Page 1

dosya

AĞUSTOS 2017

yıl: 7

sayı: 37

Treyler Sanayicileri Derneği yayın organıdır / 2 ayda bir yayınlanır

Endüstri 4.0’ın ışığında iş gücü

treyler sektörünün insan kaynağı stratejisi İntermobİl, TREDER üyeleri ile biraraya geldi

Çekici başına düşen treyler oranında dengesizlik artıyor


Başkan’ın Mesajı Treyler kendi pazar kurallarını oluşturuyor Değerli Meslektaşlarım, Treyler sektörü geçen yılın ikinci yarısı ile başlayan bu yılın da ilk yarısını kapsayan dilimde en kötü dönemini yaşadı. Deyim yerinde ise dip yaptık. İyi haber ise en kötüsünü geride bırakmış olmamız. Pazardaki normalleşme sinyallerini güçlü bir şekilde almaya başladık. Lojistikteki dönüşümle birlikte treylerin yeri daha da önemli hale geliyor. Taşımalar her zamankinden daha verimli, daha çevreci ve daha hızlı. Treyler çekicilerden bağımsız bir şekilde taşımanın önemli bir bölümünde kullanılıyor. Demiryolunda, denizyolunda bunun örneklerini her geçen gün daha çok görmeye başlıyoruz. Treylerin Ro-Ro, RoLa’da kullanımının artması bunun en güzel örneği. 2017 yılı içiresinde bir çekiciye karşılık 2,86 adet treyler satıldı. Bu gelişmiş ülkelerin çok üzerinde bir oran. Suriye ve Rusya krizinin ardından uluslararası taşımlardaki daralma çekici yatırımlarını geriletse de treylerde nispeten daha az gerileme yaşanması treylerin önemini iyice açığa çıkarıyor. Treylerdeki teknolojik gelişmeler, müşteri ihtiyaçlarına yönelik yapılan tasarımlar, yeniliklerle kendi pazar kurallarını oluşturmuş durumda. Treyler üretim merkezi iddiasındaki Türkiye’nin bunu çok iyi irdelemesi ve değerlendirmesi gerekiyor. Sektörümüzde irdelenmesi gereken diğer bir konu da Endüstri 4.0’ın üretim süreçlerimizde yapacağı değişiklikler.

Yakın zamanda iş süreçlerimiz bu rüzgardan çok etkilenecek. Dergimizde Endüstri 4.0’ın iş gücü üzerindeki etkisine dair önemli bilgiler var. Yeni sanayinin etkilerini yakından takip etmek, ülke rekabetimiz için gerekli. Türkiye’de 20 milyona yakın genç nüfus bulunuyor, bu rakam 24 Avrupa ülkesinin toplamına eşit. Bu çok önemli bir işgücüne işaret ediyor. Bu potansiyeli iyi kullanırsak refah toplumu oluruz. Aksi halde istihdam sorunu yaşamaya devam ederiz. Çünkü gelecekte Endüstri 4.0 ile otomasyon süreçleri artacak, buna bağlı olarak işgücüne olan ihtiyaç azalacak. Tabi yeni iş fırsatları da oluşabilir. Şimdiden kesin bir kanıya ulaşmak güç. Kamu ve özel sektörün bu konuda uzun vadeli bir planın olmasında yarar var. Treyler sanayicileri olarak son yıllarda çok önemli yatırımlar yaptık. Yerli üreticiler yeni fabrikalar ve kapasite artışına giderken, yurtdışında da yatırımlarını arttırdı. Global oyuncular Türkiye’de fabrikalarını açarak, ülkemizi bölge ülkeleri için merkez üs olarak belirledi. Un, şeker, yağ hepsi hazır. İç pazarın yeniden eski günlerine dönmesi, komşularda yaşanan siyasi gelişmelerin sona ermesiyle treyler sektörü gerçek yüzünü gösterecektir. Zor zamanlarda yatırımdan geri kalmayan sektörümüz, çok daha fazlasını yapacağı günü beklemektedir.

TREDER Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Saltık


içindekiler

18 Tırsan Avrupa’daki üçüncü tesisini açtı

22 Otokar, dijital dönüşüm için düğmeye bastı

38 ağustos 2017/4 Treyler Sanayicileri Derneği adına imtiyaz sahibi Kaan Saltık Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakurt Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ayhan Eryazar Yayın Kurulu Recep Serin, Murat Tokatlı, Fehir Bulutlar, Gökhan Maraş, Yalçın Şentürk, Ahmet Toprakkale Grafik Uygulama Erhan Aydın Yönetim Yeri TREDER Ataşehir Bulvarı 42 Ada, Gardenya 7/1 Konutlar Kat:4, Daire:28 Ataşehir/İstanbul Tel: 0216 580 96 95 www.treder.org.tr Ajans LOCA MEDYA Cennet Mah. Hürriyet Cad. No: 1/1 B-Blok Küçükçekmece İstanbul Tel: 0212 579 92 35 Faks: 0212 598 47 62 Baskı İstanbul Basım Promosyon 0212 603 26 21 Ağustos 2017 Dağıtım Aras Kurye

Alman kalitesi Türk misafirperverliğiyle buluştu

40 Knorr-Bremse Türkiye büyüyor

44 İntermobil, 2016-2017 mali yılını tamamladı

48 Mercedes’ten 50. yıla yakışır kutlama

50 CEO ve Direktör Güneydoğu’da filo lastiklerini kontrol etti

Yayın Türü Yaygın TREDER Haber Dergisi, treyler sektöründeki gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmak adına dernek patronajında, iki ayda bir, Türkçe olarak hazırlanan sektörel bir yayındır.

52 Kaçış Manevrası ödül getirdi


dosya

6

Endüstri 4.0’ın ışığında

insan kaynağı nasıl şekillenecek?

T

ürkiye Avrupa’nın en büyük ticari araç üreticisi konumunda. Türkiye taşıt araçları üretimi sıralamasında (2015 yılında ulaşılan üretim seviyesiyle) Avrupa’da 5., dünyada ise 15. sırada yer alıyor. 2034 yılında Türkiye’nin toplam nüfusunun 90 milyonu aşması bekleniyor. Otomotiv sektörü, Türkiye toplam istihdamının yüzde 5,5’ini oluşturuyor. 2016 yılı itibarıyla 4 trilyon dolar ile dünya

ekonomisinin yaklaşık yüzde 5’ini oluşturan otomotiv sektörü dünyanın en büyük 4. ekonomisine tekabül ediyor. Son yıllarda Asya-Okyanusya ülkelerinin katkısıyla üretimi hızlanan küresel araç üretimi 2015 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,1 artarak 90,8 milyon adet düzeyine yükseldi. Çin hariç bırakıldığında küresel araç üretimi yıllık yalnızca yüzde 0,2 büyüyebildi.

Türkiye’nin otomotiv sektörünün uluslararası rekabet gücünü ön plana çıkaran unsurlardan biri de işgücü verimliliği, kalifiye insan gücü geliyor.

Düşük nitelikli çalışanların yerini otomasyona sahip sistemler alacak

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş.’nin hazırladığı Otomotiv Sektör


aÄ&#x;ustos 2017


dosya

8

Raporu’na göre İstihdam Sanayi 4.0 ile özellikle üretim, kalite ve bakım fonksiyonlarında çalışan düşük nitelikli çalışanların yerini otomasyona sahip sistemler alacak. Uzun vadede değer zincirinin belirli noktalarında bu değişimden etkilenme oranının yüzde 20-30 düzeyinde olması bekleniyor. Öte yandan, yaygınlaşan otomasyon, fiziksel olarak zorlayıcı operasyonlarda ergonomik iyileştirmeler yaparak çalışanlara yardımcı olacak. Örnek olarak, ağır parçaların kaldırılması veya hassasiyet isteyen parça montajları önemli ölçüde robotlar tarafından yapılabilir. Bu sayede, hem işçi kapasitesi daha yüksek katma değerli işlere yönlendirilebilir hem de genel sağlık ve güvenlik standartları yükseltilebilir. Önleyici bakım yaklaşımı sayesinde teknisyenler kapasitelerini başka işlerde değerlendirebilir. Parçalar, makineler ve diğer ekipmanlar, operasyonlardan toplanan gerçek zamanlı verilerle sürekli olarak izlenebilir ve bu sayede denetleme ve sorun tespiti için üretim sahasında fiziksel olarak bulunma ihtiyacı azalabilir. Zenginleştirilmiş gerçeklik sayesinde, teknisyenler uzaktan yönlendirme alıp, tamiratı gerçekleştirebilir ve kağıt kullanmadan yaptıkları çalışmayı otomatik olarak belgelendirebilirler. Benzer şekilde, tamir için gerekli yedek parça siparişi için teknisyenin makinenin bulunduğu alana gitme zorunluluğu ortadan kalkar ve kazanılan zaman daha verimli işlere yönlendirilebilir.

Beyaz ve mavi yaka yetkinlikleri değişecek

Bunlara ek olarak işgücü kalitesi ve büyüklüğünü destekleyecek iki nokta daha

mevcut: Sanayi 4.0 beyaz ve mavi yakalı çalışanların sahip olması gereken yetkinlikleri değiştirecek. Yeni üretim teknolojilerini etkin biçimde yönetmek ve entegre olmuş dünyada gelirlerini arttırmak için şirketler şimdi sahip olduklarından daha yetkin bir işgücüne ihtiyaç duyacak. İşgücünün değişen yapısı nedeniyle, Ar-Ge, BT ve otomasyon gibi teknik, satış/pazarlama gibi müşteriye değen fonksiyonların daha da yaygınlaşması gerekecek. Özellikle kapsamlı tasarım bilgisine ve dijital/BT yetkinlerine sahip çalışanlara olan talep artacak. Bu sayede şirketler daha nitelikli işgücü için yeni istihdam fırsatları doğurabilecek. Örnek olarak endüstriyel veri uzmanı gibi yeni roller yaygınlaşmaya başlayacak. BT sistemleri kurumsal, üretim ve ürün

yaşam döngüsü yönetimi sistemlerini entegre edecek ve operasyonların oluşturduğu ağları kullanarak daha çok sayıda veri grupları oluşturacak. Endüstriyel veri uzmanları bu veritabanlarını düzenleyerek, analiz edecek ve operasyonları sürekli iyileştirmek için bulgulardan faydalanacak. Bu rolü üstlenmek isteyen adaylar, ağ sistemleri, istatistik bilimi ve programlama prensiplerine hakimiyetini göstermek durumunda kalacak.

400-500 bin kadar yeni iş imkanı

Önümüzdeki 10 yıllık süreçte üretim sektörlerinde nitelikli olmayan işçilik ihtiyacında 400-500 bin kadar azalma beklenirken yaklaşık 100 bin kadar yeni yüksek nitelikli çalışan ihtiyacı olacağı ve bunun yanında sanayileşmenin getireceği büyüme akımı sonucunda 400-500 bin kadar yeni iş imkanı doğacağı öngörülüyor. Türkiye’deki üretim sektörlerinin modellemesine dayanarak, Sanayi 4.0’ın getireceği yılda ek yüzde 2-3’lük büyümenin, verimliliğe dayalı istihdam kayıplarını fazlasıyla telafi edecek kadar artışa neden olması bekleniyor. Bu bağlamda önümüzdeki on yılda, istihdamda yüzde 5’lik bir mutlak artış yaşanması olası. Aynı zamanda, yüksek nitelikli işgücü yapısı ile gelir piramidinin ve Türkiye know-how altyapısının gelişeceği söylenebilir.


aÄ&#x;ustos 2017


dosya

10

Tırsan, gücünü insan kaynağından alıyor Türkiye treyler sektörünün 40 yıldır aralıksız pazar lideri olan Tırsan, geliştirdiği ürün ve hizmetleri ile müşteri ihtiyaçlarına her daim çözüm sunuyor. Ortadoğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu ve 2009`dan bu yana Tırsan Treyler İşletmeler Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ahmet Yılmaz, Tırsan İnsan Kaynakları Politikası ve Uygulamaları hakkında açıklamalarda bulundu. Yılmaz, “Firmamız, bir işin anlaşılmasını ve doğru yapılmasını, çalışanlarının sürekli geliştirilmesini bir disiplin haline getirmiş bir kuruluş. Sürekli düşünmeyi, fikir üretmeyi, hayal eden ve işi parçaları ile değil, bütünüyle görüp ilişkilendiren insan kaynağının kazanılmasını bizim için son derece önemlidir.” diye belirtti.Yılmaz sözlerine şöyle devam etti: “Bilindiği gibi yatırım malı üretip Dünya`ya satış ve pazarlamasını yapan, Avrupa`nın en geniş ürün gamına sahip olan treyler üreticisiyiz. Bizim için

üretim ve sürekli gelişme; araçlar, makine, ekipman ve insanlar arasındaki uyuma bağlıdır. Aynı zamanda süreçlerimizde uyguladığımız yalın sistem ile ürün ve hizmetlerimizi

israf ve fazlalıklardan arındırıp, daha güçlü, sistematik ve verimli çalışanlar yetiştirmeyi hedefledik. Buradaki gücümüzü sürekli ve tutarlı olarak sürdürdüğümüz yüksek performan-


4 ana soru üzerinden hareket

“Müşteri ne istiyor?” “Müşteri isteklerini nasıl karşılarım?” “Kullanacağım kaynaklar nelerdir?”

“Kaynakları nasıl yönetebilirim?”. Bu soruların cevabını en doğru şekilde vermek için katma değerli insan kaynağı yaratmak gerekmektedir. Firma olarak amacımız, bu kaynağı sürekli geliştirip çalışanlar arasında-

ki bütünlüğü, eşitliği ve adaleti sağlayarak rotasyon programları ile çalışanlarımızın işlerine bütünsel bakış açısını sağlamaktır” diyen Ahmet Yılmaz, bilimsel ve rakamsal metotları kullanarak, uygulamalı öğrenmeyi sağlayacak eğitimler (Jishuken, Hızlı iyileştirme aktiviteleri, Kaizen atakları) başlattıklarını söyledi. Yılmaz, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Üretim, geliştirme ve proje performansı; üretimi sağlayan araçlar, makine & ekipmanlar ile onları kullanan insanlar arasındaki yüksek uyumla gerçekleşir. Yalın sistem liderleri güçlü insanlar geliştirir ve yetiştirir. Tırsan içerisinde sürekli uyguladığımız hat lideri gelişim programları geleneğinde “uygulamaya” yönelik güç, ana temayı oluşturur. Firma olarak çalışanlarımıza, sürekli ve tutarlı yüksek performans, fırsatlardan en erken ve etkin yararlanabilme kabiliyeti, kriz zamanlarında dayanıklılık, adapte olma, hayal kurabilme ve ilerleyebilme kapasitesi, yenilik yaratma, öğrenme, kendini ve çevresini geliştirebilmeleri yönünde destek oluyoruz.”

ağustos 2017

sımızdan, fırsatlardan en erken ve etkin yararlanabilme kabiliyetimizden, kriz sürecini yönetme yetimizden, yenilikçi, kendini geliştirmeye ve öğrenmeye meraklı özelliklerimizden almaktayız. Hat lideri gelişim programı geleneğimizle bu özelliklerimizi öne çıkararak sürekli gelişmeyi, uygulamalı olarak yapmaktayız.” Gelişim programlarında, öncelikle üretim hattındaki çalışanlarına Tırsan değerlerini, vizyonunu ve misyonunu bilmelerini ve iletmelerini sağladıklarını belirten Yılmaz, bu sayede ilerlemeyi sürdürülebilir kılıp, daima teşvik edecek süreçler geliştirdiklerini vurguladı. “Süreçlerimizde kullandığımız yalın üretim sistemi uygulamaları olan Jishuken, Kaizen ve hızlı iyileştirme aktiviteleri doğrultusunda çalışanlarımızın, süreci ve tecrübeyi içselleştirmelerini sağlayıp, ana konuların her zaman göründüğünden çok daha basit olduğunu benimsemelerini ve süreci zorlaştırmamalarını sağlamaya çalışıyoruz” diye belirten Ahmet Yılmaz, tüm bu çalışmaları yaparken 4 ana soru üzerinden hareket ettiklerini söyledi.


dosya

12

Gençleri eğitiyor, maaş veriyor, meslek edindiriyor Yenilikçi ürünlerinin yanı sıra eğitime ve insan kaynaklarına verdiği önemle öne çıkan OKT Trailer, gençlerin yaşadığı iş sıkıntısını çözmek için ‘İş Akademisi’ kurdu. Firmanın açtığı kursa katılan gençler bir yandan maaş alıyor diğer yandan da meslek ediniyor. Kursu başarı ile tamamlayan kursiyerler meslek edinmenin yanında nitelikli bir işe kavuşmuş oluyor. Treyler sektöründe çalışmak isteyenlere öneriler:

Türkiye’de gençlik bir yandan iş sıkıntısı yaşarken diğer yandan da istihdam sağlayan kurum ve kuruluşların en büyük sıkıntısının da kalifiye eleman olduğunu belirten OKT Trailer İnsan Kaynakları Sorumlusu Kazım Önder, “Yasalara göre 48 ayrı iş kolunda ‘Mesleki Yeterlilik’ belgesi zorunluluğu var. 2017 yılında bu zorunluluğu kapsayan meslek kolu 107 olacak. OKT olarak bu işin hem eğitimini ve belgesini verip hem de yetiştirdiğimiz kişilerin tamamını istihdam ediyoruz. 2017 yılı için de üretim alanında çalışan sayımızı yüzde 50 oranında artırma kararı aldık. 18 yaş üstü ve sağlık durumu elverişli, ekibimiz içinde yer alıp meslek sahibi olarak firmamızda çalışmak isteyen herkesi akademimize bekliyoruz” dedi. OKT Trailer’de 70 beyaz yaka, 180 mavi yaka çalışanı olduğunu belirterek, Türkiye’deki insan kaynağının avantajı ve dezavantajları hakkında şunları söyledi: “Ulu Önder Atatürk’ün vecizelerinde milletimiz ile ilgili söylemleri ‘Türk milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır’ evet zekiyiz, çalışkanız bizi avantajlı kılan en

büyük özelliklerimiz bunlar ancak, endüstri toplumu olma, iş disiplini, etiği ve süreçlerimizi sürdürebilir kılma, noktalarında büyük eksikliklerimiz var. Toplum olarak eksikliklerimiz farkındayız ancak gidermek adına istenilen düzeyde hareket almıyoruz. Mesleki anlamda gelişimden uzak duran ve sorumluluk almak istemeyen hep beyaz yakalı bir

Sahip olduklarında kişileri gerçekten mutlu edecek hedeflerinin iyi belirlenmesi ve nelerin motive edeceğini düşünerek işe koyulmaları, Hangi işi yapmak size anlamlı geliyor? Hangi işi başardığınızda heyecan duyuyorsunuz? Hangi iş sizi sabah yatağınızdan kalkmanız için güç veriyor? Bir işi yaparken heyecan duymanız ve o işi severek yapmanız gerçekten mutlu olacağınız işi belirlemenin en etkili yöntemlerinden biri. Bu anlamda kariyer hedeflerine yön verilmeli.

