışığında CtP pazarı hakkındaki görüşlerini ve perspektifini, sorduk: matbaa&teknik: FFEI ne kadar zamandır CTP işinde ve yaklaşımı ne oldu? Andy Cook: İlginç bir soru çünkü Crosfield, gazete piyasasına yönelik Datrax kalıp pozlayıcılarını 80’lerin sonuna doğru piyasaya sürdü. Bu lazer aşındırma sistemi, görüntüyü bir baskı kalıbına aktarmak için bir laser mask film kullanıyordu ve dünya çapında 50’den fazla son 12

derece başarılı kurulumu oldu. 90’ların ortalarında yine gazete piyasası için flatbed CTP makinesi olan 650CTP’i çıkardık. Ticari piyasaya yönelik ilk CTP makinemiz 8 sayfa format makinesi olan Celix 8200CTP olarak drupa 1995’de görücüye çıktı. Ama işletim masrafları ve bakım gereklilikleri dolayısıyla çok başarılı olamadı. Bizim için CTP işi gerçekten ancak drupa 2000’de başladı. O drupa’da YAG lazere dayanan Luxel 9600’i tanıttık, daha sonra Ipex 2002’de Violet’e geçtik ve ürün aralığını genişlettik. 2000’den bu yana dünyanın dört bir yanına 4000’den fazla makine gönderdik. Son yıllardaki yaklaşımımız ise a düşük maliyetli görüntü kalitesi ve verimliliğe odaklanmak oldu. FFEI, fiyatı uygun olan bir cihazdan bu derece kaliteli bir ürün çıkması dolayısıyla dünyada violet CTP piyasasında bir numara. Bunun büyük çoğunluğu 2011’de Queens Yenilik Ödüllerini kazanan eşsiz kalıplanmış dramımızdan kaynaklanıyor. Söz konusu teknoloji termal olarak çok kararlı, dolayısıyla yüksek

matbaa&teknik: How long has FFEI been in CTP and what has its approach been? Andy Cook: Interesting question because Crosfield introduced the Datrax Platesetter for the newspaper market in the late 80’s. This was a laser ablation system using a laser mask film to transfer the image on to a printing plate – it was quite successful with over 50 installations worldwide. In the mid 90’s we introduced the 650CTP which was a flatbed CTP machine also for the newspaper market. Our first CTP machine for the Commercial Print market came at DRUPA 1995 in the form of the Celix 8200CTP which was an 8 page format machine. This had limited success due to running costs and maintenance requirements. The CTP business for us really started to become main stream at DRUPA 2000 where we launched the Luxel 9600 based on a YAG laser and then we moved to Violet at IPEX 2002 and broadened the product range. We have shipped around 4000 machines since 2000. Our approach in recent years has been to concentrate on high image quality & productivity at a low cost. FFEI holds the number 1 position in the Violet CTP market worldwide


ayın konusu

hassasiyette görüntülemede de çok ideal. Ayrıca maliyeti çok düşük ve çevre dostu. matbaa&teknik: FFEI’nin CTP cihazları belirli piyasaları mı hedefliyor? (genel ticari, gazete, ambalaj vs.) Andy Cook: Ana hedefimiz ticari matbaacılar ve gazetelerdi ve 4000 kurulumun çoğunluğu da onlardan geldi. Geçtiğimiz yıllarda etiket matbaacıları ve ambalaj matbaacıları da makine satın aldılar ama aslında hiçbir zaman ana hedefimiz onlar olmamıştı. matbaa&teknik: Girmek istediğiniz piyasalar var mı? Andy Cook: FFEI CTP yükselen piyasalarda özellikle çok başarılı oldu ve son 5 sene Çin ve Hindistan’da ciddi bir başarı kazandı. Evet artık bu piyasalar yükselen piyasalar sayılmaz ama ilk yıllarda bu kadar geniş bir taban kurmuş olmamız büyümemize yardımcı oldu. matbaa&teknik: FFEI’nin CTP aralığı stratejisi nedir? Andy Cook: Üç başlık altında anlatayım: Birincisi boyutlar ki 8-sayfa, 4-sayfa ve gazete piyasalarını kapsıyoruz. İkinci başlık hız: Gazete makinelerimiz yüksek hızdayken saatte 120 geniş format kalıp hızında çalışabiliyorlar. Ticari kalitede makineler saatte 70 kalıpla çalışabiliyor. Ve üçüncü olarak kalıp teknolojisi: Düşük maliyeti, yüksek hızı ve düşük işletim maliyetleri dolayısıyla violet teknolojisinde en iyisi olmayı tercih ettik. Termal teknoloji sunmuyoruz. matbaa&teknik: CTP teknolojileri ve değişen kalıp teknolojileri arasındaki ilişkiyi tanımlayabilir misiniz? Kalıp üreticileriyle nasıl bir ilişkiniz var? Andy Cook: Bu, her türlü CTP ekipman üreticisi için temel bir sorun çünkü kalıp teknolojisi hakkında detaylı bilgiye sahip olmazsanız dezavantajlı konumda oluyorsunuz. Belki biliyorsunuzdur, violet CTP geliştirme projeleri sırasında FUJIFILM’e aittik, dolayısıyla kalıpların 14

matbaa&teknik

due to this unique combination of outstanding image quality from a machine that is cheaper to buy & maintain that of any similar Thermal offering. A lot of this comes from our unique molded drum which won the Queens Award for Innovation in 2011. That technology is incredibly stable thermally, so ideal for high precision imaging, while being very low cost and environmentally friendly. matbaa&teknik: Have FFEI’s CTP devices been aimed at particular markets? (general commercial, newspaper, packaging, etc.) Andy Cook: Our primary target was Commercial Printers and Newspapers and this has made up the majority for the 4000 installations. In recent years we have seen label printers and Packaging printers purchase machines, but this has never been our main focus. matbaa&teknik: Are there markets you want to get into? Andy Cook: FFEI CTP has been particularly successful in the emerging growth markets with notable success in China & India over the past 5 years. It’s true to say that neither of theses markets can be considered emerging any more, but having established such large installation bases in the early years has helped us continue to grow. matbaa&teknik: What’s FFEI’s CTP range strategy? Andy Cook: I can talk about three step. First step is sizes; We cover the 8-Page, 4-Page and Newspaper markets. Second one is speeds; Our Newspaper machines run to 120 large format plates/hr while our high speed Commercial quality machine runs up to 70 plates/hr. and third one is plate technologies; We chose to be the best in Violet technology because of its low costs, high speed and low running cost characteristics. We do not offer Thermal technology.

matbaa&teknik: Can you describe the relationship between CTP technologies and changing plate technologies? What sort of relationships to you have with plate manufacturers? Andy Cook: This is a fundamental issue for any CTP equipment manufacturer because without detailed knowledge of the plate technology you are at an immediate disadvantage. As you may know we were owned by FUJIFILM during the Violet CTP development projects and so we got to understand the core technologies behind the plates. Since the MBO in 2006 we have worked closely with all of the large plate manufacturers around the world to ensure compatibility. In 2002 we predicted that there would be chemistry free violet plate technology within a few years and this came true by 2005. The Chem free violet plate has become very mainstream because of its economic advantages and improved sharp imaging quality. matbaa&teknik: How have changes in plates led to changes in FFEI’s CTP systems? Andy Cook: The plate technology tends to go hand in hand with the engines so we adapt the laser power and optics requirements as new plates become available, however the changes have tended to be incremental rather than foundational. matbaa&teknik: CTP was seen as dramatically shortening prepress times and eliminating plate chemistry; where are the next time/cost savings to be made? Andy Cook: We believe the big savings are now in workflow and how customers manage the flow of jobs from order to fulfillment. The cost savings from the CTP engine have largely been made over the past 10 years. Obviously running costs continue to drop for violet imaging as the lasers get more & more reliable and their life gets extended. We give 5 years warranty on Violet lasers and very rarely see returns. Compared to thermal or UV where laser changes are a much more regular & expensive requirement. matbaa&teknik: 15 years ago, trade press was full of CTP stories and there were dozens of suppliers. Is CTP now mainstream and the market settled down? Andy Cook: Yes definitely. Our customers are very knowledgeable and experienced in CTP, so it’s very much mainstream. We very often see customers buy 2nd & 3rd machines these days rather than new customers entering the CTP world.


ayın konusu

matbaa&teknik

arkasındaki temel teknolojileri anlama imkanımız oldu. 2006’daki MBO’dan bu yana dünyanın dört bir yanındaki tüm geniş kalıp üreticileriyle yakından çalıştık ve uyumluluğu temin ettik. 2002 yılında birkaç sene içinde kimyasalsız violet kalıp teknolojisi olacağı tahmininde bulunduk ve 2005 yılında gerçekten de böyle oldu. Kimyasalsız violet kalıp, ekonomik avantajları ve ileri keskinlikteki görüntü kalitesiyle son derece yaygın hale geldi. matbaa&teknik: Kalıplardaki değişiklikler nasıl FFEI’nin CTP sistemlerinde değişikliğe yol açtı? Andy Cook: Kalıp teknolojisi makinelerle çok yakın bir gelişim gösteriyor, dolayısıyla yeni kalıplar çıktıkça lazer gücü ve optik gerekliliklerine adapte oluyoruz ama değişiklikler çok ciddi olmuyor, genelde ufak biriken değişiklikler şeklinde oluyor. matbaa&teknik: CTP’nin baskı öncesi sürelerini ciddi şekilde düşürdüğü ve kalıp kimyasallarına duyulan gerekliliği ortadan kaldırıldığı görüldü; bir sonraki maliyet tasarrufu hangi alanda yapılabilir? Andy Cook: Şu anda iş akışında ve müşterilerin siparişten işin teslimatına kadar olan süreçte işleri yönetme şeklinde ciddi tasarruflar olduğuna inanıyoruz. CTP makinesinin maliyet tasarrufu genel olarak son 10 yılda sağlandı. Tabi ki lazerler daha güvenilir hale geldikçe ve ömürleri daha da uzadıkça violet görüntüleme işletim maliyetleri düşmeye devam ediyor. Violet lazerlerde 5 yıl garanti veriyoruz ve çok az iade oluyor. Lazer değişimlerinin çok daha düzenli ve pahalı olduğu termal ya da UV ile karşılaştırınca son derece avantajlı. matbaa&teknik: 15 yıl önce etrafta birçok CTP hikayesi ve birçok da tedarikçi vardı. Sizce artık şimdi CTP ana seçenek ve piyasa da sakinleşti diyebilir miyiz? Andy Cook: Evet kesinlikle. Müşterilerimiz CTP konusunda çok bilgili ve deneyimli, dolayısıyla artık ana seçenek haline geldi diyebiliriz. Bugünlerde CTP dünyasına yeni giren müşterilerden ziyade 2. ya da 3. makinesini alan müşteriler görüyoruz. matbaa&teknik: FFEI, Hindistan ve Uzakdoğu gibi yükselen piyasalarda CTP ile ciddi bir başarı elde etti. Sizce bunun sebepleri nedir? Bunlar ne dereceye kadar FFEI’nin teknolojisiyle ilgilidir? Andy Cook: Bunlar genel olarak teknolojimiz ve üretim mükemmeliyetimizle ilgili. Kalıplanmış dram teknolojimiz makine maliyetlerimizde bize makine maliyetleri ve görüntü kalitesi açısından ciddi avantaj sağlıyor ve daha önce de dediğim gibi violet lazerlerimiz o kadar güvenilir ve düşük maliyetli ki muhteşem bir kombinasyon sunuyorlar. Bu teknolojiler ve tramlama ve renk alanındaki teknoloji gelişme geçmişiz olmadan tüm bu 16

matbaa&teknik: FFEI has had extremely good success with CTP in emerging markets, like India and the Far East. What do you see as the reasons for that? To what extent are they related to FFEI’s technology? Andy Cook: They are much-related to our technology and manufacturing excellence. Our molded drum technology gives us a huge advantage in our machine costs and image quality and as mentioned our violet lasers are so reliable and low cost it makes for a tremendous combination. Without these technologies and our history of technology development in screening & colour we would never have been able to develop a machine so perfectly suited to these price sensitive and quality aware markets. Andy Cook ihtiyaçları bu kadar iyi karşılayan bir makine üretmemiz mümkün olmazdı. matbaa&teknik: Günümüzün matbaacıları CTP’de ne arıyor? Son 5-10 yılda neler değişti? Andy Cook: Günümüzün matbaacıları kolayca çalışabilen ve minimum sorun ve minimum maliyetle sürekli katkı sağlayan bir ürün arıyorlar. 10 yıl önce insanlar ara sıra çıkan sorunlara ve bakım maliyetlerine tahammül edebiliyorlardı ama artık bu tamamen imkansız. matbaa&teknik: CTP’de başarılmak istenen birşey var mı? Matbaacıların ve tedarikçilerin sürekli peşinde koştuğu? Eğer varsa, FFEI bu konuda ne gibi adımlar attı? Andy Cook: Bu konuda birçok farklı görüş var. İnkjet kalıplar, geleneksel kalıp görüntüleme gibi sistemlerin hepsinin maliyetleri düşürme potansiyeli var ama gerçekte bu maliyet indirimi karşılığında verimlilik ya da süre ya da dayanıklılıkta hep bir ödün oluyor. Sonuç olarak matbaacının para kazanmak için ne seviyede hıza, maliyete ya da kaliteye ihtiyaç duyduğuna karar vermesi gerekiyor. matbaa&teknik: FFEI’nin sadece CTP ve grafik sanatlarında değil yaşam bilimleri alanında da ciddi bir yenilik şöhreti var. Şirketin başarısında hangi sinerjiler rol oynuyor? Andy Cook: FFEI ürünlerinde yenilik mükemmeliyeti sağlamaya çalışıyor. Yeniliğin her zaman kompleks ve pahalı olmasına gerek yoktur. Bizim dünyamızda yenilik, ürün güvenilirliği ve ürün maliyetinde mükemmeliyet sağlamak anlamına gelir. Müşteri problemlerine değişik bir yönden bakıp bunları akılcı şekillerde çözmeye çalışıyoruz. Yaşam bilimleri işimiz renkli tarayıcılarla olan deneyimimizden doğdu. Hatta şu anda en hızlı büyüyen alanlarımızdan birisi ve bu ay 3. Queens yenilik ödülüne hak kazandık.

matbaa&teknik: What are today’s printers looking for in CTP? How has this changed in the last 5, 10 years? Andy Cook: Today’s printer is looking for a product that ‘works out of the box’ and keeps running like a work horse with minimum trouble or running costs. 10 years ago people could put up with occasional running issues and maintenance cost, but that is totally unacceptable these days. matbaa&teknik: Is there a “Holy Grail” in CTP? Something that printers and suppliers have been trying to achieve over the years? If so, what steps has FFEI already taken towards it? Andy Cook: There are many views on this subject. Inkjet plates, conventional plate imaging etc. all offer the potential of reducing costs, but the reality is always about the compromises they bring whether in the productivity or run length durability of the imaging speed. Ultimately the printer needs to decide what levels of Speed, Quality & Cost they need to make money. matbaa&teknik: FFEI has a strong reputation for innovation – not only in CTP and the graphic arts, but also in Life Science. What synergies (or company ethos), if any, exist that contribute to the company’s success? Andy Cook: FFEI strives for innovative excellence in its products. Innovation doesn’t always mean complex and expensive. In our world innovation means smart ways to achieve excellence in product reliability and product cost. We try to look at customer problems differently and find clever way to address them. We never find a solution then look for the problem. Our Life Science business came out of our unique experience of colour scanners and we were able to apply this to the problems pathologies had using microscopes and glass slides. Actually this has become one of our fastest ever growth businesses and won us our 3rd Queens Award for innovation this month.


ayın konusu

matbaa&teknik

Anahtar Faktör: Kullanılan Kalıp Sayısı İntegre Ltd. Kurucu ve Yöneticisi Murat Sevinç: “Bilindiği üzere termal pozlayıcılar, UV pozlayıcılara göre daha düşük maliyetlidir ama termal kalıp UV kalıba göre daha yüksek maliyetlidir. İşte burada kullanılan kalıp sayısı yapacağımız tercihte en önemli rolü oynar.”

matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Murat Sevinç: Sizin de bahsettiğiniz gibi 13 yıl önce termal teknolojiye alternatif olarak lansmanı yapılan violet aslında son derece güvenilir, kolay, kaliteli, düşük maliyetli, az bakım gerektiren vs. bir teknoloji olmasına rağmen kalıp üreten firma sayısının bu süreçte bir elin parmaklarının sayısını geçememesi ve de kalıp fiyatlarının bu yüzden asla termal kalıpla rekabet edememesi yüzünden maalesef ki sadece gazete basımında kendine yer bulabildi. Bunun dışında ticari matbaalarda yer bulmaya çalıştı ise de fiyat uçurumu yüzünden eninde sonunda o piyasada ufak ufak eksilmeye başladı. Bu iki teknolojiyi karşılaştırdığımızda da şayet hıza yani üretkenliğe önem veriyorsak elbette violet teknoloji ama hız çok önemli değil ben düşük maliyet istiyorum diyor isek elbette ki termali seçmek durumundayız. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Murat Sevinç: Burada aslında iki ayrı etkenden bahsediyoruz. Biri kullanılan makinanın kalitesi ve diğeri ise kullanılan kalıbın kalitesi. Bu nedenle tek bir taraftan bakarak şu daha kalitelidir ya da bu daha kalitelidir gibi mukayese yaparken kullanmış olduğumuz makinanın ve malzemenin kalite faktörlerini de göz önüne almamız gerekmektedir. Bunu bir örnek ile anlatmak gerekirse mesela çok iyi ve pahalı bir termal pozlama makinamız olduğunu düşünelim. Bu makinada çok ucuz, isimsiz, markasız, nerede üretildiği ve özellikleri belli olmayan bir kalıbı pozladığımızda sonuç hüsran olacaktır. Peki bu sonuca bakarak termal makina kötüdür diye karar verebilir miyiz? Hayır. Bu yüzden 18

de teknolojinin değil de kullanılan malzemenin baskı kalitesine etkisini araştırmak daha yerinde olacaktır bana göre. matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Murat Sevinç: Elbette etkileyici bir faktördür ama bu sınıflandırmada etken faktör ise tamamen o matbaada sarfedilen kalıp sayısı ile alakalıdır. Bilindiği üzere termal pozlayıcılar, UV pozlayıcılara göre daha düşük maliyetlidir ama termal kalıp UV kalıba göre daha yüksek maliyetlidir. İşte burada kullanılan kalıp sayısı yapacağımız tercihte en önemli rolü oynar. Tamamen hayal ürünü olan bir XYZ markalı CTP üreticisinin UV Pozlayıcıyı 80.000 Euro’ya ve de termal pozlayıcıyı 65.000 Euro’ya sattğını

varsayalım. Arada cebimizden çıkacak 15.000 Euro gibi ciddi bir meblağ var. Bu arada bir ayda da 3000 metrekare kalıp tükettiğimizi varsayalım. Konvansiyonel kalıbın metrekaresini de 4.50 Euro’dan alabileceğimizi ama termal kalıba 6.00 Euro civarında bir bedel ödeyeceğimizi düşünelim. Demek ki iki teknoloji arasında 1.50 Euro gibi bir malzeme fiyatı farkı oluşacak ve de 3.000 metrekare kalıp için bu farkın ayda 4.500 Euro olacağını kolayca hesap edeceğiz. Şimdi makina alırken 15.000 Euro gibi bir kazanç sağladık termal alarak ama her ay 4.500 Euro’yu da fazladan kalıba ödedik. Böylece başta tasarruf ettiğimiz 15.000 Euro’yu da 3,5 ay gibi kısa bir sürede tükettikten sonra her ay da fazladan 4.500 Euro ödemeye başladık. Bunun bir de tersi var yani kalıp tüketimimiz oldukça düşük ve biz fazladan para verip UV pozlayıcı aldık. Bu sefer de o fazladan ödediğimiz parayı geri almak için aylarca beklemiş olacağız. Yani, kıssadan hisse bu sıralama tamamıyla bize bağlı bir sıralama olacaktır.


ayın konusu

matbaa&teknik

matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Murat Sevinç: Ben burada konvansiyonel diye bahsedilenin CtCP ve de dijital olarak bahsedilenin de termal olduğunu anlıyorum. Zaten bu mukayeseyi yukarıdaki son iki cevabımda yaptığımı düşünüyorum. Bu mukayese aslında Plak ile CD’nin mukayesesi gibi bir şey ve insanlar arasında bu konuda farklı kabuller vardır daima. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Murat Sevinç: Yazının en başında bahsedilen ve baskı hazırlık öncesi sistemlerde bir devrim niteliği taşıyan CTP’ler piyasa gireli yaklaşık 25 sene oluyor ama son 5 senede olan teknolojik gelişmeler ondan önceki 20 sene ile kıyaslandığında aradaki farkın ne kadar büyük olduğunu anlayabiliyoruz. Bu pazarın gittikçe büyüyeceği aşikârdır. Zira öncelikle henüz CTP kullanmaya başlamamış ve hala kontak şase yöntemiyle kalıp çeken çok sayıda matbaa var ve bu matbaalar artık ufak ufak dışarıdaki repro atölyelerinden CTP’de pozlanmış kalıp almaya başladılar ama bu sefer de bazı engelleyici faktörler devreye girdi. Mesela vaktinde alamama, yanlış pozlanma, nokta kazanç eğrilerinin tutmaması, kalitesi kalıptan dolayı nokta uçması dediğimiz kayıplar vs gibi sayılabilir. Bir de buna gittikçe düşen ham CTP kalıbı maliyetlerini eklersek artık hemen hemen tüm matbaalar için CTP pozlayıcı almak cazip hale geldi. Yurtdışındaki CTP üreticileri ile konuştuğumuzda da bize hep “Türkiye çok geniş bir pazar” diye bahsediyorlar. matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Murat Sevinç: Bu da tamamen yanlış değerlendirilen bir konu. Bence buradaki anlayışın değiştirilmesi lazım. Zira Repro Atölyesi demek her önüne gelen işi aynı transfer eğrileri ile ve kalibrasyonsuz bir şekilde müşteriye vermek değildir. Mümkün olabildiğince hizmet verdiği müşterilerin baskı makinalarına göre kalıp üretebilmektir. Yukarıda da belirttiğim nedenlerden dolayı ben repro atölyelerinin çok fazla artacağını sanmıyorum (en azından büyük şehirlerde) ama Anadolu’da hala tek başına CTP alamayacak yüzlerce matbaa olduğunu düşünürsek repro atölyeleri pazarında sanırım Anadolu daha büyük bir pazar olacaktır. 20

matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Murat Sevinç: Tamamen Kuzey Avrupa ülkelerindeki çevre koruma kanunlarının yaptığı baskı ile üretilmiş olan işlemsiz kalıplar bana göre şu anda baskı işlerine sadece maliyet arttırıcı olarak katkısı olmaktadır. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Murat Sevinç: Atıklar doğru toplanıp, doğru değerlendirilip ve de doğru imha edilirse zaten bir sorun oluşmayacaktır. Ancak bilinçsiz kullanıcı ve umursamazlık neticesinde bu atıklar derelere, göllere, denizlere ve yer altı sularına karışmakta ve bu da insanlığın geleceği için ciddi bir sorun teşkil etmeye başlamıştır. Bu konu bir devlet politikası haline getirilip korumaya alınırsa elbette ki işlemsiz kalıp kullanımı mecbur hale gelecektir. matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Murat Sevinç: Benim edindiğim izlenimlerde film, şu anda daha çok tekstil ve serigrafik

baskı alanlarında kullanılmakta artık yavaş yavaş kontak şase ile kalıp pozlama devri sona ermekte. İki yıl öncesine göre tam on kat artmış olan gümüş fiyatı da bunun en başta gelen etkeni. Bence beş yıl öncesinin tahminleri üç aşağı beş yukarı tuttu. Bana göre film+konvansiyonel kalıp şase kullanımı şu anda toplam matbaa sektöründe (büyük şehirlerden bahisle) %20 civarındadır. Violet kalıp kullanımı hemen hemen sadece gazetelerde kalmış olup o sektörde %100 kullanımdadır. Bunun dışında kalan UV Pozlama ve termal pozlama sistemlerinin de 4 e 6 şeklinde piyasada kullanımda olduğunu düşünmekteyim matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Murat Sevinç: Integre Ltd. Şti. ilk kurulduğu 1994 yılından beri film çıkış ve CTP makinaları satmaya devam etmektedir. O yıllarda tamamen karanlık oda gerektiren ve kırmızı HeNe lazer kullanan ECRM marka CTP makinalarının yerini 1998 yılından itibaren violet lazerler almış ve makinalar gün ışığına kavuşmuştur. Halihazırda ECRM firması dünyanın en hızlı gazete CTP makinasını üretmekte ve saatte 400 gazete kalıbı üreten 1270 dpi çözünürlüklü NewsMaxx modeli bu rekoru elinde tutmaktadır. Şirketimiz iki yıldan beri de Çin’de bulunan ve en büyük OEM CTP üreticisi olan Amsky firmasının Türkiye temsilciliğini yapmakta ve firmanın ürettiği CTcP ve termal CTP makinalarını 50X70 ebadından 140X200 ebadına kadar büyük bir yelpazede piyasaya sunmaktadır. Ayrıca, yaklaşık 6 yıldır temsilcisi olduğumuz İtalyan Optotec firmasının Alman Markz3Zet firması ile birleşmesi sonucu piyasaya sürdüğü ve çok yüksek rezolüsyonlu (5080 dpi) termal CTP’leri de Türk Matbaa Sektörü’ne tanıtmaya başlamıştır.


ayın konusu

matbaa&teknik

Kalite, Çözüm Bulunabilmesidir Xeikon Türkiye Genel Müdürü Nadir Kargı: “Hedef tabii ki en iyi kaliteyi en iyi fiyata almaktır ancak kalite ve fiyat tüm pazarlarda paralel çalışan bir denklemdir. Kalite düşükse fiyatta düşük kalite yüksekse fiyatta yüksektir. Kalite; teknoloji, üretim, verim, pozlandırma çözünürlüğü, esneklik, farklı uygulamalara çözüm bulunabildiği şeklinde anlaşılmalıdır.” matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Nadir Kargı: Geriye baktığımızda genelde büyük kalıp üreticilerinin elinde bulunan 2 teknoloji vardı. Bunlar Termal Kalıp ve Violet Kalıp kullanan teknolojilerdi. Daha henüz o günlerde konvansiyonel kalıp pozlama sistemleri ortaya çıkmamış ve bu 2 teknoloji arasında rekabet devam etmekteydi. Hatırlarsak yine bu 2 teknolojinin ortak bir özellikleri vardı. CtP sistemleri göreceli olarak ekonomik bir yatırım seviyesindeyken önerilen ve genelde tek kaynak olarak kullanılması zorunlu hale getirilen kalıp fiyatları konvansiyonel kalıp fiyatlarından çok yüksekti. Buna ilave banyo maliyetleri ve banyo kimyasallarının toplanması/atılması maliyetleri de hayli yüksekti. Sonrasında ilk BasysPrint tarafından pazara sürülen konvansiyonel kalıp kullanan sistemlere daha sonra Lüscher’in katılması Basys’in doğru yolda olduğunu göstermesinin paralelinde Termal ve Viyolet CtP teknolojilerine ilk ciddi rekabeti ortaya koydu. Bu ortamda Termal ve Violet CtP üreticilerinin konvansiyonel kalıp fiyatlarının artacağı söylemleri de pek işe yaramamış olacak ki, Başta Basys olmak üzere konvansiyonel kalıp pozlandıran CTcP sistemleri 2008’den itibaren yaygınlaşmaya ve özellikle uzak doğu kökenli üreticiler tarafından daha farklı markaların pazara girmesine neden oldu. Bugün baktığımızda artık violet CtP sistemlerinin cazibesini yitirdiği ancak Termal CtP sistemlerinin de uzak doğu kaynaklı, nispeten daha ekonomik termal kalıp kullanımıyla baskı maliyetlerinde rekabet edebildiğini görüyoruz. Sanıyorum geçtiğimiz yıllarda iç veya dış tambur teknolojilere karşın düz yatak teknolojisi, esneklikleri, farklı kalıp üretim imkanları, 1500 dpi ve 2400 dpi kalite seçenekleri, yüksek üretim standartları, verimliliği ve her türlü konvansiyonel kalıbı kullanması yanı sıra saygı duyulan bayi ağı üzerinde satış ve teknik destek verilmesi 22

Basys’i öne çıkartmış olup, özellikle CTcP pazarında lider olmasına neden olmuştur. Termal kalıp fiyatlarındaki uzak doğu kaynaklı fiyat düşmesine karşın konvansiyonel kalıp pazarında da ürün çeşitliliği artmış, fiyatlar kullanılan alüminyumun ortak emtia olması nedeniyle paralelinde düşmüş bulunmaktadır. Tabii ki kurumsal ve kaliteye önem veren matbaalar kendini ispat etmiş teknolojilere ve standartları sabit olan konvansiyonel kalıplara yönelmekte ve CTcP uygulamalarında Basys hala önemli bir oyuncu olarak karşımıza çıkmaktadır. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Nadir Kargı: Şu anda Andy kalıp teknolojisi önemini kaybetti ve günden güne azalıyor, Termal CtP ve konvansiyonel CTcP teknolojileri arasında kalıp pozlama ve dolayısıyla baskı kalitesi arasında bir fark yoktur. Konvansiyonel CTCP kalıpları halen Thermal kalıplara göre daha ucuz olduğu için özellikle yüksek kalıp tüketimi olan matbaalar CTcP teknolojisini tercih etmektedirler. Ancak makina markalarına ve kullanılan kalıp markalarına ve bunların

kalite farklılıklarına bağlı olarak baskı kalitesine bir etki olabilir. matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Nadir Kargı: Özellikle ülkemizdeki çok sert rekabet koşullarını göz önüne aldığımızda tabii ki fiyat öncü parametre olarak etkindir. Hedef tabii ki en iyi kaliteyi en iyi fiyata almaktır ancak kalite ve fiyat tüm pazarlarda paralel çalışan bir denklemdir. Kalite düşükse fiyatta düşük kalite yüksekse fiyatta yüksektir. Bu arada kalite derken sadece pozlama kalitesi anlamında dpi’dan bahsedilmediği varsayımı ile kalite; teknoloji, üretim, verim, pozlandırma çözünürlüğü, esneklik, farklı uygulamalara çözüm bulunabildiği şeklinde anlaşılmalıdır. Teknolojinin gelişime açık ve kendini ispatlamış, kullanılan yönteminde basit ve bilinen olması büyük avantaj olarak değerlendirilmelidir. Ucuz etin yahnisinin olmayacağı bilinciyle hareket edilmeli ve buna göre yatırım yapılmalıdır. Bana göre burada sınıflandırma yapmak hatalı olur.


ayın konusu

matbaa&teknik

Kullanıcılar kendi operasyonlarına uygun olan teknoloji ve yöntemi belirleyip buna bağlı olarak kalite ve fiyat odaklı davranmalıdırlar. matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Nadir Kargı: Her ahvalde fiyatlar ne kadar düşerse düşsün konvansiyonel kalıp ile dijital kalıp arasındaki (banyo maliyeti de dikkate alındığında) m2 maliyet farkı özellikle yüksek kalıp tüketimi olan firmaların kararlarında ana faktördür. Yüksek tüketim aradaki varsa fiyat farkını haklı gösterecek bir noktada olacaktır. Konvansiyonel kalıp sistemi hemen herkesin çok iyi tanıdığı, bildiği, alışık olduğu kalıp şasede kullandığı kalıptır. Bu tür kalıpları kullanan sistemler ile ilgili kalite ve operasyonel parametrelerin kullanıcılar zaten bilicindedir. Özellikle düz yatak ve DMD teknolojisi ile Basys (bir el feneri gibi) bir mask sayesinde pozlandırma yapmaktadır. 1500 dpi’lık pozlandırma kalitesi bu nedenle çok yeterlidir. Firmaların arzu etmesi halinde 2400 dpi sistem de kullanıcı hizmetine sunulabilmektedir. Basys özelinde başta olmak üzere konvansiyonel kalıp fırınlandıktan sonra daha fazla baskı yapabilmekte veya negatif kalıp kullanımı ile hem baskı sayısı yükselmekte ve hem de CTcP kalıp üretim hızı artmaktadır. Özellikle konvansiyonel kalıp CTcP’lerde banyo kimyasallarını atığı sorun olmamakta banyo maliyetlerinin de düşük olduğu gözlenmektedir. Basys özelinde manuel sistemlerde 20 x 20 CM’ye kadar kalıp kullanmak düz yatak teknolojisinin ortaya koyduğu bir avantajdır. Yina Basys sös konusu olduğunda manuel makineden yarı otomatik ve tam otomatik modele yerinde geçmek mümkün olmakta. Ayrıca Basys sistemleri ile gereğinde serigrafi kalıbı, die-cut kalıbı, lokal lak kalıbı, klişe pozlandırması da yapılabilmektedir. Yani esneklik de çok önemli bir parametredir. Eğer geniş format kalıp pozlandırma gereksinimi varsa aynı sistemde tüm diğer küçük ebat kalıpların da pozlanabiliyor olması önemlidir. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Nadir Kargı: Basys CTcP sistemlerini kendini kabul ettirmesi ve pazarda çok önemli bir konumda olması sonrası uzak doğu kökenli CTCp sistemlerinin pazara girmesi hızlanmış ve ciddi bir rekabet ortamı doğmuştur. Rekabet ortamı fiyat avantajı ortaya çıkartmış ve CTcP sistemleri daha erişilebilir bir noktaya gelmiştir. Firmalar kalite ve verimden ödün vermedikleri sürece aldıkları kalite ve hizmet yettiği sürece kendi operasyonel gereksinimlerini farklı kaynaklardan sağlayacaklardır. Gerek uzun bir geçmişe sahip ve gerekse yeni faaliyete geçen matbaa olsun, içerde CtP’ye sahip olmanın gereksinimi eninde sonunda kapılarını çalıyor, çalacaktır. Termal ve Violet sistemlerin zaman içinde ömürleri 24

doldukça veya verimliliği azaldıkça değiştirilmesi de gerekeceğinden pazarın büyümeye devam edeceği düşüncesindeyim. matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Nadir Kargı: Fason kalıp atölyelerinde artış var mı emin değilim. Henüz başlamadıysa da gelecekte, matbaalar operasyonlarını iç bünyelerine aldıkça ki maliyetler buna cevaz verecektir, bir düzeltme olacağını düşünüyorum. Bir dönem bu bir trenddi ve uzun süre devam etti. Repro atölyelerinin de bir arayış içinde olduğunu ve bazılarının halen dijital baskıya yöneldiklerini veya yöneleceklerini değerlendiriyorum. Rekabet ortamı arttıkça o eski kar marjları artık yok. Maliyetine çalışma yapan Repro Atölyeleri çok fazla sayıda olmaya başladı. Bekleyip görülmesi gereken bir olgu. matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Nadir Kargı: Kalıp tedarik çeşitliliği, sürekliliği ve kalıp maliyetlerine bakmak gerekir. Sadece kalıp değil baskıda da baskı zamanı, verim ve maliyet ekonomisi sağlayacaksa gelecekte çeşitlenmesi ve kullanıcılarını artması gerekir. Ancak bunu geçen zaman içinde göremedik. Çevresel sınırlamalar nedeniyle AB gereksinimleri doğrultusunda bir ivme beklenebilir gelecekte. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Nadir Kargı: Özellikle CTcP sistemlerinin konvansiyonel kalıp pozlandırmada kullandığı ve çevresel etkisi olmayan kimyasallar bu noktada öne çıkacaktır. AB gereksinimleri karşılayacak kurallar uygulamaya kondukça gerek konvansiyonel kalıp kullanımı ve gerekse

kimyasalsız kalıp kullanımı artacaktır. matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Nadir Kargı: Filmi artık, hala varsa da, çok sınırlı bir miktarda kullanılıyor olması lazım. CtP erişiminin kolaylaştığı ve film tedarikinin zorlaştığı bir ortamda filmin geleceğini değerlendirmek çok anlamlı gelmiyor bana. Süreç bence son yıllarda çok daha hızlandı. Tüketim rakamları hakkında bir bilgim yok. matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Nadir Kargı: Xeikon N.V./Belçika bünyesinde bulunan Basyprint CTcP sistemleri, tamamen özgün bir teknoloji ile Ieper/Belçika tesislerinde üretilmektedir. Bu tesislerde halen AGFA’ya OEM olarak gazetelere yönelik CtP sistemlerinin de üretilmesine devam edilmektedir. Genel anlamda baktığımızda Basyprint CTcP sistemleri her türlü konvansiyonel kalıbı 405nm özellikte lazer ve DMD teknolojisi kullanarak pozlandırmaktadır. Teknolojik olarak sistemler düz yatak sistemini kullanmakta ve bu özellikle 70x100 ve VLF format makinelerde Flexpo özelliği ile aynı anda çoklu kalıp pozlandırma imkanı sunmaktadır. Sistemler gerek otomasyon ve gerekse lazer gücü/hız anlamında modüler yapı ile yerinde güncellenebilmektedir. Yani manuel makineden tam otomatik makineye kadar aynı sistem yerinde güncellenebilmektedir. Diğer taraftan talep doğrultusunda “cross application” anlamında aynı sistemde flexo klişe, serigrafi kalıbı, die-cut bıçak, magnezyum kalıplar ve lokal lak kalıplarını da pozlandırmak mümkün ve Basysprint bu alanda tek çözüm olarak karşımızda durmaktadır. Kullanıcılara talep doğrultusunda 1500 dpi çözünürlük yerine 2400 dpi çözünürlükte sistem de üretebilen Basysprint halen CTcP’de ciddi bir pazar payına sahiptir.


ayın konusu

matbaa&teknik

En Doğru Kalıp Teknolojisi Ahmet Kocaman: “En doğru kalıp teknolojisini belirlemek için baskı şekli ve amacı önemlidir. Kalite, maliyet, tiraj, baskı mürekkebinin tipi ve hız gibi faktörler ışığında en uygun kalıp pozlama teknolojisi seçilmelidir.”

Fuji Film Türkiye Grafik Sistemler Grup Koordinatörü Ahmet Kocaman ayın konusu dosyası için sorularımızı cevaplandırırken Fujifilm’in öncü olduğuna dikkat çekti: “Fujifilm baskı öncesi teknolojilerinde başından beri makine ve kullanım malzemesi üretiminde geliştirdiği teknolojilerle öncü olmuş ve dünyadaki tüm kullanıcılara yön vermiştir. Bu durum CTP ve CTP kalıplarında da devam etmiştir. CTP makinelerinde photopolymer, photopolymer violet ve termal kalıplara pozlayan makineler, iş akış sistemleri ve rip programları ile banyo makineleri üretimini yapmış bugün de violet ve termal CTP üretimi ile tüm yazılımlarının ve banyo makinelerinin üretim ve satışını sürdürmektedir. Kalıp üretiminde de zaten çok bilinen konvansiyonel kalıpların üretimi ile birlikte digital 26

olan violet ve termal kalıplar geliştirilerek üretildi. Bugün geldiğimiz noktada Fujifilm konvansiyonel kalıp; violet normal kimyasallı ve az kimyasallı kalıp; termal de ise normal kimyasallı, az kimyasalı ve kimyasalsız kalıp üretim ve satışını sürdürmektedir.” matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Ahmet Kocaman: En doğru kalıp teknolojisini belirlemek için baskı şekli ve amacı önemlidir. Kalite, maliyet, tiraj, baskı mürekkebinin tipi ve hız gibi faktörler ışığında en uygun kalıp

pozlama teknolojisi seçilmelidir. Fujifilm olarak her amaca uygun baskıya imkan veren kalıp mevcuttur. Termal, violet ve konvansiyonel kalıbın kullanılabileceği işlerin doğru seçilmesi önemlidir. Bu seçimi yaparken her zaman müşterilerimiz ile beraber değerlendirme yaparak kendilerinin en doğru seçimi yapmalarına yardımcı olmak amacındayız. Burada kalıp teknolojisi kadar CtP’nin mühendisliği de önemlidir. Her termal CTP aynı kalıpta aynı sonucu vermez, aynı şekilde her violet CTP ya da CTcP aynı kalıp kullanımında aynı sonucu vermez. Biz Fujifilm olarak violet ve termal teknoloji kullanan CTP’ler sattık. İlk satışımız 2003 yılında Violet CTP idi . 10 yıldan daha fazla süre geçmiş olmasına rağmen hale sistem çalışmaktadır.


ayın konusu

Bu da sattığımız CTP’lerin mühendislik olarak ne kadar iyi olduğunu göstermektedir. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Ahmet Kocaman: Kalıp pozlamada kullanılan teknoloji baskı kalitesini doğrudan etkilemektedir. Burada etken olan pozlama teknolojisinin yanı sıra makinenin mühendislik kalitesi ama daha önemli olan kullanılan malzemenin kalitesidir.

matbaa&teknik

buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Ahmet Kocaman: Nihai ürün olan baskının alıcısının beklentilerini iyi analiz etmek ve bu analiz sonucu oluşan fiyat/kalite dengesini iyi tutturmak gerekir. Öncelikle nihai ürünü teknik özellikler açısından yeterli olacak şekilde üretmek ve daha sonra temel kalitenin üstüne nasıl bir değer eklenebileceği değerlendirilmelidir. Bu değerlendirmeler ışığında kullanılacak teknoloji ve üretim ara ürünlerinin seçimi yapılmalıdır.

Kalitesiz malzeme kullanımı kötü bir kaliteye sebep olmakla kalmayıp aynı zamanda çok yüksek paralar verilip satın alınan CTP’leri de bozmaktadır.

Yani burada kalitesi beklentisi yüksek olan tüketiciye düşük kalite ürün önermek teknik yeterlilik sağlayamamaktadır. Maliyet avantajı sağlamak isterken kaliteyi düşürmek müşteri, iş ve en değerli olan zamanımızı kaybetmeye yol açacaktır. Kalite anlamında sınıflandırma yapmak çok zor, çünkü keskin bir ayrım noktası yok.

matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise

matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Ahmet Kocaman: Konvansiyonel kalıp

Yani kaliteli bir sonuç için iyi bir teknoloji kulanarak dizayn edilmiş bir CTP ve kaliteli kalıp kullanımı şarttır.

28

pozlayıcılar kalite anlamında digital kalıp pozlayıcılardan daha düşük nokta kalitesine sahiptir ve daha düşük çözünürlük ve tramlamada çalışır. Yüksek baskı kalitesi aranmayan işler maliyet avantajı sebebi ile konvansiyonel kalıp pozlayıcılarda basılabilir ama kalite beklentisi ve gereği olan işlerin mutlaka digital kalıplara pozlanması uygun olacaktır. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Ahmet Kocaman: Türkiye CTP pazarı için oldukça yüksek potansiyele sahiptir. Çevre ülkelere göre çok daha fazla baskı işi mevcut olduğundan Avrupa’da ilk beşe girecek bir kapasite mevcuttur. Pazardaki büyüme trendi devam edecektir, tabii ki kullanıcılar daha uzun yıllar kullanabilecekleri, sağlam mühendislik tasarımına sahip makineleri tercih ederek uzun dönemde maliyetlerini aşağıya çekeceklerdir. Özellikle VLF formatında CTP satışlarının


ayın konusu

matbaa&teknik

artacağını düşünüyoruz. matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Ahmet Kocaman: Belli bir miktarın altında kalıp kullanımına sahip matbaaların yüksek CTP yatırımı yerine kalıplarını Repro atelyelerinde pozlandırması daha ekonomik olacaktır. Fakat kullanımı yüksek ve yüksek tempoda çalışan matbaaların kendi yatırımını yapmaları iş akış süreçlerinin yönetimi açısından daha uygundur. matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Ahmet Kocaman: Tüm dünyada ve özellikle Avrupa ve Amerika’da az kimyasallı ya da kimyasalsız diye tabir ettiğimiz kalıpların kullanımı hızlı bir şekilde yaygınlaşmaktadır. Kimyasal atık denetimi sıkı bir şekilde uygulandığından ve atıkların çevreye zarar verilmeden yok edilmesi gerektiğinden bu işlem için ekstra bir maliye söz konusudur. Ülkemizde de bu konuda kanun ve yönetmelikler mevcut olup uygulamada gerekli özen gösterilmediğinden maalesef atıklar usülüne uygun yok edilmemekte ve çevreye bırakılmaktadır. Ben çok yakın bir gelecekte Türkiye matbaa sektörünün denetim yapılmasa dahi çevreye zarar vermemek adına az kimyasallı veya tamamen kimyasalsız kalıp kullanımına geçeceğini tahmin ediyorum. Fujifilm olarak az kimyasallı ZAC sistemimizle çalışan LH-PJE, LH-PLE ve LH-PXE kalıplarımızın yanı sıra tamamen kimyasalsız olan PRO-T3 kalıbımız bazı müşterilerimizce tercih edilmektedir. Önümüzdeki dönemde matbaacıların tercihinin bu ürünleri kullanma yönünde olacağını tahmin ediyoruz. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Ahmet Kocaman: Kimyasal atık ve karbon ayak izinin azaltılması ve gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir çevre bırakmamız çok önemli, bu nedenle Fujifilm hem kendi üretim

30

proseslerinde hem de üretip satışını yaptığı ürünlerde birinci öncelik olarak çevre korunumunu esas almıştır. Sadece grafik sektöründe değil çalıştığı tüm sektörlerde yatırımlarını bu şekilde farklılaştırmaktadır. Tabii ki tüm dünyanın üzerinde önemle durduğu bu konu Türk matbaa sektörü tarafından da yakından takip edilmektedir.Bunu Printtek fuarında çok net bir şekilde gözlemledik. matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Ahmet Kocaman: Film kullanımı azalmakla beraber halen daha kullanılmaktadır. Ama tamamen bitmeyeceğini düşünüyoruz. Daha önceki tahminlerimiz de bu şekildeydi. Fujifilm olarak dünyada film üreten iki firmadan biriyiz ve ihtiyaç olduğu sürece Fujifilm film üretmeye devam edecektir. Bugün Türkiye de kalıp pazarında 15 milyon metrekare yıllık kalıp satışı olduğunu tahmin ediyoruz. Bu pazar daha da büyüyecektir. Bu miktarın çoğu konvansiyonel ve termaldir matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Ahmet Kocaman: Fujifilm olarak pazara sunduğumuz çözümleri şöyle sıralayabiliriz:

Termal CTP ler; Luxel T serisi CTP’ler saatte 8 kalıp pozlayan hızdan 67 kalıp pozlayan hıza kadar çeşitli hız ve konfigürasyonlardadır. Burada müşterinin ihtiyacına hız belirleyip sonrasında da otomasyon için manual, yarı-otomatik, tek kaset otomatik veya tam otomatik seçeneklerinden ihtiyaca göre seçim yapmaktayız. B2, B1 ve VLF formatında olan cihazlar ZAC az kimyasallı Banyo makinesi veya kimyasalsız PRO-T3 kalıbı kullanımına göre konfigüre edilip gerekli yazılımların kurulması ile nihai şeklini almaktadır.

