Issuu on Google+

Çocuk ve Gençlik tiyatrolarý

Festivali devam ediyor B

u yýl 3.’sü yapýlacak olan Uluslararasý Mardin Çocuk ve Gençlik Tiyatrolarý festivali baþlýyor.

Mardin Valiliði tarafýndan düzenlenen, Kültür ve Turizm Bakanlýðý, Mardin Hizmet Vakfý, Devlet Tiyatrolarý Genel Müdürlüðü, Mersin Devlet Opera ve Balesi, Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Þehir Tiyatrolarý, Halk Bankasý, Kaymakamlýklar, Belediyeler, il ve ilçe Milli Eðitim Müdürlükleri tarafýndan desteklenen ve 3.sü düzenlenecek olan Uluslararasý Mardin Çocuk ve Gençlik Tiyatrolarý festivalinin 2-9 Kasým 2012 tarihleri arasýnda Sayfa 2’de yapýlacak.

GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

5 Kasým 2012 Pazartesi

Umre Ödüllü Kur'an Meali sýnavý M. Sait Çakar

K

ur'an Nesli Platformuna üye derneklerden Düþünce Kültür ve Dayanýþma Derneði (Düþünce-Der) Türkiye genelinde yapýlacak Umre Ödüllü Kur'an Meali Sýnavý'nýn Nusaybin ayaðýný gerçekleþtirecek. Dernekten yapýlan açýklamada, sýnavýn son baþvuru

tarihinin 5 Kasým 2012 olduðu belirtilerek, "Sýnav 18 Kasým 2012'de saat 10.00 ile 12.00 saatleri arasýnda Halk Eðitim Merkezi'nde yapýlacak. 15 yaþ üstü bay bayan herkes katýlabilir. Türkiye geneli ilk 10'a girenlere ömre ödülü, ayrýca Mardin bölgesinde ilk 3'e girenlere de sürpriz hediyeler verilecektir" denildi. Sýnavda 75 sorunun ilk 10 cüzünün mealinden, 25 sorunun ise Muhammed Müfid Yaray'ýn kaleme aldýðý Kur'an Nesline Kur'an Ýlimleri kitabýndan sorulacaðý ifade edilen açýklamada, bu sýnavla asýl amacýn okuyup okutmak olduðu belirtilerek, sýnava katýlým çaðrýsý yapýldý.

Yýl: 9 Sayý 2486 Fiyatý :25 Kr

Ali Edis

F

arklý illerden yaptýðý canlý yayýnlar ve özel haberlerle illerin nabzýný tutan TRT HABER Gündem Ekibi bu hafta Mardin’deydi. Mardin’in tarihi dönüþüm projesi kapsamýnda yer alan çalýþmalarýn ve altyapý faaliyetlerinin anlatýldýðý programa Vali Turhan Ayvaz konuk oldu. Sunucu Tayfun Öcal ve Program Yapýmcýsý Fatih Aktaþ’ýn koordinatörlüðünde yürütülen yayýnlar, tarihi Mardin’in restore edilen mekânlarýnda gerçekleþti. Diyarbakýr ve Mardin’deki TRT ekiplerinin destek verdiði programda Mardin’in tarihi dönüþüm çalýþmalarý hakkýnda bilgi veren Mardin Valisi Turhan Ayvaz, binlerce yýllýk tarihi þehri aslýna kavuþturmak için gece gündüz çalýþtýklarýný vurgulayarak,

çalýþmalarýn hýzlandýrýlmasý ve vatandaþlarýn günlük hayatýna saðlýklý bir þekilde devam etmesi için 500 iþçiyi çalýþmalara dâhil ettiklerini ifade etti. Restorasyona yapýlacak ve restorasyonu tamamlanan tarihi mekânlarý TRT Haber ekibinin dikkatine sunan Vali Ayvaz, tarihi mekânlarý uðradýklarý tahribattan sonra yaptýklarý çalýþmalarla asli hüviyetine nasýl kavuþturduklarýný anlattý. Programda Mardin’in tarihi mekânlarýndaki çalýþmalarýn yaný sýra, alt yapý çalýþmalarý da irdelendi. Konuyla ilgili Belediye Baþkaný M. Beþir Ayanoðlu da altyapý çalýþmalarý hakkýnda program ekibine bilgi verdi.TRT Haber Gündem ekibi, tarihi dönüþüm çalýþmalarýnýn yaný sýra Mardin ekonomisi, Mardin’de eðitim, sosyal hayat ve çeþitli özel haberle önümüzdeki günlerde 5 gün boyunca izleyicilerin karþýsýnda olacak.

Þiir Festivali mest etti 1. Uluslararasý Þiir Festivali" kapsamýnda birbirinden farklý ülkelerden gelen þairler 6 dilde seslendirdikleri þiirleri ile Mardinlileri mest etti...

S

ahip olduðu kültürel mirasýn yanýnda mimari güzellikleri ile gündeme gelen Mardin’de kilise ve medreseler þiir sunumlarýna ev sahipliði yapýyor.

Mardin Artuklu Üniversitesi'nce düzenlenen "1. Uluslararasý Þiir Festivali" kapsamýnda birbirinden farklý ülkelerden gelen þairler, tarihi mekânlarda Türkçe, Arapça ve Kürtçe

þiir sunum ve atölyeleri düzenlendi. Suriye, Ýran, Irak, Ýsrail ve Tacikistan'dan gelen 21 edebiyatçý ve þair 6 dilde seslendirdikleri þiirleri ile Mardinlileri mest etti. Þiir Festivali kapsamýnda 5 tarihi mekanda 5 þairin düzenlediði atölyelerde öðrencilere eðitimler verildi. Zinciriye Medresesinde Haydar Ergülen ve Muhammed Taku, eski Hükümet Konaðýnda Ercan Yýlmaz ile Tekke Medresesinde Nilay Özer ve Kýrklar Kilisesinde Selim Temo üniversite ve lise öðrencileri ile birlikte atölye çalýþmalarý yaptý. 1700 yýllýk tarihi Kýrklar Kilisesinde sunum yaparak ders veren Selim Temo, þiir kenti Mardin’de olmaktan duyduðu memnuniyeti dile getirdi. Temo "Buraya þiiri konuþmak için geldik. Devami Sayfa 2’de

‘Ahlak Zabýta Kurumu faaliyete geçsin’ Y

eþilay Cemiyeti Mardin Þubesi Baþkaný Lütfü Günlüoðlu, "Bence ahlak zabýta kurumunu faaliyete geçirmekte fayda var.

Ömerli'de kaldýrým çalýþmalarý devam ediyor Ýsmail Erkar

Yüksekokullar meslek lisesine dönüþtürülüyor

M

Bu gençleri bu yoldan alýkoymada fayda var. Biz bu gençlerin asla tahsil görmelerine karþý deðiliz" dedi.

eslek liselilerin doðrudan geçiþ yapabildiði meslek yüksekokullarý yeniden yapýlandýrýlýyor. Milli Eðitim Bakanlýðý, YÖK, Kalkýnma Bakanlýðý ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliði’nin yürüttüðü çalýþmaya göre yüksekokullarýn sayýsý azaltýlacak. Bazý okullar kapatýlýrken bazýlarý meslek lisesine dönüþtürülecek.

Sayfa 3’te

Mardin ve Kýzýltepe'deki bazý sivil toplum kuruluþlarýnýn temsilcileri, Yeþilay Cemiyeti Mardin Þubesi Baþkaný Lütfü Günlüoðlu'nu ziyaret etti. Sayfa 2’de

TÞOF'tan 'araçlara kýþ bakýmý yaptýrýn' uyarýsý

Vali Turhan Ayvaz alt yapý çalýþmalarýný Trt Haber’de anlattý

Meslek lisesi mezunlarý, 2002 yýlýndan itibaren meslek yüksekokullarýna sýnavsýz geçebilme imkânýna kavuþtu. Bu kararýn ardýndan çok sayýda meslek yüksekokulu açýldý. Sayfa 2’de

Ö

merli ilçesinde, kaldýrým çalýþmalarýna devam ediliyor.

Ömerli Belediye Baþkaný Yýlmaz Altýndað, kaldýrým, bordür ve parke taþý döþeme çalýþmalarýný inceledi. Yeni ve Cumhuriyet

mahallerinde, kaldýrým yenileme çalýþmasýna baþladýklarýný belirten Altýndað, ayrýca kilit parke taþý döþeneceðini kaydetti. Þu ana kadar 2 bin metre bordür taþý kullanýldýðýný aktaran Altýndað, çalýþmalar sýrasýnda engelli rampalarýna ve çöp konteyner yerlerine dikkat edildiðini sözlerine ekledi.


5 Kasým 2012 Pazartesi

Çocuk ve Gençlik tiyatrolarý

festivali Ali Edis

B

u yýl 3.’sü yapýlacak olan Uluslararasý Mardin Çocuk ve Gençlik Tiyatrolarý festivali baþlýyor. Mardin Valiliði tarafýndan düzenlenen, Kültür ve Turizm Bakanlýðý, Mardin Hizmet Vakfý, Devlet Tiyatrolarý Genel Müdürlüðü, Mersin Devlet Opera ve Balesi, Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi Þehir Tiyatrolarý, Halk Bankasý, Kaymakamlýklar, Belediyeler, il ve ilçe Milli Eðitim Müdürlükleri tarafýndan desteklenen ve 3.sü düzenlenecek olan Uluslararasý Mardin Çocuk ve Gençlik Tiyatrolarý festivalinin 2-9 Kasým 2012 tarihleri arasýnda yapýlacak. Binlerce yýllýk tarihi zenginliðe sahip Mardin’deki huzur ve dayanýþma, kültür ve sanat alanýndaki etkinliklerle birleþtiðinde tüm dünyaya örnek olabilecek bir kültür ve sanat merkezi oluþturacaðýný kaydeden Vali Turhan Ayvaz, “Sahip olduðu tarihi, kültürel ve mimari yapýsýyla büyük bir potansiyele sahip olan bu güzide þehirde, böylesi sanatsal ve kültürel dokuyu teneffüs eden insanlarýn, çocuk ve gençlerin tiyatro sanatýndan ve kültüründen kopuk yaþamasý düþünülemez. Kültür ve Sanat Þehri olmanýn en bariz örneðini temsil eden yegâne yerlerden olan Mardin'de düzenleyeceðimiz Mardin 3. Ulusal Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivalinde, Yerli ve yabancý Tiyatro guruplarýnýn bir hafta boyunca sergileyecekleri oyunlar ve atölye çalýþmalarý ile çocuk ve gençlerimizin önemli kazanýmlarý olacaðý kuþkusuz.