çalışan olma hayali kuran adaylarla karşılaşıyoruz. Toplum olarak meslek sahibi olmanın kişinin kolundaki altın bilezik olduğu algısından ciddi anlamda uzaklaşmış durumdayız.”


dosya

14

Otokar İnsan Kaynakları Direktörü Berent Ergin:

Dünya çalışan gelişiminde 70-20-10 prensibine yöneliyor Otokar İnsan Kaynakları Direktörü Berent Ergin, dünyanın çalışan gelişiminde 70-20-10 prensibine doğru yöneldiğine dikkat çekerek “Yani çalışan gelişiminin yüzde 70’i birebir deneyimlerden (staj, yarı zamanlı çalışma, proje bazlı çalışma vb.), yüzde 20’si sosyal öğrenme ile (deneyimli çalışanlardan işi öğrenme, çıraklık vb.), yüzde 10’u ise sınıf eğitimlerinden oluşuyor.” şeklinde konuştu.

O

tokar’ın bünyesinde yaklaşık 700 ofis çalışanı ve 1600 saha çalışanı bulunuyor. Türk Otomotiv sanayinin en önemli markalarından biri olan Otokar’ın insan kaynağı politikalarını Otokar İnsan Kaynakları Direktörü Berent Ergin şöyle açıkladı: “Otokar İnsan Kaynakları olarak çalışma arkadaşlarımızdan aldığımız güçle, karşılıklı güven ve saygının hâkim olduğu, katılımın ve çeşitliliğin değer gördüğü bir şirket olma hedefini benimsiyoruz. İnsan Kaynakları Politikamızı, sahip olduğumuz nitelikli insan kaynağının sürekli gelişimini, motivasyonunu ve Otokar Ailesi’ne bağlılığını sağlamak şeklinde tanımlayabiliriz. Faali-

yet gösterdiğimiz sektörler ülkemizin en hızlı değişen, ileri düzey teknolojik sistemlerin geliştirildiği ve kullanıldığı sektörlerdir. Bu dinamizm işe alım kriterlerimizi doğrudan şekillendiren en önemli unsurdur. Pozisyonlarımız için aradığımız niteliklerin başında adayların araştırmacı bir ruha sahip olmaları, “uygulayıcıdan” çok “yaratıcı” olabilmeleri ve faaliyet alanlarımıza tutkuyla bağlı olmaları gelmektedir. Bu genel niteliklerin yanı sıra adaylarımızın; pozisyon yetkinliklerine sahip, proaktif, kendini sürekli yenilemeyi ve geliştirmeyi hedeflemeleri ve İngilizce’ye hakim olmaları

da son derece önemli. Bu özelliklerin dışında faaliyet gösterdiğimiz alanların bir sonucu olarak, adayların ilgili alana özel teknik bilgi ve deneyimlerinin önemli olduğu kritik pozisyonlarımız olabiliyor.”

Mühendislik eğitimi pratikle desteklenmeli

Türkiye’de nitelikli yeni mezun adaylara ulaşmada sıkıntı yaşamadıklarını dile getiren Ergin, ancak deneyimli mühendislere ulaşma konusunda Sakarya’da oluşlarının etkisini hissettiklerini söyledi. Türkiye’de mühendislik eğitiminin muhakkak nitelikli


lışmalara zaman ve kaynak ayırmamız gerekiyor.” Rekabette olduğumuz ülkelere göre çok daha genç bir insan kaynağına sahip olduklarını dile getiren Ergin, bunun gelecek yıllarda bize büyük bir enerji ve güç vereceğini söyledi. “Öte yandan, gerekli teknik donanım ve eğitim verilemediğinde bu gençlerin bu enerjisini iş dünyasına kazandıramıyoruz. Gençlerin yeni teknolojilere ayak uydurması ve teknik yeterliliklerini artırması her geçen gün daha önemli hale geliyor. Çok yakınımızda olan büyük değişimlere şimdiden hazırlık yapmak için gençlerin eğitimine çok daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini düşünüyoruz.” diyen Ergin, bu sektörde kariyer yapmak isteyenlere şu önerilerde bulundu:

Dünya 70-20-10 prensibine doğru yöneliyor

“Daha önce de değindiğimiz gibi, sektörün dinamik bir ruhu var. Bu dinamizme ayak uydurmak ve sektörde aranılan bir çalışan olmak için paylaşabileceğimiz en büyük öneri gelişim alanında olacaktır. Bu sektörde başarılı olmak isteyen genç-

ler karşılarına çıkan her türlü gelişim fırsatını değerlendirmeliler. Gelişim fırsatı dediğimizde yalnızca alınan sınıf eğitimlerini ve okulu kastetmiyoruz. Online ve mobil eğitim dünyası her geçen gün büyüyor ve birçok önemli eğitime evden erişim imkânı sağlıyor. Bunun yanında tüm dünya çalışan gelişiminde 70-20-10 prensibine doğru yöneliyor. Yani çalışan gelişiminin yüzde 70’i birebir deneyimlerden (staj, yarı zamanlı çalışma, proje bazlı çalışma vb.), yüzde 20’si sosyal öğrenme ile (deneyimli çalışanlardan işi öğrenme, çıraklık vb.), yüzde 10’u ise sınıf eğitimlerinden oluşuyor. Bu prensipten hareketle, uzun dönemli staj programları, üniversite sanayi iş birliği çerçevesinde gerçekleştirilen proje bazlı çalışmalar, gençlerin dahil olabilecekleri en önemli gelişim fırsatları. Çalışan ayağında da sürekli gelişim ve dönüşüm yine başarının temel taşı. Bunun yanında teknik bilgi ve yeterli yabancı dil seviyesine sahip olmak, sektörün aranan çalışanları arasında olmak için en önemli yetkinlikler. Bu sektöre girmek isteyen çalışanların bu alanlarda kendilerine yatırım yapmalarını önerebiliriz.”

ağustos 2017

bir pratik ve uygulama dönemi ile desteklenmesi gerektiğine inandıklarını dile getiren Ergin, “Bu nedenle anlaşmalı olduğumuz üniversitelerde mühendislik eğitimi alan başarılı öğrencilere şirketimizde yıl içerisinde tam ve yarı zamanlı çalışma imkânı sağlamaktayız. Bu öğrencilerimizden mezuniyetten sonra birlikte çalışmaya devam ettiğimiz çok sayıda çalışma arkadaşımız da oldu.” şeklinde konuştu. Saha çalışanlarında ise Tig-Gazaltı Kaynakçılığı, Oto Boyacılığı, Abkant-Punch Operatörlüğü gibi alanlarda istihdam konusunda sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Ergin, açıklamasına şöyle devam etti: “Son dönemde mesleki eğitimde yasal düzenlemelerle birlikte piyasada çıraklıktan yetişmiş fakat yasal mevzuata göre istenen eğitim şartlarını karşılamayan çalışanların varlığı da bu sıkıntıyı arttıran bir faktör. Buradan hareketle Meslek Lisesi öğrencilerine de uzun dönemli staj imkânı sunmaktayız. Yani nitelikli çalışan istiyorsak işverenler olarak taşın altına elimizi koyup, gençlerin niteliklerini artıracak ça-


dosya

16

Koluman Otomotiv Endüstri İnsan Kaynakları, İletişim ve Özel Projeler Müdürü Hülya Baltalı:

Doğru ve sürdürülebilir büyümenin anahtarı insan kaynaklarıdır

Şirketlerde doğru ve sürdürülebilir büyümenin anahtarının insan kaynakları olduğunu belirten Hülya Baltalı bunun da, çalışan bağlılığı ve çalışanların sürekli gelişimini temel alan, başta teknoloji olmak üzere dünyadaki değişim ve trendleri yakalayan, geleceğe yatırım yapan insan kaynakları politikalarının uygulanması ile sağlanabileceğini söyledi.

D

ünya sosyal, kültürel, bilimsel her konuda hızlı bir değişim içerisinde, bu değişime ayak uyduramayan şirketler için gelecek zor olacak. 126 beyaz 426 mavi yaka olmak üzere toplamda 552 çalışanı bulunan Koluman Otomotiv Endüstri, 5 yıl için ciddi bir büyümeyi planlıyor. Koluman Otomotiv Endüstri İnsan Kaynakları, İletişim ve Özel Projeler Müdürü Hülya Baltalı, Koluman’ı ileri taşıyacak, geleceğe yönelik pozisyonlar oluşturmaya çalıştıklarını söyledi. “Çalışan bağlılığı en önem verdiğimiz konu. Maaş ve sosyal haklar, çalışanlar için en önemli konulardan olmakla birlikte çalışan bağlılığı daha çok maddi olmayan konulara dayanıyor. Çalışanların kendilerini değerli hissetmeleri, markaları ile gurur duymaları, şirket içi iletişim kanalları, sosyal faaliyetlerin çeşitliliği, esnek çalışma saatleri, kendini geliştirme imkânları gibi konular çalışan bağlılığını etkileyen en önemli faktörler.

Bununla ilgili gerçekleştirdiğimiz ve planladığımız çalışmalarımız mevcut. Örnek olarak fabrika içerisinde çalışanlarımız için içerisinde birçok sosyal olanak barındıran bir iletişim merkezi kuracağız” diyen Baltalı, Çukurova Bölgesi için önemli bir istihdam kaynağı olduklarını ve bu bakış açısıyla, başta bölge üniversiteleri ve okulları olmak üzere Türkiye’nin çeşitli okullarından mezun olan kişilere fırsatlar tanımaya çalıştıklarını ifade etti. Baltalı, insan kaynağı politikaları ile ilgili sözlerine şöyle devam etti: “Üniversitelerle ilişkilerimize ve uzun dönem stajyerlik konusuna önem veriyoruz, stajyer arkadaşlarımızla çalıştığımızda hem onların gelişimine katkıda bulunuyoruz, hem de onları yakından tanıma fırsatı yakalıyoruz. Stajyerlerimizi staj süreleri boyunca değerlendirip yeni mezun seviyesinde pozisyonlarımızda bu arkadaş-

larımıza öncelik vererek istihdam sağlamaya çalışıyoruz. Yine benzer şekilde Meslek Liseleri ile yaptığımız ve planladığımız bazı çalışmalarımız mevcut. Adayların teknik anlamda yeterliliklerini, pozisyon için belirlenmiş gerekli nitelikler bazında değerlendiriyoruz. Yurtdışı lokasyonlarımız, yabancı müşterilerimiz, tedarikçilerimiz, yabancı yönetici ve çalışanlarımızı göz önüne aldığımızda yabancı dil tabii ki olmazsa olmazlarımızdan. Yetkinlik anlamında ise kurumsal bakış açımıza uyum sağlayabilecek, sürekli gelişime açık ve ekip çalışmasına yatkın yetkinlikte arkadaşlar arıyoruz. “ Hem otomotiv ana sanayi, hem otomotiv yan sanayi sektörlerinde iş gücü anlamında Türkiye’nin gelişmiş olduğunu belirten Baltalı, özellikle teknoloji ve otomasyonun öne çıktığı bir dönemde olduklarını, artık gerek pazarlama gerek İK tarafında internet ve sosyal medyanın aktif kullanılması; üretim yapan şirketlerin, üretim tarafında maliyetlerini kontrol altına alması, süreçleri hızlandırması için bu çağı yakalaması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin bu konuda gideceği yolu olduğunu dile getiren Baltalı, robot, otomasyon, teknoloji ile ilgili pozisyonlarda daha fazla uzman yetişmesi gerektiğini, bu konularda iyi adayları yakalamak ve tutmanın önemli olduğunu ifade etti.

Beyin göçü ile nitelikli iş gücü kaybediyoruz

“Genç bir nüfusumuzun olması tabii ki Türkiye’deki insan kaynağında en büyük avantajımız. Dinamik, enerjik bir insan kaynağına sahibiz. Şirket içerisinde, üniversi-


insan kaynağının farkındalıklarını arttırmamız gerekiyor. Öğrencilerimizin, daha okurken sosyal yönlerini, sorumluluk ve insiyatif alabilme, planlama yeteneklerini geliştiriyor olmaları lazım. Bizlerin işveren olarak farklı jenerasyonların bir arada çalışmalarını sağlayacak şekilde şirket için en uygun yapıyı hazırlamamız gerekiyor.”

Sürekli iyileştirmenin, şirketin bir parçası olması gerekiyor

Hülya Baltalı, otomotivin değişken dinamikleri olan bir pazar olduğunu, pazarı yakalamak için sürekli pazarı takipte ve yenilikçi olunması gerektiğinin altını çizdi. “Rekabetin yüksek olmasından dolayı verimi

arttırmanız, maliyetlerinizi sürekli kontrol altında tutmanız gerekiyor. Sürekli iyileştirmenin şirketin bir parçası, kültürü haline gelmesi gerekiyor” diyen Baltalı, bu sektörde çalışacak kişilere nitelikli ve diğer adaylar arasından öne çıkan bir aday olmak için şu tavsiyelerde bulundu: “Öncelikle henüz eğitimi devam eden arkadaşlara sadece üniversite eğitimi ile sınırlı kalmamalarını, kulüplere katılmaları, takım çalışmalarında görev almaları, hobileri olması gibi sosyal konularda da kendilerini mutlaka geliştirmelerini tavsiye ediyorum. Kendilerini ifade edebiliyor olmaları çok önemli. Staj dönemlerini mutlaka doğru ve katma değerli geçirmelerini tavsiye ediyorum. İş hayatında daha tecrübe sahibi olanlara tavsiyem ise, sadece yaptıkları işi değil, süreçler arası etkileşimleri de göz önüne almalarıdır. Pazarı, rakipleri, müşteri isteklerini daha iyi anlayabilen, şirket stratejilerine uyumlu bir şekilde yenilikçi, büyük resmi görebilen, her ne iş yapıyor olursa olsun rutinden çıkıp fark yaratabilen adaylar ön planda olacaktır.”

ağustos 2017

telerimizde, meslek okullarımızda teknik anlamda nitelikli ama diğer yandan da sosyal yönü de kuvvetli, farkındalığı yüksek, vizyonu geniş insan kaynağı yetiştirmemiz lazım. Türkiye’deki en büyük insan kaynağı problemlerinden birisi, son yıllarda giderek de artan bir şekilde yurtdışına beyin göçü ile nitelikli iş gücü kaybediyor olmamız. Mevcut nitelikli insan kaynağını ülkemizde tutabilmeli ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağıtabilmeliyiz. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde kurumsal istihdamın yayılması önemli ki nitelikli iş gücü farklı bölgelerde çalışmaya istekli olsun” diyen Baltalı, sözlerine şöyle devam etti: “Diğer bir konu, yeni jenerasyonu biliyoruz; özgürlüklerine daha düşkün, baskı altında çalışmayı sevmeyen, daha sabırsız, karar mekanizmaları içerisinde yer almak isteyen bir jenerasyon; ama baktığımızda bunun için çaba da sarf etmeleri gerekiyor. Sadece üniversiteye adım atmak ne yazık ki artık yeterli değil, rekabet yüksek. Bu yeni


18

Çekici Kamyon Treyler 2014 18.357 16.805 26.811 2015 18.470 23.035 24.062 2016 9.271 21.800 18.338 2017/6 2.618 4.840 7.490

Çekici başına düşen treyler oranında dengesizlik artıyor

2

016 yılını bir önceki yıla göre düşüş ile kapatan ağır vasıta pazarı, 2017 yılının ilk yarısında da artış sağlayamadı. Referandum sonrası pazar toparlanma sinyali verse de umutlar yılın ikinci yarısına kaldı. TÜİK verilerine göre geçen yılın ilk yarısında 5 bin 14 treyler satışı gerçekleşirken, sektörün bu yılki satışları yüzde 20 düşerek 4 bin adetlerde kaldı. TAİD verilerine göre kamyon-çekici satışları bu yılın ilk 6 ayında 8 bin 810 adet olarak gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı döneminde 10 bin 458 adet kamyon-çekici satışı gerçeklemişti. Böylece pazarda yüzde 16 oranında bir düşüş oldu. Pazarın bu denli büyük bir düşüş göstermesinde çekici satışlarındaki büyük gerileme etkili oldu. Geçtiğimiz yıl 5 bin 618 adet çekçi satılırken bu yılın ilk 6 ayında ise sadece 2 bin 216 çekici satışı gerçekleştirildi. TREDER Başkanı Kaan Saltık, yılın başında dile getirdikleri ‘destek’ talebinde ne kadar haklı olduklarının zamanla daha iyi

anlaşıldığını vurgulayarak “2011 yılında 27 bin adetle en yüksek satış adedini yaşayan treyler pazarı, düşüş yaşamaya devam ediyor. Türkiye treyler pazarının ortalama 25 bin adetlerde olması gerekiyor. Bu yılı da hesaba katarsak

son üç yıldır ortalamanın aşağısında seyreden bir pazarımız var” dedi.