Violet CTP ler; B2 ve B1 ebadındaki Luxel V serisi violet CTP makineleri saatte 14 kalıptan 52 adet B1 kalıp pozlama hızına kadar farklı yükleme seçenekleri ve az kimyasallı Blue Amber banyo makineleri ile konfigüre edilmektedir.

RIP ve İş Akış Programları; XMF Rip ve İş Akış programı montajlama dahil olmak üzere, ripleme, trapping (şişirme) , ink saving (mürekkep tasarrufu) ,CIP4, Preflight (Ön kontrol) gibi fonksiyonalara sahiptir. Sadece Fujifil makinlerinde değil tüm marka CTP lerin kullanabileceği PDF tabanlı bir riptir, dolayısıyla pdf işleri çok hızlı riplemektedir. Ayrıca tüm yeni versiyon grafik programları ile uyumludur. XMF Remote; Matbaacılara müşterilerinin uzaktan internet üzerinden iş gönderebilmesini ve bu işlerin riplendikten sonra onaylanması sağlamaktadır. Bu haliyle kağıt prova kullanımını ortadan kaldırmakta ve işlerin süratli bir şekilde yürümesini sağlamaktadır. Bu program da yine tüm marka CTP ler ile kullanılabilmektedir.


ayın konusu

matbaa&teknik

Teknoloji Seçimi Çevre Yaptırımlarına Bağlı Mitra Temsilcilik Dış Ticaret A.Ş. Satış Müdürü Ziya Çağrıcı: “Ülkemizde matbaalar genellikle organize sanayi sitelerinde yer almaktadır. Bu sanayi sitelerinde arıtma tesisleri kurulursa konvansiyonele ilginin düşmeyeceği kanısındayım. Ancak, bu yapılmaz ve belediyeler konu üzerine daha ısrarlı giderlerse bu durumda termal CTP’lerin Türkiye’de de ön plana çıkacağı kanısındayım.” matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Ziya Çağrıcı: Sizin de belirttiğiniz gibi CTP Türkiye’de 2000’le birlikte matbaalarda yer almaya başladı. O günlerde seçenek 2 ana gruba ayrılıyordu: Violet ve Termal. Bugün ise bu seçeneklere UV (konvansiyonel) CTP eklendi. Benim kanaatime göre, bunlardan birini popüler olarak seçmek pek doğru değil. Violet sistemin en büyük handikapı kalıp fiyatlarının yüksekliği ve kalıp üreten firmaların azlığı. Dolayısıyla kalıp tedarikinde ciddi bir rekabet olmadığı için fiyatların geriye gelmemesi. Diğer seçenekler olan termal ve konvansiyonel sistemlerde de müşteriler bilinçli seçim yapıp, kalıp tüketimlerine göre tercih ederlerse doğru yapmış olurlar. Burada termali bir adım geriye düşüren unsur kalıp fiyatlarının hala %20-30 daha pahalı olması. Yine termali bir adım öne geçiren konu ise kimyasalsız kalıp kullanabilme özelliği. Tabi bu kalıplar hala pahalı. Burada bir yanlış yönlendirmeye değinmek istiyorum: Bazı satıcılar konvansiyonel CTP’lerin sadece Türkiye’de satıldığı yönünde söylemlerde bulunuyorlar. Bu kesinlikle doğru değil. Bizim mümessili olduğumuz Cron’un sattığı 2000’i aşkın CTP sisteminin 1300’den fazlası konvansiyonel. Oysa Türkiye’ye gelen Cron sayısı bugün itibariyle 45. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Ziya Çağrıcı: Hep bilinçten bahsediyorum. Üreticiler eğer aynı kalıpla yüksek tiraj basmak istiyorlarsa veya UV mürekkep kullanıyorlarsa violet sistemi tercih edeceklerdir. Veya termal ya da konvansiyonel CTP sahibi iseler, kalıpları fırınlayarak kullanacaklardır. Kalite eğer makine 32

2400 dpi ve üzerine pozlayabiliyorsa sistemden çok kullanılan malzeme yani kalıp ve kimyasalla ilgilidir. Bir de kaliteyi sadece CTP’ye bağlamak da yanlıştır. Baskı makinelerinin de doğru kullanılıyor olması gerekir. Ortam ısısı, nemi, hazne suyu vs. her şey kalite için de, yüksek tiraj için de bir etkendir.

genellikle organize sanayi sitelerinde yer almaktadır. Bu sanayi sitelerinde arıtma tesisleri kurulursa konvansiyonele ilginin düşmeyeceği kanısındayım. Ancak, bu yapılmaz ve belediyeler konu üzerine daha ısrarlı giderlerse bu durumda termal CTP’lerin Türkiye’de de ön plana çıkacağı kanısındayım.

matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Ziya Çağrıcı: Elbette ki hem ürün fiyatı, hem de bu ürünün sağladığı kalite, sistem tercihini etkileyici bir faktördür. Bu sebeple konvansiyonel CTP satışları daha çok artmıştır. Çevre yaptırımları çok daha etkin olan gelişmiş ülkelerde ise fiyat geri planda kaldığı için termal CTP’lerin satışı daha fazladır. Ülkemizde matbaalar

matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Ziya Çağrıcı: Burada konvansiyonelden kastedilen sanıyorum film vb. Materyalden sonra kalıp şaselerle çalışmak. Bugün artık bir kere maliyet konusunda dijital (CTP) sistemleri daha ucuz hale gelmişlerdir. Ayrıca baskıya girişi de çok hızlandırdıkları için, verimlilikte de kıyaslanamayacak kadar öndedirler. Bir de buna yaşanmaya başlayan film hammadde teminindeki zorluklar eklendiğinde konvansiyonel yöntemin sonunun göründüğü kanısındayım.


ayın konusu

matbaa&teknik

5 yıl önce yaşanan bu kaçış çoğunlukla konvansiyonel CTP’lere olmuştur. Bugünse tercihler daha doğru yapılmaktadır. Termal ve konvansiyonel CTP yakın sayılarla satışlarını sürdürebilmektedir. Kalıp tüketimlerinin de çok yakın olduğu kanısındayım. Yani %95’ler civarında termal+konvansiyonel kalıp kullanımı olduğunu düşünüyorum.

matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Ziya Çağrıcı: Benim kanım, İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde (buna birkaç şehri daha katabiliriz) hala ciddi bir pazar olduğu kanısındayım. Matbaacılığın daha az geliştiği diğer şehirlerde ise küçük de olsa, fason kalıp atölyeleri tarzı bir pazar olduğu düşüncesindeyim. Belki de olması gerekenin bu olduğunu düşündüğüm için böyle bir yorum yapıyorum. matbaa&teknik: Fason kalıp atölyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atölyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Ziya Çağrıcı: Fason kalıp atölyeleri elbette ki CTP pazarının daha yavaş büyümesinde bir etkisi var. Ancak bu da olmalı zaten. Herkesin CTP almasının şart olduğunu düşünenlerden değilim. Eğer kolay ulaşıp, doğru hizmet alabiliyorlarsa, kalıp tüketimi sınırlı olan matbaalar için çok doğru bir yatırım olduğu kanısında da değilim. Zaten müşteri adayları bu hesabı çok doğru yapıyorlar. Amortisman, işçilik, zaman kaybı hesaplarıyla dışardan aldıkları hizmetin kıyaslamasını yapıp ona göre karar veriyorlar. Bu konudaki bilinç için söyleyecek bir sözüm yok. Bugün sektörümüz işverenleri yatırım artı ve eksileri karşılaştırıp, çoğunlukla doğru kararlar veriyorlar. matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Ziya Çağrıcı: Teorik bilgilere sahip olmakla birlikte, benim bilgilerim, çoğunlukla gözle görüp, yaşadığım tecrübelere dayanmaktadır. Sattığımız termal CTP’lerde (kullanılabilir olmakla beraber), kimyasalsız kalıp kullanan herhangi bir müşterim olmamıştır. Bu sebeple kesin bir karşılaştırma yapamayacağım. Ancak, dünyada kabul gören bir sistemdir. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Ziya Çağrıcı: Çevresel atık konusunun etkisi ülkemizde henüz yeni yeni görülmektedir. Bir kere matbaalar atık arıtmasını araştırmaya başlamışlardır. Piyasadaki rekabet şartları kimyasalsız kalıba geçişi düşündürmekle birlikte, bu 34

geçişe pek imkan vermemektedir. Üreticiler karar konusunda zor bir virajdalar. Bizim gibi satıcıların yönlendiriciliğini talep ediyorlar. Ancak, piyasa şartları bizleri de fikir beyan etme konusunda çok zorluyor. İnsanların iş yapamayacağı bir doğru yatırım mı, yoksa çevreyi önemsemeyen iş yapabilecekleri bir yatırım mı? Bu cümleyi kurarken kullandığım ‘doğru’ kelimesi sadece, çevresel duyarlılıkla ilgilidir. Bu sorunun cevabını birkaç yıldır düşünüyorum ama, hala cevabı bulamadım. matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Ziya Çağrıcı: Ben filmin tümüyle biteceği kanısında değilim. Ancak, repro atölyelerinin yaşayabileceğini sanmıyorum. Film üreten firmaların sayısı sürekli düşmekte, üretim miktarları azalmaktadır. Bildiğimiz film üreten markaların çoğu üretimden çekilmiştir. Kalanlarının da çekileceğini, ancak Çin’de mutlaka bir süre daha üretilebileceğini sanıyorum. Filmden kalıba geçiş süreci ile ilgili yapılan tahminler konusunda da; 5 yıl önce dünya zaten büyük ölçüde geçmişti. Türkiye’de ise filmdeki hammadde fiyatlarının yükselmesi bu süreci hızlandırmıştır. Bugün artık repro atölyeleri sektörde yok sayılacak düzeylere gerilemiş ve/ veya fason kalıp atölyelerine dönüşmüştür. Pazardaki CTP satışlarında ise, hızlı bir şekilde violetten kaçış dönemi yaşanmıştır. Hatta bu öyle bir panikle yapılmıştır ki, branşı gereği violet CTP kullanması daha doğru olan firmalar bile sistemlerini değiştirmişlerdir. Son 5 yılda çok az sayıda violet CTP satılmıştır. Yaklaşık

matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Ziya Çağrıcı: Biz Mitra olarak Wide ve Eastcom firmalarının film çıkışlarını satıyoruz. Wide firmasının 1320x2050 mm ölçüsünde film basabilen sistemiyle ilgili bir pazar olduğunu gördük. Ve bu sistemden Türkiye’de 3 tane çalışmaktadır. 45X64 ve 64x90 ölçüleri için de Eastcom firmasının mümessilliğini yapıyoruz. Ancak, bugün sistemler kullanıcılar tarafından pahalı bulunuyor. Çünkü piyasada çok sayıda ikinci el makine mevcut. Her ne kadar bunlarda artık çok sık sorunlar yaşanıyor olsa da, yatırım gücü sınırlı firmalar tarafından tercih ediliyor. CTP olarak da Cron CTP’lerin satışını yapıyoruz. İlk makinemizi 2009 yılında kurduk. Son 2 yıldaki satış grafimiz ise çok iyi. Ağustos ayı itibariyle yurt çapında çalışan makine sayımız 45 olacak. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Manisa, Denizli, Konya ve Urfa’da makinelerimiz çalışmaktadır. Bunların 10 tanesi termal, 35 tanesi ise konvansiyoneldir. Cron, en küçük kasaba matbaasından, çok büyük ambalaj tesislerine ve gazete matbaalarına kadar geniş bir yelpazeye cevap verebilen CTP sistemleri üretmektedir. Dünyanın belli başlı büyük üreticilerinden biridir. Sadece Cron’da kullanılan çok sayıda patente sahiptir. Kapasite artımı ve makine boyutundan dolayı sistem değiştiren müşterilerimiz yine Cron’u tercih ederek hem makinemize, hem de bize olan güvenlerini göstermişlerdir. Bu müşterilerimizden boşa çıkan makinelerimiz de, anında müşteri bulmuştur. Bunda Cron’un kalitesi ve çalışma prensibiyle tercih edilen bir sistem olmasının yanında, Mitra’nın müşteriye güven veren bir servise sahip olmasının da payı büyüktür. Firma olarak, müşteriyi satış kaygısı taşımadan bilgilendirmeyi esas alıyoruz. Yatırım düşünmeyen kişileri, yatırım yapmaları konusunda ikna etmeye çalışmıyoruz. Biz yatırıma karar vermiş kişi veya kurumlara sistemlerimizi ve firmamızı anlatıp, fiyat, kalite, verimlilik ve servis hizmeti açısından değerlendirmeler yapmasını sağlıyoruz. Mutlu müşteri, en değerli müşteridir. Çünkü mutlu müşteri yeni müşteriler kazanmamızı sağlar. Bu nedenle biz makineyi sattıktan sonra da müşterilerimizin yanındayız. Geri dönüşler de bizi mutlu ediyor.


ayın konusu

matbaa&teknik

Teknoloji Değil Operatör ve Üretici Önemli Grenmat Matbaa Makineleri şirketi Yöneticisi Serkan Eliyürekli: “CtP başında işine dikkat eden bir operatör olursa her teknoloji (Termal, Violet ve Konvansiyonel) iyi sonuçlar verecektir. Ki artık bu dönemde, CtP ile noktanın daha net veya geçiş renklerinin daha iyi alınabileceğinden bahsetmenin yersiz olduğunu düşünüyorum.” matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Serkan Eliyürekli: Evet o günleri iyi hatırlıyorum, kendi teknolojisinin iyi olduğu örneğini verebilmek için uzaydan hipotenüs değeri alanlar vardı. Aslında o günlerde her marka kendi ürününün iyi olduğunu anlatmaya çalışsa da hepsi birbirine yakın veya bir şekilde dirsek teması olan markalardı. Sonuçta bugün hangi marka seçiminin doğru olduğunu kalıp üreticileri yönlendirdi. Bazı markaların, kalıp çeşidine üreticiler hiç girmedi veya aradığını bulamadığı için çekildi. Bu noktada tek kalıp üreticisi olan CtP markaları talepden düştü, değer kaybetti. Tabii 13 yıl evvel konvansiyonel sistemler kabul edilir noktada değildi. Onun için termal doğru seçimdi, diyebiliriz ama bu kalite veya yüksek teknoloji olduğu için değil, kalıp alternatifinin çok olmasından dolayıdır. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Serkan Eliyürekli: Burada, kalıp pozlamada kullanılan teknolojiden bahsetmekten ziyade CtP kullanıcısının kullandığı teknolojinin ne olduğunu, kalıp pozlama sürecinde neleri dinamik tutması gerektiğini bilmesi gerekir. CtP başında işine dikkat eden bir operatör olursa her teknoloji (Termal, Violet ve Konvansiyonel) iyi sonuçlar verecektir. Ki artık bu dönemde, CtP ile noktanın daha net veya geçiş renklerinin daha iyi alınabileceğinden bahsetmenin yersiz olduğunu düşünüyorum. matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? 36


ayın konusu

matbaa&teknik

sistem diyebiliriz. Termal ile konvansiyonel arasındaki nokta farkı, banyo uygulamasından gelir. Banyo makinesinin doğru şekilde bakımı yapılır, zamanında kimyasal değişirse ve kalıpta uygun olursa, birbirinden daha iyi konusu ortadan kalkar. Tabii daha çok gelir elde etmek için çok düşük kalite de kalıp, banyo kimyasalını iki ay kullanan işletmeler var, bu şekilde çalışanlar için mukayese yapmak doğru olmaz. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Serkan Eliyürekli: Türkiye’de hala CtP sistemlerine yatırım yapacak çok matbaa var ki CtP satışı başladığından beri her markanın Türkiye’ye yeterince önem verdiğini düşünüyorum. Bu dönemde marka çeşitliliği yeterli derecede olmasından fiyat rekabeti kullanıcıların yararına pozisyonda ilerliyor.

Serkan Eliyürekli: Her üründe olduğu gibi muhakkak iyi çalışmanın, düşük düzeyde çalışmaya istinaden bir fiyat farkı oluşur, bu CtP sistemlerinde de aynı. Bence ilk önemli nokta sistemin üretildiği ülkenin teknolojik ve mühendislik potansiyeli açısından ne durumda olduğudur. Bu noktalar; makineye (ki her makine arıza verir veya müdahale gerektirir) üretici firmanın nasıl ve ne kadar kısa sürede konuya müdahale edebileceğinin göstergesidir. Üretici firmalar kendi çizgilerini korumak için kaliteyi ya korurlar veya kendilerinden beklenen ucuz malı üretirler, bu mantıkla sınıflandırma yapmak kolay olsa gerek.

matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Serkan Eliyürekli: Bir önceki bölümde kaliteli olan ürün veya üreticinin potansiyelinden bahsettim ama bu anlatmaya çalıştığım şey kaliteli olan veya ismi bilinen trend belirler demek istemedim. Çünkü elinde sadece tek sistem olan veya o sistemin malzemesinden daha çok gelir elde ettiği için piyasayı yönlendirmeye çalışan markalar var. Müşteri ziyaretlerimden anladığım kadarıyla matbaaların kendi aralarında fiyat rekabeti çok fazla ki genelde düşük tirajlı işler var. Bu noktadan yola çıkarsak konvansiyonel sistem bizim piyasamız için doğru olan

matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Serkan Eliyürekli: Pozlanmış kalıp satışı yapan repro atölyeleri şu döneme kadar yeterli derecede çoğaldı. Bundan sonra daha fazla bir genişleme olacağını sanmıyorum ki bazı reprocuların dijital veya matbaa makinesi yatırımına giriştiğini duyuyoruz. matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Serkan Eliyürekli: Kimyasalsız veya uygulamasız diye Türkçeye çevirdiğimiz, termal kalıp çeşitleri negatif çalışan kalıplardır. Baskıya nokta kalitesi noktasında bir şey katmayacağını net söyleyebilirim ama kimyasal atığı ve kimyasal maliyetleri konusunda artıları olacaktır. matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Serkan Eliyürekli: Grenmat yaklaşık iki senedir Güney Koreli Ajuhitek firmasının, Prism modeli UV Konvansiyonel CTcP, Expro modeli Termal CtP sistemlerinin satışını yapıyor. Bu sistemlerin, Otomatik ve Manuel Yükleme, OnLine veya Off - Line Banyo Mak. bağlantı, Saatte Min. 20 tb. - Max. 45 tb. Kalıp pozlama hızlarına çıkabilen konfigurasyon seçenekleri var. Ajuhitek, Kalıp Hazırlama Sistemlerini Güney Korenin güvenilir teknoloji ve işçiliğini uygun fiyatlar ile harmanlamış. Grenmat, Güney Koreli Ajuhitek ile yaptığı işbirliğinden memnun olduğunu özellikle belirtmek ister.

38


ayın konusu

matbaa&teknik

CtP’de Yeni Döneme Giriyoruz MSM Mümessillik Kurucu ve Yöneticisi Murat Açıkgöz: “Türkiye yeni bir döneme giriyor CtP cihazlarında. Fiyatlar sürekli düşecek, çünkü Çin’den gelen malların kalitesi gerçekten çok iyi ve ciddi derecede. Avrupa makinaları aratmayacak şekilde hizmet verebiliyorlar. Aynı kalıplarda olduğu gibi bu tehdit CtP piyasasında sürekli fiyatları aşağı yönlü zorlayacak.” matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Murat Açıkgöz: Violet oyun dışı kaldı tabiî ki. Bundan beş yıl önce bitecek derken, firmamız biliyorsunuz Türkiye’de Lüscher CtP cihazlarıyla oyuna yeniden ozasol kalıbı dahil etti. Günümüzde bu yeni jenerasyon kalıplar CtcP olarak anılıyorlar. Bugün geldiğimiz noktada hala çok ciddi bir bayrak yarışı var ama sanırım bundan böyle her firma kendisine en uygun CtcP cihazını seçecek.Yani artık Termal veya CtcP arasında bir rekabetten daha ziyade aynı havuzda bulunma koşulu oluştu diyebilirim. Biz satıcılar da bunu sanırım bir savaştan daha ziyade müşteriye her ikisini de önermemiz gerektiğini yavaş yavaş idrak ediyoruz. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Murat Açıkgöz: Şu an için tüm teknolojilerde aynı sonucu alırsınız. Kimsenin birbirine üstünlüğü yok diyebilirim. Kim hangi teknolojide kendine göre sebepler çıkararak o teknolojiye bağlanmışsa söylenecek bir şey yok bu konuda. Bu işin teknik kanadında tüm teknolojiler de aynı hizmeti verirler tartışmasız. matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Murat Açıkgöz: Türkiye yeni bir döneme giriyor CtP cihazlarında. Fiyatlar sürekli düşecek, 40

çünkü Çin’den gelen malların kalitesi gerçekten çok iyi ve ciddi derecede. Avrupa makinaları aratmayacak şekilde hizmet verebiliyorlar. Aynı kalıplarda olduğu gibi bu tehdit CtP piyasasında sürekli fiyatları aşağı yönlü zorlayacak. Fiyatlarda ileriki dönemlerde %10-20 daha oynama olacağını düşünüyorum. O noktada dibe dayanmış olur ve de orda kalır. O günden sonra da ikinci el ve yeni makine arasında seçimler konuşulmaya başlayacak diye düşünüyorum. matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Murat Açıkgöz: Yukarda belirttiğim gibi aynı sonucu elde edersiniz. Hiç bir kalite farkı yok. Ancak Termal makinaların operasyonları banyo sistemlerinde ready to use ürün kullandıkları için daha kolay. Bu anlamda operasyonel seçimler ön planda olacak bundan sonra.

Biz her iki kanatta da varız. Müşteri hangi teknolojiye inanıyorsa o yönde yatırımlar için destek oluyoruz. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Murat Açıkgöz: Önümüzdeki iki yıl içinde yaklaşık 200 adet daha CtP cihazı satılacak. Bunlara ikinci el dahildir. Ondan sonra el değiştirmeler ve rutine dönen satışlar olarak bir iki yıl daha devam edecektir.Türkiye film makinalarını kabul edişinden çok daha hızlı bu teknolojileri kullanıp eskitmeye başladı. Bunun tabiî ki teknolojilerin ulaşılabilirliğinin kolay olması ile de etkisi var.


ayın konusu

matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Murat Açıkgöz: Hala burada ilginçtir büyüyen bir pazar görüyoruz. Hizmet fiyatları düştüğü ve de filmden buraya kaçan müşteriler açısından bu pazar hala büyüyor. Ancak buradaki sorun şu: Çok hızlı bir şekilde fason repro atelyeleri bu işi yorucu noktalara getirdiler. Fiyatları son derece düşük tutup akıl almaz rekabete girdiler. Bu onların ileriki dönemlerde sektörel olarak sıkıntıya gireceklerinin habercisi. Repro atelyeleri planlarını 3-4 yıldan fazla yapmasınlar derim. matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Murat Açıkgöz: Şu an için gelişimi erken bir konu. Nitekim diğer teknolojiler hala yatırım alıyor.Tüm bu yatırımların eskimesi ve de yeni yöne kayılması için bir süreye ihtiyaç var. Diğer yandan her çıkan teknolojinin Türkiye’de kullanılacak diye bir şartı da yok. Örneğin Amerika’da ciddi anlamda kullanılan inkjet CtP teknolojisi Türkiye’de maalesef rağbet görmedi. Kimyasalsız kalıplarla ilgili de eğer fiyatlar 42

matbaa&teknik

diğer teknolojiden vazgeçilmesini gerektirecek şekilde cazip hale getirilirse tutabilir. Türkiye seçimlerini kaliteden önce fiyat odaklı yapıyor. Seçimlerini sadece kalite odaklı yapan yerler de var ancak bunlar çoğunluk olarak hiçbir zaman yönlendirici olamazlar. Örneğin Türkiye’de Toray kalıpları kullanan firmaların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Ama orda ciddi bir teknoloji olmasına rağmen hiçbir zaman bu sektör büyüme potansiyeli taşımıyor. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Murat Açıkgöz: Yaklaşık 2 drupa boyu bunları cidden dinliyorum. Geldiğimiz nokta bu konuda sadece buna şahsi olarak özen gösteren firmalarla sınırlı kaldı. Hükümetin bu konuda yaptırımları çok büyük değil. Firmalar her türlü atık konusunda işlerini yürütüyorlar.

matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Murat Açıkgöz: Filmle ilgili kimsenin öngörüsü tutmadı sanırım. Film bir şekilde halen var ve bizim repro atelyelerinin hepsinden film hizmeti devam ediyor. Diğer yandan gerçekten CtP sistemine uymayan metal ambalaj gibi repete basan birçok firmada halen film hizmetini daha uygun görüyor kendileri için. matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Murat Açıkgöz: Termal ve CtcP olarak piyasadaki en iddialı en kaliteli malı satıyoruz. Bu konuda gerçekten tüm kullanıcılardan çok olumlu sonuçlar alıyoruz. Onun dışında ikinci elde Lüscher satışlarımız devam ediyor. Doie’de de 8 adete ulaştık. Yani 1.yılında Uzakdoğu bir malı 8 adet satabilen ilk firmayız sanırım.


ayın konusu

matbaa&teknik

Her Müşteri İçin Farklı Bir Çözüm Dereli Graphic Teknik Satış Uzmanı Yavuz Mert Yarar: “Fiyat, kalite ve kullanılan teknolojiye nazaran müşterinin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve profesyonel olarak eksiklerin giderilmesi baskı endüstrisi için çok daha önemlidir. Müşterilerin ihtiyacı doğrultusunda, ofset kutu ambalaj, ofset teneke ambalaj, ticari tabaka ofset, ticari web ofset ve gazeteler gibi birçok farklı sektör için farklı konfigürasyonlar hazırlamaktayız.” matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Y. Mert Yarar: Geçtiğimiz yıllar göz önüne alınıp incelendiğinde teknolojinin hızlı gelişimi baskı öncesi dünyasında özelliklede CtP (bilgisayardan kalıba pozlandırma) cihazlarında kendini daha çok gösterdi. Violet CtP cihazlarının, üretkenlik (sarı ışığa sahip odalarda üretim yapma zorunluluğu, banyo makinesi ön ısıtma problemleri vs.) lazer stabilitesinin olmaması (sonucu itibariyle kalıp üzerindeki nokta stabilitesi problemleri) gibi faktörler ele alındığında bugün violet teknolojisinin yerini termal teknolojisine hızlı bir şekilde bırakması kolaylıkla anlaşılabiliyor. Termal teknolojisi kullanılarak, gün ışığında üretim gerçekleştirilebilmesi, yüksek lazer stabilitesi, her ebatta ve istenilen her hızda üretim olanağının olması, nokta keskinliği ve yüksek tramlama değerleri sunması, yüzde yüz kimyasalsız dijital termal kalıp ve UV dayanımlı dijital termal kalıp seçenekleri ile termal teknolojisi şu anda müşterinin ihtiyacı olan her özelliği karşılamaktadır. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Y. Mert Yarar: Eski yıllarda kullanılan işlenmiş film ve konvansiyonel kalıp birlikteliğinin yerini dijital termal kalıba bırakması ile baskı kalitesinde ciddi derecede artış meydana gelmiştir. Termal lazer teknolojisi ile sunulan 9600 dpi çözünürlük, 450 lpi (177 lpcm) tramlama, 10 mikron Staccato (FM tramlama), Dinamik Auto-Focus Sistemi gibi özellikler bir araya geldiğinde termal lazer teknolojisi ile baskı kalitesi yukarıya doğru taşınmaktadır. Sektörde satışı devam 44

eden konvansiyonel UV CtCP cihazları ve bazı uzak doğu termal CtP cihazları, gaussian tipi lazer kullanmaktadır. Nokta keskinliğinin düşük olması, nokta stabilitesinin sağlanamaması ve banding adını verdiğimiz pozlandırma yönüne paralel olan dikey çizgiler bu tip lazer kaynağı kullanılmasının sonucunda yaşanan en büyük problemlerdir. Ayrıca dikkat edilmeyen bir diğer önemli konu Auto-Focus sistemidir. Pozlandırma kafası üzerinde yer alan Auto-Focus sistemi pozlandırma gerçekleştirilirken dinamik olarak kalıp emisyonu kalınlığını ve kalıp yüksekliğini ölçmelidir. Yalnız sektördeki bazı uzak doğu makineleri bu dinamik ölçümü gerçekleştiremediği için kalıp üzerinde görülen netlik problemi ile müşterinin karşısına çıkmaktadır. Hatta bazı CtP ve CtCP makinelerinde Auto-Focus sistemi bile yer almamaktadır. matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Y. Mert Yarar: Ürün fiyatı, ürün kalitesini doğrudan etkilemektedir. Uzak doğudan gelen malların sektöre girmesi ile kalite dengesi negatif yönde değişmiştir. Fiyat, kalite ve kullanılan teknolojiye nazaran müşterinin ihtiyaçlarının

belirlenmesi ve profesyonel olarak eksiklerin giderilmesi baskı endüstrisi için çok daha önemlidir. Müşterilerin ihtiyacı doğrultusunda, ofset kutu ambalaj, ofset teneke ambalaj, ticari tabaka ofset, ticari web ofset ve gazeteler gibi birçok farklı sektör için farklı konfigürasyonlar hazırlamaktayız. Her bir sektör için farklı yazılımlar ve farklı donanımlar kullanmakta olup, müşterinin ihtiyaçlarını belirlemekteyiz. Bu sebeple sektörde sınıflandırma yapmayı uygun bulmuyorum. Müşteri ihtiyaçlarına göre hareket edilmelidir. matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Y. Mert Yarar: Sektörde kullanılmakta olan konvansiyonel kalıplar, uzak doğuda üretimi gerçekleştirilen, UV ışık altında poz gören, nokta hassasiyeti düşük ve emisyon stabilitesi olmayan kalıplardır. Kodak dijital termal kalıplar, yüksek emisyon stabilitesi, Avrupa’da üretimi gerçekleşen, ısı ile poz gören, 1-99% nokta hassasiyeti ile 10 mikron staccato (FM tramlama) gerçekleştirilebilen yüksek kaliteli dijital termal kalıplardır. Yüksek baskı kalitesi ve tiraj anlamında fırınsız 500.000, fırınlı 1.500.000+ şeklinde baskı yapabilen Kodak dijital termal kalıplar bulunmaktadır. Konvansiyonel kalıpların tirajları ve baskı kaliteleri çok daha düşüktür.


ayın konusu

matbaa&teknik

atölyelerinin kalıp üretimleri azalmaktadır. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir Pazar olduğundan bahsedebiliriz? Y. Mert Yarar: Dünya’da ve Türkiye’de kısa tirajlı işlerin artması ve dijital baskının konvansiyonel baskının yerini almaya başlaması ile baskı endüstrisinin değiştiği gözlemlenmektedir. Yalnız gelişmekte olan ülkemizde baskı öncesi departmanı, geçtiğimiz yıllara göre yatırım yapılmayan bir bölüm olmasına karşın artık baskı öncesinin değeri daha çok bilinmekte ve CtP, renk yönetimi gibi yeni teknolojik gelişmeler ile matbaalar, baskı kalitelerini arttırmak ve baskı standardizasyonunu sağlamak için daha çok yatırım yapmaktadır. CtP teknolojisi artık olmazsa olmaz bir sistem haline gelmiştir. Eğer bir baskı makinesi var ise bir CtP makinesi de olmalıdır. Bu sebeple şu zamana kadar CtP cihazı yatırımı yapmamış firmalar yatırımlarını bundan sonraki yıllarda yapacak ve sektör her alanda olduğu gibi doymaya başlayacaktır. Türkiye’de şu anda çalışmakta olan 250 adetin üzerindeki Kodak Termal CtP cihazları ile termal teknolojisi, Türkiye’de kalitesini ve sorunsuzluğunu ispatlamıştır. Türkiye CtP pazarının yarısına hakim olduğumuz düşünülürse, sektör termal teknolojisi tarafında daha da büyüyecektir. matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Y. Mert Yarar: Kalite ve üretkenlik arayan matbaalar kendi bünyelerinde CtP cihazı yatırımı yaptılar veya yatırımı yapmak üzereler. Bu dinamiklerin önemli olmadığı şekilde üretim gerçekleştiren matbaalar ise repro atölyelerinden kalıp alımı yapmaktadır. Her geçen gün matbaalarda çoğalan CtP makineleri ile repro 46

matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Y. Mert Yarar: Dereli Graphic olarak satışını gerçekleştirmekte olduğumuz Kodak Sonora XP adında kimyasalsız ve işlemsiz kalıbımız bulunmaktadır. Kimyasal kullanılmadığı için çevreye hiçbir şekilde zarar verilmez. Ayrıca banyo makinesi ihtiyacı yoktur böylelikle elektrik ve su tüketimi olmadan üretim gerçekleştirilir. 200.000 baskı tirajı ve UV dayanımı ile aranılan her özellik bu kalıp ile sağlanabilmektedir. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Y. Mert Yarar: Gelecek kimyasalsız kalıplara doğru ilerlemektedir. Sadece banyo makinelerinin olmaması ve hiçbir kimyasal kullanılmaması özellikleri değil aynı zamanda kullanılan kalıpların ablatif olmaması da gerekmektedir. Ayrıca gelişen teknoloji ile kimyasalsız kalıplar daha yüksek dayanımlı olmakta ve daha düşük enerji ihtiyacı aramaktadır. İleriki yıllarda dünyada ve Türkiye’de kimyasalsız kalıp tüketimi hızla artacaktır. matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel

kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Y. Mert Yarar: Teknolojinin ilerlemesi sonucunda CtP cihazlarının çoğalması ile film üretimi ve ithalatı azalmıştır. Özellikle film teknolojisinin negatif özellikleri arasında yer alan filmin gün ışığından etkilenmesi, istenilen densite stabilitesinin sağlanamaması, nokta keskinliği ve tramlama teknolojisinin yetersiz kalması gibi negatif özelliklerden dolayı film teknolojisi baskı kalitesine uzun yıllar boyunca negatif etki etmiştir. Türkiye’de film tüketimi tekstil, klişecilik ve matbaacılık alanında devam etmektedir. Yüzde olarak tüketim çok düşük oranlarda olsa da hala ciddi bir pazar film üretimi ve satışı için çalışmaktadır. Kalıp dünyası, konvansiyonel kalıp, termal kalıp ve violet kalıp olarak üçe ayrılmaktadır. Violet kalıp kullanımı diğerlerinin yanında çok düşük olup, özellikle termal kalıbın gelişmesiyle konvansiyonel ve violet kalıp tüketimleri her geçen gün daha çok azalmaktadır. matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Y. Mert Yarar: Baskı öncesi tarafında mümessili olduğumuz Kodak markası ile dünyada ve Türkiye’de CtP makineleri satışında bir numarayız. Dünyada CtP makinesi üretimi, dijital termal kalıp üretimi ve yazılım üretimi gerçekleştiren tek firma Kodak’tır. Kodak olarak termal lazer CtP teknolojisi kullanmaktayız. İki farklı seride CtP makinesi satışı gerçekleştirmekteyiz. Birincisi Kodak Magnus serisidir. Saatte 62 kalıp B1 format ve saatte 73 kalıp B2 format üretim hızlarıyla, sektördeki en hızlı CtP makineleri arasında olup yüksek tramlama 450 lpi (177 lpcm) ve 10 mikron staccato (FM Tramlama) gibi özellikleri ile sektör lideridir. İstenirse MCU (Çok kasetli otomatik yükleme), dahili punch ve otomatik kağıt ayırma gibi özellikleri ile tam otomatik kalıp üretimi gerçekleştirilebilir. Bir diğer CtP makinesi çözümümüz Kodak Trendsetter serisidir. Dünyada ve Türkiye’de en çok satışı gerçekleşmiş ve gerçekleşmekte olan CtP çözümüdür. Saatte 42 kalıp B1 format ve saatte 50 kalıp B2 format üretim hızıyla, istenirse Auto Loader (Tek kasetli kalıp yükleme) ve online/offline seçenekleriyle Kodak Trendsetter fiyat/performans şampiyonudur. VLF ebattaki çözümlerimizde Kodak Magnus ve Kodak Trendsetter serilerimiz bulunmaktadır. Otomatik kasetli modeller, yüksek kalıp üretimi ve online/offline gibi seçenekler ile müşterinin ihtiyacına göre istenilen konfigürasyonda CtP makinesi çözümü hazırlanmaktadır. Yazılım tarafında da Kodak Prinergy Evo, Prinergy Connect ve InSite gibi RIP ve Portal çözümleri, Kodak Preps ve Kodak Pandora gibi montaj yazılımı çözümlerini sunmaktayız.


ayın konusu

matbaa&teknik

Bu Film Bitmez! Cenk Aydın: “2005 yılında Dünyaca Bilişim Şirketini kurduğumuzda üniversite son sınıftaydım. Herkes 1-2 seneye kalmaz, film biter diyordu. Ben de merakla takip ettim. Okul bitti, askere gittim geldim, 2 yıl master yaptım, film hala bitmedi.” ediliyordu. Yani en küçük nokta olarak %5’lik nokta basılabiliyordu. Ama CtP’de kalıba direkt pozlama yapıldığı için %1’lik noktayı dahi alabilirsiniz. Tabii burada kullandığınız teknolojinin yanı sıra kullanacağınız kalıbın kalitesi de çok önemli. Türkiye’de maalesef Uzakdoğu’da üretilen düşük kaliteli kalıplar her geçen gün artarak kullanılmaya devam ediyor. Bu da ülkemizde kalitenin değil fiyatın etken olduğunu gösteriyor, bize. Baskı da kalıbın toplam maliyet içindeki payı %2’yi geçmez. Buna rağmen ucuz kalıp arayışı fiyatın kaliteye tercih edildiğinin göstergesidir.

matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Cenk Aydın: Violet, pazara rüzgar gibi girdi ve çıktı. Şu anda Türkiye’de ve dünyada gazetelerin dışında Violet kalıbı kullanan yok gibi. Kalıp pozlamada doğru yöntem olarak Thermal kabul gördü. Thermal kalıp ve CtP’nin kabul görmesi biraz çalışma ortamı, şartları ve pozlama tekniği olduğunu düşünüyorum. Bugün bence de en doğru yöntem Thermal. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Cenk Aydın: Eskiden filmden kalıba pozlama yapılırken nokta değer kaybı yaşanıyordu. Hatta %5’e kadar kayıp olağan sınır kabul 48

matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Cenk Aydın: Elbette. Uzakdoğu ülkeleri, kalıp üretimine devam ederken bir yandan da CtP cihazları da üretmeye başladı. Kısa zamanda da pazarda rekabetçi oldular. Düşük fiyatları sebebiyle tercih eden matbaacılar var. Elbette Avrupa’da üretilen pozlama cihazlarıyla aynı kalitede değiller. Tümden reddetmek doğru değil elbette, pazarda önemli bir yere sahipler. Ancak benim altını çizmek istediğim bu makinelerin tercih sebebinin sadece fiyatı olması. Tıpkı ucuz kalıp tercihi gibi aradığınız yüksek baskı kalitesi değilse pozlayıcınız da Uzakdoğu üretimi olabilir. Ama uzun vade de düşünürseniz o cihazların son kullanıcısının her zaman ilk yatırımcısı olacağını görürüz. matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Cenk Aydın: Yukarıda da bahsetmiştim. Filmden kalıba geçerken tabii ki sürekli nokta değer kaybı olur. Ama direkt kalıba pozlamada tüm nokta değerlerinin tamamını alabilirsiniz. Ülkemizde filmle pozlama azalarak devam etmektedir.


ayın konusu

matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Cenk Aydın: Yapılan araştırmalar Türkiye’de yıllık kalıp tüketiminin (Conventional – Ctp – CtCP ) yaklaşık 17 milyon metrekare olduğunu göstermektedir. Bu tüketimin çok büyük bir kısmı CtCP ve Thermal kalıptır. Artık küçük matbaalar bile CtP yatırımı yaparak kendi kalıp ihtiyaçlarını kendi bünyesinde pozlamaktadır. Önümüzdeki yıllarda da CtP makinalarının satışı artarak devam edecektir. matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Cenk Aydın: Film atölyeleri yeni yatırım konusu olarak CtP makinalarını tercih ettiler. Böylece matbaalara kalıp hizmeti vermeye başladılar. Aralarındaki ciddi rekabetin Uzakdoğu kalıbının Türkiye pazarında her geçen gün daha da fazla tüketilmesine sebep oldu. Hemen hemen bütün repro atölyeler kendileri için en kolay yolu seçip film çıkış makinalarının yanına bir CtP makinası koydular. Bence bu yanlış bir yatırımdır. Reprocularımız en kısa zamanda ve kesinlikle dijital’e geçiş yapmak için çalışmaya başlamalılar. 50

matbaa&teknik

matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Cenk Aydın: Biz AGFA olarak doğayı koruma ve çocuklarımıza iyi bir dünya bırakma adına kimyasalsiz AZURA kalıbı piyasaya sunduk. AGFA gibi tüm büyük üreticiler de kimyasalsız kalıp üretimine başladılar. Hızlı artan bir seyir izleyecektir. Gelecekteki başarısının en önemli işareti günümüzdeki başarısıdır. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Cenk Aydın: Maalesef az gelişmiş ülkelerde atıkların denetlenmemesi ciddi sağlık problemleri doğurmaktadır. Yine maalesef insanlar ne kendilerini ne de doğayı düşünmektedirler. Eğer atıkların denetlenmesi konusunda ciddi atılımlar yapılır ve sıkı denetimler başlatılırsa tıpkı Avrupa’da ki matbaaların kullandığı gibi Türkiye’de de kimyasalsız doğayı koruyan kalıpların devri başlacaktır ve başlamalıdır da.

matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Cenk Aydın: 2005 yılında Dünyaca Bilişim Ltd. Şirketini kurduğumuzda üniversite son sınıftaydım. Herkes 1-2 seneye kalmaz film biter diyordu. Ben de merakla takip ettim. Okul bitti; askere gittim geldim; 2 yıl master yaptım, film hala bitmedi. Bence film kullanımı her sene % 10 ile % 15 arasında azalır ama en az 6-7 sene daha devam eder. Bizde bu süre boyunca film satmaya devam edeceğiz. Son AGFA’ da eğitime gittiğimde AGFA’nın üst düzey yöneticileriyle sohbet esnasında film üretmeye en az 8 sene daha devam edecelerini bildirdiler. Zaten film hattı 10 iken bir hattını Synaps (% 100 polyester kağıt) üretimi için ayırdılar. Geri kalan 9 hat hâlâ film üretiyor. Benim iddiam şu: CtP kalıp filmden daha önce bitecek. matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/ CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Cenk Aydın: Biz AGFA olarak Uzakdoğu ile rekabeti bırakıp doğayı koruma adına AZURA kalıbı çıkartarak pazarda kendimize yeni bir yer aramaktayiz. Tabiki CtP – CtCP kalıplarımız da mevcut. Yukarıda bahsettiğim gibi AGFA Graphic Art Filmi de en 8 yıl daha üretmeye devam edecektir.


ayın konusu

matbaa&teknik

Baskı Kalitesini Etkileyen Daha Önemli Faktörler Var Aras Grup Ürün Müdürü Burhan Kuturman: “CTP veya CTcP makinelerine göndereceğimiz işin değerleri, baskı normları içindeyse zaten şuanki bütün sistemler basılacak işin yüksek kalitede pozlanmasını sağlayabilmektedir. Basılacak işin kalitesini, baskı sırasında kullanılan kağıt, mürekkep,blanket ,haznesuyu ve ortam ısısı daha ciddi oranlarda etkilemektedir.” matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Burhan Kuturman: Baskı öncesi sistem üreticileri ar-ge yaptıkları makineleri geliştirip en yüksek kalitede üretim yapabilecek performansda pazara sunmaktadır ve bu makinelerin hemen hepsiyle aynı sonuçları almamız mümkündür. Değerlendirme kriterlerimiz işletim maliyetleri ve makinenin servis maliyetleri olmalıdır. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Burhan Kuturman: CTF sistemlerine karşı baskı neticesinde değer kaybı olmaksızın yüksek kaliteli sonuç alabildiğimiz sistemler CTP ve CTcP sistemleridir. Baskı kalitesini etkileyen birçok unsur vardır. Sadece CTP veya CTcP kalıp pozlandırma makineleri görüntüyü kâğıda aktarmadan önceki aşamalardan biridir. Aslında süreç, dijital pozlama ilk fotoğraf çekimi ve kullanan grafik programları ile başlamaktadır. Burda kullanılan profiller ve değerler matbaaya uygun bir şekilde çalışılmalıdır. CTP veya CTcP makinelerine göndereceğimiz işin değerleri, baskı normları içindeyse zaten şuanki bütün sistemler basılacak işin yüksek kalitede pozlanmasını sağlayabilmektedir. Basılacak işin kalitesini baskı sırasında kullanılan kağıt, mürekkep,blanket ,haznesuyu ve ortam ısısıda ciddi oranlarda etkilemektedir. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne 52

büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Burhan Kuturman: Türkiye’de çalışan sistemlerde 2011 son çeyreğinde yaptığımız araştırma neticesinde baskı öncesi sistemlerde toplam kurulu makine 580 adet idi. Sistem tercihlerine göre 290 adet Termal, 150 adet Violet ve 130 adet de Konvansiyonel CTcP makineleri mevcut idi. Şuandaki rakamlar hakkında bilgi vermek gerekirse Termal CTP sayısı 300 civarında bulunmakta, Violet sistemler daha çok UV baskılarda tercih edildiğinden çalışan makine olarak 80 adetlere düşüp yerlerini Termal veya konvansiyonel CTcP sistemlerine bıraktılar ve Repro atelyeleri ile çalışmalarını sürdürüyorken konvansiyonel CTcP makineleri yatırımı yapanlar nedeniyle bu rakamlar 170 adetlere ulaşmıştır. Türkiye pazarında Konvansiyonel CTcP

sistemleri işletim maliyetlerinden dolayı daha çok tercih edilmektedir. matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Burhan Kuturman: Az adetli kalıp tüketimi olan firmalar için repro atelyeleri işletim maliyetleri açısından kendi bünyelerinde üretmekten daha ekonomik olduğundan repro atelyelerinin tercih edilmesi daha uygundur. Küçük işletmelerde çalışma alanları sınırlı olduğundan artı personel maliyetleri ile birlikte işletim maliyetleri eklendiğinde repro atelyelerinden aldıkları hizmetten daha fazla işletim maliyeti oluşmaktadır.


ayın konusu

matbaa&teknik: Eklemek istedikleriniz var mı? Burhan Kuturman: BasysPrint UV-Setter teknolojisinin kalbi Dijital Tram Pozlama (DSI) bir çözümdür. Bu kavram Texas Instruments Dijital Işık İşleme (DLP) teknolojisi üzerine kuruludur. DSI işlemi sırasında, UV ışık Digital Micromirror Device (DMD ™), 2.100.000 mikroskobik küçük aynadan oluşan bir optik yarı iletken çip ile gerçekleştirilir. Diğer CtP sistemlerinden farklı olarak, flatbed teknolojisi kullanılıyor. Kalıplar düz bir tepsi üzerinde pozlandırılıyor; makinede tambur bulunmuyor. İhtiyaca göre üç farklı hız seviyesi sunuluyor. Tek lazerli, iki lazerli ya da üç lazerli modüller eklenebiliyor. Üç lazerli modül ile saatte 45 adet 70 x 100 kalıp pozlamak mümkün. Orta ebatta maksimum 68 x 83, büyük ebatta 94 x 115 kalıpları pozlamak mümkün. İki farklı çözünürlükte (1500 ya da 2400 dpi) pozlama yapılabiliyor. Türkiye’de kurulu 100’e yakın makinenin hepsi 1500 dpi ama özel bir talep olunca 2400 dpi verilebiliyor. İstenilen rejistrasyon sistemi Aras Grup tarafından standart sunuluyor. Tam otomatik makinede 5 kasete kadar yükleme seçenekleri mevcut. Çoklu kaset ve tüm otomasyon seçenekleri, 156x210 cm kalıp pozlayabilen VLF makinede de mümkün. Tek kaset ya da çok kaset sistemi makineye sonradan eklenebiliyor. Beş kasetli makinede ara kağıdı otomatik olarak alınıyor, kalıp pozlanıyor ve otomatik olarak banyo makinesine gönderiliyor. Bu makinelerde çift kalıbı aynı anda beslemek de mümkün. Bir kalıbı pozlandırırırken, pozlanmamış yeni kalıp yerleştirilebiliyor ve pozlanan kalıp banyoya yönlendirilirken, diğeri pozlanmaya başlıyor. Bu manuel bir makinede önemli bir özellik. Bu sistemde 405 nm lazer modüller kullanılıyor ve bunlar çok uzun ömürlü. Tamburlu makinelerde çok hızlı dönen spinner motorlara ihtiyaç vardır. Bu makinede motor bulunmamaktadır ve ileride ortaya çıkabilecek servis problemleri ortaya çıkmamaktadır.