Þiir Festivali Mardinlileri mest etti M. Sait Çakar Sayfa 1’den devam

T

Mardin Valisi Turhan Ayvaz, “Sahip olduðu tarihi, kültürel ve mimari yapýsýyla büyük bir potansiyele sahip olan bu güzide þehirde, böylesi sanatsal ve kültürel dokuyu teneffüs eden insanlarýn, çocuk ve gençlerin tiyatro sanatýndan ve kültüründen kopuk yaþamasý düþünülemez. Dünya kültür mirasýndan bir parça olan Mardin’in tanýtýmýna katký saðlayacak bu büyük ve anlamlý organizasyonun gerçekleþmesinde emeði geçen herkese teþekkür ederim” dedi. Festival koordinatörü Nurhan Ökten bir yýl aradan sonra çeþitli evrensel çocuk ve gençlik tiyatrosu örnekleriyle Mardinli çocuk ve gençleri buluþturmayý amaçladýklarýný kaydetti. Ökten, Mardin Valiliði Mehmetçik toplantý salonunda düzenlendiði basýn toplantýsýnda, 367 bin lira bütçeli hazýrlanan festivalin çok renkli geçeceðine inandýklarýný kaydetti. 2009 yýlýnda baþladýklarý festivalin bu yýl 3.sünü yapacaklarýný belirten Ökten” ihtiyaç nedeniyle 2009 yýlýnda baþladýðýmýz festivalin bu yýl 3.sünü gerçekleþtiriyoruz. Geçen yýl ekonomik nedenlerden dolayý yapamamýþtýk. Bir yýl aradan sonra tekrar bu festivalin yapýlmasý çok önemli. Burada tiyatroya ciddi bir ilgi var. Geçtiðimiz dönemlerdeki festivallere sadece çocuklar deðil yetiþkinlerde çok ilgi gösterdi. Bu yýlda çok renkli geçeceðine inanýyoruz. Hepimiz biliyoruz ki; güzel ve doðru bir dünya ancak korkusuz, açýk sözlü ve kendisi ile birlikte baþkalarýný da düþünebilen "Anlama, Anlatma ve Anlaþýlabilme" süreci içinde "üretebilen", ürettiðini paylaþabilen geleceðin yetiþkinleriyle yaratýlabilir.” Diye konuþtu Kýraathanede de gösterimler olacak Bu yýl ki festivalde kent merkezinde bulunan kahvelerde de gösterime sunulacaðýný, kahvelerdeki eski kültürün tekrar canlandýrmayý arzu ettiklerini belirten Ökten: “ Mardin’de yaþayan çocuk ve gençler, Mardinli

tiyatroseverler, sahnelerde, sokaklarda, kýraathanelerde, profesyonel tiyatro gruplarý tarafýndan sergilenecek olannitelikli tiyatro oyunlarý ve yaþamýn iyi, güzel ve doðrusuyla sanat kervanýyla yol alýyor.” Dedi. Ökten, 2 Kasýmda baþlayacak festivalin açýlýþýný 5 Kasým’da ünlü oyuncu Genco Erkal’ýn sahne alacaðý “Ýnsanlarým” adlý oyunuyla açýlacaðýný kaydetti. Festival’de 51 gösteri, çeþitli konu baþlýklý 3 atölye çalýþmasý, olmak üzere toplam; 54 etkinlik düzenleneceðini anlatan Ökten, etkinlikler çoðunlukla Mardin Merkez’de olmakla beraber, 6 yerli ve yabancý oyun Kýzýltepe, Midyat,Ömerli ilçelerinde dönüþümlü olarak gösterime sunulacaðýný söyledi. Ökten, Festival süresince; Ýstanbul Devlet Tiyatrosu “Zalým Mahmut”;Devlet Opera ve Balesi “Kuklacý”;Dostlar Tiyatrosu “Ýnsanlarým”;Kemal Atangür Gölge Tiyatrosu“ÞifalýBitkiler”,“AbdurrahmanÇe lebinin Kýzý”, “Turist” ve “Kuyu” adlý oyunlarý;Karakedi Sanat, gezici kukla gösterileri “Fiko’nunKulübesi”; Ýtalya, “WhiteSigns“ (Beyaz Ýþaretler); Ýspanya, “ElTiempoPerdido” (Kayýp Zaman); Ýsviçre,“Butterfly” (Kelebek); Rusya, “Kaþtanka” adlý oyunlarý ve kortej seremonisi için gerçekleþtirilecek olan “Sanat Kervaný” adlý atölye çalýþmasý, çocuklar için “Kukla Yapým ve Oynatým Atölyesi”, çocuk ve gençlerimizi eðiten öðretmenler için Hong Kong Performans Sanatlarý Akademisi’nden bir öðretim görevlisi “Masaldan Dramaya” adlý uygulamalý çalýþmalarýyla,Mardinli çocuklarýn, gençlerin ve tüm tiyatro sever seyircilerin katýlýmýna ve beðenisine sunulacaðýný sözlerine ekledi.

2

ürkiye'de farklý ülkelerden gelen þairlerle bir arada olduðumuz için çok mutluyum. Biz þairler, birbirimizin dilini anlamazsak da söylemlerimiz, mesajlarýmýz birdir." þeklinde konuþtu. Atölye dersine katýlan öðrencilerden Mehmet Deniz ise “Mardin’in bu tür mekanlarýnda þiir etkinliðinin yapýlmasý öðrenciler için de oldukça faydalýdýr. Özellikle birinci uluslararasý festivali bu tür alanlarda bu tür mekanlarda yapýlmasý daha saðlýklý oldu bizler içinde hem tarihi bir mekanda Kürt þiirinin tarihini öðrenmiþ olduk atölye çalýþmalarýyla etkinliklerle konuþmacýlarla bize katký saðlamýþ oldu.”dedi. Ders verenlerden Kýrýklar Kilisesi Baþpapazý Gabriyel Akyüz, “Zaten Mardin patentinde bu þekilde almýþtýr. Dinler, diller kültürler diyarý olarak almýþtýr. Ýþte bugün de patentin bir þekli burada yapýlmýþtýr. Kürtçe þiiri hakkýnda Selim Temo Tarafýndan öðrencilere bir

ders verildi. Ýki saat süreyle biz de dinledik bu tür çalýþmalarýn devam etmesini diliyoruz. Mardin’e yakýþýr Mardin’in patentine yakýþýr bir olgudur.”diye konuþtu. Akyüz Kültür ve Turizm Bakanlýðý'nýn isteði üzerine, Süryanice Þiirleri "Kutsal Ruhun Kavalý" adý ile Türkçe'ye çevirdiklerini söyledi. Akyüz, kitapta Süryani kilisesi atalarý tarafýndan "Kutsal Ruhun Kavalý" olarak adlandýrýlan Süryani Mor Efem'in þiirlerinin bulunduðunu ifade etti. Þiirlerin 4. yüzyýlýn ortalarýnda kaleme alýndýðýný, eserlerin günümüze kadar korunduðunu, þiirlerin hepsinin 7 hece ölçüsüyle yazýldýðýný belirtti. Kitabýn 400 sayfadan oluþtuðunu söyleyen Akyüz, “Þiirlerini çevirdiðimiz þair hem aziz hem teolog hem þair hem dil uzmaný. Birçok cümleyi tek bir cümleyle anlatabilen bir zat. Toplanan þiirler daha önce belirlenmiþti. Eski Mardin Metropoliti tarafýndan þiirler derlenmiþ toplanmýþtý. Kendi el yazýsýyla bir kitapta toplanmýþtý. O kitabýn orijinal þekli de basýldý."diye konuþtu.

BDP’li vekil, eyleme ‘Ahlak Zabýta Kurumu faaliyete geçsin’ çömelerek destek verdi Y Ýsmail Erkar

A

nkara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde toplanan bir grup öðrenci, cezaevlerindeki açlýk grevlerini kefenle protesto etti. Grup, açýklamanýn ardýndan kýsa süreli oturma eylemi yaptý. BDP Mardin Milletvekili Erol Dora eyleme çömelerek destek verdi. Ankara Üniversitesi'nde toplanan bir grup öðrenci, cezaevlerindeki açlýk grevlerine dikkat çekmek için eylem gerçekleþtirdi. 'Açlýk grevleri 52. gününde, sessiz kalmak insanlýk suçudur' pankartý taþýyan grup üyeleri, 'Devrimci tutsaklar onurumuzdur' sloganý attý. Önce

kampüs içinde dolaþan eylemciler, daha sonra kampüs dýþýna çýkarak, basýn açýklamasý yaptý.

Eyleme, BDP Mardin Milletvekili Erol Dora da katýldý. Grup üyeleri, kampüs önünde oturma eylemi gerçekleþtirdi. BDP'li Dora ise oturma eylemine çömelerek destek verdi. Bir süre bu þekilde kalan Dora, daha sonra ayaða kalkýp grubun oturma eylemini bitirmesini bekledi. Oturma eyleminin ardýndan konuþan BDP'li Dora, cezaevlerinde açlýk grevinde 52. güne girildiðini söyledi. Dora, "Bu güne kadar istemlerine herhangi bir cevap verilmedi. Ýstedikleri þey de gayet açýk ve nettir. Anadilde eðitim ve anadilde savunma hakký. Ayrýca, Ýmralý üzerindeki tecritin kaldýrýlarak, diyalog ve müzakere sürecinin baþlatýlmasýna yönelik talepleri vardýr." þeklinde konuþtu. Yapýlan açýklamanýn ardýndan grup üyeleri giydikleri kefenleri yakýp, eylemlerini sonlandýrdý. (CÝHAN)

eþilay Cemiyeti Mardin Þubesi Baþkaný Lütfü Günlüoðlu, "Bence ahlak zabýta kurumunu faaliyete geçirmekte fayda var. Bu gençleri bu yoldan alýkoymada fayda var. Biz bu gençlerin asla tahsil görmelerine karþý deðiliz" dedi. Mardin ve Kýzýltepe'deki bazý sivil toplum kuruluþlarýnýn temsilcileri, Yeþilay Cemiyeti Mardin Þubesi Baþkaný Lütfü Günlüoðlu'nu ziyaret etti. Günlüoðlu, burada yaptýðý açýklamada, sivil toplum örgütlerinin önemli bir kýsmýnýn Yeþilay Cemiyeti'ne destek vermek amacýyla kendisini ziyaret ettiðini belirtti.