1 çekiciye karşılık, 2.86 treyler satıldı

Başkan Saltık, treyler sektöründeki dü-


şüşün yanı sıra kamyon ve çekici oranındaki dengesizliğin iyi irdelenmesi gerektiğini kaydetti. Bugüne kadar satılan her 1 çekici karşılında 1.4 treyler satıldığını ifade eden Saltık, “Bu yıl bu oranda iki kat bir değişim yaşandı ve 1 çekici karşılığında 2.86 treyler satıldı” dedi. 2014 yılında çekici treyler oranının 1.46, 2015 yılında 1.30, 2016 yılında 1.98 olduğunu aktaran Saltık, “Bu bize gösteriyor ki, piyasada kamyon çekici dengesizliği yaşanıyor. Bunun en büyük sebebinin pazarda oluşan 2. El çekici fazlalığı olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Euro 6 etkisi ve 2. El bolluğu

2014 ve 2015 yılında 37 bin çekici satıldığına dikkat çeken Başkan Saltık, Euro 6 öncesi satışların anormal şekilde arttığını belirtti. Satın almaların erkene çekilmesiyle piyasada 2. El bolluğu yaşandığına dikkat çeken Saltık, “2016 yılında 9 bin 271 adet çekici satıldı. 2017 yılının da bu adetlere yakın gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Buna karşın kamyon pazarı istikrarını koruyor. 2014 yılında 16 bin 805 adet kamyon satışına karşın 2015 yılında 23 bin 35 adet kamyon satışı gerçekleşti. 2016 yılında ise 21 bin 800 adet kamyon satışı gerçekleşti. Bu yılın ilk yarısında 5 bin 618 adet kamyon satışı kamyon ve çekici dengesizliğinin devam ettiğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

Intermodal etkisi

Son yıllarda çevreci ve sürdürülebilir taşıma modlarının arttığına işaret eden Saltık, entegre lojistik firmalarının son zamanlarda treyler alımlarında demiryolu ve denizyolu kom-

binasyonuna uygun alımlara yöneldiklerini savundu. “Lojistik firmaları yeni treyler yatırımları yaparak filolarını daha verimli kullanma yoluna gidiyorlar. Bu da çekiciden çok treyler yatırımlarını cazip kılıyor” diyen Saltık, treylerdeki teknolojik gelişmenin de buna ön ayak olduğunu vurguladı. Saltık’ın bu konudaki görüşleri şöyle:

Treyler teknolojisi arttı

“Son yıllarda çekicilerde Euro 6 normlarıyla birlikte treylerin standartları da değişti. Öyle ki fren sistemleri, telematik, ağırlık vb. konularda treyler teknolojisi gelişti ve yeni standartlara sahip oldu. Lojistik firmaları yeni teknolojik treylere ihtiyaç duymaya başladı. Burada ihtiyaçlara yönelik yeni treylerleri de eklemek lazım. Platform kasalar ahşap kasaların yerlerini aldı ve bireysel taşımacıların en çok tercih ettiği araçlardan biri oldu. Yine aynı şekilde buna konteyner taşıyıcıları ve ADR’li tankerleri de eklemek mümkün.”

Taşeronlaşma

Lojistik sektöründe konsalidasyonun aynı zamanda taşeron kullanmaya yol açtığını da dile getiren Saltık, lojistik firmalarının alt kademede şoförlü çekici kiralamaya yöneldiğini, bu yüzden de yatırımlarını çekici yerine treyler yatırımını artırdığını vurguladı.

Yalçın 38 23 OKT 18 19 Takdir 54 16 Seyit Usta 5 8 Efe 14 5 Arıtaş 14 4 BRF 20 3 DİĞER İMALATÇILAR 5999 4091 TOPLAM 10826 7490 TÜİK

ağustos 2017

2016 yarı yıl 2017 yarı yıl TREDER ÜYELERİ 4827 3399 Tırsan/Kass/Tal 2096 1350 Serin 670 492 Sahtecilik halen büyük dert Krone 475 422 Başkan Saltık, çekici ve treyler orantısızlığındaki en acı nedeni Freuhauf /Otokar 290 202 ise Sahtecilik (change) olarak açıkladı. Treylerin birkaç kez Koluman 167 191 ruhsata işlendiğine dikkat çeken Saltık, “Sahteciliğin ulaştığı boÖzgül 282 185 yutları tam olarak belirlemek güç olsa da her yıl 1000 civarında Makinsan 160 175 treylerin sahteciliğe maruz kaldığını tahmin ediyoruz. Merdivenaltına yönelik denetim eksikliği de sahteciliği tetikliyor. Treyler Öztreyler 362 150 üretmek yerine belge ticareti yapılıyor. Üretilmeyen araçlar Aydeniz 112 65 sahte belgelerle trafiğe çıkartılıyor. Sahtecilik sağlıklı pazarın Nursan 47 gelişmesinde halen büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaya Ali Rıza 50 42 devam ediyor.” şeklinde konuştu.


20

Tırsan Avrupa’daki üçüncü tesisini açtı Tırsan, Almanya’nın Ulm şehrindeki yeni üretim tesisini açarak, Avrupa’daki üretim tesisi sayısını 3’e çıkardı. Yeni üretim tesisinin açılışına 14 ülkeden 300’ün üzerinde müşteri katıldı.

T

ırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen açılışa, Baden-Württemberg Eyaleti Ekonomi Müsteşarı Katrin Schütz, Ulm Belediye Başkanı Martin Bendel, Achstetten Belediye Meclis Üyesi Paul Bailer, Heilbronn Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tobias Bernecker, VSL-BW (Verband Spedition und Logistik Baden-Württemberg e.V.) Ceo’su Andrea Marongiu ve VSL-BW Başkanı Karlhubert Dischinger başta olmak üzere değerli isimler katılım gösterdi. Tırsan Pazarlama, Satış ve Satış Sonrası Bayi Geliştirme Genel Müdür Yardımcısı Alper Aydın, açılış töreninde yaptığı konuşmada; 1893’de Ulm şehrinde treyler üretimine başlayan Kässbohrer markasının tarihçesi hakkında katılımcılara bilgilendirmede bulundu. Aydın, “Kässbohrer 2016 yılının başında köklerine, yani Ulm’e dönmeye karar verdi. Käss’bohrer, Karl Kässbohrer’in inovatif mirasına sadık kalarak Hoyer grubuyla işbirliği içinde bitüm tankeri ile IAA 2016’da “Güvenlik” kategorisinde Treyler İnovasyon ödülünü kazandı. Kısa

bir süre sonra, bu yılın başlarında bu başarılarını sektörün önde gelen dergilerinden Verkehrsrundschau’nun ödül töreninde “2017 Yılında İmajını En Çok Yükselten Marka” ödülü ile taçlandırdı. Kässbohrer, treyler ve lojistik sektörünün geleceği konusunda üniversiteler ile yürüttüğü iş ortaklıklarına yenilerini eklemektedir. Tırsan,Türk-Alman Üniversitesi (TAÜ) ile birlikte otomotiv, Ar-Ge yatırımları ve akademik anlamda geleceğe dair

yeni projelerde birlikte yer almak ve lojistik sektöründeki ihtiyaçlara yeni çözümler üretmek adına protokol imzalanmıştır ve çalışmalar aralıksız olarak devam etmektedir. Biz 124 yıllık geçmişi olan bir marka olduğumuz için ve bugün artık 55’den fazla ülkedeki müşterilerimize ulaşıyor olmaktan gururluyuz.” açıklamasında bulundu. Tırsan’ın Avrupa’daki başarılarına dikkat çeken Alper Aydın, “2016 yılına


Aydın; “Biz Sadece Treyler Üreticisi Değiliz”

Aydın sözlerine şu şekilde devam etti, “Biz sadece bir treyler üreticisi değiliz. Çeşitli hizmetlerle her zaman müşterilerimizi düşünüyoruz ve hayatlarını kolaylaştırıyoruz. K-Advance Care Bakım Paketi ile Kässbohrer olarak 6 bin servis noktasında ve Avrupa’nın 16 ülkesinde avantajlı sabit ve yönetilebilir maliyetler ile kesintisiz bir hizmet garanti ediyoruz. K-Advance Care Bakım Paketi size 365 gün ve 24 saat boyunca hizmet sunmaktadır. Kässbohrer Yol Yardım Hizmeti, arızalanan aracınızı en yakın servise çekme işlemini düzenlemek için 17 dilde ve 27 ülkede mevcuttur. Ayrıca K-Finance hizmetimizle müşterilerimize finansal çözümler sunmaya devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Tırsan Yeni Ürünlerini Ziyaretçilerin Beğenisine Sundu Ulm Fabrikasının açılışında Kässbohrer Kâğıt Taşıyıcı K.SCP X, Kässbohrer Tank Konteyner Taşı-

yıcı K.SHF T, Kässbohrer Air Cargo K.SCA ve Tırsan Ar-Ge merkezi tarafından geliştirilerek 2014 yılında “Made in Russia” olarak üretilmeye başlanan 32 m3 Kässbohrer Damper K.SKS olmak üzere 4 yeni aracını misafirlerinin beğenisine sundu. Almanya pazarına özel olarak üretilen yeni 24 m3 Kässbohrer Damper, Ulm açılışında büyük ilgi gördü. Gerçekleşen açılışta Tırsan, toplamda 18 adet Kässbohrer marka aracını sergiledi.

Tırsan Avrupa’nın En Geniş Ürün Gamına Sahip Treyler Markası

Türkiye’nin lider treyler üreticisi ve Avrupa’nın en geniş ürün gamına sahip treyler markası olan Tırsan, Avrupalı firmaların ilk tercihi olmaya devam ediyor. Sahip olduğu geniş ürün gamı ve inovatif ürünleri ile 55 farklı ülkeye ihracat yapan Tırsan, Almanya Goch fabrikasından ise 21 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Almanya’da ilk üretim tesisini 1998 yılında Goch şehrinde açan Tırsan, Almanya’nın güneybatı eyaleti BadenWürttemberg’de toplam 100 bin m2 üzerinde yer alan Ulm’de Üretim, Satış ve Satış Sonrası hizmetlerini sunacak olan tesisi kurdu. Ulm; Almanya’nın güneyindeki Stuttgart ve Münih gibi başlıca şehirleri birbirine bağlayan A8 karayolu ile Kuzey Avrupa’yı Güneye bağlayan ve Almanya’nın en uzun karayolu olan A7 karayolunun kesiştiği lokasyonda yer alıyor. Öte yandan, taşımacılığın ve

ulaşımın önemli bir bağlantı noktası olan Ulm şehrinde açılan tesis, Kässbohrer’in Güney Almanya’daki en önemli Satış Sonrası Hizmetler merkezi olacaktır.

Tırsan, 2017 İhracat Hedeflerine Sağlam Adımlarla İlerliyor

2017 yılında Türkiye treyler sektöründe, ihracatın da lideri olan Tırsan, TİM tarafından açıklanan 2016 yılı ilk 1000 İhracatçı Firma listesinde, bir önceki yıla oranla ihracatını yüzde 81 oranında artırarak 111. sırada yer aldı. 2012 yılında TİM İhracatçı listesinde ise 900. sıralarda yer alan Tırsan, 4 sene içerisinde toplam ihracatını 6 katına çıkartarak 120 milyon 509 bin 500 dolar ihracat gerçekleştirdi. Ayrıca otomotiv sektörünün sıralandığı ilk 1000 ihracatçı firma arasında ise Tırsan 21. sıraya yükselerek, 2016 yılında otomobil grubunda ihracatını en çok artıran markalar arasında 2. oldu. 2017 yılında toplam ihracatını 2016 yılına göre yüzde 25 artırma hedefi olan Tırsan, 150 milyon dolar ihracat cirosu hedefi ile sektördeki liderliğini sürdürmeye devam edecek.

Tırsan’dan Sosyal Sorumluluk Projelerine Destek

Ödül oyunları eşliğinde gerçekleştirilen açılışta, oyunlardan elde edilen gelir ve Tırsan tarafından yapılan bağış Almanya’da yayınlanan SÜDWEST PRESSE gazetesinin düzenlediği, yardıma muhtaç kişilere destek sağlayan “Aktion 100.000” kampanyasına bağışlandı.

ağustos 2017

bakarsak Avrupa ağır ticari araç pazarı yüzde 12 büyürken, treyler pazarının ise ancak yüzde 10 büyüdüğünü görmekteyiz. Satış ve yeni siparişler bakımından Kässbohrer, Avrupa pazarında yüzde 72’lik bir büyüme ile olağanüstü bir başarı gösterdi ve özellikle Almanya, Polonya ve Fransa’daki satışlarını ikiye katladı. Rusya pazarında özellikle tenteli perdeli ve damper segmentinde tekrar büyümeye başladı. Belçika’da 2016 yılında en büyük üretici firmalar arasında en çok büyüyen marka oldu. İngiltere pazarında Kässbohrer, toplam pazarın yüzde 15 oranında düşüşüne rağmen, İngiliz üreticiler dışında pazar payını arttıran tek marka oldu. 2017 yılının ilk 5 ayında, Avrupa ağır ticari araç pazarı yüzde 2,9’u oranında büyürken, treyler pazarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,8 ile hızlı bir büyümeye ulaştı. Pazar büyümelerine paralel olarak Kässbohrer Almanya, Fransa, Hollanda, Rusya ve Belçika gibi önemli pazarlarda önemli bir artış elde etti.” dedi.


22

Otokar, dijital dönüşüm için düğmeye bastı Otokar, ürün geliştirmeden üretime, satıştan bayi ve tedarik zincirine kadar tüm süreçlerini kusursuzlaştırmak için düğmeye bastı. 10 yılda Ar-Ge çalışmaları için gerçekleştirdiği 388 milyon TL’lik yatırımla sektörde ilklerin öncüsü konumunda olan Otokar, dijital dönüşüm stratejisi kapsamında farklı alanlarda 15 ayrı proje ile süreçlerini dijitalleştirecek. Proje ile birlikte iç iletişim çalışmaları, söyleşiler ve seminerler de hayata geçiriliyor.

T

ürkiye’nin öncü otomotiv ve savunma sanayii şirketi Otokar, 4’üncü sanayi devrimi olarak adlandırılan Endüstri 4.0’a geçiş için çalışmalara başladı. Türkiye’de sanayileşme ve modernleşme atılımlarının başladığı dönemden günümüze Ar-Ge, mühendislik kabiliyeti, deneyimli ve yetkin insan kaynağı ile 54 yılda birçok ilke imza atan Otokar, 15 ayrı proje ile yeni sanayi devrimine geçiş yapacak. Sakarya Arifiye’de ürettiği yenilikçi araçlarla 60’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren, geçtiğimiz yıl teknoloji ihracatına da başlayan Otokar, dijital dönüşüm vizyonunu ortaya koyarken odaklanacağı 4 ana alanı; Müşteriye Dokunan Dijital Kanallar, Dijitalleşmiş Üretim ve Tedarik Zinciri, Analitik Karar & Pazarlama ve Dijital Ürünler & Servisler olarak belirledi. Hayata geçirmeye karar verilen 15 proje, bu 4 ana temaya odaklanıyor. Hayata geçirilecek projelerle Otokar, müşterilerinin ve çalışanlarının memnuniyetini de artıracak. Belirlenen dijital vizyonun uzun soluklu ve önemli bir yolculuk olduğunu belirten Otokar Üretim ve Tedarikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Dijital

Dönüşüm Proje Lideri Ali Rıza Alptekin, “Otokar olarak kurulduğumuz ilk günden itibaren kendi teknolojimizi geliştirerek ürünlerimizde yerli ve milli kimlik özelliğini koruyarak, topyekûn mükemmellik felsefesi ile hareket ediyoruz. Ar-Ge çalışmaları için gerçekleştirdiğimiz 388 milyon TL’lik yatırımlarla sektörde birçok ilke imza attık. Uluslararası standartlarda yürüttüğümüz Ar-Ge çalışmalarıyla ürettiğimiz araçlarımız bugün 5 kıtada 60’ın üzerinde ülkede kullanılıyor. Otokar’ın ve hizmet verdiğimiz sektörün geleceği için hayli önemli olan bu dönüşüm, gelecekte karşılaşacağımız teknolojilere şimdiden hazır olmamızı sağlayacak” dedi. Dijital dönüşüm çalışmalarıyla şirketteki tüm birimlerin, paydaşların bilgi teknoloji sistemleriyle birbirine bağlanacağını belirten Alptekin şunları kaydetti; “Yeni teknolojilere de adapte olabilecek dijital dönüşüm projeleri Otokar’ın tüm iş süreçlerini hızlandıracak. En yeni üretim teknolojileri ile birlikte adapte edeceğimiz projeler üretimden tedarikçi veya bayiye kadar

tüm paydaşlarımızı akıllı iş platformuna kavuşturacak. 15 proje tamamlandığında üretimde, satış sonrası hizmetlerde yeni bir dönem başlayacak. Müşteriye özel ürün geliştirme süreçlerimizde bize hız katacak dijital dönüşüm çalışmaları ile, tedarik zincirinin bütün aşamalarında önemli sonuçlar elde etmeyi hedefliyoruz. Çağın gerekliliklerini yakından takip eden ve bu konuda alanına öncülük eden Otokar olarak gelecekte başarının anahtarının dijital dönüşüme ayak uyduranların elinde olduğuna inanıyoruz. Dijital dönüşümü yeni üretim segmentlerine girmek kadar önemli ve kritik bir fırsat alanı olarak görüyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz sektörlerde dijital dönüşüm yolculuğunda da öncü olmayı hedefliyoruz.” Alptekin dijital dönüşümün uygulamaya alınıp bitirilen bir proje olmadığını, bunun Otokar’ın kültürü haline gelmesini hedeflediklerini, bunun tüm paydaşlarımız tarafından içselleştirilmesi için iç iletişim çalışmaları, söyleşiler ve seminerlere de devam ettiklerini belirtti.


aÄ&#x;ustos 2017


24

İntermobil, TREDER üyeleri ile biraraya geldi

Türk treyler sektörünün tek temsilcisi olan Treyler Sanayicileri Derneği, 63 yıldır otomotiv dünyasının önde gelen markalarını Türkiye pazarına başarıyla sunan İntermobil Otomotiv’i ağırladı. 17 Ağustos 2017 tarihinde Koluman’ın Samandıra Tesisleri’nde gerçekleşen toplantıya İntermobil Yönetim Kurulu Başkanı Nadine Perahya, Genel Müdür Rıfat Perahya, Satış Müdürü Uğur Dal, Teknik Müdür Eyüp Aydın, Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü Seda Çağlayan katıldı.