DMD Sayesinde Keskin ve Temiz Nokta Üzerinde yaklaşık 2 milyondan fazla elektronik ayna olan bir chip (DMD) var. Lazerden kaynağından gelen ışığı DMD üzerinden bir lens sistemiyle kalıp üzerine aktarıyor ve pozlandırmayı sağlıyor. Lazer modül sayısı istenildiğinde arttırılabiliyor. Bu teknoloji çok temiz, çok keskin nokta kalitesi sunuyor. Aynı makinede lak kalıpları, rotary etiket makinelerinin lak kalıpları, 9.5 mm kalınlığa kadar magnezyum sıcak yaldız kalıpları, bakır kalıplar, serigrafi ipek kalıp pozlandırması, flekso makinelerdeki rotary kesim üniteleri için bıçak kalıpları, bu makinede yapılabiliyor. Makinede kısmi lak için suyla yıkanabilen kalıp pozlanabiliyor. Makinede alüminyum ya da çelik tabanlı, 0.77 – 1,14 mm kalınlıklar arasında kalıplar pozlanabiliyor. Ek olarak, kalıp yükleme ve çıkarma, ötekilere kıyasla kayda değer bir şekilde daha kolaylaştırılmış. Bu da yetmemiş, yeni VLF (manuel modelinde) dikkat çekici bir miktarda azaltılmış 54

matbaa&teknik

ağırlıkla, 2.42x3.40 m gibi hayli küçük bir yer kaplıyor. Makinede, kurumsal ağ üzerindeki herhangi bir bilgisayardan, arayüz olanaklarıyla Yönetim Bilgi (MIS) sistemlerine erişebilen, en son teknoloji, VLF işlevselliğini denetleyen kapsamlı bir kullanıcı arayüzü (GUI) entegrasyonu var. Açık standart arayüzü (1 Bit Tiff) sayesinde, VLF herhangi bir iş akışı veya Rip’e entegre edilebiliyor.

Kalıp Ebat Çeşitliliği Avantajı Sistemin benzersiz bir özelliği, düz-yatak (flat-bed) ilkesinin optimum pozlama alanını kullanarak, kalıp ebatlarının çok geniş bir yelpazesini pozlama yeteneği. Bu, 200x200 mm gibi küçük bir kalıp ebadından 1560x2100 mm gibi bir büyük ebada kadar, piyasadaki tüm VLF makinelerin en geniş ebat çeşitliliğini, üstelik iki adet 8 sayfa veya 4 adet 4 sayfa kalıbı aynı döngüde pozlama imkanı demek. Dört kasetli tam otomatik VLF serisi için, herhangi bir ilave ebat manuel olarak yüklenebiliyor. VLF’in sadece manuel modelinde temin edilebilen Flexpo adlı patentli bir özellik, bir başka 8 sayfa kalıp güvenlik nedeniyle yakın bir tarayıcı tarafından tam kontrollü olarak pozlanmakta iken, bir 8 sayfa kalıp yükleme veya çıkarma imkânı sunuyor. Basysprint’in kendi bünyesinde geliştirdiği VersaFlex sistemi, geri çekilebilir pin’ler ve sağlam konumlandırma kolları kullanarak – özellikle büyük ebatlarda önemli olan – çok hassas bir rejistrasyon sağlıyor. Aynı zamanda, dört ayrı bölgede flat-bed üzerine vakum uygulanıyor. Bu kalıp pozlama esnasında, kalıpların dalgalı olması durumunda bile, kusursuz bir düzgünlüğü garanti ediyor. Birçok bileşenlerin standartlaştırılması sayesinde, üretici pazar odaklı ekipman fiyatlarının sağladığı üretim maliyetlerini elde edebiliyor. VLF Serisi, çok daha ince ve zarif tasarımı vurgulayan abartısız bir tasarıma sahip.

Altıncı nesil pozlama kafası Büyük ebat UV-Setter’ın en önemli parçası, Texas Instruments firmasının en son dijital mikro aynaları (Digital Micromirror Devices - DMDs) kullanılan Basysprint pozlama kafası. Bir önceki nesil 786 bin DMD barındıran kafaya karşılık, yeni kafa 2.1 milyon DMD barındırıyor. Bu da, büyük bir kalıp üretim hacminde, full-HD’ye yanıt veren daha yüksek çözünürlükle sonuçlanıyor. Altıncı nesil (Gen 6) baskı kafalı tüm UVSetter’lar, örneğin 460x ve 860x VLF seriler, bundan dolayı bir önceki nesle kıyasla saatte % 25-30 daha fazla kalıp üretiyorlar. Yeni Basysprint VLF Serisi saatte 20’nin üzerinde (1235x1620 mm ebatlı) kalıp üretirken, 8 sayfa (1030x790 mm ebatlı) kalıp çıktı hızı saatte 45 kalıbı aşıyor. 405nm DSI³ Violet Lazer modülleri ve Gen 6 pozlama kafası kesinlikle tozsuz kabinlerine monte ediliyor ve bu da sorunsuz çalışma sonucunu doğuruyor.

Basysprint UV-Setter CtP’lerin hepsi, son derece düşük tüketimli ekipmanla sonuçlanan ekolojik ayak izini muhafaza etme mantığı ile tasarlanmıştır. Sadece 2.3 kW, tek faz, güç tüketimiyle Basysprint CtP makinesi enerji ve maliyet etkili bir çözüm. Flat-bed konsepti, hızlı UV-kafa ve (10 mm’ye kadar malzeme kalınlığına imkân tanıyan) dinamik oto-fokus UV-Setter’ın bir ‘Çapraz-Uygulama’ makinesi olmasını sağlıyor. Sıcak yaldız ve kabartma uygulamaları için fotogravür magnezyum kalıpları, esnek şekilli kesim kalıpları için foto hassas çelik kalıplar, spot lak baskı için MacDermid’den suyla yıkanabilir lak kalıbı ve rotatif serigraf baskı için şablonlar – tüm bunlar Basysprint UV-Setter CtP’ler ile pozlanabiliyor. Beş uygulama ama sadece tek bir pozlayıcı, bu büyük format segmentinde BasysPrint VLF UV-Setter’ın önemli bir avantajı.

VLF Serisi: Kesinlikle kaliteli – ödünsüz! Bu yeni teknoloji halihazırda, kendini kanıtlamış 1500 dpi (2400 dpi da mevcut) süper-hücre tramlama teknolojisiyle çalışan çok sayıda Basysprint UV-Setter kullanıcısında artış eğiliminde. Bu daha yüksek çözünürlük güvenlik baskısı gibi bazı özel uygulamalar için gerekli ama o aynı zamanda bir UV-Setter ile kullanılabilen tüm ticari FM ve hibrit tramlamalara imkân tanıyor. Yüzde 30-50 oranlarına kadar daha ucuz konvansiyonel UV kalıpların kullanımı, özellikle yüksek miktarda kalıp tüketimi olan, büyük format segmentinde bir diğer önemli avantaj. Ambalaj matbaaları UV mürekkeplerle, fırınlanmadan bile uzun tirajlara dayanıklı olan UV-hassas kalıpların eşsiz gücünü ve dayanıklılığını takdir edeceklerdir. Sürdürülebilirlik anlamında, UV kalıplar en az kimyasal kullanımı ve (sıklıkla atık suyla deşarj edilebilen) kolay atık tahliyesiyle daha ikna edici. Daha da fazlası, termal sistemlerin aynı sayıda baskı yapmak için iki veya daha çok kalıp seti ve belki daha çok enerji ve zaman harcayan fırınlama gerektireceği yerde, tek bir kalıp seti yeterli. UV-Setter CtP’ler için konvansiyonel kalıp tedarik seçenekleri, dört yılı aşkın süredir, Çinli tedarikçilerin artan sayısıyla, artmaktadır. Ve şimdi konvansiyonel kalıpların yerel tedarikçilerden satın alınabilmesi de aynı derecede önemli.. VLF-Serisi üç versiyonda geliyor: VLF-M manuel versiyon, VLF-SA yarı otomatik versiyon ve VLF MCA, online 100 kalıplık dört değişken ebat kalıp kasetli tam otomatik versiyon (0.3 mm kalınlıkta, 0.4 mm 80 kalıp). VLF-Serisi’nin yeni pozlama ünitesi kafası (örn. 460x ve 860x modelleri), her biri 1500 veya 2400 dpi (yerinde yükseltilebilir)b Violet lazer modüllerine yükseltilebilen, artan performans talebini karşılayabilecek çözünürlükle geliyor. Yeni nesil pozlama üniteleri yeni nesil için kayda değer sansasyonel fiyat düzeyi, UV-Setter VLF Serisini herhangi bir büyük ebat matbaacı için tam rekabetçi yapıyor ve bakım maliyetlerinden büyük tasarruf kaydediyor. Azami kalıp ve pozlama ünitesi ebadı 1560 x 2100 mm.


ayın konusu

matbaa&teknik

Doğru Karar İçin Önce İhtiyaçları Tespit Etmeli Gökhan Açılan: “Sektörümüzdeki işletmelerin yapmış olduğu en önemli hatalardan birisi, kullanacakları sistemi sarf malzeme fiyatı ile değerlendirmeleridir. Bence burada ürün fiyatından ziyade, müşterinin ihtiyaçları ön planda olmalıdır.”

matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Gökhan Açılan: Her iki sistemin de kendi içerisinde avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. 13 yıl önce termal ve violet bir savaşa girdiler ve ben kazananın termal olduğunu düşünmekteyim. Bana göre bunun en önemli sebebi, violet kalıp üretimi için çok ciddi Ar-Ge yatırımına ihtiyaç duyulması, çok az fabrika tarafından üretilmesi, ürün çeşitliliğinin olmaması ve bunlara ek rekabet şansının termale göre daha az olmasıdır. Biz Cegamat Baskı Ürünleri olarak gelmiş olduğumuz noktada Termal sistemin daha doğru olduğunu düşünmekteyiz. Bunu söylememizdeki en önemli sebeplerden birisi termal sistemin çevre için %100 ekolojik ürünler sağlamasıdır. matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Gökhan Açılan: Sektörümüzdeki işletmelerin yapmış olduğu en önemli hatalardan birisi, kullanacakları sistemi sarf malzeme fiyatı ile değerlendirmeleridir. Bence burada ürün fiyatından ziyade, müşterinin ihtiyaçları ön planda 56

olmalıdır. Aynı zamanda müşterinin karar vermeden önce, dünyadaki dağılımları öğrenerek yatırım yapmasının daha doğru olacağını düşünmekteyim. Sonuç olarak bütün sistemlerde kullanılan ana hammadde alüminyum ve başlangıçtan bu güne kadar geçen sürede fiyat olarak konvansiyonel kalıp fiyatları yıllardır sabitken termal kalıp fiyatları her geçen gün düşüş göstermektedir. Buradaki farkı da firmaların üretimleri için yatırmış oldukları AR-GE maliyetleri oluşturmaktadır. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Gökhan Açılan: Film fiyatlarındaki artışın analog kalıp tüketimini zamanla azaltacağını düşünmekteyiz. Bunun yanında CTcP sistemleri için üretilen kalıplarda bir miktar artış olmasına rağmen, termal pazarı her geçen konvansiyonel sistemden çalarak devam etmektedir. Pazarın büyümesi konusunu toplam kalıp tüketimi olarak ele almak gerekmektedir. Toplam kalıp tüketimini 2011 ve 2012 olarak ele aldığımızda Pazar hacmi yaklaşık 19 milyom m² olarak gerçekleşti. 2013 yılı için ilk 6 aylık verilerden yola

çıkarak beklentimiz bu yıl da yatay bir seyir izleyeceği yönündedir. Cegamat olarak biz şu an için Türkiye’nin toplam ofset baskı kalıbı tüketim miktarında çok ciddi bir artış veya azalma beklememekteyiz. matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Gökhan Açılan: Repro atölyeleri kendi bünyesine CTP yatırımı düşünmeyen matbaalar için bir çözüm ortağı konumundadır. Biz repro atölyelerinin şu anda peak noktada olduğunu düşünmekteyiz ve bu alanda yeni yatırım yapacak olan arkadaşların çok daha dikkatli davranmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu işletmeler her zaman matbaaların ihtiyaç duyacağı ve her zaman pazarda olacaklarını düşünmekteyiz. matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Gökhan Açılan: Ipagsa’nın Türkiye mümessili olarak gelecekte bütün işletmelerin kimyasalsız kalıp kullanmalarını umuyoruz. Kullanılan kimyasallar ile çevreye verilen zarar ortada, bu


ayın konusu

yüzden sektörümüzdeki kimyasal tüketimini ne kadar aza indirgeyebilirsek gelecek nesiller için o derece doğru işler yapmış olacağımızı düşünüyoruz. Baskı tarafında ise banyo makinesinin kullanılmaması işletmeleri ciddi bir maliyetten kurtarmaktadır, aynı anda zaman tasarrufu da sağlayan bu sistemde kimyasallı sisteme göre hiçbir dezavantaj bulunmamaktadır. matbaa&teknik: Atıkların denetimi konusunda geldiğimiz noktanın çevresel atıkların ve karbon ayak izinin azaltılması çalışmalarının kalıp pozlama sistemlerine etkisi ne olmuştur? Mesela yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Gökhan Açılan: Kimyasal atığı sadece kalıp ile ilişkilendirmek doğru olmayacaktır, matbaalarda çok çeşitli kimyasallar kullanılmakla birlikte, maalesef bunların çevreye ciddi zarar vermektedirler. Cegamat olarak biz matbaaları arıtma sistemi olan sitelere yönlendirmenin ya da matbaaların kendi artırma sistemlerini kurmalarının teşvik edilmesinin doğru olacağı

57

matbaa&teknik

kanaatindeyiz. matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu kalıp çözümlerinden bahseder misiniz? Gökhan Açılan: Ctp ve CTcP kalıplarında Ipagsa tarafından üretilen 7 farklı kalıbımız mevcut bunları sıralamak gerekirse; Arte IP-21: Orta ve Uzun tirajlardaki işler için dizayn edilmiş, tabaka ve web ofset sistemlerle uyumlu geleneksel termal ofset baskı kalıbı. Arte SF-25: Yüksek tirajdaki işleriniz için, daha hızlı, daha hassas ve daha üretken termal ofset baskı kalıbı. UNIVERSE HCR: Ipagsa tarafından geliştirilmiş patentli double layer (çift katman) teknolojisi sayesinde, UV sistemlerde fırınlamadan baskı yapabilen olağanüstü baskı koşulları için geliştirilmiş termal ofset baskı kalıbı. Innova LCN: Developer yerine özel bir kimyasal kullanarak daha az kimyasal kullanımı sağlayan low chemistry termal ofset baskı kalıbıdır. Klasse NPN3: Özel olarak geliştirilmiş emisyon yapısı sayesinde hiçbir kimyasal kullanımına ihtiyaç duymayan %100 çevre dostu termal ofset baskı kalıbıdır.

ECO 88S: CTcP sistemleri için özel olarak geliştirilmiş, orta ve uzun tirajlarda kullanılabilen konvansiyonel ofset baskı kalıbıdır. TOP F1: 350 - 450 nm UV lamba ile pozlandırılabilir, orta ve uzun tirajlı baskılarda kullanıma uygun Analog ofset baskı kalıbıdır. FujiFilm Benefi-ER: FujiFilm tarafından baskı endüstrisi için üretilen hızlı işlem ve yüksek verimlilik sağlayan ürünlerdir.


ayın konusu

matbaa&teknik

En Uygun Tercih; Termal CTP Esen Graphics Yönetim Kurulu Başkanı Zihni Görkem Esen: “Bence 3 CTP teknolojisi de nihai ürün fiyatı ve kalitesini %90 oranında karşılayabilir. Önemli olan basılmış işin kalite beklentisi ve kalıp tüketim miktarları. Bu veriler termal CTP mi yoksa CTCP mi tercih edilmesi konusunda rol oynuyor.” matbaa&teknik: Bilgisayardan kalıba aktarma teknolojileri adına termal, violet karşılaştırması ile 13 yıl önce başladığımız süreçte bugün geldiğimiz en popüler/ doğru yöntem sizce nedir? Zihni Görkem Esen: Hiç şüphe yok ki, thermal CTP tüm CTP teknolojileri arasında uygunluk ve popülarite açısından genel akımı oluşturmuştur. Bu trendin gelecekte de devam edeceğini düşünüyoruz. Bunun başlıca sebepleri; 1) Termal teknoloji, yüksek enerjili termal yakma özelliği sayesinde, dijital kalıp pozlamasında en iyi kontrole sahiptir. Yeterli enerji eşiğine ulaşıldıktan sonra, tram bölgesi, pozlama enerjisinin ileri hassasiyeti olmadan daha fazla zorlanmaz.

2) Termal teknoloji, banyo sürecinde yaşanan banyo kimyasalı, derecesi, kimyasalın yoğunluğu gibi değişken parametrelere karşı diğer teknolojilere oranla daha yüksek toleransa sahiptir. 3) Termal teknolojisinin yakma özelliğinden dolayı , nokta kenarları daha keskindir. Bu sebeple baskı kalitesini daha üst seviyeye çıkartır. Termal CTP teknolojisi, kimyasalsız ve banyosuz kullanıma müsade eden tek çevreci ctp teknolojisidir. 4) Violet CTP teknolojisinin özellikleri ise, düşük enerji seviyesi , pozlama koşullarının çok hassas olması , banyo koşullarının çok hassas olmasıdır. Ayrıca Violet teknolojide, işlemler güvenli ışık altında yapılmalıdır ve kalıp maliyeti yüksektir. Ctcp teknolojisi ise orta kaliteli baskı işlerine uygundur ve tiraj aşağı yönlüdür. matbaa&teknik: Kalıp pozlamada kullanılan teknolojinin baskı kalitesine etkisi nedir? Zihni Görkem Esen: Termal CTP en iyi kaliteyi sağlar, Violet orta kalite ve Ctcp en düşük kaliteyi sağlar. matbaa&teknik: Nihai ürün fiyatı ve kalitesi kullanılacak pozlama cihazının teknolojisi ve kullandığı yöntemin seçimi için etkileyici bir faktör müdür? Öyle ise buna göre bir sınıflandırma yapmak mümkün müdür? Zihni Görkem Esen: Bence 3 CTP teknolojisi de nihai ürün fiyatı ve kalitesini %90 oranında karşılayabilir. Önemli olan basılmış işin kalite beklentisi ve kalıp tüketim miktarları. Bu veriler termal CTP mi yoksa CTCP mi tercih edilmesi konusunda rol oynuyor. Violet CTP ise aslında ticari matbaacılıkta artık seçeneklerin dışında. Yüksek kalite ve düşük kalıp tüketimi için en uygun tercih termal CTP’dir. Düşük kalite ve yüksek kalıp tüketimi olması durumunda ise CTCP tercih edilmelidir.

58

matbaa&teknik: Konvansiyonel ya da dijital kalıp pozlama sistemlerinin mukayesesini yapar mısınız? Zihni Görkem Esen: Tamamen farklıdır. Konvansiyonel kalıp pozlama sistemi filme dayanır, bu sebeple nokta kazancı ve nokta kaybı normaldir. Diğer taraftan dijital kalıplar, dijital dosyayı kalıba direkt lazer sinyal olarak gönderen CTP makineleri ile pozlayan makinelere dayanır. Yani filmi ortadan kaldırır ve nokta kalite kontrolü ile çalışma verimliliğini arttırır. matbaa&teknik: Türkiye’deki CtP pazarını değerlendirir misiniz? Sizce bu konuda pazarın büyümesi ne kadar mümkündür? Türkiye için bu sistemler açısından ne büyüklükte bir pazar olduğundan bahsedebiliriz? Zihni Görkem Esen: Türkiye’ deki CTP pazarı termal ağırlıklıdır. Genelde, matbaalar kalite ve verimlilik kaygıları ile termal CTP teknolojisine ağırlık verirken, matbaalara kalıp hizmeti sunan reprolar kalıp maliyeti kaygısı ile CTCP makine yatırımına ağırlık vermişlerdir. Türkiye’de ctp pazarının, makine miktarı olarak en az %50 büyümesi mümkündür. Türkiye’nin 25 milyon metrekare kalıp tüketimi olduğunu varsayar isek tahminen 1200 makinelik bir pazardan bahsedebiliriz. matbaa&teknik: Fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artışın ve bu repro atelyelerinin CtP pazarına etkisini değerlendirir misiniz? Zihni Görkem Esen: Repro olarak anılan fason kalıp atelyelerinin sayısındaki artış çok normal. Kalıp tüketimi düşük olan küçük ölçekli matbaaların bu teknolojiye erişmesi açısından çok önemli rol oynuyorlar. Fakat artık doyum noktasına geldiğini düşünüyorum. Kaliteli kalıp kullanan ve iyi hizmet verebilen atelyelerin Ctp pazarına çok olumlu etkilerinin olduğunu düşünüyorum.


ayın konusu

matbaa&teknik: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp konusundaki görüşleriniz ve baskıya katkısı açısından yorumlarınız nelerdir? Zihni Görkem Esen: Kimyasalsız ya da işlemsiz kalıpların temel faydası çevreye zararlı kimyasal içermemeleri veya düşük oranda içermeleridir. Banyo süreci ortadan kalktığından dolayı verimlilik artmıştır. matbaa&teknik: Yakın vadede tüm matbaacıların kimyasal atıktan kurtulmaları için kimyasalsız ya da işlemsiz kalıp teknolojisine geçme süreci diye bir dönem bekleyebilir miyiz? Zihni Görkem Esen: Bekleyebiliriz. matbaa&teknik: Film geçerliliğini ne kadar daha koruyacaktır? Fabrikaların konvansiyonel kalıptan dijital kalıba ve filmden kalıba geçiş süreçleri ile ilgili olarak beş yıl önce yapılan tahminler tutmuş mudur? Bugün pazarda film, konvansiyonel kalıp, termal kalıp, violet kalıp kullanımı miktarları hakkındaki tahmini rakamlar konusunda ne söylersiniz? Zihni Görkem Esen: Amerika Birleşik Devletleri ve Batı Avrupa gibi gelişmiş pazarlarda film geçerliliğini zaten kaybetmiştir. Dünyanın geri kalan kısmında ise en fazla 5 sene azalarak geçerliliğini koruyacaktır. Film dolayısı ile konvansiyonel kalıbın %10 , violet kalıp kullanımının %10 , termal kalıp kullanımının %45 ve ctcp kalıp kullanımının %35 olduğunu iletebilirim. matbaa&teknik: Şirketinizin sunduğu CtP/CtCP/kalıp veya film çözümlerinden bahseder misiniz? Zihni Görkem Esen: Şirketimiz 2013 başından bu yana, Konita markalı ctp ve ctcp makineleri ile sektöre hizmet etmektedir. Şu ana kadar kurulumunu gerçekleştirdiğimiz 3 termal makinemiz ve siparişi alınmış yolda olan 3 termal makinemiz mevcuttur. 2 senedir ise MYLAN markalı DTP150i modeli ctp thermal kalıpları pazara sunmuş bulunuyoruz. Kullanıcılardan çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Kalıplarımız japon alüminyumu ile son teknoloji üretim hattında üretilmektedir ve buna rağmen fiyat olarak çok caziptir. Dünyaca ünlü yüksek fiyatlı kalıplara rakiptir. Yenilik olarak ise, MYLAN Lotus 45 modeli CTCP kalıplarımızı pazara sunmaya hazırlanıyoruz. Uygun fiyatlı ama yüksek kaliteli ctcp kalıp arayanların derdine deva olacağız. Yüksek ctp makine yatırımı yapmış fakat kalite alamayan, sürekli kullandığı kalıp markasını değiştirmek zorunda kalan kullanıcılara çözüm getireceğiz. Uzakdoğu menşeili kalıpların aksine, Çok az pozlama enerjisi ile hızlı pozlanabilen, yüksek tiraj sunan stabil kaliteli LOTUS 45 kalıplarını çok yakında piyasaya sunacağız. 59

matbaa&teknik


ayın konusu

matbaa&teknik

Brillia HD PRO-T3 rekor satışları ile birlikte

Fujifilm’in WaterAid’e bağışı, beklentileri aştı Thanks to Record Sales of Brillia HD PRO-T3

Fujifilm’s Donation to WaterAid Exceeds Expectations WaterAid bağışları, Brillia HD PRO-T3 satışlarındaki Donation to WaterAid devasa artış nedeniyle 12 ayda €65,025’e ulaşarak reached €65,025 in 12 months due to huge growth orjinal 30.000 euro hedefinin iki katına çıktı

in sales of Brillia HD PRO-T3 processless plates, double the original target of €30,000

Fujiiflm annouced that it has raised €65,025 in the first 12 months of its initiative with WaterAid, the international charity dedicated to enabling the world’s poorest communities to access safe water and sanitation. The result is more than double the original target of €30,000 due to the growing success and popularity of Fujifilm’s Brillia HD PRO-T3 plates. As part of a continued drive to be as sustainable as possible, and support sustainability in the efforts of others, Fujifilm has been donating a percentage of the sales of every square metre of Brillia HD PRO-T3 plates sold in Europe, Middle East & Africa over the last 12 months. The nominated charity was WaterAid, to reflect the fact that PRO-T3 completely eliminates the water used in the conventional plate production process.

Fujiiflm, dünyanın en fakir topluluklarına güvenli su ve hijyenik koşullar sağlamak üzere dizayn edilen WaterAid ile olan girişiminin ilk 12 ayında 65.000 euro toplandığını duyurdu. Bu sonuç, Fujifilm’in Brillia HD-PRO T3 kalıplarının artan başarısı ve popülerliği sayesinde orjinal hedefin iki katı kadar. Mümkün olduğunca sürdürülebilir olma çabasının bir parçası olarak Fujifilm, son 12 ayda Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’da satılan her bir Brillia HD Pro-T3 kalıbın her bir metrekaresinin belli bir yüzdesini bu kampanyaya ayırdı. WaterAid’in seçilme sebebi ise, Pro-T3’ün geleneksel kalıp üretim süreçlerinde kullanılan suyu tamamen elimine etmesi. Global çalışmalarının bir parçası olarak WaterAid’in Altbüyük Sahara’daki 19 ülkede aktif bir rol oynuyor ve ihtiyaçlarını karşılayan pratik ve 60

sürdürülebilir çözümler kurmak için yerel topluluklarla çalışıyor. WaterAid’in kurumsal hesap müdürü Susie Kennedy şu şekilde konuştu: ‘Son 12 ayda Fujifilm’in kaydettiği başarılardan dolayı çok mutluyuz. Şirketin finans sağlama konusundaki kararlılığı daha fazla kişiye yardımcı oluyor. Bu muhteşem ortaklık vesilesiyle daha çok şey başaracağız.’ FUJIFILM Europe GmbH kıdemli başkan yardımcısı Yasufumi Morimoto şu yorumu yaptı: ‘Mayıs 2012’de 12 aylık hedefimizi 30.000 euro olarak belirlemiştik, dolayısıyla 65.000 euro’ya ulaşmış olmamız son derece etkileyici bir durum. Pro-T3’ün başarısı sayesinde WaterAid’e daha fazla yardımcı olabilmemiz ise sevincimizi daha da arttırıyor.’

Through its donations, Fujifilm has been able to help WaterAid transform the lives of people in some of the world’s poorest communities by providing access to safe, clean water, sanitation and hygiene . As part of its global reach, WaterAid has an active role in 19 countries in sub-Saharan Africa, working with local communities to set up practical and sustainable solutions that meet their needs. Susie Kennedy, corporate account manager at WaterAid, said: “We‘re delighted with the results achieved by Fujifilm over the last 12 months. The company‘s dedication and commitment to their fundraising means that WaterAid is able to transform even more lives and we look forward to continuing this fantastic partnersip.” Yasufumi Morimoto, senior vice president, FUJIFILM Europe GmbH, comments: “Back in May 2012 we set €30,000 as our 12 month target, so the fact that we’ve raised over €65,025 is an overwhelmingly positive result.” He adds: “We’re delighted that the success of PRO-T3 has also meant that we’ve been able to help WaterAid open up a better standard of living to some of the world’s less privileged communities.”


ayın konusu

Agfa Graphics, İtalya Manerbio’daki Konvansiyonel Kalıp Fabrikasını Kapatmayı Planlıyor Agfa Graphics announced today that it plans to close down its printing plate factory in Manerbio, Italy. The Manerbio plant produces analogue offset plates and negative CtCP plates, both product lines for which market demand is in decline. “This decision is part of our strategy to improve our operational efficiency, margins and competitive position in the highly competitive prepress market,” says Stefaan Vanhooren, President of Agfa Graphics. After having considered all options, Agfa Graphics has now informed Manerbio’s employees as well as the trade unions that it intends to close down the factory impacting 123 employee positions. A redundancy plan will be developed for the employees that currently work in Manerbio.

Agfa Graphics plans to close down analogue printing plate factory in Manerbio, Italy Agfa Graphics İtalya Manerbio’daki analog kalıp fabrikasını kapatmayı planladığını duyurdu. Manerbio fabrikası analog ofset ve negatif CtCp plakaları üretiyor ancak her iki üretim hattı için de pazardaki talep düşüşte. Agfa Graphics’in Başkanı Stefaan Vanhooren konuyla ilgili, “Bu tercih aslında stratejimizin bir parçası. Bu sayede, çok fazla rekabet olan baskı öncesi pazarda operasyonel verimliliğimizi, marjımızı ve bu pazardaki pozisyonumuzu geliştirmeyi amaçlıyoruz” açıklamasını yaptı. Tüm seçenekleri değerlendirdikten sonra Agfa Graphics, hem Manerbio’nun çalışanlarını hem de ticaret birliklerini 123 iş pozisyonunu etkileyecek şekilde fabrikayı kapatacağı konusunda bilgilendirdi. Hali hazırda Manerbio’da çalışan işçiler için de bir işten çıkarma planı geliştirilecek. 61

matbaa&teknik


aktüel

matbaa&teknik

Kohei Yatsumoto: “Kur Farkı Sorun Değil” Kohei Yatsumoto: “Exchange Rate Not a Problem” Ryobi Uluslar arası Satış Müdürü Kohei Yatsumoto, “Kur farkının çok büyük bir etkisi olsa bile bunun satışlarımızda bir soruna yol açacağını düşünmüyorum” dedi.

“Even though exchange rate is a big impact, I do not think that it will pose a problem in the sales” says Ryobi International Sales Manager Kohei Yatsumoto.

S/S : Ersin Şahin, Tetsuma Matsuoka, Kohei Yatsumoto, Murat Büyükgünay, Ersel Oflu Ryobi Uluslar arası Satış Müdürü Kohei Yatsumoto ve Ocak 2013’ten beri Ryobi ürünlerinin Satış ve Destek ortağı olan Ferrostaal’ın yönetim kadrosuyla bir araya geldik. Yaptığımız söyleşide öncelikle Bay Yatsumoto’ya Haziran ayında duyurulan Mitsubishi – Ryobi ortaklığını sorduk. Bay Yatsumoto konuyla ilgili Haziran 2013 sonunda yayımlanan Basın Bülteni’ne vurgu yaparak daha fazla bilginin yılsonu itibarıyla açıklanmasının planlandığını bildirdi. Bay Yatsumoto’ya firmanın Türkiye pazarına yaklaşımıyla ve Ferrostaal ile yapmış oldukları temsilcilik anlaşması ve işbirliğiyle ilgili çeşitli sorular sorduk. Bay Yatsumoto’nun konuyla ilgili açıklamalarını aşağıda bulabilirsiniz. Ferrostaal ile yaptığınız ortaklıkla ilgili neler söyleyeceksiniz? 62

Kohei Yatsumoto: Ferrostaal 2010 yılından beri bizim Latin Amerika, Güney Afrika ve Arabistan’da Satış ve Destek ortağımız. Ferrostaal ile yapmış olduğumuz bu ortaklıktan duyduğumuz memnuniyet sebebiyle ortaklığı Türkiye, Almanya, Rusya, Polonya ve benzeri ülkelere de yaymak istedik. Bizim için en iyi dağıtımcı Ferrostaal Group’tur. Ferrostaal ile Türkiye’de yaptığınız yeni ortaklık ile ilgili neler söylemek istersiniz? Kohei Yatsumoto: Bu sene Ferrostaal ile daha yeni başladık. Bunu söylemek için henüz erken olabilir ancak Ferrostaal Türkiye’den çok kısa sürede olumlu sonuçlar almayı bekliyoruz. Türkiye pazarını çok önemli ve büyüyen bir pazar olarak görüyoruz ve aynı zamanda rekabetçi de bir pazar.

We came together with Ryobi International Sales Manager Kohei Yatsumoto and the Management of Ferrostaal Turkey that is the Sales- and Service Partner for Ryobi products since January 2013. First, we asked Mr. Yatsumoto about the Mitsubishi – Ryobi cooperation announced in June. Mr. Yatsumoto referred to the Press Release published at end of June 2013 and informed that further details are planned to be published by end of the year. We asked Mr. Yatsumoto various questions regarding the company’s approach to Turkish market and their cooperation and representative agreement they started with Fer-


aktüel

matbaa&teknik

rostaal. Below you can find answers and comments regarding the issues. What would you like to say about your partnership with Ferrostaal? Kohei Yatsumoto: Ferrostaal is our Sales and Service partner for more than ten years in Latin America, Southern Africa and Arabia since 2010. Due to the successful cooperation with Ferrostaal, we decided to expand this co-operation with other countries like Turkey, Germany, Russia, Poland etc. Ferrostaal Group is the best distributor for us.

Türkiye pazarından sonuç almak için ne kadar beklemeyi göze aldınız? Kohei Yatsumoto: Felsefemiz Ferrostaal ile Türkiye’de aynı Latin Amerika’da olduğu gibi uzun süreli bir ortaklık yapmak. Bu tabii ki performansa bağlı bir şey ama Ferrostaal Türkiye ve Ryobi’nin yakın gelecekte hiç de azımsanmayacak bir pazar payı elde edeceğinden eminiz. Türkiye pazarından beklentileriniz nelerdir? Kohei Yatsumoto: Türkiye pazarı Ryobi için çok önemli. Türkiye, Avrupa’da yükselişte olan ve istikrarlı büyüyen nadir ekonomiler arasında. Rekabetçi ürünlerimiz ve üstün teknolojimiz sayesinde ilk başarımızı çok yakında elde edeceğimizden hiç şüphemiz yok. Ryobi ve Mitsubishi işbirliği hakkında neler söyleyeceksiniz? Kohei Yatsumoto: Mitsubishi ile resmi olarak bir sözleşme imzaladığımızı henüz duyurduk. Ve önümüzdeki yıldan itibaren başlamak üzere Mitsubishi ile birlikte yeni bir firma kuracağız. Avrupa’daki diğer matbaalar geniş formata ve daha farklı uygulamalara ağırlık veriyor. Ryobi’nin de Avrupa pazarında geniş formatla bulunduğunu biliyoruz. Sizin açınızdan gelecek nedir? Kohei Yatsumoto: Mitsubishi ile yaptığımız ortaklık nedeniyle şu anda geniş formatı düşünmüyoruz. Bizce gelecekte dijital baskının çok büyük ve önemli bir rolü olacak. Tam da bu nedenle Miyakoshi ile Ryobi markası altında dijital matbaa üretimi yapacağımız bir ortaklık başlattık. Bu kişiye özel baskı, B2 boyutunda ve hızı da 6000’e kadar çıkabiliyor. Ancak orta vadede ofset baskı, baskı sektörüne egemen olacak. Inline kimyasal kabartma, tabaka kesme, LED UV 63

What about your new cooperation with Ferrostaal in Turkey? Kohei Yatsumoto: We just started with Ferrostaal this year. This may be a little bit early to say but we are confident to receive some positive results from Ferrostaal Turkey very soon. We see the Turkish market as a growing and very important but competitive market. How much time do you consider waiting till you get results from Turkish market? Kohei Yatsumoto: Our philosophy is to have a long term partnership in Turkey with Ferrostaal like in the Latin America. Of course this is based on performance but we are confident that Ferrostaal Turkey and Ryobi will gain substantial market share in the near future. What are your expectations from Turkish market? Kohei Yatsumoto: The Turkish Market is very important for Ryobi. Turkey is one of the few economies in Europe that are booming and has a sustainable growth. Due to the competitive products and superb technology we are convinced that we will have very soon first success. What would you say about the cooperation between Ryobi and Mitsubishi? Kohei Yatsumoto: We have just announced that we officially engaged with Mitsubishi. And we are going to start a new company with Mitsubishi starting from next year. Other printing presses in Europe focus on large formats and different inline applications. We know that Ryobi is in the European market with large format. What is the future for you? Kohei Yatsumoto: Because of cooperation with Mitsubishi we are not considering large format for the moment. For us, in future digital printing will have a major role. This is why we have initiated cooperation with Miyakoshi where we will manufacture digital presses un-

der Ryobi brand. This is the personalization press, B2 size, its speed is up to 6000. However, offset printing will dominate the printing industry for the mid-term future… Inline chemical embossing, die cutting, LED UV technology is the competitive edge of Ryobi and can be only realized economically in sheet fed offset. LED UV is the very trend which is cost saving, environmental friendly press. So, this is the future… Main problem for LED is the cost of ink in LED. What would you like to say about this? Kohei Yatsumoto: In Japan we have already sold more than 70 machines with LED UV technology. Due to the increased demand of LED UV ink also this market has become more competitive. If we look at the total cost of ink at the print houses, the cost of paper is much more important. The cost of ink is in very small portions. By using LED UV, the energy consumption will reduce, this is much more important. What do you offer to Turkish printers as Ryobi? Kohei Yatsumoto: It is our objective to increase the market share in the A 1 size market with our flagship Ryobi 920. This means they can print 16 pages for a normal magazine in perfecting modus which is very economical. It is understood that you do not focus on packaging industry. Is this true? Kohei Yatsumoto: With our Ryobi 920 and 760/50 series we print up to 0.6mm which is sufficient for the majority of commercial and packaging jobs. In addition we have we have our Ryobi 1050, 40 inch press which is a dedicated press for high volume cardboard printers. The cooperation with Mitsubishi will further strengthen our portfolio. Would you like to add any comment about Ryobi’s Turkish market share? Murat Büyükgünay: I can proudly say that we will increase the market share of Ryobi in Turkey. We will change the perception of customers with the help of Ryobi. We will show the customers the advantages of Ryobi machines. Our customers trust us and we are very confident that we will start with the sales of the Ryobi machines in Turkish market. We will increase the share of Ryobi Turkey for sure. Specifically, which markets will Ryobi focus in Turkey? Medium size or 64*90 or large format?


aktüel

matbaa&teknik

Ersel Oflu: Ferrostaal Turkey and Ryobi will focus on the medium size as well as half size market.

teknolojileri Ryobi’nin rekabet üstünlüğü sağladığı alanlar ve ekonomik olarak sadece tabaka ofsette gerçekleştirilebilir. LED UV de gerçekten maliyet düşüren, çevre dostu bir baskı trendi. Dolayısıyla, gelecek burada…

Kohei Yatsumoto: We are here to learn more about the Turkish market and customers in order to increase our sales and market presence. We believe that the relevant market share in the small and medium size press market is reasonable.

LED’in esas sorunu LED’de mürekkebin maliyeti… Bununla ilgili ne söylemek istersiniz? Kohei Yatsumoto: Japonya’da hali hazırda 70 adet UV teknolojili makine satmış durumdayız. LED UV mürekkebe olan artan talep nedeniyle bu pazar da daha rekabetçi bir hale geldi. Matbaalardaki toplam mürekkep maliyetine bakacak olursak, kâğıdın maliyeti çok daha önemli oluyor. Mürekkep maliyetleri çok küçük miktarlarda kalıyor. LED UV kullanıldığı takdirde enerji tüketimi azalacak, bu çok daha önemli bir nokta. Ryobi olarak Türk matbaacılara ne tavsiye edersiniz? Kohei Yatsumoto: Bizim amacımız amiral gemisi Ryobi 920 modelimizle A 1 boyutunda pazar payımızı artırmak. Bu da sıradan bir dergi için çok ekonomik olan çevirme modunda 16 sayfa basabilecekleri anlamına geliyor. Ambalaj sektörüne eğilmediğinizi görüyorum. Bu doğru mu? Kohei Yatsumoto: Ryobi 920 ve 760/50 serileriyle ticari ve ambalaj işlerinin büyük çoğunluğu için yeterli olan 0.6 mm’ye kadar baskı alabiliyoruz. Buna ek olarak bir de 40 inçlik Ryobi 1050 baskı makinemiz var, bu da yüksek tirajlı karton baskı işleri için tasarlanmış bir model. Mitsubishi ile yaptığımız ortaklık, portföyümüzü daha da genişletecek. Ryobi’nin Türkiye pazar payıyla ilgili eklemek istedikleriniz var mı? Murat Büyükgünay: Ryobi’nin Türkiye’deki pazar payını artıracağını gururla söyleyebilirim. Müşterilerin algısını Ryobi’nin de yardımıyla değiştireceğimizi düşünüyorum. Müşterilere Ryobi makinelerin avantajlarını göstereceğiz. Müşterilerimiz bize güveniyor ve Türkiye pazarında Ryobi marka makineleri satacağımızdan hiç şüphem yok. Ryobi Türkiye’nin pazar payını kesinlikle artıracağız. Ryobi özel olarak Türkiye’de hangi pazarlara yoğunlaşacak? Orta boy mu, 64*90 mı ya da geniş format mı? Ersel Oflu: Ferrostaal Türkiye ve Ryobi hem orta boy hem de yarım boy baskı pazarına odaklanacak. Kohei Yatsumoto: Biz buraya Türkiye pazarını ve müşteriyi daha iyi tanımak ve böylelikle satışımızı ve pazardaki varlığımızı artırmak için 64

geldik. Küçük ve orta boy baskı pazarındaki görece payın makul olduğuna inanıyoruz. Yen ve Euro arasındaki kur farkı sizce Ryobi için bir dezavantaj oluşturur mu? Kohei Yatsumoto: Kur farkının belirli bir etkisi oluyor çünkü rakiplerimiz Almanya’da ve Avrupa’ya satış yapıyorlar. Ancak şu anda kur farkının daha az değişken olduğunu ve adil bir seviyeye ulaştığını görüyoruz. Bazı markalar müşterilerini mali kanalları aracılığıyla destekliyorlar. Sizi bu tarz bir hizmetiniz var mı? Kohei Yatsumoto: Tabii ki var. Bunu dağıtımcılarımız kanalıyla gerçekleştiriyoruz. Ferrostaal iyi bir mali yapısı olan güçlü bir dağıtımcı. Türkiye, Brezilya vb. zor pazarlarda Ferrostaal ile çalışmayı tercih etmemizin nedenlerinden birisi de bu. Murat Büyükgünay: Ferrostaal’in grafik sanat makinelerinde ısmarlama finans desteği konusunda, gerek yerel kiralama şirketleri olsun gerekse de bağlı kredi sağlama olsun, uzun yıllar süren bir tecrübesi var. Özellikle Türk matbaacıları ve müşterileri için bir mesajınız var mı? Kohei Yatsumoto: Türkiye pazarına çok saygı duyuyoruz ve Ryobi ve Ferrostaal Türkiye’nin makinelerimize olan algıyı çok çabuk bir şekilde güçlendireceğine ikna olmuş durumdayız. Son senelerde Ryobi 750 ve 920’lerimiz esas ürünlerimiz haline geldi. Bunlarla birlikte küçük format ve kısa tirajlar için çok ideal olan 520 modelini de geliştirdik. Murat Büyükgünay: Bunu yalnızca makineyi müşterilerimize göstererek ve onları Ryobi makinelerinin kalitesi ve üretkenliği konusunda ikna ederek başarabiliriz. Biz, Ferrostaal olarak, tüm dünyada Ryobi ile birlikte büyük bir deneyime sahibiz. Bu nedenle Türkiye’de Ryobi makineleri satmaya başladık ve Ferrostaal’in başarı öyküsünü Türkiye’de devam ettireceğiz.

