Issuu on Google+

Sýnýrdaki mayýnlý bölgede ekmek savaþý N Murat Akgül

usaybin Ýlçesi'nin Suriye sýnýrýndaki mayýnlý bölgede yetiþen ve bölgede 'Kapari' adý verilen bitki, dar gelirli ailelerin geçim kaynaðý oldu. Aileler, ölümü göze alarak mayýnlý bölgeden topladýklarý bitkileri kilosunu 4

liradan satýyor.

Nusaybin'in Suriye sýnýrýndaki tel örgülerle çevrili ve 'Mayýnlý alan' yazýlý uyarý tabelalarýnýn konulmasýna raðmen, aralarýnda çocuklarýnda bulunduðu kadýnlar tehlikeli bölgeye girip, bölgede saatlerce kalýp Kapari adý verilen bitkiyi topluyor. Kilosu 4 liradan satýlan

bitkilerin dikenli olmasý nedeniyle toplanmasýnýn da zor olduðu belirtildi. 4 kiþilik bir grup iki saat içinde ancak 2 kilo bitki toplayabildiði ifade edildi. Mayýnlý bölgede bitki toplayan 12 yaþýndaki F.A. adlý kýz, "Ailemiz fakir. Ben de kendime harçlýk için kapari bitkisini topluyor ve satýyorum. Sabah ve akþam serinliðinde mayýnlý bölgeye geliyoruz. Kapari bitkisi dikenli olduðu için elimize batýyor ama yine de buna devam ediyoruz" dedi. Mayýnlý alandan toplanan bitkiyi satýn alan Mehmet Akkuþ, bitkinin kanser hastalýðýný iyi geldiðinin söylendiðini belirtti. Aldýðý bitkileri Batman'da bir kiþiye sattýðýný söyleyen Akkuþ, "Kanser ilacý olarak kullanacakmýþ. Onun için çocuklarýn ve kadýnlarýn getirdiði bu bitkiyi 2 liraya alýyorum. Ben de Batmanlý bu kiþiye satýyorum. Her yýl bu zamanlarda böyle devam ediyoruz" diye konuþtu.

Mardin polisinde terfi töreni

M

ardin il Emniyet Müdürlüðü bünyesinde ki çeþitli kademelerde baþarý saðlayan toplam 31 personel bir üst rütbeye törenle terfi etti. Mardin Artuklu Üniversitesi Vali Mehmet Kýlýçlar salonunun ev sahipliðinde gerçekleþen terfi

törenine Mardin Valisi Turhan Ayvaz, il Jandarma Komutaný Kurmay Albay Olcay Erdal, Vali Yardýmcýsý Selim Palamut, Cumhuriyet Baþsavcý Yardýmcýsý Zekeriya Kabasakal, il Emniyet Müdürü Derviþ Kara, polis þefleri ile eþleri katýldý. Sayfa 2’de

Ramazan-ý Þerif’in müjdecisi olan BERAAT KANDÝLÝ’nizi tebrik eder, Ýslam Alemine hayýrlar getirmesini niyaz ederiz. GÜNLÜK BAÐIMSIZ GAZETE

4 Temmuz 2012 Çarþamba

Yýl: 8 Sayý 2386 Fiyatý :25 Kr

Türkiye’nin ilk ekolojik binasý Mardin’de yapýlacak Öðretmenler Eðitimden geçiriliyor Ýsmail Erkar

E

ðitim öðretim yýlý bittikten sonra bütün öðretmenlere verilen seminer çalýþmalarý Yeþilli Ýlçesinde baþarýlý bir þekilde yapýlýyor. Bu kapsamda Yeþilli Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü’nün giriþimleri ile getirilen Mardin Artuklu Üniversitesi öðretim görevlileri; Yeþilli’deki 150’ye yakýn öðretmene; öðretmen yeterlikleri ve okul temelli mesleki geliþim modelinin incelenmesi, alýnacak tedbirlerin belirlenmesi, deðerler eðitimi ile etkili öðretim yöntem ve teknikleri uygulamalarý konusunda seminer verildi. Mardin Artuklu Üniversitesi öðretim görevlisi Ömer Murat Öter, öðretmen yeterlikleri ve okul temelli mesleki geliþim modelinin incelenmesi hakkýnda geniþ bir bilgi verdikten sonra öðretmenlerin bu konu hakkýndaki sorularýný da cevaplandýrdý. Öðretim görevlisi Ömer Murat Öter’in ardýndan Dr. Akif Akto kürsüye geldi. Eðitim Bilimleri bölümünden Dr. Akif Akto; deðerler ve eðitimi üzerine yaklaþýmlar hakkýnda öðretmenlere seminer verdi. Uygulamalý ve yüz yüze verilen seminerlerin son gününde ise Etkili öðretim yöntem ve teknikleri uygulamalarý (problem çözme, problem kurma, yansýtýcý öðrenme iþbirliðine dayalý öðrenme yaratýcý drama, vb) konusunu yine Mardin Artuklu Üniversitesi Eðitim Bilimleri Bölümünden Faysal Özdaþ verdi. Yeþilli ilçe Milli Eðitim Müdürü Hasan Ekinci ise bu tür seminerlerin öðretmenlerin kendilerini daha da geliþtirmeleri için önemli olduðunu ve bundan en iyi bir þekilde faydalanmak gerektiðini ifade etti. Öðretmenler de böyle seminerlerin düzenlenmesinden memnun olduklarýný ifade ettiler.

Öðrenciler, yýlda 4 seçmeli ders alabilecek

DÝKA Genel Sekreteri Tabip Gülbay’ýn muhabirimize verdiði bilgilere göre ajansýn uzun süreden beri üzerinde çalýþtýðý projenin tamamlanma aþamasýnda olduðunu belirterek bu projenin Türkiye’de bir ilk olacaðýný söyledi. Nezir Güneþ

G

üneydoðu Anadolu Bölgesinde bulunan Mardin, Siirt, Batman ve Þýrnak’ýn kalkýnmasý için kurulan Dicle Kalkýnma Ajansý (DÝKA) Türkiye’nin ilk ekolojik kurum binasýný Mardin’de yapacak. DÝKA Genel Sekreteri Tabip Gülbay, projelerinin sürdürülebilir mimarlýðýn yanýnda çevreci bir kimliði ile Türkiye’de ilk kurum binasý olacaðý bilgisini verdi. Yapýnýn, çevreci bir kimliðe sahip olacaðýný dikkat çeken Gülbay, “Uzun süreden beri üzerinden çalýþtýðýmýz kurum binamýz için sürdürülebilir mimarlýk çerçevesinde, hem iþletme maliyelerini düþürecek tasarýmlar yapýlmýþ olup hem de yapýnýn deðerine de katký saðlayacak ensturmanlar düþündük. Ofis bloklarýn dýþ cephelerinde double fassade sistemi kullanýlacaktýr. Double fassade, sistemi sayesinde Ofislerin havalandýrmalarýnda taze ve doðal havadan maksimum fayda saðlanacaktýr. Bahsi geçen zone, yaz, bahar, kýþ ile gece-gündüz senaryolarýna göre farklý çalýþacak ve bu sayede %50 enerji tasarruf saðlanacak ve yapýdaki toplam enerji tasarrufu %65‘leri bulacaktýr ki, böyle bir yapý için çok önemli bir pozitif deðerdir. Dünyada da buna benzer sürdürülebilir mimarlýk örneklerine nadiren rastlamakla birlikte Türkiye’de ilk olacaktýr. Çatýlarda ve peyzajda yerel bitkiler kullanýlmasý düþünülmüþ olup, ofis çatýsýnda kristalize fotovoltaik güneþ pilleri, merdivenevi üzerinde de sýcak su üreten güneþ kolektörleri düþünülmüþtür, böylece enerjisinin bir kýsmýný da bina kendi kendine üretebilecektir.”dedi. Yüzde yüz çevre dostu olacak Binada kullanýlacak Photovoltaik güneþ pilleri sayesinde yapýnýn bir kýsým enerjisini kendi kendine kullanmasýnýn saðlanacaðýný ifade eden Gülbay, bina ile ilgili ayrýca þu bilgileri verdi:

M

ardin Artuklu ve Bingöl üniversiteleri, bu yýldan itibaren okullarda verilmesi planlanan Kürtçe seçmeli dersin öðretmenlerini yetiþtirmek için yüksek lisans Sayfa 3’te programlarýný açtý.

“Yerel malzemeler, doðal havalandýrmadan azami, faydalanma, ýsý geri kazanýmlý klima santralleri ve bisiklet park yerleri sayesinde Karbondioksit salýnýmýný minumum

düzeyde tutacak çalýþmalar yapýlmýþtýr. Yaðmur ve Atýk sularýn arýtýlarak bir depoda toplanmasý ve bahçe sulamasý ve rezervuar sularýnda kullanýlmasý öngörülmüþ ve yeri projede ayrýlmýþtýr. Aydýnlatma elemanlarý için, gün ýþýðýna duyarlý bir otomasyon sistemi düþünülmüþ olup, çevre aydýnlatmalarýnýn tamamý güneþ enerjilidir.” Leed nedir? DÝKA ana hizmet binasý ile hedeflerinin LEED Gold sertifikasý almak olduðunu dikkat çeken Gülbay, Ýngilizce’de Enerji ve Çevredostu tasarýmýnda lider kuruluþ olarak bilinen LEED Gold hakkýnda ise, “LEED Gold Sertifikasý, yüksek dereceden sürdürülebilir bir bina anlamýný taþýmaktadýr. Bu sertifika ABD`deki Çevre Dostu Binalar Konseyi tarafýndan geliþtirilen bir dizi kriterler listesidir. 1998’den beri verilmekte olan LEED sertifikasý için bugün 15.000’den fazla proje kayýtlý bulunmaktadýr ve ülkemizde de hýzla tanýnmaya baþlamýþtýr.”bilgisini verdi. 8 milyon Tl’ye mal olacak Aðustos ayý sonlarýnda bitecek proje ve 8 milyon TL’ye mal olmasý beklenen kurum binasý için ise Eylül ayýnda ihaleye çýkýlacak. Bir yýl gibi kýsa sürede bitirilmesi beklenen bina hakkýnda bilgi veren Genel Sekreter Tabip Gülbay, tasarlanan yapýnýn toplam inþaat alanýnýn 6 bin 165 metrekareden oluþtuðunu bildirdi.

Kürtçe eðitimi, Kurmanci ve Zazaki lehçelerinde yapýlacak Ali Edis

K

ürtçenin bu yýldan itibaren okularda seçmeli ders olmasýnýn ardýndan hangi lehçenin öðretileceði tartýþma konusu olmuþtu. Bölgede birbirinden farklý çok sayýda Kürtçe lehçesinin konuþuluyor olmasý, çeþitli soru iþaretlerine yol açýyordu. Milli Eðitim Bakanlýðý'nýn önerisi üzerine açýlan Kürtçe Öðretmenliði Yüksek Lisans programý, bu tartýþmaya da son noktayý koydu. Buna göre seçmeli olarak okutulacak Kürtçe derslerinde Kurmanci ve Zazaki lehçeleri öðretilecek. Bu nedenle tezsiz yüksek lisans programlarýna baþvuran adaylarýn bu iki lehçeden birini bilmesi þart. Eðitim, bu iki lehçeden karma olarak yapýlacak. Devlet, Kürtçenin seçmeli ders olmasýnýn ardýndan bu dersi verecek öðretmenlerin yetiþtirilmesine de hýz verdi. Bu kapsamda Mardin Artuklu

Üniversitesi, bin kiþilik tezsiz yüksek lisans programý açarak öðrenci alýmý için duyuruya çýktý. Öðrencilerin 500'ü ekim, 500'ü de þubat döneminde alýnacak. Bir yýl süreli bu programdan mezun olacak adaylar, Kürtçe öðretmeni olarak atanacak. Öðrencilerin ayrýca eðitim fakültelerinin Türk dili ve edebiyatý öðretmenliði, sosyal bilgiler öðretmenliði ve Türkçe öðretmenliði ile fen edebiyat fakültesinin Türk dili ve edebiyatý ile çaðdaþ Türk lehçeleri bölümlerinden mezun olmalarý gerekiyor.