TREDER’in sektördeki yerini çok önemsiyoruz

İntermobil Genel Müdür Rıfat Perahya, treyler pazarı ile ilgili değerlendirmelerini sunarken, aynı zamanda temsil ettiği markalar hakkındaki güncel bilgileri de katılımcılarla paylaştı. TREDER’in sektördeki yerini, sektöre verdiği hizmeti çok önemli bulduklarını kaydeden Perahya, TREDER’in her zaman yanında oldukları-

nı ve desteklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. İntermobil’de üçüncü jenerasyonu temsil ettiğini kaydeden Perahya, “Binek araç, otobüs, kamyon, çekici ve treylerlere yönelik ürün ve

sistemler sunuyoruz. 12 markanın temsilciliğini ve dağıtımını yapıyoruz. 2009 yılından beri Alman Hella ile ortaklığımız var uluslararası bir şirketin parçası olmaktan guru duyuyoruz.” şeklinde konuştu.


leme Sistemi), Peloton (Konvoylama Sistemi, Optilock (Elektronik Kilit Kontrol Sistemi), Optiflow (Aerodinamik Sistemler), Optitire (Lastik Basınç Sistemi), Transics (Filolar İçin Telematik Sistemi).”

Hella dünyanın en büyük 50 otomotiv tedarikçisinden biri

Türkiye’de 154 bin treyler var

Türkiye’deki araç parkı hakkında bilgi veren Perahya, TÜİK verilerine göre ülkemizde 833 bin kamyon göründüğünü ancak kendi hesaplamalarına göre 470 bin adet kamyonun aktif olduğunu söyledi. Perahya, treyler parkıyla ilgili ise şu değerlendirmeyi yaptı. “Treyler rakamlarıyla ilgili resmi bir veri yok ancak kamyon ve çekici grubuyla oransal olarak baktığımızda yaklaşık 154 bin treyler olduğunu düşünüyoruz. Temsil ettiğimiz markaların satışından yola çıkarak 2016 yılında 25 bin 510 adet treyler üretimi yapıldığını tahmin ediyoruz. Bu rakama nasıl ulaştık? Wabco olarak yüzde 86 oranında bir pazar payımız var. Treyler üreticilerine yaptığımız komple fren seti satışlarından yola çıkarak böyle bu rakama ulaştık. Tabi bu rakamların içerisinde Türkiye’de üretilen ve yurtdışına ihracat edilen treylerler de dahil.”

Treyler sektöründe konsolidasyon devam ediyor

2.8 milyar dolar ciro ile bitirdi. 27 ülkede fabrikası, 13 bin çalışanı var. 2440 mühendis bulunuyor. Geçen yıl 319 yeni patent aldı. Gelirin yüzde 4.8’ini Ar-Ge yatırımı olarak kullanıyor. Forbes tarafından açıklanan verilere göre dünyanın en büyük 2 bin şirketi arasında” diyen Perahya, “Türkiye’de 79 adet Wabco servisimiz var. Bu servislerde 850 kişi çalışıyor. 40 serviste yol yardımı mevcut. Toplam 140 bin metrekare, 290 kanal var. Yılda 205 bin adet araç servis hizmeti alıyor” şeklinde konuştu. Wabco’nun yeni teknolojileri hakkında da bilgi veren Perahya, aşağıdaki sistemleri videolu gösterimleriyle tanıttı: “On Guard Max (Yeni Radar Sistemi, Mobileye (İleri Araç Görüş Sistemi), Optilink (Mobil Uygulama İle Treyler Bilgi Ve Kontrol Sistemi), Onhand (Elektropnömatik Park Freni), Oncity (Şehir İçi Sürüş Destek Sistemi), Wabco ZF (Aktif Dümen-

Rıfat Perahya, Hella Grubu’nun 150 yılı aşkın bir süredir faaliyetlerini yürüttüğünü ve 2016/2017 mali yılında 6,3 milyar Euro satış gerçekleştirdiğini söyledi. Hella’nın dünyanın en büyük 50 otomotiv tedarikçisinden biri olduğuna işaret eden Perahya, markanın Almanya’nın en büyük 100 sanayi şirketinden biri olduğunu vurguladı. Valx ile ilgili de bilgiler paylaşan Perahya, Valx’ın Pazar payı olarak olarak Avrupa’da üçüncü sırada olduğunu şu anda Krone ve Leci Trailer tarafından yoğun bir şekilde kullanıldığına işaret etti.

, Intermobil sektörün gelişiminde çok önemli bir yer tutuyor

Toplantı ve sunumların ardından bir değerlendirme yapan TREDER Başkanı Kaan Saltık, treyler sektörünün tedarikçileriyle büyüdüğüne işaret ederek “Intermobil gibi tedarikçiler sektörün gelişiminde çok önemli bir yer tutuyor. Bugün çok faydalı bir sunum yaptılar ve çok değerli bilgileri bizlerle paylaştılar. Sektörde değer yaratan, ileriye taşıyan her kurum ve kuruluşla ilişkilerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Treyler üretici sayısında azalma olduğuna işaret eden Rıfat Perahya, “Sektörde konsolidasyon süreci devam ediyor” dedi. Şu anda satış yaptıkları, temasta oldukları 140 üretici olduğu bilgisini paylaşan Perahya, küçük ölçekli firmaların daha çok platform kasa ve damper üretimine yoğunlaştıklarını söyledi.

Temsil ettiği markalarla ilgili bilgi veren Perahya, ilk olarak Wabco’yu anlattı. “Wabco 150 yıllık bir firma ve 2016 yılını

ağustos 2017

Wabco, dünyanın en büyük 2 bin firması arasında


26

Tırsan 2017 ihracat başarılarını “Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası” ile güçlendirdi Türk treyler sektörünün üretim ve ihracat rekortmeni Tırsan, “Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası” alarak, Türkiye’de sadece 82 firmanın almış olduğu yetki sertifikasına sahip oldu. 2016 yılında 120.907.500 $ ihracat gerçekleştiren Tırsan, sahip olduğu bu sertifika ile rekabetini arttırarak, müşterilerine daha hızlı teslimat hizmeti sunacak.

Tırsan ihracat taşımalarında gümrüklerdeki beklemeyi ortan kaldıran Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikasının sahibi oldu. Sertifika, 29 Haziran Perşembe günü Tırsan Adapazarı Fabrikasında yapılan törenle, Doğu Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Musa Aydemir tarafından Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu’na teslim edildi. Çetin Nuhoğlu, törende yaptığı konuşmada; “Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Şubat ayında 108 ülke tarafından Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması’nın imzalanması ile küresel ticarette yeni bir hamle başlattı. Burada en önemli hedef ticaretin kolaylaştırılmasıdır. Birçok ülke yetkilendirilmiş yükümlü ve izinli gönderici sayısını arttırmak için önemli çalışmalar başlattı. Ülkemiz de bu konuda büyük çalışmalar yapılıyor, bu anlamda basta Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfenkci ve Müsteşarlığımızın değerli bürokratlarına teşekkürlerimi arz ediyorum” dedi. Nuhoğlu sözlerine şu şekilde devam etti, “Hepimiz biliyoruz ki ülkeler arasındaki ticari rekabet artık değer zinciri üzerinden sürdürülmektedir. Burada da en önemli avantaj hızlı ve zamanın da teslimattır. Bu belgeye sahip olan, ihracatçı ve taşımacı firmalarımız

teslimat surelerin de çok büyük avantaj sağlayacaktır. İhracat yüklemesini kendi fabrikasında yapabilecek, gümrüğe uğramadan çıkış kapılarında özel peronlardan yurtdışına çıkabileceklerdir. Bugün burada gerçekleşen bu törende, başta Doğu Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürü Musa Aydemir’e, Sakarya Gümrük Müdürü Ayşe Savaş’a ve bu süreçte desteklerini bizden esirgemeyen tüm bürokratlarımıza teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu. Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafın-

dan, “En Kolay, En Güvenli Ticaret” misyonu doğrultusunda; “Kolay Ticaret, Büyük Türkiye” projesi kapsamında veriliyor. Bu sertifika ile Adapazarı Fabrikasında gümrükleme imkânına sahip olacak olan Tırsan, Avrupa ülkelerine daha hızlı teslimatlar gerçekleştirebilecek ve ihracata konu olan ürünlerin gümrük işlemlerini kendi tesislerinde yapabilecek. 2017 yılında Türkiye treyler sektöründe, ihracatın da lideri olan Tırsan, TİM tarafından açıklanan 2016 yılı ilk 1000 İhracatçı Firma listesinde, bir önceki yıla oranla ihracatını %81 oranında artırarak 111. sırada yer aldı. 2012 yılında TİM İhracatçı listesinde ise 900. sıralarda yer alan Tırsan, 4 sene içerisinde toplam ihracatını 6 kat arttırarak 120.907.500 $ ihracat gerçekleştirdi. Ayrıca otomotiv sektörünün sıralandığı ilk 1000 ihracatçı firma arasında ise Tırsan 21. sıraya yükselerek, 2016 yılında otomobil grubunda ihracatını en çok artıran markalar arasında 2’ci oldu. 2017 yılında toplam ihracatını 2016 yılına göre %25 artırma hedefi olan Tırsan, 150.000.000 $ ihracat cirosu hedefi ile sektördeki liderliğini sürdürmeye devam edecek.


28

Alcoa’nın yeni Pazarlama Müdürü Felix Sellmann oldu 2 yıl boyunca Orsolya Ujvary’nin yerine Felix Sellmann,görev yapacağı açıklandı. Felix Sellmann, İsrail pazarına yönelik ilk temas kurulacak kişi olmaya devam edecek. Yeni Kuzey Almanya Satış Müdürü’nün de yakında açıklanacağı belirtildi. Arconic, Felix Sellmann’nın, 4 Ağustos tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika Pazarlama Müdürlüğü görevini getirildiğini açıkladı. Felix Sellmann, 2 yıl boyunca Orsolya Ujvary’nin yerine görev yapacak. Felix Sellmann, şirkete, 2012 yılında, Almanya, Avusturya ve İsviçre Satış Müdürü olarak katıldı. Bölgede elde edilen başarı, şirketin 2016 yılında, büyüyen portföyünü daha da geliştirmek üzere, ikinci bir Satış Müdürü olarak David Himmel’i almasını sağladı. Felix Sellmann ise Kuzey Almanya ve İsrail pazarına yönelik ilk temas kurulacak kişi oldu. Şu anda, 2 yıllık bir süre boyunca, Felix, Pazarlama Müdürü olarak, pazarlama

ekibini güçlendirmek üzere deneyimlerini ortaya koyacak. Kendisi İsrail’den sorumlu olmaya devam edecek. Kuzey Almanya’da Felix’in yerine geçecek kişi yakında tayin olacak. Alcoa jantları, küresel teknoloji, mühendislik ve ileri imalatın lideri olan Arconic tarafından üretiliyor. Arconic’in jantları uzmanları, taşıma kapasitesini ve sürdürülebilirliği arttırmak için, sürekli olarak, daha güçlü, daha hafif ve daha dayanıklı jant tasarımları geliştiriyor. Tüm Alcoa jantları, tam olarak işlenmiş tek parça alüminyumdan yapılıyor ve bu da onları, çelik jantlara oranla yüzde 47 daha hafif ve beş kat daha güçlü hale geteriyor, taşıma kapasitesini ve yakıt verimini arttırıyor.

Thermo King’den yaza özel kampanya Türkiye’nin en çok tercih edilen soğutucu ünite markası Thermo King, Satış Sonrası Servis hizmetlerinde kaçırılmayacak fırsatlar sunuyor.  Doğuş Otomotiv Distribütörlüğünde Türkiye faaliyetlerini sürdüren dünyanın lider soğutucu markası Thermo King, kullanıcılarına yaza özel kaçırılmayacak bir kampanya sunuyor. Satış sonrası servis hizmetlerinde yedek parça kampanyası başlatan Thermo King, belirli yedek parçalarda yüzde 50’ye varan indirimler gerçekleştiriyor. Kampanya, tüm Thermo King Yetkili Servislerinde 30 Eylül 2017 tarihine kadar geçerli olacak. Thermo King orijinal yedek parça kullanımı, ünitenin bakım aralıklarını uzatırken, tam performanslı çalışmasına katkı sağlamaktadır. Üniteyi koruyan ve ilk günkü performansın elde edilmesini sağlayan orijinal yedek parçalar, Thermo King

üniteleri gibi en zorlu testlerden geçiriliyor. Uzun ömürlü yedek parçalar işletme maliyetlerini en aza indirirken, üniteden maksimum performans elde edilmesini sağlıyor.

Thermo King, ürün çeşitliliği, geniş yetkili servis ağı, bulunabilir orijinal yedek parçaları ve 7/24 hizmet anlayışı ile her zaman iş ortaklarının yanında olmaya devam ediyor


30


32

Aspöck kamyon ve treylerler yedek parça kataloğunu yeniledi

Aspöck, 1,100’ün üzerinde farklı parçanın yer aldığı 280 sayfadan oluşan yedek parça kataloğunu yeniledi. Araç aydınlatma uluslararası üreticisi tarafından yeni hazırlanmış olan bu katalog sadece kapsamlı aydınlatma yelpazesini değil ayrıca ilgili fiş bağlantı parçaları ve sayısız aksesuarı-

nı kapsıyor. Bu kataloğun en büyük avantajlarından biri tek biçimli yapıda olması ve ürün ve aksesuar resimlerinin bulunması. Bu sebeple uygun, sökülüp takılabilir Aspöck ürünlerinin kolay aranması ve hızlı teşhisi garanti ediliyor. Ayrıca, hangi aksesuar

Aspöck, taşınabilir LED çalışma lambasını stokların arasına koydu Aspöck, Türkiye’de sunduğu ürünler arasına yeni taşınabilir LED çalışma lambasını kattı. Firmanın ikinci markası olan FABRILcar logosuyla üretilen bu lamba 12V/24V araçlarda sabit olan aydınlatma sistemlerin dışında, şoförler düşünülerek tasarlandı. Yeni ürünle ilgili olarak bilgi veren Aspöck Satış Müdürü Mahmud Eralp Abduşoğlu, bu ürünün mıknatıslı ve şarj edilebilir pili ile gece yolculuğu yapan her araçta bulunması gerektiğinin altını çizerek, “Gerek çakmakla gerekse doğru akım adaptörüyle hem evde hem araçta şarj edilebilmesi büyük kullanım avantajı sağlıyor. Mıknatıslı olduğundan aracın üstüne yapıştırılabilir. Çok sağlam yapıştığından araç hareket halin-

deyken bile aracın üzerinde kalabilir” şeklinde konuştu. Yeni taşınabilir LED çalışma lambasının 1000 lumen güçlü aydınlatması ile 30 metrede yüksek aydınlatma sağladığını belirten Abduşoğlu, açıklamalarına şöyle devam etti: “3 modda çalışıyor. Yanıp sönme özelliğiyle özellikle gündüz bakım ve gece park halinde diğer sürücüleri uyarmakta, uzun süreli aydınlatma için düşük modda kullanılabilir yada güçlü aydınlatma butonu ile en karanlık ortamda bile gündüz görüşü sağlar. Metal gövdeli olduğu için zorlu koşullara ve uzun süreli kullanıma uygundur.”

bileşenlerinin hangi numara altında olduğunu belirtmek için resim formatında bir liste de gösteriliyor. Ayrıca daha fazla bilgi için katalogda bir konnektör taslağı da mevcut. Burada tüm Aspöck bağlantı elemanları açık bir biçimde listeleniyor.


34

Krone’den Türkiye’nin ihracatına büyük katkı Krone, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan 2016 yılı ilk 1000 ihracatçı firma listesine otomotiv sektöründe 64’üncü, tüm firmalar arasında ise 602’nci sıradan girdi. Krone, ihracatını geçtiğimiz yıla göre yüzde 250 oranında arttırdı. Almanya’nın lider treyler üreticilerinden Krone, TİM tarafından açıklanan 2016 yılı ilk 1000 İhracatçı Firma listesinde, otomotiv sektöründe 64’üncü, tüm firmalar arasında ise 602’ci sıradan kendine yer buldu. Sadece 3 senedir Türkiye’den ihracat yapmasına karşın 2016 yılında, 2015 yılına göre ihracatını yüzde 250 oranında arttırarak bu listeye ilk defa giriş yapan Krone, aynı zamanda listedeki 2 treyler markasından biri olmayı başardı.

iyi bir seviyeye getiriyoruz. Bunun yanına ihracatta da 2015 yılına göre 2,5 kat bir artış eklemiş olduğumuz için emeği geçen tüm Krone Türkiye ailesine teşekkür ediyorum” dedi.

17 ülkeye ihracat yapıyor

Krone 3. yılında ilk 1000’de

Krone Türkiye CEO’su Rıza Akgün, değerli rakiplerini de bu listede üst sıralarda yer aldığı için tebrik ederek, treyler sektörü adına Türkiye ekonomisine bu denli katkı verebilmiş olan 2 markadan biri oldukları için kıvanç duyduklarını belirtti. Akgün, “Sadece 3 senedir Türkiye’den

ihracat yapıyoruz. Bu kadar kısa bir sürede bu listede kendimize yer bulduğumuz için sevinçliyiz. İç pazardaki konumumuzu her geçen gün daha

Avrupa’nın dev treyler üreticisinin Türkiye’ye yaptığı yatırımların bir göstergesi niteliğinde kabul edilen bu sonuç firma içerisinde de büyük bir sevinçle karşılandı. Sektöre getirdiği dinamizm ve rekabetle adından sıkça söz ettiren Krone, üst düzey kalite anlayışı, uzun ömürlü ürün yapısı ve gelişime odaklı bakış açısıyla sadece Türk nakliyecisinin değil Türkiye’den ihracat yaptığı 17 farklı ülkede de nakliyecilerin ilk tercihleri arasında yer alıyor.