Yeþilay Cemiyeti olarak bir eðitim kurumuna karþý olmalarýnýn söz konusu olmadýðýný ifade eden Günlüoðlu, þunlarý söyledi: "Bu mesele sadece benim meselem, Yeþilay'ýn meselesi deðil. Her kesimden ses çýkmasý gereken önemli bir meseledir. Ama ne yazýk ki birkaç günden beri bir kýsým medyanýn da yanlýþ baþlýklar atmasý sonucunda Türkiye'nin gündemine bomba gibi düþürülmeye gayret ettiler. Bu, bizi fazla telaþlandýrmaz. Biz bu filmleri daha öncede izlemiþtik. Þunun bilinmesinde özellikle fayda görüyorum. Yeþilay Cemiyeti olarak asla bir eðitim kurumuna karþý olmamýz mümkün deðil. Özellikle bizi üniversite ve öðrenciler üzerinden vurmaya gayret gösteriyorlar. Sanki biz

üniversitelerin, öðrencilerin düþmanýymýþýz gibi etrafa yaymaya çalýþýyorlar. Asla ve asla bizim eðitim kurumlarýna karþý öyle bir husumetimiz olamaz. Bu çok aptalca bir þey olur. Kaldý ki bunlar bizim gençlerimiz, çocuklarýmýz." Cemiyetin her zaman zararlý alýþkanlýklarýn önünü týkamak için gayret göstermeye devam edeceðini aktaran Günlüoðlu, sözlerine þöyle devam etti: "Yeþilay'ýn öyle bir görevi var. Baþka illerde bu gündeme gelmediði ve ilk defa Mardin'de öyle olumsuz bir hadiseye iþaret ettiðimiz için þiddetli bir tepki aldýk. Ama ben bunu gururla söylüyorum. Aldýðýmýz tepkilerin büyük bir bölümü alkýþlanacak tepkilerdi, olumlu tepkilerdi. Yetkililerimiz isterse bu konuda tedbir alabilir. Bazýlarýna göre bu gayri meþru bir iþ deðil maalesef. Kanuni bir iþ yaptýklarýný

düþünüyorlar. Ama iþin bir de örfi, ahlaki bir boyutu var. Deðerler inanlar boyutu var. Bunlar çok önemli, halkýmýzý direkt ilgilendiren þeyler. Bence ahlak zabýta kurumunu faaliyete geçirmekte fayda var. Bu gençleri bu yoldan alýkoymada fayda var. Biz bu gençlerin asla tahsil görmelerine karþý deðiliz. Yeþilay'ýn tüzüðün 3. maddesinde bu geçiyor. Yeþilay'ýn aynen alkol gibi uyuþturucu gibi diðer baðýmlýlýklar gibi böyle ahlaksýzlarla mücadele etme görevi vardýr. Ama iþin garip tarafý þu ana kadar bu maddenin iþletilmeyiþi bizi gündeme oturttu. Ben asla bana Yeþilay'ýn çizdiði sýnýrýn dýþýna çýktýðýma inanmýyorum. Benim hakkýmda soruþturma açýldýðý söyleniyor. Bana herhangi bir telefon, yazýlý bir þey gelmedi. Bu hukuki bir süreçtir. Bir ön incelemedir. Buda ebetteki genel merkezin en tabii hakkýdýr.”


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

5 Kasým 2012 Pazartesi

3

oynatýlmaktadýr. Oynayanlar arasýnda kazanan kim, kaybeden kim belli deðil… Burada en büyük payýn kumar oynatanýn kasasýna girdiði kesin. Yapýlan araþtýrmalar; kazanan tarafýn her zaman kumarhaneler olduðunu ortaya koymuþtur.

En Güzel Kazanç Alýn Teri ile Kazanýlýr

Lütfü Günlüoðlu

T

üm kumarbazlarýn tek bir hedefi vardýr; çalýþmadan, yorulmadan, emek harcamadan para kazanmak. Pek çok ülkede medya, zengin olmak için kumar tek çýkar yol olarak gösterir, hatta kumar devlet ve medya eliyle oynatýlýr ve teþvik edilir.

serbest býrakmasý o þeyin meþru yada gayrimeþru olduðunu göstermez. Þans oyunlarýna kanunen kumar denmeyiþi, asla o oyunlarý meþru hale getirmez. Mesela devletin alkol kullanýmýný serbest býrakmýþ olmasý, onun meþru olduðunu ortaya koymaz.

Türk Dil Kurumuna göre; Kumar, “sonucu belli olmayan, para yâda mal karþýlýðý oynanan her türlü þans oyunlarýdýr” þeklinde tarif edilir.

Toplumu felakete sürükleyen kumar devlete çok büyük bir menfaat saðladýðýndan bir türlü yasaklanmýyor. Böylece her gün, her yýl yüzlerce ailenin yýkýlmasýna, toplumun çöküþüne göz yumulmuþtur.

Kumarýn tarihi konusunda kesin bir bilgi yoktur. Ancak bilinen þu ki, insanlar ilk çaðlardan beri bazý olaylar hakkýnda iddialara girmiþ, zaman zaman da hayatlarýný ortaya koymuþlardýr. Kumar övünülecek bir alýþkanlýk olmadýðýndan ilk kez hangi millet tarafýndan ve ne zaman baþladýðý tespit edilememiþtir. Cahiliye döneminde Araplar kumarý daha çok eðlence için oynarlardý. Bu devirde “meysir” adý verilen kumar, oklar üzerinde yazýlarak oynanýrdý. Genellikle Araplar et üzerine oynarlardý, ama sonuçta ortada mutlaka bir menfaat söz konusu idi ve yapýlan eylem bir kumardý. Kumar alýþkanlýðý dinen kesinlikle haram kýlýnan zararlý alýþkanlýklardandýr. Kanunen ise yasak olmasýna raðmen, tarifinde birtakým oynamalar yapýlarak “þans oyunlarý” adý altýnda serbest býrakýlmýþtýr. Oysaki bu eylem serbest dahi olsa, asla meþru görülemez. Devletin bir þeyi yasaklamasý veya

Kumar sadece þans oyunlar þeklinde oynanmýyor, çok farklý þekillerde ortaya çýkabilir. Sýk sýk görsel ve yazýlý medyada kumar yüzünden nice ailelerin, nice yuvalarýn yýkýldýðýna tanýk oluyoruz. Ama bütün zararlarýna ve kötü sonuçlarýna raðmen yine de vazgeçilmiyor. Þans oyunlarý dýþýnda, bugün birçok kahvehanenin özel bölümlerinde yasadýþý kumar, yaygýn bir þekilde oynanmaktadýr. Ayrýca sanal ortamda, internet üzerinden gençlerin bahis oynamalarý da her geçen gün biraz daha artýþ gösteriyor. Araþtýrmalar; bu oyunlarýn gençler üzerinde tahrip edici etkisi olduðunu ortaya koymuþtur. Kumardan kurtulmanýn tek yolu, diðer zararlý alýþkanlýklarda olduðu gibi; Hiç baþlamamaktýr. Bir zamanlar basit fal oklarýyla, zar ile çeþitli aletlerle oynanan kumar, bugün göz kamaþtýran ýþýklý salonlarda, modern aletlerle, çeþitli kartlarla, özendirici reklamlarla

Kumarýn deðiþmez kuralý vardýr. Genellikle kumarhane patronlarý oynamaz, ama baþkalarýný oynatýrlar. Kaybeden taraf hep kumar oynayan kumarbazlardýr. Kumarcýlarýn bir ortak özellikleri de ‘borcu borçla kapatmalarý’dýr. Kumarcý tekrar kazanýncaya kadar borçlanýr. Kazandýðý zaman da ya borcunu öder, yada tekrar kumar oynar. Tüm kumarbazlarýn tek bir hedefi vardýr; çalýþmadan, yorulmadan, emek harcamadan para kazanmak. Pek çok ülkede medya, zengin olmak için kumar tek çýkar yol olarak gösterir, hatta kumar devlet ve medya eliyle oynatýlýr ve teþvik edilir. Tüm kumarbazlarýn tek bir hedefi vardýr; çalýþmadan, yorulmadan, emek harcamadan para kazanmak. Pek çok ülkede medya, zengin olmak için kumar tek çýkar yol olarak gösterir, hatta kumar devlet ve medya eliyle oynatýlýr ve teþvik edilir.Türk Dil Kurumuna göre; Kumar, “sonucu belli olmayan, para yâda mal karþýlýðý oynanan her türlü þans oyunlarýdýr” þeklinde tarif edilir.Kumarýn tarihi konusunda kesin bir bilgi yoktur. Ancak bilinen þu ki, insanlar ilk çaðlardan beri bazý olaylar hakkýnda iddialara girmiþ, zaman zaman da hayatlarýný ortaya koymuþlardýr. Kumar övünülecek bir alýþkanlýk olmadýðýndan ilk kez hangi millet tarafýndan ve ne zaman baþladýðý tespit edilememiþtir.Cahiliye döneminde Araplar kumarý daha çok eðlence için oynarlardý. Bu devirde “meysir” adý verilen kumar, oklar üzerinde yazýlarak oynanýrdý. Genellikle Araplar et üzerine oynarlardý, ama sonuçta ortada mutlaka bir menfaat söz konusu idi ve yapýlan eylem bir kumardý.Kumar alýþkanlýðý dinen kesinlikle haram

kýlýnan zararlý alýþkanlýklardandýr. Kanunen ise yasak olmasýna raðmen, tarifinde birtakým oynamalar yapýlarak “þans oyunlarý” adý altýnda serbest býrakýlmýþtýr. Oysaki bu eylem serbest dahi olsa, asla meþru görülemez. Devletin bir þeyi yasaklamasý veya serbest býrakmasý o þeyin meþru yada gayrimeþru olduðunu göstermez. Þans oyunlarýna kanunen kumar denmeyiþi, asla o oyunlarý meþru hale getirmez. Mesela devletin alkol kullanýmýný serbest býrakmýþ olmasý, onun meþru olduðunu ortaya koymaz. Toplumu felakete sürükleyen kumar devlete çok büyük bir menfaat saðladýðýndan bir türlü yasaklanmýyor. Böylece her gün, her yýl yüzlerce ailenin yýkýlmasýna, toplumun çöküþüne göz yumulmuþtur. Kumar sadece þans oyunlar þeklinde oynanmýyor, çok farklý þekillerde ortaya çýkabilir. Sýk sýk görsel ve yazýlý medyada kumar yüzünden nice ailelerin, nice yuvalarýn yýkýldýðýna tanýk oluyoruz. Ama bütün zararlarýna ve kötü sonuçlarýna raðmen yine de vazgeçilmiyor. Þans oyunlarý dýþýnda, bugün birçok kahvehanenin özel bölümlerinde yasadýþý kumar, yaygýn bir þekilde oynanmaktadýr. Ayrýca sanal ortamda, internet üzerinden gençlerin bahis oynamalarý da her geçen gün biraz daha artýþ gösteriyor. Araþtýrmalar; bu oyunlarýn gençler

üzerinde tahrip edici etkisi olduðunu ortaya koymuþtur. Kumardan kurtulmanýn tek yolu, diðer zararlý alýþkanlýklarda olduðu gibi; Hiç baþlamamaktýr.Bir zamanlar basit fal oklarýyla, zar ile çeþitli aletlerle oynanan kumar, bugün göz kamaþtýran ýþýklý salonlarda, modern aletlerle, çeþitli kartlarla, özendirici reklamlarla oynatýlmaktadýr. Oynayanlar arasýnda kazanan kim, kaybeden kim belli deðil… Burada en büyük payýn kumar oynatanýn kasasýna girdiði kesin. Yapýlan araþtýrmalar; kazanan tarafýn her zaman kumarhaneler olduðunu ortaya koymuþtur. Kumarýn deðiþmez kuralý vardýr. Genellikle kumarhane patronlarý oynamaz, ama baþkalarýný oynatýrlar. Kaybeden taraf hep kumar oynayan kumarbazlardýr. Kumarcýlarýn bir ortak özellikleri de ‘borcu borçla kapatmalarý’dýr. Kumarcý tekrar kazanýncaya kadar borçlanýr. Kazandýðý zaman da ya borcunu öder, yada tekrar kumar oynar.Tüm kumarbazlarýn tek bir hedefi vardýr; çalýþmadan, yorulmadan, emek harcamadan para kazanmak. Pek çok ülkede medya, zengin olmak için kumar tek çýkar yol olarak gösterir, hatta kumar devlet ve medya eliyle oynatýlýr ve teþvik edilir.