4 Temmuz 2012 Çarþamba

2

'Kürtçe öðretmenliðine baþvuru tüm bölümlere açýlsýn' talebi M

bilgiler öðretmenliði ve Türkçe öðretmenliði mezunlarý ile fen edebiyat fakültesinin Türk dili ve edebiyatý ile çaðdaþ Türk lehçeleri bölümlerinden mezun olanlar baþvurabilecek. Diðer bölüm mezunlarý ise bu duruma itiraz ediyor.

Ancak belirlenen þartlara göre, Tezsiz Yüksek Lisans Programý'na sadece, eðitim fakültelerinin Türk dili ve edebiyatý öðretmenliði, sosyal

Yaþayan Diller Enstitüsü Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalý bünyesinde 2012-13 öðretim yýlýnýn Eylül ve Þubat aylarýnda alýnacak 500 tezsiz yüksek lisans öðrencisi bir yýl

Ýsmail Erkar ardin Artuklu ve Bingöl üniversiteleri, bu yýldan itibaren okullarda verilmesi planlanan Kürtçe seçmeli dersin öðretmenlerini yetiþtirmek için yüksek lisans programlarýný açtý.

süreli programýn ardýndan Kürtçe öðretmen olarak atanacak. Üniversitelerin Ýngilizce, Almanca ve Fransýzca gibi yabancý dil bölümlerini okuyanlar ise kendilerini kapsamayan bu uygulamadan rahatsýz. Kendi çabasýyla Kürtçeyi akademik olarak öðrendiðini ifade eden Dicle Üniversitesi Ýngilizce Öðretmenliði mezunu Ömer Delikaya bu durumu, "Bunu diðer eðitim bölümlerinden mezun olan birçok öðretmene yapýlmýþ bir hak ihlali olarak görüyorum." diyor. Konuyla ilgili konuþan Mardin Artuklu Üniversitesi Kürdoloji Bölümü Öðretim Üyesi Prof. Dr. Kadri Yýldýrým, alan kýsýtlamasýna karþý olduklarýný dile getirdi. Bu konuda çok sayýda þikâyet aldýklarýný da ifade eden Yýldýrým, "Bize, günde yüzü aþkýn insandan telefon geliyor. 'Niye böyle yapýlmýþ?', 'Biz de bu alanda yüksek lisans hakký istiyoruz?' diye." diye konuþuyor. Öte yandan ALES sözel puanýndan en az 55 alma þartý aranan baþvurular için son gün 27 Temmuz. Tezsiz yüksek lisans yapmak isteyen adaylarýn ise Kürtçenin Kurmanci ve Zazaki lehçelerinden en az birini bilmesi gerekiyor.

Nöder'in örnek projesi Türkiye'de 2'inci oldu Ýsmail Erkar

söyledi.

N

Düzgün þöyle konuþtu; "Proje kapsamýnda toplum merkezi binasý oluþturacaðýz. Merkezimize gelecek 550 öðrenci ücretsiz kaydedilecek, ders çalýþma ortamý oluþturulacak ve ücretsiz yardýmcý ders kaynaklarý verilecek.

usaybin Öðretmenler Derneði'nin (Nöder) hazýrladýðý 'Toplum Merkezi' projesi Türkiye'de 2'inci oldu. Ýçiþleri Baþkanlýðý Dernekler Dairesi Baþkanlýðý'na sunulan hibe projeleri sonuçlarý açýklandý. Nusaybin Öðretmenler Derneði'nin hazýrladýðý Toplum Merkezi projesi, 590 proje arasýnda Türkiye 2'incisi oldu. Ankara'da Dernekler Dairesi Baþkanlýðýnda yapýlan imza törenine katýlan Nöder Baþkaný Ali Düzgün, Dernekler Dairesi Baþkaný Mustafa Yardýmcý ile sözleþme imzaladý. Proje hakkýnda bilgi veren Baþkan Düzgün, Türkiye geneli 2'inci olmanýn gururunu yaþadýklarýný

Bu kapsamda Fakir aile çocuklarý bilinçlendirilecek, Sokakta çalýþan çocuklarý ailelerine ve topluma kazandýracaðýz. Ayrýca proje kapsamýnda Ýstanbul'a hiç gitmeyen toplumun çeþitli kesimlerinden insanlar 5 grup halinde gezilere götürülecektir." Düzgün, proje kapsamýnda en yakýn zamanda bina merkezini oluþturararak hizmete baþlayacaklarýný da sözlerine ekledi.

Ýlk kez açýlan yüzme kurslarýna ilgi büyük Kýzýltepe yeni açýlan Mova Alýþveriþ Merkezi Aquva Parký'nda çocuklara yönelik olarak ilk kez verilen yüzme kurslarýna bölge halký büyük ilgi gösteriyor. Murat Akgül

M

Mardin polisinde terfi töreni Ýsmail Erkar

M

ardin il Emniyet Müdürlüðü bünyesinde ki çeþitli kademelerde baþarý saðlayan toplam 31 personel bir üst rütbeye törenle terfi etti. Mardin Artuklu Üniversitesi Vali Mehmet Kýlýçlar salonunun ev sahipliðinde gerçekleþen terfi törenine Mardin Valisi Turhan Ayvaz, il Jandarma Komutaný Kurmay Albay Olcay Erdal, Vali Yardýmcýsý Selim Palamut, Cumhuriyet Baþsavcý Yardýmcýsý Zekeriya Kabasakal, il Emniyet Müdürü Derviþ Kara, polis þefleri ile eþleri katýldý. Terfi töreni dolayýsý ile konuþan Mardin Valisi Turhan Ayvaz, polisin hayra çalýþtýðýna vurgu yaparak, 3 ana maddeye dikkat çekti. Bunlardan birinin polisin öncelikle kendi can ve mal güvenliðini saðlamasý 2’ncisinin de hukuka saygýnlýk, 3’üncü þýkta da haklý iken haksýz duruma düþmemek olduðu uyarýsýnda bulunan Ayvaz daha sonra þöyle devam etti: “Görevimizin en aðýr kýsmý olan terör kýsmýnda da muhakkak elimizden gelen her þeyi yapacaðýz. Biz de gerekiyorsa canýmýzý vereceðiz . Maalesef daðdaki 3-5 tane çapulcuyla deðil. 3- 5 tane büyük ve küçük devletlerle mücadele ediyoruz. Biliyorsunuz ülkemizin ekonomisini batýrmak için her türlü numarayý yapýyorlar. Þuanda bile bir ülkeyle savaþtýrmak için her þeyi yapýyorlar. Ýþin aslýna baktýðýmýz zaman. Ülkemizin çok iyi þekilde ilerlemiþ olmasý çýkýyor. Tabi dünyanýn en zengin ailelerden biri babaanneleri 95 96 yaþlarýndayken þunu söylüyor. Diyor ki ; “Dünyada benin çocuklarýmýn haberi olmadan hiçbir yerde savaþ

olmaz” diyor. Bu dünyanýn en büyük holdingine sahip bir aile den biri. Bu gibi iþlerin nereden baþladýðý ortada. bir menfaatin olduðu, ülkeler arasý çýkarlarýn olduðunu görüyoruz. Artýk mücadelemize ona göre yapacaðýz.” Daha sonra söz alan il Emniyet Müdürü Derviþ Kara da, güvenlik hizmetlerinin hassasiyet gerektiðini belirterek “Ülkemiz bugün itibariyle dünyanýn en büyük 20 ekonomisi arasýnda bulunmaktadýr. Yakýn çevremizde bir çok ülkede neredeyse iç savaþa varan iç kargaþalar ve çatýþmalara ve yaþanýrken ülkemiz ise bir huzur adasý gibidir. Ülkemizin dýþ güvenliðini ordumuz iç güvenliðini de kolluk kuvvetlerimiz saðlamaktadýr. En önemli kolluk kuvvetlerinden bir tanesi de Emniyet teþkilatýdýr. Bu huzur ve güven ortamýný bu kolluk kuvvetlerimize borluyuz” dedi. Törende Emniyet Amirliði rütbesinden 4’üncü sýnýf Emniyet Müdürlüðüne yükselen Yakup Akgündoðdu, Mardin’de hizmet etmekten son derece memnun olduðunu belirterek, “Tarihi ve konumu itibari ile çok harika bir þehirde görev yapmanýn mutluluðunu yaþýyorum. Mardin için kesinlikle ön yargýya inanmamayý tavsiye ediyorum” diye konuþtu. Daha sonra Vali Turhan Ayvaz, Artuklu Üniversitesi Rektör vekili Prof. Dr. Kadri Yýldýrým, Mardin Jandarma Alay Komutaný Kurmay Albay Olcay Erdal, Vali Yardýmcýsý Selim Palamut, Mardin Cumhuriyet Baþsacý Vekili Zekeriya Kabasakal, 2’nci sýnýf Emniyet Müdürlüðünden birinci sýnýfa terfi eden 2, 3’üncü sýnýfa 5, 4’e 11, Emniyet Amirliðine 11, Baþ komiserliðe ise 2 olmak üzere toplam 31 personele apoletleri takýlarak tören verilen kokteyli ile sona erdi.