Krone, 2017’nin en iyi markası seçildi Alman treyler üreticisi Krone, Almanya’daki Euro Transport Media (ETM) okuyucularının Ticari Araçlar sektöründeki en iyi markayı belirlemek üzere katıldıkları anketin sonucunda ‘2017’nin En iyi Markası’ seçildi. Yaklaşık 11.500 okuyucunun oy kullandığı ankette, “Perdeli/Tenteli ve Frigorifik(İzole Kasa) Treyler” kategorilerinde 1’incilik elde eden Krone, “Treyler Aksları” kategorisinde ise 2’nciliğin sahibi oldu. Krone Ticari Araçlar Grubu adına ödülleri Yönetim Kurulu Başkanı Bernard Krone ve Pazarlama Müdürü Ingo Lüebs teslim aldılar. Ödülle ilgili yaptığı ilk değerlendirmede bu ödülün okuyucuların seçimi doğrultusunda verildiğine dikkat çeken Bernard Krone, “Mutluyuz. Bu anket kullanıcılarımızın desteğini ve güvenini bir kez daha arkamızda hissetmemizi sağladı. Krone’nin alışılagelmiş, uzun ömürlü kalitesine olan güvenlerini ve inançlarını bir kez daha ortaya koydular. Avrupa’nın birçok ülkesinde pazar lideriyiz ve daima kullanıcılarımızın dostu olmayı, onlara

en yakın marka olmayı hedefliyoruz” dedi. Krone Ticari Araçlar Pazarlama Müdürü Ingo Lüebs de, “Bu ödüller bizi hem mutlu ediyor hem de mücadelemizi arttırarak devam ettirmemiz için bize güç veriyor. Almanya’nın her yerinden okuyucular bizi bu ödüllere layık gördüler. Şimdi bize düşen en önemli şey kullanıcılarımızı

sürekli mutlu edebilmek adına daha sıkı çalışmak” dedi. Krone, Nisan ayında da, Almanya’daki Ulusal Lojistikçiler Birliği tarafından Treyler ve Üstyapı kategorisinde ‘2017’nin En İyi Lojistik Markası’ seçilmişti. Krone, bu ödüle 19 Treyler ve Üstyapı üreticisi arasından layık görülmüştü.


36

BPW Otomotiv’den UND’ye ziyaret

Merkezi Almanya’da bulunan BPW Bergische Achsen KG şirketinin bünyesinde 2005 yılında ülkemizdeki faaliyetlerine başlayan BPW Otomotiv A.Ş. Başkanı Michael Pfeiffer, CEO Ender Akbaş ve Genel Müdür Hüseyin Akbaş UND’yi ziyaret etti. Yapılan toplantıda, BPW Başkanı Michael Pfeiffer, lojistik sektörü için çözümler ürettiklerini, römork ve çekici ünitelerine ait verilerin takibi ve

filo sahibi ile bu verilerin paylaşılması konusunda çözümler sunduklarını, ürettikleri projelerde taşımacı firmalar ve araç üreticileri ile istişare ederek projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. UND adına İcra Kurulu Başkanı Fatih Şener ve İcra Kurulu Üyesi Erman Ereke’nin katıldığı toplantıda, Şener tarafından UND’nin Türkiye’nin önde gelen sivil toplum

örgütlerinden biri olduğu, üye sayısı ile ülkedeki uluslararası karayolu taşımacılarının yüzde 80’inden fazlasını temsil ettiği ve uluslararası karayolu taşımacılık sektörünün rekabet gücünü arttırmak ve karayolu taşımacılığı sektörünün operasyonlarını kolaylaştırmak amacıyla gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında girişimlerde bulunulduğunu ve aktif rol alındığını aktardı. Sektörümüzün kota kısıtlamaları, transit geçiş ücretleri, lojistik maliyetleri gibi güncel sorunlarından bahseden Şener, bu sorunların aşılması adına UND olarak gerçekleştirilen proje ve yapılan girişimleri BPW firması yetkilileri ile paylaştı. Fatih Şener,Orta Asya coğrafyasında yaşanan gelişmeler, tarihi İpekyolu güzergahındaki UND girişimleri ve elde edilen kazanımlar, Çin ile imzalanan karayolu anlaşması kapsamında yakın gelecekte sektörümüze olacak yansımalar hakkında da bilgiler verdi.

3. Havalimanı inşaatında her 2 lastikten 1’i Pirelli

Pirelli Endüstriyel Lastikler dünyanın en büyük havalimanı olacak 3. havalimanı inşaatının bir numaralı lastik markası oldu. Şantiye alanındaki ticari araçlarda yaklaşık her iki lastikten birinde Pirelli markası kullanılıyor. TP Endüstriyel ve Ticari Lastikler A.Ş.’nin AR-GE için saha çalışmaları Türkiye’de yapılıyor. Pirelli Kamyon, Otobüs, Zirai ve OTR

lastiklerinin üreticisi olan Prometeon Lastik Grubu’nun bir şirketi olan TP Endüstriyel ve Ticari Lastikler A.Ş, İstanbul’da devam eden 3. havalimanı inşaatına en fazla lastik tedarik eden marka oldu. Havalimanı için geçtiğimiz yıl 76,5 milyon metrekarelik inşaat alanında faaliyet gösteren farklı tipteki araçlara yaklaşık 25 bin adet yeni lastik ihtiyacı oldu. Bu talebin 10 binden fazlası TP Endüstriyel ve Ticari Lastikler A.Ş. tarafından karşılandı. TP Endüstriyel, lastik tedariğinin yanı sıra, sahada görevli filo mühendisleri ile lastiklerin maksimum çalışma ömrünü ve güvenilirliğini sağlamak üzere destek verirken projedeki kilometre başına maliyeti optimize ediyor. İki günde bir büyük piramit inşasındaki kadar toprak hareketi yaşanıyor Maliyeti 10 milyar avroyu bulan ve

şu an inşaatında 22 binden fazla çalışanın görev yaptığı yeni havalimanı, tamamlandığında yaklaşık 200 milyon yolcuya hizmet verecek. Halen çalışmaları devam eden inşaatta 2 bin civarında kamyon hizmet veriyor. Günde 1 milyon 400 bin metre küp toprak hareketi oluyor. İki günde bir Büyük Piramit inşasındaki kadar toprak hareketi yaşanıyor. Tüm bu süreçlerde 13R22,5, 385/65R22,5, 295/80R22,5 ve 315/80R22,5 model Pirelli markalı ticari lastikler ile inşaat alanında çalışan yüklenicilerin bir numaralı lastik tercihi oluyor. Pirelli endüstriyel lastiklerinin üreticisi TP Endüstriyel ve Ticari Lastikler A.Ş. Ticaret Direktörü Gökçe Şenocak, “TP Endüstriyel olarak 3. havalimanı inşaatının en büyük lastik tedarikçisi olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.


aÄ&#x;ustos 2017


38

Alman kalitesi Türk misafirperverliğiyle buluştu Avrupa’nın lider treyler üreticilerinden olan Krone, Türkiye’nin Güneydoğu’sundan gelen misafirlerini Tire fabrikasında ağırladı. Gaziantep ve Kilis illerinden gelen 15 farklı nakliye şirketi sahibi, Alman kalitesini Türk misafirperverliği eşliğinde gezip tanıma fırsatı buldu.

Türkiye’de hayata geçirdiği Direkt Satış Yöntemi ile kullanıcılarına en hızlı şekilde ulaşan ve bu hızını da kullanıcılarına sunduğu profesyonel çözümlerle taçlandıran Krone, her yıl Türkiye’nin çeşitli bölgelerden farklı nakliyecileri Tire fabrikasında ağırlıyor. Bilindik Alman kalitesini Türk misafirperverliği eşliğinde tüm kullanıcılarına tanıtmayı amaçlayan bu ziyaretlerde, aynı zamanda kullanıcıların talepleri ve önerileri de tüm birimler tarafından dikkatle dinleniyor. Son olarak da Gaziantep ve Kilis illerinden 15 farklı nakliyeci Krone’nin İzmir, Tire’de bulunan üretim fabrikasını ziyaret etme fırsatı buldu. Nakliyeciler ziyaret kapsamında Tire fabrikasını gezerek üretim aşamaları hakkında yetkililerden bilgi aldılar.

Akgün: “Kullanıcılarımıza en yakında olmayı amaçlıyoruz”

Güneydoğu’dan gelen nakliyecilere ev

sahipliği yaparak onların istek ve önerilerini birebir dinleyen Krone Türkiye CEO’su Rıza Akgün, şunları söyledi: “Siz kullanıcılarımızla bir araya gelebilmek bizim için çok önemli. Dolayısıyla sizleri burada kendi evimizde de ağırlayabilmiş olmaktan ötürü büyük mutluluk duyuyoruz. Krone, Türkiye’de var oldukça en kaliteli treylere ulaşmak sizler için daha kolay. Bizleri kırmayıp bu davete icabet ettiğiniz için her birinize teşekkür ediyorum.” Akgün, Türkiye’de hayata geçirdikleri Direkt Satış Sistemi ile son kullanıcılarına hep en yakında olmayı amaçladıklarını da belirterek, “Bölgelerimizde satış yöneticilerimize her gün bir önceki günden daha fazla kullanıcımızla temasa geçmelerini ve bir bardak çaylarını içmelerini telkin ediyoruz. En önemli hedefimiz, müşterilerimizle sürekli bir araya gelmek, sürekli

iletişim halinde olmak, onların hal ve isteklerini yerinde ve zamanında tespit edebilmek ” dedi.

Aydıngüler: Krone, Türkiye’de harika bir iş yapıyor”

Nakliyeciler adına konuşan Gaziantep Nakliyeciler Odası Başkanı Zafer Aydıngüler de, “Krone, Tire’de harika bir iş yapıyor. Uzun yıllardır Krone markasını ve kalitesini bilmekteyiz. Ancak ilk defa gelip bu üretim tesisini gezme fırsatı bulduk. Bu tesiste her şey düşünülmüş ve müşteri taleplerini bire bir dinleyen bir yönetici kadrosuna sahipler. Krone’ye Türkiye’de bu yatırımları yaptığı için, daha yüksek kaliteyi biz nakliyecilere daha kolay ulaşılabilir kıldığı için bölgemdeki ve tüm Türkiye’deki nakliyeciler adına teşekkür ediyorum” dedi.


40

2017 yılı itibariyle Ortadoğu operasyonları da Türkiye’den yönetilecek Türkiye’nin Almanya için her zaman önemli olduğuna değinen Knorr-Bremse Ticari Araç Fren Sistemleri Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Ozan Çiçek, Türkiye’yi Orta Doğu operasyonlarının merkezi yapacaklarını söyledi. Endüstri 4.0 ile birlikte Transport 4.0’ın da öneminin arttığına değinen Çiçek, bu alanda sektöre yön veren yeniliklerle iş ortaklarının karşısına çıktıklarını kaydetti. “Gücümüzü sağlam temellere dayalı uzun dönemli iş ortaklıklarından alıyoruz” diyen Çiçek, stratejilerini “Müşterilere ürün satan firma olmanın ötesinde çözüm ortağı olarak, OE müşterileri ile birlikte tasarım ve çeşitli teknolojik işbirlikleri ile paydaşlarımıza katma değerler yaratmaya devam ediyoruz” şeklinde özetledi.

T

ürkiye treyler sektörü iç pazardaki talepte düşüş yaşasa da artan ihracatı ve güçlü iç pazar potansiyeli ile Avrupa ve Ortadoğu için önemli bir merkez konumunda. Bunun son örneklerinden birini de raylı taşımacılık ve ticari araçlar için fren sistemleri alanında dünyanın önde gelen firmalarından Knorr-Bremse gösterdi. Knorr-Bremse Türkiye ofisinin sorumluluk alanına, Ortadoğu bölgesinin OE ve Treyler satış kanalları da eklendi.

Türkiye Stratejik Pazar

Knorr-Bremse Türkiye ve Orta Doğu Genel Müdürü Ozan Çiçek, ilk olarak görev alanlarının genişlemesinden bahsetti. Yaptırımların hafifletilmesinin ardından İran pazarının öneminin arttığını ve burada 25 bin adetlik ticari araç üretimi olduğu bilgisini veren Çiçek, kapasitenin de yüzde 50’sinin kullanıldığını söyledi. Çiçek, diğer büyük bir pazar olan Suudi Arabistan’ın satış ve teknik koordinasyonunu da Almanya’yla birlikte Türkiye’den yürüteceklerini belirtti. “Türkiye bir yönetim merkezi olacak” diyen Çiçek, “Türkiye, Almanya’nın gözünde stratejik pazar. Türkiye her zaman Almanya için önemli oldu. İç pazar son zamanlarda yavaşlamış olsa da ihracattaki artışı görüşüyoruz. Orta vadede kapasite kullanım oranlarında artış ve iç pazarda canlanma yaşanacağını öngörüyoruz. Pazarın gelişimine göre pozisyonumuzu almaya devam edeceğiz.” dedi.

İş Ortaklarımıza Daha Yakın Olacağız

Ozan Çiçek, Türkiye pazarındaki strateji ve hedeflerinden de bahsetti. “Müşterile-

re ürün satan firma olmanın ötesinde çözüm ortağı olarak, OE müşterileri ile birlikte tasarım ve teknolojik işbirlikleri ile paydaşlarımıza katma değerler yaratmaya devam ediyoruz. Ana hedefimiz müşteri deneyiminde mükemmelliği sağlamak ve sürdürmektir” diyen Çiçek açıklamalarına şöyle devam etti: “Kalite ve teknoloji üstünlüğüne sahip ürün ve hizmetlerimizi iş ortaklarımız ile çok daha yakın bir temas içinde olarak ve onları dinleyerek geliştiriyor ve pazarın geleceğine yön veriyoruz.”

Yeni Takım Arkadaşları ile Büyüyeceğiz

Başarının ancak ortak hedeflere odaklanmış, girişimci ve tutkulu bir ekip ile gerçekleşebileceğine inandığını belirten Çiçek, “KnorrBremse Ticari Araç Fren Sistemleri Türkiye ve Orta Doğu birimi olarak çalışma ruhu çok yüksek bir ekibiz

ve ilerleyen dönemlerde iş ortaklarımıza daha iyi hizmet sunmak için yeni takım arkadaşlarımızı ekibimize dahil edeceğiz”, diye belirtti.

Transport 4.0 Neler Getirecek?

Endüstri 4.0’ın yanında Transport 4.0’ın da geliştiğine değinen Ozan Çiçek, bu konuda önemli açıklamalar yaptı. Transport 4.0’ın en önemli bacağının gelişmekte olan Sürüş Destek Sistemleri ve Otonom sürüş olduğunu savunan Çiçek, “Sürüş Destek Sistemleri’nin SAE kurumu tarafından belirlenmiş 0,1,2,3 şeklinde seviyeleri var. Bunların içinde bizlerin de hali hazırda sunduğu sistemler var. Nedir bunlar? Şeritten Ayrılma Uyarısı, Ayarlanabilir Seyir Kontrolü, İleri Acil Durum Freni gibi sistemleri hali hazırda sunuyoruz. Yakın gelecekte neleri sunacağız? Şerit Takip Asistanı, Trafik Asistanı,


Otoyol Asistanı. Gelecekte tamamen otonom sürüşü sağalacak, Otoyol Pilotu, Filo Pilotu denilen, araçların katarlı bir şekilde seyir edeceği, optimum sürüş güvenliği ve ekonomisi sağlayacak sistemler olacak.” şeklinde konuştu. Transport 4.0’ın diğer bacağını da elektrikli araçlar oluşturuyor.

Paylaşım Ekonomisi

Filolaşma Yüzde 76 Seviyesine Ulaştı

Ozan Çiçek, Türkiye’de filolaşma oranının arttığına değinerek, 5 aracın üzerinde bulunan firmaların toplam araçlara olan oranının yüzde 76’ya ulaştığını kaydetti. KnorrBremse’nin Filo Çözümleri ile ilgili yatırımlarının devam ettiğini açıklayan Çiçek, şöyle devam etti: “Bağlanabilirlik” çok önemli konulardan birisi. Burada hali hazırda sunduğumuz çözümler var; Treyler tarafında “iTAP”, “Treyler Bilgi Modülü (TIM)”, Filo Yönetimi ve Telematik konusunda da “ProFleet Connect” sistemi ile araç yönetimi, filo verimliliği, takibi, farklı OE marka araçlarını da içeren kablosuz arıza tespit sistemi gibi çözümleri sunuyoruz. Bu alanda çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor” dedi.

ODTÜ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ MEZUNU OLAN OZAN ÇİÇEK, ABD’DE İŞLETME VE TEKNOLOJİ ÜZERİNE MASTER YAPTI. TEKSTİL İLE BAŞLADIĞI İŞ HAYATINA DAHA SONRA OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE DEVAM ETTİ. BRİSA’DA BÖLGE SATIŞ YÖNETİCİSİ, DAHA SONRA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREVLERİNİ YÜRÜTEN ÇİÇEK, 2014 YILINDA OLİMPİA OTO CAMLARI’NIN İHRACATTAN SORUMLU DİREKTÖRÜ OLARAK GÖREV YAPTI. BURADA İHRACATTA ÖNEMLİ BAŞARILAR ELDE EDEN ÇİÇEK, EKİM 2016’DAN BU YANA KNORR-BREMSE TİCARİ ARAÇ FREN SİSTEMLERİ TÜRKİYE VE ORTADOĞU GENEL MÜDÜRÜ OLARAK GÖREV YAPMAKTADIR.