mardin@yesilay.org.tr

Ýhtiyaç fazlasý yüksekokullar TÞOF'tan 'araçlara kýþ bakýmý yaptýrýn' uyarýsý meslek lisesine dönüþtürülüyor

M

eslek liselilerin doðrudan geçiþ yapabildiði meslek yüksekokullarý yeniden yapýlandýrýlýyor. Milli Eðitim Bakanlýðý, YÖK, Kalkýnma Bakanlýðý ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliði’nin yürüttüðü çalýþmaya göre yüksekokullarýn sayýsý azaltýlacak. Bazý okullar kapatýlýrken bazýlarý meslek lisesine dönüþtürülecek. Meslek lisesi mezunlarý, 2002 yýlýndan itibaren meslek yüksekokullarýna sýnavsýz geçebilme imkânýna kavuþtu. Bu kararýn ardýndan çok sayýda meslek yüksekokulu açýldý. Ancak hem kontenjanlar doldurulamadý hem de iþverenin ara eleman ihtiyacýna cevap vermesi yönündeki beklentileri karþýlanmadý. Bu sebeple meslek liselilerin doðrudan geçiþ yapabildiði meslek

yüksekokullarý yeniden yapýlandýrýlýyor. Milli Eðitim Bakanlýðý, YÖK, Kalkýnma Bakanlýðý ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliði’nin (TOBB) birlikte yürüttüðü çalýþmaya göre meslek yüksekokullarýnýn sayýsý azaltýlacak; bir bölümü kapatýlýrken bazýlarý meslek lisesine dönüþtürülecek. Meslek yüksekokullarýnýn etkin bir yapýya kavuþturulmasýna yönelik yeniden yapýlandýrýlmasýný içeren bir rapor hazýrlanacak. Türkiye genelindeki tüm meslek yüksekokullarýný kapsayan bir etkinlik analizi yapýlacak. Bu çalýþmanýn ardýndan gerekli görülen yüksekokullar kapatýlacak ya da okullar birleþtirilerek sayýlarýnýn azaltýlmasý saðlanacak. Meslek yüksekokullarý, son 10 yýlda

kontrolsüz bir þekilde büyüdü. Meslek liselerinden yapýlan sýnavsýz geçiþler sebebiyle ihtiyacýn artmasý sonucu bu yüksekokullar, yeterl fizikî, teknik ve eðitici altyapý oluþturulmadan açýldý. Okul ve öðrenci sayýsýndaki patlama, beraberinde çeþitli sorunlarý da getirdi. Birçok ilde meslek liseleri binalarý, tabela deðiþtirilerek yüksekokula dönüþtürüldü. Teknik altyapý ve öðretim elemaný eksiðinin giderilememesi, yüksekokullardan beklenen faydayý saðlamadý. Bütün bu sorunlarý dikkate alan MEB ile YÖK, meslekî eðitimi iþgücü piyasasýnýn ihtiyaçlarýna göre yeniden yapýlandýracak. Eðitimle istihdam iliþkisi güçlendirilecek. Meslekî eðitimin piyasa ihtiyaçlarýna göre yapýlandýrýlmasý amacýyla çeþitli adýmlar da atýldý. MEB bünyesindeki meslekî ve teknik eðitim kurumlarý, Meslekî ve Teknik Eðitim Genel Müdürlüðü altýnda birleþtirildi. Mesleki eðitim ve öðretim strateji belgesi hazýrlanmasý çalýþmalarý ise sürüyor. Eðitimle istihdam iliþkisinin güçlendirilmesi için atýlan bir baþka önemli adým da organize sanayi bölgelerinde açýlan meslekî ve teknik eðitim okullarýna, öðrenci baþýna destek saðlanmasý geliyor. OSB’lerdeki meslek ve teknik liselere öðrenci baþýna, öðrencinin devlete maliyetini 1,5 katýna kadar ödeme yapýlacak. Uygulama OSB’lerdeki meslek ve teknik okullarla sýnýrlý deðil. Bakanlar Kurulu’nun belirleyeceði organize sanayi bölgesi dýþýndaki özel meslek liseleri ile teknik okullara da devlet öðrenci baþýna destek verecek. (CÝHAN)

T

ürkiye Þoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TÞOF) Baþkaný Fevzi Apaydýn, havalarýn ülke genelinde soðumasý ve yaklaþan kýþ mevsimi nedeniyle sürücüleri uyardý. Apaydýn, “Avrupa’da kýþ mevsimi erken baþladý. Bu sene daha sert bir kýþ yaþayacaðýmýz söyleniyor. Sürücülerimiz araçlarýnýn bakýmýný yaptýrarak, kar lastiklerini takmalý, eksiklerini gidermeliler.” dedi. Uzmanlarca yýllardýr yapýlan çalýþmalarýn ve tecrübelerin sonunda ortaya çýkan kýþ mevsiminin aðýr þartlarýna uygun yapýlmasý gereken kýþlýk bakýmýn yasal bir zorunluluk olduðunu hatýrlatan Apaydýn, i “Havalarýn soðumasýyla bazý bölgelerimizde kýþ yüzünü göstermeye baþladý. Uzun ve yorucu bir kýþ bizi beklemektedir. Kýþýn olan kazalarýn nedenleri baþýnda yollardaki buzlanma, aracýmýzý yolun durumuna göre kullanmamak ve kýþ koþullarýna göre araçlarýmýzý hazýrlamamak baþta gelmektedir. Bunun için aracýmýzýn lastiðinden, zincirine, fren, direksiyon, þanzýman, diferansiyel ile motorun yað bakýmý yapýlmalýdýr. Ayrýca akülere asit, radyatörlere ise antifriz bir an önce konulmalýdýr. Balatalar, diskler, elektronik aksam, kalorifer-klima sistemi kýsaca araçtaki bütün mekanizmalar gözden geçirilerek araçlarýmýzý kýþa hazýr hale getirilmeliyiz. Bilhassa kar lastiði kullanmak aracýn yolu daha iyi kavramasýný, kýsa mesafede durmasýný ve güvenilir bir þekilde hýzlanmasýný saðlayacaðýndan her aracýn kullanmasýnda büyük fayda vardýr. Diþleri aþýnmýþ bir lastikle kýþa girmek baþýnýza büyük dertler açabilir. Hatta yedek lastiðinizi bile kontrol etmeyi ihmal etmeyin.” dedi. Bayram tatilinde

meydana gelen ölümlü trafik kaza sayýsýndaki düþmenin sevindirici, ancak yeterli olmadýðýný belirten Apaydýn, “Yeni kutladýðýmýz 6 günlük Kurban Bayramý ve Cumhuriyet Bayramý tatilinde meydana gelen trafik kazalarýnda 76 vatandaþýmýz hayatýný kaybederken 4 bin 129 vatandaþýmýz ise yaralandý. Kurban Bayramý tatilinde günlük ortama ölü sayýsý 12.6 olurken, dönüþ günü hayatýný kaybeden vatandaþýmýzýn sayýsý neredeyse 2 katýna çýkarak 22 kiþi oldu. Hep uyarýyoruz, dönüþ programýnýzý son güne býrakýp, trafiðin yoðunluðundan 'geç kalýyoruz' psikolojisiyle araçlarýmýzý kullanýrsak kaza yapma riskimiz artýyor.” deðerlendirmesinde bulundu. Bayram tatili süresince þehirler arasý otobüslerin karýþtýðý herhangi bir ölümlü veya yaralamalý trafik kazasýnýn meydana gelmemesinin önemine iþaret eden TÞOF Baþkaný Apaydýn, “Yaklaþýk 15 milyon vatandaþýmýz bayram süresince toplu taþýma araçlarýný tercih etmiþlerdir. Otobüslerimizin de hiçbir þekilde kazaya karýþmamasý yapýlan denetimler ile kurallara riayet eden firma ve þoförlerimizin baþarýsýdýr.” ifadesini kullandý. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

5 Kasým 2012 Pazartesi

4

Diyarbakýr’ýn manevi ve tarihi dokusu Kastamonulu iþ adamlarýný sevindirdi Diyarbakýr, Kurban Bayramý’nda Kastamonulu iþ adamlarýný aðýrladý. Diyarbakýr ’ýn manevi ve tarihi dokusu, kardeþlik ve birlik duygularýnýn yoðunluðu Kastamonu Ýþ Adamlarý Derneði (KÝAD) üyelerini sevindirdi. Yýllardýr yaþanan olaylar ve medyanýn aktardýðý kadarýyla oluþan ön yargýlarý yýkmak, temelinde kardeþlik olan birlik ve beraberliði geri kazanmak amaçlý bir adým atan KÝAD, Diyarbakýrlý kardeþlerini evlerinde ziyaret etti. Ýslamiyet’in Güneydoðu’daki ilk kapýsý olan Diyarbakýr ’da hem kardeþlik hem manevi huzurun hazzýný yaþayan KÝAD'lý iþ adamlarý, unutulmaz bir bayram geçirdi. Diyarbakýrlý vatandaþlarýn misafirperverliði ve kardeþlik duygularý karþýsýnda Kastamonulu iþ adamlarý þaþkýnlýklarýný gizleyemedi. Gerçekleþtirdikleri bayram ziyaretinde çok farklý tablolarla karþýlaþan KÝAD üyeleri, sahabeler diyarý niteliðindeki Diyarbakýr ’ýn birçok yönden öne çýkarýlabilecek bir yer olduðunu vurguladý. Gördükleri aile manzaralarý karþýsýnda þaþkýnlýklarýný gizleyemeyen Kastamonulu iþ adamlarý, Diyarbakýrlý çocuklarýn yaþam þartlarýna göre çok baþarýlý ve saygýlý olduðunun altýný çizdi. Bayram dönüþü duygularý dile getiren iþ adamlarý, herkesin hayatýnda bir kez olsun Diyarbakýr ’ý görmesi gerektiðini belirtti. Bayramda Diyarbakýr'ý ziyaret eden iþ adamlarýndan Erol Verep, Murat Eski, Celal Çerçioðlu, Haþim Ünal, Ali

Demirel ve Ömer Faruk Yücehalil, düþüncelerini þöyle dile getirdi: "Diyarbakýr eþittir terör diyorduk, þimdi ezberlerimiz bozuldu" "Diyarbakýr ’a gittiðimizde çok tereddüt etmiþtim. Fakat insanlar bizi çok sýcak karþýladý. Birçok eksikleri var ama bir kez þikayet etmediler. Sonsuz bir þükürleri var, her þeyden memnun olabiliyorlar. Oraya gitmeden, 'Diyarbakýr eþittir terör' diye düþünüyorduk, ezberlerimiz bozuldu. En çok etkilendiðim ise Diyarbakýr ’ýn fetih tarihi ve manevi dokusu. Sahabe efendilerimizin el sürdüðü birçok mekan halen duruyor. Bizdeki ön yargý onlarda çok fazla yok. Bizi evlerinde aðýrladýlar. Çocuklarý çok saygýlýydý. Mutlaka görülmesi gererken bir þehir. Bir sonraki gezilerimizde de ilk duraðýmýz Diyarbakýr olacak." "Önyargýlý olmadan mutlak gidip görülmeli" "Diyarbakýr gözümde çok baþkaydý. Gidip gördükten sonra tüm düþüncelerim deðiþti. Her sokaðýnda, her köþesinde silahlar patlayan bir yer olarak düþünüyordum. Yüzde yüz terör var dediðim Diyabakýr ’da, yüzde 10 terör diyebilirim. Onu da zaten her yerde yaþýyoruz. Burayla arasýnda pek bir fark yok. Gelir düzeyleri düþük, yaþam þartlarý zor. Bu nedenle baskýya boyun eðiyorlar. Bizden bir farklarý yok, biz ayný topraðýn çocuklarýyýz."