Do you think that the exchange rate difference between yen and Euro will be a disadvantage for Ryobi? Kohei Yatsumoto: The exchange rate has a certain influence as our main competitors are based in Germany and offer in Europe. However now the exchange rate seems to be less volatile and reached a fair level. Some brands support their customers through their financial channels. Do you have such organization? Kohei Yatsumoto: Of course we have. We are doing this through our distributors. Ferrostaal is a strong distributor having a good financing. This is one of the reasons that we decided to appoint Ferrostaal as our distributor in the difficult markets such as Turkey, Brazil, etc. Murat Büyükgünay: Ferrostaal has long lasting experience in offering tailor-made financing for graphic arts machines whether that is based on local leasing companies or supply bound credits. Do you have any additional message especially for Turkish printers and customers? Kohei Yatsumoto: We respect the Turkish market very much and we are convinced that Ryobi and Ferrostaal Turkey will immediately improve the perception towards our machines. Murat Büyükgünay: We can only do it by demonstrating the machines in order to convince our customers by the quality and productivity of Ryobi machines. We, as Ferrostaal, have a big experience with Ryobi all over the world. This is why we started in Turkey to sell Ryobi machines and continue the success story of Ferrostaal in Turkey Kohei Yatsumoto: In the recent years our Ryobi 750 and 920 have become our core products. Nevertheless we further enhance the 520 model which is very attractive for small format and short runs.


aktüel

matbaa&teknik

Inkjet’te Ultra - Cegamat İşbirliği Erçin Mesçi: “Bundan sonrası için, şirketimizin İstanbul’daki Ink Jet Kodlama Makinaları satışını Cegamat ile yürüteceğiz.” Türk basım endüstrisinin önemli ve köklü üreticilerinden biri olan Ultra A.Ş, inkjet baskı kafaları ile sağladığı çözümler ile konvansiyonel baskı sistemlerine dijital baskıyı entegre ediyor. Sürekli form’daki değişmez lider olan Ultra A.Ş, İstanbul’daki çalışmalarını Cegamat ile birlikte sürdürmeyi kararlaştırdı. Ultra – Cegamat işbirliğini Ertan Coşkun ve Erçin Mesci’ye sorduk:

biri, ihrâcâtın beşte biri İstanbul’dan yapılmaktadır. Türkiye’nin en büyük sanâyi, ticâret, ulaşım, reklam ve iktisâdî kuruluşları İstanbul’dadır. Bizim müşterilerimizin de önemli bir kısmı İstanbul’dadır. Dolayısıyla İstanbul’da her zaman ULTRA olarak bir desteğe ihtiyacımız olduğunun bilincindeydik. Bundan sonrası için, şirketimizin İstanbul’daki Ink Jet Kodlama Makinaları satışını Cegamat ile yürüteceğiz.

matbaa&teknik: Öncelikle Ultra A.Ş ile gerçekleştirdiğiniz işbirliği hayırlı olsun. Bu işbirliğinin amacı, hedefleri ve İstanbul ve Marmara Bölgesinde pazarın ilgisine sunacağınız ürünlere ilişkin bilgi verir misiniz? Ertan Coşkun: Öncelikle nazik düşünceleriniz için teşekkür ederim. Bu işbirliğimizdeki en büyük amaç Ultra A.Ş’nin portföyündeki ürün ve hizmetleri, İstanbul ve Marmara bölgesinin tamamına yaymak olacaktır. Pazara sunacağımız ürünleri, INKJET baskı, ofset etiket baskı ve sürekli form baskı sistemleri ile bazı yardımcı ekipmanlar oluşturmaktadır. HSA Systems, DJM ve Industrial Inkjet olmak üzere 3 farklı markanın inkjet ürünlerini pazara sunmaktayız. HSA Systems ve DJM, HP tarafından geliştirilmiş termal inkjet tabanlı ürünümüzdür. Industrial Inkjet ise Konica Minolta tarafından geliştirilmiş baskı kafaları kullanarak 35,2cm ye kadar olan baskı genişliğindeki değişken CMYK baskı çözümümüzdür. Pazara sunacağımız diğer bir ürün ise etiket baskı konusunda kalitesini tüm dünyanın kabul ettiği Miyakoshi ofset etiket baskı makineleridir. Ultra A.Ş tarafından üretilen sürekli form makineleri, kırpıntı ve toz emme sistemleri, baskı kontrol masaları ve web ofset kurutma sistemleri de portföyümüzdeki diğer ürünleri oluşturacaktır.

Bizim Cegamat ile öncelikli hedefimiz İstanbul ve Marmara bölgesindeki potansiyel ink jet kodlama makinaları müşterilerini ziyaret ederek, olası projeleri yerinde incelemek ve pazar payımızı mümkün olduğunca genişletmektir. Sonrasında ise, montaj ve teknik servis ekibi oluşturarak o bölgedeki mevcut müşterilerimize çok daha hızlı hizmet vermeyi amaçlamaktayız.

matbaa&teknik: Erçin Bey, Sizin bu işbirliğine ilişkin görüş ve hedefleriniz nelerdir? Erçin Mesci: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Ertan Bey ile dostluğumuz uzun yıllar öncesine dayanmaktadır. Bu dostluk neticesinde, Ultra - Cegamat işbirliği kurulmuştur. Bundan son derece memnunuz. Bilindiği gibi İstanbul çok büyük bir pazar ve Türk ekonomisinin bir nevi belkemiği, beyni ve kalbidir. Sanâyinin üçte biri, ithâlâtın üçte 66

Cegamat çok kısa süre önce kurulmuş olmasına rağmen pazarda çok hızlı bir şekilde yerini almış bir şirkettir. Büyümeye de devam etmektedir. Biz de Cegamat ile yaptığımız işbirliği çercevesinde, İstanbul’da ivme kazanarak çok kısa sürede ciddi projelere imza atacağımıza eminiz. Herkes için hayırlı olmasını dilerim. matbaa&teknik: Ertan Bey, Pazara sunduğunuz inkjet baskı kafaları ile yapılabilecekler konusunda neler anlatırsınız? Nasıl bir iş ya da pazardan bahsedebiliriz? Ertan Coşkun: HP tarafından geliştirilmiş, TIJ 2.5 teknolojisini kullanan HSA Systems inkjet baskı kafaları ile Sabit ve Değişken baskı konusunda istediğiniz her türlü veriyi basabilmeye olanak sağlamaktadır. Barkod, karekod, datamatrix, metin, logo, tarih, numaratör gibi objeleri istediğiniz her türlü malzeme üzerine baskı yapabilirsiniz. Ayrıca sistem ambalaj sektörü için markalama ve kodlama amaçlı da kullanılabilmektedir. Sistemin en büyük avantajlarından birisi, yazıcı kafaların işletmenizde bulunan ekipmanlara kolayca entegre edilebilmesidir. 600dpi çözünürlükte baskı yapabilen inkjet yazıcılar aynı zamanda 12,7mm den 203,2mm yüksekliğe kadar da baskı yapabilmekte ve basılacak olan işleri veritabanından alabilmektedir. DJM ürünlerimiz ile saniyede 2,5 metre hız ve 600 dpi’da değişken CMYK baskılar yapılabilmektedir. Bu sistem de her türlü malzeme

üzerine baskı yapabilme yeteneğine sahiptir ve kartpostal, çekiliş biletleri, kişiselleştirilmiş mektuplar gibi ürünleri üretmenize olanak sağlamaktadır. Industrial InkJet sistemler ile plastikten, cama, metalden kağıda her türlü yüzeye değişken CMYK baskı yapılabilmektedir. Diğer sistemler düz bir yüzey üzerinde çalışırken Industrial InkJet düz yüzeye sahip olmayan materyallere de baskı yapabilmektedir.


aktüel

matbaa&teknik

FESPA Eurasia 2013 Kurumsal Partneri HP Oldu FESPA Announces HP’s Commitment to Inaugural FESPA Eurasia 2013 as Corporate Partner FESPA Eurasia 2013’e kurumsal partner olarak desteğini ilan eden HP, etkinlik organizatörü ve global çapta şemsiye kuruluş olarak FESPA’ya güven duyduğunu bir kez daha gösteriyor. HP ve FESPA arasındaki işbirliği, şirketin Avrasya bölgesindeki geniş format sektörüne verdiği önemin ve FESPA fuarlarında edindiği olumlu izlenimlerin altını çizmektedir.

Neil Felton, Managing Director Events and Exhibitions comments: “At a time when companies have many platforms to choose from, it is pleasing to see the confidence HP is placing in FESPA as an event organiser and a brand. The strength of our cooperation demonstrates that wide format print in the Eurasia region is a strong market to be investing in and that FESPA’s strategy is working for HP’s vision to connect and educate visitors with the latest technology.”

FESPA Etkinlikler ve Fuarlar Yönetici Direktörü Neil Felton: “Şirketlerin seçebilecekleri pek çok platformun olduğu bir zamanda HP’nin etkinlik organizatörü ve marka olarak FESPA’ya güven duyduğunu görmek son derece memnuniyet verici. İşbirliğimizin gücü göstermektedir ki Avrasya bölgesindeki geniş format baskı sektörü yatırım yapılması gereken güçlü bir pazardır ve FESPA’nın fuar ziyaretçileri ile bağlantı kurulması ve son teknoloji konusunda eğitim verilmesi stratejisi HP’nin vizyonu ile örtüşmektedir.

HP, 2016 yılına kadar FESPA 2013, FESPA Eurasia 2013, FESPA Global Summit 2014 ve FESPA Digital 2014 de dahil olmak üzere Avrupa’daki tüm etkinliklerde Kurumsal Partner olarak FESPA ile birlikte çalışacaktır. İlk defa 35 Ekim 2013 tarihlerinde İstanbul / Türkiye’de yapılacak olan FESPA Eurasia 2013’ün açılışına 3 ay kala Agfa, BTC, SDS Satış, Akoni Reklam, OTS, Kaspar Papier, Alfanorm, Saatçioğlu, 68

The association between HP and FESPA emphasises the company’s ongoing commitment to the wide format sector in Eurasia, and its positive experience of FESPA exhibitions. Arzu Ilhan Babaoglu, general manager, Large-format Printing, Sign & Display, EMEA, HP comments, “Our presence at FESPA Eurasia is important to our business strategy in Turkey and the surrounding countries. We believe that FESPA will deliver a high calibre event and create a professional environment for doing business. The exhibition promises to generate excellent networking opportunities, provide us with the resources and intelligence for making new contacts and help keep in touch with established ones.”

HP EMEA Bölgesi (Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Geniş Format Baskı Genel Müdürü Arzu İlhan Babaoğlu şunları söyledi: “FESPA Eurasia’da yer almamız Türkiye ve çevre ülkeler ile ilgili stratejimiz açısından önemli. İnanıyoruz ki, FESPA yüksek kalibrede bir etkinlik olacak ve iş yapılabilecek profesyonel bir ortam meydana getirecek. Fuar, iş bağlantıları oluşturmak için fırsatlar oluşturmayı, yeni bağlantılar kurmak için kaynak ve bilgilendirme sağlamayı ve mevcut bağlantılarla irtibatta kalmada yardımcı olmayı vadediyor.”

Fespa Avrasya’nın %70’i Doldu

HP demonstrates further confidence in FESPA, both as an event organiser and global umbrella organisation by announcing its position as Corporate Partner for FESPA Eurasia 2013.

Arzu İlhan Babaoğlu: FESPA Eurasia’da yer almamız Türkiye ve çevre ülkeler ile ilgili stratejimiz açısından önemli. Arzu Ilhan Babaoglu: Our presence at FESPA Eurasia is important to our business strategy in Turkey and the surrounding countries. Konica Minolta, MacDermid Autotype, Zund ve Serimak gibi firmalardan alınmış olan teyitler de dahil olmak üzere artırılmış fuar alanının (brüt 21 bin m2) %70’i tahsis edilmiş durumda.

HP will work with FESPA as Corporate Partner across all European events until 2016, including FESPA 2013, FESPA Eurasia 2013, FESPA Global Summit 2014, and FESPA Digital 2014. With three months to go, the inaugural FESPA Eurasia 2013, taking place in Istanbul, Turkey from 3-5 October 2013, already has 70% of its extended floor plan (21,000m2 gross) allocated, including confirmations from Agfa, Akoni Reklam, Alfanorm, BTC, Kaspar Papier, Konica Minolta, MacDermid Autotype, OTS, Saatcioglu, SDS Satis, Serimak and Zund.


aktüel

matbaa&teknik

Dünyanın En Büyük Kalıp Üretim Tesisini Gezdiler Serkan Ünsal: “Burada Fujifilm’in en yeni teknolojilerini tanıttık. Özellikle, yeni Multi Grain V (MGV) teknolojisi, PRO-T3’ün sahip olduğu yeni mikro grenleme işlemi alüminyum üzerine uygulandığında, baskıda elde edilebilecek en geniş su/mürekkep dengesini garanti ediyor.”

Fujifilm Türkiye tarafından Ankara, İstanbul, İzmir ve Bakü’de yapılan ”Fujifilm Çevre Dostu Ürünler” seminerlerine katılanlar arasından kura ile belirlenen 15 kişi, 4-6 Haziran tarihlerinde Tilburg’da misafir edildi. Fujifilm’in “dünyanın en büyük kalıp üretim tesisi” unvanına sahip tesislerinde Lo-chem termal kalıp üretim hattını ziyaret eden konuklar, Fabrika Üretim Müdürü Jack Schallekens ve Teknik Servis Müdürü Evert Van Der Tuin tarafında bilgilendirildiler. Fujifilm Avrupa Satış ve Pazarlama Müdürü Keigo Yoshizawa ve Fujifilm Türkiye Sarf Malzemeleri Satış Müdürü Serkan Ünsal’ın da refakat ettiği ziyaretçiler, gördükleri teknoloji karşında çok etkilendiklerini belirttiler. 70

Çevreci Tesis 63 dönüm arazi üzerine kurulan ve sektöründe dünyadaki sayılı fabrikalar arasında gösterilen Fujifilm Tilburg üretim tesisleri, sürdürülebilir üretim ve çevreci özelliğiyle ön plana çıkıyor. 1997 yılında ISO 14001 sertifikasını alan üretim tesisinin ana hedefi karbon emisyonunu sıfırlamak. 2011 yılı Ekim ayında dört rüzgar tribününün kurulumunu tamamlayan tesis, kullanılan enerjinin yaklaşık yüzde 20’sini bu sayede elde ediyor. Tesisin diğer çevre yatırımları sayesinde, kalıp üretimi sırasında oluşan atık solvent ve kullanılmış gazların tekrar kullanılması ile karbon emisyonlarında yılda en az 5 bin 500 tonluk

azalma sağlanıyor. Fujifilm Tilburg üretim tesislerinde sürekli yapılan ölçümler, 2013 yılında tahmini olarak oluşacak atığın %13’ünün tekrar kullanılabileceğini, %68’inin geri dönüşümden elde edilerek kullanılabileceğini, %18’inin yenilenebilir enerjiden sağlanacağını, bunların sonucunda üretim tesisinin toplam atığının %1’den daha az olacağını göstermektedir. Kalıp üretiminde; en yüksek kalitede üretim, daha az kimyasal ve su kullanımı, daha az banyo makinesi bakım ihtiyacı, maksimum verim elde edilmesine olanak sağlamak, baskıdaki mürekkep/su dengesini en iyi seviyeye getirmek ve çevresel etkileri azaltmak adına sürekli AR-GE yatırımları yapan Fujifilm, “kendi


aktüel

geleceğimizi kurtarmak” sloganıyla sürdürülebilir üretime ağırlık veriyor. 800 çalışanı bulunan tesis, Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Okyanusya bölgelerine hizmet verirken, lojistik anlamda da önemli bir merkez konumunda. Üç farklı üretim hattının bulunduğu fabrika çevreci yaklaşımlarının yanı sıra, hızlı ve esnek bir şekilde üretim yapabilme özelliğiyle rakiplerinden ayrışıyor.

“Çok Şanslıyız” Yıllardır kullandıkları ve satışını yaptıkları Fujifilm teknolojilerini, yakından tanıma ve üretimleri hakkında bilgi alma fırsatı bulan Fujifilm bayileri ve müşterileri, böyle bir tesiste bulundukları için çok şanslı olduklarını belirttiler. Katılımcılardan Sinem Bozkurt, Fujifilm teknolojilerini yakından görmekten dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.

matbaa&teknik

Bu gezinin, ileri teknoloji kullanarak üretim yapan Fujifilm’in çevreci yaklaşımını görmek adına çok değerli olduğunu belirten Emin Yazgan, “Devasa bir tesisin tamamen çevreci yaklaşımlarla üretim yapıyor olması çok etkileyici. Dünyanın en büyük kalıp üretim tesisini gezince Fujifilm’in gücüne yakından tanık oldum” dedi. Fujifilm bayilerinden Özgür Erdem Sevim ise, kimyasal içerikli üretim yapılırken bile çevrenin korunabileceğine yakından şahit oldukları Tilburg tesisleri gezisinin çok önemli olduğunu söyledi. Geziye katılan bayilerden Etem Özen de, “Çevreci özelliğiyle tanınan Fujifilm’in teknolojisini yakından gördükten sonra müşterilerimizle çok daha bilinçli temas kuracağız. Çevreci yaklaşımın ülkemizde de Fujifilm sayesinde yaygınlaşacağına inanıyorum” dedi.

Çevreci Misyon Fujifilm Türkiye Sarf Malzemeleri Satış Müdürü Serkan Ünsal, Tilburg’da “dünyanın en büyük kalıp üretim tesisi”nde yaşanan tecrübelerin bayiler ve müşteriler için çok önemli olduğunu söyledi. Sistemlerin ve makinelerin yerinde görülmesinin çok büyük bir avantaj olduğunu belirten Ünsal, “Burada Fujifilm’in en yeni teknolojilerini tanıttık. Özellikle, yeni Multi Grain V (MGV) teknolojisi, PRO-T3’ün sahip olduğu yeni mikro grenleme işlemi alüminyum üzerine uygulandığında, baskıda elde edilebilecek en geniş su/mürekkep dengesini garanti ediyor. Bu çok önemli bir özellik. Bunun gibi, bu tesiste geliştirilen Pro-T3’de çevreci misyonumuzun en önemli ürünü. Pro-T3 kullanılması suretiyle kalıp üretiminde su tüketimi ortadan kalkarken kimyasal atık da oluşmuyor. Böylece üretimde kullanılan kimyasalın doğaya karışma ihtimali sıfıra indirildi. Lo-chem termal kalıp üretim hattıysa, ziyaretçilerimizin en çok etkilendiği bölüm oldu. Kalıp üretiminde 7/24 sürekliliğin sağlandığı bu bantta üretim, devamlılığı olan bir operasyon şeklinde gerçekleşir” dedi.

AMSTERDAM TURU Toplam üç gün süren gezi boyunca katılımcılar Fujifilm tesislerinin yanı sıra, Tilburg ve Amsterdam’ı da gezme imkanı buldular. Avrupa’nın “mutlaka görülmesi gereken kentleri”nden biri olarak tanımlanan Amsterdam’da yerel lezzetlerin sunulduğu restoranlarda yenen yemekleri, şehir gezisi ve ünlü kanallarda yapılan tekne turları takip etti. 71


aktüel

matbaa&teknik

drupa report Ödüle Doymuyor Further Awards for the drupa report Düsseldorf’da düzenlenen uluslararası baskı ve medya sektörleri fuarının basılı dergisi olan drupa report son birkaç senede birçok ödül aldı. En son olarak da başarılarına iki yeni ödül daha ekledi.

Over the past few years the drupa report, the printed magazine of the leading international trade fair for the print and media industries in Düsseldorf, has already received several awards. Now the bilingual publication has reaped two further accolades. At this year’s BCP-Award, the most prestigious contest for Corporate Publishing in Europe, it received the Silver Award in the category print and innovation. And the drupa report No. 4. published in March 2012 was also recognised for its outstanding design: The German Design Council has nominated the magazine for the German Design Award. A nomination is recognition in itself, because the German Design Council selects contestants in accordance with strict criteria thereby only allowing the best design products to compete for the title. In existence for 60 years now, the German Design Award aims to discover, present and recognise unique design trends. The winners will be announced in spring next year.

Avrupa’nın kurumsal yayıncılık alanındaki en prestijli isim olan BCP Ödüllerinin bu seneki edisyonunda drupa report baskı ve yenilik kategorilerinde gümüş ödüle layık görüldü. Mart 2012’de yayınlanan drupa report no.4 ise muhteşem tasarımı ile yeni bir ödül kazandı. Alman Tasarım Konseyi dergiyi Alman Tasarım Ödülüne aday gösterdi. Aday gösterilmek bile bir ödül sayılır çünkü Alman Tasarım Konseyi çok zorlu kriterlere göre seçim yapıyor ve sadece en iyi tasarımlı ürünlerin yarışmasına izin veriyor. 60 yıl önce ilk defa düzenlenen Alman Tasarım Ödülleri eşsiz tasarım trendlerini keşfetmeyi, sunmayı ve ödüllendirmeyi amaçlıyor. Kazananlar önümüzdeki yılın ilkbahar aylarında açıklanacak. drupa report 4 direkt olarak drupa’nın şu anki temasına odaklanıyor: Ambalaj. (Ambalaj 72

çözme) de 1-4 ve 5-8 kapak sayfalarının teması olarak belirlendi. İlginç tasarımlı kapağı açan matbaacıları, yanardönerli sıcak yaldız baskı olarak Düsseldorf Rhine Kulesi bekliyor, arkada ise şeffaf plastik bir ceket içinde DIN-long formatında gastronomi kılavuzu var (drupà la carte). Derginin içinde bireysel fuar temaları için farklı çeşitli kağıt tipleri ve ağırlıkları kullanılmış (tüm Papierunion’un kağıt türleri FSC onaylı). Örneğin koyu bira reklamında şeffaf kağıt üzerine basılan esprili karakterler var. Rölyef kabartmalı ve UV-spot laklı koyu lager camı okuyucuya ‘beer kağıdı’ üzerinden bakarken, sentetik lifle kaplı siyah karton, gümüş sıcak yaldız laminasyonuyla ambalaj temasının arka planını meydana getiriyor ve kağıt, tasarım ve baskı teknolojileri baskının özel kalitesini etkili bir şekilde ortaya koyuyorlar.

Unwrapping the drupa report No.4 leads directly to the current theme of drupa: Packaging. (Un-)wrapping is also the theme for cover pages 1-4 and 5-8. When opening the cropped cover readers are welcomed by the Düsseldorf Rhine Tower as an iridescent hot foil stamping and awaited by the DIN-long format gastronomy guide (drupà la carte) in a clear plastic jacket in the back. Inside the magazine various paper types and weights are assigned to individual trade fair themes with print-finishing techniques (all Papierunion’s paper types are FSC-certified). There are humorous and cheeky illustrations which laugh and smirk on a transparent paper in an advertising campaign for dark beer. A relief embossed and UV-spot varnished dark lager glass practically “stands” in front of the reader on “beer paper” (paper made of spent grains) while a black cardboard coated with synthetic fibre sets the scene for the packaging theme with its silver hot foil lamination. Paper, design and printing technologies all impressively demonstrate the special qualities of print.


aktüel

matbaa&teknik

Yeni Modern Baskı Öncesi ve Fleksografik Baskı Plakası Üretim Tesisine

Sun Chemical, 5 Milyon Dolarlık Yatırım Yaptı “Müşterilerimizin yalnızca Sun Chemical mürekkepleri ve laklarından değil ayrıca HD klişe yapım teknolojilerimizden de yararlanmalarını istiyoruz. Concord tesisine yaptığımız yatırım, bu iş konusunda ciddi olduğumuzu gösteriyor.” Sun Chemical, Concord, California’daki yeni fleksografik baskı klişesi üretim tesisinin açılması ile narrow web etiket (NWTL) geniş web, Karton Ambalaj ve Oluklu Ambalaj pazarlarında çalışan matbaacılara ve marka sahiplerine olan bağlılığını güçlendirdi. Klişe üretim teknolojisinde en yeni gelişmeler ile en yüksek kalitede ambalajlama grafiklerini sağlamak için tasarlanan 5 Milyon Dolarlık yatırım olan, son teknolojilere sahip 25,000 metre karelik alana sahip tesis 15 Temmuz 2013’te açılacak ve aralarında bir Esko HD CDI lazer imager, MacDermid LUX® laminator ve DuPont’un DigiFlow/DigiCorr sistemlerinin yanı sıra ESKO Digital Flexo Suite (DFS) pin montajlama sisteminin de bulunduğu HD Klişe üretim ekipmanlarını içinde bulunduracak. Ambalajlamada yüksek kalitedeki grafik talebinin gittikçe arttığını belirten Sun Chemical Grafik Hizmetleri Başkan Yardımcısı Kreg Keesee sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerimizin yalnızca Sun Chemical mürekkepleri ve laklarından değil ayrıca HD klişe yapım teknolojilerimizden de yararlanmalarını istiyoruz. Concord tesisine yaptığımız yatırım, bu iş konusunda ciddi olduğumuzu ve müşterilerimize, marka sahiplerinin talep ettiği ambalaj grafiklerini elde etmeleri için onlara en iyi ürünleri ve hizmetleri sağladığımızı gösteriyor.” Sun Chemical, yatırım bir parçası olarak Maumee, Ohio’daki tesisini, aynalı bir dijital HD tabaka fotopolimer sistemi ekleyerek geliştirecek. Sun Chemical, iki birinci sınıf klişe yapım tesisi

ile kritik son teslim tarihlerine uyum sağlamak için hızlı bir sürece ihtiyaç duyan ve klişeleri dış kaynaklar ile üreten müşteriler için bir ortak olabilir. Müşterilerimizin ayrıca, Sun Chemical’ın kendi mevcut tesis içi klişe üretim kaynaklarını kullanarak, pahalı sermaye yatırımları olmadan HD teknolojisinin ayrıntılarını öğrenerek ilave değer kazanma fırsatları olacak. Sun Chemical Bölümü olan SunGraphics’in Genel Müdürü Lee Luckey, HD’nin pazar için hala yeni bir teknoloji olduğunu belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Ancak daha kaliteli grafikler için CPG talepleri hızlı bir şekilde büyüyor. Concord tesisimiz, bütün baskı öncesi ve klişe üretim süreci içerisinde HD ile sağladığımız teknolojiyi geliştirmek için tasarlandı.” Sun Chemical’ın klişe üretim tesisleri, ESKO HD yazılımı ve 4,000 PPI’ye kadar CDI yüksek çözünürlüklü görüntülemeyi kullanarak yüksek çözünürlükteki klişe teknolojisini ortaya çıkarıyor ve böylece daha canlı görüntüler ve renkler yaratmak için ton aralığı genişlemiş, daha geniş renk gamutuna sahip, ve inç başına artmış olan ekran satırları (lpi) mevcut olan özellikleri ortaya koyuyor. Concord ve Maumee tesisleri, Flat-Top Dot teknolojisini üretmek için iki farklı yöntem sunuyor: MacDermid Lux sistemi ve DuPont DigiFlow/ DigiCorr sistemi. MacDermid Lux sistemi bir oksijen bariyeri için bir membran astarlayıcı kullanıyor ve DigiFlow/DigiCorr sistemi bir flat-top dot yaratmak için nitrojen akış ortamını kullanıyor. Ayrıca her iki tesis de, daha yüksek mürekkep

Yayıncılar İftarda Buluştu Yayınevleri Neşe Matbaa’nın düzenlendiği iftar yemeğinde bir araya geldi. 24 Temmuz akşamı Güneşli Kübban Lokantasında düzenlenen iftara farklı yayınevlerinden matbaa ve satınalma sorumluları bir araya geldiler. Neşe Matbaa ortaklarından Abdullah Erçin, Ramazan ayının birleştirici ve huzur veren ortamına dikkat çekerek yıl boyunca iş ortaklığı yaptıkları 74

müşterilerinin hepsi ile aynı gün ve yerde bir araya gelerek bütünleşme ve dostluğun artırılması için bu iftarı düzenlediklerini, söyledi. Gaziantepli iki lezzet ustası Faruk Güllüoğlu ve Mehmet Yılmaz’ın 2007’de kurdukları Kübban Gaziantep Mutfağının lezzetli ve zengin menüsü ile koyulaşan sohbet iftar sonrasında da devam etti.

yoğunluklarını elde etmek, pin-holing’i azaltmak veya ortadan kaldırmak ve gölge alanlarda baskı kalitesini iyileştirmek için Esko Advanced HD MicroCell teknolojisi ile donatılıyor. HD faydalarını ve flat-top dot klişe teknolojisinin kalitesini birleştirmek, ekran ve üst tabakalar arasındaki homojen düz yüz ile baskı yapmayı, böylece standart dijital plakalara kıyasla %30-60 oranında daha az izlenim hassasiyetini yaratacak ve baskı ayarları ve klişe temizliği için gerekli olan molaları azaltıp daha uzun, daha temiz ve daha tutarlı baskıları ortaya çıkartacak. Sistem görüntüleri daha da keskin hale getiriyor, böylece pürüzsüz ekran geçişlerini sıfıra indirgiyor, sert kenar ekran kırılmalarını azaltıyor veya ortadan kaldırıyor ve oluklu baskıdaki oluk etkisini en düşük seviyeye getirerek azaltılmış nokta kazanımı sunuyor. Sun Chemical, HD klişe teknolojisini, NWTL’ye, geniş web, karton ambalaj ve oluklu baskı makinalarına sunuyor. Tasarım sürecinden nihai ürüne kadar %100 dijital bir iş akışı ile Sun Chemical, tasarım konseptinden müşteriye tam bir paket sunuyor. Paketin içerisinde kavramsal sanat yaratımı, ön baskı, renk yönetimi, baskı klişeleri, mürekkepler, laklar ve sarf malzemeleri ile ilgili her türlü ayrıntı bulunuyor. Matbaacılar, Sun Chemical’ın hizmetlerinin hepsini kullanarak, kullandıkları tedarikçilerin sayılarını azaltabiliyor ve klişeler, mürekkepler ve kaplamalar, vb. kalemler ile ilgili rekabetçi fiyatlar elde edebiliyorlar.


aktüel

matbaa&teknik

Sun Chemical’ın Sürdürülebilirlik Liderliği FOX Business Network’te Yer Aldı “Müşterilerimizin, daha az atık, daha az karbon dioksit üretmeleri için ve aynı zamanda faaliyetlerinin etkinliğini arttırmaya yardımcı olacak çözümleri geliştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. SunBar bariyer kaplamaları, müşterilerimizin çevresel etkinliklerini iyileştirmek için gösterdiğimiz çabalara yalnızca bir örnek.” Sun Chemical’ın sürdürülebilir ambalajlama çözümlerindeki yenilikçi liderliği, Fox Business News’te yayında olan “The Green Show” programında 22 Haziran 2013 tarihinde EST (Doğu Standart) Saati ile sabah 11’de yayınlandı. Esnek bir ambalaj üreticisi ve Sun Chemical müşterisi olan Merrill’deki InterFlex Grup’ta çekilen program Sun Chemical’ın SunBar® Oxygen Bariyer Kaplamalarının marka sahiplerine ve ambalaj üreticilerine, ambalajlarını hafifleten çevre dostu çözümleri nasıl sunacaklarını gösterdi. Ambalajdan bir tabakayı çıkartarak ambalajı hafifletirken, gelişmiş laminat esnekliğini sunması için tasarlanan SunBar® Oxygen bariyer kaplamaları, mürekkeplerin üzerine basılabilen ve çeşitli türdeki ikincil filmler ile lamine edilebilen pürüzsüz, homojen, pinholesüz bir katman sunuyor. SunBar kaplamaları, uygun maliyetli, geri dönüştürülebilir, biyolojik olarak çözünebilir, baskıya hazır daha hafif ambalajlar ortaya koyan, azaltılmış karbon ayak izli ürünler ve mevcut ekipmana küçük değişiklikler yapılarak kolaylıkla uygulanabiliyor. Ayrıca, poliviniliden klorür (PVdC) için dayanıklı ve çevre dostu bir alternatif sunuyor. Sun Chemical Ana Teknoloji Sorumlusu Russel Schwartz, Sun Chemical olarak müşterileri çevresel sorunlar hakkındaki bilinçlendirmeyi görev olarak gördüklerini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Müşterilerimizin, daha az atık, daha az karbon dioksit üretmeleri için ve aynı zamanda faaliyetlerinin etkinliğini arttırmaya yardımcı olacak çözümleri geliştirmek için

76

var gücümüzle çalışıyoruz. SunBar bariyer kaplamaları, müşterilerimizin çevresel etkinliklerini iyileştirmek için gösterdiğimiz çabalara yalnızca bir örnek.” Sun Chemical, müşterilerinin karbon ayak izini azaltmak için ürünler geliştirmenin ve sunmanın yanı sıra kendi karbon ayak izini iyileştirmek için de çalışıyor. Sun Chemical, 2005’ten beri her yıl 25 ülkede 170 Sun Chemical tesisinden elde edilen verileri kendi kurumsal sürdürülebilir raporunda yayınlıyor. Veride ölçülen önemli sürdürülebilirlik ölçütleri arasında üretim ve üretim dışı tesislerindeki enerji tüketimi/muhafazası, üretim tesislerindeki karbon ayak izi, süreçlerde atıkların azaltılması, su tüketimi, malzeme güvenliği ve çalışanların güvenliği bulunuyor. Önemli sürdürülebilirlik ölçülerinin sürekli yönetimini ve izlenmesini gösteren bir rapor sunmak Sun Chemical’ın sürdürülebilirlik politikasının önemli bir parçası. Sun Chemical’ın Kurumsal Çevre İşleri Başkan Yardımcısı olan Gary Andrzejewski, sürdürülebilirlik politikasının, süreçlerinin ve ürünlerinin çevresel etkinliğini iyileştirmeleri için onları motive ettiğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “AR-GE çabalarımız, müşterilerimize hem çevre dostu hem de az masraflı çözümler sunmamız açısından bu sürecin önemli bir parçası. Bu veri tabanlı sürdürülebilir raporlar, müşterilerimize çevre etkinlik hedeflerinde yardımcı olma konusunda önemli bir rol oynuyor.” Sun Chemical’ın sürdürülebilir raporlarının hepsi çevrim içi olarak www.sunchemical. com/sustainability. adresinden talep edilebilir. ABD’de bulunan müşterilerimiz ayrıca, kendi tesis faaliyetleri için ilk karbon ayak izini www. sunchemical.com/suncare adresini ziyaret ederek ölçebilirler:


aktüel

matbaa&teknik

Sarten Ambalaj, Büyüme Hedeflerine SAP İle Ulaşacak Türkiye’nin en büyük endüstri şirketleri arasında 126. sırada yer alan Sarten Ambalaj, büyüme hedeflerini itelligence Türkiye danışmanlığında SAP ile gerçekleştirmeye karar verdi.

1972’den bu yana önce yurtiçine sonra da yurtdışına açılarak gıdadan endüstri ve kozmetiğe dek her türlü ürün için metal ve plastik ambalaj üretimi yapan Sarten Ambalaj, hızlı büyüme grafiğini sağlam bir altyapı üstüne kurma amacıyla SAP sistemine geçmeye karar verdi. Sarten Ambalaj Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sarıbekir konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Sarten Ambalaj olarak mevcutta 400 Milyon dolarlık ciromuz ve 2500 çalışanımız ile Türkiye ve çevre ülkelerde lider ambalaj şirketi konumumuzu istikrarlı bir büyüme ile 2020’li yıllara taşımak istiyoruz. Bizi bu hedefimize yakınlaştıracağına inandığımız yazılım altyapısı yatırım araştırmasını yaparken, hem büyüme odaklılığımıza hem maliyet düşürme odaklılığımızda bize 78

fayda sağlayacak en doğru sistemin SAP olduğuna karar verdik. Bu önemli projede her daim destek alabileceğimiz bir iş ortağı ile ilerlemek kritik önem taşımaktaydı. SAP Projemizi hayata geçirirken, itelligence Türkiye’yi seçerek beraber yola çıktık. Biz iyi bir eş arıyorduk ve itelligence Türkiye’nin bize uygun bir eş, uygun bir iş ortağı olduğuna inanıyoruz. Karşılıklı güven çok önemli ve itelligence Türkiye ile ilerleyerek hedefimize güvenle ulaşacağımıza inanıyoruz. itelligence Türkiye CEO’su Savaş Komban ise bu işbirliğinden duydukları memnuniyeti belirterek şunları ekledi: “Ambalaj, çok dinamik bir sektör. Tamamen müşterilerin ihtiyaçlarına göre şekilleniyor. Kendi yapısı gibi dinamik bir sistem üzerinden süreçlerini yönetmek ambalaj

sistemi için özellikle hayati önem taşıyor. Bu amaçla biz de Sarten Ambalaj’ın üretimden sevkiyata dek tüm süreçlerinin (maliyet, muhasebe, insan kaynakları, raporlama, vb.) SAP ile yönetilmesine destek vereceğiz. SAP Türkiye Satış Destek Direktörü Erdem Şekeroğlu ise şunları vurguladı: “Sarten Ambalaj’ın dört hedefi var: Hızlı, kaliteli, ucuz ve çevreci olmak. SAP onların tüm bu hedeflerini karşılayacak yazılımlar üretiyor. Müşterilerimizin başarısı bizi çok heyecanlandırıyor ve Türkiye’de muazzam potansiyele sahip şirketler var. Sarten Ambalaj da bunlardan biri. Sarten tarafında kurduğumuz 60 kişilik ekibimizle birlikte başarılı olacağımıza inanıyoruz.”


aktüel

matbaa&teknik

Packology 2013 Fuarı Yapıldı Packology 2013 Ended UCIMA ve Rimini Fiera tarafından düzenlenen Packology has come to a Packology, sektöre işleme ve ambalajlama close with excellent ratings. dünyasının profesyonellerini tanıttı.

Packology 2013, which was held in Rimini from the 11th to the 14th of June by UCIMA and Rimini Fiera, has come to an end with excellent ratings by the industry professionals who took place in it. The Rimini Expo Centre hosted the second edition of Packology. The fair spearheaded in 2010 by the leading Italian packaging equipment manufacturers. Rimini’de 11 – 14 Haziran tarihleri arasında UCIMA ve Rimini Fiera ortaklığıyla gerçekleştirilen Packology 2013, sektörün profesyonellerinden tam not aldı. Rimini Expo Centre Packology’ye ikinci kez ev sahipliği yaptı. Fuar’da 2010 senesinde önde gelen İtalyan ambalaj ekipmanları üreticileri başı çekmişti.

profesyonellerine en son yenilikleri tanıtma adına kaçırılmayacak bir fırsat sundu. Packology 2013’te ambalajlama ve işleme alanındaki son teknolojiler; etkinlikler, konferanslar ve en iyi uluslar arası satın almacıları cezbeden iş toplantıları ile bir araya geldi.

Packology 2013 yoğun aktiviteler ve inisiyatiflerle dolu takvimi sayesinde sektörün

Sosyal Sorumluluk Aynı zamanda açılış günü de olan 11 Haziran günü ambalajlama ve işleme sektöründe artan bir ilgi gören “Sosyal Sorumluluk” konusuna ayrıldı. Bu gün esas olarak 2 bölüme ayrıldı. Gündüz yapılan açılış seminerinde sürdürülebilir ambalaj trendleri tanıtıldı ve ambalajlama ve işleme makinesi üreticilerinin sektör performansının analizi yapıldı. Ardından da sürdürülebilir endüstriyel zincirlerin geliştirilebilmesi için katılımcı paylaşımın en iyi örnekleri sunuldu.

Olumlu Sonuçlar UCIMA ve Rimini Fiera tarafından düzenlenen Packology, sektöre işleme ve ambalajlama dünyasının profesyonellerini tanıttı. Bu yenilikçi etkinlik olumlu sonuçlar getirerek sona erdi. Katılımcıların da etkinlik hakkında söylediği gibi, “İyi ambalaj sergisi”, aslında yenilikçi bir 80

Packology 2013 was an invaluable opportunity for professionals to catch up on the latest innovations in the sector thanks to the extensive calendar of events and initiatives. Packology 2013 combined the latest technologies for packaging and processing with events, conferences and business meetings which attracted the attention of top international buyers.

Social Responsibility The opening day, 11 June, was dedicated to this subject which is of growing interest for business in the sector of processing and packaging. The day was divided into two main blocks. That day in the morning there was an opening seminar which illustrated the current sustainable packaging trends, analyse sector performance of packaging and processing machine manufacturers. The best practices in collaborative sharing for the development of sustainable industrial chains were described.

Positive Results Packology, the trade show-event organised by UCIMA and Rimini Fiera, which offered the industry professionals who revolve around the world of processing and packaging, an in-


aktüel

matbaa&teknik

novative event formula for the Italian market, came to a close with positive results. “The good salon of packaging” - as it has been defined by those who attended - has in fact combined a quality expo offering (150 companies present with traditional booths) with innovative exhibition and conference areas that were highly ranked by the 8,043 visitors.

Top Buyers from Eastern Europe and Mediterranean Basin

etkinliği(150 firma geleneksel stantlarıyla hazır bulundu) ve 8,043 ziyaretçinin geldiği konferans alanlarını bir araya getirmişti.

Doğu Avrupa ve Akdeniz Havzası’ndaki En İyi Satın Almacılar Satın almacılardan oluşan resmi bir heyet; Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Kazakistan, Mısır, Ürdün, Bulgaristan, Tunus, Cezayir, Libya, Nijerya, Polonya, Fas ve Endonezya’dan gelen katılımcı firmalarla tanışmak üzere Packology’yi ziyaret etti. Yenilikçi bir dijital platform Packology katılımcılarının kullanımına sunuldu. Bu sayede katılımcılar organizatörlerin seçtiği satın almacıların profillerini inceleyebildiler. Sonuç itibarıyla, 50 uluslar arası satın almacı ve fuar bölümünde bulunan seçkin işletmeler arasında 456 B2B (Kurumlar Arası) görüşme gerçekleştirildi. Bu görüşmeler esnasında birçok büyük tedarik anlaşmaları imzalandı.

50 Etkinlik Düzenlendi Etkinlikler, konferanslar, çalıştaylar, yuvarlak masa toplantıları ve eğitim seminerlerinde oluşan zengin etkinlik takvimi de katılımcılardan yoğun ilgi gördü ve beğenildi. 4 gün boyunca 11 ayrı temaya bölünmüş ve 700’den

fazla kişinin katıldığı 50 etkinlik gerçekleştirildi.

Pack Ödülleri 2011 ve 2013 yılları arasındaki 3 yıllık dönemde pazara tanıtılan en iyi ürünlere UCIMA tarafından tanıtılan ve ADI (Endüstriyel Tasarım Birliği) sponsorluğu üstlenilen Pack Awards kapsamında ödül verildi. Avrupa Tasarım Enstitüsü’nden (European Institute of Design) genç tasarımcılar tarafından harekete geçirilen proje de çok büyük ilgi gördü. Bu tasarımcılar aynı zamanda Eko-sürdürülebilir ambalajlama alanında projeler sundular. Jürilerin belirlediği kriterlere göre kazananlar açıklandı. Nuncas Vegetale, Med´s Medical Solutions, F1T3, Freebox, My Sac, Lamican 250 ml can, Show Paper, Ballantine´s whisky bottle ve Green System; UCIMA ve ADI’nin sponsorluğunu üstlendiği ilk Pack Ödüllerinin sahibi olan projeler oldu. İlk Pack Ödülleri’nde kazanan tasarımlar, 2011 ve 2013 yılları arasındaki 3 senelik süredeki pazara sunulmuş en yenilikçi tasarımlar olarak takdir topladı. Bu tasarımlar tüm endüstriyel ve tasarım zincirinde gerçekleştirilmiş başarılı ambalajlamanın gerçekleştirilmesine ve ticarileştirilmesine katkıda bulunmuşlardı.

The official delegation of buyers visited Packology to meet the exhibiting companies coming from Russia, Ukraine, Belarus, Kazakhstan, Egypt, Jordan, Bulgaria, Tunisia, Algeria, Libya, Nigeria, Poland, Morocco and Indonesia. An innovative digital platform was made available to Packology exhibitors. Thus, they could preview the profiles of the buyers selected by the organisers. As a result, 456 B2B meetings organised between 50 international buyers and selected businesses present in the expo section. Many major supply deals were signed during these meetings.

Fifty Events Held The rich calendar of events, conferences, workshops, round tables and training seminars were also appreciated, marking high attendance. Fifty events held over four days, divided into eleven themes, in which more than 700 people took part.

Pack Awards Equally high was the level of packaging projects presented at the Pack Awards, the acknowledgement initiated by UCIMA and sponsored by the ADI (Association for Industrial Design) given to the best products introduced on the market during the 2010-2013 three-year period. The project stimuli provided by the young designers of the European Institute of Design, who exhibited projects featuring Eco-sustainable packaging, also attracted much interest. Based on the evaluation criteria defined in the rules the panel of judges has declared the winners. Nuncas Vegetale, Med´s Medical Solutions, F1T3, Freebox, My Sac, Lamican 250 ml can, Show Paper, Ballantine´s whisky bottle and Green System were the winning products of the first Pack Award, the innovative packaging contest sponsored by UCIMA and ADI. The winning designs in the first Pack Award, the recognition reserved for the most innovative packaging launched on the market in the 2011-2013 three-year period that rewards the entire design and industrial chain that has contributed to the realization and commercialization of successful packaging.

81


aktüel

matbaa&teknik

hubergroup’un MGA Mürekkepleri Şimdi de Çin’de MGA Inks of hubergroup Now in China Gıda ambalajı konusu dünyanın her yerinde olduğu gibi Asya’da son derece önemli ve bu nedenle hubergroup Çin’deki düşük migrasyon mürekkeplere yönelik ilk karıştırma istasyonunu kuruyor. Çin’de giderek daha fazla sayıda gıda ambalajı üretiliyor.

More and more food packaging is produced in China.

The topic of food packaging is becoming increasingly important in Asia, as in other parts of the world, and for this reason the hubergroup has installed the first mixing station for low-migration inks in China. The food-packaging market in China is huge, and continuing to expand. After several scandals surrounding contaminated food and environmental pollution, Chinese officials have put the environment and consumer protection on top of their agenda. So far the focus is not yet on packaging, but great urgency is currently being attached to drawing up guidelines for food itself, modeled on European Directives. In addition, multinational food corporations and confectionery manufacturers are forcing their way onto the Chinese market more and more. Every brand of chocolate that we are familiar with over here, for example, can already be found in selected high-end supermarkets in China’s modern conurbations. At the moment China still imports packaged confectionery. But as soon as sales volumes start to rise, it will be necessary to manufacture the packaging locally in China.

Çin’deki gıda ambalajlama piyasası devasa ve gelişmeye devam ediyor. Kontamine olmuş gıda ve çevresel kirlilik hakkında yaşanan bazı skandallardan dolayı Çinli yetkililer çevre ve tüketici güvenliğini öncelikli konu yaptılar. Şu anda ambalaja odaklanılmasa da, Avrupa Direktiflerinde yer aldığı şekilde gıdanın yönergeleri hazırlama çalışmaları başladı bile. Buna ek olarak çok uluslu gıda şirketleri Çin piyasasına girmeye başladı. Burada tanıdığımız, alışık olduğumuz tüm çikolata markaları Çin’in modern süpermarketlerinde bulunabilir. Şu anda Çin, hala ambalajlı şekerleme ithal ediyor. Ama satış hacimleri artmaya başlar başlamaz, ambalajları yerel olarak Çin’de üretmek gerekecek. 82

Çinli müşterilerin MGA ürünleri ve İyi Üretim Uygulamaları (GMP) ile sunulan ürün güvenliğinden faydalanabilmeleri için, hubergroup tarafından Shenzhen’de bir MGA karıştırma istasyonu kuruldu. Çevresel sürdürülebilirlik açısından birçok marka sahibi matbaaları ve ambalaj üreticileri, hubergroup’un MGA mürekkeplerinin kullanılmasını öneriyor. Global piyasalarda marka sahipleri sadece ürünü değil ambalajını da etkileyen standart üretim süreçlerine odaklanıyor. Ambalaj üretiminde lokasyon avantajından faydalanmak giderek yükselen bir trend haline geliyor. Bu sayede markanın rekabet gücü daha da artıyor.

In order to ensure that their Chinese customers enjoy the full range of services and the same product safety provided by MGA products and Good Manufacturing Practice (GMP), a new MGA mixing station was now put into operation in Shenzhen by the hubergroup, manufacturer and expert for food packaging inks. In the context of sustainability, many brand owners instruct their printing houses and packaging producers to use MGA inks of the hubergroup. Selected printing houses in China have also produced small test print runs of food packaging destined for the European market using MGA. In global markets, brand owners focus on standardised production processes that affect not only the products but also their packaging. In packaging production location advantages are increasingly used, specifically to maintain the competitiveness of a brand.


aktüel

matbaa&teknik

ECPA ilk Avrupa Taşeron Ambalaj Üreticileri Konferansının düzenleneceğini duyurdu ECPA announces first European Co-Packers’ Conference Avrupa Taşeron Ambalaj Üreticileri Birliği (ECPA), ilk konferanslarını 8-9 Ekim 2013 tarihinde Belçika, Brüksel’deki NH Hotel du Grand Sablon’da gerçekleştireceklerini duyurdular.