ardin ile Kýzýltepe arasýnda kurulan Mova Park alýþveriþ merkezi bünyesindeki Aquva Park Yüzme Havuzu’nda Eðitimci Lokman Kutlucan tarafýndan açýlan ve yaklaþýk 100 kursiyerin devam ettiði çocuklara yönelik yüzme kurslarýna gösterilen ilgi yeni kurslarýn açýlmasýna önayak oluyor. Eðitimci Lokman Kutlucan tarafýndan Sosyal Sorumluluk Projesi Kapsamýnda açýlan ve toplamda 100 kursiyerin, 5 yüzme kursu hocasýndan eðitim alarak yüzmeyi öðrendikleri yaz kurslarýnýn yaz tatili boyunca devam edeceði belirtildi. Kutlucan: Sosyal ve Sportif alanda Çocuklarýmýzý Geliþtiriyoruz! Denizi ve gölü bulunmayan Mardin’de yüzme kursu açma fikrinin kendisinde çok önceden oluþan bir

fikir olduðunu, mevcut havuzlarýn da açýlmasýyla hedeflediði kurslarý aktiveleþtirerek hayata geçirme fýrsatý bulduðu için mutlu olduðunu ifade eden Eðitimci Lokman Kutlucan, “Mardin’de açýlan Mova Alýþveriþ Merkezi bünyesindeki Aquva Park’ýn Türkiye’deki dördüncü büyük parkýndan oluþmaktadýr. Söz konusu park bünyesinde daha önceden fikrini oluþturduðum ve 5 ila 15 yaþlarý arasýndaki çocuklara yönelik yüzme kurslarýný açma fýrsatýmýz oldu. Yaz yüzme kurslarý bünyesindeki 100 kursiyerimize, görevli 5 cankurtaranýmýzýn nezaretinde 3’ü bayan olan toplam 5 kurs hocamýz tarafýndan yüzme sporu öðretiliyor. Kursumuza gerek Mardin’den gerekse de Kýzýltepe’den ilgi büyük. Her gün yeni yeni kursiyerlerimiz kursa dâhil oluyor ve periyodik olarak farklý alanlardan geçirilerek kendilerine yüzme öðretiliyor. Velilerimiz de gelip çocuklarýna

verilen eðitimi yerinde görme fýrsatý bulabiliyorlar. Biz bu kurslarýn çocuklarýmýza hem sosyal alanda hem de sportif alandaki geliþimlerine büyük katkýlar saðladýðýna inanýyoruz” diye konuþtu. Yüzme kursu Eðitimcilerinden Evin Çeçen ise, kurs baþlangýcýndan kursa bu çapta büyük bir ilgi gösterileceðini beklemediklerini ifade ederek, "kursiyerlerimiz kadar öðrenci velilerimizin kursa gösterdikleri ilgi bizi çok etkiledi. Velilerimiz çok duyarlý ve ilgili. Kursumuza baþlayan her öðrencimiz ortalama 12 saatlik bir eðitimden sonra destek ihtiyacý duymadan kendi imkanýyla yüzebiliyorlar"dedi. Belediyede itfaiyeci olan bir babanýn oðlu olan kursiyerlerden Sadun Aslan, “Üç hafta önce açýlan kursa kuzenimle birlikte yazýldým. Geldiðimizden beri hocalarýmýz bizlere, su üstünde ve su altýnda nefes kontrolü yaparak nasýl yüze bileceðimi öðrettiler. Artýk hocalarýmýzýn desteðine ihtiyaç duymadan yüzebiliyorum” dedi. Toprak: Yüzme Konusunda Temel Eðitim alýyorlar Kursa devam eden çocuklarýnýn aldýðý eðitimi görmek için havuz baþýndaki çalýþmalarý dikkatle izleyen kursiyer Velisi Þevki Toprak, “Deniz ve Göl’den mahrum büyümüþ ve dolayýsýyla da yüzme sporuna uzak kalmýþ bir babayým. Artýk þartlar deðiþti, dünya küçülüyor mesafeler ortadan kalkýyor. Denizi ve gölü olan yerlere gitmekte sýkýntý yaþamýyoruz. Yaz tatillerine gittiðimiz dönemlerde çocuklarýmýzýn su sporlarý ve yüzmeden uzak kalmamalarý için bir temel eðitim almalarýný istedim ve çocuklarýmý bu kursa kaydettim. Kursu açýlmasýna sebep olanlara teþekkür ediyorum”þeklinde konuþtu. Hafta içi hergün iki saat yapýlan ve yaz boyunca sürecek olan yüzme kurslarýnýn müdavimleri, her gün sabah saatlerinde görevli servis çalýþanlarý tarafýndan evlerinden alýnarak kurs yerlerine getirilirken, kurs bitiminde ise yine görevlilerin nezaretinde alýndýklarý gibi servis araçlarýyla evlerine güvenli bir þekilde býrakýldýklarý öðrenildi.


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

4 Temmuz 2012 Çarþamba

Öðrenciler, yýlda 4 seçmeli G ders alabilecek

3

Bakanlýktan 6 ayda 6 milyarlýk destekleme ödemesi

1

2 yýllýk zorunlu eðitimde öðrencilere yaklaþýk 20 tane seçmeli ders sunulacak. Kur'an, Siyer, yazarlýk ve yazma becerileri, görsel ve iþitsel sanatlar gibi birçok dersi alma imkâný bulunuyor. Ancak öðrenciler, bu derslerden yýlda sadece 4'ünü alabilecek. Yeni eðitim öðretim döneminde çok sayýda seçmeli ders olmasý, kafalarý karýþtýrdý. Bu durum öðrencilerin zorunlu derslerden çok seçmeli ders alacaðý gibi bir algýya yol açtý. Ancak uygulama farklý olacak. Öðrenci, bir dönemde 20 seçmeli dersten en fazla 4'ünü seçebilecekler. Böylece seçmeli derslerin, zorunlu dersleri geçmesi gibi bir durum söz konusu olmayacak. Önümüzdeki yýldan itibaren okullarda Kur'an ve siyer baþta olmak üzere 20 yeni seçmeli ders okutulacak. 6 temel baþlýk altýnda okutulacak seçmeli derslerin hangi esaslara göre alýnacaðý da belirlendi. Buna göre seçmeli derslerden okuma becerileri, iletiþim ve sunum becerileri, çevre ve bilim, drama, halk kültürü, medya okuryazarlýðý ile insan haklarý, yurttaþlýk ve demokrasi

dersleri yalnýzca bir öðretim yýlý seçilebilecek. Temel dini bilgiler dersini ise iki öðretim yýlý seçmek mümkün. Kur'an-ý Kerim, Hz. Muhammed'in hayatý, yazarlýk ve yazma becerileri, yaþayan diller, yabancý dil, pratik bilim uygulamalarý, matematik uygulamalarý, biliþim teknolojileri ve yazýlým, görsel sanatlar, müzik, spor ve fizikî etkinlikler ile zekâ oyunlarý 5'inci sýnýftan 8'inci sýnýfa kadar sürekli olarak alýnabileceði gibi herhangi bir sýnýfta da alýnabilecek. Sanat ve spor alanýnda görsel sanatlar, müzik, spor ve beden eðitimi dersleri öðrencilerin tercihlerine baðlý olarak iki ya da dört saat olarak

seçilebilecek. Beþinci sýnýfta Türkçe, matematik, fen bilimleri, din kültürü ve ahlak bilgisi dersleri ile en az 4 saat seçimlik dersi tamamlamak kaydýyla, imkân ve þartlarý uygun olan okullarda isteðe baðlý olarak 16 saate kadar yabancý dil dersi öðretimi yapýlabilecek. Bu yýl Ýngilizce eðitiminde de önemli yenilikler var. Halen dört ve beþinci sýnýflarda okutulmaya baþlanan Ýngilizce, önümüzdeki yýldan itibaren 2. sýnýfta baþlayacak. Böylece dil eðitimi iki yýl öne alýnacak. Böylece daha küçük yaþlarda yabancý dil öðretilmesi amaçlanýyor. Ýngilizce ders saatleri de artýrýlýyor. (CÝHAN)

Zana'nýn inisiyatif almasý PKK ve BDP'yi korkutuyor A

K Parti Genel Baþkan Yardýmcýsý Ömer Çelik, Baþbakan Erdoðan'la Kürt sorununu görüþen Leyla Zana'nýn inisiyatif almasýnýn PKK ve BDP'yi korkuttuðunu belirtti. BDP'nin Kürt meselesinde atýlan adýmlarýn, kendi çýkarlarýna uyup uymadýðýyla ilgilendiðini ifade eden Çelik, PKK'nýn da barýþtan, demokrasiden ve Kürtlerin durumunun daha da iyi olmasýndan korktuðunu vurguladý. AK Parti Genel Baþkan Yardýmcýsý Ömer Çelik, Baþbakan Tayyip Erdoðan'ýn Diyarbakýr Baðýmsýz Milletvekili Leyla Zana ile yaptýðý görüþmeyi Twitter hesabýndan deðerlendirdi. Zana'nýn barýþ ve demokrasiyi önceleyen bir dil kullanarak kendi sorumluluðunu yerine getirmeye çalýþtýðýný belirten Çelik, görüþmeye tepki gösteren PKK'yý sert bir dille eleþtirdi. Terör örgütünün atýlan demokratik adýmlardan rahatsýz olduðunu belirtti. BDP'nin de PKK gölgesinde varlýk gösteremediðini ifade ederek, "Burada varlýk gösteremeyen BDP, hükümetin kendisini muhatap almasýný istiyor." dedi. Ömer Çelik, Zana'nýn Baþbakan tarafýndan kabulünden sonra PKK ve BDP'den gelen tepkilerin, bu iki yapýnýn söylemlerinin arka planýnda neler olduðunu gösterdiðini de kaydetti. "BDP, son referandumda olduðu gibi kendilerinden farklý düþünen Kürtleri 'Sahih Kürt' olmamakla itham eden diktatöryal bir dil kullanýyor." ifadelerini kullandý. BDP'nin Kürt meselesini bir sektör olarak gördüðünü söyleyen Çelik, bu yüzden demokratik adýmlarýn BDP tarafýndan arka planda tutulduðunu vurguladý. BDP'nin Kürt meselesi konusunda atýlan adýmlarýn kendi çýkarlarýna uyup uymadýðýyla ilgilendiðinin altýný çizerek, þöyle devam etti: "Kürt sorunu üzerindeki sektörel patronajlarýný korumak sorunun tamamen çözülmesinden daha önemli onlar için. O nedenle Zana'nýn kendileri dýþýnda bir inisiyatif baþlatmasýný kendi patronajlarý için tehdit olarak gördüler ve mahkûm etmeye çalýþtýlar. Ama Zana'nýn Kürt kamuoyu üzerindeki karþýlýðýnýn güçlü olduðunu görünce görüþme sonrasýnda sahiplenmeye çalýþtýlar."

Terör örgütü, Kürt meselesinin çözümünden korkuyorlar

PKK'nýn Zana'ya olan tepkisine de deðinen Çelik, terör örgütünün sorunun tam çözümünden, barýþtan, demokrasiden ve Kürtlerin durumunun daha da iyi olmasýndan korktuðunu, bu tepkisiyle bir kez daha gösterdiðini belirtti. Bunun sebebini PKK'nýn varlýðýný kanlý eylemlerin devamýna, Kürtlerin durumunun kötüleþmesine ve demokratikleþmenin olmamasýna baðlamasý olarak açýkladý. Ardýndan, "O nedenle demokratikleþme yoluyla Kürtlerin durumundaki her iyileþme, PKK'yý tedirgin ediyor. Çünkü PKK varlýðýný Kürtleri ezenlerle gizli iþbirliðine borçlu. PKK, bugün Kürt

meselesini doðuran geçmiþteki derin devlet yapýlanmalarý ile iþbirliði imkânýný kaybetmiþ olmanýn tedirginliðini yaþamaktadýr." tespitinde bulundu. PKK ve BDP'nin Zana'yý 'davayý satmakla' suçladýðýna da dikkat çeken Çelik, bu söylemlerle Zana'yý geriletmeye çalýþtýklarýný savundu. Bu yaklaþýmýn bütün ilkel örgütlerin baþvurduðu bir mahkûm etme yaklaþýmý olduðunun altýný çizerek, "PKK, Kürt kimliðini asimile etmeye uðraþan en baþ odaktýr. BDP ise Kürt sorununu ve Kürt siyasetini asimile etmektedir." görüþlerini paylaþtý. (CÝHAN)

ýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðý, 6 ayda 6 milyar 34 milyon TL'lik tarýmsal destekleme ödemesi yaptý. Bakanlýk, 7 milyar 180 milyon TL olan 2012 Tarýmsal Destekleme Bütçesinin geri kalan kýsmýný da gelecek aylarda çiftçiye ulaþtýracak. Gýda, Tarým ve Hayvancýlýk Bakanlýðý destekleme ödemelerini tamamlýyor. Bakanlýðýn yaptýðý desteklemeler kapsamýnda 44 ilde 11 milyon TL Kýrsal Kalkýnma Desteði ödemesi 29 Haziran; 41 bin üreticiye 80 milyon TL fark ödemesi 30 Haziran tarihi itibarýyla tamamlandý. 162 bin üreticiye 264 milyon TL Islah Amaçlý Koyun Keçi Desteðinin de 3 Temmuz tarihinde ödenmesiyle toplam 355 milyon TL ödenmiþ olacak. 2012 baþýndan bugüne kadar üreticiye ödenen destekler kapsamýnda Alan Bazlý Tarýmsal Destekler ve DGD (2 milyon 80 bin 928 TL), Fark Ödemesi Destekleri (2 milyon 165 bin 769 TL), Hayvancýlýk Destekleri (1 milyon 500 bin 953 TL), Tarýmsal Sigorta Hizmetleri (124 bin 454 TL), Telafi Edici Ödemeler Kapsam Destekleri (6 bin 468 TL), diðer Tarýmsal Amaçlý Destekler (87 bin 540 TL), Kýrsal Kalkýnma Amaçlý

Destekler (46 bin 381 TL), Hayvancýlýk Gap-Dap Ýlleri (14 bin 218 TL), Kýrsal Kalkýnma Kurumu (7 bin 70 TL) bulunuyor. 3 Temmuz tarihinde yapýlacak ödeme dahil olmak üzere 7 milyar 180 milyon TL olan 2012 Tarýmsal Destekleme Bütçesinin 6 milyar 34 milyon TL'lik kýsmý ödenmiþ olacak. (CÝHAN)

KPSS baþvuru süresi uzatýldý lçme, Seçme ve Yerleþtirme Merkezi (ÖSYM), son gün 4 Temmuz olarak duyurulan 2012 Kamu Personel Seçme Sýnavý (KPSS) için baþvuru süresini revize etti. Baþvuru süresi, 11 Temmuz Çarþamba günü sona erecek.

Ö

Ortaöðretim ve ön lisans düzeyinde yapýlacak KPSS için 18 Haziran'da baþlayan baþvuru süresi, 11 Temmuz Çarþamba günü sona erecek. Sýnav, 23 Eylül Pazar günü, sabah ve öðleden sonra olmak üzere iki oturumda yapýlacak. Adaylar, kýlavuz ile aday baþvuru formuna, "http://www.osym.gov.tr" adresinden ulaþabilecek.

Diyanet Ramazan'da kardeþ aile uygulamasýný teþvik edecek

D

iyanet Ýþleri Baþkanlýðý, ilk müftülüklerine gönderdiði Ramazan Hizmetleri konulu yazý ile cami görevlilerinin, görev yerlerindeki yoksul aileler ile zengin aileler arasýnda 'kardeþ aile' uygulamasý baþlatmalarýnýn teþvik edilmesini istedi.

rahat bir þekilde yerine getirebilmeleri, çocuklarýna yaz Kur'an Kursu düzenlenebilmesi için prefabrik, çadýr, mescit gibi gerekli tedbirler alýnacak.

Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý tarafýndan müftülüklere gönderilen 2012 Yýlý Ramazan Hizmetleri konulu yazýya göre, Ramazan boyunca müftü, vaiz ve diðer din görevlileri huzurevi, hastane, hapishane, çocuk ýslahevi gibi yerleri ziyaret edecek. Ýhtiyaç sahibi öksüz, yetim, hasta, yaþlý, fakir ve engelli kimselerle ilgilenilecek, imkanlar ölçüsünde ihtiyaçlarý giderilmeye çalýþýlacak. Müftülüklerce imkanlar ölçüsünde iftar davetleri verilecek. Bu davetlerde ihtiyaç sahipleri, yurtlarda barýnan öðrenciler, Baþkanlýk emekli personeli, cami dernek ve vakýf yöneticileri, dini ve hayri hizmetlere destek veren hayýrseverler, muhtarlar ve mahalli idarecilere öncülük verilecek. Talep edilmesi halinde iftar çadýrlarýnda, kurum/kuruluþ ve kiþiler tarafýndan düzenlenen iftar programlarýnda konuþma yapmak, Kur'an-ý Kerim okumak ve dua yapmak üzere personel görevlendirilebilecek. Cami görevlilerinin, görev yerlerindeki yoksul aileler ile zengin aileler arasýnda Kardeþ Aile uygulamasý baþlatmalarý teþvik edilecek.

Çocuklarýn camiye ve cemaate gelmeleri teþvik edilecek. Camiye gelen çocuklara karþý hoþgörülü, sevecen ve anlayýþlý olmalarý hususunda cemaat aydýnlatýlacak. Hazýrlanacak olan 'Ramazan Ayý Vaaz ve Ýrþat Programý'nda, selamýn önemi, selamýn adabý, selamlaþmayý yaygýnlaþtýrmanýn önemi, selamýn fert ve topluma kazandýrdýklarý, sevgi ve kardeþlik baðlamýnda selam, çocuklara ve gençlere selam bilincinin kazandýrýlmasý, insan iliþkilerinde selamlaþmanýn önemi konularýna aðýrlýklý olarak yer verilecek. Ýlahiyat fakülteleri öðretim üyeleri, eðitim merkezi eðitim görevlileri, meslek dersleri öðretmenleri, din kültürü ve ahlak bilgisi öðretmenleri, emekli müftü, vaiz ve liyakat sahibi imam hapitlerin müftülüklerce uygun görülecek camilerde; vaaz etme liyakatine sahip imam hatiplerin de kendi camilerinde vaaz etmeleri saðlanacak.

Görevlisi bulunmayan camilere görevli temin edilecek Yazýya göre, çeþitli sebeplerle görevlisi bulunmayan camilere imkanlar ölçüsünde görevli temin edilecek. Ramazan ayýný tatil yörelerinde sahil sitelerinde ve yaylalarda geçiren vatandaþlar ile göçmen tarým iþçilerinin ibadetlerini

Çocuklarýn camiye gelmeleri teþvik edilecek

Ramazan öncesinde camilere temizlik ve bakým yapýlacak Ramazan öncesinde camilerin ve müþtemilatýnýn temizlik ve bakýmý yapýlacak, vatandaþlarýn ibadetlerini huzur içinde yerine getirebilmeleri için her türlü tedbir alýnacak. Hoparlörlerin ses düzeyinin, ezanýn çevrede duyulmasýný saðlayacak fakat yakýn komþularý da rahatsýz etmeyecek þekilde ayarlanmasý temin edilecek. (CÝHAN)

Eczaneye giderken kimliðinizi unutmayýn

T

ürk Eczacýlar Birliði Genel Sekreteri Harun Kýzýlay, e reçete uygulamasýna geçilmesi nedeniyle eczanelerden ilaç almaya gelecek vatandaþlarý nüfus cüzdanlarýný yanlarýnda bulundurmalarý konusunda uyardý. Harun Kýzýlay, Eczacýlar Odasý Bursa Þubesi'nde basýn toplantýsý düzenledi. Elektronik reçeteye geçilmesiyle doktorlarýn kaðýt reçete düzenlemeyeceðini, reçetelerin MEDULA sistemi üzerinden eczacýlarýn önüne geleceðini hatýrlattý. Sistemin ilk günlerde sorun çýkarma ihtimali bulunduðuna dikkat çeken Kýzýlay,

hekimlerin her türlü aksaklýk durumunda kaðýt reçete üreterek sorunu aþacaðýný kaydetti. Yaþanmasý muhtemel sorunlarýn eczacýlardan kaynaklanmayacaðýný ifade eden Kýzýlay, vatandaþlara þu uyarýlarda bulundu: "Bizim vatandaþýmýzdan talep ettiðimiz en önemli konu, reçeteyi alan kiþi hastanýn kendisi olabilir yada yakýný olabilir eczaneye geldiðinde yanýnda mutlaka nüfus cüzdaný getirsin. Çünkü ilaçlarý alan kiþinin TC kimlik numarasýna ihtiyaç var. Vatandaþlarýmýzla eczacýlarýmýzýn gereksiz yere tartýþmamalarý için bizim ricamýz lütfen vatandaþlarýmýz

ilaç almaya gelirken nüfus cüzdanlarýný da yanlarýnda getirsinler." Sistemin bir takým sýkýntýlarýnýn da bulunduðuna dikkat çeken Kýzýlay, "Þuanda MEDULA provizyon sisteminde kayýtlý olan ama piyasada bulunmayan bazý ilaçlar var. Bunlarýn ivedi olarak SGK tarafýndan

ayýklanmasý gerekiyor. Bunun dýþýnda MEDULA provizyon sisteminin aksaksýz ve sürekli çalýþýyor olmasý gerekiyor." Dedi. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

4 Temmuz 2012 Çarþamba

Güneydoðu’da yatýrýmlar hýz kesmiyor D

evlet teþviði ile bölgeye yatýrým için adeta kuyruk oluþtu. Diyarbakýr, Mardin ve Þanlýurfa OSB’lerde yer kalmadý. Ýþsizlik yüzde 9.7 ile Türkiye ortalamasýnýn altýna düþtü. Cumhuriyet tarihinin en önemli projelerinden GAP’ýn uygulandýðý bölgede , sanayi ve turizm yatýrýmlarý için yatýrýmcýlar kuyruða g irince iþsizlik de Türkiye ortalamasýnýn altýna düþerek yüzde 9.7’ye indi. GAP BKÝ Baþkaný Sadrettin Karahocagil, GAP Eylem Planý’nýn en ciddi sonuçlarýndan birinin istihdamda görüldüðünü belirtti. Tersine göç baþladý Karahocagil, “Bölge ilerindeki iþsizlik rakamlarý yüzde 18.8’den yüzde 11’lere düþtü. Diyarbakýr ve Þanlýurfa gibi kentlerdeki iþsizlik rakamlarý ise Türkiye ortalamasýnýn altýna geriledi. TÜÝK’in verilerine göre, Þanlýurfa ve Diyarbakýr’da iþsizlik 2009’da yüzde 18.8 iken, 2011’de yüzde 9.7’ye kadar geriledi” diye konuþtu. Oluþturulan istihdamýn bölgede çok sýk görülen göçü de azalttýðýný ifade eden Karahocagil, GAP’ýn bu konuda diðer bölgelerden daha avantajlý bir konumda olduðunu dile getirdi. Fabrika içinde fabrika kurulacak Diyarbakýr Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) arsa kalmadýðý için yatýrýmcýlara yer tahsis

edemeyen yönetim, çözümü fabrika içinde fabrika kurmakta buldu. DOSÝAD Baþkaný Özkýlýç, boþ alanlarda 40 yeni fabrikanýn kurulabileceðini söyledi. Yatýrýmlarýn, ekonomik ve sosyal açýdan daha az geliþmiþ illere yönlendirilerek bölgesel geliþmiþlik farkýnýn azaltýlmasý ve cari açýkla mücadele amacýyla, yatýrýmlardaki devlet katkýsýnýn artýrýlmasýný öngören yeni teþvik yasasý sayesinde giriþimciler, Diyarbakýr’a yoðun talep gösterdi. Teþvik uygulamasýndan faydalanmak için 150’yi aþkýn giriþimci Diyarbakýr OSB’de fabrika kurmak için baþvuruda bulundu. Ancak OSB’de boþ yer bulunmadýðý için bu kiþilere parsel tahsisi yapýlamadý. Mevcut OSB’ye ilave arsa dahil etme çalýþmalarýnýn da henüz sonuçlanmamasý üzerine OSB yönetimi, giriþimcilere kýsa sürede tahsis yapmak için giriþim baþlattý.