Vali Arslan Hasankeyf’i ziyaret etti

B

atman Valisi Yýlmaz Arslan, ilçe ziyaretleri kapsamýnda, Türkiye'nin ve dünyanýn kültür hazinesi durumundaki tarihi ve turistik ilçesi Hasankeyf ’i ziyaret etti. Hasankeyf'de Kaymakamlýk ve bazý kamu kurumlarýný ziyaret eden Vali Arslan, tarihi Hasankeyf Çarþýsý, El Rýzk Camii, Hasankeyf Kalesi, ve Yeni Hasankeyf yerleþkesini gezerek incelemelerde bulundu. Hükümet Konaðý giriþinde Kaymakam Ceyhun Dilþad Taþkýn, Belediye Baþkaný Abdulvahap Kusen, kamu kurum yöneticileri, il genel meclis üyeleri, muhtarlar ve kalabalýk bir heyet tarafýndan karþýlanan Vali Arslan, ilçe hakkýnda brifing aldý. Arslan, tarihi ilçenin turizm potansiyelini daha çok artýrmak için her türlü çabayý göstereceklerini

ifade etti. Turist ziyaretine kapalý olan kale hakkýnda da deðerlendirmelerde bulunan Arslan, kaymakamlýk, belediye, Ýl Kültür Müdürlüðü ve Müze Müdürlüðü’nün konu ile ilgili olarak teknik bir çalýþma yapmasýný ve proje hazýrlamasýný istedi. Arslan, bilimsel ve teknik olarak kalenin ziyarete açýlabileceðinin ortaya çýkmasý durumda gerekli her türlü desteði vereceðini sözlerine ekledi. Kaymakamlýktan ayrýlýrken esnafý da ziyaret ederek bir süre sohbet eden Arslan, belediyeyi de ziyaret ederek Baþkan Abdulvahap Kusen’den Hasankeyf tarihi hakkýnda kýsa bir bilgi verdi. Belediye Baþkaný Abdülvahap Kusen, Vali Arslan’a ziyaretinin anýsýna üzerinde ismi yazýlý olan bir kilim hediye etti. Daha sonra beraberindekilerle birlikte eski çarþýda esnaflarý ziyaret edip sohbet eden Vali Arslan, ilçenin en önemli kültür varlýðý olan Hasankeyf Kalesi’ni ziyaret ederek çatlaklar nedeni ile turist ziyaretine kapalý olan Hasankeyf Kalesi’ni ve burada yer alan Büyük Saray’ý gezerek incelemelerde bulundu. Arslan, bu arada Hasankeyf Çarþýsý’nda yer alan standlarda satýlan hediyelik eþyalarý da inceleyerek alýþveriþ yaptý. Tarihi ve turistik Hasankeyf ’teki incelemelerinin sonunda ilçede faaliyet gösteren Hasankeyf Tekstil Fabrikasý’ný da gezen Aslan, 85 iþçinin çalýþtýðý fabrikanýn sahibi Mahmut Eren’den üretim hakkýnda bilgi alarak çalýþanlarla bir süre sohbet etti. (CÝHAN)

"Diyarbakýr’ýn manevi yönü terörle bastýrýlýyor" "Hem insanlarý hem de yapýsý itibariyle çok güzel bir þehir. Baþta tabii ki tereddütlerimiz vardý. Fakat gidince hepsi yýkýldý. Diyarbakýr, bize hep terör vurgusuyla aktarýlýyor. Büyük bir manevi huzuru var. Fakat terör olgusu bunu bastýrýyor. Ýnsanlar çok muhtaç. Bu nedenle de baskýya boyun eðmek zorunda kalýyorlar. Yaþam standartlarý çok düþük. Fakat bu önyargýlar ve yaþanan gerginlikler ziyaretlerle ortadan kaldýrýlabilir. Belediye’nin BDP’de olmasýný çok güzel kullanýyorlar. Halk ihtiyacý olduðu için her þeyin kendileri için olduðunu düþünüyor. Fakat ellerindekileri de kaptýrýyor. Cehalet, hizmetle ve kardeþlik duygusu ile yok edilecek." "Diyarbakýr’ý kalkýndýracak olan manevi dokusu" "Diyarbakýr ’ý, her sokaðý terör merkezi gibi düþünüyordum. Gidip gördükten sonra tüm korkularým bitti. Þehrin göbeðinde yoksulluk çok fazla ve göz ardý ediliyor. Tekrar gitmek

gerekirse, ilk gideceklerden biri benim. Oradaki halk bizi görünce ‘biz kardeþiz’ diyerek bizimle bayramlaþtý. Diyarbakýr ’ý kalkýndýracak olan temel unsur inanç turizmi ve tarihi dokusu olacaktýr. Bize karþý çok sýcaklardý. Fakat bu, genelde 40 yaþ üstü vatandaþlarda var. Onlar artýk neyin en iyi olduðunu anlamýþ. Fakat gençler medyanýn oyunlarýna çok geliyor ve bize karþý biraz da olsa tepkililer." "Ülkenin her karýþý kutsal her köþesi ayný" "Diyarbakýr, her köþesiyle bambaþka bir þehir. Doðu-Batý bizim

için bir. Duygu ve düþünceler ayný. Ülkenin her topraðý kutsal. Terörün ve yaþanan bütün gerginliklerin çözüm noktasý kardeþliktir. Biz bunu Diyarbakýr ’ý gördükten sonra daha net anladýk. Biz Peygamber Efendimiz (sav)’in yöntemleriyle olaylara yaklaþýrsak, her þey çok daha çabuk çözülür. Ziyaretler, birbirimizi anlamamýzý saðlýyor. Diyarbakýr gibi müstesna bir ili herkesin görmesi, oradaki kardeþlik ve baðlýlýðý herkesin yaþamasý gerek. Katýlan tüm üyelerimize fedakârlýklarýndan dolayý minnettarýz."(CÝHAN)

Diyarbakýr polisinden uyuþturucuyla topyekûn mücadele D iyarbakýr Emniyet Müdürlüðü, gençlerin hayatýný karartan esrar maddesiyle ilgili topyekun mücadele baþlattý. Terör örgütünün ekimi ve daðýtýmýný kontrol ettiði uyuþturucu pençesindeki Diyarbakýr gençliðine 'kararsenin' sloganýyla esrar ve eroinin zararlarý anlatýlacak. Diyarbakýr polisi bu amaçla þehirdeki kamu binalarýna 'mavi nokta' köþesi kurarak buraya uzmanlar tarafýndan hazýrlanmýþ esrarýn zararlarýný ve kurtulma yollarýný anlatan kitapçýklar yerleþtirdi. Diyarbakýr Emniyet Müdürlüðü Kaçakçýlýk ve Organize Suçlarla Þube Müdürlüðü'nün (KOM) gençleri uyuþturucu maddeye karþý koruma ve baðýmlý gençleri kurtarmaya yönelik çalýþmalarý devam ediyor. Diyarbakýr KOM'un Sosyal Destek Projeleri kapsamýnda yürüttüðü projelerle bugüne 30 bin gence ulaþtý. Çalýþmalar hakkýnda bilgi veren Emniyet Amiri Osman Ulusan, madde ile tanýþma olasýlýðý yüksek lise son sýnýf öðrenci ve velilerine, baðýmlýlýðýn zararlarý ve sonuçlarý hakkýnda merkez ve ilçelerde bilgilendirme konferanslarýnýn devam ettiðini söyledi. 3 yýlda 186 konferans verdiklerini ve 17 bin 807 kiþiye ulaþtýklarýný anlatan Ulusan, bu yýl ise 12 bin kiþiye ulaþmayý amaçladýklarýný kaydetti. Madde baðýmlýlýðýyla mücadele kapsamýnda tiyatro faaliyetleri yaptýklarýný hatýrlatan Ulusan, Diyarbakýr merkezindeki ortaöðretim kurumlarýnda okuyan 12 bin 268 kiþinin bu faaliyete katýldýðýný söyledi. Vatandaþlar broþürlerle bilgilendiriliyor Diyarbakýr KOM, vatandaþlarýn kolay ulaþabilecekleri 30 ayrý noktaya mavi nokta

broþürlükleri kurdu. Ulusan, madde baðýmlýlýkla ilgili farkýndalýðý artýrmak amacýyla uzmanlarca yazýlmýþ 4 bin adet kitapçýðýn bastýrýldýðýný kaydetti. Bu kitapçýklar, alýþ-veriþ merkezi, hastane, halk eðitim merkezi, toplum merkezi, havaalaný, valilik, adliye, büyükþehir belediyesi ve öðrenci yurtlarýna kuruldu. Ýki farklý kitapçýðý isteyen herkes mavi köþeden alabiliyor. Toplumda farkýndalýk amacýyla ayrýca 30 reklam panosu, 210 büyük reklam afiþi asýlýrken bin adet küçük broþür esnafa daðýtýldý. Karar Diyarbakýr gençliðinin Diyarbakýr polisi sahada mücadele etmesinin yanýnda sanalda da ciddi mücadele baþlattý. Bu amaçla 'kararsenin' adýyla internet paylaþým sitelerinde sayfalar açýlýrken, oluþturulan bloglarla gençler bilgilendiriyor. Hem bu sayfalarda hem kitapçýklarda gençlerin maddeye nasýl baþladýðý, nasýl baðýmla hale geldiði-getirildiði, maddenin zararlarý, tedavi yöntemleri, tedavi amaçlý baþvurulacak merkezlerin adresleri yer alýyor.