The European Co-Packers Association (ECPA) has released the provisional programme for its first European conference for copackers, to be held at the NH Hotel du Grand Sablon in Brussels, Belgium, on 8 and 9 October 2013.

‘Avrupa’da Taşeron Ambalajlama Dünyasının Haritasını Çıkarmak’ başlığı altında düzenlenecek konferans Avrupa’da bu alanın geleceğiyle ilgili birçok hususu ele alacak. Program kapsamında piyasa araştırma sonuçları Avrupa taşeron ambalaj piyasasının boyutu ve yapısını detaylı şekilde incelemek için ele alınacak.

The ECPA Conference will be the very first pan European event for the co-packing industry. As such it will offer a unique platform for business leaders and decision makers across the value chain to meet, network, acquire new knowledge and information and exchange views and opinions about the future of this industry.

ECPA konferansı taşeron ambalaj sektörünün ilk pan-Avrupa etkinliği olacak. Bu etkinlik vesilesiyle değer zincirinden birçok iş lideri ve karar verme yetkisine sahip kişiler bir araya gelecek, yeni bağlantılar kurabilecek, yepyeni bilgilerle donanacak ve sektörün geleceği hakkında fikir teatisinde bulunabilecek. 84


aktüel

matbaa&teknik

Konuşulacak diğer konular arasında marka koruma, kalite teminatı, ürün kodlama, rafa hazır paketleme, ERP ve marka üreticileri ve özel etiket sahipleri tarafından stratejik işlerin fason yaptırılmasının giderek artan önemi var. ECPA konferansında değer zincirinin tüm segmentlerinden gelen konuşmacılar olacak. Bunlar arasında İngiliz Sözleşmeli Üreticileri ve Ambalajcılar Birliği (BCMPA)’nin Başkanı Rodney Steel de var. Ayrıca program kapsamında Amerikan Sözleşmeli Ambalajcılar Birliği (CPA)’nin başkanı Jason Tham da yer alacak. Endüstri ve vakıf liderleri arasında bir panel tartışması düzenlenecek ve yükselen trendler, zorluklar ve Avrupa taşeron ambalaj toplumunu ilgilendiren genel konular ele alınacak.

ECPA hakkında ECPA, Avrupa’nın taşeron ambalaj üretim sektörünü temsil ediyor. Bu alanda çeşitli faaliyetler gerçekleştiriliyor. Her bir taşeronun kendine ait bir uzmanlığı var. Bu uzmanlık ambalaj, ambalaj malzemesi ya da ambalajlama teknikleriyle ilgili olabiliyor. Gıda ve gıda dışı ürünlerin ambalajlanması ve tekrar ambalajlanması dışında birçok ECPA üyesi üçüncü şahıslar adına da üretim yapıyor. ECPA üyelerinin ortak uzmanlığı ise kalite, esneklik ve hız. Üyeler katıldıktan sonra ECPA tüzüğünü imzalıyorlar. Bu tüzük müşterilere profesyonel, güvenilir ve emniyetli bir çalışma ortamı sunulacağını garanti eden etik kurallardan oluşuyor. ECPA, Avrupalı taşeron ambalaj üreticilerinin daha da büyümesini sağlamayı amaçlıyor.

Under the title ‘Mapping out the World of Co-Packing in Europe’, the conference will address a range of topics relevant to the future of co-packing in Europe. Its programme will include the results of a market survey into the size and composition of the European co-packing market (based on qualitative research commissioned by ECPA). Other topics to be addressed will include brand protection, quality assurance, product coding, shelf-ready packaging, ERP as well as the growing importance of outsourcing of strategic business processes by brand manufacturers and private label owners. The ECPA Conference will feature speakers from all segments of the co-packing value chain. ECPA is pleased to announce that Rodney Steel, Chief Executive of the British Contract Manufacturers and Packers Association (BCMPA) will moderate the conference. The programme will also enjoy the presence of Jason Tham, a Director at the Board of the American Contract Packaging Association (CPA). It will be concluded with a panel discussion between industry and association leaders addressing trends, challenges and areas of common interest for the European co-packing community.

About ECPA ECPA represents the professional co-packing industry in Europe. Co-packing involves several activities. Each co-packer has its own expertise, whether it is the packaging, the packaging materials, or the packaging techniques. Except for the packaging and repackaging of food and non-food products, a number of ECPA members also manufacture products itself on behalf of third parties (co-making). The joint expertise of the ECPA members is quality, flexibility and speed. Upon joining ECPA, members have signed the ECPA Code-of-Conduct. This ECPA code is an ethical code, which is a warrant to clients, that they will be offered a professional, safe and reliable working process. ECPA aims for a further growth of European co-packers.


aktüel

matbaa&teknik

Türkiye’nin İlk Özel Kâğıt Müzesinde UPM İmzası UPM, 23 Mayıs’ta Yalova’da açılan Türkiye’nin ilk özel kâğıt müzesine destek oldu. İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi’nin fikir aşamasından kuruluşuna kadar her türlü desteği veren UPM, aynı zamanda Yalova Belediyesi tarafından basılan “Medeniyet hamuru: Kâğıt” adlı kitabın da kâğıtsponsorluğunu üstlendi. Yenilenebilir hammaddelerden ürettiği ürünleri ile öne çıkan UPM, Türkiye’nin ilk özel kâğıt müzesine destek oldu. Son yıllarda gelişme gösteren modern müzecilik çalışmaları kapsamında Yalova Belediyesi tarafından açılışı yapılan ve Uluslararası Kâğıt Sanatçıları Derneği (IAPMA) üyesi olan İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi, aynı zamanda Yalova’daki ilk Osmanlı kâğıthanesinin tarihini anlatan kitabı da UPM’nin kâğıt sponsorluğunda okuyucularla paylaştı.

İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi Türkiye’nin ilk özel müzesinde kâğıdın tarihinden yayılımına, kâğıt öncesi yazı yüzeylerinden kâğıt sanatlarına ve kâğıt sanayiine kadar kâğıdın insanlık tarihi boyunca oynadığı rolü küresel bir boyutta ele alan bir düzenleme mevcut. Ziyaretçiler, kâğıt meslekleri, geleneksel dünya kâğıtları ve Osmanlı’da kâğıtçılık gibi farklı içeriklerde hazırlanmış konu başlıklarından oluşan bilgilendirme panolarının yanı sıra, elektronik ve interaktif sistemlerle oluşturulmuş modern sunumlarla da kâğıdın tarihi hakkında bilgi sahibi olabiliyor. Ziyaretçilerin aynı zamanda kendi kâğıdını geleneksel yöntemlerle ürettiği atölyeler de mevcut. İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi projesiyle birlikte hayata geçen ve UPM’nin kâğıt sponsorluğunu üstlendiği “Medeniyet Hamuru: Kâğıt” adlı kitap ise, kâğıdın geçmişten bugüne insanlık tarihindeki uzun yolculuğunu anlatıyor. Bugünkü anlamda kâğıt üretiminin çıkış noktasından Yalova’daki ilk Osmanlı Kâğıthane’sine uzanan bir perspektifte akademisyenlerin arşiv çalışmalarıyla desteklenen bu proje, insanlığın kaderini değiştiren bu buluşla 86

Gülay Akkuş ilgili merak uyandıran her türlü bilgiyi okuyucularına sunuyor. Müzenin hayata geçmesi sürecinde fikir aşamasından uygulama aşamasına kadar farklı noktalarda Yalova Belediyesi’ne destek veren ve “Medeniyet Hamuru: Kâğıt” adlı kitabın kâğıt sponsorluğunu üstelenen UPM Türkiye’nin Genel Müdürü Gülay Akkuş, “İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi, yalnızca Yalova için değil, aynı zamanda ülkemizde müzeciliğin gelişmesi açısından da önemli bir role sahip” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Her şeyden önce bu özel müze, temelde kâğıdın ‘medeniyet hamuru’ olduğu görüşüyle

şekillendi ve Osmanlı arşivlerinden bulunan belgelerle geçmişten bugüne kâğıdın insanlık tarihi ve Osmanlı’daki önemini yansıtmak için hayata geçirildi. Bu projeyle birlikte ortaya çıkan bir diğer özel çalışma ise, UPM’nin sponsorluğunu üstlendiği “Medeniyet Hamuru: Kâğıt” adlı kitap. Kâğıdın tarihine ve medeniyetlere ışık tutan serüvenine ilgi duyan herkese bu kitabı tavsiye ediyoruz çünkü birçok araştırmacının, sanatçı ve akademisyenin dâhil olduğu bu çalışmada, yüzyıllar boyu kâğıdın düşünceleri nasıl kaydettiğini ve kitlelere nasıl aktardığını görüyor, geçmişten günümüze dek taşıdığı sosyokültürel önemi daha iyi anlayabiliyoruz. Böylesine anlamlı bir çalışmada UPM Türkiye olarak yer almaktan son derece mutluyuz.”


aktüel

matbaa&teknik

Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı Ambalaj Sektörünün Buluşma Platformu Gıda-Ambalaj-Çevre Profesörü Gordon Robertson Gıda sektöründe sürdürülebilir gıda ambalajlarında inovasyonu anlatacak.

Avustralya, Quenensland Üniversitesi Gıda, Ambalaj ve Çevre Profosörü Gordon Robertson 12-15 Eylül 2013 tarihlerinde düzenlenecek Avrasya Ambalaj Fuarı’nda, “Sürdürülebilir Gıda Ambalajı”na yönelik yapılacak bir panelde, gıda üreticilerini bilgilendirecek.

Ambalajda Rekabetçi Çözümler Sektörün nabzını tutan, tüm ürün grupları aynı çatı altında toplayan Avrasya Ambalaj Fuarı bu yıl 1000’in üstünde firma ve firma temsilciliğiyle açılacak. TÜYAP’tan yapılan açıklamada “50 binin üstünde ziyaretçinin hedeflendiği belirtilen fuar, yurtiçinde ve yurtdışında sektörün gelişimi ve dinamizmine cevap verecek bir platform olacaktır” deniliyor ve 19 yıldır sektörü

buluşturan Avrasya coğrafyasının en kapsamlı ve büyük fuarına Türkiye’nin yanı sıra Kuzey Afrika, Ortadoğu, Balkanlar’dan yatırımcı ilgisi olduğuna dikkat çekiliyor:

Bu yıl 98 bin m2 alanda yapılacak “Avrasya coğrafyasıyla Avrupa arasında çok stratejik bir bölge arasında yükselen değer Türkiye’nin bölgesel avantajının ve gelişiminin en iyi şekilde sergilendiği örnek fuar olan Avrasya Ambalaj Fuarı, konusunda Avrasya’nın en büyük fuarı olmuştur. Bu yıl 98 bin m2 kapalı alanda açılacak fuar, sektörün lider oyuncuları, son teknolojilerinin lansmanlarını yapacaklar. Geçtiğimiz yıl 5000’in üstünde Avrasya bölgesinden ziyaretçi ağırlayan fuar, bu yıl da ilgi

Bilgitaş Birincilik Ödülü aldı… İnterpromedya tarafından yapılan 2012 yılı İlk 500 Bilişim Şirketi Araştırması’nda Çevre Birimleri Türkiye Dışı Merkezli Üreticinin Türkiye Temsilcisi kategorisinde birincilik ödülünün sahibi Bilgitaş oldu. Bilgitaş Yönetim Kurulu Başkanı Habib Pişan’a ödülü 24 Haziran 2013’de yapılan törende takdim edildi. Dünyanın önde gelen fotokopi, yazıcı ve dokümantasyon çözümleri üreticilerinden Japon KYOCERA Document Solutions’ın Türkiye distribütörü Bilgitaş ayrıca şirketlerin net satış gelirlerine göre sıralandıkları Bilişim 500 genel sıralamasında da yer aldı.

88

Bilgitaş Pazarlama ve İş Geliştirme Koordinatörü Türkay Terzigil konu ile ilgili, “Türkiye bilişim pazarına ilişkin ortaya koyduğu veriler ile sektörün en prestijli ödüllerinden birine sahip olmaktan dolayı çok gururluyuz. Bilgitaş ayrıca Uluslararası bağımsız araştırma şirketi IDC’nin araştırma sonuçlarına göre de KYOCERA ürünleri ile 2012 yılı Türkiye fotokopi pazarı lideridir. Bilgitaş pazardaki başarılarını bağımsız kurumlarca yapılan araştırmalarda aldığı ödüller ile pekiştirmektedir.” şeklinde görüşlerini açıkladı.

odağı. Şimdiden alım heyetlerinin başvurularının alındığı fuar, yeni pazarlar ve yeni müşterilerle tanışmak için fırsat yaratacak. Ziyaretçiler Fuarda, gıda ve içecek, kozmetik, ilaç, kimya, lojistik, inşaat sektörleri başta olmak üzere, tüm sektörlere yönelik her türlü ambalaj çözümleriyle tanışabilecek. Reed Tüyap Fuarcılık ve ASD Ambalaj Sanayicileri Derneği’nin uzun soluklu işbirliğinin yanında, sektörün diğer güçlü dernekleri AMD, ESD, KASAD, MASD, OMÜD ve SEPA’nın desteğini de alan Avrasya Ambalaj İstanbul Fuarı, sektörlerin kolektif bir güç olmayı ilke edinip, birlik ve beraberlikle istikrar sağlayıp, güçlendiğinin en güzel göstergesidir.”


print buyer

matbaa&teknik

2. El Komori’nin Ustaları ve Kullanıcıları Sadece Komori markasının ikinci el tedariğine odaklanan Argemat yöneticisi Sefa Tuğrul Burak ve son iki kurulumun tamamlandığı matbaaların yöneticileri Ali Mustaoğlu ve Erdinç Dokuman ile görüştük. Komori baskı makinelerinin 2. el satışı konusuna odaklanan bir şirket olan Argemat, geçtiğimiz ay içinde iki 70 x 100 baskı makinesi kurulumlarını tamamladı. Şirket yöneticilerinden Sefa Tuğrul Burak ile Argemat’ın faaliyetlerini ve niçin sadece 2. El Komori satış ve teknik desteğine odaklandığını konuştuk. Burak, sadece Komori üzerine odaklanarak daha profesyonel ve sorumlu bir hizmet vermeyi hedeflediklerini, anlatıyor: Argemat’ın Komori konusundaki tecrübesinden ve özellikle Komori’nin ikinci el satışına yönelmesinin sebeplerinden bahseder misiniz? S. Tuğrul Burak: Argemat’ın kadrosu uzun yıllar Komori servisinde çalışmış, Komori eğitimlerini almış uzman kişilerden oluşmaktadır. Mekanik, elektronik ve baskı konusunda Komori müşterilerine servis ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Türkiye’de bildiğiniz üzere birçok ikinci el makine satan firma var. Bu firmalar her marka ikinci el makine satıyorlar ve çoğunun da kendi bünyelerinde servisleri yok. Biz ikinci el makine satışı işini biraz daha profesyonelleştirmek istedik ve firma olarak sadece bildiğimiz işi yani Komori makinelerini satmaya karar verdik. Matbaa piyasasında ikinci el makine alan bir çok firmanın şikayetleri ve memnuniyetsizlikleri de sadece Komori satmamıza etken oldu. İkinci el makine satışında göz önünde bulundurulması gereken önemli noktalar nelerdir? S. Tuğrul Burak: İkinci el satışında en önemli noktanın ilgili şirketin satışını yaptığı makinelerin arkasında durması ve müşteriye uygun olan makinenin satılması olduğunu düşünüyorum. Yurtdışındaki makineler fiyat olarak daha ucuz, özellik olarak daha donanımlılar. Yurtdışı makinelerinin tercih edilmesi önemli bir nokta. Ayrıca satılan makinenin işlevselliği ve temizliği ön planda olmalı. İkinci el makine yatırımı için hazırlanan 90

Klas Ofset’e kurulumunu gerçekleştirdiğimiz makine ise 1998 yılı Komori L-440 modelidir.

matbaaların öncelikli dikkate alması gereken noktalar nelerdir? S. Tuğrul Burak: İkinci el baskı makinesinde öncelikli olarak makinenin detaylı ekspertizinin yapılması ve müşteriye rapor halinde sunulması gerekmektedir. Satışını yaptığımız ikinci el Komori makinelerini şehir ve ülke gözetmeksizin giderek detaylı ekpertizini, baskı testlerini yapıyoruz ve müşterilerimize rapor halinde sunuyoruz. Matbaa böylelikle alacağı makinenin durumunu ve çıkacak olan masraflarını bildiği için sorun yaşamıyor ve müşteri memnuniyetini sağlamış oluyoruz. Satışını yaptığımız Komori makinelerinin montaj, eğitim ve bakımlarını kendi bünyemizde yapmanın bize ve müşterilere katkı sağladığını düşünüyorum. Günümüzde internet sayesinde dünyanın birçok ülkesiyle bağlantıya geçebiliyor ve ikinci el makineler bulabiliyoruz. Birçok matbaa yurtdışından makine araştırması yapıyor. Bulduğumuz makineleri satan firmaların veya kişilerin güvenilirliğine çok dikkat edilmesi gerekiyor. Son olarak kurulumunu gerçekleştirdiğiniz Görsel Dizayn Matbaası ve Klas Ofset’in makinelerinin konfigürasyonu ve teknik detaylarından bahseder misiniz?

S. Tuğrul Burak: Görsel Dizayn Matbaasına kurulumunu gerçekleştirdiğimiz makine 2005 yılı Komori LS 440 modelidir. Makine 4 renk 70x100 ebadında ve modelinin en full donanımına sahiptir. Ayrıca makine full otomatik kalıp takma, otomatik ebat kontrolü, kumanda masasına hükmeden densometre, CIP-3, CIP-4 okuma gibi Türkiye’de çoğu makinede olmayan özelliklere sahiptir. Görsel Dizayn’a kurduğumuz makineyi İtalya’dan ithal ettik. Toplamda 57 milyon baskı sayısında ve modellerine göre gayet iyi durumdadır. Makinenin kurulumunu üç gün gibi kısa bir sürede gerçekleştirmemizden de ne kadar temiz ve sorunsuz bir makine olduğu anlaşılmaktadır. Firma butik işler yaptığından dolayı makine matbaaya donanım olarak çok uygundur. Klas Ofset’e kurulumunu gerçekleştirdiğimiz makine ise 1998 yılı Komori L-440 modelidir. Makine 4 Renk 70x100 ebadında ve standart özelliklere sahiptir. Makinede yarı otomatik kalıp takma, merdane yıkama, kauçuk silme, masa kumandası ve çarpıtma özellikleri bulunmaktadır. Emsallerine göre oldukça iyi durumdadır. Kitap baskısında kullanılması


print buyer

matbaa&teknik

Görsel Dizayn Matbaasına kurulumunu gerçekleştirdiğimiz makine 2005 yılı Komori LS 440 modelidir.

sebebiyle uygunluk yönünden matbaanın işini fazlasıyla karşılamaktadır.” Her iki matbaayı da ziyaret ederek yatırımları konusunda görüşlerini aldık. Her iki matbaa da Argemat’a gösterdikleri güveni dile getirmelerinin klişe bir söylemin ötesinde şirketin verdikleri hizmetin değerini artırmaya yönelik gayretleri olduğunu ifade ettiler:

Ali Mustaoğlu: Komori - Argemat Bir araya Gelince Komori LS 440 yatırımı yapan Görsel Dizayn Ofset yöneticisi Ali Mustaoğlu, mevcut 4 ve 6 renkli makinelerinin Komori olması sebebiyle yeni makine kararını da Komori yönünden vermelerine sebep olduğunu anlatıyor: “Daha önceden de 4 renk ve 6+lak makinalarımızın Komori olması sebebi ile tercihimiz yine bir Komori oldu. Ancak piyasanın rekabet koşulları yüzünden sıfır makine yatırımının riskli olduğunu görerek ikinci el yatırımı kararı aldık.. Makinayı, Argemat aracılığı ile bulduk. Yurtdışından sökümü, yüklemesi ve firmamıza kurulması işlemlerini Argemat yaptı. Hizmetlerinden dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz. Argemat’ın hizmetlerinden çok memnunuz. Komori’yi tercih sebebimize gelince; diğer makinamızla uyumlu olması ve yıllardır kullandığımız tanıdığımız bir makine olması bizim çok önemli ve tabii ki

Komori’nin Türkiye pazarında tercih edilir bir makine olması karar vermemizde rol oynayan önemli faktörlerden biri.”

Hedef Kârlılığı ve Memnuniyeti Yükseltmek “1979 yılında Cağaloğlu’nda Evren Karadayı tarafından kurulan matbaamız şu anki ortaklık yapısında 48 kişilik ekibi, her üçü de 70 x100 olmak üzere 2+0/1+1, 4+0 ve 6+Lak üç baskı makinesi ile baskı öncesi ve sonrası ile de entegre hizmet veren bir matbaa haline gelmiştir. Bugün ağırlıklı olarak nihai yayıncılara ve müzik endüstrisine hizmet veriyoruz. Önümüzdeki dönem için planlarımız ambalaj sektörüne de girmek. Bununla ilgili gerekli hazırlık çalışmalarımızı yürütüyoruz. Öncelikli hedefimiz müşteri ve personel memnuniyetini muhafaza etmek. Elbette, rekabetin korkutucu boyutlara ulaştığı sektörümüzde kârlılığımızı kaybetmeden işimizi sürdürmek en önemli hedefimiz. Ticaret kanununda yapılacak değişikliklerin bu hedefe ulaşmamızı sağlayacak detayları düzenleyeceğini ve daha güzel günlere ulaşmayı ümit ediyoruz.”

Erdinç Dokuman: Önemli olan Argemat’ın teknik ve lojistik desteğidir 2008 yılında promosyon malzemeleri ve özellikle 3D gözlük ve 3D fotoğraf çalışmaları ile işe başladıklarını anlatan Klas Ofset yöneticisi

Erdinç Dokuman, 2011 yılında yayın baskısına döndüklerini, söylüyor. 20 kişilik bir ekiple ağırlıklı olarak yayıncılara hizmet veren Klas Ofset’in makine parkında Komori L440 baskı, 16 istasyon, harman, kapak takma 3 ağız bıçak donanımlı Wohlenberg, 100 x 140 12 çanta MBO kırma, 70 x 100 MBD kırma, iki adet iplik dikiy ve giyotin bulunuyor. Dokuman, makine kararı verirken marka konusunu hiç düşünmedik, diyor: “Makine yatırımı yaparken alacağımız makinenin markasının Komori ya da ya da başka bir marka olmasının bizim için bir önemi yoktu. Bizim için önemli olan Argemat’ın sattığı makinenin arkasında oluşu. Biz bu makineyi onların aracılığıyla bulduk. Onların teknik desteği ve bize verdikleri güveni çok önemsiyoruz. Hangi makineyi alırsanız alın önemli olan arkasındaki firmanın teknik ve lojistik desteğidir.”

Değerlerimiz Bize Başarı Getirdi “Hem kendini hem de çevresini yıpratacak anlamsız hırsları olan bir firma değiliz. Amacımız, müşterilerimizle ve tedarikçilerimizle “etik” değerleri yok saymadan çalışmaya devam edebilmek. Bugüne kadar en çok bu düsturu önemsedik. Sektörümüzün bazı değerleri hatırlamaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu değerler bize başarı getirdi ve getirmeye de devam edecektir.” 91


print buyer

matbaa&teknik

Esko’nun Masaları ile Bir Türk Başarısı Esko’s Tables Turkish Success Selçuk Kırmızıgül: “Birçok farklı üniversitenin Tasarım ve Mimarlık bölümlerinin bulunduğu Taksim Meydanı’ndayız ve hali hazırda proje posterlerini bastığımız öğrencilere proje modellerinde yardımcı olmayı planlıyoruz.”

New Kongsberg XN and Multi-CUT HP spark market growth

Embracing new markets, thinking in 3D and the freedom to be more creative. These are just some of the business changing benefits Esko (www.esko.com) customers in Turkey are enjoying after investing in a Kongsberg XN table with MultiCUT HP. Drupa-launched, the versatile Kongsberg XN can be readily configured for a wide range of different applications including kiss-cutting, packaging mockups and heavy-duty milling. It is equipped with the high powered milling spindle MultiCUT HP, that boosts overall milling productivity by up to three times.

Yeni pazarlara açılma, 3 Boyutlu düşünme ve daha üretken olma özgürlüğü… Bunlar, Türkiye’de MultiCUT HP ile birlikte bir Kongsberg XN’e yatırım yapan Esko müşterilerinin sahip olduğu avantajlardan sadece birkaçı. drupa’da görücüye çıkan çok yönlü Kongsberg XN, içlerinde kiss-cutting, ambalaj modelleri ve mukavim frezenin de bulunduğu birçok uygulamaya göre çabucak yapılandırılabiliyor. Toplam frezeleme üretimini üç kata kadar artıran yüksek güçlü frezeleme mili MultiCUT HP ile donatılmıştır. 1967 yılında Net Surat Ozalit’i kurup ardından da firma ismini 1990 yılında yeni dijital baskı ve sonlandırma teknolojileri perspektifiyle Net Copy’ye dönüştüren Ali Rıza Kırmızıgül’ün oğlu Selçuk Kırmızıgül’e göre yapılan bu yeni ekleme müşterilere en iyi teknolojiyi sunmak adına firmanın mümkün olan en son gelişimlere yatırım yapma ruhuna uyuyor.

Net Copy’ye Kongsberg Gücü Selçuk Kırmızıgül konuyla ilgili şu açıklamayı 92

yapıyor: “Bir fotokopi merkezi olarak müşterilerimize en iyi hızı ve kaliteyi sunmamız gerekiyor ve inanın Kongsberg XN ile pazardaki en iyi çözüm bizde.” Bilhassa Kongsberg XN’nin gücünü beğendiğini belirten Kırmızıgül şöyle devam etti: “Firmamızda CNC makine kullanmayı bilen kimse yoktu ve sergileme amacıyla farklı çeşitlerde plastik ve tahta kesmeye başladığımızda test ettiğimiz tüm malzemeleri kolaylıkla kesti. Kongsberg XN’den herhangi bir hata ya da uyarı mesajı almayı beklemiyorduk ama daha güçsüz makineleri olan kişilerle konuştuktan sonra farkı anladık. Kongsberg XN hızlı ve icut kamera kullanması her şeyi kolaylaştırıyor.” “Yatırımı gerçekleştirmeden önce Net Copy’nin kesme hizmetleri kağıt, folyo ve bazı vinillerle sınırlıydı ancak Kongsberg XN’i hizmetlerimize eklemek ürün grubumuzu ve imkanlarımızı artırdı” diyen Selçuk Kırmızıgül, “Artık müşterilerimizin ürünlerini sonlandırmak için başka bir firmayla anlaşmasına gerek kalmadı, biz tümünü yapabiliriz” açıklamasını yaptı. Masanın gerçekten iyi bir izlenim bıraktığını

For Selcuk Kirmizigul, whose father Ali Riza Kirmizigul founded Net Surat Ozalit in 1967 and then rebranded to Netcopy in 1990 in line with a new perspective on digital printing and finishing technologies, the new addition meets the company’s ethos of investing in the latest advances to give customers the best quality.

Net Copy Gets the Kongsberg Power He explains: “As a copy center we do need to serve our customers with the best speed and quality and believe, with the Kongsberg XN, we have the best solution on the market.” In particular he liked the Kongsberg XN’s power: “No one in our company had knowledge of operating a CNC machine and when we started to cut and make samples for display purposes using different types of plastics and wood it cut easily all the materials we tested . We never thought of having any errors or warning from the Kongsberg XN but after talking to other people with machines with less power we understood the difference. The Kongsberg XN is fast and using the i-cut camera makes everything very easy.” Prior to the investment Netcopy’s cutting was limited to paper, foil and some vinyl. Adding the Kongsberg XN has expanded its prod-


print buyer

matbaa&teknik

belirten Selçuk Kırmızıgül, “Biz bu masayı fotokopi merkezimizde herkesin çalışırken görebileceği bir yere koyduk. İlgilerini çekti ve farklı ihtiyaçlara nasıl cevap verebileceğimiz konusunda bir fikir verdi” şeklinde konuştu. Netcopy için sunduğu fırsatların gerçekten büyük bir etki yaptığını belirten Selçuk Kırmızıgül şunları söyledi: “3 boyutlu düşünmeye başladık ve dijital bir baskıcı olarak aslında şimdiye kadar hep 2 boyutlu düşündüğümüzü fark ettik. Kongsberg XN’i aldığımız ilk hafta internette Eyfel Kulesi’nin ayrıntılı bir planını bulduk ve aynı gün Eyfel Kulesi fotokopi merkezimizde duruyordu. Detayları etrafında yürüyen insanları adeta büyülemişti. Birçok farklı üniversitenin Tasarım ve Mimarlık bölümlerinin bulunduğu Taksim Meydanı’ndayız ve hali hazırda proje posterlerini bastığımız öğrencilere proje modellerinde yardımcı olmayı planlıyoruz.”

Can İmgesel Çözümü Tercih Etti 1990 yılında kurulan Can Dijital, kendi markasıyla tabela ve ekran işlerinin yanı sıra kahve kupası ve plaketler gibi tanıtım ürünleri işleriyle de uğraşan bir dijital baskı ve kopyalama merkezi. MultiCUT HP ve Kongsberg XN’yi seçmeden önce çok farklı tip CNC makineleri ve lazer kesiciler kullanıldığını belirten firma sahibi Erdal Penbe yapılan bu yeni ilaveyle ‘müşterilerine verdikleri hizmette yapabilirliklerinin ve hayal güçlerinin’ arttığını söylüyor. Penbe şöyle devam ediyor: “Kongsberg makinemizi getirttiğimiz ilk hafta kendi kişiye özel tabaka baskılarımıza özel ambalaj ürettiğimiz için çok mutlu olmuştuk. Kendi kişiye özel ambalajımızı i-Cut layout yazılımıyla tasarladık, kartonumuzu da Xerox IGEN III’te bastık ve Kongsberg’te kestik.” Masanın iddialı işlere girişirken verdiği güvenin çok tatmin edici olduğunu belirten Penbe, “Pahalı malzemelerle çalışırken hata yapmaktan korkmuyoruz. Önceleri 2m ya da 3m düz şekilli baskıyı lazerle yahut CNC ile keserken iki kereden fazla düşünmemiz gerekiyordu. Malzemenin kendisi pahalı, mürekkep de öyle ve flatbed baskı makinesinde harcadığınız zaman da… Bir kesim hatası olduğu takdirde tüm bunların hepsi ziyan oluyor. Ancak Kongsberg XN ve i-Cut teknolojisi sayesinde kesinliği ile ilgili bir kaygımız ya da “acaba malzemeyi kesebilecek güçte mi?” gibi soru işaretlerimiz olmuyor. Yüksek güçlü MultiCUT HP sayesinde günlük üretimimizde kullandığımız tüm malzemeleri kesebiliyoruz” diyor. Penbe sözlerine şu şekilde son veriyor: “Masa, tasarım yeteneklerinin gelişmesine yardımcı olacak, Kongsberg kullanarak tasarladığınız ve ürettiğiniz şeylerin bir sınırı yok.”

Esko Türkiye Takımı soldan sağa Yatay Bilgisayar Erkan Çağırtekin, Esko Bölge Müdürü Jacques Staelens, Esko Türkiye Müdürü Mustafa Salur uct line and capabilities. Says Selcuk Kirmizigul: “From now on our customers do not need to cooperate with another company to finalize their products – we can deliver it all.” The table has certainly made an impression: “We placed it in our copy center where everybody can see it in action. It attracts their attention and gives them ideas on how we can serve their different types of needs.” And the opportunities it has opened up for Netcopy has made a real impact. “We have started to think in 3D and realized that as a digital printer we were always thinking in 2D,” comments Selcuk Kirmizigul. “The first week we had our Kongsberg XN we found the blueprints of Eiffel Tower on the internet and the same day the Eiffel Tower was standing in our copy center. People who walk around it are amazed with the detail. We are in Taksim Square where there are lots of Design and Architecture faculties of different Universities and we are planning to serve the students with their project mock-ups as we are already printing all their project posters.”

happy to produce our own packaging for our customized plate print. We create our customized packaging with i-Cut layout software, print the folding carton on our Xerox IGEN III and cut it with the Kongsberg.” But it is the confidence the table gives the operation when approaching challenging work that is proving to be the most rewarding: “We are not afraid of making a mistake when working on expensive materials. Previously on prints of 2m or 3m with an exact shape and size we had to think more than twice before cutting it on laser or CNC. The material itself is expensive, as is the ink and the time you spend on the flat bed printer. All of it is wasted if there is a cutting error. But with the Kongsberg XN and the i-Cut technology we do not have to worry about its accuracy or if it is powerful enough to cut the material. With the high power MultiCUT HP we are able to cut all the materials we use in daily production.” Mr Penbe adds the table will help improve design skills and ideas stating: “What you can create and produce using the Kongsberg has no limits.”

Can Digital Chooses Imaginative Solution Established in 1990, Can Digital, is a digital printing and copying business that produces signs and displays under its own brand as well as promotional materials like mugs and anniversary plates. Before choosing the Kongsberg XN machine with MultiCUT HP, it ran different types of CNC and laser cutters but owner Erdal Penbe said the new addition ‘boosted our abilities and imagination on how we can better serve our customers’. He continues: “The first week we had our Kongsberg machine in our company we were 93


print buyer

matbaa&teknik

Atlantic Zeiser’in 100’üncü Cardline Versa Sistemi Türkiye’ye! Atlantic Zeiser Delivers 100th Cardline Versa System to Turkey Çok kullanıcılı telekom kartı, piyango bileti, Best-selling card kartpostallar ve daha fazlası için en çok satan personalization solution for multi-voucher telecom kişiselleştirilmiş kart çözümü cards, lottery tickets, gift cards and more

Atlantic Zeiser, a global solutions provider of dedicated personalization and coding systems, has installed its 100th cardlıne versa system – reinforcing the company’s leadership position in the personalized card production market. The 100th cardlıne versa – along with a second system – were delivered to a customer in Turkey for use in producing multi-voucher and lottery tickets, as well as gift cards andmagnetic-stripe cards. Global bir kişiselleştirme ve kodlama sistemleri sağlayıcısı olan Atlantic Zeiser, 100’üncü Cardline Versa sistemini Türkiye’de kurdu. Bu da firmanın kişiselleştirilmiş kart üretimi pazarındaki liderliğini pekiştirdi. 100’üncü Cardline Versa sistemi –ikincisiyle birlikte- Türkiye’de çok kullanıcılı makbuz ve piyango biletlerinin yanı sıra kartpostallar ve manyetik şerit üreten bir müşteriye satıldı. Cardline Versa Flexo, sistemi ön ödemeli telekom kartları – kazı-kazanlarının yanı sıra manyetik şerit kodlamalı standart CR80 kartpostalları da yüksek hızda basabiliyor. Sistem, CR80 ebadındaki kartlara ve ürün etiketlerine ek olarak maksimum çok yönlülük sunabilmek için A4 ebadına kadar olan biletleri de mukavvaya baskı yapabiliyor. Bağımsız yaz-boz paneli öğelerini basmak üzere dört flexo-istasyonu ön plana çıkıyor. Tüm baskı işlemi ve değişken data izlemesi Atlantic Zeiser iç VERICAM kamera sistemiyle yapılıyor. Sistem ayrıca, kazı-kazan etiketleriyle ya da sıcak folyoyla kıyaslandığında biletleri ve kartları çok daha ucuza mal ediyor.

Daha Ekonomik ve Verimli Atlantic Zeiser Kart Sistemleri Satış Direktörü René Stoerk, “Cardline Versa, kişiselleştirilmiş manyetik şeritli kart ve kazı kazan biletlerinde dünyanın en çok satan çözümü” dedi. Stoerk ardından, “Saatte 30 bin kart kapasitesiyle, 94

her devriyede farklı kart formatlarıyla çalışılsa bile optimal hız ve üretim sağlıyor. Hali hazırda sahip olduğu beş makinesinin yerine aldığı yeni iki Cardline Versa sistemiyle Türk müşterimiz artık çok daha çeşitli bileti ve kartı daha ekonomik ve verimli bir şekilde basacak. Yeni sistemlere yerinde direk servis ve destek sağlamak için Atlantic Zeiser, Türkiye’de çok deneyimli bir sistem entegratörü ve Atlantic Zeiser distribütörü olan SYSTEC ile birlikte çalışacak.

Cardline Versa Nedir? Kapalı ve açık döngü kartpostal uygulamaları için Cardline Versa tastamam bir kişiselleştirme, sistem ayarlama esnekliği ve UV mürekkep bazlı DoD baskının avantajını sunuyor. Manyetik bant kodlama kolaylıkla yukarıdan-aşağıya veya aşağıdan yukarıya kodlama için ayarlanabilir ve kodlama kafası rahatlıkla kartın ya da ürünün üzerinde hareket edebiliyor. Cardline Versa sistemi için kodlama, baskı ve diğer özel gereksinimler merkezi ve kolay kullanılabilen bir Host PC tarafından yönetiliyor. Tüm değişken veriler, kesintisiz, ve tam senkronize çıktı elde edebilmek için gerçek zamanlı bir şekilde birleştiriliyor ve işleniyor. Sistem ayrıca verimli iş değişimleriiçin çabuk kuruluma ve ayarlamaya izin veriyor. Yüksek tirajlarda kazı kazan ve piyango bileti üretimi yapan matbaalar için Cardline Versa

The cardlıne versa Flexo system is capable of running multi-voucher prepaid telecom ― scratch cards‖ at high speed, as well as standard CR80 gift cards with mag-stripe encoding. In addition to CR80-size cards and hang tags , the system can print tickets up to A4 size on paperboard for maximum versatility. It features four flexo-stations to imprint individual scratch panel elements, with full production and variable data monitoring performed by an Atlantic Zeiser inline VERICAM camera system. It also produces tickets and cards at much lower costs as compared to scratch-off labels or hot foil.

More Economically and Efficiently “Cardline Versa is the world’s best-selling solution for personalized magstripe cards and scratch-off multi-vouchers, with high flexibility and unique customer-specific configurations,” said René Stoerk, Sales Director Card Systems for Atlantic Zeiser. ―With a throughput of up to 30,000 cards per hour, it delivers optimal speed and high net production per shift, even when running different card formats. Our Turkish customer will now be able to print a wide range of tickets and cards more economically and efficiently, with his two new Cardline Versa systems replacing five existing machines. To provide direct on-site service and support for the new systems, Atlantic Zeiser will


print buyer

matbaa&teknik

Flexo, yüksek üretim hızıyla –saatte 30,000 karta kadar- birlikte format esnekliği de sağlıyor. Sistem çok güvenli ve nihai malı alternatif üretim yöntemlerinin maliyetinin küçük bir kısmı kadar tutuyor, bu da fiyat duyarlı pazarlarda çok kritik bir avantaj sağlıyor. Bu, kişiselleştirilmiş kazı kazan kart çözümleri pazarında lider olan Atlantic Zeiser tarafından sunulan ve desteklenen yegane ürün ve çözümdür. René Stoerk

team with SYSTEC, an experienced system integrator and Atlantic Zeiser distributor in Turkey.

What’s Cardline Versa For closed and open loop gift card applications Cardline Versa offers complete personalization, system configuration flexibility, and the advantage of UV ink-based DoD printing. Magnetic stripe encoding can easily be configured for top down or bottomup encoding and the encoding head can be freely positioned across the card or product.Encoding, printing and other special requirements for the Cardline Versa system are managed by a centralized, easy-to-operate Host PC. All variable data is merged and handled inline in real time for fully synchronizedthroughput with no interruption. The system also allows quick set-up and adjustment for efficient job changeovers. For printers producing large volumes of scratch-off multivouchers and lottery tickets, Cardline Versa Flexo offers format flexibility combined with top production speeds – up to 30,000 cards per hour. The system is highly secure, and delivers finished products at a fraction of the cost of alternative production methods – a critical advantage in cost-sensitive markets. It’s a singleproduct solution that is serviced and supported by the market leader in scratch card personalization solutions, Atlantic Zeiser.

95


print buyer

matbaa&teknik

Başarı Öykümüzü Müşterilerimizle Birlikte Yazacağız Şaban Karaman, “Amacımız güçlü kurumsal yapımız ve tecrübemizle uzun vadeli ilişkiler kurmak ve müşterilerimizle birlikte bir başarı öyküsü yazmaktır”, diyor. Eksen Ofset Reklam ve Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. kurucusunun 30 yılı aşkın sektörel deneyiminin ardından 2005 yılında kurulmuş. İstanbul Seyrantepe’ de faaliyetlerine devam eden Eksen Ofset, faaliyete başladığı günden bu yana, tabaka ofset ve dijital baskı sistemlerini alanında uzman ekibi ile bütünleştirerek, kaliteyi sanata dönüştürüyor. Eksen Ofset Reklam ve Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Karaman, “Gelişen teknolojiyi yakından takip ederek yatırımlarımızı bu yönde şekillendiriyor, müşteri odaklı yenilikçi fikirlerimizi, mükemmeliyetçi çözümlerle müşterilerimize sunuyoruz. Amacımız güçlü kurumsal yapımız ve tecrübemizle uzun vadeli ilişkiler kurmak ve müşterilerimizle birlikte bir başarı öyküsü yazmaktır”, diyor.

Güçlü İşbirliğinin Getirdiği Seçim CtP yatırım kararını Esen Graphics tarafından temsil edilen Konita’dan yana kullanan Karaman uzun süredir devam eden işbirliğinin karar vermelerinde etken olduğunu, Konita’nın da uluslar arası pazarda güven duyulan bir marka olduğunu söylüyor: “Tercihimizdeki en önemli etken Esen Graphics ile uzun süredir malzeme tedariği konusunda süregelen işbirliğimiz ve buna dayalı güven oldu. Kalıp, banyo makinesi ve CtP makine için tek elden çözüm sunulması da tercihimizi yönlendiren faktörlerden olmuştur.”

Konita’nın Üstünlüğü Nereden Geliyor? Esen Graphics Yönetim Kurulu Başkanı Zihni Esen, Konita’nın herhangi bir CtP üreticisi olmadığını anlatıyor. “Makine için hayati öneme sahip parçalar, kalitesi dünyaca kabul edilen markalardan oluşmaktadır. Konita, AR-GE, sistem entegrasyonu ve teknik servis konularında çok güçlü bir kuruluş. Konita, hem ulusal hem de uluslararası pazarda güven duyulan, itibarlı ve büyük bir şirket” diyor ve ekliyor: “Konita, dönem dönem dünyaca bilinen şirketlere fason üretim yapmış ve yapmaya devam etmekte. Dünyada bin 200 civarında çalışan CtP makineleri mevcut. Şirketin 7/24 saat 96

hizmet veren, 73 kişilik mühendis ve teknisyen kadrosu mevcut. Şirket ISO 9001 , ISO 14001, OHSAS 18001 kalite sertifikalarına sahip”

Kullanıcı Dostu, Konita “Makine, kullanım açısından çok basit ve otomasyonu yüksek. Makinede iş temel olarak operatörün tekelinden çıkarılmış. Az yer

kaplaması, sessiz ve hızlı olması, monofaze olması (özel bir elektrik tesisatı gerektirmemesi) birer avantaj. Farklı ebat kalıba geçerken harcanan süre dinamik otofokus özelliği sayesinde çok kısa. Zaten önemli olan makinede kullanılan önemli parçaların kalitesi ki Konita’da kullanılan önemli parçalar yüksek kalitede üretim yapan üreticilerden seçiliyor”


print buyer

matbaa&teknik

Mavi Kare, Dijital Baskı Parkurunu Canon imagePRESS 1110 İle Tamamladı Mavi Kare, Aras Grup aracılığıyla Canon imagePRESS 1110 siyah/beyaz dijital baskı yatırımı gerçekleştiridi. Mecidiyeköy’de faliyet gösteren Mavi Kare Reklamcılık daha önceden Arasgrup ile gerçekleştirmiş olduğu Canon imagePRESS C6010, Canon RunnerADVANCE C7055, Canon RunnerADVANCE 8095 dijital baskı makinelerine yine Aras Grup güvencesiyle Canon imagePRESS 1110 siyah/beyaz dijital baskı makinesini ekledi. Şirket bu son yatırım ile dijital baskı sistemlerini genişleterek kaliteli baskıda yüksek performans sağladı. Şirket bu yeni yatırımı ile değişken data baskısı ve kitap basımını yüksek kalitede tamamiyle kendi bünyelerinde çözümlemektedir.

Canon imagePRESS 1110 Aras Grup Ürün Müdürü Burhana Kuturman, Canon imagePRESS 1110 hakkında şu açıklamayı yaptı: “Makinemizin en çarpıcı özelliği Canon imagePRESS serisi makinelerimizde olduğu gibi mekanik pozalama sistemi bulunması. imagePRESS 1110 Serisi, Akıllı Register Teknolojisi (IRY) yardımıyla, kağıdın ön yüzündeki baskının arka yüzündeki baskı ile hassas biçimde çakıştırılmasını sağlar. Bununla da kalmayıp, görüntü boyutlarında akıllıca ince ayar yaparak ön yüze basılan görüntüyü ölçüp fırınlama işleminden geçtikten sonra soğutucu üniteye gelen kağıt ebadında herhangi bir deformasyon oluşmuşsa, basacağı arka sayfayı otomatik büyültüp veya küçülterek ön arka baskı işlemini gerçekleştirir. Canon imagePRESS 1110 Serisi makinelerimizi diğer makinelerden ayıran başka bir özellik de baskı yaparken bütün medyaları mekanik pozalama sistemiyle pozalamasıdır.”

Aras Grup Ürün Müdürü Burhan Kuturman ve Yaşar Şengül


print buyer

matbaa&teknik

Promat’dan Zhengrun Otomatik Taslama Makinesi Yatırımı Promat, Aras Grup aracılığıyla Zhengrun otomatik taslama makinesi yatırımı gerçekleştirdi.

98

İstanbul’un büyük matbaalarından biri olan Promat Basım, araştırmaları sonucunda Aras Grup güvencesiyle sınıfının en üst teknolojilerini birarada sunan Zhengrun ailesinin en geliştirilmiş Zhengrun AFM-450 modelinde karar kıldı.

işinde Zhengrun ile farklılık oluşturduklarını, anlatıyor. Aras Grup Ürün Müdürü Burhan Kuturman ise otomatik taslama makinesi Zengrun’un avantajlarını şöyle özetliyor:

Promat Basım yöneticisi Ahmet Sürücü, gerçekleştirdikleri bu yatırımla tüm taslama ve sıvama işlerini hızlı ve kaliteli yaptıklarını, ürün portföylerini zenginleştirerek katma değerli ürünlerle hizmetlerini genişlettiklerini, söylüyor. Sürücü, sektörde daha çok el işçiliği ile yapılan ve otomasyona en çok ihtiyaç duyulan taslama

“Zhengrun; ajanda, ansiklopedi, bloknot, klasör, kutu ve benzeri kapak sıvamaları için otomatik çözümler sunmakta. 1 parçadan 6 parçaya ve 3 mm kalınlığa kadar sert malzemelerin mikrometrik sensör sistemi yardımıyla hassas ve seri sıvanması, Zhengrun teknolojisi sayesinde çok kolay yapılabiliyor.”