Mardin’de 200 firma sýrada Mardin Valisi Turhan Ayvaz, turizm ve sanayi alanýnda son yýllarda önemli geliþmenin yaþandýðý Mardin’de 8 sektörde 433 proje için 9 milyar 494 milyon 407 bin TL yatýrým yapýlacaðýnýn bilgisini verdi. Söz konusu projeler için 2012 yýlýnda 1 milyar 54 milyon 915 bin TL ödenek ayrýldýðýný belirten Vali Ayvaz, ’2012 yýlý birinci dönem sonu itibariyle Mardin ilinde

Anter'in katil zanlýsý 20 yýl sonra tutuklandý

K

ürt aydýn ve yazar Musa Anter suikastýnda tetikçilik yaptýðý iddia edilen Hamit Yýldýrým, savcýlýktaki sorgusunun ardýndan tutuklanmasý talebiyle Diyarbakýr 7. Aðýr Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. Yýldýrým, cinayetten 20 yýl sonra, 'tammüden adam öldürmek' iddiasýyla tutuklandý. Demokrasi Partisi kurucusu Musa Anter, 20 Eylül 1992'de Diyarbakýr'da uðradýðý suikast sonucunda hayatýný kaybetti. Dönemin Baþbakanlýk Teftiþ Kurulu'nun hazýrladýðý Susurluk raporuna göre, suikastta Jandarma ve JÝTEM'de çalýþan PKK itirafçýlarý rol aldý. Þüphenin nedeni ise Anter'in bazý PKK'lýlarýn adý kullanýlarak kaldýðý otelden alýnýp cinayet mahalline götürülmesiydi. Anter'in öldüðü eylemde Orhan Miroðlu ise yaralý olarak kurtulmuþtu. Cinayetle ilgili soruþturmada önemli geliþmeler yaþanýyor. Diyarbakýr Özel Yetkili Savcýlýðý'nca hakkýnda gözaltý talimatý verilmesi üzerine, Þýrnak'ýn Kumçatý beldesindeki evinde yakalanan ve Diyarbakýr Emniyet Müdürlüðü'ndeki sorgusunun ardýndan savcýlýða çýkarýlan Yýldýrým, yaklaþýk 3,5 saat ifadesi alýndýktan sonra tutuklanmasý talebiyle mahkemeye sevk edildi. Yýldýrým, sorgusunun ardýndan cinayetten 20 yýl sonra

tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diyarbakýr'da görülen JÝTEM davasýnýn 21 Þubat'taki duruþmasýnda, kumarhaneciler kralý Ömer Lütfi Topal'ýn þoförünün oðlu Emrah Özdemir tanýk olarak dinlenmiþti. Askerî personel olduðunu belirten Özdemir, Musa Anter cinayetine iliþkin iddialarda da bulunmuþtu. Özdemir, "Musa Anter'in yazdýklarý JÝTEM grup komutanlarýný rahatsýz etmiþ. Ölüm emrini, Adil Timurtaþ'ýn anlattýðýna göre, Arif Doðan veriyor." demiþti. Gazeteci-yazar Ercan Gün'ün kaleme aldýðý 'Ape Musa Faili Bilindik Cinayet' isimli kitapta cinayetle ilgili önemli iddialara yer verilmiþti. Gün, "Musa Anter cinayetinin JÝTEM içerisinde örgütlenmiþ asker, korucu ve itirafçýlardan oluþan Ergenekon militanlarý ve dönemin PKK militanlarý tarafýndan ortaklaþa yapýldýðý þüpheleri artýk ayyuka çýkmýþtýr." ifadelerini kullanýyordu. Gün, Anter'in ölüm kararýnýn PKK'ya ödemesi gereken (!) vergiyi vermemesinin ardýndan alýndýðýný belirtmiþti. Aksiyon Dergisi'nde geçtiðimiz yýl mayýs ayýnda Haþim Söylemez imzasýyla yayýmlanan 'Musa Anter cinayetinde PKKJÝTEM iþbirliði: Ortak kurþun' baþlýklý haber de benzer iddialarý gündeme getirmiþti. Anter'in JÝTEM ve PKK'nýn ortak organizasyonu sonucu öldürüldüðü belirtiliyordu. (CÝHAN)

4

Bulgur ve mercimeðin yurtdýþý tanýtýmýna bakanlýktan onay hracatýn arttýrýlmasý için, üreticileri desteklemeye yönelik olarak Güneydoðu Anadolu Ýhracatçý Birlikleri (GAÝB) tarafýndan hazýrlanan 'Bulgur Ve Mercimek Sektöründe Ýhracat Ýçin Güç Birliði Projesi' Ekonomi Bakanlýðý tarafýndan onaylandý.

Ý

projelere 81 milyon 191 bin TL harcanarak yüzde 8’lik nakdi gerçekleþme yaþandý. Yeni teþvik sisteminde Mardin en avantajlý bölge konumuna geldi. OSB’ye daha önce Çin’den, Hollanda’dan yatýrým yapýldý. Alman firmasý, Amerika, Çin, Ýtalya gibi birçok yerli yabancý þirket Mardin’e yatýrým yapmak için geliyor. Ayvaz, son 3 yýlda sanayide önemli yatýrýmlara ev sahipliði yapan Mardin’de tekstil kenti kurulacaðýný söyledi. Tekstil kentin bin dönüm arazi üzerine kurulacaðýný söyleyen Ayvaz, ’Ýkinci Organize Sanayi Bölgesi için 200 firma yatýrým yapmak için bizden yer tahsisi istiyor’ diye konuþtu. Þ.Urfa’ya 750 milyon TL’lik 111 tesis Baþbakan Erdoðan geçtiðimiz günlerde, Þanlýurfa’da 750 milyon TL’lik 111 tesisi açtý. Orman ve Su

Ýþleri Bakaný Prof. Dr. Veysel Eroðlu da þunlarý söylemiþti: ”Açýlýþý yapýlan tesisler arasýnda 505.600.000 TL’ye mal olan MardinCeylanpýnar Ovalarý Sulama Projesi, Aþaðý Mardin Ana Kanalý 1., 2. ve 3. Kýsým iþleridir. Urfa’ya geçen yýl Orman ve Su Ýþleri Bakanlýðý tam 2 milyar 100 milyon liralýk yatýrým yaptý.. Harran, Bozova ve Yaylak ovasý ile Paþabaðý bölgelerinde sulama projelerini tamamladýk. Suruç Ovasý’nda 95 bin hektarlýk bir alanda, bir tatbikat, uygulama yapýyoruz. Suruç Ovasý’na suyu götürmek için tam 50 kilometrelik bir yol takip ediliyor. Atatürk Barajý’ndan aldýðýmýz suyu pompa istasyonuyla önce iletim kanalýna takriben 30 kilometre sonra çapý 8 metre olan dünyanýn sayýlý tünellerinden biri Suruç Tüneli’ne baðlýyoruz, oradan da Suruç Ovasý’na suyu aktaracaðýz.

Türkiye Hububat Bakliyat Yaðlý Tohumlar ve Mamulleri Ýhracatçý Birlikleri Sektör Kurulu Baþkaný Þahin Batallý, projenin onaylanmasýndan dolayý memnun olduklarýný ifade ederek, "Ýlk hedefimiz 2023 ihracat hedeflerini tutturabilmek için yurtdýþýnda yeni pazarlar aramak olacak." dedi. Ekonomi Bakanlýðý'nýn Uluslararasý Rekabetçiliðin GeliþtirilmesininDesteklenmesi Projesi (UR-GE) kapsamýnda gerçekleþtirdikleri çalýþmayla ilgili deðerlendirmede bulunan Batallý, "Bakanlýk UR-GE Projeleri'ne en fazla 3 milyon avro destek vermekte. Bizler de bu kapsamda bu miktarý kullanmayý planlýyoruz. Projemizin hayata geçirilmesi için gerekli çalýþmalarý baþlatmýþ bulunuyoruz." diye konuþtu. Bakanlýðýn, projelerin hazýrlanan programlara uygun olarak hareket edilmesi halinde yüzde 70-75'lik bölümünü hibe olarak verdiðini kaydeden Batallý, geriye kalan bölümün ise projede görev alan firmalar tarafýndan ortak olarak karþýlandýðýný hatýrlattý. Bulgur ve mercimeðin dünyanýn birçok ülkesinde tanýtýlmasýný ve bilinirlilik oranýnýn yükseltilmesi için çalýþmalar yapacaklarýnýn altýný çizen Batallý, "Proje, bulgur ve mercimek sektörünün sahip olduðu ihracat potansiyelinin deðerlendirilerek mevcut ihracat pazarýnýn geniþletilmesini amaçlamakta. Toplam 19 firma katýlýmýyla oluþturulan grubumuzun çalýþmalarý 3 yýllýk bir süreyi kapsayacak. Proje kapsamýnda ilk önce sektörle ilgili ihtiyaç analizi çalýþmasý yapýlacak. Hazýrlanacak rapor doðrultusunda izlenecek yol haritasý belirlenecek. Konuyla ilgili GAÝB bünyesinde sürdürülecek olan çalýþmalarýmýzýn sonuç vereceðine ve üreticilerimizin ürünlerini dünyanýn birçok ülkesine ihraç edebilecek bir potansiyel yakalayacaklarýna inanýyoruz." þeklinde konuþtu. Bulgur ve mercimeðin bu projeyle dünya mutfak kültürünün vazgeçilmez besin maddeleri arasýnda yerini alacaðýný aktaran Batallý, "Proje kapsamýnda ilk hedefimiz Afrika, Ortadoðu ülkeleri, AB ülkeleri ve Rusya'dýr. Bu tanýtým ayný zamanda Türkiye'nin de tanýtýmýnýn yapýlmasý anlamýna gelecektir." ifadelerini kullandý. (CÝHAN)

Batman yöresinde ilk ceviz reçeli B

atman ve yöresinde bayanlar bir ilki gerçekleþtirerek ceviz reçeli üretti. Batman Üniversitesi, Kamer ve Tarým Ýl Müdürlüðü'nün ortaklaþa düzenlediði proje kapsamýnda bayanlar reçel üretiyor. Batman Üniversitesi Sürekli Eðitim, Araþtýrma Uygulama Merkezi Müdürlüðü’nde, 18-22 Haziran 2012 tarihleri arasýnda gýda mühendisleri tarafýndan geleneksel reçel üretimi eðitimine katýlan 10 bayan kursiyer,

sertifikalarýný düzenlenen törenle aldý. Diyarbakýr-Batman-Siirt Kalkýnma Projesi kapsamýnda, Batman Tarým Ýl Müdürlüðü'nce hazýrlanan, Batman Üniversitesi Sürekli Eðitim, Araþtýrma Uygulama Merkezi Müdürlüðü'nce düzenlenen eðitim sonrasý bayanlar reçel üreticisi oldu. Kursiyerler, sertifikalarýný, Batman Üniversitesi Rektör Yardýmcýsý Prof. Dr. Tahsin Kýlýçoðlu ve Batman Tarým Ýl Müdür Yardýmcýsý Cemal Tüzün'den aldý. (CÝHAN)

Genç öðretmen topraða verildi

T

edavi gördüðü Ankara’da yaþama veda eden eðitim gönüllüsü öðretmeni son yolculuðunda arkadaþlarý yalnýz býrakmadý. Baðýrsak kanseri sebebiyle yaklaþýk on yýldýr yýldýr Ankara’da tedavi gören Batmanlý Aydýn Küçük (34), yaþama veda etti. Ankara’dan havayolu ile Batman’a getirilen Küçük’ün cenazesi ailesi, öðretmen arkadaþlarý ve yakýnlarý tarafýndan havaalanýndan alýndý. Cenazesi, Batman merkeze baðlý Ýkiztepe köyü aile mezarlýðýnda topraða verildi. Türkiye’nin deðiþik illerinde Anafen Dershanelerinde öðretmenlik ve idarecilik yapan Küçük, on yýldýr hastalýkla mücadele ediyordu. Ankara'dan cenazeye katýlan arkadaþlarý, Aydýn'ýn mütevazý ve yardýmseverliði ile örnek bir insan olduðunu ifade etti. Öðretmen Aydýn Küçük, evli ve iki çocuk babasýydý. (CÝHAN)


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

4 Temmuz 2012 Çarþamba

5

'Çocuklara 2 yaþýndan önce tuvalet BASINDAN eðitimi vermeyin' B Yaz sýcaklarýnda duygularýnýzý korumaya alýyor musunuz?