Esrar çok kuvvetli ruhsal baðýmlýlýða neden olur Kitapçýklarda baðýmlýlýðýn merakla baþladýðý ýsrarla vurgulanýrken uyuþturucu ya da baðýmlýlýk yapan maddelerde yanlýþ bilinenlere yer veriliyor. Bunlardan bazýlarý þöyle: Benim iradem güçlüdür ben baðýmlý olmam: Herkes baðýmlý olabilir. Bunun iradenin güçlülüðü ve zayýflýðýyla ilgisi yoktur. Bireysel özellikler önemli etkendir. Baðýmlýlýk ile kiþilik özellikleri arasýnda mutlak bir neden sonuç iliþkisi yoktur. Ara sýra kullanmakla bir þey olmaz: Ara sýra kullanýlsa bile zarar verir. Bir çok kiþi ara sýra kullanma niyetiyle baþlar farkýnda olmadan baðýmlý olur. Bir kere kullanmaktan bir þey çýkmaz: Bir kez, çok kezin ilk adýmýdýr. Ýlk kullanýmdan sonra kiþi madde kullanýmýndan artýk korkmaz. Maddeyi nereden bulabileceðini öðrenir. Bazý maddeler ilk kullanýmda baðýmlýlýk yapar. Esrar baðýmlýlýk yapmaz: Esrar alýnmadýðýnda terleme, titreme, bulantý ve kusma gibi fiziksel baðýmlýlýk belirtileri oluþmaz. Ancak uykusuzluk, sinirlilik gibi þiddetli psikolojik yoksunluk belirtileri ortaya çýkartýr ve kuvvetli ruhsal baðýmlýlýk ortaya çýkartýr. Narkotik köpeklrin gösterisine büyük ilgi Diyarbakýr polisi Sur ilçesindeki tarihi Ulu Camii ile Gazi Caddesi arasýnda bulunan alanda, narkotik köpekleriyle mini bir gösteri düzenledi. Hasanpaþa Haný önündeki gösteriye vatandaþlar büyük ilgi gösterdi. Alana konulan 5 ayný kasalardan birine saklanan uyuþturucu maddeyi dedektör köpeði Max yarým dakika gibi kýsa sürede bulmayý baþardý. Max'ýn bu baþarýsýný Diyarbakýrlýlar defalarca alkýþladý. Max ile sahibinin gösterisi büyük beðeni topladý. Gösteriden sonra polis madde baðýmlýlýðýyla ilgili broþür ve kitapçýklarý vatandaþlara daðýttý. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

5 Kasým 2012 Pazartesi

5

"Mutlu olmak istiyorsanýz, eþinize P ilgi gösterin, hoþgörülü davranýn"

BASINDAN Dýþ politikada elitist zaaf

ozitivizmin çöktüðü dünyamýzda çok az kimse hiçbir sürprizin beklenmediði rasyonel ve planlanmýþ bir dünya tahayyül eder.

Uzmanlar, bu durumun aile yaþamýna yansýtýlmasýyla, aile saadetini yakalamanýnýn zorlaþtýðýna dikkat çekiyor. Psikolog Ümran Akýncý, kadýn ve erkeðin ikisinin de çalýþtýðý durumlarda, eþlerin çok yorgun olduklarýný belirterek, birbirlerinden daha çok yardým beklediklerine bunu bulamayýnca sorun yaþadýklarýna dikkat çekti.

B

ireyselliðin çok ön plana çýkartýldýðý, herkesin kendini göstermek, ön plana çýkarmak için uðraþtýðý günümüzde, hep takdir edilen olma isteðinin artýþ gösterdiði belirtildi. Uzmanlar, bu durumun aile yaþamýna yansýtýlmasýyla, aile saadetini yakalamanýnýn zorlaþtýðýna dikkat çekiyor. Psikolog Ümran Akýncý, kadýn ve erkeðin ikisinin de çalýþtýðý durumlarda, eþlerin çok yorgun olduklarýný belirterek, birbirlerinden daha çok yardým beklediklerine bunu bulamayýnca sorun yaþadýklarýna dikkat çekti. Kadýnlarýn çalýþmayýp evin içinde kendilerini her gün temizlik ve yemek gibi iþlerle harap edip, eþleri eve geldiðinde onlardan yardým beklediðine dikkat çeken Akýncý, “Her iki taraf da gerekli yerlerde susmayý, dinlemeyi, alttan almayý, anlayýþlý olmayý, eleþtirmemeyi ve eksik aramamayý, övmeyi, takdir etmeyi, teþekkür etmeyi, zeytinyaðý misali üste çýkmamayý öðrenmeli. Hep tek taraflý övgü, ilgi, anlayýþ, hoþgörü ve saygý göstermek diðer taraf için hem yorucu hem de bunaltýcý olsa gerek.” dedi. Zekai Tahir Burak Kadýn Saðlýðý Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi’nden Psikolog Ümran Akýncý, iþten yorgun gelen ev reisinin hanýmý tarafýndan mutlulukla karþýlanmak istendiðini söyledi. Akýncý þunlarý kaydetti: “Türk toplumu modelinde kadýnlarýn geneli, eþleri kapýdan girer girmez günün en olumsuz ve kötü haberlerini verirler; çocuklarýn yaramazlýklarýný, kavgalarýný, ödevlerini yapmamalarý

gibi ne kadar can sýkýcý haber varsa bir çýrpýda sayarlar hemen. Ýyi güzel de; akþama kadar bin bir türlü insanla karþýlaþmýþ, ekmek parasý kazanmak için çalýþýp didinmiþ aile reisi evine gelir gelmez bunlarý duymak ister mi acaba? Kadýnlar kendilerini beylerinin yerine koyarak bir düþünsünler bakalým. Kendilerini güler yüzle karþýlayýp, gününün nasýl geçtiðini halini hatýrýný soran bakýmlý bir haným karþýlasa daha iyi olmaz mý? Hanýmlar akþama kadar yorulmuþ, yorulmadýysa da sýkýlmýþ, ‘bey gelsin de konuþalým’ diye beklerler, beyler iþten gelince de; konuþamayýp içlerini dökemedikleri için daralýp bunalýyorlar. Beyler biraz dinlenip de hanýmlarýnýn gönlünü alsa, akþama kadar yollarýný gözleyen hanýmlarý ile biraz ilgilenseler dünya tersine dönmez elbet.”

Aile dýþýndakilere gösterdiðimiz ilgi, nezakat ve saygýyý evdekilerde gösterelim Aile dýþýndaki insanlara gösterilen nezaket, güler yüz, hoþgörü, anlayýþ ve sabrýn evdeki eþ ve çocuklara da gösterilmesi gerektiðini vurgulayan Akýncý, 'nasýl olsa evdekiler çantada keklik' anlayýþýnýn yanlýþlýðýna dikkat çekti. Evde saksýdaki bir çiçeðin bile gerekli su, güneþ ve ilginin verilmemesi halinde kuruduðuna iþaret eden Akýncý, hanýmlarýn eþleri ile iletiþim yolu bulamamalarý halinde kayýnvalidelerini gözlemlemelerinde yarar olduðunu dile getirdi. Aile saadetinin empati yapmaktan geçtiðine iþaret eden Akýncý, eþlere þu tavsiyelerde bulundu: "Kayýnvalideler oðullarý ile nasýl

iletiþim kuruyorlar? Her annenin oðlu paþadýr, kraldýr, padiþahtýr. Biz hanýmlar da beylerimize evin padiþahýymýþ gibi davransak daha çok hoþlarýna gitmez mi acaba? Tabii bu arada erkekler de çok havaya girip hatunlarýna köle muamelesi yapmadan onlarýn kraliçesi gibi davranmalarý gerekir. En nihayetinde her hanýmda kendi anne ve babasýnýn nazlý çiçeði, prensesi, gözünün nuru, kýnalý kuzusu deðil midir? Her iki tarafta gerekli yerlerde susmayý, dinlemeyi, alttan almayý, anlayýþlý olmayý, eleþtirmemeyi ve eksik aramamayý, övmeyi, takdir etmeyi, teþekkür etmeyi, zeytinyaðý misali üste çýkmamayý öðrenmeli. Hep tek taraflý övgü, ilgi, anlayýþ, hoþgörü ve saygý göstermek diðer taraf için hem yorucu hem de bunaltýcý olsa gerek. Ancak böyle bencil eþler kendilerinin hiç farkýnda olmazlar nedense. Genellikle karþýdakini suçlayýp dururlar. Her insanýn her gün yapamasa da arada bir durup kendine bakmasý gerekir. ‘Ben ailem için ne yapýyorum, onlara nasýl davranýyorum, nerede eksik ve yanlýþlarým var?’ gibi sorularla özeleþtiri yaparak kendini sorumluluk sahibi bir anne, baba, eþ haline getirmek için çaba harcamasý gerekir. Unutmayýn ki yuvayý diþi kuþ yapar ve idare eder. Ýlm-i siyaset kavramýndaki siyaset kelimesinin ‘seyis’likten geldiði gözetildiðinde; idarecinin yükünün aðýr olduðu açýða çýkar. Her baþarýlý erkeðin arkasýnda baþarýlý bir kadýn vardýr. Baþarý da mutlu olmanýn ilm-i siyasetini bilmekten geçer.” (CÝHAN)

Çocuklarýnýzla zaman geçirin

M. Sait Çakar

Çalýþma koþullarý nedeniyle pek çok ebeveyn, çocuklarý ile yeteri kadar zaman geçiremediðini düþünüp üzülür. Suçluluk psikolojisiyle de onlara hediyeler alýp, eðlence merkezlerine götürmenin yeterli olacaðýný sanýr. Oysa çocuklarla geçirilen zamanýn süresi deðil içeriði önem taþýr. Uzmanlar, çocuklara yapýlacak her türlü iliþkisel yatýrýmýn, onlara alýnan deðerli hediyeler ve oyuncaklardan kat kat daha kýymetli olduðunu vurguluyor. Buna göre, çocuklarla geçirilen vaktin süresinden çok kalitesine dikkat edilmesi uyarýsý yapýlýyor. Psikolog Merve Büyükkucak, son yýllarda, anne-babanýn çocuðuyla geçirdiði zamaný nasýl deðerlendirdiði sorusunun önem kazanmaya baþladýðýný söyledi. Burada süreden çok kalitenin üzerinde durulduðuna dikkat çeken Büyükkucak, kaliteli zamaný içeriðin belirleyeceðini ifade etti. Kaliteli zamaný, ‘çocuðun birliktelik ve keyif hissini içerisinde barýndýran, karþýlýklý etkileþim ve aktivitelerde buluþma’ þeklinde tanýmlayan Büyükkucak, þu bilgileri verdi: “Bunlar ebeveynin dikkatinin tamamýný çocuðuna verdiði, ilgisini ve sevgisini çocuðuna hissettirdiði duygusal yakýnlaþma ve paylaþým anlarýdýr. Bu anlarý küçük sohbetlerde, birlikte oynanan oyunlarda, ya da birlikte gidilen gezilerde yakalamak mümkündür. Duygu ve düþüncelerin paylaþýldýðý, çocuða duygusal ve sözel olarak tepki verildiði ve anne baba olarak kendinizi spontane þekilde iliþkiye