Hassas ve Seri


teknoloji

matbaa&teknik

tesa – Baskı Endüstrisinin Partneri Film bobin ekleme için pazar liderinin deneyiminden faydalanın... bantları bulunmaktadır. tesa müşterilerin spesifik gereksinimlerini karşılamak üzere geniş bir yelpaze içinde farklı ürünleri de dahil edecek şekilde ekleme amaçlı ürün yelpazesini genişletmiştir. tesa® 51910 EasySplice FilmLine baskı hızını düşürme gereksinimi ve performans verimsizliği sorunu gibi fleksible ambalaj baskılarındaki geleneksel hareketli ekleme sorununu ortadan kaldırmaktadır.Teknolojik optimizasyon ile birlikte, artan katma değer ayrıca rekabet derecesinin arttığı dönemlerde anahtar özelliktedir.

tesa yapıştırıcı ürünlerin geliştirilmesi alanında 125 yıllık bir deneyimin yanı sıra yenilikçi teknolojilere sahip, kendiliğinden yapışkan sistem çözümlerinin dünya genelindeki lider üreticilerindendir. Her ihtiyaca uygun çözümler sağlamak üzere yola çıkan tesa; günümüzde kapsamlı çözüm konseptlerinin tasarlanmasında uzman hale gelmiştir. Baskı sektöründeki endüstriyel uygulamalar için her bir segmentte denenmiş ve test edilmiş çözümlerle, yüksek kaliteli ve verimli ürün yelpazesine sahip olan tesa; sürekli olarak her biri müşterilerin spesifik ihtiyaçlarına ve ilgili imalat proseslerine göre uyarlanmış yenilikçi çözümler geliştirmektedir. Ürünler ve sistem çözümleri, gelecekteki piyasalar ve teknolojilerin ihtiyaçlarına odaklanmaktadır.

tesa 51910 EasySplice Filmline, verimliliğin yeni bir boyutuna ulaşmak için başlangıç noktası Yenilikçi tasarımı sürekli yüksek kaliteli baskı elde etmenin ön koşulu olarak bobin değişimlerinde üretim hızının sabit tutulmasını sağlar.Tek taraflı bantların, çift taraflı bantların, bant parçacıklarının ve sıvılarının muhtelif kombinasyonlarıyla ilişkilendirilen düzensiz birleştirmeler yerine tek bir düz bant hattı bu işi görmekle kalmaz daha iyisini yapar. Bu yöntem ayrıca hava kabarcıklarını ve meydana gelen ıslak alanları da tarihe gömer. Bantların tasarımı PE ve PP filmlerini standart kalınlıkta birleştirme ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak üzere geliştirilmiştir.

tesa’nın araştırma laboratuarlarında çalışan uzmanlar, daha fazlasını yapma kabiliyetine sahip olan yeni yapıştırıcı materyaller ve taşıyıcı teknolojilerine yönelik ileri düzey araştırmalar yapmaktadır. Gelecek, yalnızca iki yüzeyi birbirine yapıştırmakla kalmayan fakat aynı zamanda ilave fonksiyonlara sahip olan yapıştırıcı teknolojilerinde yatmaktadır. Proses mühendisleri, ürünlerin, üretim amaçları için ne kadar uygun olduğunu belirlemek üzere proses simülasyonlarını ve en yeni test metodlarını kullanmaktadır. tesa’nın baskı endüstrisine yönelik en başarılı inovasyonları arasında hareketli bobin eklemelerinde devrim yapmasını sağlayan ekleme 102

tesa’dan tipik bir çözüm: zaman ve para tasarrufu. Baskı hızının dikkate değer derecede

değiştirilmesinin, bilhassa register ve tekrar uzunluğu olmak üzere baskı sonucuna kötü etkileri olabilir. Hızı 100 m/dk’dan daha fazla arttırmak aynı zamanda mürekkep parametrelerini de etkileyecektir. Güvenli, sabit ve yüksek kaliteli baskı sonucu için en iyi çözüm birleştirme işleminin baskı ile aynı hızda yapılmasıdır – bunun sonucu daha az fire ve daha iyi sonuçtur!

“Daha az ile daha fazlası”, ek hazırlama sürelerini üçte iki oranında azaltan ve bobin kopmalarına karşı belirgin bir şekilde daha fazla koruma sağlayan yeni tesa EasySplice® Filmline teknolojisinin sloganıdır.


teknoloji

matbaa&teknik

Heidelberg’ten Yeni Nesil Stahlfolder TX/KX Katlama Sistemleri New Generation of Stahlfolder TX/KX Folding Systems from Heidelberg Yeni Nesil Katlama Sistemleri endüstriyel üretimde performansı optimize ediyor ve çalışmayı kolaylaştırıyor Üst seviyedeki seçici müşteriler ve siparişlerini internet üzerinden gerçekleştiren müşteriler, yüksek kalite ve hızlı teslimat beklentisi içerisindedirler. Bu beklienti, üstün teknolojili ve yalın endüstriyel baskı üretimini kullanarak karşılanabilir. Heidelberger Druckmaschinen AG (Heidelberg)‘in yeni Stahlfolder TX/KX katlama sistemi, yüksek performanslı katlama işlemi kabiliyeti ile bu ihtiyaçlara cevap veren özel makine konfigürasyonları sunmaktadır. Yeni sistemlerin en büyük özelliği baskı makineleri ile aynı prensipte çalışan PFX besleme (Uzatılmış Palet Besleme)’dir. Sonuç olarak konvansiyonel üretim sürecine göre % 50 daha fazla olmaktadır. Bu serideki katlama makinelerinden ilki olan Stahlfolder TX 82, prototip olarak drupa 2012 sırasında sergilenmişti. Stahlfolder TX 82 modeli şu anda seri üretime geçti ve Almanya, İngiltere ve A.B.D.’de birçok matbaaya kuruluşu gerçekleştirilmiştir. Bu yeni nesil katlama sitemleri, başarılı Stahlfolder TH/KH katlama makinelerinin düzeyi artırılarak özel müşteri ihtiyaçlarına uyarlanabilen kapsamlı seçenek ve çeşitliliklere sahip hale gelmiştir.

Aumüller Matbaası, Stahlfolder TX 82 ile verimliliğini % 40 oranında artırdı Almanya’nın Regensburg kentinde yer alan ve kısa tirajlarda endüstriyel geniş-yüksek hacimli kapasiteye sahip olan ve Aumüller Matbaası, drupa 2012 fuarı sırasında gördüğü yeni PFX besleme sistemine sahip Stahlfolder TX 82’den oldukça etkilenmişti. Aumüller de matbaa ve baskı sonrası faaliyetlerinden sorumlu olan Volker Dollinger; “Bu makine, potansiyelini bana hemen farkettirmişti ve fuar bitiminden hemen sonra iki adet Stahlfolder TX 82 siparişi verdik” şeklinde görüşlerini belirtti. Aumüller ve Heidelberg arasındaki geliştirme ortaklığı 1996 yılına dayanmaktadır ve iki firma drupa sonrası

ilk makine için saha testleri için anlaşmaya vardılar. Konu ile ilglil Dollinger; “Stahlfolder TX 82, tek vardiyada 80,000 ila 90,000 tabaka işleyerek sansasyonel bir başlangıç gerçekleştirdi. Bu hemen hemen bizim mevcut katlama hattımızın iki katı bir hacime eşit. İkinci makinemiz Şubat 2013’de geldi ve şimdi her iki makine için bir usta operatör ve iki yardımcı ile çalıştırıyoruz. Örneğin, bir usta operatör her vardiyada önceki miktarı 40,000 A4 olan üretim miktarını 155,000 A4’e çıkarttık. Bu etki özellikle uzun tirajlarda dikkat çekici ancak kısa tirajlarda da eşdeğer verimlilik artışları elde edilebilir.” şeklinde memnuniyetini belirtti. Dollinger ayrıca; “Önceki katlama makinelerimiz baskı makinelerimiz ile aynı hızlarda üretim gerçekleştiremiyordu bu yüzden geçici depolama için büyük bir ihtiyaç duyuyorduk. Bu durum artık söz konusu değil. Kuruma için kısa bir aradan sonra tabakaları doğrudan katlama makinesine göndererek saklama alanı ihtiyacı duymuyoruz. Bu doğal olarak yoğun zamanlarda son derece ağır iş yükleri ile çok daha kolay başa çıkmamızı sağlıyor.” şeklinde özetledi. 1888 yılında kurulan Aumüller, otomotiv ve spor alanlarındaki bilinen firmalar ile doğrudan çalışmaktadır. Sadece geçtiğimiz yıl içerisinde firmanın 130 çalışanı, 75x105 cm ebadındaki toplamda 52 ünitelik Speedmaster XL 105 makineleri ile 180 milyon tabaka baskı gerçekleştirmiştir. 6 adet baskı makinesinin tümü sonradan ilave edilen Prinect Inpress Control dahili renk ve register ölçüm sistemi ile donatılmış olup baskı sırasındaki otomatik kontroller sayesinde kağıt firesi ciddi miktarlarda azalmıştır. Dollinger konu ile ilgili; “Günde bir milyon tabaka gibi son derece yüksek bir baskı kapasitesine sahibiz. Katlama birimimiz önceden baskı

New Generation Folding Systems optimize performance and simplifies operation in industrial production Discerning customers in the premium segment and customers who order their print products online expect both high quality and fast delivery. This can be achieved using lean, industrialized print production with state-of-the-art technologies. The new Stahlfolder TX/KX folding systems from Heidelberger Druckmaschinen AG (Heidelberg) offer special machine configurations for high-performance industrial signature folding to meet these requirements. The key feature of these new systems is the PFX feeder (PFX = Pallet Feeder eXtended), which uses the same principle as a press feeder and offers the unique possibility of processing a stream of shingled sheets in both the feeder and the folding unit. As a result, productivity is up to 50 percent higher than in conventional production processes. The first model of this new family of folding machines – the Stahlfolder TX 82 – was unveiled as a prototype at drupa 2012. The Stahlfolder TX 82 is now available in series production and has already been installed by a number of customers in Germany, the United Kingdom, and the United States. This new generation of folding systems augments the successful Stahlfolder TH/KH folding machines that, thanks to their comprehensive range of options and variants, can be configured to suit specific customer requirements.

Aumüller print shop improves productivity by over 40 percent with Stahlfolder TX 82 The Aumüller print shop in Regensburg, Germany, which offers both highly industri103


teknoloji

odasından gelen üretime ayak uydurmak için daboğaza girip hatalar gerçekleştirebiliyordu” şeklinde açıklamalarda bulundu. Firmada çoğu Stahlfolder olmak üzere on adet katlama makinesi, birisi Stitchmaster ST 100 ve diğeri ST400 olan ikiş adet tel dikiş makinesi ve bir adet de kapak takma makinesi bulunmaktadır. Tüm baskı ve basko sonrası operasyonları üç vardiya ile yürütülmektedir.

Minimum hazırlık süreleri ve kolay kullanım Stahlfolder TX 82 sistemi, özel olarak koordine edilen kullanım konsepti ile hazırlık sürelerini miniimize etmektedir. Katlama makinelerinde normalde gerçekleştirilen bir çok hazırlık aşaması elimine edilmektedir. Katlama makinesi geniş bir aralıkta yer alan katlama tipleri ile konfigüre edildiğinden dolayı iş değişimlerinde zaman kazancı sağlanmaktadır. Çıkış dahil katlama ünitesinin, iş değişimleri sırasında hareket ettirilmesine ihtiyaç bulunmamaktadır. Çanta katlama ünitesi ve katlama merdanelerinin ayarları otomatik olarak gerçekleştirilmektedir. Verimliliği artırmaya ilave olarak doğrudan makineye yönelendirilen tabakalar çapraz katlama tiplerine kıyasla çok daha hassas olarak

matbaa&teknik

Stahlfolder TX 82’nin yenilikçi paralel katlama tipleri ayrıca katlama kalitesini ve üretim stabilitesini artırmaktadır. Dollinger; “İki yeni katlama makinesi ayrıca takip eden operasyonlarımızı daha verimli bir şekilde planlayabilmemiz için bize imkan tanıyacak. İşleri doğru makineye aktarmanın önemini söylemeye gerek yok. Yeni paralel katlama tipleri niteliksel ve niceliksel gelişmeler ve sonuçlar gösteriyor.” şeklinde vurguladı. Yeni katlama tipleri Aumüller’in özel ihtiyaçlarına mükemmel şekilde uyum sağladı. Kağıt ebatlarının da aynı şekilde adapte edilmesi gereklidir. Dollinger ayrıca; “Biz başından beri bu makineler için en iyi operatörlerimizi tahsis ettik. Yeni konsepti uygulamaya aldılar ve şimdi diğer çalışanlara gerekli bilgileri aktarıyorlar. Bu işlemler büyük bir ayarlama gerektiriyor çünkü sanayileşmemiş operasyondan yüksek derecede endüstriyelleşmiş ve standardize edilmiş bir anlayışa geçiyoruz. Sadece iki ünite ile sabit bir sistem oluşturmak benim gözümde bir devrim niteliğindedir.” sonucunu bildirdi.

Heidelberger Druckmaschinen AG (Heidelberg)‘in yeni Stahlfolder TX/KX katlama sistemi, yüksek performanslı katlama işlemi kabiliyeti ile çok çeşitli ihtiyaçlara cevap veren özel makine konfigürasyonları sunmaktadır. The new Stahlfolder TX/KX folding systems from Heidelberg ¬– here the Stahlfolder TX 82 – offer special machine configurations for high-performance industrial signature folding to meet these requirements.

104

alized large-volume printing and complex commercial products in short runs, was impressed by the Stahlfolder TX 82 equipped with the prototype of the new PFX feeder at drupa 2012. “The potential of this machine was immediately obvious to me and we ordered two Stahlfolder TX 82 machines before the show had even finished,” says Volker Dollinger, who is in charge of the print shop and postpress activities at Aumüller. The development partnership between Aumüller and Heidelberg dates back to 1996, and the two companies agreed to field test the first machine after drupa. “The Stahlfolder TX 82 got off to a sensational start, processing 80,000 to 90,000 sheets per shift. That virtually doubled our folding output right away,” says Dollinger with obvious satisfaction. “We took delivery of the second machine in February 2013 and we now normally need one skilled operator and two assistants to operate both of them. For example, a skilled operator folded up to 155,000 sheets in A4 oblong format per shift on the two machines, compared with the previous 40,000 sheets. The effect is particularly noticeable with long runs, but equivalent increases are also achieved with shorter runs. “Our previous folding machines were not able to process sheets at the same speed as our presses, so we needed a great deal of space for intermediate storage. That’s no longer the case. After a short pause for drying, sheets go directly into the folding machines and no longer need to be stored. This naturally enables us to cope far more effectively with extremely heavy workloads at peak times,” sums up Dollinger. Founded in 1888, Aumüller has a customer base that includes well-known companies in the automotive and sports sectors. Over the past year alone, 130 employees have produced over 180 million sheets on six Speedmaster XL presses in the 75 x 105 centimeter (29.53 x 41.34 inch) format with a total of 52 printing units. All six presses are equipped or have been retrofitted with the Prinect Inpress Control inline measuring system that dramatically reduces paper waste by controlling color and register on the fly. “We have an exceptionally high printing capacity of up to one million sheets per day. The folding department used to be the bottleneck due to its failure to keep


teknoloji

Aumüller firmasının baskı ve baskı sonrası sorumlusu olan Volker Dollinger, Stahlfolder TX 82’den oldukça memnun. Makine üretim hacmini iki katına çıkarmış durumda. Volker Dollinger, who is in charge of the print shop and postpress activities at Aumüller, is very happy with the Stahlfolder TX 82. The machine virtually doubled the folding output right away.

matbaa&teknik

up with the increases in output achieved in the pressroom,” explains Dollinger. The company already has ten folding machines, most of them Stahlfolder, along with two saddlestitchers – a Stitchmaster ST 100 and an ST 400 – and an adhesive binder. Both press and postpress operations take place in three shifts. Minimal makeready times and straightforward operation

Stahlfolder TX 82 kolay kullanımı ile şu anda sadece iki makine ile uzun süre geçerliliğini koruyacak sabit bir baskı sistem oluşturdu. Der Stahlfolder TX 82 is easy to use and folding now is done with just two units that no longer need to be converted and form a fixed system entity. Sadece geçtiğimiz yıl içerisinde firmanın 130 çalışanı, 75x105 cm ebadındaki toplamda 52 ünite-

lik Speedmaster XL 105 makineleri ile 180 milyon tabaka baskı gerçekleştirmiştir. Over the past year alone, Druckerei Aumüller has produced over 180 million sheets on six Speedmaster XL presses in the 75 x 105 centimeter (29.53 x 41.34 inch) format with a total of 52 printing units.

Aumüller Matbaası’nda çoğu Stahlfolder olmak üzere on adet katlama makinesi bulunmaktadır. At Druckerei Aumüller there are already ten folding machines working in the Postpress operation, most of them Stahlfolder.

The specially coordinated operating concept of the entire Stahlfolder TX 82 system minimizes makeready times. Many of the makeready steps normally associated with folding machines are completely eliminated. The folding machine is configured to process a wide range of fold types without time-consuming machine conversions. The folding units, including delivery, do not need to be moved during changeovers. The buckle plate and folding roller settings are performed automatically. In addition to boosting productivity, the innovative parallel fold types of the Stahlfolder TX 82 also improve fold quality and production stability, because sheets are guided through the machine far more precisely than with comparable cross-fold types. “The two new folding machines also enable us to plan subsequent operations far more effectively. It goes without saying that it’s important to assign jobs to the right machine. The new parallel fold types have resulted in both quantitative and qualitative improvements,” stresses Dollinger. The new fold types were adapted to Aumüller’s specific requirements to ensure optimum results. The paper formats needed to be adapted in the same way. “We assigned our best operators to the machines from the outset. They applied the new concept and are now passing on the necessary information to other staff. This requires a major adjustment, because it involves switching from non-industrial operation to a highly industrialized and standardized approach. Folding with just two units that no longer need to be converted and form a fixed system entity is a true folding revolution in my eyes,” concludes Dollinger.

105


teknoloji

matbaa&teknik

Mürekkep Kuruma Problemine Son! SpeedyDry Cuts Ink Drying with No Mineral Oil Migration Problems SpeedyDry, Madeni Yağ Migration Problemi olmadan Mürekkep Kuruması Sorununu Ortadan Kaldırıyor

Matbaacılar 2005 yılından beri mürekkep kuruması süresini %75 oranında düşürmek için SpeedyDrive’in yüksek performanslı mürekkep kurutucu ürününü kullanıyorlar. Bu ürün baskı kalitesini ya da mürekkep özelliklerini etkilemiyor ama sürtünme direncini arttırıyor. Graphic Arts Technical Foundation tarafından gerçekleştirilen testler, SpeedDry’in madeni yağların migrasyonunu da engellemek suretiyle yeni faydalar sunduğunu ortaya koyuyor. Böylece gıda ambalajında özel bariyer kaplamalar ya da işlemlere gerek olmadan çeşitli ambalaj kartonları kullanılabilecek. Kuzey Amerika ve Avrupa’da ve dünyanın diğer bölgelerinde giderek daha da katı hale gelen yönetmelikler vesilesiyle gıda ambalajlarında yeni bariyer kaplama teknolojileri gelişti. Bu kaplamaların bir kısmı normal mürekkep kuruma sürelerini etkiliyor ve maliyetleri arttırırken baskı teslimat takvimlerinde gecikmelere ve baskı kalitesi problemlerine yol açıyor. Kuruma sırasında mürekkepte gerçekleşen çapraz bağlantı reaksiyonlarını hızlandıran SpeedyDry mürekkep yerleşme zamanında iyileşme sağlıyor ve madeni yağların kartondan geçme olasılığını azaltıyor. 106

Neredeyse tüm mürekkep türleriyle kullanılabilen SpeedyDry, mürekkep içindeki pigmente ve verniğe yapışıyor ve daha sonra da baskı altı malzemeye bağlanıyor. Özellikle alttan yukarı ve aynı anda yanlara doğru kurumaya yardımcı olan bir kimyasal reaksiyon meydana getiriyor. Bazı uygulamalarda kuruma sürelerini %75 oranında hızlandırıyor, mürekkep parlaklığını arttırıyor, mürekkebin en zorlu baskı substratlarına yapışmasını kolaylaştırıyor (bazı plastikler dahil) ve sürtünme direncini arttırıyor ve tebeşirlenmeyi ortadan kaldırıyor.

Laboratuar testleri: Kabul edilebilir migrasyon Son birkaç sene içinde gerçekleştirilen bir dizi migrasyon serisi testleri, poliboard ve geri dönüştürülmüş SBS dahil çeşitli gıda ambalaj baskı altı malzemelerinde SpeedyDry kullanıldığında sonuçların mürekkep karışımının %20’sine kadar kabul edilebilir olduğunu gösterdi. Mürekkep tedarikçisi INX International tarafından Chicago’daki AR-GE laboratuarlarında gerçekleştirilen yağlı asit migrasyonu poliboard ve SBS testleri de son derece ilginç sonuçlar

Printers have been using a high performance ink drying additive by SpeedyDry since 2005 to cut ink drying time by 75% or more without negatively affecting print quality or ink properties such as tone reproduction and tack, while also improving rub resistance. Tests conducted by the Graphics Arts Technical Foundation and elsewhere showing dramatic decreases in ink drying time have now been augmented by a series of more recent tests showing that SpeedyDry also helps prevent migration of mineral oils and other potential printing ink contaminants, allowing various types of packaging board to be used for food packaging without special barrier coatings or treatments. Tightening regulations in North America, Europe, and elsewhere in the world during the past several years have spawned new barrier coating technologies that add significant costs to paperboards used for food packaging. Some of these coating also interfere with normal ink drying times, further raising costs and slowing print delivery schedules, as well as creating print quality problems. By accelerating cross linking reactions that normally occur in ink during drying, SpeedyDry dramatically steps up ink set time and thus reduces the opportunity for penetration of mineral oils through the board, possibly contaminating packaged foodstuffs. SpeedyDry, which works well with almost all types of ink, attaches itself to the pigment and varnishes in the ink and then attaches to the substrate. Its properties create a chemical reaction that allows drying from top to bottom and side to side at the same time. It not only speeds drying times up to 75% in some applications, it also enhances ink gloss and increases adhesion of the ink on most hard to print substrates, including various plastics, while increasing rub resistance and eliminating chalking.


teknoloji

matbaa&teknik

ortaya koydu. Mürekepler önde gelen bir ambalaj matbaacısı tarafından normal üretim koşullarında kullanıldı ve migrasyon testi de, 10 gün boyunca 40 c’de sudaki %95 etanolun onaylı yağlı gıda simulantını kullandı. Çeşitli et ve sebze ürünleriyle yapılan gaz kramotagrofi testi hem yağlı asitlerin hem de yağlı asit esterlerinin birçok ulusal ve uluslararası regülasyonun 6 ppm gerekliliklerinin altında kaldığını gösterdi. En son olarak Almanya’daki ISEGA tarafından yapılan test (daha önce SpeedDry ürünü üzerinde de testler yapmıştı), hem kireçli su (kobalt ve manganez) migrasyonu hem de madeni yağ migrasyonunu inceledi. ISEGA, kireçli su migrasyon testi yapabilen dünyanın ço az sayıda laboratuarından birisi. Madeni test kapsamında hem MOSH (parafinik, naftenik mineral yağ hidrokarbonları) hem de MOAH (aromatik mineral yağ hidrokarbonları) türleri test edildi. Kobaltla ilgili olarak gaz kromatografi sonuçları tüm numunelerdeki migrasyonun gıdalarda 0.05 mg/kg’dan az olduğunu ve kuru gıdalara geçişin çok daha az olacağını gösterdi. Tüm numunelerdeki manganez ise gıdanın 0.75 – 0.25 mg/ kg arasında değişti. Test edilen tüm numunelerde madeni yağ migrasyonu taslak Alman yönetmeiklerinde belirtilen seviyelerden düşük oldu. ISEGA testleri %20 SpeedyFry kullanılarak yapılan basımlarda mürekkebin Alman yönetmeliklerine uygun kaldığını gösteriyor. Ayrıca ISEGA SpeedyDry ile basılan gıda ambalaj malzemelerinin basılı olmayan kısımda kuru, yağlı olmayan gıdalarla temas edebileceğini belirtiyor. Yağlı gıdalarla lakerli olmayan tarafın temas etmesine de izin veriliyor. speedyDry Avrupa Piyasasında PRISCO EUROPE tarafından dağıtılıyor.

Lab Tests: Acceptable Migration A series of migration tests conducted over the past several years show that results are acceptable with SpeedyDry at up to 20% of the ink mixture using various food packaging substrates including polyboard and recycled SBS (solid bleached sulfate) boards, as well as most recently (this past February) using Metsä Board’s 240 gram Simcote coated folding boxboard. The polyboard and SBS tests for fatty acid migration were conducted by ink supplier INX International at its R&D labs in Chicago. The inks were run under normal manufacturing conditions by a major packaging printer, and the migration testing used the approved fatty foods simulant of 95% ethanol in water at 40oC for 10 days. Gas chromatography testing with several meat and vegetable products then showed that both fatty acids and fatty acid esters remained well below the 6 ppm requirements of most national and international regulations. The most recent testing by ISEGA in Germany (which also conducted earlier tests on the SpeedyDry product itself, showing it may be used safely as an ink dryer catalyst with food packaging) evaluated for hard water (cobalt and manganese) migration as well as mineral oil migration. ISEGA

is one of only a few labs in the world that can do hard water (heavy metals) migration testing. The mineral oil testing included both the MOSH (paraffinic, naphthenic mineral oil hydrocarbons) and MOAH (aromatic mineral oil hydrocarbons) types. In regard to cobalt, gas chromatography results showed that migration with all samples was lower than 0.05 mg/kg of foodstuff, and that the transfer onto dry foodstuffs would be significantly lower. Manganese in all samples ranged from 0.75 – 0.25 mg/kg (level of non-detectable) of foodstuff. The migration of mineral oils in all samples tested was well below the draft German regulation (No. 1935/2004, art. 3) of 0.6 mg/kg MOSH and 0.15 mg/ kg MOAH. The ISEGA tests show that the tested board grades printed using up to 20% SpeedyDry in the ink are well within current German regulations (which meet or are more stringent than most other country regulations for mineral oil migration) and may be used for food packaging. Further, ISEGA notes that food packaging materials printed with SpeedyDry may come into direct contact with dry, non-fatty foodstuffs on their non-printed sides. Contact with the non-lacquered side with fatty foodstuffs is also allowed. SpeedyDry is distributed on the European Market by PRISCO EUROPE

Epson WF-7515: Tek Başına Bir Ofis Epson, ilk defa A3+ “hepsi bir arada” yı geniş ürün yelpazesine katarak mimarların, grafik tasarımcılarının ve mühendislerin işini kolaylaştırdı. A3 baskı ve A3 kopyalama, tarama ve faks kombinasyonunu tek bir cihazda birleştirerek küçük işletmeler için önemli bir yenilik yaptı.

Hem hızlı hem de ekonomik Profesyonel kalitede dakikada 15 siyah (taslak modunda dakikada 34), 8,4 sayfa renkli baskı yapabilen Epson WF-7515’in 250 sayfalık yüksek kapasiteli sayfa tepsisi sayesinde daha az sıklıkta dolum yapacaksınız. Ayrıca 30 sayfalık Otomatik Doküman Besleyicisi A3 boyutuna kadar çoklu sayfa kopyalama yaparken size kolaylık sağlayacak.

kadar baskı yapma imkanı sunar. Yine eşdeğer renkli lazerlere göre yüzde 80 daha düşük enerji tüketimiyle tasarruf sağlıyor.

Her yerden baskı alın Tablet PC’lerden, hatta akıllı telefonlardan hızlı ve kolay şekilde belgelerin ya da görüntülerin yazdırılmasını sağlayan Epson Connect özelliği için yazıcınıza e-posta atmanız yeterli. Apple AirPrint, e-postalarınızı, fotoğraflarınızı, web sayfaları ve belgelerinizi doğrudan

iOS cihazınızdan AirPrint özellikli Epson yazıcıya yazdırabilmenizi kolay hale getirir. Google Cloud Print, doğrudan Chrome OS ve Google Cloud Print uyumlu uygulamalardan Google Cloud Print özellikli Epson yazıcıya, akıllı telefonunuzdan veya bilgisayardan hareket halindeyken yazdırmanızı sağlar.

Eşdeğerlerinden yüzde 50 daha tasarruflu Eşdeğer lazer yazıcılarla karşılaştırıldığında sayfa başı maliyette yüzde 50’ye varan tasarruf sağlayan “hepsi bir arada” yazıcı WF-7515, Epson XL Stang mürekkepleriyle bin sayfaya

107


teknoloji

matbaa&teknik

Optimized Quality and Increased Productivity at The Same Time With eltromat’s iPQ_solutions iPQ_solutions (increasing Productivity and Quality solutions) created by eltromat approaches these two aspects perfectly. Systems for quality measurement and control have become a must-have in order to meet the increasing customer requirements in the printing industry. As we all know that high quality must be King, but not at the expense of higher product cost. Thus, it is important to increase productivity at the same time in order to remain competitive. iPQ_solutions (increasing Productivity and Quality solutions) created by eltromat approaches these two aspects perfectly. iPQ in its modular design approach allows the combination of web viewing, 100% inspection, spectral color measurement and workflow solutions integrated as never before. Since 2010 almost 600 iPQ_solutions have been successfully installed worldwide. This modular solution is quite efficient because the customer only buys the hardware solution to what his needs require. To begin with, a web viewing system with sample inspection might be sufficient for today’s production but, the system can easily be upgraded to 100% inspection without having to buy and install a whole new system. This means simply that investing today into an iPQ solution is a low risk and future-proof decision. Operators love the simple to use and centrally controlled (via one HMI) common workstation. The name is not the only new thing: The web viewing platform “webvideo_star”, which has been well-established in the market since 2008, has become even more flexible and powerful with its new operation system. The system can be extended with different modules or, if required, it can be upgraded to a twin_check, the world’s first 100% inspection system with integrated web viewing. With twin_check 2.0 eltromat now presents the next generation of 100% inspection systems. This system will be introduced at the LabelExpo 2013 in Brussels. The new RGB

108

eltromat looks back at first successful installations of inline color measurement line-scan cameras come with triple line sensors with 4096 pixels each and a line frequency of 85 MHz. This means that the camera output signal is no longer interpolated, which results in a much better resolution and image quality. Another improvement has been achieved with regard to the illumination. The development was focused on special requirements of package printing, so that now even reflective materials can be inspected without annoying false alarms. Even with its enhanced performance, twin_check 2.0 is considerably smaller and lighter. Therefore, less space is required within the printing press and the integration is much simpler. Additionally, the camera module can be mounted either horizontally or vertically – as required for the most efficient installation.

The subject of spectral color measurement has gained a lot of importance in recent years. inco_check provides fast and exact real-time measurements of all color values over the whole production progress. This allows for early adjustments in case of color problems and the further reduction of waste. inco_check, like all eltromat systems, can be integrated flexibly into the system as part of the individual iPQ_solution. iPQ_solutions is completed by various workflow solutions, because finding errors reliably is only half the battle. Workflow solutions provided by eltromat especially support the error removal phase in subsequent processing steps. It is important to note that information gathered on errors can also be used to improve processes since error prevention always beats error detection and correction.


teknoloji

matbaa&teknik

Aç Kapa Bantlar İçin Yeni Ürün Avery Dennison Creates a Solution For Re-sealable Wet Wipes Avery Dennison Label and Packaging Materials, ev ve kişisel bakım ürünleri için yüksek performanslı yeniden kapatılabilir ambalajlara önemli avantajlar sunan yeni bir yapışkan geliştirdi.

Avery Dennison Label and Packaging Materials introduced a new adhesive that brings important benefits to highperformance re-sealable packaging for home and personal care products. R1490M yapışkanı özellikle yeniden yapıştırma piyasası için geliştirildi ve bebek, yüz ürünleri ve genel ev ürünleri gibi birçok farklı ‘ıslak bez’ uygulamaları için son derece uygun. 60 kere açılıp kapanabiliyor ve nem ve solvent direncini koruyor. Ayrıca polietilen terephthalate (PET) ve poliproplen (PP) malzemelerden kolayca ayrılabiliyor. Specialties Europe, Avery Dennison Etiket ve Ambalaj Malzemeleri müdürü Jasper Zonnenberg şöyle konuştu: “Islak mendilde sadece defalarca açma-kapama imkanından daha fazlası gerekiyor. Marka imajı da çok önemli, ve bu yapışkan birçok yüzey türünde son derece rahatça yapışıp kolayca sökülebiliyor.’

The adhesive, R1490M, was designed specifically for the re-seal market, and suits a very wide range of ‘wet wipe’ applications such as baby, facial and household wipes. In particular, it offers great moisture and solvent resistance for up to 60 opens/closures, along with clean removability from polyethylene terephthalate (PET) and polypropylene (PP) substrates. “Requirements of ‘wet wipe’ products extend well beyond the need for multiple opens and reclosures,” said Jasper Zonnenberg, director, Specialties Europe, Avery Dennison Label and Packaging Materials. “Brand image is also critical, and this adhesive gives a good ‘feel’, with a smooth and quiet peel across many surface types.” Zonnenberg, noted that cost is a key issue for many home and personal care applications, which can place very high demands on

any reclosure label and its adhesive. “With R1490M, consumers can experience the high packaging quality needed for everyday use, but at lower production costs,” he said. “This can help increase margins and even create new packaging opportunities for existing products.” Available with a wide range of filmic facestocks, R1490M ensures that a new and more cost-effective choice is now available to home and personal care brands. The adhesive also carries BfR XIV food approval for dry, nonfatty and fatty foodstuffs, with a reduction factor of 5. R1490M is one of recent ‘next generation’ adhesives developed by Avery Dennison to transform labelling costs and performance. Products using the adhesive are also available with a special gum pattern on 2-metre widths.

Zonnenberg, maliyetin birçok ev ve kişisel bakım uygulaması için temel bir nokta olduğunu ve her türlü yeniden kapama etiketi ve yapışkanı üzerine ciddi gereklilikler getirebileceğini söyledi. “ R1490M sayesinde tüketiciler her gün kullanım için gereken yüksek ambalaj kalitesini daha düşük fiyatlarla elde edebilecekler. Bu sayede kar marjları artacak ve mevcut ürünler için yeni ambalaj fırsatları doğacak.” Çeşitli filmik malzemelerle sunulan R1490M, ev ve kişisel bakım markalarında daha maliyet etkin bir seçenek olmasını sağlıyor. Yapışkan, kuru, yağlı olmayan ve yağlı maddeler için BfR XIV gıda onayına sahip. R1490M, Avery Dennison tarafından etiket maliyetleri ve performansı dönüştürmek için geliştirilen ‘yeni nesil’ yapışkanlardan sadece birisi. Bu yapışkanı kullanan ürünler, 2 metre genişliğinde özel bir tutkal yapısıyla birlikte sunuluyor. 109


teknoloji

matbaa&teknik

Heidelberg Stitchmaster ST 200 Compact :

A3 Ebadında Düşük Maliyetli Tel Dikiş Üretimi New Stitchmaster ST 200 Compact from Heidelberg

For Cost-Efficient Saddlestitching in Up to A3 Format Entegre baskı sonrası operasyonları ve düşük maliyetli Ideal for print shops looking kapasite genişletmek isteyen matbaalar için ideal çözüm to integrate postpress Basılı bir ürün için son rötuşlar baskı sonrasında uygulanmaktadır. İşin final kalitesi, teslim süreleri ve maliyeti tüm işi belirlemektedir. Sonuç olarak, matbaalar gittikçe artan sayıda müşterilerine hızlı ve esnek teslimat sağlamak amacıyla bünyesinde baskı sonrası işlemlerine geçmektedir. Heidelberger Druckmaschinen AG (Heidelberg), yeni Stitchmaster ST 200 Compact tel dikiş makinesini bu büyük hedef kitle için geliştirmiştir. ST 200 Compact, A3 ebadında saatte 11,000 turluk hızı ile düşük maliyetli ve profesyonel tel dikişli broşür üretimine olanak sağlamaktadır. Makine, bir kapak besleyici ve dört adede kadar çiftli besleme (8 forma harman istasyonu) ile donatılabilmektedir. Ayrıca bu beslemeler ve tel dikiş ünitesi ve üç ağız bıçak gibi diğer tüm bileşenler bağımsız servo sürücülerin sağladığı tam otomatik senkronizasyonun yararlarını sunmaktadır. Bu, üretim sırasında hassas ayarlara ve çok kısa hazırlık sürelerine imkan tanımaktadır. Yeni hazırlık asistanı operatörü hazırlık sürelerini kısaltmak ve ayar güvenilirliğini artırmak adına adım adım yönlendirmektedir. Stitchmaster ST 500 modelinde olduğu gibi, Stitchmaster ST 200 Compact ayrıca kapak takma işlemleri için harman makinesi olarak da kullanılabilmektedir. Sonuç olarak tel dikiş ile sınırlı kalmayan yatırımın kullanım seviyesi artmaktadır. Opsiyonel otomasyon bileşenleri ile makine ihtiyaçlara göre kişiselleştirilebilmektedir. Dahası, baştan sona servo teknolojisi gelecekte değişen ihtiyaçlara göre adaptasyona olanak sağlamaktadır. Stitchmaster ST 200 Compact, Prinect Postpress Manager yazılımı ile üretim verilerini toplamak için matbaa iş akışına entegre edilebilmektedir. Makinenin üretim verileri online olarak transfer edilmekte ve kullanıcılar otomatik olarak gerçek üretim maliyetlerini oluşturabilmektedir. Tüm ihtiyaçlar için ideal tel dikiş makinesi Stitchmaster ST 200 Compact, Eylül 2013 itibari ile seri üretime geçecek ve Heidelberg’in düşük maliyetli giriş seviyesi tel dikiş ürün portföyü arasında yerini alacaktır. 110

drupa 2012 sırasında saatte 13,000 tura ve yüksek esnekliğe sahip Stitchmaster ST 500 modelinin ilk tanıtımını gerçekleştirmişti. Stitchmaster ST 200 Compact modeli de aynı platforma sahiptir ve 330 x 500 mm’lik ebatlarda üretim yapılabilmektedir. İki makinede ki önemli diğer konular da hazırlık asistanı sayesinde kolay kullanım, hızlı hazırlık sağlayan baştan sona servo motor teknolojisi ve manuel kapak takma makineleri için harman makinesi olarak da kullanılabilme özellikleridir. Heidelberg, A4+ ebadına kadar mücellithaneler ve matbaalar için saatte 9,000 turluk hızla çalışan Stitchmaster ST 100 modelini sunmaktadır. Heidelberg’in en hızlı çözümü saatte 14,000 turluk maksimum üretim kapasitesi ile Stitchmaster ST 450 modelidir. Makinenin ilk kullanıcısı, kısa hazırlık süreleri, ensek üretim ve üstün kaliteden oldukça memnun Almanya’nın Kulmbach kentinde bulunan Novaconcept Schorsch GmbH firması, yeni Stitchmaster ST 200 Compact’ın saha testleri için ilk müşterisidir. Ofset ve dijital baskı hizmetlerini bir arada sunan tam hizmet matbaası, makinenin günlük operasyonlarına tam olarak entegre edilmesinden dolayı oldukça memnun durumda. Novaconcept firmasının üretim planlama ve iş yönetiminden sorumlu yöneticisi Michael Brütting; “Önceleri birçok tel dikiş işimizi dışarıya veriyorduk. Ancak tedarikçilerimiz olan uzaklık artmaya devam etti ve biz gerekli esnekliği sağlamak için hareket zamanının geldiğine karar verdik.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Kalifiye ciltçi kısa sürede Stitchmaster ST 200 Compact’ın potansiyelini gördü. Brütting; “A3 ebadındaki diğer makinelere göre daha düşük yatırım maliyeti ile devreye giren tel dikiş makinesi, daha çok tek vardiya üretimlerinde kullanılıyor. Bizim için çok yönlü ve esneklik sunan mükemmel tel dikiş çözümü olan Stitchmaster ST 200 Compact’da ki üretim tirajları1,000 ila 100,000 arası değişmektedir. Stitchmaster ST

operations and for low-cost capacity expansions

The finishing touches to a print product are applied in postpress. It is here that the final quality, the delivery time, and – ultimately – the cost-efficiency of the entire job are determined. Consequently, an increasing number of print shops are switching to in-house postpress operations so as to ensure fast and flexible delivery for their customers. Heidelberger Druckmaschinen AG (Heidelberg) developed the new Stitchmaster ST 200 Compact saddlestitcher for this very target group. The machine enables cost-efficient and professional production of stitched brochures with a final format of up to A3 and operates at a speed of up to 11,000 cycles per hour. It can be equipped with up to four double feeders and a cover folder feeder. In addition to these feeders, all the other components – such as stitching unit and trimmer – also benefit from fully automatic synchronization via separate servo drives. This enables precise fine adjustments on the fly and very short makeready times. A new makeready assistant takes operators step by step through the setup process, which also cuts makeready times and improves setup reliability. Like the Stitchmaster ST 500, the Stitchmaster ST 200 Compact can also be used as a gathering machine for adhesive binding. As a result, it is not restricted to wire-stitching, which increases the level of utilization of the investment. With optional automation components, the machine can be customized as necessary. What’s more, end-to-end servo technology means it can be adapted to changed requirements in the future. The Stitchmaster ST 200 Compact can be integrated into the print shop workflow using


teknoloji

500 çok büyük ve Stitchmaster ST 100 çok küçük olmalı,” şeklinde ekledi. Firma, yeni tel dikiş makinesine ilave olarak Stahlfolder TH 66 katlama makinesi yatırımı da gerçekleştirdi. Novaconcept firmasının müşterileri bitmiş ürünlerin kalitesinin artmasından ve iş süreçlerinde oluşan büyük esneklikten olukça memnun durumda. Bu, ayrıca 82 nitelikli çalışanı ile Almanya içinde ve dışında tanınmış endüstriyel firmalar ve iş birimleri ile doğrudan çalışan firmanın rekabetçi gücünü artırmış durumdadır. Brütting; “Bu segmentteki diğer tel dikiş makinelerinin aksine Stitchmaster ST 200 Compact, 120 x 105 mm ebadından yatay A4 ile A3 ebadına kadar geniş bir yelpaze sunmakta. Ayrıca diğer ülkelerdeki müşterilerimizden gelen işlere ait yabancı ebatları da desteklemektedir. Baskı sonrası işlemlerine katma değer eklemekte ve esneklik sayesinde her türlü iş değişimlerine hızlıca olanak sağlamaktadır.” şeklinde görüşlerini dile getirdi.

matbaa&teknik

Novaconcept geliştirmiş olduğu çeşitli online müşteri portalları üzerinden çok sayıda iş almaktadır. Brütting konuyu; “Elektronik servo kontrolü ile işle ilgili tüm hassas ayarları kaydedip saklayabiliyoruz. Daha sonra işe devam etme ihtiyacımız olduğunda hazırlık sürecini tekrardan başlatmamıza gerek olmuyor. Bu, teslimat ve üretim süreleri için endüstriyel baskı sonrası üretimi için en uygun plan.” şeklinde açıkladı. “Heidelberg ile yapmış olduğumuz saha testleri sırasında taleplerimizin karşılanmış olması son derece olumlu idi. Stitchmaster ST 200 Compact ürün kalitesi ve uygulamalar ile destek konusunda ödün vermeyen düşük maliyetli bir tel dikiş makinesi. Bana göre bu doğru bir teknik yenilik. Heidelberg bizimle aynı frekansta son derece mükemmel pratik teknik destek ve servis uzmanlığı sunuyor” şeklinde memnuniyetini belirtti.

Stitchmaster ST 200 Compact, A3 ebadında saatte 11,000 turluk hızı ile düşük maliyetli ve profesyonel tel dikişli broşür üretimine olanak sağlamaktadır. The Stitchmaster ST 200 Compact saddlestitcher from Heidelberg enables cost-efficient and professional production of stitched brochures with a final format of up to A3 and operates at a speed of up to 11,000 cycles per hour.

Novaconcept firmasının üretim planlama ve iş yönetiminden sorumlu yöneticisi Michael Brütting Michael Brütting (right), who is in charge of production planning and job management at Novaconcept and Adolf Rinofner, head of postpress operation, can now plan – and keep to – industrial production in postpress that is flexible in terms of jobs and delivery times with the Stitchmaster ST 200 Compact.

Prinect Postpress Manager for production data acquisition. The machine’s production data is transferred online and the user can, for example, automatically evaluate actual job costing.

The ideal saddlestitcher for every need The Stitchmaster ST 200 Compact will be available in serial-production from September 2013 and is a low-cost entry-level addition to the existing portfolio of saddlestitchers from Heidelberg. It was at drupa 2012 that the company first showcased a highly flexible saddlestitcher with a production speed of up to 13,000 cycles per hour – the Stitchmaster ST 500. The Stitchmaster ST 200 Compact is based on the same platform and can also process end formats as large as 330 x 500 millimeters (12.99 x 19.69 inches). Other things the two machines have in common are their end-to-end servo drive technology for fast makeready, their possible use as a gathering machine for manual adhesive binders, and their straightforward operation thanks to the makeready assistant. For the range up to A4+ format, Heidelberg offers bookbinders and print shops the Stitchmaster ST 100, which operates at a maximum of 9,000 cycles per hour. The fastest Heidelberg saddlestitcher, with a speed of up to 14,000 cycles per hour, is the Stitchmaster ST 450.

First user impressed by short makeready times, high flexibility, and premium quality Novaconcept Schorsch GmbH in Kulmbach, Germany, was the first company to field test the new Stitchmaster ST 200 Compact. The full-service print shop, which offers both sheetfed offset and digital printing, is so happy with the machine that it is now fully integrated into the company’s day-to-day production operations. “We previously outsourced most of our saddlestitching work. But the distance to our suppliers continued to grow and we were unable to ensure the necessary flexibility, so we decided it was time to act,” explains Michael Brütting, who is in charge of production planning and job management at Novaconcept. The qualified bookbinder soon spotted the potential of the Stitchmaster ST 200 Compact. “The saddlestitcher is mostly used in single-shift operation, which is where the lower investment cost compared to other A3 machines comes into play. The run lengths on our Stitchmas-

111


teknoloji

matbaa&teknik

ter ST 200 Compact range from 1,000 to 100,000 copies, which makes this versatile and flexible saddlestitcher the perfect solution for us. The Stitchmaster ST 500 would be too large and the Stitchmaster ST 100 too small,” he adds. In addition to the new saddlestitcher, the company has also invested in a Stahlfolder TH 66 folding machine to strengthen its folding section.

Stitchmaster ST 200 Compact tel dikişli flyer’larda doğru kaliteyi sunuyor – Michael Brütting (solda) ve Adolf Rinofner The Stitchmaster ST 200 Compact delivers the right quality of stitched flyers – Michael Brütting (left), a qualified bookbinder himself, and Adolf Rinofner are happy with the output.