H

avalarýn ýsýnmaya baþladýðý bu dönemlerde ebeveynler, yavaþ yavaþ çocuklarýna tuvalet eðitimini öðretmenin telaþýna düþtü. 18–20 ay öncesi çocuklara tuvalet eðitiminin verilmemesi gerektiðini belirten Þevket Yýlmaz Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi’nden Çocuk Geliþim Uzmaný Zülfiye Soncu, çocuklarýn hazýr olup olmadýklarýna bakýlmaksýzýn yapýlan tuvalet eðitiminin hazýr olmayan çocuklarda problemler çýkmasýna sebep olabildiðini söyledi.

"Ödül vermeyi unutmayýn" Ýyi bir tuvalet eðitimi için doðru zaman ve doðru bilginin en önemli unsur olduðunu belirten Soncu, çocuklarýn tuvalet alýþkanlýðýný hýzlý bir þekilde ve doðru öðrenebilmesi için anne ve babalara sorumluluklar düþtüðüne dikkat çekti. Tuvalet eðitiminde temel kuralýn; çocuk hazýr olmadýkça eðitime baþlanmamasý olduðunun altýný çizen Soncu, öncelikle çocuðun hangi saatlerde, kaç saat aralýklarla tuvaletinin geldiðini tespit edilmesi gerektiðini kaydetti. Çocuðun kilodunu kendi kendine indirip kaldýrabildiðinde, ev halkýnýn tuvalet ve banyo hareketlerini taklit etmeye çalýþtýðýnda tuvalet eðitimine baþlanabileceðini vurgulayan Soncu, kakasý geldiðini bir takým

fiziksel hareketlerle belli eden veya söyleyen çocuklarýn da eðitime hazýr olduðunu söyledi. Çocuða öncelikle lazýmlýk ve tuvalet adaptörü alýnmasý gerektiðini anlatan Soncu, þu tavsiyelerde bulundu: “Çocuðunuzun kýyafetleri ile lazýmlýða oturmasýna ona alýþmasýna izin veriniz. Sizinle beraber tuvalete gidip sizi model almasýna olanak saðlayýnýz. Çocuðunuz tuvalete ve lazýmlýða tepki göstermiyorsa belli saat aralýklarýyla onu tuvalete yönlendiriniz. Tuvaletini yaptýðýnda ödüllendirip bu durumdan memnun olduðunuzu ifade ediniz. Çocuklar sifon sesinden korkarlar genellikle, kakasýnýn bir deliðin içinde kaybolduðunu görmek onlarý ürkütebilmektedir. Çocuðunuz kakasýný yaptýktan sonra, çocuðunuzu uzaklaþtýrdýktan sonra sifonu çekiniz. Çocuðunuz altýna kaçýrdýðýnda sakýn baðýrmayýn, güler yüzle ve olumlu bir þekilde 'gel beraber kýyafetini deðiþtirelim' þeklinde onu yönlendirin. Ara ara lazýmlýða bezini çýkartarak oturtun, süreci açýklayýn, baðýmsýzca hareket etmeye teþvik edin, alt bezinden kiloda geçin, gece eðitimine baþlayýn.”

"2 yaþýndan önce tuvalet eðitimi vermeyin" Çocuk geliþim uzmaný

ilindiði üzere hayatýný Yaradan'ýn emrine uygun þekilde yaþamayý düþünmeyenlere bir diyeceðimiz olmaz. Onlar kendi hayat felsefelerini kendileri tespit ederler. Nefsi alýþkanlýklarýnýn önüne, haram helal inançlarýyla çýkýlmasýný istemeyebilirler. Kendi tercihleridir. Bir diyeceðimiz olmaz onlara. Bu yazýda muhatabýmýz da onlar deðiller zaten. Hayatýný Yaradan'ýn emrine uygun þekilde yaþamak isteyenlere seslenmek istiyorum tatilin þu sýcak devresinde.

Her türlü giyim kuþam yozlaþmasýnýn yaþandýðý yaz mevsiminde ebedi hayatýmýzla ilgili bir konuyu konuþmak istiyorum inanmýþ ruhlarla. Bilhassa sizler dikkat ediyor, tedbirli oluyor musunuz bu etkili yaz mevsiminde! Soncu, çocuðun tuvalet eðitimine hazýr olmasý için mesanenin dolduðunun farkýnda olmasý, idrar ve dýþkýsýný tutabilmesi, söylenenleri anlayabilme becerisini kazanmýþ olmasý gerektiðini dile getirdi. Bu geliþimlerin hepsinin ayný zamanda olmasýnýn beklenemeyeceðine dikkat çeken Soncu þöyle devam etti: “Bu sebeple; 18–20 ay öncesinde tuvalet eðitimine baþlanmasý uygun deðildir. Bu aylardan sonra çocuklar geliþimsel olarak tuvalet eðitimine baþlamaya uygundurlar. 2-3 yaþlarýnda da bu eðitim tamamlanýr. Çoðunlukla 48’inci ayda tam olarak tuvalet eðitimini kazanmýþ olurlar. Çocuklar arasýndaki bireysel farklýlýklardan dolayý bu yaþ aralýðý deðiþebilir. Tuvaletinin geldiðini

Bu gýdalar gözlerini koruyor

lerleyen yaþ, bilgisayar ve televizyon kullanýmýnýn artmasý gibi nedenlerle yetiþkinlerin gözlerindeki problemler artmaya baþladý. Bazý sorunlar ciddi ve önlenemezken, bazýlarý ise göz saðlýðýnýn korunmasý ve saðlýklý beslenmeyle önlenebilir.

Ý

Huffington Post'ta yer alan habere göre, yapýlan araþtýrmalarda lutein, Omega-3 yað asitleri ve likopen gibi besinlerin fazla tüketilmesi makuler dejenarasyon oluþma riskini yüzde 25'e kadar azaltabildiði tespit edildi. Uzmanlar, potansiyel faydalarýn bununla da sýnýrlý olmadýðýný söylüyorlar. Saðlýklý beslenmenin tüm vücudunuzu etkilediðini belirten uzmanlar, gözleriniz üzerinde koruyucu etkisi olan bu yiyeceklerin diðer vücut sistemlerini de pozitif olarak etkilediðine dikkat çektiler. Ýþte göz saðlýðýnýzý destekleyen ve koruyan yiyecekler:

hissedebilmesi ve tutabilmesi için kas kontrolünün geliþmesi gerekir. Bu da ancak çocuk 2 yaþýna geldiðinde geliþir. Çocuklarda tuvalet eðitimine 2 yaþ sonrasý baþlamak en doðru zaman olacaktýr. Bunun için 12–18 aylýk bir döneme girmiþ bebeklerde tuvalet eðitimi vermek yanlýþ bir uygulama olacaktýr. Bilinmelidir ki çocuklarýn çoðu, ilk 4–5 yýl içinde tuvalet eðitimiyle ilgili olarak az ya da çok sorun yaþar ve yaþatýrlar. Eðer bir saðlýk sorunu söz konusu deðilse sabýrlý, ilgili ve sevecen bir yaklaþýmla tüm sorunlar halledilebilir.” Tuvalet eðitiminin sabýr gerektiren ve zaman alan bir eðitim olduðunu dile getiren Soncu, ebeveynlerin bunu unutmadan çocuða destek olmasý gerektiðini söyledi. (CÝHAN)

- Dünyevi ihtiraslarýnýza, makam, mevki arzularýnýza, para pul hýrslarýnýza... Dikkat ediyor musunuz, demiyorum!.. Bunlarýn hepsinin de imtihanýný kazanabilirsiniz. Sizin dindarlýðýnýz, haram helal inancýnýz sizi bu türlü hýrs ve arzularýnýzýn baský ve zararýndan kurtarabilir. - Ama mevsimlik fitnenin baský ve tazyikinden asla!.. - Neymiþ bu mevsimlik fitnenin baský ve tazyiki.. diyorsunuz deðil mi? Arz edeyim, mevsimlik fitneyle neyi kastettiðimi. Hepimizin bildiði ve yaþadýðý gerçek þudur. - Benliðimize yerleþtirilmiþ birçok duygular, arzular vardýr. Bir imtihan unsuru olan bu duygularýn hepsini de meþru çizgide tutabiliriz. Ama cinsel hislere gelince, orada birazcýk düþünmek ve kendini özel bir korumaya almak gerekmektedir. Çünkü cinsel tahrik fitnesi, karþý konulmasý en zor imtihan fitnesidir. Bundan dolayý Allah Resulü Efendimiz: - "Benden sonra erkekler için (müstehcen) kadýn fitnesinden daha zararlý bir fitne olmayacaktýr!.." hadisiyle dikkatimizi çekmiþtir mevsimlik fitneye...

Ispanak, karalahana: Lutein ve zeaxanthin saðlýklý hücreleri koruyan ve hücrelerin bakýmýný yapan antioksidanlardýr. Bunlar yapraklý ve koyu yeþil renkli sebzelerde bol miktarda bulunur. Bunlar gözünüzde güneþ gözlüðü gibi görev yapar ve zararlý mavi dalgalarý filtreler.

Kayýsý: Ýyi bir beta karoten ve likopen kaynaðý olan kayýsý görmenize katký saðlar. Gerçekte Makuler Dejenerasyon Derneði , vücuttaki beta karoteni A vitaminine çevirir. Bu vitamin gözün lensleri de dahil hücre ve dokularý hasara karþý dirençli hale getirir. Sürekli oksidatif stres (Oksidatif stres olarak tanýmlanan durum canlý organizmalarda normalde oluþan ve belirli bir dozun üzerinde artmasý ile tehlikeli olabilen bir risktir. Bu riske neden serbest radikal denilen moleküllerdir. Oksidatif stres oldukça ciddi ve riskli bir durumdur) katarakta ve makuler dejenerasyona yol açabilir veya gözlere giden kan desteðine

- Neye mi dikkat edip tedbirli olacaksýnýz bu mevsimde?