2020 Yılında 6 Milyar Kişi İnternet Kullanacak

Türkiye’nin dijitalleşme sürecinde de AB’yi yakından takip edeceğini aktaran Çiçek, “Araç teknolojisi olarak AB normlarına hızlıca uyum sağlayıp, bu alanda öncü olarak pazarda yerimizi

alacağımıza inanıyorum. Dijitalleşme ile birlikte 2020 yılında 6 milyar dolayında internet ve 2.9 milyar akıllı telefon kullanıcısı olacak. . Knorr-Bremse dijitalleşme konusunda trendleri çok yakından takip ediyor ve yenilikçi sitemler geliştirmeye devam ediyor” diye belirtti.

30 ülkede 25 bine yakın kişiyi istihdam eden yaklaşık 5,5 milyar euro (2016) seviyesinde satış rakamı elde eden Knorr-Bremse, raylı taşımacılık ve ticari araçlar için fren sistemleri alanında dünyanın önde gelen firmalarından birisidir. Teknoloji lideri olarak 110 yılı aşkın bir süredir sunduğu ürünlerle firma, kara ve demiryollarının güvenliğine sürekli olarak katkıda bulunuyor. Her gün, dünyanın dört bir yanında bir milyardan fazla kişi, Knorr-Bremse tarafından üretilen sistemleri güvenle kullanıyor.

ağustos 2017

Transport 4.0’ı etkileyen konulardan bir tanesi de Paylaşım Ekonomisi olacak. “Uber’in binek araçlarda oluşturduğu sistem, ticari araçlarda da uygulanmaya başlıyor” diyen Çiçek, “Diğer bir konu da robotlarla ürünlerin dağıtılması olacak. Kargo sistemlerinde drone’ların kullanılması konuşulmakta. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve bunlarla ilgili projeler gerçekleştiriyoruz.” şeklinde konuştu. Knorr-Bremse, ürün gamını yeni şirket satın almaları ve işbirlikleri ile daha da geliştiriyor. Bunlardan birisi de direksiyon sistemi sağlayıcısı olan “tedrive” şirketinin Knorr-Bremse bünyesine katılması oldu. Knorr-Bremse, söz konusu satın alma ile ürün ve sistem yaklaşımını bütünsel hale getirmek için önemli bir adım attı.


42

Brisa Ar-Ge yatırımı ile tasarım, geliştirme ve ihracatta sıçrama yapacak Küresel pazara son 5 yılda 1,5 milyar TL değerinde ürün ihraç eden Brisa; yıl sonu ihracat hedefini 180 milyon dolar olarak açıkladı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın teşviki ile belgelendirdiği Ar-Ge Merkezi sayesinde yerli ürün tasarım, geliştirme ve yenilikçi üretim teknikleri alanlarında kabiliyetlerini artıracak olan Brisa, aynı zamanda yerli tedarikçi geliştirme konusunda yapacağı çalışmalarla da Türk sanayisinin gelişimine katkı sunmayı hedefliyor.

S

on 5 yılda uluslararası pazara 1,5 milyar TL değerinde ürün ihraç eden Brisa, katma değerli ürün geliştirme ve üretme faaliyetlerine ivme kazandırmak üzere İzmit fabrikası içerisinde belgelendirilen bir Ar-Ge Merkezi kurduğunu duyurdu. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın teşviki ile hayata geçirilen Brisa Ar-Ge Merkezi’nin duyurusu Brisa Genel Müdürü Cevdet Alemdar’ın ev sahipliğinde, Bridgestone Corporation Başkan Yardımcısı ve Brisa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve JV Yönetici Ortağı Makoto Hashimoto, Sabancı Holding Sanayi Grup Başkanı ve Brisa Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Alper katılımlarıyla 10 Ağustos Perşembe günü Sabancı Center’da yapıldı. Brisa, belgelendirilen Ar-Ge Merkezi ile birlikte uluslararası rekabet gücünü artıracak yenilikçi süreç ve geliştirme teknolojileriyle ihracatını güçlendirecek. Bu sayede yeni ürünleri pazarın ihtiyaç duyduğu şekilde daha kısa sürede devreye alma, yeni nesil teknolojilerle dünya standartlarında ürün geliştirme, hammadde kaynaklarını daha kısa sürede onaylama gibi kabiliyetlerini artıracak. Belgelendirilen Ar-Ge Merkezi ile Brisa, %94 olan yerli üretim oranını artıracak ve ihracatına ivme kazandıracak. Ar-Ge Merkezi, şirketin Aksaray Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni nesil üretim anlayışıyla, toplam 300 milyon Amerikan Doları yatırımla kurmakta olduğu ikinci fabrikasına da hizmet edecek. Tüm bu çalışmalarıyla Brisa ülke ekonomisine ve endüstriyel birikime sunduğu katkıyı artıracak.

Son 3 yılda 50 milyon liralık Ar-Ge yatırımı yaptı

30 yıldır teknoloji ve ürün geliştirme alanına yatırım yapan Brisa, Ar-Ge yatırımlarını son üç yılda yaklaşık 50 milyon TL yatırım gerçekleştirdi. Lastiğin emniyet, sağlamlık

ve konfor anlamında yolculuğa kattığı değeri ancak teknoloji ile sürdürülebilir kılınabileceğinin farkında olduklarının altını çizen Alemdar, “Lastik, yaklaşık 80 farklı hammadde ve 20 farklı karışımdan oluşan ileri teknoloji içeren bir üründür. Brisa, Türkiye lastik sektörünün yenilik lideridir. Bugüne kadar pek çok ilke imza attı. Belgelendirilen ArGe Merkezimizle bir sanayi şirketinden inovasyon şirketine dönüşüm yolculuğunda önemli bir adım daha attığımıza inanıyoruz. Son kullanıcı deneyimini önceliğimize alarak, teknoloji üretebilme yetkinliklerimizle pazarın ihtiyaçları doğrultusunda ürün geliştiriyoruz” diyerek sözlerine devam etti; “30 yıldır yatırımlarımızla teknolojiyi Türkiye topraklarında yeşertiyoruz. Bizden başka herhangi bir üreticide olmayan özel karışım teknolojisine 17 milyon Amerikan Doları yatırım yaparak, otomotiv firmalarına dünya standartlarında lastik geliştiriyoruz. Yerli tedarikçi geliştirme ve yenilikçi hammadde geliştirme süreçlerini de önceliğimize alarak her yıl 30 yeni proje geliştireceğiz. Sektörün uluslararası bağımlılığını da azaltarak, ülkemize katkı sağlamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Ar-Ge yatırımları ile Brisa’nın Türk mühendisleri ile dünyaya lastik geliştirdiklerini ifade eden Brisa Genel Müdürü Cevdet Alemdar; “Aksaray fabrikamızın inşasına tüm hızıyla devam ederken, ülkemize kuvvetle yatırım yapıyoruz. Bu yıl Ar-Ge’ye 22 milyon TL yatırım yapacağız, yıl sonu ihracat hedefimiz ise 180 milyon dolar” diyerek sözlerine devam etti; “Hedefimiz, teknolojimizi ve ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına taşıma çalışmalarımıza Türk mühendisleri ile hız ve güç kazandırmak. 2017 yılı Ocak-Haziran döneminde bir önceki yıl aynı döneme kıyasla Brisa toplam yurtdışı satışlarında ise cirosal olarak %34 oranında artış sağladık. Avrupa pazarının %2 büyüme kaydettiği katma değeri yüksek lastikler segmentinde ise Lassa bir önceki sene aynı döneme göre %13 oranında büyüme sağladı. Bugün Lassa markamızı 70 ülkede araç sahiplerine sunuyoruz. 2017 yılı sonunda ihracatımız yaklaşık 5 milyon adede ulaşacak. Türk mühendisliği ile Çin’e özel lastik geliştirdik. Brisa Ar-Ge Merkezinde, Türk mühendislerinin tasarladığı ürünlerle ihracatta vites büyütüyoruz” dedi.


44

İntermobil, 2016-2017 mali yılını tamamladı

6

3 yıldır otomotiv dünyasının önde gelen markalarını Türkiye pazarına başarıyla sunan İntermobil Otomotiv Mümessillik ve Ticaret A.Ş. 13 Temmuz 2017 tarihinde 60 çalışanının da katılımıyla insana ve takım olmaya verdiği önemi vurgulayan “Biz birlikte başarılıyız” konseptli 2016-2017 Mali Yılı Değerlendirme Toplantısını gerçekleştirdi. İntermobil Yönetim Kurulu Başkanı Nadine Perahya’nın açılış konuşması ile başlayan toplantı, İntermobil Genel Müdürü Rıfat Perahya’nın 2016-2017 Mali Yılını değerlendirdiği ve yeni başlayan 2017-2018 Mali Yılı planlarını anlattığı 2 ayrı oturumla devam etti. Sonrasında söz alan İntermobil Kurumsal İletişim ve Pazarlama Müdürü Seda Çağlayan İntermobil’in yeni dönemde kullanacağı dijital iletişim kanallarını dinleyicilerle paylaşarak sözü “Geleceğine İlham ver” sunumunu yapmak üzere İntermobil’in genç girişimcilere tanıdığı fırsatlar ile şirket bünyesinde bulunan girişimci stajyere bıraktı. Hep bir arada yenilen öğlen yemeği sonra-

sında, İntermobil İnsan Kaynakları Müdürü Serap Kamilçelebi tarafından organize edilmiş ve amacı

“farklı departman çalışanlarının bile İntermobil çatısı altında biz bilinci ile ne kadar kuvvetli bir takım olabileceğini” ortaya koymak olan İş simülasyonları eğitimi – Hayalistan, Baltaş Grup eğitimcilerinden Selin Selamet liderliğinde İntermobil çalışanlarına uygulatıldı. Her sene Haziran sonrası başlayan yeni mali yıl başında gerçekleşen değerlendirme toplantısı bu yıl da İntermobil çalışanlarının şirketlerini ve birbirlerini bir kez daha ve daha fazla anlamasına, tanımasına fırsat tanımış olarak sona erdi.


46

İntermobil değişimi yakalamak için Y Kuşağı istihdam etmeye başladı Önümüzdeki 5-10 yıl içinde yaşanan değişimlerin geçmiş 50 yıl değişimlerden fazla olacağını belirten İntermobil Genel Müdürü Rıfat Perahya, değişimin bir parçası olmak için adım attıklarını söyledi. Y kuşağının karakteristik özeliklerini sindirmek için bünyelerinde Y Kuşağı temsilcisi istihdam etmeye başladıklarını kaydeden Perahya, “Tüm süreçlerimizin tamamında insanlar var. Geçmişte ve geleceğimizde ne yaparsak yapalım, işimizin temelinde ‘insan’ olacak. İyi insanlara yatırım yapmaya çalışıyoruz” diyor.

6

2. yılını dolduran İntermobil, aile şirketi özelliğini kaybetmeden kurumsallaşarak yoluna devam ediyor. İntermobil Genel Müdürü Rıfat Perahya, insan kaynakları politikaları hakkında TREDER Haber Dergisi’ne bilgi verdi. “Tamamen kurumsal olduğunuzda insana dokunma özelliğini kaybediyorsunuz. Tamamen aile şirketi olduğunuzda ise kendinizi kontrol etme özelliğiniz ortadan kalkıyor” diyen Perahya, “60 kişilik bir ekibimiz var. Gurur duyduğumuz bir ekibimiz var. Ailemizi, şirketimizi temsil ediyor. Para kazanmaktan daha önemlisi, bu şirket 62 yıl yaşamışsa, bir 62 yıl daha şirketin devam etmesi. Kısa dönemli kazanımlar için değerlerimizden vazgeçmek istemiyoruz.” diyor. Perahya, çalışanlarının kendileri için çok önemli olduğuna değinerek, her ne kadar ürün satıyor olsalar da kendilerini farklılaştıracak olan özeliğin kişiler olduğunu vurguluyor. Mevcut insan kaynağını güçlendirmek için eğitimlerin önemine değinen Perahya, bunu güzel bir örnek ile şöyle anlatıyor: “Danışman bir eğitim kurumuyla çalışıyoruz. Her üç aylık periyotlarda, kişisel gelişim, zaman yönetimi, sunum teknikleri vb. eğitimler düzenleniyor. Örnek vereyim. 2 yıl önce temel iletişim teknikleri ve empati kurma konusunda iki gün eğitim yaptık. Eğitimden sonra arkadaşlardan eğitimi değerlendirmelerini istedik. Çok olumlu geri dönüşler oldu. Bir arkadaşımız ‘Eşlerimiz de bu eğitimi alsa’ önerisinde bulundu. Benim eşim dahil bütün eşler eğitime dahil oldu. Kariyerimdeki en sevindiren olaylardan bir tanesidir bu. Aradan bir hafta geçti, bir çalışanımız ‘Rıfat bey çok teşekkür ederim’ dedi. Bu eğitim sayesinde evde artık kavga etmiyoruz. Biz burada bir aileyiz diyorsak, bunun bir anlamı olmalı. İnsanların hayatına dokunabiliyor-

sak, yaşam kalitesini yükseltebiliyorsak, verdiğimiz bir eğitimi ailelerine yayabiliyorsak. Çorbada gerçekten bir tuzumuz oldu demektir. Bir aile olduğumuzun kanıtıdır.” İnsan kaynağında alaylı-mektepli dengesini kurmanın önemine değinen Perahya, 20 yılı aşan süredir bünyelerinde çalışan 10’nun üzerinde personel olduğu bilgini veriyor. Son yıllarda ise eğitimli, ana sanayide çalışmış kişileri bünyelerine kattıklarını belirten, Perahya, doğru karışımı bulduğunuz zaman başarının geldiğini söylüyor. Şu anda Y kuşağı olarak tabir edilen neslin bir zaman sonra karar alıcı noktalarda olacağını kaydeden Perahya, bünyelerine Y Kuşağı temsilcisi kattıklarını aktardı. Rıfat Perahya, fuarlar ve eğitimlerin sınırsız bütçeye sahip olduğunu, ne kadar kişi katılmak gerekiyorsa

katıldığını vurgulayarak “Almanya ve İtalya’daki mühendisler gibi donanımlı olmasını istiyorsak, çalışanların daha fazla eğitim almaları gerekiyor” diyor. Perahya, otomotivin en önemli sektörlerden bir tanesi olduğunu belirterek, burada kariyer yapmak isteyenler için “Otomotivin şekli değişiyor. Araç montajı yapmak kadar tedarik zinciri de önemli hale geliyor. Doğru, hızlı ve bulunabilirlik sanayi için rekabet avantajı yaratıyor” önerisinde bulunuyor. Intermobil Y Kuşağı Selen Koç, Y Kuşağı’nın ruhunda girişimcilik ve teknoloji olduğunu belirterek “Sadece otomotiv ekipmanı veya sistemi tedarik etmiyoruz. Biz olaya fren sistemiyle öndeki araçtaki bebeğin can güvenliğini sağlıyoruz diye bakıyoruz” söylüyor.


aÄ&#x;ustos 2017


48

Mercedes’ten 50. yıla yakışır kutlama Mercedes-Benz Türk, 50. kuruluş yıldönümünü hikâyesinin başladığı Davutpaşa Fabrikası’nda kutladı. Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün, “Günde 0,6 araç üreterek başladığımız yolculuğumuz bugün itibariyle günde 16 otobüs 84 kamyon üreterek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Daimler AG Yönetim Kurulu Üyesi, Kamyon ve Otobüs Grubu Başkanı Martin Daum, “Mercedes-Benz Türk, bugün üretim, AR-GE ve IT ağı ile Almanya’daki merkez fonksiyonları içinde çok önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

K

uruluş yıldönümü kutlamaları nedeniyle film setlerini andıran bir tasarımla özel olarak dekore edildi. Manavından bakkalına, kahvehaneden gazete bayine kadar eski İstanbul sokaklarının canlandırıldığı giriş bölümünde konuklar, Mercedes-Benz Türk’ün kurulduğu 50 yıl öncesinin Türkiye’sine doğru yolculuğa çıkarıldı. Davutpaşa’da eski imalat holleri arasında oluşturulan sokaklarda Türkiye’de üretilen ilk otobüse, yıllardır Türkiye’nin yükünü taşıyan Mercedes-Benz’in ilk modellerinden kırmızı bir kamyonuna, klasik araç niteliğindeki minübüsüne ve efsaneleşmiş otomobillere yer verildi.