Stitchmaster ST 200’de bulunan yeni hazırlık asistanı operatörü hazırlık sürelerini kısaltmak ve ayar güvenilirliğini artırmak adına adım adım yönlendirmektedir. A new makeready assistant takes operators step by step through the setup process of the Stitchmaster ST 200 Compact, which cuts makeready times and improves setup reliability.

112

Novaconcept’s customers are delighted with the greater flexibility it offers for job processing and the improved quality of end products. This further boosts the competitiveness of the print shop with its 82-strong workforce and a customer base that includes well-known industrial and business clients both inside and outside Germany. “Unlike other saddlestitchers in this segment, the Stitchmaster ST 200 Compact covers a broad format spectrum – from the smallest format of 120 x 105 millimeters (4.72 x 4.13 inches) and A4 oblong right through to A3. It also supports some ‘exotic’ formats, which we need in particular for customers in other countries. Added value lies in postpress operations – and in the flexibility that comes from being able to switch quickly between all manner of different jobs and formats,” says Brütting. Novaconcept obtains a large number of jobs through various online customer portals that it developed itself. “Something that is almost more important than setting up a new job fast is being able to interrupt a job that is already under way to fit in an urgent order. With electronic servo control, we can halt the job currently being processed and save all the finely tuned settings. When we subsequently resume this job, virtually no makeready steps are needed. This is the only way we can plan – and keep to – industrial production in postpress that is flexible in terms of jobs and delivery times,” stresses Brütting. He sums up by saying: “Our experiences with Heidelberg during the field test were extremely positive, as the company catered precisely to our requirements. The Stitchmaster ST 200 Compact is a comparatively low-cost saddlestitcher but makes no compromises in terms of either product quality or the range of applications it supports. In my opinion, it’s a true technical innovation. Heidelberg offers extremely practical assistance and its service experts were right on our wavelength.”


fespa 2013

matbaa&teknik

FESPA Tarihinin En Büyük Etkinliği! FESPA’s Biggest Event in History! Şimdiye kadar görülen en kapsamlı uluslararası FESPA etkinliği için bu hafta (25-29 Haziran 2013, ExCeL London) her kıtadan matbaacılar Londra’ya geldi. 150’den fazla ülkeden çevirim içi ön kayıt alındı. 664 fuar katılımcısının %71’i İngiltere

Printers from every continent came to London for the most comprehensive and international FESPA event ever (25-29 June 2013, ExCeL London). Online preFESPA 2013, comprising FESPA Fabric and the new co-located European Sign Expo, occupies the North and South halls of ExCeL, covered 63,603 sqm (gross), making this the largest combined FESPA event in the organisation’s fifty year history. Visitors to FESPA 2013 found the full spectrum of screen, digital and textile print represented: signage and graphics; flags and banners; retail promotions and point of sale; outdoor and indoor advertising; interior and architectural decor; and many industrial print applications. The now-familiar FESPA Fabric zone was the place for visitors to find screen and digitally printed fashion textiles and garments, as well as garment decoration applications, while the addition of the new Promotional Products Business Academy adds a focus on promowear and promotional items.

FESPA 2013, FESPA Fabric ve hemen yanında yer alan European Sign Expo ile ExCeL’in Kuzey ve Güney salonlarını kapladı. 63.603 metre kare (brüt) alana yayılan bu yılki fuar, elli yıllık tarihi boyunca düzenlenen en büyük etkinlik. FESPA 2013 ziyaretçileri sergilenen serigrafi, dijital ve kumaş baskılarını görme fırsatına sahip olacak. Bunlar: tabela ve grafikler; flamalar ve banner’lar, perakende promosyonları ve satış noktası, dış mekan ve iç mekan reklamları; iç dekor ve mimari dekorasyon; ve pek çok endüstriyel baskı uygulaması. Aşina olunan FESPA Fabric bölgesinde (tshirt tasarım yarışması yapılıyor) ziyaretçiler serigrafi ve dijital baskı yapılmış kumaşların ve giysilerin yanı sıra giysi dekorasyon uygulamalarını da görme fırsatını yakaladı. Yeni Promotional 114

Products Business Academy promowear ve promosyon öğelerine yeni bir boyut kazandırıyor. Fespa Fabric’in hemen yanında bulunan European Sign FESPA’yı tamamladı, geleneksel ve dijital tabela ile dijital ev dışı media’lar dahil, basılı olmayan tabelalara yer verildi .

Optimizm FESPA’nın Avrupalı matbaacılar arasında yaptığı yeni bir araştırma, yeni çıktı teknolojilerine yapılan yatırımlar ve media ile mürekkeplerdeki tüketimin artması nedeniyle FESPA baskı topluluğunun 2007 yılından beri en optimist olduğu yıl olduğunu gösteriyor. FESPA’nın en son yaptığı Dünya genelindeki ankete (InfoTrends ile ortak şekilde yapılmış) cevap verenlerin bu alanda gelecek konusunda

The adjacent European Sign Expo complemented FESPA, addressed all aspects of nonprinted signage, including conventional and digital signage and digital out-of-home media.

Mood of optimism Fresh research by FESPA among European printers shows that the FESPA print community is more optimistic than at any time since 2007, with a growing appetite for investment in new output technology and increased spend on media and inks. Respondents to FESPA’s latest Worldwide Survey – conducted in partnership with InfoTrends - rate their optimism about the future of their businesses at a median 7.9 out of 10, up from 7.4 in 2007 and 7.6 in 2010. This rise suggests that innovation and the pursuit of new application opportunities are giving entrepreneurs increased confidence in the per-


fespa 2013

optimist oldukları belirlendi (10 kişiden 7,9’u. Bu oran 2007 yılında 7,4 2010 yılında ise 7,6 idi). Bu artış yenilik ve yeni uygulama fırsatlarının girişimcilere performansları konusunda daha fazla güven vermesini sağlıyor. 2007 yılından beri satın almalar arttı. Ankete cevap verenlerin %51’i gelecek yıl yeni bir geniş format yazıcı almayı planladıklarını belirtiyor. Bu oran 2010 yılında %37 idi. Ankete cevap verenlerin bildirdiği geniş format yatırımları ortalama 141.500 Avro. Bu, matbaacıların iş potansiyellerini maksimize etmek için daha çok yönlü teknolojilere hazır olduğunu gösteriyor.

En zengin ziyaretçi programı FESPA İdari Müdürü Neil Felton, FESPA 2013’ün geniş format matbaacıların gelecek konusunda optimist olmaları için her türlü nedeni verdiğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “teknoloji ve sarf malzemeleri konusundaki yenilikler bir çatı altında bir araya geliyor. Böylece, ziyaretçiler işletmelerine hız kazandıracak çözümleri bulabiliyor. FESPA 2013, teknolojiler, uygulamalar ve piyasa segmentleri açısından daha önceki etkinlikler daha büyük bir kapsama sahip. Baskıcılara, işletmeleri için doğru fikirleri, teknolojileri ve malzemeleri gösterdik.” “Londra’daki etkinlikte baskıcılara en zengin ve uygun ziyaretçi programını sunduk. FESPA 2013, üretkenliğin nasıl arttırılacağı, yeni uygulamalar ve piyasalarda nasıl çeşitleme yapılacağı ve yeni ürünler, hizmetler ve işletme modelleri ile nasıl fark oluşturulacağı konusunda yeni fikirler ve tavsiyeler ile yol göstermeyi ve ilham vermeyi garantiliyor.”

matbaa&teknik

Herhangi bir Fespa etkinliğine katılandan çok daha fazla sayıda üst düzey yetkilinin geldiği 2013 fuarı katılımcıların niteliği ve niceliği açısından başarılı bir etkinlik oldu. Dönüşümlü olarak farklı şehirlerde yapılmakta olan ve bu yılki 2013 fuarı Londra’da düzenlenen FESPA’nın bayrak gemisi etkinliği FESPA 2013, ziyaretçilerin üçte ikisinin İngiltere dışından gelmesiyle bugüne kadar FESPA’nın gerçekleştirdiği en uluslararası fuar oldu. FESPA 2013 ve eş zamanlı olarak aynı yerde yapılan European Sign Expo, daha önce hiç görülmemiş bir şekilde toplam ziyaretçilerin %71,3’i oranında satın alma kararlarında ağırlığı olan ve bunun yarısı oranında da nihai olarak satın alma yetkisi ve sorumluluğu bulunan ziyaretçileri ağırladı. FESPA fuarının 5 günlük süresi boyunca Londra ExCeL fuar alanına giriş yapan 22.000 ziyaretçi ile toplam katılımcı sayısı bir önceki sefer Almanya Münih’te yapılan Münih FESPA 2010 katılımcı sayısını aştı. Katılımcıların en az yarısının fuara 1 günden fazla zaman ayırmasıyla toplam ziyaret sayısı 37460’a ulaştı. Londra’nın iş dünyası için dünya çapında bir merkez olması, bir önceki ana FESPA etkinliği olan Almanya Münih FESPA 2010’a kıyasla Avustralya-Asya (+%66) ve Kuzey Amerika (+%45) gibi uzak mesafeden gelen katılımcıların sayısında kayda değer bir artış sağlamıştır. Sahraaltı Afrika’dan gelen katılımcı sayısı 2010’a kıyasla iki katına çıkmıştır, ki bu FESPA 2013’ün açılışından bir gün önce duyurulduğu üzere seneye Temmuz 2014’te Johannesburg / Güney Afrika’da FESPA Africa düzenlemenin ne kadar isabetli bir karar olduğunun da altını çizmektedir. Genel olarak bakıldığında Avrupa dışından katılım toplam ziyaretçi sayısının neredeyse %15’ini oluşturmuştur.

formance of their own businesses. Buying intentions are stronger than at any time since 2007, with 51% of respondents planning to purchase a new wide format printer in the next year, up from 37% in 2010. The mean investment level in wide format output reported by respondents is Euros 141,500, an indication that printers are ready to embrace more sophisticated technology to maximise their business potential.

Richest visitor programme FESPA Managing Director Neil Felton comments: “FESPA 2013 gave wide format printers every reason to feel optimistic about their future. Hundreds of innovations in technology and consumables are here under one roof, so visitors saw out the solutions that will add momentum to their business. FESPA 2013 is broader in its reach than any previous event, in terms of the technologies, applications and market segments it addresses. We were out to show printers how, with the right ideas, technology, materials and insights, there are endless possible destinations for their business.” Felton continues, “For printers who are still figuring out their route map, we delivered the richest and most relevant visitor programme yet here in London. FESPA 2013 is guaranteed to guide and inspire, with ideas and advice on how to improve productivity, diversify into new applications and markets, and create clear differentiation through new products, services and business models.”

Activity areas Seven individual attractions - including five 115


fespa 2013

Neil Felton

İngiltere’den sonra en çok ziyaretçi Almanya, Benelüks ülkeleri, Fransa, İtalya ve İspanya’dan gelmiştir, ki geniş format baskı sektörünün önde gelen bu fuarının Batı Avrupa’daki ana pazarlardaki reklam üreticilerinin gözünde ne kadar önemli olduğunun altını çizmektedir. FESPA 2012 Münih’e kıyasla ziyaretçi sayısındaki %68 artış ile Londra’nın özellikle Kuzey ve Baltık ülkelerindeki baskı üreticileri için de cazip olduğu görülmüştür. FESPA Yönetici Direktör Neil Felton: “Burada FESPA’da konuştuğum katılımcılar uluslararası ziyaretçilerin çokluğundan son derece memnunlar ve ExCeL fuar alanındaki stantlar son derece yoğun. Pek çok alandaki yeni ürün lansmanları ziyaretçiler için yeni teknolojileri inceleme fırsatları sunarken, ziyaretçilerimiz için sunduğumuz etkinlikler de işlerini ileriye taşımak üzere araştırma içinde olan baskı üreticilerinin çekim merkezi oldu.”

FESPA 2013 Katılımcı Görüşleri Manel Martinez, HP EMEA Ülkeleri Grafik Çözümler Bölümü Başkan Yardımcısı & Genel Müdürü: “FESPA, HP için büyük bir show oldu. Avrupa’nın her yerinden gelen yüksek nitelikte FESPA ziyaretçisi ilk defa yeni HP Latex 3000 baskı makinemizi canlı olarak gördüler, baskı yapışını izleyip çok yönlü kullanımına ilk elden tanık oldular. Analogdan dijitale geçişi yaygınlaştıran, fuarın ilk günü lansmanını yaptığımız yeni sanayi tipi baskı makinemiz HP Scitex FB10000 de yüksek performansı ve HP’nin yeni ve eşsiz uygulaması High Dynamic Range Printing Technology (HDR) yüksek dinamik aralık baskı teknolojisi ile yoğun ilgi gördü. Tabela ve görsel pazarındaki liderliğini ortaya koyan FESPA üreticilerin, baskı hizmeti sunanların ve markaların ihtiyaçlarını karşılayan bir fuar sağladı.” Mike Horsten, Mimaki Avrupa, EMEA Ülkeleri Genel Pazarlama Müdürü: “Londra ExCeL’deki ideal konumlanmasıyla FESPA 2013 dinamik bir şehirde heyecan verici bir fuar oldu. FESPA yenilikçilik ile eş anlamlı - ki biz de en yenilikçi fikirlerin dahi kolayca ama aynı zamanda

116

matbaa&teknik

yükek kaliteli bir şekilde Mimaki çözümleri ile nasıl basıldığını sektörümüze, dostlarımıza ve ziyaretçilerimize göstermek üzere standımıza kurduğumuz öğrenci akvaryumu ile bu yaratıcı ortama kendi katkımızı sunmak istedik. Geniş format, sanayi tipi üretim ve tekstil baskısı alanlarında en yeni teknolojik gelişmeleri görmek isteyen heyecan dolu ziyaretçiler ile dolup taşan standımıza bakacak olursak kalabalıkların ilgisini çekmekte oldukça başarılı bir çalışmaydı. Heyecan dolu bir uçuştu ve bir sonraki FESPA uçuşuna binmeyi daha şimdiden bekliyoruz!” John Coppens, Avrupa Pazarlama Programları Müdürü, Graphic Solutions, Avery Dennison: “FESPA, Avery Dennison için önemli etkinliklerdendir ve yıllık pazarlama takvimiz 2013 içinde kritik bir maddedir. Bu yılki fuarın kalitesinden çok memnun kaldık. Standımızı ziyaret edenler arasında Avrupa’nın her yerinden araç kaplamacılar, tabela üreticileri ve baskı üreticileri vardı. Avrupa dışından gelen ziyaretçi sayısında da hayrete düştük. Tasarımcılar ve son kullanıcıları da ağırladık. Yeni inovasyonların lansmanı ve uygulama gösterimi için mükemmel bir ortam. Bu açılardan değerlendirildiğinde FESPA 2013 Avery Dennison için etkili bir fuar oldu.” Liuba Noskina, Marabu Pazarlama ve İletişim Müdürü: “Katıldığımız en iyi fuardı!” Frederik Dehing, Vice-President, Agfa Graphics: “Bu kadar çok farklı uygulamayı görmek harikaydı. Müşteriler için uygulamalar hayatidir; uygulamalar bu nedenle bu kadar ilgi görmektedir.” Graham Leeson, Fujifilm Avrupa iletişim Müdürü: “Fuarın ilk 3 gününde Avrupa’daki çeşitli şirketlere 7 tane sistem sattık. Fuar boyuncaki genel toplam beklediğimiz düzeydeydi. Uvistar anlaşmaları ise gerçekten memnuniyet vericiydi.” “Fuar, bizim sandığımızdan çok daha uluslararasıydı.” Paul Cripps, Yönetici Direktör, EFI: “ Eğer genel olarak ziyaretçi sayısının az olabileceğine dair bir endişe var idiyse, bu kesinlikle EFI’nin standı için geçerli değildi. Fuarda baştan sonuna kadar kalabalıktı, daha önceki yılların rekorlarından çok daha fazla pazarlama ve satış talepleri aldık ve birkaç makine ve yazılım için satış anlaşmasını tamamladık. Pazarda yeni bir hareketlilik olduğunu hissediyor gibiyiz ve işlerin tekrar iyiye gideceğinin işaretleri var gibi. Bunun tabii potansiyel olarak ileriye dönük ne anlama gelebileceği bizi heyecanlandırıyor.” “FESPA ExCeL dünya geniş format takvimindeki lider rolünün hakkını bir kez daha verdi.”

that were new to FESPA 2013 - showcased the effectiveness, energy and excitement of wide format print. Jet Set conference – NEW A free onsite conference addressing the opportunities for printers through a worldclass line-up of industry experts, leading suppliers and inspirational print service providers. Print Inspiration Runway – NEW An exhibition of inspiring print showcasing print’s effectiveness in its many different applications. Creative Corner – NEW Inspiration and information for brand owners, agencies and designers, with peer insights and global brand case studies to show how print increases campaign cut-through and drives response. Pilot’s Briefing Zone – NEW Garment gurus offer insights into advanced garment design and decoration techniques with FREE presentations, demonstrations and hands-on interactive workshop sessions. Promotional Product Business Academy – NEW Exhibits, case studies, research and demonstrations highlighting the business opportunity of the promotional products market segment. Wrap Cup Masters Series Vehicle wrappers from around the world compete for the title of global “WRAP Cup Master”.

Hall of Fame A gallery of leading printers from all over the world who their peers hold up as inspirational role models in the print community. FESPA Awards 2013 A celebration of innovative and exceptional work created by printers from around the world.


fespa 2013

matbaa&teknik

Mat Kağıt Büyümesini Sürdürüyor Metin Gönülkırmaz: “Mat Kağıt A.Ş olarak ilk önce hizmet kalitemize önem veriyoruz ve HP yatırımı yapan müşterilerimiz ile beraber büyümeye devam ediyoruz. Zünd, Eurolazer ve Avery Dennison ürünlerimizde de yüksek kalitede ürün üretimi yapan ve teknolojiyi geliştiren firmalar olduğunu görmekteyiz.”

Mat Kağıt Satış ve Pazarlama Müdürü Metin Gönülkırmaz, Fespa 2013 fuarını dergimiz matbaa&teknik’e değerlendirdi. Fespa’nın en büyük organizasyonlardan biri olduğunu söyleyen Gönülkırmaz, üç marka ile başarılı bir fuar geçirdiklerini, söyledi: “Baskı Teknolojilerinin sergilendiği en büyük organizasyonlardan biri olan FESPA Londra 2013 Fuarında birçok firma ürünlerini sergiledi. Mat Kağıt A.Ş. olarak Türkiye Temsilcisi bulunduğumuz Hp, Avery Dennison ve Zünd standlarında Türkiye den gelen müşterilerimizi karşıladık ve onlara yeni

118

teknolojik gelişmeler hakkında bilgiler aktardık, bu açıdan oldukça başarılı bir fuar dönemi geçirdiğimizi belirtebiliriz.” matbaa&teknik: Temsilciliğini yürüttüğünüz markaların ne tür yenilikleri sergilendi? Metin Gönülkırmaz: Özellikle Hp Latex teknolojisinde bazı önemli yeniliklerin olduğunu belirtmek isterim. Mevcut Latex çeşitlerimiz içine yeni bir model daha eklendi, Hp Latex 3000, bazı müşterilerimizin mevcut Latex teknolojisinde eleştirdikleri ve olumsuz olarak gördükleri

tüm olumsuzluklar yeni Hp Latex 3000 dijital baskı makinemizde giderilmiş durumda, yeni makinemiz daha çok Açık Hava Reklam sektöründe faaliyet gösteren ve daha çok dış mekan dayanımı arayıp ve gerçek anlamda Endüstriyel üretime yönelik yatırım yapmak isteyen müşterilerimizi mutlu edecek bir makinedir. Yeni Hp Latex 3000 makinemizde mürekkep çizilme direnci çok yüksek seviyede arttırılmış, mürekkep maliyeti ve elektrik sarfiyatı yarı yarıya düşmüş durumdadır, ayrıca baskı sürati iki katına çıkmıştır. Bu gelişmeler bizleri ve Hp standını ziyaret eden tüm müşterilerimizi oldukça sevindirmiş ve mutlu etmiştir, fuar esnasında


fespa 2013

bir çok müşterimiz ile yeni Hp Latex 3000 makinemiz için ön satış anlaşmaları gerçekleştirdik. matbaa&teknik: Dijital baskı alanındaki çözümünüz HP, dünya pazarında olduğu gibi Türkiye pazarında da ciddi bir satış grafiği ile büyüdüğünü gözlemlemekteyiz. Bu büyümeyi neye bağlıyorsunuz? Metin Gönülkırmaz: Hp her zaman çevre ve insan sağlığını ön planda tutan bir firma bu sebeple başarının sırrının buradan başladığını düşünüyorum, hemen ardından yüksek kalite, hız ve hizmet kalitesi olarak bu başarının tamamlayıcı unsurları olduğunu belirtebiliriz. matbaa&teknik: HP ve Mat Kağıt A.Ş. kullanıcılara ne tür ayrıcalıklar sunmaktadır? Pazarda sizi avantajlı kılan özellikler nelerdir? Metin Gönülkırmaz: Mat Kağıt A.Ş olarak ilk önce hizmet kalitemize önem veriyoruz bu sebeple Hp ye yatırım yapan mutlu müşteriler her geçen gün artmakta ve Hp yatırımı yapan müşterilerimiz ile beraber büyümeye devam ediyoruz. Temsilcisi bulunduğumuz diğer markalara da baktığımızda yine aynı çizgide olan ürünleri görebilirsiniz Zünd, Eurolazer ve Avery Dennison ürünlerimizde de yüksek kalitede ürün üretimi yapan ve teknolojiyi geliştiren firmalar

matbaa&teknik

olduğunu görmekteyiz.

Eurolaser Almanya’da üretim yapan ve emsalsiz finishing sistemleri üreten bir firmadır.

matbaa&teknik: Gelişen teknolojiyle birlikte artık daha hızlı baskılar elde edilmektedir. Bu da iş sonlandırma bölümünün önemini bir kat daha artırdı. Mat Kağıt A.Ş, kullanıcılara finishing sistemlerinde ne tür çözümler ve avantajlar sağlamaktadır? Metin Gönülkırmaz: Mat Kağıt A.Ş. olarak dijital baskı sektörünün değişen taleplerini göz önünde bulundurup son 4 yıl içinde Zund Dijital Kesim Sistemleri (İsviçre) ve Eurolaser Lazer Sistemleri (Almanya) markalarını temsilcisi bulunduğumuz önemli markalar arasına kattık.

Zund Platformu üzerine kurulmuş olan sistemlerde Router’ da dahil olmak üzere 8 farklı mekanik kesim sistemini, Laser kesim ile birlikte sunmaktadır.

Zund Dijital Kesim Sistemleri, sektöründe %70 pazar payı ile lider olan firmadır, tüm Dünya’da 15 bin adedin üzerinde kurulu ünitesi bulunmaktadır. Fespa Londra fuarında ZÜND makinelerimizde üç yeni gelişmeyi müşterilerimize tanıtma fırsatı bulduk.

Yeniliklerden kısaca şu şekilde bahsedebiliriz; - Çift Router bağlama özelliği ile engrave/markalama ve kesimi bir arada yapabilme özelliği, - Çok yüksek performanslı yeni jenerasyon EOT(Elektrikli titreşim bıçağı), - Jenerik tasarım şablonu,

Özel havalandırma ve vakum sistemi ile PS (polisitiren), PP(Poliproplen) ve birçok teknik kompozit malzemeyi, ürünlerin özelliklerini bozmadan işleyebilme kabiliyetine sahiptir. Akrilik, ahşap, tekstil ve filmik ürünler için geliştirdiği kesim, markalama kişiselleştirme opsiyonları ile ihtiyacınıza en uygun makinelerin üretimini gerçekleştirmektedir. matbaa&teknik: Kısa bir zaman önce eurolaser firmasının temsilciliğini üstlendiniz. Bu ürünün ayrıcalıkları ve pazardaki durumu hakkında bilgi verir misiniz? Metin Gönülkırmaz: Eurolaser Laser sistemlerinin tamamı tüm Dünya’ da Pazar liderliği ve onlarca ödüle sahip Zund mekanik platformu (X/Y) üzerine kuruludur. Zünd üretmekte olduğu her 10 makine’ den 1’i nin üretimini Eurolaser markası için gerçekleştirmek ile beraber ZUND tarafından geliştirilmiş olan tüm mekanik kesim sistemlerini Lazer Sistemler ile birlikte sunarak sektörümüzdeki üreticilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan makineler üretmektedir.

Inca Digital’in Yeni CEO’su John Mills Inca Digital Appoints John Mills as CEO Özellikle inkjet ve plastik elektronikler alanında gelişmiş endüstriyel teknolojilerin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi alanında oldukça fazla deneyime sahip olan John Mills, Fizik alanında doktora sahibi ve daha önce Domino Printing Sciences’da Geliştirme Müdürü, Plastic Logic’de Başkan Yardımcısı ve COO olarak görev aldı, son dört buçuk senedir ise DataLase’de CEO olarak görevini sürdürüyordu. Katkı sağlamak için her zaman ileriye bakan John, Inca Digital’in dijital baskı sektörünün önde gelen bir firması olarak birinci sınıf bir şirket olduğunu söylüyor: “Şirkete daha fazla başarı kazandıracak bu kadar deneyimli bir ekip ile çalışmaktan dolayı çok heyecanlıyım. Inca sektörün geniş format baskı üretiminde değişiklik yaptı. Yeni piyasalara oldukça fazla üretim değeri ve verimlilik sağlayan “oyunu değiştiren” dijital baskı çözümleri geliştirme potansiyelimiz var.”

John has extensive experience of developing and commercialising advanced industrial technologies, specifically in the fields of inkjet and plastic electronics. Holding a PhD in Physics, his senior roles have included Director of Development with Domino Printing Sciences, Vice President and COO at Plastic Logic and, for the last four and a half years, CEO of DataLase. John is looking forward to making a contribution at Inca and says “Inca Digital is a world-class company at the forefront of digital printing technology and I am very excited about working with such an experienced team to take the company to even greater success. Inca changed how the industry produced wide-format print and we have the potential to develop ‘game-changing’ digital print solutions that provide considerable production value and efficiency to new markets.” 119


fespa 2013

matbaa&teknik

Agfa Graphics’ten Jeti TitanX ile benzersiz üretim esnekliği Ultimate production flexibility with Jeti TitanX from Agfa Graphics Jeti TitanX hızı ve kalite ihtiyaçlarının yanı sıra çok The Jeti TitanX now adçeşitli sert ve esnek baskı altı malzeme ile uygu- dresses speed and quality needs, as well as the abillamaya göre seçilen baskı modlarında, çalışabiliyor. ity to work with a broad range of rigid and flexible substrates in a choice of print modes, according to the type of application.

Extending the successful Jeti Titan series of modular UV-curable wide-format printers, Agfa Graphics is launching the Jeti TitanX, which made its debut at FESPA 2013 in London. Jeti TitanX, with its proven moving table flatbed technology, is designed as a versatile wide format printing platform that caters for both higher productivity and superior print quality with extreme color accuracy. That’s general technical details from Agfa:

Agfa’nın Türkiye takımı Fespa 2013’de de klasik pozunu tekrarladı. Agfa’s Turkey team repeated classical pose in Fespa 2013 too Jeti Titan serisi modüler UV-kurutmalı geniş format yazıcılar ile ürün serisini genişleten Agfa Graphics, ilk tanıtımı Londra’daki FESPA 2013’de yapılan Jeti TitanX’i piyasaya sürdü. Jeti TitanX kanıtlanmış hareketli masalı flatbed teknolojisi ile daha fazla üretkenlik ve benzersiz renk hassasiyeti ile olağanüstü baskı kalitesi isteyen çok yönlü bir geniş format baskı platformu olarak tasarlanmış. Jeti TitanX ile ilgili olarak Agfa’dan yapılan açıklama şöyle:

Yüksek üretkenliğe sahip “Olağanüstü esneklik için yapılandırılan Jeti TitanX operatöre her iş için dört renkten (CMYK) altı renge (high fidelity CMYKLcLm) hızlı geçiş yapma imkanı sunuyor. Her iki modelde, mükemmel üretkenlik seviyeleri oluşturmak için toplamda 48 adet yapılandırılmış beyaz baskı kafasından sekiz tanesinin özelleştirilmiş hali sunulmaktadır. 120

Sınıfının tek gerçek endüstriyel flat-bed cihazı olan Agfa Graphics Jeti TitanX, satın alma noktasında kalite, yüksek çözünürlüklü backlit uygulamalar (gündüz ve gece) gibi üretimler için ideal bir cihaz. Bu yazıcı yüksek üretkenliğe sahip geniş format uygulamalar için tasarlandı.”

Anuvia UV-kurutmalı mürekkeplerini kullanıyor “Jeti TitanX’in yatak boyutu 3,1x2m’dir ve yatak, bütün yüzey üzerinde inanılmaz derecede sıkı toleranslara sahip olacak şekilde bitirilmiştir. Sağlam çelik bir çerçeve üzerine inşa edilmiş olan cihaz, olağanüstü üretim hassasiyeti için gelişmiş lineer bir hareket teknolojisine sahip. Güçlü bir tedbir ve jetting telafi algoritması olan Topoloji Optimizasyonu ile mikroskobik

For high productivity “Configured for the ultimate in flexibility, the Jeti TitanX offers the operator fast switching from four (CMYK) to six-color (high fidelity CMYKLcLm) imaging and back on a job-by-job basis. In both modes it offers the versatility of white ink with eight dedicated white print heads out of the total of 48 configured to generate exceptional levels of productivity. The only true industrial flat-bed in its class, Agfa Graphics’ Jeti TitanX is ideal for the production of close-viewed output such as quality point-of-purchase as well as high resolution backlit applications (day-and-night). Additionally, the printer is designed for high productivity wide-format applications such as general displays.”

Jeti TitanX utilises Agfa Graphics’ fast curing Anuvia UV-curable inks “The Jeti TitanX has a generous bed size of 3.1 x 2m with the table finished to incredibly tight tolerances over the whole surface. It is


fespa 2013

matbaa&teknik

değişikliklerin etkisi en aza indiriliyor. Görüntüleme alanının topografik haritasını oluşturmak için optik kamera yatak üzerinde tarama yapıyor. Arka planda, optimize edilmiş nokta yerleşimi için algoritmalar hız telafi hesaplamaları yapıyor. Sonuçta, tek yönlü veya çift yönlü baskıda çarpıcı görüntü kalitesi elde ediliyor. Jeti TitanX, daha fazla üretkenlik için, üst uç üretim platformları için özel tasarlanmış olan Agfa Graphics’in hızlı kuruyan Anuvia UV-kurutmalı mürekkeplerini kullanıyor. Anuvia mürekkepleri kimyasallara ve aşınmaya karşı dayanıklı ürünler ve malzemeye iyi tutunuyor. Keskin, canlı renkleri yüksek solma direnci ve mükemmel ışık solmazlığı ile birleşiyor.”

built on a robust steel frame, complemented by advanced linear motion technology for superior production accuracy. The impact of microscopic variations is further minimized through the Topology Optimization, a powerful set of measurement and jetting compensation algorithms. An optical camera scans the bed to create a topographical map of the imaging area. In the background, the algorithms make velocity compensation calculations to ensure optimized dot placement. The result is a spectacular image quality whether printing uni-directionally or bi-directionally.

Agfa Graphics’in Jeti Titan ürününün piyasaya sürülmesinden bugüne kadar modüler seri gelişti ve şu anda yedi farklı konfigürasyonu mevcut. Bunların hepsinin temelinde müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geliştirilen aynı güçlü teknoloji bulunuyor. Jeti TitanX hızı ve kalite ihtiyaçlarının yanı sıra çok çeşitli sert ve esnek baskı altı malzeme ile uygulamaya göre seçilen baskı modlarında, çalışabiliyor.

For greater productivity Jeti TitanX utilises Agfa Graphics’ fast curing Anuvia UV-curable inks that are designed specifically for high-end production platforms. Anuvia inks offer great resistance to chemicals and abrasions plus good adhesion on the substrate. Their sharp, vibrant colors combine with high fade resistance and excellent lightfastness.”

HEXIS, FESPA 2013 Londra’daydı HEXIS at FESPA 2013 London As in previous years HEXIS participated as an exhibitor at the FESPA 2013 show in London to demo the latest additions to the HX20000 and HX30000 high performance cast series. The HEXIS stand offered a preview the latest additions to the Cast High Performance Series with first hand demos. The main features at the show were the new multi-layered HX30000 cast vinyls with surface effect finishes (carbon, alligator, leather in different colours) and the exciting new matt, super-matt and glitter colours in the HX20/30000 ranges.

HEXIS, Londra’da düzenlenen FESPA 2013’te de Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, katılımcılar arasındaydı. HEXIS, fuarda yüksek performanslı HX20000 ve HX30000 serileri için yaptığı en son eklemeleri tanıttı. HEXIS standında Cast High Performance Series için yapılan en son eklemelerin tanıtımını yaptı. Fuarda öne çıkan özellikler, yüzey efekti sonlandırmalı (karbon, timsah ve farklı renklerdeki deriler) yeni çok katmanlı HX30000 cast vinilleri ve HX20/30000 serilerindeki ilgi çekici yeni mat, süper mat ve parıltılı renklerdi. HEXIS’e göre Fespa, Mimaki ile yaptığı teknik ortaklığı duyurmak için önemli bir uluslar arası platformdu. Mimaki de kendi “Aquarium” alanında çok çeşitli HEXIS dijital baskı malzemesi ve HX20/30000 renkli ve dokulu dökme vinil film kullandı. Buradaki amaç, HEXIS’in sunduğu

malzemelerle yapılabilen sıra dışı ve yenilikçi tasarımları sunmaktı. Aslında HEXIS’in sunduğu bu döküm ortamları tasarımcıları heyecanlandırdı çünkü gerçekten ilginç ve kendine özgü finişleri vardı. Ayrıca gösterimde HXL300WG2 Latex dijital baskı filmi de vardı. Tamamıyla PVC’siz ve plastiksiz bu film, baskılı ve lamine dikey dış mekân etkilerine 3 sene dayanıklı. Mutoh Bio mürekkepleri ve HP Latex mürekkebinin yanı sıra tüm solvent ve eko solvent mürekkeplerle de basılabiliyor. 5 gün boyunca araba yüzey kaplamaları için Oliver Röhler’in ve tekstil üzerine Flex baskı için Thorsten Schulz-Adler’in çevresindeki uzman kurulumculardan oluşan ekibimiz tarafından gerçekleştirilen kaplama demoları HEXIS’in cast film serisinin tüm kapasitesini ortaya koydu.

For HEXIS the FESPA show was also an international platform to announce a technical cooperation with MIMAKI who in their “Aquarium” space used a wide range of HEXIS digital printing media and HX20/30000 coloured and textured cast vinyl films for creative wrap applications for designer objects under a daily changing theme to illustrate the possibilities of innovative and unusual designs. Indeed the designers were thrilled by HEXIS cast media because of their exciting and unique finishes. Also on display was the HXL300WG2 Latex digital printing film. It is completely free of PVC and plasticisers and boasts a printed and laminated vertical outdoor exposure of 3 years. It can be printed with Mutoh Bio inks and HP Latex ink and with all types of solvent and eco-solvent inks. Throughout the 5 days wrap demos by our team of expert installers around Oliver Röhler for car wraps and Thorsten Schulz-Adler for Flex on textiles proved the full capabilities of the HEXIS range of cast films. 121


fespa 2013

matbaa&teknik

İlk Defa FESPA 2013’de First Time at FESPA 2013 Ekonomik fiyatlı, teknolojik açıdan gelişmiş CG-SRIII serisi plotter’lar en yüksek yatırım geri dönüşünü sağlayacak şekilde tasarlandı.

Affordably priced, technologically advanced Series CG-SRIII plotters designed to achieve the highest return on investment. Mimaki (www.mimakieurope.com) announced the availability in Europe of three new affordable cutting plotters. These CGSRIII Series plotters showed for the first time in Europe at FESPA 2013, scheduled for 25-29 June in London. Over the last quarter century, Mimaki has set industry standards with its CG series cutting plotters, first introduced in 1988. Since then, Mimaki has pioneered cutting plotters that bring the utmost in functionality to the sign and display graphics industry yet are affordable for businesses of any size.

Mimaki (www.mimakieurope.com) Avrupa’da üç yeni ekonomik kesme plotter’ı bulunduğunu duyurdu. CG-SRIII Serisi bu plotter’lar Avrupa’da ilk defa FESPA 2013’de tanıtıldı.

plotter’ları sınıfının en iyisi kesme basıncısına sahip (500g) ve kullanılabilen malzemeler oldukça fazla. İki katına çıkan eğri kesme hızı daha fazla üretkenlik sağlıyor ve karmaşık kesme işlemlerini kolaylaştırıyor.

Mimaki, son çeyrek yüzyılda, ilk defa 1988 yılında piyasaya sürülen CG serisi kesme plotter’ları ile sektör standartlarını oluşturdu ve o zamandan beri, tabela ve display grafik sektörüne işlevsellik kazandıran ve her boyuttaki işletme için ekonomik olan kesme plotter’ları alanında öncülük ediyor.

Sürekli Kesim İşareti Algılaması ile kesme hassasiyeti sağlanıyor. Hassas kesme için maksimum 4 kesim işareti otomatik ve sürekli olarak algılanıyor. Ayrıca, yeni Segment Telafisi özelliği ara kesim işaretlerini algılıyor ve uzun boyutlu baskıların hassas olarak kesilmesine imkan sağlıyor.

Yeni geliştirilmiş CG-SRIII serisi kesme plotter’ları ile Avrupa tabela ve display grafik sektörüne son teknoloji yenilikler getirmekten dolayı son derece heyecanlı olduklarını belirten Mimaki EMEA Pazarlama Genel Müdürü Mike Horsten sözlerine şöyle devam etti: “Cihazların yenilenmiş tasarımı ve yeni işlevleri, sign üreticileri için fiyatları ekonomik düzeyde tutarken çok sayıda yeni gelir fırsatı ortaya çıkartıyor. Bu, rekabetçi bit piyasa için oldukça önemli bir durum. Mimaki’nin 25 yıllık piyasa deneyiminden faydalanıldı ve piyasa deneyimi ve AR-GE çabalarının yanı sıra müşteri geri bildirimleri de dahil edildi.”

Üretkenliği daha da arttırmak ve kesintisiz çalışma sağlamak için, yeni CG-SRIII Serisi plotter’lar uzaktan izleme özelliğine sahip. Maksimum verim ve baskıya hazırlık için, kesmenin tamamlanması veya hata durumu gibi etkinliklerin bildirimleri ön ayarlı e-posta adresine gönderiliyor. Etkinlik Bildirimleri plotter’lar için sunulan, kullanıcı tarafından hızlı ve kolayca gerçekleştirilebilen, plotter’ın her zaman en son sürüme sahip olmasını sağlayan firmware güncellemeleri de içeriyor.

Maksimum çıktı için geliştirilmiş özellikler 70-100 cm/dakika hızlara sahip yeni geliştirilmiş CG-SRIII serisi Mimaki’nin en çok satan CG-60SR ve CG-100/130SRII kesme plotter’ları serisini izliyor. Yeni CG-SRIII serisi kesme 122

Mimaki ve müşterileri için oldukça önemli olan bu yılda, CG serisinin 25. Yıldönümü kutlandığını belirten Horsten sözlerini şöyle sürdürdü: “FESPA 2013 ziyaretçilerinin mükemmel bir yatırım geri dönüşü için güvenilir bir kalite ve sürekli performans sağlayacak bu ilginç ve yenilikçi ürüne verecekleri tepkileri dört gözle bekliyoruz. Mimaki’nin ürün geliştirmedeki hedefi her zaman bu olmuştur.”

“We are very excited to bring more cutting edge innovation to the European sign and display graphics industry in the form of the newly developed CG-SRIII series cutting plotters,” said Mike Horsten, General Manager Marketing of Mimaki EMEA. “Their refreshed design and many new functions open up a wide range of new revenue opportunities for sign manufacturers while still keeping prices affordable - a critical factor in a very competitive marketplace. They have benefited from Mimaki’s 25 years of expertise in the market, and incorporate customer feedback as well as our own market experience and R&D efforts.”

Enhanced features for maximum output The newly developed CG-SRIII series, with speeds of 70 to 100 cm/s, are successor models to Mimaki’s best-selling CG-60SR and CG100/130SRII cutting plotters. The new CG-SRIII Series cutting plotters feature best-in-class cutting pressure of 500g, significantly increasing the range of materials that can be utilized. A doubled curve-cutting speed offers greatly improved productivity and makes complicated cutting tasks much easier. Cutting accuracy is ensured with Continuous Crop Mark Detection. A maximum of 4 crop marks is automatically and continuously detected to enable precise contour cutting. In addition, the new Segment Compensation feature detects intermediate crop marks and enables accurate contour cutting of longlength prints.


fespa 2013

matbaa&teknik

Mimaki FESPA’da Mimaki Was at Fespa 2013

Mimaki Fespa 2013 öncesi EMEA müşterilerinden MyMimaki.com web sitesinin yayına başlamasını kutlamak için, Mimaki sistemlerinin eğlenceli fotoğraflarını yükleyerek eğlenceli bir fotoğraf yarışmasına katılmalarını istemişti. Ben ve Mimakim Fotoğraf Yarışması adlı yarışmanın ödül paketi 5.000 eurodan fazla değere sahipti. Sistem portföylerinden elde edilen ilginç sonuçları vurgulamak ve müşterilerin becerilerini kutlamak için FESPA platformunu kullanmak istediklerini ve bu nedenle MyMimaki.com’u oluşturduklarını belirten Mimaki EMEA Pazarlama Müdürü Mike Horsten sözlerine şöyle devam etti: “Çözümlerimiz müşterilerin mümkün

olduğu kadar hevesli ve proaktif olmasına yarımcı oluyor. Ancak uzun vadede başarılı olmalarını sağlamak için enerji ve yeni fikirler çok önemli.”

Yeni standartlar oluşturmak Fespa 2013’de yeni piyasaya çıkan JFX500-2131 büyük format, LED kurutmalı ve çoklu mürekkep seçenekli UV flatbed yazıcı yer alacak. Saatte 60 metre kareye kadar hızda baskı yapan yazıcı, hız, esneklik, kalite ve çevresel sürdürülebilirlik açısından yeni bir standart oluşturuyor. Yeni baskı kafaları ile gelişmiş LED kurutma

To celebrate the unveiling of MyMimaki. com website, EMEA customers are being asked to get creative for a photo competition by uploading fun images of their Mimaki systems. Dubbed as the Me & My Mimaki Photo Contest, the competition offers a prize package worth more than €5,000. “We wanted to use the platform of FESPA to highlight the very exciting results achievable on our portfolio of systems and help customers celebrate the capabilities possible, which is why we have launched MyMimaki.com,” said Mike Horsten, Marketing Manager of Mimaki EMEA. “Our solutions help customers be as

123


fespa 2013

matbaa&teknik

sunan yazıcının verimlilik, kalite ve fiyat/performans açısından sign ve grafik sektörüne ve geniş format display piyasasına yenilik getirdiğini belirten Mike Horsten sözlerine şöyle devam etti: “gelişmiş başlık hareket kontrolü sadece 2 nokta büyüklüğünde okunaklı fontlar üretebilen yüksek çözünürlüklü kaliteli görüntüler üretiyor.” Mimaki’nin TS500-1800 serisine katılacak olan JFX500-2131, saatte 150 metre kare hız ile, transfer kağıdı üzerine dünyanın en hızlı baskı yapan yazıcısı ve tekstil piyasası için ideal bir cihaz. Fuarda ayrıca, UJF-3042 serisinin yerini alan Mimaki’nin A2 formatındaki flatbed yazıcısı UJF-6042 sergilendi. Bu cihaz ile sınırsız sayıda media üzerine daha fazla çok yönlülük ve fotoğraf kalitesinde muhteşem baskılar üretiliyor. Ayıca, daha büyük olan baskı alanı, daha yüksek kalitenin talep edildiği daha yüksek hacimli piyasalardaki nihai kullanıcılar için bir dizi yeni fırsat sunuyor.

Londra’da Hat-trick Mimaki

Türkiye

Temsilcisi

Pimms’den

yapılan açıklamada ise şirketin üç yeni tanıtım yaptığına dikkat çekildi. Pimms, üç yeni makine tanıtımını hat-trick olarak nitelendiriyor: “Mimaki bu yıl Londra’da düzenlenen FESPA 2013 fuarında ilk defa duyurduğu 3 yeni makinesiyle hat-trick yaptı. Yeni makineleri UV Solvent, UV baskı makinesi ve yüksek performaslı kesim plotter’ının Avrupa’daki ilk gösterimini FESPA fuarıyla duyurdu. Mimaki JV400 SUV makinesinin prototipini ilk olarak 2012 Fespa’da duyurmuştu. Solvent’in esnekliği ve UV kurutmanın daynıklılığını birleştiren JV400 SUV, draft modunda 4 renkte(CMYK) saatte 18m2 hız ile basabiliyor. Diğer yeni ürünü, UJV500-160 UV baskı makinesi uzun ömürlü ampül ve enerji tasarruflu LED kurutma özelliği ile öne çıkıyor. 4 renkte(CMYK) saatte 100m2, beyaz rengi ile de saatte 70m2 hızda baskı yapabiliyor. Tabela ve reklam sektörünü hedefleyen yeni kesim plotter serisi CG-SRIII, özellikle vinil ve giysi üzerine çalışan müşterilerin işlerini kolaylaştırıyor. 60cm, 107cm ve 137 cm kesim alanına sahip 3 farklı boyutta üretilen plotter serisi, bir önceki seri olan CG-SRII’ye göre kavisli kenarları 2 kat hızlı kesebiliyor.”

responsive and proactive as possible but it is their energy and creativity that is vital to ensuring their long-term success.”

Setting new standards Mimaki showed at Fespa 2013 the recently-launched JFX500-2131 grand format UV flatbed printer with LED curing and multiple ink options. With printing speeds up to 60 square meters per hour, the printer sets a new standard in speed, flexibility, quality and environmental sustainability. Mike Horsten comments: “Incorporating a brand-new printhead and advanced LED curing, it brings new efficiency, quality and price/ performance to the sign & graphics industry and wide format display marketplace. Its advanced head movement control produces an exceptionally high resolution image quality that can produce legible fonts as small as 2 points.”

Selçuk Aygüler - Selahattin Aygüler

Mimaki, Fespa Londra’da Bayilerini Tarihi Bir Gece de Ağırladı Geniş format dijital baskı makineleri lider üreticisi Mimaki, FESPA Londra fuarının 2. Günü tüm dünyadan fuara katılan bayilerini Londra Ulaştırma Müzesinde düzenlediği gecede ağırladı. Mimaki’nin Türkiye ve Türki Cumhuriyetleri Distribütörü PIMMS Grup da bayileriyle

124

birlikte gece de yer aldı. Fuarın hemen ardından yolculuklarına bir Londra klasiği olan otobüsle ile başladılar. Güzel bir Londra turu attıktan sonra, müzeleriyle ünlü bu şehirde, misafirler, Londra Ulaştırma Müzesi’ne götürüldü. Burada kısa bir müze gezintisinden sonra kokteyl ve yemeğe geçildi. Mimaki’nin 2015 hedeflerini ve bu süreçteki planlarını da aktardığı gece de, PIMMS Grup bayileri AIT, Procolor, FutureTechnologies ve müşterileriyle bu yeni süreci paylaşma fırsatı buldu.