býraktýðýnýz hemen hemen her yakýn iliþkide deneyimleyebileceðiniz bir süreçtir bu aslýnda. Bu nedenle belirli bir reçete vermek çok mümkün deðildir. Ancak çocuklarýn dünyasýna dahil olmanýn ve iliþkide olduðunuzu hissetmenin, tüm bu paylaþýmlarý yakalayabilmenin yolunun en temel olarak oyundan geçtiðini söylemek mümkündür.” Oyunlara dahil olmanýn anne baba için hem çocuðunu yakýndan tanýma hem de çocuðunun zihinsel ve özellikle de duygusal geliþimine katký saðlayacaðýný anlatan Büyükkucak, þöyle devam etti: “Bu etkileþimi en kuvvetli hale getirecek yöntem anne ve babanýn oyunda yönlendirici olmamasý, çocuðun serbestliðine ve özgürlüðüne eþlik edebilmesidir. Amaç hiçbir zaman o anlarda çocuða bir þeyler öðretmek olmamalýdýr. Aksine anne baba olarak kendinizi oyunun ve size verilen rolün akýþýna býrakarak ya da sadece gözlemci veya eþlikçi olarak çocuðunuzla duygusal anlamda ayný frekansta buluþabilmektir. Onun oyun sýrasýndaki duygularýný takip edebilmek ve ona bu duygularý ifade ederek anlaþýldýðýný hissettirebilmek çocuðunuzla iliþkiniz açýsýndan en deðerli anlar olacaktýr. Örneðin her çocuðun aile içi kurallarý ve sýnýrlarý belirlediði kadar ayný zamanda bir savaþ oyununda yerlerde sürünen ve düþüp kalkan, o esnada çocukla birlikte eðlenen, baðýran, gülen ve kendisi de çocuklaþabilen bir babaya da ihtiyacý vardýr. Babasýnýn da o esnada çocuklaþabildiðini görebildiði oranda çocuk da ona kendi dünyasýnýn kapýlarýný aralayacak ve onu iç dünyasýnda davet edecektir.” Çocuklarýyla yeteri kadar kaliteli vakit geçiremeyen ebeveynlerinin, yaþadýklarý suçluluk duygusuyla hediyeler alýp, onlarý oyun merkezlerine götürdüklerini

belirten Büyükkucak, onlarýn her isteðinin yerine getirildiðini kaydetti. Büyükucak, þunlarý dile getirdi: “Çocuklara yapýlacak her türlü kiþisel ve iliþkisel yatýrým her koþulda onlara alýnan deðerli hediyeler ve oyuncaklardan kat kat daha kýymetlidir. Hatta bu hislerle birlikte aile içi kurallarý ve disiplin çerçevesini de zayýflatmalarýna sýklýkla rastlanmaktadýr. Ancak tüm bu çabalar duygusal bir doyum getirmemekle birlikte boþ olan tüm vaktini çocuðuyla geçiren anne ve babada aþýrý bir yorgunluða ve bir zaman sonra da farkýnda olmadan bir býkkýnlýða yol açabilmektedir. Hâlbuki her çocuðun az da olsa birlikte olduðu süre içerisinde kendisiyle birlikte olmaktan keyif alan ve iliþki içerisinde býkkýn ve tükenmiþ deðil canlý ve istekli bir ebeveynle buluþmaya ihtiyacý vardýr.” ‘Çocukla birlikteyken özel ve olaðan dýþý þeyler yapmanýza gerek yok' diyen Büyükucak, birlikte yenen akþam yemekleri, yemek sonrasý birlikte oynanan oyunlar gibi günlük rutinlerin zengin paylaþýmlar olacaðýný vurguladý. Yorgun bir þekilde eve gelerek görev gibi oynan oynanmamasý uyarýsýný yapan Büyükucak, “Anne ve babanýn ‘bu akþam ben de seninle oyun oynamayý çok istiyordum ancak yorgunum ve biraz dinlenmeye ihtiyacým var’ þeklinde öneride bulunmasý daha sonra doyurucu bir birlikteliðe yön verebilir. Veya benzer bir durumda söz konusu ebeveyn ayný açýklama ile birlikte fiziksel anlamda daha az yorucu bir aktivite yapmayý önerebilir. Birlikte olunan her anýn oyun vakti olarak deðerlendirilmesi yerine belirli zamanlarý oyun vakti olarak ortaklaþa belirlemek anne babalara da iyi gelecek bir yöntem olabilir.” (CÝHAN)

Hâlâ rasyonalizm ve pozitivizmin derin etkisindeki toplumlarýn ana sorunlarýndan biri iktidar seçkinlerinin sahip olduklarý bilgilerin kesinliðine olan sýnýrsýz özgüvenleridir. Ýç ve dýþ siyasette otoriterliðe, “aydýn despotizmi”ne kapý aralayan sebeplerden biri söz konusu elitizmdir. Dinî radikalizmi de geriden pozitivizm beslemektedir.

Devlet bir akla göre iç ve dýþ siyaset yürütür. Sorun esen rüzgâra göre yön deðiþtirmek, karar ve icraatlarýn tescil edildiði resmî mercileri birer akl-ý müþevveþe çevirmek deðildir. Ama karar verme merciinde olanlarýn akýl oluþtururken hangi referanslara ve mecralara baþvurduklarý önemlidir. Ýki hakikati göz ardý edemeyiz: Ýlki, siyaset mahiyeti itibarýyla sosyolojik bir hadisedir, dolayýsýyla toplumdan, gruplarýn düþünce, eðilim, talep ve referans sisteminden kopuk olamaz. Diðeri, her þeyin iç içe geçtiði bir zamanda iç siyaset ile dýþ siyaset birbirinden kopuk deðildirler. Ýç siyaset sosyolojik mahiyette ise dýþ siyaset de öyledir. Nitekim demokratik ülkelerde seçim kampanyalarýnda öne çýkan konularýn baþýnda o ülkenin dýþ siyasetteki tutumu gelmektedir. Ýyi yönetim toplumsal düzeyde yaygýn ve etkin müzakere ve katýlýmla karar alma prosedürleri ve süreçleri zorunlu kýlar; Ýslam bakýþ açýsýndan þûra (meþveret) etkin müzakere ve katýlýmdýr. Sosyal bir olay olarak iç siyasetin müzakere ve katýlýma açýk olmasý gibi dýþ siyasetin de müzakere ve katýlýma açýk olmasý zarureti vardýr. Yerine göre her ikisinin toplumsal maliyeti öylesine aðýr olur ki, maliyeti ödeyecek olan toplum hiç de müdahil olmadýðý karar ve icraatlar sonucunda birçok þeyini kaybedebilir, büyük maðduriyetlere uðrayabilir. Ýktidarý kontrol edenlerin dar çerçevede aldýklarý kararlarla ülkeyi hiç de haklý ve adil olmayan bir savaþa götürdüklerini düþünelim, bunun maliyetini kendileri deðil, kurþunlara ve bombardýmanlara hedef olan askerler ve siviller öder. Belki siyasilere ödetilecek en yüksek fatura yerlerinden olmalarý olabilir ancak. Sorumluluk ahlaký açýsýndan baktýðýmýzda da, eðer kararlar toplumsal destekle alýnmýþsa, toplum önüne çýkacak faturaya razý olur, çünkü aklýn oluþturulmasýnda onun da payý vardýr. Dýþ politika yapýmýnda iki hata öne çýkmaktadýr: 1) Bölge ve dünya siyasetini çizenlere göre bu konuyu en iyi kendileri biliyorlar, 2) Niyetlerinden asla þüphe edilmez –ki biz de þüphe etmiyoruz-; tayin ve tespit ettikleri hedefler ülke ve bölgenin kesin menfaatinedir. Dýþ politika yapýcýlarý kamu diplomasisi çerçevesinde topluma bu üç parametreyi etkin propaganda yoluyla telkin etmektedirler. “Devlet aklý” olarak doktrinlerini kesin doðru ve tartýþýlmaz hedef olarak belirledikten sonra, tabii ki çeþitli “danýþma’lar yaparlar. Ama danýþma toplantýlarý onlarý teyit etme ve bilgilendirme amaçlýdýr. Ýslam’ýn þûrasý bu deðildir. “Her bilenin üstünde bir bilen vardýr”, müzakere ve tartýþma yolu açýk olmalýdýr. “Niyet iyi”, yöntem ve araçlar yanlýþ, dolayýsýyla sonuç kötü olabilir. Ýddia, tez, iyi niyet ve emeðin ötesinde doðruluk ve genel yarar; sonuçla ölçülür. Doðruluk ahlakî, yarar ülkenin ve bölge halklarýnýn geneliyle ilgilidir. Türkiye’nin son dýþ politikasý baþarýlý, yani “doðru ve yararlý” deðildir; eksik gözlem ve yanlýþ bilgilere dayalý geliþtirilmiþ; “kitabî doktrinler ” realitelerin ve sahih ideallerin üstüne giydirilmiþtir. Kamuoyu desteðinin yokluðu ve karþý karþýya geldiðimiz yüksek risk bunun göstergeleridir. Sebep “sekter elitizm”in yol açtýðý zaaftýr. Ali Bulaç (Zaman) a.bulac@zaman.com.tr 01 Kasým 2012


5 Kasým 2012 Pazartesi

6

Türk Telekom, internet kullaným haritasýný çýkardý Araþtýrmaya göre, bilgisayarý olan hane sayýsý çoðalýrken, internet kullanýmý da buna baðlý olarak artýþ kaydediyor. Araþtýrma verilerinin ortaya koyduðu en çarpýcý sonuç ise internet kafeleden internete baðlanmanýn gözle görülür þekilde düþtüðü...

T

ürk Telekom, Ipsos KMG tarafýndan 2012 yýlýnýn ilk çeyreðinde gerçekleþtirilen, Türkiye’de bilgisayar ve internet kullaným detaylarý ile alýþkanlýklarýmýzý ortaya koyan araþtýrmanýn sonuçlarýný yayýmladý. Türkiye genelinde 38 ilde yüz yüze gerçekleþtirilen araþtýrmanýn sonuçlarýna göre, ülkemizdeki 19.1 milyon hanenin %52’sinde bilgisayar, %41’inde ise internet baðlantýsý mevcut.