Mercedes-Benz Türk tarafından yarım asır önce ilk üretilen otobüsün banttan indirildiği üretim holü ise küçük bir müzeye dönüştürüldü. Otobüs üretimini yerinde göstermeyi amaçlayan müzede, şirketin 50 yıldır aralıksız olarak devam ettiği üretim tarihinden kesitler sunan fotoğraflar ve eski fabrika binasında kullanılan ekipmanlar sergilendi. Törende yarım asırlık dönemin 49 yılına şahitlik eden ve şu an aktif olarak MercedesBenz Türk Hoşdere Otobüs Fabrikası Finiş Bölümü Grup Şefi olarak çalışan Mehmet Altan Oğralı’nın hikâyesini paylaşması, katılımcılara

duygusal anlar yaşattı. Etkinlik sonunda Mercedes-Benz Türk’ün 50. kuruluş yılı kapsamında düzenlediği “50. Yılda 50 Startup” yarışmasında ilk üçe giren girişimcilere ödülleri verildi. Programın sonunda ise tüm katılımcılara şirketin 50’nci yılı onuruna hazırlanan ve şirket tarihini anılar ile konu alan “Benzersiz 50 Sene” kitabı hediye edildi. Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün’ ün ev sahipliğinde düzenlenen törene Daimler AG Yönetim Kurulu Üyesi, Kamyon ve Otobüs Grubu Başkanı Martin Daum, geçen yıl Daimler AG


Davutpaşa’daki eski fabrika binasında geçmiş yıllar dekore edildi.

biri Mercedes tarafından üretiliyor. 70’ten fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. 1970 yılında Mısır’a gönderdiğimiz otosbüs ile başlayan ihracat otobüste 40 bini kamyonda 30 bini aştı” şeklinde konuştu. Daimler AG Yönetim Kurulu Üyesi, Kamyon ve Otobüs Grubu Başkanı Martin Daum: “50 yıldır buradayız ve 50 yıldır da otobüste lideriz. Bu gerçekten müthiş. Kamyonda ise 15 yıldır lideriz. Yatırım kararı alırken kolay almıyoruz. Türkiye için uzun vadeli yatırım kararı aldık. Türkiye’deki çalışanlarımızın bilgisini başka fabrikalarda

kullanacak duruma geldi. 50 yılda 310 bin araç ürettik ve bunların hepsini sattık. Bu araçların boyu İstanbul’dan sututgard’a kadar uzanır. Otobüslerin yüzde 80’i kamyonların yarısı ihraç ediliyor. Yıllık ihracat 1 milyor Avro bunu 2 milyar avroyu çıkaracağız. Türkiye’ye inanmaya devam edeceğiz çünkü bizi buraya getiren sebepler hala geçerli. Çalışan inanan kalifiye bir iş gücü var. Türkiye’nin potansiyeli hala devam ediyor. Türkiye’de genç nüfus Almanya’nın neredeyse iki katı. İhracat için de potansiyeli çok fazla. Gelecek çok daha iyi olacak.” dedi.

ağustos 2017

Yönetim Kurulu Üyesi MercedesBenz Otomobil Pazarlama ve Satış Grubu Başkanlığı görevine atanan Mercedes-Benz Türk’ün bir önceki ve ilk kadın Direktörler Kurulu Başkanı Britta Seeger, Daimler Otobüs Grubu ve EvoBus Başkanı Hartmut Schick, Mercedes-Benz Kamyon Grubu Başkanı Stefan Buchner, Mercedes-Benz Kamyon Grubu Pazarlama ve Satış Direktörü Till Oberwörder, Daimler Otobüsleri Üretim Direktörü Dr. Marcus Nicolai, Mannheim Otobüs Üretim Merkezi Direktörü Dr. Martin Walz ve Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçları Avrupa ve Uluslararası Filo Satış Direktörü Steffen Lucas ile çok sayıda konuk katıldı. Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün: “Bizler için çok anlamlı ve o kadar da özel bu yılda aile olarak gururlu ve coşukuluyuz. Hikayemiz 92 kişilik bir ekip ile başladı. Otobüslerin karasör imalatı yapılıyordu. Günde 0,6 otobüs üretiyorduk. Bugün tüm ekip ile 6 bin 300 kişilik dev bir ailleyiz. Bayi ağını da dahil ettiğimizde 10 bini aşıyoruz. 80 bin otobüs, 230 binin üzerinde kamyon ürettik. Günde 16 otobüs, 58 kamyon üretibilir konumdayız. Türkiye’de her iki otobüsten biri her 3 kamyondan


50

CEO ve Direktör Güneydoğu’da filo lastiklerini kontrol etti Prometeon Türkiye CEO’su Alp Günvaran ve Ticaret Direktörü Gökçe Şenocak, Güneydoğu Anadolu bölgesine ziyaret gerçekleştirdiler. Mardin, Diyarbakır, Silopi ve Cizre’de yetkili satıcıları ve filoları ziyaret eden Günvaran ve Şenocak, müşterileri dinlerken, onlarla şirketin genel vizyon ve stratejilerini paylaştılar. Filo çözümleri ile de müşterilerin lastiklerinden en yüksek verimi almalarına destek olmak için Fleet Mobile, Fleet Cube ve Fleet Tech gibi inovatif hizmetler sunan Prometeon Türkiye, bu hizmetlerle filoların ana işlerine odaklanmalarını sağlamaya çalışıyor. Bu hizmetlerin yanında üst yönetim de saha ziyaretleri ile müşterilerinin her zaman yanında olduğunu gösterirken, sadece şirket vizyonu ve stratejilerini anlatmakla kalmıyor, operasyonel anlamda da onlara yardımcı oluyor. Nitekim son Güneydoğu Anadolu ziyaretinde bölgenin en önemli filolarından biri olan Mungan Uluslararası Nakliyat’ta incelemelerde bulunan Günvaran, filoya ait lastik ve performanslarını ölçüp, filoların ana işlerine odaklanmalarının nasıl sağlandığını bizzat kendisi de uygulayarak göstermiş oldu. Bölge ziyaretlerinin şirket için önemine dikkat çeken Prometeon Türkiye CEO’su Alp Günvaran, “Prometeon Türkiye olarak müşterilerimizin rekabet avantajına katkı sağlamak ve onların maliyetlerini düşürecek şekilde lastik işlerini yönetme-

lerine yardımcı olmak ana amacımızdır. Lastiği üreten çalışanımızdan şirketin en tepesindeki yöneticilerimize kadar her zaman müşterilerimizin yanındayız. Müşterilere dokunmanın onların işlerini yönetirken yaşadıkları sıkıntıları anlamanın en iyi yolunun müşterilerimizi dinlemekten geçtiğinin farkındayız” dedi.

Öte yandan Güneydoğu ziyaretini değerlendiren Günvaran, “Bölgenin potansiyelinin ve ticaretimizdeki öneminin farkındayız. Bu ziyaretimizde bölge insanının ve kamyoncuların sıcak yaklaşımlarından çok etkilendik. Biz de Prometeon Türkiye olarak her zaman onların yanında olacak ve destek vereceğiz” dedi.

TP Endüstriyel Pazarlama Müdürü Faruk Uslu oldu Pirelli Endüstriyel Lastikler’in üreticisi TP Endüstriyel ve Ticari Lastikleri A.Ş bünyesinde Pazarlama Müdürlüğü pozisyonuna Faruk Uslu getirildi. Profesyonel iş hayatına 1991 yılında Çukurova Grubu’nda satış sonrası departmanında başlayan Faruk Uslu bir süre de Otokar’da mühendis olarak görev aldı. 1993 – 2017 yılları arasında lastik sektöründe Goodyear’de çalışan Faruk Uslu, kaplama müdürlüğü, ürün müdürlüğü, marka müdürlüğü, pazarlama müdürlüğü ve nihai olarak bölge müdürlüğü gibi birçok sorumluluk üstlendi. Çalıştığı şirketlerde çok sayıda başarılı projeye imza atmış olan Faruk Uslu’nun LAK (Lastik Alt komitesi),

LASİD (Lastik Sanayicileri ve İthalatçıları Derneği) gibi çeşitli derneklerde üyeliği bulunuyor. TP Endüstriyel ve Ticari Lastikleri A.Ş Pazarlama Müdürü pozisyonuna getirilen Faruk Uslu, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden iyi derece ile 1987 yılında mezun oldu. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İşletmecilik İhtisas programını ikincilik ile bitirdi. Lise ve üniversite eğitimini Fransızca olarak tamamlayan Faruk Uslu, çok iyi derecede İngilizce biliyor. İki çocuk babası olan Faruk Uslu, hobi olarak tenis oynamayı ve fotoğraf çekmeyi seviyor.


aÄ&#x;ustos 2017


52

Kaçış Manevrası ödül getirdi ZF ve WABCO tarafından ortaklaşa geliştirilen EMA teknolojisi, yarı otonom çalışarak arkadan çarpma sonucu oluşan kazaların önüne geçiyor. Prototip, Avrupa Otomotiv Tedarikçileri Derneği’nden ödül aldı.

EMA prototipinde, ZF’nin aktif direksiyon teknolojisi ile birlikte WABCO’nun kamyon ve tırlara yönelik fren, denge kontrol ve araç dinamiği kontrol sistemleri yer alıyor. Avrupa Otomotiv Tedarikçileri Derneği CLEPA, 100’ün üzerinde üye şirketi ve 20’den fazla ulusal ve Avrupalı ticari derneği bünyesinde bulunduruyor. 2017 CLEPA İnovasyon Ödülü; Çevresel Etkiler, Emniyet, Bağlantısallık, Otomasyon ve İş Birliği kategorilerindeki lider otomotiv tedarikçileri ve araç üreticileri tarafından geliştirilen yenilikçi teknolojilerin ve çözümlerin üstün başarısını ödüllendiriyor. CLEPA’nın sektörün uzman isimlerinden oluşan uluslararası jürisi, Kaçış Manevrası Asistanı teknolojisini Emniyet ve İş Birliği kategorilerinde değerlendirdi. Avrupa genelindeki 31 üreticinin toplamda 56 teknolojik inovasyonunu değerlendiren jüri şu kriterleri baz aldı: Başarma tutkusu, teknolojinin pazara uygunluğu, etkisi ve kalitesi. CLEPA Başkanı Roberto Vavassori konuyla ilgili şunları söyledi: “Söz konusu mobilite olduğunda yol emniyeti bizim politik ve teknolojik gündemimizin en başında gelir. WABCO ve ZF tarafından geliştirilen bu inovasyon gösteriyor ki yol emniyeti sadece binek araç ve motosikletlerle sınırlı kalmayıp, ticari araçları da kapsıyor. Bu inovasyon ayrıca, otomotiv tedarikçileri arasındaki iş birliğinin başarıya ve daha iyi

bir mobiliteye zemin hazırlayabileceğini gösteriyor.” ZF’de Araştırma ve Geliştirme Bölümü Başkanı olan Dr. Harald Naunheimer şunları ilave etti: “ZF ve WABCO tarafından ortaklaşa geliştirilen Kaçış Manevrası Asistanı ile kazanılan bu başarı, emniyetin tüm araç sürücülerini ve yolcuları kapsayacak şekilde artırılabileceğini gösteriyor. Bu teknoloji aynı zamanda ZF’nin kazaların olmadığı bir otomotiv dünyasını hedefleyen “Vision Zero” vizyonuna bağlılığını da ortaya koyuyor.” WABCO Mühendislik Başkan Yardımcısı Dr. Christian Brenneke ise konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Kaçış Manevrası Asistanı ile dünya genelinde tanınan ve prestijli bir dernek olan CLEPA’dan 2017 İnovasyon Ödülü’nü almak bizi fazlasıyla onurlandırdı.

Kaçış Manevrası Asistanı prototipi, WABCO’nun ve ZF’nin ticari araçlar için gelişmiş emniyet teknolojileri üretme alanındaki liderliğini ortaya koyuyor. EMA, WABCO’nun fren ve denge kontrol sistemleri ile ZF’nin aktif direksiyon teknolojisini ilk kez bir araya getirerek ticari araçları kapsayan otonom sürüş alanında önemli bir adım daha atılmasını sağlıyor.” İlk kez Haziran 2016’da sergilenen Kaçış Manevrası Asistanı, WABCO’nun en gelişmiş radar güdümlü çarpışma önleme sistemi OnGuardACTIVE™ teknolojisinden faydalanıyor. Bir radar sensörü, trafikte sabit duran veya hareket halindeki araçları tespit ederek sürücüyü gerçekleşmesi muhtemel arkadan çarpmalar konusunda görsel, sesli ve titreşim yoluyla sinyaller göndererek uyarıyor. Sistem, arkadan çarpmayla oluşacak bir kazanın ne sürücü ne de otonom frenleme sistemiyle önlenemeyeceğini tespit ederse Kaçış Manevrası Asistanı devreye girerek sürücünün engel teşkil eden aracın yanından emniyetli bir şekilde geçip kullanmış olduğu kamyon veya tırı durdurabilmesini sağlıyor. Bu gibi durumlarda EMA’nın çarpışma önleme sistemi, WABCO’nun elektronik fren sistemi (EBS), gelişmiş acil fren sistemi (AEBS), elektronik denge kontrolü (ESC) ve araç dinamiği kontrol sistemleri ile ZF’nin elektro hidrolik ReAX direksiyon sistemini birbirine bağlayarak kazaların önüne geçilmesini sağlıyor.


Yalçın Dorse’nin

Yuritiçi ve yurtdışında teslimatları devam etti Lowbed üretiminde Türkiye ve bölgenin en önemli üreticilerinden biri olan Yalçın Dorse, teslimatlarını aralıksız olarak devam ettiriyor. Yalçın Dorse, son olarak ihracat pazarlarından Danimarka, Irak, Gürcistan ve Fransa’ya teslimat yaparken, yurtiçinde ise Atacan Aksoy, Serdar Ağır Nakliyat firmalarına aynı zamanda Ankara ve Kırıkkale’merkezli firmalara teslimat gerçekleştirdi.

Serdar ağır nakliyat

FİLONUN TAMAMINA YAKINI YALÇIN DORSE’DEN OLUŞUYOR Serdar Ağır Nakliyat ile Yalçın Dorse arasındaki işbirliği artarak devam ediyor. Firmanın lowbed yarı römorklarının tamamına yakın bölümü Yalçın Dorse ürünlerinden oluşuyor. Firma son olarak 4 aks uzar lowbed yarı römorku teslim aldı. Irak yapılan ihracatlarda başarılı bir şekilde devam ediyor. Irak’a 2 adet 4 aks lowbed teslimatı yapıldı. Her iki araçta 3 metre genişliğe ve hidrolik rampa ayaklarına sahip olup birisi sabit şasiye, diğeri ise 6 metre uzama kapasitesine sahip. Fransa’ya yapılan teslimat ise 2 adet 3 aks platform yarı römorktan oluşuyor.

ırak

gürcistan

40 yıllık tecrübesi ile Yalçın Dorse’yi seçti Yalçın Dorse, Atacan Aksoy İnşaat firmasına 2 adet 4 aks lowbed teslimatı gerçekleştirdi. Lowbedler sabit olmak ile birlikte ilk ve son aksları kalkar 3 metre genişliğinde makine taşıması için ideal özelliklere sahip. Atacan Aksoy İnşaat 40 yıla yakın tecrübesiyle sektörün lider firmaları arasında yer alıyor. Yurt içinde birçok alt yapı projesi yürüten Atacan Aksoy İnşaat; limanlar, otoyollar, barajlar, hidroelektrik santraller, arıtma tesisleri, fabrikalar, endüstriyel tesisler, gıda tesisleri, boru hatları, karma kullanımlı kompleks yapılar, otel inşaatları dahil tüm altyapı ve üstyapı projelerinde uzmanlaşarak, bugün dünyanın önde gelen inşaat şirketleri arasında yer alıyor.

atacan aksoy

danimarka

fransa

kırıkkale

ağustos 2017

ankara


54

Otokar, Arkas için ‘üçü bir arada’ treyler üretti Otokar, Türkiye’nin en büyük lojistik firmalarından biri olan Arkas Lojistik için özel olarak ürettiği 20 adet semi-treyleri Sakarya fabrikasında düzenlenen törenle teslim etti. Kuruyük, konteyner ve rulo taşıyıcı özelliklerine sahip treyler aynı zamanda ADR T9 sertifikalı.

Hizmet çeşitliliği ve sektörel uzmanlaşmayı önemseyen Arkas Lojistik için özel olarak üretilen semi-treylerler Otokar’ın Sakarya fabrikasında düzenlenen törenle teslim edildi. Törene Arkas Lojistik Filo Yönetim Türkiye Müdürü İlkay Görentaş ile Ulaştırma Hizmetleri Türkiye Müdürü Melik Soysal, Otokar İç Pazar Ticari Araçlar Satış Direktörü Murat Tokatlı, satışı gerçekleştiren Otokar bayii Büyükkarcı Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Tümay Büyükkarcı ve firmaların üst düzey yöneticileri katıldı. Teslimat töreninde yüzde yüz yerli sermaye ile Otokar’ın topyekûn mükemmellik felsefesi ile ürettiği araçlarla müşterilerine özel çözümler sunduğuna dikkat çeken Otokar İç Pazar Ticari Araçlar Satış Direktörü Murat Tokatlı, “Otokar’ın bu başarısının altında son 10 yıldır Ar-Ge için gerçekleştirdiği 388 milyon TL’lik yatırım ve nitelikli insan kaynağı var. Fikri mülkiyet hakları Otokar’a ait olan ürünlerimiz, ihtiyaca uygun esnek üretim kabiliyetimiz ile nakliye ve lojistik sektöründe uluslararası arenada sektörün önde gelen üreticileri arasında yer alıyoruz. Arkas Lojistik ile uzun yıllara dayanan bir iş birliğimiz var. Hizmet ver-

diği sektörde öncü bir kuruluş olma vizyonuyla yatırımlarına aralıksız devam eden Arkas Lojistik’e bir kez daha Otokar’ı seçtikleri için teşekkür ediyorum. Çok amaçlı olarak Arkas Lojistik için özel olarak ürettiğimiz, kuruyük, sac rulo ve konteyner taşımacılığına uygun 20 adet semi-treylerlerin hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Yatırımlar son çeyrekte büyüyecek Otokar Ticari Araçlar Satış Direktörü

Murat Tokatlı, yılın ilk yarısında treyler pazarının yine düşüş yaşadığını kaydederek “Son çeyrekte bir hareketlenme bekliyoruz. Uluslararası nakliyeci uzun zamandır yatırım yapmıyor. Dolayısıyla mevcut filo bunu kaldıramayacak hale gelecektir ve araç yatırımı olacaktır. Öte yandan Rusya pazarının frigo satışlarına olumlu yansıyacağını düşünüyoruz.” dedi. Arkas Lojistik Ulaştırma Hizmetleri Türkiye Müdürü Melik Soysal ise şunları kaydetti; “Arkas Lojistik olarak büyüme hedefimiz doğrultusunda ekipman gamımızı genişletiyor, yatırımlarımıza devam ediyoruz. Farklı ekipmanlar ile hizmet çeşitliliğimizi artırarak müşterilerimizin çeşitli taşıma ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmak için çalışıyoruz. Filomuza kattığımız bu ekipmanlar; piyasada 13-60 olarak bilinen, alüminyum kapaklı, BPW dingilli semi treylerle kuru yük taşımasında gücümüzü arttırırken; ADR regülasyonuna uygun fren ve elektrik donanımları ile güvenlik standartlarımızı en üst seviyeye taşımış oluyoruz. Yeni semi-treylerlerimizi; tek ekipman ile çoklu taşıma tiplerine hitap edebilecek şekilde dizayn ettirdik. Üç aracın özelliğini tek bir araçta birleştirdik.