The JFX500-2131 will be joined by Mimaki’s TS500-1800. With an unrivalled speed of 150 square meters per hour, it is the world’s fastest printer for transfer paper and is ideal for the textile market. Also on the show we saw Mimaki’s UJF6042 A2-format flatbed printer that builds on the success of the smaller UJF-3042 series, while offering greater versatility and spectacular photo-quality print reproduction onto an almost limitless range of media. Furthermore, its larger print area opens up a whole new world of possibilities for end users in the higher volume production market, where even higher quality is demanded.


fespa 2013

matbaa&teknik

Süper Hızlı Océ ColorWave 900® Super-Fast Océ ColorWave 900® Océ ColorWave 900® yazıcısının küresel tanıtımı Global launched for Océ ColorWave 900® at FESPA FESPA 2013’de yapıldı 2013

Canon Europe is delivering new industry insights, creative applications, expert advice and exciting technology at FESPA 2013 to inspire customers to take their wide format businesses to a new level. As well as introducing the newOcé Arizona® 600 Series and Océ ColorWave 900® – which are focal points on the stand – Canon will be demonstrating how these new innovations can meet print buyers demands in this fast-growing marketplace. FESPA 2013 was the inaugural appearance of Canon Europe at a FESPA event and is also the first time the company has showcased its entire graphic arts wide format product portfolio since the acquisition of Océ. Canon Europe aims to provide the insight, inspiration and innovation to help Print Service Providers (PSPs) realise new, and profitable, wide format opportunities. The Océ ColorWave 900® – a digital colour printer capable of speeds of up to 15 times faster than other inkjet systems available.

Canon Europe FESPA 2013’de müşterilerinin geniş format işini yeni bir seviyeye taşıması için yenilikçi uygulamalar, uzman tavsiyeleri ve ilgi çekici teknolojileri sergiliyor. Canon, yeni Océ Arizona® 600 Serisi ile Océ ColorWave 900® baskı makinesini tanıtmanın yanı sıra bu yeniliklerin hızla büyüyen piyasada baskı satın almacıların taleplerini nasıl karşılayabildiğini gösterecek. FESPA 2013, Canon Europe’un katıldığı ilk FESPA etkinliği oldu. Şirket ayrıca Océ satın aldığından beri grafik sanatlar alanındaki geniş format ürün portföyünün tamamını ilk defa sergiliyor. Canon Europe, Baskı Hizmeti Sağlayıcıların (PSP’ler) yeni, kârlı geniş format fırsatları yakalamasına yardımcı olmak için ilham ve yenilikçilik sağlamayı amaçlıyor. Océ ColorWave 900®, Mevcut olan diğer inkjet sistemlerinden 15 kata kadar daha hızlı dijital renkli baskı yapabiliyor. Yaşama konsept ürün olarak başlayan “Project Velocity” (ilk defa drupa 2012’de tanıtılan) Océ ColorWave 900 dijital inkjet ile geleneksel

ofset teknolojisi arasındaki açığı kapatıyor. GA, CAD ve GIS piyasaları için özel olarak tasarlanan bu yazıcı daha kısa ve kişiye özel baskı işleri için piyasada lider dijital iş akışı, üretkenlik, düşük çalışma maliyetleri ve daha fazla esneklik sağlıyor.

Beginning life as concept product, ‘Project Velocity’ – presented for first time at drupa 2012 – the Océ ColorWave 900 closes the gap between digital inkjet and traditional offset technology. Specifically designed for the GA, CAD and GIS markets, this printer provides market-leading digital workflow, productivity, lower running costs and increased flexibility for shorter and personalised print jobs.

Memjet’in inkjet teknoloji ile desteklenen Océ ColorWave 900’ün ham baskı hızı saatte 1.100 m2’nin üzerinde ve cihaz sadece yarım saatte Eyfel Kulesi yüksekliğinde baskı yapabiliyor. Saniyede 1,2 pikolitre aköz mürekkepten oluşan 3,4 milyar damla baskı yapan makine, 1.600 x 1.600 dpi çözünürlüğe ulaşabiliyor.

Underpinned by Memjet’s inkjet technology, the Océ ColorWave 900 has a raw print speed of more than 1,100m2per hour and is able to print the equivalent height of the Eiffel tower in just half an hour. Delivering 3.4 billion drops of 1.2 picolitres of aqueous ink per second, the machine is able to produce resolutions of 1,600 x 1,600 dpi.

Océ ColorWave 900, 42” (106.7cm), genişlikte path ile Océ ColorWave 600/650 cihazlarının kanıtlanmış altı media rulosu kapasitesini sunuyor (girdi kapasitesi toplam 1.200 metre (rulo başına 200 metre)). Çıktılar kesilip yüksek kapasiteli istife iletiliyor (kuru ve kullanıma hazır). Baskıya hazırlık süresini maksimize etmek ve üretkenliği arttırmak amacıyla, baskı ve boşaltma için burada ikili teslimat tepsileri yer alıyor.

With a width path of 42” (106.7cm), the Océ ColorWave 900 incorporates the same proven six media roll capacity of the Océ ColorWave 600/650 devices, possessing an impressive total input capacity of 1,200 metres (200 metres per roll). The output is cut and delivered – dry and ready to use – into a high capacity stacker, which features dual delivery trays for concurrent printing and unloading to further maximise uptime and increase productivity. 125


fespa 2013

matbaa&teknik

Performans Açısından Çığır Açan Makineler FujiFilm Avrupa Pazarlama İletişimi Müdürü Graham Leeson: “Teknolojiyi kullanarak kalitenin sınırlarını zorluyoruz. Performans bakımından çığır açan ekipmanlar üretip piyasaya sunuyoruz.” FujiFilm, FESPA 2013’de bir perakende satış alanı tarzında tasarlanan standında şirketin tanınmış baskı üretimi çözümlerinden birçoğunun Avrupa’da ilk kez piyasaya çıkacak olan yeni sürümlerine yer verdi. FujiFilm Avrupa Pazarlama İletişimi Müdürü Graham Leeson, geniş format dijital baskı pazarını “Teknoloji açısından büyüyen bir pazar. Özellikle Türkiye’de de çok büyüyor. Pazar hakkında olumlu bir görüşe sahibiz, müşterilerden olumlu geri dönüşler alıyoruz” şeklinde değerlendiriyor. Leeson standdaki baskı çözümlerini kısaca şu şekilde özetliyor:

Performans Açısından Çığır Açan Makineler “FESPA sahip olduğumuz en son teknolojileri, özellikle yüksek kaliteye odaklanmış bu piyasaya tanıtmak için çok uygun bir yer. Yeni Onset Q40i’ın tanıtımını yapıyoruz. Bu üründe 9 pikolitrelik çok çok küçük bir dropsize’ı var. Bu, bizim için pazarda daha yüksek kaliteye doğru atılan bir adım niteliği taşıyor. Ancak hala saatte 300 m2 civarında olan üretimimizi sürdürüyoruz. Tüm ürünlerimizin arasında, Acuity, Uvistar ya da Onset olsun, biz kalite seviyesini yükseltmeye ve üretkenliği sürdürmeye çalışıyoruz. Çünkü müşterilerimiz bizden ekstra kalite beklentisi içinde. Bu ekipmana yatırım yapan matbaacılara gerçekten işe yaradığını göstermek istiyoruz. Teknolojiyi kullanarak kalitenin sınırlarını zorluyoruz. Performans bakımından çığır açan ekipmanlar üretip piyasaya sunuyoruz.”

Flatbed UV Dijital Baskı Makineleri IncaOnset serisine eklenen en son ürün olan IncaOnset Q40i, ilk kez FESPA’da sergilendi. Ofset baskı kalitesine sahip; sert malzemelere baskı yapmaya yönelik olarak ve gelişmekte olan pazarı hedef alarak geliştirilmiş olan bu ürün, 3,14 m x 1,6 m’ye varan boyutlardaki ve 50 mm’ye varan kalınlıktaki malzemelere baskı yapabiliyor. En yeni FujiFilm Spectra Dimatix QS10 baskı kafalarını kullanan IncaOnset Q40i, S40i modelinde sunulan 27 pikolitreye kıyasla 10 pikolitrelik damla boyutuna sahip. Bu sayede elde edilen 1200 dpi’lık çözünürlükle de olağanüstü canlılıkta görüntüler, ince çizgiler, 126

keskin metinler ve pürüzsüz renk tonu geçişleri elde edilebiliyor ve saatte 310 m2’ye, yani 62 tabaka sert malzemeye baskı yapılabiliyor. FujiFilm’in POP oluklu mukavva yazıcılar için geliştirmiş olduğu yeni ve benzersiz çözümü de standda video bağlantısı yoluyla görüntülendi. Geliştirilen bu yeni çözüm, IncaOnset S40i, FujiFilm’in yenilikçi Uvijet OC mürekkepleri ve tamamen otomatik hale getirilmiş yeni oluklu mukavva işleme sisteminden oluşuyor.

Kaliteli Rulo Beslemeli Cihazlar FujiFilm, geniş formattaki Uvistar Pro8 rulo beslemeli UV dijital baskı makinesinin beş metrelik yeni sürümünü ilk kez FESPA’da sergiledi. Geçen yıl Drupa’da lansmanı yapılan bu platform özellikle rulo ve sert malzeme üzerine hem iç mekan hem de dış mekandaki reklam mecraları için baskılar üretmeye uygun olacak ve hızdan ödün vermeden kaliteli baskı üretebilecek şekilde geliştirildi. Benzersiz yapıdaki Değişken Damla Boyutu (PDS) teknolojisi sayesinde Uvistar Pro8, saatte 353m2’yi yakalayan hızlarda yüksek tanımlı (HD) POP grafikler basabilmektedir.

Sektörün Favorisi Flatbed Yazıcılar FujiFilm’in geçen hafta lansmanını yaptığı

Acuity serisi flatbed yazıcılarındaki en son modeli de standda sergilendi. Acuity Advance Select HS 5000 serisi, kısa süre önce duyurulan AcuityAdvance Select platformunun tüm avantajları kullanılarak geliştirilmiş olup aynı olağanüstü baskı kalitesini ve birden çok alanda kullanım imkanını sunmakla kalmıyor aynı zamanda üretim hızı saatte 49 m2’ye varan hızlarda da çalışabiliyor. Yeni Acuity Advance Select HS 5006/5226 Uv dijital baskı makinelerinde gerçekleştirilen önemli yeniliklerden biri de 6 bağımsız mürekkep kanalının dahil edilmesi. Perakende çalışmalarına veya diğer standart grafik uygulamalarına odaklanan ve yüksek kapasiteye ihtiyaç duyan yazıcılar için beş ve altıncı kanallar eklenerek baskı hızını arttıracak şekilde yapılandırılabilmektedirler.

LED UV Rulo Beslemeli Yazıcılar 20m2/saat üretim hızına ve fotograf kalitesinde baskı kalitesine sahip olarak sınıfının en iyisi olan FujiFilm’in Acuity LED 1600 UV dijital baskı makinesi de fuarda sergilendi. Bu ürün, 1610 mm genişliğinde rulo malzeme basma özelliğinin yanında 13 mm kalınlığa kadar sert malzemelere de baskı yapabilmektedir.


fespa 2013

Yazıcıda 6 mürekkep renginin yanısıra beyaz ve Local Lak da standart olarak bulunmakta olup yazıcı bu mürekkepleri, klasik bir yazıcıdan daha fazla verimli olacak şekilde üst düzey parlaklıkla bitirilmiş baskılar üretmek üzere tek seferde kullanabilmektedir. Renkli ve şeffaf mürekkepler ayrı geçiş kanallarından uygulanmaktadır. Acuity LED 1600, posterler, mağaza içi afişler ve perakende mağaza vitrinlerinin yanısıra ambalajlar gibi geniş formatlı birçok uygulama alanı için idealdir.

İş Akışı Geniş formatlı cihazlarda renk ve kalitenin yönetilmesi için merkezi bir baskı iş akışına sahip olunması gittikçe daha önemli bir hal almaktadır. FujiFilm, XMF serisi iş akışı çözümlerini kullanarak bunun nasıl elde edileceğini gösterdi. FujiFilm, XMF iş akışı çözümlerinin, işlerin XMF Remote ile gönderilip onaylanmasından, XMF Workflow ile baskı öncesi yönetimine, XMF ColorPath ile renk yönetiminden, XMF PrintCentre ile de tamamen web üzerinden baskı yapmaya dek olan tüm çözümlerin geniş formatlı baskı üretimine nasıl bir değer kattığını sergiledi.

matbaa&teknik

üretimi ve endüstriyel tekstil baskısı için de eksiksiz bir ürün gamı sunuyor. FESPA’daki standında FujiFilm ürünleri kullanılarak üzerine baskı yapılan kıyafetler, raflarda ve mankenlerin üzerinde sergilendi. FujiFilm’in bu alanda ön plana çıkan özellikleri arasında, üç ürün serisinin organik standardı olan GOTS (Küresel Organik Tekstil Standardı) onayını almış olması yer alıyor. Ayrıca önde gelen birçok marka tarafından da onaylanması ve piyasanın en yüksek performanslı PVC/ftalat içermeyen plastisol mürekkebini kullanıma sunuyor olması da bir özellikleri arasında öne çıkıyor.

Harley, “Çok heyecanlıyız” Piyasadaki en yeni teknolojiyi ve mürekkepleri kullanarak işlerin daha yüksek kalite seviyesine nasıl eriştiğini ziyaretçilere sergilemekten dolayı çok heyecanlı olduklarını belirten FujiFilm’in Pazarlama Müdürü Keith Harley, “Şu anki ürün portföyümüzün derinliği, birçok alanda kullanılabilen XMF baskı iş akışı teknolojilerimizle birlikte ele alınmalı. Bu, bir baskı çözümleri sağlayıcısının baskı üretim sürecinin verimliliğini geliştirmesini çok daha kolay kılmaktadır.

Ayrıca, birçok farklı pazarı hedefleyerek elde edilebilecek platformların çok yönlü yapısını ve nihai kullanım alanlarının geniş çaplılığını da ortaya koymaktadır” dedi.

Leeson, “Geleneksel Pazar İçin Yeni Fırsatlar Sunuyoruz” Leeson’a konvansiyonel baskı yani matbaa tarafındaki iddialarına paralel olarak bu dijital çözümleri nasıl konumlandırdıklarını, sorduk. Farklı teknolojiler ile yeni fırsatlar oluşturuyoruz, diyor Leeson: “Geleneksel ofset ticari baskı kısmının farkındayız. Çok hızlı bir değişim içinde. Pazarda çok güçlü bir üretimimiz var ve yüksek miktarda satış yapıyoruz. Aslında genel olarak pazar zorlanıyor ve daralıyor. Bizim de yaptığımız tamamen farklı teknolojiler kullanarak çözümler sağlamak. Aynı zamanda, matbaacıların ofsetten dijitale geçişini de kolaylaştırmak. Bu yapabilecek konuma sahibiz. Müşterilerle iyi ilişkilerimiz var ve sadece üretim yaparak ilerlemiyoruz, tabaka teknolojilerine de yatırım yapıyoruz. Değişim çok hızlı gerçekleşiyor.”

Euromedia Euromedia markası, baskı profesyonellerinin yaratıcılıklarını geliştirmelerine ve katma değer yaratan karlı baskı uygulamalarından faydalanmalarına yardımcı olmak için kullanılabilecek bir dizi özel baskı malzemesine özellikle odaklanılarak yaratıcı medyanın farklı türlerinin nasıl kullanılacağını gösterdi.

Tekstil Baskısı FujiFilm ayrıca, doğrudan baskı, transfer 127


fespa 2013

matbaa&teknik

Sun Chemical, FESPA 2013’de Dijital, Serigrafi ve Endüstriyel Baskı Becerisini Gösterdi Sun Chemical to Showcased its Capability in Digital, Screen and Industrial Printing at FESPA 2013 Sun Chemical, 25-29 Haziran tarihleri arasında ExCeL Sun Chemical, presented Londra fuar merkezinde, serigrafi ve dijital baskı its wide portfolio for the screen and digital printing pazarları için geniş çaptaki portföyünü tanıtacak. markets at FESPA 2013, 25 – 29 June at the ExCeL London exhibition centre.

Sun Chemical, aralarında geniş ve süper geniş formatlı inkjet yazıcıların, tanıtımda ve sergide kullanılan yazıcıların, endüstriyel baskıların, tabela ve dijital ticari baskı yazıcılarının da içinde bulunduğu çeşitli türdeki uygulamalar için, Sun Chemical’ın dijital, serigrafi ve endüstriyel sektörlerdeki güçlü pozisyonunu öne çıkaran mürekkep ve kaplama çözümleri sunuyor. Sun Chemical, B20N no’lu stantta sürekli gelişen portföyüne eklediği yeni ürünlerin 128

özelliklerini göstermek için çeşitli sunumlar gerçekleştirdi. Sun Chemical’ın dijital baskı ürünleri, çok çeşitli baskılar için yüksek kalitede yeniden üretim imkanları sunuyor. Teknik kabiliyetleri ile birlikte, Sun Chemical’ın inkjet pazarına hakimiyeti, aralarında solvent, yağ ve su bazlı çeşitli ürünlerin olduğu orijinal ürünlere fiziksel ve renk özelliklerine sahip dayanıklı satış sonrası ürünleri üretme imkanı veriyor.

Sun Chemical offers ink and coating solutions for a wide variety of applications including, wide and superwide format inkjet printers, promotional and display printers, industrial printing, sign makers and digital commercial printers, highlighting Sun Chemical’s strong positioning in the digital, screen and industrial sectors. On stand B20N, Sun Chemical demonstrated its wealth of expertise showcasing brand


fespa 2013

matbaa&teknik

new products to add to its ever expanding range. Sun Chemical’s digital print offering delivers high quality reproduction for a variety of presses. Sun Chemical’s understanding of the inkjet market, combined with its technical capabilities allows the production of robust aftermarket products with physical and colour properties equivalent to the original products, which includes ranges in solvent, oil and water based products. Sun Chemical’s commitment to the screen printing market has been displayed on the stand with new products for both graphic and display printing and industrial screen printing. Sun Chemical’s comprehensive range of inks and consumables have been designed to meet the rapidly evolving needs of the graphic display market as well as high performance industrial application such as hi-tech automotive, plastic card and glass decoration.

Sun Chemical’ın serigrafi baskıya verdiği önem, hem grafik ve display baskı hem de endüstriyel display baskı ürünleri için sergilendi. Sun Chemical’ın kapsamlı mürekkep ve sarf malzemeleri, sürekli gelişen grafik display pazarının ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, yüksek teknolojili otomotiv, plastik kart ve cam dekorasyon gibi yüksek performansa sahip endüstriyel uygulamaların ihtiyaçlarını da karşılıyor. SunJet, grafik ve endüstriyel inkjet mürekkep çözümlerinin ortak gelişimini OEM ortakları ve bütün önemli baskı kafası üreticileri ile beraber çalışarak sunacak. Baskı hızı ve yapısı bakımından OEM ihtiyaçlarına göre tasarlanan geleneksel SunJet’in geniş çaptaki geleneksel UV ve UV LED kurutma mürekkep platformlarına eklemeler yapılacak. Sun Chemical’ın standını ziyaret eden misafirler cam alt tabakaları için mürekkep teknolojilerini ve AB genelindeki standartları ve belli trafik renk gereksinimleri ve yansıtmaları ile uyumlu olan uzatılmış dış mekan dayanıklılığına sahip trafik işaretleri için mevcut olan sunumlarını gördüler.

Sun Chemical, Serigrafi ve Narrow Web Avrupa Satış ve Pazarlama Müdürü Jonathan Sexton, Geniş çaptaki ürünlerinin sergilemekten dolayı oldukça heyecanlı olduklarını belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Serigrafi ve dijital baskı pazarlarına verdiğimiz önemi FESPA 2013’te göstermekten dolayı çok heyecanlıyız. Etkileyici ürün portföyümüz, müşterilerimize çeşitli sektörler için sunduğumuz kalite çözümlerindeki kabiliyetimizi ve yalnızca basit bir mürekkep tedarikçisi olmadığımızı gösteriyor. En yüksek kalitedeki ürünü elde etmek için AR-GE çalışmalarımıza büyük önem veriyor ve çok yönlü yatırımlar yapıyoruz.” “Müşterilerimizle yakın bir şekilde çalışıyoruz; pazara sunmadan önce bir ürünün amacına uygun bir şekilde üretildiğinden emin olmak için onların yorumlarını dikkate alıyoruz. Bu, müşterilerin, küresel bir marka olarak Sun Chemical’ın ürünlerine ne kadar güvendiğini ortaya koyuyor. Biz de onların işlerini büyütmelerini ve geliştirmelerine yardımcı olmak için güvenilir bir ortak olduğumuz onlara kanıtlıyoruz.”

SunJet will be presenting its capability in the joint development of graphics and industrial inkjet ink solutions with OEM partners and in collaboration with all of the major print head manufacturers. SunJet’s wide range of conventional UV and UV LED curing ink platforms which are tailored to OEM needs in terms of print speed and press architecture. Visitors to Sun Chemical’s stand saw presentations of ink technology for glass substrates and for traffic signage with extended outdoor durability which are in accordance with EU wide standards and matched to specific traffic colour requirements and reflectance. Jonathan Sexton, Sales and Marketing Director, Screen and Narrow Web Europe, Sun Chemical, comments: “We’re excited to show our extensive offering and commitment to the screen and digital printing markets at FESPA 2013. Our impressive product portfolio shows our ability to offer our customers quality solutions across multiple sectors, showing that we’re more than just an ink supplier. We place a lot of emphasis and investment into our R+D to ensure the highest quality product. “We work closely with our customers, listening to what they say in order to create a product fit for purpose before launching into the market. This underlines the confidence customers have in Sun Chemical as a global brand and in our products - demonstrating to them that we’re a partner that can help our customers to grow and develop their business.” 129


fespa 2013

matbaa&teknik

Avrupa’da Çok Hızlı Büyüyen Pazarlardan Birisi… Inca Digital’in yeni CEO’su Dr. John Mills: ““Geniş format dijital baskıda Türkiye, bizim için önemli. Çünkü ekonomik olarak çok ilginç bir pazar. Stratejik önem taşıyor ve Avrupa’da çok hızlı büyüyen pazarlardan birisi.” John Mills, Murat Özkıray FujiFilm standında tebrik etmek için bir araya geldiğimiz Inca Digital’in yeni CEO’su Dr. John Mills, “Kendimizi geniş format makinelerde baskı kalitesi anlamında lider konumda görüyoruz” diyor. Mills’in FujiFilm işbirliği ve Inca Digital’in teknolojik gücü hakkındaki yorumları şöyle: “Fuji ile yaptığımız ortaklık bize global erişim sağlıyor. Fuji’nin bu anlamda çok geniş ve güçlü bir satış ve servis ağı var. Öyle inanıyoruz ki Inca’nın baskı alanında sahip olduğumuz esas teknoloji ve Fuji’nin fonksiyonellik bakımından en iyisine sahip olduğunu düşündüğümüz mürekkep gamı ve Fuji’nin dağıtım kanalından faydalanıyor olmak bize dünya kalitesinde satış imkânı sağlıyor.”

Önemli Olan “Dropsize” Değil “Fuarda dikkat ettiyseniz firmaların çoğu daha yüksek kalitede baskı alabilmek için daha küçük dropsize’a geçiş yapıyor. Ancak baskı kalitesi sadece dropsize ile ilgili olan bir şey değil. Bu daha çok drop’un baskı altı malzeme üzerine ne kadar keskinlikle koyulduğuyla ilgili. Inca’yı bu noktada farklı kılan ise sahip olduğu kusursuz mühendislik, yazılım ve drop keskinliği. Bizce Inca olarak baskı kafalarını ve mürekkep teknolojilerini kullanma şeklimiz; pazardaki en iyi baskı kalitesini sunuyor. Makinenin içindeki birçok esas teknolojimizin özelliği ilk alındıktan 3 yıl sonra bile aynı kaliteyi sunabiliyor olması, bu da geniş format bir makine alırken göz önünde bulundurulması gereken önemli hususlardan birisi. Asıl önemli olan haftada 6 gün ve yıllar boyu kullanacağınız bir makineden alacağınız sürekli kalite.”

Ambalajcıları Etkileyen Bir Makine FujiFilm Türkiye’den Murat Özkıray ise Inca’nın FujiFilm’in dijital baskıya çok önem verdiğini ve Inca’nın bunun önemli bir parçası olduğunu anlatıyor: “Geçtiğimiz yıl Haziran

130

ayında distribütörünün kapanmasıyla FujiFilm Türkiye olarak faaliyet göstermeye başladık, biliyorsunuz. FujiFilm, geniş format ya da dar format dijital baskıya bir hayli önem veriyor. Geniş formatta Inca Digital de bu stratejinin önemli bir parçası. Inca Digital’in en önemli özelliği; hem reklam hem de yeni çıkan makinesiyle ambalajcıları, özellikle oluklu mukavva baskıcılarına hitap etmeye başlamış olması. Türkiye’de de ilgi toplayan bir makine ve çeşitli aktivitelerimiz oluyor. Hatta hali hazırda görüştüğümüz 2 önemli matbaacımız var. Güzel bir makine olduğunu düşünüyorum. S20, S40, S40i ve S70 olarak 4 farklı modeli var. S70 çok hızlı bir makine, dolayısıyla beklentilerin bir hayli üzerinde kalıyor. Biz de elimizden geldiğince tanıtımını yapmaya başladık. Inca’nın tüm global satış hakları Fuji’de. Bu nedenle Türkiye’de FujiFilm olarak cevap veriyoruz. Tüm dünyada da Inca

Digital’in üretim hattından çıkan tüm makineleri FujiFilm satıyor.”

Fespa Avrasya’da da Olacağız Inca Digital’in yeni CEO’su John Mills, Türkiye’yi çok önemli bulduklarını, anlatıyor. Bu sebeple yakından takip ettikleri Türkiye için bu yıl İstanbul’da gerçekleştirilecek Fespa Avrasya’da da yer alacaklarını, söylüyor: “Geniş format dijital baskıda Türkiye, bizim için önemli. Çünkü ekonomik olarak çok ilginç bir pazar. Stratejik önem taşıyor ve Avrupa’da çok hızlı büyüyen pazarlardan birisi. Bu sene Türkiye pazarındaki işlerimizi büyütme konusunda çok kararlıyız. FESPA Eurasia’da da olacağız. Yeni teknolojilerimizle yeni müşteriler bulmayı umuyoruz. Bahsettiğim fuarlarda güçlü bir varlık göstererek bu teknolojiyi Türkiye’ye getirmeyi planlıyoruz.”


labelexpo europe 2013

matbaa&teknik

Kodak’ın, Labelexpo 2013 Çözümleri

“Daha azıyla daha fazlasını” Yaptıracak Çözümler Kodak Presents a Raft of Solutions to Help Printers

‘Do More with Less’ at Labelexpo 2013 Kodak çözümleri, flekso matbaacılarının rakiplerinin önüne geçmesini sağlayacak

Solutions showcased to help flexo printers stand out from the competition Kodak will demonstrate its commitment to the flexographic market and show customers how to ‘Do More With Less’ on stand 9G30 at Labelexpo, from September 24 to 27, at Brussels Expo. A raft of innovative Kodak Solutions will showcase how stand-out quality on the shelf is achievable with more cost-effective label production methods. Among the best-in-class solutions are the Kodak Flexcel NX System, Kodak Flexcel Direct System and Kodak Spotless Flexographic Solution.

Kodak 24-27 Eylül tarihlerinde Brüksel Expo’da gerçekleşecek Labelexpo’nun 9G30 standında fleksografik piyasasına ne kadar önem verdiğini ortaya koyacak ve ‘daha azıyla daha fazlasını başarmanın’ yollarını gösterecek.

Kodak’ın Fleksografik Çözümleri Çeşitli yeni Kodak çözümleri sayesinde artık daha maliyet-etkin etiket üretim çözümleriyle daha göz alıcı raf görüntüleri elde etmek mümkün olacak. Sınıfının en iyisi çözümler arasında Kodak Flexcel NX System, Kodak Flexcel Direct System ve Kodak Spotless fleksografik çözüm var. Bunlar, ambalaj verimliliği ve bağlantı kurma özelliğini daha da ileri götürmek üzere dizayn edilen Kodak Prinergy Powerpack Workflow baskı öncesi otomasyon araçları ile destekleniyor. Prinergy Powerpack Workflow üretim etkinliklerini, kaliteyi ve çevrim hızlarını, verimleri, süreçleri ve yük dengelemeyi, dosyadan 132

baskıya kadar tam bir görünürlükle düzene koyan araçlar sayesinde arttırıyor.

Daha Net, Daha Renkli “Bazı müşteriler Kodak Fleksografik çözümlerle elde edilen sonuçları normal TV ile HD TV arasındaki farka benzetiyor’ diyor Kodak Ticari Çalışmalar Başkan Yardımcısı Olivier Claude ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Labelexpo’da bu daha yoğun definition’ı ziyaretçilerimize göstereceğiz. Örneğin ten rengi flexo ile genelde zordu ama artık Kodak teknolojisi sayesinde böyle bir sorun yok. Çünkü daha yüksek çizgi tramlar ve daha küçük minimum noktalar sağlanabiliyor. Daha da önemlisi Kodak çözümleri fleksografik baskı stabilitesi ve verimliliğinde bir adım ileri gidiyor ve daha kârlı kısa tirajları gerçeğe dönüştürürken kaliteden de ödün vermiyor. Tüm bunlar Prinergy Powerpack Workflow’un sunduğu diğer avantajlarla birleşince çözüm son derece rekabetçi ve kârlı bir

These are supported by Kodak Prinergy Powerpack Workflow prepress automation tools designed to improve packaging productivity and connectivity. Prinergy Powerpack Workflow helps increase production efficiencies, quality output and speed up cycle times with tools that streamline throughput, processes and load balancing from file to press with complete visibility. “Some customers have compared the results possible with Kodak Flexographic Solutions to the difference between normal TV and HD,” comments Olivier Claude, General Manager for Print & Vice President Commercial Business EAMER, Kodak. “It is that more intense definition we will be demonstrating to visitors at Labelexpo. For example, flesh and skin tones used to be challenging with flexo, but this is no longer the case with Kodak technology, where higher line screens and smaller minimum dots are all possible. More importantly, the Kodak Solutions drive a step change in stability and efficiency for flexographic printing, making more profitable short runs a practical reality, without compromising quality. That coupled with the production gains afforded by Prinergy Powerpack Workflow, which can be customized for each individual operation, enables them to become more competitive and in


labelexpo europe 2013

matbaa&teknik

hale geliyor. Birçok heyecan verici fırsatın kapısı böylece açılmış oluyor.”

Flexcel NX sistemi Kodak’ın ödüllü Flexcel NX sistemi, görülmemiş görüntü kalitesi, stabilite ve tahmin edilebilirlik sağlayan son derece özel bir çözüm. Eşsiz görüntüleme teknolojisi ve yenilikçi malzemeleri ile dijital kalıp hazırlamada en akılcı seçim. Kodak Flexcel Direct sistemin enerji etkin, yüksek güçlü lazer kazıma sistemi ise daha yüksek verimle üst düzey baskıya hazır sleeve’ler sağlıyor. Daha düşük sahip olma maliyetine rağmen baskı kalitesini ve tutarlılığını arttırıyor. Son olarak Kodak Spotless Fleksografik çözümün sunduğu hassas süreç renk tarifleri Kodak Flexcel NX sistemi ile üretilebilen daha geniş renk gamı ve stabilitesiyle yarışarak matbaacılara süreç renk baskısıyla daha fazla yapma ve marka sahiplerine de daha düşük maliyetle daha fazla tasarım özgürlüğüne sahip olma imkânı sunuyor. Yeni bir sertifikasyon programı ise matbaacılar ve marka sahiplerine sertifikalı sunucular tarafından üretilen Kodak Flexcel NX kalıplarının global standartlara uygun olduğunu gösteriyor. Sertifikasyonu kazanmak ve sertifikasyon işaretini kazanmak için şirketlerin ürettikleri kalıpların tutarlı şekilde standart Kodak global spesifikasyonlarına uygun olduğunu göstermeleri gerekiyor. Sertifikasyon süreci, memnun müşterilerin tavsiyeleri ve kapsamlı veri ölçümleriyle destekleniyor.

Maliyet Etkin Yüksek Kalite Kodak Prinergy Workflow, üretim performansı ve kaliteyi arttırmak ve kaynakları maksimuma çıkarmak için süreçlerin basitleştirilmesinden doğan bir çözüm. Prinergy Powerpack Workflow, ambalaj matbaacılarına Prinergy Kural tabanlı otomasyon yazılımı üzerinden ticari akranlarının kullandığı aynı kanıtlanmış ilkeleri sunuyor. Ayrıca Kodak Pandora step-andrepeat yazılımı, Kodak Colorflow yazılımı ve Kodak Spotless fleksografik çözümü dahil tüm Kodak Unified iş akışı çözümleriyle dikişsiz olarak entegre etmek üzere dizayn edildi.

Olivier sözlerine şöyle devam ediyor: “Teknolojik gelişmeler fleksografiyi günümüzün ambalaj piyasasına son derece uygun, maliyet etkin bir basım ve sonlandırma platformuna dönüştürüyor. Daha yüksek kalite, yeni özellikler ve tasarımlara sahip daha kısa tirajlar sunmak ve bunları web tabanlı çözümler üzerinden diğer hizmetlerle kombine etmek, ambalaj matbaacılarının giderek artan rekabetle başa çıkabilmesinin son derece etkili bir yolu. Bu süreçlerin otomasyonu sayesinde rakiplerin önüne geçebilir, hataları azaltabilir ve yeni ambalaj fırsatları sunarken işçilik masraflarını kontrol altında tutabilirsiniz. Kodak Solutions gibi gelişen teknolojiler fleksografik baskı üretim alanına doğru genişliyor ve etiket üreticilerine yüksek kaliteli etiketleri maliyet etkin şekilde nasıl üretebileceklerini gösterebildiğimiz için son derece memnunuz.”

turn profitable. The possibilities are opening up lots of exciting opportunities.” Kodak’s award-winning Flexcel NX System is a complete solution for digital platemaking with unique imaging technology and innovative materials for unprecedented image quality, stability and predictability, while the energy-efficient, high-power laser engraving from the Kodak Flexcel Direct System produces superior press-ready sleeves with increased production throughput. It raises print quality and consistency with a lower total cost of ownership. Finally, the accurate process colour recipes generated by the Kodak Spotless Flexographic Solution leverage the wider colour gamut and stability achievable with the Kodak Flexcel NX System, allowing printers to do more with process colour printing and providing brand owners with greater design freedom at a lower total cost. The capabilities of the Flexcel NX System are being celebrated by a new certification program that assures printers and brand owners that Kodak Flexcel NX Plates produced by certified providers are made to a global standard. To achieve the certification and earn the right to use the certification mark, companies must demonstrate that the plates they produce are consistently made to a standard Kodak global specification, representing a feature set that drives industry-leading efficiency, stability, and quality in print. The certification process is supported by comprehensive data measurement

and recommendations from satisfied clients. Kodak Prinergy Workflow has grown as a dominant solution for commercial workflow automation as a result of the simplification of processes to increase production performance, quality and maximize resources. Prinergy Powerpack Workflow provides packaging printers the same proven principles enjoyed by their commercial counterparts through Prinergy Rules-Based Automation Software. It is also designed to be seamlessly integrated with all Kodak Unified Workflow Solutions, including Kodak Pandora Step-and-Repeat Software, Kodak Colorflow Software and Kodak Spotless Flexographic Solution. Olivier adds: “Technological developments are making flexography a cost-effective printing and converting platform well suited for today’s packaging market. Offering shorter runs with higher quality, new features and designs, and combining them with other services through web-based solutions are examples of how packaging printers can combat increasing competition. Automating these processes will put you ahead of the competition, reduce errors and help control spiralling labour costs while offering new packaging opportunities.” He concludes: “Evolving technologies, like the Kodak Solutions, are expanding the flexographic print production arena and we are delighted to be able to show label producers how we can help them create high quality labels extremely cost-effectively.” 133


labelexpo europe 2013

matbaa&teknik

Esko, Labelexpo Europe 2013’de Esko Presents it’sFull Range at Labelexpo Europe 2013

Global leader in prepress and workflow solutions delivers results that make label and tag producers smile

Prepress ve iş akışı çözümlerinde dünya lideri, etiket üreticilerinin yüzünü güldürecek sonuçlar sunuyor.

Esko, Belçika, Brüksel’de 24-27 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek olan Labelexpo Europe 2013’de etiket sektörüne yönelik yenilikçi çözümler sergileyeceğini duyurdu. Esko’nun full HD flekso çözümünün en son sürümü olan Full HD Flexo yanında popüler CDI dijital flekso kalıp pozlayıcıları da Esko’nun 5B25 standında sergilenecek. Ziyaretçiler, Esko’nun Suite 12’sindeki en son baskı öncesi ve iş akışı çözümleri ve uygulamalarını da kaçırmamalı. “Etiket sektörü Esko için son derece stratejik bir öneme sahip. Bu açıdan Labelexpo Europe, dedike teknolojilerimizi ve çözümlerimizi gözler önüne sunacağımız temel etkinlik’ diyen Esko EMEA Başkan Yardımcısı Armand Gougay sözlerine şöyle devam ediyor: “Çözümlerimizdeki en son gelişmeler için sektörü bilgilendirmeye ve bu sonuçların müşterilerimizi gerçekten memnun edecek çözümler olduğunu göstermeye devam edeceğiz.” Esko’nun kendi standında ve partnerlerinin alanındaki varlığı, etiket üretiminin tüm alanlarında son derece faydalı çözümler sunacak: tasarım ve iş akışı otomasyonundan flekso kalıp hazırlamaya ve dijital baskı, finisaja kadar her alanda görülecek birşey var. Esko, fuar için aralarında CERM, CHILI Publish, Dantex, Domino, DuPont, Durst, Epson, HP, Stork ve WINK’in olduğu birçok isimle işbirliği yapıyor. Esko’nun entegrasyon yetenekleri Labelexpo teknoloji işliğinde önemli bir rol oynayacak. İnkjet ve etiket temasına sahip bu seneki 134

işlik, ziyaretçileri katılan inkjet baskı makine üreticilerinin standına götürüyor. Esko çözümleri, sanat çalışmaları, baskı öncesi ve çeşitli inkjet baskı makinelerinde üretilecek etiketlerde kullanılıyor.

YENİ: Etiketler için Full HD Flexo Nisan ayında çıkarılan esnek ambalaj full HD Flexo’sunun başarısının ardından Esko şimdi de etiketlere yönelik Full HD flexo’sunu sunuyor. Etiket sektörü için özel tramlamave standart işletim prosedürlerine (SOP) sahip olan sistem son derece kaliteli sonuçlar, göz alıcı keskinlikler, daha yumuşak geçişler ve daha geniş bir renk gamı sunuyor. Etiketlere yönelik Full HD Flexo, gelişmiş baskı stabilitesi sağlarken ve dişli baskı makine kullanımında rastlanan diş izlerini de ortadan kaldırıyor. Esko standının dedike bir bölümü olan Flexo Corner’da, ziyaretçiler, Esko çözümlerinin kullanımı sayesinde mümkün olan kalite ve geniş renk gamını sergileyen gerçek üretim örneklerini görebilecekler. Ayrıca iki CDI makinesi de sergilenecek: sektördeki en popüler flekso kalıp hazırlama makinesi olan CDI Spark 4835, ve dar en etiket üreticileri için tasarlanan Esko CDI ailesinin son üyesi CDI Spark2420. Color corner’da da renkler konusunda özel know-how ve uygulamalar yanında Esko’nun renk yönetimi, iletişimi ve prova konusundaki uzmanlığı görülebilir.

Esko announced it will be demonstrating an array of innovative solutions for the label and tag industry at Labelexpo Europe 2013, scheduled for 24-27 September at the Brussels Expo in Belgium. The newest release of Esko’s Full HD Flexo solution – Full HD Flexo for Labels – along with the popular CDI digital flexo plate imagers will be featured on Esko’s stand 5B25. Visitors should also not miss the opportunity to visit Esko for an update on the latest prepress and workflow solutions and applications within its Suite 12. “The label and tag industry remains of strategic importance for Esko. In that respect, Labelexpo Europe is a pivotal event to showcase our dedicated technologies and solutions,” says Armand Gougay, Vice President EMEA at Esko. “We will take the opportunity to provide industry education on the latest advances in our solutions - and show how these deliver results that make customers smile.” Esko’s presence in its own stand and those of partners will cover all areas of label and tag creation: from design and workflow automation to flexo platemaking, digital printing, finishing and more. Esko teams up with a long list of partners at the show including CERM, CHILI Publish, Dantex, Domino, DuPont, Durst, Epson, HP, Stork and WINK. Esko’s integration capabilities will also play a key role in the Labelexpo Technology workshop. Themed around inkjet and labels, this year’s Workshop guides visitors to the stands of participating inkjet press manufacturers. Esko solutions are used for artwork creation, prepress and workflow for a series of labels to be produced on various inkjet presses.


labelexpo europe 2013

matbaa&teknik

UPM Raflatac, Fit Serisinin Lansmanını Labelexpo’da Yapacak UPM Raflatac announces launch of Fit range UPM Raflatac Labelexpo Avrupa fuarındaki standında, son kullanım segmentleri için amaca uygun performans sağlayacak yeni nesil ürünleri görücüye çıkarıyor. Fit serisi daha yüksek ürün etkinliği ve sürdürülebilirliğini, baskı ve dağıtım performansından hiçbir ödün olmadan sunuyor.

Raflacoat Fit PEFC, yüksek hacimli gıda uygulamaları için son derece gerekli olan verimi sunuyor. Yeni PEFC-sertifikalı orta parlaklıkta etiket yüzeyi yeterli şekilde tedarik ediliyor ve daha ince 63 µm kalipresi %30’a kadar daha uzun rulolar sunarak rulo değişimleri sırasında yaşanan atıl zamanı ortadan kaldırıyor. Etiket stoklarında tüm gıda etiketleme ısıları için gerekli yapışkanlar var ve buna bir sonraki nesil hotmelt RH 6’ya uyumlu EU 10/2011 de dahil. Raflacoat Fit PEFC üç taşıyıcı seçeneğiyle sunuluyor. HG65 ve HG45 glasin taşıyıcılar, etiketin yüzeyinde de olduğu gibi PEFC-sertifikalı. ProLiner PP30 seçeneği etiket kalınlığını maksimum olarak düşürerek verimliliği arttırıyor ve yüksek hızlı uygulamalarda ve nemli koşullarda daha iyi performans sağlıyor.

ve

Retail Eco Fit PEFC, ağırlık-performans backroom uygulamalarda optimum

performans sağlıyor ve kasa tanımlamada tarama için net bir görüntü sağlıyor. Thermal Eco Fit PEFC, ambalaj filmleri için amaca uygun bir çözüm. Bu ürünlerdeki laminat yapı %17 daha ince bu da rulo başına daha fazla etiket, %17 daha az rulo değişimi ve baskı ve etikette daha uzun reel uzunlukları kullanma imkanı anlamına geliyor. HG45 liner’ı HG65’dan daha hafif, bu da %20 daha az taşıyıcı atığı anlamına geliyor. Aynı şekilde atık masraflarında da düşüş sağlanabiliyor. Etiket yüzeyi ve glasin taşıyıcılar sürdürülebilir şekilde yönetilen kaynaklardan ham madde alındığını teyit edecek şekilde PEFC-sertifikalı. Taşıyıcı atığı, UPM Raflatac’ın atık yönetim konsepti RafCycle üzerinden %100 dönüştürülebilir. Bu sayede karbon atığı, taşıyıcı atığı ve atık masrafları önemli ölçüde düşüyor.

UPM Raflatac (stand 5D60) has introduced a range of next generation products to offer fit-for-purpose performance for the main end-use segments. The Fit range combines increased production efficiency and sustainability credentials with no compromises on printing and dispensing performance. Raflacoat Fit PEFC, yüksek hacimli gıda uygulamaları için son derece gerekli olan verimi sunuyor. Yeni PEFC-sertifikalı orta parlaklıkta etiket yüzeyi yeterli şekilde tedarik ediliyor ve daha ince 63 µm kalipresi %30’a kadar daha uzun rulolar sunarak rulo değişimleri sırasında yaşanan atıl zamanı ortadan kaldırıyor. Etiket stoklarında tüm gıda etiketleme ısıları için gerekli yapışkanlar var ve buna bir sonraki nesil hotmelt RH 6’ya uyumlu EU 10/2011 de dahil. Raflacoat Fit PEFC üç taşıyıcı seçeneğiyle sunuluyor. HG65 ve HG45 glasin taşıyıcılar, etiketin yüzeyinde de olduğu gibi PEFC-sertifikalı. ProLiner PP30 seçeneği etiket kalınlığını maksimum olarak düşürerek verimliliği arttırıyor ve yüksek hızlı uygulamalarda ve nemli koşullarda daha iyi performans sağlıyor. Retail Eco Fit PEFC, ağırlık-performans ve backroom uygulamalarda optimum performans sağlıyor ve kasa tanımlamada tarama için net bir görüntü sağlıyor. Thermal Eco Fit PEFC, ambalaj filmleri için amaca uygun bir çözüm. Bu ürünlerdeki laminat yapı %17 daha ince bu da rulo başına daha fazla etiket, %17 daha az rulo değişimi ve baskı ve etikette daha uzun reel uzunlukları kullanma imkanı anlamına geliyor. HG45 liner’ı HG65’dan daha hafif, bu da %20 daha az taşıyıcı atığı anlamına geliyor. Aynı şekilde atık masraflarında da düşüş sağlanabiliyor. Etiket yüzeyi ve glasin taşıyıcılar sürdürülebilir şekilde yönetilen kaynaklardan ham madde alındığını teyit edecek şekilde PEFC-sertifikalı. Taşıyıcı atığı, UPM Raflatac’ın atık yönetim konsepti RafCycle üzerinden %100 dönüştürülebilir. Bu sayede karbon atığı, taşıyıcı atığı ve atık masrafları önemli ölçüde düşüyor. 135


AV R A S YA B A S K I S E K T Ö R Ü

BULUŞUYOR

3 - 5 E K İ M 2 0 1 3 İ S TA N B U L - T Ü R K İ Y E GENİŞ FORMAT DİJİTAL BASKI, SERİGRAFİ BASKI, TEKSTİL BASKI VE ENDÜSTRİYEL REKLAM SEKTÖRLERİNE ODAKLANAN BÖLGESEL FUAR

ÜCRETSİZ GİRİŞ İÇİN KAYIT YAPTIRIN

WWW.FESPAEURASIA.COM

Corporate Sponsor Destekleyen

BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ) İZNİ İLE DÜZENLENMEKTEDİR. 3-5 Ekim 2013- CNR EXPO


Matbaa Teknik Ağustos'13  

matbaa-agustos13

Read more
Read more
Similar to
Popular now
Just for you