Bir diðer uyarý hadisinde de: - "Yabancý bir kadýnla bir erkek iki ikiye baþ baþa yalnýz yerlerde þaibeli þekilde kalýrlarsa üçüncüleri þeytan olur!" ikazýyla da, fitnenin kendisini býrak, buna vesile olabilecek tenha yerlerden de uzak kalýnmasý gereðine dikkat çekmiþtir!..

zarar verebilir. Yer elmasý: Uzmanlar günde en az 3-4 kase tüketilmesini öneriyorlar. Ayrýca C ve A vitamini içeren sebze ve meyvelerden bol miktarda yemek de önemlidir. Yer elmasýnýn göz saðlýðý üzerindeki etkisi çok fazladýr. Bir kase yer elmasýnda bir günlük A vitamini ihtiyacýnýzýn fazlasý bulunur. Ayrýca havuç ve portakal da gözlerimizi korumaya yardýmcýdýr. Buðday Ruþeymi: Buðday tohumunun sivri ucunda yer alan

ve buðdayýn en deðerli kýsmýdýr. Buðdayýn özünde bulunan E vitamini makuler dejenerasyonu yavaþlatabilir, katarakt riskini azaltabilir. Badem, ay çiçeði tohumlarý, yerfýstýðý ezmesi gibi gýdalarda da bol miktarda E vitamini bulunur. Yumurta: Çinko bakýmýndan zengin olan yumurtada bol miktarda Omega-3 yað asitleri ve lutein bulunur. Vücudumuz bu antioksidanlarý yumurtadan daha iyi sindiriyor.

Dondurmalar da yalan oldu!

Y

azýn çok tüketilen hazýr dondurmalar, süt tozu, glikoz þekeri, kanserojen renklendiriciler ve 'þüpheli' katký maddeleri ile yapýlýyor. Dinî hassasiyetleri de dikkate almayan üreticiler, E-441 koduyla belirtilen jelatini kullanýyor. Sýcak havalardan bunalan insanlarýn en çok tükettiði ürünlerin baþýnda hiç kuþkusuz dondurma geliyor. Ne var ki hazýr dondurmalar insan saðlýðýný tehdit ediyor. Aksiyon Dergisi'nin hazýrladýðý haber yeni bir tartýþmayý da gündeme getirdi. Yaz mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinden dondurma "Dondurmalar Tebliði"ne göre deðil, "Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliði"ne göre üretiliyor. Bu da piyasadaki birçok dondurmanýn süt tozu, glikoz, margarin, sentetik salep, renklendirici ve aroma gibi 'þüpheli' katký maddeleri ile üretildiði anlamýna geliyor.

Türk Gýda Kodeksi Yönetme-liði'ndeki "Dondurma Tebliði"ne göre dondurmanýn içinde süt, kaymak, salep, þeker, yumurta sarýsý ve doðal aroma yahut meyvelerin bulunmasý gerekiyor. Piyasada satýlan dondurmalar ise 'Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliði'ne göre üretiliyor ve yapýmýnda su buzu, meyveli buz, sorbe, sütlü buz, bitkisel yaðlý sütlü buz kullanýlýyor. Ýçlerindeki katký maddeleri de bu baþlýklara uygun þekilde hazýrlanýyor. "Mamullerimizin hiçbir çeþidinde domuz ve domuzdan elde edilmiþ katký maddeleri kullanýlmamýþtýr." ibaresi istisnasýz her üründe bulunuyor. Tüketiciler Birliði'nin (TB) yayýmladýðý rapora göre 'yoktur' ibaresine raðmen bazý dondurmalarda E-441 koduyla belirtilen jelatin kullanýlýyor. Jelatinin maliyeti düþük olmasýna raðmen dini hassasiyetten uzak firmalarca üretiliyor ve kimi zaman domuzdan elde ediliyor.

Kullanýlan sýðýr jelatini olsa dahi Ýslami usullere göre kesilmiþ olmasý gerekiyor. Aksiyon Dergisi'nin yayýmladýðý haberde dikkat çeken bir diðer nokta ise mevcut üretilen dondurmalarýn yüzde 95'inde hiç süt kullanýlmamasý. Süt yerine ayný tadý vermesi için süt tozu kullanýlýyor. Pahalýya alýnan dondurmalarda dahi durumun ayný olduðu belirtiliyor. Dondurma üretiminde kullanýlan katký maddeleri ve renklendiriciler; mineral dengesini bozuyor, hiperaktivite-dikkat daðýnýklýðýhuysuzluðu artýrýyor, böbreklere de zarar veriyor, koroner kalp ve þeker hastalýðýna yol açýyor, baðýþýklýk sistemini zayýflatýyor, anne sütünün kalitesini düþürüyor, kanseri tetikliyor ve þiþmanlatýyor.

Þu bir gerçektir ki; insandaki cinsi duygular tahrikten korunursa sahibini piþman olacaðý bir yanlýþa zorlamaz. Ama ne zaman tahriklerle, teþhirlerle, müstehcenliklerle yüz yüze, göz göze gelirse, iþte ondan sonradýr ki uyuyan duygular uyanýp isyana yönelir, sahibini baskýsý altýna alýp yanlýþa zorlamasý söz konusu olur. "Benim iradem kuvvetli, imaným saðlam, piþman olacaðým ve utanacaðým yanlýþlara düþmem, böyle yer ve görüntülerden zarar görmem" diyemez... Çünkü cinsi hisleri alevlendirilmiþ insan, iradesine hakim normal insan deðildir. Týpký öfke ateþine kapýlan insanýn tetiði çekip hedefini bir anda vurmasý gibi. Bundan sonra da 'ne yaptým ben' diye feryada baþlamasý gibi. Ama faydasý yok ki bu feryadýn. Kurþun namludan çýkmýþ, bir Allah binasýný cansýz yere sermiþtir. Cinsel hisleri ayaklanan insan da ayný þekilde ne yaptýðýný düþünemez duruma düþer. Neden sonra aklý baþýna gelir, ama iþ iþten geçmiþ, telafisi mümkün olmayan yanlýþ yaþanmýþtýr... Öyle ise mevsimlik fitnenin her tarafý istila ve iþgal ettiði yazýn þu sýcak devrelerinde hemen herkes kendini ciddi þekilde kontrol etmeli, iman ve ibadet zýrhýyla, haram helal inancýyla, özellikle mahremiyet sýnýrlarýný aþmama ve taþmama titizliðiyle kendini korumaya almalýdýr!.. Bu dikkati gösteremeyenlerin mevsime giriþiyle çýkýþlarý bir olmayabilir. Bir hayli zayiata uðramýþ olarak dönebilirler tatillerinden... Hadisin bu konudaki çok önemli bir ikazýyla baðlayalým bahsimizi isterseniz: - Kendini korumaya almayýp da duygularýný müstehcenliklerle isyan ettiren insan, aklýnýn ya tümünü ya da üçte ikisini kaybeden deli gibi olur. Yapmayacaðý yanlýþ yoktur tahrike maruz kalan duygularý sakinleþip de aklý baþýna gelinceye kadar!.. - Öyle ise iç dünyanýzý isyan ettirecek görüntü ve teþhirlerden kendinizi korumaya alarak yaþayýn sýcak yaz tatillerinizi. Ahmed Þahin (Zaman) a.sahin@zaman.com.tr 03 Temmuz 2012


www.mardiniletisimgazetesi.com.tr

4 Temmuz 2012 Çarþamba

6

Serseri kurþunlarýn hedefi olan Küçük "Ünal paþa ‘dayanýn’ dedi, Yusuf’u, Tatlýses’in doktoru tedavi edecek helikopteri geç gönderdi"

D

Þ

iyarbakýr’ýn Silvan ilçesinde 13 askerin þehit olduðu saldýrýyla ilgili tanýk olarak dinlenen Uzman Çavuþ Ahmet Elvas, çatýþma sýrasýnda telefondan arayan bölge komutanýna ‘þehitlerin olduðunu’ söylediðini ve yardým istediðini anlattý. Alvas, “Bölge komutaný Ünal paþa bana ‘dayanýn’ dedikten sonra telefonu kapattý. Helikopteri geç gönderdi.” dedi. Tanýk iki uzman çavuþ ise þehit Noyan Aydýn’ýn annesinin sormasý üzerine, çatýþma gününe kadar gerçek mühimmatla roket eðitimi almadýðýný söyledi. Diyarbakýr'ýn Silvan ilçesinde 14 Temmuz 2011 günü 13 askerin yanarak þehit olduðu olayla ilgili açýlan davanýn 4’üncü duruþmasý Diyarbakýr 7'nci Kolordu Komutanlýðý Askerî Mahkemesi'nde görüldü. Duruþmaya þehit Noyan Aydýn’ýn annesi Ayþe Aydýn, þehit Aykut Delimehmetoðlu’nun babasý Beytullah Delimehmetoðlu ile þehit Ufuk Baþarý’nýn babasý Ýsa Baþarý katýldý. Duruþmada tutuksuz yargýlanan sanýklardan sadece dönemin Silvan 4. Taktik Tabur Komutaný Binbaþý Milbay Þahin katýlýrken bölük komutanlarý Mehmet Emin Karagöz, Necmettin Erdoðan ile Silvan Alay Komutaný Murat Toprak katýlmadý. Duruþma heyeti çatýþmaya katýlan askerleri tanýk olarak dinlemeye devam etti. Tanýklardan uzman çavuþ Ahmet Alvas, Silvan saldýrýsýndan önce Hazro Ýlçe Jandarma Komutanlýðý’na yapýlan saldýrýyý da yaþadýðýný söyledi. Alvas, “Daha sonra olay bölgesini gittik. Hakim bir bölgedeydik. Makineli tüfek niþancýsý olarak görev yapýyordum. Çatýþma bize el bombasý ve roketlerin atýlmasýyla baþladý, sonra yangýn çýktý. Biz bir ara ortaya toplandýk. Bize teslim olun diye baðýrmalarý üzerine biz 'helikopter geliyor' diye karþýlýk verdik, teröristler çekilmeye baþladý.” diye konuþtu. “Helikopterin geç geldiðini söyleyebilirim” diyen Alvas, bunun nedenini soran mahkeme baþkanýna þunlarý anlattý: “Bölük komutaný telefonunu düþürmüþtü. Çatýþmanýn sonuna doðruydu. Telefonu aldým, bu sýrada bölge komutaný aradý. Bana durumu sordu, þehitler olduðunu söyledim. Bana ‘dayanýn’ dedi ve kapattý. Bu görüþmeden yarým saat sonra helikopter gelmeye baþladý.”

anlýurfa’da, halk otobüsünde yolculuk yaparken, aniden silahlý bir çatýþma ortamýndan gelen saçmalar sebebiyle baþýndan aðýr yaralanan Yusuf Kerem Demirel (8)'in tedavisi ile Ýbrahim Tatlýses ilgileniyor. Beyninin sol tarafýndan aldýðý 7 saçma mermisi ile 5 gündür Þanlýurfa'da Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi'nde yoðun bakýmda yatan Küçük Yusuf, bugün saat 12.00 sýralarýnda GAP Havalimaný'na inen uçak ambulansla havalandý. Ýstanbul Atatürk Havalimaný'na inmesi beklenen yaralý çocuðun, buradan hava ambulansý ile Tatlýses'in tedavi gördüðü Acýbadem Hastanesi'ne kaldýrýlacak. Küçük Yusuf, Tatlýses’in doktoru tarafýndan tedavi edilecek. Þanlýurfa’da, geçtiðimiz günlerde Damýzlýk Sýðýr Yetiþtiriciliði Birliði üyelerinin alacak verecek meselesi yüzünden çýkan silahlý çatýþma sýrasýnda, halk otobüsünde yolcu olan Yusuf Kerem Demirel, bir pompalý tüfekten çýkan saçmalarýn hedefi olmuþ ve baþýndan aðýr yaralanmýþtý. Ýbrahim Tatlýses ile ayný kaderi paylaþan Küçük Yusuf ’a ünlü sanatçý sahip çýktý. Þanlýurfalý Yusuf Kerem Demirel, tarafý olmadýðý bir kavgada çýkan saçmalarýn hedefi oldu. Kur'an kursu öðreticiliði yapan ablasýyla ders çýkýþý eve geldiði sýrada, halk otobüsünde kurþunlarýn hedefi haline gelen Küçük Yusuf, Türkiye’nin dualarýyla ayakta kalýyor. Ünlü sanatçý Tatlýses'in yakýndan ilgilendiðini belirten acýlý baba Ýbrahim Demirel, duasýný eksik etmeyen herkese teþekkür ettiðini, daha fazla dua istediðini aktardý. Hastanede basýn mensuplarýnýn sorularýný cevaplayan acýlý baba, týbbýn çaresiz kaldýðýný belirtti. Silahlarýn artýk sokaklara rahatlýkla indiðine dikkat çeken yaralý çocuðun babasý Ýbrahim Demirel, devlet büyüklerinin bu konuda tedbir almasýný istedi.