87’si interneti sörf yapmak amacýyla kullanýrken, Facebook’a girmek ikinci sýrada yer alýyor. Ýki evden birinde bilgisayar var

Araþtýrmaya göre, bilgisayarý olan hane sayýsý çoðalýrken, internet kullanýmý da buna baðlý olarak artýþ kaydediyor. Araþtýrma verilerinin ortaya koyduðu en çarpýcý sonuç ise internet kafelerden internete baðlanmanýn gözle görülür þekilde düþtüðü. Türkiye’deki internet kullanýcýlarý internete daha çok evden baðlanýrken hanelerde en çok tercih edilen internet baðlantýsý ADSL olarak gözlenmiþtir. Araþtýrma, internet kullanýcýlarýnýn cinsiyet ve kullaným alýþkanlýklarýný da ortaya koyuyor. Türkiye’deki internet kullanýcýlarýn yüzde 60,9’u erkek, 39,1’i ise kadýn. Ýnternet kullanan hanelerin yüzde

Türkiye’nin öncü iletiþim ve yakýnsama teknolojileri þirketi Türk Telekom, Türkiye’nin internet kullanýmý haritasýný çýkardý. Türk Telekom adýna Ipsos KMG tarafýndan Türkiye profilini yansýtan, 38 ilde 15.000 üzeri hane ile yüz yüze görüþmelerle gerçekleþtirilen çalýþma, ortaya ilginç sonuçlar çýkardý. Buna göre Türkiye’deki 19,1 milyon hanenin yüzde 51,7’sinde yani yaklaþýk 9,9 milyon hanede bilgisayar bulunuyor. Tüm hanelerin yüzde 34,6’sýnda masaüstü, 20,6’sýnda dizüstü bilgisayar bulunuyor. Hem masa üstü hem de dizüstü bilgisayar bulunan hane sayýsý ise yüzde 4,2. Yeni nesil bilgisayar ürünleri olan netbook (%0,7) ve tablet (%0,2) bulunurluðu ise hayli düþük. Ýnternete evden baðlanmayý seviyoruz Araþtýrma sonuçlarýnýn ortaya koyduðu baþka bir gerçek de evlerdeki bilgisayar sayýsý ve buna baðlý olarak evde internet

kullanýmýnýn artýþ göstermesi. Ýnternet kullanýmýnda evden baðlanma oraný 2010 yýlýnda % 58 iken, 2012 yýlýnda bu rakam %66’ya ulaþtý. Geçmiþ yýllarda Türkiye’deki internet kullaným alýþkanlýklarýnda önemli bir yer tutan internet kafelerden internete baðlanma oraný ise düþüþ gösterdi. ADSL’i tercih ediyoruz 2010 yýlýnda 7 – 65 yaþ arasý nüfusun %43’ü olan internet kullanýcýsý oraný 2012 yýlýnda artýþ göstererek %45 oldu. Türkiye’deki hanelerin %31.2’si ADSL baðlantýsýný kullanýrken 3G modem, kablo ve fiber gibi diðer baðlantý türlerinin sahipliði oraný %9.9 oldu. Ýnternet baðlantýsýna sahip olan hanelerin %96’sý mevcut internet baðlantýsýný deðiþtirmeyi düþünmüyor. ADSL baðlantýsý olan hanelerin yüzde 74,6’sý yeni baðlantý için yine ADSL’i düþünürken, ikinci sýrada fiber geliyor.

ADSL olacaðý bulgusu da çýktý.

E-mail: %76

Erkekler interneti kadýnlardan daha çok seviyor

Yazýlý mesaj/chat yapma: %71

Araþtýrma sonuçlarýna göre internet kullanýcýlarýnýn %60,9’u erkek, %39,1’i ise kadýn. Ýnternet kullanýcýlarýnýn %50,9’u ise 18 – 34 yaþ aralýðýnda yer alýyor. En çok sörf yapýyoruz, sosyal paylaþým 2. sýrada

Müzik/radyo dinleme: %67 Film/video izleme: %66 Haber/gazete okuma: %61 Görüntülü-sesli görüþme: %59 Sesli görüþme: %56 Oyun oynama: %55 Müzik indirme: %54

Ýnternet sahibi haneler interneti en çok sörf yapmak (%87) ve Facebook’a girmek (%82) için kullanýyor. Bunu %76 ile e-posta kontrolü, %71 ile yazýlý mesajlaþma/chat yapma izliyor. Türk Telekom’un araþtýrmasýyla ortaya çýkan Türkiye’deki internet baðlantýsýna sahip hanelerin internet kullaným amaçlarý ise þöyle:

Yazýlým indirme: %29

Ýnternette gezme/inceleme: %87

Ýnternetten alýþveriþ: %24

Facebook: %82

Ýnternet bankacýlýðý: %23

CD-DVD oyunlarý: %45 Film/video indirme: %44 TV izleme: %41 Diðer sosyal medya: %37 E-devlet iþlemleri: %32 Twitter: %31

Araþtýrma sonucunda internet baðlantýsý olmayan hanelerin internet baðlantýsý yaptýracaklarý zaman tercihlerinin

ANKARA DOÐAL ELEKTRÝK ÜRETÝM VE TÝCARET A.Þ.

ÖZELLEÞTÝRME ÝDARESÝ BAÞKANLIÐI

GENEL MÜDÜRLÜÐÜNDEN GAYRÝMENKUL SATIÞ ÝLANI ADÜAÞ

Özelleþtirme Ýdaresi Baþkanlýðýnca Ankara Doðal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Þ.(ADÜAÞ)'ye “ devredilen Maliye Hazinesine ait aþaðýda belirtilen taþýnmazlar satýþ (varlýk satýþý)” yöntemi ve “pazarlýk” usulü uygulanmak suretiyle özelleþtirilmek üzere ihale edilecektir.

Mardin ili, Mazýdaðý ilçesi, Poyraz mahallesi, 145 ada 91 parseldeki 2 1.551.055,34 m yüzölçümlü taþýnmaz.

250.000- TL

Antalya ili, Manavgat ilçesi, Sorkun 200.000-TL köyü, 1632 ada, 1 parseldeki 2 42.632,00 m yüzölçümlü taþýnmaz. Antalya ili, Manavgat ilçesi, Sorkun 200.000-TL köyü, 1633 ada, 3 parseldeki 30.488,05 m2 yüzölçümlü taþýnmaz.

TANITIM DOKÜMANI VE ÞARTNAME BEDELÝ 1.000- TL

SON TEKLÝF VERME TARÝH VE SAATÝ

13.11.2012, 14:00

400-TL

15.11.2012, 14:00

400-TL

16.11.2012, 14:00

1-Ýhaleler, kapalý zarf içerisinde teklif almak ve görüþmeler yapmak suretiyle “Satýþ (Varlýk Satýþý)” yöntemi ve “Pazarlýk” usulü ile gerçekleþtirilecektir. Ýhale Komisyonunca gerekli görülmesi halinde ihaleler, pazarlýk görüþmesine devam edilen teklif sahiplerinin katýlýmýyla “Açýk Artýrma” usulü ile sonuçlandýrýlabilecektir. 2-Satýþa konu taþýnmazlardan birine teklif verilebileceði gibi ayrý ayrý olmak koþuluyla birden fazla taþýnmaz için de teklif verilebilir. Verilen teklifler herhangi bir þartý içeremeyeceði gibi birden fazla teklif verilmesi halinde bu teklifler birbiriyle iliþkilendirilemez. 3-Satýþa konu taþýnmazlar için, ihale þartnamelerinde belirtilen hususlar da dikkate alýnarak hazýrlanacak teklifler, yukarýdaki tabloda belirtilen son teklif verme tarih ve saatine kadar ADÜAÞ Genel Müdürlüðünün aþaðýda belirtilen adresinde olacak þekilde teslim edilecektir. 4-Ýhaleye katýlmak için yukarýdaki tabloda belirtilen son teklif verme tarih ve saatine kadar “Ýhale Þartnamesi” ve “Tanýtým Dokümaný”nýn satýn alýnmasý zorunludur. Ýhale Þartnamesi ve Tanýtým Dokümaný; T.Halk Bankasý Ankara Mithatpaþa Þubesi nezdinde bulunan ADÜAÞ Genel Müdürlüðünün TR820001200939600010260124 no.lu hesabýna yukarýdaki tabloda belirtilen tutarlar, birden fazla teklif verilmesi halinde her biri için ayrý ayrý yatýrýlarak ve “Satýþa Konu Taþýnmazýn Ýsmi, Ýhale Þartnamesi ve Tanýtým Dokümaný Bedeli” ifadesini içerir þekilde ve üstünde ihaleye katýlacak olan gerçek kiþi, tüzel kiþi veya ortak giriþim grubunun isminin de açýkça belirtildiði dekont karþýlýðýnda, ADÜAÞ'ýn aþaðýda belirtilen adresinden temin edilebilir. Yatýrýlan bedel hiçbir surette iade edilmeyecektir. 5-ADÜAÞ, ihale iþlemlerini 4046 sayýlý Özelleþtirme Uygulamalarý Hakkýnda Kanun hükümleri çerçevesinde yürütmektedir. Bu nedenle ihale iþlemleri 2886 sayýlý Kanun ile 4734 sayýlý Kamu Ýhale Kanununa tabi olmayýp, ADÜAÞ ihaleleri iptal etmekte, yapýp yapmamakta veya dilediðine yapmakta, gerektiðinde teklif verme sürelerini belirli bir tarihe kadar veya bilahare belirlenecek tarihe kadar uzatmakta serbest olup bu husus teklif verme sürelerinin sona ermesinden önce duyurulur. 6-Ýhaleye iliþkin diðer hususlar Ýhale Þartnamesinde yer almaktadýr. Bu özelleþtirme iþlemi Özelleþtirme Ýdaresi Baþkanlýðýnýn 23.03.2012 tarih ve 2073 sayýlý, 31.10.2011 tarih ve 6461 sayýlý yazýlarý ile ADÜAÞ'a verilen yetkiye istinaden gerçekleþtirilmektedir. ANKARA DOÐAL ELEKTRÝK ÜRETÝM VE TÝCARET A.Þ. GENEL MÜDÜRLÜÐÜ Çukurambar Mah. 1424 Cad. No:6 Giriþ Kat Çankaya-ANKARA Tel : (312) 286 62 46 * Faks: (312) 286 62 48* www.aduas.gov.tr Basýn No: 471

'Davetsiz Misafir'e, 'Anadolu’yu En Ýyi Tanýtan Program' ödülü

T

urgay Baþyayla'nýn Samanyolu TV'de sunduðu 'Davetsiz Misafir', bu hafta Þanlýurfa’ya konuk oldu. Þanlýurfa Genç Ýþadamlarý Derneði (ÞUGÝAD) tarafýndan aðýrlanan 'Davetsiz Misafir' ekibi, sýra gecesi kültürünü anlatan bir program gerçekleþtirdi. Davetsiz Misafir, Ýþ Adamlarý Derneði tarafýndan 'Anadolu’yu En Ýyi Tanýtan Program' ödülüne layýk görüldü. Özel bir otelde gerçekleþtirilen sýra gecesi programýnda uzun hava, gazel, türkü ve þarkýlar seslendirildi. 'Davetsiz Misafir' ekibine, Þanlýurfa Genç Ýþ Adamlarý Derneði tarafýndan 'Anadolu’yu En Ýyi

Zayi

ÝHALE KONUSU VARLIK

GEÇÝCÝ TEMÝNAT BEDELÝ

Tanýtan Program' ödülü verildi. Dernek Baþkaný Mehmet Öksüzoðlu tarafýndan 'Davetsiz Misafir' programý sunucusu Turgay Baþyayla’ya plaket ve mýrra takýmý hediye edildi. Genç Ýþ Adamlarý Derneði Baþkaný Mehmet Öksüzoðlu, sýra gecesi kültürünün birlik ve beraberlikteki önemine dikkat çekti. Konuþmasýnda, Þanlýurfa'nýn tarihteki yerine de deðinen Öksüzoðlu, tarihin sýfýr noktasý kabul edilen Göbeklitepe’nin Þanlýurfa’da bulunmasýnýn gurur verici olduðuna, Hz. Eyyüp sabrýyla herkesin nasiplenmesi dileklerinde bulundu. (CÝHAN)

Mardin Nüfus Müdürlüðünden almýþ olduðum Nüfus Cüzdanýmý kaybettim. Hükümsüzdür. Enver BAÐIÞ T.C. No: 36946983930


5 Kasım 2012 Pazartesi Gazete Sayfaları