Üstelik yeni aracımız T9 sertifikasına sahip. 12 adet konteyner kilidi ile çift 20’lik, 40’lık ve 30’luk konteyner taşıyabileceğiz ve rulo sac taşımaya uygun havuz özelliğiylede her tip rulo sac taşımasını yapabileceğiz. Bu özelliklerle yeni ekipmanlarımızı hem yurt içi dağıtım projeleri hem konteyner taşımacılığı hem de FTL taşımalarında kullanabileceğiz. Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar’ın uzmanlığı, yüksek kalitedeki üretim standartları, ilave ettirdiğimiz özelliklere en uygun yöntemler geliştirebilen geniş Ar-Ge ekibi ile ön plana çıkarken tüm bunları da en uygun fiyatlarla çözebildikleri için teşekkür ediyoruz. Yaptığımız iş birliğinden mutluyuz. treylerlerimizin filomuza hayırlı olmasını diliyorum.”

Farklı ihtiyaçlara tek model- tek çözüm: Otokar

Yüksek mukavemetli çelikten imal şasi ve her iki yanda bulunan 5’er adet 600 mm yüksekliğinde aluminyum kapakları ile kuruyük taşımacılığının her alanında kullanılmaya uygun olan Otokar semi-treylerler, bunun yanında önde ve arkada yer alan rulo taşıma hazneleri sayesinde 700 mm’den 2.200 mm çapına kadar sac ruloları rahatlıkla taşıyabilecek şekilde üretildi. Araç üzerinde yer alan EN 12640 standartlarında 26 adet yük bağlama aparatı ile treylerin yük güvenliği maksimum seviyede tutuldu. Teslim edilen treylerler kuruyük ve sac rulo yanında araç üzerine akuple edilen 12 adet konteyner kilidi ile ISO 20”den ISO 40”a kadar her türlü ve tipte konteyner taşıma sistemlerine uygun güvenilir ve pratik taşıma çözümleri üretebiliyor. Bunun yanında ADR regulasyonlarına uygun fren ve elektrik sistemi ile donatılmış ve TSE’den T9 belgesi ile sertifikalandırılmış treylerler ile tehlikeli madde taşımacılığında yapılabilecek.

Soldan Sağa: Murat Vural, Fırat Kurtoğlu, Tümay Büyükkarcı, Murat Tokatlı, Melik Soysal, Özbay Öztürk, Selçuk Öner, Bora Gültürk, İlkay Görentaş. önemli merkezi olarak gösterilen test merkezinde tank, zırhlı araç, otobüs, treyler, kamyon gibi pekçok araç test edilebiliyor.

Türkiye’nin en büyüğü

Uzman Mühendis Merve Deniz Kozan, elektromanyetik test merkezinin Türkiye’nin en büyüğü olduğunu söyledi. Burada araçların elektromanyetik dayanıklılığını ölçtüklerini belirten Kozan, “İçerden dışarıya, dışarıdan içeriye manyetik alan geçişi yok. Faraday kafesi prensibi ile yapılan test merkezinde cihazların etrafa yaydığı manyetik alan da test ediliyor.” şeklinde konuştu.

10 yıllık testi 4 aya sığdırıyor

Hidrolik yol simülatörü ile araçların yol dayanıklılık testi gerçekleştiriliyor. Birebir yollardan elde edilen simülasyon

sayesinde 4 aylık test ile 10 yıllık hasarı ölçülebiliyor.

ATP Test için Avrupa’ya gitmeye gerek kalmadı

Klimatik test odasında ise hem sıcaklığı hem de nem simule ediliyor. -45 dereceden + 60 dereceye kadar sıcaklıkta, nemi de 5 ile 95 arasında simule edip test edilebiliyor. Dünya haritasında bütün iklim koşullarında test gerçekleştirilebiliyor. Aracın hem yüklü hem de yüksüz olarak da test ediliyor. Bu odada treyler için ATP Tip onay testide yapılmaya başlandı. Türkiye’deki treyler üreticileri Avrupa’ya yerine Türkiye’den de belgelendirmeye yapmaya başlayacaklar. Her firma gizlilik prensibiyle test ediliyor. Kapasitesi oldukça yüksek bir oda. 1500 beygir gücüne sahip Altay Tankı burada test ediliyor.

Otokar, Arkas Lojistik’e 20 adet özel amaçlı treyler teslim törenin ardından, törene katılanlar fabrikanın test bölümünü de gezme fırsatı yakaladı. Türkiye’nin otomotiv alanında en

ağustos 2017

Türkiye’nin en önemli test merkezi Otokar’da


56

Sertrans Logistics, filo yatırımlarına Tırsan ile devam ediyor

Ulusal ve uluslararası müşterilerine tedarik zinciri yönetiminde katma değerli lojistik hizmetler veren Sertrans Logistics, yeni teslim aldığı 60 adet Tırsan markalı araçla filosunu büyüttü. Sertrans Logistics, 30 ‘Tırsan Perdeli Mega’ ve 30 adet ‘Talson Tekstil Taşıyıcı Mega’ olmak üzere 60 yeni semi-treyleri İstanbul Hadımköy’deki merkez binasında düzenlenen törenle teslim aldı. Teslimat törenine; Daf-Tırsan Satış Yöneticisi Özgür Ayçiçek ve Sertrans Logistics’in iştiraklerinden Transer Logistics Genel Müdürü Murat Cömert katıldı. Sertrans Logistics’in yeni filo yatırımıyla ilgili bilgi veren Cömert, “Operasyonel verimlilik, güvenilirlik, konfor, yakıt tasarrufu gibi avantajları nedeniyle Tırsan markalı araçları tercih ettik. Yeni Tırsan araçlarımızla hem performans hem de işletme maliyetleri yönünden daha da fazla verim alacağımıza inanıyoruz” dedi. Ayçiçek ise teslimat töreninde yaptığı açıklamada; “Sertrans, tedarik zincirinin her aşamasında uyguladığı doğru, hızlı, hatasız, sürekli ve şeffaf iş yapma prensibiyle sektörde öne çıkan çok önemli bir firma. Karşılıklı güven üzerine kurulmuş iş birliğimizin daha

uzun yıllar devam etmesini arzu ediyoruz” dedi.

Tırsan Perdeli Mega Araçları Çok Avantajlı

Tırsan Perdeli Mega, hidrolik çatı kaldırma sistemi sayesinde sunduğu farklı iç net opsiyonları ile birlikte, daha hızlı yükleme ve boşaltma kolaylığı sunuyor. Yükün emniyetli şekilde taşınabilmesi için, televre üzerindeki her biri 2,5 ton kapasiteli toplam 236 farklı noktadan bağlantı yapmaya olanak sağlayan K-fix yük güvenlik sistemine sahip olan araçlar, 7.2 ton forklift aks yüküne dayanıklı tabanı ile operasyonel esneklik sağlıyor. Tırsan, araçların şasi ve panellerinin çinko tri-elektron metoduna göre kataforez (KTL) kaplamalı oluşu sayesinde 10 yıl paslanmazlık garantisi veriyor. İntermodel taşımacılıkta Türkiye’nin öncüsü Tırsan, Mega semi-treylerler için ‘Tren Yükleme Sistemi’ opsiyonu sunuyor. P400 tünel tiplerine uyumlu olan Tren Yükleme Sistemi’nde, 2 x 2 adet ‘Tren Vinç Bağlantı Noktası’ ile tren yükleme için özel tasarlanan dingil

hava yastıkları bulunuyor. Aracın her iki yanında birbirinden bağımsız 4’er adet kapağın bulunması, aracın yükleme ve boşaltılması sırasında çok büyük avantaj sağlıyor. Tırsan’ın Talson Tekstil Taşıyıcı Mega Treyleri’nin üzerinde 10 binden fazla yük sabitleme sistemi ve askı çubuğu takılabilecek slot bulunuyor. Bu Talfix® paneller; yük sabitleme sistemi ve çift kat olarak da kullanılabiliyor. Talson’un kendinden destekli üst yapısı ve kataforez kaplamalı (KTL) hafif şasisi daha fazla yükleme kapasitesi sağlarken, en zorlu koşullarda dahi sağlamlık ve güvenilirliği ile öne çıkıyor. Sertifikalı ve boyalı alüminyum yan panellere ve paslanmaz özelliğe sahip Talson kutu semi-treyler panelleri sık aralıklarla birbirine perçinleşmiş şekilde üretiliyor. Küçük hasarlarda taşımacılık faaliyetleri aksamadan hızlı bir şekilde onarım imkanı sunan ve parça değişimleri hızla gerçekleştirilebilen Talson kutu semi-treyler, panellerinin sahip olduğu UV dayanımı sayesinde sararmıyor ve uzun ömürlü kullanım sunuyor.


Zofunlar Beton’a 8 Adet Tiger Damper Kırıkkale merkezli Zofunlar Beton, Serin ile yaptığı işbirliği ile 8 adet 24 m³ Tiger Havuz Damper’i teslim alarak filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Betonun yapıda güvenilir bir biçimde işlevini yerine getirebilmesi için üretim, taşıma, yerleştirme ve bakım hizmeti veren Zofunlar Beton , ağır yüklere ve zorlu kullanım alanlarına sahip bir sektörde hizmet verirken, filoda bulunan araçların bu şartlara dayanabilmesi ve istenilen performansı göstermesi konusunda tercihlerini Serin Tiger Havuz Damperlerden yana kullanmayı tercih etti.

Tiger Havuz Damperlerin Başlıca Özellikleri

Sağlamlığı, hafifliği ve akıllı teknolojik özellikleriyle mega projelerin gözdesi olan Tiger havuz damperlerde Elektronik Süspansiyon Sistemi

bulunuyor. Dingil başına düşen yük miktarı, hava yastık basıncın kontrolü, günlük servis ve toplam maliyet kaydı tutulabiliyor. Ayrıca aracın kullanım sonucu hangi şartlarda ne zaman nasıl bir durum ile karşılaştığının kaydı da tutulabiliyor. Asfalt dökümü sırasında

Fnisher ile damper arasında Smartboard sayesinde düz yâda eğimli yol fark etmeksizin basınç değeri girerek damperin frenlemesini sürücüsüz otomatik kontrol etme, dolayısıyla yüzde yüz uyumlu çalışma olanağı gibi özellikler kolayca görüntülenebiliyor.

Sıcak daldırma galvaniz teknolojisi, şasinin üzerinde bir kaplamadan ziyade çeliğin içine nüfuz ediyor. Bu sayede diğer teknolojilere nazaran

daha fazla bir koruma ve paslanmazlık sağlanıyor. Galvaniz teknolojisinin uygulandığı ürünlerde paslanmazlık en az 10 yıl uzayabiliyor. Uluslara-

rası taşımacılık sektörünün önde gelen firmaları arasında yer alan Sinnep Lojistik, 5 adet Serin galvaniz tenteli aracı teslim alarak filosunun gücüne güç katıyor. Törende söz alan Mustafa Sinnep “Firmamız uluslararası taşımacılık sektöründe emin adımlarla ilerleyen ve hedeflerine ulaşmak için yatırımlara önem veren bir firmadır. Bu yüzden burada Serin Treyler ile yapmış olduğumuz iş birliği sayesinde 5 adet galvaniz tenteli araç teslim aldık. Bize gösterdikleri yakın ilgi ve alakadan dolayı kendilerine teşekkür ederim. “ dedi. Serin Treyler adına söz alan Mustafa Heybetli ise “ Bizi tercih etmelerinden dolayı biz de Sinnep Lojistik’e teşekkür ederiz. Serin Treyler olarak galvaniz teknolojisi ile üretmiş olduğumuz tenteli araçlarımızda 10 yıl kadar paslanmazlık garantisi veriyoruz. Bu da firmaların uzun ömre sahip araç kullanmaları anlamına geliyor. Bizim için öncelik müşteri memnuniyetinin sağlanmasıdır. Bunun içinde teknolojik tüm imkanları yakından takip edip uygulamalarını yapmaktayız.” dedi.

ağustos 2017

Sinnep Lojistik ‘Galvanizli Serinleri’ seçti


Üye İletişim Bilgileri

AKSOYLU TRAYLER RÖMORK SANAYİİ VE TİCARET A.Ş. Organize San. Bölgesi Mümtaz Zeytinoğlu Bulvarı 6. Cad. 26110 ESKiŞEHiR Telefon : +90 (222) 236 04 51 ( 3 hat ) - 236 14 63 Faks: +90 (222) 236 14 39 aksoylu@aksoylu.com.tr www.aksoylu.com.tr

ALİ RIZA USTA Hacı Yusuf Mescid Mah. Ankara - Adana Çevre Yolu 4. Km (Sedirler Çıkışı) Karatay / KONYA Telefon : +90 (332) 342 60 00 (5 Hat) Faks: +90 (332) 342 60 00 info@alirizausta.com www.alirizausta.com

AYDENİZ DORSE SAN.TİC.LTD.ŞTİ. Büyükkayacık Mah. K.O.S. Bölgesi 7. Sok. No:23 SELÇUKLU / KONYA Telefon : +90 (332) 251 74 91 Faks: +90 (332) 251 74 92 info@aydenizdorse.com www.aydenizdorse.com

Bülent Ramazan Treyler Sanayi LTD ŞTİ. Güzelburç Beldesi. Güzel Birlik Mah.İpek Yolu Cd. Dericiler Sitesi. No:131 31175 Antakya. HATAY Telefon : +90 (326) 221 6845 Faks: +90 (326) 221 3540 brf@brftreyler.com www.brftreyler.com

EFE ENDÜSTRİ VE TİCARET A.Ş. Ankara Asfaltı 20.km Kemalpaşa – Izmir Telefon : +90 (232) 877 01 82 Faks: +90 (232) 877 01 91 efe@efe.com.tr www.efe.com.tr

KOLUMAN OTOMOTİV ENDÜSTRİ A.Ş. Yenice Otoyol Çıkışı - 33800 Tarsus/MERSİN Telefon : +90 (324) 651 00 20 Faks: +90 (324) 651 00 24 KolumanOtomotiv@koluman.com.tr www.koluman-otomotiv.koluman.com.tr

KRONE Ticari Araçlar SAN. ve TİC. A.Ş. İbni Melek Mh. Organize Sanayi Bölgesi 2.Sk. No:1 35900 Tire / İzmir / Türkiye Tel : +90.232.510 10 47 Fax : +90.232.513 52 20 www.krone.com.tr

Makinsan Treyler Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi OSB İstiklal Caddesi No: 17 SARIÇAM / ADANA info@makinsantrailer.com.tr Telefon: +90 (322) 394 39 58

NURSAN TREYLER 2. Organize Sanayi Bölgesi 20. Sk. No: 14 Selçuklu/KONYA Telefon : +90 (332) 239 18 12 (pbx) Faks: +90 (332) 239 18 16 info@nursantrailer.com www.nursantrailer.com

OKT TRAILER SAN. TİC. LTD. ŞTİ. ATAOSB Mah. ASTİM 3.Cadde No.: 7 09010 Efeler AYDIN Telefon : +90 (850) 850 1 655 Faks: +90 (256) 231 0 516 info@okt-trailer.com www.okt-trailer.com

OTOKAR OTOMOTİV VE SAVUNMA SANAYİ A.Ş. Aydınevler mah. Dumlupınar Cad. No:58 A Blok 34854 Küçükyalı/İSTANBUL Telefon : +90 (216) 489 29 50 Faks: +90 (216) 489 29 67 www.otokar.com.tr

ÖZTREYLER Merkez Mah. Organize Cad. No: 62 Balçık köyü - Gebze/KOCAELİ Telefon : + 90 (262) 751 50 30 (Pbx) Faks: +90 (262) 751 50 35 info@oztreyler.com.tr www.oztreyler.com.tr

ÖZGÜL TREYLER Konya Organize Sanayi bölgesi 12.Sokak No:14 Selçuklu - KONYA Telefon : +90 (332) 444 13 60 (pbx) Faks: +90 (332) 239 19 67 info@ozgul.com.tr www.ozgul.com.tr

SERİN TREYLER Sancak Mh. Y.İstanbul Cd. No:138 Selçuklu / KONYA Telefon : +90 (332) 239 06 10 (Pbx) Faks: +90 (332) 239 06 13 serin@serin.com.tr www.serin.com.tr

SEYİT USTA TREYLER SANAYİ VE TİC. LTD.ŞTİ. Tuzla Mermerciler Organize Sanayi Bölgesi 2. San. Cad. No: 20 Tepeören - Tuzla/ İSTANBUL Telefon : +90 (216) 593 91 06 / 07 / 08 Faks: :+90 (216) 593 91 09 info@seyitusta.com www.seyitusta.com

TAKDİR DORSE & DAMPER Horozluhan Mahallesi Uzman Sanayi Sitesi Rüya Sokak No:6 KONYA Telefon : +90 (332) 251 64 32 Faks: +90 (332) 249 22 07 bilgi@takdir.com.tr www.takdir.com.tr

TIRSAN Osmangazi Mah. Yıldızhan Cad. 34887 Samandıra / İSTANBUL Telefon : +90 (216) 564 02 00 Faks: +90 (216) 311 8097 info@tirsan.com.tr www.tirsan.com.tr

WorthIngton ARITAŞ BASINÇLI KAPLAR SANAYİ A.Ş Mescit Mah. Turgut Ozal Cad. Demircan Sokak No.2 Orhanli - TUZLA / İSTANBUL Telefon : +90 (216) 394 30 32 Faks: +90 (216) 394 30 21 www.aritas.com.tr

YALÇIN DORSE DAMPER SAN. TİC. Fevzi Paşa Mah. 64. Sok. No:56 E-5 Karayolu Üzeri Değirmenköy – Silivri/İSTANBUL Telefon : +90 (212) 735 39 49 pbx Faks: +90 (212) 735 39 45 yalcin@yalcindorse.com.tr www.yalcindorse.com.tr


Treder Haber Ağustos 2017  
Advertisement