"Týp çaresiz kaldý dua lütfen” Küçük Yusuf ’un babasý Ýbrahim Demirel, týbbýn artýk çaresiz kaldýðýný ve dua talep ettiðini söyledi. Duanýn gücüne inandýðýný vurgulayan acýlý baba, herkesten dua beklediðini ifade etti. Baba Demirel, “Belki çok tekrar oluyor ama en çok dua ve kardeþliðe ihtiyacýmýz var. Duada kardeþliðimizi hatýrlayacaðýz. Dualar bu tür olumsuzluklarý belki tekrarlatmayacak.” ifadelerine yer verdi.

Küçük Yusuf ile ayný kaderi paylaþan Tatlýses hastane için yardýmcý oldu Televizyonlarda olayý haber alan ünlü sanatçý Ýbrahim Tatlýses, yaralanan çocuðun babasý Ýbrahim Demirel’e ulaþtý. Demirel ile sýk sýk görüþen Tatlýses'in, Yusuf ’un sevk iþlemleri için seferber olduðu belirtiliyor. Zor günde herkesin yardým elini uzattýðýný dile getiren baba Demirel, “Ali Yasak ve Ýbrahim Tatlýses Bey sýk sýk aradý. Hastaneyi, doktoru ayarlama konusunda devreye girdiler. Þu anda herkesin yanýmýzda olduðunu görüyoruz. Ýbrahim Bey'in sýkýntýlarý var, kendisini yormak istemedim ama kendisi beni aradý, candan teskin edici ifadelerle beni teskin etti. Acýmýza, sýkýntýmýza ortak olduðunu, yanýmýzda olacaðýný belirtti. Herkes gibi vatanýn bir evladý olarak görevini hakkýyla yaptý." þeklinde konuþtu.

Doktor tatilini yarýda býraktý, dece boyu telekonferansla çocuðu takip etti Bu arada, Acýbadem Hastanesi'nde görev yapan Ýbrahim Tatlýses’in doktorunun tatilde olduðu öðrenildi. Bu durumun yaþanmasý üzerine devreye Tatlýses girdi. Göreve gelen doktor çocuðun sevkini istedi. Çocuðun durumunun hassas olduðunun belirtilmesi üzerine Saðlýk Bakanlýðý’ndan uçak ambulans talebinde bulunuldu. Dün saat 20.00 sýralarýnda gelmesi beklenen uçak ambulans daha acil hasta olduðu gerekçesi ile rötarlý geldi. Bu süre zarfýnda Tatlýses’in doktorunun çocuðun Þanlýurfa’daki

“Karakolda yer yoktu, kömürlükte yatýyorduk” Bunlardan birinin, yaralýnýn çocuk olmasý, diðerinin ise çocuðun solak olmasý. Sað ve sol beynin farklý fonksiyonlara sahip olduðu, beynin sað tarafýnýn bedenin sol tarafýna, sol tarafýn ise sað tarafýna hükmettiðini kaydeden doktorlar, çocuðun solak olmasýnýn umutlandýrýcý olduðunu ifade ediyor.

Vali ziyaret etti

doktoru Bahattin Çelik ile telekonferans aracýlýðý ile durumu anlýk takip ettiði kaydedildi. Beyninin sol tarafýndan aldýðý 7 saçma mermisi ile 5 gündür yoðun bakýmda yatan Küçük Yusuf, Bugün saat 12.00 sýralarýnda GAP Havalimaný'na inen uçak ambulansla havalandý. Atatürk Havalimaný'na inmesi beklenen yaralý çocuðun, buradan hava ambulansý ile Acýbadem Hastanesi'ne kaldýrýlacaðý öðrenildi.

Tek umut yaralýnýn çocuk ve solak olmasý Pompalý tüfekten çýkan 7 saçmanýn beynin sol tarafýna zarar verdiði açýklandý. Küçük Yusuf, 5 gündür yoðun bakýmda. Küçük çocuðun hiçbir þekilde tepki vermediði belirtiliyor. Týbbýn çaresiz kaldýðý olayda umutlandýran iki etkenin olduðu kaydediliyor.

Diðer yandan, Þanlýurfa Valisi Celalettin Güvenç, baþýna aldýðý saçmalarla yaralanan Küçük Yusuf ’u, tedavi gördüðü hastanede ziyaret etti. Yusuf ’un babasý Ýbrahim Halil Demirel ve yakýnlarýnýn karþýladýðý Vali Celalettin Güvenç, aileye geçmiþ olsun dileðinde bulundu. Yoðun bakým ünitesinde yatan Küçük Yusuf ’un durumu hakkýnda Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi Baþhekim Yardýmcýsý Ýbrahim Ethem Özsoy, Vali Güvenç’e bilgi verdi. Aileye Allah’tan sabýr dileyen Vali Güvenç, saçmalarýn beyinde olduðu için Küçük Yusuf ’un hayati tehlikesinin devam ettiðini söyledi. Vali Güvenç, “Ailesine ve yakýnlarýna sabýr diledik, geçmiþ olsun dedik. Pýrýl pýrýl bir çocuðumuz. Hiç ilgisi alakasý olmayan bir kazanýn sonucu bu. Ailesine sabýr diliyorum.” ifadelerine yer verdi. Vali Güvenç, olayýn olduðu andan itibaren Emniyet Müdürü Mehmet Likoðlu’nun sürekli takip ederek kendisini bilgilendirdiðini, hastanenin de gerekli bütün tetkikleri yaptýðýný söyledi. (CÝHAN)

Tanýk askerlerden Uzman Çavuþ Ýsa Doðan ise çatýþma

bölgesine gitmeden 4 gün üst üste araziye çýktýklarýný belirterek, karakola döndüklerinde dinlenmeden tekrar araziye gönderildiklerini söyledi. Doðan, þöyle konuþtu: “Çok yoruluyorduk. Karakolda yer olmadýðý için kömürlükte ve sivrisineklerin içinde yatmaya çalýþýyorduk ve dinlenemiyorduk. Bölgede gittikten sonra bölüðümüzün 2 timi nöbete, bir timi istirahata çekildi. Ben istirahata çekildim. Uyanýp yemek yedikten sonra çatýþma baþladý. Tabur komutanýnýn yaralý olduðunu, bir arkadaþýmýn da þehit olduðunu görünce þoka girdim. Çatýþmanýn 5 dakika sürdüðünü düþündüm, meðer 50 dakikaya yakýn sürmüþ.”

Þehit Annesinde can alýcý soru: hiç gerçek mühimmatla roket eðitimi yaptýn mý? Duruþmada tanýk ifadesi ile ilgili söz verilen þehit Noyan Aydýn’ýn annesi Ayþe Aydýn, uzman çavuþa eðitimi boyunca hiç gerçek roket atýp atmadýðýný sordu. Aydýn, “Uzman çavuþ ifadesinde roket atmak istediðini ve sonra izin verilmediðini söylüyor. Þehit oðlum gibi roketçidir. Bugüne kadar eðitiminde gerçek mühimmatla roket atmýþ mýdýr?” diye sordu. Uzman çavuþ ise acemi ve usta bölüðünde hiçbir þekilde gerçek roketle eðitim görmediðini ve kullanmadýðýný söyledi. Tanýk uzman çavuþ Muhammet Ak ise çatýþmaya giren askerlerin çoðunun acemi eðitimlerinden Silvan’a yeni gönderildiðini ve arazi tecrübelerinin olmadýðýný anlattý. Ak’ýn anlattýklarý ile daha önce verdiði ifadesinin birbirini tutmamasý þehit yakýnlarýnýn tepkisine neden oldu. Þehit babasý Beytullah Delimehmetoðlu, tanýðýn gerçek beyanda bulunmadýðýný belirterek, ifadelerine itiraz etti.

Þehit Annesi salonda aðladý: sizin gibiler komutan olursa analar çok aðlar Bu sýrada söz alan þehit annesi Ayþe Aydýn, duruþma boyunca dinledikleri tanýklarýn doðru söylemediðini belirterek, komutan olan birinin yalan söylememesi gerektiðini ifade etti. Aydýn, “Tanýk doðruyu söylemiyor. Nöbetteydim diyor, ama teröristler onun dibine kadar geliyor, bölüðe teslim olun diyor. Nöbetteki asker teröristi nasýl bu kadar yaklaþtýrýyor. Böyle adamlar, askerler varken benim gibi analar çok aðlayacak.” dedi. Aydýn, bu sýrada gözyaþlarýný tutamayarak yerine oturdu. (CÝHAN)

Yangýnda hayatýný kaybedenlerin sayýsý üçe yükseldi B atman'da yaklaþýk bir hafta önce bir evde çýkan yangýnda aðýr yaralanan Nisanur da hayatýný kaybetti. Böylece ayný aileden ölenlerin sayýsý üçe yükseldi. Akyürek Mahallesi'nde Murat Atalay'a ait evdeki yangýnda anne Emine Atalay yaþamýný yitirmiþ, üç çocuðu ise aðýr yaralanmýþtý. Yaralýlardan Muhammed Baran (7) Özel Alman Hastanesi'nde, Nisanur (4) Medical Hastanesi'nde, Hiranur (3) ise Özel

Yaþam Hastanesi'nde tedavi altýna alýnmýþtý. Yoðun bakýmda tedavi gören 3 yaþýndaki Hiranur Atalay, bütün müdahalelere raðmen kurtarýlamamýþtý. Bugün sabah saatlerinde de Medical Park Hastanesi yoðun bakýmýnda bulunan Nisanur hayatýný kaybetti. Vefat eden Nisanur Atalay'ýn cenazesi, otopsi yapýlmak üzere Batman Bölge Devlet Hastanesi'ne götürüldü, daha sonra ise akrabalarýna teslim edildi. (CÝHAN)


4 Temmuz 2012 Çarşamba Gazete Sayfaları